Kategori: Gündem

  • Sağlık çalışanları “Serviks Kanseri” hakkında halkı bilgilendirecek

    Sağlık çalışanları “Serviks Kanseri” hakkında halkı bilgilendirecek

    Sağlık Bakanlığı tarafından, toplum tabanlı taramaları yaygınlaştırmak ve farkındalık oluşturmak amacıyla Ocak ayını “Serviks Kanseri Farkındalık Ayı” olarak belirledi. Rahim ağzı kanserinin önemli bir halk sağlığı sorunu olması nedeniyle Yozgat’ta Ocak ayı boyunca serviks kanseri ile ilgili farkındalık etkinlikleri düzenlendi.
    ŞEFAATLİ ‘DE KÖY KÖY GEZDİLER
    Sağlık çalışanları, Şefaatli ilçesine bağlı köylere giderek, 30-65 yaş arası kadınlara serviks kanser taraması hakkında bilgilendirerek, Rahim Ağzı (Serviks) Kanseri taraması yaptılar, smear aldılar.
    Yozgat İl Sağlık Müdürü Dr. Fatih Şahin yaptığı açıklamada Serviks Kanserinin önemine değindi. Dr. Şahin, “Rahim Ağzı Kanseri, sık görülen bir kanser türü olup, erken evrede tespit edildiği zaman tedavi edilebilmektedir. Dünya’da 45 yaş altı kadınlarda en sık görülen 2. kanser türüdür. Meme ve akciğer kanserinden sonra kanserden ölümlerin önde gelen 3. nedenidir. Türkiye’de ise en sık görülen 8. kanser türüdür. Hastalık riskini azaltmada en etkin yol HPV-DNA ve PAP-smear tarama testi yaptırmaktır. Rahim ağzı hücreleri anormalleşip kontrolsüz bir şekilde büyümeye başlayıp 10-15 yıl içinde ilerleyerek kansere dönüşür. Tarama testleriyle kansere dönüşmeden bu değişiklikleri saptamak mümkündür. Bu nedenle “Rahim Ağzı Kanseri” önlenebilir bir hastalıktır. Tarama testi, özel bir fırça kullanarak rahim ağzı yüzeyinden nazikçe bir sürüntü almayı gerektirir.
    Anormallikler saptandığında kişiyle temasa geçilerek, ileri testler ve tedavi için önerilerde bulunulur. Tarama testi Ulusal Serviks Kanseri Tarama Standartları’na göre 30 yaşından sonra her 5 yılda bir yaptırılmalıdır. Aile hekimliği birimlerimizde ve Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezi (KETEM)’de bu hizmet ücretsiz olarak sunulmaktadır. Unutulmamalıdır ki, kanserde erken teşhis hayat kurtarır” dedi.

  • Güneşli havayı fırsat bilen  vatandaşlar meydanı doldurdu

    Güneşli havayı fırsat bilen vatandaşlar meydanı doldurdu

    Günlerdir devam eden soğuk havanın yerini bugün güneşli havaya bırakmasının ardından, çoğunluğunu Suriyeli mültecilerin oluşturduğu kalabalık, meydanda gezerek vaktini geçiriyor. Öğle vakti meydanda toplanan vatandaşlar ikindi namazına kadar burada gezerek sohbet ediyor, bazı vatandaşlar ise merdivenlere oturup güneşin tadını çıkarıyor.
    Servet Yılmaz (62) isimli emekli vatandaş, güneşli havayı fırsat bilerek meydanda arkadaşlarıyla sohbet ettiğini söyledi. Yılmaz, “Kış ayının sonlarına geliyoruz fakat beklenilen yağışlar maalesef olmadı. Kurak ve soğuk bir kış dönemi geçiriyoruz.
    Uzun zamandır ilk defa böyle güneşli havaya rastladık. Emekli olduğumuz için arkadaşlarımızla bu güzel güneşli havayı fırsat bilerek zamanımızı geçiriyoruz. İkindi namazı saatine kadar burada sohbet ediyoruz. İnşallah kışın son aylarında yağış bereketiyle gelir.”dedi.
    Ahmet Akbaş’ta (65), aynı ifadeleri kullanarak, “Emekli olduğumuz için gidecek fazla bir yer yok. Arkadaşlarımızla burada toplanıyoruz, güneş altında sağa sola volta atarak, sohbet edip zaman geçiriyoruz.Bu yıl ne kar nede yağmur pek olmadı. Kar rahmet berekettir. Yağışlar olmasa yazın kuraklıktan dolayı su sıkıntısı yaşanır. Ayrıca çiftçilerimiz açısından da sıkıntılı olur. İnşallah bol berektli yağışlar bu ay ve Mart ayında olur.”diye konuştu.

  • Yozgat’tan geçen yıl 2 Bin  391 kişi başka illere göçtü

    Yozgat’tan geçen yıl 2 Bin 391 kişi başka illere göçtü

    TÜİK’nin verilerine göre, 2016 yılı toplam nüfusu 421 041olan Yozgat’ın nüfusu yine geçen yıl yoğunlaşan göç nedeniyle 2391 kayıpla 418 650’ye düştü.2016 yılında ilimize gönderilen yaklaşık 5 bin Suriyeli ve ıraklı mülteci nedeniyle nüfusu 2016 sonu itibariyle 1601 artış gösterilen Yozgat’ta göçün hız kesmeden 2017 yılı boyunca da devam etmesi kamuoyunda üzüntüyle karşılandı.
    Yozgat Valisi Kemal Yurtnaç’ın geçen yıl Ağustos ayında Yozgat’ta düzenlenen göçmen sorunları toplantısında yaptığı açıklamaya göre,halen 7 Bin 600 göçmenin de yaşadığı Yozgat’ta 2017 yılında toplam köy nüfusunun 3 Bin 401 azaldığı, öte yandan ise il ve ilçe merkez nüfuslarının ise bütünüyle birlikte toplamda 1010 arttığı TÜİK tarafından açıklandı.
    Yozgat’ta devam eden insan göçünün önümüzdeki yıllarda da gerekli önlemlerin alınıp durdurulamaması halinde Yozgat’ın il nüfusunun Cumhuriyetin 100.yıldönümüne rastlayan 2023 yılında 400 binin altına , 2033 yılında ise 300 binin altına düşmesinden endişe ediliyor.

  • Akdağmadeni nüfusunu korudu

    Akdağmadeni nüfusunu korudu

    Akdağmadeni Belediye Başkanı Suphi Daştan ilçemiz 2017 yılı adrese Dayalı Nüfus Sayımı sistemine göre 22.795 kişi olarak nüfusunu koruduğunu’’söyledi. Geçen yıla oranla 94 kişinin azalmasının sebebinin de ilçemizde görev yapan öğretmenlerin il atalamalarının çıktığını ve yaklaşık 150 öğretmenimizin ilçemizden görevleri dolayısıyla ayrıldığını , giden öğretmenlerin yerine de 60 yeni öğretmenin ilçeye geldiğini ve 94 kişilik farkın bundan dolayı olduğunu bildirdi.
    Belediye Başkanı Suphi Daştan ‘’ Akdağmadeni büyüyen bir ilçe diyerek şu açıklamaları yaptı. ‘’ 2004 yılında göreve başladığımızda ilçemizin gerçek nüfusu yaklaşık 12 bin civarındaydı. Bu tarihlerde ilçemizde su abone sayısı 6100’dü.Yani su abone sayısının 2 katı nüfus vardı. Şuanda ilçemizde 11 bin su abone sayısı var ve nüfusumuz 22.795 kişidir. 2004 yılından bu tarafa 14 yıllık sürede %90‘lık bir oranda nüfus artışımız bulunmaktadır. ’dedi. Sözlerine devam eden Başkanımız ilerleyen dönemlerde Akdağmadeni nüfusu artmaya devam edecektir. Çünkü Hükümetimiz ve Belediyemizin yapmış olduğu çalışmalar doğrultusunda kısa zaman içerisinde ilçemiz doğalgaz ‘a kavuşmuş olacak bununla birlikte 2018 yılı içerisinde çalışmaları yoğun bir şekilde devam eden ve isale hattı borularının geldiği karadikmen de bulunan sıcak suyu ilçemize getirmeyi planlıyoruz. Yapımı şuanda devam eden Yarı Açık Cezaevi ve ilçemizde bulunan bu yıl öğrenci alımı yapılan 4 yıllık Sağlık Yüksek Okulu gelecek dönemlerde ilçemizde nüfusun hızlı bir şekilde artmasını sağlayacaktır. Hedefimiz İç Anadolu Bölgesinde ilçemizi hak ettiği noktaya getirmektir.’’ dedi.

  • İçme: Bütün üyelerimizi oy  kullanmaya davet ediyoruz

    İçme: Bütün üyelerimizi oy kullanmaya davet ediyoruz

    Yozgat’ta uzun yıllar konfeksiyon üzerine faaliyetini sürdüren Abdurrahman İçme, yaptığı açıklamada şunları kaydetti: “7 gün 24 saat esasına göre çalışan bir yönetim için Terziler Odası Başkanlığına talib oldum. Odamıza bağlı tüm esnaflarımızın temsilcisi olacağız. Sadece terzilerin değil bize bağlı tüm esnaflarımızın yanında olacağız. 7 Şubat 2018 tarihinde Genel Kurulumuzda yapılacak olan seçimimize tüm üyelerimizi Terziler Odası’nın geleceği için memleketimiz için oylarını kullanmaya davet ediyoruz. Yıllardır alışıla gelmiş düzenden, yenilikçi, daha aktif ayrıştırıcı değil birleştirici olmak ve üyelerin haklarını arayan bir yönetim anlayışı ile yola çıkıyoruz. Pasif bir oda yönetimini geride bırakıyoruz. 7 gün 24 saat ulaşılabilir bir başkan ve yönetim olacağız. Esnafımızın her türlü sorun ve görüşlerinin takipçisi olacağız. Üyelerimizin bu güne kadar almış oldukları hizmeti ileriye taşıyacağız. Sadece ve başkanlık ve yönetim için değil, Yozgat halkı ve üyelerimize hizmet için adayız.”

  • Kansere karşı dengeli beslenme önemli

    Kansere karşı dengeli beslenme önemli

    Günlük beslenmede protein, kaliteli karbonhidrat, posa, sağlıklı yağlar, vitamin ve mineralleri yeterli ve dengeli olarak almanın kanser başta olmak üzere çok sayıda hastalığa karşı bariyer oluşturduğunu belirten Uzmanlar, kanserle savaşmak için sofralardan eksik edilmemesi gereken besinleri şöyle sıraladı:
    Sarımsak kolon kanserinde etkili
    “Birçok çalışma insanlarda kanser riskini azaltmada sarımsağın etkili olduğunu gösteriyor. Özellikle menopoz sonrası dönemde kadınlarda düzenli sarımsak kullanımının kolon kanseri riskini yüzde 50’ye yakın azalttığı belirtiliyor. Bu nedenle, yemeklerde, soslarda, yoğurda karıştırılarak sarımsağı tüketmeye özen göstermek gerekiyor. Maydanoz, nane gibi koku giderici bitkilerden faydalanarak sarımsak kokusunu da gidermek mümkün.”
    Brokoli bağışıklık sistemini güçlendiriyor
    “İçerdiği glikosinatlar sayesinde kanser riskini azaltmada yardımcı besinlerde biri. Brokoli, C vitamini, karoten, folik asit ve kalsiyum içeriği sayesinde bağışıklık sistemini de güçlendirmeye yardımcı oluyor. Bu üründen yeterli derecede faydalanmak için bileşenlerinin yapısının bozulmaması gerekiyor. Dolayısıyla çok fazla pişmeden tüketilmesi önem taşıyor. Limon, sarımsak, zeytinyağı sosu ile birlikte salatalara eklenebileceği gibi yoğurtla birlikte de tüketilebilir.”
    Domates içeriğiyle kanser düşmanı
    “İnsanlar üzerinde yapılan çalışmalar kanda fazla likopen bulunmasının, çeşitli kanser türlerinin özellikle prostat kanserinin önlenmesinde etkili olduğunu gösteriyor. Çok güçlü bir antioksidan olan likopen için en önemli kaynaklardan biri ise domates ve ürünleri. Mevsiminde salata olarak ya da yemeklerde, kışın da salça şeklinde domatese mutlaka tüketmek gerekiyor.”
    Keten tohumu ve yağı meme kanserinde etkili
    “Özellikle son yıllarda daha çok tanınmaya başlayan keten tohumu yağı omega 3 yağ asitlerini içeriyor. Östrojen kaynaklı meme kanserlerinin önlenmesinde etkili olduğu düşünülüyor. Bu nedenle bir tatlı kaşığı kadar öğütülmüş keten tohumunu salatalara ilave etmek ya da soğuk sıkım keten tohumu yağından günlük 1 tatlı kaşığı kullanmak ihtiyacı karşılamaya yetiyor.”
    Turunçgiller kanser kalkanı
    “Ülkemizde, her çeşidine fazlasıyla ve kolaylıkla ulaşmanın mümkün olduğu turunçgiller de kanser kalkanı besinler arasında yer alıyor. Portakal, limon, greyfurt, mandalina ve turunçta bol miktarda C vitamini, folat ve posa bulunduğu için birçok kanser türüne karşı savaşmada güç sağlıyor. Bu meyvelerden yeterince fayda sağlamak için suyunu sıkmak yerine posasıyla beraber tüketmek gerekiyor.”
    Probiyotikler kanser ve tümör engelleyici
    “Sindirim sisteminde bulunan probiyotikler, sağlık üzerine faydalı etkilerde bulunan canlı bir mikrobiyal gıda katkısı olarak tanımlanıyor. Özellikle bağırsaklarda oluşturdukları sağlıklı flora sayesinde bağışıklık sistemini güçlendiriyor. Salgıladığı birtakım enzimler sayesinde de bağırsak pH’ sını düşürüyor. Kanser ve tümör önleyici etkiye sahiptirler. Probiyotik bakterilerin, kansere sebep olan enzimler veya kansere sebep olan kaynakları ortamdan uzaklaştırır. Özellikle kefir ve yoğurt gibi probiyotik içeren besinler günlük beslenmeye mutlaka eklenmeli. Ayrıca bakteri çeşitliliği ve kalitesi açısından özel hazırlanmış tozların da belli kürler halinde ve belli dönemlerde kullanılması da yarar sağlıyor.”

  • TSO Başkanı Alakoç: Yozgat’a özgü  ürünlerin tanıtımı için çalışma başlattık

    TSO Başkanı Alakoç: Yozgat’a özgü ürünlerin tanıtımı için çalışma başlattık

    Alakoç, Aydıncık İlçesinde çıkarılan ve Halk Eğitim Merkezi bünyesinde açılan kurslarda işlenen yarı değerli ametist taşının tanıtımı ve Coğrafi İşaretinin alınmasının ardından kapsamlı bir çalışma içerisine girdiklerini belirtti. Yozgat TSO Başkanı Taylan Alakoç yaptığı açıklamada, şehrin kendine has ürünlerin tanıtımına yönelik araştırma ve çalışmalar yaptıklarını belirterek, “Oda olarak ilimizde üretilen ve bize özgü olan ürünlerin tanıtımı noktasında elimizden geleni yapmaya gayret gösteriyoruz. Yaptığım inceleme sonucu burada büyük emeklerle güzel ürünler meydana getirildiğini gördük. Bizlerde istiyoruz ki, insanlar Yozgat’tan bir şey alıp götürebilsin. Veya biz Yozgat’tan giderken bir şeyler alıp götürebilelim. Bugün baktığınızda her ilin birkaç çeşit hediyelik eşyası var. Oda olarak bizlerde il dışına giderken yanımızda götüreceğimiz ve tanıtımı yapacağımız ürün yelpazemiz geniş olsun. Oda olarak Coğrafi İşaret almak için gerekli çalışmalara başlattık. Yakın zamanda da sonuçlanacağı kanaatindeyim” diye konuştu. Aydıncık Ametist Derneği Başkanı Nimet Türker, eşliğinde üretimde kullanılan teknoloji ve ham olarak çıkartılan taşları inceleyen TSO Başkanı Taylan Alakoç ve Genel Sekreteri Ziya Saydam üretilen tüm ürünler hakkında detaylı bilgiler aldı.
    Dernek Başkanı Nimet Türker, “Yozgat Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Sayın Taylan Alakoç’un bize yapmış olduğu bu ziyaret ve desteklerinden dolayı kendilerine çok teşekkür ediyorum. Tanıtıma çok ihtiyacımız var. Aydıncık’ta yarı değerli taşlarımız ametist, kuvars, kalsedon, akik gibi taşlar çıkmaktadır. Biz Aydıncık Halk Eğitim Merkezi olarak o taşları işliyoruz kolyeye, yüzüğe, tespihe ve masa isimliği gibi ürünlere dönüştürüyoruz. Kursumuzda bulunan bayanlar da hem meslek ediniyor hem de evlerinin geçimine destek oluyorlar. Başkan beyde sağolsun yüklü bir sipariş vererek bizlere destek oldu” dedi.

  • Eğitim Bir-Sen’in beklentisi  Sürdürülebilir bir yönetmelik

    Eğitim Bir-Sen’in beklentisi Sürdürülebilir bir yönetmelik

    Eğitim Bir Sen Yozgat Şube Başkanı Kenan Şerefli, yaptığı açıklamada, Bakanlığın, eğitimin paydaşlarının görüşlerini alması ve taslağı eğitim camiasında tartışmaya açmasının kamu yönetiminde şeffaflık ve katılımcılık adına olumlu bir gelişme olduğuna dikkat çekti. Şerefli, “Bu adımın sadece görüş ve öneri alma ve tartışmaları izleme seviyesinde kalmaması gerekmektedir. Gerçek anlamda katılımcılık ve iş birliği, paydaşlardan sadece görüş almayı değil, taslağın paydaşların görüş ve önerileri doğrultusunda şekillendirilmesini ve paydaşların onayını almış bir metnin yayımını gerektirmektedir” dedi.
    YAZILI SINAV
    PUANININ AĞIRLIKLI BELİRLEYİCİ
    OLACAĞI BİR
    ORTALAMA DAHA YERİNDE OLACAKTIR
    Yazılı sınav puanının ağırlıklı belirleyici olacağı bir ortalamanın daha yerinde olacağını vurgulayan Şerefli, Eğitim kurumlarına yönetici görevlendirme sürecinin mevcut yönetmelikte olduğu gibi ilk defa görevlendirme ve yeniden görevlendirme şeklinde iki basamaklı ve müdür yardımcılığından müdürlüğe doğru bir ilerleme şeklinde kurgulandığını belirtti. Şerefli, ”Eğitim kurumlarına ilk defa görevlendirilecekler için aranacak başarı puanında, yazılı ve sözlü sınavın aritmetik ortalaması yerine, yazılı sınav puanının ağırlıklı belirleyici olacağı bir ortalama daha yerinde olacaktır. Taslağın Ek-1’de yer alan Yönetici ve Eğitim Kurumu Değerlendirme Formu’nun (B) bölümünde somut değerlendirme kıstaslarına yer verilmediği gibi puanlama/ölçme kıstasına da yer verilmediği görülmektedir. Bu durum, iller arasında farklı uygulamalara sebebiyet verecek şekilde belirsizlik oluşturmaktadır. Bu haliyle başlı başına muhtemel bir iptal davasında iptal sebebi olacağı açıktır. Bunun yanında söz konusu formun benzer türevlerine daha önceki yönetmeliklerde de yer verildiği, uygulamada idari yargı organlarının tam puandan uzaklaşan her türlü eksik puanlama/yetersizlik tespiti için somut bilgi ve belge aradıkları, salt bu sebeple değerlendirmelerin iptal edildiği bilinen bir gerçektir. Bu itibarla Ek-1 Yönetici ve Eğitim Kurumu Değerlendirme Formu’nun (B) bölümü kaldırılmalı, değerlendirme sadece formun (A) bölümü dikkate alınarak yapılmalıdır” diye konuştu.
    SÖZLÜ SINAV
    KOMİSYONUNUN, İTİRAZLARI
    DEĞERLENDİRECEK MERCİ OLMASI
    UYGUN
    OLMAYACAKTIR
    Sözlü sınav komisyonunun, itirazları değerlendirecek merci olmasının uygun olmayacağını ifade eden Şerefli,
    Sözlü sınav komisyonunun hem sözlü sınavı gerçekleştirecek hem de bu sınava karşı itirazları değerlendirecek merci olması, işlemi yapan ile o işlemi değerlendirenin aynı makamda birleşmesine sebebiyet vereceğinden, sağlıklı bir değerlendirme sürecini yürütemeyeceğini söyledi. Şerefli şöyle devam etti: “Bu sebeple, sözlü sınavı yapan ile o sınavı değerlendirenin ayrı ayrı merciler olması daha doğru bir yaklaşım olur. Diğer taraftan, sözlü sınav komisyonlarının çalışma şeklinin, Danıştay’ın sözlü sınavlara ilişkin içtihatları çerçevesinde düzenlenmesi, alınan kararların yargısal denetime elverişliliği ve iptale maruz kalmaması açısından önemlidir. Bu çerçevede, sözlü sınav öncesinde sınav komisyonunca sınavda sorulacak soruların önceden hazırlanması ve tutanağa bağlanması, her adaya sorulan soruların kayda geçirilmesi ve sorulan sorulara adayların verdiği yanıtlara hangi komisyon üyesince, hangi notun takdir edildiğinin tutanakta ayrı ayrı gösterilmesi şeklinde açık bir düzenleme gereklidir. Bunun yanında, mülakat komisyonunda adayın bilgi düzeyini değerlendirecek, adaylar arasında optimal kıyaslamayı yapabilecek uzman üyeler bulundurulmalı; mülakat komisyonu üyelerinin seçiminde mülakat teknikleri konusunda hizmet içi veya dışı eğitim programı bitirmesi şartı aranmalı; mülakat komisyonu üyeleri önceden hazırlanmış standart sorular sormalı ve adaylar, kapalı zarflardaki soruları kendi elleriyle seçebilmeli; mülakatlarda görüntü ve ses kaydı alınmalıdır. Müdürlüğe, müdür başyardımcılığına ve müdür yardımcılığına ilk defa görevlendirmelerde ‘Görevlendirmeye esas puanlar, kesin sonuçların ilan edildiği tarihten itibaren en fazla altı ay süreyle geçerlidir’ hükmü konulmuştur. Bunun anlamı, sözlü sınav sonuçlarının kesinleşmesini müteakip 6 ay içinde ilk defa görevlendirme yapılacağı, 6 aydan sonra yöneticiliğe ilk defa görevlendirme yapılamayacağıdır. Bu itibarla, görevlendirmeye esas puanların müteakip yazılı ve sözlü sınav tarihlerine kadar geçerli olması yönünde bir düzenleme yapılmalıdır”
    MESLEKİ
    TECRÜBENİN VE
    KURUMSAL BİLGİ BİRİKİMİNİN
    DEĞERLENDİRİLDİĞİ BİR YÖNETMELİK”
    Daha önce yöneticilik görevi yapmış olmasına rağmen halen dört ya da sekiz yıllık görev süresinin sona ermesini gerektirecek bir yöneticilik görevinde bulunmayanlar yönünden müstakil bir düzenleme yapılmadığına dikkat çeken Eğitim Bir Sen Yozgat Şube Başkanı Şerefli, “Mevcut durumda bu kişilerin yazılı ve sözlü sınava katılmak suretiyle ilk defa yönetici olarak görevlendirilecekler gibi işleme tabi tutulacağı anlaşılmaktadır. Mesleki tecrübenin ve kurumsal bilgi birikiminin değerlendirilmesi adına bu kişiler için özel bir düzenleme yapılmalı; bu kişilere, sözlü sınav ve Ek-1 Yönetici ve Eğitim Kurumu Değerlendirme Formu’nun (A) bölümü dikkate alınmak suretiyle, görevlendirme başvuru hakkı tanınmalıdır. Yurt içinde veya yurt dışında başka bir göreve bir yıl veya daha fazla süreyle geçici veya sürekli olarak görevlendirilenlerin bu görevlendirmenin yapıldığı tarihten itibaren yöneticilik görevinin sona ereceği şeklindeki düzenleme, yönetici görevlendirme sürecinde tercih edilmeyen eğitim kurumlarının geçici görevlendirme suretiyle yönetildiği dikkate alındığında, bu geçici görevlendirmeye konu edilen mevcut yöneticiler yönünden hak kayıplarına neden olmaktadır. Bu itibarla, ya bu düzenleme kaldırılmalı ya da eğitim kurumu yöneticiliklerine yapılan geçici görevlendirmeler kapsam dışında tutulmalıdır. Örneğin, hükmün başına ‘Eğitim kurumu yöneticiliklerine yapılan geçici veya vekaleten görevlendirmeler hariç olmak üzere’ ibaresi eklenebilir. Eğitim-Bir-Sen olarak, üyelerimizden ve eğitim çalışanlarından gelen görüş, eleştiri ve öneriler doğrultusunda oluşturacağımız nihai değerlendirmemizi daha sonra Bakanlığa sunacağız. Bakanlıktan beklentimiz, eğitim çalışanlarının ve eğitimin paydaşlarının görüş ve önerilerinin dikkate alınmak suretiyle sürdürülebilir bir yönetmeliğin yürürlüğe konulmasıdır.”ifadelerini kullandı.

  • 2017 Yılına ait basit usul  beyanname verme dönemi başladı

    2017 Yılına ait basit usul beyanname verme dönemi başladı

    SMMMO Başkanı Bulut yaptığı açıklamada, mükellefleri uyararak şunları kaydetti: “İçinde bulunduğumuz ayda basit usul vergi mükelleflerinin beyanlarının vermeleri gerekir. Basit usul vergi mükelleflerin beyannamelerinin son günü yaklaşmadan biran önce Mali müşavir arkadaşlarla irtibata geçip beyannamelerini vermeleri gerekir. Geliri sadece basit usulde tespit edilen ticari kazançlardan oluşan mükelleflerimiz, 2017 yılı kazançlarına ilişkin Yıllık Gelir Vergisi Beyannamelerini 01-26 Şubat 2018 tarihleri arasında vereceklerdir. Beyannameler üzerinden hesaplanacak gelir vergisi 2 eşit taksitte ödenecek olup; birinci taksit 28 Şubat 2017 tarihine kadar, ikinci taksit ise 1-30 Haziran 2018 tarihleri arasında ödenecektir. Basit usulde tespit edilen ticari kazanç yanında beyana tabi başka bir gelir unsurunun bulunması halinde. 2017 Yılı kazançlarına ilişkin Yıllık Gelir Vergisi Beyannamesi 01-26 Mart 2018 tarihleri arasında verilecektir. Beyanname üzerinden hesaplanacak gelir vergisi Mart ve Temmuz aylarında olmak üzere, iki eşit taksitte ödenecektir.”

  • Bozdağ, AK Parti İl Yönetimini kabul etti

    Bozdağ, AK Parti İl Yönetimini kabul etti

    Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, ziyaretlerinden dolayı AK Parti Yozgat İl Başkanı Celal Köse ve ekibine teşekkür ederek, yeni görevlerinde başarılar diledi. Yozgat’ın AK Partiye her seçimde büyük destek verdiğini ve bu desteğin sürekli artarak devam ettiğini vurgulayan Bozdağ, “Sizlere ve bizlere büyük görevler düşüyor. Yapılacak seçimler ülkemiz ve Yozgat’ımız için hayati önem taşıyor. Bu bakımdan özellikle sizlere bizlere büyük görevler düşüyor. Bu bakımdan gece gündüz demeden çalışmalıyız.”diye konuştu.
    İl Başkanı Köse, ekibi ve milletvekilleri Başer ve Soysal’la ile de istişarelerde bulunan Başbakan Yardımcısı Bozdağ, Yozgat’a yapılan, yapımı devam eden ve yapılması planlanan yatırımları değerlendirdi.

  • Bozdağ’dan kritik Mümbiç açıklaması

    Bozdağ’dan kritik Mümbiç açıklaması

    İhlas Medya Ankara Temsilcisi Batuhan Yaşar’ın TGRT Haber Gündem Özel Programı’na konuk olan Bozdağ, gündeme ilişkin çok önemli açıklamalarda bulundu. Afrin bölgesindeki terör örgütlerine yönelik başlatılan Zeytin Dalı Harekatı’nın son derece önemli ve stratejik bir harekat olduğunun altını çizen Bozdağ, harekatın bir günde karar verilip devreye sokulmadığını, harekatın uzun bir çalışmanın ve planlamanın ardından başladığını ifade etti. Harekatın ilk haftasında hava şartlarının zorluğu ve toprak yapısındaki olumsuzluklara rağmen Mehmetçiğin planlandığı gibi adım adım Afrin’e doğru ilerlemesini sürdürdüğün vurgulayan Bozdağ, “Hava şartlarının iyileşmesinin ardından bu cumartesi de harekattaki ilerleme hızlandı . Şu ana kadar yapılan harekat çerçevesinde 712 terörist etkisiz hale getirildi. İmha edilmesi gereken sığınak, barınak, mühimmat ve diğer lojistik yerlerin imha edilmesi için yapılan çalışmalarda da çok ciddi neticeler elde edildi. Zeytin Dalı Harekatı, başarılı bir şekilde hedeflerine ilerlemeye devam ediyor. Bugüne kadar sivil insanların zarar görmemesi için çok büyük dikkat gösterildi” diye konuştu.
    “Son terörist etkisiz hale getirilene kadar devam edecek”
    Zeytin Dalı Harekatı’nın süresi konusunda tahminlerinin olduğunu ancak bunu kamuoyu ile paylaşmadıklarını aktaran Bozdağ, “Bizim tahminimiz bütün imkan ve kabiliyetlerimize bakıp, arazideki teröristlerin ve arazinin bütün imkan ve kabiliyetlerini de dikkate alarak tespit edildi. Ama bütün bunları belirleyecek şey yine iklim şartları, mücadele sırasında yaşanan olaylar ve meydana gelen gelişmeler. O nedenle bu harekata süre biçme imkanı yoktur. Türkiye’ye kimse de bu konuda süre ve sınır tayin edemez, etmeye de hakkı yoktur. Bu harekatın hedefi belli. Hedef bölgedeki PKK, KCK, YPG, PYD ve DEAŞ terör örgütleri temizlenene, bu örgütlere ait son terörist etkisiz hale getirilene ve bölge terörden arındırılana kadar devam edecek. Türkiye buradaki harekatı mümkün olan en kısa sürede bitirmeyi hedeflemekte” şeklinde konuştu.
    “PYD/YPG PKK’nın yavrusudur”
    Bozdağ, şu anda Türkiye’nin odaklandığı ana hedefin Afrin bölgesini terörden temizlemek olduğunun altını çizerek şunları kaydetti:
    “Ben bunu daha önce de açıkladım, ‘bu harekat sınırlı bir harekat’ dedim. Sınırı da Afrin bölgesinin coğrafi sınırları. Sadece Afrin değil, bu Afrin bölgesinde yer alan, ismi farklı olan pek çok yerleşim yeri var. Onların tamamı terörden temizlenene kadar bu Zeytin Dalı Harekatı devam edecek. ‘Bu harekatın sınırı Afrin bölgesi, bu harekat hedefe ulaştığında Türkiye burada duracak’ hiç demedik. Bu harekatın adı bu, bu harekatın hedefi bu, bu harekat bakımından sınır bu. Ama Fırat Kalkanı Harekatı’nda olduğu gibi Mümbiç’e ve Fırat’ın doğusuna yapılacak harekat ayrı harekatlar. Zeytin Dalı Harekatı başarıya ulaştıktan sonra sınırımız boyunca, Türkiye’nin sınırını, toprak bütünlüğünü ve bölgede yaşayan vatandaşlarımızın can ve mal emniyetini tehdit eden ve bizim sınırımız boyunca PKK terör devleti yapılanmasını sağlayacak hiçbir gidişe, hiçbir oluşuma Türkiye rıza göstermez, buna izin vermez. ABD veya Avrupa’nın herhangi bir ülkesi kendi sınırının yanı başında 40 yıldır ülkesini bölmek için çabalayan, 40 binden fazla vatandaşını şehit eden bir terör örgütünün devletleşmesine rıza gösterir mi, göstermez. Türkiye’de buna rıza göstermez. PYD/YPG PKK’nın yavrusudur. PKK tarafından kurulmuştur, PKK tarafından yönetilmektedir. Hem Fırat’ın doğusunda, hem batısında Mümbiç’te, Rakka’da olan PYD, YPG, PKK ile Afrin’de olan PYD,YGP,PKK’da aynıdır. Yani oradaki ayrı bir örgüt, buradaki ayrı bir örgüt dememek lazım.”
    “Elbetteki bu durumda onlar orada hedef haline gelir”
    ABD ile Türkiye’nin ilişkilerinin daha iyi olması için uğraştıklarını belirten Bozdağ, aynı uğraşın ABD tarafından verilmesi gerektiğine de dikkat çekti. Bozdağ, ilişkilerin iyi olmasının hem ABD’nin hem de Türkiye’nin ayrı ayrı menfaatine olduğunu ifade ederek, ABD’ye DEAŞ ve bölgedeki diğer terör örgütleri ile mücadelede de birlikte hareket etme teklifinde bulunduklarını anımsattı. ABD’nin DEAŞ’a karşı Türkiye ile birlikte mücadele etmeyi değil de terör örgütü olduğunu bildikleri PYD, YPG ve dolayısıyla PKK ile işbirliği yapmayı seçtiğine vurgu yapan Bozdağ, “Biz onlara yanlış yaptıklarını söyledik. Bir terör örgütünü etkisiz hale getirmek için başka terör örgütünü kullanmanın yanlış olduğunu söyledik. ‘Silah vermeyin’ dedik, silah verdiler. ‘Bu silahlar PKK’ya gidecek ve Türkiye’ye dönecek. Bu ilişkilerimize zarar verir’ dedik, silahları verdiler. Bize listeler verdiler ve ‘bunları geri toplayacağız’ dediler. Listeleri verdiler ama silahları geri toplamadılar. Arazideki uygulamalara baktığımızda bize verdikleri envanterler dışında silahlar verdiklerini çok net gördük. Trump, ‘artık silah vermeyeceğiz’ dedi, bu açıklamaların daha sıcaklığı ortadan kaybolmadan araziden yüzlerce tır silah yine verilmeye devam edildi. Türkiye ile ABD karşı karşıya elbetteki gelmemelidir. Biz gelmesin diye uğraşıyoruz ama bu sadece Türkiye’nin uğraşı ile olacak iş değil. ABD, arazideki görevlilerini Türkiye ile karşı karşıya gelmemeleri için dikkat etmeleri konusunda uyarması gerekir. Bu sadece bir tarafın yapacağı iş değildir. Eğer Mümbiç’te ve başka yerlerde Tükiye’nin harekatı devam ederken teröristlerin arasına, teröristlerin kıyafetini giymiş kişiler olursa, bunlar ABD’li de olabilir, biz onların kim olduğunu nasıl ayırt edeceğiz? Terörist kıyafeti giymiş, bize silah çekiyor, bizim askerimize saldırıyor. Elbetteki bu durumda onlar orada hedef haline gelir. O yüzden de bölgede bu terör örgütlerine güvenli bir alan oluşturmak istemiyorsa yapacağı belli. Bu terör örgütlerine verdiği desteği çekmek, verdiği silahları geri almak, eğitim yaptırmamak ve onları Türkiye’ye karşı harekat yapmalarını engellemektir” ifadelerini kullandı.
    Bozdağ’dan Mümbiç’e harekat sinyali
    Bozdağ, Mümbiç’e harekat yapılıp yapılmayacağına ilişkin, “Türkiye bunu çok net söyledi. Fırat Kalkanı Harekatı sırasında da biz net söyledik. ‘Biz buradaki gelişmelere izin vermeyiz’ dedik ve Fırat Kalkanı Harekatı’nı yaptık. Afrin içinde biz açık açık söyledik. Hatta bize eleştirdiler, ‘bu kadar aleni söylenilir mi?’ dediler. Şimdi aynı şeyi Mümbiç için söylüyoruz, aynı şeyi Fırat’ın doğusu için de söylüyoruz. Niyetimizi gizlemiyoruz. Hem ABD’li yetkililerle hem de başka ülkelerin yetkilileri ile konuşurken de aynı şeyi söyledik. ‘Burada PKK, PYD, YGP ve DEAŞ terör örgütlerinin varlığı devam ettiği sürece Türkiye’ye tehdit devam ediyor demektir. Türkiye bu tehditle yaşayamaz, onları bölgeden biz temizleriz. Ya siz onların bölgeden temizlenmesinde bize yardımcı olun ya da biz kendi imkan ve kabiliyetlerimizle bunu yaparız’ dedik” açıklamalarında bulundu.
    “Şu andaki CHP, Atatürk’ün kurduğu CHP gibi davranmıyor”
    Bozdağ, CHP’nin Zeytin Dalı Harekatı’na ilişkin sürekli değişen tavırlarına ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:
    “İşin doğrusu CHP adına üzülüyorum. Çünkü, CHP marjinal zihniyetlerin işgali altına girmiş durumda. Zeytin Dalı Harekatı bölgeyi teröristlerden arındırmak için yapılıyor, CHP’nin de bu marjinal zihniyetlerden ve terörist sevici zihniyetlerin işgalinden kurtulması lazım. Bunu CHP’nin delegeleri yapacak. Şu andaki CHP, Atatürk’ün kurduğu CHP gibi davranmıyor. HDP mi CHP, yoksa PYD-YPG’mi CHP, yoksa başka başka terör örgütleri mi CHP anlamakta zorlanıyoruz. Bir onunla, bir onunla, akşam biriyle yatıyor, sabah biriyle kalkıyor. Sen kimsin, hangi partisin, neyi temsil ediyorsun? Atatürk mezarından kalksa bu YPG-PYD, PKK ve FETÖ’ye karşı CHP’nin tutunduğu tutuma baksa ne söyler bu yönetime? Ben olsam bunları tepeleyenlerle beraber koşarım. Ama siz tepelenmek istenenlerin önünde durmak istiyorsunuz. CHP, harekatın başladığı ilk gün halkın da bu harekatın karşısında duracağını hesap ederek bazı partilerle beraber farklı bir pozisyon ortaya koydu. Türk milleti Kurtuluş Savaşı yıllarında ve 15 Temmuz’da olduğu gibi birlik ve beraberlik ortaya koyunca onların da farklı tutum ortaya koymasına yol açtı ve harekata destek vermek zorunda kaldılar. Ancak bu çok sürmedi. Çünkü CHP marjinalleşmeye doğru gidiyor. Şimdi ÖSO’yu DEAŞ’laştırmak için gayret sarf ediyorlar. Bunda Türkiye’nin ne menfaati var, CHP’nin ne menfaati var? ÖSO’yu DEAŞ gibi lanse etmek kimin amacına hizmet eder? PKK, PYD-YPG açıklama yaptı; ‘ÖSO DEAŞ’tır. Bunu yayın’ dedi ve bunu yayıyorlar. ÖSO’yu DEAŞ gibi göstermek Türkiye’ye zarar verecektir. Esasında bunlar Zeytin Dalı’nı kırmak için çalışan art niyetli yaklaşımlardır. Bu, Zeytin Dalı Harekatı’nı itibarsızlaştırmak, başarısızlığa uğraması için uğraşanlara yardım etmektir. Bu, Türkiye’ye düşmanlık eden çevrelerin politikalarının Türkiye’nin ana muhalefet partisi tarafından dillendirilmesidir. Bu, Türkiye’ye ihanettir, PKK, YPG, PYD ve DEAŞ terör örgütlerinin hedeflerine hizmettir, Türkiye’nin ayağına sıkmaktır.”
    “TSK’nın elinde masum kanı olmamıştır, bundan sonra da olmayacaktır”
    Bozdağ, Zeytin Dalı Harekatı’nda sivillerin zarar gördüğü yönünde yalan propagandaların terör örgütleri PKK, PYD ve YPG tarafından yapıldığının altını çizdi. Türkiye düşmanlarının sivillerin, tarihi eserlerin ve mabetlerin vurulduğu yönünde algı operasyonu yürüttüğünün altını çizen Bozdağ, “Ne diyorlar; ‘Türkiye sivilleri, tarihi eserleri, mabetleri vuruyor.’ Bunların tamamı algı operasyonu amaçlı iftiralardır. Pek çok fotoğraf çıktı. Çocuklar görülüyor fotoğraflarda ve o çocukları TSK’nın vurduğu ifade ediliyor. Ama o fotoğraf Halep’te yapılan bir saldırıda çıkan veya başka yerde yıllar önce ortaya çıkmış bir olay fotoğrafı oluyor. Şu anda bunların hepsi bir bir deşifre ediliyor. Türkiye’nin hassasiyetinin sebebi uluslararası toplumun eleştirisinden kaynaklanmıyor. Binlerce yıldır devam eden inancımızdan, ahlakımızdan, kültürümüzden ve ordu geleneğimizden kaynaklanıyor. Bunlarda sivillere, mabetlere, okullara, masumlara dokunmak yoktur. TSK’nın elinde masum kanı olmamıştır, bundan sonra da olmayacaktır. Bizim inancımız ve imanımız buna izin vermez. Bu konudaki haberlerin, fotoğrafların tamamı terör örgütü tarafından bizzat oluşturulmuş ve terör örgütü ve destekçileri tarafından yayılan iftiralardan oluşmaktadır. Hiç kimsenin ‘TSK sivillere zarar veriyor’ diye suçlama yapmaya hakkı yoktur. Böyle bir olay da yoktur. Bunlar terör örgütlerinin ve harekatın başarısız olmasını isteyenlerin iftiralarıdır” dedi.

  • Bozok Üniversitesi Kazakistan fuarında temsil edildi

    Bozok Üniversitesi Kazakistan fuarında temsil edildi

    Kazakistan Eğitim ve Bilim Bakanlığı’nın Başkent Astana, Almaata ve Çimkent’te düzenlediği fuara Türkiye, İngiltere, ABD, Fransa ile aralarında Güney Kore, Çin ve Japonya gibi Asya ülkeler de katıldı.
    Toplam 83 ülkenin katıldığı fuarda Türkiye’den aralarında Üniversitenin de bulunduğu 4 devlet ve 2 özel üniversitesi yer aldı.
    Kazakların Türk üniversitelerine büyük ilgi gösterdiği fuarda Bozok Üniversitesine ayrılan stantta Prof. Dr. Tayip Duman tarafından Üniversitenin yabancı uyruklu öğrencilere sağladığı imkânlar ve lisans ve lisansüstü programlar hakkında bilgi verildi.

  • Gönüllerince eğlendiler

    Gönüllerince eğlendiler

    Yozgat Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürü Abdullah Neşeli, yaptığı açıklamada, ailelerde çocuk adına bir farkındalık oluşturmak, çocuklara okul dışı zamanlarını kaliteli ve verimli kullanabilecekleri ortam ve imkânları sunmak amacıyla yürütülen Okul Destek Projesi kapsamında kurumları tarafından belirlenen çocuklara yönelik Ilgaz Dağı gezisi düzenlendiklerini söyledi.
    Çocuklara çeşitli akademik, sosyal, kültürel ve sportif etkinlikler düzenlediklerini vurgulayan İl Müdürü Abdullah Neşeli, “2017 yılının son aylarında hızlanan bu faaliyetimize bir yenisi de 2018 yılı Ocak ayı içerisinde gerçekleştirdik. Sosyal Hizmet Merkezi tarafından belirlenen 76 çocuğumuzla birlikte, kış turizmi açısından ülkemizin önemli merkezlerinden birisi olan Ilgaz Dağı Milli Parkına gezi düzenledik. Ilgaz Dağı Milli Parkına, daha önce kayak merkezlerine hiç gitmemiş çocuklara öncelik tanıdık. Çocuklarımız uzun ve zorlu bir eğitim süreci geçirdi, yeni eğitim dönemine başlamadan önce onların zihin yorgunluklarını atlatmaları ve akademik açıdan bu gezi ile başarı seviyelerini arttıracağına inanmaktayız Ayrıca çocuklarımızın Ilgaz Dağı Milli Parkının doğal güzelliklerini tanımaları ve karın tadını doyasıya çıkartmaları için sömestr tatilini de kendilerine fırsat bildik. Yıl içerisinde bu ve benzeri kültürel faaliyetlerimizi belirli aralıklarla sürdüreceğiz.”diye konuştu.
    Geziye katılan çocuklarda kendilerine yönelik böyle bir gezi düzenlenmesinden dolayı çok mutlu olduklarını belirterek, “Daha önce kayak merkezine hiç gitmedik ve teleferiğe binme fırsatımız olmadı. Ilgaz Dağını ise sadece ders kitaplarındaki fotoğraflarda gördük. Bu gezi ile birlikte doyasıya kayak yaptık, arkadaşlarımızla teleferiğe binmenin heyecanını ilk defa tattık. Bu vesile ile bize bu imkanı sunan herkese teşekkür ediyoruz.”diye konuştular.

  • Vatan Partisi imza desteği istiyor

    Vatan Partisi imza desteği istiyor

    Yozgat İl Koordinatörü Gazi Sungur, yaptığı açıklamada, şunları kaydetti: “Mecliste grubu olmayan parti adaylarının en az 100 Bin imza topladıktan sonra Cumhurbaşkanı adayı oluyor. Bundan dolayı Yozgat halkımızdan imza talebinde bulunuyoruz. Gerçekten milletimizin birliğini meclis içinde veya dışında sağlayacak, terörün sonu gelirken topyekun kalkınmanın başlangıcı olacak. Yani tarımda, hayvancılıkta, sanayide ve ticarette bir seferberlik olacak. Eğitim ve sağlıkta devrim olacak. Bu Türkiye’nin olmazsa olmazıdır. Bu vesile ile Genel Başkanımız Sayın Doğu Perinçek’in Cumhurbaşkanı adayı olması için başlatmış olduğumuz imza kampanyasına Yozgatlı vatandaşlarımızdan destek istiyoruz.”diye konuştu.

  • Uzmanlardan çocuk sağlığı uyarıları

    Uzmanlardan çocuk sağlığı uyarıları

    Uzmanlar, hastalıklardan korunarak vücut direncini artırmak için kişisel hijyenin, iyi beslenmenin ve spor yapmanın da önemli faktörler olduğunu vurguladı. Çocuklarda kış hastalıkları ile beraber en sık rastlanan enfeksiyon hastalıkları ve tedavi yöntemleri ile ilgili uyarılarda bulunan Uzmanlar, “Çoğunluğu virüslerden kaynaklanan üst solunum yolu enfeksiyonları nezle, grip gibi daha kolay tedavi edilebilecek hastalıklar olabileceği gibi, sinüzit, farenjit, larenjit, bademcik iltihabı ve kulak iltihabı gibi çok daha ciddi enfeksiyonlar da olabilir. Kapalı ortamdaki viral partikül sayısı arttıkça enfeksiyon bulaşma olasılığı da artırıyor. Bu nedenle işyerleri, okullar, alışveriş merkezleri gibi insan temasının fazla olduğu ortamlarda hastalık daha hızlı geçiş yapabiliyor.
    Uzun süren hastalık süreci, solunum sistemi, kalp ve böbrekler gibi farklı sistemleri de etkileyebildiği için özellikle çocuklarda ayrı bir özen gerektiriyor. Üst solunum yolu hastalıklarına yakalanma ve korunmada, güçlü bağışıklık sistemi çok önemlidir. Kronik hastalığı olanlarda bağışıklık sisteminde de sorunlar olabildiği için bu kişiler hem daha sık hasta oluyor, hem de hastalık daha şiddetli seyredebiliyor” diye konuştu.
    Enfeksiyonlardan korunma uyarıları
    D vitamini eksikliğinin bağışıklık sisteminde bazı aksaklıklar ortaya çıkarabileceğini vurgulayan Uzmanlar, yapılan çalışmalarda D vitamini eksikliği bulunan kişilerin, üst ve alt solunum yolu enfeksiyonlarını daha sık geçirdiğinin belirlendiğini aktardı.
    Uzmanlar, üst solunum yolu enfeksiyonlarından korunmak için şu uyarılarda bulundu:
    “Yeterli ve dengeli beslenilmeli. Vücudun ihtiyacı temel besin kaynağı olan protein, karbonhidrat, vitamin, mineraller ve sıvının dengeli bir şekilde tüketilmesi gerekmektedir. Kişisel hijyen çok önemli. Özellikle eller en az 30 saniye temizlik malzemeleri ile yıkanmalı. Hapşırma ve aksırma sırasında mendille veya kolumuzla kapatarak virüsün ortama yayılması engellenmeli. Riskli gruplar dediğimiz 65 yaş üzeri, 6 ay-2 yaş arası, astım, KOAH gibi kronik hastalıklar, Akdeniz anemisi gibi kansızlık hastalıkları, grip mevsiminde 4 ayın üzerinde olan hamileler, bağışıklık sistemi zayıf olan kişiler ve bu grupla teması olanlara grip aşısı Eylül, Ekim en geç Kasım ayında yapılmalı. Kalabalık kapalı yerlerde uzun süre kalmamalı veya ortam sık sık havalandırılmalı.”
    “Hastalığın tedavisinde hijyen önemlidir”
    Uzmanlar, hastalığın tedavi edilmesi konusunda ise şunları söyledi: “En yaygın akut hastalıkları oluşturan üst solunum yolu enfeksiyonları, genellikle hafif ateş, öksürük, yorgunluk, hapşırma ve burun tıkanıklığı gibi bazı özelliklere sahiptir. Doğru tedavi için ayırıcı tanının iyi yapılması gerekiyor. Üst solunum yolu enfeksiyonlarının tedavisinde amaç; enfeksiyonun yol açtığı belirtileri ortadan kaldırmak ve normal fizyolojik işleyişi sağlamaktır. Bu amaçla burun tıkanıklığını ve akıntıyı azaltmak için ağızdan alınan ya da burun spreyi şeklinde ilaçlar kullanılıyor. Kişinin hapşırma sıklığı, öksürme durumu gibi diğer semptomlara göre de tedavisi düzenleniyor. Bu dönemde kişinin ağrı ve ateş kontrolüne özellikle dikkat ediliyor. Üst solunum yolu enfeksiyonu olan kişilerin çoğu uygun ilaç ve iyi hijyen ile bir hafta içinde iyileşmesi beklenir.”
    “Bilinçsiz ilaç kullanımı ciddi sağlık sorunu ortaya çıkarabilir”
    Son olarak bilinçsiz ilaç kullanımının özellikle çocuklarda ciddi sağlık sorunlarına sebep olduğuna dikkat çeken Uzmanlar, üst solunum yolu enfeksiyonlarının çoğunluğu viral olduğu için antibiyotik kullanılmasına gerek duyulmadığını, antibiyotiklerin bakterilere karşı etkili ilaçlar olduğunu vurguladı.
    Uzmanlar, “Ancak enfeksiyonların uzun sürmesi ve sinüzit, orta kulak iltihabı veya akciğer hastalığına yol açması durumunda antibiyotiklerden yardım alınıyor. Kullanılacak ilaçlar hastadan hastaya birçok faktör sebebiyle değişiklik göstereceğinden piyasada bulunan ilaçların mutlaka doktor kontrolünde kullanılması gerekiyor” şeklinde konuştu.

  • Yemenoğlu Bozokspor’a Sivaspor’dan davet

    Yemenoğlu Bozokspor’a Sivaspor’dan davet

    Yemenoğlu Bozokspor, Sivaspor Kayseri, Tokat ve Sivas Belediyespor takımlarının mücadele edeceği U11- U12 ve U13 kategorileri olmak üzere üç ayrı kategoride beşli turnuvaya katılacak.
    Yemenoğlu Bozokspor Antrenörlerinden İlhan Özbay, “Türkiye’nin önde gelen takımlarının katılımı ile Antalya’da gerçekleştirilen Kemer Cup turnuvasında minik sporcularımız göstermiş olduğu performans dikkatleri çekti şimdi ise Sivasspor’un daveti üzerine Sivas ilinde düzenlenecek olan beşli turnuvaya katılacağız. Takımımız turnuvada üç ayrı kategoride mücadelede verecek. Turnuvada Yozgat’ı ve kulübümüzü en iyi şekilde temsil edeceğiz. Amacımız minik yeteneklerimizin keşfedilmesini sağlamak ve turnuvada şampiyon olmak. Bunu başaracak güçteyiz . Antalya da düzenlenen turnuvada olduğu gibi Sivas’ta düzenlenecek olan turnuvaya katılmamızı sağlayan Yemenoğlu Bozokspor Kulüp Başkanı Mehmet Yemenoğlu’na çok teşekkür ediyorum “diye konuştu.

  • Adrese dayalı sistemin  özü zorunlu eğitimdir

    Adrese dayalı sistemin özü zorunlu eğitimdir

    Özel Okullar Derneği tarafından bu yıl 17’ncisi düzenlenen Eğitim Sempozyumu, Antalya’nın Serik ilçesine bağlı Belek Turizm Merkezi’ndeki bir otelde başladı. ‘Türkiye’de ve Dünyada Değerlendirme Sistemlerin Eğitime Etkisi’ başlığıyla düzenlenen toplantının ardından Bakan İsmet Yılmaz, gazetecilerin sorularını cevapladı.
    Liselere geçiş sistemiyle ilgili yeni gelişmelere ilişkin soruyu cevaplayan Yılmaz, “Nisan ayının sonunda Mayıs ayının başında açıklayacağız. Arkadaşlarımız bir çalışma yapıyor. 81 ilimizde 70’e yakını tamamlandı. 10 ile ilişkin arkadaşlarımız il müdürleri ve eğitim yöneticileriyle bir araya geliyor.
    Sorunsuz şekilde sistemin oturacağını, mevcut sistemden çok daha iyi olacağını öngörüyoruz, düşünüyoruz. Bir önceki sistemin sakıncaları ortaya çıktı. Dolayısıyla TEOG’u her şeye ölçü alırsanız, biz evlatlarımızı sınava hazırlıyorduk millet bundan bıkıyor. Bırakın hayata hazırlansın” dedi.
    Adrese dayalı eğitim sistemine ilişkin açıklamalarda da bulunan Bakan Yılmaz, “Üç okul da seçebilir. Özünde zorunlu eğitim var. İlkokul da ortaokul da lise de zorunlu. Eğitim çağında evlatlarınızı siz mutlaka bir okula yerleştirmek zorundasınız. Taşımalı eğitimi niçin yapıyoruz. Köyünden mezrasından geleni okulla buluşturmaya çalışıyoruz. Engellileri kendi evinde okulla buluşturmaya çalışıyoruz.
    Üç tercihte bulunabilir doğrudur. Üç tercihte bulunduktan sonra kriterler var, diğer kriterler adrese yakınlığı, kendi ortaokuluna yakınlığı gibi üç kriter var. Bu kriterlerden daha öncelikli birisi gelirse onu da mutlaka yerleştireceğiz üçte kalanda. Bu sefer kendi birinci halka değil, ikinci halka değil, üçüncü halka şeklinde mutlaka her evladımızı bir yere yerleştireceğiz. Mevcut sistemden çok daha iyi olacak” dedi.
    20 bin öğretmen atamasına 5 bin ilave
    ’20 bin öğretmen atamasına ek atama olacak mı? sorusunu da cevaplandıran Bakan Yılmaz, “20 bin öğretmen atamasıyla ilgili duyuruyu Şubat ayında yapacağız. Ücretli öğretmenler içinden sınava alırken mülakat devam edecek, mülakata alırken, o alanda alacağımız öğretmen sayısını 3 katı kadar puan sınırına girmek gerekir. Bazı derslerde öğretmen alıyoruz, 89 alan mülakata giremiyor. Adalet dersine diyeyim. 3 kişi mülakata giriyor, 91,92,93 alan dahi mülakata giremiyor. Ücretli öğretmenlerin 5 yıl bizde ücretli öğretmenlik yapmış olması kaydıyla ancak mülakata girmek için de puanı yetmiyor; puandaki bu eksikliği kendi 5 yıllık tecrübesini, bu eksikliği kapatır şeklinde düşünerek, mülakata almak için bir çalışma yapıyoruz. 20 binin üzerine çok fazla 5 bini geçmeyecek şekilde ilave öğretmen alımını da düşünüyoruz. Yasal düzenleme gerekiyor, onu tamamladıktan sonra ancak ikisi bir arada Şubat ayı içinde duyurusuna geçeceğiz” diye konuştu.
    Gazetecilerin ‘Anket yaptınız mı, kaç öğrencinin sınava girmesini öngörüyorsunuz?’ şeklindeki sorusuna ise Bakan Yılmaz şu cevabı verdi:
    “Herkes kendi evladının bu dönemde bir baksın. Bu ana kadar öğrendiğini bir ölçmek istiyor. Nasıl diye görmek istiyor. Bu yıl giren çok olur, gelecek yıllardan itibaren sayı düşer. Sadece sınavla alan okullardan mezun olanlar üniversitelere değil, sınavla almayan, mahallesine giden okuldaki öğrencilerin de üniversiteyi kazandığı görüldüğünde bu sınava giriş oranı çok düşer. Türkiye iyi bir yolda ilerliyor.”
    Eşofman giyen kız öğrencilerin felsefe öğretmeni tarafından zina yapmakla suçlandığına ilişkin soruşturmayla ilgili soruyu da cevaplandıran Bakan İsmet Yılmaz “Soruşturma yapıldı. Devam ediyor, açığa alındı” cevabını verdi.

  • il istihdam Toplantısı yapıldı

    il istihdam Toplantısı yapıldı

    Programın çalışmasının sürdüğünü vurgulayan Vali Kemal Yurtnaç, projenin fikir aşamasında olduğunu ve Bakanlığa sunulacağını hatırlattı.
    Yurtnaç, “Bu projenin tüm Türkiye’de uygulanması için gayret edeceğiz. Alanda gördüğümüz sorunların ortadan kaldırılması ve firmaların desteklenmesi açısından bu çalışmayı başlattık. Programı ikiye ayırıyoruz. Bir teknik kadro destek programı, ikincisi idari kadro destek programı. Amacımız Devlet’i tek işveren kapısı algısından kurtarmak. Aynı zamanda esnafları kurumsallaştırmak. Esnafın yanında çalışan personelleri sigortalı hale getirmek. Kurumlarımızda TYP’den çalışan kişilerin olduğu kadar, Esnafın yanında çalışsın. Devlet bunun sigortasını yatırsın, maaşının üçte ikisini versin. Devlet bu yöntemle üçte bir de kar etmiş olacak. Bunu olgunlaştırıyoruz. Bununla birlikte Tezgahtardan, ara yöneticilere kadar bir çalışma olacak. İdari kadro destek noktasında da esnafları kurumsallaştırmak orta kademe yönetici olacak. Bunları da İŞKUR’a sunacağız. Bunlar sadece 4.5. ve 6. Teşvik bölgelerinde uygulansın istiyoruz. Çünkü işsizlik daha çok buralarda. Biz bu proje ile kamu kurumlarında çalışma algısını alıp özel sektöre yönlendireceğiz” dedi.
    Artı istihdam konusunda Yozgat’ın üç bin sayısını hedeflediğini hatırlatan Vali Kemal Yurtnaç, artı istihdamın 9 bin 46’yı bulduğunu söyledi.
    İşadamları zirvesi toplantısının çalışmalarının sürdüğünü kaydeden Vali Kemal Yurtnaç, “4 tane firma ile sözleşme imzaladık. Bu 4 tane firma bin 200 kişilik bir istihdam sağlayacak. Mevcut Organize Sanayi Bölgemize. Bu zamana kadar Organize Sanayi Bölgemizde çalışan eleman sayısı bin 730 kişi. Şu yaptığımız toplantılar neticesinde bin 200 kişi ilave istihdam toplantısı oluşturmuş oluyoruz” dedi.
    70 GÜVENLİK
    GÖREVLİSİ ALINDI
    Okulların güvenliğini önemsediklerini ifade eden Vali Kemal Yurtnaç, “Okulların güvenliği ile ilgili güvenlik görevlisi verildi. 70 güvenlik görevlisi okullarda 9 ay boyunca çalışacaklar” diye konuştu.
    Halkın arasında olan birimlerin daha etkin olmasını istediğini belirten Vali Kemal Yurtnaç, “Acil çözüm masasının İŞKUR gibi çalıştığını gördük. 20 tane güvenlik görevlisi gelmiş, 18’ine iş bulmuşuz. Ama devlet kademesinde değil. İŞKUR’a da yönlendirdiğimiz oluyor. Organize Sanayi Bölgesine de yönlendirdiğimiz oluyor. Dolayısıyla onlar adına bir şeyler yapıyoruz. Niye devlet algısını yok etmeye çalışıyoruz. Devlet artık alt yapı yapan. Suyu, kanalizasyonu, havaalanını, hızlı treni, limanı yapan ama buraları işletmeyen teşvik eden bir Devlet olgusuna doğru gitmek zorundayız. Aksi takdirde devlet maliyetli çalışıyor. Bir kişinin yapacağı işi üç kişi yapıyor. Gizli işsizler ordusu oluşuyor” şeklinde konuştu.

  • Engelli Memur alım başvuruları 6-21  Şubat tarihleri arasında yapılacak

    Engelli Memur alım başvuruları 6-21 Şubat tarihleri arasında yapılacak

    ÖYM tarafından yapılan açıklamada şunlar kaydedildi: “ 2018 yılı engelli bireylerin istihdamı için yapılacak EKPSS başvuruları 06 ve 21 Şubat tarihleri arası başlayacaktır. 22 Nisan tarihinde ise sınav yapılıp 17Mayıs tarihinde sınav sonuçları açıklanacaktır. ÖSYM başvuru ve sınav tarihine ek olarak bu sene geç başvuru günü tarihilerini de yayınlamıştır. Geç Başvuru Günü EKPSS için 13 – 14 Mart tarihleri arasında, Kura için ise 29 – 30 Mayıs tarihleri arasında gerçekleştirilebilecektir. Geç başvuru gününde yapılan başvurularda sınav ücreti, aynı gün saat 23.59’a kadar artırımlı olarak; ÖSYM’nin internet sayfasında e-İşlemler’de yer alan “Ödemeler” alanından kredi kartı/banka kartı ile yatırılacaktır. Buna göre; 2018 EKPSS sonuçları 17 Mayıs 2018 tarihinde açıklanacak. Sınav sonuçlarının belirtilen tarihlerde açıklanması planlanmaktadır ancak, sınava ilişkin bir dava söz konusu olduğu takdirde mahkemece bir karar verildikten sonra sınav sonuçları açıklanacaktır. 2018 Yılı içerisinde EKPPS sonucuna göre 2 dönem başvuru alınacak olup 1. dönem başvuruları 8 ile 16 Mart 2018Tarihleri arası alınacaktır. 2. Dönem başvuruları bilahare açıklanacaktır. İnşallah 2018 yılı içerisinde 5000 engelli bireyin kamu personeli olarak alınması beklenmektedir. 2018 Engelli Kamu Personeli Seçme Sınavına (2018-EKPSS); ortaöğretim kurumlarından, yükseköğretim ön lisans/lisans programlarından mezun olan veya EKPSS’nin geçerlik süresi içinde mezun olabilecek durumda olan engelli adaylar başvurabilecektir. Birden fazla öğrenim düzeyinden mezun olan adaylar mezun oldukları en üst düzeyden EKPSS’ye başvurmak zorundadır.Tüm adaylara EKPSS Sınavında adaylara engel gruplarına ve öğrenim düzeylerine uygun genel yetenek ve genel kültür testlerinden toplam 60 soru sorulup 60 dakika süre verilecektir.Adaylar ÖSYM’nin internet sitesinden (http://www.osym.gov.tr) başvuru sürecini takip edebilirler. Tüm adaylara başarılara diliyorum.”

  • Bozdağ: Mor beyin uygulaması kapsamında 11 bin 480  kişinin varlığı tespit edildi, 2 bin 168’i kamu görevlisi

    Bozdağ: Mor beyin uygulaması kapsamında 11 bin 480 kişinin varlığı tespit edildi, 2 bin 168’i kamu görevlisi

    Başbakan Yardımcısı Bozdağ, İçişleri Komisyonunda milletvekillerine bilgi verdi. Bozdağ, OHAL Komisyonunun kurulduğunu belirterek, “Komisyona müracaattan sonra müracaat eden herkese yargı yolu açılmış oldu.
    Komisyon kabul yönünde oy verdi. İlgili görevli iade edilecek, talebin reddi halinde idare mahkemesi yolu açılacak. Ankara İdare Mahkemelerine dava açma hakkı olacak. Hükümet olarak bu konuda yargı denetimini devreye sokan mekanizmayı hayata geçirmemizin ana nedeni bu konuda yaptığımız bütün tasarrufların Anayasa ve hukuk devleti çerçevesinde yapılmış olmasıdır. Şu ana kadar Olağanüstü Hal İşleri İnceleme Komisyonuna 105 bin 121 kişi müracaatta bulundu. Komisyon bugüne kadar bin 562 kişi hakkında karar vermiş. Bunlardan 41’i hakkında kabul kararı vermiş, diğerleri ret şeklinde” ifadelerini kullandı.
    KHK’larla yapılan ihraç sayısı hakkında bilgi veren Bozdağ, “KHK’larla yapılan ihraç sayısı 110 bin 778, iade sayısı 3 bin 604. Şu anda KHK’larla ihraç edilen sayısı 107 bin 174’tür. Onun HSK ve OHAL’in ilan edildiği takip sürecinde yapılan ihraçlar da var.
    Onlar bu rakama dahil değil. Her devlet kendi çalıştırdığı kişilerden anayasal düzen ve devlete sadakati arar. Bu büyük egemen devletlerin ortak vasfıdır” şeklinde konuştu.
    Mor beyin uygulaması hakkında bilgi veren Bozdağ, “Mor beyin uygulaması kapsamında 11 bin 480 kişinin varlığı tespit edildi.
    Bunlardan 2 bin 168 kişi kamu görevlisi. Bir kısmı ihraç edilmiş, bir kısmı kamuda çalışıyor. İhraç edilenlerin mor beyin uygulaması tespitinden önce ‘ByLock’çu denilerek ihraç edilenlerin tamamı, FETÖ’nün tuzağına düştükleri tespit edildikten sonra görevlerine iade edilmiştir. Bu kapsamda iade edilenlerin sayısı bin 823” dedi.

  • Firmalara istihdam teşvikleri anlatıldı

    Firmalara istihdam teşvikleri anlatıldı

    81 ilde düzenlenen İl İstihdam Kurulu Toplantılarında alınan kararlar bir bir uygulandı, firmaların istihdam artışlarına katkıda bulunuldu.
    Bu kapsamda İŞKUR İş ve Meslek Danışman Daire Başkanı Sinan Timur Yozgat’a gelerek İŞKUR İl Müdürü Taner Yıldız ve Yozgat Organize Sanayi Bölge Müdürü Erdoğan Öztürk ile birlikte Yozgat Organize Sanayi Bölgesinde istihdama katkıda bulunan firmaları ziyaret etti. Ekonomik hareketliliğin her geçen gün arttığı ve buna paralel olarak da istihdamın genişlediği Yozgat Organize Sanayi Bölgesinde istihdama yönelik teşvikler anlatıldı. Yıldırım Plastik, Garanti Giyim, Özel Kazan ve Eren Çorap firmalarına gerçekleştirilen ziyarette artı istihdam sözleri alındı.
    İŞKUR İş ve Meslek Danışman Daire Başkanı Sinan Timur, “Organize Sanayi Bölgesinde yer alan firmalarda ki istihdam artışını sağlamak amacıyla durumu yerinde tespit için bugün buradayız. İŞKUR ve Çalışma Bakanlığımızın teşvikleriyle ilgili firmalarımıza bilgiler verdik. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanımız Sayın Jülide Sarıeroğlu talimatlarıyla 81 ilimizde düzenlenen İl İstihdam Kurulu Toplantısına katıldık. İstihdam seferberliği kapsamında OSB’leri ziyaret ederek firmalarımızın istihdam artışlarına katıklıda bulunmak istiyoruz. Yozgat Organize Sanayi Bölgesi kapasite olarak gayet büyük bir yer ve 30’un üzerinde firma faaliyette. Burada İŞKUR olarak daha aktif ve etkin bir şekilde rol alacağız. Bu açıdan da planlamalarımızı İŞKUR il müdürümüzle, OSB müdürümüzle ve diğer STK’larla beraber yapacağız” şeklinde konuştu.
    İŞKUR İl Müdürü Taner Yıldız, firmaları İş ve Meslek Danışman Daire Başkanı Sinan Timur birlikte ziyaret ettiklerini söyleyerek, firmalara istihdam teşviklerle ilgili bilgiler verdiklerini vurguladı. Yıldız, “Firmalarımızın istihdamla ilgili olan sorunlarını öğrenip bu sorunları girdirme noktasında fikir alışverişinde bulunuyoruz. Yozgat Organize Sanayi bölgesi ilimiz için önemli bir yere sahip. Bugün 1600 kişiye istihdam sağlayan bir bölge. Firmalarımızın istihdam teşviklerinden yararlanmaları için Organize Sanayi Bölge Müdürlüğümüzle birlikte ortaklaşa çalışamaya devam edeceğiz” dedi.

  • MHP’den AK Partiye hayırlı olsun ziyareti

    MHP’den AK Partiye hayırlı olsun ziyareti

    Samimi bir ortamda gerçekleşen ziyarette MHP ve AK Parti Teşkilatı Yozgat ve ülke gündemi üzerine sohbet etti. Ziyaretlerinden dolayı MHP İl Başkanı Ethem Sedef ve partililere teşekkür eden AK Parti İl Başkanı Celal Köse,” Göreve geldiğimiz günden bu yana Yozgat’ımız ve ülkemiz için elimizden gelenin en iyisini yapmaya gayret ediyoruz. Bu kapsamda da çalışarak görevimizin hakkını vermeye çalışıyoruz.Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımları ile düzenlediğimiz kongremizde de delegelerimizin teveccühü ile il yönetimimiz görevine başlamış bulunmaktadır.”dedi.
    AMACIMIZ VE
    GAYEMİZ BİRDİR
    Her ne kadar ayrı çatı altında siyaset yapsalar da amaçlarının bir olduğunu vurgulayan Başkan Köse, “Milliyetçi Hareket Partisinin Yozgat teşkilatına bu nazik ziyaretlerinden dolayı bir kez daha teşekkür ediyorum. Her ne kadar ayrı çatı altında çalışsak da amacımız ve gayemiz birdir. Bizler hep birlikte bu vatanın bekası, birliği ve bütünlüğü için çalışmaktayız. Allah bu uğurda hepimizin yar ve yardımcısı olsun”diye konuştu.
    HAYIRLI OLSUN
    ZİYARETİNDE
    BULUNDUK
    Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) İl Başkanı İ. Ethem Sadef’te başkanlık görevlerine seçilen AK Parti İl Başkanı Celal Köse ve Merkez İlçe Başkanı İskender Nazlı’ya teşkilat olarak hayırlı olsun ziyaretinde ve başarı dileklerinde bulunduklarını söyledi.
    Afrin’de gerçekleştirilen Zeytin Dalı operasyonuna da değinen Başkan Sedef,” Kahraman Türk askeri huzur için, istikrar için, güvenlik için, sükûnet ve selamet için Afrin’e yıldırım gibi inmiştir. Bu vesileyle tarih yazan Afrin kahramanlarına sevgi ve selamlarımı gönderiyor, Cenab-ı Allah’tan hepsini korumasını, kollamasını niyaz ediyor, aziz şehitlerimize rahmet temenni ediyorum.”dedi.Açıklamaların ardından MHP ve AK Parti teşkilatı ziyaret anısına hatıra fotoğrafı çektirdi.

  • Yozgatlı besici: Canlı Hayvan  ithaline değil, ithal ete karşıyız

    Yozgatlı besici: Canlı Hayvan ithaline değil, ithal ete karşıyız

    Yozgat’ın Sarıhacılı köyü, şimdilerde Mahallesi olan Sarıhacılı Mahallesinde eski ağırını yıkarak yerine kendi imkanları ile hayvan üretim tesisi kuran İdris Sarı, büyükbaş hayvancılık üzerine faaliyetini sürdürüyor.
    Yozgat’ın coğrafi konumu itibariyle tarım ve hayvancılığa çok elverişli bir şehir olduğunu vurgulayan Sarı, bunun özellikle hayvancılıkla değerlendirilmesinin Yozgat ve ülke ekonomisine büyük katkı sağlayacağını vurguladı.
    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Yozgat ziyaretinde Sorgun Veterinerlik Fakültesine koordineli olarak Tarım ve Hayvancılığa Dayalı İhtisas Organize Sanayi Bölgesinin kurulması talimatının bölgede hayvancılığın gelişmesine büyük katkı sağlayacağını vurgulayan Sarı, şöyle konuştu: “Sayın Cumhurbaşkanımızın hayvancılığın gelişmesine yönelik konuşması biz üreticiler için müjde niteliğindedir. Bugün bakıyoruz köylerimizde genç nüfus kalmıyor büyük şehirlere göç ediyor.
    Bunun sebebi köylerimizde hayvancılık yapılmadığından kaynaklanıyor. Eskiden köylerde en az 5 bin 10 bin küçükbaş hayvan sürüsü görürdük. Şimdilerde ise pek çok köyümüzde küçükbaş hayvancılık yapılmıyor. Oysa bugün bir koyunun ortalama fiyatı en az Bin TL. Aynı şekilde büyükbaş hayvancılıkta köylerimizde yarı yarıya düştü. Bunun tabi çeşitli nedenleri var. Yem ve girdi maliyetlerinin yüksek olması ister istemez hayvancılık sektörünü etkiliyor.”
    ÇİFTÇİMİZ
    ÜRETİCİMİZ HAYVAN YEM İHTİYACINI
    KENDİSİNİN
    ÜRETMESİ LAZIM
    Hayvancılıkta en büyük sorunun yem ihtiyacı olduğunu kaydeden Sarı, bunun tek çözümünün çiftçilerin hayvan yemini kendisinin üretmesi gerektiğini söyledi.
    Sarı,” Köyünde çiftçilik yapan bu yönde geçimini sağlayan vatandaşlarımız sadece tarıma dayalı yani sadece arpa ve buğday ekimi ile uğraşırsa bir şey kazanamaz.
    Bunun yanı sıra diğer ürünler ve eğer hayvancılıkta yapıyorsa mutlaka yonca, silajlık mısır, fiğ gibi ürünler ekerek bunlardan hayvan yemi ihtiyacını kendisi karşılayabilir. Bu ürünlere de zaten devletimiz önemli ölçülerde destek vermektedir. Ben birkaç yıldır kendi hayvan yemini kendim üretiyorum. Bu şekilde hayvanlarımız daha sağlıklı ve üretim kapasitesinde de ciddi derecelerde artış oldu. Yem ihtiyacını bende satın alarak bu işi yapmaya kalksam hiçbir şey kazanamaz aksine belki de zarar ederdim.”diye konuştu.
    İTHAL HAYVANA KARŞI DEĞİLİZ FAKAT İTHAL ETE KARŞIYIZ
    Ülkede ve Yozgat’ta hayvancılığın gelişmesi için canlı hayvan ithaline karşı olmadıklarını belirten Sarı, lop, karkas diye tabir edilen kesilmiş olarak gelen et ithaline karşı olduklarını vurguladı.
    Sarı, “Bende Amerika’dan ithal angus ve hereford cinsi 100 büyükbaş hayvan ithal ettim. Şuan bakımını biz kendimiz yapıyoruz. Bunun yanı sıra yine yerli büyükbaş hayvanlarımız var. Bu şekilde hayvancılık üretimimizi sürdürüyoruz. “dedi.
    KESİMHANE
    PROJEMİZE YAKINDA BAŞLAYACAĞIZ
    Hayvancılık faaliyetlerini çok yönlü geliştirerek sürdüreceklerini vurgulayan Sarı, “İşletmemizde şuan için hayvan üzerine üretim yapıyoruz. Devletimiz hayvancılığın gelişmesine yönelik ciddi oranlarda destek vererek katkı sunuyor.
    Bizde Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK)’nın hibe desteklerinden yararlanmak için bir proje hazırladık ve projemiz kabul edildi. Kesimhane projemizle hayvancılık üretimimizi farklı şekilde sürdüreceğiz. Kesimhane projemizin tamamlanması ile bölgemizde besicilerimiz hayvanlarını hijyenik koşullarda kesimhanemize getirerek kesimini yaptırabileceklerdir.”diye konuştu.

  • Belediye’den Afrin’deki  askerler için kan bağışı

    Belediye’den Afrin’deki askerler için kan bağışı

    Belediye Meclis Salonu’nda gerçekleştirilen kan bağışı programına Yozgat Belediye Başkan Yardımcıları olmak üzere çok sayıda personel katıldı. Bir gün boyunca devam edecek olan kan bağışı kampanyasında personeller, mesai bitimine kadar kan vermeye devam edecekler.
    Kan veren tüm personele teşekkür eden Başkan Yardımcısı Serdar Açıkgöz yaptığı açıklamada “Askerlerimiz vatanı korumak için canlarını hiçe sayıyorlar bizim de kanımız onlara feda olsun. İhtiyaç duyulduğunda da fiziki olarak vatan için görev almaya hazırız. Allah Mehmetçiğimizi korusun. Biz kan verelim ama inşallah kullanılmasın. Hiçbirinin ayağına taş değmesin. Hem ülkemizi hem de dünyayı terör belasından kurtarsınlar ve inşallah sağ salim ailelerine kavuşurlar” dedi. Başkan Yardımcısı Şahin Kılınçaslan ise “Afrin’deki askerlerimiz için belediye olarak kan bağışında bulunduk. Umarım askerlerimizin bu kanlara ihtiyaç duymazlar. Hayırlısıyla Zeytin Dalı Harekatı’ndan dönerler. Duyarlılık gösterdikleri için de tüm personelimize teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.