Uzun yıllar yurt içinde ve yurt dışında Türkçenin yabancı dil olarak öğretimi alanında çalışmalar yapan Dursun, konuşmasına dili farklı açılardan tanımlayarak başladı ve “ana dili, yabancı dil, ikinci dil, ana dil edinimi, yabancı dil öğrenme…” gibi kavramlar üzerinde durdu.
Dilin insan ve toplum açısından önemi üzerinde açıklamalar yapan Dursun, Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminin tarihçesi ile ilgili verdiği bilgilerde, Türkçenin tarihsel süreçte, özellikle Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinden Cumhuriyet dönemine kadar Arapça ve Farsçanın etkisinde kaldığını vurgulayarak, bu süreçte Türkçe bilincine sahip Kaşgarlı Mahmut, Ali Şir Nevai gibi bazı Türkçeci aydınlar tarafından Türkçenin gücünü ortaya koymak kaygısı güden değerli çalışmaların yapıldığını, Karamanoğlu Mehmet Bey gibi bazı devlet adamlarının da bu duruma karşı yüksek sesli çıkışlarının olduğunu ancak bütün bu çabaların Türkçenin Arapça ve Farsça karşısında yenik düşmesini engelleyemediği gerçeğini dile getirdi.
Osmanlı’nın son döneminde ve Cumhuriyetin ilk döneminde de Türkçenin yabancı dil olarak öğretimiyle ilgili elle tutulur bir çalışmanın olmadığını belirten Dursun, bu dönemde Türkçenin yabancı dil olarak öğretimiyle ilgili kitapların yabancılar tarafından hazırlandığını, söyleyen Dursun, Bu dönemlerde Almanya’da Türkçenin Yabancı dil olarak öğretimiyle ilgili on beşe yakın kitabın hazırlandığını ifade ederek yine bu süreçte Türkçenin en kapsamlı dilbilgisinin 1920 yılında Fransız Türkolog Jean Deny, tarafından hazırlandığına dikkati çekti.
Konuşmasının son bölümünde Türkçenin Yabancı dil olarak öğretimiyle ilgili yakın tarihte ve günümüzde yapılan çalışmalara değinen Mesut DURSUN, bu konuda kısaca şu bilgileri paylaştı: “Türkçenin yabancı dil olarak öğretimi alanındaki akademik temelli çalışmalar 1984 yılında Ankara Üniversitesi bünyesinde ilk TÖMER’ ( Türkçe Öğretim Merkezi) in kuruluşuyla başladı. Ankara Üniversitesi TÖMER, Türkçenin yabancı dil Olarak öğretimiyle ilgili önemli çalışmaları tek başına üstlendi. Bu çerçevede “Büyük Öğrenci Projesi” adı altında Türk Cumhuriyetlerinden Türkiye’de Yüksek öğrenim görmek amacıyla Türkiye’ye gelen soydaşlara ve dünyanın değişik ülkelerinden Türkçe öğrenmek isteyen bir çok yabancıya Türkiye Türkçesinin öğretilmesi alanında, yurt içinde ve yurt dışında önemli hizmetlerde bulundu.
Sonraları, Yurt Dışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı, Yunus Emre Enstitüsü gibi çatı kuruluşların kurulması ve bir çok üniversite bünyesinde TÖMER’lerin açılmasıyla Türkçenin Yabancı dil olarak öğretimi alanındaki çalışmalar yaygınlaştı. Ancak günümüze gelindiğinde aynı alanda hizmet veren bu kurumlar arasında sağlıklı bir işbirliğinin oluşturulamadığı gözlemlenmektedir.” Yusuf BAĞCI
Kategori: Kültür Sanat
-

Yozgat Türk Ocağı’nda “Ramazan Sohbetleri” sürüyor
-

Köy okulları tiyatro ile buluşacak
SORGED Yönetim Kurulu Başkanı Halil Uğuz konu ile ilgili yaptığı açıklamada; “Köylerimizde yaşayan çocuklar için bir eksiklik olduğunu fark ettikten sonra bu tiyatro alanında sosyal sorumluluk projesi başlatmaya karar verdik. Amacımız köylerde yaşayan çocukların mutlu olması, onların sosyal aktivitelerle bir araya gelmesine vesile olmak. Tiyatro ekibi, ilimizin kültürel ve sanatsal alandaki bir boşluğunu da kapatmış olacak. Gönüllü tiyatro ekibi, hazırladıkları tiyatro oyununu köy köy gezerek çocuklar için sahneleyecek.
Bu eğitimle; yaratıcı drama uygulamalarını yapabilme, sahne gösterileri için bedenini ve konuşma enstrümanlarını doğru bir şekilde kullanabilme, bilgi ve becerisi kazandırılacaktır.
Oluşturacağımız tiyatro ekibinde rol ve görev almak isteyen gençlerin başvurusunu bekliyoruz. Katılmak isteyen gençlerimiz www.sorged.org/haber/koy-okullari-tiyatro-ile-bulusuyor adresinden başvuru yapabilir.” ifadelerini kullandı. Yusuf BAĞCI -

Yozgat Testi Kebabına Nevşehir rakip oldu
Yozgat’ın yöresel yemekleri arasında yer alan ve tescillenen Testi Kebabı’na Nevşehir’de testi kebabı ile rakip oldu.
Nevşehir Testi Kebabının markalaştırılması çalışmaları kapsamında gerçekleştirilen coğrafi işaret alma süreci tamamlandı.
Nevşehir Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı M.Arif Parmaksız yaptığı açıklamada, Nevşehir Testi Kebabının markalaştırılması çalışmaları kapsamında gerçekleştirilen coğrafi işaret alma sürecinin tamamlandığını söyledi.
TSO Başkanı Parmaksız, Nevşehir Valiliği öncülüğünde başlatılan Coğrafi İşaret tescil çalışmaları kapsamında Kapodokya Üniversitesi ile işbirliği yapılarak Nevşehir Testi Kebabı’nın Nevşehir TSO tarafından tescillendiğini ifade etti.
Parmaksız, “Sayın Valimiz başta olmak üzere tescil sürecinde birlikte çalışmış olduğumuz Kapadokya Üniversitesi Rektörlüğü’ne ve Gastronomi Bölümü Öğretim Üyelerine, Nevşehir Tarım İl Müdürlüğü’ne teşekkür ediyorum. Coğrafi İşaret tescil sürecimiz Nevşehir Testi Kebabı ile başladı ve 4 ürün için daha çalışmalar yapmaktayız. Bu ürünler; Süpürge Pekmezi, Üzüm Turşusu, Köftür ve Parmak Üzümdür. Bilindiği üzere “Coğrafi İşaret” üreticiyi ve tüketiciyi koruyan, ürünün kalitesini artıran ve üründe standartlaşmayı mümkün hale getiren, küçük piyasalara ulaşmayı sağlayarak ticareti geliştiren önemli bir sistemdir. Nevşehir Ticaret ve Sanayi Odası olarak Kapadokya Kültüründe yer alan yöresel ürünlerimizin tescili çalışmalarımıza üniversitelerimiz ve diğer paydaşlarımızla devam edeceğiz. İlimize hayırlı olmasını temenni ederim.” diye konuştu. (Alpaslan Demir) -

Çocuklar tiyatro oyununda eğlendi
Sorgun Belediyesi’nin girişimleri ile Sorgun’a gelen Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğüne bağlı tiyatro ekibi, sergiledikleri “Kuzu maydanozun maceraları” adlı oyun ile çocuklara doyumsuz bir tiyatro keyfi yaşattı.
Sorgun Belediye Başkanı M Erkut Ekinci, belediye olarak sosyal ve kültürel etkinliklere her zaman büyük önem verdiklerini söyledi.
Başkan Ekinci, “Kuzu maydanozun maceraları oyununa ev sahipliği yapmak ve ilçemizde bu tür organizasyonların ilgi görmesi bizleri memnun ediyor. Belediyemizin rutin faaliyetleri dışında işler yapmaktan son derece onurlu ve gururluyuz. Önemli olan çocuklara hitap edebilmek, onların yüreklerine dokunabilmek ve onları tiyatroyla buluşturabilmek. Biz bu konuda ilçemizde bir çok ilke imza attık ve organizasyonlarımızın devamı da gelecek” dedi.
Çocuklar, daha sonra Nil Ünlü Aycıl’ın yazdığı, Levent Ulukurt’un yönettiği tiyatro oyunu da ilgiyle izledi. -

Başkan Alpkoçak’tan destek
Yozgat Valiliği, Belediye Başkanlığı ve Bozok Üniversitesi işbirliği ile yayınlanacak olan “Yozgat Tarihi ve Kültürü” kitabına vatandaşlardan destek gelmeye başladı.
Emirci Sultan hazretlerinin 32’nci kuşaktan torunu ve Emirci Sultan Türbe ve Cami Dernek başkanı Kudret Alpkoçak, vâkıfa ait olan 759 yıllık dokümanları Yozgat Tarihi ve Kültürü kitabına kaynak olarak sundu.
Vali Ziya Polat’ı makamında ziyaret eden Alpkoçak, 2 klasörden oluşan tarihi dokümanların 1203 – 1962 yıllarını kapsayan yazışmalar olduğunu söyledi. Vali Polat, Emirci Sultan hazretlerinin 32’nci kuşaktan torunu ve Emirci Sultan Türbe ve Cami Dernek başkanı Kudret Alpkoçak’a değerli katkılarından dolayı teşekkür etti.
Vali Polat, 3 ciltten oluşacak kitabın üniversite koordinesinde valilik ve belediyemizin de ortaklığı ile yapılacağını belirterek, “Kitabın hazırlanma süresini 18 ay olarak düşündük ama inşallah daha kısa sürede bitirmeyi planlıyoruz. Yozgat’ın tarihi ve kültürü ile ilgili elimizde şu an iyi bir kaynak yok. Kentin tarihini ve kültürünü gelecek nesillere aktarma adına akademik bir çalışma sonrası, uluslararası bir yayın ortaya çıkartacağız. Biz bu kitabı Yozgat’ın geçmişini geleceğe aktarma konusunda çok büyük bir emek olduğunu biliyoruz.” dedi. (Alpaslan Demir) -

Vali Polat: Amacımız gelecek nesillere aktarmak
Yozgat Valisi Ziya Polat, Yozgat’ın tarihi ve kültürüyle çok köklü bir geçmişe sahip olduğunu belirterek, bu tarih ve kültürünün gelecek nesillere aktarılması amacıyla Valilik, Belediye ve Bozok Üniversitesi iş birliği ile 3 ciltten oluşan bir kitap yazma çalışmalarına başlanacağını söyledi.
Yozgat Valiliği, Belediye ve Bozok Üniversitesi arasında yazım çalışmalarına başlanılan kitap için Vali Ziya Polat Başkanlığında; Belediye Başkanı Celal Köse, Bozok Üniversitesi Rekötürü Prof Dr. Ahmet Karadağ, paydaş grupların temsilcileri ile Valilik Salonunda değerlendirme toplantısı yapıldı.
Vali Ziya Polat, yaptığı konuşmada; Yozgat tarihi ve kültürü ile ilgili bir külliyat çıkartmak hedefiyle yola çıktıklarını ifade etti.
Amaçlarının gelecek nesillere aktarmak olduğunu vurgulayan Vali Polat, “Valiliğimiz, Üniversitemiz ve Belediyemiz ortaklaşa üniversitemiz koordinesinde değerli büyüklerimizin de destekleri ile 3 ciltten oluşan bir kitap yazma hedefiyle yol almaya başlayacağız. Bu konuda hem akademik çalışma yapan hocalarımız hem de sizlerin önderliğinde Yozgat’tan gelecek nesillere aktarılabilecek en büyük yatırımlardan biri olacağını düşünüyoruz. Sağ olsun Belediye Başkanımız ve Rektör Hocamızla birlikte bu çalışmaya bismillah diyelim dedik. Arkadaşlarımız da yavaş yavaş çalışmaya başlıyorlar. Bu çalışma kapsamında da siz değerli hocalarımızla Yozgat ile ilgili bilgi sahibi olan büyüklerimizden destek almak bu projenin içerisinde yer almanızı istemek için bir toplantı yapıyoruz. En kısa zamanda bu külliyatı Yozgat’a kazandırmanın hedefi içerisindeyiz. Umarım hep beraber Yozgat’ın tarihi, kültürü ve turizmi konusunda elimizde çok büyük kaynak olabilecek külliyatın ortaya çıkacağını düşünüyorum. Hedefimiz 1 yıl içerisinde bunu yayınlamak. Bu konuda geçmiş dönemlerde de çalışmaları yapılmış ve başlanmış ancak bazı nedenlerden dolayı çalışmaların yarıda kaldığını da biliyoruz. Projemizin devam etmesi için üniversitemiz, belediyemiz ve valiliğimiz arasında protokolü imzaladık ki yarın tayinler de olsa başka sıkıntılar da olsa kurumların devamlılığı ile bu işin bitebileceğini umut ediyoruz” diye konuştu.
Yozgat Bozok Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Karadağ’da Yozgat’ın böyle bir esere ihtiyacı olduğunu vurguladı.
Rektör Karadağ, “Bunu biz göreve yeni geldiğimizde değerli büyüklerimiz dile getirmişlerdi. Biz de bu bakımdan üniversitenin var olan potansiyeli çerçevesinde bir protokol imzalayarak bu projeyi hayata geçirelim istedik. Daha önce bir çalıştayımız olmuştu ve orada söylenen şey, daha önce de buna benzer bir çalıştayın olduğu fakat bir türlü bu eserin hayata geçirilemediği ve kazandırılamadığı idi. Tabi geçmişte bu anlamda yapılan çalışmaların bir anlamı ve değeri var. Orada yapılan çalışmalar belki dikkate alınacak ama biz bu beklentinin de inkıtaya uğramaması için belediye, valilik ve üniversite olarak bir araya gelip nasıl bir yol haritası çizebiliriz dedik ve bu konuda kararlılık ortaya koymak adına bir protokol imzaladık. Kısa zaman içerisinde de bu projenin hayata geçirilmesi için bir Baş Editör olarak Üniversitemiz Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ebubekir Güngör Hocamızı tayin ettik ve alan editörlerimiz oluştu. İki hafta önce bir toplantı yaptık. Bir taslak oluşturduk. Bu çalışmada sadece Yozgat Bozok Üniversitesi Tarih Bölümü öğretim üyeleri görev almıyor. Yozgat ile ilgili çeşitli çalışmaları olan tarihçilerin de içinde olduğu çok geniş tabanlı bir yayın grubu karşınızda. Bu çalışma da kabataslak bir içindekiler kısmı oluşturduktan sonra, sizlerle çok sık aralıklarla bir araya gelip eserin artık ete kemiğe bürünmesi aşamalarında eksikleri neler, ilave edilmesi gerekenler neler bu öngörüleri de sürekli geri bildirimler alarak ortaya bir eser çıkaracağız” şeklinde konuştu.
Yozgat Belediye Başkanı Celal Köse ise Yozgat ile alakalı çalıştaylar yapıldığını hatırlattı.
Başkan Köse, “ Yozgat’ın tarihi ve kültürü ile çalışmalar yapıldı. Ama bu eser ihtiyaçtan dolayı ortaya çıktı. Aslında tüm çalışmaları içine alabilecek, değerli katılımcıların katkılarını içine alabilecek ve geleceğimize ışık tutabilecek bir eser ortaya çıkacak. Bu eser hem şehrimizin tanıtımı açısından hem de kültürümüze katkı sağlayacak hem de özellikle akademik araştırmalara da yön verecek bir eser olacak” ifadelerini kullandı. (Alpaslan Demir) -

Sarıkaya’da PANDEMiX projesi gerçekleştirildi
Sarıkaya İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından Köyde öğrenim gören çocukların yüreklerine dokunmak amacıyla uygulamaya konduğu “Pandemix” projesi/ekibi Hisarbey ve Azapbaşlı köylerinde ilk uygulamasını gerçekleştirdi.
Sarıkaya İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünden yapılan açıklamada “Bakanlığımız tarafından yayınlanan pandemi süreci ile ilgili kamu spotlarının izlenmesinin ardından “Temassız Oyunlar Atölyesi” içerisinde sosyal mesafeye uygun oyun ve ısınma hareketleri ile başlayan etkinligimiz, öğrencilerin maske takan çocuk resmi ve Kaligrafik ile maske, mesafe ve temizlik yazılarının yazılması içeriğini kapsayan “Özgün Sanatlar Atölyesi”, Pandemi şarkılarının ritimle öğrenildigi “Pandemide Ritmin Ruhu Atölyesi”; Maske, sosyal mesafe ve temizlik alışkanlıklarının deneylerde ögretilmeye çalışıldığı “Fen Atölyelerine” katıldılar. Ardından “Hacivat ve Karagöz pandemi tiyatrosu” izlenip, Kukla Fistan ve Hafize öğretmenden pandemi ile ilgili bilgiler aldılar.Çocuklarımız öğretmenleri ve arkadaşları ile hem eğlendiler hem öğrendiler. Talebimize istinaden sinevizyon aracını köydeki çocuklarımızın faydalanması amacıyla hizmete sunan Yozgat Valiliğimize,Sarıkaya Kaymakamlığımıza, ulaşım noktasında destek sağlayan Sarıkaya Belediyemiz ile Sarıkaya,Birlik,Nefes Tur kooperatiflerimize, sponsorlarımız Karataş Yapı ve Milli Birlik Beraberlik Federasyonuna,eğitim aşkıyla köy köy çocuklarımıza ulaşan gönüllü öğretmenlerimize yürekten teşekkür ederiz” ifadeleri kullanıldı. (Alpaslan Demir) -

Doğankent’te ‘Okuma Etkinliği’
“Köyde Okuma Etkinliği” motivasyon kaynağı olmaya devam ediyor. Kırsaldaki okullara yönelik bakış açılarını olumlu yönde güçlendiren programın on beşincisi düzenlendi. Yozgat’ta gönüllü olarak sürdürülen etkinlikler ilgi çekiyor ve iz bırakıyor.
Doğankent Şehit Lokman Erkan İmam Hatip Ortaokulu Müdürü Mustafa Mutlu Kadayıfcı’nın daveti üzerine gerçekleştirilen etkinlikte, “Doğankent’ten de İbn-i Batuta çıkabilir”, “Ben de yaparım” ve “Proje Fikri Geliştirme Eğitim Semineri” başlıkları altında Prof. Dr. Mustafa Böyükata bilgi ve birikimlerini paylaştı. Aynı binada eğitim gören Doğankent Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’ni de ziyaret etti.
Covid-19 salgını sebebiyle sadece 8’inci ve 12’inci sınıf öğrencilerin yüz yüze eğitimine müsaade edilmesi sebebiyle, bu öğrencilerle daha uzun vakit geçiren Prof. Dr. Mustafa Böyükata, her bir öğrenci ile bire bir ilgilendi, sorular sordu ve öğrencilerin sorularına cevap verdi. Bilim ve teknoloji okuryazarlığı, küresel ölçekte yaşanan hızlı gelişmeye bağlı olarak iyi eğitilmiş insan ihtiyacı konularından bahsederek, farkındalık oluşturmaya ve bilinçlendirmeye dönük çalışmalara kaktı vermeye çalıştı. Öğrencilerde merak uyandırmaya ve onları düşündürmeye sevk eden bir atmosferin oluştuğu gözlendi. Her gittiği okulda öğrencilerin serbestçe kendilerini ifade edebilecekleri ortamın doğmasına sebep olan Prof. Dr. Mustafa Böyükata, kimi zaman neşelendiren, kimi zaman sorgulatan ve kimi zaman da hüzünlendiren konulara da değinerek, öğrencilere sorumluluklarını hatırlattı. Kişinin bir meslekte yetkinlik kazanmasının, yaptığı işin ve kariyer yolculuğunun birbirinden farlı oluşlarına dikkat çeken Prof. Dr. Mustafa Böyükata, kariyer planlamasının erken yaşlarda yapılmasının ve hedef odaklı çalışmalarla eğitime devam edilmesinin önemini vurguladı.
Ayrıca öğretmenlerle bir araya gelen Prof. Dr. Mustafa Böyükata, sohbet havasında bilgiler paylaştı. Proje fikri geliştirmeye dönük olarak, izlenmeye değer stratejiler ve teknik bazı bilgilere değindi. Köy okullarının fiziki şartlarının ve bulundukları çevre şartlarının güzelliklerinden, yeni öğretmen profillerinin çeşitliliğinden söz eden Prof. Dr. Mustafa Böyükata, bu okulları “Butik Kolej” gibi gördüğünü ve buraları “Köy Koleji” olarak nitelediğini ifade etti.
Prof. Dr. Mustafa Böyükata, “Ziyan edilecek tek bir çocuk yoktur. Her öğrenci ‘kırk kapılı bir handır’ mutlaka dünyasına girilebilecek bir kapısı vardır. Öğretmen bu kapıyı bulmalıdır. Öğrencilerin mizacına uygun karakter eğitimini okullarda vermek mümkündür. İyi kişilikli bireylerin yetişmesi de bu karakter eğitimine bağlıdır. Öğretmenlik fedakârlık mesleğidir. Bu yüzden de kutsaldır. Öğrencilerin ilgi alanlarına, yatkınlıklarına, eğilimlerine odaklanmak gerekir” dedi. TÜBİTAK 4006 Bilim Fuarlarının öğrencilerin gelişimi açısından faydalı yanlarına değinerek, bu konuda da bilgiler verdi ve öğretmenlerden gelen soruları cevaplandırdı.
Doğankent Kasabasında gerçekleştirilen programda, öğrencilere dağıtılmak ve okulda değerlendirilmek üzere, eğitim öğretim faaliyetlerini destekleyici yönde; TÜBİTAK yayınlarından Meraklı Minik, Bilim Çocuk ve Bilim Teknik Dergileri, TRT Genel Müdürlüğü yayınlarından TRT Çocuk Dergisi, Türk Eczacıları Birliği’nin Gürbüz Eczanede yayını, Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi’nin Safahat ve ilgili yayınları, Ulusal Ajans’ın tanıtım materyalleri, eğitim materyalleri ve kitaplardan oluşan hediyeler de teslim edildi. Katkılarından dolayı, Kadıköy Belediyesi Suadiye Gönüllü Evi Başkanı Suat Ağan, Almanya’nın Augsburg şehrinden Göl Market Sahipleri Hüseyin Gözlügöl ve ailesi, Şehit Şükrü Ceylan’ın ailesi, Türk Eczacıları Birliği Genel Sekreteri Eczacı Arman Üney ve Eczacı Mehmet Ali Çakır, İstanbul’dan Halil Vedat Fıratlı İlkokulu Müdür Yardımcısı Bülent Yılmaz, Yozgat Bozok Üniversitesi’nden Öğr. Gör. Muttalip Erkan, Ankara’dan Rıfat Çakır, Yerköy’den öğretmen Neşe Oflaz, Pazarören Mezunlarından ve ODTÜ Mezunlarından farklı meslek mensubu gönüllülere de gıyabında teşekkür edildi.
Programa yakın ilgi gösteren ve iştirak eden Sorgun İlçe Milli Eğitim Müdürü Musa Öcal, doğduğu topraklar başta olmak üzere tüm Anadolu’ya özverili çalışmalarıyla adeta kendisini vakfeden Yozgat Bozok Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Böyükata’ya emek ve gayretlerinden dolayı teşekkür etti.
Doğankent Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Müdürü Seyfi Çalışkan ziyaretin öğrenciler ile kendileri açısından faydalı olduğunu ifade etti. Şehit Lokman Erkan İmam Hatip Ortaokulu Müdürü Mustafa Mutlu Kadayıfcı umduklarından daha üst düzeyde, son derece yerinde ve oldukça faydalı bir program olduğunu belirterek, ilerde yine okullarında görmek istediklerini söyledi, öğrenciler ve öğretmenler adına teşekkür ederek Prof. Dr. Mustafa Böyükata’ya çiçek takdim etti. -

Anadolu Şairlerinden damlalar
“Anadolu Şairlerinden Damlalar “ Kitabı Anadolu Eğitim, Kültür ve Bilim Vakfı yayınları arasında çıktı. Eserde ülkemizin tanınmış 74 şairinin fotoğraflarına, biyografi ve şiirlerine yer verildi.
Eserin önsözünde: “ Şairleri haykıran bir millet” olmak büyük bir bahtiyarlıktır. Şiirleriyle bu yayınımızda yer alan, Türk Milletinin gönül kahramanı şairlerimize en içten sevgi ve saygılarımızı arz etmekten onur ve gurur duyuyoruz… “Gönül soframızı” Halil İbrahim sofrasınca büyütmek ve başka sanat ve edebiyat alanlarında eserlere imza atmak umuduyla…”denilerek eser okuyuculara takdim ediliyor.
Anadolu Eğitim, Bilim ve Kültür Vakfı ANSET (Anadolu Sanat ve Edebiyat Topluluğu) grubunun hazırlamış olduğu: “ Anadolu Şairlerinden Damlalar Antolojisi” vakfın Ay Yayınları arasında yerini almış oldu. Türk Edebiyatına yeni bir nefes, yeni bir soluk kazandıracak olan bu çalışma; şiir ve edebiyat camiasınca da beğeni ve takdirle karşılandı.
74 şair ve yazar arasında yer alan Yozgat Şairler ve Yazarlar Dernek Başkanı gazeteci, şair yazar Ahmet Sargın eserin yayınlanmasından duyduğu memnuniyeti dile getirerek şu açıklamada bulundu: “ Anadolu Şairlerinden Damlalar Antolojisinin yayınlanmasında emeği geçen başta Anadolu Eğitim, Kültür ve Bilim Vakfı Başkanı Sayın; Av. Hayrullah Başer beyefendi olmak üzere vakfın ANSET grubu üyelerine: Mustafa Yıldız, Ömer Kara, Osman Yılmaz, Hüseyin Ayaz kardeşlerime ve özel katkısı olan Celâlettin Ölmez beyefendiye teşekkür ediyorum. Takdire şayan bir çalışma olmuştur, gurur duyuyoruz. Kütüphanelerimizdeki özel yerini alacak olan bu güzel eseri edebiyatımıza kazandıran arkadaşlarımızı tebrik ve takdir ediyoruz. Eserin hayırlı olmasını diliyor, katılan şairlerimizi tebrik ediyor, emeği geçenlere de teşekkürlerimizi sunuyoruz“ dedi.
(Yusuf Bağcı) -

‘Yozgat Tarihi ve Kültürü’ kitap olacak
Yozgat Valiliği, Yozgat Belediyesi ve Yozgat Bozok Üniversitesi arasında “Yozgat Tarihi ve Kültürü İşbirliği” protokolü imzalandı.
Düzenlenen törene Yozgat Valisi Ziya Polat, Belediye Başkanı Celal Köse, Yozgat Bozok Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Karadağ, İl Genel Meclis Başkanı İskender Nazlı, İl Kültür ve Turizm Müdürü Hüseyin Çiftçi ve Yozgat Bozok Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi ve çalışmanın editörü Doç. Dr. Ebubekir Güngör katıldı.
İmzalanan protokolle, Yozgat tarihi ve kültürü temelinde, inceleme, araştırma ve derleme imkânlarını geliştirecek çalışmalar yapmak ve bu çalışmalardan elde edilen sonuçları yazılı doküman halinde yayımlamak ve gerektiğinde sonuçların bilimsel organizasyonlarla paylaşımının yapılması amaçlanıyor.
Yozgat Valiliği, Yozgat Belediyesi ve Yozgat Bozok Üniversitesi arasında “Yozgat Tarihi ve Kültürü” ile ilgili kitap yazımı ve basımı için yapılacak işbirliğini kapsamında , “ Yozgat Tarihi ve Kültürü ” adlı üç ciltlik ortak eserin bilimsel ölçütlere uygun bir şekilde yazılmasını ve paydaşların katılımıyla bilime, kültüre ve topluma katkı sağlayacak bir sosyal sorumluluk projesi kapsamında ortaya çıkartılması hedefleniyor.
Protokol imza töreninden önce bir konuşma yapan çalışmanın editörü Yozgat Bozok Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ebubekir Güngör, Yozgat’ın tarihi, kültürü, sanatı ve dini yönlerinin ele alınacağı kitap için çalışmalara başlandığını belirtti. Güngör, 3 ciltten oluşacak olan kitabın 18 ayda tamamlanmasının planlandığını, her bölümün alanında uzman hocalarımızca derlenip yazılacağını ifade ederek, eserin hayırlı olmasını temenni etti.
Valilik toplantı salonunda düzenlenen protokol imza töreninde konuşan Yozgat Valisi Ziya Polat, Yozgat’ın tarihi ve kültürü ile ilgili ihtiyaç olan bir kitabın protokolünü Yozgat Valiliği, Yozgat Belediyesi ve Yozgat Bozok Üniversitesi ile imzaladıklarını söyledi.
Vali Polat, 3 ciltten oluşacak kitabın üniversite koordinesinde valilik ve belediyemizin de ortaklığı ile yapılacağını anlatarak, “Kitabın hazırlanma süresini 18 ay olarak düşündük ama inşallah daha kısa sürede bitirmeyi planlıyoruz. Yozgat’ın tarihi ve kültürü ile ilgili elimizde şu an iyi bir kaynak yok. Kentin tarihini ve kültürünü gelecek nesillere aktarma adına akademik bir çalışma sonrası, uluslararası bir yayın ortaya çıkartacağız. Biz bu kitabı Yozgat’ın geçmişini geleceğe aktarma konusunda çok büyük bir emek olduğunu biliyoruz.” dedi.
Yozgat Belediye Başkanı Celal Köse ise Yozgat’ın tarihi, kültürü ve geleneği ile alakalı Yozgat Bozok Üniversitesi tarafından hazırlanacak olan çalışmaya her türlü desteği vermeye hazır olduklarını söyledi.
Başkan Köse, yapılacak çalışmanın sonunda kentin tarihine kültürüne ışık tutabilecek ve gelecek nesillere aktarılacak bir eserin ortaya çıkacağını ifade ederek, “İnşallah eserimiz geleceğe yön veren ve toplumumuzun tüm kesiminin istifade edeceği güzel bir çalışma olacak.” diye konuştu.
Yozgat Bozok Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Karadağ ise Yozgat’ın tarihi ve kültürü ile ilgili beklentilere cevap vermekten dolayı büyük bir heyecan ve mutluluk duyduğunu ifade etti.
Rektör Prof. Dr. Ahmet Karadağ şunları kaydetti: “Yapılacak çalışmalar sonunda ortaya çıkacak üç ciltlik eserle, tarihi, sanatı ve kültürü ile Yozgat’ın hafızası kayıt altına alınmış olacak. Üniversite olarak Yozgat’ın tarihini gün yüzüne çıkaracak bu çalışmanın bilimsel ve tarihi aşamalarında yer almaktan büyük bir memnuniyet duyduğumu ifade etmek istiyorum. Geleceğe büyük bir miras olacak olan bu eserden şehrimizin ve ülkemizin kültüre, sanata ve tarihe duyarlı tüm kesimlerinin istifade edeceğini ümit ediyorum. Bu vesile ile Yozgat Valimiz ve Belediye Başkanımıza teşekkür ediyorum. Eserin editörlüğünü yürütecek olan Üniversitemiz Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ebubekir Güngör’e ve ekibine çalışmalarında başarılar diliyorum. Şehrin dinamiği olan üç kurumun desteği ile hayata geçecek proje memleketimize ve milletimize hayırlı olsun.”
Konuşmaların ardından Yozgat Valisi Ziya Polat, Belediye Başkanı Celal Köse ve Rektör Prof. Dr. Ahmet Karadağ tarafından protokol imzalandı. -

Arslan, Roma Hamamı’nı inceledi
Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdür Yardımcısı Seyit Ahmet Arslan, Sarıkaya tarihi Roma Hamamı’nda incelemelerde bulundu.
Tarihi Roma Hamamı’nın turizme kazandırılması için başlatılan ancak bir türlü sonuçlanamayan çalışmalara bir yenisi daha eklendi. 3 bin yıllık tarihine ve dünyada sadece iki tane bulunmasına rağmen çevresindeki yapılaşma ve gereken değerin verilmemesi nedeniyle bakir kalan tarihi hamamda bundan 2 yıl önce başlatılan ancak yarım kalan çalışmaların başlatılması için yeniden düğmeye basılması bekleniyor.
Sarıkaya Belediye Başkanı Ömer Açıkel yaptığı açıklamada Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdür Yardımcısı Sayın Seyit Ahmet Arslan, İl Kültür Turizm Md. Hüseyin Çiftçi, Yeni Anadolu Madencilik Gn. Md. Yrd. Kemal Kazan ve beraberlerinde bulunan proje ekibi tarihi Roma Hamamı’nda incelemelerde bulunarak çalışmalar hakkında istişarede bulunduklarını ifade etti. -

10 HEM’e müzik atölyesi
Yozgat İl Milli Eğitim Müdürü Yusuf Yazıcı, yaptığı açıklamada; bakanlıkları tarafından Halk Eğitim Merkezlerine müzik atölyesi kurulmak üzere 250 Bin TL ödenek gönderildiğini belirterek, bu ödeneği il genelinde 25’er bin TL harcanarak 10 Halk Eğitim Merkezine müzik atölyeleri kurulduğunu söyledi.
Yazıcı, “Merkez, Akdağmadeni, Boğazlıyan, Kadışehri ve Sarıkaya İlçelerimizdeki Halk Eğitim Merkezlerimizde müzik atölyelerimiz kurularak vatandaşlarımızın hizmetine açılırken diğer ilçelerimiz de ise çalışmalar devam etmektedir. Atölyelerimizin kurulmasında başta Devlet Ricalimiz olmak üzere emek ve katkı sağlayan herkese teşekkür eder, vatandaşlarımıza hayırlı olmasını dileriz.”dedi. -

Şairler Antolojisi çıktı
Ay Yayınları’ndan çıkan 304 sayfa kitap içerisinde 71 adet şair ve yazarın kendi kaleminden derledikleri şiirler ve makaleler yer alıyor.
Kitap içerisinde yer alan şiirlerin büyük çoğunluğunda şair ve yazarların Yozgat ve hayat hikayelerini konu alması, Yozgat’ın aynı zamanda eğitim, sosyal ve kültürel değerlere verdiği önemi gösterdiğini vurgulayan Yozgat Şairler ve Yazarlar Dernek Başkanı Ahmet Sargın, yoğun bir çalışmanın ürünü olarak okuyuculara sunulan kitabın Yozgat adına önemli bir eser olduğunu belirtti.
Pandemi sürecine rağmen yazmaktan geri durmadıklarını, eserleri ile Yozgat Sevdalıları Antolojinin çıkmasına katkı sunan Şair ve Yazar dostlarına teşekkür etti.
Gazetemiz sahibi Bekir Çaylak’a da bir kitap hediye etti.
-

Yozgat’ı Nevşehir tanıtacak
Nevşehir Turist Rehberleri Odası Başkanı Yunus Ünal, gezinin ardından yaptığı açıklamada, yakın zamanda turizm açısından Yozgat’ın kültürü, doğası ve yemeğiyle ön plana çıkacak bir il olduğunu belirtti. Ünal, Yozgat’ı tanımak ve tanıtmak için gezi düzenlediklerini ifade ederek, “Türkiye’de turizm faaliyetleri oldukça yoğun. Pandemi süreci ile birlikte bu yoğunlukta düşme var. Ancak kısa süre içerisinde hızlı bir çıkış yakalayacağımızı düşünüyoruz. Dolayısıyla Yozgat, doğası, kültürü, tarihi, yemekleriyle ön plana çıkacak. Bu şehri bütün paydaşlarımıza tanıtmak istiyoruz. Yozgat, ulaşım noktasında önemli bir kavşakta, hızlı tren ile birlikte İstanbul’dan, Ankara’dan ve yurdun diğer illerinden yerli ve yabancı turistlerin yoğun şekilde geleceğini düşünüyorum.” dedi.
Yozgat Belediye Başkanı Köse Yozgat’ın termal turizm, doğa, kültür ve tarih turizminde var olan değerlerini ortaya çıkaramamış bir kent olduğunu belirterek “Bu gibi çalışmalarla şehrimizin tanıtımı ve turizme kazandırılması adına ilçe belediyelerimizle iş birliği içerisinde elimizden gelen çabayı göstereceğiz. Bugün rehber arkadaşlarımızı misafir ettik ve onlar önce Yozgat’ı gezsinler, tanısınlar ve tanıtımına da katkı sağlasınlar istedik.” ifadelerini kullandı.SORGUN BELEDİYE BAŞKANI ERKUT EKİNCİ; “YOZGAT’TA TURİST ÇEKMEK İSTİYORUZ”
Sorgun Belediye Başkanı Ekinci ise 50 kişilik rehber grubunu iki gündür Yozgat’ta ağırladıklarını ve kenti tanıtmaya çalıştıklarını aktardı.Ekinci, “Yozgat Belediyesi ve Sorgun Belediyesi olarak ilk yapılacak turlarla maddi ve manevi destek sağlayarak buraya Kapadokya kapısından Yozgat’a doğru turist çekmek istiyoruz.” ifadesini kullandı.Turizmci Kamil Duman da gezi grubu içinde 20’ye yakın dili konuşan rehberlerin bulunduğunu vurgulayarak, “Her dilde yerli ve yabancı turistlere bölgemizi tanıtma gayreti içindeyiz. Bunun için eğitim gezisi organize edildi. İlerleyen dönemde turist akışını buraya sağlamayı düşünüyoruz. Aramızda Amerikalı, Çinli misafirimiz de var.” değerlendirmesinde bulundu. (HABER MERKEZİ) -

Sedef: Yozgat’ın kültür ve turizm alanında desteklemesi gerekir
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Yozgat Milletvekili Ethem Sedef, Mecliste; 2019 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi, Kültür ve Turizm Bakanlığı Bütçe üzerine yaptığı konuşmada; Yozgat’ın kültür ve turizm alanında desteklenmesi gerektiğini söyledi.
Milletvekili Sedef, yaptığı konuşmada, Yozgat’ın jeotermal kaynakları bakımından büyük bir zenginliğe sahip olduğunu ve bunun değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Sedef, “Tarihi ve doğal güzellikleri ile dünyada turizm alanında önemli bir yere sahip ülkemizde son yıllarda yaşanan bazı olumsuzluklar Turizm sektörünü de etkilemiştir. Turizm gelirlerimizde düşüşler gerçekleşmiştir. 2016 yılında yaşanan olumsuzluklardan kaynaklı sektör sorunları kısmen atlatılmış gözükmektedir. Fakat ziyaretçi başına harcama tutarı her yıl giderek azalmaktadır. 2014 yılında 828 dolar olarak gerçekleşen ziyaretçi başına harcama her geçen yıl azalmıştır. Ve geçtiğimiz yıl 681 dolara kadar gerilemiştir. Elbette bu duruma neden olan bölgesel ve küresel durumlar söz konusudur. Fakat hiçbir bahane sığınmadan kültür ve turizm alanında en ideali bulmak için çalışmamız gerekmektedir. Bizler için cennet ülkesinden bir yer olarak gördüğümüz güzel ülkemizi dünya turizm sektöründe en iyi konuma getirmek için turizm elçisi gözüyle baktığımız ziyaretçilerimizin memnuniyeti önemli bir kriterdir. Bunu sağlamak için öncelikle nitelikli eleman yetiştirmemiz gerekmektedir. Özelikle turizm meslek liseleri geliştirilerek sektörün yoğun ihtiyaç duyduğu nitelikli eleman ihtiyacını karşılanabilir hale getirilmesi sağlanmalıdır. Bu nedenle turizm sektörüyle ilgili bazı tedbir ve düzenlemeler yapılması gerekmektedir.”dedi.
TURİZM DENİLDİĞİNDE AKLIMIZA SADECE DENİZ KUM, GÜNEŞ GELMEMELİDİR
Turizm denildiğinde akıllara sadece deniz kum, güneş gelmemesi gerektiğini vurgulayan Seedef, “ Bakanlığın adında yer alan kültür alanı kesinlikle unutulmamalıdır. Kültürel ve tarihi zenginliklerimiz doğru politikalarla turizm alanında mutlaka değerlendirilmelidir. Ayrıca, inanç, sağlık, kongre, spor ve yayla turizmi gibi değer alanlarda ki potansiyeli en iyi şekilde değerlendirerek turizm faaliyetlerini her geçen gün artırarak sürdürmemiz gerekmektedir. Geleneksel pazarların yanı sıra yeni pazarlara açılmayı uzak doğu pazarındaki payımızı artırmayı hedeflemeliyiz. Türk kültürü ve sanatının yaşatılması geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması amacıyla milli kültür endüstrisi oluşturulmalıdır. Özellikle çocuklarımızın kişililiklerinin oluşumu ve kültürel değerlerinin özümsenmesi açısından milli çizgi film endüstrisi geliştirilmeli çocukların bilgisayar oyun vasıtasıyla yabancı kültürlerin etkisinde kalmasının önlenmesi için milli bilgisayar oyunları ve yazılım sisteminin geliştirilmesi gerekmektedir.”diye konuştu.
YOZGAT CİDDİ KAYNAKLARA SAHİPTİR
“Yozgat sağlık kültür turizm alanlarında yaralanabilecek yer altı mineralli sular gazlar iklimsel unsurlar açısından ciddi kaynaklara sahiptir.” diyen Milletvekili Sedef, “Bu kaynaklar; tıp turizmi, kaplıca ve yaşlı bakımı turizmi şeklinde değerlendirilebilir. Yozgat’ımızda bulunan termal kaynaklar, Sarıkaya, Sorgun, Yerköy, Sarykent ve Boğazlıyan ilçelerimizde maalesef boşa akmaktadır. Sürekli göç veren ilimizin ayakta durabilmesi ve göçün engellenebilmesi için kültür bakanlığımızca kamu yatırımları ve özel sektör desteklenerek şehrimize bir katma değer sağlanabilir. Yine Aydıncık ilçemizde muhteşem doğal güzelliklere sahip bir kanyonumuz mevcuttur. Yine sorgun ilçemizde Kerkenes Harabeleri gibi değerlerimizin turizme kazandırılması için adımlar atılmalıdır. Daha öncede ifade ettiğim gibi Yozgat göç vererek küçülüyor. İlimizdeki bu ekonomik daralmanın önüne kültür ve turizm alanında yapılacak yatırımlar ve özel sektöre verilecek destekle bir nebze önüne geçileceğini düşünüyorum. Yozgat’ta ne bir fabrikamız var ne de gençlerimize iş vereceğimiz aş vereceğimiz bir alan var. Ama spora yönlendirebilirsek, sporcu yetiştirmek için çaba sarf edersek eminim Yozgat’tan milli gururumuz olan güreşçimiz Rıza Kayaalp gibi birçok güreşçimizin çıkacağına eminim. “şeklinde konuştu. -

Cemil Arslan Güven tazeledi
Yozgat Sürmeli Folklor ve Sanat Derneği olağan genel kurul toplantısı yapıldı. Dernek binasında yapılan toplantı da Cemil Arslan ve yönetim kurulu oy birliği ile yeniden seçildi.
Yozgat’ta Sosyal ve Kültürel faaliyetlerin daha geniş kitlerce yapılması ve yayınlaşmasına kurulduğu günden bu yana önemli katkı sunan, kentin gelenek ve göreneklerinin yaşatılması için çalışmalar yürüten Yozgat Sürmeli Folklor ve Sanat Derneğinin genel kurulunda açılış konuşmasını yapan Başkan Cemil Arslan, Derneğimizin kuruluş amacı doğrultusunda çalışmalar ve projeler yaptıklarını vurguladı.
İlimizi ve derneğimizi tanıtmak için arkadaşlarımızla çaba harcadıklarını ifade eden Arslan, “Sürmeli Folklor Kültür ve Sanat şöleni adı altında şenlikler düzenledik ve bugünlere geldik. Faaliyetlerimizi ve çalışmaları devam ettirebilmek için yeniden göreve talibiz” dedi.
Yapılan toplantı sonunda önerilen yönetim kurulu oy birliği ile yeniden seçildi. Dernek Başkanı Cemil Arslan, gösterilen teveccühe teşekkür ederek, daha çok çalışarak hizmet etmeye devam edeceğiz diyerek, sözlerini tamamladı. -

Sarıkaya, ‘Ben Yoruldum Hayat’ Şarkısını Nasıl Yazdığını Anlattı
‘Ben Yoruldum Hayat’ şarkısıyla ünlenen Mümin Sarıkaya, katıldığı programda şarkıyı nasıl yazdığının hikayesini anlattı.
‘Ben Yoruldum Hayat’ türküsüyle gönüllerde tahta kuran Mümin Sarıkaya, Kanal D ekranlarında yayınlanan ‘Müge ve Gülşen’le 2. Sayfa programına konuk oldu. Sarıkaya, ünlenmesinde büyük etkisi olan türküyü nasıl yazdığını da anlattı.
“DOĞUM GÜNÜMÜ KUTLAYAN İNSANLARA FARKLI BİR TEŞEKKÜR ETMEK İÇİN ŞARKIYI YAZDIM”
Sarıkaya, canlı yayında dillere destan olan türküsünün hikayesini şöyle anlattı: “Şarkının bu kadar dinleneceğini hiç düşünmemiştim. İnsanın hayatında yorgunluklar olur çileler olur. Bende 30 sene müziğe emek vermiş biriyim. Hayallerimiz isteklerimiz oluyor ama bazı şeyler hemen olmuyor demek ki hepsi toplanmış. Ben 9 Haziran doğumluyum, 8 Haziran’da gece sosyal medyadan doğum günü mesajları gelmeye başladı. Ama ben o gün şarkı yazabilecek psikolojideydim. Bende bu insanlara farklı bir teşekkür edeyim bir dörtlük yazayım dedim.
“FACEBOOK’A KOYDUM ONLARCA İNSAN PAYLAŞMAYA BAŞLADI”
Eve gittim, kalem kendi kendine yazmaya başladı ‘ne oluyor dedim’ 2-3 derken geldi o gün 4-5 yazabilirdim. Sabahta heyecanlandım arkadaşlarımı çağırdım hemen bir keman bir bağlama ne varsa gelin dedim. Sonra çaldık ama beğenmedim şarkıyı. O günde memleketimde İdil Biret’in piyano konseri vardı. Yozgat’ta çok güzel bir salonu vardı orada İdil Hanım’ı dinledik piyanosu falan vardı.
Bende ‘acaba bana bu salonu verirler mi?’ dedim. Sonra sağ olsunlar verdiler. Sonra bir arkadaşımdan rica ettim iki kamera alıp geldi. Sonra çaldık, söyledik Facebook’a koyduk. Her enter’a bastığımızda onlarca insan paylaştı.” -

UNESCO iÇiN ÇEKiMLER YAPILDI
Turizm Ve Tanıtma Platformu (TÜTAP) Genel Başkanı Fikret Yıldız ve ekibi, UNESCO’ya sunulmak üzere Roma Hamamında tanıtım videosu çekti.
TÜTAP Başkanı Fikret Yıldız, Türkiye’de yürütmüş oldukları “Dünya Mirası Türkiye” projesi adıyla çok önemli bir çalışma yaptıklarını belirterek, “Bu projemiz Türkiye’deki bütün UNESCO unsurlarını kapsayan bir proje. Yani asıl listede olan yerlerimiz, geçici listede olan yerlerimiz ve somut olmayan kültürel mirası kapsayan kapsamlı bir proje. Dünya Mirası Türkiye projesi yaklaşık olarak 4 tane bakanlık tarafından da desteklenmekte. Aynı zamanda yerel yöneticilerin de bize çok büyük destekleri var. Buradaki amacımız Türkiye’de bulunan bütün UNESCO unsurlarımızı hem kendi insanlarımıza iyi anlatabilmek hem de yurt dışındaki tanıtım faaliyetlerinde kaliteli materyaller hazırlayıp bunu dünya insanlarına sunmak. Çünkü dünya mirası dediğimiz zaman burada bulunan miras unsurunun sadece burada bulunan halkın sahiplendiği değil dünya insanlarının sahiplendiği ve dünyaya mal olmuş bir unsur olarak kabul ediyoruz” dedi.
Roma Hamamının UNESCO kriterlerini uygun olduğunu ifade eden Yıldız, “Roma Hamamı bu kriterlere uygun olmasına rağmen adaylıkla ilgili bir başvuru bu güne kadar yapılmamış. Nasip olursa biz Turizm ve Tanıtma Platformu (TÜTAP) olarak buranın UNESCO’ya girmesi ile ilgili Yozgat Valiliği ile, belediye ile, kaymakamlıkla, birlikte başvurumuzu yapacağız. UNESCO’ya girdikten sonra buranın hem Sarıkaya hem de Yozgat ilinde çok büyük bir tanıtım kapısı olacaktır. Hem turizm açısından hem de sosyal yaşam olarak bu avantajı da hep birlikte göreceğiz” diye konuştu.
Vali Kemal Yurtnaç ise, Roma Hamamı’nın Yozgat için önemli bir fırsat olduğunu söyledi.
Yozgat’ın ve Türkiye’nin tanıtımında Roma Hamamı’nın ön sıralara gelecek bir yer olduğunu kaydeden Vali Yurtnaç, “Böylesine güzel ve önemli bir tarihin bu güne kadar gündeme taşınmaması ilginç. İnşallah biz bundan sonra burayı Yozgat’ın tanıtımında kullanacağız. Özellikle kamulaştırmalar yapacağız, çevresini boşaltacağız, yeni kazı alanlarını üniversite ile beraber yapacağız. Şuanda da Türkiye Turizm ve Tanıtma Platformu ile beraber UNESCO’nun kültürel mirasına alınması ile ilgili çalışmalar başlattık. Muhtemelen 2017 yılı içerisinde kültürel mirasın içerisine konacak. Tabi bu dünya kültürel mirasının içerisine konulunca tüm dünyanın gündemine gelecek.
Dünyanın gündemine gelince de buranın ziyaretçileri olacak. Dolayısıyla hem ülkemizin hem de Yozgat’ımızın tanıtımı için güzel bir çalışma olacak” şeklinde konuştu.
Hemen her ülkenin benzer değerlerinin olduğunu belirten Vali Yurtnaç, “Bunları tanıtabiliyor musunuz, gün yüzüne çıkarabiliyor musunuz, önemli olan bu. Biz bu değerleri bu şekilde kullanabilmek istiyoruz. Burası takriben 2 bin 200 yıl önce kral kızlarının yıkandığı yerler. Eğer burada bir hamam, bir sıcak su varsa, buranın ibadet yeri de var, meclisi de var, tiyatro alanı da vardır. Aslında Sarıkaya keşfedilmesi gereken bir değer biz üniversitemizde arkeoloji bölümünün açılması ile birlikte bu değerleri ortaya çıkaracağız” diye konuştu. -

KYK öğrencileri ‘Tiyatro Sporu’ ile hem oynadı hem eğlendi
Bozok Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Salonunda düzenlen etkinliğe KYK Yozgat İl Müdürü Rasim Parlak, KYK personeli ve öğrenciler katıldı. Oyuncular izleyicilerden aldıkları konu başlıklarını öğrencilerle birlikte doğaçlama olarak yeteneklerini sergilerken izleyiciler de neşeli dakikalar geçirdi.
Tiyatro sanatçısı Emrah Aktürk, KYK’nın aracılığıyla bu oyunları oynadıklarını söyledi. Türkiye’deki üniversite öğrencileriyle buluşacaklarını ifade eden Aktürk, “Oyunumuzu KYK sayesinde gençlerle buluşturuyoruz. Oyunumuz doğaçlama gerçekleşiyor, bizde metin yok. Sadece turlarımızın kuralları var o kurallar çerçevesinde seyircinin verdiği yönelimlerle, neyi oynamamızı isterlerse biz onu oynuyoruz.
Genellikle eğlence üzerine kurulu oluyor. Bu biraz da vize zamanlarına geldi.
Öğrencilerin sınav stresini atmalarına vesile olduk diye düşünüyorum. Salon gayet doluydu ve katılım çok güzeldi. Yozgat’ın da seyircisi çok iyiydi. Müthiş bir geri dönüş vardı. Çok güzel bir seyirci vardı. O seyirciyle beraber 2 saat gibi bir vakit geçirdik” dedi.
Öğrencilerde tiyatro oyunlarıyla eğlendiklerini belirterek, “Vizeler öncesi kısa sürede olsa eğlendik. Bazı arkadaşlarımız sahne alıp performanslarını gösterdi. İyi bir zaman geçirdik, tiyatro ekibine ve bu programı hazırlayan yurt idarecilerimize teşekkür ediyorum” diye konuştu. -

Lekesiz: Şehirler medeniyetin aynasıdır
AK Parti İl Başkanı Harun Lekesiz, Dünya Şehircilik günü dolayısıyla yaptığı yazılı açıklamada şehirlerin önemine değindi.
Lekesiz, şunları kaydetti: “Kadim bir kültürü olan Anadolu topraklarını geçmiş ile geleceği, sanatla mimariyi ve en önemlisi insan ile şehri bütünleştiren bir şehircilik anlayışını her zaman ilke edindik. Şehirler sosyal, kültürel ve mimari değerleriyle bir milletin zenginliği, medeniyetin aynasıdır. Her medeniyet, şehirlerin oluşturduğu maddi ve manevi zemin üzerinde doğup büyür. Şehirler medeniyetlerin hem beşiği hem de ilerleme kaynağıdır.
Bir millet sahip olduğu değerler birikimini şehirlerine kazandırdığı özellikler vasıtasıyla ortaya koyar. İçerdiği hayat tarzları, insan ilişkileri, üretim yapıları, doğal ve mimari özellikleriyle şehirler kendi özgünkimliklerinikazanmaktadır. Bizler, dünyanın ticaret, kültür, sanat ve din merkezi olan şehirlerini inşa etmiş ve yönetmiş bir millet olarak bugün de şehirlerimize sahip çıkmanın gayreti içindeyiz.
Bunu bir medeniyet perspektifi içinde gerçekleştirmek temel ilkelerimizden biridir.”
“AKParti iktidarı olarak şehrimizide şekillendirirken içinde yaşayan insanımızı medeniyetimizin özüne ve ruhuna uygun biçimde şehrimizle birleştirmeyeçalıştık. ”diyen Lekesiz, “Tarihi konaklarımızı yöresel zenginliklerimizi yeniden keşfettik.
Büyük sinemanın yeniden inşası ile geçmişi günümüze taşıyarak gelecek nesillere kültür mirası bırakmak istedik . Yeni terminal binamızla, yeni yollarımızla açılan yeni bulvar ve caddelerle yeni bir vizyon oluşturduk.Yaşanabilir bir Yozgat için parklarımızla yeşili bol temiz ve modern bir kent dizayn etme gayreti içinde olduk. Kapalı otopark, kapalı Pazar yeri, yeni tol çarşı AK Meydan projeleri, Spor vadisi gibi modern yapılarla şehrimizi buluşturma gayreti içerisindeyiz. Kentsel dönüşüm projemiz bu anlayış ve istikamet üzere bugün hızla devam ederken, şehirlerimizin tarihi ve kültürel dokusuyla uyumlu bir yapılanmanın gerçekleştirilmesi birinci önceliğimiz olmaya devam edecektir. Bu düşüncelerle Dünya Şehircilik Günü’nü kutluyor, yürüttüğümüz şehircilik çalışmalarının başarıya ulaşması dileğiyle şehirlerimiz adına sorumluluk alan kuruluşlarımızdabaşarılardiliyorum.”diye konuştu. -

Tarihi Roma hamamı UNESCO yolunda
Turizm ve Tanıtma Platformu (TÜTAP) Genel Başkanı Fikret Yıldız, Vali Kemal Yurtnaç’ı ziyaret ederek konu hakkında bilgi verdi.
Yıldız, Tarihi Roma Hamamı konusunda üzerlerine düşen tüm sorumluluğu yerine getireceklerini ve Roma Hamamının UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesine daha sonra da asıl listeye girmesi için tüm çabayı göstereceklerini söyledi.
Vali KemalYurtnaç’ta Roma Hamamının hem ülke genelinde hem de uluslararası platformda tanıtımının yapılması için Yozgat Valiliği olarak tüm çalışmaları yaptıklarını ifade etti.
UNESCO’ya adaylık sürecinin başladığını belirten Vali Yurtnaç, “Yozgat Valiliği öncülüğünde, Turizm ve Tanıtma Platformu (TÜTAP) tarafından yürütülen ‘Dünya Kültürel Mirası Listesinde Türkiye’ projesi kapsamında Sarıkaya ilçesinde bulunan Tarihi Roma Hamamı ile ilgili UNESCO’nun Dünya Mirası Geçici Listesine alınması için süreç başlatılmış durumda. 2017 Mart ayında UNESCO toplantısında Tarihi Roma Hamamının bu listeye alınması için tüm girişimlerde bulunacağız” dedi.
Roma Hamamının UNESCO listesinde olmasının Yozgat’ın tanıtımı açısından önemli olduğunu ifade eden Yurtnaç, “Kültür ve tabiat varlıkları açısından son derece önemli olan ülkemiz, zengin ve büyük bir kültürel potansiyele sahiptir.
Ülkemiz arkeolojik zenginliklerimiz açısından başka hiçbir ülkeyle kıyaslanamayacak kadar emsalsiz bir hazine niteliğindedir. Bu hazineler içerisinde Roma Hamamı da büyük önem taşımaktadır. Burada yapılan kazı çalışmalarının genişletilmesi ve UNESCO listesine girmesi ile hem ülkemiz hem de ilimiz için büyük bir prestij olacaktır” diye konuştu. -

Parmak çörek yoğun ilgi görüyor
Türk Patent Enstitüsü tarafından tescillenen ve 110 yıldır tüketilen Yozgat parmak çöreği, sabah kahvaltısının vazgeçilmezleri arasında yer alıyor. Sadece Yozgat’ta üretilen ve şehre has bir ekmek türü olan parmak çörek Yozgatlının misafirlerine ikram edilirken, il dışına da hediye olarak götürülüyor.
İlde uzun yıllar dededen kalma mesleği devam ettiren fırın işletmecisi Bekir Kırdemir, parmak çöreğin şehre has bir ekmek türü ve diğer ekmeklerden ayıran en önemli özelliğinin katkısız olarak üretilmesi olduğunu söyledi.
Türkiye’nin hiçbir ilinde bulunmayan parmak çöreği vatandaşlar gittikleri şehre hediye olarak götürdüklerini anlatan Kırdemir, “Parmak çörek parmağa benzediği için adına parmak çörek denilmiştir. Hazırlanışı ise hamur dört parçaya bölünür daha sonra taş fırında özel köz ateşi içinde pişirilir. Tamamen doğal olduğundan lezzeti bir başkadır. Yozgat’ta en çok sabah kahvaltısında tüketilir. Yozgat’ta parmak çörek olmadan Yozgatlının kahvaltısı olmuyor. Parmak çöreğin diğer bir özelliği de bayatlamaması uzun süre durması 3-4 gün durabiliyor ve bayatlamadan tüketilebiliyor. Parmak çörek Türk Paten Enstitüsü tarafından tescillenmiştir. Parmak çöreğin Yozgatımız’da 110 yıllık bir geçmişi var” dedi.
Parmak çöreğin il dışına giderken hediye olarak götürüldüğü veya misafirliğe gelen Yozgatlıların giderken yanlarında 10-15 tane parmak çöreği götürdüklerini ifade eden Kırdemir, “Vatandaşlarımız buradan aldıkları ekmekleri bir günden tüketemedikleri için buzdolabında saklıyor ve istediğinde fırında ısıtarak tüketiyor” diye konuştu.
Hüseyin Demir, isimli vatandaş İzmir’den misafirleri için sabah kahvaltısına parmak çörek almaya geldiğini belirterek, yaklaşık 20 dakika parmak çörek almak için sırada beklediğini söyledi. Demir, “Zaman zaman sabah kahvaltısı için Parmak çörek alıyorum. Vatandaşlarımızda benim gibi düşündüğünden fırına akın etmişler.
Yaklaşık 20 dakika oldu sıra bekliyorum. Parmak çörek ilimizin yöresel ekmeği olduğu kadar lezzeti bakımından da oldukça fazla tercih ediliyor.”diye konuştu.






