Kategori: Siyaset

  • Destici, Adana’daki  terör saldırısını kınadı

    Destici, Adana’daki terör saldırısını kınadı

    Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici, bir dizi etkinlik için Yozgat’a geldi. Burada parti teşkilatı ile bir araya gelen Genel Başkan Destici, basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.
    Düzenlenen programa BBP Genel Başkan Yardımcısı Selahattin Şenliler, İl Başkanı Kemal Korkmaz ve partililer katıldı.
    Adana’da Valilik otoparkında meydana gelen ve 2 kişinin hayatını kaybettiği 33 kişinin de yaralandığı patlama hakkında açıklamalarda bulunan Genel Başkan Destici, “Ülkemiz çok zor günlerden ve süreçlerden geçiyor.
    Milletçe sevgiye, barışa, kardeşliğe ihtiyaç duyduğumuz bir dönemdeyiz. Hain, katil PKK sürüsü, ülkemiz içerisindeki terör eylemlerine devam ediyor. Bu sabahta Adana’da gerçekleştirilen terör saldırısında 2 vatandaşımızın hayatını kaybettiğini, şehit olduğunu 30’a yakın vatandaşımızın da yaralandığını öğrendik. Bu katiller sürüsünün yaptığı hain ve kalleş terör eylemlerini ve bunları yapanları Yozgat’tan lanetliyorum. Hayatını kaybeden şehit olan vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet diliyorum. Bütün arzumuz isteğimiz bu eylemlerin son olması” şeklinde konuştu.

  • Destici: Biz sonuna kadar  Yozgat’ın yanındayız

    Destici: Biz sonuna kadar Yozgat’ın yanındayız

    Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici, bir dizi etkinlik için Yozgat’a geldi. Burada parti teşkilatı ile bir araya gelen Genel Başkan Destici, basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Düzenlenen programa BBP Genel Başkan Yardımcısı Selahattin Şenliler, İl Başkanı Kemal Korkmaz ve partililer katıldı.
    Yozgat’ın bir türlü gelişip kalkınamadığını söyleyen Genel Başkan Destici, “Yozgat sürekli göç veren ve küçülen bir ilimiz. Yozgat sahipsiz kalmış. Kişi başına milli gelir Türkiye’de 9 bin dolar Yozgat’ta 5 bin dolar. İşsizlik Türkiye’de yüzde 11 Yozgat’ta yüzde 20 oranında. Yozgat’ın teşvik alacak illerin en başında gelmesi gerekiyor. Yozgat’ın büyümesi lazım. İşsizliğe, göçe çare bulunması lazım. Hızlı tren Yozgat’a yapılmış özel bir yatırım değil. Önce 2016 dediler şimdi 2020’ye uzayıp gidecek. Bu yatırımın bitirilmesi lazım. Her ilin havaalanı var Yozgat’ın yok.” şeklinde konuştu. Ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalı bir şehrimiz. Diyarbakır’a ne kadar destek veriyorsanız Yozgat’a da o oranda verin. Fazlasını istemiyoruz. Yozgat’ın günahı ne. Milliyetçi, vatanına ve milletine bağlı olmaları mı? Adaletsizlik yapılmasın biz bunu istiyoruz. Yozgat’ta pastadan bir pay alsın. Sanayileşme sağlansın. Tabi ki de bunları yapacak olan Yozgat’ın meclisteki temsilcileri. Biz sonuna kadar Yozgat’ın ve Yozgatlının yanındayız.” dedi.

  • Bakan Bozdağ’dan cinsel  istismar suçu açıklaması

    Bakan Bozdağ’dan cinsel istismar suçu açıklaması

    Adalet Bakanı ve Yozgat Milletvekili Bekir Bozdağ gündemi meşgul eden cinsel istismar suçuyla ilgili Twitter hesabı üzerinden açıklamalarda bulundu. Bakan Bozdağ, “Tecavüzcü ile evlenerek cezadan kurtulma imkanı getirilmemiştir.” dedi. İşte Bekir Bozdağ’ın Twitter hesabından yaptığı o açıklamalar:
    Tecavüzcü ile evlenerek cezadan kurtulma imkanı getirilmemiştir.Bunun aksini iddia edenler,konuyu bilerek ve isteyerek çarpıtanlardır. Cebir,tehdit,hile ve iradeyi sakatlayan başka bir nedenle cinsel istismar suçunu işleyenler (tecavüzcüler),bu düzenlemeden yararlanamaz.
    “TECAVÜZCÜLERİ KESİNLİKLE
    KAPSAMAMAKTADIR”
    Düzenleme;cebir,tehdit, hile ve iradeyi sakatlayan başka bir sebeple birlikte olanları, yani tecavüzcüleri kesinlikle kapsamamaktadır. Düzenleme; sadece evlenmiş; ama yaş şartı nedeniyle nikah yapamamış olanların,resmî nikahla evlenmeleri halinde uygulanacaktır. Düzenleme; sadece dışardaki kadının, içerdeki kocanın, bu evlilikten doğmuş çocukların ve ailelerin mağduriyetini gidermeye yöneliktir.
    Küçük yaşta evlilikleri önlemek için Türkiye’de en önemli tedbirleri Ak Parti hükümetleri aldı. Eski TCK.’daki,evlenerek cezadan kurtulmayı sürekli sağlayan düzenlemeyi (Eski TCK. 423,434’ü) Ak Parti, 2004’te yürürlükten kaldırdı. Eski TCK.’da “adabı umumiye ve nizamı aile aleyhine cürümler”başlığı altında düzenlenmiş cinsel saldırı suçlarını,…
    Yeni TCK.’da;”kişilere karşı suçlar” kısmında,”vücut dokunulmazlığına karşı işlenen suçlar”arasına Ak Parti hükümeti aldı.
    Eski TCK.’daki evlenme vaadiyle kızlık bozanın,aynı kızla evlenmesi halinde cezayı düşüren düzenlemeyi de Ak Parti kaldırdı(Eski TCK.423)
    Erken yaşta evliliklerin önüne geçmek için zorunlu eğitimi 12 yıla Ak Parti hükümeti çıkardı. Çocukları/kadınları korumak için Anayasaya pozitif ayrımcılığı koyma dahil önemli adımları atan Ak Parti’yi buradan vurmak,haksızlıktır.

  • VATANDAŞLARA  KOLAYLIK SAĞLANDI

    VATANDAŞLARA KOLAYLIK SAĞLANDI

    TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilen ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından onaylanan Kanun’un, KOBİ’lerin yanı sıra tacir, esnaf, çiftçi, üretici örgütü ve serbest meslek erbabının getirilen yeniliklerden istifade edeceğini belirten Lekesiz, ticari aktörlerin finansmana erişiminin kolaylaşması sonucunda da daha fazla üretim ve yatırım yapılabileceğini kaydetti.
    İl Başkanı Lekesiz, yaptığı açıklamada, Türkiye’de özellikle KOBİ’lerin gelişimlerini olumsuz etkileyen çeşitli unsurlar bulunduğunu, bunların başında da finansmana erişimde yaşanan güçlükler geldiğini ifade etti.
    1 Ocak 2017 tarihinde yürürlüğe girecek Ticari İşlemlerde Taşınır Rehni Kanunu ile finansmana erişimin kolaylaştırılmasında büyük bir adım atıldığını kaydeden Başkan Lekesiz, yeni Kanun’un neler getirdiğini şu şekilde sıraladı: “TBMM Genel Kurulunda kabul edilen ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından onaylanan “6750 sayılı ‘Ticari İşlemlerde Taşınır Rehni Kanunu’, 1 Ocak 2017 tarihinde yürürlüğe girecek. Yasa ile teslimsiz taşınır rehin hakkının güvence olarak kullanımının yaygınlaştırılması, bu rehne konu taşınırların kapsamının genişletilmesi, taşınır rehninde aleniyetin sağlanması, rehnin paraya çevrilmesinde alternatif yolları sunarak finansmana erişimi kolaylaştırmak amaçlanıyor. Buna göre; borca güvence teşkil etmek üzere kurulan ve konusu tasarıda sayılan taşınır varlıklar olan rehinli işlemlere uygulanacak olan yasa, sermaye piyasası araçları ile türev araçlara ilişkin finansal sözleşmeleri konu edinen rehin sözleşmeleri ile mevduat rehnine uygulanmayacak.
    TAPU KÜTÜĞÜNDE TESCİL EDİLEN TAŞINIRLAR KAPSAMDA YER ALMAYACAK
    Tapu kütüğüne herhangi bir nedenle tescil edilen taşınırların düzenleme kapsamında yer almayacağını kaydeden Başkan Lekesiz şunları kaydetti: “Rehin sözleşmesi; kredi kuruluşları ile tacir, esnaf, çiftçi, üretici örgütü, serbest meslek erbabı gerçek ve tüzel kişiler arasında, tacir ve/veya esnaflar arasında yapılacak. Rehin hakkı, rehin sözleşmesinin sicile tescil edilmesiyle kurulacak. Rehin sözleşmesi, elektronik ortamda ya da yazılı olarak düzenlenecek. Elektronik ortamda düzenlenen rehin sözleşmesinin sicile tescil edilebilmesi için sözleşmenin güvenli elektronik imzayla onaylanması şartı aranacak. Yazılı olarak düzenlenen rehin sözleşmesinin sicile tescil edilebilmesi için tarafların imzaları noterce onaylanacak veya sözleşme sicil yetkilisinin huzurunda imzalanacak. Yasada, rehin sözleşmesinin düzenlenme usul ve esasları, rehin sözleşmesinin zorunlu unsurları sıralanıyor. Tesis edilen bir sözleşme uyarınca üzerinde rehin kurulan bir varlığın, ikinci bir rehne konu edilebilmesine imkan sağlanacak. Mal ve hizmet üretimini kesintiye uğratmamak amacıyla rehin verenin rehinli varlık üzerindeki tasarruf hakları korunacak. Rehnin sicile tescilinden doğacak masraflar, sözleşme serbestisi çerçevesinde tarafların iradesine bırakılacak.”
    Lekesiz, taşınır varlık üzerinde rehin hakkını şöyle sıraladı: “Alacaklar, çok yıllık ürün veren ağaçlar, fikri ve sınai mülkiyete konu haklar, hammadde, hayvan, her türlü kazanç ve iratlar, başka bir sicile kaydı öngörülmeyen ve idari izin belgesi niteliğinde olmayan her türlü lisans ve ruhsatlar, kira gelirleri, kiracılık hakkı, makine ve teçhizat, araç, ekipman, alet, iş makinaları, elektronik haberleşme cihazları dahil her türlü elektronik cihaz gibi menkul işletme tesisatı, sarf malzemesi, stoklar, tarımsal ürün, ticaret unvanı ve/veya işletme adı, ticari işletme veya esnaf işletmesi, ticari plaka ve ticari hat, ticari proje, vagon, sayılanlardan üçüncü kişiler zilyetliğindeki taşınır varlık, hak ve paylı mülkiyet hakları. Rehin hakkı, bu varlıklardan biri veya birden fazlası üzerinde kurulabilecek. Böylece işletmelere rehin olarak gösterebilecekleri taşınırlar konusunda serbestlik tanınacak.”
    Bunların borcu karşılaması halinde işletmenin tamamına rehin konulamayacağını vurgulayan Lekesiz, “Rehin verenin mevcut veya müstakbel taşınır varlıkları ile bu varlıkların getirileri de rehin kapsamında kullanılabilecek. Üçüncü bir kişiye taşınır varlığını bir başkası adına rehnetme imkanı sağlanacak. İşletmelerin müstakbel taşınır varlıkları üzerinde rehin hakkı kurulabilecek. Rehinli müstakbel taşınır varlık üzerindeki tasarruf yetkisi, bu varlıkların mülkiyete konu edilmesini müteakip kullanılabilecek. Her tür sözleşmeden doğan mevcut veya müstakbel alacaklar, rehne konu edilebilecek. Mevzuatı gereği özel sicillerine kaydı gereken rehinler sicile bildirilecek, buna ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça çıkarılan yönetmeliklerle belirlenecek.
    Taşınır varlık üzerindeki rehin hakkı, o varlığın bütünleyici parçasını da kapsayacak. Taraflar, taşınır varlığın mevcut veya sonradan ilave edilen eklentilerinin rehin kapsamına alınmasını ayrıca kararlaştırabilecek. Birleşen veya karışan taşınır varlıklar üzerinde rehin hakkı kurulabilecek. Bir taşınırın diğer bir taşınırla bütünleyici parçası olacak şekilde karışması veya birleşmesi halinde rehin hakkı o taşınır varlığın tamamı üzerinde tesis edilmiş sayılacak.
    – REHİNLİ
    TAŞINIR SİCİLİ
    “Rehin hakkının tesisi ve üçüncü kişilere karşı hüküm ifade etmesi, rehinli alacaklılar arasında öncelik hakkının belirlenmesi, rehinli taşınır varlık ile alacağın devrinin tescili ve rehinli amacıyla Rehinli Taşınır Sicili kurulacaktır” diyen Lekesiz şunları ifade etti: “Rehinli taşınır sicili aleni olacak ve Gümrük ve Ticaret Bakanlığı sicilin faaliyetlerini her zaman denetlemeye, gerekli önlemler almaya, sicil, Bakanlıkça alınan önemlere ve verilen talimatlara uymakla yükümlü olacak. Rehin hakkı, rehin sözleşmesinin sicile tescil edilmesiyle üçüncü kişilere karşı hüküm ifade edecek. Diğer kanunlar uyarınca bir sicile tescili zorunlu olan taşınır rehinleri, üçüncü kişilere karşı hüküm ifade etmeyi sürdürecek. Taşınır rehnin sağladığı güvence, tescilde belirtilen rehin tutarı ve derecesi ile sınırlı olacak. Rehin, sırada kendisinden önce gelecek olanın miktarının tescilde belirtilmesi kaydıyla ikinci veya daha sonraki derecede de kurulabilecek. Rehin sözleşmesinde sonraki sırada yer alan rehinli alacaklılara boşalan dereceye geçme hakkı verilebilecek. Rehin sözleşmesi dışında bir sözleşme ile bu hakkın tanınması halinde sözleşmenin geçerliliği, sicile tescil edilmesine bağlı olacak. Aynı taşınır varlık üzerinde derece sırası belirtilmeksizin birden fazla rehin hakkı tesis edilmesi halinde ise alacaklıların önceliği, rehnin kurulma zamanına göre belirlenecek. Sonraki sırada yer alan rehinli alacaklılara boşalan dereceye geçme hakkı, ilk sırada yer alan rehin alacaklısı, alacağını tamamen almadan bir sonraki rehin alacaklısına ödeme yapılamayacak. Birleşen veya karışan varlıklar üzerindeki rehin hakları, varlığın birleşme ve karışmadan önceki durumuyla aynı önceliğe sahip olacak. Getirisi üzerinde ayrıca bir rehin tesis edilmemiş ise varlığın getirisi üzerindeki öncelik hakkı da asıl rehinli varlığın öncelik sırasıyla aynı sayılacak.”
    REHİN SÖZLEŞMESİ TARAFLARININ
    HAK VE
    YÜKÜMLÜLÜKLERİ
    Tarafların hak ve yükümlülüklerinin sözleşmede belirleneceğine dikkat çeken Lekesiz, “ Zilyed, rehinli taşınırın değerini koruyacak gerekli tedbirleri almakla yükümlü olacak ve zilyedin rehinli taşınırın değerini düşüren davranışlarda bulunması halinde, alacaklı hakimde bu gibi davranışları yasaklamasını isteyebilecek. Alacaklıya gerekli önlemleri almak için hakim tarafından yetki verilebileceği gibi gecikmesinde tehlike bulunan hallerde alacaklı, hakim yetki vermeden de gerekli önlemleri kendiliğinden alabilecek. Hakları zarar görenler, önlem için yapmış olduğu giderlerin tazminini, zarara sebep olanlardan isteyebilecek. Rehin alacaklısı, rehin veren ya da üçüncü bir kişinin zilyetliğinde bulunan rehne konu taşınırı denetleyebilecek ve rehin veren, taşınır varlığın devri ile alacağın devrini sicile tescil ettirmekle yükümlü olacak. Taraflar rehin hakkının kurulması öncesinde rehne konu taşınırın değeri için tespit yaptırabilecek. Rehinli taşınır varlığın birleşmesi veya karışması durumunda ya da temerrüt sonrası hakların kullanımında, alacaklının başvurusu üzerine rehin verenin yerleşim yerindeki sulh hukuk mahkemesince taşınırın değeri ekspertiz hizmeti sunan gerçek veya tüzel kişilere 3 gün içinde tespit ettirebilecek. İtiraz üzerine yapılan değer tespiti kesin kabul edilecek ve iki yıl içinde yeniden değer tespiti istenemeyecek. Ekspertiz hizmetlerine ilişkin tavan ücret Gümrük ve Ticaret Bakanlığınca belirlenecek. Borçların süresinde ifa edilmemesi halinde alacaklı, birinci derece alacaklı, İcra ve İflas Kanunu uyarınca rehinli taşınırım mülkiyetinin devrini talep edebilecek, alacağını Bankacılık Kanunu uyarınca faaliyet gösteren varlık yönetim şirketlerine devredebilecek, zilyetliğin devrine konu olmayan varlıklarda kiralama ve lisans hakkını kullanabilecek. Rehin alacaklısı, alacağın son bulduğu tarihten itibaren 3 iş günü içinde, rehin kaydının sicilden terkini için başvuruda bulunabilecek. Bu yükümlülüğü yerine getirmeyen rehin alacaklısı hakkında güvence altına alınan borç tutarının onda biri oranında idari para cezasına çarptırılacak.
    Düzenlemenin, yasalaşmadan önce başlatılan dava ve takiplerde uygulanmayacağını vurgulayan Lekesiz, Kanunun, 1 Ocak 2017 tarihinde yürürlüğe gireceğini ifade etti. Lekesiz, Rehin veren veya taşınırı rehin yüklü olarak devralanın, rehinli varlığı düzenleme hilafına kullanması, rehinli varlığı alacaklıya zarar vermek kastıyla tahrip veya imha etmesi, rehinli taşınır varlığın devri ile alacağın devrini sicile tescil ettirmemesi ve sicili yanıltmaya yönelik fiillerde bulunması hallerinde alacaklıların şikayeti üzerine güvence altına alınan borç tutarının yarısını geçmemek üzere adli para cezasına çarptırılacak. Bir taşınırı rehin almak suretiyle ödünç para verme işini devamlı yapan kişi, Türk Ceza Kanunu’nun 241’nci maddesinde yer alan “tefecilik” suçuna göre cezalandırılacak.Yasayla, 1447 sayılı Ticari İşletme Rehni Kanunu yürürlükten kaldırılıyor. Yasada hüküm bulunmayan hallerde 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu’nun taşınır rehnine ilişkin hükümleri uygulanacak. Rehin sözleşmesinin düzenlenmesi ile sicilde tesis edilen işlemler vergi, resim, harç ve değerli kağıt bedelinden muaf olacak.”ifadelerini kullandı.

  • Bozdağ: Gazetecilik faaliyeti  nedeniyle tutuklu yok

    Bozdağ: Gazetecilik faaliyeti nedeniyle tutuklu yok

    Bakan Bozdağ, Daily Sabah Gazetesi’nde yayınlanan makalesinde AB’nin son ilerleme raporu ile ilgili görüşlerini yazdı. Bozdağ, “Türkiye ceza ve tutukevlerinde mesleği gazetecilik olanlardan bulunanlar kendilerine isnat edilen değişik suçlar (adam öldürme, sahtecilik, terör örgütü üyeliği, anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs, gibi…)nedeniyle bulunmaktadır.
    Hiçbiri salt gazetecilik faaliyeti nedeniyle bulunmamaktadır” dedi.
    AB’nin İlerleme Raporu ile ilgili Bozdağ, “Bu yılki rapor incelendiğinde, Türkiye hakkındaki ön yargılara, Türkiye aleyhine propaganda yürüten PKK ve FETÖ terör örgütlerinin temelsiz iddiaları başta olmak üzere Türkiye karşıtlarının Türkiye aleyhindeki görüşleri ile soyut ve afaki pek çok iddiaya AB Türkiye İlerleme Raporunda yer verildiği görülmektedir. Örneğin yargının siyasi baskı altında olduğu gibi afaki ve temelsiz iddialar, somutlaştırma ihtiyacı hissedilmeden bu yılki raporda da dillendirilmiştir” ifadelerini kullandı.
    “Objektiflikten uzak”
    Bozdağ raporla ilgili olarak şunları kaydetti:
    “Ayrıca, AB Türkiye ilerleme raporunu hazırlayan komisyon üyeleri, Türk yetkililerle yaptıkları görüşmelerde kendilerine aktarılan bilgilere raporda neredeyse hiç yer vermeyerek, buna karşın Türkiye aleyhine ileri sürülen iddiaların önemli bir kısmını ise doğru kabul edip rapora dercederek objektiflikten uzaklaşmışlardır.
    AB tarafının, raporda yer alan gerek yargı bağımsızlığı gerek yargının uygulamalarına ilişkin eleştiri ve iddialarına karşı tüm gerçekleri ve olguları, bu raporun da hazırlık sürecinde büyük bir şeffaflık içerisinde AB tarafıyla paylaşmış olmamıza rağmen, maddi hatalar da içeren birçok iddiaya raporda yer verildiği tespit edilmiştir.”
    “‘Gülen Hareketi’ olarak bahsedilmesini, esefle ve şaşkınlıkla karşılıyoruz”
    Bozdağ yazısında şu ifadeleri kullandı:
    “15 Temmuz 2016 darbe teşebbüsü, sadece demokrasi, hukuk devleti, milli irade ve milli iradenin seçtiklerine karşı yapılmamış, aynı zamanda AB’nin üzerinde yükseldiği temel değerlere karşı da yapılmıştır.
    Cumhurbaşkanı’nın, TBMM’nin, Başbakan ve hükümetin, siyasi partilerin, sivil toplumun, medyanın ve hepsinden önemlisi 79 milyon Türk halkının ayrımsız yaptığı mücadele; demokrasi, hukuk devleti, milli iradenin seçtikleri ve AB üzerine inşa edildiği temel değerlere sahip çıkma mücadelesidir. Ancak AB Türkiye İlerleme Raporu, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türk halkının ve Türkiye’nin bu destansı mücadelesine hak ettiği şekilde yer vermemekte ve takdir etmemektedir.
    246 şehidin yaşam hakkı ve şehit yakınlarının mağduriyetleri ile 2194 gazinin ve ailelerinin mağduriyetlerinden söz etmeyen, bunların haklarından ve hukuklarından bahsetmeyen raporda, demokrasi, insan hakları, hukuk devleti, milli irade ve AB değerlerini yok etmeye teşebbüs eden Fethullahçı Terör Örgütü üyelerine ilişkin endişe ve kaygılarını dile getirmeleri AB değerlerini savunanlar bakımından utanç vericidir.
    Raporda, Fetullahçı Terör Örgütü’nü bir terör örgütü olarak nitelendirmek yerine, ‘Gülen Hareketi’ olarak bahsedilmesini, esefle ve şaşkınlıkla karşılıyoruz. Eğer her hangi bir AB üyesi ülkede Cumhurbaşkanı ve ailesine suikast yapılmış olsa, meclisleri ve cumhurbaşkanlığı bombalansa, halkın üzerine tanklar sürülse, uçaklardan bomba atılsa, helikopterlerden ateş açılsa, hedef gözetmeksizin halkın üzerine silahla ateş edilse ve sonuçta 246 vatandaşı öldürülse ve 2194 insanı yaralansa, bu eylemleri yapan ve yaptıran terör örgütüne Türkiye sahip çıksaydı ya da ilerleme raporunda olduğu gibi terör örgütü demekten kaçınsaydı AB üyesi ülkeler ne hissederdi? AB ilerleme raporunda bu eli kanlı terör örgütünden ‘Gülen Hareketi’ bahsedilmesi, bu örgütün gerçekte terör örgütü olma vasfını ortadan kaldırmaz.”

  • Bozdağ: CHP, Atatürk’ün mü yoksa  PKK’nın, FETÖ’nün izinden mi gidiyor

    Bozdağ: CHP, Atatürk’ün mü yoksa PKK’nın, FETÖ’nün izinden mi gidiyor

    Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, AK Parti Yozgat İl Teşkilatı tarafından Kentpark Belediye Kültür Merkezi Salonunda düzenlenen il Danışma Meclis Toplantısına katıldı. Toplantı öncesi gazetecilerin sorularını yanıtlayan Adalet Bakanı Bozdağ, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun “Terör örgütlerini Türkiye’nin başına bela eden AK Parti’dir. Verin beni mahkemeye” şeklinde açıklamasına yanıt verdi. Bakan Bozdağ, “Sayın Kılıçdaroğlu, herhalde AK Parti’nin kendisi hakkında şikayetini duydu, ondan dolayı böyle konuşuyor. Bildiğim kadarıyla AK Parti adına, Sayın Kılıçdaroğlu hakkında, Ankara Cumhuriyet başsavcılığına suç duyurusunda bulunuldu. Soruşturma kendi usulü içerisinde yürüyecektir. Benim, Sayın Kılıçdaroğlu’na tavsiyem şu, mahkemede, elindeki delilleri sunmak için beklemesin. Bu iftirayı atıyor. Eğer iftira atıyorum demiyorsa, elindeki delilleri medyaya versin, açıklasın. Parlamentoda açıklasın, millete açıklasın. İşte deliller bu diye milletin önüne koysun. Ben buradan açık ve net ifade ediyorum. Sayın Kılıçdaroğlu, büyük bir iftira atıyor. Türkiye’de, terörle en etkin mücadelenin yapıldığı dönemde, Türkiye, hendekleri kazanların başına hendeği geçirirken, hükümet bu süreci yürütürken, oraya gidip hendek kazan teröristlere, ‘hendeğin arkasındaki arkadaşlar’ diye hitap ediyor ve Sayın Kılıçdaroğlu, teröristlere destek vermemiş oluyor, hendek kazanların başına hendekleri geçiren hükümet, PKK terör örgütüne destek vermiş oluyor.
    Bunun anlaşılır bir yanı var mı? PKK’ya destek veren, PKK’nın istediği istikamette bildiri yayınlayanlarla ilgili, PKK’nın tezlerini savunup, PKK destekçilerine arka çıkıyor, bunlar hukuka aykırı, şöyledir böyledir diye söylenmedik laf bırakmıyor. Sayın Kılıçdaroğlu, PKK’ya karşı oluyor, PKK’nın destekçilerini eleştiren, bunun yanlışlığını ortaya koyan Ak Parti PKK’ya destek vermiş oluyor. Bu ne biçim iştir” ifadelerini kullandı
    BU MİLLETİN
    AKLIYLA ALAY
    EMEKTİR
    CHP’nin HDP’li milletvekillerinin mahkemeleri tanımayan, yargıyı tanımayan, ‘biz tıpış tıpış gitmeyiz’ diye açıklamalarına ses çıkartmadığını söyleyen Bakan Bozdağ, “Yargı zorla getirme kararı verdikten sonra da, bunu eleştiriyor. Arkasından halkın tepkisi geldikten sonra da, çağrıya katılmaları gerekirdi diyor. Ama öte yandan tutuklanmaları yanlıştı diyor. Sırtını PKK’ya, YPG’ye, PYD’ye dayayanlar, PKK’nın eylemlerine destek verenlere sahip çıkıyor, onların arkasında duruyor, o PKK’yı desteklememiş oluyor. PKK’ya yardım yataklık yapmamış oluyor, bunun karşısında duran AK Parti hükümeti, PKK’ya destek vermiş oluyor. Öte yandan, CHP’li bazı milletvekilleri, hendekleri kazan teröristlerin o dönemde ortaya koyduğu iddiaları araştırmak üzere bölgeye gittiler, o dönemde teröre destek veren pek çok çevreyle konuştular ve orada orantısız güç kullanıldığına dair rapor yazdılar. O raporun aynısını PKK’da yayınladı. PKK’nın arzusu istikametinde rapor yayınlıyor, CHP, PKK’ya destek vermemiş oluyor. PKK ile en etkili mücadeleyi yapan hükümet PKK’ya destek vermiş oluyor. Bu milletin aklıyla alay emektir” şeklinde konuştu.

  • Bozdağ: AK Parti teröre karşı en  büyük mücadeleyi veren hükümettir

    Bozdağ: AK Parti teröre karşı en büyük mücadeleyi veren hükümettir

    Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, AK Parti Yozgat İl Teşkilatı tarafından Kentpark Belediye Kültür Merkezi Salonunda düzenlenen il Danışma Meclis Toplantısına katıldı. Bozdağ toplantı öncesi basın mensuplarının sorularını cevapladı. DEAŞ terör örgütüne karşı Fetullahçı terör örgütüne karşı en büyük mücadeleyi veren hükümetin AK Parti Hükümeti olduğunu vurgulayan Bozdağ, “En büyük mücadeleyi veren devlet Türkiye devletidir. Bunu tartışmasız söylüyorum. FETÖ’ye karşı AK Parti hükümetinin dışında Cumhuriyetin pek çok hükümeti geldi geçti 40 senedir bunlar var hangi hükümet mücadele vermiş. CHP’nin içinde olduğu hükümetler var, hangileri mücadele vermiş. En büyük mücadeleyi veren hükümet AK Parti hükümetidir. FETÖ’nün darbe girişimine muhatap olan hükümet AK Parti hükümeti, FETÖ’nün yargı içerisindeki teröristleriyle, polis içerisinde teröristlerinin 17-25 Aralık ön darbesine muhatap olan hükümet yine AK Parti hükümetidir. Ama FETÖ örgütü ile el ele hükümete karşı mücadele eden Cumhuriyet Halk Partisi, darbeye muhatap olan AK Parti, onların propagandasını onların algı operasyonlarının taşeronlarını yapan CHP’dir. CHP şimdi FETÖ’ye yardım yataklık yapmamış olmuyor, AK Parti yapmış oluyor öyle mi? FETÖ tarafından suikasta uğrayan Türkiye’nin Cumhurbaşkanı, hükümet AK Parti hükümeti, bakıyorsunuz ne oluyor AK Parti bunlara yardım yataklık yapmış oluyor” diye konuştu.
    FETÖ mensuplarının mağduriyet edebiyatının sözcülüğünü bu anlamda CHP’nin yaptığını kaydeden Bozdağ,
    “Fetullah Gülen teröristi darbenin başarısız olduğunu anladığı an ne yaptı Amerika’da ‘bu bir tiyatrodur’ diye açıklama yaptı. Şimdi bu tiyatro açıklamasının altını doldurmaya çalışan ve bunun için delil toplayan, bunun için uğraş veren kim. Hiçi kusura bakmasın CHP yönetimi. CHP’nin sayın genel başkanı başta olmak üzere onlar, FETÖ’ye yardım yataklık etmemiş oluyor, onların üzerine giden AK Parti mi yardım yataklık etmiş oluyor.
    DEAŞ terör örgütü daha dün açıklama yaptı. Türkiye’ye dönük, AK Partiye dönük eylemler konusunda. PKK Terör örgütü pek çok il başkanımız, ilçe başkanımızı, partilimizi bölgede dağa kaldırdı bazılarını şehit etti. Buna muhatap olan AK Parti mi, PKK’ya yardım yataklık ediyor. Önceki gün Derik’te kaymakamımızı şehit ettiler. Bu terörle mücadeleyi biz veriyoruz. Bölgede teröre para aktardığı, değerlendirilen teröre destek veren, hendek kazarak, başka tür destek veren belediyelere AK Parti hükümeti kayyum atayacak, belediyeleri terörün destekten çıkartacak. AK Parti , PKK’ya destek veren olacak, ‘kayyum niye atıyorsun, halkın seçtiğini, halk ancak alır’ deyip PKK’ya para aktaran, hendek kazan, belediye başkanlarına sahip çıkan CHP, Pkk’ya karşı mı çıkmış olacak. Ben milletimizin basiretine, sağ duyusuna bırakıyorum. Kılıçdaroğlu’na da sesleniyorum. Bu yaptığı milletin aklıyla alay etmektir. Milletin zekasıyla alay etmektir.”
    Türkiye’de Türk milletin her bir ferdi PKK’ya, DEAŞ’a, FETÖ’ye başka terör örgütlerine kimin destek verdiğini çok iyi bildiğini belirten Bakan Bozdağ, “Kimin terör örgütleriyle mücadele ettiğini de çok iyi biliyor. Bütün milletin şahitliği önünde bunlar yapılıyor. Ama buna rağmen milletin gözünün içine baka baka bir ana muhalefet partisinin gelen başkanı yalan söylüyor, iftira atıyor. Ben güneş balçıkla sıvanmaz diyorum. Milletin aklıyla bu kadar alay edene millet çok büyük Osmanlı tokadını vakti geldiğinde vurur diyorum. Şuanda PKK ile aynı istikamette hareket edenlerin, FETÖ ile aynı istikamette hareket edenlerin sözcülüğünü kimin yaptığını herkes görüyor, herkes biliyor, o sözcülere de layık olduğu cevabı bizden daha fazla Türk halkı verecektir.
    Onun yanında da gerçek CHP’li olanlar verecektir. Atatürk kalksaydı mezarından bugün CHP genel başkanının söylediği söylemleri duysaydı ne derdi. İnönü mezarından kalksa ne derdi. Atatürk’ün, İnönü’nün izinden mi gidiyorlar, yoksa PKK’nın, FETÖ’nün izinden gidiyorlar. Artık buna da bir karar vermesi lazım CHP’nin. Ben samimi CHP’lilerin de bunu sorguladığını görüyorum. Önümüzdeki seçimde gerçek Atatürkçü olan İnönücü olan CHP’lilerin SayınKılıçdaroğlu’na sandıkta ayrı bir ders vereceklerini tahmin ediyor. O bu yolda yürümeye devam etsin ama bu yol çıkmaz yol” diye konuştu.

  • Milletvekilleri PKK  ve FETÖ’yü anlatacak

    Milletvekilleri PKK ve FETÖ’yü anlatacak

    Türkiye, bölücü terör örgütü PKK ve darbe kalkışmasında bulunan Fethullahçı Terör örgütü (FETÖ) gerçeğini ABD ve Avrupa’da anlatmaya devam ediyor. Aralarında AK Parti Yozgat Milletvekili ve AK Parti Seçim İşleri Başkan Yardımcısı Yusuf Başer’in de bulunduğu Macaristan Dostluk Grubu’na üye milletvekili heyeti Türkiye’nin istikbaline kasteden PKK ve FETÖ terör örgütlerini anlatmak için Macaristan’a gitti.
    Heyet, Macaristan’da başbakan, meclis başkanı, siyasi partiler, milletvekilleri ve sivil toplum örgütleriyle bir araya gelip yapılan terör örgütleri ile yapılan mücadeleyi anlatacak.
    Macaristan seyahati öncesi bir açıklamaya yapan AK Parti Yozgat Milletvekili Yusuf Başer, terör örgütleriyle mücadelenin hem askeri hem de diplomatik alanda devam ettiğini belirterek, “Bu konuda Avrupa’da ciddi lobi faaliyetleri bulunan PKK ve FETÖ’yü anlatmak için Macaristan’a gidiyoruz. Bu yaptığımız ziyaretle ülkemiz aleyhinde oluşturulmaya çalışılan olumsuz algı operasyonlarına yönelik yaşanan gelişmeleri anlatacağız. Her alanda verdiğimiz mücadeleyle ülkemizin istikbaline kasteden, binlerce insanın ölümüne sebebiyet veren, uluslararası arenada ülkemizi mahkum etmeyi düşünen terör örgütlerini ısrarla anlatmaya devam edeceğiz. Terör örgütleriyle amansız mücadelemiz devam edecek” dedi.

  • Milletvekilleri harekete geçti

    Milletvekilleri harekete geçti

    Cuma günü yapılan Yozgat’a özel toplantıya çok sayıda Belediye Başkanı katılırken, Başkanlar projelerini bizzat Bakan Yardımcısı Mehmet Ceylan verdi.
    Cuma günü Yozgat belediyelerinin projelerindeki son durumu masaya yatırmak için Çevre ve Şehircilik Bakan Yardımcısı Mehmet Ceylan’dan randevu alan Ak Parti Yozgat Milletvekili ve TESKOMB Genel Başkanı Abdulkadir Akgül, Milletvekili Yusuf Başer’inde katıldığı toplantıyla BaşkanlarıBakan Yardımcısı Ceylan ile buluşturdu.
    YOZGAT
    BAKANLIK’TA
    ZİRVEDE YER ALIYOR
    Toplantıda açılış konuşması yapan Çevre ve Şehircilik Bakan Yardımcısı Mehmet Ceylan, ‘Toplantı öncesi Bakanlığımız özelinde Yozgat’a verilen destekleri bir bir çıkardık. Son 5 yıllık verilere bakınca Yozgat Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nda en fazla destek alan ilimiz. İl, ilçe ve belde belediyelerinin kanalizasyon, arıtma tesisleri, kilitli parke, yol ve kaldırım çalışmaları, park ve bahçe düzenlemeleri ve belediyelere araç ve gereç desteği olarak sıralayabilirim.Yozgat projelerini takip ediyor, projelerle kendini gösteriyor. Bugün gördüğüm bu tabloda bunun açık göstergesi. İnşallah yeni dönemde de Yozgat’a Bakanlığımız desteklerini tüm hızlıyla sürdürecek’ dedi.
    YOZGAT 50 YILIN ACISINI ÇIKARIYOR
    Ak Parti iktidarı ile birlikte Yozgat’ın hizmet kervanına katıldığını ifade eden Ak Parti Yozgat Milletvekili ve TESKOMB Genel Başkanı Abdulkadir Akgül, ‘Bakan Bey Yozgat’a 5 yıllı dönemde verilen büyük destekten bahsetti. Bu durum mutluluk verici. Fakat Yozgat 50 yıllık dönemin acısını çıkarıyor, aradaki hizmet farkını kapatıyor. Şükürler olsun ilimiz Ak Parti iktidarı ile birlikte hizmet kervanına katıldı. Hastaneleri, yolları, okulları, hızlı treni, havaalanı, üniversitesi ve daha sayamadığım onca projeleri ile gelişim ve dönüşümüne devam ediyor’ diye konuştu.
    BU TOPLANTILARIN DEVAMI GELECEK
    Akgül, ‘Toplantı belediye başkanlarımız açısından oldukça faydalı geçti. İnşallah projelerin hızlandırılması hususunda da bakan bey talimatlarını verdi. Bu toplantılar ile belediyelerimizin elinin güçleneceğini inanıyoruz. İnşallah diğer bakanlıklarla da bu tip toplantılar tertip edip belediyelerimizi buluşturacağız. Ankara’da Yozgat için ne yapabiliriz bunun gayretiyle gerek Bakanımız Bekir Bozdağ ve gerekse vekil arkadaşlarımızla bunun çabası içerisinde olduğumuzu bilmenizi isterim’ şeklinde konuştu.
    DERDİMİZ YOZGAT
    Toplantıda bir konuşma yapan Ak Parti Yozgat Milletvekili Yusuf Başer, ‘Bakanlıkta yapılan bu toplantıyı önemsiyorum. Derdimiz Yozgat. Yozgat’ın en iyi hizmeti alması için TBMM’de Bakanımız ve vekil arkadaşlarımızla çalışmalarımıza devam ediyoruz.Çevre ve Şehircilik Bakanlığının Yozgat’a verdiği destekler mutluluk verici. Bu desteklerin devamı için bakanlıklardan destek taleplerimiz devam ediyor. Toplantımızın belediyelerimize yeni hayırlı haberlere vesile olacağına inanıyorum’ dedi.

  • Bozdağ: Türkiye’nin içişlerine karışamazsınız

    Bozdağ: Türkiye’nin içişlerine karışamazsınız

    Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’ni ziyaretinde yaptığı konuşmada, Almanya’da süren davalara ilişkin Almanya tarafından yapılan açıklamalara işaret ederek, “Türkiye’nin herhangi bir yerine kendileri geldiğinde bizim vekillerimize izin vereceksiniz, bizim adamlarımıza izin vereceksiniz. Siz izin vermezseniz demokrat değilsiniz, Türkiye özgür bir ülke değil’. Peki, yargılamayı takip eden Türk yetkililere neden izin vermiyorsunuz? İzin vermediler. Almanya’nın Hükümeti Sözcüsü Steffen Seibert’e soruyorlar o davayla ilgili, diyor ki ‘Alman hükümetinin süren davalarla ilgili görüş belirtmesini ben uygun bulmuyorum’ diyor. Ama Türkiye’de süren davalarda neredeyse hepsiyle ilgili görüş belirtme hakkını hem Sayın Merkel kendinde görüyor, hem hükümet sözcüsü kendinde görüyor, hem Adalet Bakanı kendinde görüyor. Hem de diğer Alman yetkilileri kendinde görüyorlar. Türkiye’nin bağımsız, egemen bir devlet olduğunu, Türk yargısının da Almanya kadar bağımsız ve tarafsız bir yargı olduğunu onlar görmek ve anlamak zorundalar. Siz, Türkiye’nin içişlerine karışamazsınız. Alman Adalet Bakanının da haddine değildir, Merkel’in de haddine değildir, başka bakanların da haddine değildir. Hiçbir ülkenin de haddine düşmemiştir. Türkiye’nin içişlerine karışmak, Türkiye’nin yargısına müdahale etmek onların işi değildir. Türk yargısı bağımsız ve tarafsız bir yargıdır” ifadelerini kullandı.
    Bozdağ, konuşmasında şunları kaydetti:
    “Türk yargısı bir iş yaptığında Türk yargısının bağımsız olduğunu siz niye kabul etmiyorsunuz? Bakın, Almanya’da PKK terör örgütüyle ilgili onlarca dosyanın soruşturması ve kovuşturması yapılıyor. Yılan hikayesine dönmüş durumda hepsi. Netice alınan dosya neredeyse yok. Şimdi başka ülkelerde de aynı şey var. Resmi kayıtlara göre, 2015 yılında mülteci kamplarına gerçekleştirilmiş tam 901 ırkçı motivasyonlu saldırı var.
    Bunlardan sadece dörtte biri aydınlatabilmiş, gerisi faili meçhul. Yine 2015 yılında resmi rakamlara göre camilere gerçekleştirilen 75 saldırı var, bunlardan sadece 16’sı ile ilgili soruşturma başlatılmış. Aydınlatılması falan da yok.”

  • Yozgatlı bürokratlar  ilk toplantısını yaptı

    Yozgatlı bürokratlar ilk toplantısını yaptı

    TESKOMB’da gerçekleştirilen toplantıya Yozgat Milletvekilleri Abdulkadir Akgül, Yusuf Başer, Yozgat Valisi Kemal Yurtnaç ve Ankara’da görev yapan bürokratlar katıldı.
    Toplantıda bundan sonraki dönemde aylık yapılacak toplantıların koordinasyonunu ve yönetimini sağlamak amacıyla 6 kişiden oluşan Koordinasyon Komitesi kuruldu
    Toplantıda konuşan ve toplantısına ev sahipliği yapan Yozgat Milletvekili ve TESKOMB Genel Başkanı Abdulkadir Akgül, bürokrasinin böylesi bir toplantıyı gerçekleştirmiş olmasının mutluluk verici olduğunu söyledi. Akgül, “Yozgat milletvekilleri olarak gerek yasama faaliyetlerinde, gerek parti genel merkezi görevlerinde gerekse Yozgat konusunda yoğun bir tempoda görev yapmaya devam ediyoruz. Yozgatlı bürokratlarımızın Ankara’da böylesi bir organizasyona imza atması bizi sevindirdi. Bende TESKOMB’da bu organizasyona ev sahipliği yaparak destek olmak istedim. Milletvekili arkadaşım Yusuf Başer ve Yozgat Valimiz Kemal Yurtnaç burada. Bu güzel sinerjiyi inşallah enerjiye dönüştüreceğiz, daha geniş katılımlı toplantılarla Yozgat’a fayda sağlayacağız.” diye konuştu.
    Ak Parti Yozgat Milletvekili Yusuf Başer’de yaptığı konuşmada, “Yozgat’ın problemlerinin halli için Adalet Bakanımız ve tüm milletvekili arkadaşlarımızla kıyasıya çalışıyoruz. Ankara bürokrasisinde etkin pozisyonda olan çok sayıda bürokratımız var. Bir çoğu birbirini tanımıyor. Hepimizin ortak kaygısı Yozgat’tır. Yozgat sevdalısı bürokratlarımızın siyasilerimizle bir araya gelmesi yıllardır özlemini duyduğum bir husus. Bu güzel ortamda bu birlikteliğin sağlanmasından mutluluk duyuyorum. İnşaallah bu birlikteliği daim kılacağız. Yozgat’ımızın problemleri halli için siyasetçi ve bürokratımızla yek vücut olacağız. Toplantımızın hayırlara vesile olmasını ve devamlılık arz etmesini diliyorum.” ifadelerini kullandı.
    Daha sonra toplantıda Yozgat için ne yapılabilir konusunda fikir alışverişinde bulunuldu.

  • AK Parti heyeti esnafın  sorunlarını dinledi

    AK Parti heyeti esnafın sorunlarını dinledi

    Kars’ta düzenlenen “Seçim İşleri Bölge Toplantısı” ve “Ağrı, Ardahan, Iğdır, Kars Bölgesel Bilgi ve Deneyim Paylaşımı ve Farkındalık Arttırma Toplantısı”na katılmak üzere kente gelen Konya Milletvekili Dr. Hüsniye Erdoğan, Yozgat Milletvekili Ertuğrul Soysal, Bursa Milletvekili Bennur Karaburun, Kars Milletvekili Selahattin Beyribey, AK Parti İl Başkanı Adem Çalkın ve çok sayıda partili ile Faikbey Caddesi, Atatürk Caddesi ve Kazımpaşa Caddesi’nde bulunan esnaf ve halk ziyaret ederek, esnafın sorun ve hükümetten beklentilerini ilk ağızdan dinleyerek sorunların kısa sürede çözüleceğini kaydettiler.
    AK Parti heyetinin kendilerini ziyaret ederek sorunlarını dinlemelerinden duydukları memnuniyeti dile getiren esnaf, hükümetin Kars’a yaptığı yatırımların sevindirici olduğunu belirttiler.