Yazar: admin

  • Koçsoy, yazdığı 15 Temmuz  şiirini Karacan’a okudu

    Koçsoy, yazdığı 15 Temmuz şiirini Karacan’a okudu

    Yozgat’ta bulunan sivil toplum kuruluş temsilcileri ile bir araya gelerek sorunlarını dinleyen AK Parti Sivil Toplum ve Halkla İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Harun Karacan daha sonra AK Parti İl Başkanlığını ve Yozgat esnafını ziyaret etti. Yozgat esnafını ziyareti sırasında bir kahveye giren Karacan’a 83 yaşındaki İsmail Koçsoy 15 Temmuz hain darbe girişimi sonrası kaleme aldığı olayları anlatan şiiri okudu. Şiiri büyük bir dikkatle dinleyen Karacan, Koçsoy’a teşekkür ederek esnaf ziyaretine devam etti.

  • Antibiyotik kullanımında  dünya birincisiyiz

    Antibiyotik kullanımında dünya birincisiyiz

    Medya takibinin öncü kuruluşlarından Ajans Press, antibiyotik kullanımı ve antibiyotik kullanımına bağlı olarak gelişen dirençle ilgili medya araştırması gerçekleştirdi. Ajans Press’in KLİMİK verilerinden elde ettiği bilgilere göre, her 10 reçeteden 3’ünde antibiyotik tipi ilaçlar yazıldığı belirlendi.
    Yoğun antibiyotik tüketimine bağlı direnç oranlarının yüksek olduğu ülkemizde direnç nedeniyle antibiyotik kullanımı gerektiren hastalıklarda bile tablet şeklinde bir antibiyotik dahi verilemediği ortaya çıktı. PRNet’in bu yıl içerisinde gerçekleştirdiği medya analizine göre antibiyotik konulu 12 bin 713 haberin medyaya yansıdığı tespit edildi.
    Bakterilerin neden olduğu hastalıkları iyileştirmek için kullanılan antibiyotikler, artık küresel bir tehlike haline gelemeye başladı.
    En ufak hastalıklarda dahi antibiyotik kullanılması antibiyotik direncinin ortaya çıkmasına neden oldu. Bir bakterinin antibiyotiğe karşı dirençli hale gelmesi artık o antibiyotiği bakterilerin yol açtığı tedavilerde kullanılamayacağı anlamına geliyor. Günümüzde yılda 700 bin kişinin antibiyotik direnci nedeniyle hayatını kaybettiği dünyada, Türkiye antibiyotik kullanımında açık ara önde yer alıyor.
    Sağlık sektöründe yapılan öngörülere göre 2050 yılı itibariyle kanserden 8 milyon kişini hayatını kaybetmesi beklenirken bu rakam antibiyotik direncinde 10 milyon kişiyi bulacak, diğer bir değişle antibiyotik direncinden ölenlerin sayısı kanserden ölenlerin sayısını geçecek.

  • MÜSİAD Yozgat  Şubesi açılacak

    MÜSİAD Yozgat Şubesi açılacak

    Türkiye ve dünyada 11 bini aşan üyesi, 60 bine yakın işletmeyi temsil eden ve yaklaşık 1 milyon 600 bin kişiye istihdam sağlayan bir sektörün temsilcisi olan MÜSİAD, Yozgat’ta da bu misyonla teşkilatlanma yapılanmasına başladı.
    Yurtiçinde ve yurtdışında açtığı şube ve iletişim noktalarıyla Türkiye’nin en yaygın teşkilatlanan sivil toplum kuruluşu olan Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) yeni dönemde Yozgat’ta da teşkilatlanma çalışmalarına başladı. MÜSİAD Yozgat Kurucu İl Başkanlığı görevini, başarılı işadamı Onur Sentetik Yönetim Kurulu Başkanı Ferudun Daştan üstlendi.
    MÜSİAD Yozgat Şube Başkanı FerudunDaştan, Yozgat Temsilciliğinin şube olması ile ilgili MÜSİAD’ın yeni döneminde şubeleşme yolunda hızla adımlar attığını belirterek, “MÜSİAD, yurtiçi ve yurtdışında 11 bini aşan üyesi ile 50 bin işletmeyi temsil eden ve yaklaşık 1 milyon 600 bin kişiye istihdam sağlayan, yurtiçinde 86 irtibat noktası bulunan lider bir STK. Türkiye’de ve dünyada hızla yayılmaya devam ediyor. Şimdi ise, Yozgat’ta MÜSİAD’ın eksikliğini gidereceğiz. Şube olma yolunda hızlı bir şekilde çalışmalarımıza başladık.
    Oluşturacağımız yeni yönetim kurulu ile MÜSİAD’ın önceden belirlemiş olduğu ilke ve değerleri paylaşarak üye sayımızı arttırmak, üyeler arasında iletişim ve dayanışmayı geliştirmek kendi içimizde sağladığımız bu birlik ve beraberlik ruhu ile Yozgat’mızın maddi ve manevi anlamda daha da yükselmesini hedeflemekteyiz. İnsanları birbirine bağlayan, fikirler, duygular ve inançlardır.
    Bu esasın üzerine kurulmuş, gönüllülük ilkesi ile çalışan, MÜSİAD’ın bir gönüllüsü olarak, ülkemizin sosyal, kültürel, siyasal, ekonomik, bilimsel ve teknolojik yönden kazanması ve kalkınması için elimizden gelen gayreti gösterirken, bu gücü de üyelerimizden alacağız” diye konuştu.

  • Yakalanan 4 DEAŞ’lı  sınır dışı edildi

    Yakalanan 4 DEAŞ’lı sınır dışı edildi

    Yozgat İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince DEAŞ’a yönelik düzenlenen operasyonda gözaltına alınan Iraklı 5 kişi, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Zanlılardan biri çıkarıldığı mahkemece tutuklanırken, diğer zanlıların ise sınır dışı edilmesine karar verildi.

  • GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI İL MÜDÜRLÜĞÜ-YOZGAT

    MERA ALANI TEMİZLEME VE BİÇME İŞİ

    GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI İL MÜDÜRLÜĞÜ-YOZGAT

    Mera Alanı Temizleme ve Biçme işi hizmet alımı 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 19 uncu maddesine göre açık ihale usulü ile ihale edilecektir.  İhaleye ilişkin ayrıntılı bilgiler aşağıda yer almaktadır:

    İhale Kayıt Numarası : 2017/500702

    1-İdarenin

    a) Adresi : Aşağı Nohutlu Mahallesi Mevlana Caddesi 66100 YOZGAT MERKEZ/YOZGAT
    b) Telefon ve faks numarası : 3542122741 – 3542121064
    c) Elektronik Posta Adresi : tarim@yozgattarim.gov.tr
    ç) İhale dokümanının görülebileceği internet adresi : https://ekap.kik.gov.tr/EKAP/

    2-İhale konusu hizmetin

    a) Niteliği, türü ve miktarı : 757 dekar mera alanında biçme ve temizleme işi
    Ayrıntılı bilgiye EKAP’ta yer alan ihale dokümanı içinde bulunan idari şartnameden ulaşılabilir.
    b) Yapılacağı yer : Yozgat ili Kadışehri İlçesi Yangı Köyü
    c) Süresi : İşe başlama tarihinden itibaren 30(otuz) gündür

    3- İhalenin

    a) Yapılacağı yer : İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü /Aşağı Nohutlu Mahallesi Mevlana cad. No:1 YOZGAT
    b) Tarihi ve saati : 23.10.2017 – 14:00
    1. İhaleye katılabilme şartları ve istenilen belgeler ile yeterlik değerlendirmesinde uygulanacak kriterler:
      4.1. İhaleye katılma şartları ve istenilen belgeler:
      4.1.2. Teklif vermeye yetkili olduğunu gösteren İmza Beyannamesi veya İmza Sirküleri;
      4.1.2.1. Gerçek kişi olması halinde, noter tasdikli imza beyannamesi,
      4.1.2.2. Tüzel kişi olması halinde, ilgisine göre tüzel kişiliğinin ortakları, üyeleri veya kurucuları ile tüzel kişiliğin yönetimdeki görevlileri belirten son durumu gösterir Ticaret Sicil Gazetesi, bu bilgilerin tamamının bir Ticaret Sicil Gazetesinde bulunmaması halinde, bu bilgilerin tümünü göstermek üzere ilgili Ticaret Sicil Gazeteleri veya bu hususları gösteren belgeler ile tüzel kişiliğin noter tasdikli imza sirküleri,
      4.1.3. Şekli ve içeriği İdari Şartnamede belirlenen teklif mektubu.
      4.1.4. Şekli ve içeriği İdari Şartnamede belirlenen geçici teminat.
      4.1.5 İhale konusu işin tamamı veya bir kısmı alt yüklenicilere yaptırılamaz.
    4.2. Ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin belgeler ve bu belgelerin taşıması gereken kriterler:
    İdare tarafından ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin kriter belirtilmemiştir.

     

    4.3. Mesleki ve Teknik yeterliğe ilişkin belgeler ve bu belgelerin taşıması gereken kriterler:
    İdare tarafından mesleki ve teknik yeterliğe ilişkin kriter belirtilmemiştir.

    5.Ekonomik açıdan en avantajlı teklif sadece fiyat esasına göre belirlenecektir.

    6. İhaleye sadece yerli istekliler katılabilecektir.

    7. İhale dokümanının görülmesi ve satın alınması:
    7.1. İhale dokümanı, idarenin adresinde görülebilir ve 100 TRY (Türk Lirası) karşılığı Yozgat İl Gıda Tarım Hayvancılık Müdürlüğü Satın Alma Birimi adresinden satın alınabilir.
    7.2. İhaleye teklif verecek olanların ihale dokümanını satın almaları veya EKAP üzerinden e-imza kullanarak indirmeleri zorunludur.

    8. Teklifler, ihale tarih ve saatine kadar İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü Toplantı Salonu adresine elden teslim edilebileceği gibi, aynı adrese iadeli taahhütlü posta vasıtasıyla da gönderilebilir.

    9. İstekliler tekliflerini, götürü bedel üzerinden vereceklerdir. İhale sonucu, ihale üzerine bırakılan istekliyle toplam bedel üzerinden götürü bedel sözleşme imzalanacaktır. Bu ihalede, işin tamamı için teklif verilecektir.

    10. İstekliler teklif ettikleri bedelin %3’ünden az olmamak üzere kendi belirleyecekleri tutarda geçici teminat vereceklerdir.

    11. Verilen tekliflerin geçerlilik süresi, ihale tarihinden itibaren 60 (altmış) takvim günüdür.

    12. Konsorsiyum olarak ihaleye teklif verilemez.

    13.Diğer hususlar:

    İhale, Kanunun 38 inci maddesinde öngörülen açıklama istenmeksizin ekonomik açıdan en avantajlı teklif üzerinde bırakılacaktır.

  • Karacan, STK’ların sorunlarını dinledi

    Karacan, STK’ların sorunlarını dinledi

    Karacan, sivil toplum kuruluş temsilcilerinin sorunlarını dinledi.
    Grand Ser otelde yapılan toplantıya, Belediye Başkanı Kazım Arslan, AK Parti İl Başkanı Celal Köse, AK Parti Merkez İlçe Başkanı İskender Nazlı, AK Parti Kadın Kolları Başkanı İhsaniye Altınok ve il genelindeki STK temsilcileri katıldı.
    Sivil toplum kuruluşlarını çok yakından tanıdığını belirten Harun Karacan, sivil toplum örgütlerinin demokrasinin temel taşlarından birisi olduğunu vurguladı.
    Karacan, “STK’ların temsil ettiği kişilerin haklarının savunulması için nasıl emek ve sarf ettiği ve bunların bir şekilde iktidar partisi ile beraber, omuz omuza çalıştığı müddetçe nasıl faydalı olacağını bilen bir kardeşinizim. STK’ların temsil ettiği kişilerin, temsil etmiş olduğu makamların iktidar partisi ile beraber nasıl hizmet alabileceği gibi bilen bir kardeşinizim. O zaman şehriniz gelişiyor. Bir şehirde temsil ettiğiniz kurumları işleri ve sorunları çözülüyor. Ülkeye hepimizin bildiği gibi memlekete hizmet etmek için sizlerde bir görevdesiniz. Bizim yapmamız gereken bu süreçte temsil ettiğimiz kurumlar, dernekler, sivil toplum kuruluşları ile hep birlikte çalışma yapmamız gerekiyor. Bunu yaparken birlikten rahmet doğar, ayrılıktan azap doğar düşüncesi ile hep birlikte çalışmalıyız. Bunu Yozgat’ımız için yapmalıyız. Bunu Türkiye için yapmalıyız. Bunu gelecek kuşak için yapmalıyız” dedi.
    Yozgat’a farklı bir gözle bakacaklarını dile getiren Harun Karacan, Yozgat’ın ayrışmadan sorunlarını nasıl çözebileceklerini konuşmak için geldiklerini ifade etti.
    Karacan, STK temsilcilerinden aldıkları sorun ve sıkıntıları en kısa zamanda çözüme kavuşturacakları sözlerine ekledi.
    Sorgun Kırmızı Et Üreticileri Birliği Başkanı Nusret Yiğit, sivil toplum kuruluşlarına gereken önemin verilmediğini belirtti.
    Yiğit, üreticilerin sorunlarını dile getirdi.
    İl ve İlçe de bulunun kırımız et üreticilerinin sıkıntısı olduğuna dikkat çeken Nusret Yiğit, “Kırmızı et üreten üreticilerin sonu ne olacak? Kırmızı et acaba nereye gidiyor? Et ve Süt Kurumunun büyük marketlerde satış reyonu kurması ve kesim fiyatlarının ciddi miktarda üreticiyi sıkıntıya sokacağını düşünüyoruz. Şuanda üreticilerin kesimlerin ciddi bir düşüş var. Bu düşüşün önüne nasıl geçilecek” diye konuştu.

  • Soba satışları başladı

    Soba satışları başladı

    Tol Çarşı’da soba satışı yapan Kadir Sarı, kış mevsiminin yaklaşması ve son günlerde havanın soğumasıyla birlikte satışların hızlandığını söyledi.
    Vatandaşın ihtiyacına göre soba veya eksikleri olan boru, kova, ızgara gibi eksiklerini tamamladığını ifade eden Sarı, “Sobaların da çeşidine göre fiyatları var. Kuzineli sobalarımız 250 ile 450 lira arasında değişiyor. Normal yuvarlak sobaların fiyatı 50 ile 300, kovalar 10 ile 20, ızgaralar 6 ile 10, boruların ise 6-7 lira arasında fiyatları değişiyor. Soba satılarımız artık başladı ve bahar mevsimine kadar devam eder.” dedi.
    Bülent Üstündağ da, havaların soğumaya başlamasıyla birlikte sobaya talebin arttığını belirtti.
    Kış mevsimi için daha önceden kendilerini hazırladıklarını vurgulayan Üstündağ, “Vatandaşımızın taleplerini karşılıyoruz. Sobası iyi olan vatandaşlar borularını veya kovalarını yeniliyor, ızgara alıyor.
    Satışlarımız artmaya başladı, bundan sonra daha da aratacaktır.” diye konuştu.
    Üstündüğ, şehir merkezinde doğalgaz bulunmasına rağmen yine de çok sayıda vatandaşın soba kullandığını belirterek, “Yine köyde yaşayan vatandaşlarımızın tamamı ısınmak için soba kullanıyor. Bu sebeple satışlarımız iyi.” ifadelerini kullandı.
    Soba borusu alan Ahmet Taştan da geceleri havaların soğuk olduğunu belirterek, “Soba kuracağız, borular eksikti yeni boru aldım.” dedi.

  • Huzurevi sakinleri bocce  turnuvası ile stres attı

    Huzurevi sakinleri bocce turnuvası ile stres attı

    Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürü Abdullah Neşeli, Dünya yaşlılar günü nedeniyle çeşitli etkinlikler düzenlediklerini söyledi.
    Neşeli, yaşlıların dün ile bugün arasında köprü vazifesini gördüğünü, kültürümüzü geleceğe taşıdıklarını belirtti.
    4 farklı huzurevinin katılacağı bocce turnuvası düzenlediklerini dile getiren Abdullah Neşeli, turnuvaya Sivas, Kırşehir ve Amasya illerinin katıldığını ifade etti.
    Neşeli, “Yaşlıların sadece kurumsal bakımda, beslenmeleri ve sağlıklarının takip edilmesi değil. Yaşlıların aynı zamanda bir çok etkinliklere katılabildikleri mutlu zaman geçirebilmelerine sağlamak. Burada açılışını yapmış olduğumuz bocce sahası bütün Yozgatlılara açıktır. Dileyen gelip burada bocce sporunu yapabilir.
    Bu etkinlikler ile kurumlar arası kaynaşmayı da sağlamayı hedeflediklerini kaydeden Abdullah Neşeli, ” Başka illerden gelen yaşlılar bizim ilimizi tanıyacaklar. Şehrimizin tarihi ve turistik yerlerini gezdireceğiz. Yöresel lezzetlerini tattıracağız. Güzel dostluklar kuracaklar” diye konuştu.
    Neşeli ayrıca, yaşlılara Sorgun ilçesinde bulunan kaplıcalara da götüreceklerini sözlerine ekledi.
    Alparslan Türkeş Huzurevinde kalan 80 yaşındaki Mehmet Güven, “Huzurevine gelen yaşlıların sadece yemeği verilir. Bazı ihtiyaçları temin edilir. Bir çok etkinliği bizlere sunuyorlar. Faaliyetlere ortak oluyorlar. Bizleri mutlu etmek için çırpınıyorlar. Tabi bundan da mutluluk duyuluyor. Bocce ile yeni tanışıyoruz. Yaşlıların yapabileceği bir oyun. Sevilecek bir oyun. Yaşlı kimseler başından geçenleri unutmaz. Boş kaldığı zaman kendisini üzen olayları hatırlar. Ama böyle şeyler unutturur ve hayata başlatır” dedi.
    Amasya Suluova Huzurevinde kalan Ali Osman Çökellev de, bocce sporu ile üç yıl önce tanıştığını söyledi.
    Çökellev, “Bocce oyunu bize çok şeyler kazandırdı. Bu oyun ile birlikte yeni yerler gördük, yeni dostlar kazandırdı. Ben bu oyunun benzerini çocukluğumda aşık olarak oynardık. O aklımıza geldi” diye konuştu.
    Sivas Huzurevinde kalan Halit Nazik, iki buçuk yıldır bocce oyununu oynadığını kaydetti.
    Nazik, “Bocce oyunu bizim için çok iyi bir oyun. Hareket ederek spor yapmamızı sağlıyor” şeklinde konuştu.

  • Trafik kazasında  1 kişi yaralandı

    Trafik kazasında 1 kişi yaralandı

    Kaza gece saatlerinde Atatürk yolu üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre Serdar Yıkılmaz yönetimindeki 06 BH 939 plakalı araç, şehir merkezine giderken kontrolden çıkıp karşı şeride geçerek takla attı.
    Araç sürücüsü Serdar Yıkılmaz yaralanırken olay yerine gelen 112 sağlık ekipleri yaralıya ilk müdahaleyi yaptı. Yaralı Bozok Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi’ne kaldırıldı. Kazayla ilgili soruşturma başlatıldı.

  • Bocce turnuvasının şampiyonu  Amasya Suluova Huzurevi oldu

    Bocce turnuvasının şampiyonu Amasya Suluova Huzurevi oldu

    Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü tarafından Yozgat’ta 6-8 Ekim 2017 tarihleri arasında düzenlenen turnuvaya Sivas, Amasya ve Kırşehir huzurevi katıldı. Huzurevinde kalan 28 bocce sporcusunun mücadelesi renkli görüntülere sahne oldu. Turnuvada diğer rakiplerini eleyerek finale adını yazdıran Kırşehir Huzurevi ve Amasya Suluova Huzurevi, finalde kıyasıya yarıştı. Dostluğun kazandığı turnuvanın şampiyonu Amasya Suluova Huzurevi oldu. Turnuvada ikinciliği Kırşehir Huzurevi sakinleri elde ederken üçüncü ise Sivas Huzurevi oldu. Yarışmanın sonunda ise dereceye giren huzurevi sakinlerine plaket ve ödüllerini Yozgat Vali Yardımcısı Adem Yılmaz verdi. Yılmaz, final müsabakasını izleyen ve dereceye giren takım sporcularını tebrik ederek başarılar diledi. Yozgat Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürü Abdullah Neşeli, Ali ve Sosyal Politikalar Bakanlığınca huzurevlerinde aktif yaşlanma hedefine yönelik başlatılan bocce sporu için 1 Ekim Alparslan Türkeş Huzurevinde bir saha yaptıklarını söyledi. Yaşlıların yapılan bu sahada bocce sporunu aktif bir şekilde yapacaklarına inandıklarını ifade eden Neşeli, “1 Ekim Dünya Yaşlılar Günü etkinlikleri kapsamında hem sahamızı hizmete açtık hem de bir turnuva düzenledik. 4 ilde bocce sporunu yapan yaşlılarımızı ilimizde misafir ediyoruz” dedi. Suluova Huzurevin’den gelen 66 yaşındaki Ali İhsan Çöpellev ise üç yıl önce bocce ile tanıştığını belirtti. Bocceyi ilk duyduğunda tedirginlik yaşadıklarını aktan Çöpellev, “Oynadıkça boccenin bize çok şeyler kazandırdığını gördüm. İlk başta yeni dostlar kazandırdı. Yeni yerler gördük, kalıcı dostluklar ediniyoruz. Bocce sporunun benzerini çocukken oynadığımı ‘aşık’ oyununa benzetiyorum. Bizim için güzel bir oyun” ifadelerini kullandı.

  • Kitaplarını ücretsiz dağıtıyor!

    Kitaplarını ücretsiz dağıtıyor!

    Yozgat Belediyesi Statik Proje Kontrolörü ve inşaat mühendisi Servet Ersoy, mesleki birikimleri neticesinde yazdığı Betonarme Yapıların Tasarımında, Onayında ve Uygulamasında Dikkat Edilecek Hususlar – Yapı Tasarımı’ isimli kitabını Türkiye’nin dört bir yanına ücretsiz olarak ulaştırmaya devam ediyor.
    Ersoy, ikinci baskısı yapılan kitabını, geçtiğimiz hafta içerisinde Bozok Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Öğrenci Topluluğu’nun da desteğiyle üniversite öğrencilerine ücretsiz olarak dağıttı.
    Geçtiğimiz ay içerisinde ikinci baskısı yayınlanan kitabını ücretsiz olarak yurdun her yerine ulaştırmaya çalışan ve kitabı hakkında bilgi veren inşaat mühendisi Servet Ersoy, “Yapılar tasarlanırken sadece estetiğine bakılmamalı, içinde barındırdığı canlıların can güvenliğini deprem sırasında sağlayacak şekilde performans ve dayanım göstermesine de dikkat edilmelidir. Bu kitabımla tüm mühendislere ve mühendis meslek gruplarına deprem öncesinde seslenmek istiyorum, “Sesimi duyan var mı?” dedi.
    “AMACIM CAN
    KAYIPLARINI
    ENGELLEMEK”
    “Doğrudan mesleğimizi ilgilendiren depremlerde yaşanan can kayıplarını engellemek için ve ülkemize faydalı olabilmek adına 2015 Ocak ayında yapı tasarımı eserimi kaleme aldım. Kaleme aldığım eserim bir buçuk yıl sürdü ve geçtiğimiz Eylül ayında ikinci baskısıyla tekrar raflarda yerini aldı. Eserimi İstanbul başta olmak üzere Ankara, Kayseri, Bursa, Adana, Gaziantep, Uşak, Sivas, Erzincan, Çorum gibi birçok ilimize gerek mühendislere gerek ise İnşaat mühendisliği öğrencilerine ulaştırdım. Önümüzdeki günlerde Kırıkkale ve Samsun illerindeki Üniversitelere ziyaretlerim olacak” ifadesini kullandı.
    “MÜHENDİSLERE BÜYÜK GÖREVLER DÜŞÜYOR”
    Yurdumuzun, dünyanın en etkin deprem kuşaklarından Alp-Himalaya deprem kuşağı üzerinde bulunduğunu ifade eden Ersoy, yaşanan depremler ile ilgili de bilgi verdi. Ersoy; “Eserlerimde de bahsettiğim gibi mühendis olarak bizlere çok önemli görevler düşmektedir. Doğal afetler içerisinde ise ülkemizde en çok can ve mal kaybına sebep olan afet türü depremlerdir. Deprem haritalarına göre yurdumuzun %92’si deprem bölgesinde, nüfusumuzun da %95’i deprem tehlikesi altıdadır. Son 60 yılda depremlerde ülkemizde 58 202 kişi hayatını kaybetmiş, 122 096 kişi yaralanmış ve 411 465 bina yıkılmıştır” diye konuştu.
    PEYİK DEPREMİ
    1940 tarihinde Doğankent’e bağlı Peyik’de meydana gelen deprem üzerinden Yozgat’ta olası bir depremi değerlendiren Ersoy sözlerini şöyle sürdürdü; “Depremi Yozgat’ta değerlendirecek olursak, 13 Nisan 1940 Peyik zelzelesi olarak kayıtlara geçen depremde yaklaşık 300 vatandaşımız hayatını kaybetmiştir. Yozgat’ta 1940’lı yıllardaki depremi bugünle kıyaslarsak, o yıllardaki gerekli teknolojik kayıt yetersizliği ve yapıların tek katlı olmasıyla ortaya çıkan sayısal sonucun gerçeği tam yansıtmadığı kanısındayım. İlimizde bugün aynı şiddette olabilecek depremin daha çok tehlikeli sonuç çıkacağını düşünmekteyim”.
    “DEPREMLER
    SAVAŞLARDAN DAHA ÇOK CAN
    ALIYOR”
    “Bugün saniyeler süren bir depremin etkisi, yıllarca süren savaşlardan daha çok can ve mal kaybına neden olmaktadır” diyen inşaat mühendisi Servet Ersoy, sözlerini şöyle sürdürdü; “Aslında insan olarak bizler, riskin olasılığını ihmal ettiğimiz zaman sonuç olarak çok olumsuz durumlarla karşı karşıya kalıyoruz. Öncelikle bu olumsuzluklara sebep olan riski iyi bilmeliyiz. Bulunduğumuz il sınırlarına yakın illerde, çok büyük depremler olduğu bir gerçektir. Bugün için uzmanlar, 1999 tarihli bir depremin bugün tekrar etmeyeceğini de söyleyemezler.
    Depremden etkilenen çelik, betonarme, ahşap, yığma gibi tüm yapılarda en çok dikkat edilmesi gereken, yapının taşıyıcılığıdır. Yapıda hasar oluştuğu zaman içerisindeki canlı ve cansız tüm nesneler zarar görecektir. Yapıların tasarımlarında çok önem verdiğimiz dış cepheler, iç dekorasyonda kullandığımız tüm mimari objeler, mekanik ile beraber tüm eşya ve aksesuarların tamamı depremle hasara uğrayacaktır. Bütün bunların depremde güvende kalmasını sağlayan da yapıdaki taşıyıcı elamanlar olduğu unutulmamalıdır. İnşaat mühendisleri de yapıları tasarlarken kullandığı malzemenim çalışma prensibine uygun birleşimler yapması gerekmektedir. Kocaeli depreminde yüz yıllık 3 katlı yığma binalar hasar görmezken, birkaç yıllık 3 katlı betonarme yapıların yıkıldığı tespit edilmiştir. Kısaca özetlersek; yüz yıllık yığma bina yapılırken, yığmada kullanılan malzemenin ve yığma yapının çalışma prensibine göre yapıldığı için yıkılmamış, birkaç yıllık 3 katlı betonarme binalar betonarme elamanların çalışma prensibine göre tasarlanmadan yapıldığı için hasar oluşmuştur.
    Sonuç olarak deprem ile yaşamayı öğrenmemiz ve depreme dayanıklı binalar inşa etmemiz gerekmektedir. Bu sebeple gerek toplum olarak, gerek kurum içerisindeki amir ve memurların oluşturacağı imkânlar neticesinde mühendislik görevimizi tam olarak yapabileceğimiz kanısındayım.”
    “TEŞEKKÜR
    EDİYORUM”
    “Mesleki yetkinliğe ulaşabilmem adına, 5 yıllık süre boyunca bana çalışma ortamı sağlayan Arnavutköy Belediye Başkanım Sayın A. Haşim Baltacı başta olmak üzere, kurum amirim Sayın Teknik Bşk. Yrd. Osman Akkaya ve birim amirim değerli Yasin Çakır beylere saygılarımı bir borç ve bir vefa olarak sizler aracılığı ile belirtmek istiyorum. Yaklaşık iki yıl önce atama ile geldiğim memleketim Yozgatımızda yaptığım ve yapacağım mühendislik çalışmalarıyla nefesimi tüketmek, büyüdüğüm bu topraklara bir borçtur”.
    SERVET ERSOY
    KİMDİR?
    22 Şubat 1982 yılında Akdağmadeni Dolak Köyü’nde doğdu. İlkokulu Dolak Köyü’nde, ortaokulu Akdağmadeni’nde, liseyi Yozgat Lisesi’nde tamamladı. 2007 yılında Erzurum Atatürk Üniversitesi İnşaat Mühendisliği bölümünden mezun oldu.
    Erzurum’da kaldığı 6 yıllık süre içerisinde 700 araç kapasiteli yeraltı otoparkı gibi büyük yapılarda mühendislik çalışmalarında bulundu. 4 yıl boyunca Ankara genelinde yaklaşık 800 adet üst yapının proje, yapı denetimi, şantiye şefliği ve saha mühendisliği gibi alanlarında aktif olarak görev yaptı. Ardından 5 yıl boyunca İstanbul – Arnavutköy Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürlüğü personeli olarak görev yaptı. Tam olarak meslekte yetkinliğe ulaştığı bu süre içerisinde, sanayi yapıları, kamu binaları, güçlendirme yapıları, ticari yapılar, çok katlı binalar, dini tesis yapıları ve konutlar gibi toplam 3 bin 600 üst yapının çelik, prefabrik, betonarme, yığma, ahşap yapılarında statiker olarak görev yaptı. İstanbul’da mimari avamlarda, jeolojik çalışmalarda ve bu yapıların tüm projelerinin ön etütlerinde bulundu.
    Halen, yaklaşık iki yıl önce atama ile geldiği Yozgat’ta, Yozgat Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürlüğü’nde Statik Proje Kontrolörü olarak görev yapmaktadır.
    Bozok Üniversitesi Mühendislik Mimarlık Fakültesi, Makine Mühendisliği okumakta olan Servet Ersoy, evli ve 3 çocuk babasıdır.

  • Yozgat’ta Deskeleme ve  Yetiştirme Kursları başladı

    Yozgat’ta Deskeleme ve Yetiştirme Kursları başladı

    Yozgat İl Milli Eğitim Müdürü Mehmet Tekin, kursların öğrenciler açısından son derece önemli olduğunu söyledi. Tekin, “Bakanlığımızın eğitim kalitesinin artırılmasına yönelik hayata geçirdiği bu uygulama öğrencilerimiz açısından büyük önem arz ediyor. Öğrencilerimizin derslerinde başarısını artırmak bilgilerinini tazelemeleri derslerine daha iyi motive olmalarını sağlamalarının yanı sıra akademik ve sosyal gelişimlerine katkı sunacaktır. Ayrıca ortaokul ve lise öğrencilerimizin derslerde edindikleri kazanımları pekiştirmelerine katkı sağlayacaktır.”dedi.
    Cumhuriyet Ortaokulunda Destekleme ve Yetiştirme Kurslarına öğrencilerin ilgisi yoğun oldu. Okul Müdürü Selim Yaman’da öğrencilerin derslerdeki başarılarını artırmaları açısından kursların faydalı olacağına inandığını ifade etti.
    Öğrenci velileride kursların ücretsiz olmasının öğrencilerin başarı seviyesine katkı sağlayacağını belirtti.

  • Havalanı’nda Proje müjdesi

    Havalanı’nda Proje müjdesi

    Başer, AK Parti’nin Afyonkarahisar kapmında Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın Yozgat Havalimanı’nın proje çalışmalarının başladığını açıklağını sosyal medya hesabı üzerinden duyurdu. Başer, Sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı: “İnşallah çok yakın zamanda Yozgatımızı havayolu ile Türkiye ve Dünya ile buluşturacağız”

  • Sorgun’da patates hasadı başladı

    Sorgun’da patates hasadı başladı

    Sorgun’a bağlı Günpınar köyünde bu yıl 42 yaşındaki çiftçi Yasin Arslan agria cinsi patates ekimi yaptı. Ekilen üründen yüksek verim alan çiftçi Yasin Arslan, verimin yüksek olduğunu ancak işçi ve pazar sıkıntısı yaşadıklarını söyledi.
    Kilosu 1 TL’den satılıyor.
    Her yıl ortalama 80-100 ton patates ürettiklerini ancak ürettikleri patatesi pazarlamada sıkıntı yaşadıklarını belirten Arslan, “Geçen yıl ve bu yıl Sivas bölgesinden agria cinsi patates tohumu getirerek ekimini yaptık. Verim oldukça yüksek. Ancak patates üreticisi olarak en büyük sıkıntımız işçi ve pazar sıkıntısı. İşçi bulmakta zorlandığımız gibi, ürettiğimiz patatesleri 30’ar kiloluk çuvallara koyarak torba torba perakende olarak vatandaşlara satıyoruz. Kilosunu 1 TL’den veriyoruz” dedi.
    Verim yüksek.
    Arslan, patates üretiminde verimin yüksek olduğunu ancak pazar sorunu yaşadıklarını belirterek. “Yedi yıl önce hobi olarak ektiğim patates üretimi benim oldukça hoşuma gitti. Hem kazancı iyi hemde tadı iyi. Ben de bu yıl 20 dönüm civarında patates ekimi yaptım. Sivas bölgesinden agria cinsi patates tohumu getirdim. Agria cinsi daha kaliteli bir patates. Patates üretimi buğday, arpa ve diğer hububat ürünlerine göre daha zahmetli ve daha çok emek istiyor. Buğday bana göre tembel çiftçi işi. Makine ekipmanlarına ektirip, makine ekipmanlarına biçtirip, tüccara satmak basit bir iş. Ancak patates üretimi tüm vücut ve beden diliyle çalıştığımız için o daha ağır bir iş. Kar olarak patates, buğdaydan daha karlı bir iş. Ancak patates üretiminde en çok işçi ve Pazar sıkıntısı yaşıyoruz. 30’ar kiloluk çuvallar koyduğumuz patatesleri çuval çuval perakende olarak vatandaşlara satıyoruz”dedi.

  • Canlı yayın canınızdan etmesin

    Canlı yayın canınızdan etmesin

    Şehir içi veya şehirlerarası trafikte araç kullanan sürücüler tarafından yapılan canlı yayın ve video çekimleri olası kazalara davetiye çıkarıyor. Trafik eğitmenleri sürücülere, ‘canlı yayın, canınızdan etmesin’ uyarısında bulundu.
    DİKKAT VE
    REFLEKS İŞİ
    Ateş Sürücü Kursu Trafik ve Çevre Eğitmeni Okan Ateş, trafik yönetmeliği gereği araç kullanırken cep telefonu kullanmanın kanunen yasak olduğunu belirterek, araç kullanmanın dikkat ve refleks işi olduğuna söyledi.
    Sürücülerin kurallara uyma noktasında bilinçli olması gerektiğine dikkat çeken Okan Ateş, “Her ne kadar etkilenmiyorum dese de sürücü ister istemez dikkati dağılıyor, refleksi azalıyor.
    Her şey den önce toplum olarak birbirimizi uyarmamız ve bilinçli olmamız gerekiyor. Zaten trafikte tahammül, sevgi, saygı, hoşgörü olmazsa, olmuyor. İletişimin iyi kurulması gerekiyor” dedi.
    HANGİSİNİ
    YAPACAKSINIZ?
    Araç kullanırken bir çok organın aynı anda çalışması gerektiğini kaydeden Okan Ateş, “Araç kullanırken ayaklarımızın, kollarımızın, gözlerimizin, kulaklarımızın aynı anda çalışması gerekiyor.
    O anda videoyu mu kontrol edeceksiniz, aracınızı mı kontrol edeceksiniz. Hangisini yapacaksınız? Canlı yayın yapabilmeniz için veya video kaydı yapabilmeniz için ekstradan iki elinizin, iki gözünüzün, iki ayağınız ve iki kulağınızın daha olması gerekiyor.”diye konuştu.
    SADECE
    KENDİLERİNDEN
    SORUMLU DEĞİLLER
    Trafikte sürücülerin hayvanlar ve yayalardan da sorumlu olduğunu dile getiren Okan Ateş, “Yani bunu yapanlar çok büyük risk aldıklarının farkında değiller. Çünkü trafik de sadece kendi mallarından ve canlarından sorumlu değiller.
    Trafikte ki diğer sürücülerin canların ve mallarında da sorumlular. Bunu yapan sürücülerimizin özellikle bu konuda bilinçli olmalarını, kesinlikle yapmamaların tavsiye ediyoruz. Canlı yayın, canlarından etmesin” şeklinde konuştu.
    KAZAYA DAVETİYE ÇIKARIYOR
    Yozgat Kardelen Sürücü sahibi Tankut Civelek’te, Sargın Sürücü Kursu sahibi Ahmet Sargın ise, sosyal medyanın yoğun bir şekilde kullanıldığını belirterek, canlı yayın veya video kaydı yapmanın kazaya davetiye çıkardığını söyledi. Araçta seyir halinde iken canlı yayın yapan sürücülerin maddi yaptırım ile de karşı karşıya kalabileceği uyarısında bulunan Civelek, üç saniyelik bir dikkat dağınıklığının bile kazaya sebep olduğuna vurgu yaptı. Civelek, “Şehir içi yada şehirlerarası yolculuk yapan sürücülerin cep telefonu ile üç saniye ilgilenmesi bile yüzde yüzlük bir kaza sebebi. Hiç bir sürücü bile bile böyle bir kaza yapmak istemez. Aynı zamanda insan hayatını da riske atmış oluyorsun” dedi.

  • “HZ. Hüseyin ve tüm yönleri ile  Kerbela” konferansı düzenlendi

    “HZ. Hüseyin ve tüm yönleri ile Kerbela” konferansı düzenlendi

    Bozok Üniversitesi Erdoğan Akdağ Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen konferansa Yozgat Vali Yardımcısı Şükrü Çakır, Bozok Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Salih Karacabey, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Hikmet Şelli Aybar, Prof. Dr. Şenol Akın, Fakülte Dekanları, öğretim elemanları, sivil toplum örgüt temsilcileri ve öğrenciler katıldı. Konferansın açılış konuşmasını yapan ve tarihten ders alarak geleceğimizi doğru kurgulamak yolunda ibret almak ve benzer hataları yaşamamak dileğinde bulunarak sözlerine başlayan Bozok Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Salih Karacabey, “Hz. Hüseyin, Muharrem ayı, Hz. Peygamber ve yaşadığımız tarihi süreç. Bunları yan yana getirdiğimiz zaman elbette tarihe takılıp kalmak değil ama tarihte yaşananlardan ibret alarak geleceği kurgulamak adına doğru adım atmak için bilmek önemlidir. Hz. Hüseyin herhangi bir kişi değildir. Öncelikle manevi değerlerimiz açısından bakıldığında Müslümanlar için çok önemli ve herkesin, her inanının yolundan gitmekle mükellef olduğu Hz. Peygamberin torunudur. Buna rağmen mümin ve Müslümanların gözünde böyle önemli bir mertebeye sahip olmasına rağmen bazı olaylar onu şehit olarak aramızdan almışsa olayların tarihi, sosyolojik ve psikolojik tahlillerinin doğru yapılması icap eder. Bu olayların tarihi, sosyolojik değerlendirmesi iyi yapamadığımız sürece belli kalıplara zihinlerimiz kilitlenip kalır. O kalıplardan çıkamadığı için de gelecek için doğru adım atma imkânımız olmayabilir. Benim dileğim ve temennim şudur; Yaşananlardan ibret alınarak yeni yanlışlara adım atılmamasıdır.” diye konuştu.
    Bozok Üniversitesi Bilal Şahin İlahiyat Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. İsmail Pırlanta “Hz. Hüseyin ve Tüm Yönleri İle Kerbela” konulu konferansında; “Hz. Hüseyin istinasız her mümin ve Müslümanın dünyasında önemli yer tutmaktadır. O Peygamber efendimiz tarafından başta bütün Müslümanlar olmak üzere, bütün insanlığa bırakılan bir mirastır. O, hak ve adalet düsturuna sahip çıkılması husussundaki dikkati, özeni ve direnişi ifade eder. Bugün yapılması gereken, Hz. Hüseyin’e kıyanların, onu Kerbela sahrasında susuz bırakanların, şehit edenlerin nasıl olup da kendilerini Müslüman olarak gördüklerini sorgulamasıdır. Hz. Hüseyin’i bugün yeniden anlamak için yapılması gereken, herşeyden önce tarihe sızmış nefret ve intikam tohumlarını ayıklamaktır. Onu birlik ve beraberliğimizin nişanesi yapacak bir tasavvur dünyasında yeniden okumaya yeltenmektir.” ifadelerini kullandı.Program sonunda katılımcılara aşure ikram edildi.

  • Anadolu’nun 81 ili Yöresel  Günler Şöleni’nde buluşuyor

    Anadolu’nun 81 ili Yöresel Günler Şöleni’nde buluşuyor

    Ağrı, Ardahan, Adıyaman, Bitlis, Bursa, Bolu, Çanakkale, Tekirdağ, Edirne, Elazığ, Giresun, Konya, Kars, Kırklareli, Malatya, Kırşehir, Yozgat, Hakkari, Şırnak, Şanlıurfa, Mardin ve Gaziantep gibi Türkiye’nin farklı iklimlerinden 81 ilin yöresel tatlarını sergileyeceği Geleneksel Yöresel Günler Şöleni, bugün saat 20.30’da Zeytinburnu 15 Temmuz Meydanı’nda başlıyor.
    Meşhur lezzetler Zeytinburnu’nda
    Konya pidesinden Bursa İskenderine, Çanakkale Ezine peynirinden Gaziantep cevizli lokumuna, Ordu fındığından Malatya kayısısına, Bitlis-Sason balından Edirne tava ciğerine, Erzincan otlu peynirinden Afyon sucuğuna, hamsi tavadan Rumeli böreğine kadar birbirinden lezzetli yöresel ürünlerin sergileneceği şölende Anadolu bölgelerine ait meşhur yöresel tatlar Zeytinburnu 15 Temmuz Meydanı’ndaki standlarda görücüye çıkacak. 10 gün boyunca Anadolu ezgilerini taşıyan halkoyunlarının, müziklerin, kıyafetlerin ve bölgelere has kültürel eserlerin sergileneceği şölende Doğu Anadolu, Güneydoğu Anadolu, Ege, İç Anadolu, Akdeniz, Marmara, Karadeniz, Türk Dünyası, Rumeli ve Balkan Bölgelerine ait tüm dernekler bir araya gelecek.
    Sıra gecesi ve türkü şöleni
    Her akşam birbirinden lezzetli yöresel tatların ikram edileceği şölende kuru fasulye, keşkek, lahana çorbası, mantı, pilav, Urfa biber salçası, Bitlis-Sason balı, Afyon kaymağı, Kastamonu çekme helva ve daha birbirinden nefis yöresel tatlar Zeytinburnulu vatandaşların beğenisine sunulacak. Ayrıca Türk Halk Müziği’nin sevilen sanatçısı Mustafa Keser, Orhan Hakalmaz ve Hülya Polat da Yöresel Günler Şöleni’ne sevilen türküleriyle renk katacak. Farklı iklimlerin aynı çatı altında buluşacağı şölen boyunca Arif Şentürk, İsmet Aydın, Hamdiye Erol, Fuat Erenoğlu, Harun Atmaca, Seda Okuyucu, Mehmet Sıraç, Osman Arslan, Ebru Yaman, Sinan Erkeker, Sercan Direk, Bünyamin Aksungur ve Aşık Mürsel Sinan gibi sevilen sanatçılar da Zeytinburnu 15 Temmuz Meydanı’nda sahne alacak.
    Farklı iklimler aynı çatı altında
    TRT Avaz, Konya Sun TV, Vuslat TV, Tek Rumeli, Bursa TV, Gaziantep Olay TV, Antalya V TV ve Mavi Karadeniz TV’den canlı yayınlanacak Yöresel Günler Şöleni’nde yer alacak derneklerin isim listesi şöyle:
    1- Afganistan Türkmenleri Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, 2- Afganistan Türkleri Uluslararası Sosyal Kültür ve Yardımlaşma Derneği, 3- Avrupa Yakası Düzceliler Derneği, 4- Avrupa Yakası Romanlar Balkan Göçmenleri Kültür ve Dayanışma Derneği, 5- Balıkesir Hodul Köyü Derneği, 6- Batı Trakya Türkleri Dayanışma Derneği, 7- Bitlis Sason Muş ve Köyleri Kültür Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, 8- Çanakkale Bigalılar Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, 9- Diyarbakır İli Çermik ve Çüngüşlüler Derneği, 10- İstanbul’daki Çankırı Sanayici ve İşadamları Derneği, 11- İstanbul Mardinliler Derneği, 12- İstanbul Zeytinburnu Tüm Samsunlular Derneği, 13- Kars- Ardahan- Iğdır Zeytinburnu Hemşehri Konseyi, 14- KASDER Kastamonulular Dayanışma Derneği, 15- Kazak Türkleri Eğitim ve Araştırma Derneği, 16- Kazak Türkleri Vakfı, 17- Konya Bozkır ve Köyleri Dayanışma ve Kültür Derneği, 18- Malatyalılar Derneği, 19- Tüm Giresunlular Sosyal Yardımlaşma ve Kültür Derneği, 20- Tüm Rumeli Türkleri Derneği, 21- Zeytinburnu Afyonlular Kültür Dayanışma Derneği, 22- Zeytinburnu Dernekler Federasyonu (ZEYDEF), 23- Zeytinburnu Ordulular Derneği, 24- Zeytinburnu Sinoplular Derneği, 25- Zeytinburnu Şanlıurfalılar Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, 26- Zeytinburnu Tüm Elazığlı İşadamları Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği.

  • Çiftçilere destek ödemesi başlıyor

    Çiftçilere destek ödemesi başlıyor

    Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Fakıbaba, tarımsal destekleme ödemelerine ilişkin açıklama yaptı.
    2017 yılı tarımsal destekleme ödemeleri kapsamında bugünden itibaren üreticilere toplam 918,5 milyon TL’lik bir ödemenin yapılacağını kaydeden Bakan Fakıbaba, “Ödemeler kapsamında; çiğ süt desteği için 320 milyon TL, buzağı desteği için 445 milyon TL, süt tozu desteği için 15 milyon TL, tiftik ürünü desteği için 5 milyon TL, malak desteği için 4,2 milyon TL, tarım sigortaları desteği için 105 milyon TL, kırsal kalkınma yatırımlarını destekleme desteği için 11,3 milyon TL, genç çiftçi proje desteği için 13 milyon TL olmak üzere toplam 918,5 milyon liralık hibe desteği vereceğiz.
    Destek ödemelerini bugün saat 18.00’den sonra üreticilerimizin hesaplarına aktaracağız.
    Ödemeler, gelen icmallere ve T.C. kimlik numaralarına göre gerçekleştirilecek. 1 Ocak 2017 tarihinden itibaren başlayan ödemeler de dahil edildiğinde üreticilerimize ödediğimiz meblağ tutarı 10,5 milyar TL’yi bulacak.
    Böylelikle 2017 yılı için üreticilerimize vermeyi planladığımız toplam 12,8 milyar TL’lik tarımsal hibe desteğinin yüzde 82’lik kısmını ödemiş olacağız” dedi.

  • Bozdağ’dan MTV müjdesi

    Bozdağ’dan MTV müjdesi

    Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bozdağ, katıldığı bir televizyon programında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Motorlu Taşıtlar Vergisi’nde yüzde 40’lık artışın aşağı çekileceğini kaydeden Bozdağ, “Sayın Cumhurbaşkanımızın resepsiyonda yaptığı açıklamadan sonra toplanan Bakanlar Kurulu Toplantısı’nda bu konu enine boyuna ele alındı ve değerlendirildi.
    Hatta tasarının içerisindeki diğer bazı konular üzerinde de yeniden bir değerlendirme yapıldı ve sonuç olarak Motorlu Taşıtlar Vergisi’nde tasarıdakinden daha iyi bir noktaya getirecek iyileştirme yapılması kararı çıktı.
    Bu konuda da Maliye Bakanı Naci Ağbal’a bir görev verildi. Naci Bey hazırlıklarını bitirdikten sonra bunu kamuoyuyla paylaşacak. Aynı şekilde bu tasarı Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşülecek. Plan ve Bütçe Komisyonu görüşmeleri sırasında da bu maddede yapılan iyileştirmeye uygun değişiklik yapılacak” dedi.
    Motorlu Taşıtlar Vergisi’nde yapılacak artışın henüz belli olmadığını kaydeden Bozdağ, “Her yıl rutin yüzde 15’lik bir artış sağlanıyor. Bu sene bu 15’in üzerine yüzde 25 bir tasarı ilave ediyordu. Tabi bu rutin artış gene rutininde olacaktır.
    O zaten devam edecektir. Rutininde ama onun üzerine ilave bir şey yapılacak mı, yapılacaksa onun miktarı ne kadar olacak? Onun çalışmasını bakanımız yürütüyor. O çalışma bittikten sonra bunu kendisi bizzat açıklayacak. Ayrıca komisyonda bu değişiklik yapılacak. Vatandaşlarımız şunu bilsinler, bu yüzde 40’lık artış aşağı çekilecek. Bu daha iyi bir noktaya getirilecek. Birkaç güne kadar netleşir” diye konuştu.

  • FETÖ operasyonu: 22 gözaltı

    FETÖ operasyonu: 22 gözaltı

    Edinilen bilgiye göre, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının talimatları doğrultusunda, Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu koordinesinde, Türk Silahlı Kuvvetleri içerisindeki örgüt mensuplarından sorumlu sivil imamlar ve Emniyet Teşkilatı içerisindeki örgüt mensuplarından sorumlu sivil imamlara yönelik, İzmir merkezli 19 ayrı ilde (Afyonkarahisar, Ankara, Antalya, Aydın, Bursa, Denizli, Edirne, Erzurum, Eskişehir, Gaziantep, İstanbul, Kahramanmaraş, Kırıkkale, Konya, Manisa, Mersin, Yozgat ve Zonguldak) Çarşamba güzü eş zamanlı operasyon düzenlendi. Yapılan operasyon kapsamında, 22 şüpheli yakalanarak gözaltına alınırken, firari 29 şüphelinin yakalanması için çalışma başlatıldı.
    Gözaltına alınan sivil imamların Türk Silahlı Kuvvetlere ve Emniyete ilkokuldan başlayarak öğrenci yetiştirdikleri ve bu öğrencileri terör örgütünün ihtiyaçları doğrultusunda kurumlara yerleştirdikleri belirtildi.

  • KOP İdaresi’nden ‘Okuma Kültürü  ve Farkındalık’ Çalıştayı

    KOP İdaresi’nden ‘Okuma Kültürü ve Farkındalık’ Çalıştayı

    Kalkınma Bakanlığına bağlı Konya Ovası Projesi (KOP) Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı, Aksaray, Karaman, Kırıkkale, Kırşehir, Konya, Nevşehir, Niğde ve Yozgat illerinden oluşan KOP Bölgesi’ndeokuma alışkanlığı ve kültürünü artırmak amacıyla 2016 yılında başlattığı KOP Okuyor ProjesiOkuma Kültürü ve Farkındalık Çalıştayıyapıyor.
    KOP Eylem Planı’nda yer alan amaçlara uygun olarak, ulusal ölçekli stratejiler doğrultusunda okuma kültürünün yaygınlaştırılması ve sürdürülebilirliğinin sağlanmasına yönelik farkındalık oluşturmak için düzenlenençalıştay 6-7 Ekim 2017 tarihleri arasında Novotel’debaşladı. İki gün sürecekçalıştaya Kalkınma Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı temsilcileri ile KOP Okuyor Projesinin uygulandığı kurum ve kuruluşları temsilcileri, UNİKOP Üniversiteleri akademik personelleri, öğretmen ve öğrencilerden oluşan geniş bir katılım sağlandı.
    “Amacımız Bireylerde Okuma Kültürü Farkındalığını Yerleştirmek”
    Bugün ki dünyada yaşanan küreselleşme süreci ve sosyo-ekonomik gelişmelerin bölgesel kalkınma politikalarını yeniden şekillendirdiğini söyleyen KOP İdaresi Başkanı İhsan Bostancı, bölgelerin geri kalmışlıklarının giderilmesi ve her bölgenin kendi avantajlarını değerlendirerek ülke kalkınmasına ve rekabet gücüne katkı verebilmelerini sağlamak adına bölgelerin sahip oldukları potansiyel ve iç dinamiklerden en üst seviyede faydalanabilmek ve sosyo-ekonomik farkların azaltılmasını sağlamak için bölgeler düzeyinde farklı nitelikte politikalar geliştirilmesi gerektiğinin bir kez daha ortaya çıktığını belirtti.
    “Bu çerçevede bölgemizin gelişimine yönelik politikalar oluşturulması ve bu politikaların gerektirdiği planlama, uygulama, izleme ve değerlendirme faaliyetlerini yerine getirmek üzere göreve başlayan Başkanlığımızca farklı sektörlerde farklı projeler planlanmakta, uygulanmakta ve desteklenmektedir” diyen Başkan Bostancı, “Farklı sektörlerde gerçekleştirdiğimiz yolculuklarımızın hepsi insanımızı odağına alan bir anlayışla yürüyor. KOP Okuyor Projesi ile amacımız ne kitap dağıtmak, ne de var olan kitap okuma kampanyalarına katkı sağlamak.
    Önceliğimiz ve çıkış noktamız okuma kültürü üzerine bir farkındalık oluşturmak. Sizlerle birlikte bu farkındalığın oluşturulması ile okuyan, yazan, düşünen, milli ve manevi değerlere bağlı, vatanını, milletini, bayrağını ve dinini seven bir neslin ortaya çıkmasına katkı sağlayabilmek en büyük arzumuz ve hedefimiz” diye konuştu.
    2016 yılında başlayan KOP Okuyor Mali Destek Programı proje çağrısına ilk etapta Karaman, Konya, Niğde, Nevşehir ve Yozgat illerinde çıktıklarını kaydeden Bostancı, “Proje yatırım programına alınırken Aksaray, Karaman, Konya ve Niğde illeri bulunmaktaydı ve tahsis edilen ödenek 4 ile göre planlanmıştı. Ancak 2016 yılı içerisinde Bakanlar Kurulu kararıyla görev alanımıza eklenen Nevşehir ve Yozgat da son anda proje kapsamına alındı ve KOP Okuyor Projesi toplam 6 ilde yürütüldü.Proje, bu sene de görev alanımıza yeni katılan illerimiz olan Kırıkkale ve Kırşehir’i kapsayacak şekilde genişletildi ve 2017 yılı mali destek programı için bu iki ilimizden proje başvuruları alındı. Gelen projeler şu an değerlendirme aşamasındadır. Geçen yıl proje çağrısına çıktığımız illerde ise bu yıl güdümlü projeler yürütmeyi planlamaktayız. KOP Okuyor Projesi mali destek programına kurumlarımızın büyük ilgi gösterdiğini gördük. KOP olarak KOP Okuyor projesini kitaplıklar yapmak, sonra kitaplıkları kitapla doldurmak için uygulamıyoruz. Öğrencilerimizin, gençlerimizin yaşamında farklılık oluşturmak ama mutlaka birilerinin yaşamını olumlu yönde değiştirmek üzere çıktık biz bu yola.
    Sadece okul okuyan ve kitap okuyan değil, insanları, hayatı ve dünyayı doğru okuyan okuduğu ile üreten, içinde bulunduğu topluma katkı veren bireylerin sayısını artırmak gayemiz.” şeklinde konuştu.
    “Nobel Edebiyat Ödülüne Layık Bir Proje”
    Kitap Okuma kültürü kavramının Türkiye’de yerleşmesinde büyük emeği bulunan Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sedat Sever “Okuma Kültürü” konulu sunumu ile salonu dolduran katılımcılara seslendi. Prof. Dr. Sever, KOP İdaresi tarafından başlatılan KOP Okuyor Projesinden çok etkilendiğini ve Nobel Edebiyat Ödüllerine aday olmaya layık bir proje olduğunu belirtti.
    Okuma kültürünü, “Yazılı kültür ürünleriyle iletişimi alışkanlığa dönüştürmüş, bu kültürün sunduklarını sınama eleştirme yeterliliği kazanmış, bilişim teknolojilerinden amaca uygun yararlanabilen bireylerin edindiği beceriler bütünü” olarak tanımlayan Prof. Dr. Sedat Sever, bu kültürün temelinin erken çocukluk döneminde atıldığını, ilk ve ortaöğretim süreçlerinde ise kalıcı davranışa dönüştüğünü kaydetti.
    Bu kültürün edinilmesinde çocukların gelişim dönemleri özelliklerinin de göz önünde bulundurularak, öğrenme, bilme, keşfetme ihtiyaçlarının karşılanmasının temel ilke olarak benimsenmesi gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Sever, istatistik verileri ışığında eksik yönlerimizin tespit edilerek OECD ülkeleri ortalamasına yükseltilmesi için yoğun çaba harcamamız gerektiğine işaret etti.
    2014 yılı verilerine göre Türkiye’de okul çağındaki nüfusun en az yüzde 90’ının okulda aldığı ortalama eğitim süresinin 10 yıl olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Sedat Sever, OECD ortalamasına ulaşmaya çokta uzak olmadığımızı vurguladı.
    Konuşmaların ardından; Necmettin Erbakan Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı BölümüÖğretim Üyesi Doç. Dr. Abdullah Harmancı ve Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Suna Canlı katılımcılara sunum gerçekleştirdi.
    Çalıştayın öğleden sonraki oturumunda ise her birinde üniversite eğitimcilerinden ve öğrencileri temsilcilerin olduğu ve farklı illerden katılım sağlayan kişilerden oluşturulan 10 gurupta,“Çocukların, gençlerin ve yetişkinlerin günlük yaşantılarına okuma kültürünün yerleşmesinin önündeki engeller nelerdir?” ve “Bu engellilerin ortadan kaldırılması için neler yapılabilir?” sorularının durum tespiti ve çözüm önerileri masaya yatırıldı.

  • Üzüm ve Ceviz bahçelerine inceleme

    Üzüm ve Ceviz bahçelerine inceleme

    Önemli bir tarımsal potansiyele sahip Başınayayla köyünde bağlarda görülen hastalık ve zararlılar konusunda gözlem yapılarak, mücadele yöntemleri konusunda bilgiler verildi.
    Tohumdan ve fidandan olmak üzere iki farklı şekilde yetiştirilmiş 400 adet ceviz ağacının bulunduğu bahçede hastalık, zararlı ve verim yönünden bilgi alışverişinde bulunuldu. Hâlihazırda kurulu olan bahçede Yozgat ekolojik şartlarında verimin artırılmasına yönelik çözümler üretilmeye çalışıldı. İlerleyen dönemlerde üreticinin bahçesinde bazı uygulamaların denenerek verimin artırılmasına yönelik çalışmalar yapılacaktır.

  • Koordinasyan kurulu toplantısı yapıldı

    Koordinasyan kurulu toplantısı yapıldı

    İl Özel İdaresi Meclis Salonunda gerçekleşen toplantıda devam eden yatırımlar hakkında bilgiler veren Vali Yurtnaç, kentin birçok bölgesinde yatırımların devam ettiğini, Yozgat’ta gözle görünür bir değişimin yaşandığını söyledi.
    Yozgat’a genel bütçe yatırımı olarak 2017 yılının üçüncü dönem sonu itibariyle 5 milyar 269 milyon lira proje bedelli toplam 298 projenin bulunduğunu ifade eden Yurtnaç, şu bilgileri verdi;
    ‘Yıl ödeneği 749 milyon 507 bin lira. 2017 yılının ilk dokuz aylık diliminde 269 milyon 490 bin lira harcama yapıldı ve nakdi gerçekleşme oranı yüzde 36. Tabi ki bu nakdi gerçekleşmenin fiziki gerçekleşmesi de önemli.
    Bu fiziki gerçekleşmelerin de bir an önce yapılması, icraata geçmesi lazım. Bu 298 projeden 42 tanesi tamamlanmış, 200 proje ise devam ediyor. 24 proje ihale aşamasında olup 32 projeye ise henüz başlanılmamıştır. Mahalli idareler noktasında ise 519 milyon lira proje bedelli 172 adet projemiz mevcut. Yıl ödeneği 362 milyon lira. 2017 yılı ilk dokuz aylık diliminde 144 milyon lira harcama yapıldı ve nakdi gerçekleme oranı yüzde 40. Bu 172 projeden 83’ü tamamlandı, 80 projede ise çalışmalar devam ediyor. 8 proje ihale aşamasında ve 1 proje ise henüz başlanılmadı.”
    Toplantıda daha sonra yatırımcı kurum ve kuruluş müdürleri, 2017 yılı 3’üncü dönem sonu itibariyle yatırımları hakkında bilgiler sundu.

  • Bitki çaylarına rağbet arttı

    Havaların yavaş yavaş soğuduğu, sık sık sıcaklık değişimlerinin yaşandığı günler, soğuk algınlığı, nezle ve gribe de davetiye çıkarıyor. Vatandaşların hastalıklardan korunmak için ilk başvurdukları yöntem ise bitki çayları oluyor.
    Soğuk havaların gelmesi bitki çaylarına rağbeti artırırken, aktarlarda en çok Ihlamur, zencefil, zerdeçal, tarçın, adaçayı gibi şifalı bitkiler ile çeşitli bitkilerin bir araya getirildiği karışımlar satılıyor.
    Yozgat un pazarı Çarşısı’nda esnaflık yapan aktar Mustafa Yenice , bitkilerin şifa dağıtan yönünün saymakla bitmeyeceğini, vatandaşların her bitkiyi çay olarak kaynatıp içmemelerini ve bilinçli bir şekilde kullanmaları gerektiğini belirterek, “İnsanlar yıllardır bitkisel çayları kullanıyorlar ve bunların faydalarını gördüklerinden dolayı da tabii ki bizden talep ediyorlar. Biz yıllardır satıyoruz burada. Tabii ki bilinçli kullanmak her şeyin başında gelir. Vatandaşlarımız bitkileri alırken bilinçli hareket etsinler. Çünkü her çayı, her bitkiyi çay olarak kaynatıp içmek doğru değil. Alacakları şeyleri bilerek alsınlar.
    Örneğin adaçayı, ıhlamur, havlıcan, zencefil, tarçın, karanfil Bunların hepsinden bir karışım yapıp içerisine yarım dilim de limon koyarlarsa hem vücudun soğuğa karşı direncini artırır hem daha sağlıklı güne başlarlar. Gün içerisinde de tüketilebilir” diye konuştu.