Yazar: admin

  • Kadın girişimcilerimiz olmadan ekonomiyi uçuramayız

    Kadın girişimcilerimiz olmadan ekonomiyi uçuramayız

    TOBB Kadın Girişimciler Kurulu, Bingöl Valiliği, Bingöl Belediyesi, Bingöl Ticaret ve Sanayi Odası, Bingöl Üniversitesi ile Fırat Kalkınma Ajansı işbirliğiyle düzenlenen Bingöl Sanayi ve Ticaret Odası Kadın Girişimciler Kurulu’nun ev sahipliğini üstlendiği Bingöl Ulusal Kadın Girişimciliği Kongresi, Bingöl Üniversitesi’nde gerçekleştirildi.
    TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu burada yaptığı konuşmada kadın girişimcilerin ekonomi içerisindeki önemine değindi.Kadın ve erkeğin bir kuşun iki kanadı gibi olduğuna işaret eden Hisarcıklıoğlu, “Biri olmazsa, kuşun uçması mümkün değil. Bingöl işte bu vizyonla hareket ettiği için öne çıkıyor. Bu kongrenin hayata geçmesini sağlayan Oda Başkanımız Mahmut Ayas kardeşimi de kutluyorum. Mahmut Başkanımız daha ilk senesinde, Bingöl’de pek çok ilke de imza attı” diye konuştu.
    Ayas öncülüğünde Oda’nın İş-Kur hizmet noktasını kurduğunu belirten TOBB Başkanı, “E-belge sistemini hayata geçirip, üyemizi kağıt yükünden kurtardı, hizmete en kolay ve ucuz yoldan erişmesini sağladı. Yine Odamız sayesinde Bingöl Çobantaşı Kavurması coğrafi işaret tescilini aldı. Sırada; Çobantaşı Kavurması, Burma Kadayıfı ve Gazik Kaymağı var, onları da tescillemek in başvurular yapıldı. İstihdam seferberliğinde de sözünü tuttu.90 üyesine 9 milyon lira nefes kredisi sağladı. Nefes’ten sonra Ziraat’le Girişimciye Değer Kredisi başlattı. 360 üyesine 125 milyon liralık Kredi Garanti Fonu kefaleti sağladı. Özetle Mahmut kardeşim, Bingöl’e yakışan bir Ticaret-Sanayisi Odası meydana getirmek için büyük emek veriyor. Kendisiyle de ayrıca iftihar ediyor, başarılarının devamını diliyorum” dedi.
    Bingöl’ün zenginlikleri
    Bingöl’ün tüm bu hizmetlerin en iyisini hak ettiğinden söz eden Hisarcıklıoğlu, kendilerinin de TOBB olarak ellerinden gelen desteği verdiklerini vurguladı. Hisarcıklıoğlu şöyle konuştu: “2003-2004 yıllarında 480 adet deprem konutu inşa ettik. 2015’de Cevdet Yılmaz Ortaokulumuzu yaptık. Yine Vekilimiz Cevdet Yılmaz beyin destekleriyle Bingöl, Cazibe Merkezleri programı kapsamında önemli yatırımları çekmeye başladı. Yine Bingöl Üniversitemiz, daha 10 yıllık genç bir üniversite olmasına rağmen, bu coğrafyanın en büyük üniversitesi haline geldi.
    Esasında Bingöl’de henüz yeterince kullanılmayan yerüstü ve yeraltı pek çok zenginlik mevcut. Peri Bacaları’na rakip görülen Buban Bacaları. Bingöl’ü kış turizminde öne çıkaracak Haserek Kayak Merkezi. Yüzen ada, Ata Park, Soğuk Çeşme; hep burada. Daha bahsetmediğimiz, Bingöl Balı ve Dut Pekmez`iniz var. Allah tüm bu nimetleri vermiş, mutlaka değerlenmeliyiz. O zaman göreceksiniz, Bingöl’ün algısını çok daha olumlu noktaya getireceğiz.”
    Zenginleşmek için kadınlara ihtiyacımız var
    Anadolu’yu karış karış gezdiğini hatırlatan Hisarcıklıoğlu, kullanılmayan büyük bir hazinenin daha, olduğunu söyledi. Türkiye’nin zenginleşmesi için kadınlarımıza ihtiyaç olduğunu vurgulayan TOBB Başkanı, “Bu salonda oturan kadınlarımız çok kıymetli. Elbette işleri zor. Çünkü sadece iş hayatındaki zorluklarla mücadele etmek yetmiyor, bir de biz erkeklerle uğraşıyorlar. Dolayısıyla, bizim en önemli görevimiz kadınlara destek vermek, önlerindeki engelleri azaltmak olmalı. Nüfusun yarısı kadın, ama kadınlarımızı işgücüne katamıyoruz.
    Kadınların işgücüne katılım oranında dünyada sonlardayız. Nüfusun yarısı, ekonomik yaşamın içinde değil. Zenginleşmemizin önündeki en büyük engel bu. Kadınların ekonomiye aktif olarak katılması gerekiyor. Kadının sadece evde kalması gerektiği düşüncesi değişmeli. İşte rol model önümüzde duruyor. Peygamberimizin eşi Hz. Hatice validemiz devrin en büyük tüccarlarındandı. Bizim kültürümüzde kadını eve kapatmak falan yok!” diye konuştu.
    Kadın girişimciler için ayrıcalık istiyoruz
    Kadınların işgücüne katılım oranında, OECD ortalamasını yakalamamız halinde, 2025 yılında 250 milyar dolar daha fazla milli gelire sahip olunacağını bildiren Hisarcıklıoğlu şunları söyledi: “Yani hepimizin cebine 3 bin dolar daha fazla para girer. Kıymetli Bakanlarımız, Vekilimiz buradayken, bir talebimizi de ileteyim. Kamu alımlarında kadın girişimcilere avantaj sağlanmasını istiyoruz. Erkekler kusura bakmasın, bizim için kadın girişimcilerimizin ayrıcalığı var. Yurtiçi fuarlarda bedelsiz stant, KOBİ girişim sermayesinde, KGF finansmanında öncelik ve pazarlara ulaşım için network sistemimiz var. Eurochambers, ECO TSO, Kadın Girişimciler Konseyi, Balkan Odalar Birliği Kadın Girişimciler Konseyi Avrupa Girişimciler Ağı Başkanım Mülkiye Aytar burada. Brüksel ve Hollanda’daki yapılanmayı bitirdik. Sırada Almanya var.
    Bize haksızlık yapan AB’ye en güzel cevabı onlar verecek!
    İnterneti ve teknolojiyi kadınlarımızın için çok önemli bir fırsat olarak görüyorum. Eskisi gibi, tüm gün, bir dükkânın içinde oturmaya artık gerek yok. Dükkân olmadan satış yapmak mümkün hale geldi. İşte Hepsiburada.Com! online dükkan. Bunun gibi nice siteler var.
    Artık devir değişti. İstersen evde üretirsin, istersen evden kazanırsın. Bugün böyle müthiş imkânlar var. Bugün bir köyde yaşayan çocuğun, cebindeki akıllı telefonla erişebildiği bilgiye, 15 yıl önce ABD Başkanı erişemiyordu. Teknoloji kadınlarımızın ekonomiye katılımı için muazzam bir fırsat sunuyor. Teknoloji işin içine girdi mi doğu batı ayrımı da sona eriyor. İnternete erişiminiz varsa aslında dünyanın merkezindesiniz. TOBB olarak dünyanın önemli teknoloji şirketleriyle yakın çalışmaya başladık. Şimdi Turkcell ile birlikte Geleceği Yazan Kadınlar projemizi tamamlamak üzereyiz.
    18 ilde 1800 kadına “uygulama yazılımı” eğitimi verdik. Kodlamanın yanında, iş planı hazırlama eğitimi verdik. Şimdi en iyi iş planını seçeceğiz ve proje sahibi kadınlarımızı ABD’ye göndereceğiz. Facebook ve Instagram’ı hep laf üretmek için kullandık. Artık bu değişsin istiyoruz. 10 ilde 5000 kadına Facebook ve Instagram’ı ticaret yapmak için nasıl kullanabilirler onu öğreteceğiz. Google ile Dijital Atölye Projesini gerçekleştiriyoruz. Girişimcilerimize-Gençlerimize dijitalleşme eğitimi veriyoruz. Amaç KOBİ’lerimize dijital dünyada etkin bir şekilde var olmaları için yapmaları gerekenleri öğretmek.”
    Kadınlardan kendilerine güvenmelerini isteyen Hisarcıklıoğlu, “Türkiye’nin geleceğine güvenin! Mutlaka Oda ve Borsaların meclislerine girin. Bizim sizlere ihtiyacımız var, Biz sizlere güveniyoruz. Güzel ülkemin büyük hayallerinde sizlerin izi, imzası olsun istiyoruz. Daha açık söyleyeyim! Sizsiz olmaz!” ifadesini kullandı.
    Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci
    Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci de, “500 bin 919 şirketin kadınlar tarafından yönetildiğini görüyoruz. Kadınların yönetici olduğu şirketlerimizin çok daha başarılı olduklarını gözlemliyoruz” ifadesini kullandı.
    Bakan Tüfenkci, Bingöl Üniversitesi Kongre Merkezinde düzenlenen “Bingöl Ulusal Kadın Girişimciliği Kongresi”nin açılışında, kadın ve erkeği ayrıştıran değil, bütünleştiren bir sistemin önemine değindi.
    Kadınlara ayrı değer verdiklerini belirten Tüfenkci, anayasada kadınlar lehine pozitif ayrımcılığı getiren ve bunu her alanda hayata geçirmeye çalışan bir iktidar olduklarını vurguladı.
    Tüfenkci, kadın girişimcilere her türlü desteği verdiklerini dile getirerek, şunları kaydetti: “Kadınlarımızın gelişimi noktasında, ‘Ekonomik ve ticari anlamda hangi fırsatları sunar, hangi destekleri verirsek daha ilerilere taşırız?’ diye gerçekten kafa yoruyoruz. Sizden bu anlamda gelecek her türlü öneriye de hükümet olarak açık olduğumuzu ifade ediyorum. Kadınlarımızın fikirlerinin değer bulması, hayata geçmesi noktasında baktığımız zaman Türkiye’nin gelişmiş ülkelere göre esasında çok da geride olmadığını görebiliyoruz. Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) yaptığı hane halkı çalışmasına göre kadınlarımızın yüzde 8,1 iş gücüne katkı sağladığını görüyoruz.”
    Bakanlıkça hazırladıkları veri tabanına göre Türkiye’de 1 milyon 889 bin 277 ticari şirket ve ticari işletme bulunduğunu anlatan Tüfenkci, bunlardan 530 bin 265’inde kadınların ortak olarak yer aldığını aktardı.
    -”Kadınların yönetici olduğu şirketlerimiz daha başarılı”
    Kadınların iş hayatındaki başarılarına dikkati çeken Tüfenkci, şöyle devam etti: “500 bin 919 şirketin kadınlar tarafından yönetildiğini görüyoruz. Ülkemizde faaliyette bulunan toplam 35 bin 349 tek ortaklı anonim şirketin 4 bin 66’sı kadın girişimcilere ait. Ülkemizde tek ortaklı limited şirketlerin sayısı 228 bin. Bunların 31 bin 126’sı kadın girişimcilere ait.
    Bu şirketlerin tamamı kadın girişimciler tarafından işletilmektedir. Kadınlarımızın yaklaşık yüzde 14’ü tamamıyla kendi kurdukları şirketlerin yöneticileri ve kurucuları olarak ticaret hayatında yer
    almaktadır. Kadınların yönetici olduğu şirketlerimizin çok daha başarılı olduklarını gözlemliyoruz. Özellikle ihalelerde ve ihracatta kadın yöneticilerin hakim olduğu şirketlerin çok başarılı işler aldığını ve ihracatta da büyüdüklerine şahit oluyoruz.”
    Kadınların hayatın her alanında aktif olarak yer almasını istediklerini vurgulayan Tüfenkci, ülkede kadın esnaf sayısının 261 bin 263’ü bulduğunu, kayıtlı esnafın yüzde 15’ine yakınının kadın esnaftan oluştuğunu söyledi.

  • Sorgun’da Pancar  alımları başladı

    Sorgun’da Pancar alımları başladı

    Yozgat Şeker Fabrikası Meydan Tesislerinde düzenlenen törene Yozgat Vali Yardımcısı Şükür Çakır, AK Parti Yozgat Milletvekili Ertuğrul Soysal, Sorgun İlçe Kaymakamı Mustafa Altınpınar, Belediye Başkan Vekili Mehmet Saraç, PANKOBİRLİK Başkanı Kürşad Arslan ve çok sayıda kişi katıldı.
    Açılış konuşmasını yapan Yozgat Şeker Fabrikası Müdürü Zafer Keskin “Geçen yıl fabrikamıza bağlı 6 Ziraat Bölge Şefliğimizde 76 bin dekarda, 135 köyde. 2 bin 734 çiftçimiz ile sözleşme yapılarak 480 bin ton pancar teslim alınmıştı. Teslimi alınan pancarların 390 bin tonu fabrikamızda, 56 bin 320 ton kristal şeker, 18 bin 500 ton melas, 123 bin ton yaş pancar küspesi üretimi gerçekleştirilmiştir. Pancar bereli olarak üreticilerimize geçen yıl 99 milyon lira üren bedeli ödenmiştir.
    Bu yıl yani 20. dönem kampanya döneminde Yozgat Şeker Fabrikası olarak 6 Ziraat Bölge Şefliğimizde 9 ilçede, 139 köyde, 2 bin 939 çiftçimiz ile sözleşme yapılmış olup, 82 bin 550 dekar pancar ekilmiştir. Bu pancar 12 tesellüm merkezinde alınarak 510 bin ton pancar alınması öngörülmektedir. Bu pancarın 406 bin tonu fabrikamızda işlenecek olup, yaklaşık 60 bin ton kristal şeker, 16 bin ton melas, 121 bin tonda yaş pancar küspesi hedeflenmektedir” dedi.
    Yozgat Vali Yardımcısı Şükrü Çakır ise konuşmasında, Yozgat Şeker Fabrikasının 2017 yılı 20’nci pancar alım kampanyasının bugün başladığını belirterek “Çiftçilerimizin bir yıllık toprağa tohum saçarak, fide dikerek, çapalayarak, sulayarak alın teri dökerek bereketi paraya dönüşebilen bir günde buradayız. Şeker Fabrikamızı ülkemizin birçok yerinde kapandı, satıldı. Ancak Yozgat Şeker Fabrikamız yiğit yiğit üretimine ve çalışmasına devam ediyor. Yozgat’ta en fazla istihdam sürdüren bir fabrika.
    Dolayısıyla Yozgat’ın göz bebeği. Yozgat’ın en önemli üretim kaynağı” ifadelerini kullandı.
    Kampanya döneminde Yozgat Şeker Fabrikasına pancar getiren ilk 6 çiftçiye cumhuriyet altını verildi. Ödüllerin ardından kampanya süresi başladı. Kampanyanın ilk gününde Yozgat Şeker Fabrikası fabrika sahaları önünde çiftçilerin uzun kuyruklar oluşturmaları dikkatlerden kaçmadı.
    Yozgat’ta 9 ilçe ve 139 köyde, 82 bin 550 dekar alanda 2 bin 939 çiftçi tarafından pancar ekimi yapılıyor. Bu yıl 510 bin ton pancar alınması hedefleniyor. Bu pancarın 406 bin tonunun Yozgat Şeker Fabrikasında işlenerek, yaklaşık 60 bin ton kristal şeker, 16 bin ton melas, 121 bin ton yaş pancar küspesi elde edilmesi hedefleniyor.

  • Yozgat’ta 3 Bin 532 kişiye evde  bakım hizmeti veriliyor

    Yozgat’ta 3 Bin 532 kişiye evde bakım hizmeti veriliyor

    İl Müdürü Abdullah Neşeli, gazetecilerin sorularını yanıtladı. Devletin her zaman hasta ve yardıma muhtaç vatandaşının yanında olduğunu vurgulayan Neşeli, “Sosyal devlet anlayışının bir gereği olarak devletimiz her zaman yardıma muhtaç, bakıma muhtaç insanının yanında olmuştur. İlimizde yaklaşık 8 aylık süreçte 3 Bin 532 hasta vatandaşımıza evde bakım hizmeti verilmektedir. Toplamda ise bu vatandaşlarımızın bakımlarını yapan kişilere 27 Milyon 744 Bin lira ödeme yapılmıştır”dedi.
    EVDE BAKIM MÜRACAATLARINI EN KISA SÜREDE NETİCELENDİRİYORUZ
    Evde bakım hizmeti almak için müracaatta bulunan vatandaşların dosyasını en kısa sürede neticelendirdiklerini söyleyen Neşeli, “Evde bakım hizmetinden faydalanmak için müracat eden vatandaşlarımızın dosyasını inceleyerek en kısa süre içerisinde yararlanmasını sağlıyoruz. Bunlar için belirli kriterleri uyan bakıma muhtaç vatandaşımız müracaat edebilir. Ekim ayının başlarında Sorgun’a, bu yıl sonunda ise Boğazlıyan’a Sosyal Hizmetler Merkezini hizmete açacağız. Burada amaç vatandaşımıza yerinde ve daha çabuk hizmet verebilmektir. “dedi.
    767 ÇOCUĞA SOSYAL DESTEK YARDIMI YAPILMAKTADIR
    İl genelinde 767 çocuğa 4 Milyon 485 Bin TL sosyal destek yardımı yapıldığını vurgulayan Neşeli, “Devletimiz vatandaşına sahip çıkarak en iyi şekilde yaşamlarını idame ettirecek destek ve katkıyı sunmaktadır. Çocuklara akranları ile eşit düzeyde yaşam fırsatı verilmesi ve ihmal edilmemesi için 8 aylık süreçte toplam 4 milyon 485 Bin lira ödeme yapılmıştır. Bu kapsamda çalışmalarımızı sürdürüyoruz.”diye konuştu.

  • AK Parti Merkez ilçe Kongresi  yarın gerçekleştirilecek

    AK Parti Merkez ilçe Kongresi yarın gerçekleştirilecek

    AK Parti Yozgat İl Başkanı Celal Köse, bazı ilçelerin dışında ilçe kongrelerinin demokratik ortamda heyecanlı bir şekilde yapıldığını belirterek, aynı heyecanın Merkez İlçe Kongresinde de yaşanacağını söyledi. AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın değişim ve yenilik mesajlarının partide ayrı bir heyecan yarattığını vurgulayan İl Başkanı Köse, birlik beraberlik içerisinde kongreleri tamamlayacaklarını ifade etti.

  • Büşra ile Bayram’ın mutlu günü

    Büşra ile Bayram’ın mutlu günü

    Yozgat Belediyesi Nohutlu Tepe Bilal Şahin Sosyal tesislerinde hafta sonu düzenlenen Düğün töreni ile evliliğe yelken açan Büşra Nur ile Bayram mutlu günlerini arkadaşlarıyla paylaştı. Bem-Bir Sendikası Yozgat Şube Başkanı Mehmet Şaşmaz’ı yakın arkadaşları, akraba ve dostları yalnız bırakmazken, gecenin ilerleyen saatlerine kadar devam eden Düğün törenine, çeşitli Sendika Başkan ve üyeleri ile birlikte mesai arkadaşları da yoğun katılım sağladı. Yeni Ufuk Gazetesi ailesi olarak, mutluluklarını doyasıya yaşayan genç çiftler Büşra Nur ile Bayram’a bundan sonraki hayatlarında sağlık, sıhhat ve ömür boyu mutluluklar diliyoruz.

  • Zabıta ekiplerinden  okul servisi denetimi

    Zabıta ekiplerinden okul servisi denetimi

    Yozgat Belediyesi Zabıta ekipleri, servis araçlarına yönelik yaptığı denetimde, araçlarda rehber öğretmen bulunup bulunmadığı, araç bakım ve onarım takip formu, özel izin belgesi, yangın tüpü, sağlık çantası, emniyet kemeri, yetkili sürücü belgesi, mesleki yeterlilik belgesi bulunup bulunmadığını kontrol etti.
    Araçların genel durumunu da kontrol eden ekipler, eksikleri görülen araç sürücülerini uyardı.
    Kontrollerde ayrıca , fazla öğrenci taşınıp taşınmadığına da bakan ekipler, özellikle okul taşıtı ibaresinin yazılı olup olmadığını, araçların cam ve pencerelerin kilit durumu ile sürücü tarafından aracın kapılarının otomatik açılıp açılmadığı da denetlendi.
    Konuya ilişkin açıklama yapan Yozgat Belediyesi Zabıta Müdürü Musa Baran, denetimlere sezon boyunca devam edileceğini ifade etti.

  • Yozgat’ta bu yıl 7 bin ton kömür dağıtılacak

    Yozgat’ta bu yıl 7 bin ton kömür dağıtılacak

    Vakıf yetkililerinden alınan bilgiye göre, havalar soğumadan kömür vatandaşa ulaştırılacak. Dağıtım işlerine önce köylerden başlayan vakıf, köylerde dağıtım tamamlandıktan sonra şehir merkezine geçecek. Şuana kadar köylere 2 Bin tonun üzerinde dağıtımın yapıldığı ve önümüzdeki birkaç gün içerisinde köylerdeki kömür dağıtımının tamamlanacağı belirtilidi.Kömür yardımı, 2 kişilik ailelere 1,5 ton, 3 ve üzeri kişilerin birlikte yaşadığı ailelere ise 2 ton yapılacak.
    Yakacak yarıdımı dışında muhtaç vatandaşlara çeşitli yardımlarda bulunan vakıf, 2016 yılında Yozgat merkez ve köylerinde 9 milyon 142 bin lira çeşitli isimler altında nakdi yardım yaparken, bugüne kadar bu yıl yapılan yardım miktarı ise 6 milyon 409 bin liraya ulaştığı ifade edildi.

  • TOKİ’nin yüzde 20 indirim  kampanyasında son gün bugün

    TOKİ’nin yüzde 20 indirim kampanyasında son gün bugün

    TOKİ’nin borcunu ödeyip tapusunu hemen almak isteyen konut ve iş yeri alıcılarına yönelik yüzde 20 indirim kampanyası hakkında bilgi veren TOKİ Başkanı Ergün Turan, kampanyaya 15 binin üzerinde başvuru olduğunu belirterek, “Daha önce idaremizden konut ve iş yeri sahibi olan vatandaşlarımız yaklaşık 820 milyon lira kampanyaya para yatırdı ve borçlarını sıfırladı” dedi.
    Yüzde 20 indirim kampanyasına başvuruların 21 Ağustos 2017 tarihinde başladığını söyleyen Turan, “Kampanyadan yararlanmak isteyen vatandaşlarımızın son başvuru tarihine kadar başvurularını yapması gerekir. Bu tarihten sonra yapılacak borç kapatmalarında söz konusu indirim oranından yararlanılması mümkün olmayacak” diye konuştu.
    İndirim uygulaması kapsamına alınan projelerdeki konut ve iş yeri alıcılarının başvuru tarihi itibarıyla TOKİ’ye ödemekle yükümlü oldukları aidat, emlak vergisi gibi herhangi bir borcunun bulunmaması gerektiğini vurgulayan Turan, “Kampanyamızdan satışları 2015 yılı sonuna kadar gerçekleştirilmiş ve geri ödeme taksiti 2015 yılı sonuna kadar başlamış olan konut ve iş yerleri sahipleri yararlanacak. Vadesi 12 ay ve daha az kalan projelerimiz indirim kampanyasına dahil edilmemiştir” dedi.
    Kampanyaların belirli prosedürlere ve vatandaşların durumuna göre yapıldığını ifade eden Turan, “Yaz aylarında indirim kampanyası yaptığımızda birçok vatandaşımız köyünde oluyor, tatilde oluyor. Bunun için indirim kampanyamızı eylül ayında yapıyoruz” dedi.
    Turan, ayrıca kampanya kapsamındaki konut alıcılarının borç bakiyelerini kapatarak söz konusu indirimden faydalanmak istemeleri halinde Gayrimenkul Satış Sözleşmesi’ni imzalamış oldukları aracı bankalardan konut kredisi kullanabileceklerini söyledi. Yüzde 20 indirim kampanyasına vatandaşların gösterdiği ilgiden memnun olduklarını ifade eden Turan, “Vatandaşlarımızın bu ilgisi yaşanan tüm sıkıntılara rağmen milletimizin ülkemizin ekonomisine ve geleceğine duyduğu güvenin önemli bir kanıtıdır. Ayrıca birikimlerin konut amaçlı kullanılması da sektörümüze duyulan güven ve ilginin göstergesidir” açıklamasında bulundu.

  • Yüzde 30 hibe desteği ile düve alım  mürcaatları 10 Ekim’de sona erecek

    Yüzde 30 hibe desteği ile düve alım mürcaatları 10 Ekim’de sona erecek

    Yozgat İl Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü yetkilileri, 2017 yılında Yozgat’ında içerisinde yer aldığı 30 il Mera Hayvancılığı Yetiştirici Bölgesi ilan edildiği, bu illerde etçi ırktan düve alımlarına yüzde 30 hibe destekleme ödemesi yapılmasının karara bağlandığını belirtti. Başvuruların 10 Ekim 2017 tarihinde sona ereceğinden dolayı düve alım desteğinden yararlanmak isteyen yetiştiricilerin İl-İlçe Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüklerine başvuru yapmaları gerektiği ifade edildi.
    İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürü Ziyaattin Özdemir, Yozgat’ın tarım ve hayvancılık açısından büyük bir öneme sahip olduğunu belirterek, son yıllarda çiftçi ve üreticilerin hayvancılığa ayrı bir önem verdiğini söyledi. Özdemir, “Ülkemizin kaliteli damızlık ve et ihtiyacının karşılanmasında bu proje çok faydalı olacak. Alımı yapılacak düvelerin yurtdışı menşeili, etçi ırklara sahip, en az 3-6 aylık gebe düve veya 8-13 aylık yaşta boş düveler olacak. İlimizde de şartları uygun tüm yetiştiricileri bu desteklemeye müraacat etmesi hem ilimiz hem de ülkemiz hayvancılığı adına çok yerinde olacaktır. Müracatlar 10 Ekim 2017 tarihi itibari ile sona erecek. Başvuruda bulunacak üreticilerimizin biran önce müracaatlarını yapmalarını istiyoruz.”dedi.
    Özdemir, başvuru şartlarını şöyle sıraladı:
    “1) 2017 yılında düve alımı için %30 hibe desteği başvuruları 11 Eylül-10 Ekim 2017 tarihleri arasında alınacaktır.
    2) Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı, 18 yaşını doldurmuş, Hayvan Kayıt Sisteminde(TÜRKVET) kayıtlı hayvancılık işletmesi bulunan yetiştiriciler başvurabileceklerdir.
    3) Düve alımı için başvuru miktarı 20-200 baş arası olup İşletme kapasitesi ile talep edilen hayvan sayısı uyumlu olacaktır.
    4) İşletmeye ait tapu kaydı veya kira sözleşmesi başvuru sahibi adına olacaktır
    5) İşletme 26.08.2017 tarihinden (Tebliğ yayım tarihi) önce Hayvan Kayıt Sisteminde (TÜRKVET) kayıtlı olmalıdır.
    6) Başvuruda bulunan Yetiştirici/üreticiler yatırım kredi ve vergi teşviklerinden yararlanabilirler.
    7) Aynı işletme için kapasitesi ne olursa olsun ikinci bir yetiştirici/üretici tarafından yapılan başvurular işleme alınmayacaktır.
    8) Düve alımı %30 hibe desteği almaya hak kazanan yetiştiriciler İl/İlçe Müdürlüğü ile hibe sözleşmesi imzaladıktan sonra düve alımlarını gerçekleştirir.
    9) Hibe sözleşme tarihinden itibaren 31 Aralık 2017 tarihine kadar düve alımını yapmak zorundadır, bu süreye kadar alım gerçekleştirilmezse, hibe sözleşmesini fesheder ve hibe desteği müracaatı iptal olur.
    10) Hibe desteği uygulanacak Damızlık düvelerin alınabileceği yerler;
    a) Düve yetiştirici merkezleri, Hastalıktan ari işletmeler, TİGEM ve Tarım Kredi Kooperatifleri ile ortakları ve damızlık yetiştirici/üretici birliklerinden temin edilecektir.
    b) Damızlık Birliği üyeleri bağlı bulundukları il birliği vasıtası ile Merkez Birliklerinden, Tarım Kredi Kooperatifi üyeleri ise TKK iştirakçilerinden (Tareks) düve alımı yapabilirler.
    c) Herhangi bir birlik veya kooperatife üye değil ise Tigem,Tareks veya Hastalıktan ari işletmelerden alım yapılabilir.
    11) Simental, Angus, Limuzin, Hereford, Şarole ve Belçika Mavisi ırklarına sahip etçi damızlık düve alımlarında damızlık gebe düveler (3-6 aylık gebe) 8.500 TL, damızlık boş düveler ise (8-13 aylık yaşta) 5.000 TL birim fiyatı olacak şekilde belirlenmiştir.
    12) %30 hibe dışında kalan yüzde yetmiş oranındaki kısım ve KDV, ÖTV ve diğer vergiler yetiştirici tarafından karşılanır.
    13) Hibeye esas toplam tutarın, Bakanlıkça belirlenmiş üst sınırını aşan kısmı yetiştirici tarafından karşılanır.
    14) Düvelerin TİGEM ve TKK’dan satın alınması ve yetiştiricinin muvafakati halinde hibe ödemeleri yetiştirici adına, TİGEM ve Tarım Kredi Kooperatifi hesabına aktarılır.
    15) Hibe almaya hak kazanan yetiştiriciler satın alacakları düvelerin Brucella ve Tüberküloz hastalıkları yönünden negatif olduğuna dair belge ibraz etmek zorundadır
    16) Satın alınan düveler mücbir sebepler dışında satışı, devri yasak olup minimum 3(üç) yıl süre ile İl/İlçe Müdürlükleri tarafından takibi yapılacaktır.”
    DESTEKLEMEDEN
    YARARLANAMAYACAK OLANLAR
    “ 1) Gerçek ve tüzel kişilerin kamudan bağımsız olması gerekir. Devlet Memurları, belediye başkanları, köy muhtarları,kamu ortaklığı bulunan vakıf ve birlikler hibe desteğinden faydalanamazlar.
    2) Kanuni takipte vergi borcu ve Sosyal Güvenlik Kurumuna 5.000 TL’nin üzerinde prim borcu olanlar.
    3) 5488 sayılı Tarım Kanunu’nun 23 üncü maddesi hükümleri uygulananlar,5 yıl süre ili desteklemelerden yasaklı olanlar (İl Müdürlüklerince ÇKS sisteminden sorgulama yapılır)
    4) İflas etmek veya tasfiye edilmek, ilişkileri mahkemeler tarafından yönetilmek, kredi verenlerle anlaşma yapmak, işletme faaliyetlerini askıya almış olmak, bu konularla ilgili işlemlere tabi olmak veya ulusal yasa veya düzenlemelerle benzer bir durumdan kaynaklanan konumda olanlar,
    5) Yüz kızartıcı suçlardan hüküm giyenler
    6) Destekleme prosedürü ile ilgili olarak kendi yükümlülüklerini yerine getirememe konusunda ciddi bir ihlal içinde bulundukları ilan edilmiş durumunda olanlar.”
    BAŞVURU AŞAMASINDA ARANACAK BELGE VE BİLGİLER
    a) Başvuru dilekçesi ve formlar (İl/İlçe Müdürlüklerinden temin edilecektir)
    c) Nüfus cüzdanı fotokopisi (gerçek kişiler için-aslı başvuru esnasında görülüp, onaylanacak)

  • Mültecilere madde bağımlılığı ile  mücadelede farkındalık eğitimi verildi

    Mültecilere madde bağımlılığı ile mücadelede farkındalık eğitimi verildi

    Yozgat İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü konferans salonunda düzenlenen programda, Psikolojik Danışman Hüseyin Aktaş, Sosyal Çalışmacı Kübra Bürüngüz ve Sağlık Eğitmeni Mahizer Olgaç tarafından ailelere ”Madde Bağımlılığı Nedir?,Gençler Bağımlılık Yapıcı Maddeleri Neden Deniyorlar?,Beyin ve Madde Bağımlılığı,Bağımlılık Süreci Nasıl İlerler?, Madde Bağımlılığı Nasıl Anlaşılır? ve Ülkemizde Yasal Süreç Nasıl İlerliyor?” konularında bilgi verildi.
    Ayrıca, katılımcılardan gönüllü olanların dahil olduğu ‘Madde bağımlılığından çocukları nasıl koruruz?’ temalı ‘Arkadaşını Seç, Uyuşturucudan Kaç!’ isimli psikodrama yapıldı.
    Programa katılan Sosyal Hizmet Merkezi Müdürü Yavuz Hatipoğlu yaptığı konuşmada madde bağımlılığının büyük bir sorun olduğunu vurguladı. Hatipoğlu, “Madde bağımlılığı ülkemiz ve ilimiz için önemli bir sorun teşkil ediyor. Bu sorunun çözümü noktasında üzerimize düşen görevleri hassasiyetle yerine getirmeye çalışıyoruz. Bu program da bunlardan bir tanesidir.”dedi.

  • Vergi rekortmenleri belli oldu

    Vergi rekortmenleri belli oldu

    Listede Yibitaş yine ilk sırada yer alırken; Eryılmazlar Grup iki farklı şirketten 2 ve 3’ncü sırada, Coşkunlar Şirketler Grubu ise yine 2 farklı şirkette 5 ve 9’ncu sırada yer alarak göze çarptı.
    Kurumlar Vergisi’nde ilk ona giren vergi rekortmenleri arasında 6 milyon 36 lira vergi tahakkuku ile Yibitaş Yozgat İşçi Birliği birinci sırada yer aldı. Kurumlar Vergi rekortmenlerinde liste şu şekilde gerçekleşti: 1 milyon 389 bin 66 TL tahakkuk ile Eryılmazlar Çelik Demir ikinci, 832 bin 34 TL ile Eryılmazlar Metal San. Tic. A.Ş üçüncü, 711 bin 885 TL ile Yusuf Bektaş Gıda dördüncü, 668 bin 383 TL ile Coşkunlar Taşıt Muayene İstasyonu beşinci, 528 bin 962 TL ile Aytaç AK Gıda Sanayi altıncı, 448 bin 370 TL ile Erensan Isı yedinci, 362 bin 860 TL ile Memişoğluları sekizinci, 284 bin 468 TL ile Coşkun İnşaat dokuzuncu ve son olarak 276 bin 650 TL ile Kale Teknik onuncu sırada yer aldı.

  • Bozdağ: Başbakan Yıldırım  İbadi ile bir araya gelecek

    Bozdağ: Başbakan Yıldırım İbadi ile bir araya gelecek

    Bozdağ, Kuzey Irak’taki referandumun gayrimeşru olduğunu ve Türkiye açısından yok hükmünde olduğuna dikkati çekerek, “Bizim için Irak’ın toprak bütünlüğü esastır. Irak’la olan ilişkilerimizde ana prensiplerimiz bunlar. Türkiye, aklı selimle, sağduyu ile bir yaklaşımı ortaya koymuştur. Barzani ve ekibine çağrıda bulunmuştur. ‘Vakit var, bundan dönün’ çağrılarını defalarca yineledik. Sınır bölgesinde askeri hareketlilik oldu,TSK bir tatbikat da başlattı. Orada şu anda tatbikata Irak merkezi hükümetine bağlı askerler de katılıyor. Biz, bu noktada çok net, yapılması gerekenlerin hepsini aklı selim ile yapmaya, Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi’ni bu yanlış yoldan dönmesi için büyük bir çaba sarf etti. Referandumun gerçekleşmesi bir şey değiştirmez, çünkü gayrimeşrudur” diye konuştu.
    Barzani’nin bu süreçte Türkiye’yi dinlemediğini anlatan Bozdağ, bugün gelinen noktada Türkiye’nin muhatabının Irak Merkezi Hükümeti olduğunu ve bölgedeki süreçleri beraber yönetme kararında olduklarını söyledi. Bozdağ, Irak Başbakanı İbadi ile Başbakan Yıldırım’ın ilerleyen süreçte bir araya geleceğini ve yüzyüze görüşeceğini ifade etti.

  • Karaaslan’dan Dünya Kalp günü açıklaması

    Karaaslan’dan Dünya Kalp günü açıklaması

    29 Eylül Dünya Kalp Günü dolayısıyla İl Halk Sağlığı Müdürü Dr. Mehmet Akif Karaaslan yazılı basın açıklamasında Dünya Kalp Gününün dünyada başlıca ölüm nedenlerinden olan kalp hastalıkları hakkında tüm insanları bilgilendirmek ve bilinçlendirmek amacıyla düzenlenen bir gün olduğunu ifade etti.
    Kalp ve damar hastalıklarının küresel olarak bir numaralı ölüm sebebi olduğunu vurlayan Dr. Karaasalan, “Ülkemizde eğitim ve gelir düzeyinin yükselmesi, beslenme alışkanlıklarının değişmesi, bulaşıcı ve bulaşıcı olmayan hastalıkların kontrolü gibi etkenlerle yaşam süresi artmaktadır. Yaşam süresinin uzamasına ve yaşlı nüfusun artmasına bağlı kalp damar hastalıkları, şeker rahatsızlıkları veya inme (felç) rahatsızlıklarının görülme sıklığında artış meydana gelmektedir. Kalp ve damar hastalıkları küresel olarak bir numaralı ölüm sebebidir. Kardiyovasküler hastalıkların çoğu risk faktörleriyle mücadele edilerek engellenebilir. Kalp hastalıkları risk faktörleri arasında, sağlıksız beslenme, hareketsiz yaşam tarzı, stres, tütün kullanımı ve alkol kullanımı yer almaktadır. Sağlıksız beslenme ve hareketsiz yaşam tarzı etkisiyle bireylerde kan basıncında yükselme, kan şekeri yüksekliği, fazla kilo ve obezite görülebilmektedir. Hipertansiyon, diyabet ve obezitenin tedavisi de kalp damar hastalıkları riskini azaltır.” dedi.
    Stresin de kalp damar hastalıklarının diğer etkenlerinden biri olduğunu kaydeden Dr. Karaaslan, “Tütün kullanımının bırakılması, diyette tuz ve şeker kısıtlaması, sebze-meyve tüketilmesi, düzenli fiziksel aktivite, alkol kullanımından kaçınılmasının kalp damar hastalıkları riskini azalttığı gösterilmiştir. Sosyal ekonomik faktörler, kültürel değişiklikler ve çalışma hayatının getirdiği stres, kalp damar hastalıklarının diğer etkenleri arasındadır. Sağlıklı kalmak ve kalp ve damar hastalığına yakalanma riskinden uzak durmak için; sağlıklı beslenelim, yeterli sebze-meyve tüketelim, diyetimizdeki tuz, şeker ve yağ miktarını azaltalım, her gün en az 30 dk süreyle yapılan düzenli fiziksel aktivite kalp sağlığını sürdürmeye yardım eder, tütün ve tütün ürünleri kullanmayalım, alkol kullanmayalım, kilolu veya obez olup olmadığımızı, kan basıncımızı ve kan şekerimizi öğrenerek hekim tavsiyelerine mutlaka uyalım.” dedi.
    Çocukluk döneminde edinilecek bir takım alışkanlıkların kalp ve dolaşım sistemi sağlığı açısından önemli olduğunu da vurgulayan Dr. Karaaslan, “Kalp ve dolaşım sisteminin sağlığını korumak için şart olan hareketli yaşam tarzı, düzenli egzersiz, obeziteyle mücadele, sağlıklı beslenme ve tütünden uzak durma önerileri geleceğin büyükleri olan çocuklarımız için de geçerlidir. Tüm bu alışkanlıklar çocuklukta kazanılmalıdır.
    Bu yüzden; Çocuklarımızın bilgisayar karşısında hareketsiz bir yaşam sürmesine izin vermeyelim, onlara doğada kendi yaşıtları ile bol hareket edebilecekleri ortamlar hazırlayalım, düzenli egzersizler için örnek olalım. Kalp dostu beslenme alışkanlığını edinelim ve uygulayalım, meyve ve sebzeyi çocuklarımıza sevdirelim, “kötü” yağ ve şeker içeriği yüksek bol kalorili besinleri tüketmeyelim ve tükettirmeyelim. Tütünden uzak duralım; hem çocuklarımıza örnek olmak için hem de onları pasif içicilikten kurtarmak için sigara içilen ortamlarda bile bulunmayalım. Bu duygu ve düşüncelerle Bartın halkının ve milletimizin Dünya Kalp Gününü tebrik ederim.” dedi.

  • Güvenlik kurulu  toplantısı yapıldı

    Güvenlik kurulu toplantısı yapıldı

    Sorgun Öğretmenevinde düzenlenen toplantıya Sorgun Kaymakamı Mustafa Altınpınar, İlçe Jandarma ve Garnizon Komutanı Binbaşı Mehmet Demir, İlçe Emniyet Müdürü Murat Sapmaz ve diğer STK temsilcileri katıldı.
    Sorgun Kaymakamı Mustafa Altınpınar toplantıda yaptığı konuşmada “İçerisinde yaşadığımız bu toplumun güvenliğini sağlamak her ne kadarda kolluk kuvvetlerinin görevi olsa da, toplumla işbirliği içerisinde yapılan çalışmaların daha verimli olduğu bilimsel olarak da kanıtlanmıştır. Şuanda ilçemizde 1 tane özel 1 tane de belediye olmak kaydı ile 2 tane hayvan barınağı bulunmaktadır. Vatandaşlarımızın güvenliğini tehdit eden bu başıboş hayvanlar ile ilgili belediyemiz gerekli çalışmaları yürütmektedir. Özellikle Cumhuriyet Caddesi ve E-88 Karayolu üzerine düzensiz araçlarını park edenler trafiği tehlikeye soktuğu gibi vatandaşlarımızın güvenliğini tehdit etmektedir. Bununla ilgili İlçe Emniyet Müdürlüğümüz tarafından oluşturulan motosikletli güvenlik güçlerimiz tarafından bu bölgelerde gerekli önlemleri almaya başladık. Güvenlik konusunda vatandaşlarımıza da çok büyük görevler düşüyor. Yolda, mahallede veya çarşıda güvenliğini tehdit edecek herhangi gibi bir durum gördüğünüzde lütfen 155 arayarak ihbarda bulunun” dedi.

  • Futbol yıldızlarının  çorapları Yozgat’tan

    Futbol yıldızlarının çorapları Yozgat’tan

    Yozgat’ta 2004 yılında 20 bin metrekare alan üzerinde faaliyete başlayan firma 200 çalışanı ile hizmet üretiyor. Çorap üretimi yapılan fabrikada kendi markasının dışında dünyaca tanınmış markalar için de üretim yapılıyor. Fabrika Müdürü Eyüp Çam dünyaca ünlü markalara çorap yaptıklarını belirterek, “Türkiye birinci liginde faaliyet gösteren futbol takımlarına, futbol çorapları yapıyoruz. Bu konuda da çok başarılı olduğumuza inanıyoruz. Diyebiliriz ki PTT Birinci Lig’in bütün çorapları Yozgat’tan gidiyor” şeklinde konuştu.
    Yıllık 36 Milyon çift çorap
    Avrupa’da yaşayan insanların yüzde 80’inin ayağındaki çorabın Yozgat’ta dikildiğini ifade eden Çam, “2004 yılında açılan firmamız Yozgat’ta faaliyetlerine davam ediyor. Yaklaşık 13 yılı bitirip 14 yıla girmekteyiz.
    Firmamızdan dünyanın hemen hemen her tarafına özellikle Avrupa’ya çorap ihracatı yapıyoruz. Yıllık 36 milyon çift çorap yapıyoruz ve bunun yüzde 95’i Avrupa’ya ihraç ediliyor. 200 çalışanımızla her zaman daha ileriye daha kaliteli üretimle yükselişle devam etmek istiyoruz” dedi.

  • Şaşmaz’dan “İtfaiye Haftası” mesajı

    Şaşmaz’dan “İtfaiye Haftası” mesajı

    Başkan Şaşmaz, yaptığı yazılı açıklamada, “Bu yıl, İtfaiye teşkilatının kuruluşunun 303. yıl dönümünü kutluyoruz. Ortaçağ’dan itibaren basit düzeyde teşkilatlanmaya başlayan itfaiye kurumları, günümüzde modern halini alarak ülkelerin en kritik kurumlarından biri haline gelmiştir. Türkiye’de belediye yönetimlerinin bir birimi olarak faaliyetini sürdüren itfaiye teşkilatlarımız, son teknolojiyle donatılmış yangın müdahale araçları ve uzman personeliyle hem şehirlerde hem de kırsalda hayati önemde görevler icra etmektedir. İtfaiye teşkilatlarımızın müdahale alanları zaman ve şartlara göre genişleyerek, başta trafik kazaları olmak üzere deprem, toprak kayması, sel, kasırga gibi doğal afetleri de içine alan bir yapıya ulaşmıştır. Zorlu şartlar altında görev yapan itfaiye personellerimiz, bir canlıyı kurtarmak için kendi canını ortaya koyan bir özveriyle milletimize hizmet etmektedir. İtfaiye teşkilatlarımız; bir yandan modern teknoloji araçlarıyla kapasite ve kabiliyetini artırırken, öte yandan da halkımızın yangın ve diğer afetlere karşı bilinçlenmesi için çeşitli eğitim faaliyetleri yürütmektedir. Zira yangın ve afetlerle mücadelede toplumsal bilinç ve eğitim düzeyi son derece önemlidir. Bütün itfaiye teşkilatlarımız, “Hakk’a hizmet, halka hizmettir” anlayışıyla görev yapmaktadır. İtfaiyecilerimiz, “Bir canı kurtarmak, bütün insanlığı kurtarmak gibidir” düsturuyla hareket etmekte, şartları zorlayarak kendi canlarını tehlikeye atma pahasına insanımızın canını kurtarmak için büyük fedakarlıklar yapmaktadırlar. Yangın ve afete maruz kalan insanlarımızın imdadına yetişen kahraman itfaiye çalışanlarımız, aldıkları her kuruşun hakkını sonuna kadar hak etmektedirler. İtfaiye teşkilatlarını bünyesinde bulunduran yerel yönetimlerimizden, itfaiye çalışanlarımızın zor şartlar altında yaptıkları fedakarca hizmetin takdirinde olmalarını, itfaiye personellerimizin özlük haklarına yönelik iyileştirmeler konusunda cömert davranmalarını bekliyoruz. Bem-Bir-Sen olarak; İtfaiye teşkilatımızın 303. kuruluş yıl dönümü vesilesiyle görev esnasında hayatını kaybetmiş itfaiye çalışanı şehitlerimize Allah’tan rahmet, yaralı ve gazilerimize sağlık dolu bir ömür diliyoruz” ifadelerini kullandı.

  • Yozgat’ta soğan hasadı başladı

    Yozgat’ta soğan hasadı başladı

    İlçede Mikoriza Mantarı kullanımı ile ekimi yapılan yapılan demonstrasyonda verimde yüzde 10 artış sağlandı.
    Aydıncık’taki soğan hasadını yerinde inceleyen Yozgat Vali Yardımcısı Adem Yılmaz, İl Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Ziyaattin Özdemir ve şube müdüreleri çiftçilerden bilgi aldı.
    Fikret Erdoğan, isimli çiftçi kendi tarlasında mikoriza mantarı ile ekim yaptığını ve verimin daha iyi olduğunu belirterek, Yozgat İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürü ve personeline ilgilerinden dolayı teşekkür etti. Erdoğan, “Soğan, bu bölgede çok ekilen bir ürünümüzdür. İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü ile birlikte denediğimiz mikoriza mantarı ile ; soğanın veriminin arttığını, mikoriza mantarı ile ekilen soğanın daha iri olduğunu, hem de soğanın su ihtiyacına dayanıklılığını artırdığını gözlemledik. Bütün çiftçilerimize tavsiye ediyorum.” dedi.
    İl Gıda ve Hayvancılık İl Müdürü Ziyaattin Özdemir’de çiftçilerin daha kaliteli ürün elde etmesi için gerekli çalışmaları zaman zaman birlikte yaptıklarını belirterek, örnek olarak ekimi yapılan soğan tarlasının hasadında kaliteli bol verim elde edildiğini söyledi.
    Özdemir, “Toprağı ve bitkiyi koruyan, doğada tabii bir şekilde bulunan ve üretimi dünyada yeni geliştirilmiş olan mikoriza mantarının çiftçi şartlarında kullanılarak verimi artırmak ve çevreye faydalı tarım yöntemlerini yaygınlaştırmak amacıyla daha önce Domates ve Şeker Pancarı demonstrasyonlarında sağlamış olduğumuz başarıyı Soğanda da ilk defa deneyerek başarı sağladık. Mikoriza Mantarı; doğada tabii bir şekilde bulunan faydalı toprak mikroorganizmaları olup bitki köklerine yapışıp bitkinin kökleri üzerinde ayrıca kendi kök uzantılarını oluşturmaktadır. Böylece bitki ile birlikte yaşayan kök sisteminin gerçek bir uzantısı gibi daha fazla kök salmasını sağlayarak köklerin giremedikleri ve uzanamadıkları yerlere girmekte ve orada bulunan bitki besin elementlerinin ve suyun bitki tarafından daha iyi alınabilmesini sağlamaktadır. Böylelikle üretim ve verim artışı sağlamaktadır. Küresel ısınma ve iklim değişikliklerin gündemde olduğu bu dönemde daha az gübre ve su kullanımının sağlanması hem ülke ekonomimiz açısından hem de çevresel olarak ülkemiz ve dünyamız açısından büyük önem taşımaktadır.”dedi.
    AYDINCIK’TA 10 BİN DEKAR ALANDA
    SOĞAN ÜRETİMİ
    YAPILMAKTADIR
    Aydıncık’ta her yıl 10 bin dekar alanda soğan üretimi yapıldığını kaydeden Özdemir, “ Soğan Aydıncık ilçemizde çok yaygın olarak ekilen bir ürünümüzdür. Özellikle Kümbet Ovası soğan üretimi yönüyle önemli bir üretim sahası oluşturmaktadır. Her yıl burada 10.000 dekar alanda üretim yapılmaktadır. Ayrıca bu bölgede üretilen soğanlar tat ve aroma yönüyle tüketici tarafında daha fazla beğenilmektedir. Özellikle Kazankaya soğanı meşhurdur. Hatta bazı soğan satıcıları soğan satışını artırmak için Aydıncık veya Kazankaya soğanı olduğunu özellikle belirterek satmaktadırlar. Mikoriza mantarı ile ilgili demonstrasyon çalışmalarında geçen yıllarda ki çalışmalarda sağlanan başarıdan sonra bu yılda Aydıncık İlçemizin Kazankaya köyünde yapılan Soğanda mikoriza mantarının verime etkilerini çiftçimize göstermek amacıyla Fikret Erdoğan isimli çiftimize ait 6 dekar alanda Mikoriza Mantarı ile ekim yapılmıştı. Bu demonstrasyonlarda ekimden sonra yaşanan aşırı soğuk hava, dolu yağmasından dolayı dolu zararı ve de bölgedeki su sıkıntı yaşanmasına rağmen mikoriza ile ekilen parselden normal ekilen parsele göre başarı sağlanarak yüzde 10 verim artışı sağlanmıştır. Sonuçlar tüm çiftçilerimize duyurularak mikoriza mantarı ile kaplanmış soğan üretimini tavsiye ediyoruz.” diye konuştu.
    Vali Yardımcısı Adem Yılmaz ise soğan hasadındaki verim artışı ile ilgili olarak şunları söyledi: “Yozgat’ımız genelde tarımsal üretim yönünden Buğday, Arpa, Nohut ve Mercimek ile anılmaktadır. İlimizde elbette bu ürünler önemli bir üretim sahası oluşturmaktadır. Oysa İlimizde ekonomik anlamda Aydıncık İlçemizde Soğan, Yerköy İlçemizde kavun, Akdağmadeni ilçemizde salep üretimi önemli bir yere sahiptir ve önemli üretim alanları bulunmaktadır. Bu nedenle önemli bir üretim alanı bulunan bu ürünlerin gerekli tanıtımını yapmamız gereklidir. Bu ürünlerin tanıtımını yaptığımız takdirde bu ürünlere talep artacak olup buna bağlı olarak üretim artacak, ve çiftçimiz daha fazla kazanacaktır. İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü burada üretimi daha da artırmak gayesiyle yapılan mikoriza mantarıyla üretimi yüzde 10 artırdıklarını belirmektedirler.
    Bu tür çalışmalar üretimimizin artırılması ve çiftçilerimizin daha çok kazanmaları açısından çok önemli bir çalışmadır. İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürümüz ve teknik personellerine çalışmalarından dolayı teşekkür ediyorum.”

  • Pazarda satılan turşuluk  ürünleri yoğun ilgi görüyor

    Pazarda satılan turşuluk ürünleri yoğun ilgi görüyor

    Pazarda turşuluk salatalık ve keleğin kilogram fiyatı 2 ile 4 TL arasında satılırken, acı biber 3, domates 1,5 TL’den ve turşunun olmazsa olmazı olan sarımsağın kilosu ise 7 ile 15 TL arasında değişen fiyatlarda satılıyor.
    Yozgat’ta her hafta kurulan semt pazarlarında turşuluk ürünler tezgahlardaki yerini aldı. Yerköy’den geldiğini belirten İdris Aslan, son iki üç haftadır turşuluk satışlarının arttığını belirterek, “Kendi tarlamıza ektiğimiz turşuluk ürünlerini getiriyoruz. Yaklaşık 20 dönüm tarlama kelek ve salatalık ektim. Bu mevsimde de hasadını yaparak Yozgat ve Yerköy’de satışını yapıyoruz. Vatandaşımız özellikle salatalık turşusunu tercih ediyor. Kornişon salatalık boyutuna göre üç ayrı fiyatta satıyoruz. En küçük boy olan salatalık 4 TL’den orta boy 3 TL’den biraz daha büyük olan ise 4 TL’den satıyoruz. Yozgat’ta insanlar genelde kendi turşusunu kendi kurar. Bu sebeple de turşuluk satışlarımız çok iyi” dedi.
    Sarımsak satışı yapan Davut Uymaz da sarımsak fiyatlarının yüksek olduğunu ifade ederek, “Vatandaşımız turşusunu kurmak için sarımsak alıyor. Fakat fiyatlar yüksek. Biz de mecburen sarımsağı aldığımız yerden yüksek fiyata aldığımız için biz de yüksek satıyoruz. İnsanlar sarımsak almakta zorlanıyor. Fiyatlar 7 ile 15 TL değişiyor. Yozgat çevresinde yerli sarımsak üretimi çok az. Sarımsak üretiminin artması gerekiyor. Üretim artarsa fiyatlar da düşecektir. ” diye konuştu.
    Pazarcı esnafı, diğer turşu malzemesi fiyatlarının da 3 ile 7 lira arasında değiştiğini belirterek,turşuluk ürünleri satışından memnun olduklarını ifade etti.

  • Bağrıbütün kavunu incelendi

    Bağrıbütün kavunu incelendi

    Aydıncık İlçesi’nde yetiştirildiğinde kendine özgü yoğun kokusu ve tadı olan, içerisindeki çekirdeği birbirine yapışık, bütün olarak çıktığı için Bağrıbütün olarak adlandırılan kavun, coğrafi işaretleme ile Aydıncık ilçesinin ürünü olarak tanınacaktır.
    Bozok Üniversitesi Ziraat Fakültesi ile Aydıncık Belediyesinin ortak yürüteceği proje kapsamında tohum ekiminden hasadına kadar takip edilecektir. Bozok Üniversitesi Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yaşar Karadağ,Kavun’da erkek ve dişi çiçekler aynı bitki üzerinde fakat ayrı yerlerde teşekkül etmektedir ve döllenme arı ve diğer böceklerle olmaktadır. Yabancı döllenme gösteren kavunda Bağrıbütün kavununun kendine has özellikte meydana gelmesini sağlamak için bitkinin çiçeklenme dönemi öncesinde tül ile izolasyonu yapılacak,çiçekler açtığında tozlama tül içerisinde el ile yapay olarak gerçekleştirilecektir.
    Elde edilen meyvelerde pomolojik analizler ve morfolojik karakterizasyonÜniversitemizde hocalarımız tarafından yapılacaktır dedi. Ayrıca, Aydıncık ilçesinde belediye tarafından tahsis edilecek arazide yapılan incelemeler ve istişare sonucunda proje planlaması yapılmış, 2018 yılı sonunda coğrafi işaretleme için gerekli tüm veriler alınmış olacağını ifade etti.

  • Yozgat SMMMO Başkan ve  üyelerinden gazetemize ziyaret

    Yozgat SMMMO Başkan ve üyelerinden gazetemize ziyaret

    Başkan Bulut, ilde esnafları ve mükellefleri ziyaret ederek ticaret kanununda yapılan değişiklikler hakkında bilglendirklerini belirterek, “Mali müşavrilerimizin son yıllarda iş yükü giderek artmaktadır.
    Bunu zaman zaman yaptığımız açıklamalarla da dile getiriyoruz. Kanunda yapılan değişiklikler hakkında da gerek mükelleflerimizi ziyaret ederek gerekse basınımız yoluyla bu değişiklikleri duyurmaya çalışıyoruz.
    Gazetelerin bu anlamda katkısı tartışılmazdır. Bu vesile ile gazete emekçilerimize ayrı ayrı teşekkür ediyoruz.”diye konuştu.

  • Bakan Özlü: Hedefimiz 301 OSB’ye teknik kolej açmak

    Bakan Özlü: Hedefimiz 301 OSB’ye teknik kolej açmak

    Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü ile Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, Organize Sanayi Bölgeleri Üst Kuruluşu (OSBÜK) tarafından düzenlenen 3’üncü Mesleki ve Teknik Eğitim Zirvesi programına katılmak üzere Türk Hava Kurumu’na ait uçakla Sivas’a geldi. Kentteki bir otelde düzenlenen programa Bakan Özlü ve Yılmaz’ın yanı sıra Sivas Valisi Davut Gül, Belediye Başkanı Sami Aydın, İl Emniyet Müdürü Kenan Aydoğan, İl Jandarma Komutanı Albay Sinan Şen, OSBÜK ve Konya Sanayi Odası Başkanı Memiş Kütükcü ve iş adamları katıldı.
    Programda konuşan Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü ekonomik kalkınmanın sırrının becerilerde saklı olduğunu belirterek, “Bizim bütün gayretimiz; becerikli ve donanımlı insan sermayesini, ekonominin, sanayinin ve teknolojinin hizmetine sunmak olmalıdır. Bu nedenle, sanayinin gelişmesinde Mesleki ve Teknik Eğitim’in sistemdeki etkinliğinin artması, bir zaruret olarak ele alınmalıdır. Bu açıdan bakıldığında; Mesleki ve Teknik Eğitim, bizler için vazgeçilmez bir misyonu yerine getirmektedir. Hızla kalkınan ve sanayileşen ülkemizde, kalkınmanın en etkili ve en temel aracı, hiç şüphesiz Mesleki ve Teknik Eğitim olacaktır. Toplumun, ekonominin ve sanayinin ihtiyaçlarına göre teşekkül etmeyen bir eğitim sistemiyle, geleceğin güçlü Türkiye’sini kuramayız. Sadece okula bağımlı bir eğitim sistemiyle, kalifiye eleman yetiştiremeyiz. Bu nedenle, okul ve iş yeri, ortaklaşa görev ve sorumluluk almalıdır. Bu anlamda, Milli Eğitim Bakanlığımızın, OSB’ler içinde veya dışındaki okullara verdiği desteği çok önemli bir adım olarak görmekteyim. Bu destek; milli eğitim politikalarıyla sanayi politikalarının eş güdümü açısından da büyük önem arz etmektedir. Bilgi üreten, teknoloji geliştiren, sanayinin nitelikli istihdam ihtiyacını karşılayan bir milli eğitim politikasını, hayata geçirmek durumundayız” dedi.
    Mart ayında, Milli Eğitim Bakanlığı ile imzalanan protokolü hatırlatan Özlü,”Bu protokole göre; OSB içinde açılacak Teknik Kolejlere, hiçbir alan ayrımı yapmadan, 4 bin 270 lira eğitim-öğretim desteği veriyoruz. Bir diğer sevindirici uygulama ise, devletimizin özel sektörde staj yapan öğrencilere verdiği maaş desteğidir. Staj yapan, 1 milyon 165 bin meslek lisesi öğrencisi, aylık 421 lira maaş almaktadır. Bunun 280 lirasını devlet, 140 lirasını işletme karşılamaktadır. Devletimiz bu öğrencilere, son 6 ayda 196 milyon lira maaş, 86 milyon lira sağlık primi ödemesi yapmıştır. Biz bakanlık olarak, Milli Eğitim Bakanlığımızla koordinasyon içinde çalışmaya devam edeceğiz. Hedefimiz, 301 Organize Sanayi Bölgemizin tamamında, Mesleki ve teknik eğitim veren kolejler açmaktır. Bu okulları kurarken, sanayicilerimizle ve OSB yönetimleriyle uyum içinde olacağız. Atölye ve laboratuvar öğretmenlerimize, işbaşı eğitimleri vereceğiz. OSB’lerde çalışanlara, meslek geliştirme ve uyum kursları açacağız. Yine OSB’lerde açılacak teknik kolejlerin bina yapım işlerini, kredilerle destekleyeceğiz” diye konuştu.
    “Her gencimizin koluna ‘altın bilezik’ takmamız gerekiyor”
    Her gencin bileğine, ‘en az bir tane altın bilezik’ takmak gerektiğinini altını çizen Bakan Özlü, “Bu da ancak mesleki eğitimle, meslek okullarıyla ve teknik kolejlerle mümkün olabilir.
    Bizim bu noktada en temel çabamız, ‘zekayı ürüne dönüştürmek’ olmalıdır. Hepimiz, farklı özelliklerle, farklı yeteneklerle dünyaya geliyoruz. Eğitim sistemimizin; bu farklılıkları desteklemesi, bu farklılıklardan bir sinerji üretmesi gerekiyor. Farklılıkları destekleme sürecinde, Teknik Kolejlere çok önemli bir misyon düşmektedir.
    Türkiye’de mesleki eğitim ile istihdam arasındaki fonksiyonel ilişkiyi güçlendirmek zorundayız. Bunun için, işgücü piyasasındaki arz ve talep uyumsuzluğunu gidermemiz gerekmektedir. Kalite odaklı çözümlerle, bu sorunun üstesinden gelebiliriz. Teknolojideki hızlı değişimle birlikte ortaya çıkan bilimsel ve teknik alanlar, kaliteli bir mesleki eğitimini zorunlu kılmaktadır.
    Bundan sonra en büyük gayretimiz, mesleki eğitimde kalite olacaktır. Diğer yandan, meslek liselerinin imajını da olumlu yönde pekiştirmemiz şarttır.
    Mesleki eğitimin toplumsal algısını düzeltecek her türlü düzenlemeyi, vakit kaybetmeden hayata geçirmeliyiz. Okul ve sanayi işbirliğinin kanallarını sonuna kadar açık tutmalıyız” ifadelerini kulladı.
    “Yıllarca ‘Ali topu tut’ fişleriyle büyüdük”
    Türk sanayisinin iyi yetişmiş, işinin ehli, donanım sahibi elemanlar talep ettiğini aktaran Özlü, “Bu ihtiyacı karşılamak ve sanayinin hizmetine sunmak, bizlerin boynunun borcudur. Biz bakanlık olarak tüm OSB’lerde, Teknik Kolejler açmak için, bütün kaynaklarımızı sonuna kadar seferber edeceğiz. Milli Eğitim Bakanlığımızla eş güdüm halinde olacağız. Teknik liseler seferberliğinde birlikte, uyum içinde hareket edeceğiz. Tüm bunları yaparken, işe çocuklarımızdan başlamak, bilimi ve teknolojiyi onlara sevdirmek, benimsetmek durumundayız. Biz yıllarca ‘Ali topu tut’, ‘Ayşe ip atla’ fişleriyle büyüdük. Tamam, Ali topu tutsun, ama Ali aynı zamanda robot yapsın. Tamam, Ayşe ip atlasın, ama aynı zamanda yazılım da üretsin” dedi.
    Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz ise meslek eğitiminin memleket meselesi olduğunu söyledi. Mesleki eğitimin ülkenin hedeflerine ulaşması için şart olduğunu vurgulayan Yılmaz, “Mutlaka mesleki eğitim olacak ama nitelikli olacak. Ülkenin sürdürülebilir kalkınması için de olması için mesleki eğitim olmazsa olmaz” dedi.

  • Hem sanatını icra ediyor  hem evinin geçimini sağlıyor

    Hem sanatını icra ediyor hem evinin geçimini sağlıyor

    4 yıl önce çalıştığı iş yerinden epilepsi hastası eşine bakmak için ayrılmak zorunda kaldığını anlatan Ersin Yaylı, o günden bu yana def çalıp ilahi söyleyerek kendi mesleğini icra ediyor. Yaz kış sürekli kendi sanatı üzerine çalıştığını kaydeden Yaylı, “Eskiden vatandaşlarımız beni görünce şaşırırlardı, şimdilerde ise alıştılar ve söylediğim ilahilere eşlik edenler bile oluyor. İşimi seviyorum. Sokak müzisyenliği genelde metropollerde ve büyük şehirlerde görmek mümkün. Ama Yozgat’ta belki de ilk defa ben yapıyorum. Beni defle ilahi söylerken gören vatandaşlar önce durup biraz izliyor. Acaba mülteci mi diye merakla dinledikten sonra bahşiş veriyor. Allah’a şükür sağlığım yerinde dilenmiyorum ve yanlış bir şey de yapmıyorum sadece eşim ve çocuğumun geçimini sağlama adına kendi sanatımı icra ediyorum.
    Vatandaşlarımıza göstermiş oldukları duyarlılıklarından dolayı teşekkür ediyorum.” dedi. Müzisyenlik konusunda oldukça iddialı olduğunu belirten Yaylı, bir albüm çıkarmak istediğini bu yönde de çalışmalarını sürdürdüğünü ifade etti.

  • Sular çekildi köy  ORTAYA ÇIKTI

    Sular çekildi köy ORTAYA ÇIKTI

    1994 yılının sonunda taşan Gelingüllü Sulama Barajı, 2 ay içerisinde Esenli köyünü sular altında bıraktı. 1987 yılında yapımı tamamlanan Gelingüllü Sulama Barajı’nda, su tutulmaya başlanmasıyla birlikte baraj suları altında kalan yerleşim yerlerinde yaşayan vatandaşlar, yüksek kesimlere yerleşmek zorunda kaldı. Evini ve bahçesini sular altında bırakan Esenli köyü sakinleri, şimdilerde baraj sularının çekilmesiyle ortaya çıkan yerleşim kalıntılarında anılarını yaşıyor. Suların çekilmesiyle birlikte taşkının üzerinden 23 yıl gibi bir süre geçmesine rağmen köyün camilerinin, okul binalarının, mezarlarının ve belediye binasının ayakta durması ise köy sakinlerinin anılarının tazelemesini sağlıyor.
    1994 yılında köylerinin su altında kaldığını söyleyen 64 yaşındaki İsmail Ataman, “1987 yılında Gelingüllü Barajı’nın temeli atıldı. Esenli Köyü o zamanlar 600 haneydi. Esenli’de demircisi, kömürcüsü, marangozcusu, değirmencisi şehirde olan her meslek gurubu burada da vardı. Biz çocuktuk o zaman baraj gelecek diyorlardı. Biz 50 yaşlarına geldik baraj geldi ve en sonunda 1994 yılında köyümüz sular içerisinde kaldı. Milyarlarca maddiyatımız da bu suyun içinde kaldı. Çoğunun evi, bahçesi, eşyası kaldı alamadık. Su geldi köyü bastı” dedi.
    Suların çekilmesiyle birlikte köyün çıkan kalıntıları hakkında bilgiler veren Ataman, Esenli’nin 200 yıllık geçmişinin suyun içerisinde yattığını söyleyerek, “Bu köyün içerisinde sanat okulu var. İlköğretim okulu var. Sağlık ocağımız var, camilerimiz var, kalemiz var. Belediye binamız var. Fırınımız var, betonarme evler var. Ahşap yapılar suyun içinde kaldı. İki tarafta mezarlarımız var. Geçenlerde karşı tarafa gittim. Su altında açılan yerleri gezdim. Benim evim de orada. İçime hançer sokuldu, duygulandım. Fazla da gezmedim, anılarım canlandı. Benim 50 senem orada geçti. Amcam, dayım dedem, ecdadım hep orada yaşadılar” şeklinde konuştu.
    Bu sene suyun çekilmesiyle sular altında kalan yerleşim yerinin büyük bir kısmının gün yüzüne çıktığını dile getiren Ataman, “Sular sulama mevsiminde Nisan ve Mayıs ayları itibariyle çekilmeye başlıyor. Sular çekilince binalar çıkıyor. Her sene bu kadar olmuyordu ama bu sene köyün büyük bir kısmı gün yüzüne çıktı. Seneye su olmazsa baraj boşalır ve Esenli Köyü’nün tamamı gün yüzüne çıkar” ifadelerini kullandı.
    Baraj altında kalan Esenli köyünü görmek için Ankara’dan Yozgat’a gelen Ahmet Songur ise, “Şefaatli ilçemizin Halaçlı köyünden bir dostumuza ziyaret için geldiğimizde Esenli köyünün suların altında kaldığından bahsetti. Bir köyün suların altında kalması belki telaffuz itibariyle çok basit ve kolay olabilir ama orada insanların hatıraları, tarihi, geçmişi, anıları hepsi onunla birlikte suların altında kalıyor. Sular çekildiği zaman belki hatıraları suyun üstüne çıkıyor. Ama baraj tekrar dolduğu zaman tekrar hatıralar suyun altında kalıyor. Televizyonlardan, belgesellerden gördüğümüz gibi olmuyor buralara gelip o duyguyu yaşamak gerekiyor” diye konuştu.

  • Jandarmadan tarihi eser operasyonu

    Jandarmadan tarihi eser operasyonu

    İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, yaptıkları araştırma neticesinde Sorgun İlçesinde bağlı Karalık Köyünde N.A., isimli şahsa ait evde tarihi eser olduğu bilgisine ulaştı. Jandarma ekipleri köyde N.A.,isimli şahsın evine düzenledikleri operasyonda 34 parça tarihi eser ele geçirirken, evde 2 adet ruhsatsız av tüfeği ve tüfeğe ait 12 adet fişek ele geçirdi.
    Ekipler, tarihi eser olduğu değerlendirilen malzemeleri Yozgat Müze Müdürlüğüne teslim etmek üzere el koyarken, N.A., isimli şahıs jandarmadaki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.
    AKDAĞMADENİ İLÇESİNDE DE TARİHİ ESER ELE GEÇİRİLDİ
    Yozgat İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, Akdağmadeni İlçesine bağlıBelekçahan Köyünde E.S., isimli şahsın üzerinde yaptığı aramada (7) adet çeşitli hayvan figürleri olan ve tarihi dönemlere ait olduğu değerlendirilen eserler ele geçirdi. Ekipler tarihi eserleri Yozgat Müze Müdürlüğüne teslim ederken, E.S., isimli şahsı işlemlerinin ardından adliyeye sevk etti.