Yazar: admin

  • İyi klinik uygulamaları eğitimi verildi

    İyi klinik uygulamaları eğitimi verildi

    Erdoğan Akdağ Kongre ve Kültür Merkezinde gerçekleştirilen ve TUCRİN (Ulusal Klinik Araştırma Altyapı Ağı) Klinik Araştırma Eğitimi Çalışma Grubu tarafından verilen eğitime Bozok Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hikmet Şelli Aybar, Tıp Fakültesi Dekan Yardımcıları Prof. Dr. Ferit Çiçekoğlu, Yrd. Doç. Dr. Züleyha Doğanyiğit ve Üniversite Araştırma ve Uygulama Hastanesi sağlık çalışanları katıldı.
    Etik kurullarda görevli olan ya da olmayı planlayan sağlık çalışanlarına ve diğer klinik araştırma taraflarına klinik araştırmalar ve klinik araştırma dosyalarının bilimsel ve etik açıdan incelenmesi amacıyla gerçekleştirilen eğitim programının açılış konuşmasını Yrd. Doç. Dr. Ayça Çakmak yaptı. Çakmak konuşmasında üniversitemizde böyle bir eğitim programına çok ihtiyaç olduğunu belirterek; “bu eğitim programının gerçekleşmesinde desteklerini esirgemeyen Rektörümüz Prof. Dr. Salih Karacabey’e çok teşekkür ediyorum” dedi. Yönetmelik gereği etik kurul üyesi olabilmek için bu eğitimin alınması gerektiğine değinen Yrd. Doç. Dr. Ayça Çakmak, “Uluslararası klinik araştırmalarda bu eğitim belgesine sahip olan araştırmacılar tercih nedeni olmaktadır. Bu eğitim ile tüm klinik araştırmalar daha bilinçli bir şekilde ve en güncel bilgiler ile yürütülebilmektedir” dedi.
    Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Yeşim Tunçok konuşmasında Bozok Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleştirilen Temel Klinik Araştırma Eğitimi ile , İyi Klinik Uygulamaları kılavuzuna göre iyi araştırmanın taraflarına temel bir bilgi ve becerileri edindirmeyi hedeflediklerinin altını çizdi. Teorik derslerin yanı sıra uygulamaların yapılacağı eğitim programı kapsamında katılımcılarla interaktif bir eğitim sürdüreceklerini belirten Prof. Dr. Yeşim Tunçok, programın sonunda 70 katılımcıya sertifika verileceğini sözlerine ekledi.
    Üniversitelerin en önemli görevlerinden birinin bilgi üretmek olduğunu belirten Rektör Vekili Prof. Dr. Hikmet Şelli Aybar, “ bilgi üretirken, araştırma yaparken dikkatli olmakta yarar var. Laboratuvar ve teorik çalışmalarda bazen hatalar yapılıyor ve yanlış bilgi üretiliyor. O yüzden bilgiyi üretirken dikkatli olmak gerekiyor. Ben üniversitemizde düzenlenen Temel Klinik Araştırma (İyi Klinik Uygulama) Eğitimi’nin çok faydalı olacağına ve amacına ulaşacağını inanıyor, eğitimin düzenlenmesinde emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum” dedi.
    Bir gün süren Temel Klinik Araştırma (İyi Klinik Uygulamaları ) Eğitimi sonunda başarılı olan kursiyerlere sertifikaları takdim edildi.

  • SGK’dan borç uyarısı

    SGK’dan borç uyarısı

    Keskin yaptığı açıklamada, “7020 Sayılı Kanun kapsamında prim borcunu yapılandırıp peşin ödemeyi tercih ettiği halde son ödeme tarihi olan 5 Eylül 2017 tarihine kadar ödeme yükümlülüğünü yerine getiremeyen vatandaşlarımız için önemli bir fırsat doğmuştur.
    Bu itibarla yapılan yeni bir değişik ile 2 Ekim 2017 tarihine kadar 7020 sayılı kanun ile borç ödeme yükümlülüğünü yerine getirdiği takdirde, yapılandırma hakkını kazanmış olacaklar. Bu aynı zaman da peşin ödemeyi seçip de borcu yüzünden emekli olamayan vatandaşlarımız için büyük bir fırsat.
    Ödeme yükümlüğünü yerine getirdiği takdirde emekli olabileceklerdir. Bu nedenle Sosyal Güvenlik Kurumu olarak tüm vatandaşlarımıza bu son fırsatı kaçırmayarak 2 Ekim 2017 tarihine kadar borçlarını ödemeleri için son derece önem arz etmektedir” dedi.

  • Omar ile yollar ayrıldı

    Omar ile yollar ayrıldı

    Yozgaspor 1959 FK yönetimi yeni teknik direktörü Aydın Yavuz tarafından hazırlanan rapor doğrultusunda Omar Abdulrazzak ile karşılıklı olarak yapılan sözleşme ile yollar ayrıldı.
    Sosyal medyadan paylaşılan bilgilerde şu görüşlere yer verildi: Teknik Direktörümüz Aydın Yavuz’un raporu doğrultusunda Omar Abdulrazzak ile karşılıklı olarak yollarımızı ayırdık.Kendisine futbol hayatında başarılar dileriz.

  • Kürkçülerspor maçı hazırlıkları başladı

    Kürkçülerspor maçı hazırlıkları başladı

    Kadirlispor maçı sonrası teknik yönetim tarafından bir gün izin verilen futbolcular dün yeniden tesislerde bir araya gelerek, hafta sonu oynayacakları Kürkçülerspor maçının ilk provasını yaptılar.
    Bölgesel Bal Ligi 5’inci Grupta mücadelede eden Yozgatspor, transfer dönemi ve yeni sezon hazırlıklarını teknik direktör Memduh Fidan’la yürüttükten sonra yolların ayrılmasının ardından anlaştığı yeni teknik direktör Aydın Yavuz ile ligin haftasında deplasmanda Kadirlispor’u 3-0 mağlup ederek, 3 puanı hanesine yazdıran 4 takım arasında yerini aldı.
    Teknik Direktör ve Aydın Yavuz ve yardımcı hocaların gözetiminde yaptığı sıkı çalışmaların mükâfatını daha ilk karşılaşmada 3 puan olarak gören Yozgatspor 1959 FK, bu hafta oynanacak Kürkçülerspor maçı hazırlıklarına dün başladı.
    Kendi tesislerinde bir araya gelen futbolcular, ilk antrenmanda moral ve motivasyon yönünden oldukça neşeli olmaları dikkatleri çekti.
    Kırmızı Siyahlı ekibin tecrübeli teknik adamı Aydın Yavuz, spor muhabirlerine verdiği ilk röportajında, ligin ilk karşılaşmasından 3 puanla dönmek hepimizi mutlu etmiştir. Teknik kadro olarak, maç öncesi takımla yeteri kadar çalışma zamanı olmadığını, ekip olarak kısa zamanda bir şeyler yaptıklarını hatırlattı.

  • Halil İpek Hocaefendi  dualarla anıldı

    Halil İpek Hocaefendi dualarla anıldı

    Ahmet Şevki Ergin Kültür Vakfı Başkanı ve Şeyhzade Ahmet Efendinin oğlu Dr. Ali Şakir Ergin, tarafından Şeyh Hacı Ahmet Efendi Camiinde öğle namazı öncesi okutulan Mevlid-İ Şerif’e İpek ailesisinin yanı sıra sevenleri ve vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi. Daha sonra Ahmet Şevki Ergin Kültür Vakfı Başkanı Dr. Ali Şakir Ergin, tarafından vatandaşlara yemek verildi.
    Vakıf Başkanı Dr. Ali Şakir Ergin, yemek sonrası yaptığı konuşmada, Merhum Halil İpek Hocaefendinin büyük bir değer, büyük bir kıymet olduğunu belirterek, hatırlarının yaşatılması gerektiğini söyledi.
    Ergin, “Halil İpek Hocaefendi, 90 küsur yıllık ömrünün bütün senelerini Cenab-ı Hakkın ‘oku yaradan Rabbinin adı ile oku ‘ emrine uyarak, Peygamberimiz (sav)’in, ‘İlmi beşikten mezara kadar talep ediniz’ hadisi şerifine tabi olarak, ömrünün 80 yılını Allah’ın rızasına uygun şekilde ilim tahsili, terbiyesi, tedrisi, talimi ile uğraşmış bir hocaefendidir. Kendisi küçük yaşta hıfzını tamamlamış, ulumu dininiyeyi ve arabiyeyi tamamlamış, müftülük ve vaizlik icazeti almış. Devletin müftülük dairesinde 25 seneden fazla hizmet etmiş. Yozgat’ın manevi sahasında fetva emini olarak şöhret bulmuş ve fiilen fetva emini olarak görev yapmış çok muhterem bir zattır. Yozgat insanı ile haşır, neşir olarak yaşadı.
    Herkesle hüsnü kabul olarak görüştü, konuştu. Herkesin maddi, manevi problemlerine çare olmaya çalıştı. Kendisini saygıyla, rahmetle anıyoruz.”diye konuştu. Öte yandan İpek ailesi tarafından Merhum İpek Hocaefedi, vefatının 52. nci gününde Büyük Camide Mevlid-i Şerif okutularak dualarla anılacak.

  • Borsa’dan öğrencilere kırtasiye yardımı

    Borsa’dan öğrencilere kırtasiye yardımı

    Yozgat Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Erkekli ihtiyaç sahibi öğrencilere verilmek üzere içerisinde çeşitli ebatlarda defter, kalem, boyama kalemi, silgi ve kalem tıraş gibi ürünlerin yer aldığı kırtasiye malzemelerinin bulunduğu kolilerin bir bölümünü okul müdürlerine teslim ederken bir bölümünü de bizzat ihtiyaç sahibi öğrencilere ulaştırdı. Konuya ilişkin açıklama yapan Erkekli ; “Borsamız her yıl olduğu gibi bu yılda geleneksel hale getirmiş olduğu ihtiyaç sahibi öğrencilere yönelik kırtasiye yardımlarını sürdürüyor. Bugün de 700 ihtiyaç sahibi öğrenciye verilmek üzere Borsamız tarafından kırtasiye malzemeleri hazırlanarak öğrencilere ulaştırıldı. Eğitim bizim için her şeyden önemlidir. Tüm öğretmenlerimizin, öğrencilerimizin ve velilerimizin yeni eğitim öğretim yılı hayırlı olmasını diliyorum” ifadelerine yer verdi.

  • Kayseri Şeker, ayçiçeği  çiftçisinin yüzünü güldürdü

    Kayseri Şeker, ayçiçeği çiftçisinin yüzünü güldürdü

    Kayseri, Sivas, Yozgat ve Nevşehir illerinde yaklaşık on bin çiftçiyle sözleşmeli olarak pancar ekimi yaptıran Kayseri Şeker’in yine aynı bölgede pancar dışında çiftçinin üretimi olan hububat ve bakliyat sektörüne de girmesi bölgede tarım sektörünün gelişmesi yanında çiftçilerin gelirine can suyu katıyor.
    2017 yılı ayçiçeği hasat döneminin başlamasıyla birlikte Kayseri Şeker’in ayçiçeği alımlarını başlatması sektörde oluşanrahatlamanın ayçiçeği tarımına olan rağbeti artırması bekleniyor.
    2017 yılında ayçiçeği hasat döneminde, iklim şartları nedeniyle ayçiçeği dane doluluğu ve parlaklığı bakımından Kayseri Bölgesinde yetişen ürünlerin ilk sırayı alması bölgedeki üreticileri mutlu etmişti. Ayçiçeği üreticilerin elde ettikleri ürünlerinin Kayseri Şeker’in iştiraklerinden olan “Pan Pazarlama Şirketi” aracılığı ile hem de peşin para ile piyasa da en yüksek fiyattan alım başlatması çiftçinin yüzünü bir kez daha güldürmeye vesile oldu.
    Sektörde oluşturduğu karşılıklı güven ortamı ve ürünlerin değerini bulmasına katkılarından dolayı ayçiçeği eken çiftçilerin ürünlerini Kayseri Şeker’e vermek istemelerinden oluşan yoğunluk üzerine Kayseri Şeker, Develi Bölgesindeki lisanslı depoların 8 silosunu da ayçiçeğinin depolamasına tahsis etti.
    Develi Bölgesindeki lisanslı depolara 3 bin 500 ton ayçiçeği alındığı belirtildi.
    Son alımlarla 2017 yılında Develi-Şarkışla ve Boğazlıyan Bölgelerindeki lisanslı depolardaki doluluğun ise yüz 100 oranına ulaşması bekleniyor. Develi Lisanslı depoya ürününü teslim eden Yozgat- Çandır Bölgesi ayçiçeği eken çiftçilerden Hasan Ünal, “Kayseri Şeker, şeker pancarından sonra ikinci bir ürün olarak ayçiçeği ile de bizim yüzümüzü güldürdü. Bu sene verim biraz düşük ama şeker şirketi iyi fiyat vererek alım yaptı.
    Sayın Başkanımız Hüseyin Akay’ın gayretleri ile Kayseri Şeker çekirdek almasaydı çiftçinin sonu iyi olmazdı. Çandır bölgesinde en iyi çekirdeği yetiştirdim. Sulu alana ektiğim çekirdeğimi 5 bin 150 TL’ye alım yaptılar. Diğer çekirdeklerimizi de 4 bin 600-4 bin 800 TL ye alım yaptılar. Şirketimizden Allah razı olsun” dedi.
    Ayçiçeği nakliyesinde taleplerin artması üzerine kamyonuna özel ayçiçeği taşımaya uygun kasa yaptıran Yeşilhisar Taşıyıcılar Kooperatifi üyelerinden Lütfi Ersin Bedirhanoğlu ise, “Benim aracım özel çekirdek için yapılmış bir araçtır. Büyük ilaveli 25 ton mal almaktadır. Benim işim sadece çekirdektir. Kayseri Şeker’in almış olduğu çekirdek bize de ister istemez hareket sağladı. Kendilerine çalışmalarından dolayı teşekkür ediyorum başarılarının devamını diliyorum” diye konuştu.

  • Zararsız: Kadronun kamudaki bütün  taşeron işçileri kapsamasını istiyoruz

    Zararsız: Kadronun kamudaki bütün taşeron işçileri kapsamasını istiyoruz

    Hizmet-İş Sendikası 2. Genişletilmiş Başkanlar Kurulu Toplantısı Van’da yapıldı. Toplantıda taşeron işçilere kadro verilmesi konusu görüşüldü.
    Hizmet İş Yozgat Şube Başkanı Ferman Zararsız, toplantıya ilişkin yaptığı açıklamada, Türkiye’de taşeron örgütlenmesini ilk başlatan ve bu konuda önemli aşamaları geçen bir örgüt olduklarına dikkat çekti.
    ÖZEL SÖZLEŞMELİ PERSONEL ÇÖZÜMÜNÜ ASLA KABUL ETMEYECEĞİZ
    Özel sözleşmeli personel çözümünü asla kabul etmeyeceklerini daha öncede belirttiklerini kaydeden Zararsız, “ Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu, döneminde açıklanan çözüme karşı çıktık, söz konusu düzenlemenin Meclis’ten geçmemesi için mücadele ettik ve bunu başardık. Getirilecek yeni çözümümün bütün taşeron işçileri kamuda istihdam edecek bir model olmasını talep ediyoruz. Özel Sözleşmeli Personel (ÖSP) ve benzeri çözümlere hak-İş Olarak baştan itibaren karşı çıkacağımızı ifade ediyoruz. Sayın çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanını çok temkinli ve çok dikkatli ciddi bir çalışma yaptığını biliyoruz. Bu çalışmalara Hak-İş olarak bizde katkı vermeye her zaman hazırız. Bizim itirazlarımızı taleplerimizi Sayın Bakanımız biliyor.”dedi.
    Taşeron işçilere kadro verilmesi hakkında son son noktayı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın koyduğunu söyleyen Başkan Zararsız “Cumhurbaşkanımız referandumdan sonra bazı konuların üzerine gidilmediğini ve bunun da kanayan bir yara olduğunu görünce taşeron arkadaşlarımızın kadronun artık elzem olduğu talimatlarını verdi” diye konuştu.
    KAMUDA 720 BİN TAŞERON İŞÇİ ÇALIŞIYOR
    Kamunun çeşitli kurumlarında 720 bin taşeron işçinin çalıştığını söyleyen Zararsız, “Hastaneler, karayolları, bakanlıklar, devlet hastaneleri ve belediyeler başta olmak üzere kamuda 720 bin civarında taşeron işçi çalışıyor. Uzun zamandan bu yana bir müjde bekleyen bu işçilerin gözü kulağı hala hükümetten gelecek bir açıklamada. Ancak Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan’ın taşeronlarla ilgili açıklaması olan, “Bu konu tamamen hükümetimizin gündeminde, kısa bir süre içerisinde Sayın Başbakanımız gelinen noktayı açıklayacaktır diye düşünüyorum” sözleri taşeron işçileri tekrar umutlandırdı.”dedi.
    TAŞERON İŞÇİLERİN SESİNİ TÜRKİYE’YE DUYURDUK
    Taşeronların Türkiye’deki varlığını Hak-İş’in ortaya çıkardığını ifade eden Başkan Zararsız, şunları ifade etti: “Son noktayı Cumhurbaşkanımız koydu. Siz de takdir edersiniz ki, bir açıklamasında, ‘artık bu taşeron düzenlemesinin gerçekleşmesi lazım’ diye konuya ağırlık verileceğini ifade ettiler ve ‘bunu bitirin artık’ şeklinde bakanlıklara talimat verdiler. Taşeron işçilerin kadroya alınması yönünde çok ciddi bir hazırlık yapıldığını biz biliyoruz.
    Hak-İş olarak şunun mutluluğunu yaşıyoruz: Taşeronların Türkiye’deki varlığını Hak-İş Sendikası ortaya çıkardı. 2014-2015 yılları arasında Ankara’da bir üniversitede taşeronların sesini Türkiye’ye duyurduk. 6552 sayılı Taşeron Yasası ortaya çıktı.
    Ve bununla beraber toplu sözleşmeler yapılmaya başlandı ve artık taşeronların Türkiye’deki varlığı ortaya çıktı. Sendikalı olmaları, kadrosuz olmaları, artık bunların da asıl ve yardımcı işlerde aynı kamu çalışanları adı altında kadro almalarının önemli olduğunu ve yasada da bu konuda engel olmadığını sesimiz çıktığı kadarıyla Türkiye’de çalışan tüm taşeron arkadaşlara anlattık. Bu arkadaşlarımız da Hak-İş’e güvendiler.”
    TAŞERON İŞÇİLERİN KADRO HAYALİ İNŞALLAH GERÇEKLEŞİR
    Taşeron işçilerin tek hayallerinin kendilerine kadro verilmesi olduğunu vurgulayan Zararsız, “Şu anda Hak-İş taşeron üyesi yaklaşık 550 bin civarında. Allah’a çok şükür şunun mutluluğunu yaşıyoruz. Toplu sözleşme dedik, sendika dedik, taşeron arkadaşlara kadro dedik, inşallah bu da gerçekleşir. Bizim için önemli olan şu: Sayın Cumhurbaşkanımızın ağzından çıkması bir talimattır. Şimdiye kadar dikkat ederseniz son 2-3 yıldır Sayın Cumhurbaşkanımız bu konuyla ilgili net bir açıklama yapmamıştı. Bundan önceki Başbakanımız Ahmet Davutoğlu’nun bir açıklaması olmuştu. Hatta onun üzerinden bile Sayın Cumhurbaşkanımızın bir sözü olmamıştı. Fakat artık şunu görüyoruz.
    Cumhurbaşkanımız referandumdan sonra bazı konuların üzerine gidilmediğini ve bunun da kanayan bir yara olduğunu görünce taşeron arkadaşlarımızın kadro konusun artık elzem olduğu talimatlarını verdi. Biz bunu Hak-İş olarak yakinen takip ediyoruz.”ifadelerini kullandı.

  • Yozgat’ta eğitim atağı okullar yenileniyor

    Yozgat’ta eğitim atağı okullar yenileniyor

    Yozgat İl Milli Eğitim Müdür Vekili Mehmet Tekin, gazetecilerin sorularını yanıtladı. Tekin, il genelinde fiziki şartları iyi olmayan okulların yıkılarak yerine modern okulların yapılacağını belirtti.
    Eski okullarda yenileme çalışmalarının başladığını ifade eden Tekin, “Sayın Valimiz Kemal Yurtnaç’ın öncülüğünde başlatılan çalışma kapsamında birçok okulumuzda inşaat başladı. Bu çalışmalar sadece merkez değil ilçelerimizde de yapılmaktadır.”diye konuştu.
    MODERN OKULLARDA EĞİTİM ÖĞRETİM YAPILACAK
    Yeni yapılan okullarda derslik sayılarının fazla ve binaların daha modern olacağını vurgulayan İl Milli Eğitim Müdürü Tekin, “Amacımız, çocuklarımıza en iyi ortamda, sosyal donatıları bulunan okullarda eğitim vermektir. Atatürk İlk ve Ortaokulu yıkılarak yerine 24 derslikli ilk ve ortaokul yapılacak. Yine Ziya Gökalp İlkokulu yerine 24 derslikli bir okul yapacağız. 12 derslikli yeni bir Güzel Sanatlar Lisesi, 2 yeni anaokulu yapıyoruz. Eski devlet hastanesi yerine okul ve spor salonu yapılması planlandı. Bu şekilde 10’a yakın okulumuzda yenileme çalışması yapılmaktadır. Yozgat’ın Ankara yönünden girişine hayırsever bir iş adamımız tarafından yapılacak olan Endüstri Meslek Lisesi için de proje çalışmaları sürüyor. Binayı yapacak ilgili firma ile görüşme yapıldı.
    Binanın arsaya yerleşimi konusunda bir değişiklik yapılıyor. İnşallah bu yıl içerisinde bu lisemizin de temeli atılacaktır. Sayın Valimiz Kemal Yurtnaç, eğitim konusuna ayrı bir önem veriyor. Yüklenici firma ile yapılan görüşmelerde inisiyatif kullanarak belirtilen süre ve öncesi itibariyle okulların tamamlanarak eğitime başlaması yönünde talimat vererek takibini bizzat kendisi yapıyor.” şeklinde konuştu.

  • SAĞLIK BAKANLIĞI TÜRKİYE KAMU HASTANELERİ KURUMU YOZGAT KAMU HASTANE BİRLİĞİ

    PERSONEL HİZMETİ ALINACAKTIR

    SAĞLIK BAKANLIĞI TÜRKİYE KAMU HASTANELERİ KURUMU YOZGAT KAMU HASTANE BİRLİĞİ

    Birliğimize Bağlı Sağlık Tesislerine 36 Ay Süre İle Teknik Personel Hizmet hizmet alımı 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 19 uncu maddesine göre açık ihale usulü ile ihale edilecektir.  İhaleye ilişkin ayrıntılı bilgiler aşağıda yer almaktadır:

    İhale Kayıt Numarası : 2017/472280

    1-İdarenin

    a) Adresi : KARATEPE MAH. OFİS ÜSTÜ YOZGAT İLİ KHB GENEL SEKRETERLİĞİ No: 1 66100 YOZGAT MERKEZ/YOZGAT
    b) Telefon ve faks numarası : 3542176633 – 3542176671
    c) Elektronik Posta Adresi : merkezisatinalma@hotmail.com
    ç) İhale dokümanının görülebileceği internet adresi : https://ekap.kik.gov.tr/EKAP/

    2-İhale konusu hizmetin

    a) Niteliği, türü ve miktarı : 36 Aylık 16 Adet Teknik Personel Hizmet Alımı
    Ayrıntılı bilgiye EKAP’ta yer alan ihale dokümanı içinde bulunan idari şartnameden ulaşılabilir.
    b) Yapılacağı yer : Sarıkaya Devlet Hastanesi-Akdağmadeni Devlet Hastanesi-Boğazlıyan Devlet Hastanesi-Çekerek Şehit Harun Koçak Devlet Hastanesi-Saraykent Şehit Beytullah Yeşilay D.H.-Şefaatli Şehit Osman Belkaya D.H.-Sorgun D. H.
    c) Süresi : İşe başlama tarihi 01.01.2018, işin bitiş tarihi 31.12.2020

    3- İhalenin

    a) Yapılacağı yer : Karatepe Mah. Ofis Üstü – Yozgat KHBGS Toplantı Salonu
    b) Tarihi ve saati : 26.10.2017 – 10:00
    1. İhaleye katılabilme şartları ve istenilen belgeler ile yeterlik değerlendirmesinde uygulanacak kriterler:
      4.1.İhaleye katılma şartları ve istenilen belgeler:
      4.1.2.Teklif vermeye yetkili olduğunu gösteren İmza Beyannamesi veya İmza Sirküleri;
      4.1.2.1. Gerçek kişi olması halinde, noter tasdikli imza beyannamesi,
      4.1.2.2. Tüzel kişi olması halinde, ilgisine göre tüzel kişiliğinin ortakları, üyeleri veya kurucuları ile tüzel kişiliğin yönetimdeki görevlileri belirten son durumu gösterir Ticaret Sicil Gazetesi, bu bilgilerin tamamının bir Ticaret Sicil Gazetesinde bulunmaması halinde, bu bilgilerin tümünü göstermek üzere ilgili Ticaret Sicil Gazeteleri veya bu hususları gösteren belgeler ile tüzel kişiliğin noter tasdikli imza sirküleri,
      4.1.3. Şekli ve içeriği İdari Şartnamede belirlenen teklif mektubu.
      4.1.4. Şekli ve içeriği İdari Şartnamede belirlenen geçici teminat.
      4.1.5 İhale konusu işin tamamı veya bir kısmı alt yüklenicilere yaptırılamaz.
      4.1.6 Tüzel kişi tarafından iş deneyimini göstermek üzere sunulan belgenin, tüzel kişiliğin yarısından fazla hissesine sahip ortağına ait olması halinde, ticaret ve sanayi odası/ticaret odası bünyesinde bulunan ticaret sicil memurlukları veya serbest muhasebeci, yeminli mali müşavir ya da serbest muhasebeci mali müşavir tarafından ilk ilan tarihinden sonra düzenlenen ve düzenlendiği tarihten geriye doğru son bir yıldır kesintisiz olarak bu şartın korunduğunu gösteren, standart forma uygun belge,
    4.2. Ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin belgeler ve bu belgelerin taşıması gereken kriterler:
    4.2.1. İsteklinin ihalenin yapıldığı yıldan önceki yıla ait yıl sonu bilançosu veya eşdeğer belgeleri:
    a) İlgili mevzuatı uyarınca bilançosunu yayımlatma zorunluluğu olan istekliler yıl sonu bilançosunu veya bilançonun gerekli kriterlerin sağlandığını gösteren bölümlerini,
    b) İlgili mevzuatı uyarınca bilançosunu yayımlatma zorunluluğu olmayan istekliler, yıl sonu bilançosunu veya bilançonun gerekli kriterlerin sağlandığını gösteren bölümlerini ya da bu kriterlerin sağlandığını göstermek üzere serbest muhasebeci, yeminli mali müşavir veya serbest muhasebeci mali müşavir tarafından standart forma uygun olarak düzenlenen belgeyi sunar,
    Sunulan bilanço veya eşdeğer belgelerde;
    a) Cari oranın (dönen varlıklar / kısa vadeli borçlar) en az 0,75 olması,
    b) Öz kaynak oranının (öz kaynaklar/ toplam aktif) en az 0,15 olması,
    c) Kısa vadeli banka borçlarının öz kaynaklara oranının 0,50’den küçük olması, yeterlik kriterleridir ve bu üç kriter birlikte aranır.
    Yukarıda belirtilen kriterleri bir önceki yılda sağlayamayanlar, son iki yıla ait belgelerini sunabilirler. Bu takdirde, son iki yılın parasal tutarlarının ortalaması üzerinden yeterlik kriterlerinin sağlanıp sağlanmadığına bakılır.
    Serbest meslek erbabının vereceği, ilgili mevzuatına göre düzenlenmiş ve onaylanmış serbest meslek kazanç defteri özetinde gösterilen değerlere göre, son yıla ait toplam gelirin toplam gidere oranının veya son iki yıla ait gelir ve giderlerin parasal tutarlarının ortalaması üzerinden bulunacak oranın en az (1,25) olması şartı aranır. Serbest meslek kazanç defteri özetinin serbest muhasebeci, yeminli mali müşavir veya serbest muhasebeci mali müşavir ya da vergi dairesince onaylı olması gerekir.
    4.2.2. İş hacmini gösteren belgeler:
    a) İhalenin yapıldığı yıldan önceki yıla ait toplam ciroyu gösteren gelir tablosu,
    b) Taahhüt altında devam eden hizmet işlerinin gerçekleştirilen kısmının veya bitirilen hizmet işlerinin parasal tutarını gösteren, ihalenin yapıldığı yıldan önceki yılda düzenlenmiş faturalar,
    Bu belgelerden birinin sunulması yeterlidir.
    Toplam cironun teklif edilen bedelin %15’inden, taahhüt altında devam eden işlerin gerçekleştirilen kısmının veya bitirilen işlerin parasal tutarının ise teklif edilen bedelin %9’undan az olmaması gerekir. Bu kriterlerden herhangi birini sağlayan ve sağladığı kritere ilişkin belgeyi sunan istekli yeterli kabul edilir.
    Bu kriterleri bir önceki yılda sağlayamayanlar, son iki yıla ait belgelerini sunabilirler. Bu takdirde son iki yılın parasal tutarlarının ortalaması üzerinden yeterlik kriterlerinin sağlanıp sağlanamadığına bakılır.

     

    4.3. Mesleki ve Teknik yeterliğe ilişkin belgeler ve bu belgelerin taşıması gereken kriterler:
    4.3.1. İş deneyimini gösteren belgeler:
    Son beş yıl içinde bedel içeren bir sözleşme kapsamında kabul işlemleri tamamlanan ve teklif edilen bedelin % 15 oranından az olmamak üzere, ihale konusu iş veya benzer işlere ilişkin iş deneyimini gösteren belgeler veya teknolojik ürün deneyim belgesi.

     

    4.4. Bu ihalede benzer iş olarak kabul edilecek işler:
    4.4.1.

    Kamu veya Özel kurum/kuruluşlardan alınmış her türlü  Personel Çalıştırmaya Dayalı Hizmet Alımına İlişkin işler benzer iş olarak kabul edilecektir.

    5.Ekonomik açıdan en avantajlı teklif sadece fiyat esasına göre belirlenecektir.

    6. İhale yerli ve yabancı tüm isteklilere açıktır.

    7. İhale dokümanının görülmesi ve satın alınması:
    7.1. İhale dokümanı, idarenin adresinde görülebilir ve 100 TRY (Türk Lirası) karşılığı Karatepe Mah. Ofis Üstü Yozgat KHBGS Satın Alma ve İhale Uygulama Birimi adresinden satın alınabilir.
    7.2. İhaleye teklif verecek olanların ihale dokümanını satın almaları veya EKAP üzerinden e-imza kullanarak indirmeleri zorunludur.

    8. Teklifler, ihale tarih ve saatine kadar Karatepe Mah.Ofis Üstü -Yozgat KHBGS Merkezi Satın Alma ve İhale Uygulama Birimi adresine elden teslim edilebileceği gibi, aynı adrese iadeli taahhütlü posta vasıtasıyla da gönderilebilir.

    9. İstekliler tekliflerini, Birim fiyatlar üzerinden vereceklerdir. İhale sonucu üzerine ihale yapılan istekliyle, her bir iş kaleminin miktarı ile bu kalemler için teklif edilen birim fiyatların çarpımı sonucu bulunan toplam bedel üzerinden birim fiyat sözleşme imzalanacaktır.
    Bu ihalede, işin tamamı için teklif verilecektir.

    10. İstekliler teklif ettikleri bedelin %3’ünden az olmamak üzere kendi belirleyecekleri tutarda geçici teminat vereceklerdir.

    11. Verilen tekliflerin geçerlilik süresi, ihale tarihinden itibaren 90 (doksan) takvim günüdür.

    12. Konsorsiyum olarak ihaleye teklif verilemez.

    13.Diğer hususlar:

    Teklifi sınır değerin altında kalan isteklilerden Kanunun 38 inci maddesine göre açıklama istenecektir.

     

  • Kaymakam Dursun görevine başladı

    Kaymakam Dursun görevine başladı

    Yerköy Kaymakamlığına atanan Tuncay Dursun ; Anadolu’muzun bu güzel İlçesi Yerköy’de göreve başlamanın ve buradaki vatandaşlarımıza hizmet etme fırsatına sahip olmanın onur ve heyecanını yaşıyorum.
    İlçemizde; kamu, özel sektör, yüksekokul, sivil toplum ve vatandaş işbirliği ile yerel kaynakları ve potansiyeli harekete geçirerek İlçemizi her alanda bir adım daha ileriye taşımanın gayreti içinde olacak, Kamu hizmetlerini toplumun bütün kesimlerini kucaklayan adil bir yönetim anlayışı içerisinde yürüteceğiz.
    Bu duygu ve düşüncelerle bu güne kadar bu güzel ilçemize hizmet eden ve başarılı çalışmalarda bulunan tüm Mülki İdare Amirlerine şükranlarımı sunuyorum.
    Yerköy’e hizmet edecek olmanın onur ve heyecanını yaşadığımı bir kez daha ifade etmek isterim” dedi.

  • Rektör Yarılgaç’tan  Karacabey’e ziyaret

    Rektör Yarılgaç’tan Karacabey’e ziyaret

    Bozok Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Salih Karacabey ile makamında bir araya gelen Prof. Dr. Yarılgaç, karşılıklı fikir alışverişinde bulundu. 2000 yılından sonra kurulan yeni nesil üniversitelere bu tür ziyaretler yaptıklarını belirten Ordu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Tarık Yarılgaç; “Ziyaretimizin ana çerçevesi hem kampüslerin gelişimini ve üniversitelerin neler yaptığını öğrenmek ortak işbirliğini sürdürmek. Bozok Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Salih Karacabey hocamızın başarılarını hep görüyoruz ve takdir ediyoruz. Kendisi ile çalışmaları hakkında bilgi almak ve istişarelerde bulunmak amacıyla bugün buradayız. Yeni eğitim öğretim yılının Bozok Üniversitesine hayırlı olması dileklerimle başarılar diliyorum” dedi.
    Ordu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Tarık Yarılgaç’ın ziyaretinden duyduğu memnuniyeti ifade eden Rektör Prof. Dr. Salih Karacabey; “ Hocamız rektörlük makamında çok tecrübeli ve çok çalışkan birisi. Kendisinin tecrübelerinden istifade etmek ve üniversitemizin gelişimi noktasında fikirlerinden faydalanmak bizim için çok önemli diye” konuştu.

  • ALLAHIN İŞİNE KARIŞILMAZ

    ALLAHIN İŞİNE KARIŞILMAZ

    Adam biri bir gün tarlada çalışırken yorulur ve uykusu gelir tarlanın içinde bulunan  bir kavak(çınar) ağacının altına yatar.
    Yattığı tarlada balkabağı da ekiliymiş. Adam  hem yatar hem de düşünür (haşa) şu Allahın işine bak der koskoca kavak ağacında küçücük kavak püskülü var küçücük kabak bitkisinde de kocaman  balkabakları var.
    Balkabağı kavak ağacına, kavak püskülü de küçücük kabak kökenine yakışıyor der ve uyuya kalır.
    Adam biraz sonra başına gelen  küçük bir darbe ile uyanır ve bakar ki  kavak ağacından düşen bir kavak püskülü başına düşmüş.
    Adam biraz önce söylediklerini hatırlayarak ya şimdi başıma düşen balkabağı olsaydı diye düşünür ve  “Allahın işine karışılmaz O ne eylerse güzel eyler” diyerek pişman olur.

    Kaşla gözün arasına düşecek damlayı düşünüp de kirpiği yaratan Allaha, daha sayamadığımız görülen görülmeyen bütün bu düzeni yaratan Allah; hamd ve şükürler olsun.

  • Şerefli: Yeni sistem, paydaşların  görüşleri ile şekillenmeli

    Şerefli: Yeni sistem, paydaşların görüşleri ile şekillenmeli

    Eğitim Bir -Sen Yozgat Şube Başkanı Şerefli, yaptığı açıklamada, ortaöğretim kurumlarına yerleştirmenin merkezi olarak TEOG sınavı üzerinden yapılmasının, öğrencilerde puanı kaç olursa olsun hep daha iyi bir okula yerleşme beklentisi oluşturduğunu ve bu durum sürekli bir nakil arayışına sebep olduğunu vurguladı.
    Şerefli, şunları kaydetti: “ Eğitim-Bir-Sen olarak, TEOG’un olumlu ve olumsuz yanlarına 2016 yılında yayınladığımız Eğitime Bakış 2016: İzleme ve Değerlendirme Raporu’nda dikkat çekmiştik. Raporumuzda TEOG kapsamında yapılan sınavların, geçmiş dönemlerde yapılan sınavlara göre, derslerin bir parçası olarak tasarlanmış olması ve yerleştirmede tüm sınıfların yıl sonu başarı puanının hesaba katılması yönleriyle, okul içi eğitim-öğretim süreçleriyle daha fazla bütünleşmiş olduğunu belirtmiştik. Bu durumun öğretmenlerin ve okulun rolünü daha da etkin hale getirdiğini ve öğrencilerle velilerde sınav kaygısını azalttığını ifade etmiştik. Bu olumlu yanına rağmen TEOG’un, öğrencileri sınava girip girmediğine veya yerleştirme sürecinde tercihte bulunup bulunmadığına bakmaksızın merkezi olarak yerleştirmeyi hedeflemesinden kaynaklı olumsuz sonuçlarına da değinmiştik.Ortaöğretim kurumlarına yerleştirmenin merkezi olarak TEOG sınavı üzerinden yapılması, öğrencinin puanı kaç olursa olsun hep daha iyi bir okula yerleşme beklentisi oluşturdu ve bu durum sürekli bir nakil arayışına sebep oldu.”
    DAHA İYİ OKULA YERLEŞME BASKISI ZAMANLA
    VELİLERİNDE
    MEMNUNİYETSİZLİĞİNİ HAT SAYFAYA ÇIKARDI
    Daha iyi bir okula yerleşme baskısının zamanla velilerin memnuniyetsizliğini hat safhaya çıkardığını söyleyen Şerefli, “TEOG ile yerleşenlerin bu nakil arayışları istatistiklere şöyle yansıdı: 2015-2016 eğitim-öğretim yılı birinci döneminde 434 bin 615 öğrenci nakil başvurusunda bulundu, 101 bin 12’si nakille yer değiştirdi. Bu rakamlar ortalama 300 bin seviyesinde seyretti, yerleştirme oranı ise müracaat sayısının yaklaşık yüzde 20’sinde kaldı. Diğer taraftan, TEOG, sınav puanını merkezi yerleştirmede esas alarak okulu ve öğrenciyi etiketledi. Bu yaftalamalar üzerinden okullar ve öğrenciler başarılı-başarısız şekilde toplum nezdinde kategorize edildi. Bu durum, başarısız olarak addedilen okul ve öğrencilerin aleyhine işleyerek eğitimde fırsat eşitliğini bozdu. Diğer taraftan, merkezi yerleştirme okul mahalle ilişkisini bozarak okulların ve öğrencilerin bulundukları mahal ile bütünleşmelerine engel oldu. Bunun yanı sıra, bugün olumsuz örneklerini gördüğümüz, öğrenci açısından ulaşım güçlüğü, servis maliyeti gibi sonuçları doğurdu. Merkezi yerleştirmeden kaynaklı dolaylı ve dolaysız sonuçlar sınavın kendisini tartışmaya açtı.
    Tüm öğrencilerin TEOG sınav puanına göre merkezi olarak yerleştirilmesinin pedagojik boyutu zaman içinde zayıfladı. Merkezi yerleştirme yerine, TEOG’un yürürlüğe konulduğu süreçte vurgulandığı gibi izleme ve değerlendirme fonksiyonunu daha fazla üstlenecek bir sınavın ön plana çıkarılması gerekmektedir.Gelinen noktada, TEOG’da esas sorunun merkezi yerleştirmeden kaynaklandığı gerçeğinden hareketle, geçmiş tecrübelerden de istifade ederek rasyonel ve kalıcı çözümler için adımlar atılmalıdır. Millî Eğitim Bakanlığı’nı, Ortaöğretime Geçiş Sistemi konusunda eğitimin paydaşlarıyla istişare edilerek olgunlaştırılmış, sürdürülebilir bir model geliştirmeye davet ediyoruz.”ifadelerini kullandı.

  • Hastanede staj yapacak öğrencilere  uyum eğitimi verildi

    Hastanede staj yapacak öğrencilere uyum eğitimi verildi

    Hastanenin Konferans Salonunda verilen Eğitimde; hastaneye uyum sağlamaları, ortak bir dil oluşturulması, oluşabilecek kaza ve sorunlara mümkün mertebe mahal verilmemesi, öğrencilerin hastalarla ve personellerle olan iletişimlerini kuvvetlendirmesi, hastane içi oryantasyon, el hijyeni, eldiven kullanımı, hastane enfeksiyonları, kişisel koruyucu ekipman kullanımı, ulusal renkli kodlar, sigara ve zararları, güvenli ilaç uygulamaları, hasta hakları ve iletişimi, çalışan güvenliği, atık ayrıştırma, kesici delici alet yaralanmaları, hasta bilgilerinin güvenliği ve mahremiyeti, izolasyon figürleri ve önlemleri ele alındı.
    Yozgat Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreteri Op. Dr. İsmail Kurca yaptığı açıklamada, sataj yapacak öğrencilerin hastane ortamı ve çalışma prensiplerini daha iyi kavramaları açısından uyum eğitiminin önemli olduğunu söyledi.
    Dr Kurca, “Yönlendirme, kılavuzluk etme anlamlarını taşıyanoryantasyon kelimesi; yeni başlayan çalışanların işin gerektirdiği tutum ve bilgileri edinmeleri, düşünsel ve/veya bedensel becerileri kazanmaları, bu şekilde en kısa zamanda kendilerini önemli hissederek kuruma aidiyet hissinin oluşması, işe ve kuruma uyumlarının sağlanması amaçlanır. Aynı zamanda çalışanın aktarılan bilgilere uyup uymadığı denetlenerek, sorular sorularak, hataları düzeltilerek hem işi öğrenmesi hem de eğitilmesi amaçlanır. İşletmelerde mevcut düzenin devamı, kurumsal hafızanın korunması ve gelişim için oryantasyon eğitimleri büyük önem taşır. Bizler sadece çalışanlarımıza değil staj yapan öğrencilerimize de oryantasyon eğitimleri vererek, staj yaptıkları birimleri gezdirip, hastaneye bir an önce uyum sağlamaları için çaba göstermekteyiz. 2017-2018 eğitim yılı stajyer öğrencilerimize hayırlı olsun, ilerde meslek hayatlarında şimdiden başarılar dilerim” dedi.

  • Yozgat ve Sivas’ta Ağustos’ta  bin 710 konut satıldı

    Yozgat ve Sivas’ta Ağustos’ta bin 710 konut satıldı

    TÜİK Kayseri Bölge Müdürlüğünden alınan bilgilere göre Sivas’ta 2017 Ağustos ayında konut satışları bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 20.04 artarken bir önceki aya 956) göre ise yüzde 22.8 artarak bin 174 oldu. Sivas’taki toplam konut satışları içindeki ikinci el satışların payı yüzde 37.39, ilk satışların payı ise yüzde 62.61 oldu.
    Yozgat’ta ise 2017 Ağustos ayında konut satışları bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 10.37 azalırken, bir önceki aya göre ise yüzde 17.03 artarak 536 oldu. Toplam konut satışları içindeki ikinci el satışların payı yüzde 52.05, ilk satışların payı ise yüzde 47.95 oldu.

  • ÇEDAŞ, şebeke yenileme çalışmalarını sürdürüyor

    Sivas, Tokat ve Yozgat’ta 52 bin kilometrekarelik alanda 40 ilçe, 55 belde ve 3 bin 200 köydeki 930 bin abonesine daha kaliteli ve kesintisiz elektrik dağıtım hizmeti vermek için çalışmalarına hız kesmeden devam eden ÇEDAŞ kırsal bölgelerde başlattığı yatırım atağına ara vermeden devam ediyor. 2005-2010 Birinci Uygulama Dönemi ve 2011-2015 İkinci Uygulama Dönemi’nde Sivas, Tokat ve Yozgat şehir merkezlerindeki yatırımlarını büyük oranda tamamlayan ÇEDAŞ, 2017 yılı yatırım programı kapsamında hizmet bölgesindeki 373 köyün elektrik şebekesi yenileme çalışmalarını hız kesmeden sürdürüyor. 2017 yılında Sivas’ta 82, Tokat’ta 24, Yozgat’ta ise 17 olmak üzere toplam 123 köyün elektrik şebekesini tamamen yenilemek için çalışmalarına devam eden ÇEDAŞ, 250 köyde ise kısmı şebeke yenileme çalışması yaparak 2017 yılı yatırım bütçesinin yarıdan fazlasını kırsala ayırdı.
    Kırsaldaki elektrik şebekelerini yenilemek için iki koldan çalışma yaptıklarını belirten ÇEDAŞ Genel Müdürü Ahmet Sait Akboğa,”Kırsal bölgelerde yaptığımız yatırımlara hız kesmeden devam ediyoruz. Bir yandan yüklenici firmalarımız aracılığıyla 1980’li yıllardan kalma köy şebekelerini yenilerken diğer yandan ise köylerdeki 30 yılını doldurmuş trafoları yeniliyoruz. 2017 yılı yatırım programı kapsamında şu an itibariyle 78 köyün elektrik şebekesi tamamen yenildi, 45 köyümüzde ise çalışmalar devam ediyor. 250 köyde ekonomik ömrünü tamamlayan trafo yenileme çalışmaları ile birlikte 2017 yılı sonuna kadar kırsalda 373 köyün şebeke yenileme çalışmasını tamamlamış olacağız” dedi.
    Kırsal şebekelerin yenilenmesi ile ilgili yoğun talep olduğunu ifade eden Akboğa, yatırımların bölgelerdeki arıza sayıları, nüfus yoğunluğu ve stratejik yapı gibi çeşitli teknik veriler doğrultusunda planlandığını söyledi. Kırsal bölgelerdeki elektrik şebekelerinin tamamını yenilemeyi hedeflediklerini dile getiren Akboğa, kırsala yapılan yatırımların artarak devam edeceğini vurguladı.

  • Karaaslan: Mevsimsel hastalıklara dikkat

    Karaaslan: Mevsimsel hastalıklara dikkat

    Mevsim geçişlerinde hastalıkların genellikle enfeksiyon kaynaklı hastalıklar olduğunu söyleyen Dr. Karaaslan, “Güneş ışınlarının bize az uğradığı bu dönemde hastalıkları hafife almamak gerekiyor. Bu hastalıklar genellikle enfeksiyon kaynaklı hastalıklar olmakla birlikte, alerjik hastalıkları ve depresyonu da unutmamak gerekir. Havaların aniden ısınıp soğumasıyla ortaya çıkan kısa süreli ısı değişimleri, vücudun adaptasyonunu da zorlaştırır. Vücudu strese sokarak savunma sisteminin zayıflamasına neden olur. Böylece enfeksiyonların bulaşma ihtimali de artar. Grip, nezle sinuzit, farenjit, bademcik iltihabı, orta kulak iltihabı, bronşit, zatürre ve astım, KOAH gibi hastalıkların enfeksiyon nedenli alevlenmesi kolaylaşır” dedi.
    “Nezle ve grip birbirinden farklıdır”
    “Nezle (soğuk algınlığı) ile çok karıştırılan grip, influenza virüslerinin yol açtığı akut solunum yolu hastalığıdır” diyen Dr. Karaaslan, “Belli dönemlerde salgınlar yapar. Ciddi akciğer hastalıklarına ve ölüme yol açabilmesi, ülkeler ve kıtalar arası yaygınlaşma özelliğine sahip olması nedeniyle soğuk algınlığından ve diğer solunum sistemi hastalıklarından farklıdır. Ateş, üşüme, titreme, terleme nöbetleri, öksürük, burun tıkanıklığı, baş ağrısı, boğaz ağrısı, halsizlik, kas ve eklem ağrıları ile seyreder. Bulgular soğuk algınlığına benzemekle birlikte gripte baş ağrısı, kas ağrıları ve özellikle 38 derecenin üstünde ateş daha ön plandadır. Grip genellikle 7-10 günde iyileşme ile sonuçlansa da sinüzit, bronşit veya zatürree gibi bazı ciddi enfeksiyonlara yol açabilme riski nedeni ile tedavi ve korunma önem taşır. Özellikle çocuklarda, yaşlılarda, bağışıklık sistemi baskılanmış kişilerde ve kronik hastalığı olanlarda (diyabet, koah, astım, böbrek yetmezliği, bağışıklık sistemini baskılayan hastalıklar vb) olanlarda ciddi seyredebilir” diye konuştu.
    “Grip tanısı konulduğunda tedavi için gecikmeyin”
    Dr. Karaaslan, “Enfeksiyon ortaya çıktığında, uygun tedaviye bir an önce başlamak gerekir. Uygunsuz antibiyotik kullanılmamasına özellikle dikkat edilmeli, eğer viral enfeksiyon varsa şikayetleri azaltıcı ilaçlarla ve istirahat ile şikayetler takip edilmelidir. 2-3 günü geçen şikayetlerde mutlaka doktora başvurarak muayene olmak ve yardım almak önem kazanmaktadır” şeklinde konuştu.

  • Pekmez yapımı başladı

    Pekmez yapımı başladı

    Yozgat’ta kış aylarında sofraların vazgeçilmezi olan pekmez, bağ bozumu ile birlikte kaynamaya başladı. Anadolu’da yoğun olarak tüketilen pekmez, üzüm üreticilerinin meşakkatli uğraşları sonucunda hazırlanıyor. Sabahın erken saatinde üzüm bağlarının yolunu tutan üreticiler, üzümün pekmeze olan yolculuğunu başlatıyor. Bağlardan toplanan salkım salkım üzümler, ilk olarak özel pekmez toprağıyla buluşuyor. Ardından toprakla karışması için ezilen üzümler, kıvama geldikten sonra kaynatılmak üzere büyük kazanlara konuyor. Meşe odunu ateşinde 2-3 saat sürekli karıştırılarak kaynatılan üzümler, kıvama geldikten sonra süzgeçten geçiriliyor. Bekleme süresinin ardından kavanozlara alınan pekmez, satılmak üzere tezgahlardaki yerini alıyor.
    Dayılı köyü Araplı çiftliğinde bulunan 85 dönüm bağda üzüm üreten gurbetçi kardeşler Mustafa Çınar ve Kenan Çınar da pekmez üretimine başladı. 7 yıldır pekmez ürettiklerini belirten Mustafa Çınar, bu süre içerisinde pekmez üretiminin en ince detaylarını öğrendiklerini söyledi.
    Kaliteli üzüm pekmezi üretiminde 3 faktörün öneminden bahseden Çınar, “Pekmezin kaynatılmasında meşe odunu kullanıyoruz. Pekmezin kıvamını ayarlamak çok önemli ve bir de pekmezin toprağını doğru seçmek kaliteli pekmez üretmenin ince ayrıntılarından” dedi.
    Bu yıl yaklaşık 2 ton pekmez üretimi yapacaklarını söyleyen Çınar, pekmezin kilosunu 25 TL’ye sattıklarını ifade etti. 85 dönümlük üzüm bağından normal şartlarda 400 ton üzüm elde etmeleri gerekirken Yozgat’ta hava şartları nedeniyle sadece 20 ton üzüm alabildiklerini dile getiren Çınar, Yozgat’ın aksine Manisa, Mersin ve Adana gibi yerlerde mevsim nedeniyle 400 ton ürün elde edildiğini de belirtti.
    Pekmez üretiminde çalışan Behçet Bal ise, “Yozgat’ta pekmez mevsimi olduğu için pekmez üretiyoruz. Toplamasından ezilmesinden her türlü işlemi kendimiz yapıyoruz. 10 gün boyunca pekmez yapıyoruz” dedi. Pekmez üreten işçilerden Hikmet Çınar da, “Pekmezin kıvamını biliyoruz, soğutuyoruz süzerek pekmezimizi hazırlıyoruz. Her sene yapıyoruz. Hem kışlık ihtiyacımızı çıkarıyoruz hem de kim isterse onlara da kiloyla satıyoruz” şeklinde konuştu.

     

     

  • BÜ “Festival Du Houblon”  festivaline katıldı

    BÜ “Festival Du Houblon” festivaline katıldı

    Türkiye’yi Bozok Üniversitesi Halk Oyunları Topluluğu’nun temsil ettiği Uluslararası Halk Oyunları Festivali kapsamında Almanya, İtalya, Bulgaristan, Romanya, Fransa, Rusya, Çin, Japonya, Uruguay, Endonezya, Uganda, Paraguay ve Yeşil Burun Adaları ülkeleri gibi dünyanın farklı ülkelerinden gelen folklor ve müzik grupları festival süresince yerel halk dansları ve müziklerinden oluşan koreografilerle gösteriler yaptı.
    Festivalin ilk gününde Festivale katılan tüm folklor ekiplerinin geleneksel kostümleriyle kortej yürüyüşü ile caddelerde renkli görüntüler ve büyük bir coşku oluştu.
    Program Festival alanında yapılan çeşitli etkinlikler ve halk dansları gösterileri ile devam etti. Katılımcı folklor ekipleri, tanıtım amaçlı yaptıkları sokak gösterileri ile Fransa halkının büyük beğenisini topladı. Halk Oyunları Topluluğumuzun davul, zurna eşliğinde sunduğu Yozgat yöresine ait Feyli Turnam, Ağırlama, Bobbili, Aynalı Körük, Loli, Hoşbilezik, Karanfilli, Çıtçıt Çedene, Gelin, Temura, Jandarma, Cemo, gibi halk oyunları coşku ile alkışlandı.
    Katılımcı ülkeler için verilen hoşgeldiniz yemeğinde bir araya gelen Almanya, İtalya, Bulgaristan, Romanya, Fransa, Rusya, Çin, Japonya, Uruguay, Endonezya, Uganda, Paraguay ve Yeşil Burun Adaları gibi katılımcılar ülkelerinden getirdikleri hediyeleri dağıttı. Yemekte konuşma yapan Festival Komitesi Başkanı, etkinliklerine renk kattıkları için katılımcı ekiplere teşekkürlerini belirtti. Bozok Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu Okutmanı Ali Kemal Taşkın katılımcı ülkelere Bozok Üniversitesinden hediyeler takdim etti ve aynı zaman da Festival Komitesi Başkanına Bozok Üniversitesi adına, Uluslararası Halk Dansları Festivali’ne davet ettikleri için Okt. Ali Kemal Taşkın teşekkür ederek Üniversitemizin hediyelerini takdim etti.
    Festivalin üçüncü günü, katılan bütün ülkelere Bozok Üniversitesi Halk Oyunları Topluluğu Yozgat yöresine ait oyunları öğretti. Katılımcı ülkelerin beğenisini kazanan Yozgat yöresi ve davul zurna ülkelerinde yapılacak etkinliklere ülkemizi ve üniversitemizi davet ettiler.
    Festivalin son gününde katılımcı ekipler hem ülkelerini temsil etmenin onuru ve sevincini hem de farklı kültürlerle tanışmanın heyecanını yaşayarak birbirleri ile vedalaştı.

  • Tekin: Celal Atik bizim  milli değerimizdir

    Tekin: Celal Atik bizim milli değerimizdir

    Yozgat şehir merkezinde bulunan ve 1966 yılında temeli atılan merkez ortaokulunun ismi 1997 yılında Celal Atik İlköğretim Okulu olarak ardından da 2000 yılında Celal Atik Pansiyonlu İlköğretim Okuluna dönüştürülmüştü. 2012 -2013 öğretim yılından itibaren 4+4+4 eğitim sistemine geçişle birlikte okulun adı ‘Celal Atik Ortaokulu’ olarak tekrardan değiştirilirken 2016-2017 eğitim öğretim dönemini Celal Atik Ortaokulu olarak kapatan okul, 2017-2018 eğitim öğretim dönenimde yeniden eski ismini alarak Merkez Ortaokulu olmuştu.
    Yozgat Lisesi gibi köklü bir kimliğe sahip olan Merkez Ortaokulu’nun isminin tekrardan eski tarihi ismine dönüşmesi için Merkez Ortaokulu mezunlarının, İl Milli Eğitim Müdürlüğü Ad Koyma Komisyonu’na talep ve isteklerini yazılı olarak ilettiğini hatırlatan İl Milli Eğitim Müdürü Mehmet Tekin şunları söyledi.
    “Okullarımıza şehit isimleri gibi ve içimizden çıkmış meşhur kimselerin isimlerini verebiliyoruz. Bununla beraber Yozgat Lisesi’nin ve Merkez Ortaokulu’nun bir ayrıcalığı var. Bu iki okulumuzun kendi özgün adıyla kalması yönünde sözlü ve yazılı bazı kesimlerden bize talep geldi. Yozgat Lisesi, Anadolu Lisesi olmadı. Yozgat Lisesi olarak devam ediyor. Bu durumu görünce Merkez Ortaokulu’ndan mezun olan öğrenciler, bize müracaat etti. ‘Biz aynı Yozgat Lisesi gibi okulumuzun adının Merkez Ortaokulu olarak kendi özgün ismine dönmesini istiyoruz’ dediler. Onların müracaatlarını Ad Koyma Komisyonu’na ilettik. Komisyonumuz teklifi yerinde buldu ve eski adı olan Merkez Ortaokulunu tekrardan okula verdik. Gerekçeleri de, ‘Zaten milli sporcumuzun adı bir spor salonunda var. Celal Atik Spor Salonumuz var. Bu isim orada yaşarken burayı da kendi tarihi adına dönüştürelim’ oldu. Bu yönde karar aldığımız için okulun adını değiştirmiş olduk”
    Milli Güreşçi Celal Atik’in milli bir değer olduğunu söyleyen,”Tarihi adına uygun olsun diye orayı biz Merkez Ortaokulu olarak onayladık. Ad Komisyonun kararını kabul ettik. Eğer bunun dışında Celal Atik isminin bir okulda yaşatılması istenirse bir başka okulumuzda bunu değerlendirebiliriz.
    Merkez Ortaokulunun tarihi kimliğinden dolayı en eski ortaokul olması hesabiyle bu okullarımız istisna olsun istedik. Ama dediğimiz gibi bir başka okulda Celal Atik ismini yaşatabiliriz ya da bir spor salonuna da verebiliriz” şeklinde konuştu.

  • Trafik kazasında 2 kişi öldü

    Trafik kazasında 2 kişi öldü

    Edinilen bilgilere göre kaza, Yozgat Ankara karayolu 10. kilometrede meydana geldi. İrfan Ç. yönetimindeki 06 P 0066 plakalı otomobil, Yozgat’tan Ankara istikametine seyir halinde iken tali yoldan anayola çıkan Halil C. yönetimindeki 66 AS 793 mucur yüklü kamyonla çarpıştı.
    Kazada otomobil içerisinde bulunan Nazife Ç. olay yerinde hayatını kaybederken, araç içerisinde sıkışan sürücü İrfan Ç. ise AFAD, Yozgat Belediyesi itfaiye ve 112 acil servis ekiplerinin tarafından araçtan güçlükle çıkartıldı. Kazada yaralanan otomobil sürücüsü İrfan Ç. olay yerinde yapılan ilk müdahalenin arından kaldırıldığı Yozgat Şehir Hastanesi’nde hayatını kaybetti.
    Kazayla ilgili soruşturma başlatıldı.

  • Köylüler yağmur duasına çıktı

    Köylüler yağmur duasına çıktı

    Sorgun’a bağlı Aşağıcumafakılı köylüleri 40 yıl aradan sonra köy meydanında toplanıp, ellerine semaya kaldırarak yağmur duasında bulundular. Köy meydanında yapılan duaya Sorgun İlçe Müftüsü Hasan Görer, köy muhtarı Yakup Yılmaz ve çok sayıda vatandaş katıldı. İlçe Müftüsü Hasan Görer’in okuduğu Kuran-ı Kerim’in ardından köylüler yağmur yağması için dua etti.
    Köy Muhtarı Yakup Yılmaz, Mayıs ayından bu yana köylerine bir damla yağmur yağmadığını belirterek,”Ürünlerimiz, hayvanlarımız susuz kaldı. Tarladaki ekinlerimiz kurudu. Her yıl bire on verim alırken bu rakam bire beşe kadar düştü. Son çare olarak yağmur duasına çıkmayı uygun gördük. Kurbanlarımızı kestik. Yakın köylerdeki vatandaşlarımızı da davet ettik. Hep birlikte Allah’a el açıp dua ettik. Allah dualarımızı kabul edecektir inşallah.” dedi.
    Köylülerden 87 yaşındaki Ahmet Yılmaz ise yıllar önce çıkılan yağmur dualarında da bu şekilde yemek yapıldığını ifade ederek, “O yıllarda böyle dualarda koyun, kuzu, inek, buzağı hepsi bir araya getirilir, yavruların annelerinden süt emmesi sağlanırdı. Allah dualarımızı belki de o yavruların yüzü gözü hürmetine kabul ederdi.” diye konuştu.

  • Böyükata, Proje Eğitimine katıldı

    Böyükata, Proje Eğitimine katıldı

    TÜBİTAK -2237 Proje Eğitimi Etkinliklerini Destekleme Programı kapsamında desteklenmeye değer görülen eğitim programı 22-24 Eylül 2017 tarihlerinde Beyoğlu Öğretmenevi salonlarında gerçekleştirildi.
    Üç gün süren programın Koordinatörlüğünü, daha önceden Bozok Üniversitesi öğretim üyesi iken Sağlık Bilimleri Üniversitesi’ne geçen Doç. Dr. Seyhan Karaçavuş yaptı.
    Programda Prof. Dr. Mustafa Böyükata ve Doç. Dr. Seyhan Karaçavuş ile birlikte Gazi Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İlkay Erdoğan Orhan, Gaziosmanpaşa Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve aynı zamanda Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sefa Tarhan, Sağlık Bilimleri Üniversitesi öğretim üyeleri Prof. Dr. Haydar Sur ve Doç. Dr. Hasan Hüseyin Eker eğitmenlik yaparak katkı sundular.
    Eğitimde bilimsel araştırma projeleri bağlamında, Bilgi, Bilim, Bilimsel araştırma, Hipotez, Bilimsel Araştırma Projesi ve Araştırmacının Özellikleri, Araştırma Projelerinde Özgün değer, Yöntem, Yapılabilirlik ve Yaygın Etki gibi temel kavramlar ve proje bileşenleri detaylı olarak ele alındı. Bilgi kaynakları ve ulaşım yolları, ulaşılan bilgi kaynaklarının ve literatür bilgisinin analizi, Araştırmanın planlanması, Yöntem, Materyal, İş Paketleri oluşturulması, zaman yönetimi, Araştırma ile ulaşılan bulguların analiz teknikleri, Araştırma sonuçlarının dokümantasyonu ve raporlama yöntemleri, Bilimsel toplantılara hazırlık; poster hazırlama ve iyi sunum yapabilme teknikleri, Türkiye’nin bilimsel çalışmalar yönünden Dünyadaki yeri konularında seminerler verildi.
    Etkileşimli ve grup çalışmalarını içeren çalışmalar ile uygulamalar yer ver verilen programda, Hipotez Kurma ve Problem Tespiti, Araştırma Konusunun Seçilmesi, Güçlü Özgün Değer Oluşturma, Proje önerilerinde konu ve kapsam kısımlarının oluşturulması, Projelerde yöntem ve planlamaların hazırlanması, Projelerde başarıya olumlu/olumsuz etki eden faktörler, Proje önerileri inceleme süreci ve Proje önerilerinin oluşturulması konularında pratikler yapıldı ve kritik tartışmalara yer verildi.
    Eğitimde çoğunlukla Sağlık Bilimleri Üniversite’sinden akademisyenler ile farklı kurum ve kuruluşlardan 30 civarında katılımcıya yer verilebildi. Faydalı bir etkinlik olduğunu belirten Tıp ve ilgili temel bilimlerden katılımcı araştırmacılar, mesleklerinin getirdiği yoğunluk ile araştırmaya zaman ayırmadaki zorlukları kritik edebilme fırsatı bulduklarını ifade ettiler. Proje tabanlı araştırmanın akademik camiada halen yeterince yerleşmediğine de değinilen değerlendirmelerde, bu yönde eksikliklerin giderilmesi gerektiği de vurgulandı.
    Yaklaşık 5 yıldır proje eğitimi konularında yoğun çaba gösteren; proje tabanlı çalışmaların doğru anlaşılması ve yaygınlaştırılması için gönüllü olarak emekte sarf eden Prof. Dr. Mustafa Böyükata yaptığı kısa değerlendirmede, “Her akademisyeninin yapabileceği işler vardır. Ülkemizde pek çok sorun halen çok temel düzeydedir. Farkındalık düzeyindeki eksiklikleri dahi gidermemiz için yoğun çaba göstermemiz gerekiyor. Farkına vardığı her sorun ve eksiklik için yükümlülük hissetmeyen birey ve özellikle de akademisyen bu ülke için yükümlülüklerini tam olarak yerine getirmiş sayılmaz diye düşünüyorum. Hızla değişen dünyada Türkiye’de de ciddi dönüşüm yaşanmaktadır. Bütün şehir, ilçe ve hatta köylerimizde yaşanan dönüşüme mercek tutmak gerekir. Yaşanan değişim ve dönüşümün sonunda gerçekten beklenen nitelikli gelişim gözlenebilmesi, günümüz toplumunda akademik bir bakışı zorunlu kılmaktadır. Bütün çalışmaların sağlam, etkili ve sağlıklı planlanmış bir süreç içerisinde yapılması daha başarılı kılacaktır. Bu bağlamda da proje tabanlı araştırmacılığın çok iyi anlaşılarak pratiğe yansıtılması toplumsal gelişime doğrudan ve dolayı katkı verecektir” dedi. Sağlık Bilimleri Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali İhsan Taşçı ve Koordinatör Doç. Dr. Seyhan Karaçavuş tarafından katılımcılara katılım belgesi verilen etkinliğin sonunda, Prof. Dr. Mustafa Böyükata ve diğer eğitmenlere teşekkür belgesi takdim edildi.