Yazar: admin

  • CK Çamlıbel Elektrik’ten ‘Askıda Ekmek’ projesi

    CK Çamlıbel Elektrik’ten ‘Askıda Ekmek’ projesi

    CK Çamlıbel Elektrik ‘Enerjimizi Paylaşarak Çoğaltalım’ sloganıyla başlattığı ‘Askıda Ekmek’ projesi ile ihtiyaç sahibi vatandaşlara destek olacak. Proje Sivas ile birlikte Tokat ve Yozgat’ta da eş zamanlı olarak hayata geçirilecek.
    CK Çamlıbel Elektrik, ihtiyaç sahibi vatandaşlara destek olmak gıda ve ihtiyaçlarını karşılaşmak amacıyla ‘Askıda Ekmek’ projesini hayata geçirdi. ‘Enerjimizi paylaşarak çoğaltalım’ sloganı ile başlatılan proje kapsamında CK Çamlıbel Elektrik, ihtiyaç sahibi vatandaşların yararlanması için fatura ödeme ve elektrik aboneliği işlemlerinin gerçekleştirdiği müşteri hizmetleri merkezlerine ekmek dolapları yerleştirdi.
    Projenin tanıtım toplantısı için Sivas’taki basın mensupları ile kahvaltıda bir araya gelen CK Çamlıbel Elektrik Genel Müdürü İbrahim Tekin Yalçın,” CK Çamlıbel Elektrik olarak sosyal fayda anlayışı taşıyan sürdürülebilir projeleri önemsiyoruz. Bu kapsamda ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza katkı sağlamak ve onların ekmek ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla ‘Askıda Ekmek’ projesini hayata geçirdik. Askıda Ekmek uygulaması genellikle Ramazan ayında yapılan bir sosyal yardım faaliyeti. Bu nedenle biz bir farkındalık oluşturmak istedik ve ihtiyaç sahibi vatandaşlarımızın sadece Ramazan ayında değil, yılı her gününde ihtiyaçlarının olduğunun bilinmesi amacıyla projemizi Ramazan ayı bittikten sonra hayata geçirmeyi uygun gördük. Proje kapsamında Sivas, Tokat, ve Yozgat il merkezlerindeki müşteri hizmetleri merkezlerimizin olduğu bölgelere ekmek dolapları yerleştirerek ihtiyacı olan vatandaşlarımıza destek olmak istedik” dedi.
    Askıda Ekmek projesini hayırsever vatandaşların ve paydaşların desteği ile daha da yaygın hale getirmeyi amaçladıklarını vurgulayan Tekin projenin Tokat ve Yozgat’ta da eş zamanlı olarak hayata geçirileceğini söyledi.
    Toplantının ardından basın mensupları ile Mehmet Paşa Mahallesi’nde bulunan CK Çamlıbel Müşteri Hizmetleri Merkezi’ne geçen Genel Müdür İbrahim Yalçın Tekin burada projenin tanıtımını yerinde yaptı.

  • Sünnet şöleni yapıldı

    Sünnet şöleni yapıldı

    Yozgat Belediyesi tarafından gerçekleştirilen 18’inci Uluslararası Sürmeli Kültür-Sanat ve Sosyal Etkinlikleri kapsamında 62 çocuk için sünnet şöleni düzenlendi.
    18. Uluslararası Sürmeli Kültür-Sanat ve Sosyal Etkinlikleri kapsamında Cumhuriyet Meydanı’nda 62 çocuk için sünnet şöleni düzenlendi. Program öncesinde, Edirne’den gelen Anadolu Folklor Vakfı Topluluğu gösteri sundu.
    Düzenlenen sünnet şölenine katılan çocuklar, keyifli anlar yaşarken 62 çocuğun hafta içerisinde sünnet olacağı öğrenildi. Sünnet şöleninin ardından çocuklar Yozgat Valisi Kemal Yurtnaç ve Belediye Başkanı Kazım Arslan ile hatıra fotoğrafı çekindi. Daha sonra şölene katılan vatandaşlara ikramda bulunuldu.

  • Kaldırım boyama  etkinliği yapıldı

    Kaldırım boyama etkinliği yapıldı

    Yozgat’ta 18. Uluslararası Sürmeli Kültür-Sanat ve Sosyal Etkinlikleri kapsamında kaldırım boyama etkinliği yapıldı.
    18. Uluslararası Sürmeli Kültür-Sanat ve Sosyal Etkinlikleri kapsamında Cumhuriyet Meydanı’nda gerçekleştirilen kaldırım boyama etkinliğine Yozgat Belediye Başkanı Kazım Arslan, İl Emniyet Müdürü Seçkin Çengeloğlu, belediye çalışanları ve vatandaşlar katıldı.
    Etkinlikte ellerine fırça alan Başkan Arslan ve İl Emniyet Müdürü Çengeloğlu, vatandaşlarla birlikte kaldırım bordür taşlarını boyadı.
    Kaldırım kenarı boyamadaki amacın vatandaşların şehre sahip çıkma bilincini yerleştirmek olduğunu söyleyen Başkan Arslan,”Kaldırım boyama işi belediyemizin sadece bir saatini alır.
    Biz, vatandaşlarımız bu etkinliğe katılsın, vatandaşlarımızda bir bilinç oluşsun, şehrimize sahip çıksınlar istedik” dedi.

  • Uzmanlardan göz tansiyonu uyarısı

    Uzmanlardan göz tansiyonu uyarısı

    Uzmanlar, 65 yaşından sonra yaklaşık her 10 kişiden birinde göz tansiyonuna rastlanabildiğini, bu nedenle özellikle orta yaşlardan itibaren zaman zaman göz muayenesi yaptırılması gerektiğini söyledi.
    Uzmanlar, glokom bir diğer adı göz tansiyonu hastalığı ile ilgili bilgi verdi. Uzmanlar, “Glokom yani göz tansiyonu hastalığı her yaşta ve hatta yeni doğanda bile karşımıza çıkabilmesine rağmen genellikle 40 yaşından sonra görülen bir göz hastalığıdır. Yenidoğanlarda glokom görülme riski 10 binde birken, 40 yaş üzerindeki bireylerde yüzde 2’dir. Yaş ilerledikçe glokom görülme riski artar. Bu oran 50 yaşından sonra yüzde 4, 60 yaşından sonra yüzde 8’dir. 65 yaşından sonra yaklaşık her 10 kişiden birinde glokoma rastlanabilir. Bu nedenle özellikle orta yaşlardan itibaren zaman zaman göz muayenesi yaptırmak gereklidir” dedi.
    Glokom nasıl oluşur?
    Uzmanlar, “Gözümüz içinde sürekli bir sıvı devri daimi vardır. Bir taraftan üretilirken bir taraftan gözü terk eder. Göz içi sıvısı gözden boşalamaz ise göz içinde basınç artmaya başlar. Göz içi basıncı arttığında göz sinirleri ve damarları üzerine baskı artar ve göz sinirinin beslenmesi bozulur. Zamanla göz siniri zayıflamaya başlar ve tedavi edilmez ise geri dönüşümsüz körlük oluşur. Hasarın hızı göz içi basıncının düzeyi ile doğru orantılıdır. Normal göz içi basıncı 12-21 mmhg’dir.
    Göz siniri 25-26 mmhg düzeyinde bir basınca yıllarca dayanabilirken, 50 mmhg üzerinde ki bir basınca birkaç ay dayanabilir. Zamanında teşhis edilip tedavi edilmez ise körlük kaçınılmazdır. Yaş ilerledikçe dışa boşaltım kanallarında tıkanma ve daralma olur. Bu nedenle yaş ilerledikçe glokom riski artar” diye konuştu.
    Glokom belirtileri nelerdir?
    Glokomun geç dönemlere kadar belirti göstermediğine değinen Uzmanlar, “Bu hastalık nadir olarak ağrı yapar. Çünkü göz içi basıncı yavaş yavaş yükseldiğinde ağrı oluşmaz. Bu nedenle göz tansiyonu 60 mm hg gibi tehlikeli seviyelerde olsa bile hasta ağrı duymayabilir. Glokomun seyrek bir tipi olan akut glokom krizinde göz tansiyonu saatler içinde çok yükselir. Şiddetli ağrı, bulantı kusma ,göz kızarıklığı ve görme bulanıklığı oluşur.Acil olarak müdahale edilmesi gereken bir durumdur.
    Doğuştan glokom hastalarında ise gözde yaşarma, kornea dediğimiz saydam tabakada bulanıklık ve gözde büyüme oluşur” ifadelerini kullandı.
    Glokomda risk faktörleri
    Uzmanlar ,“Yakın akrabalarda glokom hastası olanlar, Orta yaşın üzerindeki bireyler, yüksek miyop ve hipermetrop hastalar, diyabetli hastalar, kortizon kullananlar, göz travması geçirenler ve üveit gibi göz hastalığı olanlar daha yüksek risk altındadırlar” dedi.
    Glokomda tanı
    Göz tansiyonu ölçümü rutininin göz muayenesi sırasında yapılması gerektiğinden bahseden Uzmanlar şu bilgileri verdi: “Fakat göz tansiyonu ölçümü her zaman tek başına yeterli değildir. Bazı bireylerde göz tansiyonu hafif yüksek olsa bile sinir hasarı oluşmazken, bazı bireylerde göz tansiyonu normalken bile sinir hasarı gelişebilir. Her gözün tansiyona mukavemeti aynı değildir. Bazen 15-16 mm hg göz içi basıncı ile bile glokom oluşabilir. Bu tip glokom’a normal basınçlı glokom denir. Muayene sırasında göz hekimi göz içi basıncını ölçer, göz sinirini kontrol eder.
    Eğer bu iki kriterde bir anormallik sezerse ilave tetkikler yapılır.Bunlar görme alanı,optik koherens tomografi(OCT), optik sinir analizi ve hatta göz dışı etkenleri ekarte edebilmek için beyin MR ve karotis denilen şah damarlarına doppler ultrason incelemeleri gibi tetkiklerdir. Bu tetkik ve muayeneler sonucunda kişi glokom tanısı almışsa tedavi aşamasına geçilir.”
    “Erken teşhis çok önemli”
    Glokom tedavisi ve takibi ile ilgili bilgi veren Uzmanlar açıklamasını şöyle tamamladı: “Glokomda birincil tedavi ilaç tedavisidir, genellikle göz damlaları kullanılır. Akut glokom krizi gibi durumlarda ağızdan göz tansiyonu düşürücü ilaçlar veya damar yolundan özel sıvılar verilebilir. Göz damlaları ile ya göz içi sıvısının üretimi azaltılır ya da dışarı atılması kolaylaştırılır veya her ikisi birden yapılır. Eğer ilaç tedavisi yetersiz geliyorsa o zaman lazer uygulamaları ve en sonunda operasyon seçeneği değerlendirilir. Burada amaç hastanın sinir hasarının gerçekleşmediği göz içi basıncına ulaşmaktır.
    Bu değer kişiye özeldir. Kimi hastada 20 mmhg basınçta hasar durur, kimi hastada 15 mm hg basınçta bile hasar devam edebilir. Bunun için görme alanı ve OCT gibi testler risk durumuna göre 3-6 ayda bir tekrarlanarak sinirde hasarın devam edip etmediğine bakılır.
    Bu nedenle sadece göz içi basıncına bakılarak glokom tedavisi yapılmamalıdır. Glokom tedavisi sadece kalanı kurtarmaya yöneliktir. Kaybedilen sinir lifleri ve fonksiyon geri kazanılamaz. Bu nedenle erken teşhis çok önemlidir.”

  • Akay: Şeker sektöründeki denetimsizlik  çiftçileri olumsuz etkileyecek

    Akay: Şeker sektöründeki denetimsizlik çiftçileri olumsuz etkileyecek

    Kayseri Pancar Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Akay, nişasta bazlı şeker fabrikalarının şeker pancarı üretimi yapan yaklaşık 200 bin çiftçiyi sıkıntıya düşürdüğünü bu nedenle sektörde denetimlerin artırılması gerektiğini ifade etti.
    Şeker pancarında kazancın artmasıyla son yıllarda çiftçi için daha önemli bir ürün haline geldiğini belirten Başkan Hüseyin Akay, nişasta bazlı şeker fabrikalarının yaygınlaşması nedeniyle şeker pancarı çiftçisinin pazarını kaybettiğini dile getirdi. Bundan dolayı sektörde denetimlerin artırılması gerektiğini belirten Başkan Akay, “Nişasta bazlı şeker fabrikalarının üretimlerinde kullandıkları mısırı yurt içinden karşılama zorunlulukları bulunmamaktadır. Şeker Kurulu’nun görevini yapamaması nedeniyle sektörde sağlıklı denetim ve kota tahsisi yapılmadığından dolayı 2017-2018 şeker pancarı kampanya döneminde üretim yapan firmalar bir önceki yılki kotaları dikkate alarak çiftçilerle üretim sözleşme yapmıştır. AB’nin bu yıl kaldıracağı kota uygulamasına kadar sektördeki sorunlara acil çözüm üretilmelidir. Sorunların çözülmemesi halinde pancardan şeker üretimi azalacaktır” dedi.
    Nişasta bazlı şekerin hammaddesi olan mısırın neredeyse her ay üretildiğini, ancak şeker pancarı üretiminin yılda en fazla 5 ay yapıldığını hatırlatan Başkan Akay, sözlerini şöyle sürdürdü:
    “Pancardan şeker üreten fabrikaların 7 tane şirketi var. Bunlardan en büyüğü 25 fabrikası bulunan Devletin kuruluşu Türk Şeker ve 3 tane kooperatif kuruluşu pancar şekeri üreticileri olarak kendi kotaları çerçevesinde faaliyet gösteriyorlar. Şekere en son zam 5 Temmuz 2015’te gelmişti. İki yıl zam yapılmamasına rağmen şeker fabrikaları bu yıl başta Türk Şeker olmak üzere ya uzun vadeli satış politikası uygulamak zorunda ya da iskontolu satış yapmak mecburiyetinde kalıyor. Bu da sektörde ciddi bir sorundur. Bu da şeker fabrikalarının elindeki şekerlerin satılmaması sonucunu ortaya çıkarıyor.
    Şeker fabrikaları ellerindeki şekeri satamaz da, bu yılki üretimleri depolarda kalmaya devam ederse, o zaman 2018’de pancar çiftçisi büyük bir sorunla karşı karşıya kalacak. 2018’de depoları dolu olan şeker fabrikaları üretimlerini kısıtlamaya başlayacak.
    Bu da pancar üretiminin de kısıtlanması anlamına geliyor ki, en tehlikeli durum budur. Pancar çiftçisi bu durumda yok oluşa doğru gidecek demektir.. Onun için siyasetçilerimizden bu konuda adım atmalarını bekliyoruz. Geleceği kurtarmak adına bir an önce kilitlenmiş bu sorunun çözülmesi lazım. Bu sorun Türkiye genelinde yaklaşık 200 bine yakın çiftçi ailesini olumsuz etkileyecektir.”

  • Peynir Yaşam Dergisinden gazetemize ziyaret

    Peynir Yaşam Dergisinden gazetemize ziyaret

    Türkiye’nin popüler Peynir ve Yaşam Dergisi “Cheese Life Magazine” peynir şehirlerini geziyor projesi kapsamında geldiği Yozgat’ta gazetemiz Yeniufuk’u ziyaret etti.
    Gazete Sahibi Bekir Çaylak’la ilin sosyal ve ekonomik gelişimi ile bir süre sohbet eden dergi ekibi, Yozgat’ta sıcak ilgi ile karşılandıklarını belirterek, derginin gelecek sayısında coğrafi işaret almışYozgat’ın çanak peynirine geniş yer vereceklerini ifade etti. Peynir Yaşam Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Av.Metin Öztürk ile Dergi Editörü Prof.Dr.Yavuz Öztürkler, tanıttıkları peynir şehirlerinde fırsat buldukları ölçüde mutlaka yerel basında yer alan meslektaşlarını ziyaret etmeye çalıştıklarını belirttiler.
    Gazete Editörü Prof.Dr.Yavuz Öztürkler, “Şehriniz gerçek bir peynir şehri, dergimizde ona hak ettiği yeri vermeye çalışacağız. Halkımız şehrinizi “Peynir” kimliği ile de tanımalı bunun için ticaret borsası, birlik başkanları, belediye başkanı ve üreticiler ile röportajlar yaptık, yaptığımız bütün söyleşilerde ortak nokta ‘peynir konusunda şehrimiz daha iyi bir yere gelebilir oldu.” dedi.
    Dergi genel yayın yönetmeni Av.Metin Öztürk’de “Peynirin daha iyi tanıtılması için sıkça peynir temalı şenlikler yapılmalı, peyniri merkeze oturtan etkinlikler halkımızı daha bilinçli yaparak bu şehrin peynirden de hak ettiği katma değeri almasını sağlayacaktır, uzun erimde peynir festivali mutlaka yapılmalı.”dedi. Öztürk, dergilerinin www.cheeselifemagazine.com adlı bir internet sitesi olduğunu belirterek, “Yozgat’lıhemşerilerimizin bu site aracılığıyla çanak peyniri konusunu geniş olarak inceleyebilecek, ayrıca derginin geçmiş sayılarına ulaşılabilecek.”diye konuştu.
    Gazetemiz Sahibi Bekir Çaylak’ta ziyaretlerinden dolayı gezi ekibine teşekkür ederek,Yozgat’ın tarım ve hayvancılık açısından önemli bir potansiyele sahip olduğunu, süt ve süt ürünlerinin bu şekilde tanıtımının yapılmasının artı değer olacağını vurguladı.

  • Gökhan Ay konseri coşturdu

    Gökhan Ay konseri coşturdu

    Yozgat Belediyesi tarafından bu yıl 18’incisi düzenlenen Uluslararası Sürmeli Etkinlikleri kapsamında sahne alan Gökhan Ay, hemşerilerini coşturdu. Havanın yağışlı olmasına rağmen alanda toplanan Yozgatlılara, birbirinden güzel şarkılar seslendiren Gökhan Ay, kendisinin de Yozgatlı olduğunu hatırlatıp, “Sizlerin alkışları bana her zaman güç ve moral vermektedir. Yağmura rağmen bekleyen tüm hemşerilerime yürekten teşekkür ediyorum” dedi.
    Gökhan Ay, daha sonra şarkılarını seslendirirken, Cumhuriyet Alanı’nda toplanan kalabalık tarafından şarkılara eşlik edildi. Hareketli parçalarda ise gençler halay çekip, oyun oynadı. Gökhan Ay, popüler parçalar eşliğinde alanda toplanan vatandaşlara eğlenceli saatler yaşattı.
    Sahne performansı ile gençleri coşturan Ay, yaklaşık 2 saat sahnede kaldı. Gökhan Ay’ın konseri öncesinde ise Yozgat Belediyesi Kent Orkestrası, ‘Barış Manço’ şarkılarını seslendirdi.

  • Kızılay, Kurban bereketini  mazlumların sofrasına taşıyacak

    Kızılay, Kurban bereketini mazlumların sofrasına taşıyacak

    Kurban Bayramı’nın bereketini muhtaç sofralara taşıyan Kızılay, Vekâletle Kurban Kesim Kampanyası bağış bedellerini yurtdışında 500 TL yurt içinde ise 735 TL olarak açıkladı. Hayırseverlere “Kurban bereketi yıl boyu sürsün” sloganıyla seslenen Kızılay, 31 ülkede 100 binden fazla kurban kesip, yıl boyunca yaklaşık 1 milyon 950 bin kişiye kurban bereketini ulaştıracak.
    Dünya ve ülkemizdeki ihtiyaç sahiplerini yalnız bırakmayan Kızılay, geleneksel hale gelen Vekâletle Kurban Kesim Kampanyası’nı düzenlenen bir basın toplantısıyla başlattı.
    Kızılay Genel Başkanı Dr. Kerem Kınık, Kurban Bayramının bereket ve neşesinin tüm dünyada yaşanması için büyük bir seferberlik başlattıklarını ifade ederek “Kurban etleri, hijyenik bir şekilde konservelere dönüştürülüyor. Bu yöntem sayesinde kurban etleri yıl boyunca sağlıklı bir şekilde ihtiyaç sahipleri tarafından tüketilebilecek” diye konuştu. Başkan Kınık Şunları söyledi:
    “Kızılay’ın “Kurban’da Kızılay Modeli” sayesinde hayırseverler Kurban ibadetlerini, amacına ve kuralına uygun olarak kolaylıkla yerine getirebilecek. Bu çağdaş model sayesinde özenle seçilen kurbanlıklar, Et ve Süt Kurumu veterinerleri tarafından seçilerek kurumun modern kombinalarında İslami usullere göre vekâlet sahiplerinin isimleri okunarak, Kurban Bayramı’nın ilk üç günü kesilecek. Dini vecibeler açısından vatandaşlarımızdan işi son güne bırakmamalarını istiyoruz. İslami şartlara uygun şekilde gerçekleştirilecek kesimlerde din görevlileri, veterinerler ve noter de hazır bulunacak. Yurtiçinde kesimi yapılan kurbanlıkların etleri kıyma ve kuşbaşı konservesi yapılarak yıl boyu dağıtılacak. 2017 yılında yurtiçinde dağıtılmak üzere 650.000 kurban konservesi üretilmesi planlanıyor. Yurtdışında kesimi yapılan kurbanlıkların etleri ise anlık olarak ihtiyaç sahiplerine dağıtılacak. Yurtiçi ve yurt dışında 1.950.000 ihtiyaç sahibinin sofrasına kurban bereketi taşınacak. 2017 yılı vekalet yurtiçi 35.000, yurtdışı 65.000 olmak üzere toplam 100.000 hisse olarak hedefleniyor.
    Kurban etlerinden elde edilecek kavurma, konserve haline getirilerek 800 gramlık teneke kutulara konacak. Kavurma konserveleri Kızılay şubeleri aracılığıyla yıl boyunca ihtiyaç sahiplerine dağıtılacak. Bu sistemimizle yurt içi ve yurt dışında 1 milyon 950 bin kişinin sofralarına kurban bereketini taşıyacağız”
    31 ülkede 100 binden fazla kurban kesimi
    Kızılay’ın iyiliği sınır tanımıyor, Kurban etleri her yıl olduğu gibi bu yıl da dünyanın dört bir yanındaki yoksullara ulaştırılacak. Bu seneki kurban organizasyonunun 31 ülkede gerçekleştirileceğini belirten Dr. Kınık, “Vekaletini Türk Kızılayı’na verecek olan vatandaşlarımız için ücretler, yurt içinde 735 lira, yurt dışında 500 lira olarak belirlendi. Geçen yıl yurt içinde 740 lira olan rakamı Sayın Tarım Bakanımız ile görüşmemiz sonucu artırmayıp, hatta düşürerek 735 lira olarak belirledik. Türkiye’de Et ve Süt Kurumuna ait 5 kombinada kesim yapmayı hedefledik. Bu kesimleri, Türkiye’de ve yurt dışında gerekli İslami şartları yerine getirerek, Diyanet’in önerdiği usullerle gerçekleştiriyoruz. Kurban etlerini konserve yapıp 18 ay boyunca ihtiyaç sahibi sofralarına taşıyacağız “ ifadelerini kullandı.
    Kınık, Yurtdışında Bosna Hersek, Bulgaristan, Kosova, Makedonya, Karadağ, Arnavutluk ve Sırbistan’ın aralarında bulunduğu Balkan ülkeleri; Senegal, Nijer, Çad, Etiyopya, Sudan, Güney Sudan, Gine, Kamerun, Burkina Faso, Uganda, Kenya ve Gana’nın aralarında bulunduğu Afrika ülkeleri; Pakistan, Bangladeş, Kırgızistan, Tataristan ve Afganistan’ın yer aldığı Asya ülkeleri; Filistin, Irak, Lübnan, KKTC, Suriye ve Yemen’in aralarında bulunduğu Ortadoğu ülkeleri olmak üzere 31 ülke Türkiye ile 32 ülkede kurban kesimi gerçekleştireceklerini de kaydederek, bu yıl ilk kez Tataristan ve Güney Sudanlı ihtiyaç sahipleri için de kurban kesimi gerçekleştirileceğini söyledi.
    Kınık “Siyasi liderlerin kurban vekaletlerine talibiz”
    Kızılay Başkanı Kerem Kınık, geçen yıl başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin de kurban vekaletlerini Kızılay’a verdiklerini hatırlatarak “Bu yıl da sayın liderlerimizin kurban vekaletlerine talibiz. Sayın Cumhurbaşkanımız, Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ile Sayın Bahçeli’den yine kurban vekaletlerini bekliyoruz. Sayın bakanlar ile milletvekillerimize de çağrı yapıyoruz. İstedikleri anda elimizde makbuzlarımızla kendilerine gidebiliriz” dedi.
    Bağış nasıl yapılıyor?
    Kurban ibadetlerinin gerçek ihtiyaç sahiplerine ulaşmasının huzurunu yaşamak isteyen vatandaşlar; bankalardaki Kızılay bağış hesaplarını, Türk Kızılayı Şubelerini, PTT şubelerindeki Kızılay Posta Çeki hesabını, 168 ücretsiz çağrı merkezini ve www.kizilay.org.tr internet adresini kullanarak vekâletlerini verebilecekler.
    Taksit imkanı sunuluyor
    Ödemesini kredi kartı aracılığıyla gerçekleştirecek olan vekâlet sahipleri, dört taksit imkânından yararlanabiliyor. Vekaletlerini Kızılay’a vermek isteyen yurt dışındaki vatandaşlarımız ise Kızılay internet sayfası üzerinden bağışı menüsünü kullanarak online ödeme yapabilecek. Ayrıca 0090 312 458 30 00 numaralı telefondan Kızılay’ın ücretsiz danışma ve bağış hattını arayarak uluslararası kredi kartı ile vekalet bedelini ödeyebilecek. Vatandaşlarımız, Almanya’daki Ziraat Bankalarının Kızılay hesap numarası aracılığı ile de kurban vekalet bedelini ödeyebilecek.

  • FETÖ sanıkları badem rengi  ‘tek tip’ kıyafet giyecek

    FETÖ sanıkları badem rengi ‘tek tip’ kıyafet giyecek

    Adalet Bakanlığınca FETÖ mensubu tutuklu sanıklara tek tip kıyafet giydirilmesi yönünde karar alınırsa işyurtlarındaki mahkumlarca üretilecek badem kurusu rengindeki kıyafetler, FETÖ’cülerin bulunduğu cezaevlerine gönderilecek. Tutuklu yargılanan FETÖ mensuplarına duruşmalarda tek tip kıyafet giydirilmesi önerisinin ardından Adalet Bakanlığının kapsamlı bir çalışma başlattığı öğrenildi. Alınan bilgiye göre, Bandırma ve Bursa Açık Cezaevi İşyurtlarındaki tekstil atölyelerinde dikimi yapılması planlanan söz konusu kıyafetlerin modellerinin deneme amacıyla dikimine başlandı. Çalışmalar sonucunda tutuklu sanıklara tek tip kıyafet giydirilmesi yönünde karar alınırsa işyurtlarındaki mahkumlarca üretilecek badem kurusu rengindeki kıyafetler, FETÖ sanıklarının bulunduğu cezaevlerine gönderilecek.

  • Başkan Şimşek: Su sorununu en kısa sürede çözeceğiz

    Başkan Şimşek: Su sorununu en kısa sürede çözeceğiz

    Sorgun Belediye Başkanı Ahmet Şimşek, yaz aylarında yaşanan su sorununa kalıcı çözüm üretmek için DSİ ile çalışmalara başladıklarını belirterek, su sorununu en kısa sürede gidereceklerini söyledi.
    Belediye Başkanı Ahmet Şimşek, ilçede zaman zaman yaşanan su sıkıntısı ile ilgili yaptığı açıklamada 3 dönemdir belediye başkanlığı görevinde ciddi oranda su sorununu çözdüklerini ancak yaşanan kuraklık sebebi ile su seviyesinin düşmesi sonucu zaman zaman su sıkıntısı ile karşılaştıklarını belirtti. Başkan Şimşek, şunları kaydetti: “2004 Seçimlerinde sizlerin destekleri ile Belediye Başkanı olarak seçildim. Sonraki iki dönem de dâhil olmak üzere üç dönemdir aralıksız olarak üst üste bu görevimi sürdürmekteyim. İlk seçildiğim dönemde ilçemizde su sıkıntısı yaşanmaktaydı. Göreve geldiğimiz ilk günden itibaren şehrimizin su sıkıntısını çözmek üzere çalışmalarımıza başladık. İlçemize yaklaşık 20 km.lik bir mesafeden gelen eski ve aspes borulardan ibaret ana isale hattının, hat boyunca sürekli patlaklıkların meydana gelmesi nedeniyle büyük su kayıpları yaşanmaktaydı. İlk olarak derhal mevcut ana isale hattını çelik borularla yeniledik. Akabinde mevcut 7 adet içme suyu kuyusuna ilave olarak peyderpey 11 adet yeni içme suyu kuyusu açtık. Bunun 2 adeti 2017 yılı içerisinde açıldı. Bu suretle saniyede yaklaşık 120 litre metre küp olan içme suyumuz, 220 litre metre küpe çıkarılmıştır. Ayrıca abone sayısı 2004 yılında 12.503 iken, 2017 yılı itibariyle 22.660’a ulaşmıştır. Şehir şebekesinin eski olması nedeniyle, şehir içerisindeki şebeke yenileme ve yeni hat çekim çalışmalarını sürdürdük. İçme suyu terfi merkezinde bulunan ve İller Bankası tarafından yapılan yatay milli pompaların daha verimli ve sağlıklı çalışması için dikey milli pompalara çevrilmesi sağlanmıştır. Ayrıca mevcut içme suyuna ilave olarak ilçemiz Kırgı Bağları Mevkii’ne su deposu yapılarak bu bölgeye ait yüksek noktaların rahatlıkla su alması sağlanmıştır.”
    AŞIRI SICAKLAR VE YAĞIŞLARIN
    OLMAMASI SU
    SIKINTISINA
    SEBEP OLDU
    Aşırı sıcaklar ve yağışların olmaması sebebiyle su sıkıntısının yaşandığını vurgulayan Şimşek,
    “Tüm bu çalışmalarımız sonucunda yaz aylarında zaman zaman kısmi de olsa su sıkıntısı yaşanmıştır. Son yıllarda bölgemizde meydana gelen yağışların yetersizliği ve aşırı sıcaklıklar nedeniyle yer altı sularında seviye düşmeleri meydana gelmiştir. Bu anlamda ilçemizde özellikle 2017 yılı yaz aylarının ortasında su sıkıntısının had safhaya çıktığı görülmüştür. Belediyemiz tarafından ilçemizdeki mevcut yaşanan su sıkıntısını ivedi olarak çözmek için DSİ Bölge Müdürlüğü’nce Yozgat Belediyesi’ne ait ilçemiz sınırları içerisinde bulunan ve halen Yozgat Belediyesi tarafından içme suyu olarak kullanılan 6 adet içme suyu kuyusu, Yozgat Belediyesi tarafından Musabeyli Barajı’ndan ilave içme suyu alındıktan sonra Belediyemize protokolle devredilecektir. Ayrıca bu kuyuların bulunduğu noktadan itibaren DSİ tarafından yerleri tespit edilecek Dişli Köyü ve ilçemiz hudutları içerisinde ve Eğriöz Deresi kenarında açılacak olan 6 ila 10 kuyudan elde edilecek içme suyu, Belediyemiz şehir şebekesine azami 30 gün içerisinde ilave edilecek ve 2 yıl su sıkıntısı olmayacaktır.”diye konuştu.
    DSİ İLE YAPILAN
    ÇALIŞMADA
    İLÇEMİZİN 50 YILLIK SU İHTİYACININ
    KARŞILANMASINI AMAÇLIYORUZ
    DSİ ile yapılan çalışamalar neticesinde ilçenin 50 yıllık su ihtiyacının karşılanmasını amaçladıklarını kaydeden Başkan Şimşek, “Tüm bu gayretli çalışmalarımıza rağmen yeraltındaki derin su kuyularından sağlanan içme suyunun, yağış miktarına endeksli olması ve son yıllarda bölgemizdeki aşırı kuraklıklar nedeniyle her yıl yer altı sularında belirli seviyelerde düşüşlerin olduğu gözlemlenmiştir. Bu nedenle Belediyemiz tarafından içme suyu ile ilgili uzun yıllar hizmet verecek olan su kaynaklarının araştırılması zorunluluğu hasıl olmuş, bu çalışmalar ışığında yapmış olduğumuz gayret ve çabalar sonucunda;İlçemizin gelecek 50 yıllık su ihtiyacının karşılanması DSİ tarafından yapılan çalışmalar ve planlar sonucunda, ilçemizin su kaynağının Delice Irmağı’nın yan kollarından olan Yenice Tekkesi Barajı olacaktır. Bu amaçla Yenice Tekkesi barajından sadece Sorgun’un uzun yıllar su ihtiyacının karşılanacağı ve aynı zamanda bölgede sulama yapılacağı hedeflenmiş ve proje ihalesi yapılmıştır.
    Söz konusu projenin DSİ’nin görev alanına girmesi ve konunun aciliyeti bakımından bir an önce su sorununun çözülmesi için DSİ Bölge ve DSİ Genel Müdürlüğü, Kalkınma Bakanlığı, Devlet Planlama Teşkilatı, İller Bankası, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve ilgili diğer bakanlıklar nezdinde defalarca yapmış olduğumuz yazılı ve sözlü taleplerimiz neticesini vermiştir.
    Söz konusu içme suyu projesine bir an önce başlanılarak hizmete sunulması konusunda son günlerde yapmış olduğumuz bu girişimler ve gayretler sonucunda olumlu cevap alınmış ve çalışmalara hız verilmiştir.”şeklinde konuştu.
    SU SORUNUNU EN KISA SÜREDE
    ÇÖZECEĞİZ
    Su sorununu en kısa sürede çözeceklerini ifade eden Şimşek, “İlçemiz için hayati önem arz eden mevcut su sorunu kapsamında isale hatlarının ve su depolarının bir an önce yapılması hususunda DSİ Genel Müdürlüğü ve Kayseri Bölge Müdürlüğü teknik ekipleri tarafından inceleme yapılarak su sıkıntıları bizzat yerinde görülmüş ve ilçemizin su sorununun çözümü için çalışmalara hız verilmiştir.
    Tüm bunları size anlatırken bizler sorumlu olarak mazeretlerin altına sığınacak konumda olmadığımızın bilinmesini isterim. Bu sıkıntıların sorumluluğu Belediye Başkanı olarak başta şahsım olmak üzere ilgili personellerime aittir.
    Açıklamalarımızda ki esas mesele, sizlere mazeret bildirmek değil, konuyla ilgili olarak sizleri bilgilendirmektir. Su sorununu tüm çabalarımıza rağmen zamanında çözemeyerek siz değerli vatandaşlarıma yaşatmış olduğumuz su sıkıntısından ve bundan kaynaklanan mağduriyetten dolayı özür diler, sorunun en kısa sürede çözüleceğini taahhüt eder, tüm halkımıza saygı ve selamlarımı sunarım.”diye konuştu.

  • Hentbol yeni sezon  fikstürü belli oldu

    Hentbol yeni sezon fikstürü belli oldu

    Hentbol Erkekler Süper Ligi ile Türkiye Kupası 1. tur gruplarında 2017-2018 sezonu fikstür çekimi yapıldı. Nilüfer Belediyespor Hentbol Takımı, Erzurum Aziziye Belediyespor deplasmanı ile yeni sezona merhaba diyecek.
    Hentbol Erkekler Süper Ligi’nde 2017-2018 sezon fikstürü belli oldu. Türkiye Hentbol Federasyonu Konferans Salonu’nda gerçekleşen kura çekimine Nilüfer Belediyespor Hentbol Şube Sorumlusu Tan Gündüz ile Antrenör Mehmet Fatih Işık da katıldı.
    16 Eylül’de başlayacak olan 2017-2018 Süper Lig sezonunda Nilüfer Belediyespor Hentbol Takımı, ilk maçında Erzurum Aziziye Belediyespor ile deplasmanda karşılaşacak. Yeşil mavi beyazlı ekip, ligin ikinci haftasında ise evinde Göztepe Spor Kulübü’nü ağırlayacak.
    Türkiye Kupası’nda da 1. tur grup maçları belli oldu. Kuraya birinci torbadan katılan Nilüfer Belediyespor, Yozgat Bozokspor, Karşıyaka Belediyesi Spor Kulübü ve İstanbul Üniversitesi SBSK’nin yer aldığı C Grubu’nda mücadele edecek. 8-10 Eylül tarihleri arasında yapılacak olan 1. tur grup maçları, İstanbul Üniversitesi SBSK ev sahipliğinde gerçekleşecek.

  • Demirel: Asansör bakımlarını  en az ayda birkez yaptırın

    Demirel: Asansör bakımlarını en az ayda birkez yaptırın

    Yozgat Makine Mühendisleri Odası (MMO) İl Temsilcisi Tahir Demirel, bina sakinlerini uyararak asansör bakımlarını ayda en az bir kez yaptırmaları gerektiğini belirtti.
    MMO İl Temsilcisi Tahir Demirel, yaptığı açıklamada, olası asansör kazalarının yaşanmaması için asansör bakımlarının belirlenen aylarda mutlaka yapılması gerektiğini ifade etti. Demirel, “ Günlük yaşantımızda sürekli olarak kullandığımız asansörlerin güvenli bir şekilde kullanılması, kazaların meydana gelmemesi için bakımlarının mutlaka yapılması gerekir.
    Asansörlerin bakımları ve periyodik kontrollerinin yapılması ve kontrol sonucunda güvenli olmadığı tespit edilen asansörlere yönelik gerekli önlemlerin alınmasına ilişkin hususlar yasal bir dayanağa kavuşturulmuş, yetkilerin usulüne uygun kullanılmaması durumunda bina sorumlularına, ilgili idare ve yetkili servislere yönelik olarak cezai hükümler getirilmiştir.”dedi.
    ASANSÖR BAKIMINI HER AY PERİYODİK KONTROLÜ İSE YILDA BİR KEZ YAPILMALI
    Asansör bakımının her ay periyodik kontrolünün ise yılda bir kez mutlaka yapılması gerektiğini vurgulayan Demirel: “Bina sorumlusunun yükümlülükleri 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununun 35 inci maddesinin birinci fıkrasında “Bina sorumlusu, asansörün güvenli bir şekilde çalışmasını sağlamak üzere ayda bir kez bakımını ve yılda bir kez periyodik kontrolünü yaptırmaktan, bakım ve periyodik kontrol ücretinin ödenmesinden sorumludur’’ denilmektedir. Yıllık kontrol, asansörün bakımını üstlenen asansör monte eden veya onun yetkili servisi nezaretinde gerçekleştirilir. Anılan yönetmelikte, Belediye sınırları içerisindeki her asansörün yılda bir kez A tipi Muayene Kuruluşu tarafından kontrol edilmesini sağlamaktan ve yıllık kontrolün yapılıp yapılmadığını denetlemekten sorumlu kılınmıştır. Makine Mühendisleri Odası olarak bina sakinlerini ve yöneticileri asansör bakımı konusunda duyarlı olmaya davet ediyoruz.”diye konuştu.

  • Bozkurt: ilçemizi örnek bir şehir haline getirmek için çalışıyoruz

    Bozkurt: ilçemizi örnek bir şehir haline getirmek için çalışıyoruz

    Belediye olarak alt yapı ve üst yapı çalışmalarına büyük önem verdiklerini belirten Başkan Bozkurt, “Yaz kış demeden ekiplerimizle birlikte şehrimizi güzelleştirmek için çalışıyoruz. Belediyemizin imkanalrı dahilinde pek çok projeleri hayata geçirdik. Baharla birlikte başladığımız yol çalışmalarına devam ediyoruz. Yol medeniyettir. İlçe halkımızında yol ile ilgili zaman zaman sıkıntıları oluyordu. Yolumuzun tamalanması ile bu sorunda ortadan kalkacaktır.”dedi.
    Halkın isteği doğrultusunda çalışmalarını sürdürdüklerini kaydeden Bozkurt, “Halkımızın istek ve talepleri doğrultusunda hizmetlerimizi gerçekleştiriyoruz. Sosyal belediyecilek anlayışının bir gereği olarak halkımıza en iyi hizmeti etmenin gayreti içindeyiz.”dedi.

  • Vali Yurtnaç: Tarımı eski usullerle  değil yeni tekniklerle yapmalıyız

    Vali Yurtnaç: Tarımı eski usullerle değil yeni tekniklerle yapmalıyız

    Yozgat İl Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü ile Toprak Gübre ve Su Kaynakları Merkez Araştırma Enstitüsü ile ortaklaşa yapılan “Mikrobiyal Gübre İle Baklagil Tohumlarını Aşılamanın Verime Ve Dane Azot Kapsamına Etkilerinin Çiftçilerimize Benimsetilmesi Yayım Projesi” kapsamında Nohut’ta Mikrobiyal Gübre Demonstrasyonu Tarla Günü düzenlendi.
    Azizli Köyünde düzenlenen programda açılış konuşmasını Tarım İl Müdürü Ziyaattin Özdemir, yaptı. Özdemir, şunları kaydetti: “İl müdürlüğümüzce alternatif ürünler ile çiftçimizin gelirini artırmak amacıyla deneme ve demonstrasyon çalışmalarımız son 5 yıldır yoğun bir şekilde devam ediyor. Bu amaçla bu gün tarla günü yaptığımız baklagillerde yüzde 30 artış görüldü. Bu tür çalışmalarımızı her yıl yapacağız”
    Bozok Ünüversitesi Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yaşar Karadağ’da tarımın önemine değindi. Karadağ, “ Yozgat birçok şeye ilklik yapmış müstesna bir şehrimizdir. Şeker pancarı üretiminde Türkiye’de ikinci sırada. Yeşil mercimekte Türkiye ikincisi. Türkiye’de ki en kaliteli mercimeğin yetiştiği yerlerden bir tanesi Yozgat. Bu bölge ekim alanı bakamından da Türkiye yidinciliğine oynuyor. O bakımdan Yozgat gerçekten tarımda Türkiye’de önde gelen iller arasında yer alıyor” diye konuştu.
    YOZGAT TARIM VE HAYVANCILIKTA ÖNDE GELEN
    BİR ŞEHİR
    Vali Kemal Yurtnaç’ta Yozgat’ın tarım ve hayvancılık açısından daha da ilerilerde olması gerektiğini vurguladı. Vali Yurtnaç, “Bu tür çalışmalar toplumun ve tarımın gelişmesi açısından önemli çalışmalar. O bakımdan bu tür çalışmaları desteklemek lazım. Yozgat Türkiye’de tarım ve hayvancılıkta önde gelen bir şehir. Türkiye’de üretilen şekerin yüzde 12’sini Yozgat üretiyor. Bizde burada tarım ve hayvancılığı desteklemek durumundayız. Ama bunu babadan atadan görme taktik ve tekniklerle değil, yeni tekniklerle yapmamız gerekiyor. Bu manada üniversitemiz bize yardımcı oluyor.
    Bizlerde özel idare imkanlarını üniversitemizle, tarım il müdürlüğü ile beraber kullanılması, çiftçimize ve köylümüze destek olması açısından da biz her zaman destekçi olacağız. Yozgat’ta gerçekten önemli çalışmalar var. Bunlardan bir tanesi de Kadışehri ilçesinde ki Kabalı projesi. Bu tür çalışmalar hem köylerden büyük kentlere göçü engelleyecek, hem geri dönüşü sağlayacak bir proje. Bu maksatla Kabalı Türkiye’ye örnek bir proje. Başbakanımıza da bu proje anlatıldı ve Sayın Başbakanımız da Türkiye’de 20 yerde böyle bir proje kurulması için talimat verdi. Yozgat’ta üç yerde daha bu projeyi yapmak için çalışmalara başladık.
    Fırsatlarımız bizi tarımsal sanayi ve hayvancılığı doğru götürüyor. Bu maksatla üniversitemizin, çiftçilerimizin, ziraat odamızın bu yöne doğru yönlendirilmesi gerekiyor. Tarım ve hayvancılıkta her zaman biz destekçi olacağız. Bu çalışmada emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.”ifadelerini kullandı.

  • Türkiye’de en fazla para kira ve konuta harcandı

    Türkiye’de en fazla para kira ve konuta harcandı

    Araştırmalara göre, hanehalklarının tüketim amaçlı yaptığı harcamalarda en yüksek payı yüzde 25,2 ile konut ve kira harcamaları oluşturdu. TÜİK’ten derlenen verilere göre İkinci sırayı yüzde 19,5 ile gıda ve alkolsüz içecek harcamaları alırken toplam tüketim harcamaları içerisinde en düşük payı alan harcama grupları; yüzde 2,3 ile eğitim ve yüzde 2 ile sağlık harcamaları oldu.
    HANE BAŞINA AYLIK TOPLAM 3 BİN 406 LİRA HARCANDI
    Türkiye’de geçtiğimiz yıl hane başına aylık harcama 3 bin 406 lira olurken bu rakam bir önceki yıl 3 bin 43 lira oldu. En çok harcamanın yapıldığı ilk beş başlıkta; kira ve konut ödemelerine aylık ortalama 858 TL harcama yapılırken, gıda ve alkolsüz içeceklere 665 TL, ulaştırmaya 618 TL, lokanta ve otellere 216 TL, mobilya ve ev eşyasına ise 215 TL harcama yapıldı. Kira ve konut ödemeleriyle ilgili medyaya yıl boyunca 49 bin 468 basın yansıması tespit edilirken haberler içerisinde emlak ve kira ödemelerinde yaşanan artışlar geniş yansıma buldu. Gıda ile ilgili 131 bin 593, ulaşım ile ilgili ise 59 bin 240 haber yansıması tespit edildi. Sağlıkla ilgili ise medyaya 326 bin 700 haber yansıması çıktığı belirtilirken harcamanın en az olduğu sağlık, medyanın en çok konuştuğu başlık oldu.

  • Yerköy’de grup köy yolları  asfaltlama çalışmasına başlandı

    Yerköy’de grup köy yolları asfaltlama çalışmasına başlandı

    Çalışmaları yerinde inceleyen İlçe Kaymakamı Nevzat Şengök, Yerköy’de asfaltlanmamış köy yolunun kalmadığını söyledi. Şehirdeki imkan ve olanaklardan köylerde de olduğunu vurgulayan Kaymakam Şengök, “Eskiden şehirlerin altyapısının tamamlanması için uğraşılırken bugün gelinen noktada köylerimizinde altyapı kanalizasyon sorunu kalmadı. Bugün şehirlerde olan imkanlar köylerimizde de mevcuttur.Bazı köy yollarımızın ikinci kez asfaltını atarken bozulan yollarımızında bakım çalışmasını yapıyoruz. Amacımız vatandaşımızın sağlıklı bir şekilde köyünden şehre, şehirden köyüne ulaşımını kolaylaştırmaktır. Devletimiz her türlü imkan ve olanakları vatandaşımızın hizmetine sunuyor.Bu vesile ile 15 kilometrelik grup köy yolu asfaltımızı atmaya başladık, köylülerimize hayırlı ve uğurlu olsun . ”dedi.

  • Turkcell ‘Dijital Hastane’ dönemini  Yozgat projesiyle başlatıyor

    Turkcell ‘Dijital Hastane’ dönemini Yozgat projesiyle başlatıyor

    Turkcell, Rönesans Sağlık Yatırım tarafından hayata geçirilen Yozgat Şehir Hastanesi ile dijital hastane dönemini başlatıyor. Kamu-özel sektör işbirliği sonucu hayat bulan Şehir Hastaneleri Projesi’nin ilki olan Yozgat Şehir Hastanesi’nin Bilgi Yönetim Sistemi Turkcell tarafından hazırlandı. Altyapının oluşumundan operasyon sürecine kadar şirket tarafından yürütülen Hastane Bilgi Sistemi kapsamında hastane içine kiosk cihazları yerleştirildi. Bu kiosk cihazlar hastanın kendisi için poliklinikten sıra ve sonuç almasını sağlıyor. Bu sayede hastaların bekleme süresi kısalıyor.
    Hastaya ‘dijital’ müdahale
    En son teknoloi ile donatılan Yozgat Şehir Hastanesi’nde masaüstü bilgisayarlara ek olarak servis personelinin hasta başında ilaç doğrulaması ve veri girişi yapmasına imkan sağlayan Mobil Medikal Bilgisayarlar da konumlandırılmıştır.
    Ayrıca poliklinik süreçlerinin kolaylaştırılması adına doktorların tablet ve mobil cihazlarından işlem yapmasına imkan sağlayan uygulama için testler ve geliştirmeler ise devam ettiği bildirildi. Sağlıkta teknolojik dönüşümü gerçekleştirecek bu cihazların yakın gelecekte çok daha yoğun olarak kullanılacağı düşünülüyor.
    Özel hastane konforunda
    Bir devlet hastanesine göre çok daha donanımlı Yozgat Şehir Hastanesi’nde 103 doktor, 78 poliklinik ve 37 servis bulunuyor. Hastalar, bekleme salonlarında muayene olacakları doktorların sıra takibini LCD ekranlarda oturdukları yerden takip edebiliyor. Turkcell’in kurduğu altyapı sayesinde bir yandan bilgi sistemleri birbiriyle bütünleşik olarak çalışırken bir yandan da her türlü tıbbi cihaz kurulan sistem sayesinde ağlar ve sensörler aracılığıyla bilgi gönderebiliyor. Akıllı bina teknolojisiyle de birleşen sistemle hastane yönetimi eksiksiz işlerken aynı zamanda da röntgenler, raporlar, kan testleri elden ele dolaşmıyor, doğrudan doktorun önüne geliyor.

  • POMEM’de 20. eğitim  DÖNEMİ BAŞLADI

    POMEM’de 20. eğitim DÖNEMİ BAŞLADI

    Açılış töreni Yozgat Polis Meslek Eğitim Merkezi Müdürlüğü Spor Salonunda yapıldı. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan programda konuşan POMEM Müdürü Şaban Kütükoğlu,”Yozgat Polis Okulu, 1997 yılından bu yana emniyet teşkilatına Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına bağlı, ülkemizin bölünmez bütünlüğüne inanan, tek millet tek devlet tek bayrak şuuruyla yetişen gücünü kanunlardan alan gözünü kırpmadan ülkesi için bayrağı için canını veren kahraman Türk polisleri yetiştirmektedir. Türkiye Cumhuriyeti var olduğu sürece bu devam edecektir” dedi.
    Yozgat Valisi Kemal Yurtnaç ise,”POMEM öğrencilerine seslenerek,”Eğitim süreci içerisinde hayata yeni başlıyorsunuz. Hepiniz üniversite mezunusunuz. Buda ülke için önemli bir kazanımdır. Üniversite mezunları bizim ülkemizin önemli bir gücüdür. Halkla yüz yüze gelecek devletin koruyucu yüzünü gösterecek. Kanunların hakimiyetini sağlayacak. Bunların eğitimli bir nesil tarafından yapılması Türkiye Cumhuriyeti devletinin geleceği ile alakadır. Burada alacağınız eğitim çok önemli. Hocalarımız polislik ile alakalı bilgileri size öğretecek” şeklinde konuştu.
    Konuşmaların ardından Bozok Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Salih Karacabey, öğrencilere ilk dersi verdi. Ardandan da kurban kesimiyle birlikte katılımcılara yemek ikramında bulunuldu.
    Programa Yozgat Belediye Başkanı Kazım Arslan, İl Emniyet Müdürü Seçkin Çengeloğlu, kurum müdürleri ve çok sayıda öğrenci katıldı.

  • KOSGEB sıfır faizli destek kredisinden  2 bin 326 işletme yararlandı

    KOSGEB sıfır faizli destek kredisinden 2 bin 326 işletme yararlandı

    KOSGEB tarafından küçük ve orta ölçekli işletmelere yönelik uygulanan, sıfır faizli işletme kredisi faiz desteği sona erdi. Kredi faizi desteği kapsamında Yozgat il genelinde kredi almaya hak kazanan işletmelerden Temmuz ayı itibariyle kredi sürecini tamamlayan 2 bin 326 işletme kredisini kullanırken kullanım yüzdesi % 71.68 olarak belirlendi. Yozgat KOSGEB İl Müdürü Mustafa Işık konu ile ilgili yaptığı açıklamada, “KOBİ’lerin kaliteli hizmet üretmelerinin sağlanması, rekabet güçlerini ve düzeylerini yükseltmek ve yurt içi ile yurt dışı pazar paylarını artırmalarını teşvik amacıyla KOSGEB tarafından küçük ve orta ölçekli işletmelere yönelik uygulanan, KOSGEB sıfır faizli işletme kredisi faiz desteği sona erdi. İşletmelerin kullandığı kredi miktarı ise 54.314.400.00 TL olarak belirlendi” dedi.

  • Keskin: Ödemeleri PTT yapacak

    Keskin: Ödemeleri PTT yapacak

    Konuyla ilgili açıklama yapan Sosyal Güvenlik İl Müdürü Vekili Bilal Keskin, “T.C. Sosyal Güvenlik Kurumu Strateji Geliştirme Başkanlığı’nın 27.07.2017 tarihinde yayınladığı duyuru ile Ziraat Bankası ile olan anlaşmalarının bitmesi nedeniyle İstirahat paralarının artık PTT aracılığı ile ödeneceğini yayınladı. Yapılan duyuru; “Kurumumuz, tarafından sigortalı ve hak sahiplerine yapılan geçici iş göremezlik, şahıs tıbbi malzemeleri, emzirme yardımı, şahıs sağlık yolluğu yardımı gibi bazı ödemeleri her ayın 8-14 tarihleri aralığında, T.C. Ziraat Bankası şubeleri aracılığı ile yapılmaktaydı.
    Kurumumuz ile Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi(PTT) arasında yapılan protokol gereği bu kapsamdaki ödemeler mesai saatleri içerisinde günlük olarak PTT işyerlerinden yapılacak olup, bu ödemelerden dolayı hak sahibinden herhangi bir komisyon ve masraf alınmayacaktır. Konu ile ilgili ödemeler protokol kapsamında 20/07/2017 tarihi itibariyle başlamıştır. Bu itibarla, Kurumumuzdan sigortalı ve hak sahiplerine yapılacak olan (geçici iş göremezlik, şahıs tıbbi malzemeleri, emzirme yardımı, şahıs sağlık yolluğu yardımı vb.) ödemeler hak sahibinin başvurusu halinde PTT işyerlerinden mesai saatleri içerisinde günlük olarak gerçekleştirilecektir” ifadelerini kullandı. “Daha önce sigortalılarımız ve hak sahiplerimize ödenmiş olan iş göremezlik ve emzirme ödenekleri, hareketsiz iadeler, bloke aylıklar ile verese ödemeleri Ziraat Bankası üzerinden şahıslara ödenmekteydi” diyen Keskin, şunları kaydetti; “ Ziraat Bankası ile yapılan protokolde; işlem ne zaman yapılırsa yapılsın takip eden ayın 8’i ile 14’ü arasında şahıslar paralarını çekebiliyorlar idi. Bu da dönem dönem sıkıntılara neden oluyordu. Bununla ilgili yeni arayışlar içine giren SGK Başkanlığı son yapmış olduğu protokol ile ödeme işlemi tamamlandıktan sonra iki-üç gün içerisinde PTT’ye giderek sigortalı ve hak sahipleri bu paralarını çekebilecekler. 60 gün içinde çekmezler ise iade Kuruma gelecek ve tekrar müracaat etmeleri halinde tekrar PTT ye gönderilecektir. Müracaatlarını Kuruma yapabilecekleri gibi e-devlet şifresi ile de SGK sayfasına girerek buradan emanetteki paralarına hareket vererek tekrar bankaya aktarımını sağlayabilecekler. Burada sigortalıların her ayın 8’i ile 14’ü nü bekleme zorunluluğunu ortadan kalkmış oldu. Sigortalı ve hak sahiplerinin lehine oldukça güzel bir düzenlenme yapılmış oldu.”

  • Karaaslan: Sıcaklarda besin zehirlenmesine dikkat

    Karaaslan: Sıcaklarda besin zehirlenmesine dikkat

    Yozgat Halk Sağlığı Müdürü Dr. Mehmet Akif Karaaslan, hava sıcaklığının bu denli arttığı günlerde insan sağlığını tehdit eden risklerin başında basit gibi görünen ancak ölüme kadar varabilen besin zehirlenmelerinin geldiğine dikkat çekti.
    Yozgat Halk Sağlığı Müdürü Dr. Mehmet Akif Karaaslan, “Hava sıcaklığında yaşanan dalgalanmalar, birtakım sağlık sorunlarını da beraberinde getiriyor. Sıcak havalarla birlikte artan besin zehirlenmelerine karşı da tedbirli olunmalı. Böyle havalarda yanlış ya da ihmalle oluşan uygulamalar nedeniyle besinlerin bozulma riski artar, mikroorganizmalar da daha çabuk ürer. Bu da besin kaynaklı zehirlenmelere neden olur. Besin zehirlenmeleri çoğunlukla hafif seyirli ve kısa süreli hastalıklar olmalarına karşın zehirlenmeye yol açan besinle ve kişiyle ilgili bazı faktörler hastalığın zaman zaman daha ağır seyretmesine, hatta ölümcül olmasına yol açabilir. Özellikle yaz aylarında dışarıda ve açıkta satılan yiyeceklerin tüketiminden kaçınılmalı; et, balık, yumurta gibi çabuk bozulan potansiyel riskli besinler açıkta bekletilmemeli” diyerek uyarıda bulundu. Sıcak havada mikroorganizmaların hızlı ürediği için gıda zehirlenmesi riskinin de arttığını vurgulayan Karaaslan, “Artan hava sıcaklıkları ile birlikte vücutta su ihtiyacı da artar. Besin zehirlenmesine neden olan mikroorganizmalar ise sulu ve sıcak ortamda hızla gelişebilir. Bu nedenle mikroorganizmalar nedeniyle mikrop bulaşan sıvıların içilmesi veya gıdaların tüketilmesi sonucunda genel olarak kusma ve ishal vakaları ile beliren gıda zehirlenmeleri görülebilir. Bağışıklık sistemi zayıf kişiler, hamileler, bebekler, çocuklar ve yaşlılar daha duyarlı olduğu için daha büyük sıkıntılar yaşanabilir” dedi.
    “Yiyecekler uygun ortamda saklanmalı”
    Dr Karaaslan, besin zehirlenmesine karşı tedbirler alınması gerektiğini belirterek, şunları söyledi:
    “Meyve ve sebzeler tüketilmeden önce bol su ile yıkanmalı. Çiğ ve pişirilmiş besinler, birbirine temas etmeyecek şekilde üzeri açık hava ile temas halinde olmadan saklanmalı. Yemekler mümkünse günlük olarak hazırlanmalı, birden çok kez ısıtılmamalı. Uygun saklama ve servis koşulları dışında sunulan dışarıda ve açıkta satılan yiyeceklerin tüketimi kontrol altına alınmalı, besinler güvenilir yerlerden satın alınmalı. Kırık, çatlak, ambalajı zedelenmiş gıdalar satın alınmamalı. Özellikle konserveler satın alınırken kutusu zedelenmiş, kapak kısımları şişme yapmış ürünler seçilmemeli. Her türlü gıda maddesi satın alırken etiket bilgisi okunmalı, üretim ve son kullanma tarihi ve saklama koşullarına dikkat edilmeli. Yiyecekler satın alındıktan sonra açıkta ve oda sıcaklığında bırakılmamalı, tüketilene kadar buzdolabında muhafaza edilmeli. Kurubaklagil ve tahıl gibi kuru gıdalar nemsiz, kuru ve 15C-20C arasındaki sıcaklıklarda muhafaza edilmelidir. Çabuk bozulan, bakterilerin hızlı üreyebildiği yüksek risk grubundaki et, süt, yumurta, balık gibi besinler açıkta uzun süre bekletilmemeli, bu besinlerin hazırlanması ve pişirilmesi sırasında hijyen kurallarına dikkat edilmeli.”
    Dondurulmuş ürünler satın alınıyorsa paketin içinde ya da alt kısımlarında buz kristallerinin olmamasına dikkat edilmesi gerektiğini belirten Karaaslan, “İçme suları güvenilir kaynaklardan alınmalı, damacanaların güneşte bekletilmesinden kaçınılmalı. Mutfakta kullanılan bezler, tutaçlar, bulaşık süngerleri kullanım sonrası iyice dezenfekte edilmeli, nemli ve sıcak ortamda bırakılmamalı. Daha önce et doğranmış bir tahta iyice yıkanmadan kesinlikle salata yapımı için kullanılmamalı, bıçak kesinlikle yıkanmalı ya da değiştirilmeli. Yemek yaparken eldiven kullanılamıyorsa yüzük, künye gibi aksesuarlar çıkarılarak eller sık sık yıkanmalıdır. Çatal, bıçak gibi malzemeler bir kez kullanılıp yıkanmalı” diye konuştu.
    Doğru beslenmeye dikkat
    Bunun yanı sıra sıcak havalarda doğru beslenmenin önemini de vurgulayan Karaaslan, “Sıcaklıkla beraber artan sıvı ve mineral kaybının önlenmesi için her gün en az 2-2.5 litre (10-12 su bardağı) su içilmeli. Su haricinde süt, ayran, soda, limonata, soğuk bitki çayları, şekersiz kompostolar ve taze sıkılmış meyve suyu gibi içecekler doğru tercihlerdir. Yaz aylarında vücudun iyon ve mineral kaybının oldukça fazla olması nedeniyle öncelikle her gün bir şişe doğal maden suyu içilmeli. Yağlı besinlerin ve yağda kızartmaların tüketiminden kaçınılmalı. Kızartma yerine haşlama, ızgara, kendi suyunda pişirme gibi sağlıklı pişirme yöntemleri uygulanmalı. Ana ve ara öğünler mutlaka tüketilmeli. Vücut direncini artırmak ve yeterli miktarda vitamin ve mineral alınmasını sağlamak için sebze ve meyve çeşitlerinden yararlanılması önemli. Enerjisi yüksek kızartılmış ve hamur tatlıları yerine sütlü tatlılar, meyve tatlıları, dondurma gibi tatlılar tercih etmek doğru seçimlerdir” ifadelerini kullandı.

  • Sarıkaya Zabıtası dilencilere geçit vermiyor

    Sarıkaya Zabıtası dilencilere geçit vermiyor

    Zabıta ekipleri vatandaşları dilençiler konusunda uyararak daha dikkatli davranmalarını istedi.
    Ekipler, “İlçemiz dışından gelen dilenciler vatandaşımızın dini duygularını kullanarak para topluyorlar. Dilençiler buna küçük çocuklarını da alet ederek vatandaşları duygusal anlamda para vermeye mecbur bırakıyorlar. Halkımızından bu gibi dilençilerin duygu sömürünsüne kanmamasını istiyoruz.”dedi.
    Zaman zaman yapılan takiplerde dilençilerin üzerinden yüklü miktarlarda para çıktığını ifade eden Zabıta ekipleri, “Yaptığımız takiplerde yakaladığımız dilencilerin üzerlerinden yüklü miktarlarda para çıktığı çok oldu. Dilenciler hakkında yasal işlem yapıp geldikleri il yada ilçeye geri gönderiyoruz. Bizler belediye başkanımızın talimatları doğrultusunda insanlarımızı rahatsız edecek unsurları ortadan kaldırmak için mücadelemizi sürdüreceğiz.”diye konuştu.

  • Vali Yurtnaç: Öğrencilerimiz otel  konforundaki yurtlarda kalacak

    Vali Yurtnaç: Öğrencilerimiz otel konforundaki yurtlarda kalacak

    Vali Kemal Yurtnaç, Yozgat’ta yapımı devam eden öğrenci yurtlarında incelemede bulunarak Kredi Yurtlar Kurumu yetkililerinden bilgi aldı.
    İşadamı Taylan Alakoç’un yaptırdığı ve 15 yıllığına Kredi Yurtlar Kurumu’na kiraladığı 902 kişilik erkek öğrenci yurdu inşaatında incelemede bulunan Vali Yurtnaç, inceleme sonrası yaptığı açıklamada, Yozgat’a okumaya gelen öğrencilerin en iyi şekilde konaklama ve barınma ihtiyaçlarını karşılamak için çalıştıklarını vurguladı.
    BOZOK ÜNİVERSİTESİ KENDİNİ YENİLEMEYE DEVAM EDİYOR
    Bozok Üniversitesinin her geçen gün kendini yenilediğini ve büyümeye devam ettiğini belirten Vali Yurtnaç, “Bozok üniversitesi genç bir üniversite olmasına rağmen her yıl kendini yenileyen ve büyümesini hızlı bir şekilde sürdüren bir üniversite. Bu yenilenme ve büyüme ise üniversitemizin tercih edilirliğini her geçen yıl artırıyor. Bozok Üniversitesini tercih eden öğrencilerimiz bizim misafirimiz. Misafirlerimizi de en iyi şekilde ağırlamak, onların ihtiyaçlarına cevap vermek bizim görevimiz. O bakımdan yapılan yurtların da kaliteli hizmet vermesi, rahat bir ortam ve konforlu olmasına özen gösteriyoruz. Yeni yapılan yurtlarımız gerçekten otel konforunda. Öğrencilerin her türlü ihtiyacı düşünülerek yapılıyor” diye konuştu.
    YENİ EĞİTİM ÖĞRETİM DÖNEMİNDE 2 BİN 102 KİŞİLİK ÖĞRENCİ YURDU HİZMETE GİRECEK
    Vali Yurtnaç daha sonra TOKİ tarafından yapımı devam eden bin 200 kişilik kız öğrenci yurdunda incelemelerde bulunarak, 2017-2018 eğitim öğretim yılı başlamadan hizmet vermeye başlayacak olan her iki yurtta toplam 2 Bin 102 öğrencinin kalacağını ifade etti.

  • FETÖ operasyonunda 2 kişi tutuklandı

    FETÖ operasyonunda 2 kişi tutuklandı

    Yozgat Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen FETÖ/PDY soruşturması kapsamında örgütün şifreli haberleşme programı ByLock’u kullandıkları iddiasıyla gözaltına alınan 9 zanlı emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Zanlılardan B.E. ve Y.Ç. çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderilirken, G.K, S.E.Ö. ve Y.K. mahkemeden adli kontrol şartıyla, A.G, F.T, Ö.A. ve Ö.B. ise savcılıktaki işlemlerin ardından serbest bırakıldı.