Yazar: admin

  • Acı haber Yozgat’taki  sevenlerini yasa boğdu

    Acı haber Yozgat’taki sevenlerini yasa boğdu

    Eşi Yozgatlı olan polis memuru Abdullah K.Ö.,’nün acı haberini duyan başta Yozgat’ta görev yapan meslektaşları ve arkadaşları üzüntülerini sosyal medya üzerinden merhum polis memuru Abdullah K.Ö,’nün fotoğraflarını paylaşarak dile getirdiler.
    Polis memuru Abdullah K.Ö., eşi ve çocuklarının da bulunduğu evinde beylik tabancasıyla intihar etti. Ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan Ö. kurtarılamadı.
    Edinilen bilgiye göre, Antalya Emniyet Müdürlüğü’nde görevli polis memuru A.Ö. (40) sabah eşi ve 2 çocuğuyla birlikte kahvaltı yaptı. Kahvaltının ardından 2 yaşındaki kızına süt ve mama almak için markete giden Ö., döndükten sonra odasına çekilip beylik tabancasıyla başına ateş etti.
    Silah sesi üzerine odaya giren eşi, Ö.’yü kanlar içinde yerde buldu. Eşinin çığlıklarını duyup gelen komşuları sağlık ekiplerini arayarak yardım istedi. İlk müdahalesi olay yerinde yapılan Ö., ambulansla Akdeniz Üniversitesi Hastanesi’ne kaldırıldı. Ameliyata alınan A.Ö. kurtarılamadı.
    Yozgatlı sevenleri merhum polis memurunun özellikle Güneydoğu Anadolu Bölgesinde şehirlerin PKK’lı teröristlerinden temizlenmesine yönelik operasyondaki çekindiği resimleri paylaşarak üzüntülerini dile getirdiler.
    Merhum Abdullah K.Ö.’nün cenazesi dün öğle namazına müteakip Ankara Karşıyaka mezarlığında toprağa verildi.

  • Fakıbaba: Kurbanlık fiyatları  geçen yıldan yüksek olmayacak

    Fakıbaba: Kurbanlık fiyatları geçen yıldan yüksek olmayacak

    Fakıbaba, Tekirdağ Valiliği önünde Vali Mehmet Ceylan ve protokol üyeleri tarafından karşılandı. Valilik Şeref Defterini imzalayan Bakan Fakıbaba’ya Vali Mehmet Ceylan tarafından tablo hediye verildi.Valilik makamında açıklama yapan Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba, “Yıllardan sonra bir daha Trakya’dayım ve çok mutluyum. Benim ilk memur olarak görev yerim Edirne Enez’di. 1977’de sağlık ocağına tayin edilmiştim. Buraların insanlarını çok seven, tanıyan ve bilen bir kardeşinizim. Bakan olarak ilk gezimi de Trakya’ya yapmaktan büyük bir mutluluk duyuyorum. Özelikle buradan bir mesaj da vermek istiyorum. Hakikaten Trakya insanıyla, toprağıyla, sıcaklığıyla mükemmel bir yer. Dünyanın en önemli tüketici merkezlerinin olduğu İstanbul’a çok yakın, bir saatlik mesafede olan bir yer. Trakya’nın toprağının, çiftçisinin, üreticisinin ne kadar önemli olduğunu biliyorum ve bu bağlamda arkadaşlarıma ilk gezimizi Trakya ile başlatalım dedim. Burada olmaktan çok mutluyum” dedi.
    “ÜRETİMİCİMİZ DE
    İTHALAT YAPAN
    ARKADAŞLAR DA
    RAHAT OLSUNLAR”
    Bakan olalı 12 gün olduğunu, sabah akşam demeden çalıştıklarını söyleyen Bakan Fakıbaba, “Bizim buradaki amacımız hem üreticimizi hem esnafımızı hem de tüketicimizi korumaktır. Onları en iyi şekilde, elimizden geldiği kadar mutlu edebilmek çabası içerisindeyiz. Çalışmalarımızı yaptık, inşallah bayramı rahat geçireceğimize inanıyoruz. Bayram sonu çalışmalarımız var ama malumunuz Trakya dediğimizde bırakın Güneydoğu’yu Doğu’yu burası tarımın ve hayvancılığın ana merkezlerinden birisi. Bana şu soruyu sormanızı isterdim, hayvan ithalatını, sebze ve meyve ithalatını ne zaman bitireceğiz? Bunlar çok önemli şeyler. Bunlarla ilgili çalışmalarımızı yapıyoruz. Ancak geleceğe yönelik de ciddi çalışmalarımız var. Üreticimiz de esnafımız da hayvan yetiştiricimiz de ithalat yapan arkadaşlar da rahat olsunlar. Bizim amacımız sadece Allah rızası için halkımızı mutlu etmektir. Bu konuda da ekibimizle, sayın vekillerimizle, valimizle, bürokrat arkadaşlarımızla, halkımızla hep beraber başarılı olacağımıza inanıyorum” ifadelerini kaydetti.
    “Kızılay 745-750 TL civarında açıklayacak”
    Kurbanlık fiyatlarındaki artışla ilgili soruya da cevap veren ve geçen seneki kurbanlık fiyatlarını soran Bakan Fakıbaba, bu sene geçen seneki fiyatın üstünde olacağını hiç düşünmediğini ifade etti. Fakıbaba, “Bu sene Kızılay küçükbaş kurbanlık fiyatlarını 745-750 TL civarında açıklayacak” diye konuştu.
    “İsraf eden iflas eder”
    Lokantalarda artan yemeklerin fakirlere dağıtılması projesi hakkında sorulan soruya da cevap veren bakan Fakıbaba, “İsrafa karşı olan bir kardeşinizim. Her zaman şunu söylüyorum, israf eden iflas eder. Biz ülke olarak mutlaka israfın karşısında olmamız lazım. Açlıktan ölen insanlar ver. Biz bu israfı önlemek zorundayız. Ben demiyorum ki insanlar yarım porsiyon yesin. 1,5 porsiyon da yenilebilir ama yarım porsiyonla başlanır, bir yarım porsiyon daha istenir. Özellikle lüks lokantalar için söylüyorum ben bunu. Gittiğimiz düğünlerde bakıyorum öyle porsiyon geliyor ki bir şey de söyleyemiyorsunuz. Onun dörtte birini yiyorsunuz gerisi gidiyor. Fakirin fukaranın porsiyonlarını arttırmak zorundayız ama lüks yerlerdeki porsiyonları da küçültmek zorundayız. Bunun için arkadaşlarımızla gerekli çalışmalar da yapıyoruz” dedi.

  • FETÖ Operasyonunda 6 Şüpheliye Bylock gözaltısı

    FETÖ Operasyonunda 6 Şüpheliye Bylock gözaltısı

    Yozgat Valiliğinden yapılan yazılı açıklamada şunlar kaydedildi: “Yozgat İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Şube Müdürlüğü ekipleri, Yozgat Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde İlimizdeki “FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü Üye Olma” suçundan ve FETÖ/PDY Terör Örgütü Üyeleri/Destekçileri tarafından kullanıldığı değerlendirilen örgütün kriptolu haberleşme programı BYLOCK isimli programın kullanıcıları olduğu tespit edilen şahıslara yönelik 31/07/2017 günü saat:08.00 itibariyle yapılan eş zamanlı düzenlenen operasyon ile ilgili olarak; B.E., G.K., Ö.A., Y.K., Ö.B., ve firari durumda bulunan Y.Ç. isimli 6 şahıs yakalanarak gözaltına alınmış olup, N.K., S.E.Ö. isimli 2 şahıs firari durumda olup yakalama çalışmaları devam etmektedir. Öte yandan D.A., A.G., ve F.T. isimli şahısların ise ifadeleri cumhuriyet başsavcılığınca alınacaktır.”

  • Avrupa’ya yatırım daveti

    Avrupa’ya yatırım daveti

    Rotterdam kentindeki HDV Laleli Camii salonunda düzenlenen programa Yozgatlı işadamları ve bazı STK temsilcileri katıldı.
    Hollanda Yozgatlı İşadamları Derneği Başkanı Mehmet Doğan, memleketleri Yozgat’tan gelen heyeti ağırlamaktan dolayı son derece mutlu olduklarını söyledi.
    EYLÜL’DE ZİRVE
    Orta Anadolu Kalkınma Ajansı Yozgat Yatırım Destek Ofisi Koordinatörü Timur Yıldız, “Yozgat Valiliği’nin bir projesi olan ‘Avrupa Yozgatlı İş Adamları Zirvesi’, 8-9-10 Eylül tarihlerinde Yozgat‘ta gerçekleştirilecek.
    Söz konusu zirveye siz değerli hemşerilerimizi davet etmeye geldik.
    Yozgat Valimiz Sayın Kemal Yurtnaç’ın talimatlarıyla Hollanda’nın yanı sıra bazı Avrupa ülkelerindeki STK ve İşadamları dernekleri ile görüşmeler gerçekleştirdik. İlimize yatırım yapmak isteyen girişimcilere bürokratik işlemler konusunda yardıma hazır olduğumuzu buradan ifade etmek istiyorum” şeklinde konuştu.
    Öte yandan Yozgat Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Müdürü Erdoğan Öztürk ise iş adamları ile temaslarda bulunarak bilgiler verdi.
    Toplantıya katılan işadamlarına 17 farklı sektörde yatırım olanaklarının olduğu açıklandı. 8-9-10 Eylül tarihlerinde Yozgat’ta gerçekleşecek olan zirveye Hollanda’dan katılmak isteyen girişimcilerin, Hollanda Yozgatlı İşadamları Derneği ile irtibata geçilmesi gerektiğini belirten Orta Anadolu Kalkınma Ajansı Yozgat Yatırım Destek Ofisi uzmanı Yasin Zicin, Oran internet sitesinden programla ilgili detaylı bilgileri önümüzdeki günlerde vereceklerini belirtti.
    Konuya ilişkin açıklamada bulunan Vali Kemal Yurtnaç, geçtiğimiz aylarda Yozgat dışında yaşayan Yozgatlı iş adamlarını yatırım için davet ettiklerini hatırlatarak, “Yozgat’ın potansiyelini ortaya çıkarmak, Yozgatlı iş adamlarını doğdukları topraklara yatırım yapmalarını sağlamak amacıyla iş adamları zirvesi yaptık. Şimdi ise yurt dışında yaşayan Yozgatlı iş adamlarını Yozgat’a davet ediyoruz.
    Yozgat’ın yatırım avantajlarını ve potansiyelini iş adamlarımıza anlatacağız. Ben bu toplantıların olumlu olacağını ve hayırla sonuçlanacağına inanıyorum” dedi.

  • Dokunuş Projesine AK Parti İl  yönetiminden anlamlı destek

    Dokunuş Projesine AK Parti İl yönetiminden anlamlı destek

    Kırmızı Siyahlı yönetim ve Oktay Yıldırım’ında aralarında olduğu dokunuş ekibine AK Parti İl Başkanlığıda 50 adet vefa kartı alarak destek bulundu. AK Parti İl Başkanı Harun Lekesiz ve yönetim kurulu üyeleri, Belediye Başkanı Kazım Arslan ve dokunuş ekibiyle partisinin toplantı salonunda bir araya geldi. İl Başkanı Lekesiz, yaptığı açıklamada, Yozgatspor’un Yozgat’ın takımı olduğunu belirterek, takıma destek olmanın kendilerine bir borç olduğunu söyledi.
    Takımın Kulüp Başkanı Kazım Arslan’da AK Parti İl Başkanı ve İl yönetimine desteklerinden dolayı teşekkür ederek, Yozgatsporu hak ettiği noktaya hep birlikte taşıyacaklarını söyledi.
    Daha sonra dokonuş ekibi ve AK Parti İl Yönetimi brilikte hatıra fotoğrafı çektirdi.

  • BYEGM’den Kızılay’ın görünürlüğüne destek

    BYEGM’den Kızılay’ın görünürlüğüne destek

    Kızılay’ın afet ve acil durum merkezleri, kampları başta olmak üzere faaliyet gösterdiği diğer alanlardaki çalışmalarının yerli ve yabancı gazeteciler tarafından daha fazla haberleştirilmesi, BYEGM yurtdışı müşavirlikleri aracılığıyla tüm dünya medyasına servis edilmesini sağlayacak olan işbirliğini Kızılay Genel Başkanı Dr. Kerem Kınık ile Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürü Mehmet Akarca imzaladı.
    BYEGM’de düzenlenen imza töreninde konuşan Mehmet Akarca, Kızılay’ın hayati bir kuruluş olduğunu, yılsonunda yapılacak uluslararası seçimlerde Türk Kızılayı’nın önemli görevlere talip olduğunu belirterek, “Türkiye’nin yardımseverlik duygularını bütün dünyaya anlatmada biz de üzerimize düşen görevi yaparak en azından onun sevabına bir şekilde ortak olmanın bahtiyarlığını hissedeceğiz” dedi.
    Türkiye’nin dünyada yardımseverliği ve zorda kalanın yanında yer almasıyla ün kazandığına işaret eden Akarca, “Sığınmacılara ev sahipliği yapmaya başladığımızdan beri harcamamız 30 milyar doları geçti. Böyle bir ülke dünyada yok elbette. Bunun farkına varıyorlar” diye konuştu.
    “İyilik ihraç ediyoruz”
    Genel Başkanı Dr. Kerem Kınık ise bilgiyi ve algıyı yönetenlerin dünyaya hakim olduğunu belirterek, “Medya aracılığı ile büyük algı oluşturuluyor. Bilginin de çok kaynaklı olarak strateji ile toplanması ve kazanca dönüştürülmesi gerekiyor.
    Bugün sadece ürettiğimiz mallar veya hizmetlerle ihracat yapmıyoruz. Bugün aslında Türkiye olarak biz en büyük ihracatı iyilikte yapıyoruz” ifadelerini kullandı.
    Kınık, Türkiye’nin insani yardıma en çok pay ayıran bir ülke olduğunu vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü: “Dünyanın en cömert ülkesiyiz. Biz dünyada ekonomik krizler varken de yardım ediyoruz. Bizler varlıkta ve yoklukta paylaşırız. Kızılay’ın yaptıklarının dünyaya anlatılması, duyurulması çok önemli.
    Suriye krizinden sonra Türkiye’de misafir ettiğimiz sığınmacı sayısı 4 milyona ulaştı. Bu kardeşlerimiz burada kendi evlerindeki gibi yaşıyorsa, bir toplumsal sıkıntı çıkmıyorsa, misafir eden toplulukla çatışma çıkmıyorsa bu büyük oranda basın yayın kuruluşlarımızın da sorumluluk duygusundan kaynaklanıyor. Kışkırtmalara karşı çok yüksek bilinçle kamuoyumuz doğru bilgilendiriliyor.”
    Konuşmaların ardından Kızılay Genel Dr. Başkanı Kınık ile Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürü Akarca iş birliği protokolünü imzaladı. Törene Kızılay Genel Müdürü Dr. Mehmet Güllüoğlu da katıldı.

  • İşitme kaybı tedavi edilemezse anlama kaybına sebep oluyor

    İşitme kaybı tedavi edilemezse anlama kaybına sebep oluyor

    Tedavi yöntemleri arasında işitme cihazı uygulaması yaygın olan anlama kaybına karşı en etkili yöntem ise erken tanı.
    Yozgat İşitme Cihazları Satış ve Uygulama Merkezi Odyometristi Harun Yılmaz, erken tespit edilmeyen işitme kayıplarının geç tedavi edilmesinden dolayı beraberinde anlama kayıplarının da yaşandığını söyledi.
    Sağlık Bakanlığından ruhsatlı olarak Yozgat’ta 2009 yılından bu tarafa hizmet verdiklerini hatırlatan Yılmaz, bu zaman zarfında işitme kaybının farkında olmayan, ihmal eden, ya da yanlış işitme cihazı kullandığı için işitme kaybı “anlama kaybına” dönüşen pek çok hastayla karşılaştıklarını belirtti.
    Anlama kaybına dönüşen işitme kayıplarının erken teşhis edilmediği takdirde tedavisi mümkün olmayan sonuçlar doğurduğunu kaydeden Harun Yılmaz;
    “Özellikle kırsal bölgelerde insanlar işitme kayıplarının ya farkına varmıyor ya da önemsiyor. Zamanında teşhis edilmeyen ya tespit edildiği halde tedavi edilmeyen işitme kayıpları zamanla anlama kayıplarına neden oluyor” dedi.
    Uzman doktor tedavisinin dışında belirli bir desibelin üzerinde işitme kaybı yaşayan hastaların mutlaka işitme cihazı kullanması gerektiğinin altını çizen Yılmaz, doğru işitme cihazı uygulamasının önemine değindi.
    Her sağlıklı insanın mutlaka hayatında bir kez de olsa işitme testi yaptırması gerektiğine dikkat çeken Yılmaz; “Bizler merkezimizde ücretsiz işitme testi uygulaması ile işitme kayıplarını tespit ediyor, ileri seviyelerdeki hastalara uzman hekim onayı ile işitme cihazı uygulaması öneriyoruz.
    Onun dışında sağlık problemi yaşadığı için işitme kaybına maruz kalan hastaları da yine uzman hekim kontrolüne yönlendiriyoruz. Yaklaşık 10 yıllık tecrübemiz bizlere şu gerçeği gösterdi; işitme kaybı halk arasında çok fazla önemsenmiyor, ancak hayatı zorlaştırdığında fark edilen bir rahatsızlık olarak ortaya çıkıyor” dedi.
    İşitme kayıplarında “yanlış” ya da “yetersiz” işitme cihazı uygulamasına bağlı olarak yaşanan problemlerin de olduğunu vurgulayan Odyometrist Harun Yılmaz, özellikle “ucuz işitme cihazı” ya da “tecrübesiz” ellerle uygulanan işitme cihazlarının neden olduğu işitme kayıplarının telafisi mümkün olmayan sonuçlara neden olduğunu kaydetti.
    Yılmaz, dikkate alınmayan, önemsenmeyen ya da tedavi edilmeyen işitme kayıplarının anlama kaybı sebebi olduğunu vurguladı.
    Bu tür şikayeti olanların işitme merkezine başvurmaları halinde ücretsiz olarak işitme testine tabi tutarak işitme kayıplarının tespit edildiğini hatırlatan Yılmaz, şunları söyledi: “İşitme kaybı hafife alınacak bir sağlık problemi değil. Bir insanın dışa açılan kapısı kulaklarıdır.
    Duymayan bir beden kapıları kilitli gibidir. Beraberinde oluşacak anlama kaybı ise tamamen insan hayatını olumsuz etkileyen bir faktördür.
    Yozgat İşitme Merkezi olarak insanlara işitme cihazı satan ticari bir işletme olmak yerine işitme kaybının nedenleri, tespiti, sonuçları ve tedavisi hakkında bilgi veriyor, insanların bilinçlenmesini sağlıyoruz. Lütfen anlama kaybını hafife almayın. Çözüm üretilmeyen ya da yanlış tedavi yöntemi uygulanan her işitme kaybı beraberinde anlama kaybını da getirmektedir.”

  • Hizmet İş Sendikasından  Bozdağ’a hayırlı olsun ziyareti

    Hizmet İş Sendikasından Bozdağ’a hayırlı olsun ziyareti

    Sendika Başkanı Zararsız, Başbakan Yardımcısı Bozdağ’a sendikaları adına plaket ve sendikanın 15 Temmuz Demokrasi Zaferi Anı Kitabını ile taşeron, mevsimlik olarak çalışan işçilerin sorunlarını, beklentilerini konu alan dosyayı takdim etti.
    Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ’a, hayırlı olsun ziyaretinde bulunduklarını söyleyen Hizmet İş Sendikası Yozgat Şube Başkanı Ferman Zararsız, şunları kaydetti: “Hak-İş olarak, Türkiye’nin en sorunlu alanlarından biri olan kamuda çalışan taşeron işçilerin durumu konusunda yaklaşık 10 yıldır mücadele veriyoruz ve yine 10 yıldır bu sistemin sürdürülebilir olmadığını, kamuya ciddi bir maliyet getirdiğini, taşeron emekçilerinin pek çok haktan yoksun bırakıldığını ve kamu hizmetleri yapmasına rağmen özel sektörde çalışıyor gibi gösterilmesinin yaşattığı binlerce sorunlarla mücadele ederek bu günlere geldik. Mücadelemizi yoğunlaştırmak için taşeron işçileri sendikalarımızda örgütledik.”
    750 BİN TAŞERON İŞÇİ VAR
    HAK-İŞ’e bağlı sendikalarında 250 bin taşeron üyelerinin olduğunu belediyeleri de dahil edince bu rakamın 750 Bin’e çıktığını söyleyen Zararsız, “ Bunların toplu sözleşme hakları için mücadele ettik. 2014 yılında çıkarılan bir yasayla bunlar için toplu sözleşme yapma hakkını elde ettik. Bunun yanında kıdem tazminatı, yıllık izinler gibi haklarını güvence altına aldırdık. Ama hala sorunları çözemedik. Belediyeleri de dahil ettiğimizde 750 bin civarında taşeron işçi var. Hükümet bu taleplerimizi önce bir yasa çıkararak belli bir noktaya taşıdı ama şu anda toplu iş sözleşmesi sistemini istediğimiz gibi işletemiyoruz. Evet, sözleşmeler yapılıyor ama sorunlarımız var. Diğer kamu kurumlarında çalışan işçiler ve memurlar ile ilgili hükümetle sendikalar arasında yapılan çerçeve anlaşmasını maalesef taşeron işçiler için yapamadık. Umut ediyoruz ki taşeron işçilerin toplu sözleşmelerini bir çerçeve sözleşmeyle imzalayalım.”diye konuştu.
    Taşeron işçilerle ilgili bir yıldır bir gelişme olmadığını vurgulayan Zararsız, “22 Mart 2016 tarihli AK Parti TBMM Grup Toplantısında asıl iş-yardımcı iş ayrımı yapılmadan kamuda taşeron olarak çalışan bütün işçilerin kadroya alınacağı müjdesini verilmişti. Dışarda kalan tek bir taşeron işçisi kalmayacak” yönündeki açıklamaları da kamuda taşeron anlayışı ve sisteminden vazgeçilmesi önemli bir gelişme olmuştu. Bu konuda o tarihiden bu güne kadar her hangi bir gelişme olmadı. HAK-İŞ Konfederasyonu taşeron işçilerle birlikte mevsimlik ve geçici işçilerin durumunun da çözüme kavuşturulmasını talep ediyoruz. Hak-İş İl Başkanlığı olarak Yozgat’ta 3500 taşeron işçiyi sendikamıza kayıt yaptık. 27 belediye ve altmış şirkette örgütlüyüz. Taşeron işçilerimizin ve mevsimlik işçilerimizin umdu sizlersiniz. Ülkemizin her yerinde olduğu gibi bu insanlar sizlerden, bizlerden bir açıklama bekliyor. Biz ve bu insanlar üzerimize düşeni fazlası ile yaptık yapmaya devam ediyoruz.”şeklinde konuştu.
    TAŞERON İŞÇİLERE KADRO VERİLMESİNİ İSTİYORUZ
    Taşeron işçilere kadro verilmesini istediklerini vurgulayan Zararsız, “ Toplu-İş Sözleşmelerin en kısa sürede sonuçlandırılmasını, iş güvencesinin sağlanmasını, çerçeve sözleşmesinin imzalanmasını, kadro verilmesini istiyoruz. Bu insanların sizlere olan güvenine, sevgisine zarar gelsin istemiyoruz. Öncelikle; ülkemizin birlik ve bütünlüğü, vatanımızın ve milletimizin bekası için üreten, alın teri döken biz emekçiler, şartlar ne olursa olsun her an devlet, vatan ve milletimiz için dimdik ayakta ve teyakkuz halinde olduğumuzu beyan ediyoruz. Ülkemize kasteden iç ve dış mihraklara karşı tüm emekçilerin hükümetimizin her an yanında olduğunu, bunun bir vatan burcu olduğunu ifade ediyoruz. Ülkemizin, Yozgat’ımızın, taşeron ve mevsimlik işçilerimizin umudu silersiniz. Hükûmetimizin, aileleriyle birlikte milyonları kapsayan taşeron ve mevsimlik işçilerin sorunlarını, adil bir şekilde çözüme kavuşturacağınıza, emek ve emekçi dostu olduğunu bir kez daha göstereceğine inanıyor, her daim emekçilerin destek ve dualarının sizlerle birlikte olacağını ifade ediyoruz.”dedi.
    Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ’da ziyaretlerinden dolayı Sendika Başkanı Ferman Zarasız ve üyelerine teşekkür ederek, Taşeron, mevsimlik ve geçici işçilerin sorunlarının takipçisi olacağını, bu sorunların giderilmesi için elinden gelenin fazlasını yapacağını ifade etti.

  • Taşpakon’dan Tekin’e teşekkür plaketi

    Taşpakon’dan Tekin’e teşekkür plaketi

    Konfederasyon Başkanı Gökhan Tufan Yozgat TAŞPAKON derneği başkanı Mesut Yorulmaz ve Başkan yardımcısı Hüseyin Çetinöz eşlik etti.
    İl Milli Eğitim Müdürü Mehmet Tekin’e hissettikleri sıcak ortamdan bahseden Gökhan Tufan Yozgat’ın küçük ama çok sevimli ve dolu bir il olduğundan bahsetti.
    Yozgat’ın yöresel mutfağının çok zengin olduğunu ,Yozgatlı ev hanımlarının da bu çok eskiye dayanan yemek kültürünü yaşattıklarını ve mükemmel bir el lezzetlerinin olduğunu söyledi.Yozgat’ın TAŞPAKON ailesi için ayrı bir yeri olduğunu vurgulayan Tufan Yozgatlı yiyecek-içecek sınıfı öğrencilerinin de mutfak sektörüne yoğun ilgisinin kendilerini ziyadesi ile mutlu ettiğini dile getirerek Yozgat’ı daha sık ziyaret edeceklerini söyledi.Ziyaretlerinden dolayı çok memnun olduğunu dile getiren İl Milli Eğitim Müdürü Mehmet Tekin ‘ ‘Gerçekten TAŞKAPON ailesi olarak ilimizde yaptığınız yarışmalardan dolayı yemek kültürümüz adına çok büyük bir adım atıldı. Eski yemekleri bu yarışma sayesinde yeni kuşaklarda gördü ve etkileşim sağlanmış oldu.
    Beslenme konusu bir nevi insan hayatının devamı anlamına gelmektedir. Ayrıca bunu sağlıklı besinlerle yapmış olmakta insan ömrünün olumlu yönde etkilemektedir.
    Sizlerde vermiş olduğunuz eğitimlerle aslında yemek pişirmeyi öğretmenin yanında bu yemeklerin nasıl daha sağlıklı, hijyenik ve lezzetli pişireceğinin eğitimini de vermiş oluyorsunuz.Ben şahsım adına İlimize ,okulumuza ve öğrencilerimize vermiş olduğunuz değerden dolayı hepinize teşekkür eder bu ziyaretlerin ebedi kalmasını temenni ediyorum” dedi.
    Gelecekte yapılacak diğer projelerden konuşularak ziyaret iyi dilek ve temennilerle son boldu.

  • Akdağmadeni jeotermal sıcak suya kavuşuyor

    Akdağmadeni jeotermal sıcak suya kavuşuyor

    Maden Tetkik Arama Müdürlüğü tarafından Akdağmadeni ilçesi Karadikmen köyünde çıkarılan ve Akdağmadeni Belediyesi tarafından 360 bin dolara işletim hakkı satın alınan sıcak suyun ilçeye getirilmesi için yüklenici firmaya yer teslimi yapılacak ve çalışmalara başlayacak.
    Jeotermal suyun getirildiğinde ilçeye kurulacak tesislerin Akdağmadeni’nin gelişimine ve ekonomisine büyük katkı sağlayacağını belirten Belediye Başkanı Suphi Daştan, 50 derece sıcaklıkta ve saniyede 100 litre debiye sahip olan sıcak suyun ilçeye getirilmesi için ihale edilen çalışmanın yaklaşık 7.5 milyon lira olduğunu dile getirdi.
    Başkan Daştan, bu miktarın Akdağmadeni Belediyesi’nin öz kaynaklarından karşılanacağını ve 2018 yılı içerisinde ilçenin sıcak suya kavuşacağını söyledi.
    Akdağmadeni’ne getirilecek sıcak suyun 4 ve 5 yıldızlı 10’un üzerinde termal otelin su ihtiyacını karşılayabilecek kapasitede olduğunu da işaret eden Başkan Daştan,”Yatırımcılara gerekli desteği ve kolaylığı belediye olarak sunup ilçemizin kısa zaman içerisinde jeotermal turizm alanında büyük bir cazibe merkezi olmasını planlıyoruz” dedi.

  • Arslan: Bir hafta sürecek Sürmeli  etkinliğimiz dolu dolu geçecek

    Arslan: Bir hafta sürecek Sürmeli etkinliğimiz dolu dolu geçecek

    Belediye Başkanı Arslan, yaptığı açıklamada, 3 Ağustos Perşembe günü başlayacak olan Sürmeli Etkinliklerine Yozgat halkını davet etti.
    Arslan, “Tamamen belediyemizin katkılarıyla (3-9) Ağustos tarihleri arasında bir hafta sürecek olan 18. Uluslararası Sürmeli Kültür-Sanat ve Sosyal etkinlikleri farklı programlara sahne olacak. Etkinliklerin ilk günü olan Perşembe günü sabah saat 10: 00’da Yimpaş AVM’nin yanından Cumhuriyet Meydanına kadar kortej yürüşüyle start alacak. Cumhuriyet Meydanında Azarbeycan, Gürcüstan, Üsküp, Kosava, Ahıska, balkan Türklerinin halk dansları olacak. Daha sonra geleneksel Sünnet Şöleni aynı gün akşam yine belediyemiz Kent Orkestrası ve Gökhan Ay konseri olacak.”dedi.
    SÜRMELİ ETKİNLİĞİMİZ ÇEVRE İLLERİMİZİN BİLBORDLARINDA TANITILIYOR
    Geleneksel hale getirilen Sürmeli etkinliklerinin çevre illerin bilbordlarında tanıtıldığını söyleyen Başkan Arslan, “Sürmeli etkinliğimizden çevre illerde yaşayan hemşerilerimizin de haberdar olması için Kırıkkale, Çorum, Sivas, Kırşehir ve Kayseri’de bilbordlarda tanıtım yapılıyor. Amacımız etkinliğimize daha geniş katılım sağlamak. Bir hafta devam edecek etkinlik her gün başka farklı programlara sahne olacak. Ayrıca Cumartesi günü TRT Avaz Yozgat’tan canlı yayınla etkinliğimizi tüm dünyaya tanıtmış olacak. O gün programımıza Kayseri, Kırşehir, Çorum, Sivas ve Kırıkkale belediye başkanlarını da davet ettik. İnşallah Yozgat’ımıza yakışır bir etkinliğimiz olacak. Bu vesile ile tüm halkımızı il dışındaki vatandaşlarımızıda şenliğimize davet ediyoruz.”diye konuştu.

  • Darıca’da Yozgatlılar eğlencesi

    Darıca’da Yozgatlılar eğlencesi

    Yozgatlılar programı öncesi dernek tarafından protokol üyelerine Yozgat iline ait testi kebabı ile geleneksel yemekler ikram edilirken, protokol üyelerinin testiyi kırarak protokole yemek ikram etmesi renkli görüntülere sahne oldu.
    AK Parti İstanbul Milletvekili Hurşit Yıldırım’ın yanı sıra bölge protokolü ve binlerce vatandaşın katıldığı gecede programın açılış konuşmasını yapan Yozgatlılar Dernek Başkanı Ümit Kıyıcı, “Bu yıl 9.’su düzenlenen Şehirler ve Kültürler Kaynaşmasında Yozgat ilimizin kültürel değerlerini en iyi şekilde tanıtmak için buradayız.
    Bu organizasyonun düzenlenmesinde büyük emeği geçen ve bizlerden hiçbir zaman desteğini esirgemeyen Darıca Belediye Başkanı Şükrü Karabacak’a teşekkür ediyorum” dedi.
    Gecede bir selamlama konuşması yapan Darıca Belediye Başkanı Şükrü Karabacak ise, “Yiğidin harman olduğu yer olan Yozgat’lı hemşehrilerimiz gecemize hoş geldiniz sefalar getirdiniz.
    Dokuz yıldır düzenlediğimiz ve her gece farklı bir kültürü yakından tanıdığımız bir gönül birlikteliği olan Şehirler ve Kültürler Kaynaşması programımıza hoş geldiniz, hepinize iyi eğlenceler diliyorum” diye konuştu.
    Programda kısa bir selamlama konuşması yapan AK Parti İstanbul Milletvekili Hurşit Yıldırım ise, “Buraya gelince gördük ki muhteşem bir program hazırlanmış, emeği geçen başta Belediye Başkanımız olmak üzere herkese teşekkür ediyorum.
    Yozgatlılar vatanı ve milleti için yeri geldiğinde canını seve seve verir, o yüzdendir ki Yozgat’tan hain çıkmamıştır, inşallah çıkmayacaktır.
    Kültürümüzü burada bu şekilde tanıtmanızdan dolayı çok mutlu oldum.
    Bundan sonraki programlarda da aranızda bulunacağımızın sözünü veriyorum sizlere. Gecemiz hayırlı olsun” şeklinde konuştu.
    Protokol konuşmalarının ardından, protokol üyelerine plaket takdiminde bulunuldu. Programda sahne alan Kültür Bakanlığı Ankara Türk Halk Müziği Sanatçısı ve Koro Müdürü Hasan Öztürk ile yöresel sanatçıların seslendirdiği birbirinden güzel türkülerle vatandaşlar gönüllerince eğlendi.

  • İçme, ailesinin Berat’ı  erkekliğe ilk adımını attı

    İçme, ailesinin Berat’ı erkekliğe ilk adımını attı

    Yozgat Belediyesi Bilal Şahin Sosyal Tesislerinde düzenlenen sünnet düğününde Osman İçme, torununun erkekliğe ilk adımını atmasının mutluluğunu kendisi gibi esnaf olan oğlu Abdurrahman ve gelini Nilüfer İçme, yakınları ve dostları ile birlikte yaşadı.
    Sünnet düğününe İçme ailesi, yakınları ve çok sayıda vatandaş katıldı. Bu anlamlı günde Berat İçme’nin dedesi, namı diğer Osman Çavuş’u eş, dost ve yakınlarının yanı sıra Seher Vakti Spor ekibi üyeleri de yalnız bırakmadı. Oldukça renkli görüntülere sahne olan düğünde davetliler müzik eşliğinde gönüllerince eğlendi. Bizde Yeniufuk Gazetesi olarak İçme Ailesini tebrik ediyor, Berat İçme’ye sağlıklı ve hayırlı ömürler diliyoruz.

  • Akdağmadeni’nde panoramik  röntgen cihazı hizmete girdi

    Akdağmadeni’nde panoramik röntgen cihazı hizmete girdi

    Panoramik röntgen cihazı, tüm dişlerin, çenelerin, dişler ve çenelerdeki bir çok problemin tek bir filmde görülmesini sağlıyor.
    TANI KOYMADA ETKİLİ
    Akdağmadeni Devlet Hastanesi Başhekimi Uzm. Dr. Peyami Duman, Panoramik röntgen cihazının hizmete girmesiyle hastaların bu yöndeki mağduriyetinin giderildiğini belirterek,“3 diş hekimi ile hizmet veren hastanemizde günlük yaklaşık 100-120 arası hastaya hizmet verilmektedir. Diş çekimi, kanal tedavisi ,dolgu uygulaması, protez uygulaması, diş temizliği vb. çok çeşitli tedavi uygulamaları yapılmaktadır. Tedavi sürecindeki en büyük eksikliğimiz olan panoramik röntgen cihazımız genel sekreterliğimizin çabalarıyla hastanemize kazandırılmış bulunmaktadır. Hastalarımızın dış merkezlerde çektirmek zorunda oldukları bu görüntüleme yönteminin hastanemize kazandırılması hastalarımızı çok memnun etmiştir. Emeği geçen herkese çok teşekkür ederim” dedi.
    Yozgat Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreteri Op. Dr. İsmail Kurca’da amaçlarının il genelindeki bütün hastane standartlarının yüksek kalitede olmasını sağlamak olduğunu söyledi. Dr Kurca, “Hastane hizmetlerini değerlendirirken sevk sayılarımıza ve sevk nedenlerimizi inceleyerek bu doğrultuda çalışmalarımızı yapıyor, imkânlar doğrultusunda eksikleri kapatmaya çalışıyoruz. Bunlardan bir tanesi de Akdağmadeni Devlet Hastanemizde eksik olan panoramik röntgendi. Hastalarımız diş röntgeni için sevk edilmeyecek.
    Bilindiği gibi, panoramik röntgen filmleri, tedavi planlamasının daha hızlı ve eksiksiz biçimde yapılmasına yardımcı röntgen filmleridir.Panoramik röntgene, çene ve dişlerde gözle görülemeyen kist, çürük ve tümör gibi oluşumların teşhisinde ihtiyaç duyulur.Çene ve dişlerle ilgili cerrahi müdahalelerden önce hekimin görmesi gereken bir röntgendir. Çünkü bu röntgenler tedavi yapılacak alanı geniş bir biçimde gösterir ve operasyonun başarısını arttırır” ifadelerini kullandı.

  • Elbay: Yorgunluğa iyi gelen besinler

    Elbay: Yorgunluğa iyi gelen besinler

    Diyetisyen ve Beslenme Uzmanı Gökhan Elbay, yorgunlukla savaşan enerji deposu besinleri ve özelliklerini şöyle sıraladı;
    “Yulaf, kalsiyum, potasyum ve magnezyum açısından zengindir. Aynı zamanda enerji seviyesini yükselten B vitaminleri içerir. Magnezyum, yediğimiz gıdaları enerjiye çevirmek konusunda temel bir görev üstlenir. Beslenmenizde kalsiyum eksikliği, kendinizi enerjisiz hissetmenize sebep olabilir. Yulafın aynı zamanda glisemik indeksi düşüktür. Bu nedenle bedeninize sabit miktarda enerji sağlar. Sağlıklı bir kahvaltı ya da atıştırmalık olarak müsli, yulaf lapası ya da yulaflı kurabiyeleri deneyin.
    Kabuklu kuruyemişler
    İyi yağların yanında, protein, vitamin ve minerallerle dolu olan sert kabuklu yemişler, enerjiniz azaldığında tüketebileceğiniz ideal atıştırmalıklardır. Badem, enerji artıran mineraller olan magnezyum ve kalsiyum içerir. Ceviz, potasyum, çinko ve enerji verici demir açısından zengindir.Yer fıstığı, B6 vitamininin iyi bir kaynağıdır. B6 vitamini, gıdaların içindeki protein ile karbonhidratları, bedenin kullanmasına ve depolamasına yardımcı olur. Hangisini seçerseniz seçin, aşırıya kaçmamaya dikkat edin. Çünkü sert kabuklu yemişler yüksek miktarda yağ ve kalori içerir. Küçük bir avuç ya da iki yemek kaşığı ideal bir posiyondur.
    Nar suyu
    Kolesterolü, şekeri dengeler, ishali keser, bağışıklık sistemini güçlendirir. C vitamini deposudur, bu sebeple kış mevsiminde bolca tüketmekte yarar vardır.Yaz aylarında serin meyve suyu veya ferahlatıcı bir kokteyl olarak karşımıza çıkan nar, Sağlık açısından da özellikle kış mevsimin bol bol tüketilmesi gereken bir meyvedir.Çünkü insan sağlığı için olan yararlarını saymakla bitmiyor.
    Adeta bir ilaç’, hatta Antibiyotik olan nar, özellikle bağışıklık sistemini kuvvetlendirerek bir çok hastalıktan koruyor. İçeriğindeki bazı maddeler sayesinde kolesterol ve şekeri de dengeliyor.Nar kalp sağlığını koruduğu gibi, Kanser hücrelerinin de gelişmelerini engelliyorNar, özellikle içerdiği antioksidanlar sayesinde vücudun savunma sistemini kuvvetlendiriyor. Narın, ACE’ denilen enzimi engelleyerek tansiyon düşürücü etkisinin de olduğu ortaya konmuştur. 1 bardak nar suyunun, 2 kadeh kırmızı şaraba, 10 bardak yeşil çaya ve 4 bardak kızılcık suyuna eşdeğer antioksidan madde içerdiği görülmüştür. Bu bağlamda, günlük bir bardak nar suyu tüketmenin koruyucu etkisinin olduğu söylenebilir.
    Fasulye ve mercimek
    Enerjiyi yavaş bir şekilde açığa çıkarır. Yüksek miktarda lif içerir.
    Bu nedenle daha istikrarlı bir şekilde enerji verir. Barbunya, mercimek ve fırında pişirilen kuru fasulye, enerji seviyelerini sabit tutmak için gerekli olan demirden yüksek miktarda içerir. Fasulye ve mercimek yemeklerden çorbalara ve salatalara kadar çok çeşitli yemekler içinde kullanılabilen ve tokluk sağlayan malzemelerdir.

  • FETÖ operasyonunda  Bylock’tan 2 tutuklama

    FETÖ operasyonunda Bylock’tan 2 tutuklama

    Yozgat Valiliğinden yapılan yazılı açıklamada şunlar kaydedildi: “Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Şube Müdürlüğü ekipleri, Yozgat Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde İlimizdeki “FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü Üye Olma” suçundan veFETÖ/PDY Terör Örgütü Üyeleri/Destekçileri tarafından kullanıldığı değerlendirilen örgütün kriptolu haberleşme programı BYLOCK isimli programın kullanıcıları olduğu tespit edilen şahıslara yönelik 24/07/2017 günü saat:08.00 itibariyle yapılan eş zamanlı düzenlenen operasyon ile ilgili olarak; Adli makamlara sevk edilen İ.Ç., H.B. isimli 2 şahıs tutuklanmış, M.İ.Ç., M.A.E., B.T., B.E., İ.N.T., H.S., B.A., E.Ö., F.D. isimli 9 şahıs adli kontrol kararıyla serbest bırakılmış, M.A., F.T., L.Y. isimli 3 şahıs Savcılık kararıyla serbest bırakılmış, firari olan Y.Ç., D.K., H.Ş.İ. isimli 3 şahısla ilgili olarak yakalama çalışmaları devam etmektedir.”

  • KOAH hastası şair-ozan Yıldız’a moral gecesi

    KOAH hastası şair-ozan Yıldız’a moral gecesi

    Yakalandığı hastalıkla mücadele eden ve Almanya’dan memleketi Yozgat’ın Sorgun ilçesine yaz tatili için gelen şair-ozan Ahmet Yıldız’a gönül dostları sürpriz moral gecesi düzenlediler.
    Sorgun Ozanlar ve Yazarlar Derneği (SOYDER) tarafından organize edilen moral gecesine Sorgun Kaymakamı Mustafa Altınpınar, Sorgun Belediye Başkanı Ahmet Şimşek, Sorgun Ozanlar ve Yazarlar Derneği (SOYDER Başkanı Murat Erciyas, Yozgat Şairler ve Yazarlar Derneği Başkanı Ahmet Sargın, Sorgun Engelliler Umut Derneği Başkanı Süleyman Özdemir ve Türkiye’nin değişik illerinden gelen şair ve ozan dostları katıldı.
    Kendi evinin bahçesinde düzenlenen moral gecesinde şair Ahmet Yıldız’ın kaleme aldığı şiirlerin yanı sıra ozan ve aşıklar saz ve sözleri ile gönülleri fethetti. Yakalandığı koah hastalığının pençesinden kurtulmaya çalışan şair Ahmet Yıldız, kendisini unutmayan dostları ile moral buldu. Kimi zaman hüzünlenen kimi zaman da eğlendiren gecede türküler ve okunan şiirler büyük beğeni topladı.
    Düzenlenen moral gecesinden duyduğu memnuniyeti dile getiren Şair-Yazar Ahmet Yıldız yaptığı açıklamada “Bu duygu anlatılmaz, yaşanır ve yaşıyorum. Hepsinden Allah razı olsun. Sayın Belediye Başkanımız yıllardır bizi hiç yalnız bırakmaz. Sayın şair yazar ozan dostlarım, benim Almanya’dan geldiğimi rahatsız olduğumu duymuşlar. Evime bugün ziyarete geldiler. Hepsine ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Çok gururlandım çok duygulandım. Unutulmaz bir anı” dedi.
    Düzenlenen moral gecesine katılan Sorgun Kaymakamı Mustafa Altınpınar ise yaptığı açıklamada “Doğrusunu söylemek gerekirse ben Ahmet Bey’i burada tanıdım. Kendisini tanımaktan çok memnun oldum. Kendisine acil şifalar diliyorum. Ben de böyle bir insanı tanımaktan gerçekten çok mutlu oldum. Sadece o değil burada başka kıymetli insanlarda var. Burada okunan şiirler söylenen sözler Türkçenin zenginliğini hem ilim anlamında hem edebiyat anlamında ne kadar yeterli ve güzel bir dil olduğunu sergilemiş oldu” şeklinde konuştu.
    Sorgun Belediye Başkanı Ahmet Şimşek, Yıldız’ın gurbette memleket hasreti çektiğini dile getirerek “Ahmet Yıldız kardeşim bir gurbetçi hemşerimiz. Hep memleket hasretiyle yanıp durdu. Şiirleri de hep öyle. Bir rahatsızlığı neticesinde birkaç yıldır rahat hareket edemiyor. Koah rahatsızlığı var. Ozanlar Derneğimizde sağolsun. Onun kendi bahçesinde böyle güzel bir program düzenlemişler. Ben Ahmet kardeşime geçmiş olsun diliyorum” ifadelerine yer verdi.
    Moral gecesini düzenleyen Sorgun Ozanlar ve Yazarlar Derneği Başkanı Murat Erciyas ise “Biz büyük bir aileyiz. Birimizin acısı hepimizin acısıdır. Birbirinden değerli misafirler değerli konuklarla bir araya geldik, moral bulduk. Hastamız Ahmet Ağabey’de çok güzel moral buldu. En güzel ilacı belki bugün almıştır. İnşallah bu güzel ilacın tesiriyle etkisiyle de iyileşeceğine inanıyoruz kendisine de Allahtan şifalar diliyoruz” dedi.

  • Model uçak kursu yoğun ilgi gördü

    Model uçak kursu yoğun ilgi gördü

    Yozgat Halk Eğitimi ve Akşam Sanat Okulu tarafından açılan Yaz Okulunda Model Uçak Kursuna gelen öğrenciler 3 haftalık bir eğitimin sonunda model uçak yapmayı öğrendi. Öğrenciler kendileri yaptıkları model uçakları uçurma fırsatı buldular.
    Yozgat Halk Eğitimi ve Akşam Sanat Okulu Müdürü Şenay Daştan Sipahi, öğrencilerin yarı yıl tatillerini değerlendirmeleri için model uçak kursu açtıklarını belirterek “Farklı alanlarda kurslar açarak halkımızın taleplerine yaz ayı boyunca da Yozgat Halk Eğitimi ve Akşam Sanat Okulu olarak cevap veriyoruz. Bu kurslarımızdan biri de model uçak kursuydu. Yaklaşık 3 hafta süren bir eğitimle 8-13 yaş grubu 72 öğrencimize model uçak yapımı eğitimi verdik. Öğrencilerimiz bu kursta çok eğlendiler. Seneye daha profesyonel olarak bu kursumuzu yeniden açacağız” dedi.

  • Temizlik işçileri: Mazgalların tıkanmasına  vatandaşlarımız sebep oluyor

    Temizlik işçileri: Mazgalların tıkanmasına vatandaşlarımız sebep oluyor

    Temizlik işçileri, mazgalların tıkanmasına insanların attığı atıkların sebep olduğunu belirterek, temizlik konusunda daha duyarlı davranmaları istedi.
    Belediye Temizlik İşleri Müdürü Ömer Duyar, yaz, kış 7 gün 24 saat esasına göre şehrin temizliğine büyük önem verdiklerini söyledi.
    Duyar, “Her mevsimin kendine göre zorlukları var. Ekiplerimiz, her gün şehrin temizliğini titizlikle sürdürüyor. Bu konuda insan olarak elbette bizlere de büyük sorumluklar düşüyor. Yediğimiz kabuklu yiyecekleri yere değilde çöpe atmamız veya yere atanları uyarmamız insanlık görevidir. Bizler elbette şehrimizin günlük temizliğini yapmak zorundayız. Daha temiz bir çevrenin olması ve toplumda da bu duyarlılığın oluşması için bizlerde dikkatli olmalıyız.”dedi.
    Mazgalların içerisinin, sigara izmariti, kağıt parçaları, plastik ve diğer atıklardan dolayı tıkandığını vurgulayan Duyar, “Çağrı merkezimizi arayan bir duyarlı vatandaşımız Bankalar Caddesinde bulunan mazgaldan pis kokuların geldiğini söyleyerek bakılmasını istedi. Ekiplerimiz ihbarı dikkate alarak gittiğinde mazgalın atıklar sebebi ile tıkandığını tespit ettiler. Yemek atıklarına kadar buraya dökmüşler. Hal böyle olunca burasıda tıkanmış. Olası yağışlarda ise tıkalı olan mazgal sebebiyle yağmur suları burada bulunan işyerlerini basacak. Sonra vatandaşımız belediyemizi suçlayacak. Suçlu aranacaksa önce sorumluluğu kendimizde aramalıyız. Elbette bizim görevimiz şehrin temizliğini en iyi şekilde yapmaktır, fakat şehirde yaşayan vatandaşlarımızda nasılki evlerinde yada evlerinin bahçesinde temizliğe önem veriyorlarsa mahallede, cadde ve sokaklarda da yanı şekilde temizliğe önem vermelerini istiyoruz.”uyarısında bulundu.

  • Yılmaz: Sertifikalı tohum  kullanımı verimi artırır

    Yılmaz: Sertifikalı tohum kullanımı verimi artırır

    Ziraat Odası Başkanı Yılmaz, yaptığı açıklamada bölgelerinde hububat hasat sezonunun tamamlandığını belirterek, çiftçilere, ekim yaparken sertifikalı tohum kullanılması konusunda uyarılarda bulundu.
    Çiftçilerin, ekim yapmadan önce iyi bir toprak hazırlığı yapmaları gerektiğinin belirten Yılmaz, “Çiftçilerin ekim yapmadan önce toprağı iyi bir şekilde ekime hazırlaması gerekir. Mutlaka sertifikalı tohum kullanmaları üründe kalite ve yüksek verim alınabilmesini sağlayacaktır. Ekilecek tohum, meydana gelebilecek çeşitli hastalıklara karşı mutlak surette ilaçlanması gerekiyor. Tohum ilaçlaması yapılmadığı takdirde, ekilen alanlarda büyük boşluklar halinde çimlenme eksikliği görülmektedir. Bu da ciddi ölçüde ürün kaybı yaşanmasına neden olmaktadır.”dedi.
    SERTİFİKALI TOHUM KULLANIMI ÜRÜNDE VERİMİ YÜZDE 10-20 ARTIRIR
    Sertifikalı tohum kullanımının, üründe kaliteyi ve verimi artırdığını vurgulayan Yılmaz, “Sertifikalı tohum ekildiğinde verimde yüzde 10-20 artış olduğu gibi elde edilen üründe daha kalitelidir. Çiftçimiz elde ettiği kaliteli ürünü daha yüksek fiyata satarak daha fazla kar elde etmektedir. Sertifikalı hububat tohumluğu kullanan çiftçilerimize zaten devletimiz bu tohumluğun yarı fiyatını ödüyor ve çiftçimiz ekim için kullandığı tohumluğun yarı fiyatını ödemiş oluyor. Ayrıca, sertifikalı tohumluk kullanan çiftçilerimiz, destekten yararlanabilmesi için müdürlüklerimize verdikleri ‘mazot gübre desteği’ kayıtlarını yenilemeleri, aldıkları tohumluğu bildirmeleri gerekiyor.” diye konuştu.
    Çiftçilerin, ekecekleri arazinin tamamını sertifikalı tohumla, ekemiyorlarsa dahi bir yıl sonraki ekecekleri tohumların daha temiz ve kaliteli olması için az bir alanı ekmelerinin çiftçi açısından çok faydalı olacağını söyleyen Yılmaz, “Çiftçimizin aldığı sertifikalı tohumluk buğday, tüm arazisini ekmeye yetmiyorsa bir sonraki yılın tohumunu çıkaracak alana, bu yıl sertifikalı tohumluk ekmesi gerekir. Çünkü çiftçinin önümüzdeki yıl tohum konusunda bir sıkıntı yaşamaması için kendi tohumluğunu da üretmesi sağlanmış olacaktır.” ifadelerini kullandı.

  • İnandık barajının sözleşmesi imzalandı

    İnandık barajının sözleşmesi imzalandı

    Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğünden yapılan yazılı açıklamada, DSİ Namık Kiper Toplantı Salonu’nda düzenlenen imza töreninde Yerköy İnandık Barajının yapım sözleşmesinin imzalandığı bildirildi.
    Açıklamada görüşlerine yer verilen DSİ Genel Müdürü Murat Acu, Türkiye’nin önemli tarım bölgelerinden biri olan Yozgat’ın Yerköy ilçesindeki verimli toprakların sulanarak, üründe çeşitliliğin arttırılıp, daha bol ve kaliteli ürünün ucuz maliyetle alınmasını sağlayacak sulama projelerini önemsediklerini belirtti.
    İnandık Barajı’nın 1962 yılında planlanmasına rağmen bir türlü hayata geçirilemediğini aktaran Acu, “İnandık Barajı’nın bugün sözleşmesini imzaladık. Bu projeyle Belkavak, Göçerli, Buruncuk, Arifeoğlu, Süleymanlı köyleri ve Sekili köyünün bir kısım tarım arazilerinin de içinde bulunduğu 28 bin 750 dekar zirai arazinin sulanması sağlanacak.” ifadelerini kullandı.
    DSİ Genel Müdür Acu, bu projenin yapılmasına büyük destek sağlayan Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ’a, Orman ve Su İşleri Bakanı Prof. Dr. Veysel Eroğlu’na ve emeği geçenlere teşekkür etti.
    Genel Müdür Murat Acu başkanlığında yapılan imza törenine, DSİ Barajlar ve HES Dairesi Başkanı Dinçer Aydoğan, Jeoteknik Hizmetler ve YAS Dairesi Başkanı Kemal Karakuş ve yüklenici firma yetkililerinin katıldığı kaydedildi.

  • Bayraktar, tarımdaki  gelişmeleri değerlendirdi

    Bayraktar, tarımdaki gelişmeleri değerlendirdi

    Buğdayda yaşanan sıkıntıları değerlendiren Bayraktar, şunları söyledi; “ Öncelikle buğdayda yaşanan sıkıntıları değerlendirmek istiyorum. Bu sene buğday üreticimiz artan üretime rağmen mağdur olmuştur.
    Çiftçimiz üst üste darbeler yemiştir. Hasat zamanında çıkarılan gümrük vergilerini düşüren yanlış kararname, hatalar zincirinin ilk halkası olmuştur. Bu kararname, buğday fiyatlarını düşürmüştür. 27 Haziran 2017’de yayınlanan kararnameden önce buğdayda tonu ekmeklikte 1000-1050 lira, makarnalıkta 1050-1150 lira olan fiyat, bazı bölgelerimizde ekmeklikte 800, makarnalıkta 900 liraya kadar gerilemiştir. Hatta Trakya bölgemizde 750 liraya kadar inmiştir. Fiyatlar inmeye başladığında acilen Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) devreye girmesi ve fiyat istikrarını sağlaması gerekiyordu. TMO, devreye girmedi, 12 Temmuz 2017’ye kadar bekledi, müdahale fiyatını açıklamadı. Ofisin müdahale alım fiyatını açıklamada gecikmesi ve ton başına ekmeklikte 940 lira gibi üreticinin talebini karşılamaktan uzak bir fiyat vermesi hatalar zincirinin ikinci halkası olmuştur.
    TMO, geçen yıl 910 lira olan fiyatı yüzde 3,3 artışla 940 liraya çıkarmış, makarnalıkta 1000 lira olan fiyatı da değiştirmemiştir. Bütün bunların üzerine İç Anadolu ve Doğu Anadolu’nun Kayseri, Kırşehir, Çorum, Kars, Yozgat, Ağrı, Ardahan, Çankırı, Erzurum gibi bazı illerinde yüzde 10’dan, yüzde 80’lere varan oranlarda verim kaybına neden olan kuraklık da üreticimize ayrıca darbe vurmuştur. Buğdayda halen üretici fiyatı vasfına göre 830 liraya kadar düşmüş durumdadır. Bu ortamda yapılması gereken, hasatta çıkardığı yanlış kararnameyle buğdayda fiyatların düşmesine neden olan hükümetimiz, kilogramda 5 kuruş olarak uygulanan primi artırarak hatasını telafi etmeli, üreticinin zararını gidermelidir. TMO da hızlı bir şekilde alım yapmalıdır. Çiftçimizi mağdur etmemelidir.”

  • ÇEDAŞ’tan 7 milyon 500 bin liralık yatırım

    ÇEDAŞ’tan 7 milyon 500 bin liralık yatırım

    Hizmet bölgesi Sivas, Tokat ve Yozgat’ta 2017 yılı içerisinde 100 milyon liranın üzerinde yatırım yapmayı planlayan ÇEDAŞ müşteri memnuniyetini artırmaya yönelik, kaliteli ve sürdürülebilir elektrik dağıtım hizmeti sunmak amacıyla yaptığı yatırım çalışmaları hız kesmeden devam ediyor. Bu kapsamda Sivas, Tokat ve Yozgat’ta aydınlatma armatürleri, trafo, pano yenileme çalışmaları ve dağıtım merkezlerinin bakım ve yenileme çalışmaları hız kazandı.
    ÇEDAŞ Genel Müdürü Ahmet Sait Akboğa, müşteri memnuniyetinin sağlanması, kaliteli ve sürdürülebilir elektrik dağıtım hizmeti anlayışıyla 2016-2020 dönemini kapsayan 3’üncü uygulama dönemi içerisinde hizmet bölgelerinde 500 milyon lirayı aşan yatırım planlaması yaptıklarını söyledi. Akboğa, özellikle 2017 yılı için müşterilerden gelen talepler ve yapılan saha araştırmaları sonucu elde edilen veriler doğrultusunda armatür yenileme çalışmaları yaparak taleplerin karşılanacağını belirtti.
    Elektrik Dağıtım Sektörü Birinci Uygulama Döneminde kamu eliyle yapılan aydınlatma tesislerinin özellikle şehir ve ilçe merkezlerinde yeni teknolojiye uygun hale gelmesi amacıyla 2011-2015 yıllarında Her Sokak Aydınlık projesini başlattıklarını dile getiren Akboğa,”Projenin sürdürülebilirliğini sağlamak adına ağırlığı kırsal olmak üzere şehir ve ilçe merkezlerinde ‘Her Sokak Aydınlık Faz 2’ projesiyle çalışmalara devam ediyoruz. Bu kapsamda hizmet bölgemizde bulunan aydınlatma gücünde ve kalitesinde sorun tespit ettiğimiz eski armatür ve lambaların değişim işini yapacağız. 2016-2020 yılını kapsayacak şekilde yaptığımız planlamada toplamda 120 bin civarında, 2017 yılı için ise 50 bin armatürü yenileyerek montaj işlemlerini yapacağız. 2017 yılında bu iş için yaklaşık 7 milyon 500 TL ödenek ayırdık. Yapılan planlamada ekonomik ömrünü doldurmuş aydınlatma tesisleri, tasarruf, kalite ve müşteri talepleri gibi birçok konu dikkate alındı ve saha çalışmalarına geçtiğimiz günlerde başladık.
    Aydınlatma talebinde bulunup da bekleyen müşterilerimizin kesin çözümler için biraz daha sabırlı olmalarını bekliyoruz. ÇEDAŞ’ın enerjisiyle Her Sokak Aydınlık projesinde, sorumluluk bölgesi daha aydınlık bir ÇEDAŞ için çalışmalarımızın aralıksız sürdüğünün bilinmesini isteriz” şeklinde konuştu.
    ‘Her Sokak Aydınlık Faz 2’ projesi kapsamında Sivas’ta 4 bin, Tokat’ta 3 bin 200, Yozgat’ta ise 2 bin 800 olmak üzere toplam 10 bin armatür değişimi yaptıklarını dile getiren Akboğa, aydınlatma çalışmaları kapsamında Sivas’ta 12 bin 178, Tokat’ta 11 bin 261, Yozgat’ta 10 bin 83 olmak üzere toplam 33 bin 522 armatürün bakımının yapıldığını söyledi.
    Yeni aydınlatma tesislerinin yıl sonuna kadar devreye alınmasını sağlayacaklarını aktaran Akboğa,”Sorumluluk bölgemizde toplamda 242 bin 714 aydınlatma armatürü bulunuyor.
    Abone sayısına oranladığımızda 3.7 aboneye bir armatür düştüğünü görüyoruz. Yapmış olduğumuz saha araştırmaları ve müşteri taleplerinin yanı sıra bizler için diğer önemli bir husus da ışık kirliliğinin önüne geçilmesidir.
    Ülkemiz, ışık kirliliğine en fazla maruz kalan ilk 50 ülke arasında yer alıyor. Ülkemizdeki ışık kirliliği dünya ortalamasına göre yüzde 60, Avrupa ortalamasına göre ise yüzde 3 daha fazla. Işık kirliliği, yanlış yerde, yanlış miktarda, yanlış yönde ve yanlış zamanda ışık kullanılmasıdır. Yapacağımız aydınlatma yatırımlarında tüm bu hususları da dikkate almış bulunmaktayız” dedi.

  • Çadır Höyük’te 5 Bin yıllık  tarih gün yüzüne çıkıyor

    Çadır Höyük’te 5 Bin yıllık tarih gün yüzüne çıkıyor

    Ağustos ayı ortalarına kadar kazı çalışmalarının süreceği belirtilen Çadır Höyük’te kazı başkanlığını ABD New Hampshire Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gregory M’Mahon yapıyor. Çalışmalarda bünyesinde Kalkolitik Çağı, Hititler, Frigler, Persler, Helenistik Çağ, Roma, Bizans ve Selçukluların izleri araştırılıyor. Çadır Höyük’te 30 kişilik kazı ekibi ve 30 işçi, fırça ve küçük malzemelerle santim santim kazdıkları toprakta tarihi bulgulara ulaşmaya çalışıyor. Kazılarda, höyüğün en alt kısmında Kalkolitik döneme ait çanak, çömlek üretim atölyeleri ve pişirme ocakları tespit edildi.
    Kazı Başkanı Prof. Dr. Gregory M’Mahon, Çadır Höyük’te 24 yıldır çalıştıklarını söyledi. Önce yüzey araştırması yaptıklarını, 1994 yılında da kazı çalışmasına başladıklarını aktaran M’Mahon, “Her sene 30 kazı ekibi, 30 da işçi çalıştırıyoruz. Birkaç alanda kazı yapıyoruz. En altta milattan önce 3500-3600’e uzanan Kalkolitik, en üstte milattan sonra 11. yüzyıldan kalma alan bulunuyor.”dedi.
    Yazı olmadığından Kalkolitik uygarlıklarının ismini bilmediklerini anlatan M’Mahon, “Burada Eski Tunç Çağı, Orta Tunç Çağı var. Anadolu’ya yazı Orta Tunç Çağı’nda geldi ancak bir buluntuya ulaşamadık. Hititler, Genç Tunç Çağı’nda yaşadı. Demir Çağı’nda Frigler, belki Persler ve ondan sonra Helenistik Çağ, Romalılar, onlardan sonra Bizanslar ve Türkler yaşadı.” diye konuştu.
    M’Mahon, 24 yıldır süren kazıların 50 yıl ve daha fazlasına uzanabileceğini ifade etti.
    Höyükteki kazılara katılan Emrah Dinç de kazıya sabah saat 06.00 gibi başladıklarını belirtti.
    Dinç, “Kazmaya başlıyoruz, buluntular çıkınca onları kaydedip, etiketliyoruz. Mimari kalıntılara veya bazı buluntulara rastladığımız zaman ince işe başlıyoruz. Mala ile toprağı tıraşlıyoruz, fırçayla onu açarak etrafına bakıp, ince ince temizliyoruz ve eserleri ortaya çıkarıyoruz.” diye konuştu.
    Çanakkale 18 Mart Üniversitesinden 4 yıldır kazı çalışmalarına katılan Nevra Arslan’da höyüğün Bizans döneminden kalma kısmında faaliyet gösterdiğini ifade etti.
    Arslan, Bizans döneminde askerlerin izlerini taşıyan odada çalışma yaptıklarını belirterek, şu bilgileri verdi: “İnce ince çalışma yapmak zorundayız. Çünkü savunma, yangın ya da savaş söz konusu. O yüzden savaşın izlerini ince ince kazarak bulabiliriz, yangının izlerini ve taban izlerini ancak bu şekilde keşfedebiliyoruz. Bizans dönemiyle ilgili metal parçalar var, askerlerin kullandığı kask, omuzluk gibi parçalar, hayvan kemikleri çıkıyor.
    Bunların yanında çok sayıda pişmiş seramik çıkıyor.”Höyüğün Kalkolitik döneminden kalan kısmında çalışma yapan Orta Doğu Teknik Üniversitesinden arkeolog Burcu Yıldırım’da “Çanak çömlek üretim merkezindeyiz. Depolar, üretim atölyesi ve dört yanı duvarlarla çevrilmiş büyük bir ocak var. O dönemin Nevşehir’i , Avanos ‘u burasıymış diyebiliriz.” diye konuştu.