Yazar: admin

  • Bir haftadır yağan kar çiftçiyi sevindirdi

    Bir haftadır yağan kar çiftçiyi sevindirdi

    Ocak ve Şubat aylarının aşırı soğuk geçmesi ve yağışların olmaması çiftçiyi endişeye sevk etmişti. Mart ayının ikinci haftasından itibaren yağan yağmur ve kar yağışı Yozgatlı çiftçileri mutlu etti.Yerköy Ziraat Odası Başkanı Bahri Yılmaz, önceki yıllara göre Ocak ve Şubat aylarının kurak geçtiğini belirterek, “Bu ayda kar yağması tarım arazileri açısından oldukça faydalıdır.
    Geçtiğimiz aylarda istenilen derecede yağış olmadı. Fakat bir haftadır belirli aralıklarla yağan kar hububat ürünleri ve diğer ürünler açısından oldukça faydalıdır.”dedi.
    Ekim ayından sonra istenilen derecede yağış olmadığını kaydeden Başkan Yılmaz, “Önceki yıllarda Ekim ayından sonra yağışlarla birlikte ekinler çıkardı. Bu yıl yağışların az olması sebebiyle buğdaylar yeni çıkmaya başladı.
    Şuan yağan bu kar ekili tarım alanları için adeta ilaç niteliğinde çok faydalı oldu. Geçtiğimiz aylarda belirli zamanlarda yağış oldu fakat az yağdı.
    Ama bir haftadır yağan kar ekinlere yaradı. Çünkü ne kadar kar yağarsa yağsın buğday için çok faydalıdır. Kar yağması buğdayda oluşabilecek hastalıkları yok eder ve ürünün üzerini örterek yorgan görevi görür. Soğuk ve dondan etkilenmez.
    Onların gelişmesini sağlar. Ürünün hasat döneminde daha kaliteli olması, daha verimli olmasına etki eder. Bu bakımdan çiftçimiz bu kar yağışına çok sevindi.”diye konuştu.
    Çiftçinin mazot ve gübre desteğini tam zamanında aldığını söyleyen Yılmaz, “ Bu destek belki yeterli değil ama çiftçimiz şimdi tarlasına atacağı gübresini temin etme yoluna gitti.
    Çiftçilerimiz bu ay içerisinde tarlasına gübresini atacak devamında ise ilacını atacak. Bu vesile ile bu yılın çiftçilerimiz açısından bol ve bereketli, kazasız belasız bir hasat dönemi geçirmelerini diliyorum.”ifadelerini kullandı.

  • Çanakkale Zaferi Kutlandı

    Çanakkale Zaferi Kutlandı

    Yozgat Şehitliğine çelenk bırakılmasıyla başlayan törene; Vali Kemal Yurtnaç, Belediye Başkanı Kazım Arslan ve Yozgat Şehit Aileleri ve Gaziler Dernek Başkanı Nedim Elmalı ve çok sayıda şehit yakını katıldı.
    Günün anlam ve önemini belirten konuşmayı Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürü Abdullah Neşeli yaptı. Neşeli konuşmasında,”Çanakkale Zaferi, Mehmetçiğin vatan ve millet sevgisinin ölümsüzlük anıtı, yok edilmek istenen milletimizin tarih sahnesinde yerini koruyacağının ve Çanakkale’nin geçilmeyeceğinin tüm dünyaya güçlü bir şekilde ilanı, hilalin haça karşı dünya savaşı olduğunu ve erkek, kadın, Laz, Çerkez, Kürt milletin tek yumruk olduğu milli ruhun, milli şuurun uyandığı Türkün öz benliğinin şahlandığı destanın adıdır.” şeklinde konuştu.
    Konuşmaların ardından Vali Kemal Yurtnaç, şehitlik defterini imzaladı. Askerlerin saygı atışıyla devam programda şehitler için Kur’an okunup dua edildi. Şehit mezarlarına karanfil bırakılmasıyla şehitlikteki program son buldu.

  • POMEM’de bin 100  öğrenci mezun oldu

    POMEM’de bin 100 öğrenci mezun oldu

    Törende konuşan Yozgat Valisi Kemal Yurtnaç, Türkiye’de eğitimle her şeyin daha ileriye gittiğini ifade ederek, “Ben polis okulunun törenine 3 kez katıldım. Türkiye’de eğitimle her şey daha ileriye gidiyor. Üniversite mezunu bu polislerimiz, halkın güvenini sağlamada önemli bir işlevleri olacak. Mezun olan polislerin sadece güven sağlamak değil aynı zamanda güzel sanatlardan, müzikten, resimden anlarlar aynı zamanda devletin gücünü de suçluya gösterecek şekilde eğitildiler” dedi. Yozgat POMEM olarak bin 100 vatan evladını mezun etmenin haklı gururunu yaşadıklarını dile getiren POMEM Müdürü Şaban Kütükoğlu ise Yozgat POMEM’in 1997 yılında kurulduğunu anımsatarak,”Okulumuz kurulduğu yıldan bu yana emniyet teşkilatına sayıları 10 binleri bulan ülkesinin bölünmez bütünlüğüne inanan, gözünü kırpmadan, ülkesi, için, bayrağı için, devleti için şehit olan polis memurları yetiştirmiştir. Türküye Cumhuriyeti var olduğu sürece de yetiştirecektir” diye konuştu. Konuşmaların ardından dereceye giren 10 öğrenciye ödülleri verildi. Daha sonra 4 aylık eğitimlerini tamamlayan bin 100 polis adayı yemin ederek diplomalarını aldı. Yemin sonrası öğrenciler keplerini havaya atarak mezun olmanın sevincini yaşadı. Ailelerde çocuklarının sevincine ortak olurken törende duygusal anlar yaşandı.

  • Şengök: Evde bakım  projesini hayata geçirdik

    Şengök: Evde bakım projesini hayata geçirdik

    Proje ilçe merkezinde ikamet eden ihtiyaç sahibi olan, muhtaçlığı tespit edilen, yaşlı, engelli ve hasta olup bakacak kimsesi olmayan bakıma muhtaç 38 hanenin bakım ve temizlik hizmetinin evde görülmesini kapsıyor.
    Konu ile ilgili açıklamada bulunan Yerköy Kaymakamı Nevzat Şengök, Yaşam döngüsünün son evresi olan yaşlılık süresinde yaşlı, engelli, bakıma muhtaç, kimsesi olmayan ancak huzurevi hizmeti de istemeyen muhtaç ve yaşlı vatandaşların kendi bulundukları sosyal çevreden ayrılmadan evlerinde temizlik ve sağlık hizmetlerinde ihtiyaçları olduğunu tespit ettik. Bakıma muhtaç oldukları bu dönemde insan onuruna yakışır şekilde yaşama haklarına sahip olup yaşlı, engelli ve muhtaç bireylerimizin toplumla bütünleşmesi ve yaşama bağlı kalması kapsamında temizlik işlerinin yanı sarı diğer Kurum ve Kuruluşlarla işbirliği içerisinde ailelerin ihtiyaçları ve sorunları yerine getirilmektedir” açıklamasında bulundu.

  • Yılmaz: Türkiye istikrarlı yönetime kavuşsun  diye cumhurbaşkanlığı sistemini getirdik

    Yılmaz: Türkiye istikrarlı yönetime kavuşsun diye cumhurbaşkanlığı sistemini getirdik

    Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, Yozgat programı çerçevesinde Yerköy İlçesi’nde STK ve muhtarlarla bir araya geldi. Yerköy Adalet Meslek Yüksek Okulu’ndaki konuşan Bakan Yılmaz, anayasa değişikliğinin bir memleket meselesi olduğunu belirterek, “Her hangi bir partinin meselesi değildir. Ondan dolayıdır ki diğer seçimlerden farklı olarak bir konu üzerinde birden fazla parti şöyle olsun diyemiyor, birden fazla parti de böyle olsun diyemiyor. Çoğunluk ve azınlığı millet belirleyecek ama sadece bu değişiklik bir partiyi ilgilendirmiyor, bir memleket meselesidir” ifadelerine yer verdi. Cumhurbaşkanlığı sistemine neden evet denilmesinin gerekçelerini açıklayan Yılmaz, “Türkiye’nin önü açılacaktır. Kimileri de farklı hayır bu anayasa geçerse memleket daha çok sıkıntıya girecektir düşünüyor. Gücün hepsi, yönetimin hepsi millete aittir, egemenlik kayıtsız şartsız millette diyoruz ya şimdi geçmişteki cumhurbaşkanlığı seçimi olmasın diye ve iki başlılık olmasın diye ve Türkiye istikrarlı bir yönetime kavuşsun diye zaman kaybı olmasın diye ‘Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemini getirdik. Bu hükümet sisteminde bu ülkeyi yönetebilmek için yüzde 50’nin üzerinde oy almak lazım. Biz diyoruz ki bu sisteme mutlaka evet verilmesi lazım, niçin evet lazım daha demokratiktir de ondan, milli iradeye daha uygundur da ondan. Niçin daha demokratik ve milli iradeye uygun, hiç şüpheniz olmasın yüzde 50’nin üzerinde oy alıp bu halkı bu milleti yönetmek o göreve talip olmak millet tarafından o göreve birisinin görevlendirilmesi yüzde 34-40’lardan çok daha demokratiktir. Bizim aradığımız daha demokratik sistem değil mi? İşte bu demokratik sistem 16 Nisan’da önünüze geliyor. Evet dediğinizde hiç şüpheniz olmasın mutlaka demokratik sisteme kavuşacağız” dedi. 16 Nisan’da Türkiye’nin evet demesi halinde uzlaşmacı bir sisteme kavuşacağımızı belirten Yılmaz şunları kaydetti: “Hiçbir partinin oyu yüzde 50’nin üstünde değil. En büyük parti biziz yüzde 50 oyumuz yok. Dolayısıyla da bir kimse yönetime talip olabilmek için yüzde 50’nin üzerinde oy alabilmek için uzlaşmacı olması lazım. 80 milyonu kucaklaması lazım. Kutuplaştırmaması lazım, ötekileştirmemesi lazım, başka partililerle arasında uçurumlar oluşturulmaması lazım. Bunun içinde başkalarının oyuna talip olması lazım. Başkalarının oyuna talipsen o halde uzlaşmacı olacaksın. O halde ikinci kriterimizde 16 Nisan’da gelecek sistem daha uzlaşmacıdır dediğimizde doğru bir tespitte bulunuyor muyuz? Yine bu gelecek sistem hukuk devletine daha uygundur. Yeni getirilen cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminde sorumsuz hiç kimse yok. Herkes yetkisi varsa sorumluluğu da vardır. Hem hukuki denetimi vardır hem de ceza kanunlarını ihlal ederse yüce divana da gönderilebilir” şeklinde konuştu.Cumhurbaşkanlığı sisteminin kuvvetler ayrımına uygun olduğunu söyleyen Bakan Yılmaz, “ Herkes kendi görevini yapacak, yasama yasamayı yapacak, yürütme yürütmeyi yapacak. Yasamanın içinden yürütme çıkmayacak. Bir başka husus yargının da milli irade ile bağı kuruluyor. Egemenliğin üç unsuru var; yasama, yürütme, yargı. Yasama milletvekilleri vasıtasıyla yürüyor. 16 Nisan’la anayasa değişikliği ile birlikte hükümeti sandıkta millet kuruyor. Bu da egemenliğin bir parçası. Bizim inancımız kadere iman eden kederden emin olur. Biz de diyoruz ki bu sistem için millete güvenen vehimlerden kurtarır. Hiç şüpheniz olmasın bu millet kendisine haksızlık yapanı, kendisini geriye kurtaracak olanı kendisine söz verip de yapmayacak olan hiç kimseyi bu makama getirmez. Yeter ki millete güven her konuda, millete güveniyorsan. Sandık önüne gelecek, millet kendisine zulmetmez. O sandık bu sistemin en büyük dengesidir. Bu sistemin en büyük kontrol mekanizmasıdır, biz milletimize güveniyoruz. İşte bu hedefe yeniden büyük Türkiye hedefine ancak güçlü liderlerle doğru kılavuzlarla, doğru rehberlerle, doğru liderlerle ulaşabiliriz. İşte bunun da anahtarı 16 Nisan’da sizin önünüze geliyor. Ve inanıyorum ki millet kendisine ve kendisinden sonraki evlatları için daha güçlü, daha istikrarlı daha iyi bir Türkiye güzel bir Türkiye bırakmak istiyorsa vereceği tek bir alternatif vardır, o da evet.
    Hayır denilirse mevcut sistem devam etsin demektir başka bir alternatifi var mı? Evetle Türkiye’ye dördüncü demokrasi cemresi düşecektir.” açıklamalarına yer verdi. Yerköy programının ardından Bakan Yılmaz, Yozgat Valiliğini ziyaret etti. Yozgat Valiliği ziyaretinin ardından Bozok Üniversitesi Rektörlüğüne kısa bir ziyaret gerçekleştiren Bakan Yılmaz, Bozok Üniversitesi Konferans Salonu’nda öğrencilere Cumhurbaşkanlığı sistemi ve yeni anayasa hakkında açıklamalarda bulundu. Bakan Yılmaz, üniversitedeki programının ardından Yozgat’ta esnaf ziyareti gerçekleştirdi. Bakan Yılmaz daha sonra Yozgat Belediyesi ve AK Parti İl Başkanlığı ziyareti gerçekleştirerek Sorgun programına katıldı.

  • Vali Yurtnaç: Çanakkale Zaferi, azmin ve  imanın teknolojiyi sırt üstü vurduğu bir harptir

    Vali Yurtnaç: Çanakkale Zaferi, azmin ve imanın teknolojiyi sırt üstü vurduğu bir harptir

    Vali Yurtnaç, 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi’nin 102. Yıldönümü dolayısıyla kutlama mesajı yayımladı. Vali Yurtnaç, kutlama mesajında, şunları kaydetti: “Çanakkale’de yazılan zafer destanını, o destanın şanlı kahramanlarını bir kez daha hürmetle, rahmetle, minnetle yad ediyorum.
    Çanakkale, namusu bildiği vatanının ve milletinin bekası için gül bahçesine girer gibi toprağa düşen yüzbinlerce kınalı kuzunun eseridir. Çanakkale “Biz kimiz?” sorusuna verilmiş ve tarihten silinemeyecek kadar büyük bir cevaptır. Azmin ve imanın teknolojiye sırt üstü vurduğu bir harptir.
    Milletlerin de imtihanları vardır. İşte Çanakkale de milletimizin şahlanışına ve bir millet olarak dünya sahnesinde yeniden yükselişine zemin hazırlamıştır. Çanakkale’de, tarihimize altın harflerle yazılan zafer, istiklalimizin ve istikbalimizin de bir manifestosudur. Ve milletimizin imtihanı alnının akıyla geçtiğinin gurur tablosudur. Bu düşüncelerle, Çanakkale Deniz Zaferimizin yıl dönümünde, 18 Mart Şehitler Günü’nde, acılarını milletçe yüreğimizde hissettiğimiz ve harp meydanlarında yitirdiğimiz tüm şehitlerimize Mevla’dan rahmet diliyorum. Ayrıca terörle mücadelede, 15 Temmuz’da şehit düşen tüm kardeşlerimi rahmetle anıyorum. Yakınlarına ve milletimize baş sağlığı diliyorum. Milletimizin gururu, Çanakkale Deniz Zaferimizin kutlu ve mübarek olsun. Şehitlerimizin mekanı cennet olsun, Allah onlardan razı olsun.”

  • TOKi konutları sahiplerini buldu

    TOKi konutları sahiplerini buldu

    Vali Yurtnaç, kura çekim töreninde yaptığı konuşmada, vatandaşların bu güzel günlerinde yanlarında olmaktan dolayı mutlu olduklarını söyledi.
    Konutların ilçeye ve hak sahiplerine hayırlı olması temennisinde bulunan Vali Yurtnaç, “Mutluluklar paylaşınca çoğalır, acılarda paylaşınca azalır. Sizin de bu mutlu gününüzde sizlerle beraber olmak bizleri ziyadesiyle mutlu etti. Allah hayırlı uğurlu etsin, evlerinizde güle güle oturun. İmarı yeni düzenlenen yerlerde TOKİ tarafından planlı bir şekilde konut yapılması o şehre yeni gelecek katar. TOKİ ile hükümetimizin son yıllarda yaptığı güzel çalışmalar var. Yozgat’a 6 bin 358 konut yapılmış. Bu sayı bir şehir demek” dedi.
    SARAYKENT’E
    TERMAL TESİS
    YAPILIYOR
    Saraykent’e bir termal tesis yapıldığını belirten Vali Yurtnaç, “Termal tesise gelen kişiler şehrin meydanını gezer, şehrin kültürünü, tarihini görür.
    Şehrin güzel bir meydanının olması artık bu şehrin yol alması anlamına gelir. Belediye başkanımız da güzel bir meydan yapacağından bahsetti. Biz Yozgat’ı kongre ve spor turizminin merkezi yapacağız dedik. Yozgat’ta 9 tane termal kaynağımız var. Bu kaynaklardan Saraykent’te var, Yerköy’de var, Sarıkaya’da var ama il genelinde bir tane 5 yıldızlı otelimiz var. Biz burada yatak kalitesini artırdığımız takdirde, termal kaynaklarımızı kullandığımız takdirde Yozgat yeni bir havaya, yeni bir çehreye kavuşacak. Allah’ın bize bahşettiği bu sıcak suyu insanların hayrına kullanmamız gerekiyor” diye konuştu.
    TOKİ TÜRKİYE’NİN YÜZ AKIDIR
    Adalet Bakanı Bekir Bozdağ ise, 86 adet konutun kura çekimini gerçekleştirdiklerini kaydederek, kurada ismi çıkacak olan vatandaşların konutlarında sağlıklı, huzur ve mutluluk içerisinde yaşamaları temennisinde bulundu.
    Bütün hak sahiplerine hayırlı uğurlu olmasını dileyen Bakan Bozdağ, “Bu projeyi tüm zorlukları aşarak buraya kazandıran belediye başkanımıza teşekkür ediyorum. Pek çok meseleyi bir bir aşarak bu konutları sizlere ve Saraykent’e kazandırdılar. TOKİ Türkiye’nin yüz akıdır. 2002 yılından bu yana 772 bin konut yapmış. Yozgat’ta binlerce konut yaparak yeni bir şehirleşme, yeni bir mimari anlayışı ve yeni bir mahalle kültürü ortaya çıkarmış. Bu da Yozgat’ın şehirleşme anlamında gelişimine önemli bir katkı sağladı. Bundan sonrada inşallah ilimiz için, ülkemiz için üretmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
    SARAYKENT İÇİN KAPLICA ÖNEMLİ
    Saraykent için kaplıcanın önemini bildiklerini aktaran Bakan Bozdağ, “Saraykent’e her geldiğimizde bunu bize ifade ettiler. Buranın projelendirmesini yaptık, müteahhit firmada sorun çıktı, yasalar gereği bunun tasfiyesi yapılıyor. İnşallah yakın bir zamanda yeniden ihale edilecek. Yapıldığı zaman ise Saraykent’e büyük bir katma değer katacaktır. Bu güne katar Saraykentlilere ne söylemişsek hepsini yaptık. Söyleyip yapamadığımız, sizlere mahcup olduğumuz hiçbir şeyimiz olmadı. Söylemeyip yaptığımız çok şey oldu. Saraykent ile Kadışehri’ni karayolu ağına da aldırdık ve bu da çok önemli. Bundan sonra yollarımızın standardı Allah’ın izniyle daha iyi olacaktır” şeklinde konuştu.
    Konuşmaların ardından hak sahiplerinin belirlenmesi için noter huzurunda kura çekimine geçildi. İlk kurayı Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, ikinci kurayı ise Vali Kemal Yurtnaç çekerek hak sahiplerini belirledi.

  • Tüketiciler Derneğinden Vali Yurtnaç’a ziyaret

    Tüketiciler Derneğinden Vali Yurtnaç’a ziyaret

    Hüseyin Erdoğan, ziyarette Vali Yurtnaç’a derneğin çalışmaları konusunda bilgiler verdi.
    Eerdoğan, “ Dernek olarak “Doğan her canlının bir tüketici olduğun’a” inanıyoruz ve bu her bir canlının da Hakkının bulunduğunu, bu hakkı kimsenin aykırı şekilde kullanmasını istemiyoruz.
    Bu kapsamda tüm tüketicilerin ücretsiz avukatlığını yapıyoruz.”dedi.
    Vali Kemal Yurtnaç’ta vatandaşların bu gibi konularda daha bilinçli olmaları gerektiğini vurguladı. Yurtnaç, “Özellikle bilinçli toplum için gönüllü kuruluş olan Tüketici Derneği önemli bir görevi yerine getirmektedir. Kendilerine bu gönüllü çalışmalarından dolayı teşekkür ediyor, Tüketiciler günlerini kutluyorum.”diye konuştu.

  • Çanakkale Zaferi kutlandı

    Çanakkale Zaferi kutlandı

    Gazi Üniversitesi Emekli Öğretim Üyesi Prof. Dr. Reşat Genç’in konuşmacı olarak katıldığı programda “Çanakkale Savaşları Balkan Gönüllüleri ve Çanakkale Türküsü” konulu konferans verildi.
    Bozok Üniversitesi Erdoğan Akdağ Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen programa Bozok Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Salih Karacabey,Yozgat Belediye Başkan Yardımcısı Ahmet Akgün, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hikmet Şelli Aybar ve Prof. Dr. Kadir Özköse, Fakülte Dekanları, daire müdürleri ve çok sayıda öğrenci katıldı.
    Programın açılış konuşmasını yapan Bozok Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Salih Karacabey, Çanakkale’de 250 bin şehitle ecdadımız bu ülkeyi korurken, o gün dünya milletlerinin bize karşı takındığı tavrın tahlil edilmemesi durumunda, şu günlerde yaşadığımız problemin nereye dayandığını keşfedemeyeceğimizi söyledi. Bugünleri doğru yorumlamak için gelecekte nelerle karşılaşabileceğimizi iyi tahlil edebilmek ve ona göre hazırlıklı olmak için Çanakkale’nin hiç unutulmaması gerektiğine dikkat çeken Rektör Prof. Dr. Karacabey; “En azından Mehmet Akif Ersoy’un Çanakkale Destanı’nı her satırını, her kelimesini zihnimize kazımalı, gönül dünyamızdan onu hiçbir zaman çıkarmamalıyız. Geleceği kendilerine emanet etmeyi düşündüğümüz ve sevgili gençlerimiz, her birimiz farklı mesleklerde ve alanlarda çalışmalar yapacağız. Hangi mesleğin sahibi olursak olalım ülkemizin kalkınmasında dünya yüzünde gerçekten gelişmiş ve kalkınmış bir millet olarak tarih sahnesinde varlığımızı sürdürmemizde mutlaka kendi kültürümüzü, tarihimizi ve değerlerimizi bilmenin önemi, onları özümsemenin ve yaşatmanın önemi çok büyüktür. Çanakkale, tarihimizde unutmayacağımız ver her zaman ibret alıp geleceği ona göre kurgulayacağımız bir sahnedir. Bu sahnenin zihnimizden hiç bir zaman çıkmaması gerektiğini düşünüyorum.” diye konuştu.
    Açılış konuşmalarının ardından Gazi Üniversitesi Emekli Öğretim Üyesi Prof. Dr. Reşat Genç tarafından “Çanakkale Savaşları Balkan Gönüllüleri ve Çanakkale Türküsü” konulu konferansa geçildi. Prof. Dr. Genç, Çanakkale Savaşları hakkında katılımcılara bilgiler vererek konuşmasının devamında Gelibolu’da her metrekareye 20 şehit verildiğini ve her metrekareye 6 bin merminin düştüğünü dile getirerek şunları söyledi; “Gelibolu’da koca bir Darülfünun’u gömdük. İstanbul Erkek Lisesi o yıl bir tane bile mezun veremedi. Çanakkale Savaşları’nı hatırlarken bu tür feragat ve fedakârlıkların mutlaka unutulmaması gerekir.
    Atatürk’ün Büyük Nutuk’ta dediği üzere; Temel ilke,Türk milletinin haysiyetli ve şerefli bir millet olarak yaşamasıdır. Bu ilke, ancak tam istiklale sahip olmakla gerçekleşebilir. Ne kadar zengin ve bolluk içinde olursa olsun, bağımsızlıktan yoksun bir millet, medeni insanlık dünyası karşısında uşak olmak konumundan yüksek bir davranışa layık görünemez. Halbuki, Türk’ün haysiyeti, gururu ve kabiliyeti çok yüksek ve büyüktür, Böyle bir millet esir yaşamaktansa yok olsun daha iyidir. O halde, Ya İstiklal Ya Ölüm! Bu dinimizde de böyle değil midir? Namaz ve hac ibadetlerinin temel şartı da hür olmak değil midir? O halde haysiyet ve şerefle yaşamanın temel şartı özgür ve hür olmaktır. Hür, egemen ve bağımsız yaşayabilmemiz için Çanakkale Savaşları’nda gösterilen fedakârlıkları bilmemiz gerekir.” dedi.
    Konferansın ardından Rektör Prof. Dr. Salih Karacabey, Gazi Üniversitesi Emekli Öğretim Üyesi Prof. Dr. Reşat Genç’e katılımlarından dolayı teşekkür plaketi takdim etti. Program, Üniversitemiz Müzik Sanat Topluluğu tarafından Oratoryo ve Çanakkale Türküleri’nin seslendirilmesiyle sona erdi.

  • Başer: Çanakkale Zaferi, tarihte eşine  az rastlanır kahramanlık destanıdır

    Başer: Çanakkale Zaferi, tarihte eşine az rastlanır kahramanlık destanıdır

    Milletvekili Yusuf Başer, 18 Mart Çanakkale Deniz Zaferi’nin 102. Yıldönümü dolayısıyla yaptığı açıklamada Çanakkale Zaferinin, anlam ve öneminden bahsetti. Milletvekili Başer, şunları kaydetti: “Çanakkale Zaferi, bir milletin bütün yokluk ve imkansızlıklara rağmen, yüksek bir ruh ve ahlakla nasıl canı pahasına vatan topraklarını düşman işgalinden koruduğunu göstermesi bakımından insanlık tarihi içinde çok özel bir yere sahiptir.Çanakkale Zaferi, tarihte eşine az rastlanır en büyük kahramanlık destanlarından biridir.Vatan topraklarının dört bir yanından gelerek Çanakkale’de işgal kuvvetlerine geçit vermeyen kahramanlar, bizim bugün millet olarak sahip olduğumuz birlik ve beraberliğin ne kadar sağlam temeller üzerine oturduğunu bütün dünyaya en gür sesle ilan etmiştir. Çanakkale Zaferi, vatan topraklarını ve bağımsızlığımızı korumak için şahlanan bir milletin, bağımsızlık ve egemenlik aşkının heyecan ve ibret verici destanıdır. Bu destanı yazan binlerce şehidimiz, “Çanakkale Geçilmez” gerçeğini ve kendisine vurulmak istenen esaret zincirini parçalayıp atacağını tüm dünyaya göstermiştir. Millet olarak yokluklar içindeyken bile ‘Çanakkale Geçilmez’ dedirten sağlam bir inancın, sarsılmaz bir ruhun mirasçılarıyız. Aydınlık geleceğimizin teminatı dün olduğu gibi işte bu ruhtur, bu inançtır. Çanakkale Zaferi, sadece geçmişimizin bir aziz hatırası olarak değil, geleceğe yürüyüşümüzün en güçlü ilham kaynaklarından biri olarak da milletimizin hissiyatında son derece önemli bir yere sahiptir. Milletçe şehitlerimizin bize bıraktığı mukaddes emaneti, her geçen gün aynı şuur ve inançla daha da yükseklere taşımakta kararlıyız.Bu inançla Çanakkale Zaferi’nin 102.yıl dönümünü kutluyor, 18 Mart Şehitler Günü’nde bu toprakları bize mukaddes bir vatan kılan tüm şehitlerimizi, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere aziz şehitlerimizi, kahraman gazilerimizi bir kez daha minnet, saygı ve şükranla anıyorum.”

  • Öğrenciler’den Çanakkale  Şehitleri için Mevlit

    Öğrenciler’den Çanakkale Şehitleri için Mevlit

    Sorgun Beşevler Camisinde cami imamları Halit Şahin ve Ramazan Gökdemir tarafından okutulan mevlitte şehitler için dualar edildi. Cuma namazı sonrasında ise vatandaşlara gobit ekmek, meyve suyu dağıtıldı.
    Okul Müdürü Nafi Yıldırım, “Okulumuz demokrasi insan hakları ve yurttaşlık kulübü tarafından 18 Mart Çanakkale Zaferi’nin 102.yıl dönümü ve şehitler için Mevlid-i Şerif okuttuk. Ülkemiz için, milleti için, bayrağı için, birliğimizin düzeni için Çanakkale’de şehit olan kardeşlerimizi rahmetle anıyoruz. Şehitlerimiz için dua ettik, ruhları şad olsun. Cenabı Haktan en içten dileklerimizle bizi bu acılardan muhafaza etmesini ve vatanımızın birlik ve beraberliği için dua edeceğiz” dedi.

  • Lekesiz: Çanakkale, bin yıllık  tarihimizin teyit edildiği yerdir

    Lekesiz: Çanakkale, bin yıllık tarihimizin teyit edildiği yerdir

    AK Parti Yozgat İl Başkanı Harun Lekesiz, 18 Mart Şehitleri Anma ve Çanakkale Deniz Zaferinin 102.nci yıldönümü dolayısıyla yaptığı açıklamada Çanakkale Zaferinin anlam ve önemine değindi.
    Lekesiz, “Bir milletin kaderini belirleyen şey, onun yaşadığı tarihi tecrübeler ve etkide bulunduğu geniş coğrafyadır. Yine bir milletin tarihte bıraktığı iz, o milletin kazandığı büyük zaferler kadar yaşadığı derin acılarla ilgilidir. Aziz milletimiz asırlardır çok engin ve derin bir coğrafyada çok köklü tarihi tecrübelerle bütün insanlara ışık saçan idealler uğruna birçok şehidimizi toprağa vermiştir. Çanakkale, bin yıllık tarihimizin her anına damga vuran istiklal ve istikbalimiz konusundaki kararlılığımızın, iman gücünün, çok büyük fedakarlıklarla bir kez daha teyit edildiği yerdir. Azmin ve imanın teknolojiye galebe çaldığı tarihte eşine çok az rastlanan bu büyük destan, namusu bildiği vatanının ve milletinin bekası için gözlerini kırpmadan canlarını vermeyi göze alan yüzbinlerce kahramanın eseridir.”dedi.
    ÇANAKKALE
    GEÇİLMEZ SÖZÜ
    TARİHE KANLA
    KAZINDI
    Çanakkale sözünün tarihe kanla kazıldığını vurgulayan Lekesiz, ““Bir gül bahçesine girercesine” toprağa düşen kınalı kuzular, dünyayı kendilerine hayran bırakan mücadeleleriyle, “Çanakkale Geçilmez” sözünü, daha doğrusu bu sözün gerisindeki inancı ve kararlılığı, tarihe kanlarıyla kazımışlardır.
    Aynı zamanda Çanakkale Zaferi, binlerce yıllık şanlı tarihe sahip milletimizin, son 2 asırdır yaşadığı hüsrandan silkinişinin, adeta kendi küllerinden yeniden dirilişinin sembolüdür. Milletimizin en seçkin, en yetişmiş, en verimli nesillerini feda etme pahasına Çanakkale’de fitilini tutuşturduğu ateş, kendimizde Kurtuluş Savaşını verecek gücü bulmamız ve yeni devletimizi kurmamızla sonuçlanmıştır. Çanakkale Zaferi, Türkiye’nin kararlı ve onurlu medeniyet yürüyüşünün en önemli ilham kaynaklarından biridir.
    Bu vatan parçasını canı ve kanı pahasına koruyan Seyit Onbaşıları, Kınalı Hasanları, Saka Hüseyinleri ve vatan toprağı için gözünü kırpmadan kendini siper eden tüm şehitlerimizi, Adalet ve Kalkınma Partisi Yozgat İl Teşkilatı olarak, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere aziz şehitlerimizi, rahmetle, kahraman gazilerimizi bir kez daha saygı ve şükranla anıyor şanlı zaferimizin yıl dönümünü minnetle kutluyorum” diye konuştu.

  • Bakan Bozdağ: Barolar Birliğinin levhasını  değiştirsin Feyzioğlu, Alternatif CHP yazsın

    Bakan Bozdağ: Barolar Birliğinin levhasını değiştirsin Feyzioğlu, Alternatif CHP yazsın

    Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, 16 Nisan’da yapılacak olan referandum öncesinde Kocaeli’nde görev yapan yerel ve ulusal basının temsilcileri ile bir araya geldi. Ramada Otel’de düzenlenen programa Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu, Kocaeli Cumhuriyet Başsavcısı Mehmet Ali Kurt, İzmit Belediye Başkanı Nevzat Doğan da katıldı.
    “Cahilliğin dışa vurumundan başka bir şey değil”
    Deniz Baykal’ın bir programda söylediği sözlerle ilgili değerlendirmede bulunan Bakan Bekir Bozdağ, “Deniz Baykal’ın yapmış olduğu açıklamayı talihsiz bir açıklama olarak görüyorum. İslam literatüründe açıklama yapacaksak veya siyasette bazı kavramlar kullanırken siyasetçilerimizin çok dikkatli olması lazım. Toplumun hassasiyetlerine, dinin değerlerine dikkat etmesi lazım. Maalesef sayın Baykal’ın yaptığı açıklama İslamın ve Müslümanların kabul ettiği peygamberlik yaklaşımıyla bağdaşmıyor. Keşke bir ilahiyatçıya sorsa, söylediği sözün ne anlama geldiğini bir müftüye sorsa, ona doğru cevapları verirlerdi. Bunun bir saygısızlık olduğunu Peygambere bir hadsizlik olduğunu kendilerine söylerler. Geçenlerde de İzmir Barosu bir video hazırladı. Orda da Hz Adem ve Hz Havva üzerinden bir anlatım yapıldı. Buda cahilliğin dışa vurumundan başka bir şey değil. Daha sonra sayın Kılıçdaroğlu’da ‘bu İslam’da da caiz değildir’ diye bir şeyler söyledi. CHP sistem değiştiriyor ama bilgi ile değiştirmesi daha temenni ettiğimiz bir şey. Din hakkında ki yanlış bilgiler ve bilgisizlikler ile bir değişiklikle ortaya kötü görüntüler çıkıyor. Sayın Baykal’a tavsiyem, CHP’ye tavsiyem, dinle ilgili konuşurken uzmanlara sorup konuşsalar, hem kendileri zarar görmez hem de yapmak istemedikleri bir saygısızlığın fotoğrafı ile karşı karşıya kalmazlar” dedi.
    “Hollanda başbakanının yaptığı esasında bir çocukluk”
    Hollanda başbakanının yaptığının bir çocukluk olduğunu ifade eden Bakan Bozdağ, “Kabul edilebilir bir şey değil. Bir ülkenin başbakanı kendi ülkesini ve kendi vatandaşını bu kadar küçük düşüren, itibarsızlaştıran, hem kendi halkı nezdinde hem de dünya milletleri nezdinde itibarsızlaştıran bir uygulamanın altına imza atmaması lazım.
    Hollanda başbakanı böyle bir uygulamanın altına imza attı. Hem Hollanda Anayasasında, hem insan hakları sözleşmelerinin, hem demokrasiyi hem hukukun evrensel ilkelerini, hem de uluslararası ilişkilere dahil Viyana sözleşmesini ayaklar altına alan bir uygulama yapıldı. İfade özgürlüğü, seyahat özgürlüğü, toplanma hakkı bunların tamamı çiğnendi. Avrupa ülkeleri bu hak ihlali karşısında, insan haklarının ayaklar altına alınması karşısında maalesef sessiz kaldılar. Ben, “Hollanda Başbakanı yanlış yapmıştır, Hollanda hükümetinin uygulaması yanlıştır. Bu yanlışlıktan derhal dönülmeli’ diye açıklamalar beklerdim. Böyle bir açıklama olmadı. Avrupa’da yükselen ciddi bir ırkçılık var, ayrımcılık var, yabancı düşmanlığı, İslamafobi ve Türkiye karşıtlığı var. Bu bir hastalık. Bunlar sağlıklı insanların yapabileceği bir şey değil. Hasta insanlar yapar. Bu hastalıklara karşı Avrupalıların mücadele etmesi lazım. Almanya, Avusturya, Holllanda dahil bir çok ülke ırkçılık, ayrımcılık, yabancı düşmanlığı gibi hastalıklara prim veren açıklamalar yapıyor. Böyle devam ederse Hollanda başbakanı günü gelecek kendi de konuşamayacak. Bu hastalıkların olduğu yerlerde huzur barış hiçbir şey uzun ömür olmaz. Hollanda vatandaşlarına çağrıda bulunuyorum, sesini yükseltemeyen başbakan değil, sesini yükselten idareciler bulun ve sizde sesinizi yükseltin” diye konuştu.
    Almanya’nın mektubu
    Almanya’nın gönderdiği mektupları değerlendiren Bakan Bekir Bozdağ, “Almanya Adalet Bakanı darbe teşebbüsünden sonra bana bir mektup gönderdi. Arkasından bir başka mektubu daha geçenlerde gönderdi. Biz birinci mektubu kaale almadık ama ikinci mektup gelince iki mektuba birlikte cevap vermek zaruretinde kaldık. Her iki mektupta da diplomatik nezaketten uzak Türkiye’yi haksız yere suçlayan, terör örgütlerinden etkilenerek kaynak alınan mektuplar. Bu mesnetsiz yaklaşımlara ve diplomatik nezaketten uzak üsluba cevap verdik. Türkiye hakkında karar alanlar, Türkiye’yi terör örgütlerinin PKK’nın, DHKPC’nin, FETÖ’nün yada başka terör örgütlerinin ortaya koydukları çerçeveden bakarlarsa, onların anlatımları üzerinden Türkiye’yi değerlendirip kanaat oluştururlarsa, Türkiye hakkında doğru kanaat oluşturamazlar. Şuan birçok ülkede terör örgütlerinin oluşturdukları algı üzerinden Türkiye’yi değerlendiriyorlar. Türkiye gerçekleri ile bağdaşlaşmayan, terör örgütlerinin anlattıklarını Türkiye’nin gerçekleriymiş gibi aktaranlara karşı bizim tutumumuz nettir. Türk yargısı bağımsız bir yargıdır. ‘Deniz Yücel’i serbest bırakmazsanız adil yargılama olduğuna inanmayız.’ diyor, bir yandan da, ‘Bağımsız yargı’ diyor. Bir yandan da Türkiye’nin Adalet Bakanına, ‘Yargıya müdahale edin, müdahale etmezseniz serbest bırakmazsanız biz sizin yargınızın bağımsız olduğuna inanmayız’ diyorlar. Türkiye yargısı Alman yargısından daha tarafsız, daha adil daha bağısız bir yargıdır. 2016 yılında camilere 92 saldırı oldu, bunların neredeyse yüzde 90’ı hala aydınlatılamadı. Almaya’da terör örgütü üyeleri ve darbeciler geziyor. Her türlü terör faaliyetlerini özgürce yapıyorlar. Sonra kalkıp Türkiye’ye onların dilinde mektup yazıyorlar. Bu kabul edilebilir değildir” şeklinde konuştu.
    “Barolar Birliğinin levhasını değiştirsin Feyzioğlu. Alternatif CHP yazsın”
    Baroların avukatlarla ilgili temsil örgütleri olduğunu hatırlatan Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, “Türkiye’de Barolar birliği, hekimler birliği gibi örgütler temsil ettiği görevi sunmuyorlar. Barolar birliği başkanı avukatların haklarını temsil eden bir başkan değil. Barolar CHP’den daha çok siyasetin içinde. Diğer partilerden daha çok politikanın içerisinde. Barolar birliği başkanı, CHP genel başkanı havasında. Genel başkan olmak istiyorsan girersin partide yarışırsın olursun. Kılıçdaroğlu’nun işi zor. Ben buradan sayın Feyzioğlu’na şunu hatırlatmak istiyorum. Ya barolar birliği, yada CHP genel başkanlığına aday olun. Bugün barolar birliği, avukatların hakkını bırakmış siyasete düşmüş. Sadece halk oylaması konusunda değil. Gündemin politikanın her zaman içerisindeler. Ne hikmetse hep CHP’nin yanında. CHP’nin tarafında. Hep aynı istikamette.
    Onun dışında doğru yok. Hep beraber aynı istikamete koşuyorlar. Avukatlara sesleniyorum, sizin hakkınızı savunması gereken örgütünüz sizin hakkınızı savunarak ne yaptı. Türkiye İnsan Hakları Derneği sadece teröristlerin hakkı için koşuyor. Başka insanlar yok mu? Niye onların hakkı için koşmuyorsun. Nerede bir PKK’lı, DHKP-C’li var onların hakları için koşuyor. Kocaeli’de sıradan bir çiftçinin başına olumsuz bir şey gelmiştir. Bir günde çiftçinin hakkı için koştular mı? STK’lar ideolojilerin esirleri olurlarsa, o zaman o ideolojilerin dışındaki insanların hiçbirisine sahip çıkmazlar. Barolar Birliğinin levhasını değiştirsin Feyzioğlu. CHP alternatif genel merkezi yazsınlar. Zaten Kılıçdaroğlu, tek başlı yönetime karşı çıkıyor. CHP’de bir eş başkanlık sistemi gelmiş olur. O genel merkezi Söğütlü’de idare eder, Feyzioğlu’da barolar birliğinde yapar. Geçinip giderler. İdeolojik kamplaşmanın gruplaşmanın içindeler. Siyaset peşindeler. O zaman git aday ol. Baro başkanlıkları partilerin genel başkanlığına atlama taşı değil. Bu rüyanızın peşinden koşun, ilk seçimde CHP kongresinden aday olun”

  • Coşkun: Çanakkale ruhu nesilden  nesile aktarılmaya devam edecek

    Coşkun: Çanakkale ruhu nesilden nesile aktarılmaya devam edecek

    AR-GE Başkan Yardımcısı Dr. Osman Coşkun, Çanakkale Zaferi’nin 102’nci yıl dönümü dolayısıyla yaptığı yazılı açıklamada önemli mesajlar verdi.
    “Onlar ki kahramanca vatanı uğruna kahramanca şahadete yol alan cennet mekan şehitlerimiz. Bizler onları kalbimize gömdük. İhanet kurşunlarını sıkanlar Allah’ın izni, devletimizin kudreti, milletimizin sağduyusu sayesinde kahrıbelasını bulacaktır” ifadeleri ile başladığı açıklamasında Coşkun; “Tarihte olduğu gibi bu gün de bu zor günleri hep birlikte aşacağız. Allah’ın izni ile bu acıların üstesinden gelecek huzura ve sükuna hep birlikte kavuşacağız” dedi.
    Bu günlerde millet olarak üzerimize düşen en önemli görevin muazzam Çanakkale Ruhunu iyici idrak etmek ve nesilden nesile aktarmak olduğunu vurgulayan Coşkun, şunları kaydetti:
    “Bugün bizlere düşen asıl görev, Çanakkale’nin o muazzam ruhunu iyice idrak etmektir. Geçmişten günümüze nice hain teşebbüse rağmen yok olmayan bu ruhu nesilden nesile aktarmaktır. Toprak altında medfun bulunan, lakin hala diri olan aziz şehitlerimizin hatıralarına sahip çıkmaktır. Onların uğruna canlarını feda ettikleri yüce değerlere sımsıkı sarılmaktır. Zira cennet kokulu bedenlerini göremesek de, seslerini işitemesek de şehitlerimiz, bizden bunu istemektedir.
    Türkiye Cumhuriyeti güçlü bir devlettir. Ve hainler her zaman cezasını elbette bulacaktır. Memleketi karıştırmaya çalışan hainlere, bölücülere verilecek olan en iyi cevap Türk bayrağıdır. Kalplerimize astığımız Türk bayraklarını evlerimize, iş yerlerimize, sokağımıza da asarak duruşumuzu en net şekilde ortaya koyalım. Yozgat’ımız milli duyguları hassas vatandaşlarımızın şehridir. Bu günlerde ortaya konulacak, birlik ve beraberliğin tesisi, dün olduğu gibi yine şanlı bayrağımızın gölgesi olacaktır. Bu vesile ile tüm şehitlerimize ve ebediyete intikal etmiş gazilerimize Allah’tan rahmet, yaralılara şifa diliyorum, ailelerine hürmetlerimi sunuyorum.”

  • Koordinasyon toplantısı yapıldı

    Koordinasyon toplantısı yapıldı

    Ülke genelinde Şeker İş Sendikasına bağlı olarak kamuya ait 25 Şeker fabrikasında toplam 8 bin 628 çalışan, özel şeker fabrikalarında 3 bin 846 çalışan olmak üzere toplamda 12 bin 474 üyesi bulunan Şeker İş Sendikasının, bin 230 üye ile en çok üye kaydı olan şube özelliğini elinde bulunduran Şeker-İş Kayseri Şubesi İbrahim Dayı başkanlığında koordinasyon toplantısı düzenledi.
    Kayseri ve Boğazlıyan Şeker Fabrikalarındaki Yönetim kurulu, denetim kurulu üyeleri ve iş yeri temsilcilerinin de katılımıyla yapılan koordinasyon toplantısında konuşan Kayseri Şube Başkanı İbrahim Dayı; Şeker işçisi sahip olduğu bilinç ve kararlılıkla hem iş yerini ve üretimini, ekmek teknesini, en az işvereni kadar koruyacak ve geliştirecek hem de örgütlenme bilinciyle sendikasını da daha güçlü bir şekilde geleceğe taşıyacağını belirtti.

  • ‘Bursluluk Sınavına’ yoğun ilgi

    ‘Bursluluk Sınavına’ yoğun ilgi

    Bursluluk sınavına hem devlet okullarında hem de özel okullarda eğitim gören yaklaşık 4 bin öğrenci katıldı.
    Yozgat Çözüm Koleji’nde burslu okumak isteyen öğrenciler sınava yoğun ilgi gösterirken sınavda öğrenciler kadar velilerde büyük heyecan yaşadı.
    Sınav başvurusunun üst düzeyde olduğunu belirten Çözüm Koleji Müdürü Fatih Yılmaz, sınava katılım sağlayan tüm öğrencilere teşekkür etti.
    Yılmaz, “Başarılı bir sınav maratonu geçirdik ve yoğun ilgi için Yozgat halkına teşekkür ediyorum.
    Kısa zaman sonra sınav sonuçlarımız açıklanacak ve bu sınav sonuçlarına göre burslu öğrenci kabulüne başlayacağız” dedi.
    Eğitimde gösterdikleri başarının yanı sıra soysal ve kültürel faaliyetlere de önem verdiklerini belirten Yılmaz, amaçlarının başarılı bireyler yetiştirmek olduğunu söyledi.

  • 2016’da en yüksek elektrik tüketimi demokrasi nöbetlerinde gerçekleşti

    2016’da en yüksek elektrik tüketimi demokrasi nöbetlerinde gerçekleşti

    Sivas, Tokat ve Yozgat’ta 920 bin aboneye elektrik dağıtım hizmet veren Çamlıbel Elektrik Dağıtım A.Ş. (ÇEDAŞ), elektrik tüketiminde 2016 yılının ‘en’lerini içeren bir çalışma hazırladı. ÇEDAŞ’ın verilerine göre 2016 yılında üç ilde toplam elektrik tüketimi 2015’e göre yüzde 3,61artarak 2 milyar 297 milyon kilovatsaatten (kWh), 2 milyar 380 milyon kWh’ye çıktı. 2016 yılında tüketim rekoru 7 milyon 989 bin kWh ile 19 Temmuz gününde kırılırken, en fazla elektrik tüketiminin bu tarihte gerçekleşmesinde 15 Temmuz darbe girişimi sonrasıtüm Türkiye’de olduğu gibi Sivas, Tokat ve Yozgat’ta da tutulan demokrasi nöbetleri ve bu süreçte yaşanan hareketlilik etkili oldu. 19 Temmuz’da elektrik tüketiminin tavan yapmasınısağlayan bir diğer etken ise yaz aylarında tarımsal sulamalardaki artış oldu.
    EN DÜŞÜK TÜKETİM RAMAZAN
    BAYRAMI’NIN
    2. GÜNÜ
    ÇEDAŞ’ın hizmet verdiği 52 bin kilometrekarelik bölgede en düşük tüketim ise Ramazan Bayramı’nın ikinci günü yaşandı. Bayram tatilinin 9 güne çıkması nedeniyle çok sayıda kişi şehir dışına çıkarken, sanayi ve ticarethanelerin de kapalı olması tüketimi düşürdü. Ramazan Bayramı’nın ikinci gününde elektrik tüketimi 6 milyon 77 bin kWh ile yılın en düşük rakamını gördü. Rekor kırılan 19 Temmuz tarihindeki tüketim ile kıyaslandığında 6 Temmuz Çarşamba günü tüketim zirveye göre yüzde 23,9 daha düşük bir seviyede gerçekleşti.
    2016 YILINDA 19.3 BİN YENİ ABONE GELDİ
    Abonelerine kesintisiz ve kaliteli elektrik vermek üzere aralıksız çalışmalarını sürdüren ÇEDAŞ, 2016 yılında 19,3 bin yeni aboneye daha hizmet vermeye başladı. Yeni abonelerin 8 bin 811’i Sivas, 6 bin 26’sı Tokat, 4 bin 795’i ise Yozgat’tan geldi.
    KIRSALA 780 MİLYON YATRIM YAPILACAK
    Abonelerin tüketim alışkanlıkları ve yeni bağlantıların yapıldığı bölgeleri dikkatle takip ettiklerini dile getiren ÇEDAŞ Genel Müdürü Ahmet Sait Akboğa, “Bu bilgiler bizim için çok değerli. Bu veriler sayesinde hangi aylarda tüketim artıyor, hangi bölgeler büyüyor takip edip iş planlarımızı ve yatırımlarımızı bunlara göre şekillendiriyoruz.2016’yı 100 milyon liralık yatırımla tamamladık. Bu yıl ise bölgemize toplam 105 milyon lira daha yatırım yapacağız. Bu dönemde kırsalda bir yatırım atağı başlatıyoruz. 2017-2023 dönemi arasında Sivas, Tokat ve Yozgat’a toplam 780 milyon liralık yatırım yapmış olacağız. Müşteri memnuniyeti en yüksek, en az kesintinin olduğu bölge olarak bundan sonraki dönemde de öncülüğümüzü kurmayı hedefliyoruz” ifadesini kullandı.

  • Dernek yöneticileri bilgilendirildi

    Dernek yöneticileri bilgilendirildi

    Dernek iş ve işlemleri kapsamında hem teorik hem de pratik bilgi paylaşımının yapıldığı programdan katılımcılar memnuniyetini dile getirdiler.
    İl genelinde kurulu ve faaliyet gösteren 407 dernek, 35 dernek şubesi ve 1 federasyon temsilerinin katıldığı program “Büyük Sinema Kültür ve Sanat Merkezi’n de gerçekleştirildi. Saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunmasıyla başlayan programda katılımcılara kısa bir DERBİS tanıtım filmi izletildi ve müteakiben de slayt sunumu eşliğinde programa geçildi. Dernek yöneticilerine, dernekler mevzuatı kapsamında, Dernekler Kanunu, Türk Medeni Kanunu, Yardım Toplama Kanunu ve yürürlükte bulunan diğer ilgili kanunlalar ve uygulamaları hakkında bilgiler verildi. İl Dernekler Müdürü Hakkı Yurtlu tarafından yapılan bilgilendirilmede dernek yöneticileri teorik bilgilerinin yanı sıra, DERBİS Dernekler Bilgi Sistemi hakkında internet ortamında uygulamalı olarak bilgi paylaşımı yapıldı. Bu rehberlik eğitiminin her yıl yapıldığını vurgulayan Yozgat İl Dernekler Müdürü Hakkı Yurtlu, düzenlenen böylesi programların dernek yöneticilerine oldukça faydalı olduğunu söyledi. Yurtlu açıklamasında “ Derneklerin iş ve işlemleri elektronik ortamda yürütülmekte olup kırtasiyecilik ve bürokratik anlamda büyük kolaylıklar sağlanmaktadır. Biz de İl Müdürlüğü olarak, hem dernek yöneticileriyle bilgilerimizi paylaşmak hem de DERBİS yazılım sistemi hakkında uygulamalı bilgi vermek amacıyla bu tür etkinlikleri zaman zaman gerçekleştirmekteyiz. Bu çalışmamızın elbetteki olumlu sonucunu görmekteyiz.” diye konuştu.
    Dernek temsilcileri programın kendileri açısından oldukça faydalı geçtiğini belirterek İl Dernekler Müdürü Hakkı Yurtlu’ya teşekkür etti.

  • Barış Manço şarkılarıyla anıldı

    Barış Manço şarkılarıyla anıldı

    Bozok Üniversitesi Erdoğan Akdağ Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen ve Grup Füzyon tarafından birbirinden muhteşem eserlerin seslendirildiği anma programına çok sayıda öğrenci katıldı. Barış Manço’nun 7’den 70’e milyonların gönlünde taht kuran birbirinden güzel parçalarını seslendiren gruba üniversite öğrencileri yoğun ilgi gösterdi.
    Barış Manço’nun şarkılarıyla hem hüzünlenen hem de eğlenen öğrenciler unutulmaz bir müzik ziyafeti yaşadı. Konser öncesinde öğrenciler tarafından Usta Sanatçı Barış Manço’nun “Adam Olacak Çocuk” programı canlandırıldı.

  • Soysal: Türkiye- Hollanda  Dostluk grubu lağvedildi

    Soysal: Türkiye- Hollanda Dostluk grubu lağvedildi

    AK Parti Yozgat Milletvekili ve Türkiye-Hollanda Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı Ertuğrul Soysal, yaptığı açıklamada, Bakanlar Kurulunda alınan karar ve yapılan istişareler sonrası “TBMM ile Hollanda Parlamentosu arasındaki dostluk grubunun lağvedildiğini ifade etti.
    Soysal, şunları kaydetti: “Teamüllere aykırıdır. Sayın Bakan’ın ziyareti sırasında, Rotterdam Başkonsolosluğumuzun önünde toplanan vatandaşlarımıza ve Hollanda’da yaşayan Türk toplumunun mensuplarına karşı Hollanda polisince orantısız güç kullanılmıştır.
    Dışişleri Bakanımız Sayın Mevlüt Çavuşoğlu, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanımız Sayın Fatma Betül Sayan Kaya ve heyetine Hollanda hükümetinin yaptığı muamele, başta 1961 ve 1963 tarihli diplomatik ve konsolosluk ilişkiler hakkında Viyana sözleşmesi olmak üzere uluslararası hukuk düzenlemelerine ve diplomatik Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına yönelik bu kötü muamele temel insan haklarının ihlali olduğu kadar, Hollanda’nın Avrupa insan hakları sözleşmesi’nden kaynaklanan yükümlülükleriyle diplomatik teamüllerin ve Hollanda’nın diplomatik ve konsüler ilişkiler hakkındaki uluslararası sorumluluklarının da ağır bir şekilde ihlalidir.”
    AB HUKUKU
    İHLAL EDEN
    ÜLKELER YERİNE
    ÜLKEMİZE
    SÖYLEMLERDE
    BULUNMASI TÜRK KARŞITLIĞIDIR
    AB’yi yaşanan olaylara sebep olan ülkelere sessiz kalmak ve gerekli uyarıları yapmamakla suçlayan Soysal, “Diplomatik nezaket ve uluslararası teamüle uymayan sözkonusu muameleler AB’nin, yaşanan gerilimin daha fazla tırmandırılmaması için, diplomatik sözleşmeleri ve hukuku ihlal ederek bu duruma sebep olan ülkeler yerine, ülkemize aşırı söylemlerden ve adımlardan kaçınılması çağrısında bulunan açıklamasının, esasen yabancı düşmanlığı ve Türk karşıtlığı gibi aşırı uçlara prim verdiğinin bilinmesi gerekmektedir.Hollanda güvenlik makamlarının geçtiğimiz hafta sonu yaşanan olaylarda barışçıl toplantı hakkını kullanan kişilere ve olayları takip etmekte olan basın mensuplarımıza orantısız müdahalede bulunduğu, insanlık dışı ve aşağılayıcı yöntemler kullandığı, Türk toplumu ile vatandaşlarımızı kötü muameleye maruz bıraktığı. Bu uygulamaların temel insan haklarının, Avrupa insan hakları sözleşmesi’nden kaynaklanan yükümlülüklerin ve ilgili sözleşmelerde tanımlanan uluslararası sorumlulukların ağır ihlalini oluşturmaktadır.”diye konuştu.
    HOLLANDA SERT BİR ŞEKİLDE
    KINANMIŞTIR
    Hollanda hükümetinin özür dilemesi ve sorumluların adalet önüne çıkarılmasının istendiğini vurgulayan Soysal, “Hollanda, bahsekonu gelişmeler neticesinde, dışişleri bakanlığımız tarafından sert bir şekilde kınanmış, Hollanda hükümetinden yazılı özür dilemesi, sorumluları adalet önüne çıkararak sonucundan bilgi vermesi ve Viyana sözleşmelerinden kaynaklanan yükümlülüklerine tam anlamıyla riayet etmesi istenmiştir. Yine bu kapsamda TBMMTürkiye-Hollanda parlamentolar arası dostluk grubunun lağvedilmesi de kararlaştırılmıştır.Hollanda makamlarının dost ve müttefik bir ülkenin bakanlarına, diplomatik ve konsüler temsilcilerine, vatandaşlarına ve Hollanda’da yaşayan Türk toplumuna yaptığı bu çirkin ve kabul edilemez muameleyi en sert şekilde kınıyoruz. Bununla birlikte, Hollanda halkıyla dostluğumuzun baki olduğunu da belirtiyor saygılarımızı sunuyoruz.”ifadelerini kullandı.

  • Halk oylaması güvenlik toplantısı yapıldı

    Halk oylaması güvenlik toplantısı yapıldı

    16 Nisan Pazar günü gerçekleşecek olan referandum oylaması öncesi Yerköy mahalle ve köy muhtarları, kurum müdürleri, Kaymakam Şengök başkanlığında toplandı. Toplantıda referandum öncesi ve referandum günü mahalle ve köylerde alınacak olan güvenlik tedbirleri detaylı olarak görüşüldü.
    Kaymakam Şengök yaptığı açıklamada,”16 Nisan Pazar günü yapılacak olan anayasa değişikliği referandumunda, halkımızın güvenli bir şekilde oyunu kullanabilmesi için herhangi bir aksaklığa meydan vermeden gereken önlemleri almalıyız. Yapılacak olan referandumun ülkemize hayırlı olmasını diliyorum” dedi.
    Şengök, köy muhtarlarını dinleyerek eksikliklerin en kısa sürede tamamlanması için hazırlıkların yapılmasını istedi.

  • Sokak hayvanlarına sıcak yuva

    Sokak hayvanlarına sıcak yuva

    Soğuk kış günlerinde kedi ve köpeklerin sığınabilecekleri bir yuva olması için yaptırılan yaklaşık 60 kadar kedi ve köpek evi, Yozgat Belediyesi ekipleri tarafından park ve bahçeler başta olmak üzere şehrin belirli yerlerine yerleştirildi. Belediyenin sosyal sorumluluk çerçevesinde başlattığı çalışma hakkında açıklamalarda bulunan Yozgat Belediyesi Başkan Yardımcısı Şahin Kılınçaslan, soğuk kış günlerinde sokak hayvanlarının zor bir yaşam mücadelesi verdiğini hatırlatarak, “Belediyemizin bir takım sosyal sorumlulukları var. Sokak hayvanlarımıza sokakta yaşayan kedi ve köpeklere bakmak belediyelerin sorumluluğu altındadır. Biz bunlara dayanarak Orman ve Su İşleri Bakanlığı ile birlikte Yozgat Belediyesi olarak beslenme odaklarından, kedi ve köpek evlerini birçok alanda park ve bahçelerimize yerleştirdik. Kış şartlarında soğukta insanlarımızın barınmaya yemeye içmeye ihtiyacı oluğu gibi bu hayvanlarımızın da bu ihtiyaçlarını gidermek amaçlı çalışmalara imza atıyoruz. Şu anda 40 tane köpek evi, 20 tane de kedi evi hazırlattık. Bunların yanı sıra da çeşitli boy ve ebatlarda suluklar ve beslenme odaklarını şehrin belirli yerlerine yerleştirdik” dedi.
    Kedi ve köpek evleriyle ilgili çalışmanın çok güzel olduğunu söyleyen Satılmış Peksert ise, “Çok güzel yerinde bir uygulama, onlar da can taşıyorlar. Belediye zaten onlara yiyecek koyuyor. Hayvanların soğuktan korunmaları için iyi bir hizmet olmuş” diye konuştu. Sokak hayvanlarına böyle imkan sağladıkları için yetkililere teşekkür eden Murat Asil de, “Belediyemizin sokak hayvanlarına bu havalarda bu imkanları sağladıkları için vatandaş olarak çok teşekkür ediyoruz. Çalışmalarının devamını bekliyoruz. Bu soğuk havalarda yiyecek ve barıma sıkıntısı çeken sokak hayvanlarımız için çok iyi bir çalışma olmuş. Gerek yuva olsun gerek yiyecek olsun sokak hayvanlarına güzel imkanlar sağlanıyor” şeklinde konuştu.

  • Bozdağ: Bu millet tanklardan, silahlardan  korkmadı, Hollanda’nın itlerinden mi korkacak

    Bozdağ: Bu millet tanklardan, silahlardan korkmadı, Hollanda’nın itlerinden mi korkacak

    AK Parti Yozgat İl Teşkilatı tarafından düzenlenen bir dizi toplantı ve ziyaretlere katılmak üzere Yozgat’tan sonra Sorgun’a giden Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, vatandaşlarla buluştu. Sorgun Belediyesi düğün salonunda konuşan Bozdağ, PKK, DEAŞ, FETÖ terör örgütü dahil 10 civarında terör örgütünün Türk devletine ve Türk milletine saldırdığını belirterek, “Türkiye ve Türk milleti bu saldırılara karşı etkin bir mücadele ediyor. Sanmayın biz sadece bu terör örgütleriyle biz mücadele ediyoruz. Bu örgütlerin yularını tutan devlet ve güçlerle de aynı zamanda mücadele ediyoruz. Esasında biz dünya ile mücadele ediyoruz. Biz Anadolu’da bin yıldır varız. Ama bin yıldır bizim sözümü kazımak isteyen buna yeminli güçler, buna yeminli çevreler var. Anadolu’da bin yıl değil binlerce yıl yaşamak için daha çok çalışacağız. Devletimiz daha güçlü kılabilmek için doğru adımlar ve doğru kararlar almak zorundayız” dedi.
    “Almanya, Hollanda korku içinde”
    Avrupa ülkelerinin korku içinde olduğunu ifade eden Bozdağ, “Almanya bir yandan, Avusturya bir yandan, Hollanda bir yandan, İsviçre bir yandan, Belçika bir yandan sanki herkes kendi ülkesinden hükümet sistemi değişiyormuş gibi telaş içinde, korku içinde. Hollanda en son affedersiniz itlerini vatandaşlarımızın üzerine saldı.
    Demokrasi nerede. İnsan hakları nerede. Hukuk nerede. İnsan hakları sözleşmesi nerede. Avrupa Birliğinin değerleri nerede. Hepsi mefta. Avrupa değerlerini ve hukuksal değerlerini yok etti. Avrupa Birliği susuyor. Avrupa Konseyi susuyor. Sizin bu yaptığınız ayıptır. Avrupa değerlerini ve hukuksal değerleri çiğnemektir. Türkiye’de terör örgütlerinin propagandasıyla, teröristlerin himayesine girerken konuşmayan başbakan kalmıyor. Çifte standart. Her şeyi kendileri için istiyorlar. Ben buradan diyorum ki biz kendi ülkemizin hükümet sistemini değiştiriyoruz. Hollanda’nın, Avusturya’nın Almanya’nın hükümet sistemini değiştirmiyoruz. Bizim hükümet sistemimizden size ne” diye konuştu.
    “HDP ‘Hayır’ kampanyasında CHP ile anlaştı”
    Bozdağ milletin onuruyla, istikbaliyle hiç kimsenin oynayamayacağını kaydederek,”Hollanda itlerini salıyor vatandaşlarımızın üzerine. Zannediyorlar ki korkarlar. Bu millet tankın altına yattı. Jetlerden bomba yağarken jetlerden korkmadı, otomatik silahlardan korkmadı. Hollanda’nın itlerinden korkacak zannediyorlar. Bunlara en büyük cevabı hep birlikte vereceğiz.
    Onun için diyoruz ki 16 Nisan Almanya’ya, Hollanda’ya, İsviçre’ye, Belçika’ya, ismini sayamadığım ülkelere, ve PKK terör örgütüne, FETÖ terör örgütüne, DAEŞ terör örgütüne verilecek en büyük cevap olacaktır. Bu terör örgütlerinin hepside güçlü bir Türkiye istemiyorlar. Güçlü iktidarın olduğu yerde mikroplar yaşam hakkı bulamazlar. Nasıl ki gençken insanlar kolay hastalanmıyor. Mikroplar vücudu teslim alamıyor. Ama yaşlandıkça mikroplar daha tesirli hale geliyor. Onlarda Türkiye’nin zayıf düşmesini istiyorlar.
    HDP’yi siz ‘Hayır’ kampanyasında görüyor musunuz? Neden CHP ile anlaştılar. Benim tabanım senin çalışmandan rahatsız, onun için gizliden çalışın. Görünür propaganda yapmayın. Neden halktan korktuğu için bunun yapıyor. Onun için bu sistem siyasetçiyi halka mecbur kılan, halka mahkum eden bir sistem” şeklinde konuştu.

  • Nüfusumuz hızla yaşlanıyor

    Nüfusumuz hızla yaşlanıyor

    Yaşlı nüfus (65 ve daha yukarı yaş) 2012 yılında 5 milyon 682 bin 3 kişi iken son beş yılda %17,1 artarak 2016 yılında 6 milyon 651 bin 503 kişi oldu. Yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki oranı ise 2012 yılında %7,5 iken, 2016 yılında %8,3’e yükseldi. Yaşlı nüfusun %43,9’unu erkek nüfus, %56,1’ini kadın nüfus oluşturdu.
    Yaşlı nüfusun 2012 yılında %60,3’ü 65-74 yaş grubunda, %32,5’i 75-84 yaş grubunda ve %7,1’i 85 ve daha yukarı yaş grubunda iken, 2016 yılında %61,5’i 65-74 yaş grubunda, %30,2’si 75-84 yaş grubunda ve %8,2’si 85 ve daha yukarı yaş grubunda yer aldı. Dünya nüfusunun 2016 yılında %8,7’sini yaşlı nüfus oluşturdu. En yüksek yaşlı nüfus oranına sahip ilk üç ülke sırasıyla %31,3 ile Monako, %27,3 ile Japonya ve %21,8 ile Almanya oldu. Türkiye bu sıralamada 167 ülke arasında 66. sırada yer aldı.
    Beklenen ömür uzadı
    Hayat tabloları, 2015 yılı sonuçlarına göre, doğuşta beklenen yaşam süresi, Türkiye geneli için 78 yıl, erkekler için 75,3 yıl ve kadınlar için 80,7 yıl oldu. Genel olarak kadınlar erkeklerden daha uzun süre yaşamakta olup, doğuşta beklenen yaşam süresi farkı 5,4 yıl oldu.
    Ülkemizde 65 yaşında olan bir kişinin kalan yaşam süresi ise ortalama 17,8 yıl oldu. Erkekler için bu sürenin 16,1 yıl, kadınlar için 19,4 yıl olduğu gözlendi. Diğer bir ifade ile 65 yaşına ulaşan kadınların erkeklerden ortalama 3,3 yıl daha fazla yaşayacağı tahmin edildi.
    Yaşlı bağımlılık oranı 2016 yılında %12,3 oldu
    Çalışma çağındaki yüz kişiye düşen yaşlı sayısını ifade eden yaşlı bağımlılık oranı, 2012 yılında %11,1 iken bu oran 2016 yılında %12,3’e yükseldi.
    Yaşlı nüfus oranının en yüksek olduğu il Sinop oldu
    Yaşlı nüfus oranının en yüksek olduğu il, 2016 yılında %18,1 ile Sinop oldu. Bu ili %16,5 ile Kastamonu ve %15,4 ile Çankırı izledi. Yaşlı nüfus oranının en düşük olduğu il ise %3,2 ile Şırnak oldu. Bu ili %3,3 ile Hakkari ve %3,6 ile Van izledi.
    Türkiye’de 100 yaş ve üzerinde 5 bin 232 yaşlı olduğu görüldü
    Yaşlı nüfusun %0,1’ini oluşturan 100 yaş ve üzerindeki yaşlı kişi sayısı, 2016 yılında 5 bin 232 oldu. Türkiye’de 100 yaşın üzerinde en fazla yaşlıya sahip ilk üç il sırasıyla 680 kişi ile İstanbul, 237 kişi ile Şanlıurfa ve 219 kişi ile Ankara iken en az yaşlıya sahip ilk üç il sırasıyla 2 kişi ile Ardahan, 4 kişi ile Bilecik ve 7 kişi ile Bayburt oldu.
    Eğitimli yaşlı nüfus oranı arttı
    Okuma yazma bilmeyen yaşlı nüfus oranı, 2011 yılında %29,2 iken 2015 yılında %21,9’a düştü. Okuma yazma bilmeyen yaşlı kadınların oranının, 2015 yılında yaşlı erkeklerin oranından 4 kat fazla olduğu görüldü. Okuma yazma bilmeyen yaşlı kadınların oranı, 2015 yılında %32,6 iken yaşlı erkeklerin oranı ise %8,2 oldu.
    Eğitim durumuna göre yaşlı nüfus incelendiğinde, 2011 yılında yaşlı nüfusun %39,4’ü ilkokul mezunu, %4,1’i ortaokul veya dengi okul/ilköğretim mezunu, %4,5’i lise veya dengi okul mezunu, %4,1’i yükseköğretim mezunu iken 2015 yılında ilkokul mezunu olanların oranı %43’e, ortaokul veya dengi okul/ilköğretim mezunu olanların oranı %5,2’ye, lise veya dengi okul mezunu olanların oranı %5,6’ya, yükseköğretim mezunu olanların oranı ise %5,4’e yükseldi.
    Yaşlı nüfusun eğitim durumu cinsiyete göre incelendiğinde, cinsiyetler arasında önemli farklılıklar olduğu gözlendi. Tüm eğitim düzeylerinde yaşlı erkek nüfus oranının yaşlı kadın nüfus oranından daha yüksek olduğu görüldü. Eşi ölmüş yaşlı erkeklerin oranı %12,7 iken yaşlı kadınların oranı %50,4 oldu
    Yaşlı nüfus yasal medeni duruma göre incelendiğinde, cinsiyetler arasında önemli farklılıklar olduğu görüldü. Yaşlı erkek nüfusun 2016 yılında %1,1’inin hiç evlenmemiş, %83,3’ünün resmi nikahla evli, %2,9’unun boşanmış, %12,7’sinin eşi ölmüş olduğu görülürken yaşlı kadın nüfusun %2,4’ünün hiç evlenmemiş, %44’ünün resmi nikahla evli, %3,3’ünün boşanmış, %50,4’ünün ise eşi ölmüş olduğu görüldü.
    Yalnız yaşayan yaşlı nüfusun %76,7’sini kadınlar oluşturdu
    Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi, 2016 yılı sonuçlarına göre, toplam hanehalklarının %5,4’ünü, toplam tek kişilik hanehalklarının ise %36’sını tek kişilik yaşlı hanehalkları oluşturdu. Toplam hanehalklarının %22,5’inde ise en az bir yaşlı fert bulundu. Yalnız yaşayan yaşlı nüfusun %23,3’ünü erkekler, %76,7’sini ise kadınlar oluşturdu.
    Tek kişilik yaşlı hanehalklarının toplam hanehalkları içindeki oranının en yüksek olduğu il, 2016 yılında %11,1 ile Sinop oldu. Bu ili %10,7 ile Burdur, %10,4 ile Çankırı izledi. Tek kişilik yaşlı hanehalkı oranının en düşük olduğu il ise %1,2 ile Hakkari oldu. Bu ili %1,8 ile Van, %1,9 ile Şırnak izledi.
    Yaşlı nüfusun yoksulluk oranı arttı
    Gelir ve yaşam koşulları araştırması sonuçlarına göre, eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert medyan gelirinin %60’ına göre hesaplanan yoksulluk oranı, 2011 yılında Türkiye geneli için %22,6 iken 2015 yılında %21,9 oldu. Bu oran, yaşlı nüfus için 2011 yılında %17 iken 2015 yılında %18,3’e yükseldi.
    Yaşlı nüfusun yoksulluğu cinsiyet bazında incelendiğinde, yoksul yaşlı erkek nüfus oranı 2011 yılında %15,9 iken bu oran 2015 yılında %17,8’e yükseldi. Yoksul yaşlı kadın nüfus oranı ise 2011 yılında %17,9 iken bu oran 2015 yılında %18,6’ya yükseldi.
    Yaşlı nüfusun işgücüne katılma oranı %11,9 oldu
    Hane halkı işgücü araştırması sonuçlarına göre, 15 ve daha yukarı yaşta işgücüne katılma oranı, 2015 yılında %51,3 iken yaşlı nüfusun işgücüne katılma oranı %11,9 olarak gerçekleşti. Yaşlı erkek nüfusta bu oran, %19,9 iken yaşlı kadın nüfusta %5,8 oldu. Yaşlı nüfustaki işsizlik oranının ise %2,4 olduğu görüldü.
    Çalışan yaşlı nüfusun %72,8’i tarım sektöründe yer aldı
    Hane halkı işgücü araştırması sonuçlarına göre, istihdam edilen yaşlı nüfusun sektörel dağılımı incelendiğinde, 2015 yılında yaşlı nüfusun %72,8’inin tarım sektöründe, %20,4’ünün ise hizmet sektöründe yer aldığı görüldü.
    Yaşlılık yardımından faydalanan yaşlıların sayısı 620 bin 19 oldu
    Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı kayıtlarına göre, 2022 Sayılı “65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanun” gereğince, muhtaç olduğu tespit edilen yaşlılara yapılan ödemelerden faydalanan yaşlıların sayısı 2016 yılında 620 bin 19 kişi olup toplam yaşlı nüfus içindeki oranı %9,3 oldu. Yaşlı başına yapılan yıllık ortalama yardım tutarı ise 2 bin 548 TL oldu.
    Her iki yaşlıdan biri genel sağlık durumundan memnun
    Yaşam memnuniyeti araştırması sonuçlarına göre, genel sağlık durumundan memnun olduğunu beyan eden yaşlı bireylerin oranı, 2012 yılında %43,1 iken 2016 yılında %45,3’e yükseldi. Genel sağlık durumundan memnun olduğunu beyan eden yaşlı erkeklerin oranı, 2016 yılında %53 iken yaşlı kadınlarda bu oran %39,4 oldu.
    Yaşlılar en fazla dolaşım sistemi hastalıklarından hayatını kaybetti
    Ölüm nedeni istatistiklerine göre, 2015 yılında ölen yaşlıların %46,3’ü dolaşım sistemi hastalıkları nedeniyle hayatını kaybetti. Bu hastalığı ikinci sırada %16,5 ile iyi huylu ve kötü huylu tümörler, üçüncü sırada ise %13 ile solunum sistemi hastalıkları takip etti.
    Ölüm nedenleri cinsiyete göre incelendiğinde, cinsiyetler arası en önemli farkın iyi huylu ve kötü huylu tümörlerde olduğu görüldü. İyi ve kötü huylu tümörler nedeniyle hayatını kaybeden yaşlı erkeklerin oranı yaşlı kadınların oranının yaklaşık iki katı oldu. İyi ve kötü huylu tümörler nedeniyle hayatını kaybeden yaşlı erkeklerin oranı, %21,5 iken yaşlı kadınlarda bu oranın %11,6 olduğu görüldü.
    Alzheimer hastalığından ölen yaşlıların sayısı 2 kat arttı
    Ölüm nedeni istatistiklerine göre, Alzheimer hastalığından hayatını kaybeden yaşlıların sayısı, 2011 yılında 6 bin 155 iken 2015 yılında 11 bin 997’ye yükseldi. Alzheimer hastalığından ölen yaşlıların oranı 2011 yılında %2,9 iken bu oran 2015 yılında %4,3’e yükseldi.
    Alzheimer hastalığından ölen yaşlıların oranı cinsiyet bazında incelendiğinde, her iki cinsiyette de artış olduğu görüldü. Alzheimer hastalığından ölen yaşlıların oranı, 2011 yılında erkeklerde %2,4, kadınlarda %3,4 iken bu oranlar 2015 yılında erkeklerde %3,5’e, kadınlarda ise %5,2’ye yükseldi.
    Çocukları tarafından her zaman veya sıklıkla ziyaret edilme oranı %71,7 oldu
    Aile yapısı araştırması sonuçlarına göre, 2016 yılında çocukları ile aynı evde yaşamayan yaşlı bireylerin, çocukları tarafından her zaman veya sıklıkla ziyaret edilme oranının %71,7, bazen ziyaret edilme oranının %20, nadiren ziyaret edilme ya da hiç ziyaret edilmeme oranının ise %8,3 olduğu görüldü.
    Yaşlıların %40,2’si çocuklarının yanında yaşamak istediğini ifade etti
    Aile yapısı araştırması sonuçlarına göre, 2016 yılında kendilerine bakamayacak kadar yaşlandıklarında çocuklarının yanında yaşamak isteyen yaşlı bireylerin oranı %40,2, evde bakım hizmeti almak isteyenlerin oranı %38,6, huzurevine gitmek isteyenlerin oranı ise %7,7 olarak gerçekleşti. Fikri olmayan yaşlı bireylerin oranının ise %12,9 olduğu görüldü.
    Huzurevinde kalma isteğinin en önemli nedeni çocuklarına yük olmamak oldu
    Aile yapısı araştırması sonuçlarına göre, 2016 yılında yaşlı bireylerin kendilerine bakamayacak kadar yaşlandıklarında huzurevinde kalmayı istemelerinin en önemli nedeni %48,9 ile çocuklarına yük olmayı istememeleri oldu. İkinci en önemli neden %20,2 ile huzurevlerindeki imkanların daha rahat olması, üçüncü en önemli neden ise %11,2 ile çocuklarının kendileriyle birlikte yaşamayı istememeleri oldu.
    Mutlu olduğunu beyan eden yaşlı bireylerin oranı arttı
    Yaşam memnuniyeti araştırması sonuçlarına göre, mutlu olduğunu beyan eden yaşlı bireylerin oranı 2015 yılında %56,8 iken bu oran 2016 yılında %64,5’e yükseldi. Genel mutluluk düzeyi cinsiyet bazında incelendiğinde, 2016 yılında yaşlı erkeklerin %66,2’si, yaşlı kadınların ise %63,2’si mutlu olduğunu beyan etti.
    Yaşlılık döneminde bireylerin mutluluk kaynağı %64,2 ile aileleri oldu
    Yaşam memnuniyeti araştırması sonuçlarına göre, yaşlı bireylerin 2016 yılında en önemli mutluluk kaynağı %64,2 ile aileleri oldu. İkinci sırada gelen mutluluk kaynağı ise %18,1 ile çocukları oldu. İnternet kullanan yaşlı bireylerin oranı 2,5 kat arttı
    Hane halkı bilişim teknolojileri kullanım araştırması sonuçlarına göre, İnternet kullanan 65-74 yaş grubundaki yaşlı bireylerin oranı 2012 yılı Nisan ayında %3,6 iken bu oran 2016 yılının aynı ayında %8,8’e yükseldi.
    İnternet kullanan yaşlı bireyler cinsiyet bazında incelendiğinde, erkeklerin kadınlardan daha fazla İnternet kullandığı görüldü. İnternet kullanan yaşlı erkeklerin oranı 2016 yılında %12,5 iken yaşlı kadınların oranı %5,8 oldu.