Yazar: admin

  • YOZGAT TARIM VE HAYVANCILIKTA SöZ SAHiBi OLMA YOLUNDA

    YOZGAT TARIM VE HAYVANCILIKTA SöZ SAHiBi OLMA YOLUNDA

    Bakan Bozdağ, kurulda yaptığı konuşmada, Saraykent Süt Üreticileri Birliğinin kurulduğu günden bu yana çok önemli mesafeler almış bir birlik olduğunu söyledi.
    Binasının yapıldığını ve süt toplama aracı alındığını belirten Bakan Bozdağ, “Demek ki çalışılınca, emek verince hem kazanıyorsunuz hem de çevrenizde ki insanlara hizmet ettiğiniz sürece kazandırma imkanı buluyorsunuz. O nedenle ben Saraykent’te süt üreticileri birliğinin aldığı yolu çok önemli görüyorum ve bunu sağlayan başkanımıza ve ekibine teşekkür ediyorum. Yeni bir tanka ihtiyaçları olduğunu söylediler ve bizde inşallah Valimizle birlikte bu tankı kendilerine hediye edeceğiz” dedi.
    TARIM VE
    HAYVANCILIK
    KONUSUNDA
    YOZGAT’A ÖNEM
    VERİLİYOR
    Yozgat’ta tarım ve hayvancılığa hükümet olarak çok önem verdiklerini ifade eden Bakan Bozdağ, “Bozok üniversitemiz kurulduğu günden bu güne büyüyen bir üniversite. Ziraat fakültemiz vardı ama öğrenci almıyordu şimdi almaya başladı. Eğitime başladı, akademisyenler var, uzmanlar var, Yozgat’ın tarımına ve Türkiye’nin tarımına büyük bir katkı sağlayacaktır. En büyük katkıyı da Yozgat’ta ki çiftçi ve tarıma sağlayacaktır. Bundan kimsenin şüphesi olmasın. Bu Yozgat’ta yeni bir dönemin sayfasını açtı. Yozgat’a Veteriner Fakültemizde kurulmuş durumda. Şimdi pek bir yansıması yok ama bakanlar kurulu tarafından imzaladık biz. İnşallah veteriner fakültemizde Yozgat’ta hayvancılığın gelişmesine büyük bir katkı sağlayacaktır. Akademik kadrosuyla, laboratuvarlarıyla ve yapacağı diğer çalışmalarıyla veteriner fakültesi Yozgat’ta hayvan yetiştiricisi, besicisi, her vatandaşımızın yanında olacak. Eğitim, bilim, fen boyutuyla Yozgat’ta hayvan üretici ve besicisiyle tarım işi yapan bütün vatandaşlarımız bundan istifade ederek yarınlarımızın daha iyi olması bakımından çok büyük bir katkı sağlayacaktır” diye konuştu.
    ÇOK BÜYÜK
    REFORMLARA İMZA ATTIK
    Yozgat’a tarım ve hayvancılık alanında çok büyük reformlara, değişikliklere imza attıklarını kaydeden Bakan Bozdağ, “Boğazlıyan Devecipınar’da damızlık düve üretim çiftliğimiz var. Kapatılma kararı alınmış ve çiftlik neredeyse fonksiyonlarının yüzde 90’ını yitirmişti. Hükümet olarak bu işi yeniden ele aldık. Oraya ciddi yatırımlar yaptık ve şu anda orası damızlık düve üretim konusunda borsanın ana merkezlerinden biri oldu. Gerçekten çok büyük bir katkı sağladık. Şu anda hayvan üreticileri Yozgat’ta ki çiftlikte ki hayvanların doğumunu yakından takip ediyor ve borsaya bildiriyor. Türkiye’de Yozgat bu açıdan önemli bir merkez oldu. Yine Yerköy’de bir çiftlik vardı ve orası da kapatılmıştı. Orasını da ele alarak özelleştirdik. Şimdi İlci Çiftliği diye modern bir çiftlik var. Binlerce küçük ve büyük baş hayvan var, mandıra var, kendi elektriğini üretiyor, kendi yemini üretiyor ve orada Türkiye’nin en modern hayvan yetiştiriciliği ve üretim tesisi var. Süt ve süt ürünleri konusunda da Türkiye’nin enlerinden birisi oldu. Bu da Yozgat’a büyük bir katkı sağladı” ifadelerini kullandı.
    ET ve SÜT KURUMU BÜYÜK BİR KAZANIM OLDU
    Yozgat’ta büyük bir tesisin olduğunu ve bu tesisin çok kısık bir kapasite ile işletildiğini hatırlatan Bakan Bozdağ, “Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatlarıyla biz orayı Et ve Süt Kurumuna verdik. Şu anda Et ve Süt Kurumunun Ankara dışında tesisi bulunan birkaç ilinden bir tanesi Yozgat. Özelleştirmeler yapılırken biz burayı devletin himayesinde faaliyete geçirdik ve et bölümü şu anda çalışıyor, sözleşmeli hayvancılık yapılabiliyor, Yozgat Kavurması adı altında bir de kavurma çıkardı ve Yozgat’ı da bir markaya çevirme çabası içerisinde. Yozgat’ta hayvan besicisi bu açıdan da büyük bir şansa kavuştu. Hayvanını kesmek istediğinde bu hizmeti alabileceği devletin bir tesisine kavuşmuş oldu. Oranın birde süt bölümü var ve şu anda faaliyete geçiremedik. İnşallah önümüzde ki süreçte süt bölümünü de faaliyete geçirebildiğimiz takdirde Yozgatımız kendi sütünü de işleyebilir bir hale gelecektir. Bunun içinde büyük bir gayretin içerisindeyiz. İnşallah bununda nasıl bir netice alacağını hep beraber göreceğiz. Önümüzdeki günlerde Tarım Bakanımız Yozgat’ta olacak. O da bu tesisi gezip görecek. Onunla da konuşuyoruz. Bu konuda ilerleme kaydedeceğimizi düşünüyorum. Henüz alınmış bir netice yok ama biz bu işin peşini bırakmadık” şeklinde konuştu.
    BOŞA AKAN SULAR TARIMA
    KAZANDIRILDI
    Tarım alanında Yozgat’ta su konusunda ciddi sıkıntıların olduğuna değinin Bakan Bozdağ, “Yozgat esasında su fakiri olan bir il. Bizim büyük ırmaklarımız, büyük göllerimiz, barajlarımız yok.
    Suyun önünü tutarak ve orada su toplayarak oradan Yozgat’a bir fayda sağlamaya gayret ediyoruz. Hükümetlerimiz döneminde Yozgatımızın boşa akan sularının tamamını Yozgatlının arazisine döndürmek ve hayrına çevirmek için önemli adımlar attık” dedi.
    Yozgat’ta yapılan ve yapımı devam eden barajlara değinen Bakan Bozdağ şu şekilde devam etti;
    UZUNLU BARAJI
    Boğazlıyan’da Uzunlu Barajı var. Boğazlıyan ovasının bereket kaynağı. Bu barajın tabanı yarıldı ve su kayboldu. Çünkü yanlış bir zemine baraj oturtulmuştu. Çok ciddi kaynak aktarımı yaparak buraya müdahale ettik. Uzunlu Barajı gibi iki baraj yapacak kadar para harcadık. Şimdi bu barajımız adeta yeniden yapılmış oldu ve Boğazlıyan ovasının bereket kaynağı haline geldi, sulama devam ediyor.
    OĞULCUK BARAJI
    Yine Boğazlıyan’da Oğulcuk Barajımız var. Temelini attık ve inşası sürüyor. İnşallah yakın zamanda bittiğinde Oğulcuk Barajı Boğazlıyan ovasının geri kalan kısmını sulayacak ve oradaki bereketi artıracaktır.
    GELİNGÜLLÜ BARAJI
    Yozgat merkezde Gelingüllü barajımız var. Bizden önce başlanmış, baraj kısmı bitirilmiş ama suyun isale hatlarıyla araziye ulaşması tamamlanmamıştı. Biz kalan kısımları kapalı devre sulama sistemine geçirmek suretiyle Yerköy, Şefaatli ve Kırşehir istikametinde diğer alanları suyla buluşturan tarihi bir adımı attık. O da çok büyük bir imkan sağladı.
    CEMİL ÇİÇEK BARAJI
    Yozgat merkezde Cemil Çiçek barajı adıyla büyük bir baraj yaptık. Bu baraj Yozgat, Yerköy ve Çiçekdağ’ın içme suyu ihtiyacını karşılayacak. Aynı zamanda Yozgat merkez ve Yerköy’de ki tarım arazilerinin önemli bir kısmını da sulayacaktır. Yani suyla buraları buluşturan bir adım attık.
    İNANDIK BARAJI
    Yerköy’de 41 yıldır yapılmayı bekleyen, baraj olabilecek niteliğe sahip İnandık Barajını 2017 yatırım programı içerisine aldık. İnandık Barajı ile de Yerköy ovası suya kavuşacak. Suyla buluşan topraklarımızda inşallah bereketlenecektir.
    SÜREYYABEY BARAJI
    Çekerek ilçemizde Süreyyebey Barajı var. Bizden önce temeli atıldı ancak bir harcama yapılmadı. Biz Süreyyabey Barajını bitirdik. Bu baraj maalesef Çekerek ovasını sulamıyor, Amasya’da ki tarım arazilerini suluyor ama bu barajdan Aydıncık’ta çok bereketli olan Kümbet Ovasını sulayacak bir imkan oluşturuluyor ve şimdi Süreyyabey Barajının sularını Kümbet ovasına aktaracak projeyi hayata geçiriyoruz. Kümbet Ovası bu suyla birlikte adete bir Bursa, bir Antalya olacak. Toprağı çok uygun, iklimi çok uygun bir bölge.
    AKDAĞMADENİ
    BARAJI
    Akdağmadeni ilçemizde büyük bir barajın temeli atıldı. Bu barajdan Akdağmadeni’nin çok az bir kısmı sulanacak. Aslında bu Kadışehri’nin mevcut ovasının tamamını bu suyla sulamış olacağız. Kadışehri ovası ve Saraykent’in bazı bölgeleri, gelen bu sudan istifade etme imkanı bulacak. Oralarda çok kıymetli ve bereketli alanlara dönüşmüş olacak.
    BARAJ YAPILMAYAN, İNŞAASINA
    BAŞLANILMAYAN
    SUYUMUZ KALMADI
    Yozgat toprakları içerisinde baraj yapılabilecek suların tamamını ya baraj yaptıklarını yada baraj yapmak üzere inşasına başladıklarını aktaran Bakan Bozdağ, “Baraj yapılmayan, inşaatına başlanılmayan suyumuz kalmadı. Hepsi yüzlerce milyon liralık eserlerden oluşuyor. Küçük göletlerimiz var. Göletlerinde önemli bir kısmını tamamladık. Bir kısmının inşaatı devam ediyor ama önemli bir kısmı da özel idare kapsamında sulanan yerler. Şu anda özel idare kapsamında gölet yapılabilecek 20 tane yeri DSİ özel idareden alma kararı aldı. Bunun anlamı şu, artık köylerimizde ufak tefek olan yerlerin tamamını da inşallah gölete dönüştüreceğiz ve oradan da araziyi suyla buluşturacağız.
    DSİ’nin imkanları daha fazla olduğu için sulama işinde de alacağımız mesafe artacaktır” diye konuştu.
    Bakan Bozdağ konuşmasını şu şekilde tamamladı;
    “Hem hayvancılıkta, hem tarım alanında ve diğer alanlarda pek çok işi bu dönemde hayata geçirdik.
    Sayın Cumhurbaşkanımız, Sayın Başbakanımız söz konusu Yozgat olduğunda en güzel desteği Allah’ın izniyle ilimize hep yaptılar. Bizde bu yatırımları Yozgat’a aktarmanın gayreti içerisinde olduk. Yozgat’ın yarını inşallah daha iyi olacaktır.”

  • Ortaöğretim Çalıştayı’nın finali yapıldı

    Ortaöğretim Çalıştayı’nın finali yapıldı

    İl Milli Eğitim Müdürü Mehmet Tekin, başkanlığında Fatih Mesleki Teknik Anadolu Lisesi’nde Bozok Üniversitesi Öğretim görevlileri, İlçe Milli Eğitim Müdürleri, Şube Müdürleri, Sivil Toplum Kuruluşları, yönetici, öğretmen, öğrenci, veli, gazeteciler ve eğitim gönüllülerinin katılımı ile gerçekleştirildi.
    İlkini Boğazlıyan ve Yenifakılı ilçeleride gerçekleştirilen çalıştay’a bugüne kadar 13 ilçenin katılımı sağlandı. Çalıştay’da, eğitim kalitesinin artırılması ve öğrencilerin geleceğe yön verecek bireyler haline dönüşmesi gayesiyle eğitim öğretimi direkt etkileyen bir çok alanda yaşanan sorunlar ve bu sorunlara yönelik çözüm önerileri, alanında uzman ve deneyimli katılımcılar tarafından tespit edildi.

  • Bakan Bozdağ: Venedik Komisyonunun  raporunun itibarı yoktur

    Bakan Bozdağ: Venedik Komisyonunun raporunun itibarı yoktur

    Bakan Bozdağ, Alman basınında ve bazı basın yayın organlarında yer alan Venedik Komisyonunun anayasa değişikliğine ilişkin raporunu değerlendirdi. Venedik Komisyonu raporunun adil ve tarafsız olmadığına işaret eden Bakan Bozdağ,”Venedik Komisyonu Cuma günü Türkiye aleyhinde bir rapor kabul etti. Venedik Komisyonu teknik bir komisyondur, uzman görüşü verir sadece. Ancak Türkiye hakkında Venedik Komisyonunun kabul ettiği rapor teknik bir rapor değildir. Tamamen siyasi bir rapordur. Venedik komisyonu Türkiye’deki anayasanın, halk oylaması sürecinde ortaya koyduğu raporla hayırdan yana çokta net bir şekilde taraf olmuştur. Çünkü Venedik Komisyonu raporu adil değildir, objektif değildir. Subjektiftir, siyasidir. Tamamen baştan sona CHP ve HDP’nin anayasa ve anayasa komisyonu ve genel kurul görüşmeleri sırasında söylediklerinin kendi internet sitelerinde yayınladıkları görüşlerin derli toplu bir arada ifade edilmesinden ibaret bir rapordur” dedi.
    “CHP ve HDP’nin siyasi görüşleriyle rapor hazırlanmıştır”
    Venedik Komisyonunun teknik bir komisyon olduğunu belirten Bozdağ,”Ancak Türkiye’nin muhalefet bir partisi dili ve üslubuyla bir rapor alınmıştır. Komisyon bu raporuyla Venedik Komisyonunun saygınlığına çok büyük bir leke sürmüştür. Bizim açımızdan Türkiye’deki olup bitenleri objektif yansıtmayan teknik ve uzman görüşü içermeyen tamamen CHP ve HDP’nin siyasi görüşlerini Venedik Komisyonu görüşüne dönüştüren bu raporun bir itibarı yoktur.
    Buradan bu raporu referans gibi gören ve göstermek isteyen çevrelere de seslenmek istiyorum. Kim ki bu raporu referans alarak Türkiye’deki anayasa değişiklikleri hakkında bir kanaat ve karar oluşturursa kesinlikle yanlış bir kanaat oluşturmuş olur ve yanlış bir karar vermiş olur çünkü gerçeklere dayanmayan bir rapor üzerinden kanaat oluşturulamaz” şeklinde konuştu.

  • Tüketiciler günü kutlandı

    Tüketiciler günü kutlandı

    Yerköy Tüketicileri Koruma Derneği Başkanı Hüseyin Erdoğan yaptığı açıklamada; Geleceğimiz olan genç nesilleri çok önemsediklerini, önemsenen bu nesil için de bir sorumluluk gereği Dernek olarak Bilinçli Tüketicinin büyük önem taşıdığına inandıklarını, bu amaç doğrultusunda da Yerköy Kaymakamlığı ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ile işbirliği içerisinde Yerköy Genelindeki Tüm Okullarımızda Öğrencilere yönelik Konferanslar düzenlediklerini belirterek büyük faydalar sağlayacaklarını umut ettiklerini söyledi.
    Hüseyin Erdoğan; “Yerköy genelinde, 06/03/2017—20-03/2017 tarihleri arasında, 24 Okulumuzda öğrenim gören öğrencilerimizin büyük çoğunluğunu Bilinçli Tüketici konusunda eğitimle bilgilendirmeye çalıştıklarını“ söyleyerek , bu bilinçlendirme konferanslarının geçmiş yıllarda da yapıldığını, yapılan bu çalışmaların geri dönüşüm ürününü de Tüketici Sorunları Hakem Heyetinde gördüklerini açıkladı.
    Hüseyin Erdoğan, 15 Mart Dünya Tüketiciler Günü ve takip eden Tüketiciler Haftası Münasebetiyle yapılan faaliyetlerden biri olan Konferanslardan sonra, İlçe genelinde farkındalık yaratmak amacıyla Çeşitli kategorilerde Tüketici Ödülleri vereceklerini belirterek tüm Tüketicilerin, 15 Mart Dünya Tüketiciler gününü kutladı.

  • Bü Tıp Bayramını kokteylle kutladı

    Bü Tıp Bayramını kokteylle kutladı

    Üniversite Konukevi ve Sosyal Tesisleri’nde düzenlenen programa Rektör Prof. Dr. Salih Karacabey, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Hikmet Şelli Aybar, Prof. Dr. Kadir Özköse, Prof. Dr. Şenol Akın, Tıp Fakültesi Dekan Yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Mehmet Yalvaç, Üniversite Araştırma ve Uygulama Hastanesi Başhekimi Yrd. Doç. Dr. Mesut Sipahi, çok sayıda öğretim üyesi ve sağlık çalışanları katıldı.
    Programda Üniversite Tıp Fakültesi Dekan Yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Mehmet Yalvaç, Tıp Fakültesi öğretim üyeleri Prof. Dr. Fatma İnci Arıkan, Prof. Dr. Ferit Çiçekçioğlu ve Tıp Fakültesi’nden Sorumlu Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hikmet Şelli Aybar yaptıkları konuşmalarda özveriyle mesleğini icra eden tüm sağlık çalışanlarının 14 Mart Tıp Bayramı’nı kutlayan mesajlar verdi.
    Rektör Prof. Dr. Salih Karacabey’de konuşmasında meslek ahlakını gözeterek yapılan her işin değerli olduğunu belirterek insanlar arasında adil olmak ve adaletle hükmetmek için seçilen her mesleğin kutsal olduğunu kaydetti.
    Her mesleğin dolaylı olarak geri dönüşümünün yine insanın kendisi olduğuna dikkat çeken Rektör Karacabey, doktorluk mesleğinin doğrudan insan merkezli olması nedeniyle diğer mesleklerden ayrıldığını ifade etti. Karacabey, şöyle devam etti: “Her kim olursa olsun tedavi ihtiyacı olan kişi düşmanımız da olsa her halükarda insana dönük ve insanı kurtarmak içindir. Bu yönüyle yeryüzündeki meslekler içinde yapılabilecek en faziletli işi yapmaktasınız.” Sağlık çalışanlarına yönelik yapılan şiddet girişimlerini kınayan Rektör Karacabey bu problemin insanının iyi yetişmemesinden dolayı cehalet ve bencillikten kaynaklanan bir ahlak meselesi olduğuna dikkat çekti. Karacabey, Tıp Fakültesinde görev yapan akademisyenlere gösterdikleri emeklerinden dolayı teşekkür ederek, sağlık çalışanlarının 14 Mart Tıp Bayramı’nı kutladı. Program Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yalçın Aral’a profesörlük beratı ve cübbe, Doç. Dr. Emine Çölgeçen, Doç. Dr. Çiğdem Kader’e doçentlik cübbelerinin giydirilmesi ve müzik dinletisi ile sona erdi.

  • Bozdağ: Dargınlıkları bir kenara bırakalım  hep birlikte “evet” için çalışalım

    Bozdağ: Dargınlıkları bir kenara bırakalım hep birlikte “evet” için çalışalım

    Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, memleketi Yozgat’ta AK Parti İl Başkanlığı tarafından düzenlenen “Geçmişten geleceğe teşkilat” programına katıldı. Bakan Bozdağ burada yaptığı konuşmada Yozgat ve ülke gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
    Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, “Yozgat geçmişten geleceğe halk buluşması vesilesi ile bir arada olmaktan dolayı mutlu oldum. Bu günler tarihi günlerdir. 200 yüzyıllık bir süreçte sürekli tartışılan Türkiye daha iyi nasıl yönetilir? Türkiye için en iyi hükümet sistemi modeli nedir? Neler yaparsak milletimiz ve devletimiz için iyi olur sorularını uzun yıllar tartışma konusu oldu. Şimdi bu tartışmalarda milleti hakem yapma ve milletin kararıyla bu tartışmalara artık noktayı koyma vakit gelmiştir, beraber noktayı koyacağız.”diye konuştu.
    BİRLİKTE TER
    DÖKTÜĞÜMÜZDE HEP NETİCE ALDIK
    Birlikte omuz omuza çalıştıklarında hep netice aldıklarını kaydeden Bozdağ, “Ben AK Parti teşkilatlarında bulunduğum ilk günden beri, görev alan Yozgat’taki bütün dostlarıma, kardeşlerime diyorum ki bu yürüyüş sadece bugün aktif görevde bulunan arkadaşlarımın yaptığı bir yürüyüş değil. Aktif görevde olsun olmasın partimize üye olsun olmasın bütün Türk milletinin ortak yürüttüğü bir büyük dönüşüm hareketidir. Beraber olduğumuzda birlik olduğumuzda, aynı hedefler için omuz omuza verdiğimizde birlikte ter döktüğümüzde hep netice aldık.”dedi.
    AK PARTİ
    HÜKÜMETİNİ
    ÇALIŞTIRMAK
    İSTEMEYEN GÜÇ ODAKLARI VARDI
    AK Parti hükümetini çalıştırmak istemeyen güç odakları olduğunu vurgulayan Bozdağ, şöyle devam etti: “Genel başkanımızın liderimizin, milletvekili listesinden isminin silindiği günleri hatırlarsınız. Tam seçime gideceğiz, AK Partinin aleyhine açılmış kapatma davasını 3 Kasım 2002 öncesi bunu çoğu insan bilmez ama seçimin tamda arifesinde Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı o dönemde kapatma davası açtı. Ankara’da sizin sayenizde iktidar olduk. Ondan sonrada zorlu yıllar başladı. Ankara’da AK Parti hükümetini yürütmek istemeyen, çalıştırmak istemeyen, planlarını, programları uygulamasına engel olmak isteyen, görünen, görünmeyen güç odakları vardı. Hatta Yaşar Nuri Öztürk, anlatıyor; seçimden sonra iyi ki AK Parti geldi demiş. Ekonomi berbat biz gelseydik baya sıkıntı olacaktı, şimdi yük bunların üzerine kalır ve bunlar bunun altından kalkamazlar diye sevincini ifade etti diye bir basın açıklamasında anlattılar.”
    FETÖ’NÜN
    TALİMATIYLA
    OPERASYONLARLA KARŞI KARŞIYA
    KALDIK
    FETÖ’nün talimatıyla operasyonlarla karşı karşıya kaldıklarını kaydeden Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, “2010 yılında Anayasa oylaması yaptık, milletle yeniden buluştuk ve büyük bir değişimi orada gerçekleştirdik. 7 Şubat’ta Pensilvaya’dakibedduacıFettullahçı Terör Örgütü (FÖTÖ)nün talimatları ile yargı içerisinde yuvalanmış teröristleri ve polisteki teröristlerin eli ile MİT Müsteşarına dönük bir operasyonla karşı karşıya kaldık. Arkasından gezi hadiseleri, 17/25 Aralık hukuk darbesi, MİT Tırları darbesi baktığınızda bir sürü olay yaşandı ve en nihayetinde bir darbe teşebbüsü ile karşı karşıya kaldık. Bütün bunları hafızamızda yoklayıp getirdiğimizde şunu net görüyoruz, bu dönem bizim büyük sınamalarla geçirdiğimiz bu dönem.”ifadelerini kullandı.
    TÜRKİYE’DE BU
    KADAR OLAY
    YAŞANIRKEN LİDER TAYYİP BEY
    OLMASAYDI
    ÜLKENİN İSTİKRARI NASIL OLURDU
    “Türkiye’de bu kadar olay yaşanırken lider Tayyip Bey olmasaydı ülkenin istikrarı nasıl olurdu”diyen Bakan Bozdağ, “Eğer bu kadar olay Türkiye içerisinde yaşanırken ve Irak’ta 2003’den bu yana 14 yıldır iç savaş varken, Suriye’de 2011’den bu yana 6 yıldır bir iç savaş varken, PKK, DEAŞ, FETÖ gibi pek çok terör örgütleri Türkiye’ye saldırırken canımızı acıtmaya devam ederken Türkiye’de bu terör saldırılarından ve iç çatışmalardan kaynaklı pek çok problem varken, eğer tek başına güçlü bir AK Parti iktidarı olmamış olsaydı Türkiye’nin lideri Tayyip Bey değil de başka biri olsaydı veya koalisyonlar olsaydı, acaba Türkiye’nin istikrarı nasıl olurdu. Türkiye yaşanan bütün bu hadiselerden nasıl etkilenirdi, ekonomisi bugün bulunduğu yerde olabilir miydi ve Yozgat üniversitesine, şehir hastanesine, bölünmüş yollarına, hızlı trenine, havaalanına, toplu konutlar, doğalgaza ve daha pek çok hizmete kavuştuğu gibi Türkiye’nin illeri, insanları böylesi devası eserleri etrafında yanı başında görebilir miydi. Hamd olsun bütün bunlar karşısında istikrarlı bir Türkiye güçlü bir AK Parti yönetimini bütün olumsuzluklarla mücadele ederek, milletin ve devletin hukukunu her türlü hukukun üstünde tuta tuta bugünlere geldik. Türkiye’de istikrarlı dönemler oldu mu oldu. Atatürk dönemi istikrarlı dönemdir. Menderes dönemi istikrar dönemdir. Özel dönemi istikrar dönemidir. Şimdi Tayyip Erdoğan dönemindeyiz o da istikrarlı dönemi. Nerden çıktı bu istikrar sandıktan çıktı. Halk oyunu gördü ve bu sistemde çıktı. Ama dikkat ederseniz bu istikrarlı dönemin arkasından hep istikrasızlıklar gelmiştir, krizler, kargaşalar gelmiştir. “şeklinde konuştu.
    TÜRKİYE’DEKİ HALK OYLAMASINDAN
    SİZE NE
    Almanya, Hollanda ve diğer Avrupa ülkelerinin Türkiye aleyhine aldıkları kararın insan haklarına ilişkin sözleşmelere, hukukun evrensel değerleriyle asla bağdaşmayacak uygulamalar yaptıklarını vurgulayan Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, “Türkiye’deki halk oylamasından size ne” dedi.
    Bozdağ, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bakın sistem değişikliği tartışması yaparken, Almanya, Hollanda, Avusturya, Danimarka, İsviçre Türkiye’nin aleyhine kararlar aldı ve insan haklarıyla, Avrupa Birliğinin değerleri ile kendi anayasada taraf oldukları insan haklarına ilişkin sözleşmelerle, hukukla hukukun evrensel değerleriyle asla bağdaşmayacak uygulamalar yapıyorlar. Görülmemiş bir dayanışma içerisinde bunu yapıyorlar. Türkiye’den oraya giden bakanlara ve bu anayasa değişikliğini halka ve oradaki vatandaşlarına anlatmak isteyenlere engel üzerine engel çıkarıyorlar. Türk toplumuyla, Tüm bakanların buluşmasına engel üstüne engel çıkarıyorlar. Kendi değerlerini rezil etme pahasına bunu yapıyorlar. Şimdi Hollanda’nın yaptığı şey, kendi milletini dünyada çok küçük küçük düşürmektir. Kendi devletini de dünyada çok küçük düşürmektedir. Hollanda hükümeti devletini ve milletini dünyada küçük düşüren bu uygulamayı bilerek yaptı. Bu uygulamayı yapmaktan imtina etmedi. Diğerleri de aynısını yapıyorlar. Peki, ben soruyorum, Türkiye’deki halk oylamasından size ne. Sizi ne ilgilendiriyor Türkiye’deki halk oylaması süreci. Biz kendi hükümet sistemimizi değiştireceğiz veya değiştirmeyeceğiz bunun kararını vereceğiz. Türk milleti kendi kararlarını verecek yetkinliğe sahiptir. Türkiye bağımsız devlettir. Dışarıdan yapılacak müdahaleler ile Türk devleti ve Türk milleti asla bir karar almamıştır bundan sonrada almayacaktır.
    Onun için diyorum ki Türkiye’ye ve Türk milletine kazandıracak bu tarihi adımı birlikte atmalıyız ve bu tarihi adımın güçlü bir şekilde atılması için hep beraber koşmalı, hep beraber çalışmalıyız. Yozgat’taki bütün teşkilat mensubu arkadaşlarımdan, bugüne kadar görev almış herkesten bugünkü teşkilat mensuplarından daha fazla çalışma ve gayreti beklediğimi özellikle ifade etmek istiyorum. Ben kendim bu davanın görevlendirilmiş adamıyım deyip bu meseleye sahip çıkan bildiği kadar, anladığı kadar, hatırının, nazının geçtiği her yere koşan ve oralarda bu meseleyi anlatıp en büyük desteği sağlamak için çalışanların olması. Ben bunu her seçimde yaptığınız gibi bu halk oylamasında da yapacağınıza yürekten inanıyorum ve sizlere güveniyorum.”
    YOZGAT’I HALK
    OYLAMASINDA İLK 5’İN İÇERİSİNE
    SOKMALIYIZ
    “Yozgat’ı inşallah halk oylamasında Türkiye’de en fazla evet diyen illerin başında ilk 5’te hep beraber sokmamız lazım.” diyen Bakan Bozdağ, “Diyorum ki biz ilk 5’e girecek bir potansiyele sahibiz. Yozgat’ta MHP’de var, AK Parti var. Saadet var, Büyük Birlik var. MHP evet diyor, AK Parti evet diyor, Büyük Birlik Partisi evet diyor, Saadet Partisinin tabanı da evet diyor. Öyle ise bu kadar evet diyenlerin birlikte olduğu bir yerde bizi beraber güçlü bir sonucu ortaya koymamız olağanüstü bir başarı değil mi? Onun için de diyoruz ki bütün farklılıkları bir tarafa hep beraber koymamız lazım. 15 Temmuz 2016 hain darbe teşebbüsü sırasında Yozgat’ın meydanında, ilçelerinin meydanında, hatta Ankara, İstanbul diğer illerin meydanlarında Yozgatlılar ki 134 tane şehidimiz var nasıl bütün siyasi farklılıkları bir tarafa bırakıp, milletin ve devletin geleceği, demokrasi ve hukukumuz için canı pahasına nöbet tuttuysa şimdi de aynı şekilde farklılıkları bir tarafa bırakıp sandığa sahip çıkma ve 16 Nisan’da sandıkları Evet’lerle doldurma vaktidir. Çünkü bu mesele bir parti meselesi asla değildir. Bu bir Türkiye meselesidir, bu bir millet meselesidir. Bu milletimizin ve devletimizin bekası, istiklali, istikbali, siyasi istikrarı ve geleceğimizin aha güçlü olması içindir. Onun için diyoruz ki bu işe beraber çok ciddi bir şekilde sahip çıkmamız lazım. Yozgat’ta biz güçlüyüz diye çalışmamazlık yapmamalıyız, güvenip yatana Allah vermez, koşarsak ter dökersek, çok çalışırsak, milletimizin gönül kapılarını tıklatırsak milletimizde bize duasıyla, rızasıyla oyu ile destek verecektir. Onun içinde vakit çalışma vaktidir, koşma vaktidir, ter dökme vaktidir ve herkesi birlikte bu ter mücadelesine davet ediyorum.”diye konuştu.
    ŞAHSİ YADA
    ŞAHISLARLA
    ALAKALI
    KIRGINLIKLARIMIZ OLMAMIŞTIR
    Bakan Bozdağ, sözlerini şöyle tamamladı: “Aramızda tabi kırgınlıklarımız olabilir. Zaman zaman bizim kırdığımız döktüğümüz olabilir. Yani hepimiz insanız sonuçta insansak hata da yaparız, yanlışta yaparız. İş yapan hata da eder yanlışta eder. Önemli olan bu süreçlerde bizim kasıtlı birbirimizi kırmamamız. Bazen içtihat hatası yaparsın kasıtlıda yapabilirsin. Ama bilmemiz lazım ki bütün bunların hepsi biz aynı hedefe hizmet ederken, aynı yolda koşarken, daha iyiyi arayışla ilgili bir şeydir. Şahsi ya da şahıslarla alakalı kesinlikle bir kırgınlık, dargınlık veyahut ta incitme olmamıştır. İnşallah bundan sonra da daha iyi arayışı için mücadelemizi elbette beraber yapacağız.

  • İstiklal Marşının kabulü ve Milli Şair  Mehmet Akif Ersoy için anma töreni

    İstiklal Marşının kabulü ve Milli Şair Mehmet Akif Ersoy için anma töreni

    Aydıncık Öğretmenevi Toplantı salonunda düzenlenen programa İlçe Kaymakamı Yavuz Akyol, Belediye Başkanı Ahmet Koçak, İlçe müdürleri ve vatandaşlar katıldı. Aydıncık Ortaokulu tarafından hazırlanan programda; “M. Akif Ersoy’ un İstiklal Marşını yazma öyküsü” konulu sinevizyon gösterisi, tiyatro ve oratoryo gösterileri sergilendi. Anaokulu öğrencileri tarafından İstiklal Marşının 10 kıtası okundu. İlçe Kaymakamı Yavuz Akyol, İstiklal Marşının Kabulünün 96. Yıldönümü nedeniyle bir arada olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Akyol, “Milli Şairimiz Mehmet Akif Ersoy bu şiirle bu marşla günümüze de atıfta bulunmuştur. İstiklal Marşı şairimiz Mehmet Akif Ersoy o kadar vatanperver bir insan ki tek kuruşuna dahi tamah etmeyip onunla milli zaferlere milli başarılara koşabilmek için devlete bağışlamıştır.İstiklal marşı yalnızca o gün ki şartlar için yazılmış değil, bundan sonrada olabilecek tüm düşmanlarımıza tüm savaşlara ve maruz kalabileceğimiz tüm fitnelere bir reçete ve ilaç olmuştur. Bu vesile ile Milli şairimizi şükranla anıyorum, rahmetle anıyorum, Onun döneminde bu marşı kabul etmiş yüce meclisimizin üyelerini, başta ulu önder Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını rahmetle, şükranla anıyorum.” diye konuştu.

  • Vali Yurtnaç: Köylerimizin  sıkıntıları giderilecek

    Vali Yurtnaç: Köylerimizin sıkıntıları giderilecek

    Köy odasında vatandaşlarla buluşan Yozgat Valisi Kemal Yurtnaç ve beraberindekiler, burada köy halkı ve köyün sıkıntılarını dinledi.
    Esenli köyünün daha önceden belde olduğunu ve daha sonradan köy statüsüne düştüğünü hatırlatan Vali Yurtnaç, belediyelikten köy statüsüne düşen 27 köyün alt yapı çalışmalarını bitireceklerini söyledi. Bunun yanı sıra il genelinde ki tüm köylerde çöplerin il özel idaresi ve köylere hizmet götürme birliği vasıtası ile toplanacağını belirten Vali Yurtnaç, tüm köylerin özellikle alt yapı sıkıntılarının olduğunu, bunu takip ettiklerini ve sıkıntıların giderilmesi için çalışmaların başlayacağını belirtti.
    Vatandaşlarla uzun uzun sohbet ederek sıkıntılarını dinleyen Vali Yurtnaç daha sonra Bilal Şahin İlk ve Orta Okulunu ziyaret etti. LYS’de 120 soruda 115 net yapan 8. Sınıf öğrencisi Habibe Aydın’ı tebrik eden Vali Yurtnaç, başarılarının devamını diledi. Daha sonra Esenli köyü sağlık evi ve Bilal Şahin Kız Kuran Kursunu ziyaret eden Vali Yurtnaç, burada kurs öğrencisi bayanlarla sohbet edip, anneleri ile birlikte Kuran Kursuna gelen çocuklarla ilgilenerek oyuncak hediye etti. Vali Yurtnaç’ın ziyaretinden oldukça memnun olan köy halkı ise, il yöneticisinin sorunları dinlemek için vatandaşın ayağına gitmesinden dolayı çok mutlu olduklarını söylediler.

  • Bozdağ: Avrupa Adalet Divanının  başörtüsü kararı tuzun koktuğu yerdir

    Bozdağ: Avrupa Adalet Divanının başörtüsü kararı tuzun koktuğu yerdir

    Bakan Bozdağ, AK Parti İl Teşkilatı tarafından düzenlenen bir dizi toplantı ve ziyaretlere katılmak üzere geldiği Yozgat’ta basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Bozdağ, “Avrupa Adalet Divanının başörtüsü ile ilgili aldığı kararı nasıl değerlendiriyorsunuz?” sorusu üzerine, “Avrupa Adalet Divanının aldığı karar din ve vicdan hürriyeti, çalışma hürriyeti, insan haklarına ilişkin bütün uluslararası düzenlemeler ve AB değerlerinin katledilmesinden ibarettir” dedi.
    Adalet Divanının adaleti, hukukun evrensel ilkelerini ayaklar altına aldığını söyleyen Bozdağ, verilen kararla Avrupa Birliği değerlerinin çiğnendiğini, insanları inancı ile işi arasında tercihe zorlamanın demokratik bir hukuk devletine yakışmayacağını vurgulayarak şunları söyledi:
    “Büyük bir ilkelliktir, büyük bir çağ dışılıktır, Orta Çağ zihniyetinin 21. yüzyılda mahkeme eliyle hortlatılmasından başka bir anlam taşımamaktadır. Bugün bildiğiniz gibi Avrupa ülkelerinde ayrımcılık, ırkçılık, yabancı düşmanlığı, İslamafobi ve Türkiye karşıtlığı gibi çok ciddi hastalıklar var. Bu hastalıklar serpici nitelikte, toplumun tamamını etkisi altına almış durumda ve siyasi iktidarlar dahi bundan etkilenip bu hastalıklara karşı sesini yükseltmek ve bu hastalıkları tedavi ile uğraşmak yerine bu hastalıkların yaygınlaşmasına yol açan eylem ve söylemler içerisine girmişlerdir. Bu son derece üzücü bir gelişmedir. Avrupa’nın geleceğini, Avrupa ülkelerinde yaşayan insanların geleceğini, demokratik hak ve özgürlüklerini de tehdit eden gelişmelerdir. İnsanların bu tür yaklaşımlar içerisinde olması bir dereceye kadar izah edilebilir, bunların belki tedavisi vardır, bir şeyler yapılabilir ama ana görevi bütün bu hastalıklara rağmen ve her türlü olumsuzluğa rağmen insan haklarını, adaleti ve hakkı ayakta tutmak olan Avrupa Adalet Divanı veya Belçika mahkemesi gibi mahkemelerin bu aşırılıklara pirim vermesi ve onlardan daha ileri kararlar alarak adaleti ve hukuku yok etmesi kabul edilemez. Bu tuzun koktuğu bir yerdir.”
    “Bu tür kararlar din ve vicdan özgürlüklerini yok edemez”
    Avrupa Birliği değerleri içerisinde insanların din ve vicdan hürriyetini herhangi bir insanın iş yerinde alacağı karara bağlamak ve bu karara hapsetmenin kabul edilemez bir durum olduğunu ifade eden Bozdağ, insan haklarının şahısların, kurumların veya devletlerin aldıkları kararlarla yok edilebilecek haklar olmadığının altını çizdi. İnsan olmanın gereği olan hakların olduğunu, mahkeme kararları ile de bu hakların değiştirilemeyeceğini, yok edilemeyeceğini ve kaldırılamayacağını belirten Bozdağ, “Ben Avrupa adına üzülüyorum, Avrupa Birliği adına üzülüyorum. Avrupa ortak hukukunu korumakla görevli olan bir Adalet Divanının verdiği karar, bu hukuku bombalamıştır.
    Onlar adına çok üzgünüm. Yoksa bu tür kararlar insanların din ve vicdan özgürlüklerini yok edemez, bu kararların böyle bir gücü asla yoktur. Ama Türkiye’ye her defasında demokrasi, insan hakları hukuku üstünlüğü dersi verenlerin Avrupa’daki demokrasinin, insan haklarının, hukukun üstünlüğünün ırkçıların, ayrımcıların, İslam düşmanlarının ve başkalarının inanç hürriyetine saygı göstermeyen radikallerin kabul ettiği kadar olduğunu göstermiş oldu bu karar” dedi.

  • Bakan Bozdağ’dan AB’nin  başörtüsü yasağına tepki

    Bakan Bozdağ’dan AB’nin başörtüsü yasağına tepki

    Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Twitter hesabı üzerinden AB Adalet Divanının aldığı başörtüsü yasağı kararını sert dille eleştirdi. Bozdağ açıklamasında, “Avrupa Birliği Adalet Divanı, AİHS, tüm insan hakları sözleşmeleri, AB değerleri ve evrensel hukuku yok sayan/çiğneyen bir karar vermiştir. AB Adalet Divanı; inancı gereği başörtülü bir Müslüman’ı işten çıkaran şirketi haklı bulan Belçika mahkemesi kararını hukuka uygun bulmuştur. Adalet Divanı kararına göre Avrupa’da işverenler, ‘iş yeri kuralı’ olarak başörtüsü yasağı koyabilecek/yasağa uymayanı işten çıkarabilecektir. Bilinmeli ki yazılı iş yeri kuralı ile başörtüsü yasağı, insan haklarının, din ve vicdan hürriyetinin, çalışma hakkının tartışmasız ihlalidir. AB Adalet Divanının insan hakları, din ve vicdan hürriyeti ve çalışma hakkını yok sayan/çiğneyen kararı bu gerçeği değiştirmez/değiştiremez” ifadelerini kullandı.
    İnsanları inançları ile işleri arasında tercihe zorlamayı ilkellik, zulüm olarak değerlendiren Bakan Bozdağ, şunları kaydetti:
    “AB Adalet Divanının aldığı bu yasakçı karar, din ve vicdan hürriyetinin, insan haklarının ve AB değerlerinin mahkeme kararıyla imhasıdır. Irkçılık, ayrımcılık, İslamifobi, yabancı düşmanlığı gibi aşırılık hastalıklarına kimi insanlar yakalanabilir; ama bunların tedavisi olabilir. Fakat her şeye/şarta rağmen adaleti/hakkı ayakta tutmak ve yaşatmakla görevli mahkemelerin bu hastalıklara yakalanması adaletin kıyametidir. İnsanları dini inançları ile işi arasında tercihe zorlamak, insan haklarına, AB değerlerine, hukuka ve adalete uygun değildir. İnsanları, inançları ile işleri arasında tercihe zorlamak, ilkelliktir, zulümdür, hukuku ve insan haklarını katletmektir. Görülüyor ki; Belçika mahkemesi de, AB Adalet Divanı da aşırılık hastalığına yakalanmıştır; insan haklarından uzaklaşıp ilkelliğe saplanmıştır. Belçika mahkemesi ve AB Adalet Divanı, Avrupa’da yükselen aşırılık hastalığına tutulup, hak ve adaletten vazgeçmiştir. Yazık, hem de çok yazık.”

  • Vali Yurtnaç, Emirci Sultan türbesini ziyaret etti

    Vali Yurtnaç, Emirci Sultan türbesini ziyaret etti

    Hoca Ahmet Yesevi’nin öğrencilerinden olan, 1194 yılında hocasının vefatı üzerine Yozgat’a gelen ve Osmanpaşa köyünde türbesi bulunan Emirci Sultan ziyaretçilerini bekliyor.
    EMİRCİ SULTAN
    OSMANPAŞA’YI ÖNEMLİ BİR KÖY KILIYOR
    Daha önce yaptığı görev nedeniyle Orta Asya’yı, Balkanları ve Kafkasları iyi bildiğini belirten Vali Yurtnaç, “Burada ki cami ve türbeyi görünce oralar aklıma geldi. Hoca Ahmet Yesevi’nin talebelerinden Emirci Sultan buraya gelmiş. Anadolu’da İslam’ın yayılmasında önemli bir görevi olmuş. Kitabesine göre aynı zamanda seyyidmiş. Burada bulunan insanların diğer yerlerde yaşayan insanlara göre bir artısı vardır. O da mübarek bir zatın burada türbesinin bulunması. Burada da bol bol dua etmek lazım” dedi.
    OSMANPAŞA’YI İÇ TURİZME AÇMALIYIZ
    Osmanpaşa’da böylesine mübarek bir zatın türbesinin olduğunun bilinmesi gerektiğini ifade eden Vali Yurtnaç, “Buradan gelip geçenlerin köyde böyle mübarek bir zatın yattığını bilmesi için belirgin bir tabela yaptırmak lazım. Böylesine mübarek bir zatın burada olması bu köye ayrımcılık yapmamızı gerektiriyor. Burasını iç turizme açacağız. Hoca Ahmet Yesevi’nin bir dalının burada olması bu köyümüzü daha hareketli ve daha öncü bir hale getiriyor. Hem manevi olarak hem de buraya gelecek olan ziyaretçilerle burasını zenginleştirmemiz lazım. Gelecek olan ziyaretçilerimiz de burasını hareketlendirecektir” diye konuştu.
    EMİRCİ SULTAN
    KİMDİR?
    Şeyh AhmedYesevî Hazretleri’nin halifelerindendir. Lakabı Şerefüddin olup, babasının adı Muhammed’dir. Emirci Sultan adıyla anılmaktadır. Doğum tarihi bilinmemektedir. Ancak on ikinci asrın ortalarında doğduğu tahmin olunmaktadır.
    Kaynaklarda ecdadının Veysel Karani Hazretleri’nin sohbetiyle şereflendiği ve duasını aldıkları kaydedilmektedir.
    638 (m. 1240) yılında Yozgat ilinin Osman Paşa bucağında vefat etmiştir.
    Tasavvuf terbiyesini AhmedYesevî Hazretleri’nden alan Şeyh Osman Efendi, dereceler aşarak hilafet almaya hak kazandı.
    Günlerden birinde AhmedYesevî Hazretleri’nin dergahına Çin’den tüccarlar geldi. Şeyhin huzuruna çıkıp, memleketlerinde bir ejderha türediğinden ve herkesi korkutup ülkede huzur bırakmadığından bahsettiler. Hazretin bu hususta kendilerine yardım etmesini istediler.
    Çinlilerin perişan hallerine bir müddet bakan AhmedYesevî Hazretleri, talebelerine dönerek; “Ejderi öldürmeye hanginiz gider?” diye sordu.
    Hepsi de; “Emir sizindir” diye cevap verdilerse de, az da olsa çekindikleri belli oluyordu. Şeyh Hazretleri düşünceye daldığı sırada Osman Efendi ileri atılarak, izin verildiği takdirde bu iş için gitmek istediğini söyledi.
    Şeyh Hazretleri de Osman’ın beline bir tahta kılıç kuşandırarak; “Yüce Allah yardımcın ve uğrun açık olsun” diyerek dua ettikten sonra kendisini gelenlerle birlikte yolcu etti.
    Osman Efendi Çin’e varıp ejderhayı öldürdü. Tekrar Yesevî dergâhına döndü. Bunun üzerine AhmedYesevî Hazretleri ona “Emîr-i Çin” lakabını verdi. Daha sonra da himmet buyurarak yüce makamlara ulaştırdı.
    AhmedYesevî Hazretleri’nin 1194 yılında vefatı üzerine Emir-i Çin Osman Efendi Türkistan’da duramaz oldu. Gönlü mürşidinin ayrılığı ile yanıyordu. Bir süre sonra, yani 1204 yılında, hocasının meşhur talebelerinden Avşar Baba, Şeyh Nusrat, Gaygay Dedi, Pir Dede ve Pertev Sultan gibi o da İslamiyet’i yaymak amacıyla Rum diyarına doğru yola çıktı. Talebesi İmad Sultan’la birlikte günlerce yol alıp, Anadolu’ya geldi ve Keykavus kalesi yakınlarında konakladı. O gece rüyasında Şeyh AhmedYesevî Hazretleri’ni gördü.
    Şeyh Hazretleri ona; “Bu yakınlarda bir köy vardır, halkı gelip geçen misafir yolcuları öldürürler. Onların irşadını ve yetişmelerini sana görev olarak verdim” buyurdu.
    Ertesi günü İmad Sultan’la birlikte o köye varıp misafir oldular. Köyde gösterdiği kerametlerle kısa zamanda köy halkının sevgilisi haline geldiler. Keçikıran adındaki bu köye daha sonra yerleştiler. Yaptırdığı bir zaviyede köylülere ve çevreden gelenlere vaaz ve nasihatle bulunmaya başladı. O sırada civardan geçmekte olan ve Selçuklu Sultanı tarafından Sivas’a vali tayin edilen Osman Paşa adında bir zat Osman Efendi’nin o yörede olduğu öğrendi ve kendisiyle görüşmek isledi.
    Görüştüklerinde kendisine hayran kalarak valiliği bırakıp talebeleri arasına katıldı. Kısa zamanda orada bir tekke yapılmasını sağladı. Tekkenin adına da “Osman Paşa” tekkesi denildi. Tekkede yıllarca talebe yetiştiren Emir-i Çin Osman Efendi Hazretleri 638 (m. 1240) yılında vefat etti. Kabri, tekkenin yanında yer alan türbesindedir. Yozgat’a bağlı Keçikıran köyü, bugün Osmanpaşa olarak anılmaktadır.

  • İstiklal Marşı’nın kabulü kutlandı

    İstiklal Marşı’nın kabulü kutlandı

    Kuran-ı Kerim tilaveti okunması ile başlayan programda saygı duruşunda bulunularak İstiklal Marşı okundu. Törenin açılış konuşmasını Milli İrade İmam Hatip Anadolu Lisesi Okul Müdürü Enver Çeliksu,”Mehmet Akif Ersoy deyince benim aklımda üç şahıs canlanır. Mehmet aşığım. Şiirlerinde örnek nesil olarak takdim ettiği her gencimizin asım gibi olması gerektiği sonucunu çıkarıyoruz. İkincisi Seyit Onbaşı. Top mermisini hiç düşmeden kaldırdı. İman varsa imkan vardır düşüncesi ile bir milletin kaderini değiştirmiştir. Diğeri de Akif’in kendisidir. Sanat adamıdır aydındır. Milleti ağlarken ağlayan, milleti gülerken gülen bir adamdır. Her birimize bu şahıslardan birinin örnek olması temennisinde bulunuyorum” dedi.
    Vali Yardımcısı Şükrü Çakır ise,”Bu programı YGS nedeni ile gününde yapamadık. Akif’e yakışır bir millet olmak bizim en büyük güvencemiz. Bu alanda uğraşıyoruz. Belki yeterli değil ama Yozgat olarak kültür alanımda bir şeyler vermek istiyoruz. Mehmet Akif ve Mustafa Kemal, üç kıtaya yayılmış imanlı imparatorluğunun çöküşünden sonra Cumhuriyetin ortaya çıkmasının iki mimarıdır. Biri askeri anlamda diğeri inanç adamı olarak istiklal harbimizin iki büyük lideri ve iki büyük kahramanı olmuştur” şeklinde konuştu.
    Konuşmaların ardından katılımcılara İstiklal Marşı şairi Mehmet Akif Ersoy’un hayatı ve İstiklal Marşı’nın çıkışı hikayesini anlatan sinevizyon gösterisi izlettirildi. Öğrencilerin seslendirdiği şiirlerin ardından program sona erdi.

  • T.C. ŞEFAATLİ İCRA DAİRESİ

     

    T.C. ŞEFAATLİ İCRA DAİRESİ

    2015/80 ESAS

    TAŞINMAZIN AÇIK ARTIRMA İLANI

     

    Satılmasına karar verilen taşınmazın cinsi, niteliği, kıymeti, adedi, önemli özellikleri :

    1 NO’LU TAŞINMAZIN

    Özellikleri                    : Yozgat İl, Şefaatli İlçe, 88 Ada No, 77 Parsel No, BAHÇELİEVLER Mahalle/Mevkii, BAHÇELİEVLER MAH. Köyü, Bahçelievler Mah. 88 Ada 77 Parsel 144,65 m² alanlı arsa olup ticaret alanında bitişik nizam 6 kat imarlı olup artık parseldir. Tek başına üzerine herhangi bir yapı yapılamaz. Mahalinde bulunan kapalı halı saha içerisinde kaldığı tespit edilmiştir.

     

    Adresi                          : Bahçelievler Mah.Şefaatli / YOZGAT

    Yüzölçümü                  : 144,65 m2

    Kıymeti                        : 7.232,50 TL

    KDV Oranı                 :%18

    Kaydındaki Şerhler    :

     

    1. Satış Günü : 28/04/2017 günü 09:00 – 09:10 arası
    2. Satış Günü : 26/05/2017 günü 09:00 – 09:10 arası

    Satış Yeri                      :ŞEFAATLİ ADLİYESİ KORİDORU

    ———————————————————————————————————————–

    2 NO’LU TAŞINMAZIN

     

    Özellikleri                    : Yozgat İl, Şefaatli İlçe, 520 Ada No, 19 Parsel No, İNCEŞEHİR MAH. Mahalle/Mevkii, KÖYARDI Köyü, İnceşehir Mah. 520 Ada 19 Parsel 297,93 m² alanlı arsa olup sanayi sitesi alanında bitişik nizam 2 kat imarlıdır.

    Adresi                          : İnceşehirMah.Şefaatli / YOZGAT

    Yüzölçümü                  : 297,93 m2

    Kıymeti                        :29.793,00 TL

    KDV Oranı                 : %18

     

    1. Satış Günü : 28/04/2017 günü 09:20 – 09:30 arası
    2. Satış Günü : 26/05/2017 günü 09:20 – 09:30 arası

    Satış Yeri                      :ŞEFAATLİ ADLİYESİ KORİDORU

    ———————————————————————————————————————–

    Satış şartları :

     

    1- İhale açık artırma suretiyle yapılacaktır. Birinci artırmanınyirmi gün öncesinden, artırma tarihinden önceki gün sonuna kadar esatis.uyap.gov.tr adresinden elektronik ortamda teklif verilebilecektir. Bu artırmada tahmin edilen değerin %50 sini ve rüçhanlı alacaklılar varsa alacakları toplamını ve satış giderlerini geçmek şartı ile ihale olunur. Birinci artırmada istekli bulunmadığı takdirde elektronik ortamda birinci artırmadan sonraki beşincigünden, ikinci artırma gününden önceki gün sonuna kadar elektronik ortamda teklif verilebilecektir.Bu artırmada da malın tahmin edilen değerin %50 sini,rüçhanlı alacaklılar varsa alacakları toplamınıve satış giderlerini geçmesi şartıyla en çok artırana ihale olunur. Böyle fazla bedelle alıcı çıkmazsa satış talebi düşecektir.

    2- Artırmaya iştirak edeceklerin, tahmin edilen değerin % 20’si oranında pey akçesi veya bu miktar kadar banka teminat mektubu vermeleri lazımdır. Satış peşin para iledir, alıcı isteğinde (10) günü geçmemek üzere süre verilebilir. Damga vergisi, KDV,1/2 tapu harcı ileteslimmasraflarıalıcıya aittir. Tellâllık Harcı, taşınmazın aynından doğan vergiler satış bedelinden ödenir.

    3- İpotek sahibi alacaklılarla diğer ilgilerin (*) bu gayrimenkul üzerindeki haklarını özellikle faiz ve giderlere dair olan iddialarını dayanağı belgeler ile (15) gün içinde dairemize bildirmeleri lazımdır; aksi takdirde hakları tapu sicil ile sabit olmadıkça paylaşmadan hariç bırakılacaktır.

    4- Satış bedeli hemen veya verilen mühlet içinde ödenmezse İcra ve İflas Kanununun 133 üncü maddesi gereğince ihale feshedilir. İhaleye katılıp daha sonra ihale bedelini yatırmamak sureti ile ihalenin feshine sebep olan tüm alıcılar ve kefilleri teklif ettikleri bedel ile son ihale bedeli arasındaki farktan ve diğer zararlardan ve ayrıca temerrüt faizinden müteselsilen mesul olacaklardır. İhale farkı ve temerrüt faizi ayrıca hükme hacet kalmaksızın dairemizce tahsil olunacak, bu fark, varsa öncelikle teminat bedelinden alınacaktır.

    5- Şartname, ilan tarihinden itibaren herkesin görebilmesi için dairede açık olup gideri verildiği takdirde isteyen alıcıya bir örneği gönderilebilir.

     

    6- Satışa iştirak edenlerin şartnameyi görmüş ve münderecatını kabul etmiş sayılacakları, başkaca bilgi almak isteyenlerin 2015/80 Esas sayılı dosya numarasıyla müdürlüğümüze başvurmaları ilan olunur.

  • Kar kenti beyaza bürüdü

    Kar kenti beyaza bürüdü

    Şubat ve Mart ayının büyük bir kısmını mevsim normallerinin üzerinde bir sıcaklıkla geçiren Yozgat’ta hava sıcaklıklarının düşmesiyle sabah saatlerinden itibaren kar yağışı başladı. Uzun bir aradan sonra başlayan kar yağışına en çok sevinenler ise çocuklar oldu. Okul bahçelerinde ve sokak aralarında kar topu oynayan çocuklar, gönüllerince eğlendi.
    Kar yağışının bereket olduğunu söyleyen, “Bundan iyisi mi oldu bereket bereket. Yazı beklerken kış geri geldi. Mart kapıdan baktırır kazma kürek yaktırır atasözü gerçek oldu” dedi. Karın yağmasından duyduğu memnuniyeti dile getiren Ali Karaaslan ise “Kar berekettir, bereket yağıyor. Meyveler ekinler suyunu alır” şeklinde konuştu.

  • Yozgatlılar Dayanışma Gecesi’nde buluştu

    Yozgatlılar Dayanışma Gecesi’nde buluştu

    Türkülerin söylendiği, halayların coşkuyla çekildiği gecede Yozgatlı hemşehriler bol bol birlik mesajları verdi. Yenimahalle Belediye Başkanı Fethi Yaşar’ın ev sahipliğinde düzenlenen geceye CHP Ankara Milletvekili Murat Emir, CHP Yenimahalle İlçe Başkanı Ahmet Meşe, Belediye Başkan Vekili Mehmet Kartal, Belediye Başkan Yardımcısı Yaşar Neslihanoğlu, belediye meclis üyeleri, STK yöneticileri, muhtarlar ve çok sayıda davetli katıldı.Kısa bir konuşma yaparak Yozgatlıları selamlayan Yenimahalle Belediye Başkanı Fethi Yaşar, “Bu güzel gecenizde, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu cumhuriyete yürekten inanan insanlarla bir olmaktan, nefes almaktan, sizleri burada misafir etmekten onur duyuyorum” dedi. Başkan Yaşar “Doğduğumuz toprakları bıraktık, doyduğumuz toprak olan Başkent’imize geldik. Tabi ki doğduğumuz toprakları da unutmayacağız. Geleneklerimizi, göreneklerimizi, arkadaşlığımızı, kardeşliğimizi yaşatacağız. Hemşehri dernekleri acı günde, tatlı günde hemşehrilerinin bir arada olmalarını, dayanışmalarını sağlayan kuruluşlardır.
    Bu ülkenin birliğinin, bütünlüğünün korunmasında, cumhuriyetimizin değerlerinin yaşatılmasında hemşehri derneklerinin ne kadar önemli olduğunu biliyoruz. Bu nedenle de göreve geldiğim günden itibaren elimden geldiğince derneklere sahip çıktık, destek olduk, olmaya da devam edeceğiz” diye konuştu.
    Dernek faaliyetleri hakkında hemşehrilerini bilgilendiren Yozgat Kolanlı Köyü Kültür Derneği Başkanı Doğan Akyol da Başkan Yaşar’a desteklerinden dolayı teşekkür ederek dernek adına plaket verdi.

  • FETÖ’den 2 polis tutuklandı

    FETÖ’den 2 polis tutuklandı

    Yozgat Valiliği tarafından yapılan yazılı açıklamada, “Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünce yapılan çalışmalar sonucu FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile bağlantısı olduğu değerlendirilen şahıslara yönelik olarak Yozgat merkezli 6 ilde yapılan operasyonda 7 eski emniyet mensubu adli makamlara sevk edilmiş olup, 2’si tutuklanarak ilimiz cezaevine teslim edilmiş, 5’i ise adli kontrol şartıyla serbest kalmıştır” denildi.

  • İstiklal Marşının kabulü ve Milli Şair Ersoy’u  anma programı düzenlendi

    İstiklal Marşının kabulü ve Milli Şair Ersoy’u anma programı düzenlendi

    Bozok Üniversitesi Erdoğan Akdağ Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen programa Vali Yardımcısı Şükrü Çakır, Belediye Başkan Yardımcısı Talip Karslıoğlu, Üniversite Rektörü Prof. Dr. Salih Karacabey, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Şenol Akın ve Prof. Dr. Hikmet Şelli Aybar, fakülte dekanları, daire müdürleri, akademik ve idari personel ile öğrencilerimiz katıldı.
    Saygı duruşu ve İstiklâl Marşı’nın okunmasıyla başlayan programının açılış konuşmasını Bozok Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Hatice Mumyakmaz yaptı. Yrd. Doç. Dr. Mumyakmaz konuşmasında Millî Mücadele ruhunu, nesilden nesile aktaran İstiklâl Marşı’nın Mehmet Akif Ersoy tarafından kaleme alınış sürecini anlattı.
    Mumyakmaz, “İstiklâl Marşımızda bayrak, hilal, yıldız,hak, hürriyet istiklal, yurt, millet, ırk,vatan kahramanlık gibi milli kavramlarla iman, şahadet, helal,cennet, Huda, ezan, mabed, vecd gibi dini motifler birbiriyle uyum halinde zengin bir belagatle kullanılmış,Milli Mücadele’yi gerçekleştiren milletin ruhunda mevcut iki önemli kavram, İstiklâl Marşı’nın da iki temel temasını oluşturmuştur.Müslüman Türk milletinin ulvi değerleriyle birlikte millet olma şuurunu simgeleyen, İstiklâl Marşımızın kabulünün 96. yılını kutluyor, Allah bu millete bir daha İstiklâl Marşı yazdırmasın diyorum.” dedi.
    Milletlerin tarihinden gerçekten unutulmayacak zamanlar, anılar, şahıslar ve şiirlerin olduğunu ve bunu her milletin tarihinde bunu görmenin mümkün olduğunu belirten Rektörümüz Prof. Dr. Salih Karacabey, “ Bizim tarihimize baktığımızda her döneminde birden fazla kahraman ve birden fazla destan bulmak mümkün.
    Yakın tarihimizde önemli şahsiyetlerden biri olan Mehmet Akif Ersoy’un bugün gençliğimiz tarafından yeteri kadar anlaşılamıyor olması bizim için gerçekten üzüntü vericidir. Mehmet Akif Ersoy’un kullandığı dilin saf ve arı bir Türkçe olmasına rağmen bugüngençliğimizin anlayamıyorolması bizim için büyük bir kayıptır.” dedi.
    Bozok Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Salih Karacabey’de Mehmet Akif Ersoy’un unutulmaması gereken fikir adamlarından biri olduğunu belirtti. Rektör Karacabey, “Özellikle üniversite gençliği Mehmet Akif Ersoy’un Safahatı’nıda, Asımın Nesli’nide mutlaka okumalıdır. İstiklâl Marşımıza gelince içerisinde milli ve dini, bizim kültürümüze ait her şeyi bulmam mümkündür.Öyle kapsamlıdır ki Allah bir daha İstiklâl Marşı yazdırmasın bu millete. Bundan daha güzeli hiçbir zaman ifade edilemez yazılamaz. Orada ifade edilen değerlere sımsıkı sarılmak suretiyle bu millete her zaman İstiklâl Marşı yazdıracak kadar saldırıların üzerimize geldiğine ve geleceğine, buna karşı bizim hazır olmamız gerektiğine, daima uyanık, sosyal bütünlüğünü korumuş, ilim, irfan sahibi nesiller olarak bu toprakları başkasına teslim etmemek üzere gece gündüz çalışmaya hazır olmamız gerektiğini İstiklâl Marşımızın dizeleri bizi uyarıyor ve ifade ediyor.” diye konuştu.
    Açılış konuşmalarının ardından Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi Türkçe Eğitimi Bölümü öğretim Üyesi Prof. Dr. Fatma Açık tarafından “Mehmet Akif Ersoy’un Fikir Dünyası” konulu konferans verildi. Prof. Dr. Açık, Mehmet Akif’in hayatı, kişiliği, Safahat adlı eserinin fikir dünyası hakkında katılımcılara bilgiler verdi. Programın sonunda Rektör Prof. Dr. Karacabey tarafından Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi Türkçe Eğitimi Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Fatma Açık’a plaket takdim edildi.

  • Kayıt dışı istihdam  çalışmaları devam ediyor

    Kayıt dışı istihdam çalışmaları devam ediyor

    Yozgat Sosyal Güvenlik Kurumu İl Müdürü Bilal Keskin, Akdağmadeni ilçesi sanayicilerine ve esnaflarına kayıtlı istihdamın teşviki ve artırılması konusunda farkındalık oluşturmak için bir dizi ziyaretlerde bulundu.
    Kayıt dışı istihdamla mücadele konusunda daha özverili çalışılması gerektiğini belirten İl Müdürü Keskin, “Kayıt dışının azaltılması konusunda kurumumuzun sağladığı teşviklerden işverenlerin faydalanması gerekir. Kayıt altına alınan işçilerin işverene sağladığı faydaların neler olduğunu, her bir sigortalının bireysel olarak değerlendirilip hangi teşvik kapsamında değerlendirilmesi gerektiği araştırılmalı” dedi.

  • Hollanda’ya tepki

    Hollanda’ya tepki

    Hollanda’nın tutumunu kınadıklarını söyleyen Yozgat Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürü Abdullah Neşeli,”Avrupa’nın ve Hollanda’nın iç işlerine karışmak gibi hiçbir fikri olmadığı halde Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları ile buluşmak üzere Hollanda’da bulunan Bakanımız Fatma Betül Sayan Kaya’ya Ortaçağ Avrupa’sından kalma, karanlık faşist, antidemokratik, hukuktan ve insanlıktan uzak vahşi tavır ve tutum sergilenmesini kabul etmiyor ve Hollanda’yı şiddetle kınıyoruz” dedi.
    Neşeli,”Diplomatik dokunulmazlığı olan Bakanımız Fatma Betül Sayan Kaya ile birlikte Bakanlığımız yetkililerinin gözaltına alınan bakan korumalarımızın ve şiddete maruz kalan gurbetçi vatandaşlarımızın yaşadıklarının hesabının hukuk önünde verilmesini ve özür dilenmesini bekliyoruz” şeklinde konuştu.

  • Vali Yurtnaç: Üreten şehir olacağız

    Vali Yurtnaç: Üreten şehir olacağız

    Köy halkı ve köyün sıkıntılarını dinleyen Vali Yurtnaç, daha öncede merkez ve 13 ilçede muhtarlarla bir araya gelerek sıkıntılarını dinlediklerini söyledi.
    Şimdi de her ay bir ilçede toplantı yaptıklarını belirten Vali Yurtnaç, “Göreve başladığım aylarda tüm muhtarlarımızı ilçelerde ve merkezde toplayarak sorunlarını yerinde öğrendik ve bu sorunları not ettik. Şimdi de yine ilçelere gidiyoruz. Muhtarlarımızla, il genel meclis üyelerimizle, belediye başkanlarımızla birlikte o zaman not aldığımız şeyler yapıldı mı yapılmadı mı onları kontrol ediyoruz” dedi.
    KÖYLERİN
    SORUNLARINI DA
    YERİNDE GÖRECEĞİZ
    Fırsat buldukça köyleri ziyaret edip sorunları yerinde tespit ettiklerini ifade eden Vali Yurtnaç, “Köylerimizin alt yapı konusunda sorunları var. Biz bunları da yakından takip ediyoruz. Bu sene inşallah belediyelikten düşen 27 köyümüzün su ve kanalizasyon işlerini yapacağız. Bunun yanı sıra çöplerini de temizleyeceğiz.
    Yeni bir çalışma yapıyoruz ve bu çalışmamız bitmek üzere. İl genelinde ki tüm köylerimizin çöpünü il özel idaresi olarak, köylere hizmet götürme birliği olarak toplayacağız. Acil ihtiyaca göre tüm köylerimizin sorunlarını yerinde tespit edip gidermek için çalışmalar başlatacağız” diye konuştu.
    YOZGAT’IN NÜFUSU ARTIYOR
    Yozgat merkezde nüfusun bu yıl 3 bin kişi civarında arttığını hatırlatan Vali Yurtnaç, “Önümüzdeki süreç içerisinde nüfusumuzun daha da artacağını düşünüyorum.
    Ben Yozgat’a yapılan yatırımları ilk geldiğimde birkaç ay kontrol ettim.
    Yozgat’a yatırım için alt yapı çalışmaları yapılmaya başlanmış. Yozgat Sorgun arasına 3. Organize Sanayi Bölgesi yapıyoruz, yanına havaalanını yapıyoruz, hızlı trenimiz geliyor.
    Hızlı tren faaliyete geçince Yozgat-Ankara arası 50 dakikaya düşecek. Ankara’dan Yozgat’a günübirlik çok misafir gelecek. O maksatla dedik ki, Yozgat’ı bir kongre şehri yapacağız.
    Nasıl ki Afyonkarahisar kaplıcalarına partiler, şirketler gidip 3-5 gün otellerde konaklayıp çalışma yapıyorsa bizde Yozgat’ta kaliteli otel sayısını artırdığımız zaman büyük illerde ki büyük kurumların toplantıları ilimizde olacak” şeklinde konuştu.
    ÜRETEN BİR ŞEHİR OLACAĞIZ
    Şehir hastanemiz açıldı ve şu anda hizmet vermeye başladı. 2 bin kişi çalışıyor. Yozgat’a havaalanının gelmesiyle birlikte şehir hastanesinin bir alanda hizmetini yükselteceğiz.
    Dolayısıyla yurt dışından da gelecek olanlarla sağlık turizminin önü açılacak. Tüm bunlar Yozgat’ı hareketlendirecektir. Biz üreten bir şehir olacağız. Üretirsek hareketleniriz, bereketleniriz ve ilimizi kalkındırırız.
    Yozgat orta vadede hem nüfusunu hem de üretimini artıracaktır. Üretim olduğu zaman da daha rahat bir şehir haline gelecek” ifadelerini kullandı.
    Vali Yurtnaç daha sonra Osmanpaşa köyünde, eski belediye başkanlığı binası, sağlık evi, belediye dükkanları, Kuran Kursu ve Osmanpaşa İlk ve Orta okulunu ziyaret ederek incelemelerde bulundu.
    Vali Yurtnaç’a, İl Jandarma Alay Komutanı Albay Selçuk Yıldırım ve bazı kurum müdürleri de eşlik etti.
    Vatandaşlar ise Vali Yurtnaç’ın ziyaretinden oldukça memnun olduklarını dile getirdiler.

  • İlçe Seçim Güvenliği toplantısı yapıldı

    İlçe Seçim Güvenliği toplantısı yapıldı

    Toplantıda; İlçe Seçim Kurulunun çalışmalarına tüm kamu kurum ve kuruluşlarınca her türlü iş gücü, araç ve malzeme desteği sağlanması, oylama öncesi, oylama günü ve oylama sonrasında ilçe genelinde alınacak tedbirlerle referandumun sağlıklı bir şekilde, huzur ve güvenlik içerisinde geçmesi konuları ele alındı.
    İlçe Kaymakamı Yavuz Akyol, Başkanlığında düzenlenen toplantıya, İlçe Seçim Kurulu, siyasi parti temsilcileri, merkez ve belde belediye başkanları, ilgili kamu kurum ve kuruluşların yetkilileri katıldı.

  • Bozdağ, muhtarları ağırladı

    Bozdağ, muhtarları ağırladı

    Bozdağ’ın, Adalet Bakanlığı toplantı salonunda muhtarları kabulüne Akdağmadeni Belediye Başkanı Suphi Daştan, AK Parti Akdağmadeni İlçe Başkanı Önder Gürel ve çok sayıda muhtar katıldı. Bakan Bozdağ’a Yozgat ve Akdağmadeni’ne yaptığı hizmetlerden ve özellikle muhtarlara verdiği desteklerden dolayı da teşekkür eden heyet, görüşmenin sonunda günün anısına hatıra fotoğrafı çekindi.
    Ziyaretin sonunda Bozdağ’a Akdağmadeni Halk Eğitim Merkezi öğrencileri tarafından yapılan tablo hediye edildi.

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan’a afişli destek

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’a afişli destek

    Jeoloji Mühendisi Çelebi Altuntaş, Lise Caddesindeki bürosunun önüne Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın resmi ve “Muhteşem bir maziyi, daha muhteşem bir istikbale bağlamak için ‘evet’ yazılı afişi asarak Cumhurbaşkanı Erdoğan’a destek verdi.
    Çelebi Altuntaş, yaptığı açıklamada, ülkenin ekonomik ve sosyal anlamda gelişmesi, milli ve manevi değerlere sahip çıkma adına 16 Nisan’da yapılacak olan Referandum seçiminde “evet” oyu kullanacağını söyledi.
    Altuntaş, “Bugün ülkemiz iç ve dış hainler tarafından engellenmek isteniyor. Başta FETÖ olmak üzere onlarla aynı çizgide hareket eden şer odakları bu emellerine asla ulaşamayacaklar. Referanduma bir aya kala batılı ülkelerinde bizlere dost olmadığını terör örgütlerinin ülkelerinde her türlü propagandasına izin verirken bizim kendi ülkemizin bakanlarına izin vermemeleri her şeyi anlatıyor.
    Sırf bunların bütün şer odaklarının ittifakına karşı akıllı olmalıyız ve referandum seçimlerinde oyumuzu “evet”ten yana kullanmalıyız. Bu kapsamda bende Sayın Cumhurbaşkanımıza olan sevgimi ve desteği bu afişi büromuzun önüne asarak göstermek istedim.”dedi

  • Milli güreşçiler Dünya  Kupası’na gidiyor

    Milli güreşçiler Dünya Kupası’na gidiyor

    16-17 Mart’ta İran’ın Abadan kentinde düzenlenecek olan Grekoromen Güreş Dünya Kupası başlıyor. 8 ülkenin katılımıyla gerçekleşecek olan Dünya Kupası’na Türkiye Grekoromen Güreş A Milli Takımı’ndan toplam 11 sporcu katılacak.
    Olimpiyat ikincimiz Kayaalp ile İldem’de kafilede
    Olimpiyat ikincisi milli güreşçimiz Rıza Kayaalp ile Olimpiyat üçüncüsü milli güreşçimizi Cenk İldem’in de yer aldığı Milli Takım kafilesinde çoğunlukla geçtiğimiz günlerde Adana’da düzenlenen Büyükler Grekoromen Güreş Türkiye Şampiyonası’nda derece elde eden güreşçilerimiz katılıyor.
    Türkiye B Grubu’nda
    Öte yandan Dünya Kupası kuraları geçtiğimiz günlerde çekildi. Kuralarda Grekoromen Güreş A Milli Takımımız, Azerbaycan, Belarus ve Ukrayna ile birlikte B Gurubu’nda yer alırken, A grubunda ise Rusya, İran, Almanya ve Kazakistan yer aldı.
    Grekoromen Güreş A Milli Takımı’nda ise Teknik Direktör Salih Bora, antrenörler Serkan Özden ve Remzi Öztürk’ün yanında yer alan sporcular ve sıkletleri ise şöyle:
    59 kiloda Hammet Rüstem
    66 kiloda Atakan Yüksel, Enes Başar
    71 kiloda İlker Sönmez
    75 kiloda Emrah Kuş
    80 kiloda Aslan Atem
    85 kiloda Metehan Başar
    98 kiloda Cenk İldem, Süleyman Demirci
    130 kiloda Rıza Kayaalp, Ali Nail Arslan