Yazar: admin

  • Çorum’a atanan ilçe  müdürlerinden Güneşer’e ziyaret

    Çorum’a atanan ilçe müdürlerinden Güneşer’e ziyaret

    Güneşer, ziyaretlerinden dolayı ilçe müdürlerine teşekkür ederek, bugüne kadar yapmış oldukları çalışmalarla ilçeye önemli hizmetlerde bulunduklarını belirtti. Güneşer, konuklarına bundan sonraki iş hayatlarında başarılar diledi.

  • Erkekli’den, borsa üyelerine ziyaret

    Erkekli’den, borsa üyelerine ziyaret

    Ticaret Borsası Akreditasyon Sorumlusu Nazif Gençarslan’ın da katıldığı ziyarette Erkekli üyelerle sektör ve piyasa hakkında sohbet etti. Borsanın içinde bulunduğu Akreditasyon süreci ile ilgili üyeleri bilgilendiren Erkekli, “Hedefimiz Akredite Oda/Borsalardan biri olarak önce borsamızın sonra da üyelerimizin kalite standartlarını daha yukarıya taşımak istiyoruz. Bu doğrultuda da çalışmalarımız tüm hızıyla devam ediyor.” dedi.

  • Akgün: Pazarcı esnafımızın  özlemi 23 Kasım’da son bulacak

    Akgün: Pazarcı esnafımızın özlemi 23 Kasım’da son bulacak

    Belediye Başkanı Kazım Arslan’ın başkanlık görevini devralmadan hazırladığı projeler arasında Kapalı Pazar yeri projesinin de bulunduğunu hatırlatan Başkan Yardımcısı Ahmet Akgün, belediye başkanlığı seçim döneminde verilen sözlerin bir bir gerçekleştirildiğini belirtti.
    Pazarcı esnafının yazın sıcağından, kışın soğuğundan korunması için böyle modern bir Pazar yeri özlemi içerisinde olduğunu vurgulayan Akgün, “Belediye Başkanımız Kazım Arslan, göreve geldiği ilk günden itibaren öncelikli sorunların çözümü için çalışmalara başladı. Bu kısa sürede pek çok projeleri hayata geçirdik ve devam eden büyük projelerimiz var. Geçen yıl temelini attığımız kapalı Pazar yeri projemizin açılışına sayılı günler kaldı.Yozgat Anadolu Lisesi ile Halk Eğitim Merkezi arasındaki alanda yapılan Kapalı Pazar Yeri Merkezimiz 23 Kasım Çarşamba günü pazarcı esnafımız ve halkımızın da katılımı ile açılışını gerçekleştireceğiz. Bu çerçevede halkımız ve pazarcı- sebzeci esnafımızın 40-50 yıllık beklentisi olan kapalı pazar yeri hizmete sunulmuş olacak.”dedi.
    Son derece modern çağın gerek simine uygun bir şekilde projenin tamamlandığını vurgulayan Akgün, “Burasının hizmete girmesi şehrimize ayrı bir hava katacak. Gerek vatandaşlarımız gerekse pazarcı esnafımız huzur içinde burada alışverişlerini yapacaklar.
    Sosyal anlamda her türlü donatılara sahip kapalı Pazar yerimizde; hal müdürlüğümüz, idari bölümleri, pazarcılar derneği bürosu, mescit, lokanta, çay evi gibi ünitelerinin yanı sıra kadın-erkek- engelli tuvaletleri de bulunmaktadır.
    İnsanlarımız artık son derece modern ve sağlıklı bir ortamda alışverişlerini yapabileceklerdir.
    Ayrıca pazar yeri üzerinde yaptığımız sosyal tesisler o bölgenin çok önemli bir sosyal ihtiyacını giderecektir. Bu vesile ile kapalı Pazar yerimizin başta pazarcı esnafımıza ve ilimize hayırlı ve uğurlu olmasını diliyorum.”diye konuştu.

  • Sağlık çalışanları, yeni hastanedeki poliklinikleri gezdi

    Sağlık çalışanları, yeni hastanedeki poliklinikleri gezdi

    Hastane açılma süreci boyunca sürecek olan bu uygulamalar, sağlık personelin hastaneye uyumu, hasta bakımında karşılaşabilecekleri bir eksiklik olup olmadığı, çözüm ve önerilerinin şimdiden tespit edilmesini amaçlıyor.
    Yozgat Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreteri Op. Dr. İsmail Kurca yaptığı açıklamada 475 yataklı Yozgat Şehir Hastanesinin açılmadan önce uyum sürecini hızlandırmak, motivasyonu sağlamak için sağlık personellerinin hastane açılmadan gezdiğini söyledi. Dr. Kurca, “Sağlık personellerimiz sağlık hizmetinde önemli yapıtaşlarımızdır. Bugün bizler ev almadan evin her yerini gezip, kullanışlı olup olmadığını, eksikleri tespit edip, ona göre karar veriyor ve çalışma yapıyoruz. Oturacağımız evi önceden görüp, oturmak uyum sürecimizi, kabullenmemizi kolaylaştırıyor. Sağlık personellerimizin çalışacakları birime uyum sağlamaları, binaya hâkim olmaları, çalışacakları birimde tespit ettiklerini bizimle paylaşmaları, raporlamaları için böyle bir çalışma yapıyoruz. Belirli zaman aralıklarıyla Şehir Hastanesini, hastane açılmadan tüm personelimiz görmüş olacak” dedi.

  • Yozgatspor’da Zara  hazırlıkları başladı

    Yozgatspor’da Zara hazırlıkları başladı

    Bölgesel Amatör Ligde alt sıralardan kurtulmak için verdiği mücadeleyi büyük ölçüde iyi yönde götüren Yozgatspor, bu hafta kendi saha ve seyircisi önünde yine önemli bir takımı konuk edecek.
    Ligde şampiyonluk yarışını geçen yıl Yozgatspor gibi son haftalarda kaybederek, yarıştan kopan Zara Belediyespor ile karşı karşıya gelecek olan Kırmızı Siyahlı ekip, bu karşılaşmanın hazırlıklarına kendi tesislerinde başladı. Kırıkkalespor’u 5-1 mağlup ederek, haftanın en çok gol atanan takımı olan Yozgatspor’un bu hafta Zara Belediyespor’u da yenerek, çıkışını devam ettirmek olduğunu anlatan Teknik Direktör Feridun Dündar, takım olarak, daha iyi olacaklarını, bundan sonraki kalan bütün maçlarını yenerek, ilk devreyi kayıpsız bir şekilde tamamlamak istediklerini ifade etti.
    Hedeflerine sağlam adımlarla ilerlemeye devam ettiklerini, ciddi sorunların artık geride kaldığını, bundan sonra daha kaliteli bir futbol ile en iyi sonuçları alacaklarını belirten Teknik Direktör Dündar, Yozgatspor’un hedefi bellidir. Önemli olan birlik ve beraberlik içinde hedefe ulaşmayı başarmaktır. Taraftarımız bize bu konuda sonsuz bir kredi verdi, bizde bu güvene layık olmak için elimizden gelen gayreti göstermek durumundayız dedi.
    Öte yandan TFF tarafından yapılan açıklamada pazar günü oynanacak Yozgatspor 1959 FK ile Zara Belediyespor maçı pazar günü KPSS sınavı olduğu için Cumartesi günü Saat 14:00’de oyananacak açıklaması yapıldı.

  • Bozdağ: Gazetecilik faaliyeti  nedeniyle tutuklu yok

    Bozdağ: Gazetecilik faaliyeti nedeniyle tutuklu yok

    Bakan Bozdağ, Daily Sabah Gazetesi’nde yayınlanan makalesinde AB’nin son ilerleme raporu ile ilgili görüşlerini yazdı. Bozdağ, “Türkiye ceza ve tutukevlerinde mesleği gazetecilik olanlardan bulunanlar kendilerine isnat edilen değişik suçlar (adam öldürme, sahtecilik, terör örgütü üyeliği, anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs, gibi…)nedeniyle bulunmaktadır.
    Hiçbiri salt gazetecilik faaliyeti nedeniyle bulunmamaktadır” dedi.
    AB’nin İlerleme Raporu ile ilgili Bozdağ, “Bu yılki rapor incelendiğinde, Türkiye hakkındaki ön yargılara, Türkiye aleyhine propaganda yürüten PKK ve FETÖ terör örgütlerinin temelsiz iddiaları başta olmak üzere Türkiye karşıtlarının Türkiye aleyhindeki görüşleri ile soyut ve afaki pek çok iddiaya AB Türkiye İlerleme Raporunda yer verildiği görülmektedir. Örneğin yargının siyasi baskı altında olduğu gibi afaki ve temelsiz iddialar, somutlaştırma ihtiyacı hissedilmeden bu yılki raporda da dillendirilmiştir” ifadelerini kullandı.
    “Objektiflikten uzak”
    Bozdağ raporla ilgili olarak şunları kaydetti:
    “Ayrıca, AB Türkiye ilerleme raporunu hazırlayan komisyon üyeleri, Türk yetkililerle yaptıkları görüşmelerde kendilerine aktarılan bilgilere raporda neredeyse hiç yer vermeyerek, buna karşın Türkiye aleyhine ileri sürülen iddiaların önemli bir kısmını ise doğru kabul edip rapora dercederek objektiflikten uzaklaşmışlardır.
    AB tarafının, raporda yer alan gerek yargı bağımsızlığı gerek yargının uygulamalarına ilişkin eleştiri ve iddialarına karşı tüm gerçekleri ve olguları, bu raporun da hazırlık sürecinde büyük bir şeffaflık içerisinde AB tarafıyla paylaşmış olmamıza rağmen, maddi hatalar da içeren birçok iddiaya raporda yer verildiği tespit edilmiştir.”
    “‘Gülen Hareketi’ olarak bahsedilmesini, esefle ve şaşkınlıkla karşılıyoruz”
    Bozdağ yazısında şu ifadeleri kullandı:
    “15 Temmuz 2016 darbe teşebbüsü, sadece demokrasi, hukuk devleti, milli irade ve milli iradenin seçtiklerine karşı yapılmamış, aynı zamanda AB’nin üzerinde yükseldiği temel değerlere karşı da yapılmıştır.
    Cumhurbaşkanı’nın, TBMM’nin, Başbakan ve hükümetin, siyasi partilerin, sivil toplumun, medyanın ve hepsinden önemlisi 79 milyon Türk halkının ayrımsız yaptığı mücadele; demokrasi, hukuk devleti, milli iradenin seçtikleri ve AB üzerine inşa edildiği temel değerlere sahip çıkma mücadelesidir. Ancak AB Türkiye İlerleme Raporu, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türk halkının ve Türkiye’nin bu destansı mücadelesine hak ettiği şekilde yer vermemekte ve takdir etmemektedir.
    246 şehidin yaşam hakkı ve şehit yakınlarının mağduriyetleri ile 2194 gazinin ve ailelerinin mağduriyetlerinden söz etmeyen, bunların haklarından ve hukuklarından bahsetmeyen raporda, demokrasi, insan hakları, hukuk devleti, milli irade ve AB değerlerini yok etmeye teşebbüs eden Fethullahçı Terör Örgütü üyelerine ilişkin endişe ve kaygılarını dile getirmeleri AB değerlerini savunanlar bakımından utanç vericidir.
    Raporda, Fetullahçı Terör Örgütü’nü bir terör örgütü olarak nitelendirmek yerine, ‘Gülen Hareketi’ olarak bahsedilmesini, esefle ve şaşkınlıkla karşılıyoruz. Eğer her hangi bir AB üyesi ülkede Cumhurbaşkanı ve ailesine suikast yapılmış olsa, meclisleri ve cumhurbaşkanlığı bombalansa, halkın üzerine tanklar sürülse, uçaklardan bomba atılsa, helikopterlerden ateş açılsa, hedef gözetmeksizin halkın üzerine silahla ateş edilse ve sonuçta 246 vatandaşı öldürülse ve 2194 insanı yaralansa, bu eylemleri yapan ve yaptıran terör örgütüne Türkiye sahip çıksaydı ya da ilerleme raporunda olduğu gibi terör örgütü demekten kaçınsaydı AB üyesi ülkeler ne hissederdi? AB ilerleme raporunda bu eli kanlı terör örgütünden ‘Gülen Hareketi’ bahsedilmesi, bu örgütün gerçekte terör örgütü olma vasfını ortadan kaldırmaz.”

  • Jandarma’dan tarihi eser  kaçakçılığı operasyonu

    Jandarma’dan tarihi eser kaçakçılığı operasyonu

    Edinilen bilgilere göre, İl Jandarma ve Akdağmadeni İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri yaptıkları çalışma neticesinde Akdağmadeni’nde 2 şüphelinin tarihi eser kaçakçılığı yaptığı bilgisine ulaştı. İl Jandarma Komutanlığı ekipleri adli makamlardan alınan arama kararına istinaden, belirlenen adreste yapıkları aramada tarihi eser niteliği taşıdığı değerlendirilen (38) adet sikke ile (2) adet kolye ucu ele geçirilerek muhafaza altına alındı. Olayla ilgili gözaltına alınan iki şüpheli jandarmadaki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.

  • Yozgatlılar güne kar  yağışı ile uyandı

    Yozgatlılar güne kar yağışı ile uyandı

    Sabah saatlerinde başlayan kar yağışı, yüksek kesimlerde etkili oldu.Hava sıcaklığının hissedilir derecede düşmesiyle birlikte ilde sabah saatlerinden itibaren başlayan kar yağışı yüksek kesimlerde daha da etkili olurken, kentte otomobillerin üzeri ve çatılar beyaza büründü. Kurak günler yaşayan Yozgat’ta kar yağışı sevinçle karşılandı.
    Vatandaşlar çiftçiler açısından kar yağışının önemli olduğunu belirterek, “Kar yağışı rahmet berekettir.
    Yazın su sıkıntısı olmamasını sağlar. İnşallah bol bir kar yağışlı kış geçiririz.” dileğinde bulundu.

  • Karagöz: Attıkları imzaya sahip  çıkmayanlar hesap vermeli

    Karagöz: Attıkları imzaya sahip çıkmayanlar hesap vermeli

    Sağlık Sen Yozgat Şube Başkanı Latif Karagöz, yaptığı yazılı açıklamada şunları kaydetti: “Son toplu sözleşmede bu net biçimde görülmüş yasal zorunluluk olmasına rağmen hayata geçmeyen düzenlemeler nedeniyle çalışanlar hak kaybına uğramıştır. Memurun hakkını savunmak ise yine Türkiye Kamu-Sen’e düşmüş ve uygulanmayan toplu sözleşme hükümleri nedeniyle dava açılmıştır.4/C’lilere kadro, yıpranma payı ile ilgili çalışma, refakat izinleri, Kitlerdeki sözleşmeli personellerin yıllık izinlerinin devri ve 112 çalışanlarına nakdi yemek yardımı yapılması gibi karar altına alınan ve yasalaşan düzenlemeler kâğıtta kalmış uygulanmamıştır. Çalışanın sesi olmak yerine idarenin nefesini solumayı tercih edenlerde buna sessiz kalarak sus pus olmuşlardır.”
    112 sağlık çalışanlarının mağdur edildiğini kaydeden Karagöz, şunları ifade etti: 112 çalışanlarına yemek yardımının nakdi olarak ödenme meselesi çalışanın nasıl mağdur edildiğinin ve yetkili sendikanın bunu nasıl savsakladığının en bariz örneğidir. Hepinizin bildiği gibi toplu sözleşmede 112 çalışanları için olumlu sayılabilecek bu tek düzenlemenin yürürlüğe girme tarihi 1 Ocak 2016’idi. Bu tarihten itibaren 112 çalışanlarına nakdi olarak yemek yardımı yapılacaktı. Yetkili Sendika Memur-Sen’e bağlı Sağlık-Sen’de hayırlı olsun afiş ve broşürü bastırarak 112 çalışanları yemek parasını almadan onlar rantını yeme işine girişmişlerdi. Fakat Ocak 2016 geldiğinde yemek yardımı yasal zorunluluk olmasına rağmen nakdi olarak ödenmedi 3 ay ertelendi. Sonra yine ertelendi. Bu süreçte ne yazıkki imzayı atan sendika ne bir açıklama yaptı, ne bir başvuruda bulundu ne de bir dava açtı. Bakanlık ne yaparsa kabul etti. Mesele çalışanın hakkı olunca kulağının üstüne yattı. Bakanlığın bu tavrına biz itiraz ederek kanun hükmündeki toplu sözleşmenin gereğini yerine getirin dememize rağmen imzayı atan Malum yetkili sen yine sustu. Bu acizlik yüzünden 112 çalışanları mağdur edildi. Bu mağduriyet sürerken Ağustos ayının sonlarına doğru yani toplu sözleşmenin yapılmasının üstünden tam bir yıl geçmişken Devlet memurları yiyecek yardımı yönetmeliği değişti. Eylül 1’den itibaren yemek yardımı nakdi verilecek dendi. Ama o da yalan oldu. Eylül geçti. Ekim geçti ve Kasım’da geçiyor hala bir kuruş yemek yardımı ödenmedi. Bu sürede 112 çalışanları ellerindeki yemekten de oldular ve mağduriyet iki katına çıktı.”
    “Malum Yetkili-Sen mesajlarla 112 çalışanlarına yemek yardımının hayata geçeceğini söylüyor ve hayırlı olsun diyor.”diyen Karagöz, “ Yasal yürürlülük tarihinden tam 11 ay sonra hayata geçecek bir düzenleme ile ilgili hala hiç sıkılıp utanmadan hayırlı olsun mesajı atabilmek için utanmazlık seviyesinin çok ciddi boyutlarda olması gerekir. 11 ayın hesabını vermeleri gerekenlerin hala özür dilemek yerine hayırlı olsun demeleri ayrı bir garabet ve ucuzluktur. Daha da herhangi kesinleşmiş bir tarih yoktur. Bakanlıkta konu ile ilgili yazışma süreci devam etmektedir. Malum-Sen’in birkaç gün içinde dediği günden bu yana da 6 gün geçmiştir.11 ay boyunca kılını bile kıpırdatmayarak 112 çalışanların nakdi yemek yardımının sürekli ertelenmesine açıkça katkıda bulunanların bugün hiç kabahatleri yokmuş gibi birden ortaya çıkmalarının takdirini 112 çalışanlarına bırakıyoruz. Mücadele etmeyi sendikal ilkelerinin hiçbir yerine koymayarak ne verirlerse onu alırız diyen bir anlayış hızla kamu çalışanlarını uçuruma götürmektedir. Yasal yemek yardımının bile böyle bir rıza sonucunda 11 aydır verilmemesi ipin ucunun nasıl kaçtığını ve çalışanların ne kadar uçurumun kenarına yaklaştıkları göstermeye yeterlidir. Umarız ki çalışanlar çok geç olmadan, iş güvencelerini kaybetmeden, hak ve hukukları tamamen idarecilerin iki dudağı arasına bırakılmadan bunlara gereken dersi verirler.” ifadelerini kullandı.

  • Ülkü Ocaklarından  şehit ailesine taziye ziyareti

    Ülkü Ocaklarından şehit ailesine taziye ziyareti

    Daha sonra Şehidin kabrini ziyaret eden Küçükduman ve beraberindekiler şehit için dua okudu.
    Aileye taziyelerini bildiren Ülkü Ocakları İl Başkanı Duran Küçükduman, Şehit Oğuzhan Kula’nın ailesinin üzüntüsünü derinden hissettiklerini belirterek, kendilerinin her zaman yanlarında olduklarını ifade etti. Küçükduman,”Vatan uğruna canlarını feda eden aziz şehitlerimiz ve gazilerimizin sayesinde bölücüler ve hainler asla emellerine ulaşamayacaklardır. Elbette ateş düştüğü yeri yakıyor.
    Acımız çok büyük. Fakat şehitlerimizin yakınları gazilerimiz bizim başımızın tacıdır. Hain örgüte karşı şehadet mertebesine ulaşan aziz şehitlerin haklarını ne yapsak ödeyemeyiz. Onların geride bıraktıkları aileleri bizim ailelerimizdir. Bizler her zaman şehit ailelerimiz ve gazilerimizin yanlarında olduğumuzu bir kez daha belirtmek istiyorum. Hainler ise kendi kanlarında boğulacaktır.”dedi.
    Kula, ailesi de ziyaretlerinden dolayı Ülkü Ocakları İl Başkanı Duran Küçükduman ve beraberindekilere teşekkür etti.

  • Bozok Üniversitesi, Samsun ve Zonguldak’ta eğitim fuarına katıldı

    Bozok Üniversitesi, Samsun ve Zonguldak’ta eğitim fuarına katıldı

    Üniversite sınavlarına hazırlanan lise öğrencilerine yönelik düzenlenen eğitim fuarına öğretmen ve öğrenciler yoğun ilgi gösterdi. Samsun Grand Sheraton Otel ve Zonguldak Dedeman Otel’inde gerçekleştirilen fuara Bozok Üniversitesi Öğrenci İşleri Daire Başkan Vekili Akın Yonkuç ve üniversite tanıtım temsilcileri katıldı. Samsun Grand Sheraton Oteli’nde düzenlenen Üniversite Tercih Günleri’ne 9 devlet üniversitesi olmak üzere 31 üniversite katıldı. Eğitim fuarını Çorum ve Amasya Fen Liseleri ile beraber 114 liseden 12. sınıf 10 bin öğrenci ziyaret etti. Samsun İl Milli Eğitim Müdürü Coşkun Esen ve Çorum İl Milli Eğitim Müdürü Seyit Ali Büyük standları ziyaret ederek katılımcı üniversiteler hakkında bilgi aldı. Fuar kapsamında düzenlenen seminerlerde ‘Üniversite’ye Yerleşmede Oyunun Kuralları’, ‘Başarıya Doğru’, ‘Sınav Döneminde Sağlıklı Beslenme’, ‘YGS ve LYS’de Başarının Anahtarı’, ‘Üniversiteli Olmak, İş Garantili Meslek, Bölüm, Üniversite Seçimi’, ‘Geleceğin Sağlık Meslekleri’, ‘Lise Sıralarından Kariyerini Yönet’ konuları hakkında öğrencilere bilgi verildi. Zonguldak Dedeman Otel’de düzenlenen Üniversite Tercih Günleri’nde ise 4 devlet üniversitesi olmak üzere toplamda 19 üniversite katıldı. 71 liseden 5bin öğrenci eğitim fuarını ziyaret etti.
    Zonguldak eğitim fuarında, ‘Sınav Stresi ve Motivasyon’, ‘900 Yıllık Yükseköğretim ve Öğrenme Modelini Y ve Z Kuşağı İçin Değiştirdik’, ‘Üniversite’ye Yerleşmede Oyunun Kuralları’, ‘Üniversiteli Olmak, İş Garantili Meslek, Bölüm, Üniversite Seçimi’, ‘YGS ve LYS’de Başarının Anahtarı’ konularında öğrencilere seminer verildi. Zonguldak İl Milli Eğitim Müdürü Turgut Özbek’in üniversite standlarını ziyaret ettiği eğitim fuarında katılımcı üniversiteler eğitim faaliyetleri hakkında bilgi verdi. Bozok Üniversitesi tanıtım temsilcileri tarafından öğrenci, velilere ve rehber öğretmenlere üniversitenin fakülte, yüksekokul ve meslek yüksekokulları, kontenjanlar, sosyal ve fiziki imkânlar hakkında bilgi verilerek üniversitenin tanıtım materyalleri dağıtıldı.

  • ÜRETİCİ OLMAK VE ÜRETMEK

    “Ya öğreten, ya öğrenen, ya dinleyen, yada ilmi seven ol, beşincisi olma (yani bunların dışında kalma) helak olursun.” Sözlerime bu güzel hadisi şerifle başlamak istedim ve her ne iş yapıyor olursak olalım kaç  yaşına girersek girelim  mutlaka ilimle uğraşalım. Çünkü  artık  ilim ve üretim çağımızın inanılmaz bir zarureti haline gelmiştir.

    Bizim  milletimizin bir düşüncesi vardır. İlk okul, orta okul, lise, okunur bundan sonra  devam eden eder etmeyen artık sadece işine, aşına bakar.Bu yaştan sonra kafam almaz deyip elinden geldiğince uzak durur ilimden. Halbuki o kadar çok boş zamanımız var ki maddi yanımızı doldurana kadar manevi yanımızı da doldursak bu günden itibaren bir kitap alıp okusak bir konuya saplanıp kalmadan her konuda araştırmalar yapsak ve kendi aramızda ilimlerden konuşsak. Kitaplardan (sesiz öğretmenlerden, uçan halılardan) yaralansak onları okuyup birbiri ile kıyaslasak  ve sonrada akıl ve mantık çerçevesinde sorgulasak.

    Bunlar hiçte yapılamayacak şeyler  değildir aslında emekliler boş  zamanlarında  okusalar ve tecrübeleriyle birleştirip gençlere ön ayak olsalar, anneler özellikle anneler evlerinde geçirdikleri boş zamanlarında okuyan, öğrenen  bir anne olarak çocuklarını daha bilinçli yetiştirseler. Ebeveynler okuyan, bilen,  bilinçli bir anne baba olarak çocuklarına daha çok yardımcı olup onları daha iyi anlayıp, onların yeteneklerini  fark edip ona  göre daha iyi bir şekilde  yönlendirebilirler.

    Sakın bana boş zamanım yok demeyin çünkü Türkiye’nin kitap okuma oranı % 4.5 iken, televizyon seyretme % 94 civarındadır.Bu istatistik üç aşağı beş yukarı ne kadar doğru bilmiyorum ama sizinde hak vereceğiniz gibi görünen köy kılavuz istemiyor öyle değil mi? Ve daha bunun gibi bir sürü nedenlerle akıp giden zamanlar.

    Ve şimdi de yarınımızın umudu gençler, sizlere çok şey düşmekte şehitler şiirimde anlatmak istediğim gibi ülkemizin  geleceği sizlerin elinde  kılıcın bir karış olduğu ( oda kalem) dönem bu dönemdir  artık. Her şey kaleme bağlı kalemin varsa üretirsin ekonomin olur, kalemin vara icat edersin hatırın olur, kalemin varsa ilacını bulursun uzun yaşarsın, kalemin varsa kılıcın olur kendini korursun, kalemin varsa keşfedersin, kalemin varsa aldanmazsın, kalemin varsa bilirsin ve daha sayılamayacak kadar  bir çok şey kaleme bağlıdır.

    Her ne yaparsanız yapın ama en iyi sini yapmaya çalışın yıllar önce izlediğim bir belgesel bir bastoncu ile ilgiliydi. Bin bir türlü süslemelerle yaptığı bastonlarını yaparken  en iyi en sağlam ağaçları kullandığın dan ve dünyanın her yerinden müşterilerinin olduğundan  ve zengin insanların  gelip kendisine siparişler verdiğinden  söz ediyordu ama sözün en güzelini, en hasını  en sonunda söylemişti.” Bu benim baba mesleğim ve babam bana  bu işe başlarken eğer yapacağın işin en iyisini yapacaksan öyle yap eğer yapmayacaksan da bırak  demişti”  dedi. Bastoncunun  başarısı caba yaptığı işin en iyisini yapmak mıydı?

    Ne olursa olsun  yaptığınız işi ne meslek edinmek için, ne kariyer için, nede maaş için değil en iyisini yapmak için, faydalı olabilmek için yapın, üretici olmak için, severek ve isteyerek  ülkemizi kalkındırmak için yapın, çünkü  üretmek üretici olmak  artık çağımızın bir zaruri yeti  haline gelmiştir.
    Yediden yetmişe çalışmak,üretmek,öğrenmek, zamanımızı iyi kullanmak , ve çağın hızına ayak uydurmak zorundayız tabi ki  öz değerlerimizi kaybetmeden .

    Sakıp Sabancı : Her şeyin bir şeyini, bir şeyin her şeyini bileceksiniz. İşinizi sevin, işinize sahip çıkın.

     

     

  • Kadına yönelik aile içi şiddet eğitimi verildi

    Kadına yönelik aile içi şiddet eğitimi verildi

    Psikolog Volkan Doğan ve Sosyal Çalışmacı Duygu Özer tarafından düzenlenen hizmet içi eğitimde aile içi şiddetin doğurduğu sonuçlar ele alındı.
    Psikolog Volkan Demir, eğitimde yaptığı konuşmada, kadınlara yönelik aile içi şiddet, temel insan hakları ve özgürlüklerinin ihlali olduğu, kadınların ve erkeklerin arasındaki eşit olmayan güç ilişkilerinin bir sonucu olarak ortaya çıkan önemli bir sorun olduğunu söyledi.
    Demir, “Kadınların sakat kalmalarına ve ölmelerine yol açan nedenlerin başında kadına yönelik aile içi şiddet gelmektedir. Ayrıca bu şiddet kadınların iş gücü kaybına, sağlık hizmetlerine başvuru sıklıklarının artmasına neden olarak ekonomik kayba da yol açmaktadır. Bu özellikleri ile kadına yönelik şiddet, bir halk sağlığı sorunu olarak ta kabul edilmektedir.
    Kadına yönelik şiddet, kadının fiziksel, cinsel veya psikolojik zarar görmesiyle veya acı çekmesiyle sonuçlanan veya sonuçlanması muhtemel olan hareketlerdir. İster kamusal, ister özel alanda olsun kadına yönelik her türlü baskı yöntemi şiddettir.”dedi.
    Psikolog Demir, kadına yönelik şiddeti şöyle sıraladı:“Tokat atmak, dövmek, vurmak, itmek, ısırmak, kemiklerini kırmak, duvara vurmak, saç çekmek, tekmelemek, bıçak çekmek, yaralamak, yakmak, boğazlamak, silahla yaralamak, öldürmeye kalkışmak vb. Sözel Şiddet: Aşağılayıcı sözler söylemek, zaafları ile alay etmek, aşırı genellemeler yapmak,suçlamak,küfür etmek,küçük düşürmek,hakaret etmek, kadını tehdit etmek,”
    Ekonomik şiddet: “Evin masraflarını karşılamamak, aile bireylerine gerekli harçlığı vermemek,eşin çalışmasına izin vermemek,çalışan eşin parasını elinden almak “
    Cinsel Şiddet: “Evli olduğu kişi bile olsa kadını istemediği yerde, istemediği zamanda ve istemediği biçimde cinsel ilişkiye zorlamak, cinsel içerikli imalarda bulunmak, fuhuşa zorlamak,cinsel yaşamlarında kadını aşağılayıcı davranışlar yapmak”
    Psikolojik Şiddet: “Eşle doğrudan iletişimi kesmek, onunla konuşmamak, surat asmak, eşin kendisini ifade etmesini, görüş ve düşüncelerini açıklamasını engellemek,zaaflarıyla alay etmek, kadını sürekli eleştirmek”

  • Zorunlu kış lastiği uygulaması başlıyor

    Zorunlu kış lastiği uygulaması başlıyor

    Yük ve yolcu taşımacılığı yapan araçlarda zorunlu kış lastiği uygulaması 1 Aralık’ta başlıyor.
    Yozgat Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanı İlhami Bakıcı, Aralık ayının ilk haftası başlayacak olan kış lastiği uygulaması konusunda sürücülere uyarılarda bulundu. Toplu taşımanın dışında tüm araç sahiplerinin kış lastiği taktırması gerektiğini ifade eden Bakıcı, “Kış lastiği uygulaması 1 Aralık itibari ile hayata geçecek. Sürücülerimizin bu konuya hassasiyet göstermesi gerekiyor. Yalnızca toplu taşıma yapan araçlarımız değil tüm araç sahiplerinin kış lastiğini takarak olası bir kazaya sebebiyet vermemesi için duyarlılık göstermesi gerekiyor” dedi.
    “KIŞ LASTİĞİ VE ZİNCİR
    KESİNLİKLE
    BULUNMALI”
    Bakıcı, “Yozgat’ta yolcu ve eşya taşımalarında kullanılan araçların zorunlu kış lastiği uygulaması 1 Aralık’ta başlayacak. Şoförlerimiz buna dikkat etmeli ve 1 Aralık’a kadar geç kalmadan kış lastiklerini taktırmalı. Sürücülerimizin kış lastiğine bağlı olası cezai işlemlere maruz kalmaması için bunu yaptırmaları gerekiyor.
    Biz sadece yük ve yolcu taşıyan araçların değil trafikte bulunan tüm araçların kış lastiği takmasını, bunun yanında da araçlarında zincir bulundurmasını istiyoruz” diye konuştu.

  • Bilinçsiz antibiyotik  kullanımına dikkat

    Bilinçsiz antibiyotik kullanımına dikkat

    Yozgat İl Sağlık Müdürü Fatih Şahin, tüm dünyada yanlış, gereksiz, etkisiz ve yüksek maliyetli ilaç kullanımının çeşitli boyutlarda sorunlara neden olduğunu belirterek, “İlaçların akılcı seçiminde oldukça önemli olan bir ilaç grubu da şüphesiz ki antibiyotiklerdir. Avrupa Antibiyotik Farkındalık Günü, halk sağlığını tehdit eden antibiyotik direnci ve akılcı antibiyotik kullanımı hakkında farkındalık oluşturmak amacı ile her yıl 18 Kasım’da gerçekleştirilen Avrupa Halk Sağlığı girişimidir. Güncel veriler, Avrupa Birliği çapında dirençli bakteriler tarafından enfekte edilen hasta sayısının arttığını ve antibiyotik direncinin halk sağlığı için birincil tehdit haline geldiğini göstermektedir. Dirençli bakterilerin gelişmesinin durdurulması ve antibiyotiklerin gelecek nesillerde etkinliğinin sürdürülebilmesi için tek çare antibiyotiklerin akılcı kullanımıdır” dedi.
    Antibiyotik kullanımı kararının hekim kontrolü ile verilmesi gerektiğini anlatan Dr. Şahin, şunları kaydetti:
    “Antibiyotikleri doktorunuz önerdiğinde, eczacınıza danışarak kullanın. Doktorunuz antibiyotik reçetelendiğinde, tedavi talimatlarını dikkatli bir şekilde takip etmelisiniz. Sadece bu şekilde bütün bakterilerin yok edildiğine emin olabilir ve bakteriyel direnç gelişiminin önüne geçebiliriz. İlaç alımında bazı kurallara uymak gerekiyor. Bunda temel kural, doz ve zaman talimatlarına uymak, hiçbir zaman ilacınızı almanız gereken zamanı atlamayın ve reçetelenen doza sadık kalmak, tedaviyi yarıda kesmemek. Tedaviye başladıktan birkaç gün sonra kendinizi daha iyi hissetseniz bile tedavi sürecinin tamamını devam ettirin. Bakterilerin tamamen yok edilmesi ancak bu şekilde mümkündür. Arta kalan ilacı saklamamak. Asla antibiyotiklerden kalanları kullanmayın ve tüm bunlara uyarken bunun kendimiz, toplumumuz ve yarınlarımız için de bir sorumluluk olduğunu unutmamak gerekiyor.”

  • KOAH’ı tanıyın, sağlıklı yaşam sürün

    KOAH’ı tanıyın, sağlıklı yaşam sürün

    Yozgat Halk Sağlığı İl Müdürü Dr. Mehmet Akif Karaarslan, 18 Kasım Dünya KOAH Günü nedeniyle yaptığı açıklama: “Bu yıl Dünya KOAH Günü 18 Kasım 2016 olarak belirlendi. Hedefimiz KOAH’ın her yıl daha fazla kişi tarafından bilinmesi ve risk faktörü taşıyan kişilerin sağlık kuruluşlarına başvurmalarını sağlayarak yaşamlarını daha kaliteli sürdürmelerini sağlanmasıdır. KOAH ilerleyici bir hastalık olmasına karşı önlenebilir ve tedavi edilebilir bir hastalıktır. Sağlık Bakanlığı ve Türk Toraks Derneği, dünyada KOAH bilincini artırmak üzere kurulan Global Initiative of Obstructive Lung Disease (GOLD) ve Dünya Sağlık Örgütü önderliğinde ortak Global Alliance Against Chronic Respiratory Diseases (GARD) Türkiye Projesi kapsamında her yıl Dünya KOAH Günü etkinlikleri yaparak toplumumuzda KOAH farkındalığını ve bilincini artırmayı hedeflemektedir” dedi.
    KOAH’LILAR HASTA OLDUKLARINI
    BİLMİYOR
    KOAH hastalığı hakkında bilgiler veren Dr. Karaarslan, “KOAH, nefes yollarında mikroplarla oluşmayan bir iltihaplanmaya bağlı oluşan ilerleyici bir akciğer hastalığıdır. KOAH, tüm dünyada önemli bir halk sağlığı sorunu olmasına karşın, kamuoyu tarafından yeterince bilinmeyen bir hastalıktır. KOAH’ın görülme sıklığı 40 yaş üstü yetişkinlerde yüzde 15-20’dir. Bir diğer deyişle toplumumuzda 40 yaş üstü her 5 kişiden birinde KOAH vardır. Oysa 10 KOAH hastasının sadece biri doktora başvurmuş ve doğru tanı alabilmiştir. Bu durumda, ülkemizde bulunan 3-5 milyona yakın KOAH’lı hastanın sadece 300-500 bini kendisinde hastalık olduğunu bilmektedir. Küresel Hastalık Yükü Çalışması verilerine göre, KOAH yılda 2.9 milyon ölüme neden olmaktadır. Günümüzde tüm dünyada 3. ölüm nedeni haline gelen KOAH, tüm ölümlerin de yüzde 5.5’inden sorumludur. Türkiye’de solunum sistemi hastalıkları en sık görülen 3. ölüm nedenidir ve bu ölümlerin yüzde 61.5’i KOAH nedeniyledir. Toplumun KOAH konusunda yeterli bilgiye sahip olmaması, hastalığın erken tanısını ve etkin tedavisini güçleştirmektedir” diye konuştu.
    KOAH’IN TEDAVİSİ MÜMKÜN MÜDÜR?
    KOAH’ın ilerleyici bir hastalık olmasına karşı önlenebilir ve tedavi edilebilir bir hastalık olduğuna dikkat çeken Dr. Karaarslan, şu uyarılarda bulundu: “KOAH’lı bir hastanın yapması gereken ilk iş sigarayı bırakmak amacıyla hekime başvurmasıdır. Sigara bağımlılığı tedavi edilebilen bir hastalıktır. Bunun dışında, diğer zararlı toz ve dumandan uzak durulması, grip ve zatürre aşılarının yapılması ve nefes yoluyla alınan ilaç tedavisinin yanı sıra fiziksel aktivitenin önerilmesi ve uygulanmasının sağlanması; hem hastalık gelişimi, hem hastalığın ilerlemesi ve kötü sonuçlarının önlenmesinde önemli bir adımdır. Yeterli bir fiziksel aktivite için ağır egzersizlere gerek yoktur, haftanın çoğu günleri yapılan orta yoğunluktaki fiziksel aktivite yeterlidir. Herkesin yapabileceği bir aktivite olan yürüyüş, düzenli fiziksel aktivitenin sağladığı hemen tüm yararları sağlayabilmektedir. Sağlık Bakanlığı ve Türk Toraks Derneği, GARD Türkiye çerçevesinde, tüm hekimleri, kamu yetkililerini, Ulusal örgütleri ve Ulusal ve yerel medyayı birlikte çalışmaya davet etmektedir. KOAH tanıyın, hayat sizden uzaklaşmasın”

  • Yozgat’ta FETÖ  Operasyonu: 10 gözaltı

    Yozgat’ta FETÖ Operasyonu: 10 gözaltı

    Yozgat Valiliğinden yapılan yazılı açıklamada gözaltına alınan 10 şüphelinin isimleri şunlar: “ M.A.Y., M.İ., M.Ç., M.A., M.K., S.M., T.Ö., Ü.T.,Y.D., Ö.Ö.,”
    6 şüphelinin ise yakalama çalışmalarının devam ettiği ifade edildi.

  • Geç konuşan çocuklarda  otizm belirtisi olabilir

    Geç konuşan çocuklarda otizm belirtisi olabilir

    Çocuk Psikiyatri UzmanıIşık, yaptığı açıklamada her 68 çocuktan birinde görülebilen otizmin bebeklik döneminden itibaren ortaya çıkan, çocuğun çevresiyle iletişim ve etkileşim kurmasını engelleyen, tekrarlayıcı, basmakalıp davranışlar göstermesine yol açan bir bozukluk olduğuna dikkat çekti.
    Otizmin en önemli nedeninin genetik olduğunu kaydeden Işık, “Aşılar, kurşun ve civa gibi ağır metaller ya da besin maddeleri otizme neden olmamaktadır. Anne babalar çocuklarına otizm tanısı konulduktan sonra suçluluk hissetmektedir. Ancak bilinmelidir ki ebeveynlerin çocuğu yetiştirme tarzı ya da ilgisizliği çocukta otizme neden olmaz.
    Otizmi kesin olarak tedavi eden herhangi bir ilaç bulunmamaktadır. Otizm tedavisindeki en etkin yöntem erken yaşlarda başlanan yoğun eğitim programlarıdır. Erken yaşlarda başlanan özel eğitim çocukların iletişim ve sosyal becerilerinin gelişmesine, davranışsal sorunların azalmasına belirgin katkı sağlamakta, otizm tanılı çocukların tam potansiyellerine ulaşmalarına yardımcı olmaktadır.
    Bu nedenle otizm belirtileri fark edilir edilmez erken müdahale için hemen harekete geçilmesi gereklidir. ‘Zamanla düzelir’ ya da ‘bir bekleyelim, ne olacak’ demek zaman kaybına neden olacaktır.”dedi.
    Otizmin erkek çocuklarda kız çocuklarına göre daha sık görüldüğünü ifade eden Işık,“Ailelerde de erkek çocukları geç konuşur şeklinde bir algı bulunmaktadır.
    Bu düşünce tamamen yanlış olup, her çocuğun mutlaka 18 aya kadar anlamlı bir kelime çıkarması, 24 aylık oluncaya kadar da anlamlı iki kelimelik cümlesi olması gerekir. Geç konuşma normal bir durum olmayıp, birçok psikiyatrik ya da nörolojik bozukluk konuşmada gecikmeye sebebiyet verebilmektedir.
    Otizm tanılı çocukların ailelerinin polikliniğe en sık başvuru sebebi konuşma gecikmesi olup, erkek çocukları geç konuşur algısı nedeniyle birçok çocuk geç tanı alabilmektedir.
    Unutulmamalıdır ki 18 aya kadar kelimesi olmayan bir çocuk mutlaka değerlendirilmelidir.Otizm tanısı Çocuk ve Ergen Psikiyatristinin ayrıntılı değerlendirmesi ile konulabilmektedir. Otizm tanısını koymak için herhangi bir tıbbi tahlil ya da tetkike gerek yoktur.”diye konuştu.
    Işık, otizim belirtilerini şöyle sıraldı: “
    9 aylık olmasına rağmen karşılıklı ses çıkarmaları, gülücükleri ya da mimikleri yoksa
    Başkalarıyla göz teması kurmuyorsa
    12 aylık olmasına rağmen parmağı ile işaret ederek göstermiyorsa, bay bay yapmıyorsa, ce-e, fışfış kayıkçı gibi oyunları oynamıyorsa
    12 aylık olmasına rağmen ismi seslendiğinde bakmıyorsa
    Verilen komutları anlamıyorsa (örneğin ‘Kapıyı aç, kumandayı getir’)
    Oyuncakları ile oynamayı bilmiyorsa
    Bazı eşyaları döndürmek, sıraya dizmek gibi alışılagelmişin dışında hareketler yapıyorsa
    Yalnız kalmayı tercih ediyor, akranlarının oynadığı oyunlara ilgi göstermiyorsa
    16 aylık olmasına rağmen anlamlı kelimeleri yoksa
    24 aylık olmasına rağmen anlamlı iki kelimelik cümleleri yoksaotizm açısından risk altında olabilir. Çocuğunuzda otizm belirtileri olduğunu düşündüğünüzde lütfen bir Çocuk ve Ergen Psikiyatristine başvurunuz”

  • Diva Sen etkinliklerini sürdürüyor

    Diva Sen etkinliklerini sürdürüyor

    Sefa Sofrasında düzenlenen toplantıya Yozgat Müftü Vekili Süleyman Eroğlu, Diva-Sen Yozgat Şube Başkanı Osman Taşçı, Müftülük personeli ile Merkez ve köylerde görev yapan din görevlileri katıldı. Sendika Başkanı Osman Taşçı, yemek sonrası yaptığı konuşmada bu tür etkinliklerin birlik beraberlik adına kaynaşmaya da vesile olduğunu söyledi. Taşçı, “Sendika olarak din görevlilerimizin sorunlarının giderilmesi ve isteklerinin karşılanması için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu tür toplantılar düzenleyerek hem samimi bir birliktelik sağlıyor hem de kaynaşmaya da vesile oluyoruz. Son yıllarda biz din görevlilerinin önemi yaşadığımız süreçte daha da belirgin bir hal aldı. Bizler sorumluluğumuzun farkında ve bilincinde olarak hareket ediyoruz. 15 Temmuz’daki FETÖ/ PDY darbe girişimiyle tamamen ortaya çıkan tabloda dinine, diyanetine ve vatanına bağlı bir nesil yetiştirilmesinde din görevlileri olarak bizlere de büyük sorumluluklar düşüyor. Bu vatan bizim ve bizim bu birlikteliğimizi bozmak isteyen iç ve dış güçlere karşı her zaman uyanık olmamamız gerekir. Bu vesile ile bugün toplantımıza katılarak bizleri onurlandıran İl Müftü Vekilimiz Süleyman Eroğlu başta olmak üzere şube müdürlerimize, din görevlilerimize teşekkür ediyorum.”dedi.
    İl Müftü Vekili Süleyman Eroğlu’daDiva Sen Yozgat Şube Başkanı Osman Taşçı’ya bu tür organizasyonlar düzenleyerek din görevlilerini buluşturduğu için teşekkür etti.
    Eroğlu, “Diva Sen Yozgat Şubesinin çalışmalarını takdir ediyorum. Güzel önemli çalışmalara imza atıyorlar. Bizlerde toplantıya katılarak personellerimizle yakın olduk, onların sorun ve talepleri konusunda karşılıklı fikir alışverişinde bulunduk. Geçtiğimiz günlerde Akdağmadeni İlçemizde bir din görevlisi kardeşimizin evinde çıkan yangında maalesef üç çocuğumuzun yaşamını yitirmesi herkesi olduğu gibi bizleri de derinden yaralamıştır. Diyanet İşleri Başkanımız Sayın Prof. Dr. Mehmet Görmez’in de cenazeye katılarak ailemizin acısını paylaşması bizleri de ayrıca mutlu etmiştir. Bu konuyla ilgili de sadece din görevli kardeşlerimizin katılacağı bir yardım kampanyası düzenleyerek bu kardeşimizin yaralarının sarılmasına bir nebze olsun katkı sağlamayı düşünüyoruz.” diye konuştu.

  • Yozgat Emniyeti 2 Bin 250  paket kaçak sigara ele geçirdi

    Yozgat Emniyeti 2 Bin 250 paket kaçak sigara ele geçirdi

    Olayla ilgili gözaltına alınan iki şüpheliden birisi çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklanarak cezaevine gönderildi.
    Edinilen bilgiye göre; Polis ekipleri Sivas istikametinden Yozgat istikametine seyir halinde olan bir aracı Muslubelen Rampasında uygulama noktasında durdurdu. Ekipler, araç içerisindeki H.A ve C.A isimli şahısların durumundan şüphelenerek araç içerisinde yaptıkları aramada aracın arka koltuğunun oturma ve yaslanma bölümünün orijinal olmadığını tespit etti.
    Zula tabir edilen bölmelerinin bulunduğu arka koltuğu yaslanma ve oturma bölümünde ve ayrıca aracın ön yolcu koltuğunun arka bölümünde 2 Bin 250 paket bandrolü bulunmayan Gümrük Kaçağı sigara ele geçirdi. Sigarayı imha etmek üzere el koyan ekipler, H.A, ve C.A isimli şüphelileri gözaltına aldı.
    Şüpheliler emniyetteki işlemlerinin ardından mahkemeye sevk edildi. H.A, isimli şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderildi.
    Yozgat Emniyet Müdürlüğünden yapılan açıklamada, “Devletimizin büyük oranda vergi kaybına neden olan ve kaçak tütün mamullerinin satışı nedeni ile haksız rekabete maruz kalan dürüst esnaflarımızın gelir kaybının önüne geçmek için kaçak sigara ile mücadelemiz halkımızın ve esnafımızın desteği ile artarak devam edecektir.”ifadelerine yer verildi.

  • Anadolu Ajansı  Ertuğrul’a emanet

    Anadolu Ajansı Ertuğrul’a emanet

    İHA’da çalıştığı süre içerisinde yaptığı haberlerle gündem oluşturan ve kamuoyunu bilgilendiren Ertuğrul, yeni görev yeri olan Anadolu Ajansında da aynı çizgide doğru, tarafsız ve objektif yayın anlayışıyla Yozgat’ı yerel ve ulusal anlamda tanıtımına katkı sağlayacak.
    Basın ilkelerinin yanı sıra, kişiliği, karakteri ile de gazetecilikte örnek teşkil eden isimlerin başında gelen Ertuğrul’a hayırlı olsun ziyaretleri de devam ediyor.
    Gezetemiz Sahibi Bekir Çaylak ve Ferhat Özer ve Alparslan Demir, Ömer Ertuğrul’u Anadolu Ajansı’ndaki bürosunda ziyaret ederek hayırlı olsun dileklerinde bulundu. Bekir Çaylak, ziyarette Anadolu Ajansı’nın isabetli bir karar vererek Yozgat’ın deneyimli ve tecrübeli gazetecisi Ömer Ertuğrul’u bünyelerine katmasının ajansın haber kalitesini daha da artıracağını vurguladı. Anadolu Ajansı Yozgat Büro Sorumlusu Ertuğrul’da ziyaretlerinden dolayı Çaylak ve ekibine teşekkür etti.

  • Dündar: Oyuncularımız  galibiyeti hak etti

    Dündar: Oyuncularımız galibiyeti hak etti

    Teknik Direktör Dündar, Kulüp Binasında düzenlediği basın toplantısında hafta sonu oynanan Kırıkkale Spor maçını değerlendirdi.
    Dündar, “Oyuncularımız iyi mücadele etti. Bu vesile ile kendilerini bir kez daha kutluyorum. Beş maçta 15 puan hedefimizi tutturma gayreti içerisindeyiz. Bütün maçları birer birer değerlendiriyoruz. Oyuncularımız hırslı ve iyi bir futbol sergiledi. Bir takım olduk. Kapasitemiz belli olduğu halde yüreklerini ortaya koydular.
    Kırıkkale sevincinin yasadık. Hedefimiz Zara maçı. Rakibin konumu bizi ilgilendirmiyor. Bugünden itibaren Zara maçı hazırlıklarına başladık.”dedi.
    Kırıkkale’den 3 puanla döneceklerine inandıklarını belirten Dündar, 5-1’lik gibi bir farklı skorun sürpriz olduğunu ifade etti. Dündar, “Bu kadar farklı skor beklemiyorduk. Ama oradan üç puanla döneceğimizi biliyorduk. Hem şehrimize hem taraftarımıza hem de başkan, kulüp başkanımız kısacası herkese teşekkür ediyorum. İnanan zaferi kazanır. Takımımız inanmak zorunda. Futbolcunun inananı önemli ve karakterli oyuncu grubuna sahibiz.
    Biz 15 puan yaparsak bu ligde varız diyoruz. Oyuncularımız da zaman zaman iniş çıkış oluyor. Mustafa’ya her zaman inandık. Mustafa oynadığı zaman takım hedefine daha iyi gidiyor. Her hafta takım iyi olacak diye bir şey yok. İyi olmadan da maç kazanılabilir. Bir hafta iyi oynar iniş çıkış olabilir.
    Hep aynı düzeyde oynayamaz. Mustafa dan da takımdan da memnunuz. Her zaman takıma güveniyoruz.”diye konuştu.

  • Başkan Bulut’tan  25 Kasım uyarısı

    Başkan Bulut’tan 25 Kasım uyarısı

    Yozgat SMMM Odası Başkanı Bulut, 6736 sayılı devlete olan borçların yapılandırılmasının vatandaş adına önemli bir fırsat olduğunu ve borcu olan vatandaşların bu fırsatı değerlendirmeleri gerektiğini belirtti.
    6736 sayılı af yasası ile vatandaşların devlete karşı olan borçlarına taksitle ve daha az tutarla ödeme imkânı getirildiğini vurgulayan Bulut, “Borçlara karşı getirilen yapılandırma kolaylığından faydalanmak isteyen herkesin yapılandırma çalışmasını son gün olan 25 Kasım 2016 tarihine bırakmadan bir an önce işlemlerini tamamlamaları kendilerine fayda sağlayacaktır. Bu konuda özellikle matrah artırımı, bilanço kalemlerinin düzeltilmesi ve stok affı gibi yapılandırma kapsamına giren konuları vatandaşlarımızın mutlaka değerlendirmesi gerekiyor” dedi. Borçlara karşı yapılacak olan ödemelerin peşin ve taksitli olmak üzere iki şekilde yapılacağını belirten Bulut, “Yapılandırmadan sonra ilk taksit ödemesi Kasım ayında başlayacak. Diğer taraftan sosyal güvenlik primlerinde ilk taksit Aralık ayında başlıyor. Vatandaş borçlarını 6-9-12-18 taksitler şeklinde iki ayda bir ödeyebilecek. Bazı yapılandırma başvurularında peşin ödemede büyük kolaylıklar sağlanmaktadır” ifadelerini kullandı.
    Borç yapılandırma işlemlerinin 30 Haziran 2016 ve önceki dönemlerini kapsadığını ifade eden Bulut, “Borçlar Haziran ayı ve öncesini kapsıyor.
    Haliyle Temmuz ayındaki borçlar bu yasa kapsamında yer almıyor. SGK, vergi ve vergi cezaları, gecikme faizleri, gecikme zamları, taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına katkı payı, gümrük vergileri, trafik, askerlik, nüfus, seçim, karayolu geçiş ücreti, RTÜK idari para cezaları, YURT-KUR öğrenim ve katkı kredisi alacakları, ayrıca belediyelerin idari para cezaları, su, atık su ve katı atık ücreti alacakları, belediyelere ödenmesi gereken paylar hariç, beyana dayanan vergilerde ve 2016’ya ilişkin 30 Haziran’dan önce tahakkuk eden vergi ve bunlara bağlı vergi cezaları, gecikme faizleri, gecikme zamları da yeniden yapılandırma kapsamında yer almaktadır” şeklinde konuştu.

  • Meteoroloji’den kar yağışı uyarısı

    Meteoroloji’den kar yağışı uyarısı

    Meteoroloji Genel Müdürlüğünden yapılan açıklamada hava sıcaklıklarının ülke genelinde 5 ila 10 derece azalacağının tahmin edildiği belirtilirken, yağışların; genellikle yağmur, akşam saatlerinden itibaren Karadeniz’in iç kesimleri ile Kırşehir, Yozgat ve Sivas çevrelerinde karla karışık yağmur, yükseklerinde kar şeklinde olması beklendiği ifade edildi. Sabah ve gece saatlerinde İç Ege, Batı Karadeniz, İç Anadolu’nun doğusu ve Doğu Anadolu’nun kuzeydoğusunda yer yer sis ve pus hadisesi bekleniyor.Sıcaklıkların ülke genelinde 5 ila 10 derece azalması tahmin edilirken, Çarşamba günü yağışın, sıcaklıkların düşmesiyle birlikte yerini kar yağışına bırakmasının beklendiği belirtildi.