Yazar: Cemil MERMERTAŞ

  • “BU VEBAL SİZİN”

    “BU VEBAL SİZİN”

    Aşağıda paylaşacağım haberin ara başlığımız yazımın ana başlığı olarak kullandım… haberin asıl başlığı ise, ‘Bürokrasi işe yaramaz hale getirdi’ bu başlıkla verilen haberin detayı aynen şöyle;

    İl Genel Meclisi Tarım Komisyonu, Musabeyli Boğazı Köyü’nde yapımı tamamlanan Cemil Çiçek Barajı’nın tarımsal sulama yapılan tesislerinde inceleme yaptı. Komisyon raporunu okuyan AK Partili Belediye Meclis Üyesi ve Tarım Komisyon Başkanı Ali Açıkgöz, “Bu nimet, bürokrasi tarafından işe yaramaz hale getirilmiştir.” ifadelerini kullandı. Açıkgöz ayrıca, iki yıldır sulama suyunda da çiftçiye teslimat muamması yaşandığını söyledi.

    İl Genel Meclisi Tarım Komisyonu raporunu okuyan AK Parti Belediye Meclis Üyesi ve Tarım Komisyon Başkanı Ali Açıkgöz, “Biz arkadaşlarımızla barajı incelemeye gittiğimizde, bir devlet yatırımının bürokrasi tarafından nasıl işe yaramaz hale getirildiğini biz gördük.
    Devlet öyle güzel bir yatırım yapmış ki, bu yatırım ilimiz için bir nimet. Ancak bu nimet vatandaşa ulaştırılırken, bürokrasi tıkanıklıkları sonucu yaşanan sıkıntıları da gördük.
    Teslim edilecek denmiş, vatandaşa tarlası ektirilmiş, vatandaşın tarlası, ürünü elden gidiyor, su verilmiyor. Bir hizmet bu kadar rencide edilmez. Her şey hazır bitmiş. Müteahhit diyor ki; benim işim bitti. Devlet diyor ki; daha bitmedi. Ama burada vatandaş mağdur oluyor. Bir memlekette dev bir yatırım, bu kadar güzel bir yatırım bürokrasi tarafından vatandaşa ulaştırılma noktasında çarçur edilir, işe yaramaz hale getirilir” dedi.

    MHP’li Meclis Üyesi Ümit Şahbaz ise, Cumhuriyet tarihinde AK Parti hükümetleri zamanında gelen yatırım kadar Yozgat’a yatırım gelmediğini ifade ederek, “Ama ne hikmetse atadığınız bürokratlardan siz de şikayetcisiniz. Sen de şikayet ediyorsan bunun vebali sizin” şeklinde konuştu.
    AK Partili Belediye Meclis Üyesi ve Tarım Komisyon Başkanı Ali Açıkgöz, Musabeyli barajında içme suyu ile ilgili herhangi bir sıkıntının yaşanmadığını tespit ettiklerini söyledi.
    Açıkgöz, sulama suyu ile ilgili DSİ’nin devralmadığı, yalnızca Musabeyli köyünün sulama suyunun karşılandığı, önümüzdeki günlerde Topaç ve Dayılı köyünün ihtiyaçlarının karşılanacağını belirtti.
    Musabeyli Barajında tespit edilen eksiklikleri aktaran Ali Açıkgöz, “Saat yapılarının yazılarının yazılacağı ve etrafının dolduracağı. Mekanik ekipmanların son temizliğinin ve boyalarının yapılması. D6 Drenaj kapağının ana devre manfak şartlarının düzeltilerek, söz konusu drenaj kapağından gelen suların taşkına sebebiyet vermeden tahliye edilmesinin sağlanması. Basınç kırıcıların tamamında ekipmanların temizliğinin yapılması. Taşkından oluşan balçıkların, atık suların temizlenmesi. Basınç kırıcı tahliyesinin açılması ve temizliği.  Korkulukların yapılması. Platformların yapılması. Üst kapakların konulması. İnşaat kalıp demirlerinin kesilmesi gibi eksiklerin giderilerek, işletme şartlarının düzeltilmesi. Bir an evvel eksiklerin giderilerek barajın Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğüne barajın ve tarım sulama kanallarının devredilmesi gerektiği komisyonumuzca tespit edildi” dedi.

    Konuyla ilgili her şey ortada bir yorum getirmeyeceğim, fakat memlekete yapılan hizmetlerin bu şekilde karşılık görmesi kabul edilir gibi olmadığını söylemeden geçmek de bir haksızlık olacağı için özetlemek düştü.

  • İmtiyazlı’mı olmalı?

    İmtiyazlı’mı olmalı?

    Önceki gün İl Özel İdaresi Meclis Salonunda hararetli bir tartışma yaşandı. Milliyetçi Hareket Partili Meclis üyesi Nuri Kahraman, 4 bin 500 lira kira alınan firmanın çıkarıldığını öne sürerek, bir vakfa bedelsiz yapılan tahsis ile devletin zarara uğratıldığını iddia etti.

    Bu bir gazeteci olarak bu konu elbette benim de dikkatimi çekti. Gazeteci arkadaşlarımızın takip ettiği MHP’li Meclis üyesi Nuri Kahraman ve Ümit Şahbaz’ın sert çıkışlarına sebep olan konu bir vakfa bedelsiz olarak il özel idaresi üzerinden yer tahsis edilmesiydi. Nuri Kahraman, söz konusu yerin bir AK Parti’ye yakın bir vakfa verildiğini iddia etti ve aynı şekilde bedelsiz olarak Ülkü Ocakları’na da verilmesini istedi.

    Kahraman, bu şekilde yapılan uygulama ile devletin zarara uğratıldığını öne sürdü ve  şöyle konuştu: “İl Özel İdaresi Komisyonu üyesiyim, mevzu olan yerde içinde 4 Bin TL üzerinde kira veren ve kamu yararına hizmet veren bir kurumu mahkeme kararı ile çıkarıp bedelsiz bir şekilde tahsis yapıyoruz. Devletimizin zarara uğratılmaması için, kamu yararına faaliyet gösteren bir kurumun buradan mahkeme kararı ile çıkarılarak, siyasi amaçla kurulmuş bir derneğe ücretsiz tahsis edilmesini uygun bulmuyorum. Çıkarılan kamu kurumun verdiği kirayla aynı şekilde kira ödenmesi koşulu ile verilmesinin daha uygun olduğunu düşünüyorum. Devletin kasasına giren parayı bir anda kesiyoruz. Komisyon kararı altına bu şekilde bir şerh koyacağım. İçerisinden çıkan kamu yararına çalışan bir kurum.

    Bu kurum aylık 4 Bin 500 liranın üzerinde bir kira veriyor. Buranın verilmek istendiği dernekte bu kirayı ödeyerek otursun. Bunda bir sakınca olmaz diye düşünüyorum. Biz bu para bizim cebimize girmeyecek. Biz bu parayı devletimizin kasasına girsin diye istiyoruz. Her önümüze gelen derneğe, devletin bir yerini verecek isek bende Ülkü Ocakları için bir bina tahsisi istiyorum o halde. Ülkü Ocakları da kamu yararı gözeten bir dernek” diye konuştu.

    Kahraman’ın eleştirilerine cevap veren AK Partili Meclis Üyesi Ahmet Avşar, “Arkadaşımızın görüşüne saygı duyuyorum ancak mevzu olan yerin ilgili vakfa ücretsiz olarak verilmesini arkadaşlarımızla birlikte uygun gördük demesi üzerine; MHP’li meclis üyesi Ümit Şahbaz’da binanın vakfa peşkeş çekildiğini iddia ederek tepki gösterdi.

    CHP’li Meclis Üyesi Ramazan Arslan’da başka dernek ve vakıfların böyle bir talebi olursa ücretsiz tahsis yapılıp, yapılmayacağını sordu.

    Mecliste oy çokluğu ile alınan bir kararla böyle bir yola gidilmesini açıkçası bende doğru bulmuyorum.

    Kamu yararına pek çok dernek faaliyetini sürdürüyor. Bu dernekleri birbirinden ayırmak farklı gözle bakmak işte meclis salonunda yaşanan tartışmaları ve devamını getirir. Bunlara il yöneticilerimizin ve ilgililerin dikkat etmesi gerekir.

     

  • CUMHURBAŞKANIN DİKKATİNİ ÇEKTİK!

    CUMHURBAŞKANIN DİKKATİNİ ÇEKTİK!

    Kimilerimiz içimizden şöyle geçirebiliriz: “Keşke böyle olmasaydı… Sayın Cumhurbaşkanın dikkatini bu şekilde çeken bir İl olmasaydık…” Yapacak bir şey yok! Vatandaş seçim öncesi Ak Partiyi uyaracağının aslında mesajını vermişti.

    Bu mesajların bir kısmını aslında bizleri ziyarete gelen partililere, milletvekili adaylarına ve milletvekillerine vermiştim…

    Gerekli tedbirler alınmadığını düşündüğümüzde aklımıza ilk gelen fikir “dinlenmemiş” demek oluyor. Bu konuda en son yapılan haber şöyleydi:

    Haziran ayında yapılan Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekilliği genel seçimlerinde Yozgat ve Anakara’da oy oranın da düşüş yanşamasına Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tepki gösterdiği öğrenildi.

    24 Haziran seçimlerinde yüzde 7’lik bir oy kaybına uğrayan AK Parti yönetiminin bu konudaki analiz çalışmaları devam ediyor.
    Yaygın medyanın haberine göre Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın analiz çalışmalarını ekibiyle yürütürken, son MYK toplantısında, seçim sonuçlarını değerlendirdiği, özellikle Ankara ve Yozgat sonuçlarına ‘çok şaşırdığını’ ve ‘üzüldüğünü’ söylediği belirtildi.
    Erdoğan’ın İç Anadolu’daki oy kaybının iyi analiz edilmesini istediği de ifade edildi. Diğer bölgelerde oy kaybı yaşanan illerin listesini inceleyen Erdoğan’ın her il için ayrı analiz yaptırdığı öğrenildi. Erdoğan’ın bu seçim sonuçlarına ilişkin ilk tepkisini 24 Haziran gecesi AK Parti Genel Merkezi’ne gelen parti yöneticisi ve bakanlara direkt söylediği de biliniyor.
    Türkiye genelinde olduğu gibi Yozgat’ta da AK Parti aldığı oy oranı ile her seçimde büyük destek vermiş ve ilk 7 içersinde yer almıştı. 24 Haziran’da ortaya çıkan ‘2 AK Parti, 1 MHP, 1 CHP tablosu, 16 yıllık Yozgat siyasetinde ilk defa üç farklı siyasi partiden 4 milletvekilini Yozgat’ta bir araya getirmiş oldu.
    Yozgat’ta 4 milletvekilinin 2’ye düşmesi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da dikkatini çeken önemli bir seçim sonucu oldu.
    Erdoğan, İç Anadolu’daki oy kaybının iyi analiz edilmesini isteyerek, diğer bölgelerde oy kaybı yaşanan illerin de listesini inceledi. Erdoğan’ın her il için ayrı analiz yaptırdığı öğrenildi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu seçim sonuçlarına ilişkin ilk tepkisini 24 Haziran gecesi AK Parti Genel Merkezi’ne gelen parti yöneticisi ve bakanlara direkt söylediği de ifade ediliyor.
    Ankara’da en büyük hareketlilik bürokraside yaşanıyor. Genel müdür, müsteşar, müfettiş, denetim elemanları gibi üst düzey bürokratlar, yeni yapıda görev alabilmek için kulis çalışmalarını yoğunlaştırdı. Buna ilişkin temaslarda Cumhurbaşkanlığı ile AK Parti genel merkezi yöneticileri en çok kapısı çalınan isimler oldu. Görev almak isteyen eski milletvekilleri de Cumhurbaşkanlığı kabinesinin açıklanması ve oluşacak yeni yapıya göre bakan yardımcılığı, Cumhurbaşkanlığı danışmanlığı, ofis ve kurullarda görev almak için kulis yapıyorlar.

     

  • ACİL ONARIMIN BAŞARI HİKÂYESİ

    ACİL ONARIMIN BAŞARI HİKÂYESİ

    Dönemin İl Milli Eğitim Müdürü Osman Nuri Gülay zamanında kurulmuştu… Acil Onarım Ekibi. Bu projeyi bir süre sonra Milli Eğitim Bakanlığı örnek aldı… Türkiye genelinde bütün İllere Yozgat’ı örnek göstererek, projenin genelleştirilmesini tavsiye etti.

    Aradan yıllar geçti… Ekip, kendini daha da geliştirdi, işi bilen eleman sayısı artırıldı, bununla ilgili birim kuruldu.

    Bugün Yozgat Milli Eğitim Müdürlüğü okul onarımları için hem tasarruf sağlıyor hem de okullardaki sorunlara anında müdahale ediyor.

    Yozgat Milli Eğitim Müdürlüğü Yozgat genelinde bulunan okulların ihtiyaçlarını acil onarım ekibi aracılığı karşılamaya devam ediyor.

    Yozgat’ta 2003 yılında kurulan ve tamamı Milli Eğitim Müdürlüğünün gönüllü personelinden oluşan acil onarım ekibi, okulların boya, badana, lavabo, elektrik, kapıların değişimi ve tamiri ile ilgili çalışmalar yapıyor. 12 kişilik ekip, başlarında şefleri ile beraber okulların yaz tatiline girmesiyle birlikte ihtiyaç duyulan onarım işlerine anında müdahale ediyor. Acil onarım ekibi, yaptığı çalışmalarla 15 yılda devlete yaklaşık 25 Milyon TL tasarruf ettirirken 2003-2018 yılları arasında da 300 okulun onarımını yaptı.
    Acil onarım ekibi çalışanı Zaferi Tuncer, “Milli Eğitim Müdürlüğünce acil onarım ekibinde çalışmaktayım. Şu anda okullarda boya ve tamirat işleri yapmaktayız. Biz burada gönüllü olarak çalışıyoruz. Önemli olan memleketimizdeki çocuklarımıza hizmet etmek. Okullarımızı daha güzel bir hale getirmek. Yavrularımızı en güzel şartlarda yetişmesini sağlamaktır. Onun içinde gururlu ve mutluyuz” dedi.
    Özdemir Kaygısız ise “Acil onarım ekibi diye bir ekip kuruldu. Bu ekip 2003 yılından beri Yozgat genelinde il, ilçe köylerdeki okulların tamirat, elektrik, boya, su ne gerekiyorsa tamiratını boyasını badanasını yapıyoruz. Yaz tatili kış tatili bize yok. Sürekli nerede iş var biz gidip yapıp geliyoruz. Çocuklarımız okullarına girdiği zaman temiz ve güzel olması için elimizden geleni yapıyoruz” şeklinde konuştu.
    Yozgat İl Milli Eğitim Müdürü Yusuf Yazıcı de “Acil onarım ekibimiz okullarımızda akademik faaliyetlerin yanında okullarımızın eğitim öğretime hazırlanması babında Türkiye’de tek ve örnek olan ve çalışma yürüten bir ekip. Ekibimiz 2003 yılından beri faaliyetine devam ediyor ve 10-12 kişiden oluşmaktadır. Ekibimiz okullarımızın hem dönem arasında hem dönem içinde özellikle de yaz tatilinde eğitim öğretime hazırlanması için acilen yapılması gereken küçük bakım ve onarımları yapmakta. Hem işlerin hızlandırılması hem de ekonomik olarak devlet bütçesine katkı sağlaması açısından takdire şayan bir ekip. 2003 yılından bu zamana kadar 300 e yakın okulumuz ekibimiz tarafından onarımdan geçirilmiştir ve 25 milyon liralık bir katma değer devletimize sağlamıştır. 2007 yılında yapılan bir işi 350 bin liralık bir malzeme ile 2 milyonluk bir katma değer sağlanmış oluyoruz. Bu da hem işlerin hızlı yürümesi hem de bütçemize katkı sağlaması açısından çok önemli. Her açıdan kat ettiren bir proje hem okullarımızın daha hızlı ve çabuk onarımlarının yapılması hem de eğitim öğretime hazırlanması ekonomik olarak ta sağladığı katma değer açısından önemli çalışmalar yapmaktadır” ifadelerine yer verdi.
    Yazıcı açıklamalarını şu sözlerle sürdürdü: “Acil onarım ekibi alçı, badana, boya, ıslak zemin, kapıların değiştirilmesi gibi çalışmalar yürütüyor. Okul ortamları akademik başarılarının artırılmasına yönelik çalışmalar yürütürken, çocuklarımızın daha hijyenik şartlarda eğitim alabilmeleri bizim için çok çok önemli. Çünkü bunlar bizim geleceğimiz. Onlara en güzel ortamları sunmak. Onların geleceği açısından bizim sorumluluklarımız arasında. Bu sorumluluğu da bu ekibin ziyadesi ile yerine getirdiğini düşünüyorum”.

  • Beyaz Bayraklı okullarımıza ödül yağdı

    Beyaz Bayraklı okullarımıza ödül yağdı

    Yozgat’ta Milli Eğitim Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı tarafından başlatılan “Beyaz Bayrak ve Beslenme Dostu Okul Programı” projesi kapsamında İl genelinde belirlenen kriterlere uyan 34 okul Beyaz Bayrak, Pirinç Levha ve Sertifika, 34 okul ise Beslenme Dostu Okul Programı Sertifikası ile 3 yıllığına ödüllendirildi.

    Milli Eğitim Müdürlüğü Bozok Toplantı Salonunda düzenlenen programa, Vali Yardımcısı Salih Altun, İl Milli Eğitim Müdürü Yusuf Yazıcı, Halk Sağlığı Başkanı Dr. Mehmet Akif Karaarslan, İl Milli Eğitim Müdür yardımcıları, Şube müdürleri, İlçe Milli Eğitim müdürleri, okul müdürleri, öğretmenler ve her okuldan temsilciler katıldı.
    İl Mili Eğitim Müdürü Yusuf Yazıcı, programda yaptığı açılış konuşmasında projenin amacının sağlıklı nesiller yetiştirerek toplum sağlığının geliştirilmesine katkıda bulunmak olduğunu vurguladı.
    Yazıcı, “Hep beraber çocuklarımızın geleceği için, ülkemizin daha müreffeh olması amacıyla büyük bir özveri ile çalışıyor, toplam kalite anlayışı ve ekip ruhuyla evlatlarımızı daha güzel ve sağlıklı bir ortamda yetiştirmek için gayret gösteriyoruz.
    Hedefimiz tüm okul ve kurumlarımızın Beyaz Bayrak ve Beslenme Dostu Okul standartlarına ulaşmasıdır. Sayın Valimize, vali yardımcılarımıza ,Halk Sağlığı Müdürümüze , milli eğitim müdür yardımcılarımıza, şube müdürlerimize, okul müdürlerimize, müdür yardımcılarımıza, öğretmenlerimize, öğrencilerimize, okul aile birliklerine ,okullarımızda görev yapan yardımcı personelimize ve emeği geçen herkese teşekkür ediyor ,saygılar sunuyorum .”dedi.
    Halk Sağlığı Başkanı Dr. Mehmet Akif Karaarslan’da projenein sağlıklı bireyler yetişmesi açısından son derece önemli olduğunu vurguladı. Dr. Karaarslan, “ Okul sağlığını korumak ve geliştirmek maksadıyla belirlenen kriterler doğrultusunda okulların hem Milli Eğitim Müdürlüğü Hem Sağlık Müdürlüğü´nün personelleri ile incelenip, yerinde değerlendirmeler yapılmıştır. Temizlik ve hijyen konusunda belirlenen kriterlere sahip olan okullara beyaz bayrak ve beslenme dostu okul sertifikaları verilmektedir.
    Sağlıklı toplum, sağlıklı nesil, sağlıklı bireylerin yetiştirilmesi için beslenme ve yaşam çok önemli hususlardır. Bu hastalığın temelinde maalesef sağlıksız beslenme ve hareketsiz yaşam yatmaktadır.
    Bu nedenle gençlerimizi erken zamanda bilinçlendirmek, okullarımızda sağlıklı beslenme ortamları oluşturmak ve onları hareketli yaşama teşvik etmek maksadıyla bu kriterler doğrultusunda değerlendirme yapılmaktadır .Yapılan değerlendirmeler neticesinde belli bir başarı grafiği elde etmiş bulunmaktayız. Sayın Valimize İl Milli Eğitim Müdürümüze ve emeği geçen herkese teşekkür ediyor, ödül alan okullarımızı tebrik ediyorum.”diye konuştu.
    Vali Yardımcısı Salih Altun’da projeyi önemsediklerini belirterek, “ Türkiye´de okulların gerek fiziki durumu gerekse teknik imkanları ,eğitim materyallerinin çeşitliliği ve eğitimde kaynağa ulaşma imkanları gün geçtikçe artış göstermektedir.
    Eski dönem ile kıyas edilemeyecek düzeyde gelişmiş imkanlara sahip olduğumuz açıkça görülmektedir. Yeni yaptırdığımız okullar eğitim ve öğretime son derece katkısı bulunan yapılardır.
    Öğretmen ve öğrencilerimizin eğitim-öğretim noktasında çağın isteklerine göre azimli ve istikrarlı olduğunu görmekteyiz.Temizlik hususu bizim geçmişten günümüze inancımızın gereği ve kültürümüzün sembolü olan ‘’Temizlik İmandan Gelir ‘’ prensibi ile izah edilebilir.
    Bu hususta bizim tüm dünyada ders vermemiz örnek almamız gerekir.
    Belirli zamanlarda okullarımıza yaptığımız ziyaretlerde hijyen ve temizlik konusunda herhangi bir problemin olmadığını sevinçle müşahede etmekteyiz.
    Beyaz bayrak ve beslenme dostu okul Projeleri ile olağan temizlik standardının üzerinde biraz daha gayret gerektiren kriterler sistemi geliştirilmiştir. Bu standartlar üzerinden çalışıp belirlenen kriterlere göre ödül alan okullarımızı şimdiden tebrik ediyorum, beyaz bayrak ve beslenme dostu okul projesi kapsamına alınmayan okullarımızın da önümüzdeki başvuru sürecinde daha gayretli çalışarak ödül almalarını temenni ediyorum.
    Başta Valimiz Sayın Kemal Yurtnaç olmak üzere bizler İl Milli Eğitim Müdürlüğümüzün yaptığı projelere destek oluyor başarılarını takdir ediyoruz. Öğrencilerimizin yüzünü güldürecek, öğretmenlerimizi mutlu edecek her projenin içerisinde olduğumuzu belirterek, emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.”dedi.

  • TSO VE SEKTÖR TOPLANTILARI…

    TSO VE SEKTÖR TOPLANTILARI…

    Ticaret ve Sanayi Odası, Sivil Toplum Kuruluşları içinde lokomotiftir… Bu hususu her fırsatta ifade etmişimdir, şimdi bir kez belirtmekte fayda görüyorum.

    Bilindiği üzere bir İl’in olmazsa olmazı ticarettir… Fakat Yozgat’ta bu durum çok fazla önemsenmediği için esnaflar sürekli geri plan da kaldığı gibi sahipsiz bırakılmıştır…

    Bu konuyu daha önce esnaflara sorduğumda; Esnafın sahipsiz kalmasının birinci sebebi esnaf temsilciliklerinin kötü yönetimini işaret etmişlerdi… Maalesef ki Ticaret Sanayi Odası bu konuda her zaman başı çeken bir lokomotif oldu.

    Şimdi yapılan çalışmalara baktığımızda bu durum biraz olsun düzeltilmeye, hatalar telafi edilmeye çalışılıyor…

    Bu konuda sektörlerin sorunlarını tespit etmek üzere Yozgat Ticaret ve Sanayi Odası yönetimi “Sektör Toplantısı” yapmaya başladı…

    Katılımcılarla bir araya gelen Oda Başkanı Sinan Çelik, “Vergisini ödeyen, eleman çalıştıran, kira ödeyen ve her şartı yerine getirmek için bin bir zorluk çekerek ticaret yapan üyelerimizin yaşadıkları mağduriyetleri gidereceğiz.”dedi.

    Bu açıklamanın üzerine sorulması gereken birçok soru var ama bir soru ile devam edelim…

    Sinan Başkan ne yapacaksınız?  Göreve gelirken, birçok projeniz vardı, geçen zaman içinde ortaya elbette ufak tefek bir şeyler koydunuz, ama üyeler somut çalışmalar beklemektedir sizden ve yönetiminizden…

    Haksız mıyım?

    En son yapılana toplantı ile ilgili yapılan açıklamaya bakalım: Yozgat Ticaret ve Sanayi Odası Başkanlığı sektör toplantılarına devam ediyor. İl merkezi ve ilçelerinde faaliyet gösteren sigorta acentesi yetkilileri Oda Başkanlığında bir araya gelerek sektör toplantısı gerçekleştirdi. Yozgat TSO’da düzenlenen toplantıya büyük katılım sağlandı. Toplantı süresince sektörün ortak sorunları, haksız rekabet ve ortak çözüm önerileri görüşüldü.
    Yozgat TSO Başkanı Sinan Çelik, yaptığı konuşmada, zorluk içersinde ticaret yapan üyelerinin sıkıntılarını gidereceklerini belirtti. Çelik, “Vergisini ödeyen, eleman çalıştıran, kira ödeyen ve her şartı yerine getirmek için bin bir zorluk çekerek ticaret yapan üyelerimizin yaşadıkları mağduriyetleri gidereceğiz. İl odası olmamız sebebiyle üyemiz olsun olmasın tüm sigorta acenteleri bize bağlı. Ticarette rakip olanlar bugün ilk defa Odamızda bir araya gelerek sorunlarını ve çözüm önerilerini bizlerle paylaştılar. Odamız sigortacılık kayıt birimimizde yürürlükte olan mevzuat ile ilgili soruları cevapladı. Bazı bankalar, ilimize şube açan büyük kuruluşlar ve asıl faaliyet konusu sigortacılık olmayan kuruluşlarla yaşadıkları haksız rekabet konusunda yaşadıkları sorunları paylaştılar. Odamız olarak gereken raporlamayı yapıp bir sonraki sigortacılık sektörü toplantısında yine üyelerimizin ortak kararları doğrultusunda çözüme kavuşturacağız ve yaşanan tüm sorunların aşılması için takipçisi olacağız” diye konuştu.
    Sorunların çözümü birlik ve beraberlik sağlanarak çözüme kavuşacağından bahseden Oda Başkanı Çelik, ilerleyen süreçte de toplantılara hız kesmeden devam edeceğini ifade etti.

     

  • Seçim sonuçları STK’lara olumlu yansıdı

    Seçim sonuçları STK’lara olumlu yansıdı

    24 Haziran seçimlerinin tarz ve netice itibariyle farklı olacağı toplumun hemen her kesimi tarafından ifade edildi. Seçim sonuçlarına ve Meclise yansımasıyla birlikte bu tespitin doğruluğu bir kez daha tescillenmiş oldu…

    Dolayısıyla seçim sonrası çeşitli sektör temsilcileri ve kuruluşlarca yapılan açıklamalardan bugün birisini sizlerle paylaşacağım:

    Hak-İş Konfederasyonu Genel Başkan Yardımcısı ve Öz Orman-İş Sendikası Genel Başkanı Settar Aslan, 24 Haziran seçimlerinin, ülkedeki tüm siyasî görüşlerin Parlamento’ya yansımasını sağladığını söyledi.

    Settar Aslan, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın desteğiyle Öz Orman-İş Sendikası tarafından düzenlenen Tarım ve Ormancılık İşkolunda İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimi Projesi’nin Ankara’daki açılış toplantısındaki konuşmasında, 24 Haziran seçimlerinin, temsil kabiliyeti en yüksek tabloyu ortaya çıkardığını ifade ederek, şunları söyledi:
    “Böylece ülkedeki tüm siyasî görüşler TBMM’de temsil imkânı bulmuştur. Barış ve huzur içinde bir seçim süreci yaşadık. Bunlar da, demokrasimizin geldiği düzeyi ortaya koymaktadır. Neticede, (Ben Parlamentoya giremedim) diyen bir kitle kalmadı.
    Siyasî partiler, sosyal yardım vakfı gibi dayanışma içine girdi. Bir parti, başka bir partinin seçime girebilmesi için milletvekili desteği verdi. Bir başka parti, barajı aşabilmesi için diğer bir partiye oy desteği sağladı.”
    Seçime katılımın yüzde 90’a yaklaşmasının çok anlamlı olduğunu da vurgulayan Settar Aslan, “Birçok demokratik ülke, yüzde 50’nin altında katılımla seçim yapıyor. Başta Avrupa ülkeleri olmak üzere birçok ülke, Türkiye’deki seçimlerle çok yakından ilgilendi. Bu da, yaptığımız seçimlerin önemini ortaya koymaktadır. Ülkemizi temsil edenler, diklenmeden dik durarak, devletimizi ve milletimizi onurla temsil etmektedir. Hepimiz, ülkemizin geldiği bu noktayla övünmeliyiz.” dedi.
    Aslan, 24 Haziran seçimleriyle geçilen yeni yönetim sisteminin, yasama ve yürütmeyi de birbirinden ayırdığını belirterek, “İddia edilenin aksine, yeni sistemle birlikte, Parlamento ve milletvekilliği büyük bir önem kazanmıştır.” şeklinde konuştu.
    Öz Orman-İş Genel Başkanı Settar Aslan, tarım ve ormancılık sektörünün hem işletmeler hem de çalışanlar bakımından, kayıtdışılığın yoğun olduğu bir sektör olduğunu da ifade ettiği konuşmasını şöyle sürdürdü:
    “Sektörde yaşanan iş kazaları ve meslek hastalıkları, büyük can kayıplarına, yaralanmalara, sakatlıklara neden olmaktadır. Tarımda kullanılan zirai ilaçlar da bir diğer büyük tehlike kaynağıdır. Sektörde kadın, çocuk ve yaşlı işçilerin yoğun şekilde çalışması, iş kazası ve meslek hastalıkları riskini daha da artırmaktadır.
    Öte yandan, tarım ve ormancılık alanında, sendikal ve diğer örgütlenmeler de çok zayıftır. Bu durum da sektördeki eğitim çalışmalarını çok daha önemli hale getirmektedir. Başlattığımız bu eğitim projesiyle, binden fazla emekçimizi iş sağlığı ve güvenliği eğitiminden geçirmiş olacağız. Ayrıca bu eğitimler sırasında ortaya çıkan görsel malzemelerle eğitim setleri hazırlayacağız. Böylece, eğitimi daha geniş kitlelere yaymış olacağız.”
    Tarım ve Ormancılık İşkolunda İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimi Projesi açılış toplantısında konuşan Hak-İş Onursal Başkanı, TBMM Eski İdare Amiri ve 24-25-26. Dönem Çorum Milletvekili Salim Uslu, tarım ve ormancılık sektöründe hem işletmelerin, hem de çalışanların gelirlerinin çok düşük olması, kayıtdışılık oranının yüksekliği, ulaşım imkânlarının yetersiz olması, işletmelerin dağınık olması, denetimin zorluğu, işçi sayılarının az olması gibi sebeplerin, sektörde sendikal örgütlenmeyi de zorlaştırdığını, o bakımdan sektörün özel olarak ele alınması gerektiğini bildirdi.
    İş sağlığı ve güvenliği konusunda alınacak tedbirleri bir maliyet unsuru gibi görmemek gerektiğini anlatan Salim Uslu, tarım ve ormancılık işkolundaki iş kazası ve meslek hastalıkları konusunda farkındalık oluşturmanın önemine vurgu yaptı.
    Uslu, yakın geçmişte alınan tedbirlerle birçok işkolundaki iş kazası ve meslek hastalıklarının düşüş eğilimine girdiğini de hatırlatarak, “Fakat büyük tabloya baktığımızda, başta gemi inşa sanayii olmak üzere, bazı alanlarda pazarın başka ülkelere kaymakta olduğunu görüyoruz.

  • MODERN BİNALAR YAPMAKLA HER İŞ BİTMİYOR

    MODERN BİNALAR YAPMAKLA HER İŞ BİTMİYOR

    Nohutlu tepesine çıkıp baktığımızda,

    Hastane,

    Üniversite,

    Valilik binası gibi devlete ait çok sayıda modern bina görmek mümkündür. Bu binalar şehrin elbette saygınlığını, görselliğini artırmaktadır.

    Fakat fazla ayrıntıya girmeden şunu söyleyeyim, hizmet bakımından bazılarının içi halen boş durmaktadır.

    Şimdi yeni binalar yapmaya hazırladığımız şu günlerde aynı hatalara düşmemek adına bu hatırlatmayı yapmak istedim.

    Yeni, yeni binalardan kastım Endüstri Meslek ve Kız Meslek lisesi binalarının yenilerinin yapılması için başlatılan çalışmalardır.

    Bu konuda dün yapılan haberlere baktığımızda şu bilgiler dikkatleri çekti:

    Yozgat’ta modern okul binaları yükselmeye devam ediyor. Geçtiğimiz yıl yapılan ihaleler sonrası birçok okul binası yıkılarak modern, eğitim kalitesi yüksek, öğrenciye hitap eden, spor salonları olan okulların yapımına başlandı.

    Yapımına başlanılacak olan okullardan bir tanesi de Yozgat Bekir Ilıcak Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi.

    Okulun yapımını üstlenen Rönesans Holding yetkilileri Vali Kemal Yurtnaç’ı ziyaret ederek okul hakkında bilgi verdiler.

    Yozgat’ın modern okul binaları ile kaliteli öğretmenleri ile öğrencilere daha verimli bir eğitim verileceğini belirten Vali Yurtnaç, “Yozgat’ta birçok okul binasını yenileme kararı aldık. Geçtiğimiz yıl ihalelerini yaptık ve okullarımızın inşaatına başladık. Birçok okulumuz 2018-2019 eğitim öğretim yılına açılacak. Yeni yapılan okullarımızı daha modern, spor salonları olan, daha ferah bir şekilde yapıyoruz” dedi.

     

    Lise Caddesinde bulunan Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi için yeni okul binası yapılacağını ifade eden Vali Yurtnaç, “Okul binamızın yerini belirledik. 112 Acil Çağrı Merkezinin alt kısmında 39 bin 980 m² bir alana 24 derslikli ana bina, 5 farklı bölüm için atölyeler, 128 kişilik öğrenci yurdu ve spor salonundan oluşan okulumuzu yapacağız. Atölyelerimizde şu anda piyasada kullanılan ve son teknoloji makine ve cihazlar olacak.

    Öğrenci buradan mezun olduktan sonra bir firmada işe başladığı zaman kullanacağı makinelere yabancı olmayacak. Hep teorikte hem pratikte kendini en iyi şekilde yetiştirecek. Bu okuldan mezun olan gençlerimiz sektörlerinde ara eleman ihtiyacını en iyi şekilde karşılayacak” diye konuştu.

     

    Okul inşaatını Rönesans’ın yapacağını kaydeden Vali Yurtnaç, “Okulumuzu Yozgat Şehir Hastanesini inşa eden Rönesans Holding yapacak. En kısa süre içerisinde yüklenici firma inşaata başlayacak ve inşallah 2019-2020 eğitim öğretim yılına faaliyete geçecek” ifadelerini kullandı.

     

  • Bizim Gazete de dün…

    Bizim Gazete de dün…

    Arkadaşlarımız güzel bir haber hazırlamışlar…

    Birazdan ayrıntıları ile anlatacağım bu haber dün gazetede yayımlandı… İnanılmaz geri dönüşler olduğunu baştan söyleyeyim…

    Çok sayıda gelen yorumlar cabası…

    Gelelim haberin detayına…

    Yozgat’ta 1991 yılında yapılan Ersoy Apartmanı bugüne kadar farklı partilerden 5 il başkanı ve 4 vekil çıkarmasıyla dikkat çekerek, adeta vekil olmanın yolunun bu apartmanda ikamet etmekten geçiyor dedirtiyor.

    Sivas Caddesi üzerinde bulunan ve 6 kattan oluşan Ersoy Apartmanı 27 yılda, Milliyetçi Hareket Partisinden 2 Milletvekili, Doğru Yol Partisinden 2 İl Başkanı, AK Parti’den 2 İl Başkanı ve 1 Milletvekili Cumhuriyet Halk Partisinden 1 İl Başkanı ve 1 Milletvekili çıkarmasıyla dikkat çekiyor.

    1999 yılında yapılan seçimlerde MHP’den 21. Dönem Yozgat Milletvekili seçilen Ahmet Erol Ersoy, kendi soyadını taşıyan bu apartmandan milletvekili olarak meclise gitti. AK Parti kurucu il Başkanı Yusuf Bahri Yazarel, AK Parti İl Başkanı Zekeriya Avşar, AK Parti İl Başkanı Yusuf Başer, AK Parti Milletvekili Yusuf Başer, CHP İl Başkanı Ali Keven, CHP Milletvekili Ali Keven, Doğru Yol Partisi İl Başkanı Erol Doğan, DYP’nin son dönem il Başkanı ve Demokrat Parti İl Başkanı İhsan Civelek’te Ersoy Apartmanında ikamet eden isimler arasında yer aldı.

    Ersoy apartmanından son olarak MHP İl Başkanı Ethem Sedef Milletvekili seçildi. Sedef’de Merkez İlçe Başkanlığı ve İl Başkanlığının ardından MHP Yozgat Milletvekili olarak seçildi.

    Vatandaşlar, vekil olmak isteyip olamayan adayların mutlaka bu apartmanda oturması gerektiğini belirterek, bu apartmanın adaylara uğur getirdiğini ifade ediyor.

    Kenan Arslan isimli vatandaş, vekil olmak isteyenlerin mutlaka Ersoy Apartmanında oturması gerektiğini belirterek, Yozgat’ta son 20 yılda siyasette bulunan insanların Ersoy Apartmanından çıktığını ifade etti. Arslan, “Yeni bir seçimi daha geride bıraktık. Aday adayları ve aday olan partililer kısa sürede yoğun bir çalışma süreci yaşadılar. Vekil adayları arasında baktığımız zaman MHP’li Ethem Sedef ve CHP’li Ali Keven, önceki yıllarda Ersoy Apartmanında oturdular. CHP’li Keven uzun yıllar bu apartmanda oto alım satımı yaptı. Yani bundan sonra siyasete atılmak isteyen vatandaşların mutlaka bu apartmanı ihmal etmemesi lazım”diye konuştu.

    Seçimlerde farklı partilerden aday adayı olan bazı partililerde kendi aralarında yaptıkları sohbetlerde Ersoy Apartmanında   oturmanın bir ayrıcalık olduğunu ve adaylara şans getirdiğine inandıklarını kendilerinin de orada bir daire bulmaları halinde bir daha ki seçim öncesi  mutlaka deneyeceklerini ifade ediyor.

  • Siyasette yeni dönem ve Sivil toplum kuruluşları

    Siyasette yeni dönem ve Sivil toplum kuruluşları

    Yozgat nüfus ve konum itibariyle özgül ağırlığı bir hayli fazla olmasına karşın bir türlü etkin ve yetkin olmadı… Bunun sıkıntısını en çok siyasette yaşarken, kimi zaman siyaset endeksli ekonomik alanlarda hissetti.

    Türkiye’de dolayısıyla bu haftadan itibaren siyaset kurumunun yeniden şekilleneceğini akılda tutarak, Yozgat’ın gelişmesine, kalkınmasına ve ekonomisine yön vermek üzere gördüğüm ve gözlemlerime göre Sivil toplum kuruluşlarımızda da bir çalışma yapılmaktadır.

    Özellikle İstanbul’da Yozgat adına etki alanları her geçen gün büyüyen Federasyonlarımız ve Konfederasyonlarımızda güzel gelişmeler olduğunu duyuyoruz.

    Bu konuda evvelsi gün haber merkezlerimize gelen bilgi notu şöyle: Yozgat Konfederasyonu Kurumsallaşma ve Stratejik Plan Hazırlama Komisyonu tarafından hazırlanan 2018-2023 yıllarını kapsayan “Kurumsallaşma ve Stratejik Planı” Yönetim kurulu değerlendirme toplantısında oy birliği ile kabul edilerek yürürlüğe girdi.

    Yozgat Konfederasyonu; Yozgatlı derneklerden oluşan federasyonların üst çatısı, olarak kurulmuş, başta İstanbul olmak üzere Ankara, Bursa, Kayseri, İzmir, Almanya, Avusturya ve Hollanda’daki STK’larla uyumlu ve verimli çalışmalar yürütebilmek için kurulan, Hukuk işleri Komisyonu, Eğitim İşleri, Ar-Ge ve Proje işleri, Ekonomik işler, Spor, gençlik ve proje işleri komisyonu, Siyasi ve kurumsal işler komisyonu, İş Adamları komisyonu, Sosyal ve kültürel işler komisyonu, federasyon ve dernekler arası koordinasyon işleri komisyonu, Konfederasyon üyelik işleri, insan kaynakları, kadın kolları, yurt dışı ilişkiler komisyonu, basın yayın, sağlık işleri ve engelliler komisyonları ile güçlü bir organizasyon olarak yapılandırıldı.

    Toplumsal yaşamın ilerlemesinde; sosyal politikaların planlanmasında ve icrasında; sosyal adalet, adil dağılımı, sosyal huzur, sosyal bütünleşme ve milletçe ortak ideallerin tasarlanıp, sosyal hedefe ulaşılmasında, Yozgat’lıların üzerine düşen sorumlulukların ve payına düşen hakların gerçekleşmesinde öncü bir görev üstlenmek üzere, Yozgat dışında yaşayan Yozgatlılar’ı ortak değerler etrafında toparlayarak, stratejik amaçları, stratejik hedefleri, toplumsal fayda esasına göre kurgulanmış aksiyonları olan, geniş tabanlı, “büyük bir çatı kuruluş” olarak kurulmuş,
    Yerel, ulusal ve uluslararası alanlarda faaliyet göstermek, özellikle diasporadaki Yozgatlılar’ı bir araya getirmeyi amaçlayan, yurt içindeki ve yurt dışındaki hemşehrilerini içine alan Yozgatlılar Konfederasyonu, 5 yıllık siyaset belgesini yürürlüğe koyarak; sürdürülebilir, ölçülebilir çalışmaların organizasyonel ve yönetsel alt yapısını gerçekleştirdi.
    Yozgat konfederasyonu Milli kimliğe ve milli kültüre sahip, bilgili, ahlaklı, aksiyoner, bir gönüllüler hareketidir.
    Yozgatlıların her alanda kalkınmasını gerçekleştirebilmek, eldeki kaynakların en doğru şekilde kullanılmasını sağlamak, Yozgat dışında yaşayan Yozgatlıların ulaşmak istedikleri akılcı amaç ve beklentilerini karşılaya bilmek için İstanbul merkezli kurulan Yozgatlılar Konfederasyonu 5 yıllık Stratejik planını hazırlayarak kurumsallaşma norm ve esaslarını bir plana bağladı.
    Kurumsallaşma ve Stratejik Plan Hazırlama Komisyonu tarafından hazırlanan 5 yıllık Yozgat Konfederasyonu Stratejik Planı; kurumun misyonunu, vizyonunu ilkelerini komisyonları görev ve sorumluluk alanlarını, ölçme değerlendirme kriterlerini, raporlama sistemlerini, iletişim ve süreç yönetim metodolojisi gibi kurumsal yapılanmaya dayalı tüm dinamikleri tek bir platformda işler bir mekanik kurgu içerisinde tasarladı.

  • TARIM BAKANI DA SÖYLEMİŞTİ!

    TARIM BAKANI DA SÖYLEMİŞTİ!

    Yozgat Milletvekili ve Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ seçim çalışmaları sırasında ziyaret ettiği Kadışehri Kabalı Meyvecilik Projesinin Türkiye’ye örnek olduğunu hatırlattı Bozdağ, “ Şuanda hükümet Türkiye’ye bin tane Kabalı yapma kararı aldı ve Kabalı örneğini yayacak. Dünyanın en büyük elma bahçesi 3 Bin dönümle Yozgat’ta, Bin dönüm kiraz ile en büyük kiraz bahçesi, dünyanın en büyük meyve bahçesi Yozgat’ta Kabalı’da. Şimdi bütün Kadışehri’nin dereleri de dahil bütün arazi, buradaki tarlalarının hepsi cazibeli sulanacak. Şimdi Süreyya Barajından Kümbet Ovasına su aktarma kararı alındı. Projesi bitti ve 2019 yılında yatırım programına alıyoruz. Bu sefer Kümbet Ovası, Süreyya Barajından sonra aynen Kabalı gibi olacak.  Şefaatli -Yerköy arasında Karanlık Dere projemiz var. Türkiye’nin en iyi üzümü bence burada yetişiyor. Ayrıca ayva konusunda çok leziz bir ayvası var, çok farklı bir aroması var. Şimdi burayı da yatırım programına koyduk ve çalışmalar başladı. Şimdi üzümcülük konusunda Karanlık Dere, meyvecilik konusunda ise Kabalı merkez olacak.” ifadelerini kullandı.

    Sorgun’a organize hayvancılık merkezi kurulacağını ifade eden Bozdağ, “ Şimdi bakıyoruz nerde bir imkan var biz bu imkanı Yozgat’ımızın yararına dönüştüreceğiz. Biz bunları vaat olarak yapmıyoruz, bu projeler bizlerin başladığı projelerdir. İnşallah yeni dönemde Yozgat’ımız 4 Sıfırla AK Parti’nin arkasına büyük bir desteği koyduğunda bizim Ankara’dan Yozgat’ımıza aktaracağımız yatırımlar daha da fazla olabilecek. Şimdi bakıyoruz nüfusu bizden fazla olan, Sivas, Çorum, Kırşehir Merkez nüfusu bizden fazla ama  Türkiye’nin ilk Şehir Hastanesi Yozgat’a yapıldı. Peki, nasıl aldık biz bunu? Tamam, bizim siyasi gücümüz var ama esas siyasi güç halkımızdadır. Halkımız bu siyasi gücü desteği vermemiş olsa biz Sayın Cumhurbaşkanımızın yanına gidip ne diyeceğiz? Ne oldu? Bak ilk hastaneyi Cumhurbaşkanımız bize verdi ve ilk açılış burada yapıldı. Şimdi havaalanı oda öyledir. Hızlı tren geliyor, yolumuzu sıcak asfalt yapıyoruz otobana dönüyor şimdi havaalanımızı yapıyoruz. Şimdi eğer Yozgatlının bu desteği duası olmasa şimdi Ankara’da biz istediğimiz kadar güçlü olalım, biz havaalanı getirebilirmiyiz? Esas güç Yozgatlının bize verdiği dua ve destekten geliyor.  Bozok Üniversitemizi kurduk. Tıp fakültesi 5 tane devlet üniversitelerinde koyduk birini Sayın Cumhurbaşkanımız Yozgat’a verdi. Bizim ayarımızdaki üniversitelerde hukuk fakültesi yok. Çorum’da, Kırşehir’de, Nevşehir’de, Tokat’ta yok.  Sivas’ta yeni alındı ve bizden sonra oldu. Tamam biz istedik ama Cumhurbaşkanı onay vermese olur muydu? Olmazdı ama niye verdi onayı Yozgat’ın duası ve desteği var.”diye konuştu.

    Yozgatlıların sandıkta AK Partiye verdiği destekle Ankara’da güçlü olduklarını vurgulayan Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, “Bizim OSB’ dolmamış ama şimdi ikinci OSB’yi yapıyoruz biz. Normalde verirler mi vermezler. Niye alıyoruz siyasi gücümüz var. Ama sadece Ankara’daki gücümüz için değil, Yozgat’taki bizim sandığa yansıttığımız gücün Ankara’dan Yozgat’a bu aktarımıdır. Şimdi diyelim Adalet Eğitim Merkezi, tamam ben Adalet Bakanıyım yapıyorum, Diyanet Eğitim Merkezi, Başbakan Yardımcısı yapıyorum ama bunların hepsi Kalkınma Bakanlığından geçiyor ve onlar onaylıyor, Başbakandan geçiyor, Başbakan onaylıyor, Cumhurbaşkanından geçiyor Cumhurbaşkanı onaylıyor. Şimdi denmez mi Bekir tamam bakanlığını yapıyor ama olmasın bu demez miydi diyebilirlerdi. Ama denilmedi hayırlı olsun dediler. Bunlar hepsi halkımızın verdiği destek ve dua sayesinde olmuştur.

    Yapılan yatırımlar konusunda biz şunları şunları yaptık dediğimizde bazı muhalifler bu zaten devletin görevi diyebiliyor. Ama madem bu devletin görevi bizden önce devlet yok muydu niye bu hizmetleri yatırımları getirmediler. Getirdiler de Yozgat yok mu dedi. Şehir hastanesi getirdiler de Yozgat hayır mı dedi. Üniversiteyi getirdiler de Yozgatlı yok mu dedi. Hızlı tren getirdiler Yozgat hayır mı dedi. Diyanet Eğitim Merkezi, Adli Tıp Kurumu ve diğer saymadığımız yatırımları getirdiler de Yozgatlı yok mu dedi. Bunlar çok büyük ve kısa sürede yapılan ve yapımı devam eden yatırımlardır. Elbette bunları yeterli görmüyoruz. İnşallah yeni dönemde de bu yatırımlara ilave yatırımlarla yolumuza devam edeceğiz. “ifadelerini kullandı.

  • Şeker de işçiler de mutlu yönetim de mutlu…

    Şeker de işçiler de mutlu yönetim de mutlu…

    Kayseri ve Boğazlıyan Şeker fabrikalarını doğru bir yönetimle başarılı şekilde işleterek, hem bölge hem de ülke ekonomisine önemli katkı sağlayan Kayseri Pancar Kooperatifi Yönetimi, özelleşme kapsamında satın aldığı Turhal Şeker Fabrikasını da aynı yöntem ile işletmeye başladı…

    Seçim öncesi haber merkezimize gelen bir bilgide Turhal Şeker Fabrikası’nın 84. kampanya dönemine hazırlanması için işçilerin bütün güçleri ile fedakarca çalışmaları yöneticileri umutlandırdığını öğrendim.

    Bu konuda haberde aynen şu bilgiler yer aldı: Kayseri Pancar Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Akay, Kayseri Pancar Kooperatifi Yönetim Kurulu üyelerinden Halis Lektemur, Kayseri Şeker Fabrikası Ziraattan sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Kazım Duygulu, Turhal Şeker Fabrikasından sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Hulusi Yüksel, Bölge Müdürleri ve Şeker-İş Sendikası Kayseri Şube Başkanı İbrahim Dayı ile birlikte Turhal Şeker Fabrikası işletmesi içerisindeki birimleri dolaşarak kampanya hazırlık çalışmalarını yerinde incelediler.
    İşletme gezisi sonrasında çalışanlarla yemekte bir araya gelen Başkan Akay; İşletme içerisinde Fabrikayı Kampanya dönemine hazırlamak gayreti içerisinde onların gözlerindeki ışığı, onlardaki heyecanı, onların başarma arzularını gördüğünü belirterek, bunun için de Yönetim kurullarımızla görüşerek işçi İkramiyelerini bir hafta önce ödenmesine karar verdiklerini söyledi.
    Başkan Akay sözlerini şöyle sürdürdü; Bildiğiniz üzere başarı kesinlikle tesadüf değildir. Başarılı olanlar başarı potansiyeli taşıyanlar, sadece ekonomik güç değil insan kaynağı gücü olanlar bu sektörde ayakta kalacaklar başarılı olacaklardır. Şeker sektöründe bunu başarabilecek olan tek kuruluş Kayseri Şeker diye düşünüyorum. Biz Kayseri Şeker olarak bu sektörü ayakta tutan en güçlü kuruluşuz. İsteriz ki başkaları da güçlü olsun. Ama bunu sağlamak bu kadar kolay değil. Bunu sağlamak için önce böyle birbirine kenetlenmiş birbirine inanmış, yönetimi, çalışan işçisi, çiftçisi ile birbirine güvenen bir ekip topluluğun oluşması lazım. Bu birlikteliği sağlamak için biz 7 sene emek verdik. Biz daha büyük şeyler başaracak potansiyeli taşıyoruz bu bize az gelir buna inanmamız lazım. Bir insanın içinden gelmezse, inanmazsanız bu işe gönül vermezseniz bu işin başarılması için gayret göstermezseniz olmaz. Bu iş inanmış bir ekibin başaracağı bir iştir. Bu yüzden daha başka şeker fabrikalarına da talip olacağız inşallah. Biz sadece Türkiye ile değil Avrupa ile yurtdışı ile de rekabet içerisinde olacağız. Ama bunu başarabilmek içinde her geçen gün bu ekibin kendini yenilemesi lazımdır. Turhal Şeker Fabrikası Turhal’a değer katmış bir fabrikadır. Turhal bu bölge bu fabrika ile var olmuş, bu fabrika ile bu güne kadar ayakta kalmış bu güne kadar gelmiş bundan sonrada Turhal’ın varlığı bu fabrika ile var olacaktır. Daha nice başarılar bizi beklemektedir.
    Arkadaşlarımız bize başkanım bir fabrika daha alalım dediler alacaktık alacak gücümüzde vardı yalnız ayaklarımızı sağlam basacak güce sahip olmamız gerekmektedir. Bu çiftçinin bize emanet ettiği değerleri heba etmememiz lazımdır. Kayseri ve Boğazlıyan Şeker Fabrikaları birbirine yakın olduğu için işlerimiz beraber yürütmekteydik fakat bölgemizin dışına ilk kez çıkıyoruz neyle karşılaşacağımızı da pek bilmiyorduk.
    Bu bizim için iyi bir tecrübe oluyor bu tecrübeyi yaşadıktan sonra Devletin satacağı daha 12 adet şeker fabrikası var onların da belki birkaç tanesine talip oluruz diye düşünüyorum. Buradaki başarımız bundan sonraki yol haritamızı belirleyecektir. Bunun için hep beraber çalışacağız dedi.

  • Unutulmaması gereken açıklamalar

    Unutulmaması gereken açıklamalar

    Seçim çalışmaları sırasında ziyarete gittiği çeşitli mekanlarda Yozgat’a tabur düzeyinde askeri birliğinin kurulacağını vurgulayan Bozdağ, “Yozgat Kapalı Cezaevi bu sene faaliyete geçecek. Buraya Yozgat’ın askeri birlik talebine cevap niteliği taşıyacak olan Yozgat’a tabur düzeyinde askeri birlik kurulacak ve göreve başlayacak. Tabi burada pek çok subay, astsubay, uzman, erbaş olduğu gibi erat’ta olacak ve bu cezaevinin güvenliğini onlar sağlayacaklar. Burası tutuklu ve hükümlülerin, avukatları, eşi dostu ve ziyaretçileri de olması ilimize ekonomik açıdan katkısı da olacak.  En az Bin 500 kişi çalışacak, buradaki tutuklu hükümlülerde Yozgat nüfusuna dahil olacak ve 7-8 bin artış demektir. Lojmanlar ve sosyal donatılar da tamamlandı ve buraya yaklaşık 800 kişilik tabur gelecek. Bunlar aileleri ile buradaki lojmanlarda kalacaklar. Bütün alışverişleri ve diğer işlevleri Yozgat’ımızdan giderecekler. Buda ilimiz ekonomisine ayrı bir gelir demektir.”

    Her alanda olduğu gibi sağlık alanında da önemli gelişmelerin yaşandığını vurgulayan Bozdağ, “Yozgat’ta sağlıkta şehir hastanesi ve diğer reformları yaptık. Yozgat’ta 2002 yılında tüm sağlık çalışanlarının mevcudu Bin 600 iken, bugün gelinen noktada 5 Bin 600 civarında çalışanımız var. Yani 5 Bin kişi ilave istihdam edilmiştir. Mesela üniversitede 150 kişi ya vardı ya yoktu. Şuan fakülte hastanemizle beraber 2 Bin kişi çalışıyor. Fabrikalarda 50- 100 kişi çalışıyor işte bunlar ilimiz açısından bacasız fabrika niteliği taşıyor. Kamu hizmeti sunduğu için süreklilik arz ediyor ve piyasadan etkilenmemektedir ve buda  ilimiz için bir değerdir” dedi.

    Diyanet Eğitim Merkezinin yakında açılışının yapılacağını kaydeden Başbakan Yardımcısı Bozdağ, şöyle devam etti: “Diyanet Eğitim Merkezi’nin müdürünü atadık ve yakında resmi açılışını yapacağız, her dönem en az 300 ile 500 arası maaşlı imam, müezzin adaylar olacak ya da meslek içi görevliler olacak. Bunların hepsi devletimizin maaşlı personeli olacak. 150- 200 akademik kadro ve diğer çalışanlar olacak. Bunlar Yozgat’ımızın kültürüne ve değişimine de katkı sağlayacak. Çünkü akademi alimler gelecek buraya orası ayrı bir üniversite. Şimdi adalet akademisi ayrı bir üniversite, orada da her dönem en az 500 kişi olacak. Adliye yardımcı personeli orada meslek öncesi ve meslek içi eğitim alacak ve orası ayrı bir istihdam kapısı olacak.Şimdi hızlı tren 2019 yılında bittiği zaman buda Yozgat’ta ayrı bir ekmek kapısı olacak. Burada, Sorgun’da, Akdağmadeni’nde Gar’ımız olacak ve bunlarda yeni bir istihdam kapısı oluşturacak.”

    “Yozgat havaalanımız inşallah 2020 yılında faaliyete başlayacak. İnşallah Yozgat’ımız için bir ivme kazandıracak”diyen Bozdağ,  “İnşallah 2020 yılına kadar yeni OSB’mizi de faaliyete geçireceğiz. Hem havaalanı hem de yeni OSB’miz yan yana 2 kilometre arayla olacak. Yeni OSB’miz Yozgat mücavir alanı içerisinde olacak. Havaalanı ve yeni OSB’miz belediyemiz sınırları içerisinde olacak. Buraların altyapıları belediyemiz tarafından yapılacak ve buraların gelirleri de belediyemiz bütçesine dahil edilecek. Cumhurbaşkanımız talimat verdi, bakanımız da çalışmalara başladı. Belediye mastır planı yapacak önce şuan belediye başkanımız hazırlıklarına başladı, biz inşallah ondan sonra projelendireceğiz. Tabi bir günde bitirilecek iş değil, çok pahalı bir iş ama biz onu inşallah adını koyduk ve arkasını getireceğiz. Çevre yolu Yozgat için zaruri bir ihtiyaç haline geldi. İnşallah biz çevre yolunu devreye koyacağız, raylı sistem yeni dönemde inşallah kovalayacağımız bir iş olacak.”ifadelerini kullandı.

    Et Süt Kurumunun süt bölümünün açılarak çiftçi ve üreticilerin sütlerini alacağını vurgulayan Bozdağ, “Et süt kurumunun süt bölümünü açma kararı aldık ve yatırıma koyduk. İnşallah önümüzde ki dönem Yozgat’ın süt bölümüne yatırım yapacağız. Yozgat’ın sütlerini artık et süt kurumu alacak. Pazar derdi ortadan kalkacak. Kırsalda ve şehirlerde hayvancılık yapanlara da büyük bir destek olmuş olacak.”dedi.

  • Bu sevgi durduk yere yaşanmaz!

    Herkes eteğindeki taşı döktü, söyleyeceğini de söyledi… Bu saatten sonra kim ne yaparsa yapsın toplum önünde pek fazla bir karşılığının olacağını düşünmüyorum…

    Partiler ve Milletvekili adayları bir süreden beri toplum önünde ne ektiyse yarından sonra onu biçecekler, iyi tohum kullanan iyi mahsul, kötü tohum kullanan da karşılığı aynısı gibi alacaktır…

    Bugün köşe yazımda bir değişiklik yapmak durumunda kaldım… Kullandığım fotoğrafa dikkatli baktığınızda anlatmak istediğimi göreceksinizdir.

    Bu fotoğrafta sevginin ışığa dönüştüğü bir güzellik var… Yaşlı teyze kendisine koşup gelen genç hanımefendiyi sarıp, sarmalıyor…

    Karşılıksız, doğal ve güzel olan her şeyi içinde barından bir görüntü ancak bu kadar bir fotoğrafa yansıtılabilirdi.

    Dolayısıyla daha önceki yazılarımda da AK Parti Yozgat Milletvekili adayı Sibel Yıldırım ile ilgili seçim programı çerçevesinde ziyaret ettiği yerlerle ilgili konularda yorumlarım oldu.

    Bugün ise bu fotoğraftan yola çıkarak, birkaç kelam daha edelim istedim… Baştan söyleyeyim bu fotoğraf şirin bir ilçemizden.

    Şöyle ki; Milletvekili adayı Sibel Yıldırım, Akdağmadeni programında da halkla iç içe oldu. Renkli diyalogların yaşandığı ilçe ziyaretinde vatandaşlar AK Parti’de kadın milletvekili adayı görmenin mutluluğunu yaşadıklarını dile getirdiler.
    Yıldırım’ın ziyaret programı Akdağmadeni İlçe Kadın Kolları Başkanı Zeynep Ünlü ve yönetim üyeleri ile gerçekleştirdiği istişare toplantısı ile başladı. Ev ortamında gerçekleşen toplantıya katılım yoğun olurken, AK kadınlar Yozgat’ta AK Kadın Milletvekili adayı ile seçime katılmaktan duydukları memnuniyeti dile getirdiler. Yıldırım, istişare toplantısının ardından Akdağmadeni Belediye Başkanı İfran Coşkun’u makamında ziyaret etti, burada da görevli personellerin sevgisi ile karşılandı.
    Ziyaret ve istişare toplantılarının ardından Akdağmadeni’nde kurulan Perşembe pazarını ziyaret eden Yıldırım, burada renkli diyaloglar yaşadı.
    İlçe halkının yakın ilgisi ile karşılanan Yıldırım, kadını erkeği, yaşlısı genci Akdağmadenililerin sevgi gösterisi ile karşılandı.

     

  • Çevreye duyarsız insanlar!

    Çevreye duyarsız insanlar!

    Canlıların ve cansız varlıkların oluşturduğu doğal ortama çevre diyoruz.

    Çevre, insan ile karşılıklı bir iletişim içerisinde olduğundan, insan faaliyetleri çevreyi olumlu ya da olumsuz yönde etkilemektedir. İnsanların sağlıklı bireyler olarak varlıklarını sürdürebilmeleri, yaşadıkları doğal çevreyle sıkı sıkıya ilişkilidir.

    Aşırı nüfus artışı, düzenlenemeyen kentleşme, tarım ve sanayide çevreye duyarsız üretim biçimi, yoğun trafik, toprağın, havanın ve denizin kirlenmesi, doğal çevrenin bozulmasına yol açarak, canlıların yaşamını yok etmekte, gelecek için de bir daha dönüşü olmayan izler bırakmaktadır.

    Bugün bütün dünyanın oturup üzerinde kafa yorduğu küresel ısınma tüm bunların sonucudur.

    Yaşadığımız bir tek dünya olduğuna göre, bunu korumak ve gelecek kuşaklara yaşanabilir bir dünya bırakmak için, üretimden tüketime kadar her yerde çevreye duyarlı olmak ve her türlü tedbiri almak zorundayız.

    Çevrenin korunması ve geliştirilmesi için bütün insanların her günü, çevre günü olarak algılayıp, kurallara uygun davranması yanında, bilinçli bir tavır alması gerekmektedir. Bu dünyanın çocuklarına kalacağını unutanlar, uyanın artık. Uyanın da, dünyanın nereye gittiğini görün!

    Daha öncede yazdım bugün Yozgat’ın yolları delik deşik, yol boyu dökülen çöp torbalarının çirkin görüntüsü ve araçların eksozundan çıkan dumanlar, üzerleri açık akan atık sular ve plansız bir şekilde yapılmış binalar, insanları huzursuz etmeye yetiyor.

    Bir araştırmanın sonuçlarına göre; insanların eve oranla, ofislerde çevreye karşı daha duyarsız olduklarını gösterdiği bildirildi.

    Araştırma, çevre koruma adına evlerinde daha tasarruflu ve bilinçli hareket eden kişilerin, çalıştıkları ofis ortamlarında aynı duyarlılığı göstermediklerini ortaya koymaktadır.

    Araştırmaya katılan ofis çalışanlarının yüzde 40’ı ofislerdeki en önemli çevre sorununun bilinçsiz baskı sonucunda ortaya çıkan, kağıt israfı olduğunu belirtti.

    Bu sorunu, yüzde 37’lik oran ile ofislerde kullanılmayan ışıkların açık bırakılması sorunu takip etti.

    Anayasamızın 53. maddesinde de; herkes sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir, hükmüne yer verildikten sonra, çevreyi korumak, geliştirmek ve çevre kirlenmesini önlemeyi devlet vatandaşlar için, bir ödev olarak düzenlenmiştir.

    Çağımızda hızla ilerleyen bilim ve teknoloji, insanların ve onu meydana getiren toplumların yaşamlarını etkilemekte, çevreyi de büyük ölçüde etkisi altına almaktadır.

    Sağlıksız ve doğal dengesi bozulmuş bir çevre, başta insan sağlığını ve diğer canlıları etkilemektedir.

    Sanayi kuruluşlarının bacasından çıkan duman ve motorlu taşıtların egzozundan atılan zararlı ve zehirli gazlar hava kirliliğine yol açmaktadır.

    Ayrıca, çevre de önemli ölçüde gürültü yaratarak, insanın solunum ve sinir sistemini bozmaktadır.

    O kadar çok sinirleniyorum ki, elindeki çöpü yere atarak etrafı kirleten, çevreye duyarsız insanlara.

    Bu dünyanın çocuklarına kalacağını unutan, çevreye duyarsız insanlar, uyanın artık.

    Uyanın da, dünyanın nereye gittiğini görün!

  • BİLAL MÜDÜR BORÇLU MÜKELLEFE MÜJDE VERDİ

    BİLAL MÜDÜR BORÇLU MÜKELLEFE MÜJDE VERDİ

    Yozgat Sosyal Güvenlik Kurumu İl Müdür Vekili Bilal Keskin, düzenlediği basın toplantısında 6736 sayılı yapılandırma kanunu hakkında bilgi verdi. Keskin, Yozgat’ta toplam 170 milyon TL alacaklarının bulunduğunu belirterek, geciken borçların yapılandırma kapsamında olduğunu söyledi.
    Keskin açıklamasının devamında şunları söyledi: Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ/PDY) kapsamında el konulan şirketlerden alacaklarının 1 milyon 200 bin TL civarında olduğunu belirterek, bu alacakların hazine tarafından ödeneceğini aktardı.

    Sayın Keskin, yapılandırmanın kamuoyunda prim affı şeklinde algılandığına dikkat çekerek, böyle bir durumun söz konusu olmadığını prim alacaklarının Anayasa tarafından güvence altında olduğunu vurguladı. Anayasa’da prim alacaklarının affedilemeyeceğinin açıkça yazdığına değinen Keskin, yapılandırma kapsamında gecikmiş borçların yapılandırılarak ödeneceğini ifade etti.
    Sosyal Güvenlik Kurumu Müdürlüğü olarak kurumlar arası işbirliğinin önemli olduğunu dile getiren Keskin, kişi ve kuruluşmarın hiçbir zaman mağdur olmasını istemediklerini, emekliliği hak eden esnafların biran önce emekli olmaları için gayret gösterdiklerini söyledi.
    Keskin, kurumun birikmiş alacaklarına dair sigortalılar ve işverenlere ödeme kolaylığı sağlanacağını söyledi.
    Keskin, “6736 Sayılı bazı alacakların yapılandırılmasına ilişkin hüküm 19.08.2016 tarihi itibariyle yürürlüğe girdi. Sigorta prim borçları, işsizlik sigortası primleri, sosyal güvenlik destek primi, isteğe bağlı sigorta primi bu kapsama giriyor. Kamu kurumlarının memurlardan kaynaklanan borçları, idari para cezaları, kurumumuz alacağı olmayıp kurumumuzca takip edilen damga ve özel işlem vergisi alacakları da yine yapılandırma kapsamındadır. 30 Haziran 2016 tarihine kadar bitirilmiş özel bina inşaatıyla ihale konusu işlerden kaynaklanan fark işçilik alacakları da bu kapsamda yer alıyor” dedi.
    Keskin, “Bu kanun işverenlere, kamu kurum ve kuruluşlarına gecikme faizi, gecikme cezalarının ve gecikme faizlerinin yerine ödeme vadesi bittiği tarihten kanunun yürürlüğe girdiği 19 Ağustos 2016 tarihine kadar olan dönem için 01 Ocak 2014 tarihine kadar TEFE, 01 Ocak 2005 ila 31 Aralık 2013 tarihleri arasında TÜFE ve 01 Ocak 2014 tarihinden 19 Ağustos 2016 tarihine kadar da yurt içi TÜFE uygulanacaktır.

    Yapılandırma kapsamında, idari para cezalarında gecikme cezalarının yanı sıra borç asıllarının da yüzde 50’si silinecek. Yani 100 lira idari para cezası, 40 lira da bunun gecikme cezası olan bir borçlu bu tutarı öderken borç aslını 50 lira olarak, 40 lira gecikme cezasını da 50 lira borç aslına uygulanacak enflasyona göre güncellenecek tutarla birlikte ödeyecek.

    Yapılandırma kapsamında, SGK’ya borcu olanlardan borcunun tamamını peşin ödemesi halinde, anaparaya eklenen enflasyon farkının yarısı alınmayacak. SGK’ya borcu olanlar peşin ödemenin yanı sıra iki aylık dönemler halinde ödeme yapabilecekler. Böylece; 6 taksit (12 ay), 9 taksit (18 ay), 12 taksit (24 ay), 18 taksit 36 ay vade ile ödenebilecek.

    Yapılandırma Genel Sağlık Sigorta Borçlarını (GSS) da kapsayacak. 2016 Haziran ve önceki dönemlere ait genel sağlık sigortası prim borcu olanların, gecikme cezası ve gecikme zamları silinerek borç aslını vade farkı uygulanmaksızın peşin veya 12 aylık eşit taksit şeklinde ödenebilecek.

  • BOŞA SAVURDUĞUMUZ ENERJİNİN BEDELİ!

    BOŞA SAVURDUĞUMUZ ENERJİNİN BEDELİ!

    Sanayileşme, artan nüfus, dijitalleşme ve bireysel teknoloji kullanımının hız kesmeden yaygınlaşması gibi nedenlerle dünyanın enerjiye duyduğu ihtiyaç her geçen gün artıyor. Doğal kaynakların ihtiyaç duyulan enerjiyi karşılama konusunda yetersiz kalması ise sektörün yönünü yenilenebilir enerjiye çeviriyor. Hayvansal ve organik atıklardan elde edilen biyogaz, ekonomik ve çevreci özellikleri ile olduğu kadar kırsal kalkınmaya doğrudan etki eden bir çözüm olarak da dikkat çekiyor.

    Yozgat’ta enerji konusunda zaman zaman sıkıntıya düşülse de geçmiş yıllardaki kadar bir sıkıntı söz konusu olmazken, akıllara şöyle bir soru da gelmiyor değil: Yozgat gibi küçük İllerde enerji sıkıntı söz konusu ise, büyük şehirlerde bu sorun hangi safhadadır?

    Konuyla alakalı olarak geçmitimiz günlerde yapılan bir açıklama vardı. Bu açıklamada Biyogaza dönüştürülebilecek atık miktarı Avrupa’daki pek çok ülkeden fazla olan Türkiye’de potansiyeline nazaran çok az sayıda biyogaz tesisi bulunduğunu belirten Teksan Jeneratör Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Burak Başeğmezler; “Ülkemizin sahip olduğu biyogaz potansiyeli Ege Bölgesi’nin geçen yıl tükettiği elektrik miktarına eşit. Atatürk, Karakaya ve Keban barajlarının yıllık elektrik üretiminin iki katından fazla. Sadece Keban Barajı’nın yedi katı. Kullanılmayan bu potansiyel ile her yıl 5 milyar TL havaya uçuyor” dedi.

    Dünya tükenen enerji kaynakları karşısında alternatif enerji çözümleri arıyor. Ucuz ve sürdürülebilir bir çözüm olan biyogazın kullanımı gelişmiş ülkelerde hızla yaygınlaşıyor. Hayvan dışkısı ve organik atıklardan elde edilen biyogaz, sağladığı elektriğin yanında yüksek verimli gübre olarak da ekonomiye katkı sunuyor. Özellikle Türkiye gibi enerjide dışa bağımlı ülkeler için alternatif oluşturan biyogaz ülkemizde henüz keşfedilmeyi bekliyor.

    Rakamlar Türkiye’nin enerji ithalatının her geçen yıl arttığını gösterirken elektrik tüketimini karşılamak için yapılan yatırımlar hız kesmeden devam ediyor. Yenilenebilir enerji yatırımları içerisinde biyogaz ise yeterli ilgiyi görebilmiş değil. Potansiyelimizin benzer olduğu Almanya’da 11 bin adedin üzerinde biyogaz tesisi varken ülkemizdeki biyogaz tesis sayısının iki haneli rakamlarda olduğu görülüyor. Almanya’da 2016 yılında biyogaz ile üretilen 37 milyar kilovatsaatlik elektrik, aynı dönemde Türkiye’de tüketilen elektriğin yaklaşık yüzde 13’üne denk geliyor.

    Alternatif enerji kaynakları arasında dikkat çeken biyogaz, enerjiden kaynaklı yüksek oranda cari açık veren Türkiye için yeni bir fırsat anlamına da geliyor. Sahip olduğumuz biyogaz potansiyeli ile yıllık 35 milyar kilovatsaat elektrik üretmek mümkün. Bu rakam Türkiye’nin en büyük ikinci sanayi bölgesi Ege’de geçen yıl tüketilen elektriğe eşit. Neredeyse Doğu Anadolu, Güneydoğu Anadolu ve Karadeniz’in toplam elektrik tüketimine yakın bir potansiyeli ne yazık ki değerlendiremiyoruz.

  • Şehir hastanesinde bir ilk daha…

    Şehir hastanesinde bir ilk daha…

    Yozgat böyle şeylere alışık olmadığı için her yeni bir hizmet haliyle “ilk” olarak karşımıza çıkıyor… Hâlbuki kara yolu ile birkaç saat mesafe uzaktaki Ankara ya da Kayseri de, bugün Yozgat’ta ilk olan birçok başarılı hizmetin binlerce örneklerini yıllar önce duyardık…

    Bayram öncesiydi… Haber merkezimize gelen bilgi notunda Yozgat şehir hastanesinde ilk kez kapalı (laparoskop) yöntemle böbrek ameliyatı yapıldığı yönünde bir haber düştü…

    Haberin ya da bu yazının başlığından da anlaşılacağı üzere bu olay gerçekten Yozgat’ta bir ilk oldu…

    Tabi buna benzer birçok başarılı operasyonlara artık sağlık alanında Yozgat’ta imza atmaya başladı. Yazımıza konu olan haberin detayında şu bilgiler yer aldı:

    Hastaneye, böbrek ağrısı şikayeti ile gelen 38 yaşındaki R.K. isimli hastada yapılan incelemeler sonucunda, böbreğinin çalışmadığı tespit edildi. Laparoskopik (kapalı ) olarak hastanın böbreği başarılı bir şekilde alındı.
    Şehir Hastanesi Üroloji Uzmanları; Op. Dr. Emrah Demirci, Op. Dr. Talip Göktaş ve Op. Dr. İbrahim Üntan tarafından yapılan başarılı ameliyat sonrası, hasta 6-7 saat sonra beslenmeye ve yürümeye başlayarak, ameliyatın üçüncü gününde sağlığına kavuşarak taburcu edildi.
    Dr. Emrah Demirci yaptığı açıklamada başarılı bir ameliyat geçirdiklerini belirterek, şunları söyledi:“ Hastamızı laparoskopi yani kapalı dediğimiz yöntemle ameliyat ederek, sol böbreğini almış bulunuyoruz. Hastamız idrar yolu atakları ile takipli bir hastamızdı. Yaptığımız tetkikler sonucunda sol böbreğinin daha küçük olduğunu gördük ve böbreğinin çalışmadığını tespit ederek, ameliyat yapmaya karar verdik. Laparoskopi (kapalı); karın cildine 3-4 adet delik açarak vücut içine karbondioksit gazı vererek karın içini şişirip endoskopik kameralarla (Kapalı olarak) bu deliklerden içeriye girmek ve hastalıklı organı çıkarmaktır. Ürolojide; laparoskopiyi böbrek kanserlerinde ya da artık çalışmayan (atrofik) ve enfeksiyona sebep olabilen böbrekler için uyguluyoruz. Ameliyattan önce hastayı yatırıp gerekli hazırlıkları takiben ameliyatı gerçekleştiriyoruz. Hasta ikinci veya üçüncü gün evine çıkabilmektedir. Laparoskopide; vücutta büyük kesiler olmaması nedeniyle hastanın ameliyat sonrası iyileşmesi daha konforlu olmaktadır. Yozgat Şehir Hastanesi’ nde üroloji ekibi olarak; taş cerrahisinde kapalı yöntemler, mesane ve prostat kanser kapalı ve açık cerrahi tedavileri, radikal prostatektomi, açık prostatektomi, idrar kaçırma tedavileri, inmemiş testis, peygamber sünneti cerrahi tedavileri ve üroloji ile ilgili tüm ameliyatları başarıyla uygulayabilir durumdayız. Bu olanakların sağlanmasında yardımlarını esirgemeyen hastane başhekimliğimize ve cerrahi işlemlerimizi kolay uygulanabilir hale getiren ameliyathane ekibimize teşekkürlerimizi iletiyoruz”

     

  • ÇİFTÇİYİ MUTLU EDEN YÖNETİM

    ÇİFTÇİYİ MUTLU EDEN YÖNETİM

    Hayatta insanların en mutlu olduğu an emeklerinin karşılığını zamanında aldıkları zaman olmalıdır… İnsan hayatını inceleyen bütün araştırmalarda bu durum en önde çıkmıştır…

    Bu konuyu bir örnekler taçlandıracak olursak, dün gazetelerde güzel bir haber vardı. Bu haberde Kayseri Şeker’in sözleşmeli pancar ekimi yapan çiftçisine çapa avansı ile birlikte bayram öncesi, Ramazan Bayram avansı olmak üzere 50 Milyon TL ödeme yaptığı bilgisi paylaşıldı.

    Haberin devamında ise şu bilgilere yer verildi: 64’ncü kampanya döneminde Kayseri Şeker’de Pancar çiftçisine 19 TL/ton çapa avansı, 3 TL/Ton Ramazan Bayram avansı olmak üzere yaklaşık 10 bin çiftçiye toplamda 50 Milyon TL avans dağıtımı yapıldı.
    Kayseri Şeker ile Sivas, Kayseri, Yozgat ve Nevşehir illerinde sözleşmeli pancar ekimi yapan 10 bin çiftçiye, pancar tohumları toprakla buluştuktan fabrikaya teslim edilinceye kadar geçen süre içerisinde; gübre avansı, Tohum Avansı, Çapa Avansı, Sulama Avansı, Ramazan Bayramı avansı, Kurban Bayramı Avansı, Söküm Avansı, Mazot avansı, Ekim ve ilaç avansı adı altında düzenli ve gününde yapılan ödemeler pancar tarımına ilgiyi artırıyor.
    Kayseri Şeker’e bağlı Boğazlıyan, Çandır, Yenifakılı, Yenipazar, Kayseri Merkez, Bünyan, Develi, Sarıoğlan, Yeşilhisar, Pınarbaşı, Gemerek, Şarkışla bölgelerindeki çiftçiler, Çapa Avansının Ramazan Bayram avansı ile birleştirilerek verilmesinden dolayı duydukları memnuniyeti dile getirdiler.
    Kayseri pancar Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Akay, bu dönemde yapılan ödemelerin çiftçi açısından adeta can suyu niteliği taşıdığını belirterek, “2018-2019 Kampanya döneminde Kayseri Şeker’in bünyesine 569 Milyon TL bedel ile katılan Turhal Şeker Fabrikasının bedelinin yüzde otuzuna tekabül eden 170 Milyon TL’nin peşin olarak ödenmesi ve yeni yatırımlara hız kesmeden devam edilmesine rağmen, Ramazan Bayramı öncesinde belirlenen bayram avansı ile Çapanın yapıldığı dönemde pancar tarlalarında çalışan işçilerin alın terinin kurumadan ücretlerinin ödenmesi için verilen çapa avansının birlikte ödenmesine büyük özen gösteriyoruz.
    Bu dönemdeki ödemeler çiftçimiz için bir can suyu niteliği taşıyor. Bizim asıl hedefimiz çiftçimizi namerde değil merde dahi muhtaç ”diye konuştu.

     

  • GÖNÜLLER İÇİN KURULDU SOFRALAR

    GÖNÜLLER İÇİN KURULDU SOFRALAR

    Bir Ramazan aynın daha son günlerini yaşıyoruz… Yarın son gün, arife orucunu tutacağız sonra Bayramı idrak edeceğiz…

    “Nerede o eski ramazan günleri, eksi bayramlar” Bu tarifin diğer bir karşılığı geçmişe olan özlemdir. Çünkü

    İnsanlar yaşadıkları yerleri ya da yaşamlarını değiştirmedikleri için sürekli geçmişteki renkleri arar durur.

    Bugün Ramazan aynın gündüzünü oruçlu geçiren vatandaş, geceleri sohbetlerden ve bu ayın özüne uygun etkinliklerden yoksun kaldığı için geçmişe özlem duymanın yansımasını ifadelere dökerken, dillerden “Nerede o eski ramazan günleri, eksi bayramlar”dökülmektedir.

    Bugün Ramazan ayının özüne uygun üç farklı başlık altında yazılardan örnekler vereceğim; Önce Yozgat Belediyesinden başlayalım:

    Yozgat Belediye’sinin Ramazan ayında kurduğu Gönül Sofraları Buluşmasının bu kez ki adresi Meydan Yeri Caddesi oldu. Tarihi Çağanoğlu Camii gölgesinde yüzlerce vatandaşın katıldığı iftar öncesi Yozgat Belediye Başkanı Dr. Kazım Arslan, Kuran-ı Kerim okudu.

    Yozgat Belediyesi, Raman ayında kurduğu Gönül Sofraları’ndan bir tanesi her yıl olduğu gibi yine Meydan Yeri Caddesi’nde kurdu.
    Çok sayıda vatandaşın katılımı ile yapılan iftar programı öncesi Başkan Kazım Arslan, vatandaşlarla tek tek ilgilendi, sohbet etti. İftar programına çocukları ile birlikte katılan aileler renkli görüntüler oluşturdu.
    Tarihi Çapanoğlu Camii’in manevi gölgesinde kurulan iftar sofrası Başkan Arslan’ın okuduğu Kuran-ı Kerim ile daha da zenginleşti. Arslan katılımcılara doyumsuz bir Kuran tilaveti sundu.
    Hep birlikte açılan iftarın ardından sosyal medya üzerinden paylaşımda bulunan Arslan, şu mesajı yayınladı: “Gönül Soframızı Kadir Gecesi iftarından her sene olduğu gibi bu sene de Meydan Yeri Caddemize kurduk. Büyük Camii’nin gölgesinde iftarın güzelliğini her yaştan hemşerilerimizle birlikte yaşadık. Darısı nicelerine inşallah.”

    HAYIRDA YARIŞMAK

    Sorgun Belediyesi ramazan ayı nedeniyle, Sorgun’da yardıma muhtaç, dar gelirli aileler tespit edilerek, gıda yardımında bulundu. Yaklaşık 2 bin ihtiyaç sahibi aileye, temel gıda maddelerinden oluşan yardım paketleri, Zabıta Amirliğince ailelerin adreslerine teslim edildi.
    Ramazan paketlerinin 4 kişilik bir ailenin yaklaşık bir ay boyunca gıda ihtiyacını karşılayacak şekilde hazırlandığı söyleyen Belediye Başkanı Murat Gürbüz, Sorgun Belediyesi olarak her zaman ihtiyaç sahibi vatandaşların yanında olduklarını ve bundan sonra da olmaya devam edeceklerini kaydederek, “Bu yıl, gıda yardımı için İlçemizdeki yardıma muhtaç, dar gelirli ihtiyaç sahibi yaklaşık 2 bin aileyi tespit ettik. Belediyemizce tespit edilen yaklaşık 2 bin ihtiyaç sahibi aileye, temel gıda maddelerinden oluşan yardım paketleri, Zabıta Amirliğince adrese dayalı olarak bizzat dağıtıldı. Her yıl Sorgun Belediyesi’nin mübarek Ramazan ayı münasebeti ile dar gelirli ailelerimize yönelik gıda paketi yardımımızı bu yılda gerçekleştiriyoruz. Ramazan ayı, yardım ve paylaşma ayıdır. Sorgun Belediyesi olarak, manevi değeri yüksek olan Ramazan ayında ve diğer zamanlarda da vatandaşlarımızın umudu ve her zaman ihtiyaç sahibi ailelerimizin yanında olmaya devam edeceğiz. Ramazan ayında ihtiyaç sahibi vatandaşlarımız gönül rahatlığı ile iftar yapabilsin, sahur yapabilsin düşüncesiyle yardım paketlerinin dağıtımını yapıyoruz” diye konuştu.

    ÇOCUKLARI TEŞVİK ETMEK

    Çarşı Cami İmam Hatibi Halim Selvi ve Ünal Efe çocukların küçük yaşta cami ve namaz alışkanlığı kazanmalarını sağlamak amacıyla kolları sıvayarak çocukları her gün teravih namazına davet etti. İlçede 30 çocuk her gün camiye gelerek düzenli bir şekilde teravih namazını cemaatle birlikte kıldı. Çocukların bu duyarlı davranışına Şefaatli Kaymakamı Yücel Erdem, Şefaatli Belediye Başkanı Zeki Bozkurt ve ilçe esnafları kayıtsız kalmadı. Düzenli olarak camiye gelen 30 çocuğa sürpriz yapılarak alınan bisikletler Kadir Gecesi’nde teravih namazı sonrası çocuklara hediye edildi. Cami çıkışı kendilerine bisikletleri alındığını gören çocuklar şaşkınlıklarını gizleyemedi.
    Şefaatli Belediye Başkanı Zeki Bozkurt,”Geleceğimizin teminatı çocuklarımıza küçük yaşta cami ve namaz alışkanlığının kazandırmak amacıyla Şefaati Çarşı Cami İmam Hatibi Halim Selvi ve Ünal Efe tarafından çocuklara yönelik düzenlen Ramazan etkinlikleri büyük ilgi gördü. Çocuklarımız Ramazan ayı boyunca hem vakit hem de teravih namazlarını camide kılmak için adeta birbiriyle yarıştılar. Biz de çocuklarımızı sevindirmek amacıyla Kaymakamlığımız, Belediye Başkanlığımız ve ilçe esnafımızın katkıları ile aldığımız 30 bisiklet ve çeşitli hediyeleri çocuklarımıza armağan ettik. Onların mutlu olduğunu görmek bizleri de çok mutlu etti. Bu programın düzenlenmesinde emeği geçen katkı sunan herkese teşekkür ediyor, çocuklarımızı kutluyorum” dedi.

     

  • POMEM MÜDÜRÜNDEN BİR AÇIKLAM BEKLİYORUM

    POMEM MÜDÜRÜNDEN BİR AÇIKLAM BEKLİYORUM

    Yozgat Ticaret ve Sanayi Odası tarafından hazır yemek alanında faaliyet gösteren üyelerden gelen şikâyetler doğrultusunda toplantı düzenlendi.

    Bu toplantıda neler konuşuldu, kamuoyunu bilgilendirmek için nasıl bir açıklama yapıldı, önce bunu konuşalım sonra üzerine devam ederiz…

    Yozgat Ticaret ve Sanayi odası başkanı Sinan Çelik yaptığı açıklamada şunları söyledi; “Polis Meslek Eğitim Merkezi’nin hizmet alımlarını Yozgat firmalarından hiçbir teklif alınmadan ve hizmet alımlarını kamuoyu ile şeffaf bir şekilde paylaşılmadığı görüşüldü
    Yozgat’ta hazır yemek konusunda oldukça başarılı firmalarımız mevcutken, 21/B maddesi kullanılarak (Ankara firmasından) hizmet alım ihalesi gerçekleştirildi
    21 B Maddesinin açılımı; “Doğal afetler, salgın hastalıklar, can veya mal kaybı tehlikesi gibi ani ve beklenmeyen veya idare tarafından önceden öngörülemeyen olayların ortaya çıkması üzerine ihalenin ivedi olarak yapılmasının zorunlu olması” hallerini içermektedir.
    Bu maddenin şartlarının hangisinin oluştuğu merak edilmektedir.
    Şuan içinde olduğumuz koşullar göz önünde bulundurulduğunda, merkezi hükümetimizin ve siyasetçilerimizin can pervane bir şekilde Yozgat ekonomisinin canlanması noktasında yapılan birçok yatırımın şehir dışındaki firmalara verilmesi Ticaret ve Sanayi Odası olarak bizi derinden üzmektedir.
    Bu tarz uygulamaların birçok kamu kurumunda ve özel sektörde devam ettiğini görmekteyiz.
    Yozgat Ticaret ve Sanayi Odası başkanlığı olarak yasal çerçeveler içerisinde üyelerimizin hak ve menfaatlerini koruma noktasında sonuna kadar yanlarında olduğumuzu ve bunu bir görev addettiğimizi tüm kamuoyuna bildirmek isteriz.
    Diğer illerde bu ve buna benzer gelişmeler karşısında şehirdeki tüm erklerin o şehrin ekonomik menfaatleri doğrultusunda (yasal çerçeveler içerisinde) birlikte hareket ettiğini görmekteyiz.
    Ticaret ve Sanayi Odası olarak şehrimizdeki bu birlikteliğin sağlanması daha güçlü bir Yozgat ekonomisi, daha güçlü bir Yozgat için üzerimize düşen her türlü çabayı göstereceğimizi bildirmek isteriz.
    Öte yandan odamıza bağlı olan ticari faaliyet gösteren firmalarımızın yetersiz kaldığı alanlarda Yozgat TSO olarak her türlü desteği vereceğimizi ve oda üyelerimizin yanında olduğumuzu bildirmek isteriz” dedi.

    Ortada tuhaf bir durum var… Polis Meslek Eğitim Merkezi Müdürlüğü neden böyle bir şey yapsın! Neden böyle bir yol tercih etsin!

    Polis Meslek Eğitim Merkezi Müdürlüğü bu konuda Yozgat kamuoyuna bir açıklama yapmak zorundadır. Çünkü Yozgat Esnafının hakkı göz göre göre başkalarına verilmek isteniyorsa… Ki açıklamalardan bunu anlıyoruz, o zaman bu kurumun Yozgat esnafına bir de özür borcu vardır. Fakat Kurum Müdürünün böyle bir işe ön ayak olacağını veya böyle bir hataya müsaade edeceğini düşünmüyorum, ortada bir yanlış varsa, bu esnafımızla bir araya gelip söz konusu yanlış düzeltilebilir.

  • Vatandaşın sağlığı  üzerinden yapılan  denetimler

    Vatandaşın sağlığı üzerinden yapılan denetimler

    Daha çok kazanmayı hedefleyen bazı kesimler, insanların hayatlarını tehlikeye atmayı tercih ederler, bu durumda vatandaşın sağlığını düşünen her zaman birileri mutlaka olmuştur. Bu ekipler her zaman toplumun sağlığını düşünmeyenlerin korkulu rüyasıdır.
    Yozgat’ta da bu konuda zaman zaman bir takım çalışmalar yapılmaktadır. Denetim ekipleri kimi zaman bir ihbar üzerine kimi zaman da program gereği demetimler yapmaktadır. Mesela geçtiğimiz günlerde bu konuda bir çalışma yapan İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü ekipleri, pide fırınları, pastaneler gibi işletmelerde gıda denetimleri yaptı.
    Bu konuda Yozgat İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürü Ziyaattin Özdemir, yaptığı açıklamada ramazan ayında da rutin denetimlerin hız kesmeden devam ettiğini belirtti.
    Tüketici sağlığının korunması için özellikle tüketimi artan gıda ürünlerine yönelik denetimlerin sıklaştırılacağını daha önceden bildirdiklerini kaydeden Özdemir, “Bu kapsamda ekmek ve pide, unlu mamüller, pasta ve tatlı üretimi yapan firmalar ile lokanta denetimlerine ağırlık verildik. Ayrıca gıda satışı yapan yerlere de gerekli uyarıları yaparak, uygun olmayan işletmeler hakkında yasal işlem yapılacak.”dedi.
    Özellikle dükkan önlerinde ve açıkta uygun olmayan koşullarda gıda satışının önüne geçilmesi gerektiğini belirten Özdemir, vatandaşların, alışverişlerde gıdalarda etiket bulundurulmasının ve son tüketim tarihine dikkat etmesi gerektiğini ifade etti.
    Özdemir; “Müdürlüğümüz Gıda ve Yem Şubesi; 5996 Sayılı Kanun ve İlgili Yönetmeliklerin Yozgat İl genelinde uygulanması, ilimizde faaliyet gösteren gıda ve yem işletmelerinin, teknik ve hijyenik şartlara uygun olarak faaliyet göstermeleri, gıdanın güvenilir bir şekilde tüketiciye arz edilmesi, tüketici sağlığının korunması ile sektörde haksız rekabetin önüne geçilmesi için çalışmalarını ve denetimlerini her geçen yıl hızlandırarak devam ettirmektedir.
    Söz konusu denetim ve kontroller sırasında gıdaların güvenilirliğinin ve mevzuata uygunluğunun kontrolü amacıyla numuneler alınmaktadır.
    2018 Yılı içinde Yıllık Numune Alma Planı ve şikâyetler üzerine 29 gıda numunesi alınmıştır 2018 yılının ilk 5 ayında gıda işletmelerine yönelik yaklaşık 757 denetim gerçekleştirilmiştir.
    Önümüzdeki dönemde de gıda denetimlerine özverili bir şekilde devam edilecektir” dedi.
    Denetimlerin, bayram öncesinde unlu mamuller ve tatlı üretimi yapan işletmeler ile bayram şekeri satışı yapılan firmalar üzerinde yoğunlaşacağını belirten Özdemir, “Her zaman olduğu gibi Ramazan ayında da tüketici sağlığının korunması ve güvenilir gıdanın arzı konusunda hassasiyetimiz devam etmektedir.
    Vatandaşlarımızın ramazan ayının ve bayramının huzurlu geçmesi için üzerimize düşeni yapacağız. Vatandaşlarımız uygun olmayan gıda satışıyla karşılaşılmaları halinde ivedilikle Alo Gıda 174 hattını arayarak bildirmelerini istiyoruz.”diye konuştu.

  • DOĞA DOSTU GÜZEL BİR PROJE OLDU

    DOĞA DOSTU GÜZEL BİR PROJE OLDU

    Hiç unutmam, dönemin siyasetçileri dahi birazdan ayrıntısını anlatacağım bu projeyi çok eleştirmişti…

    Bunun gibi daha çok proje kafası fazla basmayan bir kesim tarafından her ne kadar eleştiri oklarına maruz kalsa da, şimdiler herkes böyle projeleri yapmak için adeta yarış halinde olmalarına rağmen ortada elle tutulur, gözle görülür bir şey yok…

    Neyse şimdi bunların hepsi unutuldu tabi, bugün hemen herkesin uğrak noktası haline gelen ve Türkiye’de birkaç yerde bulunan projenin ayrıntısına bir bakalım…

    Dün bu konuda şöyle bir haber geçti, gazeteler… Yozgat Doğa Koruma ve Milli Parklar Şube Müdürlüğü’ne bağlı Keklik Üretim İstasyonu’nda yetiştirilen “3 bin 500 kınalı keklik” doğaya salınmaya başlandı.

    Her yıl buradan yetişen binlerce “Kınalı Keklikler” doğaya salındığı gibi başka İllerden de talepleri karşılamaya devam ediyor.

    Kınalı kekliklerin doğa salınması törenine protokol yoğun ilgi gösterdi. Şöyle ki, bu yılın ilk keklik salımı Nohutlu Tepesi’nde 3 bin 500 kınalı kekliğin doğaya bırakılması ile gerçekleştirildi. Düzenlenen etkinliğe Vali Kemal Yurtnaç, Vali yardımcıları Adem Yılmaz ile Salih Altun, Doğa Koruma ve Milli Parklar Yozgat Şubesi Müdürü Cihan Eğilmez ve daire müdürleri katıldı.
    Doğal dengeyi korumak için yetiştirilen kınalı keklikleri doğaya saldıklarını söyleyen Vali Kemal Yurtnaç,”Doğal hayatı korumak lazım 2007 yılından itibaren Türkiye’de Kırım Kongo Kanamalı hastalıkları vakalarının artması ile birlikte Orman Su İşleri Bakanlığı tarafından böyle bir tesis kuruldu. Bu tesisten Türkiye’de 5 tane var. Birisi de Yozgat’ta. Yıllık 10 bin ile 12 bin arasında bir üretim yapılıyor. Biz keklikleri her sene bu aylarda doğaya salıyoruz. Amacımızı insanların sağlıklı bir şekilde yaşaması en önemlisi doğal dengeyi korumak. Kırım Kongo Kanamalı hastalıkları, Orta Anadolu’da özellikle Tokat, Sivas, Amasya ve Yozgat gibi illerde görülüyor. Kişiler kendileri keneleri çıkarmaya çalışıyor asıl problem o zaman başlıyor. Normalde sağlık kuruluşlardan geldiklerinde herhangi bir sıkıntısı olmuyor. Yaşamlarına dair bir şeyler olmuyor doğal dengeyi sağlamak için keklikleri doğaya salıyoruz” dedi.
    Keklikler için av yasağı koyduklarını da hatırlatan Vali Kemal Yurtnaç,”Biz keklikleri avcılar için doğaya salmıyoruz. Yozgat’ta keklik avlama zaten yasak ikinci bir yasak ise Aydıncık Kazankaya bölgesinde. Geçen sene keklik salımı yaptık. O bölgede ise ciddi kararlar aldık ve bu yasakla kekliklerin doğada yaşamasını sağlayacağız” diye konuştu.

     

     

  • Bugün önemli bir gün karneler veriliyor

    Bugün önemli bir gün karneler veriliyor

    Yozgat’ta 2017-2018 eğitim-öğretim yılı ikinci dönemi bugün yapılacak karne töreninde 76 bin 545 öğrenci karnesini aldıktan sonra tamamlanmış olacak, eğitim camiası için yaz tatili başlıyor…

    Yozgat İl Milli Eğitim Müdürü Yusuf Yazıcı, bu yılın eğitim- öğretimin döneminin sona ermesi dolayısıyla dün bir açıklama yapmıştı, karne gününe özel olduğu için şimdi bu açıklamayı yeniden okuyalım:

    “2017-2018 öğretim yılının ikinci dönemini eğitim camiamızın özverili çalışmaları ve velilerimizin destekleriyle başarılı bir şekilde tamamlamış bulunuyoruz. 8- Haziran Cuma günü ilimiz genelinde okul öncesinde 5 Bin 64, temel eğitimde 48 Bin 550 ve ortaöğretim kademesinde 22 Bin 931 olmak üzere toplamda 76 Bin 545 öğrencimiz karnelerini alacaklar. Öğretim yılının ikinci döneminin başarıyla tamamlanmasında, ilimiz genelinde fedakârca çalışan 938 idareci, 5 Bin 728 öğretmen ve 2 Bin 327 personel olmak üzere 8 Bin 993 eğitim ordusuna emeklerini ve sevgilerini esirgemedikleri için hassaten teşekkür ederim.”dedi.

    Karnenin öğrencinin tüm potansiyelinin bir göstergesi olmadığını vurgulayan Yazıcı, “Öğrencinin karnesi ne olursa olsun evlatlarımızın kendi benlikleri ve varlıklarıyla en kıymetlimiz olduğunu unutmamalıyız. Bu nedenle ,karnedeki durumundan dolayı öğrencilerimizi rencide edici söz ve davranışlardan uzak durmalıyız. Sonuç yerine süreçleri birlikte gözden geçirerek sonuçlar üzerindeki kendi payımızın ne olduğunu iyi değerlendirmeliyiz. Sadece notlarına bakarak onları yargılamak, eleştirmek haksızlıktır. Karneyi bir bütün olarak görmeli, sadece ders notlarına odaklanmaktan ziyade davranış notlarını da değerlendirmek, çocuğumuzu birey olduğu, insan olduğu için değerli kılmak, varsa eksiklerini, başarısızlıklarını onlarla uygun bir üslupla, sevgi diliyle konuşarak değer duygusunu artırmak daha yararlı olacaktır. Milli Eğitim Müdürlüğü olarak bizler çocuklarımızın başarılı olması için gereken imkanları sunuyoruz. Yaz tatilinde de siz değerli velilerimizin ve öğrencilerimizin talepleri olması durumunda yaz dönemi destekleme ve yetiştirme kurslarımıza devam edeceğiz. Çocuklarımızın yaz dönemi destekleme ve yetiştirme kurslarına katılması bir sonraki eğitim-öğretim dönemine hazırlık yapmasına ve sınavlarda başarıyı elde etmesine büyük oranda katkı sağlayacaktır.
    Aynı zamanda Halk Eğitim Müdürlüğümüz bünyesinde açacağımız bağlama, gitar, okçuluk, bilgisayar, el becerileri el sanatları, spor aktiviteleri halk oyunları gibi kurslarla öğrencilerimizin yaz tatillerini kaliteli bir biçimde geçirmesini sağlayarak öğrencilerimizin kendi yetenek ve becerilerini keşfetmelerini amaçlıyoruz. Bu nedenle öğrencilerimizin açılacak olan yaz kurslarına yönlendirilmeleri önemli bir husustur. En içten duygu ve düşüncelerle geleceğimizin teminatı olan, kendilerine hizmetkar olmaktan büyük onur ve gurur duyduğumuz evlatlarımızın yetiştirilme sürecinde fedakarca çalışıp, desteklerini esirgemeyen okul yöneticilerimize, öğretmenlerimize, velilerimize ve eğitim adına katkı sağlayan herkese teşekkür eder, eğitim camiamıza ve bütün öğrencilerimize güzel bir yaz tatili, sağlık ve esenlikler dilerim.”diye konuştu.