Yazar: Cemil MERMERTAŞ

  • GÜZEL PROJELERİN SAYISI ÇOĞALSIN

    GÜZEL PROJELERİN SAYISI ÇOĞALSIN

    Milli Eğitim Müdürlüğü 10 yıl önce ilk defa “Acil Onarım Ekibi” projesi ile topluma ve diğer kamu kurumlarına örnek oldu…

    Bu proje uzun zaman yapılan tartışmalara konu olurken, kurumun başkanı çıktığı yoldan geri adım atmadı. Ve bir süre sonra projeyi Milli Eğitim bakanlığı örnek proje olarak bütün Türkiye’ye anlattı…“Bakın Yozgat böyle bir proje yapmış, çok da başarılı bir proje olmuş, yaptıkları işler şunlar, şunlar dedi.

    Şimdi ise bu projelerin devamı olarak, yeni projelerden biraz bahsedelim istiyorum…

    Yozgat genelinde bulunan Meslek Lisesi öğrencileri “Meslek Lisesi Öğrencileri Ailelerimizle Buluşuyor Projesi” kapsamında tespit edilen ihtiyaç sahibi ailelerin evlerinde bakım onarım yaparak ailelere destek oluyor.

    Proje ile; Milli Eğitim Bakanlığı Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürlüğüne bağlı okul ve kurumlarda öğrenim gören öğrencilerin; sahip oldukları millî, manevî, ahlaki, insanî ve kültürel değerleri geliştirmeleri, yardımlaşma, kardeşlik, merhamet, vicdan, birlik ve beraberlik duygularının pekiştirilmesi amaçlanıyor.
    Öğrenciler, öğretmenleriyle birlikte, okulun bulunduğu mahallede tespit edilen belirli sayıdaki ihtiyaç sahibi yoksul veya muhtaç durumdaki kişilerin; evlerinin bölümlerinin küçük bakım ve onarımlarının ve evlerinde bulunan kullanılamaz veya eskimiş durumdaki eşyalarının tamir ya da değişim gerektiren küçük onarımlarının yaparak aileleri sevindiriyor.
    İl Milli Eğitim Müdürü Yusuf Yazıcı, öğrencilerin 303 ev ziyaretinde bulunduğunu belirterek şunları kaydetti: “ Meslek Lisesi Öğrencileri Ailelerimizle Buluşuyor Projesi düzenlenmiştir.
    Aynı zamanda proje kapsamında gerçekleştirilen aile ziyaretlerinde Okuryazarlık Seferberliği hakkında ailelerin bilgilendirmesi ve okuma yazma bilmeyen vatandaşların en yakın halk eğitimi merkezlerine yönlendirilme sağlanmaktadır.
    Yozgat genelinde bulunan meslek lisesi okullarımızda proje alanları itibariyle uygulanmıştır. Bu kapsamda il genelinde 46 Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ve Mesleki Eğitim Merkezinden 43 tanesi, 259 öğretmen, 902 öğrenci ile 303 ev ziyaretinde bulunarak, 533 ihtiyaç sahibine yardımcı olmuşlardır. Yine bu okullarımız imkanları dahilinde alanları itibariyle 105 adet tesisat yapımı ve onarımı ( lamba, priz, anahtar, aydınlatma, ısıtma, soğutma ve sıhhi tesisat) ile ilgilenmişlerdir. Projede yer alan diğer faaliyetler ise 72 tanedir. Proje kapsamında 30 adet sivil toplum kuruluşu ile işbirliği yapılmıştır”

     

  • ULAŞIMDA YENİ YATIRIMLAR YOLA ÇIKTI

    ULAŞIMDA YENİ YATIRIMLAR YOLA ÇIKTI

    Bu yatırımlar hangileri önce bundan bahsedelim… Ulaşım, Haberleşme ve Denizcilik Bakanı Ahmet Arslan Yozgat’ı ikinci kez ziyaret etti.

    Daha önce Yüksek Hızlı Tren projesi ile ilgili Yerköy’de ray döneme törenine katılmak üzere gelmişti. Şimdi ise, Havaalanı temel atma törenine katılmak için geldiği Yozgat’ta Köprülü geçiş, Hafif raylı sistem ve Çevre yolunu yapacaklarını söyledi.

    * * * *

    Bu konuların evveliyatına bakıldığında Yozgatlılar için bu vaatler yeni değil… Dönemin Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım birkaç kez Yozgat’ı ziyaret ettiğinde aynı konular konuşuldu…

    Bu yatırımlar Yozgat’a çok daha önce yapılabilirdi… Mesela Binali Yıldırım Bey bakanlık yaptığı dönemde Yozgat Valiliğini bir ziyaretinde şöyle demişti: “Belediye Başkanınız burada hazırlasın projeyi getirin bize ne gerekiyorsa yapalım, her türlü desteği veririz, hafif raylı sistem dediğiniz nedir.”

    * * * *

    Şimdi Ulaşım, Haberleşme ve Denizcilik Bakanı Ahmet Arslan Yozgat’ı ikinci kez ziyaretinde aynı ifadeleri kullandı. Hafif raylı sistemin ön çalışmasını Belediye yapacak. Bizde Bakanlık olarak buna her türlü desteği vereceklerini söyledi.

    Fakat Türkiye’de 24 Haziran sonrası yeni sistem değişikliği söz konusu ya hükümet aynı şekilde güçlü bir şekilde seçimleri geçemezse, o zaman ne olacak?

    Neyse ben şimdiden sizlerin kafasını karıştırmayım, haberleri takip ettiyseniz hafta sonu bir başka önemli gelişme daha yaşandığını fark etmişsinizdir.

    * * * *

    Yozgat Havaalanın temeli hafta sonu düzenlenen törenle atıldı… Yozgat halkı 2021 yılından itibaren ülkenin çeşitli şehirlerine hava yolu ile de gitme imkânına sahip olacak.

    Bununla birlikte aynı tarihlerde hizmet vermeye başlayacak olan bir başka yatırım ise yaklaşık 10 yıldır çalışması devam eden Yüksek Hızlı Trenin önümüzdeki yıl devreye girmesi bekleniyor…

    Hem Yüksek Hızlı Tren hem Havaalanı Yozgat’ın bir taraftan gelişmesini diğer taraftan da kalkınmasını sağlayacak yatırımlardır.

    Yozgat’ta bugün 3’ncü Organize Sanayi Bölgesinin hazırlığı yapıldığına göre bundan sonra sadece tarım ve hayvancılık alanında kalmamak gerekiyor. Gerek kara yolu, gerek demir yolu, gerekse hava yolu yatırımlarını avantaja çevirmek gerekiyor.

  • DESTEK BAŞVURU REHBERİNİ GÖRDÜNÜZ MÜ?

    DESTEK BAŞVURU REHBERİNİ GÖRDÜNÜZ MÜ?

    Aksaray, Karaman, Kırıkkale, Kırşehir, Konya, Nevşehir, Niğde ve Yozgat illerinden oluşan KOP Bölgesinin tarımsal üretimine destek için başlatılan çağrı programları için başvurular internet üzerinden alınmaya devam ettiğini öncelikle hatırlatmak isterim…

    Aynı konu üzerinde daha önce kaleme aldığım birkaç yazıda hatırlarsanız yukarıdaki İller arasında tarımsal desteklere Yozgat’ın daha çok ihtiyacı olduğundan bahsettiğim…

    Çünkü hem gelişme, hem kalkınma, hem tarımsal toprak bütünlüğü bakımından verilecek desteklerin geri dönüşümü daha hızlı olacaktır.

    Dolayısıyla bölgenin, göç veren kırsalının, tarım, hayvancılık ve tarım dışı sektörlerde söz sahibi olması için bu alanlardaki yatırım projelerini destekleyen KOP İdaresi Aksaray, Karaman, Konya ve Niğde illeri için 2018 yılı mali destek çağrısına çıktı.
    KOP İdaresi Başkanı İhsan Bostancı, Kalkınma Bakanlığının öncülüğünde hazırlanan KOP Eylem Planı ile tarımdan ulaştırmaya, hayvancılıktan eğitim ve enerjiye kadar birçok sektörde bölge illerinin önemli kaynak tahsislerine kavuştuğunu belirterek, Eylem Planında yer alan KOP Kırsal Kalkınma Programı ile 2016 yılında bölgeye yaklaşık 4 milyon TL, 2017 yılında 17 milyon TL olmak üzere 45 proje için toplamda 21 Milyon TL kaynak tahsis edildiğini vurgulayarak şunları söyledi:
    “KOP Kırsal Kalkınma Programı kapsamında modern altyapılar güçlü üretim kapasitesi ile dünya standardında ve etkin üretim yapan; istihdam düzeyi yüksek, geliri ülke ortalamasının üzerinde, rekabet ve örgütlenme gücü gelişmiş, pazarlama ağları ulusal ve uluslararası alanda yaygın ve fonksiyonel, sosyal ve fiziki altyapısı sağlam, refah düzeyi yüksek ve kentsel alanlarla bütünleşik bir KOP Bölgesi kırsalı oluşturmayı amaçlıyoruz. Mali destek programına KOP İlleri Valilikleri, Kaymakamlıkları, Üniversiteleri, Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlükleri, Orman Müdürlükleri, Araştırma Kuruluşları, İl Özel İdareleri ve Büyükşehir Belediyesi başvurabilecektir. KOP Kırsal Kalkınma Programı için sağlanacak mali destek en az 100 bin TL en fazla ise 3 milyon TL olarak belirlenmiştir. Bu vesileyle her projemizde olduğu gibi bu programda da katkı ve desteklerini esirgemeyen başta Kalkınma Bakanımız Lütfi Elvan olmak üzere projeleriyle katkı sağlayan tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyor, çağrı programlarımızın hayırlı olmasını diliyorum.”

    Konya Ovası Projesi (KOP) Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı, KOP Tarımsal Eğitim ve Yayım Projesi (KOP TEYAP) kapsamında, bölgedeki tarımsal faaliyetlere yönelik eğitim ve yayım hizmetlerinin etkinliğinin artırılması için 2018 yılında da mali desteklerini sürdürüyor.
    KOP İdaresi Başkanı İhsan Bostancı, bölgedeki tarım ve hayvancılık alanında faaliyet gösteren kamu kurum ve kuruluşları, eğitim kurumları, sivil toplum kuruluşları ve tüm çiftçilerin beşeri kapasitelerinin artırılmasını amaçlayan KOP TEYAP ile bugüne kadar 9 milyon liraya yakın kaynak aktarımının yapıldığını söyledi. Aksaray, Karaman, Kırıkkale, Kırşehir, Konya, Nevşehir, Niğde ve Yozgat illerinden oluşan KOP Bölgesinin, tarımsal faaliyetlerde söz sahibi olması için bu alanlardaki eğitim ve yayım alanındaki projeleri desteklemek için 2018 yılı mali destek programına çıktıklarını vurgulayan Başkan Bostancı konuşmasını şöyle sürdürdü;
    “KOP TEYAP ile amacımız Valilikler, Kaymakamlıklar, Üniversiteler, GTHB Müdürlükleri, DSİ Müdürlükleri, Orman Müdürlükleri, Araştırma Kuruluşları, Belediyeler ve diğer kamu kurum ve kuruluşları aracılığıyla; örgütlü çiftçiler önceliğinde tüm çiftçilerin beşeri kapasitelerinin artırılmasına katkıda bulunmaktır. Üst limiti 400 bin liraya kadar olan projelerin destekleneceği 2018 Yılı Mali Destek Programında, ‘Bitkisel üretimde toprak ve su kaynaklarının etkin ve sürdürülebilir kullanımının sağlanmasına yönelik eğitim ve yayım faaliyetleri’ birinci öncelikli destekleme konusu olarak belirlenmiştir. ‘Kırsal Dezavantajlı alanlardaki tarımsal verimliliğinin artırılmasına yönelik yapılacak eğitim ve yayım faaliyetleri’ ve ‘Hayvansal üretimde verimliliğin ve kalitenin arttırılmasına yönelik eğitim ve yayım faaliyetleri’ ise ikinci öncelikli konu başlıkları olarak belirlendi. Başvurular internet üzerinden alınmaya devam ediyor.”
    KOP Kırsal Kalkınma Programı ve KOP TEYAP 2018 yılı Mali Destek Çağrısı başvuruları proje.kop.gov.tr internet adresinden 8 Haziran 2018 tarihine kadar yapılabilecek.

  • ORAN’DAN KOBİLERE KAYNAK DESTEĞİ

    ORAN’DAN KOBİLERE KAYNAK DESTEĞİ

    Orta Anadolu Kalkınma Ajansı’nın (ORAN) Mayıs ayı yönetim kurulu toplantısında konuşan ORAN Yönetim Kurulu Başkanı ve Yozgat Valisi Kemal Yurtnaç, “2017 yılı Mali Destek Programları kapsamında 27 milyon TL kaynak kullandırılacak” dedi.

    ORAN Mayıs ayı yönetim kurulu toplantısı gerçekleştirildi. ORAN Binası’na düzenlenen toplantıya, Yozgat Valisi Kemal Yurtnaç, Kayseri Valisi Süleyman Kamçı, Sivas Valisi Davut Gül ve Kayseri Ticaret Odası Başkanı Ömer Gülsoy katıldı.

    Toplantıda konuşan ORAN Yönetim Kurulu Başkanı ve Yozgat Valisi Kemal Yurtnaç, 2017 yılı Mali Destek Programları kapsamında 27 milyon TL kaynak kullandırılacağını söyleyerek, “Orta Anadolu Kalkınma Ajansı 2017 yılı Mali Destek Programlarının değerlendirme süreçleri devam etmekte olup en kısa zamanda destek almaya hak kazanan başvuru sahiplerini açıklamayı planlıyoruz. Toplam 27 milyon TL kaynak kullandırılacak olup KOBİ’ler için 10 milyon TL, Kar amacı gütmeyen kurumlar için de 17 milyon TL kaynak ayrılmıştır” dedi.

    ORAN’ın çalışmaları hakkında bilgiler veren Yurtnaç, şunları söyledi:

    “Nisan ayının sonunda Sivas ilimizde ORAN’ın yararlanıcı olduğu ve Avrupa Birliği’nden alınan fon ile kurulan Sivas İŞGEM’in açılışını gerçekleştirdik. Toplam 7,2 milyon Avro hibe ile kurulan İŞGEM’de 1.000 metrekare açık alan, 8.000 metrekare işliklerin alanı ve 2000 metrekare idari bina olmak üzere toplamda 10.000 metrekare kapalı alan olup farklı metrajlarlarda 35 adet işlik de yer almaktadır. Şimdiden işliklerin 2675’i doldurulmuş olup teknolojik tabanlı üretim yapan firmalar çalışmaya başlamışlardır. Sivas’ta çocuk dostu turizm temalı kongre Cumhuriyet Üniversitesi ile beraber organize edilmiş olup, ülkemizin farklı üniversitelerinden ve kurumlarından 200 civarı uzman turizm ve çocuk temasını Sivas özelinde geliştirmeye çalışmışlardır. Kalkınma Ajansımızın desteği ile Bölgemizde yürütülmekte olan Tıbbi Aromatik Bitkilerin yaygınlaştırılması faaliyeti neticesinde Kayseri’de örnek ekimi yapılan Adaçayı bitkisinden yüksek verim alınmış olup İl Tarım Müdürlüğü koordinasyonunda ilçelerdeki çiftçilerimize adaçayı hakkında bilgi verilmekte ve ekiminin başlaması noktasında çalışmalarına devam ettiğini” söyledi.

    Yozgat Sarıkaya ilçesinde bulunan Tarihi Roma Hamamının turizme kazandırılması anlamında Yozgat Valiliği önderliğinde başlamış olan çalışmalar hızla devam etmekte olup ilçenin Roma Hamamı odağında şehircilik ve kentleşme anlamında ilerleme planının çıkarılması çalışmalarına başlanılmıştır. Son olarak, Kayseri organize Bölge Müdürlüğü tarafından Ajansımıza sunulmuş olan Kayseri Uluslararası Fuarcılık ve Kongre Merkezi güdümlü proje başvurusunu bugünkü toplantımızda görüşerek nihayete erdireceğiz ve en kısa zamanda Ajans-Kayseri OSB arasında sözleşme imzalanması planlanmaktadır.”

     

  • TÜRKİYE DİZAYN EDİLMEYE ÇALIŞILIYOR

    TÜRKİYE DİZAYN EDİLMEYE ÇALIŞILIYOR

    Günümüz dünyasın da bir ülkeyi ele geçirmenin en iyi yollarından birisi televizyon oyunları, Televizyon dizileri ve televizyonda ki yarışma programlarıdır. Bu bir çeşit psikolojik savaştır. Sizi, örf ve adetlerinize aykırı, ahlak kurallarınıza zıt, kültürünüzle hiç alakası olmayan dizilerlerle bağımlı hale getirerek oyalayıp uyutmak isteyen emperyalistler, siz uyurken de ülkenizi bölüp parçalayarak bölüşme planları yaparlar. Bir yandan diziler, yarışma programları ve magazin programları ile uyutulan millet diğer yandan ekonomik cihetten de çıkmaza sürüklenmektedir. Top yekun ülkeyi bu kıskaca alan küresel güçler; ülkedeki bütünlüğün içerisinde ki, etnik gurupları da özgürlük ve bağımsızlık vaatleriyle ayaklanmaya teşvik ederler. Küresel sermayenin yıllar önce Yugoslavya da uyguladığı planlar ve oyunlar daha dün Libya da, Irak da ve benzeri ülkelerde uygulandığı gibi daha bir sürü ülkede de uygulanacaktır.  Bu karışıklıkların organizatörleri; hem Afrika ülkelerinde hem de Asya ülkelerinde, Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere Birleşik krallığı olmuştur. Küresel güçlerin yeniden şekillendirmek istedikleri dünya da, bizim cennet vatanımız Türkiye de çok ciddi anlamda bu psikolojik savaşın içerisindedir. Ülkemizde yıllarca devam eden, Güney Doğumuzdaki terör olayları, işte içerisinde bulunduğumuz bu psikolojik savaşın neticesidir.  Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumu dahil bütün ulusal kanallarımızdaki dizilere, yarışma programlarına ve magazin programlarına bakacak olursanız göreceksiniz ki; bu dizilerin, yarışma programlarının ve magazin programlarının büyük çoğunluğunun bizim kültürümüzle, örfümüzle ve adetimizle uzaktan ve yakından hiçbir alakası yoktur. Hiçbir eğitici tarafı olmayan, hiçbir milli tarafı bulunmayan bu tür yayıncılığın olduğu ülkemizde ne yazık ki, Milli bir eğitim sistemimizde yoktur. Türkiye ye yeni bir şekil vermeye çalışan güçler; bizi, bize ait olan bütün manevi değerlerden kopartarak bölüp parçalamak için ne gerekiyor ise yapmaya bütün gayretleri ile çalışıyorlar.
    Arap ülkelerinde çıkardıkları çatışma ortamlarından faydalanarak, yurtlarından kaçmak zorunda olan ahaliyi bizim sınırlarımızda yığarak, ülkemizi büyük ekonomik zararlara uğratmak ve halkımızı huzursuz etmek isteyende yine Amerika ve İngiltere devletleridir. İster kabul edelim isterse de kabul etmeyelim, Türkiye; ülkelerinde rejimden şikayet eden, ülkelerinde çatışma olan ve ülkelerinde ekonomik huzur bulamayan Arapların ikinci adresi olmuştur.  Ülkemize göçe zorlanan bu Arap nüfusunu da planlarının bir parçası olarak, ülkemize gönderen küresel güçlerin mutlaktır ki, birçok emperyalist emelleri vardır. Türkiye küresel güçler tarafından dizayn edilmeye çalışırken, biz bir yandan seçim meşgalesi, diğer taraftan ise Kudüs ve Filistin meşgalesi ile boğuşuyoruz. Hal bu ki, bizim bir an önce uyanıp bu durumun farkına vararak çözümler üretmeliyiz. Türk insanının, hangi görüşten olursa olsun, ülke için birlik ve beraberlik içerisinde olması kaçınılmazdır. Her türlü fikir ayrılığını ve her türlü ayrılığı bir tarafa bırakıp Türkiye sevdasının altında birleşmeli ve tek yürek tek bilek olmalıyız.

     

  • KİŞİSEL HESAPLARIN ZAMANI DEĞİL

    KİŞİSEL HESAPLARIN ZAMANI DEĞİL

    Bu ifadeler Makine Mühendisleri Odası Yozgat Temsilcisi kardeşimiz Tahir Demirel’e ait… İktidar, Ana Muhalefet ve Muhalefet partilerinin temsilcilerinin bir araya geldiği İftar yemeğinde Ülkemiz ve Yozgat adına önemli mesajlar verildiğini baştan söyleyeyim…

    Böylesine güzel ve özel mesajların Ramazan ayında dillerden dökülmüş, topluma sosyal medya gibi bir takım iletişim araçları vesilesi ile ulaştırılmış olması güzelliklere aynı bir maneviyat katmaktadır.

    Bu anlamda Ramazan ayındaki buluşmalar daha da önemli olmaktadır. Tahir Başkanın konuşmasının devamına geçmeden iftar buluşmasının ayrıntısından bahsedeyim…

    Makine Mühendisleri Odası’nın geleneksel iftarı büyük bir katılımla yapıldı. Siyasiler, bürokratlar ve Bozok Üniversitesi öğretim görevlileri, bazı STK temsilcilerinin katılımı ile yapılan iftar yemeği birlik ve beraberlik adına da örnek görüntülere sahne oldu.

    Bu iftar yemeğinin bir başka güzel tarafı ise, 24 Haziran’da yapılacak seçimler öncesinde Türkiye genelinde tansiyon yükselse de Yozgat’taki birlik ve beraberliğin ne kadar üst düzeyde olduğunu gösterdi.

    Makine Mühendisleri Odası Başkanlığı paylaşma, yardımlaşma ve kaynaşmanın zirve yaptığı Ramazan ayının manevi hazzını oda üyelerine yaşattırırken, birçok rengi de aynı zamanda bir araya getirerek, bütün Sivil Toplum Örgütlerine örnek mesaj verdi.

    Şöyle ki, biraz önce de dediğim gibi seçimler dolayısıyla hassas süreçten geçtiğimiz şu günlerde yükselen tansiyona rağmen Ak Parti, MHP ve CHP il yönetici ve milletvekili adaylarının bir araya geldiği gören vatandaş buradan kendine düşen mesajı almış olmalıdır diye düşünüyorum.

    MMO Yozgat Temsilcisi Tahir Demirel’in konuşmasına: “Geleneksel olarak düzenlemiş olduğumuz iftar yemeğine katılarak bizleri onurlandıran siz değerli Gönül Dostlarımız, hepinizi sevgi ve saygılarımla selamlıyorum. Dost Meclisimize hoş geldiniz, şeref verdiniz. İçinde bulunduğumuz ayın feyiz ve bereketi hepinizin ve hepimizin üzerine olmasını Yüce Mevla’dan temenni ediyor, katılımınızdan dolayı hepinize teşekkür ediyorum. Türk – İslam Medeniyeti’nin fertleri olarak bizlere düşen görev, kendimizi geliştirerek; mikroda Şehrimizin ve ülkemizin, makro da Gönül coğrafyamızın ilerlemesine ve gelişmesine katkı sağlamak, ülkemize daha faydalı bireyler olmaktır. Bunun için kişisel hesaplardan kurtulup, Çanakkale de, Sakarya da ve son olarak 15 Temmuz gecesi tüm Türkiye de ben yerine biz deyip, farklılıklarımızı zenginlik olarak görüp birlikte, sermaye güçlerin iç ve dış taşeronlarla üzerimize oynadığı oyunu bozduysak. Şuurlu bir şekilde Türk-İslam Medeniyetine sıkıca sarılıp çok çalışmaya devam etmeliyiz. İçinde bulunduğumuz mübarek ayın bereketinden istifade ederek insanlık için hem çalışmalı hem de dua etmeliyiz.”

     

  • VATANDAŞ MHP’Yİ BU SEFER DAHA GÜÇLENDİRECEK

    VATANDAŞ MHP’Yİ BU SEFER DAHA GÜÇLENDİRECEK

    Son zamanlarda nereye gitsem karşıma MHP çıkıyor…

    Kadın Kolları,

    Gençlik Kolları,

    Partinin Ak saçlıları adeta arı misali çalışıyor…

    MHP İdeolojik parti olmasından dolayı birçok ayrıcalıklara birden sahip bir partidir. Geçmişi en güçlü olan partilerin başında MHP gelmektedir.

    MHP bugün bu avantajını genç Milletvekili adayları ile daha da güçlü kılmaktadır. Bütün partileri takip etmeye çalıştığım için MHP’yi yakın takibe alamamıştım. Birkaç gündür özellikle Kadın Kollarının mahallelerdeki yaptığı çalışmalar görmezden gelinmemesi gereken bir çalışma olarak karşıma çıktı.

    Önce Milletvekili adaylarının çalışmalarına bakalım: MHP Yozgat Milletvekili Adayı Ethem Sedef, seçim çalışmaları kapsamında esnafları ziyaretlerini sürdürüyor. 24 Haziran’da yapılacak Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekilliği seçimleri için merkez ve ilçelere ağırlık veren Sedef, halktan yoğun destek görüyor.

    Ülkücü camianın içerisinden yetişen ve başta 15 Temmuz süreci olmak üzere dik duruşu ile dikkat çeken Sedef, halkın yakın ilgisi ile karşılanıyor.

    Seçim çalışmaları çerçevesinde esnaf ve vatandaşlarla bir araya gelen Sedef, Halkın teveccühüyle karşılaşıyor.

    Sedef, “Esnaf ziyaretlerimizi sürdürmekteyiz. Ziyaret ettiğimiz esnafların sorunlarını ve isteklerini dinliyoruz. Gerekli notları alıp, şimdiden çalışmalara başlayacağız. MHP olarak halkın içindeyiz ve içinde olacağız. Halkımızın, esnafımızın sesini dinliyoruz’’ dedi.

    Halkın büyük teveccühüyle karşılaşan Sedef, sıkmadık el çalmadık kapı bırakmayacaklarını söyledi.

    Sedef, 24 Haziran seçimleri öncesinde halkın, Milliyetçi Hareket Partisine en fazla teveccüh gösterdiği seçimin olduğunu söyledi.

    Sedef, “Daha önceki seçimlerde Milliyetçi hareket partisinin önünde kumpaslar, kasetler, Müslüman Cumhurbaşkanı, 1 Kasım sendromu gibi birçok takıntılar vardı. Halkımızın Milliyetçi Hareket Partisi’ne karşı yoğun bir teveccühü var.

    Özellikle esnafların büyük bir ilgisi ve sevgisi var. Gençlerin, kadınların, milletimizin partimize karşı ilgisi sevgisi bambaşka oldu. Milliyetçi Hareket Partisinin Mecliste daha fazla milletvekili ile temsil edilmesini istiyorlar. Bunun içinde 24 Haziran seçimlerinde MHP’ye oy vereceklerini ifade ediyorlar” dedi.

    Seçime 24 gün kaldı. Bu zaman içinde aksi bir durum söz konusu olmaz ise, ve bütün bu çalışmaları dikkate aldığımızda sözümün başında dediğim gibi Yozgatlılar MHP’yi Meclise daha güçlü göndermek için gereğini yapacaklar.

     

  • PARTİLERİN ADAY TANITIM ÜZERİNE

    PARTİLERİN ADAY TANITIM ÜZERİNE

    Partilerin aday tanıtım programları önemlidir… Taraftarına mesajdır bu tür etkinlikler, aynı zamanda seçmenle de kucaklama fırsatı olmaktadır.

    Fakat Yozgat bu konuda biraz ketum davranıyor… Geçenlerde Kırıkkale ve Kırşehir’de partilerin aday tanıtım programları ile ilgili haber ve görseller dikkatimi çekti!

    Parti teşkilatları bu çalışmaları o kadar çok önemsemişler ki, yapılan çalışmaların hiçbirisinde cimri davranmamışlar…

    Her parti yaptığı etkinlik ile “Seçime en hazır parti biziz” mesajı vermişler…

    Bütün partiler gün evveli basın da yer almak için adeta aralarında bir yarış başlatmışlar, bu yarış bugün dahi devam ediyor…

    Peki, birde bizde durum hangi noktada, biraz da bunu konuşalım… Yozgat’taki siyasi partiler ve Milletvekilleri adayları henüz reklamın nasıl yapılacağını, tanıtımın nasıl olması gerektiğinden haberdar değiller.

    Bu konuda en önemli gösterge olarak İYİ Parti ve evvelsi gün CHP’nin yaptığı Milletvekili aday tanıtım programını gösterebilirim…

    Şuanda Yozgat’ın gündeminde çalışmaları ve aday tanıtım toplantıları ile dikkat çeken MHP ve AK Parti bulunmaktadır.

    Bu konuda MHP’nin bir adım daha önde koştuğunu söylersem yanlış bir tespit yapmamış olurum… Çünkü seçim çalışmalarının ramazan ayında denk gelmesini dahi günün anlam ve önemine uygun yapmaktadır.

    MHP’nin seçim otobüsü hemen her gün birden fazla İlçeleri dolaşarak, farklı görüntü vermektedir. Milliyetçi Hareket Partisi Milletvekili adayları da aynı şekilde Yozgat’ı adeta kuşatmış durumdalar.

    Birazda AK Partiden bahsedelim istiyorum. AK Partinin bu seçimdeki en önemli kozu Bayan adayın olmasıdır… Takip ettiğim kadarıyla seçmen AK Partinin 3’üncü sıra adayı Sibel Yıldırım’ı çok sevdi. Sibel Yıldırım’ın en önemli bir başka özelliği de parti teşkilatlarının dışında Yozgat’ın her bölgesinde tanınmasıdır.

    CHP’de de bayan aday var ama CHP henüz bu avantajı kullanmış değil, böyle devam ederse bundan sonra pek niyetli olmadıklarını yapılan çalışmalardan anlıyoruz.

    Görünen o ki, 24 Haziran Seçimleri Yozgat açısından MHP ile AK Parti arasındaki yarış ile devam edecek.

  • BOZDAĞ 4 VEKİLLE MECLİSE GİTMEK İSTİYOR

    BOZDAĞ 4 VEKİLLE MECLİSE GİTMEK İSTİYOR

    K Parti Yozgat’ta seçim çalışmalarına aday tanıtım toplantısı ile başladı. Toplantıya katılan Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Yozgat’ın AK Parti’de başarı çıtasının çok yüksek olduğunu söyledi. Bozdağ, bu çıtanın 24 Haziran seçimlerinden sonra daha yükseleceğini belirterek, yüzde 85’lere çıkmasını istedi.
    Yozgat’ın bugüne kadar hep Ak Parti dediğini dile getiren Bekir Bozdağ, “Genel ve mahalli seçimler ile halk oylamasında hep destek verdiniz. Ankara’da hep göğsümüzü kabarttınız. Onurlu ve gururlu durduk. Sizlerin sayesinde. Allah hepinizden razı olsun” dedi.
    24 Haziran’da Erdoğan kaybetti diyenlere en güzel mesajı Yozgat’tan vereceklerini ifade eden Bekir Bozdağ, “Liste de olanlar da, olmayanlar da Yozgat sevdalısı. Siyaset ince ve uzun bir yoldur bugün olmadı yarın var. Bıkanlar, usananlar, sıkılanlar bu yola adım atmayacaklar. Aday olmayan arkadaşlarımız da aday olanlar kadar çalışacaklar. Her bir arkadaşım Yozgat’ın bütün köylerini, beldelerini, mahallerini, ilçeleri gezecekler. Çalınmadık kapı, sıkılmadık el bırakmayacaklar” diye konuştu.
    Geçmişte Yozgatlı bir kadın milletvekilinin olduğunu ama onun da Yozgatlı olmadığını hatırlatan Bekir Bozdağ, “Yozgat’ın tarihinde ilk defa Yozgatlı bir kadın AK Parti Listelerinde. Yozgat’ta bu seçim
    Kadınların vaktidir. 24 Haziran’da kadınların desteği ile inşallah 4-0 yapacağız” ifadelerini kullandı.
    ‘İskender Minar gençlerin adayıdır’ diyen Bekir Bozdağ, “Yeni dönemde emin parlayan yıldızlardan biri olacaktır. Siz sandıkta onu boğmak isteyenlere, sandığın dibinde koymak isteyenlere izin vermeyin. Göreceksiniz bir daha ki dönemlerde bizim gür sesimiz olacaktır. Ben Yozgatlı kardeşlerimizin ‘tamam, İskender devam’ diyeceklerini umuyorum” dedi.
    Geçen seçimde Bağımsız adaya oy veren Yozgatlılara seslenen Bekir Bozdağ, AK Partiye oy vermesini istedi.
    Bozdağ, “Hizmet’in adresi için ter dökmenin adresi Ak Parti’dir. Bu sefer AK Parti demeye, AK Partiye sahip çıkmaya çağırıyorum” diye konuştu.
    Yusuf Başer’in siyasette tecrübe sahibi olduğunu vurgulayan Bekir Bozdağ, “Nerede hangi iş biter bunları çok iyi bilen başarılı bir kardeşimiz. Yeni dönemde tecrübesi ile Ankara’da ve Yozgat’da ki bilgi birikimi ile büyük katkı sunmaya devam edecektir” dedi.
    Yozgat’ın AK Parti’de başarı çıtasının çok yüksek olduğunu kaydeden Bekir Bozdağ, “En son halk oylamasında yüzde 75 evet oyu çıkardık. İnşallah 24 Haziran’da Yozgat’ta yeniden AK Parti diyecek, Yeniden Erdoğan diyecek ve sistemi yürürlüğe koyacaktır. Ben inanıyorum ki yüzde Yozgatlılar 24 Haziran’da Recep Tayyip Erdoğan beyefendiyi yüzde 85’lere varan bir oranla oy vererek Cumhurbaşkanlığına göndereceğini” söyledi.

  • SIRTIMI YOZGATLILARA DAYADIM

    SIRTIMI YOZGATLILARA DAYADIM

    24 Haziran seçimlerine en hazır parti AK Parti gibi görünse de… MHP teşkilatlarının gücünü ortaya koyarak, seçim çalışmalarına en erken başlayan Parti oldu…

    Birçok Parti seçim ofisi tutalım mı, tutmayalım mı? Halen bu sorunun cevabını bulmaya çalışırken, MHP seçim karargahını açarak, seçim çalışmalarının en başında yer aldı.

    Hafta sonu MHP açısından yoğun geçti… Cumhuriyet Meydanındaki seçim iletişim merkezinin açılış törenine Milletvekili Adayları Ethem Sedef, Yusuf Mertoğlu, Osman Gözan, Ahmet Özbek, İl Başkanı Ferhat Altan, Merkez İlçe Başkanı Tekin Irgatoğlu, Kadın Kolları Başkanı Gülseren Sarıoğlu ve partililer katıldı.

    MHP Milletvekili adayı Ethem Sedef, sırtını Yozgatlılara dayadığını söyledi. Sedef, “Biz Yozgatlılar birbirimizi severiz ve sahip çıkarız. Ben şundan eminim ki Yozgatlı evladına sahip çıkacak. Bende Mecliste Yozgat’ın gür sesi olacağım. Yozgat için çalışacağım. Siz beni 37 yaşında milletvekili seçerseniz eğer bende bundan önce hizmet getirmeyenler gibi yaparsam namerdim. Sizlerinden bana sahip çıkacağınızdan emin olduğum gibi. 24 Hazirandaki seçim bugüne kadar yapılan seçimler içerisinde en önemli olanıdır. Milletimizin bu Cumhur ittifakına sahip çıkmasını istiyoruz. Bu Cumhur ittifakı ülkemizin üzerinde oynanan kirli oyunların karşısında dimdik duracaktır. İktidara karşı en sert eleştiriyi biz yaptık. Ama bugün o gün değil. Ülkemiz üzerinde oynanan oyunlara cevap verme günü. 24 Haziranda bu oyunlara sandıkta en büyük cevap verilmelidir. Çünkü Yozgat’ın en hassas meselelerinden birisi ilk önce Allah’a imandır. Ardından vatanınıdır, milletidir, bayrağıdır” dedi.

    MHP Milletvekili Adayı Yusuf Mertoğlu, milletvekili seçilmesi halinde meclis çalışmaları dışında Yozgat’ta olacağını ifade etti. Mertoğlu, “Yozgat’ı bilen, oraya gittiği zaman Yozgat’ı unutmayan, Yozgatlının sıkıntısını orada hisseden vekilleri göndermenizi istiyorum. Sizin vekiliniz olacak kişileri seçin. Şimdiye kadar hep ithal aday geliyordu. Şimdi bakın adaylara hepsi sizlerin yakından tanıdığı bildiği isimler. Devlet Adalet Sarayı yaptım diye, Valilik Sarayı yaptım diye övünemez. Devletin üretimin önünü açıp, destek olması lazım. Çiftçinin önünü açması lazım. 16 belde göçten dolayı kapandı. O göçün sıkıntısını çekenlerden biriyim. 16 yıldır bu Yozgat’ın göçü durdurulmadığı gibi daha da arttırıldı. Hani marka şehir nerede kaldı. 1973 yılından bu yana Milliyetçi Hareket Partisinde çalışıyoruz. Şimdi de yetki verdiğiniz takdirde Yozgat’a hizmet edeceğiz. Ben söz verdim. Meclis çalışmalarının dışında Yozgat’ta olacağını” vurguladı.

    Bütün bunlar bir tarafa bana göre MHP Merkez İlçe Başkanı Tekin Irgatoğlu’nun mesajı da önemliydi. Ülkemiz üzerinde oynanan oyunların bir bir bozulması için 24 Haziran’ın önemli bir yol ayrımı olduğuna işaret etti. Irgatoğlu, ülkücülerin 15 Temmuz gecesi olduğu gibi seçim sürecinde tek vücut olması gerektiğini belirterek Yozgat’ın oyunları bozacak süreçte 4 milletvekilini de meclise göndereceğine inandığını söyledi.

    Dipnot: Hafta sonu Cumartesi günü İYİ Parti dünde AK Parti seçim çalışmalarını Milletvekili aday tanıtım programı ile başlattı…

  • PARTİLER İÇİN ARTILAR-EKSİLER…

    PARTİLER İÇİN ARTILAR-EKSİLER…

    Bundan sonraki süreç bütün partiler için balıksırtı…

    Her konuşma,

    Her açıklama,

    Her ifade, her söylem,

    Kısaca atılan ya da atılacak her adım, hareket partiler için artıda olabilir, ekside… AK Parti evvelsi gün seçim beyannamesini kamuoyuna duyurdu…

    Dedik ya her söylem partiler için artıda olabilir ekside, bu sebeple AK Partinin artılar kadar eksileri de kendiliğinden ortaya çıkıyor…

    Şöyle ki, AK Parti Türkiye’de 16 yıldır tek başına iktidar…

    Bu sebeple söylemeler çok önemlidir, Biz şimdiye kadar şunları yaptık, şimdide bunları yapacağız demek başka bir şey… Bir de tam tersi söylemlerde bulunmak çok başka bir şeydir.

    Ak Parti; Cumhurbaşkanlığı Seçimleri ve Genel Seçimler, Seçim Beyannamesini açıkladı. Beyanname ile ilgili dünden bu yana İş Dünyasından ve Sivil Toplum Kuruluşlarından farklı şekillerde açıklamalar gündeme düşmeye devam ediyor…

    Mesela konu üzerine bir açıklama yapan TÜMSİAD Genel Başkanı Yaşar Doğan; “Bildiride yer alan ‘İstikrarlı ve Güçlü Ekonomi’ alt başlığı erken seçim sonrasında beklediğimiz ekonomik düzenlemeleri açıklar nitelikte. Bizler de TÜMSİAD olarak bu çalışmalar kapsamında üzerimize düşen bütün görevleri yerine getirmeye devam edeceğiz” dedi.

    Beyannamede dikkat çeken alt başlıkları değerlendiren TÜMSİAD Genel Başkanı Yaşar Doğan; “Yüksek, nitelikli ve kapsayıcı büyüme ile istihdama öncelik verilmesi ve bu kapsamda yeni kararlar alınması, yerli üretimi destekleyecek ve Kobilerimizin de rahat bir nefes almalarını sağlayacaktır. Özel sektörün piyasalardaki rolünün arttırılacak olması da, yerli ve milli üretime katkıda bulunacak. Yüksek katma değerli sektörlerin ekonomimizdeki payının arttırılması, ülkemizi daha da rekabetçi bir konuma getireceğine” dikkat çekti.

    “Milli gelirden araştırma ve geliştirmeye ayrılan bütçenin yüzde 2 ye çıkarılması, ülkemizi daha fazla teknoloji üreten konumuna yükseltecektir. Üretimin çoğalması kapsamında artacak olan ihracat rakamları dışa bağımlılığımızı da azaltacaktır.” Şeklinde konuşan Doğan, sözlerini şöyle sürdürdü; “AK Parti döneminde büyük ölçüde gerileme kaydedilen enflasyonun da, istikrar devam ettiği sürece, seçim sonrasında ortadan kaldırılacağına inancımız sonsuzdur” dedi.

    Faiz lobisine de değinen Doğan; “Beyannamede yer alan, maliye politikası ile fiyat istikrarının sağlanacak ve faizlerin oluşturduğu maliyet baskısını azaltacak tedbirlerin alınacak olması, güçlü ekonominin yolunu açacaktır.”

     

  • BOZDAĞ ÖNEMLİ AÇIKLAMALARDA BULUNDU

    BOZDAĞ ÖNEMLİ AÇIKLAMALARDA BULUNDU

    Seçim süreci hızla devam ederken, partilerin önemli isimleri de seçim bölgelerinde vatandaşları bazı bilinmeyen konularda aydınlatmaya çalışıyor…

    Yozgat’a her gelişinde önemli açıklamalarda bulunan Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bekir Bozdağ bu seferde yaptığı konuşmada Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) 25 Haziran’da Türkiye’nin tekrardan parlamenter sistemle yönetilecekmiş gibi bir algıyla milleti aldatmaya çalıştığını belirterek, CHP’nin Türkiye’de sistem değişmemiş gibi seçim hazırlığı yaptığını söyledi.

    Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bekir Bozdağ, Yozgat’ta seçim propagandası ve seçim takvimi hazırlamak için partililer, il ve ilçe belediye başkanları ile Yozgat Belediyesi Bilal Şahin Kültür Merkezi Konferans Salonu’nda bir araya geldi. Programda açıklamalarda bulunan Bozdağ, muhalefetin her zaman AK Parti’nin gerisinden geldiğini söyleyerek, “Muhalefet bizim çok ama çok gerimizden geliyor. Türkiye’nin hükümet sistemi değişmiş, cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi kabul edilmiş, 24 Haziran’da sistem bütün kurallarıyla uygulamaya fiilen ve resmen girecek ama adamın hala gözü eskide. Eski hal muhaldir. Yeniden ona dönme imkanı yoktur. Millet değişime evet demiştir ama bunlar hala sistem değişmemiş gibi devam ediyorlar. Sanki Türkiye’de sistem değişmemiş gibi seçim hazırlığı yapıyorlar.
    Türkiye’de sistem değişmemiş gibi propaganda yapıyorlar. 25 Haziran’da yeniden parlamenter sistemle yönetilecekmişiz gibi bir algıyla milleti aldatmaya çalışıyorlar. Beyler sistem değişti, kafayı kuma gömmenin kimseye bir faydası yok. Hele CHP’ye hiç ama hiç faydası yok” dedi.
    CHP’nin değişimi henüz hazmedemediğini vurgulayan Bozdağ, “CHP’nin yeni hükümet sistemini daha iyi nasıl yapacağını açıklaması lazım. CHP’nin adayı ile cumhurbaşkanlığı hükümet sistemiyle Türkiye’yi daha iyi nasıl yöneteceğine dair formülleri varsa onları açıklamalı. Yeni sisteme göre Türkiye’yi nasıl inşa edeceğini açıklamalı. Ama bakın o taraflarda bunların bezi yok. Çünkü değişimi henüz hazmedebilmiş değiller. Allah’ın izniyle 24 Haziran değişimi hazmedemeyenlere değişimi hazmettirme günü olacaktır. Artık Türkiye’ye hükümet sistemi değişti ve bunu hep beraber göreceğiz hep beraber meyvelerini alacağız. Onlar bunu öğrenmemişlerse ben eminim ki seçmenlerimiz aziz vatandaşlarımız onlara bunu eninde sonunda öğretecektir” şeklinde konuştu.
    “Tek motivasyonları cumhurbaşkanımıza düşmanlık”
    Bozdağ, açıklamasının devamında şunları söyledi:
    “Herkes bir araya geldi. Dışarıdan kaybettirmek için uğraşanlar var. İçeride de bakın birbirine benzemez ne kadar insan varsa Recep Tayyip Erdoğan düşmanlığında ittifak ederek bir araya geldiler. Tek motivasyonları cumhurbaşkanımıza düşmanlıktır. Bunların başka hiçbir motivasyonu yok. Konuştukları da söyledikleri de öyle projeleri de yok. Biz geldiğimizde şunu bunu yapacağız. Hepsi cumhurbaşkanımıza nefret ve düşmanlık üzerine kurulmuş söylemler, iddialar ve tamamı da yalan ve iftira üzerine milleti aldatmak üzere kurulmuştur. Nefret ve düşmanlık üzerine kurulan bir cephenin bu millete bir faydası var mı mümkün mü? 24 Haziran’da es kaza bunların dediği olsa bayramı bunlar mı yapar yoksa İsrail mi yapar? Seçim başarısını kim kutlar? Berlin’de mi kutlanır, Ankara’da mı kutlanır, Paris’te mi kutlanır Ankara’da mı kutlanır? Emin olun eğer ayağımız bir tökezlesin bütün başkentler ayağa kalkarlar. Bu başkentler Türk milletinin menfaati için bugüne kadar hiç ayağa kalktılar mı? Bundan sonrada kalkmazlar. Millete milletin aleyhine bir iş yaptırıp ondan sonra da bunun keyfini yaşarlar. Onları sevindirmeyeceğiz ve o milletin sokaklarındaki insanlar ayağa kalkacak. Eli nasırlı Yozgatlı bayramı burada, Konyalı Konya’da, İzmirli İzmir’de Diyarbakırlı Diyarbakır’da yapacak. Biz burada sevineceğiz.

    Yerli ve milli olanlar milletin ve devletin hukukunu her tür hukukun üstünde tutanlar büyük bir başarıya imza atacaklar”

  • ARTIK SÖZ YOZGATLILAR’DA…

    ARTIK SÖZ YOZGATLILAR’DA…

    Temayüller yapıldı, anketler düzenlendi… Görüldüğü gibi teknolojinin her türlüsü kullanıldı, ne bir eksik ne de bir noksan taraf bırakılmadı.

    Gelinen noktaya baktığımızda kolay kolay dönüşü olmayan bir yoldayız…

    An itibariyle Aday listeleri açıklandıktan sonraki ilk şok atlatıldı. Şimdi herkes gerçeklerle karşı karşıya… Tabi ki listelerden yana dertli olan çok…

    Çok sayıda aday adayı olması her ne kadar iyi olsa da, bunun bir de kötü yanı var… Şöyle ki, şuanda bir o kadar sayıda istediğini alamamış aday adayı var demektir…

    Bunların bir kısmı açıktan belli etmese de, doğal olarak küsecek, bir kısmı kabullenecek, bir kısmı kendince intikam senaryoları oluşturacak, bir kısmı ise benden önce ülkenin öncelikleri diyecek ve önüne bakıp çalışmaya devam edecek…

    Yozgat’ta siyasi partilerin içinde bulunduğu ortamlarda fokurdamalar başladı!.. Yansımalarını hissetmemek veya duymamak mümkün değil… Bunlardan dışarıya yansıyan olur mu bilemiyorum.

    Ama şimdilik öyle kayda değer bir durum yok… Bu dönemde birileri daha çok Yozgatlı aday… Daha çok merkezin önceliklerini bilenlerden aday olsun, beklentisine sahip…

    Hazır yeri gelmişken şunu söylemeliyim… Bölgecilik konusu kötü bir hastalıktır, bünyeyi içten içe kemirir, ince hastalık gibidir. Dolayısıyla böyle düşünmemek gerekiyor, Yozgat’ı bir bütün olarak görmek, her yerin ihtiyacını bir planlama sonucunda karşılayacak çalışma yapılmalıdır.

    Ama görünen o ki, Siyasi partilerin birçoğu için Yozgat, Genel merkezlerin kontenjanları için arka bahçe olarak görülüyor… Nasıl olsa Yozgat kabul eder anlayışının bir tarafı da yok gibi…

    Her şeyde aynı durum… Zaman çok az… Bu durumda iş teşkilatlara düşecek… Teşkilatlar çok daha fazla yorulacak, emek sarf edecek…

    Çünkü bu adayları Yozgat’a bu kadar kısa sürede tanıtmak çok zor olacak… Eğrisiyle doğrusuyla, Yozgat takip ediyor, bekliyor… İzleyecek, Görecek ve kararını zamanı geldiğinde verecek… Bir kısım başarılarla anılacak, Bir kısım ise başarısızlıklarıyla…

  • BEĞENDİNİZ Mİ?

    BEĞENDİNİZ Mİ?

    Bugün Yeni Valilik binasını konuşacağız… Vatandaş burası için “küçük saray” diyor.

    Kaç tane oda var?

    Kaç tane bölmeden oluşmaktadır?

    Ne kadar personel çalışacak?

    Yeni personeller alınacak mı?

    Kaç tane kurum bu çatının altında hizmet verecek?

    Kaç paraya yapıldı?

    Merak etmeyin bu soruların hepsinin cevabı var…

    Doğru ya da yanlış! Şimdi bunları tartışmanın kimseye faydası yok. Dolayısıyla bu tür tartışmaları yeniden gündeme getirmek sadece zaman kaybı olacağı için biz bundan sonra neler yapılacak, bunları konuşalım…

    Şimdi daha önceden belirlenen bütün kurumlar aynı çatı altında bir araya geldi. En son Valilik makamı kalmıştı, hafta başında vali bey’de yeni yerine geçince süreç tamamlanmış oldu.

    Evvelsi gün Yeni Valilik Binası Basın mensuplarına tanıtıldı… Bizzat Vali bey tarafından hangi katta neler var, tek tek anlatıldı…

    Tanıtım sırasında Valimiz Kemal Yurtnaç, fiziki ve genel durumu bakımından modern binalarda hizmet sunmanın güzel olduğunu belirterek, önemli olanın vatandaşlara kaliteli hizmet sunmak olduğunu söyledi.

    Yapımına 2014 yılında başlanılan ve Selçuklu-Osmanlı mimarisine sahip olan Yozgat Valiliği Hükümet binasının halka hizmet vermeye başladığı hatırlatıldı.

    İlimiz Valisi Kemal Yurtnaç, yeni hükümet binasında Yozgat’ta görev yapan ulusal ve yerel basın mensuplarıyla bir araya geldi. İlk olarak gazeteciler için yeni hükümet konağına yaptırılan Basın İletişim Merkezi’nde açıklamalarda bulunan Vali Yurtnaç, Yozgat’ın modern bir binaya kavuştuğunu ifade etti.
    40 bin metrekare kapalı alana sahip binada valiliğe bağlı 19 kurum ve 700 personelin hizmet vereceğini anlatan Vali Yurtnaç, yeni hükümet binasında hizmet kalitesinin daha da artacağını dile getirdi.
    Yozgat Valiliği olarak her zaman sonuç odaklı çalışmalar yürüttüklerini anlatan Vali Yurtnaç, amaçlarının hizmet standartlarını artırmak ve hükümet binasını kullanılabilir hale getirmek olduğuna vurgu yaptı. Hükümet binasının şehrin kalbi olacağını hatırlatan Vali Yurtnaç, “Binanın çevre güvenliği ile ilgili çalışmalarımız sürüyor. Eski valilik binasında park yeri sorumuz vardı burada 370 araçlık otoparkımız olacak ve park sorunumuz kalmayacak. Geldiğim günden beri söylüyorum. Şehrin ciğerlerini doldurmuşlar bu şehir nefes alamıyor. Biz kamu birimlerini şehrin merkezi dışına alarak şehri nefes alır hale getireceğiz” dedi.
    Sözlerini bir müjde ile tamamlayan Vali Yurtnaç son olarak ise eski Şifa Hastanesi ve Toprak Mahsulleri Ofisini de kamulaştırarak bu alanda Demokrasi Meydanı oluşturacaklarını söyledi.

  • SİYASETTE KAZAN KAYNAMAYA BAŞLIYOR

    SİYASETTE KAZAN KAYNAMAYA BAŞLIYOR

    Hatırlatmak bakımından söylüyorum… Bu seçim Yozgat açısından çok çekişmeli geçecek. Yozgat hangi parti olursa olsun çanta kekli olmaktan çıktı. Bunun ilk sinyalini MHP Ethem Sadef’i liste başı göstererek verdi.

    Daha sonra ikinci sinyal CHP’den geldi… Yozgat’ta CHP denildiğinde ilk akla gelen isimlerden olan Ali Keven’in liste başı oldu, bu seçimlerde merkez ağırlığının kaç okka olduğunu gösterecek.

    Peki, siyasette genel durumda ne var, ne yok. Bilindiği gibi geçtiğimiz günlerde cumhurbaşkanı adaylarının oy pusulalarındaki yeri belli olmuştu…

    Şimdide İttifakların ve siyasi partilerin sıralaması da belli oldu… MHP’nin ardından dün de kalan partilerin milletvekili adayları belli oldu… Bu hafta içinde siyaset arenası iyice ısınacak… Partiler ve adaylar sahaya inecek, velhasıl her yanımız siyaset olacak.

    Zaten toplum iyice politize olmuş durumdaydı, şimdi de siyasetle yatıp siyasetle kalkacağız… Fakat toplum bu konuda fazlasıyla gergin… Ve insanlar fazlasıyla kendinden olmayanlara karşı sert söylemlerde bulunuyorlar.

    Bu durum büyük sıkıntılar ortaya çıkarabilir… Gergin olan ortam bir anda yanlış olaylara yol açabilir… Bu nedenle siyaset erbaplarının, teşkilat üyelerinin söylemlerini yapıcı hale getirmesi gerekiyor… Eğer adaylar da liderlerin  sert üslubunu sokağa taşırsa, ülkemizde istenmeyen olaylar ortaya çıkabilir… Umarım ülkemizde ve Yozgat’ta bu konuda daha duyarlı hareket etmeye başlarız… Yozgat’ı arkadaşlarımız adım adım dolaşıyor, mahalle ve sokağın nabzını tutmaya çalışıyoruz.

    Bütün gayretimiz ve çabamız sizlere doğru ve tarafsız bilgiyi aktarmaktır. Halka mikrofon uzattığımızda gerginliği net şekilde görebiliyoruz… Siyasetçiler de akşamdan itibaren seçim bölgelerine gelmeye başladılar. Bu hafta Yozgat’ın dört bir yanına dağılacak daha çok kitleye ulaşmak adına tüm argümanları yoğun şekilde kullanacaklar…

    Çünkü zaman çok dar… Yozgatlılara da buradan bir çağrı yapmak istiyorum… Lütfen birbirinize karşı daha saygılı olun… Bırakın fikirler çatışsın, konuşun, uygun üslupla tartışın ama daha fazlasının olmasına da müsaade etmeyin… Umarım bu dönemi huzurlu bir şekilde geçiririz, Ve 24 Haziran sonrası da her şey daha güzel olur…

    Son bir hatırlatma yapmak istiyorum… Milletvekili adayları geldiğinde sessiz kalmayın, neden aday olduğunu, Yozgat’a ne kattığını, bundan sonra ne katmayı düşündüğünü açık açık konuşun, oyunuzu alacağınız cevaba göre vermelisiniz.

  • YOZGAT AŞIĞI BİR GENÇ

    YOZGAT AŞIĞI BİR GENÇ

    Haftanın ilk gününe merhaba derken, bugünkü yazımda örnek alınacak bir davranışa dikkat çekmeye çalışacağım… İnsanın Ülkesine ve memleketine hizmet etmesinin önünde hiçbir engel olmadığını yaptığı çalışmalarla anlatmaya çalışan bir kardeşimizden bahsedeceğim.

    Bu insanın kim olduğunu merak ettiniz değil mi? 

    Aslında tanıyorsunuz, caddede, sokakta rastladığınız birisi, isminden bahsetmeye başladığımda “tamam” diyeceğinizi bildiğim için hemen anlatmaya başlıyorum… Dağcılık Federasyonu Yozgat İl Temsilcisi Kemal Emre Akdere…

    En son yaptığı çalışma Bozok Üniversitesi BESYO öğrencilerine uygulamalı eğitimi Kazankaya Kanyonu’nda vererek buranın tanıtıma farklı bir katkı sundu.
    Dağcılık Federasyonu Yozgat İl Temsilcisi Kemal Emre Akdere, Bundan önceki çalışmasında olduğu gibi bu çalışmasıyla da Yozgat’ın tanıtım elçisi olduğunu iyiden iyiye göstermiş oldu.

    Yozgat’ın doğa güzelliklerini okumaya gelen öğrencilere tanıtmak için her fırsatı kullanmasını çok iyi bildiği gibi ne kadar mahir birisi olduğunu yazdığı köşe yazılarında da ayrıntılara dikkat çeken Kemal kardeşimiz Bozok Üniversitesi BESYO öğrencilerine uygulamalı olarak verilen doğa sporları dersini bu kez Yozgat’ın turizme tam anlamıyla kazandırılamayan nadide güzelliklerinden sadece birisi olan Kazankaya Kanyonu’nda yaptırdı.

    Oldukça verimli geçen derste Akdere hem teorik hem uygulamalı bilgiler verirken, Yozgat’ın doğa güzelliklerinin de bir kez daha gündeme gelmesine vesile oldu.
    Dağcılık sporunun tanıtılması aynı zamanda Yozgat’ın görünmeyen güzelliklerine dikkat çekilmesi için Kazankaya Kanyonu’nda üniversite öğrencilerine uygulamalı eğitim verildi.

    Kazankaya Kanyonu Yozgat’ın her zaman gündeminde olmasına karşın her zaman tanıtım sorunu ile karşı karşıya kalmış bir yöredir. Dağcılık Federasyonu Yozgat İl Temsilcisi Kemal Emre Akdere, konuya ilişkin yaptığı açıklamada şu görüşlere yer verdi: “Türkiye’nin çeşitli yerlerinden ilimize öğrenim görmek için gelen arkadaşlarımıza ilimizin sahip olduğu fırsatların ve güzelliklerin tanıtımı noktasında Bozok Üniversitesi BESYO öğrencilerimizle doğa sporları dersleri kapsamında sürekli farklı bölgelere giderek hem şehrimizi tanıtıyor hem de uygulamalı olarak doğa sporları eğitimi vererek bu sporu aşılamaya çalışıyoruz. Bu hafta Kazankaya Kanyonu’na gittik. Benim köşe yazılarımda da defaatle üzerinde durduğum bölge doğa turizmi açısından bir cennet. Doğa sporları açısından bir cennet. Biz bu hafta hem buna dikkat çekmek için hem uygulamalı olarak dağcılık ve kampçılık eğitimi vermek için bu bölgeyi seçtik. Kazankaya kanyonunda büyük bir potansiyel var. El ele verirsek şehrimizin tanıtımı noktasında bölgeden hak ettiğimiz turizm payımızı kolaylıkla alırız.”

  • Engelsiz yaşam programı ilgi gördü

    Engelsiz yaşam programı ilgi gördü

    Yozgat Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğünün düzenlediği “Engelsiz yaşam” etkinliği vatandaşlarca büyük ilgi gördü… Bilirsiniz kamu kurumlarının düzenlediği birçok etkinlik vatandaşın fazla ilgisini çekmez ama vatandaş bazı etkinlikleri de dikkatle takip eder. İşte bunlardan birisi de geçtiğimiz gün ilgi ile takip edilen “Engelsiz yaşam” etkinliği oldu.

    İl Müdürü Abdullah Neşeli düzenlendiği programda yaptığı konuşmada şunları dile getirdi:  “Engellilik, yalnızca engellilerin ve her türlü sıkıntılarını paylaştıkları ailelerinin değil, teşhisten iyileştirmeye, özel eğitimden rehabilitasyona, istihdamdan sosyal hizmetlere kadar doğru ve kalıcı çözümler üretmek, arzuladıkları mutlu bir yaşam sürmeleri için çaba göstermek, toplumsal hayata katılımlarını kolaylaştırmak, hak ettikleri sevgi ve saygıyı göstermek kamu kurumları, yerel idareler ve sivil toplum olarak halkımızın en önemli sorumluluklarımızdandır. Bu kapsamda  engelli hakları, kazanımları ve yaşam standartlarının geliştirilmesi engelliler ile ilgili toplumda bir bilinç oluşturma, engellilerin mutlu zaman geçirmeleri, engellilerin topluma kazandırılmasında yardımsever birey olma açısından 10-16 Mayıs Engelliler Haftası önemli bir farkındalık oluşturmaktadır. Bizlerde bu haftada engellilik salon programları,  Yozgat Fuar alanındaki sergiler, engelsiz yaşam şenliği ile oluşturmak istedik. Pazartesi günü engelli sivil toplum kuruluşları ve dışarıdan engelli olan olmayan misafirlerimizle engelsiz yaşam şenliği düzenledik. Bu etkinliğe katkılarından dolayı İç Ortopedik Engelliler Derneğine ve Sürmeli Topluluğuna ayrıca teşekkür ediyoruz.” dedi.

    Neşeli: “Bizler İl Müdürlüğü olarak 250 kapasiteli Bakım Rehabilitasyon Merkezinin ilimizde yeterli olmadığını biliyor ve özel girişimcilerin katkılarını önemsiyoruz. Bu haftada değerli Yozgat’lılara İlmimiz Merkezde Türkiye’nin en büyük özel bakım merkezlerinden bir tanesinin (ruhsal ve zihinsel takribi 300 kişi) inşasının başladığını. Yerköy ilçesinde ise bedensel engellilere yönelik bina inşasının son aşamasına gelerek çok yakında özel bakım merkezinin hizmete gireceği müjdesini vermek isterim. Bizler engellilere sadece kurumsal hizmetlerle değil evde bakım hizmeti ile hizmet vermekteyiz.  2007 yılından beri ilimizde uygulanmakta olan engelli evde bakım modeli ile engelliye evde bakım hizmetinin sunulmasını takip etmekte ve önemsemekteyiz. Bu güne kadar  bu hizmet modelinde ilimizde 7293 başvuru alınmış bugün ise 3583 engelliye evde bakım hizmeti  sunulurken engelliye bakım hizmeti sunan aile fertlerine ayda 3,8 yılda totalde yaklaşık 48 milyon ödemeye yaparak hizmetimizi devam ettirmekteyiz.
    Ayrıca ilimizde engelliye sunulan sosyal hizmet modellerini çeşitlendirerek Umut evleri ile engellinin sosyal hayatın içerisinde bir apartman dairesinde en az 4 en fazla 6 engelliye bakım ve rehabilitasyon hizmetini yaygınlaştırmak, toplumun engelliye bakış açısını geliştirmek için 2017 yılında çaba ve gayret sarf etmekteyiz. İl Müdürlüğü olarak engellinin kurum ve evde bakımı yanında sosyal hayata katılımları için gerçekleştirilen adımların tüm dünyada dikkat çektiğini ifade etmek isterim Sosyal devletin sadece ayni ve nakdi yardım eden değil sosyalleştiren yanını göstermesi açısından 2015 yılından bu güne kadar uygulanmakta olan engelli, şehit yakını ve gaziyi taşıyan Şehrimizde toplu taşıma hizmeti sunan  her bir araç için  600 TL’lik ödeme en güzel örnektir.”dedi.

     

     

  • SAHURA KALKMANIN FAYDALARI

    SAHURA KALKMANIN FAYDALARI

    Dünkü yazımda Ramazan ayının başta paylaşmak ve yardımlaşmak olduğundan bahsetmiştim… Bugünden aynı konu üzerinden dün Yozgat İl Sağlık Müdürü Dr. Fatih Şahin bir açıklamada bulunmuş, bununla devam edelim istiyorum:

    Ramazan ayının, vatandaşlar açısından beslenme ve yaşam şeklinin değiştiği bir ay olduğunu belirterek, vatandaşları sahursuz oruç tutmamaları konusunda uyardı.

    İl Sağlık Müdürü Fatih Şahin, yaptığı açıklamada, yeterli ve dengeli beslenmenin sürdürülebilmesi için günün oruç tutulmayan bölümünde en az 2 öğünü tamamlamak ve sahur öğününü atılmaması gerektiğini ifade etti.
    Dr. Şahin, “Sahura kalkılmaması ya da sahurda sadece su içilmesinin zararlı olduğu unutulmamalıdır. Çünkü bu beslenme tarzı yaklaşık 16 saat olan açlığı, ortalama 20 saate çıkarmaktadır. Bu da açlık kan şekerinin daha erken saatlerde düşmesine ve buna bağlı olarak günün daha verimsiz geçmesine neden olmaktadır. Bu durumun aksine eğer sahur öğünü, ağır yemeklerden oluşursa gece metabolizma hızı düştüğü için yemeklerin yağa dönüşme hızı ve kilo alma riski artmaktadır. Bu nedenle sahura mutlaka kalkılmalıdır. Sahurda süt, yoğurt, peynir, yumurta, tam tahıllı ekmekler gibi besinlerden oluşan hafif bir kahvaltı yapılabilir ya da çorba, zeytinyağlı yemekler, yoğurt ve salatadan oluşan bir öğün tercih edilebilir. Gün içerisinde aşırı acıkma problemi olanların midenin boşalma süresini uzatarak acıkmayı geciktiren kuru fasulye, nohut, mercimek, bulgur pilavı gibi yemekleri tüketmesi; aşırı yağlı, tuzlu ve ağır yemekler ile hamur işlerinden uzak durulması uygun olacaktır.
    Bu süreçte dikkat edilmesi gereken bir diğer husus da iftar sofraları için hazırlanan yiyecekler ve bunların tüketim miktarlarıdır. İftar sofralarında bir insana yetecek yemeğin 2-3 kat fazlası bulunabilmektedir. İftarda kan şekeri çok düşük olduğundan kısa sürede çok miktarda besin tüketme isteği doğmaktadır. Yapılan en büyük hatalardan birisi de çok hızlı bir şekilde, çok yüksek miktarda besin tüketmektir.
    Beyin doyma emrini yemekten 15-20 dakika sonra verir. Çok hızlı yemek yendiğinde bu süre zarfında fazla miktarda, enerjisi yüksek besinler yenilir ve bu durum hem sağlık açısından risk oluşturabilir hem de ilerleyen günlerde kilo alımına zemin hazırlayabilir.”dedi.
    Sıvı tüketimine de dikkat çeken Şahin, “Sıcaklık ve nem artışına bağlı olarak vücut ısısı artmakta ve metabolizma bu yeni duruma uyum sağlamaya çalışmaktadır. Sıcaklıkların etkisiyle artan terleme ile birlikte yeterince sıvı alınmazsa su ve mineral kaybı sonucu, bayılma, bulantı, baş dönmesi gibi sağlık problemleri yaşanabilmektedir. Günde ortalama en az 2-2,5 litre (12-14 su bardağı) su içmeye, bununla birlikte Ramazan ayında sıvı ihtiyacını da karşılayacak ayran, taze sıkılmış meyve-sebze suları, sade soda gibi içecekleri sık sık tüketmeye özen gösterilmelidir.”ifadelerini kullandı.

     

  • Paylaşma Mevsimi Ramazan

    Paylaşma Mevsimi Ramazan

    Bugün ramazan ayının ikinci günü, ilk oruçlarımızı tuttuk, teravih namazlarımızı eda ettik…

    Dolayısıyla toplumda iradeleri merhametle eğiten ve özgürleştiren oruç ibadetinin yerine getirildiği evrensel mesajını anlamak ve içselleştirmek üzere Kur’an-ı Kerim’in daha çok okunduğu, insani ve ahlaki erdemlerin daha güçlü bir şekilde hayata yansıdığı, sosyal yardımlaşmanın ve paylaşmanın arttığı, birlik ve beraberlik ruhunun canlandığı müstesna bir zaman dilimi olan ramazan ayına bir kez daha kavuşmanın mutluluğu yaşanıyor.

    Maddi ve manevi sayısız güzelliklerin yaşandığı ramazan ayı; eskimez öğüt ve çağrısıyla her dönem insanlığı aydınlatan, rehberliğiyle insanlığı mutluluğa ve huzura götüren, taşıdığı değer ve anlamlar, getirdiği ahlak ve erdem ilkeleriyle daima taze ve yeni kalan Kur’an’ın indirildiği bir aydır.

    Ramazan, İslam’ın rahmetle yoğrulmuş adaletini, bilgi ve hikmetle bütünleşmiş ahlakını bütün insanlığa gösteren Allah Rasulü’nün, “İnanarak ve karşılığını yalnız Allah’tan umarak ramazan orucunu tutan kişinin geçmiş günahları bağışlanır” müjdesinin gerçekleşeceği rahmet ve bağışlanma ayıdır.

    Ramazan, dünyanın sayısız nimetleri içinde Allah’ın lütfuna mazhar olan insanın belli bir süre zarfında bunlardan kendini uzak tutarak, bir bakıma nimetin kadrini daha yakından bildiği, nimete ulaşamayan insanların halini anladığı ve paylaşmayı öğrendiği oruç ayıdır.

    Baştan sona bir feyz, rahmet ve bereket mevsimi olan bu günlerde iradeleri güçlendiren oruç, cömertliği, ikramı ve paylaşmayı öğreten iftar, ibadetin neşe ve coşkusunu bütün topluma yayan teravih, hayır ve bereketin ne olduğunu gösteren sahur, bütün bu yüksek değerlerin manevi dünyamızı kuşattığı Kadir Gecesi, akıl ve gönülleri manevi bir atmosferde zirveye taşıyan ve dinî duygunun kolektif olarak paylaşılmasını sağlayan hatim ve mukabeleler, toplumun sosyal yaralarını saran zekât ve fitreler, toplumun birlik ve beraberliğini pekiştiren bayram ile ramazan ayı, ferdi hayatta dindarlığın, sosyal hayatta dayanışma ve kaynaşmanın yoğun olarak yaşanmasına ve Müslümanlar olarak arınma ve yenilenme bilincimizin tazelenmesine vesile olur.

    Asırlardır din ile bağını koparmadan sürdüren ve onu hayatına rehber edinen milletimiz, ramazan ayının esenliğini, insanlığı mutluluğa erdiren manevi atmosferini nefislerinde, ailelerinde ve toplumlarında yaşamış ve yaşatmış, sevinçleri ve üzüntülerini birlikte paylaşmış, sofralarını ve gönüllerini muhtaçlara açmış, ramazan ayını sadece dinî değil, sosyal ve kültürel hayatları için de canlı bir dönem haline getirmişlerdir.

    Fert ve toplum olarak merhamete, sevgi ve saygıya ve birbirimizi anlamaya muhtaç olduğumuz günümüzde, ramazan ayının insanların yalnız kendi dünyalarında, kendi hanelerinde, kendi sofralarında yaşadıkları bir neşe olarak kalmaması, güzelliklerin yoksullarla, yetimlerle, kimsesizlerle ve yüreği yaralı insanlarla paylaşıldığı bir ay olması dileğiyle ramazan ayınızı tebrik ediyor, ülkemiz ve bütün insanlık için hayırlar getirmesini Yüce Allah’tan niyaz ediyorum.

     

  • Çiftçi dostu fabrika

    Çiftçi dostu fabrika

    Kayseri Şeker, sözleşmeli pancar ekimi yapan çiftçisine ‘Faizden Kurtarma Avansı’ adı altında 129 Milyon TL ödeme yaptı.

    Hatırlanacağı üzere bir süre önce Şeker fabrikaları kanun kapsamında özelleştirildi. Bu kapsamda Yozgat Şeker fabrikası gibi 14 fabrikanın satışı yapıldı.

    Kayseri ve Boğazlıyan Şeker Fabrikasını başarı ile işletmeye devam Kayseri Pancar Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Akay ve yönetimi çiftçilerle el ele vererek, daha faydalı çalışmaları birlikte yapmayı sürdürmektedir.

    Bu bağlamda Pancar çiftçilerinin temlik kredisini daha az kullanarak faiz yükünden daha az etkilenmesi ve şeker pancarı tarımından elde ettiği gelirin kendi cebinde kalması için Kayseri Şeker’in, pancar ekicilerine yönelik 2018-2019 kampanya döneminde verdiği Faizden kurtarma avans çiftçiler arasında büyük bir sevinçle karşılandı.

    64 ncü kampanya dönemi için Kayseri Şeker Yönetimi, Faizden kurtarma avansını 13 TL/ton olarak belirlemiş olup Kayseri Şeker Fabrikası ile 414 bin dekar alanda Sözleşmeli pancar ekimi yapan 9.238 çiftçiye toplamda 29 Milyon TL dağıtımı yapıldı. Kayseri Şeker’in Faizden kurtarma avansı sayesinde çiftçisinin cebinden yaklaşık 3 Milyon TL’nin faiz yolu ile gitmesi engellenmiş oldu.

    Türkiye’de ilklerden olan bu uygulamayla ilgili olarak Kayseri Pancar Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Akay; “Bu uygulama Türkiye’de ve sektörde ilklerden olup, İnşallah bir iki yıl içerisinde tüm çiftçilerimizin faiz yükünden kurtarılmasını amaçlamaktayız. Çiftçilerimizin çalışmalarında başarılar diler. Bereketli, kazasız belasız bir kampanya dönemi nasip etmesini Cenab-ı Haktan niyaz ederiz” dedi.

    Kayseri Şeker ile Sivas, Kayseri,Yozgat ve Nevşehir illerinde sözleşmeli pancar ekimi yapan 9 bin 238 çiftçiye, pancar tohumları toprakla buluştuktan fabrikaya teslim edilinceye kadar geçen süre içerisinde; gübre avansı, Tohum Avansı, Çapa Avansı, Sulama Avansı, Ramazan Bayramı avansı, Kurban Bayramı Avansı, Söküm Avansı, Mazot avansı, Ekim ve ilaç avansı adı altında düzenli ve gününde yapılan ödemeler pancar tarımına olan ilgiyi her geçen gün artırıyor.

    Kayseri Şeker’e bağlı Boğazlıyan, Çandır, Yenifakılı, Yenipazar, Kayseri Merkez, Bünyan, Develi, Sarıoğlan, Yeşilhisar, Pınarbaşı, Gemerek, Şarkışla bölgelerinden çiftçiler; Çiftçinin zirai anlamda en çok harcamasının olduğu ve gelirinin en az olduğu dönemde Kayseri Şeker tarafından pancar ekicisi olan çiftçilere dağıtılan faizden kurtarma avansından duydukları memnuniyeti dile getirdiler.

     

  • MEZUNİYET TÖRENİ VE YOZGAT’IN DURUMU!

    MEZUNİYET TÖRENİ VE YOZGAT’IN DURUMU!

    Bozok Üniversitesinde bir eğitim ve öğretim döneminin daha sonuna yaklaşıldı… Geçtiğimiz hafta 2017-2018 eğitim – öğretim döneminde lisans ve ön lisans eğitimlerini başarıyla tamamlayan öğrenciler için düzenlenen mezuniyet töreni bu durumun habercisi oldu.

    Bir süre sonra Üniversite öğrencileri buradan ayrılacaklar, şehir yine bomboş kalacak… Caddeler, sokaklar, işyerleri bir süre sessizliğe bürünecek, gençlerin gittiği Cafe türü mekânların bir kısmı bu durumdan oldukça fazla etkilenecek.

    Her zaman şunu söylerim: Bir şehirde sürekli hareketlilik olması ve ekonominin yolunda gitmesi için birden fazla alternatifi olması gerekir… Yozgat bu durumda alternatifi olmayan belki de tek şehirdir.

    Mezuniyet törenine gelince biraz da bunu konuşalım: Erdoğan Akdağ Kongre ve Kültür Merkezi bahçesinde düzenlenen ve saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan mezuniyet töreni Bozok Üniversitesi halkoyunları ekibinin gösterisi ile devam etti.
    2017-2018 eğitim – öğretim dönemi Fakülte ve Yüksekokullar birincisi İlahiyat Fakültesi öğrencisi Semanur Bayram mezun olan öğrenciler adına konuşma yaptı.
    Bayram konuşmasında, “ Bizim için eğitim hayatımızın en önemli basamağı üniversite yıllarımız olmuştur. Seçtiğimiz meslekte bize başarılı olmamızın yolu Bozok Üniversitesi’nde gösterilmiştir. Bozok Üniversitesi akademik anlamda kendimizi geliştirmemiz için bize büyük fırsat tanımıştır. Bütün öğrenci arkadaşlarım ve ben bu fırsatı değerlendirebilmek için elimizden gelen gayreti göstermeye çalıştık.
    Bozok Üniversitesi akademik anlamdaki etkinliklerin, bilimsel şölenlerin, sempozyumların yanı sıra sosyal aktiviteler açısından da bize pek çok imkânlar tanımıştır. Tabi ki her son aynı zamanda bir başlangıçtır. Eğitimin ise hiçbir zaman sonu olmaz. Bu anlamda bu mezuniyet belgemizin yüksek lisans ve doktorada bizlere kapı aralayacağını umut ediyorum” dedi.
    Bozok Üniversitesinde 55 yaşında başladığı eğitim öğretim hayatını 60 yaşında tamamlamanın mutluluğunu ve sevincini yaşayan İlahiyat Fakültesi öğrencisi Hülya İpek şunları söyledi:
    “Okumanın yaşı vakti ve zamanı yok. Ben azmettim çok çalıştım ve başardım. Bügün mezuniyet sevinci yaşıyorum. Bizlere bu fırsatı tanıyan ve kaliteli eğitim almamıza vesile olan başta Rektörümüz olmak üzere hocalarımıza teşekkür ediyor, mezun olan tüm arkadaşlarıma bundan sonraki hayatlarında başarılar diliyorum”
    Bozok Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Salih Karacabey ise konuşmasında insan hayatında önemli bir dönüm noktası olan mezuniyetin önemine dikkat çekerek, “Bugün aramızdan mezun olacak kardeşlerimiz hayatlarında bir dönemi tamamladılar ve yeni bir döneme başlıyorlar. Öğrencilerimiz eğitimlerini başarı ile tamamdılar. Ümit ve temenni ediyoruz ki gelecekleri de hep başarılı olsun ve hayatlarında arzu ettikleri her şeyi başarsınlar” diye konuştu.
    Mezuniyet heyecanı yaşayan öğrencilerimize seslenen Rektör Karacabey, “Üniversitemizde 55 yaşında eğitme başlayan ve 60 yaşında mezun olan öğrencimiz Hülya İpek, okumanın yaşının olmadığını ve azmin elinden hiçbir şeyin kurtulmadığının en güzel kanıtıdır. Bu bizim geleceğimiz açısından çok önemlidir. Üniversitemizden mezun olan kardeşlerimiz bugün mezun oluyorsunuz; ama hayatınızda okuma ve çalışmanın süresi bitmiyor. Hayatta emekli olunmayan tek şey okumaktır. Dolayısıyla bundan sonraki hayatınızda da sürekli okuyacak ve kendinizi geliştireceksiniz” ifadelerini kullandı.
    Vali Kemal Yurtnaç ise mezuniyet töreninde yaptığı konuşmada, “Ülkemizin yetişmiş insan gücüne Yozgat’ta yükseköğrenimlerini başarı ile tamamlayan önemli değerler gönderiyoruz. Yozgat’ta daha fazla üniversite öğrencisini konuk edeceğiz. Eğitimlerini verip sonra ülkemize memleketimize hizmetleri için bu öğrencileri buradan göndereceğiz.
    Ailelerimizin ve çocuklrımızın bugün çok mutlu günleri. Zira bir çocuk kolay büyümüyor. Bunların ilk, orta, lisesi, üniversiteyi kazanması derken üniversiteyi bitirmesi ve akabinde işe girmeleri aileleri ve kendileri için büyük bir mutluluk.
    Mezun olan gençlerimiz yerli ve milli kalın. Ülkenizi ve insanınızı sevin ve daima başarılı olun. Mezuniyetiniz hayırlı ve uğurlu olsun” ifadelerini kullandı.
    Konuşmaların ardından fakülte ve yüksekokullarında birinci olan öğrenciler yaş kütüklerine isim plakalarını çaktı.
    Dereceye giren öğrencilerin ödüllendirilmesinden sonra mezun öğrenciler kep fırlatarak mezuniyetlerini coşkuyla kutladı.

     

  • Memleketin derdiyle dertlenen bir işadamı

    Memleketin derdiyle dertlenen bir işadamı

    Yeterli olmayabilir ama başlangıç olması bakımından önemli gördüğüm bir haberdir şu anlatacaklarım…

    Geçtiğimiz yıl valiliğinin daveti üzerine ilimize gelen ve iş adamlarına Yozgat’ın fırsatlarının anlatıldığı “İş Adamları Zirvesi” meyvelerini vermeye devam ediyor.

    “Bu İş Adamları Zirvesinden de bir şey çıkmaz” diyerek, hem kendini hem de çevresine umutsuzluk iksiri dağıtanlara cevabı Avrupa’dan işadamı hemşerimiz Satılmış Koç verdi…

    Biraz sabırlı olursak, bundan sonra da bu cevapların devamı gelecektir… Yeter ki, birbirimize sahip çıkmasını bilelim.

    Şimdi bu konuda yapılan bir haber vardı, bunu bir kez daha okuyalım: Pizza yapımında kullanılan ve Türkiye’de üretimi henüz olmayan Mozzarella peynir üretimi yılsonunda Yozgat’ta üretilmeye başlanacak.

    Yozgat OSB’de fabrika kurmak için çalışmalara başlayan firma ile valilik toplantı salonunda protokol imzalandı.

    2012 yılında Slovakya’nın iki farklı ilinde fabrika kuran ve bu fabrikalarda süt ve süt ürünlerini işleyerek dünyaya açılan Yozgatlı girişimci Satılmış Koç, Avrupa’daki başarısını Yozgat’a taşıma kararı aldı.

    Valiliğimizin gerçekleştirmiş olduğu iş adamları ziyaretinde Vali Kemal Yurtnaç’ın bizzat Yozgat’ta davet ettiği Satılmış Koç, Yozgat Organize Sanayi Bölgesinde fabrika kurmak için çalışmalara başladı.

    Protokol sonrası açıklamada bulunan yatırımcı Satılmış Koç, “Geçtiğimiz sene içerinde Avrupa’ya memleketimizden misafirler geldi. Sayın Valimiz Kemal Yurtnaç ile Avrupa’da bir araya geldik ve bizleri Yozgat’a davet etti. Bu davet bizim için çok önemliydi. Çünkü bizlerinde kimliklerinde Yozgat yazıyor. Kendi memleketimizde ne yapabiliriz diye oturduk araştırmalarda bulunduk. Halihazırda iki fabrikamız var. Bunlarda ayran ve pizza peyniri de olarak bilinen mozzarella peyniri üretimi yapıyoruz. Araştırmamızın sonunda gördük ki Türkiye’de mozzarella peyniri üretimi yok. Ülkemizde üretilen pizzalar ya dışardan satın alınan mozzarella peyniri ile yapılıyor ya da mozzarella peyniri yerine başka peynirlerle yapılarak vatandaşın hizmetine sunuluyor. Avrupa’dan edindiğimiz tecrübemiz ile kendi memleketimizde mozzarella peyniri üretimi yapmaya karar verdik. Anadolu’nun bereketli otlaklarında otlayan hayvanların sütünden yapacağımız mozzarella peynirini Dünya’ya satacağız. İnanıyoruz ki Anadolu’nun bin bir çeşit farklı bitkinin aroması mozzarella peynirini daha bir vazgeçilmez yapacak” dedi.

    Yıl sonunda üretime geçmeyi planladıklarını aktaran Satılmış Koç; “5 bin metre kare alan üzerine kuracağımız fabrikamızda ilk etapta fabrika içerisinde 10 kişiye, süt toplama ve yan dallarında yine bir 10 kişiye daha istihdam sağlamış olacağız. Zamanla fabrika içerisinde ki çalışan sayımız 30’a yükselecektir. Pazarımız Avrupa. Anadolu’nun bu güzel şehrinde üretmiş olduğumuz mozzarella peynirini Avrupa’nın bir numaralı peyniri yapacağız. Sonrasında ise Yozgat’ta ürettiğimiz peyniri dünyanın her yerine ulaştıracağız. Bu üretimi yaparken de son teknoloji yerli makineleri kullanacağız. Tam anlamıyla yerli bir pizza peyniri üretimi gerçekleştireceğiz. Hiçbir sorun ile karşılaşmazsak üretimimize yılsonu itibariyle başlamış olacağız” ifadelerini kullandı.

    Vali Kemal Yurtnaç ise yaptığı açıklamada, “Geçtiğimiz yıl iki farklı iş adamları zirvesi düzenledik. Birincisi Yozgat dışında yaşayan diğeri ise Avrupa’da yaşayan iş adamlarımıza yönelikti. Toplantıların ardından tabi biz boş durmadık ve oluşturduğumuz ekibimizle birlikte iş adamlarımızı ziyaret ederek tesislerinde incelemede bulunup tekrar Yozgat’a yatırım yapmaları için davet ettik. Yapmış olduğumuz bu girişimler meyvesini vermeye başladı ve OSB’ye yeni bir fabrika kurulması için bugün yatırımcımızla protokol imzaladık. Bu yatırımın ilimize ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum. İnşallah yakın zamanda birçok firma buraya yatırım yapmak için gelecektir. Biz onlara her türlü kolaylığı sağlıyoruz ve sağlamaya devam edeceğiz” dedi.

     

  • OKUMA YAZMA SEFERBERLİĞİ

    OKUMA YAZMA SEFERBERLİĞİ

    Yozgat bu konuda biraz geri kaldı… Daha önceden okuduğum bir makalede şöyle yazıyordu: Hatırladıklarım var, hatırlamadıklarım var, ama bu memlekette harf inkılâbından sonra en az yüz “Okuma-yazma Seferberliği” yürürlüğe kondu…

    Hatta bu işin inkilâp öncesi bile var: İlki Mart 1922’ye tarihlidir. Bizzat Atatürk tarafından başlatılmış, yetişkinlere okuma-yazma öğretmek üzere muhtelif bölgelere “Halk Mektepleri” kurulmuş, okullarda “Gece dersleri” ihdas edilmiştir.

    1925 yılında Türk Öğretmenler Birliği, “Halk Dershaneleri” açarak “Okuma-yazma Seferberliği”ne katılmıştır.

    Ama beklenen sonuç alınamadı.

    Bu kez 1926 yılında bir kanun çıkarıldı: 789 sayılı kanunla fabrikalara, çalıştırdıkları işçilere ilköğretim düzeyinde eğitim verme zorunluluğu getirildi.

    Aynı yıl “Halkı Okutma Mektepleri Genelgesi” yürürlüğe kondu. Buna göre okuma-yazma eğitimi iki aşamalı olacak, birinci aşamada okuma-yazma öğretilecek, ikinci aşamada ise okuma-yazmanın geliştirilmesi sağlanacaktı…

    Uzun nutuklar ve övgüler eşliğinde açılan kampanya, uygulamadaki güçlükler sebebiyle kısa süre içinde sessiz-sadasız kapandı.

    Yine beklenen sonuç alınamamıştı.

    1927 yılında ”Halk Derslikleri ve Konferansları Yönetmeliği” yayınlandı. Güya hiç eğitim görmemiş ya da eğitimde istediği noktaya gelememiş olanlar bu yönetmenlik çerçevesinde başlatılan “seferberlik”le eğitilecekti.

    Lâkin tepeleme ideoloji yüklenen, tek parti propagandası yapmaktan öğretmeye zamanı kalmayan bu seferberlik pek işe yaramadı.

    Kasım 1928’de gerçekleştirilen harf devriminden sonra, tekrar tekrar okuma-yazma seferberlikleri açıldı. Bizzat devrimin mimari Atatürk bu işin öncülüğünü üstlendi. Kendisine “Başöğretmen” unvanı verildi. Karatahta başında okuma-yazma öğretirken çekilen fotoğrafları her yere asıldı…

    Halk Dershaneleri ve Gece kursları, “Millet Mektepleri”ne dönüştürüldü. “Okuma-yazma seferberliği” en geniş mânâsıyla yürürlüğe kondu. Bu kez iş sıkı tutuldu: Bütün öğretmenlerle birlikte aydınlar da seferber edildi.

    Fakat olmadı, tutmadı…

    Bu defa 1929 yılında Millet Mektepleri Kanunu çıkarıldı. Tüm okulların yanı sıra, tüm devlet kurumlarında, hatta köylerde, kahvehanelerde, hapishanelerde Millet Mektepleri açıldı. 16-45 yaş arası tüm vatandaşlara okuma-yazma kurslarına katılma mecburiyeti getirildi. Bunların yanı sıra, birer ay süreli gezici kurslar bile düzenlendi.

    Bunlar da umulanı vermeyince, 1932 yılında “Halkevleri” kuruldu. Halkevlerinde tek parti propagandası ve ideolojisi en kaba biçimde yapıldı. Bu yüzden halk itibar etmedi. Başarısız kaldı.

    Başarısızlıkların açık ifadesi şu idi: Vatandaş kafasına doldurulmak istenen resmi ideolojiye karşı direniyor, millî ve manevî geçmişiyle birlikte kültürel değerlerini de korumaya alıyordu!

    Öte yandan; Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesindeki askerlere okuma-yazma öğretmek üzere, halk arasında “Ali Okulu” denen okuma-yazma kursları açtı.

     

    Nihayet Atatürk’ün doğumunun 100. yılı münasebetiyle 23 Mart 1981’de yeni bir “okuma-yazma seferberliği” daha başlatıldı. “Bilen bilmeyene öğretsin” yöntemleri kullanıldı. Bir sürü özendirici tedbir alındı. Kursları bitirenlere sertifikalar verildi, övgüler düzüldü. Millî Eğitim Bakanlığı’nın koordinasyonunda “Okuma-Yazma Seferberliği Bakanlıklar Arası Koordinasyon Kurulu” bile oluşturuldu.

    8 Eylül 1992’de bir “Okuma -Yazma Seferberliği” daha başlatıldı. Fakat hiçbirinden umut edilen sonuç alınamadı. İstatistiksel olarak okur-yazar oranı artmış gözükse de süreli yayın ve kitap satışları nüfus artış oranına göre artmadı. Okuma-yazma öğrenenler ise “otobüs tabelâsı okuyucusu” seviyesinde kaldı.

     

    Şimdi televizyon programcısı Sayın Müge Anlı ile Sayın Emine Erdoğan’ın önderliğinde, Sayın Cumhurbaşkanımız’ın da katılımı ile yeni bir “Okuma-Yazma Seferberliği” başlatıldı.

    Eminim ki bu seferberlik de tıpkı diğerleri gibi kâğıt üzerinde son derece başarılı sonuçlar verecek, ama 81 milyonu geçen nüfusumuzun kahır ekseriyeti herhangi bir süreli yayın yahut kitap “okumak” yerine, ekran karşısında “seyirci” durumunda kalmayı tercih edecektir!

    Bu seferki sorun “ideolojik” olmayacaktır. Konu halkımıza öğrenme şevki ve zevki aşılayamamış olmakla ilgilidir.

     

  • ESNAF YERİM DAR DİYOR…

    ESNAF YERİM DAR DİYOR…

    Yozgat’ta esnaflık zor zanaat… Merkez olsun, ilçe olsun mekanın hiçbir önemi yok. Herkesin sahibi var ama esnafın kimsesi yok… Dün Akdağmadeni ilçemizden paylaşılan haberin hikayesi oldukça dikkat çekiciydi! Önce haberi birde buradan okuyalım:

    Akdağmadeni İlçesinde demir doğrama işinde 40 yıldır faaliyetini sürdüren Kaya Duru isimli işletme sahibi demir doğrama işini geliştirerek ürettiği kepçe ve yem karma makinelerini ülkenin dört bir tarafında satışını gerçekleştiriyor.

    Yozgat Valisi Kemal Yurtnaç, Akdağmadeni Yeni Sanayi Sitesini ziyaret ederek, buradaki işyeri sahiplerinin sorun ve isteklerini dinledi, sohbet etti.

    Her konuda esnaflara ve iş adamlarına kapılarının açık olduğunu vurgulayan Vali Yurtnaç, esnaflara bereketli bol kazançlar temennisinde bulundu. Ardından Kaya Usta Makine sanayiye uğrayan Vali Yurtnaç Kaya Duru’nun başarı hikayesini kendinden dinledi.
    Kaya Duru, 1978 yılında Akdağmadeni eski sanayi sitesinde demir doğrama olarak başladığı işte bugün Türkiye’ye traktör kepçesi ve yem karma makinesinin üretimini yapıyor.
    Akdağmadeni ilçesinde kurduğu mütevazı fabrikasında traktör kepçesi ve yem karma makinesi üretimi yapan Kaya Duru, alanında bölgede tek olma özelliği taşıyor. Kaya Usta ismini tescilleten Duru, başta Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi olmak üzere ürettiği traktör kepçesi ve yem karma makinesini Türkiye’nin dört bir köşesine gönderiyor.
    Fabrikasında 5 kişiye istihdam sağlayan Duru, ilçeye yapılan yeni sanayi sitesinde de yer alarak işleri büyütmeyi, istihdamı artırmayı hedefliyor. Talebin çok olduğunu ve işleri yetiştirmede zorlandıklarını söyleyen Duru, “1978 yılında demir doğrama işi yaparak bu alana ilk adımımı attım. Zamanla kendimizi geliştirerek bölgemizde olmayan traktör kepçesi ve yem karma makinesi yapmaya başkalık. Oğullarımla birlikte üretim yapıyoruz. Şu anki yerimizde 5 kişiye istihdam sağlıyoruz. Yerimiz yetersiz. Bize burası küçük geliyor. Talep çok olunca yetiştirmekte zorlanıyoruz. Yeni yapılan sanayi sitesinde yeni teknolojiyi kaldıracak, daha etkin ve hızlı üretim yapabileceğimiz, daha geniş bir alan alarak işleri büyütüyoruz. Buna paralel olarak istihdam sayımızda artacak. Mevcut yerimizde şuan senede yaklaşık 50 traktör kepçe, 80 yem karma makinesi yapıyoruz. Yurdumuzun dört bir yanına gönderiyoruz. Yaptığımız makineler standart değil. Traktöre özel üretim yapıyoruz. Yeni yerimizle birlikte ülke sınırlarını aşmak istediklerini” belirtti.
    Sanayiciye en büyük desteğin Vali Kemal Yurtnaç tarafından sağlandığını belirten Duru, “Sayın Valimiz sanayicinin her zaman yanında oldu. Yozgat ekonomisine, ülke ekonomisine kim katkı sağlamak istiyorsa onun yanına koşan ilk kişi sayın valimiz oldu. Biz bunu biliyoruz. Sağ olsunlar bugün de bizi ziyaret ettiler, bizleri dinlediler, gerekli şeyleri yapacaklarını söylediler. Yanımızda devletimizin olduğunu görmek bizi daha mutlu ediyor ve daha emin adımlar atma kararı almamızda yardımcı oluyor” dedi.

    Bir İl’in en önemli lokomotifi esnaftır, esnafın önü ne kadar açık olursa, bu İl’inde önünün açık olduğunu gösterir. Her birbirine şu soruyu yöneltiyor: Merkez kabuğundan dışarı neden çıkamıyor?

    Bu soruya özel bir cevap aramaya gerek yok, herkes etrafına baktığında cevabı da kolayca bulmuş olacaktır.