Etiket: bekir bozdağ

  • “Tehdit edilmedik kimse kalmadı”

    “Tehdit edilmedik kimse kalmadı”

    Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Aydıncık ilçesinde gerçekleştirilen toplu açılış töreninde Malazgirt Zaferi’nin 951. yılını tebrik ederek, şehitleri rahmetle andı. Son 20 yılda sağlıktan eğitime, ulaşımdan güvenliğe birçok alanda yapılan yenilikleri anlatan Bakan Bozdağ, Türkiye’de yaratılmak istenen ayrımcılığa asla izin veremeyeceklerini söyledi.
    Bakan Bozdağ, “Hakimlerimizi, savcılarımızı tehdit ettiler. Kendi lehlerine karar verenleri Cumhuriyetin hakimi, savcısı, kendi aleyhlerine karar verenleri, “Sarayın hakimi, savcısı. Biz gelince kendi lehimize karar verenleri şöyle ödüllendireceğiz” aleyhine olanları da “Şöyle keseceğiz, biçeceğiz” imalı laflar ettiler. Sadece onunla da kaldılar mı? Valileri en son tehdit ettiler. Onunla da kaldılar mı? Müteahhitleri, “Şu ihalelere girerseniz başınıza şu gelir, bu gelir” diye tehdit ettiler. Öğretmenleri, “Hala bu iktidarın peşinden giden öğretmen varsa ben ona öğretmen demem. Öğretmen iradesini pazarlayan kişi değildir.” Öğretmenleri tehdit ediyor. Çiftçilerimizi “Siz hala gidip oy verirseniz elim iki yakanızda olur” diye AK Parti’ye oy veren çiftçilere böyle hitap ediyor. Memurlara tarihte vererek diyor ki, “Şu tarihten itibaren siz eğer iktidarın işlerini yapar, şöyle eder, böyle ederseniz başınıza gelmedik şey kalmaz. ”Bakanlara, memurlara herkese gelince “Hepinizi yargının önüne çıkaracağız.”diye konuştu.


    BÜYÜK BİR SAYGISIZLIK, AYRIMCILIK, NEFRET, HAKARETTİR
    Şarkıcı Gülşen’in tutuklanmasına ilişkin Bozdağ, “Geçenlerde imam hatip liselerinden mezun olan gençlerle ilgili ve imam hatiplerle ilgili çok çirkin sözler sarf edildi. ‘İmam hatipten mezun olmuş sapıklığı oradan geliyor’ ifadesini kullananlar çıktı. Ne demek imam hatipler sapıklığı öğretiyor, oradan çıkanlar da sapıklığı oradan öğreniyor. Bu bütün imam hatip okullarına, imam hatip liselerinin öğrencilerine, oradaki öğretmenlere, yöneticilere, onların velilerine karşı büyük bir saygısızlık, büyük bir ayrımcılık büyük, bir nefret büyük bir hakarettir. Türkiye’de şu anda 1 milyon 300 bin civarında imam hatipte okuyan öğrencimiz var. Mezunlarıyla beraber onların anneleri, babaları, büyükanneleri, büyükbabaları, çocukları torunlarıyla beraber diğer yakın çevresiyle beraber değerlendirdiğiniz zaman milyonlarca vatandaşımıza karşı çok büyük bir saygısızlığı, büyük bir hadsizliği içerir bu cümle.” dedi.


    AYRIMCILIK YAPMAK, BU MİLLETE, BU DEVLETE YAPILMIŞ EN BÜYÜK KÖTÜLÜKLERDEN BİRİSİDİR
    Ayrımcılık yapmanın bu millete, devlete yapılmış en büyük kötülük olduğunu vurgulayan Bozdağ, “Ana Muhalefet Partisinin Genel Başkanı ve bu 6’lı masanın etrafında toplananlardan, kaç gündür bu milletin milyonlarca insanına karşı hakaret, saygısızlık, ayrımcılık, nefret, kin tutan bu sözler karşısında tek bir tane cümle doğru dürüst duydunuz mu? Ya biri de çıkın deyin, tutuklamayı eleştiriyorsunuz, eleştirin, o hakim kararıdır, eleştirilebilir ama öte yandan onu eleştirirken bile deyin ki bunun yaptığı da yenilir yutulur bir şey değildir. Bu milletin evlatlarına böylesi bir saygısızlığı, ayrımcılığı, nefreti kini diline dolayıp konuşamaz. Bir de bunu deyin. İmam hatip okulları da bu ülkenin diğer okulları gibi devletin okullarıdır, saygın okullardır. Burada okuyan öğrenciler mezunlar da diğer okullarda okuyan öğrenciler ve mezunlar gibi bu milletin kıymetli evlatlarıdır. Hepimizin derdi bütün okullarımızın ve bu okullarda okuyan öğrencilerimizin başarıdan başarıya koşmasıdır. Bunların arasında okullar arasında, okulların mezun ve öğrencileri arasında ayrımcılık yapmak, bu millete, bu devlete yapılmış en büyük kötülüklerden birisidir. Sayın Kılıçdaroğlu helalleşmeden bahsediyor. Bu ayrımcılığı bu kini bu nefreti kusanlara iftirayı atanlara tek cümle söylediğini Sayın Kılıçdaroğlu’nun bugüne kadar duydunuz mu? Ben duymadım, duyan varsa “yanlışsın, falan yerde söyledi” deyin.”şeklinde konuştu.


    HAKİMLERE TEHDİT EDEN, TALİMAT VEREN BUYURMACI TAVIR ORTAYA KOYDU 
    “Hakimleri tehdit eden ve hakimlere talimat verip derhal serbest bırakın diyen bir üstten buyurmacı tavır ortaya koydu.” diyen Bozdağ, “Benim anladığım ‘helalleşme’ diye çıktığı bu yolda Sayın Kılıçdaroğlu’nun helalleşmeden anladığı şey, imam hatipliler ile imam hatip lisesi, öğrenci ve velileriyle, mezunlarıyla helalleşmesi samimi değildir. Seçime dönük stratejik bir projedir. Eğer samimiysen aynı gözle bakıyorsan niye çıkıp, “Bu söylenen lafları biz kabul etmeyiz. Bu milletin evlatlarına bu saygısızlığı biz reddederiz. Okullar arası mezunlar, öğrenciler arası ayrımcılığı biz kabul etmeyiz” demedi. Böyle bir açıklaması var mı? Yok. Yeri gelince helalleşelim muhafazakârla. Buradan ben 6’lı masanın oturan hadi diyelim altı artı bir altında mı, başka yerde mi kayıp olan ortağın CHP ile zihniyeti aynı ama diğerlerine soruyorum siz dilinizi mi yuttunuz? İmam hatip okullarından, bu okulların öğrenci ve mezunlarından böyle bahsedilirken sizin buna karşı söyleyecek bir kelimeniz, bir cümleniz yok mu? Sonra kalkıp biz muhafazakârlar endişe duymasınlar CHP, Millet İttifakı gelince her şey bugünkü gibi kazanımlar korunacak ve her şey daha iyi olacak. Ağızlarından laf yok.”ifadelerini kullandı.


    KENDİLERİNİN GELECEĞİ HESABIYLA ÖNÜNE GELENİ TEHDİT EDİYOR
    Kendilerinin geleceği hesabıyla önüne geleni tehdit ettiklerini vurgulayan Bozdağ, “Ya hesaplaşmak mı bunun adı helalleşmek mi?. Herkese meydan okuyor. Herkese sahte anketlere, kurgulanan şeylere itibar ederek kendilerinin geleceği hesabıyla önüne geleni tehdit ediyor. Allah vermesin, bunların eline güç ve imkan verilse daha güç sahibi değilken önüne gelen herkesi Cumhurbaşkanından çiftçisine kadar tehdit eden bu zihniyet güç kudret sahibi olursa neler yapar? Bunun hesabını hepimiz yapmamız lazım. Bu CHP zihniyeti bildik bir zihniyet, zorba bir zihniyet, büyüklerimiz dedelerimiz bu zihniyeti çok iyi bilirler. Ama biz de bu zihniyeti doksanlı yıllarda tecrübe ettik, yaşadık. 80 öncesinde olup bitenler ortada. Daha önceki yıllara da tarih kitaplarından okudu. Onun için de aziz millet. 1950’den bu yana bu zihniyete tek başına asla iktidar yüzü vermemiştir. İnşallah bundan sonra da böyle bir yüz vermeyecektir.”dedi.


    28 ŞUBAT ZİHNİYETİNİN KÖHNE MANTIĞININ YENİDEN HORTLATILMAK İSTEDİĞİNİ GÖRÜYORUZ
    Bozdağ, “Daha önce bir bilim insanı diye geçinen biri de çıktı. Başörtülü psikoloğa gidilmez, şöyle olur, böyle olur diye açıklama yaptı. Yarın bu güç sahibi olduğu zaman başörtülülere eğitim yasağının istihdam yasağının yeniden avdet edeceğinin işaretleridir. Bunlar yıllar yılı imam hatip okullarına katsayı, zulmünü reva görmediler mi? Üniversiteye girişlerini engellemek istemediler mi? İstediler. Orta kısımlarını kapattılar. Başörtülü kadınlarımız arasında ayrımcılık yaparak başörtülü başı açık diye kadınlarımızı ayrı tasnif ettiler, başörtülü kadınlara ortaöğretim, ilköğretimde yasak koydukları gibi lisede de eğitim hakkını Anayasaya rağmen elinden almadılar mı? Kamuda başörtülü bir çalışan kadın hiç gördünüz mü? Çalışanı da hemen iş akdini feshedip kapının önüne koydular. Şimdi bu 28 Şubat zihniyetinin köhne mantığının yeniden hortlatılmak istediğini görüyoruz.” ifadelerini kullandı. / Cemil MERMERTAŞ

  • Kaymakam Açıkgöz: Saraykent’e yakıştı

    Kaymakam Açıkgöz: Saraykent’e yakıştı

    Kaymakam Açıkgöz, “Burası Yozgat’ın ilk millet bahçesi. Geçtiğimiz ay Adalet Bakanımız Sayın Bekir Bozdağ tarafından açılışı yapıldı. 12 Milyon TL’lik yatırımla 30 bin metrekarelik bir alanda hayata geçirildi. Divanlı Göleti’ne cepheli millet bahçemizde 674 m2’lik kapalı alan bulunuyor. Bu alanın 544 m2’lik kısmı Millet Kıraathanesi olarak tasarlanmış vaziyette. Millet Bahçemiz; Gölet seyir iskelesi, çocuk oyun alanları, yürüyüş yolları, piknik alanları, kamelyalar, oturma grupları ve geniş yeşil alanları ile sadece Saraykent’e değil Yozgat’a da değer katan bir yatırım. Rabbimiz bu önemli yatırıma vesile olan ve emeği geçen herkesten razı olsun. Bu vesile ile Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve Adalet Bakanımız Sayın Bekir Bozdağ başta olmak üzere tüm devlet büyüklerimize ilçemiz adına şükranlarımı sunuyorum.” diye konuştu. Cemil MERMERTAŞ

  • Bozdağ, Aydıncık’ta toplu açılış törenine katılacak

    Bozdağ, Aydıncık’ta toplu açılış törenine katılacak

    Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, bugün Aydıncık’ta düzenlenecek toplu açılış törenine katılacak. akan Bozdağ, Aydıncık İlçesi 15 Temmuz Meydanında Saat 14:30’da düzenlenecek toplu açılış töreninde Aydıncık’lılara da hitap edecek. /Cemil MERMERTAŞ

  • Bakan Bozdağ’da tepki gösterdi

    Bakan Bozdağ’da tepki gösterdi

    Bakan Bozdağ, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, şunları kaydetti: “İmam Hatip Liselerine ve İmam Hatiplilere karşı iftira, kin, nefret ve ayrımcılık yapan, bunu da ilericilik zanneden, esasında ilkellikten başka hiçbir anlam taşımayan bu çağ dışı zihniyeti şiddetle kınıyorum. Sanatçı kisvesi adı altında kin, nefret ve ayrımcılık dili kullanarak halkın bir kesimini diğer kesimine karşı tahrik etmek, sanata ve sanatçılara da yapılmış saygısızlıktır. Hiç kimsenin halkımız arasında kin, nefret, düşmanlık ve ayrımcılık yapma hakkı ve hürriyeti yoktur.” Cemil MERMERTAŞ

  • Bozdağ: Hukuka nasıl müdahale edeceklerini açıklıyorlar

    Bozdağ: Hukuka nasıl müdahale edeceklerini açıklıyorlar

    Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Bartın’da çeşitli temaslarda bulundu.
    İmkanlara, güçlerine, etraflarına ve dünyaya bakıp öyle adımlar attıklarını ifade eden Bozdağ, “Hayal değil, biz gerçekleştiremeyeceğimiz vaatleri milletimizin önüne getiriyoruz ve bunları da bir bir hayata geçirdik. ‘Hayaldi, gerçek oldu’ dediğimiz yüzlerce eseri bu millete kazandırdık. Allah’ın izniyle bundan sonra da aynı şekilde eser kazandırmaya devam edeceğiz.” dedi.
    Bozdağ, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun önüne geleni tehdit ettiğini dile getirerek, şöyle devam etti: “Biz gelince herkesi yargılayacağız.’ Şimdiden bize dar ağaçlarını gösteriyor. Gel bakalım, gelebiliyorsan. Biz yargılanmaktan korkan insanlar olsak bu yola çıkmayız yahu. Bizi 20 senedir böyle tehdit edenleri hep gördük. Ama biz 20 yıldır yolumuza devam ediyoruz. Bundan sonra da tehditlere ve tehdit edenlere rağmen yolumuza devam edeceğiz. Eşkıyalar var eski sistemde biliyorsunuz, yol keserler, bel keserler, birtakım işler yaparlar. Şimdi de mafyalar var. Şimdi diyor ki, ihaleye giriyor birisi, ‘Kanal İstanbul ihalesine girenlere dünyayı dar edeceğim’ diyor. ‘İhaleye girmeyin’ diye kim tehdit eder şimdi? Benim bildiğim mafya tehdit ediyor değil mi? Veriyorlar parayı, ‘Git şunu bir tehdit et, şunu yap bunu yap.’ Peki bir ülkenin iktidarına talip olanların ağzı, mafya ağzı gibi mi olmalı? Burası bir hukuk devleti değil mi? Hukuk devletiyse insanları tehdit etmenin ne alemi var? Tehdit ediyor. Memurları, ‘Şu tarihten sonra şöyle şöyle iş yaparsanız başınıza geleceklerden siz sorumlusunuz.’ Çiftçiyi tehdit ediyor, ‘Niye AK Parti’ye oy verdiniz?’ diye. Önüne geleni daha milletin oyuna ihtiyacı varken tehdit ediyorlar. Bir de bunların size ihtiyacı olmasa o zaman varın görün CHP zihniyeti nasıl bir zihniyet? Bütün çıplaklığıyla ortaya çıkacak.”
    ŞİMDİDEN YARGIYA, ADALETE, HUKUKA NASIL MÜDAHALE EDECEKLERİNİ AÇIKLIYORLAR
    Bu ülkeyi kendisini her türlü gücü üstünde tutanlara değil, hukuka tabi olanlara ve hukuka uygun davrananlara teslim etmeli ve onların yönetimiyle bu ülkenin yoluna devam etmesi gerektiğine vurgu yapan Bozdağ, şunları söyledi:
    “Biz gelirsek’ diyor ‘Falan falan gazetelerin kapısına şimdiden kilit vuracağız.’ diyor. Öte yandan da hukuk devletinden bahsediyorlar. Böyle bir şey olur mu? Şimdi daha ilerisini söylüyorlar, hakimler, savcılar kendi lehlerine bir karar verdiğinde onları ‘Ankara’da, İstanbul’da hakim ve savcı var’ diye methüsena ediyorlar. Kendi aleyhlerine bir karar çıktığı zaman da ‘Sarayın savcısı, sarayın hakimi’ diye hakaret ediyorlar. Yetmiyor, tehdit ediyorlar, ‘Bizim lehimize karar verenleri gelince şöyle ödüllendireceğiz. Aleyhimize karar verenlere de şöyle tenzih edeceğiz’ şeklinde laflarının altından okuduğunuzda bu anlam çıkacak cümleler kuruyorlar. Hani adalet, hani hukuk, hani yargı bağımsızlığı? Şimdiden yargıya, adalete, hukuka nasıl müdahale edeceklerini açıklıyorlar.”
    Haber Merkezi

  • Bozdağ: Beklentimiz, terör suçlarıyla ilgili iadelerle ilgilidir

    Bozdağ: Beklentimiz, terör suçlarıyla ilgili iadelerle ilgilidir

    Bakan Bozdağ, İstanbul Bayrampaşa Gençlik Merkezi’nde gençlere hitabının ardından gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. Finlandiya, İsveç ve Türkiye arasında gerçekleşecek 26 Ağustos’taki toplantı hakkında ve Türkiye’nin beklentileriyle ilgili soruya ilişkin Bozdağ, Türkiye’nin beklentilerini çok açık ifade ettiklerini belirtti.
    Bakan Bozdağ, İsveç, Finlandiya arasında imzalanan mutabakat metninde de Türkiye’nin taleplerinin kayıt altına alındığını anımsattı.
    Hem İsveç hükümeti hem Finlandiya hükümetinin, Türkiye’nin taleplerini yerine getirmeyi taahhüt ettiğini aktaran Bozdağ, şunları kaydetti:
    “Bu taahhütlerini de imzalarıyla tescil etiler ve 3’lü bir mekanizmayla da bu taahhütlerin yerine getirilip getirilmeyeceğinin denetleneceği karar altına alındı. Şu ana kadar İsveç ve Finlandiya’dan terör suçları isnadı hakkında bulunan kişilerden Türkiye’nin talep ettiği hiçbir kişi Türkiye’ye iade edilmemiştir. Türkiye’nin haklarında terör suçlarından yargılama bulunup da iadesi istenen hiçbir kişi hakkında olumlu bir resmi dönüş Türkiye’ye olmamıştır. Bu mutabakattan sonra biz İsveç ve Finlandiya’ya daha önce gönderdiğimiz talepleri yenilediğimiz gibi yeni talepleri ve onların reddettiği talepleri de tekrar kendilerine ilettik. Bu iletmeden sonra da bugüne kadar Türkiye’ye olumlu veya olumsuz her iki ülkenin de verdiği bir cevap yoktur. Geçenlerde İsveç Başbakanı bir Türk vatandaşının iadesine karar verdiklerini ifade etti. Ancak hakkında dolandırıcılık isnadı bulunan biriyle ilgili iade kararı veriyor. Bizim beklentimiz dolandırıcılık isnadı olanlarla ilgili değil. İsveç hükümeti ve Finlandiya hükümeti onu çok doğru anlaması lazım. Türkiye’nin isteği, talebi, terör suçlarıyla suçlanan ve Türkiye’nin iadesini talep ettiği kişilerle ilgilidir. Bunun dışındaki adi suçlarla ilgili hakkında isnat bulunan kişilerin iadesiyle ilgili olarak Türkiye-İsveç, Türkiye-Finlandiya arasında herhangi bir sorun yok zaten. Böyle bir sorun olmadığına göre bizim bu konularda sorun varmış gibi göstermemiz de söz konusu değil. Sanki İsveç tarafı bu konuda sorun varmış gibi bir yaklaşım, Türkiye’nin talebi bunlarla ilgiliymiş gibi bir yaklaşım içerisine girmeleri de ahlaki değil ve doğru değil. Kimse Türkiye’nin verdiği sözlerin ne anlama geldiğini bilmediğini düşünmemelidir. Türkiye’ye verilen sözlerin ne anlama geldiğini de Türkiye’nin çok iyi bildiğini düşünmelidir. Bizim beklentimiz, terör suçlarıyla ilgili iadelerle ilgilidir. Onun dışındaki suçlarla suçlanan kişilerin iadesiyle ilgili bir beklentimiz kendilerinden yoktur. Türkiye’nin bu konudaki beklentileri karşılanmadığı sürece İsveç ve Finlandiya 3’lü mutabakatta Türkiye’ye verdikleri sözü yerine getirmemiş sayılacaklardır. NATO üyelik süreci bu nedenle bir adım ileri gitmeyecektir. Onlara bizim hatırlatmamız şu olabilir; Türkiye’ye verdiğiniz sözün arkasında durun. Bir devletin başkanı bir yere imza atıyorsa, hükümetin başkanı bir yere imza atıyorsa o imzanın arkasında durur. Ama şu ana kadar imzaların arkasında duran bir yaklaşımı maalesef göremedik. Ama süreç devam ediyor. Biz de takibe devam edeceğiz.”
    Haber Merkezi

  • Bozdağ: Kimse Türkiye’yi test etmesin

    Bozdağ: Kimse Türkiye’yi test etmesin

    Adalet Bakanı Bozdağ, Her iki ülkede de PKK, FETÖ ve diğer terör örgütlerinin faaliyette bulunduğunu, Türkiye’nin bunların iadesinin yanı sıra, ülkelerin bu örgütlere desteğini de kesmesini beklediğini belirtti.
    Bozdağ, “Üçüncü olarak, yargı süreçlerinin orada da aynı şekilde işlemesi lazım. Yasal düzenleme gereken konular vesaire bunların hepsi konuşuldu. Üçlü Mutabakat ile de bu konuşmalar kayda alındı ve bir İzleme Komitesi kuruldu. Türkiye’nin burada verdiği olumlu karar, İsveç ve Finlandiya’nın NATO üyeliği sürecinin tamamlandığı anlamına gelmez. Başlatma konusunda bir iradedir. Eğer Türkiye verdiği, altına imza attığı mutabakattaki sözler yerine getirilirse, Türkiye sözünde duracaktır. Nedir sözümüz? Dediklerimizi yaparsanız üyeliğe evet; yapmazsanız üyelik süreci askıda kalır. Şu ana kadar İsveç ve Finlandiya hükümetleri, Türkiye’nin beklentilerine uygun iade taleplerini yerine getirmiş değillerdir. İsveç Başbakanı da ‘Bir iade kararı verdik. Bu hukuka uygun’ açıklaması yaptı. Biz zaten hukuka aykırı demiyoruz ki; iade kararı verdiği kişi terör suçlarıyla ilgili değil. Bizim üstünde durduğumuz konu; adi suçlarda iadeyle ilgili dünyanın hiçbir ülkesinde sıkıntı yaşamıyoruz. Terör suçlarının iadesiyle ilgili sorun yaşıyoruz. Sorun yaşadığımız alanla ilgili onlardan bir beklentimiz var. Yoksa terör suçları dışında, herhangi bir suç işlediği iddiasıyla yargılanan bir kişiyi iade etmiş olması Türkiye’nin talebine olumlu yanıt verdiği anlamına gelmez. Bizim talebimiz bu değil ki, bizim talebimize yanıt olsun. Oradaki FETÖ’cülerden, PKK’lılardan diğer terör örgütü üyelerinden, terör suçları sebebiyle Türkiye’ye iadesini istediğimiz isimlerin iadesi konusunda tek bir karar bize gelmedi. Olumsuz bir cevap da gelmedi. Şu ana kadar resmi kanallardan olumsuz bir yanıt da ulaşmadı. Kendilerinden yanıt bekliyoruz.”diye konuştu.
    BEKLENTİLERİ KARŞILAMADIĞINI BİLİYOR
    Üçlü mutabakat metnine adi suçlarla ilgili bir maddenin bile girmediğine dikkat çeken Bozdağ, Türkiye’nin hâlâ iki ülkeden verdiği sözde durmasını beklediğini kaydetti. Bozdağ şunları söyledi: “Andersson’un sözleri sanki Türkiye’ye bir cevapmış gibi anlaşılıyor ama bu Türkiye’ye bir cevap değil. Sayın Başbakan altına imza attıkları mutabakat metninin ne anlama geldiğini, Sayın Cumhurbaşkanımız, Sayın Dışişleri Bakanımızın, bizlerin, daha doğrusu Türkiye’nin söylediğinin adi suçlarla yargılanan kişilerin olmadığı, terör suçlarıyla hakkında yargılanan kişilerin iadesi konusu olduğunu bizden daha iyi biliyor. Onun için Sayın Başbakan, Türkiye’nin bu sözlerin ne anlama geldiğini bilmesi lazım.”
    Bakan Bozdağ, Başbakan Anderson’un söylediği sözün de Türkiye’nin beklentilerini karşılamadığını ifade ederek, “Bizim onlardan böyle bir beklentimiz zaten yok işin doğrusu. Biz onlardan terör suçlularını istiyoruz.” şeklinde konuştu. Haber Merkezi

  • E-devlet üzerinden adli sicil kayıtları silinebilecek

    E-devlet üzerinden adli sicil kayıtları silinebilecek

    Ankara Hakimevi’nde düzenlenen Adli Sicil Bilgi Sistemi Tanıtım Töreni’ne katılan Bakan Bozdağ, Edirne’den Kars’a, Hakkari’den Sinop’a ülkenin dört bir yanından adli sicil kaydını sildirmek için Ankara’ya gelme döneminin kapandığını duyurdu. Bozdağ, “İnsanlarımız hem zamandan hem masraftan kurtuluyor ve hem de pek çok kaybın önüne geçiyoruz” dedi.
    Kişisel verilerin korunması hususunda hiç kimsenin bir ayrıcalığı olmadığını belirten Bakan Bozdağ, “Kişinin kendisiyle ilgili devlette olan kişisel verilerine erişme, yanlışsa düzelttirme, sildirme çok kıymetli bir haktır. ‘Devlet benim hakkımda ne kayıt tutmuş’ bunu bilmek kadar önemli bir hak olabilir mi?” dedi.


    Kişisel verilerin korunmasının yaşam hakkını korumak kadar önemli olduğunu vurgulayan Bakan Bozdağ’ın konuşmasından bazı bölümler şu şekilde:
    EDİRNE’DEN KARS’A, HAKKARİ’DEN SİNOP’A PEK ÇOK KAYBIN ÖNÜNE GEÇİYORUZ
    Bildiğiniz gibi adli sicilde kayıtlar, yasaların emrettiği süre içerisinde muhafaza edilmekte ve bu kayıtlar pek çok kişinin hayatını olumlu veya olumsuz yönde etkileme imkanına sahiptir. Sürelerin dolmasından sonra ya da yasanın verdiği imkanları kullanmak suretiyle bu kayıtların silinmesi de mümkündür. Vatandaşlarımız, yasal hakları doğduğu zaman nasıl silindiğini biliyor ve müracaatlarını yaparak, adli sicil kayıtlarını yasa izin veriyorsa arşiv kayıtlarında pekala sildirebilmektedir. Ama pek çok vatandaşımız yasalarımız kendilerine sağladığı bu imkanlardan haberi olmadığından veyahut da bu konudaki usulü bilmediğinden bu arşivler süresi dolmasına rağmen uzunca bir süre orada kalabilmektedir. Şimdi hayata geçirdiğimiz yeni adli sicil bilgi sistemi ile beraber biraz önceki videoda da izlediğiniz gibi ülkemizde insanlarımız adli sicil kayıtlarını sildirmek için artık Ankara’ya gelme dönemi kapanıyor. Edirne’den Kars’a, Hakkari’den Sinop’a bu ülkenin dört bir yanından adli sicil kaydını sildirmek için insanlarımız hem zamandan hem masraftan kurtuluyor ve hem de pek çok kaybın önüne geçiyoruz.


    ADLİ SİCİL BİLGİ SİSTEMİ E-DEVLET ÜZERİNDEN HİZMETE AÇILIYOR
    Bundan böyle her Türk vatandaşı e-devlet üzerinden usule uygun başvurduğu zaman evinden, iş yerinden, arabasından nerede bulunursa bulunsun oradan Adli Sicil Bilgi Sistemine erişme ve adli sicil kaydını öğrenme, alma ve oradaki kayıtların silinmesini, silinme şartları oluşursa talep etme hakkına sahip olacaktır. Bizzat bunu uygulayarak bunun rahatlığını, hızını, kolaylığını kendi hayatında görme imkanı olacaktır. Dakikalar içerisinde belki kısa bir süre içerisinde buradaki kayıt sildirme başvurusu kendisine netice olarak dönecek SMS’le de kaydının silindiği kendisine bildirildiği gibi kendisi de kaydının silindiğini görme imkanına kavuşmuş olacaktır. Daha hızlı bir sistem, daha rahat bir sistem, daha masrafsız bir sistem, daha kolay bir sistem vatandaşımızın hayatına kolaylık katacak pek çok haksızlığın önlenmesine yol açacak bir adımı bugün burada hayata geçirmiş oluyoruz.
    HIZLI VE GÜVEN İÇERİSİNDE İŞİ YAPMA VATANDAŞIMIZA ÇOK BÜYÜK BİR KATKI SAĞLAYACAKTIR
    Bürokrasi artık devre dışı, kırtasiyecilik artık devre dışı. Hız ve kolaycılık ve güven içerisinde işi yapma sonlandırma devreye alınıyor ve bu da vatandaşımıza çok büyük bir katkı sağlayacaktır. Tabii burada önemli bir başka şey var o da şu, bazı sicil kayıtları da yasalarımız gereği belli süreler dolduktan sonra otomatik silmeye de tabii. Süre doluyor, vatandaşımız müracaat ediyor işte onu yasa öngörüyor 30 yıl 40 yıl neyse rakamlar farklı her adli sicil kaydını gerektiren suçtan cezadan dolayı o süreler dolduğu zaman adli sicil kaydının silinmesi gerekiyor. Fakat vatandaşlarımız bu silinme ile ilgili müracaatı yıllar yılı bazı suçlar için örneğin şu anda yanılmıyorsam 30 yıl gerekenler var. 30 yıl cezanın infazından sonra bekleyince tabi insanlar bunu unutuyor ama o sicil bir yerde onun karşısına geliyor ve onunla yüzleşmek durumunda kalıyor.
    YASAL SÜREYİ TAMAMLAYANLARIN KAYDI TALEBİ OLMAKSIZIN RE’SEN SİLİNECEK
    Şimdi bugün devreye sokacağımız yeni bir uygulama da bu sürelerin, yasal sürelerin dolması üzerine vatandaşın talebi olmaksızın re’sen Adli Sicil Ve İstatistik Genel Müdürlüğümüz bu adli sicil kayıtlarını silecektir. Bugün bu burada bunun ilk uygulamasını yapacağız ve 208 bin vatandaşımızın adli sicil kaydını buradan birazdan düğmeye basarak otomatik yeni kurduğumuz düzen çerçevesinde silmiş olacağız ve bu da vatandaşımızın devletin oradaki kayıtları silme konusundaki eksikliği, ihmali veya vatandaşın süreci takip edememesi nedeniyle uğradığı kayıpları, zararları, sıkıntıları ortadan kaldıracaktır. Bu da son derece önemli bir adımdır. Buradan aziz milletimize hepimize hayırlı uğurlu olmasını temenni ediyorum.”diye konuştu. Haber Merkezi

  • Başkan Coşar’dan Adalet Bakanı Bozdağ’a ziyaret

    Başkan Coşar’dan Adalet Bakanı Bozdağ’a ziyaret

    Boğazlıyan Belediye Başkanı Gökhan Coşar, ilçenin önemli projeleri ile alakalı Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ı ziyaret etti.

    Ankara’da bazı temaslarda bulunan Boğazlıyan Belediye Başkanı Gökhan Coşar, ilçenin geleceğine yönelik çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Başkan Coşar, beraberinde AK Parti Boğazlıyan İlçe Başkanı Osman Düğenci ile birlikte Ankara’da Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ı ziyaret etti. Boğazlıyan’ın yatırımlarını, hizmetlerini ve projelerini görüşen Başkan Coşar, Bakan Bozdağ’a ilçenin vizyon projelerde gelinen son durumu paylaştı. Boğazlıyan’ın sorunlarının çözümünde ve hedeflenen proje ve yatırımlara desteklerinden dolayı Bozdağ’a teşekkür etti.

    Gerek milletvekilliği, gerek Başbakan Yardımcılığı ve gerekse Adalet Bakanlıkları görevi süresince ülke ile birlikte Boğazlıyan’a ve bölgeye hizmet ve yatırımlarda imzası bulunan Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ın makamında gerçekleşen ziyarette Boğazlıyan’da yapılan çalışmalar ve yeni yapılması planlanan projelerle ilgili bilgi paylaşımında bulunuldu.

    Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ın Eylül ayında Boğazlıyan’da bir dizi açılış ve ziyaretlerde bulunacağı ve Boğazlıyan’a müjdeleri olacağı ifade edildi. Nazife EKİCİ

     

     

  • Başkan Köse’den Oktay, Bozdağ ve Durmaz’a ziyaret

    Başkan Köse’den Oktay, Bozdağ ve Durmaz’a ziyaret

    Yozgat Belediye Başkanı Celal Köse, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay,  Adalet Bakanı Bekir Bozdağ ve  Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı, Sadir Durmaz’ı  ziyaret ederek belediye tarafından ilde yapılan ve yapımı devam eden çalışmalar hakkında bilgi verdi.

    Yozgat’a hizmet noktasında ve projelerin daha hızlı gerçekleştirilmesi adına sürekli Ankara’yı aşındıran Belediye Başkanı Celal Köse, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’ı Külliye’deki makamında ziyaret etti.

    Kent’e yapılan ve yapımı devam eden projelerle ilgili Oktay’ı bilgilendiren Başkan Köse, “Hemşehrimiz, Cumhurbaşkanı Yardımcımız Sayın Fuat Oktay beyefendiyi Milletin Evinde ziyaret ettik. Yozgatlı hemşehrilerine selamlarını iletmemizi istedi. Kıymetli büyüğümüze hüsn-ü kabulleri için teşekkür ediyorum.” dedi.

    Başkan Köse, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay, ziyaretinin ardından Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ı da makamında ziyaret etti.

    Başkan Köse, ziyarete ilişkin açıklamasında; “Hemşehrimiz, Adalet Bakanımız Sayın Bekir Bozdağ beyefendiyi makamlarında ziyaret ettik. Konusu her zaman olduğu gibi Yozgat olan sohbetimiz sonrası Yozgatlı hemşehrilerine selamlarını iletmemizi istediler. Kıymetli büyüğümüze nazik kabulleri için teşekkür ediyorum.” diye konuştu.

    Belediye Başkanı Köse, daha sonra Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı, hemşehrimiz Sadir Durmaz’ı da makamında ziyaret ederek yapılan çalışmalar ile ilgili Durmaz’a bilgi verdi. Köse, “Ankara ziyaretlerimiz kapsamında Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan Yardımcısı, hemşehrimiz Sadir Durmaz beyefendiyi makamında ziyaret ettik. Nazik kabulleri için teşekkür ediyorum.”diye konuştu. Haber Merkezi

     

     

  • Çocuk Görüşme Merkezi’nin sayısı 50’ye çıkıyor

    Çocuk Görüşme Merkezi’nin sayısı 50’ye çıkıyor

    Velayet altındaki çocukların ebeveynlerine teslim işlemleriyle ilgili icra sürecine son veren yeni uygulama, ülke genelinde hızla yaygınlaştırılıyor. Teslimin yapıldığı merkez sayısı yarın açılacak 25 merkezle birlikte 50’ye ulaşacak.  Hizmetin yılsonuna kadar ülke genelinde yaygınlaştırılması hedefleniyor.

    İcra yolu ile çocuk teslimine son veren ilk pilot Çocuk Görüşme Merkezleri de Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ın Uşak’ta katıldığı törenle Haziran ayı içinde hizmete açılmıştı.

    13 İL VE 12 İLÇEDE AÇILIYOR

    1 Ağustos tarihinde 13 il, 12 ilçede hizmete girecek merkezler ile birlikte Türkiye’de 25 olan teslim merkezi sayısı, 50’ye ulaşacak. Afyonkarahisar, Ardahan, Artvin, Batman, Diyarbakır, İzmir, Kahramanmaraş, Kayseri, Kırklareli, Muş, Nevşehir, Sakarya, Trabzon illeri ile Akhisar, Akşehir, Çorlu, Ermenek, İnegöl, Karadeniz Ereğli, Kızıltepe, Nizip, Salihli,  Serik, Viranşehir ve Zile ilçelerinde çocuk teslim merkezleri yarın hizmete açılacak.

    2 BİN 302 ÇOCUK VE AİLESİ YARARLANDI

    Çocuk teslimi ve çocukla kişisel ilişki kurulması işlemlerinin icra müdürlükleri tarafından yerine getirilmesine ilişkin uygulama yerine, bu işlemlerin Adalet Bakanlığınca kurulan adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlükleri tarafından yerine getirilmesine yönelik uygulama 4 Nisan 2022’de 11 il merkezinde başlamıştı. Nisan ayı içinde 11 ilde ve daha sonra Haziran ayında da 7 il ve 7 ilçede başlatılan pilot uygulamadan bu güne kadar 2 bin 302 çocuk ve ailesi yararlandı.

    ÜCRETSİZ OLARAK BAŞVURULUYOR

    Adalet Bakanlığı çocukların üstün yararını gözeterek hayata geçirdiği yeni uygulamayla velayet hakkı kendisine verilmeyen ancak belirlenen takvime göre çocuğunu görme hakkı tanınan ebeveynler artık İcra dairelerine başvurmak zorunda kalmıyor. Bu ebeveynler adliyelerde kurulan adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlüklerine ücretsiz olarak başvurarak, belirlenen çocuk görüşme merkezlerinde çocukları ile görüşebiliyor. Adli süreçte çocuk haklarının gözetilmesini ve çocuklara yönelik koruyucu, destekleyici tedbirlerin alınması amacıyla hazırlanan çocuk görüşme merkezleri, çocukların ihtiyaçlarına yanıt veriyor.

    ÖZEL ALANLAR OLUŞTURULUYOR

    Çocuk görüşme merkezleri çocukların ebeveynleri ile kaliteli zaman geçirmesine imkan sağlayacak parklara, bahçelere, içerisinde sosyal, sportif ve kültürel faaliyetlerin yürütüldüğü yerler içerisinde ya da bu yerlere yakın konumlandırılıyor. Ayrıca bu merkezlerde içerisinde kitapların, dergilerin, her yaş grubuna uygun oyuncakların bulunduğu çocuk bekleme ve oyun alanı, yetişkin bekleme odası, görüşme odası, bebek bakım odası gibi bölümler yer alıyor. Çocuk görüşme merkezleri oluşturulurken; gençlik merkezleri, aile yaşam merkezleri, sosyal hizmet merkezleri, millet bahçe ve odaları, kreş ve anaokulları gibi alanlar değerlendiriliyor.

    ÇOCUKLARIN İKİNCİL ÖRSELENMESİNİN ÖNÜNE GEÇİLDİ

    Mahkemelerce verilen çocuk teslimi ve çocukla kişisel ilişkiye dair kararlar bu merkezlerde, çocuğun üstün yararı gözetilerek ve çocuk merkezli bir yaklaşımla yerine getiriliyor. Bugüne kadar İcra Daireleri tarafından yerine getirilen bu işlemler, çocuk dostu dizayn edilen uygun teslim mekanlarında uzmanlar tarafından, zorla değil, öncelikle taraflarla ve çocuklarla iletişim kurularak, daha çok rızaya dayalı olarak yerine getiriliyor. Taraflara doğru ebeveynlik rolleri ve bu süreçte nasıl davranmaları gerektiği konusunda danışmanlık verilebiliyor. Uygulamayla birlikte, boşanma süreci ve sonrasında çocukların ikincil örselenmelerine mahal verilmemesi amaçlanıyor. Haber Merkezi

  • Başkan Dereli’den toplu açılışa davet

    Başkan Dereli’den toplu açılışa davet

    Ak Parti Yerköy İlçe Başkanı Hacı Dereli hafta sonu yapılacak toplu açılış törenine Yozgat halkını davet etti.
    Adalet Bakanı Bekir Bozdağ ve Ak Parti Yozgat Milletvekili Yusuf Başer’in katılacağı toplu açılış töreni 30 Temmuz Cumartesi Saat 14:00’de Yerköy 15 Temmuz demokrasi meydanında düzenlenecek.
    Toplu açılış töreni ile alakalı bir açıklama yapan Ak Parti Yerköy İlçe Başkanı Hacı Dereli, “ Adalet Bakanımız Bekir Bozdağ ve Ak Parti Yozgat Milletvekili Yusuf Başer’in katılımlarıyla ilçemizde yapılan hizmetlerin toplu açılış törenine tüm Yozgatlı hemşehrilerimizi davet ediyorum. Ak Partimizin 20 Yıllık iktidarlığında Türkiye’mize ve Yozgat’ımıza çok güzel hizmetlere imza atıldı. Bu hizmetlerden Yerköy ilçemizde nasiplendi. Emeği geçen başta Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a, Cumhurbaşkanı Yardımcımız Sayın Fuat Oktay’a, Adalet Bakanımız Sayın Bekir Bozdağ’a, Ak Parti Yozgat Milletvekilimiz Sayın Yusuf Başer’e sonsuz teşekkür ediyorum” diye konuştu. Alpaslan DEMİR

  • Yargıda yapay zeka  kullanımı çalışması

    Yargıda yapay zeka kullanımı çalışması

    Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, yargıda yapay zekanın kullanımı hususunda çalışmalar yapıldığını vurgulayarak, “Yapay zekayı yargıda kullanma konusunda kararlı adımlar atıyor ve bu konuda bakanlık olarak ciddi çalışmalar yürütüyoruz. Dünyada öncü olan ve en önce teknolojiyi yargının hizmetine sunan, milletimizin beklentilerine cevap veren bir hale getirme konusunda kararlıyız” dedi.
    Türkiye Adalet Akademisi’nin Mesleki Uygulama Yarışması Ödül Töreni’nde konuşan Adalet Bakanı Bozdağ, hakim savcı adaylarına mesleğe başladıklarında verecekleri kararın hakka, hukuka uygun olmasının, kendilerinin de adil ve tarafsız olmalarının önemini anlattı.
    Hakim ve savcıların her alanda adil, tarafsız, dürüst olarak Anayasa, kanun, hukuka uygun vicdani kanaatleri ile hakkı tespit edip, gerçek sahibine teslim etmekle görevli olduklarını belirten Bakan Bozdağ, “Bizim inancımıza göre adalet ve adaletle hükmetmek hem Yüce Allah’ın hem kültürümüzün hem medeniyetimizin hem de Anayasa ve yasalarımızın bize emridir. Biz hayatımız boyunca bu emirlere uygun hareket ederek milletimize, devletimize ve adalet gibi yüce bir değere hizmet etmekle vazifelenmiş insanlarız.” dedi. Haber Merkezi

  • Bozdağ: Veteriner fakültesinin temelini en kısa sürede atacağız

    Bozdağ: Veteriner fakültesinin temelini en kısa sürede atacağız

    Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Sorgun’da faaliyete geçecek olan Yozgat Bozok Üniversitesi Veteriner Fakültesi’nin temelini de en kısa sürede atacaklarını söyledi.

    Bakan Bozdağ, yaptığı açıklamada; “Yozgat Bozok Üniversitesi Veteriner Fakültesi ve Hayvan Hastanesi’nin mimari projesi tamamlandı.Sorgun’da faaliyete geçecek olan Yozgat Bozok Üniversitesi Veteriner Fakültesi’nin temelini de en kısa sürede atacağız. Bozok Üniversitesi Veteriner Fakültesinin kurulması ve inşaatının en kısa sürede tamamlanması talimatlarını veren Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a hemşehrilerim adına şükranlarımı sunuyorum. Yozgat’ımıza ve Sorgun’umuza hayırlı olsun.”ifadelerini kullandı. Haber Merkezi

  • Hükümlü ve tutuklular meslek ve sanat öğreniyor

    Hükümlü ve tutuklular meslek ve sanat öğreniyor

    Bakan Bozdağ, Kars Açık Ceza İnfaz Kurumu’nda Et Entegre Tesisi’nin açılışına katıldı.

    Bozdağ, burada yaptığı konuşmada; Türkiye’deki cezaevlerinde işkence ve kötü muamele iddialarının her yönüyle araştırıldığını vurguladı.  Bakan Bozdağ “Türkiye cezaevlerinde ve Türkiye’de işkence yoktur, somut tek bir örnek kimse gösteremez, hem adli yönden hem idari yönden böyle bir vaka olduğu zaman biz üzerine kararlılıkla gidiyoruz, gitmekte de kararlıyız” dedi.

    Bakan Bozdağ, hasta tutuklu ve hükümlülerle ilgili yeni çalışmalar yapma kararı alındığını da açıkladı.

    HER TUTUKLU VE HÜKÜMLÜ DEVLETE EMANETTİR

    Bozdağ, “Türkiye’de cezaevlerinde bulunan her tutuklu ve hükümlü devlete emanettir. Devlet onların cezalarını infaz ederken, her türlü halinden sorumludur ve bu büyük bir sorumluluktur. Ailelerinin devlete emaneti olan tutuklu ve hükümlüleri, sağlık içinde cezalarını infaz edildikten sonra ailelerine dönmeleri, topluma karışmaları ve hayatına kaldıkları yerden devam etmeleri son derece önem arz etmektedir. Ceza infaz sisteminin bir amacı da, ıslah edildiği kabul edilen hükümlülerin topluma yeniden kazandırılması için altyapı oluşturmaktır.

    HÜKÜMLÜ VE TUTUKLULAR MESLEK VE SANAT ÖĞRENİYOR

    Cezaevlerinde bulunan mahkumların, değişik meslek ve sanatları öğrenmesi, bunlarla ilgili aranan yasal belge ve sertifikalara sahip olması, tahliye olduktan sonra bu meslek ve sanatlarda iş bulmasını elbette kolaylaştıracaktır. Onların hayatlarını helal yoldan kazanmalarına, alın teriyle elde ettikleri kazancı ailelerine götürmelerine vesile olacaktır. Bu açıdan İş Yurtları Kurumu, Adalet Bakanlığı bünyesinde son derece önemli ve büyük bir faydayı yerine getirmektedir. Bir yandan ülke ekonomimize katkı sağlarken öte yandan da insanımızı, hükmü cezasının infazından sonraki hayatına hazırlayan önemli bir fonksiyonu icra etmektedir. Ekonomik değerlendirmeler bizim için bu konuda hiçbir zaman birinci sırada olmamıştır. Bizim bu tesisleri oluştururken hedeflediğimiz yegane amaç içeride bulunan vatandaşlarımızın, hükümlülerin bir meslek ve sanat sahibi olması ve onların geliştirilmesi, yetiştirilmesi, topluma kazandırılması, cezalarının infazından sonra hayatlarını sağlıklı bir şekilde iyi bir meslek icra ederek, geçirmelerini temin etmektir. Burada şunu ifade etmekte fayda görüyorum, cezaevlerinde cezası infaz olunan hükümlüler, çıktıktan sonra bizim infaz sistemimizin ana felsefesi gereği cezasını çekmiştir. Bunlar toplumun içinde saygın ve şerefli bir insan olarak yaşamayı hak etmiş ve bu saygınlığın gereği hayatını devam ettirmekle mükelleftir ve toplumun her bir bireyi de cezası infaz edilmiş insana, kapısını, yolunu, iş yerini, her şeyi açması icap eder. Ama maalesef uygulamaya baktığımızda burada çok ciddi bir sorunla karşı karşıya olduğumuzu ifade etmek isterim. Buradan biraz da aziz milletimizin, iş insanlarımızın ve herkesin vicdanına bu seslenişi yapmak istiyorum.

    İşyurtları, bünyesinde değişik iş kollarında 400 civarında bir işletme var ve burada çalışan insanlar bir mesleğin, bir sanatın sahibi oluyor. Tahliye olduktan sonra kendi işini kuranlar olduğu gibi çok kolay iş bulan kişiler de bulunmaktadır. Bizim amacımız bunları toplumun içerisinde bir daha suça karışmadan, sağlıklı ve mutlu bir birey olarak yaşamalarını sağlayacak bir altyapı oluşturmak onun gayreti içerisinde olmak, onun çabası içerisinde olmak. Şimdi Milli Eğitim Bakanlığımızla da ortak çalışmalar çerçevesinde buralardan meslek sahibi olan ve ayrıca eğitimlere katılanlara meslek lisesi ve diğer sertifikalar gibi hukuk anlamında da kıymet kazanacak ve onların lehine sonuçlar doğuracak belgeler verme konusunda adımlar atıyoruz ve bunların getirisi de eminim ki çok çok faydalı olacaktır.”ifadelerini kullandı. Haber Merkezi

  • Taraflar 1 Milyor 253 bin dosyada uzlaştı

    Taraflar 1 Milyor 253 bin dosyada uzlaştı

    Adalet Bakanlığı’nın ceza uyuşmazlıklarında alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemi olarak uygulamaya koyduğu uzlaştırma ile bugüne kadar çözüme ulaşan dosya sayısı 1 milyon 252 bin 980’e ulaştı.
    Ceza hukuku uyuşmazlıklarında ilk kez 1 Haziran 2005’te uygulanan ve 2016’da gözden geçirilerek yeniden revize edilen uzlaştırma, 1 Ocak 2017’den itibaren Türkiye genelinde etkin ve yaygın bir şekilde uygulanmaya başladı. Mağdurların haklarının korunması ve kamuya yararlı edimlerle suç faillerinin topluma kazandırılmasını amaçlayan uzlaştırma yöntemi ülke genelinde başarı ile uygulanıyor.
    UYUŞMAZLIKLAR DAHA KISA SÜREDE ÇÖZÜME
    KAVUŞUYOR
    Ceza muhakemesi alanında alternatif uyuşmazlık çözüm yolu olan uzlaştırma müessesi ile soruşturma ve kovuşturma dosyaları daha az masrafla ve daha kısa sürede çözüme kavuşuyor. Uzlaştırma süreci, mağdur ve şüphelinin kabulüyle başlayıp, tarafların özgür iradesiyle devam ediyor. Taraflar uzlaşma teklifini kabul ederlerse müzakere aşamasına geçiliyor. Anlaşma konusu edimi taraflar belirliyor. Süreçte, mağdur ve fail görüşmeleri uzlaştırmacılar eşliğinde yapılıyor.
    Suç faillerinin topluma kazandırılmasını, mağdurların da haklarının korunmasını amaçlayan uzlaştırmayla taraflar, bağış, yoksullara yardım, fidan dikme gibi edimlerle uzlaşabiliyor. Uzlaşmanın gerçekleşmesiyle şüphelilerin edimleri yerine getirmesi halinde, uyuşmazlık konusu dosyanın dava konusu olmadan çözüme kavuşması sağlanıyor.
    BAŞARI ORANI YÜZDE 83
    Uzlaştırmaya tabi suçlar kapsamında çözüme kavuşan dosya sayısı bugün itibariyle 1 milyon 252 bin 980’e ulaştı. Müzakeresi tamamlanan dosyalarda uzlaşma başarı oranı yüzde 83 oldu. Hem mağdur ve müşteki hem de şüphelilerin memnuniyetini en üst düzeye çeken ve toplumsal uzlaşma kültürüne katkı sağlayan uygulama sayesinde mağdurlar suç nedeniyle uğramış oldukları zararları maddi ya da manevi olarak hızlı bir şekilde telafi ediyor.
    Haber Merkezi

  • BOZDAĞ: KADINA KARŞI ŞİDDET KONUSUNDA BİZ KADINDAN YANA TARAFIZ

    BOZDAĞ: KADINA KARŞI ŞİDDET KONUSUNDA BİZ KADINDAN YANA TARAFIZ

    Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, “Türkiye’nin en ciddi ve en önemli sorunlarının başında kadına karşı şiddet ve kadınlara karşı işlenen cinayetler geliyor. Kadına karşı şiddet, kadına karşı cinayet konusunda biz kadından yana tarafız. Bu konu bizim her gün değişmez ve değiştirilemez ana gündemimizdir.” dedi.

    Tvnet canlı yayınında soruları yanıtlayan Bakan Bozdağ, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kadına karşı şiddet hususunda atılan adımlarla ilgili detayları paylaşan Bakan Bozdağ, yargının faillere verdiği cezaların arttırıldığını ve haksız tahrik indirimi hususunda gerekli düzenlemelerin yapıldığını kaydetti.

    FETÖ ile mücadelede gelinen son durumu da aktaran Bakan Bozdağ’ın konuşmasından bazı bölümler şu şekilde:

    KADINA KARŞI ŞİDDET DEĞİŞMEZ GÜNDEMİMİZ

    Şimdi Türkiye’nin en ciddi ve en önemli sorunlarının başında kadına karşı şiddet ve kadınlara karşı işlenen cinayetler geliyor. AK Parti hükümetleri işbaşına geldiği ilk günden beri kadın konusunda, kadına karşı şiddet, cinayet konusunda taraf olduğunu ilan etti. Ben Adalet Bakanı olunca da açık açık ifade ettim. Kadına karşı şiddet, kadın ve kadına karşı cinayet konusunda biz kadından yana tarafız. Bu konu bizim her gün değişmez ve değiştirilemez ana gündemimizdir. Hükümete geldiğimizde Türkiye’de kadınlarla ilgili çok dezavantajlı durumlar vardı.

    YARGIDAN MEMNUNİYETİ DİĞER HİZMETLERDEN MEMNUNİYETLE AYNI KONUMA KOYAMAYIZ

    Yargıda devam eden konularla ilgili kamuoyunun algısı son derece önemli. Yargıdan memnuniyet ve yargıya güven konusunu tartışırken şuna dikkat etmekte fayda var. Yargıda işi olan kişi, ya davacı ya davalı, ya müşteki, müdahil ya da sanık. Sonuçta biri kaybediyor, biri kazanıyor. Yüzde 50’sinin kaybettiği, yüzde 50’sinin kazandığı bir durum. Kazanan da istediği gibi kazanamıyor. 10 yıl hapis cezası almasını istemiş müdahil, beş yıl almış. Ya da 100 bin lira tazminat istemiş davacı, 10 bin lira vermiş. Dolayısıyla kazananın da tam memnun olmadığı bir oranda yargıdan memnuniyeti, diğer hizmetlerden memnuniyet gibi aynı konuma koyarsak haksızlık olmuş olur. İşin doğası buna izin vermiyor. İkincisi yargıya güvense yargıya işi düşsün düşmesin tüm Türk vatandaşlarının yargıdan sahip olduğu algıyı ifade eder. Genel algıyı ifade eder. O, genel algı da tabi demin söylediğim yargıya işi düşenlerin doğurduğu algıdan beslenen bir algı. O yüzden burada bir değerlendirmeyi vicdan terazisinde doğru yapmakta fayda var.

    İŞİN ASLINI BİLMEDEN BİR KANAAT OLUŞTURMAK FEVKALADE YANLIŞTIR

    İkincisi, dava konuları gündeme geldiğinde herkes konuşuyor, diyor ki, “İşte böyledir şöyledir.” Dosyadan haberi yok, delilden haberi yok, iddiadan haberi yok, savunmadan haberi yok, kanundan haberi yok, yargılamadan haberi yok. Kamuoyunda bir haber çıkıyor o habere göre yazanlara güveni tamsa, onlara itimat ederek bir kanaat belirliyor. Bu kanaate göre bir yargıya varıyor, karar o yargıya uygun olursa ne güzel, uygun olmazsa ne kadar kötü bir karar olarak algılanıyor. Onun içinde bu gibi konularda işin aslını bilmeden sadece değerlendirme yapanlara itibar ederek bir kanaat oluşturmak fevkalade yanlıştır. Bunun da altını çizmek isterim, özellikle kadına karşı işlenen şiddet ve cinayet olaylarında hem takdiri indirim nedenleri, hem haksız tahrik konuları çok tartışıldı.

    TAKDİRİ İNDİRİMDE SINIRSIZLIĞI ORTADAN KALDIRDIK

    Ben Adalet Bakanı olunca yeni dönemde hemen ilk işim dedim ki; “Biz bu konuda tarafız ve bu takdiri indirim nedenleri konusunda da bir adım atma kararındayız. Kravat taktı, boyun büktü, efendim güzel giyindi vesaire diye indirim yapılmamalı.” Bu konuda kanuna baktık, gördük ki bizim kanunun 62. maddesi takdiri indirim nedenlerini düzenliyor. Ama burada bir sayma usulü değil ve benzeri diyor,  3-5 tane işte failin geçmişi ve benzeri şeyleri sayıyor devamında da diyor ki ve benzeri haller. Yani sınırsız bir takdiri indirim nedenini hakime, mahkemeye veriyor. Bu sınırsızlığı ortadan kaldırdık, artık sayma usulünü getirdik sadece bunlarda takdiri indirim nedeni yapılabilir. Onlar da nedir? Failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiili işledikten sonra ve yargılama sürecinde pişmanlığı gösteren davranışları, bir de onun bundan sonraki hayatına eğer indirim yapılırsa etki edip etmeyeceği ve pişmanlığı gösteren davranışları ifadesini de koyduk. Eskiden bu yoktu. Yani sadece yargılama sırasındaki davranışları vardı. Onu da pişmanlığı gösteren davranışları diye değiştirdik, arkasından salt, hakimi, mahkemeyi etkilemek için yapılan tutum ve davranışların takdiri indirim nedeni sayılamayacağına dair de yasaya bir yasa koyduk. Kravat takmak, traş olmak, saçlarını taramak veya düzgün bir lisan ile hitap etmek gibi şeylerden şeklen dolayı indirim yapamazsınız diye bir yasak da koyduk ve indirim yapacaksanız, yapmayacaksanız bunun gerekçesini de açıkça yazın dedik. Bu önemli bir değişiklik oldu, ben eminim ki yeni uygulamalarda bunun yansımaları görülecektir.

    UYGULAMADA BİZİM HAKSIZ TAHRİK İNDİRİMİNİ TARTIŞMAYA İHTİYACIMIZ VAR

    Pınar Gültekin davasına gelince bu davanın tabi yargılama süreci devam ediyor, devam ettiği için burada bir şey yargılamanın içeriğine dair bir şey demem Adalet Bakanı olarak doğru olmaz, ama şunu davadan bağımsız olarak ifade etmekte fayda görüyorum. Bu haksız tahrik uygulaması binlerce yıldır sadece Türk hukukunda değil, dünyanın her hukuk sisteminde olan bir uygulama, ihtiyaç olan bir uygulama. Çünkü bazı şartlar, durumlar olduğunda bu uygulama adalet terazisinin doğru tartması, verilen cezasının hakkaniyete uygun olması bakımından gerekebilir. Bunu mahkeme elbette takdir edecektir ama bizim bunu kim takdir ediyor? Mahkeme takdir ediyor. O zaman uygulamada bizim bu konuyu tartışmaya ihtiyacımız var. Onun için ben bunu hem de Yargıtay’da tartışmaya açtım. Dedim ki; bu haksız tahriki bir tartışalım, tasarlayarak adam öldürmek veyahut da canavarca hisle ve eziyet çektirerek birini öldürme fiillerinde haksız tahrik olur mu? Olmaz mı? Olursa bunun ceza skalası nasıl olur? Öbürleriyle eşit mi olmalı? Yoksa kademeli mi olmalı? Bunu bir tartışalım.

    KANUNA HAYAT VEREN, HAKİMLERİMİZİN KARARLARIDIR

    Biz bakanlık olarak bu konuyu kendi açımızdan inceleme ve araştırmaya aldık. Mukayeseli hukuku arkadaşlarımız inceliyorlar. Yargıtay’ımızın içtihatlarına bakıyorlar. Ayrıca ceza hukukçularımız da bu konunun uzmanlarıyla, hukukçularımızla bu konu konuşuluyor, tartışılıyor ve biz bu tartışmaların sonucunda haksız tahrik uygulamasına ilişkin bir değişiklik ihtiyacı ortaya çıkarsa bu değişiklik konusunda adım atma hususunda kararlıyız. Ben, Yargıtay’daki konuşmamda da söyledim. Esasında bu konuda yol gösterici içtihat oluşturma konusu Yargıtay’ımızın elindedir. Yargıtay’ımız bu konuda yol gösterici bir içtihat ortaya koyduğunda o günkü madde de pek çok haksızlığı ortadan kaldırmaya yetiyor. Yani orada bir içtihat geliştirdiğinde, eski klasik içtihatlarını tekrarlama yerine yeni bir bakış açısı ortaya koyduğunda, ben sorunun önemli bir kısmının çözüleceğine yürekten inanıyorum. Çünkü kanun ne yazarsa yazsın sonuçta iş uygulamada bitiyor. O kanuna hayat veren ilk derece, istinaf ve Yargıtay’da görev yapan hakimlerimizin kararlarıdır. O kararlar kanunu doğru anlar doğru uygularlarsa ebetteki buradaki sorunların önemli bir kısmı önemli ölçüde aşılmış olur.

    KADINA KARŞI ŞİDDETİN İNFAZI TERÖRLE EŞİT

    Ben kendi kendime tasarlama, tahrik altında tasarlama çok soğukkanlı bir iş.  Canavarca hisle yani bu tahrikle canavarca bir hisle işlenen suç arasında nasıl bir bağlantı var? Yani canavarlık ayrı bir şey. Tarih ani bir şey oldu. Süresi ne kadardı? Bir ay mı, iki ay mı, üç ay mı, beş ay mı, tasarlamakta bir zaman alıyor. Adalet Bakanlığı bu konu üzerine çalışıyoruz. Bu konuyu dünyayı da inceliyoruz. Türkiye’yi de inceliyoruz. Hukukçularımızla, Yargıtayımızla, cezacılarımızla istişare halindeyiz. Zaten cezalar bizde çok ağır. Kadına karşı cinayetin cezası ağırlaştırılmış müebbet hapis, İnfazı da terörle eşit. Yani 3/4. Kadına karşı şiddetin infazı terörle eşit. Aldığı cezanın 4’te 3’ünü içeride geçirmesi gerekiyor. Bir de ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alıyor. Yani çok büyük bir ceza alıyorlar bunlar. Ve süreli hapiste 4’te 3’ünü geçiriyor. Ağırlaştırılmış müebbette ise tabii 30 yıl içeride kalması gerekiyor. Çok ağır bir ceza, en ağır ceza. Şu anda bizim hukuk sistemimizdeki en ağır ceza, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası. Kadınlara karşı işlenen cinayette de biz en ağır cezayı veriyoruz. Kasten yaralamada, eziyette, işkencede, kötü muamelede hep nitelikli hal saydık ve bunların hepsini de tutuklama sınırının üzerinde bir cezai yaptırıma bağladık. Kasten yaralamanın ve diğerlerinin tutuklamayla ilgili CMK’nın katalog suçları kapsamına alarak burada hakim veya mahkeme isterse tutuklama nedenini varsayıp tutuklama kararı verebilir imkanını da onların önüne koyduk ve bu konuda tavizsiz bir yasal düzenleme hayata geçirdik.

    BUGÜNE KADAR, 3 İADE TALEBİMİZ KABUL EDİLMİŞ

    1 Temmuz itibari ile bugüne kadar FETÖ ile ilgili 676 bin 411 kişi hakkında adli işlem yapıldığını görüyoruz. Bunlardan şu anda 69 bin 688 derdest dosya var, devam ediyor. Öte yandan adli işlem bugüne kadar yapılan kişilerden yukarıda verdiğim toplam rakamdan 117 bin 208 kişi hakkında mahkumiyet kararı verilmiş. 87 bin 519 kişi hakkında beraat kararı verilmiş,  322 bin 187 kişi hakkında ise soruşturma aşamasında takipsizlik kararı verilmiş. Cezaevlerinde şu anda 19 bin 30 FETÖ üyeliğinden yatan bulunmaktadır. Bunlardan 3 bin 901’i hüküm özlü, yani hakkında hüküm verilmiş ama kesinleşmeyi bekliyor. 13 bin 970’i hükümlü, 1159 da tutuklu var, ayrıca şuana kadar 181 bin 450 kişi hakkında da adli kontrol kararı verilmiş, tutuklama yerine adli kontrol tedbiri uygulanmakta, 29 bin 455 kişi hakkında da yakalama kararı var, bunlar şu anda yakalanmamış. Bizim Amerika Birleşik Devletleri dahil pek çok ülkeden istediğimiz FETÖ’cü teröristler var. 110 ülkeye 1133 dosya FETÖ mensubu hakkında 1234 iade talebinde bulunmuşuz bugüne kadar, 3 iade talebimiz kabul edilmiş. İkincisi Romanya tarafından bir tanesi de Cezayir tarafından kabul edilmiş. Şu ana kadar bazı ülkelerde İçişleri Bakanlığı’ndan aldığım verilere göre 121 FETÖ mensubunu Türkiye’ye iade etmiş, 28 ülkeden iade var. Bunların toplamını koyduğumuzda 28 ülkeden bugüne kadar 124 FETÖ’cü Türkiye’ye iade edilmiş durumda.

    TÜRKİYE’YE DÜŞMANLIK EDEN HERKESİ BESLEDİKLERİ GİBİ BUNLARI DA BESLİYORLAR

    Sadece İnterpol’den değil Amerika Birleşik Devletleri bugüne kadar Türkiye’nin terörist başı Gülen dahil, hiçbir FETÖ’cü ile ilgili iade talebine olumsuz ya da olumlu bir cevap vermemiştir. Hatta ben en son daha önceki bakanlığım döneminde gittiğimde, dedim ki: “Bizim dosyamız yeterli delille dolu, eğer bu dosyada iade olmayacaksa dünyada hiçbir dosyada iade olmaz.” O da dedi ki: “Biz, bunu adli makamlara göndeririz ama sizin aleyhinize karar çıkar o yüzden göndermiyoruz.” Ben de dedim ki: “Siz gönderin Amerikan adli makamlarına biz onlara güveniyoruz kararı aleyhimize çıkarsa biz Amerikan hukuku çerçevesinde itirazlarımızı yapar, hakkımızı savunuruz siz gönderin.” Bizim için endişe etmeyin gönderin adli makamlara, Amerikan Adalet Bakanlığı adli makamlara dosyayı göndermeye cesaret edemedi, çünkü göndermiş olsaydı adli makamlar ben eminim ki böyle bir dosyada iade kararı verilmezse, hiçbir dosyada verilmeyeceğini düşünecek iade kararı verecekti ve göndermediler. Şu anda Almanya, Fransa, İngiltere pek çok ülke. Şu anda FETÖ’cüleri iade etmemekle kalmayıp bizzat himaye ediyorlar, destekliyorlar ve onlara ülkelerinin pek çok imkanlarını açıyorlar. Türkiye’ye düşmanlık eden herkesi besledikleri gibi bunları da besliyorlar.

    YARGI, ÖNÜNE GELEN HER OLAYI, KILI KIRK YARARCASINA BİR TERAZİDE TARTIYOR

    Toplumdaki bütün tepkileri bakanlık olarak biz de dikkate alıyoruz. Demin verdiğim rakamlara bakarsanız 676 bin kişi küsur 411 kişi hakkında adli süreç başlatılmış. Bunlardan şuana kadar bunlara bakarsanız 322 bin 187 kişi hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmiş, bir defa hiç dava açılmamış. Öte yandan baktığınızda 87 bin 519 kişi beraat etmiş. 117 bin 208 kişi hakkında mahkumiyet kararı verilmiş. Şu ana kadar mahkumiyet kararı kesinleşen 13 bin 970 kişi var. 181 bin 450 kişi hakkında adli kontrol kararı verilmiş. Yargı önüne gelen her olayı kılı kırk yararcasına bir terazide tartıyor. Ancak şunu ifade etmek lazım, şu anda FETÖ terör örgütü dışarıda içeride bütün uzantılarıyla bu yargılama süreçlerini karalamak ve kötülemek için pek çok şey yapıyor ve çarpıtarak yalan yanlış haberler yayarak, haklı olan bir şeyi haksız gösteriyor ve sonra bize gelen itirazlar oluyor. Bize gelen sizin gibi değerli tanıdıklarımız oluyor. Onların önüne biz bu konuyu koyunca, zaten pek çok konuda açıklama yapıyoruz bunlarla ilgili de yapıyoruz, koyuncaya onlar diyorlar ki iş böyleyse burada bir hassasiyet terazisi var. Çünkü karar verenlerde Anayasa, kanun ve hukuka uygun vicdani kanaatlerine göre karar veriyorlar. Hem hukukla bağlılar, hem vicdanlarıyla bağlılar. Vicdanları da hukukla bağlı. Herkes bu işin sorumluluğunun bilincinde karar veriyor. Bizde bakanlık olarak bu işlerde yanlış olmaması için eğer yasadan kaynaklı bir şey varsa yasal değişikliklere gitmekte hiç tereddüt etmedik.

    Bakın hükümet olarak bunlarla ilgili konuda çok biz hassas davrandık. Özellikle ihraçlarla ilgili konuda Türkiye Cumhuriyeti Devleti çok net davranmıştır. KHK’lar çıkarıldı. Olağanüstü hal ilan ettik, biz biliyorsunuz ilan edince Uluslararası Sözleşmeler askıya alındı. İşin doğası gereği ve bütün bunlar yargı denetimine kapalı olan işler ve biz hepsini resmi gazetede yayınladık.  Sonra Sayın Cumhurbaşkanımız “Bunları Meclis’e sevk edelim” dedi. Biz Meclis’in denetimine açtık. Orada görüşülmeyebilirdi sonra gene dedi ki görüşelim, görüştük. Anayasa Mahkemesinin denetimine açtık. Anayasa Mahkemesi’nin bütün bu KHK’ların hepsi denetiminden geçti. Daha sonra haksızlık iddiaları artınca çoğalınca ihraçlarla ilgili Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu adı altında komisyon kurduk ve bu komisyona itiraz eden herkesin müracaat etmesi söylendi ve bu komisyon şuana kadar görev süresi zannedersem bu ayın içinde bitiyor. Yaklaşık 20 bin civarında iade kararı verildi.

    TÜRKİYE, AİHM KARARLARINA EN YÜKSEK ORANDA UYMUŞ ÜLKEDİR

    Türkiye, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına uymayı taahhüt eden ülkeler içerisinde en yüksek oranda AİHM kararlarına uymuş ülkedir. Şu ana kadar üye ülkelerin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına uyma oranı yüzde 80,20. Türkiye’nin uyma oranı yüzde 87,98. Osman Kavala konusunda Türkiye, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin verdiği ihlal kararına 10 Aralık 2019’da uymuş ve uygulamıştır. Bu uygulamadan sonra Kavala’nın avukatları konuyu Anayasa Mahkemesine taşımışlar, tutukluluğu başka dosyadan, suçtan devam ettiği için ‘Uymadı’ diye. Türk Anayasa Mahkemesi de bu ayrı dosya, ayrı bir suç, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararına Türk mahkemesi uymuştur diye karar vermiştir. Şimdi Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesine konu gitti. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin önünde şu anda 72 binden fazla dosya var. Avrupa Konseyi’nden gelen işleri denetleyen ‘Büyük Daire’ denilen üst yerde ise 22 dosya var. Bu, 22’nci dosya, en son giden dosya. Bu dosyalardan en erken geleninin bekleme süresi 1,5 yıl.  Yunanistan’da spor, gençlik derneklerinin isminde ‘Türk’ kelimesi geçiyor diye idari makamlar bu dernekleri kapattı. Yargı, idareyi haklı buldu. AİHM’e götürdüler. AİHM, ‘hak ihlali’ var dedi. Yunanistan 2008’den beri bu kararlara uymuyor ve uygulamıyor. Büyük Dairenin önünde bekliyor. Büyük Daire bu kararı AİHM’e götürüp görüş daha sormadı. Fransa’nın, Almanya’nın, pek çok ülkenin kararı var. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi de Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de konu Türkiye olduğu zaman kesinlikle adil davranmıyorlar, taraf davranıyorlar. Leyla Şahin, Merve Kavakçı olayında gördük, Refah Partisi, Fazilet Partisi davalarında gördük. Bir sürü olay var, insan hakkıysa ben de insanım, benim de hakkım var. Bana da diğer insan gibi davranması lazım. Türkiye de bu hakları talep eden bir ülke. Türkiye’ye de eşit davranması lazım. Adil davranmadığını, tarafsız olmadığını düşünüyorum.

  • Bozdağ: 15 Temmuz’da halkın gücü, tankın gücünü yenmiştir

    Bozdağ: 15 Temmuz’da halkın gücü, tankın gücünü yenmiştir

    Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, 15 Temmuz Milli Birlik ve Demokrasi Günü dolayısıyla yayımladığı mesajında; “15 Temmuz’da halkın gücü, tankın gücünü yenmiştir.”dedi.
    Bakan Bozdağ, mesajında şu ifadelere yer verdi: “15 Temmuz darbe teşebbüsü; birçok ülkenin ve karanlık gücün desteği ile FETÖ/PDY’nin TSK içindeki teröristlerinin gerçekleştirdiği büyük bir ihanettir. 15 Temmuz ihanetini, bu ihaneti yapan hainleri ve onlara destek verenleri asla unutmamalıyız ve unutturmamalıyız. 15 Temmuz’da Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türk halkı; Cumhurbaşkanına, Meclisine, hükümetine, iradesine, Anayasasına ve demokrasisine ölümüne sahip çıkmıştır. 15 Temmuz’da Türk halkı; Merhum Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün çağrısına uyup ölümüne bir kurtuluş ve İstiklal mücadelesi verdiği, bilumum düşmanları yendiği ve büyük zaferler kazandığı gibi aradan geçen yaklaşık yüz yıl sonra da Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısına uydu, birlik oldu, darbe teşebbüsüne karşı ölümüne bir mücadele verdi ve bu mücadele sonucunda hem darbe teşebbüsünü engelledi, hem de TSK içinde darbeye teşebbüs eden FETÖ’nün teröristleri ile darbe teşebbüsüne destek veren ülkeleri ve karanlık güçleri yendi.Türkiye Büyük Millet Meclisi; Gazi Meclis’tir, milli iradenin tecelligahıdır, milletin kalbidir. Kurtuluş mücadelesi yıllarında dahi bombalanmayan Türkiye Büyük Millet Meclisi,15 Temmuz darbe teşebbüsü sırasında hain FETÖ’cü teröristler tarafından bombalandı. 15 Temmuz’da darbe teşebbüsüne karşı Türk halkı tankların altına yattığı, göğsünü açıp kurşunlara koştuğu, bomba ve kurşun yağmuru altında mücadele ettiği gibi onların temsilcisi milletvekilleri de Meclis’te ölümü göze aldı ve atılan bombaların altında mücadelesini sürdürdü.”
    TÜRK HALKI, DÜNYA DEMOKRASİ TARİHİNE GEÇECEK BÜYÜK BİR DESTAN YAZMIŞTIR
    Türk halkının, dünya demokrasi tarihine geçecek büyük bir destan yazdığını vurgulayan Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, “Sokaklarda, caddelerde, yollarda, meydanlarda ve her yerde Türk halkını geçemeyen darbeci hain alçak FETÖ’cü teröristler, TBMM’de de milletin vekillerini geçemediler; halkı da halkın Meclis’teki temsilcilerini korkutamadılar, susturamadılar ve durduramadılar. Aksine Türk halkı ve TBMM darbe teşebbüsünü engelledi, darbeye teşebbüs eden hain alçakları, onlara destek veren ülkeleri ve karanlık güçleri de yendi. Türkiye Büyük Millet Meclisi, ikinci defa “Gazi” vasfını kazandı. Ölümü göze alıp bombalar altında darbe teşebbüsüne karşı direnen ve mücadele eden Gazi Meclis’in şerefli bir üyesi olmayı nasip eden Rabbime sonsuz şükrediyorum.15 Temmuz’da darbe teşebbüsüne karşı verdiği mücadele ile Türk halkı, dünya demokrasi tarihine geçecek büyük bir destan yazmıştır. 15 Temmuz, Türkiye’nin ve Türk halkının yenilmez ve geçilmez bir güç olduğunun dosta ve düşmana ilan edildiği gündür.
    15 Temmuz’da Türk halkı, hem darbe teşebbüsüne kalkışan TSK içindeki FETÖ’cü teröristleri hem de darbe teşebbüsüne destek veren ülkeleri ve karanlık güçleri yendi.”diye konuştu.
    15 TEMMUZ’DA HALKIN GÜCÜ TANKIN GÜCÜNÜ YENMİŞTİR
    “15 Temmuz’da verdiği mücadele ile Türk halkı; demokrasi, millet, devlet ve vatan düşmanlarına en büyük darbeyi indirmiştir.” diyen Bakan Bozdağ, 15 Temmuz’da Türk yargısı darbeye ve darbecilere ilk defa biat etmemiş, hukuk kılıcı ile darbenin ve darbecilerin karşısında demokrasi, milli irade ve hukuk devletinden yana bir duruş sergilemiştir. 15 Temmuz, Türk demokrasi tarihinde bir dönüm noktasıdır. Artık Türkiye’de muhtıralar, darbe teşebbüsleri ve darbeler devri kapanmıştır. Bundan sonra darbe teşebbüsüne niyetlenecek ve kalkışacak hain alçaklar, daima karşılarında Türk halkını bulacaktır. 15 Temmuz darbe teşebbüsüne karşı mücadele ederken şehadet şerbetini içen tüm şehitlerimizi saygı, rahmet ve dua ile anıyor, kahraman gazilerimize sıhhat ve afiyet içinde uzun ömürler diliyorum. 15 Temmuz darbe teşebbüsüne karşı mücadele eden Aziz Türk milletinin her bir ferdine ayrı ayrı şükranlarımı sunuyor, hepsini saygıyla anıyorum. Rabbim, bir daha aziz milletimize ve devletimize darbe, darbe teşebbüsü ve muhtıra yaşatmasın.”ifadelerini kullandı. Haber Merkezi

  • Türkiye’de darbe ve darbe  teşebbüsleri devri kapanmıştır

    Türkiye’de darbe ve darbe teşebbüsleri devri kapanmıştır

    Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, “Bu ülkede darbe teşebbüsü ya da darbe, muhtıra, rüyası görenlere böyle rüya gördürmek isteyenlere cesaret verenler ve böyle rüya peşinde koşanlar bilmelidir ki artık Türkiye’de darbeler ve darbe teşebbüsleri muhtıralar devri kapanmıştır.” dedi.

    Yozgat’ın Saraykent ilçesinde Millet Bahçesi ile Aile Sağlık Merkezi’nin toplu açılış töreninde katılan Bakan Bozdağ, 15 Temmuz darbe teşebbüsünün 6. yılı arifesi olduğunu hatırlattı. Bozdağ, 15 Temmuz’da milletine, devletine, Meclis’ine, hükümetine, vatanına, bayrağına sahip çıkan ve bu mücadeleyi yaparken şehadet şerbetini içen bütün şehitleri rahmetle andığını, gazilere sıhhatli uzun ömür dilediğini söyledi.
    Türkiye üzerinde kim ne hesap yaparsa bu hesabın Türk halkından döneceğini vurgulayan Bozdağ, “Milletimiz, 15 Temmuz’da Cumhurbaşkanımızın liderliğinde yedi düvele haddini bildirmiştir”dedi.
    Bozdağ, “15 Temmuz 2016’da ülkemizde gerçekleştirilmeye teşebbüs edilen FETÖ terör örgütünün TSK içindeki teröristleri eliyle yapmaya teşebbüs ettiği darbe teşebbüsünün de arefesindeyiz. Cuma günü 15 Temmuz. Bu vesileyle 15 Temmuz’da milletine, devletine, meclisine, hükümetine, vatanına, bayrağına sahip çıkan ve bu mücadeleyi yaparken şahadet şerbetini içen bütün şehitlerimizi ve bu vatan için şahadete koşan tüm şehitlerimizi bir kez daha rahmet, minnet ve dua ile yad ediyorum. Rabbim onların bıraktığı bayrağı, onların hedeflediği noktalara taşımaya bize güç versin, kuvvet versin diye dua ediyorum. Gazilerimize sıhhatli uzun ömürler diliyorum. 15 Temmuz darbe teşebbüsü sırasında Türk milleti Cumhurbaşkanımızın etrafında onun çağrısına uyarak yekvücut olmuş ve darbeye teşebbüs eden FETÖ’cü teröristlere ve onlara güç veren pek çok ülkeye ve karanlık güçlere meydan okumuştur. Türk milleti bundan yaklaşık 100 yıl önce Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün arkasında, Anadolu’nun dört bir tarafı işgal altındayken, onun çağrısına uyup yedi düvelle mücadele edip, nasıl Anadolu’yu düşmandan temizlemiş, Türk’ün istiklalini ve istikbalini yeniden teminat altına alan adımlar atmışsa, aradan geçen yaklaşık 100 yıl sonra bu sefer Cumhurbaşkanımız. Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısına uyarak ‘Meydanlara gelin, onlar ne yapacaklarsa yapsınlar halkın gücünün üstünde ben bir güç tanımıyorum’ çağrısıyla meydanları dolduran tankların altına yatan ve helikopterlerden, uçaklardan ölüm yağarken, onlara karşı meydan okuyan otomatik silahlara, tanklara meydan okuyan elleriyle onları durdurmak isteyen aziz milletimiz, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde yeniden yedi düvele haddini bildirmiştir.”diye konuştu.

    MİLLETİMİZ, HUKUKUNA SAHİP ÇIKACAĞINI DOST VE DÜŞMAN HERKESE BİR KEZ DAHA İLAN ETTİ
    “Çünkü biz biliyoruz ki 15 Temmuz Darbe Teşebbüsü FETÖ’nün TSK içindeki teröristlerinin tek başına yapabileceği bir iş değil.” diyen Bozdağ, “Onlara destek veren, talimat veren, güç veren, lojistik sağlayan ülkeler var, istihbarat örgütleri var, karanlık güçler var. 15 Temmuz’da bu milletin verdiği mücadele sadece FETÖ’cülere karşı değil, onları destekleyen yularını elinde tutan ülkelere ve güçlere karşı mücadeledir. Yedi düvele karşı verilmiş büyük bir mücadeledir. Eğer Türk milletinin, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde verdiği bu demokrasi mücadelesini başka bir millet ya da Tayyip Bey değil de başka bir ülkenin lideri vermiş olsaydı, emin olun o ülkeye ve o ülkenin liderine uluslararası ödüllerden verilmedik ödül kalmazdı. Her ödülü verirlerdi. Nobel Barış Ödülü dahil ne kadar uluslararası nişan, ödül varsa hepsini onlara onları takdim ederlerdi. Ama demokrasi mücadelesini veren Türk halkı, tankların altına yatan kurşunlara karşı şahadete koşar gibi koşan Türk halkı olunca bunlara öncülük eden Türk milletinin lideri Recep Tayyip Erdoğan olunca bu büyük demokrasi mücadelesini, bu büyük zaferi görmezden geldiler, hafife aldılar. Ne yaparlarsa yapsınlar, nasıl bakarlarsa baksınlar. Biz milletimizin ve devletimizin hukukuna sahip çıktık. Bundan sonra da aziz milletimiz hukukuna sahip çıkacağını, dost ve düşman herkese bir kez daha ilan etmiş oldu.”şeklinde konuştu.
    TÜRKİYE’NİN YÜRÜYÜŞÜNÜ, NE TERÖR ÖRGÜTLERİ NE DE ONLARI DESTEKLEYEN ÜLKELER DURAMAYACAKTIR
    Türkiye’nin yürüyüşünü, ne terör örgütleri ne de onları destekleyen ülkelerin durduramayacağını vurgulayan Bozdağ, “Türkiye üzerine kim ne hesap yapıyorsa şunu iyi bilmeli, bu hesap Türk halkından döner, bu hesaba Türk halkı “Evet” demezse bu hesabı yapanlar yanar. Bu ülkede darbe teşebbüsü ya da darbe ya da muhtara rüyası görenlere böyle rüya gördürmek isteyenlere cesaret verenler ve böyle rüya peşinde koşanlar bilmelidir ki artık Türkiye’de darbeler, darbe teşebbüsleri, muhtıralar devri kapanmıştır. Çünkü Türk milleti, 15 Temmuz’da kendi eliyle bu kapıları tamamen sonuna kadar kapatmıştır. Birileri yeniden açmaya yeltenir ise yine karşısında aziz Türk milletini bulacaktır. Türkiye’nin yürüyüşünü ne terör örgütleri ne de onları yemleyen, destekleyen ülkeler duramayacaktır. Allah’ın izniyle biz hedeflerimize yedi düvele rağmen yürüyen ve büyük bir cesaretle attığı her adımı atan bir anlayış içerisinde yürümeye devam edeceğiz.”ifadelerini kullandı.
    İSVEÇ VE FİNLANDİYANIN NATO ÜYELİĞİ BAŞVUSUNDA TÜRKİYE İSTEDİĞİNİ ALDI
    İsveç ve Finlandiya’nın NATO üyeliği başvurusunda Türkiye’nin istediğini aldığını vurgulayan Bakan Bozdağ, şöyle devam etti: “İşte en son gördünüz İsveç ve Finlandiya NATO üyeliği için müracaat ettiğinde Türkiye’mizin Cumhurbaşkanı, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, “Türkiye’nin hassasiyetlerini dikkate almazsanız, Türkiye’nin terörle mücadelesine destek vermezseniz, bunları yazılı taahhüt haline getirmezseniz, biz sizin NATO üyeliğinize ‘evet’ demeyiz” dedi ve bir dünya ayağa kalktı. Sonuçta Türkiye istediğini aldı. Türkiye’ye taahhütleri yazılı bir mutabakatla imza altına alındı. Türkiye ve dünya kamuoyuna açıklandı, şimdi adalet, güvenlik ve istihbarat üzerinden bir izleme komitesi de kuruldu. Acaba verilen bu sözler yerine getiriliyor mu, getirilmiyor mu? Taahhütlere uyuluyor mu, uyulmuyor mu? AK Parti iktidarlarından önce böyle bir taahhüdü siz hiç duydunuz mu? “Biz sizi izleyeceğiz, bak teröristlere, terör örgütlerine desteğiniz devam ederse biz sizin NATO üyeliğinize evet demeyeceğiz bak izleme komitesi de kuruyoruz.” Önüne gelen Türkiye’ye karşı izleme komiteleri kuruyordu şimdi Türkiye başka ülkelerin taahhütlerini yerine getirip getirmediğini denetlemek konusunda izleme komisyonları, komiteleri kuran bir ülke haline geldi.”
    “Oy kaygısıyla milletinin sevincine ortak olamayanlar da sıkıntı var demektir”diyen Bozdağ, “Ama maalesef bugün ülkemizde bu büyük başarılara sevinmeyi, hükümetlerini takdir etmeyi zül kabul eden maalesef çok yanlış bir siyasal anlayışın da olduğunu görüyoruz. Yahu deseniz ki ne olur, “Cumhurbaşkanımız doğru yaptı, Türkiye doğru yaptı, İsveç ve Finlandiya konusunda Türkiye’nin aldığı kararlar, attığı adımlar doğrudur biz de hükümetin yanındayız” deseniz Türk hükümetinin yaptıklarını takdir edip sevinci paylaşsanız kıyamet mi kopar? Ama maalesef bugün ülkesinin başarılarına sevinmeyen, sevilmeyen bir siyasi anlayış var. Sevinmiyorlar, sevinemiyorlar Cumhur İttifakı’na yazar, AK Parti’ye yazar diye endişe ediyorlar. Oy kaygısıyla milletinin sevincine ortak olamayanlar da sıkıntı var demektir. Böyle bir şey olur mu? Elbette doğalgaz bulunduğu sevinemediler gördüğünüz sevinmek lazım gelmez mi, gelir.” diye konuştu.
    MİLLETİMİZİN SAĞDUYUSU HER TÜRLÜ ZORLUĞU AŞACAK GÜÇ VE KUDRETTEDİR
    Milletin sağ duyusunun her türlü zorluğu aşacak güç ve kudrette olduğunu vurgulayan Bozdağ, “Şimdi Adana’da petrolle ilgili Cumhurbaşkanımız açıklama yaptı altını üstünü nasıl boşa çıkarırız diye uğraşıyorlar. Yahu bir de sevinin doğalgaz bulmuşuz, petrol bulmuşuz, gemilerimiz mavi vatanda gaz ve petrol arayışı yapıyor. Dün böyle bir gücümüz kudretimiz yoktu, biraz sevinin. Ama bakıyorsunuz öküz altında buzağı arayarak her başarıyı küçültmek isteyerek, milletin gözünden kaçırmak isteyerek, çarpıtarak farklı bir noktaya çekmenin gayretini hep gördük, görüyoruz. Bu gayret Türkiye’ye fayda getirmez. Geçmişte de biz bu yanlış siyaset anlayışının çok bedelini ödedik. Bundan sonra da bu anlayışın bedelini hiç kimse bu millete Allah’ın izniyle ödetemeyecektir çünkü milletimizin sağduyusu her türlü zorluğu aşacak güç ve kudrettedir.”şeklinde konuştu. Haber Merkezi

  • Saraykent Millet Bahçesi açıldı

    Saraykent Millet Bahçesi açıldı

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın önemli vizyon projelerinden biri olan Saraykent Millet Bahçesi Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ın katılımıyla açıldı.
    Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Vali Ziya Polat, Milletvekili Yusuf Başer, MHP Milletvekili İ Ethem Sedef ve il protokolü çocuk oyun alanları, yürüyüş yolları, piknik alanları, kamelyalar ve geniş yeşil alanları ile ilçe ve ile değer katacak olan Saraykent Millet Bahçesi’nde incelemede bulundu.
    Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, il protokolü ile birlikte Saraykent’te inşaatı tamamlanan Ömer Emine Meriç Kur’an Kursu binasında incelemelerde bulundu.
    Heyet açılışı gerçekleştirilen Saraykent Toplum Sağlığı Merkezi’ni ziyaret ederek incelemelerde bulundu. Haber Merkezi

     

     

     

  • Adalet Bakanı Bozdağ, Yozgat’a gelecek

    Adalet Bakanı Bozdağ, Yozgat’a gelecek

    Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, bir dizi ziyaret ve açılışlara katılmak üzere, 13 Temmuz Çarşamba günü memleketi Yozgat’ın Saraykent İlçesine gelecek.
    Bakan Bozdağ, Saraykent İlçesinde saat 11:00’de Millet Bahçesi ve Toplum Sağlığı açılış törenine katılacak.
    Haber Merkezi

  • Yurtlu: Elbette bu yolda engel ve zorluklar olacaktır

    Yurtlu: Elbette bu yolda engel ve zorluklar olacaktır

    Yozgat AK Parti İl Kadın Kolları Başkanı Av. Erva Kevser Yurtlu, “Elbette ki bu yolda zorluklar ve engeller olacaktır. Biz bu zorlukları ve engelleri aşmak ve başarmak için varız.” dedi.
    Ak Parti Yozgat Temmuz Ayı Genişletilmiş İl Danışma Meclis toplantısı Belediye Büyük Sinema Salonunda gerçekleştirildi.
    İl Kadın Kolları Başkanı Av. Erva Kevser Yurtlu, burada yaptığı konuşmada önümüzdeki süreçte yapılacak olan 2023 seçimlerinin önemine değindi.
    Yurtlu “ Göreve geldiğimiz günden beridir ak kadınlarla beraber tüm gayretlerimizle çalışmaya başladık. 2023 seçimlerine kadar üstlendiğimiz tarihi sorumluluğun farkındayız. Bir kadın hassasiyetiyle, bir ana bir abla bazen de bir kardeş fedakarlığıyla hepimiz ülkemizin geleceği için buradayız. Ve birlikte yol kat etmekteyiz. Elbette ki bu yolda zorluklar ve engeller olacaktır. Biz bu zorlukları ve engelleri aşmak ve başarmak için varız. Ayrıca, Ak kadınlar olarak; “Gönül ziyaretleri” kapsamında Cumhurbaşkanımızın selamlarını iletip, ev ev, kapı kapı gezerek gönül sohbetlerimizi gerçekleştiriyoruz. Ailelerin sorun ve taleplerini yerinde dinliyor, gönül bağlarımızı güçlendirmeye, gönül köprülerimize yenilerini eklemeye hiç durmadan devam ediyoruz. Kısacası çözüm için hem gönüllerde hem de yollardayız. Genel Başkanımız liderliğindeki partimizin, verimli ve etkin bir şekilde; Kadın Kolları olarak, siyasetin hamurunu yoğurup, köyden mahalleye; beldeden ilçeye, ilçeden il merkezine uzanan mahir eller ve neferlerle davamızın daha da yükselmesini sağlamaya çalışıyoruz. Bizim, ülkemize ve yarınlarımıza dair hayallerimiz var. Biz bu vatana sevdalıyız. Biz bu cennet vatana hizmete varız. Bu sebeple yaptığımız siyasetin ayrı bir anlam, bambaşka bir mana taşıdığına inanıyorum.
    Bizim amacımız; kurucu liderimizin davasını AK kadınların gücüyle sahalara yaymak ve girilmedik gönül bırakmamaktır. Gün; el ele, gönül gönüle vererek, ekip ruhuyla hep beraber çalışma günü. Gün; Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, Aydınlık Türkiye için büyük Türkiye için çalışma günü.”ifadelerini kullandı.
    Haber Merkezi

  • Bakan Bozdağ: ‘Adayımız Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dır’

    Bakan Bozdağ: ‘Adayımız Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dır’

    Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, “Adayımız Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dır. Adaylığı yasaldır. Kimse hiçbir içtihat ve yorumla bu gerçeği değiştiremeyecektir” dedi.
    Adalet Bakanı Bekir Bozdağ AK Parti Mamak İlçe Danışma Meclisi Toplantısı’na katıldı. Necmettin Erbakan Kültür Merkezi’nde düzenlenen toplantıda konuşan Bozdağ, “Kendi seçimlerini Tayyip beyin adaylığını engelleme umuduna bağlamışlar. Umutları ona kalmış. Anayasa’ya göre bir engel var mı? Yok. Anayasal hiçbir engel yok. Allah’ın izniyle adayımız Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dır. Adaylığı yasaldır ve hiçbir içtihat ve yorumla bu gerçeği kimse değiştiremeyecektir. Milletimiz onu yeniden Cumhurbaşkanı seçecektir. Siz bırakın 2 defa adaylığını engellemeyi, Anayasa’nın ilgili hükmünü 2028’de nasıl engelleyeceğinize kafa yorun. Yarın Anayasa 3. defa adaylığına imkan veren şartları da düzenleyecektir” diye konuştu.
    Marmaris’te devam eden yangın konusuna da değinen Bakan Bozdağ, “Marmaris’te yüreğimiz ve ciğerlerimiz yanıyor. Yangınla mücadele ile ilgili devletimizin bütün birimleri, hem Tarım ve Hayvancılık Bakanımız hem de İçişleri Bakanımız hem de ilgili bütün birimlerimiz seferberlik etmiş durumdadırlar. Devletimiz yangını söndürmek ve ormanlarımızı korumak için büyük bir gayretle ve seferberlikle yangın söndürme çalışmalarını sürdürmektedir. Bundan hiç kimsenin endişesi olmasın. Türkiye’nin neresinde bir yangın varsa, neresinde bir acı varsa bunları dindirmek ve söndürmek için gece gündüz hareket eden Ak Parti iktidarı, bütün imkanları ile Marmaris’teki yangını da en kısa sürede sonlandıracaktır” şeklinde konuştu.
    BÖLGE AYRIMCILIĞI YAPMADAN CİDDİ ADIMLAR ATTIK
    Bölge ayrımcılığı yapmadan ciddi adımlar attıklarını vurgulayan Bozdağ, “AK Parti 2002’de iktidar olduğunda biz Türkiye’nin gerçeklerini göre göre iktidar olduk. O zaman ekonomi çökmüştü. Adeta Türkiye istop etmişti. IMF’den transfer edilen Bakana ekonomi Türkiye’ye ise IMF’ye teslim edilmişti. Biz geldik ve Türkiye’nin yüksek enflasyonunu, yüksek faizini indirdiğimiz gibi IMF’ye olan borçlarını ödedik. Türkiye’nin dört bir yanında eş zamanlı nice yatırımı başlattık. Bir yandan bölünmüş yollarla bir yandan toplu konutun başlattığı TOKİ konutlarıyla öte yandan hastanelerle, hızlı trenlerle, demiryollarıyla ve köy yollarıyla Türkiye’nin dört bir yanını şantiyeye döndüren adımlar attık. Ankara’da, Yozgat’ta, Çorum’da Kırşehir’de Kırıkkale’de İç Anadolu ve bütün bölgelerde bölge ayrımcılığı yapmadan ciddi adımlar attık. Bütün yatırımları Türkiye’nin her bir ilinde eş zamanlı başlayarak hayata geçirmeye gayret ettik” şeklinde konuştu.
    BUGÜNE KADAR MİLLETİMİZİ HİÇ ALDATMADIK”
    2002 yılında iktidara geldiklerinde “bizden 3 yıl bir şey beklemeyin” diye meydan meydan gezdiklerini söyleyen Bozdağ, “Kılıçdaroğlu ben gelirsem Urfa’ya elektrik bedava diyor. Tamam İzmir, Ankara, İstanbul, Adana, Mersin sende niye buradaki vatandaşlarımıza yapmıyorsunuz da Urfalılar özel diyorsunuz ki ben gelirim size yaparım. Diğerleri bizim vatandaşımız değil mi? Elini tutan mı var? Mesele o değil. Meselenin esası şu? Bu ülkede vatandaşlarımızın ekonomik konularla ilgili yaşadıkları sorunları istismar emek ve oradan vatandaşlarımızın oyunu ve gönlünü etkilemektir. Elbette bunu yapacaklar. Ama dürüst ve ilkeli yapmak lazım. Yalanla dolanla ve aldatan bir siyasetle değil. Biz bugüne kadar milletimizi hiç aldatmadık. Biz 2002’de iktidara gelirken bizden 3 yıl bir şey beklemeyin diye meydan meydan gezdik” ifadelerini kullandı. Haber Merkezi

  • Başkanlardan Ankara’ya çıkarma

    Başkanlardan Ankara’ya çıkarma

    AK Parti Saraykent İlçe Başkanı Necmettin Kaya, beraberinde Saraykent Belediye Başkanı Ahmet Öçal ile birlikte Ankara’ya çıkarma yaptı.
    İlçe Başkanı Necmettin Kaya ve Belediye Başkanı Ahmet Öçal, Ankara’da ilk önce Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, daha sonra Adalet Bakanı Bekir Bozdağ ve Milletvekili Yusuf Başer’i ziyaret etti.
    İlçenin sorunlarının görüşüldüğü ziyarette Öçal ve Kaya, şehirde yapılan ve yapılması planlanan çalışmalar hakkında bilgiler verdi.
    AK Parti İlçe Başkanı Necmettin Kaya, ziyaretlerine ilişkin yaptığı açıklamada “Öncelikle Cumhurbaşkanı Yardımcımız Sayın Fuat Oktay’a yoğun programlarına rağmen bizleri kabul ettikleri için teşekkür ediyorum. Aynı şekilde Sayın Adalet Bakanımız Bekir Bozdağ ve Milletvekilimiz Sayın Yusuf Başer’e de teşekkür ediyorum. oldukça güzel ve verimli bir ziyaret gerçekleştirdik.”dedi.
    KİMSE AK PARTİ ÜZERİNDEN YAPILAN HİZMETLERDEN DOLAYI KENDİNİ KAHRAMAN İLAN ETMESİN
    AK Parti’nin büyük hizmetler gerçekleştirdiğini vurgulayan Başkan Kaya, hiç kimsenin Ak Parti üzerinden yapılan hizmetlerden dolayı kendisini kahraman ilan edemeyeceğini ifade etti.
    Başkan Kaya, “Sayın devlet büyüklerimize şehrimize desteklerinden dolayı sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. İlçemizde TOKİ’nin fiyat güncellemesinden kaynaklanan bir takım sıkıntılar vardı. Doğankent ve Çandır ilçelerimizle kıyasladığımız da bizim ilçemize yapılan TOKİ konutlarında ciddi bir fiyat artışı söz konusu olmuştu. Bizde, belediye başkanımızla birlikte yapmış olduğumuz ziyaretlerde bu sorunumuzu Sayın Oktay, Sayın Bozdağ ve Sayın Başer’e ilettik. Yaptığımız görüşmeler neticesinde TOKİ ile ilgili tekrar fiyat güncellenmesinin yapılacağı belirtildi. Bizler ilçe halkımızın menfaati neyi gerektiriyorsa gece gündüz demeden bu doğrultuda çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Çünkü halkımız her şeyin en iyisine ve en güzeline layıktır.”diye konuştu.
    Haber Merkezi