Etiket: bekir bozdağ

  • Fezlekeler Cumhurbaşkanlığı’na gönderildi

    Fezlekeler Cumhurbaşkanlığı’na gönderildi

    Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan ve Adalet Bakanlığı’na gönderilen DBP Diyarbakır Milletvekili Salihe Aydeniz ile HDP Tunceli Milletvekili Alican Önlü hakkındaki fezlekeler, TBMM’ye iletilmek üzere Cumhurbaşkanlığına gönderildi.
    Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Kadıköy’de polise yumruk atan DBP’li Salihe Aydeniz’in dokunulmazlığının kaldırılması hakkında, “Süreç Meclis’in takdirindedir. Karma Komisyon konuyu görüşmekte” dedi.
    Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, DBP’li Salihe Aydeniz hakkındaki soruşturmayla ilgili gazetecilere açıklamalarda bulundu.
    Fezlekenin muhtemelen önümüzdeki hafta TBMM Başkanlığı’na iletişmiş olacağını belirten Bakan Bozdağ, “Bildiğiniz gibi milletvekilleri hakkında soruşturma Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülmektedir. O nedenle İstanbul’dan yetkisizlik kararı ile Ankara’ya geldi. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı fezlekeye konuyu bağladıktan sonra Adalet Bakanlığı’na gönderecektir. Adalet Bakanlığı dosyaya baktıktan, inceledikten sonra Cumhurbaşkanlığına gönderecek ve Cumhurbaşkanlığı da Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na bu fezlekeyi gönderecektir. Muhtemelen önümüzdeki hafta Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na fezleke iletilmiş olur” dedi.
    Fezleke ile ilgili sürecin Meclis’in takdirinde olduğunu belirten Bakan Bozdağ şöyle konuştu:
    “Tabii süreç Meclis’in takdirindedir. Bildiğiniz gibi Anayasa Komisyonu ve Adalet Komisyonu’ndan oluşan Karma Komisyon öncelikle konuyu görüşmekte. Dokunulmazlığın kaldırılması yönünde bir rapor verdiği takdirde konu Genel Kurul’a gelmekte ve Genel Kurul’daki görüşmeler, oylamalar sonucunda eğer dokunulmazlığın kaldırılmasına karar verilirse dokunulmazlığı kalkmaktadır. Salihe Aydeniz’le ilgili şu anda Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde bildiğim kadarıyla 80 fezleke var. Bu yeni gelen fezlekeyle beraber 81 fezleke olacaktır. Takdir Meclis’imizindir. Meclis dokunulmazlığını kaldırırsa yargı süreci kaldığı yerden devam edecektir.”
    FEZLEKELER CUMHURBAŞKANLIĞI’NA GÖNDERİLDİ
    Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan ve Adalet Bakanlığı’na gönderilen DBP Diyarbakır Milletvekili Salihe Aydeniz ile HDP Tunceli Milletvekili Alican Önlü hakkındaki fezlekeler, TBMM’ye iletilmek üzere Cumhurbaşkanlığına gönderildi.
    Kadıköy’deki izinsiz gösteride polise yumruk atan Aydeniz ile Tunceli’de polis aracına taş atan Önlü hakkındaki fezlekeler, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ tarafından imzalandı. Fezlekeler, TBMM’ye iletilmek üzere Adalet Bakanlığınca Cumhurbaşkanlığına gönderildi. Cumhurbaşkanlığı fezlekeleri TBMM Başkanlığına gönderecek. Haber Merkezi

  • Bakan Bozdağ’dan Talebimiz

    Bakan Bozdağ’dan Talebimiz

    Basın Kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik getiren Dezenformasyon Yasası, Meclis Adalet Komisyonu’ndan geçti. Adalet Bakanımız Bekir Bozdağ’dan bu hususta kanun teklifinin İcra İflas Kanunu’nu düzenleyen bölümünde yer alan ‘bir gazete veya internet sitesi’ ibaresinin ‘bir gazete ve internet sitesi’ şeklinde düzenlenmesi, ‘500 bin ila’ diye başlayan ve eşik değer getiren kısmının ise ’50 bin ila’ diye düzeltilmesini talep ediyoruz.

    İnternet medyası alanındaki kanuni düzenleme eksiğini ortadan kaldırmak, denetleme ve destekleme sistemi oluşturmak amacı ile Basın Kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik getiren Dezenformasyon Yasası, Meclis Adalet Komisyonu’ndan geçti.
    Haber alma-verme temel işlevinin ötesinde denetleme ve şeffaflık gibi faydaları da malum olan medya sektörü geldiğimiz noktada özellikle internet sahası tam bir başıbozukluk içindedir. Ne yememiz-içmemiz, giymemiz, hatta inanmamız gerektiğine dönük şuur altı ve şuur üstü tekniklerin kullanıldığı, cevap ve düzeltme hakları ile özel hayatın gizliliği ve kamu düzeninin güvenliğinin tehdit edildiği bir alanda düzenleme yapılması kaçınılmazdır.
    Halen yazılı basınımız Basın İlan Kurumu mevzuatı yolu ile düzenlenmekte-denetlenmekte ve desteklenmektedir. RTÜK mevzuatı ile de radyo-televizyonlar düzenlenmekte-denetlenmekte ve fakat desteklenmemektedir. İnternet mecrası da bahse konu teklif ile 3D yaklaşımı çerçevesinde ele alınmaktadır.
    Ne var ki DÜNDEKİ DEĞERLERİMİZİ BUGÜNDE YAŞANILIR VE YARINA DA TAŞIYACAK, MİLLİ VE YERLİ DURUŞA SAHİP ANADOLU BASINININ kaynaklarından kesilmek sureti ile bir denetim mekanizması öngörülmüştür. Oysa ki Anadolu yazılı basın kendisine resmi ilanlar yolu ile verilen kaynakların tamamını BİK komisyonu, KDV, Sigorta Primi, Kurumlar Vergisi vb. giderlerle kamuya döndürmekte, üzerine bir kamu hizmeti yerine getirip istihdam oluşturmaktadır.
    ANADOLU BASINI RESMİ İLAN GELİRLERİNİN YARISINDAN FAZLASINI KAYBEDECEK
    Teklif edilen hali ile kanunlaşma durumunda Anadolu Basını resmi ilan gelirlerinin yarısından fazlasını kaybedecek, kağıt tedarik ve dolara bağlı girdiler nedeni ile zaten zor durumda olan basın işletmeleri kapanmalar ile karşı karşıya kalacaktır. Bu nedenle kanun teklifinin İcra İflas Kanunu’nu düzenleyen bölümünde yer alan ‘bir gazete veya internet sitesi’ ibaresinin ‘bir gazete ve internet sitesi’ şeklinde düzenlenmesi, ‘500 bin ila’ diye başlayan ve eşik değer getiren kısmının ise ’50 bin ila’ diye düzeltilmesi arz etmeye çalıştığımız mahsurların giderilmesi açısından hayati önem taşımaktadır. Kamu İhale Kanunu’nda düzenleme getiren maddede de ‘bir gazete ve bir internet sitesi’ ibaresi, mevcut halde olduğu gibi ‘ iki gazete’ denilmek ‘ve bir internet sitesi’ şeklinde düzenlenerek yazılı basınımızın mağduriyeti giderilmiş ve internet sahasına da bir pencere açılmış olacaktır.

  • Bozdağ’a hayırlı olsun ziyareti

    Bozdağ’a hayırlı olsun ziyareti

    Ak Parti’nin 7.Olağan Büyük Kongresinde MKYK üyeliğine seçilen TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı ve Ak Parti Yozgat Milletvekili Bekir Bozdağ’a, Ak Parti Yozgat İl Başkanı Yusuf Başer ve ilçe başkanları hayırlı olsun ziyaretinde bulundu.
    TBMM’de gerçekleşen ziyarette Başer ile birlikte Yozgat İl Genel Meclisi Başkanı İskender Nazlı, Ak Parti’nin Yozgat Merkez İlçe Başkanı Kürşat Kılıç, Akdağmadeni İlçe Başkanı Adem Darımla, Aydıncık İlçe Başkanı Ramazan Aydemir, Boğazlıyan İlçe Başkanı Osman Düğenci, Çayıralan İlçe Başkanı Şahin Şahiner, Çandır İlçe Başkanı Halim İlbay, Çekerek İlçe Başkanı Mehmet Akkan, Kadışehri İlçe Başkanı Hakan Özübek, Saraykent İlçe Başkanı Necmettin Kaya, Sarıkaya İlçe Başkanı Bülent Doğan, Sorgun İlçe Başkanı Mesut Kılıç, Şefaatli İlçe Başkanı Yusuf Özdemir, Yenifakılı İlçe Başkanı Selma Uçar ve Yerköy İlçe Başkanı Hacı Dereli de yer aldı.
    Bekir Bozdağ, ziyaret sırasında yaptığı açıklamada; Yozgat’a bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da hizmetlerin durmadan devam edeceğini Yozgat’ın sorunlarını el birliği ile çözeceklerini ifade etti.
  • Çapanoğlu  Sarayı ve  Tarihi Han

    Çapanoğlu Sarayı ve Tarihi Han

    Eski Belediye ve Milli Eğitim binalarının yıkılmasıyla ortaya çıkan toplam 4.700 m2’lik alanın, Yozgat’ın tarihi, kültürü, mimarisiyle buluşma ve buradan turizm, üretim, istihdam oluşturma imkanı vermektedir. Yeniufuk Gazetesi olarak, Yozgat’ın gelişme sürecinde önemli yapıtaşlarından biri olacak bu fırsatın, şehrimizin sosyo-ekonomik kalkınmasına olumlu katkı sağlayacak şekilde değerlendirilmesi adına, diğer projelere alternatif olabilecek çözüm önerisini şehrimiz kamuoyunun dikkatine sunuyoruz.

    Yozgat il merkezinde Saat Kulesi, Hayri İnal Konağı, Çapanoğlu Camii ve müze dışında gezilecek yer tarifi yapmamız çok zor. Yıllardır beton ekonomisine teslim olmuş Yozgat’ta tarihi değerler bir bir yıkılmış, o güzelim geniş bahçeli ve kendine has mimari özelliklere sahıp konaklardan geriye bir tane bile kalmamıştır.
    Bununla birlikte Çapanoğullarınca yaptırılan Tol Çarşı yıkılmış yerine bir ucube dikilmiştir. Çapanoğlu Camii (Büyük camii) etrafında tarihi değer ifade eden çarşı hamamından başkaca bu toprakların kimliğini ifade edecek eser kalmamıştır.
    Çapanoğulları tarafından kullanılan saray da bu yağma ve kıymet bilmezlikten nasibini almıştır.
    Geldiğimiz nokta itibariyle Yozgat merkezde yarım saat içerisinde tüm tarihi, turistik alanları gezmek mümkündür lakin gelen ziyaretçilerin şehirde konaklamasını, bu şehrin kimliği ile buluşmasını ve il ekonomisine katkı yapmasını sağlayacak hiçbir eserimiz yoktur.

    BURADA DURALIM VE İKİ ÖRNEK VERELİM
    Birincisi, Yunanistan’ın Santorini Adası’nın güney tarafında Akrotiri denilen küçük bir bölge vardır. Burası ziyaretçilere milattan önceki Roma dönemine ait olarak anlatılır. Akrotiri aynı zamanda yarı açık yarı kapalı bir müzedir. 2019 yılında 5.5 milyon turist bu bölgeyi ziyaret etmiştir. Buradaki müzenin giriş ücreti kişi başı 5 Euro’dur, bu para da direk Santorini Belediyesi’ne gelir olmaktadır.
    Peki, neden bu gelir belediyeye kalmaktadır?
    Şu yüzden, Akrotiri tarihi değeri olan bir bölge değildir aslında, yani orayı koruma alanı (sit alanı) ilan eden bakanlık değil adanın kendi belediyesidir.
    Bu ada son 500 yıl içinde onlarca volkanik patlamayla bugünkü haline gelmiştir ve en son 1882’deki büyük volkanik patlamayla adada taş üzerinde taş kalmamış, yanardağın külleri İzmir şehrimizin üstünü dahi kaplamıştır. 1951’deki patlamada ise adada canlı kalmamıştır. 20 yıl öncesine kadar Yunanistan Hükümeti anakaradaki insanların bu adalara yerleşmesi için hem bedava ev hem de 1.300 Euro hane başına para veriyordu. Kısacası Santorini en son 1951’deki volkanik patlamayla şimdiki şeklini almış ve insanlar daha sonra yerleşmeye başlamıştır. Şimdi soruyorum size; Daha dün oluşmuş bir adada 2.500 yıllık Roma tarihinden bahsedebilir misiniz?
    Ama her yıl milyonlarca insan buraya Roma tarihini öğrenmek amacıyla kültür turlarıyla geliyor. Müzenin kapalı alanındaki o 2.000 yıllık kaplar, çanaklar, çömlekler ise farklı yerlerden bulunarak oraya getirilmiş ve sergilenmiştir. Yani Santorini ile hiçbir alakası yoktur. Akrotiri olarak bilinen antik kent ise aslında 19.Yüzyıl sonundaki volkanik patlamada lavların ve küllerin altında kalarak sonradan temizlenen eski bir balıkçı kasabasıdır. Tarihi Antik Roma dönemine değil 118 yıl öncesine dayanır.
    İkincisi, Vietnam’da bulunan ve bir Fransız yatırımcı tarafından Orta Çağ Fransız mimarisi ile inşa edilen Ba Na Hill Kasabası.
    Dev taş eller tarafından tutulan köprüsü ile sosyal medya kullanıcıları arasında hızla tanınan bu şehir, ülkenin doğu kıyısındaki en büyük dördüncü şehri Da Nang’ın arkasında deniz seviyesinden 1.400 metre yükseklikte tasarlanmıştır. Orta Çağ Fransız mimarisi tarzında inşa edilen bu kasaba şimdiden yılda 1 buçuk milyon turiste ev sahipliği yapmaktadır. Burada, ziyaretçilerin konaklamasından, yemeğine, eğlencesine kadar her ihtiyacı düşünülerek, evler, iş yerleri, kilise, Fransız bahçelerinden ilham alan park, köprüsü, raylı sistemi ile yeni bir şehir inşa edilmiştir.
    Bu iki örneğin ortak noktası ve bizi ilgilendiren tarafı şudur; her iki proje de sıfırdan ekonomi yaratan zekice kurgulardır. Hiçbir şeyin olmadığı yerde; turizmin algılardan ibaret olduğu gerçeğini ve mimarinin bölgeye turist çekmede ne kadar önemli bir faktör olduğunu idrak ederek algıları iyi yönetmişler ve sıfırdan milyonlarca turistin finanse ettiği bir ekonomi yaratmışlardır.
    Tekrar Yozgat’a dönelim. Adeta sıfır noktasındayız. O halde yukarıdaki örneklerden de alacağımız ilhamla ‘ne yapabiliriz’e odaklanalım.
    Bildiğiniz üzere eski belediye binasının yıkılması ile 1.700 m2, eski hükümet konağının yıkılması ile 3.000 m2 iki büyük alan il merkezinde boşa çıkmıştır.
    Bu iki alanın birincisinde; Beypazarı-Suluhan, Amasya-Taş Han, Edirne ve Erzurum Rüstem Paşa kervansarayları vb. bir taş yapı veya 2 katlı tarihi konak görüntüsüne sahip büyük bir bina inşa edebiliriz. Minimum iki katlı olacak bu yapının birinci katının dışa bakan yüzünde dükkanlar, tek kapı ile girilen iç kısmında lokanta, cafe, toplantı salonu vb, ikinci katında ise butik bir otel faaliyete geçirebiliriz. Sunulacak hizmetlerin çeşitliliği ve ziyaretçilerin beklentilerine cevap veriyor olmasının yanı sıra, dükkanlarda, geçen hafta gündeme getirdiğimiz üzere halk eğitim merkezinde eğitim almış kursiyerlere yer tahsisi yapılarak ve finansal destek verilerek, gümüş, bakır, çini, keçe, kilim ve şal, ametis taşı, Yasin Ali Er dostumuzca imal edilen çam kozalağı reçeli ve sirkeler, Tol Çarşı’da faaliyet gösteren Çamlık Ev Yapımı işletmesinin sahibi Yunus Bey’in ev yapımı ürünleri ve dahasının imal ve satışının yapılması ile bir cazibe alanı olacaktır.
    Bu alanların ikincisine ise 1920 yılında Çerkez Ethem tarafından yakılan Çapanoğlu Konağı’nı inşa edebiliriz. Bu konağın son haline dair fotoğraflar vardır ancak daha da önemlisi Çapanoğlu Süleyman Bey zamanında Yozgat’a gelen seyyahların anılarında detaylı bilgiler vardır ve bu bilgilere de ulaşabilmekteyiz. Uzmanlarınca yapılacak çalışmalar ve aile fertlerinden alınacak bilgiler ışığında aslına yakın bir konağı meydana getirmek imkanımız vardır.
    Şimdi örnekleri hatırlayalım ve bu iki önerimizin kabul gördüğünü Çapanoğlu Konağı’nın ve bir hanın inşa edildiğini düşünelim. Turizmin tamamen algıları yönetmek ve mimarinin bölgeye turist çekmedeki en önemli faktörlerden birisi olduğu gerçeğini de hatırlayarak; üniversite ve Polis okuluna ek olarak Adalet ve Diyanet Eğitim Merkezlerinin de faaliyete geçmesi ile birlikte, Yozgat’a ziyaretçi akını hızlanacaktır. Doğal olarak gelen bu ziyaretçilerin dikkatini çekecek, yöreye ait ürünleri satın alabilecekleri, aileleri ile konaklayabilecekleri, Yozgat tarihine dair somut değerleri görüp yaşayabilecekleri bu alanların tanıtımı kısa zamanda sağlanacaktır. Bir biz bileceğiz 2020’lerde inşa edildiklerini ama çok sürmeyecek Santorini ve Ba Na Hill’de olduğu gibi yıllar içerisinde ne zaman yapıldığından ziyade buralarda sunulacak hizmet ve ürünlerin kalite ve çeşitliliği ile birlikte, saraydaki tarih, mimari özellikler, Yozgat tarihi ve Çapanoğulları konuşulur olacaktır.
    Bu sayede Yozgat kültür ve tarihini yerinde yaşama, Yozgat topraklarının özünü hissetme imkanı yakalayacak ziyaretçiler, ilden ayrılırken de buraya ait değerlerin taşıyıcılığını ve tanıtımını yapacaklardır. Elbette ki bunun maddi bedelini de ödeyeceklerdir.
    Buradan tarih çıkar, kültür çıkar. Buradan iş, aş çıkar, istihdam çıkar. Buradan 100 yıldır yok edilen şehrin kimliği küllerinden doğabilir. Belki bu sayede, iradesi ortadan kalktıktan sonra tüm tarih ve kültürünü yağmaladığımız ama dini eserler dışında neredeyse tüm izlerini silercesine asıl soyguncusu kendimiz olduğumuz Yozgat ve Çapanoğulları ile yeniden barışır, bir şehir tarihle, kültürle, sanatla, mimari ile nasıl var edilir ve nasıl yaşatılırı da öğrenmiş oluruz. Belki bu sayede klasik ve eskimiş yol, kaldırım belediyeciliği anlayışını bir adım öteye taşıyarak; bir taraftan şehre kimlik kazandıran diğer taraftan istihdam sağlayan ve il ekonomisinin gelişmesine katkı sunan projelerin önemini kavramış oluruz. Bekir ÇAYLAK / Savaş UYAR

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

  • Bozdağ’ın adı Meclis Başkanlığı için geçiyor

    Bozdağ’ın adı Meclis Başkanlığı için geçiyor

    AK Parti’nin kurulduğu günden bu yana hükümette önemli görevlerde bulunan ve hala bu görevi Anayasa Komisyonu Başkanı ve Yozgat Milletvekili olarak sürdüren Hemşerimiz Bekir Bozdağ’ın ismi TBMM Başkanlığı için geçiyor.

    AK Parti’nin kurulduğu günden bu yana hükümette önemli görevlerde bulunan ve hala bu görevi Anayasa Komisyonu Başkanı ve Yozgat Milletvekili olarak sürdüren Hemşerimiz Bekir Bozdağ’ın ismi TBMM Başkanlığı için geçiyor.

    AK Parti Grup Başkanlığı görevlerinin ardından, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın en fazla güvendiği isimlerin başında gelen ve Başbakan Yardımcılığı, Adalet Bakanlığı görevlerinde bulunan tecrübeli ve deneyimli siyasetçi Bozdağ’ın isminin Meclis Başkanlığına geçmesi partilileri ve sevenlerini mutlu etti.

    Milliyet Gazetesinin deneyimli yazarı Şebnem Hoşgör’ün kaleme aldığı yazısında TBMM Başkanı Binali Yıldırım’ın İstanbul Belediye Başkan adayı olarak gösterilmesinin ardından 19 Şubat’ta YSK’tarafından aday listelerinin kesinleşmesiyle birlikte meclis başkanlığından istifa edeceği  belirtilen yazısında, Yıldırım’dan boşalacak Meclis Başkanlığı görevine Anayasa Komisyonu Başkanı Bekir Bozdağ ve TBMM Başkanvekili Mustafa Şentop’un isimlerinden birisinin aday gösterileceğini ifade etti.

    Hoşgör, yazısında şunları kaydetti: “  Yıldırım’ın aday listeleri 19 Şubat’ta YSK’ya teslim edilmeden yani adaylığı “resmileşmeden”  TBMM Başkanlığından istifa etmesi ve yine bu tarihten önce yeni Meclis Başkanının seçilmesi bekleniyor. Meclis Başkanlığı’nı üstlenecek yeni isim konusunda ağırlıklı olarak Anayasa Komisyonu Başkanı Hemşerimiz Bekir Bozdağ’ın ismi ön plana çıksa da TBMM Başkanvekili Mustafa Şentop’un ismi de olası adaylar arasında yer alıyor.”