Etiket: yozgat

  • Başhekim Kozan’dan teşekkür belgesi

    Başhekim Kozan’dan teşekkür belgesi

    Yozgat Şehir Hastanesi Başhekimi Uz. Dr. Mustafa Kozan, hastanede Anestezi Teknikeri olarak görev yapan Uğur Güçlü’ ye Nijer-Türkiye Dostluk Hastanesinde 3 ay boyunca süren görevinde göstermiş olduğunu üstün performans ve kurumlarını başarı ile temsil etmesinden dolayı Teşekkür Belgesi takdim etti.

    Başhekim Uz. Dr. Mustafa Kozan, Güçlü’yü tebrik ederek, “Nijer-Türkiye Dostluk Hastanesinde göstermiş olduğunuz üstün gayret ve bizleri başarı ile temsilinizden dolayı teşekkür eder, başarılı çalışmalarınızın devamını dilerim.” dedi. Nazife EKİCİ

     

  • 15 Temmuz fotoğraf yarışması sonuçlandı

    15 Temmuz fotoğraf yarışması sonuçlandı

    Bozok Üniversitesi tarafından 15 Temmuz’un yıldönümü dolayısıyla tüm Türkiye’de üniversite öğrencileri arasında düzenlenen ‘Milli İrademizin Temsili Bayrağımız’ konulu fotoğraf yarışması sonuçlandı.

    Türkiye’nin çeşitli üniversitelerinden 50 öğrencinin toplamda 80 fotoğrafla katıldığı yarışmada jüri tarafından ön elemeyle ilk 10 fotoğraf belirlendi. Boyut, özgünlük, müdahale  gibi farklı teknik taramalardan geçen fotoğraflar ise halk oylamasına sunuldu.

    1500’e yakın oylama sonucunda ‘Bayrağın İzinde’ adlı fotoğrafıyla Yozgat Bozok Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğrencisi Bekir İren birinci, ‘Abbara ve Bayrak’ adlı fotoğrafıyla Mardin Artuklu Üniversitesinden Latif Sakız ikinci, ‘Bayrak Sevgisi’ adlı fotoğrafıyla Anadolu Üniversitesinden Fatih Balaman ise üçüncülüğe hak kazandı. Haber Merkezi

     

     

     

  • Müftü Gülden’den hayırlı olsun ziyareti

    Müftü Gülden’den hayırlı olsun ziyareti

    Yozgat İl Müftüsü Ali Gülden, Şehit İbrahim Yılmaz Eğitim Merkezi Müdürlüğü görevine asaleten atanan Zeki Günbey’e hayırlı olsun ziyaretinde bulundu.

    Yozgat Şehit İbrahim Yılmaz Eğitim Merkezi Müdürü Muhammet Karakış’ın Tokat Sulusaray İlçe Müftüsü olarak atanması sebebiyle müdürlük görevini vekaleten yürütürken Diyanet İşleri Başkanlığınca, asaleten atanan Zeki Günbey’e, hayırlı olsun ziyaretinde bulunan Müftü Gülden, yeni görevinde muvaffakiyet dilediler.

    Müftü Gülden, ziyaret sonrası çocukların manevi dünyasını imar etmek üzere eğitime devam eden, Yaz Kur-an Kurslarından Cevizli Pınar Cami ve Tahta Cami Kurslarını ziyaret ederek çocuklar ile sohbet etti ve bazı çocuklardan Kur-an’ı Kerim dinledi.Yusuf BAĞCI

     

  • Son başvuru tarihi 22 Temmuz

    Son başvuru tarihi 22 Temmuz

    KOSGEB Yozgat İl Müdürü Mustafa Işık, Yaşayan Kültür Mirası İşletmeler desteği son başvuru tarihinin 22 Temmuz 2022 olduğunu belirterek programa başvurmak isteyen vatandaşları son güne kalmamaları hususunda uyardı.

    KOSGEB İl Müdürü Mustafa Işık yaptığı açıklamada şunları kaydetti: “KOSGEB İdaresi Başkanlığı ile Kültür ve Turizm Bakanlığı Araştırma ve Eğitim Genel Müdürlüğü arasında imzalanan İşbirliği Protokolü kapsamında uygulanmaya başlanan, Yaşayan Kültür Mirası İşletmeler Destek Programına Ön Başvurular en geç 22/07/2022 tarihine kadar yapılabilecektir. Bu Programa başvuru yapmak isteyen Zanaatkârlarımız başvurularını Kültür ve Turizm Bakanlığı Araştırma ve Eğitim Genel Müdürlüğüne online olarak yapacaklardır. Bu Destek Programıyla, Usta-çırak ilişkisi çerçevesinde yeni zanaatkârların yetiştirilmesine Geri Ödemesiz destek sağlanacaktır. 250.000,00.-TL üst limitli bu destek ile kuruluş, işletme ve yetiştirme, makine ve teçhizat, tanıtım ve pazarlama başlıklarında Geri Ödemesiz Destek verilecektir. Yaşayan Kültür Mirası İşletmeler Destek Programından, Ticaret Bakanlığı tarafından yayınlanan Geleneksel, Kültürel veya Sanatsal Değeri Olan Kaybolmaya Yüz Tutmuş Meslek Kolları listesinde yer alan alanlarda faaliyet gösteren işletmeler yararlanabilecektir. Ayrıca İşletme sahibinin, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından verilen tanıtma kartına sahip olması veya Yaşayan İnsan Hazineleri Ulusal Envanterinde yer alması durumunda da destek programından faydalanabilecektir. Ön başvuruları, Kültür ve Turizm Bakanlığı Araştırma ve Eğitim Genel Müdürlüğü en geç 22 Temmuz 2022 tarihine kadar alacaktır. Kültür ve Turizm Bakanlığı Araştırma ve Eğitim Genel Müdürlüğü alınan Ön Başvuruları değerlendirerek, Başvurusu uygun bulunan İşletmeleri KOSGEB İdaresi Başkanlığına iletilecektir. Bu zanaatkârlar, Yaşayan Kültür Mirası İşletmeler Desteği Programına Kesin başvurularını 15/08/2022 – 02/09/2022 tarihleri arasında KOSGEB – KOBİ Bilgi Sistemi üzerinden online olarak yapacaklardır. Başvuru sistemi, 02/09/2022 Cuma günü saat 23:59’da başvuruya kapatılacaktır. Yaşayan Kültür Mirası İşletmeler Desteği Programı hakkında ayrıntılı bilgiler, KOSGEB Yozgat Müdürlüğünden alınabilir.” Alpaslan DEMİR

     

  • Özen: Çekerek’e hayırlı olsun darısı Sorgun’a

    Özen: Çekerek’e hayırlı olsun darısı Sorgun’a

    Yeniden Refah Partisi Sorgun İlçe Teşkilat Başkanı Muammer Özen, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Sorgun’a söz verdiği Millet Bahçesi projesinin çizimlerde kaldığını belirterek takip edilmediğini ifade etti.

    Başkan Özen, yaptığı açıklamada ‘2021 yılında tamamlanacağı belirtilen ancak henüz adım atılmayan millet bahçesi projesinin akıbetini tüm Sorgunluların merak ettiğini dile getirdi.

    Özen, “TOKİ tarafından 13.08.2021 tarihinde ihalesi yapılan Millet Bahçesi projesinin 15.10.2021 tarihinde ihale sözleşme onayı alındığı açıklamaları yapılmıştı. Ancak ne var ki Sorgun’umuzun değerine değer katacak olan Millet Bahçesi Projesi proje çalışmasından öteye geçemedi.

    ‘Millet Bahçesinin açıklanan projesinde Seyir Terasları, Yüzer İskeleler, Yürüyüş Yolları, Çocuk Oyun Parkları, Yöresel Ürünler Pazarı, Kır Bahçelerinin doğa ile iç içe olmasıyla yepyeni bir sosyal yaşam alanının olacağını söyleyenlere sesleniyorum artık Millet Bahçesi ile ilgili Sorgun halkı bir açıklama bekliyor. Sorgun’da Millet Bahçesinin tamamlanması ile Sorgun’un Turizm Merkezi haline geleceğini iddia edenler sizlere soruyorum. Millet Bahçesini yakinen takip edip Millet Bahçesi üzerinden siyaset yapanlar neredesiniz? Hani nerede Millet Bahçesi.”diye konuştu.

    “Dileğimiz Çekerek’te tıkır tıkır işleyen devlet yatırımlarının Sorgun söz konusu olunca da işlemesi” diyen  Özen, “Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcımız Fuat Oktay Bey’in Sorgun ziyaretinde millet bahçesi alanında yaptığı incelemelerin havada kalmaması. Sorgun, söz verilen millet bahçesini çoktan hak ediyor ve istiyor. Darısı Sorgun’a diyerek yetkilileri konunun takipçisi olmaya davet ediyorum.”şeklinde konuştu. Cemil MERMERTAŞ

  • Kayseri Şeker’de personele zam sürprizi

    Kayseri Şeker’de personele zam sürprizi

    Kayseri Şeker, sözleşmeli ve toplu iş sözleşmesine tabii 2 bin 72 personelinin ücretine Ocak ayından bu yana üçüncü kez zam yaptı. Yüzde 30 ila 35 arasında değişen zam oranlarıyla birlikte geride kalan 6 aylık süreçte sözleşmeli personel ücretini yüzde 100.40, toplu iş sözleşmeli personel ücretini ise yüzde 101.07 oranında artırdı.

    Kayseri Pancar Ekicileri Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Akay, personel ile geleneksel bayramlaşma programında zam müjdesini açıkladı. Kayseri Şeker’in çalışanıyla, çiftçisiyle büyük bir aile olduğuna dikkati çeken Başkan Akay; “Çalışanlarımızı ekonomik olarak güçlendirmenin, desteklemenin sevincini yaşıyoruz. Çiftçiyi de, çalışanımızı da; namerde de, merdede, muhanetede muhtaç etmedik. Çalıştık didindik batmış bir şirketi dirilttik. Kayseri Şeker’i ulu bir çınar yaptık. Geride kalan 6 aylık sürede çalışanlarımızın ücretlerini üçüncü kez arttırdık. Ücret zamları sözleşmeli personelimiz için 1 Temmuz 2022’den, toplu iş sözleşmesine tabii personelimizi için 1 Ağustos 2002’den itibaren geçerli olacak. Toplu iş sözleşmeli en düşük personel maaşı ikramiyeli net 9 bin 221 lira. Sözleşmeli personel de ise ikramiyeli en düşük maaş 8 bin 150 lira oldu. Kayseri’de çalışan düzeyinde bizim ücretlerimizin bir örneği yok. Allah’a sonsuz şükürler olsun. Ayrıca eski personelimiz bilir, yeniler bilmezler. Sözleşmeli personele zam yapmayı bırakın 01.05.2009’a kadar olan zam oranları bir nevi geri alınıyor ve 2009 tarihinde taban ücretler düşürülmüş. Böyle bir anlayış ikramiyesini ücretini ödeyemeyen ücretini düşüren bir anlayış Allah muhafaza bugün burda olsaydı, ne halde olurdu çalışanlar takdiri size bırakıyorum. Personelimiz gayretle, samimiyle çalışıyor, şirketine sahip çıkıyor, bundan sonra da çıkmaya devam edecek. Personel ücret zamlarımız hayırlı olsun, çalışanlarımız güle güle harcasın.” diye konuştu.

    Kayseri Şeker’e karşı yıllardır yalan ve iftiraya dayalı husumet ve saldırı dalgasının yapıldığını söyleyen Akay, “Kayseri Şeker’e karşı yıllardır devam eden bir saldırı var husümet dalgası var. Herşeyini kaybetmiş, toplumdaki itibarını kaybetmiş, bir takım insanlar, Kayseri Şeker’lede çok ilgisi, bağlantısı olmayan insanlar, Kayseri Şeker’e heves duyuyorlar. Geçmişte buradaki tatlı rantı unutamıyorlar, tatlı hayatı unutamıyorlar, haksız kazancı unutamıyorlar, çiftçinin hakkına çökmüşler. Helale harama bakmamışlar, onu unutamıyorlar. Çalışanı mağdur etmişler, sıkıntıya sokmuşlar, bunları unutamıyorlar. Kayseri Şeker’e bir saldırı dalgası devam edip geliyor. Bunun karşısında biz işimizi yapmakla mükellefiz, işimizi yapıyoruz. İşimizden başka bir şeyle uğraşmıyoruz, işimize odaklanıyoruz. Bizi zaten dikkatimizi dağıtmak, bu manada başarısız kılmak isteyen bir anlayış var. Biz dikkatimizi dağıtmıyoruz, bütün dikkatimizi işimize yönlendiriyoruz, yönetiyoruz ve işimizde Allahın izni ile başarıyla yürütüyoruz. Geldiğimiz noktada aslında ortada biz bugüne kadar haksızlığa karşı hep hakkı tercih ettik, ahlaksızlığa karşı ahlakı, harama karşı helali, yalana ve iftiraya karşı doğruluğu, başarısızlığa karşı başarılı olmayı, kibre karşı, mütevaziliği, seviyesizliğe karşı, itibarı, güvensizliğe karşı güveni, mafyacılığa karşı, hukuku, küstahlığa karşı, efendiliği, rantiyeciliğe karşı üretimi, şahsiliğe karşı kurumsallığı, şiddete karşı sevgiyi, edepsizliğe karşı, edepli olmayı, soyguna karşı emanete sahip çıkmayı, müptezelliğe karşı adam gibi adam olmayı tercih ettik. Çiftçiye de, çalışana da, namerde de, merde de, muhanetede muhtaç etmedik. Çalıştık didindik, batmış bir şirketi dirilttik. Kayseri Şekeri ulu bir çınar yaptık.”ifadelerini kullandı. Nazife EKİCİ

  • KYK’da sadece ana para ödenecek

    KYK’da sadece ana para ödenecek

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, KYK borçları ile ilgili çalışmaların sonuçlandığını belirterek, “KYK kredilerinde geri ödeme ana para üzerinden yapılacak.” dedi.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Öğrenim kredisi geri ödemelerinin, enflasyon farkı veya faiz uygulaması olmaksızın sadece alınan kredi rakamı üzerinden yapılmasını kararlaştırdık.” dedi.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip  Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda gerçekleştirilen Kabine Toplantısı‘nın ardından basın açıklaması gerçekleştirdi.

    “KYK’DA ANA PARA ÖDENECEK”

    “Kredi geri ödemelerinin, enflasyon farkı veya faiz uygulaması olmaksızın sadece alınan kredi rakamı üzerinden yapılmasını kararlaştırdık. Aldığımız kararla, kredi geri ödemelerinde toplam 26 milyar liranın üzerinde bir yükü gençlerimizin üzerinden kaldırmış oluyoruz. Böylece 3 milyon 157 bin gencimizin öğrenim kredisi sorununu kökten çözmüş oluyoruz. Önümüzdeki yıldan itibaren kredi ödemesi başlayacak öğrencilerimiz artık sadece aldıkları kredi rakamı kadar sorumlu olacaklar.”

    “YIL SONUNDA YENİDEN GÖZDEN GEÇİRECEĞİZ”

    Dünyanın gelişmiş diye tabir edilen ülkelerinin bile göğüslemekte zorlandığı krizleri, biz başarıyla yönetiyoruz. Yıl sonunda gelişmelere göre sabit gelirlilerin durumunu yeniden gözden geçireceğiz.”

    “20 YILDA ARAÇ SAYISI 3 KAT ARTTI”

    Osmangazi Köprüsü ve İzmir-İstanbul Otoyolu ile bayramda 140 milyon lira kazanç sağlandı. Son 20 yılda ülkemizdeki araç sayısı da 8 buçuk milyondan 26 milyona çıkarak üç kat arıtmıştır. 1915 Çanakkale Köprüsü’nü de, 8 Temmuz’da 14 bin araç kullandı. İstanbul Havalimanı da, bayramda günde ortalama bin 400 uçağın iniş-kalkışına ve günde ortalama 230 bin yolcuya hizmet vermiştir.

    GEREKEN ADIMLAR ATILMASSA SÜRECİ DONDURACIĞIZ

    27 Haziran’da ülkemizi temsil etmek üzere NATO Toplantısı’na katıldık. NATO’nun genişleme politikasının ülkemizin hassasiyetleri noktasında olması konusunu gayet açık bir şekilde dile getirdik. İsveç ve Finlandiya’nın şartlarımızı yerine getirecek adımı atmamaları halinde, süreci donduracağımızı hatırlatmak isterim. İsveç’in iyi bir görüntü vermediğini görüyoruz. Türkiye olarak duruşumuz çok nettir, gerisini kendileri bilir.

    “MİLLETİMİZE VERDİĞİMİZ SÖZLERİ YERİNE GETİRMEYE DEVAM EDECEĞİZ”

     

    Ülkemizde 20 yılda asırlık kalkınma altyapısı kazandırmak ile gurur duyuyoruz. Bugüne kadar neyin sözünü verdiysek yaptık. Bundan sonra da milletimize verdiğimiz sözleri yerine getirmeyi sürdüreceğiz.

    Ülkemiz bir süredir istisnai olaylara tanık oluyor. İstisna çukur eylemlerinde milli birlik ve beraberliğimizi yıkma girişimi olarak tezahür etmiştir. Bu istisna 7 Haziran 2015 seçimlerinin ardından oluşan siyasi belirsizliği felç etmek için tezahür etmiştir.

     

  • Boğazlıyan OSB’de Temeller atıldı

    Boğazlıyan OSB’de Temeller atıldı

    Boğazlıyan Fuat Oktay Organize sanayi Bölgesi temel atma töreni yapıldı.
    Çekerek İlçesi’nde 16-17 Temmuz tarihlerinde ‘Doğa ve Spor Festivali’ kapsamında Yozgat’a gelen Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, telekonferans yöntemiyle Boğazlıyan Fuat Oktay Organize sanayi Bölgesi temel atma törenini gerçekleştirdi.
    Boğazlıyan Fuat Oktay Organize sanayi Bölgesi hakkında bilgi veren Belediye Başkanı Gökhan Coşar, “Sanayi bölgemiz bin 70 dönümden oluşmaktadır. Toplam sanayi alanımız 650 bin metrekare olup 22 adet şirketimize tahsisi tamamlanmış ve yüzde doksan doluluğa ulaşmıştır. Şuanda 9 şirketimize tahsis ettiğimiz alanda temel atma törenini gerçekleştiriyoruz. Kurulacak olan 9 adet fabrikanın bedeli 2 milyar 856 milyon olup hedef istihdamlarını 3 bin 855 kişidir. Tahsisi yapılan 22 firmanın toplam yatırım bedeli 3 milyar TL olup 5 bin 355 kişilik istihdam hedefine ulaşacaktır” dedi.
    Boğazlıyan OSB’de 6 farklı sektörde 9 yatırımın temellerinin atıldığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, “Bu, ilk etapta bin kişilik ek istihdam ve yüksek teknolojili üretimin bölgeye gelmesi demek. Yatırımlar filizlendikçe burada oluşan katma değer, Yenifakılı, Çandır, Çayıralan ve Sarıkaya’ya yayılacak. O bölgenin kalkınmasını sağlayarak istihdam sorununu kökten çözecektir. Birazdan Boğazlıyan Organize Sanayi Bölgesi’ne bağlanarak yatırımların temel atma törenine şahitlik edeceğiz. İnşallah önümüzdeki günlerde de Bozok OSB’de de yükselen yeni yatırımlara hep birlikte şahitlik edeceğiz. Havalimanı ve hızlı trenin hayata geçmesiyle Sorgun ve Yozgat arasında kalan Bozok OSB, çevre illerden de yatırım alan ciddi bir cazibe merkezine dönüşecektir” diye konuştu.
    Oktay, bunların sadece kuruldukları bölgeyi değil, çevre illeri ve ilçeleri de kapsayacak etkiye sahip projeler olduğunun altını çizdi. Oktay, “Bu çalışmalar eş güdümün, gönül birliğinin ve azmimizin sonucudur. İstenildiğinde ‘kaynaklar, imkanlar kısıtlı’ denilen bir bölgenin kendi bahtını nasıl değiştirebileceğini gösteren bir model olmuştur burası” şeklinde konuştu.
    Konuşma sonrasında Boğazlıyan Fuat Oktay Organize sanayi Bölgesi temel atma töreni gerçekleştirildi. Haber Merkezi

  • Yozgat’ta iki araç çarpıştı:  2 kişi öldü 4 kişi yaralandı

    Yozgat’ta iki araç çarpıştı: 2 kişi öldü 4 kişi yaralandı

    Yozgat’ta meydana gelen trafik kazasında iki araç çarpıştı, kazada 2 kişi hayatını kaybetti 4 kişi de yaralandı.
    Edinilen bilgiye göre; A.K. (62) idaresindeki 42 ETN 21 plakalı otomobil ile A.A. (57) yönetimindeki 66 EB 287 plakalı hafif ticari araç, Yozgat-Kayseri kara yolu Yenipazar beldesi yakınlarında çarpıştı. Kazada; otomobil sürücüsü A.K. ile hafif ticari araçtaki F.A. olay yerinde hayatını kaybetti.
    Sürücü A.A. ile aynı araçta bulunan G.A. (59), E.A. (20)ve H.A. yaralandı. Yaralılar, sağlık ekiplerince Yozgat’taki hastanelere kaldırıldı.
    Ferhat ÖZER

     

     

  • Taraflar 1 Milyor 253 bin dosyada uzlaştı

    Taraflar 1 Milyor 253 bin dosyada uzlaştı

    Adalet Bakanlığı’nın ceza uyuşmazlıklarında alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemi olarak uygulamaya koyduğu uzlaştırma ile bugüne kadar çözüme ulaşan dosya sayısı 1 milyon 252 bin 980’e ulaştı.
    Ceza hukuku uyuşmazlıklarında ilk kez 1 Haziran 2005’te uygulanan ve 2016’da gözden geçirilerek yeniden revize edilen uzlaştırma, 1 Ocak 2017’den itibaren Türkiye genelinde etkin ve yaygın bir şekilde uygulanmaya başladı. Mağdurların haklarının korunması ve kamuya yararlı edimlerle suç faillerinin topluma kazandırılmasını amaçlayan uzlaştırma yöntemi ülke genelinde başarı ile uygulanıyor.
    UYUŞMAZLIKLAR DAHA KISA SÜREDE ÇÖZÜME
    KAVUŞUYOR
    Ceza muhakemesi alanında alternatif uyuşmazlık çözüm yolu olan uzlaştırma müessesi ile soruşturma ve kovuşturma dosyaları daha az masrafla ve daha kısa sürede çözüme kavuşuyor. Uzlaştırma süreci, mağdur ve şüphelinin kabulüyle başlayıp, tarafların özgür iradesiyle devam ediyor. Taraflar uzlaşma teklifini kabul ederlerse müzakere aşamasına geçiliyor. Anlaşma konusu edimi taraflar belirliyor. Süreçte, mağdur ve fail görüşmeleri uzlaştırmacılar eşliğinde yapılıyor.
    Suç faillerinin topluma kazandırılmasını, mağdurların da haklarının korunmasını amaçlayan uzlaştırmayla taraflar, bağış, yoksullara yardım, fidan dikme gibi edimlerle uzlaşabiliyor. Uzlaşmanın gerçekleşmesiyle şüphelilerin edimleri yerine getirmesi halinde, uyuşmazlık konusu dosyanın dava konusu olmadan çözüme kavuşması sağlanıyor.
    BAŞARI ORANI YÜZDE 83
    Uzlaştırmaya tabi suçlar kapsamında çözüme kavuşan dosya sayısı bugün itibariyle 1 milyon 252 bin 980’e ulaştı. Müzakeresi tamamlanan dosyalarda uzlaşma başarı oranı yüzde 83 oldu. Hem mağdur ve müşteki hem de şüphelilerin memnuniyetini en üst düzeye çeken ve toplumsal uzlaşma kültürüne katkı sağlayan uygulama sayesinde mağdurlar suç nedeniyle uğramış oldukları zararları maddi ya da manevi olarak hızlı bir şekilde telafi ediyor.
    Haber Merkezi

  • Başkan Köse, incelemelerde bulundu

    Başkan Köse, incelemelerde bulundu

    Geçtiğimiz günlerde Hac Farizasını yerine getirmek üzere kutsal topraklara giden Yozgat Belediye Başkanı Celal Köse, Yozgat’a döner dönmez devam eden çalışmaları yerinde inceleyerek yetkililerden bilgi aldı.
    Belediye Başkanı Celal Köse, Haftaya şehrimizin vizyon projelerinden Çapanoğlu Büyük Cami Çevre Düzenleme Projemizi yerinde inceleyerek başladık. Yüce Mevla’m şehrimize hizmetlerimizi hayırlı eylesin. Şuan ilimizin dört bir tarafında çalışmalarımız yoğun bir şekilde devam ediyor. Şehrimizin önceliği ve vatandaşlarımızın istek ve talepleri doğrultusunda çalışmalara ara vermeden devam ediyoruz. İnşallah devam eden bu yatırımların tamamlanması ile şehrimiz daha güzel bir görünüme kavuşacaktır.”diye konuştu. Haber Merkezi

     

     

     

     

     

  • Hayvancılıkta tehlike  çanları çalıyor

    Hayvancılıkta tehlike çanları çalıyor

    Yaşanan ekonomik krizden dolayı et tüketimi hızla düşerken diğer taraftan, ülkede kesilecek hayvan sayısı da hızla eriyor.
    Tarım ve hayvancılık açısından büyük bir öneme sahip Yozgat’ta da besiciler girdi maliyetlerinin yüksek olmasından yakınıyor.
    Ülkede yeterli hayvan sayısı bulunmadığı için ete olan talebin düştüğü bir dönemde et fiyatlarına 5 lira zam geldi. Kurban bayramının hemen sonrasında et fiyatlarına zam gelmesi, hayvancılıkta yaşanan krizin bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.
    Kurban bayramında hem vatandaşın alım gücünün düşmesi hem de yeterli hayvanın kurban pazarlarına getirilmemesinden dolayı bu yıl kurban bayramında hayvan satışları ciddi oranda düşerken, bayramın hemen sonrasında kırmızı et fiyatlarına bugünden itibaren kiloda 5 lira zam geldi. Et fiyatlarına önümüzdeki günlerde ikinci bir 5 lira daha zam gelmesi bekleniyor.
    Artan yem maliyetleri ve yeterli hayvan sayısının bulunmamasından dolayı kurban bayramının hemen sonrasında et fiyatlarına zam geldi. Karkas kesim fiyatları bugün 5 lira artarken, önümüzdeki günlerde fiyatlara ikinci bir 5 lira daha zam gelmesi bekleniyor. Gelen zamlarla birlikte yağlı karkas kesim fiyatları 98 lira olurken, yağsız karkas kesim fiyatları da 100 liranın üstüne çıktı.
    Haber Merkezi

  • Koç ve buzağı güzellik yarışması yapıldı

    Koç ve buzağı güzellik yarışması yapıldı

    Yozgat’ın Çekerek ilçesinde Doğa ve Spor Festivali etkinlikleri kapsamında “Koç ve Buzağı Güzellik Yarışması” düzenlendi.
    Çekerek İlçesinde besici ve üreticilere destek verilmesi amacıyla Tarım İlçe Müdürlüğü tarafından ilk kez düzenlenen yarışmada ilçenin en güzel koç ve buzağıları seçildi.
    Renkli görüntülerin yaşandığı yarışmada çevre köylerden araçlarla getirilen 15 buzağı ve 15 koç, jüri tarafından; boyu, kilosu, karakteri ve ırkı sağlık açısından değerlendirmeye alındı. Sahiplerince süslenen buzağı ve koçlar tek tek jüri önünden geçirildi. Değerlendirme sonucu, Mustafa Bolat’a ait buzağı ve Cevat Gökçetürk’e ait koç birinci oldu. Birinci olan hayvanların sahiplerine 2.500 TL ödül verilirken yarışmaya giren diğer hayvan sahiplerine de yem desteğinde bulunuldu.
    Dereceye giren hayvan sahiplerine ödülleri, Çekerek Kaymakamı Hayrettin Buğra Güzel, Belediye Başkanı Eyyüp Çakır, Özükavak Belediye Başkanı Oğuz Ünal ve Yozgat İl Tarım ve Orman Müdürü Tanju Özkan tarafından verildi. Haber Merkezi

  • Sedef, ilçe ziyaretlerini sürdürüyor

    Sedef, ilçe ziyaretlerini sürdürüyor

    MHP Yozgat Milletvekili İ Ethem Sedef, memleketi Yozgat ve ilçelerinde ziyaretlerinde ziyaretlerde bulunarak vatandaşlarla bir araya geliyor.
    Ziyaretleri kapsamında; Boğazlıyan Sırçalı Belediyesi Belediye Başkanı Ferit Koçyiğit’i ziyaret eden Milletvekili Ethem Sedef, “Çalışmaları hakkında bizleri bilgilendiren, ilgi ve alakalarıyla misafir eden Başkanımıza ve Belediye personeline teşekkür ediyor çalışmalarında başarılar diliyorum.”dedi.
    Daha sonra Boğazlıyan Yenipazar Beldesini ziyaret eden Sedef, Belediye Başkanı Menderes Baran’ı makamında ziyaret etti. Sedef, “Başkanımız Menderes Baran’ın makamında ziyaret ederek çalışmaları hakkında bilgi aldık. Başkanlarımız başarılı çalışmalara imza atıyorlar. Bizlerde her zaman başkanlarımızın yanındayız.”diye konuştu.
    Esnaf ziyaretlerinde de bulunan Milletvekili Sedef, kendisine gösterilen yakın ilgiden dolayı esnaf ve vatandaşlara teşekkür etti. Cemil MERMERTAŞ

     

     

     

     

     

     

     

  • Bahçecik Barajı ile 8 Bin hektar tarım arazisi sulanacak

    Bahçecik Barajı ile 8 Bin hektar tarım arazisi sulanacak

    Yozgat’ın Akdağmadeni İlçesinde yapımında sona gelinen Bahçecik Barajının hizmete açılmasıyla ilçe de 8 Bin hektar tarım arazisinde sulu tarım yapılabilecek.
    Akdağmadeni Bahçecik Barajı şantiyesi Barajlar ve Hes Şube Müdürü Çağrı Serçe ve Kalite Kontrol ve Laboratuvar Şube Müdürlüğü personelleri tarafından ziyaret edildi. Gövde SSB dolgusu için yerinde deneme dolgusu imalatları yapılmış olup dolgu üzerinde yapılan incelemelerle birlikte çalışmalara başlanıldığı belirtildi.
    Barajın hizmete açılmasıyla birlikte depolayacağı 33.24 hm3 su ile 8008 ha arazinin sulanmasının sağlanacağı ifade edildi. Alpaslan DEMİR

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

  • TOKİ konutları için başvurular başladı

    TOKİ konutları için başvurular başladı

    TOKİ’nin düşük taksitli ve uzun vadeli ucuz konutları için başvurular başladı.
    Yıllardır birçok vatandaşı az peşinat, düşük taksit ve uzun vade ile kira öder gibi konut sahibi yapan Toplu Konut İdaresi (TOKİ) yeni bir kuralı satış süreci başlattı.
    TOKİ UCUZ KONUT FİYATLARI 2022
    Yozgat Çandır projesindeki 14 konutun fiyatı 163 bin TL’den başlarken, vatandaşlar 2.239 TL’den başlayan taksitlerle ev sahibi olacak.
    Piyasa koşullarında ev sahibi olması güç olan vatandaşları az peşinat, düşük taksit ve uzun vade ile kira öder gibi konut sahibi yapan Toplu Konut İdaresi (TOKİ), yeni bir kuralı satış hamlesi yaptı. TOKİ, Türkiye genelinde 24 ilde toplam 3 bin 151 konutu dar ve orta gelirli vatandaşlar için kuralı satışa sunuyor. Kuralı satışlara başvurular ise bugün başladı.
    TAKSİTLER 1.442 LİRADAN BAŞLIYOR
    2+1 ile 3+1 seçenekli dairelerin fiyatları 163 bin liradan, taksitler ise 1.442 liradan başlıyor. Ödeme seçenekleri projeden projeye farklılık gösteriyor. Buna göre daireler, yüzde 10, 12, 15, 25 peşinat ve 96, 108, 120, 180 ve 240 ay vade ile satışa sunulacak. Başvurular Halkbank ve Ziraat Bankası’nın şubeleri aracılığıyla her il için tarihler değişmekle birlikte 4 Ağustos’a kadar kabul edilecek.
    BAŞVURU ŞARTLARI
    Konutlara başvuru yapacak vatandaşların 18 yaşını doldurmuş ve Türk vatandaşı olması gerekiyor. Başvuruda bulunanların kendileri, eşleri ve velayetleri altındaki çocukları üzerine TC sınırları dahilinde tapuda kayıtlı bağımsız konutlarının bulunmaması gerekiyor. Kendileri, eşleri ve velayetleri altındaki çocuklarının daha önce Toplu Konut İdaresi’nden konut satın almamış olması şartları aranıyor. Kişinin kendisi, eşi ve velayeti altındaki çocuklarından oluşan hane halkı adına, yalnızca bir adet başvuru yapılabiliyor. Birden fazla başvuru yapılması durumunda başvurular geçersiz sayılacak. Haber Merkezi

  • Yozgat’ta hasat yapılan tarlalarda saman mesaisi devam ediyor

    Yozgat’ta hasat yapılan tarlalarda saman mesaisi devam ediyor

    Yozgat’ta tarım ve hayvancılıkla uğraşan çiftçiler hasadı yapılan tarlalarda hayvanların saman temini için çalışmalarını sürdürüyor.
    Yozgat ve bölgesinde bir taraftan tarladaki ürününü toplayan çiftçiler, diğer taraftan da topladığı arpa ve buğdayı traktörün arkasına bağladıkları patosa atarak, saman ve arpasını ayırıyor. Çiftçiler biçtikleri otları patos makinesi ile saman haline getiriyor ve sert geçen kış aylarında ahırlarda tutulan büyük ve küçükbaş hayvanların ihtiyaçları için balyalayarak hayvanların yem ihtiyacını karşılamaya çalışıyor.
    Çiftçiler, “Bazı bölgelerimizde hububat hasadı tamamlanırken bazı bölgelerimizde yeni başlıyor. Çalışmamız sonucunda hayvanlarımızın kışlık saman, yem ihtiyacını karşılıyoruz. Şuan hasat dönemi devam ediyor. Özellikle vatandaşlarımız pikniğe gittiklerinde ateşi söndürmeden o mesire alanından ayrılmasınlar. Sigara tiryakileri de bu mevsimde sigara izmaritlerini araçlarının camlarından yada ulu orta yere atmasın mutlaka söndürsünler.”uyarısında bulundu. Cemil MERMERTAŞ

  • Üniversite’de bayramlaşma töreni yapıldı

    Üniversite’de bayramlaşma töreni yapıldı

    Bozok Üniversitesi Rektörü Prof Dr. Ahmet Karadağ, bir haftalık Kurban Bayramı tatilinin ardından personeli ile Üniversite Sosyal Tesislerinde bayramlaşma programına katıldı.
    Bayramlaşma programına; Rektör Prof. Dr. Ahmet Karadağ, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Şenol Akın, Prof. Dr. Güngör Yılmaz, Prof. Dr. Yücel Güney, Genel Sekreter Prof. Dr. Uğur Kölemen, fakülte dekanları, akademik ve idari personel katıldı.
    Bayramlaşma töreninde tek tek, her personelin bayramını kutlayan Rektör Karadağ, Yozgat Bozok Üniversitesi ailesi olarak birlik ve beraberlik içerisinde nice bayramlar geçirilmesi dileklerinde bulundu.
    Karadağ, “Bayramlar, bizleri birleştiren, bir araya getiren, kaynaştıran bizi daha güçlü kılan zaman dilimleridir. Bayramlar, anne babalarımızla, sevdiklerimizle, dostlarımızla sıla-ı rahim yaparak birlik ve beraberlik içinde manevi havayı yaşadığımız istisnai günlerdir. Dolayısıyla bayramlarımız yaşatılmalı ki toplumun yarınları ve temel dinamikleri güvencede olsun. Bugünkü bayramlaşma merasiminin de esası budur. Yozgat Bozok Üniversitesi ailesi olarak birlikte ve beraberlik çerçevesinde, hedefleri ve hayalleri doğrultusunda birlikte başarıya imza attığımız, birbirinden değerli akademik ve idari personellimizle bayram coşkusunu yaşamak istedik. Kurban Bayramı’nın birleştirici ve arındırıcı ikliminde başta Yozgat Bozok Üniversitesi ailesi olarak, hemşehrilerimin, aziz milletimizin ve İslam âleminin Kurban Bayramı’nı tebrik ediyor, nice sağlık, huzur ve esenlik içerisinde kavuşmayı Allah’tan niyaz ediyorum”dedi.
    Bayramlaşma töreninde 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Haftası’na değinen Rektör Karadağ, “15 Temmuz gecesinde ihanet var, vefasızlık var. İnsan onuru ve şerefini, millet mefhumunu yok sayan akla hayale gelmemiş, tarihte çok ender şahit olduğumuz acı olaylardan bir tanesi. 15 Temmuz günü, vatanını milletini öncelikleyen bir tavırla bu ülkenin yarınlarına yönelik hayalleri olan milletimiz, bu duygu ve düşünce ile meydanlara akın etti. Şu ya da bu görüşe sahip olmanın ötesinde o gecenin portresine bakıldığında sadece ve sadece vatanı, milleti, bayrağı esasa alan bir üslupla birlikte ve beraberce hareket ettik. Bize düşen, bizden sonra gelen nesillere bu tür oyunlara alet olmamaları adına gayret ve çaba içerisinde olmaktır. 15 Temmuz, bizim için vatanını, milletini seven bu ülkenin yarınlarına yönelik tasarrufları olan insanlar için ders alınması gereken önemli günlerden birisidir. Biz o hainliği vefasızlığı ve ihaneti kesinlikle ve kesinlikle unutmayacağız. Bunun da mücadelesini bu milletin birer fertleri olarak kanımız canımız pahasına da olsa vereceğiz” diye konuştu.
    Program sonunda bayramlaşma programına katılan akademik ve idari personele üniversite tarafından ikramlarda bulunuldu. Haber Merkezi

  • Bayraktar: Yeterli gıdaya  ulaşmak daha da zorlaşacaktır

    Bayraktar: Yeterli gıdaya ulaşmak daha da zorlaşacaktır

    Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, “7 milyar 957 milyona ulaşan dünya nüfusunun, 2050 yılında 9,8 milyara yükselmesi bekleniyor. Nüfusun artmasıyla birlikte gıda ihtiyacı ve talebi daha da artacak, sağlıklı ve yeterli gıdaya ulaşmak daha da zorlaşacaktır.”dedi.
    TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, ülkemizde ve dünyada yaşanan gıda kayıpları ve israfına ilişkin yaptığı açıklamada; dünya nüfusunun hızla arttığına dikkat çekti.
    Bayraktar, “Buna karşılık şehirleşme, sanayileşme, turizm ve ulaşım sektörlerindeki gelişmeler tarım alanlarının daralmasına yol açıyor. Pandemi dönemindeki üretim ve tedarik zincirindeki bozulma, sorunları daha da büyüttü. Bu sorunun çözümü en başta verimliliği artırarak daha fazla üretim yapmakla mümkündür. Ayrıca üretimin de sağlıklı bir şekilde tüketiciye ulaştırılması gerekiyor. 2050 yılına kadar artan nüfusu besleyebilmek için mevcut üretimin yüzde 60 oranında artırılmasına ihtiyaç vardır. Gıda güvenliğini sağlamada kayıp ve israfın azaltılması da en az verimlilik kadar önemlidir. Büyük emek ve kaynak harcanarak üretilen her ürünün bir gramı dahi ziyan edilmeyecek kadar değerlidir. Kültürümüzde israfın hoş karşılanmaması, dinimizde israfın haram sayılması bu anlayışın sonucudur.”diye konuştu.
    2019 YILINDA 931 MİLYON TON GIDA İSRAFI OLDU
    2019 yılında 931 milyon ton gıda israfı olduğu belirtildiğini vurgulayan Bayraktar, ““Birleşmiş Miletler Çevre Programı (UNEP) tarafından hazırlanan Gıda İsrafı Endeksi Raporu’na göre, 2019 yılında 931 milyon ton gıda israfı olduğu belirtiliyor. İsrafın yüzde 61’i evlerde, yüzde 26’sı gıda hizmeti veren işletmelerde, yüzde 13’ü ise gıda satıcılarında meydana geldi. Bu rakamlar dünya toplam gıda üretiminin yüzde 17’sinin israf edildiğini ortaya koyuyor. Evdeki yüzde 61’lik gıda israfının yalnızca ABD, İngiltere gibi ülkelerle sınırlı olmadığı, yoksul ülkelerin de etki oranının büyük olduğu yine raporda yer alıyor. Diğer yandan dünyadaki gıdaların yüzde 14’ü hasat, taşıma, depolama ve nakliye aşamasında kaybedilirken, yüzde 17’si de tüketici tarafından israf ediliyor. Türkiye’de bitkisel üretimde kayıpların önemli bir kısmı, zamanında ve uygun tekniklerle yapılamayan hasat işleri ve gerekli koşulları taşımayan depolama ve işleme sistemleri sonucu oluşuyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından hazırlanan bitkisel ürün denge tablolarına göre, 2020 sezonunda istatistiği tutulan 63 üründe, toplamda 118 milyon ton olan üretimin 10,3 milyon tonu yani yüzde 8,7’si hasatla birlikte sofraya ulaşana kadar kaybedildi. 2020 yılı için bitkisel üretim değerini göz önüne aldığımızda bu miktar 21,3 milyar liraya denk geliyor. Buna nihai tüketimdeki israf dâhil değildir. Türkiye’de özellikle yaş sebze ve meyve, tarladan sofraya ulaşıncaya kadar önemli ölçüde kayıplara uğruyor. Yetiştiriciliğin yanı sıra, hasat sırasında ve hasat sonrasında kayıplar meydana geliyor. Özellikle hasat sonrasında taşıma, muhafaza ve pazarlama aşamalarında da önemli kayıplar yaşanıyor. Yapılan araştırmalara göre tür ve çeşitlere göre değişmekle birlikte, yaş sebze ve meyvedeki kayıp oranı yüzde 10 ile yüzde 30 arasında değişiyor. Türkiye Ziraat Odaları Birliği olarak kayıp ve israfın önlenmesi konusunda çalışmalar yapıyoruz. Ev sahipliğimizde düzenlenen panel ve toplantılarda israf konusunu tüm boyutuyla ele aldık ve raporlar hazırladık. Üretim kayıpları ve israfla ilgili eğitimler verdik, bu eğitim çalışmalarına devam edeceğiz.”şeklinde konuştu. Haber Merkezi

  • ‘Kitap Sizden Çay bizden’

    ‘Kitap Sizden Çay bizden’

    Sorgun Gençlik Derneği, gençlere okuma kültürünü kazandırmak ve farkındalık oluşturmanın yanı sıra Yozgat’ın keşfedilmeyi bekleyen güzelliklerini de gençlere tanıtmak amacıyla “Kitap Sizden Çay Bizden” kitap okuma günlüklerine devam ediyor.
    Sorgun Gençlik Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Halil Uğuz, yaptığı açıklamada; “Kitap Sizden Çay Bizden” kitap okuma günleri etkinliğindeki amaçlarının gençlere okuma kültürünü kazandırmak ve farkındalık oluşturmak olduğunu ifade etti.
    Uğuz, “Kitap okumak, farklı dünyalara açılan kapıları aralamanın en iyi ve keyifli yoludur. Hiç göremeyeceğimiz yerleri görmek, şahit olamayacağımız hikayelerin içerisinde yaşamak, en doğru bilgilere ulaşmak adına atılabilecek en güzel adımdır. Gençlerinin kendini geliştirebilmenin ilk yolunun kitap okumak ve okuma alışkanlığının kazandırılması olduğunu çok iyi biliyoruz.
    Çay sohbetinde Avrupa Fırsatlarını konuşacağız. Çay sohbetinde, Erasmus+ programının gençlere sunduğu fırsatlardan, ücretsiz yurt dışına nasıl çıkabileceğini ve gönüllülük projelerini konuşacağız. Erasmus+ Programı eğitim, gençlik ve spor alanındaki projeleri desteklemektedir. Erasmus+ programının Avrupa’daki iş piyasalarının ve rekabetçi bir ekonominin ihtiyaç duyduğu becerilere sahip beşeri ve sosyal sermayenin gelişimine katkı sağlamaktadır. “Kitap Sizden Çay Bizden” kitap okuma günlerimiz Yozgat’ın farklı mekanlarında devam ediyor. Bu hafta Sorgun Ahmet Uslu Dutluk Parkında kitaplarımızı okuduktan sonra Kerkenes Harabelerini (Kayıp Şehir Pteria) keşfedeceğiz. Yozgat’ın Sorgun İlçesi Şahmuratlı Köyü’nde bulunan Kerkenes Dağı Antik Kenti’nde ilk yüzey araştırması çalışmaları 1993 yılında başlamış 1998-2000 yıllarında müze ile katılımlı araştırma şekline dönüşmüş ve 2001 yılından bugüne kadar da İngiliz uyruklu Dr.Geoffrey Summers başkanlığında kazı ve araştırmalar devam etmektedir. Şehrin Demir Çağı’nda M.Ö.600 yıllarında Medler tarafından kurulduğu tahmin edilmekte ise de 2003 kazı sezonunda Frigce yazıtlar bulunması kentin bir Frig yerleşimi olabileceğini de göstermektedir. Kentin yaklaşık 7 kilometre olan sur duvarları 2,5 kilometrekarelik bir yerleşim alanı oluşturmaktadır. Antik kaynaklarda Pteria olarak kaydedilen kentin burası olduğu sanılmaktadır.”ifadelerini kullandı.
    Uğuz, Programın detayları hakkında şunları kaydetti:
    “23 Temmuz Cumartesi
    15.00-16.00 – Kitap Okuma (Ahmet Uslu Dutluk Parkı)
    16.00-17.00 – Çay Sohbeti (Avrupa Fırsatları)
    17.00-18.30 – Kerkenes Harabeleri Gezisi
    Sorgun ve Yozgat’tan katılacak gençler için ücretsiz araç servisi olacaktır.” Cemil MERMERTAŞ

  • Çekerek’te Rafting Türkiye Grand Prix şampiyonası devam ediyor

    Çekerek’te Rafting Türkiye Grand Prix şampiyonası devam ediyor

    Yozgat’ın Çekerek İlçesinde ilk kez düzenlenen Uluslararası Rafting Türkiye Grand Prix şampiyonası devam ediyor.
    Yozgat’ın Çekerek ilçesinde düzenlenen 5 ülkeden 38 takım ile çok sayıda sporcunun katıldığı Uluslararası Rafting Türkiye Grand Prix’inin startını, Cumhurbaşkanı Yardımcısı hemşehrimiz Fuat Oktay ile Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu verdi. Oktay ve Kasapoğlu, daha sonra parkura çıkıp rafting yaptı.
    Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay, örnek olacak bir rafting parkuru oluşturulduğunu belirterek, “Orta Anadolu’nun merkezindeki bir yeri turizme açma ve aynı zamanda da uluslararası müsabakaların yapılabildiği bir alan oluşturma arzumuz vardı. Bu anlamda da Gençlik ve Spor Bakanlığımız ve federasyonumuz, bizlere çok ciddi destek verdi. Çekerek Barajı etrafında, belki muhtemel barajlarımızda da örnek olacak şekilde bir rafting parkuru oluşturulmuş durumda. 850 metre uzunluğunda ama doğal uzunluğuna baktığımızda 4,5 kilometrelik bir rafting alanı mevcut” dedi.
    BAKAN KASAPOĞLU: HER ALANDA İDDİAMIZI DEVAM ETTİRİYORUZ
    Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu, Türkiye’nin her alanda iddiasının olduğunu söyledi. Kasapoğlu, “Akdeniz Oyunları’nda, geçtiğimiz yıl olimpiyatlarda, her alanda iddiamızı taçlandırarak devam ettiriyoruz. Kış sporları, su sporları, diğer branşlar hem alt yapı hem sporcu envanteri hem lisanslı sporcu sayısı, Türkiye’nin her tarafında büyüyerek, güçlenerek gelişiyor” ifadelerini kullandı. Yusuf BAĞCI

     

  • MHP’den birlik çağrısı

    MHP’den birlik çağrısı

    Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Merkezi yurdun dört bir yanında reklam panolarına asılan afişlerle vatandaşlara birlik ve beraberlik çağrısında bulundu.
    Yozgat’ta da reklam panolarına asılan afiş çalışmaları Türkiye’ye yönelik saldırılar ve milletçe içinde bulunulan risklere dikkat çekiyor.
    MHP Yozgat İl Başkanı Tekin Irgatoğlu, yaptığı açıklamada; Genel Merkez tarafından 81 ilde uygulanan ‘Çağrım Sana’ çalışmalarının Yozgat’ta da başlatıldığını söyledi.
    Başkan Irgatoğlu, “Genel Merkezimiz tarafından yapılana çalışmalara Yozgat teşkilatı olarak bizlerde destek sağlayarak Yozgat’ta ki reklam panolarına afişlerimizi astık Asmış olduğumuz afişlerimizde Türkiye’ye yönelik saldırılar ve milletçe içinde bulunulan risklere dikkat çekiyoruz. Afişlerimizde ‘Çağrım sana, kulak ver… Bin yıllardır tarih sahnesinde türlü oyunlarla mücadele eden kutlu milletin ferdisin. Ana yurdundan bu yana, iyi ve kötü günlerinde birlik olduğunda kazandın, bölündüğünde kaybettin. Gün geldi yurt edinmek için, gün geldi edindiğin yurdu korumak için can verdin, kan döktün. Gün geldi dünyanın en büyük imparatorluklarından birini kurdun, gün geldi neslinin devamı için Anadolu’da Kurtuluş Savaşı verdin. Hep mücadele ettin, hiç yılmadın, hiç bozulmadın. Onurundan, gururundan, bağımsızlığından hiç ödün vermedin. Varlığı bildin, yokluğu gördün. Yapılmazı yaptın, imkansızı başardın. Çünkü sen, büyük Türk Milleti’nin bir ferdisin. Kendimizi farklı tanımlayabilir, hayata, ekonomiye, siyasete farklı pencerelerden bakıyor olabiliriz. Ancak ortak noktamız var biliyorum. Vatan… Bağımsızlık… Şimdi çağrım sana. Gel hep birlikte, tam bağımsız, güçlü ve büyük Türkiye’yi 2023’e taşıyalım. Dosta ve düşmana Türk Milleti’nin bir ve beraber olduğunda neler yapabileceğini bir kez daha gösterelim. Atatürkçü, demokrat, ülkücü, milliyetçi mütedeyyin ne dersen de, kendini nasıl tanımlarsan tanımla, hangi görüş ve fikirden olursan ol önce ülkem ve milletim diyorsan çağrım sana.” ifadeleri yer alıyor” diye konuştu. Nazife EKİCİ

  • Oktay, Tevhid Cami inşaatını inceledi

    Oktay, Tevhid Cami inşaatını inceledi

    Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Çekerek İlçesinde yapımı devam eden Tevhid Camii inşaat çalışmalarını yerinde inceleyerek çalışmalar hakkında bilgi aldı.
    Çekerek Doğa ve Spor Festivali ve Millet Bahçesi açılışı için ilimize gelen, Cumhurbaşkanı Yardımcımız Sayın Fuat Oktay Çekerek Tevhid Cami inşaatında devam eden çalışmalar hakkında bilgi aldı.
    Yozgat Valisi Ziya Polat, Milletvekili Yusuf Başer ve il protokolünün de hazır bulunduğu ziyarette Cumhurbaşkanı Yardımcımız Fuat Oktay cami inşaatında gelinen nokta hakkında bilgi aldı. Alpaslan DEMİR

  • BOZDAĞ: KADINA KARŞI ŞİDDET KONUSUNDA BİZ KADINDAN YANA TARAFIZ

    BOZDAĞ: KADINA KARŞI ŞİDDET KONUSUNDA BİZ KADINDAN YANA TARAFIZ

    Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, “Türkiye’nin en ciddi ve en önemli sorunlarının başında kadına karşı şiddet ve kadınlara karşı işlenen cinayetler geliyor. Kadına karşı şiddet, kadına karşı cinayet konusunda biz kadından yana tarafız. Bu konu bizim her gün değişmez ve değiştirilemez ana gündemimizdir.” dedi.

    Tvnet canlı yayınında soruları yanıtlayan Bakan Bozdağ, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kadına karşı şiddet hususunda atılan adımlarla ilgili detayları paylaşan Bakan Bozdağ, yargının faillere verdiği cezaların arttırıldığını ve haksız tahrik indirimi hususunda gerekli düzenlemelerin yapıldığını kaydetti.

    FETÖ ile mücadelede gelinen son durumu da aktaran Bakan Bozdağ’ın konuşmasından bazı bölümler şu şekilde:

    KADINA KARŞI ŞİDDET DEĞİŞMEZ GÜNDEMİMİZ

    Şimdi Türkiye’nin en ciddi ve en önemli sorunlarının başında kadına karşı şiddet ve kadınlara karşı işlenen cinayetler geliyor. AK Parti hükümetleri işbaşına geldiği ilk günden beri kadın konusunda, kadına karşı şiddet, cinayet konusunda taraf olduğunu ilan etti. Ben Adalet Bakanı olunca da açık açık ifade ettim. Kadına karşı şiddet, kadın ve kadına karşı cinayet konusunda biz kadından yana tarafız. Bu konu bizim her gün değişmez ve değiştirilemez ana gündemimizdir. Hükümete geldiğimizde Türkiye’de kadınlarla ilgili çok dezavantajlı durumlar vardı.

    YARGIDAN MEMNUNİYETİ DİĞER HİZMETLERDEN MEMNUNİYETLE AYNI KONUMA KOYAMAYIZ

    Yargıda devam eden konularla ilgili kamuoyunun algısı son derece önemli. Yargıdan memnuniyet ve yargıya güven konusunu tartışırken şuna dikkat etmekte fayda var. Yargıda işi olan kişi, ya davacı ya davalı, ya müşteki, müdahil ya da sanık. Sonuçta biri kaybediyor, biri kazanıyor. Yüzde 50’sinin kaybettiği, yüzde 50’sinin kazandığı bir durum. Kazanan da istediği gibi kazanamıyor. 10 yıl hapis cezası almasını istemiş müdahil, beş yıl almış. Ya da 100 bin lira tazminat istemiş davacı, 10 bin lira vermiş. Dolayısıyla kazananın da tam memnun olmadığı bir oranda yargıdan memnuniyeti, diğer hizmetlerden memnuniyet gibi aynı konuma koyarsak haksızlık olmuş olur. İşin doğası buna izin vermiyor. İkincisi yargıya güvense yargıya işi düşsün düşmesin tüm Türk vatandaşlarının yargıdan sahip olduğu algıyı ifade eder. Genel algıyı ifade eder. O, genel algı da tabi demin söylediğim yargıya işi düşenlerin doğurduğu algıdan beslenen bir algı. O yüzden burada bir değerlendirmeyi vicdan terazisinde doğru yapmakta fayda var.

    İŞİN ASLINI BİLMEDEN BİR KANAAT OLUŞTURMAK FEVKALADE YANLIŞTIR

    İkincisi, dava konuları gündeme geldiğinde herkes konuşuyor, diyor ki, “İşte böyledir şöyledir.” Dosyadan haberi yok, delilden haberi yok, iddiadan haberi yok, savunmadan haberi yok, kanundan haberi yok, yargılamadan haberi yok. Kamuoyunda bir haber çıkıyor o habere göre yazanlara güveni tamsa, onlara itimat ederek bir kanaat belirliyor. Bu kanaate göre bir yargıya varıyor, karar o yargıya uygun olursa ne güzel, uygun olmazsa ne kadar kötü bir karar olarak algılanıyor. Onun içinde bu gibi konularda işin aslını bilmeden sadece değerlendirme yapanlara itibar ederek bir kanaat oluşturmak fevkalade yanlıştır. Bunun da altını çizmek isterim, özellikle kadına karşı işlenen şiddet ve cinayet olaylarında hem takdiri indirim nedenleri, hem haksız tahrik konuları çok tartışıldı.

    TAKDİRİ İNDİRİMDE SINIRSIZLIĞI ORTADAN KALDIRDIK

    Ben Adalet Bakanı olunca yeni dönemde hemen ilk işim dedim ki; “Biz bu konuda tarafız ve bu takdiri indirim nedenleri konusunda da bir adım atma kararındayız. Kravat taktı, boyun büktü, efendim güzel giyindi vesaire diye indirim yapılmamalı.” Bu konuda kanuna baktık, gördük ki bizim kanunun 62. maddesi takdiri indirim nedenlerini düzenliyor. Ama burada bir sayma usulü değil ve benzeri diyor,  3-5 tane işte failin geçmişi ve benzeri şeyleri sayıyor devamında da diyor ki ve benzeri haller. Yani sınırsız bir takdiri indirim nedenini hakime, mahkemeye veriyor. Bu sınırsızlığı ortadan kaldırdık, artık sayma usulünü getirdik sadece bunlarda takdiri indirim nedeni yapılabilir. Onlar da nedir? Failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiili işledikten sonra ve yargılama sürecinde pişmanlığı gösteren davranışları, bir de onun bundan sonraki hayatına eğer indirim yapılırsa etki edip etmeyeceği ve pişmanlığı gösteren davranışları ifadesini de koyduk. Eskiden bu yoktu. Yani sadece yargılama sırasındaki davranışları vardı. Onu da pişmanlığı gösteren davranışları diye değiştirdik, arkasından salt, hakimi, mahkemeyi etkilemek için yapılan tutum ve davranışların takdiri indirim nedeni sayılamayacağına dair de yasaya bir yasa koyduk. Kravat takmak, traş olmak, saçlarını taramak veya düzgün bir lisan ile hitap etmek gibi şeylerden şeklen dolayı indirim yapamazsınız diye bir yasak da koyduk ve indirim yapacaksanız, yapmayacaksanız bunun gerekçesini de açıkça yazın dedik. Bu önemli bir değişiklik oldu, ben eminim ki yeni uygulamalarda bunun yansımaları görülecektir.

    UYGULAMADA BİZİM HAKSIZ TAHRİK İNDİRİMİNİ TARTIŞMAYA İHTİYACIMIZ VAR

    Pınar Gültekin davasına gelince bu davanın tabi yargılama süreci devam ediyor, devam ettiği için burada bir şey yargılamanın içeriğine dair bir şey demem Adalet Bakanı olarak doğru olmaz, ama şunu davadan bağımsız olarak ifade etmekte fayda görüyorum. Bu haksız tahrik uygulaması binlerce yıldır sadece Türk hukukunda değil, dünyanın her hukuk sisteminde olan bir uygulama, ihtiyaç olan bir uygulama. Çünkü bazı şartlar, durumlar olduğunda bu uygulama adalet terazisinin doğru tartması, verilen cezasının hakkaniyete uygun olması bakımından gerekebilir. Bunu mahkeme elbette takdir edecektir ama bizim bunu kim takdir ediyor? Mahkeme takdir ediyor. O zaman uygulamada bizim bu konuyu tartışmaya ihtiyacımız var. Onun için ben bunu hem de Yargıtay’da tartışmaya açtım. Dedim ki; bu haksız tahriki bir tartışalım, tasarlayarak adam öldürmek veyahut da canavarca hisle ve eziyet çektirerek birini öldürme fiillerinde haksız tahrik olur mu? Olmaz mı? Olursa bunun ceza skalası nasıl olur? Öbürleriyle eşit mi olmalı? Yoksa kademeli mi olmalı? Bunu bir tartışalım.

    KANUNA HAYAT VEREN, HAKİMLERİMİZİN KARARLARIDIR

    Biz bakanlık olarak bu konuyu kendi açımızdan inceleme ve araştırmaya aldık. Mukayeseli hukuku arkadaşlarımız inceliyorlar. Yargıtay’ımızın içtihatlarına bakıyorlar. Ayrıca ceza hukukçularımız da bu konunun uzmanlarıyla, hukukçularımızla bu konu konuşuluyor, tartışılıyor ve biz bu tartışmaların sonucunda haksız tahrik uygulamasına ilişkin bir değişiklik ihtiyacı ortaya çıkarsa bu değişiklik konusunda adım atma hususunda kararlıyız. Ben, Yargıtay’daki konuşmamda da söyledim. Esasında bu konuda yol gösterici içtihat oluşturma konusu Yargıtay’ımızın elindedir. Yargıtay’ımız bu konuda yol gösterici bir içtihat ortaya koyduğunda o günkü madde de pek çok haksızlığı ortadan kaldırmaya yetiyor. Yani orada bir içtihat geliştirdiğinde, eski klasik içtihatlarını tekrarlama yerine yeni bir bakış açısı ortaya koyduğunda, ben sorunun önemli bir kısmının çözüleceğine yürekten inanıyorum. Çünkü kanun ne yazarsa yazsın sonuçta iş uygulamada bitiyor. O kanuna hayat veren ilk derece, istinaf ve Yargıtay’da görev yapan hakimlerimizin kararlarıdır. O kararlar kanunu doğru anlar doğru uygularlarsa ebetteki buradaki sorunların önemli bir kısmı önemli ölçüde aşılmış olur.

    KADINA KARŞI ŞİDDETİN İNFAZI TERÖRLE EŞİT

    Ben kendi kendime tasarlama, tahrik altında tasarlama çok soğukkanlı bir iş.  Canavarca hisle yani bu tahrikle canavarca bir hisle işlenen suç arasında nasıl bir bağlantı var? Yani canavarlık ayrı bir şey. Tarih ani bir şey oldu. Süresi ne kadardı? Bir ay mı, iki ay mı, üç ay mı, beş ay mı, tasarlamakta bir zaman alıyor. Adalet Bakanlığı bu konu üzerine çalışıyoruz. Bu konuyu dünyayı da inceliyoruz. Türkiye’yi de inceliyoruz. Hukukçularımızla, Yargıtayımızla, cezacılarımızla istişare halindeyiz. Zaten cezalar bizde çok ağır. Kadına karşı cinayetin cezası ağırlaştırılmış müebbet hapis, İnfazı da terörle eşit. Yani 3/4. Kadına karşı şiddetin infazı terörle eşit. Aldığı cezanın 4’te 3’ünü içeride geçirmesi gerekiyor. Bir de ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alıyor. Yani çok büyük bir ceza alıyorlar bunlar. Ve süreli hapiste 4’te 3’ünü geçiriyor. Ağırlaştırılmış müebbette ise tabii 30 yıl içeride kalması gerekiyor. Çok ağır bir ceza, en ağır ceza. Şu anda bizim hukuk sistemimizdeki en ağır ceza, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası. Kadınlara karşı işlenen cinayette de biz en ağır cezayı veriyoruz. Kasten yaralamada, eziyette, işkencede, kötü muamelede hep nitelikli hal saydık ve bunların hepsini de tutuklama sınırının üzerinde bir cezai yaptırıma bağladık. Kasten yaralamanın ve diğerlerinin tutuklamayla ilgili CMK’nın katalog suçları kapsamına alarak burada hakim veya mahkeme isterse tutuklama nedenini varsayıp tutuklama kararı verebilir imkanını da onların önüne koyduk ve bu konuda tavizsiz bir yasal düzenleme hayata geçirdik.

    BUGÜNE KADAR, 3 İADE TALEBİMİZ KABUL EDİLMİŞ

    1 Temmuz itibari ile bugüne kadar FETÖ ile ilgili 676 bin 411 kişi hakkında adli işlem yapıldığını görüyoruz. Bunlardan şu anda 69 bin 688 derdest dosya var, devam ediyor. Öte yandan adli işlem bugüne kadar yapılan kişilerden yukarıda verdiğim toplam rakamdan 117 bin 208 kişi hakkında mahkumiyet kararı verilmiş. 87 bin 519 kişi hakkında beraat kararı verilmiş,  322 bin 187 kişi hakkında ise soruşturma aşamasında takipsizlik kararı verilmiş. Cezaevlerinde şu anda 19 bin 30 FETÖ üyeliğinden yatan bulunmaktadır. Bunlardan 3 bin 901’i hüküm özlü, yani hakkında hüküm verilmiş ama kesinleşmeyi bekliyor. 13 bin 970’i hükümlü, 1159 da tutuklu var, ayrıca şuana kadar 181 bin 450 kişi hakkında da adli kontrol kararı verilmiş, tutuklama yerine adli kontrol tedbiri uygulanmakta, 29 bin 455 kişi hakkında da yakalama kararı var, bunlar şu anda yakalanmamış. Bizim Amerika Birleşik Devletleri dahil pek çok ülkeden istediğimiz FETÖ’cü teröristler var. 110 ülkeye 1133 dosya FETÖ mensubu hakkında 1234 iade talebinde bulunmuşuz bugüne kadar, 3 iade talebimiz kabul edilmiş. İkincisi Romanya tarafından bir tanesi de Cezayir tarafından kabul edilmiş. Şu ana kadar bazı ülkelerde İçişleri Bakanlığı’ndan aldığım verilere göre 121 FETÖ mensubunu Türkiye’ye iade etmiş, 28 ülkeden iade var. Bunların toplamını koyduğumuzda 28 ülkeden bugüne kadar 124 FETÖ’cü Türkiye’ye iade edilmiş durumda.

    TÜRKİYE’YE DÜŞMANLIK EDEN HERKESİ BESLEDİKLERİ GİBİ BUNLARI DA BESLİYORLAR

    Sadece İnterpol’den değil Amerika Birleşik Devletleri bugüne kadar Türkiye’nin terörist başı Gülen dahil, hiçbir FETÖ’cü ile ilgili iade talebine olumsuz ya da olumlu bir cevap vermemiştir. Hatta ben en son daha önceki bakanlığım döneminde gittiğimde, dedim ki: “Bizim dosyamız yeterli delille dolu, eğer bu dosyada iade olmayacaksa dünyada hiçbir dosyada iade olmaz.” O da dedi ki: “Biz, bunu adli makamlara göndeririz ama sizin aleyhinize karar çıkar o yüzden göndermiyoruz.” Ben de dedim ki: “Siz gönderin Amerikan adli makamlarına biz onlara güveniyoruz kararı aleyhimize çıkarsa biz Amerikan hukuku çerçevesinde itirazlarımızı yapar, hakkımızı savunuruz siz gönderin.” Bizim için endişe etmeyin gönderin adli makamlara, Amerikan Adalet Bakanlığı adli makamlara dosyayı göndermeye cesaret edemedi, çünkü göndermiş olsaydı adli makamlar ben eminim ki böyle bir dosyada iade kararı verilmezse, hiçbir dosyada verilmeyeceğini düşünecek iade kararı verecekti ve göndermediler. Şu anda Almanya, Fransa, İngiltere pek çok ülke. Şu anda FETÖ’cüleri iade etmemekle kalmayıp bizzat himaye ediyorlar, destekliyorlar ve onlara ülkelerinin pek çok imkanlarını açıyorlar. Türkiye’ye düşmanlık eden herkesi besledikleri gibi bunları da besliyorlar.

    YARGI, ÖNÜNE GELEN HER OLAYI, KILI KIRK YARARCASINA BİR TERAZİDE TARTIYOR

    Toplumdaki bütün tepkileri bakanlık olarak biz de dikkate alıyoruz. Demin verdiğim rakamlara bakarsanız 676 bin kişi küsur 411 kişi hakkında adli süreç başlatılmış. Bunlardan şuana kadar bunlara bakarsanız 322 bin 187 kişi hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmiş, bir defa hiç dava açılmamış. Öte yandan baktığınızda 87 bin 519 kişi beraat etmiş. 117 bin 208 kişi hakkında mahkumiyet kararı verilmiş. Şu ana kadar mahkumiyet kararı kesinleşen 13 bin 970 kişi var. 181 bin 450 kişi hakkında adli kontrol kararı verilmiş. Yargı önüne gelen her olayı kılı kırk yararcasına bir terazide tartıyor. Ancak şunu ifade etmek lazım, şu anda FETÖ terör örgütü dışarıda içeride bütün uzantılarıyla bu yargılama süreçlerini karalamak ve kötülemek için pek çok şey yapıyor ve çarpıtarak yalan yanlış haberler yayarak, haklı olan bir şeyi haksız gösteriyor ve sonra bize gelen itirazlar oluyor. Bize gelen sizin gibi değerli tanıdıklarımız oluyor. Onların önüne biz bu konuyu koyunca, zaten pek çok konuda açıklama yapıyoruz bunlarla ilgili de yapıyoruz, koyuncaya onlar diyorlar ki iş böyleyse burada bir hassasiyet terazisi var. Çünkü karar verenlerde Anayasa, kanun ve hukuka uygun vicdani kanaatlerine göre karar veriyorlar. Hem hukukla bağlılar, hem vicdanlarıyla bağlılar. Vicdanları da hukukla bağlı. Herkes bu işin sorumluluğunun bilincinde karar veriyor. Bizde bakanlık olarak bu işlerde yanlış olmaması için eğer yasadan kaynaklı bir şey varsa yasal değişikliklere gitmekte hiç tereddüt etmedik.

    Bakın hükümet olarak bunlarla ilgili konuda çok biz hassas davrandık. Özellikle ihraçlarla ilgili konuda Türkiye Cumhuriyeti Devleti çok net davranmıştır. KHK’lar çıkarıldı. Olağanüstü hal ilan ettik, biz biliyorsunuz ilan edince Uluslararası Sözleşmeler askıya alındı. İşin doğası gereği ve bütün bunlar yargı denetimine kapalı olan işler ve biz hepsini resmi gazetede yayınladık.  Sonra Sayın Cumhurbaşkanımız “Bunları Meclis’e sevk edelim” dedi. Biz Meclis’in denetimine açtık. Orada görüşülmeyebilirdi sonra gene dedi ki görüşelim, görüştük. Anayasa Mahkemesinin denetimine açtık. Anayasa Mahkemesi’nin bütün bu KHK’ların hepsi denetiminden geçti. Daha sonra haksızlık iddiaları artınca çoğalınca ihraçlarla ilgili Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu adı altında komisyon kurduk ve bu komisyona itiraz eden herkesin müracaat etmesi söylendi ve bu komisyon şuana kadar görev süresi zannedersem bu ayın içinde bitiyor. Yaklaşık 20 bin civarında iade kararı verildi.

    TÜRKİYE, AİHM KARARLARINA EN YÜKSEK ORANDA UYMUŞ ÜLKEDİR

    Türkiye, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına uymayı taahhüt eden ülkeler içerisinde en yüksek oranda AİHM kararlarına uymuş ülkedir. Şu ana kadar üye ülkelerin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına uyma oranı yüzde 80,20. Türkiye’nin uyma oranı yüzde 87,98. Osman Kavala konusunda Türkiye, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin verdiği ihlal kararına 10 Aralık 2019’da uymuş ve uygulamıştır. Bu uygulamadan sonra Kavala’nın avukatları konuyu Anayasa Mahkemesine taşımışlar, tutukluluğu başka dosyadan, suçtan devam ettiği için ‘Uymadı’ diye. Türk Anayasa Mahkemesi de bu ayrı dosya, ayrı bir suç, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararına Türk mahkemesi uymuştur diye karar vermiştir. Şimdi Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesine konu gitti. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin önünde şu anda 72 binden fazla dosya var. Avrupa Konseyi’nden gelen işleri denetleyen ‘Büyük Daire’ denilen üst yerde ise 22 dosya var. Bu, 22’nci dosya, en son giden dosya. Bu dosyalardan en erken geleninin bekleme süresi 1,5 yıl.  Yunanistan’da spor, gençlik derneklerinin isminde ‘Türk’ kelimesi geçiyor diye idari makamlar bu dernekleri kapattı. Yargı, idareyi haklı buldu. AİHM’e götürdüler. AİHM, ‘hak ihlali’ var dedi. Yunanistan 2008’den beri bu kararlara uymuyor ve uygulamıyor. Büyük Dairenin önünde bekliyor. Büyük Daire bu kararı AİHM’e götürüp görüş daha sormadı. Fransa’nın, Almanya’nın, pek çok ülkenin kararı var. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi de Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de konu Türkiye olduğu zaman kesinlikle adil davranmıyorlar, taraf davranıyorlar. Leyla Şahin, Merve Kavakçı olayında gördük, Refah Partisi, Fazilet Partisi davalarında gördük. Bir sürü olay var, insan hakkıysa ben de insanım, benim de hakkım var. Bana da diğer insan gibi davranması lazım. Türkiye de bu hakları talep eden bir ülke. Türkiye’ye de eşit davranması lazım. Adil davranmadığını, tarafsız olmadığını düşünüyorum.