Belediye Başkanı Celal Köse, burada yaptığı konuşmada; meslek odalarının temsilcileri nezdinde tüm ahilerin Ahilik Haftasını kutladı.
Başkan Köse, “İyi ahlak, yardımseverlik, doğruluk, kardeşlik ve tüm güzel meziyetleriyle toplumu güzelleştiren ahilerimizin “Ahilik Haftası’nı tebrik ediyorum.Ahilik Haftası dolayısıyla; Meslek Odalarımızın kıymetli temsilcileri ile bir araya gelerek, haftalarını kutladık.Meslek odaları temsilcilerimizin değerli fikirlerinden istifade ederek, taleplerini dinledik. İnşallah, şehrimizin yerel dinamikleri ile istişare toplantılarımız sürecek, el birliği ile Yozgat’ımıza değer katmayı sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı. / Cemil MERMERTAŞ
Kategori: Ekonomi
-

Başkan Celal Köse oda temsilcileri ile buluştu
-

Pancar fiyatı açıklandı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kırşehir Cacabey Meydanı’nda “2021 UNESCO Ahi Evran Anma Yılı-Ahi Evran İzinde Esnaf Buluşması” programında açıklamalarda bulundu.
Erdoğan, “Türkiye ve milletinin felaketinden kendine iktidar çıkarmaya çalışanların utanması olmadığını hep birlikte görüyoruz.” dedi.
Erdoğan, “Aldığımız tedbirler ve hayata geçirdiğimiz uygulamalar sayesinde dünyanın en yüksek büyüme rakamlarına biz ulaştık.” ifadelerini kullandı.
ŞEKER PANCARI FİYATINDA YÜZDE 25 ARTIŞ
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu yılki şeker pancarı alım fiyatımız ton başına 420 liradır.” diye konuştu.
Erdoğan, şeker pancarı alım fiyatının 336 liradan 420 liraya yükseltilmesine ilişkin, “Yüzde 25’lik bir artışı ifade eden alım fiyatımızın hayırlı olmasını diliyorum.” diye konuştu./ Ferhat ÖZER -

Üretilen çilekler, ailelere gelir kaynağı oluşturuyor
Şefaatli kaymakamlığı tarafından hazırlanan ve Konya Ovası (KOP) Projesi kapsamında Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığınca desteklenen proje kapsamında “Çilek Koparan Eller” projesi hayata geçirildi.
30 ÜRETİCİYE EĞİTİM VERİLDİ
Proje kapsamında Yozgat Bozok Üniversitesi tarafından 30 üreticiye çilek yetiştiriciliği konusunda teorik ve pratik eğitim verildi. Eğitim sonrası bu üreticilerin içinden belirlenen 3 ihtiyaç sahibi ailenin istifadesine sunulmak üzere 3 dönüm çilek bahçesi hazırlanarak ailelere tahsis edildi. Aileler kendilerine tahsis edilen 1’er dönümlük bahçede çileklerin bakımını özenle yaparak ilk ürünlerini elde etti. Pazar sıkıntısı bulunmayan ve çileklerin kilosunu 20 liraya satan aileler, ev ekonomilerine de katkıda bulunmaya başladı.
250 KİLO ÜRÜN ELDE ETTİK
Çilek üreticisi Muammer Erdoğmuş, ürettikleri çileklerle aile ekonomilerine katkı sağladıklarını belirterek, “Kaymakamlığımız tarafından bize imkan sunuldu. Biz de çileklerimizin bakımını yaparak üreterek aile ekonomisine katkıda bulunuyoruz. Pazar sıkıntımız yok bu projenin ilk yılı. Tadıyla, aromasıyla hormonsuz ve güzel bir çilek, ondan dolayı da beğeniyorlar. Daha pazara çıkmadan vatandaş burada kendisi alıyor. Bu yıl 250 kilo aldık ve kilosunu 20 TL’den satıyoruz.” dedi.
Neriman Erdoğmuş ise eşi ile birlikte çilek ürettiklerini söyledi. Erdoğmuş, “Bize burası kaymakamlık tarafından tahsis edildi. Biz de şuan bakımını yapıyor, çilek üretiyor ve satıyoruz. Aile ekonomisine bütçemize katkıda bulunuyoruz. Daha önce ev hanımıydım. Buraya ailemle geliyorum çileği, topluyor ve satıyoruz. Geçimimizi budan sağlıyoruz” diye konuştu.
Şefaatli Kaymakamı Muhammed Fatih Günlü’de, proje hakkında yaptığı açıklamada; Şefaatli’de çilek üretimini artırmak istediklerini ifade etti.
Kaymakam Günlü, “Yozgat’ta şeker pancarı ve buğday konusunda yoğun bir üretimimiz var. Şeker pancarı ve buğdaydan vatandaşlımızın kar etmesi için çok büyük ölçekte üretim yapmaları ve büyük ekonomik değerleri tarlaya yatırmaları gerekiyor. Biz de toprak analizimizi yapıp hangi ürünlere biz vatandaşlarımızı yönlendiririz diye sorguladık. Üç tane ürün çıktı karşımıza. Bunlar çilek, lavanta ve çörek otu. Yaptığımız değerlendirme sonucunda çileğe yönelmenin makul olacağını düşündük. KOP İdaresine yazdığımız proje kabul edildi. Burada bir kamu arazisini de vatandaşlarımıza tahsis ederek önce 30 kişiye çilek yetiştiriciliği konusunda eğitim verdik. Sonra bu 30 kişinin arasından en gayretli 3 ailemize birer dekar alanda çilek bahçesini size biz kuracağız dedik. Bu arazinin toprağını biz kamyonlarla özel olarak getirdik ve sulama sisteminden çileklerin dikimine kadar her noktasında bizim çalışmamız ile ortaya çıktı. Üniversiteden hocalarımızda eğitim ve uygulama noktasında sürecin içinde oldular. Şuanda birer dekanlık alanda çilek yetiştiriyoruz. Burada artık vatandaşlarımızın 50 -100 dekar değil de bir veya 5 dekarlık alanda bir üretim yaparak aile ekonomilerine katkı da bulunacağız. Yani büyük ölçekte değil de küçük ölçek de tek başlarına çalışarak nitelikli tarım yapabileceklerini vatandaşlarımıza göstermiş olacağız. Bu anlamda bizim için çok keyifli bir proje oldu. Bu proje sonucunda vatandaşların çok yoğun talebi ile karşı karşıyayız. Çok lezzetli bir ürün çıktı ortaya. Biz şeker pancarı ve buğdayın yanında vatandaşımızın artık her tarla ve bahçede bir çilek bahçesi olsun düsturuyla Şefaatli’nin çok büyük bir kısmında çilek yetiştiriciliğini artırmak istiyoruz” şeklinde konuştu. / Ferhat ÖZER -

Eğitim programları devam ediyor
Yozgat Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü gerçekleştirdiği faaliyetler kapsamında eğitim programlarına devam ediyor.
İŞKUR İl Müdürlüğü personelleri, hibe desteğinden yararlanan engelli vatandaşları ziyaret ederek proje kapsamında gerçekleştirilen çalışmaları denetliyor. Akdağmadeni Akkon Konfeksiyon işbirliğinde düzenlenen ‘Dokuma Konfeksiyon Makineci’ Megip (Mesleki Eğitim ve Beceri Geliştirme İşbirliği Protokolü) Kursunu ziyaret edip kurs süreci hakkında bilgi alıyor, ayrıca Yunus Market ile 4, Çözüm Koleji ile 18 kişilik İşbaşı Eğitim Programı ile toplamda 22 kişi işe başlatılıyor.
Yozgat Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürü Taner Yıldız, İl Müdürlüğü olarak işgücü piyasasının tüm taraflarına hizmetleri aksattırmadan devam ettirdiklerini söyledi.
Yıldız, bu amaçla düzenledikleri İşbaşı Eğitim Programlarının ve Mesleki Eğitim Kursların açılmaya devam ettiğini belirtti. İşbaşı eğitim programı ile kursiyerlerin hem bir meslek öğrendiklerini hem de bu mesleği işbaşında uygulayarak nitelikli personel haline geldiklerini kaydeden Yıldız, “Kurs ve programlarımızdan yararlanan Megip ve İşbaşı Eğitim Programı kursiyerlerine ise 108TL günlük cep harçlığı verilmektedir. Ayrıca Genel Sağlık Sigortası ve İş Kazası Meslek Hastalığı sigorta primlerini de İŞKUR olarak biz karşılıyoruz.” dedi. (Yusuf Bağcı) -

Sorunlu tarıma fuar!
Türkiye’nin önemli tarım ve hayvancılık potansiyeli olan Yozgat’ta tarım ve hayvancılığın her geçen gün bitme noktasına gelmesi sorunlu tarıma fuar açılıyor sözlerini akıllara getirdi.
Girdi maliyetlerinin yüksek olması ve istenilen düzeyde ürün elde edilememesi Yozgat ve bölge çiftçisini içinden çıkılamaz bir duruma getirdi. Birde buna kuraklık eklenince il genelinde verimde yüzde 70 oranında ürün kayıpları yaşandı.
Çiftçiler, bu yıl yaşanan kuraklık sebebi ile hasat döneminde ürün elde edemez iken Tarım Kredi Kooperatiflerine ve bankalara olan kredi borçlarını ödeyemez duruma geldi. Gübre, mazot ve tohum gibi girdi maliyetlerini dahi karşılayamaz durumda olan Yozgat çiftçisi bu yıl 11. si düzenlenecek Tarım, Gıda ve Hayvancılık fuarına ilgisi merak konusu.
Hayvan üreticileri de benzer durumda girdi maliyetlerinden şikayetçi. Besiciler, böyle giderse çiftliklerinde hayvan üretimine son vereceğini belirtirken, farklı sektörlere yönelme arayışı içerisinde olduklarını ifade ediyor.
Hayvan yemi torbasının 160 TL olduğunu ifade eden Besiciler, “Tarımda olduğu gibi hayvancılıkta bitme noktasına geldi. Çünkü maliyetleri kurtarmıyor. Bir torba yemin fiyatı 160 TL iken buna diğer maliyetleri de ekleyince içinden çıkılamaz bir hal alıyor. Tarım ve hayvancılık bu haldeyken fuarda traktör ve ekipmanları kaç çiftçi hangi parayla nasıl alacak ve nasıl ödeyecek.”diye konuştu. (Bekir Çaylak) -

H. Aslan Nurdoğdu ‘Kral çıplak’
Yozgatlı tarım sevdalısı ve gübre üreticisi Hasan Aslan Nurdoğdu, Ulusal Kanal’da canlı olarak yayınlanan ve gazeteci Cenk Özdemir’in hazırlayıp sunduğu Üreten Türkiye programına konuk oldu.
Programa Hasan Aslan Nurdoğdu ile birlikte Şereflikoçhisar Ziraat Odası Başkanı ve tohum üreticisi Hikmet Bozkurt da katıldı.
Gazeteci Cenk Özdemir yönetiminde gerçekleşen ve canlı olarak yayımlanan Üreten Türkiye programında; kuraklık ve sebepleri, tarım sektörünün kuraklıktan nasıl etkilendiği, kuraklığa bağlı bir tahıl krizinin yaşanıp yaşanmayacağı, olası bir tohum krizi ve tüm bu krizlerin Türk halkının temel besini konumunda bulunan ekmek fiyatlarına nasıl yansıyacağı masaya yatırıldı. Programın açılış konuşmasını yapan moderatör Cenk Özdemir, Türkiye’de son aylarda yaşanan kuraklık, ardından gelen yangın ve sonrasında Doğu Karadeniz’de yaşanan sel felaketlerinin ülkenin gündeminde olması sebebiyle, tarım sektöründe yaşanan ciddi ürün kaybı ve buna bağlı olarak yaşanması muhtemel tohum ve diğer krizlerin gündem dışında kaldığını ifade etti.
Özdemir’den sonra söz alan Hasan Aslan Nurdoğdu; “Ben şu anda gübre imalatı ile ilgili uğraşıyorum. Daha önce zahirecilik yaptım ve sertifikalı tohum üretmenin ne olduğunu bilen, tarım sevdalısı bir insanım. Tarımın genel durumu ile ilgili tehlikeyi gördüğüm için kral çıplak demek mecburiyetinde olan bir yurtsever edası ve bilgisi ile konuşuyorum. Tarım konusunda sıkıntımız büyük kral çıplak” ifadelerini kullandı.
“DEVLET ADAMLIĞI LİYAKAT İSTER”
Devlet adamlığının liyakat gerektirdiğini, bu liyakatin de tarih, coğrafya, sosyoloji ve ekonomi bilmeyi gerektirdiğini ifade eden Nurdoğdu, sözlerine şöyle devam etti; “ Efendim siyaset, devlet adamlığı liyakat ister. Tarih bilmeyi, coğrafya, sosyoloji ve ekonomi bilmeyi gerektirir. Tarımı muhakkak bilmesi gerekir. Ve tarih tekerrür eder. Biz Anadolu’da kuraklığın yoğun yaşandığı bir coğrafyadayız. Bizde bir atasözü vardır, “İki yağmurun açı üçüncü yağmurun tokuyuz” deriz. Bu söz şu anlama gelir; kuru tarım yapanlar “Allah ne verirse” der, dekar başına 100 en fazla 150 kilo alır. Sulu tarım ise aynı yerden 400-500 kilo almak demektir. Bu da sulamayla çalışma ve emekle olacak iştir.
Maalesef ülkeyi yöneten insanların, farzın sünnetten önce olduğunu unuttukları görülüyor. Farz yani öncelik tarımdır. Tarım hayattır ve insanlara beslemekten geçer. Bugün ülkemiz her yıl ortalama 20 milyon ton buğday üretir. Bu rakam yağış durumuna bağlı olarak 2 milyon eksik ya da fazla olabilir. Ama bu sene yaşanan genel kuraklık hem ülkemizde hem dünyada etkili oldu.
Araştırmalarıma göre Türkiye’deki bu yıllık buğday üretimi, geçen senenin yaklaşık üçte biri kadar oldu. Yani buğday 7 – 8 milyon ton, arpa üretiminin ise 3 – 4 milyon ton düzeyinde olduğunu bilgim, hesaplarım ve zahireci piyasasında yaptığım araştırmalarda gördüm. Burada ciddi bir sorun var.
Her yıl buğday hasadı Mayıs’ın 20’sinde Çukurova’da başlar, Ağustos’un ortalarında da Erzurum’da biter. Hasat 20 Mayıs’ta Çukurova’da başladı. Haziran ve Temmuz geçti. Şu anda Ağustosun 17’sindeyiz. Tamı tamına 2 ay geçti. An itibariyle tarımda kaybettik.”
“PİYASADA TOHUM OLACAK BUĞDAY YOK”
Piyasada tohum olacak niteliklere sahip buğday bulmanın zor olacağını ifade eden Nurdoğdu, konuşmasını şöyle sürdürdü; “Önceden yıllık üretilen yaklaşık 20 milyon ton buğdayın 2 milyon tona denk gelen yüzde onluk kısmı tohum olarak ayrılırdı. Devlet ve özel sektörde sertifikalı tohum üretimi yapanlar 300 bin ton, TİGEM 400-500 bin ton üretirdi. Yani kamu ve özel sektör üretimi toplam 800 bin tona yaklaşır, kalan bin 200 tonu da vatandaş kendi imkânlarıyla karşılar, tohum olabilecek buğdayı alır selekte ederek ekerdi.
Bugün, gelecek yılın ekimini yapabilmek için 2 milyon ton tohuma ihtiyacımız var. Piyasayı görüyorum geziyorum araştırıyorum. Ciddi anlamda en büyük sorun, piyasada tohum olacak buğday yok. Sadece sulu tarım yapan üreticilerimizde mevcut. Onun da sertifikalı olması mümkün değil.
Ne yapılabilirdi diye sorarsanız, ben şunu söyleyeyim; Bezostaja cinsi buğday Rusya’da bol miktarda ekiliyor. Rusya’dan 1 milyon ton buğday getirir Mersin’de silolara koyarlardı. Mersin’de 50 tane elemeci var. Bu elemecilere 200’er, 300’er bin ton verir eletirlerdi. Ayrıca Mersin’de sertifikasyon merkezi var. Tahlil sonrası 90-95 çimlenme oranındaki buğdaylar bugünlerde vatandaşa dağıtılırdı. Her geçen gün bizim aleyhimize işliyor ancak ortada daha bir şey yok.
Yapılabilecek bir başka şey ise; Mayısın 20’sinden itibaren 81 vilayet ve 930 ilçedeki Tarım Müdürlüğü teşkilatlarına “İlinizde tohum olacak buğdayları belirleyin. Devlet 50 kuruş daha fazlaya alacak, bunu tohum yapacak” diyebilirlerdi. Maalesef bu da akıllarına gelmedi. Bunu gördük ve yaşadık. Bu saatten sonra telafisi olmayan bir noktadayız. Üzülüyorum. Yangınlar ciğerimizi yaktı. Yanan ormanlarımızın yanında bir de ülkemizde ekonomik yangın var. Üzerine sel Allah’tan geldi ona bir şey diyemiyorum. Ama bu yangınlar. Ankara’ya traktörle gelecek olan köylüler “Ekecek tohum yok” derlerse o yangın daha büyük olacak gibi geliyor.
Devletin tarım ve tahılla ilgili alacağı tedbirler için maalesef çok geç. Tarımı yöneten insanlar Mayıs’ın 20 sinden itibaren hasat sezonunun başladığını biliyorlar. Sonucun ne olacağını da biliyorlardı. İnanın ilgilenmediklerini görüyorum. İlgisiz kaldıklarını, liyakatsiz olduklarını görüyorum. Çünkü bu durum önemsenmeyecek bir olay değil. Geldiğimiz noktada piyasada ciddi bir tohum açığımız var.
Öte yandan, önümüzdeki yıl ki verimin de düşük olacağı şimdiden görünüyor. Bugün ülkemizde sanayide gıda sektöründe un başta olmak üzere irmik, makarna ve bulgur satan bir ülkeyiz. Özellikle de Ortadoğu Gaziantep, Mardin ve Urfa’dan beslenir. Orada da ciddi anlamda ihracat eksiğimiz ortaya çıkacak.
Buğday aldığımız ülkeler Kanada ve Rusya idi. Bir de en son üçüncü ihtimal Amerika. İşin Amerika ayağını pek bilmiyoruz, ama Kanada ve Rusya’da da kuraklıktan dolayı üretim düşüklüğü mevcut. Yani bu kuraklık aynı zamanda tohumu vuracak. Ekmeği, unu, makarnayı, bulguru da vuracak. Bugün yaz mevsiminin vermiş olduğu bir rehavet içerisinde yaşıyoruz ama sonbaharda ve kışın ciddi anlamda sıkıntılar yaşayacağımızı öngörüyorum.”
“BU SORUN MİLLİ GÜVENLİK SORUNU CİDDİYETİ İLE ELE ALINMALIDIR”
Buğday ve buğday ürünleri konusunda önümüzdeki süreç içerisinde yaşanabilecek sıkıntıya karşı acilen önlem alınması gerektiğini savunan Nurdoğdu konuşmasını şöyle sürdürdü; “Devletin, buğday ve buğday ürünleri ile ilgili olarak Milli Güvenlik sorunu ciddiyetinde acil tedbirler alması gerektiğini düşünüyor ve söylüyorum.
“AMACIM KIYAMET TELLALLIĞI YAPMAK DEĞİL”
Kıyamet tellallığı da yapmak istemiyorum ama kral çıplak. Sorun büyük, buradan uyarı yapıyorum, inşallah ben yanılıyorumdur ama hayatın içinde olan, köy köy gezen bir insanım. Tarımla çok yakından ilgilenen, yurtsever bir insanım. Yozgatlıyım. Sıkıntının büyüklüğünü görüyorum ve iki aydır feryat ediyorum” ifadelerini kullandı.
“ORTA ANADOLU’YU SULAMAMIZ GEREKİYOR”
Programın devamında ülke genelinde acilen sulu tarıma geçilmesi gerektiğini ifade eden Nurdoğdu, konuşmasını şu şekilde sürdürdü: “Pahalı ürün yetiştiren Türkiye’de yaklaşık 65 vilayetin hepsinde Trakya’dan tut Ağrı’ya kadar her yer ekili. Karadeniz hariç. Ege’de sebze ve ağaç deseni var. Oralar hariç ağırlıkla İç Anadolu’da 30 vilayetin koordinatları yaklaşık şöyledir; Tokat’tan Bilecik’e bir çizgi çizin. Oradan güneye, Antalya, Elmalı, Korkuteli. Oradan da Adıyaman’a geçin. Bu arada kalan kesim, tahıl üretiminde, pancar üretiminde ve bakliyat üretiminde memba burasıdır. Buranın sulanabilmesi konusunda ciddi anlamda olumsuzluklar var. Coğrafi olarak olumsuzluk var. Karadeniz’in tüm suları kuzeye akıyor. Akdeniz’e çıkan nehirlerimiz güneye akıyor. Dolayısıyla 30 vilayetimizde susuzluktan kaynaklanan büyük sorun var.
Bunu nasıl çözeceğiz, ne yapacağız? Barajlar, göletler ve sulama kanalları yapacağız. Yani Kanal İstanbul sevdası ile hayal kurmak yerine, Yeşilırmak’ın suyunu Bilecik’e, Kızılırmak’ın suyunu Uşak’a, Fırat’ın suyunu Afyon’a, Denizli’ye, Batı Anadolu eşiğine kadar götürebilir ve buraları sulayabilirsek, bizim tarımda hiç bir sıkıntımız kalmaz. Tahıl eksikliği ve yem hammaddesi ile ilgili hiçbir sorunumuz olmaz.
Şu var; biz aya çıkalım, uzaya gidelim demiyoruz. Yaptığımız işler ve örnekler ortada. Yani Manavgat’ın suyunu 250-300 kilometre denizin altından götürüp Kıbrıs’ı sulayan akıl beceri devletimizde var. Bir İç Anadolu’yu sulamıyoruz. Güneydoğu’da su var ama kanallarla ilgili eksik var. İç Anadolu’da Konya, Ankara, Aksaray, Yozgat buralarda sulu tarım oranını artırmamız lazım.
“YOZGAT’TA 750 BİN HEKTAR EKİLEBİLİR ARAZİ VAR”
Benim şehrimde Yozgat’ta 750 bin hektar ekilebilecek arazi var. Devasa bir coğrafya ama sulu tarım oranı sadece %2. O da pancar amaçlı kullanılıyor. Çok nadir olarak da buğdayda. Yani biz kuru tarım Allah ne verirse. Sulu tarım bunun 4 katı 5 katı. Bu gerçekliği hala anlayamamış yöneticilerimiz var. Bizim bundan kurtulmamız lazım. Ve bugün bakın yayınınız tarihi bir belgedir. Tohumla ilgili buğdayla ilgili bir seferberlik şart olmuştur. Yetkililer dinlesinler biz kral çıplak diyoruz.
“MİLLİ OTOMOBİLDEN ÖNCE MİLLİ GÜBRE”
Tarım hayatın olmazsa olmazıdır. Tarımın olmazsa olmazı da gübredir. Milli otomobille ilgili iddiamızı bırakalım demiyorum ama önce keşke milli gübremiz olsa. Bugün ben 30 senedir gübre sektörünün içindeyim. Gübre üretiminde kullanılan amonyum, fosfat ve potasyum maddelerini %90 dışardan alan bir ülkeyiz. Gübre üretiminde Rusya ve Ukrayna’ya bağlıyız. Bugün İran ve Rusya’dan gelen doğalgazdan üreyi üretmemiz lazım.
İnsan hayatı tarıma bağlıdır. Tarım olmazsa hiçbir şey olmaz. Ama gübre üretemiyoruz. Mardin Mazıdağı’nda bugün yerli bir üretici DAP gübresini üretti. Ama miktarını artırması lazım. Milli otomotiv gerekli ama az önce de söylediğim gibi önceliğimiz milli gübre olmalı. Milli tarım için seferberlik ilan edilmeli. Mesela 100 kişini yaşadığı bir köyde tüm arazileri ya 3 kişi ekiyor ya 5 kişi ekiyor. Önemli olan bu insanları tespit edip onların sulu tarıma geçmelerini sağlayacak projeler geliştirmek gerekiyor.
Çiftçiden kesilen stopaj vergisinden Türkiye Odalar Borsalar Birliği’ne aktarılan pay haramdır. Bugün devlet tarımda 2.2 stopaj vergisi alıyor. Sulu tarıma geçelim kardeşim deyip bu oranı 5.2 ye çıkarması ve sarayın birini Türkiye’nin sulu tarıma geçmesini sağlaması gerekmektedir. Bu işle ilgili profesörleri de bir araya getirerek milli seferberlik ilan edilmesi lazım. Bu işler şaka değil. Bugün böyle, gelecek sene başka bir dert. Hatırlayın 3 ay öncesinde de patates sorunu ile uğraşıyorduk. Şimdi geldik buğdaya. Ekmekle ilgili ciddi sorunlar çıkabilir. İnşallah ben yanılıyorumdur.
“EKMEKLE İLGİLİ CİDDİ SORUNLAR ÇIKABİLİR”
1950 yılında Demokrat Parti, ekmek karnesi sayesinde iktidar oldu. Buradan tarihi iyi bilen bir insan olarak söylüyorum ve uyarıyorum; kral çıplak. Çok ciddi anlamda tedbirlerin alınması gerektiğini haykırıyorum. Köylü perişan, kara kara düşünüyor. Sayın başkanın dediği gibi; eğer çiftçi eline tohum olacak bir buğday geçip selekte ederek gübresiz atabilirse ne mutlu ona. Köylünün bugünkü derdi bu. Çiftçinin bu şartlar altında gübre veya sertifikalı tohum alması hayalden öteye gidemez. Bu noktada devlete acil tedbirler gerekiyor. Ben bunu söylüyorum.
“BAKLİYATTA DA DURUM KRİTİK”
Devlet Mayıs ayının ortalarında nohut ve yeşil mercimek için 4.05 lira ve kırmızı mercimek için 5 lira fiyat verdi. Bugün piyasada nohut 7-8 lira bandında, yeşil mercimek 8 – 9 bandında, kırmızı mercimek 10 lira bandında. Daha yazın ortasındayız sonbaharda ve kışın fakirin eti kuru fasulyede, nohutta ve yeşil mercimek de ciddi sorunlar yaşayabiliriz. Devletin bu fiyatları revize ederek en azından büyük şehirlerde insanların tüketimi kadar bir malı mubayaa etmesinde büyük fayda var. Elbette parası olan insana şu işi yapma diyemezsiniz. Ama mesleği olmayan insanların bile bakliyat stokladığını görüyorum duyuyorum, üzülüyorum.” (Yusuf BAĞCI) -

Yozgat Belediyesi ortak oldu
S.S. Sürmeli Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifine Yozgat Belediyesi ortak oldu.
İlk olarak istiridye mantar üretimi gerçekleştirecek ve çalışanları kadınlardan oluşacak olan kooperatifle ilgili Belediye Başkanı Celal Köse açıklamalarda bulundu.
Başkan Köse yaptığı açıklamasında; “Göreve geldiğimizden bu yana hedeflerimizi gerçekleştiriyoruz. Yozgat’ta ilkleri gerçekleştirmek için sürekli çalışmaktayız. Yerel yönetimler bir ilde kadınların ilk olarak ulaşabildiği yerlerdendir. Belediye olarak kadının toplumdaki değerini ve yerini güçlendirmek bizim görevlerimiz arasındadır. Yozgat Belediyesi olarak kadınları desteklemeye ve cesaretlendirmeye devam ediyoruz.
Yozgat ilinde yaşayan kadınların sosyal, kültürel ve ekonomik olarak gelişimlerine destek vermek ve kadın istihdamını arttırmak istiyoruz. Cumhurbaşkanı Yardımcımız Sayın Fuat Oktay Bey’in yerelden kalkınma stratejisine ve tedarik zincirine de tam uyumlu olan Sürmeli Kadın Kooperatifimizi destekleme kararı aldık. Bundan dolayı yeni kurulan ve kar amacı gütmeyen S.S. Sürmeli Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifine Belediye olarak ortak olduk. Sürmeli Kadın Kooperatifi ilk olarak istiridye mantar üretimi gerçekleştirecek ve çalışanları kadınlardan oluşacaktır. Yozgat ilinde ilk defa kurulan bir kadın kooperatifine Belediyemiz resmi olarak ortak durumundadır. Şu anda Belediyemizin de yardımı ile kalkınma ajansı desteği için projelerini hazırlamaktadırlar. Projenin destek görmesi halinde Oran Kalkınma Ajansımızdan alacakları hibe desteği ile üretimlerini gerçekleştirecekler. Belediye olarak kadın kooperatifine tesis kurulumu için yatırım alanı desteği de sağlayacağız. Mantar üretiminin hemen ardından ise tesisin kurulacağı alanda fide-fidan, peyzaj bitkileri, tıbbi aromatik bitkiler vb. üretimini gerçekleştireceklerdir. Burada yetiştirilen ürünler hem belediyemizde kullanılacak hem de diğer belediyelere pazarlanacaktır. Bu sayede kendi üretimimiz olan fide-fidan ve bitkiler il dışından gelmeyecek ve ucuza mal olacaktır. Bizim desteğimiz ile Yozgat ilinde yaşayan kadınlara bir istihdam kapısı açacağız. Kadınların işleteceği bir kooperatifin çok başarılı olacağına ve çok büyüyeceğine eminim” dedi.
(Haber Merkezi) -

‘Yerelden Kalkınma’ ile hayallerine kavuştular
Hemşehrimiz ve Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’ın, 2019 yılında İstanbul’da düzenlenen toplantıda iş adamlarına yönelik çağrısı meyvelerini veriyor.
Toplantıya katılan Yozgatlı iş adamlarından Alper Dursun, yeğeni Yasin Dursun ile merkeze bağlı Osmanpaşa köyünde kurulacak, yörede üretilen ürünlerin paketlenerek pazarlanmasını sağlayacak hububat ve bakliyat işleme ve paketleme tesisi için 4 milyon liralık proje hazırladı ve TKDK’ye sundu. TKDK tarafından kabul edilen projeye yaklaşık 2 milyon 400 bin lira hibe desteği sağlandı.
15 kişinin istihdam edileceği tesis günlük 150 ton ürün işleme kapasitesine sahip.
Yatırım ve projelendirme süreci ile ilgili bilgi veren TKDK Yozgat İl Koordinatörü Selim Türker; “İstanbul’da yaşayan hemşehrimiz Alper Dursun, Osmanpaşa köyünde bölgenin ihtiyacı ve eksikliği bulunan eleme ve paketleme tesisi için yatırım kararı almış. Bize proje sundular ve kabul edildi. Bu tesiste nohut ve mercimek gibi katma değerli ürünlerin işlenmesi ile 1, 2, 5 ve 10 kilogramlık paketlemesi yapılacak. Bunlar direkt marketlere pazarlanarak tüketiciye ulaştırılacak.” dedi.
Bu tesisle hem çiftçinin hem de işletmecinin kazanacağını anlatan Türker, “Ürün pazarlamada aracılar ortadan kaldırılmış olacak. Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcımız Fuat Oktay’a çok teşekkür ediyorum. İstanbul’da düzenlenen toplantıdan çok olumlu geri dönüşler aldık ve yatırımlar 14 ilçede sürmektedir. Toplantıdan çıkan sonuç neticesinde, süt işleme, meyve sebze ve su ürünleri işleme tesislerimizin inşaatları başlamak üzere.” diye konuştu.
Tesisin ortaklarından Yasin Dursun ise Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’ın çağrısı üzerine amcası ile kendisinin hayallerini gerçekleştirdiklerini anlattı.
Kurdukları tesiste nohut, mercimek, fasulye, buğday ve arpanın paketlemesini yaptıklarını belirten Dursun, “Özellikle bakliyat paketlemesine önem veriyoruz. Yozgat mercimek üretiminde birinci, nohutta ikinci sırada ama bunu en verimli halde işleyemiyoruz, satamıyoruz. Bu tesisle ürünleri daha iyi işleyip en güzel şekilde değerlendireceğiz. Ayrıca burada buğday ve arpa elemesi yaparak çiftçimize tohumluk konusunda destek oluyoruz.” ifadelerini kullandı. -

Gürcistan’ın buhar kazanları Yozgat’tan
Yozgat Organize Sanayi Bölgesi (OSB)’de “Memleketimizle birlikte büyüyeceğiz’ parolasıyla 2000 yılında kurulan Özel Kazan, Rusya ve Çin gibi ülkelerin ardından Gürcistan’ın da buhar kazanlarını üretiyor.
Yozgat ve ülke ekonomisine katkı sağlayan Özel Kazan, 2015 Vergilendirme Dönemi Kurumlar Vergisi Rekortmenleri Listesi’nde ilk ona girdi. Özel Kazan, dev kazanların imal edildiği OSB içerisinde 45 işçiyi de istihdam ediyor.
Gürcistan’ın Liman şehri Poti’de yapımına başlanan balık yemi fabrikasının buhar kazanları Yozgat’ımızın organize sanayinde faaliyet gösteren Özel Kazan tarafından imal edilerek yerine montajı yapılacak.
Fabrikanın temel aşamasında genel bir görüş alışverişinde bulunmak üzere Gürcistan’a giden Özel kazan sahibi Faruk Özel; Her konuda anlaştıkları Gürcistan iş adamlarına beraber geldikleri mühendis ve teknik elemanlarla genel bir değerlendirme yaptıklarını belirtti.
İki ay içinde imal ettikleri buhar kazanlarını Gürcistan’a götüreceklerini söyleyen Özel, Karadeniz Bölgesinde etkin olduklarını ve Türkiye’nin her yerinden arandıklarını ve nihayet yurtdışında da marka olduklarını ifade etti.
Özel, “Fabrikamızı 2000 yılında memleketimiz olan ve her zaman bağımızın olduğu Yozgat’ta kurduk. Ekmeğini yediğimiz, suyunu içtiğimiz güzel memleketimiz Yozgat’a nasıl hizmet ederiz diye düşündük. Bununla birlikte OSB teşvikleri de bizleri buraya fabrika kurmamız konusunda yönlendirdi. Böylelikle 16 yıl önce fabrikamızı YOSB içerisinde kurduk. Firmamızın bugün geldiği nokta, bu alanda Yozgat’ın dünyaya açılan bir kapısı niteliğindedir. Özel Kazan, kuruluşundan itibaren kalite ve güveni ilke edinip, müşterileri ile sıcak ilişkiler içinde, kazan ve basınçlı kaplar sektöründe marka değeri taşıyan bir firma konumuna yükseldi. Firmamız; Katı, Sıvı, Gaz Yakıtlı Sıcak Su Kazanları, Kızgın Su Kazanları, Buhar Kazanları, Kızgın Yağ Kazanları, Baca, Baca Gazı Filtre Sistemleri ve diğer Isı Cihazları ile Basınçlı Kapların, tasarımı, üretimi, satışı ve satış sonrası hizmetleri ile ürün çeşitliliği ve kapasite aralığı olarak her geçen gün kendini geliştirmektedir. Alanımızdaki gelişmeleri an ve an takip edip çalışma alanımızı ve teknolojimizi sürekli geliştiriyor ve iş veririmizi artırıyoruz. Fosil yakıtların enerjisini ısı enerjisine dönüştüren çevreci sistemlerin üretimini yapan firmamız, konusunda uzman mühendislerimizle, müşteri ihtiyaçlarına göre taahhüt hizmetleri ile rakiplerinden ayrılan bir konuma sahiptir. Yurtiçinde ve yurtdışında birçok referans projeye imza attık, ürettiğimiz katma değer ile bölge ve ülke ekonomisine katkı sunmaktayız. Başta Rusya ve Çin olmak üzere birçok ülkeye ihracat yapıyoruz. Şuan Gürcistan’a da ihracata başladık. Bunun yanı sıra yeni anlaşmalarla birlikte Arap ülkeleri ve uzak doğu ülkelerine de ihracat yapacağız” diye konuştu. (Ferhat Özer) -

Yozgat’ta yeşil mercimek hasadı başladı
Ülkede en fazla yeşil mercimek üretiminin yapıldığı Yozgat’ta başlanılan hasat çalışmaları devam ediyor. Yozgat Tarım ve Orman İl Müdürlüğü tarafından, yüzde 75 hibeli, 2 milyon 885 bin lira proje bedelli yeşil mercimek projesi 2 bin dekar alanda uygulandı.
1 milyon 742 bin 500 lira bakanlık tarafından gönderilen hibe destek ile Yozgat’ın Sarıkaya ilçesinde mevcut yeşil mercimek üretiminin yaygın olarak yapıldığı sınır köylerde mevcut makine ekipman altyapısı kullanılarak üretimin artırılmasına yönelik ekim yapıldı. Yeşil mercimek üretiminde ilk sırada bulunan Yozgat’ta hasat tırpan ile yapılıyor. Hasat edilen mercimek patoz ile kabuğundan çıkartılıyor.
Yozgat 35.4 bin dekar ile en fazla yeşil mercimek ekimi yapılan il olduğu, 5 tescilli, 4 yerel yeşil mercimek çeşidinin verimine etkisini belirlemek amacıyla 2 yıl süre ile deneme ekimlerinin yapıldığı belirtildi. -

Kenevir konuşuldu
İnfima Holding İcra Kurulu Başkanı Hasan Hüseyin Demiröz ve beraberindeki heyet üniversitemizi ziyaret ederek, Rektör Prof. Dr. Ahmet Karadağ, Rektör Yardımcısı ve Kenevir Araştırmaları Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Güngör Yılmaz ile işbirliği önerilerini paylaşarak fikir alışverişinde bulundu.

Ziyarette Kenevir Araştırmaları Enstitüsü Temel Bilimler ve Sağlık Anabilim Dalında çalışmalar yürüten Öğretim Elemanları da hazır bulundu.
Rektör Prof. Dr. Ahmet Karadağ, endüstriyel kenevir alanında sektörle işbirliği görüşmelerinin devam ettiğini söyledi. İnfima Holding İcra Kurulu Başkanı Hasan Hüseyin Demiröz ile bir araya gelerek bir görüşme gerçekleştirdiklerini belirten Rektör Prof. Dr. Ahmet Karadağ, “Yaptığımız görüşmeler kenevire dayalı sanayi sektörünün Yozgat’ta konuşlanması adına çok önemli. Kenevir alanında Üniversitemizin yaptığı çalışmaları yerinde görmek ve istişarelerde bulunmak amacıyla İnfima Holding İcra Kurulu Başkanı Hasan Hüseyin Demiröz Üniversitemizi ziyaret etti. Kendilerine ve heyetine çok teşekkür ediyorum.” dedi.
İnfima Holding İcra Kurulu Başkanı Hasan Hüseyin Demiröz ise kendilerini kabulden dolayı Rektör Prof. Dr. Ahmet Karadağ’a teşekkür etti ve şunları söyledi: “Firma olarak kenevir üzerine geliştirilen ürünlere ilgiliyiz ve bu alanda ürün geliştirme çalışmaları yapmak hedefindeyiz. Kenevirin yanı sıra tıbbı aromatik bitkilerden elde edilecek etken maddelerden sindirim sistemi, psikiyatri, hücre onarıcı sitemler ve kişisel bakım ürünleri konusunda çalışmalar yapmak istiyoruz. Bugün yapıtığımız görüşmenin devamı niteliğinde Ağustos ayı içerisinde yine Sayın Rektörümüzün başkanlığında bir araya gelerek bir yol haritası belirleyerek neler yapabiliriz kararlaştıracağız.”
Ziyaret sonrasında heyet, Kenevir Araştırma Ekim alanlarını ziyaret ederek incelemelerde bulundu. -

Güçlü Gross’ta “Güçlü Günler” devam ediyor
Yozgat Merkez’de, Yerköy ve Sorgun’da 7 şubesi ile hizmet veren gıda sektörünün öncü kuruluşlarından olan Güçlü Gross’ta “Güçlü Günler” sloganı ile başlattığı halk günü indirimleri devam ediyor.
Güçlü Gross Marketler Zinciri Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Güçlü, yaptığı açıklamada; Güçlü Gross olarak; Yozgat Merkezde 4, Sorgun’da 1 ve Yerköy’e de 2 olmak üzere toplam 7 şubelerinde “Güçlü Günler” indirimlerinin devam ettiğini belirtti.
“Güçlü Günler” indirimleri ve tarihleri hakkında da konuşan Güçlü, “Kısacası müşterilerimiz yılın 365 günü Güçlü Gross’ta indirimlerle buluşacak “Bunun yanı sıra “Güçlü Günler” indirimlerimizle kaliteyi uygun fiyata müşterilerimize sunuyoruz. “Her hafta Perşembe günü sadece Yozgat/Merkez şubelerimizde geçerli olacak Güçlü Günler indirimleri devam ediyor.
Her biri temel ihtiyaç, temizlik ve manav ürünlerinden oluşan 29 Temmuz Perşembe günü geçerli olacak indirim ürünlerimizi değerli müşterilerimizin hizmetine sunuyoruz.
Her hafta farklı format ve ürünlerde yaptığımız indirimlerimizi ve her üründe uygun raf fiyatlı ürünlerimizden yararlanmak için vatandaşlarımızın yapması gereken, Bizi sosyal medya hesaplarından takip etmeleri ve indirimli ürünlerimizden haberdar olmaları gerekir. Vatandaşlarımız Güçlü Gross şubelerimize uğrayarak her zaman uygun raf fiyatlı ürünlerimizden yararlanabilirler.”diye konuştu.
-

Karadağ incelemelerde bulundu
Rektör Karadağ, kenevire dayalı sanayinin Yozgat ve yöresinde çeşitlenmesi, kenevirin bütün biyokütlesinin endüstriye kazandırılması hedefleriyle yürütülen kenevir denemelerinin gidişatı hakkında Endüstriyel Kenevir Araştırmaları Koordinatörü ve Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Güngör Yılmaz’dan bilgiler aldı.

Arazi koşullarında yürütülen çalışmalardan ve kenevir bitkilerinin gelişiminden memnun olduğunu ifade eden Rektör Prof. Dr. Ahmet Karadağ, ekimi yapılan kenevirler, Kenevir Araştırmaları Enstitüsü bünyesindeki araştırma gruplarının akademik çalışmaları, kısa, orta ve uzun vadede hedeflenen projelere ilişkin saha çalışmalarına hammadde imkânı da sağlaması açısından önem arz ettiğini belirterek, deneme ekimlerinin istenilen sonucu vermesi dilekleriyle yürütülen çalışmalarda başarılar diledi. -

Kayseri Şeker’den çiftçiye sulama avansı
Kayseri, Nevşehir, Yozgat, Tokat, Amasya ve Sivas illerinde pancar ekimi yapan çiftçilere, 28 Temmuz Çarşamba günü itibariyle Sulama Avanslarını ödemeye başlayan Kayseri Şeker, yaşanan kuraklığa rağmen, tüm kampanya dönemi boyunca tarımda sürdürülebilirliği sağlamak ve çiftçisinin refah seviyesini arttırmak adına, üreticisine bu denli ayni ve nakdi avans desteği sağlayan yegâne kuruluş olma özelliğini devam ettiriyor.

Pandemi de dahil olmak üzere tarımsal ürünlerin üretiminde yaşanan her türlü zorluğa rağmen, üreticisinden aldığı güç ile sektörün adeta lokomotifi haline gelen Kayseri Şeker, Kayseri, Boğazlıyan ve Turhal Fabrikaları’na bağlı hizmet veren 21 Bölgede ekim yapan 12 bin 180 üreticiye, 58 milyon 369 bin liralık Sulama Avansı ödeyerek, bu kampanya dönemi boyunca sözleşmeli pancar ekimi yapan 13 bin 878 çiftçiye, toplamda 424 milyon lira ayni ve nakdi avans ödeyen sektördeki tek kuruluş oldu.
Kayseri Pancar Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Akay, kuraklığın etken olduğu bu dönemde 58 milyon 369 bin liralık Sulama Avansı ile birlikte, üreticileri bir nebze olsun serinletebilmeyi amaçladıklarını belirterek, tarım arazilerinde kullanılan suyun akılcı ve ekonomik kullanmanın önemine de vurgu yaptı.
Su kaynaklarındaki azalmanın, tarımın geleceği açısından çok riskli olduğunun da altını çizen Akay, “Tarımın sürdürülebilir olabilmesi, su kaynaklarımızın ve tarım arazilerimizin korunması adına su kaynaklarının akılcı, verimli ve ekonomik kullanılması, buna ek olarak da üreticilerin azami şekilde desteklenmesi, hepimizin ortak sorumluluğudur. Bu ilkeden hareketle, çabasından hiçbir ödün vermeyen Kayseri Şeker, üretimin her aşamasında, büyük bir cefa gösteren pancar üreticilerini, ekimden hasada kadar geçen tüm süre içerisinde desteklemekte ve bunu da ayni ve nakdi avanslar şekilde üreticisine yansıtmaktadır. Çiftçilerimizi bu kurak kampanya döneminde bir nebze olsun serinletebilmek adına ödemeye başladığımız 58 milyon 369 bin liralık Sulama Avanslarının, kendilerine hayırlı olmasını diliyor, çiftçilerimizin her zaman yanlarında olduğumuzu bilmelerini istiyorum” şeklinde konuştu. -

Son gün 6 Ağustos
KOSGEB Yozgat İl Müdürü Mustafa Işık, yaptığı yazılı açıklamada; hızlı destek programından yararlanmak isteyen ve başvuru kriterlerine sahip İşletmelerin, 06 Ağustos 2021 tarihine kadar Mikro ve Küçük Ölçekli İşletmelerin başvuru yapabileceklerini söyledi.
Işık, “ Mikro ve Küçük Ölçekli İşletmeler, www.kosgeb.gov.tr adresindeki “E-Hizmetler” menüsünden “Mikro ve Küçük İşletmelere Hızlı Destek Programı Başvurusu” alt menüsünü seçerek online olarak başvuru yapabileceklerdir. KOSGEB Veri tabanına kayıtlı olmayan veya KOBİ Bilgi Beyannamesi güncel olmayan işletmelerin, önce kayıt ve güncelleme işlemini yapmaları gerekmektedir. Veri tabanına kayıt ve Beyanname güncelleme işlemleriyle ilgili detaylı bilgiler KOSGEB Yozgat Müdürlüğümüzden alınabilir.”dedi.
Hızlı Destek Programı’nın, 2 bileşenden oluştuğunu vurgulayan Işık, “ 2019 yılından önce kurulan, İmalat ve bilimsel Ar-Ge sektörlerindeki Mikro ve Küçük İşletmeler 1.Bileşene, 2017 yılı ve sonrasında kurulan imalat, bilgisayar programlama ve bilimsel Ar-Ge sektörlerindeki Yenilikçi Genç Mikro ve Küçük İşletmeler de 2.Bileşene başvuru yapabilecekler. Programdan yararlanmak için, 1.Bileşene başvuru yapacak, Mikro ve Küçük Ölçekli işletmelerin Covid-19’dan önce faal olması ve Resmi verilere göre, 2019 yılında en az 75.000.-TL Net Satışı olması gerekmektedir. 2019 ve 2020 net satış hasılatları karşılaştırıldığında; Gelir kaybı olan veya 2020 yılında Net satışı 2019 yılına göre artmamış olan işletmeler programdan faydalanabilecektir. Gelir kaybı kriterin de, 2019 yılı toplamı ile 2020 toplamı yani 12 aylık dönem dikkate alınacaktır. Yenilikçi Genç Mikro ve Küçük Ölçekli İşletmelerde bu asgari net satış kriterine bakılmayacaktır. Ödemeler ilgili ay bazında (2021, Haziran, Temmuz, Ağustos) 3 taksitte yapılacaktır. Her ödeme öncesinde, resmi kayıtlardan (GİB, SGK vb.) işletmenin aktif olup / olmadığı ve istihdamını 2020 Mart ayındaki seviyede muhafaza edip / etmediği kontrol edilecektir. Mikro ölçekli işletmelere, 3 ay boyunca azami 30.000.00.-TL, Küçük işletmelere de yine 3 ay boyunca azami 75.000.-TL destek sağlanacaktır. İşletmeler, bu destek programından; Faizsiz, Geri ödemeli ve Teminatsız olarak yararlanabilecekler. 2017 ve sonrasında kurulan ve yenilikçi faaliyetlerde bulunan işletmelere gerekli kriterlere sahip olmaları halinde 25 bin liraya kadar ek destek verilebilecektir. Hızlı Destek Programı geri ödemeleri, 3 yıl ödemesiz dönemden sonra 2024 yılında başlayacak ve 2025 yılının sonuna kadar devam edecektir. Geri ödemeler, 4’er aylık 6 eşit taksitte yapılacaktır” diye konuştu.
-

Kayseri Şeker’den 10 milyon liralık yatırım
Kayseri Şeker’in Bünyan’da hayata geçirmeyi planladığı Pancar Bölge Müdürlüğü, Tarım Market, 10 adet dükkân ve 24 adet konut inşaatının temeli, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Yerel Yönetimler Başkanı Mehmet Özhaseki’nin de katıldığı törenle atıldı.
Bünyan’da gerçekleştirilen törene Özhaseki’nin yanı sıra, AK Parti Kayseri İl Başkanı Şaban Çopuroğlu, Melikgazi Belediye Başkanı Mustafa Palancıoğlu, AK Parti Kayseri İl Başkan Yardımcıları, Bünyan Belediye Başkanı Özkan Altun, Bünyan Ziraat Odası Başkanı Lütfi Özsolak, İlçe Müftüsü Mahmut Taşyapan ve mahalle muhtarları ile sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı.
Törende konuşan Kayseri Pancar Ekicileri Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Akay, görev aldıkları 10 yıllık süre içerisinde çiftçilerin problemlerini çözmenin yanında, çeşitli yatırımlar yapma konusunda önemli gayretler içerisinde olduklarını belirterek, herkesin yatırımdan kaçtığı bir dönemde böyle bir yatırımı, Kayseri Şeker’in gücüyle hayata geçirmiş olmanın verdiği gururu taşıdıklarını ifade etti.
Akay, Kayseri Şeker’in Kayseri, Yozgat ve Sivas Bölgesi’nde 12 adet Bölge Müdürlüğü olduğunu ve bunların içerisinde kendisine ait binası olmayan tek yerin Bünyan olduğunu da belirterek, şunları söyledi. “Sayın Bakanım, siz uzun yıllar Belediye Başkanlığı ve Bakanlık yaparak, çok çeşitli ve önemli yatırımlar yaptınız. Yatırım yapmanın çok kolay olmadığını işin doğrusu ifade etmem gerekiyor. Bizler de sizin yapmış olduğunuz bu yatırımları örnek alarak, her zaman benzerlerini yapma gayreti içerisinde olduk. Kayseri Şeker sektörün önemli bir kuruluşu, özellikle Kayserimizin ve Orta Anadolu’nun önemli bir değeri. Kayseri Şeker, bizim görev yapmakta olduğumuz 10 yıllık süre içerisinde çeşitli problemlerini çözmenin yanında, çeşitli yatırımlar yapma konusunda da önemli gayretler içerisinde oldu. Ben Kayseri Pancar Kooperatifi’nin içerisinde bulunduğum 10 buçuk yıllık süre içerisinde kendi memleketime bir yatırım yapmak için çok gayret gösterdim, ama işin doğrusu bu ancak bugün gerçekleşebiliyor. İşte bu nedenle bugün bizim için çok değerli bir gün. Bu yatırımı gerçekleştirme konusunda gerek Bünyan Belediye Başkanımızın, gerekse de önceki ve şimdiki Bünyan Ziraat Odası Başkanlarımızın önemli destekleri oldu, onları da buradan minnetle yad ediyor, teşekkürlerimi sunuyorum. Biz 2015 yılında çeşitli bölgelerimizde Lisanslı Depo yapmak için bir karar aldık, bu kararın içerisinde tabi Bünyan’da vardı. Boğazlıyan, Şarkışla, Develi ve Bünyan’da Lisanslı Depo yapmak için Yönetim Kurulumuz bir karar almıştı, bunlardan Boğazlıyan, Şarkışla ve Develi’yi gerçekleştirmiştik ama Bünyan’da bu yatırımı bir türlü gerçekleştiremedik. 2015 yılında aldığımız bu kararın bugüne dek halen geçerli olmasına rağmen Lisanslı Depo yapabilmek için maalesef uygun bir saha bulamadık. Bunu yatırım yapmanın ne kadar zor olduğunu ifade etmek adına söylüyorum. İnşallah buradaki yatırımın bir başlangıç olmasını temenni ediyorum. Bünyan her türlü yatırımı hak eden bir ilçemiz, inşallah bu yatırımla birlikte diğer yatırımların da devamı gelir ümidindeyim. Bu yatırımımız ile 2 blok halinde bir yatırım gerçekleşecek burada, 1. Blokta 10 adet dükkân ve 24 adet konut olacak şekilde bir proje gerçekleştiriliyor. 2. Blokta ise bizim Bölge Müdürlüğümüz ve Tarım Market inşaatı gerçekleşecek. Tabi Bölge Müdürlüğü denilince şunu da ifade etmem de fayda var. Kayseri Şeker’in Kayseri, Yozgat ve Sivas Bölgesi’nde 12 tane Bölge Müdürlüğü var. Bunların içerisinde kendisine ait binası olmayan tek yer Bünyan’dı. İşte bu yatırımla Bünyan’da bu eksikliği gidermiş olacağız. Şimdiye kadar kiralık bir binada bu ihtiyaçlar karşılanıyordu. Onun için bu manada Bölge Müdürlüğü’nün ve Tarım Marketin yapılıyor olması çok önemli. Burası yaklaşık 3400 metrekarelik bir alan ve bu alan içerisinde yapılacak Tarım Market ve Bölge Müdürlüğümüz inşallah önümüzdeki 5 aylık süre içerisinde tamamlanacak, dükkân ve konutların da, 24 aylık bir süre içerisinde tamamlanmasını ümit ediyoruz. Projemizin yaklaşık 10 milyon lira gibi bir yatırım bedeli var. Ekonomideki sıkıntıların olduğu ve herkesin yatırımdan kaçtığı bir dönemde böyle bir yatırımı, inşallah Kayseri Şeker’in gücüyle hayata geçirmiş olacağız” şeklinde konuştu. (Haber Merkezi) -

Yozgat’ta Tarımın Sorunları ve Çözümleri: 2 – Toprak İle İlgili Sorunlar ve Çözüm Önerileri
Bu yazımımızın konusu olan, Âşık Veysel’in tabiriyle Sadık Yârimiz Kara Toprak, tarımı oluşturan unsurların başında gelir. Sadık Yârimizin Yozgat açısından durumuna bakarsak, 750.000 hektarlık tarım arazimiz vardır ama ne yazık ki ancak %2 si sulanır konumdadır.
Toprakla ilgili sorunlardan birincisi, parçalı arazilerdir.
İlimizde toprak dağılımı dengelidir. Yani fakirim diyenin 50-100 dk, zenginim diyenin ise 200-300 dk arasında tarım arazisi vardır. 1.000 dk veya üzeri toprak sahibi çok azdır. Toprak dağılımı dengelidir ama bu araziler çok parçalıdır. 100 dk.lık bir arazi bile en az 5-8 parçadır ve köyün dört tarafına dağılmış vaziyettedir. Dolayısıyla en önemli iş, bu parçalı arazilerin birleştirilmesidir. Çünkü topraklarımızın büyük ve tek parça halinde işlenmesi durumunda dekar başı girdi maliyetleri düşecektir. Sonuçta ürünün arz fiyatı da düşecek ve halkımız bol ve ucuz gıdaya kavuşacaktır.
Miras hukuku yönünden çok miraslı tarım arazilerinin birleştirilmesi için devlet desteği gereklidir. Devletimiz ev sahibi olmak isteyen yurttaşlarımıza nasıl ki 20 yıllık kredi veriyorsa, köyünde bu parçalı arazileri alıp birleştirmek isteyen çiftçilere de yardımcı olmalıdır. Bu parçalı arazilerin alımında Ziraat Bankası en az 15-20 yıl vadeli ve en az 2 yıl ödemesiz, düşük faizli kredi vererek öncülük etmelidir. Hele de bu faizlerin %50 sinin devlet tarafından ödenmesi halinde, tarım işletmelerinin toprak büyüklüğü 40-50 hektardan 500 dekara çıkacak ve tarımda Avrupa standartlarına ulaşmamız işten bile olmayacaktır.
Toprakla ilgili sorunlardan ikincisi, toprağımızın kimyasal özellikleridir.
Tarım Bakanlığının genel tarifi ile topraklarımızın “PH miktarı yüksek, kireç miktarı yüksek, organa mineral miktarı çok düşük” tür. Ayrıca tahıl ve mısır ekilen tarlalarda çinko, meyve bahçelerinde ise demir eksikliği mevcuttur. Buna bağlı olarak ilimiz topraklarında da PH yüksek, kireç yüksek, organik madde ve çinko eksiktir. Özellikle Yenifakılı ilçemiz ve sınırdaşı Boğazlıyan köylerinin toprakları çok kireçlidir. Bunda topraklarımızın genel yapısı kadar son 40 yıldır kullanılan %26 CAN gübresinin de büyük ölçüde olumsuz etkisi vardır. Çiftçilerimize 26 CAN gübresi yerine granül %21 ASG amonyum sülfat kullanmalarını öneririm.
Yıllarca süren bilinçsiz gübreleme nelere yol açmıştır? Topraklarımızda kireç fazlalığına, organik madde eksikliğine, ürün azlığına ve %90’ı maalesef yemlik konumunda yani ekmek olamayan bir buğday üretimine sonuçta da 40 adet un fabrikamızın kapanmasına…
Çözüm olarak çiftçimize kükürt katkılı organa mineral gübre kullanmayı öneririm. Taban gübresinde potasyum da olmalıdır, çinko katkılı olmalıdır. Kükürt organik madde katkılı 3*15*ZN katkılı gübre kullanılmalıdır. Üst gübrede ise: 1. Üst gübrede %46 üre, 2. üst gübrede ise granül %21 ASG amonyum sülfat kullanımını tavsiye ederim. Bu gübreler piyasada mevcuttur.
Doğru gübreyi kullanabilmek için toprağımızın yapısını bilmek durumundayız. Yozgatlı çiftçilerimize tavsiyem, muhakkak toprak tahlili yaptırsınlar. Topraklarında ne eksik, ne fazladır öğrendikten sonra uygun olan gübreyi kullanırlarsa üretimleri artacaktır. Lütfen bu uyarımı dikkate alıp toprak tahlilini yaptırsınlar.
Tarımın en önemli unsurlarından birisi de sudur. Kuru tarım “Allah ne verirse” dir. Sulu tarım ise kuru tarımın en az 4 katı ürün almak demektir. Bundan sonraki yazımda ilimizde tarımın su ile ilgili sorunlarını ve çözümlerini ele alacağım.
Daha bilinçli üretim ve bol ürünler dileğiyle…
-

Memur ve Emekliye Seyyanen zam yapılsın
Ağustos’ta başlayacak olan kamu görevlilerinin 2022-2023 yıllarını kapsayan 2 yıllık zam oranının belirleneceği 6’ncı dönem toplu sözleşme görüşmeleri öncesinde bir açıklama yaparak memur ve emeklinin kayıplarının telafisi için çok acilen seyyanen zam yapılması gerektiğini söyleyen Anadolu Sağlık Sen Genel Başkanı Necip Taşkın, memur ve emeklilerle birlikte 16 milyona yakın kişiyi ilgilendiren 6. Dönem toplu sözleşme görüşmelerinden beklentilerinin karşılanması noktasında umutlu olmadıklarını, memur ve emeklinin yine enflasyon zamlarına feda edileceğinin açık olduğunu belirterek, yetkili sendikanın kibri bir yana bırakıp diğer sendikalardan teklif, talep ve önerilerini alarak geniş bir talep dosyasıyla görüşmelere katılmasının daha doğru olacağına dikkat çekti.
Memur ve Emekli Hem Yoksullaştı Hem de Aç!
Her geçen gün zorlaşan hayat şartlarının zamlarla birlikte daha da ağırlaştığına dikkat çeken Taşkın, 2018 yılından 2021 Temmuz ayına kadar 3,5 yılda elektrik ücretinin %122, 2019 Ocak ayından 2021 Nisan ayına kadar doğalgazın %46.34 oranında arttığına dikkat çekerek, doğalgaz fiyatlarının aylık arttığını, elektrik ve benzin fiyatlarındaki artışın birçok temel tüketim kaleminde de fiyat artışlarına neden olduğunu söyleyerek, memur ve emekliye %3-4 oranında zam yapılırken, memur ve emekliye yapılacak zammın enflasyon artışına göre düzenlenmesinin hakkaniyet duygularıyla bağdaşmadığını söyledi.
Anadolu Sağlık Sen Genel Başkanı Necip Taşkın, yoksulluk sınırının 11 bin 680 liraya, açlık sınırının ise 2.826 lira çıktığı günümüzde memur ve emeklinin yoksullaştığını ve aç kaldığını söyledi. Çarşı-Pazar fiyatlarının resmi enflasyon rakamlarıyla uyuşmadığını, elektrik ve doğalgaza gelen zamların memur ve emeklinin belini büktüğünü, mutfaklarda yangın olduğuna vurgu yaptı. 2021 yılı itibarıyla elektrik, doğal gaz, su, telefon ve internet harcamaları toplamının asgari ücretin dörtte birini aştığına dikkat çeken Taşkın, memur ve emeklinin kredi kartlarıyla yaşadığını ancak bunların borçlarını da ödeyemediğini, kira, elektrik, doğalgaz, su, telefon, internet faturalarını ödeyemedikleri için icralık olduklarını, açlıkla, yoklukla perişan olan memur ve emeklinin sıkıntılarının yok sayılamayacağını, sorunlarının çözümü için adım atılmasının zorunlu olduğunu söyledi.
2 Ağustos’ta başlayacak olan 6. Dönem toplu sözleşme görüşmelerine de değinen Necip Taşkın şunları söyledi:
“Yetkili sendikanın, memur ve emeklinin hakkını koruyamadığı ortadadır. Yıllardır bunu gözlemliyoruz. Enflasyon rakamları ortada, çarşı-Pazar fiyatları ortada, yoksulluk ve açlık içinde yaşayan milyonlarca insanımız varken yine %3-4’lük oranlara mahkûm edileceğimiz de ortada. Kamu çalışanlarına ve emeklilere insanca yaşayacakları yaşam standartları oluşturulmalı ve geliştirilmelidir. Bu devletin asli görevlerindendir. Kamu çalışanlarını ve emeklilerimizi TÜİK’in açıkladığı enflasyon rakamlarına mahkûm etmesinler. Toplu Sözleşme görüşmeleri öncesinde memur ve emeklinin kayıplarının telafisi için 1.000 lira seyyanen zam ve 1.500 lira bayram ikramiyesi verilmelidir.
Daha sonra da geçmiş yıllarda verilen sözlerin tutulmasını istiyoruz: Tüm kamu çalışanlarını kapsayacak şekilde 3.600 ek gösterge verilmeli, döner sermaye de adil ve hakkaniyetli bir dağıtım sistemine geçilmeli, ek ödemeler emekliliğe yansıtılmalı, vergi oranı %15’de sabitlenmeli, sağlık teşkilatlarında çalışanların tamamını kapsayacak şekilde yıpranma payı yeniden düzenlenmelidir.
Memura yıllık giyim ödeneğinin günün şartlarına göre yeniden düzenlenmesini istiyoruz. Emeklilikte aile yardımının kesilmesi çağ dışı, Anayasa’ya ve mevcut yasalara aykırıdır. Bu nedenle emeklilerimize aile yardımı ödeneğinin verilmesini istiyoruz.” (HABER MERKEZİ) -

Sultan Hanı Termal Tesisi açıldı
Açılışa; TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Bekir Bozdağ, Yozgat Valisi Ziya Polat, AK Parti Seçim İşleri Başkan Yardımcısı ve Yozgat Milletvekili Yusuf Başer, MHP Yozgat Milletvekili İ Ethem Sedef, Yozgat Eski Valisi Abdulkadir Yazıcı, Yozgat Belediye Başkanı Celal Köse, AK Parti İl Başkanı Yusuf Başer, MHP İl Başkanı Tekin Irgatoğlu, Sorgun Belediye Başkanı Erkut Ekinci, Akdağmadeni Belediye Başkanı Nezih Yalçın, AK Parti Saraykent İlçe Başkanı Necmettin Kaya ve davetliler katıldı.Saraykent İlçesinde, Selçuklu döneminden bu yana asırlardır 74 derecelik sıcak suyu ile şifa dağıtan han ve hamamların bulunduğu alanda yapımı tamamlanan Sultan Hanı Termal Oteli, dere ıslahı ile yaklaşık 20 Milyon TL’ye mal oldu.

Tarihi İpekyolu üzerinde bulunan tesis, 56 yatak kapasitesi, kafeterya kadın/erkek yüzme havuzları, hamam, sauna, buhar odaları, mesire alanlarından oluşuyor.
TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Bekir Bozdağ, Yozgat Valisi Ziya Polat, AK Parti Seçim İşleri Başkan Yardımcısı ve Yozgat Milletvekili Yusuf Başer, MHP Yozgat Milletvekili İ Ethem Sedef, yaptıkları konuşmalarda; Yozgat’ın jeotermal kaynakları bakımından oldukça zengin potansiyele sahip olduğunu belirterek, bu kaynakların en iyi şekilde değerlendirildiğini ifade etti.
Konuşmalarda; Yozgat il genelinde yapılan ve yapımı devam eden yatırımlara da değinildi.
Daha sonra açılışı gerçekleştirilen tesis, protokol üyeleri tarafından gezildi.
-

Pancar Çiftçileri Akay dedi
Kayseri Pancar Ekicileri Kooperatifi’nin 68. Olağan Genel Kurulu, yoğun katılım ve salgın tedbirleri dolayısıyla Kadir Has Stadyumu’nda gerçekleştirildi. Yaklaşık 16 bin çiftçinin katıldığı Genel Kurul’da, Başkan Hüseyin Akay, 14 bin 112 geçerli oyun 8 bin 109’unu alarak kez daha güven tazelerken, Vedat Ali Özışık grubu 5 bin 029 oy aldı.
Kayseri Pancar Ekicileri Kooperatifi’nin 68. Olağan Genel Kurulu, Kayseri Kadir Has Stadyumu’nda yapıldı. Genel kurul öncesi yaklaşık 16 bin çiftçi, arama noktalarından geçerek köy ve mahallelerinin adının yazılı olduğu stantlarda kayıt yaptırdı.
Kayseri Pancar Ekicileri Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Akay, divan kurulu için önerilen iki listedeki isimleri okuyarak, oylamaya sundu.
Bakanlık temsilcileri, ellerini indirmemelerini istedikleri üyelerin oylarını uzun sürede sayabildi. Akay’ın sunduğu listenin divan kuruluna seçilmesinin ardından saygı duruşunda bulunuldu, İstiklal Marşı okundu.
Başkan Akay, genel kurulda yaptığı konuşmada, Kayseri ve ilçelerinin yanı sıra Yozgat ve Sivas’tan da gelen kadın ve erkek çiftçileri selamladı.
10 yıldır en demokratik, en seviyeli ve yüksek katılımlı genel kurulları yaptıklarını ifade eden Akay, göreve geldiklerinde Kayseri Şeker Fabrikası’nın tepesinde kara bulutların dolaştığını, fabrikanın kapısına kilit vurulmak üzere olduğunu söyledi.
Türk çiftçisi ekonomik refaha kavuşmadan ülkenin kalkınmasından söz edilemeyeceğini vurgulayan Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Akay, konuşmasını daha sonra şöyle sürdürdü:
“Bu kalkınmanın ilk şartı tarımı ve tarıma dayalı sanayiyi geliştirmektir. Şeker pancarı, katma değer oluşturma noktasında önde gelen bir üründür. On binlerce çiftçi bu ürünle ailesini geçindirmektedir. Biz, sizin emanetinize sahip çıkıyoruz, sizler de özveriyle sahiplendiğinizi gösterdiniz. Bundan sonra da bu anlayışı devam ettirmenizi bekliyoruz. Bu sayede bizim emeklerimiz zayi olmasın, sizin menfaatleriniz zedelenmesin. Günü birlik ihtiyaç ve istekleriniz yerine uzun vadeli çıkarlarınızı koruyun.
RİYAKARLIK GİTTİ,
SAMİMİYET GELDİ
Traktörünüze, evinize sahip çıktığınız gibi kooperatifinize ve fabrikanıza da sahip çıkın. Bu kuruluşları iş bilmezlerin, kötü niyetlilerin eline teslim etmeyin. Dün dedelerinize, babalarınıza bugün size hizmet veren bu kuruluşlar yarın çocuklarınıza, torunlarınıza hizmet versin. Haksızlık gitti, adalet geldi, şaklabanlık gitti, ciddiyet geldi, riyakarlık gitti, samimiyet geldi, savurganlık gitti, tasarruf geldi, iş bilmezlik gitti, beceri geldi.”
AKAY: “FABRİKALAR
ÇİFTÇİNİN MALIDIR”
Fabrikaların bir ailenin değil, tüm çiftçilerin malı olduğunu vurgulayan Akay, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Geçmişi unutanın geleceği aydınlık olmaz. Geçmişteki travmaları unutmayın. Biz, çiftçimiz arasında bir ayrım yapmadan hakkaniyetli bir tavır sergiledik. Şeker sektörü genel bir sorun yaşıyor ama biz farkımızı ortaya koyarak kooperatif ve fabrikanın gücüyle bu sorunlardan siz çiftçilerimizin etkilenmemesi için her türlü tedbiri alıyoruz. Kooperatif ve fabrikadan haksız beklentisi olanlar, Kayseri Şeker’i yok etmek isteyen emperyalist kuruluşların yerli iş birlikçileri, bizlere, yönetimimize hayasızca saldırmakta, iftira ve yalan dolanla algı oluşturmaktadır. Bunlara bugüne kadar pabuç bırakmadık. İşimizi yükselterek cevap verdik.”
Konuşmaların ardından çiftçiler kendileri için oluşturulan 9 ayrı sandıkta oylarını kullandı. Saat 17’de sona eren oy kullanma sonrasında saat 22:00’ye kadar süren sayımlar sonrasında Kayseri Pancar Ekicileri Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Akay, geçerli 14 bin 112 oyun 9 bin 083’ünü alarak bir kez daha güven tazeledi. 5 bin 029 çiftçi ise tercihlerini Özışık’ın listesinden yana kullandı. (Haber Merkezi) -

Coşar: İlçemize hayırlı uğurlu olsun
Boğazlıyan Belediye Başkanı Gökhan Coşar, ilçenin yüz yıllık hayallerini bir bir gerçekle buluşturuyor. Organize Sanayi Bölgesi başta olmak üzere; istihdamı artıran, ilçe ekonomisine katkılar sağlayan yatırımların yanı sıra, sosyal ve kültürel alanlarda ufukları geliştiren Başkan Coşar, önceki gün de daha güvenli ve kesintisiz ulaşım için talep ettiği 1 milyar tutarındaki 241 kilometrelik sıcak asfalt talebi, Cumhurbaşkanı Yardımcısı sayın Fuat Oktay’ın tensipleriyle yatırım programına alındı.
Boğazlıyan ilçesine yapmış olduğu hizmet ve yatırımlarla Yozgat’ta isminden sıkça söz ettiren Belediye Başkanı Gökhan Coşar, çalışmaya, hizmet üretmeye ve Boğazlıyan’a kazandırmaya devam ediyor.
Göreve seçildiği günden itibaren seçim sürecinde verdiği tüm vaadleri kısa sürede gerçekle buluşturan, Türkiye’de rekor sürede Organize Sanayi Bölgesi’nin kurulumunu tamamlayan Başkan Coşar, halkın ihtiyaç ve talepleri doğrultusunda yürüttüğü çalışmalarla gönül belediyeciliğini nakış nakış işliyor.
“Olmaz”, “Yapılmaz”, “Yapılamaz”, “Mümkün değil” söylemlerini ortaya koyduğu icraatlarla ters yüz eden Belediye Başkanı Coşar, geçtiğimiz ay Cumhurbaşkanı Yardımcısı sayın Fuat Oktay’ın himayelerinde Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu ve AK Parti Yozgat Milletvekili ve Seçim İşleri Başkan Yardımcısı Yusuf Başer’in teşrifleri ile gerçekleştirilen toplantıdaki 1 milyar liralık talebi karşılık buldu.
Boğazlıyan halkının daha güvenli ve kesintisiz ulaşım imkanının sağlanması için Boğazlıyan – Felahiye, Boğazlıyan – Çayıralan, Boğazlıyan Yozgat (Atatürk Yolu) ve Boğazlıyan – Sorgun devlet yolunun programa alınması talebi kabul gördü.
Konu ile ilgili açıklama yapan Boğazlıyan Belediye Başkanı Gökhan Coşar, ilçe adına talep edilen çalışma ve yatırımların olumlu sonuçlanmasından dolayı duyduğu memnuniyeti dile getirerek, Cumhurbaşkanı Yardımcısı sayın Fuat Oktay Beyefendi’ye, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu ve AK Parti Yozgat Milletvekili ve Seçim İşleri Başkan Yardımcısı Yusuf Başer’e teşekkür etti.
Başkan Coşar, konu ile ilgili açıklamasını şöyle sürdürdü;
“Cumhurbaşkanı Yardımcımız Sayın Fuat Oktay Beyefendi’nin himayelerinde, Ulaştırma ve Altyapı Bakanımız Sayın Adil Karaismailoğlu Beyefendi ve Seçim İşleri Başkan Yardımcımız ve Yozgat Milletvekilimiz Sayın Yusuf Başer Beyefendi’nin teşrifleri ile geçtiğimiz ay içerisinde düzenlenen ortak değerlendirmelerde bulunduğumuz Yozgat istişare toplantısında ilçemiz adına talep ettiğimiz çalışmalar ve yatırımlar konusunda önemli ve aynı zamanda olumlu sonuçlar alınmıştır.
101 milyon TL bedelli 38 km’lik Boğazlıyan – Felahiye yolunun hızlandırılması,
117 milyon TL bedelli 42 km’lik Boğazlıyan – Çayıralan yolunun hızlandırılması,
250 milyon TL bedelli 86 km’lik Boğazlıyan – Yozgat İl yolunun (Atatürk Yolu) 2021 ek yatırım programına alınması,
400 milyon TL bedelli 75 km’lik Boğazlıyan – Sorgun devlet yolu 2021 ek yatırım programına alınmıştır.
Daha güvenli ve kesintisiz bir ulaşım imkanı tesis edecek bu önemli kazanımlar için, Cumhurbaşkanı Yardımcımız Sayın Fuat Oktay Beyefendi’ye, Ulaştırma ve Altyapı Bakanımız Sayın Adil Karaismailoğlu Beyefendi’ye ve Seçim İşleri Başkan Yardımcımız ve Yozgat Milletvekilimiz Sayın Yusuf Başer Beyefendi’ye ilçemize göstermiş oldukları ilgi ve desteklerinden dolayı teşekkür ediyorum.” -

Çiftçiler bir yandan hasat yapıyor bir yandan tohum eletiyor
Türkiye’nin önemli tarım bölgelerinden biri olan Yozgat’ta çiftçiler bir taraftan hububat hasadını yaparken, bir taraftan da yeni ekim dönemi için ekeceği tohum eleme işine başladı.
Ülke genelinde olduğu gibi Yozgat’ta kuraklık nedeniyle bölge çiftçisi hububat hasat döneminde yüzde 70’e yakın verim kaybı yaşıyor.
Yerköy İlçesinde ekim ayı için ekeceği tohumu temin çiftçiler selektöre götürerek yabancı ot tohumları ve kırık buğdaydan arındırıyor. İlaçlama işlemini de gerçekleştiren çiftiler kullanacakları tohumu ekime hazır hale getiriyor.
Cemil Acer isimli çiftçi, ilçede kamuda çalıştığını hububat hasat dönemi olduğu için yıllık iznini alarak köyde yaşayan babasına yardım ettiğini söyledi.
Acer , “Bu yıl çiftçiler açısından zor ve sıkıntılı bir yıl olarak geçti. Ekinlerimiz kuraklık sebebi ile yandı. Bizlerde yanan tarlalarımızı hasadını yapamadık ve yeniden sürümünü gerçekleştirdik. Diğer herk diye tabir edilen buğday tarlalarımızda ise yüzde 60-70 varan ürün kaybı oldu. 20-30 yıldır bölgemizde böyle bir kuraklık ve yangın olmamıştı. İlkbahar aylarında yağışların olmaması ekinlerimizi yaktı ve ürünümüzde ciddi anlamda verim kaybına neden oldu. Her yıl tarlamızın birisine sertifikalı tohum ekerek bir sonraki yıl ekeceğimiz tarlamızın tohumluğunu bu şekilde ayarlıyorduk. Hasadını yaptığımız tarladan ancak tohumluğumuz çıktı. Bizde selektöre getirerek eleme işlemine başladık. Şuan köyümüzde bir yandan hasat yapılırken, bir yandan da ekeceği tohumu temin edebilen vatandaşlarımız eletmek için selektöre getiriyor. Çiftçilerimizi çoğu hasat döneminde daha tohumluk ürünü elde edemedi. Bir kısmı da bizim gibi ancak tohumluk buğdayını kurtardı. Gübre ve mazotun yanı sıra diğer girdileri nasıl karşılayacağımızı bilmiyorum. İnşallah devletimiz biran önce desteklerde bulunurda ekim için gerek tohum, gerekse diğer gübre ve mazot giderlerini şimdiden temin ederiz.”diye konuştu.
Nihat İnan isimli çiftçi’de benzer ifadeler kullanarak şöyle dedi: “Tohum olarak kullanacağımız buğday yeşil iken içerisindeki çavdar ve yabani otları temizliyoruz. Hasat sonrası da tohumluğu buğday selektörüne getirerek eleyip içerisinde kırık buğdayları, sap parçalarını, olgunlaşmamış buğday ile küçük olan yabani ot tohumlarını temizletip ilaçlayarak ekime hazır hale getiriyoruz. Bu yıl önceki yıllara göre oldukça olumsuz bir yıl olarak geçti. Yağışların olmaması kuraklık sebebiyle ekinlerimiz yandı ve verimde de ciddi derecede ürün kaybı yaşandı. İnşallah devletimiz kısa sürede biz çiftçilere tohum, gübre desteğinde bulunur.”diye konuştu. (Ferhat Özer) -

Başvurular başladı
Yozgat’ta yüzde 50 devlet destekli hayvancılık sektörünün geliştirilmesine yönelik başvurular Tarım ve Orman İl Müdürlüğü tarafından alınmaya başlandı.
Yozgat Tarım ve Orman İl Müdürlüğü, hayvancılık sektöründe faaliyet gösterenlerin faaliyetlerini artırıp, yenileme çalışmalarına yönelik verilecek yüzde 50 oranındaki hibe için başvuruların başladığını duyurdu. Yapılan duyuruda, 2021 yılında işletmesi en az bir yıldır aktif, bakanlık kayıt sistemlerine kayıtlı olan gerçek ve tüzel kişi yetiştiricilere yüzde 50 oranında hibe verileceği kaydedildi. Büyükbaş için en az 10 baş ve en fazla 50 baş anaç kapasiteli, küçükbaş için en az 100 baş ve en fazla 300 baş anaç kapasiteli yeni ahır/ağıl yapımı ve/veya kapasite artırımı/rehabilitasyonu, hayvan barınağı amaçlı çadır alımı ile makine, alet ve ekipman alımlarına yönelik yatırımların destekleneceği açıklandı. Projede yer alan inşaat yatırımları konusunda, yeni yapılacak kapalı, yarı açık ve açık sistemli ahır ve ağıl yapımını veya ahır-ağıl kapasite artırımı/rehabilitasyonu, Hayvan barınağı amaçlı çadır alımlarına, projede yer alan makine, alet ve ekipman alımı yatırımı konusunda, yem hazırlama makinesi, gübre sıyırıcısı sistemi, seyyar süt sağım makinesi, süt soğutma tankı, hayvan kaşınma ünitesi, otomatik suluk için hibeye esas üst sınır dahilinde yüzde 50 oranında hibe desteği verilecek. Başvuruların 30 Temmuz 2021 tarihine kadar devam edeceği, yararlanmak isteyen besicilerin ayrıntılı bilgileri Tarım Müdürlüklerinden alabilecekleri ifade edildi. -

Açılış gününün bütün geliri Yiğit Alp’e
Sahipliğini Sinan Tokat ve Ekrem Açıkgöz’ün yapacağı ve 9 Temmuz Cuma günü açılışı gerçekleştirilecek olan Sultan Baklavaları Şubesinin o günkü bütün geliri SMA hastası minik Yiğit Alp Avşar’ın kampanyasına destek olmak için bağışlanacak.
Sultan Baklavaları ortakları Ekrem Açıkgöz ve Sinan Tokat, gazetemize yaptığı açıklamada; minik Yiğit Alp için başlatılan kampanyaya bütün Yozgatlıların seferber olduğunu belirterek, kendilerinin de 9 Temmuz Cuma günü Yozgat Büyük Sinema ve Kültür Merkezi binası alt katında açılışını yapacakları Sultan Baklavaları Şubesinin o güne özel satışından elde edilen bütün gelirin Yiğitalp için düzenlenen kampanyaya bağışlanacağını ifade etti.
Tokat ve Açıkgöz, “Türk toplumunu diğer toplumlardan ayıran en büyük özelliğimiz aile yapımız, paylaşma ve dayanışma gücümüzdür. Bu kapsamda bizlerde minik Yiğit Alp’e destek olma, çorbada bizimde katkımız olması adına açılış günü yapacağımız tüm geliri Yiğit Alp için düzenlenen kampanyaya bağışlayacağız. İnşallah gerekli miktar kısa sürede toplanır ve minik yavrumuz sağlığına kavuşur. Bu vesile ile halkımızı açılışımıza davet ediyoruz.”diye konuştu. (Ferhat Özer)















