ÇEDAŞ, abonelerinin talep ve şikâyetlerine çok daha hızlı yanıt vermek amacıyla ‘Enerji Masası’ kurdu. Genel müdürlük binasının girişinde oluşturulan Enerji Masası’nda ana hedef; ‘tüketicileri dinlemek, anlamak ve sorunlarına çözüm üretmek’.
Enerji Bakanlığı tarafından Türkiye genelinde yapılan müşteri memnuniyeti anket çalışmasında ‘tüketicilerin sorunlarına en hızlı yanıt veren şirket unvanına sahip olan’ Çamlıbel Elektrik Dağıtım A.Ş. (ÇEDAŞ) hizmet kalitesini dünya standartlarının da üzerine taşıma hedefiyle bir ilke daha imza attı. Alo 186 Enerji Danışma Hattı’nın yanı sıra iletişim kanallarını genişletmek amacıyla bir süre önce 0 552 186 0 186 numaralı WhatsApp Destek Hattı’nıhizmete sunarak ulaşılabilirlik adına önemli bir adım atan ÇEDAŞ, abonelerinin talep ve şikâyetlerine çok daha hızlı yanıt vermek amacıyla birebir iletişim imkânı sunan ‘Enerji Masası’ kurdu. Genel Müdürlük binasının girişinde hizmet veren Enerji Masası’nda, ‘tüketicileri dinlemek, anlamak ve sorunlarına çok daha hızlı çözüm üretmek’ hedefleniyor.
KOORDİNASYON VE DANIŞMA BİRİMİ OLARAK FAALİYET GÖSTERECEK
ÇEDAŞ’ın kapılarını açtığı Enerji Masası, abonelerin talep, şikâyet ile önerilerinin ilk karşılandığı, bunların ilgili birimlere aktarıldığı bir koordinasyon ve danışma birimi olarak faaliyet gösterecek.
Enerji Masası’na yapılan başvuruların takip edilerek abonelere sonuçları hakkında geri dönüş yapılacağını dile getiren ÇEDAŞ Genel Müdürü Ahmet Sait Akboğa, “Söz konusu Enerji Masası, Kurumsal İletişim Müdürlüğü’nün alt birimi olarak faaliyet gösterecek.
Modern dünyada günlük yaşamın ayrılmaz bir parçası olan ve insan hayatına birebir dokunan elektriğin abonelere ulaştırılması konusunda hizmeti verirken hedefimiz, 7/24 kesintisiz enerji sağlamak vebusırada da ulaşılır olmak.
Tüketicilerimizin sorunlarını çok daha hızlı çözmek amacıyla oluşturduğumuz Enerji Masası’nın kalitemizi çok daha yukarılara taşıyacağına eminiz” değerlendirmesinde bulundu.
TEK BİR NOKTADAN TAKİP MÜMKÜN
Enerji Masası ile müşterilerin abonelik, sayaç işlemleri, yatırım talepleri, kayıp-kaçak, enerji müsaadesi, proje onayı gibi talepleri tek bir noktadan takip edilecek, talep ve şikâyetlerin ilgili birimlerle koordinasyonu sağlanacak.
Ayrıca talep ve şikâyeti için nereye gideceği konusunda bilgisi olmayan müşteriler burada karşılanarak zaman kaybetmeleri engellenecek. Diğer yandan birimlerdeki personellerin de müşterilerle ilgilenmesi sırasında oluşan iş akışındaki yavaşlamanın önüne geçilecek.
ALO 186 ÇAĞRI
MERKEZİNDEN
DÖNÜŞ YAPILACAK
ÇEDAŞ’ın devreye aldığı Enerji Masası, ortalama 11 saniye gibi kısa bir sürede çağrıları yanıtlayan Alo 186 Çağrı Merkezi ile de koordineli çalışacak.
Enerji Masası’na başvuran abonelerin işlemleri ile ilgili dönüşler Çağrı Merkezi üzerinden yapılacak. Öte yandan EPDK tarafından belirlenen ‘Çağrı Merkezleri Hizmet Kalitesi Standartlarına ilişkin Usul ve Esaslar’ kapsamında belirtilen hedef oranların da üzerine çıkan ÇEDAŞ’a2017 Eylül ayına kadar gelen toplam çağrı 400 bine ulaştı. Çağrı merkezinde ulaşılabilirlik oranı yüzde 99.72 seviyesine çıkan ÇEDAŞ, ayda ortalama 40 bin çağrı karşılıyor. Ancak zaman zaman olağanüstü durumlarda bu rakam artabiliyor.
Nitekim hizmet bölgesinde 23 Nisan 2017 tarihinde yaşanan doğal afet niteliğindeki olumsuz hava koşulları ve şiddetli rüzgâr nedeniyle bir günde gelenyaklaşık 20 bin çağrıyı alan ÇEDAŞ’ın çağrı merkezi herhangi bir sorun yaşanmadan tüm çağrıları karşılama başarısını gösterdi.
Kategori: Gündem
-

için Enerji Masası’nı kurdu
-

Şerefli: Sistemli istişareye dayanmayan hiçbir proje başarılı olmamıştır
Eğitim Bir Sen ve Memur Sen Yozgat Şube Başkanı Kenan Şerefli, Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş (TEOG), Yüksek Öğretime Geçiş Sınavı (YGS) ve Lisans Yerleştirme Sınavı’nın (LYS) yerine getirilecek sınav sistemlerinin istişareyle belirlenmesi gerektiğini belirterek, sistemli, planlı ve istişareye dayanmayan hiçbir projenin başarılı olmadığını söyledi.
Eğitim Bir Sen Yozgat Şube Başkanı Kenan Şerefli, beraberinde yönetim kurulu üyeleri ile birlikte Sendika Binasında düzenlediği basın toplantısında yeni sistemi değerlendirdi. Sistemin eksikliklerinin ne olduğunu paylaşmadan, yerine getirilecek olanı kararlaştırıp olgunlaştırmadan, tüm bunları yaparken de paydaşlarla tartışıp istişare etmeden kurulan sınav sistemlerinin birçok sıkıntıyı da beraber getirdiğini vurgulayan Şerefli, “YKS tatminden TEOG tahminden uzak görünüyor. Eğitim, ülkelerin geleceklerinin şekillenmesinde önemli bir fonksiyona sahiptir” dedi.
SİSTEMSİZ, PLANSIZ VE İSTİŞAREYE
DAYANMAYAN
HİÇBİR PROJE, BAŞARILI OLMAMIŞTIR
Şerefli, “Bilimde, teknolojide, sanatta, edebiyatta gelişen, öncü olan ülkeler incelendiğinde, nitelikli bir eğitim sistemine sahip oldukları görülecektir. İyi bir eğitim, gelişmenin, gelişmiş ülke olmanın, medeniyet kurmanın anahtarıdır. Bunun farkında olan ülkelerin önceliği eğitim olmakta, başarılı insanların yetiştirilmesi için en büyük değer her zaman bu alana verilmektedir.Sistemsiz, plansız ve istişareye dayanmayan hiçbir proje, başarılı olmamıştır, olmaz da. Ülke olarak, yıllardır sancısını, sıkıntısını, stresini yaşadığımız nokta burasıdır.
Yerel değerlere dayanan evrensel bir eğitim sistemini kuramayışımızın temel sebebi bundan kaynaklanmaktadır. Öğrencileri sürekli başka yönlere kanalize eden, velileri tedirgin eden ve sık sık değiştirilmek zorunda kalınan sınav sistemleri de böyle bir anlayışın ürünüdür. Geçmişte LGS, OKS, SBS, ÖSS, ÖYS, LYS gibi, nice harfleri değişen ama kaderleri değişmeyen sistemler aynı mantığın kısır tezahürüdür.
Kaldırılacak sistemin eksikliklerinin ne olduğunu paylaşmadan, yerine getirilecek olanı kararlaştırıp olgunlaştırmadan, tüm bunları yaparken de paydaşlarla tartışıp istişare etmeden kurulan sınav sistemlerinin birçok sıkıntıyı da beraber getirdiği tecrübelerle bilinmektedir. Bir süre sonra tartışmaya açılan, önce öğrencilerimiz, sonra veliler üzerinde olumsuz etkileri görülen sistemler kaldırılmak zorunda kalmaktadır. Yanlışı terk ederken gösterdiğimiz acelecilik, yapım aşamasında bir hıza dönüşmemekte; yetkililer, konuya katkıda bulunacak kişi ve kurumlarla bir araya gelmekten imtina etmekte, durum böyle olunca da, ya ortaya kabul gören bir model çıkmamakta ya da enine boyuna tartmadan, tartışmadan yöneldiğimiz modeller de geriye yönelik tadilat görmektedir.”
RAPORLARIMIZDA BUGÜN ORTAYA ÇIKAN SORUNLARA DİKKAT ÇEKMİŞTİK
“Sendika olarak, eğitimin diğer alanlarıyla olduğu gibi, bu konularda da defalarca açıklamalar yaptık” diyen Şerefli, “Araştırmalar gerçekleştirdik, raporlar hazırlayıp kamuoyu ve yetkililerle paylaştık. Ortaöğretime geçiş ve yükseköğrenime giriş konusunu da, Eğitime Bakış 2016 ve Yükseköğretime Bakış 2017 raporlarımızda ele aldık, eksikliklerin altını çizdik, bugün yaşananlara o günden dikkat çektik.
TEOG konusunda en büyük sıkıntının sınav boyutunda değil, aksine sınav puanına dayalı merkezi yerleştirme olduğunu, bu konuda bir düzenlemeye ihtiyaç duyulduğunu ifade etmiştik.
Yükseköğretime girişte ise ortaöğretim öğrencilerinin standart testlerde düşük başarı düzeyleri, öğrenci başarısını etkileyecek düzeyde sınav kaygısı, boş kalan kontenjanlar, sınavların lise eğitiminin bütününü kapsamaması gibi sorun alanlarının varlığını gözler önüne sermiştik. Belli bir grubu seçen ve yerleştiren değil, tüm öğrencileri hayata hazırlayan bir sistem kurulmalıdır.”diye konuştu.
ÖĞRENCİLERİN ZORUNLU OLARAK SINAVA GİRMESİ
TEOG’LA BENZER
SONUÇLAR
DOĞURUR
Öğrencilerin zorunlu olarak sınava girmesinin TEOG’la benzer sonuçlar doğuracağına dikkat çeken Şerefli, “Ortaöğretim sistemine yerleştirmedeki en büyük sorun, merkezi sınavın var olmasından ziyade, merkezi sınavın zorunlu olarak bütün öğrencilere uygulanması ve tüm öğrencilerin bu sınav sonuçlarına göre merkezi olarak yerleştirilmesinden kaynaklanmaktadır.
Bundan dolayı, 8. sınıftaki tüm öğrencilerin zorunlu olarak sınava girdiği, öğrencilerin hepsinin tüm okullara merkezi olarak puan üstünlüğüne göre yerleştirildiği TEOG’a benzer bir modelden kesinlikle kaçınmak gerekmektedir.
Dahası, zaman zaman kamuoyuna yansıyan TEOG’a benzer merkezi bir yazılı sınav yapılması, tüm öğrencilerin bu sınava girmeye zorlanması ve bu sınav sonuçlarına göre tüm öğrencilerin merkezi olarak yerleştirilmesi, TEOG’un neden olduğu sorunları olduğu gibi devam ettirecektir.
Yeni sınav ve yerleştirme sistemi tasarlanırken, öğrencileri okul dışı kaynaklara mecbur bırakmayacak, öğrenci başarısının okullarda heterojen olarak dağılacağı, yani hem genel liselerin hem de meslek liselerinin başarılı öğrencilere sahip olabileceği bir sistem amaçlanmalıdır. Bu şekilde, değişik meslek liselerinden, imam hatip liselerinden ve muhtelif mahalle liselerinden başarılı olan öğrencilerin gelecek kaygısı çekmeyeceği, çalışan ve başarılı olan herkesin emeğinin karşılığını alabileceği engelsiz, geçişli esnek modeller üzerinde durulmalıdır.”dedi.
SORU SAYININ AZALTILMIŞ OLMASI, ÖLÇME VE
DEĞERLENDİRME İLKELERİ AÇISINDAN
GEÇERLİLİĞİ AZALMIŞTIR
“Tüm sosyal alan derslerinden de soru sorulmalı, eksiklikler giderilmelidir”diyen Şerefli şöyle devam etti: “Milyonlarca adayı, aileyi ve toplumun geleceğini ilgilendiren üniversiteye giriş sisteminde yapılacak değişikliklerin; eğitimin ilgili paydaşlarıyla görüş alışverişi yapılmadan, konunun hassas ve sıkıntılı noktaları tecrübeler ışığında değerlendirilmeden, dahası demokratik teamüller yerine getirilmeden Yüksek Öğretim Kurulu (YÖK) tarafından açıklanması, halen bir eksiklik olarak görülmektedir.
YGS’ye ve LYS’ye göre yeni sınavın fiilen tek aşamaya indirilmiş olması ve toplam soru sayının azaltılmış olması, ölçme ve değerlendirme ilkeleri çerçevesinde değerlendirildiğinde, sınavın geçerliğini azaltmıştır.
Soru sayısının azaltılması aynı sayıdaki nette çok fazla sayıda öğrenci istifleyecek, daha nitelikli bir sıralama yerine dar aralıklara yığma yapacaktır.
Adayların girecekleri sınavların kapsamlarının daraltılarak bazı derslerden hiç soru sorulmayacak olması, ortaöğretimi olumsuz etkileyecektir. Bu kapsam daraltması, öğrencilerin tek yönlü bir şekilde yetişmesine, temel Sosyal ve Fen Bilimleri alanındaki dersleri ihmal etmelerine; ayrıca, özellikle sayısal ve eşit ağırlık alanında tercihte bulunacak öğrencilerin lise öğrenimlerinde temel Sosyal Bilimler derslerini es geçmelerine neden olacaktır.
Kısacası, öğrenciler sınavda yapmak zorunda olmadıkları ders gruplarını ihmal edeceklerdir. Bu durum ise lise eğitimini olumsuz etkileyecektir.
İKİ SINAVIN AYNI GÜN YAPILMASI
ŞAMALI SINAV
MANTIĞINA AYKIRIDIR
Sadece belirli dersleri merkeze alarak, diğer dersleri dışlayarak, öğrencinin ilgi alanının dışına iterek, belli dersleri tamamen ağırlıklı hale getirip diğer dersleri kötürümlüğe sürükleyecek anlayış doğru bir ölçme anlayışı değildir.
Her ne kadar tarih dersiyle ilgili küçük bir adım atılmış olsa da, sosyal alan derslerini dışarıda bırakan mantık yanlış, din kültürü ve ahlak bilgisi ve felsefe derslerinden hiç soru dahi sormayan bir ölçme hatalı ve değerlendirme de haksızdır. Kapsam geçerliliğini artıracak, okulda alınan eğitimi ve öğrenilen dersleri kuşatacak bütün derslerin formülasyonda yerinin ve payının olduğu bir sistem daha adil bir sistem olacaktır.
Bu kapsamda din kültürü ve felsefe derslerinden de soru sorulması kaçınılmazdır.
İSTİŞARE MECLİSİ
GENİŞ, KABUL DÜZEYİ YÜKSEK BİR
SİSTEME İHTİYAÇ VAR
Milletin varlığı, dimağı, tasavvuru, idealleri, hayatı, hayalleri, istiklali ve istikbali ile doğrudan ilgili olan eğitimin sorunları, anlık etki ve tepkilerle düzenlenmemelidir.
Hele nesnesi, öznesi, amacı, aracı insan olan eğitim meselelerini en insanî gerekçelerle bile olsa tartışmadan çözmeye çalışmak, yanlışın da ötesinde nesillerin yitirilmesine sebebiyet verecek vahim bir hatadır.”
Eğitim alanıyla ilgili çalışma yapılırken, bütün bu unsurlar göz önünde bulundurulmalı, örnek modellerden yararlanılmalı, çağın gerekleri dikkate alınmalı, mutlaka istişare edilerek farklı görüş ve önerilerden istifade edilmelidir. Aksi hâlde bu kısır döngü sürüp gidecektir.”ifadelerini kullandı. -

UNESCO’dan destek sözü
UNESCO Türkiye Milli Komisyonu Yozgat’ı ziyaret etti. Heyet şehrin, doğal, kültürel ve somut olmayan kültürel mirası hakkında bilgi aldı. UNESCO Türkiye Milli Komisyon Başkanı Prof. Dr. M. Öcal Oğuz, UNESCO’nun destek verdiği projeleri anlatarak, Yozgat’ta UNESCO’nun destek vereceği projeler hakkında bilgi aktararak, destek sözü verdi.
Yozgat Valiiği İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü girişimleri sonucu gerçekleştirilen toplantıya Yozgat Valisi Kemal Yurtnaç, Yozgat Belediye Başkanı Kazım Arslan ve Bozok Üniversitesi Rektörü Salih Karacabey’in yanı sıra Unesco Türkiye Milli Komisyonu Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. M. Öcal Oğuz, Yönetim Kurulu Başkan Vekili Hüseyin Avni Botsalı ve yönetim kurulu üyeleri, Sarıkaya Belediye Başkanı Ömer Açıkel, Sarıkaya Kaymakamı Yasin Özcan katıldı.
Yozgat Müze Müdürü Hasan Şenyurt, slayt eşliğinde Yozgat’ın tarihi ve kültürel mirasları hakkında UNESCO Türkiye Milli Komisyonu yetkililerine bilgiler verdi.
KÜLTÜREL MİRAS BAKIMINDAN ZENGİN
UNESCO Türkiye Milli Komisyon Başkanı Prof. Dr. M. Öcal Oğuz, Yozgat’ın UNESCO açısında pek fırsat ve imkana sahip olduğunu söyledi.
Oğuz, bu fırsat ve imkanların alt yapısını oluşturup, çalışmak gerektiğini vurguladı.
Yozgat’ın uluslar arası toplumla buluşmak istiyorsa UNESCO’nun eğitim, doğa bilimleri, sosyal ve beşeri bilimler, kültür ve bilgi iletişim de popüler ve güncel programlarından faydalanması gerektiğini belirten Öcal Oğuz, Bu programlara entegrasyonun çok zor olmadığını dile getirdi.
Oğuz, “UNESCO’nun eğitim programında pek çok okulumuz var. Ama Yozgat’tan hiçbir okulumuz ASPNet programında değil. Biz Buraya destek olabiliriz.
Üniversite’de UNESCO kürsüsü kurulabilir. Biz de buna destek sağlarız. UNESCO kulüpleri dediğimiz, dernekler olabilir. Bu dernekler UNESCO kulübüne dönüşebilir. Somut olmayan kültürel miras bakımından Yozgat çok zengin bir bölge. Kayda değer kültür mirası var.
Yaylayla, dağla, ovayla, tarımla, hayvancılıkla bütünleşmiş çok kadim bir birikimi var. Bunları pek çok ürün ve üretim tarzı da Yozgat’a özgü. Bunların hepsi şehir envanterine alınabilir ve daha sonra da UNESCO’ya dahil edilebilir” dedi.
Oğuz, “Bu toplantıyı tanışma, birlikte çalışma açından bir vesile olarak görüyoruz.
Burada her türlü bize gelebilecek talebi, isteği değerlendireceğimizden emin olmanızı isteriz. Güzergahımız üzerindeki Yozgat, diğer şehirlerimiz gibi UNESCO açısında pek çok imkana ve fırsata sahip. Ancak bu fırsatları çoğu zaman bulmak araştırmak ve ona göre alt yapıyı hazırlayarak çalışmak gerekiyor” diye konuştu.
TERMAL KAYNAĞIMIZ KULLANILMIYOR
Termal kongre ve spor turizmin yeni adresinin Yozgat olması için çalışmalarını sürdürdüklerini aktaran Vali Kemal Yurtnaç, termal kaynakların kullanılmadığını ifade etti.
Yurtnaç, “Yozgat’ta 9 tane termal kaynağımız var sadece bir tanesi Sorgun ilçemizde değerlendirilmiş. Diğerleri boş akıyor. Biz buralara termal otel yapılmasını istiyoruz.
Yapılan termal otellerle beraber burada kongre turizminin de oluşacağını düşünüyoruz. Yozgat’ı Türkiye’de kongreleri n olduğu bir şehir yapacağız. Yozgat’ın kültürel, tarihi, doğal imkanlarını öne çıkarmak istiyoruz. Tarım ve hayvancılığın yanı sıra Yozgat’ın kültürel mirası olan Roma Hamamı’nı Yozgat’ın ve Türkiye’nin tanıtımında bir fırsat olarak görüyorum” dedi. -

Gazetemizin gündeme getirdiği yağmurzedeye yardımeli
Geçtiğimiz günlerde yağan yağışla birlikte kaldığı gecekonduyu su basan aileyi Gazetemiz Yeniufuk’un gündeme getirmesiyle birlikte aileye bir yardımda Bozok Üniversitesi öğrencilerinden geldi.
Yozgat’ta zor şartlar altında yaşam mücadelesini sürdüren ailenin yardımına bu kez de üniversite öğrencileri koştu. Yozgat merkez, Yeni Cami Mahallesi, Kışla Altı Sokak’ta yaşayan 3 kişilik ailenin kaldığı gecekondu 3 hafta önce şiddetli yağış nedeniyle su basmış ev kullanılamaz hale gelmişti. SYDV yardımlarda bulunmuş ailenin yaraları sarılmaya çalışılmıştı. Tek odalı gecekonduda yaşayan ailenin yardımına öğrenciler de duyarsız kalmadı.
BİRİKTİRDİKLERİ HARÇLIKLA EVİN BOYA VE TAMİRAT İŞLERİNİ YAPTILAR
Üniversite Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu İnşaat Teknolojisi bölümü öğrencileri, danışman hocaları Öğr. Gör. Fuat Köker öncülüğünde bir araya gelerek tek odalı gecekonduda yaşayan ailenin evini boyamak ve diğer onarımlarını yapmak için harçlıklarını biriktirdi. Daha sonra bu parayla boya ve alçı alan öğrenciler, evin başta temizliği olmak üzere boyası, yıkık ve çatlak olan duvarların onarımını yaptı.
Dokuz kişiden oluşan arkadaş topluluğu ile Yozgat’ta yardıma muhtaç ailelere yardım etmek amacıyla bir araya geldiklerini belirten Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu İnşaat Teknolojisi bölümü öğrencilerinden Osman Salih Arslanhan, “Yozgat kış memleketi olduğu için kış aylarında bakıma ihtiyacı olan evlerde kış daha ağır geçiyor. Evi onarıma ihtiyacı olan aileleri yeri geliyor unutuyor, yeri geliyor neyse diyor, yeri geliyor göz ardı ediyoruz. Biz bu evi arkadaşlarımızla birlikte tespit ettik.
Evin su alma sorunu var. Duvarları boyasız, küf ve nem var. Biz de bu eve yardım etmek amacıyla elimizden geldiğince cep harçlıklarımızı biriktirip boya, alçı ve sıvasını yaparak yardım etmeye çalışıyoruz. 8-9 kişi bir araya gelip kardeşliğimiz ile buradakilerin elinden tutmaya yardım etmeye geldik.” diye konuştu.
Ersin Yaylı da öğrencilerin kendileri için attığı adımdan çok mutlu olduğunu belirterek, “Geçenlerde evimizi su basmıştı.
Gazeteden görüp gerçekten merhametle bütün o güzel hisleri ile böyle bir adım atmaları bizi sevindirdi. Öğrenciler evimizde boya ve temizlik gibi birçok ihtiyacımızı da bu şekilde çözdüler. Evimiz sel baskını nedeni ile kullanılamaz bir haldeydi. Geldiler ve kışın rahat geçirebileceğimiz bir hale getirdiler. Bunun için kendilerine çok teşekkür ederim. Gerçekten mutluyuz” dedi. -

Öğrenciler, Uçurtma Şenliğinde gönüllerince eğlendi
Fatma Temel Turhan Bilim ve Sanat Merkezi ile Pilot TR işbirliği ile Çalatlı Köyü Mevkiinde düzenlenen Maket Uçurtma Şenliğinde öğrenciler gönüllerince eğlendi.
Uçurtma Şenliği ile öğrencilerin özel yeteneklerini açığa çıkarmak ve var olan yeteneklerinin geliştirilmesi amaçlanıyor.
2017 2018 eğitim ve öğretim yılında bir çok etkinlik planlayan Fatma Temel Turhan Bilim ve Sanat Merkezi programında yer alan ilk aile ve öğrenci merkezli etkinlik uçurtma şenliği Model Uçak Pistinde gerçekleştirdi.
Bilim Sanat Merkez Müdürü Erol Özel, etkinliğin planlamasında ve yürütülmesinde emeği geçen başta Seher Şerefli ve Figen Kasap olmak üzere tüm öğretmenleri ve PilotTR Başkanı Hasan Coikun’a ve model uçak gönüllüsü Murat Balcı’ya teşekkür etti.
Özel, Model uçaklar ve dronlar ile tanışan öğrencilerin ülke adına yeni ufuklar kazanması açısından etkinliğin önemli olduğunu ifade etti. -

Yenice ailesinin acı günü
Yozgat’ın tanınmış esnaflarından hastaneden emekli, Fahri ve Mustafa Yenice’nin babası, Yenice Baharatın sahibi Çetin Yenice (71) sabaha karşı tedavi gördüğü Şehir Hastanesinde hayatını kaybetti.
Merhum Yenice, rahatsızlığı dolayısıyla önceki gün hastanede mide ameliyatı geçirmişti. Sabaha karşı tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitiren Çetin Yenice’nin vefatı ailesini ve sevenlerini üzüntüye boğdu.
Merhum Yenice’nin cenazesi, Çapanoğlu Büyük Camide öğle namazına müteakip kılınan cenaze namazının ardından Hüzni Baba mezarlığında toprağa verildi.
Cenaze namazına, Yenice ailesi ve yakınlarının yanı sıra AK Parti Yozgat İl Başkanı Celal Köse, Hizmet İş Sendikası Yozgat Şube Başkanı Ferman Zararsız, esnaflar ve vatandaşlar katıldı.
Bizde Yeniufuk Gazetesi olarak Merhum’a Allah’tan rahmet kederli ailesine de başsağlığı diliyoruz. -

Sorgun’da dar gelirli ailelere 15 bin ton kömür yardımı
Yozgat’ın Sorgun Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı tarafından dar gelirli ailelere 15 bin ton kömür dağıtımı yapıldı.
Sorgun Kaymakamı Mustafa Altınpınar, kış mevsiminin yaklaştığı şu günlerde dağıtımı planlanan kömür fişlerinin, ihtiyaç sahibi ailelere verildiğini belirterek, “İlçemizde başvuruları değerlendirilen dar gelirli ailelere yönelik kömür yardımlarımız devam ediyor.
Geçen yıla göre bu yıl iki kat daha fazla kömür dağıtımı yaptık. Geçen yıl 4 bin 667 aileye 7 bin ton civarında kömür dağıtımı yaparken, bu yıl 6 bin aileye 15 bin ton kömür dağıttık.
Yine geçen yıl her aileye 1,5 ton kömür verirken, bu yıl bu rakam 2,5 tona çıktı. Aileler vakfımıza gelerek buradan kömür fişlerini aldılar, daha sonra kendileri temin ettikleri araçlarla Yeni Çeltek Kömür Ocağına gidip, adlarına tahsis edilen 2,5 ton kömürü evlerine götürdüler” dedi. -

Beyder’in bu haftaki konuğu Ünver oldu
Yozgat Bozok Eğitim Kültür Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (BEYDER) haftalık sohbetlerinin bu haftaki konuğu Bozok Üniversitesi Sosyal Bilimler Meslek Yüksekokulu Öğretim Görevlisi Barış Ünver oldu. Ünver, sohbetinde iletişimin önemine dikkat çekti.
BEYDER Konferans Salonunda düzenlenen sohbet toplantısına BEYDER Başkanı Aydoğan Bilir, dernek üyeleri ve konuşmacı olarak Bozok Üniversitesi, Sosyal Bilimler Meslek Yüksekokulu Öğretim Görevlisi Barış Ünver, katıldı.
Ünver, günümüzün en önemli meselelerinin başında sağlıklı iletişim kurulamaması olduğunu belirtti. Ünver, sohbetinde şunları anlattı: “Günümüzün en önemli meselelerinden birisi insanların sağlıklı iletişim kuramamalarıdır. İletişim karşılıklı gerçekleştirilen bir eylemdir. İnsanın sözle, yazıyla veya beden dilini kullanarak bir başkasına duygu ve düşüncelerini aktarmasına iletişim adı verilmektedir. Bir insanın karşısındakine duygu ve düşüncelerini güzel bir şekilde aktarabilmesi için önce kendisi ile barışık olması, içindeki “ben”le iletişimini sağlam bir zemine oturtması gerekmektedir. Sonrasında da muhatabının bir “insan” olduğu gerçeğini hiçbir zaman unutmadan başta görünüşü olmak üzere ses tonuna ve kullandığı kelimelerle birlikte kurduğu cümlelere özen göstermelidir. Bu konuda bizim tarihimizde ve kültürümüzde referans alacağımız değerlerimiz mevcuttur. Mevlana’nın, Yunus Emre’nin ve benzerlerinin kullandığı dil aslında bugün bizim hem kendi toplumumuzla hem yabancılarla kuracağımız ilişkide kullanacağımız iletişim dili olmalıdır. Zaten günümüz insanlığının muhtaç olduğu ruh da tam bu iletişim ruhunda ve şeklinde yatmaktadır. Dün olduğu gibi bugün ve yarın da örnek olabilmek için her birimiz bu dili yeniden keşfetmeli ve günlük hayatımızın bir parçası haline getirmeliyiz” -

Yozgat’ta toprak işlemsiz buğday ekimi yapıldı
Yozgat İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü, toprak işlemsiz ekimin yaygınlaştırılması amacıyla başlatılan proje kapsamında, il genelinde toprak işlemsiz ve azaltılmış toprak işlemeli buğday ekimleri yapılmaya başladı.
Toprak işlemesiz tarım başta Amerika olmak üzere Avrupa ülkelerinde uygulanırken son yıllarda ülkemizde de yaygınlaşmaya başlayan bir sistem olarak uygulanmakta.
KOP Tarımsal Eğitim ve Yayım Projesi (KOP TEYAP) kapsamında Toprak İşlemesiz ve Azaltılmış Toprak İşlemeli Tarımda buğday ekimleri Sarıkaya ve Şefaatli’de yapıldı
2017 yılında Korumalı(Toprak İşlemesiz ve Azaltılmış Toprak İşlemeli) Tarım uygulaması Yozgat’ta yaygınlaştırılması amacıyla; Konya Ovası Projesi kapsamında 2016 yılı mali destek programıyla Korunası Yaşam-Toprak isimli proje hazırlanarak 2017 yılında uygulamaya koyuldu.
Proje çerçevesinde Sarıkaya Bağlıca köyünde toprak işlemesiz, Şefaatli Akcami köyünde ise azaltılmış toprak işlemeli olarak buğday ekimleri yapıldı. Ekime Çayıralan, Sarıkaya ve Boğazlıyan İlçe Tarım Müdürleri ile teknik personeller ve çiftçiler katıldı. Daha önce doğrudan ekim uygulamasını görmeyen çiftçiler doğrudan ekimi görüp inceleme imkanı buldular.
İl Müdürü Ziyaattin Özdemir, “İl Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü olarak bu sistemi yaygınlaştırmak amacıyla eğitim, yayım ve demonstrasyon faaliyetleri yürütmekteyiz. Yapmış olduğumuz çalışmaların neticesinde korumalı tarım yaygınlaşmaktadır.”dedi.
Toprak işlemsiz tarımın batılı ülkelerde uygulandığını kaydeden Özdemir, “Toprak işlemesiz tarım Amerika’da ve Avrupa’da uygulanan, son yıllarda ise Ülkemizde de yaygınlaşmaya başlayan bir sistemdir.
Toprak işlemesiz tarım toprağı herhangi bir toprak işleme aleti ile toprak işleme yapmadan ekip biçmek ve tarımsal faaliyete devam etmektir. Bu olur mu diyorlar bazı çiftçilerimiz. Ama bunun araştırması Amerika, Avrupa ve Ülkemizdeki Araştırma Enstitülerinde yapılmıştır.
Toprak işlemesiz tarım yapıldığında toprağın strüktürü dediğimiz yapısı bozulmamakta ve her şey doğal ortamına bırakılmakta böylece toprakta mikroorganizma faaliyetleri artmakta ve toprağın su tutma kabiliyeti artmaktadır.
Ayrıca toprak yüzeyi anız ve bitki artıkları ile kaplı olduğundan dolayı erozyon en az seviyeye inmektedir.”diye konuştu.
ANIZ YAKILMASI
TOPRAĞI ÖLDÜRÜR VERİMİ DÜŞÜRÜR
Anız yakılmasının toprağı öldürdüğü ve verimi düşürdüğünü vurgulayan Özdemir, “ İlimizde anız yangınları önemli bir sorundur. Anız yakıldığı için toprak yok olmakta ve verimi düşürmektedir.
Ayrıca nadas alanlarının çokluğu da ayrı bir sorundur. İl Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü olarak Yozgat’ta nadas alanlarının azaltılması için toprak işlemesiz olarak buğday ve fiğ münavebesinin her yıl üretime açılması ve hayvancılığa kaliteli kaba yem temini açışından çok önemlidir.
Bu nedenle taban olmayan kıraç arazilerde toprak işlemesiz olarak 1 yıl buğday 1 yıl fiğ ve benzeri tek yıllık yem bitkileri münavebesini çiftçilerimize öneriyoruz. -

UYUŞTURUCU NEDİR?
Bu konuda daha önce de konuştuk. Bu kez konuşmamıza Tiyatro sanatçıları vesile oldu. Sigara, alkol ve uyuşturucu kullanım yaşı ilkokul çağındaki çocuklara kadar gelmeye devam etmesi toplumun her kesimini tehdit ederken, bu konuda tehlikeyi gören herkes taşın altına elini değil vücudunu koyuyor.
Toplumu uyarmak, gençlerin dikkatini çekmek bakımından kimi zaman futbol dünyasında, kimi zaman sanatçı dünyasından isimler, faydalı olmak için çalışmalar yapıyor.
Uyuşturucuya karşı mücadeleye verilen desteğin büyüğü, küçük olmaz, kimisi sanatı ile kimisi kalemi ile kimisi de operasyonlara katılmasıyla katkı sunar.
* * * *
Bu çalışmalardan birisi daha geçtiğimiz günlerde tiyatro oyununa konu edildi. Yozgat Valiliği ile İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü katkılarıyla Kültür Merkezi Salonu’nda sahnelenen ‘Beni Affet Anne‘ isimli oyun çok beğenildi.
Bir tiyatro oyununa ilk defa bu kadar kalabalık izleyici topluluğu katıldığına şahit oldum. “Sanatçının ödülü alkış” derler…
Tek perdelik oyunda uyuşturucu bağımlılığının gençler üzerindeki olumuz etkileri konu alırken tiyatro gösteriminde ayrıca 15 Temmuz Darbe girişiminin toplumsal mücadelesine de vurgu yapıldı. Onur Yenidünya’nın yazıp yönettiği tiyatro oyununda sanatçı Yaşar Alptekin’in yanı sıra Yunus Emre Çolak, Arda Uğur ve Yasin Turan sahne aldı.
* * * *
Tiyatroda görev alan arkadaşlar yaptıkları işin hakkını en iyi şekilde verdiler… Seyirciyi etkilemeyi, başarırken, verilmek istenen mesaj yerini bulduğuna adım gibi eminim.
Oyun sonunda yaptıkları çalışmayla ilgili; Toplumdaki gençlere ve yetişkinlere önderlik edilmesi gerektiğini belirten sanatçı Yaşar Alptekin,”Bu toplumdaki yarının yetişkinlerine, gençlerine önderlik yapmamız lazım. Biz de kendi sektörümüzde tiyatroda hizmet etmek istedik. Yaklaşık iki aylık bir prova dönemi oldu. Şimdi de turnedeyiz ilk durağımız da Yozgat oldu” dedi.
Gençlerin spor ve sanata yönlendirilmesinin önemine de değinen Alptekin,”Gençlere tavsiyem annelerine babalarına saygılı olsunlar. Bu vatana millete hayırlı gençler olarak yetişsinler. Çünkü biz bu bayrağı onlara bırakacağız. Gözümüzün arkada kalmaması için gençlerin bu vatana sahip çıkmaları gerekiyor. Gençler sanat ve sporla mutlaka ilgilensin. Eğer sizler gençleri sanata spora yöneltmezseniz gençler, içindeki enerjiyi kötü yollara sevk ettiğini” söyledi.* * * *
Konu uyuşturucu olduğuna göre hazır yeri gelmişken kısaca sigaranın sağlık üzerindeki etkilerine değinmek gerekiyor: İstatistiklerin net bir şekilde gösterdiği üzere, sigaraya bağlı hastalıklar, günümüzde ölümlerin bir numaralı sebebidir. Hatta prematüre doğumların da en önemli 2-3 sebebi arasında yer almaktadır. Dolayısıyla sigara, günümüzün en ölümcül katilidir diyebiliriz. Örneğin sadece Amerika Birleşik Devletleri’nde her yıl ortalama 500 bin insan sigara sebepli hastalıklardan ölmektedir. Daha net bir istatistik vermemiz gerekirse, düzenli olarak sigara içen erkeklerin beklenen ömürleri (normalde en gelişmiş ülkelerde bile ortalama 70 yıldır) 13.2 sene, kadınlarda ise 14.5 sene azalmaktadır. En net istatistik ise sanıyoruz ki şudur: Sigara içen birinin 60 yaşından önce ölme ihtimali, sigara içmeyen birinin 60 yaşından önce ölme ihtimalinden 3 kat fazladır.
* * * *
Avrupa’dan bir istatistik vermek gerekirse, sağlıklı ve sigara içmeyen bir Avrupalı erkeğin 85 yaşından önce akciğer kanserinden ölme ihtimali yüzde 1.1 iken, sağlıklı ve sigara içmeyen Avrupalı bir kadının 85 yaşından önce akciğer kanserinden ölme ihtimali yüzde 0.8’dir. Öte yandan sağlıklı ve sigara içen Avrupalı bir erkeğin 85 yaşından önce akciğer kanserinden ölme ihtimali yüzde 22.1 iken, kadınların ihtimali yüzde 11.9’a çıkmaktadır. Hele ki sağlığa önem vermeyen Türkiye gibi ülkelerde bu olasılıklar yüzde 50’lere kadar çıkabilmekte, dolayısıyla sigara içen her iki insandan biri erken yaşta akciğer kanserinden ölmektedir. Sigaranın sebep olduğu yüzlerce hastalık sayılabilir ve sigara tüketmeyen insanların pek çoğunun bu hastalıklara yakalanma ihtimalleri yok denecek kadar azdır.
-

Akgül: 2019 yılı Türkiye için kurtuluş yılı olacak
AK Parti Yozgat Milletvekili ve TESKOMB Genel Başkanı Abdulkadir Akgül, 2019’da yapılacak Başkanlık seçiminin Türkiye ve esnaflar için büyük önem taşıdığını belirterek, 2019 yılının Türkiye için Kurtuluş yılı olacağını söyledi.
Antalya Manavgat’ta gerçekleştirilen Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Kredi ve Kefalet Kooperatifleri Birlikleri (TESKOMB) Merkez Birliği’nin Eğitim Seminerin açılış konuşmasını yapan TESKOMB Genel Başkanı Abdulkadir Akgül, kooperatiflerin AK Parti hükümeti öncesinde ve AK Parti hükümeti dönemindeki gelişmesini rakamlarla anlattı.
Akgül, “2019 yılı Türkiye için yeni bir kurtuluş yılı olacak. Siz başkanlarım; 2019 yılında belediye başkanlığı için milletvekilliği için istediğiniz adaya istediğiniz partiye oy verin. Sizlerden Esnafın, kooperatiflerin geleceği için Recep Tayyip Erdoğan’a oy vermenizi istiyorum. Eğer Erdoğan seçilmez ise Türkiye de, biz esnaflar da biteriz” dedi.
Seminerin Türkiye’nin her yerinden katılım olması nedeniyle Türkiye’nin bir mozaiğini oluşturduğunu belirten Akgül, “Burada her ilden, her görüşten her partiden insanlar var. Siyasi kimliğimi bir kenara bırakarak tarafsızca konuşmak istiyorum. 2002 yılında tam yabancı ülkelerin istediği gibi onların her istediğini yapan bir Türkiye vardı. AK Parti’nin ilk zamanlarında da Başbakan Recep Tayyip Erdoğan bütün ülkelerle çok iyiydi. Farklı ülkelerden bürokratlar düğünlere kadar gelip şahitlik yapıyordu. Obama gelip TBMM’nde konuştu. Yakın dostum diyenler bir anda değişti. Bunun nedeni Türkiye’nin her alanda güçlenmesi, uçağını, silahını kendi üretmesi ve bu ülkeler için rakip konuma gelmesidir. Türkiye artık PKK ile kendi silahları, insansız uçakları en önemlisi de kendi komutanlarıyla mücadele etmeye başladı. Bundan dolayı da herkes düşman oldu” diye konuştu.
“2019 TÜRKİYE İÇİN KURTULUŞ YILI
OLACAK”
2019’da yapılacak Başkanlık seçiminin Türkiye ve esnaflar için büyük önem taşıdığına dikkat çeken Akgül “2019 yılı Türkiye için yeni bir kurtuluş yılı olacak. Siz başkanlarım; 2019 yılında belediye başkanlığı için milletvekilliği için istediğiniz adaya istediğiniz partiye oy verin. Sizlerden Esnafın, kooperatiflerin geleceği için Recep Tayyip Erdoğan’a oy vermenizi istiyorum. Eğer Erdoğan seçilmez ise Türkiye de, biz esnaflar da biteriz. Sizler bu konuda üzerinize düşeni şimdiden yapmaya başlayın. Esnafımız kendisine hizmet edeni vefayı bilir. Biz bize hizmet etmeyen ne hükümetleri yazar kasa atarak düşürdük. Bize hizmet edenin kıymetini de en iyi şekilde biliriz” ifadelerini kullandı. -

Müftü Sezik: Kalıcı eserler bırakmak istiyoruz
İl Müftüsü Salih Sezik, Yozgat’ta kalıcı eserler bırakmak istediklerini söyledi.
Sezik, şehir merkezinde cami, yurt, iş merkezi gibi projeleri hayata geçirmek istediklerini belirtti.
10 aylık görev süresini değerlendiren Salih Sezik, basın mensupları ile kahvaltı yaptı.
Kentpark’taki cafe hous’da ki toplantıya, İl Müftüsü Salih Sezik’in yanı sıra, Müftü Yardımcıları İsmail Karadavut, Süleyman Eroğlu ile İdare ve Mali İşler Şube Müdürü Şahin Çarkcı ve basın mensupları katıldı.
Halkın arasına katılacaklarını ve kapısını çalmadıkları gönlüne girmedikleri kimsenin kalmayacağını belirten İl Müftüsü Salih Sezik, artık oturarak müftülük yapma devrinin tamamlandığını dile getirdi. İl genelinde vekaletle kurban bağışına müftülük olarak büyük önem verdiklerini hatırlatan Sezik, 2017 yılında vekaletle kurban sayısının artarak 355 olduğunu açıkladı. Kur’an kursu faaliyetlerinden de bahseden Sezik, 2016 yılında 4-6 yaş çocukların Kur’an kursunda eğitim gördüğünü bu yılise bu sayının 500’e ulaştığını söyledi.Şehir merkezinde 100 kişilik erkek ve 100 kişilik kız olmak üzere yatılı Kur’an kursu projesi üzerinde çalıştıklarını da söyleyen Sezik, “Türkiye Diyanet Vakfı Yozgat Şubemiz 160 kişilik kız öğrenci yurdu konusunda da çalışma yapmaktadır. Ayrıca İl Jandarma Alay Komutanlığı yerleşkesinde Şehitler Camisi inşaatımız da sürüyor. Yozgat Şehir Hastanesi Camisi Projemiz üzerinde çalışmalar devam ediyor. İlimize büyük katkı sağlayacak olan Diyanet Eğitim Merkezimizin inşaatı ise yüzde 97 seviyesine ulaştı” dedi.
Müftülük olarak sosyal projeler içerisinde de yer aldıklarını ifade eden Sezik, uyuşturucu ile mücadele kapsamında, uyuşturucu bağımlısı 15 gençle de ilgilendiklerini dile getirdi. -

Akdağmadeni’nde sütler toplanacak
Akdağmadeni Süt Birliği tarafından üreticiye destek olmak amacıyla alınan iki adet süt toplama aracı sayesinde ilçe merkezi ve köylerindeki sütler toplanacak.
Akdağmadeni Süt Birliği’nin üreticiye yönelik çalışmalarının devam ettiğini ifade eden Akdağmadeni Süt Birliği Başkanı Eyyüp Elmalı iki adet süt toplama aracı satın aldıklarını ve sanayi sitesinde süt toplama merkezi kurduklarını söyledi. Elmalı,”Süt merkezine on tonluk soğuk hava deposu yerleştirdik. 2018 yılı içerisinde sütlerimizi köylerimizden ve beldelerimizden toplayacağız” dedi.
Amaçlarının çiftçinin süt üretimini artırmak olduğunu belirten Elmalı,”Bu sistemle çiftçimizin sütleri araçlarla köylerden alınacak ve ödemeleri de zamanında yapılacak. Çiftçimiz süt konusunda mağdur edilmeyecek ve sütü pazarlanacak.
Çiftçi üretecek ve köyünde kalacak köylerimiz göç vermeyecek. Bu amaç doğrultusunda hem çiftçi rahat edecek hem de üretim artacak” diye konuştu. -

Yozgat Ülkü Ocaklarından seminer
Yozgat Ülkü Ocakları İl Başkanlığı tarafından üniversite ve ortaöğretim teşkilatı öğrencilerine yönelik “Damarlarındaki asil kanı kirletme” semineri verildi.
Ülkü Ocakları İl Başkanı Duran Küçükduman, yaptığı açıklamada, her yıl olduğu gibi bu yılda eğitim öğretim döneminde üniversite ve ortaöğretim teşkilatındaki öğrencilere yönelik eğitim seminerlerine devam ettiklerini söyledi.
Küçükduman, her hafta farklı konuları branşında uzmanlaşmış tecrübeli hocalar tarafından verilen seminerin öğrenciler açısından oldukça önemli olduğunu vurguladı.
Küçükduman bu hafta Fatih Alkgül hoca tarafından “Damarlarındaki asil kanı kirletme” konulu seminer verildiğini belirterek, Akgül ve seminere katılan üniversite ve ortaöğretimli öğrencilere teşekkür etti -

Uyuşturucunun zararları tiyatro oyunu ile anlatıldı
Yozgat’ta uyuşturucu bağımlılığın gençler üzerindeki olumsuz etkisinin konu alındığı ‘Beni Affet Anne’ isimli tek perdelik tiyatro oyunu sahnelendi. Yozgat Valiliği ile İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü katkılarıyla Kültür Merkezi Salonu’nda sahnelenen ‘Beni Affet Anne’ isimli oyun izleyicilerden büyük beğeni aldı. Tek perdelik oyunda uyuşturucu bağımlılığının gençler üzerindeki olumuz etkileri konu alırken tiyatro gösteriminde ayrıca 15 Temmuz Darbe girişiminin toplumsal mücadelesine de vurgu yapıldı. Onur Yenidünya’nın yazıp yönettiği tiyatro oyununda sanatçı Yaşar Alptekin’in yanı sıra Yunus Emre Çolak, Arda Uğur ve Yasin Turan sahne aldı.Toplumdaki gençlere ve yetişkinlere önderlik edilmesi gerektiğini belirten sanatçı Yaşar Alptekin,”Bu toplumdaki yarının yetişkinlerine, gençlerine önderlik yapmamız lazım. Biz de kendi sektörümüzde tiyatroda hizmet etmek istedik. Yaklaşık iki aylık bir prova dönemi oldu. Şimdi de turnedeyiz ilk durağımız da Yozgat oldu” dedi.
“GENÇLERİ SPOR VE SANATA YÖNELTMELİYİZ”
Gençlerin spor ve sanata yönlendirilmesinin önemine de değinen Alptekin,”Gençlere tavsiyem annelerine babalarına saygılı olsunlar. Bu vatana millete hayırlı gençler olarak yetişsinler.
Çünkü biz bu bayrağı onlara bırakacağız. Gözümüzün arkada kalmaması için gençlerin bu vatana sahip çıkmaları gerekiyor. Gençler sanat ve sporla mutlaka ilgilensin. Eğer sizler gençleri sanata spora yöneltmezseniz gençler, içindeki enerjiyi kötü yollara sevk eder” şeklinde konuştu.
Tek perdelik tiyatro oyunu Sorgun, Boğazlıyan, Yenifakılı ve Yerköy ilçelerinde de gösterime girecek. -

Oto Tamir Ustalarından Araç Sahiplerine Kışlık Bakım Uyarısı
Yozgat’ta oto tamir ustaları yaklaşan kış öncesi araç sahiplerini uyararak, araçların kışlık bakımını yaptırmaları istedi.
Yozgat 100. Yıl Sanayisi’nde oto tamir bakım üzerine faaliyetini sürdüren Durmuş İşbilen, kış mevsiminin yaklaştığını belirterek, araç sahiplerinin mutlaka araçlarının kışlık bakımını yaptırmaları gerektiğini vurguladı.
İşbilen, şu uyarılarda bulundu: “Kışın araçların özellikle antifriz değerlerinin ölçülmesi eksiklik var ise tamamlanması gerekir. Antifriz ile birlikte akü ve sileceklerde önemli. Her otomobilin kendi kategorisine göre antifriz değeri vardır.
Modeli yüksek araçlarla eski model araçların antifriz değerleri farklıdır. Araç sürücülerinin mutlaka gelip antifriz değerlerini ölçtürmeleri gerekiyor. Diğer bir husus ise araç aküleri kışın sorun yaşatabiliyor. Kış öncesinde akülerin de değerlerinin ölçtürülmesi gerekiyor. Araçlarda önemsiz görünse de silecekler büyük bir öneme sahiptir.
Görüş alanının daha net olması amacıyla sileceklerin de gerekirse değişmesi lazım.”
Hava sıcaklıklarının eksi derecelere kadar düştüğünü söyleyen İşbilen, şunları kaydetti: “Araç sahipleri araçlarının kış lastiklerini mutlaka taktırması gerekmektedir.
Çünkü yazlık lastiklerin özellikleri yaz mevsimine göre tasarlandığı için yağışlı havada kavrama olasılığı ve ani fren gibi durumlarda kazaya davetiye çıkarabilir.
O yüzden kar yağışını beklemeden vatandaşlarımız mutlaka araçlarının kış lastiklerini şimdiden taktırması gerekmektedir.
Araç sahipleri araçlarının kışlık bakımlarını şimdiden yaptırması ilerde oluşabilecek daha büyük sorun ve arızların yaşanmasını da engelleyecektir.”ifadelerini kullandı.Oto Tamir Ustası Yüksel Kıymazaslan da araç sahiplerine aynı uyarılarda bulunarak, araçların kış girmeden mutlaka kışlık bakımlarının yaptırılması gerektiğine dikkat çekti.
Kıymazaslan,”Araçların bakımlarını ihmal etmemeliyiz.
Özellikle yaklaşan bu kış aylarında araçlara en fazla ihtiyaç duyduğumuz aylara giriyoruz. Ufak bir arızayı ihmal ettiğimizde ileride daha büyük sorunlarla karşılaşabiliriz.
O yüzden araç sahipleri kış girmeden mutlaka araçlarının kışlık bakımlarını yaptırmalarını tavsiye ediyoruz.
Hem kendi can ve mal güvenlikleri, hem de başkalarının can ve mal güvenlikleri için önem arz ediyor.”diye -

Alperenler’e duruş semineri
Yozgat Alperen Ocakları İl Başkanlığı tarafından “Alperenlerin duruşu ve yaşantısı nasıl olmalı” semineri düzenlendi.
Bozok Üniversitesi Öğretim Görevlisi Yrd. Doç. Dr. Cüneyt Cesur tarafından verilen seminerde “Sosyal hayatta ve okul hayatında bir Alperen’in duruşu ve yaşantısı nasıl olmalı.” konulularına değindi.
Yrd. Doç. Cesur, konuşmasında şunları kaydetti: “Toplum olarak bir gerilim içerisindeyiz. Kafe mi, cami mi bir ikilem içerisindeyiz. Televizyonların bize vaat ettiği hayatı yaşamak adına kendimizi heba ediyoruz.
Bu gün dünya da hakim güç dünyayı sömürüyor. Bu geçmişte de böyleydi. İslam dünyası üzerinde büyük oyunlar oynanıyor.
Gençlerimiz, öğrencilerimiz ellerinde tabletler, telefonlar kendilerini sanal aleme hapsediyorlar. Öğrencilerin ders zorunluluğu olmazsa kaçı ki kendi isteğiyle gider. Alperen Ocakları bir eğitim kuruluşudur.
Buralar görünmez bir eğitim yuvası olarak çalışmaktadır. Bu yüzdendir ki bizlerin kendimizi geliştirmemiz gerekmektedir. Kendi medeniyetimize ait bir yaşam yaşamalıyız ve bu konuda gayretli olmalıyız. Bu da Allah’ın emirleriyle yaşayarak olmalıdır. Bizim medeniyetimiz Yemen’den Kafkasya’ya kadar, Doğu Türkistan’dan, Bosna’ya kadar Türk-İslam medeniyeti olan yerlere bizim borcumuz var.”
“ Alperen Ocaklarının genelinde böyle vasfı olmalı. Alperen Ocakları içinde Türk milletinin istikbaline dair çalışanlar olmalıyız.” diyen Cesur, “Bolca kitap okumalı ve araştırmalıyız.
Nevzat Köseoğlu’nun bir sözü var; ”Bizim kaderimiz yüce Allah’ın elindedir.
Bizler milletimizin dertleriyle dertlenmeliyiz Malk mülk peşinde değil de hakk’ın peşinde olmalıyız.” Kimseye boyun eğmeden başı dik, alnı açık olmak lazım. Bunun teminatı da buralardır. Çevremizdeki üniversite öğrencilerinin kendilerini boş yerlerde çürütmesi içimi acıtıyor. Onun için çok fazla kalabalığa gerek yok.
İnanmış kendini eğiten ve geliştiren insanlar bizlere yeter. Sizlerin içinden gün geldiğinde iyi bir edebiyatçı, iyi bir ressam, düşünce, fikir ve siyaset adamları çıkmalıdır. bu yüzdendir ki kendimizi devamlı geliştirmek zorundayız.
Muhsin Yazıcıoğlu, gibi inandığınız yolda yılmadan usanmadan yürümeli ve istikametinizi hiç bozmamalısınız. Rabb’im sizin gibi gençlerin sayısını artırarak devteti’ne ve mileti’ne faydalı insanların sayısını artırsın inşallah.”diyerek sözlerini tamamladı -

Adalet Bakanı Gül: “İadeyi engelleyecek bir belge, bir eksiklik kalmamıştır
Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, “Gülen’in iadesi konusunda prosedürler her iki taraf için de tamamlandı. ABD için de iadeyi engelleyecek bir belge, bir eksiklik kalmamıştır.
Her iki taraf için de şekli anlamda iade için her türlü koşullar tamamlanmıştır. Bundan sonra artık iade bekliyoruz” dedi.
Adalet Bakanı Gül, gazetecilerin sorularını yanıtladı.
FETÖ elebaşı Fethullah Gülen’in iadesine ilişkin, kişi suçlu olmasa bile ABD’nin şahsı iade ettiğini, ancak Gülen’in mahkumiyet kararı çıkmasına rağmen ABD’nin Gülen’i iade etmediğini ifade etti. ABD’nin en başından Gülen’i iade etmesi gerektiğine vurgu yapan Bakan Gül, “Yargılamalar çıktıkça elbette bizim taleplerimiz olacak. Marmaris Suikastı davası da sonuçlandı.
Burada da bir numaralı şüpheli.
Bununla ilgili de talepler yapılacak.
Hukuk çerçevesinde bu ısrarlarımızı sürdüreceğiz. Onun ötesinde bütün dünya, Türk halkı bu gelişmeleri izliyor. ABD’nin Türkiye’yi tehdit eden bir örgüt liderini kendi bünyesinde tutması kabul edilebilir değil” diye konuştu.“BAŞBAKANIMIZIN BİR AMERİKA
ZİYARETİ OLABİLİR”
Bakan Gül, “En son yaptığımız görüşmede bunun mahkemeye intikalini söylemiştik. En son giden Temmuz sonuydu, dolayısıyla yine bunu takip edeceğiz.
Başbakanımızın bir Amerika ziyareti olabilir. Böyle bir durum olduğunda yine görüşecektir. Bu hususta sözleşmeye, hukuka bağlı kalmasını bekliyoruz” ifadelerini kullandı.
“İADE İÇİN HER
TÜRLÜ KOŞULLAR TAMAMLANMIŞTIR”
Prosedürlerin her iki taraf için de tamamlandığının altını çizen Bakan Gül, “Ne Amerika’nın ne de Türkiye’nin bu iadenin gerçekleşmesi için göndereceği bir şey kalmamıştır. Gerekli başka bir belge kalmamıştır.
ABD için de iadeyi engelleyecek bir belge, bir eksiklik kalmamıştır. Her iki taraf için de şekli anlamda iade için her türlü koşullar tamamlanmıştır. Bundan sonra artık iade bekliyoruz” şeklinde konuştu.
“Gülen ile ilgili vatandaşlığı kaybettirme sürecinde herhangi bir adım atıldı mı? Bu iade sürecini etkiler mi?” şeklindeki soruya Bakan Gül şu cevabı verdi:
“Bunlarla ilgili Resim Gazete yayınlandı. Bundan sonraki tabloda vatandaşlıktan çıkarma olabilir.
Vatandaşlık hukuku siyasi bir bağdır. Bu Bakanlar Kurulunun takdirinde bir konudur. Hukuken vatandaş olmayan bir kişinin ya da bir kişinin vatandaşlıktan çıkarılmasının yargılamada olumsuz etkisiz olmayacağını görüyoruz. Herhangi bir şekilde iade etmeyi de engelleyen bir durum bulunmamakta. Yargılamalarda olumsuz bir şeyi yok ama elbette ülkeler bu konuda siyasi bakıp farklı değerlendirebilir.
Hukuken değil ama siyaseten farklı değerlendirebilir. Ortada böyle bir şey yokken bile vermemek için ‘Sizde işkence var, idam konuşuluyor’ gibi gerekçeler çıkarabiliyorlar. Onlarla ilgili somutlaşan prosedür tamamlandı. Onların değerlendirilmesi, zamanlaması yapılır. Bakanlar Kurulu onun taktirini yapar.
Bakan Gül, FETÖ üyesi olduğu iddiasıyla tutuklu bulunan ABD uyruklu Papaz Craig Brunson’un durumuna ilişkin olarak, “Serbest bırakma yönünde bir şey söyleyemeyiz. Bunun kararını verecek olan idari organı değil. Bir kişinin tahliyesiyle ilgili karar verme yetkileri bulunmamakta. Şu anda soruşturma aşamasında olan bir dosya. Savcının elde edecek bulgularla yapılacak bir yargılamadır.
Bizim ABD’de de tutuklu vatandaşlarımız var. Cumhurbaşkanımızın korumaları hakkında açılan dava var, Halkbank Genel Müdür Yardımcısı var. Kararı yargı makamı verecektir” dedi.
“BUNUN BİR
ÖRGÜTÜN ELEMANI
OLDUĞUNU
BİLMEYECEK DURUMDA DEĞİLLER”
FETÖ’den tutuklu eski YARSAV Başkanı Murat Arslan’a Vaclav Havel Ödülü verilmesi hakkında, “Bazıları Türkiye’de kendi taşeron örgütlerine yaptıramadığı şeyleri esasen vekalet savaşını asalete çevirme anlamında Türkiye’ye yönelik düşmanlığını ya da tehdidini sürdürmek istiyor.
Bunlar ödül verdikleri kişiyle ilgili bunun bir örgütün elemanı olduğunu bilmeyecek durumda değiller. Nitekim o kişi ödül almadan birkaç gün önce ödül grubuna teşekkür yazıyor. Yani ödül alacağına da biliyor. Bunların her işi böyle.
Avrupa’dan bazı kuruluşların buna nasıl maddi destek olduğu da biliniyor.
Avrupa Konseyi Genel Sekreteri ile iki gün önceki görüşmemde de bu konuyu söyledim. Türkiye bir oyun kurucu ülke haline geldi. Türkiye dünyadaki adeta kutuplar itibariyle üçüncü kutbu teslim edecek merkez ülke haline geldikçe Türkiye üzerindeki tehdit algıları da büyüyor.
Bu Türkiye’nin var olma mücadelesidir. Bu mücadeleyi Türkiye’nin kazanacağını düşünüyorum. 15 Temmuz günü en güçlü planları ortaya konulmaya çalışıldı ama planları alt üst oldu” değerlendirmesinde bulundu.
FETÖ RAKAMLARINI AÇIKLADI
FETÖ ile ilgili tutuklu sayısının toplam 49 bin 697 olduğunun bilgisini veren Bakan Gül, “20 bin 9 soruşturma dosyası var. Kovuşturma aşamasında 8 bin dosya var. Darbe yargılamalarında soruşturma dosyası 15, kovuşturma dosya sayısı 351.
Bu rakamlar sürekli değişiyor. Genel itibariyle rakamlar bunlar. Adli kontrol şartıyla serbest bırakılan 37 bin 237. Yakalanan şüpheli sayısı 8 bin 997. Takipsizlik kararı verilen 5 bin 911 kişi” dedi. -

Bataklığa saplanan ineği itfaiye kurtardı
Yozgat’ın Sorgun ilçesinde otlatılması için meraya bırakılan inek, bataklığa saplandı. İnek, itfaiye ekiplerinin yaptığı 1 saatlik çalışmayla kurtarıldı.
Olay, Sorgun Bedirbaba Mahallesi Mükremin Göleti yakınlarında meydana geldi. Otlaması için meraya bırakılan ineklerden biri, gölet civarındaki bataklığa saplandı. İneğin saplandığını gören vatandaşlar, kendi imkanlarıyla çıkaramayınca itfaiye ekiplerine bildirdi.
Olay yerine gelen itfaiye ekipleri, ineğin boynuzlarına bağladıkları halatlarla bataklıktan çıkarttı.
Bataklıktan çıkarıldıktan sonra ayakta durmakta güçlük çeken inek, çevredeki vatandaşların kovalarla getirdikleri suyla temizlendikten sonra tekrar meraya bırakıldı.
Olay anı ise bir vatandaş tarafından cep telefonuyla kaydedildi. -

Yozgat Belediye İtfaiyesi 435 yangına müdahale etti
Yozgat Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü tarafından 2017 yılı Ocak ayı itibariyle günümüze kadar toplam 435 yangına müdahale edildi.
Yozgat Belediyesi İtfaiye Müdürü Eyüp Albayrak, yaptığı yangın istatistik bilgilerine göre geçen yıla oranla bu yıl yangınlarda ciddi oranda düşüş olduğunu söyledi.
Albayrak, “Yozgat Valiliğimizin yayınladığı anız yangını genelgesinin köylülerimiz tarafından dikkate alındığın düşünüyoruz. Çünkü geçen yıl yaklaşık 160 civarında anız yangınına müdahale ederken bu yıl bu oran 5-6’ya yani yok denecek kadar aza düştü. Tabi bunda çiftçilerimizin anız sapları saman olarak değerlendirmesi de var. İtfaiye teşkilatı 2017 yılının 24 Ekim tarihine kadar 64 adet bina yangını, 19 adet araç yangını, 15 adet orman yangınları, 56 adette sıkışmalı trafik kazası ve 280 ot ve diğer yangınlar olmak üzere toplam 435 adet yangına müdahale ettik. Yangının tek olumlu tarafı ise can kaybı taşımayan yangınlar olmasıdır. “dedi.
Geçen yıl anız yangınları ile oldukça sık karşılaşıldığını vurgulayan Albayrak, “Geçen yıl yaz döneminde günlük 3-5 tane anız yangınına müdahale ediyorduk. Ekiplerimiz ordan oraya sürekli teyakkuz haline anız yangınlarını söndürmek için uğraşıyordu. Bu yıl ise bu yangınlar yok denecek kadar aza düştü. Düşme sebebini ise Valiliğimiz tarafından yayınlanan anız yangını genelgesinin büyük etkisi olduğunu düşünüyoruz. Tarlasındaki anızları yakanların çiftçilere de Çevre Orman Müdürlüğü ekipleri tarafından kanunda belirtilen maddeler uyarınca para cezası kesilmiştir.”diye konuştu. -

Ülkü Ocaklarından Çengeloğluna ziyaret
Yozgat Ülkü Ocakları İl Başkanı Duran Küçükduman beraberinde Ülkü Ocakları üyeleri ile birlikte İl Emniyet Müdürü Seçkin Çengeloğlu’nu makamında ziyaret ederek, ziyaret anısına Çengeloğlu’na Türk bayrağı hediye etti.
Ülkü Ocakları İl Başkanı Duran Küçükduman, ildeki bürokratları ziyaret ettiklerini belirterek, “Ülke olarak birlik ve beraberliğe en fazla ihtiyaç duyduğumuz bu günlerde bizde Ülkü Ocakları İl Başkanlığı olarak Yozgat’taki il yöneticilerimizi, daire müdürlerimizi makamlarında ziyaret ederek hem faaliyetlerimiz hakkında hem de kurumlarımızın çalışmaları hakkında sohbet ediyoruz. Yozgat Valimiz Kemal Yurtnaç’ın ardından Emniyet Müdürümüz Seçkin Çengeloğlu’nu makamında ziyaret ettik. Kendisi, İstanbul’da uzun yıllar görev yapmış mesleğinde oldukça tecrübeli deneyimli birisi.
Emniyet teşkilatı olarak şehrimizde huzur ve güvenin temininde kendilerine önemli görevler düşüyor. Bu bakımdan ilimiz en huzurlu illerin başında geliyor olması emniyet teşkilatımızın açısından önem arz ediyor. Müdürümüze ilgilerinden dolayı teşekkür ediyoruz.”dedi.
İl Emniyet Müdürü Seçkin Çengeloğlu’da ziyaretlerinden dolayı Ülkü Ocakları İl Başkanı Küçükduman ve üyelerine teşekkür etti. -

Öğretmenlere, medya semineri
Yozgat İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve Bozok Üniversitesi tarafından öğrencilerin medyaya olan bakış açılarını değiştirmek amacıyla, rehberlik ve psikolojik danışmanlık öğretmenlerine yönelik Medya Okur Yazarlığı semineri düzenledi.
Yozgat İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Salonunda düzenlenen seminere Yozgat İl Milli Eğitim Müdürlüğü Şube Müdürü Öner Tikilo, Rehberlik ve Araştırma Merkezi Müdürü Osman Gümüş ve rehberlik öğretmenleri katıldı.
İl Milli Eğitim Müdürlüğü Şube Müdürü Öner Tikilo, yaptığı konuşmada medyanın toplum üzerindeki etkisine değindi.
Gelişen teknoloji ile kitle iletişim araçlarının hayatımızın her alanında yer bulduğunu belirten Tikilo, “Gelişen teknoloji hayatımızı kolaylaştırıyor ancak bir tarafa da olumsuzluklara neden oluyor.
Bu olumsuzların bazılarını fark etmiyoruz. Bu anlamda medya okur yazarlığı semineri bizlere yol gösterecektir. Bu tür etkinliklerimizi arttırarak kentimize ve öğrencilerimize faydalı olmayı amaçlıyoruz” dedi.
Bozok Üniversitesi Sosyal Bilimler Meslek Yüksekokulu, Görsel İşitsel Teknikler ve Medya Yapımcılığı Bölüm Başkanı Öğretim Görevlisi Batuhan Kalaycı’da dijital çağ, medyanın toplumsal etkileri, çizgi filmlerde ve reklamlarda subliminal mesajlar üzerine bilgi verdi.
Kalaycı, “ amacımız öğretmenler üzerinden öğrencilerimize yani gelecek nesle medyanın olumsuz etkilerini öğretmek. Günümüzde gerek sosyal medya gerekse görsel-işitsel iletişim araçları aracılığıyla çok fazla subliminal mesaja maruz kalıyoruz. Bu açıdan değerlendirdiğimizde medya içeriklerini iyi okumak ve anlamak gerekiyor” diye konuştu.
Gerek gençlere gerekse yetişkinlere yönelik eğitimlerin devam edeceğini belirten Kalaycı, medya okuryazarlığı eğitiminin her yaştan bireye verilmesi gerektiğini ifade etti.
Kalaycı, “ülkemizde hatta dünyada yaşanan birçok sorunun kaynağı ne yazık ki televizyon içerikleridir.
Bu konu üzerinde gerekli çalışmalar yapılmalı, aksi takdirde dilimizi, kültürümüzü ve değerlerimizi kaybediyoruz” diye konuştu.
Rehberlik öğretmenleri ise yapılan etkinlikten memnun olduklarını belirterek, bu tip seminerlerin medyaya olan bakış açılarının değiştireceğini, seminerden edindikleri bilgiler dahilinde öğrencilerinin de bundan sonra medyaya olan bakış açılarının değişeceğini ifade ettiler. -

Hakan Bektaş, Konfederasyonun Disiplin Kurulu Üyeliğine seçildi
Türkiye Amatör Spor Kulüpleri Konfederasyonunun (TASKK) Ankara’da gerçekleştirilen 17. Olağan Genel Kurulunda 9 kişiden oluşan Disiplin Kurulu Üyeliğine Yozgat ASKF Başkanı M Hakan Bektaş seçildi.
Türkiye Amatör Spor Kulüpleri Konfederasyonunun (TASKK) 17. Olağan Genel Kurulu’na katılan Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, delegelere hitaben yaptığı konuşmada amatör sporun önemine değindi.
Kendisinin de amatör sporun içinden geldiğini belirten Bakan Bak, ” Mahallemizin, Kasımpaşa sokaklarının, amatör kulübümüz Erokspor’un ağabeyi. O zaman İETT’de oynuyordu. Onu izlemek için Vefa Stadı’na, Burhan Felek’e giderdik. Mahalledeki ağabeylerimiz toplar götürürdü. Mahalledeki ağabeyler, amatör spor kulüplerine gönül veren insanlardır. Bana göre amatör spor kulüplerinde başkanlık, yöneticilik yapan herkes gizli kahramandır.
Gençlerimizi, başta uyuşturucu olmak üzere kötü alışkanlıklardan uzak tutan birer kahramandır. Çocukları, sporcuları evlatları gibi seven, bazen ailelerini ihmal eden, onlar için çırpınan gerçek kahramanlardır. Türk sporunun gerçek kahramanları onlardır.”dedi.
Çocukları sokakların yerine spor sahaları ve salonlarda görmek istediklerini ifade eden Bakan Bak, “Çocuklarımızı sokaklardan, uyuşturucu batağından kurtarmamız lazım. Bunu yapmak için de sizlerle beraber olmamız lazım.
Türkiye’deki amatör spor kulüplerinin sayısı 13 bin civarında. Bizimle aynı nüfusa sahip Almanya’da bu sayı 100 binin üzerinde. Bunu mahalli idarelerle birlikte yapmamız lazım. Uyuşturucuyla mücadele ederken, amatör spor kulüplerine çok ihtiyacımız var. Mahallenin ağabeylerine ihtiyacımız var. Onlar, sokağa gelen uyuşturucu satıcılarına ‘Çocukları zehirleyemezsiniz.’ diyerek meydan okur. İşte bizim amatör kahramanlarımız bunlar. Amatör kulüplerin yöneticileri olarak bu görevi üstlenmemiz lazım.”diye konuştu.
SİZ ARAZİ BULUN, BİZ SAHA YAPALIM
Şehirlerde arazi bulunması haline sahayı kendilerinin yapacağını vurgulayan Bakan Bak, “Amatörleri Amatörleri ayağa kaldırdığımız zaman Türk sporu da ayağa kalkar. Onlara destek olduğumuz zaman Türk sporu da daha iyi noktaya gelir.
Siz illerinizde saha yapılacak yerleri bulun, biz destek vereceğiz. Arazi müsaitse yan yana 2-3 saha yapacağız. Bunları yapmak zorundayız. Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatı bu. İnşallah, çok daha büyük başarıları beraber gerçekleştireceğiz” dedi
TASKK’ın 17.Olağan Genel Kurulunda Yozgat’ı M.Hakan Bektaş,Mehmet Karakoç,Hakan Çeliksoy ve Lütvi Kara temsil etti. Genel Başkan Ali Düşmez ‘in tek liste girdiği genel kurulda Yozgat ASKF Başkanı M.Hakan Bektaş, 9 kişiden oluşan Disiplin Kurulu Üyeliğine seçildi. -

Bozkırın ortasında kablolu su kayağı keyfi
Yozgat Valiliği tarafından Spor Vadisi Kompleksi içerisinde bulunan gölette kurulumu tamamlanan kablolu su kayağı tesisi hizmete açıldı. Açılışta çeşitli illerden gelen su kayağı sporcuları birbirinden muhteşem gösterilere imza attı.
Şehir merkezinde Spor Vadisi içerisinde bulunan gölette kablolu su kayağı tesisinin tamamlanmasıyla birlikte yeni bir spor dalı Yozgat’a kazandırıldı. Tesiste eğitmenler eşliğinde su kayağı eğitimi uygulamalı olarak verilecek ve şampiyonalara katılmak üzere sporcu yetiştirilecek.
Gelecek yıl Çekerek Barajı üzerinde de kablolu su kayağı tesisi kuracaklarını söyleyen Yozgat Valisi Kemal Yurtnaç, “Burada bu sene içerisinde kablolu su kayağı tesisini yaptık. İnşallah önümüzdeki sene de Çekerek Barajı’nda da bunu yapacağız. Türkiye’nin 9. büyük barajı olan Çekerek Barajı’nı ben Yozgat’ın denizi olarak adlandırıyorum. Önümüzdeki sene Çekerek’te de bozkırın ortasında su sporları nasıl yapılıyormuş, çeşitli sosyal tesisler nasıl yapılıyormuş Yozgat’taki hayat kalitesini artırarak herkese göstereceğiz” dedi.Yozgat’ta insanların yaşam standartlarını yükseltecek çalışmaları artıracaklarını belirten Vali Yurtnaç, “Amacımız Yozgat’ı daha iyi yaşanılabilir kentler arasında üst sıralara taşımak. Bir taraftan termal, bir taraftan Spor Vadisi ve buradaki kablolu su kayağı ile Ankara’ya yakınlığı ve hızlı treniyle beraber Yozgat’ta insanların hayat kalitesini artırıcı çalışmaları bundan sonra daha da hızlandırarak yapacağız” şeklinde konuştu.
Vali Yurtnaç, Spor Vadisi’ne kurulan kablolu su kayağı tesisinin ilerleyen dönemlerde Türkiye ve Dünya Şampiyonalarına ev sahipliği yapabileceğini de söyledi. Türkiye’de son zamanlarda yaygınlaşmakta olan kablolu su kayağı sporunu Yozgat’a kazandırdıklarını ifade eden İl Özel İdaresi Spor Koordinatörü Birol Yılmaz ise “Tüm gençlerimizi tesisimize bekliyoruz, yüzmeyi bilen herkes bu tesisten faydalanabilir. Dünya ve Avrupa Şampiyonası gibi çeşitli faaliyetlere sporcu hazırlayacağız. Önümüzdeki yıllarda Yozgat’ta su sporlarını yapan gençler ve şampiyonlar çıkacak. Bozkırı tüm dünyaya tanıtacağız” ifadelerini kullandı.
İzmit’te 9 yıldır su kayağı sporu ile uğraştığını dile getiren Abdullah Doğuer isimli sporcu da, “Buraya gösteri için geldik. Yozgat’a çok güzel bir tesis yapmışlar. Uluslararası düzeyde şampiyonalar düzenlenebilecek bir tesis olmuş. Bu tesiste ilerleyen zamanlarda iyi sporcuların yetişeceğini düşünüyorum” dedi.