Kırsal tarımı desteklemek gelir düzeyinin artırılması için başlatılan “Genç Çiftçi Projesi” kapsamında Yozgat’ın Boğazlıyan İlçesine bağlı Poyrazlı Köyünde genç kadın, aldığı 30 Bin TL hibe desteği ile kendi kaz üretim tesisini kurdu.
Tarımda genç çiftçilerin desteklenmesi, gelir düzeyinin yükseltilmesi ve köylerde genç nüfusun istihdamına katkı sağlayacak tarımsal üretime yönelik projelerin desteklenmesi amacıyla uygulamaya konulan “Genç Çiftçi Projesi” kapsamında tamamlanan Kaz Yetiştiriciliği tesisi faaliyete geçti.
Yozgat Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Ziyaattin Özdemir ve Boğazlıyan Kaymakamı Davut Sinanoğlu’nun katılımıyla Poyrazlı Köyünde Kübra Aktaylı’ya ait kaz tesisinin açılışı yapıldı.
PROJE KAPSAMINDA 247 ÜRETİCİYE 7
MİLYON 410 BİN TL HİBE DESTEĞİ
VERİLDİ
Genç Çiftçi Projesi kapsamında il genelinde 247 üreticiye 7 Milyon 410 Bin TL hibe desteği verildiğini vurgulayan Özdemir, “Bakanlığımız, tarımda üretimin artırılması, kırsalda yaşayanların gelir düzeylerinin artırılmasına yönelik başlatılan proje ile genç çiftçilerimizin faydalanması sağlandı.
Bu yıl itibariyle Proje kapsamında 247 kişiye, her birine 30 Bin TL olmak üzere toplam 7 milyon 410 bin TL hibe desteği verildi. Projesi kapsamında yaptırılan kaz yetiştiriciliği gibi projelerle çiftlik faaliyetlerinin çeşitlendirilerek alternatif üretim modellerinin geliştirilmesini önemsiyoruz.
Bu vesile ile genç çiftçimiz Kübra Aktay’ı tebrik ediyor tesisin hayırlı uğurlu olmasını diliyoruz.”dedi.
Kaymakam Davut Sinanoğlu’da üretimin önemini vurgulayarak, bu tür küçük ölçekli yapılan işletmlerin zamanla kendini geliştirerek daha büyük işletmelerle faaliyetlerini sürdüreceğine inandığını söyledi. Kaymakam Sinanoğlu, kaz tesisinin örnek teşkil ettiğini belirterek, tesis sahibi Aktay’a hayırlı uğurlu olsun dileklerinde bulundu.
Kaymakam Sinanoğlu ve İl Müdürü Özdemir, daha sonra köy sakinleri ile bir araya gelerek sorun ve isteklerini dinledi.
Kategori: Gündem
-

Genç kadın, 30 Bin TL hibe desteği ile kaz tesisi kurdu
-

Gimat 11.nci şubesini açtı
Yozgat’ta alışveriş sektörünün köklü isimlerinden olan Gimat Mağazalar Zinciri, 11’inci şubesini Yeni Sanayi Girişinde hizmete sundu. Vatandaşların yoğun katılımı ile yapılan açılışta konuşan Gimat Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Zafer Özışık, Yozgat’ta kazandıklarını yine Yozgat’a yatırıma istihdama dönüştürdüklerini söyledi. Özışık, “Cenab-ı Allah’tan aldığımız güç ve Yozgat halkından aldığımız destekle 11’inci şubemizi hizmete sunduk. Bizim arkamızda Cenab-ı Allah ve sizlerin değerli hemşerilerimizin desteği olduğu sürece yolumuza devam edeceğiz” dedi.
Yozgat’ta ticaret hayatını ‘Kalbimiz, kazancımız, kabrimiz Yozgat’ta. Farkımız burada’ düsturu ile sürdüren İşadamı Zafer Özışık’ın yönetim kurulu başkanlığını yaptığı Gimat Mağazalar Zinciri, halkasına bir yenisi daha eklendi. Atatürk Yolu, Sanayi Kavşağı, 100. Yıl Sanayi Sitesi’nde hizmete giren 11”ci şubenin açılış kurdelesini Yozgat Belediye Başkanı Dr. Kazım Arslan, İşadamı Zafer Özışık ve Osman Aldemir birlikte kesti.
313 ÇALIŞANLI BİR İSTİHDAM KAPISI
“Biz akşam beşte parayı Yozgat dışına göndermiyoruz” diyen Özışık, 313 kişiye istihdam sağladıklarının da altını çizdi.
Özışık şunları söyledi: “Yozgat’ın derdiyle dertleniyoruz, Yozgat’ın sevinciyle sevinçleniyoruz. Yozgatlı’nın başına bir iş geldiğinde elimizden geldiğinde elimizden geldiğince yanında oluyor, olmaya gayret ediyoruz. Şuan itibari ile 313 çalışanımız var Allah’a şükürler olsun. İnşallah bu sayıyı 400-500’lere ulaştırırız. Ben katılımınız için teşekkür ediyorum.”
Gimat Mağazalar Zincirinin 11’inci Şubesinin açılışında da davetiye yerine halk önceden yapılan duyurularla davet edildi. Özışık, davetiye ile davet etmek yerine açılışı duyurarak, her zaman yanlarında hissettikleri halkın katılımı ile bir açılış yapmak istediklerini belirterek, bu özel günde kendilerini yalnız bırakmayanlara teşekkür etti.
ARSLAN: “HAYIRLI, BEREKETLİ OLSUN”
Yozgat Belediye Başkanı Kazım Arslan da konuşmasında, Gimat Mağazalar Zinciri 11’inci şubesinin hayırlı, bereketli olması temennisinde bulundu.
“İnşallah Yozgatlılara ve Yozgatlı hemşerilerimize hayırlı ve güzel hizmetler vermesini temenni ediyorum” diyen Arslan, Yozgat’ta ticaret hayatının gelişmesinden her zaman mutluluk duyacağını belirtti.
Yozgatlı’nın her zaman kendi işletmelerine sahip çıkacağına olan inancını dile getiren Başkan Arslan şöyle konuştu: “İlimizdeki ticaret ne kadar gelişirse, ilimizdeki ticari müesseseler ne kadar büyürse, ilimizdeki ticaret erbabı ne kadar zenginleşirse biz bundan mutluluk duyarız. Yozgat bundan büyük bir katkı sağlar, Yozgat insanı bununla sevinir. Bu duygular içerisinde bu müessesenin hayırlı olmasını diliyorum.”
Açılış programına Arzu Keseroğlu’nun organize ettiği Rüya Organizasyona ait halk oyunları ekibinin gösterisi renk kattı. -

Vali Yurtnaç: Jeotermal kaynakları en iyi şekilde değerlendireceğiz
Yozgat Valisi Kemal Yurtnaç, Yozgat’ın mineral değerleri oldukça yüksek jeotermal kaynak suya sahip olduğunu belirterek, bunların en iyi şekilde değerlendirilerek şehri kongre ve turizm kenti haline getirmeyi amaçladıklarını söyledi.
Jeotermal Kaynaklı Belediyeler Birliğinin Ekim ayı olağan meclis toplantısı, Sorgun’da yapıldı.
Toplantının açılış konuşmasını yapan Sorgun Belediye Başkanı Ahmet Şimşek, Jeotermal Kaynaklı Belediyeler Birliği olarak her yıl 4 meclis toplantısı yapıldığını ve 2017’nin 3’üncü toplantısının Sorgun’da yapılmasına karar verildiğini söyledi.
Birliğin 20. kuruluş yıl dönümü olmasının da toplantıya ayrı bir önem kattığını vurgulayan Şimşek, “Bugün ilçemizde birliğimize üye 113 belediye başkanını konuk ediyoruz. Bu yıl birliğimize yeni üye olacak Akdağmadeni Belediyesi ile Yerköy Belediyesinin de burada üyeliğe kabul işlemleri yapılacak” dedi.
Başkan Şimşek konuşmasında Sorgun’da bulunan jeotermal kaynak ve tesisler ile yer altı kaynakları hakkında katılımcılara bilgi verdi.
Yozgat belediye Başkanı Kazım Arslan ise, toplantının hayırlı olması temennisinde bulunarak, “Yozgat jeotermal kaynaklar itibari ile son derece verimli ve son derece zengin bir il ama maalesef bu zenginliğe paralel bir değerlendirme yapılanma yok. Bu konuda alacağımız bir mesafe var.
Hükümetimizin ve sayın valimizin konuyla ilgili güzel çalışmaları var. İnşallah bunun neticesini kısa zaman içerisinde alacağız. Hep birlikte mevcut olan bu potansiyeli daha iyi değerlendirmek için gayret göstereceğiz” dedi.
Jeotermal Kaynaklı Belediyeler Birliği Başkanı Ve Kırşehir Belediye Başkanı Yaşar Bahçeçi ise yaptığı konuşmada, birliğin faaliyetleri hakkında katılımcılara bilgi verdi.
Jeotermal Kaynaklı Belediyeler Birliği’nin 1997 yılında kurulduğunu hatırlatan Başkan Bahçeci, “Bu gün rakamlara baktığımızda şu anda belirlenmiş potansiyelini kullanma oranımız yüzde 18. Son derece düşük bir oran. 2015 yılında Avusturya’da yapılan dünya jeotermal kongresinde Türkiye jeotermal elektrik üretiminde dünyanın en hızlı büyüyen ülkesi seçildi.
Bu da gerçekten son derece önemli ve gurur verici bir tablo. İnşallah bizim arzumuz ve isteğimizle yerel yönetimler olarak şehirlerimizdeki istihdamı artırmak, temiz enerjiye ulaşabilmek ve yerli kaynağımızı ülke ekonomisine katkı sağlayabilmek açısından jeotermali daha da ileri taşımak en büyük arzumuz ve gayemizdir” diye konuştu.
YOZGAT’I KONGRE VE TURİZM ŞEHRİ HALİNE GETİRMEYİ İSTİYORUZ
Vali Kemal Yurtnaç da, Yozgat’ın tarım ve hayvancılığın ileride olduğu bir şehir olduğunu kaydederek, “Tarım ve hayvancılığı desteklememiz lazım. Bunun yanı sıra her sektöre ilave bir sektör de oluşması gerekiyor. Y
ozgat’a ilk geldiğimde baktım ki burada termal kaynaklar var ve bir hedef cümle koyduk. Termal kongre ve spor turizmi için yeni bir şehir oluşturalım dedik. Yozgat’ı bu konuda destekleyelim ve tecrübe paylaşımı konusunda da sizin bu yaptığınız toplantı bizim için çok değerli. Zira Yozgat’ta 7 tane termal kaynağımız var. Biz burada 7 kaynağı artırarak 5-6 tane otel yapıp burayı kongre turizmi şehri haline getirmek istiyoruz.
Hatta biraz mübalağa ediyoruz, Türkiye’nin Davos’u yapacağız burayı diyoruz. Termalimiz var, ormanımız var, oksijenimiz var. Biz bu fırsatları hem ilimizin hem de halkımızın yararına kullanmak istiyoruz.
Yozgat nüfus itibari ile Türkiye’de 46. büyük il, yüzölçümü itibari ile 14. büyük ili. Yani doğu, batı, kuzey, güney istikametlerinde 8 tane şehirle komşuyuz. Burayı hareketli bir hale getiriyor bu. En önemlisi de son yıllarda hükümetimizin verdiği desteklerle orta vadenin parlayan yıldızı bir şehir olacak Yozgat. Hızlı trenle 50 dakikaya Ankara’ya gideceğiz. Yozgat’ın fırsatlarını çevreye sunacağız ve Yozgat’ı daha hareketli bir hale getireceğiz. Diğer taraftan 475 yataklı şehir hastanesi ki bunu sağlık turizmine açacağız. Yurt dışında ki sağlık sigorta şirketleri ile irtibata geçip buranın yeni fırsatlara kapı araladığını hep birlikte göreceğiz. Termaldir, tarımdır derken Yozgat orta vadenin hareketli bir şehri haline gelecek.
Diğer taraftan yaptığımız üçüncü OSB, havalanı ve hızlı trenle Yozgat daha yaşanabilir bir şehir haline gelecek. Yozgat hem Türkiye hem de Avrupa pazarında ki yerini alacaktır. Ben bu kongre dolayısı ile sizlere teşekkür ediyorum. Yozgat’ı iki gün içerisinde daha güzel tanıtacağız. Bu tür toplantılar bir tanıtım vesilesidir. Bunu iyi kullanmak lazım. Biz bu ülkenin insanıyız.
Bulunduğumuz şehirlerin fırsatlarını anlatmak ve bulunduğumuz yere yeni gelir kapıları açmak bizim en büyük görevimiz” ifadelerini kullandı.
Jeotermal kaynakları daha verimli kullanmak için Avusturya da bir takım incelemelerde bulunduklarını kaydeden Vali Yurtnaç, “Geçtiğimiz aylarda bir ekiple birlikte yine jeotermal kaynaklarla yapılacak yatırımlar için incelemede bulunmak üzere Viyana’ya gittik.
Baktık ki yapılan oteller doğa ile iç içe. Yani betonun içerisinde değil. Tabiatı önünüze seriyor. Bu tür çalışmaları dünyada örneklerini görerek inceleyerek devam ettirmek lazım. Birde en önemlisi 2 bin metre yükseklikten sıcak su çıkartıyorlar. Allah’ın bize verdiği bu fırsatı iyi değerlendirmek lazım” şeklinde konuştu.
Başbakan Yardımcımız Bekir Bozdağ da, Jeotermal Kaynaklı Belediyeler Birliği’nin daha yolun başında olduğunu kaydederek, “Birlik kurulalı 20 yıl olmuş. 20 yıl bizim için belki uzun bir süre ama devlet hayatı için o kadarda uzun bir süre değil.
Belli mesafelere 20 yıl içinde kat ettik ama Türkiye’nin içinde bulunduğu şartlar bizim mesafeleri kısa sürede kat etmemize ya da kat etmememize yol açıyor.
Eğer ülkemiz her açıdan çok iyi olursa Ankara’da istikrar olursa ülkede huzur ve otorite olursa, güven ortamı olursa ekonomi iyi olursa ekonomik istikrar olursa işler tıkırında ilerlerse işte o zaman bundan herkes nasibini alır, herkes büyük bir kazancın sahibi olur.
Türkiye coğrafi olarak güzel bir noktada. Ben rabbime her zaman hamd ediyorum. Bizi Türkiye gibi bir topraklarda yaşatıp Türk gibi asıl bir milletin evladı olarak yaratmış. Böyle bir milletin şemsiyesi altındayız.
Ülkemizin imkanlarını, ülkemizin şartlarını, ülkemizin kaynaklarını biz daha iyi şekilde kullanamazsak o zaman bu imkanlar, bu kaynaklar bize bir kazanç olarak dönmez” ifadelerini kullandı. -

Yerel basın destek bekliyor
Türkiye Gazeteciler Konfederasyonun organizasyonuyla onbinlerce medya çalışanı adına Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a hitaben ortak mektup hazırlandı. Medya sektöründe çözüm bekleyen acil sorunlara yer verilen mektupta, “Bugün, Türkiye genelindeki binlerce yerel gazete, televizyon, radyo ve internet sitesi ortak bir mektupla size sesleniyor, desteğinizi bekliyor.” denildi.
Yerel basının yönetilenin sesi, yönetenin sağduyusu konumunda olduğuna dikkat çekilen mektupta, “Basınımız,resmi ilanlar başta olmak üzere üst üste yığılmış bir dizi sorunla boğuşuyor. Yerel basın kuruluşlarımız ve çalışanları ağır ekonomik sorunlarla karşı karşıya. Öncelikle merkezi hükümette, bürokrasinin merkez teşkilatlarında ve yaygın basında, yerel basına karşı olan çarpık bakış açısının değişmesine ve ekonomik sorunların çözülmesine ihtiyaç var” çağrısında bulunuldu.
BEKLENTİLER:
1- 2017 yılı için Bakanlar Kurulu resmi ilan fiyat tarifesini yayınlamamıştır. Ekim ayında tarifenin yayınlanması büyük önem taşımaktadır.
2- İnternet Yasası çıkarılmalı ve bu alandaki belirsiz yapı ortadan kaldırılmalıdır.
3- Hazine, KOSGEB, İŞKUR, Kalkınma Ajansları eli ile Anadolu’nun gazete, radyo ve televizyonları ile internet sitelerine destek paketi hazırlanmalıdır.
4- Gazete, radyo ve televizyonlar ile yasası çıkmış internet siteleri aynı mantık çerçevesinde düzenlenmeli, denetlenmeli ve mutlak surette desteklenmelidir.
5- Mesleki yapılanma yasayla düzenlenmeli, şantajcı habercilik önlenmeli, çalışma koşulları iyileştirilmelidir.YEREL BASININ
CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP
ERDOĞAN’A
MEKTUBU
Sayın Cumhurbaşkanımız;
Bizler Anadolu’nun rengini, kokusunu, tadını sayfalarımıza oradan da gönüllere aktaran yerel gazetelerin temsilcileri olarak zat-ı alinize seslenmek, dertlerimizi paylaşmak, çözüm talep etmek üzere yazıyoruz.
Hemen başta belirtmemiz gerekir ki; biz Milli Mücadele ruhunda birleşmiş, en zor şartlar altında dahi yılmamış, 15 Temmuz hain darbe girişiminde aziz milletimizle omuz omuza mücadele vermiş, kamu görevi yaptığının farkında olan bir topluluğuz.
Geçmişteki kadar görkemli bir geleceğin kuruluşunda kararlılıkla yer almanın haklı gurunu taşıyoruz. Biliyoruz ki bu hedef bugünkü sağlam duruş ve çalışmalarla gerçek olacaktır.
İnsanımızın farklılıklarını ayrılık değil zenginlik olarak algılayan, 80 milyonun tek hedef etrafında bütünleşebilmesi amacına harç taşıyan, iyiliklerin daima yanında olup kötülüklerin karşısında yer alan sevdalılarız.
Sayın Cumhurbaşkanımız;
Malum olduğu üzere, gazetecilik Anayasa’da teminat altına alınmış tıpkı, ulaştırma, haberleşme, eğitim, sağlık ve güvenlik gibi bir kamu görevidir. Haber verme temel işlevinin yanı sıra; bilgilendirme, eğitme, nesilden nesile kültür aktarımı, hoşça vakit geçirme, denetleme, karar verme süreçlerine katkı, fikir üretme, yol gösterme gibi son derece önemli görevleri yerine getirmektedir.
Yanı sıra; yerel demokrasinin hayata geçişi, yerel kahramanların üretilmesi, sivil toplumun işlerlik kazanması, üniversite ve bürokrasinin toplumla buluşması, yeni markalar üretilmesi, şehirlerin haklarının savunulması, genç kalemlerin yetişmesi, yetişmiş kalemlerin kendini ifade alanı bulması, halk edebiyatının gelişimi ve buna benzer vazgeçilmez değerdeki hizmetler de yerel basın tarafından yerine getirilmektedir.
Sayın Cumhurbaşkanımız;
Böylesi hayati görevleri üstlenmiş olan yerel basınımız maalesef son dönemde ağır ekonomik yükler altında ezilmektedir.
Haziran 2016- Haziran 2017 döneminde asgari ücretli bir fikir işçisinin işverene maliyeti yüzde 7, gazete baskı kalıbının maliyeti yüzde 23.07, gazete kâğıdının maliyeti yüzde 27,29, gazete baskı boyasının maliyeti yüzde 22, 72 artmıştır. 2017 Haziran’dan Ekime bu oranlar daha da yükselmiştir. Buna karşın gelir kalemlerinde kayda değer bir artış olmamıştır.
Özel ilan gelirlerinde yaşanan düşüşle birlikte her yıl Bakanlar Kurulu’nca ilan edilen Resmi İlan Fiyat Tarifesi’nde de şu ana kadar bir değişikliğe gidilmemiştir. Öte yandan bürokrasinin, resmi ilanları kamuya yük olarak algılaması, son dönemde “resmi ilandan kaçınma” eğilimini arttırmıştır. Tahtaya asma, İşleri birleştirerek tek ilan verme, İşleri parçalayarak ilandan kaçınma, doğrudan temin yöntemini seçme, acil alım yöntemine başvurma, kamu ihale mevzuatına aykırı olarak ilanları özet olarak yayınlama gibi yöntemlerle ilanlardan kaçınılmaktadır.
İcra ilanlarında ise çoğunlukla icralık kişilerin de aleyhine olmak üzere yerel gazeteler yerine yaygın gazetelerde yayın yolu seçilmekte veya hiç ilana çıkılmamaktadır.
195 Sayılı Basın İlan Kurumu Kanunu, Kamu İhale Kanunu ve İcra İflas Kanunu’na aykırı olmak üzere ilandan kaçınma, hem yasa hükümlerini yerine getirmemek bağlamında suç, hem serbest rekabeti sağlamada konusunda eksiklik, hem de yerel gazetelerin hayatiyetlerini tehdit eden bir sorun olarak dikkat çekmektedir.
Sayın Cumhurbaşkanımız;
Bir aşk mesleği olan gazeteciliği sürdürebilmemiz açısından zat-ı alinizin ilgi ve desteğinin vazgeçilmez önemine inanıyoruz. Zira Anadolu Ajansı abonelik ücretlerinin yarı yarıya, RTÜK Payı’nın radyo ve televizyonlar için yüzde 1,5’e indirilmesinde bizzat ilginizi memnuniyetle gördük.
Ne var ki Resmi İlan Fiyat Tarifesi artışında anlam vermediğimiz bir aksama yaşandı. Her yılın Ocak Ayı’nda yayımlanıp Şubat Ayı’nda yürürlüğe giren Resmi İlan Fiyat Tarifesi 2017 yılında yayınlanmamış ve imzaya açılan metin Bakanlar Kurulu’nun değişmesi ile kadük kalmıştır.
Basın İlan Kurumu Genel Kurulu’nda kabul edilen, Bakanlar Kurulu’nun onayına sunulması gereken yeni Resmi İlan Tarifesi’nin yayınlanması konusunda zat-ı alinizin ilgisini arz ediyoruz.
Sayın Cumhurbaşkanımız;
Halen yazılı basınımız; Basın İlan Kurumu mevzuatı ile Resmi İlan Fiyat tarifesinde gecikme ve resmi ilanlardan kaçınma gayretlerindeki gibi olumsuzluklara rağmen desteklenmektedir. Radyo ve televizyonlardan ise yüzde 1,5 RTÜK payı alınmaktadır. İnternet medyası ise deyim yerinde ise tam bir karmaşa alanı olarak karşımızda durmaktadır.
Kanaatimizce her üç alanı aynı mantık çerçevesinde ele alan bir destek paketi hazırlanmalı; Hazine, KOSGEB, İŞKUR ve Kalkınma Ajansları eliyle sektör desteklenmelidir.
Basın İlan Kurumuaracılığı ile gazeteler için kurulan düzenleme-destekleme-denetleme süreci, radyo ve televizyonlar için eksik olan destekleme unsuruyla tamamlanmalıdır.
Böylece ekonomik özgürlüğe, dolayısı ile basın özgürlüğünün daha da yaygınlaşmasına giden sağlıklı yol açılacaktır.
Diğer yandan,internet haberciliği alanına mutlaka el atılmalı, gerekli düzenlemeler ivedilikle yapılmalıdır.İnternet haberciliğini ve internet medyasını düzenleyen İnternet Yasası çıkartılmalı, dijital ortamda yaşanan kargaşaya son verilmelidir.
Son olarak; Basın sektörü, avukatlık, doktorluk, mühendislik veya mali müşavirlik gibi mesleki standartlara sahip değildir.
Eğitimine, birikimine bakılmaksızın herkes gazeteci olabilmektedir. Mesleki yapılanma yasayla düzenlenmeli, şantajcı habercilik önlenmeli, çalışma koşulları iyileştirilmelidir.Sayın Cumhurbaşkanımız;
Türkiye’nin bugün ve yarınlarında milletimizin birliği, vatanımızın bütünlüğü esasında, mesleğimizin onurunu koruyarak, azim ve kararlılıkla yürüyüşümüze devam edeceğimizi beyan ediyor, bu vesile Türkiye genelinde destek bekleyen binlerce yerel gazete, radyo, televizyon ve internet haber sitesi ile bu kurumlarda çalışan onbinlerce meslektaşımız adına selam ve saygılarımızı sunuyoruz. -

POMEM coşturdu
Yozgat Polis Meslek Eğitim Merkezi (POMEM) öğrencileri geleneksel hale gelen konserlerin ikincisini Polis Okulu’nda gerçekleştirdi. POMEM öğrencilerinin seslendirdiği parçalarla öğrenciler gönüllerince eğlendi.
Konsere Vali Kemal Yurtnaç, Cumhuriyet Başsavcısı Ahmet Ataman, Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Turgay Çorak, İdare Mahkemesi Başkanı Ahmet Yanık, Vali Yardımcısı Salih Altun, Alay Komutanı Albay Bilgihan Yeşilyurt, Emniyet Müdürü Seçkin Çengeloğlu, POMEM Müdürü Şaban Kütükoğlu, Belediye Başkan Yardımcısı Ahmet Akgün ve çok sayıda kurum müdürü katıldı.
Konser öncesi konuşma yapan Yozgat POMEM Müdürü Şaban Kütükoğlu, “Yozgat POMEM yetenekli öğrencileri ile çalışmalarına devam ediyor. Düzenlenen spor faaliyetleri, resim çalışmaları, müzik çalışmaları ve halk oyunları çalışmaları öğrencilerimiz için oldukça verimli geçiyor. Bir yandan okulumuzda zorunlu eğitimlerini alan öğrencilerimiz, diğer yandan çeşitli sosyal faaliyetler yaparak motivasyonlarını arttırıyorlar ve stres atıyorlar.
Polislik zor bir meslektir. Değerli öğrenciler bu zor mesleğe hazırlanırken her türlü zorluklarla mücadele ediyorsunuz. Bu zorluklarla kolay bir şekilde baş edin diye çeşitli etkinlikler düzenlemeye geçmiş yıllarda olduğu gibi yine özen gösteriyoruz. Sizler de bunun karşılığında birbirinden güzel işlere imza atıyorsunuz. Bu akşam eşsiz bir müzik şöleni gerçekleşiyor. Gayretli çalışmalarınızdan dolayı teşekkür ediyorum. Başarılarınızın devamını diliyorum” dedi.
Vali Kemal Yurtnaç, ise yaptığı konuşmada, “Ben kamu görevlilerimizin hem sosyal faaliyetlerde hem de yükümlülüklerini yerine getirirken bir disiplin içerisinde olmalarını önemsiyorum. Polislerimizin de hizmetlerini böyle çeşitli etkinliklerle renklendirmeleri bizim için ideal bir durum. Polislik mesleği halkımızın can ve malını emanet ettiğimiz kutsal bir meslek. Biliyorsunuz 15 Temmuz’da bir ihanet yaşadık. Ama görüyorum ki artık emin ellerdeyiz. Bir büyüğünüz olarak sizlere bir söz mirası bırakmak istiyorum. Bayrağınızı ve kıblenizi kimseyle paylaşmayın. 15 Temmuz’da bayrağını ve kıblesini yabancı işbirlikçilerle paylaşanların sonunu gördük. Biz artık böyle vatan hainlerini devlet kademelerinde göremeyeceğiz” diye konuştu.
Vali Yurtnaç konuşmasını şu şekilde sürdürdü: “Artık bulunduğunuz konumlar devletin ve milletin size emanetidir. Kimsenin toprağında gözümüz yok ama gönlümüz var. Gönlümüzün olmasının sebebi de geçmişte atalarımızın atlarının at izleri oralarda duruyor. Vatandaşlarımızı seveceğiz. İnsanlarımızı seveceğiz. Görevimizi yaparken, vatandaşları kendi anne ve babamızın yerine koyacağız. Unutmayın suçlularında bir hakkı vardır. Ama devletin gücünü mahkemeler gösterecek. Mazluma karşı merhametli, suçluya karşı azametli olacaksınız.
Sizlerin emniyet teşkilatımıza kalite katacağına eminim. Görüyorum ki güzel sanatlara olan ilginiz sizleri nitelikli yapacaktır. Sizler kolluk gücü olarak yaptığınız toplum içinde ki hareketlerle dikkat edeceksiniz.
Sizleri gördükçe ülkemizin daha da iyiye gideceğine inancım artıyor. Hepinizi tebrik ediyorum”
Konuşmaların ardından POMEM halk oyunu ekibi ve oluşturulan koro katılımcılara halk oyunları ve söyledikleri şarkılarla unutulmaz anlar yaşattı. Programın sonunda konserde yer alan öğrencilere başarı belgesi verildi. -

İŞSİZLİK ERİTİYOR
Devlet baba bunun farkında…
Böyle olmasa sık sık vurgu yapılmaz, plan, proje üzerinde durulmaz…
Farkında değiliz ama geriye dönüp baktığımızda Yozgat’ta son zamanlarda yapılan hemen her toplantının baş konusu “İşsizlik” ve “İstihdam” meselesi üzerinde durulmuş!* * * *
En son kaleme aldığım yazıda da aynı konu üzerinde durduğumu hatırlatmak isterim… AK Partinin İl Başkanı Celal Köse kardeşim görevde bulunduğu 2 aylık süreyi değerlendiren bir toplantı yaptı. Bu toplantıda da Yozgat’ın en önemli sorunu olan “İşsizlik” ve “İstihdam” meselesi üzerinde durulmuş!* * * *
Hâlbuki Yozgat bir zamanlar ürettiği kaliteli ürünlerle adından çokça söz ettiren İl’lerin başında gelirdi…
Mesela en kaliteli etin merkezi olan Yozgat, tahıl ürünlerinde de söz sahibi bir İl’di. 14 bin kilometre coğrafik yapısıyla Tarım alanları adeta tahıl ambarı durumundaydı…Coğrafi konum itibariyle hayvancılıkta söz sahibi bir İl olmanın gereği olarak Türkiye’nin et ihtiyacının önemli kısmı Yozgat’ta yapılan hayvancılıktan karşılanırdı.
Ankara ve İstanbul gibi önemli şehirlerde yaşayan vatandaş Yozgat’tan karşılardı et ihtiyacını. Deyim yerindeyse Yozgat son yıllarda çok kan kaybetti…* * * *
Köy Hizmetleri Müdürlüğünde çalışan bin’e yakın işçinin dağıtılması…
Ardından Tekel İşletmelerinin özelleşmesi…
Orman İşletme Müdürlüğünün küçültülmesi ve çalışanlarının başka yerlere gönderilmesi…
Mesela Tekel Bira Fabrikasının kapatılması, yüzlerce işçinin işine son verilmesi…
Yani Devlet politikası olarak hayatımıza giren “Özelleştirmeler” birçok İl’e zarar vermiş olabilir ama bu politika “Yozgat’ı tüketti.” Yozgat Cumhuriyet tarihi boyunca darbe üstüne darbe almış İl’lerin başında geldiğini söylersek yanlış bir tespitte bulunmuş olmayız.* * * *
Bu saydıklarım Yozgat’ın ve bölgenin en önemli geçim ve istihdam kapılarıydı. Geriye dönüp baktığımızda bugün hayatımızda hangisi kaldı?
İnkârda ısrarcı olmaya gerek yok bugün birçoklarının isimlerini ve hangi yıllarda kapatıldığını dahi unuttuk.
Yozgat’ta bugün üretim adına bir şey var mı? ben bilmiyorum hodri meydan buyurun bu sorunun cevabını siz verin, ben de öğrenmiş olayım.* * * *
Yozgat’ın bu sorunların üstesinden gelmesi için daha öncede ifade ettiğim gibi yapılacak iş belli… Birincisi Özel bir teşvik yasası çıkartılmalıdır. İkincisi ise Sanayiye dayalı tarım ve hayvancılığın ısrarla üzerinde durulmalıdır.
* * * *
Bir hususun altını çizip konuyu noktalayacağım bilindiği üzere devlet yatırımı olarak bir süreden beri yapılan bazı çalışmalara bağlı olarak Fiziksel anlamda kentin görünümündeki değişiklikler göz ardı edilemez. Gelecekte özellikle kentsel dönüşüm çerçevesinde devam eden çalışmaların üzerinde durmakta yarar görüyorum. -

Türk Ocağı Akademik öğrencileri tanışma toplantısında buluştu
Türk Ocağı Yozgat Şubesi Gençlik Kurulu Başkanlığı tarafından düzenlenen tanışma toplantısında Türk Ocağı Akademik öğrenciler bir araya geldi.
Toplantıya Türk Ocağı Yozgat Şube Başkanı Nefise Yüksel, Türk Ocağı Gençlik Kurulu Başkanı Serkan İmrek ve öğrenciler katıldı.
Gençlik Kurulu Başkanı Serkan İmrek, yaptığı konuşmada katılımcılara teşekkür ederek, “Bugün Türk Ocakları Yozgat Şubesi Gençlik Kurulu olarak gerçekleştirdiğimiz tanışma toplantısında sizleri ağırlamaktan büyük memnuniyet duyuyoruz. Genel merkezimizin başlatmış olduğu Milli Mefkûre Mektebi derlerine alanında uzman hocalarımızla başlamış bulunmaktayız.”dedi. “Milli Mefküre ülkü ve ideal demektir”diyen İmrek, “Ülküsü ve ideali olmayan bir millet yok olmaya mahkumdur. Türk Ocakları Milli Mefküre Mektebinin amacı Türkiye Cumhuriyeti devletinin emeği geçmiş Türk büyüklerinin tarihe mal olmuş Türk devlet adamlarının, tarihçilerini, ilim adamlarını, sanat eğitmenleri, milli hassasiyetlerimizi tanıtmak, tartışmak ve fikrini özgürce ifade edebilen gençler yetiştirmektir. Buna istinaden Milli Mefküre mektebimizde ilk dersimizi “Kur’an-ı Kerim’e göre insan” konulu konferansıyla Yüksek İslam Enstitüsü Mezunu Faruk Coşkun hocamız tarafından verilmiştir.
Bizi her konuda destekleyen Türk gençliğinin geleceğe umutla bakması için emeğini esirgemeyen Türk Ocakları Yozgat Şubesi Başkanı Nefise Yüksel Hanımefendiye teşekkür ediyoruz.”diye konuştu. -

Bozdağ: Nikah kıyma yetkisi tapu müdürüne verilse CHP itiraz etmezdi
Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bekir Bozdağ, “Nikah kıyma yetkesi tapu müdürüne verilmiş olsa CHP’nin bunlara hiçbir itirazı olmazdı. Çok net söylüyorum itiraz müftülerin nikah kıymasınadır” dedi.
Yozgat’ın Sorgun ilçesinde düzenlenen Jeotermal Kaynaklı Belediyeler Birliğinin toplantısına katılan Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, meclisten geçen müftülerin nikah kıyma yetkisine ilişkin açıklamalarda bulundu. Cumhuriyet Halk Partisi’nin eleştirilerine yanıt veren Bozdağ, müftülerin nikah kıymasının laikliğe aykırı olmadığını söyleyerek, “Halkımızı yeni düzenlemenin aleyhine kışkırtmak ve toplumda yeni kamplaşmalar oluşturmak için CHP ve bazı dernekler tarafından uydurulan yalanlar ve manipüle edilen hususlar olarak ortada duruyor” diye konuştu.
“Bu nikah sözlü değil yazılı bir nikah olacaktır”
CHP’nin Anayasa Mahkemesinin değişmez, daimi, değiştirilmesi teklif edilemez bir abonesi olduğunu söyleyen Bozdağ, “Ortaya çıkan fotoğraf bildik CHP’nin kendisini bir kez daha tekrarlanmasından ibarettir. Nüfus kanununda yapılan değişiklikle nikah yetkisi ve görevi verilen kişiler arasında il ve ilçe müftülükleri de konuldu. Burada yapılan düzenleme ile verilen yetki resmi nikah kıyma yetkisidir. Yoksa dini nikahın resmi nikah yerine ikame edilmesi değildir. İlçe müftüleri veya il müftüleri nikah kıyarken belediye başkanı, belediye başkanlarının yetkilendirdiği memur veya muhtar veya konsolos, nüfus müdürü veya hangi usule göre nikah kıyıyorsa aynı usule göre nikah kıyacaklardır. Hangi şartlara göre nikah kıyıyorlar aynı şartlara göre nikah kıyacaklardır. Ayrı bir nikah usulü, ayrı bir nikah şartı getirilmemektedir. Bu da son derece önemli. Bu nikah sözlü bir nikah olmayacaktır. Yazılı bir nikah olacaktır. Kıyılan nikah daha sonra nüfus kütüklerine kayıt ve tescil edilecek. Böylelikle resmi nikahın hukuki sonuçları kadın ve erkek lehine doğrulması sağlanacaktır. Bu da son derece önemli” şeklinde konuştu.
“Kayıt dışı evliliğin önüne geçecek”
Müftülük nikahının kayıt dışı evliliklerin önüne geçeceğini de ifade eden Bozdağ, “Kadınların aleyhine resmi nikahsız birlikteliğin oluşmasını önleyecek. Ve kadının hukukunu mağduriyetini önleyecek son derece önemli ve yerinde bir değişikliktir. Tabi burada çocuk yaştaki evliliklerin önün açılacak falan şeklinde, çok evliliklerin önü açılacak şeklinde Cumhuriyet Halk Partisi milletvekillerinin söyledikleri yalanlar var. Bazı kadın dernekleri de bu konuda yalan söylüyorlar. Çünkü kamuoyunu yönlendirmeye çalışıyorlar. Bir defa çocuk yaştaki evliliklerin önünü açılması söz konusu değil. Çünkü evlenme yaşı medeni kanunda neyse, odur. Burada bir değişiklik yok. Evlenme yasaklarında bir değişiklik yok. Evlenme engellerinde ve şartlarında bir değişiklik yok. Dünkü hukuk neyse, bugünkü hukukta, yarınki hukukta aynı hukuktur. Bu nedenle çocuk yaşta evlenmelerin önünün açılması diye bir şey yoktur. Kıyılacak nikah resmi nikah olduğu için birden çok evliliğin de olması değildir. Çünkü bizim medeni yasamıza göre bir kişi sadece bir kişi ile evli olabilir. Resmi nikahta sadece bir kişiye kıyılabilir. Resmi nikah verilen bir yerde birden çok evliliğe nikah verilecektir demek büyük bir yalan söylemek anlamına geliyor. Bunu çok yaptılar. Bu, yasayı kirletmek. Halkı bu yasaya karşı kışkırtmak için çok kullandılar. Ama gerçek yalanla örtülemiyor. Ya da başka bir hale getirilemiyor. Burada laiklikle ilgili eleştiriler yapıldı. Bu düzenleme laiklik ilkesine aykırıdır denildi. Bu da bir çarpıtmadır. Çünkü düzenleme laiklik ilkesine aykırı değildir. Bildiğiniz gibi laiklik herkesin inancına veya inanmamasına karşı bir sigortadır. Laiklik her inancın ya da inançsızlığın teminatıdır” ifadelerini kullandı.
“Zorlama söz konusu değildir”
CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun ve CHP’lilerin hür iradesini kullanarak istediğine nikah kıydırabileceğini hatırlatan Bozdağ, “Kişi özgür bir şekilde neye inanıyorsa onu yapacaktır. İnanmıyorsa onun gereğini yapacaktır. Laik devletler bunun koruyucusu ve teminatını olacaktır. Müftülüklerin kıyacakları nikahlar bu anlamda laikliğe bir aykırılık oluşturmaz. Çünkü kimseyi müftülüklere nikah kıymayı zorlayan bir yasa yok. İsteyen müftüye gider nikahını kıydırır isteyen köyde muhtara gider nikahını kıydırır. İsteyen belediye başkanına, nüfus müdürüne ya da belediye başkanının yetki verdiği memura giderek nikah kıydırabilir. İsteyen de gidip müftüye nikah kıydırabilir. Sayın Kılıçdaroğlu veya CHP’liler veya başka vatandaşlarımız müftüye nikah kıydırmak istemeyebilir. Başka birisine gidip nikah kıydırabilir veya hiçbir ayrım yapmadan o gün kim müsaitse ona gidip nikah kıydırabilir. Burada tamamen vatandaşlarımızın tam hürriyeti vardır. Hür iradesiyle tercihlerine saygı vardır. Vatandaşın önüne mevcut seçeneklerin yanına yeni bir seçenek ortaya koymuştur. Zorlama söz konusu değildir. Batı ülkeleri laik ülkeler ama orada din adamları ne yapıyorlar. Resmi nikah kıyabiliyorlar. Orada laikliğe aykırı olmuyor. O zaman Almanya’da laikliğe aykırı olmayan bir nikah Türkiye’de din adamı olan müftüler nikah kıydığı zaman nasıl laikliğe aykırı olur? Laiklik tanımı özü değişebilir mi? Değişmiyor. Dolayısıyla bunların nikah kıyması da böyle bir aykırılık oluşturmaz. Bunlar tamamen halkımızı yeni düzenlemenin aleyhine kışkırtmak ve toplumda yeni kamplaşmalar oluşturmak için CHP ve bazı dernekler tarafından uydurulan yalanlar ve manipüle edilen hususlar olarak ortada duruyor” dedi.
Bozdağ, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü:
“CHP eğer bu resmi nikah kıyma yetkisi ilçe tarım müdürüne diyelim ki tapu müdürüne verilmiş olsa bunlara hiçbir itirazı olmazdı. Çok net itiraz müftülerin nikah kıymasınadır. Müftüler kamu görevlisi bugün Türkiye’de görev yapan müftülerin tamamı 4 yıllık yüksek öğrenim mezunu. Bunların bir kısmı doktora yapmış insanlar ve iyi eğitim almış kamuda görev yapan insanlar. Peki neye karşı çok net söylüyorum dini çağrıştırdığı için din görevlisi olduğu için dini konuları halka anlatmak ve dini konularda halkı aydınlatmakla görevli birisi nikah kıydığı için CHP bundan rahatsızlık duyuyor. Din adamının nikah kıymasından rahatsızlık duyuyor. Yoksa başka bir şeyden bir rahatsızlığı yok. Tapu müdürü kıysa rahatsızlık duymazdı. Biz CHP’nin bu rahatsızlığını biliyoruz ne kadar başka gerekçeler söyleseler de bu yanlışını biliyoruz. Bu da bildik CHP’nin kendini tekrarından başka bir şey değil. Çünkü dini konular ve ya din adamları dinle ilgili ne olursa olsun CHP hemen işin başında onun karşısında duran bir pozisyon alıyor. Bu parti değişmedi ama inşallah değişmeyeni halk değiştirecektir diye düşünüyorum. Bu yeni düzenlemenin hayırlı olmasını diliyorum. Meclisimizden geçti vatandaşlarımız şimdi yeni bir imkana kavuşmuş oldu.” -

Milletvekili Soysal: Gazetecilik, demokrasinin vazgeçilmez unsurlarındandır
AK Parti Yozgat Milletvekili Ertuğrul Soysal, gazetecilerin toplumun bir nevi gözü kulağı niteliğinde olduğunu belirterek, gazeteciliğin demokrasinin vazgeçilmez unsuru olduğunu söyledi.
Milletvekili Ertuğrul Soysal, 21 Ekim Dünya Gazeteciler Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada şunları kaydetti: “Gazetecilik; gerçekleri araştırma ve doğru haberlerle kamuoyunu aydınlatma mesleğidir. Kamuoyunu bilgilendirmek adına, hızlı ve tarafsız, ilkeli ve doğru yayıncılık anlayışıyla ülke ve dünyada neler olup bittiğini halka aktararak insanların bilgilendirmesini sağlayan gazetecilerin bir nevi toplumun gözü kulağı niteliğinde olduğunu, demokrasinin vazgeçilmez bir ilkesi olan basının, vatanın bekası, milletin menfaatleri doğrultusunda gerçekleştirdiği fedakar çalışmaları takdire şayandır.Bu vesile her şartta görevleri peşinde koşan, gazetecilik mesleğinin zor şartlarına rağmen mesai kavramı gözetmeksizin hizmet eden Siz değerli basın mensuplarının 21 Ekim Dünya Gazeteciler Günü’nü en içten dileklerimle kutlar, sağlık, mutluluk ve esenlikler dilerim.”
-

Sedef’ten Gazeteciler Günü’ne kutlama
MHP Yozgat İl Başkanı Ethem Sedef, 21 Ekim Dünya Gazeteciler Günü’nü kutladı.
Başkan Ethem Sedef, “21 Ekim Dünya Gazeteciler Günü” dolayısıyla yayımladığı mesajda, bağımsız, özgür basının demokratik hukuk devletinin en önemli unsurlarından biri olduğuna dikkat çekti. Basın mensuplarının toplumsal bilinci ve kamu yararını gözettiğini belirten Sedef, mesajında, “21 Ekim 1860 tarihinde Tercüman-ı Ahval gazetesi çıkmaya başladı. Sahibi Yozgatlı Çapanoğlu Agah efendiydi. Aynı zamanda 21 Ekim Gazeteciler Basın Bayramı olarak kutlanıyor. Kamuoyunu bilgilendirmek adına, hızlı ve tarafsız, ilkeli ve doğru yayıncılık anlayışıyla ülke ve dünyada neler olup bittiğini milletimize aktararak insanların bilgilendirmesini sağlayan gazeteciler, toplumun gözü kulağı niteliğindedir. 15 Temmuz gecesi tavrını milli irade ve demokrasiden yana kullanarak hainlerin püskürtülmesinde önemli bir rol oynayan basınımıza milli duruşundan dolayı bir kez daha teşekkür ediyorum. Gece gündüz çalışan, demokrasinin yanında saf tutan, millet için yazan, çalışan, emek veren tüm basın mensuplarını tebrik ederek, 21 Ekim Dünya Gazeteciler Günü’nü kutlarım” ifadelerini kullandı -

Her zaman seçime hazırız
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Yozgat İl Başkanı Abdullah Yaşar, her zaman seçime hazır olduklarını açıkladı.
Yaşar, “Genel Merkezimizle birlikte süreci takip ediyoruz. Biz hazırız. Burası Türkiye. Ne zaman seçim olursa biz o seçime hazırız” şeklinde konuştu.
Yozgat’ın sorunlarının Türkiye Büyük Millet Meclisinde dile getirileceğini vurgulayan İl Başkanı Abdullah Yaşar,Yozgat’ın sorunlarının meclise taşınacağını aktardı.
Yaşar, Parti tarafından soruşturma önergesi hazırlandığını kaydetti.
Yozgat’ın hiç bir sorununu unutmuş, es geçmiş değiliz. Partimizin, Yozgat’a bakış açışı çok olumlu. Her geçen gün Yozgat’a biraz daha olumlu bakıyorlar. Bu konuda en ufak bir gevşeme yok. Bunu önümüzdeki süreç içerisinde sizlerle paylaşacağız” diye konuştu.
CHP İl Başkanı Abdullah Yaşar, önümüzdeki hafta içerisinde bakliyat çalıştayının sonuçlarının açıklanacağını söyledi.
Yaşar, “Bakliyat çalıştayının sonuçları kitaplaştırılacak. Kitap önümüzdeki hafta basılacak. Daha Genel Başkan Yardımcılarımız ve Milletvekillerimiz önümüzdeki hafta Yozgat’a gelerek, çalıştay sonuçlarını kamu oyuyla paylaşacağız” dedi.
Kongre sürecinin sürdüğünü dile getiren Abdullah Yaşar, iki yılı doldurmadan kongrelerin yapılamadığını hatırlattı.
Yaşar, Aralık ayında İlçe teşkilatlarının kongre sürecinin tamamlanacağını vurguladı.
İl Kongresinin yeni yılda yapılacağını kaydeden Abdullah Yaşar, “Tam olarak gün vermiyorum. Ama 17 Aralık tarihine kadar İlçe kongreleri bitecek” dedi. -

Vali Yurtnaç: Hizmette kaliteyi artırmayı hedefledik
Yozgat Valisi Kemal Yurtnaç, Yozgat’ta sıcak asfaltlama çalışmalarına başladıklarını belirterek, hizmette kaliteyi artırmayı hedeflediklerini söyledi.
2017 yılı itibariyle hükümetimizin KÖYDES projesi kapsamında köy yollarının BSK (sıcak asfalt) ile yapılması talimatının tüm illerimize vermesi ile birlikte Yozgat’ta asfalt çalışmaları başladı.
Yozgat’ta Doğankent-Karayakup arasında Kayseri bağlantı yolu olarak bilinen 16 kilometrelik yol 4.6 milyon lira harcanarak sıcak asfaltla kaplandı.
Çalışma ekibi ile birlikte Yozgat İl Özel İdaresi tarafından yapılan asfalt çalışmalarını yerinde inceleyen Vali Yurtnaç, Yozgat’ta kamu hizmetinin standardını artıracaklarını belirterek, “Hem insana davranışta hem de hizmetlerimizde kaliteyi artırmayı hedefledik. Bu maksatla İl Özel İdaresi bünyesinde bulunan asfalt plentinin kapasitesini yükselttik. Daha önce saatte 80 ton sıcak asfalt üreten tesisimize ek olarak saatte 240 ton üretim yapabilen yeni bir tesis kurduk” dedi.
YOZGAT’TA BİR İLK
Yozgat’ta ilk defa köy yolunda sıcak asfalt atıldığını ifade eden Vali Yurtnaç, “Şu anda biz Yozgat’ta bir ilki gerçekleştiriyoruz. Bugün burada bölge için önemli bir geçiş güzergahı olan Doğankent – Karayakup arası 16 kilometrelik yolumuzu genişleterek BSK sıcak asfaltla kapladık. Burası ayrıca Kayseri’ye bağlanan yerel bir yol olarak kullanılıyor. Karayolları standardında bir yol yaptık. Yaptığımız yolda tam 50 santimetre kalınlığında alt yapı malzemesi serilerek sıkıştırıldı ve üzerine 10 santimetre kalınlığında sıcak asfalt serilerek ömürlük bir yol haline geldi. Aslında pahalı gibi görünen ancak ucuz ve ekonomik bir yol oldu. Önümüzdeki dönemden itibaren İl Özel İdaresi nüfusun yoğun olarak yaşadığı köylerden başlayarak yolları sıcak asfaltla buluşturmaya devam edecek” diye konuştu.
VATANDAŞLARIMIZA HAYIRLI UĞURLU OLSUN
Yolun medeniyet olduğunu kaydeden Vali Yurtnaç, bölgenin kalkınmasında, bölge halkının hayat standardının yükselmesinde yolun önemli bir yerinin olduğunu belirterek, çalışmada emeği geçen başta Başbakan Yardımcımız Bekir Bozdağ, Yozgat Milletvekilleri Yusuf Başer, Ertuğrul Soysal ve Abdulkadir Akgül, İl Özel İdaresi Yetkilileri ve İl Genel Meclis Üyelerine teşekkür ederek yolu kullanacak olan vatandaşlara kazasız bir şekilde yolculuk yapmaları temennisinde bulundu.
-

Muhtarlardan Vali Yurtnaç’a ziyaret
19 Ekim Muhtarlar Günü dolayısı ile mahalle ve köy muhtarları Vali Kemal Yurtnaç’ı makamında ziyaret etti.
2015 yılından bu yana 19 Ekim’in muhtarlar günü olarak kutlandığını hatırlatan Vali Yurtnaç, görevini layıkıyla yürüten muhtarların gününü kutladı.
Muhtarların demokrasinin en alt kademesinde seçilen önemli bir görevi olduğunu belirten Vali Yurtnaç, “Köyde muhtarlar köyün idari amiridir. İlde valinin görevi neyse köyde de multarın görevi odur. Devletin ve halkın temsilcisidir.
Halkın ihtiyaçlarının karşılanmasında gerekli çalışmaları yapar. İnşallah önümüzdeki seneden itibaren muhtarlar günü ile ilgili bir ay öncesinden hazırlık yaparak halka mal edilecek bir şekilde kutlamalarını yapacağız.
Bunlar sizin kurumsal bir kimlik kazanmanız için çok önemli. Muhtarlık yaklaşık bin yıllık süregelen bir yapılanma. Bu yapıyı halk kabul etmiş ve halkın kabul ettiği bu yapının yaptığı çalışmaları devam ettirmek bizim için önemli bir aşama” dedi.
Konuşmanın ardından 27 yıldır Erdoğan Akdağ Mahalle Muhtarlığı yapan Mustafa Gümüş ve 24 yıldır Derekışla Köy Muhtarlığı yapan Hasan Eraslan’a Vali Kemal Yurtnaç tarafından Onur Belgesi verildi. -

Okul yönetimi, 17 öğrencinin zehirlenmesiyle ilgilenmeli haber olmasıyla değil
Yozgat’ta geçtiğimiz günlerde Zübeyde Hanım Kız Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde eğitim gören17 öğrenci iddiaya göre öğleyin yedikleri yemekten dolayı zehirlenmişti. Ambulanslarla Yozgat Şehir Hastanesine götürülen öğrenciler burada serum takılarak tedavi altına alındı. Okul yönetiminin zehirlenmenin sebebini araştırmak yerine 17 öğrencinin zehirlenme olayının haber yapılmasına tepki göstermesi altında başka şeyler araması yadırganacak bir durum oluşturuyor.
Zehirlenme vakasının yaşandığı gün gazetemize; Zübeyde Hanım Kız Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde okuyan 17 öğrencinin öğleyin yediği yemekten dolayı gıda zehirlenmesi şüphesiyle hastaneye kaldırıldığı bilgisi geldi. Gazetemiz muhabirleri hastaneye giderek konu hakkında hastaneden aldıkları bilgiler doğrultusunda 17 öğrencinin gıda zehirlenmesinden dolayı hastaneye kaldırıldığını ifade ettiler. Bu olay gazete ve gazeteci için bir haberdir. Biz de bu olayı çarpıtmadık ve yalan haber yapmadık. Hastane yönetiminden alınan bilgiye dayanarak 17 öğrencinin zehirlenmesini haber yaptık. 8 öğrenci zehirlendi de biz haberi 20 öğrenci mi yazdık? Böyle bir olay sadece Yozgat’ta değil Türkiye’de ve dünyanın hangi ülkesinde yaşanırsa yaşansın haberdir. Bu haberin neden yapıldığı konusu yerine bundan sonra öğrencilerin böyle olaylarla karşılaşmaması için tedbirler almaları gerekir. -

FETÖ/PDY operasyonu’nda 5 kişi gözaltına alındı
Edinilen bilgiye göre, Yozgat İl Jandarma Komutanlığı ekipleri FETÖ/PDY üyesi olduğu ve ByLock kullandıkları gerekçesi ile haklarında yakalama kararı bulunan kişiler üzerinde operasyon başlattı. Yozgat merkez, Sorgun ve Yerköy ilçelerindeki operasyonlarda E.E., M.D., Y.B, Y.G. ve O.Ö. isimli 5 kişi yakalandı. Jandarmadaki sorgularının ardından şahıslar adliyeye sevk edildi.
-

Yazarlık atölyesi kabul edildi
Programa; Yerköy Belediye Başkanı Mehmet Ağaoğlu, Yerköy İlçe Milli Eğitim Müdürü H.Hüseyin Asar, İlçe Gençlik Hizmetleri ve Spor İlçe Müdürü Mustafa Karaca, Yozgat Gençlik Merkezi Müdürü Ali Sapmaz ve YİMDER Başkanı Necati Badır katıldı.
Yozgat Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğü Yozgat Gençlik Merkezi Müdürü Ali Sapmaz, katılımcılara Gençlik ve Spor Bakanlığının projeleri hakkında bilgi verdi.
Gençlik merkezinin gerçekleştirdiği ve gerçekleştireceği faaliyetler hakkında bilgi verdi. -

Erasmus Değişim Programıyla 20 yabancı genç Türk sporlarını tanıdı
Kendi ülkelerinde de sporla ilgilenen ve bunun üzerine eğitim alan 20 yabancı genç, Basketbol, Voleybol, Badminton ve Ata Sporu olan okçuluk tanıtıldı.
Rıza Kayaalp Spor Salonunda Basketbol oynayan gençler, oynanan maçın ardından Gençlik Merkezini ziyaret etti. Gençlik Merkezini ziyaret eden gençlere bakanlığın ve gençlik merkezinin projeleri, faaliyetleri ve etkinlikleri hakkında bilgi verildi. Okçulukla tanışan gençler, spora badminton ve masa tenisi ile devam etti. Spor sonrasında gençlere çay ikramında bulunuldu.
Sorgun Gençlik Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Halil Uğuz, Proje Sorumlusu Fatma Ekinci, proje hakkında şu bilgileri verdi: “Projemiz kapsamında 13-20 Ekim 2017 tarihleri arasında 8 gün boyunca Türkiye, Polonya, İtalya ve Yunanistan olmak üzere 4 ülkeden 25 katılımcı ile birlikte farklı sportif faaliyetler ve ilimiz ve ilçemizdeki birçok kurumla işbirliği yapıyoruz. Günümüzde teknolojinin gelişimiyle özellikle bilgisayarın hayatımıza girmesiyle birlikte en büyük sorunlarından biri olan hareketsizlik, gençlerin evlerine, odalarına kapanıp pasif bir yaşam tarzı benimsemelerine sebep olmaktadır. Teknoloji bağımlılığının artması gençleri toplumdan uzak, kendi bireysel dünyalarında yaşamalarını teşvik eden bu hayat tarzı, gençlerin sosyal uyum konusunda sorunlarla karşılaşmasına, içine kapanık, utangaç, toplumun bir parçası olamayan bireylerin yetişmesine sebep olmaktadır. Bu projeyi hazırlamamızdaki en önemli amacımız, sporla gençlerin sosyalleşmesine yardımcı olmaktır. Çünkü spor insanlara kişisel ve sosyal bir kimlik kazandırmaktadır. Bir sosyalleştirme aracı olan spor, ayrıca insanları birleştirici özelliği sayesinde dil, din, ırk ve cinsiyet ayrımı olmadan kalabalıkları bir araya getirebilmekte, gerilim ve çatışmanın sınırını aşarak insanlar ve toplumlar arasında iletişimin kurulmasını sağlamaktadır. Sporun birleştirici özelliği ile gençler arasında hoşgörü ve dayanışma duygusunu pekiştirmeyi ve gençlerin sorumluluk duygularının gelişmesini sağlamaktadır.” -

FETÖ bahanesiyle 20 bin lira dolandırdı, kaçamadan yakalandı
Edinilen bilgiye göre, Tokat’ta esnaf olarak çalışan M.K.’yı (52) arayan bir şahıs, kendisini polis olarak tanıtarak FETÖ/PDY operasyonu yapacaklarını, kimlik bilgilerinin kullanıldığını gerekçe göstererek şahsın hesabındaki 20 bin lirayı çekerek kendilerine vermelerini istedi. Gülbahar Hatun Mahallesi Behzat Bulvarında dolandırıcı ile buluşan M.K., bankadan çektiği 20 bin lirayı elden verdi. Bir süre sonra dolandırıldığını fark eden vatandaşın durumu polise bildirmesi sonucu çalışma başlatıldı. İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından şüpheli araç ve şahıslara yönelik başlatılan çalışma sonrasında 1’i kadın 3 şüpheli Yozgat’ın Saraykent ilçesinde yakalandı. Ticari takside yapılan aramada 20 bin lira ele geçirildi. Tokat’a getirilen zanlılar M.C. (46), M.A. (30) ile şahısların yanlarında bulunan şüpheli G.B. (44) Karşıyaka Polis Merkezinde alınan ifade işlemlerinin ardından adli makamlara sevk edildi. Olayla ilgili başlatılan soruşturma devam ediyor.
-

Bozdağ’dan ABD’ye yanıt
Beyaz Saray sözcüsünün Türkiye ile ilişkilerimiz karışık sözlerine Hükümet Sözcüsü Bozdağ yanıt verdi. Bozdağ, “Terör koridoru konusunda ABD’li yetkililer de teminatlar veriyor ama gelişmelere baktığımızda sıkıntılar var. FETÖ konusunda ABD ile aramızda ciddi sıkıntılar var.
Türkiye’ye onca zarar vermiş bir terörist ABD’de duruyor. Oradan Türkiye aleyhine terör faaliyetlerine devam ediyor” dedi. -

Kendi elektriğini kendisi üretiyor
Yozgat’ta hırdavat dükkanının çatısına kurduğu güneş paneli ve rüzgar gülü sayesinde kendi elektriğini kendisi üreten Süleyman Nazlı, dükkanının elektrik faturasının çok gelmesi nedeniyle farklı enerji kaynaklarına yöneldiğini söyledi.
Güneş enerji sistemi ve rüzgar gülü sayesinde elektrik maliyetini yüzde 80 oranında düşüren Nazlı, “Elektrik faturalarımız fazla geliyordu. Araştırdım ve güneş panellini denedim. Faturaların yüzde 80 oranında düştüğünü gördüm. Eğer güneş panelini ve akülerini çoğaltırsam yüzde yüz verim alacağımı düşünüyorum. Önceden elektrik faturalarına 50 -60 TL ödüyordum şu anda ise 15 TL ancak ödüyorum” dedi.
Üç yıl önce güneş enerji sistemi ve rüzgar gülünü iş yerinin çatısına kurduğunu söyleyen Nazlı, “Sistemi test ettim ve başarılı oldum. Sistem bize 8 bin 500 TL mal oldu. Bu sistemi gören özellikle köydeki vatandaşlar bizden talep ediyor.
Elektrik ihtiyacı olan yerlerde ağıllarda, su kuyularında, tarla sulamalarında güneş enerji sistemini kullanıyorlar. Herkesin bütün ihtiyaçlarını karşılayacak derecede vatandaşlarımıza yardımcı oluyoruz. Güneş panelinin bayiliğini de aldık. Bu sistemin kurulumunu isteyene yapıyoruz” şeklinde konuştu.
Dükkanında bulunan elektronik eşyaların tamamının elektriğini bu sistem sayesinde sağladığını dile getiren Nazlı, rüzgar gülünün bin 500 kilo watt güneş panellerinin ise 500 kilo watt olmak üzere toplam 2 bin kilo watt enerji ürettiğini de sözlerine ekledi. -

Milyonluk proje hazırlayan danışmanlar Sektör Çalıştayında buluştu
Tarım Kırsal Destekleri (TKDK) başta olmak üzere diğer bazı kurumların ve Avrupa destekli projelerin hazırlayıcısı olan danışmanlarına yönelik Türkiye’de ilk Danışmanlık Sektör Çalıştayı Ankara Uluslar arası Tarımsal Eğitim Merkezi (UTEM)’de gerçekleştirildi.
YOZGAT TKDK DESTEKLERİ İLE 300 MİLYON LİRALIK YATIRIMA KAVUŞTU
2011 yılından itibaren Yozgat’ta faaliyete başlayan TKDK destekleri ile il genelinde yaklaşık 300 Milyon liralık yatırım yapıldı. Türkiye’nin pek çok bölgesinde olduğu gibi Yozgat’ta da kırsal kalkınma destekleri ile üreticiler modern işletmelere kavuşarak faaliyetlerini sürdürüyor. Özellikle son yıllarda yüzde 75’lere varan destek oranları ile yatırımcılar yeni işletmeler kuruyor ve bu imkanlardan faydalanıyor. Bu işletmeleri gerçekleştirmek için de en önemli görev ise proje hazırlayacak danışmanlara düşüyor. Danışmanlar tarafından hazırlanan bir projenin eksik ya da yanlış olması yatırımcıyı maddi ve manevi büyük kayıplar yaşatabiliyor.
Türkiye’de ilk kez TKDK tarafından danışmanlara yönelik IPARD II-3. Çağrı öncesi Danışmanlık Sektör Çalıştayı düzenlendi.
Çalıştay’a Tarım Kırsal Destekleme Kurumu (TKDK) Başkanı Dr. Ahmet Antalyalı, TKDK Proje Hizmetleri Genel Koordinatörü Şerife Kontoğlu ve TKDK Proje Yönetimi Koordinatörü Türker Tunga Çağıcı ve diğer merkez koordinatörleri ve uzmanların yanı sıra PROJEDER (Proje Danışmanları Derneği) Başkanı Rıza Coşkun, Yönetim Kurulu üyeleri Osman Demirkol, Muhsin Çınar, Önder Çelik, Mustafa Hasgül ve Esra Özkan, Denetleme Kurulu Başkanı Avni Yağcı ve Disiplin Kurulu Başkanı Sadettin Akpınar ve Türkiye’nin çeşitli illerinden gelen çok sayıda danışman katıldı. TKDK Başkanı Dr. Ahmet Antalyalı çalıştayın açılışında yaptığı konuşmada, geçen yıl TKDK hibeleri ile ülke genelinde 2 Milyar TL’nin üzerinde bir yatırımın yapıldığını söyledi.
Antalyalı, ”Bütün arkadaşlarım sahadaydı, defalarca yatırımcılarımızın ayağına gittik. Kaynaklarımızın yüzde 99,4’ünü kullandık elhamdülillah. Avrupa Birliği ülkemize daha fazla kaynak aktarma ihtiyacı hissediyor, inşallah önümüzdeki dönemde bunu da başaracağız. 2016 yılında 2 milyar liranın üstünde bir yatırım gerçekleşti, bu çok önemli bir şey. Biz bu yatırımlarla ülkemizin büyümesine ve kalkınmasına gayret ediyoruz. Türkiye’de en yüksek hibe TKDK tarafından verildi.”dedi.
TÜRKİYE KIRSAL KALKINMA İLE DAHA ÇABUK
GELİŞECEKTİR
Türkiye’nin geleceğinin kırsal kalkınma olduğunu söyleyen Antalyalı, ülkenin kırsal kalkınma ile daha çabuk gelişeceğini ifade etti.
Antalyalı, ”Nüfus çok hızlı artıyor. Almanya’nın belki 4 nesilde gerçekleştirdiği şehirciliği biz bir nesilde gerçekleştirdik. Bu, pek çok sosyolojik probleme sebebiyet veriyor. İstanbul örneğini düşünün, dev şehirlerde dev çözümler üretmek zorunda kalıyorsunuz. İnsanları doğdukları yerde doyar hale getirmeliyiz. Biz de Kurum olarak bunun için özen ve gayret gösteriyoruz.” diye konuştu.
PROJEDER Başkanı Rıza Coşkun’da Türkiye ve Avrupa Birliği (AB) ülkelerinde uygulanan hibe mekanizmasının 4 ayağı bulunduğunu dile getirdi.
DANIŞMANLAR
EĞİTİMLİ VE
KENDİSİNİ İYİ
YETİŞTİRMİŞ OLMALI
Bunların hibe makamı, yatırımcı, tedarikçi ve danışman olduğuna dikkat çeken Coşkun, ”Danışmanlar, eğitimli, bilgili ve kendisini iyi yetiştirmiş olması gerekir. Ülkemizde danışmanlık sektörü maalesef tam anlamıyla örgütlenememiş. Sektör ya bilinmiyor ya da bilinse bile olumsuz olarak tanınmaktadır. Bunun da en büyük etkisi ‘Ben danışmanım’ diyerek piyasayı dolandıran kötü niyetli kişiler ile içimizden çıktığı halde kendisini yetiştirememiş, yeteneksiz, eğitimsiz ve beceriksiz danışmanlardan kaynaklanmaktadır.” değerlendirmesinde bulundu.
PROJEDER’in TKDK olan tüm illerde en az bir danışmanın temsil ettiği bir sivil toplum kuruluşu olduğunu kaydetti.
TÜRKİYE’DE EN YÜKSEK HİBEYİ
TKDK VERDİ
TKDK’ya yönelik hazırladığı projelerle Yozgat’a en fazla hibe destekli yatırımın gelmesini sağlayan Mali Müşavir ve Danışman Harun Evcimen’de yaptığı konuşmada ülkede en fazla hibeyi TKDK’nın verdiğini vurguladı. -

Belediye’den Çamlığa kahvaltı ve cafe evi
Belediye Başkanı Dr. Kazım Arslan, Çamlık Milli Parkında ikinci sosyal tesislerini açtıklarını söyledi. Arslan, et lokantalarına alternatif bir mekan olan kahvaltı evi ve cafe’yi hizmete açtıklarını belirtti. Yeni açılan sosyal tesislerin insanlara daha ekonomik bir hizmet sunacağını kaydeden Dr. Kazım Arslan, “Burada tamamen kadın çalışanlarımızın yaptığı ev yapımı ürünler sunulacak. Dışarıdan hiçbir ürün satmayacağız. Yozgat insanına ve Yozgat’a dışarıdan gelenlere çok güzel bir mekan oluştu” dedi. Çamlığın Yozgat için çok önemli bir mekan olduğunu vurgulayan Kazım Arslan, “Çamlık’sız bir Yozgat’ı düşünmek mümkün değil. Uzun süredir Çamlık tesis yönünden fakir bir yerdi. İnsanların burada oturup vakit geçirebileceği mekanlar yoktu.
Bugün bu cafe ve kahvaltı evi ile bu mekan eksikliğini de tamamlamış olacağız. İnsanlarımız hem Yozgat’a özgü yiyecekleri burada tatmış olacaklar, hem de çok ekonomik bir şekilde bu hizmetten istifade etmiş olacaklar” diye konuştu.
Arslan, kahvaltı evi ve cafe’nin etrafında çevre düzenlemesi çalışmalarının ise sürdüğünü sözlerine ekledi.
YENİ BİR CAFE DAHA YAPILACAK
Milli Parklar Genel Müdürlüğü tarafından Cevdet Dündar Göletinin bulunduğu bölgede bir cafe’nin daha yapılacağını aktaran Belediye Başkanı Dr. Kazım Arslan, “Fatih Tabiat Parkında yapılacak olan cafe’nin işletmesini de biz alacağız. O tamamlandığında Çamlık Milli Parkı’nda üç tane sosyal tesisimiz olmuş olacak. Çamlık’ta ki bütün tesisleri biz işleteceğiz. Orman Genel Müdürlüğü’nün talebi de o. Geçmişte yaşanan olumsuz tecrübeler den dolayı Belediye de olmasını istiyorlar. Bizde kar amacı gütmediğimiz için vatandaşın ekonomik bir şekilde gelebileceği mekanlar olacak burası” şeklinde konuştu. -

Çocuk kuruluşlarında görevli personele sertifikaları verildi
Sevgi Evleri Salonunda düzenlenen sertifika töreninde konuşan Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürü Abdullah Neşeli, bakanlıkları tarafından ilde ilk defa İzmir, Hatay ve Urfa’dan 4 eğitici ile personelin bilgi ve beceri düzeylerini artıran ANKA Çocuk Destek Programı eğitimlerini düzenlediklerini söyledi.
Neşeli, “İl Müdürlüğümüz çocuk hizmetleri alanında çocuğun her türlü ihmal ve istismardan korunarak sağlıklı gelişimini temin etmek üzere Çocuk Destek Merkez, Çocuk Evleri Sitesi ve Çocuk Evlerinde kadrolu ve özel hizmet alımı 94 personelle hizmet etmektedir. İl Müdürlüğü olarak bu kuruluşlarımızda suç mağduru, suça sürüklenen ve sokakta yaşayan çocuklara, akıl ve bilimin rehberliğinde uluslararası standartlarda ve ülkemizin gerçeklerine uygun hizmetin sunulmasını. Temel gereksinimlerini karşılamak, fiziksel, duygusal, psikolojik ve sosyal ihtiyaçlarını belirleyerek gerekli müdahaleleri gerçekleştirmek, aile ve yakın çevrelerine dönmelerini veya diğer sosyal hizmet modellerine hazır hale gelmelerini sağlamak üzere hizmet vermeyi önemsemekteyiz.”dedi.
ÇOCUKLARIMIZIN
TOPLUMLA
BÜTÜNLEŞMESİ TEMEL AMACIMIZDIR
Çocukların hayatlarını en iyi şekilde sürdürebilmeleri ve toplumla bütünleşmesinin temel amaçları olduğunu vurgulayan Neşeli, “İlimizde koruma veya bakım altındaki 148 çocuğun rehabilitasyonu nihai amaç olup, kurumda kaldığı süre içerisinde çocuğun yaşamını normal bir şekilde sürdürebilecek şekilde rehabilite olması ve toplumla bütünleşmesi temel amaçlarımızdandır. Tabi ki bu amaçlar kurumlarımızda çalışan sosyal çalışma görevlisinden, bakım personeline. Şoföründen temizlik alım personellerinin görevlerini önemsemesi ve bilerek davranması, eğitici yaklaşması ile mümkün olacaktır. Biz İl Müdürlüğü olarak çocuklarla birlikte bulunana personellerin eğitiminin gerekli olduğunu Bakanlığımızla istişare ettik ve eğitim düzenlenmesini istedik. Bakanlığımızda İlimizdeilk defa 16 -19 Ekim tarihleri arası İzmir, Hatay ve Urfa dan 4 eğitici ile personelin bilgi ve beceri düzeylerini artıran ANKA Çocuk Destek Programı eğitimlerini düzenledi. Bu eğitim programı ile kuruluşlarımızdaki çocukların bireysel farklılıkları ve ihtiyaçları dikkate alınarak hazırlanan ve çocuklarda olumlu tutum ve davranış değişikliği oluşturmayı, olumsuz yaşam deneyimlerinden kaynaklanan örselenme ve davranış bozukluklarını azaltmayı, aile ve sosyal çevreleriyle uyum sağlamalarını amaçlayan psiko-sosyal destek ve müdahale programı dört gündür personelimize anlatıldı. İnşallah bugün bu sertifika programı ile eğitim son bulacak.”diye konuştu.
EĞİTİMLERLE
PERSONELİMİZİN
ÇOCUKLARA DOĞRU YAKLAŞMASI
SAĞLANACAK
Eğitimlerin personel açısından oldukça önemli olduğunu vurgulayan Neşeli, “Yozgat’ımızın bilmesini isterim ki çocuk kuruluşlarında çalışan personele yönelik bu eğitimle çocuklar hakkında erken, doğru ve güvenilir risk ve ihtiyaç değerlendirmesi yapılması sağlanacak. Dolayısıyla personelin çocuklara doğru yaklaşması sağlanarak yarın komşumuz veya çalışma arkadaşlarımız olan bu çocukların bulundukları ortama güven ve mutluluk katması örnek kişiler olarak gösterilmesine olanak sağlanacaktır. Sayın Valimiz Kemal Yurtnaç’ın çocuklarımızın hayata çok daha sıkı tutunmaları, bundan sonraki hayatlarını kendi başlarına organize edebilme becerisini kazanmaları, ahlaklı ve başarılı bireyler olarak topluma kazandırılmaları yönündeki emir ve talimatları hassasiyetle yerine getirilecektir” ifadelerini kullandı. Konuşmaların ardından eğitimlere katılan personele sertifikaları İl Müdürü Abdullah Neşeli ve Müdür Yardımcısı Mehmet Cemil Erkan tarafından verildi. -

355 tarihi sit alanı tespit edildi
Kalkolitik, Tunç, Hitit, Helenistik, Asurlular, Romalılar, Galatlar ve Bizans olmak üzere bir çok medeniyete ev sahipliği yapan, tarihin tüm dokusunu üzerinde taşıyan ve medeniyetlerin buluşma noktası olarak mitolojideki yerini alan Yozgat’ta, Bozok üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölüm Başkanı ve Turizm Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Galip Akın başkanlığındaki ekip tarafından yapılan saha çalışması sonrası 355 sit alanı tespit edildi. Yozgat’ın tarih yönünden çok zengin bir il olduğunu ve bu tarihin gün yüzüne çıkartılması için gerekli çalışmaların mutlaka yapılması gerektiğini belirten Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölüm Başkanı ve Turizm Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Galip Akın, Yozgat’ta üniversite olarak yaptıkları yüzey araştırma sonrası milattan önce 4500 yılından itibaren günümüze kadar tespit edilmiş ve kayıtlara geçmiş 355 tane sit alanı bulunduğunu ve 355 tarihi sit alanının içerisinde kazıları yapılmış her şeyi bitirilerek turizme açılmış her hangi bir kazı alanının bulunmadığını söyledi. Yozgat’ta yapılan kazı çalışmaları sonrası sadece Sarıkaya ilçesinde bulunan antik Roma Hamamı’nın belli bir kısmının yüzeye çıkartıldığını ve henüz turizme açılmadığına dikkat çeken Prof. Dr. Akın, “Bu tarihi alanların turizme açılması gerekiyor. Bu alanları turizme açılması halinde Yozgat’a tarihsel ve turizm açısından çok büyük bir katkı sağlayacağına eminim. Yozgat genelinde Haziran ayı içerisinde üniversitemiz tarafından yapılan yüzey araştırmaları sonrası 13 tane yeni sit alanı tespit ettik.
Bunlar henüz tescil edilmemiştir. Tescili yapıldıktan sonra bu alanlarda çalışmalarımız devam edecektir.” dedi. Yozgat’ın tarihi geçmişinin araştırılmasın yönelik çok sayıda alan bulunduğunu ve bu alanlardan iki tanesinde Amerikalılar, bir tanesinde de İtalyanlar tarafından kazı çalışmalarının yapıldığını ifade eden Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölüm Başkanı ve Turizm Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Galip Akın, “Bunun dışında henüz sözünü ettiğimiz 355 sit alanı içerisinde 3 tanesi haricinde kazı faaliyeti devam etmemektir. Bu alanlarda kazı çalışması yapılması gerekiyor. Bu alanların yapılacak çalışma sonrası yüzeye çıkartılması hem tarihi açıdan hem turizm açısından hem de Yozgat’ın tarihsel ve sosyo-ekonomik durumunu değiştirecek nitelikte çalışmalar olacak ve tarihimizin ortaya çıkartılması çok büyük önem arz etmektedir.
Yozgat’ta yazılı dönemlerde Hititler daha sonra Asurlular, Hitiler Urartular, Romalılar ve en önemli eser Galatlar tarafından yapılan Tavium Antik Kenti vardır ve çok önemlidir. Bütün Anadolu’nun özellikle Karadeniz’den Akdeniz’e, doğudan batıya bağlanan eski yolların hepsi buradan geçmekte idi. Daha Selçuklular Osmanlılar ve günümüze kadar tarihi aydınlatılmaya çalışılmaktadır. Kentte bulunan Alişarhöyük milattan önce 4500 yılından Osmanlı dönemine kadar burada kalınmış yerleşim yeridir.
Buradan yararlanılarak bütün İç Anadolu ve Anadolu’nun birçok yerinin tarihlendirilmesi buradan çıkartılan eserler yardımı ile yapılabilmiştir. Yozgat değil Anadolu’nun her köşesi tarih kokuyor. Yozgat’ta iki yıldır yaptığımız çalışma ile Yozgat’ın tarih öncesi ve sonrası dönemlerde ki çalışmalar yapılmak suretiyle Yozgat’ın tarihini aydınlatmak için elimizden gelen çalışmayı yapmaktayız .” diye konuştu.