Kategori: Gündem

  • Merkez Ortaokulu Öğrencileri şehitliği ziyaret etti

    Merkez Ortaokulu Öğrencileri şehitliği ziyaret etti

    Sınıf öğretmenleri Muzzaffer Tekin eşliğinde şehitliğe gelen öğrenciler, şehit kabirlerini tek tek ziyaret ederek dua ettiler. Vatan sevgisi ve şehitlik hakkında öğrencilere bilgiler veren Tekin, şehitlerin, vatanın bölünmez bütünlüğü ve milletin birliği uğruna canlarını seve seve veren kahramanlar olduğunu söyledi.
    Öğrencilerden Okul Başkanı Emre Ertuğrul da, arkadaşlarıyla birlikte şehitliği ziyaret ettiklerini belirterek, “Ülkemizi koruyan asker ve polis abilerimiz, bizlerin, ülkemizde, evimiz de, okulumuz da rahat bir şekilde yaşayalım diye şehit olmuşlardır. Bizler de onları unutmayalım, onlara vefamızı gösterelim diye bugün şehitliğe geldik. Bütün şehitlerimize dua ettik. Onları hiçbir zaman unutmayacağız” dedi.

  • Köy okullarına teknoloji sınıfı kurulmaya devam ediyor

    Köy okullarına teknoloji sınıfı kurulmaya devam ediyor

    Yozgat’ın Çekerek ilçesi Beyyurdu köyü Şehit Ferhat Değerli İlkokulu-Ortaokulu ve İmam Hatip Ortaokulu’nda eğitim gören öğrencilerin de teknolojiden uzak kalmamaları için Yozgat Valiliği’nin başlattığı proje kapsamında, İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğünden alınan bilgisayarlarla okula teknoloji sınıfı kuruldu.
    Teknoloji sınıfında yapılan ilk derse Yozgat Vali Yardımcısı Adem Yılmaz, Çekerek Kaymakamı Enver Çakır, İl Milli Eğitim Müdürü Mehmet Tekin ve İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürü Ziyaattin Özdemir katıldı.
    Teknoloji sınıfı açılışını gerçekleştiren Yozgat Vali Yardımcısı Adem Yılmaz, kamu kurumlarında bulanan ihtiyaç fazlası bilgisayarlarla köy okullarında teknoloji sınıfı oluşturmaya devam ettiklerini söyledi.
    Yozgat Valisi Kemal Yurtnaç’ın köy okulları için gerçekleştirilen bu projeye büyük önem verdiğini belirten Yılmaz,”Valimizin başlatmış olduğu köy okullarında bilgisayar sınıfı açma programının dördüncüsünü gerçekleştirdik. Şu ana kadar bu vesile ile okullarımıza 72 adet bilgisayar ve 10 adette yazıcı hediye ettik. Böylelikle Anadolu’nun ücra köşesindeki köylerimizde bulunan çocuklarımızın bilim ve teknolojiyle, bilgisayarla tanışmalarının önünü açmış bulunuyoruz. Çalışmalarımız bundan sonra da devam edecek” dedi.
    Teknoloji sınıfına kavuştukları için oldukça mutlu olduklarını ifade eden öğrenciler ise Yozgat Vali Yardımcısı Adem Yılmaz ve sınıfın oluşumunda emeği geçenlere teşekkür ederek bilgisayar derslerinde daha başarılı olmak için çalışacaklarını söylediler.

  • Otomobil takla attı 1 kişi yaralandı

    Otomobil takla attı 1 kişi yaralandı

    Edinilen bilgiye göre Sorgun ilçesinden Yozgat istikametine gitmekte olan M.K. idaresindeki 34 TL 851 plakalı otomobil yağmur nedeniyle kayganlaşan yolda sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybedince takla attı.
    Durumu gören karayolları çalışanlar 112 sağlık ekiplerine haber verdi.
    Olay yerine gelen sağlık ekipleri kazada yaralanan sürücü M.K.’ya ilk müdahaleyi olay yerinde yaptı.
    Ambulansla Yozgat Şehir Hastanesi’ne kaldırılan sürücü tedaviye alındı. Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.

  • Yerköy’de 500 Bin dekar alanda  hububat ekimi yapılacak

    Yerköy’de 500 Bin dekar alanda hububat ekimi yapılacak

    Kuraklık sebebiyle zor bir yıl geçiren Yozgatlı çiftçilerin bir kısmı hububat ekimine başlarken, bir kısmı da tarlalarını ekime hazırlıyor.
    Mazot, gübre ve tohum gibi girdi maliyetlerinin yüksek olmasından yakınan çiftçiler, ürünlerinin düşük fiyata satılmasından maliyetini kurtaramadıklarını belirtiyor. Yerköy İlçesine bağlı Orhan Köyü Çiftçilerinden Talip Bozkurt, mazot, gübre ve tohum fiyatlarının yüksek olduğunu belirterek, geçen yıl kilosunu 2 liraya aldığı sertifikalı buğday tohumuyla ekim yaptığını ve hasat sonrası buğdayını 80 kuruşa sattığını söyledi.
    Çiftçilerin girdi maliyetlerinin yüksek olduğunu vurgulayan Bozkurt, hasat döneminde çiftçilerin ürünlerinin ucuza satıldığını ifade etti. Bozkurt, “Tarlamı genelde sertifikalı tohum kullanarak ekimini yapıyorum.
    Bu yılda yine ekim için kilosu 2 lira 25 kuruşa sertifikalı tohum aldım. Şimdi tarlalarımı sertifikalı tohumla ekimini yapıyorum. Biz çiftçiler olarak girdi maliyetlerinin düşürülmesini istiyoruz. 2 lira 25 kuruştan tohumluk alıyorum tarlamı bunla ekiyorum hasat döneminde aynı buğdayı kilosu 80 kuruşa zor satıyorum. Gübrenin tonu Bin 300 lira, mazotun litresi 5 liraya yaklaştı. Hal böyle olunca biz çiftçiler emeğimizin karşılığını alamıyoruz. İki buçuk ton buğday satıp bir ton tohum alıyorsun. Sadece gübreye verdiğim para 15-20 bin lirayı buluyor. Mazot, ilaç ve diğer masrafları da içine katınca zarar bile ediyoruz. Üstelik kendi işçiliğimizi hesaplamıyoruz.
    Örneğin 30 bin liralık buğday satıyorsak bunun 26-27 bin lirası masrafa gidiyor. Ayrıca, mevsim dolayısıyla Güneydoğuda buğdaylar İç Anadolu Bölgesine göre erken hasat oluyor ve ürünlerini yüksek fiyattan satıyor. Bizim buralara geldiğinde ise fiyatlar düşüyor.
    Devletimiz destek veriyor ancak yeterli olmuyor. Özellikle, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanımızın bu konuda biz çiftçilerin emeğimizin karşılığını alabileceğimiz fiyatı ürünlerimize vermesini istiyoruz. ” dedi.
    Necati Özer’de benzer ifadeler kullanarak şunları kaydetti: “Son yıllarda mevsimin kurak geçmesinden dolayı özellikle hububat hasat döneminde ürünlerimizde verimde düşüş oldu. Hal böyle olunca verilen fiyatlarında biz çiftçileri tatmin etmemesi çiftçilikle geçimini sağlayan bizleri sıkıntıya soktu. Mazot ve gübre fiyatları her yıl artarken biz buğdayımızı bir önceki yılla aynı fiyattan satmak zorunda kalıyoruz. İnşallah bu yıl devletimiz biz çiftçilerin yüzünü güldürecek şekilde yani emeğimizin karşılığı olan bir fiyattan ürünlerimizi satarız.”diye konuştu.
    İL GENELİNDE 3,5 MİLYON DEKAR ALANDA EKİM YAPILACAK
    Yerköy Ziraat Odası Başkanı Bahri Yılmaz’da ilçe genelinde yaklaşık 500 bin dekar alanda ekim yapılacağını belirterek, bölge çiftçisinin Ekime başladığını söyledi. Yılmaz, “ İlçemizde bu yıl yaklaşık 500 bin dekar alanda hububat ekimi yapılacak. İl genelinde ise yaklaşık 3,5 milyon dekar alanda ekim yapılacak.
    Yerköy çiftçimiz şuanda ekime başlamış durumda ve Kasım ayı içerisinde ekim işleri bitmiş olur. Bu vesile ile çiftçilerimize kazasız belasız ekim işlerini tamamlamalarını diliyorum. İnşallah bol bereketli bir kış sezonu geçiririz ve ürünlerimiz hasat sezonunda kaliteli ve bol verimli olur.”temennisinde bulundu.

  • Bozok Üniversitesinden Konuklar  Kasabasına Zenginleştirilmiş Kütüphane

    Bozok Üniversitesinden Konuklar Kasabasına Zenginleştirilmiş Kütüphane

    Bozok Üniversitesi’nin desteği, Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü, Dil ve Tarih Topluluğu’nun kitap katkısı ile estetik ve ergonomik tasarımıyla öğrencilerin okullarda bilgiyi sevme, öğrenme ve dinlenme etkinliklerine imkan veren sosyal etkinlik alanı olarak bilinen ‘Zenginleştirilmiş Z Kütüphane’ düzenlenen törenle hizmete açıldı.
    ‘Zenginleştirilmiş Z Kütüphane’nin açılışına Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hikmet Şelli Aybar, Konuklar Belediye Başkanı Muammer Çetin, Bozok Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Aslı Kahraman Çınar, Bozok Üniversitesi Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanı İzzet Ünlü, Bozok Üniversitesi Bilgi İşlem Daire Başkanı Elvan Temoçin, İlçe Milli Eğitim Müdürü Satılmış Batur, Bozok Üniversitesi Tarih Bölümü öğretim elemanları ve öğrenciler katıldı.
    Kütüphanenin açılışında konuşan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hikmet Şelli Aybar, Bozok Üniversitesi’nin organizasyonuyla 25. zenginleştirilmiş kütüphane açıldığını söyledi. Bu zamana kadar okumaktan hiçbir zarar görmediğini belirten Prof. Dr. Aybar, “Kütüphanemiz kasabamızdaki okulumuza hayırlı olsun. Eğitim evde anne ve babadan başlıyor. Okumayı ve kitap sevgisini aşılayabilirsek, bizim çocuklarımız da her şeyi okuyarak öğrenirlerse eğitim-öğretim meselesini bence başarmış oluruz. Okullarımızda zaten her şeyi öğrenmemiz mümkün değil. Onun için okumak ve kütüphane en önemli şeylerdir.” dedi.
    İlçe Milli Eğitim Müdürü Satılmış Batur ise Çayıralan’da 5. zenginleştirilmiş kütüphanenin açılışının yapıldığını vurgulayarak, yılsonuna kadar Z Kütüphanesi bulunmayan hiçbir okulun kalmayacağını ifade etti.Konuşmaların ardından her düzeyde kitabın olduğu teknolojik materyaller ile zenginleştirilmiş kütüphanenin açılışı yapıldı.

  • TYP’nin süresi uzatıldı

    TYP’nin süresi uzatıldı

    TYP kapsamında kamu kurum ve kuruluşlarında daha önce 6 ay olarak belirlenen süre 9 aya çıkarıldı. Düzenleme mevcut TYP’li olan çalışanları kapsamıyor.
    Çalışma ve İş Kurumu İl Müdür Taner Yıldız, Toplum Yararına Program kapsamında çalışanların Valilik, Kaymakamlıklar, Belediyeler, İl Özel İdaresi, Bozok Üniversitesi, İl ve İlçe Müftülükleri ve İl Jandarma Alay Komutanlığı gibi kurumlarda istihdam edildiğini söyledi.Yıldız, TYP kapsamında bin 791 kişinin istihdam edildiğini belirtti.
    TYP’nin çalışma süresinin üç ay uzatıldığını aktaran Taner Yıldız, “Kamu kurum ve kuruluşlarında istihdam edilen işsizler TYP kapsamında altı ay süre ile çalışıyorlardı.
    Yeni yapılan düzenleme ile bu süre 9 aya çıkarıldı.
    Başlama sürelerine göre Eylül, Ekim, Kasım ve Aralık ayında çalışma süresi sona erecek olan TYP’liler vardı. Bunlar bulundukları kurumlarda üç ay daha fazla çalışmış olacaklar” dedi.
    TYP kapsamında çalışanların çalıştıkları süre boyunca asgari ücret maaş aldıklarını ve sigortalarının yapıldığını belirten Yıldız,”TYP’li olan vatandaşlarımız, belirlenen kurumlurımızda daha önceden çalışanlar 3 ay daha çalışarak toplam 9 ay boy unca çalışmış olacaklar. bu süre zarfında asgari ücret üzerinden maaş ve sigortalarıda yapılmılmış olacak.”diye konuştu.

  • 3 kovan ile işe başlayan ev  hanımı yılda 1.5 ton bal üretiyor

    3 kovan ile işe başlayan ev hanımı yılda 1.5 ton bal üretiyor

    Sorgun’a bağlı Aşağıcumafakılı köyünde yaşayan İhsaniye Arslan eşinin aldığı 3 kovan arıyla boş zamanlarında ilgilenmeye başladı. İşleri daha da büyüten Arslan zamanla 3 kovan arıyı 150 kovana çıkarttı. Yılda yaklaşık 1.5 ton bal üreten ev hanımı ürettiği balın patentini de alan Arslan işletme kurmak istiyor.
    Eşinin ilk etapta 3 kovan arı aldığını ancak işlerinin yoğunluğundan dolayı bakamadığını belirten Arslan,”Ev işlerinin dışında boş zamanlarımda arılarla ilgilenmeye başladım. Daha sonra arılara olan merakım her geçen gün arttı. 3 kovan arıyla başladık daha sonra 70 kovan derken çoğaltarak 150 kovan arımız oldu. Ardından Sorgun Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğünün açtığı arıcılık kursuna katıldım. Kurs sonunda sertifikamı aldım” dedi.
    Balın patentini aldı
    Türk Patent Enstitüsü’nden aldıkları patentle organik bal üretimi yaptığını söyleyen Arslan,”Ekim 2016 tarihinde Sorgunlu Hanımağa ve Marka patenti için Türk Patent Enstitüsü’ne başvuruda bulundum.
    Başvuru sonucunda Nisan ayında Sorgun’da il organik bal üreticisi olarak marka patenti aldım. Türkiye’nin dört bir tarafına da bal gönderiyoruz” şeklinde konuştu.
    Bu güne kadar kendi imkanları doğrultusunda aracılık yaptıklarını ifade eden Arslan, KOSGEB’ten destek alarak işletme kurmak istediklerini söyledi.
    “Balın kilosunu 50-70 TL arasında satıyor”
    Organik bal üretimi yaptıkları ve bu yıl 1.5 ton bal ürettiklerini belirten Arslan, çıta ve süzme balın kilosunu 50 TL’den, kara kovan balının ise kilosunu 70 TL’den verdiklerini dile getirdi.
    Gıda Mühendisi olarak görev yapan İhsaniye Arslan’ın kızı Esra Arslan ise boş zamanlarında annesine yardım ettiğini çıkan balın her yıl analizini yaptığını, ayrıca pazarlama konusunda da ailesine katkıda bulunduğunu ifade etti.

  • Yozgat Kaz üretiminde merkez olacak

    Yozgat Kaz üretiminde merkez olacak

    Damızlık kaz yetiştiriciliğini geliştirmek için başlatılan proje kapsamında damızlık kümesler, kuluçkahane ve kesimhane yapımları Üniversit tarafından desteklenerek Ziraat Fakültesi öncülüğünde Yozgat’a kazandırıldı.
    Ziraat Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Yaşar Karadağ ve Ziraat Fakültesi Dekan Yardımcısı ve Zootekni Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Mehmet Akif Boz tamamlanan işletmelerde incelemelerde bulundu. Fakülte Dekan Vekili Prof. Dr. Yaşar Karadağ, kaz yetiştiriciliği açısından Yozgat’ın oldukça iddialı bir konuma geleceğini belirterek, “Kaz yetiştiriciliği, Yozgat ve ülkemiz açısından rekabet gücü ve katma değeri yüksek bir üretim sektörüdür.
    Elde edilen ürünlerin geleneksel tüketim alışkanlığı içerisinde olması ise süreklilik ve sürdürülebilirlik açısından çok önemlidir. Bu avantajları ele alınarak yapılan çalışmaları sonucu iki adet kümes, bir adet kesimhane ve bir adet de kuluçkahanenin inşaatı tamamlanmış olup, ekipman alımına başlanan tesisin Yozgat yerelinde ülkemize hayırlı olmasını temenni ediyoruz.” dedi.
    TÜM TÜRKİYE’YE HİZMET VERECEK
    Türkiye’ye örnek olması amacıyla başlanan tesis yapımının yerelde Yozgat’ın ihtiyacını karşılayacak, ruhsatlandırma işlemlerinin ardından kapasite bakımından sadece şehre değil tüm Türkiye’ye hizmet vereceğini ifade eden Prof. Dr. Karadağ, “ Bu tesis üretici ve çiftçimizin yanında olup müteşebbislere yol gösterecek ilk entegre kamu tesisi oldu.
    Bu örnek modelden yola çıkarak özel sektörde üretime girebilir. Hali hazırda yerli ırk kazlar üzerine ıslah çalışmaları yapıldı, ruhsatlandırma işlemleri sonucunda ihtiyaç dahilinde kontrollü dış kaynaklı damızlık ithalatı projeler kapsamında çiftçilerimize ulaştırılabiliriz.”diye konuştu.
    Ziraat Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Yaşar Karadağ, “Başlangıçta 1000 adet damızlık kaz kapasitesi ile üretime başlayacak olan tesisin, günlük 500 adet kaz kesimi gerçekleştirerek ve aylık 6 Bin adet yumurta kuluçka edecek. Bu bağlamda Bozok Üniversitesi sektörün gelişmesini sağlayarak, üretici, çiftçi ve müteşebbislerini devamlı olarak destekleyecektir.” ifadelerini kullandı.

  • Bilir: Kerkük bizim  Çanakkale’mizdir

    Bilir: Kerkük bizim Çanakkale’mizdir

    “Bir Alperenin Duruşu”konulu seminere Alperen Ocakları Yozgat İl Başkanı Mustafa Çıtak, Alperenler ve konuşmacı olarak BBP eski İl Başkanı ve BEYDER Derneği Başkanı Aydoğan Bilir, katıldı.
    Aydoğan Bilir, yaptığı konuşmasında, Merhum Seyyid Ahmet Arvasi ve Muhsin Yazıcıoğlu’ndan örnekler verdi.
    Bilir, şunları kaydetti: “Allah’ın birliği ve Peygamber Efendimizin(sav) risaleti dışında mutlak hakikat tanımıyoruz. Kimseye tabii değiliz. Öncelikle bir Alperenin bu gaye doğrultusunda hareket etmesi gerektiğini söylüyorum. Biz aynı doğrular altında olan insanlara “millet” diyoruz. Seyyid Ahmet Arvasi; “Ben Türk milliyetçisiyim. Dünyada üç tane Türk kalsa biri benim, iki tane Türk kalsa biri benim, bir tane Türk kalsa O da benim.” diyerek Türklerin her zaman var olacağını belirtiyor. Bizim bir ayağımız Asya’da bir ayağımız Avrupa’da bir ayağımız ise Afrika’dadır.1919’da Kuva-yı Milliye hareketi ne ise şuan ki durumumuz odur. Bu cumhuriyet bizim varlık sebebimizdir. Tek partili dönem olsun, yapılan devrimler olsun doğruları yanlışları olmuştur fakat bu bizim devlete düşman olmamızı gerektirmez. Bu ülke ihtilaller gördü. Cezaevlerinde görülen işkenceler ve darağaçlarına giden arkadaşlarımız vardı. Ortak gaye vatan, millet ve bayrak idi. Bu olayların içinden gül yüzlü biri çıktı oda Merhum “Muhsin Yazıcıoğlu”idi.”
    YİĞİT İNSAN “NAMLUSUNU MİLLETE ÇEVİRMİŞ TANKA SELAM DURMAM”
    Merhum Yazıcıoğlu’ndan örnekler veren Bilir, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Ne diyordu gül yürekli insan: “Kanımız Aksa da Zafer İslamın”.Ne olursa olsun ortak paydanın İslam olduğunu savunuyordu. Fakat sistem, gençliğin İslam’ı değil, boğazını ve uçkurunu düşünmesini istiyordu.
    Gençliği heba etmek adına ellerinden geleni yaptılar. Bu süreçte devam edince 28 Şubat dönemini yaşadık. Yine yiğit bir ses Muhsin Yazıcıoğlu “Namlusunu millete çevirmiş tanka selam durmam !” diyerek cuntacılara tek tepkiyi gösteren yiğit Muhsin Yazıcıoğlu’ydu. Aynı zamanda, “Türkiye İran olmayacak, Türkiye Cezayir olmayacak, Türkiye’nin Suriye yapılmasına da biz müsaade etmeyeceğiz” diyerek mesajı gereken yerlere iletti. “İnanmadığım davada milyonlarla yürümektense inandığım yolda tek başıma yürümeyi tercih ederim.” diyorsa bir kişinin bile inançlarının farkına varması bizim için çok önemlidir. Muhsin Başkan vatanı seven bir evlat, samimi bir Müslüman, Secde-i Rahmanda iki büklüm bir kuldu. Rahmetli Başkanla yol arkadaşlığı yaptık. Muhsin başkan nerde bir mazlum varsa O, oraya koşardı. Yine bir seçim sonrası toplandık. Aramızdan bir arkadaş; Bırakalım bu işleri Başkanım dedi. Başkan; Hak ve hakikatin konuşulduğu bir kürsü olmasın mı? diyerek Hakkın savunuculuğunu son nefesine kadar yapacağını belirtti. Şuan ki gündemimizde de olan Kerkük için şunları söylemek istiyorum. Arkadaşlar Kerkük bizim Çanakkale’mizdir. Dış dünyada ne kadar etkili olursak içerde de o kadar sağlam oluruz. İstanbul, Ankara ne kadar önemli ise Kerkük de bizim için o kadar önemlidir. Dış dünya liderleri Muhsin Başkan’a hayrandı. Allah dostları Muhsin Başkan’a muhabbet duyuyordu. Çünkü Muhsin Başkan inandığı neyse onu söylüyordu. İnançlarından vazgeçemiyordu.”

  • Fakıbaba: Küçük çiftçileri destekleyen  projelerimiz ortaya çıkacak

    Fakıbaba: Küçük çiftçileri destekleyen projelerimiz ortaya çıkacak

    Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba, Bakanlıkta ‘Dünya Gıda Günü’ dolayısıyla gerçekleştirilen programda konuştu. Dünyanın en önemli probleminin ‘gıda’ olduğunu belirten Fakıbaba, “Gıda ve üretim. Gerçekten eğer biz bunu başardığımız takdirde gerçekten Türkiye için, bölge için değil dünyada çok önemli yerlere varacaktır. Eğer biz toprağımızı suyla ve çiftçimizi bilgiyle donatırsak emin olun Türkiye çok ciddi bir tahıl ambarı ve gıdanın merkezi haline gelecektir. Bunu yapmak bizim için en önemli çalışmalarımızdan birisidir. Sadece ben değil, Türkiye’de Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının çok önemli bir bakanlık olduğunu herkes söylemektedir. İsraf etmeyelim, çünkü açlıktan ölen binlerce insan, kardeşlerimiz var. Bunlara önem verelim, onların hakkını tüketmeyelim. Daha fazla bilinçli bir şekilde sağlıklı gıdayı üretir, toprağı suyla buluşturur ve israfı önlersek açlık ölüm oranlarını mutlaka azaltacağımızı inanıyorum. Sayın Başbakanımızın çok güzel bir cümlesi var, ‘Buğdayla koyun gerisi oyun’. Gerçekten dünyanın en önemli iki hususu” ifadelerini kullandı.
    Fakıbaba, konuşmasında şunları kaydetti:
    “Biz, çalışacağız. Çok değerli çiftçi kardeşlerimizle çalışacağız, üreteceğiz. Ne üreteceğiz? İnsanlık için et, süt, hububat, baklagil üreteceğiz. Biz tüketeceğiz, misafirlerimize vereceğiz. Artan miktarını da başka dünya ülkelerine göndereceğiz, amacımız bu. Başarılı olarak bu kardeşiniz Tarım Bakanı olarak her zaman emrinizdedir, çiftçinin yanındadır, çiftçinin dostudur. Kısa zamanda özellikle küçük çiftçileri destekleyen projelerimiz ortaya çıkacak. Bunları inşallah destekleyeceğiz. Bizi en fazla üzen özelliklerden birisi, Türkiye neyi ithal ediyor. Biz keyfimizden ithal etmiyoruz. Sizi ne kadar üzüyorsa bizi de üzdüğünü bilin, bunu en kısa zamanda keseceğimize inanın. Hep birlikte çalışacağız, çok üreteceğiz.”
    TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, gıda açığını kapatma konusunda en önemli ülkelerden birisinin de Türkiye olduğunu belirterek, “Ülkemiz olağanüstü büyük bir tarımsal potansiyele sahiptir. Buna karşın, tarımımızın parçalı arazi yapısı, sulama altyapısının tamamlanamaması, örgütlenmenin yetersizliği gibi yapısal sorunları da vardır. Yapısal sorunların getirdiği maliyetler de bulunmaktadır. Örgütlenme yetersizliğinden dolayı pazarlama ve planlamayı iyi bir şekilde yapamıyoruz. Parçalı arazi yapısı verimliliği olumsuz olarak etkiliyor, birim alanda maliyete artırıyor. Hala teknik ve ekonomik olarak sulanabilir, 2,15 milyon hektar alanı sulayamıyoruz. Mevcut sulama altyapısının önemli bir bölümünü yüzde 60’lara varan su tasarrufu sağlayan basınçlı sulama sistemlerine geçiremedik. Devlet Su İşleri sulamalarında yüzde 42 olan sulama randımanı, yüzde 62 olan sulama oranını hızla artırmalıyız” diye konuştu.
    “Çiftçimize destek isterken yapısal sorunların getirdiği maliyetleri de dikkate alarak talepte bulunuyoruz” diyen Bayraktar, “Bunda da haklıyız. Çünkü rakiplerimizle rekabet edebilmek için aynı maliyetlerle üretim yapabilmeliyiz. Dünyada gıdaya talebin artığı bir konjonktürü yaşıyoruz. Bu konjonktürü ıskalamamalı, bundan en iyi şeklide yararlanmalıyız. Tarımımızın yapısal sorunları çözülür ve çiftçimizin önü açılırsa, sadece ülkemizi doyurmaya devam etmekle kalmayız, rahatlıkla içinde bulunduğumuz bölgenin gıda ambarı olur, gıda açığını da kapatırız” ifadelerini kullandı.
    Programa, Bakan Fakıbaba’nın yanı sıra TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar da katıldı. Programda, tarım alanında yapılan icraatları anlatan kısa bir film izletildi.

  • Yozgatspor 8 Azatlıspor 0

    Yozgatspor 8 Azatlıspor 0

    SPOR Toto Bölgesel Amatör Lig’de zirve mücadelesi veren Yozgatspor, Pazar günü deplasmanda karşılaştığı Azatlıspor’u kendi evinde 8-0 gibi farklı bir skorla mağlup etti. Kırmızı-siyahlılar bu galibiyetle puanını 9’a yükseltti.

    Yozgatspor BAL liginin yeni sezonunda oynadığı bir deplasman müsabakasından daha galibiyetle döndü. Kırmızı-Siyahlılar, Nevşehir deplasmanında ligin son sırasında yer alan Azatlıspor’u 8-0’lık farklı bir skorla mağlup etti.

    Kırmızı-Silahlılara moral olan galibiyetin 4 golü takımın başarılı oyuncusu Ali Tayfun Akbey’den geldi. 2 gol Hakkı Tosun’dan, 2 gol de Mehmet Şükrü’den geldi. Deplasman stresine rağmen peş peşe gelen goller kırmızı-siyahlılara moral oldu. Rakip takımın kendi evinde yok olduğu müsabakada oyunun ilk dakikasından bitiş düdüğüne kadar maçın kontrolü Yozgatsporlu oyuncularda oldu.  8-0 gibi farklı bir skorla Azatlıspor’u mağlup eden Yozgatspor, puanını 9’a yükseltti.

  • AK Parti Yerköy kongresi yapıldı

    AK Parti Yerköy kongresi yapıldı

    Yerköy Belediye Düğün salonunda düzenlenen devir teslim törenine, AK Parti Yozgat Milletvekili Ertuğrul Soysal, AK Parti Yozgat Milletvekili Abdulkadir Akgül, Yerköy Belediye Başkanı Mehmet Ağaoğlu, Yerköy Eski AK Parti Milletvekili Adayı İskender Minar, Şefaatli Belediye Başkanı Zeki Bozkurt, AK Parti Çiçekdağı İlçe Başkanı Hasan Hakanoğlu, MHP Yerköy İlçe Başkanı Arslan Bozkurt, siyasi parti temsilcileri, ve çok sayıda partili katıldı.
    Açılış konuşmasını yapan Ahmet Yavuz; Teşkilatımızla birlikte girdiğimiz her seçimde oyumuzu bir önceki seçime göre daha da artırarak partimizin kuruluşundan bu yana iktidarda olmasına katkıda bulunduk. İlçemiz içinde her zaman elimizden gelenin fazlasını yapmaya çalıştık. Biliyorum ki bu bir bayrak yarışıdır. Bundan sonra ki süreçte de, partimizde yeni görev alacak arkadaşlarımla birlikte, yine Cumhurbaşkanımızın, bakanımızın, milletvekillerimizin ve ilçe teşkilatımızın emrinde olacağımdan ve her zaman olduğu gibi canla başla çalışacağımdan hiç kimsenin kuşkusu olmasın.
    Bu güne kadar beni yalnız bırakmayan Sayın Bakanım Bekir Bozdağ’a, Milletvekillerime, İl Başkanım Harun Lekesiz’e ve İlçemizde birlikte görev yaptığım sandık müşahitlerinden başlayarak, en üst yönetim kurulu arkadaşlarımızın ve en önemlisi her şeyin en güzeline kayık olan kıymetli hemşerilerime sonsuz teşekkür ediyor, şükranlarımız sunuyorum” dedi.
    Kongrede konuşan AK Parti Yozgat Milletvekili Ertuğrul Soysal; Ülkemizde birlik ve beraberliğimizi bozmak isteyenler 15 temmuzda ezanımızı dindirmeye bayrağımızı indirmeye kalkıştı fakat bu aziz millet birlikte bir güç olarak ülkemize kan akıtmak isteyenlere izin vermedi. Bizim amacımız partili partisiz birlikte el ele verip Ülkemizi şu anda dahi bölmek parçalamak isteyenlere izin vermemektir” dedi.
    AK Parti Yozgat Milletvekili Abdulkadir Akgül’de ; “Bizim Ülkemiz artık eskisi gibi güçsüz bir ülke değil. Ülkemizin düzenini bozmak isteyenlere biz vatandaşlar olarak izin vermeyeceğiz. “Ben” demek yerine “Biz” diyecek ve bu güzel Ülkemize hep birlikte sahip çıkacağız” dedi.
    Yerköy Belediye Başkanı Mehmet Ağaoğlu ise; “AK Parti Hükümeti ile sadace Yerköy değil tüm Ülke hizmet görmüş ve Ülkemiz dahada gelişmiş bir ülke haline gelmiştir. Nitekim Ülkemiz gelişirken Bizlerde çalışmalarımıza ara vermeyerek Yerköy’ünde yaşanılabilir bir ilçe haline gelmesi için bir çok hizmeti ilçemize kavuşturduk. İnşallah en kısa sürede ilçemizin ihtiyacı olan diğer hizmetlerimize sizlerin hizmetine sunacağız” dedi.
    AK Parti Yerköy İlçe Başkanı Aziz Başak ise; “Kuruluşundan itibaren AK Parti’ye emek vermiş bütün başkanlara saygılar sunuyorum. Bu kutlu davada görev almak büyük bir şereftir, büyük bir onurdur. Yeni bir heyecanla önümüzdeki süreçte bir olarak diri olarak partimizi ileriki seçim sürecine hazırlamanın gayreti ve çabası içerisinde olacağız” şeklinde konuştu.

  • Şarkıcı Ünsal Çekerek’te konser verdi

    Şarkıcı Ünsal Çekerek’te konser verdi

    Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ’ın da katıldığı Yozgat’ın Çekerek ilçesinde gerçekleştirilen toplu açılış töreni sonrası Niran Ünsal konser verdi. İlk olarak törene katılan vatandaşlar, Yozgat Belediyesi mehter takımı gösterisi izlediler. Protokol konuşmalarının ardından ise vatandaşlar Niran Ünsal konseriyle keyifli anlar yaşadılar. Konserin ardından ise Çekerek Kaymakamı Evren Çakır ve Belediye Başkanı Bedrettin Bozkurt, Niran Ünsal’a teşekkür plaketi verdi.
    Niran Ünsal, konserin sonunda ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan için yazdığı ‘Başkan’ şarkısını Çekerekli vatandaşlarla paylaştı. ‘Başkan’ şarkısı vatandaşların büyük beğenisini kazandı.

  • Kültür alışverişinde bulundular

    Kültür alışverişinde bulundular

    Mektebim Koleji kurucu Müdürü Mustafa Başer, amaçlarının öğrencilere yabancı dile sevdirmek ve daha kolay öğrenmelerini sağlamak olduğunu söyledi.
    Başer, “Bu etkinlik ile amaçladığımız şeylerden bir tanesi o öğrenciler ile bizim öğrencilerimizin İngilizce iletişim kurabilmesi. Bunun ilkini gerçekleştirdik. Dünya’dan 8 ülkeden öğrenci var. Somali, Cibuti, Yemen, Afganistan, Çeçenistan, Pakistan, Türkmenistan’dan gelen öğrenciler kendi ülkelerini, kendi kültürlerini, kendi yemeklerini tanıttılar. Biz de misafir ettiğimiz öğrencilere kendi ülkemizi tanıtacağız. Böylece ülkeler ve okullar arasında işbirliğini sağlamış olacağız. Aynı zamanda bu öğrencilerimizin yabancı dilinin gelişimi için yaptığımız bir etkinlik. Etkinlik bir gün sürecek.
    Gün boyu yapılan etkinlikler tamamen İngilizce olacak. Karşılıklı geziler ile bu etkinlikleri arttırmak istiyoruz. Amacımız öğrencilerimize yabancı dili sevdirmek ve daha kolay öğrenmelerini sağlamak” dedi.

  • Takla atan otomobilin  sürücüsü ağır yaralandı

    Takla atan otomobilin sürücüsü ağır yaralandı

    Kaza saat 09.00 sıralarında Sorgun’a bağlı Çatmasöğüt köyü yakınlarında meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, Sivas istikametinden Sorgun istikametine gitmekte olan 36 yaşındaki Fatih Koç yönetimindeki 58 BJ 556 plakalı otomobil sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu kontrolden çıkıp takla atarak karşı şeride geçti. Kazada otomobil sürücüsü ağır yaralandı.
    Olay yerine gelen ambulansla Sorgun Devlet Hastanesine kaldırılan Koç tedaviye alındı. Kaza ile ilgili inceleme başlatıldı.

  • Ülkü Ocaklarından Ataman’a ziyaret

    Ülkü Ocaklarından Ataman’a ziyaret

    Ülkü Ocakları İl Başkanı Duran Küçükduman, ziyaretler sonrası yaptığı açıklamada, Ülkü Ocakları olarak zaman zaman ildeki kurumları ziyaret ederek kurum müdürleri ile bir araya geldiklerini söyledi.Ziyaret kapsamında ilk önce Başsavcı Ahmet Ataman’ı ziyaret ettiklerini kaydetti.
    Küçükduman, “Sağ olsun Sayın Başsavcımız bizlerle yakından ilgilendi. Şuan ülkemizin içerisinde bulunduğu durumdan en fazla etkilenen en fazla iş yükü olan kurumlarımızın başında adliyelerimiz geliyor. Hain FETÖ Örgütü devletimizin kılcal damarlarına kadar sızmış bunu da koparıp atmak elbette yargımızın görevi bu anlamda Sayın Başsavcımıza ve meslektaşlarına büyük görevler düşüyor. Ülkü Ocakları İl Başkanlığı olarak her zaman devletimizin milletimizin yanındayız”dedi.
    Başsavcı Ataman’da ziyaretlerinden dolayı Ülkü Ocakları İl Başkanı Küçükduman ve Yönetim Kurulu Üyelerine teşekkür etti.
    Küçükduman, daha sonra Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürü Abdullah Neşeli’yi makamında ziyaret etti. Küçükduman, Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğünün her zaman yardıma muhtaç insanların yanında olduğunu belirterek bu anlamda devletin şefkatli elini vatandaşına uzatan kurum olduğunu ifade etti. İl Müdürü Abdullah Neşeli’de ziyaretlerinden dolayı Küçükduman ve ekibine teşekkür etti. üçükduman, ziyaret anısına Başsavcı Ataman ve İl Müdürü Neşeli’ye Türk Bayrağı hediye etti.

  • Bozdağ: CHP müftüye nikah  yetkisi verildiği için itiraz ediyor

    Bozdağ: CHP müftüye nikah yetkisi verildiği için itiraz ediyor

    Yozgat’ın Çekerek ilçesinde toplu açılış törenine katılan Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, burada yaptığı açıklamada müftülerin nikah kıyma yetkisine yönelik eleştirilere cevap verdi.
    Mecliste görüşülen kanun tasarısında resmi nikah kıyma yetkisi ve görevinin il ve ilçe müftülükleri de verildiğini söyleyen Bozdağ, “CHP ayağa kalkmış durumda, CHP’li kadın örgütleri ayağa kalkmış durumda, ‘olmaz böyle bir şey’ diyorlar. Yahu niye olmaz? Ne yapılıyor, yanlış olan nedir? ‘Müftüler nikah kıyamaz’ köy muhtarı kıyıyor, ilçenin belediye başkanı kıyıyor, belediye başkanının yetki ve görev verdiği kişi kıyıyor, konsoloslar kıyıyor. ‘bunlar kamu görevlisi o yüzden kıyıyor.’ Peki, müftü kamu görevlisi değil mi? Müftüler bugün en az ilahiyat fakültesi mezunu, pek çoğu yüksek lisans yapmış, doktora yapmış insanlar. Bu ülkenin okullarından yetişmiş, bu ülkenin kanunlarına göre memur olmuş ve görevini yapıyorlar. O da kamu hizmeti yapıyor. ‘Hayır biz buna karşıyız.’ diyorlar. Dün Cumhurbaşkanımız söyledi, ‘Eğer nikah kıyma yetkisini tapu memuruna, nüfus memuruna, kadastro memuruna, itfaiyeciye veya başka bir memura verseydik, vallahi bunlar itiraz etmezdi. Bunların itirazı hangi memura verildiği değil, müftüye verildiğine itiraz ediyorlar’ Ben soruyorum, müftülerin nikah kıyması hangi açıdan yanlıştır? ‘Müftü din adamıdır, ben din adamına karşıyım’ diyemeyip oradan geliyorsan o zaman da açık söyle, bilelim. Batıda, din adamları nikah kıyıyorlar, ‘laiklik ilkesine aykırı’ deniyor, o zaman soruyorum, Almanya’da, Amerika’da, Avusturya’da, Fransa’da, başka batılı ülkelerde nikahları kıyanlar arasında din adamları var mı, yok mu? Onlar laik mi, laik. Peki onlar kıyınca laikliğe aykırı olmuyor da, Türkiye’deki din görevlisi olan il ve ilçe müftüleri nikah kıyınca mı laikliğe aykırı oluyor? Hani biz batıyı örnek alacaktık? İşine gelince orada örnek alıyorsun, işine gelmeyince burada örnek almıyorsun” dedi.
    “Milletin gözüne baka baka yalan söylüyorlar”
    CHP’nin milletin gözüne baka baka yalan söylediğini belirten Bozdağ, ‘Çocuk yaşındaki evlilikler artacaktır’ diyorlar. Bunu söyleyenler, buradan çok net söylüyorum, kim bu düzenleme, ‘çocuk yaşında evliliklerin önünü açacak’ diyorsa milletin gözünün içine baka baka utanmadan yalan söylüyor. Neden? Çünkü bu düzenleme resmi nikah kıyma yetkisini düzenliyor. Evlenme yaşını düzenlemiyor, evlenme şartlarını düzenlemiyor, evlenme engellerini de düzenlemiyor. Yani yaşta bir değişiklik yok. Dün neyse bugün de o. Evlenme engelleri ve kanunen aranan şartlarda onda da bir değişiklik yok. Dün neyse bugün de o. Ama ne yapıyorlar utanmadan, ‘efendim çocuk yaşta olanlar evlenecek bununla.’ Yalan söylüyorlar, utanmadan yalan söylüyorlar. Yok böyle bir şey. Burada bir değişiklik yok” şeklinde konuştu. Bozdağ, konuşmalarını şu sözlerle sürdürdü:
    “Sayın Kılıçdaroğlu ve arkadaşları müftülerin nikah kıymasından rahatsızlarsa yolları açık gitsin muhtara, nüfus müdürüne, belediye başkanına, belediye başkanının yetkilendirdiği memura gitsin, ona nikah kıydırsınlar. Buna mani bir hal yok. Öyleyse müftüye gidip nikah kıydıracak kişiye de sen karışma. Gitmek istiyorsa vatandaş gitsin nikahını ona kıydırsın. Niye karışıyormuş? ‘Toplumda bile müftüye nikah kıydıran, kıydırmayanlar ayrımı çıkarmış.’ Peki soruyorum ben, bugün muhtara nikah kıydıran var mı? Var. Muhtara nikah kıydıran, kıydırmayan ayrımı var mı toplumda? Belediye başkanına nikah kıydıran var mı, var. Belediye başkanına nikah kıydıran kıydırmayan diye bu toplum ayrılmış mı? Belediye başkanının yetkilendirdiği memur veya nüfus memuru kıyıyor mu, kıyıyor. Bunların kıydığı, kıymadığı nikah diye bir ayrım var mı? Yok. Öyleyse il ilçe müftülüklerine bu yetki verildiğinde de herhangi bir ayrım falan olmayacaktır. Eğer Sayın Kılıçdaroğlu veya CHP’den herhangi birisi veya CHP’li olmayan herhangi bir vatandaşımız istemiyorsa müftüye gitmez. Dilediğine gider, nikahını dilediğine kıydırır. Biz milletin önüne yeni seçenekler koyuyor, yeni imkanlar veriyor, kullanma hak ve yetkisini de doğrudan milletimizin kendisine veriyoruz. Millete güvenelim diyorum ve biz aziz milletimize güveniyor, inanıyoruz. Esas ayrımcılığı bunlar yapıyorlar. Müftü adı geçen her şeye acayip şekilde karşı çıkıyorlar. Birden bire yüzleri gözleri değişiyor, konuşmaları değişiyor, ellerinin titremesi bile değişiyor. Bunlar bu ülkeni insanları değil mi? Bu ülkenin memurları değil mi? Ama mesele başka. Siz o meseleyi anladınız. Bunların mayası başka şey istiyor onu da siz çok çok iyi biliyorsunuz. Mesele müftü meselesi değil. Mesele bunların dine bakıştaki hastalıklı anlayışlarıdır. O hastalıklı anlayışı da zaten bu toplum benimsemedi, bundan sonra da benimsemeyecektir.”

  • Bozdağ: Suriye’nin kuzeyinde  terör koridoruna izin vermeyiz

    Bozdağ: Suriye’nin kuzeyinde terör koridoruna izin vermeyiz

    Yozgat’ın Çekerek ilçesinde toplu açılış törenine katılan Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, burada yaptığı konuşmasında Türkiye’nin kendi kararlarını bugüne kadar kendi aldığını, bundan sonra da almaya devam edeceğini söyledi. Suriye ile Türkiye arasında 910 kilometre sınır olduğunu dile getiren Bozdağ, “Suriye’nin kuzeyinde, bölgede yaşanan istikrarsızlıktan, iç çatışmadan, güvensiz ortamdan istifade ederek, orada bir terör koridoru oluşturma gayreti var. Biz her defasında ABD’li yetkililere görüşmelerimizin her seferinde, PYD’nin ve YPG’nin, PKK terör örgütünün birer uzantısı olduğunu ve burada yaklaşık 3 bin 500 tır dolusu silahın bunlara aktarıldığını, bu silahların kimlere karşı kullanılacağını hep sorduk, sorguladık. Bu bölgede bir terör koridoru oluşturulmasına Türkiye izin vermez. Biz buna karşıyız, karşı olmanın gereklerini de yaptık, bundan sonra da yapacağız. Bunu çok net söylüyorum. O bölgede milletimizin ve devletimizin güvenliğini tehdit edecek gelişmelere ve risklere Türkiye’nin izin vermesini hiç ama hiç kimse beklememeli. Fırat Kalkanı Harekatı ile bu konudaki tutumumuzun laf olmadığını ve bir gerçek olduğunu ortaya koyduk ve hem terör örgütü PKK, PYD, YPG’ye hem de DEAŞ’a karşı en etkili bir mücadele yöntemini seçtik, gereğini yaptık. Şimdi oradayız” dedi.
    “HEYET TAHRIR ŞAM TERÖR ÖRGÜTÜ HAKIMIYET KURMAK ISTIYOR”
    İdlib’te Suriye’nin değişik yerlerinden göç etmek zorunda kalan 3 milyon civarında kişi olduğunu vurgulayan Bozdağ, “Orada Heyet Tahrir Şam diye bir terör örgütü var. Örgüt, orada hakimiyet kurmak istiyor ve terör koridorunu oluşturmak isteyen güçler de orayla Afrin’i birleştirip Akdeniz’e doğru giden bir koridor açmak istiyorlar. Terör örgütlerini orada tahkim ediyorlar. Türkiye hükümeti, elbette devletini ve milletini tehdit eden bu gelişme karşısında yapması gerekeni yapacaktır. Şu anda askerimiz İdlib’dedir. Niçin; huzur, barış, güven ve istikrarı temin etmek için. Çatışmasızlık bölgesini tahkim etmek için” şeklinde konuştu.
    “TÜRKIYE SINIRLARIMIZI GÜVEN ALTINA ALMAK IÇIN ORADADIR”
    İran, Rusya ve Türkiye’nin Astana’da bir araya geldiğini ve böyle bir karar aldığını hatırlatan Bozdağ, “Bu çerçevede uluslararası meşruiyeti de gözeterek bu adımı attı. Hem Türkiye’ye gelecek göç akımını durdurmak hem Heyet Tahrir Şam ve benzeri terör örgütlerinin yuvalanmasını önlemek, oradan uzaklaştırmak hem PYD, YPG, PKK terör örgütlerinin oradan Afrin’e doğru gidişine ve terör koridoru oluşturmasına engel olmak hem DEAŞ’ın Türkiye’ye ve bölgeye dönük terör saldırılarını önlenmek, sınırlarımızı güvenlik altına almak, orada çatışmasızlık bölgesini fiilen oluşturmak ve bunu denetlemek ve gözetlemek için Türkiye oradadır. İşbirliği içerisinde oradadır” ifadelerinde bulundu.
    “CHP VATANDAŞI ISTISMAR ETMEK IÇIN BUNU SÖYLÜYOR”
    CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nu da eleştiren Bozdağ, “Şimdi Kılıçdaroğlu çıkmış ‘Oradan şehitler gelirse onun sorumluluğu, Sayın Cumhurbaşkanımızı kastederek Erdoğan’dadır’ diyor. Peki yurt dışına asker gönderme tezkeresi Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde onaylandı mı? Onaylandı. CHP’nin Genel Başkanı olarak sen ve ekibin bu tezkereye ‘evet’ diyeceğinizi açıkladınız ve ‘evet’ dediniz mi? Dediniz. Şimdi niye başka bir laf söylüyorsunuz. Buradan vatandaşlarımızı istismar etmek için bunu söylüyorsunuz.
    Türkiye’nin ulusal güvenliğini tehdit eden bir konuda Türkiye adım atmayacak mı? Orada bir terör koridorunun oluşmasına izin mi vereceğiz, göz mü yumacağız? Elbette adım atacağız, elbette oraya ülkemizin hukukunu korumak için gideceğiz. Gittiğimizde de eğer bir şey olduğunda onun karşısında elbette mücadelemizi yapacağız. Bu ülke için, bu millet için ve güvenliğimiz için bu ülkenin evlatları mücadelenin alasını yaptıkları gibi şehadete de gaziliğe de seve seve her zaman koştular, bundan sonra da koşacağız.
    Hep beraber koşacağız. Neden? Buralarda huzur içerisinde yaşamak için her yerde huzuru temin etmek de bizim görevimiz. Ama şimdi başka bir şey söylüyor. O zaman elimizi kıpırdatmayacağız demektir. ‘Kuzey Suriye’de ne olursa olsun dönüp bakmayacağız, Irak’ta ne olursa olsun dönüp bakmayacağız.’ Bunların mantığı bu, ‘Görmeyin, duymayın, elinizi oraya atmayın, adım adım gelsinler.’ Yarın Ankara’ya gelir, böyle bir şey olabilir mi? Terör örgütleriyle, PKK ile ve diğer terör örgütlerine destek veren çevrelerle milletvekilleri de beraber oluyor. Ama buradan şunu çok net söylüyoruz, kim kiminle beraber olursa olsun biz milletimizle beraber olmaya, milletimiz ve devletimizin hukukunu bedeli ne olursa olsun korumaya ve o bedeli ödemeyi de en büyük şeref görmeye devam edeceğiz” dedi.

  • Uludağ: LPG benzinden  daha güvenlidir

    Uludağ: LPG benzinden daha güvenlidir

    Son olarak İstanbul Kağıthane’de park halindeki LPG’li otomobilde çıkan yangının yazılı ve görsel medyaya yansıyış şeklinin gerçeği yansıtmadığını ve yanıltıcı olduğunu vurgulayan Uludağ, yanan otomobildeki patlama anının cep telefonu ile kaydedilmesinin bir sonuç olduğunu ve bunun arka planı bulunduğunu ifade etti.
    “Bana göre, yanan araç uzun süre meskun mahalde sahipsiz kaldığı için, içinde yanıcı madde veya sigara ya da herhangi yanıcı unsur bırakılmış hatta aracın içine yanıcı madde atılarak yakılmış olabilir” diyen Celalettin Uludağ, şunları söyledi:
    “Otomobil yanmaya başladığında iyice ısınan tank çok eski, 12 yıllık olduğu için zayıf yerlerinden yarılmış. Bu araç kesinlikle kendi başına tutuşmuş olamaz. Çünkü yanan otomobilin üzerinde maksimum 60 amper akü var. Bu Araçlar günde yani 24 saatte 1 amper güç çeker. Bunu hesaba katarsak 6, 7 aydır terk edilmiş halde bulunan bu otomobilde bırakın yangın çıkaracak enerjiyi içerideki dijital saati çalıştıracak enerji bile zaten 4 ay evvel bitmiştir.”
    Haberlere yansıyan otomobildeki yangın olayının LPG bağlantılı olmasının en düşük ihtimal olduğu belirten Celalettin Uludağ, ayrıca, patlama ve yangın olayın gerçekleştiği, bölgenin pek tekin olmadığını, otomobile molotof atılmış olabileceğini de söyledi. Sayısı milyonları bulan LPG’li otomobillerin güvenli olduğunu özellikle dile getiren ALSİAD Başkanı Celalettin Uludağ, bu yangın ve patlamanın gerçekten uzman kişiler tarafından incelenmesi gerektiğini kaydetti.
    LPG’li otomobil sahiplerini uyaran Uludağ, otomobillerin yalnızca LPG kısmının değil benzin kısmının bakımının da yapılması gerektiğini dile getirerek, yangın ve patlama olaylarının otomobillerdeki benzin düzeneğinin bakımının yapılmamasından kaynaklanmış olabileceğini söyledi.

  • Eğitim Bir Sendikası madde bağımlılığına karşı kapsamlı mücadeleye destek veriyor

    Eğitim Bir Sendikası madde bağımlılığına karşı kapsamlı mücadeleye destek veriyor

    Seminerlerde öğrencilerin madde bağımlığına karşı bilinçlendirilmesi hedefleniyor. Öte yandan gençlerin madde bağımlılığı sonucunda karşılaşacakları tehlike ve felaketlerin farkına varmaları da amaçlanıyor. Eğitimciler Birliği Sendikası (Eğitim Bir Sen) Yozgat Şube Başkanı Kenan Şerefli ile İl Milli Eğitim Müdürü Mehmet Tekin arasında imzalanan protokol ile Yozgat’ta Lise ve dengi okullar ile tüm öğrenci pansiyonlarında alanında yetkin öğretmenlerce madde bağımlılığı ve değerler eğitimi seminerleri düzenlenecek. Eğitim Bir-Sen İl Başkanı Kenan Şerefli, yaptığı açıklamada sendika olarak eğitimin yanı sıra sosyal projelere de büyük önem verdiklerini söyledi. Şerefli, “İl Mili Eğitim Müdürlüğümüzle yaptığımız protokol çerçevesinde her geçen yıl daha da artış gösteren madde bağımlılığı ile kapsamlı bir mücadele başlattık. Bu alanda eğitim almış ve kendisini geliştirmiş öğretmenlerimizle birlikte okullarımızda ve pansiyonlarda öncelikle lise öğrencilerimiz ile eğitimler düzenleyeceğiz. Bu kapsamda zararlı maddeler ve olumsuz etkileri düzenlenecek seminerlerde öğrencilerimize geniş bir şekilde anlatılacak. Bu vesile ile İl Milli Eğitim Müdürümüz Sayın Mehmet Tekin Bey’e ilgilerinden dolayı ayrıca teşekkür ediyorum.”dedi.
    İl Milli Eğitim Müdürü Mehmet Tekin’de gençlere en büyük zarar veren madde bağımlılığı konusunda Eğitim Bir Sen’le yapılan işbirliği ile öğrencilerin daha da bilinçlendirilmesinin amaçlandığını belirterek, amaçlarının öğrencileri bu zararlı maddelerden korumak olduğunu ifade etti. Tekin, Eğitim Bir Sen Yozgat İl Başkanı Şerefli’ye teşekkür etti.

  • Ata’nın Yozgat’a gelişinin 93. yılı kutlandı

    Ata’nın Yozgat’a gelişinin 93. yılı kutlandı

    Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen tören Atatürk anıtına çelenk sunumuyla başladı.
    Kutlama programında günün anlam ve önemine dair konuşma yapan Yozgat Belediye Başkan Vekili Talip Karslıoğlu, 15 Ekim 1924 tarihinin Yozgat ve Yozgatlı için özel bir gün olduğunu söyledi.
    15 Ekim 1924 tarihinde Yozgat halkının işgaller karşısında azmini, imanını ve umudunu yitirmeyen ve tüm dünyanın saygı duyduğu Mustafa Kemal Atatürk’ü karşıladığını belirten Karslıoğlu, “O gün il genelinde yaşanan coşku ve heyecan bugün de aynı şekilde devem etmektedir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk ‘ünlü süvarilerin harp meydanlarında kahramanca dövüşen Türk yiğitlerinin harman olduğu diyar Bozok yaylasının çocukları var olun’ derken, Bozoklu yiğitlerin Yozgatlıların mücadelesindeki gayreti ve sadakatini ilan etmiştir.
    Bozok yaylasının yiğit evlatları o gün de, bu gün de, yarın da kahramanlık destanları yazmaya devam edecektir” dedi.
    Konuşmanın ardından öğrenciler tarafından temsilen getirilen dev Türk Bayrağı Vali Kemal Yurtnaç’a teslim edildi.
    Daha sonra okunan şiirlerin ardından Atatürk’ün Yozgat’a gelişi ile ilgili düzenlenen Atatürk Koşusunda dereceye giren öğrencilere ödülleri verildi. Daha sonra halk oyunları ekibi tarafından oynanan yöresel oyunların ardından program sona erdi.
    Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen törene Vali Kemal Yurtnaç, Cumhuriyet Başsavcısı Ahmet Ataman, Yozgat Bozok Üniversitesi Rektörü Prof. Dr Salih Karacabey, İl Jandarma Alay Komutanı Bilgihan Yeşilyurt, İl Emniyet Müdürü Seçkin Çengeloğlu, Belediye Başkan Yardımcısı Talip Karslıoğlu, davetliler, vatandaşlar ve öğrenciler katıldı.

  • Çekerek’te toplu açılış töreni yapıldı

    Çekerek’te toplu açılış töreni yapıldı

    Törene Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Vali Kemal Yurtnaç, Yozgat Milletvekilleri Yusuf Başer ve Ertuğrul Soysal, Bozok Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Salih Karacabey, İl Jandarma Alay Komutanı Albay Bilgihan Yeşilyurt, Emniyet Müdürü Seçkin Çengeloğlu, bazı daire müdürleri ile çok sayıda vatandaş katıldı.
    Programın açılış konuşmasını yapan Çekerek Belediye Başkanı Bedrettin Bozkurt ilçeye yapılan yatırımlar hakkında bilgi verdi.
    Yozgat Milletvekili Yusuf Başer ise yaptığı konuşmada, “Değerli Çekerekli hemşehrilerim. Bugün burada belediyemiz ve hükümetimiz tarafından ilçemize yapılan yatırımların açılışını sizlerle birlikte yapmaktan dolayı oldukça mutluluk duyuyorum. Yozgat ve ilçelerimizi daha da geliştirmek ve kalkındırmak için gayret gösteriyoruz. Çekerek ilçemizin mevcut yolunun kalitesini artırıp güzelleştiriyoruz. Biz Çekerek ilçemizi seviyoruz. Çekerek’in gelişmesi için Başbakan Yardımcımızın öncülüğünde, milletvekili arkadaşlarımızla, bürokratlarımızla birlikte hizmetkarınız olacağımızı buradan belirtmek istiyor, açılışını yapacağımız tesislerin ilçemize, ilimize ve tüm hemşehrilerimize hayırlı olmasını diliyorum” dedi.
    Daha sonra kürsüye çıkan Yozgat Milletvekili Ertuğrul Soysal da, “Bu gün hepimiz onurluyuz ve gururluyuz. Bu gün Çekerek için güzel bir gün. Bu güne kadar yapılan hizmetlerin açılışını zaman darlığından dolayı yapamamıştık. Açılışı bugüne kısmet olan eserlerin öncelikle Çekerek ilçemize, Yozgat’a hayırlı olmasını Yüce Allah’tan temenni ediyorum” diye konuştu.
    Yozgat Valisi Kemal Yurtnaç ise burada yaptığı konuşmada, Yozgat’ta güzel şeyler olduğunu kaydederek, “Dün Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanımız Sayın Ahmet Eşref Fakıbaba’nın Yozgat ziyaretinde ilimiz güzel bir hizmet daha kazandı. Sayın Başbakan Yardımcımız Bekir Bozdağ’ın takipleriyle süt fabrikasını inşallah Yozgat’a açacağız. Ürettiğimiz sütlerin değerlendirilmesi için bu çok önemli. Yılda 218 bin ton süt üretiyoruz. İnşallah bu hayvancılıkla uğraşan çiftçimizi destekleyecektir. Baktığımız zaman Yozgat’ın da ekonomisine önemli bir katkı sağlayacaktır” dedi.
    Çekerek’in de güzel hizmetler aldığını ifade eden Vali Yurtnaç, “Çekerek ilçesi Süreyya Bey Barajı ile önümüzdeki dönemlerde daha hareketli olacak bir yer. Tarım arazileriniz gitti ama buraya deniz gibi bir baraj geldi. Tarım yapmayacaksınız ama balıkçılık yapacaksınız. İl Özel İdaresi olarak buradaki baraj içerisine su sporlarının yapılabileceği kablolu su kayağı sistemi kuracağız. Bu buranın bir spor merkezi haline gelmesi demek. Bunun içerisinde lokantalar, dinlenme tesisleri olacak. Çekerek bir kabuk değiştirecek. Yozgat havaalanı ile hızlı treni ile yapılan ve yapılacak olan yatırımları ile orta vadenin parlayan yıldızı olacaktır” şeklinde konuştu.
    Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ ise yaptığı konuşmada, açılışı yapılacak tesislerin hayırlı ve uğurlu olması temennisinde bulunarak, “Bugün Çekerek Belediye Başkanlığının ve ilçe kaymakamlığının organizasyonunuzda hem belediye başkanlığının hem de hükümetimizin ortaklaşa gerçekleştirdiği eserlerin toplu resmi açılışını yapıyoruz. Açılışını yapmakta olduğumuz eserlerimizin her biri Çekerek ve Çekerekli insanlarımıza hayırlı uğurlu olsun. Yola çıktığımız günden bu güne Çekerek her zaman bizimle birlikte oldu. Bizde sizin duanız ve desteğinize karşı borcumuzu ödemek, sizlere teşekkür edebilmek maksadıyla gece gündüz demeden Yozgat, Türkiye ve elbette Çekerek için koştuk ve koşmaya davam edeceğiz. Eğitimden emniyete, adaletten ulaşıma kadar pek çok eseri Çekerek’e hep birlikte kazandırdık. Eğitimde Anadolu Lisesi ile Anadolu Öğretmen Lisesi ile Anadolu İmam Hatip Lisesi ile ve Fen Lisesi ile Çekerekliler ilk defa bizim dönemimizde karşılaştı. Eğitimin kalitesini artırmak konusunda ciddi adımlar attık. Hem imam hatip için 100 kişilik, birde orta öğretim için 200 kişilik öğrenci pansiyonuyla köyde olan yavrularımızın şehirde barınak yeri endişeni taşımadan okumasının önünü açtık. Kapanan sağlık meslek lisesini yeniden faaliyete geçirdik ve nihayet Bozok Üniversitesine bağlı Sağlık Hizmetleri MYO Çekerek ilçemize kuruldu. Orta öğretimde olduğum gibi ilköğretimde de adımlar atıldı. İşte görüyorsunuz, hastanemiz Çekereklilere büyük hizmet sunacak. Daha iyi bir noktada daha güçlü bir şekilde hizmet edecek. Adalet Sarayı hizmete girdi ve Çekerekliler ondan istifade ediyor. Belediye hizmet binasını da biz yaptık. Yine hükümet konağımız Çekereklilere layık olacak bir biçimde ve nitelikte hizmete resmen başladı. Allah hayırlı uğurlu etsin. Hem emniyet binası hem ayrıca SGK binası da hükümetimizin kazandırdığı eserlerdendir. Tabi doğal gaz, sıcak asfalt, belediyemizin yaptığı içme suyu ve diğer kanalizasyon, kilit parke, parklar ve diğer hizmetler. Ama şunu bilmenizi özellikle istiyorum. Biz Çekerek ilçemizin her ihtiyacını kendi öz ihtiyacımız gibi gördük, milletvekili arkadaşlarımız, ilçe başkanımız, belediye baskınımız ve il başkanımızla beraber Yozgat’ta Ankara’da takipçisi olduk. Bundan sonra da takipçisi olmaya devam edeceğiz. Çekerek’in bundan sonraki beklentilerini cevaba kavuşturmakta bizim vazifemizdir. Yollarla ilgili yeni dönemde yolların kalitesinin standardının güzergahının değişmesi ve artırılması konusunda atacağımız adımlar son derece önemli adımlar olacak ve Çekerek’in nefes borularını yeniden bir kez daha açacağımızı buradan özellikle ifade etmek istiyorum” ifadelerini kullandı.
    Çekerek’in adeta yeni bir ilçe kuruluyormuş gibi kamudan alması gereken hizmetleri sil baştan yeniden aldığını aktaran Başbakan Yardımcısı Bozdağ, “Belediyesi, hükümet konağı, adalet sarayı, emniyet binası, hastanesi, okulları tamamı neredeyse bu dönemin eseri haline geldi. İnşallah yeni dönemde yeni ihtiyaçları karşılama konusunda da yolumuza devam edeceğiz. Türkiye’nin refahı arttıkça, ekonomisi güçlü oldukça, işi iyi oldukça emin olun bundan Yozgat’ın, Çekerek’in ve Türkiye’mizin bütün il ve ilçelerinin alacağı payda artacaktır” ifadelerini kullandı.
    Konuşmaların ardından ilçeye yapılan eserlerin toplu açılışı gerçekleştirildi.

  • BAKAN FAKIBABA: FAKiR FUKARA  ET YİYECEK

    BAKAN FAKIBABA: FAKiR FUKARA ET YİYECEK

    Daha sonra Yozgat Valiliğini ziyaret eden Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Dr. Ahmet Eşref Fakıbaba, burada basın mensuplarının sorularını yanıtladı.
    Yozgatlıların hükümete hep destek verdiğini hatırlatan Ahmet Eşref Fakıbaba, Yozgat’a Cumhurbaşkanı ve Başbakanın talimatları doğrultusunda geldiğini söyledi.
    Fakıbaba, et ve süt kurumu bünyesinde bulunan süt ünitesinin faaliyete geçip, geçmeyeceği ile ilgili soruya ise, yerinde görmek için geldikleri cevabını verdi.
    Fakıbaba, “Gideceğiz, göreceğiz. Benim bir özelliğim vardır. Olayları yerinde görmeyi tercih ederim. Biraz önce çok güzel. Türkiye’de bir örnek olan köyümüz var, oraya gideceğiz. Daha sonra diğer kurumlar gezeceğiz. Ama şundan emin olsunlar ki, Yozgatlı hemşerilerim hakketten biz onları çok seviyoruz. Özellikle Cumhurbaşkanımız, Başbakanımızın emri zaten buraya gelişim. Yozgat’a git Fakıbaba, Yozgatlılara gereken her şeyi yerinde gör ve yap dediler. Benim için bir talimattır, emirdir. Onları yerine getireceğimize inanıyorum. Gezeceğiz, göreceğiz. Görmeden genelde bir şey söylemem ama Yozgat’a yapılan her şey, her taş Yozgat’ın hakkı olan şeylerdir. Yozgat gerçekten hükümetimize çok büyük destek vermiştir. Hükümetimizi hep desteklemiştir, desteklemeye de devam edecektir” diye konuştu.
    Kırmızı et noktasında üretici, sanayici, esnaf ve tüketici arasında hep dengede olacaklarına dikkat çeken Ahmet Eşref Fakıbaba, 50 liraya eti fakir ve fukaranın yiyemediğin vurguladı.
    Fakıbaba, “Geldiğim günden beri ben hep şunu söylüyorum. Hem üreticinin hem aradaki sanayinin, esnafın hem de son taraf olan tüketicinin hep yanında ve denge de olacağız. Piyasa da regülasyon görevi yapacağız. Mesela en basitinden söyleyim ben.
    Biz normal üreticiye 3 dolar 95 sente vermiş olduğumuz besilik hayvanı daha ucuza aldık diye 3 dolar 70 sente veriyoruz. 25 sent onlar hiç bir şey istemeden bizim amacımız gerçekten üreticinin mutlu olması. Yani dengeyi kurabilmemiz. Üretimimizi koruyacağız, bir taraftan sanayiciye de koruyacağız. Ama et yeme hakkı olan 80 milyon insanın da biz de vebali var onu da koruyacağız. Ama bunu yaparken dengeli bir şekilde kazanç kazanç kazanç olacak. Yani hiç bir zaman tek taraflı bir kazanç olmaz. Herkes fedakarlık edecek. Bu fedakarlık olduğu zaman da dengeli bir kazanç elde edilir. Bu hem dinimiz için hem ülkemiz için hem geleceğimiz için çok önemli. Bakın dört tarafımız düşmanla çevrili ve mücadele veriyoruz. Başta sayın Cumhurbaşkanımız Her yerde mücadele veriyoruz. Yani bizim fakir fukaramız da et yiyecek. En tabi hakkı. 50 lira bir eti hakketten fakir, fukara yiyemiyor. Bunu düşünmemiz lazım. Bunu yaparken de biz üreticiye saygı duyuyoruz. Onun da kazanması gerektiğine inanıyoruz. ve bu dengeleri gözeteceğiz inşallah” dedi.
    Çiftçileri anız yakımı konusunda uyaran Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba, anız yangınlarının kendisini çok üzdüğünü belirtti.
    Fakıbaba, “Hakketten artık yani üzücü bir olay. Biz insanların, hep şunu söylüyorum; yine biraz da kabahat bizim diye düşünüyorum.
    Yani bizim çiftçiyi bilgi ile buluşturmamız lazım. Burada birazda kendi üzerime alıyorum kabahati. Tarım bakanı olarak anız yakmanın toprağa, yani organizmalara ne kadar zararlı olduğunu anlatamamışız daha. Bu konuda devamlı bilgilendirelim. Bilgilendirmeye rağmen bundan sonraki ceza-i işlemlerde sayın valimiz burada. Bu torunlarımızın, bizim değil de yani. Yarın biz bunları torunlarımıza bırakacağız, sahip çıkmamız lazım” şeklinde konuştu.

  • Adli Hemşirelik Kongresi başladı

    Adli Hemşirelik Kongresi başladı

    Onursal Başkanlığını Bozok Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Salih Karacabey’in, Kongre Başkanlıklarını ise, Ankara Üniversitesi’nden Prof. Dr. İ. Hamit Hancı, Kırıkkale Üniversitesi’nden Prof. Dr. Yurdagül Erdem, Hacettepe Üniversitesi’nden Prof. Dr. Yasemin Özkan, Üniversitemizden Prof. Dr. Sevinç Polat ve Adli Geriatri Komisyon Başkanı Prof. Dr. İlhan Tomanbay’ın yaptığı Uluslararası III. Adli Hemşirelik II. Adli Sosyal Hizmet ve I. Adli Gerontoloji Kongresi’nin Erdoğan Akdağ Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen açılış töreni ile gerçekleştirildi.
    Programa, Yozgat Vali Yardımcısı Şükrü Çakır, Rektör Prof. Dr. Salih Karacabey, Adli Bilimciler Derneği Başkanı Prof. Dr. Hamit Hancı, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Şenol Akın, Fakülte Dekanları, öğretim elemanları ve öğrenciler katıldı. Günümüzde suç, topluma yönelik şiddet, insan ve çocuk hakları ihlalleri, göçler, savaş olaylarının mağdurları adli olayları ön plana çıkarttığından hareketle alanında uzman kişilerle toplumda farkındalık oluşturmak ve bilimsel çerçevede olayların masaya yatırılması amacıyla düzenlenen kongreye 40’ı aşkın üniversiteden 200’ün üzerinde bilimsel tebliğ ile 400’ün üzerinde yerli ve yabancı akademisyen katıldı. Kongrede ayrıca, Türkiye’de ilk defa, küçük yaşta suç kavramını tanımlamak, çocukların suça bulaşmasını önlemek ve farkındalık oluşturmak, suç ve suçlu ile karşılaştıklarında yardım alacakları mercileri öğrenmeleri amacıyla Adli Çocuk Komisyonu Üyeleri tarafından ilk kez bir çocuk oturumu gerçekleştirildi. Ankara İtfaiye Dairesi Başkanlığı tarafından özel olarak yetiştirilen ve kan kokusu alama özelliği bulunan Bumer isimli köpek gösterisi beğeni ile takip edildi.
    Kongrenin düzenlenmesinde önemli bir katkı sağlayan Adli Bilimciler Derneği Başkanı Prof. Dr. Hamit Hancı, “Adli Hemşirelik, Adli Yaşlılık ve Adli Sosyal Hizmet” konuları uluslararası bir kongre ile bilgilerin tazelenmesi, bilgi alışverişinde bulunulması ve alanda çalışan sağlık personelini geliştirerek güçlendirmek için düzenlendiğini ve amacına ulaştığını söyledi.
    Bozok Üniversitesi Sağlık Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Sevinç Polat, yaptığı açılış konuşmasında şunları kaydetti: “Suç, ‘kusur yeteneğine sahip bir kimse tarafından işlenen, icrai ve ihmali bir hareketin meydana getirdiği, yaptırım olarak bir cezanın uygulanmasını gerektiren, hukuka aykırı ve kusurlu bir insan davranışı’dır. Toplumumuzda şiddeti ve çeşitliliği giderek artan suç, günümüzde en fazla insan hakları ihlalleri ve şiddet boyutu ile kendini göstermektedir. Suçun önlenmesinde toplumun tüm fertlerine önemli görevler düşmektedir. Bu nedenle suçun önlenmesinde, suçlunun gereken cezayı almasında, mağdurun haklarının korunmasında, mağdurun ve suçlunun topluma yeniden adaptasyonunda multidisipliner bir ekip yaklaşımına ihtiyaç duyulmaktadır.Bu kongre ile ülkemizde henüz istendik seviyenin gerisinde olan Adli Hemşirelik, Adli Sosyal Hizmet, Adli Gerontoloji, alanında uzman bilim insanları tarafından ele alınacak. Multidisipliner bir ekip yaklaşımı ile toplumda suçun azaltılması ya da önlenmesine katkıda bulunulması ve bu konuda toplumun tüm fertlerinde bir farkındalık oluşturulması amaçlanmıştır.”
    Bozok Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Salih Karacabey’de konuşmasına üniversiteye yeni kurulacak Sağlık Bilimleri Fakültesi’nin müjdesi ile başladı. Bozok Üniversitesi’nin 12. fakültesi olacak olan Sağlık Bilimleri Fakültesi’nin onayının Bakanlar Kurulu’ndan çıktığını ve Cumhurbaşkanının imzası ile Sağlık Bilimleri Fakültesi’ni Bozok Üniversitesi’ne kazandıracaklarını söyledi. Yapılan her işin doğrudan veya dolaylı insana hizmet için olduğunu fakat sağlık personelinin yaptığı işin dolaylı değil doğrudan insana hizmet olduğuna dikkat çeken Rektör Karacabey; “Sağlık çalışanları içerisinde sürekli ve düzenli olarak doğrudan insana en yakın ve en çok hizmeti gören hemşirelerdir. Bu nedenle yaptıkları işin çok önemli olduğunu düşünüyorum. Doktorlarımızın, hemşirelerimizin, sağlık çalışanlarımızın yaptıkları iş dünyada en kutsal sayılacak işlerden biridir.” diye konuştu.