Kategori: Gündem

  • Tarikçi için mevlit okutuldu

    Tarikçi için mevlit okutuldu

    Ailesi tarafından Sağır Mustafa Ağa camiinde Cuma namazı öncesinde okutulan mevlitte merhum Asuman Özışık Tarikçi için dualar edildi. Mevlit’e katılanlara şeker ve tatlı ikramı yapıldı.
    Asuman Özışık Tarikçi’nin kardeşi ve Gimat Mağazalar zinciri Yönetim Kurulu Başkanı Zafere Özışık, mevlit’e katılan dost ve sevenlerine teşekkür etti.

  • Bozdağ: Vize krizi ile ilgili iki  ülke birlikte çalışma kararı aldı

    Bozdağ: Vize krizi ile ilgili iki ülke birlikte çalışma kararı aldı

    Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bekir Bozdağ, bir televizyon kanalında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Türkiye ile ABD’nin vize işlemlerini karşılıklı askıya almasına ilişkin değerlendirmede bulunan Bozdağ, “Dün Dışişleri Bakanımız ile ABD Dışişleri Bakanı bir telefon görüşmesi yaptılar ve son gelişmeleri değerlendirdiler. Bundan sonra yapılacaklar hususunda görüş alışverişinde bulundular. Bakanlıktan aldığım bilgiye göre oldukça yapıcı bir görüşme oldu. İki ülke arasında temsilcilerin bir araya gelip bu konu üzerinde çalışmaları kararı alındı ve bu karar gereği önümüzdeki günlerde bir araya gelinecek, çalışılacak ve sonucuna göre de bir adım atılacaktır. Tutuklu konsolosluk çalışanının ifadeden sonra avukatla ve ailesiyle görüşme talebi olmadı” şeklinde konuştu.
    ABD’nin Türk vatandaşı olan yerel çalışanının hem polisteki ifadesi hem de savcılıktaki ifadesinin avukatı huzurunda alındığını kaydeden Bozdağ, “Sulh ceza hakimliğindeki ifadesi de yine avukatı huzurunda alınmıştır. Avukatsız bunların yapılması mümkün değil.
    Zannedersem bu konuda bir bilgi eksikliği var” dedi.
    ABD’nin Ankara Büyükelçisi John Bass’ın açıklamalarını değerlendiren Bozdağ, “Bu açıklamayı doğru bir açıklama olarak görmüyorum. O ülkenin iç işine karışma anlamı taşır. Diplomatik nezaketle bağdaşması da söz konusu değildir. Hükümete karşı, kimi kastediyorsa onlara karşı yapılmış büyük bir saygısızlıktır. Türkiye bir hukuk devletidir. Türk hükümeti ve Türkiye Devleti bir kabile değil, bir kabile devleti değil. Rehin alma dili, hukuku tanımamaktır. Suç nedeniyle tutuklanan kişiler rehine değildir, tutukludur” diye konuştu.

  • Bakan Fakıbaba’dan  süt üreticilerine müjde

    Bakan Fakıbaba’dan süt üreticilerine müjde

    Bakan Fakıbaba,Yozgat Et ve Süt Kurumu bünyesinde bulunan süt ünitesini faaliyete geçireceklerini açıkladı. Süt ünitesinin açılmasının büyük bir yatırım olduğunu kaydeden Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Dr. Ahmet Eşref Fakıbaba, “Ben sizlerden sözü aldım. Yani ben buraya yaptığım yatırımın karşılığını alacağıma inanıyorum. Söz mü arkadaşlar. Bu yatırım büyük bir yatırım, çalışmadığı takdirde vicdanen çok rahatsız olurum ve çok üzülürüm. Ben sizden bir kere daha söz istiyorum. (çiftçiler hep bir ağızdan Bakana söz verdi) O zaman ben de söz veriyorum bu yatırımı gerçekleştireceğim. Hayırlı uğurlu olsun. Ben bu yatırımı yapacağım ama bu yatırımın sahibi sizlersiniz. Yatırım işlemezse vallahi vebali sizin boynunuza. Söz değil mi? (üreticiler hep bir ağızdan söz verdi) Bende söz veriyorum bu yatırım gerçekleştireceğiz. Yozgat buna sahip çıkacak ve Yozgat bu işi evelallah halledecek. Ben buna inanıyorum. Vicdan rahatlığı içerisinde vergilerinizi oraya yatıracağız” dedi.

  • Karaduman göreve başladı

    Karaduman göreve başladı

    Psikolog Özlem Karaduman ; Bende diğer tüm Yerköy Devlet Hastanesi çalışanları gibi bu aileye katılmış olmaktan gurur duyuyorum. Hastanemizde Yerköy halkına çok iyi hizmetler vereceğimize eminim. ‘’dedi.
    Sadece duygu durum bozukluğu yaşayanların değil sağlıklı her bireyin de psikoloğa ihtiyacı olduğunu belirten Karaduman, herkesi kendileri için bir adım atmaya davet etti.

  • Yozgatlı gençler, Çorum Amasya ve Samsun’u gezdi

    Yozgatlı gençler, Çorum Amasya ve Samsun’u gezdi

    Yozgat Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürü Oğuzhan Güneşer, Gençlik ve Spor Bakanlığı Proje ve Koordinasyon Müdürlüğü tarafından toplumun değişik kesimlerindeki gençlere yönelik çok sayıda proje yürütüldüğünü söyledi.
    Güneşer, “ Bakanlığımız tarafından hayata geçirilen proje kapsamında sanayide çalışan çıraklardan kırsal kesimlerde yaşayan dezavantajlı gençlere, köy okullarında öğrenim gören çocuklardan sevgi evlerinde kalanlara, ceza ve infaz kurumlarındaki gençlerden ülkemizin her köşesindeki gençlerimize kadar geniş bir yelpazede uygulamaya konulan ulusal ve uluslararası projelerle bugüne kadar yüz binlerce gencimize ulaşılmıştır. Her geçen yıl başta dezavantajlı gençlerimiz olmak üzere daha fazla sayıda gencimize ulaşmak için çalışmalara devam edilmektedir. Yine Bakanlığımızın diğer birimleri vasıtasıyla başta gençlik merkezleri ve gençlik kampları olmak üzere değişik projelerle gençlerimize ulaşılmaktadır.”dedi.
    GENÇLERİMİZ
    ÜLKEMİZİN TARİHİ VE DOĞAL GÜZELLİKLERİNİ YAKINDAN TANIMA FIRSATI BULUYOR
    Uygulamaya konulan projelerle gençlerin ülkenin tarihini ve doğal güzelliklerini yakından tanıma imkanına kavuştuğunu söyleyen Güneşer, “Gençlerimize ülkemizin tarihi ve doğal güzelliklerini daha yakından tanıtmak, milli ve manevi değerleri benimsetmek, vizyonlarını ve merhamet duygularını geliştirmek, moral ve motivasyon durumlarını üst seviyelere taşımak, yurtdışında yaşayan gençlerimizin belleklerini tazelemek, ülkelerini daha yakından tanımalarını sağlayarak aidiyet duygularını geliştirmek hedef olarak belirlenmiştir. Genel Müdürlüğümüzce, gençlerin sosyal hayata daha aktif katılımının sağlanması, uluslararası alanda akranlarıyla rekabet edebilir nitelikte yetişmesi, dezavantajlı gençlerin desteklenmesi amaçları doğrultusunda başta sivil toplum kuruluşları olmak üzere gençlik alanındaki paydaşlar tarafından sunulan gençlik ve spor projelerine de destek verilmektedir. Kültür ve sanattan eğitime, inovasyondan mesleki eğitime, gönüllülükten hareketliliğe çok geniş bir yelpazeye hitap eden Gençlik Projeleri Destek Programı kapsamında bugüne kadar yaklaşık Bin 900 projeye 170 Milyon TL destek verilmiştir. Projelerden yaklaşık 1 Milyon gencimiz faydalanmıştır.”diye konuştu.
    Bu tür gezilerin gençler açısından oldukça faydalı olduğunu belirten Güneşer, “ Uygulamaya konulan, Gençlik ve Spor Bakanlığı Proje ve Koordinasyon Genel Müdürlüğü’nce 2015 yılından bu yana yürütülen Şehirler ve Kültürler – Yörelerimiz projesi ile; gençlerin yaşadığı ili veya komşu illeri görme fırsatı elde edemeyen, gençlik faaliyetlerine katılamayan, kırsalda dezavantajlı gençler, okul veya sınıf birincileri, ailesinin aylık geliri 2000 TL’nin altında olanlar, yetim ve öksüzler, şehit ve gazi yakınları, sevgi evlerinde kalanlar, sanayide çalışanlar, çıraklar, çeşitli nedenlerle eğitimini yarıda bırakmış gençler, sokakta yaşayan gençler, hükümlü yakınları, hafif bedensel engelli gençler, ailesiyle birlikte göç edenler, proje faaliyetlerini gerçekleştirebilecek fiziki şartları haiz dezavantajlı gençlerin faydalanması hedeflenmektedir. Proje kapsamında illerde; mihmandarlar ve profesyonel rehberler eşliğinde tarihi ve kültürel mekânların ziyareti, gidilen yere dair tarihi değerlerin gençlere aktarılması, üniversite yerleşkesi ziyaretleri, gönüllülük faaliyetleri, kurum ve şehitlik ziyaretleri yapılmaktadır.
    Bu amaçlar doğrultusunda Yozgat Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğü Yozgat Gençlik Merkezi ve Sorgun Gençlik Merkezi olarak ekim ayı içerisinde gençlik merkezlerimize üye ilimizin gençlerini Amasya, Nevşehir, Çorum ve Samsun illerimizi gezdirip bu yörelerin tarihi ve sosyo-kültürel değerlerini gençlerimize aktararak bilgi sahibi olmalarına imkan tanıyacağız. Geçtiğimiz hafta sonu (07-08 Ekim 2017) toplamda 200 gencimizi adı geçen illerimize götürerek “Şehirler ve Kültürler-Yörelerimiz” projesinin ilk adımını attık. Ayrıca ilçede ikamet eden ve hayatında ilimiz Yozgat’ı görmeyen 40 gencimizi de unutmayarak onları ilimiz Yozgat’ta misafir ettik.”ifadelerini kullandı.

  • Tepedoğan Köyündeki 400 kişilik  cami inşaatı yükseliyor

    Tepedoğan Köyündeki 400 kişilik cami inşaatı yükseliyor

    Mevcut cami’in ihtiyaca cevap vermemesi üzerine harekete geçen köy halkı kurdukları dernekle cami avlusuna yeni cami için temel atarak geçtiğimiz yıl çalışmalara başladı. Başarılı bir çalışma sergileyen dernek yöneticileri yapılan maddi desteklerle çalışmaları hızlı bir şekilde devam ettirdi. Beş yüze yakın nüfusun ikamet ettiği köyde inşa edilen cami’in alt katı sosyal ve çok amaçlı salon olarak hizmet verecek. Biri ana kubbe olmak üzere on altı kubbenin yükseldiği cami toplam bin yüz metrekare alana oturtularak, üçyüz yetmiş metre kare alan ise ibadet hizmeti sunacak. Hizmete açılmasıyla birlikte dört yüz kişi aynı anda ibadet edebilecek.
    Caminin ibadete açılmasıyal yanındaki eski caminin yıkılarak avluya dahil edilmesi planlanıyor. Cami Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Şuayip Gömeç, köy halkının maddi destekleriyle hızlı şekilde ilerleyen cami inşaatında emeği ve katkısı olan herkese teşekkür etti. Gömeç, “Bu bir ekip işi, yönetim kurulu arkadaşlarım ve diğer gönüllüler el birliği gönül birliği yaparak sadece kendi köylülerimizden aldığımız bağış ve yardım gelirleriyle çalışmalarımız planlandığı biçimde devam ediyor” dedi.

  • Üniversite öğrencilerinden örnek davranış

    Üniversite öğrencilerinden örnek davranış

    Öğrenciler, önceden okula gelerek tespit edilen eksikliklerin giderilmesi için Bozok üniversitesinde düzenlenen Bahar Şenlikleri’nde kermes düzenleyerek elde ettikleri gelir ve kendi biriktirdikleri harçlık ile sınıfın boyası başta olmak üzere A’dan Z’ye tüm ihtiyaçlarını karşılayarak sınıfın modern bir görünüme kavuşmasını sağladı.Üniversite öğrencilerinin minik öğrencilere armağanı olan anasınıfının açılışı düzenlenen törenle yapıldı. Düzenlenen törene Bozok Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Salih Karacabey, Yozgat Milli Eğitim Müdür Vekili Mehmet Tekin, Bozok Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Müdürü Yrd. Doç. Dr. Nihal İnandıklıoğlu, Alacalıoğlu Okul Müdürü Mehmet Fidan ve Çocuk Gelişimi programı öğrencileri katıldı. Açılış sonrası konuşan Rektör Prof. Dr. Salih Karacabey, “Her şey çocuklar için, sloganı ile yola çıkan öğrencilerimiz gece gündüz demeden çalışıp emek sarf ederek, minik yavrularımız için çok güzel bir sınıf oluşturdu. Bütün bunların hepsi buradaki yavrularımızın çok daha iyi şartlarda eğitim görmeleri içindir. Öğrencilerimizi örnek davranışlarından dolayı kutluyorum. Öğrencilerimiz buradan mezun olup giderken sizden kalan hatıra uzun yıllar bu ana sınıfında yaşayacak ve buradaki çocuklar sizleri unutmayacak. Emeği geçen herkese teşekkür ediyor, yeni anasınıfının hayırlı olmasını diliyorum.” dedi.
    Yozgat Milli Eğitim Müdür Vekili Mehmet Tekin de anasınıfının modern bir şekilde hazırlanarak öğrencilerin hizmetine sunulmasından mutluluk duyduğunu belirterek, “Bozok Üniversitesi Çocuk Gelişimi bölümü öğrencileri ve emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum.” dedi. Açılış sonrası minik öğrencilere boyama kitabı ve kalemi hediye edildi. Minik öğrenciler de kendilerinin daha iyi şartlara eğitim görmelerine olanak sağlayan öğrenci ve yetkililere teşekkürlerini oyun sergileyerek gösterdi.

  • Amatör Spor Haftası devam ediyor

    Amatör Spor Haftası devam ediyor

    09-15 Ekim 2017 tarihleri arasında Yozgat’ta yapılacak bu etkinlik sportif faaliyetler ile farkındalık oluşturarak insanların düzenli fiziksel aktivite alışkanlığına özendirilmesi, il spor merkezlerine kayıt yaparak spora başlayan çocukların müsabaka tecrübesi kazanması ve buna yönelik müsabakalar düzenlenmesi, başarılı sporcularımızın halkımıza tanıtılması, yeni bireylerin spora kazandırılması amacını taşıyor.
    Basketbol, Yüzme, Atletizm, Voleybol, Judo ve Hentbol branşlarında tamamlanan müsabakalar hafta sonu Cimnastik, Tekvando, Okçuluk, ve Badminton branşlarında yapılan müsabakalarla devam edecek.

  • Fakıbaba: Zengin toprakların  zengin çocukları olacağız

    Fakıbaba: Zengin toprakların zengin çocukları olacağız

    Yozgat’a bir dizi etkinlik için gelen Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Dr. Ahmet Eşref Fakıbaba, Türkiye’nin en büyük meyve bahçelerinden biri olan ve vatandaşların arazilerini toplulaştırma yöntemiyle birleştirerek 5 bin 345 dekar alanda oluşturduğu Kadışehri Kabalı Meyve Bahçesinde incelemelerde bulundu.
    “İhracatımız patlayacak”
    Göreve geldiği günden itibaren böyle bir projenin hayalini kurduğunu söyleyen Bakan Fakıbaba, “Göreve geldiğim günden beri hayal etiğim olay buydu. Genelde insanlar 3-5 dönümle tarım yapmaya çalışıyorlar. Oysa dünyaya baktığınızda insanlar en az 5-6 bin dönümde en küçüğü bin dönümde tarım yapıyor. Burası örnek bir yer, parselleri birleştirmişler. Yine mal sahipleri tapuları kendi ceplerinde burası bir işletme. Eskiden buradan insanlar 1 lira kazanırken şimdi 10 lira kazanıyor. Eskiden burada köyden kente göç varken şimdi İstanbul’dan bu köye göç var. Gelirinde artış var, temiz bir yaşam var, sigortası var. Ayrıca Yozgat’ın üretmiş olduğu elmanın toplam miktarı 15 bin ton sadece bu köy de 4 bin tonunu üretiliyor. Eğer biz gerçekten tarımda akıllı bir şekilde üretimi birleştirirsek bizim ihracatımız patlayacak. Bu elmada, şeftalide, buğdayda, baklagillerde ve hayvancılıkta da böyle olacak” dedi.
    “Kabalı Projesi kalbimin attığı bir proje”
    Kabalı Meyve Bahçesi projesinin önemine değinen Bakan Fakıbaba, “Çok samimi olarak söylüyorum. Bu proje çok önemli. Benim kalbimin attığı Türkiye’nin kalbinin atacağı bir proje. Üreticinin gerçekten efendilik yapabileceği mükemmel bir şekilde yaşayacağı bir proje. Biz Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı olarak bu projeyi destekleyeceğiz. Cumhurbaşkanımızda bu projeye destek verecektir. Burada iş var, burada üretim var, burada gerçek hayat var. Onun için bu projeye gereken desteği vereceğiz. Köylümüz üretecekler artan kısmı da inşallah biz ihraç edeceğiz” şeklinde konuştu.
    “Bir olursak yapamayacağımız bir şey yok”
    Kabalı’nın Yozgat’ta Avrupai bir köy görünümünde olduğunu açıklayan Bakan Fakıbaba, “Kabalı’da her şey var burada sigortalı aileler var. 500’e yakın bu köy eleman çalıştırıyor. Burada istihdam var, hayat var, üretim var. Bunu görmek lazım onun için Türk halkının moralinin iyi olması lazım. Bizim eksikliğimiz birlik beraberliğimiz. Eğer biz bir olursak emin olun yapamayacağımız hiçbir şey yok” ifadelerine yer verdi.
    “Zengin toprakların zengin çocukları olacağız”
    Gerçekleştirecekleri projeler sayesinde zengin toprakların zengin çocukları olacaklarını da vurgulayan Bakan Fakıbaba, “Örnek olsun diye her ilden 3 köy düşünüyoruz. Köyün analizine, köyün durumuna, göre bazısı zeytin bahçesi bazısı tahıl bazısı hayvancılık olur duruma göre Tarım Bakanlığı olarak destekleyeceğiz ve üretimi birleştireceğiz. Benim Avrupa’dan hiçbir farklılığım yok hatta daha fazla zenginliğimiz var.
    Bizim bu kadar zengin topraklarımız var ve ben şunu söylüyorum. Biz zengin toprakların fakir çocuklarıyız. Biz zengin toprakların zengin çocukları olacağız. Bizim hedefimiz bu. 2012’den 2017’ye kadar müthiş işler yapılmış. Ama bizim daha yapacak çok işimiz var. 2023 hedefleri çok önemli. Bu hedefler arasında Türkiye’nin birçok yerinde köylerden şehre göç olmayacak şehirlerden köye göç olacak”

  • İdris Duyar Kur’an Kursu dualarla açıldı

    İdris Duyar Kur’an Kursu dualarla açıldı

    Kursun açılışına Vali Yardımcısı Şükrü Çakır, Belediye Başkanı Kazım Arslan, Bozok Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Salih Karacabey, İl Müftüsü Salih Sezik, AK Parti Yozgat İl Başkanı Celal Köse, Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürü Abdullah Neşeli, Belediye Başkan yardımcıları ile çok sayıda vatandaş katıldı.
    Kur’an Kursu açılışı öncesinde Büyük Cami İmam Hatibi Cemal Şahiner Kur’an-ı Kerim tilaveti okudu.
    Vali Yardımcısı Şükrü Çakır, yaptığı konuşmada bu güzel hayrın mimarı olan İdris Duyar ailesi ve Belediye Başkanı Kazım Arslan’a teşekkür etti.
    Çakır, hayırlı hizmetler toplumda kendini ne kadar gösterirse, toplumun hüsnü kabulü olursa, toplum da o kadar barışa doğru, huzura doğru gideceğini belirterek, polise de fazla iş düşmeyeceğini ifade etti.
    Şehrin manevi ve kültürel imarı için bu tür kültürel eserlerin yapıldığını kaydeden Vali Yardımcısı Şükrü Çakır, “Allah İdris beyin hayrını kabul eder ve kendisine altından ırmaklar akan Cennetten köşeler nasip olur. Allah rızası için samimi duygularla bir şeyler yapıldığında Allah onu koruyor. Hayırsever vatandaşların ve müftülüğün yaptığı hayır hizmetleri büyük bir güç buluyor. Toplumun ıslahında ve mimarında daha büyük bir çaba ve çalışmayı yürütüyoruz. Ben bu Kur’an kursumuzun hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum” dedi.
    Belediye Başkanı Kazım Arslan’da İşadamı İdris Duyar’a teşekkür ederek Kur’an Kursun hayırlı ve uğurlu olsun temennisinde bulundu.
    Arslan, “Yozgat kabuk değiştiriyor. Yozgat şekil değiştiriyor. Yozgat gerçekten yaşanabilir bir şehir oluyor. Bunu yaparken de bunun bir takım sıkıntıları var. Zaman zaman üzdüğümüz, kırdığımız insanlarda oluyor. Onlarda kusurumuza bakmayacaklar. Birkaç ay öncesinde buradaki manzara başkaydı. Bugün çok güzel hayırlı bir hizmet var” diye konuştu.
    Kur’an Kursunu yaptıran hayırsever işadamı İdris Duyar’da böyle bir hayır işinin kendisine nasip olmasından dolayı Allah’a şükrettiğini belirterek, “Öncelikle böyle bir imkanı bana verdiği için Cenabı Allah’a hamd ediyorum. Daha sonra da Belediye Başkanımız Kazım Arslan’a bana böyle bir yer tahsis ettiği için teşekkür ediyorum. Allah sizlere de kısmet etsin. Allah herkesin hayrını kabul etsin. Açılışımıza teşrif eden herkese teşekkür ediyorum” dedi.
    Konuşmaların ardından protokol üyeleri kursun açılışını yaparak, sınıfları gezdi. Açılışa katılanlara Yozgat Belediyesi tarafından etli pilav ikram edildi.

  • Güvenli okul denetimleri sürüyor

    Güvenli okul denetimleri sürüyor

    Yozgat’ın Boğazlıyan ilçesinde öğrencilerin güvenli okul güvenli eğitim için okul önlerinde ekip ve personel takviyesi için planlama yaptıklarını belirten Boğazlıyan İlçe Emniyet Müdürü Hasan Şahin,”Okul yöneticileri ile emniyet birimleri arasında daha hızlı bilgi akışının sağlanarak daha güvenli bir okul ve daha güvenli bir eğitim ortamının sağlanması maksadıyla her okul, ilçe emniyet amirleri ve polis memurlarına zimmetlendi. Her okula Güvenli Eğitim Koordinasyon Görevlisi olarak birer polis memuru görevlendirildik” dedi.
    Okullarda meydana gelebilecek cinayet, yaralama, rehin alma, cinsel taciz, intihar gibi olaylara müdahale etmek ve soruşturmalarını takip etmek üzere ‘Krize Müdahale Ekipleri’ oluşturduklarını da belirten Şahin,”Okulların yakın çevresinde bulunan internet kafeler, elektronik oyun salonları, kahvehaneler başta olmak üzere umuma açık yerler ile park ve bahçelere yönelik denetimler arttırılarak yönetmelik hükümlerine uygun hareket etmeleri sağlanacak. Okul önlerinde ve çevresinde alınan trafik tedbirlerinin yanı sıra narkotik ve asayiş ekipleri de görev yapacak” şeklinde konuştu.

  • Ülkü Ocakları’ndan Erdoğan’a tepki

    Ülkü Ocakları’ndan Erdoğan’a tepki

    Ülkü Ocakları İl Başkanı Duran Küçükduman, yaptığı yazılı açıklamada, şunları kaydetti: “Yozgat Bozok Üniversitesi’nde 4.10.2017 tarihinde yapılan “Bayrağa Saygı” yürüyüşü öncesinde öğrenci arkadaşlarımız tarafından Bozok Üniversitesi’nin ilgili birimlerine yürüyüş izni ile ilgili dilekçe yazılmıştır. Üniversitemiz Genel Sekreteri Güsamettin Erdoğan bu yürüyüşü engellemeye çalışarak, öğrenci kardeşlerimize “burada bu bayrağı açtırmam ve bayrakla bu yürüyüşe asla izin vermem” şeklinde ifadeler kullanmıştır. Emniyet birimlerine sanki okulda terör yürüyüşü yapılacakmışçasına asılsız ihbarlarda bulunarak, Türkiye Cumhuriyeti’nin şerefli polisiyle vatan, millet ve bayrak sevdalısı gençlerimizi karşı karşıya getirmeye çalışmıştır. Burada Üniversite Genel Sekreterine şu soruları sormak istiyorum “Üniversitede ben bu bayrağı açtırmam” diyerek talihsiz bir ifade kullandığı şehitlerimizin kanıyla bezenen al bayrağımızı açtırmayacaksın da hangi bayrağı astıracaksın ya da hangi bayrakla yürümeye izin vereceksin? Üniversitede geçmiş dönemde FETÖ’cü vatan haini hocalar ve onların yönlendirmiş olduğu öğrenciler vatanı milleti bölmek için faaliyetler gösterirken güvenlik güçlerine haber vermek neden hiç aklına gelmedi? Sözde öğrenci özde ise PKK’lı vatan haini öğrenciler okulun duvarlarına bölücü yazılar yazarken neden güvenlik güçleri çağrılmadı ya da üniversite önünde PKK paçavralarını boyunlarına asarak halaylar çeken PKK sempatizanlarına müdahale edilmesi istenmedi? Öğrenim gören kardeşlerimize Bozok Üniversitesi babanın çiftliğiymiş gibi “Bu üniversite benim burada benim lafım geçer” diyerek ekabirlik yapıyorsun ama bilmiş ol ki baki olan yalnızca Allahtır ve Mülk yalnızca onundur. Bütün makamlar geçicidir. Muhim olan gökkubbede hoş bir sâda bırakabilmektir. Ancak sen kendine çeki düzen vermediğin müddetçe “Bayrak düşmanı”, “PKK ve FETÖ sevici” olarak anılacağını bilmelisin. Biz o bayrak uğruna binlerce şehit veren bir hareketin mensupları ve varisleriyiz. Şerefli Türk bayrağını her zaman her yerde açabilecek kudretteyiz ve bunun bedeli ne ise ağabeylerimiz gibi ödemeye hazırız. Kamuoyuna saygılarımla.”

  • Başer, yeniden Seçim İşleri  Başkan Yardımcılığına atandı

    Başer, yeniden Seçim İşleri Başkan Yardımcılığına atandı

    16 Nisan’da yapılan Anayasa değişikliği referandumundan sonra Ak Parti Genel Başkanlığına yeniden seçilen Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Ak Parti kadrolarında ve parti yönetiminde değişim ve yenilenme devam ediyor.
    Cumhurbaşkanı ve Ak Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “onay”ıyla Genel Merkez Seçim İşleri Başkanlığı yeniden yapılandırıldı. Seçim İşleri Başkan Yardımcılıklarına AK Parti Yozgat Milletvekili Yusuf Başer, Sivas Milletvekili Hilmi Bilgin, Sakarya Milletvekili Ali İhsan Yavuz, İstanbul Milletvekili Hurşit Yıldırım, Recep Özel, Fatoş Gürkan, Halil Özyolcu, Bülent Yağmur, Samir Altunkaynak atandı.
    Daha önce kendisine bağlı İç Anadolu, Batı Karadeniz ve Doğu Anadolu Bölgelerinde başarılı bir grafik çizen, Başer’e “Yurtdışından Sorumlu” Seçim İşleri Başkan Yardımcılığı görevi verilmşti.
    Görevlendirme sonrası açıklamada bulunan Başer “Bu göreve bizleri layık gören Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın teveccühüne teşekkür ediyorum” dedi.
    Zor ve meşakkatli bir göreve yeniden seçilmenin mutluluğunu yaşadığını belirten Başer, Başarıda ekip ruhuna inandığını, kendisine “Azmet, Mücadele Et, Zafer Senindir” sözlerini ilke edindiği belirterek, önümüzdeki seçimlerde davaya inanmış, Milletimize hizmet aşkı büyük Ak Kadrolarla birlikte büyük seçim başarılarına imza atacaklarına inandığını söyledi.
    Türkiye’nin her alanda büyük değişim ve gelişme yaşadığını sözlerine ekleyen Başer, Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde ülkemizin Değişim ve atılım dönemine girdiğini vurguladı.
    Türkiye’nin istikbali ve istikrarı açısından 2019 yılında yapılacak yerel seçimler, parlamento seçimleri ve Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi seçimlerinin çok hayati önem arz ettiğini belirten milletvekili Başer, aziz milletimizin kendisini hizmet edene vefasının büyük olduğunu, Türkiye’nin istikrarı ve büyük Türkiye’nin imarı için her zamankinden daha çok çalışacaklarını, vatandaşlarımızın yeni ve büyük Türkiye’nin geleceği için Ak Parti’ye destek vereceğine inancının tam olduğunu sözlerine ekledi.
    Başer, Genel Merkez Seçim İşleri Başkan Yardımcılığı görevinin yanında Türkiye-Kanada Dostluk Grubu Başkanlığı, Anayasa Komisyonu üyeliği ile Güvenlik ve İstihbarat Komisyonu üyeliği görevlerini de sürdürmektedir.

  • Sarıkaya Belediyesi işçilerinin  toplu iş sözleşmesi sevinci

    Sarıkaya Belediyesi işçilerinin toplu iş sözleşmesi sevinci

    Sendika Temsilcisi Ferman Zararsız, imza töreni sonrası yaptığı konuşmada 2 yıllık sözleşenin hayırlı ve uğurlu olması dileklerinde bulunarak Belediye Başkanı Ömer Açıkel’e teşekkür etti. Zararsız, “Toplu iş sözleşmesi ücret zammı sosyal haklar hariç, Kıdem zammı geriye dönük her yıl için 40 Kuruş taban yevmiye üzerine konacak ve 1. Yıl birinci altı ay yüzde 6, ikinci altı ay yüzde 6, 2. Yıl birinci altı ay yüzde 6, ikinci altı ay yüzde 6 ücret zammı uygulanacak.
    Sosyal yardımlar her ay maaşla birlikte çalışan işçilerin tamamına ödenmek üzere net 280 TL sorumluluk zammı, her yıl Ramazan Bayramından önce net 400 TL, Kurban Bayramından önce net 750 TL bayram harçlığı ödenecek. Öğrenim yardımı net 600 TL ödenecektir. İmzalanan toplu iş sözleşmesi ile Sarıkaya belediye başkanlığında çalışan üyelerimizin eline geçecek en düşük maaş tutarı 4 Bin 300 TL olmuştur. Bu vesile ile işçilerimize hayırlı uğurlu olmasını temenni ediyorum.”dedi.
    Sarıkaya Belediye Başkanı Ömer Açıkel, İşçilerin belediyenin temel direği olduğunu belirterek, “İşçilerimiz elinden geleni yaparlarsa, bizler onlar için elimizden gelenin daha fazlasını yaparız.
    Bende bir işçi çocuğu olarak, çalışanın alın teri ve emeğinin kıymetini iyi bilirim. Ben daima çalışanın yandayım. Çalışanlarımız belediyenin gerçek sahipleri, Belediyemizin imkanları doğrultusunda, elimizden gelenin en iyisini yaptık ve yaparız. Bu vesile ile sözleşmenin hayırlı ve uğurlu olmasını olmasını diliyorum.”diye konuştu.

  • Başkan Bulut: Ertelenen  borçları unutmayın

    Başkan Bulut: Ertelenen borçları unutmayın

    Bulut, yaptığı yazılı açıklamada ertelenen SGK Primleri uygulaması kapsamına 2016 Aralık, 2017 Ocak ve Şubat aylarına ait sigorta primleri ödeme tarihleri konusunda meslektaşlarını ve vergi mükelleflerine uyarı bulunarak cezalı duruma düşmemeleri konusunda ödeme tarihleri hakkında bilgi verdi.
    Bulut, 01.10.2017 tarihinden itibaren ödemelerin yapılabileceğini duyurdu.
    Bulut, ertelenen SGK prim ödeme tarihleri ile ilgili şu bilgileri verdi:
    “2016-Aralık ayına ait ertelenen SGK primi 31 Ekim 2017 tarihine kadar, 2017- Ocak ayına ait ertelenen SGK primi 30 Kasım 2017 tarihine kadar, 2017 Şubat ayına ait ertelenen SGK primi 26 Aralık 2017 tarihine kadar ödenmesi gerekmektedir. İşverenlerimizin sigorta prim teşvik ve desteklerinden yararlanmaya devam edebilmeleri ve süresinde ödenmeyen primler nedeniyle gecikme cezası ve gecikme zammına maruz kalmamaları açısından belirtilen tarihlere kadar ertelenen ve cari ay sigorta primlerini ödemeleri önem arz etmektedir.”
    SMMMO Başkanı Ahmet Bulut, söz konusu ödemelerin tahakkukları ayrı ayrı işverenlere gösterilmesine karşılık, SGK tarafından tek tahsilat olarak bankaya gönderildiğini ifade etti.
    Bulut, şunları kaydetti: “Dolayısıyla işverenlerimiz bankaya gittiğinde yapılacak ödemelerin toplamını göreceklerdir. İşverenlerin yapılandırmalarının bozulmaması, yararlanılan prim teşviklerinin devamı, gecikme cezası ve gecikme zammına maruz kalınmaması için bu hususa dikkat etmeleri gerekmektedir.”

  • Tekin’den öğretmenlere: Kendi  çocuklarınıza öğretiyor gibi eğitim verin

    Tekin’den öğretmenlere: Kendi çocuklarınıza öğretiyor gibi eğitim verin

    İl Milli Eğitim Müdürü Mehmet Tekin beraberinde Şube Müdürü Yener Yıldırım ildeki yıkımı ve yapımı devam eden okul inşaat alanlarını gezerek çalışmalar hakkında bilgi baldı. İnşaat alanları incelemesinin ardından okulları ziyaret eden Tekin, idareciler ve öğretmenlerle bir araya gelerek eğitim üzerine sohbet etti.
    OKULLAR BİZİM EVİMİZDİR
    Okul müdürleri ve öğretmenlere hitaben konuşmasını sürdüren Tekin, okulların kendilerinin evi olduğunu vurgulayarak, şöyle devam etti: “Okullar biz idareci ve öğretmenlerimizin evidir. Ev idaresindeki gösterdiğimiz hassasiyeti okullarda da göstermemiz gerekir. İdareciler olarak sizler ne kadar adaletli davranırsanız yaşamınızın her alanında adalet sizinle olur. Eğitim öğretim yılının başında sayılırız. Geleceğimiz olan çocuklarımız önce Allah’a sonra siz sayın öğretmenlerimize emanettir. Eğer sizler, öğrencilerimize kendi çocuklarınızı eğittiğiniz gibi eğitim verirseniz sizlerin çocukları da öğretmenlerinden aynı şekilde eğitim alacaklardır. Bu bir empati meselesidir.”
    “Bir doktor yaşlı bir bayanı muayene ederken o hastasına annesi gözüyle bakıp öyle muayene ederse eminim ki ülkemizde çok şeyler değişecektir.” diyen Tekin, “Eğitim meselesi de böyle bir meseledir. Şunu unutmayınız ki biz tüm imkanlarımızla siz değerli eğitimcilerin yanındayız, kapımız sizlere her zaman açık ve her zaman sizlere ikram edeceğimiz çayımız hazır’’dedi.
    Daha sonra sınıfları gezen İl Milli Eğitim Müdürü Tekin, öğrencilerle sohbet ederek gelecekle ilgili hedefleri hakkında sorular sordu. Öğrencilere hitaben konuşan Tekin, “Sevgili gençler sizler geleceğimizin teminatı yavrularımızsınız. Ülkemizin sizlerden beklentisi çok. Son yaşanan olayları da medyadan takip ediyorsanız bütün ülkelerin ülkemiz üzerinden çeşitli oyunlar planladığını anlıyorsunuzdur. Sizler de bu olayların bilincinde olup çok çalışarak bu ülkeye hizmet etmelisiniz ki düşmanlar hiçbir zaman fırsat bulamasınlar. Benim sizden özel bir isteğim var; Çok çalışacaksınız ve çok okuyacaksınız. Bizim çok çalışmaktan başka çaremiz yok. Yaşamınızın ilerleyen yıllarında hangi meslek erbabı olursanız olun tamirci, öğretmen, savcı, doktor, temizlikçi hiç fark etmez işinizi en iyi şekilde ve hakkaniyet gözeterek yapacaksınız. Bu vesile ile size çok güveniyor ve hayatınızda başarılar diliyorum.”temennisinde bulundu.

  • ÇEDAŞ’a ‘Altın Voltaj’ ödülü

    ÇEDAŞ’a ‘Altın Voltaj’ ödülü

    Sivas, Tokat ve Yozgat’ta 930 bin aboneye elektrik dağıtım hizmeti veren, bir yandan hizmet kalitesini dünya standartlarına taşırken diğer yandan sosyal sorumluluk projeleri ile fark yaratan Çamlıbel Elektrik Dağıtım A.Ş. (ÇEDAŞ), 8. Enerji Zirvesi’nin yıldızı oldu.Gelecek nesillere daha iyi bir dünya bırakma hedefiyle sosyal sorumluluk projelerine ağırlık veren ÇEDAŞ’ın çalışmaları ‘ödülle taçlandı’.
    10-11 Ekim tarihleri arasında enerji sektörünü Antalya’da buluşturan zirve kapsamına verilen ‘Altın Voltaj’ ödülünü, ÇEDAŞ tarafından yürütülen “Göçmen Kuşlar Ölmesin’ projesi aldı.Ödül töreni sonrasında değerlendirmede bulunan ÇEDAŞ Genel Müdürü Ahmet Sait Akboğa, “Tüketicilere birebir dokunan elektrik dağıtım sektöründe yer alan bir şirket olarak dünya standartlarının üzerinde hizmet vermeyi kendimize ilke edindik. Bu sırada doğaya ve çevreye dost, eğitime destek veren, sosyal sorumluluk bilinci yüksek bir kurum olarak sektörde öne çıkma hedefi ile yürüyoruz. Hayatımızın vazgeçilmez bir parçası olan elektrik enerjisini en yüksek kalitede abonelerimizle buluştururken sosyal sorumluluk projelerimizle bundan önce olduğu gibi bundan sonra da farkındalık yaratmaya devam edeceğiz. Bu yolda ilerlerken Türkiye enerji sektörünü buluşturan bu organizasyonda emeği geçen ve bizi bu ödüle layık görenlere sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum” dedi.
    ANADOLU DAĞ
    TURNALARI VE ŞAH KARTALLARINA
    KORUMA
    ÇEDAŞ’ın ödül aldığı ‘Göçmen Kuşlar Ölmesin’ projesi 2015 yılında başladı. Elektrik dağıtım kalitesini iyileştirirken çevreyi ve hayvanları korumak üzere özel çalışmalar yapan ÇEDAŞ bu kapsamda Sivas, Tokat ve Yozgat’ta kuşların göç güzergâhları üzerinde olan bölgelerde, elektrik dağıtım hatlarında izolasyona giderken aynı zamanda kuş koruma aparatları monte etti. Bu sayede nesli tükenmekte tehdidi altında olan Anadolu Dağ Turnaları, Şah Kartalları ve diğer kuşların doğal yaşam alanlarında enerji nakil hatlarından zarar görmeden hayatlarının devamı sağlandı.
    PROJEYE 4 MİLYON TL HARCANDI
    Projeye bugüne kadar 4 milyon TL harcayan ÇEDAŞ, bir yandan enerji nakil hatlarına konan kuşların elektrik çarpması sonucu yaralanmalarını ve ölmelerini engellerken, enerji nakil hatlarında bu nedenle meydana gelen arızaların da önüne geçti. Proje kapsamında kuş popülasyonunun yoğun olduğu bölgelerdeki 2 bin 800 elektrik direği, 6 bin 900 izolatör ve1.452 trafonun izolasyonu sağlandı. Proje sonrasında kuş çarpılması ve sonucunda meydana gelen elektrik arızalarında büyük düşüş yaşandı.
    TASARRUF
    EDİYORUM VE
    ZENGİN KÜTÜPHANE DEVAM EDİYOR
    ÇEDAŞ’ın göçmen kuşlara yönelik projesinin yanı sıra eğitime ve tasarrufa destek veren başka projeleri de bulunuyor. 2016’da ilk adımları atılan ‘Tasarruf Ediyorum’ projesi kapsamında Sivas, Tokat ve Yozgat illerinde bulunan abonelerin enerjiyi etkin ve verimli kullanımına yönelik LED ampul hediye edilirkenEnerji Tasarrufu Haftası öncesi okullarda öğrencilerin bilinçlendirilmesine yönelik eğitimler düzenlendi. Sürecin daha iyi ilerlemesine yönelik olarak 2017 yılı içerisinde enerjisini verimli kullanarak tasarruf sağlayan ailelere ortalama 20 ay boyunca ücretsiz elektrik sağlanmasını hedefleyen özel bir yarışma da başlatıldı.
    ÇEDAŞ’ın 2014 yılından itibaren çalışmalarına başladığı ZenginleştirilmişKütüphane (Z Kütüphane) projesinde ise yaklaşık 4 yıldır öğrencileri hayat boyu öğrenme ve bilgi okuryazarlığı becerileri ile donatma hedefi çerçevesinde çalışmalar yapılıyor. Bu kapsamda Sivas Atatürk Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’ne ZKütüphane kuruldu. 73 bin TL kaynak aktarılan proje ile geleneksel ve modern yöntemler bir arada buluştu. Kütüphaneye yıllık kitap desteği sağlandı.

  • Laz Hoca 68 yılda binin  üzerinde hafız yetiştirdi

    Laz Hoca 68 yılda binin üzerinde hafız yetiştirdi

    Trabzon’un Çaykara ilçesine bağlı Yeşilalan köyünde 11 yaşındayken hafızlık eğitimini tamamlayan ve daha sonra Reisül Kurra Mehmet Rüştü Aşıkkutlu’dan ders alan Köksal, ilerleyen yaşına rağmen gönüllü olarak Kur’an-ı Kerim öğretmeye devam ediyor.
    Birçok ilde Kur’an kursu öğreticiliği ve imamlık yapan ve 65 yaşında emekli olan Köksal, yaşının ilerlemesine rağmen gönüllü olarak Kur’an kurslarında birlikte kaldığı öğrencilerine hafızlık, siyer, fıkıh ve din dersleri veriyor.
    BU YIL 22 HAFIZ YETİŞTİRDİ
    Yetiştirdiği öğrencileri arasında ”laz hoca” olarak anılan ve 4 yıl önce geldiği Yozgat’ta Bilal Şahin Hafız Kur’an Kursu’nda hafızlık eğitimi vermeye başlayan Köksal, bu yıl ise 22 hafız yetiştirdi.
    Hafızlık eğitiminin kolay olmadığını, birçok zorluk çektiğini belirten Köksal, o dönemin zorlukları arasında yasaklar nedeniyle gizli saklı eğitim aldığını anlattı.
    Köydeki işlerin aksayacağı endişesiyle babasının okumasını istemediğini dile getiren Köksal, ”Babam marangoz olduğu için beni de yanında çalıştırırdı. Ben ise hafız olmak istiyordum. Babam ‘Sen hafız olamazsın’ derdi bana. Ben de ‘olacağım’ diye ağlardım. Kendisini dinlemeden hocaya gittim, teslim oldum ve hafızlık eğitimine başladım. Bu arada babam gelir beni götürür çalıştırır, dersimi yapamazdım ve hocamdan dayak yerdim. Bir gün artık babam bana öyle kızdı ki, elimden Kur’an’ı Kerimi aldı ve odada yüksek bir yere koydu. Oraya yetişemiyordum. Fasulye sırıklarından bir sırık elime aldım. Yüksek yerden Kur’an’ı onunla düşürdüm ve tuttum, aldım okumaya başladım. Şimdi bu hadise köyümde anlatılan bir hikaye oldu” dedi.
    Köksal, 1950 yılında köyünde meşhur Reisül Kurra Mehmet Rüştü Aşıkkutlu hocadan talim, terbiye dersi aldığını, daha sonra Kur’an-ı Kerim’in tashihi okuduğunu ifade etti.
    Maddi sıkıntılar çektiğini, bu nedenle gurbet gurbet dolaştığını kaydeden Köksal, “17 yaşındayken komşumuz olan bir hocamız yanına beni alarak Yozgat’a getirdi. Bir kaç sene Yozgat’ta kaldık. Daha sonra 1950’de Çorum Alaca’ya gittik ve orada da 8 sene kaldık. Orada hafız yetiştirmeye başladık. İşte o sene bu sene Kur’an kurslarından ayrılmadım. Kur’an kurslarında hafız yetiştirmeye gayret ettik. 1956’da resmi göreve başladım. 8 sene Alaca’da Merkez Cami’de imamlık yaptım. Oradan Tokat’a tayin oldum. Tokat’taki meşhur Ali Paşa Camisi’nin 22 sene imamlığını yaptım. Ama Kur’an kursuyla alakalı görevimden hiç ayrılmadım. Hem imamlık yaptım hem Kur’an kursu görevini yürüttüm. Tam 42 sene resmi Kur’an kursunda öğreticilik yaptım” diye konuştu
    BİNDEN FAZLA HAFIZ YETİŞTİRDİ
    Muhammet Köksal hoca, her yıl en az 15 hafız olmak üzere bugüne dek bini aşkın hafız yetiştirdiğini ifade etti.
    65 yaşında emekli olduğunu ancak gönüllü olarak hafız eğitimine devam ettiğini söyleyen Köksal, “Allahım, ben Kur’an’a hizmet edeceğim, sen de bana sıhhat ver ve benim canımı talebelerimin içinde al’ diye yalvardım. Allah’tan bu duamı kabul ettiğine kanaatim var, ümidim var. İnşallah bu çocuklarımın içinde iman ile göçmeyi nasip edecektir” ifadelerini kullandı.
    Köksal, babasından öğrendiği marangozluk mesleğinin yanında hocasından saat tamirini, askerde ise sıhhıyeliği öğrendiğini ancak hafızlığı unutacağı gerekçesiyle hiçbirini yapmadığını dile getirdi.
    Hafız yetiştirebilmek için öğrendiği sanatları mesleğe dönüştürmediğini, en büyük amacının insanlara hizmet etmek olduğunu anlatan Köksal, sözlerini şöyle tamamladı:
    “Her şeyi unuttum ama 85 yaşındayım şimdi ezbere Kur’an’ı Kerimi biliyorum. Kur’an-ı Kerim’i hiç elime almadan talebelerimi dinleyebiliyorum. Öğrencilerimin her sorunuyla yakından ilgilenmeye çalışıyorum. Ailemle ara sıra görüşme fırsatı buluyorum. Görev yaptığım süre içinde hep öğrencilerimle beraber kaldım. Talebelerimin hepsi benim evladım. Onların her sorunu benim de sorunum. Ben onlara ‘bakın yavrum, siz benden ne istiyorsanız elimden gelirse onu yerine getireceğim. Ama benim sizden istediğimi de siz bana vereceksiniz. Ben sizden önce ahlak sonra ders istiyorum. Siz de benden gerektiğinde giyimde, gerek izinde, gerek taltifte her şeyde kapım açık’ diyorum” ifadelerini kullandı.

  • Sosyal Hizmet Değerlendirme  Programı düzenlendi

    Sosyal Hizmet Değerlendirme Programı düzenlendi

    Yozgat Sevgi Evleri Müdürlüğünde gerçekleştirilen toplantıya Yozgat Vali Yardımcısı Adem Yılmaz, Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürü Abdullah Neşeli, İl Milli Eğitim Müdürlüğü Şube Müdürü Öner Tikilo ve çok sayıda rehber öğretmen katıldı. Öğrencilere milli, manevi, ahlaki ve insani değerlerin okul dışında da kazandırılması bakımından öğretmenlere düşen görevler sunum eşliğinde izlettirildi.
    Amaçlarının sorunları yaşamadan önce tedbir almak olduğunu söyleyen Yozgat Vali Yardımcısı Adem Yılmaz,”Bizlere düşen görev, hepimizin rahatsızlık duyduğu her gün beynimizi yorduğumuz eğitimini vermeye çalıştığımız, içinde bulunduğumuz sorunları yaşamadan önce tedbirleri alabilmektir. Kolay mı değil ama imkanız da değil. Zor da olsa başarmak zorundayız. Hepimiz birer yönetici birer anne baba birer psikolojik danışman adına ne derseniz deyin bir bütün olarak kavramların hepsini uhdemizde toplayıp, karşımızdakileri problemlerden uzaklaştırmak adına ne yapabiliriz en iyi şekilde bulmak ve bunu topluma sunmak zorundayız. İşiniz kolay değil. Sizler öğretmen olarak memuriyetin insanlara ve çocuklara en yakın iki unsurundan birisiniz. Yoruluyoruz, bir şey olmuyor diye sakın düşünmeyin. Çocuklarımızı ne kadar koruyabilir ne kadar bir şeyler kazandırabilirsek bizim için o kadar avantajlıdır. Mücadelemizi devam ettireceğiz. Bu hayat mücadelesinde hep beraber yoğun bir tempo ile gelecek nesillerimizi kurtarmak adına yapabileceğimizin en iyisini yapmaya çalışalım” dedi.
    Eğitimcilerle birlikte çocukları Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü olarak desteklemek istediklerini anlatan İl Müdürü Abdullah Neşeli ise,”Öğrencilerimize eğitim öğretim saatleri dışında da sahip çıkarak kamu ve insani görevimizi yerine getireceğimize inanıyorum. Çocuklarımızın esenlik ve güvenliklerini beraber sağlayalım. Geleceğimizin teminatı olan çocuklarımızın kişisel ve ruhsal gelişimine bizler de katkı sağlayalım. Öğretmenlerimiz eğitim camiası olarak akademik gelişimlerine zaten katkıda bulunuyor. Okul dışında da çocuklarımızın geleceğine sahip çıkmamız gerekiyor. Bu noktada sorun hepimizin sorunu. Bizlerde üzerimize düşen görevi yapıp geleceğimize katkı sunmak istiyoruz” şeklinde konuştu.

  • TYP kuraları çekildi

    TYP kuraları çekildi

    Kura’da adı okunlar büyük sevinç yaşadı. Daha güvenli bir eğitim ortamı için Bakanlıklar arasında imzalanan protokol kapsamında tüm Türkiye’de olduğu gibi Yozgat’ta da okullar çalıştırılmak üzere Toplum Yararına Program kapsamında personel alındı. İl genelinde alınacak olan 421 kişilik kadroya 2 bin 600 kişi müracaat etti.
    Alınacak personeller, Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü tarafından noter huzurunda çekilen kura ile belirlendi. Kapalı spor salonunda çekilen kura da ismi okunan kişiler büyük sevinç yaşadı.
    Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürü Taner Yıldız, aynı anda tüm ilçelerde TYP kurasının çekildiğini söyledi.Yıldız, 35 yaş üstü, kadın, engelli ve terör mağdurlarının öncelikli olduğunu kaydetti.
    Yıldız, alınan personelin İl Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı okullarda çalışacağını belirtti.Kura ile belirlenen kişilerin okullar kapatılana kadar çalışacağını aktaran Taner Yıldız, “Personeller okulların çevre düzenlemesi, temizlik ve bakım onarımlar da çalışacaklar. Bu aldığımız personeller okulların kapatılacağı tarihe kadar çalışacaklar” dedi.
    TYP kapsamında yeniden personel alım ilanına çıkılacağını vurgulayan Taner Yıldız, okullarda görevlendirilmek üzere 59 personelin daha alınacağını kaydetti.Yıldız, “Yine okullarda görevlendirmek üzere 70 tane de güvenlik görevlisi alımı için ilana çıkacağız. Daha sonra başvuruları alıp onların da kuralarını çekip işe başlatacağız. TYP kapsamında 129 kişiyi daha istihdam etmiş olacağız” diye konuştu. Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü bünyesinde değişik kurumlarda Toplum Yararına Program kapsamında istihdam edilen işçilerin iş süreleri 3 ay daha uzatıldı.

  • Bozkurt ailesinin acı günü

    Bozkurt ailesinin acı günü

    Lök Köyünden merhum Ömer Bozkurt’un eşi olan Emine Bozkurt, Çapanoğlu Büyükcamiinde öğle namazına müteakip son yolculuğuna uğurlandı.
    Cenaze namazına, Eski Belediye Başkanı Yusuf Başer, Belediye Başkan Yardımcısı Serdar Açıkgöz, ailese ve sevenleri katıldı.
    Kılınan cenaze namazı sonrasında Emine Bozkurt, sarı topraklık mezarlığında toprağa verildi.
    Bizde Yeniufuk Gazetesi olarak merhuma Allah’tan rahmet ailesi ve sevenlerine başsağlığı diliyoruz.

  • Karacabey: Üniversitemizde  huzur ve güven hakimdir

    Karacabey: Üniversitemizde huzur ve güven hakimdir

    Rektör Prof. Dr. Salih Karacabey, Rektörlük binasında düzenlediği basın toplantısında üniversitenin gelişim sürecini ve geleceğe dönük hedeflerini anlattı. Toplantıya Rektör Yrd. Prof Dr. Hikmet Şenli Aybar, Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Tayip Duman, İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Taha Niyazi Karaca’da katıldı.
    “ÜNİVERSİTEMİZİ GELECEĞE
    HAZIRLIYORUZ”
    Üniversiteyi geleceğe hazırladıklarını vurgulayan Rektör Karacabey, “Kuruluşundan bugüne kadar önemli atılımlar yaparak Türkiye’nin saygın üniversiteleri arasında yer almayı başaran üniversitemizi geleceğe taşıyacak fiziki ve beşeri altyapıyı şimdiden oluşturuyoruz.” dedi.
    Yeni akademik yılın açılışını gerçekleştirdiklerini ve eğitim öğretim faaliyetlerinin sorunsuz devam ettiğini ifade eden Karacabey, “Üniversitemize huzur ve güven hakimdir. Yozgat ilimizin huzurlu olduğu için biz de bu ortamda huzur içerisinde görev yapıyoruz. Verdiğimiz eğitimi planlarken, mezunlarının rahatlıkla iş bulacağı bir yapıdan ziyade, mezunlarının iş üreteceği bir yapıyı meydana getirmek istiyoruz” diye konuştu.
    DEVAMLI OLARAK GELİŞEN,
    KENDİNİ
    YENİLEYEN BİR
    DÜŞÜNCE YAPISIYLA HAREKET EDİYORUZ
    Devamlı olarak gelişen, kendini yenileyen bir düşünce yapısıyla hareket ettiklerini vurgulayan Karacabey, Bozok Üniversitesinin Türkiye’de kurulmuş bulunan birçok üniversiteye göre çok yeni sayıldığını hatırlatarak, şunları söyledi: “Üniversitemiz, uzun bir geçmişinin olmaması ve diğer bazı dezavantajlara rağmen, önemli sayılabilecek bir büyüme trendi yakalamış, çok önemli atılımlar yapmış, dolayısıyla ülkemizin saygın üniversiteleri arasındaki yerini almıştır. Bugünlere gelmemizde emeği geçen tüm idareci ve personele, desteğini esirgemeyen siyasetçi ve işadamlarına bir kez daha teşekkür ediyorum. Elbette biz bulunduğumuz yeri hiçbir zaman yeterli görmüyor, çok daha büyük hedeflerin peşinde koşuyoruz. Gelişime ayak uyduramayan ve 1 gün bile olsa yerinde duran, geride kalmış olur. Devamlı olarak gelişen, kendini yenileyen bir düşünce yapısıyla hareket ediyoruz. Bu nedenle göreve geldiğimiz ilk günden itibaren üniversitemiz için bir vizyon ortaya koyduk ve bu amaç doğrultusunda planlı, programlı çalışmalar başlattık. Yönetim olarak çok büyük önem verdiğimiz iki ana faaliyet sahamız bulunmaktadır. Bunlardan ilki; eğitim ve öğretim faaliyetlerinin nitelikli ve sorunsuz yürütülmesidir. Üniversitemizdeki eğitim ve öğretim faaliyetlerinin daha nitelikli hale gelmesi için devamlı olarak kendimizi yeniliyoruz. Hem fiziki hem de beşeri altyapımızı geliştirerek, öğrencilerimize çağdaş eğitim sisteminin gereklerine uygun içerikler sunuyoruz. Çok büyük önem verdiğimiz diğer faaliyet alanımız ise bilimsel üretimin artırılması ve bulunduğumuz coğrafyanın ekonomik, sosyal ve kültürel kalkınmasına öncülük etmektir. Bu amaçları gerçekleştirmek ve üniversitemizin gelişimini sürdürülebilir kılmak için ben ve ekip arkadaşlarım, geceli gündüzlü çalışıyor, tüm imkânlarımızı seferber ediyoruz. Bu konuda da önemli bir mesafe kat ettiğimizi de belirtmek istiyorum. Üniversite bünyemizde 1 araştırma ve uygulama hastanesi, 13 araştırma merkezi, 4 araştırma destek birimi ve rektörlüğe bağlı 5 birim ile birlikte bilimsel çalışmaları aralıksız olarak sürdürüyoruz. Bilimsel yayın sayımız her sene artarken, Bilim ve Teknoloji Uygulama ve Araştırma Merkezimiz de çok önemli çalışmalar ortaya koymaktadır.”
    ÖĞRENCİ SAYIMIZ 18 BİN’İ AŞTI
    Üniversitenin gelişimini her geçen gün artırarak sürdürdüğünü vurgulayan Karacabey, öğrenci sayısının 18 Bin’i aştığını söyledi. Rektör Karacabey şunları kaydetti: “Türkiye’nin yükseköğretim konusunda 2000’li yıllardan sonra olumlu yönde çok büyük bir değişim yaşadığını ve 81 ile üniversite kurulduğunu anlatan Prof. Karacabey, bu nedenle birçok üniversitenin öğretim üyesi temini konusunda bazı sorunlarla karşılaştığını kaydetti. YÖK’ün bu sorunu çözmek için büyük çaba sarf ettiğini anlatan Prof. Dr. Karacabey, “Biz de Bozok Üniversitesi olarak bu konuda sıkıntılar yaşıyoruz. Bu nedenle bazı bölümlerimizi henüz açamadık. İçinde bulunduğumuz şartları bilmek durumundayız. Ne yazık ki bulunduğumuz coğrafyadan ve bazı üniversitelerin daha iyi şartları sunmasından dolayı bazı dezavantajlarımız var. Bu dezavantajlara rağmen büyümemizi sürdürüyoruz. Göreve geldiğimiz 2015 yılında 12 bin öğrencimiz bulunurken, bugün öğrenci sayımız 18 bini aşmış durumdadır. Öğrenci sayımızda 2 yıl içerisinde yüzde 35 oranında bir artış söz konusu olmuştur. Yine bu dönemde akademik personel sayımızda önemli artış meydana geldi. 27 olan profesör sayımız 35’e, 33 olan doçent sayımız, 45’ye, 180 olan yardımcı doçent sayımız ise 245’e yükseldi. Toplam akademisyen sayısı hain darbe girişiminden sonraki ihraçlara rağmen, 694’ten 785’e çıktı. Bu rakamlar yılsonuna kadar daha da artacak. İdari personel sayımız hizmet alımlarıyla birlikte 800’ü aşmıştır.”
    FAKÜLTE SAYIMIZI 11’E YÜKSEKOKUL SAYIMIZI 15’E
    YÜKSELTTİK
    Göreve geldiği günden bu yana fakülte ve yüksekokul sayısını artırdıklarını kaydeden Karacabey, “2015 yılında 8 olan fakülte sayımız 11’e, 11 olan yüksekokul ve meslek yüksekokulu sayımız 15’e yükseldi. Yeni bölümler eklediğimiz Sağlık Yüksekokulu’nun Sağlık Bilimleri Fakültesi’ne dönüştürülmesi ile ilgili talebimiz YÖK tarafından kabul edildi. Bakanlar Kurulu ve Sayın Cumhurbaşkanımızın onayından sonra fakülte sayımız 12’ye çıkacak. Bu dönemde açılan bölüm ve program sayısında da önemli artışlar sağladık. Bu yıl; Lisans olarak Arkeoloji, Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi, Radyo Televizyon ve Sinema, İş Sağlığı ve Güvenliği, Spor Yöneticiliği, Ebelik bölümleri; önlisans olarak Bahçe Tarımı, Elektronik Teknolojisi, Laborant ve Veteriner Sağlık, Tıbbı Dokümantasyon ve Sekreterlik, Optisyenlik, Otomotiv Teknolojisi, Ceza İnfaz ve Güvenlik Hizmetleri programlarına öğrenci almış bulunuyoruz. Gelecek dönemlerde ise Fen-Edebiyat Fakültesi bünyesinde Sanat Tarihi Bölümü, Yabancı Diller bünyesinde İngilizce Bölümü, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi bünyesinde Uluslararası İlişkiler, Maliye ve Sağlık Yönetimi Bölümü, Sosyal Bilimler Meslek Yüksekokulu bünyesinde ise Radyo Televizyon Yayımcılığı programını açmayı planlıyoruz. Akademik personel teminini sağladığımız takdirdeİletişim Fakültesi’nin Halkla İlişkiler ve Gazetecilik bölümlerine de gelecek yıl öğrenci almak için gayret gösteriyoruz. 13. fakülte olarak da Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu’nu düşünüyoruz. Açmış olduğumuz program ve bölümleri geleceğin şartlarına göre şekillendiriyoruz. Geleceğin mesleki ve toplumsal ihtiyaçlarına göre kendimizi konumlandırıyoruz. Tercih edilmeyen bölümleri kapatıp, yerine daha çok rağbet görecek bölüm ve programları açıyoruz. Ekip arkadaşlarım, bu konuda titiz bir çalışma yürütüyorlar.”diye konuştu.
    ÜNİVERSİTEMİZ
    YOZGAT
    EKONOMİSİNE
    SOSYAL VE
    KÜLTÜREL
    ANLAMDA BÜYÜK KATKI SAĞLIYOR
    Üniversitenin Yozgat’a ekonomik, sosyal ve kültürel olarak büyük katkı sağladığını vurgulayan Rektör Prof. Dr. Salih Karacabey, “Bozok Üniversitesi, Yozgat ili başta olmak üzere bulunduğu coğrafyanın ve ülkemizin ekonomik, sosyal ve kültürel gelişmişliğine katkı sunmayı önemli bir görev olarak görmektedir. Bulunduğu şehirle bütünleşmiş, şehir tarafından benimsenmiş bir kurum olarak, Yozgat’ın ekonomik, tarihi ve kültürel değerlerini ortaya çıkaran, geliştiren, tanıtan ve bunu ekonomik değere dönüştüren bir yapı oluşturuyoruz. İlimizin tarihi ve doğal güzelliklerinin keşfedilmesi ve tanıtılıp ekonomik değere dönüştürülmesine yönelik araştırmalarımız devam ediyor. Üniversitemizde iki yıl üst üste Uluslararası Bozok Sempozyumu düzenledik. Her yıl farklı ülkelerden 250’yi aşkın bilim adamı Yozgat’a gelerek bilimsel faaliyetlerini icra ettiler. Burada Yozgat’ın turizm potansiyeli ve sorunlarını etraflı bir biçimde ele aldık. Yozgat’ın enerji altyapısı ve potansiyeli ile ilgili çalışmaları ortaya koyduk.” dedi.
    Üniversitenin Yozgat için çok büyük bir nimet olduğunu ve herkesin bu bakış açısıyla üniversiteyi sahiplenmesi gerektiğinin altını çizen Prof. Dr. Karacabey, sözlerini şöyle sürdürdü: “ Şu hususun altını özellikle çizmek istiyorum. 18 bin öğrenci, 2 bine yakın personelimizin ilimize doğrudan ekonomik katkısının yıllık 300-400 Milyon lira civarında olduğunu tahmin ediyoruz.Yıl içerinde düzenlenen çok sayıda bilimsel etkinliğin yanında sosyal ve kültürel etkinliklerle de şehrimizin sosyal ve kültürel hayatına önemli ölçüde canlılık katıyoruz. İlimizin tanıtılması noktasında da 18 bin gönüllü elçimiz var. 81 ilden öğrencilerimiz var. Biz bu öğrencileri memnun edersek, hoşgörü çerçevesinde misafirperverliğimizi gösterirsek, ilimizin tanıtılması ve imajının doğru anlaşılmasına da önemli katkı sağlamış oluruz. Bu noktada hepimize çok önemli görevler düşmektedir.”
    Rektör Prof. Dr. Salih Karacabey, devam eden yatırımlarla ilgili ise şu bilgileri verdi: “Hâlihazırda tamamlanan projelerimizin yanında devam eden önemli yatırımlarımız da bulunmaktadır. Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulumuzun yeni binasının projesi tamamlanmış olup, ihale aşamasına gelmiş bulunmaktadır.
    Akdağmadeni Meslek Yüksekokulu’nun temelini attık, inşaat çalışmaları hızla devam ediyor. İlahiyat Fakültesi ikinci binasının yer teslimi yapılmış olup temel atma aşamasına gelinmiştir. Tıp fakültemizin morfoloji binası ve 280 yatak kapasiteli Araştırma ve Uygulama Hastanemizi de tamamlayarak hizmete sunacağız. Burada modern tıbbın tüm imkanlarını halkımız için seferber edeceğiz. Üniversite kampusumuzun ağaçlandırma çalışmalarını aralıksız devam ettirirken, kampusumuzdaki sosyal hayatı canlandırma adına da iki yeni kafeteryanın yapımına başlamış bulunuyoruz. Ayrıca üniversitemizin 50 yıllık su ihtiyacını karşılayacak olan bir gölet yapılması için girişimlerimiz sonuç verdi. DSİ tarafından üniversitemizin kuzey doğusuna 500 bin ton su kapasiteli bir gölet inşa edilecektir.
    DÜNYADAKİ 63 BİN ÜNİVERSİTE
    ARASINDA BOZOK İLK 2 BİN ARASINDA YER ALMAKTADIR
    Dünyadaki 63 bin üniversite arasında yapılan sıralamada Bozok Üniversitesi ilk 2000 üniversite arasında yer almaktadır. Türkiye’den bu sıralamaya sadece 71 üniversite girebiliyor. Günümüz dünyasında artık ülkeler arasındaki rekabet şehirler ve üniversiteler arası rekabete dönüşmüş durumdadır. Şehirlerin gelişmişlik düzeyi, üniversitelerin başarıları ile doğru orantılı olarak ilerlemektedir. Biz de bu gerçeğin bilincinde olarak, ülkemiz ve diğer dünya üniversiteleri ile rekabet edebilecek bir üniversite olmayı arzu ediyor, bütün çalışmalarımızı, planlamalarımızı bu doğrultuda sürdürüyoruz.
    Mevcut potansiyelimizi harekete geçirerek, en iyi yere gelmeyi arzu ediyoruz. Bugün çalışmalarımızı sürdürürken, bundan 10 yıl sonrasını, 50 yıl sonrasını, 100 yıl sonrasını da düşünüyoruz. Bozok Üniversitesi’nin daha çok başarılı olması, daha çok büyümesi ve daha çok ilerlemesi için herkesin azami derecede gayret göstermesi gerektiğine inanıyoruz.”
    Rektör Prof. Dr. Karacabey, Yozgat ve bölge açısından; eğitim başta olmak üzere, sosyal, kültürel ve ekonomik açıdan çok büyük bir değer olan Bozok Üniversitesi’ni el birliği ile geleceğe taşımaya devam edeceklerini sözlerine ekledi.

  • Yozgat’ın kültür değerlerini  işyerinde sergiliyor

    Yozgat’ın kültür değerlerini işyerinde sergiliyor

    Dedesinin ve babasının yıllarca antikacılık işiyle uğraştığını söyleyen Göktuğ Ertuğrul, babasıyla birlikte Yozgat yöresine ait kültürel dokuları ilçe ilçe dolaşarak topladığını ve işyerlerinde büyük bir kültürel birikime sahip olduklarını belirtti.
    İş yerinde 400 yıllık terazi ve 100 yılın üzerinde el dokuma kilim, heybe ve çanak çömleğin bulunduğunu dile getiren Ertuğrul, Yozgat’ın kültür motiflerini bir araya getirerek iş yerinde sergilediğini ifade etti. Şark köşesi meraklıları için iş yerinde birçok malzemenin bulunduğunu aktaran Ertuğrul, bozuk para koleksiyonunun da müşteriler tarafından büyük ilgi gördüğünü vurguladı. Duyguları ve kültürleri içinde barındıran bu işin bir gönül işi olduğunu da aktaran Ertuğrul, “Bu iş bir sevda işi, gönül işidir.
    Kendi kültürüne sahip çıkma işidir. Herkes kendi bütçesine göre sevdiği ve beğendiği antika eşyaları alıyor. Biz de geçimimizi bu işten sağlıyoruz” dedi.

  • KOP’tan güneş pillerinin Ülkemizde üretilmesi için hamle

    KOP’tan güneş pillerinin Ülkemizde üretilmesi için hamle

    Konya Ovası Projesi (KOP) Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığının desteği ileTÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezince (MAM) yürütülen, Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) ve NiğdeÖmer Halisdemir Üniversitesi’nin katkı verdiği “Güneş Pillerinin Ülkemizde Üretilebilmesine Yönelik Etüt Çalışmaları Projesi”ninsonuçları Konya’da düzenlenecek bir panelle açıklanacak.
    Türkiye’nin 2023 hedefleri doğrultusunda,yerli ve milli üretim ilkesine uygun olarak kullanılacak teçhizat ve teknolojilerin ülkemizde üretilebilmesi, enerji maliyetlerinin düşürülebilmesi ve dışa bağımlılığın en aza indirilmesi için yürütülen proje kapsamında, Türkiye’deki güneş panelinin üretim süreçlerini ve yapılacak yatırımlar için gerekli ihtiyaçları araştırıldı. Bu amaçlaKOP İdaresi desteğiyle TÜBİTAKişbirliğinde OrtaDoğu Teknik ve Niğde Ömer Halisdemir Üniversitelerininde katkıları ile “Güneş Pillerinin Ülkemizde Üretilebilmesine Yönelik Etüt Çalışmaları Projesi”yürütüldü. Yaklaşık bir yıl süren fizibilite çalışmasının ardından elde edilen sonuçlar 12 Ekim Perşembe günü saat 10’da Dedeman Otel’de düzenlenecek panel ile kamuoyu ile paylaşılacak.
    “KOP Bölgesi yenilenebilir enerji kaynakları için fırsatlar sunuyor”
    Enerjide büyük ölçüde dışa bağımlı olan Türkiye’nin en önemli cari açığınınenerji ithalatından kaynaklandığını belirten KOP İdaresi Başkanı İhsan Bostancı, son 14 yılda dünya ortalamasının üzerinde bir büyüme performansı sergileyen ülkemizin enerji talebinin de yılda ortalama yüzde 7 oranında artmasına neden olduğunu söyledi.
    Türkiye’nin 2023 yılı hedeflerine ulaşabilmek için enerji arz güvenliğini sağlamak ve enerji üretimini çeşitlendirmenin gerekliliğine değinen Başkan Bostancı proje ile ilgili şunları söyledi:
    “Proje kapsamında; KOP Bölgesi illerinde yer alan Enerji İhtisas Endüstri Bölgeleri (EİEB) ve Yenilenebilir Enerji Kaynakları(YEKA)arazilerinde planlanan büyük ölçekli Güneş Enerjisi Santralleri için uluslararası geçerliliği bulunan bir takım analizler yapıldı. Farklıkurulum kapasitelerindeuygun yazılımlar kullanılarak yapılan hesaplamalarda bölge illerinde yer alan EİEB ve YEKA arazilerinin geçmiş 15 yıla ait sıcaklık, yağış, rüzgâr hızı, rüzgâr yönü basınç gibi meteorolojik verileri ışığında bu arazilerde bilgisayar ortamında farklı güneş pili teknolojilerine ait kurulumlar yapılarak gelecek yıllarda üretebilecekleri elektrik enerjisinin büyüklüğü hesaplandı.
    Bu bölgelerimize belirlenen hedeflere ulaşmak için gerekli ve uygun güneş paneli teknolojileri belirlendi. Ülkemizde güneş pillerinin verimli üretilebilmesi ve muhtemel yatırımcılara yol göstermesi için fotovoltaik değer zincirinde yer alan ingot, güneş pili, güneş paneli üretim tesislerinin farklı üretim kapasitelerinde yatırım ve işletme hesaplamaları çıkartıldı.
    Yaklaşık bir yıldır süren proje ile elde edilen sonuçları, geniş katılımlı bir panel ile kamuoyuna açıklayacağız. Bu kapsamda başta Kalkınma Bakanlığımız olmak üzere projeyi yürüten TÜBİTAKMAM’a, işbirlikleri için ODTÜ, Niğde Ömer Halisdemir Üniversitelerimize teşekkür ediyor, sonuçların bölgemize ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum.”
    “Dünya ve Türkiye fotovoltaik sektörünün durumu ve eğilimleri”, “KOP Bölgesindeki EİEB/YEKA arazileri ve özellikleri”, “KOP Bölgesinin fotovoltaik potansiyel analizi”, “Fotovoltaik güneş enerjisi değer zinciri yatırımve üretim fizibilitesi”, “YEKA arazileri için uygun fotovoltaik panel teknolojisinin belirlenmesi” ve “Büyük ölçekli GES yatırımları ile Geri Dönüş Süreleri”konu başlıklarının yer alacağı paneleulusal ölçekte geniş bir katılım gerçekleşmesi bekleniyor.