Kategori: Gündem

  • Hayrat Yardım Yozgat Temsilciliği açıldı

    Hayrat Yardım Yozgat Temsilciliği açıldı

    Abide İş Hanında düzenlenen açılış törenine, AK Parti Yozgat İl Bşakanı Harun Lekesiz, Belediye Başkan Yardımcısı Şahin Kılaçarslan, Hayrat Yardım Yozgat İl Temsilcisi Seyfettin Şahin, devetliler ve vatandaşlar katıldı.
    Hayrat İnsani Yardım Yozgat İl Temsilcisi Seyfettin Şahin, açılış sonrası yaptığı açıklamada, derneklerinin 2013 yılında kurulduğunu hatırlatarak, kısa sürede 5 kıtada 70 ülkede aktif olarak faaliyetlerini sürdürdüklerini söyledi. Şahin, “2013 yılında kurulan derneğimiz kısa sürede yani 2106 yılında kamu yararına statüsünü kazandı ve 2017 yılında izin almadan yardım toplama faaliyeti yapabilme satatüsünü elde etmiştir.”dedi.
    Kurulduğu günden bu yana yardım faaliyetlerini sürdüren ve özellikle ortadaoğuda ki müslümanlara tırlar dolusu yardımları ualştırdıklarını kaydeden Şahin, “Türk toplumunu diğer toplumlardan ayıran en büyük özelliğimiz olan yardımlaşma ve paylaşma duygusunu yardım faaliyetlerimizle bir kez daha ortaya koyuyoruz. Halkımız her zaman mazlumun ve mağdurun yanında olmuştur. Bugün Suriye’de ve dünyanın pek çok yerinde nerede bir mazlum halk varsa biz yardımlarımızı onlara ulaştırıyoruz, ve ulaştırmaya da devam ediyoruz. Kurban Bayramı yaklaşıyor. Hayırsever vatandaşlarımızdan kurban bağışı yapmak isteyenleri Abide İşhanında Temsilciliğimize bekliyoruz. Bu yıl ki kurbanı Pakistan’da keseceğiz. Yardım yapmak isteyen vatandaşlarımıza şimdiden teşekkür ediyor, açılışta bizi yalnız bırakmayan İl Başkanımız Harun Lekesiz Bey’e ve Belediye Başkan Yardımcısı Şahin Kılıçarslan’a ve tüm davetlilere teşekkür ediyorum.”diye konuştu.

  • Vatan partisi teşkilatlanıyor

    Vatan partisi teşkilatlanıyor

    Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek tarafından Anadolu’da başlatılan teşkilatlanma çalışmalarına Yozgat’ın da dahil edilmesi için adımların atıldığını anlatan genel merkez tarafından görevlendirilen Gazi Sungur, basın kuruluşlarını ziyaret ederek, çalışmalar hakkında bilgi verdi.
    Sungur, Yozgat’ta İl başkanlığımızı kurduk, İl Başkanımız Yüksek Yılmaz ile birlikte çalışmalarımızı sürdürüyoruz dedi.
    “Milli, Demokratik Bağımsız Türkiye” sloganı ile vatandaşlarımıza ulaşmaya çalışıyoruz diyen Sungur, Yozgat’taki çalışmalarımızın amacı bütün Yozgatlıya vatan mücadelesinde birleştirmektir. Parti ayrımı yapmaksızın görüşmelerimizi devam ettiriyoruz, bu çalışmalarımızı yaparken asla kutuplaşma yaratmak istemediklerini belirtti.
    Yozgatlıların vatansever olduğunu biliyoruz. Yozgatlıların bizleri seveceğine inandıklarını kaydeden Gazi Sungur, Parti olarak hedefimiz Türkiye’de Milli Meclis, Milli Hükümet hedefimizdir. Atatürk bize modeldir. Vatanımızı asla böldürtmeyeceğiz, bölmek isteyenlere de müsaade etmeyeceğiz dedi.

  • Kayaalp: Kardeş kardeşe hiçbir zaman yük olmaz

    Kayaalp: Kardeş kardeşe hiçbir zaman yük olmaz

    TDV’nin kurban kampanyası için hazırladığı kamu spotunda, milli rallici Burcu Çetinkaya, dünya şampiyonu motosikletçi Kenan Sofuoğlu, Avrupa şampiyonu güreşçi Rıza Kayaalp rol aldı. Milli sporcular, kamu spotunda “Kurbanlarımız kardeşlik için” yazılı TDV kolilerini taşırken görülüyor.
    Kamu spotunda Çetinkaya, “Bir kardeşin seni bekliyorsa, yollar uzakmış ne önemi var”, Sofuoğlu “En büyük yarışımız hayırlı olsun, en büyük zaferimiz de kardeşlerimize kavuşmak”, Kayaalp ise “Kardeş kardeşe hiçbir zaman yük olmaz” mesajı veriyor. TDV, Diyanet İşleri Başkanlığı ile bu yılki Vekâletle Kurban Kesim Programı kapsamında, yurt içinde 275 il ve ilçe merkezinde, yurt dışında da 135 ülkenin 400 bölgesinde kurban kesimi yapacak. Türkiye Diyanet Vakfı Genel Müdürü Mustafa Tutkun, İslam dininde yapılan ibadetlerin bir yandan kişiyi Allah’a yaklaştırırken diğer yandan pek çok güzelliği de bünyesinde barındırdığını söyledi. Allah için edâ edilen kurban ibadetinin de çok sayıda hikmeti barındırdığını vurgulayan Tutkun, “Kurban ibadeti toplumda kardeşlik, yardımlaşma ve dayanışma ruhunu canlı tuttuğu gibi bayram yapamayanları bayram sevincine ortak ederek sosyal adaletin gerçekleşmesine önemli derecede katkıda bulunmaktadır” dedi.
    “Kurban, sadece akrabaları, komşuları ve dostları değil, yeryüzündeki bütün kardeşlerimizi birbirine yakınlaştırmaktadır” diyen Tutkun, “Kurban ibadeti Afrika’dan Asya’ya, Uzak Doğu’dan Güney Amerika’ya, adını bile duymadığımız ülkelerde hiç görmediğimiz ve tanımadığımız kardeşlerimize uzattığımız bir yardım eline vesile olmaktadır.
    İslami usullere uygun olarak kestiğimiz kurbanları, ülkemizdeki ihtiyaç sahiplerinin yanı sıra mülteci kamplarından, savaş ve afet bölgelerine, kıtlık ve kuraklıkla mücadele eden ülkelerden, bir Müslüman’ın selamına muhtaç kalan tecrit yerlerine 7 kıtada gerçek ihtiyaç sahiplerine ulaştıracağız” dedi.

  • Doç. Dr. Canbay: Şiddetli baş ağrısı  çekiyorsanız bir hekime başvurun

    Doç. Dr. Canbay: Şiddetli baş ağrısı çekiyorsanız bir hekime başvurun

    Yozgat Devlet Hastanesinde 1996-2002 yılları arasında Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı olarak görev yapan Doç. Dr. Suat Canbay, Yozgat’ta görev yaptığı yıllarda ameliyathanelerin ve bazı polikliniklerin hizmete girmesine yönelikte pek çok çalışmalara imza attı.
    Yozgat’tan ayrıldıktan sonra Ankara’da Dr. Abdurrahman Yurtaslan Ankara Onkoloji Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Beyin ve Sinir Cerrahisi olarak görevini sürdüren Doç. Dr. Canbay’a tedavi için Yozgatlı hastalarda gidiyor.
    Yozgat’ın kendisinde ayrı bir yeri olduğunu belirten Doç. Dr. Canbay, Yozgat’ı ve Yozgat halkını çok sevdiğini ifade etti. 6 yıllık görev süresinde çok samimi dostluklar edindiğini kaydeden Doç. Dr. Suat Canbay, “Hastalarımıza karşı olan sorumluluğumuz ve kurduğumuz diyalog sayesinde bugün hala aynı samimiyetle görüştüğümüz dostlarımız var. Yozgatlılar Ankara Dr. Abdurrahman Yurtaslan Ankara Onkoloji Eğitim ve Araştırma Hastanesinde bir kardeşlerinin olduğunu unutmasınlar.”dedi.
    Branşıyla ilgili konulara da değinen Doç. Dr. Suat Canbay, gazetemize yaptığı açıklamada hayatımızın her döneminde karşımıza çıkabilecek ani ve şiddetli baş ağrıları ve bunun temel nedenlerinden biri olan beyin damarı anevrizmaları hakkında bilinmesi gerekenleri şöyle anlattı: “Ani başlayan, çok şiddetli ve geçmeyen baş ağrısı “Spontan Subaraknoid Kanama (SAK)” dediğimiz ağır bir beyin kanamasının en önde gelen belirtisidir. Bu kanama türü çok ağır sonuçları olan; ancak, zamanında müdahale edildiğinde tedavi şansı ve başarı oranı yüksek bir tablodur. Kişinin daha önce yaşamadığı kadar şiddetli baş ağrısına; ense sertliği, bulantı, kusma, bilinç düzeyinde bozulma, taraf gösteren kuvvet kaybı, duyu bozuklukları, anlama ve/veya ifade kaybı ile ortaya çıkan konuşma bozukluğu, görme bozuklukları, sara (epilepsi) atakları ile birlikte nörolojik ve nörolojik olmayan akla gelebilecek pek çok belirti ve bulgu eşlik edebilir. Beyin damarının konjenital sakküler anevrizmalarının her ne kadar doğuştan bir başlangıcı olsa da, bu lezyonların ortaya çıkışı genellikle 40-60 yaş arasında ve çok sıklıkla ağır bir beyin kanaması olan SAK (Spontan Subaraknoid Kanama) ile olur. Ancak, daha düşük oranlarda erken yaş gruplarında ve ileri yaş gruplarında da ortaya çıkabiliyor. Kısaca, her yaş grubunda görülebilmekle birlikte bu lezyonların ortaya çıkışının beşinci ve altıncı on yıllarda yoğunlaştığını söyleyebiliriz.”
    RİSK FAKTÖRLERİNİ GÖZ ARDI ETMEYİN
    Beyin anevrizmalarının sıklığında ırk ve bölge özelliklerinin önemli olduğunu vurgulayan Dr. Canbay, “Bazı toplumlarda ve ailelerde anevrizma görülme oranı yüksektir. Dolayısıyla, genetik faktörlerin önemi olduğunu söyleyebiliriz. Beyin anevrizması ve spontan subaraknoid kanamalı hastaların yaklaşık onda birinde ailesel öykü mevcuttur; bu hastalarda klinik tablonun genellikle daha erken yaşlarda ortaya çıktığı ve daha ağır seyrettiği bilinir.
    Yaş ve cinsiyet de önemli bir etkendir. Tüm yaş gruplarında görülse de 40-60 yaş grubunda kadınlarda biraz daha yüksek oranda rastlanır. Şiddetli ve geçmeyen baş ağrısı, vücudun bir tarafında kuvvet ve duyu kaybı, konuşma bozuklukları yürüme bozuklukları varsa en yakın sağlık kurumuna müracaat edilerek tedavi olunması gerekir.”önerisinde bulundu.

  • Bozdağ, Ulusal Dağ Bisikleti  Yarışması ödül törenine katıldı

    Bozdağ, Ulusal Dağ Bisikleti Yarışması ödül törenine katıldı

    18. Uluslararası Sürmeli Kültür-Sanat ve Sosyal Etkinlikleri kapsamında bu yıl 3.’sü düzenlenen Ulusal Dağ Bisikleti Yarışması’nda dereceye giren sporcuların ödül törenine katılan Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, bu tür etkinliklerin Yozgat’ın tanıtımı açısından önemli olduğuna değinerek “İçinde bulunduğumuz kültürü biz de bütün boyutlarıyla bilmiyoruz. Eminim ki bu kültür etkinlikleri çerçevesinde Yozgat’ta yaşayan veya gurbette olup da sılayı rahim için Yozgat’a gelen birçok hemşehrimiz de bu kapsamda atalarımıza ait kültürü yeteri kadar bilmediğini fark ediyor. Bu kültürel etkinlikler bize de bir öğretmenlik yapıyor. Ben bu manada sayın Yozgat Belediye Başkanı Kazım Arslan ve ekibine bu kültürü yaşattığı için teşekkür ediyorum. Sporcular, sanatçılar, kültür insanları birbirinden kıymetli Yozgat’ın değerleri Yozgat’ta buluşuyorlar. Ben de, kendilerine ait kültürleri yansıttıkları için onlara teşekkür ediyorum. Ulusal Dağ Bisikleti Yarışması için Türkiye’nin dört bir yanından Yozgat’a gelen dağ bisikleti sporcularımıza teşekkür ediyorum. Yozgat’ımıza farklılık yaşattılar. Farklı bir kültürü ve sporu hemşehrilerimize tanıttılar” dedi.
    Yozgat’ta bu sene geleneksel dağ bisikleti yarışmasının 3.’sünü yaptıklarını söyleyen Yozgat Belediye Başkanı Kazım Arslan ise, “Türkiye’nin değişik yerlerinden gelen 100’ün üzerinde sporcularımız, Yozgat Çamlığı Milli Parkı’nda yarıştılar. Dereceye giren sporcularımıza ödüllerini Başbakan Yardımcımız Bekir Bozdağ ile verdik. Yarışmanın akabinde bu arkadaşlarımızın da Yozgat’ın gönüllü elçileri olacağına inanıyorum” şeklinde konuştu.
    Konuşmaların ardından ise yarışmada dereceye giren sporculara ödülleri verildi.

  • Başbakan Yardımcısı Bozdağ: Türkiye’de  mücadelenin yolu Hans’ın desteğinden geçmiyor

    Başbakan Yardımcısı Bozdağ: Türkiye’de mücadelenin yolu Hans’ın desteğinden geçmiyor

    Yozgat’ın Çayıralan ilçesinde bu yıl 9’uncusu düzenlenen Bal Festivali’ne katılan Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, gündeme dair açıklamalarda bulundu. Türkiye’nin dört bir yanının güvenli olduğunu söyleyen Bozdağ, “Bugün gazetelere yansıdı. CHP’nin Genel Başkanı Sayın Kılıçdaroğlu, Almanya’da bir röportaj veriyor. Bu röportajda kendisine soruyorlar. ‘Almanların yüzde 90’ı Türkiye’yi ziyaret etmek istemiyor. Tutuklanmaktan korkuyorlar, haklılar mı?’ diye bir soru soruyorlar. Kılıçdaroğlu, cevapta ‘ne yazık ki böyle bir ortamın gerçekten mevcut olduğunu tespit etmek durumundayım. Uzun zamandır Türkiye’de hiç kimse için güvenlik garantinin olmadığını söylüyorum’ diyor. Yani Almanlar gelsin mi gelmesin mi? Şimdi ‘Türkiye’de kimse için güvenlik garantisi yok’ diyor. Soruyorum ‘Türkiye’de hiç kimse için güvenlik garantisi yoktur’ cümlesi doğru mudur? Çayıralan, Türkiye güvenli bir yer mi? Memleketimizin dört bir yanı güvenli bir yer mi? Güvenli bir yer. Kimse giydiği kıyafetten dolayı bu ülkede tutuklanmıyor. Kimse hakkında giydiği şorttan dolayı adli soruşturma yapılmıyor.
    Ama terör örgütlerinin propagandasını yaparsanız o zaman terör örgütünün propagandasını yapmak suçtur. Biliyorsunuz FETÖ’cü bir terörist Cumhurbaşkanımızı suikasta giydiren alçaklardan biri ‘Hero’ yazan bir tişört giymişti.
    Ona atıf yapıyor. Ben soruyorum Sayın Kılıçdaroğlu’na. Bu tişörtü giyen alçak sence masum biri mi? Türkiye’nin Cumhurbaşkanının ve ailesini darbeyle indirmekle yetinmediği o gece onun ailesiyle beraber infaz etmek için giden terörist, örgütün propagandasını yapmak, birtakım mesajlar vermek için giydiği tişörtte haklı mı, masum mu? Bu açıklamadan başka var mı böyle? Yok. Kim var, terör örgütlerinin propagandasını yapanlar var. Birisi PKK terör örgütünün paçavrasını üzerine giyip geldiği zaman bu suç olmayacak mı? Almanya’da Almanya’yı bölmek isteyenlerin karıştırmak isteyen terör örgütlerinin işaretlerini, amblemleri üzerlerine giydiği zaman Almanya’nın hukuku onların karşına dikilmiyor mu. Dikiliyor. Türkiye’de olan aynı şeydir. Suç işlemeyene bu ülkede kimsenin müdahalesi yoktur. Ama suç işlediği zaman bu siyasetçi gazeteci buna dokunamayız, bu falan buna dokunamayız onlara suç işlemek serbest denemez. Eğer böyle olursa orada hukukta olmaz adalette olmaz. Onun için hepimiz elimizi vicdanımıza koyağız” dedi.
    “Bu millet, devletini başkalarına şikayet edenlere yetki vermez”
    Türkiye’de mücadele etmenin yolunun Hans’ın desteğini almaktan geçmediğini söyleyen Bozdağ, “Bu mücadelenin yolu Çayıralanların, Yozgatlıların, Ayşe’lerin, Fatma’ların desteğini almaktan geçiyor. Ali’lerin Ahmet’lerin desteğini almaktan geçiyor ama hala anlamamışlar. O yüzden ki Alman gazeteciler görecek.
    Oyu Çayıralanlılar verecek, oyu bu aziz milletin evlatları verecektir. Onun içinde şimdiden rüya görmeye başlamışlar. Onlara söz veriyor. 2019’da ‘Sayın Cumhurbaşkanı devireceğim’ diyor. ‘Biz bu işi halledeceğiz, siz hiç endişeye kapılmayın’ diyor. Peki Çayıralanlılar, Sayın Kılıçdaroğlu bunu becerebilir mi? İzin verecek misiniz? Allah’ın izniyle bu millet kimin devrileceğini kimin ağlayacağını kimi sevindireceğini çok iyi biliyor.
    Ben 2019’da da sonrasında da devletini, milletini, insanını başkalarına şikayet edenlere bu millet, bu devleti yönetme yetkisini asla vermez, vermesi de mümkün değildir. Milletine, devletine sevdalı olanlar, milletinden yetki alarak yoluna bundan sonra da devam edecektir” şeklinde konuştu.

  • İl Başkanlığı  yarışı kızıştı

    İl Başkanlığı yarışı kızıştı

    Daha önce Harun Lekesiz’in göreve devam edeceği görüşüyle birlikte Nurullah Nurdoğan, Celal Köse, Ertuğrul Bölükbaşı ve Hüseyin Durusoy isimleri kamuoyunda gündemi meşgul ederken, Harun Lekesiz’in sürpriz açıklaması bir anda her şeyi ters köşe yaptı.
    Bizzat AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından yazılan ve teşkilatlara gönderilen kongre rehberinde yer alan AK Parti’deki metal yorgunluğa gençlik aşısı talimatı ise ibreyi bir anda sürpriz genç isimlere çevirdi. AK Parti Gençlik Kolları Başkanı M.Emin Erbek ismi de gündeme dahil oldu.
    Harun Lekesiz’ in yarıştan çekilmesinin ardından, Nurullah Nurdoğan, Celal Köse, Hüseyin Durusoy, İskender Nazlı, Ahmet Özel ve M.Emin Erbek isimleri yarışta yer alırken, metal yorgunluğa karşı genç isimlere şans doğdu.
    İl Başkanı Harun Lekesiz her ne kadar yeni yönetim göreve gelinceye kadar görevi sürdüreceğini söylese de, yine kulislerde yer alan bilgilere göre, bu hafta içerisinde AK Parti Genel Merkezinden yeni bir görevlendirme yapılacağı konuşuluyor.
    Yapılacak bu görevlendirmede başı çeken ismin, Eylül ayında start alacak kongrede aday olacağı bekleniliyor.
    Adaylardan Celal Köse’nin önümüzdeki aylarda yapılacak Ticaret ve Sanayi Odası seçimlerinde de adının geçmesi hangisini tercih edeceği sorusunu zihinlere taşırken, Nurullah Nurdoğan, Merkez İlçe Başkanı İskender Nazlı, Ensar Vakfı Yozgat Şube Başkanı ve İmam Hatip Liseleri İl Koordinatörü ve Mali Müşavir Hüseyin Durusoy, İşadamı Erdoğan Bölükbaşı isimleri gündemdeki yerini korurken, eski İl Başkanı Zekeriya Avşar’ın Bakan Bozdağ ile samimi görüntü veren fotoğrafların sosyal medyada yer alması da dikkat çekiyor.
    İş adamı Ahmet Özel ve M. Emin Erbek’in de adaylar arasında adı geçerken, diğer yandan kadın adaylar arasında Mali Müşavir Sibel Yıldırım ismi de kulislerdeki yerini alıyor.
    Kamuoyu tarafından isimleri dillendirilen adaylar, temkinli bir şekilde çalışmalarını sürdürürken önümüzdeki günlerde adaylık yarışının daha da kızışacağı ifade ediliyor.

  • Sürmeli etkinliğinde  Yozgatlılar pedal çevirdi

    Sürmeli etkinliğinde Yozgatlılar pedal çevirdi

    Cumhuriyet Meydanı’ndan Çapanoğlu Kent Park’a kadar pedal çeviren vatandaşlara Yozgat Valisi Kemal Yurtnaç, Belediye Başkanı Kazım Arslan ve İl Jandarma Alay Komutanı Albay Bilgihan Yeşilyurt’ta eşlik etti. Çapanoğlu Kent Park’ta Azerbaycan, Üsküp, Kosova, Ahıska ve Balkan Türkleri halk dansları toplulukları ile Yozgat Belediyesi Sürmeli Halk Oyunları Topluluğu gösteride bulundu.
    Yozgat’ın tanıtımı için bu tür etkinliklerin önemli olduğunu söyleyen Yozgat Valisi Kemal Yurtnaç,”Belediyemiz gayet güzel bir etkinlik düzenlemiş, onları tebrik ediyorum. Bu etkinliğin diğer bir güzelliği de farklı ülkelerden Yozgat’a misafirlerimizin gelmesi. Bu etkinlikler iller arasındaki iletişimi ve etkileşimi de beraberin de getiriyor ve Yozgat’ın tanıtımı içinde önemli bir fırsat doğuyor. Bu tür etkinliklerin daha farklı büyük ekiplerle geliştirilmesi gerekiyor ve halkın katılımının da daha fazla olması gerekiyor” dedi.
    Amaçlarının Sürmeli etkinliğini daha geniş kitlelere ulaştırmak olduğunu ifade eden Yozgat Belediye Başkanı Kazım Arslan ise,”Sürmeli etkinlikleri güzel bir şeklide devam ediyor. Bugün önce bisiklet turu yaptık sonra da halk oyunları topluluklarıyla kültür alış verişinde bulunduk. Değişik kültürleri Yozgat’ta izlemek, değişik coğrafyaların yansımalarını burada izlemek bizim için önemli bir farkındalık oldu. Bu etkinlik Yozgat içinde önemli bir kazanım oldu. Gönlüm istiyor ki bunu daha geniş kitlelere ulaştıralım. Ama zamanla bu da olacaktır” şeklinde konuştu.
    Konuşmaların ardından ise etkinliğe katılan vatandaşlara ikramda bulunuldu.

  • Bozdağ: Müftü nikahı diye  bir nikah söz konusu değildir

    Bozdağ: Müftü nikahı diye bir nikah söz konusu değildir

    Yozgat’ın Çayıralan ilçesinde düzenlenen Kültür ve Bal Festivali’ne katılan Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, müftülere resmi nikah kıyma yetkisi veren düzenleme hakkında açıklamalarda bulundu.
    “Bu düzenleme resmi nikahı özendirecek”
    Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, “Tasarıyla yapılan şey bakanlığın izin vermesi halinde il nüfus ve vatandaşlık müdürlükleri, ilçe nüfus müdürlükleri, dış temsilcilikler resmi nikah kıyabildiği gibi il veya ilçe müftülüklerinin de resmi nikah kıyabilme yetkisidir. Bu küçük yaşta evliliklerin önünü açan bir düzenleme değildir. Bazı çevreler ‘çocuk yaşta evlilikleri teşvik eder’ diyorlar. Bunlar bilmeden bu değerlendirmeyi yapıyorlar. Eğer düzenlemenin ne getirdiğine bakarak bu değerlendirmeyi yapıyorlarsa o zaman kötü niyetli bir şekilde bu değerlendirmeyi yapıyorlardır. Zira bu düzenleme ile evlenmenin şartları ve evlenme engelleri konusunda herhangi bir değişiklik yapılmamaktadır. Türk Medeni Kanununda evlenme yaşı dün ne ise bugün de odur, yarın da odur. Burada bir değişiklik yok. Evlenme engellerine ise Medeni Kanunda aynen muhafaza edilmektedir. İl veya ilçe müftülükleri resmi nikah kıyacaklardır. Aynen bugün belediye başkanının veya başkanın yetki verdiği memurun ya da muhtarın ve diğer nikah kıyanlar hangi usule, esasa riayet ederek resmi nikah kıyarlar, resmi nikahını nasıl yapıyorlar aynı şekilde resmi kıyacaklar, resmi nikah yapacaklar. Nikah sonrasında da taraflara evlilik cüzdanını verecekler ve kıydıkları resmi nikahlar nüfus kütüklerine de işlenecek, tescil edilecektir. Bu kadınlarımızın hukukunu korumak bakımından son derece önemlidir. Türkiye’nin değişik yerlerinde nikah kıymanın kolaylaştırmasının sağlayacağı faydayı hepimiz yakinen biliyor ve değerlendiriyoruz. Bu nikah resmi nikahsız evlilikleri teşvik edecek bir düzenleme değil aksine resmi nikahı özendirecek, teşvik edecek ve resmi nikahsız evlilikleri önleyecek bir düzenlemedir” dedi.
    “Karalama kampanyasına giriyorlar”
    Düzenleme ile ilgili başka başka değerlendirmeler yapılıp bir karalama kampanyasının içerisine girildiğini de hatırlatan Bozdağ, “Müftü memurdur. Belediye başkanı seçilmiştir ama kamu hizmeti yapıyor, onun görevlendirdiği nikah kıyan kişi de memurdur. Memurun birinin kıydığı nikaha diğer memurun kıydığı nikaha hayır demek ayrı bir noktadır. Esasında bu düzenleme herhangi bir mecburiyeti de getirmemektedir. Bir zorlama öngörmemektedir. İsteyen vatandaşımız muhtara nikahını kıydırabilir, isteyen vatandaşımız belediye başkanını nikahını, isteyen belediye başkanının görevlendirdiği memura nikah kıydırabilirler, isteyen de nüfus müdürlerine nikah kıydırabilir. İsteyen de bu düzenleme yasalaşması halinde il veya ilçe müftülüğüne gidip nikah kıydırabilir. Burada ‘müftü nikahı’ diye bir nikah da söz konusu değildir. İsimlendirmeyi de doğru yapmak lazım.
    Medeni kanuna göre ilgili yasal mevzuata göre kıyılan resmi bir nikah vardır. Resmi nikahı kıyanlar arasına il ve ilçe müftülüklerinin ilave edilmesi söz konusudur. Ama bunun üzerinden de büyük bir çarpıtma büyük bir karalama kampanyası yapılıyor. İsteyen gidecek, isteyen gitmeyecek, sen rahatsızsan gitme. İsteyen gitsin orada nikahını kıydırsın bunda ne kötülük var. Yaptığımız şey doğru bir şeydir. Attığımız adım doğru bir adımdır” şeklinde konuştu.

  • Mesire alanı projesi başladı

    Mesire alanı projesi başladı

    Saraykent Kaymakamlığı ve Belediye Başkanlığı tarafından ilçeye yaptırılan mesire alanı projesi yapım işine başlanıldı.
    Saraykent halkının yıllardır ihtiyaç duyduğu ve hasretle beklediği mesire alanı için gerekli çalışmaların tamamlandığını belirten Saraykent Belediye Başkanı Ahmet Öçal, yüklenici firmaya iş yeri tesliminin yapılarak mesire alanı yapım işine resmen başlanıldığını söyledi. İlçe halkının rahat, huzurlu ve ferah bir ortamda vakit geçirmeleri amacıyla başlatılan proje hakkında açıklamalarda bulunan Başkan Öçal,”Mesire alanı projesi kapsamında giriş kontrol ünitesi, 200 metrekare kapalı restoran ve restorana bağlı açık teras alanı bulunuyor. Ayrıca 7000 metrekare taş kaplama yürüyüş yolu, çocuk oyun grupları, 25 adet barbekülü kamelya takımı, piknik masaları, göl ortasında aydınlatmalı fıskiye ünitesi Saraykent halkının hizmetine sunulacaktır” dedi.

  • CK Çamlıbel Elektrik’ten ‘Askıda Ekmek’ projesi

    CK Çamlıbel Elektrik’ten ‘Askıda Ekmek’ projesi

    CK Çamlıbel Elektrik ‘Enerjimizi Paylaşarak Çoğaltalım’ sloganıyla başlattığı ‘Askıda Ekmek’ projesi ile ihtiyaç sahibi vatandaşlara destek olacak. Proje Sivas ile birlikte Tokat ve Yozgat’ta da eş zamanlı olarak hayata geçirilecek.
    CK Çamlıbel Elektrik, ihtiyaç sahibi vatandaşlara destek olmak gıda ve ihtiyaçlarını karşılaşmak amacıyla ‘Askıda Ekmek’ projesini hayata geçirdi. ‘Enerjimizi paylaşarak çoğaltalım’ sloganı ile başlatılan proje kapsamında CK Çamlıbel Elektrik, ihtiyaç sahibi vatandaşların yararlanması için fatura ödeme ve elektrik aboneliği işlemlerinin gerçekleştirdiği müşteri hizmetleri merkezlerine ekmek dolapları yerleştirdi.
    Projenin tanıtım toplantısı için Sivas’taki basın mensupları ile kahvaltıda bir araya gelen CK Çamlıbel Elektrik Genel Müdürü İbrahim Tekin Yalçın,” CK Çamlıbel Elektrik olarak sosyal fayda anlayışı taşıyan sürdürülebilir projeleri önemsiyoruz. Bu kapsamda ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza katkı sağlamak ve onların ekmek ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla ‘Askıda Ekmek’ projesini hayata geçirdik. Askıda Ekmek uygulaması genellikle Ramazan ayında yapılan bir sosyal yardım faaliyeti. Bu nedenle biz bir farkındalık oluşturmak istedik ve ihtiyaç sahibi vatandaşlarımızın sadece Ramazan ayında değil, yılı her gününde ihtiyaçlarının olduğunun bilinmesi amacıyla projemizi Ramazan ayı bittikten sonra hayata geçirmeyi uygun gördük. Proje kapsamında Sivas, Tokat, ve Yozgat il merkezlerindeki müşteri hizmetleri merkezlerimizin olduğu bölgelere ekmek dolapları yerleştirerek ihtiyacı olan vatandaşlarımıza destek olmak istedik” dedi.
    Askıda Ekmek projesini hayırsever vatandaşların ve paydaşların desteği ile daha da yaygın hale getirmeyi amaçladıklarını vurgulayan Tekin projenin Tokat ve Yozgat’ta da eş zamanlı olarak hayata geçirileceğini söyledi.
    Toplantının ardından basın mensupları ile Mehmet Paşa Mahallesi’nde bulunan CK Çamlıbel Müşteri Hizmetleri Merkezi’ne geçen Genel Müdür İbrahim Yalçın Tekin burada projenin tanıtımını yerinde yaptı.

  • Sünnet şöleni yapıldı

    Sünnet şöleni yapıldı

    Yozgat Belediyesi tarafından gerçekleştirilen 18’inci Uluslararası Sürmeli Kültür-Sanat ve Sosyal Etkinlikleri kapsamında 62 çocuk için sünnet şöleni düzenlendi.
    18. Uluslararası Sürmeli Kültür-Sanat ve Sosyal Etkinlikleri kapsamında Cumhuriyet Meydanı’nda 62 çocuk için sünnet şöleni düzenlendi. Program öncesinde, Edirne’den gelen Anadolu Folklor Vakfı Topluluğu gösteri sundu.
    Düzenlenen sünnet şölenine katılan çocuklar, keyifli anlar yaşarken 62 çocuğun hafta içerisinde sünnet olacağı öğrenildi. Sünnet şöleninin ardından çocuklar Yozgat Valisi Kemal Yurtnaç ve Belediye Başkanı Kazım Arslan ile hatıra fotoğrafı çekindi. Daha sonra şölene katılan vatandaşlara ikramda bulunuldu.

  • Kaldırım boyama  etkinliği yapıldı

    Kaldırım boyama etkinliği yapıldı

    Yozgat’ta 18. Uluslararası Sürmeli Kültür-Sanat ve Sosyal Etkinlikleri kapsamında kaldırım boyama etkinliği yapıldı.
    18. Uluslararası Sürmeli Kültür-Sanat ve Sosyal Etkinlikleri kapsamında Cumhuriyet Meydanı’nda gerçekleştirilen kaldırım boyama etkinliğine Yozgat Belediye Başkanı Kazım Arslan, İl Emniyet Müdürü Seçkin Çengeloğlu, belediye çalışanları ve vatandaşlar katıldı.
    Etkinlikte ellerine fırça alan Başkan Arslan ve İl Emniyet Müdürü Çengeloğlu, vatandaşlarla birlikte kaldırım bordür taşlarını boyadı.
    Kaldırım kenarı boyamadaki amacın vatandaşların şehre sahip çıkma bilincini yerleştirmek olduğunu söyleyen Başkan Arslan,”Kaldırım boyama işi belediyemizin sadece bir saatini alır.
    Biz, vatandaşlarımız bu etkinliğe katılsın, vatandaşlarımızda bir bilinç oluşsun, şehrimize sahip çıksınlar istedik” dedi.

  • Uzmanlardan göz tansiyonu uyarısı

    Uzmanlardan göz tansiyonu uyarısı

    Uzmanlar, 65 yaşından sonra yaklaşık her 10 kişiden birinde göz tansiyonuna rastlanabildiğini, bu nedenle özellikle orta yaşlardan itibaren zaman zaman göz muayenesi yaptırılması gerektiğini söyledi.
    Uzmanlar, glokom bir diğer adı göz tansiyonu hastalığı ile ilgili bilgi verdi. Uzmanlar, “Glokom yani göz tansiyonu hastalığı her yaşta ve hatta yeni doğanda bile karşımıza çıkabilmesine rağmen genellikle 40 yaşından sonra görülen bir göz hastalığıdır. Yenidoğanlarda glokom görülme riski 10 binde birken, 40 yaş üzerindeki bireylerde yüzde 2’dir. Yaş ilerledikçe glokom görülme riski artar. Bu oran 50 yaşından sonra yüzde 4, 60 yaşından sonra yüzde 8’dir. 65 yaşından sonra yaklaşık her 10 kişiden birinde glokoma rastlanabilir. Bu nedenle özellikle orta yaşlardan itibaren zaman zaman göz muayenesi yaptırmak gereklidir” dedi.
    Glokom nasıl oluşur?
    Uzmanlar, “Gözümüz içinde sürekli bir sıvı devri daimi vardır. Bir taraftan üretilirken bir taraftan gözü terk eder. Göz içi sıvısı gözden boşalamaz ise göz içinde basınç artmaya başlar. Göz içi basıncı arttığında göz sinirleri ve damarları üzerine baskı artar ve göz sinirinin beslenmesi bozulur. Zamanla göz siniri zayıflamaya başlar ve tedavi edilmez ise geri dönüşümsüz körlük oluşur. Hasarın hızı göz içi basıncının düzeyi ile doğru orantılıdır. Normal göz içi basıncı 12-21 mmhg’dir.
    Göz siniri 25-26 mmhg düzeyinde bir basınca yıllarca dayanabilirken, 50 mmhg üzerinde ki bir basınca birkaç ay dayanabilir. Zamanında teşhis edilip tedavi edilmez ise körlük kaçınılmazdır. Yaş ilerledikçe dışa boşaltım kanallarında tıkanma ve daralma olur. Bu nedenle yaş ilerledikçe glokom riski artar” diye konuştu.
    Glokom belirtileri nelerdir?
    Glokomun geç dönemlere kadar belirti göstermediğine değinen Uzmanlar, “Bu hastalık nadir olarak ağrı yapar. Çünkü göz içi basıncı yavaş yavaş yükseldiğinde ağrı oluşmaz. Bu nedenle göz tansiyonu 60 mm hg gibi tehlikeli seviyelerde olsa bile hasta ağrı duymayabilir. Glokomun seyrek bir tipi olan akut glokom krizinde göz tansiyonu saatler içinde çok yükselir. Şiddetli ağrı, bulantı kusma ,göz kızarıklığı ve görme bulanıklığı oluşur.Acil olarak müdahale edilmesi gereken bir durumdur.
    Doğuştan glokom hastalarında ise gözde yaşarma, kornea dediğimiz saydam tabakada bulanıklık ve gözde büyüme oluşur” ifadelerini kullandı.
    Glokomda risk faktörleri
    Uzmanlar ,“Yakın akrabalarda glokom hastası olanlar, Orta yaşın üzerindeki bireyler, yüksek miyop ve hipermetrop hastalar, diyabetli hastalar, kortizon kullananlar, göz travması geçirenler ve üveit gibi göz hastalığı olanlar daha yüksek risk altındadırlar” dedi.
    Glokomda tanı
    Göz tansiyonu ölçümü rutininin göz muayenesi sırasında yapılması gerektiğinden bahseden Uzmanlar şu bilgileri verdi: “Fakat göz tansiyonu ölçümü her zaman tek başına yeterli değildir. Bazı bireylerde göz tansiyonu hafif yüksek olsa bile sinir hasarı oluşmazken, bazı bireylerde göz tansiyonu normalken bile sinir hasarı gelişebilir. Her gözün tansiyona mukavemeti aynı değildir. Bazen 15-16 mm hg göz içi basıncı ile bile glokom oluşabilir. Bu tip glokom’a normal basınçlı glokom denir. Muayene sırasında göz hekimi göz içi basıncını ölçer, göz sinirini kontrol eder.
    Eğer bu iki kriterde bir anormallik sezerse ilave tetkikler yapılır.Bunlar görme alanı,optik koherens tomografi(OCT), optik sinir analizi ve hatta göz dışı etkenleri ekarte edebilmek için beyin MR ve karotis denilen şah damarlarına doppler ultrason incelemeleri gibi tetkiklerdir. Bu tetkik ve muayeneler sonucunda kişi glokom tanısı almışsa tedavi aşamasına geçilir.”
    “Erken teşhis çok önemli”
    Glokom tedavisi ve takibi ile ilgili bilgi veren Uzmanlar açıklamasını şöyle tamamladı: “Glokomda birincil tedavi ilaç tedavisidir, genellikle göz damlaları kullanılır. Akut glokom krizi gibi durumlarda ağızdan göz tansiyonu düşürücü ilaçlar veya damar yolundan özel sıvılar verilebilir. Göz damlaları ile ya göz içi sıvısının üretimi azaltılır ya da dışarı atılması kolaylaştırılır veya her ikisi birden yapılır. Eğer ilaç tedavisi yetersiz geliyorsa o zaman lazer uygulamaları ve en sonunda operasyon seçeneği değerlendirilir. Burada amaç hastanın sinir hasarının gerçekleşmediği göz içi basıncına ulaşmaktır.
    Bu değer kişiye özeldir. Kimi hastada 20 mmhg basınçta hasar durur, kimi hastada 15 mm hg basınçta bile hasar devam edebilir. Bunun için görme alanı ve OCT gibi testler risk durumuna göre 3-6 ayda bir tekrarlanarak sinirde hasarın devam edip etmediğine bakılır.
    Bu nedenle sadece göz içi basıncına bakılarak glokom tedavisi yapılmamalıdır. Glokom tedavisi sadece kalanı kurtarmaya yöneliktir. Kaybedilen sinir lifleri ve fonksiyon geri kazanılamaz. Bu nedenle erken teşhis çok önemlidir.”

  • Akay: Şeker sektöründeki denetimsizlik  çiftçileri olumsuz etkileyecek

    Akay: Şeker sektöründeki denetimsizlik çiftçileri olumsuz etkileyecek

    Kayseri Pancar Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Akay, nişasta bazlı şeker fabrikalarının şeker pancarı üretimi yapan yaklaşık 200 bin çiftçiyi sıkıntıya düşürdüğünü bu nedenle sektörde denetimlerin artırılması gerektiğini ifade etti.
    Şeker pancarında kazancın artmasıyla son yıllarda çiftçi için daha önemli bir ürün haline geldiğini belirten Başkan Hüseyin Akay, nişasta bazlı şeker fabrikalarının yaygınlaşması nedeniyle şeker pancarı çiftçisinin pazarını kaybettiğini dile getirdi. Bundan dolayı sektörde denetimlerin artırılması gerektiğini belirten Başkan Akay, “Nişasta bazlı şeker fabrikalarının üretimlerinde kullandıkları mısırı yurt içinden karşılama zorunlulukları bulunmamaktadır. Şeker Kurulu’nun görevini yapamaması nedeniyle sektörde sağlıklı denetim ve kota tahsisi yapılmadığından dolayı 2017-2018 şeker pancarı kampanya döneminde üretim yapan firmalar bir önceki yılki kotaları dikkate alarak çiftçilerle üretim sözleşme yapmıştır. AB’nin bu yıl kaldıracağı kota uygulamasına kadar sektördeki sorunlara acil çözüm üretilmelidir. Sorunların çözülmemesi halinde pancardan şeker üretimi azalacaktır” dedi.
    Nişasta bazlı şekerin hammaddesi olan mısırın neredeyse her ay üretildiğini, ancak şeker pancarı üretiminin yılda en fazla 5 ay yapıldığını hatırlatan Başkan Akay, sözlerini şöyle sürdürdü:
    “Pancardan şeker üreten fabrikaların 7 tane şirketi var. Bunlardan en büyüğü 25 fabrikası bulunan Devletin kuruluşu Türk Şeker ve 3 tane kooperatif kuruluşu pancar şekeri üreticileri olarak kendi kotaları çerçevesinde faaliyet gösteriyorlar. Şekere en son zam 5 Temmuz 2015’te gelmişti. İki yıl zam yapılmamasına rağmen şeker fabrikaları bu yıl başta Türk Şeker olmak üzere ya uzun vadeli satış politikası uygulamak zorunda ya da iskontolu satış yapmak mecburiyetinde kalıyor. Bu da sektörde ciddi bir sorundur. Bu da şeker fabrikalarının elindeki şekerlerin satılmaması sonucunu ortaya çıkarıyor.
    Şeker fabrikaları ellerindeki şekeri satamaz da, bu yılki üretimleri depolarda kalmaya devam ederse, o zaman 2018’de pancar çiftçisi büyük bir sorunla karşı karşıya kalacak. 2018’de depoları dolu olan şeker fabrikaları üretimlerini kısıtlamaya başlayacak.
    Bu da pancar üretiminin de kısıtlanması anlamına geliyor ki, en tehlikeli durum budur. Pancar çiftçisi bu durumda yok oluşa doğru gidecek demektir.. Onun için siyasetçilerimizden bu konuda adım atmalarını bekliyoruz. Geleceği kurtarmak adına bir an önce kilitlenmiş bu sorunun çözülmesi lazım. Bu sorun Türkiye genelinde yaklaşık 200 bine yakın çiftçi ailesini olumsuz etkileyecektir.”

  • Peynir Yaşam Dergisinden gazetemize ziyaret

    Peynir Yaşam Dergisinden gazetemize ziyaret

    Türkiye’nin popüler Peynir ve Yaşam Dergisi “Cheese Life Magazine” peynir şehirlerini geziyor projesi kapsamında geldiği Yozgat’ta gazetemiz Yeniufuk’u ziyaret etti.
    Gazete Sahibi Bekir Çaylak’la ilin sosyal ve ekonomik gelişimi ile bir süre sohbet eden dergi ekibi, Yozgat’ta sıcak ilgi ile karşılandıklarını belirterek, derginin gelecek sayısında coğrafi işaret almışYozgat’ın çanak peynirine geniş yer vereceklerini ifade etti. Peynir Yaşam Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Av.Metin Öztürk ile Dergi Editörü Prof.Dr.Yavuz Öztürkler, tanıttıkları peynir şehirlerinde fırsat buldukları ölçüde mutlaka yerel basında yer alan meslektaşlarını ziyaret etmeye çalıştıklarını belirttiler.
    Gazete Editörü Prof.Dr.Yavuz Öztürkler, “Şehriniz gerçek bir peynir şehri, dergimizde ona hak ettiği yeri vermeye çalışacağız. Halkımız şehrinizi “Peynir” kimliği ile de tanımalı bunun için ticaret borsası, birlik başkanları, belediye başkanı ve üreticiler ile röportajlar yaptık, yaptığımız bütün söyleşilerde ortak nokta ‘peynir konusunda şehrimiz daha iyi bir yere gelebilir oldu.” dedi.
    Dergi genel yayın yönetmeni Av.Metin Öztürk’de “Peynirin daha iyi tanıtılması için sıkça peynir temalı şenlikler yapılmalı, peyniri merkeze oturtan etkinlikler halkımızı daha bilinçli yaparak bu şehrin peynirden de hak ettiği katma değeri almasını sağlayacaktır, uzun erimde peynir festivali mutlaka yapılmalı.”dedi. Öztürk, dergilerinin www.cheeselifemagazine.com adlı bir internet sitesi olduğunu belirterek, “Yozgat’lıhemşerilerimizin bu site aracılığıyla çanak peyniri konusunu geniş olarak inceleyebilecek, ayrıca derginin geçmiş sayılarına ulaşılabilecek.”diye konuştu.
    Gazetemiz Sahibi Bekir Çaylak’ta ziyaretlerinden dolayı gezi ekibine teşekkür ederek,Yozgat’ın tarım ve hayvancılık açısından önemli bir potansiyele sahip olduğunu, süt ve süt ürünlerinin bu şekilde tanıtımının yapılmasının artı değer olacağını vurguladı.

  • Gökhan Ay konseri coşturdu

    Gökhan Ay konseri coşturdu

    Yozgat Belediyesi tarafından bu yıl 18’incisi düzenlenen Uluslararası Sürmeli Etkinlikleri kapsamında sahne alan Gökhan Ay, hemşerilerini coşturdu. Havanın yağışlı olmasına rağmen alanda toplanan Yozgatlılara, birbirinden güzel şarkılar seslendiren Gökhan Ay, kendisinin de Yozgatlı olduğunu hatırlatıp, “Sizlerin alkışları bana her zaman güç ve moral vermektedir. Yağmura rağmen bekleyen tüm hemşerilerime yürekten teşekkür ediyorum” dedi.
    Gökhan Ay, daha sonra şarkılarını seslendirirken, Cumhuriyet Alanı’nda toplanan kalabalık tarafından şarkılara eşlik edildi. Hareketli parçalarda ise gençler halay çekip, oyun oynadı. Gökhan Ay, popüler parçalar eşliğinde alanda toplanan vatandaşlara eğlenceli saatler yaşattı.
    Sahne performansı ile gençleri coşturan Ay, yaklaşık 2 saat sahnede kaldı. Gökhan Ay’ın konseri öncesinde ise Yozgat Belediyesi Kent Orkestrası, ‘Barış Manço’ şarkılarını seslendirdi.

  • Kızılay, Kurban bereketini  mazlumların sofrasına taşıyacak

    Kızılay, Kurban bereketini mazlumların sofrasına taşıyacak

    Kurban Bayramı’nın bereketini muhtaç sofralara taşıyan Kızılay, Vekâletle Kurban Kesim Kampanyası bağış bedellerini yurtdışında 500 TL yurt içinde ise 735 TL olarak açıkladı. Hayırseverlere “Kurban bereketi yıl boyu sürsün” sloganıyla seslenen Kızılay, 31 ülkede 100 binden fazla kurban kesip, yıl boyunca yaklaşık 1 milyon 950 bin kişiye kurban bereketini ulaştıracak.
    Dünya ve ülkemizdeki ihtiyaç sahiplerini yalnız bırakmayan Kızılay, geleneksel hale gelen Vekâletle Kurban Kesim Kampanyası’nı düzenlenen bir basın toplantısıyla başlattı.
    Kızılay Genel Başkanı Dr. Kerem Kınık, Kurban Bayramının bereket ve neşesinin tüm dünyada yaşanması için büyük bir seferberlik başlattıklarını ifade ederek “Kurban etleri, hijyenik bir şekilde konservelere dönüştürülüyor. Bu yöntem sayesinde kurban etleri yıl boyunca sağlıklı bir şekilde ihtiyaç sahipleri tarafından tüketilebilecek” diye konuştu. Başkan Kınık Şunları söyledi:
    “Kızılay’ın “Kurban’da Kızılay Modeli” sayesinde hayırseverler Kurban ibadetlerini, amacına ve kuralına uygun olarak kolaylıkla yerine getirebilecek. Bu çağdaş model sayesinde özenle seçilen kurbanlıklar, Et ve Süt Kurumu veterinerleri tarafından seçilerek kurumun modern kombinalarında İslami usullere göre vekâlet sahiplerinin isimleri okunarak, Kurban Bayramı’nın ilk üç günü kesilecek. Dini vecibeler açısından vatandaşlarımızdan işi son güne bırakmamalarını istiyoruz. İslami şartlara uygun şekilde gerçekleştirilecek kesimlerde din görevlileri, veterinerler ve noter de hazır bulunacak. Yurtiçinde kesimi yapılan kurbanlıkların etleri kıyma ve kuşbaşı konservesi yapılarak yıl boyu dağıtılacak. 2017 yılında yurtiçinde dağıtılmak üzere 650.000 kurban konservesi üretilmesi planlanıyor. Yurtdışında kesimi yapılan kurbanlıkların etleri ise anlık olarak ihtiyaç sahiplerine dağıtılacak. Yurtiçi ve yurt dışında 1.950.000 ihtiyaç sahibinin sofrasına kurban bereketi taşınacak. 2017 yılı vekalet yurtiçi 35.000, yurtdışı 65.000 olmak üzere toplam 100.000 hisse olarak hedefleniyor.
    Kurban etlerinden elde edilecek kavurma, konserve haline getirilerek 800 gramlık teneke kutulara konacak. Kavurma konserveleri Kızılay şubeleri aracılığıyla yıl boyunca ihtiyaç sahiplerine dağıtılacak. Bu sistemimizle yurt içi ve yurt dışında 1 milyon 950 bin kişinin sofralarına kurban bereketini taşıyacağız”
    31 ülkede 100 binden fazla kurban kesimi
    Kızılay’ın iyiliği sınır tanımıyor, Kurban etleri her yıl olduğu gibi bu yıl da dünyanın dört bir yanındaki yoksullara ulaştırılacak. Bu seneki kurban organizasyonunun 31 ülkede gerçekleştirileceğini belirten Dr. Kınık, “Vekaletini Türk Kızılayı’na verecek olan vatandaşlarımız için ücretler, yurt içinde 735 lira, yurt dışında 500 lira olarak belirlendi. Geçen yıl yurt içinde 740 lira olan rakamı Sayın Tarım Bakanımız ile görüşmemiz sonucu artırmayıp, hatta düşürerek 735 lira olarak belirledik. Türkiye’de Et ve Süt Kurumuna ait 5 kombinada kesim yapmayı hedefledik. Bu kesimleri, Türkiye’de ve yurt dışında gerekli İslami şartları yerine getirerek, Diyanet’in önerdiği usullerle gerçekleştiriyoruz. Kurban etlerini konserve yapıp 18 ay boyunca ihtiyaç sahibi sofralarına taşıyacağız “ ifadelerini kullandı.
    Kınık, Yurtdışında Bosna Hersek, Bulgaristan, Kosova, Makedonya, Karadağ, Arnavutluk ve Sırbistan’ın aralarında bulunduğu Balkan ülkeleri; Senegal, Nijer, Çad, Etiyopya, Sudan, Güney Sudan, Gine, Kamerun, Burkina Faso, Uganda, Kenya ve Gana’nın aralarında bulunduğu Afrika ülkeleri; Pakistan, Bangladeş, Kırgızistan, Tataristan ve Afganistan’ın yer aldığı Asya ülkeleri; Filistin, Irak, Lübnan, KKTC, Suriye ve Yemen’in aralarında bulunduğu Ortadoğu ülkeleri olmak üzere 31 ülke Türkiye ile 32 ülkede kurban kesimi gerçekleştireceklerini de kaydederek, bu yıl ilk kez Tataristan ve Güney Sudanlı ihtiyaç sahipleri için de kurban kesimi gerçekleştirileceğini söyledi.
    Kınık “Siyasi liderlerin kurban vekaletlerine talibiz”
    Kızılay Başkanı Kerem Kınık, geçen yıl başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin de kurban vekaletlerini Kızılay’a verdiklerini hatırlatarak “Bu yıl da sayın liderlerimizin kurban vekaletlerine talibiz. Sayın Cumhurbaşkanımız, Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ile Sayın Bahçeli’den yine kurban vekaletlerini bekliyoruz. Sayın bakanlar ile milletvekillerimize de çağrı yapıyoruz. İstedikleri anda elimizde makbuzlarımızla kendilerine gidebiliriz” dedi.
    Bağış nasıl yapılıyor?
    Kurban ibadetlerinin gerçek ihtiyaç sahiplerine ulaşmasının huzurunu yaşamak isteyen vatandaşlar; bankalardaki Kızılay bağış hesaplarını, Türk Kızılayı Şubelerini, PTT şubelerindeki Kızılay Posta Çeki hesabını, 168 ücretsiz çağrı merkezini ve www.kizilay.org.tr internet adresini kullanarak vekâletlerini verebilecekler.
    Taksit imkanı sunuluyor
    Ödemesini kredi kartı aracılığıyla gerçekleştirecek olan vekâlet sahipleri, dört taksit imkânından yararlanabiliyor. Vekaletlerini Kızılay’a vermek isteyen yurt dışındaki vatandaşlarımız ise Kızılay internet sayfası üzerinden bağışı menüsünü kullanarak online ödeme yapabilecek. Ayrıca 0090 312 458 30 00 numaralı telefondan Kızılay’ın ücretsiz danışma ve bağış hattını arayarak uluslararası kredi kartı ile vekalet bedelini ödeyebilecek. Vatandaşlarımız, Almanya’daki Ziraat Bankalarının Kızılay hesap numarası aracılığı ile de kurban vekalet bedelini ödeyebilecek.

  • FETÖ sanıkları badem rengi  ‘tek tip’ kıyafet giyecek

    FETÖ sanıkları badem rengi ‘tek tip’ kıyafet giyecek

    Adalet Bakanlığınca FETÖ mensubu tutuklu sanıklara tek tip kıyafet giydirilmesi yönünde karar alınırsa işyurtlarındaki mahkumlarca üretilecek badem kurusu rengindeki kıyafetler, FETÖ’cülerin bulunduğu cezaevlerine gönderilecek. Tutuklu yargılanan FETÖ mensuplarına duruşmalarda tek tip kıyafet giydirilmesi önerisinin ardından Adalet Bakanlığının kapsamlı bir çalışma başlattığı öğrenildi. Alınan bilgiye göre, Bandırma ve Bursa Açık Cezaevi İşyurtlarındaki tekstil atölyelerinde dikimi yapılması planlanan söz konusu kıyafetlerin modellerinin deneme amacıyla dikimine başlandı. Çalışmalar sonucunda tutuklu sanıklara tek tip kıyafet giydirilmesi yönünde karar alınırsa işyurtlarındaki mahkumlarca üretilecek badem kurusu rengindeki kıyafetler, FETÖ sanıklarının bulunduğu cezaevlerine gönderilecek.

  • Başkan Şimşek: Su sorununu en kısa sürede çözeceğiz

    Başkan Şimşek: Su sorununu en kısa sürede çözeceğiz

    Sorgun Belediye Başkanı Ahmet Şimşek, yaz aylarında yaşanan su sorununa kalıcı çözüm üretmek için DSİ ile çalışmalara başladıklarını belirterek, su sorununu en kısa sürede gidereceklerini söyledi.
    Belediye Başkanı Ahmet Şimşek, ilçede zaman zaman yaşanan su sıkıntısı ile ilgili yaptığı açıklamada 3 dönemdir belediye başkanlığı görevinde ciddi oranda su sorununu çözdüklerini ancak yaşanan kuraklık sebebi ile su seviyesinin düşmesi sonucu zaman zaman su sıkıntısı ile karşılaştıklarını belirtti. Başkan Şimşek, şunları kaydetti: “2004 Seçimlerinde sizlerin destekleri ile Belediye Başkanı olarak seçildim. Sonraki iki dönem de dâhil olmak üzere üç dönemdir aralıksız olarak üst üste bu görevimi sürdürmekteyim. İlk seçildiğim dönemde ilçemizde su sıkıntısı yaşanmaktaydı. Göreve geldiğimiz ilk günden itibaren şehrimizin su sıkıntısını çözmek üzere çalışmalarımıza başladık. İlçemize yaklaşık 20 km.lik bir mesafeden gelen eski ve aspes borulardan ibaret ana isale hattının, hat boyunca sürekli patlaklıkların meydana gelmesi nedeniyle büyük su kayıpları yaşanmaktaydı. İlk olarak derhal mevcut ana isale hattını çelik borularla yeniledik. Akabinde mevcut 7 adet içme suyu kuyusuna ilave olarak peyderpey 11 adet yeni içme suyu kuyusu açtık. Bunun 2 adeti 2017 yılı içerisinde açıldı. Bu suretle saniyede yaklaşık 120 litre metre küp olan içme suyumuz, 220 litre metre küpe çıkarılmıştır. Ayrıca abone sayısı 2004 yılında 12.503 iken, 2017 yılı itibariyle 22.660’a ulaşmıştır. Şehir şebekesinin eski olması nedeniyle, şehir içerisindeki şebeke yenileme ve yeni hat çekim çalışmalarını sürdürdük. İçme suyu terfi merkezinde bulunan ve İller Bankası tarafından yapılan yatay milli pompaların daha verimli ve sağlıklı çalışması için dikey milli pompalara çevrilmesi sağlanmıştır. Ayrıca mevcut içme suyuna ilave olarak ilçemiz Kırgı Bağları Mevkii’ne su deposu yapılarak bu bölgeye ait yüksek noktaların rahatlıkla su alması sağlanmıştır.”
    AŞIRI SICAKLAR VE YAĞIŞLARIN
    OLMAMASI SU
    SIKINTISINA
    SEBEP OLDU
    Aşırı sıcaklar ve yağışların olmaması sebebiyle su sıkıntısının yaşandığını vurgulayan Şimşek,
    “Tüm bu çalışmalarımız sonucunda yaz aylarında zaman zaman kısmi de olsa su sıkıntısı yaşanmıştır. Son yıllarda bölgemizde meydana gelen yağışların yetersizliği ve aşırı sıcaklıklar nedeniyle yer altı sularında seviye düşmeleri meydana gelmiştir. Bu anlamda ilçemizde özellikle 2017 yılı yaz aylarının ortasında su sıkıntısının had safhaya çıktığı görülmüştür. Belediyemiz tarafından ilçemizdeki mevcut yaşanan su sıkıntısını ivedi olarak çözmek için DSİ Bölge Müdürlüğü’nce Yozgat Belediyesi’ne ait ilçemiz sınırları içerisinde bulunan ve halen Yozgat Belediyesi tarafından içme suyu olarak kullanılan 6 adet içme suyu kuyusu, Yozgat Belediyesi tarafından Musabeyli Barajı’ndan ilave içme suyu alındıktan sonra Belediyemize protokolle devredilecektir. Ayrıca bu kuyuların bulunduğu noktadan itibaren DSİ tarafından yerleri tespit edilecek Dişli Köyü ve ilçemiz hudutları içerisinde ve Eğriöz Deresi kenarında açılacak olan 6 ila 10 kuyudan elde edilecek içme suyu, Belediyemiz şehir şebekesine azami 30 gün içerisinde ilave edilecek ve 2 yıl su sıkıntısı olmayacaktır.”diye konuştu.
    DSİ İLE YAPILAN
    ÇALIŞMADA
    İLÇEMİZİN 50 YILLIK SU İHTİYACININ
    KARŞILANMASINI AMAÇLIYORUZ
    DSİ ile yapılan çalışamalar neticesinde ilçenin 50 yıllık su ihtiyacının karşılanmasını amaçladıklarını kaydeden Başkan Şimşek, “Tüm bu gayretli çalışmalarımıza rağmen yeraltındaki derin su kuyularından sağlanan içme suyunun, yağış miktarına endeksli olması ve son yıllarda bölgemizdeki aşırı kuraklıklar nedeniyle her yıl yer altı sularında belirli seviyelerde düşüşlerin olduğu gözlemlenmiştir. Bu nedenle Belediyemiz tarafından içme suyu ile ilgili uzun yıllar hizmet verecek olan su kaynaklarının araştırılması zorunluluğu hasıl olmuş, bu çalışmalar ışığında yapmış olduğumuz gayret ve çabalar sonucunda;İlçemizin gelecek 50 yıllık su ihtiyacının karşılanması DSİ tarafından yapılan çalışmalar ve planlar sonucunda, ilçemizin su kaynağının Delice Irmağı’nın yan kollarından olan Yenice Tekkesi Barajı olacaktır. Bu amaçla Yenice Tekkesi barajından sadece Sorgun’un uzun yıllar su ihtiyacının karşılanacağı ve aynı zamanda bölgede sulama yapılacağı hedeflenmiş ve proje ihalesi yapılmıştır.
    Söz konusu projenin DSİ’nin görev alanına girmesi ve konunun aciliyeti bakımından bir an önce su sorununun çözülmesi için DSİ Bölge ve DSİ Genel Müdürlüğü, Kalkınma Bakanlığı, Devlet Planlama Teşkilatı, İller Bankası, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve ilgili diğer bakanlıklar nezdinde defalarca yapmış olduğumuz yazılı ve sözlü taleplerimiz neticesini vermiştir.
    Söz konusu içme suyu projesine bir an önce başlanılarak hizmete sunulması konusunda son günlerde yapmış olduğumuz bu girişimler ve gayretler sonucunda olumlu cevap alınmış ve çalışmalara hız verilmiştir.”şeklinde konuştu.
    SU SORUNUNU EN KISA SÜREDE
    ÇÖZECEĞİZ
    Su sorununu en kısa sürede çözeceklerini ifade eden Şimşek, “İlçemiz için hayati önem arz eden mevcut su sorunu kapsamında isale hatlarının ve su depolarının bir an önce yapılması hususunda DSİ Genel Müdürlüğü ve Kayseri Bölge Müdürlüğü teknik ekipleri tarafından inceleme yapılarak su sıkıntıları bizzat yerinde görülmüş ve ilçemizin su sorununun çözümü için çalışmalara hız verilmiştir.
    Tüm bunları size anlatırken bizler sorumlu olarak mazeretlerin altına sığınacak konumda olmadığımızın bilinmesini isterim. Bu sıkıntıların sorumluluğu Belediye Başkanı olarak başta şahsım olmak üzere ilgili personellerime aittir.
    Açıklamalarımızda ki esas mesele, sizlere mazeret bildirmek değil, konuyla ilgili olarak sizleri bilgilendirmektir. Su sorununu tüm çabalarımıza rağmen zamanında çözemeyerek siz değerli vatandaşlarıma yaşatmış olduğumuz su sıkıntısından ve bundan kaynaklanan mağduriyetten dolayı özür diler, sorunun en kısa sürede çözüleceğini taahhüt eder, tüm halkımıza saygı ve selamlarımı sunarım.”diye konuştu.

  • Hentbol yeni sezon  fikstürü belli oldu

    Hentbol yeni sezon fikstürü belli oldu

    Hentbol Erkekler Süper Ligi ile Türkiye Kupası 1. tur gruplarında 2017-2018 sezonu fikstür çekimi yapıldı. Nilüfer Belediyespor Hentbol Takımı, Erzurum Aziziye Belediyespor deplasmanı ile yeni sezona merhaba diyecek.
    Hentbol Erkekler Süper Ligi’nde 2017-2018 sezon fikstürü belli oldu. Türkiye Hentbol Federasyonu Konferans Salonu’nda gerçekleşen kura çekimine Nilüfer Belediyespor Hentbol Şube Sorumlusu Tan Gündüz ile Antrenör Mehmet Fatih Işık da katıldı.
    16 Eylül’de başlayacak olan 2017-2018 Süper Lig sezonunda Nilüfer Belediyespor Hentbol Takımı, ilk maçında Erzurum Aziziye Belediyespor ile deplasmanda karşılaşacak. Yeşil mavi beyazlı ekip, ligin ikinci haftasında ise evinde Göztepe Spor Kulübü’nü ağırlayacak.
    Türkiye Kupası’nda da 1. tur grup maçları belli oldu. Kuraya birinci torbadan katılan Nilüfer Belediyespor, Yozgat Bozokspor, Karşıyaka Belediyesi Spor Kulübü ve İstanbul Üniversitesi SBSK’nin yer aldığı C Grubu’nda mücadele edecek. 8-10 Eylül tarihleri arasında yapılacak olan 1. tur grup maçları, İstanbul Üniversitesi SBSK ev sahipliğinde gerçekleşecek.

  • Demirel: Asansör bakımlarını  en az ayda birkez yaptırın

    Demirel: Asansör bakımlarını en az ayda birkez yaptırın

    Yozgat Makine Mühendisleri Odası (MMO) İl Temsilcisi Tahir Demirel, bina sakinlerini uyararak asansör bakımlarını ayda en az bir kez yaptırmaları gerektiğini belirtti.
    MMO İl Temsilcisi Tahir Demirel, yaptığı açıklamada, olası asansör kazalarının yaşanmaması için asansör bakımlarının belirlenen aylarda mutlaka yapılması gerektiğini ifade etti. Demirel, “ Günlük yaşantımızda sürekli olarak kullandığımız asansörlerin güvenli bir şekilde kullanılması, kazaların meydana gelmemesi için bakımlarının mutlaka yapılması gerekir.
    Asansörlerin bakımları ve periyodik kontrollerinin yapılması ve kontrol sonucunda güvenli olmadığı tespit edilen asansörlere yönelik gerekli önlemlerin alınmasına ilişkin hususlar yasal bir dayanağa kavuşturulmuş, yetkilerin usulüne uygun kullanılmaması durumunda bina sorumlularına, ilgili idare ve yetkili servislere yönelik olarak cezai hükümler getirilmiştir.”dedi.
    ASANSÖR BAKIMINI HER AY PERİYODİK KONTROLÜ İSE YILDA BİR KEZ YAPILMALI
    Asansör bakımının her ay periyodik kontrolünün ise yılda bir kez mutlaka yapılması gerektiğini vurgulayan Demirel: “Bina sorumlusunun yükümlülükleri 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununun 35 inci maddesinin birinci fıkrasında “Bina sorumlusu, asansörün güvenli bir şekilde çalışmasını sağlamak üzere ayda bir kez bakımını ve yılda bir kez periyodik kontrolünü yaptırmaktan, bakım ve periyodik kontrol ücretinin ödenmesinden sorumludur’’ denilmektedir. Yıllık kontrol, asansörün bakımını üstlenen asansör monte eden veya onun yetkili servisi nezaretinde gerçekleştirilir. Anılan yönetmelikte, Belediye sınırları içerisindeki her asansörün yılda bir kez A tipi Muayene Kuruluşu tarafından kontrol edilmesini sağlamaktan ve yıllık kontrolün yapılıp yapılmadığını denetlemekten sorumlu kılınmıştır. Makine Mühendisleri Odası olarak bina sakinlerini ve yöneticileri asansör bakımı konusunda duyarlı olmaya davet ediyoruz.”diye konuştu.

  • Bozkurt: ilçemizi örnek bir şehir haline getirmek için çalışıyoruz

    Bozkurt: ilçemizi örnek bir şehir haline getirmek için çalışıyoruz

    Belediye olarak alt yapı ve üst yapı çalışmalarına büyük önem verdiklerini belirten Başkan Bozkurt, “Yaz kış demeden ekiplerimizle birlikte şehrimizi güzelleştirmek için çalışıyoruz. Belediyemizin imkanalrı dahilinde pek çok projeleri hayata geçirdik. Baharla birlikte başladığımız yol çalışmalarına devam ediyoruz. Yol medeniyettir. İlçe halkımızında yol ile ilgili zaman zaman sıkıntıları oluyordu. Yolumuzun tamalanması ile bu sorunda ortadan kalkacaktır.”dedi.
    Halkın isteği doğrultusunda çalışmalarını sürdürdüklerini kaydeden Bozkurt, “Halkımızın istek ve talepleri doğrultusunda hizmetlerimizi gerçekleştiriyoruz. Sosyal belediyecilek anlayışının bir gereği olarak halkımıza en iyi hizmeti etmenin gayreti içindeyiz.”dedi.

  • Vali Yurtnaç: Tarımı eski usullerle  değil yeni tekniklerle yapmalıyız

    Vali Yurtnaç: Tarımı eski usullerle değil yeni tekniklerle yapmalıyız

    Yozgat İl Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü ile Toprak Gübre ve Su Kaynakları Merkez Araştırma Enstitüsü ile ortaklaşa yapılan “Mikrobiyal Gübre İle Baklagil Tohumlarını Aşılamanın Verime Ve Dane Azot Kapsamına Etkilerinin Çiftçilerimize Benimsetilmesi Yayım Projesi” kapsamında Nohut’ta Mikrobiyal Gübre Demonstrasyonu Tarla Günü düzenlendi.
    Azizli Köyünde düzenlenen programda açılış konuşmasını Tarım İl Müdürü Ziyaattin Özdemir, yaptı. Özdemir, şunları kaydetti: “İl müdürlüğümüzce alternatif ürünler ile çiftçimizin gelirini artırmak amacıyla deneme ve demonstrasyon çalışmalarımız son 5 yıldır yoğun bir şekilde devam ediyor. Bu amaçla bu gün tarla günü yaptığımız baklagillerde yüzde 30 artış görüldü. Bu tür çalışmalarımızı her yıl yapacağız”
    Bozok Ünüversitesi Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yaşar Karadağ’da tarımın önemine değindi. Karadağ, “ Yozgat birçok şeye ilklik yapmış müstesna bir şehrimizdir. Şeker pancarı üretiminde Türkiye’de ikinci sırada. Yeşil mercimekte Türkiye ikincisi. Türkiye’de ki en kaliteli mercimeğin yetiştiği yerlerden bir tanesi Yozgat. Bu bölge ekim alanı bakamından da Türkiye yidinciliğine oynuyor. O bakımdan Yozgat gerçekten tarımda Türkiye’de önde gelen iller arasında yer alıyor” diye konuştu.
    YOZGAT TARIM VE HAYVANCILIKTA ÖNDE GELEN
    BİR ŞEHİR
    Vali Kemal Yurtnaç’ta Yozgat’ın tarım ve hayvancılık açısından daha da ilerilerde olması gerektiğini vurguladı. Vali Yurtnaç, “Bu tür çalışmalar toplumun ve tarımın gelişmesi açısından önemli çalışmalar. O bakımdan bu tür çalışmaları desteklemek lazım. Yozgat Türkiye’de tarım ve hayvancılıkta önde gelen bir şehir. Türkiye’de üretilen şekerin yüzde 12’sini Yozgat üretiyor. Bizde burada tarım ve hayvancılığı desteklemek durumundayız. Ama bunu babadan atadan görme taktik ve tekniklerle değil, yeni tekniklerle yapmamız gerekiyor. Bu manada üniversitemiz bize yardımcı oluyor.
    Bizlerde özel idare imkanlarını üniversitemizle, tarım il müdürlüğü ile beraber kullanılması, çiftçimize ve köylümüze destek olması açısından da biz her zaman destekçi olacağız. Yozgat’ta gerçekten önemli çalışmalar var. Bunlardan bir tanesi de Kadışehri ilçesinde ki Kabalı projesi. Bu tür çalışmalar hem köylerden büyük kentlere göçü engelleyecek, hem geri dönüşü sağlayacak bir proje. Bu maksatla Kabalı Türkiye’ye örnek bir proje. Başbakanımıza da bu proje anlatıldı ve Sayın Başbakanımız da Türkiye’de 20 yerde böyle bir proje kurulması için talimat verdi. Yozgat’ta üç yerde daha bu projeyi yapmak için çalışmalara başladık.
    Fırsatlarımız bizi tarımsal sanayi ve hayvancılığı doğru götürüyor. Bu maksatla üniversitemizin, çiftçilerimizin, ziraat odamızın bu yöne doğru yönlendirilmesi gerekiyor. Tarım ve hayvancılıkta her zaman biz destekçi olacağız. Bu çalışmada emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.”ifadelerini kullandı.