Diyetisyen ve Beslenme Uzmanı Gökhan Elbay, yorgunlukla savaşan enerji deposu besinleri ve özelliklerini şöyle sıraladı;
“Yulaf, kalsiyum, potasyum ve magnezyum açısından zengindir. Aynı zamanda enerji seviyesini yükselten B vitaminleri içerir. Magnezyum, yediğimiz gıdaları enerjiye çevirmek konusunda temel bir görev üstlenir. Beslenmenizde kalsiyum eksikliği, kendinizi enerjisiz hissetmenize sebep olabilir. Yulafın aynı zamanda glisemik indeksi düşüktür. Bu nedenle bedeninize sabit miktarda enerji sağlar. Sağlıklı bir kahvaltı ya da atıştırmalık olarak müsli, yulaf lapası ya da yulaflı kurabiyeleri deneyin.
Kabuklu kuruyemişler
İyi yağların yanında, protein, vitamin ve minerallerle dolu olan sert kabuklu yemişler, enerjiniz azaldığında tüketebileceğiniz ideal atıştırmalıklardır. Badem, enerji artıran mineraller olan magnezyum ve kalsiyum içerir. Ceviz, potasyum, çinko ve enerji verici demir açısından zengindir.Yer fıstığı, B6 vitamininin iyi bir kaynağıdır. B6 vitamini, gıdaların içindeki protein ile karbonhidratları, bedenin kullanmasına ve depolamasına yardımcı olur. Hangisini seçerseniz seçin, aşırıya kaçmamaya dikkat edin. Çünkü sert kabuklu yemişler yüksek miktarda yağ ve kalori içerir. Küçük bir avuç ya da iki yemek kaşığı ideal bir posiyondur.
Nar suyu
Kolesterolü, şekeri dengeler, ishali keser, bağışıklık sistemini güçlendirir. C vitamini deposudur, bu sebeple kış mevsiminde bolca tüketmekte yarar vardır.Yaz aylarında serin meyve suyu veya ferahlatıcı bir kokteyl olarak karşımıza çıkan nar, Sağlık açısından da özellikle kış mevsimin bol bol tüketilmesi gereken bir meyvedir.Çünkü insan sağlığı için olan yararlarını saymakla bitmiyor.
Adeta bir ilaç’, hatta Antibiyotik olan nar, özellikle bağışıklık sistemini kuvvetlendirerek bir çok hastalıktan koruyor. İçeriğindeki bazı maddeler sayesinde kolesterol ve şekeri de dengeliyor.Nar kalp sağlığını koruduğu gibi, Kanser hücrelerinin de gelişmelerini engelliyorNar, özellikle içerdiği antioksidanlar sayesinde vücudun savunma sistemini kuvvetlendiriyor. Narın, ACE’ denilen enzimi engelleyerek tansiyon düşürücü etkisinin de olduğu ortaya konmuştur. 1 bardak nar suyunun, 2 kadeh kırmızı şaraba, 10 bardak yeşil çaya ve 4 bardak kızılcık suyuna eşdeğer antioksidan madde içerdiği görülmüştür. Bu bağlamda, günlük bir bardak nar suyu tüketmenin koruyucu etkisinin olduğu söylenebilir.
Fasulye ve mercimek
Enerjiyi yavaş bir şekilde açığa çıkarır. Yüksek miktarda lif içerir.
Bu nedenle daha istikrarlı bir şekilde enerji verir. Barbunya, mercimek ve fırında pişirilen kuru fasulye, enerji seviyelerini sabit tutmak için gerekli olan demirden yüksek miktarda içerir. Fasulye ve mercimek yemeklerden çorbalara ve salatalara kadar çok çeşitli yemekler içinde kullanılabilen ve tokluk sağlayan malzemelerdir.
Kategori: Gündem
-

Elbay: Yorgunluğa iyi gelen besinler
-

FETÖ operasyonunda Bylock’tan 2 tutuklama
Yozgat Valiliğinden yapılan yazılı açıklamada şunlar kaydedildi: “Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Şube Müdürlüğü ekipleri, Yozgat Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde İlimizdeki “FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü Üye Olma” suçundan veFETÖ/PDY Terör Örgütü Üyeleri/Destekçileri tarafından kullanıldığı değerlendirilen örgütün kriptolu haberleşme programı BYLOCK isimli programın kullanıcıları olduğu tespit edilen şahıslara yönelik 24/07/2017 günü saat:08.00 itibariyle yapılan eş zamanlı düzenlenen operasyon ile ilgili olarak; Adli makamlara sevk edilen İ.Ç., H.B. isimli 2 şahıs tutuklanmış, M.İ.Ç., M.A.E., B.T., B.E., İ.N.T., H.S., B.A., E.Ö., F.D. isimli 9 şahıs adli kontrol kararıyla serbest bırakılmış, M.A., F.T., L.Y. isimli 3 şahıs Savcılık kararıyla serbest bırakılmış, firari olan Y.Ç., D.K., H.Ş.İ. isimli 3 şahısla ilgili olarak yakalama çalışmaları devam etmektedir.”
-

KOAH hastası şair-ozan Yıldız’a moral gecesi
Yakalandığı hastalıkla mücadele eden ve Almanya’dan memleketi Yozgat’ın Sorgun ilçesine yaz tatili için gelen şair-ozan Ahmet Yıldız’a gönül dostları sürpriz moral gecesi düzenlediler.
Sorgun Ozanlar ve Yazarlar Derneği (SOYDER) tarafından organize edilen moral gecesine Sorgun Kaymakamı Mustafa Altınpınar, Sorgun Belediye Başkanı Ahmet Şimşek, Sorgun Ozanlar ve Yazarlar Derneği (SOYDER Başkanı Murat Erciyas, Yozgat Şairler ve Yazarlar Derneği Başkanı Ahmet Sargın, Sorgun Engelliler Umut Derneği Başkanı Süleyman Özdemir ve Türkiye’nin değişik illerinden gelen şair ve ozan dostları katıldı.
Kendi evinin bahçesinde düzenlenen moral gecesinde şair Ahmet Yıldız’ın kaleme aldığı şiirlerin yanı sıra ozan ve aşıklar saz ve sözleri ile gönülleri fethetti. Yakalandığı koah hastalığının pençesinden kurtulmaya çalışan şair Ahmet Yıldız, kendisini unutmayan dostları ile moral buldu. Kimi zaman hüzünlenen kimi zaman da eğlendiren gecede türküler ve okunan şiirler büyük beğeni topladı.
Düzenlenen moral gecesinden duyduğu memnuniyeti dile getiren Şair-Yazar Ahmet Yıldız yaptığı açıklamada “Bu duygu anlatılmaz, yaşanır ve yaşıyorum. Hepsinden Allah razı olsun. Sayın Belediye Başkanımız yıllardır bizi hiç yalnız bırakmaz. Sayın şair yazar ozan dostlarım, benim Almanya’dan geldiğimi rahatsız olduğumu duymuşlar. Evime bugün ziyarete geldiler. Hepsine ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Çok gururlandım çok duygulandım. Unutulmaz bir anı” dedi.
Düzenlenen moral gecesine katılan Sorgun Kaymakamı Mustafa Altınpınar ise yaptığı açıklamada “Doğrusunu söylemek gerekirse ben Ahmet Bey’i burada tanıdım. Kendisini tanımaktan çok memnun oldum. Kendisine acil şifalar diliyorum. Ben de böyle bir insanı tanımaktan gerçekten çok mutlu oldum. Sadece o değil burada başka kıymetli insanlarda var. Burada okunan şiirler söylenen sözler Türkçenin zenginliğini hem ilim anlamında hem edebiyat anlamında ne kadar yeterli ve güzel bir dil olduğunu sergilemiş oldu” şeklinde konuştu.
Sorgun Belediye Başkanı Ahmet Şimşek, Yıldız’ın gurbette memleket hasreti çektiğini dile getirerek “Ahmet Yıldız kardeşim bir gurbetçi hemşerimiz. Hep memleket hasretiyle yanıp durdu. Şiirleri de hep öyle. Bir rahatsızlığı neticesinde birkaç yıldır rahat hareket edemiyor. Koah rahatsızlığı var. Ozanlar Derneğimizde sağolsun. Onun kendi bahçesinde böyle güzel bir program düzenlemişler. Ben Ahmet kardeşime geçmiş olsun diliyorum” ifadelerine yer verdi.
Moral gecesini düzenleyen Sorgun Ozanlar ve Yazarlar Derneği Başkanı Murat Erciyas ise “Biz büyük bir aileyiz. Birimizin acısı hepimizin acısıdır. Birbirinden değerli misafirler değerli konuklarla bir araya geldik, moral bulduk. Hastamız Ahmet Ağabey’de çok güzel moral buldu. En güzel ilacı belki bugün almıştır. İnşallah bu güzel ilacın tesiriyle etkisiyle de iyileşeceğine inanıyoruz kendisine de Allahtan şifalar diliyoruz” dedi. -

Model uçak kursu yoğun ilgi gördü
Yozgat Halk Eğitimi ve Akşam Sanat Okulu tarafından açılan Yaz Okulunda Model Uçak Kursuna gelen öğrenciler 3 haftalık bir eğitimin sonunda model uçak yapmayı öğrendi. Öğrenciler kendileri yaptıkları model uçakları uçurma fırsatı buldular.
Yozgat Halk Eğitimi ve Akşam Sanat Okulu Müdürü Şenay Daştan Sipahi, öğrencilerin yarı yıl tatillerini değerlendirmeleri için model uçak kursu açtıklarını belirterek “Farklı alanlarda kurslar açarak halkımızın taleplerine yaz ayı boyunca da Yozgat Halk Eğitimi ve Akşam Sanat Okulu olarak cevap veriyoruz. Bu kurslarımızdan biri de model uçak kursuydu. Yaklaşık 3 hafta süren bir eğitimle 8-13 yaş grubu 72 öğrencimize model uçak yapımı eğitimi verdik. Öğrencilerimiz bu kursta çok eğlendiler. Seneye daha profesyonel olarak bu kursumuzu yeniden açacağız” dedi. -

Temizlik işçileri: Mazgalların tıkanmasına vatandaşlarımız sebep oluyor
Temizlik işçileri, mazgalların tıkanmasına insanların attığı atıkların sebep olduğunu belirterek, temizlik konusunda daha duyarlı davranmaları istedi.
Belediye Temizlik İşleri Müdürü Ömer Duyar, yaz, kış 7 gün 24 saat esasına göre şehrin temizliğine büyük önem verdiklerini söyledi.
Duyar, “Her mevsimin kendine göre zorlukları var. Ekiplerimiz, her gün şehrin temizliğini titizlikle sürdürüyor. Bu konuda insan olarak elbette bizlere de büyük sorumluklar düşüyor. Yediğimiz kabuklu yiyecekleri yere değilde çöpe atmamız veya yere atanları uyarmamız insanlık görevidir. Bizler elbette şehrimizin günlük temizliğini yapmak zorundayız. Daha temiz bir çevrenin olması ve toplumda da bu duyarlılığın oluşması için bizlerde dikkatli olmalıyız.”dedi.
Mazgalların içerisinin, sigara izmariti, kağıt parçaları, plastik ve diğer atıklardan dolayı tıkandığını vurgulayan Duyar, “Çağrı merkezimizi arayan bir duyarlı vatandaşımız Bankalar Caddesinde bulunan mazgaldan pis kokuların geldiğini söyleyerek bakılmasını istedi. Ekiplerimiz ihbarı dikkate alarak gittiğinde mazgalın atıklar sebebi ile tıkandığını tespit ettiler. Yemek atıklarına kadar buraya dökmüşler. Hal böyle olunca burasıda tıkanmış. Olası yağışlarda ise tıkalı olan mazgal sebebiyle yağmur suları burada bulunan işyerlerini basacak. Sonra vatandaşımız belediyemizi suçlayacak. Suçlu aranacaksa önce sorumluluğu kendimizde aramalıyız. Elbette bizim görevimiz şehrin temizliğini en iyi şekilde yapmaktır, fakat şehirde yaşayan vatandaşlarımızda nasılki evlerinde yada evlerinin bahçesinde temizliğe önem veriyorlarsa mahallede, cadde ve sokaklarda da yanı şekilde temizliğe önem vermelerini istiyoruz.”uyarısında bulundu. -

Yılmaz: Sertifikalı tohum kullanımı verimi artırır
Ziraat Odası Başkanı Yılmaz, yaptığı açıklamada bölgelerinde hububat hasat sezonunun tamamlandığını belirterek, çiftçilere, ekim yaparken sertifikalı tohum kullanılması konusunda uyarılarda bulundu.
Çiftçilerin, ekim yapmadan önce iyi bir toprak hazırlığı yapmaları gerektiğinin belirten Yılmaz, “Çiftçilerin ekim yapmadan önce toprağı iyi bir şekilde ekime hazırlaması gerekir. Mutlaka sertifikalı tohum kullanmaları üründe kalite ve yüksek verim alınabilmesini sağlayacaktır. Ekilecek tohum, meydana gelebilecek çeşitli hastalıklara karşı mutlak surette ilaçlanması gerekiyor. Tohum ilaçlaması yapılmadığı takdirde, ekilen alanlarda büyük boşluklar halinde çimlenme eksikliği görülmektedir. Bu da ciddi ölçüde ürün kaybı yaşanmasına neden olmaktadır.”dedi.
SERTİFİKALI TOHUM KULLANIMI ÜRÜNDE VERİMİ YÜZDE 10-20 ARTIRIR
Sertifikalı tohum kullanımının, üründe kaliteyi ve verimi artırdığını vurgulayan Yılmaz, “Sertifikalı tohum ekildiğinde verimde yüzde 10-20 artış olduğu gibi elde edilen üründe daha kalitelidir. Çiftçimiz elde ettiği kaliteli ürünü daha yüksek fiyata satarak daha fazla kar elde etmektedir. Sertifikalı hububat tohumluğu kullanan çiftçilerimize zaten devletimiz bu tohumluğun yarı fiyatını ödüyor ve çiftçimiz ekim için kullandığı tohumluğun yarı fiyatını ödemiş oluyor. Ayrıca, sertifikalı tohumluk kullanan çiftçilerimiz, destekten yararlanabilmesi için müdürlüklerimize verdikleri ‘mazot gübre desteği’ kayıtlarını yenilemeleri, aldıkları tohumluğu bildirmeleri gerekiyor.” diye konuştu.
Çiftçilerin, ekecekleri arazinin tamamını sertifikalı tohumla, ekemiyorlarsa dahi bir yıl sonraki ekecekleri tohumların daha temiz ve kaliteli olması için az bir alanı ekmelerinin çiftçi açısından çok faydalı olacağını söyleyen Yılmaz, “Çiftçimizin aldığı sertifikalı tohumluk buğday, tüm arazisini ekmeye yetmiyorsa bir sonraki yılın tohumunu çıkaracak alana, bu yıl sertifikalı tohumluk ekmesi gerekir. Çünkü çiftçinin önümüzdeki yıl tohum konusunda bir sıkıntı yaşamaması için kendi tohumluğunu da üretmesi sağlanmış olacaktır.” ifadelerini kullandı. -

İnandık barajının sözleşmesi imzalandı
Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğünden yapılan yazılı açıklamada, DSİ Namık Kiper Toplantı Salonu’nda düzenlenen imza töreninde Yerköy İnandık Barajının yapım sözleşmesinin imzalandığı bildirildi.
Açıklamada görüşlerine yer verilen DSİ Genel Müdürü Murat Acu, Türkiye’nin önemli tarım bölgelerinden biri olan Yozgat’ın Yerköy ilçesindeki verimli toprakların sulanarak, üründe çeşitliliğin arttırılıp, daha bol ve kaliteli ürünün ucuz maliyetle alınmasını sağlayacak sulama projelerini önemsediklerini belirtti.
İnandık Barajı’nın 1962 yılında planlanmasına rağmen bir türlü hayata geçirilemediğini aktaran Acu, “İnandık Barajı’nın bugün sözleşmesini imzaladık. Bu projeyle Belkavak, Göçerli, Buruncuk, Arifeoğlu, Süleymanlı köyleri ve Sekili köyünün bir kısım tarım arazilerinin de içinde bulunduğu 28 bin 750 dekar zirai arazinin sulanması sağlanacak.” ifadelerini kullandı.
DSİ Genel Müdür Acu, bu projenin yapılmasına büyük destek sağlayan Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ’a, Orman ve Su İşleri Bakanı Prof. Dr. Veysel Eroğlu’na ve emeği geçenlere teşekkür etti.
Genel Müdür Murat Acu başkanlığında yapılan imza törenine, DSİ Barajlar ve HES Dairesi Başkanı Dinçer Aydoğan, Jeoteknik Hizmetler ve YAS Dairesi Başkanı Kemal Karakuş ve yüklenici firma yetkililerinin katıldığı kaydedildi. -

Bayraktar, tarımdaki gelişmeleri değerlendirdi
Buğdayda yaşanan sıkıntıları değerlendiren Bayraktar, şunları söyledi; “ Öncelikle buğdayda yaşanan sıkıntıları değerlendirmek istiyorum. Bu sene buğday üreticimiz artan üretime rağmen mağdur olmuştur.
Çiftçimiz üst üste darbeler yemiştir. Hasat zamanında çıkarılan gümrük vergilerini düşüren yanlış kararname, hatalar zincirinin ilk halkası olmuştur. Bu kararname, buğday fiyatlarını düşürmüştür. 27 Haziran 2017’de yayınlanan kararnameden önce buğdayda tonu ekmeklikte 1000-1050 lira, makarnalıkta 1050-1150 lira olan fiyat, bazı bölgelerimizde ekmeklikte 800, makarnalıkta 900 liraya kadar gerilemiştir. Hatta Trakya bölgemizde 750 liraya kadar inmiştir. Fiyatlar inmeye başladığında acilen Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) devreye girmesi ve fiyat istikrarını sağlaması gerekiyordu. TMO, devreye girmedi, 12 Temmuz 2017’ye kadar bekledi, müdahale fiyatını açıklamadı. Ofisin müdahale alım fiyatını açıklamada gecikmesi ve ton başına ekmeklikte 940 lira gibi üreticinin talebini karşılamaktan uzak bir fiyat vermesi hatalar zincirinin ikinci halkası olmuştur.
TMO, geçen yıl 910 lira olan fiyatı yüzde 3,3 artışla 940 liraya çıkarmış, makarnalıkta 1000 lira olan fiyatı da değiştirmemiştir. Bütün bunların üzerine İç Anadolu ve Doğu Anadolu’nun Kayseri, Kırşehir, Çorum, Kars, Yozgat, Ağrı, Ardahan, Çankırı, Erzurum gibi bazı illerinde yüzde 10’dan, yüzde 80’lere varan oranlarda verim kaybına neden olan kuraklık da üreticimize ayrıca darbe vurmuştur. Buğdayda halen üretici fiyatı vasfına göre 830 liraya kadar düşmüş durumdadır. Bu ortamda yapılması gereken, hasatta çıkardığı yanlış kararnameyle buğdayda fiyatların düşmesine neden olan hükümetimiz, kilogramda 5 kuruş olarak uygulanan primi artırarak hatasını telafi etmeli, üreticinin zararını gidermelidir. TMO da hızlı bir şekilde alım yapmalıdır. Çiftçimizi mağdur etmemelidir.” -

ÇEDAŞ’tan 7 milyon 500 bin liralık yatırım
Hizmet bölgesi Sivas, Tokat ve Yozgat’ta 2017 yılı içerisinde 100 milyon liranın üzerinde yatırım yapmayı planlayan ÇEDAŞ müşteri memnuniyetini artırmaya yönelik, kaliteli ve sürdürülebilir elektrik dağıtım hizmeti sunmak amacıyla yaptığı yatırım çalışmaları hız kesmeden devam ediyor. Bu kapsamda Sivas, Tokat ve Yozgat’ta aydınlatma armatürleri, trafo, pano yenileme çalışmaları ve dağıtım merkezlerinin bakım ve yenileme çalışmaları hız kazandı.
ÇEDAŞ Genel Müdürü Ahmet Sait Akboğa, müşteri memnuniyetinin sağlanması, kaliteli ve sürdürülebilir elektrik dağıtım hizmeti anlayışıyla 2016-2020 dönemini kapsayan 3’üncü uygulama dönemi içerisinde hizmet bölgelerinde 500 milyon lirayı aşan yatırım planlaması yaptıklarını söyledi. Akboğa, özellikle 2017 yılı için müşterilerden gelen talepler ve yapılan saha araştırmaları sonucu elde edilen veriler doğrultusunda armatür yenileme çalışmaları yaparak taleplerin karşılanacağını belirtti.
Elektrik Dağıtım Sektörü Birinci Uygulama Döneminde kamu eliyle yapılan aydınlatma tesislerinin özellikle şehir ve ilçe merkezlerinde yeni teknolojiye uygun hale gelmesi amacıyla 2011-2015 yıllarında Her Sokak Aydınlık projesini başlattıklarını dile getiren Akboğa,”Projenin sürdürülebilirliğini sağlamak adına ağırlığı kırsal olmak üzere şehir ve ilçe merkezlerinde ‘Her Sokak Aydınlık Faz 2’ projesiyle çalışmalara devam ediyoruz. Bu kapsamda hizmet bölgemizde bulunan aydınlatma gücünde ve kalitesinde sorun tespit ettiğimiz eski armatür ve lambaların değişim işini yapacağız. 2016-2020 yılını kapsayacak şekilde yaptığımız planlamada toplamda 120 bin civarında, 2017 yılı için ise 50 bin armatürü yenileyerek montaj işlemlerini yapacağız. 2017 yılında bu iş için yaklaşık 7 milyon 500 TL ödenek ayırdık. Yapılan planlamada ekonomik ömrünü doldurmuş aydınlatma tesisleri, tasarruf, kalite ve müşteri talepleri gibi birçok konu dikkate alındı ve saha çalışmalarına geçtiğimiz günlerde başladık.
Aydınlatma talebinde bulunup da bekleyen müşterilerimizin kesin çözümler için biraz daha sabırlı olmalarını bekliyoruz. ÇEDAŞ’ın enerjisiyle Her Sokak Aydınlık projesinde, sorumluluk bölgesi daha aydınlık bir ÇEDAŞ için çalışmalarımızın aralıksız sürdüğünün bilinmesini isteriz” şeklinde konuştu.
‘Her Sokak Aydınlık Faz 2’ projesi kapsamında Sivas’ta 4 bin, Tokat’ta 3 bin 200, Yozgat’ta ise 2 bin 800 olmak üzere toplam 10 bin armatür değişimi yaptıklarını dile getiren Akboğa, aydınlatma çalışmaları kapsamında Sivas’ta 12 bin 178, Tokat’ta 11 bin 261, Yozgat’ta 10 bin 83 olmak üzere toplam 33 bin 522 armatürün bakımının yapıldığını söyledi.
Yeni aydınlatma tesislerinin yıl sonuna kadar devreye alınmasını sağlayacaklarını aktaran Akboğa,”Sorumluluk bölgemizde toplamda 242 bin 714 aydınlatma armatürü bulunuyor.
Abone sayısına oranladığımızda 3.7 aboneye bir armatür düştüğünü görüyoruz. Yapmış olduğumuz saha araştırmaları ve müşteri taleplerinin yanı sıra bizler için diğer önemli bir husus da ışık kirliliğinin önüne geçilmesidir.
Ülkemiz, ışık kirliliğine en fazla maruz kalan ilk 50 ülke arasında yer alıyor. Ülkemizdeki ışık kirliliği dünya ortalamasına göre yüzde 60, Avrupa ortalamasına göre ise yüzde 3 daha fazla. Işık kirliliği, yanlış yerde, yanlış miktarda, yanlış yönde ve yanlış zamanda ışık kullanılmasıdır. Yapacağımız aydınlatma yatırımlarında tüm bu hususları da dikkate almış bulunmaktayız” dedi. -

Çadır Höyük’te 5 Bin yıllık tarih gün yüzüne çıkıyor
Ağustos ayı ortalarına kadar kazı çalışmalarının süreceği belirtilen Çadır Höyük’te kazı başkanlığını ABD New Hampshire Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gregory M’Mahon yapıyor. Çalışmalarda bünyesinde Kalkolitik Çağı, Hititler, Frigler, Persler, Helenistik Çağ, Roma, Bizans ve Selçukluların izleri araştırılıyor. Çadır Höyük’te 30 kişilik kazı ekibi ve 30 işçi, fırça ve küçük malzemelerle santim santim kazdıkları toprakta tarihi bulgulara ulaşmaya çalışıyor. Kazılarda, höyüğün en alt kısmında Kalkolitik döneme ait çanak, çömlek üretim atölyeleri ve pişirme ocakları tespit edildi.
Kazı Başkanı Prof. Dr. Gregory M’Mahon, Çadır Höyük’te 24 yıldır çalıştıklarını söyledi. Önce yüzey araştırması yaptıklarını, 1994 yılında da kazı çalışmasına başladıklarını aktaran M’Mahon, “Her sene 30 kazı ekibi, 30 da işçi çalıştırıyoruz. Birkaç alanda kazı yapıyoruz. En altta milattan önce 3500-3600’e uzanan Kalkolitik, en üstte milattan sonra 11. yüzyıldan kalma alan bulunuyor.”dedi.
Yazı olmadığından Kalkolitik uygarlıklarının ismini bilmediklerini anlatan M’Mahon, “Burada Eski Tunç Çağı, Orta Tunç Çağı var. Anadolu’ya yazı Orta Tunç Çağı’nda geldi ancak bir buluntuya ulaşamadık. Hititler, Genç Tunç Çağı’nda yaşadı. Demir Çağı’nda Frigler, belki Persler ve ondan sonra Helenistik Çağ, Romalılar, onlardan sonra Bizanslar ve Türkler yaşadı.” diye konuştu.
M’Mahon, 24 yıldır süren kazıların 50 yıl ve daha fazlasına uzanabileceğini ifade etti.
Höyükteki kazılara katılan Emrah Dinç de kazıya sabah saat 06.00 gibi başladıklarını belirtti.
Dinç, “Kazmaya başlıyoruz, buluntular çıkınca onları kaydedip, etiketliyoruz. Mimari kalıntılara veya bazı buluntulara rastladığımız zaman ince işe başlıyoruz. Mala ile toprağı tıraşlıyoruz, fırçayla onu açarak etrafına bakıp, ince ince temizliyoruz ve eserleri ortaya çıkarıyoruz.” diye konuştu.
Çanakkale 18 Mart Üniversitesinden 4 yıldır kazı çalışmalarına katılan Nevra Arslan’da höyüğün Bizans döneminden kalma kısmında faaliyet gösterdiğini ifade etti.
Arslan, Bizans döneminde askerlerin izlerini taşıyan odada çalışma yaptıklarını belirterek, şu bilgileri verdi: “İnce ince çalışma yapmak zorundayız. Çünkü savunma, yangın ya da savaş söz konusu. O yüzden savaşın izlerini ince ince kazarak bulabiliriz, yangının izlerini ve taban izlerini ancak bu şekilde keşfedebiliyoruz. Bizans dönemiyle ilgili metal parçalar var, askerlerin kullandığı kask, omuzluk gibi parçalar, hayvan kemikleri çıkıyor.
Bunların yanında çok sayıda pişmiş seramik çıkıyor.”Höyüğün Kalkolitik döneminden kalan kısmında çalışma yapan Orta Doğu Teknik Üniversitesinden arkeolog Burcu Yıldırım’da “Çanak çömlek üretim merkezindeyiz. Depolar, üretim atölyesi ve dört yanı duvarlarla çevrilmiş büyük bir ocak var. O dönemin Nevşehir’i , Avanos ‘u burasıymış diyebiliriz.” diye konuştu. -

Biçerdöver kontrolü yapılıyor
Demiroğlu, hasat sezonunun devam ettiğini belirterek, biçerdöver operatörleri ve çiftçileri dane kaybı konusunda bir kez daha uyardı.Yozgat’ın, tarım ve hayvancılık açısından Türkiye’nin önemli merkezlerinden biri olduğunu hatırlatan Demioğlu, “Biz hiçbir zaman çiftçimizin emeğinin boşa gitmesini istemeyiz. Bu sebeple dane kaybı hem ülkemiz hem de çiftçimiz açısından çok önemli bir konudur. Biçerdöver operatörleri ekinleri biçerken dane kaybına çok dikkat edecekler. Kontrollerini iyi yapacaklar. Biz müdürlük olarak bu konuda ekipler görevlendirdik. Ekiplerimiz tarlaları yerinde kontrol ederek dane kaybı konusunda çalışmalarını sürdürüyor. Dane kaybının yüzde 3’den fazla olmaması gerekiyor” ifadelerini kullandı.
BİÇERDÖVER OPERATÖRÜ UYARILMALI
Demiroğlu, “Yüksekten biçme konusunda çiftçilerimizin biçerdöver operatörünü uyarması gerekir. Biçerdöverle ekin hasadı 15 ile 17 santim yüksekliğinde olmalıdır. Daha yüksek biçildiğinde operatörler uyarılmalıdır. Biçim konusunda kurallara uyulmaması halinde çiftçilerimizin en yakın Tarım İlçe Müdürlükleri’ne bildirmeleri durumunda anında gerekli müdahalede bulunulacaktır. Dane kaybı noktasında köy muhtarlarına bilgilendirme yaptık. Muhtarlarımızdan, zor şartlarda üretim yapan çiftçilerimizin emeğinin boşa gitmemesi için gerekli kontrolleri yapmalarını istedik. Ayrıca çiftçilerimizde hasat sırasında kontrollerini yaparak, yaşanacak dane kayıplarını önlemelerini istiyoruz” şeklinde konuştu. -

Güneş çarpmalarına karşı bamya tüketin
Bamyanın sofralarımızda her zaman olmayan, ama faydalarının saymakla bitirilemeyecek bir sebze olduğunu belirten Uzmanlar, “Özellikle kurutularak saklama yolunun seçilmesi de bizim için pratik bir çözüm oluşturuyor. Bamyanın lif içeriği pek çok yararlı niteliklere sahip olmasını sağlar özellikle mide bağırsak sağlığını korumaya yardımcı olur. Bamya suyu emmeye yardımcı olur ve aşırı kolesterol, metabolik toksinler ve aşırı safrayı yakalayıp dışkı yoluyla dışarı atar. İçeriğindeki büyük su yüzdesi kabızlık, gaz, şişkinlik ve mide problemlerini önler.
Bamya kilo vermek isteyenler için çok uygun bir sebzedir. Bamya genellikle kısık ateşte pişirildiğinden besin değerleri korunur. Yüksek ısı nedeniyle faydalarını kaybetmemiş olur.Saçınıza hacim kazandırmak için bu ipucundan faydalanabilirsiniz. Yatay dilimlenmiş bamyaları sümüksü olana kadar kaynatın. Soğumasını bekleyin, bir kaç damla limon ekleyin ve son durulamada bu suyu kullanın. Bu saçınıza canlılık ve hacim kazandıracaktır.Bamyadaki lifler, kan şekeri düzeylerinin korunmasını ve ince bağırsakta emiliminin düzenlenmesinde yardımcı olur.
Bamya probiyotikler olarak bilinen iyi bakterilerin yayılmasını kolaylaştırır.
Bu bakteriler ince bağırsakta yoğurt ile çoğalanlara benzerdir ve B vitamini kompleksinin sentezlenmesine yardım eder.Bamya sivilceleri önlemeye yardımcı olur ve pürüzsüz bir cilt sağlar.Bamya tohumlarında bulunan protein ve yağ, yüksek kaliteli bitkisel proteinin iyi bir kaynağıdır.
Triptofan, sistin ve diğer kükürt amino asitleri gibi amino asitler açısından zengindir.İrritabl bağırsak hastalığının tedavi edilmesi, ülserlerin iyileşmesi ve sindirim sisteminin yatıştırılmasına yardımcı olan bamya, aynı zamanda çok iyi bir müshildir.
Bamya yaz sıcakları ve güneş çarpmaları için çok iyidir.Bamya ateroskleroz ve astım için iyidir.Bu sebze diyabetin önlenmesinde yardımcı olabilir.” diye konuştu.
Bamya seçmenin ipuçları:
Uzmanlar, daha sonra şunları söyledi; Bazen kötü kalitedeki bamyalar yemek pişirmeyi zorlaştırabilir ve yemeğin tadını bozabilir bu nedenle iyi bamyaları seçmek önemlidir.
Her zaman gevrek ve olgunlaşmamış olan bamyaları tercih edin.
Küçük bamyalar daha yumuşak ve lezzetlidir.
Büyük bamyalardan kaçının ve koyu yeşil renkli olanlarını tercih edin.
Fazla olgunlaşmış bamyalarda kaçınmanız gereken kesikler veya lekeler vardır.
Bamyayı buzdolabında 2 gün boyunca saklayabilirsiniz, bu süreden sonra besin değerleri azalmaya başlar.
Yani olgunlaşmamış, gevrek, küçük ve koyu renkli bamyaları seçip düzenli şekilde tüketirseniz yukarıda bahsedilen bamyanın tüm faydalarından yarar sağlayabilirsiniz.” -

Yıldıraner: Yapılandırılan borçlar’da son gün bugün
Yapılandırmaların biterek, ödeme döneminin başladığını Yıldıraner, Temmuz ayı itibari ile ilk taksitlerin ödenmesi gerektiğini aktardı. Yıldıraner, vatandaşların kanunun getirdiği imkânlardan yararlanmaya devam edebilmesi için ilk iki taksitin zamanında ödenmesinin şart olduğunun altını çizdi. Kanun ile kesinleşmiş borçlara ödeme kolaylığı sağlandığını belirten Yıldıraner, “Bilindiği üzere 7020 sayılı bazı alacakların yeniden yapılandırılması ile bazı kanunlarda ve bir kanun hükmünde kararnamede değişiklik yapılmasına dair kanun geçtiğimiz mayıs ayında yayınlanarak yürürlüğe girmişti. Kanunun içeriğini bir gözden geçirecek olursak, bu yapılandırma kanunuyla vatandaşlarımızın kamuya olan borç yükü azalacak ve borçlar taksitler halinde ödenebilecekti. Bir nevi yeni yapılandırma kanunu ile kesinleşmiş borçlara ödeme kolaylığı sağlanıyor. Baktığımız zaman, vergi dairelerine ödenmesi gereken vergi ve diğer borçların gecikme zamları, faizleri Yİ-ÜFE oranında, yani üçte iki oranında azaltılıyor. Vergi aslına bağlı cezalarda tamamen siliniyor. Kanundan yararlanan vatandaşlarımız yıllı yüzde 16,80 oranında gecikme zammı ödemek yerine yıllık yüzde 3-4 gibi düşük oranlarda bir tutar ödeyecek. Usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarında da indirim yapıyor, yarısını tahsil ediyor ve yarısında vazgeçiyoruz.
Borcun peşin ödenmesi halinde ise ayrıca indirim yapılıyor ve Yİ-ÜFE oranında hesaplanan tutarın yarısından vazgeçiliyor. Borçların 36 aya varan sürelerde ödenmesi mümkün. Yapılandırma devam ettiği sürece, borcu yoktur belgesi alınabiliyor ve araçların fenni muayeneleri yaptırılabiliyor. Kısacası vatandaşlarımız bu yeni yapılandırma kanunu sayesinde geçmiş borçlarını taksitler halinde ödeyebilecek ve ekonomik faaliyetlerini daha kolaylıkla yürütebilecek” ifadelerine yer verdi. Yapılandırmaların biterek, artık ödemelere geçildiğini kaydeden Yıldıraner, “Yapılandırma kanununu içeriğine kısaca değindik.
Şimdi artık yapılandırma bitti, ödemelere geçtik. 1’inci taksitlerin ödeme zamanı geldi. Yapılandırma kanunu ile Temmuz ayında ilk taksitin ödenmesi gerekiyor. Vatandaşların yapılandırmadan yararlanmak ve yararlananlarının devam edebilmesi için 2’inci ve 2’inci taksitlerin zamanında ödemesi gerekiyor. Peşin veya ilk taksit ödemelerinin bugün mesai bitimine kadar yapılması gerekiyor.
Bu noktada artık sürenin uzaması mümkün değil. Vatandaşlarımıza ben peşin ödeme avantajlarını hatırlatmak istiyorum. Kanun kapsamında yapılandırılan alacaklarını peşin ödenmesini teşvik etmek için ödemeler peşin yapıldığı takdirde, kanun hükümlerine göre hesaplanan Yİ-ÜFE tutarından ayrıca yüzde 50 oranında indirim yapılacak. Kanundan yararlanmak isteyenlerin dikkat etmesi gereken en önemli hususlardan biri de taksitli ödemeyi tercih etmişler ise ilk iki taksit süresinde ödenmeli.
İlk iki taksiti ödemeyenler, kanunun getirdiği imkânlardan yararlanamayacaklar. Bu yüzden vatandaşlarımızdan taksitlerini de zamanında ödemelerini talep ediyoruz” diye konuştu. -

Hububat hasadı başladı
Hasat sırasında dane kaybı olmaması açısından biçerdöver ayarlarına dikkat edilmesi gerektiğine dikkat çeken Tuzlacık, hasat yapılan bölgelerde kurdukları bir ekiple dane kaybının denetlendiğini ifade etti. Dane kaybı konusunda çiftçilerin de dikkatli olması gerektiğini belirten Tuzlacık,”Bu sene hububatta verim yüzümüzü güldürecek gibi gözüküyor. Şu an bire 10 gibi bir verim alınabiliyor. Çiftçilerimiz tarlalarda biçim yapılırken biçerdöver sahiplerini dane kaybı konusunda uyarmalılar. Ayrıca anızların yakılmaması gerekir. Çiftçilerimiz bu konuya çok dikkat etmelidir. Anız yakılmasının birçok zararı var. Yakanlar cezai yaptırımla karşı karşıya kalacaklar. Çiftçilerimize bol ve bereketli hasatlar diliyorum” dedi.
-

Sivil Düşünüce Derneği Yozgatlıları ağırladı
Antalya’nın sigortalı iş sahası anlamında önemli kentlerden biri olduğunu söyleyen SGK Müdürü Nejat Deniz, ilave istihdamda Antalya’nın ikinci sırada yer aldığını ifade etti. Deniz, Antalya’nın birinci sırada yer alan İstanbul’u geçme potansiyeline sahip. Turizm anlamında geçtiğimiz iki senenin garabetini geride bırakarak, yeniden yükseliş trendine geçti. Bu gelişim kent açısından olumlu gelişmeler oluşturuyor. Özellikle kayıt dışı istihdam anlamında sıkıntılara yönelik, sadece devlet ve kurumlar bazında değil, milletimizin de toplum olarak duyarlı olması gerekiyor” dedi.
Kentteki STK’larla paydaş çalışmalara devam edeceklerini belirten Sivil Düşünce Dernek Başkanı Hidayet Gültekin, Antalya’nın yarınları için ortak projeler geliştirmeye devam edeceklerini ve Antalya için projelerinin olduğunu ifade etti.
Sivil Düşünce Derneği ev sahipliğinde gerçekleştirilen etkinliğe, Antalya Yozgatlılar Derneği yönetim kurulu üyeleri, MHP Muratpaşa İlçe Başkanı Talu Bilgili, Ak Parti Muratpaşa İlçe Başkan Yardımcısı Metehan Çoşkunsu, Asat Şube Müdürü Seçmen Sarıçam, Muratpaşa Kredi ve Kefalet Kooperatifi Başkanı Turgut Bucak, Basın İlan Kurumu Antalya İl Müdürü Nedim Engin, Huder Antalya Şube Başkanı Av. Osman Zeki Özcan, Aksu Girişimci İş Adamları Dernek Başkanı Duran Celbiş, Özbüro İş Sendikası Antalya İl Başkanı Mustafa Ertaş katıldı. -

Gençlik festivali düzenlendi
Sorgun Belediyesi Hürriyet Meydanında GENÇDES tarafından gençleri kültürel ve sanatsal etkinliklere teşvik etme amacıyla düzenlenen programda çocuklara ücretsiz pamuk şeker dağıtımı, Hacivat-Karagöz gölge oyunu, orta oyunu, kukla gösterisi ve skeçler yer aldı. Meydanda kurulan sahne ses ve ışık gösterileriyle renklenen gençlik festivali ilgi gördü.
Kültür ve Turizm Bakanlığının ‘GENÇDES 2017 Gençlik Festivali’ projesi kapsamında, Türkiye genelindeki il ve ilçelerde sahne alan Palanga Gençlik Grubunu Sorgun halkı ile buluşturmak için bakanlıktan ısrarla talep ettiklerini ifade eden Belediye Başkanı Ahmet Şimşek,”Palanga Gençlik Grubunun sahnelediği geleneksel Türk tiyatrosundan Orta Oyunu, Hacivat ile Karagöz, kukla gösterisi, çeşitli yarışma ve de eğlencelerin yer aldığı gençlik festivalinin ilçemiz halkı ile buluşturma fikrimizin ne kadar isabetli olduğunu meydandaki büyük kalabalıktan gördük. Bu tür gösteri ve oyunların Sorgun’da yapılmasını çok arzu ediyor ve bunun için gereğini yapıyoruz. Geçmişteki geleneklerimizden günümüze kadar yaşatılarak gelen orta oyunu, Hacivat ile Karagöz gibi geçmiş kültürümüzü yansıtan ve günümüzde modernize edilerek sahnelenen bu oyunları halkımız çocukları ile birlikte büyük bir keyif alarak ve hoşça vakit geçirerek izleme imkanı buldu. Çocuklarımıza ve gençlerimize yönelik bu gibi eğlence tarzında tiyatro gösterileri zaman zaman düzenleyeceğiz. Emeği ve katkısı geçen başta Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Palanga Yapıma ve ilgililere teşekkürlerimi sunuyorum” dedi. -

Bozdağ, nikah tartışmalarına son noktayı koydu
Twitter hesabından eleştirilen müftülerin nikah kıymasına yönelik kanun tasarısına ilişkin açıklamalarda bulunan ve tasarının getirdiklerini anlatan Başbakan Yardımcısı Bozdağ, yapılan değişikliğin bilerek çarpıtıldığının altını çizdi. Bozdağ, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
“Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun bazı maddelerini de değiştiren kanun tasarısı, evlenme ehliyeti ve evlenme engellerini değiştirmemektedir. Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun bazı maddelerinde de değişiklik yapan kanun tasarısı, evlendirme memuru tanımını da değiştirmemektedir. Evlendirme memuru; belediyesi bulunan yerlerde belediye başkanı veya bu işlerde görevlendireceği memur, köylerde muhtardır. Bakanlık, il nüfus-vatandaşlık müdürlükleri, nüfus müdürlükleri ve dış temsilciliklere, evlendirme yetkisi ve görevi verebilir. Kanun tasarısındaki değişiklik, bakanlığın evlendirme yetkisi ve görevi verecekleri arasına ‘il ve ilçe müftülüklerinin’ eklenmesidir. Tasarıdaki değişikliğin kabulü halinde bakanlık, mevcutlara ilaveten il-ilçe müftülüklerine de resmi nikah kıyma yetkisi-görevi verebilecek. Değişiklik, vatandaşımıza, resmi nikah kıyanlara ilaveten yeni seçenekler sunarak resmi nikahı teşvik etmekte ve kolaylaştırmaktadır.
Düzenleme, resmi nikahı kolaylaştıracak, resmi nikah işlemlerini hızlandıracak ve bu suretle kadınların evlilikteki hukukunu koruyacaktır. Değişiklik, hiçbir kimseyi il-ilçe müftülüklerinde resmi nikah kıymaya zorlamamaktadır; sadece vatandaşımıza ilave seçenekler sunmaktadır. Herkes, yasal şartlara uymak kaydıyla resmi nikahını dilediğine kıydırma hak ve yetkisine sahiptir. İsteyen belediyesi olan yerde belediye başkanına veya belediye başkanının bu işlerle görevlendireceği memura ya da köyde muhtara nikah kıydırabileceği gibi isteyen bakanlığın evlendirme yetkisi ve görevi verdiği il nüfus ve vatandaşlık müdürlüklerine veya nüfus müdürlüklerine, dış temsilciliklere ya da il ve ilçe müftülüklerine de resmi nikah kıydırabileceklerdir.
Bu değişiklik, laiklik ilkesine aykırı değildir; aksine tam da laiklik ilkesinin gereğidir; hukuk devletinin gereğidir. ‘Küçük yaşta evlilikleri teşvik eder, küçük yaşta evliliklerin önü açılır’ diyenler; ya değişikliği bilmeyenler ya da bilerek çarpıtanlardır. Düzenleme, küçük yaşta evlilikleri teşvik etmez, küçük yaşta evliliklerin önünü açmaz. Çünkü evlilik yaşı, evlenme şartları değişmemektedir. Toplum, ‘belediye başkanına nikah kıydıran, kıydırmayan’ diye ikiye ayrılmamışsa, ‘müftüye nikah kıydıran, kıydırmayan’ diye de ikiye ayrılmaz. ‘Toplumu böler’ diyenler, dün başörtüsü yasağını da aynı sakat mantıkla savunuyordu. Şimdi başörtüsü serbest, peki toplum bölündü mü? Hayır. Değişiklik, resmi nikahsız evliliklerin önünü açmıyor; aksine il ve ilçe müftülüklerine resmi nikah kıyma yetki ve görevi veriliyor. İl ve ilçe müftülüklerine resmi nikah kıyma yetki ve görevi verilmesi, resmi nikahlı evlilikleri azaltmaz; aksine teşvik eder ve de artırır. Demokratik hukuk devletinin tam da gereği bir değişikliği, ideolojik saplantılarımıza, körlüklerimize ve önyargılarımıza kurban etmeyelim.” -

Genel sekreterler bilgilendirme toplantısı yapıldı
Toplantıya Yozgat’ı temsilen Yozgat Ticaret ve Sanayi Odası Genel Sekreteri Ziya Saydam, Sorgun Ticaret ve Sanayi Odası Genel Sekreteri Sami Erdoğan, Yerköy Ticaret ve Sanayi Odası Genel Sekreteri Ahmet Barış, Boğazlıyan Ticaret ve Sanayi Odası Genel Sekreteri Çağrı Kılıç ve Yerköy Ticaret Borası Genel Sekreteri Muttalip Salmanlı katılım gösterdi.
Hisarcıklıoğlu, 81 il ve 160 ilçedeki Oda ve Borsa camiası olarak tek bir aile olduklarını belirterek, Türkiye’nin her kesiminden, her sektöründen şirketleri, girişimcileri temsil eden, tek meslek örgütü olduklarını söyledi. TOBB’un gücünün birliğinden ve birbirlerine sımsıkı kenetlenmiş olmalarından geldiğini vurgulayarak, “Birliğimiz, gücümüz ve etkinliğimiz, bizim, yani bu camianın farkıdır. Başka kurumlardan bizi ayrıştıran, bizi öne çıkartan en büyük özelliğidir” dedi.
“Büyük gücün sorumluluğu da büyük olur” diyen Hisarcıklıoğlu, “Bize emanet edilen bu gücün, sorumluluğun hakkını vermek durumundayız. Bu da bizim hem hukuki, hem de ahlaki görevimiz ve sorumluluğumuzdur. Bizim Kayseri’de güzel bir söz var. İşin ününe değil ununa bak derler. Aslında işin ununu yapan sizlersiniz. Sizler başarılı işler yaparsanız biz de başarılı oluruz. Hepimizin gücü ve itibarı artar.
Bu yüzden bize düşen görev de, sizleri en iyi şekilde görevinize hazırlamak, sizleri en iyi bilgilerle donatmaktır” şeklinde konuştu.
TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, TOBB camiasının Türkiye’nin en demokratik kurumu olduğunu, son seçimlerde oda ve borsa başkanları düzeyinde neredeyse yarı yarıya, delege bazında ise üçte ikiye yakın değişim yaşadıklarını söyledi.
Ekim-Kasım aylarında iller ve ilçelerdeki oda/borsalarda seçimler olacağını anımsatan Hisarcıklıoğlu, bu seçimlerin makam kapma yarışı değil, camiaya ve Türkiye’ye hizmet yolunda bir bayrak yarışı olduğunu vurguladı. Hisarcıklıoğlu, Türkiye’deki oda/borsa sisteminin dünyaya örnek olduğunu, hem kurumsal yapısıyla hem de üyelere verdikleri hizmetlerle örnek model alınır hale geldiğini söyledi. Toplantının açılışında konuşan TOBB Genel Sekreteri Mustafa Saraçöz ise eğitime katılan genel sekreterlere eğitimin içeri ile ilgili bilgiler verdi. -

40 çalışanla 40 ülkeye ihracat
Yozgat’ta 24 bin metrekare alanda 40 çalışan ile medikal sektöründe üretim yaptıklarını söyleyen firma sorumlusu İbrahim Şahbaz, kalifiyeli eleman bulmakta güçlük çektiklerini belirterek, “Güney Amerika, Türk devletleri ve Tunus, Cezayir, Fas gibi Arap ülkeleri ile Uzak Doğu ülkelerine medikal sektöründe ihracat yapıyoruz. Bu ülkeler ihtiyaçlarına göre medikal ürünleri alıyorlar. İnsanlar o kadar rahat ki işe girmeden maaşını soruyorlar. Ücreti beğenmiyorlar. İnsanlar tembelliğe alışmışlar, verdiğimiz para insanları cezp etmiyor. Bir şey vermeden almak niyetindeler. İşçi bulmakta sıkıntı yaşıyoruz. Aradığımız işçileri bulabilirsek ihracat yaptığımız ülke sayısını 60’a kadar çıkartabiliriz. Ama maalesef bulamıyoruz. 40 elemanla ihracat yapmaya çalışıyoruz” şeklinde konuştu.
-

Elbay: Yazın bu besinlerle sağlıklı kalın
Sıvı kaybının yorgunluk, halsizlik, vitamin ve mineral eksikliğine neden olduğunu anlatan Diyetisyen Gökhan Elbay, bireylerde kilogram başına 30-35 mililitre su ihtiyacı olduğuna dikkat çekti. Yaz mevsiminde sıvı kaybına karşı önlem olarak en güzel yiyeceklerin salatalık ve domates olduğunu vurgulayan Elbay, “Salatalık ve domatesin kalorileri düşüktür. Ayrıca hem her öğünde hem de ara öğünlerde yenilebilecek lezzetli besinlerdir. Salatalık ve domates bir yandan bireylerin su ihtiyacını karşılarken, bir yandan da içerisindeki vitaminler sayesinde metabolizmadaki antioksidan düzeyini artırarak bağışıklık sistemlerini güçlendirir, sağlıklı kalmaya yardımcı olur” ifadelerini kullandı.
Diyetisyen Gökhal Elbay, sıcak yaz aylarının vazgeçilmezlerinden karpuz ve kiraza ilişkin de şu bilgileri aktardı:
“Karpuzun glisemik endeksi yüksek olduğu için mutlaka porsiyon miktarını çok iyi dengelemek ve kontrol etmek gerekir.
Yazın fazla yemek yemediğim için istediğim kadar meyve tüketebilirim demek doğru değil. Meyvenin aşırı miktarda tüketimi fazla şeker ve kaloriye bağlı olarak vücutta yağlanma ve kan şekerinde dengesizliklere neden olur.
O nedenle bir porsiyon meyve tüketmek yeterlidir. Meyveyi yanında 200 gramı geçmeyecek şekilde peynir, ceviz, badem, fındıkla destekleyerek matabolizmanın kan şekerinin dengeli olması sağlanabilir.
Karpuz, içerdiği antioksidanlar sayesinde kansere karşı koruyucu özelliği olan önemli bir meyve. İçerdiği potasyum sayesinde kan basıncını dengeleyen, kalp krizi riskini önleyen karpuzu kalp hastaları da güvenle tüketebilirler.
Ayrıca, lif kaynağı olduğundan kabızlık sorunu yaşayan bireylerin de tüketmesi faydalı olacaktır. Kiraz ise hem hazmı kolaylaştıran hem de lif içeriği yüksek bir meyve. Bunun yanı sıra protein de içeren bir ürün. Bu besini bireylerin diyetlerinde 1-2 porsiyon tüketilmesi sağlıkları açısından yararlı olacaktır.” -

Genç çiftçi hibe hayvan dağıtımı yapıldı
2016 yılında Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından uygulamaya konulan ve üç yıl sürdürülmesi planlanan Genç çiftçi projesi kapsamında Yozgat Merkez ve 10 ilçede 11 Genç Çiftçinin her birine 4 dişi ve 1 erkek Anadolu mandası ırkı hayvan dağıtımı yapıldı.
Yozgat Merkez, Sorgun ve Sarıkaya ilçeleri olmak üzere 3 noktada düzenlenen hayvan dağıtımında Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Ziyaattin Özdemir, “Genç Çiftçi Projesi” kapsamında dağıtılan Anadolu mandası ırkı hayvanların hak sahiplerine hayırlı olması dileklerinde bulunarak, ülkemizde hayvancılığın geliştirilmesi için manda yetiştiriciliğinin önemini vurguladı ve Genç Çiftçilerin ürünlerinin bol, kazançlarının bereketli olması temennisinde bulundu. -

Güreş Milli Takımı kampı başlıyor
Büyükler Grekoromen ve Kadınlar Güreş A Milli Takımı, 21-26 Ağustos tarihlerinde Fransa’nın başkenti Paris’te düzenlenecek Dünya Şampiyonası için son hazırlık kampına başlıyor. Grekoromen takımının 02-19 Ağustos tarihleri arasında Bolu Aladağ Kamp Eğitim Merkezi’nde, Kadınlar takımı ise 2-20 Ağustos tarihleri arasında Ankara Eryaman TOHM Merkezi’nde yapacak.
Grekoromen Milli Takımı Teknik Direktörü Salih Bora ile Kadınlar Milli Takım Teknik Direktörü Efrahim Kahraman yönetimindeki milliler, Çarşamba günü kamp yerlerinde toplanacak.
Avrupa Güreş Şampiyonası’nda 7. altın madalyasını kazanan 2016 Rio Olimpiyatları ikincisi Rıza Kayaalp’in yanı sıra yine Rio de Janeiro’da bronz madalya kazanan Cenk İldem ile Dünya ikincisi ve Avrupa üçüncüsü Aslan Atem, Avrupa ikincisi Metehan Başar’da yer alacak.
Kadınlar Milli Takımı’nda ise üst üste iki Avrupa şampiyonluğu elde ederek kırılması zor bir rekora imza atan Yasemin Adar, U23 Avrupa şampiyonu ve Büyükler Avrupa üçüncüsü Buse Tosun ile Avrupa üçüncüsü Hafize Şahin gibi sporcular kampta yer alacak. -

Şahin: Güneş çarpmasına karşı bol sıvı tüketin
Güneşli havalarda vatandaşların dikkat etmesi gereken konularda uyarılarda bulunan Yozgat İl Sağlık Müdürü Fatih Şahin,”Güneş çarpmasının en büyük nedeni çok yüksek sıcaklıklara maruz kalmaktır. Hem tatil amaçlı deniz kıyısında geçirilen vakitler hem de normalin üzerinde sıcaklık seviyesine sahip ortamlarda çalışmak güneş çarpmasının en büyük nedenlerinden biridir. Bunun yanı sıra nemli hava da soğutma mekanizmasını azaltarak güneş çarpmasına sebep olabilir. Yüksek sıcaklıklarda fazla alkol tüketmek, kalın giyinmek ve aşırı besin tüketmek de güneş çarpmasını tetikleyebilir. Sıcak havada insan vücudu kan akışını deri yüzeyine doğru artırır. Terleme ve soluk verme ile kendisini fazla ısıdan kurtarır. Terleme ve soluk almanın tam olarak gerçekleşemediği durumlarda sıcak bitkinliği ve güneş çarpması da kaçınılmaz hale gelir. Sodyum ve klor kaybı ile birlikte güneş çarpması belirtileri de görülmeye başlar. Güneş çarpması belirtileri ise, güneş çarpmasının en yaygın belirtileri baş ağrısı, bulantı, kusma, yüksek ateş, terleyememe, sinir sistemi bozuklukları, ruhsal durum bozuklukları ve bilinç kaybıdır. Havale, solunumda düzensizlik ve 41 derece üzerinde ateşle birlikte deride kızarıklık da varsa ‘sıcak koması’ görülme ihtimali yükselmektedir. İleri safhalarda oldukça tehlikeli olabilen güneş çarpmalarında, ciddi oranda yaşam kaybı riski olduğu da unutulmamalıdır. Güneş çarpması sonrası iyileşen kişilerin dahi sinir sistemlerinde kalıcı hasarlar oluşabilmektedir. Bu nedenle ilk belirtide tanı konulması ve kişi bilincini yitirmeden gerekli müdahaleye başlanması gerekmektedir.
Güneş ve yüksek sıcaklığın zararlı etkilerinden vücudumuzu korumak için, mecbur kalmadıkça güneşin yoğun olduğu saatlerde dışarıya çıkılmamalı, Terletmeyen ince, açık renkli ve bol giysiler tercih edilmeli, mutlaka güneş gözlüğü, şapka ve şemsiye gibi güneş ışığından koruyacak aksesuarlar kullanılmalı, güneşe çıkmadan yarım saat önce güneş koruyucu kremler sürülmeli, günde en az 2,5-3 litre sıvı tüketilmeli, sindirimi kolay hafif yiyecekler tercih edilmeli, fırsat buldukça ılık duş alınmalı, uzun ve ağır egzersizlerden kaçınılmalıdır. Güneş çarpmalarına karşı bol sıvı tüketilmeli, yaz aylarında uzun süre güneş altında kalan çocuklarda güneş çarpmaları olabilir. Çocukların ateşi yükselir ve halsizlik gözlenir. Terleme sonucu sıvı kaybı oluşur ve güneş çarpması olan çocuğun sıvı ihtiyacı artar. Bu nedenle bol bol su içirilmeli, vücut sıcaklığı normalin üzerindeyse ateş düşürücü ilaçlar kullanılmalıdır. Yaz aylarında güneşin vurduğu araç içinde çocuklar uzun süre bırakılmamalıdır. Özellikle 1 yaş altı bebekler için bu ısı tehlikeli sonuçlar doğurabilir” diye konuştu. -

Yozgatspor’da kaleciler umut verdi
Kaleci Antrenörü Ferit Özinan nezaretinde çalışan kalecilerin antrenmanlarda ki kurtarışları teknik heyetten tam not aldı. Antrenmanlarda kalecilerin gösterdikleri performans Teknik Direktör Memduh Fidan’ı umutlandırdı.
İKİSİDE TECRÜBELİ
Kaleci Antrenörü Ferit Özinan nezaretinde çalışan Yozgatspor 1959 FK’nın kalecileri şimdiden umut vermeye başladı.
Geçtiğimiz sezon gösterdiği üstün başarı ile güven veren Mustafa’nın yanına BAL Ligi’nin tecrübeli ismi Cengiz’in de eklenmesi taraftarların yüzünü güldürmüştü. Antrenmanlarda yaptıkları kurtarışlar ile dikkatleri üzerlerine çeken kaleciler teknik heyete umut vermeye başladı. Antrenör Ferit Özinan yaptığı açıklamada, “Bu sezon kalemizi olabildiğince gole kapatmak istiyoruz. Kalecilerimizin hepsi tecrübeli isimler. Antrenmanlarda da gösterdikleri performans oldukça üst düzey. Çalışmaya devam edeceğiz” dedi.