Kategori: Gündem

  • Buğday’da gümrük vergisi  kararından acilen vazgeçilmeli

    Buğday’da gümrük vergisi kararından acilen vazgeçilmeli

    Yozgat Ziraat Odası Başkanlığında aralarında Yerköy Ziraat Odası Başkanı Y. Bahri Yılmaz, Sorgun Ziraat Odası Başkanı Hacı Tuzlacık, Boğazlıyan Ziraat Odası Başkanı Hüseyin Demiroğlu ve Akdağmadeni Ziraat Odası Başkanı Eyüp Elmalı’nın da bulunduğu Yozgat ve 13 ilçe oda başkanları düzenledikleri ortak basın toplantısında, buğday ithalatında gümrük vergisi indirimi uygulamasının çiftçiyi zor durumda bırakacağını dile getirdiler.
    Odalar adına açıklama yapan Yozgat Ziraat Odası Başkanı İsmail Açıkgöz, Güneyduğu Anadolu Bölgesinde 1 lira 05 kuruş ile başlayan buğday satışlarının Yozgat hasadına 80-85 kuruşa kadar düştüğünü belirterek, “2017 yılı hububat biçim sezonu başladı TMO fiyat listesini açıklamadı emanet alım yapılacağı söyleniyor, kaça alınacak kaç ayda ödenecek bilgi veren yok Ekonomi Bakanlığının çağrısı üzerine Bakanlar Kurulu kararınca Şu günlerde hasadı yapılan buğdayın ithalat gümrük vergisi yüzde 130’dan yüzde 45’e, arpada yüzde 130’dan yüzde 35’e, hasat için hazırlıkları devam eden mısırda ise vergi yüzde 130’dan yüzde 25’e düşürüldü bu açıklamalar neticesinde Güneydoğu Anadolu da 1.05 TL ile başlayan buğday satışları ilimize gelene kadar açıklamalar sebebiyle 0,85- 0,80 TL seviyesine kadar düştü. Çiftçinin girdisi (mazot, gübre, tohum, zirai ilaç vs) pahalı Sayın Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanımızdan bu konuda yardım ve destek beklemekteyiz.”dedi.
    ÜRETİCİLERİMİZ KURBANLIK HAYVAN ALIMLARINI AYLAR ÖNCESİNDE YAPTI
    Üreticilerin kurbanlık hayvan alımlarını aylar öncesinden yaptığını söyleyen Açıkgöz, “Hayvan üreticileri aylar öncesinden kurbanlık alımını yaparak mandırasına bağladı, besledi ama bugün Sayın Bakanımız talihsiz bir açıklama yaparak ‘’Kurban Bayramı’nda dişi hayvan kesimini yasakladık. Kurban pazarına girmemesi için çok sıkı denetim yapacağız. Pazara gelişini engelleyeceğiz” dedi. Bizim üreticimiz bizim çiftçimiz yedirdiği yemin parasını kimden alacak. Günlük açıklamalar yapılıyor et fiyatı düşecek diye yem girdisini düşünen yok bu tür açıklamalar sivil toplum örgütlerinin fikri sorulmadan tek taraflı yapılan açıklamalardır. Yapılan her açıklama ile bir sektör yer altı edilmektedir. Sayın Bakanımızdan bu açıklamalar yapılmadan üreticiyi de düşünmelerini beklemekteyiz. Bu ülkenin tarım ve hayvancılıkla kalkınacağını biliyoruz ama gerek tarım gerekse hayvancılıkta üreticiyi mandırasından ve tarlasından uzaklaştırmamaları gerektiğini düşünmekteyiz.”diye konuştu.
    Bakan Çelik’in çiftçinin yanında olduğunu ifade eden Yozgat Ziraat Odası Başkanı Açıkgöz, “Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanımız Sayın Faruk Çelik beyin çiftçimizin yanında olduğunu biliyoruz ama hasat dönemi ve kurban esnasında bu tür açıklamaların çiftçiyi mağdur ettiğini görüyoruz, Sayın Bakanımızdan TMO alım fiyatlarının açıklanmasını ithal gelecek buğdayın ileri tarihe uzatılmasını ve dişi düvenin kurbanlıkta kesiminin yasakladık ibaresini kaldırarak çiftçimizin bu dönemdeki mağduriyetin giderileceğini düşünmekteyiz.”şeklinde konuştu.
    Biçerdövercilere de uyarılarda bulunan Açıkgöz, “İçerisinde bulunduğumuz hasat döneminde İl, İlçe Gıda ve Hayvancılık Müdürlüklerinin arazide biçerdöver kontrollerini arttırmaları tane kayıplarının önlenmesi ve ekonomik bir girdi olan saman derdine düşülmemesi için tabandan biçilmesi hususunda tedbirler alınması gerekmektedir.”ifadelerini kullandı.

  • 15 Temmuz’dan sonra 168 bin 801  kişi hakkında FETÖ’den işlem yapıldı

    15 Temmuz’dan sonra 168 bin 801 kişi hakkında FETÖ’den işlem yapıldı

    Adalet Bakanlığı Ceza ve İnfaz Kurumları ile Tutukevleri Genel Müdürlüğünce Yozgat Cumhuriyet Meydanı’nda açılan Cezaevleri İş Yurtları Fuarı açılışına katılan Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, 15 Temmuz darbe ihanetinden sonra tutuklanan FETÖ terör örgütü mensupları hakkında verilere değindi. Bozdağ, “Bir yıl içerisinde 615 kişi gözaltında, 8 bin 69 kişi hakkında yakalama kararı var, yani firardalar, kaçaklar. 50 bin 504 tutuklu var, 48 bin 371 adli kontrol altında serbest bırakılmış kişi var ve bunlardan ayrıca 8 bin 551 kişi de tutuklandıktan sonra adli kontrolle serbest bırakılmış, bir kısmı da 433 kişi de adli kontrol olmaksızın serbest bırakılmış” dedi.
    Bu rakamları kamuoyunda oluşan bazı algıları değiştirmek için verdiğini söyleyen Bakan Bozdağ, “‘Herkes tutuklanıyor veya gücü olan serbest bırakılıyor. Gücü olmayan tutuklanıyor’ gibi bu algıyı özellikle Fetullahçı Terör Örgütü ve diğer terör örgütleri ve Türkiye aleyhinde çalışan çevreler oluşturuyor. Rakamlar ortada, şu anda adli kontrolle serbest bırakılmış kişi sayısı neredeyse 57 bin civarında, 57 bin kişi var. Türkiye’de 2 kişi üzerinden bu tartışma yürütüldü. İki kişi tahliye oldu sanki herkes böyleymiş gibi. Halbuki onlar, diğer 56 bin civarında insandan sadece ikisi. 56 bini tartışan var mı? Yok. Bu tartışanlar da buradan yargıyı yıpratmak, iktidarı yıpratmak için bunun tartışmasını yapıyor. Rakamlar ortada. Dolayısıyla herkese kanunların eşit uygulanması lazım, eşit uygulanıyor. Eşit uygulandığında da, şöhretli bir aileye yakın veya onlardan biri olmak sanki ayrıcalık gibi takdim ediliyor. Eşitliğin dışına çıkılmış gibi takdim ediliyor. Bilmenizi isterim ki, bütün bunların tamamı bir algı operasyonudur, Türkiye’de yanlış algı oluşturmaya dönük bir çabadır” şeklinde konuştu.
    Türk yargısının 15 Temmuz’da büyük mücadele ettiğini açıklayan Bakan Bozdağ konuşmalarını şu sözlerle sürdürdü:
    “Türk yargısı, 15 Temmuz darbe teşebbüsü öncesinde, darbe teşebbüsü sırasında ve darbe teşebbüsü sonrasında büyük bir hukuk mücadelesi, büyük bir adalet mücadelesi vermiştir. Demokrasimizi, hukukumuzu, anayasal düzenimizi ve milli iradeyi koruma konusunda 15 Temmuz gecesi hukuk kılıcını kuşanmış, darbecilere hukuk kılıcını kuşanmış en büyük darbeyi Türk yargısı vurmuştur. O gece daha henüz darbenin başarılı veya başarısız olup olmayacağının belli olmadığı saatlerde soruşturmaları başlatan, gözaltı, yakalama ve tutuklama kararları alan Türk yargısıdır. Pek çok hakim ve savcıyı açığa alan, hakkında soruşturma başlatan Türk yargısıdır. Türkiye’de, Ankara’da, devletin duruma hakim olduğu psikolojisinin yurdumuzun dört bir yanında güçlenmesine yol açan yine Türk yargısıdır. Darbecileri yakaladıktan sonra ilk yakalamalar sırasında darbecileri görevlendirdikleri görevlendirme listesini yakalayan ve bu listelerin tamamını yurdun dört bir yanına yayıp darbecilerin toplanmasının önünü açan yine Türk yargısıdır. Onun için de darbenin önlenmesinde ve demokrasimizin, milletimizin, hukukumuzun kazanmasında büyük bir vazifeyi yerine getiren yargı mensuplarımızı buradan da saygıyla anıyor ve hepsini gönülden tebrik ediyorum. Sağ olsunlar, var olsunlar. Çünkü bugüne kadar her darbe öncesi darbecilere yol gösteren, darbe sırasında da darbecilere ilk biat eden yargı gitmiş, yerine darbecilere karşı hukuk kılıcını kuşanan, anayasasının, milletinin ve devletinin ve hukukunun yanında olan bir yargı gelmiştir. Darbecilere biat etmeyen, onlara darbe vuran bir yargı gelmiştir. O nedenle de yargımızı buradan kutluyorum.”

  • Bozdağ: Adil Öksüz eninde  sonunda bulunacaktır

    Bozdağ: Adil Öksüz eninde sonunda bulunacaktır

    Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, katıldığı bir televizyon programında gündeme ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Bakan Bozdağ, Adil Öksüz yakalandıktan sonra serbest bırakılması ve aranması sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Öksüz’ün nerede olduğuna dair şuanda devletin elinde kesin bir bilgi olmadığını kaydeden Bozdağ, “Adil Öksüz’ün şu anda nerede olduğunu kesin olarak bilen yok. Adil Öksüz bu darbe girişiminin kilit isimlerinden bir tanesi onda şüphe yok ama Türkiye’nin neresinde onu bilen yok. Bazı ihtimaller var. Kesin şurada deme ihtimali yok, herkes bir yorum yapıyor. Şu anda devletin elinde de Adil Öksüz’ün yerine dair kesin bilgi yok. Şuradadır, buradadır kati bir bilgi yok. Olsa zaten hemen Adil Öksüz’ü derdest edip yargıya teslim ederiz. Adil Öksüz’ün fotoğrafı, Adil Öksüz’ün bütün bilgileri medya üzerinden Türk halkının idrakine sunuldu. Bakın bütün devlet arıyor, zafiyetle alakası yok. Sadece devlet değil, 80 milyon kişi de arıyor, herkes arıyor. Bunu herkesin bulmak için üzerine düşeni yapıyor. Ben Adil Öksüz’ün birileri tarafından bir yerde saklanma ihtimali var. Hareket etmesi halinde kolaylıkla tespit edilebilir. Tebdili kıyafette olsa bir yerde açık verir yakalanabilir. Vatandaş da takip ediyor, herkes takip ediyor” şeklinde konuştu.
    Öksüz’ün nerede olduğu hakkında 3 ihtimal olduğuna değinen Bozdağ, “Bir ihtimal birileri saklıyor, ikinci ihtimal yurt dışına çıkmış veya çıkarılmış olabilir, üçüncü ihtimal de infaz edilmiş olabilir, ama bu ihtimallerden hangisi doğru ona dair kesin bir bilgi söyleme imkanı yok. Bu 3 ihtimal dışında başka bir ihtimal de görünmüyor. Onlar ne zaman ortaya çıkar elimizde bu ihtimallerden herhangi birinin doğruluğunu kanıtlayan herkesi inandıracak veriler olursa ortaya çıkar. Ama Türkiye’de herkes bunu arıyor, devletin istihbarat örgütleri, güvenlik güçlükleri ve ne kadar imkan ve kabiliyeti varsa Adil Öksüz’ü bulmak, yargıya teslim etmek için seferber edilmiş durumdadır” ifadelerini kullandı.
    “Öksüz’ün serbest bırakılması hayatın olağan akışına uygun değil”
    Bozdağ, Öksüz’ü serbest bırakan hakimlerle ilgili HSK tarafından bir soruşturma başlatıldığını ifade ettiği konuşmasında şunlara değindi:
    “Şu anda serbest bırakılması ile ilgili bir iddianame hazırlandı. O iddianame mahkemeye sunuldu ayrıca serbest bırakan hakimlerle ilgili HSK bir soruşturma başlattı.
    Bir tanesini meslekten ihraç etti ve şu anda tutuklandı, örgüt üyesi olduğunu da itiraf etti. Tabi polisler ve jandarma ile ilgili de hem içişleri bakanlığı tahkikat başlattı ayrıca da savcılık bütün bu süreçlerle ilgili bir soruşturma başlattı. Yani bütün vatandaşlar gibi benim de aklıma yatmayan ‘Nasıl olur?’ dediğim bir sürü soru var. Olay hayatın olağan akışına uygun bir şey değil. Şimdi bir darbe teşebbüsü oluyor, o gece darbenin olduğu yerde yakalanmış, darbecilerle birlikte yakalanmış siviller var. Siz diğer sivillerden bir kısmını tutukluyorsunuz, sizin önünüze geliyor. Normalde hukukta hayatın olağan akışı diye bir şey var. Eğer bir iş hayatın olağan akışına aykırı ise orada o bile bir karine kabul ediliyor ve orada kararlar verilebilir. O gece olaylar oluyor, oradan uçaklar, helikopterler kalkıyor, orada bir sürü insan şehit oluyor bir sürü insan yaralanıyor ve darbecilerle birlikte orada yakalanan birisi var, başka hiç bir şeye bakmadan rütbeli, rütbesiz askerler nasıl tutuklanıyorsa benim kanaatim hiçbir şeye bakmadan onun da orada tutuklanması lazımdı. Ama baktığınızda burada bir sürü hadise var o nedenle de biz burada ihmali ve kastı kimin varsa ortaya çıkartılması, polisten, jandarmadan, hakimden, savcıdan hepsinin üzerine gidiyoruz. Çünkü en çok bunu biz istiyoruz. Bu ortaya çıksın, bu kişi neler yaptı bunun hesabını ona soralım, o da hesabını milletin yargısına versin ve bütün bunların hepsini biz ortaya çıkarmak için uğraşıyoruz. Herkes şuanda soruşturmada ve sanık durumunda tutuklular var. Hepsi bunun hesabını verecek.”
    “Başbakanlık Müşaviri ne sıfatla Adil Öksüz’le görüşür”
    Başbakanlık müşaviri Ali Sarıkoca’nın darbe girişiminin sabahında Öksüz’ü ziyaret etmesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığını ifade eden Bozdağ, “Siz Başbakanlıkta müşavirsiniz, gidiyorsunuz o darbeci ile konuşuyorsunuz. Ne sıfatla konuşuyorsunuz? Siz kimsiniz? Ne yapıyorsunuz? Onun için savcılık iddianamesinde bu da çok açık. O da sanıklardan bir tanesi bütün bunların hepsinin yargıda hesabını verecektir ve adalet burada yerini bulacaktır. Şunu da söyleyeyim Adil Öksüz de eninde sonunda bulunacak, Türkiye içinde veya Türkiye dışında nerede olursa olsun, sağ veya infaz edilmişse ölüsü mutlaka bulunacak ve sağ olması halinde yargının önüne çıkartılacaktır. Eninde sonunda bu işin kaçışı yok” diye konuştu.
    “Öksüz’ün yargıdan kaçırılmasında organizasyon olduğuna inanıyorum”
    Öksüz’ün tahliye edilmesine hükümetin bilgisi olmadığını söyleyen Bozdağ, şöyle konuştu:
    “Burada hükümetin bildiği bir şey yok. Buradan şunu söyleyelim, ‘Hükümet bunu biliyordu da öyle oldu’ diye bir şey yok. Hükümetin bildiği bir şey yok orada. Oradaki şey şu: O Adil Öksüz’ün yakalanmasından sonra oradaki kolluk görevlileri arasında geçen konuşmalar bunlar. Ama kolluk görevlileri bu konuşmaları kendi aralarında yapıyorlar, fakat üstlerine, sivil iradeye, siyasi otoriteye bu konuşmaların hiç birisi gitmiyor. Kimsenin ondan haberi yok. Bizim onlardan ne zaman haberdar oluyoruz, sizin gibi bu konuşmaları yapan kişiler hakkında soruşturma ve tahkikatlar sürerken ortaya çıkan ifadelerden haberdar oluyoruz. Öyle bir şey olur mu o darbeyi yapmış, o kadar vatandaşımızı şehit etmiş bu alçaklar, onu biz bulacağız, öyle yok yani, öyle kaçamaz. Gidemez de kimse de onu bırakamaz. Böyle bir şey olur mu? Ama bunlardan dediğim gibi hükümetin haberi yok, oradaki kolluk görevlileri belli ki çok açık bir şekilde bu görevlerini ya kasten ya da bilmeyerek, onu zaten yargılama sonunda ortaya çıkacak bunların hepsi ortaya.
    Orada bunun imam olduğunu öğreniyor, normalde yetkili amirini araması lazım, o amir de İçişleri Bakanlığı’na kadar yetkilerle bunu paylaşması lazım. Bir defa yetkiliyi aramıyor, başka birisini arıyor ve orada irtibatları kopartıyor onun için ben burada Adil Öksüz’ün yargının elinden kaçırılmasında ben bir organizasyon olduğuna inanıyorum. Bu organizasyon içinde olanların hepsi yargıya hesabını verecek. Hak ettikleri cezayı alacaktır. Onda hiç şüphe yok.”

  • Elbay: Asitli içeceklere dikkat

    Elbay: Asitli içeceklere dikkat

    Sıcaklar arttıkça serinlemek ve su kaybının oluşturduğu susuzluk etkisi ile soğuk içecekleri tercih ediliyor. Sıvı alımını artırmanın yazın en çok dikkat edilen noktalardan biri olduğunu ifade eden Beslenme ve Diyet Uzmanı Gökhan Elbay, tercih edilen içeceklerin genellikle yoğun kalorili olduğu ve kilo aldırabildiği bildirildi.
    Beslenme ve Diyet Uzmanı Gökhan Elbay, popüler kahveli, çikolatalı ve kremalı soğuk içeceklerin fazla miktarda şeker, yağı ve kalori içerdiğini söyledi. Elbay, “Hatta bazı içecek türlerinin kalorisi yoğun tatlıların kalorisiyle neredeyse aynı. Bazı türleri de oldukça fazla kafein içermekte. İçermeden önce kafein miktarını ve kalorisini göz önünde bulundurun. Günlük önerilen maksimum kafein alımının 200 miligram olduğunu düşünerek hareket edin. Eğer tüketilecekse şekersiz ve kremasız olarak sipariş verin” dedi.
    Asitli içeceklere dikkat
    Elbay, aç karna asitli içecek tüketilmemesini de dile getirerek, “Şekersiz olarak bilinen asitli içeceklerde yapay tatlandırıcılar bulunmaktadır. Uzun vadede tüketildiğinde iştah arttırıcı etkisi olduğu bilinmektedir; fakat daha önemlisi kanserojen etkileri de vardır. Kalori içermemesi bir avantaj olarak görünse de, bu tip zararları gözden kaçırılmamalıdır.
    Özellikle hamile bireyler, yapay tatlandırıcıların fetüse geçişi olabileceği için asla tüketmemesi gerekir. Mümkünse çocuklarınızın hiçbir şekilde asitli ve şekerli içecekler tüketmemesine özen gösterin” diye konuştu.
    “Meyve suyu meyvenin yerini tutmaz”
    Meyvelerin özellikle sıcak aylarda içeriğindeki antioksidanlar, vitamin ve minerallerle vücudu desteklediğini kaydeden Gökhan Elbay, “İçecek olarak sık sık meyve suları tercih ediliyor. Fakat meyve suları oldukça fazla miktarda şeker içermektedir. Yüzde 100 olanlar bir nebze daha fazla meyve konsantresi içerir. Fakat hiçbir zaman meyvenin yerini tutamazlar. Meyvenin kendisinin tercih edilmesi en sağlıklı olandır. Meyve suları kokteyl halinde daha fazla kalorili hale gelir. Soğuk çaylar kola gibi içeceklere nazaran asit içermese de yine oldukça fazla şeker içermektedir. Light olanlarının içinde yapay tatlandırıcı vardır. Soğuk çaylar, şeker eklenmiş çaydan farklı değildir. Evde kendi soğuk çayınızı yapmanızı öneririz. Limonata şeker, su ve limonun karıştırılmış halidir.
    Hazır satılan şekersiz limonatalar ise yine yapay tatlandırıcılar içermektedir. Evde az şeker ile yapılan limonataların tüketilmesini tavsiye ediyoruz. Bilinen en sağlıklı içecek sudur. İçerisine reyhan, nane, limon, şeftali gibi güzel aromaları olan meyvelerle birlikte soğuk tüketmeniz faydalı olacaktır.”

  • Bakan Bozdağ açılış ve temel  atma törenine katılacak

    Bakan Bozdağ açılış ve temel atma törenine katılacak

    Adalet Bakanı Bekir Bozdağ yarın Yozgat’a gelerek Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü İşyurtları Daire Başkanlığı tarafından organize edilen İşyurtları Fuarının açılışını gerçekleştirecek. Fuarda cezaevlerindeki işyurtlarında üretilen ürünler sergilenerek satışa sunulacak.
    Bakan Bozdağ tarafından açılışı yapılacak Adli Tıp Kurumu Yozgat Şube Müdürlüğü hizmet binasında aynı anda 3 otopsinin yapılabileceği iki otopsi salonu, 9 cenaze kapasiteli morg odası, skopi cihazı eşliğinde radyolojik görüntülemelerin yapılabildiği görüntüleme-tetkik odası bulunuyor. Hizmet binasında, biri geçici görevli olmak üzere iki adli tıp uzmanı, bir kimyager, bir otopsi teknikeri, bir otopsi teknisyen yardımcısı, bir teknisyen, bir temizlik görevlisi, 4 güvenlik personeli görev yapacak.
    Bakan Bozdağ’ın temelini atacağı Adalet Bakanlığı Personel Eğitim Merkezinde ise Adalet Bakanlığı merkez ve taşra teşkilatında görev yapan personelin hizmet öncesi, adaylık ve hizmet içi eğitim faaliyetleri gerçekleştirilecek. Adalet Bakanlığı Eğitim Dairesi Başkanlığınca yürütülen çalışmalar kapsamında 2019 yılında faaliyete geçmesi planlanan eğitim merkezi, Eskipazar 2. mıntıka Mahallesinde inşa edilecek.
    Yozgat Personel Eğitim Merkezinde; 5 adet 30 kişilik, 5 adet 60 kişilik, 1 adet 104 kişilik sınıf olmak üzere 11 eğitim sınıfında toplam 554 personele aynı anda eğitim verecek. Ayrıca 2 adet bilgisayar sınıfı, 1 adet yabancı dil sınıfı,1 adet ön büro danışma masası eğitim sınıfı, 1 adet duruşma salonu eğitim sınıfı, 1 adet mahkeme kalemi eğitim sınıfı, 1 adet interaktif sınıf ve 1 adet simülatör odası bulunacak. Eğitim sınıflarının yanı sıra 450 kişilik konferans salonu yer alacak.
    Eğitim Merkezinde ayrıca kursiyerlerin eğitimden arta kalan zamanlarını değerlendirebilecekleri 1 adet kütüphane, 1 adet internet odası, 2 adet kafeterya, 1 adet spor salonu, 2 adet fitness salonu, 2 adet sauna, 2 adet Türk hamamı, 2 adet fin hamamı, 1 adet çocuk oyun salonu, 1 adet bilardo/masa tenisi salonu, 1 adet hobi salonunun yanı sıra doktorluk, kuaför ve mescitler de yer alacak.
    Yarın gerçekleştirilecek açılış ve temel atma törenlerinde Hakimler ve Savcılar Kurulu üyeleri ile Adalet Bakanlığı’nın üst düzey bürokratlarının da katılması bekleniyor.

  • Halıköy Belediyesinde  toplu iş sözleşmesi sevinci

    Halıköy Belediyesinde toplu iş sözleşmesi sevinci

    Toplu iş sözleşmesi kapsammında ücret zammı birinci yıl birinci altıay için yüzde 10, ikinci altıay için yüzde 7, ikinci yıl birinci altıay için yüzde 7, ikinci altı ay için yüzde 7 artış yapıldı.
    Halıköy belediyesinde sosyal haklar hariç 2 Bin 670 TL maaş alan sendika üyesi için ilk altı ay için eline geçecek maaş tutarı 2 Bin 900, TL oldu.
    Hizmet İş Sendikası Başkanı Ferman Zararsız, Halıköy Belediye Başkanı Zeki Şimşek’e teşekkür ederek, şunları kaydetti: “ İşçinin alın teri kurumadan emeğinin karşılığını ödeyen, alın teri üzerinde pazarlık yapmadan toplu iş sözleşmesini imzalayan Halıköy belediye başkanımız Zeki Şimşek beye sendikamız, şahsım ve sendikamız üyesi işçiler adına teşekkür ederim. İmzalan toplu iş sözleşmesinin sendika üyelerimize hayırlı uğurlu olsun.”

  • Tarihi konaklar canlanıyor

    Tarihi konaklar canlanıyor

    Yozgat Belediyesi, 20 konağın kültür hayatına kazandırılması için çalışma başlattı. Yürütülen çalışmalar şehrin tarihi kimliğini ortaya çıkarırken, yürütülen tarihi çalışmalara Vali Kemal Yurtnaç’tan destek geldi.
    Yozgat Valisi Kemal Yurtnaç, Belediye Başkanı Dr. Kazım Arslan ile birlikte tarihi konaklarla ilgili yürütülen çalışmaları yerinde inceledi.
    Arslan’ın çalışmalar hakkında bilgilendirdiği Vali Yurtnaç, tarihi dokunun ilimizin kültürüne kazandırılması için yürütülen çalışmalar karşısında memnuniyetini dile getirdi.
    Vali Yardımcısı Şükrü Çakır, Alay Komutanı Selçuk Yıldırım, Milli Eğitim Müdürü Mehmet Tekin’in de katıldığı incelemeler sırasında Vali Yurtnaç, çalışmalarla yakından ilgilendi.
    Köseoğlu Mahallesi güzergahında gerçekleşen incelemeler sırasında çalışmalar hakkında bilgi veren Başkan Kazım Arslan, belediyeye ciddi yük getirmesine rağmen şehrin tarihi kimliğini yeniden kazandırmak için hiçbir fedakarlıktan kaçınmadıklarını söyledi. İnceleme sonrası açıklamalarda bulunan Vali Kemal Yurtnaç, tarihin yok olmuş, sahipsiz halini görmekten duyduğu üzüntüyü ifade etti.
    “Görünce insan üzülüyor, tarihi katletmememiz, yaşatmamız gerekiyor” diyen vali Yutnaç, belediyenin gerçekleştirdiği çalışmalar sayesinde Yozgat’ın bir Safranbolu olabileceğini vurguladı.
    Her şehrin tarihi doku üzerine kurulduğunu ve meydanların şehrin kimliğini, kültürünü temsil ettiğini hatırlatan Vali Yurtnaç, şunları söyledi:
    “Belediyemizin çok güzel çalışmaları var. İnşallah belediyemizle birlikte tarihi dokuya yönelik yürütülen çalışmaları destekleyeceğiz, şehrin tarihini yaşatacağız. Konakların hepsini kurumlara emanet edeceğiz, kurumların bütçelerinden bu konaklar belediye ile birlikte ortaklaşa bir şekilde tarihi ve kültürel zenginliğe sahip çıkmamız gerekiyor. Aksi takdirde gelecek nesillere beton, çirkin binaları miras bırakmak zorunda kalırız ki, o da bizim kültürel zayıflığımızdır, fakirliğimizdir. Önceki yıllarda hata edilmiş ama belediye başkanımızın bu gün ortaya koyduğu duruşu beğeniyorum, sonuna kadar destekliyoruz. Tarihi dokuyu tekrar canlandırmak bize en önemli sorumluluk, borçtur.”
    KURUMLAR TARİHİ KONAKLARDA
    HİZMET VERECEK
    Vali Kemal Yurtnaç, kamu kurumlarına tarihi konakların restorasyonu ile ilgili bütçe belirleyerek belediyenin çalışmalarına katkı sağlayacaklarını söyledi. Vali Yurtnaç, binaların restore edildikten sonra kamu binalarının belirli bölümlerinin buralarda hizmet verebileceğine dikkat çekti.
    Tarihi dokunun toplum hayatına kazandırılması için yürütecekleri çalışmalarla ilgili bilgi veren Vali Yurtnaç, “Zenginliklerin ortadan kaldırılmasına insanın içi acıyor. İlk etapta düşündüğümüz şey, kurumlarımıza birer, ikişer bütçesine koyup, planlayarak sahip olmaları, planlamaları, imar etmeleri ve kendi hizmetlerinde de tarihi dokuları kullanmaları. İlla ki tek binada hizmet verecekler diye bir kaide yok. Farklı birimlerini, bir şubelerini getirip konaklarda açar, hizmet ederler. Bu şekilde tarihi konaklar kullanılmış olur. Şu da kötü bir şey, biz bu binayı onardık, bıraktık. İşlemeyen demir pas tutar. Orayı da hayatın içerisinde kullanmak lazım. Ne olur, Kur’an kursu olur, yaz okulu olur, kütüphane olur, çocuklara çeşitli oyun alanı olur, halk eğitim kursları olabilir. Her şey yapabilirsiniz. Ama burayı öncelikle ayakta tutmak lazım, hep birlikte bu konuda bilinç oluşturmak gerekiyor. Ben belediyemize yaptığı çalışmalardan dolayı teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.
    KONAKLAR RESTORE EDİLİP VATANDAŞIN İSTİFADESİNE
    SUNULUYOR
    Belediye Başkanı Dr. Kazım Arslan, ise 1 tane olan konak sayısının çalışmaları devam edenlerle birlikte 20’ye çıkardıklarını belirtti.
    Kamulaştırılan 20 konaktan 7 tanesinin restore edildiğini kaydeden Arslan, Yozgat’ın tarihi dokusunu tekrar ayağa kaldırmak istediklerinin altını çizdi.Yozgat’ın belirli bölgesinde bir tarihi alan oluşsun, insanlar geldiği zaman gezebilecekleri, görebilecekleri vakit geçirebilecekleri bir bölge, bir mahalle olsun diye uğraştıklarının altını çizen Başkan Arslan, “Bu noktada sayın valimizin, valiliğin desteği önemli. Çünkü bunun altından bizim belediye olarak tek başına kalkmamız çok zor. Daha doğrusu çok uzun süreç alır. Kamu kurumları da bu işi üstlenirse valiliğin direktifleri ile bu iş daha da kolaylaşır. Herkes bu görevi biraz daha palaymış olur. Dolayısıyla kısa süre içerisinde Yozgat’a güzel bir tarihi, kültürel ve turizm alanı oluşturmuş oluruz. Geleceğe bırakacağımız şeyler de bunlardır” şeklinde konuştu.

  • Şerefli: 15 Temmuz’da ülkemiz büyük bir faciadan döndü

    Şerefli: 15 Temmuz’da ülkemiz büyük bir faciadan döndü

    15 Temmuzun asla unutulmaması ve gelecek nesillere aktarılması gerektiğini vurgulayan Sendika Başkanı Şerefli, “Ülke olarak geçtiğimiz 15 Temmuz’da faciadan dönüldü. Allah korusun FETÖ darbe girişimi başarılı olsaydı bugün Türkiye’nin ne hale geldiğini düşünmek bile insanların psikolojisini bozuyor. Bu kara günün tarihin sayfalarında hatırlanması ve unutulmaması için bizlerde sendika olarak etkinlikler düzenleyeceğiz ve yapılacak faaliyetlere de destek vereceğiz.”dedi.
    15 TEMMUZ TÜRKİYE’NİN BEKASINA, GELECEĞİNE YÖNELİK İHANETİN ADIDIR
    15 Temmuz’un Türkiye’nin bekasına, geleceğine yönelik ihanetin adı olduğunu vurgulayan Şerefli, “15 Temmuz’da vergilerimizle bizleri, vatanımızın korunması için alınan tankların, silahların ve uçakların namluları FETÖ’cü hainler tarafından milletimize çevrildiği o karanlık geceden aydınlık bir sabaha 241 şehit vererek uyandık.Yüzlerce de gazimiz var. Savaşta dahi saldırılmayan milletin meclisi (TBMM) kendi uçaklarımızla bombalanması kadar alçakça bir şeyle karşılaşmadık. Şehitlerimize bir kez daha Allah’tan rahmet diliyoruz. O geceden itibaren Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın son noktayı koyana kadar süren nöbetlerimize devam ettik. Bu yılda düzenlenecek anma etkinliklerine sendika olarak bütün üyelerimizle katılarak en ön saflarda yerimizi alacağız. Rabbim milletimize bir daha böyle acılar yaşatmasın.”diye konuştu.

  • Köy ziyaretleri devam ediyor

    Köy ziyaretleri devam ediyor

    Ekibi ile birlikte ilk önce Çekerek Hükümet konağı ve Çekerek Şehit Harun Koçak Devlet Hastanesinde incelemelerde bulunan Vali Yurtnaç, daha sonra Bayındırhüyük, Sarıkaya, Çakırköy, Kalederesi, Cemaloğlu ve Kahyalı köylerinde vatandaşlarla bir araya gelerek köylerin ve vatandaşların sıkıntılarını dinledi.
    Fırsat buldukça köyleri ziyaret edip sıkıntıları yerinde görerek çözüm üretme gayretinde olduklarını söyleyen Vali Yurtnaç, Süreyyabey Barajı etrafında bulunan ve bazı sıkıntıları olan Sarıkaya, Çakırköy, Kalederesi ve Kahyalı köylerinin sıkıntılarının da yakın zamanda giderileceğini söyledi.
    İlçe ve köylerdeki sıkıntıları daha önceden tespit ettiklerini belirten Vali Yurtnaç, “Geçtiğimiz yıl yaptığımız İlçe ve Köyler Yatırım İzleme ve Değerlendirme toplantıları ile ilçe ve köylerimizin sorunlarını tespit ettik. Şimdi ise her ay bir ilçede toplanarak tespit edilen sorunların ve yapılması gereken yatırımların gerçekleşme oranlarını kontrol ediyoruz. Fırsat buldukça da köylerimizi ziyaret ediyoruz ve sıkıntıları yerinde görerek çözüm üretmeye çalışıyoruz” dedi.
    Geçtiğimiz hafta ‘Daha Temiz Bir Çevre’ hedefiyle il genelindeki 572 köyün çevre temizliği için İl Özel İdaresi tarafından alınan 10 çöp kamyonu, 1 çöp taksi, 1 vidanjör, 1 gezici sinema, 5 cip ve 3 bin 200 adet çöp konteynerinin ilçelere dağıtımının Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ın katılımı ile gerçekleştiğini hatırlatan Vali Yurtnaç, “İl Özel İdaresi bünyesine kattığımız araçlarla artık köylerimiz şehirler gibi temiz olacak. Tüm köylerimizin çöpleri artık sürekli toplanacak. Şehirde yaşayan insanlara ulaşan hizmetler köylerimize de ulaşacak” diye konuştu.
    Köylerin altyapı sorunlarını da çözeceklerini kaydeden Vali Yurtnaç, il özel idaresi bünyesinde kurdukları yeni asfalt plentinin faaliyete geçmesiyle birlikte köy yollarının sıcak asfaltla kaplanması için çalışmalara başlandığını, bu yıl içerisinde ise 466 kilometre yol yapmayı hedeflediklerini sözlerine ekledi.Vali Kemal Yurtnaç’ın bu ziyaretinden oldukça memnun olduklarını dile getiren vatandaşlar, köylerine yapılan ve yapılacak olan çalışmalardan dolayı teşekkür ettiler.

  • Ziraat Fakültesi incelemelerde bulundu

    Ziraat Fakültesi incelemelerde bulundu

    Tarım topraklarında toprak düzenleyicisi olarak kullanılan Gidya, çoğunlukla planktonlardan oluşan, bitki ve hayvan atıklarını içeren, besin maddelerince zengin tortul bir malzemedir.
    Açık işletmecilik yapılan linyit sahalarında gidyanın dekapajı büyük bir sorun durumundadır.
    Linyit yataklarında kömür ve toprak arasındaki bir katmanı oluşturan gidya (gyttja), toprak düzenleyicisi olarak kullanılmaktadır.
    Bu materyal toprağın fiziksel yapısını ve kimyasal içeriğini iyileştirmede yardımcıdır. Alındığı derinliğe ve ayrışma derecesine bağlı olmakla birlikte, yüksek su tutma kapasitesi, düşük hacim ağırlığı, % 30’lara ulaşabilen toplam organik madde içeriği ile tarım arazilerinin su erozyonuna karşı korunmasında düzenleyici olarak kullanılabilir.

  • Sıcak havalarda beslenme uyarısı

    Sıcak havalarda beslenme uyarısı

    Dr. Karaaslan, sıcaklık artışlarının sağlık sorunlarını da beraberinde getirdiğini söyledi.
    Nem artışına bağlı olarak vücut ısısının da artmakta olduğunu ifade eden Karaaslan, “Yaz aylarının başlaması ile artan hava sıcaklıkları birtakım sağlık sorunlarını da beraberinde getirmektedir. Sıcaklık ve nem artışına bağlı olarak vücut ısısı artmakta ve metabolizma bu yeni duruma uyum sağlamaya çalışmaktadır.
    Kalp debisinde düşme, doku ve organlarda oksijenlenmede azalma, kalp atım sayısı ve kan basıncındaki artış nedeniyle yaz aylarında özellikle yüksek tansiyon, kalp yetmezliği ve koroner kalp hastalıklarında artış gözlenmektedir.”dedi.
    Sıcaklık artışı ve terleme ile birlikte su kaybının da arttığını anlatan Karaaslan açıklamasında şunları kaydetti:
    “Sıcaklıkların etkisiyle artan terleme ile birlikte su ve mineral kaybı sonucu, bayılma hissi, bulantı, baş dönmesi gibi sağlık problemleri de görülebilmektedir. Özellikle bebek ve çocuklarda ishal görülme sıklığı artmaktadır. Ayrıca sıcak havalarda besinlerin bozulma riski artmakta ve besin kaynaklı zehirlenmeler sık görülmektedir. Yaz sıcaklığından en çok etkilenenler çocuklar, yaşlılar, hamileler, kalp ve şeker hastalığı olan bireylerdir. Yaz aylarında sıklıkla görülen sağlık problemlerinin azaltılmasında sağlıklı beslenme ve bu konuda toplumun bilinçlendirilmesi son derece önemlidir.”
    Sıcaklık artışına karşın yeterli ve dengeli beslenilmesi gerekliliğini de belirten Yozgat Halk Sağlığı Müdürü Dr. Mehmet Akif Karaaslan şu uyarılarda bulundu;
    “Yaşamın her döneminde yeterli ve dengeli beslenme sağlığın korunması için esastır. Bu nedenle, dört besin grubunda bulunan besinlerden 3 ana ve 3 ara öğünde yeterli miktarlarda alınmalıdır. Kahvaltı günün en önemli öğünüdür.
    Yaz aylarında yapılacak kahvaltıda az yağlı peynirler, zeytin ve taze sebzeler bulunmalı, kafein içeren içecekler yerine de süt, meyve suyu, ıhlamur ve kuşburnu gibi bitki çayları tercih edilmelidir.
    Yaz aylarında yağlı besinlerin ve yağda kızartmaların tüketiminden kaçınılmalı; yemeklerde bitkisel sıvı yağların kullanılmalı, yemekleri pişirirken ise kızartma ve kavurma yerine haşlama, ızgara, kendi suyunda veya az suda pişirme gibi sağlıklı pişirme yöntemleri uygulanmalıdır.
    Yaz aylarında vücut direncini artırmak ve vücudun yeterli miktarda vitamin ve mineral alınmasını sağlamak için sebze ve meyve çeşitlerinden yararlanılması önemlidir.
    Günde en az 5 porsiyon sebze ve meyve tüketilmelidir. Kan şekerini hızla yükselten ve hızlı düşüren besinlerin tercih edilmemesi, basit karbonhidrat olan saf şeker ve şekerli besinler yerine kepekli ekmek, makarna, bulgur gibi lifli besinlerin tüketilmesine özen gösterilmelidir. Enerjisi yüksek hamur tatlıları yerine sütlü tatlılar, meyve tatlıları, dondurma gibi tatlılar tercih edilmelidir. Terleme ile artan sıvı ve mineral kaybının önlenmesi için yeterli sıvı alımı önemlidir.
    Ayrıca, yaşamın her döneminde yeterli sıvı alımı vücutta oluşan toksinlerin (zararlı öğeler) atılması, vücut fonksiyonlarının düzenli çalışmasında, metabolizma dengesinin sağlanmasında ve vücutta pek çok biyokimyasal reaksiyonun gerçekleşmesinde son derece önemli rol oynamaktadır. Bu nedenle, her gün en az 2-2.5 litre (12-14 su bardağı) su içilmeli, sıvı alımının karşılanmasında kahve, çay ve gazlı içecekler yerine süt, ayran ve meyve suyu gibi içecekler tercih edilmelidir.”

  • 15 Temmuz için güvenlik alarmı

    15 Temmuz için güvenlik alarmı

    15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü nedeniyle hazırlanan etkinlikleri çerçevesinde valilikler, emniyet müdürlükleri ve belediyelerde hazırlıklara başlandı. 10 Temmuz’da başlayacak demokrasi nöbetleri için gerekli tedbirlerin alınmasını isteyen valilikler, etkinliklerin yapılacağı meydanlarda, toplanma ve yürüyüş güzergâhlarını gözden geçirerek, herhangi bir aksaklığa meydan verilmemesini istedi.
    Valilikler güvenlik boyutuyla hazırlık yaparken, belediyeler de etkinliklerin yapılacağı alanların organizasyonu ve afişlerin hazırlıklarını yapıyor. Emniyet birimleri etkinliklerin olacağı meydanların çevresinde kuş uçurmayacak. Öncesinde çevrenin güvenliğinin alınması sağlanırken, alanlara gireceklerde tek tek aranacak.

  • Yozgatspor’da vefa zamanı

    Yozgatspor’da vefa zamanı

    Yozgat Belediye Başkanı ve Yozgatspor Kulüp Başkanı Kazım Arslan, makamında düzenlediği basın toplantısında ‘Vefa yılında dokunuş’ kampanyasının startını verirken ilk bağışı da kendisi yaptı.
    Yozgat Belediye Başkanı Kazım Arslan, Yozgatspor’un Yozgat’ta sosyal hayatın önemli bir parçası olduğunu söyledi. Kendilerinin Yozgat Belediyesi olarak 3 yıldır Yozgat’ın bu önemli değerine elimizden geldiği kadar sahip çıkmaya ve Yozgat’a layık bir şekilde temsil etmeye, ettirmeye çalıştıklarını belirten Arslan, “Bu sene lige yine şampiyonluk iddiası ile başlayacağız. Yozgat’ı Yozgat insanını heyecanlandıran bir kadro kuruldu. Şuanda bana göre şampiyonluğun en güçlü adaylarından bir tanesi Yozgatspor. Bu noktada istiyoruz ki Yozgat insanı da bu önemli değere katkıda bulunsun. Yozgatspor’un başarısı için elini taşın altına koysun. Biz tabi ki kurum olarak bunu sonuna kadar gücümüz yettiğince götüreceğiz ve Yozgat’ı en iyi şekilde temsil edeceğiz ama istiyoruz ki bunu Yozgatlılar da sahiplensin, bize yardımcı olsunlar ve başarıyı birlikte sahiplenelim. Bundan hareket ile Yozgatspor’a destek projesi başlattık. Bu projede yine Ramazan ayında yapmış olduğumuz ‘Dokunuş’ projesi bize ilham kaynağı oldu. Ona benzer ama bu defa ayağa gitmek suretiyle bir projeyi inşallah hep birlikte gerçekleştireceğiz. Dokunuş projesinde yer alan arkadaşlarımızdan bir gurup ve belediyemizden bir arkadaşımız ile birlikte 5 kişilik bir grup oluşturduk ve bu gurup Yozgat’ı seven, Yozgatspor’u seven insanlara gitmek suretiyle Yozgatspor için bir katkı sağlamaya çalışacak. Burada öncelikli olarak fedakarlığı da bizim yapmamız lazım. Ben şuan itibariyle bu projeye start vermiş oldum. İlk desteği yapmak suretiyle Yozgatspor hesabına ödememi yaptım. Burada projemizin amacı Yozgatspor’a dokunmak, Yozgatspor’a vefa bunu da bin liralık bir ödeme ile göstereceğiz. İnşallah bu bin liralar toparlanmak suretiyle Yozgatspor’un bu sene ki maddi kaynağını da bu şekilde oluşturmuş olacağız. Bu şekilde katkıda bulunan hemşehrilerimize Yozgatspor vefa kartı adı altındaki kartımızı arkadaşlarımız taktim edecekler. Bu vefa kartı karşılığında da hemşehrimiz alt limit bin lira olmak kaydıyla gönlünden kopan bağışı yapacaklar. Sayın Valimiz ile de görüştük. Sağ olsunlar bu sene Yozgatspor’un başarısı için kendileri de bizlere destek verecekler. Yine Belediye Meclis üyelerimiz belediye meclisi toplantısı esnasında Yozgatspor’a bu katkılarını sunacaklar. Mahalle muhtarlarımız bu gün yine toplanıyorlar onlar da takımımıza desteklerini sunacaklar. Biz istiyoruz ki bu sene ilçelerimiz de bu işe katılsın. Bu kampanyayı hem ilçeler nezdinde, hem Yozgat merkezi nezdinde hem de Ankara ve İstanbul nezdinde devam ettireceğiz. Umuyorum ki kısa süre içerisinde Yozgatspor’un bu seneki ihtiyacı olan kaynağı hep birlikte sağlamış olacağız. Bu aynı zamanda sahiplenmeyi getirecek. Eğer insanlar bir olayın içerisine katkı sunarlarsa onu daha çok sahiplenirler bu aynı zamanda bize o katkıyı sağlamış olacak. Vefa kartımız dışında bir de taraftar kartımız bulunuyor. Taraftar kartımız da daha düşük gelir gruplarına yönelik olarak hazırladık bunda da alt limiti 100 lira olarak belirledik’’ dedi. Toplantı sonrasında Belediye Başkanı Kazım Arslan vefa projesine ilk desteği verdi.
    Daha sonra vefa ekibi Yozgat Valisi Kemal Yurtnaç’ı makamında ziyaret etti. Kemal Yurtnaç, bu sene Yozgatspor’un başarısı için taşın altına kendilerinin de elini koyduğunu dile getirdi. Yozgatspor için başlatılan ‘Vefa yılında dokunuş’ projesine kendisinin de destek verdiğini de dile getiren Yurtnaç, “Bu sene inşallah Yozgatspor Yozgatlıların da desteği ile şampiyon olacaktır. Ben de kendimi bir Yozgatlı olarak benimsedim ve kendimi bir Yozgatlı gibi Yozgat’ın hizmetine adadım. Yozgatspor’un bu sene şampiyon olabilmesi içinde bizler üzerimize düşen görevi yapacağız. Bu projeye ben de bin lira vererek ilk desteği vermek istedim. Umarım bu sene Yozgatspor için çok iyi bir yıl olur. Yozgatspor bulunduğu bu noktayı hak etmiyor. Takımımız daha üst liglerde oynamalı en azından ikinci ligde mücadele etmelidir. Biz Yozgat Valiliği olarak Yozgatspor’un da futbolcu alt yapısını oluşüturacak bazı projeler hazırlıyoruz. Yozgat’ta amatör sporun gelişmesine yönelik çalışmalarımız bulunuyor. Yozgat’ta amatör sporumuz gelişir kalite ne kadar çok yükselir ise Yozgatspor’un altyapısı da o denli yükselir. Bizler biliyoruz ki taşıma suyla değirmen dönmez. Bu nedenle Yozgatspor’un alttan futbolcu alması gerekiyor. Bu nedenle de bizler buna destek olmak için Yozgat’ta amatör sporun daha iyi seviyelere gelmesi ve gençlerimizin başarılı bir şekilde yetişmeleri için projeler hazırladık inşallah bu projelerimizi de en kısa zamanda haya geçirmek istiyoruz’’ diye konuştu.
    Vefa ekibi Vali Kemal Yurtnaç’ın ardından Yozgat İl Genel Meclisi Başkanı Halil Şahbaz’ı ziyaret etti. Şahbaz da Yozgatspor’a destek olmak amacıyla vefa karttan alarak bin liralık bağışta bulundu. Şahbaz Yozgatspor’un artık bulunduğu noktadan daha üst sıralara çıkması gerektiğini Yozgat’ın ve Yozgatspor’un amatör ligi hak etmediğini dile getirdi.

  • Çağrı merkezine gelen  sorular şaşırtıyor

    Çağrı merkezine gelen sorular şaşırtıyor

    Yaklaşık 4 ay önce Yozgat Belediyesi bünyesinde kurulan çağrı merkezine günde 500’ün üzerinde çağrı geliyor. Çok sayıda vatandaşın problemlerine cevap veren çağrı merkezi personeli, kendilerine yöneltilen ilginç talep ve istekleri de yine belediye dışındaki ilgili birimlere yönlendiriyor. ‘Bakan geçecek yolda eşek var eşeği çekin’, ‘Ramazan’da belediye tarafından kurulan iftar çadırında bugün menü de ne var.’, ‘Otobüste çocuğumu unuttum, çoğumu bulun.’,’Komşum köpeğimi kaçırdı. Komşumdan şikayetçiyim’ gibi ilginç istek ve talepler Yozgat Belediyesi Çağrı Merkezi’ne yöneltilen soruların birkaçını oluşturuyor.
    Yozgat Belediye Başkan Yardımcısı Talip Karslıoğlu,”Vatandaş çağrı merkezimizden memnun. Onların şikayetlerini alıyoruz ve ilgili birimlere yönlendiriyoruz. Sorunlarını giderdikten sonra da onlara geri dönüş yapıyoruz. Vatandaşımızdan bolca teşekkür alıyoruz” dedi.Vatandaşların istek, talep ve şikayetlerini dinleyip gerektiğinde belediye dışından da olsa ilgili birim ve kurumlara vatandaşı yönlendirdiklerini söyleyen Çağrı Merkezi Halkla İlişkiler Uzmanı Sevim Gözde İlbay ise,”Bizi amacı dışında da arayan vatandaşımız oluyor ama bu bizim yetki alanımız dışında deyip onları geri çevirmiyoruz. İlgililerle bağlantı kurup bir şekilde sorunlarına çözüm buluyoruz” şeklinde konuştu.Yozgat halkının kendilerine alıştığını ve vatandaşların bizzat çağrı merkezine gelerek kendileriyle tanışmak istediklerini söyleyen İlbay, zaman zaman vatandaşların çağrı merkezi personeline bağırmalarından da yakındı.

  • Türkiye üçünçüsünden  Güneşer’e ziyaret

    Türkiye üçünçüsünden Güneşer’e ziyaret

    Yozgat’ın ismini en iyi şekilde temsil eden Mustafa Kağan Zararsız’ı kutlayan Güneşer, Yozgat’ın son yıllarda her spor dalında önemli başarılar elde ettiğini ifade etti. Sporculara en iyi imkanları sunmak için çaba sarfettiklerini belirten Güneşer, Zararsız’ın bundan sonraki şampiyonalarda da ismini duymak istediklerini belirterek, başarılarının devamını diledi. Sporcuyu ayrıca Okul Müdürü Emrullah Özer de kutlayarak bundan sonraki spor hayatında kendisinden daha büyük başarılar beklediklerini ifade etti.

  • Böyükata’dan öğrencilere eğitim

    Böyükata’dan öğrencilere eğitim

    Bozok Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Mustafa Böyükata, Trabzon Bilim ve Sanat Merkezi Müdürlüğü tarafından Özel Yetenekleri Geliştirme Programı ve Proje Programında eğitim gören, 7.-10. sınıf öğrencileri ile Bilim ve Sanat Merkezi öğretmenlerine yönelik olarak 01 – 02 Temmuz 2017 tarihlerinde düzenlenen “Proje Eğitimi” etkinliğine katkı verdi.
    Eğitim etkinliğinde Bozok Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Böyükata ve Karadeniz Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Uğur Çevik de gönüllü olarak eğitmenlik yaptılar. İki gün olarak planlanan ve kamp havasında düzenlenen eğitim programına 21 öğrenci ve 5 öğretmen katıldı.
    Etkinliğe ilişkin yaptığı değerlendirmede Prof. Dr. Mustafa Böyükata, “Trabzon’un genç beyinleri ile birlikte olmaktan son derece mutlu oldum. Trabzon Bilim ve Sanat Merkezi’nin özverili yöneticileri ve öğretmenleri ile son derece aktif, hareketli ve öğrenmeye hevesli öğrencileri geleceğe dair umutlarımızı tazeledi. Bu gençlerin bir kısmı değil tamamı Türkiye’nin geleceğine yön verebilecek niteliklere sahipler. Eğer gerekli ve yeterli özen ve ilgi gösterilebilirse, Türkiye’nin uzun vadeli hedefleri için her biri çok önemli katkılar verebilir. Kısa süreli etkinlikte çok sınırlı bilgiler edindirmeye çalıştık. Önemli bir boşluğun giderilmesine dönük çalışmalara katkı verdiğimizi düşünüyorum. Bu eğitim etkinliğinde de proje konusunda teknik bilgi ve birikimleri paylaşma fırsatı oluşmuştur. Ancak yapılan işle yetinmemiz mümkün değildir. Daha fazlasına ve uygulamada ilerleme sağlanmasına gayret etmeliyiz. Proje tabanlı çalışmaların artırılması ve geliştirilmesi sağlanmalıdır. Bu yönde, gençlere erken yaşlarda donanım kazandırmak gerekir. Program çerçevesinde yapılan çalışmalar bir gönül işidir. Gönüllülük faaliyetlerinin toplumumuzda ve özellikle de eğitim kurumlarında çok daha yaygın ve etkin olmasına çaba göstermeliyiz” dedi.
    Öğrenci ve öğretmenlerin memnun kaldığı programın sonunda yararlanıcılara Katılım Belgesi dağıtıldı. Etkinlik Başkanlığını Üstlenen Trabzon Bilim ve Sanat Merkezi Müdürü Abdulvahap Altın tarafından, Prof. Dr. Uğur Çevik ve Prof. Dr. Mustafa Böyükata’ya katkılarından dolayı teşekkür ederek belge takdim edildi.

  • Merhaba Yozgat Gazetesi 10 yaşında

    Merhaba Yozgat Gazetesi 10 yaşında

    Bu yıl 10’uncu kuruluş yıl dönümünü kutlayan Merhaba Yozgat Gazetesi’ni, yeni yaşında Yozgat Vali Yardımcısı Adem Yılmaz, Yozgat Belediye Başkanı Kazım Arslan, Bozok Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Salih Karacabey, Belediye Başkan Yardımcısı Talip Karslıoğlu ve ulusal basın temsilcileri de yalnız bırakmadı.
    Düzenlenen kuruluş yemeğinde bir araya gelen Merhaba Yozgat Gazetesi personeli ve konuklar, Yozgat’ın sorunlarını ve bu sorunlara getirilebilecek çözüm önerilerini istişare ederek sohbet ettiler.
    Merhaba Yozgat Gazetesi Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Muhammed Recayi Büyüksoy, 10 yıl önce hayırlı bir günde gazetenin ilk sayısını çıkardıklarını belirterek, “Kandil gününde gazetemizin ilk sayısını çıkarmıştık.
    Hep birlikte kuruluşumuzu konuşuyorduk. Zaman öyle hızlı geçiyor ki bugün gazetemizin 10’uncu yıl dönümü vesilesiyle bir aradayız. Merhaba Yozgat gazetesi olarak ilk günkü çizgimizi bozmadan, gelişerek ve büyüyerek hedeflerimiz doğrultusunda adım adım ilerliyoruz. Bizleri bu mutlu günümüzde yalnız bırakmayan herkese teşekkür ediyoruz. Allah nice 10 yıllar görmeyi nasip etsin” dedi.

  • Trafik denetimleri sıklaştı

    Trafik denetimleri sıklaştı

    Atatürk Yolu üzerinde araçları durdurarak emniyet kemeri ve plaka kontrolü yapan Trafik Şube Müdürlüğüne bağlı ekipler, sürücülerin ve araç içerisinde bulunan kişilerin olası bir kazaya karşı güvende olmaları bakımından emniyet kemeri takmalarının önemini anlatıyor.
    Hafta içi ve hafta sonu sıklıkla gerçekleştirilen denetimlerde ekipler, sürücülerin Genel Bilgi Taraması (GBT), standart dışı plaka, emniyet kemeri ve hız kontrolü yapıyor.
    Yapılan kontrollerde kusurlu bulunan araç sürücülerine gerekli cezai işlemler uygulanıyor.

  • Açıkel’den spora ve sporcuya destek

    Açıkel’den spora ve sporcuya destek

    Sarıkaya’da sporla uğraşan veya yeni başlamak isteyen gençlerimize yönelik olarak yaklaşık 12 farklı branşta spor kursu başlamış bulunmaktadır. Yöneticilerin talebi üzerine Sarıkaya Belediye Başkanı Av. Ömer Açıkel’ de spora ve sporcularımıza destek maksadıyla 22 kalemden oluşan toplam 300’e yakın spor malzemesinin sıfır olarak tedarik edilmesini sağlayıp sporcuların kullanımına kazandırmıştır.
    Yapılan bu yardımlardan dolayı İlçe Gençlik Hizmetleri ve Spor Müdürü Ahmet Taşdemir, kurs hocaları ve beraberlerinde bazı genç sporcularla Belediye Başkanı Av. Ömer Açıkel’e teşekkür ziyaretinde bulundular.
    Başkan Açıkel teşekkür ziyareti esnasında yapmış olduğu kısa konuşmada şunları belirtti; ”İlçemiz gençlerine spor sevgisinin aşılanması için, sağlıklı bir yaşam için ve sporun ne denli önemli bir aktivite olduğunu anlatmak için biz Sarıkaya Belediyesi olarak ve şahsım adına elimizden gelen her türlü desteği vermeye hazırız. Siz değerli eğitimcilerimize de bu tür güzel ve anlamlı faaliyetleri ilçemizde gerçekleştirerek ilçemize kattıklarınız için teşekkür ederim.”dedi.

  • Şerefli: Öğretmen alımlarında  mülakat uygulaması yanlış

    Şerefli: Öğretmen alımlarında mülakat uygulaması yanlış

    Konuya ilişkin açıklama yapan Şerefli, şu ifadelere yer verdi; “Genel Yetkili Sendika olarak, Öğretmenler odasının psikolojisini bilen mesleki örgütlenme olarak mesleğin bugüne ve geleceğine dair perspektifleri yaptığımız araştırma ve anketlerle de açıkça ortaya koyarak, cezbi yollar varken ve arzulanıyorken cebri yollara tevessül etmek birçok tartışmayı yeniden başlatacak, kimseye bir şey kazandırmayacaktır, ifadelerini sık sık tekrar ettik.
    Tek başına sözleşmeli öğretmenlik uygulaması çok ciddi bir problem iken, atanacak öğretmen seçiminin mülakatla yapılması, yapılan mülakatlar çerçevesinde adayların kazanma ya da kaybetme nedeninin objektif bir şekilde izah edilememesi adalet duygusunu zedeler. Yıllarca emek vererek okumuş ve birçok yazılı sınavdan geçmiş öğretmen adaylarının farklı komisyonlarca bir kaç dakikalık mülakatla elenmesi adalet duygusunun zedelenmesine neden olacağını daha o günden ortaya koyduk.
    Standardı tartışmaya açık, çoklu komisyonlarca yapılan böyle bir istihdamın öğretmen olanların sevincinin değil, olamayan mutsuz çoğunluğun haykırışının daha çok ses getireceği, adaletin tesisinin zor olacağını bu uygulama durdukça biz de karşı duracağımızı tekrar tekrar vurguladık.
    Nihayet birkaç kez alım yapıldıktan sonra 668 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile uygulanmaya başlanan sözleşmeli öğretmenlik istihdamı, mülakat değerlendirmesi yüzünden daha önce dikkat çektiğimiz ve yetkilileri uyardığımız boyutlarıyla tartışmaya açıldı.
    Milli Eğitim Bakanlığı, maşeri vicdanı yaralayan, hakkaniyet ölçütleri her hâlükârda tartışmaya açık olan her geçen gün çıkmaza giren sözleşmeli öğretmenlik istihdamı uygulaması yeniden tartışmaya açıldığı bu bayram günlerinde tartışmayı bir müjdeyle sonlandırmalı, mülakatla öğretmen alımından da bir an önce vazgeçtiğini duyurmalıdır.”

  • Yozgatspor 1959 futbol okulu açıldı

    Yozgatspor 1959 futbol okulu açıldı

    Altyapıya verdiği önemi geçen sene gösteren Yönetimin eğitimi tabana yaymak, küçük yaştaki çocuklara futbolun inceliklerinin öğretilmesi amacıyla olur verdiği Futbol Okulu kayıtları tamamlandı. 8-9 yaş çocuklara yönelik dün startı verilen ve ailelerinde büyük ilgi gösterdiği yaz spor okulunda miniklere futbolun incelikleri, tekniği öğretilmeye çalışılacak. Yozgatspor’un geleceğini kurtarma açısından da büyük önem taşıyan futbol okuluna Altyapı antrenörlerinin tamamı refakat etti.
    Altyapı Antrenörlerinden Nihat Tinel, 8-9 yaş arasındaki bütün çocukları açacakları yaz spor okuluna beklediklerini belirterek bünyelerinde yer alan Yozgat’ın en yetenekli oyuncularının yanına yeni yetişmeye başlayan diğer yetenekli oyuncuları katmak amacında olduklarını ifade etti. Tinel, “Biz Yozgat 1959 FK olarak Türk Futboluna Yozgat’tan yetenekli oyuncuları kazandırmak amacındayız. Bu nedenle de Yaz Spor Okuluna katılan ve yeteneklerini sergileyen öğrencilerimizi bünyemize katarak onların kendilerini geliştirmelerini ve ileride büyük bir oyuncu olmaları için çalışacağız” dedi.

  • Karaaslan’dan sıcak hava uyarısı

    Karaaslan’dan sıcak hava uyarısı

    Halk Sağlığı Müdürü Dr. Mehmet Akif Karaarslan, yaptığı açıklamada, aşırı sıcakların çeşitli sağlık problemlerini de beraberinde getirdiğini belirtti. Sıcaklık ve nem artışına bağlı olarak vücut ısısının artarak, metabolizma bu yeni duruma uyum sağlamaya çalıştığını kaydeden Dr. Karaarslan, “Normalde terleme ile vücut ısısı dengede tutulmaya çalışılır. Ancak aşırı sıcaklarda sadece terleyerek vücut ısısı dengede tutulamaz. Yaşlılar, bebekler ve kronik hastalığı olanlarda terleme mekanizması ile vücut ısısının dengede tutulması her zaman mümkün olmayabilir. Yine ortamdaki nem oranı yüksekse terleme suretiyle vücut ısısı yeterli düzeyde düşmeyebilir. Ayrıca şişmanlık, herhangi bir hastalığa bağlı yüksek ateş, aşırı sıvı kaybı, kalp hastalığı, ruh ve sinir hastalığı, alkol ve uyuşturucu madde kullanımı ile tedavi amaçlı bazı ilaçların kullanımı da sıcak havalarda terlemeyi etkileyen diğer faktörlerdendir. Bu gibi durumlarda yükselen vücut ısısı beyin ve diğer hayati organlarda hasara yol açabilir” dedi.
    Dr. Karaarslan, Aşırı sıcaklardan en çok 65 yaş üstü yaşlıların, dört yaşından küçük çocukların, açık alanda çalışanların, hamilelerin, kronik hastalığı olanların etkilendiğini belirterek, özellikle kronik hastalığı bulunan ve yalnız yaşayan yaşlıların en çok risk taşıyan gruplar olduğunu ifade etti.
    Aşırı sıcaklıklardan korunmak için tavsiyelerde bulunan Dr. Karaarslan, şunları söyledi: “Günün en sıcak saatlerinde 10.00-16.00 mecbur kalınmadıkça dışarı çıkılmamalıdır. Yoğun fiziksel aktivite ve spor yapmak için sabah ve akşam saatleri tercih edilmeli, her bir saatlik spor için en az 2-4 bardak sıvı alınmalıdır. Ağır fizik aktivitelerden kaçınılmalıdır. Risk altındaki yetişkinler ve yaşlılar, günde en az iki kez güneş veya sıcak çarpması yönünden izlenmelidir. Bebekler ise bu açıdan daha sık izlenmelidir. Bebek, çocuk, engelliler ve hayvanlar kapalı ve park etmiş araçlarda kesinlikle bırakılmamalıdır. Araçların iç ısıları, klima olsa dahi park edildikten çok kısa süre sonra yükselmektedir. Araç terk edilirken herkesin dışarı çıktığından emin olunmalıdır. Kapalı alanlar iyi havalandırılmalıdır. Güneş gören pencereler perde güneşliklerle gölgelendirilmelidir. Vücut ısısının yükselmemesi için sık sık duş alınmalı; bunun mümkün olmadığı durumlarda ayaklar, eller, yüz ve ense soğuk suyla ıslatılmalı veya silinmelidir.”
    “En 2 litre su içilmeli”
    Beslenme ve sıvı alımı konusunda da uyarılarda bulunan Dr. Karaarslan, “Susuzluk hissi olmasa bile her gün en az 2-2,5 litre sıvı tüketilmelidir. Kahvaltıda az yağlı peynirler, zeytin ve taze sebzeler bulunmalı, kafein içeren içecekler yerine de süt, meyve suyu, ıhlamur ve kuşburnu gibi bitki çayları tercih edilmelidir. Yağlı besinlerin ve yağda kızartmaların tüketiminden kaçınılmalı; yemeklerde bitkisel sıvı yağlar kullanılmalıdır. Yemekleri pişirirken kızartma ve kavurma yerine haşlama, ızgara, kendi suyunda veya az suda pişirme gibi sağlıklı pişirme yöntemleri uygulanmalıdır. Vücut direncini artırmak ve vücudun yeterli miktarda vitamin ve mineral almasını sağlamak için bol miktarda sebze ve meyve tüketilmelidir. Terleme ile artan sıvı ve mineral kaybının önlenmesi için her zamankinden daha fazla miktarlarda sıvı alınmalıdır. Sıvı alımında su içmek esas olmakla beraber, su dışı sıvı alımında kahve, çay ve gazlı içecekler yerine süt, ayran ve meyve suyu gibi içecekler tercih edilmelidir. Eğer doktor tarafından sıvı alımı kısıtlanmış veya idrar söktürücü ilaç kullanılması söz konusu ise ilgili doktora başvurmak gerekir. Mide kramplarına neden olabileceği için çok soğuk ve buzlu içecekler tercih edilmemelidir. Kafein, alkol ve fazla miktarda şeker içeren içecekler vücuttan daha fazla sıvı kaybına yol açtığı için tüketilmemelidir. Dışarıda ve açıkta satılan yiyeceklerin, tüketiminden kaçınılmalı, çabuk bozulma riski olan besinler açıkta bekletilmemeli, besinlerin hazırlanması ve pişirilmesi aşamalarında hijyen kurallarına özen gösterilmelidir” ifadelerini kullandı.

  • Hem kendileri hemde  dönerler pişiyor

    Hem kendileri hemde dönerler pişiyor

    Yozgat’ta ekmek parası için kavurucu sıcaklarda ocak ateşi önünde çalışan ustalar akşamı zor ediyor. Sıcak havalarda diğer meslektaşları gibi ocak başında çalışmak durumda kalan döner ustası Fatih Yüce,”Döner ocağı başında sıcaklık ortalama 50 derece oluyor. Bu sıcaklıkta döner işiyle uğraşmak bizi zorluyor. Ancak ocağımızın başında ekmek parası için çalışmak zorundayız. İşimizi severek yapınca zorluğu gözümüz görmüyor” dedi. Meydan yerinde döner işiyle uğraşan döner ustası Kazım Er ise,”Uzun yıllar bu işle uğraşıyorum. Ekmek paramızı çıkarabilmek adına her yıl bu sıcak havalarda çalışmaya devam ediyorum. Sıcak hava bizi çok zorlasa da bir süre sonra bünyemiz bu duruma alışıyor” şeklinde konuştu.

  • Mezhabane yapımı devam ediyor

    Mezhabane yapımı devam ediyor

    Toplam 500 metre kare kapalı alan, 3 ayrı soğuk hava deposunun bulunduğu yeni mezbahane Sağlık Bakanlığı, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ve Avrupa standartlarına uygun olarak yapılacak. Devam eden mezbahane çalışmaları hakkında açıklamalarda bulunan Akdağmadeni Belediye Başkanı Suphi Daştan, “Yapımına devam ettiğimiz yeni mezbahane, modern kesim üniteleri olan günde 200 büyük baş ve 200 küçükbaş hayvan kesimi yapabilecek kapasitededir. 500 metre kare kapalı alanı olan mezbahanede ayrıca 3 adet soğuk hava deposu bulunmaktadır. Sağlıklı koşullarda ve veteriner denetiminde yapılacak kesimlerle, ilçemizde hayvancılığa ayrı bir boyut getirecek olan yeni mezbahane tamamen hijyenik koşullarda halkımıza hizmet verecektir” dedi. Yeni mezbahane yapımının kısa süre içerisinde tamamlanacağını da söyleyen Daştan,”Akdağmadeni Belediyesi olarak yine standartları yükselterek bölgesine örnek olacak bir projeyi daha tamamlamak üzereyiz. Yapımı tamamlandığında hijyenik koşullarda kesim yapılan, denetimlerin eksiksiz gerçekleştirildiği, kapasitesi geniş olan yeni mezbahanemizin ilçemize ve bölgemize hayırlı olacağını düşünüyorum” şeklinde konuştu.