Gezi Programı ile ilgili bilgi veren, Nevşehir Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Okan Yılmaz; “Tarım sektöründeki ürün çeşitliliğinin artırılması, meyve üretiminin teşvik edilmesi ve geliştirilmesi, çiftçinin ürettiği üründen yeterli oranda gelir elde etmesinin sağlanması, çiftçilerimizin pazar sorunu olmayan ürünler ile ihracata yönelik alternatif ürünler yetiştirmeye teşvik edilmesi bakımından; Yozgat’ta tesis edilen örnek meyve bahçelerinin yerinde görülmesi, değerlendirilmesi ve çiftçilerin birbirleriyle üretim ve pazarlama konularında görüş alış verişinde bulunması sağlamak amacıyla, Nevşehirli çiftçilerimiz için, Müdürlüğümüzce Yozgat’a Tarımsal Gezi Programı düzenlenmiştir.
Yapılan gezi programına; Ürgüp, Avanos ve Gülşehir ilçelerimizden, ağırlıklı olarak meyve üretimi yapan; çiftçilerimiz ve muhtarlarımız ile Ziraat Odası temsilcileri ve Müdürlüğümüz Teknik Personelleri katılmıştır.” dedi.
İl Müdürü Yılmaz; önümüzdeki dönemde de, bu tür projeleri yerinde görmek, değerlendirmeler ve paylaşımlarda bulunmak üzere, Nevşehirli çiftçiler için tarımsal amaçlı gezi organizasyonlarının yapılmaya devam edileceğini belirtti.
Kategori: Gündem
-

Çiftçilerden Yozgat’a tarımsal gezi programı
-

BEYDER’den “Modern zamanda aile” konulu konferans
BEYDER Konferans Salonunda gerçekleşen konferansa özellikle gençlerin katılımı yoğun oldu. Sohbetini iki kısımda anlatan Türüdi, birinci bölümde gençlere nasihatlerde bulunarak, “Kendiniz gibi birini bulun şekilciliği bırakın.
Dört dörtlük kimse yoktur, mükemmeliyetçi olmayın,Dindarlığınıza göre seçim yapın. Harcamalarınızı kontrol altında tutun.” gibi tavsiyelerle evlilikte nelere dikkat edilmesi gerektiği konusunda bilgilendirmelerde bulundu.
Sohbetin ikinci kısmında ailede “huzur”u bozan şeylere değinen Türüdi, “Dinin ve dindarlığın yanlış anlaşılması, erkek ve kadın fıtratlarının bozulması zekâya tapan eğitim sistemi, nefis perestlik, özgür birey olma ideali”sebeplerinin ailede huzuru bozduğunu ayrıntılarıyla anlattı.
Son yıllardaki boşanma oranlarıyla da ilgili bilgi veren Türüdi, katılımcılardan gelen sorulara da cevaplar vererek sohbetini sonlandırdı. -

KOSGEB destek faydalanıcıları bilgilendirildi
ORAN Yozgat Bürosu Salonunda düzenlenen İyi Uygulama örnekleri ile ilgili bilgilendirme toplantısında konuşan KOSGEB İl Müdürü Mustafa Işık, KOSGEB tarafından açılan kursların asıl amacının girişimcileri desteklemek ve yaygınlaştırmak olduğunu belirtti.
KOSGEB tarafından desteklenen ve desteklenmeyen sektörler hakkında bilgi veren Işık, “Bu tür kurslar sayesinde istihdam alanlarını genişletmeyi hedefliyoruz. Bu tür kurslarımız KOSGEB ve diğer kurum ve kuruluşlar tarafından verilmektedir. Ayrıca eğitime katılan girişimci adaylarımızdan herhangi bir ücret alınmaz.” dedi. -

Gelinlikler kışın hazırlanıyor
Yozgat’ta kış mevsimine girilmesiyle birlikte düğün sezonunda iyiden iyiye azalma olduğunu söyleyen Hayalim Moda Evi ve Pırlanta Moda sahibi Kenan Türkoğlu, bununla birlikte gelinlik satışlarında da düşüş yaşandığını dile getirdi. Yazın gelinlik satışlarının çok fazla olduğunu belirten Türkoğlu, kışın bu yoğunluğu yakalayabilmek için gelinlikte kampanya başlattıklarını ifade etti.
Kış mevsiminde yaptıkları gelinlik kampanyaları sayesinde yazın düğünü olan vatandaşların kampanyadan yararlanmak için şimdiden sipariş verdiğini vurgulayan Türkoğlu, “Düğün sezonu Nisan ayı itibariyle başlar, Ekim ayında itibariyle biter. Kış aylarında fazla düğün olmaz ama düğün salonlarının olması dolayısıyla ayda 3-4 gelinlik sattığımız oluyor. Yazın çok yoğun oluyoruz ayrıca kişiye göre özel dikimde gerçekleştiriyoruz. Yazın çok yoğunuz kışın tam tersi ama yine de işlerimiz iyi. Eskiden düğün salonları yoktu bu yüzden kış döneminde pek düğün olmazdı. Ama artık düğün salonlarında, kışında düğün yapılıyor. Bizim de işimizi artırıyor ve satış yapabiliyoruz. Kışı bu şekilde geçiriyoruz” dedi.
Kış mevsiminde gelinlik fiyatlarının yarı yarıya düştüğünü açıklayan Türkoğlu, “Kışın gelinlik fiyatlarında azalma oluyor. Yazın sattığımız gelinliği kışın neredeyse yarı fiyatına düşürüyoruz. Kampanyalarımız kışın daha cazip oluyor. Elimizde olan gelinlikleri şu an 300 lira ila bin 500 lira arasında satıyoruz. Bunun içerisinde bindallısını, tacını, duvağını, fesini, çarığını, çiçeğini hepsini hediye veriyoruz. Ocak ayında müşteriler gelirler ve Ağustos ayının siparişlerini alırız. Fiyatlarını ise Ocak ayına göre veririz. Çünkü kışın işler olmadığı için yazı yakalayabilmemiz gerekiyor” şeklinde konuştu. -

Kahvaltıların vazgeçilmezi ‘Omaç’
Bir Orta Anadolu kenti olan Yozgat’ta yıllardır sabah kahvaltılarının en kolay hazırlanan yiyeceği olan omaç, ekmeğin ekmek içerisinde yer aldığı farklı bir lezzet olarak tüketiliyor. Yozgat’ın geçmişten gelen geleneksel lezzetlerden biri olan omacın dürümü ise 4 liradan satılıyor.
Omacın malzemelerinin yufka, tereyağı ve yumurtadan oluştuğunu belirten işletme sahibi Ahmet Kılıç, omacın yapılışı hakkında açıklamalarda bulundu. Kılıç, “Önce bir tavada tereyağı eritiliyor sonra yumurta kırılıp ufak yufka parçacıkları ile karıştırılıyor. Yozgat ve yöresinde omaç diye bilinen bu yemek, kahvaltıların gözdesi. 5 dakikada hazırlanan yemeğimiz yufka ekmeğe sarılarak yeniyor.” dedi.
Aylık bin adet omaç dürümü sattıklarını belirten Kılıç, “Omacımız tereyağı ile yapılan Yozgat’ın meşhur kahvaltılık yiyeceklerinden birisidir. Günlük 25-30 aylık ise bin tane satıyoruz. Omacımızın dürüm fiyatı ise 4 TL ve vatandaşlardan yoğun talep var. Omacı önceleri köylerde annemler yapardı. Sabah kahvaltılarında bizim en doyurucu yemeğimiz oydu.” şeklinde konuştu.
Omacın Yozgat’a has bir yiyecek olduğunu söyleyen İbrahim Zeki isimli bir vatandaş ise “Omaç gerçekten Yozgat’ımıza özel ve has bir kahvaltı türü. Omacı Yozgat’ta hem sabah hem de akşam hiç fark etmiyor, tüketebiliyoruz. Omaç, Yozgat için çok şey ifade ediyor. Yufka ekmek, tereyağı ve yumurtadan yapılan bir yiyecek. Senelerdir süregelen bir kültür. Tatmaya değer.” ifadelerine yer verdi. -

Pencere sistemlerini değiştirmek ısı kaybını önlüyor
Yozgat’ta yaklaşık 23 yıldır Pimapen Yetkili Bayisi olarak vatandaşlara kaliteli hizmet sunmanın gayreti içinde olduklarınısöyleyen Hakan İşbilen, “İlimizde uzun yıllar Pimapen üzerine ev ve iş yerlerinin pencere ve kapı sistemleri değiştirerek faaliyetimizi sürdürüyoruz. Hizmet kalitemizi ön planda tutarak müşteri memnuniyetine son derece önem veriyoruz. Firmamız Yozgat ilinde Pimapen Yetkili Bayi ve Yetkili Satış Noktası olarak hizmet vermektedir. PVC pencere ve kapılara ismini de veren marka olan Pimapen kalitesini ev ve işyerlerine yine Pimapen Yetkili Servis güvencesi ile birlikte getirmekteyiz. Türkiye’nin ilk TSE belgeli PVC kapı ve pencerelerini üreten ve 1982 yılından bu yana yalıtım ve uzun ömürlü kullanım konusunda sektörünün en iyilerinden olan Pimapen, tüm ürün grupları ile ilgili olarak halkımıza hizmet sunmaktayız. PVC Pencere PVC Kapı PVC Sürme Pencere PVC Sürme Kapı Alüminyum Giydirme Sistemleri Kepenkler Panjurlar Sineklikler Kış ve yaz aylarında ev ya da işyerine yalıtımının iyi olması, gerek ısınma gerekse bütçe anlamında büyük katkı sağlamaktadır. Aynı zamanda şehrin gürültüsünü ve kirini de yaşam alanlarından uzak tutmak için Pimapen ürünleri tercih edilmektedir. Pimapen PVC Pencere ve Kapı Sistemleri için yapılacak her türlü uygulama, bakım ve onarım işlemi ile ilgili çalışmalarımız devam etmektedir.”dedi.
FİRMALARIMIZDA
35 KİŞİ İSTİHDAM
EDİYORUZ
Şirketlerinin aile şirketi olduğunu ve bünyelerinde 35 kişinin istihdam edildiğini vurgulayan Hakan İşbilen, “Amacımız ilimiz ekonomisinin yanı sıra istihdamına da katkı sağlamaktır. Şirketimiz ails şirketi olduğu için diğer sektörlerde de bu işleri amcalarımız ve çalışanlarımızla birlikte sürdürmekteyiz. Bu kapsamda Yozgat 100. Yıl Sanayisinde 3 katlı binamızda İşbilenler oto motor bakım servisi, oto yedek parça ve lastik olmak üzere faaliyetimizi sürdürüyoruz. Eski Emniyet Müdürlüğü binası arkasındaki yani Sivas Caddesi Karacalar Apartmanı No 25’teki adresimizde üretimimizi sürdürmekteyiz. Kış mevsimi dolayısıyla işlerimizde aşırı bir yoğunluk var. Talebi karşılamaya çalışıyoruz. Yozgat kış şartları bakımından sert bir iklime sahip olduğu için vatandaşlarımız ısı kaybını binaların dış cephesinin yalıtımını yaptırarak önlemeye çalışıyor. Tabi ki bunun yanı sıra en önemlisi de camlardan kaynaklanan ısı kaybının da önüne geçmek için pencere ve kapı sistemlerini değiştirme yoluna gidiyor. Bu şekilde yüzde 20-30 civarında bir ısı kaybını önlemiş oluyor. Şuan Allah’a şükür işlerimizde yoğunluk devam ediyor. Bizlerde vatandaşlarımıza kışın ısınmada daha fazla tasarruf sağlamaları için pencere ve kapı sistemlerinin değiştirilmesini tavsiye diyoruz. Pencerelerde normal çift cam yerine ısıcam sinerji yani yalıtımlı cam takarak yüzde 30 oranında ısıdan tasarruf etmelerini sağlıyoruz. “diye konuştu.
Ramazan Başkal, isimli vatandaşta, İşbilenler Pimapen firmasına evlerinin pencerelerini değiştirdiklerini belirterek, “Yozgat kış memleketi. Kışın ısıdan tasarruf etmek için evimizin penceresini değiştirdik. Geçen yıl düşünüyordum fakat zaman ve imkandan dolayı değiştirmek bu yıla nasip oldu. Kaliteli hizmet ve güzel işçiliklerinden dolayı İşbilenl’lere de ayrıca teşekkür ediyorum. İnşallah bu kışı daha sağlıklı sıcak bir ortamda geçiririz.”şeklinde konuştu. -

Sınav yoğunluğu kazaları da beraberinde getirdi
Sınava yetişmek için oluşan araç yoğunluğu, kazaları da beraberinde getirdi. 4 otomobilin birbirine çarptığı trafik kazasında, bir otomobil ise bir anlık dikkatsizlikle kaldırıma çıktı.
Yozgat’ta bugün gerçekleştirilen açık öğretim sınavı sonucu trafikte yaşanan yoğunluk, istenmeyen kazaları da beraberinde getirdi. Ankara-Yozgat karayolu üzerinde meydana gelen zincirleme trafik kazasında 4 araç birbirine girdi. Ankara-Yozgat karayolu üzerinde gerçekleşen diğer bir kazada ise aşırı hız yapan otomobil sürücüsü kaldırıma çıkarak durabildi. Kazalar sonucu ölen ya da yaralanan olmazken araçlarda ufak çaplı maddi hasar meydana geldi. Sınava yetişmek isteyen açık öğretim öğrencileri ise yoldan durdurdukları araçlarla sınava girecekleri okula gittiler.
Yaşanan kazalar nedeniyle trafikte uzun araç kuyruğu oluşurken olay yerine gelen emniyet ekipleri, trafik akışını sağlamak için yoğun çaba sarf ettiler.
KAZALARIN ARDI ARKASI KESİLMEDİ
Öte yandan açık öğretim sınavları öncesi ve sonrası Yozgat-Ankara karayolu üzerinde iki farklı kaza meydana geldi.
Yozgat’ta sabah saatlerinde gerçekleşen kazada 4 araç birbirine girerken bir araçta kaldırıma çıkmıştı. Gerçekleştirilen açık öğretim sınavı çıkışında ise trafik yoğunluğunu kaldıramayan Yozgat-Ankara karayolu üzerinde 3 araç birbirine girdi. Edinilen bilgiye göre 1 araç sürücüsünün hafif şekilde yaralandığı ve tedbir amaçlı Bozok Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesine kaldırıldığı öğrenildi. Diğer yandan ise araçlarda maddi hasarlar oluştu. -

Trafik kazasında 2 kişi yaralandı
Edinilen bilgiye göre saat 13.00 sularında Yozgat-Ankara karayolu üzerinde kırmızı ışıkta bekleyen bir araca arkadan gelen araç çarptı. Meydana gelen kazada bir kadın ve bir çocuk yaralandı.
Çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine sağlık ekibi ve polis ekibi sevk edildi. Sağlık ekipleri, yaralı kadın ve çocuğa yaptıkları ilk müdahalenin ardından Ambulansla Yozgat Devlet Hastanesi’ne kaldırarak tedavi altına aldı. -

Belediye kameralı önlem alacak
Vatandaşların ortak kullanım alanları olan alt geçitleri hedef alan sprey boyalı şehir magandalarıyla, Yozgat Belediyesi baş edemiyor. Yozgat Belediyesi çalışanlarının defalarca boyadığı alt geçit duvarlarını şehir magandaları, sprey boya ile yazılar yazarak kirletmeye devam ediyor. Hem görüntü kirliliği yaratan şehir magandaları hem de maddi yönden külfete sebebiyet veriyor.
Son 1 ay içerisinde bu tür olayların bir hayli arttığını açıklayan Yozgat Belediyesi Başkan Yardımcısı Ahmet Akgün, “Biz boyuyoruz onlar yazıyorlar. Ne yapmaya çalışıyorlar anlam veremiyorum. Çalışanlarımızın emeğine saygısızlık yapıyorlar. Alt geçitleri birkaç hafta önce boyamıştık, yine yazılar yazmışlar. Son bir ay içerisinde bu tür olaylar bir hayli arttı. Çalışanlarımız tekrar yazıların üzerini kapattılar. Tekrar boyamak zorunda kaldık. Bu tip sorunlarla maalesef sıkça karşılaşıyoruz.” dedi.
Yozgat halkını bu konu üzerinde daha duyarlı olmaya davet eden Başkan Yardımcısı Akgün, “Bu tür yaşanan olaylara vatandaşlarımızın duyarsız kalmaması gerekiyor. Bu şekilde bir olayı gördüklerinde en azından emniyet güçlerine bildirmelerinde ya da belediye yetkililerine ulaşmalarında fayda olduğunu düşünüyorum.
Genelde vatandaşların sıklıkla kullandıkları alanları boyuyorlar. Yeni yaptırdığımız park malzemelerini, alt geçitleri hedef almış durumdalar. Biz de özellikle alt geçitler başta olmak üzere kamera sistemini devreye sokacağız. Bu şekilde bu tür eylemleri gerçekleştirenleri tespit etmiş olacağız” şeklinde konuştu. -

CHP Yozgat Merkez ilçe Kadın Kolları Başkanlığında Aydın dönemi
CHP İl Başkanlığı binasında düzenlenen yönetim kurulu toplantısında Merkez İlçe Kadın Kolları Başkanlığına Gülay Genç Aydın atandı.
Toplantıya, CHP İl Başkanı Abdullah Yaşar, Kadın Kolları İl Başkanı Özgür Karslıoğlu ve yönetim kurulu katıldı. Alınan karar doğrultusunda Merkez Kadın Kolları Başkanlığına Aydın getirildi.
İl Başkanı Abdullah Yaşar, ülkede kadına en fazla değer ve en fazla yer veren partinin CHP olduğunu belirterek, partinin yozgat’ta ki çıtasını daha fazla yukarılara taşımak için çalışacaklarını söyledi.
Merkez İlçe Kadın Kolları Başkanı Aydın’a yeni görevinde başarılar dileyen İl Başkanı Yaşar, “Ülkemiz ekonomik ve sosyal anlamda büyük bir sıkıntı içerisinde bunun tek kurtuluş yolu partimizi iktidara taşımaktır. Bu konuda hepimize çok büyük görevler düşmektedir. Hep birlikte omuz omuza vererek bu kötü gidişe dur dememiz gerekir.” diye konuştu. -

Nohut ve yeşil mercimek birbiriyle yarışıyor
Her yıl bazı mahsullerde sıkıntı yaşandığını belirten Demir Ticaret sahibi Ahmet Demir, bu yıl ise nohutta sıkıntı yaşandığını ve ekiminin az olduğunu söyledi. Bakliyat ürünlerinde 2016 yılı içerisinde en fazla zammın nohutta yaşandığını belirten Demir, nohudu ikinci sırada kilosu 7.5 lira olan yeşil mercimeğin takip ettiğini dile getirdi.
Geçen seneye oranla nohudun fiyatının neredeyse yarı yarıya arttığını hatırlatan Demir, “Her sene bakliyat ürünleri arasından biri az oluyor. Fiyatı da bu nedenle tavan yapıyor. Bu sene de nohut fiyatları arttı. Çiftçi bu sene nohudu az ekti. Geçen sene kilosu 5 liraya satılıyordu bu sene ise 8-9 liraya kadar çıktı. Nohudun çiniği ise 70 lira oldu. Geçen sene 50 liraydı. Nohut, baklagiller arasında en pahalı ürün olarak yerini aldı” dedi.
Nohudu diğer bakliyat ürünleri ile kıyaslayan Demir, yeşil mercimeğin de geçen yıla oranla artış gösterdiğini ifade etti. Demir, “Nohudu diğer bakliyat ürünleriyle kıyasladığımız zaman yeşil mercimekte yüksek, fiyatta seyrediyor. Yeşil mercimek şu an kilosu 7.5 liradan tezgahlardaki yerini alıyor. Çiniği ise 60 lira. Bu yıl nohut ve mercimek birbiriyle yarışıyor” şeklinde konuştu. -

Şiddeti önlemek bizim elimizde
AK Parti Kadın Kolları İl Başkanı İhsaniye Altınok, “Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü” dolayısıyla yaptığı açıklamada, kadının önemine değindi.
Altınok, şunları kaydetti: “Hayallerimizle yapabildiklerimiz arasında derin uçurumlar olmasına rağmen bizler yılgınlık nedir bilmiyoruz. Çünkü kadını Allah’ın emaneti olarak gören bir dinin mensuplarıyız. Bizi biz yapan değerlerin korunması ve güvence altına alınması ile insan hakları konusunda bir şeyler yapmış oluruz. Doğuştan farklı özelliklerle dünyaya gelmiş olmamıza rağmen eşit olduğumuz tek konunun insan haklarımız olduğunun farkına vardığımızda; başta şiddet olmak üzere pek çok problemimizi çözebiliriz. Hak ve adalet gibi özümüzde bulunan değerler toplum tarafından güvence altına alındığında bizler şiddete karşı amacımıza ulaşmış olacağız. Kadına yönelik şiddet, cinsiyet ayrımcılığına dayalı bir insan hakları ihlalidir. Kadına yönelik şiddet dünyada ve ülkemizde; eğitim, ekonomik durum, yaş ve yaşadığı çevreye bakmaksızın tüm kadınların ve dolaylı olarak toplumun etkilendiği bir durumdur. Şiddet bir insan hakkı ihlali olması ile birlikte; bireyi, aileyi ve toplumu derinden etkileyen bir hastalıklı ruh halidir. Kadının maddi ve manevi her yönden zarar görmesine ve hayatını insani koşullarda devam ettirememesine neden olur.”
“Toplumun geleceğini oluşturan kadınlar ne yazıktır ki, türlü olumsuzluklarla karşı karşıya gelmektedir. Şiddet toplumun her kesiminde farklı durumlarda meydana gelebilmektedir.” diyen Altınok, “ Kadına yönelik şiddet, cinsiyete dayanan, kadını inciten, ona zarar veren, fiziksel, cinsel, ruhsal hasarla sonuçlanma olasılığı bulunan, toplum içerisinde ya da özel yaşamında ona baskı uygulanması ve özgürlüklerinin keyfi olarak kısıtlanmasına neden olan her türlü davranıştır.
Bütün kurallara rağmen haksızlık, adam öldürme, şiddet ve terör geçmişten günümüze farklı düzeylerde devam etmektedir.
En önemlisi, uygarlık geliştikçe ‘şiddetin azalacağı’ yolundaki görüşlerin aksine, şiddet farklı boyutlarda ve yoğunlukta bütün dünyada yaşanmaktadır. Kadına yönelik şiddet ile ilgili medyaya yansıyan haberlerin; konunun hassasiyeti sebebiyle kadınların yaşadıkları şiddeti ifade edemediğini biliyoruz. Medeni toplumlarda ‘şiddetin herhangi bir nedeni olmaz, olamaz!’ bizlerin vazifesi adaletli bireyin inşasındaki rolümüzün de farkında olmaktır.
Adalet bireyden başlayarak toplumun geneline yayılmazsa; sonuçları itibariyle sadece şiddeti değil, her türlü hastalıklı tutumun yaygınlaşmasına neden olur.” diye konuştu.
Çocukların annesini her zaman güçlü görmesi gerektiğini vurgulayan Altınok, “ Öncelikli olarak her çocuğun annesini güçlü görmeye hakkı vardır. Ancak ekranlara yansıyan yüzüyle; şiddet mağduru kadın imajı ile özlenen ve beklenen kadın imajını oluşturmanın mümkün olmadığı düşüncesiyle hareket etmenin vaktinin gelmiştir. Şiddet bağlamında Kadına yönelik şiddetin önlenebilmesi için toplumun her kesimine çeşitli sorumluluklar düşmektedir. Başta Aile olmak üzere; devlet kademeleri ve medyanın önemli görevleri bulunmaktadır.
Bize düşen görev; pek tabidir ki bu mağduriyetleri ortadan kaldırmak olmalıdır. Ancak bununla beraber iyi örnekleri toplumda yaygınlaştırarak; kadının varlığına yaraşır temsil imkânını gözler önüne sermek asıl amacımız olmalıdır.
İyi örneklerin toplumda yaygınlaşmasıyla beraber kötünün kendine yer bulamayacağı bir dünya düşüncesiyle yolumuza devam etmeliyiz. Kadın ve erkek arasında yaşanan şiddetin hiçbir biçimde hoş görülmediği bir toplum oluşturmak bizim elimizdedir.” ifadelerini kullandı. -

Yurtnaç’tan Altıparmak’a ziyaret
Denizli’yi tekrar ziyaret etmekten duyduğu mutluluğu ifade eden Yozgat Valisi Kemal Yurtnaç, Denizli’nin tarım, sanayi ve ekonomik alandaki tecrübelerinden yararlanmak amacıyla Yozgat’taki sanayici, işadamları ve STK temsilcileri ile Denizli’ye geldiklerini, burada karşılıklı görüş alışverişinde bulunacaklarını ifade etti.
Vali Ahmet Altıparmak ise ziyaretinden dolayı Yozgat Valisi Kemal Yurtnaç’a teşekkür ederek; “Daha önce Denizli’de görev yapmış bir Mülki İdare Amiri olarak Denizli’deki sanayici ve işadamlarının müteşebbis ruhunu, Denizli’nin ekonomik yapısını biliyorsunuz. Denizli Türkiye ihracatında 8. sırada. Denizlili girişimci ve işadamlarının bilgi ve birikimlerini Yozgatlı girişimcilere aktardı ve ticari konularda işbirliği yaparak Yozgat’ın gelişimine katkı sağlayacaklarına inanıyorum” dedi. -

Öğretmenler yemekte bir araya geldi
Nohutlu Tepesinde düzenlenen yemeğe, Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürü Oğuzhan Güneşer, İl Milli Eğitim Müdürü Saim Kuş, okul müdürleri ve öğretmenler katıldı.
İl MüdürüOğuzhan Güneşer, yaptığı konuşmada gelişmelere ayak uydurmanın, çevreyle uyumlu bir birey olmanın, geleceği kavramanın temel şartının eğitim olduğunu ifade etti.
Güneşer, “Yaşamın her aşamasında sorgulayıcı kimliği korumanın ve kişisel yetenekleri ortaya çıkarmanın vazgeçilmez ortamı okullardır. Çocuklarımızı ve gençlerimizi hayata hazırlamak için, örgün ve yaygın eğitim kurumlarında öğrencilerimiz, öğretmenimiz tarafından eğitilmektedir.
Öğrencilerimizi geleceği hazırlayan, onların bedensel, ruhsal ve zihinsel gelişiminde yönlendirici rol üstlenen öğretmenlerimiz,toplumsal geleceğimizin en büyük güvencesidir. Ülkemizin her noktasında, her kademede büyük bir özveri ile görev yürüten öğretmenlerimiz,ulaştığımız seviyenin de mimarıdır.
Bugünleri yarınlara taşıyan, yurdun her köşesinde, ayrım gözetmeden ve hiçbir fedakarlıktan kaçınmadan görevlerini layıkıyla ifa eden tüm öğretmenlerimizin bu özel günlerini canı yürekten kutluyorum. Eğitim yolunda hayatlarını kaybeden tüm öğretmenlerimize Allah’tan rahmet diliyor, öğretmenler gününüzü kutluyorum” dedi.
Yozgat Gençlik Merkezi Müdürümüz Ali Sapmaz’da öğretmenlerinin günü kutladı. Sapmaz, “Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğü olarak böyle anlamlı bir gün de teşriflerinizden dolayı hepinize teşekkürlerimizi bir borç biliriz. Hoş geldiniz Gençlik ve Spor Bakanlığı Türkiye de 81 il de ve 229 Gençlik Merkezinde; Bir milyon 492 bin üyesi ile milletine sevdalı, hür düşünebilen, milli ve manevi değerlerine bağlı, benlikten sıyrılmış, biz olmanın şuurunda, ilim ve irfanla donanmış, bir gençlik yetişmesine katkıda bulunmak için gayret sarf etmektedir.”diye konuştu.
Yozgat İl Milli Eğitim Müdürü Saim Kuş’ta öğretmenler gününün anlam ve önemini belirten bir konuşma yaparak etkinliği düzenleyen ve emeği geçenlere teşekkür etti. -

Sebzeciler ve Pazarcılar Derneğinden Başkan Arslan’a teşekkür ziyareti
Pazarcılar Derneği Başkanı Salih Çavuşoğlu, ziyarette yaptığı açıklamada, pazarcı esnafları adına teşekkür ziyaretinde bulunduklarını söyledi.
Çavuşoğlu, “Yozgat Pazarcılar Derneği olarak sizlere teşekkür etmeye geldik. Belki sizde bahsettiniz.
Birbirimizi anlayamamaktan bir takım sıkıntılar oldu, ama biz kendi aramızda toplandıktan sonra bazı noktalarda yapılabilecek bir şeyin olmadığını anladık. Sebzeci, pazarcı arkadaşlarım adına sizlere teşekkür ediyoruz. Burayı en güzel şekilde çalıştıracağız. Bizim sizden istediğimiz sokak aralarında satılan vergi vermeyen insanların üzerinde durulmasıdır. Esnafın yeni yapılan muhteşem yerde çalışması için sokakların temizlenmesi lazım.”dedi.
Kazım Arslan’da ziyaretlerinden dolayı Çavuşoğlu ve beraberindekilere teşekkür ederek, şunları kaydetti: “İnsanlar her işte başlangıçta tereddütlü yaklaşmıştır. Ama zaman içerisinde bazı şeylerin yerinde olduğu anlaşılıyor.
Burada 50 senelik bir alışkanlık var. Acaba ne olacak. İçine girip bakıldıktan sonra yanlış varsa düzelecek. Eskisinden kötü olmayacağı kesin. Eskisi yok çünkü. Burada yenisinde eksiklik olur. Çünkü proje yapılıyor. Uygulamada fark ortaya çıkabiliyor. Benim gördüğüm benim beklemediğim kadar müthiş düzen içerisinde Pazar çalıştı. İnşallah daha iyi olur. Diğer beklediğimiz yerleri de yaparız.”
Yozgat’ın 2 bölgesine de Pazar yeri yapacaklarını kaydeden Arslan, “ Belki bu kadar teferruatlı değil ama Pazar yeri yapılmasını istiyoruz. Tertemiz olsun istiyoruz. Bana göre iş artacak. Çünkü insanlar orada tertemiz ortamda ve kaliteli mal olduğunda satış olacak. Kaliteyi muhafaza edin. Bundan sonrası oranın çalışıp çalışmaması sizin tavrınıza bağlıdır.
Buraya gelmeyen insanlar gelecek. Hatta orada haftada iki gün Pazar çalışabilir. Bunları düşünmenizi istiyorum. Boş durmasın. Hatta ben iddia ediyorum. Eğer orayı hep beraber sıkı tutarsak halin yerini alır.
Çünkü insanlar şehir merkezine girmek istemiyor. Ama orada park sorunu yok. Orası çarşı olur. Korkularınızı yenmeniz lazım. Böyle bir yerin ne şart altında olursa olsun çalıştırmamız lazım. Kaldırım üstlerinde çok çirkin görüntüler var. Birde akşam çadır çekip gidiyor.
Çadır şehri değil ki burası. Kim ne satacaksa orada satacak. Köylü pazarı içinde ayırdığımız yerde köylü dışında kimseyi sokmayacağız. Sütünü yoğurdunu getirende orada satacak. Birkaç hafta içerisinde köyden malzemesini getirenleri yönlendireceğiz. Yeni yeriniz hayırlı uğurlu olsun.”dileklerinde bulundu. -

Bozok Üniversinde ‘Gençlik ve Geleceğimiz’ konulu konferans
Üniversitenin Erdoğan Akdağ Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen konferansa Yozgat Valisi Kemal Yurtnaç, Bozok Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Salih Karacabey, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Kadir Özköse, Prof. Dr. Şenol Akın, fakülte dekanları, öğretim üyeleri ve çok sayıda öğrenci katıldı.
Kastamonu Üniversitesi Mühendislik-Mimarlık Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Seyit Mehmet Şen’in konuşmacı olarak katıldığı konferansta gençliğin önemine değinildi. Prof. Şen, Gençliğin bir ülkenin geleceğe uzanan eli olduğunu belirterek, bedenen, zihnen ve ruhen güçlü bir gençliğin yetişmesinin en önemli yolunun eğitimden geçtiğini söyledi.
Gençliğin sadece yaş ile ifade edilmesinin yanlış olduğunu ve genç insanın yaşın dışında bazı özelliklere sahip olması gerektiğini vurgulayarak, “Nice genç grubunda yaşlı, nice yaşlı grubunda ise birçok genç vardır.”dedi.
Prof. Dr. Şen, “Eğitimde mesafe almak ve çağı yakalamak istiyorsak eğitimi asıl sahibi olan millete teslim etmemiz ve yeniden kurgulamamız gerekiyor. Bu kurgulama sırasında ise hayatın gerçekleri, piyasanın istekleri, çağın gerekleri doğrultusunda yeni bir eğitim sistemi bulmak zorundayız. Yeni bir eğitim sisteminin gerekliliği ise millet olarak evrensel üretimden payımıza düşecek olanın ancak çalıştığımız ve ürettiğimiz kadar olmasıdır. Bu aşamada gençliğin alacağı ders ise ‘Herkese ancak kendi çalıştığının karşılığı var’ gerçeğidir.” diye konuştu.
Hiçbir yarışın başkasının öğrettiği hünerle ya da başkasının hünerini aynen taklit ederek kazanılamayacağını belirten Prof. Dr. Şen, öğrencilere şu tavsiyelerde bulundu: “Hüner sahibi, bir hünerini başkasına verirken daha ileri hünerini mutlaka kendisine saklamıştır.
Şunu hep aklımızda tutalım: Bilgi piyasa değeri en yüksek olan meta ve en önemli güç unsurudur. Bilgi olmadan eşyaya hâkim olamayız. Eşyaya hâkim olmadan güçlü olamayız, güçlü olmadan ise birinci sınıf bir ülke olamayız.
Öyleyse bizi güçlü kılacak piyasa değeri yüksek bilgiyi üretmek zorundayız.
Konferans sonunda Yozgat Valisi Kemal Yurtnaç ve Rektör Prof. Dr. Salih Karacabey katkılarından dolayı Prof. Dr. Seyit Mehmet Şen’e teşekkür plaketi takdim etti. -

Belediye’de hedef 1 milyon ekmek dağıtmak
Yozgat Belediyesi 2016 Kasım ayı itibariyle ihtiyaç sahibi ailelere 850 bin ekmek dağıttı. Amaçlarının 1 milyon ekmek dağıtımı olduğunu söyleyen Yozgat Belediye Başkan Yardımcısı Talip Karslıoğlu, yıl sonuna kadar 1 milyon ekmek dağıtımı yapacaklarını ifade etti.
Konu ile ilgili açıklamalarda bulunan Başkan Yardımcısı Karslıoğlu, “İhtiyaç sahibi olan ailelere yıl itibariyle Yozgat belediyesi olarak hedefimizde 1 milyon ekmek dağıtmak vardı. Biz bunun için Kasım ayı itibariyle Yozgat’ta Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan ailelerimize 321 bin 500 ekmek dağıttık. Bir de misafir olarak gelen Suriyeli, Iraklı, Afgan, İranlı ihtiyaç sahibi ailelere de 534 bin ekmek dağıttık.
Toplam olarak 850 bin ekmek dağıtımına ulaştık. Bu da yıl sonuna göre yaklaşık olarak 1 milyon ekmeğe tekabül edecek” dedi.
Ekmek israfının önüne geçmek için çalışmalar yürüttüklerini de ifade eden Başkan Yardımcısı Karslıoğlu, “Kişilerin ekmek israfını önleme noktasında fiş sistemine geçtik. Bu sistemde kişilere haftanın altı günü ekmek veriyoruz. Adam başı bir ekmek veriyoruz. Özel durumda olan kişilere de 2 ekmek veriyoruz. Ancak haftanın 7. günü ekmek dağıtımı yapmıyoruz.
Çünkü ekmekleri bir şekilde artıyor. Bunun için son gün artan ekmekler yensin ve israfın önüne geçilsin diye böyle bir uygulama yaptık” şeklinde konuştu.
Başkan Yardımcısı Karslıoğlu, “Bir de 5 kişilik bir aile günde 5 ekmek yiyecek diye bir durum da yok. Günde 3 ekmek alabilir kalan fişiyle de Pazar günü fırınlardan o iki ekmeği de alabilir. İnsanlarımızın alışverişlerini rahatça yapabilmeleri için dağıtım noktaları belirledik. 2017 yılı içerisinde dağıtım noktalarımız gelişecek.
Mahallelerinden insanlar çarşıya inmeden ekmeklerini rahatlıkla alabilecekler. Bu sistemi hazırlıyoruz şuan. Ayrıca dağıtım noktalarından ekmeklerini alamayan ailelere de ekiplerimiz evlerine kadar götürüyor” görüşlerine yer verdi. -

BÜ’de Öğretmenler Günü etkinliği
Erdoğan Akdağ Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen programa Üniversite Rektörü Prof. Dr. Salih Karacabey, İl Jandarma ve Garnizon Komutanı Jandarma Albay Selçuk Yıldırım, Baro Başkanı Av. Mehmet Şimşek, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Kadir Özköse, Prof. Dr. Hikmet Şelli Aybar, Prof. Dr. Akın İpek, Fakülte Dekanları, daire başkanları, öğretim elemanları ve çok sayıda öğrenci katıldı.
Saygı Duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından programın açılış konuşmasını Eğitim Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Mustafa Başaran, yaptı. Doç. Dr. Başaran öğretmenlik mesleğinin toplum için önemine vurgu yaparak öğretmenlik mesleğinin insanlık tarihinin en anlamlı ve ölümsüz mesleği olduğuna dikkat çekti.
Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Tayyip Duman’da Türk eğitim tarihinde örgün eğitim çalışması yapan ilk öğretmenlerin muallimler ve medreselerde öğretim yapan müderrisler olduğunu belirterek “Ciddi bir özveri ve hoşgörü gerektiren öğretmenlik mesleğini icra eden kişilerin emeklerinin karşılığı gelecek nesilleri yetiştirmenin onurudur; bu onur maddiyatla ölçülemez. Başta şehit öğretmenlerimiz olmak üzere ahirete intikal eden bütün öğretmenlerimizi minnet ve rahmetle anıyor, bizleri yetiştiren tüm öğretmenlerimize de sağlık sıhhat diliyor ve bütün öğretmenlerimiz ve öğretmen adayı öğrencilerimizin öğretmenler gününü kutluyorum.” dedi.
Rektör Prof. Dr. Salih Karacabey ise her işin kıymetli olduğunu belirterek öğretmenlik mesleğinin bu meslekler arasında en önemli paya sahip olduğunun altını çizdi. Rektör, Karacabey, “Hangi meslek grubuna bakarsanız bakın bu meslek gruplarının yetiştirildiği yer okullardır. Onları yetiştiren öğretmenlerdir. Eğer öğretmenlik mesleğinde, okullarda, eğitimde bir bozulma meydana gelmişse o milletin geleceği yoktur ve tarihte de böyle olmuştur. Ben samimiyetle şunu ifade etmek istiyorum. Eğer yeniden dünyaya gelme şansım olsaydı yine öğretmenlik mesleğini seçerdim. Sizin de yeniden dünyaya gelsem öğretmen olurdum diyeceğinizi umut ediyor; topluma millete faydalı bir öğretmenlik hayatı diliyor 24 Kasım Öğretmenler Gününüzü kutluyorum.” dedi
Protokol konuşmalarının ardından 24 Kasım Öğretmenler Günü Programı üniversitenin Eğitim Fakültesi öğrencileri tarafından şiir dinletileri, Müzik ve Eğitim Topluluğu tarafından müzik dinletisi, Gönülden Kaleme Topluluğu’nun nostaljik şarkılar seslendirmesiyle sona erdi. -

Bilirkişilikte reform
Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Bilirkişilik Kanunu ile ilgili yaptığı değerlendirmede, kanunun yürürlüğe girmesi ile birlikte bilirkilişik alanında yeni bir dönemin başladığına dikkat çekti. Bozdağ, “Tarafsız bir bilirkişi, objektif hareket eden, bilim ve fennin kurallarına uygun rapor hazırlayan, raporunu da süratli bir şekilde takdim eden bilirkişi, her şeyden önce, adalet terazisinin doğru tartmasına hayati derecede katkı sağlayacaktır ancak uygulamada, bilirkişilik müessesesinin hem uygulanış biçiminden hem bu alanda bir kurumsal yapının olmayışından hem de pek çok nedenden kaynaklı çok ciddi sorunlarla karşılaşıyorduk” dedi.
“Birisinin ak dediğine diğeri kara diyebiliyor”
Bozdağ, bilirkişililik kurumuna yönelik ciddi eleştiriler bulunduğunu hatırlatarak, “O kadar ilginç ki bütün verileri aynı olan bir dosyada uzmanlıkları da aynı olan 2 tane bilirkişinin birbirinden neredeyse yüzde 100 denecek derecede farklı raporlar verdiğine kamuoyunda çıkan haberlerden, yorumlardan şahit oluyoruz. Dosya aynı, veriler aynı, uzmanlık aynı; iki ayrı bilirkişiye gidiyor, birisinin ‘ak’ dediğine öbürü ‘kara’ diyebiliyor. Burada büyük bir sıkıntı var. Bunda bir standart yok, denetim de yok ve bunun üzerine etkin bir şekilde gidilmesi gerekiyor. Kanunla birlikte eleştirilerin tamamına cevap olan ve bunları ortadan kaldıran pek çok yeniliği, pek çok kuralı beraberinde getirdik” dedi.
Bir yılda 3 bin 797 dosyaya rapor
Bakan Bozdağ, bilirkişilikle ilgili dosyalarda büyük bir tekel oluştuğuna dikkate çekerek “En fazla bilirkişilik için dosya gönderilen kişiye bir yıl içinde 3 bin 797 dosya gönderilmiş. Tatil yapmasa, uyumasa, her gün bir dosya çıkarsa 365 dosya yapar. 2’nci kişiye 3 bin 604 dosya; bir diğerine 2 bin 903 dosya; bir diğerine 2 bin 213 dosya gönderilmiş. Objektif bir sistem kuracağız. Hakimlerin kafasına göre beğendiklerini bilirkişi atadığı bir sistem değil, UYAP’ta olduğu gibi otomatik bir mekanizma burada kurulacak.
O sistemde bütün bilirkişilerin uzmanlıklarını görecek, oradan basacak, oradan gelecek. Objektif, somut olacak ve kotalar da konacak. Böylelikle, bir kişinin bakamayacağı sayıda dosyayla muhatap olmasının da önüne geçilecektir. Son derece önemli bir adımı burada atmış olacağız” diye konuştu.
Adalet Bakanlığı tarafından hazırlanan ve Resmi Gazete’de yayımlanan Bilirkişilik Kanunu ile getirilen önemli düzenlemeler şunlar:
Hukuki konularda Bilirkişiye başvurulamayacak. Bilirkişi, görevini dürüstlük kuralları çerçevesinde bağımsız, tarafsız ve objektif olarak yerine getirecek. Bilirkişi, raporunda uzmanlığı, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hususlar dışında açıklama yapamayacak ve hukuki nitelendirme ve değerlendirmelerde bulunamayacak. Başka uzmanlığı olmayan hukukçular bilirkişi olamayacak. Genel bilgi, tecrübeyle veya hakimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamayacak. Hukuk öğrenimi görmüş kişiler, hukuk alanı dışında ayrı bir uzmanlığa sahip olduğunu belgelendirmedikçe, bilirkişi olarak görevlendirilemeyecek. Genel bilgi veya tecrübeyle ya da hakimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamayacak.
Cezalar artıyor
Aynı konuda bir kez rapor alınması esas olacak. Ancak teknik eksiklik veya belirsizliğin giderilmesi için ek rapor istenebilecek. Gerçeğe aykırı bilirkişilik yapanlara öngörülen 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası, 3 yıldan 7 yıla çıkarılacak. Adalet Bakanlığı bünyesinde Bilirkişilik Danışma Kurulu kurulacak. Kurulun Başkanı Adalet Bakanlığı Müsteşarı olacak. Bilirkişilik hizmetlerinin etkin, düzenli ve verimli bir şekilde yürütülmesini sağlamak amacıyla Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde Bilirkişilik Daire Başkanlığı kurulacak. Kanunla Adli Tıp Kurumu yeniden yapılandırılırken, Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu yerine Adli Tıp Üst Kurulları kurulacak. Genel Kurulun yerine üç ayrı üst kurul kurulmak suretiyle, sistemin hızlı çalışması ve dosyaların mümkün olan en kısa sürede sonuçlandırılması amaçlanıyor. -

Karadağ, çiftçinin dona karşı alacağı tedbirleri anlattı
Don kuraklığı ve fizyolojik kuraklığın iyi ayırt edilmesi gerektiğini söyleyen ve çiftçiyi bu konuda bilinçlendirmek için açıklamalarda bulunan Yozgat Bozok Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yaşar Karadağ, “Don kuraklığı olayı toprak 0 santigradın altına düştüğü andan itibaren donan madde genleşiyor ve genleşince de burada don kuraklığı dediğimiz hadise gerçekleşmiş oluyor. Bitkiler topraktaki suyu alamıyorlar. Alamadığı için de bitkinin bünyesinde bir takım fizyolojik aksaklıklar meydana geliyor. Bunu da biz fizyolojik kuraklık olarak ifade ediyoruz” dedi.
Pratik ve bilimsel anlamda dondan korunmak için iki ayrı yöntemi tavsiye ettiklerini belirten Prof Dr. Karadağ, “Birincisi aktif bir diğer ise pasif yöntem. Sera ortamı oluşturursanız radyasyon etkisinden dondan bitkiyi, koruyabilirsiniz. Rüzgar gülü pervane sistemi vantilatör ile havayı karıştırabiliriz. Havayı karıştırdığınız zaman sıcak hava ile soğuk havayı alt üst etmiş olursunuz. Böyle olunca da bitkiyi dondan korumuş olursunuz.
Çiftçimize don uyarısı verilmeden önce arazideki bitkileri sulamalarını tavsiye ediyoruz. Sulama yaparsanız su soğuğu çeker ve böylece bitkiyi dondan korumuş olursunuz. Bitkiyi özellikle dona karşı koruyabilmek için gübreleme yapmak önemli bir faktör özellikle fosforlu ve potasyumlu gübre uyguladığı zaman bitkiyi dona karşı korursunuz” şeklinde konuştu.
Prof. Dr. Karadağ, “Seranın içerisine gaz sobası, elektrik sistemleri ve kömür sobası kurarsınız böylece de bitkiyi koruyabilirsiniz. Don olayı başlamadan önce bitkilerin arasında turunçgiller ve şeftali üreten çiftçi aralarına çıkma lastikleri atar yakarsınız bu uzun soluklu olur.
Bu da uzun süre ısı ve duman getirdiği için radyasyonu düşürür ve dona karşı bitkiyi korumuş olursunuz. Yine saman yakma durumu olabilir.
Saman yakarak dona karşı bir çözüm üretebilirsiniz. Ayrıca hormon uygulaması ile bitkiye pirdavizetör ile hormon maddelerini bitkiye püskürtüldüğü zaman dona karşı korursunuz” açıklamalarında bulundu.
Çiftçilerin mutlaka meteorolojiye kulak vermesi gerektiğini de hatırlatan Prof. Dr. Karadağ, “Çiftçi meteorolojiden aldığı bilgi ile dediğim yöntemleri uygularsa dona karşı başarılı bir koruma sağlamış olurlar. Hava sıcaklığı sıfırın altına düştüğü an toprak donar. Toprak donduğu içinde bitkinin kökleri de donar ve bitkinin ölümüne doğru gidişat başlar.
Dona karşı dayanıklı bitki çeşidi seçimi çok önemli. Geç donlardan uyanan çeşitlerin seçimi çok önem arz ediyor. Budama mutlaka geç yapılmalı eğer don riski varsa bir de hakim rüzgârların önüne ağaç dikilmesi durumunda bitkiyi dona karşı korumuş olursunuz” ifadelerine yer verdi. -

Akdağmadeni Terminali hizmet kalitesiyle göz dolduruyor
Yeni modern görünümü ve ihtiyaçları tamamen karşılayan yapısı ile düzenli ferah bir ortamı bulunan Yeni Yolcu Terminali içerisinde 8 adet peron,yolcu bekleme salonu, kafeterya ve restoran , bay ve bayan mescidi , otoparkı ile vatandaşlara hizmet veriyor.
Yeni Şehirler Arası Yolcu Terminali hakkında açıklamalarda bulunan Belediye Başkanı Suphi Daştan, “Yeni Terminalin yapımı için 2013 yılı Nisan ayında 14 bin 200 metre kare alanı bulunan arsayı 550 bin TL ‘ ye istimlak ederek ilk adımı atmış olduk. Belediyemizin öz kaynaklarıyla 5 milyon TL ‘ye yapımı tamamlanan Yeni Terminal yapımı çalışmaları titizlikle devam ederek bugün ki görünümüne kavuştu . 14 bin 200 metre kare açık alanı olan ve 2 bin 500 metre kare kapalı alandan oluşan içerisinde 8 adet peron,düzenli ve ferah yolcu bekleme salonu kafeterya ve market olarak kullanılabilecek iş yeri ile Teraslı Restoran , Mobilya Mağazası , Alışveriş Merkezi ve Otomobil Galerisi olarak kullanılabilecek iş yeri bulunan Akdağmadeni Belediyesi Şehirler Arası Yolcu Terminali’ni vatandaşlarımızın hizmetine sunduk.’’ dedi
İlçede yapımı devam eden ve tamamlanan projelerle Akdağmadeni’nin çehresinin değişeceğini vurgulayan Daştan, “Geçmişten günümüze gelen ve ihtiyaçları karşılamayan her alanda köklü değişimlere devam ediyoruz.
Günü kurtarmak için değil ilçemizin geleceği için planlamalar yapıyoruz. Yeni Şehirler Arası Yolcu terminali de bu projelerden bir tanesidir. İlerleyen zamanlarda resmi açılışını da yapacağımız veuzun yıllar ilçemize hizmet edecek potansiyeli bulunan yeni şehirlerarası yolcu terminali vatandaşlarımıza ve ilçemize hayırlı olsun.’’ diye konuştu. -

Öğrencilere girişimcilik sertifikası verildi
Bozok Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Konferans Salonu’nda düzenlenen sertifika törenine Bozok Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Salih Karacabey, KOSGEB Yozgat İl Müdürü Mustafa Işık, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Saçmacı, Öğretim Üyeleri ve öğrenciler katıldı.
Tören Bozok Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Salih Karacabey’in açılış konuşmasıyla başladı. Daha sonra KOSGEB Yozgat İl Müdürü Mustafa Işık KOSGEB Destekleri hakkında bilgi sunarak öğrencilerin sorularını cevaplandırdı.
Daha sonra öğrencilerin Girişimcilik Sertifikaları, Bozok Üniversitesi Rektörü Salih Karacabey ve KOSGEB İl Müdürü Mustafa Işık tarafından takdim edildi. -

Öğretmenler günü kutlandı
Program Cumhuriyet Meydanı’nda bulunan Atatürk Anıtı’na çelenk sunulmasıyla başladı. Ardından da saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla devam etti. Çelenk sunma programına Yozgat Bozok Üniversitesi Rektörü Salih Karacabey, İl Milli Eğitim Müdürü Saim Kuş, CHP İl Başkanı Abdullah Yaşar ve çok sayıda öğretmen katıldı.
Öğretmenliğin insanlık tarihinin en önemli ve ölümsüz mesleği olduğunu söyleyen İl Milli Eğitim Müdürü Saim Kuş, “Öğretmen, insanların kendi ayakları üzerinde durmasını sağlayan hayatları boyunca kendilerine gerekebilecek bilgileri kazanmalarına yardımcı olan ve topluma arkasını dönmeden toplumun sürekli önünde giden bir gönül eridir. Bilgi kaynaklarını öğreten, yönlendiren değerlendirme alışkanlığı kazandıran kişidir öğretmen. Öğretmenlik mesleği her şeyden önce bir ideal gaye ve hizmet mesleğidir. Toprak altına atılan bir tohumun onlarca tohum verebilmesi için kendisini feda etmesi gibi bir öğretmen de hayatını bu anlamlı ve şerefli meslek uğruna adayabilmelidir. Değerli öğretmen arkadaşlarım, başağın yetişmesine engel otlar değil, çiftçinin ihmalidir. Bunun için muhatabı insan olan öğretmenlerin yapacağı bir hatanın telafisi yoktur” dedi.
Atatürk Anıtı’na çelenk sunma programının ardından ise İl Milli Eğitim Müdürü ve beraberindekiler Yozgat Valisi Kemal Yurtnaç’ı makamında ziyaret ettiler. Ardından ise program Milli İrade Anadolu İmam Hatip Lisesi’nde gerçekleştirilen etkinliklerle son buldu. -

Yozgat Belediyesi, Çamlık giriş ücretinde yüzde 70 indirime gitti
Belediye Başkan Yardımcısı Ahmet Akgün, yaptığı açıklamada Çamlık Milli Parkı ve sosyal tesislerinin işletmesinin belediye tarafından yapılacağını belirterek vatandaşların buradan en iyi şekilde faydalanacağını söyledi.
Daha önce Çamlık giriş ücretlerindeki yüksek fiyat tarifesi nedeniyle vatandaşlar tarafından olumsuz tepkiler alındığını kaydeden Akgün, “Belediye olarak vatandaşlarımıza kalite hizmet sunmanın gayreti içerisinde olacağız. Çamlık giriş ücret tarifesinde yüzde 70’lere varan bir indirime giderek ülkemizin ilk Milli Parkı olan Çamlık Milli Parkından herkesin istifade etmesini sağlamak istiyoruz. Bu kapsamda Sürmeli Et Lokantası ile ilgili restorasyon projemizi hayata geçirerek halkımızın yeniden hizmetine sunacağız. Çamlığın temizliğinin yanı sıra diğer sosyal tesislerden de vatandaşlarımız en iyi şekilde yararlanacağı bir ortamı hazır hale getireceğiz. Belediye Başkanımız Sayın Kazım Arslan, bu konunun üzerinde ciddi bir şekilde duruyor. Bizde bu kapsamda çalışmalarımızı sürdürüyoruz.”dedi.
Çamlık Milli Parkı giriş ücretlerinin Belediye’ye geçmeden önce fiyat tarifelerinin yüksek olmasından dolayı tepkiler olduğunu kaydeden Akgün, “Daha önce Milli Parklar işletmeciliği döneminde Çamlığa girişlerde yayalar ve bisikletli girişler için kişi başına 4 lira, motosiklet ve ATV’ler için 8 lira, otomobil için 12 lira, minibüs 36 lira, midibüs için 60, otobüs için ise 120 lira ücret alınıyordu. Yeni tarifeye göre ise yayalar ve bisikletli girişler için kişi başına 1 lira, motosiklet ve ATV’ler için 2 lira, otomobil için 4 lira, minibüs 15 lira, midibüs için 20, otobüs için ise 40 lira ödeyerek Çamlığa giriş yapılabilecek.
GİRİŞ ÜCRETİ
ZORUNLULUĞU VAR
Doğa ve Milli Parklar 9. Bölge Müdürlüğü ile yapılan protokol ile Çamlık’ın 5 yıllık işletmeciliğini Yozgat Belediyesi olarak üstlendiklerini ve Milli Parklar girişlerinde ücret zorunluluğu bulunduğu için Çamlık girişlerine sembolik rakamlar belirlediklerini vurgulayan Akgün: “Milli Parklar koruma ve kollama kanununda Milli Park girişlerinde ücret alınması gerekiyor. Belediye olarak biz devralmadan önce çamlık için belirlenen girişi ücretleri çok yüksekti. Bizde fiyatları neredeyse sembolik denilebilecek rakamlara çektik. Bundan sonra çamlığın giriş çıkışları dahil olmak üzere park ve sosyal tesislerini belediye olarak biz işleteceğiz. Yine aynı şekilde, bakım, onarım, temizlik ve güvenlik işlemlerini de biz yapacağız. Çamlık Milli Parkımız inşallah bundan sonra belediyemiz bünyesinde Yozgat halkına, dışarıdan gelen vatandaşlara daha iyi hizmet sunacak, onların ihtiyaçlarını karşılayacak.” ifadelerini kullandı.