Afrin’de yürütülen Zeytin Dalı Operasyonu’nda şehit olan Piyade Uzman Çavuş Mehmet Muratdağı adına düzenlenen yardım tırı Boğazlıyan ilçesine ulaştı.
Suriye’nin Afrin bölgesinde başlatılan, ‘Zeytin Dalı Harekatı’nda şehit olan Uzman Çavuş Mehmet Muratdağı için Tüm Yardımlaşma Derneği’nin (TÜMYAD) hazırladığı bir tır dolusu gıda ve kırtasiye malzemesi, Yozgat’ın Boğazlıyan ilçesinde ihtiyaç sahiplerine dağıtılmak üzere ilçeye ulaştı.
Afrin Şehidi Uzman Çavuş Mehmet Muratdağı’nın Kayseri’de yaşayan eşi Birgül Muratdağı’nın katkısı ile İstanbul’da bulunan TÜMYAD tarafından bir TIR dolusu yardım malzemesi hazırlandı. İstanbul’dan yola çıkan TIR, bugün memleketi Boğazlıyan’a ulaştı. Yardım tırını Şehit Uzman Çavuş Mehmet Muratdağı’nın annesi Sibel Muratdağı, dedesi Mehmet Muratdağı ve kardeşi Emre Muratdağı karşıladı.
Boğazlıyan İlçe Gençlik ve Spor Müdürü Ömer Ayna tarafından teslim alınan yardım kolileri özenle ilçe kapalı spor salonuna yerleştirildi. 62 Adet gıda kolisi, 500 adet kıyafet kolisi, 30 adet kırtasiye kolisi ve 30 adet çanta kolisi İlçe Gençlik ve Spor Müdürü Ömer Ayna tarafından teslim alındı.
Ayna yaptığı açıklamada “Gıda ve kıyafetlerden oluşan yardımları teslim aldık. İlçemiz Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfımız vasıtasıyla ihtiyaç sahiplerine dağıtımı yapılacak. Rabbim şehidimize rahmet eylesin. Bir daha böyle acılara göstermesin. Bu yardımda emeği geçen herkese teşekkürlerimi sunuyorum” dedi.
Şehit Uzman Çavuş Mehmet Muratdağı’nın annesi Sibel Muratdağı, dedesi Mehmet Muratdağı yardımların hazırlanmasında emeği geçenlere teşekkür ederek kardeşi Emre Muratdağı ise yaptığı açıklamada “Bu yardımı gönderen herkese ailem ve abim adına teşekkür ediyorum. Allah razı olsun herkesten umarım elimiz kolumuz bir yerlere ulaşır herkese hayırlara vesile olmuş oluruz. Hayırlı bir iş yapmış oluruz” şeklinde konuştu.
Kategori: Gündem
-

Yardım malzemeleri ihtiyaç sahiplerine dağıtılacak
-

Rektör Karacabey Şefaatli MYO’da incelemelerde bulundu
Yozgat Bozok Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Salih Karacabey Üniversiteye bağlı Şefaatli Meslek Yüksekokulu’nda incelemelerde bulundu.
Şefaatli Meslek Yüksekokulu Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Tanzer Eryılmaz’dan Meslek Yüksekokulu’nun son durumu hakkında bilgiler alan Rektör Karacabey, öğrencilerle de sohbet ederek öğrencilerin öneri ve taleplerini dinledi.
Rektör Prof. Dr. Salih Karacabey, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Fuat Köksal ve Şefaatli MYO Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Tanzer Eryılmaz, Şefaatli Kaymakamı Deniz Kılınç ve Şefaatli Belediye Başkanı Zeki Bozkurt’u makamında ziyaret ederek Şefaatli Meslek Yüksekokulu hakkında fikir alışverişinde bulunuldu. -

Yozgatlı öğrenciler Hakkari’de
Hakkari’de düzenlenen 1. Ulusal Film Festivali kapsamında Yozgatlı öğrenciler, şehri çok sevdiklerini söylediler.
Bozok Üniversitesi Görsel İşitsel Teknikler ve Medya Yapımcılığı Bölüm Başkanı Öğretim Görevlisi Batuhan Kalaycı ve radyo televizyon birinci sınıf öğrencileri Hakkari’ye geldi. Hakkari Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü Film Yapım Atölyesinde eğitim veren Kalaycı, filmlerin yapımı hakkında bilgi verdi. İzleyiciyi çok etkileyen görüntülerin ne kadar basit bir şekilde çekildiğini de gösteren Kalaycı, dünyaca ünlü filmlerden ve Türk sinemasından kesitlerle film endüstrisinin ayrıntılarını Hakkarili gençlere anlatarak, kısa film çekmek isteyen öğrenci ve öğretmenlere de uygulamalı eğitim verdi.
Festivale gönüllü olarak destek veren Bozok Üniversitesi öğrencileri ise, Hakkari’ye ilk kez geldiklerini ve kentin düşündükleri gibi bir şehir olmadığını söylediler. Şehri sevdiklerini ve bölgenin çok geliştiğini dile getiren öğrenciler, katılımcılara kamera ve çekim teknikleri konusunda uygulama yaptırdı.
Radyocu Oktay Kalaycı ise, Hakkari’nin batıda anlatıldığı gibi bir yer olmadığını belirterek, Hakkari gecelerinin ise büyük şehirleri aratmadığını söyledi. -

65 yaşındaki kadın sürücü erkek şoförlere taş çıkartıyor
Yozgat’ta yaşayan ve 30 yıldır araç kullanan 4 çocuk annesi 65 yaşındaki Hanife Uçar, erkek şoförlere taş çıkartıyor. Herhangi bir trafik kazasına karışmayan ve cezası bulunmayan Uçar, rahatlıkla iller arası seyahat yapabiliyor.
1990 yılında ehliyet sahibi olan ve sıfır otomobil alarak Yozgat yollarında trafiğe çıkan Hanife Uçar, aracının her türlü bakımını kendisi yapıyor ve trafik kurallarına harfiyen uyuyor. Büyük bir ustalıkla 1989 model arabasını kullanan Hanife Uçar, erkek sürücülere de taş çıkartıyor. 30 yıllık trafik deneyiminde herhangi bir trafik kazasıyla karşılaşmayan Uçar’ın trafik cezası da bulunmuyor. Uygulama noktalarında trafik kontrolüne takılan Uçar, trafik polisleri tarafından da takdir ediliyor.
30 yıldır aynı aracı kullandığını söyleyen Hanife Uçar, “4 çocuk annesiyim. Eşim öleli 22 yıl oldu. Her işi kendim yaptığım için bu araba benim elim ayağım oldu. Bu arabayla Elazığ’a gittim, Tokat’a, Ankara’ya, Çorum’a gittim. Bu araç araba niyetine değil her şeyim. Bu olmasa benim hayatım yok. Bu zamana kadar hiç ceza almadım. Kaza da yapmadım. Trafik kurallarına uyuyorum, uymayanları da uyarıyorum. Erkek şoförlere taş çıkarıyorum, herkes beni bilir takdir eder” dedi.
Hanife Uçar’ı cesaretinden dolayı kutlayan sürücülerden Osman Sarıoğlu ise “Hanife abla Yozgatımızın kadın şoförlerinden kendisi trafikte kurallara uyar. Kendisini tebrik ediyoruz, bizim de müşterimizdir. Aracına yakıt aldıktan sonra aracının eksiklerini giderir. Yağını, suyunu kontrol eder. Bir erkek şoförden daha beceriklidir diyebiliriz. Kendisi erkek şoförlere taş çıkarır” şeklinde konuştu.
Sürücü Ali Solmaz da “Uzun zamandır kendisini tanırım. Hanife abla gayet iyi bir şofördür. Uzun zamandır aynı araca biniyor ve erkeklere oranla gayette güzel araç kullanıyor. Erkeklere taş çıkartır diyebiliriz” ifadelerine yer verdi. -

Bakanlık üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmeli
Türk-Eğitim-Sen Yozgat Şube Başkanı Mahmut Kabayel, öğrenci andının yeniden okullarda okutulması ile ilgili karara toplumun farklı kesimlerinin destek verdiğini söyledi.
Kabayel, Milli Eğitim Bakanlığının üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmesi gerektiğine dikkat çekti.
Toplumun kahır ekseriyetinin okullarda öğrenci andının okutulması yönünde talebi olduğunu dile getiren Mahmut Kabayel, “Bu talebi görmezden gelmek, yargı kararını hiçe saymak toplumun beklentilerinden, ihtiyaçlarımızdan, ülkemizin milli birlik ve beraberlik ruhundan uzak bir yaklaşım olacaktır” dedi.
Kabayel şöyle konuştu: “Her şeyden önce ülkemizin 15 Temmuz tecrübesi bulunmaktadır. Vatanına sevdalı, milletini önceleyen, milli birlik ve beraberliği, huzuru her şeyden önde tutan insanların kendi ülkesine zarar verecek faaliyetler içinde yer alması mümkün değildir. Bu nedenle çocuklarımızı küçük yaşlardan itibaren milli bilinci yüksek insanlar olarak yetiştirmeliyiz. Öğrenci Andı da bu amaca hizmet eden en önemli unsurlardan birisidir. Öte yandan bir güruh var ki, Öğrenci Andı’na alerjisi olduğunu bir kez daha ispat etmiştir. Büyük hezeyan içindeki bu bozguncular, ayrılıkçılar, millet ve devlet düşmanlarının eteklerinin tutuştuğunu görmek ibret vesikasıdır. Aralarında bazı sözde sivil toplum kuruluşlarının da bulunduğu bu güruh, karar açıklandıktan hemen sonra kamuoyunu manipüle etmeye başlamıştır. Bakınız; 81 ilde basın açıklaması yapacaklarmış! Ne diyecekler acaba? Türk milletinin karşısına çıkıp ‘Ey Türk halkı, çocuklarınıza Ne mutlu Türk’üm’ dedirtiyorlar’ diye şikâyet mi edecekler? Hatta hızlarını alamayıp, Mesela; Anayasamızın başlangıç maddelerindeki ‘Türk vatanı, Türk Devleti, Türk vatandaşı ifadelerini de çıkarın’ diyecekler mi? Yine Anayasanın 66. Maddesinin de ‘etnik ayrılıkçılık yapılıyor’ diye değiştirilmesini isteyecekler mi? Ya da ‘1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu ırkçı temalar içeriyor, yeniden ele alınsın’ teklifini de getirecekler mi? Mahallelerindeki bir müptezelin, açılım sürecinde dediği gibi ‘Türk bayrağının adı da değiştirilsin’ diyecekler mi? Türk milleti ibretle izliyor ki; Danıştay’ın bu kararından, etnik özürlü ucubelerin yanı sıra mukaddes değerlerimizi kamuflaj olarak kullanan zihni ve niyeti bozuk olanlar da rahatsız oldular. Hatta bu güruh, etnik bölücü ve ayrılıkçı PKK’dan bile daha fazla gürültü koparmakta. Buradan çok net söylüyoruz. Milli Eğitim Bakanlığı’nı yönlendirmeye çalışan, taşrada çeteler marifetiyle işlerini yürütme peşinde olan, yargıya kafa tutan hatta kendisini yargı yerine koyan bu çete yapılanmasının Öğrenci Andı üzerinden tartışma yaratmasına müsaade edilmemelidir. Öğrenci Andı yeniden okullarda okutulmalı, çocuklarımız yeniden gururla ‘Varlığım; Türk varlığına armağan olsun. Ne mutlu Türküm diyene’ diyebilmelidir” -

Yozgat’ta 65 çocuğa da sosyal ve ekonomik destek sağlanacak
Yozgat Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Müdürlüğüne bağlı Sosyal Hizmet Merkezinde ilk defa Sosyo-Ekonomik destek hizmeti alacak olan 60 aile ve çocukları için kahvaltı düzenlendi.
Yozgat Sosyal Hizmet Merkezi tarafından il merkezinde düzenlenen kahvaltı programına, Okul Destek Projesinden 2018-2019 Eğitim Öğretim yılında ilk defa yararlanacak olan çocuklar ve aileleri katıldı.
Düzenlenen programa Vali Yardımcısı Faruk Ekiz, İl Müdürü Abdullah Neşeli ve yardımcıları, Sosyal Hizmet Merkezi Müdürü Yavuz Hatipoğlu ile sosyo ekonomik destek olan aileler katıldı.
Kahvaltının ardından söz alan Proje Koordinatörü Teoman Başal konuşmasına katılımcılara teşekkür ederek başladı. Başal yaptığı açıklamada “2018 yılında proje ile 85 çocuğumuzu ekonomik desteğin yanı sıra sosyal faaliyetlerle de destekledik. Bunu kültürel faaliyetlerle, sanatsal, sportif faaliyetlerle, gezilerle oluşturduğumuz öğrenci kulüpleri ile sağlamaya çalıştık. Her çocuğumuz ya bir spor dalı ile uğraşacak ya bir enstrüman çalışmayı bilecek dedik ve hamd olsun geride bıraktığımız bir yılın sonunda amacımıza ulaştık. Bu sayı bu sene içerisinde yeni dahil olan 65 çocukla birlikte 150’ye çıktı. Güçlü kalkınmış bir Türkiye için geleceğin büyüğü olacak güçlü bir çocuk olması gerektiği inancını her daim taşıyoruz. Çalışmalarımız gayretimiz hep bunun için daha fazla olacaktır. Yeni yılımızda çocuklarımıza aynı gayretle hizmet vereceğimizden hiç şüpheniz olmasın” dedi. Program, Vali Yardımcısı Faruk Ekiz, İl Müdürü Abdullah Neşeli ve Sosyal Hizmet Merkezi Müdürü Yavuz Hatipoğlu’nun çocuklara hediye takdimi ile sona erdi. -

Enflasyonla mücadeleye Zafer Tanzim’den destek
Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, tarafından enflasyonla mücadele kapsamında başlatılan yüzde 10’luk indirim kampanyasına ülke genelinde olduğu gibi Yozgat’ta da destek gelmeye devam ediyor.
İlde uzun yıllar gıda sektöründe faaliyetini sürdüren Zafer Tanzim sahibi Mustafa Arık, ülke olarak enflasyonla mücadelede indirim kampanyasın bütün ürünlerde indirime giderek destek olduklarını söyledi. Arık, “Ülke olarak zor ve sıkıntılı bir süreçten geçiyoruz. Dünya ülkelerinde yaşanan ekonomik sıkıntılar bizim ülkemizde de maalesef kendisini hissettirmeye başladı. Ülkemize ekonomik amborgo uygulayarak çökertmeye çalışanlar hiçbir zaman bu emellerine ulaşamayacaklardır. Bizler birlik beraberliğe en fazla ihtiyaç duyduğumuz bu günlerde devletimize ve milletimize sahip çıkmaya devam edeceğiz.”dedi.Zafer Tanzim olarak özellikle gıda ürünlerde indirime gittiklerini belirten Arık, “ Hazine ve Maliye Bakanımızın çağrısı üzerine bizlerde özellikle temel gıda maddelerinde indirime gittik. Bunun yanı sıra temizlik malzemelerinde ve diğer ürünlerimizde de indirim kampanyası başlattık. Yozgat’ımız zaten milliyetçi ve muhafazakar yapıya sahip bir toplumdan oluşuyor. Söz konusu vatan olduğunda herkesin yürekleri bu vatan için çarpıyor. Hain PKK terör örgütüne nüfusa oranla en fazla şehit veren illerin başında Yozgat’ımız geliyor. STK ve kurumlarımızın zaman zaman başlattıkları kampanyalara da vatandaşlarımız büyük desteklerde bulunuyor. Bizde, bu anlamda zafer tanzim olarak enflasyonla mücadeleye bir nebze katkı sağlamak ve destek olma adına böyle bir indirim kampanyası başlattık. İlimizde diğer esnaflarımızdan da bu yönde indirim kampanyaları devam ediyor.”diye konuştu. -

Yozgat’ın ufkunu açacak aday olsun
Yerel seçimler yaklaşırken özellikle aday adayları; kimi gizli, kimi ise açıktan çalışmalarını sürdürüyor.
Vatandaşlarda bulundukları ortamlarda gönüllerinden geçen isimlerin aday olmasını dile getiriyor. İnsanlarımız aday profilinde adayın tecrübesine, bilgi birikimine şehre katacağı hizmetlere bakmaksızın kiminle merhabalığı varsa ya da kiminle daha fazla samimiyse onu aday olarak görmek istiyor. Böyle bir düşünce özelikle Yozgat ölçekli küçük şehirlerde daha fazla göze çarpıyor. Halbuki Yozgat ortak paydamız ve herkes şehrimizin gelişmesini ve kalkınmasını ister. Sorunları dile getirir çözüm önerisinde bulunuruz. Bunu yaparken de çevre iller ve büyükşehir belediye başkanları ile kıyaslama yapmaktan da geri durmayız. O zaman kişisel düşüncemizi bir kenara bırakarak işimize bu gelir, bu gelirse daha iyi iş yaptırırız mantığından çıkarak şehrüleminin liyakat sahibi ehil olmasını tercih etmeliyiz.
Seçimler yaklaşıyor ve aday adayları vitrinlerde boy göstermeye başladı. Bağımsız adaylar sosyal medyadan şehrin sorunlarını dile getirerek, seçilmeleri halinde kendi projelerini anlatmaya çalışıyor. Bazı aday adayları ise gizliden adaylığını kesinleştirmek için lobi faaliyetinde bulunuyor ve genel merkezden kendisine gelecek bir işareti bekliyor. Tabi bunu yaparken de mevcut belediye başkanlarıyla karşı karşıya gelmemek için bu faaliyetlerini el altından yürütüyor.
Şuan için revaçta olan AK Parti görünse de Yozgat ve özelikle milli ve muhafazakar yapısıyla ön plana çıkan şehirlerde MHP’nin de yabana atılmaması gerekir. Özellikle ülkemizin içinde bulunduğu durum MHP’nin Cumhur İttifakı ile girdiği seçimden oylarını yükselterek çıkması bu öngörüyü daha da güçlü kılıyor. CHP ve İYİ Parti’de ise aday arayışları devam ediyor.
MHP Milletvekili Ethem Sedef, aday belirlenmesinde önemli bir noktanın altını çizerek; Yozgat’ımızda adayımızı halkımız belirleyecek. Aday adaylarımızın hepsi bizim için kıymetli ve önemli bir değerdir. Fakat, şehrimizde hangi adayımız vatandaşlarımız tarafından daha fazla kabul görüyor ve isteniyorsa biz onunla bu yola çıkacağız diye ifade etmesi, Belediye Başkanlığını çok ciddiye aldıklarını ve doğru bir adım attıklarını gösteriyor. Aynısı AK Parti için geçerli olur mu? bunu da birkaç hafta içerisinde göreceğiz. AK Parti’nin de adayını belirlemek için Yozgat’ta anketler yaptırdığını biliyoruz. Bu anketi ne kadar ciddiye alır ve uygularsa halkın isteğine kulak vermiş olur. AK Parti’de ya mevcut Belediye Başkanı Kazım Arslan’la yoluna devam edecek, ya da etmeyecek. Eğer etmeyecekse halkın istediği değil de partinin belirleyeceği bir adayla yola çıkacak olursa Yozgat’ta işi zor gibi görünüyor.
Yazımın başında da ifade ettiğim gibi kamuoyunun da aday kıstası önemli olmalı. Kişisel düşünceleri bir kenara bırakarak ortak payda Yozgat ise gerçekten kim başkanlığı her bakımdan en iyi şekilde yapabilecekse onun istenmesi gerekir.
-

Bozdağ: “Tehdide muhatap oldum”
TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı ve eski Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Danıştay 8. Dairenin ‘Öğrenci Andı’ ile ilgili yaptığı açıklamalar nedeniyle hakarete hatta tehdide muhatap olduğunu açıkladı.
TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı ve eski Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Twitter hesabından yaptığı açıklamada, “Danıştay 8. Dairesinin ‘Öğrenci Andı’ hakkındaki kararını eleştirim üzerine bir sürü hakaret,iftira ve tehdide muhatap oldum. Hala da bunlar devam ediyor” dedi.
Bozdağ, “Tweetlerim ‘Öğrenci Andı’nın içeriğine veya okutulmasına ilişkin değil; tamamen mahkeme kararına ve gerekçesine ilişkindir.
Eleştirdiğim, Danıştay 8. Dairesinin anayasa ve hukuka aykırı kararı ve gerekçesidir. Hukuk devletinde yürütme organının her tür eylem ve işlemleri, yargı denetimine tabidir.
Yargının denetimi, idari eylem ve işlemin hukuka uygunluğu ile sınırlıdır. Öğrenci Andı’nın okutulması veya okutulmaması, yargının değil yasama veya yürütmenin işidir” ifadesini kullandı.
“Allah’a havale ediyorum”
Bozdağ, sözlerine şöyle devam etti:
“Milletim ve ailem sayesinde sahip olduğum iman, ahlak, edep ve kültür; şahsıma yapılan haksız, hukuksuz ve temelsiz hakaret, iftira, suçlama ve tehditlere misliyle mukabeleye izin vermiyor. Şahsıma hakaret, iftira, suçlama ve tehdit yapanları yargıya değil, Allah’a havale ediyorum.”
Bozdağ, “Benim en büyük övüncüm ve çocuklarıma mirasım; milletime, bayrağıma, vatanıma, devletime ve dinime sadakatim ve hizmetkarlığımdır.
Hiç kimse, benim milletime, bayrağıma vatanıma, devletime ve dinime sadakatimi ve hizmetkarlığımı sorgulayamaz. Bu kimsenin hakkı da haddi de değildir” diye konuştu. -

Uyar ve Cansever ailelerinin mutlu günü
Yozgat Haber Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Büşra Nur Uyar, mutluluğa ilk adımı attı. Uyar, Ali Cansever ile nişanlandı.
Genç çiftin nişanı İnci Düğün Salonu’nda gerçekleşti. Evlilik yolunda attıkları ilk adımda genç çifti ailesi, sevenleri, arkadaş ve akrabaları yalnız bırakmadı.
Yozgat Haber Gazetesi sahibi Ruhi Bacanlı ile Başyazarı Ali Açıkgöz de Büşra Nur Uyar ile Ali Cansever’in nişan yüzüklerini taktı.
DOYASIYA EĞLENDİLER
Nişan törenine katılan eş, dost, akraba ve arkadaşlar Büşra Nur Uyar ile Ali Cansever’in mutluluklarına ortak oldu. Genç çiftin mutlu gününde sevenleri onlarla birlikte doyası eğlendi.
SARIKAYA DA KATILDI
Türk Halk Müziği Sanatçısı Mümin Sarıkaya’da Büşra Nur Uyar ve Ali Cansever’i bu mutlu günlerinde yalnız bırakmadı. Sarıkaya, genç çiftin nişanına gelerek onlara mutluluk diledi.
TÜRKÜ SÜPRİZİ
Büşra Nur Uyar’ın ağabeyi ses sanatçısı Nevzat Uyar’da kardeşinin bu mutlu gününde büyük bir sürpriz yaptı. Ağabey Uyar nişanda kardeşine sürpriz yaparak türkü okurken kızı Zeynep Eyşan Uyar’da babasına eşlik etti.
MUTLULUKLAR
DİLİYORUZ
Bizde Yeniufuk Gazetesi olarak Büşra Nur Uyar ve Ali Cansever’e evlilik yolunda atmış oldukları bu ilk adımda bir ömür boyu mutluluklar diliyoruz. -

Onkoloji ve hematoloji hastaları güvenli ellerde
Son teknoloji cihazlar ve deneyimli bir sağlık ekibi ile hizmet veren Yozgat Şehir Hastanesi’nde, hemotolaji ve onkoloji hastaları güvenli ellerde tedavi hizmeti alıyor.
Hasta kabulüne başlayan Tıbbi Onkoloji Uzmanı Dr. Özgen Ahmet Yıldırım ve Dr. Melih Şimşek, kanser tedavisi gören hastaların artık başka illere gitmek zorunda kalmadıklarını belirttiler.
Yozgat Şehir Hastanesi’nde kanser tedavisinin; kemoterapiler, hedefe yönelik akıllı ilaç ve moleküller, immünoterapiler ile biyolojik tedaviler başarıyla gerçekleştirildiğini belirten Dr. Yıldırım ve Dr. Şimşek, tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de kanser vakalarının arttığını bu nedenle erken tanı ve tedavinin hayatı önem taşıdığını belirterek, şu uyarılarda bulundular;
“Kanserler; vücudun yapıtaşları olan hücrelerin kontrolsüz bir biçimde çoğalması sonucu oluşuyor.
Her hastalıkta erken tanı önemlidir ancak, kanser vakalarında bu önem çok daha fazla hayatidir. Özellikle ailesinde kanser öyküsü bulunanların erken tanı için periyodik aralıklarla tarama yaptırmalarında büyük fayda vardır.”
Tıbbi Hematoloji Uzmanı Dr. Fatma Aykaş ise Yozgat Şehir Hastanesinde artık anemi, kanama bozuklukları, kemik iliği yetersizlikleri, lösemi, lenf kanseri ve hemofili gibi kalıtsal geçişli kan hastalıklarının tedavilerinin yapılabildiğini ifade etti.
Hematolojik hastalıkların tedavisinin hayati önem taşıdığına dikkati çeken Dr. Aykaş,”Bu hastalıkların teşhis ve tedavisinin deneyimli bir ekip tarafından yapılması gerekmektedir. Kadromuzun yanı sıra son teknolojik cihazlarımız sayesinde hematoloji hastalarımız artık kendilerini güvende hissedebilirler” diye konuştu.
Hematolojik hastalıkların teşhis ve tedavi seçeneklerinin son yıllarda büyük gelişme gösterdiğini belirten Dr. Aykaş, tedavi oranının da hızla artmasının hastalar için büyük moral kaynağı olduğunu sözlerine ekledi. -

Gençliğin sorunları tartışıldı
Yozgat Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren Gençlik Merkezi tarafından düzenlenen kahvaltı programında üniversite öğrencilerinden oluşan yaklaşık 70 kişilik grup araya gelerek gençlik sorunlarını tartıştı.
Yozgat Belediyesi Yöresel Ürünler ve kahvaltı evinde bir araya gelen üniversite öğrencilerine Gençlik Merkezi Müdürü Ali Sapmaz, İl Müftüsü Salih Sezik, Bozok Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Alper Mumyakmaz ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri de eşlik etti.
Sohbet havası içerisinde geçen programda gençlerin gelecek beklentileri, sorunları ve çözümleri tartışıldı. Katılımcılar yaklaşık 3 saat süren programda öğrencilerin gençlik üzerine merak ettikleri konulara açıklık getirmeye çalıştı. Gençlik merkezi olarak büyük bir kuruluş olduklarını söyleyen Yozgat Gençlik Merkezi Müdürü Ali Sapmaz,”Çoğunluğu üniversite öğrencilerinden oluşan 70 kişilik bir grupla bir araya gelerek onların gelecek beklentilerini, sorunlarını ve çözüm yollarını tartıştık. Bizler onların sorunlarını dinleyip onları rapor haline getirerek somut adımlar arayacağız. Gençlerimizin sosyal, sportif, kültürel ve sanatsal alanlara yönlendirilmesi konusunda gençlik merkezi olarak azami gayret gösteriyoruz. Biz gençlerimize değer veriyoruz. Onlar olmazsa gelecekte olmaz” dedi.
Düzenlenen programda konuşan Bozok Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Alper Mumyakmaz ise ülke üzerinde en büyük yatırımın gençler olduğunu belirterek,”Gençlerin ufuklarının açık olması, dünyayı ve Türkiye’yi tanıması, bunu dikkate alarak yetişmesi çok önemli. Kişilikli, kendini bilen değerleriyle barışık bir gençliğe ihtiyacımız var. Doğruya doğru eğriye eğri deyip kendisini bütün varlığı ile devleti ve milletine adayan gücünü, emeğini esirgemeyen vicdanen rahat olan gençliğe ihtiyacımız var. Ümit ediyorum ki bu söylediklerimiz olacaktır. Ancak nitelikli bir eğitimle bu mümkün olacaktır. İyi bir öğrenci nitelikli bir öğrenci isterken akademisyenlerimizin de nitelikli olması gerekir. Hocalarımız da kendilerini geliştirmeli ve eleştiriyi kendilerine yansıtmaları lazım. Arkasından da gençlere doğruyu, güzeli sunması lazım. Objektiflik, nesnellik, saygı çok önemli. Umut ediyorum ki geleceğimiz daha iyi olacak” şeklinde konuştu. -

Arslan, muhtarlarla bir araya geldi
Sorgun TSO Başkanı Üzeyir Arslan, 19 Ekim Muhtarlar Günü dolayısıyla Sorgun Muhtarlar Derneği Başkanı Selahattin Kılıç ve muhtarlar ile yemekte biraraya geldi.
Başkan Arslan muhtarlar dernek başkanı ve muhtarlarımıza, muhtarlık görevinin sevgi ve fedakarlık isteyen zor bir iş olduğunu belirterek, “Muhtarlarımız, bulunduğu mahallede veya köyde devletimizin tüm kurumlarını temsil etmekte ve halkımızla devlet kurumları arasında köprü vazifesi görmektedir” dedi.
Muhtarların seçimle işbaşına gelen halkın temsilcileri olduğunu aktaran Başkan Arslan,“Toplumun sosyal ve idari ihtiyaçlarını karşılayan muhtarlık müessesesi, çok yönlü bir kurumdur. Muhtarlarımızın, kendi sorumluluklarının yanı sıra sosyal açıdan da sahip oldukları önemli görevleri vardır. Muhtarlık müessesesi, kültürümüzün ve toplumsal hayatımızın önemli yapı taşlarından olup, yerel demokrasinin en eski örneğini temsil eder ve devletimizin her noktadaki kurumsal temsilcisidir. Bizler Sivil Toplum Kuruluşları olarak sürekli muhtarlarımızla karşılıklı istişare ve fikir alışverişinde bulunarak ilçemizin ve mahallelerimizin tüm problemlerine çözüm noktasında mümkün olduğunca elimizden geleni yapıyoruz. Bu duygu ve düşüncelerle, milleti devlete, devleti millete karşı temsil gibi önemli bir vazife üstlenen tüm muhtarlarımızın 19 Ekim Muhtarlar Günü’nü kutlar, başarılarının devamını dilerim” ifadelerine yer verdi. -

Vali Yurtnaç, muhtarları ağırladı
Muhtarlar Günü Yozgat’ta çeşitli etkinliklerle kutlandı. Vali Kemal Yurtnaç, mahalle ve köy muhtarlarından oluşan heyeti makamında misafir etti. Daha sonra Vali Yurtnaç ve Belediye Başkanı Kazım Arslan muhtarlarla öğle yemeğinde bir araya geldi.
Belediye Başkanı Kazım Arslan, yemekte yaptığı konuşmada, muhtarların son derece önemli bir fonksiyon icra ettiklerine belirtti. Başkan Arslan, “Muhtarlarımız devletle millet arasında bir köprü vazifesi yapıyorlar. Yerel yöneticiler olarak bizde genel kanı şudur. Şehrin merkezinde ne varsa mahallelerimizin hepsinde de o olsun. Bunu yaparken de daha çok muhtarlarımızla birlikte çalışıyoruz. Muhtarlarımızla ne kadar uyum içinde ve ne kadar koordineli çalışırsak tüm mahallelerimizi bu hizmetleri ulaştırmak mümkün oluyor. Ben bu duygu ve düşüncelerle tüm muhtarlarımızın muhtarlar gününü kutluyor, hayırlı hizmetlerde bulunmalarını temenni ediyorum” dedi.
Vali Kemal Yurtnaç ise muhtarlığın demokraside ki en alt birim olduğunu ifade etti.
Vali Yurtnaç, “Dolayısı ile bu sistem demokrasimizi güçlendiriyor. Demokrasi halkın hakim olduğu, aktif olduğu bir sistemin adıdır. Halkı yönetimde ne kadar hakim tutarsak demokrasimizde o kadar güçlü olur. Muhtarlarımız da bu görevi yaparak halkımıza ve demokrasimize destek veriyor. Atanmışı ile seçilmişi ile hep birlikte bu ülkeye en iyi şekilde hizmet verme gayesindeyiz. Görevde bulunduğumuz süre içerisinde halkımıza en iyi hizmeti vermenin gayreti içerisinde olacağız. İnsanlara sürekli yüz yüze olan sizlersiniz. Mahallenizde veya köyünüzde ki insanların derdini, sıkıntısını bileceksiniz. Ben tekrar tüm muhtarlarımızın muhtarlar gününü tebrik ediyor, görevinizde başarılar diliyorum” diye konuştu. -

Keven: 31 Mart seçimi sıradan bir belediye başkanlığı seçimi değil
CHP Yozgat Milletvekili Ali Keven, 31 Mart’ta yapılacak yerel seçimlerin sıradan bir belediye başkanlığı seçimi olmadığını belirterek, “Bu seçim bu ülkenin yön tayin etme seçimi. Halk 31 Mart’a kadar geçen sürede başkanlık sisteminden memnunsa bu sisteme oy verecek. Bu sistemden memnun olmayan herkesten oy isteyeceğiz.”dedi.
CHP Yozgat İl Başkanlığı, 31 Mart 2019 yapılacak olan yerel seçimlerle ilgili parti binasında durum değerlendirme toplantısı düzenledi.
Toplantıya, CHP Adana Milletvekili Müzeyyen Şevkin, Milletvekili Ali Keven, İzmir Milletvekili Atila Sertel, Parti Meclisi Üyesi Yaşar Seyman, Bahadın Belediye Başkanı Dilaver Özcan, CHP İl Başkanı Abdullah Yaşar ve partililer katıldı.
CHP İl Başkanı Abdullah Yaşar, toplantıda yaptığı açılış konuşmasında, 31 Mart 2019’da yapılacak olan yerel seçimler ile ilgili bir durum değerlendirmesi yaptıklarını belirterek, aday tespit çalışması ve bir istişare içerisinde olduklarını söyledi.
Yaşar, “Önümüzde ki yerel seçimlerin ülkemiz ve ilimiz için çok hassasiyet taşıdığını, önemli olduğunu hepimiz biliyoruz. Bu seçimlerde Türkiye Ak Parti iktidarına, tek adam rejimine dur demezse ya da kontrol mekanizması olan el frenini çekmezse Türkiye bir uçuruma yuvarlanabilir. Seçimler öncesi dilimiz döndüğünce anlattık. Vatandaşımızın iradesine saygılıyız. Ancak Türkiye’nin başına bela olan, ne olduğu belli olmayan Başkanlık Sistemini ülkenin başına getirdi. Bu yerel seçimlerin hayırlı olmasını diliyorum. Çıktığımız bu yolda Milletvekili çıkardığımız gibi Belediye Başkanları da çıkaracağımız düşünüyorum.”dedi.
BELEDİYECİLİĞİN ANASI DA BABASI DA CHP’DİR
CHP Parti Meclisi Üyesi Yaşar Seyman’da Yerel seçimlerin öneminden bahsetti. Seyman, “Bu seçim bizim için çok kıymetli. Herkes takdir eder ki CHP yerel yönetimlerde, yerel politikalarda sosyal demokratlar dünyanın örneğidir. Belediyeciliğin anası da babası da CHP’dir. Türkiye’ye efsane Belediye Başkanları kazandırmış bir partidir CHP. Şimdi ki sloganımız ‘Derman Belediyecilik’. Yani halkın her türlü derdine koşan, halkın yanında olan, şehrin kimliğini değiştiren, şehrin emeğini değerlendiren anlamında.
Yerel seçimlerde adaylarımız önce kendine güvenmeli. Projelerine ve çalışmasına güvenecek ve Yozgat’ı kazanacağım diyerek iddialı bir şekilde yola çıkacak.”diye konuştu.
CHP İzmir Milletvekili Atila Sertel’de seçimlere iyi bir şekilde hazırlandıklarını belirterek, “Biraz daha gayret sarf edersek önümüzde ki dönem Yozgat’ta da belediyenin bayrağını dikeriz.İnsanları ayırt etmeden top yekun kucaklayan bir anlayışın bu topraklarda hakim olacağını düşünüyorum. Bizim isteğimiz budur. Güvencimiz teşkilatlarımız.”dedi.
CHP Adana Milletvekili Müzeyyen Şevkin ise CHP’lilerin bir arada olmaya bu ülkeyi yeniden yapılandırmaya ihtiyacı olduğunu ifade ederek şöyle dedi: “
Bizlerin birbirimizle olan ufak sorunlarının hiç bir zaman genele yansımaması gerektiğini düşünüyorum. Belki aday olabiliriz, aday gösteremeyebiliriz. Bu aramızda bir sorun yaratmamalı. Bu partinin bir hafızası var. Bu parti emeğe değer veriyor. Buna göre çalışmalarımıza devam etmemiz gerekiyor.”
CHP Yozgat Milletvekili Ali Keven’de Yozgat’la ilgili son 16 yıllık bir çalışma yaptıklarını belirtti. Keven, “Yozgat’ın 2002’den bu zamana kadar her açıdan nereden nereye geldiğine dair ciddi bir çalışmamız var. Bunu da kısa zamanda açıklayacağız. 31 Mart’ta yapılacak olan seçim, sıradan bir belediye başkanı il genel meclisi üyeliği seçimi değildir. Bu seçim bu ülkenin yön tayin etme seçimi. Halk 31 Mart’a kadar geçen sürede başkanlık sisteminden memnunsa bu sisteme oy verecek. Bu sistemden memnun olmayan herkesten oy isteyeceğiz. Bu seçim genel anlamda bir mahalli seçim değil yön tayin etme seçimidir. Hepimize büyük sorumluluklar düşüyor.”şeklinde konuştu. -

Enflasyonla mücadeleye destek
Sorgun Köylere Hizmet Götürme Birliğince Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından hayata geçirilen Enflasyonla Mücadele Programı’na köylerde kullanılan su ücretlerinde yüzde 10 indirime gidilerek destek verildi.
Sorgun Kaymakamı Mustafa Altınpınar, ülkede birçok sektörün enflasyonla mücadele konusunda ellerinden gelen desteği sağladığını, bu noktada Köylere Hizmet Götürme Birliği olarak kendilerinin de üzerine düşen görevi yerine getireceklerini söyledi.
Altınpınar, “Hepimiz tek yürek ve tek ses olursak, enflasyonla mücadelede de netice alacağımıza eminiz. Hem firmalarımızın, hem de milletimizin enflasyonla topyekün mücadeleye en geniş şekilde katılacaklarına inancımız tamdır. Köylere Hizmet Götürme Birliğimize bağlı köylerimizde yaşayan vatandaşlarımızdan, birliğimize su borcu olan abonelerimizin bu borçlarında yüzde 10 indirim sağlanacaktır. Bu indirimden, 6 ay süreyle borcunu ödeyen abonelerimiz yararlanacaktır.” diye konuştu. -

Gürbüz’den muhtarlar günü mesajı
Sorgun Belediye Başkanı Murat Gürbüz muhtarlar günü nedeniyle bir mesaj yayınladı.
Başkan Gürbüz yayınladığı mesajda; ”Köylerimize ve mahallelerimize kamu kaynaklarının aktarılması hususunda 7 gün 24 saat çaba gösteren muhtarlarımızın hizmetlerinin senede bir gün de olsa hatırlanması, sorunlarının konuşulması ve sorunlarına çözüm üretilmesi amacıyla ‘19 Ekim’ tarihi, 2015 yılından itibaren ‘Muhtarlar Günü’ ilan edilmiştir..
Yerel yönetimlerimizin en köklü örnekleri Köy ve Mahalle Muhtarlıklarıdır. Muhtarlar seçimle işbaşına gelen ve her daim halkın hizmetinde olan temsilcilerdir. Köy ve Mahalle Muhtarlıkları, hizmetlerin ücra köşelere ulaşmasını sağlayan en sağlıklı kanallardır. Muhtarlarımız bir yandan köy ve mahalle sakinlerinin kamu kurum ve kuruluşlarıyla ilişkilerinde aracı rol oynarken diğer yandan da kamu yönetimi anlayışının en temel dinamiklerinden biri olan katılımcılığın sağlanmasında önemli bir görevi yerine getirmektedirler. Bizler de idareciler olarak muhtarlarımızla birlikte istişare ve fikir alışverişinde bulunarak Bingöl’ümüzün sorunlarına çareler üretiyoruz. Bu vesileyle milletimiz ve devletimiz arasında köprü vazifesi gören, kamu hizmetlerinin etkin şekilde köylerimize ve mahallelerimize ulaşmasında önemli bir görev üstlenen tüm muhtarlarımızın ‘19 Ekim Muhtarlar Günü’nü kutlar, başarılarının devamını dilerim.” -

Bulut: Enflasyonla mücadelede sorumluluk ve görev hepimizindir
Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından başlatılan enflansyonla mücadele seferberliğine bir destekte Yozgat Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavirler Odasından geldi.
Yozgat SMMMO Başkanı Ahmet Bulut, son dönemde döviz kurlarında yaşanan olağan dışı hareketlerin etkisiyle enflasyon oranının yeniden çift hanelere çıktığına dikkati çekerek, artan enflasyonun hem alım gücü düşen vatandaşları hem de artan girdi maliyetleri ve faizler nedeniyle firmaları olumsuz etkilediğini söyledi. Son dönemde döviz kurlarında yaşanan olağandışı hareketlerin de etkisiyle enflasyon oranının yeniden çift hanelere çıktığını vurgulayan Bulut, “Artan enflasyon hem alım gücü düşen vatandaşlarımızı, hem de artan girdi maliyetleri ve faizler nedeniyle firmalarımızı olumsuz etkilemektedir. Tüm bu sıkıntıları aşmak için, ‘Enflasyonla Mücadele Programı’nı son derece önemli buluyor ve destekliyoruz. Zira enflasyonla mücadeleyi ne tek başına kamu, ne de tek başına özel sektör yapabilir. Sorumluluk ve görev hepimizindir” dedi. Enflasyonla topyekün mücadele ederek daha iyi bir netice alacaklarını vurgulayan Bulut, “ Ülke olarak birlik ve beraberlik içinde hareket edip, hepimiz tek yürek ve tek ses olursak, enflasyonla mücadelede de netice alacağımıza eminiz. Hem firmalarımızın hem de milletimizin, enflasyonla topyekun mücadeleye en geniş şekilde katılacaklarına inancımız tamdır. Enflasyon sorunu ile başa çıkılabileceğine inanıyoruz.”diye konuştu. -

Eğitim Bir-Sen’den Danıştay’ın “Andımız” kararına tepki
Eğitim Bir-Sen Yozgat Şube Başkanı Kenan Şerefli, Danıştay 8. Dairesi tarafından ilköğretim okullarında uygulanan ‘Öğrenci Andı’nı kaldıran yönetmelik hükmünü iptal etme kararına tepki gösterdi.
Eğitim Bir-Sen Yozgat Şube Başkanı Kenan Şerefli, üyeleri ile birlikte Sendika Binasında düzenlediği basın toplantısı ile Danıştay’ın kararına tepki gösterdi.
Şerefli, “2013 yılında toplumun büyük çoğunluğunun beklentileri üzerine hukuk devleti olmanın ve demokratikleşmenin bir gereği olarak andımız kaldırılmış ve sivilleşme adına önemli bir kazanım elde edilmişti. Gerici, baskıcı, militarist, totaliter zihniyetin ürünü olan öğrenci andının kaldırılmasına, toplumsal barışın ve uzlaşının sağlanması, demokratik bir Türkiye’nin inşası adına Eğitim-Bir-Sen olarak biz de destek vermiştik. Ancak Danıştay 8. Dairesi, idarenin takdir hakkını hiçe sayarak, hukuki denetimin dışına çıkıp hiçbir pedagojik ve bilimsel verilere dayanma ihtiyacı duymadan ilköğretim okullarında “Öğrenci Andı”nı kaldıran yönetmelik hükmünü iptal etmiştir.”dedi.
ULUSLARARASI
HUKUK VE ANAYASA DAHİ GÖRMEZDEN GELİNMİŞTİR
“Andımız” kararı ile uluslararası hukuk ve anayasa’nın görmezden gelindiğini vurgulayan Şerefli, “Pedagojik veya hukuki hiçbir dayanak göremediğimiz gerekçeli kararda, ülke gerçekliği ve toplumsal mutabakat bir yana uluslararası hukuk ve anayasa dahi görmezden gelinmiştir. Danıştay vermiş olduğu kararda, temel hak ve özgürlüklerin askıya alındığı, darbe dönemi anayasalarıyla şekillenen eski Türkiye’nin ezberlerini gerekçe olarak sunmuş, hukukun evrensel ilkelerini gözardı ederek toplumsal birliğe ağır bir darbe vurmuştur. Dayatmacı, ayrımcı, dışlayıcı, Türkiye’nin taraf olduğu başta Çocuk Hakları Sözleşmesi olmak üzere birçok uluslararası sözleşmeye ve doğal hukuka aykırı, eski Türkiye’nin en önemli vasfı olan toplum mühendisliğinin tezahürü, farklılıkları yok sayan hatta zor kullanarak değiştiren, tektipleştirme politikasının esas alındığı, militarist toplum kurma özleminin ürünü olan andımızın tekrar hortlatılması sonucunu doğuracak bu kararı kabul etmediğimizi dile getiriyor; itiraz merciinin adaleti ve hukuku tesis edeceğine olan inancımızı koruyoruz. Bu karar ülkemizde son on beş yıldır insan hakları ve demokrasi alanında gerçekleştirilen atılımların ve kazanımlarının idarenin hukuki denetimini yapmakla yükümlü yargı mensuplarınca halen benimsenemediği ve içselleştirilemediğini göstermektedir. Ne yazık ki yargıyı askeri darbelerle şekillendirilen müesses nizamın temsilcisi konumuna indirgeyen eski Türkiye alışkanlıklarının halen devam ettiği görülmektedir.”diye konuştu.
ANT
UYGULAMASININ CUMHURİYETİMİZLE UZAKTAN
YAKINDAN İLGİSİ YOKTUR
Ant uygulamasının Cumhuriyetle yakından uzaktan ilgisinin olmadığını vurgulayan Şerefli, “Sayın Cumhurbaşkanı başbakan olduğu dönemde andımızın kaldırılması sürecinde şu ifadelere yer vermişti; “Andımız olarak bilinen metnin yazarı son derece tartışmalı isim olan Reşit Galip’ti. Reşit Galip Türkçe ezan zulmünün mimarlarındandır. Ayrı Reşit Galip insanları kafataslarına göre sınıflandıran sözüm ona bir bilim insanıydı. Ant uygulamasının cumhuriyetimizle uzaktan yakından ilgisi yoktur. 30’larda Hitler ve Stalin gibi toplumu formatlamak için bu tür uygulamalar yapılıyordu. Dünyanın hiçbir gelişmiş ülkesinde çocukların içtimaya dizildiği, ırkçı sloganlar okunan metinler göremezsiniz.”
Andımızın arka planında hiçbir bilimsel ve pedagojik gerekçe bulunmadığını, 1930lu yılların totaliter rejimlerine öykünmenin çirkin bir tezahürü olduğunu ortaya koyan bu tespit, bugün dahi geçerliliğini ve canlılığını korumaktadır. Mahkemeye göre Millî Eğitim Bakanlığı andımızı kaldırırken bilimsel bir gerekçeye dayanmamıştır. Ancak aynı Mahkeme, andımızın kaldırılmasının eğitime etkileri ya da andımızın gerekliliği konusunda hiçbir bilimsel gerekçe öne sürememiş, kararını hiçbir bilimsel veriye veya araştırmaya dayandıramamıştır. Yine kararda öğrenci andını kaldırılmasındaki eğitim biliminin gerekleri ve pedagojik formasyon ilkeleri bakımından araştırma, inceleme ve tespit yapılmadığı ileri sürülmektedir. Oysa ki kararın dayanağı kılınan Millî Eğitim Temel Kanunu ve uzun süredir uygulanmakta oluşunun arkasında eğitim biliminin hangi gereklerinin ve hangi pedagojik formasyon ilkelerin durduğu Mahkemece gözardı edilmektedir. Buradan Sayın Cumhurbaşkanına ve Milli Eğitim Bakanlığına 2013’te verdikleri bu kararın arkasında durma çağrısı yapıyoruz. Bu konuda sorumluluk siyasi iradenindir. Danıştay’ın aldığı ideolojik nitelikteki bu karar öncelikle toplumsal barışa ve siyasi iradeye yönelik bir girişimdir. Bu antidemokratik ve evrensel hukuka aykırı karara tepkisiz kalınmamalı, andımızın kaldırılması kararının arkasında durulmalı, insan hakları ve demokrasi alanında elde edilen toplumsal kazanımlar kararlıkla korunmalıdır.”ifadelerini kullandı. -

Vali Yurtnaç: Farklı seçenekler ORTAYA KOYMAK LAZIM
Yozgat Ekonomi Toplantısının ikincisi Vali Kemal Yurtnaç başkanlığında gerçekleştirildi.
Valilik Konferans Salonunda gerçekleştirilen toplantıda konuşan Vali Kemal Yurtnaç, her ilin kendine göre fırsatlarının olduğunu söyledi.
Her il sanayi ile kalkınacak diye bir şeyin olmadığını belirten Vali Yurtnaç, “Farklı seçenekleri ortaya koymak lazım. Karadeniz’e giderseniz baş sektör fındıktır, çaydır. Yozgat’ta da baş sektör tarım ve hayvancılıktır. Amacımız tarım ve hayvancılığı tarımsal sanayiye doğru götürmek ve buradaki hasılayı artırmak. Bunun yanında termal kaynaklarımızı da gündeme getirerek burada bir farkındalık oluşturarak ekonomik gelir elde etmek için çalışmalar yapıyoruz” dedi.
Yapılan ilave çalışmalarla 350 kişilik bir istihdam sağladıklarını ifade eden Vali Yurtnaç, “İki yıl içinde ki hedefimiz ise 3 bin kişiye artı istihdam sağlamak. Buraya gelen kurumsal firmalarla bunu başaracağımızı düşünüyorum. Bunlar uzun soluklu çalışmalardır. Yoksa oturduğunuz yerde kimse gelip size ‘Buraya yatırım yapalım’ demez. Organize sanayi bölgesine yatırımcı getirmeye çalışıyoruz ve yatırımcılarımız da geliyor. Bunu biz iş adamları zirvesi ile gerçekleştirdik. Yozgat’ta bir farkındalık oluşturduk ve iş adamları zirvesi ile beraber bu çalışmalarımız duyuldu ve yatırımcılarımız yavaş yavaş buraya gelmeye başladı” diye konuştu.
Yozgat’ta ki hayalinin termal kaynakların faaliyete geçirilmesi olduğunu kaydeden Vali Yurtnaç, “Yozgat hızlı treni, hava alanı ile beraber, sağlık turizmini ve şehir hastanesini de yanına koyarsak ilimizin ufku genişleyecek ve buraya yatırımcı gelecek. Biz iş adamları zirvesinden sonra bir ekip oluşturduk ve bu ekibimiz iş adamlarına bir ziyarette bulundu. Daha sonsa iş adamlarımız geldi ve buraya yatırım yapmak için imzalarımızı attık” ifadelerini kullandı.
Bir bakliyat firmasının Yozgat’tan yer istediğini belirten Vali Yurtnaç, “Geçtiğimiz günlerde firma sahibi ile telefonda görüştük. Benden 10 bin dönüm ile 35 bin dönüm arasında yer istedi. Yozgat mercimeğini piyasaya çıkarmak istiyorlar. Bilindiği üzere mercimek üretiminde Yozgat Türkiye’de birinci sırada. İlçe kaymakamlarımıza buradan söylüyorum. Köylerimizde kullanılmayan araziyi Kabalı örneğindeki gibi köylülerimiz kaymakamlığın kuracağı bir şirkete kiralayacaklar, bu şirket ise bu bakliyat şirketine yerini kiralayacak. Tıpkı Kabalı Meyve Bahçesinde olduğu gibi. Her ilçede 10 bin dönüm, merkezle birlikte 140 bin dönüm araziyi boşa çıkartırız. Bu bakliyat firması ülkemizde ihracat yapan bir firma. 140 bin dönümde mercimek üretilmesi demek ihracatta birinci sırada Yozgat Mercimeği olacak demektir. Bu fırsatları Yozgat’ı tanıtarak elde etmek istiyoruz. Firma sahipleri de mercimeğin, nohudun Yozgat’ta çok iyi olduğunu biliyorlar” şeklinde konuştu.
Geçtiğimiz hafta Yatırımcıya Kırmızı Halı projesi ile Türkiye’nin 9 tane büyük turizm yatırımcısına Roma Hamamını tanıttıklarını kaydeden Vali Yurtnaç, “Roma Hamamı deyip geçmeyin, bu hamam sadece Sarıkaya’yı değil, Yozgat’ı ve Türkiye’yi taşıyacak bir yapı. Dünya’da sadece iki yerde var. Bir tanesi İngiltere’de ve orada ki hamımın etrafına konaklama yerleri yapılmış. Bizimde o yönde çalışmalarımız var. İngilizler bu hamama ziyaretten kişi başına 25 sterlin alıyorlar. Senede 1 milyon kişi ziyaret ediyor. Bu da 25 milyon sterlin demek. Biz buraya kaliteli bir tesis yapmadan buradan ekonomik bir gelir elde edemeyiz” diye konuştu.
Konuşmanın ardından katılımcılar ilimizin ekonomisi ve yatırımlarla ilgili görüşlerini ifade ettiler. -

Bağımsız Aday Korkmaz: Yozgat’ta kontrol mekanizması yok
Yozgat Bağımsız Belediye Başkan Adayı Bekir Korkmaz, şehir merkezi E-88 karayolunda yapımı devam eden ve bir kısmı bitirilen asfalt yol yapım çalışmalarında pek çok eksikliklerin bulunduğunu belirterek, bu eksikliklerin Yozgat’ta kontrol mekanizmasının olmamasından kaynaklandığını söyledi.
Şehirde gördüğü eksiklikleri yetkililere ileterek ve sosyal medya hesabından paylaşarak gündeme getiren Bağımsız Belediye Başkan Adayı Bekir Korkmaz, kent merkezinden geçen E-88 karayolunda asfalt yol çalışmalarında eksikliklerin giderilmeden trafiğe açılmasına tepki gösterdi.
ASFALT ÇALIŞMASI ÇOK UZUN SÜRDÜ, HALA EKSİKLİKLER GİDERİLMEDİ
Asfalt yol yapım çalışmalarının uzun süredir devam etmesine rağmen hala eksikliklerin giderilemediğini söyleyen Korkmaz, “Şehrimize uzun süredir sıcak asfalt yol yapım çalışması devam ediyor. Yolun kenarındaki yağmur suların gideri olarak kullanılan ızgaralar uygun değil. Geçtiğimiz günlerde yağan yağmur bu ızgara yüksek olduğu için akış sağlanamadı ve burası göle döndü. Asfaltı atılan yolların bu şekilde trafiğe açılmaması gerekir. Karayolları suç işliyor, vatandaşın ve sürücülerin can ve mal güvenliği hiçe sayılıyor.”dedi.
İleriki günlerde yapılan yolun tekrar sorun olacağını vurgulayan Korkmaz, “Yapılan bu yol bu şekli ile ileride de sorun olacaktır. Çünkü Yozgat’ta devam eden işlerin kontrol mekanizması maalesef yoktur. Ben, şehrimizde birçok noktada yapılan ve alt yapısı bitmeden, çevre düzenlemesi tamamlanmadan vatandaşın hizmetine sunulan çalışmaların her zaman takipçisi olacağım ve olmaya da devam edeceğim”diye konuştu. -

Mesleki gelişim için kurs gördüler
Yozgat İl Müftülüğü tarafından din görevlilerinin mesleki yönden geliştirilmesi amacı ile 160 saatlik hizmet içi “Kur’an-ı Kerim’i Güzel Okuma Kursu” gerçekleştirildi.
22 din görevlisi tabi tutuldukları kurs sonrası İl Müftüsü Salih Sezik, İl Müftü Yardımcısı Süleyman Eroğlu ve Şehit İbrahim Yılmaz Eğitim Merkezi Görevlisi Mehmet Deniz Karakurt’un yer aldığı heyet önünde sınava tabi tutuldu.
Mesleki yönden bilgilerin kalıcı olması ve geliştirilmesi için 160 saatlik kurs gören din görevlileri sınava tabi tutuldu. İl Müftüsü Salih Sezik, kurs sonu yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi.
“Toplumu din konusunda aydınlatmakla görevli olan Diyanet İşleri Başkanlığımız, din hizmetlerinin etkin, verimli, kaliteli ve toplumun ihtiyaçlarına cevap verecek nitelikte yürütülebilmesi için personelinin bilgi ve becerilerini geliştirmek, mesleği ile ilgili yeni gelişmelere uyumunu sağlamak amacıyla hizmet içi eğitim faaliyetleri düzenlemektedir. Din hizmetlerinin alt hizmet başlıklarından biri ve en önemlisi olan cami içi din hizmetlerinin etkin yürütülmesinde Kur’an tilaveti, imamlık-müezzinlik becerisi, hutbe-vaaz hazırlama ve sunma becerisi gibi alanların etkisi dikkate alınarak programda bu alanlara daha fazla yer verilmiştir. Aynı şekilde vatandaşlarımızın dini ve sosyal hayatlarında karşılaşacakları manevi sorunlara din görevlilerinin çözüm bulmaları noktasında daha donanımlı ve bilgili hale gelmeleri için temel dini bilgiler alanına da programda ayrıca vurgu yapılmıştır. Görevlilerimizin geçmiş eğitim yaşantılarında elde etmiş oldukları bilgi ve becerilerin daha da geliştirilmesi, teorik bilgi ve pratik ile ilgili din hizmetlerinin gerektirdiği donanıma sahip olmaları, görev mahallerindeki din hizmetleri ile ilgili uygulamaları tanımaları, bilmeleri gerekmektedir.” -

BÜ Moment dergisinde tanıtıldı
Bozok Üniversitesi Mühendislik Mimarlık Fakültesi Makine Mühendisliği Bölümü, Makine İhracatçıları Birliği tarafından yayınlanan ve endüstriyel iş çevrelerine ücretsiz olarak dağıtımı yapılan Moment Expo dergisinde tanıtıldı.
Türkiye’de Sanayinin Üniversiteye Bakışı ve Üniversite-Sanayi işbirliğinin öneminin değerlendirildiği Ağustos sayısında Makine Mühendisliği Bölüm Başkanı Doç. Dr. Hamza K. Akyıldız ve bölüm öğrencileriyle yapılan röportajlara yer verildi.
Yozgat Bozok Üniversitesi kampüsü, çevre ve kültür değerlerine duyarlı, ülkesine ve insanlığa yararlı, toplumun yaşam kalitesini artırmaya yönelik bilimsel araştırma yapan ve teknoloji üretebilen, geniş bir ufka sahip bireyler yetiştirmeyi amaçladıklarının altını çizen Doç. Dr. Akyıldız, Üniversitemiz Mühendislik-Mimarlık Fakültesi’nin fiziki ve genel durumu, bölümleri, öğrencilere sunulan imkânlar, Ar-Ge çalışmaları, üniversite-sanayi işbirlikleri ve fakülte bünyesinde gerçekleştirilen projeler hakkındaki soruları cevaplandırdı.
Ayrıca, Moment Expo dergisinin Kampüs bölümünde ise Yozgat Bozok Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü öğrencilerinin nitelikli eğitim ve beklentilerine yönelik görüşlerine de yer verildi. -

Boğazlıyan Ticaret Borsası’ndan enflasyonla mücadeleye destek
Boğazlıyan Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Harun Halıcı, Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından hazırlanan ve Bakan Berat Albayrak’ın liderliğinde başlatılan Enflasyonla Mücadele Programını son derece önemli bulduklarını ve desteklerini belirtti.
Başkan Halıcı, yaptığı açıklamada şunları kaydetti: “Fiyat istikrarı makro ekonominin durumunu yansıtan en önemli göstergelerden biridir. Türkiye 2002’den sonra mali ve siyasi istikrarla birlikte fiyat istikrarı konusunda da çarpıcı bir iyileşme elde etmiş, enflasyonun tek haneli seviyelere düşmesi sağlanmıştır. Son dönemde döviz kurlarında yaşanan olağandışı hareketlerin de etkisiyle enflasyon oranı yeniden çift hanelere çıkmıştır. Artan enflasyon hem alım gücü düşen vatandaşlarımızı, hem de artan girdi maliyetleri ve faizler nedeniyle firmalarımızı olumsuz etkilemektedir.”
” Sorumluluk ve görev hepimizindir.”diyen Halıcı, şöyle devam etti: “Enflasyonla mücadele aynı zamanda işsizlikle, yüksek faizle ve artan girdi maliyetleriyle mücadeledir. Türk özel sektörü, devletimizle birlikte topyekûn bir duruş sergileyerek, elini taşın altına koymaktadır. Bu çerçevede TOBB ve Odalar-Borsalar, her milli konuda olduğu gibi bu konuda da ülke çapında ortak bir dayanışma içindedir. 81 il ve 160 ilçede Odalarımız ve Borsalarımız Enflasyonla Mücadeleyi sahiplenmekte ve firmalarımızın en geniş şekilde katılımı için çalışma başlatmaktadır. Bu noktada özellikle vurgulamak isteriz ki, bu mücadeleye toplumun tük kesimleri ne kadar güçlü destek olursa, etkisi de o kadar büyük olur. Reel sektörden finans sektörüne, kamudan vatandaşlarımıza kadar, tüm Türkiye olarak aynı hedefe kenetlenmeliyiz. Hepimiz tek yürek ve tek ses olursak, enflasyonla mücadelede de netice alacağımıza eminiz. Hem firmalarımızın hem de milletimizin, enflasyonla topyekûn mücadeleye en geniş şekilde katılacaklarına inancımız tamdır. Biz de, Boğazlıyan Ticaret Borsası olarak siz değerli basın mensuplarımız kanalıyla, tüm Oda/Borsa üyelerimizin desteğini ve bu kampanyaya katılımlarını rica ediyor ve bekliyoruz. İnanıyorum ki, Boğazlıyan olarak gereken fedakârlığı gösterip, ülkemiz ve milletimiz için başlatılan bu iktisadi mücadele de en ön cephede yer alacağız. Kamu ve özel sektör arasındaki bu güçlü koordinasyon ve istişareyle, içinden geçtiğimiz bu zorlu süreci de geride bırakacağız”