Kategori: Gündem

  • Parti okulu eğitimleri başladı

    Parti okulu eğitimleri başladı

    Cumhuriyet Halk Partisi tarafından hayata geçirilen parti okulu Yozgat’ta da başladı. Eğitmenler Aydın Yaşar, İsa Şahin, Nazlı Aktaş ve Özgür Karslıoğlu, partililere eğitim verdi.
    Eğitimler, Boğazlıyan, Çayıralan İlçesi ile Bahadın Kasabasında gerçekleşti.
    Parti İçi Eğitim veren Özgür Karslıoğlu, eğitimin hedefini anlattı.
    Karslıoğlu, “Tüm üyelerimizin kuramsal ve uygulamayı kapsayan temel bir parti eğitimi almalarının sağlanması, Partinin ilke ve değerleri ile sosyal demokrasinin temel ilkelerinin tarihsel gelişim süreci içinde irdelenmesi, günümüz koşullarında yorumlanması, Parti politikaları ile tüzük ve programının her üyeye aktarılması, Parti içi demokrasiyi işler kılacak ve geliştirecek anlayışın güçlendirilmesi,
    Parti yöneticileri, yerel yöneticiler ve milletvekillerinin temel politika alanlarında desteklenmesi,
    Parti üyelerinin, toplumun her alanında etkin ve sorumlu yurttaşlar olarak yer almaları ve demokratik bir toplum hedefine katkı sağlamaları için yönlendirilmesi. Bu amaçlar doğrultusunda partililerimizle buluşup onlara eğitimler veriyoruz” dedi.

  • Başkan Akay, kariyer günlerine katıldı

    Başkan Akay, kariyer günlerine katıldı

    Kayseri Pancar Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Akay, Erciyes Üniversitesi Seyrani Ziraat Fakültesi tarafından düzenlenen Kariyer Günlerinde Ziraat Fakültesi öğrencileri ile bir araya geldi.
    Akay “Ülkemizin gelişmesi ve kalkınmasında Ziraat Mühendisliğinin önemi, Şeker Pancarı Tarımı ve Türkiye’de Şeker Sektörü” konulu bir konferans verdi.
    Başkan Akay burada yaptığı konuşmada, çiftçinin patron olduğu Kayseri Şeker, Ziraat Fakültesi mezunları ve üniversitenin diğer bütün fakültelerinden mezun olan öğrencilerin de öncelikli olarak çalışmak istediği yer haline gelmesinden duyduğu memnuniyetini dile getirdi.
    Başkan Akay, “Ülkemizin gelişmesi ve kalkınmada Ziraat Mühendisliğinin önemine değinerek, Biz Kayseri Şeker olarak çiftçi kuruluşuyuz. Bizler çiftçinin işini yapan kuruluşun çalışanları olarak, çiftçiye hizmet ediyoruz. Aynı zamanda şirketimizin dolaylı olarak sahibi de çiftçi olduğu için çiftçi, bizim patronumuzdur ve bizler patronumuza hizmet ediyoruz. Patronlarımıza layığı ile hizmet etmek, yönlendirmek ve yönetmek durumundayız. Çiftçilerimiz eski usullerle çiftçiliği sürdürürse işimizde başarılı olamayız.
    Başarılı olmak için de Ziraat Mühendislerimizle birlikte masa başında oturmak yerine, bizzat çiftçinin durumunu en iyi şekilde yerinde anlamak ve destek olmak için tarlaya gitmemiz gerekir. Bizim Bölge Müdürlerimiz dahil tüm ziraat mühendislerimiz çiftçinin tarlasını, ürününü, çiftçiden iyi bilirler. İşte Kayseri Şeker bu gün sektörde başarılı ise bu uygulamaların etkisiyle başarılıdır.”diye konuştu.
    Konferans sonrasında Başkan Akay’a Erciyes Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Çalış adına, Seyrani Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Arslan tarafından plaket takdim edildi. Ziraat Fakültesi Öğrencileri de Başkan Akay’a Erciyes Üniversitesi Tarım Hayvancılık Kulübü adına Kulüp Başkanı Yusuf Can Aşık tarafından plaket takdim ettiler.

  • Enflasyonla mücadeleye bir destekte  Yozgat Ticaret Borsasından geldi

    Enflasyonla mücadeleye bir destekte Yozgat Ticaret Borsasından geldi

    Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından başlatılan enflansyonla mücadele seferberliğine bir destekte Yozgat Ticaret Borsası’ndan geldi.
    Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Erkekli, Enflasyonla Topyekun Mücadele Programı çerçevesinde basın toplantısı düzenledi.
    Fiyat istikrarının makroekonominin durumunu yansıtan en önemli göstergelerden biri olduğunu vurgulayan Erekekli, “Türkiye 2002’den sonra mali ve siyasi istikrarla birlikte fiyat istikrarı konusunda da çarpıcı bir iyileşme elde etmiş, enflasyonun tek haneli seviyelere düşmesi sağlanmıştır.
    Son dönemde döviz kurlarında yaşanan olağandışı hareketlerin de etkisiyle enflasyon oranı yeniden çift haneler çıkmıştır. Artan enflasyon hem alım gücü düşen vatandaşlarımızı, hem de artan girdi maliyetleri ve faizler nedeniyle firmalarımızı olumsuz etkilemektedir. Tüm bu sıkıntıları aşmak için, Hazine ve Maliye Bakanlığımız tarafından hazırlanan ve Bakanımız Sayın Berat Albayrak’ın liderliğinde başlatılan Enflasyonla Mücadele Programını son derece önemli buluyor ve destekliyoruz.
    Zira enflasyonla mücadeleyi ne tek başına kamu, ne de tek başına özel sektör yapabilir. Sorumluluk ve görev hepimizindir. Enflasyonla mücadele aynı zamanda işsizlikle, yüksek faizle ve artan girdi maliyetleriyle mücadeledir. Türk özel sektörü, devletimizle birlikte topyekûn bir duruş sergileyerek, elini taşın altına koymaktadır. Bu çerçevede TOBB ve Odalar-Borsalar, her milli konuda olduğu gibi bu konuda da ülke çapında ortak bir dayanışma içindedir. 81 il ve 160 ilçede Odalarımız ve Borsalarımız Enflasyonla Mücadeleyi sahiplenmekte ve firmalarımızın en geniş şekilde katılımı için çalışma başlatmaktadır. Bu noktada özellikle vurgulamak isteriz ki, bu mücadeleye toplumun tük kesimleri ne kadar güçlü destek olursa, etkisi de o kadar büyük olur. Reel sektörden finans sektörüne, kamudan vatandaşlarımıza kadar, tüm Türkiye olarak aynı hedefe kenetlenmeliyiz. Hepimiz tek yürek ve tek ses olursak, enflasyonla mücadelede de netice alacağımıza eminiz. Hem firmalarımızın hem de milletimizin, enflasyonla topyekün mücadeleye en geniş şekilde katılacaklarına inancımız tamdır.
    Biz de, Yozgat Ticaret Borsası olarak siz değerli basın mensuplarımız kanalıyla, tüm Oda/Borsa üyelerimizin desteğini ve bu kampanyaya katılımlarını rica ediyor ve bekliyoruz. İnanıyorum ki, Yozgat olarak gereken fedakârlığı gösterip, ülkemiz ve milletimiz için başlatılan bu iktisadi mücadele de en ön cephede yer alacağız. Kamu ve özel sektör arasındaki bu güçlü koordinasyon ve istişareyle, içinden geçtiğimiz bu zorlu süreci de geride bırakacağız.”

  • Bürokratı başarısı ile değerlendirelim

    Bürokratı başarısı ile değerlendirelim

    Siyasiler, her zaman kendisine yakın gördüğü kişiyi bürokraside bir yere getirerek sadece kendi istekleri doğrultusunda hareket etmesini ister.  O atanan bürokratta eğer ki kendisini o makama getiren kişinin bir dediğini iki etmezse değmeyin keyfine…

    Makamlar gelip geçicidir, önemli olan o makamda bulunduğu süre içerisinde yaptığı çalışmalarla kurumun hizmet kalitesini artırıp artırmadığına bakılması, kendisinden sonra o makama gelecek bürokratında çalışmalarına etki edecektir.  Örneğin,  başarılı bir bürokrat, rutinin işlerin dışında yaptığı çalışmalar ve hazırladığı projelerle adından söz ettiriyorsa, hem kurumuna hem de Yozgat’a önemli katkılar sağlar. Buda yerine gelecek kişinin de bu anlamda daha fazla çalışmasını mecbur kılacaktır. Eğer ki, rutin işlerin dışına çıkmayan, etliye sütlüye karışmayan sadece mesai doldurarak işini yürütmeye çalışan birisinin kendi kurumuna ve şehre ne katkısı olabilir. Tabi ki hiçbir katkısı olamaz.

    Geçmiş hükümetler dönemine olduğu gibi günümüzde de iktidar partileri her zaman kendi bürokratını bir yerlere getiriyor. Bu Yozgat’ta da Türkiye’nin 81 ilinde değişmez kuraldır. Kurumlarımızın hepsi işlev bakımından önemlidir. Fakat bunlar içerisinde en başta sağlık ve eğitim gelmektedir. Toplumumuz artık bilinçleniyor ve hakkını her şartta her koşulda aramanın yoluna gidiyor. Belki yeterli olmuyor fakat ilgili kurumlarla yaşadığı sorunları sosyal paylaşım sitelerinden paylaşarak kamuoyunun dikkatini çekmeyi başarıyor. Böyle bir durum es kaza basına da yansıdığı takdirde kurum müdürü tarafından “Yozgat basını abartmış böyle bir durum olmadı veya aslında bizden değil sistemden, şundan, bundan” diyerek yaşanan olumsuzlukların üzerinin kapatılmasına çalışılıyor.

    Şimdi bakıyorsunuz bürokraside önemli makamlarda görev yapan herkes birinin adamıyım diye kendisini lanse etmeye çalışıyor. Bunu da bir vekil ya da bakan geldiğinde onla birlikte samimi poz vererek göstermeye çalışıyor. Bunu neden yapıyor elbette makamını yani koltuğunu korumak için yapıyor. Siyaset o kadar bürokrasi ile iç içe girmiş ki, çaycısından en üst kademesine kadar herkes birinin adamıyım imajı veriyor. Mesela bir kurumla alakalı şikayeti değerlendiren il müdürü, kendisine bağlı olan müdürden hesap soracak olsa o falancanın adamı bunla ilgili soruşturma başlatsam acaba benim başım ağrır mı diye endişeye düşüyorsa kusura bakmasın ne kurumuna nede Yozgat’a bir fayda sağlayamaz. İşte bu yüzdendir ki böyle bürokratlar rutinin dışına çıkmaz ve bakanlık tarafından planlanan programları Yozgat’ta uygulayarak bunu da sanki kendi projesi gibi sunarak başarılı izlenimi vermeye çalışır. Üstelik bunu yaparken de en az bir vekilin yada bir bakanın katılmasını da sağlar ki dostlar alışverişte görsün.

    Birilerinin desteği ile bir makama gelmiş olmak o kişinin gereği gibi işini yapmaya engel değildir. Hatta size o şansı veren kişiye karşı bir borç olarak bilinmelidir. Bu sayede hem kişi, hem de toplum kazanmış olacaktır.

  • Tüm kamu hastaneleri bebek dostu oldu

    Tüm kamu hastaneleri bebek dostu oldu

    Yozgat İl Sağlık Müdürlüğü tarafından “Anne Sütünün Teşviki ve Bebek Dostu Sağlık Kuruluşları Programı” kapsamında ilde tüm kamu hastaneleri ‘Bebek Dostu Ünvanı’ almaya hak kazandı.
    Bebek Dostu Hastanelerine düzenlenen törende sertifikaları verildi.
    Daha önce Bebek Dostu Ünvanını alan Sorgun Devlet Hastanesi, Yerköy Devlet Hastanesi, Akdağmadeni Devlet Hastanesi, Boğazlıyan Devlet Hastanesi, Çekerek Devlet Hastanesi ve Yozgat Şehir Hastanesi ile böylece Yozgat’ta tüm devlet hastaneleri Bebek Dostu Ünvanına sahip olmuştu. Şimdi ise; Aydıncık Devlet Hastanesi, Çayıralan Devlet Hastanesi, Çandır Devlet Hastanesi, Sarıkaya Devlet Hastanesi, Saraykent Devlet Hastanesi, Şefaatli Devlet Hastanesi, Kadışehri Devlet Hastanesi ve Yenifakılı Devlet Hastaneleri Bebek Dostu Ulusal Değerlendirme Ekipleri tarafından değerlendirilerek, hastanelere Bebek Dostu Ünvanı verildi.
    İl Sağlık Müdürlüğü Toplantı Salonunda gerçekleşen törende; hastane yöneticilerine plaket verildi.
    Yozgat İl Sağlık Müdürü Dr. Fatih Şahin, yaptığı konuşmada şunları kaydetti: “Bebek Dostu Hastane” unvanına sahip. Bu unvanı almak yetmiyor, yıl içerinde değerlendirmeler yapılıyor, Bakanlığımız tarafından gelen ekip, değerlendirerek unvanın devamlılığı için çalışmalar yapıyor. Bir kere bu unvanı almak yeterli olmuyor, kriterlere bir sonraki sene uyulmadığında unvanı kaybetmiş oluyoruz. İlimizde Bebek Dostu çalışmalarını önemsiyor ve tüm ekibimizle anne ve bebek sağlığı için elimizden gelen her türlü çalışmayı yapıyoruz.
    Anne sütünün önemini bebek sağlığı için önemli olduğunu bilmeyen yok. Bazı durumlarda anneler bebeğinin aç kalacak korkusu ile doktora başvurmadan mamaya başlıyor. Dikkat edilmesi gereken bir nokta ise doktora başvurmadan mama başlanmamalı.Geleceğimiz olan bebeklerimiz ve onları yetiştiren annelerimiz bizim kutsal emanetlerimizdir.Yozgat’ta tüm hastanelerimiz Bebek Dostu Unvanına sahip oldu. Yaptıkları çalışmalarından dolayı tüm yönetici ve sağlık çalışanlarımıza teşekkürlerimi sunuyorum”

  • Milletvekili Keven’den Meclise  staj borçlanması teklifi

    Milletvekili Keven’den Meclise staj borçlanması teklifi

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Yozgat Milletvekili Ali Keven, staj sürelerinde ki günlerin borçlanılarak emekliliğe yansıtılması için Kanun Değişikliği Teklifi’ni TBMM Başkanlığı’na sunduğunu belirtti.
    5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Kanunu 41. maddesinde değişiklik yapılarak staj döneminin sigortalılığa yansıtılmasını talep eden Keven,“Çıraklık eğitimine tabi olmuş yada meslek liselerinde ve yüksekokullarda okumakta iken staj yapan vatandaşlarımıza bu dönem için borçlanma hakkı tanınmalıdır.
    Vatandaşlarımız askerlik dönemini nasıl borçlanabiliyorlarsa staj yaptıkları bil fiil iş hayatının içinde bulundukları staj dönemini de borçlanabilmelidir. Staj yapan çıraklar teknisyenler teknikerler zorlu çalışma koşullarında yıllardır çalışıyorlar. Kalifiye personel olarak katma değer sağlıyorlar. Yaptıkları bu stajın borçlanılarak sigortalılık başlangıcı sayılması da ana sütü gibi helaldir. Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak her zaman yanınızdayız. Bu haklı talebin Meclis’te takipçisiyiz” dedi.
    Emeklilikte yaşa takılanların mağduriyetine değinen Keven,“CHP grubu olarak tüm partilere davet gönderdik gelin hemen komisyonda bu konuyu görüşelim dedik. Diğer muhalefet partilerinin de verdikleri sözü tutmaları lazım.
    Emeklilik hakkı gasp edilenler için gerekli düzenlemeyi yapalım diyoruz. Ama Cumhurbaşkanı salı konuşmasında bu talebi dile getiren vatandaşlarımızın talebini Meclis’te komisyonun görüşmesine bile gerek duymadan reddediyor.
    Her geçen gün yeni bir mağduriyet yaratan siyasi iktidar bu taleplere kulağını tıkayamaz. 80 milyonun sırtına yüklenen yazlık kışlık sarayları, lüks makam araçlarını, 3 milyon Suriyelinin masraflarını görmezden gelen bu siyasî anlayış konu emekçi olunca birden aklına ekonomik külfet geliyor. Ülkeyi israf ekonomisiyle tanıştıranların, uçakları lüks makam araçları olmadan yaşayamayanların, saraylarında ejder meyvesi yiyenlerin bu ülke insanına ekonomik külfet diye söyleyeceği tek bir cümlesi olamaz” diye tepki gösterdi.

  • Yazıcı: Hedefimiz vatanına, devletine  bağlı öğrenciler yetiştirmektir

    Yazıcı: Hedefimiz vatanına, devletine bağlı öğrenciler yetiştirmektir

    Yozgat İl Milli Eğitim Müdürü Yusuf Yazıcı, hedeflerinin; vatanına, milletine ve devletine bağlı öğrenciler yetiştirmek olduğunu söyledi.
    İl Milli Eğitim Müdürü Yusuf Yazıcı, Boğazlıyan İlçesinde İl Değerlendirme toplantısı düzenledi. Toplantıya; Yazıcı’nın yası sıra; İlçe Milli Eğitim Müdürleri, Milli Eğitim Müdür yardımcıları ve şube müdürleri katıldı.
    Toplantıda; bir önceki toplantıda alınan kararlarla ilgili çalışmaların değerlendirilmesi, İlçe Milli Eğitim Müdürlüklerince son bir ay içerisinde yapılan çalışmaların sunumlarının slayt eşliğinde anlatılması , okul öncesi, ilkokul. ortaöğretim okullaşma oranları, mevcut durum ve hedefler, mesleki ve teknik eğitim okullaşma oranları ve yapılan çalışmalar, İHL ve İHO okullaşma oranları ve yapılan çalışmalar, pansiyonların alt yapı ve tefrişatları, yemek hizmeti eğitim ortamları ile etüt çalışmaları, okul bahçeleri ve ortamlarının iyileştirilmesi, konuları görüşülerek gerekli istişareler yapılarak kararlar alındı.
    İl Milli Eğitim Müdürü Yusuf Yazıcı, yaptığı konuşmada öğrencilerin gelişim süreçlerinin izlenmesi, eksikliklerin belirlenmesi ,velilerle etkili bir iletişim , iyi bir rehberlik ,iyi bir ölçme değerlendirme ve bunların neticesinde de öğrencilerin öğrenme stillerinin belirlenerek , derslerin bu değerlendirmelerin sonuçları göz önüne alınarak işlenmesini istedi.
    Yazıcı, “Değerli meslektaşlarım sizler kalplerin ve yeryüzünün mimarı öğretmenlerimizsiniz .Bizim temel hedefimiz vatanına, milletine ve Bayrağına bağlı ülkesine gururla hizmet edecek öğrenciler yetiştirmektir.”dedi.
    Öğretmenlerle bir araya gelen Yazıcı, öğretmenlere birer boş kağıt vererek istek ve taleplerini aynı zamanda eğitim hakkındaki görüşlerini yazmalarını isteyerek, yazılanları bizzat okuyacağını ve değerlendireceğini dile getirdi.

  • İŞKUR’dan Mesleki  Eğitim Kurslarına ziyaret

    İŞKUR’dan Mesleki Eğitim Kurslarına ziyaret

    Yozgat Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü personelleri Sorgun Halk Eğitim Müdürlüğü ile imzalanan protokol kapsamında açılan Çini İşlemecisi mesleğindeki kursu ziyaret etti.
    Yozgat Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürü Taner Yıldız, yaptığı açıklamada, Halk Eğitim Merkezleri ile işbirliği çerçevesinde açılan kursları zaman zaman ziyaret ederek kursiyerlerle ve kurs eğitmenleri ile fikir alışverişinde bulunduklarını söyledi.
    Yıldız, “ Gerçekleştirilen görüşmelerde kursun süreci, kursiyer ihtiyaçları, temrinlik malzemeler ve varsa sorunlar hakkında görüşerek kursiyerlere yardımcı olduklarını söyledi. Yıldız, Bu ziyaretlerde kursiyerlerimizden gelen olumlu değerlendirmeler neticesinde bizlerde İl Müdürlüğü olarak memnun oluyoruz. Kurs sonunda da işgücü piyasasına dahil olmaları adına İl Müdürlüğü olarak danışmanlık hizmeti de veriyoruz. Bu kapsamda önümüzdeki dönemlerde Mesleki Eğitim Kurslarımızın açılmasına devam edeceğiz.”diye konuştu.

  • Sektör toplantısı düzenlendi

    Sektör toplantısı düzenlendi

    Yozgat Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) düzenlediği sektör toplantısında üyeleri ile bir araya geldi. İmalat alanında faaliyet gösteren üyeleri yapılan toplantıda sektörün sorunları, odanın üstüne düşen görevler ve çözüm önerileri görüşüldü.

    Toplantıya; TSO Başkanı Sinan Çelik, Başkan vekilleri Alpaslan Akyüz ve Müfit Daştan, Yönetim Kurulu üyelerinden Ömer Faruk Tokat, Mustafa Arslan, Hakan Yüksel, Meclis Başkanı Hacı Selvi ve Meclis Üyesi Osman Öncül TSO imalat sektörü üyeleri katıldı.
    TSO Başkanı Sinan Çelik, yaptığı konuşmada şunları kaydetti: “Bugün burada imalat sektörü toplantımızın ilkini gerçekleştiriyoruz. Oda olarak daha etkili hizmet etmek amacıyla sizlerin taleplerini ben ve yönetim kurulu üyelerimiz tek tek alacak. Özellikle sizlerin meslek gurubundan seçilerek Odamızda görev alan arkadaşlarımız sizlerin sorunlarının takipçisi olmakla beraber sizlere aktif bir şekilde hizmet etmek zorunda. Bizler gönüllü olarak üstlendiğimiz bu görevlerin hakkı vermek için gayretle çalışıyoruz. Bu yüzden bugün bizler değil siz konuşacaksınız. Bizlerse yapılması gerekenlerin notları alarak üstümüze düşünleri yapacağız. Üyesinin söz sahibi olduğu, derdini sıkıntısını rahatlıkla paylaşacağı bir ortam olsun istedik. Sizlerden aldığımız bilgiler doğrultusunda da Oda Yönetimi olarak faaliyetlerimizi o yönde gerçekleştireceğiz. Yozgat Ticaret ve Sanayi Odası ilin en büyük ve en güçlü sivil toplum kuruluşudur. Bu güç yalnızca sizlerle tek ses tek yürek olursak var. Bu sebeple sizler ne kadar güçlü olursanız Odamızda o kadar güçlü olacaktır” diye konuştu.
    Çelik, “Oda olarak Yozgat’a ne üretiliyor, nereye satılıyor, ham madde ve diğer konular olmak üzere her türlü bilgiyi Odamız bünyesinde toplayacağız. Elde ettiğimiz verilerle gerek ortak sorunlarımızın çözülmesinde gerekse yeni pazarlar bulmamızda bizlere yol gösterecek. Bu zaman kadar yapılmamış ama bundan sonra elimizde somut verilerle hareket edeceğiz. Gerektiği yerde gereken makamın masasına sunacağız” dedi.

  • Trafik cezaları

    Trafik cezaları

    Son günlerde araç sahiplerinin ikamet adreslerine gelen trafik cezaları araç sahiplerini canından bezdirdi. Çok değil bundan 3-5 ay öncesine kadar normal ve rutin kontroller yapılırken bugün baktığımızda şehir merkezinin belirli bölgelerinde yapılan drone ile araç sahipleri ceza yemekten korkar hale geldi.

    Türkiye’de döviz kurdaki artış ülke genelinde olduğu gibi Yozgat’ta da iğneden ipliğe yansıdı. Şu günlerde Yozgat’ta ekonomik anlamda herkes bu durumdan etkilenmişken evine aldığı bir ekmeğin bile hesabını yaparken birde buna trafik cezalarının eklenmesi vatandaşı iyice tedirgin etti. İstatistiklere bakıldığında araç sahiplerinin aracının muayenesini sigortasını yaptıracak parayı bulmakta zorlandığı görülüyor.

    Cezalar elbette trafik ihlallerinin yapılmaması noktasında etkili bir çözüm.

    Fakat kemer ve az kusur sayılabilecek durumlarda ceza işlem yerine sürücülerin uyarılması yoluna gidilmesi daha doğru olurdu. Vatandaş, trafiği tehlikeye sokacak makas atma diye tabir edilen sürücülere, çevreyi rahatsız edici abartı egzoz kullanımına ve ışık ihlali yapanlara karşı cezaların yazılmasına karşı değil. Kent merkezinde esnaflık yapan bir arkadaşım evden işe işten eve giderken 4 kez ceza yediğini ve kendisine gelen trafik cezaları ile neye uğradığını şaşırdığını söylüyor. Aynı kişi bundan sonra evden işe giderken ceza yememek için Nohutlu Mahallesinin yolunu kullandığını ifade ediyor. Yani vatandaş trafik cezası yememek için ne yapacağını şaşırmış bir vaziyette trafik ekiplerinden (Drone) uygulamalarından köşe bucak kaçmaya çalışıyor.

    Vatandaşlar, şehirlerarası yapılan trafik uygulamalarının artık şehir merkezlerinde daha fazla yapılmasını yadırgadıklarını da belirtiyor. Şehir merkezinde zaten yollar dar ve hız yapma imkanı yada trafiği tehlikeye sokacak bir duruma çok nadir rastlanılabilir.

    Önümüz kış vatandaş odun kömür derdine düşmüş ve okula giden çocuğuna haçlık veremez durum da iken birde üstüne üstük hiç hesapta yokken trafik cezalarının gelmesiyle psikolojileri bozulur hale geldi.

    Kısa mesafe için kemer takmayı unutan bir sürücüye ceza yazmak yerine durdurularak uyarılmasının daha doğru olacağını düşünüyorum. Umarım yetkililerimiz vatandaşlarımızın oldukça rahatsız olduğu bu konuya karşı daha duyarlı olur.

     

  • Vali Yurtnaç: Öğrencilerimizin en iyi  eğitimi alması için gayret ediyoruz

    Vali Yurtnaç: Öğrencilerimizin en iyi eğitimi alması için gayret ediyoruz

    Yozgat Valisi Kemal Yurtnaç, eğitimin önemini vurgulayarak, öğrencilerin en iyi eğitimi almaları için gayret ettiklerini söyledi.
    Yozgat Bozok Üniversitesinde 2018-2019 akademik yılı açılış töreni, Bozok Üniversitesi Kongre ve Kültür Merkezi Salonu’nda yapıldı.
    Yozgat Valisi Kemal Yurtnaç, törende yaptığı konuşmada, üniversitelerin bulunduğu bölgelere sosyal, kültürel ve ekonomik anlamda katkılar sağladığını söyledi.
    Devlet bütçesinden eğitime ayrılan payın eğitime verilen önemin göstergesi olduğunu vurgulayan Vali Yurtnaç, “Devletimiz eğitime büyük önem veriyor. Bunu da devlet bütçesinden en büyük payın eğitime ayrılması ile görebiliyoruz. Siz değerli öğrencilerimizin de burada en iyi eğitimi alması için biz yöneticiler olarak elimizden gayreti gösteriyoruz, bundan sonra da göstereceğiz. Sizde Yozgat’ın sosyal, kültürel ve tarihi zenginliklerini tanıyın ve bundan istifade edin.” dedi.
    Bozok Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Salih Karacabey de, 2006 yılında kurulan üniversitenin kısa sürede çok önemli atılımlar yaparak ülkenin saygın yüksek öğretim kurumları arasında girdiğini söyledi.
    ÖĞRENCİ SAYIMIZ
    20 BİNİ AŞTI
    Öğrenci sayısının 20 bini aştığını vurgulayan Karacabey, “Bu yıl 4 bin yeni öğrencinin kayıt yaptırmasıyla öğrenci sayımız 20 Bini aştı. Bozok Üniversitesinin ana hedefleri, eğitim öğretim kalitesini yükseltilmesi, insanlığın faydasına sunulacak bilimsel çalışmalar yapılması donanımlı insanı yetiştirilmesi ve bulduğu bölgenin ekonomik sosyal ve kültürel kalkınmasına katı sağlanması olarak belirlenmiştir.”diye konuştu.
    Belediye Başkan Yardımcısı Talip Karslıoğlu da eğitimin önemini vurgulayan bir konuşma yaptı. Karslıoğlu, yeni akademik yılın hayırlı olması dileklerinde bulundu.

  • Zafer Türk Mutfağına ‘mükemmeliyet belgesi’

    Zafer Türk Mutfağına ‘mükemmeliyet belgesi’

    Yozgat’ta restoran sektöründe bir marka haline gelen ve 20. yılını geride bırakan Zafer Türk Mutfağı, TripAdvisor ‘Mükemmellik Sertifikası’ alarak, hizmette ortaya koyduğu kaliteyi tescilledi.
    Zafer Türk Mutafı Sahibi Zafer Özışık ve Yönetim Kurulu Üyesi Furkan Özışık, düzenledikleri bir basın toplantısı ile ‘Şehrin En İyisi’ sloganı ile hizmet veren Zafer Türk Mutfağının elde ettiği belgeyi kamuoyuna duyurdu.
    Dünya genelinde yaklaşık 600 milyon kullanıcının bir araya geldiği TripAdvisor, sadece 500 restorana layık gördüğü Mükemmeliyet Belgesi’ni Yozgat’ta Zafer Türk Mutfağına layık gördü.
    20 YILI GERİDE
    BIRAKMANIN
    GURURU
    Bir sunum eşliğinde TripAdvisor ve Mükemmeliyet Belgesini anlatan Furkan Özışık, “Dünya genelinde yaklaşık 600 milyon kullanıcının olduğu tüm dünyadaki şehirlerde insanların gezeceği zaman lokantalarda ve konakları araştırdı. Müthiş bir puanlama sistemi olan bir şey. Yozgat’ta bunu ilk alan Zafer Türk Mutfağı olarak biziz. Bu programın özelliği Londra, Pekin’den her hangi bir kişi Türkiye’ye geldiğinde Yozgat yazdığında Yozgat’ta Zafer Türk Mutfağı çıkıyor. Bu bizim için büyük bir kıvanç kaynağı. Türkiye’de 500 restoranda var bu sertifika var.
    Bizim bir amacımız var. Biz bunun Yozgat’ta kalmasını istemiyoruz. Şehrimize ne kadar fazla katma değer sağlayabiliriz, şehrimize gelen insanları nasıl bu şehirden mutlu gönderebiliriz düşüncesindeyiz.
    Çünkü yol üzerinde bir restoranız. Bu TripAdvisor ile beraber yeni bir ivme yakaladık. Yozgat için de bizim içinde bir onur ve kıvanç kaynağıdır.”dedi.
    MÜKEMMELİN
    ARDINDAKİ
    20 YILLIK SIR
    “Yemediğimizi Yedirmeyiz”sloganı ile yola çıktıklarını anlatan Zafer Türk Mutfağı sahibi İşadamı Zafer Özışık, “Sektöre 19 yıl önce çarşıdaki lokantacılıkta başladık. Burada önce sloganımız “yemediğimizi yedirmeyiz”di. Sonradan “şehrin en iyisi” yazdık. Yemediğimizi yedirmeyiz’i yazmak için hakikaten yemediğimizi yedirmeyiz.
    Ürünlerimizin hepsi en kaliteli ürünlerdir. Buradaki olay şu. Benim çocuklarıma bırakacağım bir iş var fakat hakiki dünyada da rahat etmem için bu dünyada kaliteli hizmet üretmem gerekiyor.
    Müşteri bir sefer kandırılır. Müşteriden kısayım para kazanayım düşüncem yok çok şükür.
    Çünkü kimse parasına kıymıyor. Biz her şeyin en iyisini almaya gayret ediyoruz. Alnımız ak. Onun için bu belge geldi.
    ZAM YAPMADIK
    Biz bu son yapılan döviz artışlarından dolayı biz fiyat listelerini değiştirmedik. Hatta eski fiyat listeleri eskimişti. Onları aşağı koyduk.
    Aynı fiyatlarla yenilerini çıkarttık. Burası Halil İbrahim Sofrası. Gelen geliyor maaşları dağıtıyoruz. Kalanına da Allah bereket versin.”ifadelerini kullandı.

  • TSO’dan “Enflasyonla Topyekun Mücaleye” destek

    TSO’dan “Enflasyonla Topyekun Mücaleye” destek

    Yozgat Ticaret ve Sanayi Odası Başkanlığı, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin (TOBB) başlattığı “Enflasyonla Topyekun Mücadele” kampanyasına destek verdi.
    TOBB’un 81 il ve 160 ilçede bulunan oda ve borsalar ile birlikte hayata geçirdiği ‘Enflasyonla Topyekûn Mücadele’ kampanyasına destek için Yozgat Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Sinan Çelik açıklama yaptı. Başkan Çelik, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın liderliğinde başlatılan kampanyayı son derece önemli bulduklarını ve desteklerini söyledi. “Fiyat istikrarı makro ekonominin durumunu yansıtan en önemli göstergelerden biridir” diyen Başkan Çelik yaptığı açıklamada “Türkiye 2002’den sonra mali ve siyasi istikrarla birlikte fiyat istikrarı konusunda da çarpıcı bir iyileşme elde etmiş, enflasyonun tek haneli seviyelere düşmesi sağlanmıştır. Son dönemde döviz kurlarında yaşanan olağandışı hareketlerin de etkisiyle enflasyon oranı yeniden çift haneler çıkmıştır. Artan enflasyon hem alım gücü düşen vatandaşlarımızı, hem de artan girdi maliyetleri ve faizler nedeniyle firmalarımızı olumsuz etkilemektedir. Tüm bu sıkıntıları aşmak için, Hazine ve Maliye Bakanlığımız tarafından hazırlanan ve Bakanımız Sayın Berat Albayrak’ın liderliğinde başlatılan Enflasyonla Mücadele Programını son derece önemli buluyor ve destekliyoruz. Zira enflasyonla mücadeleyi ne tek başına kamu, ne de tek başına özel sektör yapabilir. Sorumluluk ve görev hepimizindir. Enflasyonla mücadele aynı zamanda işsizlikle, yüksek faizle ve artan girdi maliyetleriyle mücadeledir. Türk özel sektörü, devletimizle birlikte topyekûn bir duruş sergileyerek, elini taşın altına koymaktadır. Bu çerçevede TOBB ve Odalar-Borsalar, her milli konuda olduğu gibi bu konuda da ülke çapında ortak bir dayanışma içindedir” dedi.
    Çelik, “81 il ve 160 ilçede Odalarımız ve Borsalarımız Enflasyonla Mücadeleyi sahiplenmekte ve firmalarımızın en geniş şekilde katılımı için çalışma başlatmaktadır. Bu noktada özellikle vurgulamak isteriz ki, bu mücadeleye toplumun tük kesimleri ne kadar güçlü destek olursa, etkisi de o kadar büyük olur. Reel sektörden finans sektörüne, kamudan vatandaşlarımıza kadar, tüm Türkiye olarak aynı hedefe kenetlenmeliyiz. Hepimiz tek yürek ve tek ses olursak, enflasyonla mücadelede de netice alacağımıza eminiz. Hem firmalarımızın hem de milletimizin, enflasyonla topyekün mücadeleye en geniş şekilde katılacaklarına inancımız tamdır.
    Biz de, Yozgat Ticaret ve Sanayi Odası olarak siz değerli basın mensuplarımız kanalıyla, tüm Oda üyelerimizin desteğini ve bu kampanyaya katılımlarını rica ediyor ve bekliyoruz. İnanıyorum ki, Yozgat olarak gereken fedakârlığı gösterip, ülkemiz ve milletimiz için başlatılan bu iktisadi mücadele de en ön cephede yer alacağız. Kamu ve özel sektör arasındaki bu güçlü koordinasyon ve istişareyle, içinden geçtiğimiz bu zorlu süreci de geride bırakacağız” şeklinde konuştu.

  • Öğrencilere el yıkama eğitimi verildi

    Öğrencilere el yıkama eğitimi verildi

    Dünya El Yıkama Günü kapsamında Yozgat İl Sağlık Müdürlüğü Sağlığın Geliştirilmesi Birimi tarafından, Merkezi Ortaokul ve Yunus Emre İlkokulunda Enfeksiyon Hemşireleri Esra Demirtaş ve Ülkü Varol Yazıcı tarafından öğrencilere etkin el yıkama eğitimi verildi.
    Eğitimde salonda ekranda video ve görseller yer aldı. Etkinlik kapsamında öğrencilere broşür dağıtıldı. Yozgat İl Sağlık Müdürlüğü Dr. Fatih Şahin yaptığı açıklamada; “Günlük yaşantımızda ellerimiz, çevre ile sürekli temas halindedir bu nedenle de çok fazla mikroorganizma barındırır. Ellerimiz temiz gibi görünse de, pek çok hastalık yapıcı etkeni üzerinde taşıyabilir. Yapılan çalışmalar, temiz bir görünüme sahip olmasına rağmen ellerde yaklaşık altı bin adet bakteri bulunabileceğini göstermiştir. El yıkamak başta üst solunum yolu enfeksiyonları, grip olmak üzere ishal ve zatürre gibi solunum yolu enfeksiyon etkenleri olan mikroorganizmaların bulaşmasını önlemek için uygulanan en eski, en basit, en ucuz, ve en etkili yöntemdir. El yıkamak her ne kadar kolay görünse de, uyulması gereken bazı kuralları vardır. Ellerde özellikle başparmak, parmak araları ve parmak uçları en sık temas edilen noktalar oldukları için daha fazla mikroorganizma barındırmaktadır. Bu nedenle doğru el yıkama tekniği ile ellerde bulunan ve hastalık yapan mikroorganizmalar uzaklaştırılabilirler” dedi.

  • Sorgun’da denetimler sıklaştırıldı

    Sorgun’da denetimler sıklaştırıldı

    Sorgun Belediyesi Zabıta Müdürlüğü öncülüğünde, Vergi Dairesi ve İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünce oluşturulan ekipler tarafından vatandaşların sağlığı tehdit eden unsurları ortadan kaldırmak için çalışmalarını sıklaştırdı.
    Zabıta ekipleri son 20 günde 200 genel denetim yaparak vatandaşlarımızın sağlığını tehdit eden unsurları ortadan kaldırmak ve usulsüzlüklerin önüne geçmek için çalışmalarını sıklaştırdı. Günlük yapılan denetimlerde fırın, market, şarküteri ve kasaplar denetlenerek tarihi geçmiş ürünlere el konulup imha edildi.
    İş yerlerine ruhsat denetim kontrolü de yapılarak, alım satımlarda mutlaka fiş kesilmesi yönünde uyarıldı. Aynı zamanda zabıta ekipleri son 20 gündür ilçe genelinde bulunan iş yerlerinde hijyen denetimlerini de artırdı vatandaşın sağlığını etkileyecek her türlü unsur göz önünde bulundurularak gerekli işlemler yapıldı. İş yeri açma ve çalıştırma ruhsatı olmayan iş yerleri hakkında tutanak tutularak eksikliklerin giderilmesi için süre verildi. Eksiklikleri bulunan işletmeleri uyarılarak etiket ve kasa arasında farklılık görülen iş yerleri hakkında cezai işlem yapıldı.

  • Sorgun da ‘Sıfır atık’  ile israf önleniyor

    Sorgun da ‘Sıfır atık’ ile israf önleniyor

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan himayesinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından başlatılan ‘Sıfır Atık Projesi’ Sorgun Belediyesi tarafından tam destekli olarak hayata geçirildi.
    Sorgun Belediye Başkanı Murat Gürbüz, “Amacımız sıfır atık. Daha yeşil, daha temiz bir dünya için, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve eşleri Emine Erdoğan hanımefendi öncülüğünde başlatılan ‘Sıfır Atık Projesi’ni ilçemizde de hayata geçirdik.
    Üzerinde bilgilendirici bilgilerinde yer aldığı ayrıştırma kutularını kamu kurumlarımıza ve okullarımıza yerleştirdik.
    İsrafın önlenmesini, kaynakların daha verimli kullanılmasını, atık oluşum sebeplerinin gözden geçirilerek oluşumunun engellenmesi veya minimize edilmesini sağlamayı hedefliyoruz” dedi.
    Atığın kaynağında ayrı toplanması ve geri kazanımının sağlanmasını kapsayan ‘Sıfır Atık Projesi’ ile kurumlarda ortaya çıkan atıkların ayrıştırılarak israfın önüne geçilmesi ve ekonomiye geri kazandırılması amacıyla kamu kurum ve kuruluşlarda seferberlik başlatıldı.
    Bu kapsamda kâğıt, cam, metal, plastik ve pil atıkları geri dönüşüme kazandırmak amacıyla başlatılan projeyle ilçede bulunan tüm kamu binalarına ve okullara geri dönüşüm kutuları yerleştirildi.

  • Pasinlioğlu, El sanatlarıyla  uğraşarak huzur buluyor

    Pasinlioğlu, El sanatlarıyla uğraşarak huzur buluyor

    Yozgat Alparslan Türkeş Huzurevi’nde kalan KOAH hastası 71 yaşındaki Şükrü Pasinlioğlu, odasına kurduğu küçük tezgah üzerinde cami, saat kulesi, uçak ve Kabe maketi yaparak hünerlerini sergiliyor.
    Huzurevinde eşi Lütfiye Pasinlioğlu ile 9 yıldır yaşayan KOAH hastası Şükrü Pasinlioğlu ilerleyen hastalığına rağmen boş durmayıp zamanını maket yaparak geçiriyor. Bıçak, çöp şiş ve tutkal kullanarak hobi olarak cami, saat kulesi, uçak ve Kabe maketi yapan Pasinlioğlu, kendi kendine öğrendiği maket yapma işini severek yapıyor. Pasinlioğlu’na maket yapmada en büyük desteği ise 48 yıllık hayat arkadaşı Lütfiye Pasinlioğlu veriyor. Şükrü Pasinlioğlu boş zamanlarını maket yaparak geçirirken eşi Lütfiye Pasinlioğlu da hayat arkadaşının tüm ihtiyacını karşılıyor ve ona destek oluyor.
    9 yıldır eşi ile birlikte Yozgat Alparslan Türkeş Huzurevinde kaldığını söyleyen Şükrü Pasinlioğlu, “Boş kaldığımda maket yapıyorum. Cami, Kabe, gemi, uçak, saat kulesi maketi yapıyorum. Bunları hobi olarak yapıyorum. Boş zamanlarımı böyle geçiriyorum. KOAH hastasıyım 13 senedir. Oksijen makinasına bağlıyım, bu makine olmadan bir dakika dahi yaşayamıyorum. Maketleri bıçak, çöp şiş ve yapıştırıcı kullanarak yapıyorum. Maket yapmayı kendi kendime huzur evindeyken öğrendim, kimseden öğrenmedim. Kendimi geliştirdim, daha iyi yapmaya çalıştım. Çok vaktimi alıyor. Bir tanesi bir ayı geçiyor. Gün boyu bunlarla ilgileniyorum. Kendimi zorlamamak şartıyla bunlarla uğraşıyorum. Maketleri torunlarıma yapıyorum. İsteyen olursa satabiliyorum da” dedi.
    Örnek oluyor
    Şükrü Pasinlioğlu’nun diğer huzurevi sakinlerine örnek olduğunu dile getiren Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Abdullah Neşeli ise, “Şükrü amcamız, eşi ile beraber 9 yıldır bizim misafirimiz. Tabi ki 9 sene öncesine kadar yaşamış olduğu şehirlerde mutlaka topluma çeşitli şekillerde katkı sağlamış bir birey. Gerçekten örnek bir şahsiyet. Aktif sağlığını kaybettikten sonra Şükrü amcamız odaya bağımlı bir hayatı devam ettirmekte ve dışarıyla çok bağı olmayınca içeride de tabi ki bir uğraşla zamanını değerlendirmek zorundaydı. Bu noktada da kendisi maneviyatını yansıtan cami maketleri ile zamanını değerlendirmekte. Çeşitli ürünler ortaya çıkarmakta. Gerçekten de ziyaretçilerimiz bizlere ziyarete gelen insanlar takdir etmekteler. Çünkü güzel eserler çıkartıyor. Kabe maketlerini ışıklandırınca daha güzel bir şekilde eser ortaya çıkıyor. Onların yaptıkları çeşitli el ürünleri bizleri de gururlandırıyor. Çünkü yaşlarımızın bir şeyler yapıyor olması becerilerini ortaya koyuyor olması bizleri mutlu ediyor. Diğer yaşlılarımıza da örnek oluyor” şeklinde konuştu.

  • KOP’tan çiftçinin enerji ve su  maliyetlerini hafifletecek proje

    KOP’tan çiftçinin enerji ve su maliyetlerini hafifletecek proje

    KOP Bölgesinin en önemli sorunlarının başında gelen su kısıtı ve yüksek enerji maliyetleri düzenlenen Akıllı Pompa Çalıştayı ile masaya yatırıldı. KOP Test kuyusunda gerçekleştirilen Saha Çalıştayında yeni nesil akıllı pompa sistemi ile ortalama yüzde 25 su ve enerji tasarrufu sağlandı.
    Sanayi ve Teknoloji Bakanlığına Konya Ovası Projesi (KOP) Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı, KOP Bölgesinin en önemli sorunları listesinin en başında yer alan su kısıtı ve yüksek enerji giderlerini azaltacak daha böylece fazla alanı sulu tarıma açabilecek için ‘Yeraltı Suyu Sahalarında Su ve Enerji Kullanımının Araştırılması ve Verimliliğinin Artırılması Projesi’ kapsamında önemli bir çalıştaya imza attı.
    Konya’nın Çumra İlçesi Alibeyhüyüğü Mahallesinde bulunan KOP Test Kuyusunda gerçekleştirilen Saha Çalıştayına;KOP İdaresi Başkanı İhsan Bostancı, Konya Bölgesi Sulama Birliği Kooperatif Başkanı Şaban Güven, Konya Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Prof. Dr. Süleyman Soylu, Konya Jeoloji Mühendisleri Odası Başkanı Prof. Dr. Fetullah Arık, Alibeyhüyüğü Sulama Kooperatif Başkanı Abdullah Küçükdağlı, TKDK Konya İl Koordinatörü Hakan Doğan, Çumra Tarım ve Orman İlçe Müdürü Fatih Demirci, Meram Ziraat Odası Başkanı Ali Ataiyibiner, Meram Elektrik Perakende Satış A.Ş (MEPAŞ) Genel Müdür Yardımcısı Eyüp Erduran ile çiftçiler katıldı.
    “Bölge sulamasının yüzde 60’ı yeraltı suyundan karşılanıyor”
    Aksaray, Karaman, Kırıkkale, Kırşehir, Konya, Nevşehir, Niğde ve Yozgat’tan oluşan KOP Bölgesinde; tarımsal sulama ihtiyacının ağırlıklı olarak yer altından karşılamak zorunda kalındığını, bunun da çiftçiler için önemli bir girdi maliyeti oluşturduğuna dikkat çeken KOP İdaresi Başkanı İhsan Bostancı, KOP Bölgesi’nin her alanda ülkemizin önemli merkezlerinden olmasına için çok sektörlü çalışmalar yürüttüklerini, yaşanılan coğrafyanın potansiyelini etkin bir şekilde kullanılabilmek adına alternatifler geliştirmeyi sürdüreceklerini belirterek; “Bu çalışmalarda KOP olarak benimsediğimiz en önemli husus; kurum ve kuruluşlar arası işbirliği ve bu bölge için birlikte çalışma kültürünün geliştirilmesidir. Bölgede azımsanamayacak ölçüde gerçekleşen tarımsal-bitkisel faaliyetler doğal olarak sulamanın önemini ortaya çıkarmaktadır. Su fakiri olan KOP Bölgesi, Türkiye’nin kullanılabilir yer üstü su potansiyelinin yaklaşık yüzde 3.4’ ünü, yer altı su potansiyeli bakımından ise yaklaşık yüzde 31.5’ ini oluşturmaktadır.Yıllık ortalama yağış miktarı açısından ise Aksaray, Karaman, Konya ve Niğde’den oluşan Konya Kapalı Havzası Türkiye’nin en sıkıntılı havzası konumundadır. Havzamız Türkiye’nin kullanılabilir su varlığının yüzde 4’üne sahipken, tarım alanlarının yüzde 12’sine, sulanan tarım alanlarının ise yüzde 17’sine sahiptir. Bölgede hektar başına düşen su miktarı Türkiye ortalamasının üçte birinden, bölge yıllık yağış miktarı da Türkiye ortalamasının yarısından daha azdır.Bölge’nin mevcut sulanan alanlarında kullanılan suyun yüzde 60’ı yeraltı suyundan karşılanmaktadır. Bu yoğun kullanım sebebi ile Konya Kapalı Havzasında yeraltı su seviyesi her yıl ortalama olarak 2-3 metre civarında düşmektedir. Yeraltı sularındaki düşüşlerin devam etmesi halinde, belli bir derinlikten sonra su çekimi ekonomik olmaktan çıkacaktır” dedi.
    “Yeni sistemle yıllık 130 MilyonTL tasarruf mümkün”
    “Yeraltı suları üzerinde baskıyı azaltmak amacı ile randımanı düşük verimsiz eski sulama sistemlerinin rehabilite edilmesi gerekmektedir” diyen Başkan Bostancı, “Sürdürülebilirliği temin etmenin yanında tarımsal üretimde su başta olmak üzere tüm girdileri azaltmak günümüzün rekabetçi ortamında ekonomik bir zorunluluk olarak ta karşımıza çıkmakta. Girdi maliyetlerinde yaşanan değişimler, dönümden kaç ton ürün aldığımızı değil, dönümden kaç lira kar ettiğimizi önemli hale getirmektedir. İhtiyacının iki katı gübre, ihtiyacının iki katı su, ihtiyacından fazla tarımsal ilaç kullanarak normal şartlarda alabileceğiniz üründen sadece yüzde 25 fazla ürün almanın ekonomik olarak bir izahı yoktur.İki katı masraf, çeyrek misli gelir karlı bir tercih değildir.Bugün burada hem suyun hem de enerjinin tasarruflu kullanılmasına aynı zamanda yeraltı suyunun sürdürülebilirliğinin sağlanmasına yönelik örnek bir projeyi de birlikte hayata geçirmiş olacağız. Örnek uygulamamız ile hem çiftçilerimiz üzerindeki su ve enerji maliyetlerini hafifletmeyi hem de YAS kaynaklarının gelecek nesillere aktarılmasına katkıda bulunmayı hedeflemekteyiz.Proje ile YAS Kooperatiflerinin su ve enerji kullanım durumlarını tespit etmek ve kooperatiflerimizi aydınlatmak adına; mevcut pompa türleri, kuyu bilgileri, geçmiş su ve enerji kullanımları gibi veriler elde edilerek mevcut durum ortaya konulmuştur.Bu veriler ışığında yıllık enerji sarfiyatı yüksek olan Alibeyhüyüğü Kooperatifi, Konya ve Karaman illerini temsil etmek üzere örnek olarak seçilmiş ve bu kooperatifimize ait 117 kuyu içerisinden şu anda yanında bulunduğumuz kuyu Test Kuyusu olarak belirlenmiştir. Konya ve Karaman illeri için 2017 yılında tarımsal sulamada kullanılan toplam 1 milyar 340 milyon kilovatlık enerjinin karşılığında abonelere yaklaşık 460 Milyon TL elektrik faturası gelmiş, bunun sulama kooperatiflerine düşen kısmı ise yaklaşık 101 milyon TL’dir. KOP Test Kuyusunda sistem yenilenmesi sonucu aynı debi ve yükseklik değerlerinde, aynı tabanca sayılarında enerji giderlerinde yaklaşık yüzde 20-25 oranında tasarruf sağlandığı görülmüştür. Bazı kuyularda ulaşılabilecek iyileştirme oranı ise yüzde 50 mertebesinin üzerine dahi çıkabilmektedir.Bu örnek ışığında bölgedeki YAS kuyularında yapılacak iyileştirmeler ile sadece Konya ve Karaman illerinde 2017 rakamları baz alınarak yıllık en az 92 milyon Türk Lirası, Konya Kapalı Havzası genelinde ise yıllık 130 milyon TL tasarrufun mümkün olabileceği görülmektedir” diye konuştu.

  • Sorgun TSO enflasyonla mücadele edecek

    Sorgun TSO enflasyonla mücadele edecek

    Sorgun Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Üzeyir Arslan, enflasyonla mücadelede oda yönetim kurulunun ve bütün üyelerinin üzerine düşen görevi yerine getireceğini belirterek, “Türkiye bir defa daha devlet-millet birlikteliğiyle topyekûn bir iktisadi mücadele başlatmıştır. Hazine ve Maliye Bakanlığımız tarafından hazırlanan ve Bakanımız Sayın Berat Albayrak’ın liderliğinde başlatılan Enflasyonla Mücadele Programını makroekonomik istikrar için son derece önemli buluyor ve destekliyoruz.”dedi.
    Fiyat istikrarının makro ekonominin durumunu yansıtan en önemli göstergelerden biri olduğunu söyleyen Arslan, “Türkiye 2002’den sonra mali ve siyasi istikrarla birlikte fiyat istikrarı konusunda da çarpıcı bir iyileşme elde etmiş, enflasyonun tek haneli seviyelere düşmesi sağlanmıştır. Son dönemde döviz kurlarında yaşanan olağandışı hareketlerin de etkisiyle enflasyon oranı yeniden çift haneler çıkmıştır. Artan enflasyon hem alım gücü düşen vatandaşlarımızı, hem de artan girdi maliyetleri ve faizler nedeniyle firmalarımızı olumsuz etkilemektedir. Tüm bu sıkıntıları aşmak için, Hazine ve Maliye Bakanlığımız tarafından hazırlanan ve Bakanımız Sayın Berat Albayrak’ın liderliğinde başlatılan Enflasyonla Mücadele Programını son derece önemli buluyor ve destekliyoruz. Zira enflasyonla mücadeleyi ne tek başına kamu, ne de tek başına özel sektör yapabilir. Sorumluluk ve görev hepimizindir. Enflasyonla mücadele aynı zamanda işsizlikle, yüksek faizle ve artan girdi maliyetleriyle mücadeledir.”diye konuştu.
    “Türk özel sektörü, devletimizle birlikte topyekûn bir duruş sergileyerek, elini taşın altına koymaktadır.” diyen Arslan, “Bu çerçevede TOBB ve Odalar-Borsalar, her milli konuda olduğu gibi bu konuda da ülke çapında ortak bir dayanışma içindedir. 81 il ve 160 ilçede Odalarımız ve Borsalarımız Enflasyonla Mücadeleyi sahiplenmekte ve firmalarımızın en geniş şekilde katılımı için çalışma başlatmaktadır. Bu noktada özellikle vurgulamak isteriz ki,bu mücadeleye toplumun tüm kesimleri ne kadar güçlü destek olursa, etkisi de o kadar büyük olur. Reel sektörden finans sektörüne, kamudan vatandaşlarımıza kadar, tüm Türkiye olarak aynı hedefe kenetlenmeliyiz. Hepimiz tek yürek ve tek ses olursak, enflasyonla mücadelede de netice alacağımıza eminiz. Hem firmalarımızın hem de milletimizin, enflasyonla topyekûn mücadeleyeen geniş şekilde katılacaklarına inancımız tamdır. Biz de, Sorgun Ticaret ve Sanayi Odası olaraksiz değerli basın mensuplarımız kanalıyla, tüm Oda üyelerimizin desteğini ve bu kampanyaya katılımlarını rica ediyor ve bekliyoruz. İnanıyorum ki, Yozgat olarak Sorgun olarak gereken fedakârlığı gösterip, ülkemiz ve milletimiz için başlatılan bu iktisadi mücadele de en ön cephede yer alacağız. Kamu ve özel sektör arasındaki bu güçlü koordinasyon ve istişareyle, içinden geçtiğimiz bu zorlu süreci de geride bırakacağız.”diye konuştu.

  • Yozgat Bilim ve Doğa Kampı Final yaptı

    Yozgat Bilim ve Doğa Kampı Final yaptı

    Yozgat İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve Fatma Temel Turhan Bilim ve Sanat Merkezi tarafından hazırlanan ve yürütülen Yozgat Bilim ve Doğa ve Kampı, Valilik Konferans Salonunda düzenlenen toplantı ile final yaptı.
    İl Milli Eğitim Müdürü Yusuf Yazıcı, TÜBİTAK 4004 Doğa Eğitimi ve Bilim Okulları Programı kapsamında desteklenen Yozgat Bilim ve Doğa ve Kampı projesinin, Yozgat ve öğrenciler açısından son derece önemli olduğunu söyledi.
    Yazıcı, “Yozgat Merkez ve ilçelerinde ortaokul seviyesinde öğrenim gören öğrencilerimiz için ilk kez gerçekleştirilen projede 40 öğrencimiz katılım sağladı. Etkinliklerde Bozok Üniversitesinden 4 akademisyen ve Fatma Temel Turhan Bilim Sanat Merkezinden 14 öğretmen uzman, eğitmen ve rehber olarak görev yaptı. Toplam 8 gün 7 gece konaklamalı olarak planlanan etkinliklerde öğrencilerimiz bilimsel süreçleri doğada zevkli etkinlikler yoluyla tanıma imkanı buldu. Öğrencilerimize doğa ve bilimin iç içe olduğu öğrenme ortamları uzman akademisyen ve öğretmenler tarafından sunuldu.”dedi.
    Projenin Yozgat’ta ilk kez düzenlendiğini söyleyen Yazıcı, “İlimizde ilk kez düzenlenen bir proje olmasından ve gelecek nesillerimiz açısından doğa ile bilimin bir arada olduğu projelerin ülkemiz, ilimiz ve insanlık açısından son derece önem arz ediyor. Pprojemize destek sağlayan tüm kurum ve kuruluşlara hasseten Fatma Temel Turhan Bilim ve Sanat Merkezi yönetici ve öğretmenlerine teşekkür ediyorum. Milli Eğitim Müdürlüğümüzce yapılan bu tür çalışmalar ve projeler ilimizde artarak devam edecektir. Bu vesile ile projeye emek veren tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyorum.”diye konuştu.
    Fatma Temel Turhan Bilim ve Sanat Merkezi Müdürü Erol Özel’de, İl Milli Eğitim Müdürlüğü himayelerinde başlatılan projenin nihayete ermesinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, bundan sonrada yeni projeler için gayret göstereceklerini ifade etti.

  • Erciyas: Ben değil biz  olarak güçlü bir aileyiz

    Erciyas: Ben değil biz olarak güçlü bir aileyiz

    Önümüzdeki ay içerisinde yapılacak olan Sağlık Sen Genel Kurulunda Başkan Adayı olan Atakan Erciyas, Sağlık Sen olarak üyelerin teveccühü ile belirlenen 162 delegenin hepsinin has Sağlık Sen delegesi olduğunu belirterek, “Ben değil biz olarak güçlü bir aileyiz.”dedi.
    Delege seçimlerinin tamamlandığını ve önümüzdeki ay yapılacak genel kurulda başkanının belirleneceğini söyleyen Erciyas, bu süreç içerisinde kendisine ilgi gösteren destek olan ve olmayan tüm üyelere canı gönülden teşekkür ettiğini belirtti.
    Erciyas, “Genel Kurulumuza sayılı günler kaldı. Demokratik bir ortamda delege seçimlerimizi tamamladık. Bu süreçte üyelerimizin yoğun ilgisi ve desteği bizleri oldukça sevindirdi ve mutlu etti. Onların bu desteği sayesinde delege seçimlerinden yüzümüzün akıyla çıktık. Şimdi önümüzde ay içerisinde yapacağımız genel kurulundan da başkan olarak çıktığımız anda Sağlı Sen’de yeni bir değişim sürecini üyelerimizle birlikte başlatmış olacağız. Ben değil biz olarak sağlık camiamıza yeni ivme kazandıracağız. Üyelerimizle istişareler yaparak gerek sendikamıza gerekse ilimize yönelik ciddi çalışmalar içerisinde olacağız. Bilgi ve birikimlerimizi bu yönde kullancağız.”dedi.
    Kişisel bir beklenti içerisinde olmadıklarını vurgulayan Erciyas, “Sağlık camiamızın oyları ile seçilen 162 delegemiz ve kısaca bütün sağlık çalışanlarımızın hizmetinde olacağız. Asla kişisel bir beklenti içerisinde bugüne kadar olmadık ve bundan sonrada olmayacağız. Sağlık çalışanlarımızın her bir ferdinin sorununu kendi sorunumuz gibi addederek çözümü noktasında gayret edeceğiz. Üyelerimize yönelik farklı sosyal ve kültürel etkinlikler düzenleyerek her zaman diyalog içerisinde olacağız. Bizi biz yapan değerlerimize sahip çıkarak, birlik beraberlik içerisinde hareket edeceğiz.”diye konuştu.

  • Girdi maliyetlerinin yüksek olması her üretimi durdurur

    Girdi maliyetlerinin yüksek olması her üretimi durdurur

    vet, başlıktan da anlaşılacağı üzeri hangi sektör olursa olsun gir maliyetlerinin yüksek olması o üretimin durmasına neden olur.

    Yozgat iller sıralamasında ülkemiz tarımında ilk 5’lerin içerisinde yer alıyor. Tarım ve hayvancılık denince ilk akla gelen şehirlerarasındadır. Fakat bugün itibariyle geldiğimiz noktada tarım ve hayvancılıkla uğraşan üreticilerimiz büyük sıkıntı içerisinde olduğunu görüyoruz. Bu sadece tarım ve hayvancılıkta değil sanayi ve diğer kesimlerde aynı ekonomik sorunlarla karşı karşıya kaldığını gözlemliyoruz.

    Peki, bunu ülke ve Yozgat olarak nasıl aşacağız ve aşmalıyız.

    Geçtiğimiz günlerde devletimizin iki numarası olan hemşehrimiz Sayın Fuat Oktay, memleketi Yozgat’a bir dizi ziyaret gerçekleştirdi. Gazeteci meslektaşlarımızın kendisini ziyaretinin hemen ardından şehrimize gelmesi de ayrı bir anlam ifade ediyor. Sayın Oktay’ın kurumlar ve STK’larla yaptığı toplantılar elbette önemsiyorum. Fakat, birde gerçekler var. Tarım şehri olan ilimizde kırsalda yaşayan nüfus her geçen gün daha da azalıyor. Devlet destekli kurulan tesisler bile bugün sıkıntılı bir sürecin içerisinde olduklarını dile getiriyor. Gıda ve Sanayide de benzer sıkıntılar görüyoruz. Önce bu büyük sorunların çözümlenmesi ve ileriye dönük planların hayata geçirilmesi gerekir.  Tabiri caizse; Biz şuan ağır bir hastayı pansumanla iyileştirmeye kan pompalamaya çalışıyoruz. Buda günü kurtarma adına geçici bir çalışma olarak fazla ilerleme olmayacağını gösteriyor.  Yatırımlar ve projelerin gerçekleşebilmesi hedeflerin tutturabilmesi  için önce ülke ekonomimizin iyi olması gerekir.

    Tarımda, bugün çiftçiler girdi maliyetlerinin yüksek olmasından yakınıyor. Gübre ve mazota gelen zamlar çiftçiyi tarlasını ekemez duruma getirdi. Aynı şekilde tekstil ürünlerinin hammaddesine gelen zamlarla fabrikalar üretim yapamaz hale geldi ve işçi çıkarmalar başladı. Başka sektörlerde de benzer durumlar yaşanıyor. Gerçekçi olmak gerekirse bunu aşmanın yolu ülkemiz ekonomisinin iyi olması gerekir. Ülke ekonomimiz iyi olacak ki girdi maliyetleri düşsün, çiftçinin üreticinin ürünleri değerinde ve değerinin üzerinde satılsın. Üretimi artıracak teşvikler verilsin.

    1996-2000 yılları arasında Yozgat her alanda altın çağını yaşamıştı. Şehrimizde işsizlik diye bir sorun yok denecek kadar azdı. YİMPAŞ o dönemde sadece OSB’de 5-6 otobüs işçi çalıştırıyordu. Kamuda çalışan onlarca işçi memur kurumundan istifa ederek Yimpaş’a girmek için uğraşıyordu. O dönemde takımı alan YİMPAŞ, Yimpaş Yozgatspor  şehrimizin adını dünyaya duyurdu. Tabi bu neyle oldu elbette ekonomiyle güçlü sermayeyle gerçekleşti.  Ligde en iddialı takım olarak Yimpaş Yozgatspor geliyordu. Futbolculara verilen primleri ne Fenerbahçe, ne Galatasaray ne de Beşiktaş alabiliyordu. Yani, ülkemiz ve Yozgat ekonomisi o dönemde iyiydi ve bir güven unsuru vardı. Yozgat Merkez ve ilçelerden OSB’de ki  Yimpaş ve diğer fabrikalarda çalışan işçileri sabahın erken saatinden servis otobüslerini beklediklerini görürdük. Şimdi maalesef ancak bir iki firmayı görebiliyoruz. Sözün özü ülkemiz ekonomisinin iyi olması gerekir ki Yozgat ekonomimizin de iyi olması gerekir. Yozgat derken ilçelerimizi de tabi buna dahil ederek söylüyorum. Bir ağacın gövdesi Yozgat’sa dalarlıda ilçelerimizdir.

    Ankara, İstanbul, Diyarbakır, İzmir, Samsun gibi doğudan batıya güneyden kuzeye ülkemizin dört bir tarafında illerimizde ekonomik anlamda sıkıntı varsa Yozgat’ın iyi olma gibi bir durumu  zaten söz konusu olamaz.  Ekonomik ve sosyal anlamda gelişmişlik sıralamasına göre hepsi etkilenir ve payına düşeni alır. İşte bu yüzden kalkınmanın topyekun olması gerekir.

     

     

  • Gökçeoğlu dualarla toprağa verildi

    Gökçeoğlu dualarla toprağa verildi

    Yozgat’ın manevi önderlerinden Muhterem Şeyhzade Ahmet Şevki Ergin Efendi’nin kızı Adeviye Gökçeoğlu toprağa verildi.
    Yozgat eşraflarından İbrahim Gökçeoğlu’nun annesi, Ömer Gökçeoğlu’nun eşi, AŞK Vakfı Başkanı Ali Şakir Ergin, Hikmet Ergin, Mehmet Esat Ergin, merhum Salih Ergin ve merhum Şükran Ergin’in kardeşleri 86 yaşındaki Adeviye Gökçeoğlu, öğle namazına müteakip kılınan cenaze namazı sonrasında Ahmet Efendi Camii içerisinde bulunan Aile kabristanlığına defnedildi.
    Çapanoğlu Büyük Camiinde kılınan cenaze namazına Anayasa komisyonu başkanı Yozgat milletvekili Bekir Bozdağ, Ak Parti milletvekili Yusuf Başer, Vali Kemal Yurtnaç, Belediye Başkanı Kazım Arslan, AK Parti İl Başkanı Celal Köse, MHP İl Başkanı Ferhat Altan, Jandarma Alay Komutanı Albay Bilgihan Yeşilyurt, Emniyet Müdürü Seçkin Çengeloğlu, işadamı Bilal Şahin, Belediye başkan Yardımcısı Talip Karslıoğlu, İlçe Belediye Başkanları daire müdürleri, esnaflar ve vatandaşlar katıldı.
    Yeniufuk Gazetesi olarak merhumeye Allah’tan rahmet, kederli ailesi ve yakınlarına başsağlığı diliyoruz. başsağlığı diliyoruz.

  • Yazıcı: Her öğrencimizin  mutlaka bir hedefi olmalıdır

    Yazıcı: Her öğrencimizin mutlaka bir hedefi olmalıdır

    Yozgat İl Milli Eğitim Müdürü Yusuf Yazıcı, öğrencilerin yeteneklerini keşfetmeleri açısından öğretmenlerine de önemli görevler düştüğünü belirterek her öğrencinin mutlaka hedefi olması gerektiğini söyledi.
    Milli Eğitim Müdürü Yusuf Yazıcı, Şehitler Fen Lisesini ziyaret ederek Okul Müdürü Fatih Başkal’dan okulun fiziki ve genel durumu hakkında bilgi aldı.
    Hafta sonu uygulanan destekleme ve yetiştirme kursundaki öğrencileri sınıflarında ziyaret eden Yazıcı,okul yemekhanesi, pansiyon ve öğrenciler tarafından kullanılan ortak alanlarda incelemelerde bulundu. Pansiyonda yaptığı incelemelerde öğrencilerin istek ve taleplerini yazılı bir şekilde alarak görüş alış verişinde bulunan Yazıcı, alınan isteklerin en kısa zamanda değerlendirileceğini söyledi.
    Her bireyin baskın yeteneklerinin olduğunu ve onlarında kendi baskın yeteneklerini keşfetmelerini bu konuda da yapılan çalışmalar çerçevesinde özellikle Rehber öğretmenlerinden destek alabileceklerini vurgulayan Yazıcı, “Her öğrencimizin mutlaka bir hedefi olması gerekir. Bu hedefe ulaşmak içinde gereken azami gayreti göstererek çalışmak lazım. Biz öğrencilerimizin mutlu olmasını istiyoruz ,eğer mutlu olurlarsa hayata karşı umutlu olup, kendi ilgi alanlarını oluşturacağınız kanaatindeyiz.”diye konuştu.