Yozgat Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği ile Yozgat Ticaret İl Müdürlüğü tarafından 31. Ahilik Haftası Kutlama etkinlikleri başladı.
Yozgat Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliğinde düzenlenen 31. Ahilik Haftası kutlama programı kapsamında, yılın ahisi seçilen 67 yaşındaki 45 yıllık terzi İbrahim Baran ahilik cübbesini giydi. Yılın örnek esnafı, örnek kalfası ve örnek çırağına da hediyeler verildi.
Kutlama programına, AK Parti Yozgat Milletvekili ve Anayasa Komisyonu Başkanı Bekir Bozdağ, Yozgat Valisi Kemal Yurtnaç, Belediye Başkanı Kazım Arslan, İl Jandarma Alay Komutanı Albay Bilgehan Yeşilyurt, AK Parti Yozgat İl Başkanı Celal Köse, MHP Yozgat İl Başkanı Ferhat Altan, STK temsilcileri, Esnaf ve Sanatkarlar ile daire müdürleri katıldı.
Vali Kemal Yurtnaç, programda yaptığı konuşmada; ahilik geleneğinin kardeşlikten geldiğini belirtti. Vali Yurtnaç, “Bu bizim kültürümüzdür, Toplumlar gelenekleri ile yaşarlar. Esnaflıkta, esnaf ahlakı çok önemlidir. Zaman içerisinde gelişmekle beraber, bazı değerler erozyona uğradı. Bir başkasını düşünmek, fedakarlık, adalet, komşuyla iyi geçinme, haksız rekabet etmeme, ayıplı mal üretmeme, bunlar bütün esnafın değerleridir. Bunları yitirdiğiniz anda toplum yüzüstü kalmaya mahkumdur. Bu maksatla esnafımızın belli değerler içerisinde çalışması lazım ve değerlerimizi kaybetmeyeceğiz” dedi. AK Parti Yozgat Milletvekili ve Anayasa Komisyonu Başkanı Bekir Bozdağ, ahilik teşkilatının ilkeleri ve özünün evrensen insan haklarına uygun olduğunu vurguladı.
Bozdağ, “Ahilik teşkilatının ilkeleri, hem ticaret hukukuna, hem borçlar hukukuna hem de başka ülkelerinin hukuklarına uygundur. Doğruluk, dürüstlük, emniyet, cömertlik, tevazu, affedici olmak ve tövbe ahilerin vasıflarının bazılarıdır” diye konuştu.
ELİNE, DİLİNE,
BELİNE SAHİP OL
Konuşmaların ardından, müşterilerine güler yüzlü ve saygılı davranışlarından dolayı yılın örnek çırağı Cemal Çiçek, yılın örnek kalfası Fatih Kaya, örnek esnaf Recep Şaşmaz, teşekkür belgesi ve hediyelerle ödüllendirildi.
Yılın Ahisi seçilen İbrahim Baran’a ahilik cübbesini AK Parti Yozgat Milletvekili ve Anayasa Komisyonu Başkanı Bekir Bozdağ giydirdi. Bozdağ, ‘eline, diline, beline sahip ol’ anlayışıyla yılın ahisine üç kez şed bağladı.
Programın ardından protokol üyeleri ve katılımcılara yemek ikram edildi.
Kategori: Gündem
-

Yılın Ahisi Terzi İbrahim Baran seçildi
-

Keven, Eski Doğumevinin yıkılmasına tepki gösterdi
CHP Milletvekili Ali Keven, Yozgat’ta 2 yıl öncesine kadar hizmet veren Doğumevi binasının çürük çıkması ve yıkılacak olmasına sert tepki gösterdi.
Binayı yerinde inceleyen Keven, yaptığı açıklamada, “Yozgat Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi 2004 yılında hizmet vermeye başladı. Şehir Hastanesi açılınca doğumevi buraya taşındı. Henüz daha 20 yıllık bile olmayan bu binayı yıkıma başlayacaklar. Mühendislik ekonomisine göre bir binanın ekonomik ömrü en az 50 yıldır. Devletin parası bu kadar ucuz mu?” diye tepkisini dile getirdi.
Keven, “Bozok Üniversitesi’nden alınan rapora göre binanın çürük çıktığı söyleniyor. Peki bu durumda Sağlık Bakanı’na soruyorum; Bir kamu binasının ekonomik ömrü sizce kaç yıldır? Bu bina eğer çürük ise binayı yapan yüklenici firmaya ve denetleyen kuruma bir yaptırımda bulunuldu mu? Bir kamu hastanesinin çürük inşa edilmesinin cezai yaptırımı olmayacak mı? Kamunun milyonlarca lirası heba edildi bunun hesabını kim verecek? Bu binanın arsası ne olacak nasıl değerlendirilecek? Kamuoyu bilgilendirme bekliyor” dedi. -

Coşkun: Öğrencileri zararlı alışkanlıklardan korumak için okulun ilk günleri önemli
Yeni eğitim ve öğretim yılı ile birlikte ailelere ve öğrencilere önerilerde bulunan Yeşilay Yozgat Şube Başkanı Halil İbrahim Coşkun, okul, sınıf değişimi ve yaşın getirdiği bazı değişimlerin okulun ilk günlerinde öğrencilerin riskli bir süreç yaşamasına neden olduğunu söyledi.Bu gibi zamanlarda ‘sosyalleşme baskısı’ ve ‘merak’ duygusunun zararlı alışkanlık edinmede en tehlikeli unsurlar olarak öne çıktığını belirten Coşkun; ‘aileler, çocukların bu riskli dönemi güvenli şekilde aşmalarına yardımcı olmak için okulun ilk günlerinde çocuklarını yakından izlemeliler’ tavsiyesinde bulundu.
2018-2019 eğitim ve öğretim döneminin başlamasıyla birlikte Yeşilay, öğrencilerinbağımlılıklardan uzak ve daha sağlıklı bireyler olarak yetiştirilmesi için velilere sesleniyor.
Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Yeşilay Yozgat Şube Başkanı Halil İbrahim Coşkun, “Okul, sınıf ve yaşın getirdiği bazı değişimler okulun ilk günlerinde öğrencilerin riskli bir süreç yaşamasına neden oluyor. Yapılan araştırmalara göre Türkiye’de tütün ürünleri kullanmaya başlayanların yüzde 21,6’sı merak, yüzde 29,1’i arkadaş etkisi ve 29,7’si özentiyi gerekçe gösteriyor.Okulların açıldığıgünler sosyalleşme baskısı nedeniyle öğrencilerde duygusal değişimlerin yoğun olduğu bir dönemdir. Bu yüzden anne babaların çocuklarını okula başladıkları ilk günlerde biraz daha yakından takip etmelerini ve izlemelerini öneriyoruz. Çocuklar ancak bu sayede riskli dönemi güvenli bir şekilde aşabilirler.” dedi.
Aile tarafından verilen ilk ve doğru eğitim çocukları zararlı alışkanlıklardan koruyor
Eğitimin öncelikli olarak aileden başladığını belirten Coşkun, ailede çocuğa verilecek olan sevgi, şefkat, empati, kurallar, sınırlar, değerler ve sorumlulukların çocuğun hayata daha olumlu bakmasını sağlayacağını söyledi.
Dışarıdan gelecek tehditlere karşın çocuğun savunmasız olacağına dair ebeveynlerin duyduğu endişelere de değinen Coşkun,“Aile tarafından verilen ilk ve doğru bilgiler, beceriler çocuğun dışarıdaki tehlikeye karşı savunmasız olmasını ve zararlı alışkanlara kaymasını büyük oranda engelleyecektir. Bu savunma sistemi ilk önce aile tarafından oluşturulduktan sonra okul tarafından da desteklenme yöntemiyle daha güçlü bir şekilde tahsis edilebilir. Kendine güvenme, hayır diyebilme, problem çözme, stresle baş edebilme, öfke kontrolü ve arkadaş seçimi gibi yaşam becerileri savunma sisteminin birer parçalarıdır. İşte bu sistem dışarıdaki tehlikelere karşı çocuğu koruyandır.”
32 bin rehber öğretmen TBM uygulayıcı eğitimi aldı
Yeşilay’ın okullardaki uygulamalarıyla da ilgili bilgiler verenYozgat Şube Başkanı,Türkiye Bağımlılıkla Mücadele Eğitim Programı (TBM), Okulda Bağımlılığa Müdahale (OBM) ve Benim Kulübüm Yeşilay projeleri ile bağımlılıklarla etkin mücadele içerisinde olduklarını söyledi.
Yeşilay ve Milli Eğitim Bakanlığı işbirliğinde hayata geçirilen Türkiye Bağımlılıkla Mücadele Eğitim Programı (TBM) ile ilgili de bilgi veren Coşkun, “Türkiye Bağımlılıkla Mücadele (TBM) Programı Türkiye’nin ilk ve tek okul temelli önleme programı olma niteliğinde. Türkiye’de bu alanın otorite olarak kabul edilen uzmanları tarafından hazırlanmış bilimsel içeriklere sahip bağımlılık önleme programı TBM’nin diğer ayırt edici özelliği pedagojik bir yaklaşımla, farklı yaş gruplarına farklı modüllerin geliştirilmiş olmasıdır. Etkililiği ispatlanmış içeriklere sahip olan TBM, önleme alanında uzman uluslararası kuruluşlar tarafından ‘iyi uygulama örneği’ olarak gösterilmiştir. TBM eğitimlerinin tüm rehber öğretmenlere ulaşması hedefimizi bu yıl itibariyle gerçekleştirmiş bulunuyoruz.
Milli Eğitim Bakanlığından gelen bilgiye göre 32.872 rehber öğretmen TBM uygulayıcı eğitimi almış bulunmaktadır.2014’ten beri rehber öğretmenler aracılığıyla uygulanarak 13 milyon öğrenci ve 2 milyon veliye ulaşan TBM, diğer bakanlıklar ve kamu kurumlarıyla da imzalanan protokoller üzerinden yetişkin hedef kitleye yaygınlaşmaktadır.” dedi.
Yeşilay kulüpleri canlanıyor
Yeşilay’ı bugüne taşıyan, toplumun gönlünde yer etmesini sağlayan en önemli faaliyetlerden biri olan Yeşilay kollarını canlandırmak için hayata geçirilen “Benim Kulübüm Yeşilay” projesi hakkında da bilgi veren Halil İbrahim Coşkun “Çocukların kulüp kapsamında hem kendilerine hem de arkadaşlarına bağımlılıklardan korunmaile ilgili kazanımlar oluşturmasını ve nitelikli, verimli çalışmalar yapılmasını sağlamak amacıyla geçtiğimiz eğitim yılıyla birlikte projemizi hayata geçirdik.Proje kapsamındayetiştirdiğimiz gönüllü Genç Yeşilay liderleriile birlikte bugüne kadar 31 şehirdekiYeşilay şubeleri vasıtasıyla, 100 okulda gerçekleştirilen etkinliklerle 9 bin öğrenciye ulaştık. Bu eğitim yılıyla birlikte projemiz tüm Türkiye’ye yaygınlaştırılacak” dedi. -

Borsa’dan kırtasiye yardımı
Ticaret Borsası tarafından il merkezinde bulunan ihtiyaç sahibi öğrencilere kırtasiye yardımı yapıldı.
Yozgat Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Erkekli İhtiyaç sahibi öğrencilere verilmek üzere içerisinde çeşitli ebatlarda defter, kalem, boyama kalemi, silgi ve kalem tıraş gibi ürünlerin yer aldığı kırtasiye malzemelerinin bulunduğu poşetleri daha önceden belirlenen okulların okul müdürlerine teslim ederek öğrencilere ulaştırdıklarını söyledi.
Erkekli “Borsamız her yıl olduğu gibi bu yılda geleneksel hale getirmiş olduğu ihtiyaç sahibi öğrencilere yönelik kırtasiye yardımlarını sürdürüyor. Bugün de 800 ihtiyaç sahibi öğrenciye verilmek üzere Borsamız tarafından kırtasiye malzemeleri hazırlanarak ihtiyaç sahibi öğrencilere dağıtılmak üzere okullara ulaştırıldı. Eğitim bizim için her şeyden önemlidir. Tüm öğretmenlerimizin, öğrencilerimizin ve velilerimizin yeni eğitim öğretim yılı hayırlı olmasını diliyorum” dedi. -

Sorgun’da 24 derslikli imam hatip lisesi törenle açıldı
Sorgun’a yaptırılan 24 derslik Şehit Nusret Atmaca Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi düzenlenen törenle yeni eğitim ve öğretim yılına açıldı.
Açılış törenine Anayasa Komisyon Başkanı Bekir Bozdağ, Yozgat Valisi Kemal Yurtnaç, AK Parti Yozgat İl Başkanı Celal Köse, Sorgun Kaymakamı Mustafa Altınpınar, Belediye Başkanı Murat Gürbüz, İl Milli Eğitim Müdürü Yusuf Yazıcı, İlçe Milli Eğitim Müdürü Hüseyin Ekinci, belde belediye başkanları, daire amirleri, okul müdürleri, öğrenciler ve vatandaşlar katıldı.
Saygı durusu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından açılış konuşması yapan Yozgat İl Milli Eğitim Müdürü Yusuf Yazıcı, 2018-2019 yeni eğitim ve öğretim yılının mutluluğunu ve sevincini yaşadıklarını belirterek,”Yozgat genelinde 733 öğretici, 4 bin 571 öğretmen ve 2 bin 530 personel ile 4 bin 819 derslikte eğitim ve öğretim yapılacaktır. Yeni kayıt işlemleri devam etmekle birlikte 2 bin 435 okul öncesi, 22 bin 868 ilkokul, 23 bin 814 ortaokul ve 21 bin 847 ortaöğretim olmak üzere toplamda 70 bin 964 öğrenci okullarımız şenlendirmiştir. Bu yıl ilimiz genelinde 716 bin 857 adet ücretsiz ders kitabı dağıttırarak poşetlenmiş bir şekilde öğrencilerimizin hizmetine sunulmuştur. Yapılan hazırlıklar kapsamında 29 okul ve kurumumuzun 3 milyon 734 lira bedelle onarımı yapılmıştır” dedi.
Yozgat Valisi Kemal Yurtnaç ise, 2018 eğitim ve öğretim yılının hayırlı uğurlu olmasını dileyerek,”Başarının ilk ayağı çalışmaktan geçiyor. Çalıştığımız müddetçe bizim önümüzde hiçbir engel duramaz. Başarıda zekada yüzde 20 diyor uzmanlar. Ama bunun yüzde 80’ide gayret diyor. Sizlerden beklentilerimiz büyük. Beklentilerimizi boşa çıkartmayacağınızı düşünüyoruz. Yozgat’ta eğitim kalitesinin artırılması sebebiyle biz çalışma yaptık. Bunlardan bir tanesi okulların fiziki yapısını iyileştirmek oldu. Bunun dışında okullardaki başarınızın artırması için kitap okumaya teşvik ettik. Yozgat’taki eğitim standartı gün ve gün artacak” diye konuştu.
Törene katılan Anayasa Komisyon Başkanı ve AK Parti Yozgat Milletvekili Bekir Bozdağ ise, Şehit Nusret Atmaca Kız Anadolu İmam Hatip Lisesinin 8 milyona yapıldığı kaydederek,”Tabi bunun yanında Sorgun’da 200 kapasiteli Sorgun Şehit Ahmet Alan Anadolu Lisesi pansiyonu, Agahefendi İlkokul okul binası, Yeniyerdeki ilkokul binası, toplu açılışını birlikte gerçekleştiriyoruz. Sorgun’da hükümetlerimiz döneminde eğitim alanında çok büyük destekler verdik. Gerçekten Sorgun bu anlamda bütün okulları yenilenen bir ilçedir desek yanlış olmaz. Sorgun’a 4 tane lise kazandırdık. 11 tanede ilkokul ve ortaokul kazandırdık. Eğitim alanında Sorgun 18 tane tesis kazandırdık. Sorgun’umuzun eğitimde başarılı olan ilçelerimiz arasında yer alıyor. Umarım ve dilerim ki eğitim faaliyetleri çerçevesinde Sorgun bu başarısını devam ettirsin. Sonrada daha ileri noktalara taşısın. Çünkü biz bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olana diyen bir medeniyetin sahipleriyiz. Tabii öğretmen ihtiyaçlarının karşılanması yönünde de çok önemli adımlar attık. Hükümetlerimiz döneminde bugüne kadar 608 bin öğretmen ataması yapıldı. Geçmiş dönemde özelde ve kamuda çalışan 400 bin öğretmen düşünürsek, bu gün kamuda ve özelde çalışan 1 milyon 100 binin üzerinde olduğunu görüyoruz. Buda bizim öğretmene ve eğitim verdiğimiz önemi ortaya koymaktadır” ifadelerini kullandı.
Konuşmaların ardından okul yeni eğitim öğretim yılına açıldı. Anayasa Komisyon Başkanı Bekir Bozdağ ve beraberindeki protokol daha sonra okul binasını gezerek, eğitim gören öğrencileri sınıflarında ziyaret ettiler. -

Kızılay Kan Bağışı Kampanyası devam ediyor
Türk Kızılay’ı Kan Bağışı TIR’ı Yozgat Cumhuriyet Meydanında kan bağışı almaya devam ediyor.
Türk Kızılay’ı Yozgat Şube Başkanı Ekrem İlker, kan bağışı kampanyasının devam ettiğini belirterek, bu yıl sonuna kadar kan bağışı hedeflerinin 14 Bin ünite kan bağışı olduğunu söyledi.
İlker, “ Kan Bağışı TIR’ı Cumhuriyet Alanında 23 Eylül 2018 tarihine kadar kan bağışı almaya devam edecektir. 2018 yılı kan bağışı hedefi 14 Bin ünitedir. Kanın tek kaynağı biz insanlarız. Hastanelerin kan ihtiyacının karşılanması için sürekli ve düzenli kan bağışı yapmak önem arz etmektedir. Kan bağışı için; herhangi bir sağlık problemi bulunmayan 18 – 65 yaş arası erkekler 3 ayda bir, bayanlar 4 ayda bir kan bağışı yapabilmektedir.
Kan acil değil sürekli bir ihtiyaçtır. Bu sebeple hemşerilerimizi kan bağışı yapmaya davet ediyoruz.”dedi.
Öğrencilere de yeni eğitim, öğretim yılının hayırlı olması dileklerinde bulunan İlker, “Yeni eğitim öğretim yılının tüm öğrencilere ve öğretmenlere hayırlı olmasını diliyorum. Her sene 29 Ekim – 4 Kasım tarihleri arasında okullarımızda Kızılay Haftası olarak kutlamaktayız. Bu yılda okullarımızda öğrenci ve öğretmenlerimizle buluşarak Türk Kızılay’ını tanıtmaya ve faaliyetlerini anlatmaya çalışacağız. Geleceğin Kızılay Gönüllüsü olan çocuklarımıza Türk Kızılay’ını tanıtmak ve sevdirmek için Şube Başkanlığı olarak eğitim faaliyetlerimizi Kızılay Haftasında gerçekleştireceğiz” diye konuştu. -

Başkan Arslan: Öğrencilerimiz bizim en büyük değerimizdir
Yozgat Belediye Başkanı Kazım Arslan, eğitime her zaman ayrı bir önem verdiklerini belirterek, “Öğrencilerimiz bizim en büyük değerimizdir.”dedi.
Yozgat’ta 2018-2019 eğitim-öğretim yılının başlaması nedeniyle okullarda çeşitli törenler düzenlendi.
İl yöneticileri farklı okullardaki törenlere katılarak, öğrenci, öğretmen ve velilerine başarı dileklerini sundu. Belediye Başkanı Kazım Arslan ise Cumhuriyet Ortaokulunda düzenlenen okul açılış törenine katıldı.
Öğrencilere başarı dileklerinde bulunan Başkan Arslan, tören sonrası sınıfları gezerek öğrencilerle de sohbet etti.
Öğrencilere idealleri hakkında sorular soran Başkan Arslan, aldığı farklı farklı yanıtlar sonrası, “Geleceğimizin teminatı siz öğrenciler ilerde her biriniz; ailesine, devletine, milletine bağlı birer birey olarak yetişeceksiniz.
Bu konuda devletimiz her türlü imkan ve olanakları sizler için seferber ediyor.
Ders kitaplarınız şuan sıralarınızın üzerinde siz sınıfa girmeden hazır vaziyette bulunuyor. Aileniz, öğretmenleriniz ve bizlerin tek isteği ve arzusu, sizlerin iyi bir eğitim alarak güzel yerlerde olmanızdır. Bunu başarmak içinde tabiî ki planlı programlı çok çalışmanız hedefinize ulaşmanıza yardımcı olacaktır.
Belki bizim yerimizde hatta devletimizin önemli kademelerinde sizler görev yapacaksınız. Bu vesile ile sizlere yeni eğitim öğretim yılında başarılar diliyorum.”diye konuştu.
Cumhuriyet Ortaokulu Müdürü Selim Yaman’da tören programına katılımlarından dolayı Başkan Arslan ve diğer protokol üyelerine teşekkür etti.
Programa; Belediye Başkanı Kazım Arslan, İl Kültür ve Turizm Müdürü Metin Halıcı, İl Milli Eğitim Müdürlüğü Şube Müdürü Ayşe Miroğlu Yaşar ve aileler katıldı. -

Tok: 27 Mayıs Darbesi tamir edilemez tahribatlara yol açmıştır
AK Parti Yozgat İl İnsan Hakları Başkan Yardımcısı Hasan Tok,27 Mayıs Darbesinin Türkiye’de ileriye dönük toplumsal, siyasal, hukuksal, kültürel ve ekonomik anlamda tamir edilmez tahribatlara yol açtığını söyledi.
İl İnsan Hakları Başkan Yardımcısı Hasan Tok, 17 Eylül Adnan Menderes ile Fatih Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan’ın idam edilmelerinin yıl dönümü dolayısıyla AK Parti Yozgat İl Başkanlığında basın toplantısı düzenledi.
Toplantıya, AK Parti İl Başkan Yardımcısı Ahmet Gökhan, Merkez İlçe Başkanı İskender Nazlı, Kadın Kolları ve partililer katıldı. Tok, burada yaptığı açıklamada, “Millet egemenliğinin ilk kez cunta egemenliği altına alınmaya çalışılmasının yanı sıra 27 Mayıs Darbesi’ni diğer darbelerden ayıran en acı olay ise Türkiye Cumhuriyeti’nin seçilmiş Baş Vekili Adnan Menderes’in idam edilmesidir.”dedi. Tok, şunları kaydetti: “ Yasalara aykırı biçimde Anayasa, ihtilal figüranlarına bağımlı hale getirilmiş ve zincirleme anti demokratik müdahalelerin önü açılmıştır. Devam eden zaman zarfında Türk siyasi tarihinde kapanmayan yaraların açılmasına neden olan; darbeler, e muhtıralar, askeri kalkışmalar ve müdahaleler demokrasiyi defalarca kesintiye uğratmıştır. 27 Mayıs 1960 Darbesi’nin izdüşümleri incelendiğinde 15 Temmuz alçak FETÖ Darbe Girişimi’nin aynı kalemden çıktığı anlaşılmaktadır.
Merhum Menderes, fabrikalar, yollar, barajlar, köprüler ve daha pek çok teknik ve mimari projeyle dönemin Türkiye’sine çağ atlatmıştır. Dini yasaklamaların ve zulümlerin telafisine girişerek ilk önce Türkçe okunan ezanı aslına döndürmüştür.
Hem düşünce hem de ibadet özgürlüğünün önünü açan; insan odaklı hamleleriyle milletin takdirini kazanan merhum Adnan Menderes ve çalışma arkadaşlarının çığır açan bu icraatları bazı çevreleri rahatsız etmeye başlamıştır. Asılsız iddialarla itham edilen seçilmiş hükümete yönelik başlatılan algı operasyonuyla darbeye ortam hazırlanmıştır.
Seçilmiş hükümetin silah zoruyla görevden alınmasıyla; Başbakan, kabine üyeleri, milletvekilleri keyfi dayanaklarla tutuklanarak yasadışı karar merciinde vesayetçi vicdanın insafına bırakılmıştır.”
MENDERES VE
ARKADAŞLARI
YARGISIZ İNFAZLA
HUKUK DIŞI
MUAMELEYE MARUZ KALMIŞTIR
Menderes ve arkadaşlarının hukuk dışı muameleye maruz kaldığını vurgulayan Tok, “Milletten ve adaletten uzak şekilde kurulan mahkemede 11 ay süren duruşmalar boyunca cesur ve vakur duruşundan taviz vermeyen Adnan Menderes ve yol arkadaşları, savunma yapmalarına dahi izin verilmeyen yargısız infazla hukuk dışı muameleye maruz kalmıştır. Mahkeme heyetinin kayda geçen “Sizi buraya tıkayan kuvvet böyle istiyor” gerekçesiyle haklarında verilen hükmü bile öğrenemeyen Başbakan Adnan Menderes, Maliye Bakanı Hasan Polatkan ile Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu darağacına çıkartılmıştır. 17 Eylül 1961 günü Türk milletinin iradesini küçümseyen vesayetçi zihniyeti tarih silip süpürmüştür.
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde aziz milletimiz, 15 Temmuz gecesi darbe zihniyetini bir daha geri dönmemek üzere ortadan kaldırarak tarihin seyrini değiştirmiştir.”diye konuştu.
Tok, “Anadolu topraklarında ezan okunduğu sürece aziz hatırası yaşayamaya devam edecek olan Adnan Menderes ve arkadaşları, milletimizin gönlünde sonsuza dek şerefli bir davanın şehitleri olarak tarihe geçmişlerdir. Bu vesileyle demokrasi şehitlerimiz merhum Adnan Menderes ve yol arkadaşlarını rahmet ve minnetle yad ediyoruz.”ifadelerini kullandı. -

14 bin 172 öğrenci ders başı yaptı
Yeni eğitim-öğretim yılınını başlaması dolayısıyla Sorgun Yunus Emre ilkokulunda tören düzenlendi.
İlçe Milli Eğitim Müdürü Hüseyin Ekinci, törende yaptığı konuşmada, öğrenci, öğretmen ve velilerin yeni ders yıllarını kutladı.
Öğrencilere kazasız, belasız ve başarılı bir eğitim öğretim yılı dileyen Ekinci, şunları kaydetti:
“Başarılı olmanın yolu, büyük önder Atatürk ‘Tek bir şeye ihtiyacımız var, çalışkan olmak’ dediği gibi çalışmaktan geçmektedir. Sizlerin bu bilinç ile planlı ve programlı çalışarak hedeflerinize ulaşacağınıza inancımız tamdır. ‘Herkesin eğitim için yapabileceği bir şey vardır.’ sözünden yola çıkarak, veli, öğretmen ve okul yönetimi iş birliğini tam olarak sağlamak, eğitim/öğretimde başarının en önemli hazırlayıcısıdır.”
Sorgun Belediye Başkanı Murat Gürbüz ise, “Bugün her yönüyle yepyeni bir başlangıca, hep beraber merhaba diyoruz. Ülkemizin geleceği çocuklarımızın yüreklerinde, bilgi ve sevgi ışığını yakmak üzere, 2018-2019 eğitim-öğretim yılına başlamanın heyecanını yaşıyoruz.
Çağdaş eğitim; toplumsal yaşamımızın biçimlendirilmesinde, yükselmesinde ve çağdaşlaşma sürecinin başarıya ulaşmasında vazgeçilmez öğelerdir. Sağlam temeller üzerine kurulmuş bir yaşam; çocuklarımızın geleceği için olduğu kadar, genç nüfus yoğunluğuna sahip ülkemizin geleceği için de temel koşuldur.
Şehrimize ve ülkemize değer katacak, güçlü kılacak, teknolojiye hâkim, eleştirel düşünebilen, kendine güveni yüksek ve yepyeni fikirler üretebilen, vizyonu geniş bireylerin oluşması eğitim anlayışımızın temelini oluşturmaktadır.
Her şeyin büyük bir hızla değiştiği, beklentilerin, talepler ve mesleklerin sürekli bir değişim içinde olduğu günümüzde, eğitim konusunda fiziki imkânlarımızı sürekli gözden geçiriyor, Sorgun’un en ücra köşesinde yaşayan çocuklarımızın da eğitim haklarını kutsal sayıyoruz. Sorgun’un eğitimdeki beklentilerini hem fiziki açıdan hem de kalite açısından artırmaya devam edeceğiz” diye konuştu.
Öğrencilerin şiirler okuduğu törende, okula yeni başlayan öğrencilere bayrak ve çeşitli hediyeler verildi. -

Kaymakam Zeyrek onuruna veda yemeği
Hüyük Kaymakamlığından Yozgat’ın Yenifakılı Kaymakamlığına atanan Emre Zeyrek onuruna veda yemeği verildi.
Hüyük Kaymakamı Emre Zeyrek’in Yenifakılı Kaymakamlığına atanması dolayısıyla Hüyük Belediyesince veda yemeği düzenlendi.Hüyük Belediye Başkanı Mehmet Şahin, yaptığı konuşmada, Kaymakam Zeyrek’e görev yaptığı süre içerisinde ilçeye yaptığı hizmetlerden dolayı teşekkür etti ve yeni görev yerinde başarı diledi.
Kaymakam Zeyrek de Hüyük’te görev yaptığı süre içerisinde şahısların menfaatini değil devletin ve milletin menfaatini gözeterek vazife yapmayı kendisine düstur edindiğini belirterek, Hüyük ilçesinin gönlünde her zaman yerinin ayrı olacağını dile getirdi.Program sonunda Belediye Başkanı Şahin, Zeyrek’e Hüyük anısı olarak tablo hediye etti.Yemeğe, Belediye Başkanı Başkan Yardımcısı Cüneyt Ülvan, AK Parti İlçe Başkanı Mahmut Büyükgündüz, kurum amirleri ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri de katıldı. -

Erdal’dan yeni eğitim öğretim yılı mesajı
Boğazlıyan Belediye Başkanı Hamdi Erdal 2018-2019 yeni eğitim ve öğretim döneminin başlaması nedeniyle bir kutlama mesajı yayımladı.
Toplum bireylerinin başarıya ulaşmasında en önemli kurumun okullar olduğunu dile getiren Belediye Başkanı Erdal, kutlama mesajında;
“Bizleri başarıya ulaştıracak en önemli kurum okul, en önemli araç ise eğitimdir. İnsan hayatında aileden sonra en önemli basamak olan okul, çocuklarımızı hayata hazırlayan ve eğitim imkânlarını sistemli bir şekilde sunan bir eğitim yuvasıdır.
Ülkemizin aydınlık geleceğinin güvencesi olan sevgili öğrencilerimiz de toplumumuzun en değerli varlıklarıdır. Bu değerli varlıklarımızın sorumluluklarının bilincinde, bilgi üreten ve değerlendiren, bilimsel, teknolojik ve kültürel gelişmelere açık kişiler olarak yetişmesi büyük bir önem taşımaktadır. Milli ve manevi değerlerimize bağlı, aynı zamanda çağdaş becerilere sahip, evrensel değerlere saygılı, dünya gerçeklerini yorumlayabilecek bilgi, birikim ve özgüvenle yoğrulmuş nesiller yetiştirmek ülkemizin geleceği için yapılmış en büyük yatırımdır.
Yüksek kaliteli eğitim öğretim hizmetleri vermek, milletimiz açısından hayati öneme sahiptir. Bizler de bu asli görevin bilinciyle belediye olarak şimdiye kadar olduğu gibi, eğitime destek vermeye devam edeceğiz.
Bu duygu ve düşüncelerle, 2018 – 2019 eğitim öğretim yılının, başta çok kıymetli ve saygıdeğer öğretmenlerimiz olmak üzere, geleceğimizin teminatı değerli öğrencilerimize ve çocuklarımızdan hiçbir fedakârlığı esirgemeyen velilerimize, ilimize ve ülkemize hayırlı olmasını temenni ediyorum. Sevgili çocuklarımıza ve gençlerimize başarılar diliyor, sevgi ve saygılarımı sunuyorum.” -

Kılınç: Kahvaltı asla atlanmamalı
Yozgat İl Sağlık Müdürlüğü Çocuk Gelişim Uzmanı Şeyma Kılınç Öğrenciler için kahvaltının asla atlanmamasını söyledi.
Yozgat İl Sağlık Müdürlüğü Çocuk Gelişim Uzmanı Şeyma Kılınç yaptığı açıklamada şunları söyledi; “Sabah kahvaltısının, çocukların büyüme ve gelişiminde ne kadar önemli olduğu tartışma götürmez. Bunun nedeni ise akşam yemeği veya sonrasında alınan ara öğünle kahvaltı yapılan zamana kadar geçen süredir. Bu süre 8 saat ile 12-14 saat arasında seyreder. Açlık süresi uzun tutulan çocuklar algı problemleri yaşayabilir bu nedenle kahvaltı asla atlanmamalıdır.
En az kahvaltı yapmak kadar önemli bir hususta kahvaltı tabağının çeşitli besin öğeleri tarafından zenginleştirilmesidir. Yapılan araştırmalar, güne farklı gruplardan besinlerle hazırlanmış bir kahvaltıyla başlayan çocukların okul başarısının arttığını gösteriyor. İyi bir kahvaltı çocukların öğrenme sürecini ve beyin gelişimini de olumlu yönde etkiliyor. Kahvaltı yapan çocukların daha başarılı olduğu, derste konsantrasyon sorunu yaşamadıkları için karşılaştıkları problemleri daha kolay çözebildikleri, okul performanslarının fiziki performans da dahil olmak üzere daha uzun sürdüğü, dolayısıyla daha geç yoruldukları ve kas işlevlerinin daha iyi olduğu biliniyor.
Kahvaltı, muhakkak süt, yumurta, peynir gibi protein kaynaklarından oluşmalıdır. Bunun yanında gerekli vitamin ve mineralleri domates, salatalık, maydanoz gibi çiğ sebzelerden almalı, beynin çalışması içinse sağlıklı karbonhidratlardan tam tahıllı veya çavdar ekmeklerini tercih etmeliyiz. Kepek ekmeği çocuğunuzda var olan kansızlığı daha da arttırabilir, bu yüzden ekmek seçimlerinde de dikkatli olmak lazım.
KAHVALTIDA ŞEKER DERSTE UYKU YAPAR
Sofra şekeri, yani basit karbonhidratlar, kan şekerini hızla yükseltip düşürdüğü için kan şekerinin düşmesine neden olur. Bu durum ise çocukta dikkat eksikliği, konsantrasyon eksikliği ve uyku hali yaratır. Ders öncesi basit karbonhidrat içeren gıda (çikolata kaplı drajeler, şekerlemeler vs. ) tüketimi yanlıştır.
TARÇINLI SÜT
ŞEKERİ DENGELER
Tarçının kan şekerini düzenleyici etkisi nedeniyle tarçınlı süt içilebilir. Bu, kan şekerinin düşmesini engeller ve konsantrasyonu artırır. Kan şekerinin hızla yükselip, düşmesine sebep olan tatlı, çikolata, hazır meyve suları yerine kan şekerini yavaş yükselten, ve düşük kalori içeren meyve, yoğurt, ayran gibi gıdalar tercih edilmeli.
Çikolata , hazır meyve suları ve tatlı gibi gıdalar çocukta gereksiz enerji yapmasına yol açar ve ders dinleme, takip etmede zorlanma problemleri karşılaşılabilir.
MEYVELERİN
KABUĞUNU
SOYMAYIN
Çocukların ders aralarında kantinden bir şeyler almak istemesi normaldir. Ancak anne, çocuğunun sevdiği şeylerle dolu bir beslenme çantası hazırlarsa, kantine duyulan ilgi azalacak, daha kontrol edilebilir bir hale gelecektir. Evde ton balığı, ızgara köfte veya tavuk ile hazırlanabilecek sağlıklı sandviçler, iştahın dengelemesine yardımcı olacak, çocukların abur cubura yönlenmesini azaltacaktır.
Sade süt tüketmesini sevmeyen çocukların beslenme çantasına kısa bir süre için muzlu, kakaolu, meyveli sütlerden veya meyveli yoğurtlardan konulup sütü sevmesi sağlanabilir. Meyve sularının şeker içeriği oldukça yüksektir. Taze sıkılmış meyve suları haricindekiler tercih edilmemelidir. Meyveleri evde doğramadan beslenme çantasına koyarsanız vitaminleri kaybolmayacaktır. Kabuklu tüketilen meyvelerin iyice yıkanarak kabuğuyla birlikte yenmesi daha iyi olur. Kabuğundaki yüksek lif içeriğiyle sindirim sistemine katkı sağlar.
VE EN ÖNEMLİSİ SU
Sağlıklı bir yaşam için su tüketimi tartışılmaz bir konudur. İlk okul yaşlarında su tüketimi düzenli olmayan çocuklarda halsizlik, baş ağrısı uykusuzluk gözlemlenebilir.
Bu dönem de günlük su alımı 1-3 litre arasında olmalıdır. Su tüketiminde zamanlama çok önemlidir çünkü örneğin uykudan önce alınan su çocuğun uyku kalitesini azaltabilir. Yada ders başlangıcında alınan su 45 dakika içinde idrara çıkarabileceği için çocuk için olumlu olmayabilir. Bu noktada çocuğa su tüketimi konusunda zaman çizelgesi yapılabilir veya çocuğa bu konu anlatılarak alışkanlık haline getirilebilir. Özellikle uyandığına güne su ile başlayıp idrara çıkartılarak derse gönderilebilir öğle arası su tüketmesi sağlanabilir.
KEMİK GELİŞİMİ
İÇİN KALSİYUM
Bu dönemde çocuğun kemik gelişimi için gerekli olan kalsiyumun da sağlanması önemlidir. Günlük ihtiyaç 800-1300 mg/ gün’dür.* Süt ve süt ürünleri bunu sağlayacak en önemli besin kaynaklarıdır. Ancak sadece sütten değil, yeşil yapraklı sebzeler, kuru baklagiller, kuruyemişler ve kılçığı ile yenilebilen balıklardan da sağlarız. Sadece kalsiyum alımı yeterli değildir. Kalsiyumun emilimi için yeterli D vitamini alımına da ihtiyaç vardır. Bunun için bol bol güneş ışığından faydalanmalı, yumurta ve balık tüketimine de ekstra özen gösterilmelidir.
AKŞAM YEMEĞİNİ
İYİ PLANLAYIN
Sadece okul saatleri değil çocuğun tüm gün doğru beslenmesi önemlidir. Bu nedenle akşam yemeklerinde ne yediğine de dikkat etmek gerekir.
Burada tavsiye eğer okulda yemek yeniyor ise okul mönüsüne uygun akşam tercihleri yapmaktır. Yani çocuğunuz öğlen okulda köfte yediyse akşam sebze yemeği yiyerek ihtiyacını karşılamış olur. Veya öğlen yoğurt yemediyse akşam sofrasında mutlaka yoğurt veya yemek sonrası süt ekleyerek günlük alması gereken süt – yoğurt grubu tamamlanmış olur” dedi. -

Pancar alımları başladı
Kayseri Şeker’e bağlı Boğazlıyan Şeker Fabrikasının 12 nci Kampanya dönemi başladı.
Geleneksel olarak her yıl düzenlenen ve Kampanya dönemi açılışı Dualar ve tekbirler eşliğinde kesilen kurban sonrasında büyük bir coşku içerisinde yapıldı.
Kampanyada fabrikaya ilk pancar getiren, Mustafa Özgül, Recep Bilir ve Nurullah Karaca isimli üç çiftçiye Yönetim Kurulu Üyeleri tarafından Bilgisayar hediye edildi.
Açılışa; Kayseri Pancar Kooperatifi Yönetim Kurulu üyelerinden Avni Hokkaömeroğlu, Harun Halıcı, Kayseri Şeker Fabrikası Yönetim Kurulu Başkan Vekili Atilla Yalçın, Kayseri Şeker Fabrikası Genel Müdür yardımcılarından Sırrı Doğanlı, Kazım Duygulu, Boğazlıyan Şeker Fabrikası Ziraat Koordinatörü Mustafa Gökhan Gürek, İşletme Koordinatörü Mustafa Şafak, Kayseri Şeker Fabrikası İşletme Koordinatörü Burak Karaaslan, çiftçiler ve çalışanlar hazır bulundular. -

İhtiyaç sahibi çocuklara kırtasiye yardımı yapıldı
Yozgat Belediyesi tarafından ihtiyaç sahibi ailelerin çocuklarına kırtasiye yardımı yapıldı.
Belediye Başkanı Kazım Arslan Her yıl okullar başladığında ihtiyaç sahibi öğrencilere yönelik olarak bir kırtasiye yardımı programı düzenlediklerini söyledi.
Başkan Arslan, “Bu sene de böyle bir şey yaptık. Yaklaşık 100 öğrencimize yardım yapıyoruz. Çocuklarımızı öğretim yılımız başlarken sevindirmek istiyoruz. Bunu da diğer sosyal yardımlarda olduğu gibi rencide etmeden yapmaya çalışıyoruz. Sene içerisinde de ihtiyaç sahiplerinin talep etmeleri durumunda bu yardımlarımız devam ediyor. Bu sene sosyal marketi faaliyete geçirmeyi düşünüyoruz. Sosyal marketin faaliyete geçmesi halinde daha organize bir şekilde insanlar ihtiyaçlarını burada görebilecekler. Tabi vatandaşlarımızdan yardım amaçlı buraya giyim malzemesidir ihtiyaç malzemesidir bırakan olursa burada onu da kabul edebileceğiz” diye konuştu. -

Beşizlerin okul heyecanı
Yozgat’ın Akdağmadeni ilçesinde İbrahim ve Özlem Bulut çiftinin 2012 yılında dünyaya gelen beşiz çocukları ilkokula başladı.
Tüm yurtta olduğu gibi Yozgat’ta da öğrenciler yeni eğitim öğretim yılına başladı. Yozgat’ın Akdağmadeni ilçesinde Özlem ve İbrahim Bulut çiftinin prematüre beşiz çocukları da okula başlamanın heyecanını yaşadı. Akdağmadeni 75. Yıl Cumhuriyet ilköğretim Okulu 1/ A sınıfında eğitim görecek Yunus Kerem, Zeynep Muteber, Davut Ege, Ömer Faruk ve Muhammed Emin kardeşlerin ilk gün okul heyecanını anne ve babası da yaşadı.
Okul bahçesinde toplanan öğrenciler İstiklal Marşını okuyarak öğretmenleri ile birlikte sınıflara geçti. İlköğretim birinci sınıfa başlayan beşizler, önlü arkalı aynı sıralara oturarak birbirlerinden ayrılmadı.
Kendisi için heyecanlı bir eğitim öğretim yılı olacağını söyleyen Sınıf Öğretmeni Mesut Şafak, ilk kez beşiz öğrenci okutacağını kendisi içinde ayrı bir tecrübe olacağını ifade etti.
Beşizlerin babası İbrahim Bulut’da çocukları ile birlikte okul heyecanını yaşadığını belirterek “Onlarla birlikte ayın heyecanı yaşıyoruz büyüdüler okula başladılar.
İnşallah başarılı bir eğitim öğretim dönemi geçirirler. Vatana millete hayırlı birer evlat olarak yetişirler” dedi.
Okula başlamanın heyecanını yaşayan beşiz kardeşler ise okulu çok sevdiklerini belirterek mutluluklarını ifade ettiler. -

Öğrenciler için ders zili çaldı
Yozgat’ta 2018-2019 eğitim-öğretim yılının başlaması nedeniyle tören düzenlendi.
İl yöneticileri ise farklı okullardaki törenlere katılarak, öğrenci, öğretmen ve velilerine başarı dileklerini sundu. Okulların açılmasıyla birlikte öğrencilere Milli Eğitim Bakanlığı tarafından gönderilen ders kitapları da dağıtıldı. Yeni okula başlayan çocuklar, arkadaşlarına kavuşmanın mutluluğunu yaşadı.
Yozgat Vali Yardımcısı Salih Altun yaptığı açıklamada,”Bugün gerçekten çok mutlu bir gün çünkü insanın bulunmak isteyeceği en güzel mekan okuldur. Velilerimiz çocuklarını bizlere öğretmenlerine emanet ediyorlar bizlerde onların emanetlerine en güzel bir şekilde sahip çıkacağız gerçekten okul dönemi boyunca öğrencilerimiz burada sadece bilgi öğrenmekle kalmayacaklar sosyalleşecekler arkadaşlık ilişkilerini geliştirecekler Ülkelerini tanıyacaklar ilini tanıyacaklar tam olarak hayata hazırlanmak için çok önemli merhaleleri burada yaşayacaklar. En unutulmaz arkadaşlıklar okulda kurulur en güzel tecrübeler yine okulda edilir burada sizlerde öğretmenlerinizin sizlere verdiği eğitimi öğretimi öğretmenlerinizin sizlere gösterdiği yola güzel bir şekilde uyum sağlayarak en güzel eğitim alarak mezun olacaksınız. Biz Türk Milleti olarak vatanımızı bayrağımızı ülkemizi bağımsızlığımızın değerlerini en iyi bilen milletlerden biriyiz 2 bin yıllık geçmişimizden yakın tarihimize kadar baktığımızda kurtuluş savaşında Çanakkale savaşında ve daha sonra birçok ağır saldırılarla ve en yakın zamanda Ülkemizi işgal etmeye çalışan 15 Temmuz’da ülkemizi işgal etmek bağımsızlığımıza darbe vurmaya çalışan hainler karşısında da yine bu okullardan yetişmiş vatanını milletini seven bayrağını seven ulusunu seven sizler gibi idealist gençlerle başa çıkmıştır. Başka Gazi Mustafa Kemal olmak üzere Türkiye Cumhuriyeti devletine kuruluşunda canını vermiş bütün şehitlerimizi rahmetle anarken hayatta olan gazilerimize sağlık ve mutluluklar dilerim. Yeni eğitim öğretim yılı hayırlı uğurlu olsun.” -

Söylem değişikliği çözüm odaklı eylemlerle desteklenmelidir
Eğitim-Bir-Sen Yozgat Şube Başkanı Kenan Şerefli, Söylem değişikliği çözüm odaklı eylemlerle desteklenmesi gerektiğini belirterek, “Eğitim çalışanlarının saygınlığı artırılmalıdır” dedi
Şerefli, 2018-2019 eğitim-öğretim yılında bütün öğrencilerimize ve eğitim çalışanlarına başarılar diledi.
2018-2019 eğitim-öğretim yılı, yaklaşık 18 milyon öğrencimiz ve 1 milyona yaklaşan öğretmenlerimiz açısından yeni bir heyecan, yoğun bir çalışma dönemi ve özverilerle dolu bir süreç olarak başlıyor. Bütün öğrencilerimize ve eğitim çalışanlarına başarılar diliyoruz.
Bir eğitim sisteminin uzun vadede verimli olabilmesi, bütünü oluşturan parçaların birbiriyle uyumuna bağlıdır. Sistemden ve bütünlükten yoksun bir organizmada çelişkiler, hatalar, istikrarsızlıklar ortaya çıkacak; hedefi olmayan, günübirlik değişime giden ama asla köklü adımlar atamayan devasa bir yapı elimizde kalacaktır.
Okullaşma oranlarının artmasına, okulların fizikî ve teknolojik kapasitesinin gelişmesine, öğretmen sayısında artış yaşanmasına, eğitime ayrılan kaynağın artmasına rağmen hâlâ istenilen seviyede olunmamasının temel sebebi, organizasyonsuzluk, sistemsizlik ve bulma arayışlarının bitmemesidir.
Eğitimde başarı, hangi yol, yöntem ve tekniklerin kullanılacağına, nasıl bir yol haritası izleneceğine ilişkin pratik, ancak kapsamlı bir teorik arka planla mümkündür. Eğitim sisteminin inşası, eğitime ilişkin ezberlerin gözden geçirilmesi ve mevcut paradigmanın sorgulanmasını kaçınılmaz kılmaktadır. Aksi takdirde müfredat, öğretmen, öğrenci ve okul üzerinden yürütülen bütün tartışmalar yüzeysel kalacaktır. Bu bağlamda yapılması gereken, insan odaklı bir ekol inşa etmektir. Daha sonra bunu referans alan eğitim politikaları, öğretim programları, eğitim kurumları oluşturulup eğitimci kadrolar yetiştirilebilir. Bu, uzun soluklu, sabır ve azim gerektiren bir süreçtir. Ama bu süreçte adım atılması gereken alanlar, çözüme kavuşturulması gereken pek çok sorun bulunmaktadır.
Eğitim çalışanlarının sorunlarına çözüm bulmadan eğitimde yol almak, başarıyı yakalamak pek mümkün görünmemektedir. Bu çerçevede, sözleşmeli öğretmenlik uygulamasının yeniden hayata geçirilmesi, atamaların hâlâ mülakatla yapılması, erkek kamu görevlilerine dayatılan darbe ürünü kılık ve kıyafet yönetmeliğinin varlığı, kariyer basamaklarına ilişkin belirsizlik, ek ders esaslarındaki adaletsizlikler, atama ve yer değiştirme süreçlerindeki istikrarsızlık, yönetici görevlendirme süreçlerinde mahkeme kararlarının doğurduğu sıkıntılar, vadedilen 3600 ek gösterge konusunda halen adım atılmamış olması, eğitimcilerin şiddete maruz kalması, okullara bütçe gibi, çözüme kavuşturulması gereken sorunların yeni eğitim-öğretim yılı içerisinde aşılmasını bekliyoruz.
Eğitim çalışanlarının saygınlığı artırılmalıdır
Öğretmenliği diğer mesleklerden ayıran en önemli özellik, mesleğin moral ve motivasyonla icra ediliyor olmasıdır. Son yıllarda inatlaşarak dayatılan birtakım uygulamalarla öğretmenler moral ve motivasyon açısından çökmüş, eğitim sisteminin köküne dinamit koymakla eş değer adımlar atılmıştır. Yeni dönemde, sorunlu uygulamalar yerine, eğitim çalışanlarının eğitim-öğretim faaliyetlerinin en önemli ve vazgeçilmez unsuru görülüp saygınlığının artırılmasının hedeflenmesini istiyoruz. Nitekim öğretmen şikâyet hattına dönüşen Alo 147 sorununun çözümü, öğretmen performans değerlendirmesi taslağı ve Öğretmen Strateji Belgesi’nin uygulanmayacağının açıklanması gibi somut adımlar, öğretmenlerin eğitim-öğretime odaklanmalarını sağlamıştır. Beklenti ve talebimiz, eğitim çalışanlarını umutlandıran söylem değişikliğinin çözüm odaklı eylemlerle desteklenmesi ve sürdürülmesidir.
Öğretmen atama ve yer değiştirme süreci tutarlı ve sürdürülebilir olmalıdır
Öğretmen sayısı her geçen yıl artmasına rağmen halen yaklaşık 100 bin öğretmen ihtiyacı bulunmaktadır. Öğretmen eksikliğinin uzun vadede bir milletin kaderini etkileyebileceği düşünülerek, öğretmensiz bir sınıf bile kalmayacak şekilde eğitim kadrosu tam olmalıdır. Ücretli öğretmenlik uygulamasıyla öğretmen ihtiyacının giderilmeye çalışılması ucuz çözüm yoludur.
2016’da çıkarılan KHK ile birlikte sözleşmeli öğretmen uygulamasına tekrar dönülmesi büyük sorunlara kapı aralamıştır. Farklı istihdam şekilleri, sorunları çeşitlendirmiş, yeni sorunlar ortaya çıkarmış, öğretmenlerin aile bütünlüğünü bozmuş, insani mazeretleri ortadan kaldırmış, temel insan haklarına aykırı, cebri bir model olmuştur.
Kadrolu ya da sözleşmeli ayırımı yapılmaksızın öğretmenlerin yer değişikliği talepleri karşılanmalı, öğretmen açığının kapatılması ve bölgesel farklılıkların giderilmesi hedefleri bir arada yürütülmelidir. Bakanlık, anayasal hak olan mazerete bağlı yer değişiklikleri ve isteğe bağlı yer değişikliği ile yaşa ve tecrübeye dayalı bölgeler arası adil bir öğretmen istihdamını birlikte yürütmek zorundadır. Zorunlu hizmet, sözleşmeli öğretmenlik vb. cebri uygulamalardan istenilen sonucun alınamadığı ve bunların yeni sorun alanları hâline geldiği bilinmektedir. Bu nedenle, Bakanlık, maddi teşvikler ile norm kadro esaslarının bölge/okul bazlı esnek hâle getirilmesi, kariyer basamaklarında pozitif ayrımcılık gibi uygulamaları bir arada yürütmek suretiyle esnek çözümler geliştirmelidir.
Farklı istihdam biçimleri son bulmalı, sözleşmeli öğretmenler kadroya alınmalıdır
Eğitim kurumlarında öğretmenler arasında kadrolu/sözleşmeli şeklinde ortaya çıkan ayırım kurum içi çalışma barışını bozmaktadır. Bu durum öğretmenlerin verimliliğini düşürmekte, aynı niteliklere sahip ve aynı görevi yapan insanlar arasında bir nevi kast sistemi oluşturmaktadır.
İstihdamda güçlük çekilen illerde öğretmen ihtiyacının karşılanması amacıyla getirilen sözleşmeli öğretmenlik uygulamasına son verilmeli ve sözleşmeli öğretmenler kadroya geçirilmelidir.
Mülakatla öğretmen atama yönteminden vazgeçilmelidir
Sözleşmeli öğretmenlik uygulamasıyla birlikte Türkiye’deki öğretmen istihdamı süreçlerine sözlü sınav aşaması da ilk kez dâhil edilmiştir. Özellikle, çok sayıda sözlü sınav komisyonu olması, sınav komisyonunda bulunanların yeterlilikleri, sınavlarda sorulan sorular vb. konular kamuoyunda sıklıkla gündeme gelmektedir. Tek başına sözleşmeli öğretmenlik uygulaması çok ciddi bir problem iken, atanacak öğretmen seçiminin mülakatla yapılması, yapılan mülakatlar çerçevesinde adayların kazanma ya da kaybetme nedeninin objektif bir şekilde izah edilememesi, yıllarca emek vererek okumuş ve birçok yazılı sınavdan geçmiş öğretmen adaylarının farklı komisyonlarca bir kaç dakikalık mülakatla elenmesi adalet duygusunun zedelenmesine neden olmaktadır. Mülakatla öğretmen atama yönteminden vazgeçilmeli, toplum vicdanında karşılığı olan kadrolu istihdam modeli tercih edilmelidir.
3600 ek gösterge konusunda verilen sözün gereği yerine getirilmelidir
Öğretmenlere 3600 ek gösterge verilmesi başta olmak üzere, seçim sürecinde kamu görevlilerine verilen vaatler ivedilikle yerine getirilmeli; tüm kamu görevlilerinin ek gösterge rakamları 600 puan artırılmalı, yardımcı hizmetleri sınıfı çalışanlarına da (Genel İdare Hizmetleri Sınıfı kadroları için öngörülen en düşük rakamdan aşağı olmamak üzere) ek gösterge hakkı verilmelidir.
İstihdamda zorluk çekilen bölgelerde teşviki yöntemler uygulanmalıdır
Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgeleri başta olmak üzere, istihdamda güçlük çekilen yörelerde en büyük eğitim sorunu, kalıcı öğretmen istihdamının sağlanamamış olmasıdır. Bugün söz konusu bölgelerde bir öğretmenin ortalama görevde kalma süresi 1,5 yıldır. Bu durum, ilkokul dönemi başta olmak üzere, eğitim ve öğretimde ciddi sıkıntılara yol açmaktadır. Öğretmen açığının kapatılması amacıyla zorunlu hizmet yükümlülüğü getirilmiş olsa da bunun soruna kalıcı bir çözüm getirmediği görülmektedir. Biz, eğitim çalışanlarına yönelik zorunlu hizmet bölgelerinde görev yapmaları hâlinde illerin mahrumiyet durumlarına göre ilave özel hizmet tazminatı ödenmesini istiyoruz. Bu durum, hem bölgenin eğitim çalışanı açığının kapatılması bakımından hem de bölgenin zorluğuna göre eğitim çalışanının yaşamış olduğu mağduriyeti gidermesi bakımından zaruret arz etmektedir. Toplu sözleşme taleplerimiz arasında da yer alan ‘ilave özel hizmet tazminatı’nın hayata geçirilmesi öğretmen açığı sorununu büyük oranda çözecektir.
Eğitimcilere şiddete seyirci kalınmamalıdır
Son yıllarda, eğitim çalışanlarına yönelik şiddet olayları münferit eylemler olmaktan çıkmış, yaygın bir toplumsal sorun hâline gelmiş ve ülkemizin geleceği açısından vazgeçilmez olan eğitim-öğretim hizmetinin yürütülmesini sekteye uğratacak dereceye varmıştır. Bu şiddet eylemlerinde, mevcut yasal düzenlemelerin bu fiillere karşı caydırıcı nitelikte ceza öngörmemesi ile şiddet uygulayan kişilerin bu eylemlerinin adli ve idari makamlarca önemsenmeyeceği ve ciddi bir ceza yaptırımıyla karşılaşmayacakları inancı önemli bir rol oynamaktadır. Eğitim çalışanlarına yönelik şiddet olaylarına karşı caydırıcılık, şiddete uğrayan çalışana da hukuki koruma sağlayacak nitelikte yasal düzenlemeler acilen yapılmalıdır.
Okulların ödenek ihtiyacı karşılanmalıdır
İlkokul ve ortaokullara doğrudan ödenek verilmemesi, bu okulları il özel idaresinin kaynak aktarımına ve okul aile birliğinden sağlanacak gelire bağımlı kılmaktadır. Okulların zaruri harcamaları için okul aile birlikleri tarafından üretilmeye çalışılan çözümler, başvurulan yollar yetersiz kalmaktadır. Okul yöneticilerinin eğitim liderliği yapmalarının önündeki en büyük engel olan ödenek sorunu; öğretmeni, yöneticiyi ve veliyi karşı karşıya getirmekte, bundan da en fazla zararı yine öğrenciler ve okul yönetimleri görmektedir. Velilerden para talep etme dönemi sona erdirilmeli; öğrenci sayısı, okulun büyüklüğü, donanım ihtiyacı gibi faktörler esas alınarak öğrenci başına belirlenecek tutarda doğrudan ödenek aktarımı yapılmalıdır.
Eğitimcileri motive eden bir kariyer sistemi oluşturulmalıdır
Anayasa Mahkemesi’nin Öğretmenlik Kariyer Basamaklarında Yükselme uygulamasına yönelik olarak verdiği iptal kararı ve Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun, mahkeme kararıyla kariyer basamağı unvanı elde edilemeyeceğine ilişkin içtihadı sonrasında kariyer basamakları sürecinin adeta unutulmaya terk edilmesi, pek çok hak kaybına sebep olmuştur.
Kariyer basamakları uygulamasının yürürlükte olduğu zaman diliminde yapılan bilimsel çalışmalar, öğretmenlik kariyer basamakları uygulamasının öğretmenleri sosyal, kültürel ve sportif faaliyetlere teşvik etmenin yanı sıra kendilerini geliştirmelerine ve kariyer basamaklarında ilerlemek için lisansüstü eğitim yapmaya teşvik etmiş; öğretmenlerin kendini yenilemesi, alanındaki gelişmeleri takip etmesi bakımından olumlu sonuçlar doğurduğunu ortaya koymuştur. Eğitimin paydaşlarının görüş ve talepleri doğrultusunda herkesin yararlanmasına açık, özgün, sadece sınav odaklı olmayan, süreç ve bireysel çaba odaklı, maddi ve manevi açıdan tatminkâr bir kariyer sistemi ivedilikle hayata geçirilmelidir.
Eğitim yöneticiliği profesyonel bir kariyer mesleği haline getirilmelidir
Eğitim yöneticiliği ve okul yöneticiliği, ikincil bir görev olmaktan çıkarılarak meslekleşmeyi sağlayacak çalışmalar yapılmalı, bununla ilgili olarak yetiştirme programları hazırlanmalıdır. Eğitim kurumu yöneticiliğinin eğitim liderliğine dönüştürülmesi, yöneticiliğin profesyonel bir meslek olarak ele alınarak kadro unvanlı bir uzmanlık mesleği hâline getirilmesiyle mümkündür. Eğitim yöneticilerinin bir eğitim ve okul lideri olarak inisiyatif alanları genişletilmeli, eğitim-öğretimle ilgili rolleri öne çıkarılmalıdır.
Memur, hizmetli ve diğer çalışanların emeği görmezden gelinmemeli, mali ve sosyal hakları iyileştirilmelidir
Millî Eğitim Bakanlığı kadrolarında Genel İdare Hizmetleri Sınıfı, Teknik Hizmetler Sınıfı, Yardımcı Hizmetler Sınıfı ve diğer hizmet sınıflarında çalışanların da eğitim öğretim hizmetinin aksamadan en etkin şekilde yürütülmesi için emek sarf ettiği gerçeği unutulmamalıdır. Şef, memur ve hizmetlilere öğretim yılına hazırlık ödeneğinin ödenmemesi, eğitim ve öğretim için aynı hedeflere ulaşmak için aynı amaç birliği içinde aynı konuda çalışan kamu görevlileri arasında eşitsizlik ve adaletsizlik kaynağıdır. Öğretim yılına hazırlık ödeneği, öğretmenlerle birlikte eğitim-öğretim hizmetlerinin yürütülmesinde emek sarf eden Bakanlık merkez ve taşra teşkilatı kadrolarında görevli tüm hizmet sınıflarındaki eğitim çalışanlarına da ödenmelidir.
Eğitim kurumlarında çalışan personelin haftalık 40 saati aşan çalışmalarının karşılığı fazla çalışma ücreti ödenmesi ya da personel yetersizliği gerekçesine sığınılmadan fazla çalışma karşılığı izin hakkından faydalanmalarının sağlanması yönünde düzenleme yapılmalıdır.
Memur ve hizmetliler başta olmak üzere, eğitim çalışanlarına yönelik görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavları belli bir takvim dâhilinde periyodik olarak gerçekleştirilmelidir.
Darbe ürünü kılık ve kıyafet yönetmeliği bir an evvel değiştirilmelidir
Darbe ürünü kılık ve kıyafet yönetmeliği, kamu görevlilerinin, milletimizin değerlerine ve genel kabul görmüş kılık ve kıyafet şekillerine uygun olmak, herkesin bu kapsamda tercihlerine azami saygı gösterilmesi kaydıyla tercihleri doğrultusuna belirleyecekleri kılık ve kıyafetle görevlerine gitmelerini ve görev mahallinde bulunmalarını temin edecek şekilde değiştirilmelidir.
Eğitim-Bir-Sen olarak, yeni eğitim-öğretim yılının tüm eğitim çalışanlarına, öğrencilerimize, velilerimize ve milletimize hayırlı olmasını; eğitimin en kısa sürede sorunlardan arındırılmasını diliyor, Bakanlığın güçlü ve büyük Türkiye idealine erişmemizi sağlayacak eğitim politikaları geliştirmesini ve uygulamasını bekliyoruz. -

Sulamada üretim ve gelir artışı istihdama yönelik projelere KOP desteği
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığına bağlı Konya Ovası Projesi (KOP) Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı, finansman desteği sağladığı sulama projeleri ile çiftçilerin tarımsal faaliyetlerinin sürdürülebilirliğinin yanında bitki deseninin genişletilmesinden üretim artışına, istihdam oluşturmadan gelir artışına kadar pek çok alanda bölge ekonomisini güçlendiriyor.
KOP İdaresinin, Küçük Ölçekli Sulama İşleri Programı KOP KÖSİP kapsamında desteklediği Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından yürütülen projelerle Konya’nın Beyşehir ilçesi Karadiken Göleti ve Damlama Sulama Projesinde sona gelindi. Finansmanını KOP İdaresinin yaptığı proje yürütücülüğünü ise Konya Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığının üstlendiği Beyşehir Karadiken Göleti ve Damlama Sulama Projesinin hayata geçmesi ile birlikte 250 hektarlık alan sulu tarıma açılmış olacak.
Dünya üzerinde kendi kendine yetebilen 7 tarım ülkesi bulunduğunu ve Türkiye’nin bu ülkeler arasında ilk sıralarda geldiğini belirten KOP İdaresi Başkanı İhsan Bostancı, bu kendi kendine yetebilirlik durumunun devam etmesi için İdare olarak tarım sulama projelerine büyük önem verdiklerini ifade ederek; gelişmiş tarımı ve tarımsal sulama altyapısı olan ülkelerin kendi gıda güvenliğini kontrol altında tutabilen ülkeler olduğunu söyledi.
“Bitki Deseni Çeşitliliğine ve Üretimden İstihdama Yönelik Projeler”
Sulama projelerinin su kısıtı nedeniyle KOP Bölgesi için ayrı bir önem taşıdığına değinen Başkan Bostancı, “KOP İdaresi olarak bizim ağırlık verdiğimiz projelerin başında katma değeri yüksek sulama projeleri gelmektedir. Başkanlığımızın tahsis ettiği 3 milyon 910 bin TL kaynakla, Konya Büyükşehir Belediyesinin Beyşehir’de yürüttüğü Beyşehir Karadiken Göleti ve Damlama Sulama Projesi ile gölet alanında depolanacak 600 bin metreküp su, uzunluğu 18 kilometreye ulaşan borular ile taşınarak 250 Hektar büyüklüğünde bir alanın sulu tarıma geçmesini sağlayacak. Sadece 250 hektarlık alanda yapılacak tarımsal faaliyetlerle ekilen bitki desenine bağlı olmak üzere hektar başı 4 bin TL ile 10 bin TL arasında bir gelir artışı yaşanacak. Bu oranı ortalama 5 bin TL olarak kabul ettiğimiz zaman çiftçilerimiz yıllık net gelir artışı 1 milyon 250 bin TL olacaktır. Öte yandan yine hektar başına 2 kişilik istihdam artışı ile birlikte tarım mevsimi müddetince toplamda 500 kişilik yeni istihdam yaşanacak ve projemiz 3 yıl içerisinde kendi kendini amorti etmiş olacaktır. Örnek bir işbirliği ile yürüttüğümüz özellikle KOP KÖSİP projelerine emeği geçen başta Valilerimize, Büyükşehir Belediye Başkanımıza, Özel İdarelerimize teşekkür ediyor; çiftçilerimize bereketli günler diliyorum.” dedi. -

MİLLİ GÜREŞÇİ TOPRAK SLOVAKYA’YA GİTTİ
Greko-Romen genç Milli Takımında ülkemizi 63 Kiloda Kayseri Şekersporlu Milli Güreşçi Abdullah Toprak temsil edecek.
Bu yıl Slovakya’da düzenlenen Dünya Gençler güreş şampiyonasında mücadele edecek Grekoromen Genç Güreş Milli takımı Slovakya’ya gitti.
Greko-Romen genç milli Takım Kafile başkanlığını Cebrail Uludağ , Antrenörlük görevini ise Mustafa Berber yapacak. Dünya şampiyonasında mücadele edecek Kadın milli takımımızın 17 Eylül, serbest güreş takımının ise 19 Eylül tarihinde Slovakya’ya hareket edeceği belirtildi. -

Halı yıkamacılar iş yoğunluğu yaşıyor
Yozgat’ta son bahar aylarının yaklaşmasıyla birlikte vatandaşlar yıl boyunca kirlenen halılarını halı yıkamacıları tercih etmesi halı yıkamacıların iş yoğunluğu arttırdı.
İlde 100. Yıl Sanayi Sitesinde 10 yıldır Deniz Halı Yıkama olarak faaliyetini sürdüren Sadık ve Mehmet Çelikaslan, yaz dönemiyle başlayan yoğunluklarının son bahar aylarında da artarak devam ettiğini söyledi.
Sadık Çelikaslan, halıları vatandaşların evlerinden alarak 3 gün içerisinde tekrar evlerine teslim ettiklerini belirterek, halıların metrekaresini 5 liradan yıkadıklarını söyledi.Halıların zedelenmemesi için bitkisel şampuan kullandıklarını vurgulayan Çelikaslan, “Vatandaşımız güvenerek halılarını bizlere teslim edebilirler. Bizler yanımızda çalışan personellerimiz vatandaşımızın halılarını itina ile yıkayarak, kurutup adreslerine teslim ediyoruz. Yaz mevsimi ile başlayan iş yoğunlumuz sonbahar ayıyla birlikte aratarak devam ediyor. Bazı vatandaşlarımız halılarını yıkamak için bin bir zahmete giriyor. Uygun bir çeşme arayışının yanı sıra deterjanı ve halıları temizlemek için verdikleri uğraşta cabası.
Bu işlerle uğraşmak istemeyen vatandaşlarımız ise biz halı yıkamacıları tercih ediyor. İşletmemizde sadece halı değil, yorgan ve oturma gruplarını da temizliğini yapıyoruz. İşlerimizin yoğunluğu bizleri de mutlu ediyor.”diye konuştu. -

SORGED üyeleri temizlik yaptılar
Sorgun Gençlik Derneği (SORGED) ’15 Eylül Dünya Temizlik Günü’ nedeniyle Ahmet Uslu Dutluk Parkında temizlik yaptılar. Dernek üyeleri yaptıkları bu etkinlikle çevre temizliğini dikkat çektiler.
Sorgun Gençlik Derneği Başkanı Halil Uslu, yaptıkları etkinlikle insanların çevreye duyarlılığını arttırmak istediklerini söyledi.
Uslu, yaptıkları etkinliğe gönüllü katılanlara teşekkür etti.
Uslu, “Ahmet Uslu Dutluk parkında çöpleri toplarken parkı kirleten yediklerini içtiklerini yerlere atan maalesef yine gençlerdi. Sorunlar söz konusu olunca herkes ağız dolusu konuşuyor. Çözüm için bir şeyler yapmaya gelince kimse yanaşmıyor. Kurban bayramından sonra televizyonda yayınlanan haberlerde ülkemize gelen Japon turistlerin pek çok bölgemizde çöp topladıklarına şahit olmuşsunuzdur. Bu görüntüler o kadar içimizi acıttı ki. Kelimelerle anlatılacak gibi değil. Bizler utanmadan, sıkılmadan kirletelim onlar kilometrelerce öteden okyanuslar aşıp gelsin ve bizim çöpümüzü temizlesin. Olacak iş mi?. Oldu maalesef. Umarım çevre temizliği ve tabiatı koruma konusunda toplum olarak daha duyarlı hale gelebiliriz” dedi.
OLUMLU
DÖNÜŞLER ALDIK
Yaptıkları farkındalık etkinliği ile olumlu dönüşler aldıklarını anlatan Dernek Başkanı Halil Uslu, “Amacımız çevre temizliğine daha çok önem gösterilmesini sağlamak ve bu konuda insanlar arasında farkındalık oluşturmaktı.
Öyle de oldu. Yeni evlenen bir çiftimiz, düğün töreni öncesi gelinlik ve damatlıkla bizimle birlikte çöp topladı. Bilinçli ebeveynler bizlerden çöp poşeti alarak çocukları ile birlikte bu güzel etkinliğe ortak olmak istediler. Mesajımız net: “Çöpünü sokağa atma, çöp kovasına at.” Unutmayalım ki bizler bu dünyanın sahibi değiliz. Sadece onun bir parçasıyız” diye konuştu. -

Okulun ilk haftasında ailelere öneriler
Yeni eğitim öğretim yılı başlarken, okula ilk kez adım atacak olan çocuklar zorluklar yaşayabiliyor. Uzmanlar, “Oyun döneminden henüz çıkamamış çocuklar için okulun ilk günleri ürkütücü olabilir. Bu dönemi atlatmak için yeni öğrencilere zaman tanınmalı” dedi.
Okula ilk kez adım atan öğrenciler için ilk ders zili ürkütücü olabiliyor. Ailesinden ayrılmak istemeyen çocuklar zorluklar yaşayabiliyor, okulun ilk günleri zorlayıcı olabiliyor. Çocukların önce ailede, ardından okulda sosyalleştiğini ifade eden Uzmanlar, “Çocuğun okula alışması sürecinde ebeveynlerine ve çevresindekilere oldukça önemli görevler düşüyor. Aileden çıkıp farklı sosyal çevreye adım atmak ve o çevrenin bir parçası haline gelmek henüz oyun döneminden çıkmamış bir çocuk için zorlayıcı olabilir. Bu ilk gün krizlerinin çözümü olayı doğal karşılamak ve sabırla beklemekten geçiyor. Bu dönemde çocuğunuza zaman tanıyın” ifadesini kullandı.
Uzmanlar: Anne ve baba soğukkanlı yaklaşmalı
Uzmanlar, çocuğun okula alışması sırasında dikkat edilecek noktaları şöyle sıraladı:
Okulun ilk günlerinde anne-baba sakin ve soğukkanlı olmalı. Çocuğun da bu tepkilere bakarak aynı kaygıyı ve paniği yaşayabileceği unutulmamalı.
Çocuğu en iyi tanıyan ebeveynleridir. Bu yüzden anne ve baba, çocuğu sakinleştirici yollar denemeli.
Çocuk okulda ilk kez başka yetişkinler ve yaşıtlarıyla karşılaşabilir. Aileler, okul başlamadan önce çocuklarına okulu anlatmalı, mümkünse öncesinde birkaç küçük ziyarette bulunmalı.
Aile tutarlı davranmalı, çocuk cesaretlendirilmeli
Çocuğun okula gitmesi konusunda ailenin her üyesi tutarlı bir tutum takınmalı ve çocuğu cesaretlendirmeli.
Çocukla her zaman açık ve anlaşılır konuşulmalı; korkuyorsa nedenleri ve endişeleri üzerinde yoğunlaşılmalı. Konuşmada kesinlikle aşağılayıcı ve küçük düşürücü bir tavır takınılmamalı.
Çocuklar anne-babadan, evden ayrılma ve bilinmezliğin verdiği kaygı sebebiyle korkar. Çocuğa, “Seni anlıyorum ve sana bunun için kızmıyorum” mesajının verilmesi gerekir.
Çocuklara güven verilmeli, öğretmenle iş birliği yapılmalı
Çocuklar için en önemli şey güvendir. Anne ve babaların da çocuğa güven vermesi gerekir. “Buradayım”, “Çıkışta seni alacağım”, “Beni göreceksin”, “Kapıda olacağım” gibi cümleler, çocuğu sakinleştirebilir.
Başka çocukların “İyi örnek” olarak gösterilmesi olumlu sonuçlar doğurmaz. Anne ve babalar karşılaştırıcı bir tutum içinde olmamalıdır.
Okulun ilk günlerinde ve sonrasında okul ve öğretmenle iş birliği içinde olunması önemlidir.
Bunların dışında hala çocuk aşırı bir korku yaşıyorsa mutlaka profesyonel yardım alınmalıdır. -

Yazıcı: İlimizde 716 Bin 857 kitap dağıtımı yapıldı
Yozgat İl Milli Eğitim Müdürü Yusuf Yazıcı, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından öğrencilere ücretsiz verilen ders kitaplarının okullara dağıtımının tamamlandığını belirterek, il genelinde 716 Bin 857 adet kitabın öğrencilerin sınıflarındaki sıralarının üzerine bırakıldığını söyledi.
İl Milli Eğitim Müdürü Yusuf Yazıcı, her yıl olduğu gibi bu yıl da Milli Eğitim Bakanlığı tarafından ücretsiz verilen kitapların dağıtımının sorunsuz bir şekilde tamamlandığını belirtti.
Yazıcı, 2018- 2019 eğitim ve öğretim döneminin ilk günü olan Pazartesi (bugün) kitapların öğrencilerin sırasında hazır olduğunu vurguladı.
Yazıcı, “Sosyal devlet olmanın bir gereği olarak devletimiz ücretsiz kitap dağıtımı uygulamasına önceki yıllarda olduğu gibi bu yılda devam ediyor. İlimizde 716 bin 857 kitap dağıtılmıştır.
Çocuklarımızın eğitimine katkı sunan ve onların yetişmesinde büyük öneme sahip kaynaklarımız sorunsuz bir şekilde dağıtılmaktadır.
Bu hakikaten devletimizin büyüklüğü ve vatandaşa olan hizmet olarak baktığımızda takdire şayan bir uygulamadır.
Bütün öğrencilerimize, eğitim camiamıza ve ülkemize, ilimize hayırlı bir eğitim yılı diliyorum.”temennisinde bulundu.
Cumhuriyet Ortaokulu Müdürü Selim Yaman, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından gönderilen ücretsiz ders kitaplarının İl Milli Eğitim Müdürlüğünce okullarına getirildiğini belirterek, “Yeni eğitim öğretim yılı Pazartesi günü başlayacak.
Bu kapsamda bir haftadır birinci sınıflar için uyum eğitimi vermekteyiz.
Devletimiz her yıl olduğu gibi bu yılda kitapları göndererek öğrencilerimizin ilk derslerine girdiklerinde sıralarının üzerinde kitaplarının hazır olduğunu görecekler.
Şuan itibari ile okulumuzdaki bütün öğrencilerimizin kitapları sıralarının üzerine yerleştirilmiş ve öğrencilerimizi beklemekteyiz.
Onların heyecan ve mutluluklarına bizlerde bugün ortak olacağız.”diye konuştu. -

Tarihi Sarı Karabıyık köprüsü AK KÖPRÜ OLDU
Osmanlı padişahlarından Yavuz Selim tarafından 1516 yılında Mısır seferine giderken yaptırıldığı bilinen Atatürk yolu üzerindeki tarihi Karabıyık Köprüsündeki yenilenme işlemlerinde sona yaklaşıldı.
Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından tarihi köprülerin restore ettirilerek gelecek kuşaklara aktarılması amacıyla başlatılan çalışmalarını yakından takip eden vatandaşlar, Köprünün orijinal yapı taşları yerine Şefaatli bölgesinde bulunan Kayraktaşı diye bilinen mermer tarzı beyaz taşların kullanılmasını, bunun adı tarihle adeta dalga geçmektir diyerek, tepkilerini bu şekilde dile getirdiler.
Yozgat’ta Atatürk yolu üzerinde 5 asırdan daha fazla zaman yıkılmadan ayakta dimdik duran Karabıyık Köprüsü’nün tarihin önemli yapı taşlarından olduğunu hatırlatan vatandaşlar, bugün restore adı altında yapılan çalışmaları hayretle takip ettiklerini, tarihi bir güzelliğin bu çalışmalar yüzünden yok olmakla karşı karşıya kaldığını ifade ettiler.
Tarihi Karabıyık Köprüsünün yapımında kullanılan asıl orijinal sarı taşların sökülerek, sular altında kalmasını çıplak gözle hayretle izlemek durumunda kaldıkları için son derece üzüldüklerini dile getiren vatandaşlar, yetkilileri uyararak, şuan restore için kullanılan taşların hem uygun olmadığını hem de dayanıklı bir malzeme vasfını taşımadığını belirttiler.
Atatürk yolu bölgesinde Karabıyık köprüsü çevresindeki köylerde yaşayan vatandaşlar, “Bizlerden önce atalarımız bu köprüyü asırlar boyu kullanmışlar, şimdi, bizde kullanıyoruz, ancak restore çalışmalarını yaparken, orijinal sarı taş kullanmak dururken, Şefaatli bölgesinde bulunan Kayraktaşı adı verilen beyaz mermer renginde kireç gibi eriyip giden bu taşı kullanmak bunca harcanan paraya değmez” diye konuştular.