AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın oluruyla AK Parti Yozgat Milletevkili Yusuf Başer’e önemi bir görev daha verildi. Önceki dönemlerde olduğu gibi Milletvekili Başer, Seçim İşleri Başkan Yardımcılığı görevine atandı. Başer, en geniş seçmen kitlesi bulunan Marmara Bölgesi’nden sorumlu olacak.
“Millet Bir, Hedef Bir” sloganıyla 6. Olağan Kongresi’ni yapan Ak Parti’de görevlendirme ve yeniden yapılandırma çalışmaları devam ediyor.
Şölen havasında geçen ve büyük bir katılımla yapılan kongre sonrasında partinin yönetim kadrosu yeniden şekillendi.
Seçim İşleri Başkanlığına Sakarya Milletvekili Ali İhsan Yavuz’un atanmasının ardından Seçim İşleri Başkan Yardımcılıklarına da atamalar yapıldı.
AK Parti Yozgat Milletvekili Yusuf Başer, AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Olur”uyla Seçim İşleri Başkan Yardımcılığı görevine getirildi. Başer, Türkiye’de en geniş seçmen kitlesine sahip ve yerel seçimlerde kritik öneme haiz Marmara Bölgesi’nden sorumlu oldu.
Görevlendirme sonrası açıklamada bulunan Milletvekili Başer, “AK Parti’nin bir neferi olarak dava şuuru, hizmet aşkı ve mücadele azmiyle ve ilk günkü aşkla çalışmalarına devam ettiğini vurguladı.
Başer, “ Türkiye’nin kritik eşikten geçtiği, yedi düvele karşı mücadele verdiği bir dönemde beni bu göreve layık gören başta Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan’a, Genel Başkan Yardımcımız ve Seçim İşleri Başkanımız Sayın Ali İhsan Yavuz’a ve partimin yetkili organlarına teşekkür ediyorum” dedi.
17 yıl önce AK Parti kurulurken “Türkiye’de hiçbir şey artık eskisi gibi olmayacak” diyerek yola çıktıklarını vurgulayan Başer “İrade, Erdem ve Cesaretle, 16 yıllık iktidarları döneminde Büyük Türkiye hayalini gerçekleştirmek için mücadele verdiklerini belirterek yıllarca millete tepeden bakan, hükmeden vesayet odaklarını yerle yeksan ettiklerini, Devlet- Millet kucaklaşmasını sağladıklarını” ifade etti.
Partisinin ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kendisine tevdi ettiği görevin mesuliyetinin farkında olduğunu söyleyen Başer, Yerel seçimlerin yaklaşmakta olduğunu hatırlatarak,Büyük Türkiye hayalini gerçekleştirmek ve 2023, 2053 2071 hedeflerine Türkiye’yi taşımak için gece, gündüz demeden çalışacaklarını ifade etti. Başer, AK Parti’nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde milletin teveccüh edeceği en doğru adayları seçerek yerel seçimlere katılacağını vurgulayarak ferasetine güvendikleri Türk Milletinin oylarıyla yerel seçimlerde büyük başarılar el edeceklerine inancının tam olduğunu sözlerine ekledi.
Kategori: Gündem
-

Başer’e önemli bir görev daha verildi
-

Köylerde yol standardı yükseliyor
Yozgat’ta geçtiğimiz yıl başlanılan köy yollarına asfalt serimi bu yılda tüm hızıyla devam ediyor.
Sezonla birlikte yapımına başlanılan Akdağmadeni Belekcehan, Akdağmadeni Kırlar, Çayıralan Aşağı Tekke ve Yamaçlı-Sırçalı yollarının asfalt serimi tamamlanarak vatandaşların istifadesine sunuldu.
43 kilometrelik yol ağının 26 kilometresinin tamamlandığını belirten Vali Kemal Yurtnaç, “İki yıldır köy grup yollarımızın asfaltlanması ile alakalı çalışmalarımız hızlı bir şekilde devam ediyor. Bu yıl içerisinde alt yapısını tamamladığımız 26 kilometrelik yolumuzu asfalt ile buluşturup vatandaşlarımızın hizmetine açtık. Asfalt serim çalışmalarımız son sürat devam ediyor” dedi.
Hedefin 500 kilometre olduğunu ifade eden Vali Yurtnaç, “Bu yıl 6 ila 9 kilometrelik yollarımızı asfaltladık. 5 yıl içerisinde ki hedefimiz ise toplamda 500 kilometrelik köy yolumuzu BSK asfalt ile kaplamak. Bu çalışmalarımız köylerimizde yaşayan vatandaşlarımızın hayatına olumlu yönde yansıyacaktır” diye konuştu. -

İl Genel Meclis Üyelerinden başarılı Yozgatlılara ziyaret
İl Genel Meclisi Üyelerinin yaz programı çerçevesinde Antalya’da bulunan tarıma ve turizme yönelik tesisler gezilerek incelemelerde bulunuldu.
15 MİLYON EUROLUK İHRACATLA ANTALYA BİRİNCİSİ OLDULAR
Serik bölgesinde tarım ürünleri ihracatçısı ve 2017 yılında Antalya’da 15 milyon Euro ile ihracat birincisi olan Sarıkayalı hemşerimiz Hatipoğlu Tarım Ürünlerinin tesisleri gezilerek Kadim Hatipoğlu’ndan yaptığı işler konusunda bilgiler alındı.
Gezilen işletmedeki devasa çalışmalar karşısında Yozgatlı bir hemşerilerinin ulaştığı seviye ile gururlandıklarını ifade eden İl Genel Meclisi Üyeleri, Yozgatlılar olarak Yozgat için daha çok çalışmaları gerektiğini, böyle bir ziyaretin ufuk açıcı olduğu bahsiyle heyecanlarını dile getirdiler.
Tesis sahibi Kasım Hatipoğlu ise böyle bir ziyareti ilk defa yaşadıklarını, Yozgat Valisi Kemal Yurtnaç ve İl Genel Meclisi Üyelerinin ziyaretinden duyduğu memnuniyetini ifade ederek çalışmaları hakkında bilgi verdi.
-

İstifası kabul edilmedi
Ataması yapılan il başkanlarından 34’ü mevcut isimlerden seçilirken, 20 atama ise yeni isimlerden oluştu.
İYİ Parti Teşkilat İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Milletvekili Koray Aydın, Genel Merkez’in çağrısı ile başlayan istifaların tamamlandığını duyurdu. Yazılı bir basın açıklaması yapan Koray Aydın, “Yoğun ve titiz çalışmalar kapsamında 54 il başkanımızın ataması Genel Başkanımız Sayın Meral Akşener’in takdir ve başarı dilekleriyle onaylanmıştır” dedi.
İYİ Parti İl Başkanı Metin Özışık ve yönetim kurulunun istifası genel merkez tarafından kabul edilmedi. Özışık ile yönetim ve denetim kurulu tekrardan genel merkez tarafından il yönetimine atandı. -

Başkan Arslan: Kapalı otoparkımızı yılsonuna kadar hizmete açacağız
Yozgat Belediye Başkanı Kazım Arslan, önceki yıl yapımına başlanılan 350 araçlık kapalı otopark inşaatında sona gelindiğini belirterek, yılsonuna kadar kapalı otoparkı hizmete açacaklarını söyledi.
Yozgat’ın otopark sorununun yeni olmadığını vurgulayan Başkan Arslan, şehrin otopark sorununun 30- 40 yıldır devam ettiğini ve bu zamana kadar ilk defa kendilerinin ciddi bir çalışma içerisine girdiklerini belirtti.
Arslan, “Geçmiş dönemlerden kaynaklı çarpık yapılaşma ve imar sorunlarından dolayı şehrimiz plansız bir şekilde gelişti.
Göreve geldiğimiz günden bu yana önemli projeleri hayata geçirdik ve yapmaya da devam ediyoruz. Metruk binalar, hem tehlike arz ediyordu, hem de görüntü kirliliğine neden oluyordu. Biz bunları yıkarak ve yeni yollar açarak kentimizin adeta nefes almasını sağladık. İlimizin bugün otopark sorunu varsa bu yeni bir sorun değil. Yıllardır artarak devam eden bir sorundu. Biz bu sorunu çözmek için bugüne kadar kimsenin yapamadığı yer altı katlı otopark inşaatına başladık. Şuan kaba inşaatı tamamlanmak üzere ve inşallah yılsonuna kadar en kısa sürede hizmete açmış olacağız.”dedi.
Çalışmalar yapılırken zaman zaman haklı olarak sıkıntıların yaşandığını kaydeden Arslan, “Elbette bir çalışma yapıyorsunuz ve bu çalışma merkezde ve şehrin yoğunluğu olan bölgelerde olunca haliyle hepimiz etkileniyoruz.
Bizim amacımız şehrimize kalıcı hizmetler eserleri üretmektir. Yapılan yatırımlar basit, küçük yatırımlar değil büyük projelerdir. Tabi bitince yatırımın hizmetin değeri daha iyi anlaşılıyor. Bunun örneklerini bütün mahallelerimizde görebiliriz.”diye konuştu. -

Pakdemirli: “Bitkisel orman atıkları enerji ve gübreye dönüşecek”
Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli, Eskişehir Orman Fidanlığı ve yerleşkesindeki Biyoyakıt Tesisi, Toprak ve Ekoloji Enstitüsü ile Kayaç Parkı’nda incelemede bulundu.
Dr. Pakdemirli, incelemenin ardından yaptığı açıklamada, Eskişehir Orman Fidanlığı’na özellikle Biyoyakıt Tesisi’nde inceleme yapmak üzere geldiğini belirtti.
Biyoyakıt tesisinin daha önce üzerinde çalıştığı bir projeyle ilgili olduğunu anlatan Dr. Pakdemirli, şöyle konuştu:
“Bakan olur olmaz hemen bakan yardımcımıza ve orman genel müdürümüze konuyu ilettim. Birkaç ayda proje ayağa kalktı. Proje basit haliyle şu: Orman atıklarını alıyorsunuz, bu atıkların arasına boruları döşüyorsunuz, bir taraftan soğuk su veriyorsunuz, bir taraftan da sıcak su alıyorsunuz. Buradaki amaç ısıtma. Serayı, bir evi ısıtabilirsiniz. Orman köyleri bunları kullanabilir. Nihayetinde 18 ay sonra bu atıklar tamamen torf ve gübre haline geliyor. Her açıdan kullanılabilir yönü var. En kısa zamanda orman köylerimizden birinde de uygulamaya aldık. Orayı da ziyaret edeceğiz. Bununla birlikte bir eko köy projesi… Kerpiçten, samandan yapılan evler… Bunların hepsini inceliyor olacağız. O köye Cumhurbaşkanımızı ve Hanımefendi’yi de davet edeceğiz.”
“Bitkisel orman atıkları enerji ve gübreye dönüşecek”
Bakan Dr. Pakdemirli, tesisteki atıklardan 61,5 derece su elde edildiğini vurgulayarak, “Herhangi bir ısıtma yok. Orman atıkları kendi kendine, içinde kızışmasından dolayı 60 derecelik bir ısıya erişiyor. Bu tesisten elde edilen enerjiyle ısıtılan bir binayı inceledik. Binanın içi 30 dereceydi. 50 tonluk bir yığınla aşağı yukarı 200 metrekarelik bir evi ısıtmak mümkün. 18 ay sonunda atıklar tamamen torf, gübre ve kaliteli bir toprak olarak geri geliyor. Biyoyakıt tesisimiz, güzel bir permakültür uygulaması. Her atığın bir şekilde tekrar kullanılması ve çevreye zarar vermeden bundan kurtulmak amaçlanıyor. Özellikle geliri düşük orman köylerinde, gelir getirici projelerimize ek olarak bu projeleri uygulamak istiyoruz.” diye konuştu.
Bakan Dr. Pakdemirli’ye inceleme sırasında Eskişehir Valisi Özdemir Çakacak, AK Parti Eskişehir milletvekilleri Nabi Avcı, Harun Karacan ve Emine Nur Günay, Eskişehir Orman Bölge Müdürü Recep Temel eşlik etti. -

İmar barışı başvuruları 31 Ekim’de sona erecek
Yozgat Çevre ve Şehircilik İl Müdürü İbrahim Tamer, imar barışı başvurularının 31 Ekim’de sona ereceğini söyledi.
Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca uygulamaya konulan “İmar Barışı” veya “İmar Affı” olarak yer alan düzenlemeyle ilgili Çevre ve Şehircilik İl Müdürü İbrahim Tamer bilgi verdi.
Tamer, “Ülkemizde imara aykırı yapılardan kaynaklanan sorunlar uzun yıllardır Türkiye’nin gündemini işgal eden en önemli konuların başında gelmektedir. Bakanlığımız olarak İmar Barışı ile amaçlanan hedefimiz vatandaşlarımızın imara aykırı, ruhsatsız veya ruhsat eklerine aykırı olan yapıların kayıt altına alınması yoluyla bu yapılara yasallık kazandırmaktır. 31 Aralık 2017 tarihinden önce ruhsatsız veya ruhsat eklerine aykırı yapılmış kırsal ve kentsel alandaki tüm yapılar imar barışı kapsamındadır. Başkasına ait taşınmazlar üzerinde yapılan yapılar ve sosyal donatı için tahsisli arazi üzerindeki yapılara yapı kayıt belgesi düzenlenemez. Hazine üzerindeki yapılara da yapı kayıt belgesi verilebilecektir. Bu taşınmazlardan özel kanunlar kapsamında kalan ve bu kanunlara göre değerlendirilmesi gerekenler dışında kalanlar Bakanlığımıza tahsis edilmiştir. Tahsis işleminden sonra Bakanlıkça rayiç bedel üzerinden satılacaktır. İskan alınamadığından kat mülkiyeti kurulamayan yapılarda yapı kayıt belgesi alındıktan sonra maliklerin tümünün muvafakat etmeleri ve varsa umumi hizmete ayrılan yerlere denk gelen alanların terk edilmesi şartıyla yapı kullanma izin belgesi aranmaksızın tapuda bu yapıyla ilgili cins değişikliği ve kat mülkiyeti tesis edilebilecektir.
Vatandaşların kendi rızası ile müracaatı kendi beyanı esas olacak şekilde eDevlet üzerinden yapılacaktır. Yapı Kayıt Belgesi için 31 Ekim 2018 tarihine kadar başvurular eDevlet üzerinden devam edecektir. 31 Aralık 2018 tarihine kadar ödemeler yapılacaktır. Yapı Kayıt Belgesi başvuru bedeli; arsa emlak değeri ile yapı yaklaşık maliyeti toplamı üzerinden konutlarda yüzde 3 ticari kullanımlarda ise yüzde 5 olacak şekilde hesaplanır. Kat mülkiyeti için yapı kayıt belgesi bedeli olarak ödenen bedel kadar bir bedel daha ödenecektir. Alınacak yapı kayıt belgesi, yapının yeniden yapılmasına veya kentsel dönüşüm çalışmalarında kullanılmak üzere bütçeye gelir olarak kaydedilecektir” ifadelerine yer verdi. -

Görme kusuru okul başarısına yansımasın
Çocukların herhangi bir sorunu ya da şikayeti olmasa bile göz muayenelerinin düzenli olarak yaptırılması gerekiyor.
Bu rutin uygulama, erken dönemde belirti vermeyen bazı göz hastalıklarının erken tanısına yardımcı oluyor. Özellikle okul çağındaki çocuklarda görülen görme kusurları; okul başarısını negatif etkiliyor, konsantrasyon güçlüğüne neden oluyor, okuma zorluğu ve öğrenmede isteksizliğe yol açabiliyor. Uzmanlar, çocuklarda düzenli göz muayenesi ve okul öncesi göz kontrollerinin önemi hakkında bilgi verdi.
İlk göz muayenesi 6 ay içinde yapılmalı
Çocuklarda erken dönemde tespit edilmeyen göz kusurları, ileride tedavisi mümkün olmayan ve kalıcı görme kaybına neden olan göz tembelliğiyle sonuçlanabilmektedir. Yapılan çalışmalarda, çocuklardaki görme gelişimiyle ilgili olarak kontrast hassasiyeti, üç boyutlu görme ve derinlik algılama gibi fonksiyonların, ilk 6 ayda çok hızlı bir şekilde geliştiği belirlenmiştir. Yine bu dönemde oluşabilecek sorunların bu fonksiyonları da olumsuz etkileyebileceği gösterilmiştir. Bu nedenle özellikle bu dönemde çocukların göz muayenesi oldukça önemlidir. Yenidoğan döneminde yapılacak ilk muayenenin ardından, bebeğin 3 ve 6’ncı ayında, 1 ve 3 yaşında kontrol edilmesi gerekir. Okula başlamadan önce de ayrıntılı bir göz taraması yapılmalıdır.
Muayenede farklı yöntemler kullanılıyor
Üç yaşından büyük çocuklarda klasik görme muayene yöntemleri kullanılırken, daha küçük yaş gruplarında farklı testler ve muayene yöntemleri uygulanır. İlk 6 yaş grubu çocuklarda hipermetropi (yakını görememe), astigmatizma (net ve duru görememe) ve şaşılık en sık görülen göz kusurları arasındayken, özellikle okul öncesi dönemdeki çocuklarda miyopinin (uzağı görememe) görülme sıklığı giderek artmaktadır. Yüksek numaralı hipermetrop veya astigmat nedeniyle çocuklarda göz tembelliği ortaya çıkmaktadır. İki göz arasındaki numara farkı da yüksek numaralı gözü tembelleştirmektedir. Göz tembelliğinin tedavisi 9-10 yaşına kadar yapılabilmektedir. Okul öncesi kontrollerde Yani okula başlamadan önce çocukların göz muayenelerinin yapılması okul başarısı için son derece önem kazanmaktadır.
Göz kusurlarının tedavisi mümkün
Çocuklarda her yaşta tespit edilebilen hipermetropi, miyopi ve astigmatik göz kusurlarının uygun gözlüklerle tedavisi mümkündür. Özellikle tek gözde olan görme bozukluklarında, iyi gören göz kapatılarak az gören gözün görme kapasitesi artırılmaktadır.
Ayrıca erken çocukluk döneminde tespit edilen doğumsal kataraktın, doğumsal göz kapağı düşüklüğünün erken cerrahi ile tedavi edilmesi göz tembelliğinin önlenmesi açısından oldukça önemlidir. Çocuklarda her yaş grubunda görülebilen şaşılık vakalarının bir kısmı uygun gözlük kullanımıyla tedavi edilebilir. Ancak bir kısım şaşılık vakalarında cerrahi müdahale gerekmektedir. Deneyimli çocuk göz cerrahları tarafından yapılan operasyonların başarısı oldukça yüksektir.
Detaylı göz taraması gerektiren sorunlara dikkat!
Telkinlere rağmen çocuğunuz televizyonu çok yakın mesafeden izliyorsa, görmeyle ilgili bir sorunu olabilir.
Gözlerini çok sık ovuşturan ve bir noktaya dikkatli bakarken gözlerini kısan çocukların göz muayenesinin yapılması gerekir.
Gözlerden çok sık gözyaşı akıyor ve kızarıklık oluyorsa altında yatan bir görme problemi olabilmektedir.
Bazı çocuklarda belli belirsiz bile olsa içe ya da dışa kayma sorunu ortaya çıkabilmektedir. Anne ve babaların çocukları gözlemlemesi önemlidir.
Çocuklar ödevlerini yaparken ve kitap okurken isteksizlik gösteriyorsa, altında yatan neden görmeyle ilgili olabilir. -

Bylock’tan 1 Kişi Adliyeye Sevk Edildi
Samsun polisinin Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) soruşturması kapsamında Yozgat’ta düzenlenen operasyonla yakalayarak Samsun’a getirdiği ve ByLock kullandığı tespit edilen bir kişi, adliyeye sevk edildi.
Samsun Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Şube Müdürlüğü ekipleri, FETÖ/PDY soruşturması kapsamında örgütün gizli haberleşme ağı olan ‘ByLock’u kullandığı gerekçesiyle Bayram A.H.’yi Yozgat’ta yakalayarak Samsun’a getirdi. Örgüte ait kapatılan Sakarya Dershanesi eski çalışanı olduğu öğrenilen Bayram A.H., KOM Şube Müdürlüğündeki sorgusunun ardından “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçundan bugün Samsun Adliyesine sevk edildi. -

Kaymakam Ada’ya veda yemeği düzenlendi
Yozgat’ın Yerköy ilçesine atanan Sapanca Kaymakamı Ali Ada için veda yemeği düzenlendi.
İlçedeki bir restoranda düzenlenen yemekte konuşan Kaymakam Ada, Sapanca’da görev yapmaktan büyük mutluluk duyduğunu ve ilçeden unutamayacağı anılarla ayrıldığını söyledi.
Çocuğunun Sakarya’daki bir Fen Lisesinde okuyacağını belirten Ada, “Bu bir veda değil. Kızım buradaki bir fen lisesinde okumaya devam edecek bizler de bol bol gelip gideceğiz.” diye konuştu.
Yaklaşık 2 yıldır Sapanca’da görev yaptığını anımsatan Ada, şunları kaydetti:
“Mesleğimiz böyle. Bayrağımızın dalgalandığı güzel yurdumuzun her yerinde her zaman görev yapmaya hazırız. Görev yaptığımız her yeri kendi evimiz, memleketimiz olarak benimsiyoruz. Sapanca’yı da öyle bildik. Her başlangıcın bir sonu olduğunu hepimiz biliyoruz. Ancak her sonun da bir başlangıcı var. Görev yaptığım süre içerisinde iyi ve kötü zamanlarımız oldu. Bilmeden kalbini kırdığım insanlar varsa haklarını helal etsinler. Ben de Sapanca halkının tümüne varsa hakkım helal ediyorum. Bundan sonra görev yapacağım her yerde bir evinizin olduğunu bilmenizi istiyorum.” -

Soğan torbasından taş çıktı
Boğazlıyan’da geçimini küçük aracıyla yaptığı pazarcılıkla sağlayan Harun Birinci’nin kazancı taşa gitti. Kayseri’den aldığı soğan torbasını açarak tezgaha dizmek isteyen Birinci, soğan içerisinden çıkan sarı taşlar sonrasında isyan etti. “Ben ekmeğimi taştan çıkarmak için mücadele ederken, ekmeğim taşa gitti. Böylesini ilk defa görüyorum” dedi.Boğazlıyan ilçesinde çarşı içerisinde küçücük aracına yüklediği ürünleri satarak geçimini sağlayan Harun Birinci, dün adeta şoku yaşadı. Ekmeğini taştan çıkarmak için gecesini gündüzüne katarak çalışan, ilkbaharda bağ ve bahçe çapalayarak, diğer günlerde ise pazarcılık yaparak geçimini temin eden Birinci’nin bir kazancı bu kez taşa gitti.
Kayseri’den aldığı soğan torbalarını büyük bir hevesle aracına yükleyerek Boğazlıyan’a gelen Harun Birinci, torbaları açıp tezgaha dizerken, torbanın içinden çıkan taşlarla büyük bir hayal kırıklığı yaşadı. Rengi soğanı andıran ve soğan kadar büyüklükte olan taşların çıkması sonrası ürünü satana isyan eden Birinci, “Helal kazancıma göz diktiler. Ben zaten günlük ekmeğimi ancak kazanıyordum. Görünen o ki, bu haftalık kazancımı taşa vermiş olacağım” dedi.20 kg’lık torbalardan yaklaşık 3-4 kg. taş çıkartan Harun Birinci, “Soğan göz yaşartıyor derlerdi. Gerçekten öyleymiş. Torbanın çıkan taşlar benim de gözlerimi yaşarttı” diyerek serzenişlerini dile getirdi.Pazarcı Harun Birinci, torbalardan çıkan taşları tartmanın yanında, soğanların yanına koyarak sergiledi. -

Şahin, Şarbon hastalığı ile ilgili vatandaşları uyardı
Yozgat İl Sağlık Müdürü Dr. Fatih Şahin, Yozgat’ta son günlerde gündemde olan şarbon hastalığı ile ilgili vatandaşları uyardı. Şahin, vatandaşların hastalığı basite almamalarını ve tüketilen hayvansal gıdalara dikkat edilmesi gerektiğini söyledi.
Yozgat’ta son günlerde sıkça konuşulan ve bazı ilçelerde görüldüğü iddia edilen şarbon hastalığına karşı Şahin, hastalığın belirtileri, tüketilen etlerin nasıl olması gerektiği ve belirtiler ortaya çıktıktan sonra yapılması gerekenler konusunda uyarılarda bulundu.
Şarbon hastalığına yakalanan hastaların oluşan kızarıklıkları hafif böcek ısırıkları sandığını ve bu yüzden sağlık kurumlarına başvurmadığını belirten Şahin, “Şarbon hastalığı hayvanlardan bulaşan bir hastalıktır. Şarbon mikrobu, genellikle toprakta suda bulunan, 60 yıl boyunca yaşayabilen bir mikroptur. Bunlar hayvanlara enfekte ederler hayvanlara enfekte ettikten sonraki süreçte insanların bir şekilde temasıyla insanlara da bulaşır. Bunlar vakaya temas yoluyla geçtikleri için eğer kişi mikroplu yani şarbon hastalığına yakalanmış hayvanlarla cilt teması yaparsa 1 ile 3 gün arasında ciltte kabarık koyu renkli lezyon şeklinde ortaya çıkar ve hastalar bunu küçük kızarıklık şeklinde algıladıkları için böcek ısırığı sanırlar. Daha sonra siyah renkli ülseratif ağrısız lezyonlar oluşur. Bu deri şarbonudur, hasta bize genellikle bu aşamada gelir” dedi.
Deri şarbonunun tedavi edilmediği takdirde yüzde 10 oranında ölümle sonuçlanabildiğini aktaran Şahin, “Bir de daha ağır olan akciğer şarbonu var. Akciğer şarbonu da bu mikropla enfekte olmuş hayvanların tüylerinden kıllarından akciğere solunum yoluyla giren basiller ile ortaya çıkar. Bu biraz daha ağır bir tablodur, bunun daha hızlı tedavi edilmesi lazım. Cilt şarbonunda kaşıntı kızarıklık gibi lezyonlar ortaya çıkar ama akciğer şarbonunda ateş, boğaz ağrısı, kanlı balgam nefes darlığı gibi şikayetler olur.
Bir de sindirim sistemi şarbonu vardır. Sindirim sistemi şarbonunda enfekte etlerin yenilmesiyle ortaya çıkan bir şarbon şeklidir. Bunda da gastrointestinal sistem şikayetleri, şişkinlik, kabızlık, ishal, ateş gibi belirtiler ortaya çıkar” diye konuştu.
Hastalıklı et gören veya temas eden vatandaşların hemen sağlık kurumuna başvurmaları gerektiğini vurgulayan Şahin, “Şarbonun bulaşma şekli çok önemlidir. Vatandaşlarımızın bu konuda çok uyanık olmaları gerekiyor. Şarbonlu et yememek lazım, şarbonlu eti nasıl tanıyacaklar? Şarbonlu et genellikle kötü kokuludur, kesim yapılmış hayvanın deri kısmından akan kan çok koyu renklidir, ette kabarıklık eti bir böcek ısırmış gibi o bölgesinde koyu renkli kabarıklıklar olabilir. Bu şekilde etleri gördükleri, temas ettikleri zaman hemen sağlık kurumuna başvurmaları gerekir. Şarbon hastalığı ilk başlarda hastalıklı hayvanla temas ettikten 1 ile 3 gün içinde deri şarbonu ortaya çıkıyor, 1 ile 7 gün arasında sindirim sistemi ve akciğerler şarbonu ortaya çıkıyor. Şüpheli hayvanla temas ettiklerini düşündükleri anda mutlaka sağlık kurumuna başvurmaları lazım” dedi. -

YANGINLAR KORKUTUYOR
Yozgat’ta merkeze bağlı Esenli köyünde çıkan anız yangını, köyde bulunan saman balyalarına sıçradı, 8 bin saman balyası küle dönerken Akdağmadeni ilçesinde çıkan orman yangınında yaklaşık 10 hektarlık alan zarar gördü.
Edinilen bilgiye göre önceki gün Yozgat’ın Esenli köyünde bir tarlada anız yangını çıktı. Tarladaki yangın rüzgarın da etkisiyle köyde bulunan evlere kadar sıçradı. Yangının sıçradığı yerde evi bulunan İbrahim Acer ve Köy Muhtarı Habib Avşar’ın evlerinin önünde istifledikleri yaklaşık 8 bin saman balyası şiddetli rüzgarın da etkisiyle alev aldı. Alevlerin biranda büyümesiyle saman balyalarının yanında bulunan İbrahim Acer’e ait kamyonun tekerlekleri de yandı. İhbar üzerine bölgeye itfaiye ekipleri geldi. İtfaiye ekipleri gelene kadar İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri ve köy halkı yangına müdahalede bulundu. İtfaiye ekiplerinin yaklaşık 3 saattir süren çalışması sonunda yangın güçlükle kontrol altına alındı. Yangına çevre ilçelerden de itfaiye ekipleri müdahale etti.
ORMAN
YANGININDA
YAKLAŞIK
10 HEKTARLIK
ALAN ZARAR
GÖRDÜ
Yozgat’ın Akdağmadeni ilçesinde çıkan orman yangınında yaklaşık 10 hektarlık alan zarar gördü.
Edinilen bilgiye göre, Peynirlik mevkisinde öğle saatlerinde çıkan orman yangını rüzgarın da etkisiyle kısa sürede yayıldı. Kayseri ve Yozgat Orman ekiplerinin müdahale ettiği yangın akşam saatlerinde kontrol altına alındı. Soğutma çalışmalarının sürdüğü yangında yaklaşık 10 hektar alan içerisindeki çam ve meşe ağaçları yandı. -

TÜRKSAT “TL”ye dönüyor
Anadolu Yayıncılar Derneği tarafından yapılan “TÜRKSAT TL’ye dön” çağrısı uzun süren çabalar neticesinde sonuç verdi.
Dernek tarafından uzun zamandır dile getirilen “TÜRKSAT televizyon kanallarından dolar üzerinden para almasın, anlaşmaları Türk Lirası üzerinden yapsın” önerisi sonuç verdi. Konuya el atan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, önceki gün yapılan başkanlık divanı toplantısında “TÜRKSAT TL’ye dönmeli” dedi.
“AVM’ler kiralamaları Türk Lirası üzerinden yapsın” diyerek bu konuda kararname çıkartan Erdoğan, başkanlık divanı üyelerine “TÜRKSAT’ta Türk Lirasına dönsün” talimatını verdi.
Konuyla ilgili bir açıklama yapan Anadolu Yayıncılar Derneği Başkanı Sinan Burhan şunları söyledi “Son dönemde doların artmasıyla birlikte ulusal ve yerel televizyon kanallarının maliyetleri de yükseldi. Bu maliyetlerin en önemlisi uydu maliyetleridir. Doların artmasıyla birlikte uydu ücreti ödemeleri neredeyse iki katı arttı. TÜRKSAT yönetimi bizlere yardımcı olmak için doları belirli bir noktada tutuyor. Ödemeleri güncel dolar kuru üzerinden yapmıyor. Ancak her ay zam geliyor. Reklam zaten azaldı. Böyle bir ortamda yerel televizyonlar ayakta kalamaz. Anadolu medyasının ayakta kalması demek mili iradenin, demokrasinin ayakta kalması demektir. Milletin ayakta kalması demektir. Bu noktada konuya el atan, TÜRKSAT’a TL’ye dön talimatı veren Cumhurbaşkanımıza üyemiz bulunan 328 yerel medya kuruluşu adına teşekkür ediyoruz” dedi. -

Kampanya için kireç ocağı ateşlendi
Boğazlıyan Şeker Fabrikasının 17 Eylül 2018 günü başlayacak olan 12 nci Kampanya dönemi için ilk ateşleme Kireç ocağından yapıldı.
Geleneksel olarak her yıl düzenlenen ve Kampanya döneminin başlangıç günü olarak kabul edildiği için çalışanlar ve yöneticiler açısından önem arz eden Kireç ocağı ateşleme etkinliği Dualar eşliğinde kesilen kurban sonrasında büyük bir coşku içerisinde yapıldı.
500 metreküp kapasiteli Boğazlıyan Şeker Fabrikası Kireç ocağının ateşlenmesi esnasında, Kayseri Pancar Kooperatifi Yönetim Kurulu üyelerinden Avni Hokkaömeroğlu, Harun Halıcı, Denetim Kurulu Üyelerinden Menderes Baran, Kayseri Şeker Fabrikası Yönetim Kurulu Başkan Vekili Atilla Yalçın, Kayseri Şeker Fabrikası Genel Müdür yardımcılarından Sırrı Doğanlı, Kazım Duygulu, Boğazlıyan Şeker Fabrikası İşletme Koordinatörü Mustafa Şafak, Ziraat Koordinatörü Mustafa Gökhan Gürek, Kayseri Şeker Fabrikası İşletme Koordinatörü Burak Karaaslan Şeker-İş Sendikası Kayseri Şube Başkanı ibrahim Dayı ve çalışanlar hazır bulundular. -

Hayvan barınağı modern hale geldi
Sorgun Belediyesi tarafından Üçtepeler Mevkiine yaptırılan hayvan barınağı daha modern bir hale getirilmeye devam ediyor. Sorgun Belediyesi bünyesinde kurulan Geçici Hayvan Bakım Evinde, hayvanların tedavilerine veteriner hekimlerin kontrolünde başlandığı bilgisini veren Sorgun Belediye Başkanı Murat Gürbüz yaptığı açıklamada “İlçemize köy ve diğer ilçelerde salıverilen başıboş köpekleri toplayarak hayvan barınağımıza götürüyoruz. Orada bir yandan beslenmelerini sağlarken bir yandan da tedaviyi ihtiyacı olan hayvanları tedavi ediyoruz” dedi.
Başkan Gürbüz, Yozgat Doğayı ve Hayvanları Koruma Dernek Başkanı Ali Ünal ve yardımcısı Esma Arslan da yaz ortasında bir toplantı yaptıklarını, bu toplantıda kendilerine yapılan çalışmalar hakkında bilgiler verdiğini dile getirerek “Dutluk Parkı’nda gerçekleştirdiğimiz toplantımızda, Dernek Başkanı Ali Ünal bey, yardımcısı Esma Arslan Hanım, Veteriner Himmet Altuğ bey ile bir görüşme yaptık. O görüşmede kendilerine yaptığımız ve yapacağımız çalışmalar hakkında kendilerine bilgiler verdim. Özellikle Sorgun civarındaki köylerden, diğer il ve ilçelerden kamyonlarla Sorgun’a getirilip bırakılan köpeklerden bahsederek, Sorgun halkının da büyük guruplar halinde gezen bu köpeklerden aşırı derecede rahatsız olduğunu aktardım. Çocuklarına bir zarar gelmesinden korkan ailelerin şikayet dilekçeleri vererek belediyemize şikayette bulunduklarından bahsettim” dedi. -

Güvenli okul güvenli gelecek olsun
Millî Eğitim Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile “Okullar ve Çevresinin Daha Güvenli Hale Getirilmesine Yönelik İş Birliği Protokolü” imzalandı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “100 Günlük İcraat Programı”nda açıkladığı, “Güvenli Okul Güvenli Gelecek” projesi, Millî Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk’un katılımıyla düzenlen protokol imza töreniyle hayata geçti.
MEB Başöğretmen Salonu’nda gerçekleştirilen törende konuşan Millî Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, çocuklar açısından çok ama çok önemli bir konuda bir araya geldiklerini ifade etti.
Çocukların, okulların güvenliği ve okulların temizliği konuları üzerinde herkesin hassasiyetle durduğunu belirten Bakan Selçuk, bu konudaki en büyük teşekkürü iki bakana ettiğini söyledi. Projede Millî Eğitim Bakanlığı olarak hiçbir katkılarının bulunmadığını dile getiren Bakan Selçuk, “Tümüyle Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımız ile İçişleri Bakanlığımızın Milli Eğitim Bakanlığının okulları ve bu okullardaki çocuklarımız için sağladıkları bir katkı söz konusu. İki bakanlığımızın Milli Eğitim Bakanlığımıza çok özel katkısına müteşekkirim.” diye konuştu.
“Taş taşa değmeyince duvar olmaz” sözünü hatırlatın Bakan Selçuk, imzalanan protokolle bu sözün çok özel bir örneğinin, iş birliğinin oluştuğunu belirterek Bakan Selçuk ile Bakan Soylu´ya teşekkür etti.
Başöğretmen Atatürk´ün “Dinlenmemek üzere yürümeye karar verenler, asla yorulmazlar” sözünü de dile getiren Bakan Selçuk, “Biz çocuklarımız için bir çalışma varsa dinlenmemek üzere yoldayız hep beraber.” dedi.
Selçuk, projeye ilişkin, “Bizim burada kısa sürede gerçekleştirdiğimiz ama çok uzun hazırlıkları gerektiren bir proje. Projenin hazırlıkları çerçevesinde de hem temizlik işlerinde görev alacak mesai arkadaşlarımızın eğitimleri, programları hem de güvenlik görevlilerimizin eğitimleri, programları konusunda iki bakanlığımızın spesifik çalışmaları olacak.” diye konuştu. -

Genç Ormancılar yarışması Moskova’da yapılacak
Rusya Federasyonu Federal Orman Ajansı’nın düzenlediği 15. Uluslararası Genç Ormancılar Yarışması, 17-21 Eylül 2018 tarihlerinde Moskova’da yapılacak.
Türkiye koordinasyonunu Öz Orman-İş Sendikası’nın yaptığı,17-22 yaş arası gençlerin katılımına açık olan ve dünya genelinden 120 katılımcının iştirak edeceği yarışma, Rusya Federasyonu tarafından, gençlerin doğaya, çevreye, bitki ve hayvan varlığına karşı duyarlılığını ve farkındalığını artırmak amacıyla her yıl düzenleniyor. Etkinlikler; yarışmacıların, orman, çevre ve doğanın korunması ve geliştirilmesine dair araştırma yaparak, yaptıkları çalışmaları yarışmada sunmaları temeline dayanıyor.Yarışma kapsamında düzenlenecek kültür ve sanat gecesine; katılımcılar kendi ülkelerinin yöresel kültürlerini yansıtan kıyafetlerle katılarak şiir, şarkı ve dans gibi kültür unsurlarını içeren gösteriler sunacaklar.
Uluslararası Genç Ormancılar Yarışması, 20 Eylül 2018 günü yapılacak ödül töreniyle sona erecek.
Yarışmaya ilk defa katılan Türkiye’yi, Öz Orman-İş Sendikası’nın koordinasyonuyla, Kastamonu Üniversitesi Orman Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ömer Küçük sorumluluğunda okul öğrencileri Esin Er ve Tolga Yanbaz temsil edecek.
ÇEVRE İÇİN KÜRESEL DUYARLILIK
Türk yarışma ekibinin başında etkinliklere katılacak olan Hak-İş Konfederasyonu Genel Başkan Yardımcısı ve Öz Orman-İş Sendikası Genel Başkanı Settar Aslan, konuyla ilgili açıklamasında, dünyanın küresel bir köy haline geldiğini ve çevre sorunlarının her ülkeyi ilgilendirdiğini vurgulayarak, şunları söyledi:
“Dünya orman varlığının ve ekosisteminin zayıflaması, gezegenimizde yaşayan herkesi olumsuz etkilemektedir. Doğanın ve çevrenin korunarak gelecek nesillere bozulmadan bırakılması için tüm ülkelerin küresel düzeyde katkı yapması gerekmektedir. Ayrıca, çevreye karşı toplumsal duyarlılığın ve farkındalığın artırılması da bir ihtiyaçtır. Özellikle gençlerin doğaya ve ekosisteme duyarlılığının artırılması için bu tarz uluslararası etkinliklerin çok önemli katkılar yapacağını düşünüyoruz. Öz Orman-İş Sendikası olarak, yalnızca temsil ettiğimiz emek kitlesinin ekonomik ve sosyal haklarını geliştirmeyi yeterli görmüyoruz; bir bakıma işçilerimizin ekmek kapısı olan orman ve kaliteli çevre varlığımızın korunup geliştirilmesini de önemsiyoruz. Bu duyarlılığımızı uluslararası alanda da göstermeyi görev sayıyoruz. Moskova’daki yarışmada Türkiye’yi temsil edecek genç arkadaşlarımın, ülkemiz adına başarılı bir sonuç elde edeceğine inanıyorum.” -

Başkan Akay: Varlık fonunun Cumhurbaşkanına bağlanması tarihi karardır
Kayseri Şeker Fabrikası Olağanüstü Genel Kurulunda konuşan Kayseri Pancar Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Akay; Varlık Fonunun Yönetim Kurulunda yapılan değişiklik ve Yönetim Kurulu Başkanının Sayın Cumhurbaşkanımız olmasının tarihi önemli bir gelişme olduğunu belirtti.
Bilindiği üzere; 12 Eylül günü Kayseri Şeker Fabrikası’nın yüzde 10’luk hissesi, Ziraat Bankası, BOTAŞ,TPAO, PTT, MP,TCDD, TJK, Borsa İstanbul, TÜRKSAT, Türk Telekom, Eti Maden, Çaykur, THY Halkbank, Denizcilik İşletmeleri ve İzmir Limanını bünyesinde bulunduran Varlık Fonunun yönetim değişikliği ile ilgili Kararname Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girdi.
Yapılan bu değişiklikle Varlık fonu Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Cumhurbaşkanımız olmuştur.
Türkiye Varlık Fonu yeni yönetiminde Başkan vekili olarak Hazine ve Maliye Bakanımız Berat Albayrak, Yönetim Kurulu Üyeleri olarak da Rifat Hisarcıklıoğlu, Selim Arda Ermut, Hüseyin Aydın, Erişah Arıcan, Fuat Tosyalı ve Zafer Sönmez’in görev yapacak olmaları Ulusal ve Uluslar arası ekonomi ve finans çevrelerinin dikkatlerinin yeniden Varlık Fonu üzerine çekilmesine vesile oldu.
2016 yılında Hisselerinin yüzde onluk kısmı Varlık fonuna devredilen Kayseri Şeker Fabrikasının dün yapılan Olağanüstü Genel Kurulunda konuşan Kayseri Pancar Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Akay da bu gelişme ile ilgili olarak; Varlık Fonunun Yönetim Kurulunda yapılan değişiklik ve Yönetim Kurulu Başkanının Sayın Cumhurbaşkanımız olmasının tarihi önemli bir gelişme olduğuna dikkat çekti.
Başkan Akay; Bilindiği üzere Kayseri Şeker’in hissesinin yüzde on’u önceki senelerde Varlık Fonuna devredilmişti. Varlık fonunda bugün itibarı ile tarihi bir değişiklik yapıldı. Varlık Fonu’nun yönetim Kurulu Başkanı Sayın Cumhurbaşkanımız oldu. Bu tarihi bir karardır diye düşünüyorum. Dolayısıyla Kayseri Şeker’in yüzde on’luk hissedarımızın Başkanı da Sayın Cumhurbaşkanımız oldu. Bir nevi ortağımız oldu. İ
şin doğrusu bu gelişme hem varlık Fonu’nun geleceği açısından hem de varlık Fonuna tabi olan kuruluşların işleyişi ve geleceği açısından önemli bir değerlendirme olduğu kanaatindeyim dedi.
Başkan Akay, Yapılan Olağanüstü Genel Kurul neticesinde Kayseri Şeker’in sermayesi 600 Milyon TL’ye yükseltildiğini belirterek, Kayseri Şeker 2018 yılında Turhal Şeker Fabrikasını bünyesine katması sonucunda 300 Milyon olan sermayesinde artırıma gitme zarureti ortaya çıkmıştır. Yapılan Olağanüstü genel Kurulu sonucunda Kayseri Şeker’in sermayesi 600 Milyon TL’ye yükseltilmiştir.
Bundan sonra bilançomuzun daha güçlü bir şekilde kendisini ifade edeceğini düşünüyorum.
Finans kuruluşları nezdinde bu gelişmenin olumlu bir şekilde değerlendireceği kanaatindeyim dedi.
Kayseri Şeker Farikası 15 Temmuz Şehitleri Konferans salonunda yapılan ve Kayseri Şeker Fabrikası Yönetim Kurulu üyeleri ve hissedarların hazır bulunduğu olağanüstü Genel Kurula Türkiye Varlık Fonunu temsilen Cuma Yılmaz, Pankobirlik adına Eşref Dikmen katıldı.
Olağanüstü Genel Kurulda, Kayseri Pancar Kooperatifi Yönetim ve Denetim Kurulu üyeleri ile Kayseri Şeker’e bağlı Panpa, Panpet, Pandoğa, Panenerji, Pankent, Lidaş yönetim Kurulu üyeleri, Kayseri Şeker Fabrikası Genel Müdürü Osman Canıtez, Genel Müdürü yardımcıları, Kayseri Pancar Kooperatifi Müdürü Uğur Metiner, Şeker-İş Sendikası Kayseri Şube Başkanı İbrahim Dayı ve diğer yetkililer de hazır bulundular. -

Sosyal ağlar üzerinden satış Yapanların sayısı 1 milyonu aştı
Türkiye’de herhangi bir sosyal ağ üzerinden satış yapanların sayısı 1 milyonu aşarken, kadınların yüzde 58’lik oranla sosyal ticarette önde olduğu görüldü.
Medya takibinin öncü kurumu Ajans Press,sosyal ticaret üzerine yapılan araştırmayı inceledi. Ajans Press’inPaym.es verilerinden ve medya yansımalarından derlediği bilgilere göre, Türkiye’de herhangi bir sosyal ağ üzerinden satış yapanların sayısının 1 milyonu aştığı belirlendi.
Yapılan satışların da yüzde 86’sını ürün grubu oluştururken, yüzde 14’ünün hizmet temelli olduğu anlaşıldı. Sosyal ticaret yapanlar cinsiyet bakımından incelendiğinde ise kadınların yüzde 58’lik dilimle önde olduğu görüldü. Böylelikle kadınların sosyal ağ üzerinden yapılan ticarette erkeklere göre daha aktif olduğu gözlendi.
SEPET ORTALAMASI 127 TL
Ajans Press ve PRNet’in gerçekleştirdiği medya araştırmasında konu ile ilgili yazılı basına yansıyan haber adetleri de belli oldu. Gerçekleştirilen medya araştırmasında sosyal mecralarla ilgili yıl içerisinde 110 bin 710 haber çıkışı tespit edildi. Medyaya yansıyan haber başlıkları incelendiğinde, sosyal mecralar içerisinde en çok Twitter’ın yansıma bulduğu belirlendi.Türkiye’de yapılan sosyal ticaret, Facebook, Instagram gibi sosyal ağları kapsarken, Instagram’dan yapılan sosyal ticaretin sepet ortalaması 127 TL olarak belirlendi. Çalışanların da yüzde 22’lik bölümünün ek iş olarak el emeği ürünleri satışa çıkardıkları görüldü.
Elde edilen veriler neticesinde ayrıca sosyal ticaretin son 5 yılda 10 kat büyüdüğü gözlenirken, dünya genelindeki hacminin 50 milyar dolara yükseldiği saptandı. Her geçen gün büyümesi beklenen bu sektörün 2021 yılında 165 milyar doları aşacağı öngörülen bilgiler arasında yer aldı. Öte yandan sosyal ağ kullanıcılarının 51 milyona yaklaştığı Türkiye’de 44 milyon kişinin akıllı telefonları üzerinden sosyal mecraları kullandığı tespit edildi. İnternet kullanıcılarının ise yüzde 30’unun alışverişte mobil cihazları tercih ettiği gözlendi. -

Tuncal: Döner Sermayeler Artırılmalıdır
Türk Sağlık-Sen Yozgat Şube Başkanı Hayati Tuncal, sağlık çalışanlarının döner sermaye ek ödemelerin düşürülmesine neden olacak yönetmelik değişikliğine tepki gösterdi.
Düzenleme İle Çalışanların Gelirlerinin Azalır Türk Sağlık-Sen Yozgat Şube Başkanı Hayati Tuncal konu ile ilgili yaptığı açıklamasında döner sermaye ek ödemelerini düşürebilecek değişikliğe dikkat çekerek “ Sağlık Bakanlığı, Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumuna Bağlı Sağlık Tesislerinde Görevli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Yönetmelikte bir değişiklik yapılmıştır. Söz konusu düzenleme sağlık tesisi bazında % 50 oranından daha düşük bir oran belirleme yetkisi bakanlığı tanınmıştır. Mevcut düzende hastanenin gelirinden hazine payı, SHÇEK payı ve Bakanlık merkez payı çıkarılmakta, kalan miktarın yüzde 50’si alınarak bu bu miktar sağlık tesisi katsayısı ile çarpılarak dağıtılabilir döner sermaye belirlenebilmekteydi. Şimdi ise yapılan değişiklikle %50 oranı dana düşük olarak belirlenebilecektir. Bu da dağıtılabilir döner sermayenin düşmesi, çalışanların gelirlerinin azalması anlamına gelecektir. Anlaşılan toplu sözleşmede yetkili sendika tarafından masada unutulan döner sermayeleri hükümet unutmamış ve daha da düşürmek için yeni bir uygulamaya geçmiştir.’ dedi.
Çalışanlar Sürekli Gelir Kaybı Yaşıyor Döner sermayelerin yok edilmek istendiğini ifade eden Başkan Tuncal’ Çalışanların memnuniyetlerinin arttırılacağı bizzat Sayın Sağlık Bakanımız tarafından ilan edilmişken böyle bir düzenlemenin niçin yapıldığı doğrusu anlamakta zorlanıyoruz. Sağlık çalışanları, neredeyse sabite mahkum edilen döner sermaye ek ödemeleri nedeniyle sürekli gelir kaybı yaşamaktadırlar. Bu artık katlanılmaz bir hal almasına rağmen ısrarla döner sermayelerin düzenlemelerle ve çeşitli uygulamalarla düşüre, düşüre yok edilme çabasına girildiğini de görmekteyiz.’ şeklinde konuştu.
Tuncal, Çalışanın emeğinin elinden almaya yönelik düzenlemenin iptali için mücadele edeceğiz. Döner sermayelerin düşürülmesinin karşısında duracaklarını ve gerekli girişimlerde bulunacaklarını ifade eden Tuncal “ İş yoğunluğu ve yükünün sürekli arttığı ve dolayısıyla hem gelirin ve hem çalışanın sunduğu katkının yükseldiği bir durumda iş çalışanın alacağı döner sermayeye gelince istikrarlı bir düşüşün olması kabul edilemezdir.
Çalışanın hakkını teslim ederek emeğinin karşılığını vermek yerine çalışanların haklarının yok edilmesi karşısında duracağız. Düşüre düşüre döner sermayeleri yok etmek isteyenlere müsaade etmeyeceğiz, rıza göstermeyeceğiz. Çalışanın emeğinin elinden almaya yönelik düzenlemenin iptali için mücadele edeceğiz. Söz konusu düzenleme ile ilgili olarakta sendikamız tarafından hukuki değerlendirme yapılarak dava açılacaktır.’ dedi.
Sendika olarak Sağlık Bakanlığı çalışanların memnuniyetlerini artırıcı çalışmalarda bulunması çağrısını yapan Tuncal sözlerini şöyle tamamladı: Türk Sağlık-sen olarak Sağlık Bakanlığı’na açık çağrıda bulunuyor; İster adına ikinci faz, İster yeni dönem, isterseniz eskiye dönüş deyin adına her ne derseniz deyin ama artık sağlık çalışanlarının sesine kulak verin. Taleplerini yerine getirin ve yeni mağduriyetlere yol açmayın. Çalışanların memnuniyetini artıran düzenlemeler imza attı. -

İl Dernekler Müdürlüğünün ismi İl Sivil Toplumla İlişkiler Müdürlüğü oldu
Dernekler Dairesi Başkanlığının adı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü olarak değiştirildi. Kurumun adının “Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü” olarak değiştirilmesini içeren Cumhurbaşkanı Kararnamesi, Resmi Gazete’de yayımlandı
Dernekler Dairesi Başkanlığının adı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü olarak değiştirildi.
“Bazı Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi Resmi Gazete’nin dünkü sayısında yayımlandı.
Dernekler Dairesi Başkanlığının adı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü olarak yeniden düzenlendi.
Aynı kararnamede, Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğünün görev ve yetkileri de belirlendi. 81 ili kapsayan düzenleme ülke genelindeki illerdeki Dernek Müdürlüklerinin ismi ile Buna göre Yozgat Valiliği İl Dernekler Müdürlüğünün ismi Sivil Toplumla İlişkiler Müdürlüğü olarak değiştirildi.
İl Dernekler Müdürlüğünün isminin değiştirilmesiyle birlikte kurumun başına atama yapılıncaya kadar Müdürlük görevini Hakkı Yurtlu’nun sürdüreceği öğrenildi. -

Okul kıyafeti ve kırtasiye malzemesi cep yakıyor
Okulların açılmasına birkaç gün kala okul kıyafeti ve kırtasiye ürünlerine yaklaşık yüzde 40 zam gelmesi velilerin tepkisine neden oldu.
1 hafta boyunca süren uyum programının başlamasının ardından 2018-2019 eğitim öğretim yılının başlamasına sayılı günler veliler çocuklarının okul kıyafeti ve kırtasiye malzemelerini temin etmenin gayretine düştü.
Fiyatların yaklaşık yüzde 20 ile 60 oranında arttığını gören veliler tepkilerini dile getirdi. Geçen sene ile bu yıl arasında çok fazla fiyat farkı olduğunu söyleyen vatandaşlar, bu duruma bir çare bulunması gerektiğini belirtti.
Kırtasiye dükkanı sahibi Ahmet Can Örmüş, okul kıyafetleri ve kırtasiye ürünlerinin son günlerde zamladığını söyledi.
Örmüş, “Okulların açılmasına birkaç gün kala vatandaşlarımızda çocuklarının okul ihtiyaçlarını gidermeye çalışıyor. Kırtasiye ürünleri geçen yıla oranla yüzde 60 zamlı olarak satışa sunuluyor. Bu artış büyük illerde normal olarak görülürken Anadolu’nun garip ve yetim şehri Yozgat’ta müşteriler tarafından memnuniyetle karşılanmamaktadır. Geçen yıl 1 top kağıdı toptancından 13 Lira 50 kuruşa alırken bu yıl bu rakamlar 20 TL’yi buldu. Bizlerde istemeyerek fiyat artışı yapmak zorunda kaldık.”dedi.
Özellikle fotokopi çekim fiyatları konusunda bir artışın olacağını vurgulayan Örmüş, “ Bozok üniversitesi öğrencileri bu yıl bizleri anlayış ile karşılayacağını umut ediyoruz. Birçok büyük kırtasiye toptancılarımız kon kort çektikleri çekecekleri bilgileri duyumları gelmektedir. Durum iç açısı değildir, sektörde faaliyetlerini durdurma noktasına gelen şehrimizde ve birçok ilde esnaf arkadaşlarımız mevcut. Tüm kırtasiye malzemeleri Fransız, İngiliz ve Alman malı olduğundan dolar üzerinde alımları olduğu için fiyatlar yükseliyor. Bizlerde vatandaşımıza yüksek fiyattan ürün vermenin derin hüznü içersindeyiz.”diye konuştu.
BİR AİLENİN 3 KİŞİLİK ÖĞRENCİ MASRAFI ORTALAMA ASGARİ TUTATI BİN TL CİVARINDA
Bir ailenin 3 kişilik öğrenci masrafının ortalama asgari tutarının Bin TL civarında olduğunu belirten Örmüş, buna öğrencinin okul servis ve diğer giderlerinin dahil edilmediğini söyledi.
Kırtasiye malzeme fiyatlarına da değinen Örmüş, “Okul çantaları 80 TL, suluk 15 ile 25 TL arasında, diğer ürünlerde geçen yıla oranla yüzde 20 ile 60 arasında zamlı olarak satışa sunulmaktadır. -

Dövizdeki artış kömür satışlarını da etkiledi
Ülkede yaşanan gelişmeler nedeniyle doların yükselmesi, vatandaşı olumsuz etkilemeye devam ediyor. Yozgat’ta kömürcülük işiyle uğraşan Ahmet Bozkurt, doların yükselmesiyle birlikte geçen yıl 900 TL’ye satılan ithal kömürün tonunun Bin 450 TL yükselttiğini söyledi.
Yozgat’ta uzun yıllar Haşimoğlu Kömür olarak faaliyetini sürdüren Ahmet Bozkurt, sonbaharın yaklaşmasıyla birlikte kömür satışlarının başladığını belirtti.
Kömür satışlarının başlamasının yanı sıra kömürün ton fiyatının da arttığını belirten Bozkurt, bu artışı doların yükselmesine bağladı.
Bozkurt, “Kömürde gerçekleşen artış vatandaşı ister istemez sıkıntıya soktu. Vatandaş kömürünü peşin almak yerine taksitle alıyor. Bazı vatandaşlar devletten aldıkları kömür yardımlarına ilave olarak yarım ton kömürle kışı geçiriyorlar. Geçen yıl 900 lira olan sobalık kömürün tonu Bin 400 liraya çıktı. Bin 200 lira olan kaloriferlik kömürün tonu ise Bin 700 lira oldu. Vatandaşlar kömür alırken daha çok kalitesine bakıyor. Ayrıca kömüre nazaran odun fiyatında ise artış olmadı” dedi.
Yıllık 1.5-2 ton kömürle kışı geçirdiklerini belirten Hüseyin Yılmaz isimli vatandaş ise kömürde yaşanan artışın bütçelerini sarstığını söyledi. Yaklaşık 1 ay önce kömürlerini alan vatandaşların kar ettiklerini belirten Yılmaz, “Kömürlerimizi mecburen taksitle alıyoruz. Yılda yaklaşık 2 ton kömür yakıyorum. Okulların açılmasıyla birlikte masraflarımızda arttı. 2 çocuk okutuyorum. Kömürde yaşanan artış bizi zora sokuyor” diye konuştu.