Sağlık Bakanlığının Yozgat’a kazandırdığı Şehir Hastanesi, dünya standartlarında verdiği hizmetle kentin adını sağlık alanında duyururken, elde ettiği deneyimlerini ev sahipliği yaptığı bilimsel toplantılar vesilesiyle başka şehirlerle de paylaşıyor.
Bu kapsamda düzenlenen son toplantıda; bu kez halk arasında ‘Fil Hastalığı’ olarak bilinen Lenfödem ve başta felç olmak üzere birçok hastalık nedeniyle yürüme güçlüğü çekenlerin tedavisinde mucize sonuçlar veren ‘Yürüme Robotu” ile Yozgat Şehir Hastanesinde yapılan tedaviler hem teorik hem de uygulamalı olarak anlatıldı.
Yozgat Şehir Hastanesi’nin ev sahipliğinde, Anadolu Lenfödem Derneği tarafından düzenlenen ‘Üst Ekstremite Lenfödem Rehabilitasyonu ve Robotik Rehabilitasyon’ konulu bilimsel toplantılar, hastanenin konferans salonunda gerçekleşti. Hastane Başhekimi Doç. Dr. Aziz Surel ile hastane yönetiminin tüm katılımcılarla yakından ilgilendiği eğitim programına; Mersin, Kırşehir, Adana, Çorum, Kırıkkale ve Nevşehir illeri ile Yozgat’ın ilçelerinden gelen Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanları ile Fizyoterapistler katıldı.
Bugüne kadar verdiği kaliteli sağlık hizmetini ‘EMRAM 6. Seviye Dijital Hastane’, ‘Sağlıkta Kalite Standartları’, ‘Anne Dostu Hastane’ ödülleri ve yeniden kullanılabilir tüm tekstil ürünlerinin hijyenik olduğunu gösteren ‘RAL GZ992’ sertifikaları ile belgeleyen Yozgat Şehir Hastanesindeki bilimsel toplantı, yoğun ilgi gördü.
Toplantının açılış konuşmasını yapan Hastane Başhekimi Opr. Dr. Aziz Ahmet Surel, 16 Ocak 2017 tarihinde hizmete açılan Türkiye’nin ilk şehir hastanesi olmanın zorluklarını ekip arkadaşlarıyla birlikte yaşadıklarını ancak, bugün bu zorlukları aşıp, bilimsel toplantılara ev sahipliği yaparak, bilgi paylaşımında bulunmanın gururunu duyduklarını ifade etti.
Başhekim Op. Dr. Surel, dünya standartlarında sağlık hizmeti için sağlık çalışanlarını güncel ve bilimsel olarak ispat edilmiş son bilgilerle donatmanın önemine dikkati çekerek, “Sağlık hizmeti esas gücünü güncel ve kanıtlanmış sağlık uygulamamalarından alır. Biz hastanemizdeki arkadaşlarımızı bilimsel olarak ispat edilmiş son bilgilerle donatarak en yüksek standartta sağlık hizmeti sunmayı amaçlıyoruz. Bu kapsamdaki toplantıyı düzenleyen Lenfödem Derneğine ve katılan kıymetli hocalarımıza teşekkür ediyorum. Onların teveccühü sayesinde buradayız. Toplantının verimli geçmesini diliyorum” dedi.
Hacettepe Üniversitesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Anabilim Dalı öğretim üyesi ve Anadolu Lenfödem Derneği Başkanı Prof. Dr. Pınar Borman ise derneğin amacının bu hastalığa farkındalık oluşturmak ve daha fazla sayıda kişiye ulaşmak olduğunu, bu nedenle bu tür toplantıların büyük önem taşıdığını ifade ederek, hastane yönetimine teşekkür etti.
Lendödem çaresiz değil
Ankara Eğitim Araştırma Hastanesi FTR Öğretim Üyesi Prof. Dr. Figen Ayhan, doğuştan, genetik faktörlerden, kanser cerrahisi sonrası veya sebepsiz de ortaya çıkabilen Lenfödem hastalığının çaresiz olmadığını ancak, önlenmesi, erken tanı ve etkin tedavisi için öncelikle sağlık personellerinin bu konudaki bilgi ve deneyimlerinin büyük önem taşıdığını ifade etti.
Fil Hastalığı Yozgat Şehir Hastanesi’nde tedavi ediliyor
Halk arasında ‘Fil hastalığı’ olarak bilinen Lenfödem hastalarının, erken tanı ve etkin tedavi ile yaşam kalitelerinin artırıldığını belirten Prof. Dr. Ayhan, bu hastalığın Yozgat Şehir Hastanesinde tanı, tedavi ve takibinin yapıldığını, bu sayede hastaların eskiden olduğu gibi artık başka illere gitmek zorunda kalmadıkları gibi il dışından da hastaların kente geldiğini kaydetti.
Toplantılarda, ‘Vücutta biriken lenf sıvısı miktarının, lenfatik sistemimizin taşıyabileceğinden daha fazla olması’ olarak ifade edilen Lenfödem hastalığının bilinmeyenleri ile tanı ve tedavi yöntemleri teorik ve uygulamalı olarak anlatıldı. Ankara Fizik Tedavi Ve Rehabilitasyon Eğitim Ve Araştırma Hastanesi FTR Klinikleri Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Sibel Özbudak Demir ve Doç. Dr. Tülay Tekdemir Tiftik ise Robotik Yürüme ünitesiyle ilgili bilgiler aktardılar.
Yürüme robotu
Yozgat Şehir Hastanesinde kullanılan ve başarılı sonuçları alınan robotik yürüme cihazının hem erişkin, hem de çocuk hastaların tedavisine imkan sağladığına dikkati çeken Prof. Dr. Özbudak ve Doç. Dr. Tekdemir Tiftik, bu cihazla yapılan tedavi sayesinde hastaların erken dönemde yoğun ve hızlı rehabilitasyon programıyla günlük yaşam aktivitelerine daha kısa sürede dönebildiklerini ifade ettiler.
Hangi hastalıklarda kullanılıyor
Yozgat Şehir Hastanesi bünyesinde hizmet veren “yürüme robotu”, başta felç olmak üzere birçok hastalık nedeniyle yürüme güçlüğü çekenlere umut olurken, başka illerden hastalar da Yozgat’a gelerek, bu tedaviden faydalanabiliyorlar. Son teknoloji ürünü Yürüme Robotu sayesinde, yürüme fonksiyonunu kısmen ya da tamamen kaybetmiş hastalar yeniden yürüme yetisi kazanıyor. Cihaz, felç geçirmiş hastalar ile omurilik yaralanmalarının yanı sıra MS, Parkinson gibi nörolojik hastalığı olan kişilerin tedavisinde de kullanılıyor.
Kategori: Gündem
-

Yozgat Şehir Hastanesi, bilim yuvası gibi
-

Bozok Bilim çalıştayı tamamlandı
Yozgat Bozok Üniversitesi bünyesinde bu yıl yedincisi düzenlenen ve “Bor ve Bor İçerikli Nanomazemeler ile Uygulamaları” konusunun ele alındığı Bozok Bilim Çalıştayı tamamlandı.
Çok sayıda üniversiteden alanında uzman akademisyenlerin sunumlarıyla üç güren süren çalıştayda fizik, kimya ve mühendislik alanlarından araştırmacılar bir araya gelme fırsatı buldu.
Yozgat Bozok Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Dekan Vekili ve Çalıştay Başkanı Prof. Dr. Mustafa Böyükata çalıştayın sonlanmasına ilişkin yaptığı açıklamada katma değeri yüksek olan bor madenini malzeme üretiminde ve özellikle ulusal düzeyde özendirmenin yerinde olacağını söyledi.
Çalıştay Başkanı Prof. Dr. Mustafa Böyükata çalıştaya sunum ve poster sunumlarıyla katkı ve katılım sağlayan bütün araştırmacılar teşekkür etti. Alanında yetkin ve kariyerinin iyi düzeyde olduğu bilinen tanınmış akademisyenler ile genç akademisyen adaylarının birlikte bulunmalarının gelecek için ümit verici olduğunu söyleyen Prof.Dr. Böyükata: “Çalıştay ile farklı disiplinlerden araştırmacıların fikir müzakeresi yapabileceği bir vasat yakalanmıştır.
Böylece farklı bilgi ve bakış açıları kazanılmaktadır. İçerikte yer alan konular ile ilgili kurum ve kuruluşların temsil edilmesinin de faydalı olduğu görülmüştür. Çalıştayın, bilim insanlarının birbirleriyle etkileşimini başarılı bir şekilde gerçekleştirme imkânı sağladığı gözlenmiştir. Kendine özgü biçimiyle çalıştayın devam ettirilmesi gerektiği katılımcılar tarafında ifade edilmektedir. Bununla beraber, mevcut uluslararası katılımın artırılmasını da arzuluyoruz” dedi. -

Sıcak havalarda burun kanamalarına dikkat
Uzmanlar, sıcak havalarda burun kanamalarına dikkat edilmesi konusunda uyarılarda bulundu.
Uzmanlar, “Yaz aylarında sıcak havanın etkisi, klimaların yoğun kullanımı ile burun kanamaları artıyor, burun kan damarları açısından çok zengin bir yapıya sahiptir. Kuru sıcak hava Burun içerisindeki koruyucu tabakanın zayıflamasına neden olarak, kanamaya eğilimi artırıyor. Kanama problemi olanlar, kan sulandırıcı ilaç kullanan kişiler, tansiyon ve burun alerjisi olanlar burun kanması ile daha sık karşılaşır” dedi.
Mevsimin ameliyat üzerine direkt bir etkisi olmadığını kaydeden Uzmanlar, “Ancak Burun ameliyatını tatil ile birleştirmek isteyenler için tatilde güneşlenmek ve gözlük takmak sınırlandırılır. Özellikle yurtdışından gelip ülkemizde hem ameliyat olup hem de tatil yapmak isteyenler, ameliyat sonrası sıcak havalar nedeniyle hareketlerini biraz azaltmalı, bol sıvı almalı, aksi takdirde sıvı kaybına bağlı baş dönmesi, sersemlik ve bayılma yaşayabilirler. Sıcak havanın sıvı ve tuz kaybını artırması, damarların genişleyerek kan basıncının düşmesi, terleme ve buharlaşma nedeniyle kaybedilen sıvıların yerine konması gerekir.
Sıcak hava burun kuruluğunu artırarak kanamaya eğilimi artırabilir, bunun dışında olumsuz etki göstermez” diye konuştu.
“Burun tıkanıklığına çözüm olarak ilk olarak deniz suyu kullanın”
Açılmaz ise başka yapısal sorunların olabildiğini belirten Uzman doktora görünün. Başka spreyler denemek problemi maskeleyerek çözümü zorlaştırır. Örneğin; bazı burun spreyleri bağımlılık yaparak sağlımızı olumsuz etkiler. Her mevsim yapılabilir. Burun estetiği hastaları sadece biraz zamana ihtiyaç duyar. Cilt cilt altı dokusunun ödem ve şişliklerinin geçmesi için sadece zamana ihtiyaç duyarlar. Burun tıkanıklığı sonucu gün içerisinde koşarken, merdiven çıkarken, spor yaparken yeterli nefes alamayız ve kalbimiz yorulur. Burnun tıkalı olması gece uykuda nefeste tıkanma yaparak uyku apnesine (uykuda nefes durması) neden olur. Uyku apnesi kan basıncının artmasına, kalp ritminin bozulmasına, uyku düzeninin bozulmasına neden olarak vücudu olumsuz etkiler. Gece uykuda tıkanmaya bağlı kalp krizi ve inme riski artar. Gün içerisinde uykuya eğilim, çabuk sinirlenme, unutkanlık, dişlerin çürümesi, sabah ağız kuruluğu ve ağızda kötü bir tat hissi oluşturur” açıklamalarında bulundu. -

Başkan Saygı’dan kurban uyarısı
Yozgat Bakkallar Esnaf Odası Başkanı M.Atilla Saygı yaklaşan Kurban Bayramı öncesi kurban alımı ve kesimi ile ilgili vatandaşları uyararak, kurbanlık alımının belediyeler tarafından tahsis edilen pazarlardan daha güvenli ve sağlıklı bir şekilde temin edilebileceğini, küpesi olmayan hayvanlara dikkat edilmesi gerektiğini söyledi.
Yozgat Bakkallar Esnaf Odası Başkanı M.Atilla Saygı, yaptığı açıklamada, Kurban Bayramı öncesi kurban alımı ve kesimi ile ilgili açıklamada bulundu. Saygı, Kurbanlık alımlarıyla ilgili belediyeler tarafından tahsis edilen pazarlardan daha güvenli ve sağlıklı bir şekilde temin edilebileceğini, küpesi olmayan hayvanlara dikkat edilmesi gerektiğini belirtti.
Saygı, “Kurban vecibesini yerine getirecek vatandaşlarımızın hijyenik ve sağlıklı bir şekilde etlerini tüketmeleri ve halk sağlığının korunması amacıyla etlerin parçalanması ile kıyma çekimlerinin et ve et ürünleri konusunda faaliyet gösteren kayıt ve onay kapsamındaki iş yerlerine yaptırmaya özen gösterilmesi, kesim yerlerinde yeterli hassasiyetin gösterilmesi, kesim kirliliğine mahal vermeyecek şekilde etlerin parçalanması, yeterli soğutma yapıldıktan sonra kesim sıcaklığındaki etin parçalanıp naylon torba ve kaplara konulması hususunda dikkatli olunması. Sokak ortasında veya uygun olmayan yerlerde hayvan kesiminin yapılmamasına, et üzerinde ön temizleme yapılarak, bakımsız ve paslı makinalarla hijyenik olmayan şartlarda kıyma çekilmemesi. “uyarısında bulundu. -

Arslan: Çare Milli paramız ve yerli ürünler
Öz Orman-İş Sendikası Genel Başkanı Settar Aslan, ABD’nin Türkiye’ye yönelik kur operasyonuna karşı bütün Türk vatandaşlarının tek vücut olarak karşı koyması gerektiğini söyledi.
Settar Aslan, döviz fiyatlarının TL karşısında yükselmesinin, Türkiye ve dünyanın ekonomik gerçekleriyle açıklanamayacağını ifade ederek, şunları söyledi:
“10 Ağustos’tan itibaren dövizde yaşananlar tam bir parasal operasyondur. Ekonomi çevrelerinin yorumu da bu yöndedir. Bu operasyonun amacının, ABD’nin Türkiye’yi istediği çizgiye getirme hevesi olduğu açıktır. ABD bu tarz saldırıları yalnızca bize karşı yapmıyor; Çin’den Rusya’ya, İran’dan AB’ye kadar birçok ülke bu saldırıların hedefinde bulunuyor. ABD, küresel ekonomide giderek azalan payını, bu tarz saldırılarla durdurmaya çalışsa da, bu beyhude bir gayrettir.”
ÇARE: MİLLÎ DURUŞ
Öz Orman-İş Genel Başkanı Aslan, yürütülen bu parasal operasyon karşısında tüm Türk vatandaşlarının ortak bir bilinçle hareket etmesi ve tek vücut olması gerektiğini de belirterek, şöyle devam etti:
“Bize yapılan operasyon, psikolojik temelli bir girişimdir. Buna direnmenin yolu, millî bir duruştan geçmektedir. Ülke fertleri olarak, tasarruflarımızı dövizden TL’ye ve borsaya kaydırmalıyız. Dövizin yükselişi, ona olan talepten kaynaklıdır. Bu talebi azalttığımızda, kriz soğuyacaktır. Ülke ekonomisine darbe vurulması pahasına döviz üzerinden elde edilecek bir rant, kimseye fayda sağlamaz. Şirketler ve fertler olarak, alışverişimizi, fiyatlandırmalarımızı ve tasarruflarımızı TL ile yapalım. Ayrıca, ülkemizde yerli imkânlarla ve kendi emekçimizin emeğiyle ürettiğimiz ürünleri tercih edelim. Türkiye’de son derece kaliteli sanayi ürünleri üretilirken, yabancı marka ürünleri kullanmak zorunda değiliz. Bu ülke hepimizin. Hem ülkemize, hem de emeğimize sahip çıkmalıyız. Millî gelirimizi artırmanın yolu da budur.” -

Yozgat TSO’dan Eskişehir TSO’ya ziyaret
Yozgat Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) Başkanı Sinan Çelik ve Yönetim Kurulu Üyesi Ömer Faruk Eskişehir Ticaret Odası’nı ziyaret etti.
TSO Başkanı Sinan Çelik, ziyaretle ilgili açıklamasında, Yozgat’ın birçok alanda gelişimine öncülük edecek çalışmalara imza atmak istediklerini belirterek, odalar arası işbirliğini sağlayacaklarını söyledi.
Eskişehir Ticaret Odası Başkanı Metin Güler, Meclis Başkanı Halil İbrahim Ara ve Yönetim Kurulu Üyeleri ile bir aya gelen Çelik, karşılıklı istişarelerde bulundu. Oldukça samimi bir ortamda geçen görüşmede Odalar arasında sektörel işbirliği çalışmaları yapılması, Oda üyelerinin ihtiyaçları ve iller arası ticaret bağının güçlenmesi hakkında fikir alıverişi yapıldı.
TSO Başkanı Sinan Çelik, Eskişehir’in Türkiye’nin önemli sanayi şehirlerinden olduğunu belirterek, karşılıklı yatırım alanlarının açılmasını hedeflediklerini söyledi. Çelik, sosyal, kültürel, ekonomik ve ticari alanlarda birlikte yapılacak çalışmaların her iki kentin işbirliğine önemli katkı sağlayacağını aktardı.
Çelik, “Başarının sırrı ortak akıl ve uyum içinde çalışmadır. Ortak akıldan kastımız, şehrimizdeki kamu kurum ve kuruluşlarının, Odaların ve diğer sivil toplum kuruluşlarının uyum içinde çalışıp ilimizi daha ileri götürmek için birlikte hareket etme gayreti içinde olmalarıdır. Eskişehir bu alanda gelişimini ortaya koymuştur. Yozgat olarak bölgesel gelişim hamlesi kapsamında Eskişehir’in bilgi, birikim ve tecrübe paylaşımından yararlanmak istiyoruz. Yozgat ve Eskişehir’in yapacağı ortak çalışma ve projeler bir çok alanda güçlenmeyi getirecektir” dedi.
Yozgat’ın gelişime açık bir şehir olduğunun vurgulayan Çelik, özellikle üretim alanında yaşanan Pazar sorunun giderilmesi noktasında girişimler yaptıklarına değindi. Çelik, “Üyelerimiz için yeni pazarlar arayışındayız. İller arası ticaretin güçlenmesi için gerek sektörel baz da gerekse üyelerimiz nezdinde bir takım çalışmalara başladık. Bu çalışma kapsamında önceliğimiz üyelerimize verdiğimiz hizmetlerin kalitesini her geçen gün daha da arttırmak. Bu ziyaret sonucunda da elde ettiğimiz bilgileri yapacağımız faaliyetlerde memleketimize hizmet etmek için kullanacağız” diye konuştu.
Yozgat TSO Yönetim Kurulu Başkanı Sinan Çelik ve Ömer Faruk Tokat’ın ziyaretinden duydukları memnuniyeti dile getiren Eskişehir Ticaret Odası Başkanı Metin Güler, karşılıklı fikir alışverişlerinin devam edeceğini ifade ederek teşekkür etti. -

Kurban bayramında beslenme önerisi
Beslenme ve Diyet Uzmanı Gökhan Elbay, hava sıcaklıklarının yüksek olduğu bu dönemde, bayram süresince beslenme kurallarına uyulması önerisinde bulundu.
Beslenme ve Diyet Uzmanı Gökhan Elbay, kurban bayramında doğru beslenme kuralları hakkında bilgi verdi.
“Öğünlerdeki et miktarına dikkat”
Kurban Bayramı’nda et tüketim miktarının artmasına bağlı olarak bazı sağlık sorunlarının ortaya çıktığını belirten Beslenme ve Diyet Uzmanı Gökhan Elbay, “Et tüketim miktarının artmasıyla kronik hastalıkları olan kişilerin şikayetleri artabilir. Kırmızı ette bulunan yüksek miktardaki doymuş yağ, kandaki kolesterol seviyesini yükseltir ve koroner kalp hastalıkları riskini artırır. Dolayısıyla et tüketim miktarında ve sıklığında dikkatli olmak gerekir. Öğünlerde 60-90 gramı aşmayacak 2-3 köfte büyüklüğünde et tüketmek, günlük gereksinimi karşılar” dedi.
“Pişirme şekli önemli”
Elbay, “kanserojen öğelerin oluşumunu, ette bulunan vitaminlerin kaybını ve besin zehirlenmelerini önlemek için eti pişirme tekniklerine dikkat etmek gerekir. Etin; ızgara, fırın ve haşlama şeklinde hazırlanması sağlıklı olacaktır. Yağda kızartma ya da kavurma gibi yöntemlerin tercih edilmemesi önerilir. Katı yağlar et yemeklerinde kullanılmamalı, etin kendi yağı ile pişmesi sağlanmalıdır. Et kullanılarak yapılan sebze yemekleri ise yağ eklenmeden pişirilmelidir.
Mangal yaparken etler ateşten 15 santimetre uzakta tutulmalı ve kömürler kor halini aldıktan sonra pişirilme işlemi gerçekleştirilmelidir. Etin hem içi, hem de dışı iyi pişmiş olmalıdır. Etin besleyici özelliğinden maksimum oranda yararlanmak ve bağırsak sağlığını düzenlemek için etin yanında çeşitli besin öğelerinin bir arada bulunduğu seçenekler oluşturulmalıdır. Sebzeler, tahıllar ile süt ve süt ürünleri etle birlikte tüketilmesi önerilen sağlıklı besin gruplarıdır.”
Sağlıklı bir bayram geçirmenin 8 altın kuralını açıklayan Elbay, “Sabah güne kahvaltı ile başlayın. Günde 2-2.5 lt su tüketin. Çay ve kahve tüketimini sınırlayın. Kavurma ve kırmızı eti öğle yemeğinde, sebze ve kuru baklagilleri ise akşam yemeğinde tercih edin. Etlerin çok yağlı kısımlarını yemeyin, hayvanın iç yağlarını yemeklere lezzet vermek amacıyla kullanmayın. C ve E vitamini içermeyen etin yanında, bu vitaminlerin bulunduğu sebze, salata, taze sıkılmış meyve sularını tüketin. Hamurlu tatlı ve çikolata yerine, sütlü ve meyveli tatlıları az porsiyonlarda tüketin. Günlük tempolu yürüyüşlere bayramda da devam edin” uyarısında bulundu. -

Altuntaş: Kimse ülkemiz üzerinden operasyon yapamaz
Yozgat Jeoloji Mühendisleri Odası Başkanı Çelebi Altuntaş, dövizdeki artışın Türkiye üzerinde alçak planları bulunan başta Amerika olmak üzere Batılıların oyunu olduğunu belirterek, millet olarak her zaman başkanının ve ekonomik politikaların yanında olmaya devam edeceklerini söyledi.
Altuntaş, yaptığı yazılı açıklamada 15 Temmuz’da amacına ulaşamayan karanlık güçlerin döviz üzerinden Türkiye’ye operasyon yapmaya çalıştığını belirterek, tepkisini dile getirdi.
Altuntaş; “Vatandaşlarımız Türkiye’nin her şehrinde, ilçesinde, beldesinde döviz üzerinden ülkemize operasyon yapmaya çalışanlara karşı tepkisini dile getiriyor. Dövizi olan dövizini bozduruyor. Allah’ın izni, milletimizin feraseti, başkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu dik duruşu ile bu yaşananların da üstesinden geleceğiz. Ülkemiz üzerinden hiçbir ülke plan, operasyon yapamaz, yaptırmayız” diye konuştu. -

Toprak işlemsiz tarımda nohut ve mercimek hasadı yapıldı
Yozgat İl Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü, toprak işlemsiz tarımın il genelinde yaygınlaştırılması amacıyla Merkez Fakıbeyli ve Tayip köylerinde Toprak İşlemesiz Tarımla ekilen mercimek ve nohudun hasadı yapıldı.
İl Müdürü Ziyattin Özdemir, yaptığı açıklamada, çiftçinin maliyet giderlerinin azaltılması, zaman kaybının önlenmesi ve toprağın verim kalitesinin artırılmasına yönelik topraksız tarım uygulamalarının yaygınlaştırılması çalışmalarına devam ettiklerini söyledi.
İl Müdürü Özdemir, “Bakanlığımız Eğitim Yayım ve Yayınlar Dairesi Başkanlığının desteği ile Toprak İşlemesiz Tarım Sisteminin Yaygınlaştırılması Projesi kapsamında 2014 yılından bu yana önder çiftçilerimizle toprak işlemesiz tarım demonstrasyon çalışmaları yürütmekteyiz. İlk uygulamamız olan ve 4 yıldır uyguladığımız Fakıbeyli köyündeki araziye, toprak işlemesiz olarak mercimek ve nohut ekildi. Baklagil Yayım Projesi ile 2015 yılında toprak işlemesiz ekime başladığımız Tayip köyündeki arazinin bir kısmına da toprak işlemesiz olarak nohut ekimi yapıldı. Ekilen bu ürünlerin üretim sezonu içerisinde takip ve kontrolleri düzenli olarak yapıldı. Bu demonstrasyonların hasatları İl Müdürlüğümüz teknik personelinin kontrolünde geçtiğimiz günlerde yapıldı.”dedi.
ÇİFTÇİLERİMİZ
DEKAR BAŞINA 30 TL YAKIT TASARRUFU SAĞLADILAR
Hiçbir toprak işlemesi yapılmadan yapılan bu ekimlerden çiftçilerin dekar başına 30 TL yakıt tasarrufu sağladıklarını belirten Özdemir, “Çevre Amaçla Tarım Arazilerinin Korunması(ÇATAK) kapsamında toprak işlemesiz doğrudan ekim desteklemesinden ise 45 TL alacaklardır. Yapılan tasarruf ve alınan desteklemelerle birlikte Toprak İşlemesiz Tarımla dekardan 75 TL kazançları vardır. Ayrıca tarlalarındaki organik madde miktarı ve tarlanın su tutma kapasitesinde artma olduğundan kuraklıktan daha az etkilenir hale gelmiştir. Tüm çiftçilerimize toprak işlemesiz tarım sistemini öneriyoruz. Toprak işlemesiz tarımla hem girdi tasarrufu sağlayacaklar hem çevreyi koruyacaklar hem de arazileri boş kalmayacak her yıl ürün alacaklardır. Ayrıca Bakanlığımızın verdiği desteklerden faydalanacaklardır. Bilgi almak isteyen çiftçilerimiz İl ve İlçe Müdürlüklerimize başvurabilirler.”diye konuştu. -

Vatandaşlar Euro ve Dolarlarını bozdurmak için döviz bürolarına akın etti
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısının ardından Yozgat’ta vatandaşlar dövizlerini bozdurmak için adeta seferber oldu.
ABD ile yaşanan kriz sonrası Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘yastık altındaki Dolar ve Euro’larınızı bozdurun’ çağrısının ardından Yozgat’ta vatandaşlar döviz bürolarına ve sarraflara akın etti. Erdoğan’ın çağrısının ardından döviz satışlarının Yozgat’ta azaldığını belirten döviz bürosu yetkilileri, hafta başından itibaren döviz bozduranların sayısının daha da artacağını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın daha önceki çağrısında da dövizlerini bozdurduğunu söyleyen Ahmet Çalışkan, elinde bulunan Dolar ve Euro’ları bozdurarak Türk Lirası’na destek çıktıklarını belirtti. Çalışkan, “Yozgat halkı, dövizlerini bozdurarak devletine her zaman sahip çıkmaya özen göstermiştir. Özellikle dolardaki artışının geçici olduğunun herkes farkında. Biz de dövizlerimizi bozdurarak milli paramıza destek oluyoruz” dedi.
Döviz bürosuna Dolar ve Euro’larını bozdurmak için geldiğini ifade eden Mehmet Ali Varlık ise “Cumhurbaşkanımızın çağrısı üzerine evde bulunan Dolar ve Euro’larımızı bozduruyoruz. Devletimize sahip çıkıyoruz” şeklinde konuştu. -

Jandarma 86 kök Hint keneviri ele geçirdi
Yozgat İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, Merkez’e bağlı Esenli Köyünde 3 şüphelinin evlerinde yapılan aramalarda 86 kök Hint Keneviri ve 200 gram kubar esrar ele geçirildi. Olayla ilgili 2 şüpheli gözaltına alındı.
Bir ihbarı değerlendiren Yozgat İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, Esenli Köyünde 3 şüphelinin evlerine düzenledikleri operasyonlarda 200 gram esrar, evlerin eklentilerinde ve bahçelerinde 86 kök Hint Keneviri ele geçirdi.
Olayla ile ilgili gözaltına alınan 2 şüpheli jandarmadaki işlemlerin ardından adliyeye sevk edildi. -

Ahmet Efendi hayratlarla yaşatılıyor
Ahmet Şevki Ergin Kültür ve Hizmet Vakfı (AŞK) tarafından Sorgun İlçesi Ağcın ve Günpınar köyleri arasında yaptırılan çeşme, mescid ve mesire alanı açılışı düzenlenen törenle yapıldı.
Açılış törenine Vali Kemal Yurtnaç, Belediye Başkanı Kazım Arslan, Eski Bakanlardan Lütfullah Kayalar, Eski Emniyet Genel Müdürü Celalettin Lekesiz, Eski İçişleri Bakanı Osman Güneş, Yozgat Milletvekili Ali Keven, Bozok Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Salih Karacabey, Sorgun Belediye Başkanı Murat Gürbüz, katıldı.
Kuran’ı Kerim okunması ile başlayan programda konuşan Ahmet Şevki Ergin Kültür ve Hizmet Vakfı Başkanı Ali Şakir Ergin, Sorgun İlçesi Ağcın ve Günpınar köyleri arasında yaptırılan çeşme, mescid ve mesire alanının yapılış aşamasını anlattı.
Ergin, “Buranın peyzajının yapılması için sayın Rektörden rica ettim. Bozok Üniversitesinden Peyzaj ve mimarı görevlendirirdi. Burayı gördüler ölçüleri aldılar ve plan yaptılar. Orman genel müdürlüğünden 850 tane fidan aldık. Sorgun Belediyesi ve Yozgatlı hemşerilerimizin desteği ile fidan sayısını bin adedin üzerine çıkardık. Kış şartlarından dolayı dikemedik. Bu görünen fidanları Mart ayında diktik. İnşallah fidanlar büyüdüğünde buraları yeşile bürünmüş olacak” söyledi.
Eski Maliye Bakanı Lütfullah Kayalar da konuşmasında; “45 yıl önce bir temenninin gerçekleşmesinde hep birlikte oluyoruz. Kendisine yaptığı hizmetlerden dolayı teşekkür ediyorum. Hizmetler kolay değil. Burada bir hizmete ne kadar değerli insanların, civarda oturanların emeği geçti. Bundan sonra bunun yaşatılmasıdır” dedi.
Daha sonra konuşan Yozgat Belediye Başkanı Kazım Arslan, hayırlı ve güzel bir hizmeti görmenin mutluluğunu yaşadığını ifade etti.
Arslan, “Bizler iyiden, güzelden, haktan yana bir şeyler yapmanın gayreti içerisindeyiz” diyen Arslan; “İyi ve güzel şeyler yaparak amel defterimizin açık kalmasını umut ediyoruz. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Allah herkesin hayırlarını nasip etsin” diye konuştu.
Vali Kemal Yurtnaç ise konuşmasında, şu ifadelere yer verdi;
“Vakıf bizim medeniyetimizin bir ürünüdür. Öyle bir üründür ki öldükten sonra da menfaatini hayrını devam ettiren bir gelenektir. Kültürümüzden gelen bu geleneği devam ettirmek lazım. Bugün yürüttüğümüz makamlar, mevkiler hepsi geçici. Kalıcı olan sadakayı cariye dediğimiz öldükten sonra devam edilecek bir hayır kapısının açılmasıdır. Vakıflar yerel yönetim birimidir. Vakıf kültürünü ayağa kaldıralım. Merhum Ahmet Efendinin bir işareti ile bugün yapılan bir çalışma vakıf içerisinde biçimlenmiştir. Kıyamete kadar buradan yararlanacaklara bir hayır kapısı oluşturacaktır. Çocuklarımıza evlatlarımıza kültürümüzü anlatmamız lazım. Bu hizmetin ortaya çıkmasında destek olan herkese teşekkür ediyorum.”
Konuşmalardan sonra katılımcılara ve vatandaşlara pilav ikramı yapıldı. -

Kupada rakip Karaman Belediyespor
Yozgatspor’un Ziraat Türkiye Kupası’ndaki rakibi geçen sezon BAL 7’inci grubu beşinci sırada bitiren Karaman Belediyespor oldu.
Ziraat Türkiye Kupası Müsabakaları Statüsü’nün Madde 2/A/a/2 maddesine istinaden Ziraat Türkiye Kupası 1. Eleme Turu eşleşmeleri, Türkiye Futbol Federasyonu Yönetim ve İcra Kurulu Üyesi Ali Düşmez nezaretinde belirlendi. 42 Amatör takımın katılacağı 1. Eleme Turu müsabakaları, 29 Ağustos tarihinde tek maç eleme usulüne göre, küçük numarayı çeken takımların sahasında oynanacak. Müsabakalar sonucu rakiplerini eleyen 21 takım 2. Eleme Turu müsabakalarına katılmaya hak kazanacak.
Bölgesel Amatör Lig’de bu sezon mutlak suretle şampiyonluk mücadelesi vermeye hazırlanan ve yeni sezon için çalışmalarını yapmak üzere Nevşehir’e giden ekibimizin kupanın birinci turundaki rakibi geçen sezonu BAL Ligi 7’inci grubu beşinci sırada bitiren Karaman Belediyespor oldu. Rakibiyle 29 Ağustos günü deplasmanda kozlarını paylaşacak olan ekibimiz maçı kazanması halinde bir üst tura çıkmayı başaracak. -

Ayçekirdeği hasadı etkinliği düzenledi
Kayseri Şeker ile Kızık Köyü Muhtarlığının birlikte organize ettiği Ayçekirdeği hasadına başlangıç etkinliği düzenlendi.
Etkinliğe, Kayseri Milletvekilleri, Mustafa Elitaş, Taner Yıldız, İsmail Emrah Karayel, önceki dönem Kayseri Milletvekili Yaşar Karayel, Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Çelik, Kocasinan Belediye Başkanı Ahmet Çolakbayraktar, Ak Parti Kocasinan ve Melikgazi İlçe Başkanları, Kayseri Pancar Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Akay, Kayseri Şeker Fabrikası Yönetim Kurulu Başkanı Turhan Özer, Pancar Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkan Vekili Avni Hokkaömeroğlu, Harun Halıcı, Halis Lektemur, Denetim Kurulu Üyeleri; Av.Kaan Savruk, Mehmet Güntay, Menderes Baran, Kayseri Şeker Fabrikası Yönetim Kurulu Üyeleri; Abdulkadir Güneş, Nizamettin Çatak, Abdullah Borazan ve diğer yetkililer katıldılar.
Ayçekirdeği hasadına başlangıç etkinliğine katılan Kayseri Milletvekilleri, Mustafa Elitaş, Taner Yıldız, İsmail Emrah Karayel, Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Çelik, Kocasinan Belediye Başkanı Ahmet Çolakbayraktar yapmış oldukları konuşmalarda Tarımın önemi ve niçin desteklenmesi gerektiğine dikkat çektiler ve Ülkemizin içerisinde bulunduğu sıkıntılı günlerden geçişte Türk Çiftçisinin de üzerine düşen sorumluluğu yerine getireceğine inandıklarını belirttiler.
Kızık Köyü Muhtarı Cengiz Akay organizasyonu geleneksel hale getirmeyi planladıklarını belirterek emeği geçen katkısı olan davete icabet eden herkese şahsı ve köy halkı adına teşekkür etti.
Kayseri Pancar Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Akay konuşmasında; “Biz Kayseri Pancar Kooperatifi ve Kayseri Şeker Fabrikası olarak geniş bir coğrafyada hizmet vermekteyiz. Buna rağmen Kayseri Merkez köylerimize tarımsal üretim konusunda, faaliyetlerimizi elimizden geldiği kadar geliştirme gayreti içerisindeyiz” dedi.
Başkan Akay sözlerini şöyle sürdürdü;
“Geçen sene Lisanslı depoları yaptıktan sonra Kayseri Mimarsinan Organize sanayi bölgesine depo ve paketleme tesisi kurduk. Önemli miktarda ay çekirdeği alımı gerçekleştirdik. Bizim ayçekirdeği alımı için sahaya girmiş olmamız ilgili firmaları ve fiyatları olumlu yönde etkiledi. Bu vesile ile de çiftçimizin yüzünün gülmesine vesile olduk.
Bu işin sürdürülebilir olması için geçen sene 3.700 ton ayçekirdeği almıştık bu sene geçen seneki ay çekirdeği alımının iki katını alacağımızın sözünü verdik ve 8 bin ton alım yapmayı planlamış bulunmaktayız. Şimdi Mimarsinan Organize sanayi bölgesindeki depo ve paketleme tesisimizin kapasitesini üç katına çıkartacağız. Bu uygulamamız, Kabak çekirdeği, nohut, mercimek ve fasulyeyi sözleşmeli olarak üreten çiftçilerimiz için de bu imkanı sunuyoruz.
Ülkemize yoğun saldırıların olduğu ortamda bu faaliyetlerin çok anlamlı olduğuna inanıyorum. Ülkemizin geleceği Çiftçinin üretim gücünün topyekun harekete geçirilmesi ile mümkün olabilir. Biz üretim gücümüzü ne kadar harekete geçirebilirsek, Çiftçimizin üretime ne kadar katkısını sağlayabilir ve doğru bir şekilde değerlendirebilirsek ülkemizin geleceğine önemli bir katkı sağlamış oluruz.
Türk çiftçisi her zaman Devletinin, Hükümetin yanında gücünü ortaya koyuyor. Bu ekonomik saldırılar karşısında da eğer çiftçimize destek verilecek ve elinden tutulacak olursa önemli bir katkı sağlayacaktır. Biz bu anlayış içerisinde çiftçilerimizle ortaklaşa bir mücadele ortaya koyuyoruz.”
Yapılan konuşmaların ardından Kocasinan İlçesi Kızık Köyünde Ayçekirdeği hasadı başlatıldı. -

Köse: AK Partinin kurulması ile mağdur ve mazlumların sesi olan bir hareket doğdu
AK Parti Yozgat İl Başkanı Celal Köse, AK Parti’nin kurulması ile birlikte; sadece Türk siyaset tarihinde değil dünya siyasetinde söz sahibi, mağdur ve mazlumların sesi olan bir hareketin doğduğunu söyledi.
İl Başkanı Celal Köse, AK Parti’nin kuruluşunun 17 yıldönümü dolayısıyla yaptığı açıklamada, “AK Parti, iktidarları döneminde ulaşımdan, eğitime, sağlıktan, ekonomiye velhasıl ülkenin tamamını ilgilendiren bütün konularda çok derin izler bırakmış ve tüm vatandaşlarımıza hiç bir ayrım yapmadan tüm imkanlardan yararlanması için yeni fırsatlar sunan bir anlayışla hizmetlerini sürdürmüştür.”dedi.
Başkan Köse, “Bundan tam 17 sene önce 14 Ağustos 2001 yılında ülkemizin zor zamanlar yaşadığı bir dönemde Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın önderliğinde başta millet iradesine saygı düşüncesi olmak üzere, siyasi ahlak, demokrasi ve siyasi erdem anlayışlarını Türk siyaset tarihine kazandıran bir dava hareketinin temelleri atıldı. AK Parti’nin kurulması ile birlikte; sadece Türk siyaset tarihinde değil dünya siyasetinde söz sahibi, mağdur ve mazlumların sesi olan bir hareket doğdu. Türk milletinin gücünü bütün dünyaya duyuran bir anlayışın da temsili olan Ak Parti kurulduğu ilk günden bu yana milletimizin teveccühüyle her zaman yükselişte olduğu gibi, insana saygı, milletin kararına saygı gibi değerlerin de yükselmesine olanak sağlamış bir dava hareketi olmuştur.”diye konuştu.
BÜTÜN BU HİZMETLER YAPILIRKEN BİRÇOK
ENGEL ÖNÜNE
GETİRİLMİŞ
Hizmetler yapılırken birçok engellerin önlerine getirildiğini vurgulayan Köse, “Bütün bu hizmetler yapılırken birçok engel önüne getirilmiş, AK Parti hükümeti yok edilmek istense de vatandaşımız ve liderimiz Recep Tayyip Erdoğan’ın kararlı ve dik duruşu ile gerek iç, gerekse dış güçler eylemlerinde muvaffak olamamıştır. Bu konuda en büyük engel, 15 Temmuz’da hain bir darbe girişimi olarak ülkemizin karşısına getirilmiş ve tüm kötü niyetli güçler, birleşerek ülkemizi karanlığa çekmeye çalışsa da başaramamıştır. Bugün de küresel sistemin kabadayıları tarafından ekonomik olarak bir dayatma ve ekonomik bir savaş ile karşı karşıyayız. Ancak liderimiz Recep Tayyip Erdoğan’ın dik duruşu ve halkımızın feraseti ve desteği sayesinde ekonomimizde yaşanan olumsuzlukları da en kısa sürede atlatacağımıza olan inancımız tamdır. Lideriyle bir bütün olan partimiz, liderinin çizdiği bu kutlu yolda milletiyle ve milleti için var olmaya devam edecektir. Bu vesile ile 2023, 2053 ve 2071 Türkiye’sini muasır medeniyetler seviyesine çıkaracağımıza olan inanç ile partimizin 17. Kuruluş yıldönümümüzün hayırlı olmasını diliyorum.”temennisinde bulundu. -

‘SODES’le Gençler Daha Mutlu’ projesi kapsamında gençler Samsun’u gezdi
Yozgat Belediyesinin ‘SODES’le Gençler Daha Mutlu’ projesi kapsamında gençler Samsun’u gezdi.
Sosyal Destek Programı (SODES) kapsamında hazırlanan proje kapsamında erkek ve kızlardan oluşan 156 kişilik 2 grup Cumartesi ve Pazar günü Samsun’da tarihi alanları gezdi. Sabah erken saatte Yozgat Belediye Başkanı Dr. Kazım Arslan, Başkan Yardımcısı Ahmet Akgün ile birlikte Sarıhacılı Yöresel Ürünler Satış ve Kahvaltı Salonu’nda kahvaltı yapan gençler Samsun’a hareket etti.
Yozgat Belediye Başkan Yardımcısı Ahmet Akgün’ün eşlik ettiği Samsun gezisinin cumartesi günü gerçekleştirilen programına 86 kız öğrenci katıldı. Yozgat ve Sorgun’dan gelen Kur’an Kursu öğrencileri Atakum Sahili’nde denizin ve doğanın keyfini yaşadılar. İlk kez denizi gören kız öğrencilerinde yer aldığı grup bol bol hatıra fotoğrafı çekindi. Öğrenciler daha sonra Samsun’un tarihi yerlerinden olan Amisos tepesine çıktı. Tarihi mekanı yakından tanıma fırsatı bulan kız öğrenciler daha sonra Bandırma Vapuru Müzesi’ni gezdi.
Yozgat ve Sorgun’da bulunan Kur’an Kursu’ndaki erkek öğrenciler ise pazar günü Samsun’a hareket ettiler.
Proje kaynaşmanın yanı sıra, sosyal aktiviteleri de ortaya çıkardı. Sarıhacılı Yöresel Ürünler Satış ve Kahvaltı Salonu’nda kahvaltının ardından Samsun’daki tarihi alanlarına gezi düzenlendi. Proje kapsamında geziye katılan gençler günün sonunda Yozgat Belediye Başkanı Dr. Kazım Arslan ve Başkan Yardımcısı Ahmet Akgün’e teşekkür ettiler. -

Rus asıllı kadın Müslüman oldu
Kendi isteği ile Müslüman olmaya karar vererek Yozgat İl Müftülüğüne müracaatta bulunan Rus asıllı Kırgız Elena Bochkar için İhtida Merasimi düzenledi.
İhtida töreni ile kelime-i şehadet getiren Bochkar Müslüman oldu. Ülkesinde terzilik yapan Bochkar, Yozgat’ta bulunan arkadaşı vasıtası ile İslamiyet’le tanıştı. Aslen Rus olan ve İslam dinini seçen Elena Bochkar, Leyla ismini aldı. Tören sonunda Bochkar’a ‘ihtida belgesi’ni İl Müftüsü Salih Sezik verdi.
KELİME-İ ŞEHADET GETİRDİ
Yozgat’a yerleşmeye karar veren ve İslamiyet’ten etkilenen Rus asıllı Elena Bochkar, için İl Müftülüğü’nde İhtida töreni gerçekleşti. İhtida Merasimi Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı ve dualarla devam etti.
İl Müftüsü Salih Sezik törende yaptığı konuşmada şu ifadelere yer verdi, ”Muhterem Hanımefendi, İslam’ da Allah her manasıyla birdir. Zatında ve sıfatında birdir. Doğmamıştır ve doğrulmamıştır, oğlu, kızı yoktur. Hiçbir şekilde benzeri ve dengi yoktur. Her şey O’na muhtaçtır. O hiçbir şeye muhtaç değildir. Mekanla, zamanla sınırlı değildir. O kullarına çok yakındır. Vasıtasız, aletsiz olarak bilir, görür. Gücü her şeye yeter. Dünyayı, kâinatı ve her şeyi yaratan, kanunlarıyla düzenleyen O’dur. Allah’ın birliği inancına ve O’na teslimiyet üzere bulunmaya İslam diyoruz. İslam’a girmek Allah’a ve Hz. Muhammed’in Allah’ın kulu, peygamberi olduğuna ve onun getirdiklerine inanmakla olur. Bu ifadeyi şehadet kelimesinde özetlemiş oluruz.”
MUTLULUĞUNU DİLE GETİRDİ
İl Müftüsü Salih Sezik’in konuşmasından sonra kelime-i şehadet getirerek İslam ile müşerref olan ve Leyla ismini alan Elena Bochkar da, “Allah’ın huzurunda ve şahitlerin şehadetinde isteyerek, severek ve bir baskı altında kalmadan İslamiyet’i seçtim” diyerek mutluluğunu dile getirdi. Müftü Sezik, merasim sonunda Leyla Hanım’a bir adet Kur’an-ı Kerim, ilmihal ve başörtüsü hediye ederek ‘ihtida belgesi’ (Müslüman olma belgesi) verdi. -

Yıldırım’a Tuğgeneral rütbesi
Yozgat’ta 15 Temmuz akşamı milletinden yana ortaya koyduğu yiğit ve dik duruşla gönüllerde taht kuran o dönemin İl Jandarma Alay Komutanı Albay Selçuk Yıldırım, Tuğgeneral rütbesine terfi etti.
Yaklaşık 3 yıl görev yaptığı Yozgat’ta asker duruşunun yanı sıra halkın içinden yapısı, mütevazi ve beyefendi kişiliği ile gönüllerde taht kuran ve 2017 yılının 28 Temmuz’un da Şırnak İl Jandarma Alay Komutanlığı görevine atanan Albay Selçuk Yıldırım, son kararname ile Tuğgenerallik rütbesine terfi ettirildi. Yıldırım, 15 Temmuz hain kalkışma gecesinde Yozgat meydanında halkla omuz omuza ortaya koyduğu duruşla hafızalarda yer buluyor. 15 Temmuz gecesi ve sonraki süreçte FETÖ/PDY Terör Örgütünün hain kalkışmasına askeri birlikler bünyesinde geçit vermeyen Yıldırım, o karanlık gece Cumhuriyet Meydanı’ndan şöyle seslenmişti:
“Ben Yozgat Garnizon Komutanı Selçuk albay. Bu bildiri, korsan bir bildiridir. Gerçekle alakası yoktur. Silahlı kuvvetlerdeki az bir Fethullahçı Terör Örgütü’nün bir çalışmasıdır, uydurmadır, gerçek değildir. Silahlı kuvvetlerimiz her zaman halkımızın yanındadır, arkadaşlar bunu bilin.’’
Biz de Yeniufuk Gazetesi olarak şerefli Türk Ordusu’nun kıymetli komutanı Tuğgeneral Selçuk Yıldırım’ı tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyoruz. -

Roma Hamamı’nda arkeolojik kazılar sürüyor
Sarıkaya ilçesinde bulunan ‘Basilica Therma’ adlı tarihi Roma Hamamı etrafında gerçekleştirilen kamulaştırma çalışmalarının ardından kazı çalışmaları aralıksız bir şekilde sürüyor.
Sarıkaya’da bulunan ve bu yıl UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne alınan yaklaşık 2 bin yıllık tarihe sahip olan Roma Hamamı’nda kazı çalışmaları tüm hızla devam ediyor. Halk arasında ‘Kral Kızı’ olarak da bilinen ‘Basilica Therma’ adlı Roma Hamamı’nın tüm dünyaya tanıtılması için arkeolojik kazılar da genişletilerek devam ediyor.
Yozgat Valiliği, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ile Sarıkaya Belediyesi işbirliğinde Roma Hamamı etrafında 2010 yılından itibaren devam eden kazı çalışmalarına yeni kazı alanları daha dahil edildi.
Yozgat Müze Müdürlüğü arkeologları ve uzmanlar tarafından yürütülen kazı çalışmaları hakkında açıklamalarda bulunan Sarıkaya Belediye Başkanı Ömer Açıkel, ilk etap kamulaştırma ve kazı çalışmaların tamamlandığını ve ikinci etapta ise 32 iş yerinin kamulaştırıldığını söyledi. Açıkel kamulaştırma çalışmalarının ardından kurtarma kazılarına başladıklarını belirterek, “Roma Hamamı etrafında Kültür Turizm Müdürlüğü tarafından görevlendirilen personel ve arkeolog arkadaşla beraber ciddi bir çalışma yapılıyor. Altından yine tarih çıkacağını düşünüyoruz. Tarihi hazinelere ev sahipliği yapan bir memleketteyiz. Etrafında da yine 3. derece site alanı olan yerlerin altında da tarihi hazineler olduğunu düşünüyoruz. İnşallah bunlar da gün ışığına çıkınca da Sarıkaya bir turizm merkezi olma yolunda emin adımlarla ilerleyecek” dedi.
Yozgat’ın turizmde söz sahibi olacak bir memleket haline geleceğini de aktaran Açıkel, “Antik Roma Hamamı’nın dünya geçici miras listesine alınmasını sağladık. UNESCO’ya girmekle birlikte bu turizm pastasından pay alma hızımız arttı. Turistler şimdiden gelmeye başladılar. Yozgat ve Sarıkaya, Türkiye’nin yeni bir turizm noktası ve cazibe merkezi haline gelecek” şeklinde konuştu. -

Türkiye’de 10 Milyar 67 Milyon TL’lik kurbanlık kesilecek
Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Bu yıl yaklaşık 850 bini büyükbaş, 2,8 milyonu küçükbaş olmak üzere 3 milyon 650 bin baş hayvan kesileceğini tahmin ettiklerini belirterek, kurbanlıklar için bu yıl halkın ödeyeceği tutarın, 10 milyar 67 milyon lirayı bulacağını hesapladıklarını söyledi.
Bayraktar, yaptığı açıklamada, kurbanlık satışlarının illere ve bölgelere göre farklılık arz ettiğini, kimi yerlerde canlı kilogram ve et fiyatı üzerinden, kimi yerlerde ise canlı hayvan üzerinden pazarlık yöntemiyle satış yapıldığını belirtti.
Şemsi Bayraktar, Ziraat Odalarından aldıkları bilgilere göre, bu yıl kurban döneminde hayvan fiyatlarının; illere ve canlı ağırlığa göre farklılık göstermekle birlikte, hayvan başına, büyükbaşta 5 bin ile 20 bin lira, küçükbaşta ise 750 lira ile 3 bin 500 lira arasında değişmesi, canlı ağırlık fiyatının da kilogram başına, büyükbaş hayvanlarda 17 ile 25 lira, küçükbaş hayvanlarda 15 ile 28 lira arasında olmasını tahmin ettiklerini bildirdi.
KURBANLIKLAR, BÜYÜKBAŞTA YÜZDE 8,6, KÜÇÜKBAŞTA İSE YÜZDE 11,2
ORANINDA ARTTI
Kilogram fiyatının büyükbaşta inek, düve, tosun, küçükbaşta koyun, keçi olmasına, canlı ağırlığına ve illere göre büyük farklılıklar arz ettiğini, Bayram yaklaştıkça, gerçekleşecek taleple bu fiyatların değişebileceğini vurgulayan Bayraktar, şunları söyledi:“Ülke ortalamasına bakıldığında, büyükbaş hayvanların canlı kilogram fiyatının 20 lira 55 kuruş, küçükbaş canlı kilogram fiyatlarının ise 21 lira 13 kuruş olduğu görülmektedir.
Canlı kilogram olarak büyükbaş hayvan fiyatları, satışların en fazla olduğu üç büyük ilimizden, İstanbul’da Avrupa yakasında 19 ile 23 lira, Anadolu yakasında 23 ile 25 lira, Ankara’da 18 ile 22 lira, İzmir’de 17 ile 22 lira arasında değişmektedir.
Küçükbaş hayvan fiyatları ise canlı kilogram olarak, İstanbul’da Avrupa yakasında 24 ile 26 lira, Anadolu yakasında 25 ile 28 lira, Ankara’da 18 ile 20 lira, İzmir’de 22 ile 26 lira düzeyinde seyretmektedir. Ülke ortalamasında fiyatlar, geçen yıla göre, büyükbaşta yüzde 8,6, küçükbaşta ise yüzde 11,2 oranında artmıştır.”
3 MİLYON 650 BİN KURBANLIĞA 10 MİLYAR 67 MİLYON LİRA
Ülkemizde Kurban Bayramlarında, 2014’de 880 bin büyükbaş, 2 milyon 500 bin küçükbaş, 2015’te 867 bin büyükbaş, 2 milyon 700 bin küçükbaş, 2016’da 920 bin büyükbaş, 2 milyon 950 bin küçükbaş, 2017’de 817 bin 805 büyükbaş, 2 milyon 720 bin 271 küçükbaş hayvanın kurban olarak kesildiğine dikkati çeken Bayraktar, “bu yıl yaklaşık 850 bini büyükbaş, 2,8 milyonu küçükbaş olmak üzere 3 milyon 650 bin baş hayvan kesileceğini tahmin ediyoruz.
Bu tahminle kurbanlıklar için bu yıl halkımızın ödeyeceği tutarın, 10 milyar 67 milyon lirayı bulacağını hesaplıyoruz” diye konuştu.
YETERLİ
KURBANLIK VAR
Tarım ve Orman Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada; şu an itibarıyla kurbanlık vasfı taşıyan 1 milyon 200 bini büyükbaş, 3 milyon 800 bini küçükbaş olmak üzere toplam 5 milyon baş hayvan olduğunun ifade edildiğini belirten Bayraktar, şunları söyledi:
“Bu demektir ki Kurban Bayramı’nda kesileceğini tahmin ettiğimiz büyükbaş hayvan sayısından daha fazla kesilebilecek nitelikte kurbanlık hayvan mevcudumuz vardır. Bu durum vatandaşlarımızın kurbanlık hayvan bulmada sıkıntı yaşamayacaklarını göstermektedir.
Ziraat Odalarımızla yaptığımız görüşmeler de bu görüşü destekler niteliktedir. Üreticilerimizin elinde yeterli sayının üzerinde kurbanlık hayvan vardır. Kimsenin, ‘hayvan bulabilir miyim acaba’ diye bir endişe yaşamasına gerek yoktur.
Üreticilerimiz; bu yıl bayram tatilinin çok uzun olması nedeniyle, birçok kişinin tatili tercih edip, kesim yapmayacakları, bunun da satışları olumsuz etkileyeceğini düşünmekte bu konuda endişe yaşamaktadırlar. İnşallah bu endişe yersiz çıkar, üreticilerimiz emeklerinin karşılığını alır ve hayvanlarını uygun fiyata satarlar.
Şayet satışlar beklendiği gibi olmazsa üreticilerimizin bayram döneminde satılamayan hayvanları, maliyetlerinin altında yok pahasına ellerinden çıkarmaları önlenmelidir.
Bu, hayvancılıkta üretimin sürdürülebilirliği açısından çok önemlidir. Böyle bir durum gerçekleşir de üreticinin elinde satılamayan hayvan kalırsa, Et ve Süt Kurumu’nun bu hayvanları bayram sonrasında uygun bir fiyata alması üreticimizin sıkıntıya girmesini önleyecektir.
Bunun için yetkililerden beklentimiz, elinde kurbanlık kalan üreticilerimize yönelik belirleyecekleri alım fiyatlarını, maliyetlerin yanı sıra yapılan ek masrafları da dikkate alarak kurbana özel belirlemeleridir. Bu durumda üreticilerimizin bir yıllık emekleri boşa çıkmayacak, mağdur olmaları engellenecektir.”
YEM FİYATLARI ARTTI
Kurban Bayramlarının, bu kadar çok hayvanın besiye alınması ve uzun süreyle bakılmaları dolayısıyla ekonomik olarak da ciddi bir hareketliliğe yol açtığına dikkati çeken Bayraktar, şöyle devam etti:
“Besi hayvanı alımı, yem, ilaç, çoban, veteriner hizmeti giderleri önemli bir yekûn tutmaktadır.
Bunun yanı sıra, hayvanların satış merkezlerine nakilleri, satış yerlerinde yer kiraları ve kişisel masraflar, kesimler için kasaplara ödenen para, sakatat ve derilerin satılmasına kadar birçok ticari faaliyet, bu dönemde söz konusu olmakta ve bütün bunlar ekonomik anlamda büyük meblağlara ulaşmaktadır.
Yem fiyatları, 2017-2018 Temmuz döneminde ciddi oranlarda artmıştır.
KURBAN DERİLERİ
Standartlara uygun kesilmiş ve tuzlanmış yaş koyun derisi yaklaşık 10 liraya satılmaktadır. Ortalama 2 milyon 800 bin küçükbaş hayvan kesileceği hesap edildiğinde küçükbaş hayvanların derilerinin ekonomik değeri yaklaşık olarak 28 milyon lirayı bulacağını bildiren Bayraktar, şöyle konuştu:
“400 kilogramlık bir sığırdan ortalama 30 kilogram deri çıkmaktadır. Standartlara uygun elde edilmiş, tuzlanmış sığır derisinin kilogramının 4 lira olduğu göz önüne alındığında kesilecek 850 bin büyükbaş hayvandan elde edilecek derinin değeri 102 milyon liraya ulaşacaktır.
Toplam olarak kurbanlıklardan standartlara uyulursa yaklaşık 130 milyon liralık deri elde edilecektir.
Fakat kurbanlıklar çoğu yerde ehil olmayan kişiler tarafından kesildiği için deride ciddi olarak ekonomik kayıp oluşmaktadır. Bu kaybın yüzde 20’ler civarında olduğu ve toplam kaybın 26 milyon lirayı bulduğu tahmin edilmektedir. Buna göre, kayıplar nedeniyle, Kurban Bayramında ekonomiye kazandırılan derinin değeri 104 milyon lira civarında kalmaktadır.” -

iŞKUR’dan video konferans
Türkiye İş Kurumu Genel Müdürü Cafer Uzunkaya 81 İŞKUR İl Müdürlüğü yöneticileri ile video konferans gerçekleştirdi.
Yapılan Video Konferans toplantısı hakkında bilgi veren Yozgat Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürü Taner Yıldız, gerçekleştirilen video konferansta Kurum hedeflerimiz ve 100 günlük eylem planımıza ilişkin değerlendirmelerde ve görüş alış verişinde bulunuldu dedi.
Yıldız, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan 100 günlük Eylem Planı çerçevesinde İŞKUR olarak hizmetlerimizin artırılması ve özellikle “Mesleki Eğitim ve Beceri Geliştirme İşbirliği Protokolü(MEGİP) “ ve “Dijital Ekonominin İhtiyaçlarını Karşılayacak Nitelikli İşgücünün Yetiştirilmesine Yönelik Eğitimlerin Düzenlenmesi (Geleceğin Meslekleri)” hakkında belirlenen hedeflere ulaşmada, çalışmaların hızlandırması gerektiği vurgulandı.Genel Müdürümüz Uzunkaya, özel politika gerektiren grupların istihdamın artırılması ve aktif işgücü programlarımızla, istihdam teşviklerimizle ve diğer hizmetlerimizle sahada daha aktif olunması gerektiği 100 günlük eylem planı çerçevesinde önümüzdeki haftadan itibaren çalışmalara hız verilmesi gerektiğini ifade etti.
Yıldız İl Müdürlüğü olarak MEGİP kapsamında İl Çalışma Gurubu oluşturduk. TSO Başkanlığı üyelerine ve Organize Sanayi Bölgesinde faaliyet gösteren işverenlerimize Turizm Otelcilik Uygulama Otelinde tanıtım semineri gerçekleştirdik. Ayrıca Geleceğin Mesleklerinin tanıtımı hakkında Bozok Teknopark yetkilileri ile bir araya gelerek bilgilendirme toplantısı gerçekleştirdik dedi.
Yıldız Asıl gayemiz, özel sektörün aradığı nitelikli işgücünü yetiştirmek ve bu insanları işgücü piyasasına kazandırmaktır, hizmetlerimizin kalitesini daha ileriye taşımak için titizlikle çalışmalarımıza devam etmekteyiz, vatandaşlarımızın kurumun hizmetlerden azami ölçüde yararlandırılması için çalışmalarımızı yoğunlaştırdık. Elde edilen başarılarla yetinmeyerek İŞKUR’u en iyi noktaya taşımak gayretindeyiz. Yeni projeler ve çalışmalarla ilimizde iş arayan her kesimin derdine derman olmak için çalışmalarımıza azimle devam edeceğiz dedi. -

Şerefli: ABD, akıl tutulması yaşamaktadır
Eğitim Bir Sen ve Memur Sen Yozgat Şube Başkanı Kenan Şerefli, Son aylarda Türk ekonomisine karşı yapılan manipülatif saldırılar ve ABD başkanının twitter üzerinden yaptığı açıklamalarının aşikârın beyanından başka bir anlam taşımadığını belirterek, ABD’nin akıl tutulması yaşadığını söyledi.
Eğitim Bir Sen Yozgat Şube Başkanı Kenan Şerefli, yaptığı açıklamada; son zamanlarda ülke ekonomisine karşı yapılan operasyonların emperyalizmin Türkiye’ye dönük olarak geliştirdiği “grand stratejinin” daha önce terör örgütleri eliyle gerçekleştirdiği saldırıların, 15 Temmuz işgal girişimi gibi bir taktiksel devamı olduğunu bildiklerini vurguladı.
Şerefli, “Trump’ın twitter üzerinden yaptığı “Türk lirası dolar karşısında hızla düşerken, Türkiye’yle çelik ve alüminyum ticaretinde gümrük vergilerinin iki katına çıkarılmasını az önce onayladım. Bundan böyle vergi alüminyumda yüzde 20, çelikte yüzde 50 olacak. Türkiye’yle ilişkilerimiz şu anda iyi durumda değil” şeklindeki açıklamayla yeni bir evreye girdi. Aslında ABD başkanının bu açıklamaları aşikârın beyanından başka bir anlam taşımamaktadır. Zira biz, son zamanlarda ekonomimize karşı yapılan operasyonların emperyalizmin Türkiye’ye dönük olarak geliştirdiği “grand stratejinin” daha önce terör örgütleri eliyle gerçekleştirdiği saldırıların, 15 Temmuz işgal girişimi gibi bir taktiksel devamı olduğunu biliyoruz.”dedi.
AMERİKA KRİZİN VE ŞİDDETİN
MERKEZİDİR
ABD’nin krizin ve şiddetin merkezi olduğunu kaydeden Şerefli, “Özellikle 2008 finansal kriz ile birlikte büyük bir darboğaza girmiş olan kapitalist emperyalizm ve onun en tepesindeki elitlerin yönettiği ABD’nin özellikle 1945’ten sonra geliştirdiği taktik stratejiler bir bir iflas etmektedir. Tam da bu sebepten dolayı büyük bir “akıl tutulması” yaşamaktadır. Dolayısıyla Amerika, krizin ve şiddetin merkezidir; ülkemizin de içinde bulunduğu otuz ülkeye karşı neresinden bakarsanız bakın küresel çapta bir yıkımın kapısını aralayacak olan “ticaret savaşları” stratejisi başka nasıl açıklanabilir. Bazı kesimlerin görmezden geldiği böyle bir gerçek ortadayken, özellikle evanjelikler ve neoconların “rahip Brunson’u teslim etmezseniz.” ile başlayan tehditlerinin krizin merkezi Amerika’nın hezeyanları olduğunu da bilmemiz gerekiyor.”diye konuştu.
MESELE, RAHİP BRUNSON DEĞİLDİR, BATMAKTA OLAN BİR STRATEJİDİR
Meselenin, rahip Brunson olmadığını, batmakta olan bir strateji olduğunu vurgulayan Şerefli, “Ülkemizde bazı kesimlerin yaşadığımız süreci hâlâ Brunson üzerinden okumaya çalışmaları ve hatta hukuku hiçe sayarcasına “ver Brunson’u, krizden kurtul” kolaycılığı, 15 Temmuz’da büyük bir yenilgiye uğrattığımız emperyal güçlerin yeniden mevzi kazanmasından başka bir şeye hizmet etmeyecektir. Aslında mesele açık seçik bir şekilde karşımızda durmaktadır. Küresel emperyalizmin öncüsü ABD, kendi içindeki krizi gizlemek için dünya devletlerine savaş açmış durumdadır. Öte yandan, geçen yüzyıl ortasında Amerikan hegemonyasını sağlamak için sahaya sürülen bütün kavramlar ve bu kavramların kurumsal yapılarının güvenirliliği kalmamıştır. Buna karşılık dünyanın birçok yerinde yeni arayışlar, bağımsız politikalar geliştirilmektedir. Yani küresel emperyalist ABD’nin gerek ekonomik anlamda gerekse siyasi anlamda kendi içinde yaşadığı krizler, hegemonik bir boşluk oluştururken; her devlet yeni ittifaklar, yeni paktlar oluşturmak için çabalamaktadır. Bu durum yeni bir dünyanın habercisidir ve bu dünyanın kurulması noktasında gerek tarihî derinliği ile gerekse tarihî derinliğine koşut olarak geniş bir coğrafyaya hitap eden Türkiye’ye büyük imkânlar sunmaktadır. Nitekim son yıllarda atılan adımlar umutlarımızı artırırken, emperyalizmin histeriye varacak derecede agresifleşmesine neden olmaktadır. Bugün yaşadıklarımızın bir veçhesi/yüzü de budur.Bu hakikati göremeyenlerin, geçen yüzyıl askeri ve siyasi darbelerle ülkemize yerleşen vesayetin dilinden kurtulamayanların, Amerikan hegemonyasının/emperyalizminin temel aygıtlarından biri olan ve “küresel rezerv para” olarak deklare edilen doları tek hakikat olarak görmeleri de kaçınılmazdır. Onun içindir ki, vesayet döneminde oluşan ezberle konuşanların milletimizin hilafına kurdukları cümleler bizim için felaket tellallığı mesabesindedir.”şeklinde konuştu.
GÜÇLÜ VE BÜYÜK TÜRKİYE İDEALLARİNİN YOLU TOPLUMSAL DAYANIŞMAYI KORUMAK, DEVLET VE MİLLET BİRLİKTELİĞİNİ GÜÇLENDİRMEKLE OLUR
Güçlü ve büyük Türkiye ideallarinin yolunun toplumsal dayanışmayı korumak, devlet ve millet birlikteliğini güçlendirmekle olabileceğini vurgulayan Şerefli, “Bütün bunlardan hareketle, emperyalizmin yaşadığı krizin oluşturacağı muhtemel yıkıntılardan kurtulmanın ve son yıllarda bütün olumsuzluklara, bütün saldırılara rağmen adım adım hayata geçirdiğimiz güçlü ve büyük Türkiye idealinin tam anlamıyla tecellisinin sağlanmasının tek yolu, toplumsal dayanışmamızı koruyarak devlet ve millet birlikteliğini güçlendirmektir.Eğitim-Bir-Sen olarak, küresel baronların ve onların ekonomik tetikçileri olarak gördüğümüz bazı uluslararası kuruluşların manipülatif saldırılarına karşı hükumetimizin oluşturduğu direniş hattına şimdiye kadar olduğu gibi bütün gücümüzle katkı verdiğimizi ilan ediyoruz.Yaşasın bağımsızlık, yaşasın millî ekonomi, var olsun güçlü ve büyük Türkiye.”ifadelerini kullandı. -

Ülkü Ocaklarından Vali Yurtnaç ve Albay Yeşilyurt’a ziyaret
Yozgat Ülkü Ocakları İl Başkanı Turan Karakuş, beraberinde yönetim kurulu üyeleri ile birlikte Vali Kemal Yurtnaç’ı makamında ziyaret etti.
Ziyaretlerinden dolayı Ülkü Ocakları İl Başkanı Turan Karakuş ve yönetimine teşekkür eden Vali Yurtnaç, Ocak Başkanı Karakuş’a yemi görevinde başarılar diledi.
Vali Yurtnaç, ziyaretinin ardından Yozgat İl Jandarma Komutanı Albay Bilgehan Yeşilyurt’u makamında ziyaret eden Ülkü Ocakları İl Başkanı Turan Karakuş, Albay Yeşilyurt’a ocağın çalışmalarından bahsetti.
Albay Yeşilyurt’ta ziyaretlerinden dolayı Ülkü Ocakları İl Başkanı Karakuş’a teşekkür ederek çalışmalarında başarılar diledi. -

Hakkı Acun vefaat etti
Gazi Üniversitesi eski Rektör Yardımcısı Yozgatlı Akademisyenlerden Prof. Dr. Hakkı Acun Yozgat’taki evinde hayatını kaybetti.
Prof Dr. Hakkı Acun’un vefaatıyla ilgili herhangi bir açıklama yapılmazken, kalp krizi sonrasında hayatını kaybetmiş olabileceği üzerinde duruluyor. Dün evinde vefaat ettiği öğrenilen Prof. Dr. Acun’un bugün toprağa verilmesi bekleniyor.
Bizde Yeniufuk Gazetesi olarak Prof. Dr. Hakkı Acun’a Allah’tan rahmet, kederli ailesi ve yakınlarına başsağlığı dileriz.
HAKKI ACUN
KİMDİR?
1950 de Yozgat’ta doğdu. İlkokulu Iğdır’da, ortaokulu Akşehir’de, liseyi Çorum’da bitirdi. 1975-1976 Döneminde, Hacettepe Üniversitesi, Sosyal ve İdari Bilimler Fakültesi, Sanat Tarihi Bölümü’nden mezun oldu. Aynı bölümde 1977 de Yüksek Lisans’ını, 1983 de “Doktor”sını ve 1980 de de askerliğini (Çankırı Astsubay okulunda öğretim elemanı olarak) tamamladı.
1976-1983 Tarihleri arasında Hacettepe Üniversitesi, Sanat Tarihi Bölümünde Asistan olarak, 1984-1989 tarihleri arasında Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Tarih Bölümünde Başkan olarak çalıştı. 30 yakın ülkede mesleki bilgi ve görgümü artırmak için araştırma ve incelemelerde bulunup uluslararası kongrelere katıldı. 1991 de Doçent, 1997 de Profesör oldu. Hacettepe, Cumhuriyet, Gazi üniversitelerinde öğretim üyeliğinin 42. senesini bölüm başkanlığı, dekan yardımcılığı, dekanlık ve rektör yardımcılığı gibi üniversitenin her kademesinde uzun yıllar idarecilik yaptı.
Öğretim üyeliği devamı sürecinde birçok ilmi komisyonlarda üyelik ve başkanlık yaptı. Ayrıca kamu ve değişik kuruluşlardan 100’ün üzerinde teşekkür belgesi ve plaket aldı.
20 seneden fazla Kültür ve Turizm Bakanlığının açmış olduğu Profesyonel Turist Rehberliği Kurslarında öğretim elemanı olarak ders vererek 2000’in üzerinde rehber öğrencisi oldu ve bu konuda da, Türkiye Rehberlerine yaptığım katkıdan dolayı, Ankara Rehberler Birliği’nden 24 Şubat 2006 da bir ödül aldı.
TRT yayınlanan 7 belgesel dizinin danışmanlığını veya metin yazarlığını yaptı.
1995 de Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu asıl üyeliğine seçildim ve 6 sene bu görevi yürüttü.
İkisi yurt dışında olmak üzere 4 tane uluslararası ödül aldı. Ayrıca 2015 Yılı Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Kültür ve Sanat Büyük Ödülüne layık görüldü.
Yurt içinde 10’a yakın kazıda kazı başkanı ve üyesi olarak çalıştı. Yurt dışında ise : Hakkı Acun Başkanlığında Moğolistan’daki Türk Anıtları Projesi 2000 yılı kazı çalışmaları; Kazakistan-Yesi, Hoca Ahmet Yesevi Türbesi Restorasyon Kontrol Raporu (Ankara 2000); Kosova-Prizren Fatih Sultan Mehmet Namazgâhı (Kırık Cami) Kazı ve Restorasyon Çalışmaları ile Şehit Başçavuş Hüseyin Kutlu Parkı, (Ankara 2002) ; Kosova- Prizren Osmanlı Mezarlığı ve Üç Türbenin Düzenlenmesi çalışmaları (Prizren 2004) ve Kosova, Priştine, Sultan I. Murat (Hüdavendigâr) Türbesi ve Külliyesi Projesi Üyeliği (2005-2007) ; Makedonya-Üsküp Mustafa Paşa Camii Restorasyonu, Proje Danışmanlığı (2007-2011) ile Afganistan-Belh Şehrindeki Mevlana’nın babası Sultan’ül Ulema Bahaeddin Velet Medresesi ve dedesi Hüseyin Hatabi’nin türbesinin kazı çalışmalarını (2013-2014) yürüttü.
Bugüne kadar 9 kitap, 4 ortak kitap ve 100 e yakın makale yazdım. 20 yakın proje yürüttü. Dergi ve kitap editörlüğünde bulundu.
Kültür ve Turizm Bakanlığı, Antalya Bölgesi Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu Üyeliği (2003 -2006) ile Unesco’nun Kültürel Miras İhtisas Komitesi’nin üyeliğini (2006-2010); Uluslararası Türk Sanatları Ulusal Komite Üyeliğini (2005- ); Cumhurbaşkanlığı Köşkü Atatürk Müzesi Bilim Kurulu Üyeliği ve Danışmanlığını (2009- 2014) yaptı.
500 yakın lisans, 40 yakın Yüksek Lisans ve 20 yakın Doktora yaptırdı.
TBMM Milli Saraylar Bilim ve Değerlendirme Kurulu (2010- ) ve Ankara Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Başkan Yardımcılığı (2006 – ) görevini yürüttü.
Nisan 2015, Gazi Üniversitesi Rektör Yardımcılığı görevinden emekli oldu. Hakkı Acun Evli ve üç çocuk sahibi.