Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) sonrası 300 öğrencilik kontenjan açıklayan Üniversitemiz Beden Eğitimi Spor Yüksekokulu’na (BESYO) başvuru sayısı 2 bin 500’ü geçti.
YKS sonuçlarının açıklanmasından sonra öğrenciler gitmek istedikleri üniversitelerin tercihlerini yapmaya başlarken, bazı öğrencilerde özel yetenek ile öğrenci alan okullara girmek için çaba sarf ediyor.
İstanbul, Amasya, Şırnak, Diyarbakır, Hatay, Ankara gibi birçok ilden Yozgat’a gelen öğrenciler, beden eğitimi öğretmeni ve antrenör olmak için Bozok Üniversitesi BESYO’ya başvuru yaptı.
Beden eğitimi öğretmeni, antrenör ve spor yöneticisi bölümlerine 300 öğrenci alacak okula yaklaşık 2 bin 750 kişinin müracaat etmesi bekleniyor. Bozok Üniversitesi BESYO Müdür Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Bekir Barış Cihan, müracaatların yarın sona ereceğini, bugün itibariyle başvuru yapan öğrenci sayısının 2 bini geçtiğini söyledi.
Yarın mesai bitimine kadar başvuruların alınacağını ve 2 bin 500 ile 2 bin 750 arasında öğrenci beklediklerini ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Cihan, şöyle konuştu:
“2-9 Ağustos arasında ön başvuruyu alıyoruz. Beden Eğitimi Spor Yüksekokulu, beden eğitimi öğretmenliği, antrenörlük ve yöneticilik bölümlerine öğrenci alıyoruz. Okulumuza yoğun bir talep var. 3 yıldır beden eğitimi bölümü olarak öğrenci alıyoruz. Bu nokta da kendi adımıza rekor kırmış olacağız.” Dr. Öğr. Üyesi Cihan, bütün öğrencilere başarılar dileyerek, “Cuma günü saat 09.00 itibariyle öğrencileri, koordinasyon parkuru dediğimiz parkurda, spor becerilerini ölçeceğiz. Gücün, kuvvetin, dayanıklılık ve sporculuğun test edileceği bir sınavdan geçecekler. TYT ve buradan aldıkları puanla birlikte en yüksek puanı alan 300 öğrenciyi okulumuza seçeceğiz.” diye konuştu.
Kategori: Gündem
-

BESYO’YA büyük ilgi
-

Yenilikçi yöntemle kadın çalışanların eğitim yoluyla güçlendirilmesi projesi Yozgat’ta başladı
Aydın, Van, Kahramanmaraş, Tekirdağ, Ankara, Trabzon ve Diyarbakır illerinde de gerçekleştirecek olan Yenilikçi Yöntemlerle Kadın Çalışanların Eğitim Yoluyla Güçlendirilmesi projesi Yozgat2ta bir otelde düzenlenen programla başladı. Yozgat’ın pilot bölge olarak seçildiği projede eğitim toplantısı 2 gün boyunca devam edecek. Düzenlenen programa HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, AK Parti Yozgat Milletvekili ve Anayasa Komisyonu Başkanı Bekir Bozdağ, Yozgat Valisi Kemal Yurtnaç, Bozok Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Salih Karacabey ve çok sayıda girişimci kadın katıldı.
HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, yaptığı konuşmada kadınların iş hayatında daha verimli ve mutlu çalışmaları noktasında çözümler üretmek için eğitim programlarını gerçekleştirdiklerini söyleyerek,”Biz üyelerimizin ekonomik, sosyal, kültürel anlamda geliştirilmesi ve güçlendirilmesi anlamında onları çalışma hayatlarında daha etkin daha üretken daha verimli ve aynı zamanda daha mutlu çalışmalarını sürdürmelerini sağlayacak yöntemleri çözümleri bulmamız gerekiyor. Onun için HAK-İŞ olarak öncelikli kadın komitesini ve kadın odaklı faaliyetlerine özel bir alan açmak için kadın komitelerini kurduk” dedi.
Kadınların sendikalarda daha etkin yer alması konusunda çaba sarf ettiklerini belirten Arslan,”Avrupa Birliği kadın iş gücü ortalamaları yaklaşık yüzde 60, OECD ortalamalarında yüzde 50 civarında kadınların iş gücüne katılım oranı. Türkiye de bu oran yüzde 34’lere kadar çıktı. İş gücüne katılım oranındaki artışlar paralel olarak istihdamı da etkilemekte o rakamlarda yüzde 30’lara yaklaştı. Bu tabi ki hala yetersiz. Kadınlar konusunda iş gücüne katılımı, iş hayatına istihdamı artırma konusunda aşmamız gereken engeller yapmamız gereken işler var.
Bu aslında önemli bir potansiyelimizin de heba edilmesi demektir. Toplumun yarısı kadın dolayısıyla iş gücüne katılımda yüzde 50’lerde istihdamda da yüzde 45 olması gerekir burada da ciddi bir eksikliğimiz var” şeklinde konuştu.
Arslan, konuşmalarına şöyle devam etti:
“Çalışma hayatına büyük bir dinamizmle girmiş büyük zorlukları aşarak iş hayatına girmiş kadın arkadaşlarımız var.
Onlar daha sora evlilik kurumu ile tanışıyor ve çocuk sahibi oluyorlar. Bu nedenlerle hem çalışma hayatından kopmadan hem de çocuklarını büyütebilecek bir hayatı kadınlarımıza sunmamız gerekiyor. Bu bizim hepimizin sorumluluğudur. Bunu yapamazsak kadınların işgücüne katılım oranındaki düşük oranlarla devam etmiş zorunda kalacağız”
AK Parti Yozgat Milletvekili ve Anayasa Komisyonu Başkanı Bekir Bozdağ ise,”Türkiye’de kadınlarımızın sorunların çözmek, onları toplum içerisinde daha etkin rol almalarını sağlamak, kadın ve erkek el ele toplumu daha güçlü geleceğe taşımak elbette sadece erkeklerin ve kadınların değil hepimizin ortak görevidir.
Biz bugüne kadar sahip olduklarımızı birlikte elde ettik. Bundan sonra sahip olacaklarımızı da ancak birlikte elde edebiliriz. Beraber koştuğumuzda, beraber terlediğimizde, beraber mücadele ettiğimizde netice alamayacağımız yol, aşamayacağımız engel, ulaşamayacağımız hedef yoktur. Bir yandan kadınlarımızın eğitimi ile meşgul olurken, öte yandan da aynı oranda erkeklerin eğitimi ile de meşgul olmak şarttır.
Çünkü sadece bir pencereden baktığımızda bu yaşanan sorunların tamamını göremeyiz, bütün pencerelerden bakmak, bütün çevreyi görmek, bütün alanları tespit etmek ve onun üzerinde yürümek son derce önemlidir. HAK iş çalışanların haklarını aramak ve onları müdafaada Türkiye’de bana göre en iyi avukatıdır. Bu avukatlığından dolayı da HAK-İŞ’İ tebrik ediyorum. Çünkü kadınlarımızın çalışma hayatında güçlü bir şekilde yer almaları konusunda ne kadar problemler varsa HAK-İŞ’in bu problemleri anlatma, fark ettirme, çözümünü kabul ettirme konusunda çok büyük alın teri var, çok büyük emeği var” dedi. -

Kurban sevkiyatına sıkı denetim
Yozgat Tarım ve Orman İl Müdürlüğü ekipleri yaklaşan kurban bayramı öncesi Doğu illerinden Batı illerine yapılan hayvan sevkiyatlarında kamyon ve tırları durdurarak, sevkiyat ile ilgili evrakları denetliyorlar.
Yozgat Tarım ve Orman İl Müdürlüğü ekipleri, Yozgat E-88 Karayolu Yozgat girişi Muslubelen mevkinde jandarma ile birlikte yapılan denetimlerde, kurbanlık hayvan taşıyan kamyonları durdurularak kurbanlık hayvanların sayılarını, veteriner sağlık belgelerini, pasaportlarını ve kulak küpelerini kontrol ediyor.
Yozgat Tarım ve Orman Müdürlüğü Hayvan Sağlığı Yetiştiriciliği ve Su Ürünleri Şube Müdürü İlker İpek, yaptığı açıklamada hayvanların sevkiyat esnasında sağlıkları açısından güvenli bir şekilde yolculuk etmeleri, sevk edilecek hayvanların il içerisinde ise büyükbaş hayvanlarda pasaport, küçükbaş hayvanlarda nakil belgesi eşliğinde sevklerine izin verdiklerini anlattı.
İl dışındaki herhangi bir pazara kurbanlık sevki yapılacaksa hayvanlarda il, ilçe müdürlüklerince verilmiş olan sağlık raporlarının kontrol edildiğini aktaran İpek,”Sevk aracında veteriner sağlık raporunun olması demek, bu hayvanlar yıl içerisinde İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri tarafından aşıları yapılmış belli bir kontrol dahilinde kurban bayramına hazırlanmış ve sevkiyatları da uygun bulunmuş hayvanlardır.
Denetimlerimiz esnasında da belgesiz her hangi bir nakil yakaladığımız zaman idari işlem yapıyoruz. Büyükbaşlarda hayvan başına 548 lira küçükbaşlarda 85 lira, nakliye araç sahiplerine de bin 834 lira idari para cezası uyguluyoruz” dedi.
Sivas’ın Zara ilçesinde yetiştirdiği 12 büyükbaş kurbanlığı İstanbul’a götüren Aydın Yeşilyurt ise “Görevliler hayvanların küpelerini, nereden nereye gittiğini kontrol ediyorlar.
Fiyatlar bu yıl iyi Zara’da 3 hayvan sattım, memnunum. Fiyatlar da 10 bin -15 bin lira arasında değişiyor” şeklinde konuştu. -

Çelik: Fırsatlar işbirliğine dönüşecek
Yozgat Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) Yönetim Kurulu Başkanı Sinan Çelik, kalkınma hamlelerinin gerçekleştirilmesi için öncelikle ayrışma ortamının yok edilip ortak hareket edilmesinin önemine vurgu yaparak, bu düşünceden hareketle Ticaret ve Sanayi Odalarına istişare ziyaretleri planladıklarını söyledi.
TSO Başkanı Sinan Çelik ve Yönetim Kurulu Üyesi Ömer Faruk Tokat, Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası’na ziyarette bulundu.
Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı A. Akgün Altuğ, Meclis Başkanı Talip Kuriş ve Yönetim Kurulu Üyeleri ile bir aya gelerek karşılıklı istişarelerde bulunarak Odalarda üretilen hizmetler, ileriye dönük hedefler ve iki bölge Odası arasında işbirliği fırsatları değerlendirdi. Toplantıda; sektörel işbirliği çalışmaları yapılmasının önemine de değinildi.
TSO Başkanı Sinan Çelik, “Odaların birbirleriyle iletişimin daha kuvvetli hale gelmesi iller arası ticaretinde güçlenmesine vesile olacağı kanaatindeyiz. Ortak amacımız ticaret erbaplarımıza layıkıyla hizmet edebilmek. Bu gibi ziyaretlerin iller arası ticaretin gelişmesine vesile olacağı gibi Odalar arası da hizmet kalitesinin artmasına katkı sağlayacaktır” dedi.
Ticaret ve Sanayi odaları arasında iletişim ve işbirliğini güçlendirmek için çalışmalar yapacaklarına belirten çeken Çelik, aynı zamanda yatırım ve istihdam hamlesi içerisine giren Yozgat’ın avantajlarını paylaşacaklarını kaydetti.
Türkiye ve dünyanın bugün geldiği nokta itibariyle tek çıkar yolun ülkeye her zamankinden daha çok sahip çıkmak olduğunu vurgulayan Çelik, Türkiye’de sanayileşen kentler olduğunu, tarım, üretim ve ihracat çıktıları ile bölgelerine ve ülkeye ciddi oranda katkı sunduklarını, doğal güzellikleri ve kültürel miraslarıyla turizm açısından da cazibe merkezi haline geldiklerini, sahip oldukları avantaj ve ortak yönleriyle önemli bir paydaşlık ve işbirliği kültürünün kapılarını aralamayı hedeflerini ifade etti.
YOZGAT VE SAKARYA TSO İLE ORTAK PROJELER HAZIRLAMAYI AMAÇLIYORUZ
Yozgat ve Sakarya TSO ile ortak projeler hazırlamayı amaçladıklarını vurgulayan Çelik, Sakarya’nın gelişmesini sürdüren önemli bir sanayi kenti olduğuna dikkat çekerek, Yozgat ile Sakarya birliktelik kurarak, karşılıklı projeler hazırlamayı amaçladıklarını belirtti.
Sakarya TSO Başkanı A. Akgün Altuğ’da ziyaretlerinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, Yozgat TSO Başkanı Çelik ve Ömer Faruk Tokat’a teşekkür etti.
En kısa sürede iadeyi ziyarette bulunacaklarını belirten Altuğ, ülke olarak ekonomik gücü sürekli ve istikrarlı hale getirebilmek adına üretmek ve dünyaya pazarlamak gerektiğinin altını çizdi. Altuğ “Ülke olarak ihracatta iyi bir noktaya gelmek için hem devlet politikaları ve destekleri ile hem de iş dünyasının üstün gayretleri ile hep birlikte çalışıyoruz. İhracatın ülkemiz adına daha kazançlı ve anlamlı hale gelebilmesi için ihracat mallarımızın, ürettiğimiz ürünlerin, ana kalemlerinin, ana maddelerini de biz üretmeliyiz. Küresel ekonomik güçlerin, ticaret savaşına girdiğini iş dünyası olarak gözlemliyoruz. Söz konusu ticaret savaşından başarı ile çıkabilmek, yara almamak adına, ekonomide stratejilerimizi geliştirmeli, çokça üretmeli ve ürettiğimizi de olmazsa olmaz bir şekilde satmalıyız. İş dünyamız böyle dönemlerde daha hissedilebilir bir güç sergilemelidir.” diye konuştu. -

Kayseri Şeker, tarla gününde üniversite sanayici ve çiftçileri buluşturdu
Kayseri Şeker tarafından Şeker pancarı tarımını geliştirmek ve sahip çıkmak için;yenilikçi gübre, ilaç, tohum ve akıllı damla sulama sistem uygulamalarının sergilendiği “Tarla Günü” etkinliğinde üniversite, sanayici ve çiftçileri bir araya geldi.
8- 9 Ağustos 2018 günlerinde Kayseri Şeker Fabrikası Deneme ve Demonstrasyon alanında düzenlenen organizasyona katılan firmalar uygulama alanlarında çiftçileri ürünler ve uygulamalar hakkında bilgilendirildi.
Kayseri Şeker ikinci tarla gününe Erciyes Üniversitesi Seyrani Ziraat Fakültesi Dekanı Prof.Dr. Mehmet Arslan, Dekan yardımcıları Prof. Dr. Doğan Işık ve Dr. Öğr. Üyesi İsmail Ülger, Ziraat Mühendisleri odası Başkanı Ali Koç, Tarım Orman Müdürlüğü temsilcileri, Kayseri Pancar Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Akay ve Yönetim Kurulu üyeleri ile Şeker Fabrikası Yönetim Kurulu üyeleri, Kayseri Şeker Fabrikası Genel Müdürü Osman Canıtez, Kayseri Pancar Kooperatif Müdürü Uğur Metiner, Bölge Müdürleri, Şeker-İş Sendikası Kayseri Şube Başkanı İbrahim Dayı ve Bölgelerden gelen çiftçiler katıldı.
Kayseri Şeker’e ait 55 parselde 35 pancar çeşidi, 20 çeşit gübre ve ilaç denemesi ile 20 çeşit deneme tarlasında gerçekleştirilen damla sulama sistemlerinin de sergilendiği tarla gününe; RivulisEurodrip, KWS, Endotar, Alfa, Bayer, Sector, YSL Tarım, Perduga, Hexaferm, Cifagro, Akras, Beta, TimacAgro, Basf olmak üzere 14 firma katıldı.
Erciyes Üniversitesi Seyrani Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Arslan, programda yaptığı konuşmada, “Üniversite olarak Kayseri Şeker Fabrikası ile birlikte Şeker pancarı tarımında birim alanda verimliliği ve şeker oranını artırmak için ortak projeler yürütmekteyiz. İnşallah kısa sürede Kayseri Şekler olarak Türkiye’nin ilk pancar tohumlarını geliştireceğiz.” dedi.
Kayseri pancar Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Akay da, Kayseri Şeker çiftçisinin Genel Kurula ve tarla günleri etkinliğine gösterdiği ilgiden, işine sahiplenmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
Başkan Akay, “Çiftçilerimizin işlerini geliştirmek adına bu tür etkinliklere katıldığı için teşekkür ediyorum. Geçen sene başlamış olan tarla günleri çerçevesinde İkinci uygulamamızı gerçekleştiriyoruz. Tarla günü uygulamaları Trakya’da Ege’de daha yaygın şekilde yapılıyor. Ama artık yavaş yavaş orta Anadolu’da uygulanmaya başladı. Uygulamaların önemi kendisini göstermeye başladı. Üniversite ve sektörde hizmet veren firmalarla beraber bu işin yapılıyor olması elbette önem arz etmektedir. Üniversite, Hizmet veren firmalar, Çiftçiler ve Kayseri şeker hepsinin bir arada olunca bir değerlendirme yapma imkanı bulunuyor. bu değerlendirmenin sonucunda da fayda elde etmek niyetindeyiz. Buradaki uygulamalarımız da bahsetmek gerekirse. Özellikle damlama sulama konusunda Kayseri Şeker’in ve Bünyan, Develi, Yeşilhisar ve mahzemin’de çiftçilerimizin tarlalarında bu uygulama gerçekleşiyor. Bu arazilerde aynı zamanda tohum ve gübre denemeleri yapılıyor. Bu denemeleri yaparken Kayseri Şeker Ziraat teşkilatımızın yanında Ar-Ge merkezimiz ve üniversiteyle de beraber işimizi daha bilimsel bir şekilde yapmaya çalışıyoruz. Bunun için Kayseri Ziraat fakültemizin Değerli hocalarına başta Dekanımız, Dekan yardımcımız olmak üzere hepsine huzurunuzda teşekkürlerimi ifade etmek istiyorum. Onlarda bu işe gerçekten sahipleniyorlar. Üniversiteyle iş aleminin bir araya gelmesi Türkiye’de çok fazla gerçekleşen bir husus değil. Ama şimdi görüyoruz ki üniversitede sadece işveren değil Sanayi kuruluşları ve aynı zamanda çiftçilerde bir araya geliyor bu model bunun en güzel örneklerinden bir tanesidir. “diye konuştu.
KAYSERİ ŞEKER,
ŞEKER PANCARI
TARIMINI
GELİŞTİRMEYİ
HEDEFLİYOR
Kayseri Şeker’in, şeker pancarı tarımını geliştirmeyi hedeflediğini vurgulayan Başkan Akay, “Ar-ge merkezimizde konusunda samimi gayret içerisinde olan yetişmiş personelimiz de bu çalışmalarda önemli roller üstlenmeye başladılar. Bu çalışmaların olumlu sonuçlarını zaman içerisinde göreceğiz. Türkiye’de bu konular şimdiye kadar ihmal edilmiş, üzerinde yeterince çalışma yapılmamış konulardı. Türkiye’de pancarın yetişmesi doksan yılı aştı. Türkiye’de 1926 yılında bir şeker Fabrikası kurulmuş o zamandan beri pancar yetişiyor. Ama ilgili kuruluşlar bu konularda yeterli çalışmalar yapamamışlar, yeterli sonuçlar elde edememişler. Türkiye doksan yıldır pancar yetişmesine rağmen biz hep dışarıdan tohum kullanmak durumunda kalmışız. Aslında Türk Şeker’in bir kuruluşu tohumda bir takım çalışmalar yapmış ama çiftçi tarafından kabul görmemiş. Keşke o zamanlar çiftçimizin iyi verim elde edebileceği tohumu elde edebilseydik de başkalarının ürettiği tohumları almak durumunda kalmasaydık. Şimdi biz Kayseri şeker olarak. Birtakım uygulamaları iddialı bir şekilde yapıyoruz yapmaya da devam edeceğiz. İşimizi Avrupa’yla yarışacak noktaya getirmek istiyoruz. Ancak bu çalışmalar yerli ve Milli çalışmalarımızın sonuçlanması ile olabilir. Artık bu konularda kendimizi geliştirmemiz gerekiyor. Biz Kayseri, Şeker olarak Ar-Ge Merkezimizi bu anlayışla kurmuş bulunmaktayız. Ar-Ge Merkezimizde pancar tohumu geliştirme konusunda da çalışmalarımızı sürdürmekteyiz. Tabii kısa sürede olmuyor birkaç sene de bundan sonuç elde edilmiyor bunların bilimsel olarak teknik olarak çok üzerinde dikkatli çalışılması gerekiyor. Ama bir başlangıçtır.Biz bu başlangıcı ciddiyetle inanarak ve samimiyetle yaptık. Arkadaşlarımıza bu manada her türlü imkanı sunuyoruz.Yapılan çalışmalar sonucunda İnşallah başarılı sonuçlar elde edeceğiz. Biz inanıyoruz ki Kayseri’de çiftçimizin verim sağlayacağı gönül huzuru içerisinde kullanacağı tohumlar da yetiştirerek önemli bir adım atmış olacağız.”ifadelerini kullandı. -

Şahin: Sağlığınız için daha az tuz tüketin
Yozgat İl Sağlık Müdürü Dr. Fatih Şahin, Türkiye’de yapılan bilimsel çalışmalarda tuz tüketiminin Dünya Sağlık Örgütünün önerdiği değerin yaklaşık üç katı kadar olduğunu belirterek “Tuzu azaltmak değiştirilebilir bir davranıştır, bu yüzden damak tadınızı daha az tuzlu yemeğe alıştırın, sağlığınızın tadı kaçmasın”dedi.
Aşırı tuz tüketiminin değiştirilebilir bir sağlıksız beslenme uygulaması ve bir çok kronik hastalığın temelinde yer almakta olduğuna dikkat çeken Yozgat İl Sağlık Müdürü Dr. Fatih Şahin “Aşırı tuz tüketiminin önemli bir etken olduğu hipertansiyon, dünyada önlenebilir ölüm nedenleri içerisinde yer almaktadır. Hipertansiyon ülkemizde ölümlerin ve hastalık yükünün en önemli nedeni olan kalp hastalıklarının önde gelen risk faktörüdür. Ayrıca aşırı tuz tüketiminin mide kanseri, osteoporoz ve böbrek hastalıkları ile de yakından ilişkili olduğu belirlenmiştir. Resmi Gazetede yayımlanan “Türkiye Aşırı Tuz Tüketiminin Azaltılması Programı” doğrultusunda “resmi kurumlara bağlı yemekhane, lokanta gibi yerlerde masalardan tuzlukların kaldırılması, dileyenlerin tuz almak için ayrı bir yerde mümkünse 0,5-1 gr lık poşetler halinde bulundurulan tuzu alarak kullanmalarının sağlanması gerekmektedir” denmektedir. Bu nedenlerle halk sağlığının korunması ve hastalıkların oluşumunun önlenmesinde aşırı tuz tüketiminin azaltılması önem arz etmektedir”dedi. -

Milletvekili Sedef, ilçe ziyaretlerini sürdürüyor
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Yozgat Milletvekili Ethem Sedef, ilçe ziyaretlerini Yerköy ve Boğazlıyan ilçesinde parti teşkilatları ve vatandaşlarla bir araya gelerek sürdürdü.
Milletvekili Sedef, Yerköy İlçe ziyaretinde önce vatandaşlarla ve esnaflarla bir araya geldi. Sedef daha sonra partisinin İlçe Başkanlığını ziyaret ederek, İlçe Başkanı ve partililerle istişarelerde bulundu.
Yerköy ziyaretinin ardından Boğazlıyan İlçesini de ziyaret eden Sedef, burada da esnaf ve vatandaşlarla bir araya geldi.
Vatandaşlara destelerinden dolayı bir kez daha teşekkür eden Sedef, “Bundan sonra sık sık bir araya gelerek bu tür ziyaretlerimizi sürdüreceğiz. Partimiz, ben değil biz anlayışıyla halkın istek ve talepleri doğrultusunda çalışmalarımıza devam edeceğiz. Milliyetçi Hareket Partisi Sayın Genel Başkanımız Devlet Bahçeli’nin önderliğinde dün olduğu gibi bugünde çizgisinden asla taviz vermemiştir. Ülke menfaatlerini her zaman parti menfaatlerinin üzerinde görmüş ve bu anlayışla yolumuza devam ediyoruz.Yozgat’ımızın ve ülkemizin gelişmesini istemeyen iç ve dış güçlere karşı partimiz açık ve net bir şekilde tavrını ortaya koymuştur. 15 Temmuz FETÖ Darbe girişiminde ülkemizi bir kaos ortamına sürüklemek isteyen iç ve dış güçler ve onların işbirlikçileri emellerine ulaşamayınca bu seferde ekonomik yönden baskı kurmaya çalışmalarını da elbette 81 Milyon vatandaşımız dün olduğu gibi yine boşa çıkaracaktır.”diye konuştu.
Ziyaretlerinden dolayı Milletvekili Sedef’e teşekkür eden vatandaşlar, kendisini ilçelerinde sık sık görmekten duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
Milletvekili Sedef’e ilçe ziyaretlerinde MHP Yozgat İl Başkanı Ferhat Açıkgöz, Merkez İlçe Başkanı Tekin Irgatoğlu ve partililerde eşlik etti. -

Uzmanlardan ‘şaşılık’ uyarısı
Uzmanlar, şaşılığa karşı çocukların yılda bir sefer göz doktoruna gösterilmesi gerektiğini söyledi.
Şaşılıkla ilgili açıklamada bulunan Uzmanlar, şaşılıkta göz paralelliğinin kaybedildiğini ve gözün içeriye, dışarıya, yukarıya, aşağıya şeklinde birçok yönde kayma gösterebildiğini ifade ederek, çocuklarda tedavisi mümkün olan bir durum olduğunu söyledi. Şaşılığın tedavisinde; göz kapama, gözlük ve ameliyat tedavilerinin olduğunu dile getiren Uzmanlar, “Hiçbir göz problemi olmasa bile rutin olarak çocuklarımızı yılda bir sefer göz doktoruna göstermemiz gerekiyor. Çünkü bazı gizli şaşı türlerinde fayda sağlayabilmektedir” dedi.
Şaşılığın en korkulan sıkıntılarından birisinin göz tembelliği oluşumu olduğunu vurgulayan Uzmanlar, “Göz tembelliği, 10 yaşına kadar başarıyla tedavi edilebilen bir çocukluk çağı hastalığıdır. Burada bantla göz kapaması yapılarak, her iki gözün yükünü bir göze bindirilmesi ile az çalışan gözün sinirlerinin daha çok çalışması hedeflenmektedir. Şaşılıkta, gözlük harici genel anestezi veya lokal anestezi altında göz kaslarına müdahale ederek tedavisini yapabilmekteyiz. Bu konuyla ilgili 7 tane uzman hekim ile hem genel anestezi, hem de lokal anestezi altında müdahalelerimizi yapabilmekteyiz. Uzmanlar olarak vatandaşlarımızın şaşılığa karşı dikkatli olmalarını ve çocuklarını belirli periyotlarla göz doktoruna götürmelerini tavsiye ediyoruz” ifadelerine yer verdi. -

Yaşlılar için gündüz bakım merkezi
Çayıralan ilçesinde yaşlıların gündüz güzel vakit geçirebilmeleri için yaşlı gündüz bakım merkezi yapılıyor.
İlçe merkezine yapımı devam eden merkezin inşaatında incelemelerde bulunan Vali Kemal Yurtnaç, bu merkezin yaşlılara ve engellilere özel bir yuva gibi hizmet vereceğini söyledi.
Bu projeyi önemsediklerini belirten Vali Yurtnaç, “Biz elbette yaşlılarımızın huzurevlerinde değil, çocuklarının yanlarında kalmaları ve yaşlılık sürecini onların yanında geçirmeleri taraftarıyız. Dinimiz, örf, adet ve geleneklerimiz de bunu gerektiriyor. Fakat nasıl ki çalışan anne baba çocuğunu gündüz kreşe bırakıp akşam mesaiden sonra alıyorsa, evinde yaşlısı bulunan ve çalışan ailelerde yaşlısını gündüz burayı bırakıp akşam mesaiden sonra tekrar alıp evine götürecek” dedi.
Projenin en kısa zamanda tamamlanarak hizmete sunulacağını kaydeden Vali Yurtnaç, “Burası ORAN Kalkınma Ajansı, ilçe kaymakamlığı ve belediye başkanlığı ile ortaklaşa yaptırılan bir proje. Bu proje tamamlandığında yaşlılarımızın hayat kalitesini artırmış olacağız” diye konuştu. -

Başkan Akay: Şeker sektörünü Kayseri Şeker ayakta tutacak
Kayseri Pancar Kooperatifi 65’inci Mali Genel Kurulu’nda konuşan Kayseri Pancar Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Akay, şeker sektörünü ayakta tutacak kuruluşun Kayseri Şeker olduğunu söyledi.
Kadir Has Kongre Merkezinde 8 bin 41 çiftçinin katılımıyla yapılan Kurul sonrasında Hüseyin Akay başkanlığında Avni Hokkaömeroğlu, Harun Halıcı, Hurşit Dede, Halis Lektemur’dan oluşan yönetim ve Avukat Kaan Savruk, Mehmet Güntay, Menderes Baran’dan oluşan denetim kurulunun 2017 yılı faaliyetleri ibra edildi.
Genel Kurul salonunda Tarım ve Ormancılık Bakanlığı ile Pankobirlik temsilcileri, Kayseri Şeker Fabrikası Yönetim Kurulu Başkanı Turhan Özer, Başkan Vekili Atilla Yalçın Yönetim Kurulu Üyeleri; Abdulkadir Güneş, İsmail Avşar Mustafa Demir, Nizamettin Çatak, Abdullah Borazan, Kayseri Şeker Fabrikası Genel Müdürü Osman Canıtez, Kayseri Pancar Kooperatifi Müdürü Uğur Metiner, Kayseri Şeker’e bağlı iştiraklerin Yöneticileri, Şeker -İş Sendikası Kayseri Şube Başkanı İbrahim Dayı ve diğer yetkililer de hazır bulundu.
Genel Kurul’da söz alan Akay; “Şeker Fabrikalarının ihale sürecinde de görüldü ki, bu sektörün en güçlü kuruluşu Kayseri Şeker’dir.Türkiye’de Pancar Çiftçisini de, Şeker Sektörünü de ayakta tutacak olan kuruluş Kayseri Şeker’dir. Biz birlik, bütünlük içerinde oldukça, Büyük Kayseri Şeker ailesi olma anlayışına sadık kaldıkça, Kayseri Şeker’e, yöneticilerine, çalışanlarına ve çiftçilerine bu sektörde çok önemli roller düşecektir” dedi.
Başkan Akay sözlerini şöyle sürdürdü;
“7 buçuk senedir çok hızlı hareket ettik, çok koşturduk, çok gayret gösterdik, çok başarılar sağladık. Hep birlikte büyük bir başarı elde ettik. Bir kısmının imrendiği, bir kısmının kıskandığı, bir kısmının hayal bile edemediği büyük bir başarı sağladık hep birlikte. Kayseri Şeker’in kapısına kilit astırmamayı başardık. Türkiye’de pancar çiftçisinin alın terine, emeğine en yüksek fiyatı vermeyi ve peşin ödemeyi başardık. Aynı zamanda Kayseri Şekeri sürekli yüksek kar eden bir şirket yapmayı başardık. Kayseri’de sürekli vergi rekortmeni olmayı başardık. İstihdam da Kayseri’nin en büyüğü olmayı başardık. Türkiye’nin en büyük 100 şirketinden biri olmayı, sürdürmeyi başardık. Türkiye’nin en itibarlı şirketlerinden biri olmayı başardık. Türkiye’de kurulan ilk dört şeker fabrikasından biri olan Turhal Şeker’i çiftçimize, camiamıza kazandırmayı başardık. Şeker sektöründe lider konuma gelmeyi başardık.
Kayseri’den Yozgat’a, Sivas’tan Tokat’a, Orta Anadolu’yu yatırımlarımızla donatmayı başardık.
Bunlar la birlikte; Kayseri Şeker Fabrikası baştan ayağa yenilendi, yeni idare binası yapıldı, yeni kireç kulesi yapıldı.Boğazlıyan Şeker’e küspe kurutma ünitesi yapıldı. Boğazlıyan, Şarkışla ve Develi’ye Lisanslı Depolar yapıldı.Şarkışla’ya Bölge Müdürlüğü, Tarım Market ve Depo, Yenipazar’a Bölge Müdürlüğü, Tarım Market ve Depo,Kayseri Merkez’e Tarım Market yapıldı.Pınarbaşı’na besi çiftliği yapıldı.Bünyan Ağcalı’da kireç ocağı alımı yapıldı. Süksün, Devecipınar, Yenifakılı’ya Güneş Panelleri yapıldı.
Kayseri Organize Sanayi Bölgesine Pankent’in fabrikası kuruldu ve taşınması sağlandı.Mimarsinan Organize Sanayi Bölgesine Panpa için paketleme tesisi kuruldu ve bu tesisin 3 kat büyümesi için hemen bitişiğinde 20 dönümlük arazi alımı gerçekleştirildi. Proje çalışması yapılıyor.Yeşilhisar’da depo inşaatı başladı, devam ediyor.Gemerek’te besi çiftliği başladı, devam ediyor.Çandır’da bölge binası, Tarım Market ve Depo yatırımı başladı, devam ediyor.Boğazlıyan Şeker’de bir tonluk torbalarda şeker istiflemek için 37 bin tonluk silo inşaatı başladı, devam ediyor.Boğazlıyan Şeker’de, arıtma tesisi büyütme yatırımı devam ediyor.Bu yatırımların hepsi 2 ay içerisinde yani ekim ayında tamamlanacak.Bazı ilçelerimizde yatırım yapılması için arazi temini çalışmaları devam ediyor.
Bunların yanında; Mausla pancar yükleme işi her geçen yıl gelişerek devam ediyor. Böylece siz değerli çiftçilerimizin hem işi kolaylaşıyor, hem masrafları azalıyor, hem de tarlalarındaki verimli toprakları taşınmamış oluyor.Geçen sene başlattığımız, randevulu taşıma sisteminde büyük bir başarı sağlandı ve memnuniyet oluştu. Bu sene daha başarılı bir şekilde uygulanacak.
Siz değerli çiftçilerimizin diğer ürünlerinin alımı ve değerlendirilmesi konusunda önemli bir adım atıldı ve ay çekirdeği, kabak çekirdeği, nohut, mercimek, fasulye, danelik mısır, slajlık mısır gibi ürünlerin alımı yapılarak, bu ürünlerden de iyi bir gelir sağlanabilir hale getirildi ve önemli bir memnuniyet oluştu.
Sözleşmeli olarak ekimini yaptırdığımız mercimek ve nohut için piyasayı demiyorum ama TMO’dan ortalama % 8 fazla fiyat uygulayarak çiftçimizin yüzünü bu yılda güldürdük.Mercimek için TMO Ton’da 3.000 TL uygularken biz 3 bin 250 TL, nohut için TMO 3 bin 250 TL uygularken biz 3 bin 500 TL fiyat belirledik.
Artık sizlerin ihtiyaçlarının karşılanması otomatiğe bağlandı. Pancar ekimi yapılırken hangi tarihte, hangi ödemenin yapılacağı ve ne kadar ödeneceğini ilan ediyoruz. Tarihi gelince de bu ihtiyaçlar karşılanıyor. Gübre, mazot, ilaç, tohum gibi ihtiyaçlar zamanında ve yeterince temin ediliyor. Üniversitede okuyan çocuklarımıza karşılıksız burs veriliyor. Bursiyer sayısı bin 200’e çıktı.Bilin ki bu uygulamalar Türkiye’de bizim çiftçilerimizin hizmetine ayrıcalıklı olarak sunuluyor. Biz sulama avanslarını Turhalıda dâhil ederek ödeyeli çok oldu. Bizim dışımızda daha hiç kimsenin parmağı oynamış değil.
Pancar fiyatlarımız (A) ve (C)’de Türkiye’de herkesten fazla olarak uygulanıyor. Hele bizim (C) pancarına uyguladığımız fiyat, diğerlerinin neredeyse (A) pancarı fiyatına tekabül edecek seviyede. Bu çerçevede sözümüzün arkasında olmaya devam ediyoruz. (A) pancarı fiyatımız bu yıl da yine Türk Şeker’den ton başına 10 lira fazla olarak uygulanacak. Pancar teslimatı 15 Aralık’a kadar bitmesi halinde son ödemesi Aralık ayının son haftasında yapılmış olacaktır.Allah’a hamd ediyorum.Bütün bunları başarma gücü verdiği için ve bu başarıları ihsan ettiği için.
Aziz kardeşlerim, bütün bu başarıların taçlanması gerekiyordu.Bu ise fabrikamızı daha fazla büyütmekle olabilirdi. Bunun yolu kotayı artırmaktan geçiyordu ama kapasitemiz yüksek olmasına rağmen kanun gereği bir kilo bile kota verilme imkânı yoktu. Yeni fabrikada kurdurulmuyor.
Büyümek için bir tek yol kalmıştı. Devletin elindeki fabrikalar satılırsa oradan alacağımız fabrika ile büyümek. Bu fırsat geçtiğimiz nisan ayında oluştu. Bizde fırsatı kaçırmadık ve kısmet öyle imiş. Turhal Şeker Fabrikası’nı ihalede satın aldık. Bu alım Kayseri Şeker’in başarılarının altın tacı oldu. Hayırlı, uğurlu olsun. Allah, hayırla baş etmeyi nasip eylesin.
Şeker Fabrikalarının ihale sürecinde de görüldü ki, bu sektörün en güçlü kuruluşu Kayseri Şeker’dir.
Türkiye’de Pancar Çiftçisini de, Şeker Sektörünü de ayakta tutacak olan kuruluş Kayseri Şeker’dir.
Kayseri Şeker’e Allah güç, kuvvet versin.Biz birlik, bütünlük içerinde oldukça, Büyük Kayseri Şeker ailesi olma anlayışına sadık kaldıkça, Kayseri Şeker’e, yöneticilerine, çalışanlarına ve çiftçilerine bu sektörde çok önemli roller düşecektir.Bu şeker sektörü bundan sonra bizim gücümüzle ayakta kalacaktır. Herkesin bu anlayış içerinde olması gerekiyor. Bu bilinçle hareket etmesi gerekiyor.Bu ruh, bu coşku, bu birikim, bu özgüven, bu çalışkanlık, bu cesaret bizde yeterince var.
Turhal Şeker teslim alındıktan sonra; bizim çalışanlarımızın, bizim çocuklarımızın coşkulu çalışması ve gayreti dillere destan olmuştur.Adeta Turhal Şeker Fabrikasının veya Kayseri Şeker Fabrikasının kuruluş yıllarındaki ruh yeniden canlanmıştır.Hep birlikte yeni bir heyecan, bir motivasyon oluşmuştur.
İnanıyorum ki bu heyecan ve motivasyon Turhal’da büyük bir başarıyı ortaya çıkaracak, bu başarı da bize yeni kapılar açacaktır.Ve biliyoruz ki; başarı bir yolculuktur, bir varış noktası değildir. Milli değerlerimiz şeker fabrikalarımıza, eli nasırlı çiftçilerimizin alın terine, emeğine sahip çıkmak için daha çok çalışacağız, daha çok üreteceğiz, daha çok başaracağız.Ve bu inançla diyorum ki, gelecek sene neden bir fabrika daha olmasın? Siz de diyor musunuz? Aziz Çiftçi kardeşlerim
Bugüne kadar sizin alın terinizle elde ettiğiniz helal kazancınıza göz dikenlere karşı, şeker pancarı ve çiftçisi üzerinde oyun oynayanlara karşı onurlu ve dik duruş sergiledik.Biz inanıyoruz ki; çiftçi için yapılan hizmet, çiftçiyle birlikte ve çiftçiden güç alarak yapılır. Birbirimize inanarak, güvenerek, birlik ve bütünlük içerisinde bu yolda yürümeye, koşmaya devam edeceğiz.
Bugün geldiğimiz noktada Kayseri Şeker kurumsal kimliği ile, tarımsal teknolojideki gelişime hızlı adaptasyonu ile yeni yatırımlarımız ve başarılı uygulamalarımız ile şeker sektöründe rol model, örnek bir kuruluş haline gelmiştir.Rol model olma özelliğini Şeker Fabrikalarının özelleştirme sürecinde gösterdiği duruşla açık bir şekilde sergilemiştir. Gösterilen bu milli duruş, tarım sektöründe ve şeker sektöründe Kayseri Şeker’i daha saygın bir konuma getirmiş ve itibarı yükselmiştir.
Biz inanıyoruz ki; Türkiye’nin güçlü olması için her alanda olduğu gibi tarımda ve tarıma dayalı sanayide de yatırıma ihtiyacı vardır. Türk çiftçisi kalkınmadan, yeterli kalkınma olmaz. Çiftçilerimiz köylerinde günümüz ihtiyaçlarını karşılayarak insanca yaşamını sürdürecek seviyeye gelmeden kalkınma gerçekleşmiş olmaz.İşte bizim bunları gerçekleştirmek gibi çok ulvi bir hedefimiz var.Bu hedefe varmanın yolu, modern tarım tekniklerini uygulamaktan, verimi artırmaktan ve kazancını artırmaktan geçiyor.
Tarımda sorun ve sıkıntılar sayılamayacak kadar fazla.Çok sayıda tarımsal kooperatif, üretici birlikleri ve benzeri kuruluşlar var. Ama çok önemli bir kısmı idari ve mali açıdan maalesef yetersiz durumdalar. Bu kuruluşlarla ilgili mevzuat yeniden düzenlenmeli, bunlar fonksiyonel hale getirilmeli, profesyonelce yönetilir hale getirilmeli, idari ve mali açıdan güçlendirilmelidirler.Tarımın ve tarımsal kuruluşların sorunlarının çözümünde Kayseri Şeker’in uygulamaları örnek alınmalıdır.Kayseri Şeker bütün uygulamalarında Türkiye’de örnek bir kuruluş olmuştur. Bu güzel örnek, geliştirilerek uygulanırsa ülkemiz, tarımın ve hayvancılığın her alanında dünyada söz sahibi konumuna gelir inancındayım.Bu çerçevede bütün bilgi ve birikimimizi tarım ve şeker sektörü ile paylaşmaya hazır olduğumuzu da belirtmek isterim.” -

Başvurular 10 Ağustos’da sona erecek
TÜBİTAK’ın desteğiyle Bozok Üniversitesi’nin katkılarıyla yapılacak olan “Doğalab: Doğada Sorgulama Temelli Bilim” projesi başvuruları 10 Ağustos da sona eriyor.
Proje kapsamında 24sekizinci sınıf öğrencisi ve 12 öğretmen adayı Yozgat Milli Parkı’n da 7 gün sürecek kampa alınacak. Projeye farklı üniversitelerden çok sayıda öğretim üyesi, araştırmacı ve eğitmende katılarak destek verecek.
Bozok Üniversitesi öğretim üyesi Gülşah Sezen Vekli’nin yürütücülüğünü yaptığı “Doğada Sorgulama Temelli Bilim” projesi, doğada sorgulama temelli bilim etkinlikleriyle öğrencilerin olay ve olguları bilimsel bir bakış açısıyla algılamaları, bilime ve bilim insanına merak ve ilgilerinin artırılması ve sorgulama becerilerinin geliştirilmesi amaçlıyor. Öğretim üyesi Gülşah Sezen Vekli yaptığı açıklamada, proje kapsamında 24 ortaöğretim 8. sınıf öğrencisi ve 12 fen bilgisi öğretmen adayının Yozgat Milli Parkı’nda kampa alınacağını, kamp süresince katılımcıların ve eğitmenlerin Galata Çamlık Otel’de konaklayacaklarını belirtti.
DOĞANIN GİZEMİNİ ÇÖZECEKLER
TÜBİTAK 4004 Doğa Eğitimi ve Bilim Okulları proje çağrısı kapsamında desteklenen Doğalab:Doğada Sorgulama Temelli Bilimprojesi hakkında bilgi verenBozok Üniversitesi öğretim üyesi Gülşah Sezen Vekli, “Bilimsel araştırma; doğada yaşanan olayların sırrını çözmeyle ilgili sorgulama yaparak kanıtlar toplama sürecidir. İçinde yaşadığımız ve sürekli etkileşim içinde olduğumuz doğa aynı zamanda bir açık hava laboratuvarı olma özelliği taşır. Bu bağlamda “Doğa_Lab: Doğada Sorgulama Temelli Bilim” isimli proje; gizemi, doğada yaşanan olaylara uyarlayarak bilimi eğlenceli bir öğrenme/keşif etkinliğine dönüştürmeyi hedeflemektedir” dedi.
BAŞVURULAR WEB SİTESİ ÜZERİNDEN
Vekli, “TÜBİTAK 4004 Doğa Eğitimi ve Bilim Okulları proje çağrısı kapsamında, ‘Doğada Sorgulama Temelli Bilim’ isimli projemize www.dogalab.com web sayfası aracılığıyla 10 Ağustos tarihine kadar başvuru yapılabilecek. Projeye 8. Sınıf öğrencileri ve fen bilgisi öğretmen adayları başvurabilecektir. Bu projede, doğada sorgulama temelli bilim etkinlikleriyle öğrencilerin olay ve olguları bilimsel bir bakış açısıyla algılamaları, bilime ve bilim insanına merak ve ilgilerinin artırılması ve sorgulama becerilerinin geliştirilmesi amaçlanıyor. Bu kapsamda 24 ortaöğretim 8. sınıf öğrencisi ve 12 fen bilgisi öğretmen adayı Yozgat Milli Parkı’nda kampa alınacak. Kamp çalışmaları 7 gün süreyi kapsamakta olup, toplamda 36 öğrenci ve öğretmen adayının katılımıyla gerçekleştirilecek. Katılımcılar, projeye ait web sitesi aracılığıyla oluşturulan başvuru formunun dolduran öğrenciler arasından seçilecektir” dedi.
ÇAMLIK’TAKİ KAMP EYLÜL’DE BAŞLIYOR
2-8 Eylül tarihleri arasında gerçekleştirilecek proje programında; biyoçeşitlilik, iklim değişikliği, su hayattır, doğada enerji, kirleticiler temaları çerçevesinde sorgulama temelli bilim etkinliklerine;deney, gözlem, atölye çalışmaları, doğa oyunları, su ve toprak analizleri, drama, poster/slogan oluşturma gibi etkinliklere yer verilecek. Proje etkinlikleri kapsamında, öğrencilerden öncelikle doğa temelli bir problemi fark etmeleri, daha sonra problemin nedenleri hakkında sorgulama yapmaları ve son aşamada da belirlenen problemin giderilmesine yönelik çözüm yolları geliştirmeleri bekleniyor. Takım koçları tarafından yönlendirilecek bu süreçlerde öğrencilerin azami şekilde hem zihinsel hem de fiziksel olarak etkinlikler içinde aktif olmaları sağlanacak.
ÜNİVERSİTELERDEN GENİŞ KAPSAMLI DESTEK
Bozok Üniversitesi öğretim üyesi Gülşah Sezen Vekli’nin yürütücülüğünü yaptığı projede; Bozok Üniversitesi, Karadeniz Teknik Üniversitesi ve Recep Tayip Erdoğan Üniversitesi’nden çok sayıda öğretim üyesi, araştırmacı ve eğitmen olarakyer alacak.Projeye katılan katılımcıların konaklama ve yemek vb. diğer masrafları proje kapsamında TÜBİTAK tarafından karşılanacak. -

Sürmeli Festivalinde şairler şiirleri ile konakları şenlendirdi
Yozgat Belediyesi tarafından organize edilen ve bu yıl 19.su düzenlenen Uluslararası Sürmeli Şiir Festivali şenliklerinde şairler okudukları şiirlerle konakları şenlendirdi. Şiir ve Edebiyat sohbetleri ile şenlenen konaklar Şairlerin duygu yüklü Şiir yorumlarıyla yankılandı. Yozgat’ın Tanıtımı ve Türk Halk Kültürünün yaşatılması adına seçkin programlara da imza atıldı. Şairlerin Konak programlarına il dışından gelen şairler ve yazarlar da eşlik etti.
Hüzni Baba Konağı, Kayyumzade Konağı ve Fazlı Hafız TOKi Kültür Evinde yapılan şiir programlarına şair ve yazarların yanı sıra çok sayıda dinleyici de katılarak sanatçılara destek oldu. Şairlerin duygu yüklü şiir yorumlarına ozanlar da sazlı sözlü atışmalarıyla renk kattı.
Konak Şiir Programlarına Vali Yardımcısı Şükrü Çakır, Belediye Başkanı Kazım Arslan, İl Kültür Turizm Müdürü Metin Halıcı, Belediye Kültür İşleri Müdüresi Fadime Solmaz da katılarak şair, yazar ve ozanların sesine kulak verip alkış tuttu.
Hüzni Baba Konağı’nda ki programı organize eden Yozgat Şairler ve Yazarlar Derneği Başkanı gazeteci, şair yazar Ahmet Sargın; emeği geçen yöneticilere ve katılımcılara teşekkür ederek bu tür etkinliklerin artarak devam etmesi temennisinde bulundu. -

Milletvekili Başer, pazarcı esnafını ziyaret etti
AK Parti Yozgat Milletvekili ve Seçim İşleri Başkan Yardımcısı Yusuf Başer, ilde her hafta Çarşamba günleri kurulan semt pazarını ziyaret ederek pazarcı esnafın sorun ve isteklerini dinledi.
2011 Genel seçimlerinde AK Parti’den Milletvekili seçildiği ilk günden bu yana Yozgat ve ilçelerinde sürekli ziyaretlerini sürdüren Milletvekili Başer, her hafta Çarşamba günleri kurulan sempt pazarını ziyaret ederek, pazarcı esnafının ve vatandaşların sorunlarını dinledi.
Başer, “Meclisten arta kalan zamanlarımızı, Yozgat ve ilçelerimizde vatandaşlarımızla bir arada olarak geçirmeye gayret ediyorum. Görüşmelerimizde meclise gelmek isteyip gelemeyecek durumda olan vatandaşlarımızın da bu sayede ayağına giderek sorunlarını dinliyor, çözümü noktasında yardımcı oluyoruz. Siyaset, hizmet etme aracıdır. Bu kapsamda 16 yıldır ülkemizde ve Yozgat’ta bu hizmeti en iyi şekilde AK Parti yerine getirmektedir. Ülkemiz tarihinde yapılamayan yatırımlar 16 yıllık AK Parti iktidarları döneminde gerçekleştirilmiştir.”dedi.
Yozgat’ta yapımı devam projelerin tamamlanması ile kentin ekonomik ve sosyal yönden gelişiminin daha hızlı olacağını vurgulayan Başer, “AK Parti, kurulmadan önceki dönemi yeni nesil belki anlamayabilir fakat 30’lu yaşlardaki kardeşlerimiz ve daha üst yaş gurubu vatandaşlarımız bizler o dönemleri çok iyi biliyoruz. Eğitimden sağlığa, ulaşımdan sanayiye, pek çok alanda adeta devrim niteliği taşıyan projeleri hayata geçirdik. Eskiden, yani partimiz kurulmadan önce hastanelerimizde hastaların sağlık güvencesinin olmamasından dolayı rehin alınmalar, bir ilaç yazdırmak için çekilen çileler, hasta sevklerinde yaşanan ambulans sıkıntıları gibi çok sayıda örnekler sıralayarak hafızlarımızı tazeleyebiliriz. O günlerden bu günlere gelmek kolay olmadı. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde bir Türkiye, bütün iç ve dış engellemelere, onların uzantısı ve destekçisi hain FETÖ darbe girişimine rağmen dimdik ayakta ve 7 düvele karşı mücadelesini sürdürüyor. Hem içerde hem dışarıda hain örgütlere karşıda amansız bir mücadele verilmekte ve verilmeye devam ediyor. ”diye konuştu.
Ülkenin zor ve sıkıntı bir süreçten geçtiğini vurgulayan Başer, “Bu süreci en iyi şekilde birlik beraberlik içerisinde atlatacağımızdan kimsenin şüphesi olmasın. Dış güçlerin ekonomik alanda ülkemize yaptırım uygulama hamleleri geçmişte olduğu gibi yine boşa çıkacaktır. Hainlerin ellerini ovuşturması ve bu yönde beklenti içine girmesi beyhude hayalden öteye gitmeyecektir.”ifadelerini kullandı.
Yozgat Sebzeciler ve Pazarcılar Derneği Başkanı Salih Çavuşoğlu da ziyaretlerinden dolayı Milletvekili Başer’e teşekkür etti. Çavuşoğlu, “Sağ olsun Sayın Vekilimiz her fırsatta bizleri ziyaret ederek işlerimizin durumu hakkında bilgi alıyor. Bütün pazarcı esnafımızın sorun ve isteklerini yerinde dinliyor. Bu bizler için son derece memnun edici bir davranıştır. Bu vesile ile kendisine bir kez daha teşekkür ediyor, başarılarının devamını diliyorum.”diye konuştu.
Milletvekil Yusuf Başer’in ziyaretinde
AK Parti Yozgat Merkez İlçe Başkanı İskender Nazlı ve partililer de eşlik etti. -

İŞKUR geleceğin mesleklerini tanıttı
Yozgat Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürü Taner Yıldız, Bozok Teknopark Genel Müdürü Prof. Dr. Hikmet Aybar ve diğer yetkilileri ile bir araya gelerek Geleceğin Meslekleri hakkında bilgilendirme toplantısı gerçekleştirdi.
Yapılan toplantı hakkında açıklamalarda bulunan Yıldız, Sanayi 4.0 ile gelecekte bilgi ve iletişim teknolojileri ve Ar-Ge alanında gelişen teknoloji ve üretim süreçlerinin değişimi ile birlikte yeni mesleklerin ortaya çıkacağı, bazı mesleklerde ise işgücü talebinin artacağı öngörülmektedir dedi. Yıldız, Dijitalleşme sonucunda ihtiyaç duyulan nitelikli işgücünün yetiştirilmesi için bilgi ve iletişim teknolojileri başta olmak üzere Sanayi 4.0 ile ortaya çıkacak yeni mesleklerin bulunduğu sektörlerin ihtiyaçlarının karşılanması, istihdamı artırıcı ve koruyucu faaliyetlerin desteklenmesini amaçladığını söyledi.
Teknopark Genel Müdürü Aybar, yapılan toplantının verimli geçtiğini söyleyerek, Teknopark Yönetimi olarak Sanayi 4.0 ile değişen bilgi ve iletişim teknolojisinde ihtiyaç duyulacak nitelikli işgücünün yetiştirilmesi noktasında katkı sağlamaya hazır olduklarını, ayrıca bünyemizde faaliyet gösteren işverenlerimize konu hakkında bilgilendirme yapılacağını da ifade etti.
Yıldız, geleceğin meslekleri olarak belirlenen mesleklerde düzenlenebilecek İşbaşı Eğitim Programlarına katılan 18-29 yaş aralığındaki katılımcılar için 9 aya kadar program düzenlenebilecek olup program süresince katılımcılara günlük 75 TL kursiyer zaruri gideri ile iş kazası ve meslek hastalığı ve genel sağlık sigortası primleri İŞKUR tarafından ödeneceğini aktardı. -

Başkan İlker: İhtiyaç sahiplerinin sofralarında yıl boyu bulunacağız
Kurban Bayramı’nın bereketini muhtaç sofralara bu yıl da taşıyacak olan Kızılay’ın, Vekâletle Kurban Kesim Kampanyası bedeli yurt dışı 590 Lira, yurt içi ise 750 Lira oldu. Hayırseverlere “Kurban bereketi yıl boyu sürsün” sloganıyla seslenen Kızılay, Türkiye dâhil yaklaşık 40 ülkede 170.000 vekâlet sahibi adına kurban kesip yaklaşık 3 milyon 800 bin kişiye kurban bereketini ulaştıracak.
Dünya genelindeki ve ülkemizdeki ihtiyaç sahiplerini yalnız bırakmayan Kızılay, geleneksel hale gelen Vekâletle Kurban Kesim Kampanyası’nı başlattı. Bu yıl kurban hisse fiyatlarının yurt içinde 750, yurt dışında ise 590 lira olacağını belirtildi.
İhtiyaç Sahiplerinin Sofralarında Yıl Boyu Bulunacağız
Türk Kızılayı Yozgat Şube Başkanı Ekrem İlker: “Kurban Bereketi Yıl Boyu Sürsün” sloganıyla 10 yılı aşkın bir süredir gerçekleştirilen Vekaletle Kurban Modelimiz devam ediyor. Kurbanlıklar yurtiçinde Et ve Süt Kurumu’nun kesimhanelerinde Din Görevlileri, Veteriner Hekimler ve Noter huzurunda amacına ve kuralına uygun bir şekilde kesilmektedir. Yurtdışında ise yaklaşık 40 ülkede yine uzman ekiplerimiz eşliğinde kesilerek, Türk Kızılayı’nın görevli ekipleri tarafından o ülkelerdeki ihtiyaç sahibi insanlara anında dağıtımı yapılmaktadır. Yurtiçi kesimlerde Kurban payları 800 gramlık kıyma ve kuşbaşı konserveler haline gelerek ömürleri uzatılıyor. Kurban bayramı süresince ülkemizde yaklaşık 4 milyon hayvan kurban ediliyor. Türk Kızılayı olarak kurban dönemlerinde bollaşan konserveleri yıl boyunca Şubelerimiz aracılığıyla ihtiyaç sahiplerine ulaştırıyoruz. Bu sene de kurban konserveleri Et ve Süt Kurumunun hijyenik tesislerinde oluşturulacak ve Kurban Bayramından sonra ülkemizdeki ihtiyaç sahiplerine yıl boyu dağıtılacak.” dedi.
“40 ülkede kurban
keseceğiz”
Ekrem İlker yurtdışında kesilecek kurbanla ilgili olarak: “Bu sene yaklaşık 3 milyon 800 bin insana, kurban ibadetini gerçekleştirmiş olan insanlarımızın kurban paylarını ulaştırmak hedefleniyor. Bu çerçevede yurt içinde 85 bin hisse kurban, yurt dışında da aynı sayıda olmak üzere 170 bin hisse kurban kesimi planlandı. Genel Merkezimiz yaklaşık 40 ülkede, kurban organizasyonu yapmak için anlaşmalar gerçekleştirdiler.” ifadelerini kullandı.
Kızılay ekiplerinin tüm çalışmalarını tamamladığını ve hayırseverlerin katkılarını beklediğini vurgulayan Ekrem İlker, kurban seçimi ve kesiminde dini, sıhhi şartlara özen gösterildiğini, ibadetin yerine getirilmesinin ardından bağış sahiplerine gerekli bilgilendirmelerin zamanında yapıldığını kaydetti.
“3 milyon 800 bin insana ulaşmayı hedefliyoruz”
“Kurban hisselerini Kızılay’a verenlere kredi kartına 4 taksit imkanı bulunmakta” diyen Ekrem İlker, şöyle devam etti: “Bu sene Genel Merkezimiz mümkün olan en düşük maliyetle kurban organizasyonu tamamlama konusunda gayret göstermiştir. Bu sene kurban hisse fiyatımız yurt içinde 750, yurt dışında ise 590 Türk lirası olacak. Yurt içinde keseceğimiz hayvanların karkas ağırlıkları yaklaşık 220-230 kilo olacak. Yurt dışındakilerin ise yaklaşık 150-175 kilo ağırlığında olacağını tahmin ediyoruz. Bütün bu operasyon neticesinde 3 bin 800 ton kurban payı elde etmeyi hedefliyoruz. Bunu da birer kiloluk hesapla 3 milyon 800 bin insana ulaştırmayı hedefliyoruz.” ifadesinde bulundu.
Vekaletler Nasıl
Verilecek?
Kurban ibadetlerinin gerçek ihtiyaç sahiplerine ulaşmasının huzurunu yaşamak isteyen vatandaşlarımız için Türk Kızılayı Yozgat Şube Başkanlığımızdan, PTT önündeki Kurban Vekalet Standımızdan; bankalardaki Kızılay bağış hesaplarından, PTT şubelerindeki Kızılay Posta Çeki hesabından, 168 ücretsiz çağrı merkezimizden ve www.kizilay.org.tr internet adresini kullanarak vekâletlerini verebilecekler. Ödemesini kredi kartı aracılığıyla gerçekleştirecek vekâlet sahipleri ise 168 Çağrı Merkezimizi arayarak 4 taksit imkânından yararlanabilecek. Vekaletlerini Kızılay’a vermek isteyen yurt dışındaki vatandaşlar ise Kızılay internet sayfası üzerinden bağış menüsünü kullanarak online ödeme yapabilecek, ayrıca 0090 216 168 11 22 numaralı telefondan Kızılay’ın danışma ve bağış hattını arayarak, uluslararası kredi kartı ile vekalet bedelini ödeyebilecek. Almanya’daki Ziraat Bankalarının Kızılay hesap numarası aracılığıyla da kurban vekâlet bedeli ödemesi yapılabilecek. Bu vesileyle bereketli bir Kurban Dönemi geçirmemizi Alah’tan niyaz ediyor ve vekaletlerimizin ihtiyaç sahiplerinin sofralarında yıl boyunca bulunmasını temenni ediyorum. Ülkemizde ve Dünyadaki mazlum coğrafyalardaki ihtiyaç sahipleri adına tüm bağışçılarımıza teşekkür ediyorum.” Açıklamasında bulundu. -

Müftü Sezik: Kurban, peşin ya da kredi kartı ile de alınabilir
Yozgat İl Müftüsü Salih Sezik, Kurban Bayramının yaklaşmasıyla birlikte vatandaşların kurbanlık hayvan teminine başladığını belirterek,kurbanın nakit yada kredi kartı ile de taksitli olarak alınabileceğini söyledi.
İl Müftüsü Salih Sezik, Kurban Bayramı öncesinde kredi kartı ile kurban alımı, banka kredisi kullanarak kurban alınması ile ilgili vatandaşların merak ettikleri sorulara yaptığı açıklamada açıklık getirdi.
“FAİZE DÜŞMEMEK GEREKİR”
Kurbanın kredi kartıyla taksitli alınabileceğini vurgulayan Müftü Sezik, kredi kartı ile alınan kurbanın faize düşmeden gününde ödenmesi gerektiğine dikkat çekti.
Sezik, “Kurban kesmekle mükellef olan şahıs, kurbanlık hayvanı nakit olarak alabileceği gibi kredi kartıyla tek çekim veya vadeli olarak da alabilir. Bu bağlamda bedelin kredi kartıyla ödenmesi kurbanın sıhhatine engel teşkil etmez. Ancak kredi kartı borcunu, ödeme tarihinde ödemek ve gecikmeden kaynaklanan faizli işleme düşmemek gerekir” dedi.
“BORÇLANARAK KESİLEBİLİR”
Banka kredisi ile kurban kesimine de değinen Müftü Sezik, “İster vacip isterse nafile olarak kurban kesecek kimse, kurbanını peşin satın alabileceği gibi, borçlanarak da satın alabilir. Bu, kurbanın sıhhatine engel teşkil etmez. Ancak faizli borç alması durumunda faizli işlem yapma yasağını işlediği için günaha girmiş olur. Bu itibarla kendi imkânlarıyla kurban kesemeyecek olanların böyle yöntemlere başvurmaları dinen uygun değildir” diye konuştu.
“VADELİ SATIŞ CAİZDİR”
Taksitle kurban alınması konusuna da açıklama getiren Sezik, “Kurban, Allah’a yakınlaşma niyeti ile yerine getirilen bir ibadettir. Bu amaç ise ancak kişinin kendi mülkiyetindeki hayvanı kurban etmesi ile gerçekleşir. Mülkiyet, hayvanı bizzat yetiştirme, hibe veya miras yolu ile olabileceği gibi satın alma yolu ile de gerçekleşebilir. Esasen vadeli satış caizdir. Dolayısıyla taksitlendirme yolu ile satın alınan bir mal, alıcının mülkiyetine geçtiğine göre, bu yolla alınan bir hayvanın kurban edilmesinde bir sakınca yoktur” diye konuştu.
Vatandaşlara Din İşleri Yüksek Kurulu’nun fetvalarını hatırlatan Müftü Sezik, kurban kesiminde faize bulaşılmaması gerektiğini sözleri ekledi. -

Bayraktar: Açlık sorununu çözmenin yolu israfı önlemekten geçiyor
Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, her yıl üretilen 4 milyar tonluk gıdanın sadece 2,7 milyar tonunun tüketildiğini, 1,3 milyar tonluk gıdanın israf edildiğini bildirerek, “açlık sorununu çözmenin yolu israfı önlemekten geçiyor. 2050 yılına kadar gıda tüketiminin en az 1,6 milyar ton artacak. Bunun yarısı israfın azaltılmasıyla karşılanabilir” dedi.
Bayraktar, yaptığı açıklamada, halen 7,7 milyara yaklaşan dünya nüfusunun 2050 yılına kadar 9,8 milyara yükselmesinin beklendiğini belirtti.
Halen küresel düzeyde tarımın kişi başına 4 bin 600 kalorilik üretim yaptığını vurgulayan Bayraktar, bunun dünya nüfusunu doyurmaya rahatlıkla yeteceğini ama Birleşmiş Milletler verilerine göre 815 milyon insanın açlık çektiğini, bunlardan 124 milyonunun ise açlıktan ölmek üzere olduğuna dikkati çekti.
Dünyada üretilen gıdanın yaklaşık üçte birinin çöpe gittiğini belirten Bayraktar, “Bu rakam, 2,5 milyardan fazla insanı doyurmaya yetecek kadar çok. Dünyada üretilen sebze meyvenin yüzde 46’sı sofraya ulaşmıyor” diye konuştu.
İsraf büyük boyutlarda
Ulusal Kaynakları Savunma Konseyi (NRDC) raporuna göre, ABD’de her yıl üretilen gıdanın yüzde 40’ı, meyve ve sebzenin yüzde 52’si, deniz ürünlerinin yüzde 50’si, tahıl ürünlerinin yüzde 38’i, et ürünlerinin yüzde 22’si atıldığını bildiren Bayraktar, şöyle devam etti:
“Diğer gelişmiş ülkelerin de ABD’den farkı yok. Ülkemizde de çok büyük israf var. Üretilen meyve sebzenin en az yüzde 25-30’u daha sofraya ulaşmadan çöpe gidiyor.
Araştırmalara göre gıda israfının yüzde 42’si evlerde meydana geliyor. İsrafın yüzde 39’u üreticiler, yüzde 5’i perakendeciler, yüzde 14’ü de yemek sektöründe gerçekleşiyor.
Açlık sorununu çözmenin yolu israfı önlemekten geçiyor. Her yıl üretilen 4 milyar tonluk gıdanın sadece 2,7 milyar tonu tüketilirken, 1,3 milyar tonu israf ediliyor.
2050 yılına kadar gıda tüketimi en az 1,6 milyar ton artacak. Bunun en az yarısı israfın azaltılmasıyla karşılanabilir.
İsrafı azaltamazsak üretmemiz gereken ek gıda, 2,4 milyar tonu bulacak.”
İsrafın önlenmesi için yapılması gerekenler
İsraf ile ilgili mücadelenin tarladan başlaması, kayıpların önlenmesi bakımından; yapılacak eğitim faaliyetleriyle üreticilerin yetiştirme tekniklerinin yanı sıra hasat teknikleri konusunda da bilgilendirilmesinin sağlanması gerektiğini bildiren Bayraktar, şunları kaydetti:
“Üreticilerimiz üretim sırasında yanlış uygulamalar yapmamalı, hastalık ve zararlılarla mücadele konusunda dikkatli davranmalıdır.
Ürün olgunlaşmadan önce veya aşırı olgunlaşmış şekilde toplamamalı, bahçede uygun meyve ve sebze toplama kapları bulundurmalı, ürün güneşten korunmalı ve paketleme tesislerine teslimde veya pazara taşımada gecikilmemelidir.
Hasat edilen ürünler uygun şekilde paketlenmeli, taşınmalı ve depolanmalıdır. Bu amaçla soğuk hava depolarının sayısı ve kapasitesi yükseltilmeli ve bu tesislere verilen destekler artırılarak devam etmelidir.”
İsrafı önleme konusunda tüketicinin yapması gerekenler
İsrafı önleme konusunda tüketicinin de yapması gerekenler olduğunu belirten Bayraktar, şöyle devam etti:
“Tüketici ürünü, kayba ve israfa uğratmayacak miktarda ihtiyacı kadar satın almalıdır.
Başta sebze, meyve olmak üzere ürünleri uygun saklama ve kullanma şartlarına uymalı, zamanını geçirmeden değerlendirmelidir.
Alışverişe gitmeden önce evdeki yiyecekleri gözden geçirerek bir alışveriş listesi yapmalı, ihtiyacından fazlasını almamalıdır.
Ülkemizde her gün 5 milyon ekmek israf edilmektedir. İhtiyacın üzerinde ekmek alınmamalı, bayatlayan ekmekler uygun bir şekilde değerlendirilmelidir.
Evde veya lokantalarda yemek küçük porsiyonlar halinde servis edilmeli, yenebilecek kadar alınmalı, tabakta yemek bırakılmamalıdır.
Sipariş edilen yemeğin fazla gelmesi durumunda kalanların paketlenmesini talep edilmelidir.”
Bayraktar, israf konusunun dünyanın sorunu olduğunu, 7’den 70’e herkesin bu konuda bilinçlendirilmesi ve sorumluluk içinde hareket etmesinin sağlanması gerektiğini belirtti.
Şemsi Bayraktar, gıda israfı konusunda halkı bilinçlendirecek kamu spotları hazırlanması ve israf konusunun medyada geniş ölçekte yer almasının toplumsal bilinç sağlanması için önemli bir ihtiyaç olduğunu vurguladı. -

Anız yangınları toprağın verimliliğini azaltıyor
Hasat sonrası hızlı bir şekilde tarlayı ikinci ürüne hazırlamak için kök ve sapların yakılmasıyla ortaya çıkan anız yangınları, toprağın veriminin düşmesine neden oluyor.
Her yıl hasat döneminin ardından birçok bölgede çıkan anız yangınları gerek toprağa verdiği zarar gerekse sebep olduğu çevre kirliliği nedeniyle büyük sorun oluşturuyor. Yasağa rağmen vatandaşların tarladaki anızları yakmamaları konusunda uyarılarda bulunan Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Ziyaattin Özdemir yaptığı açıklamada,”Anız yakılıyor ama diğer taraftan nelerin yakıldığı pek bilinmiyor. Toprağımızda bulunan canlılar ve onların hayat evreleri var. Bu canlılar bizim üzerine attığımız tohumu bitkiyi beslemektedirler. Biz bunları yakıyor aynı zamanda biyolojik dengeyi bozuyoruz. Anız yangınında ilk anda 2 cm toprağımız seramik haline dönüşüyor. Bu her yıl yakıldığında toprak tamamen seramiğe dönüşmektedir. Organik madde miktarı azalıyor, toprağın su tutma kapasitesi düşüyor ve yağışların olmadığı zamanlarda bitkimiz bundan etkilenip zarar görüyor. Verimli topraklar verimsiz hale dönüşüyor” dedi.
Anız yangınının ağır cezai müeyyidelerinin olduğunu söyleyen Özdemir, “Anız organik madde olacak çürüyecek . Biz bunu ne yapıyoruz kendi elimiz ile yakıyoruz. Bizden sonra gelecek nesillerde ve bu topraklardan beslenecek. Bizler onların haklarını korumamız lazım. Bizlere nasıl bu topraklar emanet edilmişse bizden sonrakilere de biz iyi bir emanetçi olarak devir etmemiz gerekiyor. Burada anız yakan tespit edildiğinde anız yangınının ağır cezai müeyyideleri var. Burada anızı yakan çiftçiler anı yakmasın. Hem ülkemize zarar vermesinler hem de ceza ile kendilerini mağdur duruma düşürmesinler. Bu konuda insanların hassas olmasını yakanlarında vicdanen düşünmelerini istiyorum” şeklinde konuştu. -

BAŞER: BÜROKRASİDE YATAN ADAM İSTEMİYORUZ
AK Parti Yozgat Milletvekili ve Seçim İşleri Başkan Yardımcısı Yusuf Başer, Yozgat’ın gelişmesi ve kalkınmasına yönelik ellerinden gelen bütün çaba ve gayreti sarf ettiklerini belirterek, bürokraside yatan adam istemediklerini söyledi.
Milletvekili Yusuf Başer, beraberinde AK Parti İl Başkanı Celal Köse, Merkez İlçe Başkanı İskender Nazlı, İl Genel Meclisi Üyesi Ali Açıkgöz ve bazı partililer ile Gazetemiz Yeniufuk’u ziyaret etti. Gazetemiz sahibi Bekir Çaylakla, Yozgat’ta yapılan çalışmaları değerlendiren Milletvekili Başer, kendisinin sürekli Yozgat’taki bütün çalışmaları yakından takip ettiğini belirtti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “bürokraside çalışamayan, üretemeyen, hızımıza ayak uyduramayan kim olursa olsun kusura bakmasın o koltukta oturamayacağı” sözünü hatırlatan Başer, “Bürokraside yatan adam istemiyoruz. Çalışan bulunduğu makamın hakkını veren Yozgat’ın sorun ve problemlerin çözümü noktasında gayret eden tecrübeli ve liyakat sahibi insanlarımızın olmasını istiyoruz. Bu anlamda benim tek gayem ve hedefim şehrimize kalıcı ve güzel hizmetlerin gerçekleşmesine vesile olmaktır.”dedi.
YOZGATLA İLGİLİ BÜTÜN ÇALIŞMALARI YAKINDAN TAKİP EDİYORUM
Yozgat’la ilgili bütün çalışmaları yakından takip ettiğini vurgulayan Milletvekili Başer, “İlimizin kalkınması ve gelişmesine yönelik yapılan bütün çalışmaları yakından takip ediyorum. Sadece İl Merkezimiz değil, ilçelerimiz, köylerimiz ve beldelerimizdeki yapılan ve yapımı devam eden projelerinde takipçisiyim. Sürekli merkez ve ilçelerimizi ziyaret ederek sorunları yerinde tespit ediyor ve çözümü için gayret sarf ediyorum. Şehrimizi ilçe, belde ve köyleriyle alarak değerlendiriyoruz. İlimiz döviz mevduat hesabına göre Türkiye sıralamasında 34. Sırada yer aldığı basında da çıktı. Bu anlamda ilgili kurumlarımız kimi büyük kimi küçük ölçekli hak sahiplerine yönelik bir çalışma içerisine girebilirler. Yozgat’a şu alanda yatırım yapıldığı takdirde hem yatırımcımız, hem ilimiz hemde ülkemiz büyük kazanç sağlar diye ciddi bir araştırma içerisine de girilebilir. Bu anlamda bizlerde Başkan Yardımcımız Sayın Fuat Oktay, Sayın Bakanımız ve milletvekili arkadaşlarımızla birlikte elimizden gelen bütün desteği vererek şehrimizi ekonomik ve sosyal anlamda daha ileriye taşıyabiliriz. Ben inanıyorum ki yakın bir gelecekte şehrimizde yapımı devam eden, hızlı tren, havaalanı ve yanına yapılacak olan 2.OSB ve diğer projelerin tamamlanması ile Yozgat bir marka şehir olma yolunda büyük bir avantaj yakalayacaktır.”diye konuştu. -

Yozgat Havalimanında çalışmalar devam ediyor
3 Haziran 2018 tarihinde temeli atılan Yozgat Havalimanı’nın alt yapı çalışmaları son hızla devam ediyor.
Yozgat Havalimanı alt yapı çalışmalarını yerinde inceleyen Yozgat AK Parti Milletvekili Yusuf Başer bilgi verdi. Alt yapı çalışmalarının yüzde 10’luk kısmının tamamlandığını açıklayan Başer, “Yozgat Havalimanı Yozgat insanın ve bölgedeki insanların yıllardan beri hayalini kurduğu bir projeydi. Şu an burada günlük 75 kişi, 50’yi aşkın iş makinesiyle 24 saat mesai usulüyle çalışıyor. 900 gün süre içerisinde yapılması beklenilen ve 175 milyon TL’ye mal olması gereken Yozgat Havalimanı, 2 bin 700 metre uzunluğunda ve 300 metre aprona sahip. Alt yapı çalışmaları son hızla devam ediyor. Öyle umut ediyorum ki firmamız belirlenen süreden çok daha önce havalimanını yapıp Yozgatlı vatandaşların hizmetine sunacaktır” dedi.
Havalimanın Yozgat’ın gelişmesinde ve kalkınmasında büyük rol oynayacağını söyleyen Başer, “Bulunduğumuz nokta Alaca’ya 25 kilometre Çorum’a 65 kilometre. İnşallah karayolları yol ağına almış olduğumuz Sarımbeyden başlamak üzere Eymir-Çekerek, Eymir-Aydıncık hattı ile bağlandığı zamanda Tokat ilimizle buraya 150 kilometre civarı mesafe olmuş olacak. Yozgat Bozok Hava Limanı sadece Yozgat halkına değil bölge halkına da hizmet edecek. Hafriyat işlerinin yüzde 10’u bitmiş durumda. 2020 yılının Eylül ayında hava limanın açmış olacağız” şeklinde konuştu.
AK Parti Yozgat Milletvekili Yusuf Başer’e AK Parti Yozgat İl Başkanı Celal Köse ve İlçe Başkanı İskender Nazlı da eşlik etti. -

Çamlıbel İşitme Merkezinde kulak çınlamasına son
Yozgat’ta faaliyetini sürdüren Çamlıbel İşitme Merkezi, işitme güçlüğü çeken vatandaşları teknolojinin son marka cihazları ile muayene ederek, kısa sürede eski sağlığına kavuşmasını sağlıyor.
Çamlıbel İşitme Merkezi sahibi Samet Çamlıbel, yaptığı açıklamada, ilde uzun yıllar işitme merkezi üzerine faaliyetlerini sürdürdüklerini belirterek, gelişen ve değişen teknolojiye ayak uydurarak son çıkan cihazlarla vatandaşlara işitme alanında hizmet verdiklerini söyledi.
Çamlıbel, “Çamlıbel İşitme Merkezi olarak hastalarımıza en iyi şekilde fayda sağlayabilmek için elimizden gelen çabayı gösteriyoruz. İşitme sorunu yaşayan vatandaşlarımıza kaliteli hizmet sunmak adına yeni işitme cihazı markalarıyla çalışmaya devam ediyoruz. İşitme rahatsızlığı olan anlamada sorun yaşayan kulaklarında uğultu, çınlama olan bütün hastalarımızı işitme merkezimize bekliyoruz.”dedi.
BASİT BİR KULAK ÇINLAMASI DEYİP GEÇMEYİN
Kulak çınlamasını yada uğultusunu basit görerek hafife alınmaması gerektiğini vurgulayan Çamlıbel, “İnsan sağlığının en önemli organlarından biride kulaklarımızdır. Çünkü işitme güçlüğü çeken vatandaşlarımız iletişim kurmakta zorlandığı için kendini kötü hissedebilir. Ancak bunun tedavisi kolaylıkla merkezimizde yapılmaktadır. Ayrıca kulak çınlaması yada uğultu diye basit görülebilen sorunlar ilerde işitme güçlüklerine de sebep olabilir. Teknolojinin son marka ve model yeni cihazlarıyla vatandaşlarımıza hizmet veriyoruz. İşitme sorunları yaşayan tüm vatandaşlarımızı mutlaka merkezimize bekliyoruz.”ifadelerini kullandı. -

Acil servis personeline çocuk ileri yaşam desteği eğitimi verildi
112 İl Ambulans Servisi Başhekimliği Eğitim Birimi tarafından Acil Sağlık personeline Çocuk İleri Yaşam Desteği Eğitimi verildi.
112 İl Ambulans Servisi Başhekimi Dr.Mahmut Gümüş yaptığı açıklamada; eğitimleri belirli periyodlarda yaptıklarını ve eğitim sırasında değerlendirme yaptıklarını, kişilerin bilgi, beceri ve tutum konusunda gelişmelerini sağlamayı amaçladıklarını söyledi.
Gümüş yaptığı açıklamada şunları söyledi; “Yozgat’ta 59 ambulans, 2 tane paletli olmak üzere toplam 61 ambulans, 243 personel ve 26 tane 112 Acil Sağlık İstasyonu ile hizmet vermekteyiz. Ekiplerimizin bilgilerinin güncellenmesi bizim için önemli çalışmalardan bir tanesidir. Bu nedenle düzenli olarak eğitimleri vermekteyiz. Kurtarılan her çocuk, bin umuttur.
Eğitimlerimizde; çocuklarda solunum yetmezliği ve şokun tanımlanması, hava yolunun açılması ve solunumun sağlanması, şok ve kalp krizi tedavisi, ritim bozuklukları, travma durumunda yeniden canlandırma uygulamaları ve omurga tespiti, yeniden canlandırma sonrası çocukların stabilizasyonu ve taşınması gibi konular anlatılarak çocukların ölümleri ve önlenebilir sakatlıkların azaltılması amaçlanmaktadır” dedi. -

Akay: Bir kısmının hayal bile edemediği büyük bir başarı sağladık
Kayseri Pancar Kooperatifi Başkanı Hüseyin Akay, Türk çiftçisinin geçim davasının, ekmek davasının ve insanca yaşama davasının peşine düştüklerini söyleyerek, “Bir kısmının hayal bile edemediği büyük bir başarı sağladık” dedi.
Kayseri Pancar Kooperatifinin 65. Mali Genel Kurulu gerçekleştirildi. Kadir Has Kongre Merkezi’nde düzenlenen kurula, binlerce çiftçi akın etti. Kurul, Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başladı. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından, divan kurulu okundu ve oylamaya sunuldu.
Ardından bir konuşma yapan Kayseri Pancar Kooperatifi Başkanı Hüseyin Akay, konuşmasına Aşık Veysel’in ‘Uzun ince bir yoldayım’ şiirini okuyarak başladı. ‘Yedi yıldır bu yollarda, ovada, dağda, bayırda
Düşmüşüm gurbet ellerde, gidiyorum gündüz gece’ diyen Başkan Akay, “Aşık Veysel kendi özünden söylemiş bu deyişi, ama adeta bizim için, hepimiz için de söylemiş. Zaten bizim insanımızı, bizden olan insanları; dert söyletir, özlem söyletir, aşk söyletir, dava söyletir. Biz de bir davanın peşine düştük yıllardır. Şerefli bir davanın peşine. Türk çiftçisinin geçim davasının, ekmek davasının, insanca yaşama davasının peşine düştük. Bize kısmetmiş, bize düştü bu yükü taşımak. Hani, Sakarya Türküsünde ‘Eyvah Sakarya’m sana mı düştü bu yük. Bu dava hor, bu dava öksüz, bu dava büyük’ diyor ya, aynen Türk çiftçisinin hor, öksüz, sahipsiz ama büyük davasının yükünü taşımak bize düştü. On binlerce çiftçi ailesinin, sizlerin helal kazancına vesile olmak, buna sahip çıkmak, bunu taşıyabilmek ne büyük bir şeref.
Allah’a hamt ediyorum, şükrediyorum; bize böyle bir yükü taşımayı lütfettiği için, sizler gibi yüce gönüllü insanların hizmetkarı kıldığı için, sizin gönlünüze girmeyi, sevginize mazhar olmayı lütfettiği için şükrediyorum” dedi.
7 yıldır çok başarılar elde etti
Akay, “7 buçuk senedir çok hızlı hareket ettik, çok koşturduk, çok gayret gösterdik, çok başarılar sağladık. Ama bizim ruhlarımız geride kalmadı, biz ruhlarımız ve sizler ile birlikte koştuk. Hep birlikte büyük bir başarı elde ettik. Bir kısmının imrendiği, bir kısmının kıskandığı, bir kısmının hayal bile edemediği büyük bir başarı sağladık hep birlikte. Kayseri Şeker’in kapısına kilit astırmamayı başardık. Türkiye’de pancar çiftçisinin alın terine, emeğine en yüksek fiyatı vermeyi ve peşin ödemeyi başardık. Aynı zamanda Kayseri Şekeri sürekli yüksek kar eden bir şirket yapmayı başardık. Kayseri’de sürekli vergi rekortmeni olmayı başardık. İstihdam da Kayseri’nin en büyüğü olmayı başardık. Türkiye’nin en büyük 100 şirketinden biri olmayı, sürdürmeyi başardık. Türkiye’nin en itibarlı şirketlerinden biri olmayı başardık. Türkiye’de kurulan ilk dört şeker fabrikasından biri olan Turhal Şeker’i çiftçimize, camiamıza kazandırmayı başardık. Şeker sektöründe lider konuma gelmeyi başardık. Kayseri’den Yozgat’a, Sivas’tan Tokat’a, Orta Anadolu’yu yatırımlarımızla donatmayı başardık” diye konuştu.
Başkan Hüseyin Akay, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Kayseri Şeker Fabrikası baştan ayağa yenilendi, yeni idare binası yapıldı, yeni kireç kulesi yapıldı. Boğazlıyan Şeker’e küspe kurutma ünitesi yapıldı. Boğazlıyan, Şarkışla ve Develi’ye Lisanslı Depolar yapıldı. Şarkışla’ya Bölge Müdürlüğü, Tarım Market ve Depo, Yenipazar’a Bölge Müdürlüğü, Tarım Market ve Depo, Kayseri Merkez’e Tarım Market yapıldı. Pınarbaşı’na besi çiftliği yapıldı. Bünyan Ağcalı’da kireç ocağı alımı yapıldı. Süksün, Devecipınar, Yenifakılı’ya Güneş Panelleri yapıldı. Kayseri Organize Sanayi Bölgesine Pankent’in fabrikası kuruldu ve taşınması sağlandı. Mimarsinan Organize Sanayi Bölgesine Panpa için paketleme tesisi kuruldu ve bu tesisin 3 kat büyümesi için hemen bitişiğinde 20 dönümlük arazi alımı gerçekleştirildi. Proje çalışması yapılıyor. Yeşilhisar’da depo inşaatı başladı, devam ediyor. Gemerek’te besi çiftliği başladı, devam ediyor. Çandır’da bölge binası, Tarım Market ve Depo yatırımı başladı, devam ediyor. Boğazlıyan Şeker’de bir tonluk torbalarda şeker istiflemek için 37 bin tonluk silo inşaatı başladı, devam ediyor. Boğazlıyan Şeker’de, arıtma tesisi büyütme yatırımı devam ediyor. Bu yatırımların hepsi 2 ay içerisinde yani ekim ayında tamamlanacak. Bazı ilçelerimizde yatırım yapılması için arazi temini çalışmaları devam ediyor. Bunların yanında; Mausla pancar yükleme işi her geçen yıl gelişerek devam ediyor.
Böylece siz değerli çiftçilerimizin hem işi kolaylaşıyor, hem masrafları azalıyor, hem de tarlalarındaki verimli toprakları taşınmamış oluyor. Geçen sene başlattığımız, randevulu taşıma sisteminde büyük bir başarı sağlandı ve memnuniyet oluştu. Bu sene daha başarılı bir şekilde uygulanacak. Siz değerli çiftçilerimizin diğer ürünlerinin alımı ve değerlendirilmesi konusunda önemli bir adım atıldı ve ay çekirdeği, kabak çekirdeği, nohut, mercimek, fasulye, danelik mısır, slajlık mısır gibi ürünlerin alımı yapılarak, bu ürünlerden de iyi bir gelir sağlanabilir hale getirildi ve önemli bir memnuniyet oluştu. Sözleşmeli olarak ekimini yaptırdığımız mercimek ve nohut için piyasayı demiyorum ama TMO’dan ortalama % 8 fazla fiyat uygulayarak çiftçimizin yüzünü bu yılda güldürdük. Mercimek için TMO Ton’da 3.000 TL uygularken biz 3.250 TL, nohut için TMO 3.250 TL uygularken biz 3.500 TL fiyat belirledik. Artık sizlerin ihtiyaçlarının karşılanması otomatiğe bağlandı. Pancar ekimi yapılırken hangi tarihte, hangi ödemenin yapılacağı ve ne kadar ödeneceğini ilan ediyoruz. Tarihi gelince de bu ihtiyaçlar karşılanıyor. Gübre, mazot, ilaç, tohum gibi ihtiyaçlar zamanında ve yeterince temin ediliyor. Üniversitede okuyan çocuklarımıza karşılıksız burs veriliyor. Bursiyer sayısı bin 200’e çıktı. Bilin ki bu uygulamalar Türkiye’de bizim çiftçilerimizin hizmetine ayrıcalıklı olarak sunuluyor. Biz sulama avanslarını Turhal’ıda dâhil ederek ödeyeli çok oldu. Bizim dışımızda daha hiç kimsenin parmağı oynamış değil. Pancar fiyatlarımız (A) ve (C)’de Türkiye’de herkesten fazla olarak uygulanıyor. Hele bizim (C) pancarına uyguladığımız fiyat, diğerlerinin neredeyse (A) pancarı fiyatına tekabül edecek seviyede. Bu çerçevede sözümüzün arkasında olmaya devam ediyoruz. (A) pancarı fiyatımız bu yıl da yine Türk Şeker’den ton başına 10 lira fazla olarak uygulanacak. Pancar teslimatı 15 Aralık’a kadar bitmesi halinde son ödemesi Aralık ayının son haftasında yapılmış olacaktır.”
“Bütün bunları başarma gücü verdiği için ve bu başarıları ihsan ettiği için Allah’a şükür ediyorum”
‘Bütün bunları başarma gücü verdiği için ve bu başarıları ihsan ettiği için Allah’a şükür ediyorum’ diyen Kayseri Pancar Kooperatifi Başkanı Hüseyin Akay, “Bütün bu başarıların taçlanması gerekiyordu. Bu ise fabrikamızı daha fazla büyütmekle olabilirdi. Bunun yolu kotayı artırmaktan geçiyordu ama kapasitemiz yüksek olmasına rağmen kanun gereği bir kilo bile kota verilme imkanı yoktu. Yeni fabrikada kurdurulmuyor. Büyümek için bir tek yol kalmıştı. Devletin elindeki fabrikalar satılırsa oradan alacağımız fabrika ile büyümek. Bu fırsat geçtiğimiz nisan ayında oluştu. Bizde fırsatı kaçırmadık ve kısmet öyle imiş. Turhal Şeker Fabrikası’nı ihalede satın aldık. Bu alım Kayseri Şeker’in başarılarının altın tacı oldu. Hayırlı, uğurlu olsun. Allah, hayırla baş etmeyi nasip eylesin. Şeker Fabrikalarının ihale sürecinde de görüldü ki, bu sektörün en güçlü kuruluşu Kayseri Şeker’dir. Türkiye’de Pancar Çiftçisini de, Şeker Sektörünü de ayakta tutacak olan kuruluş Kayseri Şeker’dir. Kayseri Şeker’e Allah güç, kuvvet versin.
Biz birlik, bütünlük içerinde oldukça, Büyük Kayseri Şeker ailesi olma anlayışına sadık kaldıkça, Kayseri Şeker’e, yöneticilerine, çalışanlarına ve çiftçilerine bu sektörde çok önemli roller düşecektir. Bu şeker sektörü bundan sonra bizim gücümüzle ayakta kalacaktır. Herkesin bu anlayış içerinde olması gerekiyor. Bu bilinçle hareket etmesi gerekiyor. Bu ruh, bu coşku, bu birikim, bu özgüven, bu çalışkanlık, bu cesaret bizde yeterince var. Turhal Şeker teslim alındıktan sonra; bizim çalışanlarımızın, bizim çocuklarımızın coşkulu çalışması ve gayreti dillere destan olmuştur. Adeta Turhal Şeker Fabrikasının veya Kayseri Şeker Fabrikasının kuruluş yıllarındaki ruh yeniden canlanmıştır. Hep birlikte yeni bir heyecan, bir motivasyon oluşmuştur. İnanıyorum ki bu heyecan ve motivasyon Turhal’da büyük bir başarıyı ortaya çıkaracak, bu başarı da bize yeni kapılar açacaktır. Ve biliyoruz ki; başarı bir yolculuktur, bir varış noktası değildir. Milli değerlerimiz şeker fabrikalarımıza, eli nasırlı çiftçilerimizin alın terine, emeğine sahip çıkmak için daha çok çalışacağız, daha çok üreteceğiz, daha çok başaracağız. Ve bu inançla diyorum ki, gelecek sene neden bir fabrika daha olmasın? Siz de diyor musunuz? Bugüne kadar sizin alın terinizle elde ettiğiniz helal kazancınıza göz dikenlere karşı, şeker pancarı ve çiftçisi üzerinde oyun oynayanlara karşı onurlu ve dik duruş sergiledik. Biz inanıyoruz ki; çiftçi için yapılan hizmet, çiftçiyle birlikte ve çiftçiden güç alarak yapılır. Birbirimize inanarak, güvenerek, birlik ve bütünlük içerisinde bu yolda yürümeye, koşmaya devam edeceğiz. Bugün geldiğimiz noktada Kayseri Şeker kurumsal kimliği ile, tarımsal teknolojideki gelişime hızlı adaptasyonu ile yeni yatırımlarımız ve başarılı uygulamalarımız ile şeker sektöründe rol model, örnek bir kuruluş haline gelmiştir. Rol model olma özelliğini Şeker Fabrikalarının özelleştirme sürecinde gösterdiği duruşla açık bir şekilde sergilemiştir. Gösterilen bu milli duruş, tarım sektöründe ve şeker sektöründe Kayseri Şeker’i daha saygın bir konuma getirmiş ve itibarı yükselmiştir.
Biz inanıyoruz ki; Türkiye’nin güçlü olması için her alanda olduğu gibi tarımda ve tarıma dayalı sanayide de yatırıma ihtiyacı vardır. Türk çiftçisi kalkınmadan, yeterli kalkınma olmaz. Çiftçilerimiz köylerinde günümüz ihtiyaçlarını karşılayarak insanca yaşamını sürdürecek seviyeye gelmeden kalkınma gerçekleşmiş olmaz. İşte bizim bunları gerçekleştirmek gibi çok ulvi bir hedefimiz var. Bu hedefe varmanın yolu, modern tarım tekniklerini uygulamaktan, verimi artırmaktan ve kazancını artırmaktan geçiyor” ifadelerini kullandı. -

Çocuklar beyaz perdeyle buluşuyor
Yozgat Valiliği’nce hayata geçirilen “Köy Sineması” Projesi kapsamında kurulan gezici sinema, hayatında hiç sinemaya gitmemiş ve köyde yaşayan çocukları beyaz perdeyle buluşturuyor. Geçen yıl hayata geçirilen, bu yıl da sürdürülen proje kapsamında köylerde yaşayan çocukların sinemayla buluşması için gezici sinema oluşturuldu.
Köylere giden valilik görevlileri ve gönüllü üniversite öğrencileri, film başlamadan önce çocukların yüzlerine çeşitli maskeler çizip, birlikte oyun oynayarak neşeli vakit geçirmelerini sağlıyor. Sinemaya gelen çocuklara, ücretsiz sinema bileti, mısır ve meyve suyu ikram ediliyor.
Proje kapsamında Sarıkaya ilçesine bağlı Karayakup Ortaokulu bahçesinde hazırlanan köy sinemasında “120” adlı filmi izleyen çocuklar, ilk kez beyaz perdeyle tanıştı.
Vali Kemal Yurtnaç, projeyle kültür ve sanatı halka, öğrencilere ve gençlere yaymayı amaçladıklarını söyledi.
Yaz tatilinde şehir merkezindeki gençlerin, yüzme, atletizm, güreş ve diğer spor dallarına yönlendirildiğini anlatan Vali Yurtnaç, “Köylerimizdeki gençlerimiz için de böyle bir proje hazırladık. Köy sineması için de İl Özel İdaresi kanalıyla led ekranlı bir araç yaptırdık. Geçen yıl 5 bin civarında gencimize, vatandaşımıza sinema filmi seyrettirdik. Projeye gönüllü gençlerimiz de destek veriyor. Çocukların yüzlerini boyuyorlar, onlarla oyun oynuyorlar, mısır veriyorlar, sinema bileti veriyorlar, güzel vakit geçirmelerini sağlıyorlar” dedi. Vali Yurtnaç, köyde yaşayan vatandaşların ve çocukların belki hayatlarında ilk kez toplu şekilde sinema filmi izlediklerini vurgulayarak, “Bu bir kültürdür, bu kültürü geliştirmek lazım. Geçen sene bunu yaptık bu sene de yaz tatilinde yine başladık. Köylerdeki vatandaşlarımıza film izleteceğiz” diye konuştu.
Karayakup beldesinde filmi izlemeye gelen Burak Şafak (14) da daha önce sinemaya gitmediğini, ilk defa sinemada film izlediğini aktardı.
Çocuklardan Gürkan Karagöz (13) de “Hayatımda hiç sinemaya gitmedim, köyüme sinema geldi. Yüzümüze maske yaptılar, heyecanlıyım” diye konuştu.
Köy sakinlerinden Elif Doğan (48) da daha önce sinemaya gitmediğine işaret ederek, “Köyümüze sinema geldiği için çok mutluyum. Güzel bir şey, çocuklar için de değişiklik oldu. Çocukların sinemayı, sanatı tanıması açısından güzel bir olay. Çocukların sanata yönlendirilmesi için böyle şeylerin yapılması güzel, devamını da bekliyoruz” ifadelerini kullandı.
Filmi izleyen Filiz Coşar ise Yozgat Valisi Kemal Yurtnaç’a teşekkür ederek, köylere tiyatronun da getirilmesini istedi.