Açılan stantta Başhekim Uz. Dr. Mustafa Kozan, Sağlık Bakım Hizmetleri Müdürü Elif Tinel, Kadın Hastalıkları ve Doğum Hekimi Op. Dr. Kübra Memnune Gündoğan, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Hekimi Uz. Dr. Necip Tolga Özbay, Gebe Okulu Ebesi Demet Civan, Emzirme Danışmanlığı ve Laktasyon Hemşiresi Nergis Ulucan, gebe ve gebe adayları katıldı. Gebe Okulu Ebesi Demet Civan, Emzirme Danışmanlığı ve Laktasyon Hemşiresi Nergis Ulucan tarafından gebe ve gebe adaylarına bilgilendirme yapıldı. Stant sonrası Kadın Hastalıkları ve Doğum Polikliniğinde, Kadın Hastalıkları Servisinde ve LDRP Ünitesinde lohusa şerbeti ikram edildi. Haber Merkezi
Kategori: Sağlık
-

Aktif Yaşlanma sempozyumu
Yozgat Bozok Üniversitesi Erdoğan Akdağ Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen sempozyuma, Rektör Prof. Dr. Evren Yaşar, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Güngör Yılmaz, Genel Sekreter Prof. Dr. Uğur Kölemen, fakülte dekanları, öğretim elemanları ve öğrenciler katıldı.
Sempozyumun açılış konuşmasını yapan Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Fatih Erkoç, nüfusun yaşlanmasıyla birlikte “aktif ve sağlıklı yaşlanma” kavramı ön plana çıktığını söyledi. Prof. Dr. Erkoç konuşmasını şöyle sürdürdü: “Aktif ve sağlıklı yaşlanma anlayışının geliştirilmesi için bilgilendirme ve farkındalık çalışmalarının yapılması, sağlık bakım hizmetlerinin geliştirilmesi, tüm bunların yanı sıra hayat boyu öğrenme fırsatlarının yaşlılara sunulması önem arz eder. Bu bağlamda YOBÜ Sağlık Bilimleri Fakültesi ve Tıp Fakültesi işbirliği ile Ülkemizde Uluslararası Katılımlı ilk Tazelenme Üniversitesinin açılışını yapmak bizi oldukça gururlandırıyor” ifadelerine yer verdi.
Rektörü Prof. Dr. Evren Yaşar 2023-2024 eğitim öğretim yılının ilk açılış gününde Tazelenme Üniversitesi Aktif Yaşlanma Sempozyumunun düzenlenmesinden mutluluk duyduğunu söyledi. Bu tür kongre, panel ve sempozyumların öğrencilerin gelişimi, toplumun dönüşümü noktasında önemine vurgu yapan Prof. Dr. Yaşar, düzenlenen bu sempozyumla toplumsal bir sorunu ele aldıklarını dile getirdi. Dünya genelindeki yaşlı nüfus artışına dikkat çeken Yaşar, “ Yozgat nüfusu özelinde de bu artışın yüzde 40 seviyelerine ulaştığı bilgisini paylaştı. Rektörümüz konuşmasının devamında; “Bu kapsamda içinde bulunduğumuz toplumun ihtiyaçlarının karşılanması ve yaşlılarımızın erken emekli olmalarıyla beraber sanki toplumdan tahliye edilmiş pozisyonundan tekrar topluma kazandırılması adına bu tür sempozyumlar yapılması çok önemli. Tazelenme Üniversitesi ve Aktif Yaşlanma Sempozyumu ile beraber bundan sonraki süreçte üniversitenin temel dinamikleri olan Tıp ve Sağlık Bilimleri Fakültelerini bir araya getiren bu zinciri daha da genişleterek toplumumuz ve üniversitemiz faydasına neler yapabiliriz bunları konuşacağız. Tüm yaşlılarımızın, Yozgat’ın değerlerinin bu sürece dahil edilmesi ve onların tecrübelerinden ne şekilde yararlanılması gerekiyorsa bunu yapacağız. O tarihi taşıyan insanlara değer vermezseniz ileride siz de tarih olursunuz. Tazelenme üniversitesi ile yaşlılarımızın hatırlanıp, sosyal anlamda toplumsal değerlerimizi artıracak şekilde yönlendirilmesi veya bizim onlardan istifade etmemiz adına bunlar oldukça önemli. Tazelenme Üniversitesi ile hepimizin tazelenmesine bu süreç katkıda bulunacak. Sempozyumun düzenlenmesinde emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” dedi.
Sempozyumda Akdeniz Üniversitesi’nden Prof. Dr. İsmail Tufan, ‘Tazelenme Üniversitesi’nin Bugünü, Yarını, Geleceği’, Chicago Üniversitesi’nden Prof. Dr. Hans Becker ‘Mutluluk Odaklı Yaşlı Bakımı’, Saxion Uygulamalı Bilimler Üniversitesi’nden Dr.Yvonne Kerkhof ‘Yaşlıların Sosyal Sağlığının İyileştirilmesi Türk Göçünün Geçmişi’ konularında katılımcılara bilgiler aktardı. Haber Merkezi -

Trafik kazası tatbikatı
Yozgat İl Sağlık Müdürlüğü, acil sağlık hizmetlerine yönelik afetlere karşı önlem almak ve personeli bilgilendirmek amacıyla Sarıkaya İlçe Devlet Hastanesi’nde saha tatbikatı ve masa başı tatbikat düzenledi. Eğitim, hastane personelinin trafik kazası müdahalesi konusundaki yeteneklerini artırmayı hedefledi.
Yozgat İl Sağlık Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada, eğitimin amacının ülkede ve ilde meydana gelebilecek afetlere karşı hazırlık yapmak ve personeli afetlere karşı bilinçlendirmek olduğu belirtildi. Özellikle trafik kazalarına müdahalede etkili ve koordineli bir şekilde hareket etmek, kazalara karışan kişilere hızlı ve etkili yardım sağlamak için personelin eğitilmesinin önemine vurgu yapıldı. Eğitim, Hastane Afet Planı (HAP) kapsamında gerçekleştirildi. Tatbikatlar, trafik kazası senaryosu üzerinden yapıldı. Saha tatbikatı, personelin olay yerine hızlı ve güvenli bir şekilde ulaşmasını, yaralılara ilk yardımı etkin bir biçimde uygulamasını ve hastaneye nakil sürecini içeriyor. Haber Merkezi -

Meme kanserinde erken teşhis önemli
Meme kanserinin, kadınlar arasında en sık görülen kanser türlerinden biri olduğunu belirten Dr. Şahin, 40 yaşın üzerindeki kadınların düzenli olarak meme kanseri taraması yaptırmaları gerektiğini hatırlattı. Bu taramaların KETEM (Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezi) merkezlerinde yapılabileceğini belirten Şahin, şunları söyledi: “Meme kanserinde erken teşhis çok önemlidir. Erken teşhis edilen meme kanseri vakalarında tedavi başarı şansı çok daha yüksektir. Bu nedenle 40 yaşın üzerindeki her kadının, iki yılda bir meme kanseri taramasını KETEM’lerde yaptırması gerekmektedir.”
Yozgat İl Sağlık Müdürü Şahin, ayrıca, KETEM merkezlerinin adreslerini öğrenmek için ilin İl Sağlık Müdürlüğü internet sitesini ziyaret etmenin yeterli olacağını sözlerine ekledi.
Meme Kanseri Farkındalık Ayı’nın, meme kanseri konusunda toplumsal bilincin artırılmasına ve erken teşhisin teşvik edilmesine katkı sağladığını ifade eden Dr. Şahin, kadınların ve toplumun bu konuda duyarlı olmalarının önemine vurgu yaptı.
Meme kanseri, erken teşhis ve bilinçli bir şekilde mücadele edildiğinde daha başarılı sonuçlar elde edilebilecek bir hastalık olarak öne çıkıyor. Bu nedenle, Meme Kanseri Farkındalık Ayı vesilesiyle kadınların meme sağlığına dikkat etmeleri ve düzenli olarak tarama testleri yaptırmaları, yaşamlarını korumak adına hayati bir adım olabilir.
MEME KANSERİ NEDİR?
Meme kanseri, meme dokusunda başlayan kötü huylu (malign) bir tümördür. Genellikle memenin süt üreten bezlerinde veya süt kanallarında başlar, ancak nadiren de olsa meme cildinde veya meme başında da görülebilir. Meme kanseri, kadınlar arasında en sık görülen kanser türlerinden biridir, ancak erkeklerde de nadiren görülebilir.
MEME KANSERİ
NEDENLERİ:
Meme kanserinin kesin nedenleri tam olarak bilinmemekle birlikte, bazı risk faktörleri, Genetik faktörler (aile geçmişi), Hormonal faktörler (özellikle uzun süreli hormonal tedaviler veya hormonal değişiklikler), Yaş (40 yaşın üzerindeki kadınlar risk altındadır), Önceki meme kanseri öyküsü, Kötü beslenme alışkanlıkları, Fiziksel aktivite eksikliği,
MEME KANSERİ BELİRTİLERİ:
Meme kanseri belirtileri bireyden bireye değişebilir, ancak genellikle şunları içerebilir: Meme içinde veya üzerinde sert bir kitle veya şişlik, Meme derisinde veya meme başında değişiklikler (renk, şekil veya dokuda), Meme başından gelen akıntı (kanlı veya sarı), Meme ağrısı (ancak nadiren meme kanseri ağrıya neden olur)
ERKEN TEŞHİS VE TEDAVİ:
Meme kanserinin erken teşhisi hayati öneme sahiptir. Erken evrede yakalanan meme kanseri vakalarının tedavi başarı şansı daha yüksektir. Bu nedenle, kadınlar 40 yaşın üzerindeyken her iki yılda bir meme kanseri taramalarını yaptırmalıdır. Taramalar mamografi ve doktor muayenesi gibi yöntemlerle gerçekleştirilir.
Tedavi, kanserin türüne, evresine ve hastanın genel sağlık durumuna bağlı olarak değişebilir. Tedavi seçenekleri cerrahi müdahale (meme cerrahisi), radyoterapi, kemoterapi, hormon tedavisi ve hedefe yönelik tedavileri içerebilir.
Meme kanseri, erken teşhis ve etkili tedavi ile başarılı sonuçlar elde edilebilen bir kanser türüdür. Bu nedenle, belirtiler fark edildiğinde veya risk faktörleri varsa, bir sağlık profesyoneline başvurmak önemlidir. Ayrıca, düzenli taramalar ve sağlıklı yaşam tarzı seçimleri meme kanseri riskini azaltabilir.
Haber Merkezi -

Gerontolog Şen, ‘’Yaşlılarımıza destek, yaşam dolu bir gelecek’’
Hem dünyamızda hem de Türkiye’de her geçen gün yaşlı nüfusunun arttığına dikkat çeken Gerontolog Ceren Kurnaz Şen, ‘’Artan yaşlı nüfusunun ihtiyaçları da giderek artmaktadır. Yaşlılık yaşamın doğal bir sürecidir. İnsan doğar, büyür ve doğduğu günden itibaren yaşlanmaya başlar. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre 65 yaş üstü bireyler yaşlı kabul edilir. 65-74 yaş arası genç yaşlı, 74-85 yaş arası orta yaşlı, 85+ yaş da ileri yaşlı olarak kabul edilir. Yaşlılık, yaşamın son raddesi olarak görülmemelidir. Sağlıkla alınan yaş insanın hayat kalitesini yükseltir. Yaşlanmanın en büyük düşmanı yaşla gelen sağlık sorunlarıdır. Bu sorunların yanında da kişinin kendisinin artık yetersiz olduğuna inandırması psikolojik açıdan en büyük zararı verir. Kişinin kendisini eksik görmesi, her işten elini çekmesi ona daha büyük sorunlar yaşatır. Durumuna bağlı olarak günlük yaşam aktivitelerine devam etmesi yaşlı bireyin daha aktif bir yaşam sürmesini sağlar. Eskiden yaptığı işleri birden bırakan çoğu kişide depresyon görüldüğü için sağlığı da daha çabuk bozulmaktadır. Alzheimer, demans gibi sağlık sorunlarının erken teşhisi yaşam kalitesini arttırır. Uzun yaşamak değil sağlıklı yaşamak önemlidir. Kurduğumuz Sağlıklı Yaş Alma (YAŞAM) Merkeziyle beraber şehrimizdeki yaşlılarımızın yanında olmaya çalışıyoruz. Kendilerini yalnız hissettirmemeye, olan sorunlarını çözmeye, sosyal anlamda da yalnız kalmamalarını sağlıyoruz. Sağlık kontrollerini düzenli olarak yapmaya, sadece fiziki değil psikolojik anlamda da yalnız olmadıklarını hissettirmeye çalışıyoruz. Yaşlılar geçmişin aynasıdır, biz de bu aynadan geleceğimize yön veririz. Bizler yaşlılarımıza destek olmalı, onların hayat tecrübelerinden yararlanmalı ve onlara kendilerini değerli hissettirmeliyiz. Yaşlılarımız, kültürümüzü, değerlerimizi yarına taşımak için en değerli varlıklarımızdır’’ dedi. Haber Merkezi
-

Kalp hastalıkları ihmale gelmez
Dünyada başlıca ölüm nedenleri arasında yer alan kalp hastalıklarına dikkat çekmek için düzenlenen Dünya Kalp Gününde kalp hastalıklarının önleme yolunda özellikle tütün kullanımının bırakılmasını söyleyen Başhekim Uz. Dr. Mustafa Kozan “Dünya Kalp Günü, İnsanları her yıl tüm dünyada 17 milyon kişinin yaşamını kaybetmesine neden olan kalp hastalıkları ve inmenin başlıca ölüm nedeni olduğuna ilişkin bilgilendirmek için düzenleniyor. Tütün kullanımı, sağlıksız beslenme ve fiziksel aktivite yoksunluğu gibi başlıca risk faktörlerinin kontrol altına alınması ile kalp hastalığı ve inmeye bağlı erken ölümlerin en az yüzde 80 önlenebilir” dedi.
40 yaş ve üstündeki bireylerin sağlık kurumlarına başvurarak yılda en az bir kez kardiyovasküler risk değerlendirmesini yaptırabileceğini vurgulayan Başhekim Kozan açıklamasına şöyle devam etti:
“Risk değerlendirmesinde öncelikle yaş, cinsiyet, sigara kullanımı bilgileri alınmakta, kan basıncı ölçülerek ve total kolesterol değeri bakılarak 10 yıl içinde bazı kalp damar hastalıklarından ölüme ilişkin risk hesaplanmaktadır. Hesaplama sonrasında hekimlerimiz yaşam tarzı değişiklikleri konusunda danışmanlık vermekte, risk durumuna göre gerekli durumlarda destek ve daha ileri tetkik ve tedavi planı için ise hastanemize veya en yakın sağlık kuruluşlarına başvurulabilir. Kalp hastalıkları ihmale gelmez. ”
Başhekim Uz. Dr. Mustafa Kozan bireylere; hareket edin, Kalp sağlığına iyi gelen besinler tüketin, Tütün ve tütün ürünlerini kullanmayın tavsiyesinde bulundu. Açıklamanın ardından hastaneye gelen vatandaşlara ve sağlık çalışanlarına eğitim hemşirelerince broşür dağıtılarak Kalp Hastalıkları hakkında bilgilendirme yapıldı.
Haber Merkezi -

Kalp hastalığı 1 numaralı ölüm nedeni
Dünya Kalp günü nedeniyle açıklama yapan İl Sağlık Müdürü Dr. Fatih Şahin, ‘’Davranışsal risk faktörleri yani; sağlıksız beslenme, yetersiz fiziksel aktivite, tütün kullanımı ve alkol kullanımı koroner kalp hastalığının yüzde 80’inden sorumludur. Kardiyovasküler hastalıkların çoğu risk faktörleriyle mücadele edilerek engellenebilir. Risk faktörlerinin kontrolü ile kalp ve damar hastalığı görülme sıklığının yarıya indirilebileceği bildirilmektedir. Sağlıksız beslenme ve yetersiz fiziksel aktivite etkisiyle bireylerde kan basıncında yükselme, kan şekeri yüksekliği, kan lipidlerinde yükselme, fazla kilo veya obezite görülür. Sosyal ekonomik faktörler ve kültürel değişiklikler (küreselleşme, şehirleşme) toplumun yaşlanması, stres, herediter faktörler kardiyovasküler hastalıkların diğer belirleyicileridir. 40 yaş üstü her birey için kardiyovasküler riskin hesaplanması ve varsa davranışsal risk faktörlerine uygun müdahaleler ile kalp krizi, inme, kalp yetmezliği ve diğer komplikasyonların gelişmesini önleyebilecek tedbirlerin alınması önerilir. Sağlıklı kalmak ve kalp ve damar hastalığına yakalanma riskinden uzak durmak için, Sağlıklı beslenin, düzenli fiziksel aktivite yapın, tütün ve tütün ürünleri kullanmayın, alkol kullanmayın, kardiyovasküler riskinizi öğrenenin, kilolu veya obez olup olmadığınızı öğrenenin, kan basıncınızı öğrenenin, kan şekerinizi öğrenenin, kan lipidlerinizi öğrenenin, hekiminizin verdiği sağlıklı yaşam önerilerine uyun’’ dedi. Haber Merkezi
-

Anne dostu hastane için müracaat etti
Anne ve bebek sağlığının korunması ve geliştirilmesine yönelik Anne Dostu Hastane Programı, sağlık hizmetlerinin anneler ve bebekler için daha dostane ve etkili bir şekilde sunulmasını hedefliyor. Yozgat Bozok Üniversitesi Hastanesi, bu programın bir parçası olabilmek için başvuruda bulundu. ”Anne Dostu Hastane Eğitimi”, Yozgat İl Sağlık Müdürlüğü bünyesinde görevli olan Eğitimciler, Dr. Tuğba Doğan ve Uzman Mehmet Ali Gözel tarafından gerçekleştirildi. Bu eğitim, hastanenin Anne Dostu Hastane ünvanı alabilmesi için gerekli olan bilgi ve yetenekleri kazanma sürecini içeriyor.
Yozgat Bozok Üniversitesi Hastanesi, Anne Dostu Hastane ünvanını alarak annelerin ve bebeklerin sağlık ve bakım hizmetlerine daha iyi erişimini sağlamayı amaçlıyor. Haber Merkezi -

Sağlık Müdürü Dr. Şahin Kuduz’a dikkat çekti
Dr. Şahin, ‘’Kuduz; insan sağlığını tehdit eden ve klinik belirtiler geliştikten sonra geriye dönüşü olmayan ve dramatik bir şekilde ölümle sonuçlanan zoonotik bir hastalık olup, Dünyada 150’den fazla ülke ve bölgede görülen, aşı ile önlenebilir viral bir hastalık olduğu bilinmektedir. Kuduz riskli temas sonrasında erken müdahale hayat kurtarmaktadır. Kuduz, hayvanlardan insanlara bulaşan viral bir hastalıktır. Tilki, kurt ve çakal gibi yabani memeliler ile köpek, kedi, inek, koyun, keçi ve eşek gibi evcil memeli hayvanlarda görülmektedir. Kuduzun başlıca bulaşma yolu enfekte hayvanların ısırmasıdır. Ayrıca, bütünlüğü bozulmuş deri veya mukozalardan enfekte olmuş hayvanın salyası ile de bulaşabilir. Riskli temas sonrasında gerekli tedbirler alındığı zaman hastalığı önlemek mümkündür. Kuduz riskli temas sonrasında, zamanında, gerekli önlemler uygulanmadığında hastalık gelişebilir. Kuduza ilişkin belirtiler görülmeye başladıktan sonra insanlar için ölümcüldür. Kuduz kaynaklı ölümleri önlemek, kuduz riskli temasa maruz kalan kişilerin sağlık kuruluşuna başvurarak kuduz profilaksisini tam ve gününde yaptırmasını sağlamak amacıyla farkındalık çalışmalarının yapılması büyük önem arz etmektedir. Bu kapsamda 28 Eylül Dünya Kuduz Günü vesilesiyle tek sağlık çatısı altında kuduz hastalığının önemi ve korunma ile kuduz hastalığı kontrolü ve mücadele noktasında, gerek sağlık çalışanlarına gerekse halka yönelik farkındalık çalışmaları Müdürlüğümüzce yapılmaktadır’’ dedi. Haber Merkezi
-

Başhekim Kozan’dan servis ziyareti
Başhekim Uz. Dr. Mustafa Kozan; “Bugün peygamberimiz Hz. Muhammed’in (S.A.V) doğduğu mübarek gün. Bu özel ve maneviyat dolu günün tüm İslam âlemine ve ülkemize huzur, barış, sevgi ve sağlık getirmesini diler, personellerimizin, hasta ve hasta yakınlarının mübarek Mevlid Kandili’ni en içten dileklerimle kutlarım” dedi. Haber Merkezi
-

Hastane hakkında bilgi aldı
Kaymakam Demir, hastane ziyaretinde hastane içindeki poliklinikleri ve servisleri gezerek, hastalarla da yakından ilgilendi. Hastaların şikayetlerini ve taleplerini dinleyerek, onlarla sohbet etti. Aynı zamanda hastanenin genel durumu ve yapılan çalışmalar hakkında Başhekim Zeynep Şenel’den bilgi aldı.
Kaymakam Ahmet Nuri Demir, hastane personeline gösterdiği ilgi ve alaka ile çalışanlara moral verirken, hastalara da geçmiş olsun dileklerini iletti. Haber Merkezi -

Ortopedi uzmanı Dr. Aydemir, hasta kabulüne başladı
Yozgat Şehir Hastanesi Başhekimi Uz. Dr. Mustafa Kozan, Op. Dr. Mehmet Aydemir’in kas ve iskelet sistemi hastalıkları, spor yaralanmaları, travmatik durumlar, bel eğriliği, kırıklar, burkulmalar, tendon hasarları ve eklem kireçlenmesi gibi birçok ortopedik sorunun teşhisi ve tedavisi konusunda uzmanlaştığını vurguladı.
Başhekim Uz. Dr. Mustafa Kozan, hastaların Ortopedi ve Travmatoloji uzmanı Op. Dr. Mehmet Aydemir ile muayene olabilmek için MHRS randevu sistemi üzerinden veya ALO 182 hattını kullanarak randevu alabileceklerini belirtti.
Hasta kabulüne başlayan Op. Dr. Mehmet Aydemir, Yozgat Şehir Hastanesi’nde hastalarına en iyi hizmeti sunmak için büyük bir özveriyle çalışacağını ifade etti. Sağlık alanındaki deneyimi ve uzmanlığıyla Yozgatlı hastaların sağlığına katkıda bulunmaya hazır olduğunu ifade etti. Nazife EKİCİ -

Alzheimer önemli bir halk sağlığı sorunudur
Dr. Fatih Şahin, 2023 yılının teması “Alzheimeri Tanı, Alzheimerden Korun” şeklinde belirlenmiştir. Bilindiği gibi ileri yaşlarda hafızayı, düşünmeyi, günlük aktiviteleri gerçekleştirme yeteneğini olumsuz etkileyen ve genellikle ilerleyici karakter sergileyen çöküntü halleri “demans” olarak bilinir. Dünya Sağlık Teşkilatı verilerine göre; Dünyada 55 milyondan fazla demanslı hasta mevcuttur. Küresel olarak yaşlı insanlar arasında engelliliğin ve bağımlılığın en önemli nedenlerinden biri demanstır. Demans, önde gelen ölüm nedenleri arasında da yedinci sıradadır. Alzheimer hastalığı demans vakalarının yarısından fazlasını (%60-70) oluşturmaktadır. Tipik olarak öğrenme ve yakın bellek bozukluğu ile kendini gösteren Alzheimer Hastalığının on uyarı belirtisi, Bellek kaybı, Dil problemleri, Zayıf ya da azalmış muhakeme, Eşyaları kaybetme, Kişilik değişiklikleri, Bilinen görevleri yerine getirmede zorluk, Zaman ve yer oryantasyon bozukluğu, Soyut düşünmede problemler, Ruh hali ve davranış değişiklikleri, Bir şeye başlama ya da girişim kaybı. Bu uyarıların bilinmesi, zamanında hekime müracaat edilmesi, tanının mümkün olan en erken evrede konulması ve etkin tedavi yaklaşımları sağ kalım süresi ve yaşam kalitesi bakımından oldukça önemlidir’’ diye konuştu. Haber Merkezi
-

İşitme kaybının birçok nedeni vardır
İl Sağlık Müdürü Şahin, İşitme Engelliler Haftası nedeniyle yaptığı açıklamada, ‘’Engellilikten korumak amacıyla yapılan çalışmaların en önemlisi “sağlık taramaları”dır. Sağlık taramaları erken tanı ve tedavi için kullanılan en iyi yöntemlerden biridir. Dünya Sağlık Örgütü işitme kaybına yol açan faktörlerin %50’sinin önlenebilir olduğunu bildirmektedir. Bu nedenle çocukların yeni doğan döneminde işitme taramalarından geçmesi, kızamık, menenjit, kabakulak ve kızamıkçık aşılarının zamanında ve eksiksiz yapılması son derece önemlidir. İşitme kaybını erken dönemde belirlemek amacıyla ülkemizde Ulusal İşitme Tarama Programları yürütülmektedir. Bu kapsamda yenidoğan tüm bebeklere ve ilköğretim 1. Sınıfa giden çocuklara işitme taramaları yapılmaktadır. Basit, ucuz ve uygulaması çok kolay testler ile işitme kaybı şüphesi olan bebekler erken zamanda teşhis edilebilmektedir. Yenidoğan bebeklerimize 81 ilimizin kamu,
üniversite ve özel hastanelerinin yer aldığı 1.111 tarama merkezimizde işitme taraması, 81 tane referans merkezimizde de ileri tanı ve tedavileri gerçekleştirilmektedir. Bebeklerimizin tümüne ulaşılması hedeflenmekte ve ortalama yılda 2.500 yenidoğana işitme kaybı tanısı konulmaktadır. Yine ilköğretimin 1. yılında, belirlenen protokoller çerçevesinde işitme taraması konusunda eğitimli sağlık personeli tarafından sahada tarama gerçekleştirilmekte, sorun saptanan çocuklarımız kulak burun boğaz uzmanlarına yönlendirilmektedir. Amacımız; “erken tanı, tedavi ve rehabilitasyon” anlayışı ile çocuklarımızın yaş ve zekaca yaşıtları olan sağlıklı çocuklarla eşit koşullarda yaşamlarını sürdürebilmelerini sağlamak ve sağlıklı bir nesil oluşturabilmektir. Bu süreçte ailelere düşen görev çocuklarının işitme taramalarını, ileri tanı testlerini zamanında yaptırmak ve işitme kaybı saptandığında tedavi ve eğitim süreçlerine etkin bir biçimde dahil olmaktır. Bu sayede erken teşhis konup ve erken rehabilite edilen çocukların dil gelişimine paralel olarak; zihinsel sosyal ve ruhsal gelişimleri normal yaşıtlarına benzer seviyede gelişebilmektedir’’ dedi. Haber Merkezi -

Mesai dışı poliklinik uygulaması memnun etti
Yozgat Şehir Hastanesi’nde ‘mesai dışı poliklinik’ uygulaması ile Çarşamba günleri saat 17.00-19.00 arasında vatandaşlara Kulak Burun Boğaz (KBB), göz, kardiyoloji, psikiyatri, üroloji, göğüs ve dahiliye polikliniklerinde sağlık hizmeti sunulmaya başlandı. Hastanede randevu alma sıkıntısı yaşanan polikliniklerde haftada bir gün uygulanılan hizmet vatandaşları da memnun etti.
Yozgat Şehir Hastanesi’nde haftada bir gün olarak başlatılan ‘mesai dışı poliklinik’ uygulaması ile mesai saatleri içerisinde hasta yoğunluğunun ve randevu sıkıntısının yaşandığı polikliniklere ulaşılabilirliğinin sağlaması amaçlandı. Geçen hafta ilk uygulamanın yapılıp, talebin yoğun olması üzerine bundan sonraki süreçte her hafta Çarşamba günleri saat 17.00 ila 19.00 arasında belirli polikliniklerde hasta muayenesinin yapılması kararlaştırıldı. Gündüz mesai saatleri içerisinde randevu veya sıra alamayan hastalar, mesai dışında hastaneye gelerek sıra aldıktan sonra muayene olmaya başladı. Uygulamaya ilgi yoğun oldu.
“HER BİR HEKİMİMİZE YAKLAŞIK 40 İLA 50 ARASINDA BİR HASTA SAYISI GELMEKTE”
Yozgat Şehir Hastanesi Başhekimi Uzman Dr. Mustafa Kozan, uygulamaya geçen hafta itibariyle başladıklarını belirterek, “Şu an itibariyle gözcü üç hekimimiz hizmet vermekte. KBB aynı şekilde üç hekimimiz. Kardiyoloji, Psikiyatri, Üroloji, Dahiliye bölümlerinde ve aynı zamanda göğüs hastalıkları bölümünde hizmet vermekteyiz” dedi.
Kozan, amaçlarının sıkıntı çekilen, özellikle hasta yoğunluğunun olduğu bölümlerde hem hasta yoğunluğunu azaltmak hem de mesai saatlerinde gelemeyen hastalara mesai dışında da hizmet verebilmek olduğunu söyledi. Poliklinik hizmetlerine daha rahat bir şekilde ulaşılabilmesi için böyle bir sisteme geçtiklerini de vurgulayan Kozan, şöyle konuştu:
“Bizim geçen hafta itibariyle her bölümde her bir hekimimize yaklaşık 40 ila 50 arasında bir hasta sayısı gelmekte. Bunu daha çeşitlendireceğiz, ortopedi, endokrin gibi bölümlerimizi de katmayı planlıyoruz. Bizim ana amacımız biraz önce de bahsettiğim gibi mesai dışında da hastalarımıza poliklinik hizmeti sunabilmek ve sıkıntı çeken branşları rahatlatmak amaçlı böyle bir sistem kurduk. Hasta memnuniyetimiz gayet yüksek. Kendim de poliklinik yapmaktayım ve poliklinikte de hastalarımız bu tür bu hizmetten çok memnunlar. Geliştirilebilir olması bizim için uygun. İç Anadolu’da ve Türkiye’de de ilk şehir hastanesi olması ve ilklerin hastanesi olması adına bu hizmette ilkleri olmaya devam edeceğiz. Şu an haftada bir gün başladık. Daha da arttıracağız nasip olursa. Çarşamba olarak belirledik. 17.00 ile 19.00 arasını belirledik. Bunu psikiyatri uzmanımız her gün yapıyor. Her gün 17.00-19.00 arasında yapıyor. Hekimlerimizin özel çalışmasına bağlı bir hizmet. Bunu hekimlerimizle de istişare edip daha da arttıracağız.” “ZAMAN DİLİMLERİNDE ZORLANIYORDUK”
Hastaneye muayene olmak için gelen hastalardan Mehmet Akif Altan, “Çok memnunuz. Şehir hastanemizde özellikle farklı zaman diliminde hocalarımızın bizi muayene etmelerinden çok memnunuz. Bunu diğer günlere de yayılmasını da isteriz. Çok güzel sıramızı alabiliyoruz. Zaman dilimlerinde zorlanıyorduk ama böyle olunca biraz daha kolaylıklar oldu” diye konuştu. Haber Merkezi -

Alzheimer hastalarının sayısı her geçen gün artıyor
Poliklinik girişinde açılan bilgilendirme standında açıklama yapan Başhekim Uz. Dr. Mustafa Kozan: “21 Eylül, tüm dünyada Alzheimer Günü olarak anılmaktadır. Alzheimer hastalığı günlük yaşamsal aktivitelerde azalma ve bilişsel yeteneklerde bozulma ile karakterize nöropsikiyatrik, semptomların ve davranış değişikliklerinin eşlik ettiği bir hastalıktır. Bizlerde bu konuda vatandaşlarımızı bilgilendirmek ve farkındalık oluşturmak istiyoruz.” dedi.
Poliklinik girişinde vatandaşları broşürlerle bilgilendiren Yozgat Şehir Hastanesi Gerontoloğu Ceren Kurnaz Şen ise “Alzheimer şüphesiyle hastanemize gelen hastalarımızın testlerini yapıp hekimlerimizin uygun gördüğü ilaçlara başlıyoruz. Alzheimer ne kadar erken teşhis edilirse ilerlemesi o kadar yavaş oluyor. Bu da hem hasta için hem de yakınları için büyük bir önem içeriyor. 80 yaş üstü Alzheimer hastalarımızın takibini Yaşam Merkezimizde yapıyoruz. Aile bireylerini bilgilendirmede, destek sağlamada daima yanlarındayız” diye konuştu.

Alzheimer hastalığı 65 ile 85 yaşları arasında görülme sıklığı her beş yılda bir iki katına çıktığı bilgisini veren Nöroloji Hekimi Uz. Dr. Onur Bulut ise Alzheimer hakkında şu bilgileri verdi:
“Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de yaşlı nüfus oranı hızla artmakta ve buna bağlı olarak yaşlı nüfusta görülen hastalıkların görülme oranları da yükselmektedir. Halk arasında bunama olarak adlandırılan demans daima yaşlanmaya eşlik etmese de sıklığı yaş ilerledikçe artmakta ve birçok nedeni bulunmaktadır. Alzheimer hastalığı en sık görülen demans nedenidir. Alzheimer hastalığı 65 ile 85 yaşları arasında görülme sıklığı her beş yılda bir iki katına çıkmaktadır. Hastalık genellikle sporadiktir fakat hastaların %5’inde genetik bir sebep bulunabilir. Alzheimer hastalığı ve diğer demans nedenleri küresel bir halk sağlığı problemi haline gelmiştir. Ülkemizde 600 binden fazla Alzheimer hastası olduğu tahmin edilmektedir. Bellekte bozulma tipik olarak Alzheimer hastalığının ilk belirtisidir. Bellek bozukluğu ilerledikçe hastanın mekân ve zaman algısı da bozulur. Hastalığın ilerleyen evrelerinde lisan, hesaplama yapma, davranış ve kişilik gibi yüksek bilişsel işlevlerde bozulmalar olur. Bu nedenlerle; kelime bulmada zorluk, duraksayarak konuşma, cümle kurmada sorunlar, konuşulanları anlamama, kaybolma, anksiyete, depresyon, iştah ve uyku problemleri, yardımsız giyinememe gibi belirtiler olur. Son aşamada hasta iletişimi tamamen bozulmuş, günlük yaşam aktivitelerini yapamaz ve bakıma muhtaç hale gelir. Hastalığın kanıtlanmış kesin bir tedavisi olmamakla birlikte mevcut tedaviler ile hastanın yavaşlatılması ve şiddetinin azaltılmasına çalışılmaktadır. Hastalığın risk faktörü olan ileri yaş değiştirilebilir bir neden olmasa da sağlıklı beslenme, sigara ve alkolden uzak durma, zihinsel ve fiziksel egzersiz, stresten kaçınma, sosyalleşme ile diğer risk faktörleri azaltılabilir. Alzheimer hastalığı için farkındalık oluşturmak ve bu sayede erken teşhisi sağlamak amacıyla 21 Eylül Dünya Alzheimer Günü olarak kabul edilmiştir. Unutmamak gerekir ki Alzheimer hastalığı yaşlanmanın doğal bir sonucu değildir. Hastalığın her aşamasında hasta ve hastaya bakım veren için fayda sağlayacak bir şeyler yapmak mümkündür.” Haber Merkezi -

Hastane personeline işaret dili eğitimi
Yozgat Şehir Hastanesi’nde gönüllülük esasına göre katılım sağlayan hastane personele Yozgat Halk Eğitim merkezi İşaret Dili Eğitmeni Meryem Aksu tarafından İşaret Dili Eğitimi verildi. Yozgat Şehir Hastanesi Başhekimi Uz. Dr. Mustafa Kozan, 6 hafta süren eğitimlere 27 personelin katıldığını, verilen eğitimlerle sağlık çalışanlarının engelli vatandaşların sağlık tesislerindeki hizmetlerden en iyi şekilde faydalanmaları, sağlık problemlerini etkin bir şekilde anlatmalarında kolaylık sağlanması, tedavilerinin ivedilikle yapılması ve engelli vatandaşlara yönelik hizmet kalitesinin arttırılmasında etkin bir rol almaları amaçlandığını söyledi. 18-24 Eylül Uluslararası İşitme Engelliler Haftasına denk gelen eğitim sonrasında İşaret Dili Eğitmeni Meryem Aksu ve kursiyerlerden Selda Karabulut, Alihan Pehlivanoğlu, Büşra Tunçel, Çiğdem Didinmez, Gözde Yeşilkaya, Merve Bahar, Mustafa Akdemir, Selma Aydoğdu, Abdulcelal Uzun ve Ceren Yurdasucu’nun hazırladığı video kliple, engelli vatandaşların, işaret dili eğitimi almış personel ile muayene süreci anlatıldı. Videoda işaret dilinin önemine dikkat çekilerek eğitim alan personellerle kurulan iletişimin, engelli vatandaşların hayatlarını nasıl kolaylaştırdığı anlatıldı. Haber Merkezi
-

Mesleğin inceliklerini öğreniyorlar
2023-2024 eğitim – öğretim döneminin başlamasıyla birlikte Atatürk Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri Türkiye’nin İlk Şehir Hastanesi Yozgat Şehir Hastanesinde staja başladı.
Yozgat Şehir Hastanesinde yeni eğitim ve öğretim döneminin başlamasıyla staja başlayan öğrencilere uyum sürecini kolaylaştırmak amacıyla eğitim birimi koordinatörlüğünde planlanan oryantasyon eğitim programı düzenlendi.
Oryantasyon eğitim programında; hastanenin ve yöneticilerin tanıtımı, hastanenin misyonu, vizyonu, temel değerleri, staj süreciyle ilgili genel bilgiler, stajyerlerin hastanede uyması gereken hastane içi kurallar, kurum kültürü, iletişimde dikkat edilecek hususlar, hasta güvenliğinin sağlanması, hasta transferi, hasta düşmelerinin önlenmesi, hasta mahremiyeti ve hasta bilgilerinin gizliliğinin sağlanması konularında eğitimler verildi.
Yozgat Şehir Hastanesinde bir gün süren oryantasyon eğitimine Atatürk Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinin 74 stajyer öğrencisi katıldı. Haber Merkezi -

Rektör Prof. Dr. Yaşar, araştırma hastanesinde inceleme yaptı
Yozgat Bozok Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Evren Yaşar, incelemelerde bulunduğu Araştırma ve Uygulama Hastanesi hakkında Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Fatih Erkoç, Araştırma ve Uygulama Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Atilla Şenaylı’dan bilgi aldı.
Daha kaliteli ve verimli sağlık hizmeti sunulması için klinik, servis ve bölümleri gezerek hastanede başlatılan çalışmaları ilişkin incelemelerde bulunan Rektör Yaşar, göreve geldikleri ilk günden itibaren gerek Tıp Fakültesi gerekse Araştırma ve Uygulama Hastanesinde hem değişim hem de dönüşüme yönelik çalışmalar başlattıklarını söyledi. Araştırma ve Uygulama Hastanesinin zemini ile ilgili problemlerin olduğunu dile getiren Yaşar, kısa sürede bu sorunun çözüme kavuşturulması adına TOKİ ile görüşmeler yaptıklarını ve sonrasında da zemin iyileştirme çalışmalarına başladıklarını kaydetti. Çalışmalarda sona gelindiğini ve kısa bir süre sonra hastanenin yeni zeminine kavuşacağının altını çizen Rektör Yaşar, ‘’Hastalarımıza daha konforlu ve kullanılabilir bir hastane kurmak için elimizden geleni yapıyoruz. İnşallah Yozgat ve bölgesinde hastalarımıza daha nitelikli ve kaliteli sağlık hizmetleri sunmayı hedeflemekteyiz. Tamamlamayı düşündüğümüz ve eksikliğini hissettiğimiz kadrolarımız var. Yükseköğretim Kurulumuzun da destekleri ile kadrolarımızdaki eksikliklerin giderilmesine yönelik başlattığımız çalışmalar sonucunda yakın zamanda öğretim üyesi alım ilanına çıkacağız. Ayrıca Üniversitemizi hekimler açısından cazip hale getiremeye yönelik plan ve projelerimizi kısa sürede eyleme dönüştürmekteyiz. Temel hedefimiz, Yozgat halkına ve üniversitemize daha yakışır bir hastane ve tıp fakültesi ortaya koyarak Orta Anadolu’da örnek alınan bir sağlık merkezi olmaktır ” dedi. İhsan ÇELİKKAYA -

Asrın projesinde ihmal hastanelik etti
Yozgat’ta önceki gün akşam saatlerinde ekmek almak için markete giderken Şeyh Osman Mahallesinde bulunan evlerinin yakınında Yozgat Belediyesi tarafından yürütülen altyapı çalışmaları nedeniyle açılan ve çevresinde güvenlik önlemi alınmayan çukura düşen lise öğrencisi gözünden yaralandı. Yozgat Şehir Hastanesinde tedavi altına alınan genç kız gözünden ameliyat edildi.
Daha önce yapılan çalışmalar esnasında elektrik kablolarının kopması nedeniyle çalışma yapılan yerde elektriklerin olmaması, uyarılara rağmen elektriğin bağlanmaması ve açılan kanalın çevresinde yeterli güvenlik önlemlerinin alınmamasından dolayı kanala düşen 17 yaşındaki Şeyma Akgün, gözünden yaralandı.
Şeyma Akgün’ün babası A. Muttalip Akgün, kazı çalışmalarında herhangi bir önlemin alınmadığını sadece bir bariyer koyduklarını ve etrafının açık olduğunu söyleyerek tepki gösterdi.
Yozgat Atatürk Anadolu Lisesi 4. sınıf öğrencisi 17 yaşındaki Şeyma Akgün, akşam ekmek almak için evinden çıkıp, markete gitti. Evlerinin yakınında devam eden altyapı çalışmaları kapsamında açılan yaklaşık 1,5 metrelik çukura yüzüstü düşen Şeyma Akgün kırılan gözlüğünün cam parçaları gözüne saplandı. Genç kızın feryatları üzerine yakınları ve mahalle sakinleri olay yerine geldi. Çukurdan çıkartılan genç kız ambulans ile Yozgat Şehir Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Genç kızın gözünden ameliyat yapılarak cam parçaları çıkarıldı, gözüne dikiş atıldığı öğrenildi.

Baba A. Muttalip Akgün, Şeyh Osman Mahallesi’nde evlerinin yakınındaki caddede kazı çalışmalarının yapıldığını, sokak aydınlatma lambalarının da yanmadığını belirtti. Akgün, ‘’Açılan kanal çukuru ile ilgili herhangi bir önlem alınmaması nedeniyle kızım ekmek almaya giderken çukuru fark etmeyerek, çukur içerisine düştü. Çocuğum çukur içerisine düştüğünde de gözündeki gözlük camı karşı tarafa vurarak kırılması nedeniyle gözüne zarar verdi. Herhangi bir önlem yok, sadece bir tane bariyer koymuşlar. Başka bir şey yok. Çukur 15-20 metre kadar açık. Yaklaşık 1.5-2 metre derinliğinde. Sokak lambaları da 2-3 gün öncesinden yanmıyor. Bir gün öncesinden de söylenildi; sokak lambaları yanmıyor, burada herhangi bir kaza falan olur diye söylendiği halde bir üst caddede sokak aydınlatmalarını yapıyorlar, o caddeyi yapmıyorlar. Bir gün öncesi ben bile çok zor geldim eve, karanlıkta telefonun ışığıyla’’ dedi.
ÖNLEM ALINMASI İÇİN BİRİLERİNİN ZARAR GÖRMESİ Mİ GEREKİYOR
Baba Akgün, ‘’Kazadan sonra geldiler, aydınlatmaları bağladılar. O çukurları falan kapatmaya başladılar. Şu an önlem alınmış. Yani kazadan sonra bu şeyler yapılması çok tuhaf. Birimizin başına bir iş gelince mi yapılacak bu şeyler? Öncesinde önlem alınacağına sonradan olduktan sonra önlem alınıyor. Bu durum bizi çok üzdü. Çocuğumuz da ameliyat oldu gözünden. Ne olacağını bilmiyoruz. Şu an kararsızız bilmiyoruz” diye konuştu. Haber Merkezi -

Bağ Bozumu etkinliği düzenlediler
Kanser Hastaları Moral ve Motivasyon Derneği, Yerköy ilçesine bağlı Kahya köyünde özel bir etkinlikle kanser hastalarına moral ve motivasyon sağladı. Dernek üyeleri, bu anlamlı etkinlikte hasta ve yakınlarına keyifli bir gün yaşatmanın yanı sıra, farklı bir deneyim sunmayı hedefledi.
Dernek Başkanı Ayşe Esengin, etkinlik hakkında şunları söyledi: “Bağ bozumu şenliğimizde hasta ve yakınları ile tatlı muhabbet ortamı oluşturuldu. Daha sonra ikramlarda bulunuldu. Akşam serinliğinde ise hasta ve yakınları ile davetli misafirlerimiz bağa giderek üzüm hasadı gerçekleştirdi. Toplanan üzümler vagonlara yüklendi. Misafirlerimizin ve hasta yakınlarının mutlu olduğu, moral bulduğu etkinliğimiz eğlence ile son buldu.”
Esengin ayrıca, etkinliği düzenlemelerine destek veren kişilere teşekkürlerini iletti: “Bu anlamlı etkinliği gerçekleştirmemize yardımcı olan Yozgat Tarım ve Orman İl Müdürümüz Tanju Özkaya, Ziraat Mühendisi Yusuf Aydın, programlarımızda yanımızda olan Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürümüz Abdullah Neşeli, Sosyal Güvenlik Kurumu Müfettişi Ömer Yurdagül, bağını bizlere açan Hayati Yılmaz ve ailesine, her zaman yanımızda olan bize destek veren araştırmacı, yazar Ertuğrul Kapusuzoğlu hocamıza, derneğimize her türlü desteği sunan Belediye Başkanımız Celal Köse’ye sonsuz teşekkür ederiz. Onların desteğiyle bu özel günü gerçekleştirdik.” dedi.
Kanser Hastaları Moral ve Motivasyon Derneği’nin bu tür etkinlikleri, hastaların moral bulmalarına ve yaşam sevincini yeniden keşfetmelerine yardımcı oluyor. Bu tür etkinliklerin kanserle mücadele eden insanlar için büyük bir destek olduğu belirtiliyor. Haber Merkezi -

Şehir Hastanesinde mesai dışı poliklinik uygulaması
Yozgat Şehir Hastanesi’nde yoğunluk yaşanan ve hastaların sıra bulmakta zorlandıkları Kulak Burun Boğaz, Göz Hastalıkları ve Psikiyatri Poliklinikleri mesai sonrasında her hafta Çarşamba günleri 17.00-19.00 saaleri arasında vatandaşlara hizmet vermeye devam edecek.
Yozgat Şehir Hastanesi Başhekimi Uz. Dr. Mustafa Kozan, “Mesai Dışı Poliklinik uygulamasıyla birlikte vatandaşlarımızın ihtiyaç duyduğu ve yoğun ilginin olduğu Kulak Burun Boğaz, Göz Hastalıkları ve Psikiyatri branşlarında oluşturulan ekiplerimizle hizmet vermeye başladık. Bu sayede yoğunluktan dolayı randevu bulamayan ya da o saatlerde hastaneye gelme fırsatı bulamayan vatandaşlarımız mesai dışında hastanemize müracaat ederek muayene olabilecek, ilaçlarını yazdırabilecek ve kontrollerini yaptırabilecekler. Aynı zamanda hekimlerimiz gerekli gördüğü takdirde kan, idrar tahlillerini ve görüntüleme tetkiklerini yaptırabilecekler. Bu uygulamanın hayata geçmesiyle birlikte hem hastalarımızın mağduriyetleri giderilecek hem de hastanemizin temel amacı olan hizmet etmenin amacına ulaşılacak. Şimdilik Çarşamba günleri 17.00-19.00 saatleri arasında hizmet vereceğiz ilerleyen zamanlarda inşallah hem hekim sayımız hem de hizmet vereceğimiz günleri artıracağız. Hastalarımız muayene olabilmeleri için MHRS üzerinden, 182’den veya hastaneye bizzat gelerek sıra almaları gerekmektedir. Bu konuda büyük bir fedakarlık ve özveri örneği gösteren hekimlerimize ve personellerimize teşekkür ederim, vatandaşlarımıza hayırlı olmasını olsun temenni ederim’’ dedi. İhsan ÇELİKKAYA -

Sepsis Günü nedeniyle bilgilendirdi
Bayrak, Sepsisin, vücudumuzun herhangi bir enfeksiyona karşı verdiği tepkinin neden olduğu, bazı vakalarda potansiyel olarak yaşamı tehdit eden duruma verilen isim olduğunu söyledi. Bağışıklık sistemimiz vücutta görülen bir enfeksiyonla savaşmak için kan dolaşım sistemine çeşitli kimyasal maddeleri saldığını hatırlatan Bayrak, ‘’Sepsis, vücudun bu kimyasal maddelere karşı tepkisi dengesiz olduğunda ve birden fazla organ sistemine zarar verebilecek değişiklikler tetiklendiğinde ortaya çıkar’’ dedi.
SEPSİS NEDEN OLUR?
Mikroplar, bakteriler veya virüsler kişinin vücuduna girdiğinde enfeksiyona neden olur. Üriner sistem enfeksiyonları, sindirim sistemi enfeksiyonları, solunum sistemi enfeksiyonları, kan dolaşımına ait enfeksiyonlar, yaralar, yanıklar sepsis sebebi olabilir. Sepsis tıbbi bir acil durumdur.
SEPSİS TEDAVİSİ NASIL OLUR?
Kan testleriyle ortaya çıkan sepsis’ten erken tanınan ve hızla başlanan tedaviyle sepsisten kurtulmak mümkündür. Sepsis yoğun bakım ünitesinde yakın takip getirir. Solunum ve kalp fonksiyonları burada stabilize edilir. Sepsiste antibiyotik tedavisi uygulanır. Çeşitli bakterilere karşı etkili olan geniş spektrumlu antibiyotikler kullanıldığında genellikle olumlu sonuçlar alınmaktadır. Haber Merkezi -

Yozgat’ta gıda denetimleri devam ediyor
Yozgat’ta 31 Ağustos tarihinden itibaren lokanta, restoran, kafe ve otel gibi yerlere yönelik denetimler gerçekleştirilirken, kurallara uymayan işletmelere idari para cezaları kesildi. Bugünden itibaren ise yine Yozgat İl Tarım ve Orman Müdürlüğü gıda denetim ekipleri tarafından il genelinde Kasap ve şarküteriler ile bakkal, market ve büfe gibi gıda satışı yapılan yerler 3 hafta boyunca denetlenecek.
ÜLKE GENELİNDE EŞ ZAMANLI DENETİM
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, lokanta, restoran, kafe ve otel gibi toplu tüketim yerlerine yönelik 21 Ağustos-8 Eylül tarihlerinde 81 ilde eş zamanlı olarak 54 bin 776 denetim yapıldığını, bu denetimler sırasında 245 adet idari yaptırım uygulandığını açıkladı. Bakan Yumaklı ayrıca, bugünden itibaren kasap ve şarküteriler ile bakkal, market ve büfe gibi gıda satışı yapılan iş yerlerine yönelik Türkiye genelinde üç hafta sürecek eş zamanlı denetimlerin başladığını duyurdu.
Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı yaptığı yazılı açıklamada, vatandaşlara güvenilir gıda temin etmek amacıyla çalışmalarını tarladan sofraya kadar her aşamada kararlılıkla sürdürdüklerini bildirdi.
Bu kapsamda, rutin denetimlerin yanı sıra farkındalığın artırılmasına yönelik gıda denetimlerinin yoğunlaştırılmasına ilişkin 81 İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün talimatlandırıldığını anımsatan Yumaklı, lokanta, restoran, kafe ve otel gibi toplu gıda tüketimi yapılan iş yerlerinin 21 Ağustos-8 Eylül 2023 tarihleri arasında Türkiye genelinde eşzamanlı olarak denetlendiğini belirtti.
Bu denetimlerde, 7 binin üzerinde Bakanlık kontrol görevlisinin teknik, hijyenik ve muhafaza koşullarına uygunluk denetimi yaptığını vurgulayan Yumaklı, 3 haftalık süre boyunca 54 bin 776denetim gerçekleştirildiğini, 245 adet idari yaptırım uygulandığını açıkladı.
“KASAP VE ŞARKÜTERİ DENETİMLERİ DE 13 EYLÜL İTİBARIYLA BAŞLIYOR”
Halk sağlığının korunması açısından kasap ve şarküteriler ile bakkal, market, büfe gibi gıda satış yerlerinin de üretim ve satış için gerekli şartları taşımasının büyük önem taşıdığının altını çizen Yumaklı, bu iş yerlerine yönelik olarak da 13 Eylül’den itibaren 29 Eylül’e kadar sürecek eş zamanlı denetimler gerçekleştirileceğini duyurdu.
Bakan Yumaklı, 3 hafta süresince özellikle muhafaza ve hijyen koşulları açısından önem arz eden gıdalarının satışının yapıldığı kasap ve şarküteriler ile bakkal, market, büfe gibi işletmelerin kayıt altına alınıp alınmadığı, izlenebilirlik şartlarını sağlayıp sağlamadığı, asgari teknik, hijyenik ve muhafaza koşullarına uyulup uyulmadığı yönünden denetleneceğini bildirdi.
Türkiye genelinde 81 ilde eş zamanlı yapılacak bu denetimlerde, 7 bin 628 Bakanlık kontrol görevlisinin iş başında olacağını belirten Yumaklı, “Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da güvenilir olmayan gıdanın vatandaşlarımızın tüketimine sunulmasına izin vermeyeceğiz. Buna tevessül edenlere göz açtırmayacağız, yasalar çerçevesinde gerekli yaptırımları uygulamaya devam edeceğiz. Farkındalığın artırılmasına yönelik değişik alanlarda belirli periyotlarda bu denetimlerimizi sürdüreceğiz. Bunun yanında Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğümüz tarafından rutin denetimlerimiz yıl boyu aralıksız devam edecek.” ifadelerini kullandı.
Bakan Yumaklı, gıda imalatı ve satış yerlerinde gerekli kurallara uyarak halk sağlığını gözeten işletmelere de ayrıca teşekkür etti. Haber Merkezi































