Kategori: Sağlık

  • Şehir Hastanesinin kurumsal  telefon numarası belli oldu

    Şehir Hastanesinin kurumsal telefon numarası belli oldu

    Türk Telekom ve Yozgat Kamu Hastaneleri Birliği ile imzalanan sözleşme sonrasında, Türkiye’nin her yerinden, vatandaşlarınalan kodu çevirmeden, bekletme olmadan, direk arayabilecekleri Yozgat Şehir Hastanesi telefon numarası 444 20 66 olarak belirlendi.
    Yozgat Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreteri Op. Dr. İsmail Kurca yaptığı açıklamada şunları söyledi:“Kurumsal kimlik kurumun imzasıdır. Yozgat Şehir Hastanemizde yaptığımız tüm çalışmalarımızı kurumsal kimlik çalışmaları üzerinde yoğunlaştırıyoruz. Kurumuza özgü çalışmalar yapmaktayız. İnsanlar Yozgat Şehir Hastanesi dediğinde; sadece bize özgü özelliklerle, akıllarında kalmayı hedefliyoruz. Kurumsal kimlik çalışmalarımızdan bir tanesi de Türk Telekom ile imzaladığımız sözleşme sonrası, ülkemizin her yerinden, şehir kodu çevirmeden, direk arayabilecekleri, hastalarımızın aradığında beklemeden ulaşabilecekleri Yozgat Şehir Hastanesine özgü telefon numaramız oldu. 444 20 66 numaralı telefonla, alt yapı desteği ile kesintisiz, hızlı, bekletmeden hizmet vereceğiz”

  • KOAH tedavi edilmediği  takdirde ilerleyici bir hastalıktır

    KOAH tedavi edilmediği takdirde ilerleyici bir hastalıktır

    Yerköy Toplum Sağlığı Merkezi Başkan Vekili Dr. Yusuf Çelik ; “KOAH: (Kronik Obstrüktif Akciğer hastalığı) tam olarak geri dönüşümlü olmayan, ilerleyici hava akımı kısıtlanması ile karakterize bir hastalıktır. Bu hastalığa sahip olan kişileri ilerleyici şekilde nefes alamaz hale getirir. Dünya Sağlık Örgütüne göre tüm dünyada hem KOAH hem de HIV/AIDS önde gelen 4. sıradaki ölüm nedeni iken Ülkemizde 3. sıradadır. Her yıl 3 milyondan fazla kişi bu hastalıktan ölmekte ve tüm dünyada 40 yaş üstü yetişkinlerin % 10’dan fazlası bu hastalığa yakalanmaktadır. KOAH için en önemli risk faktörü sigara içimidir. Pasif olarak sigara dumanına maruziyetin de KOAH gelişme riskini, hiç sigara dumanına maruz kalmamış kişilere oranla belirgin olarak arttırdığı bilinmektedir. Haftada 40 saatten fazla ve 5 yıldan uzun süreli sigara dumanı maruziyetinin KOAH gelişme riskini %50 oranında arttırdığı saptanmış olduğundan, bireyler aktif olarak sigara içmeseler dahi yoğun sigara dumanı maruziyetinden kaçınmaları önemlidir.
    Diğer taraftan solunum yolu ile alınan ve hava yollarına zarar verme olasılığı yüksek olan gaz, toz dumanı ve kimyasal maddelere maruz kalan risk altındaki bazı mesleklerde çalışanların, hava kirliliği çevre kirliliği ve özellikle gelişmekte olan ülkelerde iyi havalanmayan evlerde ısınmak ve yemek pişirmek amacıyla kullanılan kömür, odun, çalı, tezek vb yakıtların dumanının ve genetik faktörlerinde etkisiyle KOAH gelişiminde önemli risk faktörlerinden olduğu tespit edilmiştir.
    KOAH’ın erken dönemde görülen belirtileri; öksürük, balgam çıkarma ve hareketle ortaya çıkan nefes darlığıdır. Bu belirtilerin varlığında zaman geçirilmeden doktora başvurulma ve Spirometri olarak bilinen basit, ağrısız bir test olan “soluk testi” yaptırılması gerekmektedir. KOAH tedavi edilmediği takdirde genellikle ilerleyici bir hastalıktır, hastalık ilerledikçe hastalar merdiven çıkarken, hızlı yürürken ve hatta en basit hareketleri bile yaparken, elbiselerini giyerken bile nefes alamaz hale gelebilirler.
    KOAH gelişimine neden olan risk faktörlerine maruziyeti azaltılarak veya ortadan kaldırılarak hastalığın ilerlemesi yavaşlatılabilir ve hatta durdurulabilirler. Eğer nefesiniz daralıyorsa ve sigara da içiyorsanız daha fazla gecikmeyin, göğüs hastalıkları uzmanına başvurup bir soluk testi yaptırın” dedi.

  • Doktor kadrosu güçlenmeye devam ediyor

    Doktor kadrosu güçlenmeye devam ediyor

    Yozgat’ın Sorgun İlçesi’nde faaliyet gösteren bölgenin tek özel hastanesi Sorgun Özel Güven Hastanesi, doktor kadrosunu güçlendirmeye devam ediyor. Pek çok branşta uzman doktor kadrosu ile sağlıkta hizmet ağını genişleten hastane, güler yüzlü ve eğitimli personeli ile de önemli bir sağlık hizmetini yerine getiriyor.
    “UZMAN
    İSİMLERDEN KURULU
    TECRÜBELİ KADRO”
    Özel Güven Hastanesi’nin doktor kadrosunda alanında uzman tecrübeli isimler yer alıyor.
    Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanları Opr. Dr. Semra Cesur Giray, Opr. Dr. Sanila Yassa; doğum, sezeryan, tüpligasyon, histerektomi ve jinekolojik ameliyatlar ile ikili ve üçlü tarama işlemleri, gebelik takip ve tedavisi, rahim içi röntgen filmi gibi branşa uygun sağlık hizmeti sunuyor.
    Çocuk Hastalıkları ve Sağlığı Uzmanı Şevket Bağcı, Genel Cerrahi Uzmanı Operatör Doktor Murat Başer, tiroid, safra kesesi, hemoroid, anal fissür, kasık fıtığı, göbek fıtığı, kitle, kolektomi, gastrektomi, kıl dönmesi ve tümör ameliyatları ile endostopi ve kolonoskopi, kapalı ameliyat işlemleri, narkozsuz sünnet alanında hizmet sağlıyor.
    İç Hastaları Uzmanı Uzm. Dr. Halil Mert, alanında ortaya koyduğu teşhis ve başarılı tedavi yöntemleri ile dikkat çekiyor.
    Kısa bir süre önce hastane kadrosuna katılan KBB doktoru Mustafa Polat; burun estetiği, kulak zarı tamir ameliyatı, kepçe kulak, burun tıkanıklığı, geniz eti, bademcik, guatr, boyun kitle ameliyatları ve tedavisi, sinüzit ameliyatı, işitme testi ve taraması, kulak burun boğaz endoskopik muayenesi ile bölgenin tercih edilen KBB doktorlarından oldu.
    Diyetisyen Fatma Özcan ile Güzellik Uzmanları Fatma Dalgıç ile; lazer epilasyon, cilt bakımı, leke tedavisi, selilüt tedavisi, pasif jimlastik, kırışıklık tedavisi, göğüs ve dekolte bakımı hizmetleri veriliyor.
    24 SAAT SAĞLIK
    HİZMETİ
    Özel Sorgun Güven Hastanesi Sorumlu Müdürü Feyzullah Gönen, sağlık alanında sadece Sorgun’un değil, bölgenin ihtiyacını karşılayacak bir sağlık kadrosu oluşturduklarını söyledi.
    Gönen; “Modern teknolojiye sahip, tam teşekküllü hastanemiz, alanında uzman ve tecrübeli kadrosunun yanı sıra eğitimli ve güler yüzlü kadrosu ile sadece sağlık değil huzur katıyor. 7 gün 24 saat evlere kadar sağlık hizmeti veren hastanemiz inşallah insanlara insan olmanın bir gereksinimi, hakkı olan sağlık hizmetini vermeye devam edecektir” diye konuştu.

  • Aile hekimlerine yüksek riskli  bebeklerin takibi semineri verildi

    Aile hekimlerine yüksek riskli bebeklerin takibi semineri verildi

    Yozgat İl Kültür Müdürlüğü Salonunda düzenlenen seminere aile hekimleri, aile sağlığı çalışanları katıldı. Yozgat Halk Sağlığı Müdürü Dr. Mehmet Akif Karaarslan, kurum olarak temel sağlık hizmetlerini yürütmekle görevli olduklarını belirterek, “Bu bağlamda da sahadaki bizim ‘elimiz, ayağımız, kolumuz’ aile hekimlerimiz ve aile sağlığı elemanlarımızdır. Bir bireyin gebe kalma sürecinden başlayarak sağlıklı bir geleceğinin yönetilmesi, sağlıklı doğumun sağlanması ve topluma sağlıklı bireylerin kazandırılması sonrasında da bu bireylere koruyucu olarak aşılarının yapılarak yine toplumda sağlıklı bir nesil amaçlanmaktadır. Dolayısıyla bebeklerimiz doğumdan önce, doğum sırasında ya da doğum sonrasında çeşitli risklere maruz kalabilmektedir ve ‘yüksek riskli bebekler’ dediğimiz gruplar oluşmaktadır. Bunların uzun süre yoğun bakım süreçleri olabilmektedir ya da zamanında bunların ilgili yoğun bakımlara havale edilmesi gerekmektedir. Bu kapsamda sağ olsunlar Ankara’dan Zekai Tahir Burak Kadın Sağlığı Eğitim ve Araştırma Hastanesinden başta Doç. Dr. Suna Oğuz hocamız ve ekibi gelerek ilimizde aile hekimlerimize ve aile sağlığı elemanlarımıza ‘Yüksek Riskli Bebeklerin Yönetimi’ ile ilgili bunların yoğun bakımlara zamanında sevk edilmesi gerekse yoğun bakım süreçlerinden sonra evdeki takiplerinin daha nitelikli yapılabilmesi maksadıyla bir bilgi paylaşımında bulundular. Kendilerine teşekkür ediyoruz” dedi.
    Zekai Tahir Burak Kadın Sağlığı Eğitim ve Araştırma Hastanesi Yenidoğan Kliğini Sorumlu hekimi Doç. Dr. Suna Oğuz, Yozgat’ın Ankara’ya yakın olmasından dolayı bir gönül bağının bulunduğunu ifade ederek, “Yozgat’tan çok hasta paylaşımımız oluyor. Yozgat’ın kendi içinde de tanışmak istediğimiz meslektaşlarımız var. Pek çok hastamızı yoğun bakımın zorlu sürecinden çıkardıktan sonra daha uzun takipler için memleketlerine gönderiyoruz. Yeni doğan güncel gelişmeleri yoğun yaşandığı, tedavi protokollerinin sık değiştiği, izlenmenin de bir takım hassasiyetlerin olduğu konularda bazen hekimler arasında iletişim kurmak zor olabiliyor. Çünkü çok yoğun bir mesleğimiz var. Yozgat’ta nüfusa düşen hekim sayısını düşününce bizden çok daha yoğun ve özverili çalıştıklarını biliyoruz. Bir iletişim, bir tanışma ve hastalarla ilgili bilgi alışverişinde ortak yol bulabilmek için bu güzel ilimizi ziyaret ettik. İl Halk Sağlığı Müdürlüğümüzde bize çok büyük destek sağladılar. Bunlar belki periyodik toplantılar olarak düzenli, ihtiyaca göre yeniden planlanabilir. Önemli olan toplum sağlığının ne kadar iyi geliştirebileceğimizdir” diye konuştu.
    Seminerde Doç. Dr. Suna Oğuz, ‘taburculuk sonrası riskler ve önemi’, Doç. Dr. F. Emre Canpolat, ‘yüksek rislik bebeklerden beslenmenin özlemi ve sık karşılaşılan sorunlar’, Doç. Dr. İstemi Hakan , ‘yüksek riskli bebekte büyüme nasıl olmalı, nasıl izlenmeli?’, Doç. Dr. Zeynep Üstünyurt, ‘Nörolojik ve gelişimsel izlem nasıl olmalı, destek nasıl sağlanmalı’, Doç. Dr. Cüneyt Tayman, ‘görme ve işitme ilgili riskler’, Doç. Dr. Evrim Alyamaç Dizdar, ‘riskli bebeklerde bağışıklama ve korunma’ konularında katılımcılara bilgi verdi.

  • Yozgat Şehir Hastanesinde  ‘anne oteli’ uygulaması

    Yozgat Şehir Hastanesinde ‘anne oteli’ uygulaması

    Annenin hastane odası atmosferinden uzaklaşması, evinde hissetmesi için huzur ve sakinlik veren renklerde kullanılacak.
    Yozgat Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreteri Op. Dr. İsmail Kurca, Yozgat Şehir Hastanesinde faaliyete geçecek Anne Otelinin son derece önemli olduğunu söyledi.
    Dr. Kurca,“Anneler doğum yaptıktan sonra, kuvöz ihtiyacı veya çeşitli sebeplerle bebeklerinden ayrı kalabiliyorlar. Anne oteli sayesinde artık bebekleri ile aynı çatı altında hiçbir endişe taşımadan rahatlıkla kalabilecekleri bir ortam oluşturmayı hedefledik.
    Bebeğin annesinden ayrı kalması hem anne hem de bebeğin sağlığını olumsuz etkileyebiliyor. Annede depresyon oluşuyor.
    Süt salgısında azalma meydana geliyor. Bu direkt bebeğin sağlığını ve bakımını etkiliyor.
    Açacağımız anne oteli sayesinde tüm bu olumsuzluklar önlenmiş olacaktır. Anne Oteli 4 oda ve 4 yatak kapasitesi sayesinde tüm bu olumsuzluklar önlenmiş olacak, hizmet kalite standartları artırılarak tam bir otel hizmetini annelerimize vermiş olacağız.
    Diğer taraftan bazı bölgelerimizde kış aylarda olumsuz hava koşulları nedeniyle ulaşım imkânsız hale gelmekte, bundan dolayı da doğumu yaklaşmış gebelerin sağlık tesislerine ulaşması zor oluyordu.
    Bizde bu gibi durumların önüne geçmek için Doğumu yaklaşan kışın ulaşım sorunu olan gebelerimizi de misafir edeceğiz” dedi.

  • Doğalgaz ve soba kullananlar dikkat

    Yanlış kullanım ve ihmal yüzünden soba, şofben, baca zehirlenmeleri hemen her yıl kış aylarında özellikle alçak basınçlı havalarda tehlikeli boyutlara ulaşıyor. Yozgat Halk Sağlığı Müdürü Mehmet Akif Karaaslan, bu tehlikelerin az indirilmesi için vatandaşlara çeşitli uyarılarda bulundu.
    Yozgat Halk Sağlığı Müdürü Mehmet Akif Karaaslan, yaptığı açıklamada, “Bilgisizlik, yanlış kullanım ve ihmal yüzünden soba, şofben, baca zehirlenmeleri hemen her yıl kış aylarında özellikle alçak basınçlı havalarda tehlikeli boyutlara ulaşmaktadır. Güneybatıdan esen bir rüzgar olan “lodos” nedeniyle her yıl onlarca kişi özellikle sobadan olmak üzere sızan karbon monoksit gazı ile zehirlenmektedir. Bu nedenle İlimizde soba ve doğalgaz zehirlenmelerine karşı İl Umumi Hıfzıssıhha Meclisinin kararı doğrultusunda aşağıdaki tedbirlerin alınması uygun görülmüştür” denildi.
    Soba ve bacalarla ilgili uyulması gereken kurallar
    Yozgat Halk Sağlığı Müdürü Mehmet Akif Karaaslan, soba ve bacalarla ilgili uyulması gereken kurallar hakkında yapılan uyarılar şöyle:
    “Kullanılan her türlü ısıtma cihazının kalite belgesine sahip olup olmadığına, garantilerine ve garanti sürelerine dikkat edilmelidir. Aşırı doldurulan sobanın duman yolu daralacağı, soba içinde düzensiz ısı dağılımı nedeniyle de baca çekişi zayıflayacağı için soba yakılırken aşırı doldurulmamasına dikkat edilmelidir. Sönmekte olan sobaya asla tutuşması güç yakıtlar konulmamalı, yakıt yavaş yavaş ilave edilmeli, yatmadan önce sobaya kesinlikle yakıt konulmamalıdır.
    İyi ısınmayan ve alttan yakılan kömür sobalarında karbon monoksit zehirlenmesi riski artacağından soba tutuşturulurken yakıtın üstten yanması sağlanmalıdır. Özellikle alçak basınçlı lodoslu havalarda ölüm olaylarında artış görüldüğü için eğer bacalar standartlara uygun değilse alçak basınçlı havalarda soba yakılmamalı, yakılması zorunlu ise gece yatarken mutlaka tam olarak söndürülmelidir. Soba borularının birbiriyle birleştirilmesinde hava ve baca gazı sızdırmazlığı sağlanmalı. Sobanın bulunduğu yer sürekli havalandırılmalı. Bacalar standartlara uygun ve yalıtımlı olmalı, düzenli olarak temizletilmelidir.
    Dumanın geri tepmesini önlemek için bacaların en üst noktasının çatının en üst noktasından 1m. daha yüksekte olması sağlanmalı ve baca şapkası mutlaka takılmalıdır. Binaların Yangından Korunması yönündeki mevzuat hükümlerine uyulmasına özen gösterilmelidir.”
    Doğalgaz kullanıcılarının alması gereken önlemler
    Yozgat Halk Sağlığı Müdürü Mehmet Akif Karaaslan, tarafından Doğalgaz kullanıcılarına yönelik yaptığı uyarılar ise şöyle:
    “Bacalar yılda en az bir kez, kış sezonu öncesi temizlettirilmelidir. Bacalı cihaz almadan önce, bacalar, yetki almış kontrol denetim firmalarına test ettirilmeli ve olumlu rapor alınmalıdır. Bacalı cihazlara, yetkili servis çağrılarak bakım yaptırılmalıdır.
    Cihaz bacalarına kesinlikle aspiratör bacası bağlatılmamalıdır. Cihazlara baca sensörü taktırılmalı, çalışır durumda olduğunu kontrol ettirilmelidir. Cama takılan havalandırma (ventilasyon) kesinlikle kapatılmamalıdır. Cihazın bulunduğu yerin kapısı, çalışırken kapalı tutulmalıdır. Bacalara şapka taktırılmalıdır. Evde gaz kaçağı hissedildiğinde, paniğe kapılmadan ortam dışına çıkılmalı. 24 saat hizmet veren Alo 187 aranarak, yetkili ekip gelene kadar doğalgaz vanaları kapatılmalı, pencereler açık tutulmalı, eğer koku fazlaysa, yangına yol açmamak için elektrik sigortaları kapatılmalı ve ortamda telefon kullanılmamalıdır.
    Zehirlenmelerde Zehir Danışma Merkezi’nin 114 olan telefon numarası aranılarak ilkyardım hakkında gerekli bilgi alınmalıdır. Çökme veya yangın tehlikesinin bulunduğu durumlarda derhal 110 no’lu telefondan İtfaiye Servisi’ni aranmalıdır. Ortaya çıkabilecek acil sağlık sorunlarında derhal 112 no’lu telefondan Acil Yardım Servisi aranmalıdır.”

  • Kan bağışının önemi seminerde anlatıldı

    Kan bağışının önemi seminerde anlatıldı

    Yozgat Adliyesi Konferans salonunda düzenlenen seminere Cumhuriyet Savcıları Ulutay Aksu, Recep Ardıhan, Denetimli Serbestlik Müdürü Cihat Çanak, Adliye Personeli ve cezalarının son 2 yılını denetim altında geçiren 43 hükümlü katıldı.
    Yozgat Kızılay Şubesi Genel Hizmet Yöneticisi İbrahim Diler, yaptığı konuşmada Kızılay Derneğinin tarihçesini, gelişimini ve günümüze kadar nasıl taşındığı konularına değindi. Donör Kazanımcısı Emre Sarıgöl’de kan bağışının önemi, kan bağışının sağlığımıza faydaları ve acil kan ihtiyacının karşılanmasında izlenilen yol konuları hakkında bilgilendirme yaptı.
    Kan Bağış Merkezi Doktoru ve Müdürü Dr. Selçuk Cansız ise katılımcıların soruları cevapladı. Seminer sonrasıCumhuriyet Başsavcısı Ahmet Ataman, Adli Yargı Adalet Komisyon Başkanı Turgay Çorak ve İdare Mahkemesi Başkanı Ahmet Yanık, hakim ve savcılar, Denetimli Serbestlik Müdürlüğü ve Adliye personeli kan bağışında bulundu.

  • Yozgat Şehir Hastanesinin  resmi açılış süreci başladı

    Yozgat Şehir Hastanesinin resmi açılış süreci başladı

    Bu kapsamda hastane yöneticileri ve Rönesans Firması yetkileriyle ruhsatlandırma işlemleri başvuru sürecini hızlandırmak için toplantı düzenlendi.
    Yozgat Şehir Hastanesi Salonunda gerçekleşen toplantıdakonuşan Yozgat Devlet Hastanesi Başhekim Yardımcısı Dr. İsmail Şimşek, resmi açılış süreci başladığından dolayı, yapılacak olan iş planı öncelik sırasının belirlendiğini, gerekli ruhsatlandırma için kurumlarla iletişime geçilmesi, gerekli evrakların hazırlanması, personelin kullanacağı cihazların eğitimi için eğitim planları düzenlediklerini söyledi.
    Yozgat Kamu Hastaneleri Genel Sekreteri Op. Dr. İsmail Kurca yaptığı açıklamada ise Yozgat ve bölgesine hitap edecek 475 yataklı Yozgat Şehir Hastanesinin kaliteli sağlık hizmetiyle vatandaşlara en iyi sağlık hizmeti sunacaklarını ifade etti.
    Dr. Kurca, “Ülkemizdeki tüm sağlık tesislerinin standartlarının belirlenmesi, ruhsatlandırılması ve ruhsatlandırma sonrası faaliyetlerinin mevzuata uygun olup olmadığı incelenmektedir.
    Ruhsatlandırma hem sağlık tesislerinin taşıması gereken önemli nitelikleri garanti altına almak, hem tesisler arasında standardizasyonu sağlamak, hem de tesislerin denetimine esas göstergeleri belirlemek açısından gereklidir.
    Hastanede laboratuvarlar, görüntüleme üniteleri, atık birimleri, kan merkezi gibi birimlerimizin ruhsatlandırma işlem başvurularını tamamlayarak, kaliteli standartlarına uygun hizmet vereceğiz.
    Resmi açılış işlemlerin tamamlanmasından sonra açılışını yapacağımız Yozgat Şehir Hastanesinde; mesai kavramı gözetmeksizin çalışan ekibime, Yozgat Devlet Hastanesi yöneticilerine, sağlık çalışanlarımıza, Rönesans Firması ve çalışanlarına teşekkürlerimi sunuyorum” dedi.

  • Bu hafta Organ Bağışı Haftası

    Bu hafta Organ Bağışı Haftası

    İl Halk Sağlığı Müdürü Dr. M. Akif Karaarslan, yaptığı açıklamada Organ Nakli Haftasının anlam ve önemine değindi.Dr. Karaarslan, şunları kaydetti: “Canlılarda belirli bir görev yapan ve sınırları kesin olarak belirlenen bölümlerine organ denir. Sağlam bir organı tıbbi koşullar altında, başka bir kimsenin işlevini yitirmiş organı yerine takılmasına, organ nakli adı verilir. Organ nakli hayat kurtaran bir operasyondur.Yurdumuzda, yaşayandan veya ölüden organ veya doku alma 29 Mayıs 1979’da çıkarılan 2238 sayılı Organ ve Doku Alınması, Saklanması ve Nakli Hakkındaki Kanun ile düzenlenmiştir.”Karaarslan, organ nakli konusunda ise hususlara dikkat çekti: “ 18 yaşını doldurmamış kimseden organ almak yasaktır.
    Organ verenin yaşamını sona erdirecek veya tehlikeye sokacak organ alınması yasaktır.
    Sağlıklı ve 18 yaşını doldurmuş kimse, en az iki tanık önünde, yazılı ve imzalı izin belgesi vermesi ve bu izinin doktor tarafından onaylanması durumunda organ bağışı yapabilir. Organ nakli, bu iş için yetiştirilmiş uzman personeli, araç ve gereçleri olan sağlık kurumlarında yapılabilir.”
    ÖLÜDEN ORGAN NAKLİ
    Dr. Karaarslan, ölen kişiden organ nakli yapılabilmesi için vericinin tıbbi olarak öldüğü yetkili dört uzman doktor tarafından onaylanması gerektiğini vurgulayarak, “Verici sağlığında organ bağışı yapacağını resmi ve yazılı olarak bildirmemişse, ölüm anında yanında bulunan yakınlarından birinin yazılı izniyle organ bağışı yapılabilir.Yurdumuzun her yerinde organları işlevini yitirmiş, makinelere bağlı olarak hayatlarını sürdüren çok sayıda hasta vardır. Her yaştan binlerce hasta, organ nakli için sıra beklemektedir.
    Ülkemizde kalp, böbrek, karaciğer, ilik nakli ve kornea gibi organların nakli başarıyla yapılmaktadır.
    Yaşayan bir kişiden alınan bir organ bir başka kişiye, bir ölüden alınan organlar ise birçok kişiye hayat vermektedir.
    Organ naklinin anlamı ve önemini anlatmak, organ naklini yasal ve tıbbı olanaklarla çözmek, organ bekleyen binlerce hastaya derman olabilmek için, 3-9 Kasım tarihleri arasında Organ Nakli Haftası kutlanmaktadır.”ifadelerini kullandı.

  • Doktorlar, elektronik sistem hakkında bilgilendirildi

    Doktorlar, elektronik sistem hakkında bilgilendirildi

    Grand Ser Otelde,düzenlenen toplantıda Turkcell yetkileri, doktorların kullanacakları Elektronik Bilgi Sistemini anlatırken, kâğıtsız hastane olacağını da vurguladı. Yetkililer sunumda uygulamalı olarak sistemi anlattılar.
    Yozgat Kamu Hastaneleri Genel Sekreteri Op. Dr. İsmail Kurca, yaptığı konuşmada sağlık alanında yaşanan gelişmelere paralel olarak teknolojik gelişmelerinde bu kapsamda hizmete sunulduğunu söyledi.
    Dr. Kurca, şunları söyledi; “ Doktorlarımızın kullanacağı bu elektronik sistem, mobil olarak da uygulandığı için, hastane içerisinde verilere daha hızlı bir şekilde ulaşmış olacağız.
    Sistemde zaman yönetimi açısından e-reçete, ilaç raporlama sistemlerini tek tuşla yönetilebiliyor. Ayrıca sistemde yatan hastanın tedavisinin uygulanıp, uygulanmadığı veyahut saat kaç itibariyle uygulandığı da görebiliyoruz”

  • Prof.Dr. Demirer: Dünyada  8 milyon insan kanserden ölüyor

    Prof.Dr. Demirer: Dünyada 8 milyon insan kanserden ölüyor

    Türkiye Bilimler Akademisinin Üniversite konferansları kapsamında Bozok Üniversitesi Kampüsünde düzenenlenen “Türkiye’de kanser kontrolü ve kanserden korunma” konulu konferans veren Prof. Dr. Taner Demirer, kanser ve kanserden korunma yollarını anlattı.
    Konferansa Yozgat Valisi Kemal Yurtnaç, Bozok Üniversitesi Rektörü Salih Karacabey, yozgat Belediyesi eski başkanı Yusuf Başer, Halk Sağlığı Müdürü M Akif Karaarslan, Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreteri İsmail Kurca, öğretim üyeleri ve öğrenciler katıldı.
    Bozok Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Salih Karacabey, yaptığı açılış konuşmasında sağlığın önemine değindi. Karacabey, “Cihan padişahı olduğu dönemde Kanuni Sultan Süleyman Hanın söylediği gibi “halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi, olmayan devlet cihanda bir nefes sıhat gibi sözü gerçekten sağlığın insan için ne kadar önemli olduğunu anlatan çok güzel ve çok özel bir vecibe bir sözdür. Bunu söylediğinde Kanuni Sultan Süleyman Cihan Padişahadır ve Osmanlının en güçlü çağındadır. Bu noktada sağlığın devlet kadar devletten daha önemli olduğunu ifade ediyorsa gerçekten bunda çok özel bir anlam vardır.Bir bakımdan hasta olduktan sonra mı hasta olmadan tedbir almak mı önemlidir, elbette hastalanmadan tedbir almak önemlidir. Ancak hastalandığımız zaman sağlığımızın önemini daha iyi anlarız.”dedi.
    Prof. Dr. Taner Demirer’de sağlık alanındaki gelişmeleri değerlendirerek Kanser hastalığının önemini vurguladı.
    BİR ÜLKENİN SAĞLIK SİSTEMİ VE
    UYGULAMALARI CANLI BİR
    ORGANİZMA GİBİDİR
    Prof. Demirer, şunları kaydetti: “Bir ülkenin sağlık sistemi ve uygulamaları canlı bir organizma gibidir. Yani sağlıkta bu zamana kadar dünyada mükemmeli yakalamış bir ülke yoktur. Bütün ülkelerde sağlıkta problemler vardır. Temel amaç mümkün olduğunca sağlık hizmet konularında kalitenin artırılması olmalıdır. Ülkemizde sağlık alanında dönüşüm projesi yapıldı son 12 yılda. Bunun da çok büyük başarıları var. Bunlardan birisi SSK hastanelerinin Sağlık Bakanlığına devredilmesi çok önemli bir adım. Sağlık harcamalarında KDV’lerin yüzde 8’e indirilmesi, yine SSK’lı ve Yeşil Kartlı hastaların serbest eczanelerden ilaç alabilmelerinin sağlanması ve yine bu hastaların istedikleri sağlık kuruluşlarından faydalanması ve ayrıca bütün sigorta kurumlarının tek bir kurum altında SGK adı altında toplanmasında çok büyük bir başarı olmuştur. Buda çok önemli bir adımdır.”
    ÜLKEMİZDE SAĞLIK ALANINDA SON
    YILLARDA ÖNEMLİ
    GELİŞMELER
    YAŞANDI
    Türkiye’de son yıllarda sağlık alanında önemli gelişmeler yaşandığını kaydeden Demirer, “Özellikle dünyada ölüm sebeplerine bakacak olursak, kanser her yıl 8 milyon insanın ölümüne sebep oluyor ve birinci sırada yer alıyor. Bunu kalp hastalıkları, felçler ve solunum yolu hastalıkları takip ediyor. Ama şunu özellikle vurgulamak lazımdır, Kanser gerçekten de dünyada birinci ölüm sebepleri arasında geliyor. Akciğer kanseri yüzde 19’la birinci sırada, onu karaciğer kanseri, mide kanseri, kalın bağırsak ve meme kanseri takip ediyor. Akciğer kanseri bizim ülkemizde erkeklerde birinci sırada. Kadınlarda ise artan sigara içimine bağlı olarak tırmanış gösteriyor. Özellikle Türkiye’de ki ölüm sebeplerine bakacak olursak bu bütün dolaşım sisteminin hastalıklarını bir araya koyarsak buda yüz binde yüzde 39’la dolaşım sistemi hastalıkları birinci sırada. Erkelerde yüzde 35 ama kanserlerde yüzde 21 ile erkeklerde yüzde 25, bayanlarda yüzde 16.5 dolayısıyla kanserlerde ölüm sebepleri arasında ikinci sırada yer alıyor. Türkiye’deki istatistiklere bakıldığında dünyada gelişmiş ülkelere bakıldığında benzerlik görülüyor.
    ÜLKEMİZDE HER YIL 98 BİN ERKEK 63 BİN KADIN KANSERE YAKALANMAKTADIR
    Türkiye’de her yıl yaklaşık 98 bin erkek, 63 bin kadının kanser hastalığına yakalandığını vurgulayan Demirer, “ Erkeklerde en fazla görülen kanser hastalığı akciğer ve prostattır. Buda tütüne bağlı kanserler en önemli yeri işgal ediyor, tütün en önemli kanser sıralamasında yer alıyor. Sağlık bakanlığının kanserle ilgili medyada yer alan haberlerin doğru verilmesi yönünde ciddi bilgilendirme çalışması yapılmasını istemesi sağlığa verdiği büyük önemi gösteriyor. Bazı medyada çıkan haberlerin bir kısmında kansere iyi geldiği iddia edilen yeşil çay diğer bir yayın organında zararlıdır diye verilmesi vatandaşlarında kafasını karıştırmaktadır. Bu yüzden düzenli beslenme ve buna yönelik medyada yer alan haberlerin doğru verilmesi gerekir.” diye konuştu.
    Konuşmaların ardından Prof Dr. Taner Demirer’e günün anısına plaket takdim edildi.

  • Öğrenme bozukluğu okul  çağındaki çocukları etkiliyor

    Öğrenme bozukluğu okul çağındaki çocukları etkiliyor

    Yozgat Devlet Hastanesi Çocuk Psikiyatri Uzmanı Ümit Işık, poliklinik görevine başladı. Işık; 1-7 Kasım Disleksi yani çocuklarda öğrenme, okuma bozukluğu haftası olduğunu, bu konunun aileler tarafından önemle dikkat edilmesi gerektiğini vurguladı.
    Işık, “Disleksi, en sık rastlanan öğrenme bozukluklarından biri olup; okuma bozukluğu olarak adlandırılmaktadır. Disleksi; kişinin takvim yaşı, ölçülen zeka düzeyi ve yaşına uygun olarak aldığı eğitim gözönünde bulundurulduğunda okuma başarısının beklenenin önemli ölçüde altında olmasıdır.Disleksi okul çağı çocuklarının en az yüzde 5’ini etkilemektedir. Kabaca 30 kişilik sınıfta 1-2 adet disleksi tanılı çocuk vardır.”dedi.
    Disleksi tanılı çocukların okumayı öğrenirken zorluk yaşayabildiğine dikkat çeken Işık, “Kısa bir süre önce öğrendiği bir sözcüğü tanıyamaz ya da bir kaç satır önce okuduğu bir kelimeyi daha sonra gördüğünde tanımakta güçlük çeker. Okuma hızının beklenenin altında olabilir, okumakta zorlanabilir, okurken harf atlama, kelimeleri değiştirerek okuma, harfleri birbirine karıştırma, okuduğunu anlama ve anlatmada zorlanma gibi belirtileri olabilir. Ayrıca yazarken harf atlayabilir, rakamları ters yazabilir, ayların sırasını, haftanın günlerini sıralamada zorlanabilir. Renkleri karıştırma, sağı solu ayırt etmekte zorlanma gibi belirtiler görülebilir.İlkokula başlayan her çocuğun ikinci dönemin ortalarında okumayı öğrenmesi gerekir. Birinci sınıf sonlarında halen okumayı öğrenemeyen bir çocuğumuz, ya da öğrencimiz varsa mutlaka disleksiden şüphelenmeliyiz. Burada aile ve öğretmenin dikkatli olması, bu çocuklara ulaşabilmemizi kolaylaştırıyor. Eğer çocuğunuzda disleksi olabileceğinden şüpheleniyorsanız, mutlaka bir Çocuk ve Ergen Psikiyatri uzmanına başvurmanız gerekmektedir. Çocuk ve ergen psikiyatristi gerekli olan incelemeleri yapacak ve kişiye en uygun tedavi programını sunacaktır. Ayrıca disleksi tanılı çocuklarda sıklıkla dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu da olabileceğinden dolayı dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu da değerlendirilecektir “ diye konuştu.

  • Yozgat Şehir Hastanesi İçin  Değişim Süreci Başladı

    Yozgat Şehir Hastanesi İçin Değişim Süreci Başladı

    Yozgat Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterlik Eğitim Birimi koordinatörleri tarafından planlanan eğitimler; Sağlık Müdürlüğü Toplantı Salonunda, Yozgat Devlet Hastanesi yöneticileri tarafından ilk idari personele verildi. Bir hafta boyunca sürecek olan Kurumsal Kimlik eğitimleri tüm hastane personeline verilecek.
    Eğitimde; kurum kültürü, liderlik, iletişim becerileri, takım çalışması, problem çözme, motivasyon anlatıldı.
    Türkiye Kamu Hastaneleri Birliği Kurum Başkanı Prof. Dr. Alper Cihan, yaptığı açıklamada Türkiye’de kurumsal kimlik çalışmalarının önemini vurguladı. Cihan, “Kurumsallaşmak söylendiği gibi basit gibi algılanmış olsa da, buz dağının altında kalan kısmıdır. Dünya trendlerini yakalamak zorundayız.
    Dünya trendleri kurumsal kimlik üzerinde durmaktadır. Dünya gelişimi öyle bir noktaya gelmiştir ki, biz istemesek bile yapmak zorunda kalacak bir sistemin içine itmiştir.
    Kurumsal çalışmalar da istenilen sadece bina değişimleri değil, insan davranışlarını değiştirmektir. Bizler de çalışan ve hasta davranışlarımızı değiştirebileceğimiz, beklentilerin üzerinde hizmet vereceğimiz çalışmalarımızı planlıyoruz.
    Değişimin iradesi eğitimdir. Tüm personelimize Yozgat Şehir Hastanesi açılmadan kurumsal kimlik eğitimlerini vereceğiz. Değişim bizden başlayacak” dedi.

  • Vatandaşlara baca  temizliği uyarısı

    Vatandaşlara baca temizliği uyarısı

    Yozgat Belediyesi İtfaiye Müdürü Eyüp Albayrak, baca temizliğinin ihmal edilmemesi gereken önemli bir konu olduğunu belirterek, “Kış mevsimi başlamadan baca temizliğinin yaptırılması gerekir. Özellikle soba ile ısınan konut ve iş yerlerinde yangın ve zehirlenme vakıalarına karşı vatandaşların baca ve soba borularını temizletmesi istiyoruz. Temizlenmiş bir baca hem yakıtın daha iyi yanmasını sağlar, hem çevre kirliliğini önler, en önemlisi ise karbonmonoksit zehirlemesini engeller” dedi.
    Vatandaşlarımız sobalarını yakmadan önce kesinlikle bacalarının kontrolünü ve temizliğini yaptırması gerektiğini vurgulayan Albayrak, “Yozgat belediyesi itfaiye müdürlüğü olarak baca temizleme işini yapıyoruz.
    Vatandaşlar bize müracaatlarında baca temizliği için 54 lira ücret talep ediyoruz. Bunu belediye veznesine yatırıyorlar bizi arıyorlar adresi söylediği zaman ekiplerimizi gönderiyor ve temizlik işlemlerini yaptırıyoruz. Yılda en az iki defa bacaların, kömür yakıldığı içinde soba borularının ayda en az iki kere temizlenmesi gerekiyor. Bu vatandaşlarımızın kışı sağlıklı ve emniyetli geçirmeleri bakımından çok önemlidir.
    Vatandaşlardan ricamız küçük gözüken bu önlemleri kendi sağlıkları için almalarıdır. Baca yangınının çıkmasındaki neden temizlik yapılmadığı zaman bacalar kurum bağlıyor. Bu kurumlarda sobanın ilk yakıldığı anda tutuşturarak çatıya sirayet ediyor. Baca temizliği yapılmazsa bacalar tıkalı oluyor ve geri tepme nedeni ile borudan dışarı giden zehirli gaz içeriye geldiği için zehirlenmeler yaşanıyor” şeklinde konuştu.

  • Kurca: İstikrar olmasaydı  bu hastaneler yapılamazdı

    Kurca: İstikrar olmasaydı bu hastaneler yapılamazdı

    Yozgat Şehir Hastanesinin açılışına sayılı günler kala, çalışmalar daha da hızlandı. Otel konforunda hasta odalarıyla hizmet vereceklerini açıklayan yetkililer,Kamu-Özel Ortaklığı modelinde ki hastanenin hizmet sunumu konusunda açıklamalarda bulundu.
    Yozgat Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreteri Op. Dr. İsmail Kurca yaptığı açıklamada son yıllarda ülke genelinde olduğu gibi Yozgat’ta da sağlık alanında önemli gelişmelerin yaşandığını söyledi.
    Kurca, şunları kaydetti: “Ülkemizde 2013 yılında imzalanarak, 15 Şehir Hastanesi projelerinden bir tanesi Yozgat ilimizde tamamlanmak üzere. Yozgat Şehir Hastanesinin açılmasına günler kala, Sağlıkta Dönüşüm kapsamında gerçekleşen sağlık reformları, ülkemizde açılacak olan ilk şehir hastaneleri arasında olmamız bizleri heyecanlandırmaktadır.
    En son çıkan bir uluslararası çalışmaya göre 2015 yılında kamu özel kesim iş birliği projesi alanında ve yapım aşamasında dünyada; Türkiye birinci sırada yer alıyor. Bu bir anlamda Türkiye’ye olan güvenin de göstergesidir. Eğer Türkiye istikrar içerisinde olmasaydı, Türkiye’ye bu güven olmasaydı kamu özel kesim iş birliği çerçevesinde bu hastaneler yapılmazdı. Köprüler, tüneller yapılmazdı. Eğer Türkiye bu alanda başarılıysa, evet ülkemizin istikrarına borçludur.Kamu Özel Ortaklığı Modelinde şehir hastanemizde; kamu hizmetlerinin devlet tarafından karşılandığı, destek hizmetlerinin özel sektör tarafından yapıldığı, örneğin, temizlik, güvenlik, yemek, çamaşır, resepsiyon, taşıma gibi hizmetleri üstlendiği bir modeldir. Bu modelde kolay ulaşılabilir, kaliteli sağlık hizmeti sunmak olup, özel sektörün vermiş olduğu hizmetin denetimini kamunun yapacağını belirtmek isterim”