Yozgat Şehir Hastanesi’nin son durumu hakkında Yozgat’ta görev yapan ulusal ve yerel basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Hastane İşletme Müdürü Mehmet Karakuş, Yozgat Şehir Hastanesi olarak, teknoloji ve hizmet noktasında birçok Avrupa ülkesinin üzerine çıkmak istediklerini belirtti. Yozgat şehir Hastanesi’nin son durumu hakkında yerinde incelemeler yapan Karakuş yaptığı açıklamalarda şu ifadelere yer verdi: “Kamu özel işbirliği ile faaliyete hazır olduğumuz hastanemizde 19 hizmeti sunacağız. Bütün simülasyonlarımızı tamamladık. Sağlık Bakanlığımızın talimatları doğrultusunda açılış tarihini bekliyoruz. Biz hazırız. Ülke olarak hem yatak kapasitesiyle Avrupa’nın üzerine çıkacağımız aşikar. Yalnız mimari ve teknolojiyle kalmayacağız ve hizmet kalitesi anlamında da Avrupa’nın üzerine çıkmak hedefimiz var. Tıbbi teknoloji de de son teknolojiyi kullanıyoruz” Şehir Hastanesi Proje Müdürü Mustafa Tibukoğlu ise hastanenin 1.5 yıl gibi kısa bir süre içerisinde tamamlandığını belirterek “ Yozgat Şehir Hastanemiz tüm inşaat faaliyetler ve medikal hizmetlerle birlikte açılışa hazır bir vaziyete getirildi. Biz 142 bin metrekare kapalı alanı olan bir yapıda inşaatımızı gerçekleştirdik. Tam bir buçuk sene gibi kısa bir süre içerisinde binayı hazır hale getirdik. Bina tasarlanırken en kaliteli çözüm ortaklarıyla çalıştık. İnşaat süresinde hiçbir sıkıntı yaşamadan mevcut kontrat süresinden 5 ay önceden hazır hale gelmiş bir bina. Toplam 14 bin farklı hizmet personeliyle çalıştık. 25 yıl buradayız. Kullanılan tüm malzemeleri 1. sınıf seçerek bu binayı bu hale getirdik. Yozgat’ımıza hayırlı olsun” dedi.
Kategori: Sağlık
-

Yanlış beslenme sağlıksız kilo alımının nedenidir
Anne adayının gebelik sürecinde sağlıklı besin grupları dahilinde besin çeşitliliğine ihtiyaç duyduğunu ifade eden Elbay, “Bir kadın için gebelik süreci, büyülü bir zamandır. Hamilelik boyunca sağlıklı bir yaşam tarzı sürdürmek, bebek ve anne için anahtar niteliğindedir. Sağlıklı bir hamilelik süreci için önemli basamaklar; yeterli ve dengeli bir beslenme, yeterli miktarda kilo alımı, düzenli-keyifli fiziksel aktivite yapmak, doktor-beslenme uzmanı tarafından önerilen vitamin ve mineral takviyelerini almak, alkol-tütün ve diğer zararlı maddelerden kaçınmaktır. Gebe kadınların besin zehirlenmesi riski yüksek olduğundan, güvenilir besin uygulamaları da oldukça önemlidir. Sağlıklı üretim aşamalarından geçip geçmediğinden emin olunamayan besinlere sofrada yer vermek, yanlış ve riskli olacaktır. Bu konuda besinlerin etiket bilgisinden faydalanmak önemlidir” açıklamasında bulundu.
“Yanlış beslenme sağlıksız kilo alımının nedenidir”
Elbay, şu tavsiyelerde bulundu:
“Hamile bir kadının ihtiyacı olan yeterli ve dengeli bir beslenme programının içeriğinde; tam tahıllar (tam tahıllı ekmekler, esmer pirinç, kepekli makarna vb.), şeker eklenmemiş taze/ dondurulmuş her türlü meyve, değişik renkte taze /dondurulmuş/ tuz eklenmemiş konserve sebzeler (ham filizlerden kaçının), yağsız protein içeren et- kümes hayvanları- balık – yumurta- kuru baklagiller- fıstık ezmesi- soya ürünleri ve kuru yemişler (kendir balıkları, köpek balıkları, kılıç balığı ve uskumru kaçınılması gereken balıklar), az yağlı ya da yağsız süt ve bu sütten elde edilen peynir ve yoğurt (pastörize edilmemiş sütten ve pastörize edilmemiş sütten yapılmış peynirlerden kaçınılmalıdır), sağlıklı yağ sınıflamasında yer alan avokado ve yağlı tohumlar, kanola ve zeytinyağı gibi bitkisel yağlar yer almalı. Şeker eklenmiş besinlerden ve katı yağlardan, ekstra enerji alımından kaçının. Bu durum; sağlıksız kilo alımına neden olabilir. Gazlı içecekler, tatlılar ve kızartılmış aperitifler gibi yiyecekleri azaltın.”
“Hamilelikte en sık görülen beslenme eksikliği demir”
Sağlıklı gebelik dönemi için önemli besin öğeleri hakkında bilgiler veren Elbay, “Folik asit; omuriliği etkileyen doğum kusurları riskini azaltır. Gebelik yaşındaki ve gebe kadınların her gün en az 400 mcg folik asit tüketmesi gerekmektedir. Folik asitten zengin besinler; baklagiller, yeşil yapraklı sebzeler ve narenciye grubudur. Ayrıca folik asit, tahıllar; makarna ve ekmek gibi takviyeli besinler ile de alınabilir. Demir, eksikliği hamilelikte en sık görülen beslenme eksikliğidir. Hamile kadınların her gün en az 27 mg demir alması gerekir. Yüksek ve orta miktarda demir içeren besinler; kırmızı et, tavuk ve balık, koyu yeşil yapraklı sebzeler, yumurta, kuru baklagiller, kuru meyveler, pekmez, tahindir. Vejetaryenler ve çok fazla et tüketmeyen kadınlar için, bitki bazlı demir kaynaklarını C vitamini açısından zengin besinler ile birlikte tüketmek çok daha avantaj sağlayacaktır” şeklinde konuştu.
“Bebeğin gelişimi için kalsiyum önemli”
Süt ve süt ürünlerinin, anne ve bebeğin kemik yapısı için çok önemli olduğunu açıklayan Elbay, “Hamilelik sırasında bir bebeğin dişlerinin, kemiklerinin, kalp, sinirler ve kaslarının sağlıklı gelişimi için kalsiyuma ihtiyaç duyulur. Hamile bir kadın yeterli miktarda kalsiyumu tüketmediğinde, bebeği için kemiklerinden kalsiyum kaybeder. Hamilelik öncesinde, sırasında ve sonrasında günlük yeterli miktarda kalsiyum alınması önemlidir. Kalsiyum bakımından zengin besinler; az yağlı ya da yağsız süt, yoğurt ya da peynir ya da kalsiyumdan zenginleştirilmiş tahıl, meyve suları gibi ürünler arasından tercih edilmelidir. Bu dönemde, doktor veya beslenme uzmanınız yeterli demir, folik asit ve diğer besin ögelerini alımına yardımcı olmak için doğum öncesi bir vitamin/mineral takviyesi önerebilir. Bu önemli süreci daha sağlıklı ve keyifli geçirebilmek adına, rutin doktor ve beslenme uzmanı kontrolleriniz yanında bir spor eğitmeninden de gerekli tavsiyeler alabilirsiniz” dedi. -

Yozgat Şehir Hastanesinde ön uygulama çalışmaları devam ediyor
Başarılı geçen uygulamalarda; görevlilerden gönüllü seçilenlerhasta ve hasta yakını rolünü oynadı. Yürüme güçlüğü olan bir hastanınpolikliniğe kadar görevliler tarafından yönlendirilmesi, tekerlekli sandalyeyle taşınması canlandırıldı.
Yine acil servise gelen bir hastanın muayene odasına taşınması, yatış işlemleri ve servise taşınması canlandırılarak sorunsuz bir şekilde simülasyonlar tamamlandı.
Yozgat Kamu Hastaneleri Genel Sekreteri Op. Dr. İsmail Kurca yaptığı açıklamada vatandaşlara kaliteli hizmet sunabilmek için uygulamalı olarak çalışma yaptıklarını söyledi. Dr. Kurca, “Yozgat Şehir Hastanemizde, simülasyonlarımızı hızlandırdık.
Başarılı geçen simülasyonlar bizleri motive ve mutlu etti. Şikâyetsiz, kuyruksuz, kolay ulaşılabilir, engelsiz hastane için elimizden geleni yapıyor, gece gündüz çalışıyoruz.” -

Soğuk havalarda göze dikkat
Yozgat İl Sağlık Müdürü Fatih Şahin, viral enfeksiyonların görme bozukluğuna neden olduğunu söyledi. Soğuk havalarda ortaya çıkan viral enfeksiyonların, gözün kornea tabakasına etki ederek görme bozuklukları riskini artırdığın dile getiren Şahin, adenoviral göz enfeksiyonları olarak adlandırılan bu durumun; gözlerde sulanma, kızarıklık, çapaklanma, sulu ve beyaz bir akıntıya neden olacağı gibi ışıktan rahatsızlığa da yol açabileceğini kaydetti.
“KAPALI
ORTAMLARDA GÖZ KURULUĞU
GÖRÜLÜR”
Kış mevsimi boyunca yeterince havalandırılmayan kapalı alanlardaki; aşırı sıcak, kuru ve klimalı ortam havasının da göz şikayetlerinin en önemli sebeplerinden biri olduğunu belirten Şahin, “Özellikle bu alanlarda bilgisayar kullanımı, göz kuruluğu şikayetlerini artırmaktadır. Konsantrasyon ve dikkat gerektiren mesleklerde çalışanlar, bilgisayar ekranına uzun süre baktıkları ve yeterli sayıda göz kırpma işlemi gerçekleştiremedikleri için; gözlerde batma ve kızarıklık şeklinde sorunlar ortaya çıkmaktadır.
Gözlerde enfeksiyonlara bağlı oluşan sorunları önlemek için öncelikle hijyene önem vermek gerekir. Bunun için de özellikle sürekli tokalaşmaktan kaçınmak ve elleri sık sık yıkamak önemlidir.
Gözleri mümkün olduğunca kaşımamak, bir başkasının kişisel eşyasını ve makyaj malzemesini kullanılmamak da atlanmaması gereken önemli önlemler arasındadır. Gözlerde herhangi bir rahatsızlık hissedildiğinde vakit kaybetmeden bir göz doktoruna başvurmak önemlidir. Kapalı ortamlarda çalışanlar için de ortamın havalandırılması, nemlendirilmesi ve doktorun önerisine göre suni gözyaşı damlalarının kullanılması, göz kuruluğunu gidermek için alınması gereken önlemlerdir” dedi.
“SOĞUK HAVALARDA GÜNEŞ GÖZLÜĞÜ KULLANILMALI”
Özellikle karlı havalarda göz sağlığı için dikkat edilmesi gereken önemli bir konunun da gözleri güneşin zararlı ışınları olan, ultraviyole ışınlarından korumak olduğunu belirten Şahin, bu ışınların yalnızca yazın değil, kışın da etkili olduğunu ve koruyucu önlem almayı gerektirdiğini söyledi.
Şahin, “Ultraviyole ışınlarından korunmak için güneş gözlükleri kullanılmalıdır.
Çünkü kardan yansıyan güneş ışınları; gözün kornea, lens ve retina tabakalarına zarar vermektedir. Göz kapağı ve çevresindeki cilt ince ve kırışmaya en yatkın bölge olduğu için rüzgarlı, güneşli, soğuk ve karlı ortamlarda mutlaka ultraviyole korumalı güneş gözlüğü kullanılması gerekir” diye konuştu. -

Ameliyathane sayısı 18’e yükselecek
Yozgat Şehir Hastanesi, Kardiyovasküler Cerrahi, Çocuk Cerrahi, Kadın Hastalıkları, Üroloji, Beyin Cerrahisi, Göz Hastalıkları, Göğüs Cerrahisi, Acil Ameliyathane, 2 Ortopedi, 2 Genel Cerrahi, 2 Kulak Burun Boğaz, 2 sezeryan, 2 tane de gün ameliyathanesi branşlarında toplam 18 ameliyathane salonu ile hizmet verecek.
Yozgat Kamu Hastaneleri Genel Sekreteri Op. Dr. İsmail Kurca yaptığı açıklamada, “Ameliyathane salon sayımız Yozgat Şehir Hastanesi ile 18 oluyor. Modern mimarisi ile dikkat çeken ve son teknoloji ile donatılan ameliyathanelerimizde pek çok hastanede bulunmayan steril pcler mevcut.
Ameliyat öncesinde hastaya ait verilere doktorlarımız rahatlıkla ulaşabilecek, kendi notlarını yazabilecek, tıbbi malzeme takibini yapabilecekler. Yakın bir tarihte hizmete girecek olan Yozgat Şehir Hastanesi halkımıza hayırlı olsun” dedi. -

Acil Servis daha kaliteli sağlık hizmeti sunacak
Hastanede 3 Bin 906 metrekarelik alanda hizmet verecek olan acil servisinde; ambulans girişi, çocuk acil, yetişkin acil girişleri ayrı planlanan Yozgat Şehir Hastanesi Acil Servisi içerisinde triaj (hasta öncelikli sıralama) uygulanarak, hastanın aciliyetine göre sınıflandırılma yapılacak, yeşil, sarı, kırmızı alanlarda tedavi görecek. Ayrıca acil servis içerisinde laboratuvar, tomografi, doppler ultrasyon, dijital röntgen, acil ameliyathane, hasta yakınları için kafeterya, çocuklar için oyun alanının yanında ameliyathaneye direk çıkan asansör de bulunuyor. Obez hastaları için, hasta güvenliği açısından obezite sedyelerde acil girişlerinde yerleştirilmiş durumda.
Yozgat Kamu Hastaneleri Genel Sekreteri Op. Dr. İsmail Kurca yaptığı açıklamada, acil servisin fiziki ve genel durumu bakımından son derece modern bir şekilde hastalara hizmet vereceğini söyledi. Dr. Kurca, “Acile gelen hastamıza Hızır gibi yetişip, tedavisini en kısa zamanda yapacağız. Şehir Hastanemizin yeni çalışma sistemiyle artık poliklinik hastaları acil servisi meşgul etmemiş olacak. Yine acil servis içerisinde bulunan ameliyathanemizde, hayati tehlikesi öncelik arz eden, dakikaların önemli olduğu vakalarda hastalarımızın ameliyatlarını acil servis içerisinde bulunan ameliyathanede yapacağız” dedi. -

Temel ve ileri yaşam desteği eğitimi verildi
Akdağmadeni Devlet Hastanesi Başhekimi Uzm. Dr. Peyami Duman tarafından verilen eğitimde Teorik bilgilerin yanı sıra, eğitim maketleri üzerinde katılımcılar uygulama yaparak, becerileri de değerlendirildi.
Dr. Duman yaptığı açıklamada şunları kaydetti: “Ani kalp ve solunum durması durumunda, daha ileri yaşam destegi sağlanıncaya kadar yapılacak aktivite anlamına gelen KPR( Kardiyopulmonerresusitasyon) kavramı öncelikle sağlık çalışanları ve devamında tüm insanlar için çok önemli ve hayati bir kavramdır. Sağlık tesislerinde öğrenilmesi vazgeçilmez olan bu kavram tesis dışında iken Tıbbi yardımın beklenmesi sırasında kaybedilecek her dakika önemli iken, bu aşamada bilinçli ilkyardımın hayat kurtardığı mutlak bir gerçektir. Bu nedenle herkesin İlkyardım ve KPR bilmesinde fayda vardır. KPR bilgisinin yanısıra günlük hayatta karşılaşabileceğimiz kazalarda bilinçli ilkyardım hayat kurtaracaktır. Biz Akdağmadeni Devlet Hastanesi’nde tüm personelimize ulaşacak şekilde ve eksiksiz katılım sağlanarak KPR eğitimlerimizi başarı ile tamamladık. Temel ve ileri yaşam desteğini içeren eğitimlerimiz çalışanlarımıza daha iyi tanı koyma ve müdahalede seri ve organize olmayı, mavi kod prosedürleri gibi hastaya en hızlı ve efektif müdahaleyi sağlamaya yönelik olmuştur. Bu tarz hayati önemi olan eğitimlerimiz aksatılmadan devam edecektir” -

Yozgat Şehir hastanesinde tek kişilik doğum odaları hizmete sunulacak
Hamileler yatış yaptığı odada doğumunu yapıp, taburcu olana kadar aynı odada kalacak. Ayrıca hasta yakınları için düzenlenmiş ek oda ile otel konforunda sağlık hizmeti alacak.
Yozgat Kamu Hastaneleri Genel Sekreteri Op. Dr. İsmail Kurca yaptığı açıklamada, Şehir Hastanenin vatandaşlara daha kaliteli sağlık hizmet sunabilmesi için her türlü konforun düşünüldüğünü söyledi. Dr. Kurca, ”Hamilelerimizin Yozgat Şehir Hastanemize kabulünden itibaren mahremiyete uyulması için, gerekli düzenlemeler planlanmış olup, doğum salonlarımız tek kişilik, aile yakınları için hemen yan tarafta bir oda, doğum için kullanılacak ekipmanlar için bir oda, banyo ile otel konforunda hamilerimize sağlık hizmeti sunacağız.
Yani hastalarımız yattığı odada, özel hazırlanan doğum ve hasta yatağı ile doğum yapıp yine aynı odada taburcu olacak.
Hamilelerimizin rahatlığını, mahremiyetini üst düzeyde sağlayarak, sağlık hizmeti vereceğiz” dedi. -

Yozgat’ın 475 yataklı Şehir Hastanesi açılış için gün sayıyor
ŞEHİR HASTANESİ SADECE HASTALARIN DEĞİL, İŞSİZLERİN DE UMUT KAPISI
Hasta kabulüne 1 Ocakta başlanacak olan yeni hastaneye iş başvurularında patlama yaşandı
Hastane yönetimine 700 personel için yaklaşık 9000 işsiz başvurdu
Yozgat kent merkezinde tüm zamanların en büyük ve en modern sağlık tesisi olarak inşa edilen yeni Şehir Hastanesinde hasta kabulüne 1 Ocak 2017 tarihinden itibaren başlanacak. Sağlık Bakanı Prof.Dr.Recep Akdağ’ın “Böyle bir modern hastane Avrupa’da yok”diye övgüyle bahsettiği Yozgat Şehir Hastanesi muhtemelen Cumhurbaşkanı Recep Tayin Erdoğan’ın da katılımıyla düzenlenecek törenle açılışı gerçekleştirilecek.
Bugüne değin uzman doktor,ekipman ve çeşitli teknolojik cihaz noksanlıkları nedeniyle bir bölümü büyük kentlere sevk edilen hastaların tedavileri de artık Yozgat Şehir Hastanesinde yapılacak.Kentin Esentepe mevkiinde Rönesans Holding tarafından yaklaşık 275 milyon lira harcanarak 140 bin metrekarelik alanda kurulan ve içerisindeki yeni cihaz ve malzemeleriyle birlikte 430 milyon liraya maledilen 475 yataklı Şehir hastanesi ilde 700 işsize de iş olanağı sağlayacak. Rönesans Holding sağlık yatırım gurubu adına Yozgat şehir hastanesinde işletme müdürlüğü görevini sürdüren Mehmet Karakuş, “ Hastanemizde mükemmeliyetçi bir anlayışla gerçekleştireceğimiz verimli,etkili ve kaliteli hizmetlerimizden sadece kent halkını değil,Yozgat’ın ilçelerindeki ve çevresindeki bölge halkını da yararlandırmayı hedefliyoruz ”dedi.
Yozgat’ta geniş hizmet kapsamlı modern bir hastanenin kurulması, büyük kentlere gitmek zorunda kalıp hastane kapılarında çile çeken Yozgatlı hastalarla birlikte Yozgat’ın işsizler ordusunu da umutlandırdı.Şehir hastanesine eleman alımıyla ilgili yapılan ve yaklaşık 9 Bine ulaşan iş başvuruları,Yozgat’taki işsizlik sorununun ürkütücü boyutunu bir kez daha gözler önüne serdi. Yeni şehir hastanesine Devlet ve Doğumevi hastanelerinde görev yapan personelin yanı sıra yaklaşık 700 yeni eleman daha alınacak.Böylelikle yeni hastane Yozgat kent merkezindeki işsizler ordusunun yaklaşık yüzde 12’sine iş imkanı sağlayabilecek.
Yozgat Kamu Hastaneleri Birliği genel sekreteri İsmail Kurca, Devlet hastanesinde halen 61 doktorun çalıştığını, bu aşamada bakanlıkça 21 doktorun daha atandığını, yeni hastanenin 82 doktorla hizmete başlayacağını ve her poliklinikte bir doktorun görev yapacağını belirterek önümüzdeki yıl toplamda 113 doktorun hastalara hizmet vermesinin planlandığını söyledi.
İŞE GİRECEK
ELEMANLARI UZMANLAR SEÇİYOR
Doktor,ebe, hemşire gibi personelin sağlık Bakanlığınca atandığı Yozgat Şehir hastanesinde temizlik, güvenlik,yemek, çamaşır, resepsiyon, hasta yönlendirme, refakat, bilgi işlem,taşıma,kapalı garaj ve bahçe bakımı gibi hizmetlerde çalışacak yeni elemanlar da Rönesans Holdingin görevlendirdiği Tepe Servis,Turcell,TSP ve Siemens uzmanlarınca mülakat ve eğitim sonrası deneme sınavlarıyla seçilerek tespit ediliyor. Tepe servis ve yönetim uzmanlarından Sedat Ercan bu konuda eleman seçim ve tercihlerinde işe alınacak adaylarda liyakatin,iş deneyimlerinin ve mesleki becerilerin test edilerek dikkate alındığını bildirdi.Yozgat Şehir hastanesinde sağlık, medikal ve destek hizmetlerinde toplamda 2 Bin 100 personel görev yapacak.
ODALAR ÇOK,
HİZMETLER DE ÇOK YÖNLÜ OLACAK
İşletme Müdürü Mehmet Karakuş,Rönesans Holdingin İstanbul,Bursa,Elazığ ve Adana illeriyle birlikte projelendirip kurduğu Yozgat şehir hastanesinde hasta vatandaşlara her türlü konforun yanı sıra her türlü sağlık hizmetlerinin de sunulacağını söyledi. Hastanede 475 hasta yatağından başka ,61 yoğun bakım yatağı,2 süit oda,113 poliklinik, 18 ameliyathane, anne adayları için 4 yataklı “anne oteli”uygulamasının da mevcut olacağını belirten Karakuş, “ Anne adaylarının doğum yapacağı merkezi doğumhanede ise doğumlar tek kişilik odalarda gerçekleştirilebilecek.Hastanede ayrıca Koroner Anjiyografi ünitesi, safra yollarındaki taşların ameliyatsız olarak alınabileceği ERCP ünitesi, Total Parenteral Nütrisyon, 2.Seviye koroner, 3.seviye kalp damar cerrahi ve 2. seviye çocuk yoğun bakım üniteleri de açılacak.”dedi.
Kayıt işlemlerinin en hızlı bir şekilde yapılabileceği 5 yıldızlı hastanede kesintisiz dijital sistemle hastanın bütün bilgileri doğru ve eksiksiz bir şekilde arşivlenecek. Hastaların teşhis ve tedavi süreçlerinin de hızlandırılacağıYozgat’ın modern yeni hastanesinde tek tuşla her hastanın anında bilgilerine ulaşılabilecek. Laboratuvar, Görüntüleme, Sterilizasyon ve Dezenfeksiyon , Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon ve Tıbbi Mühendislik hizmetlerinin de sunulacağı Şehir hastanesinde hastalar ve hasta yakınları hastane binası çevresinde oluşturulan Bin 178 araç kapasiteli otopark sayesinde park sıkıntısı da yaşamayacak. -

Virüsle savaşmanın yolu korunmaktır
Kurca;ilk olarak ABD’de ortaya çıkan bu hastalık, ülkemizde 1985 yılından itibaren görülmeye başlanmıştır. Dünya genelinde 40 milyon civarında HIV vakası var. Türkiye’de de bu hızla artıyor. İki yıl önce Türkiye’de kayıtlı HIV virüsü taşıyanların sayısı 4 bin 500-5 bin civarındaydı. Ancak sayı 8 binlere kadar çıktığını belirterek aids hastalığına dikkat çekti.
Kurca yaptığı açıklamada; “İlk kez 1980’li yıllarda tanımlanan HIV Enfeksiyonu o yıllardan bu yana tüm dünyada din, dil, ırk, cins, ülke ayırımı yapmadan yayılmaya devam etmektedir. Hastalık korunmasız cinsel temas, ortak paylaşılan enjektörlerle damar içi madde kullanımı, gebelik sırasında ve doğum sırasında anneden bebeğe ve kan transfüzyonu yolu ile bulaşabilmektedir. Bu geçiş yolları nedeni ile HIV enfeksiyonu, erişkinlerin yanı sıra, tüm yaş gruplarında görülebilmektedir.
Hastalığın tam anlamıyla tedavisi bulunmamakla birlikte uygulanan ilaç tedavileri ile HIV/AIDS hastalığından ölümler azalmakta ve kişiler yaşantılarına devam edebilmektedir. Bununla birlikte uygulanan ilaç tedavisi ile bulaşıcılık azalmakta, gebelik sırasında uygulanan tedaviyle HIV virüsü taşıyan anneden bebeğe hastalık bulaşması engellenebilmektedir.
Ülkemizde nüfus artışı, hastalığa ilişkin farkındalığın artması, tanı ve tedavi hizmetlerindeki gelişmeler neticesinde HIV/AIDS vaka sayılarında artış görülmektedir. Ancak Türkiye hala dünyada HIV/AIDS açısından hastalığın az sıklıkta görüldüğü ülkeler arasında değerlendirilmektedir. Ülkemizde bildirimi yapılan vakaların %75’i erkek, %25 i ise kadındır. Vakaların %16’sının yabancı uyruklu olduğu, bulaşma yollarına göre değerlendirme yapıldığında vakaların yarısından çoğunun cinsel yolla bulaştığı tespit edilmiştir.
HIV enfeksiyonu önlenebilir bir hastalıktır ve korunma önlemleri tedaviden çok daha etkili ve ucuzdur. En sık görülen bulaşma yolu cinsel temasla olduğu için bu yolla korunma büyük önem taşımaktadır. Tek eşliliğin yanı sıra, riskli cinsel temasta doğru kondom kullanımı, hastalığın cinsel yolla bulaşmasına karşı en güvenli ve basit korunma yollarıdır.
Diğer bir bulaş yolu olan kan ve kan ürünleri ile olan bulaşmaya karşı korunma amacı ile 1987 yılından beri de ülkemizde kan ve kan ürünleri HIV yönünden test edilmektedir. Organ ve doku nakilleri öncesinde gerekli testlerin yapılması HIV geçiş riskini en aza indirmektedir. Ayrıca, dövme ve piercing gibi uygulamaların temiz ve steril koşullarda yaptırılması, vücuda takılan delici, kesici özellikli takılar ortak kullanılmaması, tek kullanımlık steril enjektör kullanılması HIV bulaşma riskini azaltmaktadır.
Hastalık, virusu taşıyan kişilerle birlikte oturmak, yemek yemek, aynı iş yerinde çalışmak, aynı okulda okumak, el sıkışmak, öpüşmek, tokalaşmak, telefon, kitap, defter gibi araçları, ortak duş-banyo alanlarını ve tuvaletleri ortak kullanmakla bulaşmaz.
Ülkemizde; HIV/AIDS hastalığının yayılımının önlenmesi hedefiyle toplumda ve yüksek riskli davranışta bulunan gruplarda korunma ve önleme çalışmalarına öncelik verilmesi, HIV ile yaşayan kişilere yönelik ayrımcılık ve damgalanmanın önlenmesi, şüpheli teması olan kişilerin HIV/AIDS hastalığı, bulaşma, korunma yolları konusunda bilgilendirilmesi ve doğru yönlendirilmeleri, HIV ile yaşayan kişilerin tedaviye kolay ve kesintisiz biçimde ulaşmasının sağlanması, sosyal destek, bakım olanaklarının iyileştirilmesi ve yaşam kalitelerinin arttırılması için çalışmalar yürütülmekte ve yeni çalışmalar planlanmaktadır.
Bakanlığımız, etik kurallar ve insan haklarını gözeten yaklaşımlar doğrultusunda ve DSÖ öneri ve uygulamaları takip edilerek, konunun tüm taraflarını kapsayacak bir bakış açısı ile çalışmalarını işbirliği ve dayanışma içinde sürdürmeye devam etmektedir. Virüsle savaşmanın en etkili yolu ondan korunmaktır dedi. -

Patoloji Laboratuvarı son teknoloji ile hizmet verecek
Bir hekimin en etkin, doğru ve hızlı sonuç alıp, teşhisi kolaylaştıran hizmetin laboratuvar hizmetleri ve altyapısı olduğunu söyleyen Yozgat Şehir Hastanesi Rönesans Holding Hastane Yöneticisi Mehmet Karakuş patoloji laboratuvarıyla ilgili şunları dile getirdi” Hastanemiz laboratuvarı son teknoloji sistemler ile donatılmış olup, sistemler seçilirken kaliteli, güvenilir ve efektif sistemler kullanılmıştır. Son teknolojiyle kurulan hastanemizde, Dijital Patoloji sistemi çalışacağız. Tele patoloji ve gerçek –zamanlı olarak cam-slaytları incelemek için hızlı olarak görüntülenebildiği sektördeki en son çıkan sistemidir. 4-slayt kapasitesi ve tamamen robotik kontrol sistemi ile 15 saniyeden daha kısa zamanda hastalara ait slaytlara gerçek zamanlı olarak ulaşılacaktır. Son derece kompakt dizaynı sayesinde laboratuvarda fazla yer işgal etmemesi, kolay kullanımı ve bu sistemler içinde minimum bilgi işlem ihtiyacı düşünüldüğünde, laboratuvarımız ve hastalara çok kısa zamanda sonuç yetiştirmemiz açısından sadece bölgemizde değil, tüm Türkiye’de önemli bir referans laboratuvarı olacağımızı düşünüyoruz.
”Kanser teşhisini ileri noktalara taşımak, yaşamlara kalite katmak ”ilkesiyle Yozgat ve çevre illerdeki halkımıza hizmet vereceğiz” dedi. -

Sağlam: Göz sağlığına gereken önemi vermeliyiz
Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Hakan Sağlam, yaptığı açıklamada göz sağlığının önemine dikkat çekti. Dr. Sağlam şunları kaydetti: “Ne güzel bir deyim “gözü gibi sakınmak”. İnsan neyi gözü gibi sakınır? En değer verdiği şeyleri değil mi? Evladını mesela. Peki ya gözünü gerektiği gibi sakınmıyorsa insan? İşte o zaman ortada bir sorun var demektir. Gözünü gerektiği gibi sakınmayan,bir anda gözümüzün görme yeteneğini kaybedebileceği ve hep öyle kalabileceği bir durumları göz önünde bulundurmalıyız. Göz travmaları. Yani gözümüze şu çarptı, bu kaçtı, bilmem ne sıçradı durumları. Bu konuyu diğer göz hastalıklarından farklı kılan yönü, sapasağlam bir gözümüz var iken saniyeler içinde hasarlanmış bir gözümüzün olması ve bunun basit bir tedbirle önüne geçilebilmesidir. Peki, neymiş bu tedbir? Çok basit; Piyasada 3-5 TL’ ye satılan iş gözlüğü kullanmak.
Bazı beden gücü gerektiren işlerde çalışan vatandaşların gözünü koruması ve gerekli tedbiri alması gerektiğini vurgulayan Sağlam, şunları söyledi: “Hepimizin evde, bahçede ufak tefek işlerle uğraştığı şeyler oluyor tabii ki. Çekiç, çivi, matkap, şarjlı tornavida, maket bıçağı ile bir şeyler yaparken, odun kırarken, sert bir tel ile uğraşırken gözümüzü kaybedebiliriz. Çok da uzun olmayan Göz Hastalıkları tecrübemde bu saydıklarım ile gözünü kaybeden insanlar gördüm.
Hep başkalarının başına gelecekmiş gibi olan bu durumlar her an hepimizin başına gelebilir. Bir gözünüzü elinizle kapatın ve bu şekilde birkaç dakika bir şeyler yapmaya çalışın.
Ne kadar zor bir hayat değil mi? Bu gibi işlerde çalışan vatandaşlarımız lütfen iş çantasında veya malzemeleri koyduğu yerde birkaç tane iş gözlüğü bulundursun. Önceleri çalışırken bu gözlük biraz sıkıcı gelecektir, konforu azaltıyormuş gibi olacaktır, ancak daha sonra kendisini güvensiz hissedip gözlüksüz çalışmak istemeyecektir.
Gözünü yıllar önce kaybetmiş insanlara da sorduğumuzda hep anlattıklarıma benzer şekilde yaralanmalar olduğunu görüyoruz. Gözümüz ne kadar önemli ve sakınılması gereken bir organımız ki “gözün gibi sakın” demişler.” -

Prof. Cihan: 30 Kasımda hastanemiz hazır hale gelmiş olacak
Prof. Dr. Alper Cihan, Yozgat Şehir Hastanesinindurum değerlendirme çalışmaları için hastanede incelemelerde bulundu. Prof. Dr. Cihan, Yozgat Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreteri Op. Dr. İsmail Kurca ve ekibi, Yozgat Devlet Hastanesi yöneticileri, Rönesans Firması yetkilileriyle tüm şehir hastanesini gezdi.
Cihan, saha gezisi yaparak ameliyathane, yoğun bakım, laboratuvar, sterilizasyon, doğumhane, hasta odaları, süit odaları ve poliklinikleri gezerekgörevlilerden bilgi aldı. Daha sonra ekiple birlikte toplantı yapan Cihan, bir önceki değerlendirme toplantısında alınan kararları gözden geçirdi. Toplantıda kamunun ve özelin sorumlulukları, resmi kabul işlemler, taşınırların analizleri gibi konular görüşüldü.
Cihan yaptığı açıklamada şunları söyledi; “30 Kasım itibariyle, hastasız simülasyonlara başlayıp, aralık ayı içerisinde eksiksiz hasta kabulüne başlamayı planlıyoruz.
30 Kasımda hastanemiz hazır hale gelmiş olacak, değişim sürecini hasta kabulüne başlamadan iki hafta gibi bir sürede doktorlarımız, sağlık çalışanlarımız gelip, çalışmalarını gerçek hasta alıyormuşçasına yapacaklar.
Böylelikle personelimizin uyum sürecinin daha hızlandırmış olacağız. Takdir edersiniz ki, değişim süreci zorlu bir süreçtir ama imkânsız değildir” -

Kadına yönelik aile içi şiddet eğitimi verildi
Psikolog Volkan Doğan ve Sosyal Çalışmacı Duygu Özer tarafından düzenlenen hizmet içi eğitimde aile içi şiddetin doğurduğu sonuçlar ele alındı.
Psikolog Volkan Demir, eğitimde yaptığı konuşmada, kadınlara yönelik aile içi şiddet, temel insan hakları ve özgürlüklerinin ihlali olduğu, kadınların ve erkeklerin arasındaki eşit olmayan güç ilişkilerinin bir sonucu olarak ortaya çıkan önemli bir sorun olduğunu söyledi.
Demir, “Kadınların sakat kalmalarına ve ölmelerine yol açan nedenlerin başında kadına yönelik aile içi şiddet gelmektedir. Ayrıca bu şiddet kadınların iş gücü kaybına, sağlık hizmetlerine başvuru sıklıklarının artmasına neden olarak ekonomik kayba da yol açmaktadır. Bu özellikleri ile kadına yönelik şiddet, bir halk sağlığı sorunu olarak ta kabul edilmektedir.
Kadına yönelik şiddet, kadının fiziksel, cinsel veya psikolojik zarar görmesiyle veya acı çekmesiyle sonuçlanan veya sonuçlanması muhtemel olan hareketlerdir. İster kamusal, ister özel alanda olsun kadına yönelik her türlü baskı yöntemi şiddettir.”dedi.
Psikolog Demir, kadına yönelik şiddeti şöyle sıraladı:“Tokat atmak, dövmek, vurmak, itmek, ısırmak, kemiklerini kırmak, duvara vurmak, saç çekmek, tekmelemek, bıçak çekmek, yaralamak, yakmak, boğazlamak, silahla yaralamak, öldürmeye kalkışmak vb. Sözel Şiddet: Aşağılayıcı sözler söylemek, zaafları ile alay etmek, aşırı genellemeler yapmak,suçlamak,küfür etmek,küçük düşürmek,hakaret etmek, kadını tehdit etmek,”
Ekonomik şiddet: “Evin masraflarını karşılamamak, aile bireylerine gerekli harçlığı vermemek,eşin çalışmasına izin vermemek,çalışan eşin parasını elinden almak “
Cinsel Şiddet: “Evli olduğu kişi bile olsa kadını istemediği yerde, istemediği zamanda ve istemediği biçimde cinsel ilişkiye zorlamak, cinsel içerikli imalarda bulunmak, fuhuşa zorlamak,cinsel yaşamlarında kadını aşağılayıcı davranışlar yapmak”
Psikolojik Şiddet: “Eşle doğrudan iletişimi kesmek, onunla konuşmamak, surat asmak, eşin kendisini ifade etmesini, görüş ve düşüncelerini açıklamasını engellemek,zaaflarıyla alay etmek, kadını sürekli eleştirmek” -

Bilinçsiz antibiyotik kullanımına dikkat
Yozgat İl Sağlık Müdürü Fatih Şahin, tüm dünyada yanlış, gereksiz, etkisiz ve yüksek maliyetli ilaç kullanımının çeşitli boyutlarda sorunlara neden olduğunu belirterek, “İlaçların akılcı seçiminde oldukça önemli olan bir ilaç grubu da şüphesiz ki antibiyotiklerdir. Avrupa Antibiyotik Farkındalık Günü, halk sağlığını tehdit eden antibiyotik direnci ve akılcı antibiyotik kullanımı hakkında farkındalık oluşturmak amacı ile her yıl 18 Kasım’da gerçekleştirilen Avrupa Halk Sağlığı girişimidir. Güncel veriler, Avrupa Birliği çapında dirençli bakteriler tarafından enfekte edilen hasta sayısının arttığını ve antibiyotik direncinin halk sağlığı için birincil tehdit haline geldiğini göstermektedir. Dirençli bakterilerin gelişmesinin durdurulması ve antibiyotiklerin gelecek nesillerde etkinliğinin sürdürülebilmesi için tek çare antibiyotiklerin akılcı kullanımıdır” dedi.
Antibiyotik kullanımı kararının hekim kontrolü ile verilmesi gerektiğini anlatan Dr. Şahin, şunları kaydetti:
“Antibiyotikleri doktorunuz önerdiğinde, eczacınıza danışarak kullanın. Doktorunuz antibiyotik reçetelendiğinde, tedavi talimatlarını dikkatli bir şekilde takip etmelisiniz. Sadece bu şekilde bütün bakterilerin yok edildiğine emin olabilir ve bakteriyel direnç gelişiminin önüne geçebiliriz. İlaç alımında bazı kurallara uymak gerekiyor. Bunda temel kural, doz ve zaman talimatlarına uymak, hiçbir zaman ilacınızı almanız gereken zamanı atlamayın ve reçetelenen doza sadık kalmak, tedaviyi yarıda kesmemek. Tedaviye başladıktan birkaç gün sonra kendinizi daha iyi hissetseniz bile tedavi sürecinin tamamını devam ettirin. Bakterilerin tamamen yok edilmesi ancak bu şekilde mümkündür. Arta kalan ilacı saklamamak. Asla antibiyotiklerden kalanları kullanmayın ve tüm bunlara uyarken bunun kendimiz, toplumumuz ve yarınlarımız için de bir sorumluluk olduğunu unutmamak gerekiyor.” -

Geç konuşan çocuklarda otizm belirtisi olabilir
Çocuk Psikiyatri UzmanıIşık, yaptığı açıklamada her 68 çocuktan birinde görülebilen otizmin bebeklik döneminden itibaren ortaya çıkan, çocuğun çevresiyle iletişim ve etkileşim kurmasını engelleyen, tekrarlayıcı, basmakalıp davranışlar göstermesine yol açan bir bozukluk olduğuna dikkat çekti.
Otizmin en önemli nedeninin genetik olduğunu kaydeden Işık, “Aşılar, kurşun ve civa gibi ağır metaller ya da besin maddeleri otizme neden olmamaktadır. Anne babalar çocuklarına otizm tanısı konulduktan sonra suçluluk hissetmektedir. Ancak bilinmelidir ki ebeveynlerin çocuğu yetiştirme tarzı ya da ilgisizliği çocukta otizme neden olmaz.
Otizmi kesin olarak tedavi eden herhangi bir ilaç bulunmamaktadır. Otizm tedavisindeki en etkin yöntem erken yaşlarda başlanan yoğun eğitim programlarıdır. Erken yaşlarda başlanan özel eğitim çocukların iletişim ve sosyal becerilerinin gelişmesine, davranışsal sorunların azalmasına belirgin katkı sağlamakta, otizm tanılı çocukların tam potansiyellerine ulaşmalarına yardımcı olmaktadır.
Bu nedenle otizm belirtileri fark edilir edilmez erken müdahale için hemen harekete geçilmesi gereklidir. ‘Zamanla düzelir’ ya da ‘bir bekleyelim, ne olacak’ demek zaman kaybına neden olacaktır.”dedi.
Otizmin erkek çocuklarda kız çocuklarına göre daha sık görüldüğünü ifade eden Işık,“Ailelerde de erkek çocukları geç konuşur şeklinde bir algı bulunmaktadır.
Bu düşünce tamamen yanlış olup, her çocuğun mutlaka 18 aya kadar anlamlı bir kelime çıkarması, 24 aylık oluncaya kadar da anlamlı iki kelimelik cümlesi olması gerekir. Geç konuşma normal bir durum olmayıp, birçok psikiyatrik ya da nörolojik bozukluk konuşmada gecikmeye sebebiyet verebilmektedir.
Otizm tanılı çocukların ailelerinin polikliniğe en sık başvuru sebebi konuşma gecikmesi olup, erkek çocukları geç konuşur algısı nedeniyle birçok çocuk geç tanı alabilmektedir.
Unutulmamalıdır ki 18 aya kadar kelimesi olmayan bir çocuk mutlaka değerlendirilmelidir.Otizm tanısı Çocuk ve Ergen Psikiyatristinin ayrıntılı değerlendirmesi ile konulabilmektedir. Otizm tanısını koymak için herhangi bir tıbbi tahlil ya da tetkike gerek yoktur.”diye konuştu.
Işık, otizim belirtilerini şöyle sıraldı: “
9 aylık olmasına rağmen karşılıklı ses çıkarmaları, gülücükleri ya da mimikleri yoksa
Başkalarıyla göz teması kurmuyorsa
12 aylık olmasına rağmen parmağı ile işaret ederek göstermiyorsa, bay bay yapmıyorsa, ce-e, fışfış kayıkçı gibi oyunları oynamıyorsa
12 aylık olmasına rağmen ismi seslendiğinde bakmıyorsa
Verilen komutları anlamıyorsa (örneğin ‘Kapıyı aç, kumandayı getir’)
Oyuncakları ile oynamayı bilmiyorsa
Bazı eşyaları döndürmek, sıraya dizmek gibi alışılagelmişin dışında hareketler yapıyorsa
Yalnız kalmayı tercih ediyor, akranlarının oynadığı oyunlara ilgi göstermiyorsa
16 aylık olmasına rağmen anlamlı kelimeleri yoksa
24 aylık olmasına rağmen anlamlı iki kelimelik cümleleri yoksaotizm açısından risk altında olabilir. Çocuğunuzda otizm belirtileri olduğunu düşündüğünüzde lütfen bir Çocuk ve Ergen Psikiyatristine başvurunuz” -

Yozgat’ta ilk kez safra taşları ameliyatsız alınacak
Hastane için gerekli olan ERCP (Endoskopik Retrograd Kolanjio Pankreatografi) cihazı alınarak hastaların hizmetine sunulacak.
ERCP ile elde edilen görüntü sayesinde safra yollarında bulunan taş, tümör, darlık gibi anormallikler tespit edilerek, safra yollarına müdahale düşünülüyorsa, ucunda tel bulunan bir başka kanül ile safra yolları girişi elektrokoter aracılığıyla elektriksel olarak kesilerek genişletilip tedavi edilebilecek. Cihaz sayesinde safra taşı varsa, basket ya da balon kateter endoskopun içinden geçirilip, taş yakalanarak ya da çekilerek çıkartılabilecek. İşlem süresinin sıklıkla 20-30 dakika kadar olduğu belirtilirken, başarılı bir işlem sonrası hasta aynı gün ya da sonraki gün normal yaşamına dönebileceği ifade ediliyor.
Yozgat İli Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreteri Op. Dr. İsmail Kurca konuyla ilgili yaptığı açıklamada Şehir Hastanesinin fiziki ve genel durumu bakımından teknolojinin son cihazları ile donatıldığını ve Yozgat halkına en iyi sağlık hizmeti sunmayı amaçladıklarını söyledi.
Dr. Kurca, “ERCP yapılma nedeni safra yollarında taş bulunmasıdır. Safra kesesinde oluşan taşın buradan ana safra kanalına düşmesi sonucu ortaya çıkan tıkanıklığı gidermek için yapılır.
Bunun dışında safra yolları ve pankreas tümörleri, safra yolları darlığı, safra yollarından kaçak olması (özellikle cerrahi girişimler sonrası), bazı pankreas hastalıklarında da ERCP yapılır.
Daha önce Yozgat Devlet Hastanesinde ERCP için sevk ettiğimiz hastalarımızı sevk etmek zorunda kalmayacağız.” dedi. -

Uzman doktorlar çalışacakları ortamı yerinde inceledi
Yozgat Şehir Hastanesi açılmadan uyum sürecini hızlandırmak, hastanede kullanılacak cihazların tanıtımı, motivasyonu yüksek tutmak için, uzman doktorlar Yozgat Şehir Hastanesinde, çalışacakları bölümleri bina içerisindeki yerlerini görerek, cihazları incelediler.
Yozgat Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreteri Op. Dr. İsmail Kurca yaptığı açıklamada, vatandaşlara daha kaliteli sağlık hizmeti sunabilmenin gayreti içerisinde olduklarını belirterek, “ Yozgat Şehir Hastanesi Yozgat’ta sağlığın değişim yüzü olacak.
Güler yüzlü, şikâyetsiz, kuyruksuz, kolay erişebilir hastane felsefemizle çalışmalarımız büyük bir hız ve gayretle devam ediyor. Uzman doktorlarımız bu değişim sürecinin her basamağında yer aldılar.
Yine Şehir Hastanemize uyum süreçlerini kolaylaştırmak, kullanılacak oldukları cihazları yerinde görmelerini sağlayarak, görüşlerini alarak çalışmalarımızı planladık.
Cihazların kullanılabilirliği, çalıştıkları bölümün bina içerisindeki yeri, yaşanılabilecek sorunlar ve çözüm önerileri gibi çalışmalarımızı uzman doktorlarımızla yaptık” dedi. -

Evde Sağlık Hizmetleri Eğitimi verildi
Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu tarafından görevlendirilen Ankara’dan gelen ekip, Evde Sağlık Hizmetleri Gelişim Süreci, Farklı Ülkelerde Evde Bakım Hizmeti Modelleri, Evde Sağlık Hizmetleri Ekibinin Sorumlulukları, Evde Sağlık Hizmetlerinde İletişim, Hasta ve Çalışan Güvenliği, Terminal Dönemdeki Hasta Bakımı, Engelli Hasta Bakımı, Hemodiyaliz ve Periton Diyaliz Hastalarında Bakım ve vaka örnekleri hakkında sunum yaptılar.
Yozgat Kamu Hastaneleri Genel Sekreteri Op. Dr. İsmail Kurca yaptığı açıklamada; “Sağlık tesislerimize bağlı Evde Sağlık Hizmetleri, çeşitli hastalıklar nedeniyle evde sağlık hizmeti almaya ihtiyacı olan bireylere, evinde ve aile ortamında, sosyal ve psikolojik danışmanlık hizmetlerini de kapsayacak şekilde verilen muayene, tetkik, tedavi, tıbbi bakım ve iyileştirme hizmetleri vermektedir.Hasta başında, hastanın ihtiyaçlarına uygun bakım planı yapılarak, refakatçi eğitimini içeren periyodik ziyaretlerle uygulamalı eğitim programları da yapılıyor.
Bu eğitimlerin uygulanması ile ekiplerimizden evde sağlık hizmeti alan hastalarımız yakınlarının veya refakatçilerinin hasta bakımı konusunda özgüvenli ve bilinçli katkılarını sağlamış olacağız” dedi. -

Yozgat Şehir Hastanesi engelsiz hastane olacak
475 yataklı Yozgat Şehir Hastanesinde engelleri aşmak için, inşaat mühendisleri tekerlekli sandalyeye oturarak hastaneyi gezip, engelli bireyleri için yapılan düzenlemeleri kontrol etti.
Engelsiz, kolay erişebilir ilkesiyle hizmet vereceği vurgulanan hastanede yapılan uygulamaların uygulanabilirliği kontrol edildi.
Hastane girişinden başlayan rampalardan mühendisler tekerlekli sandalyeyle girerek 4.katta palyatif bakım ünitesindeki banyo, tuvaletler, ve lavaboları gezerek, tekerlekli sandalyenin oda içerisinde, banyoda rahat hareket edip etmediğini de kontrol ederek, engelli bireyin yaşadığı sorunları kendileri deneyimleyerek tatbik etti.
Hastanede engelli bireyler için yapılan düzenlemeler bazıları şunlar: “Yaya ve taşıt yolları ayrı düzenlenmiş durumda, otoparkın yüzde 5’i engelli bireyler için ayrılmış durumda.
Bahçe girişinde görme engelliler için kabartmalı hastane yerleşkesi haritası olacak. Hastane bahçesinden hastane girişine kadar hissedilebilir yol yapılmış, asansörlerde sesli ve görsel uyarı sistemleri mevcut, tüm merdivenler aynı genişlik ve yüksekliğe sahip, kalite standartları ve Türkiye Kamu Hastaneleri Kurum Engelli Bireyler için Ulaşılabilirlik Temel Bilgiler Rehberi’ne göre çalışmalar yapılıyor.”
Yozgat Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreteri Op. Dr. İsmail Kurca yaptığı açıklamada, hastanede bütün bireylerin kaliteli sağlık hizmeti alması için her türlü imkan ve olanakların sağlandığını belirtti. Kurca, “ Hastanemize gelen engelli vatandaşlarımızın diğer vatandaşlar gibi faydalanabilmelerini sağlamak adına çeşitli düzenlemeleri yapmak yasal sorumluluktur. Rönesans Firması mühendisleri, Yozgat Devlet Hastanemizin birim sorumlularıyla engelli bireylerimizin yaşayabileceği sorunları kendimiz yaşayarak tespit etmek istedik. Yapılan düzenlemelerin etkinliğini, bizzat çalışanlarımız tekerlekli sandalyeye oturarak test etmiş oldu. Şikayetsiz, kuyruksuz, kolay ulaşılabilir, engelsiz hastane için elimizden geleni yapıyor, gece gündüz çalışıyoruz “ dedi. -

Şehir Hastanesine Doktor Atamaları Yapıldı
Yozgat Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreteri Op. Dr. İsmail Kurca yaptığı açıklamada; “Devlet hizmeti yükümlülüğü kapsamında Yozgat Şehir Hastanemize atanan 21 uzman hekimle, kuyruksuz, şikâyetsiz, kolay ulaşılabilir bir anlayışla halkımıza hizmet vereceğiz. Hastanelerimizde sağlık hizmetlerinin daha etkili, verimli, süratli, kaliteli, halkın talep ve beklentilerine duyarlı bir şekilde sunmak için özverili bir şekilde çalışmalarımızı planlayarak yapmaktayız. Sağlık Bakanlığınca gerçekleştirilen uzmanlarımızın branşları ise şöyle, 3 Çocuk Hastalıkları Uzmanı, 1 Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı, 2 Genel Cerrah Uzmanı, 1 Anestezi Uzmanı, 2 Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı, 1 Deri ve Zührevi Hastalıklar Uzmanı, 2 Nöroloji Uzmanı, 1 Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı, 1 Nükleer Tıp Uzmanı, 1 Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Uzmanı, 1 Radyoloji Uzmanı, 1 Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı, 1 Mikrobiyoloji, 1 Kardiyoloji Uzmanı,1 Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı ve 1 Üroloji Uzmanı atandı. Yozgat Şehir Hastanesinde yeni görevlerine başlayacak tüm doktor arkadaşlarıma çalışmalarında başarılar diliyorum” dedi.
-

Organ bağışı stantı açıldı
Sorgun Devlet Hastanesi Başhekimi Op.Dr. Suat Gözübüyük, Cumhuriyet Caddesi üzerinde açtıkları stantta vatandaşları organ bağışı konusunda bilgilendirdiklerini, vatandaşların bu konuda sordukları soruları yanıtladıklarını belirterek, “Ülkemizde 20 bini aşkın kişi hayatlarını devam ettirmek için organ nakline ihtiyaç duymaktadır. Özellikle kalp ve karaciğer nakli bekleyen hastalar uygun ve yeterli verici olmaması nedeniyle kısa süre içinde hayatlarını kaybetmektedir. Yine şeker hastalığı, hipertansiyon gibi kronik hastalıkların sonucunda oluşan özellikle böbrek yetmezliği her geçen gün artan vakıa sayısı ile ülkemiz için kanayan bir yaradır.” dedi.
Hayatta iken kişilerin kalp, böbrek, karaciğer, akciğer, pankreas, ince bağırsak, kornea, kas, kemik iliği gibi organlarını bağışlayabileceklerini ifade eden Dr. Gözübüyük, “Halkımızın organ bağışı konusunda hassasiyetlerinin artması, ancak bu sayede bizlerin de ihtiyacımız olduğunda organ bulunabileceği açıktır. Ne yazık ki bizler ancak alıcı durumuna gelince bağışın önemini fark edebiliyoruz. 3-9 Kasım Organ Bağışı Haftası önderliğinde tüm halkımızın organ bağışında katılımlarını gönülden desteklemekteyiz.” diye konuştu. -

Şehir Hastanesinde daha kaliteli sağlık hizmeti sunulacak
Kasım ayı sonunda hizmete girecek olan Şehir Hastanesi, yeşil alanlar dahil 117.812 metre kare arsa alanı üzerine kurulu, 141.778 metre kare kapalı alana sahip olup, Bin 178 araçlık otoparkına sahip.
Hastanede 61 yoğun bakım yatağı, 13 özel tutuklu yatağı, 18 ameliyathanesi, 113 poliklinik muayene odası, 43 poliklinik destek odası, 2 suit odası ve tüm hasta odalarında banyo, tuvaleti içerisinde hizmet kapasitesi artırılmış bir şekilde, sadece Yozgat halkına değil, çevre illere de sağlık hizmeti verecek kapasitede.
Hastanenin açılmasıyla birlikte artan hizmet kapasitesinin yanında, hizmete girecek polikliniklerde şöyle sıralandı: Koroner Anjiyografi Ünitesi,Safra Yollarındaki Taşların Ameliyatsız olarak alınabileceği ERCP ünitesi,Total ParenteralNütrisyon Ünitesi,2.Seviye Koroner Yoğun Bakım Ünitesi,3.Seviye Kalp Damar Cerrahi Yoğun Bakım Ünitesi,2.Seviye Çocuk Yoğun Bakım Üniteleri.
11 yataklı palyatif bakım merkezinin yatağı toplam 25 yatakla hizmet verecek. Anne adaylarının doğum yapacağı merkezi doğumhanede; tek kişilik odalarda doğumların gerçekleşeceği, 8 yataklı LDPP odası da bulunuyor.Ayrıca anne adayları için 4 yataklı “Anne Oteli” uygulaması ile hizmet verecek olan Yozgat Şehir Hastanesinin açılışına sayılı günler kala, ekipler bütün hazırlık çalışmalarını titizlikle sürdürüyor. -

Organ bağışının önemi anlatıldı
Hafta etkinlikleri kapsamında düzenlenen çeşitli sempozyumlara katılan Yozgat Organ ve Doku Nakli İl Koordinatörü Mehmet Duman, Cumhuriyet Meydanında açılan organ bağışı standındavatandaşları bilgilendirildi. Bilgilendirmenin ardından bazı vatandaşlar duyarsız kalmayıp, organ bağışında bulundu.
Yozgat Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreteri Op. Dr. İsmail Kurca, konuya ilişkin şu açıklamalarda bulundu:“Sağlıklı olan her vatandaşın, gelecekte bir gün kendisi ya da bir yakını için organ gerekebileceğini göz önünde bulundurarak, organ bağışında bulunması ve farkındalığın artırılması önemlidir.
3-9 Kasım Organ Bağışı nedeniyle tekrar böylesine kutsal bir mesajı gerek eğitim, gerek stantlar gerekse organ nakli bekleyen organların materyalleri ile gündeme taşımak istedik. Unutmayalım, bağışlanan her organ filizlenen bir hayattır”
