İl Başkanı Yusuf Başer, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: “4 Şubat Dünya Kanser Günü vesilesiyle, zor ve uzun bir tedavi gerektiren bu hastalıkla mücadele eden tüm kardeşlerime Allah’tan acil şifalar diliyorum. Kanserin erken teşhis ve tedavisi hayat kurtarır. Türkiye olarak kansere karşı her zaman vatandaşlarımızın yanındayız. Genel Başkanımız ve Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, 2004 yılında 11 Kanser Erken Teşhis Tarama ve Eğitim Merkezi ile başladığımız bu mücadeleye bugün her ilde en az bir adet olmak üzere 331 merkez ile devam ediyoruz. 42 mobil kanser tarama aracı ile de kırsal bölgelerdeki vatandaşlarımıza ulaşıyoruz. 2020 yılında 3,5 milyon, 2021’de 4,5 milyon kanser taraması yaptık. Kanser Randevu Sistemi’ni devreye alarak tarama hizmetlerini etkin hâle getirdik. Türkiye, tüm kanser hastalığı tedavi hizmetlerini vatandaşlarına ücretsiz sağlamaya devam edecektir.” Cemil MERMERTAŞ
Kategori: Sağlık
-

Şehir Hastanesinde Kardiyovaskuler ameliyatı
Yozgat Şehir Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahı Uzmanı Op. Dr. Görkem Yigit tarafından bölgesel anestezi ile minimal virüs teması açısından girişimsel kardiyovaskuler cerrahi ameliyatları devam ediyor.
Kalp ve Damar Cerrahı Uzmanı Op. Dr. Görkem Yiğit konu ile alakalı yaptığı açıklamada; “Covid döneminde en önemli klinik problemlerden biri derin ven trombozudur (DVT). Bacak ve karın içi toplardamarlarında pıhtı ile seyreden bu rahatsızlıkta, bacakta ani gelişen şişlik, ağrı, yürüme güçlüğü ve ısı artışı gelişmektedir. Her yaştan popülasyonu etkileyen bu rahatsızlığın ilaç ve girisimsel-cerrahi yöntemlerle tedavisi mümkündür. Hastanemizde kısa hastane yatış süresiyle derin ven trombozunun tedavisine yönelik girişimsel yöntemler başarıyla uygulanmaktadır. 32 ve 68 yaşındaki iki hastamız da, Covid geçirdikten sonra gelişen, sağ bacakta şişlik, kızarıklık, çap artışı, yürüme güçlüğü ve ağrı şikayetleriyle kalp ve damar cerrahisi polikliniğimize başvurdu. Yapılan tetkikler neticesinde her iki hastamıza da iliofemoral derin ven trombozu (DVT) tanısı koyduk. Karın içi ve bacak toplardamarlarında ciddi tıkanıklıkları mevcuttu. Bölgesel anestezi ile farmakomekanik trombektomi+ kateter aracılı tromboliz işlemlerini uygulayarak, hastalarımızın derin toplardamarlarında tam açıklık sağlayıp servis takibine aldık.”dedi.
Alpaslan Demir -

Çocuklarda grip salgınına dikkat
Yozgat İl Sağlık Müdürü Dr. Fatih Şahin, yaklaşık bir aydır mevsimsel grip salgını yaşandığını söyledi.
Salgının özellikle küçükleri hedef aldığına dikkati çeken Şahin, çok sayıda çocuğun gribe yakalandığını, bir süre sonra iyileştiğini ifade ederek “Hala salgın bitmiş değil, hastanelerimiz bu yoğun süreci yaşıyor.” dedi. Şahin, grip salgınını geçen yıl beklediklerini ancak Kovid-19 nedeniyle herkesin tedbirlere uyduğunu, bu sayede sıkıntı yaşamadıklarını dile getirerek “Geçen yıl insanlar maskeyi kesinlikle ihmal etmiyor, hijyene önem veriyorlardı. 1 Temmuz’dan itibaren insanlarımız tedbiri biraz daha ikinci plana aldı. Neticede grip de virüs; fırsatını bulunca enfeksiyonu yapıyor.” diye konuştu. -

Şahin: Ağız ve diş sağlığı ihmale gelmez
Yozgat Sağlık İl Müdürü Dr Fatih Şahin, vatandaşların düzenli olarak yılda en az 2 kez diş hekimine muayene olmaları gerektiğini belirterek ağız ve diş sağlığının ihmale gelmediğini söyledi.
İl Sağlık Müdürü Dr Fatih Şahin, 22-28 Kasım Diş Hekimliği Günü ve Ağız ve Diş Sağlığı Haftası dolayısıyla yaptığı açıklamada ağız ve diş sağlığının önemine dikkat çekti.
Şahin, “Kasım 1908, Tıbbiye’de Muallimler Meclisinde ”Dişçi Mektebi” kurulması için müzakerelerin başladığı tarih olduğu için bugün Diş Hekimleri Günü olarak kutlanmaya başlanmıştır. Dişçi Mektebi Eğitime ise 1909 tarihinde başlamıştır. Ülkemizde 22 Kasım Dünya Diş Hekimleri Günü, içinde bulunduğumuz hafta ise Ağız Diş Sağlığı Haftası olarak kutlanıyor. Ağız ve diş sağlığı başta olmak üzere diş hastalıkları; Türkiye’nin tüm bölgelerinde en sık görülen halk sağlığı sorunları arasında gösterilmektedir. Etkinlikler kapsamında, toplumun diş sağlığı konusunda bilinçlendirilmesi, yaşam kalitesini etkileyen ve önemli sağlık sorunlarına yol açan ağız diş hastalıklarının; çocuklarda büyüme ve gelişmenin yanı sıra, erken doğum, şeker, kalp-damar hastalıkları gibi birçok sağlık sorununun gelişmesinde önemli rol oynadığı belirtilmektedir. Tedavilerdeki gecikmenin ağız ve diş sağlığı ile genel sağlığı bozduğu; ağız sağlığına ayrılan bütçenin katlanarak artması 22 Kasım‘ı içine alan hafta boyunca vurgulanmaktadır. Diş Hekimliği Günü ve hafta boyunca; ağız diş sağlığı problemlerinin açığa çıkmadan önce koruyucu diş hekimliği hizmetleri kavramı alınan önlemlerle engellenmesine yönelik çalışmalar yapılmaktadır. Hastalıklar açığa çıktığında ise hızlı tedavi edilmelerinin önemi ile diş hekimine gitme sıklığını, kronik ve yıkıcı özellikte olan ağız ve diş sorunlarında tedavinin hastalık çok ilerlemeden gerçekleşmesi gerekmektedir. Hayatınızı etkileyecek kötü sürprizlerle karşılaşmamak için ağız sağlığınızı ihmal etmeyin. Düzenli olarak yılda 2 kez diş hekimine muayene olun, diş fırçanızı 3 ayda bir değiştirin,günde 1 kez dişlerinizin ara yüzünü diş ipi ile temizleyin, günde 2 kez dişlerinizi fırçalayın.”uyarsında bulundu. Haber Merkezi -

Dr. Şahin: Koah, en kırılgan hastalık türüdür
Yozgat İl Sağlık Müdürü Dr. Fatih Şahin, Koah hastaları pandemi sürecinde en kırılgan hasta gruplarından olduğunu belirterek, “Bu süreçte akciğer sağlığına odaklanmak önem taşımaktadır.”dedi.
İl Sağlık Müdürü Dr. Fatih Şahin, 17 Kasım Dünya Koah günü dolayısıyla açıklama yaptı.
Şahin ,”Dünya Koah günü etkinliklerindeki amacımız, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de devam eden COVID-19 pandemisinden bağımsız olarak, KOAH nedeniyle toplumda sakatlık ve ölümlerin devam ettiğini vurgulamak olacaktır. KOAH hastaları pandemi sürecinde en kırılgan hasta gruplarından olduğu için, akciğer sağlığına odaklanmak önem taşımaktadır. Sağlıklı akciğerler ve sağlıklı nefes için dünyanın, insan sağlığı açısından daha iyi bir yer haline gelmesi gerekmektedir. Bu nedenle 2021 yılı Dünya KOAH Günü temamız “Sağlıklı Nefes, Sağlıklı Dünya” olarak belirlenmiştir. KOAH’tan korunmada en önemli yaklaşımlar sağlığın sosyal belirleyicilerinin iyileştirilmesi, soluduğumuz havanın kalitesinin iyileştirilmesi, sağlıklı beslenme, egzersiz ve aşılanmadır. Tüm KOAH hastaları COVID ve influenza (grip) aşılarını yaptırmalı, pnömokok (zatürre) ve DBT (karma aşı) aşıları için doktorlarından bilgi almalıdırlar.
KOAH [Kronik (Müzmin) Obstrüktif (Tıkayıcı) Akciğer Hastalığı] genellikle zararlı toz ve gaz maruziyeti ve/veya yetersiz akciğer gelişimine neden olan faktörlerin etkisiyle ortaya çıkar. Hava yolları ve/veya hava keseciklerinde gelişen yapısal bozukluklar sonucu, kalıcı solunumsal yakınmalarla birlikte nefes alıp vermede zorluk ile karakterize, yaygın, önlenebilir ve tedavi edilebilir bir akciğer hastalığıdır. Eşlik eden hastalıklar ve alevlenmeler hastalığın seyrini kötü yönde etkilemektedir. KOAH gelişimi için tüm dünyada en yaygın görülen risk faktörü her türlü tütün dumanına (sigara, nargile, puro, elektronik sigara, ısıtılmış tütün ürünleri gibi) maruziyettir. Pasif olarak tütün dumanına maruziyet de KOAH gelişimine katkıda bulunmaktadır. Akciğer gelişiminde yetersizlik ile ilişkili hasta faktörleri (düşük doğum ağırlığı, çocuklukta sık geçirilen solunum yolu infeksiyonları), sağlığın sosyal belirleyicileri olarak bilinen birey ve toplumun sağlık durumlarını etkileyen ekonomik ve sosyal değişkenler, iç ortam hava kirliliği de diğer risk faktörlerindendir.”dedi.
KOAH TANISI KOLAYCA KONULABİLİR
“KOAH’ta en sık görülen yakınmalar öksürük, balgam, nefes darlığı ve bazı olgularda yorgunluk hissidir. KOAH’ın tanısı, basit ve ağrısız bir test olan “nefes ölçüm testi” ile kolayca konulabilir.” diyen Şahin, “ KOAH tanısı konulan kişilerin tütün ve tütün ürünlerinin kullanımını bırakmaları, zararlı toz ve gaz içeren ortamlardan, hava kirliliğinden uzak durmaları, sağlıklı beslenmeleri ve günlük egzersiz yapmaları gereklidir. KOAH hastalarının grip ve zatürre aşılarını yaptırması ve nefes yoluyla alınan ilaçlarını düzenli olarak kullanması gerekir. Bu tedavilerin yanı sıra hastaların sağlıklı beslenmeleri, fiziksel aktivitelerini yapmaları ve gerektiğinde akciğer rehabilitasyonu hizmetlerinden faydalanılması günlük yaşamlarının daha kaliteli hale gelmesini sağlar. Türkiye’de ilk COVID-19 vakası bildirildikten sonra pandemi sürecinde kronik solunum hastaları da olumsuz etkilenmiştir. Bununla birlikte geçtiğimiz yıl içinde KOAH hastalarının izole olmaları, hava kirliliğinin azalması, pandemiye yönelik uygulanan önlemler sayesinde COVID-19 hastaları arasında KOAH sıklığının diğer kronik hastalıklar kadar fazla olmadığı görülmüştür. KOAH varlığında yoğun bakım gerektiren ağır COVID-19 hastalığı riskinin 5 kat arttığı bildirilmiştir. KOAH hastalarında temel hedef, hastaların pandemi öncesinde kullanılan KOAH ilaçlarına aynı şekilde devam etmesi sağlanarak stabil halde tutabilmektir. Evde solunum cihazı ve oksijen tedavilerine önceden olduğu gibi devam edilmelidir.”şeklinde konuştu. Yusuf BAĞCI -

Risk grubundaki kadın personele muayene
Yozgat Şehir Hastanesi tarafından 1-31 Ekim tarihi Meme Kanseri Bilinçlendirme ve Farkındalık Ayı nedeniyle 40-69 yaş aralığı ve risk kategorisinde bulunan hastanenin tüm kadın çalışanlarına yönelik muayeneleri yapıldı.
Hastane Başhekimi Uz Dr Mustafa Kozan, kadınlarda sık görülen meme kanserine dikkat çekmek ve farkındalık oluşturma adına hastanede çalışan tüm kadınlara yönelik muayene yapıldığını söyledi.
Başhekim Kozan, “Hastanemizde (Kamu-Özel) Cerrahi Onkoloji hekimimiz Op. Dr. Hüseyin Bakır tarafından muayeneleri gerçekleştirildi. Ayrıca meme kanserinin önemine anlatılarak kadın çalışanlarımız bilgilendirildi. Meme Kanseri kadınlarda görülen en sık kanser türüdür. Kendi kendine meme muayenesi 20 yaşından sonra her ay, Mamografi (40-69 Yaş Arası Kadınlara 2 Yılda bir) yapılmalıdır. Bu vesile ile Yozgat Şehir Hastanesi Ailesi olarak Cerrahi Onkoloji hekimimiz Op. Dr. Hüseyin Bakır’a teşekkür eder hastalarımıza acil şifalar dileriz.”dedi. / Cemil MERMERTAŞ
-

Tanı konulan her 4 kadından 1’i meme kanseridir
İstatistiklere göre dünya ülkeleri ve Türkiye’de kadınlarda meme kanserinin en sık görülen kanser türü olduğu belirtilirken, tanı konulan her 4 kadından 1’sinin meme kanseri olduğu ifade ediliyor.
Yozgat Şehir Hastanesi de meme kanserine dikkat çekmek ve farkındalık oluşturmak amacıyla Meme Kanseri Farkındalık Ayı etkinliği düzenledi.
Etkinlik kapsamında hastane giriş poliklinik alanında tanıtım standı açıldı. Açılışa Hastane Başhekimi Uz. Dr. Mustafa Kozan ve Tıbbi Onkoloji Uzmanımız Dr. Naziye Ak katıldı. Eğitim hemşiresi tarafından hastalara bilgilendirme yapılarak broşür dağıtıldı.
Tıbbi Onkoloji Uzmanı Dr. Naziye Ak, Meme CA hakkında bilgilendirmede bulundu.
Onkoloji Uzmanı Ak, “Meme kanseri tüm dünyada ve Türkiye’de kadınlarda en sık görülen kanserdir. Tanı konulan her 4 kadın kanserinden 1’i meme kanseridir. Tarama programları ile erken evrede yakalanıp tamamen tedavi edilebilme şansı olmasına rağmen, Sağlık Bakanlığı verilerine göre ülkemizde henüz halen hastaların yüzde 41.2’isi lokal ileri, yüzde 11’i ileri evrede tespit ediliyor. Tanı sonrası uygun tedavi seçimleriyle tam iyileşmelerin olabildiği bu hastalıkta erken tanı için 40 yaşından sonra tüm kadınların rutin meme muayenesi ve mamografi tetkiklerini Ketem’lerde yaptırması önerilmektedir. Ailesinde meme kanseri olan kişilerde tarama programları daha erken ve daha sık planlanır. Ayrıca nadir de olsa meme kanserinin erkeklerde de görülebilen bir hastalık olduğunu bu meme kanseri farkındalık ayında hatırlatmakta fayda var. Erkekler için rutin tarama önerilmese de meme dokusundaki herhangi bir değişimin ihmal edilmemesi önerilir. Obezite, sigara ve alkol kullanımı, düşük fiziksel aktivite, hormon tedavileri meme kanseri gelişimi için risk oluşturan faktörlerdir. Sağlıklı her bireyin kanserden koruyucu yaşam değişikliklerini yaparak hastalık oluşmadan önlemlerini alması gerekmektedir. Kansersiz bir yaşam için, halkımızı meme kanseri konusunda bilinçlenmeye davet ediyoruz.”dedi.
Hastane Başhekimi Uz Dr Mustafa Kozan’da meme kanserine dikkat çekmek ve farkındalık oluşturma adına bu gibi programları önemsediklerini belirterek, Tıbbi Onkoloji Uzmanı Dr. Naziye Ak’a verdiği bilgilerden dolayı teşekkür etti. Cemil MERMERTAŞ
-

e-devlet üzerinden yeni uygulama
Çeşitli sebeplerle sağlık kuruluşunda doğum bildirimi yapamayan vatandaşlar artık doğum bildirimlerini e-Devlet üzerinden yapabilecek.
İçişleri Bakanlığı tarafından 2018 yılında hayata geçirilen e-Doğum uygulaması ile kamu sağlık kuruluşlarında dünyaya gelen ve anne/babaları tarafından isimleri belirlenen çocukların doğum bildirimlerinin nüfus müdürlüklerine gitmeden doğumun gerçekleştiği sağlık kuruluşunda yapılabilmesine olanak sağlanmıştı. Uygulama kapsamında bugüne kadar 81 ilde 235 kamu sağlık kuruluşunda 75.546 adet doğum tescili yapılırken, Türkiye Cumhuriyeti Kimlik Kartları da ailelerin adreslerine ücretsiz olarak gönderildi. Uygulamaya ek olarak e-Devlet sistemi üzerinden “Doğum Bildirimi Başvurusu” hizmeti sayesinde, çeşitli sebeplerle sağlık kuruluşunda doğum bildirimi yapamayan vatandaşlar artık yurt içinde ve sağlık kuruluşunda dünyaya gelen çocuklarının doğum bildirimlerini e-Devlet kapısı üzerinden yapabilecek. Milyonlarca vatandaşın hayatını kolaylaştıran, kamu hizmetlerinin vatandaşa en kolay ve etkin yoldan, kaliteli, hızlı, kesintisiz ve güvenli bir şekilde sunulmasını sağlayan e-Devlet uygulamasına İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü tarafından “Doğum Bildirimi Başvurusu” hizmeti eklendi. Bu hizmet ile Türk vatandaşlarının yurt içinde, sağlık kuruluşunda dünyaya gelen ve Merkezi Nüfus İdaresi Sistemine (MERNİS) gönderilmiş doğum raporu bulunan çocuklarının doğum bildirimlerine ilişkin başvuruların e-Devlet Sistemi üzerinden elektronik imzalı olarak MERNİS’e gönderilmesine ve söz konusu başvurulara istinaden ilçe nüfus müdürlüklerince doğum olaylarının aile kütüklerine tescil edilmesine imkân sağlandı.
Haber Merkezi -

Meme kanseri en sık görülen kanser türüdür
Yozgat İl Sağlık Müdürlüğünden yapılan yazılı açıklamada dünya ülkelerinde olduğu gibi Türkiye’de de kadınlarda en sık görülen kanser türünün meme kanseri olduğu belirtildi.
Erken teşhisin önemli olduğu vurgulanan açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Meme kanseri hem gelişmiş hemde gelişmekte olan ülkelerde kadınlarda görülen en sık kanser türüdür.
Düşük ve orta gelirli ülkelerde beklenen yaşam süresinin uzaması nedeniyle meme kanseri görülme sıklığında son yıllarda artış görülmektedir.Meme kanserinin görülme sıklığındaki artışla beraber, meme kanserine bağlı ölümler de dikkat çekmektedir.Meme kanseri tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de kadınlarda en sık görülen kanser türüdür.Ailede meme kanseri öyküsü, genetik yatkınlık, ileri yaş, ilk adet yaşının erken olması (12 yaşından önce),geç yaşta (55 yaşından sonra) menopoza girmek, ilk doğumunu geç yaşta (30 yaşından sonra) yapmış veya hiç doğurmamış olmak, çocuk emzirmeme gibi nedenler meme kanserinin gelişme riskini artırmaktadır.Bunların yanında aşırı kilolu veya obez olmak, bedensel etkinliğin yetersiz olması ve alkol kullanımı gibi yaşam biçimiyle ilişkili nedenler de meme kanserinin gelişme riskini artırmaktadır.Sağlıklı beslenme, düzenli ve bilinçli bedensel etkinlik, alkol alımının azaltılması veya bırakılması, vücut ağırlığının kontrolünün sağlanması ve obezite ile mücadele ile uzun vadede meme kanseri görülme sıklığı azaltılabilir. Meme kanserine yönelik korumanın erken teşhis yöntemleri ile birlikte uygulanması meme kanserinin erken dönemde tespit edilmesi ve uygun önlemlerin alınmasında başarıyı artırmaktadır. Bu açıdan toplum tabanlı taramalar büyük önem taşımaktadır.”Yusuf BAĞCI
-

Görme bozukluklarının yüzde 80’ni önlenebilir
Yozgat İl Sağlık Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada; görme bozukluklarının yüzde 80’nin önlenebildiği veya tedavi edilebildiği belirtildi.
Sağlık Müdürlüğünden yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: Görme bozukluklarından bazıları; Miyop: Gözlerin, uzaktaki cisimleri net olarak göremediği bir durumdur. Hipermetrop Gözlerin, yakında bulunan cisimleri net göremediği bir durumdur.
Astigmatizm: Görüntü uzakta da, yakında da net değildir ve kişi cisimleri gölgeli görür.
Presbiyopi: Yaşla birlikte ortaya çıkan yakındaki cisimleri görme güçlüğüdür.
Katarakt: Gözün kendi merceğinde gelişen şeffaflık kaybıdır. Sisli ve bulanık görmeye sebep olur. Renk Körlüğü: Renkleri ayırt etme yeteneğinin bozukluğudur. En fazla görülen tipi, kırmızı ile yeşilin ayırt edilememesidir. Oluşan göz problemleri ve görme bozukluklarında uzman kişiler tarafından uygulanan çeşitli tedavi yöntemleri vardır. Ancak her zaman sağlığı korumak hastalığı tedavi etmekten daha kolay ve ucuzdur. Göz ve görme sağlığını korumak için dikkat edilmesi gereken noktalar:Televizyon ve bilgisayar ekranına uzun süre yakından bakılmamalıdır. Uzun süre bilgisayar kullanımlarında gözler sık sık dinlendirilmelidir.
Görme yeteneğini güçlendiren A vitamini içeren besinler ( havuç, yumurta, yeşil sebzeler ) bol miktarda tüketilmelidir. Göz hijyenine özen gösterilmelidir. Kitap okurken göz ile kitap arasında en az 30 cm mesafe olmasına dikkat edilmelidir. Çok az ya da çok fazla ışıkta okuma yazma yapılmamalıdır. Başkalarına ait gözlükler kullanılmamalıdır. Çocuklarda gözde herhangi bir kayma ve görme bozukluğu şüphesi varsa en kısa sürede göz kontrolü yaptırılmalıdır.”Alpaslan DEMİR
-

68 doktor 230 sağlık personeli kadrosu boş
Yozgat Milletvekili Ali Keven yaptığı açıklamada; Şehir Hastanelerinde doktorların çalışmak istemediğini ve mecburi hizmeti dolunca hemen tayin istediklerini de belirterek birçok branşta bulunan boş kadrolara atama yapılmadığını ifade etti. Keven, Yozgat Şehir Hastanesinde toplam 187 doktor kadrosu bulunduğunu ancak 119 doktorun aktif görev yaptığını belirti.
Keven, “Yozgat’ta dışarıdan bakınca çok güzel bir hastane binası var adı Şehir Hastanesi ama maalesef uzman doktor sayısı yeterli değil. Hastalarımız büyükşehirlere gitmek zorunda kalıyorlar. Şehir Hastanesinin reklamını yaparlarken ‘sevk veren değil sevk alan hastane olacak’ diyorlardı ama sürekli Kayseri ve Ankara’ya sevk veren bir yapı oluştu. Çünkü hastanede uzman doktor açığı var. 4 Beyin Cerrahı kadrosunun 2’si boş. 7 Çocuk Hastalıkları uzmanı kadrosunun 3’ü boş. 8 Genel Cerrah kadrosunun 6’sı boş. 4 Göğüs hastalıkları uzmanı kadrosunun 2’si boş. 10 Dâhiliye uzmanı kadrosunun 3’ü boş. 6 Kadın doğum uzmanı kadrosunun 3’ü boş. 5 KBB uzmanı kadrosunun 3’ü boş. 5 Psikiyatri uzmanı kadrosunun 3’ü boş. 5 Üroloji uzmanı kadrosunun 2’si boş. Çocuk acil, Çocuk kardiyoloji, Endokrin, Hematoloji, Nefroloji, Yoğun bakım gibi branşlarda ise görev yapan doktor yok. Toplam bütün branşlarda 68 boş kadro bulunuyor. Tüm bunları Sağlık Bakanlığı da biliyor. Tayin isteyen doktorların yerine yapılan atamaları reklam malzemesi yapan AKP’li vekiller de biliyor.” diye konuşan
10 DOKTOR KAMUDAN İSTİFA ETTİ
Şehir Hastanesinde 10 doktorun kamudan istifa ettiğini belirten Keven,“1 Temmuz’da kaldırılan istifa yasağın ardından ise 3 pratisyen, 3 genel cerrah, 1 göğüs hastalıkları, 1 hematoloji, 1 KBB, 1 göz doktoru olmak üzere iki ayda toplam 10 doktor kamu görevinden istifa etti.”dedi.
Yozgat Şehir Hastanesinin sağlık personeli sayısında yaşanan kadro açığını da ifade eden Keven, “Pek çok alanda en az personelle en çok iş yapılmaya çalışılıyor. Ülkemiz hemşire, ebe, acil yardım teknisyeni, röntgen teknisyeni ve birçok branşta en yoğun çalışıp en az maaş alan ülkeler sıralamasında en üstte bulunuyor. Yozgat Şehir Hastanesinde toplam 910 sağlık personeli kadrosu bulunuyor ancak 680 personel aktif görev yapıyor. 130 Ebe kadrosunun 29’u boş. 460 Hemşire kadrosunun 109’u boş. 20 röntgen teknikerinin 8’i boş. 6 diyaliz teknikerinin 2’si boş. Toplamda kadrosu olduğu halde 230 sağlık personeli kadrosu boş” şeklinde konuştu. / Yusuf BAĞCI -

Öğrenci servislerine Kovid-19 denetimi
İlçe Jandarma Komutanlığı trafik timleri, yeni eğitim öğretim yılının başlamasıyla birlikte öğrenci servislerine yönelik denetim yaptı. Denetimlerde okul servislerinde yeni tip koronavirüse (COVID-19) karşı alınan tedbirler denetlendi.
Servis araçlarında genel kontrollerin yanı sıra emniyet kemeri, ışıklı uyarıcılar, bulundurulması gereken evraklar kontrol edildi.
Trafik timleri, ayrıca okul servis aracı şoförlerine ve öğrencilere trafik güvenliği eğitimi konularında bilgilendirme yaptı. Cemil MERMERTAŞ -

Mustafa Yağız’a Nefes Ol
Antalya’da yaşayan Didem (36) ve Gökhan (39) Gülmez çiftinin SMA hastalığıyla mücadele ediyor. Amerika Birleşik Devletlerinde (ABD) Zolengsma Gen tedavisi olması gereken Mustafa Yağız bebek için 2 milyon 300 bin dolara ihtiyaç var. Antalya Aksuda yaşayan aile, Valilik onaylı bağış kampanyasıyla hastane süreci bitmeden ve de son 1 kilo kriterini doldurmadan destek bekliyor.
Yardım için IBAN numarası;
Ziraat Bankası TR72 0001 0010 3694 8717 3250 04 Alıcı Mustafa Yağız Gülmez.
SMS ile destek için: Turkcell ve Turktelekom hatlarından 9650’ye Mustafa Yağız yaz SMS yollanabiliyor. / Haber Merkezi -

Yozgat ilk 7’de
Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, 11-17 Eylül arasındaki vaka sayılarını açıkladı. Yozgat en yüksek iller arasında ilk 7’de yer alarak, yüzde 290.39’dan yüzde 404.92’ye yükseldi.
Sağlık Bakanlığı her hafta korona virüs ile mücadele kapsamın illerdeki yüz bin nüfusa eş değer yüzdelik oranları açıklayarak, şehirlerde ki vaka durumu ile ilgili bilgilendirmelerde bulunuyor. Sağlık Bakanı Prof. Dr. Fahrettin Koca, 11-17 Eylül haftasında yüz bin nüfusa eş değer yüzdelik rakamları açıkladı.
Yozgat, en yüksek vaka sayısı artışı olan ilk 10 şehirden birisi oldu. Buna göre Kastamonu birinci sırada yer alırken, Kırıkkale ikinci Zonguldak üçüncü oldu. Tokat dördüncü, Trabzon beşinci, Malatya altıncı, Yozgat yedinci, Düzce sekizinci, Erzincan dokuzuncu, Çorum onuncu sırada yer aldı. Yozgat listeye bir önceki hafta 290.39’dan yüzde 114.53 artış sağlayarak 404.92’lik rakamla giriş yaptı. / Cemil MERMERTAŞ -

Koronavirüs belirtileri yine değişti!
Yeni yürütülen bir araştırmaya göre, ‘Zoe Covid Belirtileri’ olarak bilinen yeni semptomlar koronanın bilinen 5 semptomundan oldukça farklı. Uzmanlar, koronanın soğuk algınlığına benzer 8 belirtisi olduğuna vurgu yaptı.
Dünya genelinde yaklaşık 5 milyon insanın canını alan koronavirüse karşı 5 milyar dozdan fazla korona aşısı yapıldı. Uzmanlar aşılama çalışmaları ile milyonlarca hayatın kurtarıldığının altını çiziyor. Ancak çift aşı olunduğunda dahi Kovid-19’un Delta varyantına yakalanmak mümkün.
VARYANTLARDAN SONRA SEMPTOMLAR DEĞİŞTİ
‘Zoe Covid Belirtileri’ adlı araştırmayı yürüten Profesör Tim Spector, canlı yayın konuğu olduğu bir televizyon programında varyantların ve aşının uygulanmasının ardından koronavirüs semptomları değiştiğin altını çizdi.
“İLK 5 SEMPTOM ÇOK FARKLI”
İngiltere Sağlık Bakanlığı’nın hazırladığı belirti listesi hakkında konuşan İngiliz profesör “Kesin olarak söyleyebileceğimiz tek şey, şu anda ilk beş semptomun hükümetin bahsettiğinden çok farklı olduğu” dedi.
ESKİ SEMPTOMLAR ARTIK ÇOK NADİR GÖRÜLÜYOR
İngiltere Sağlık Bakanlığı’nın en yaygın Kovid-19 belirtileri listesinde ilk sıradalar yüksek ateş, devamlı öksürük ve tat ve koku kaybı yer alıyor. İngiliz profesöre göre bu semptomlar artık çok nadir görülüyor.
SOĞUK ALGINLIĞINA BENZER SEMPTOMLAR
“Kovid’li çoğu insan soğuk algınlığı benzeri semptomlar gösteriyor” diyen Spector, bu belirtileri gösteren herkesin koronavirüs olma riskine sahip olduğunun altını çizdi.
İşte koronanın yeni belirtileri;
– Burun akıntısı veya tıkanıklığı,
– Boğaz ağrısı
– Düşük dereceli ateş
– Halsizlik
– Hafif vücut ağrıları veya hafif baş ağrısı
– Hapşırma
– Nefes almada hafif zorlanma
– Öksürük / Haber Merkezi -

Saraykent’te aşıya ilgi artıyor
Saraykent Kaymakamı Ali Açıkgöz, Saraykent Belediye Başkanı Ahmet Öçal, Ak Parti İlçe Başkanı Necmettin Kaya, Ozan Beldesi Belediye Başkanı Mustafa İleri ve Dedefakılı Belde Belediye Başkanı Haydar Coşkun ile birlikte aşı noktasını ziyaret ettiler.
Saraykent’te aşıya gösterilen ilginin hızla artmasından duyduğu memnuniyeti ifade eden Kaymakam Sayın Ali Açıkgöz: “Mevsimsel değişiklikler sebebiyle bağışıklık sistemimizin zayıfladığı bugünlerde aşı, her zamankinden daha büyük önem arz etmektedir. Saraykentli vatandaşlarımızın aşı noktalarımıza gösterdikleri ilginin her geçen gün arttığını görüyoruz. Bugün başkanlarımızla beraber hem vatandaşlarımızla bir araya gelme imkanı bulduk hem de sağlık görevlilerimizin fedakarca çalışmalarına bir kez daha şahitlik ettik. İnşallah ilerleyen günlerde aşı çalışmalarımıza hane ziyaretleri ile de katkı sağlayacağız.” dedi. / Yusuf BAĞCI -

Sorgun’da 14 bin küçükbaş hayvana, şap aşısı yapıldı
İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından hayvan sağlığının korunmasına yönelik her yıl sonbahar dönemlerinden uygulanan şap aşısı çalışması önceki yıllarda olduğu gibi bu yılda devam ediyor.
Yılda iki kez ilkbahar ve sonbahar aylarında Sorgun ilçe genelinde uygulanan aşı çalışmasını bu yılda devam ettirdiklerini vurgulayan Sorgun İlçe Tarım ve Orman Müdürü Yusuf Canbolat “Her yıl düzenli olarak yaptığımız sonbahar şap aşı çalışmamız devam ediyor. Aşılama çalışmaları müdürlüğümüze bağlı hayvan sağlığı ekiplerimiz tarafından büyük bir titizlikle yürütülüyor. Şuanda Sorgun merkez dahil toplam 56 köy ve kasabada, 14 bin küçükbaş hayvana küpe takılıp, veba aşısı yapıldı. Aşı yaptırmayan üreticilerimizin kampanya döneminde hayvanlarına aşı yaptırmaları, aşılamaya gelen sağlık personellerine ise yardımcı olmalarını önemle rica ediyorum”diye konuştu. / Haber Merkezi -

Cildiye Uzm. Dr. Gözde Gökçek özel kliniğinde hizmete başladı
Yozgat’ta Atalay İş Merkezinde özel muayenehanesini açan Uzm. Dr. Gözde Emel Gökçek, yaptığı açıklamada mantar hastalıkları, sedef hastalığı, egzema, akne ve diğer birçok cilt hastalığının tedavisi; bunlarla beraber botoks, dolgu, mezoterapi, prp, altıniğne radyofrekans lazer tedavisi, saç dökülmesi için kişiye özel planlanmış tedavileri yapmak üzere kliniğinde hizmet vermeye başladıklarını söyledi.
Uzm. Dr. Gökçek, “Kliniğimizde tüm cilt hastalıklarının tanı ve tedavisine yönelik hizmetler vermekteyiz. Mantar hastalıkları, sedef hastalığı, ergenlik sivilceleri, egzamalar, sifiliz, genital siğil gibi zührevi hastalıklar, iyi huylu ve kötü huylu olabilen deri tümörlerinin teşhis ve tedavisi, doğum lekeleri, saç dökülmeleri, ilaç alerjileri, kurdeşen (ürtiker) tedavisi ve nedenlerinin araştırılması, güneş alerjisi ve tedavisi, ağız içi hastalıkların tedavisi, Behçet hastalığı, aft, dil mantarı ve diğer hastalıklarının tedavisi, genetik geçişli deri hastalıkları, siğil, et benleri ve molluskum, tırnağın mantar hastalıkları, tırnak kalınlaşmaları, tırnak batması ve diğer tırnak hastalıkları, deride yağlanma, kepeklenme gibi rahatsızlıkların tanı ve tedavisine yönelik hizmet vermekteyiz. Aynı zamanda son zamanlarda daha da sık yapılmaya başlanan ve toplum tarafından da çokça talep edilen botoks, dolgu uygulamaları, saç ve cilt mezoterapileri, prp tedavileri, nem aşısı, gençlik aşısı, akne izleri, ciltteki çatlaklar, lekeler, ince kırışıklıklar gibi birçok ayrı şikayet için kullanılabilen ve sadece hekim tarafından yapılması uygun olan altıniğne lazer tedavileri ve profesyonel cilt bakımları da kliniğimizde yapılmaktadır. Muayenelerimiz bugün itibari ile başladı. Pandemi nedeniyle hassas ve maske&mesafe önlemlerine dikkat edilmesi gereken bir dönemde olduğumuz için sade bir açılış gerçekleştirdik. Hastalarımızı Lise Caddesi Atalay İş Merkezindeki Kliniğimize bekliyoruz.” diye konuştu./ Ferhat ÖZER -

Prostat en sık izlenen ikici kanser türüdür
Yozgat İl Sağlık Müdürü Dr. Fatih Şahin, Prostat kanseri, prostat dokularında malign (kanser) hücrelerinin oluştuğu bir hastalık olduğunu belirterek, Dünyanın birçok ülkesinde olduğu gibi ülkemizde de erkek kanserleri arasında akciğer kanserinin ardından en sık izlenen ikinci kanser türüdür dedi.
Sağlık Müdürü Dr. Fatih Şahin 15 Eylül Dünya prostat günü dolayısıyla yaptığı açıklamada; “Araştırmacılar, bir erkeğin prostat kanserine yakalanma riskini etkileyebilecek birkaç faktör saptamışlardır:
Yaş: Prostat kanseri 40 yaşın altındaki erkeklerde nadir olup 50 yaş sonrasında görülme riski hızla artar. Her 10 prostat kanseri vakasından 6’sı 65 yaşından büyük erkeklerde bulunur.
Ailesel Yatkınlık: Prostat kanseri olan bir baba veya erkek kardeşe sahip olmak, bir erkeğin bu hastalığa yakalanma riskini iki katından fazla artırır.(Prostat kanseri olan babaya sahip olmaktansa bir erkek kardeşe sahip olmak daha risklidir.) Genç yaşlarda prostat kanseri tanısı almış birden fazla akrabası olan erkeklerde risk çok daha yüksektir.
Prostat kanseri riski üzerinde daha az net etkiye sahip faktörler arasında ise şunlar yer almaktadır:
Diyet: Çok fazla süt ürünü tüketen veya gıda ya da besin takviyesi yoluyla çok fazla kalsiyum tüketen erkeklerin prostat kanserine yakalanma şansı biraz daha yüksek gibi görünmektedir. Ancak çoğu çalışma, ortalama diyette bulunan kalsiyum seviyeleri ile böyle bir bağlantı bulamamıştır. Ayrıca, kalsiyumun diğer önemli sağlık yararlarına sahip olduğunun bilinmesi önemlidir. Öte yandan doymuş yağlardan (hayvansal gıdalarda bulunan yağlar, tereyağı, margarin, iç yağı, kuyruk yağı) ve kırmızı etten zengin, sebze-meyveden fakir beslenme alışkanlığının prostat kanseri riskini arttırabildiğine dair yayınlar vardır.
Kimyasal maruziyetler: İtfaiyecilerin prostat kanseri riskini artırabilecek kimyasallara maruz kalabileceklerine dair bazı kanıtlar mevcuttur.
Erken evrede hiçbir belirti vermeyen prostat kanseri, kanser dokusunun büyümesiyle birlikte bazı şikâyetlere yol açabilmektedir:
İdrar yapma sorunları: Yavaş veya zayıf idrar akışı veya özellikle geceleri olmak üzere daha sık idrara çıkma ihtiyacı gibi.
İdrarda veya menide kan varlığı
Ereksiyon (sertleşme) sorunu (erektil disfonksiyon)
Kanserin, bulunduğu bölge dışında kemiklere yayılımı sonucu görülen kalça, sırt (omurga), göğüs (kaburga) ağrıları
Bacaklarda veya ayaklarda zayıflık ya da uyuşukluk hissi, omuriliğe bası yapan kanserlerde mesane veya bağırsak kontrolünün kaybı izlenebilecek diğer bazı şikâyetlerdir.
Tarama, insanlarda belirti görülmeden önce kanser olup olmadığının test edilmesidir. Bazı kanser türleri için tarama, kanserlerin tedavisinin daha kolay olduğu erken bir aşamada bulunmasına yardımcı olabilmektedir. Prostat kanseri de erken tanı konulabilen ve tedavi edilebilen bir hastalıktır. Erken tanıda önerilen başlıca iki yöntem vardır:
1. Prostat kanseri, bir erkeğin kanındaki prostat spesifik antijen (PSA) seviyelerinin test edilmesiyle sıklıkla erken dönemde saptanabilir.
2. Prostat kanserini bulmanın bir diğer yolu, prostatın parmakla muayenesi (rektal tuşe, parmakla rektal muayene)dir. Parmakla rektal muayenede hekim prostat bezini hissetmek için eldivenli, yağlanmış bir parmağı rektuma sokar. Prostat organı parmak mesafesinde hissedilebilen bir organdır. Normal şartlarda prostatın makattan parmakla muayenesinde ilgili bezin yüzeyi pürtüklü değildir ve kıvamı yumuşaktır. Sert oluşu, yüzeyinde düzensizlik olduğunun parmak ile fark edilmesi prostat kanseri için önemli muayene bulgularındandır.
Önleme: Prostat kanserini önlemenin kesin bir yolu yoktur ve yaş, etnik köken ve hastalığa ait aile öyküsü varlığı gibi bazı değiştirilemez risk faktörleri söz konusudur. Ancak riski azaltmaya yardımcı olabilecek bazı şeyler vardır: Düzenli fiziksel aktivite, sağlıklı bir kiloda kalmak, sebze oranı yüksek ve yağ oranı düşük bir diyet, prostat kanseri riskini azaltmaya yardımcı olabilir. -

Mesai sonrası poliklinik hizmeti verilecek
Yozgat Şehir Hastanesi vatandaşlara daha kaliteli sağlık hizmeti sunabilme adına 14.09.2021 Tarihinden itibaren “Mesai Dışı Poliklinik” hizmeti sunma adına saat. 17:00 ile 19:00 arası poliklinik hizmeti verecek.
Yozgat Şehir Hastanesi Başhekimi Uzm Dr. Mustafa Kozan, yaptığı açıklamada; hastanede görev yapan doktorların büyük fedakarlık örneği göstererek vatandaşlara mesai dışı poliklinik hizmetine başladıklarını söyledi.
Başhekim Kozan, “Doktorlarımız muayene yapacağı “Mesai Dışı Poliklinik” hizmeti kapsamında saat: 17.00 ile 19.00 arasında 182 MHRS randevulu hastalarımıza hizmet vermeye başlıyor.
14.09.2021 tarihinden itibaren poliklinik hizmeti verecek uzman doktorlarımız;Dahiliye Polikliniği olarak Başhekim Uzm. Dr. Mustafa Kozan, Göz Polikliniği Op. Dr. Hakan Sağlam,
Ortopedi ve Travmatoloji Polikliniği Op. Dr. Hilal Yağar, Op. Dr. Eyyüp Serdar Yalvaç,
Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Polikliniği Uz. Dr. Gülser Karakoç, poliklinik hizmeti verecek.”dedi.
Kovid-19 salgını nedeniyle artan yoğunluktan dolayı muayene olamayan yada çalıştığı için hastaneye gelemeyen vatandaşların rahatlıkla mesai dışı poliklinik hizmetinden yararlanabileceğini vurgulayan Başhekim Kozan, “Uygulamaya konulan hizmetin yoğun poliklinik hizmeti verilen bölümlerde Covid-19 Pandemi sürecinden dolayı mesai saatleri içerisinde muayene olamayan ya da gündüz çalıştığı için fırsat bulamayan hastalarımızı Yozgat Şehir Hastanemizde akşam 17:00-19:00 saatleri arasında düzenlenen “Mesai Dışı Poliklinik” hizmeti ile tedavilerini yaptırabilecekleri hizmeti başlattık. Bu sayede hastalarımıza daha kaliteli hizmet sunmayı amaçlıyoruz. Vatandaşlarımıza da bir uyarıda bulunarak randevu almayı unutmasınlar. Randevu almak isteyen hastalarımız 182 MHRS hattından ya da www.mhrs.gov.tr internet adresinden randevu alabilirler.” diye konuştu. (Ferhat Özer) -

92 yaşında Kovid-19’u yendi
Yaklaşık 20 gün önce Koronavirüs hastalığına yakalanan Hacı Bekir Çınar’ı oğulları tedavisi için Yerköy Devlet Hastanesine götürdü. Yaşlı Çınar’a burada yapılan tedavisinde Kovid-19 tanısı kondu. Hastanede yapılan tedavisinin ardından süreci evinde tamamlayan Yaşlı Çınar, tekrar yapılan Kovid-19 testlerinin negatif çıkması ile koronavirüs hastalığını yendi.
Kovid hastalığını hafif bir şekilde atlattığını söyleyen 92 yaşındaki yaşlı Çınar, “Allah devletimize zeval vermesin. Çocuklarım beni hastaneye götürdü. Burada serum taktılar daha sonra ilaçlarımı da alarak tedavime evimde devam ettim. Eşim Senem Çınar ve çocuklarımın sayesinde bu hastalığı yendim. Aşılarımı zaten olmuştum. Ayrıca aşı olmayan vatandaşlarımıza da sesleniyorum. Ben 92 yaşındayım. Aşılarımı olduğum için belki bu hastalığı hafif atlattım. O yüzden herkes mutlaka aşısını olsun.”uyarısında bulundu. -

Randevusuz hasta kabul edilmeyecek
Yozgat’ta Covid-19 Vakalarında yaşanan artıştan dolayı Yozgat Şehir Hastanesinde, acil hasta dışında randevusuz hasta kabul edilmeyeceği bildirildi.
Yozgat Şehir Hastanesinin sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada;” Yozgat’ta Covid-19 Vakalarında Yaşanan Artıştan Dolayı Hastanemiz Sağlık Kuruluna, Acil Hasta Dışında Randevusuz Hasta Kabul Edilmeyecektir. Sağlık Kurulu Randevuları, 07 Eylül 2021 tarihinden itibaren sadece ALO 182 MHRS sistemi üzerinden verilecektir. Acil hasta dışında randevusuz hasta kabul edilmeyecektir. Hastanemiz Sağlık Kurulu biriminden randevu alabilmek için ALO 182 MHRS hattını arayabilir, MHRS web sitesinden, Android veya İOS tabanlı telefonlardaki MHRS MOBİL uygulaması ile randevu alabilirsiniz.” ifadelerine yer verildi. -

Mesai dışı poliklinik uygulaması
Yozgat Şehir Hastanesinde mesai dışı poliklinik uygulamasına başlanması için toplantı düzenlendi.
Hastane Başhekimi Uzm. Dr. Mustafa Kozan, Mesai Dışı Poliklinik uygulaması için çalışmaların başladığını söyledi.
Kozan yaptığı açıklamada “Gün içinde acil müdahale gerektirmeyen ve ayaktan tedavisi sağlanabilecek durumdaki hasta başvurularının yüksek olması ve bu hastaların ertesi gün muayene, tetkik ve tahlil için branş polikliniklerine tekrar müracaat ederek mağduriyet yaşamaları nedeniyle Hastane yönetimimiz bu yönde çalışmalara başlandı” ifadelerini kullandı. (Haber Merkezi) -

Mobil aşı ekipleri çalışmalarını sürdürüyor
Yozgat Sağlık Müdürlüğünden yapılan açıklamada Kovid-19 salgınına karşı Mobil aşı ekiplerinin çalışmalarını sürdüğü belirtildi.
Yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Ülkemiz de ilk olarak 13 Ocak ta Sağlık Bakanımız Sayın Fahrettin Koca’ya yapılan aşı ile start verilen Covid-19 aşı uygulamasına ülkemizde eş zamanlı olarak başlanmıştır. Bu süreç dahilinde, İlimiz merkez ve tüm ilçelerimiz dahil olmak üzere oluşturulan Mobil Aşı ekiplerimiz Covid -19 aşı uygulamalarına ara vermeden devam ediyor. Mobil ekiplerimiz ev ev, mahalle mahalle, köy köy gidip Covid-19 aşı yaptırmak isteyen, vatandaşlarımıza aşılarını yapıyor. Bugün mobil ekiplerimize eşlik edip, İl merkezine bağlı Aydoğan köyünde aşı süreleri gelen genç yaşlı vatandaşlarımızın Covid-19 aşı uygulamalarında yanlarında bulunduk. Salgının başından itibaren canla başla çalışan sağlık çalışanlarımız Covit-19 aşıları hakkında vatandaşlarımızı bilgilenirken, vatandaşlarımızın özellikle gençlerin, aşının yan etkilerinden ileride oluşabilecek komplikasyonlarından dolayı tereddütleri olduğunu ve bunlarla ilgili gerçekleri anlattıklarını,belittiler. Müdürlüğümüz Covid-19 Mobil Aşı ekiplerimiz bugüne kadar olduğu gibi İlimiz genelinde gönüllülük esasına dayalı olarak aşı yaptırmak isteyen tekbir vatandaşımız kalmayana kadar hız kesmeden, COvid-19 aşı uygulamalarına devam edecektir.” (Yusuf Bağcı)





