Kategori: Sağlık

  • Başhekim Kozan’dan hastalara moral ziyareti

    Başhekim Kozan’dan hastalara moral ziyareti

    Ziyaretlerinde hastaların Ramazan’ını kutlayan Başhekim Kozan, onlara moral vererek sağlık ve huzur diledi.
    Başhekim Kozan, hastaların tedavi süreçleri hakkında bilgi alırken, aynı zamanda onların ihtiyaçlarını ve isteklerini dinledi. Hastaların memnuniyetini ön planda tutarak, “Ramazan ayı, birlik ve beraberliğin, şefkat ve merhametin ön plana çıktığı bir dönem. Bizler de bu anlayışla hastalarımızın yanında olmaya, onların sağlık ve huzurunu sağlamaya çalışıyoruz” dedi.
    Ziyaretler sırasında hastalar ve hasta yakınları, Başhekim Kozan’ın ilgisi ve samimiyeti karşısında memnuniyetlerini dile getirdiler. Ramazan ayında hastanede olmanın zorluklarına rağmen, böyle bir ziyaretin kendilerini mutlu ettiğini belirten hastalar, Başhekim’in gösterdiği yakın ilgiden dolayı teşekkür etti.
    Başhekim Kozan, hastaların ve hastane personelinin Ramazan ayını tebrik ederek, sağlıklı ve huzurlu bir Ramazan geçirmelerini diledi./Haber Merkezi

  • Kozan, KBB hekimlerini unutmadı

    Kozan, KBB hekimlerini unutmadı

    Bu kapsamda, 3 Mart Dünya Kulak ve İşitme Günü vesilesiyle Kulak Burun Boğaz (KBB) Polikliniklerini ziyaret eden Başhekim Kozan, burada görev yapan sağlık çalışanlarıyla bir araya geldi.
    Başhekim Kozan, KBB Polikliniklerinde görev yapan uzman hekimler, odyologlar ve odyometristlerle sohbet ederek, sağlık alanında verdikleri önemli hizmetler için teşekkürlerini iletti. Günün anlam ve önemine vurgu yapan Kozan, kulak ve işitme sağlığının toplumdaki bireyler için hayati bir konu olduğuna dikkat çekerek, bu alanda çalışan tüm sağlık personelinin büyük bir özveriyle hizmet verdiğini belirtti.
    Başhekim Kozan, hastalara en iyi hizmeti sunabilmek adına hastane yönetimi olarak gerekli tüm çalışmaların titizlikle yürütüldüğünü ifade etti. Kozan, “Kulak ve işitme sağlığı, bireylerin yaşam kalitesini doğrudan etkileyen çok önemli bir unsur. Bu alanda hizmet veren doktorlarımız, odyolog ve odyometristlerimiz özverili bir şekilde çalışıyorlar. Bizler de onlara en iyi şartları sağlamak için elimizden geleni yapmaya devam edeceğiz” dedi.
    Sağlık çalışanlarıyla birebir sohbet ederek taleplerini ve görüşlerini dinleyen Başhekim Kozan, sağlık hizmetlerinde kalitenin artırılması adına çalışmaların özverili bir şekilde devam edeceğini vurguladı.
    Ziyaret sırasında hastalarla da bir araya gelen Kozan, onlarla sohbet ederek geçmiş olsun dileklerini iletti ve hastane hizmetleriyle ilgili görüşlerini dinledi. /Yusuf BAĞCI

     

  • Sağlıklı yaşam için obeziteye dikkat

    Sağlıklı yaşam için obeziteye dikkat

    Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından “vücutta sağlığı bozacak ölçüde anormal veya aşırı yağ birikmesi” olarak tanımlanan obezite, günümüzde hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkelerin en önemli sağlık sorunları arasında yer alıyor.
    OBEZİTE NEDİR VE NASIL HESAPLANIR?
    Obezite, vücut ağırlığının (kg) boy uzunluğunun (m) karesine bölünmesiyle hesaplanan Beden Kütle İndeksi (BKİ) ile değerlendiriliyor. BKİ’nin 25’in üzerinde olması fazla kiloluluk, 30’un üzerinde olması ise obezite olarak kabul ediliyor. Yetişkin erkeklerde vücut ağırlığının %15-18’i, kadınlarda ise %20-25’i yağ dokusundan oluşuyor. Bu oranın erkeklerde %25, kadınlarda ise %30’un üzerine çıkması obeziteye işaret ediyor.
    OBEZİTE NEDENLERİ VE RİSKLERİ
    Obezitenin temel nedeni, günlük alınan enerjinin harcanan enerjiden fazla olması ve fazla enerjinin vücutta yağ olarak depolanmasıdır. Bu durum, diyabet, kalp hastalıkları ve kanser gibi ciddi sağlık sorunlarına yakalanma riskini artırıyor. Ayrıca obezite, vücut sistemleri ve psikososyal durum üzerinde de olumsuz etkilere yol açarak yaşam kalitesini düşürüyor.
    OBEZİTEYLE MÜCADELEDE ÜÇLÜ TEDAVİ
    Diyetisyen Ayşe Sağdıç, obezite tedavisinde temel amacın gerçekçi bir vücut ağırlığı kaybı hedefleyerek obeziteye bağlı hastalık ve ölüm risklerini azaltmak, bireye yeterli ve dengeli beslenme alışkanlığı kazandırmak ve yaşam kalitesini yükseltmek olduğunu belirtti. Tedavinin başarısı için “diyet, egzersiz ve davranış değişikliği” içeren üçlü bir tedavi programının uygulanması gerektiğini vurgulayan Sağdıç, hızlı ve hatalı kilo verme yöntemlerinden uzak durulmasının önemine dikkat çekti.
    Bireyin yaşına, cinsiyetine, fiziksel aktivite düzeyine ve beslenme alışkanlıklarına uygun bir beslenme planı oluşturulması gerektiğini ifade etti.
    OBEZİTEDEN KORUNMA YOLLARI
    Obeziteden korunmak için küçük yaşlardan itibaren sağlıklı beslenme alışkanlıklarının kazanılması büyük önem taşıyor. Diyetisyen Ayşe Sağdıç, obeziteyle mücadelede dikkat edilmesi gereken noktaları şu şekilde sıraladı:
    Toplam ve doymuş yağ, kolesterol, basit şeker alımının azaltılması,
    Aşırı protein tüketiminden kaçınılması,
    Sebze, meyve, tam tahıl ve baklagil tüketimiyle posa alımının artırılması,
    Günlük su tüketiminin 35 ml/kg olacak şekilde ayarlanması,
    Düzenli fiziksel aktivite alışkanlığı edinilmesi.
    Sağdıç, “Obezite, önlenebilir bir sağlık sorunudur. Doğru beslenme ve yaşam tarzı değişiklikleriyle bu sorunun üstesinden gelinebilir” diyerek toplumu bilinçlenmeye ve harekete geçmeye çağırdı.
    /Haber Merkezi

  • 112 Acil ve Nakil Ambulansları farklı renkte olacak

    112 Acil ve Nakil Ambulansları farklı renkte olacak

    Yeni düzenlemeye göre, 112 acil ambulansları kırmızı renkte kalacak, kronik hasta nakil ambulansları ise gri renkte olacak. Bu değişiklik, ambulansların kolayca ayırt edilmesini sağlayarak acil durumlarda zaman kaybını önleyecek.
    TRAFİKTE AMBULANSLARA YOL VERME HASSASİYETİ
    Bakan Memişoğlu, vatandaşlara trafikte ambulanslara yol verme konusunda duyarlı olmaları çağrısında bulunarak, gereksiz çağrıların diğer hastaların hayatını riske attığını belirtti. Acil durumlar dışında 112’nin aranmasının ciddi bir sorun oluşturduğuna dikkat çeken Memişoğlu, ambulanslara yol verilmesi konusunda fermuar yönteminin uygulanması gerektiğini vurguladı.
    AMBULANSLAR ELEKTRONİK SİSTEMLERLE DONATILACAK
    Yeni düzenlemelerle birlikte, tüm ambulanslar gelişmiş elektronik sistemlerle donatılacak. Bu sistem sayesinde hastanın durumu, varış noktası ve ambulansın konumu anılık olarak komuta merkezi tarafından takip edilebilecek. Ayrıca, ambulanslar emniyet birimleriyle entegre edilerek güvenli bir şekilde yönetilecek.
    SAĞLIK HİZMETLERİNDE VERİMLİLİK ARTACAK
    Bu yeniliklerin, hem sağlık personelinin hem de hastaların daha güvenli ve verimli bir hizmet almasını sağlaması hedefleniyor. Sağlık Bakanlığı, söz konusu düzenlemelerin sağlık sisteminde önemli bir iyileşme sağlayacağını ifade etti. Yeni uygulama, 2025 yılı sonuna kadar adaptasyon sürecine tabi tutulacak ve 2026 yılının başından itibaren resmen hayata geçecek. /Haber Merkezi

  • Engelli vatandaşlara diş tedavisi desteği

    Engelli vatandaşlara diş tedavisi desteği

    Bu düzenleme sayesinde engelli bireyler, devlet hastanelerine ek olarak özel sağlık kuruluşlarında da diş tedavisi görebilecek ve bu tedavilerin masrafları SGK tarafından karşılanabilecek. SGK’nın sunduğu bu destek, engelli bireylerin ağız ve diş sağlığı hizmetlerine daha hızlı ve rahat ulaşmasını sağlamayı amaçlıyor.
    TEDAVİ DESTEĞİNDEN YARARLANMA ŞARTLARI
    SGK’nın diş tedavi giderlerini karşılaması için engelli bireylerin %40 ve üzeri engelli raporuna sahip olması ve gerekli sağlık raporunu alması gerekiyor. Bu raporun temini için engelli bireyler şu sağlık kuruluşlarına başvurabilecek:
    Devlet hastaneleri
    Ağız ve diş sağlığı merkezleri
    Diş hastaneleri
    Eğitim ve araştırma hastaneleri
    Üniversitelerin diş hekimliği fakülteleri
    Bu sağlık kuruluşlarından alınan rapor, engelli bireylerin özel sağlık hizmetlerinden yararlanabilmesi ve SGK’nın ödeme desteğinden faydalanabilmesi için zorunlu olacak.
    ENGELLİ BİREYLERİN SAĞLIK HİZMETLERİNE ERİŞİMİ KOLAYLAŞACAK
    SGK tarafından hayata geçirilen bu uygulama, engelli bireylerin ağız ve diş sağlığı hizmetlerine daha hızlı ve konforlu şekilde erişmesini sağlayacak. Bu kapsamda, özel sağlık hizmetlerinden yararlanacak engelli bireylerin ekonomik yükü hafifletilirken, sağlık hizmetlerinin daha geniş bir çerçevede sunulması hedefleniyor. /Haber Merkezi

  • Yeni doktorlar atandı

    Yeni doktorlar atandı

    Milletvekili Abdulkadir Akgül, yaptığı açıklamada Sağlık Bakanlığı tarafından “Devlet Hizmet Yükümlülüğü” kapsamında Yozgat Merkez ve ilçelerinde görevlendirilmek üzere 15 Uzman ve 32 Pratisyen Hekim olmak üzere toplamda 47 doktorun kadro tahsisi yapıldığını belirterek, “Sağlığınız bizim için değerli” başlıklı paylaşımında, “Yozgat’ımıza hayırlı olsun.” dedi.
    Milletvekili Süleyman Şahan da, Yozgat ve ilçelerine toplamda 47 yeni doktor atamasının yapıldığını belirterek, “Yozgat’ımıza sağlık hizmetlerinin daha iyi ve kesintisiz devamı için 15 Uzman, 32 Pratisyen Hekim olmak üzere 47 yeni doktor ataması yapılmıştır. Başta Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve Sağlık Bakanımız Sayın Prof. Dr. Kemal Memişoğlu’na ve emeği geçen herkese hemşehrilerimiz adına teşekkür ediyor, atanan doktorlarımıza görevlerinde başarılar diliyorum. Yozgat’ımıza hayırlı olsun.” ifadelerini kullandı. /Nazife EKİCİ

  • Böbrek taşı tedavisinde Yozgat’ta bir ilk

    Böbrek taşı tedavisinde Yozgat’ta bir ilk

    64 yaşında bir erkek hasta, sol yan ağrısı şikayeti ile hastaneye başvurdu. Yapılan tetkiklerde, hastanın sol böbreğinin alt kesiminde 2,5 cm büyüklüğünde bir taş olduğu tespit edildi.
    Yozgat Şehir Hastanesi, mini PNL (Perkütan Nefrolitotomi) yöntemiyle böbrek taşlarını tedavi etmekte önemli bir adım atarak bu taşları, yaklaşık 5 mm’lik bir kesiden sırtüstü pozisyonda tamamen temizledi. Mini-PNL yöntemi, böbrek taşı tedavisinde cerrahi bir seçenek olarak, standart PNL yöntemine göre çok daha küçük bir kesiyle yapılmasıyla dikkat çekiyor.
    Mini-PNL’nin en önemli avantajlarından biri, hastanın sırtüstü pozisyonda operasyona alınmasıdır. Bu yöntem sayesinde operasyon süresi kısalırken, anestezi ihtiyacı da azalır. Ayrıca, kalp ve akciğer fonksiyonlarının etkilenme riski daha düşük olup, işlem sırasında kanama riski minimuma iniyor. Ayrıca, eşzamanlı olarak üreteroskopi yapılabilmesi sayesinde kompleks taşların tedavisi de mümkün oluyor. Bu yöntemde, böbreğe ince cihazlarla müdahale edilmesi sayesinde böbrek üzerinde daha az travma yaratılmakta ve işlem sonrası ağrı ile hastanede kalış süresi de önemli ölçüde azalmakta.
    Yozgat Şehir Hastanesi Başhekimi Uz. Dr. Mustafa Kozan, hastalarına daha konforlu bir tedavi sunabilmek adına hastaneye yeni alınan cihazların önemine değindi. Başhekim Kozan, “Hastanemize yeni alınan cihazlar sayesinde artık bu yöntemlerle hastalarımız daha konforlu bir şekilde ameliyat edilebilmektedir. Üroloji Tanı Ünitesi ve başarılı ekibimiz sayesinde hasta memnuniyetini en üst seviyeye çıkartacağız. Üroloji Hekimlerimiz Op. Dr. Fatih Kocamanoğlu, Op. Dr. Arif Bedirhan Bayraktar, Op. Dr. Tarık Küçük ve emeği geçen tüm personellerimize teşekkür ederim.” şeklinde konuştu. /Haber Merkezi

  • Sağlık hizmetlerinde  katılım payları düzenlendi

    Sağlık hizmetlerinde katılım payları düzenlendi

    15 Ocak 2025’te duyurulan yeni düzenleme, 21 Şubat 2025 itibarıyla yürürlüğe girdi. Bu düzenleme kapsamında, devlet hastaneleri, eğitim ve araştırma hastaneleri ile üniversite hastanelerindeki muayene ücretleri 45 TL’den 20 TL’ye indirildi. Aile hekimi ve diş hekimi muayeneleri ise tamamen ücretsiz hale getirildi. Bu adım, sağlık hizmetlerine daha kolay erişim sağlamak amacıyla atılan önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.
    AİLE HEKİMİ VE HASTANE BAŞVURULARINDA YENİ DÜZENLEMELER
    Yeni düzenlemeyle birlikte, aile hekimlerinden sevk alarak hastaneye giden vatandaşlar, katılım paylarını %50 indirimli olarak ödeyecek. Bu uygulama, gereksiz hastane başvurularının önüne geçilmesini ve sağlık hizmetlerinin daha verimli bir şekilde sunulmasını hedefliyor. Aile hekimlerinin, hastaları doğru şekilde yönlendirerek hastaneler üzerindeki yoğunluğu azaltmaları bekleniyor.
    SAĞLIK HİZMETLERİNDEN  YARARLANIRKEN NELERE DİKKAT EDİLMELİ?
    Vatandaşların, bu yeni düzenlemelerle sağlık hizmetlerinden faydalanırken katılım payı uygulamalarına dikkat etmeleri gerekiyor. Aile hekimlerinin sağladığı avantajlardan yararlanmak ve hastanelerdeki başvurularını daha bilinçli bir şekilde yapmak, sağlık hizmetlerine daha kolay erişim sağlamalarına yardımcı olacak.
    HEDEF: SAĞLIK HİZMETLERİNİN DAHA VERİMLİ SUNULMASI
    Bu yeni düzenlemeler, hem vatandaşların sağlık hizmetlerine daha kolay erişmesini sağlamayı hem de sağlık sisteminin verimli çalışmasını amaçlıyor. Muayene ücretlerindeki indirimin yanı sıra, aile hekimliği sisteminin teşvik edilmesi de sağlık sisteminin daha etkin ve verimli bir şekilde çalışmasına katkı sağlayacak.
    /Haber Merkezi

  • Acil Obstetrik Destek Uyum Eğitimi verildi

    Acil Obstetrik Destek Uyum Eğitimi verildi

    Gebeliğin başlangıcından doğum ve doğum sonrası ilk 42 gün içerisindeki anne ve bebek hayatını tehdit eden acil durumlara yönelik verilen bu hizmetlerin kalitesini artırmak için “Acil Obstetrik Destek Uyum Eğitimi” gerçekleştirildi.
    Eğitim, Yozgat İl Sağlık Müdürlüğü eğitim salonunda, deneyimli eğitimci Ebe Nagihan Açıkgöz tarafından hastane çalışanlarına verildi. Eğitim kapsamında, anne sağlığını iyileştirmek ve geliştirmek, anne ölüm oranlarını (mortalite) ve hastalık oranlarını (morbidite) azaltmak, sağlık hizmetlerinin niteliğini ve ulaşılabilirliğini artırmaya yönelik bilgiler paylaşıldı. /Haber Merkezi

  • Acil Obstetrik Bakım Programı toplantısı yapıldı

    Acil Obstetrik Bakım Programı toplantısı yapıldı

    Acil Obstetrik Bakım Programı kapsamında düzenlenen “1. Çekirdek Ekip Stratejik Planlama Grup Toplantısı”nda, gebeliğin başlangıcından doğum ve doğum sonrası ilk 42 gün içinde meydana gelen acil durumlar ve bu durumlarda yapılması gereken müdahaleler ele alındı.
    Toplantıya Yozgat İl Sağlık Müdürlüğü yetkililerinin yanı sıra, Yozgat Şehir Hastanesi Başhekimi Uzm. Dr. Mustafa Kozan, Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanı Dr. Mehmet Parlak, Kamu Hastaneleri Hizmetleri Başkanı Uzm. Dr. Cahit Bekir Kayhan, Sağlık Hizmetleri Başkan Yardımcısı Dr. Elif Bilge Özkan, Acil ve Afetlerde Sağlık Hizmetleri Şube Müdürü Bahar Toros, Sorgun Devlet Hastanesi Başhekimi Uzm. Dr. Ümit Öztürk, Sorgun İlçe Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Onur Türkon, Bozok Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Çağlayan Ateş, Aile Hekimliği ve Toplum Sağlığı Hizmetleri Birim Sorumlusu Fatih Çetin, Bulaşıcı Olmayan Hastalıklar ve Kronik Durumlar Birim Sorumlusu Filiz Kabayel ile Çocuk, Ergen, Kadın ve Üreme Sağlığı Birimi Tabibi Uzm. Dr. Hanife Ece Erik katıldı.
    ACİL OBSTETRİK BAKIM EYLEM PLANI VE İL SEVK HARİTASI DÜZENLENDİ
    Toplantıda, anne sağlığını iyileştirmek, anne mortalite ve morbidite oranlarını azaltmak amacıyla Acil Obstetrik Bakım Eylem Planı oluşturuldu. Ayrıca, sağlık hizmetlerinin niteliğini ve ulaşılabilirliğini artırmaya yönelik önemli kararlar alındı. Bu kapsamda İl Sevk Haritası da yeniden düzenlendi. /Haber Merkezi

  • Yoğun bakım ünitesi kapasitesi 77’ye yükseltildi

    Yoğun bakım ünitesi kapasitesi 77’ye yükseltildi

    Açılışla birlikte hastanenin yoğun bakım kapasitesi artırılırken, üroloji tanı hizmetleri de son teknoloji ekipmanlarla donatıldı.
    Yozgat Şehir Hastanesinde halihazırda 72 yoğun bakım yatak kapasitesine ek olarak 5 yataklı Dahili Yoğun Bakım Ünitesi’ni hizmete açarak toplam yoğun bakım yatak sayısını 77’ye çıkarıldı. Ayrıca Üroloji Tanı Ünitesi de faaliyete geçirildi ve son teknoloji ekipmanlarla donatıldı.
    Yozgat Valisi Mehmet Ali Özkan açılışı yapılan üniteler hakkından Başhekim Uz. Dr. Mustafa Kozan ve hekimlerden bilgi aldı. Üroloji Tanı Ünitesi sayesinde hastalar, lokal anestezi altında Prostat Biyopsisi gibi önemli tanı işlemlerini güvenli bir şekilde gerçekleştiriliyor. Transperineal Prostat Biyopsi Cihazı, Mesane kanseri tanısında kullanılan Tanısal Flexible Sistoskopi gibi prosedürler de bu ünite bünyesinde başarıyla uygulanıyor. DJ Stent çekilmesi ve üretra darlığı gibi tedavi gerektiren durumlar da ünitenin sunduğu hizmetler arasında yer alıyor.
    Yozgat Valisi Mehmet Ali Özkan; açılış sonrası yaptığı açıklamada; “Yapılan yeni yatırımların Yozgat halkının sağlık hizmetlerine erişimini önemli ölçüde artırdığını belirterek, halkın sağlık alanındaki ihtiyaçlarını karşılamak adına yapılan bu adımların devam edeceğini vurguladı.
    Bu ünitelerin hastanemize kazandırılmasında desteklerini esirgemeyen başta Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere, Sayın Bakanımıza, Milletvekillerimize ve emeği geçen herkese teşekkürlerimizi sunuyoruz.”diye konuştu.
    Hastane Başhekimi Uz. Dr. Mustafa Kozan’da, yoğun bakım yatak sayısını artırmaktaki amacın il dışına sevki önlemek olduğunu vurgulayarak, “Daha kaliteli ve daha ulaşılabilir hizmet odaklı çalışmalarımız devam ediyor ve edecek. 5 yatak daha ekleyerek hizmetimizi en iyi şekilde vermeye devam edeceğiz. “Üroloji Tanı Ünitesi” sayesinde hastalarımıza lokal anestezi eşliğinde bir çok tanının belirlenmesi adına kolaylıklar sağlayacak. Hastalarımız bu ünite ve hekimlerimiz sayesinde başka illere gitmeye gerek kalmadan tanı ve tedavisi gerçekleştirilecektir. Bu ünitelerin hazırlanmasında emeği geçen hekimlerimize, personellerimize teşekkür eder, hastalarımıza hayırlı olsun temennilerinde bulunuyorum.” şeklinde konuştu.
    Yozgat Şehir Hastanesinde gerçekleştirilen açılışa; Vali Mehmet Ali Özkan, AK Parti İl Başkanı Av. Hasan Kandemir, yönetim kurulu üyeleri Mehmet İhsan Varol, Ahmet Gökhan ve hastane personelleri katıldı.
    /Haber Merkezi

  • Uz. Dr. Büyükgül hasta kabulüne başladı

    Uz. Dr. Büyükgül hasta kabulüne başladı

    Yozgat Şehir Hastanesi Başhekimi Uz. Dr. Mustafa Kozan, Uz. Dr. Büyükgül’e yeni görevinde başarılar dileyerek, onun bilgi ve tecrübesiyle hastalara en iyi hizmeti sunacağına inandığını belirtti. Başhekim Kozan, “Hastanemizde Dahiliye Uzmanı olarak göreve başlayan Uz. Dr. Tansu Büyükgül hocamıza başarılar diliyorum. Kendisine, hastalarımıza şifa dağıtacağı verimli bir çalışma dönemi temenni ediyorum. Yozgat’ımıza hayırlı olsun” dedi.
    Uz. Dr. Tansu Büyükgül, vatandaşlara kaliteli sağlık hizmeti sunmanın gayreti içerisinde olacağını belirterek, muayene olacak vatandaşların, MHRS (Merkezi Hekim Randevu Sistemi), 182’den veya doğrudan hastaneye gelerek ayaktan sıra alabileceklerini ifade etti. /Haber Merkezi

  • Yeni Sağlık Merkezleri hizmete giriyor

    Yeni Sağlık Merkezleri hizmete giriyor

    Vali Özkan, yeni sağlık merkezinin Yiğitler Şehri Yozgat’a hayırlı olmasını dileyerek, bölgedeki sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesinin önemli bir adım olduğunu vurguladı.
    Yozgat’a kazandırılan bu yeni sağlık tesisinin, il genelindeki sağlık altyapısına önemli katkılar sağlayacağını ifade eden Vali Özkan, “Bu sağlık merkezinin ilimize kazandırılmasında emeği geçen başta Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere, Sağlık Bakanımıza, Milletvekillerimize ve projeye katkı sunan herkese şükranlarımızı sunuyoruz,” dedi.
    Yeni Toplum Sağlığı Merkezi ve Aile Hekimliği Birimleri, sağlık hizmetlerine olan erişimi kolaylaştırarak, Çekerek ve çevresindeki vatandaşların sağlık ihtiyaçlarına daha etkin bir şekilde cevap verecek. /Yusuf BAĞCI

     

  • Sağlık personellerine eğitim verildi

    Sağlık personellerine eğitim verildi

    İl genelindeki kamu, özel ve üniversite hastanelerinin yenidoğan kliniklerinde, doğum salonlarında, entegre hastanelerde ve 112 acil yardım hizmetlerinde çalışan tüm sağlık personeline yönelik verilen eğitimler, özellikle yenidoğana yönelik girişimlerde bulunan hekim dışı sağlık personelini kapsadı.
    Eğitim, Uzm. Dr. Hanife Ece Erik, Hemşire Rukiye Kıyak ve Ebe Sevgi Açikel tarafından verildi. Programın amacı, yenidoğan ölümlerini azaltabilmek için yüksek teknolojiye dayanan uzman ağırlıklı bakımın yanı sıra, temel yenidoğan bakım hizmetlerinin de geliştirilmesi ve bebek ölümlerinin önlenmesidir.
    /Haber Merkezi

  • Fidan, hava kirliliği ve ısınma teknikleri hakkında uyardı

    Fidan, hava kirliliği ve ısınma teknikleri hakkında uyardı

    Fidan, hava kirliliğinin kaynaklarını şu üç ana başlık altında değerlendirdi: ısınmadan kaynaklanan hava kirliliği, motorlu taşıtlardan kaynaklanan kirlilik ve sanayiden kaynaklanan kirlilik.
    Kirli havanın insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerinden de bahseden Fidan, “Kirli hava, solunum yolu hastalıklarının artmasına neden olmaktadır. Örneğin, kurşun kanda ve idrarda birikerek sağlığı olumsuz yönde etkilerken, karbonmonoksit (CO) hemoglobinle birleşerek oksijen taşınmasını engeller. Kükürtdioksidin (SO2) ise üst solunum yollarında keskin, boğucu ve tahriş edici etkileri vardır,” dedi.
    Dumanın akciğerlere zarar verdiğini belirten Fidan, kömür ve kalorifer yakma tekniklerine de dikkat edilmesi gerektiğinin altını çizdi. Fidan, “Soba uygun yere kurulmalıdır, üstten tutuşturulmalıdır, ve asla yanmakta olan kömürün üzerine ilave kömür dökülmemelidir. Ayrıca, sobanın arkasına parlak ve ısıya dayanıklı yansıtıcı bir levha yerleştirilmesi odanın daha iyi ısınmasını sağlar,” dedi. Fidan, ideal yakma için sobanın baca deliğine yakın kurulması gerektiğini, alt ve üst hava alma kapaklarının doğru şekilde ayarlanması gerektiğini de vurguladı.
    Dikkat edilmesi gereken tekniklerin yanı sıra, karbonmonoksit zehirlenmesi gibi tehlikelere karşı da uyarıda bulunan Fidan, “Uygunsuz bir yakma, daha fazla ısınma masrafı yapmanıza neden olurken, aynı zamanda hava kirliliğini artırır ve karbonmonoksit zehirlenmesine yol açabilir,” şeklinde konuştu.
    Kalorifer sistemlerinin bakımının önemine de değinen Fidan, “Isınma sezonu başlamadan önce kalorifer sisteminin bakımı mutlaka yaptırılmalıdır. Yılda bir kez baca temizliği yapılmalı ve haftada en az iki kez alev-duman boruları temizlenmelidir. Kazan her zaman üstten yakılmalı ve uzman kişiler tarafından çalıştırılmalıdır” uyarısında bulundu. /Haber Merkezi

  • Dr. Kanbur: Dünyada 400 bin çocuk kanserle mücadele ediyor

    Dr. Kanbur: Dünyada 400 bin çocuk kanserle mücadele ediyor

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Öykü Deniz Kanbur, 15 Şubat Çocukluk Çağı Kanseri Farkındalık Günü kapsamında önemli açıklamalarda bulundu. Dr. Kanbur, bu özel günün, kanserle mücadele eden çocukların ve ailelerinin yaşadığı zorluklara dikkat çekmek, erken teşhisin önemini vurgulamak ve toplumsal farkındalığı artırmak amacıyla kutlandığını belirtti.
    Dünya genelinde her yıl yaklaşık 400.000 çocuğun çocukluk çağı kanseriyle mücadele ettiğini vurgulayan Uz. Dr. Öykü Deniz Kanbur, bu hastalığın erken teşhis ve doğru tedavi yöntemleriyle büyük ölçüde kontrol altına alınabileceğini ifade etti. Çocukluk çağı kanserlerinin arasında en sık görülen türlerin lösemi, beyin tümörleri ve lenfomalar olduğunu belirten Dr. Kanbur, çocukluk çağı kanserlerinin yetişkin kanserlerinden farklı olarak sigara ve alkol gibi yaşam tarzı faktörlerinden kaynaklanmadığını vurguladı. Bunun yerine genetik yatkınlık, çevresel faktörler ve bazı viral enfeksiyonların bu hastalığın gelişiminde rol oynayabileceğini kaydetti.
    Dr. Kanbur, çocukluk çağı kanserlerinde erken teşhisin hayati önem taşıdığını belirterek, aileleri ve sağlık çalışanlarını uyardı. Kanbur, Uzun süreli ateş, açıklanamayan kilo kaybı, ciltte morluklar, kemik ağrıları, gözde beyaz yansıma, baş ağrıları ve kusma gibi belirtilerin erken fark edilmesinin tedavi şansını önemli ölçüde artıracağını ifade etti.
    Çocukluk çağı kanserlerinin tedavisinde kemoterapi, radyoterapi ve cerrahi müdahalelerin yaygın olarak kullanıldığını, son yıllarda ise immünoterapi ve hedefe yönelik tedavi yöntemlerinin umut verici sonuçlar sunduğunu ifade eden Dr Kanbur, Ancak tedavi sürecinin yalnızca fiziksel değil, psikolojik açıdan da oldukça zorlayıcı olabileceğine dikkat çekti. Dr. Kanbur, çocuk hastaların moral desteğe büyük ihtiyaç duyduğunu söyledi. Ailelerin, sağlık ekiplerinin ve toplumun desteğinin, çocukların kanserle mücadelesinde büyük bir fark yaratacağını vurguladı.
    15 Şubat Çocukluk Çağı Kanseri Farkındalık Günü’nün, yalnızca hastalık hakkında bilgi vermekle kalmayıp, tedavi süreçlerine erişimin artırılması ve kanserli çocuklara daha iyi yaşam koşulları sağlanması adına yapılan çalışmaları da desteklediğini belirten Dr. Kanbur, “Bu anlamlı günde, kansere karşı mücadele eden çocuklar için umut ışığı olmaya ve onların yalnız olmadığını göstermeye çağırıyorum. Farkındalık yaratmak, erken teşhis oranlarını artırmak ve destek ağlarını genişletmek için hep birlikte hareket edelim,” şeklinde konuştu.” /Haber Merkezi

  • Normal doğum farkındalık eğitimi düzenlendi

    Normal doğum farkındalık eğitimi düzenlendi

    Eğitimler, Yerköy İlçe Sağlık Müdürlüğü personeli Ebe Nazife Büyükbaş ve Akdağmadeni İlçe Sağlık Müdürlüğü personeli Ebe Emine Doğan Altun tarafından verildi.
    Yerköy İlçe 5 No’lu Aile Sağlığı Merkezi’ne başvuran vatandaşlara yönelik gerçekleştirilen eğitimde, normal doğumun önemi ve avantajları hakkında bilgiler paylaşıldı. Aynı zamanda, normal doğum ile sezaryen doğum arasındaki farklar ve her iki yöntemin avantajları ile dezavantajları detaylı bir şekilde ele alındı. Eğitimde ayrıca, yenidoğan aşı takvimi, bebek taramaları ve doğum sonrası bakım konularında da bilinçlendirici bilgiler verildi.
    Akdağmadeni ilçesinde ise, Seyrantepe Kur’an Kursu’nda kadınlara yönelik düzenlenen eğitimde, anne ve bebek sağlığına ilişkin önemli bilgiler verildi. Ebe Emine Doğan Altun, normal doğum sürecinin sağlıklı ve güvenli bir şekilde gerçekleştirilmesi için annelerin ve anne adaylarının doğru bilgilendirilmesinin önemini vurguladı.
    /Osman Tolga YILMAZ

  • Üniversite Ağız Ve Diş Sağlığı Hastanesine yoğun ilgi

    Üniversite Ağız Ve Diş Sağlığı Hastanesine yoğun ilgi

    Bozok Üniversietsi Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesi ilk hastalarını kabul ettiği 7 Ekim 2024 tarihinden bugüne kadar 5 bin 949 hastaya hizmet verdi.
    Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesi bünyesinde, Ağız, Diş ve Çene Radyolojisi, Protetik Diş Tedavisi, Periodontoloji, Ortodonti, Endodonti, Restoratif Diş Tedavisi, Pedodonti ve Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi olmak üzere 8 Anabilim Dalı bulunmakta. Hastalara diş taşı temizliği, dolgu, kanal tedavisi, protez işlemleri, çekim, implant, ortodontik tedaviler ve çocuk diş hekimliği gibi 19 ünitte ağız ve diş sağlığı tedavi hizmeti veriliyor.
    Bozok Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesinde tedavi hizmetleri için online randevu sistemi kullanılıyor.
    Bozok Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesi Başhekimi Dr. Öğr. Üyesi Süha Kuşçu, kısa bir süre önce açılışı yapılarak hasta kabulüne başlayan hastanenin, bölgedeki sağlık hizmetlerine önemli bir katkı sunduğunu söyledi. Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesi’nin sadece akademik eğitim veren bir kurum olmanın ötesinde, toplum sağlığını destekleyen önemli bir merkez olduğuna dikkat çeken Başhekim Dr. Öğr. Üyesi Kuşçu, “ Hastanemiz, teknolojik altyapısı ve uzman kadrosuyla ağız ve diş sağlığı alanında en iyi hizmeti sunmayı amaçlıyor. Uzman kadromuz ve dijitalleşen randevu sistemiyle, hem hasta memnuniyetini hem de akademik başarımızı ön planda tutarak, hizmet kalitesini her geçen gün artırmaya devam ediyoruz. Hem ünit hem de kadro yönünden gelişimimizi sürdürüyoruz. Hastalarımıza en iyi sağlık hizmetini sunmak için kalite standartlarımızı sürekli geliştiriyoruz. Modern tıbbi cihazlarımız, uzman diş hekimlerimiz ve hasta odaklı hizmet anlayışımızla bölgenin en iyi ağız ve diş sağlığı merkezi olmayı hedefliyoruz” dedi. /Haber Merkezi

  • Nairobi Hastanesi Heyetinden ziyaret

    Nairobi Hastanesi Heyetinden ziyaret

    Türkiye’nin ilk Şehir Hastanesi unvanını taşıyan Yozgat Şehir Hastanesi, yurt dışından gelen misafirlerine sağlık hizmetleri ve hastane işleyişi konusundaki deneyimlerini aktarmaya devam ediyor. Yozgat Şehir Hastanesi Başhekimi Uz. Dr. Mustafa Kozan, hastane olarak dünya çapında sağlık alanındaki deneyimlerini paylaşmaktan gurur duyduklarını belirterek, “Kenya’nın başkenti Nairobi’den gelen meslektaşlarımıza hastanemizin işleyişi ve HIMSS 7 EMRAM süreci hakkında bilgi verdik,” dedi.
    Nairobi Hastanesi heyeti, hastaneyi ziyaret ederken farklı birimleri gezerek hastane işleyişini yerinde inceledi. Başhekim Kozan, Şehir Hastaneleri’nin Türkiye’nin sağlık yatırımlarındaki dönüm noktalarından biri olduğunu vurgulayarak, “Yurt dışından gelen konuklarımıza HIMSS 7 EMRAM ve Şehir Hastaneleri’nin işleyişi hakkında tüm soruları yanıtladık. Deneyimlerimizi paylaşmaya devam edeceğiz. Bu başarıda emeği geçen tüm personelimize teşekkür ederim,” diye konuştu.
    Ziyaretin sonunda Nairobi Hastanesi heyeti, Yozgat Şehir Hastanesi Başhekimi Mustafa Kozan ve yönetimine, birim sorumlularına gösterdikleri ilgi ve paylaşılan bilgiler için teşekkür etti.
    /Haber Merkezi

  • Demir: Kriz anında müdahale hayati önem taşıyor

    Demir: Kriz anında müdahale hayati önem taşıyor

    Başhekim Ali Demir, epilepsi hastalığı ve kriz anında yapılması gerekenler hakkında önemli bilgilendirmelerde bulundu. Epilepsi, halk arasında “sara hastalığı” olarak bilinen, her yaş grubunda görülebilen kronik bir nörolojik hastalık olarak tanımlanıyor.
    Başhekim Demir, epilepsi krizinin öncü belirtileri arasında olağan dışı koku alma, kas kasılmaları ve ani bilinç kaybının yer aldığını vurgulayarak, kriz anlarında kişilerin şiddetli kasılmalar yaşayabileceğini, nefesinin 10-20 saniye kadar kesilebileceğini ve kontrolsüz hareketler sergileyebileceğini belirtti. Bu tür durumların panik yaratabileceğine dikkat çeken Demir, bilinçli bir müdahalenin ne kadar hayati olduğunu özellikle altını çizdi.
    KRİZ ANINDA DOĞRU MÜDAHALE HAYATİ ÖNEM TAŞIYOR
    Epilepsi krizlerinde, ilk yardım konusunda doğru bilgilendirme ve müdahalenin büyük öneme sahip olduğunun altını çizen Demir, şunları söyledi: “Kriz anında hastaya yiyecek ya da içecek verilmemelidir. Kişiyi bağlamaya çalışmak, çenesini zorla açmak veya herhangi bir yabancı madde koklatmak yanlış müdahalelerdir. Bunun yerine, hastanın çevresindeki keskin ve sert cisimlerin uzaklaştırılması, başının altına yumuşak bir malzeme konarak korunması sağlanmalıdır. Bu basit ancak etkili önlemler, kişiye zarar vermemek adına son derece önemlidir.”
    EPİLEPSİ FARKINDALIĞININ ARTIRILMASI GEREKİYOR
    Başhekim Demir, epilepsiye karşı toplumsal farkındalığın artırılması gerektiğini vurgulayarak, “Epilepsi, doğru tedavi ve bakım ile kontrol altına alınabilir. Bu nedenle, toplumda epilepsiye dair daha fazla bilinçlenme sağlanmalı, yanlış bilgiler ve korkular ortadan kaldırılmalıdır” dedi. /Osman Tolga YILMAZ

  • Aile Hekimliği Eğitimi tamamlandı

    Aile Hekimliği Eğitimi tamamlandı

    Bu eğitim, kentin çeşitli ilçelerindeki aile hekimlerine yönelik olarak 3-7 Şubat 2025 tarihleri arasında gerçekleştirildi.
    Eğitim, Akdağmadeni, Sorgun, Sarıkaya, Yerköy, Çayıralan ilçelerinde görev yapan ve daha önce bu eğitimi almamış olan aile hekimlerine yönelik düzenlendi. Ayrıca, Amasya İli Göynicek ilçesinde görev yapan aile hekimleri de eğitime katıldı. Eğitimde, toplamda 11 katılımcı yer alırken, 3 eğitmen tarafından çeşitli sağlık hizmetleri sunumları yapıldı.
    Eğitimin son gününde, katılımcılar için düzenlenen sertifika törenine; Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanı Dr. Mehmet Parlak, Toplum Sağlığı Birimi Sorumlusu Uzman Fatih Çetin, eğitimciler Uzm. Dr. Gülende Yılmaz Büyükata, Uzm. Dr. Abdullah Mesut Erdoğan, Uzm. Dr. Mehmet Doğan ile eğitim sürecine katılan aile hekimleri katıldı.
    Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanı Dr. Mehmet Parlak, törende yaptığı açılış konuşmasında, “Aile Hekimliğinin ve birinci basamak sağlık hizmetlerinin toplum sağlığı açısından önemini” vurguladı ve eğitimin amacına ulaşmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
    Eğitim süreci boyunca sağlanan kaliteli eğitim ortamı ve eğitmenlerin katkıları, katılımcılar tarafından büyük takdirle karşılandı. Eğitimde, katılımcılara sunulan bilgiler ve süreçler hakkında olumlu geri dönüşler alındı. Eğitimin tamamlanmasının ardından, katılımcılara düzenlenen törenle katılım belgeleri verildi.
    Törende, katılımcılar eğitim süreçlerinin çok verimli geçtiğini belirterek, başta Yozgat İl Sağlık Müdürü Dr. Fatih Şahin olmak üzere, Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanı Dr. Mehmet Parlak, Halk Sağlığı Hizmetleri Başkan Yardımcısı Dr. Mustafa Şahin, Toplum Sağlığı Birimi Sorumlusu Uzman Fatih Çetin ve eğitimciler ile izleme ve değerlendirme birim çalışanlarına teşekkür etti. /Nazife EKİCİ

  • Dr. Mutlu’dan ailelere epilepsi ile mücadele önerileri

    Dr. Mutlu’dan ailelere epilepsi ile mücadele önerileri

    Dr. Mutlu, epilepsinin dünya genelinde milyonlarca insanı etkileyen kronik bir nörolojik hastalık olduğunu belirterek, erken tanı ve uygun tedavi ile çoğu çocuğun normal yaşantısına devam edebileceğini vurguladı.
    EPİLEPSİ NEDİR?
    Epilepsi, beyindeki anormal elektriksel aktivite sonucu ortaya çıkan tekrarlayan nöbetlerle karakterize bir hastalık olarak tanımlandı. Dr. Mutlu, çocuklarda farklı nöbet türlerinin görülebileceğini ve her çocuğun hastalığının farklı seyredebileceğini ifade etti.
    Çocuklarda Epilepsi Belirtileri
    Çocuklarda epilepsi belirtileri şunlar olarak sıralandı:
    Bilinç kaybı veya ani dalgınlık atakları,
    Aniden meydana gelen kasılmalar veya kas gevşemeleri,
    Açıklanamayan sıçrama veya irkilme hareketleri,
    Gözlerde boş bakış veya odaklanma kaybı,
    Tekrarlayan kısa süreli bilinç bulanıklıkları,
    Uyku sırasında ani hareketler veya çırpınmalar.
    EPİLEPSİ NEDENLERİ
    Çocukluk çağı epilepsisinin nedenleri arasında şunlar yer alıyor:
    Genetik faktörler,
    Doğum travmaları ve oksijen eksikliği,
    Enfeksiyonlar (menenjit, ensefalit vb.),
    Metabolik hastalıklar,
    Beyin yapısındaki gelişimsel bozukluklar.
    TANI VE TEDAVİ YÖNTEMLERİ
    Epilepsi tanısı, nöbetlerin tipi ve sıklığına göre konuluyor. Tanı sürecinde EEG (Elektroensefalografi), MRI ve laboratuvar testlerinin önemli rol oynadığına dikkat çeken Dr. Mutlu, tedavi sürecinin ise epilepsinin türüne göre planlandığını belirtti. Tedavi yöntemleri şu şekilde sıralandı:
    İlaç tedavisi: Çoğu çocuk, epilepsi ilaçları ile nöbetlerini kontrol altına alabiliyor.
    Ketojenik diyet: Bazı çocuklarda nöbetleri azaltmak için özel diyetler uygulanabiliyor.
    Cerrahi tedavi: Dirençli epilepsi vakalarında cerrahi seçenekler değerlendiriliyor.
    AİLELERE ÖNERİLER
    Dr. Mutlu, epilepsili çocukların ailelerine şu önerilerde bulundu:
    Çocuğunuzun ilaçlarını düzenli kullanmasını sağlayın.
    Doktor kontrollerini aksatmayın.
    Nöbetleri tetikleyebilecek faktörlerden kaçının (uykusuzluk, stres, ani ışık değişimleri vb.).
    Okul ve öğretmenleri bilgilendirerek çocuğunuzun destek almasını sağlayın.
    Çocuğunuzu sosyal ve psikolojik açıdan destekleyin, epilepsinin onun hayatını tamamen kısıtlamaması için teşvik edici olun.
    Epilepsili çocukların uygun tedavi ve destekle sağlıklı bir yaşam sürdürebileceğini belirten Dr. Mutlu, toplumda hala var olan yanlış inanışlar ve damgalamalara dikkat çekti. Epilepsinin bulaşıcı olmadığını ve bu çocukların akranlarıyla aynı haklara sahip olduğunu vurguladı. /Haber Merkezi

  • Dr. Yalvaç: Doğum sonrası psikolojik destek önemli

    Dr. Yalvaç: Doğum sonrası psikolojik destek önemli

    Kadınların gebelik ve doğum sürecinde fizyolojik, biyolojik, psikolojik ve sosyal değişimler yaşadığını belirten Dr. Yalvaç, doğum sonrası sürecin anneler için bir dönüm noktası olduğunu ifade etti.
    Dr. Yalvaç, açıklamasında şunları söyledi: “Doğum sonrasında anne, bebek ve aile açısından yeni bir dönem başlar. Anne adayı için gebelik mutluluk verici bir süreç olabileceği gibi, doğum sonrasında bebekle sağlıklı bir iletişim kurmak, güvenli bir çevre oluşturmak gibi sorumluluklar, zaman zaman endişe ve karamsarlığa yol açabilir. Anne olma sorumluluğu ve bu rolle ilgili kaygılar, doğum sonrası ruh sağlığı bozukluklarına karşı artan hassasiyete neden olabilir.”
    ANNELİK HÜZNÜ: DOĞAL BİR DURUM, AMA DİKKAT EDİLMELİ
    Dr. Yalvaç, doğum sonrası dönemde en sık görülen psikiyatrik hastalıkların başında annelik hüznü, doğum sonu depresyonu ve doğum sonrası anksiyete bozukluğunun geldiğini vurguladı. Özellikle annelik hüznü, doğum sonrası ilk 48-72 saat içinde, bazı durumlarda ise ilk iki hafta içinde ortaya çıkabiliyor. Dr. Yalvaç, annelik hüznünün belirtileri arasında üzüntü, kolay ağlama, duygudurum değişimleri, gerginlik, sinirlilik, uyku bozuklukları ve dikkat sorunlarının yer aldığını belirtti.
    Çoğu zaman 1-2 hafta içinde kendiliğinden geçebilen bu durumun, doğru bir şekilde yönetilmesi gerektiğine dikkat çekti.
    “Annelik hüznü genellikle doğum sonrası dönemde hormonal değişiklikler, annelik sorumluluğunun farkına varılması ve bebekle ilgili endişelerle ilişkilidir. Bu durum, genellikle müdahale gerektirmeyebilir, ancak hastaya bilgilendirme yapmak, sosyal destek sağlamak ve davranışsal aktivasyonu teşvik etmek önemlidir,” diyen Dr. Yalvaç, eğer bu belirtiler şiddetlenir ve uzarsa, doğum sonrası depresyon riskini artırabileceği uyarısında bulundu.
    DOĞUM SONRASI DEPRESYON: TEDAVİ EDİLMEZSE HEM ANNEYİ HEM BEBEĞİ ETKİLER
    Dr. Yalvaç, doğum sonrası depresyonun daha ciddi bir durum olduğunu, doğumdan sonraki ilk 4 hafta içinde ortaya çıkan major depresif bozukluk olarak tanımladı. Postpartum depresyonun sıklığının %13-%19 arasında değiştiğini ifade eden Dr. Yalvaç, depresyonun belirtileri arasında ilgi ve istek kaybı, iştah değişiklikleri, uyku bozuklukları, bitkinlik, suçluluk duygusu ve dikkati toplamakta zorluk gibi sorunların yer aldığını belirtti.
    “Bu depresyon, biyolojik, hormonal faktörler, anne adayının geçmişteki psikiyatrik hastalık öyküsü, zor bir gebelik süreci, stresli yaşam olayları ve annelik hüznü gibi bir dizi faktörle tetiklenebilir,” diyen Uz. Dr. Yalvaç, tedavi edilmediği takdirde postpartum depresyonun hem annenin hem de yeni doğan bebeğin sağlığını olumsuz etkileyebileceğine dikkat çekti.
    DOĞUM SONRASI ANKSİYETE BOZUKLUĞU: ANNE-BEBEK İLETİŞİMİNİ OLUMSUZ ETKİLEYEBİLİR
    Yalvaç, doğum sonrası anksiyete bozukluğunun sıklığının yüzde 17-20 arasında olduğunu ve bunun, genç anne olma, doğum sürecindeki sıkıntılar, erken doğum, sosyal destek eksikliği gibi nedenlerle ilişkili olduğunu belirtti. Doğum sonrası anksiyete bozukluğu, anne-bebek ilişkisini ve bebeğin gelişimini olumsuz etkileyebilecek birçok belirtiler gösterebileceğini, bu etkilerin arasında emzirme, bağlanma, anne-bebek etkileşimi, bebek mizacı ve zihinsel gelişim gibi önemli faktörler bulunduğunu dile getirdi.
    Dr. Yalvaç, doğum sonrası yaşanan bu psikolojik zorlukların hem anne hem de bebek için önemli olumsuz etkiler yaratabileceğini, bu yüzden gebelik döneminde anne adaylarının postpartum depresyon ve anksiyete bozuklukları hakkında bilgilendirilmesinin büyük önem taşıdığını ifade etti. /Haber Merkezi

  • Şehir Hastanesinde, Üroloji Tanı Ünitesi hizmete giriyor

    Şehir Hastanesinde, Üroloji Tanı Ünitesi hizmete giriyor

    Özellikle prostat ve mesane kanseri gibi önemli hastalıkların tanı ve tedavisinde büyük bir avantaj sunması beklenen bu adım, hastaların il dışına sevk edilme ihtiyacını önemli ölçüde azaltacak ve yerinde tanı-tedavi imkanlarını artıracak.
    Üroloji Uzmanı Op. Dr. Fatih Kocamanoğlu, yeni açılacak ünitede lokal anestezi eşliğinde yapılacak işlemler hakkında detaylı bilgi verdi. Kocamanoğlu, üniteyi şu başlıca işlemlerle tanıttı:
    Trans Perineal Prostat Biyopsisi: Prostat kanseri tanısında güncel klavuzların önerdiği bu yöntem, artık Yozgat Şehir Hastanesi’nde uygulanabilecek. Bu güvenli ve etkili yöntem, prostat kanseri şüphesi taşıyan hastalara daha doğru bir tanı imkanı sunuyor.
    Tanısal Flexible Sistoskopi: Mesane kanseri tanısında kullanılan bu yöntem, mesane içini detaylı şekilde incelemeye olanak tanıyor.
    DJ Stent Çekilmesi: Böbrek taşı veya idrar yolu tıkanıklığı gibi durumlarda hastaların konforunu artırarak tedavi sürecini kolaylaştırıyor.
    Üretra Darlığı Tanısı ve Müdahalesi: Üretra darlığı şüphesi olan hastalara tanı koyulacak ve uygun vakalarda müdahale edilecek.
    Dr. Kocamanoğlu, özellikle prostat kanseri tanısında kullanılan Transperineal Prostat Biyopsisi’nin büyük bir avantaj sunduğunu vurgulayarak, “Bu yöntem, hastalarımıza daha az invaziv ve daha güvenli bir tanı imkanı sunuyor. Artık bu işlemleri hastanemizde gerçekleştirebileceğiz” dedi.
    SAĞLIKTA YENİ DÖNEMİ
    Üroloji Tanı Ünitesi’nin yakın zamanda hizmete açılmasıyla, vatandaşlar modern tıbbın imkanlarından daha kolay yararlanabilecek. Bu gelişme, hem hastaların tedavi süreçlerini hızlandıracak hem de sağlık hizmetlerinin kalitesini artıracak. Yozgat Şehir Hastanesi, bölgedeki sağlık hizmetlerinde önemli bir atılım gerçekleştirerek, vatandaşlarına daha iyi bir sağlık deneyimi sunmayı hedefliyor.


    BAŞHEKİM KOZAN: “BÜYÜK  BİR KAZANIM”
    Yozgat Şehir Hastanesi Başhekimi Uz. Dr. Mustafa Kozan, açılışı yaklaşan Üroloji Tanı Ünitesi’nin hastane ve bölge halkı için önemli bir kazanım olduğunu belirtti. Başhekim Kozan, “Hastanemizde açılacak olan bu ünite sayesinde, hastalarımıza lokal anestezi eşliğinde birçok tanı işlemi yapılabilecek. Özellikle prostat ve mesane kanseri gibi önemli hastalıkların erken teşhisinde büyük bir rol oynayacak. Amacımız her zaman daha kaliteli ve ulaşılabilir sağlık hizmeti sunmak. Artık hastalarımız başka illere gitmek zorunda kalmadan, tanı ve tedavilerini burada gerçekleştirebilecek” ifadelerini kullandı.
    Başhekim Kozan, ünitenin hazırlanmasında emeği geçen tüm hekimlere ve personele teşekkür ederek, “Yakın bir zamanda hizmete açacağımız bu ünitenin, hastalarımıza hayırlı olmasını diliyoruz” dedi. /Haber Merkezi