Eğitim, kendi işini kurarak işinin patronu olmak isteyen Girişimci Adaylarının iş fikirlerine dayalı olarak işletmelerini başarıyla yönetmeleri amacıyla düzenleniyor.
İl Müdürü Mustafa Işık yaptığı açıklamada, “KOSGEB Girişimcilik Eğitimi ile katılımcılar, kendi işyerlerini açmak, sektörlerinde rekabet edebilir, istihdam potansiyeli yüksek, marka değeri oluşturabilen, yenilikçi ve teknolojik alt yapısı güçlü işletmeler kurma fırsatı bulacaklar” dedi.
Girişimcilik eğitimi, katılımcılara iş fikirlerini hayata geçirmeden önce gerekli bilgi ve becerileri kazandırmayı hedefliyor. Eğitim, Maliye Kaydı açmadan önce tamamlanmalı ve katılımcılar Girişimcilik Sertifikalarını almalıdır. KOSGEB Girişimcilik Eğitimleri, E-Devlet üzerinden online olarak gerçekleştiriliyor. Eğitimlere başvuru ve katılım ücretsizdir.
Eğitimler, elektronik ortamda 7/24 esasıyla yapıldığından katılımcılar istedikleri zaman online girişimcilik eğitimine katılarak sertifika alabilecekler. Katılımcılar, https://lms.kosgeb.gov.tr adresinden kullanıcı adı ve e-devlet şifresi ile sisteme giriş yaparak eğitime katılabilirler.
Girişimci adayları, işletmelerinin göstereceği faaliyet alanlarına uygun olarak önce Geleneksel Girişimcilik Eğitimi, ardından da İleri Girişimcilik Eğitimi’ni tamamlayacaklar. Online eğitimi başarıyla tamamlayan katılımcılar Girişimcilik Belgelerini E-Devlet sistemi üzerinden alabilecekler. Haber Merkezi
Kategori: Yaşam
-

KOSGEB Online Girişimcilik Eğitimi başladı
-

Başkan Ekinci’den Atılan ailesine destek
Fransa’dan 7 Temmuz 2023 tarihinde Yozgat’ın Saraykent İlçesine tatilini geçirmek üzere yola çıkan çıkan 4 çocuk babası 33 yaşındaki Mutlu Atılan ve ailesi, Yunanistan’ın Türkiye’ye açılan Kipi Sınır Kapısı’nda yaşadığı talihsiz olay nedeniyle Yunanistan polisi tarafından gözaltına alınmıştı. Suçsuzluğu ispat edilmesine rağmen üç aydır tutuklu bulunan Mutlu Atılan’ın ailesini ziyaret eden Sorgun Belediye Başkanı Erkut Ekinci, Atılan ailesinin her zaman yanlarında olduklarını ve olayın takipçisi olacaklarını ifade etti.
Başkan Ekinci:”Mutlu Atılan’ın ailesini ziyaret ettik. Suçsuzluğu ispat edilmesine rağmen 3 aydır tutuklu olan Mutlu Atılan kardeşimizin ve ailesinin destekçisiyiz. Bizim girişimlerimiz sonucu basında yer alan bu olayın takipçisi olacağız. Leyla teyzemizi, Satılmış amcamızı oğullarına kavuşturmak için tüm imkânlarımızı seferber edeceğiz.”dedi.
Olay şöyle gelişmişti:”Memleketleri Yozgat’a gitmek için İtalya’nın Bari kentinden Yunanistan’a gelen aile, İpsala’daki Kipi Sınır Kapısı’ndan giriş yapmak için sıra beklerken olay meydana geldi. Gurbetçi ailelerle bir Yunan vatandaşı arasında sıra kavgası yaşandı. Kronik epilepsi hastası olan Yunan vatandaşı, fiziksel bir saldırı olmamasına rağmen bayılarak hastaneye kaldırıldı ve birkaç gün sonra hayatını kaybetti. Ancak bu trajik olayın ardından Yunan polisi, 33 yaşındaki Mutlu Atılan’ı olayla hiçbir ilgisi olmadığı halde gözaltına aldı. Suçsuzluğu mahkeme tarafından kabul edilen Atılan, aracın incelenmesi ve vefat eden Yunan vatandaşına yapılan otopsi sonucu serbest bırakılmadı ve hala Yunanistan’da tutuklu bulunuyor. Ferhat ÖZER -

Motor hırsızları tutuklandı
Sarıkaya’da yaşayan A.D isimli şahıs ALO 156 Jandarma ihbar hattını arayarak tarlasındaki su motorunun çalındığını bildirdi.
Sarıkaya Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturma kapsamında Jandarma ekipleri, olayın aydınlatılması ve hırsızların yakalanmasına yönelik yaptıkları teknik inceleme ve soruşturma neticesinde (Y.E.Y) ve (M.B.) isimli şüpheli şahısların çalmış oldukları su motorunu sosyal medya üzerinden satış ilanı verdikleri tespit etti.
Ekipler, hırsızlık olayına karışan şüpheli şahısları Sarıkaya İlçesi Sanayi bölgesinde yakalayarak gözaltına aldı.
Şüpheli şahısların çalmış oldukları su motoru ele geçirilerek sahibine teslim edilirken, Adli makamlara sevk edilen (2) şüpheli tutuklanarak Boğazlıyan Cezaevine gönderildi.
Yozgat İl Jandarma Komutanlığından yapılan yazılı açıklamada; hırsızlıkla mücadelelerinin kararlılıkla devam edeceği belirtildi. Haber Merkezi -

Hobi olarak başladı, köyüne atölye kurdu
İğde, ceviz ve dut ağacını oyarak saz yapmaya başlalayan Topuz, yaptığı sazların beğenilmesi üzerine kölüne saz atölyesi kurdu. 4 yaşında ayrıldığı köyüne emekli olduktan sonra tekrar dönen Topuz, “Saz çaldığım için saz yapmaya bir merakım vardı, ağaç işlerine. Onun için de köyde hobi olarak iğde ağcı, ceviz ağacı, dut ağacı buldum, onları oyarak saz yapmaya başladım. Asıl mesleğim mobilyacılık olması nedeniyle ağaç işlerine yatkınım, bu nedenle de saz yapmayı kendi kendime öğrendim. Belli ustaları inceleyerek, Engin Kopuzbaş gibi Erkan Çubuk gibi yapan, üreten insanları takip ederek onları inceleyerek, biraz da YouTube’dan bilgisayar yardımıyla, matematikçi olarak tabi ahşaba da alışkın olduğumuz için ağaçlarda yakın ilişkimiz olduğu için bana kolay geldi, daha hoş bir şey oldu, böylelikle başlamış oldum. Teknelerimi ben kendim oyuyorum, yaprak saz da yapmıyorum. O bana yapmacık geliyor. Doğal ağacı oymak, onun verdiği ses her zaman daha bir haz verir. Onun bir de o iç oyuş biçimleri farklıdır. Herkes işini düz yapmaya çalışır. Ben onun içini dalgalı bırakmaya uğraşıyorum. Sesi çarparak döşe vereceğini düşünüyorum. Önemli olan burada ağacın sertliğidir. Ne kadar sert ağaç olursa sesi o da çok güzel verecektir. Sesi döş verir, tekne değildir. Bunu herkesin de bilmesi gerekir. Burada bir de sap dediğimiz parça var. Bunun ne çok sert ne de çok yumuşak olması. Önemli olan öz kısmı değil, kabuk kısmından yapılan freze dediğimiz bizim mobilyada damarlı çizgiler halinde düz çizgiler halinde olan bir ağacın olması, bu çok önemli. Sesi veren sadece perdeye bastığın zaman sapa değdiği anda o sap döşe içeri hapsedecektir. Döş, o sesi tamamen senin oyduğun teknenin yapısına göre ses verecektir. Ben bu işi yapmaktaki amacım önce hobi ama şimdi artık bunu daha profesyonel, daha bilimsel olarak yapmak için araştırma içerisindeyim. Onu da yavaş yavaş becereceğiz, bunu zaman, süreç belirleyecek. Ne kadar güzel ağaç bulacağıma bağlı, bir de işçiliği ne kadar güzel göstereceğime bağlı. Ağaç benim mesleğim olduğu için onu daha güzel uzman bir şekilde yapacağıma da biliyorum. Maliyeti çok yüksek, hele bu zamanda. Şu anda takımlarımın bile daha yarısını tedarik etmedim, bir milyarı geçti harcadığım para. Mesela bir döşümüz İstanbul’dan getiriyorum, 150-160 lira. Sapı da 160 lira. İkisi şu anda üç yüz küsur liraya veriliyor. Burada bir de teknemiz var. Bu teknelerimiz dolar olarak satılıyor. Şu anda 3-3.5 bin civarında. Ben kendi bulduğum ağacı kendim oyarak yapıyorum. Oymasını üç gün gibi bir zamanda yapıyorum, kaba oymasını. Bunu iki yıl kurutmaya bırakıyorum, bir buçuk iki yıl. Ne kadar çok durursa o kadar iyi olur. İki yıl sonra elime aldıktan sonra tekrar bunu istediğim inceliğe getirip, bunun milimetrik bir gönyesi vardır, döş takım biçimi, sap takım biçimi. Toplama kısmı benim bir haftam alır, kuruduktan sonra” dedi. Haber Merkezi
-

Yetim gülerse dünya güler
“Yetim Gülerse Dünya Güler” kampanyasına hayırseverlerin yoğun ilgisi olduğunu belirten İl Müftüsü Ali Gülden, yetim öğrencilerle ayrı ayrı ilgilenerek yeni kıyafetler giyinen yetimlerimizin gülmesine vesile olan hayırseverlere teşekkür etti. Haber Merkezi
-

Çamlıkta Ekoterapi etkinliği
Yaşanabilir Çevre Derneği Başkanı Ahmet Fidan, bu hafta Uzm. Psk. Dnş. Levent Tanman liderliğinde Çamlık Milli Parkında Ekoterapi etkinliği gerçekleştirdiklerini söyledi. Ekoterapi, ‘doğa terapisi’, ‘yeşil terapi’ veya ‘toprak merkezli terapi’ olarak da bilinen uygulamaların bütününe dendiğini dile getiren Fidan, ‘’Kaynağını depresyondan anksiyeteye çeşitli sinirsel rahatsızlıkları azaltıp özgüven, duygusal dayanıklılık gibi duygu durumlarını yükseltmesinden alıyor. Yapılan araştırmalar da doğanın bu iyileştirici gücünü destekliyor. Örneğin yapılan bir çalışmasına göre, uzun bir süre boyunca doğayla iç içe kalan insanlara nasıl hissettikleri sorulduğunda, yüzde 95’i bu vaktin ardından çok daha mutlu, coşkulu, rahat, dengeli ve kaygısız hissettiğini söylüyor. Bizde yaptığımız etkinlikle hem zihnimizi atıklardan arındırdık hem de yürüyüş esnasında doğadaki atıkları toplayarak doğayı atıklardan arındırdık’’ dedi. Haber Merkezi
-

72 dekar alana Cumhuriyet 100 yaşında yazdı
Tarlasında yazdığı yazıyı drone ile çektiren ve kendine ait sosyal medya hesaplarından paylaşan Yerden biranda sosyal medyadan mesaj yağmuruna tutuldu. “Bu Cumhuriyet’in yaşaması, yaşatılması için bir çiftçi olarak böyle bir şey yaptım ve de memnunum” diyen Yerden, Yozgat’ın yolu olmayan Gümüşkevak köyünde çiftçilik ile uğraştığını Cumhuriyetimizin 100’üncü yılında Atatürk’ün ‘Köylü Milletin Efendisidir’ sözünden yola çıkarak bir çiftçi olarak, bir köylü olarak böyle bir çalışma yaptığını vurguladı.
Çiftçi Ergün Yerden, yaptığı çalışmasını sosyal medya hesabından paylaştıktan sonra çok sayıda tebrik mesajı aldığını belirterek, “Bu yazıyı yazmamın amacı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘köylü milletin efendisidir’ sözüne güvenerekten ben de bir çiftçi olaraktan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurmuş olduğu bu güzelim ülkeden, bu güzelim topraklardan anmak için, yüz yılı kutlamak için ‘Cumhuriyetimiz 100 yaşında’ diye bir yazı yazdım. Kendi tarlam. Evde otururken bir anlık aklıma öyle bir şey geldi. Bir asker babası olarak da böyle bir yazıyı yazmayı kendimde hissettim. Böyle bir yazı da yazdım ve gayet de memnunum. Eşim, dostum da çok telefon açıyor, bu konuda kutluyorlar, teşekkür ediyorlar. Bu Cumhuriyet’in yaşaması, yaşatılması için bir çiftçi olarak böyle bir şey yaptım ve de memnunum. Kutlamak amaçlı bu yüzyılı. Mazotun litresi 40 lira olmasına rağmen 500 lira da olsa bu yazıyı yine yazardım. Hata kabul etmiyor. Ufak bir hatam da oldu. ‘Ş’ harfinde bir telefon geldi ama işin doğrusu o telefonla sohbet ederken yanlış yaptım, tekrar diğer telefonları açmadım. Herhangi bir santimle-metreyle ölçmedim. Traktörün üstünde sadece mantıkla zekayla bir yazı yazdım. Ne mutlu Türküm diyene. Bu arada İsrail Filistin’deki çocukları katlediyor, onlar açısından da üzülüyorum. Masum çocukların katledilmesini de buradan kınıyorum’’ dedi.
KÖYLÜNÜN SORUNLARINI DA ANLATTI
Cumhuriyet’in 100. yılında yolu olmayan bir köyde çiftçilik yaptığını vurgulayan Yerden, ‘’Benim hala köyümün yolu yok. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün olduğu bir ülkede yol olmayan bir köy. Üzüldüm yani 2023’te hala yolumuz yok. Çalışmayı ve üretmeyi çok seviyorum. Ürettiğimiz şeyin karşılığını alamıyoruz. Biraz bu konuda da muzdaribim. Her şey yüzde 200- 300 artarken çiftçinin ürettiği bu sene buğday para yapmadı. 5 liraya, 5 buçuk liraya tüccara buğday satıldı. Girdiler çok. İlaç, mazot, bir civata 100 lira. Traktörüm 280 litre alıyor deposu. On bin küsur liraya doluyor deposu. Diyorlar ki; çiftçi şöyle kazanıyor. Hollanda’daki çiftçi Ferrari’ye Porsche biniyor ben de binmek isterim. Hollanda Konya kadar toprağı olan bir ülke, bizim ülkemizin çiftçisi niye binmesin bir Ferrari’ye bir Porsche’ye. Niçin yani bir BMW’ye bir Mercedes’e bizler de binmek istiyoruz. Veya çocuklarımız binsin. Çiftçinin yağmurda, soğukta hiç gecesi gündüzü yok, çalış, çalış, çalış, üretim, üretim, üretim. Hani biz babadan kalma bir şey. 7 yaşında traktörlere bindik. Şu traktörde 24 saat çalışıyorum, yorulmuyorum. Sadece tüccara sattığımız zaman parayı az alırsak o zaman çok üzülüyorum’’ diye konuştu. Haber Merkezi -

YOBÜ’den TÜBİTAK 1002-A Projesi
Yozgat Bozok Üniversitesi Kenevir Araştırmaları Enstitüsü Temel Bilimler ve Sağlık Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Nesrin Korkmaz’ın “Yürütücü” olarak yer aldığı TÜBİTAK “1002- A Hızlı Destek Modülü Projeleri Destekleme Programı” kapsamında sunulan “Endüstriyel Kenevir Kökünün Kimyasal İçeriğinin ve Antioksidan Aktivitesinin Belirlenmesi, Yara İyileşmesi Üzerine Etkilerinin İn vitro Olarak Değerlendirilmesi” başlıklı projesi TÜBİTAK tarafından desteklendi. Proje 75 bin liralık bütçe ile desteklenmeye değer görüldü. Ayrıca projede Kenevir Araştırmaları Enstitüsü Temel Bilimler ve Sağlık Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ebru Güçlü ile Düzce Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Temel Eczacılık Bilimleri Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Öğr. Üyesi Üzeyir Doğan “Araştırmacı” olarak yer aldı.
Rektör Prof. Dr. Evren Yaşar, TÜBİTAK “1002-A Hızlı Destek Modülü Projeleri Destekleme Programı kapsamında projesi kabul edilen Öğretim Üyesi Doç. Dr. Nesrin Korkmaz’ı tebrik ederek başarıların devamını diledi. Haber Merkezi -

Cumhuriyetimizin 100. Yıldönümü konferansları devam ediyor
Hacettepe Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Yunus Koç’un konuşmacı olarak katıldığı “Cumhuriyet ve Demokrasi” konulu konferansta Cumhuriyet ve demokrasi kavramları arasındaki ilişki demokrasinin tarihi gelişimi, demokrasi kavramı ve çoğunlukçu-çoğulcu demokrasi anlayışlarını takiben, cumhuriyet kavramı detaylı olarak anlatıldı.
Fen-Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ebubekir Güngör’ün moderatörlüğünü yaptığı konferansta, Osmanlı döneminden Cumhuriyet dönemine kadar yaşanılan siyasi süreçte demokratikleşme adına atılan adımlar ve toplumsal yaşama yansımalarını yönelik bilgiler aktardı.
Erdoğan Akdağ Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen konferansa Yozgat Bozok Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Evren Yaşar, Üniversite Genel Sekreteri Prof. Dr. Uğur Kölemen, fakülte dekanları, daire başkanları ve öğrenciler katıldı. Fen-Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ebubekir Güngör, Türk tarihine yönelik sayısız eserlerle bu alana katkı sunan Türkiye’nin değerli bir tarihçisini YOBÜ ev sahipliğinde ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
Hacettepe Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Yunus Koç “Cumhuriyet ve Demokrasi ” konulu konferansında Osmanlı’dan Cumhuriyet’e geçişte iktidarın sınırlandırılması ve halkın yönetime katılması sürecini tarihsel süreç, belge ve anayasal eksende demokratikleşmenin kazanımlarını katılımcılara aktardı. Prof. Dr. Koç konuşmasının devamında: “Türk milleti seçimden asla vazgeçmezdi. Küsmediği sürece sandığı önemser ve seçimini yaparak sorunun çözümünü talep eder. Tek partili ve çok partili süreçte bu hep böyle olmuştur. Kendi içinde ayakta kalarak kendi dinamikleriyle ve geçmişten gelen miraslarıyla hak ve hukuku gözeten adil ve eşitlikçi, hukukun üstünlüğü sistemini içselleştirmiş müreffeh Türkiye’yi ve demokrasiyi istedi. Çünkü; Cumhuriyet zarftır, demokrasi mazruftur. Cumhuriyet bedendir, demokrasi ruhtur. Cumhuriyet düzendir, demokrasi nihai hedeftir. Cumhuriyet kurumlar bütünüdür, demokrasi birey ve bizizdir. Cumhuriyette yerel varoluşlar olabilir, ama demokrasi evrenseldir. Cumhuriyet araçtır, demokrasi amaçtır” ifadelerine yer verdi.
Konferansın sonunda Hacettepe Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Yunus Koç’a Rektör Prof. Dr. Evren Yaşar tarafından çiçek ve plaket takdim edildi. Haber Merkezi -

Gazze’ye acil heyet gönderilmelidir
Türkiye’nin artık daha ciddi kararlar alması gerektiğini belirten Aydoğmuş, “Türkiye masum canlar için acil koduyla dünya ya çağrı yapmalı devreye girmeli, acil Gazze’ye bir heyet gönderilerek kararlılık sergilenmelidir” dedi.
İsrail ve Amerika Birleşik Devletlerine tepki gösteren Aydoğmuş, yaşanan katliama sessiz kalınmasını eleştirdi. İsrail terör devletinin yaptığının savaş olmadığını bunun katliam olduğunu aktaran Başkan Aydoğmuş, “Bu bir vahşet, gözü dönmüşlüktür. İsrail korkak cesaretiyle masumlara saldırmaya devam ederken, bizler sadece kınamakla zaman geçiremeyiz. İsrail ikinci kez sivilleri hedef aldı ve hastane saldırısı sonrası da şimdide pazar yerini vurdu. İsrail Dünya’yı hiçe sayarak ABD’den aldığı cesaretle dünyaya meydan okudu ve önce Gazze de hastaneyi vurdu. Doktoru, hastaları bombalayarak terörist olduğunu gösterdi. Şimdi de pazar yerinde sivilleri hedef alması gözü dönmüş teröristtin daha çok masum canı öldüreceğini göstermektedir. Türkiye hala neden susuyor, Hükümet neden ciddi kararlar almıyor. Neden İsrail’e tepki göstermiyor. Geçen hafta Saadet-Gelecek grubu olarak Gazze’ye bir heyet gönderelim diye meclise önerge verdik ancak AKP ve MHP oylarıyla reddedilmişti. Ancak ABD’nin İsrail teröristini ziyareti sonrası bu heyette Gazze’ye gitmesi İsrail’in cesaretini kıra bilirdi ve Gazze’ye bir heyet göndersek bizde kararlı olduğumuzu dünyaya gösterirdik” diye konuştu.
MÜSLÜMANLAR GAZZE’YE AKIN ETMELİ
Filistin topraklarının Müslümanlar için kutsal olduğunu ve bu yüzden de Müslümanların oraya akın etmesi gerektiğini vurgulayan Aydoğmuş, “Filistin Müslümanlar için kutsal bölgeyse, kutsal olan bu bölgeyi Yahudi teröristlere karşı savunmak sadece Filistinli Müslüman’a düşmez. Tüm Müslüman coğrafyası meydan da kınamak yerine Filistin’e akın etmeli. Bu terörist saldırılar meclis kürsüsünden kınamakla durmaz. Rusya Ukrayna savaşında Ukrayna devlet başkanı Zelenski’yi savaşın ortasında ziyaret ederek tribüne oynayanlar Filistinli Müslümanlar katledilirken neden sessiz duruyor. Neden çıkıp dünya ya haykırmıyor. Türkiye artık daha ciddi kararlar almalıdır. Türkiye masum canlar için acil koduyla Dünya’ya çağrı yapmalı devreye girmeli, acil Gazze’ye bir heyet gönderilerek kararlılık sergilenmelidir” diye konuştu.
Haber Merkezi -

Yozgat devlet yatırımı almıyor
İl Başkanı Adıgözel yaptığı yazılı açıklamada, ‘’Yozgat’ta emekli sayısı çalışan sayısının iki katına ulaşmakta. Yozgat’ta emeklilerin sayısı her geçen gün artıyor. Buda gösteriyor ki Yozgat’ta sanayi olmadığı için, çalışan emekliden az sayıda. Emekli 7- 8 bin liraya mahkum edilmiş, yaşam mücadelesi vermekte. Hükümetin Kasım ayı ortalarında emekliye 5.000 lira vereceğini açıklarken, Emekli üzgün.
Yıllarca Devlete ve Millete hizmet eden bir emekli olarak, üzülüyoruz biz bunu hak etmiyoruz ifadeleriyle karşılaşıyoruz. Yeniden Refah Partisi olarak, geçmişte olduğu gibi, Refah-Yol Hükümetinin ilk icraatı emekçiye zam o dönemin son 50 yılın en yüksek zam oranı olarak tarihe geçmişti. Haksızlık olmasın, ifade edelim ki, AKP Yozgat temsilcileri şöyle demişti. 4 bin kişinin yatacağı, 2 bin 700 personelin istihdam edileceği, bacasız fabrika gibi çalışacak ifadelerini Yozgat halkının takdirine havale ediyorum. Kış mevsimine girmek üzereyiz, Yozgat insanı iş, aş peşinde. Kışı nasıl geçireceğini düşünüyor kara kara. Yozgat’a çağ atlatan, marka şehir yapan iktidar. Yozgat Nüfusunun 4’te biri sosyal yardımlarla yaşam mücadelesi veriyor. Yani Yozgatlının işi aşı yok. Havaların soğumasıyla birlikte, geçim sıkıntısı artıyor. Vatandaşlar kışın nasıl ısınacaklarını düşünüyor. Yeni bir dünya, yaşana bilir Türkiye için, Emekçi dostu, Yeniden Refah Partisi’’ dedi. Haber Merkezi -

Sosyal hizmet personeline etkili iletişim eğitimi
Eğitime Yozgat Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Abdullah Neşeli, İl Müdür Yardımcısı Musa Saydam, İl Müdürlüğü personeli ve Aile Eğitim Programı eğiticileri katıldı.
Eğitim sonrasında konuşan İl Müdürü Abdullah Neşeli, ‘’Sosyal hizmet insan ile doğrudan etkileşim içerisinde olan bir mesleki disiplindir. Bu durum iletişim kavramını mesleki açıdan daha önemli hale getirmektedir. Sosyal hizmet uzmanın insanlarda istenilen davranış değişikliğini sağlayabilmesi için iyi bir iletişim uzmanı olmalıdır. Sosyal hizmet uzmanının müracaatçı ile etkili bir iletişim kurabilmesi için iletişime ilişkin temel kavramları bilmesi ve uygulaması önem arz etmektedir. Bu kapsamda personelimize Etkili İletişim” eğitimi düzenlendi. Bozok Üniversitesi değerli hocaları Öğr. Üyesi Betül Sabahçı ve Dr. Öğr. Üyesi Kurbani Geyik’in anlatımlarıyla yapılan eğitim ile “Etkili İletişim Becerileri Eğitimi” düzenlendi. Düzenlenen eğitim ile İletişim nedir? Sosyal hizmet mesleği açısından iletişim neden önemlidir? İletişim becerileri nasıl kazanılır? İletişimde sorun alanları nelerdir? Sosyal hizmette
iletişim süreçleri neleri içermektedir? Günümüz dünyasında müracaatçı ile dijital iletişim nasıl olmalıdır? konularına cevaplar arandı. Bu eğitimler ile sürekli sahada olan eğiticilerimiz daha etkili çalışmalar yürütecektir. İl genelinde kurum etkinliklerimizin arttırılması, eğitici personelimizin kendini sürekli geliştirmesi kişisel ve mesleki gelişimlerini desteklemesi il yöneticilerince yapılması gereken çalışmalardır. Bundan sonra interaktif bir şekilde eğitimlerimizi gerçekleştirmeye devam edeceğiz” dedi.
Eğitim sonunda İl Müdürü Abdullah Neşeli tarafından eğiticiler Öğr. Üyesi Betül Sabahçı ve Dr. Öğr. Üyesi Kurbani Geyik’e teşekkür belgesi, personele ise katılım belgeleri verildi. Haber Merkezi -

Vali Özkan’dan Kazankaya Kanyonuna detaylı inceleme
Yozgat Valisi Mehmet Ali Özkan, Kazankaya Kanyonu’nun turizme kazandırılması amacıyla gerçekleştirdiği detaylı inceleme sonrasında bölgede yapılacak çalışmaları değerlendirdi. Vatandaşların beklentilerini de dikkate alarak hareket eden Vali Özkan, Kazankaya Kanyonu’nun turizmdeki potansiyelini ortaya çıkaracak bir projeyi müjdeledi.
3 AŞAMALI PROJE
Vali Özkan, Kazankaya Kanyonu’nda gerçekleştirilecek 3 aşamalı projenin detaylarını paylaştı. Bu kapsamlı proje ile doğal patikaların güvenli bir şekilde kullanılabileceği bir ortam oluşturulacak. Kanyonu ziyaret edecek olanların güvenliği için tırabzanlar ve ahşap merdiven basamakları gibi önlemler alınacak. Toplamda 1,85 km uzunluğundaki yürüyüş rotası, 240 metrelik ahşap yürüyüş platformu, 1 çelik konstrüksiyon seyir terası, 2 çelik konstrüksiyon ahşap döşeme köprü, 1 taş köprü ve 400 çadır kapasiteli kamp alanı, projenin önemli bileşenlerini oluşturacak.
DOĞAL ZENGİNLİK VE TURİSTİK DEĞERLER BİR ARADA
Kazankaya Kanyonu Projesi, sadece doğal güzellikleri ortaya çıkarmakla kalmayacak, aynı zamanda bölge ekonomisine de katkı sağlayacak. Kanyonun etrafındaki doğa zenginliğini ortaya çıkaracak olan proje, yerli ve yabancı turistlere alternatif bir turistik deneyim sunacak. Proje aynı zamanda Kazankaya Kanyonu’nun muhteşem manzarasını sergileyerek ziyaretçilerini büyüleyecek.
VALİ ÖZKAN:KAZANKAYA KANYONU TURİZMİN YENİ MEKANI OLACAK
Vali Mehmet Ali Özkan, projenin tamamlanmasıyla Kazankaya Kanyonu’nun sadece yerel değil, ulusal ve uluslararası turizmin radarında olacağını vurguladı.
Vali Özkan, “Böylece, Yozgat’ın turizm potansiyeli daha da artarak ilçenin ekonomik kalkınmasına önemli katkılar sağlayacak. Doğal güzellikleri, turistik değeri ve ekonomik katkısıyla Yozgat’ımızı turizm haritasında öne çıkaracak.”diye konuştu.
-

Kaybolan mesleklerin izinde bir yolculuk
Usta’dan çırağa nakış nakış sevgiyle aktarılan el emeği bu geleneksel meslekler, gelişen teknoloji karşısında ayakta duramıyor. Yozgat’ın sanayi ve üretim sahası açısından çok gelişmiş olmaması sebebiyle el işçiliği yapan eski zaman esnaflarıyla karşılaşmak hâlâ mümkün.

‘‘ULAŞILMASI KOLAYLAŞAN HERŞEY DEĞERİNİ KAYBEDİYOR’’
Yozgat’ta Un Pazarı mevkiinde bulunan dükkânında 40 yıldır manifaturacılık yapan Ahmet Civelek ile konuştuk. Aradan geçen 40 yılda mesleğin nasıl bir değişim geçirdiğini, dede mesleğini devam ettiren Ahmet Civelek’in kendisinden dinledik.
Manifaturacılığa ilk başladığı yılları anlatan Ahmet Civelek, “Bu işe başladığımız yıllarda, konfeksiyon, hazır giyim bu kadar popüler değildi. Bayanlar, moda dergilerinin verdiği kalıplardan beğendiklerini çıkartır, kumaş satın alır, kendi elbiselerini kendileri diker veya terzilere diktirirdi. Kumaş almak için köylerden bile müşterimiz gelirdi. Ama günümüzde gelişen teknoloji ile birlikte imalat maliyetleri düştü, sanayileşme, makineleşme ile üretim hızlandı ve halkımız hazır giyime yöneldi.” ifadelerini kullandı. Eskiden bir elbise için en az 2 – 3 gün beklenmesi gerektiğini söyleyen Civelek sözlerine şöyle devam etti: “Eskiden bir elbise için terziye gider, ölçü aldırır, bedeninize göre diktirirdiniz. Dikişi ise ortalama 2-3 gün sürerdi. Şimdi ise giyecekler hazır giyim mağazalarından alınıp hemen giyiliyor. İsteyen üzerinde ufak tefek değişiklikler yaptırıyor. Geçmişte çeyizlerin ilk sırasında yer alan dikiş makinesinin de unutulmaya yüz tuttuğunu dile getiren Ahmet Civelek sözlerin şu şekilde sonlandırdı: “Önceden evlenecek kızlar çeyizine dikiş makinesi alınana kadar evlenemezdi. Bugün ise dikiş makinesi fabrikalar dışında sadece terzilerde var. Kolaylaşan her şey değerini kaybediyor. Eskiden bir şeyin değerini anlamak için beklemek, emek vermek gerekirdi. Şimdi ise hemen ulaşılıyor. Dünya güzelleşti, ama eski tadı kalmadı. Belki de ulaşılması kolay olduğu için her şey değerini kaybediyor.” Dükkânında bir fotoğrafını çekerek Ahmet Civelek ile vedalaştık, Çeşitli zorluklara rağmen, 40 yıl boyunca bu mesleği sürdüren Ahmet Civelek’in hikayesi, değişen zamanlara ve teknolojiye rağmen unutulmaz bir iz bıraktı.
TEKNOLOJİNİN GERİSİNDE KALMIŞ GELENEKSEL ZANAAT: KALAYCILIK
Teknolojiye yenik düşen ve unutulmaya yüz tutmuş mesleklerden biri de şüphesiz kalaycılık mesleği. Yozgat’ta bu mesleğin son temsilcisi Ömer Özel ile konuştuk. Özel’den kalaycılık mesleği hakkında bilgi aldık ve bu mesleğin neden unutulma aşamasına geldiğini sorduk.
Baba mesleği kalaycılık ile geçimini sağladığını ifade eden Ömer Özel şunları söyledi: “Bakır eski çağlardan beri insanların hayatında yer almış ve çeşitli amaçlarla kullanılmış bir maden. Bakır, demir ve çeliğe kıyasla daha yumuşak bir maden olduğu için mutfak eşyaları yapımında kullanılmış. Ancak zamanla içine konduğu bazı yiyeceklerle tepkimeye girdiği ve insanı zehirleyen bir maden olduğu anlaşılmış. Bu duruma çözüm olarak da kalay keşfedilmiş ve kalaycılık mesleği doğmuş. O zamanlardan bu yana bakır mutfak eşyalarının sağlıklı bir şekilde kullanılabilmesini sağlayan kalay, mutfaklarda bakır eşyaların yerine farklı metallerden üretilen eşyaların kullanılmasıyla kalaycılık mesleği de unutulma noktasına geldi.
Bu mesleği askere gitmeden önce babamdan öğrendim. 25 yıldır bu mesleğe devam ediyorum. Bu süre içinde birçok kalaycı esnafının birer birer dükkanını kapatmasına şahit oldum. Her geçen gün azalan kazancım ile evimi geçindirmeye, elimden geldiği kadar bu mesleği yaşatmaya çalışıyorum.”
SANAYİDEN TINGIRDAK ATÖLYESİNE
Unutulmaya yüz tutan mesleklerden birisi de tıngırdak ustalığı. Yozgat’ta faal tek tıngırdak ustası olan İsmail Kuraner, kolunda bir altın bilezik olarak gördüğü mesleğinin zamanla nasıl yetersiz kaldığını anlattı.
Kuraner, küçük yaşta çalışma hayatına atılan önce sanayi işçiliği sonrasında bisiklet tamirciliği yapan bir esnaf. Yozgatlı vatandaşlar onu ‘Bisikletçi İsmail’ olarak tanıyor. Ancak İsmail Kuraner’i yerinde ziyaret ettiğimizde Koyun, Kuzu ve Keçilerin boynunda tıngırdayan aletin ustası olduğunu gördük.
Kuraner, bu Tıngırdak işçiliğinin Yozgat’ta ki tek temsilcisi. Ancak Tıngırdak ustalığına yeterli talep olmadığı için çömlek boyama, bisikletçilik ve tıngırdak işlerini beraber yaparak geçimini bu şekilde sağlıyor. Esnaf olmaya ‘Babamın aldığı maaş bizi doyurmuyordu’ sebebini göstererek başladığını söyleyen İsmail Kuraner, 13 yaşından beri alın teriyle hayata tutunduğunu söyleyerek son verdi.
HABER: NİMET TÜRKOĞLU -

Düzensiz göç ile mücadeleye devam
Yozgat Valiliği’nden yapılan açıklamada, Düzensiz Göçle Mücadele kapsamında 42’si yabancı uyruklu bin 118 kişi kontrol edildi. Ayrıca Umuma Açık 38 yer, 1 metruk bina, 5 diğer yerler ve 541 aracı kontrol edildiği bildirildi. Yapılan kontrollerde 1 araç trafikten men edilirken, 19 kişi hakkında da cezai işlem uygulandı. Haber Merkezi
-

Sokak hayvanları için farkındalık çalışması
Yozgat ve Ülke genelinde sokak hayvanlarına daha duyarlı bir yaklaşımın yaygınlaştırılması amacıyla düzenlenen seminer, öğrenciler tarafından büyük ilgi gördü.
Okullarda öğrencilere sokak hayvanlarıyla karşılaşıldığında nasıl davranmaları gerektiğini anlatan Yozgat Bozok Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Esra Gedik, sokak hayvanlarının insanlarla olan etkileşimi, beslenmeleri, barınmaları ve sağlık sorunları hakkında bilgiler verdi.
Doç. Dr. Esra Gedik, bireylerin sokak hayvanlarına karşı daha duyarlı ve sorumlu olmaları gerektiğinin toplumsal bir görev olduğunu söyledi. Haber Merkezi -

Vali Özkan: Muhtarlarımız yerel demokrasinin temsilcisi ve köprüsüdür
Yerel demokrasinin en temel taşlarından biri olan muhtarlık müessesesinin toplumun nabzını tuttuğunu ve vatandaşların kamu hizmetlerine ilişkin taleplerini doğrudan ilettiği bir merci olduğunu belirten Vali Özkan, muhtarların yönetim anlayışında kilit bir rol oynadığını dile getirdi.
Vali Özkan, “Muhtarlarımız, görev yaptıkları köylerde ve mahallelerde yaşanan sorunları en iyi bilenlerdir. Onlar, bu sorunları tespit ederek, kamu hizmetlerinin daha verimli ve etkin bir şekilde yürütülmesi için elinden geleni yaparlar. Ayrıca, muhtarlarımız vatandaşlarımızla devlet arasındaki ilk temas noktasıdır. Vatandaşlarımız kamu hizmetlerine dair taleplerini muhtarlarımız aracılığıyla iletebilir ve çözüm bulabilirler. Bu vesileyle, kamu hizmetinin köylerimize ve mahallelerimize hızlı ve etkin bir şekilde ulaştırılmasında önemli bir görev üstlenen muhtarlarımızın “19 Ekim Muhtarlar Günü”nü kutluyor, çalışmalarında başarılar diliyorum.”diye konuştu. Haber Merkezi -

Başkan Köse: Şehrimizi geleceğe taşıyoruz
Başkan Köse, yaptığı açıklamada, “Yozgat’ı daha yaşanabilir, daha çağdaş bir şehir haline getirmek için gece gündüz demeden çalışıyoruz. Boşa geçireceğimiz bir dakika bile yok. Şehrimizin altyapısından üst yapısına, eğitimden sağlığa, kültürden spora kadar birçok alanda projeler üretiyoruz. Amacımız, Yozgat’ı geleceğe taşımak, hemşehrilerimizin yaşam kalitesini artırmak ve şehrimizi bölgesel anlamda daha rekabetçi bir kent haline getirmek” diye konuştu.
Cumhuriyet Meydanı’nın üst kısmında gerçekleştirilen çalışmalara da değinen Köse, yapılan düzenlemelerle tüm vatandaşların faydalanabileceği modern bir yaşam alanı oluşturma çalışmalarının hızla devam ettiğini belirtti.
Cumhuriyet Meydanı’nın şehrin dokusuna uygun bir sosyal alan haline getirilerek vatandaşların hizmetine sunulacağını ifade eden Başkan Köse, yıllardır yüzeyde yapılan geçici düzenlemelerin aksine, kalıcı ve estetik bir değişim için harekete geçtiklerini söyledi. Bu alanda tüm vatandaşların aileleriyle birlikte hoşça vakit geçirebileceği bir mekan oluşturmayı amaçladıklarını vurguladı.
Cumhuriyet Parkı’nda modern donatıların yer alacağını vurgulayan Başkan Köse, “Bu donatılar arasında kafeterya, ışıklı amfi küpleri, çocuk oyun alanı, çocuk macera parkı, çiçeklik duvarı, yansıma havuzu, yürüyüş alanları, yeşil alanlar, dinlenme alanları, bebek bakım odaları, lavabolar ve engelli lavaboları gibi unsurlar bulunacak. Ayrıca, şehrin ulaşımını kolaylaştırmak ve modernize etmek adına modern bir taksi durağı da projeye dahil ediliyor.”dedi.
Çalışmalarla Cumhuriyet Meydanı’nın sadece Yozgat için değil, aynı zamanda diğer şehirler için bir örnek haline geleceğini vurgulayan Başkan Köse, Yozgat’ın sosyal hayatını zenginleştirmeyi, insanların bir araya gelip keyifli zaman geçirebileceği bir mekan haline getirmeyi hedeflediklerini ifade etti.

YENİ HAL, İŞ VE YAŞAM MERKEZİ PROJESİNDE SONA GELİNDİ
Belediye Başkanı Köse, şehrin çehresini değiştirecek büyük projelerde sona gelindiğini vurgulayarak, bunlar bir tanesinin de Yeni Hal, İş ve Yaşam Merkezi’nin olduğunu ifade etti.
İnşaatta sona aşamaya gelindiğini ve hızla devam ettiğini belirten Başkan Köse, projenin tamamlanmasıyla şehre yeni bir soluk getirileceğini kaydetti.
Köse, projenin Büyük Cami projesiyle entegre bir şekilde hayata geçirileceğini de vurgulayarak, “Yaklaşık 4 bin metrekare kapalı alana sahip olan bu kompleks, zemin artı 2 kat olarak tasarlandı. 43 işyeri ve 15 büronun yer alacak. Bu proje şehrimizin modern yüzünü yansıtacak ve Yozgat’ımızı ticaret, iş ve kültür alanında daha da ileri taşıyacak.”diye konuştu.
BÜYÜK ALTYAPI ÇALIŞMALARIMIZ YOĞUN BİR ŞEKİLDE DEVAM EDİYOR
Yozgat’ın altyapı sorunlarını çözmek adına büyük yatırımlar gerçekleştirdiklerini belirten Başkan Köse, kanalizasyon, su ve elektrik gibi temel ihtiyaçları karşılayacak projeleri hayata geçirerek şehirdeki yaşam kalitesini artırmayı hedeflediklerini ifade etti. Ayrıca, çevre düzenlemesi, yeşil alanlar, spor kompleksleri ve kültürel etkinlikler gibi alanlarda da projeler ürettiklerini ifade etti.
Köse, yaklaşık 70 kilometre su borusu yenileme çalışmasının yapıldığını bunların da 40 kilometresinin abone bağlantıları olduğunu belirtti. Köse, “Zamanımızı en iyi şekilde değerlendirerek bu devam eden projelerimizi en kısa sürede tamamlayacağız. Kentimizde tüm abone bağlantılarının olduğu su borularını da yenileyeceğiz. Şuana kadar yaklaşık 40 kilometre abone bağlantılarını yeniledik. Ekiplerimiz gece gündüz demeden sahada çalışmalarını büyük bir gayretle sürdürüyorlar. Altyapısı tamamlanan bölgemizde vatandaşlarımızın mağdur olmaması için hemen asfalt ve diğer işlemlerini de tamamlıyoruz. Bu projemizi hayata geçirmekteki amacımız; su kayıp kaçağını önlemenin yanında şehrimizin ve vatandaşımızın parasının 1 kuruşunun bile boşa gitmemesi içindir. Suya ödediğimiz aylık enerji faturası 12 Milyon TL diğer masraflarla birlikte bu rakam 14-15 Milyon TL’yi buluyor. Sudaki tahsilatımız ise sadece 3 Milyon lira. Sadece elektrikten kaybımız Yozgatlı vatandaşımızın, garip, gurabanın cebinden çıkan para 7 Milyon lira. Hizmete gidecek para bir yılda 84 milyon lira ve 10 yılda 840 Milyon lira bu çok büyük bir rakam. Sağlık açısından son derece önem arz eden bu sorunun da bu şekilde üstesinden geleceğiz.”şeklinde konuştu. Yozgat Belediyesi -

Vali Özkan: Şehrimiz için topyekun mücadele vermeliyiz
Vali Özkan, il ve ilçelerdeki gazete sahipleri, ajans temsilcileri ve genel yayın yönetmenleriyle Polisevinde gerçekleştirdiği sabah kahvaltısında, şehrin ekonomik ve sosyal geleceği hakkında önemli açıklamalarda bulundu.
Samimi bir ortamda geçen sohbette Vali Özkan, gazetecilerin Yozgatla ilgili sorularını da yanıtladı. Özkan, şehrin komşu illerle olan ilişkilerine dikkat çekerek, Yozgat’ın, Kırşehir, Kayseri, Sivas, Tokat, Nevşehir, Kırıkkale gibi komşu illerle sınır komşuluğu yapmasının, ticaret ve ekonomik anlamda büyük bir potansiyele sahip olduğunun önemine vurgu yaptı.
ilçeler arasındaki dayanışmanın ve birlikteliğin artırılmasıyla birlikte şehrin daha fazla gelişim sağlayabileceğine inandığını kaydeden Vali Özkan, Özellikle Boğazlıyan Fuat Oktay Organize Sanayi Bölgesi ve Yozgat Organize Sanayi Bölgesi’nde yapılan yatırımların şehrin ekonomik gücünü artıracağını ifade etti.
Yozgat’ın ekonomik dolaşım hızını artırmanın önemli olduğunun altını çizen Vali Özkan, Bu noktada sanayi ürünleri, tarım, hayvancılık ve turizmin büyük rol oynayabileceğini dile getirdi.
Şehrin göç sorununu ele alırken, ekonomi, eğitim ve sağlık alanlarında yapılacak doğru planlamaların önemine dikkat çeken Özkan, Yüksek yaşam standartları ve daha iyi geçim koşulları sağlandığında insanların kendi memleketlerini tercih edeceğini, bu noktada ekonominin, eğitimin ve sağlığın önemli olduğunu ifade etti.
Yozgat’ın turizm potansiyelini de değerlendiren Vali Özkan, Yozgat’ın ilçeleri ile birlikte bir bütün olarak tarihi ve doğal güzelliklerinin değerlendirilerek turizmin desteklenmesi gerektiğini belirtti.
Vali Mehmet Ali Özkan, şehrin geleceğine yönelik yapılacak doğru planlamalar ve topyekün mücadeleyle Yozgat’ın ekonomik, kültürel ve sosyal anlamda daha da güçleneceğini, bu sürecin şehirdeki tüm kesimlerin katılımıyla gerçekleşebileceğini kaydetti.
Son olarak; İsrail’in Filistin saldırılarına da değinen Vali Özkan, İsrail tarafından abluka altındaki Gazze’de el-Ehli Baptist Hastanesi’nin bombalamasının insanlık adına utanç verici olduğunu vurgulayarak, İsrail saldırılarının son bulmasını ve bu konuda uluslararası toplumların biran önce harekete geçmesi gerektiğini ifade etti. Ferhat ÖZER -

Asırlık Ayşe teyzeye sürpriz yaptılar
101 yaşını gören Ayşe teyzeyi evinde ziyaret eden sağlık personeli, ona sürpriz bir yaş günü partisi düzenledi. Bu özel günde yaş pastası kesilerek, Ayşe teyzenin doğum günü coşkusu yaşandı. Yozgat İl Sağlık Müdürü Dr. Mustafa Kozan, bu anlamlı ziyaret hakkında şunları söyledi: “101 yaşına basan Ayşe Teyzemizi belirli aralıklarla ziyaret edip tedavilerini gerçekleştiren Evde Sağlık Birimi personellerimiz bu kez yaş günü için sürpriz bir ziyaret gerçekleştirdiler. 101 yaşına basan Ayşe teyzemiz için bir yaş pasta alan ekibimiz doğum gününü kutlayarak moral verdiler. Ekibimize teşekkür eder, Ayşe teyzemize sağlıklı nice yıllar dileriz.” Haber Merkezi
-

ASKON’dan Irgatoğlu’na hayırlı olsun ziyareti
ASKON İl Başkanı Çelebi Altuntaş, Yönetim Kurulu üyeleri İş Adamları Cenker Doğan, Oğuzhan Aslan, ve Gazetemiz sahibi Bekir Çaylak ile birlikte MHP İl Başkanlığı binasında Irgatoğlu ile bir araya geldiler. Yeniden MHP İl Başkanlığına seçilen Tekin Irgatoğlu’na hayırlı olsun dileklerini ileten Altuntaş Irgatoğlu’na başarı dileğinde bulundu.
MHP İl Başkanı Tekin Irgatoğlu ise Yozgatlı iş ansanlarını bir araya getiren Anadolu Aslanları İş Adamları Derneği yönetiminin kendisine yaptıkları nazik ziyaretten dolayı teşekkür etti.
Ziyaret sonrasında Anadolu Aslanları İş Adamları Derneği İl Başkanı Çelebi Altuntaş, MHP İl Başkanı Tekin Irgatoğlu’na çini tabak hediye etti. Haber Merkezi -

Hilal Evleri Sergisi yeniliklerle açıldı
Sorgun Belediyesi, ilçede yaşayan kadın ve çocukları desteklemek amacıyla Hilal Evleri çatısı altında sosyal etkinlikler düzenlemeye devam ediyor. Bu kapsamda Yenidoğan Hilal Evleri’nde gerçekleştirilen sergi, çini, örgü, ahşap yakma ve cam işleme gibi el sanatlarında yeteneklerini sergileyen kursiyerlerin ürettiği muhteşem eserlere ev sahipliği yapıyor.
16 Ekim Pazartesi günü açılışı yapılan sergi 20 Ekim 2023 Cuma gününe kadar ilçe halkının ziyaretine açık olacak. Açılışa katılan Sorgun Kaymakamı İhsan Emre Aydın, Sorgun Belediye Başkanı M. Erkut Ekinci, MHP Sorgun İlçe Başkanı Muaz Ağan, Sorgun Belediye Meclisi üyeleri ve birçok vatandaş, el emeği ürünleri hayranlıkla inceledi. Sergiye, Sorgun halkı yanı sıra çevre ilçelerden de yoğun ilgi gösterdi.
Sergide, çini vazolar, tabaklar, fincanlar, örgü çantalar, amigurumi oyuncaklar, ahşap yakma tablolar ve cam işleme süs eşyaları gibi birbirinden özel ürünler sergileniyor. Bu ürünler, Sorgun Belediyesi’nin sosyal sorumluluk projeleri kapsamında önemli bir yer tutuyor. Sergi, ilçede yaşayan kadınların ve çocukların yeteneklerini sergileyebileceği, el emeği ürünlerini satarak aile ekonomilerine katkı sağlayabileceği bir platform sunuyor.
Sorgun Belediye Başkanı M. Erkut Ekinci, kursiyerle sohbet ederek kursların verimliliği hakkında bilgi aldı. Ayrıca, yöresel lezzetlerin de yer aldığı hedik ikramı yapıldı.
Hilal Evleri Ailesi Büyüyor!
Serginin heyecanını yaşayan Sorgun Belediye Başkanı M. Erkut Ekinci, sergi açılışı sırasında 3 yeni Hilal Ev projesinin müjdesini verdi. Aydınlıkevler, Ahmet Efendi, Osman Çavuş, Yazlak ve Yeşilöz Mahallelerini kapsayan bu yeni Hilal Evler’in ilçedeki sosyal etkinliklerin daha da genişlemesine olanak sağlayacağını ifade etti. Haber Merkezi -

Kardeşlik çeşmesi tamamlandı
Muhsin Yazıcıoğlu Caddesi, Sorgun’un önemli bölgelerinden biri olarak bilinirken, bu caddeye eklenen Kardeşlik Çeşmesi, hem görsel hem de sembolik bir değer taşıyor. Sorgun Belediye Başkanı M. Erkut Ekinci, çeşmenin tamamlanması hakkında şunları söyledi: “Bir eşi Saraybosna’da bulunan Kardeşlik Çeşmesi, Muhsin Yazıcıoğlu Caddesi’nin en güzel süsü oldu. Bu çeşme, dayanışma ve kardeşlik duygularını yansıtıyor ve caddemizin estetik değerini artırıyor.”

SARAYBOSNA’DAKİ KARDEŞLİK ÇEŞMESİ
Saraybosna’daki Kardeşlik Çeşmesi, Bosna-Hersek’in başkenti Saraybosna’nın önemli bir simgesi ve tarihi bir yapıdır. Bu çeşme, 1585 yılında Osmanlı İmparatorluğu döneminde inşa edilmiştir. Saraybosna’nın tarihi merkezinde yer alan çeşme, bölgenin kültürel ve tarihi zenginliğini yansıtan önemli bir anıttır.
Kardeşlik Çeşmesi, orijinal olarak şehrin içme suyunun dağıtıldığı bir meydan çeşmesi olarak kullanılmıştır. 19. yüzyılda ise bölgeye modern su temini sistemleri getirilince çeşmenin kullanım amacı değişmiştir. Çeşme, Saraybosna’nın tarihi ve kültürel geçmişi ile derin bir bağa sahiptir ve şehrin sembolik bir unsuru olarak kabul edilir. Kardeşlik Çeşmesi’nin adı, tüm farklı etnik ve dini grupların bir arada barış içinde yaşadığı bir kardeşlik ve dayanışma simgesini yansıtır. Günümüzde Saraybosna’daki Kardeşlik Çeşmesi, hem turistler hem de şehir sakinleri için önemli bir turistik cazibe merkezidir. Çeşme, tarihi bir anıt olarak korunmuş ve ziyaretçilere bu eski şehrin zengin geçmişi ve kültürünü keşfetme fırsatı sunar. Saraybosna’nın simgesi olan bu çeşme, ziyaretçilere geçmişin izlerini sürme ve şehirdeki birçok etnik grup arasındaki tarihi kardeşlik ve hoşgörüyü deneyimleme fırsatı sunar. Haber Merkezi -

Haydarın bahçesi yenilendi
Sorgun Belediyesi, Yenidoğan Mahallesi’nde bulunan ve halk arasında “Haydarın Yeri” olarak bilinen virane alanı, çevre düzenleme çalışmalarıyla modern bir hale getirerek görüntü kirliliğine son verdi.
Yenidoğan Mahallesi’nde yıllardır bakımsız ve atıl durumda olan bu alan, Sorgun Belediyesi tarafından gerçekleştirilen titiz çalışmalar sonucunda yeniden hayat buldu. İlçe sakinlerinin uzun zamandır rahatsızlık duyduğu virane görüntüsü, belediyenin çabalarıyla ortadan kaldırıldı.
Sorgun Belediye Başkanı M. Erkut Ekinci, yaptığı açıklamada, “Hemşehrilerimizin Haydarın Bahçesi olarak bildiği virane görüntüsüyle şehrimize yakışmayan alanı, modern ve ferah bir yaşam alanına dönüştürdük. Şehit Enes Gazi Özdemir Parkı Yenidoğan Mahallesine çok yakıştı” dedi.
Yenilenen alan, şehrin sosyal yaşamına katkıda bulunacak ve mahalle sakinlerinin keyifle vakit geçirebileceği bir mekan haline geldi.
Haber Merkezi





























