Yazar: Cemil MERMERTAŞ

  • CUMHURBAŞKANINDAN NE İSTEYELİM?

    CUMHURBAŞKANINDAN NE İSTEYELİM?

    Yozgat’ın eksiği, noksanı o kadar çok ki, bunları düşündüğümüzde nereden, hangisinden başlayacağımızı bilemiyoruz…

    Her zaman söylemişimdir…

    Yozgat, kısa, orta ve uzun dönem planları, hedefleri ve amaçları ne olduğu belli olmayan İl’lerin başında gelmektedir.

    Bana kalırsa Cumhurbaşkanında elbette isteyeceğimiz birçok şey var… Çünkü heybenin içinde bir şey yok, bu anlamda ne koysak dolacak gibi görünmüyor.

    Ama öncelikli olarak iki şey istemenin doğru ve yerinde bir karar olduğunu düşünüyorum…

    Bir; Yozgat’a tayin ve atama dönemleri sırasında şu talimatı vermesini isteyelim: tecrübeli, deneyimi yüksek, burasını deneme yanılma noktası olarak kullanmayacak Bürokrat gönderilmesidir.

    İki; Şimdiye kadar yaptığımızdan birden fazla çalıştaydan aklımda kaldığı kadarıyla Yozgat’a en az beş yıllık gelişme ve kalkınma planları yapacak sağlam bir ekip gönderilmesidir.

    Bu iki talep amacına ulaştığı zaman Yozgat’ın kısa sürede gelişme ve kalkınma başta olmak üzere her bakımından büyüyen bir şehir olacaktır.

    Çünkü Yozgat’ın aslında kendine yetecek imkânları oldukça fazladır. Gerek yer altı olsun, gerekse yer üstü olsun zengin madenleri işletilmeyi bekliyor…

    Dolayısıyla Yozgat’ta dilimize sürmeli türküsü gibi bağladığımız sadece jeotermal kaynaklarımız dışında mermer yataklarımız gibi birçok değerlerimiz bulunmaktadır.

    Şimdi Yozgat olarak Cumhurbaşkanından ne isteyelim sorusuna tekrar dönelim… Yozgat’ı son birkaç gündür farklı bir şekilde gözlemlemeye çalışıyor, caddede, sokakta ve çeşitli mekanlarda konuşulan konuları bir tarafa bırakıyorum.

    Siyasi parti başkanlarının ve Oda başkanlarının açıklamalarına bakıyorum… Kimileri bir şeyler talep ederken, kimileri de akıl vermekle işini ve görevini yaptığını düşünüyorum.

    Bugünden söylüyorum maalesef Yozgat yine önemli bir fırsatı kaçırdı, deyim yerindeyse aç ve susuz Yozgat insanın açlığını ve susuzluğu giderecek, bundan sonra göç vermeden doğduğu topraklarda yaşamasına imkân sağlayacak bir talep yine amacına ulaşmadı.

    Dilerim Sayın Cumhurbaşkanı Yozgat’ı havadan incelerken, başta çarpık yapılaşmaların devam ettiği bu kentin birbirine çatısı dahi benzemeyen şehrin önceliklerini kendince tespit ederek, yukarıda bahsettiğim iki talebimizin yerine gelmesini sağlar.

     

  • İSTİHDAM VE YOZGAT’TA KADIN İŞSİZLER

    İSTİHDAM VE YOZGAT’TA KADIN İŞSİZLER

    Genel bilgilerden başlayarak, konumuzu yerel alandaki gelişmelerden örnekler vererek tamamlamak isterim…

    Genel durumla başlayalım… İstihdam cephesindeki kaos önlenemez iken eğitimli işsizler ordusundaki rakamlar ürkütücü boyutlara ulaşmaktadır. Toplam istihdam içinde 10 yıl öncesinde kadınların yüzde % 18’i orta ve üst düzey yöneticisi iken bugün bu oran % 14 seviyelerinin de altını inmiştir.

    Üniversitelerde 16 kadın rektör görev yapmakta iken son dönemde sadece 2 kadın, rektör olarak atanmıştır. Böylece % 9,7 oranındaki kadın rektör %  1,6 seviyelerine taşınmıştır.

    1698 mülki amirden sadece 2’si kadındır. İşveren kadınlarımızın erkek işverenlere oranı sadece % 8’dir.

    Türkiye’de 39 milyon 771 bin 221 kadın nüfusu vardır. Cinsiyet eşitsizliği konusunda Türkiye 145 ülke arasında 139’uncu sıradadır. İş verimliliği açısından kadınların erkeklerden daha başarılı olduğu gözardı edilmemelidir. Küçük sermayelerle ihracata soyunan kadınlarımızın sayısı her geçen gün artmaktadır. Gelişmekte olan ülkelerde ihracata yönelik stratejilerde kadın istihdamı ön plana alınmaktadır. Ülkemizde ilk etapta vasıfsız ve niteliksiz işlerde düşük ücretler ile çalıştırılan kadınlarımız, teknolojik gelişmeler ve küreselleşmeye paralel eğitim düzeylerinin yükselmesiyle, işgücü piyasasındaki varlığının daha fazla hissettirmeye başladı. Kadınların, erkekler ile aynı düzeyde tutulmaları sağlanabildiğinde ekonomik dinamizm daha sağlıklı temellere oturacaktır.
    Yereldeki gelişmelere bakacak olursak, Yozgat’ta işsizlik ve istihdam alanlarındaki sıkıntı henüz çözüme kavuşmuş değil…

    Evvelsi gün Sosyal Güvenlik Kurumu İl Müdürü Bilal Keskin ve İş-Kur İl Müdürü Taner Yıldız gazeteleri ziyaretlerinde yaptığımız sohbette çok çeşitli rakamlar verdiler…

    Sohbeti bu bilgilerle tamamlayalım…

    Yozgat’ta 93 Bin 149 sigortalı çalışan olduğunu belirten Keskin, 2016 yılına göre 2017 yılında sigortalı sayısında 9 bin 529 artış olduğunu ifade etti. Keskin, kurumlarının hizmet kalitesini artırarak vatandaşlara daha iyi hizmet vermenin gayreti içerisinde olduklarını kaydetti.
    İş Kur İl Müdürü Taner Yıldız’da 2017 yılında başlatılan İstihdam Seferberliğinin 2018 yılında da iki katına çıkarılmasının hedeflendiğini kaydetti. Yıldız, “Toplum Yararına Program (TYP) kapsamında 2 Bin 500 kişinin, çeşitli kurumlarda istihdamını sağladık. Meslek edindirme kurslarımız devam ediyor. OSB’deki fabrikalarda ve sanayi sitelerinde çalışacak nitelikli eleman bulunması için makine ve kaynakçı işçinin temini için kurslar düzenliyoruz. Bu konuda STK ve ilgili kurumlarla görüşmeler yapıyoruz. Bu kapsamda çalışmalarımızı sürdürüyoruz.”dedi.

  • BAKAN BOZDAĞ’IN VURGU YAPTIĞI KONU…

    BAKAN BOZDAĞ’IN VURGU YAPTIĞI KONU…

    Yozgat’a her geldiğinde önemli konuları buradan Türkiye’ye mesaj olarak veren Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, hafta sonu yine önemli birkaç konu da ciddi açıklamalar yaptı…

    Bu açıklamalar biliyorum ki, bütün yayın kuruluşları tarafından üzerinde önemle durularak kullanılmıştır ama aralarında çok önemli bir konu var ki; bu konuyu buradan tekrar etmek ihtiyacı olduğunu düşündüm…

    Şöyle ki; Yozgat’ta, partisinin Yerköy İlçesi Kadın kolları 5’inci olağan kongresine katıldı. Bozdağ, burada yaptığı konuşmada, kadınlara yönelik Anayasa değişiklikleri, kadın istihdamı ve ABD’de görülen Reza Zarrab davası konularına değindi. Bozdağ, kadınların desteğinin önemli olduğunu belirterek, şöyle dedi Kadınlarımıza hep inandık. Onlardan aldığımız dua ve destekle bu günlere geldik. ve yine kadınlarımıza inanıyor, onlardan alacağımız, dua ve desteklerle yolumuza güçlü bir şekilde devam edeceğimize yürekten inanıyorum. Türkiye’nin siyasetinde de kadınları en güçlü noktaya bu hareket taşımıştır. Sayın Cumhurbaşkanımızın, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına aday olduğu 94 seçimlerinde, İstanbul’da ki zaferin altında, kadınların alın teri ve mührü vardır.2001’de kurulan Ak Parti’nin 2002’de elde ettiği seçim zaferinin altında da kadınların imzası vardır. Değerli dostlarım, Türk Ceza Kanununda kadınların aleyhine onlarca düzenleme vardı. Sadece aleyhe düzenleme değil. Diğer bazı kanunlarda da, kadınlarımızı küçülten hafife alan pek çok düzenleme vardı. Kelimeler, kavramlar, nitelendirmeler v.s. bunların tamamını, kanunlarımızdan temizledik.

    Bütün illerde, kadın il müftü yardımcısının olacağını söyleyen Başbakan Yardımcısı Bozdağ, Bugün Türkiye’de, Diyanet İşleri Başkanlığı’nda ilk defa kadın profesör, Prof.Dr. Huriye Martı, başkan yardımcısı olarak atandı. Bizim tarihimizde yoktu. Türkiye’nin bütün illerinde, en az 1 tane kadın il müftü yardımcısı atanma kararı alındı. Şu anda bazı büyük şehirlerde var ama biz bunu bütün illerde en az bir olmak kaydıyla yapacağız. Bazı yerler, birden daha fazla olacak. Kadınların, Diyanet İşleri Başkanlığı ve diğer alanlarda, daha fazla istihdam edilmesinin önünü açan adımları da attık. Kadın istihdamını Ak Parti iktidarları yüzde 34.5’e çıkarmıştır. Bu büyük bir rakamdır. Bizden önceki rakamlarla mukayese edildiğinde bu değişimin ne kadar önemli olduğunu herkes görecektir. Kadın istihdamını daha da artırmak bizim en önemli vazifelerimizdendir. Bunun üzerinde de dirayetle durmaya devam edeceğiz. AK Parti iktidarları kadınları toplumun en güçlü aktörleri haline getirme konusundaki kararlılığından asla vazgeçmeyecektir dedi.

     

  • ÇOCUKLARI SEVİNDİREN BÜROKRAT

    ÇOCUKLARI SEVİNDİREN BÜROKRAT

    İnsan yaşamı boyunca birçok şeye gereğinden fazla zaman ayırdığını yine zaman içinde fark eder…

    Dün gazetelerde yer alan bir haber bu anlamda dikkatimi çekti. Haberin detayında şu bilgiler yeraldı…

    Bozok Üniversitesi Kadın Sorunları Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürlüğü, Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü Çocuk Evleri Koordinasyon Merkezi Müdürlüğü’ne bağlı kız çocuk evlerinde kalan çocuklarla kahvaltılı sohbet programında bir araya geldi.

    Bozok Üniversitesi Konukevi ve Sosyal Tesisleri’nde düzenlenen kahvaltı programında Rektör Prof. Dr. Salih Karacabey, Üniversite Kadın Sorunları Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Dilek Pandır, Rektör Karacabey’in eşi Beyza Karacabey ve beraberindeki heyet çocuklarla farklı bir gün yaşamanın mutluluğunu ve sevincini yaşadı. Etkinlikte çocuklar müzik eşliliğinde oynayarak stres atıp gönüllerince eğlendi.
    Rektör Karacabey programda çocuklarla tek tek tanışıp sohbet ederek çeşitli hediyelerle onları sevindirdi.
    Toplumun temel taşlarının çocuklar ve gençler olduğunu belirten Üniversite Kadın Sorunları Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Dilek Pandır, “Bulunmuş olduğumuz koşullar dahilinde çocuklarımıza iyi bir gelecek hazırlamamız gerekmektedir. Bu sebeple çocuk yuvaları, çocuklarımıza güzel imkânlar sağlayarak barınmaları, eğitimleri gibi birçok konuda yardımcı olan, her çocukla birebir ilişki kuran bir kurum olmuştur. Toplumumuzun ve ülkemizin geleceği evlatlarımızı kurum bünyesindeki barınma yerlerinde nezih bir ortamda sevgi ve şefkat ile yetiştirerek topluma kazandırmaya çalışan tüm kurum personeline teşekkür ediyorum. Biz de bugün çocuklarımızın farklı bir gün yaşamalarını istediğimiz için böyle bir programı düzenlediklerini belirtti.

    Çocuklarla beraber olmaktan mutluluk duyduğunu ve her fırsatta çocuklar birlikte olmayı arzu ettiğini belirten Rektör Karacabey, “Çocuklarımızı çok seviyoruz ve her zaman yanlarındayız. Çocuklarımızın iyi yetişmesi, hayata tutunması ve hayatta başarılı olmaları için biz üzerimize düşeni her zaman yapacağız. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığımız çocuklarımız için çok güzel çalışmalar yapıyor. Onlara teşekkür ederim. Biz de üniversite olarak şimdi sizin yanınızdayız. Büyüdüğünüz zaman da üniversitemizde öğrencilerimiz olmanızı arzu ediyoruz. Sizlerin iyi yetişmiş birer birey olarak üniversite öğrencisi, sonra üniversite mezunu, belki aranızda bir gün yaşı uygun noktaya geldiği zaman benim yerimde rektör olacak birileri olacaktır dedi.

  • EĞİTİM DEĞERLENDİRMESİ YAPTILAR

    EĞİTİM DEĞERLENDİRMESİ YAPTILAR

    Yozgat’ın sorunlarını defalarca konuştuk… Bana göre sorunların en başında gelen birinci öncelikli sorun ise “Eğitim sorunu” kaç kez yazdık  yada yazıldı, kaç kez toplantılar düzenlendi sayısını dahi unuttum…

    Bu konu henüz 2018 yılının ilk aynında bir kez daha masaya yatırıldı… Yozgat Valiliği’nce hazırlanan İl Değerlendirme Toplantıları kapsamında Eğitim ve Öğretim Değerlendirme toplantısında eğitim hizmet ve yatırımları değerlendirildi.

    Yozgat il eğitim seviyesinin yükseltilmesi, eğitim sorunları başta olmak üzere ilk, orta, lise ve dengi eğitim çalışmalarının yanı sıra yüksek öğretim çalışmaları geniş çaplı masaya yatırıldı.

    Yozgat Şehir Hastanesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen eğitim değerlendirme toplantısına Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Yozgat Valisi Kemal Yurtnaç, Milletvekilleri Abdulkadir  Akgül, Ertuğrul Soysal, Yusuf Başer, Bozok Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Salih Karacabey, İl Milli Eğitim Müdürü Yusuf Yazıcı, il, ilçe belediye başkanları, daire müdürleri ve sivil toplum örgüt yöneticileri katıldı.

    Bakan Bozdağ’ın başkanlığında gerçekleştirilen eğitim değerlendirme toplantısında Vali Kemal Yurtnaç kısa bir konuşma yaptı. Vali Yurtnaç, kamu hizmetleri arasında sunulan en önemli hizmetin eğitim olduğunu söyledi. Daha sonra İl Milli Eğitim Müdürü Yusuf Yazıcı, Kredi Yurtlar Kurumu Müdürü Rasim Parlak ve Bozok Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Salih Karacabey sunum yaptı.

    Yozgat 2002-2018 yılları arası İl Değerlendirme Toplantıları kapsamında Eğitim ve Öğretim Değerlendirme toplantısında İl Milli Eğitim Müdürlüğü, Bozok Üniversitesi ve Kredi Yurtlar Kurumu yöneticilerinin sunumları ardından Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ ve milletvekilleri brifing aldı.

    Maksat belli ortada sorun olduğu herkes tarafından bilindiği için bu kadar çalışmalar yapılmaktadır. Dolayısıyla eğitimde fiziki yapıların sorunları giderilirken, diğer sorunların giderilmesi yönünde alınan kararlar ne kadar uygulanacak bekleyip hep birlikte göreceğiz.

     

  • BU YIL ELEKTRİĞE ZAM VAR MI?

    BU YIL ELEKTRİĞE ZAM VAR MI?

    Yeni yılda vatandaşın kapısını çeşitli tüketim maddelerine yapılacak zamların çalacağı her gün biraz daha kesinleşmektedir…

    Bu konuda ilgili kurumlarca yapılacak açıklamalar böyle bir şeyle karşı karşıya kalacağımızı göstermektedir.

    Yılbaşı itibariyle işçiye, emekli yapılan belli oranlardaki zamların cebe girmeden tüketim maddelerine yapılan katmerli zamlarla geri alınacağı görülmektedir.

    Çamlıbel Elektrik Dağıtım yetkilileri geçen yıl yapılan faaliyetleri değerlendirdi, bu konuda yapılan açıklamalar şöyle:

    ÇEDAŞ’ın rakamlarına göre 2017 yılında bölgede en yüksek elektrik tüketimi hava sıcaklığının zirve yaptığı 8 Ağustos günü yaşandı. Klima kullanımındaki artış ve tarımsal sulama, tüketimi rekora taşıdı. En düşük tüketim ise Ramazan Bayramı’nın ilk günü olan 25 Haziran’da gözlendi.

    Sivas, Tokat ve Yozgat’ta 920 binden fazla aboneye elektrik dağıtım hizmet veren Çamlıbel Elektrik Dağıtım A.Ş. (ÇEDAŞ), elektrik tüketiminde 2017 yılının ‘en’lerini açıkladı.

    ÇEDAŞ’ın verilerine göre 2017 yılında üç ilde toplam elektrik tüketimi 2016’e göre yüzde 11 artışla 2 milyar 380 milyon kilovat saatten (kWh), 2 milyar 642 milyon kWh’ye yükseldi. 2017 yılında tüketim rekoru 9 milyon 556 bin kWh ile 8 Ağustos gününde kırılırken, bu artışta bölgede yılın en sıcak günlerinin yaşanıyor olması dolayısıyla başta kamu kurumları olmak üzere bölgede artan klima kullanımı etkili oldu. Yine tarımsal sulamanın bölgede en çok yapıldığı dönemin ağustos ayına denk gelmesi de rekor tüketimi destekledi.

    ÇEDAŞ’ın hizmet verdiği 52 bin kilometrekarelik bölgede en düşük tüketim ise 25 Haziran 2017 tarihinde yani Ramazan Bayramı’nın ilk günü yaşandı. Bayram tatilinde çok sayıda kişi şehir dışına çıkarken, sanayi ve ticarethanelerin kapalı olması tüketimi düşürdü. Ramazan Bayramı’nın ilk gününde elektrik tüketimi 6 milyon 805 bin kWh ile yılın en düşük rakamını gördü. Rekor kırılan 8 Ağustos tarihindeki tüketim ile kıyaslandığında 25 Haziran’da tüketim zirveye göre yüzde 28,7 daha düşük bir seviyede gerçekleşti.

    Aylık bazda bakıldığında ise ÇEDAŞ’ın hizmet verdiği Yozgat, Sivas ve Tokat’ta en yüksek elektrik tüketimi ağustos ayında gerçekleşti. Ağustos ayında bölgede toplam tüketim 275 milyon 439 bin kWh olurken, yılın en düşük tüketimi şubatta yaşandı. Şubat ayında ağustosa göre tüketim 99 milyon kWh daha düşük seyretti ve 176 milyon 415 bin kWh’de kaldı.
    Abonelerin tüketim alışkanlıkları dikkatle takip ettiklerini dile getiren ÇEDAŞ Genel Müdürü Ahmet Sait Akboğa, “Bu bilgiler bizim için çok değerli. Bu veriler sayesinde hangi aylarda tüketim artıyor, hangi bölgeler büyüyor takip edip iş planlarımızı ve yatırımlarımızı bunlara göre şekillendiriyoruz. 2017-2023 dönemi arasında Sivas, Tokat ve Yozgat kırsalına2023 vizyonumuz çerçevesinde 780 milyon liralık yatırım yapmayı hedefliyoruz.

    Müşteri memnuniyeti en yüksek, en az kesintinin olduğu bölge olarak bundan sonraki dönemde de öncülüğümüzü devam ettirmeyi hedefliyoruz” dedi.

     

     

  • TAŞERON DÜZENLEMESİ VE KARIŞIK KAFALAR!

    TAŞERON DÜZENLEMESİ VE KARIŞIK KAFALAR!

    Yozgat’ta sayıları binlerle ifade edilen taşeron çalışanları, evrak temin etmek için kurumlara akın ediyor…

    Nüfus, SGK gibi kurumlarda şu günlerde yaşanan yoğunluğun sebebi, taşeron düzenlemesinden kaynaklanmaktadır…

    Bu küçük ama önemli hatırlatmadan sonra devam edelim…Taşeron düzenlemesi bir milyon 20 bin taşeron çalışanı, sözleşmeli kamu işçisi haline getirecek. Başvuru süreci 12 Ocak’ta bitecek. Taşeron çalışanlar, başvuru formlarını ellerine alıp, doldurup teslim etme aşamasındalar. Ancak, kafaları biraz karışık. Ne tür metinler imzalayacaklarına, nelerden feragat edeceklerine, düzenlemenin kimleri kapsayacağına dair ciddi soruları var.

    Sosyal medya mesajlarından, karşılıklı yapılan sohbetlerden, kafa karışıklığına sebep olan asılsız bilgilerden yola çıkarak yetkililere sorulması gereken O kadar soru var ki hangisinden başlasam bilemedim.

    Ama dün ulusal gazetelerin köşe yazarlarını okurken, Deniz Zeyrek’in aynı konu üzerinde durduğunu ve Bakan Jülide hanımla görüşmeleri dikkatimi çekti…

    Yeni bir yazı kaleme almak yerine paylaşmayı uygun buldum…Cevabı net olmamakla birlikte en çok konuşulan en önemli soru ile devam edelim:

    – Çalışanlar bugüne dek şirketlerde biriken kıdem tazminatlarından vaz mı geçmek zorunda?

    Hayır, değiller. Feragat edecekler gibi algıladılar ama kıdem tazminatı kazanılmış haktır. İş yasalarında vardır. Kıdem tazminatından feragat etme zorunluluğu yoktur. Çalışanların, daha önce çalıştıkları taşeron şirketlerle herhangi bir şey imzalamayacaklar.

    – Peki biriken kıdem tazminatlarını önceden çalıştıkları şirketlerden mi alacaklar?

    Bu konuda da taraflara bildirdik. Alınan tüm araç gereci kamu alacak ya da kiralayacak. Bu konudaki çalışma şu anda yapılıyor. Sonuçta aynı araç gereçleri, kıyafetleri kamuya geçince de kullanacaklar.

    – Sınavla, güvenlik soruşturmasıyla bazı çalışanların işlerini kaybedeceği endişesi var. “Kadro beklerken işimizi kaybedeceğiz” diyorlar.

    Bu konuda birçok kez açıklama yaptık. Sınav yaptıkları işle ilgili olacak. Şunu kimse unutmasın. Kamuya işçi almak zor bir süreç. Ben bakanlığıma zorlukla kadro alabiliyorum. Lise mezunlarını KPSS ile alıyorum. Maliye bakanlığını ikna etmek ne zor bilirsiniz. Bu nedenle boşalacak kadroyu doldurmak gerçekten  zor olacak. Kamunun bu çalışanlara acil ihtiyacı var ve kadro boşalırsa, kaybedilirse yenisini almak beş altı ay  sürebilir.

     

    Ben en önemli soruları ve Bakan Sarıeroğlu’nun yanıtlarını burada özetlemeye çalıştım. Hala soru işareti olan varsa, Çalışma Bakanlığı “altisveren.com” adresinde sıkça sorulan bütün soruları yanıtlamış ve bütün mevzuatı yayınlamış.

    Gördüğüm kadarıyla Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sarıeroğlu, çok hassas bir çalışma yapıyor ve taşeron düzenlemesinin başarıyla hayata geçirilmesini kendisine iş edinmiş. Sendikalarla, belediyelerle, taşeron çalışan kamu kuruluşlarıyla bire bir görüşüyor, ortaya çıkan sorunları aşmaya çalışıyor.

    Neticede, meselenin ucunda “kul hakkı” var ve kimsenin hakkının kimseye geçmemesi için bu hassasiyetin devam etmesi gerekiyor.

     

     

  • YETENEKLİ OLMAK GÜZELDİR

    YETENEKLİ OLMAK GÜZELDİR

    Yaşamakta olduğumuz dünyada var olan her insanın, birbirinden farklı yetenekleri vardır. Yeteneklerin kimisi doğuştan gelen yetenekler olurken, kimi zaman ise insan emek vererek, çalışarak yeni yetenekler edinebilmektedir.

    Bu sebepten dolayı yetenekli olduğumuz konularda gelişme sağlamak için en iyi yöntem çalışmaktır. Hangi konuda daha iyi olmayı istiyorsak, bu konu üzerine kademeli şekilde çalışma yapmamız gerekir.

    Bu konuda vereceğim bir örnek dün haberlere de çıktı… Bu haberde Yozgat Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi’nde kalan bedensel engelliler, Halk Eğitim Merkezi tarafından açılan el sanatları kurslarıyla hem zamanlarını daha verimli geçiriyorlar hem de bu sayede yaşama daha sıkı tutunduklarından bahsedildi…

    Haberin devamına kısaca göz atalım isterim; Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Yozgat Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi Müdürlüğü, engellilerin zamanlarını daha iyi geçirmeleri, sosyalleşmeleri ve yaşama daha sıkı tutunabilmeleri için Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü ile çeşitli kurslar açıyor. Ahşap yakma, yağlı boya resim, halı dokuma ve kağıt rölyef kurslarına katılan engelli bireyler burada hem çalışmalarını yapıyorlar hem de eğlenerek birbirleriyle sohbet etme imkanı buluyorlar. Engelli vatandaşlar kurs sonunda yaptıkları ürünleri satarak ekonomik gelir de elde ediyorlar.
    Boş zamanlarını kurslarda değerlendirdiklerini söyleyen engelli vatandaşlar, her yıl Halk Eğitim Merkezi bünyesinde açılan kurslarda birçok el sanatını öğrendiklerini ve kurslarda sıkılmadan zaman geçirdiklerini söylüyorlar. Öğrendikleri kurslar sonucunda ürettikleri ürünlerden ekonomik gelir de elde ettiklerini belirten engelli bireyler engellilerin hayatın her alanında var olduklarını ve var olmaya da devam edeceklerini ifade ediyorlar.
    Yozgat Bakım ve Rehabilitasyon Merkezinde kalmakta olan engellilerin nitelikli bir zaman geçirmesi ve boş zamanlarını değerlendirmesi için halk eğitim müdürlüğü ile görüşmeler yaparak dönem dönem çeşitli kurslar düzenlediklerini belirten Aile ve Sosyal Politikalar Yozgat İl Müdürü Abdullah Neşeli, “Bizim kuruluşumuza yapılan ziyaretlerde de engellinin aslında üreten bir kişi olduğunu gösteren iyi bir örnek olmakta. Sadece acınan, korunan bakımı ve beslenmesi sağlığı takip edilen değil, toplumun yapmış olduğu bir çok işlemin engelliler tarafından da yapıldığının en büyük göstergesi. Bütün engellilerimize talepleri doğrultusunda çeşitli kurslar düzenlemeye devam edeceğiz. Bakım merkezinde engelli için engel yok. En büyük engel ilgisizlik ve sevgisizliktir. Biz kendilerine büyük sevgi duyuyoruz” dedi.

     

  • UYARILARI GÖRMEZDEN GELMEYİN

    UYARILARI GÖRMEZDEN GELMEYİN

    Toplumun can ve mal güvenliğini tehdit eden bir takım unsurlar hakkında kurum ya da kuruluşlardan zaman zaman yetkililer, uzmanlık alanları ile ilgili bilgi paylaşımında bulunarak bir takım uyarılar yaparlar…

    Bu uyarılar kimi zaman bir tehlikeyi önler, kimi zaman da hayat kurtarır. Fakat birçok önemli uyarı kimi zaman dikkate alınmadığı için telafisi mümkün olmaz, can ve mal kayıpları yaşanır.

    Malum mevsim kış, bu aylarda en çok soba zehirlenmeleri söz konusu olduğu için ilgili kurumlardan hemen hergün bir uyarı yapılmaktadır.

    Bu konuda Yozgat Belediyesi İtfaiye Müdürü Eyüp Albayrak, vücuda girdiğinde 30 saniye ile 3 dakika arasında insanların ölümüne sebep olabilen karbonmonoksit gazına karşı vatandaşlara uyarılarda bulundu.

    Yozgat Belediyesi İtfaiye Müdürü Eyüp Albayrak, havaların soğumasıyla beraber soba ve kombilerden kaynaklı zehirlenme vakalarının arttığını belirterek, soba, baca ve kombilerin kullanımı konusunda vatandaşları daha hassas ve dikkatli olmalarını tavsiye etti.

    Bu açıklamanın devamında ise şu bilgiler yer aldı: “Aynı zamanda renksiz ve kokusuz oluşu ve 5 duyu organı ile fark edemeyeceğimiz bir gazdır. Sobaları yakarken özellikle kovanın 3’te 2’sini doldurmamız gerekiyor ki 3’te 1’lik hava boşluğu kalsın. Halk arasında yanlış bir anlayış var. Boruları ne kadar çok dolaştırırsak oda o kadar ısınır mantığı yanlıştır. Bacanın iyi çekebilmesi için tek dirsek ve yakın bir mesafe ile sobamızı bağlamamız gerekiyor. Eğer bu doğalgaz ise temizlememiz gerekiyor. Baca boruları gözden geçirilmelidir. Eğer bu ihmal edilirse, baca borularında kuşlar yuva yapabiliyor. Eğer böyle bir şey olursa çok sağlıklı bir yanma oluşmaz ve dolayısıyla doğalgazın içeriye karbonmonoksit verme ihtimali yükselir. Soba bacaları yetkili kişilerce temizletilmeli ve katı yakıt yakılıyorsa yılda iki sefer periyodik olarak temizletilmeli. Ticari işletmeler, özellikle lokantalar ve fırınlar bunu 3 ayda bir tekrar etmeliler. Yangın çıkış sebeplerinden bir tanesi de baca yangınlarıdır. Bacaların o açıdan izolesi ve temizlenmesi önemlidir” dedi.

    Doğalgazda çoklukla ihmal edilen menfez konusuna de değinen Albayrak, “Menfezler, zorunlu olarak açılmasına rağmen vatandaşlarımız tarafından kapatılıyor. İçeriye soğuk hava gelir diye koli bandıyla menfezleri kapatıyorlar. Bu çok tehlikelidir. Hem doğalgaz kaçırmasında hem de karbonmonoksit gazı havadan hafif olduğu için yukarıda birikecek ve siz menfezleri kapatırsanız bunun tahliyesini engellemiş olacaksınız. Uyur vaziyette buna maruz kalınırsa ve yeterli konsantrasyon olursa kişinin ölüm riski artmaktadır. Karbonmonoksit gazını hissedemediğimizden dolayı kana karışır ve havada yeterli konsantrasyon varsa 30 saniye ile 3 dakika içerisinde kişi hayatını kaybedebilir. Öyle bir duruma maruz kalındığında oda derhal havalandırmalı ve hasta yere yakın düzeyden dışarı çıkarılmalı. Hasta temiz bir ortama alınmalı ve üşümemesi için üzeri örtülmeli. Bunun yanında özellikle bölgemizde elektrikli ısıtıcılar daha çok kullanılmakta ve dolayısıyla bu ısıtıcılar eğer gevşek prizlere bağlı ise bir prize yükünden fazla elektronik cihaz bağlanmış ise elektrik kontakları ve ısıtıcılardan kaynaklı yangınlara rastlamaktayız dedi.

  • KÜÇÜK VE ÖNEMLİ DOKUNUŞLAR…

    KÜÇÜK VE ÖNEMLİ DOKUNUŞLAR…

    Küçük şehirlerde atılan bazı adımlar, toplum için son derece önemlidir… Birazdan vereceğim örnek bir çalışmayla ne demek istediğimi daha iyi anlatmış olacağım ama önce toplumun yaşam biçimini değiştirmek ya da alışkanlıkları sürdürmelerini sağlamak şehrin yöneticilerinin sevaplarını ya da günahlarını artırmak ya da eksiltmekle aynı değerlere sahiptir.

    Sarıkaya İlçemizi bilirisiniz… Burada son yıllarda yapılan önemli çalışmalar olduğunu duymayan yok, sosyal medya ve yerel medya bu konuda üzerine düşeni fazlasıyla yaparak, ilçedeki çalışmalara katkı sunmaktadır.

    Şimdi bir örnekle sohbete devam edelim… Sarıkaya Belediyesi tarafından bina önlerine konulan çöp kutularına vatandaşlar bayat ekmekleri doldurarak barınakta bulunan hayvanların beslenmesine ortak oluyor.

    Sarıkaya Belediyesi tarafından bina önlerine konulan çöp kutularına vatandaşlar bayat ekmekleri doldurarak barınakta bulunan hayvanların beslenmesine ortak oluyor. Sarıkaya Belediyesince kısa bir süre önce başıboş sokak köpekleri için hayata geçirilen hayvan barınağında hayvanların beslenmesi için bina önlerine bırakılan çöp kutularına vatandaş ekmek bırakarak burada bulunan hayvanların beslenmesine yardımcı oluyor.
    Başkanı Açıkel, hayvan sevgisinin önemine vurgu yaparak herkesin imkanları ölçüsünde barınakta yaşayan hayvanların beslenmesine katkı yapabileceğini belirtti. Başkan Açıkel, “İlçemizde hayata geçirdiğimiz barınak içerisine sokak köpekleri toplanarak bakımları yapılmaya başlandı. Barınağa getirilen köpeklerin aşıları, kısırlaştırma operasyonları ve gerekli uygulamalar Belediyemiz Veteriner Hekimi Basri Cankur tarafından titizlikle yapılıyor. Bu kapsamda bizlerde İlçemizde hayata geçirdiğimiz Hayvan Barınağında bulunan köpeklerin beslenmeleri için hemşerilerimizin evlerindeki atık ekmekleri çöp kutularına atmaları yerine özel olarak yaptırmış olduğumuz kutulara atmalarını rica ederiz. Yardıma muhtaç durumda olan hayvanlar için lütfen duyarlı bir şekilde bayat ve atık ekmeklerimizi bu kutulara atalım. Bu kutuları şimdilik ilçemizde yerleşimin yoğun olduğu bölgelere yerleştirmiş bulunmaktayız. İleride ilçemizin çeşitli noktalarına da bu kutulardan yerleştirilecektir” dedi.

    Bahsettiğim bu çalışma belki başkaları için çok önemli olmayabilir ama söze başlarken ifade ettiğim gibi, küçük şehirlerin hassas noktaları vardır, bu noktalara bilerek ve hissederek dokunmasını bildiğiniz de hem toplum hem de şehir faydasını görecektir.

     

  • İŞ DÜNYASI YENİ YILDAN NELER BEKLİYOR?

    İŞ DÜNYASI YENİ YILDAN NELER BEKLİYOR?

     

    Koskoca bir yıl geride kaldı, gerçek şu ki, bu zaman zarfından iyi olan her şeyi tekrar yaşamak, kötü olan hiçbir şeyi bir daha yaşamamak adına yeni yıldan toplumun beklentileri oldukça fazladır.

    Bu anlamda ekonominin deyim yerindeyse sigortası veya bel kemi olarak nitelendirilen iş dünyası gelecek adına yeni yıldan faydalı ve olumlu çok şey beklemektedir.

    Bu konuda iş dünyasının temsilcileri ortak noktası aynı olmak kaydıyla peş peşe açıklamalar yaparak, bu beklentilere karşılık vereceklerin dikkatlerini çekmeye çalışıyor…

    Bu konuda Yozgat Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Taylan Alakoç 1 Ocak 2018 tarihinde yürürlüğe girecek olan 7036 Sayılı İş mahkemeleri Kanunu’nu ile iş uyuşmazlıklarında dava şartı haline gelen arabuluculuğun iş dünyasına olan etkilerini değerlendirdi.

    Önce Sayın Alakoç ne demişti bunu bir daha hatırlayalım sonra konuşalım; “Arabuluculuk görüşmeleri sonunda anlaşmaya varan işçi ve işverenin, üzerinde anlaşılmış olan hususları tekrar dava konusu yapmasının mümkün olmadığını belirtirken, düzenlemenin iş dünyası için önemli bir zamandan tasarruf sağlayacağını belirtti. “İşçi de işveren de ihtiyacını karşılarken bu sorunla uğraşmayı bırakacak, enerjisini, potansiyelini ve zamanını başka işler için kullanabilecektir.” dedi.
    Arabuluculuk sürecindeki gizlilik emsal kararlar oluşmasını engelleyecek. Yani, “Klasik yargılama usulleri ile iş dünyası için büyük sorun haline gelen emsal kararlar; işçi ve işverenin aralarında yapacağı arabuluculuk anlaşma metni gizli olacağından ve tüm taraflar ve arabulucu bu gizliliğe uymak zorunda olduğundan bir sorun olmaktan çıkacak ve emsal oluşturmayacaktır.”

    Dolayısıyla bu değişikliklerin iş dünyası tarafından ayrıntılarıyla öğrenilmesi gerekmektedir. Uzun yargılama süreleri nedeniyle yıllarca uğraşılan iş davalarının arabuluculuk ile son bulacağını düşündüğünü dile getiren Taylan Alakoç “Vakit nakittir” sözünün iş dünyasındaki işlerliğinden bahsetti.
    Arabuluculuğun genel avantajlarının yanı sıra iş dünyasına olan büyük etkilerinin bu kadarla da kalmadığını belirten Taylan Alakoç, “Arabuluculuk sürecinde işçi ve işverenin çözüm üretemediklerinin ortaya çıkması halinde arabulucunun bir çözüm önerisi getirmesi gerekmesini bekleriz.
    Taylan Alakoç yeni düzenlemeler ışığında sistemi şöyle özetledi; “İşçi işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talepli iş uyuşmazlıklarında arabuluculuğun dava şartı haline gelmesi ile birlikte taraflar artık ilk oturumda arabuluculuk yolunu deneyecekler, arabuluculukta anlaşılmaması halinde mahkemeye başvurabilecekler. Sistem adliyelerdeki arabuluculuk büroları üzerinden işleyecek. Arabulucu yapılan arabuluculuk başvurusunu 3 hafta içinde sonuçlandıracaktır. Tarafların anlaşamaması halinde ilk iki saatlik ücret Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak. Taraflardan birinin ilk toplantıya katılmaması sebebiyle arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi durumunda toplantıya katılmayan taraf, son tutanakta belirtilecek ve bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulacaktır.”

    Son cümle olarak anlaşılan o ki, yeni yılda da bu konu üzerinde taraflar olarak biraz daha durulacak gibi görünmektedir.

  • EĞİTİMDE YENİ DÖNEM

    EĞİTİMDE YENİ DÖNEM

    Yozgat’ın eğitim konusunda bugüne kadar kaç yazı yazdım hatırlamıyorum… Yıl içinde bu konu üzerine yazdığım yazılarımın tamamında boşluklar olduğunu her defasında belirttim.

    Bugün tekrar yapmayacağım ama bir hususun altını özellikle çizmem gerekecek… Yozgat’a atandığı günden bu yana gecesini gündüzüne katarak, Eğitimdeki boşlukları kapatmaya çalışan İl Milli Eğitim Müdürü Yusuf Yazıcı’dan Yozgat’ın çok hizmet beklediğini özellikle vurgulamak isterim…

    Sayın Yazıcı en son açıklamasında; İl genelinde 5-12.nci sınıfta okuyan öğrencileri kapsayan ve kendi alanları doğrultusunda belirledikleri alanlarda araştırma yaparak hazırladıkları projelerin 111 okulda TUBİTAK 4006 Bilim Fuarı Sergisi açacağını söyledi.

    Çocuklarımızın Devletin imkânlarından en iyi şekilde faydalanmalarını sağlayacak bu çalışmaların meyvesi bir zaman sonra ortaya çıkacaktır.

    Dolayısıyla İl Milli Eğitim Müdürü Yusuf Yazıcı, yaptığı açıklamada, 2016-2017 Eğitim Öğretim dönemi, Yozgat’tan 54 okulun TÜBİTAK 4006 Bilim Fuarları kapsamında desteklenmeye hak kazandığını ve bu rakamın 2017-2018 Eğitim ve Öğretim döneminde 111 okul sayısına ulaştığını ifade etti. Yazıcı, bu okulların TUBİTAK’tan 5 Bin TL, toplamda ise 555 Bin TL hibe desteği elde ettiğini belirtti.
    Yazıcı, şunları kaydetti: “TÜBİTAK Bilim Fuarları, 5-12. sınıfta okumakta olan öğrencilerimiz eğitim-öğretim programı çerçevesinde ve kendi ilgi alanları doğrultusunda belirledikleri konular üzerine araştırma yaparak, araştırmalarının sonuçlarını sergileyebilecekleri, öğrencilerimizin ve izleyiciler için eğlenerek öğrenebilecekleri bir ortam oluşturmayı amaçlamaktadır. Bilim Fuarları, Milli Eğitim Bakanlığımız ile Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu arasında “TÜBİTAK’’ tarafından desteklenen Bilim Fuarlarına Dair İşbirliği Protokolü” kapsamında gerçekleşmiş ve 111 Okulumuz TÜBİTAK 4006 Bilim Fuarı sergisini açmaya hak kazanmıştır. Mucitlerin Yetiştiği Platform; TÜBİTAK 4006 Bilim Fuarları sayesinde öğrencilerimiz ortaya koyduğu projelerini sergilemenin yanı sıra kendini de keşfederek farkına varamadığı mucit ruhun ortaya çıkmasını sağlamakta, özgüven kazanmakta, sunum yetenekleri gelişmekte ve eğlenerek, görerek, yaparak öğrenmeleriyle birlikte hayata projeci bakış açısıyla bakma alışkanlıkları kazanmaktadırlar. İl Milli Eğitim Müdürlüğü olarak TÜBİTAK 4006 Bilim Fuarlarına oldukça önem vermekte ve destek olmaktayız” dedi.

    Son cümle olarak Eğitimde kalıcı bir başarı elde etmek için zamana ihtiyaç olduğunu unutmamak gerekir, ayrıca başarılı olmak için birlik ve beraberlik içinde çalışmaya ihtiyaç vardır… Burada Anne ve Baba olarak ailelere büyük görevler düşmektedir.

     

  • ODA SEÇİMLERİ ÜZERİNE…

    ODA SEÇİMLERİ ÜZERİNE…

    Esnaf Odaları Birlik Başkanı Latif Altın, bir açıklamasında Yozgat’ta bir tabuyu yıkmak gerektiğini belirterek, Oda seçimlerinde Birlik Başkanı olarak taraf olmayacağını, seçilen yönetimlerle birlik ve beraberlik içinde daha iyi çalışmalar yapmakla mükellef olduklarını vurgulamıştı…

    Bu açıklama zamanlama olarak son derece doğru ve yerinde bir açıklama olduğunun öncelikle altını çizmek isterim…

    Birlik Başkanı Latif Altın Bey’i henüz bir dönemi tamamlamamış başkan olarak yapmış olduğu çalışmaları dikkate aldığımda da başarılı bulduğunu buradan belirtmekte yarar görüyorum…

    Kaleme aldığım bazı yazılarda “Marifet İltifata Tabidir” sözünü sık kullanan biri olarak, bu memlekette taş üstüne taş koyan her kim olursa olsun hakkı teslim etmek gerektiğine inanırım.

    Sonuç ne olursa olsun seçimler her zaman yenilenmektir ve yeni işler için atılan ilk adım anlamına gelir.

    Şu sıralar yapılan sohbetlerin başını hiç şüphesiz Esnaf ve Sanatkârlar, Kredi ve Kefalet Kooperatif Başkanlığı seçimi üzerine açılan konular oluşturmaktadır.

    Bu konuda en yetkili isim Esnaf ve Sanatkârlar, Kredi ve Kefalet Kooperatif Başkanı Uğur Bektaş, kooperatif seçimlerinin 20 Ocak Cumartesi günü yapılacağını açıkladı.

    Bu açıklamanın devamında ise şu bilgiler yer aldı. Denetim kurulu üyeleri ile birlikte basın toplantısı düzenleyen Uğur Bektaş, olağan kongrede yeniden aday olacağını söyledi.
    2017 yılında esnafa 30 milyon kredi desteği sağladıklarını belirten Uğur Bektaş, “Şu an itibari ile İşyeri edindirme kredisine müracaat eden Esnaf ve Sanatkarlarımıza kısa sürede kredileri kullandırma gayretindeyiz.
    Aynı zamanda sıfır araç edinme kredisine müracaat eden Esnaf ve Sanatkarlarımıza kredilerini sorunsuz olarak kullandırarak yeni araç almalarını sağlamanın mutluluğu içerisindeyiz . Kredi Başvuruları müracaat, İstihbarat, ipotek alımı onay aşaması ve ödemesi normal şartlarda 15 gün ile sonuçlandırılırken, Deneyimli Yönetici kadromuz ve Personellerimizle Kooperatifimiz tarafından bu süre müracaat süresi sonrasında 3 iş günü ile gerçekleştirilmektedir. Esnaf ve Sanatkarlar Kredi Kefalet Kooperatifi olarak, kredi talebinde bulunan ve gerekli şartları taşıyan bütün Esnaf ve Sanatkarlarımıza en kısa sürede kredilerini kullandırmaya devam ediyoruz
    ” dedi.
    Plasman konusunda sıkıntı yaşamadıklarını vurgulayan Bektaş, “Plasman konusunda bizlerden yardımlarını eksik etmeyen Türk Esnaf ve Sanatkarının sesi ve sahibi Yozgat’ımızın büyük şansı olan TESKOMB Genel Başkanımız Abdulkadir Akgül Bey’e Esnaf ve Sanatkarlarımız ve Kooperatifimiz, aynı zamanda şahsım ve yönetim kurulumuz adına sonsuz teşekkürlerimizi sunuyorum” diye konuştu.
    2018 yılında 60 milyon kredi kullandırmayı hedeflediklerini ifade eden Bektaş, “2018 yılında yönetim olarak 60 milyon lira kredi kullandırmak hedefiyle Esnaf ve Sanatkarlarımızın hizmetinde olarak faydalanmaları için her zaman olduğu gibi yönetim kurulumuz ile tüm gayretimizle çalışacağız. 2018 yılında yapılacak olan kongremiz 20 Ocak 2018 Cumartesi günü Saat 11:00 ‘ de Yozgat Şoförler ve Otomobilciler Odamızın düğün salonunda yapılacaktır. Üyemiz olan Esnaf ve Sanatkarlarımıza kanunda belirtildiği üzere davet mektuplarımızı posta yolu ile göndererek bildirdik. Sizlerin aracılığı ile tekrar beyan ediyor ve davet ediyorum.
    Bu vesile ile TESKOMB Genel Başkanımız Sayın Abdulkadir Akgül Bey’e , Halkbank Yozgat Şube Müdürümüz Sayın İdris Dişli Bey ve personellerine , varlığını ve güçlerini her zaman üzerimizde hissettiğimiz kıymetli Esnaf ve Sanatkarlarımıza sonsuz saygı sevgi ve şükranlarımı sunuyorum” dedi.

     

  • Kamu binalarının yüzde 90’ı sorunluymuş!

    Kamu binalarının yüzde 90’ı sorunluymuş!

    İnşaat Çalıştay’ında konuşan İlimiz valisi Kemal Yurtnaç, Yozgat’ta 1.5 yıldan beri çalışıyorum. Girdiğim tüm kamu inşaatının yüzde 90’ında sıkıntı var derken, İl’in en acı veren yarasından birine tuz bastı.

    Peki, Yozgat’taki kamu binalarının yüzde 90’ı söylendiği gibi sorunluysa, bu sorunun sebebi kim? Yozgatlılar değil herhalde değil mi?

    Mevzu derin, ortaya çıkan yarayı daha kaşımak derdinde değilim. Çünkü bahsedilen kamu binalarını yapanda, yaptıranda, denetleyende, teslim alanda Yozgatlı değil…

    Yozgat’ta onca kamu binası var, hangisini Yozgatlı müteahhit yaptı… Kaldı ki Yozgat’ta kamu binası yapacak kadar güçlü kaç tane müteahhit var!

    Belki birkaç istisna vardır, bunlarda şimdi zaten müteahhitlik yaptığını düşünmüyorum. Neyse meseleyi daha derinlere çekmek değil maksadım, şu çalıştaydan biraz bahsedelim istiyorum…

    Malum İnşaat Çalıştay’ı Yozgat’ta ilk kez düzenlendi… Çalıştayların durumu pek iç açıcı olmadı. Bu çalıştay aynı duruma düşmez…

    Bu çalıştayın yapılmasına vesile öğrendiğim kadarıyla TÜMSİAD Yozgat Şubesi oldu. Üniversite ile işbirliği içinde yapılan çalıştayda Başkan Ali Çatar, inşaat sektörünün Yozgat açısından en önemli sektörlerden biri olduğunu belirterek, “Yapmış olduğumuz bu çalıştayın amacı şehir ve insan hayatına yönelik yerel, ulusal ve uluslar arası çalışmalar yapan sivil toplum kuruşlarının, benzer alanlarda diğer sivil toplum kuruluşlarıyla ilişki kurmalarına, işbirliği kurmalarında destek olmak, ortak projelerin geliştirilmesini, bu projenin hayata geçirilmesi çalışmalara teşvik etmek, bilgi ve deneyimlerini karşılıklı olarak artırılmasına olanak sağlayan bir platform oluşturabilmek. Bu çalışmaların Yozgat’a ve bölgemize ekonomik açıdan geri dönüşüm sağlamasını temenni” etti.

    SonraTÜMSİAD Genel Sekreteri Osman Kapıcıoğlu ve Bozok Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Salih Karacabey birer konuşma yaptılar…

    Daha sonra çalıştaya katılan ve burada konuşma yapan Vali Kemal Yurtnaç, Yozgat’ta bu tür bir çalıştayın yapılmasının memnuniyet verici olduğunu söyledi.

    Yozgat’ta 1.5 yıldan beri çalışıyorum. Girdiğim tüm kamu inşaatının yüzde 90’ında sıkıntı var. Bu çalıştayda onun için önemli. Sadece mal satmak mal almak piyasaya girmek için değil, bize düzgün işini yapan demir bağlayan insan lazım. Demirci ustası lazım, bize kalıpçı lazım, düzgün sıvacı, boyacı ve parkeci lazım. Türkiye’de sorun bunlar ama özelikle Yozgat’ta çok daha büyük sorun. Çayıralan’da kapalı spor salonu yapılıyor. Çayıralan’a gelen ödenekle Antalya, İzmir, İstanbul’a giden ödenek arasında hiçbir fark yok. Ama onu yapan insanlar arasında fark var. Bakıyorsun bir köyde yaşasan köyde bu kadar kötü sıva yapılmaz. Granit fayansı döşüyorsun, bakıyorsun içi boş, mühendis veya inşaatçı değilim ama 30 yıldan beri inşaat yaptırıyoruz o kadarda biliyoruz. Yerköy’de yeni yapılmış okulumuza gittik. Tuvaletin kapısını açtık alafranga tuvalete değiyor. Mühendis mimar hiç mi buna bakmadı. Hadi bunlar kağıt üstünde bakıyorlar bunu yapan usta bu yanlış oluyor hiç mi demez. Sonra Yozgat’ta hizmetler kalitesiz. Gözümü yumarım vazifemi yaparım mantığı kötüdür, devlet memurunda da kötü özel sektörde de kötü. Vazifeye geldiğim andan itibaren Yozgat için bir şeyler yapmaya gayret ediyoruz. Eğitimde, sağlıkta, güvenlikte, devlet kurumlarında kalite olacakta özel sektörde kalite olmayacak mı?  Özel sektörde de olacak. Bu şehir göç vermiş, sermaye gitmiş, nitelikli ustalar gitmiş. Bize düşen yeni ustaların buraya gelmesini sağlamak. Bunun için üniversite, halk eğitim, meslek odaları, iş adamları ile beraber bu insanları yetiştirmemiz gerekiyor. Her inşaata gidiyorum her inşaatta problem var. Parkeye bakıyorsun parke kalkmış, genelge yazdım inşaatlar tamamen bitmeden geçici kabul diye bir şey alınmayacaktır. Geçici kabul nedir, bura tamamen bitti, kullanımdan dolayı bir problem olursa ben onu bu süre zarfında ikmal edeceğim demektir. Ama kapıyı takmadıysan geçici kabul olmaz, kapıyı takmazsanız tazminat ödemeye mahkumsunuz. Kimse müteahhidi korumak zorunda değildir. Müteahhide verdiğimiz para sizlerin vergilerinden topladığımız, fakir fukara parasıdır. Bunlara dikkat edeceğiz.”

     

  • AK PARTİ’DE KONGRE HAZIRLIĞI

    AK PARTİ’DE KONGRE HAZIRLIĞI

    İl Başkanı Celal Köse, Basın ve kamuoyunu bilgilendirme amaçlı yaptığı açıklamada, bu ay içerisinde yapılması planlanan İl Başkanlığı kongresinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yoğun programı nedeniyle 14 Ocak Pazar günü gerçekleştirileceğini ifade etti.

    Bu haberin devamında yer alan bilgiler şu şekildeydi: Yozgat halkını 14 Ocak Pazar günü Saat 15:00’de Rıza Kayaalp Spor Salonunda yapılacak kongreye davet eden Başkan Köse, “Sayın Cumhurbaşkanımız ilimize ayrı bir önem veriyor. Kongreye katılacak olması bizleri oldukça mutlu etti.

    Ülkemizin de içinde olduğu coğrafya üzerinde oynanmak istenen oyunlar herkes tarafından açık ve net bir şekilde görülmekte.15 Temmuz FETÖ hain darbe girişimi ve öncesinde de hainler ülkemizin istikrarını bozarak bir kaos ortamı yaratmaya çalıştı. Bütün oynanan bu oyunların amacı ülkemizi bir Suriye, Mısır, Irak haline getirmekti.

    Sayın Cumhurbaşkanımızın öngörüsü ve tecrübesi ile hainler amaçlarına ulaşamadı ve hiçbir zaman ulaşamayacaktır. ABD’nin Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak gördüklerini ilan etmesi ve sonrasında Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın çizdiği politika sayesinde ABD ve İsrail Birleşmiş Milletler tarafından da yalnız bırakılmıştır.

    Bu bir Türkiye siyaseti değil dünya siyaseti başarısıdır. Bütün dünya ülkeleri bunu Cumhurbaşkanımızın başarısı olarak görürken ülkemizde hangi görüşten olursa olsun bu durumu takdirle karşılaması ve destek olması gerekir. Bütün bu yoğunluğa rağmen Sayın Cumhurbaşkanımızı Yozgat’ta ağırlayacak olmanın heyecanı içerisindeyiz. Bu vesile ile tüm halkımızı kongremize davet ediyorum.”

    Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın Yozgat’a karlı ayrı bir sevgisi olduğunu biliyoruz… Bu bakımdan Sayın Erdoğan Yozgat iyi ve kaliteli hizmet görsün isterken, halen devam eden çarpık yapılaşmalar memleketin sorunlarını artırmaya devam ediyor.

    Sayın Recep Tayyip Erdoğan 14 Ocak tarihinde Yozgat’ı havandan incelediğinde özellikle Şehir Hastanesi bölgesi ve Kent Park bölgesindeki yeni yapılaşmaları göründüğünde buna sebep olanlar nasıl hesap verecek çok merak ediyorum.

    Farkında değiliz belki ama Yozgat son beş yıl içinde ciddi yatırımlar kazandı… Birkaç örnekle hatırlayacak olursak; Diyanet Eğitim Merkezi, Adalet Eğitim Merkezi, 3 bin kişilik kapalı ve açık ceza evi, havaalanı gibi…

    Daha önceden başlayan ve devam eden yatırımların en başında gelen Yüksek Hızlı Tren çalışmaları, bu yatırımlar tamamlandığında Yozgat beklendiği ölçüde gelişmesini ve kalkınmasını tamamlayacaktır.

     

  • EKONOMİ SAVAŞLARI

    EKONOMİ SAVAŞLARI

    Türkiye geliştikçe, büyüdükçe, dikleştikçe, hedefe konuyor.

    Ve her türlü yolu deneyenler, bu ülkeye ve millete diz çöktüremeyenler, oyunu değiştirerek, dönüştürerek, yeniden karşımıza dikilmeye, devam ediyorlar.

    Şimdi oyun paraya dönecek, her haneye dokunmanın, Türkiye’yi cezalandırmanın yolu, onlara göre ekonomik…

    İşte bu nedenle, Hükümetin aldığı tedbirler çok önemli, Kredi Garanti Fonu piyasalara ilaç gibi geldi, ardından diğer tedbirlerde gelince, büyümemiz sekteye de uğramamış oldu.

    Yakında başka tedbirler de göreceğiz, savaş, ekonomiler üzerinden dönecek… Artık KOBİ borsalarının kurulması şart… Finansman için şirketlere ve girişimcilere, banka kapısından başka alternatifler oluşturmak zorundayız.

    Bu konuda uzman görüşlerini kısaca özetleyeyim. Şirket bonoları konusunda daha kolaylaştırıcı tedbirler alınmaya başlamalı… Barter sistemini devlet güvencesinde bir noktaya oturtabilirsek, bu da çok ciddi bir katkı sağlayacaktır ekonomimize.

    Zaten hali hazırda firmalar kendi aralarında bu konuda çalışmalar yapıyorlar…

    Bu anlamda konuya Yozgat özelinde bakarsak… Yozgat Valiliği, Odalar, Meslek birlikleri, ilgili İl müdürlükleri, çok daha yoğun bir araya gelmeliler.

    Yol haritaları belirlenmeli, bunlar tekrar gözden geçirilmelidir. Ve göstermelik eylemlerle zaman artık kaybedilmemeli.

    Sektör çalışma grupları oluşturulmalı, istihdam için iş dünyasının önü açılmalı… Kısacası atık Yozgat daha önce de dediğim gibi üretmeli…

    Coğrafik konum artık mazeret olarak sunulmamalıdır, bu mazeretlerle şimdiye kadar kaybedilen zamanı telafi etmek için Siyasetçi, Sivil toplum, kurum ve özel kuruluşlar el ele vermek durumundadır.

    Dünya gelişirken, ülkeler arasındaki haritalarda bir takım değişimler yaşanırken, bunları ülke olarak Yozgat olarak görmezden gelemeye devam edemeyiz, tükettiğimizin en az iki kat fazlasını üretmenin hep birlikte mücadelesini vermek için bugün bir adım atmalıyız.

  • TARIM ÇALIŞMALARI DEĞERLENDİRİLDİ

    TARIM ÇALIŞMALARI DEĞERLENDİRİLDİ

    Yozgat Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü İlin 2017 yılı tarım çalışmalarını değerlendirmek üzere toplantı düzenlediğini dün gazetelere yansıyan haberlerden öğrendim.

    Yozgat, İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürü Ziyaattin Özdemir Bey’in de işaret ettiği gibi “Yozgat’ın coğrafi konumu itibariyle tarım ve hayvancılık açısından büyük bir öneme sahip” Fakat, tarım ve hayvancılık alanındaki gelişmeler neden yetersiz bir düzeyde?

    Bu toplantı da keşke böyle bir soru gündeme gelmiş olsaydı ve cevabı aransaydı… Maalesef toplantı ile ilgili haberin detayına bakıldığında şu bilgiler vardı:

    İl Müdürlüğü toplantı salonunda düzenlenen toplantıya, İl Müdürü Ziyaattin Özdemir, İl Müdür yardımcıları, Şube müdürlerimiz ve 13 İlçe Müdürleri katıldı.
    İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürü Ziyaattin Özdemir, yaptığı konuşmada, Yozgat’ın coğrafi konumu itibariyle tarım ve hayvancılık açısından büyük bir öneme sahip olduğunu vurguladı.
    Toplantıda Yozgat tarımının nasıl daha ileri seviyelere taşınacağı, Yozgat çiftçisine nasıl daha iyi hizmet ve imkanlar sunulacağı ve çiftçilerin gelirini nasıl daha da artırılacağı konuları değerlendirildi.
    İlçe müdürlerinin yaptıkları çalışmaları anlatan sunumun ardından İl Müdürü Özdemir’de 2017 yılında yapılan çalışmalara değindi.
    Özdemir, “ Bu yıl içerisinde 3 adet mikrobiyal gübreli mercimek, nohut ve macar fiği demonstrasyonu, 5 adet mikoriza mantarlı buğday, şeker pancarı ve soğan demonstrasyonu, 4 adet korumalı (toprak işlemesiz) tarım buğday ve macar fiği demonstrasyonu, 2 adet soya fasulyesi demonstrasyonu, 2 adet yerli hibrit ayçiçeği çeşit demonstrasyonu, 1 adet yerli hibrit çerezlik kabak demonstrasyonu, 1 adet yeni çeşit yem bitkisi ryegrass (İtalyan çimi) demonstrasyonu, 1 adet susam demonstrasyonu ve 1 adet yerli çeşit silajlık mısır demonstrasyonlarının sunumları yapılmıştır.”dedi.
    Konuşmaların ardından katılımcılara yaptıkları çalışmalardan dolayı teşekkür eden Özdemir, 2018 yılı için başarı dileklerinde bulundu.

    Son olarak şunu belirtmek isterim ki; Yozgat’ta tarım ve hayvancılığın gelişmesi ve kalkınması için tarıma dayalı sanayi yatırımlarına şiddetle ihtiyaç vardır.

    Yine tarım v hayvancılığın gelişmesi ve kalkınması için İl’de bulunan Et ve Süt Kurumu çiftçiler için bilgilendirici ve eğitici çalışmalara öncülük etmesi gerekiyor.

     

     

  • GENÇLİĞİ ÖNEMSEYEN ÇALIŞMALAR…

    GENÇLİĞİ ÖNEMSEYEN ÇALIŞMALAR…

    İstatistikler, Türkiye’deki nüfusun her geçen gün yaşlandığını işaret etmiş olsa da, ülke genelinde olduğu gibi Yozgat’ta da çeşitli çalışmaların genç nüfusa sosyal, kültürel, eğitimsel ve sağlık alanlarında devam ettiğini göstermektedir.

    Bu konuda Yozgat’ta bir süreden beri kamu kurum ve özel kuruluşlar tarafından çeşitli çalışmalar yapılmaktadır.

    Bu çalışmalardan bir tanesi yine Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü bünyesinde yapılmaya devam ediyor…

    Bugün yukarıda bahsettiğim husus üzerine birkaç gün evvel gençlik üzerine düzenlenen toplantıdan bahsedeceğim…

    İl Koordinasyon Toplantılarının daha verimli ve sonuca ulaşması için bu tür programlara katılımın yeterli düzeyde olması gerektiğini belirten Yozgat Valisi Kemal Yurtnaç, sivil toplum kuruluşları ve çeşitli meslek örgütlerinin de koordinasyon toplantısına katılması gerektiğini söyledi.
    Çocuklar bizim geleceğimizdir’ diyen Vali Yurtnaç, “İl Koordinasyon Toplantısına katılımda bazı noksanlıklar var. Bu şekilde aldığımız kararların yasal olarak bir etkinliği vardır ama bunun meşruiyetinin toplum tarafından kabullenilmesinin de çok daha önemli olduğunu düşünüyorum. Bu maksatla kamu görevlileri dışında buraya sivil toplum kuruluşları, meslek örgütleri, sendikalar, üniversiteler katılacak.
    Çocuklarımızın bu problemleri; toplumumuzun, Türkiye’nin, Yozgat’ın problemi. Bu şehirde yaşayan burayı temsil eden insanları buraya getirmemiz lazım. Yoksa bir sonuca ulaşamayız. Biz bunları yapmadığımız takdirde sadece Bakanlık için toplantı yapmış oluruz.
    Yapılan çalışmaları küçümsemiyorum ama eğer biz halkın içerisinde çalışmalar yapıyor ve halkı bu karar sürecine katıyorsak o zaman başarmış olacağız. Bakanlık daha da memnun olacak yaptığımız çalışmalardan. Eğer onlar olmazsa toplantılarımızın bir ağayı noksan demektir. Bu toplantıların daha verimli olması ve sonuca oluşması için STK’ları ve meslek örgütlerini buraya katmalıyız” dedi.
    Yozgat’ta 55 tane koyucu ailenin olduğunu ve bu ailelerin sayısını artırmak gerektiğini de söyleyen Vali Yurtnaç, dezavantajlı çocukları aile ortamında sevgi, şefkat ve ilgi içerinde yetiştirmenin gerekliliğine değindi.
    Yozgat Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürü Abdullah Neşeli ise İl Koordinasyon Toplantısı’nın yılda 6 defa yapıldığını hatırlatarak amaçlarının dezavantajlı çocukları koyup, haklarını güvence altına almak ve yaşam kalitelerini artırmak olduğunu söyledi.
    Çalışma hedefleri içerisinde bünyelerinde bulunan çeşitli kurumlarda kalan 128 çocuğa hizmet verdiklerini de belirten Neşeli, toplantıda çocukların yaşadıkları sorunları slayt eşliğinde katılımcılara anlattı. Konuşmaların ardından ise Vali Kemal Yurtnaç ve kurum müdürleri Sevgi Evleri’nde barınan çocukları ziyaret ederek bir süre sohbet etti.

  • YENİ GİBİ SUNULAN TEŞVİKLER

    YENİ GİBİ SUNULAN TEŞVİKLER

    İş Dünyası Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açıkladığı yeni istihdam teşvikleri “hiç yoktan iyidir” düşüncesinden hareketle sevindirici buldu…

    Bu konuda en net açıklamayı çiçeği burnunda Yozgat Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Taylan Alakoç yaptı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açıkladığı yeni istihdam teşvikinin iş dünyasını sevindirdiğini belirterek, “2018 yılında devletimizin bize verdiği teşvik ve ekonomimizdeki büyümeden aldığımız güçle üretmeye ve ülkemizi var gücümüzle kalkındırmaya devam edeceğiz” dedi.

    Açıklamanın devamı şöyle; İstihdam teşvikinin üretimi daha da arttıracağına vurgu yapan Başkan Alakoç, “Geçtiğimiz günlerde istihdam seferberliği Ödül töreninde Sayın Cumhurbaşkanımızın söylediği gibi, biz milletimizle, iş dünyamızla, esnafımızla, sanatkârımızla, çalışanlarımızla el ele verir Allah’ın izniyle önümüzdeki tüm engelleri aşarak hedeflerimize ulaşırız. Yeni teşvikler de iş dünyasının bu mücadelesinde büyük güç verecektir. Önümüzdeki yıl, 3 veya daha az çalışanı olan işletmelerimize sağladıkları her ek istihdam için ödedikleri maaş, prim ve verginin, bir ayını kendileri, bir ayını da devlet ödeyecek. Yani imalatçılarımıza, esnaflarımıza, küçük işletmelerimize devletimiz ‘bir ay senden, bir ay bizden’ sözünü vermiştir. Bu teşvik 12 ay süreyle geçerli olacaktır. Bu uygulamayla her işletmeleri rahatlatacak hem de işsiz gençlerimize umut olacaktır. İnanıyorum ki bundan sonraki süreçte tüm üyelerimiz daha fazla kişiyi istihdam edebilmek için çaba sarf edecektir. Mesleki Eğitim ve Beceri Geliştirme Projesi kapsamında işveren örgütleriyle iş birliği hâlinde mesleki eğitim ve işbaşı eğitim programlarını birlikte düzenleyen bir sistem hayata geçirilecek. Yeni sistemde mesleki eğitimin içeriği, işverenlerin talebine göre oluşturulacak. İş gücü piyasasının nitelikli eleman ihtiyacını karşılamak için teoriği ve pratiği birleştiren yeni bir modele geçilecek. Bu sistemin uygulamaya geçmesiyle kalifiye elaman açığının hızla giderileceğine inandığını” söyledi.
    Türkiye’nin 11.1’lik büyüme rakamına ulaşmasının, 1.5 milyon ilave istihdam sağlanmasının devletin çok büyük katkılarıyla olduğunu vurgulayan Alakoç, “Sayın Cumhurbaşkanımız başta olmak üzere Başbakanımıza, tüm bakanlarımıza ve üst kuruluşumuz olan TOBB Başkanı Sayın M. Rifat Hisarcıklıoğlu’na bir kez daha teşekkür ediyoruz” dedi.

    Elbette bu teşvikler iş dünyasınca sevinçle karşılanacaktır. Fakat Türkiye’deki kalkınma hızının yükselmesi için daha çok küçük ve orta ölçekteki esnaf desteklenmeye ihtiyacı vardır.

    Çünkü bahsettiğim kesimin büyük çoğunluğu günübirlik kazançlarla ayakta durmaya çalışırken nefes almanın mücadelesindedir.

    Ayrıca çok sayıda küçük ya da orta ölçekteki esnaf kesimi banka başta olmak üzere birçok yere borçlu olduğu için daha önceki teşvikler dahil şimdi çıkan teşviklerden de kolay şekilde faydalanma şansı pek bulunmamaktadır.

    Sonuç olarak hatırlatmak isterim ki, verilen destekler ve çıkan teşviklerden bahsettiğim üzere küçük ve orta ölçekteki esnaf kesimini de faydalandıracak adımlar atılmalıdır.

  • BU İŞLETME İŞSİZLİĞE CAN SUYU OLUR

    BU İŞLETME İŞSİZLİĞE CAN SUYU OLUR

    İşsizlik ve göç olayı Yozgat’ın her zaman birinci öncelikli sorunu oldu, bundan sonrası için aynı düşünceyi tekrar paylaşmak istemem ama zaman ne gösterecek birlikte öğreneceğiz.

    İşsizlik ve istihdam konusunda uzunca zamandır bir takım çalışmalar yapıldı… Neydi bu çalışmalar kısaca hatırlayacak olursak; İki defa kısa aralıklarla üst üste İşadamları zirvesi toplantısı yapıldı.. Bu toplantılarda Yozgat’ın potansiyeli ortaya konuldu…

    Bu toplantılara katılan işadamları Yozgat’ta kendilerince bir potansiyel görmüş olacak ki; bir şeyler yapma lüzumunda bulundular…

    İşte bunlardan birisi şuan hayata geçiyor… Bu konuda  İstanbul’da dev tesislerde çorap üretimi yapan ve kendi alanında Türkiye’de ilk 10 firma arasında gösterilen Dönsa Tekstil ikinci fabrikasını Yozgat Organize Sanayi Bölgesine kurma kararı aldı.
    Vali Kemal Yurtnaç arsa tahsis sözleşmesini imzalamak üzere Yozgat’a gelen firma ortaklarından Mahmut Babayiğit ve Erol Güzelocak’ı makamında kabul etti.
    İmzanın ardından Vali Yurtnaç dev yatırımı yapmak için Yozgat’ı seçen fabrika ortaklarına teşekkür etti.
    20 bin metre kare arsa üzerinde 10 bin metre kare kapalı alan yapmayı amaçlayan firma Yozgat’ta ürettiği çorapları başta Avrupa olmak üzere dünyanın dört bir köşesine ihraç edecek. Hafriyat çalışmalarını 2018 yılına girmeden bitirmeyi hedefleyen firma Nisan ayı ile birlikte üretime başlayacak. İlk etapta 300 kişiye istihdam sağlayacak olan firma ilerleyen yıllarda kapasiteyi artırarak 700 kişiye istihdam sağlamayı amaçlıyor.
    Firma ortaklarından Mahmut Babayiğit Yozgat’a yatırım yapmaları konusunda Vali Kemal Yurtnaç’ın talimatı ile oluşturulan girişimci heyetinin etkili olduğunu söyledi.
    Yozgat Organize Sanayi Bölgesi’nin 5’inci bölge teşviklerinden yararlanmak istediklerine değinen Babayiğit, “İstanbul’da üretime devam eden ve şuanda 300 kişinin çalıştığı bir tesisimiz var. Sürekli kendimizi geliştirmeye ve yenilemeye yönelik çalışmalarımız devam ediyor. Fabrikamızı büyütme, bu alanda daha fazla söz sahibi olma düşüncemiz vardı. Ancak mevcut yerdeki arsa pahalılığı önümüzde büyük bir engeldi. Bir gün ziyaretimize Yozgat’tan bir heyet geldi. Bize Yozgat’ın fırsat ve avantajlarını anlatarak yatırım için elverişli bir zemin olduğunu söylediler. Yatırımcı işadamları ile bu kadar ilgili ve illerine yatırım yapılması noktasında istekli olmaları bize doğru kararı almamız noktasında yardımcı oldu. Bizde fabrikamızı büyütme, yeni yatırımlar yapma planlarımızdan kendilerine bahsettik. Bizleri Yozgat’a davet ettiler. Yozgat Valimiz Sayın Kemal Yurtnaç’ın destekleri ile bugün Yozgat Organize Sanayi Bölgesinden 20 bin metre kare arsa aldık. Hafriyat çalışmalarımız yıl bitmeden bitecek ve 4’üncü ayda inşallah fabrikamızda üretim başlayacak. Bizlere bu fırsatları sununa Yozgat Valimize ve Yozgat Organize Sanayi Bölgesi yöneticilerine teşekkür ediyorum. Yeni fabrikamızı Yozgat’ta Yozgatlılar ile birlikte kurup, birlikte büyüteceğiz” dedi.

    Bundan sonrası için umut edelim ki; başka şirketler de Yozgat’ta yatırım yapsın, şehir gelişsin ve kalkınsın, daha önemlisi ise, birlik ve beraberlik içerisinde olmak durumundayız.

     

     

  • TAŞERON YASASINI KONUŞTUK

    TAŞERON YASASINI KONUŞTUK

    Bir milyona yakın insanı yakından ilgilendiren ve öteden beri bazı şeyler gibi seçimlerde malzeme olarak kullanılan taşeron yasası bir daha gündeme gelmeyecek şekilde rafa kaldırıldı…

    Gerçekler, gerçekten böyle mi? Bu konularda en tecrübeli sendikacı hemşerimiz ile sohbet etme fırsatı bulduk…

    Şöyle ki, geçen hafta Hak-İş Konfederasyonu Genel Başkan Yardımcısı ve Öz Orman-İş Sendikası Genel Başkanı hemşerimiz Settar Aslan’ın Yozgat’a geleceğini öğrenince gündemdeki konuları konuşmak üzere bizim için iyi bir fırsat oldu

    Hak-İş Konfederasyonu Genel Başkan Yardımcısı ve Öz Orman-İş Sendikası Genel Başkanı hemşerimiz Settar Aslan sorularımıza karşılık şunları anlattı, “Çalışma hayatı içindeki 900 bin kişinin kamuda istihdam edilmesini bir devrim olarak görüyorum. Yıllardan beri çözümlenmesi gereken bir sorundu. Bu sorunu Sayın Cumhurbaşkanımız parmak basarak işçiler kamuda istihdam edildi. Taşeron işçiliği aynı zamanda bir sömürü aracı olarak kullanılıyordu. Çünkü kişi başı taşeron ihale ile eğer 5 bin lira alıyorsa bunun bin 500, 2 bin lirasını işçiye veriyor diğer tarafını Sayın Cumhurbaşkanının dünkü toplantısında dediği gibi komisyonculara gidiyordu. Bu komisyonculuğa son verildi. Bu önemli bir adım kamuda istihdam edilmesi ve arkadaşlarda 900 bin kişi hakikaten yıllardan beri sömürülüyordu. Bu sömürüye son verildi kamuda istihdam edildi önemli bir adım. Çok şükür hep beraber mutlu sona ulaştık. Hükümet mutlu, işçi mutlu, iş veren mutlu”
    Sonra Aslan,mevsimlik orman işçilerinin çalışma süresinin de 4 ay uzatılarak 9 ay 29 güne çıkarıldığını belirterek, “Taşeron işçileri 12 ay çalışıyorlardı, bizdeki çalışan işçi arkadaşlarımızda 5 ay 29 gün çalışıyorlardı, bu 10 aya çıkartıldı, arada 2 ay boşluk kaldı. Bu tasarının yasalaşması için Meclis süreci var. Meclis sürecinde bu iki aylık süreyi, bir kısım temaslarla 12 aya çıkarılacağını ümit ediyorum. Bu konuda sanırım bir iletişim arızası meydana geldi. Bu iletişim ağını da kurarak bu Meclis süreci içerisinde buraya müdahale edeceğiz inşallah sonuca götürürüz” dedi.

    Özel güvenlikler için bir çalışma yapıldığını ve özel güvenliğin ayrı bir yasası olduğunu anlatan Aslan, “ Şuanda da bunlarla ilgili Antalya’da pazartesinden itibaren 5 günlük İçişleri Bakanlığının yürüttüğü bir çalışma devam ediyor. Özel güvenlik önemli, çünkü geçtiğimiz yıllarda birçok yabancı Fransızları, İngilizlerin ellerine geçti. Bunlar sonuçta silahlı bir güç. Bunlar aynı zamanda istihbarı bir güç. Hükümet burada yeni bir düzenleme yaparak bunları tamamen yerli millileştirmeye çalışıyor. Özel güvenliklere ayrı bir iş kolu, kamuda çalışanlar kadroya giriyor. ” dedi.
    Kitlerde çalışan taşeron işçilerde sıkıntının devam ettiğine değinen Aslan, 900 bin kişiye kadro veren hükümetin kitlerde çalışan 40-50 bin kişiyi göz ardı etmeyeceğini düşündüğünü söyledi. Aslan, “Bununla ilgili de Meclis süreci içerisinde bir çalışma yapılacağı ifade ediliyor. Bunların da sayıları 40-50 bin arasında, 900 binin içerisine baktığınızda bu hiçbir şey değil.
    Bunlar çalışma esnasındaki sanırım bir iletişim kazaları, iletişim kopukları oldu, yoksa 900 bin kişiye kadro veren, kitlerde çalışan 40 bin kişiyi mi göz ardı edecek. İyi bir iletişim, iyi bir çalışma ve iyi bir kulisle bu işin çözüleceği kanaatindeyim. Sendika olarak bu konuda da üzerimize düşeni yapacağız, inşallah başarıya gideriz diye ümit ediyorum” dedi.

  • İŞSİZLİK VE YOZGAT

    İŞSİZLİK VE YOZGAT

    Yozgat’ta işsizlik ve istihdam ile ilgili rakamlar iç kararmaya devam etmiş olsa da genel rakamlar daha iyimser görünmeye devam etmektedir.

    Bu konuda Yozgat’ta tükettiğimiz umutları Türkiye İstatistik Kurumu, 2017 yılı Eylül ayı işgücü istatistiklerine bakınca bulmak mümkündür.

    Buna göre, Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştakilerde işsiz sayısı 2017 yılı Eylül döneminde geçen yılın aynı dönemine göre 104 bin kişi azalarak 3 milyon 419 bin kişi oldu. İşsizlik oranı 0,7 puanlık azalış ile yüzde 10,6 seviyesinde gerçekleşti. Aynı dönemde; tarım dışı işsizlik oranı 0,9 puanlık azalış ile yüzde 12,8 olarak tahmin edildi. Genç nüfusta (15-24 yaş) işsizlik oranı 0,1 puanlık artış ile yüzde 20 olurken,15-64 yaş grubunda bu oran 0,8 puanlık azalış ile yüzde 10,8 olarak gerçekleşti.
    İstihdam edilenlerin sayısı 2017 yılı Eylül döneminde, bir önceki yılın aynı dönemine göre 1 milyon 233 bin kişi artarak 28 milyon 797 bin kişi, istihdam oranı ise 1,1 puanlık artış ile yüzde 47,9 oldu. Bu dönemde, tarım sektöründe çalışan sayısı 197 bin, tarım dışı sektörlerde çalışan sayısı 1 milyon 36 bin kişi arttı. İstihdam edilenlerin yüzde 20,3’ü tarım, yüzde 18,8’i sanayi, yüzde 7,7’si inşaat, yüzde 53,1’i ise hizmetler sektöründe yer aldı. Önceki yılın aynı dönemi ile karşılaştırıldığında tarım sektörünün istihdam edilenler içindeki payı 0,2 puan, sanayi sektörünün payı 0,3 puan azalırken, hizmet sektörünün payı 0,4 puan arttı, inşaat sektörünün payı ise değişim göstermedi.
    İşgücü 2017 yılı Eylül döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre 1 milyon 128 bin kişi artarak 32 milyon 215 bin kişi, işgücüne katılma oranı ise 0,8 puan artarak yüzde 53,6 olarak gerçekleşti. Aynı dönemler için yapılan kıyaslamalara göre; erkeklerde işgücüne katılma oranı 0,6 puanlık artışla yüzde 73,1, kadınlarda ise 1 puanlık artışla yüzde 34,5 olarak gerçekleşti.
    Eylül 2017 döneminde herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna bağlı olmadan çalışanların oranı, bir önceki yılın aynı dönemine göre 0,2 puan artarak yüzde 34,8 olarak gerçekleşti. Tarım dışı sektörde kayıt dışı çalışanların oranı ise bir önceki yılın aynı dönemine göre değişim göstermeyerek yüzde 22 oldu.
    Mevsim etkilerinden arındırılmış istihdam bir önceki döneme göre 137 bin kişi artarak 28 milyon 488 bin kişi olarak tahmin edildi. İstihdam oranı 0,1 puanlık artış ile yüzde 47,4 oldu. Mevsim etkilerinden arındırılmış işsiz sayısı bir önceki döneme göre 10 bin kişi azalarak 3 milyon 410 bin kişi olarak gerçekleşti. İşsizlik oranı 0,1 puanlık azalış ile yüzde 10,7 oldu. Mevsim etkilerinden arındırılmış işgücüne katılma oranı bir önceki döneme göre 0,1 puanlık artış ile yüzde 53,1 olarak gerçekleşti. Ekonomik faaliyete göre istihdam edilenlerin sayısı, tarım sektöründe 68 bin, hizmet sektöründe 107 bin kişi artarken, sanayi sektöründe 16 bin, inşaat sektöründe 22 bin kişi azaldı.

  • İŞ DÜNYASI ARTI 2 İSTİHDAM İÇİN SEFERBER

    İŞ DÜNYASI ARTI 2 İSTİHDAM İÇİN SEFERBER

    Türkiye’de işsizlik sorununu ortadan kaldırmak amacıyla İş Dünyası seferber oldu. Bir taraftan bu seferberlik artarak sürdürülürken, küçük ve orta ölçekteki işletme sayısının artması ve işletmelerin gelişmesini sağlayan destekler devam ediyor…

    Önce artı 2 istihdam konusunda neler yaşanıyor bunu bir konuşalım… Artı 2 İstihdam konusunu ilk kez gündeme getiren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Beştepe’de düzenlenen İstihdam Şurası’nda önemli açıklamalar yaptı. İstihdam Seferberliği sayesinde sadece 2017 yılında 1.5 milyon kişiye yeni istihdam sağlandığını belirtti.

    ‘’ Bu bir rekordur’’ diyen Erdoğan’ın ‘’Artı 2 İstihdam büyümeyi genişletir’’ sözlerine TÜMSİAD Başkanı Yaşar Doğan’ın da destek vermesi çalışmalara farklı bir boyut kazandırdı.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çağrısı üzerine TÜMSİAD üyelerine tarihi bir çağrı yaptı. Doğan, ‘’TÜMSİAD 12 bini aşkın üyesiyle Türkiye’nin en güçlü iş örgütlerinin başında geliyor. Ve tüm üyelerimize ‘Artı 2 istihdam sağlayın’ çağrısı yapmak bizim için bir görev olmuştur’’ dedi.

    Türkiye’nin üçüncü çeyrekte 11.1 büyüme sağlaması tüm dünyada büyük yankı uyandırırken; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Erdoğan, Beştepe’de düzenlenen İstihdam Şurası’nda iş dünyasına önemli mesajlar verdi. Daha önce başlatılan ‘istihdam Seferberliği’ sayesinde 2017 yılında 1.5 milyon yeni istihdam sağlandığını vurgulayan Erdoğan, ‘’Bizim için büyümenin en önemli göstergelerinden biri de istihdam. İstihdama katkı sağlamayan bir büyüme tabana yayılmıyor demektir. Büyüme oranımızı ikiye katladığımıza göre artı 2 istihdam sağlarsak bu büyümeyi daha da genişletecek, daha da yayacak ve bu ülkeyi kıskananları çatlatacaktır. Buradan iş adamlarımıza sesleniyorum. Var mıyız?’’ dedi.

    Bir taraftan bu şekilde gelişmeler devam ederken, Yozgat’ta da küçük ve orta ölçekteki işletmlere hem destekler hem de eğitimler verilmektedir.

    Bu konuda Bozok Üniversitesi Sosyal Bilimler Meslek Yüksekokulu salonunda düzenlenen seminerde öğrencilere KOSGEB’ in yeni uygulamaya koyduğu destekler ve girişimcilik hakkında bilgiler veren KOSGEB Yozgat Müdürü Mustafa Işık, girişimciliğin istihdam sorununa en büyük katkıyı sağladığını, girişimciliğin tüm ekonomiler açısından önemli bir kavram olduğuna değindi. Ülke ekonomilerinin kalkınmasında girişimciliğin vazgeçilmez bir unsur olduğunu dile getiren Işık,  “ KOSGEB tarafından yeni uygulamaya konulan ve Türkiye’deki Ar-Ge sonucunda ortaya çıkan yenilikçi projelerin ekonomiye kazandırılmasını sağlayacak “Kobi Tekno Yatırım Programı” ile yurt dışından ithal ettiğimiz ara ürünlerin yerli ve milli üretimini destekleyecek “Stratejik Ürün Destek Programı”   hakkında öğrencilerimize bilgiler aktardık. Yeni geliştirilen Stratejik Ürün Destek Programı ile ithal ara malların yerli üretimi desteklenecek. Programa başvuracak projelere, işletme başına 5 milyon liraya kadar yüzde 70’i geri ödemesiz olmak üzere yüzde 100 destek sağlanacak.” dedi. Seminer, öğrencilerin KOSGEB destekleriyle ilgili sorularının cevaplandırılmasıyla sona erdi.

  • POMEM MEZUNLARI

    POMEM MEZUNLARI

    Yıllarca “Polis Okulu” bildik…

    Yozgat’ta ilk yılları dün gibi hatırlarım…

    Şehre ve ekonomiye ciddi katkısı olduğunu inkâr etmemek gerekir, bugün daha iyi durumda olduğu kabul etmeliyiz.

    Çünkü bugün ile dünü kıyas ettiğimiz de kapasite farkı ve şeklen daha verimli olduğunu unutmamalıyız.

    Polis Okulu, bugün Polis Meslek Eğitim Merkezi olarak 20’nci dönem mezuniyet töreninde, vatanına, milletine ve bayrağına saygılı bin 20 polis adayı yemin ederek emniyet teşkilatına dahil oldu.

    Bu konuda birkaç bir şeyler söylemek gerekirse, 5 buçuk ay süren eğitimlerini tamamlayan bin 20 polis adayı için düzenlenen mezuniyet töreni, polis adaylarının tören yürüyüşü ile başladı.

    Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından törenin açılış konuşmasını yapan Yozgat POMEM Müdürü Şaban Kütükoğlu Yozgat Polis Okulunun 1997 yılında kurulduğunu hatırlatarak, “Okulumuz kurulduğu yıldan bu yana Emniyet teşkilatına sayıları 10 binleri bulan, ülkesinin bölünmez bütünlüğüne inanan, gözünü kırpmadan, ülkesi, için, bayrağı için, devleti için şehit olan polis memurları yetiştirmiştir. Türkiye Cumhuriyeti var olduğu sürece de yetiştirecektir. Yozgat POMEM olarak 20’nci dönem 1020 vatan evladını mezun etmenin haklı gururunu yaşıyoruz” dedi.

    Yozgat Valisi Kemal Yurtnaç ise yaptığı konuşmada, “Eğitim gördüğünüz süre zarfında polis adaylarımızın duygusal zekalarının yüksek olduğunu gördük. Duygusal zekası ileride olan insanların topluma karşı algıları da açık olur ve hissederler. Heyecan duyarlar. Sevgili gençler, hukukun üstünlüğü prensibini aklınızdan çıkarmayacaksınız. Adaleti sağlayarak bu vatana hizmet edeceğinize yürekten inanıyorum. Milletimizi sizlere emanet ediyoruz. Hizmet ettiğiniz halkın, anneniz, babanız, kardeşiniz olduğunu düşününün. Eğer böyle yaparsanız hiçbir zaman başarıdan, güzellikten uzak kalmazsınız. Vazifenizi hissederek heyecanla yaparsınız ve hayat boyu millete, devlete hizmet edersiniz” dedi.

    Konuşmaların ardından dereceye giren 10 öğrenci çeşitli hediyelerle ödüllendirildi. Öğrencilerin hep birlikte yemin etmesiyle devam eden mezuniyet töreni öğrencilerin keplerini havaya atıp birbirleriyle kucaklaşmasıyla tamamlandı. Mezuniyet sevinci yaşayan öğrenciler, aileleriyle hasret giderirken bazı aileler de gözyaşlarını tutamadı.

    Tören sorası polis adayları tarafından resim sergisinin açılışı yapılarak gezildi. Polis adaylarının yakınlarının yoğun ilgi gösterdiği tören güzel görüntülerle hafızalardaki yerini aldı.

    Kısa bir sürenin ardından Yozgat’ı tanımaya yeni öğrenciler gelecek, yine törenler yapılacak, süreç durmadan devam edecek.