Türkiye ile Avrupa’nın birçok ülkesinde yaşanan sıkıntılara rağmen Fransa’da referandum çalışmalarını yürütecek olan AK Parti Milletvekili ve Seçim İşleri Başkan Yardımcısı Başer, Fransa’daki programına Lyon bölgesinden başlayacak. Fransa’da bir hafta kalacak olan Başer, DITIB merkezini ziyaret edecek. Daha sonra bölgenin önemli iş adamlarından Groupe Avenır’la bir görüşme yapacak. Başer, sandık kurullarında görev alacak vatandaşlarla genel bir değerlendirmede bulunacak.
Başer, Lyon’da üç gün boyunca yapacağı toplantılar ve ziyaretlerin ardından Marsilya’ya geçecek. Başer, Marsilya’da gurbetçi vatandaşlarla bir araya gelerek referanduma ilişkin değerlendirmelerini anlatacak.
Kategori: Gündem
-

Başer,Fransa’da ‘Evet’i anlatacak
-

11 bin kınalı keklik doğaya bırakılacak
Keklik popülasyonunu arttırmak amacıyla 2007 yılında kurulan Yozgat Çalatlı Keklik Üretme İstasyonunda bugüne kadar 70 bin üzerinde üretim yapıldığını söyleyen Doğa Koruma ve Milli Parklar Yozgat Şube Müdürü Cihan Eğilmez,”Burası 2000’li yılların başlarında kurulmuş ve bugüne kadar 70 binin üzerinde üretim yapmış bir tesis. 2017 yılı için 11 bin adet kınalı keklik üretimi yapılacak ama hedefimiz 11 binin üzerinde. İnşallah bunu gerçekleştireceğiz. Üretimimizin tamamı doğaya salınacak. 15-16 bin ne kadar üretebilirsek tesisimizde üreteceğiz. Bunun tamamı da genel müdürlüğümüzün illerimize yaptığı tahsislerle birlikte çevre illerde doğaya salınacak” dedi.
Doğadaki keklik popülasyonunun artırılması noktasında bilinçsiz avlanan avcılardan şikayetçi olan Eğilmez,”Avcılarımız genel itibariyle doğada keklik avlamayı seviyorlar. Keklik popülasyonunda büyük bir azalma oluyor. Amacımız devlet olarak azalmayı engellemek yönünde. Popülasyonun düştüğü sahalarda artırıcı ve normal seviyelere çekme yönünde müdahaleler oluyor” şeklinde konuştu.
Kekliğin süneyle mücadelede de kullanacağını hatırlatan Eğilmez,”Keklik müthiş bir süne düşmanıdır. Zirai alanlarda süneyle mücadelede kullanılmaktadır. Bu sene ilimizde iki farklı sahada süneyle mücadele maksatlı keklik salımı yapılacak. Adetleri belli değil. Genel müdürlüğümüz ilimize tahsis ettiğinde sayıları belli olacak” ifadelerine yer verdi.
Şu ana kadar 10 bin civarında yumurta aldıklarını söyleyen Eğilmez, tesiste 2 bin 500 civarında da kınalı keklik üretimi yapıldığını belirtti. -

Fidan satışları yoğun ilgi görüyor
Akdağmadeni Ziraat Odası Başkanı Eyyup Elmalı, her yıl düzenli olarak başlattıkları sertifikalı fidan ve yonca tohumu satışların başladığını ve vatandaşların yoğun ilgi gösterdiğini belirterek,”Ziraat odası olarak Tokat’tan getirdiğimiz sertifikalı meyve fidanlarını çiftçimize maliyet fiyatına satıyoruz. Ceviz, kayısı, armut, şeftali, dut, kiraz, vişne, ayva, erik, bodur elma gibi fidanların satışı da başladı” dedi.
Çiftçilere yönelik proje ve çalışmaların sürdüğünü dile getiren Elmalı, “Biz Ziraat Odası olarak köydeki çiftçimizin en az 150 meyve fidanı olsun istiyoruz. Bu sayede, köyden şehre göçü yavaşlatmak istiyoruz. Bizim bütün çalışmalarımız bölge çiftçisine yöneliktir. Bölge çiftçisi kazansın, üretsin. Bu güne kadar 60 bin meyve fidanı toprakla buluştu.
Bundan gurur duymaktayım. Bizim bu meyve fidanı satışından bir gelirimiz yok, çiftçimiz kazansın diye uğraş veriyoruz. Hedefimiz yüz bin meyve fidanını toprakla buluşturmak” şeklinde konuştu. -

Büyük Cami Odun Pazarı Meydan ve Otopark Projesi start aldı
Proje hakkında açıklamalarda bulunan Yozgat Belediye Başkanı Kazım Arslan “Yaklaşık 2 yıldır üzerinde çalıştığımız bir proje. Bu proje Büyük Caminin Batı ve Güney çevresini kapsıyor. Şuanda orası gelişi güzel dükkan ve işyerlerinin bulunduğu mezbelelik görüntüsü olan, Yozgat’ın tarihi Büyük Camisine yakışmayan bir mekan. Bu kadar geniş bir alan olmasına rağmen kısıtlı bir kullanım alanı var. Bu proje kapsamında 250 araçlık bir yer altı otoparkı olacak.
Bir kültür merkezi ve 30 civarında da Büyük Caminin tarihi dokusuna uyumlu dükkanlar olacak” dedi.
Proje sonrası Büyük Cami’nin görünür hale geleceğini dile getiren Başkan Arslan, “Bu proje tamamlanınca hem Yozgat’ın otopark ihtiyacına cevap vermiş olacak hem de Büyük Caminin etrafını tamamen açmış olacağız.
Ankara Caddesinden baktığımız zaman Büyük Camiyi tarihi görüntüsüyle görmüş olacağız” şeklinde konuştu. -

Sulama Kooperatifi ve Birliklerinden Kayseri Şeker’e ziyaret
Kayseri Şeker tarafından 2017-2018 kampanya döneminde düzenlenen Çiftçi Eğitim Seminerlerinde, çiftçilerden gelen sulama konularındaki sorunların görüşüldüğü toplantıya, Kayseri Bölgesinden; Sarımsaklı Sulama Birliği, Develi Ovası Sulama Birliği, Yahyalı Ağcaşar Sulama Birliği, Yeşilhisar Sulama Kooperatifi, Pınarbaşı Bahçelik Sulama Birliği, Sarıoğlan Sulama Birliği, Karacaviran Sulama Kooperatifi, Sindelhöyük Sulama Birliği, Zile Sulama Kooperatifi, Gaziköy Sulama Kooperatifi, Sarıca Sulama Kooperatifi, Yamula Mansap Sulama Birliği, Sarımsaklı Pompaj sulama Birliği, Kovalı Sulama Birliği,Yozgat Bölgesinden; Boğazlıyan Sulama Birliği, Uzunlu Sulama Kooperatifi,Esenli Sulama Birliği,Paşaköy Sulama Birliği,Sivas Bölgesinden;Altınyayla Sulama Kooperatifi, Şarkışla Yapaltın Sulama Birliği,Şarkışla Kanak Sulama Birliği,Şarkışla Gürçayır Sulama Kooperatifi Başkan ve yönetim bazı yönetim kurulu üyeleri katıldı.
Toplantıda Kayseri Pancar Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Akay, Kayseri Şeker Fabrikası Yönetim Kurulu Başkanı Turhan Özer, Kayseri Pancar Kooperatifi Başkanı Başkan Vekili Avni Hokkaömeroğlu, Yönetim Kurulu Üyelerinden Nizamettin Çatak, Kayseri Şeker Fabrikası Kurulu Üyelerinden Hurşit Dede, Halis Lektemur, Kayseri Şeker Fabrikası Genel Müdürü Tayfun Öner, Genel Müdür yardımcısı Osman Canıtez ve diğer yetkililer de hazır bulundu.
Toplantı ile ilgili olarak açıklama yapan Kayseri Pancar Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Akay;
“Kayseri, Yozgat ve Sivas illerimiz sınırlarında faaliyet yürüten 14 adet Sulama Birliği, 8 adet Sulama Kooperatifi başkanları ve bazı yönetim kurulu üyeleri hep birlikte Kayseri Şeker’de güzel bir toplantı gerçekleştirdik. Sorunlar üzerinde değerlendirmelerde bulunduk. Olumlu gelişmeler sağlamak adına kararlar aldık. Zahmet edip toplantıya teşrif eden; Sarımsaklı, Develi Ovası, Ağcaşar, Bahçelik, Sarıoğlan, Sindelhöyük, Yamula Mansap, Sarımsaklı Pompaj, Kovalı, Boğazlıyan, Esenli, Paşaköy, Yapıaltın ve Kanak Sulama Birlik başkanlarına, Yeşilhisar, Karacaviran, Zile, Gaziköy, Sarıca, Uzunlu, Altınyayla ve Gürçayır Sulama Kooperatifi başkanlarına ziyaretlerinden ve desteklerinden dolayı teşekkür ediyorum. Çok yararlı bir toplantı oldu” dedi. -

Öğrenciler geçmişe yolculuk yaptı
Sınıf öğretmeni Ahmet Başaran, yaptığı açıklamada, “Okulumuzda bir farkındalık oluşturarak geçmişin İzleri adlı sergimizi düzenledik. Öğrenciler hiç kullanmadıkları eşyaları görme fırsatı buldu” dedi.Başaran, “Okuldaki tüm öğrencilerimiz, dedelerimiz kullandıkları yayık, gaz lambası, radyo, kum saati, kahve değirmeni, hesap makinesi, ocak, saat, kılıç, nostaljik teyp ve eski kaseleri ve daha bir çok tarihi eşyaları görme fırsatı buldular.
Bu sergide anılarımızı canlandıracak eşyalar var. Öğrencilerimiz bu sergi ile geçmişe ait somut ipuçlarına ulaştı. Emeği geçen bütün velilerimize teşekkür ediyoruz” şeklinde konuştu.4/A sınıfı öğrencilerinden Mehmet Efe Yıldız ise “Dedelerimizin ve ninelerimizin eşyalarını okulumuzda toplayarak onların kullandıkları eşyaları görme fırsatı bulduk. Değişik eşyalar var. Ama büyüklerimiz bunlarla teknolojiden uzak hayat sürmüşler. Bu sergide emeği geçen öğretmenlerimize teşekkür ediyorum” ifadelerine yer verdi. -

“Çanakkale Şehitleri ve Kınalı Hasan” konferansı duygulandırdı
Sorgun Belediyesi İlyas Arslan Kültür, Sinema ve Tiyatro Salonunda gerçekleşen konferansa Belediye Başkanı Ahmet Şimşek, ilçe protokolü ve konuşmacı olarak Eğitimci-Araştırmacı Yazar Salim Dağ katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından başlayan konferansta Yazar Salim Dağ’ın sinevizyon eşliğinde sunumu sık sık davetlilerin alkışlarıyla kesildi. Salim Dağ, uzun yıllar Türkiye’de ve Türklerin yaşadığı ülkelerde programlara katılarak Çanakkale Savaşı’na ait kahramanlık destanlarını araştırmaları esnasında ulaştığı vesikalara ve tanıkların anlatımlarına dayanarak dinleyicilerine bilgiler aktardı. ‘Size yazılan tarihi değil, yaşanan tarihi anlatmak istiyorum’ diyerek başlaya Salim Dağ, Çanakkale ruhunun gelecek nesillere aktarılmasının öneminin bugün geldiğimiz koşullarda daha iyi anlaşıldığını belirtti. Dağ, “ “Çanakkale Savaşına Van’dan, Hakkari’den, Diyarbakır’dan onca mesafeleri kat ederek savaşa katılan kahraman şehitlerin torunlarına dedelerinin fedakarlıkları iyi anlatılmış olsaydı, belki bugün çocuklarımız güneydoğuda polise taş atmayacaklardı. Ancak maalesef onlar bu milli şuurdan yoksun bırakıldılar. Bir emekli öğretmen olarak ben bu sorumluluğu kendimizde, eğitimcilerde görüyorum” dedi.
“ANADOLU’NUN
BEDELİNİ 3 DEFA
KANIMIZLA ÖDEDİK”
“Anadolu’nun bedelini üç def kanımızla ödedik” diyen Dağ, şöyle devam etti: “ Biz, Çanakkale’de bu necip milletin evlatları olarak Anadolu’nun her köşesinden gelip savaştık. O zaman hiçbiri diğerine Sen Kürtsün ben Gürcüyüm, Sen Arapsın demedi. Çanakkale bu milletin tarihi birliğinin kanla yazılmış bir vesikasıdır. Türk milleti Anadolu’nun bedelini 3 defa kanıyla ödemiştir. Bunlardan birincisi 1071’de, ikincisi 1299’da ve sonuncusu da 1914-1923 arasında olmuştur. Çanakkale bu milletin Anadolu’dan silinemeyeceğini göstermiştir”
TANIKLARININ HATIRALARINI ANLATTI
Bütün arkadaşlarının şehit olduğu bir bataryada 276 kilogramlık top mermisini tek başına taşıyarak ateşleyen ve düşman donanmasının en büyük zırhlılarından Ocean adlı gemiyi tek vuruşta batıran meşhur kahraman Onbaşı Koca Seyit’ in savaştan sonraki zorlu yaşamına ait hatıralarını, geçtiğimiz yıllarda vefat eden kızı Ayşe hanımdan bizzat dinlediğini vurgulayan Dağ, “Seyit Onbaşı ömrü boyunca karşılaştığı onca zorluğa rağmen asla yaptığı kahramanlıkla övünmemiştir. Bu davranış ancak Türk milletine mahsus bir alicenaplıktır. Bunu başkalarında görmek mümkün değildir” dedi
DAVETLİLER
GÖZYAŞLARINI
TUTAMADI
Düşman askerlerinin attığı bombaları patlamadan önce yakalayıp düşman siperine geri gönderirken kolunu kaybeden Denizlili Mehmet, savaşa gönderdiği 10 yıllık eşi İsmail’i tam 85 yıl bekleyen Semse Ana, görev yaptığı cephane gemisinin güvertesinden kendilerine yaklaşan düşman torpidosunu fark ederek üzerine atlayan ve torpidoyla beraber infilak etmek pahasına gemisini kurtaran Vanlı Mehmet ve 67 askeriyle 6 bin kişilik düşman kuvvetine karşı günlerce direnen ve süngü harbinde boynu kesilerek şehit olan Hüseyin Avni Bey’in hikayelerini dinleyen davetliler gözyaşlarını tutamadı.
‘O FOTOĞRAFIN
DETAYLARINI
ANLATTI’
Dağ, Çanakkale Savaşında tayyarelerin bakım ve temizliğinde görevli Abdulvahhab ve Hüseyin adlı iki askerin görüntülerini sinevizyon eşliğinde şöyle anlattı: “Bu fotoğraf Türkiye’de bütün okullara alışveriş merkezlerine ve topluma açık yerlere asılarak teşhir edildi. Üzerinde yamalı çaputlardan başka giyecek bir şeyi olmayan bu askerlerin resmine bakan insanımız Çanakkale’yi daha iyi anlamaya ve üzerinde yaşadığımız vatanın kıymetini daha iyi idrak etmeye başladı. Ama Türk milletinin milli motivasyonunu ve birlik ruhunu tetikleyeceği için bu fotoğraftan rahatsız olanlar bu fotoğrafın gerçek olmadığını söylediler”
Salim Dağ Alman bir kumandan tarafından çekilen fotoğrafta bulunan askerlerin köylerine kadar tespit edilip bugün yaşayan torunlarının bir generalimiz tarafından tertip edilen özel bir yemekte ağırlanarak dedelerinin aziz hatırasının yad edildiğini ifade etti. Dağ ayrıca fotoğraflarda görülen imkansızlıkların Çanakkale savaşında daha ileri safhalarda yaşandığını örneklerle anlattı.
Konferans sonunda Belediye Başkanı Ahmet Şimşek tarafından Eğitimci-Araştırmacı Yazar Salim Dağ’a günün anısına hediye takdim edildi. -

Yaşar, Yozgatlılarla bir araya geldi
Yenimahalle Belediye Başkanı Fethi Yaşar, Yozgat Sorgun Yukarı Emirler Köyü Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği tarafından İlkadım Salonu’nda düzenlenen birlik ve beraberlik gecesine katıldı. Yaşar’ın ev sahipliğinde düzenlenen etkinliğe, CHP Yenimahalle İlçe Başkanı Ahmet Meşe, Yenimahalle Belediyesi Başkan Vekili Mehmet Kartal, belediye meclis üyeleri, Yozgat Demokrat Dernekler Federasyonu Başkanı İbrahim Çetin, muhtarlar ve çok sayıda dernek üyesi de katıldı.
Hemşehri derneklerinin önemine vurgu yaptı
Tıklım tıklım dolu olan salonda Yozgatlıların alkışları eşliğinde karşılanan Yaşar, Yozgatlıları Yenimahalle’de ağırlamaktan mutlu olduğunu dile getirdi. Semah gösterisi ve Alevi dedelerinin dualarıyla başlayan etkinlikte, hep birlikte dua eden Yukarı Emirler Köyü sakinleri, semah gösterisiyle de manevi bir haz yaşadı. Hemşehri derneklerinin önemine vurgu yapan Yaşar, “Hemşehri derneklerine her zaman elimizden gelen desteği vermeye çalışıyoruz. Çünkü bu tür dernekler bulundukları yörenin kültürünü, geleneği yaşatmada önemli bir görev üstleniyor.
Aynı zamanda hemşehrilerini iyi günde kötü günde bir araya getirerek, yalnız bırakmıyor” ifadelerini kullandı.
Şampiyon Emirler Köyü
Yaşar’a kendilerine verdiği katkılardan dolayı minnettar olduklarını söyleyen Yozgat Sorgun Yukarı Emirler Köyü Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Cafer Acer de, Başkan Yaşar’a teşekkür plaketi takdim etti. YDDF 5’inci Geleneksel Futbol Turnuvası’nda Emirler Köyü Futbol Takımı’nın şampiyon olduğunu da dile getiren Acer, oyuncuların kupalarını ve madalyalarını Yaşar’ın takdim etmesini istedi. Takım oyuncularını tek tek tebrik ederek madalyalarını veren Yaşar, kupayı da oyuncularla birlikte kaldırdı. -

6 bin 500 öğrenci YGS heyecanı yaşadı
Yozgat genelinde 14 sınav merkezinde gerçekleştirilen YGS sabah saat 10.00’da başladı. Adaylar sınavda ter dökerken aileler ise sınava giren yakınlarını okul bahçelerinde bekledi. Bazı aileler ise Kuran-ı Kerim okuyarak çocuklarına dua etti. Sınav öncesi güvenlik kontrolünden geçen adaylar, görevliler tarafından titizlikle arandı.Sınava giren kızını dua ederek beklediğini söyleyen Ayşe Polat isimli vatandaş, “Çocuklarımızın sınavda yaşadığı heyecanı biz de burada yaşıyoruz. Kızım 1 sene boyunca çok çalıştı, biz de onlara dua ederek destek olmaya çalışıyoruz. Allah bütün evlatlarımıza yardım etsin” dedi.
-

Yozgat Esnaf Kefalet ve Kredi Kooperatifinin 2 üyesi istifa etti
Başkanlığını Uğur Bektaş’ın yardımcılığını Mehmet Gönül’ün, Murahhas Üyeliğini Atilla Saygı’nın yaptığı Yozgat Esnaf Kefalet ve Kredi Kooperatifinde Yönetim Kurulu üyeleri, Bülent Demirtürk ve Kadir Şahin’in istifaları başkan tarafından kabul edilerek işleme konuldu.
Bülent Demirtürk, yaptığı açıklamada, istifa gerekçesini bir tepki istifası olarak nitelendirdi. Demirtürk,”Esnaf Kefalet ve Kredi Kooperatifinde öteden beri devam edegelen görev dağılımında değişikliğe gidilmesi şarttı.
Ama bazı arkadaşlar yönetimde olması gereken kan değişimine karşı çıktı. Biz de bu nedenle istifa etmemiz gerektiğini düşünerek yönetimden ayrıldık.”dedi.
Yozgat Esnaf Kefalet ve kredi Kooperatifinde yepyeni bir ekibin işbaşında olması gerektiğini vurgulayan Demirtürk, en geç önümüzdeki dönemde hizmet bayrağını devralmak için yönetime yeni bir ekiple aday olacaklarının mesajını verdi.
Demirtürk “İstifasını istediğimiz istifa etmediği için bir tepki istifasıydı bizim yaptığımız
Burada önemli olan bunca yıldır hizmet ettiğimiz Yozgat esnafına daha iyi hizmet verme arzusu içinde radikal kararlar verilmesi gerekiyordu ama maalesef beklediğimiz sonuç çıkmadı.
İnşallah bir daha ki genel kurulda yepyeni bir kadro ile hizmet odaklı bir ekiple bu bayrağı demokratik şartlar içerisinde devralmak için mücadele edeceğiz. Yozgat esnafına yakışan hizmet için çabalayacağız.” ifadelerini kullandı. -

BBP Genel Başkan Yardımcısı Şenlilerin acı günü
Şenliler’in annesi Elife Şenliler (81) cenzesi önceki gün Çapanoğlu Büyük Camide ikindi namazına müteakip kılınan cenaze namazının ardından Çatak Mezarlığında toprağa verildi.
Şenliler’in 81 yaşındaki annesi Elife Şenliler, yaşlılığa bağlı olarak tedavi gördüğü Yozgat Şehir Hastanesinde Cuma günü akşam saatlerinde vefat etti. Elife Şenliler’in cenazesi önceki gün Çapanoğlu Büyük Camide kılınan cenaze namazının ardından Çatak Mezarlığında toprağa verildi. Cenaze namazına, Şenliler, ailesi ve yakınlarının yanı sıra, Yozgat Valisi Kemal Yurtnaç, Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, Belediye Başkanı Kazım Arslan, AK Parti İl Başkanı Harun Lekesiz, BBP İl Başkanı Kemal Korkmaz, AK Parti eski milletvekili Mehmet Çiçek ve vatandaşlar katıldı. -

Yargıtay 2. Hukuk Daire Başkanı Ömer Uğur Gençcan Yozgat’a geldi
Gençcan, avukatlara 194. madde gereğince bir avukatın somutlaştırma yükünü, son çıkan Yargıtay içtihadı birleştirme kararları karşısında delil bildirmeleri, vakalarını ileri sürülmesi, delillerin ileri sürülmesi, ön incelemenin yapılması, tanıkların dayanılması, gösterilmesi ve bu delilin toplanılması tahkikatın gerçekleştirmesi, sözlü yargılama, özel ve genel boşanma sebepleri, ortak velayet, anlaşmalı boşanma, evlenen kadının, kızlık soyadını kullanması, istinafın eksik tanık dinleme, yargılamalarının yapılması, tebligatların incelenmesi, mal rejiminin de zaman aşınması konuları hakkında bilgiler aktardı.
Avukatlar merak ettikleri konularda hakkında Yargıtay 2. Hukuk Daire Başkanı Ömer Uğur Gençcan’a soru sordular.
Gençcan, istinat ve anlaşmalı boşanma hakkında hiç mi sorunuz yok.
Bir avukatın sorduğu boşanmada mal paylaşımı
BOŞANMA
DAVASINDA
AVUKATLIK
YAPMAK YETENEK İSTİYOR
Yoksulluk nafakası talebi konusunda başka bir avukatın sorduğu soruya Ömer Uğur Gençcan, eskiden boşanma avukatlığının çok kolay olduğunu söyledi.
Gençcan, yeni HMK ile klasik boşanma dava dilekçelerinin sona erdiğini belirtti.
Yeni HMK’nın Tekzip ilkesinin uygulandığı müthiş bir kanun olduğunu aktaran Yargıtay 2. Hukuk Daire Başkanı Ömer Uğur Gençcan, boşanma davalarında avukatlık yapmanın yetenek istediğini dile getirdi.
Gençcan, “Boşanma davalarından avukatların canının istediği zaman dilekçe verme zamanı bitti.Canınızın istediği saatte yoksulluk nafakası isteme hakkınız bitmiştir. Adam yedi yıl sonra maddi tazminat istiyor. Niye kendinizi üzüyorsunuz ki; Boşanma davasında ne isteyeceğiniz zaten belli, maddi tazminat, manevi tazminat, yoksulluk nafakası. Niye sen bunu dört dilekçe arasında istemeyip de illaki tahkikata bırakıp da orada istiyorsun. Niye üstüme geliyorsun ki? İste. Dört tane dilekçe de istersin. Ön inceleme de istersin. Hepsinde istemiyor. Benim canım 66. celse de istiyor. Yok öyle bir şey. Neden yok. Biz 2. hukuk dairesi olarak istediğimiz için asla değil” dedi.
İÇİME
SİNDİREMİYORUM
TBMM’de yoksulluk nafakası ile ilgili komisyon kurulduğunu hatırlatan Yargıtay 2. Hukuk Daire Başkanı Ömer Uğur Gençcan, “Ben orada şunu söyledim. bir gün evli kalan bir kişinin, başka bir kişiye ömür boyu yoksulluk nafakası vermesini içime sindiremiyorum. Bir gün evli kalıyor, bir ömür boyu veriyor. Sindiremiyorum. Eşi kusurlu adama veriyorsunuz içime sindiremiyorum. Manevi ve maddi tazminatını az kusurlu alıyor. Yoksulluğu eşit kusurlu alıyor. İllaki yoksulluk nafakası vereceğim diye tutturuyorsanız bari kusuru değiştirin. Az kusurlu alsın. Düşünebiliyor musunuz boşanıyorsunuz kadının adını, soyadını unutuyorsunuz ve arttırılan miktarlarda bir ömür boyu nafaka. Bir de insanın zoruna gidiyor. Tamam ben tükürdüm, o da tükürdü. Eşit kusurluyuz ya. Bir gram önde değilim. Ha hiç mi verilmesin? Verilsin bir yuva yıkıyorsun ama belli bir süre ile verilsin. Evlilik süresine göre falan. Böyle diyorsun ama gelen dilekçeleri de onuyorsun. Tabi ki onaylayacağım. Kanun yürürlükte. Benim hayallerim başka bir şey, olması gereken hukuk başka bir şey, olan hukuk başka bir şey. Ben olan hukuku uygulamak ve sevmek zorundayım” diye konuştu.
İSTEYİN!
Yoksulluk nafakası ile ilgili bilgi aktaran Yargıtay 2. Hukuk Daire Başkanı Ömer Uğur Gençcan, avukatlara hukuki dinlenme haklarının olduğunu hatırlattı.
Gençcan, “Ben eşimi dövmüşüm. Ağzını, burnunu kırmışım. Ceza Mahkemesince mahkum olmuşum. Bana boşanma davası açmış. 5 bin maddi, 5 manevi ayda 200 lira yoksulluk nafakası istemiş. Ben dilekçeyi okumuşum. Kadının hiç bir günahı, suçu yok. Ben avukat olarak ön incelemeye gelirim. Ön incelemeye gelmezsem iddiaların serbeste genişletebilir. Genişletmek isterse ben de işimin profesyoneliyim, itiraz edeceğim. İddia ekletmeyeceğim. Dört dilekçede yazılı değil çünkü.
Ön incelme tutanağının altını imzalayacağım. Salondan çıkıp gideceğim. Ve ben o davada avukat tutmayacağım. Niye tutuyum ya. Avukat ne yapacak ki o dava da? İstediği belli. Dövmüş müyüm, dövmüşüm. Ben tahkikata gelmek zorunda değilim, gelmem. Avukatta tutmam para harcamam. Amma gelmedim. Kuralı da biliyorum. Karar bana geliyor, okuyorum. Hepsi 5 bin maddi, 5 bin manevi doğru. Bir bakmışım bin lira yoksulluk nafakası istemiş ben isyan edeceğim artık orada.Ya bu nasıl bir hatun ya. Yoksulluğa düşeceğini iddia etmedi ki.Böyle bir talebi yok ki. Tahkikakatta benim yokluğumda istemiş ya. Karşı tarafın avukatı. Ben onun yoksul olduğunu bilseydim delil sunardım ya. İşte evleri var, arabaları var. Diyemez miydim arkadaşlar. Derdim demi. Benim yokluğumda bunu toplamam zülüm değil mi? Sen tutanağa bunu isteseydin, ben delil sunacağım. Yoksulluk istemediği yerde on evi var dememin bir alemi var mı? Yok niye deyim ki. İstediği yok. Ama benim yokluğumda istediği an benim hukuki dinlenilme hakkımı ihlal ediyorsun. Ve kanuna aykırı ihlal ediyorsun.
Hakime bir de not veriyoruz. bitti o dönem. Dört dilekçede de bu vakayı ileri sürmediğin için kabahatli Yargıtay mı oluyor. Hukuki dinlenilme hakkınızı ben mi ihmal etmiş oluyorum. İstediniz de vermedik mi? Burada olmayan bir şeyi benden isteyemezsiniz. Burası Ceza Mahkemesi değil. Hukuk davalarındaki dava sizin davanızdır. Benim davam falan değildir. Boşanma davası da benim davam değildir” şeklinde konuştu. -

Başkan Bulut: Angaryalara hayır
Meslek mensubu olarak anladığımız angarya ücreti alınmadan yapılan iş demektir” dedi. Kurumlar arasında iletişimsizlik yaşandığını dile getiren Başkan Bulut, şunları kaydetti; “Tasdik ettikleri defterleri ilgili vergi dairesine bildiren noterlerin gönderdikleri bilgilere güvenilmeyerek, bu bilgilerin Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlere teyit ettirilmesi noterlere hakarettir.
Kesin mizan aynı zamanda bilanço demektir. Bilançolar beyan ekinde verildiğinden kesin mizanlar boş memurlara iş çıkarmak için mi istenilmektedir. Sosyal Güvenlik Kurumuna düzenli olarak aylık prim ve hizmet bildirgeleri ile verilen çalışan sayısını, ay içinde işe giren ve işten ayrılan sayısını aynı bakanlığın çatısı altındaki İş Kur, Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarından alabilecek yetenekte memura ya da sisteme sahip değil midir? Hastanelerce Sosyal Güvenlik Kurumu sistemine anında girilen iş görmezlik raporlarının mükerrer olara Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler tarafından da sisteme girilmesinin istenilmesini anlamak mümkün değildir.
Türkiye İstatistik Kurumunun e-devlet ortamından rahatlıkla temin edebileceği bilgilerin Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler aracılığı ile istenilmesi, Türkiye İstatistik Kurumu bilgisayar kullanmayı bilen memur istihdamından aciz mi sorusunu akla getiriyor. Sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge kullanılması suçunu işleyenleri çok iyi bilmesi gereken maliyenin, bunları iş hayatından silmek yerine, Serbest Muhasebeci Mali Müşavirleri müşterek ve müteselsil sorumlu tutan tutumu, “Eşeğini dövemeyen palanını döver” özdeyişini akla getirmektedir. Bu tutumla maliye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirleri işletmelerin ortağı gibi görmektedir. Oysa meslek mensubu bırakın kardan pay almayı kendi ücretini bile alamamaktadır. Müteselsil sorumluluk getirirken meslek mensuplarının “Tahsilatlarımızı beyana ekleyip tahsil edin.” Talebine de olumsuz yanıt vermektedirler.
Mükelleflerin beyanının doğruluğunu denetleyemeyen üstelik her 4 – 5 yılda bir af getirerek mükellefleri doğru beyan vermekten imtina etmesine neden olan maliye bu işi BA, BS formları ile çözmeye çalışmakta yine meslek mensuplarına “ANGARYA” iş çıkartmaktadır.
Mali Müşavirlik mesleği kamu kurumları ile mükellef arasında köprü görevi görmektedir.Ve bu köprü her geçen gün daha fazla yıpranmaktadır.Maliye ve SGK Bakanına düşen görev,köprünün yükünü hafifletmektedir.Üstüne bindirdiği yükü her geçen gün artırarak çökmesine zemin hazırlamak değil.Maliye ve SGK,personeli ile başaramadığı her türlü işi angarya olarak, mali müşavirlerin sırtına yüklemektedir. Meslek mensuplarımız bu uygulamalara itiraz ettiğinde kamu gücünü orantısız olarak kullanan bir idare ile karşılaşmaktadır.Basit istatistiki bilgilerde bile meslek mensupları binleri eski para ile milyarları bulan cezalar ile karşı karşıya bırakılmaktadır.”Ceza mali müşavire değil mükellefe kesilmektedir.”Savunmasını yapan idarenin piyasa şartlarını bilmediği aşikardır. Mali Müşavirler, hiçbir kamu kurumunun personeli değildir.
İstek dışı ve ücretsiz olarak kamu adına çalıştırılamaz.Emeğin olduğu yerde ücret olmalıdır.Kamu kurumlarının meslek mensuplarına dayattığı her türlü angarya artık son bulmalıdır.Bu sorunların inşallah birliğimiz olan TURMOB ve ilgili devlet kurumları arasında çözüm bulması dileğimizdir.” -

FETÖ/PDY Operasyonunda 6 kişi tutuklandı
Yozgat Valiliği tarafından yapılan açıklamada, “Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünce yapılan çalışmalar sonucu FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile bağlantısı olduğu değerlendirilen şahıslara yönelik olarak Yozgat merkezli 6 ilde yapılan operasyonda eski emniyet mensubu polis memuru C.B., polis memuru Ö.E., komiser yardımcısı H,S.K., 4. Sınıf emniyet müdürü C.M.B., komiser yardımcısı C.Ü., polis memuru D.Ç. ve komiser A.Y. gözaltına alınmıştır” denildi. Öte yandan, yine Yozgat Valiliği tarafından yapılan açıklamada, “FETÖ/PDY sölahlı terör örgütü ile iltisaklı olduğu değerlendirilen ve Bylock isimli gizli haberleşme programı kullantıkları tespit etilen 01.03.2017 günü TEM şube müdürlüğünce Yozgat merkezli 9 ilde yapılan operasyonla yakalanan 17 eski emniyet mensubundan; 4. sınıf emniyet müdürü E.Ç., polis memuru M.G., polis memuru Y.B., polis memuru M.K., komiser yardımcısı A.K., polis memuru H.İ.D. ve polis memuru M.A. tutuklanmış, komiser yardımcısı F.A., polis memuru M.F.Y., polis memuru E.K., komiser H.D., polis memuru E.K., 4. Sınıf emniyet müdürü E.S., komiser E.A., polis memuru M.U., polis memuru E.Y. ve komiser yardımcısı S.T. adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştır.
Ayrıca, Giresun Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülmekte olan soruşturmaya esas olmak üzere hakkında FETÖ/PDY terör örgütü ile bağlantısı olduğu değerlendirilen M.G isimli bayan şahıs yakalanarak gözaltına alınmış olup, Giresun iline sevki sağlanmıştır” ifadelerine yer verildi. -

Genç girişimciler sertifikalarını aldı
Törende konuşan Sorgun TSO Yönetim Kurulu Başkanı Üzeyir Arslan, Sorgun Ticaret ve Sanayi Odası’nda düzenlenen girişimcilik eğitimlerine katılarak belge almaya hak kazanan 59 yeni girişimci adayını tebrik ederek yenidünya düzeninde kalkınmanın artık devlet eliyle değil özel sektör eliyle gerçekleştirildiğini belirtti. Arslan, kalkınmak için dinamik, genç ve yeni girişimcilere ihtiyaç duyulduğunu belirterek, girişimci sayısının mutlaka artırılması gerektiğine işaret etti. Arslan, “İlimize ve ülkemize yeni markalar kazandırmanın, ihracatı geliştirmenin yolu girişimcilikten geçiyor. Kurum olarak girişimciliğin desteklenmesine büyük önem veriyoruz. Girişimciliğin geliştirilmesini sağlamak ve ilimizde kendi işini kurmak isteyen girişimcilere ön ayak olmak amacıyla Sorgun Ticaret ve Sanayi odası olarak ORAN ve KOSGEB işbirliği ile 2016 yılında düzenlediğimiz kurslarımızda toplamda 311 kişiye girişimcilik eğitimi verdik ve sertifikaları takdim edilmişti. 2017 yılında da paydaşlarımızdan olan İŞKUR ile protokol imzalayarak aynı hızla girişimcilik eğitimleri düzenlemeye devam edeceğiz” dedi.
Uygulamalı girişimcilik eğitiminin sanayiye, bölgemiz ve ülkemize katma değer yaratacağını ifade eden Arslan, “Bu eğitimler hem kentimize, hem ülkemize yeni girişimciler kazandırmaya devam edecek. Hayalinizdeki iş fikrini gerçekleştirirken siz değerli girişimcilerimize her konuda destek vermeye devam edeceğiz. Almış olduğunuz girişimcilik belgelerinin bölgemize, size ve ailenize hayırlı olmasını dilerim” diye konuştu. -

İlahiyat Akademik seminerleri devam ediyor
Akademik Seminerler-IV kapsamında Bozok üniversitesi İlahiyat Fakültesi Temel İslam Bilimleri Arap Dili ve Belegatı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Karim El F.Ahmed Abdeldaim “İbnul Kayyım El Cevzinin Tıbbul Nevebi ” adlı eserinden örnekler sundu.
Yrd. Doç. Dr. Karim El F.Ahmed Abdeldaim seminerde, “ İbnul Kayyım El Cevzinin Tıbbul Nevebi” eserinin yazılma amacı hadislerdeki tıbbi konuları ve onların öneminden bahsetti. Tıbb-ı Nebevî’nin Kur’ân-ı Kerim ayetleri ve Hz. Muhammed (sav)’in hadislerinden, yaşayışından ve yapılmasına izin verdiği hususlardan kaynaklanan tıpla ilgili tavsiye ve uygulamalar olduğunu belirten Yrd. Doç. Dr. Abdeldaim Tıbb-ı Nebevî’nin sadece hadislerden değil aynı zamanda Kur’an tarafından da desteklendiğini sözlerine ekledi.
Seminer öğrencilerin sorunlarının yanıtlanmasının ardından sona erdi. -

Uçan Balon Kreş ve Gündüz Bakım evi miniklerinden itfaiye ziyareti
Kreş Müdürü Tülay Ünlüsoy, ziyarete ilişkin yaptığı açıklamada çocukları tehlikelere karşı bilinçlendirmek amacıyla itfaiyeyi ziyaret ettiklerini belirtti. Olası tehlikeli bir durumda en büyük destekçilerinin itfaiyeciler olduğunu söyleyen Ünlüsoy, İtfaiye Müdürü Eyüp Albayrak ve personelinin haftasını kutladı. Ünlüsoy, “Miniklerimizin itfaiyenin yaptığı işleri öğrenmesi ve olası olaylarda itfaiyenin 110 nolu telefon numarasını öğrenmesini sağlamak amacıyla bu ziyaretimizi gerçekleştirdik.
Bu vesile zor ve meşakkatli bir görevi yerine getiren itfaiyecilerimizin haftasını kutluyorum.” dedi.
İtfaiye Müdürü Eyüp Albayrak’ta ziyaretlerinden dolayı Kreş Müdürü Tülay Ünlüsoy’a teşekkür ederek, miniklerle yakından ilgilendi. Albayrak, minik ziyaretçilerine çeşitli ikramlarda bulunarak itfaiyenin görevleri ve çalışmaları hakkında bilgi verdi. -

İdare şube başkanları toplantısı yapıldı
Boğazlıyan Öğretmenevi Toplantı Salonu’nda kamu kurum ve kuruluş amirlerinin katıldığı toplantıda, 2016 yılında yapılanlar, kurumların genel iş yürütümünde dikkat edilecek hususlar, kamu hizmetlerinin sunumunda temel esaslar, ilçenin sorunları ve bu sorunlara yönelik çözüm önerileri görüşülerek fikir alışverişinde bulunuldu.
Toplantıda konuşan Kaymakam Sinanoğlu, Devletin ve Vali Kemal Yurtnaç’ın 4 temel önceliğinin; “Güler yüzlü devlet, bürokrasi ve kırtasiyeciliği aşan kamu yönetimi anlayışı, dezavantajlı kesimler sorunlarına çözüm ve hayat standartlarının artırılması, Şehit Yakınları ve Gaziler, olduğunu ifade ederek Boğazlıyan’da bu anlayışın yerleştirileceğini ifade etti. Kurum amirlerinin proaktif bir anlayış ile çalışmaları gerektiğini, eski köye yeni adet getirmelerini, icat çıkarmalarını ve kurumları için hayal kurmalarını, proje esaslı bir çalışma yöntemini benimsemelerini isteyen ve kamu yönetiminde inovasyonun gerekliliğine vurgu yapan Kaymakam Sinanoğlu “Kurumların yönetişim anlayışı çerçevesinde toplumun farklı kesimleriyle işbirliği içerisinde çalışmaları gerekir ve yerel idareler, siyasi partiler, meslek örgütleri ve sivil toplum örgütlerinin yönetimde paydaş sayıldığını, hizmetlerde seçilmişlerin ve muhtarların görüş ve fikirlerinin alınması gerekir” dedi. Kaymakam Sinanoğlu, devlet ve milletin bir birbirinin tamamlayıcısı olduğunu, vatandaş ile devlet arasında hiyerarşinin olmadığını, tüm kurumlar işlerini aracısız, doğrudan vatandaşı muhatap alarak yapmaları gerektiğini kaydetti. Sinanoğlu, “Hepimizin patronu millettir ve eğer unvanlar, makamlar, mevkiler vatandaşa hizmete dönüşmüyorsa, bizlere yüktür ”ifadelerini kullandı. -

Yozgat’ta 6 bin 500 öğrenci YGS’ye girecek
Yozgat’ta 6 bin 500 öğrencinin ter dökeceği Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS), 12 Mart 2017 Pazar günü saat 10.00’da 700 sınav gözetmenin denetiminde yapılacak.
YGS öncesi başta öğrenci velilerine ve öğrencilere uyarılarda bulunan Yozgat İl Milli Eğitim Müdür Vekili Mehmet Tekin, “Öğrencileri kabiliyetlerinin dışına veliler kesinlikle zorlamamalı. Öğrenci de bu olaya şartlı olarak bakmamalı. Öğrenciler kendi kabiliyetleri doğrultusunda gideceği liseyi ya da üniversiteyi tercih etmeliler. Strese girmesinler. Çevre baskısından kurtularak hayallerini kabiliyetleri ile birleştirip hedeflerini gerçekleştirmeye çalışsınlar. Böyle olursa hedeflerine ulaşırlar” dedi. Sınavda öğrencilerin soğukkanlı olmaları gerektiğine vurgu yapan Tekin, “Öğrencilere insan olduklarını ve kendi gelecekleriyle ilgili birtakım düşünceleri ve eylemleri ortaya koyabilecekleri düşüncesini, velilerin çocuklarına hissettirmeleri lazım” şeklinde konuştu.
Psikolojik baskının ve çevre baskısının öğrencilerin üzerinden kaldırılması gerektiğini de belirten Tekin, “Öğrenci bu psikolojik baskıyla sınava girdiği için yapabileceği soruları da yapamıyor. Böyle bir dezavantajı var. Bu baskıdan öğrencinin kurtulması gerekiyor. Bunu biz okullarda başardık ama hala veli baskısı devam ediyor. Bunun önüne geçersek öğrenci, birinci de olmasa da ikinci denemesinde hedeflerine ulaşır inancındayım” ifadelerine yer verdi. -

Çözüm Koleji, turnuvalarda büyük başarı gösterdi
Okullar Arası Yıldız Erkekler Futbol Turnuvasında final müsabakası oynamaya hak kazanan Çözüm Koleji’nin rakibi son 5 yılın şampiyonu Celal Atik İlkokulu oldu. Oldukça çekişmeli geçen karşılaşmada Çözüm Koleji 2-1 galip geldi. Şampiyon olarak grup müsabakalarında Yozgat’ı temsil etmeye hak kazandı.
Diğer yandan ise Rıza Kayaalp Spor Salonu’nda düzenlenen Satranç Turnuvasında, Küçük Kızlar il 1.si olurken, Minik Erkekler ise il 4.sü oldu. -

Zabıta ekipleri fırınları denetledi
Şehir merkezindeki fırınları mercek altına alan Yozgat Belediyesi Zabıta ekipleri, iş yerlerinin genel hijyeni, üretimde kullanılan hammaddelerin uygunluğu ve ekmek gramajlarını kontrol etti.
Halka ulaşan besinlerin temiz, sağlıklı olması noktasında aralıklarla fırınlarda denetimlerin sürdüğünü belirten Yozgat Belediyesi Gıda Mühendisi Aynur Ersoy, gün içinde Yozgat’ta 30’a yakın fırında denetim gerçekleştirdiklerini söyledi.
Denetimler sırasında ağırlıklı olarak hijyen sorunuyla karşılaştıklarını ifade eden Ersoy, “Hijyen konusunda fırın sahipleri ve çalışanlar dikkat etmeli.
Özellikle galoşsuz, bonesiz üretim yapılmaması yönünde onları uyanıyoruz. Biraz eksikliklerimiz var ama bunları da denetimlerle aşacağız. Genel olarak baktığımızda eksikliklerimiz olsa da Yozgat’ta fırınlarımız iyi durumda. Ama denetimler sayesinde daha iyiye ulaşacağız” dedi. -

Kurca, Kadınlar Gününde çalışanlarını unutmadı
Sabah mesaiye geldiklerinde masalarında kutlama kartı ve hediyelerini gören bayan çalışanlar, sürpriz karşısında mutluluklarını dile getirirken, böyle bir jestin kendilerini mutlu ettiğini dile getirdiler.
Bayan çalışanları odasında ağırlayan Kurca; pasta kesimi sonrası yaptığı açıklamada; “Peygamber Efendimiz ‘Cennet anaların ayağı altındadır’ diyerek, diri diri toprağa gömülen kız çocuklarını omuzlarında taşıyıp Mekke sokaklarında gezerek kadınlarımızın değerini yeniden tesis etmiştir.Simgesel olarak kutladığımız 8 Mart Dünya Kadınlar Gününü bir gün değil, aslında her gün kutlamalıyız. Kadının eğitilmesi, toplumun eğitilmesi sözü ise kadının gücünü ortaya koyan sözler arasındadır.
Bütün statülerinden önce kadın, annedir. Çocuk doğurur, yetiştirir, eğitir.
Bu yönleriyle de toplumun temelidir kadın. Sizler bizim için değerlisiniz. Öncelikle bayan çalışanlarımız ve tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Gününü kutluyorum” dedi. -

ince: Yozgat’ın vekil sayısı bu hükümet yüzünden düştü
CHP Yozgat İl Teşkilatı tarafından düzenlenen mitingde konuşan Muharrem İnce, referandumda neden ‘hayır’ denilmesi gerektiğini anlattı.
Yozgat halkına seslenen İnce, “Evet dediğiniz zaman 550 olan milletvekili sayısı 650 olacak. 30 bakan milletvekili haklarına sahip olacak. En az 20’de cumhurbaşkanı yardımcısı 650 olacak. Siz Yozgatlılar 6 olan milletvekiliniz, 3’e düşmüş. Beldeleriniz köy olmuş her gün yoksullaşıyorsunuz. Memleketinizi terk etmek zorunda kalıyorsunuz. Göç ediyorsunuz ama evet oyu vererek milletvekili sayısını artırıyorsunuz. Yazık” dedi.
Referandumda ‘evet’ verilmesinin nedeninin anlatılamadığını dile getiren İnce, “Neden ‘evet’ verilmesi gerektiğini anlatamıyor. Diyorlar ki’ hayır’ diyenler teröristtir. Saadet Partisi ‘hayır’ diyor, Büyük Birlik Partisi, Anavatan Partisi ‘hayır’ diyor. Doğru Yol, Demokratik Sol Partisi hayır diyor. Ülkücülerde ‘hayır’ diyor. Parti yönetimine bakmayın siz, ülkücüler ‘hayır’ diyor. Evet diyenlerde hayır diyenlerde bu memleketin evladıdır. Hepsi saygı değerdir, hangi kararı alırlarsa alsınlar. Ama şunu unutmamamız lazım. Evet ver ya da hayır ver. Ama bilerek ver, okuyarak ve anlayarak ver” şeklinde konuştu.
Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ın Almanya’daki konuşmasının yasaklandığına da işaret eden İnce, “Almanya bizim bakanlarımıza konuşma izni vermemiş. Türk hükümetiyle, Recep Tayyip Erdoğan’la, Binali Yıldırım’la Bekir Bozdağ’la fark etmez. Bugün ülkeyi yönetenlerle herhangi bir ülke arasında bir problem olursa size söz veriyorum ben kesinlikle Türk hükümetinin yanında olurum. Onları tutarım ama milletimizin de doğruları bilmesi lazım” açıklamalarına yer verdi.
İnce son olarak ise “Referandumda beyaza mı basacaksın kahverengiye mi? Beyaz demokrasinin kefeni, bu seçimde beyaz demokrasiye kefen giydirir. Kahverengi toprağın bereketidir. Bas kahverengiye bas kahverengiye” sözlerine yer verdi.
Muharrem İnce konuşmasının ardından ise vatandaşlara karanfil atarak miting alanından ayrıldı. -

Görevi başında vefat eden komiser Arslan, son yolculuğuna uğurlandı
Merhum Komiser Arslan’ın Yozgat’a getirilen naaşı Çapanoğlu Büyük Cami’de ikindi namazını müteakip kılınan cenaze namazından sonra Sarıtopraklık Mezarlığında toprağa verildi.
Cenaze namazına Arslan’ın yakınları, Vali Yardımcısı Şükrü Çakır, Belediye Başkan Yardımcısı Şahin Kılınçaslan, İl Emniyet Müdürü Seçkin Çengeloğlu, emniyet personeli, mesai arkadaşları ve çok sayıda vatandaş katıldı.
Arslan’ın evli ve 2 kız çoğunun olduğu öğrenildi.
Ankara Emniyet Müdürlüğü Uyuşturucuyla Mücadele Şube Müdürlüğü komiserlerinden Mahmut Arslan dün, görev yaptığı ekip otosunda sabah saat 10.00 sıralarında kalp krizi geçirmiş kaldırıldığı Yenimahalle Devlet Hastanesi’nde hayatını kaybetmişti.