Maçta çıkan olayları asla tasvip etmediklerini vurgulayan Başkan Akgün, “Federasyon tarafından, maalesef Yozgatsporumuz ve Yeni Altındağ Belediyespor karşılaşmasında çıkan olaylar nedeniyle sahamızda 3 maç seyircisiz oynama cezası ve 4 bin TL para cezasına çarptırıldık. Bize gelen yazıda; Spor Bal Ligi müsabakasında çirkin kötü tezahüratta bulunulması nedeni ile ihtar cezası verilmesine, Ayrıca çıkan olayın saha olayı boyutuna ulaşmaması nedeni ile ceza tayinine yer olmadığına, karşılaşmada, takım halinde sportmenliğe aykırı harekette bulunulması nedeni ile 600 TL Para Cezası verilmesine, çirkin kötü tezahüratta bulunulması nedeni ile ihtar cezası verilmesine, ayrıca aynı sezon içerisinde üçüncü kez çıkan saha olayı nedeni ile 3 maç seyircisiz oynama cezası ile 4 Bin TL Para cezası verilmesine hükmedilmiştir.
Bu tür olayları asla tasvip etmiyoruz.”ifadelerini kullandı.
Öte yandan Altındağ Belediyespor’a herhangi bir ceza verilmemesi kafalarda soru işareti oluşturuyor. Çünkü maçta çıkan olaylara sebep olan taraf Altındağ Belediyespor taraftarlarıydı.
Kategori: Gündem
-

Yozgatspora 3 maç seyircisiz oynama ve para cezası verildi
-

Şimşek: Ailenin en önemli temel yapısı kadınlarımızdır
Baro Başkanı Mehmet Şimşek 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada kadınların gününü kutladı.
Şimşek, şunları kaydetti: “Dünya Kadınlar Günü ya da Dünya Emekçi Kadınlar Günü her yıl 8 Mart’ta kutlanan ve Birleşmiş Milletler tarafından tanımlanmış uluslararası bir gündür. İnsan hakları temelinde kadınların siyasi ve sosyal bilincinin geliştirilmesine ayrılmış bir gün olarak yer almaktadır. 8 Mart’lar dünyada kadınların eşitlik ve özgürleşme mücadelesinin dile getirildiği ve emeğine ,bedenine kimliğine sahip çıkarak kadın sorunlarının örgütlü olarak bir kez daha duyurulduğu bir gün haline gelmiştir.
“Milletimizin en önemli vasıflarından biri, binlerce yıldır aile değerlerini koruyor ve kadını baş tacı ediyor olmasıdır.”diyen Şimşek, “ Toplumumuz, aile üzerine kurulmuştur ve bu ailenin en önemli temel yapısı da kadınlarımızdır. Dolayısıyla, kadınlarımız, toplumun şekillenmesinde de büyük rol üstlenmektedirler. Ulus olarak girdiğimiz tüm savaşlarda ve yine ülke olarak yaşamış olduğumuz en sıkıntılı dönemlerde, sevgi, saygı, hoşgörü timsali olan fedakar, cefakar Türk kadınları, toplumun yeniden dirilmesine, canlanmasına çok büyük katkı sağlamışlardır. Yaşantımızın her anında, bizleri yetiştiren, eğiten, ihtiyaç duyduğumuz her anda desteklerini hiçbir şekilde esirgemeyen, yüreklerindeki sevgiyi, şefkati bir karşılık beklemeden bizlere sunan, varlıklarıyla onurlandığımız, narin yaradılışlarının altında büyük bir dayanıklılık ve derinlik barındıran kadınlarımızdır. Bu sebeple, sadece 8 Mart Dünya Kadınlar gününde değil, her daim başımızın tacı olan, bizi biz yapma yolunda yüreklerindeki sevgi ve şefkati esirgemeyen fedakâr analarımız, eşlerimiz, kızlarımız ve kız kardeşlerimiz olan kadınlarımıza her zaman sahip çıkmalıyız.
Kadınlara yönelik her geçen gün artan şiddet olaylarının artık son bulması ümidiyle, dünyayı sevgi ile dolduran tüm kadınlarımızın ‘’ 8 Mart Dünya Kadınlar Gününü” kutluyorum.”ifadelerini kullandı. -

Vatandaşlara kene avcısı ‘Atak’ cinsi tavuk dağıtılacak
Akdağmadeni Ziraat Odası Başkanı Eyyup Elmalı, oda olarak çiftçiye en iyi hizmeti verip onlara destek olmak için gayret gösterdiklerini söyledi. Çiftçinin ürün çeşitliliğini artırması daha fazla kazanç elde etmesi için sürekli arayış içerisinde olduklarını ifade eden Elmalı, “Alternatif geçim kaynakları olarak ilçe çiftçimize cüzi bir fiyatla kanatlı hayvan dağıtımına başlayacağız.
Tüm bakımları ilaçları tamamlanmış tavuk ve hindi dağıtımı için ilçe halkından talep almaya başladık.” dedi.
Köylerde yaşayan birçok çiftçinin evinde tavuğu dahi olmadığını vurgulayan Elmalı,”En azından böyle bir hizmet yaparak köylerdeki tavuk sayımızı fazlalaştırmak istiyoruz. Ayrıca köylümüze organik tavuk eti ve yumurtası yedirmeyi amaçlıyoruz” şeklinde konuştu.
Dağıtmayı planladıkları ‘Atak’ cinsi tavukların aynı zamanda kene avcısı olduğuna da dikkat çeken Elmalı, son zamanlarda ölümle sonuçlanan kene vakalarının azalması yönünde çitçimize destek olmayı da planlıyoruz” ifadelerine yer verdi. -

Kadınlar Günü onlar için sıradan bir gün
Yozgat’a yaklaşık 100 kilometre uzaklıktaki köylerinden kendi ürettikleri hayvansal ürünleri hazırlayarak sabah 06.00’da yola çıkan kadınlar, ilde her hafta Salı günleri kurulan köylü pazarında satarak evlerinin eksiklerini tamamlıyor. Soğuk havaya rağmen açtıkları stantta tereyağı, peynir, yumurta satan kadınlar, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nün kendileri için diğer günlerden bir farkının olmadığını belirterek, çalışmak zorunda olduklarını ifade ediyor.
Saraykent ilçesine bağlı Karamağara köyünden kendi ürettikleri hayvansal ürünleri satmak için gelen kadınlar, sabah 06.00’da yola çıktıklarını belirterek, çalışma şartlarının ağır ve zor olduğuna dikkat çekiyor. Güssün Güzel isimli kadın, Kadınlar Günü olmasının kendileri açısından bir öneminin olmadığını sıradan bir gün olduğunu vurguluyor. Güzel, “Köyde, geçimimizi hayvancılıkla sağlıyoruz. Hayvanlardan elde ettiğimiz ürünleri buraya getirerek satıyor evimizin geçimine katkıda bulunuyoruz. Tabi ki kolay değil hayvanların bakımı, evde ailene bakmak ve üstelik bu ürünleri buraya getirerek satmak çok zor. Ama mecburuz bu şekilde geçinmek zorundayız.” diyor.
BİZİM İÇİN
KADINLAR
GÜNÜNÜN BİR
ÖNEMİ YOK
Kudret Babacan da Kadınlar Gününü olduğunu televizyondan öğrendiğini anlatarak, şöyle konuşuyor: “Bizim için kadınlar günü ya da diğer özel günlerin bir önemi yok. Hepsi bizim için sıradan bir gün. Biz ekmeğimiz, geçimimiz için bu soğukta köyden çıkıp burada tereyağı, peynir, yoğurt, yumurta satarak evin ihtiyaçlarını alıyoruz. Tabi ki zor bir iş kolay değil ama ailemizin geçimi ve çocuklarımızı okutmak için katlanıyoruz. Ayrıca kadınlara yapılan şiddeti kınıyorum.”
Diğer kadınlar da benzer ifadeler kullanarak 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nün kendileri için bir anlam ifade etmediğini belirtiyor. -

Türk Büro Sen’den Kadınlar Günü kutlama mesajı
Sendika İl Temsilcisi Hacı Turan Başkal, mesajında şunları kaydetti: “Dünyanın her yerinde emeğine, haklarına sahip çıkan, eşitsizliklere ve ayrımcılığa karşı direnen kadınlarımızın var olma mücadelesine katkı sunmak amacıyla gerçekleştirilen 8 Mart Dünya Kadınlar Gününü, yine buruk, kadının eğitim, çalışma hakkından tutun da en temel hak olan yaşam hakkına kadar uzanan baskılara ve şiddete maruz kaldığı bir dünyada kutlamak durumundayız.Oysa emek örgütü olarak biz, bu günün kadınlarımızın çalışma hayatında özellikle kadın olmasından kaynaklanan sorunlarının kamuoyu önünde tartışıldığı ve çözümler üretildiği bir gün olmasını arzu ederdik.”
KADIN CİNAYETLERİ HER GEÇEN GÜN ARTMAKTADIR
Kadın cinayetlerinin her geçen gün arttığını ifade eden Başkal, “Bu cinayetlerin işleniş biçiminin vahşileştiği, Kadınların yaşam tarzına saldırıların sık sık gündeme geldiği, cinsel şiddet yaygınlaştığı, çocuk istismarının daha önce görülmemiş şekilde arttığı bir dönemden geçiyoruz.2015 yılında toplam 303 kadın öldürülmüşken, 2016 yılında bu sayı artmış 328’e ulaşmıştı. 2017 yılı Ocak ayında 37, Şubat ayında 30 kadın en yakınları (koca, baba, kardeş, erkek arkadaş) tarafından öldürüldü. Kadınlar, erkek şiddetine karşı adalet arayışından vazgeçmiyor; şiddet olaylarının birçoğu kolluk kuvvetlerine intikal ettiriliyor ve yargıya taşınıyor. Ancak Basından takip ettiğimiz kadarıyla Şubat ayında hunharca katledilen kadınlarımızdan üçünün devlet koruması altında olduğunu öğreniyoruz. Peki devletimiz kendisine sığınan, şiddete maruz kalan kadınlarımızı yeterince koruyamıyor mu?Kadınlar çocuklarının gözleri önünde öldürülüyor, kadın cinayetlerinde yaş aralığı gittikçe düşüyor, çocuklar, doğmamış bebekler öldürülüyor. Devletimiz bu konuda her türlü önlemi ivedilikle almalıdır. Bu konuda hiçbir mazeret kabul edilemez.”dedi.
KADIN İSTİHDAMI HALEN İSTENİLEN DÜZEYDE DEĞİL
Kadın istihdamının halen istenilen düzeyde olmadığını kaydeden Başkal, şunları ifade etti: “Dünya geneline baktığımızda, kadınların erkeklere oranla eğitim seviyelerinin daha düşük, işsizlik oranının kadınlarda daha yüksek olduğunu görüyoruz. Ne yazık ki, dünyada ve ülkemizde kadınlar çalışma hayatında yeteri kadar yer alamamakta, kariyer gelişimi noktasında erkeklerin gerisinde, daha düşük ücretlerle, güvencesiz bir biçimde çalışmak zorunda kalmaktadır. Nüfusumuzun yüzde 49.8’ini kadınlar oluştururken, Erkeklerin istihdam oranı kadınların istihdam oranının 2.4 katıdır. Üst düzey kadın yönetici oranımız sadece yüzde 9.4’tür.Kadın işsizliği son iki yılda yüzde 36 artarak, 1 milyon 151 binden, 1 milyon 566 bine yükseldi. Bir araştırma şirketinin yaptığı araştırmaya göre; 0-5 yaş aralığında bulunan çocukların gündüz bakımı işinin %86’sını annelerin gerçekleştirdiği, ev işlerinin boya/badana hariç tamamının kadın tarafından yapıldığı ortaya çıkmıştır. Çalışan kadınların azımsanamayacak bir bölümü çocuk sahibi olduktan sonra, çalışma hayatını bırakmıştır.Yine bu araştırma; İlk evlilik yaşı cinsiyete göre incelendiğinde; kadınların ve erkeklerin ilk evliliklerini en fazla 20-24 yaş aralığında yaptığını, ilk evliliğini 18 yaşından önce yapan kadınların oranının %28,2, erkeklerin ise yüzde 5,6 olduğunu ortaya koymaktadır. Bu da kadınların erken yaşta evlenerek toplumdan ve sosyal hayattan uzaklaştırıldığını, eğitimini tamamlayamadığını, aile içinde üstlendiği görevler nedeniyle çalışma hayatını bırakmak durumunda kaldığını göstermektedir.
Boşanmalarla ilgili yapılan araştırmada ise, Kadınlar için sorumsuz ve ilgisiz davranmadan sonra en önemli boşanma nedeninin yüzde 42,6 ile evin geçimiyle ilgili ekonomik sıkıntılar olduğu tespit edilmiştir. Dolayısıyla çalışma hayatından uzaklaştırılan kadın, ekonomik olarak yaşadığı sıkıntılar sebebiyle boşanma yolunu seçmektedir.” -

Kadın Kollarından kutlama mesajı
Altunok, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde, tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de kadınların çeşitli etkinliklerle nasıl bir dünya istediklerini, haklarını, hayallerini, özlemlerini dile getirdiğini belirtti. Altunok, şunları kaydetti: “AK Parti Kadın Kolları olarak bizler de diyoruz ki; ‘Hakkın nuru olan kadın, insanlığın toprağıdır’ Nesillerin devamını sağlayan, eğiten, koruyan kadınlarımız; değişen zamanın ruhuna uygun olarak modern hayatın getirdiği yeni şartlarda da Dünya’ya yön vermeye devam etmektedir.
Biz kadınlar; kadın kimliğimizin ötesinde insan olarak, diğer tüm özelliklerinden bağımsız bireyler olarak, kendi ayaklarımız üzerinde durabileceğimizi biliyoruz. Bizler, kadının metalaştırılmadan, istismar edilmeden; kendi kişiliğimizle, kimliğimizle, inancımızla, değerlerimizle hak ettiğimiz yeri alabileceğimizi biliyoruz.
Mardin’den Antalya’ya, Balıkesir’den Trabzon’a, Kars’tan, Artvin’e,Oradan Suriye’ye, Filistin’e, Bosna’ya, Kosova’ya, Arakan’a, Somali’ye, Etiyopya’ya, Azerbaycan’a Uzak ya da yakın demeden gönül coğrafyamızda; güzel, eşit ama her şeyden önce adil bir dünya ortak duamız olacak.
Hayata her anlamda “can” katan kadınlara yapılan her hizmetin, halkın sağlığına, huzuruna, mutluluğuna; dolayısıyla Hakk’a yapıldığını savunan anlayışımızla; tüm dünya kadınlarının ve Anadolu’muzun değerli kadınlarının “Dünya Kadınlar Günü” nü kutlar; refah, huzur ve barış içinde yaşayacağımız yarınlar dilerim.” -

FETÖ’den 7 eski emniyet mensubu tutuklandı
Yozgat merkezli 9 ilde Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) soruşturması kapsamında gözaltına alınan 17 eski polis, emniyetteki işlemleri tamamlandıktan sonra adliyeye sevk edildi.
Hakim karşısına çıkan zanlılardan bir 4. sınıf emniyet müdürü, bir komiser, 5 polis memuru olmak üzere 7 kişi tutuklanırken, 10 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Yozgat Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi ekiplerinin koordinesinde yürütülen operasyonda, Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile meslekten ihraç edilen ve örgütün şifreli haberleşme programı ByLock’u kullandığı belirlenen 2 eski 4. sınıf emniyet müdürü, 3 komiser, 4 komiser yardımcısı ve 8 polis, Yozgat, Ankara, Çorum, Giresun, Hatay, İzmir, Kahramanmaraş, Sivas ve Tokat’ta gözaltına alınarak Yozgat’a getirilmişti. -

Kılıçdaroğlu’na ‘Evet’ gazetesi gönderdiler
AK Parti Yozgat Gençlik Kolları, Cumhuriyet Meydanı’nda gerçekleştirdiği basın açıklamasında Kılıçdaroğlu’nun sözlerine tepki göstererek, kendisine AK Parti tarafından hazırlanan ‘Evet’ gazetesi gönderdi.
AK Parti Gençlik Kolları Başkanı Muhammed Emin Erbek, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaoğlu’nun sözlerini eleştirerek,”CHP Genel Başkanı olmak üzere CHP’lilere anaya değişikliğinin temelde değiştirdiği birkaç konudan bahsetmemiz elzem hale gelmiş, öncelikle yapılan bir sistem değişikliğidir. Sistem değişikliğinde yürütmedeki iki başlılık ortadan kaldırılarak başbakanlık kurumu kaldırılmakta, yürütmenin resmi ve fiili olarak başı Cumhurbaşkanı olmaktadır.
Cumhurbaşkanın ise doğrudan halk seçmektedir. Ayrıca getirilen yeni Cumhurbaşkanlığı sistemiyle kuvvetler ayrılığı daha sert biçimde ortaya çıkmaktadır. Şimdi hal böyleyken CHP genel müdürünün anlaması için tekrar söylemek gerekiyor ki gelecek yeni sistemde başbakanlık kurumu kalkmaktadır. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi Kemal Kılıçdaroğlu’nun bahsettiği krizi çözmek için hazırlanmış bir anayasadır.
Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi kalıcı siyasi istikrar için yapılmıştır. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi hızlı ve etkili icraat için yapılmıştır. Bu sebeple Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’na ‘Evet’ gazetesi gönderiyoruz ve gazeteyi okuması temennisinde bulunuyoruz” dedi.
Yapılan basın açıklamasının ardından parti üyeleri ‘evet’ gazetesini postaya vererek CHP genel merkezine gönderdi. -

Yozgatlılar öğrenciler için bir araya geldi
İstanbul Yozgatlılar Federasyonu tarafından organize edilen Yozgat Öğrenci Yurdu ve Kültür Merkezi yardım yemeğine eski TBMM Başkanı Cemil Çiçek, Eski Maliye, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Lütfullah Kayalar, Yozgat Vali Yardımcısı Şükrü Çakır, AK Parti İstanbul Milletvekili Hurşit Yıldırım, Yozgat İl Kültür Müdürü Lütfi İbiş, Yozgatlı yarışmacı Fatih Kılıçarslan, Yozgatlı hayırsever işadamları, dernek ve federasyon üyelerinin yanı sıra çok sayıda İstanbul’da yaşayan Yozgatlı vatandaş katıldı.
“Yurt tamamen Yozgatlı öğrencilerimiz için yapıldı”
Programın açılış konuşmasını İstanbul Yozgatlılar Federasyonu Başkanı Ahmet Yılmaz yaptı. Konuklara yurdun yapılış amacını ve bu zamana kadar getirilen seviyelerde neler yaşandığını anlatan Yılmaz, “Yıllardır yaşadığımız dünyanın sayılı şehirlerinden olan İstanbul’da adımızın yaşatılması için uğraşlar verdiğimiz yurdumuzda şükürler olsun sonlara geldik. Bağışlarla başladığımız ve bu noktaya getirdiğimiz çalışmamıza maddi-manevi destek olan herkese minnettarız. Burada yaptığımız iş tamamen kendimiz için değil, aksine Yozgat ve Yozgatlı gençler içindir. Burası İstanbul dışından gelen Yozgatlı kardeşlerimize hizmet vermek, onlara bir çatı olmak amacıyla yapılan bir çalışmadır. Bu anlamda şuana kadar desteklerini bizden esirgemeyen tüm hemşerilerimize bir kez daha teşekkür etmek istiyorum ve bu başlangıçtı Yozgat için daha iyi projelere de imza atacağımızı şimdiden belirtmek istiyorum’’ dedi.
“Hayır işi uzatılmaz”
Düzenlenen gecede Yozgatlılara seslenen TBMM eski Başkanı Cemil Çiçek, Federasyon yetkililerinden yurdun son hali ile ilgili bilgiler aldı. Çiçek, “Yozgatlı hemşerilerimizi bir arada diri görmek beni oldukça mutlu ediyor. Temel aşamasından bu tarafa özenle takip ettiğim bir çalışma olan Yozgat Öğrenci Yurdu ve Kültür Merkezinde artık son çalışmaların yapıldığı bilgisini aldım. Ben de diyorum ki buraya kadar gelindi artık bundan sonrası da gelir. Bir an evvel bu işi bitirelim ve öğrencilerimiz yurtlarına kavuşsun. Zira hepimiz biliriz ki hayır işi uzatılmaya gelmez’’ şeklinde konuştu.
“Yurdun kıymetini İstanbul’a okumaya gelen anlayacak”
Bir televizyon programıyla ün kazanan Yozgatlı Fatih Kılıçaslan da buluşmada Yozgatlıları yalnız bırakmadı. Kılıçaslan, “Bu yurt ile Yozgatlılar şanslı, akraba evi sıcaklığında, korunaklı ve merkezi bir yerde memleketlerinin adını sembolünü taşıyan bir yurtları var artık. Benim gözümde bu büyük bir organizasyondur. Kıymetini İstanbul’a okumak için gelecek genç kardeşlerim bilecektir, bundan eminim. İnşallah memleketimiz çok güzel yerlerde güzel işlerle anılmaya devam edecektir. Bu anlamda ben de bir Yozgatlı kardeşiniz olarak gerekeni yapmaya her zaman hazırım.’’ ifadelerine yer verdi.
Gecenin sonunda sahne alan Yozgatlı sanatçı Mustafa Tatlıtürk ise seslendirdiği yöresel türkülerle Yozgatlılara unutulmaz bir gece yaşattı. -

Hastalanan Nuri’ye gözü gibi bakıyor
Yozgat’ın Buzacıoğlu köyünde tarım ve hayvancılıkla uğraşan Hasan Daşdemir, yaklaşık 40 yıldır besicilik yaptığını belirterek, bir haftalık olan Nuri ismini koyduğu erkek buzağısının hastalanması üzerine aracının bagajına koyarak veterinere getirdiğini söyledi.
Daşdemir, “Yıllardır köyde kendi işimiz olan hayvancılıkla geçimimizi sağlıyorum. Köy hayatı elbette kolay değil ama kendi işimiz olduğu için Allah’a şükür idare ediyoruz. 15 tane büyükbaş hayvanımız var. Geçen hafta doğan buzağı birkaç sonra keyifsiz olduğunu gördüm veterineri telefonla arayarak gerekli bilgi aldım ve yetinmeyerek aracıma attım veteriner hekime getirdim. Veteriner kontorl ederek kullanmam gereken ilaçları verdi. Eğer böyle ilgilenmesem ihmal etsem ve zamanla geçer diye düşünsem beki de bu buzağımı kaybederim. Bu gibi duruma düşmemek için şimdiden Nuri’yi veterinere getirdim. İnşallah tez zamanda iyileşir.”dileklerinde bulundu. -

Tatbikat gerçeği aratmadı
Tatbikat öncesi öğrenciler ve yurt personeline deprem veya yangın esnasında nasıl davranılması gerektiği konularında bilgi verildi. KYK yurt binasında yapılan tatbikata; belediye, itfaiye ve sağlık ekipleri destek verdi.
Yapılan tatbikatta, senaryo gereği öğrenciler ve personel hızlı bir şekilde yurdu boşalttı. Üst katlarda mahsur kalan öğrenciler, itfaiye ekiplerinin uzattığı yangın merdiveniyle kurtarıldı. Yaralılar, 112 Acil Servis Ambulansı ile hastaneye sevk edildi.
KYK Akdağmadeni Öğrenci Yurt Müdürü Halit Muçen, sivil savunma, ikaz, alarm, yangına karşı koruma ve depremde bina tahliye etme tatbikatını yaptıklarını söyledi. Muçen, amaçlarının bir yangın veya deprem anında öğrenci ve personelin en hızlı bir şeklide binayı terk etmesini sağlamak olduğunu kaydetti.
Tatbikatın başarılı bir şekilde tamamlandığını vurgulayan Muçen, yapılan tatbikata araçları ve personeliyle destek veren Belediye Başkanı Suphi Daştan ve sağlık ekiplerine teşekkür etti. -

Yozgat Çözüm Fen Lisesi, yarı finale çıktı
Yozgat Çözüm Koleji Fen Lisesi, eğitimde gösterdiği başarıyı okul sporlarında da taşıdı. Çorum’da gerçekleştirilen Okul Sporları Yıldız Kızlar Basketbol müsabakalarında B Grubunda Samsun, Kırşehir, Kayseri ve Amasya ile aynı grupta yer alan Yozgat Çözüm Koleji Fen Lisesi Kız Basketbol takımı, rakiplerini geçerek final müsabakasına çıktı.
Final müsabakasında Samsun Spor Lisesi Kız Basketbol takımı ile karşılaşan Yozgat Çözüm Koleji Fen Lisesi, baştan sona üstün oynadığı karşılaşmayı 35-22 kazanarak yarı finale yükseldi.Grup müsabakalarında gösterdikleri özveriyi yarı final müsabakalarında da sergileyeceklerini dile getiren Yozgat Çözüm Koleji Fen Lisesi Beden Eğitimi Öğretmeni Hacı Hüseyin Çelik,”Grup müsabakalarına okulumuz kız basketbol takımımızla çok iyi hazırlanmıştık. Çorum’da düzenlenen Okul Sporları Yıldız Kızlar Basketbol Grup Müsabakalarında rakiplerimizi tek tek geçtik ve finalde Samsun Spor Lisesi ile karşılaştık.
Rakibimizi üstün bir oyunla mağlup ettik ve adımızı yarı finale yazdırmayı başardık. Sergiledikleri mücadele ve emeklerinden ötürü öğrencilerimi tebrik ediyorum. Hepsine teşekkür ediyorum, başarılarını yarı final müsabakalarında da sürdüreceklerine inanıyorum” dedi. -

Meşhur tandır kebabı artık Ankara’da
Zengin bir mutfak kültürüne sahip Yozgat’ta testi kebabı, arabaşı, parmak çörek ve kuzu tandır kebabı Yozgat yöresine ati lezzetler arasında yer alıyor.
“HER ZAMAN EKSİKİĞİNİ HİSSETTİM”
Ankara’da tandır kebabının olmayışının eksikliğini her zaman kendisinde hissettiğini söyleyen Altın Tandır işletme sahibi Rıza Bal, ailece Yozgat’a sık sık tandır kebabı yemeye gittiğini, bu güne kadar bir girişimcinin Yozgat usulüne göre yapmasını beklediğini söyledi.
“10 YILDIR BU FİKİR HEP AKLIMDAYDI”
10 yıldır bu fikrin hep aklında olduğunu söyleyen Bal,” Baktım bu projeyi gerçekleştiren yok kolları sıvadım. 20 yıldır özel bir şirkette çalışıyordum. Sırf bu lezzeti Ankaralılarında tatması için çalıştığım şirketten istifa ettim. Bu amaç doğrultusunda çalışmalara başladık. Tandır konusunda Yozgat’ın meşhur ustalarından olan isimleri bünyemize kattık.” dedi.
YOZGATSPOR’UN RENKLERİNİ SEÇTİ
Diğer illerin kebap çeşitlerinin büyük puntolarla yazılmasının zoruna gittiğini söyleyen Bal, “Bizim niye Yozgat tandır kebabımızın ismi bu kadar ön plana çıkmıyor diye düşündüm. Tabelamıza da kocaman harflerle Yozgat tandır kebabı olarak yazdık. Renklerimizi seçerken de Yozgatspor’umuzun renklerinden seçtik.”dedi.
2 hafta önce hizmete açılan Altın Tandır’a müşterileri tarafından gelen geri bildirimlerin çok olumlu olduğunu söyleyen Bal, lezzetlerinin beğenilmesi, girişimlerinin takdir edilmesi, en önemlisi de kültürümüzü yaşattığımız için bizlere teşekkür etmesinin kendilerini çok mutlu ettiğinin altını çizdi.
YOZGAT’IN ADINI ANKARA’DA DUYURACAĞIZ
Yozgat’ın adını Ankara’da olabildiğince duyurmak için ellerinden gelen her şeyi yapacağını ifade eden Altın Tandır işletme sahibi Rıza Bal, “Şuan doğru yolda olduğumuza inancımız tam. Daha iyisini yapacağız inşallah.” diye konuştu.
TANDIR KEBABI NASIL YAPILIR?
Kuzu tandır kebabının yapılışını anlatan işletme Rıza Bal, “Kebap için alınan kuzu eti bir gün önceden tuzlanıp dinlenmeye bırakılır. Bir gün dinlenen kuzu eti daha sonra özel olarak hazırlanan tandır ocağında iki taraflı yanan ateşin ortasına şişlere takılarak yarım saat pişmeye bırakılır. Yaklaşık yarım saat içinde et parçaları sağ ve soldan aldıkları ısı ile kızarır. Bu et parçaları daha sonra tandırdan çıkarılır. Domatesler ve biberler ayrı pişirilir. Pişmiş ve mükemmel bir kıvama sahip olan kuzu eti, pide ekmeği ile servis edilir. İsteğe göre karabiber eklenir. Domates, biber ve kuru soğandan oluşan tabakta, doğranmış pidelerle servis yapılır” dedi.
TESTİ KEBABI YOLDA
Yozgat’ın bir diğer önemli lezzetlerinden biri olan testi kebabıyla ilgili müşteriler tarafından yoğun bir talep olduğunu söyleyen Bal, Önümüzdeki günlerde planlamalarımız arasında bu lezzeti de Ankaralılarla buluşturmaya hazırlanıyoruz. Hiç şüphesiz testi kebabımız da Yozgat’ımızın eşsiz lezzetlerinden birtanesidir. Müşterimizin bu beklentisini de dikkate aldığımızı vurgulamak istiyorum.” dedi.
“HERKESE TAVSİYE EDİYORUM”
Tandır kebabının lezzetine doyamadığını söyleyen Mert Uşak isimli bir vatandaş, tandır gayet güzel herkesin yemesini tavsiye ettiğini söyleyerek ,” Tandır kebabı Yozgat’ın yöresel bir yemeğidir. Ankara’da yaşayanlar mutlaka denemesini istiyorum.” diye sözlerini tamamladı. -

Dr. Kurca: Sigaradan fidanlarımız solmasın
Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreteri Op.Dr.İsmail Kurca, her yıl 1-7 Mart tarihleri arasında kutlanılan Yeşilay Haftası dolayısıyla yaptığı açıklamada madde bağımlılığı konusuna dikkat çekti. Dr. Kurca, “Ülkemizde önemli halk sağlığı sorunlarından biri olan ve bağımlılık yaptığı bilinen sigara, alkol ve uyuşturucudur. Madde bağımlılığına başlama yaşı sigara için 10, alkol için 11, uyuşturucu için 12’dir. 9 ile 17 yaş arası gençlerimizin yüzde 16’sı sigara, yüzde 11’i alkol, yüzde 2,9’u uyuşturucu kullanmaktadır. Dünyada yaklaşık 184 milyon kişinin madde bağımlısı olduğu bilinmektedir” dedi.
Sigara kullanımına bağlı ölümlerin Türkiye’de önlenebilir ölümlerin başında geldiğini vurgulayanDr. Kurca, “Bugün kendinize bir iyilik yapın, sigarayı bırakma kararı alın, ertelemeyin yarın geç olabilir.Sigaraya başlama yaşı 10, fidanlarımız solmasın. Çocuklarımızla sağlıklı iletişim kurarak çözemeyeceğimiz bir sorun yok. Sigarayı bırakmayı, ilk çocuklarımıza örnek olmak adına kendimizden başlamalıyız. Sigarayı bırakmak isteyen vatandaşlarımız Sağlık Bakanlığının Alo 171 numaralı Sigarayı Bırakma Danışma Hattını arayabilirler. Madde bağımlılığına dikkat çekilmesi ve farkındalık oluşturulması açısından Yeşilay’ın önemi büyüktür. Toplumda birçok olumsuz davranışın temelinde alkollü ve uyuşturucu madde kullanımı yatmaktadır. Alkol ve uyuşturucu madde kullanımı gençler arasında giderek yaygınlaşmakta ve bu da gençleri tehdit etmektedir. Uyuşturucu ve alkol bağımlılarının tedavisi zaman ve sabır ister.
Tedavi altına alınan kişilerin tedaviyi kendilerinin istemesi ve kararlı olması gerekir. Aralık 2015 ayında hizmet vermeye başlayan, 18 yaş ve üzeri hastalarının tedavi görebileceği AMATEM ( Alkol ve Madde Bağımlılığı Tedavi ve Eğitim Merkezi)’de bugüne kadar toplam 81 hastayatarak tedavi görmüştür.” diye konuştu. -

Kurulacak AR-GE merkezine ORAN desteği
ORAN Yozgat Yatırım Destek Ofisi Koordinatörü Timur Yıldız, Garanti Giyim Genel Müdürü Mustafa Kıran, AR-GE Müdürü Erol Ünaler, Finans Müdürü Nursel Kayar, Teknopark Genel Müdür Yardımcısı Dilara Demir ve System Global firmasının temsilcilerinin katıldığı toplantıda katılımcılara AR-GE Merkezi avantajları anlatıldı.
ORAN Yozgat Yatırım Destek Ofisi Koordinatörü Timur Yıldız,”Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM), ulusal bazda birçok AR-GE merkezi kurulmasında destek sağladı.
AR-GE Merkezi kurmayı planlayan firmaların danışmanlık giderlerinin büyük bir kısmını karşılayacağını daha önce de belirtmişti. Bu kapsamda Garanti Giyim firmasının danışmanlık giderinin bir kısmı TİM tarafından kalan kısmı da ORAN Kalkınma ajansı tarafından karşılanması kararlaştırıldı” dedi. Adana, Gaziantep ve Kayseri gibi sanayi alanında gelişmiş illerin dahi birer tane AR-GE Merkezi olduğunu hatırlatan Yıldız, Yozgat’ta kurulacak ilk AR-GE Merkezi’ne verdikleri destekten mutlu olduklarını söyledi. -

Bozdağ: Türkiye aleyhine çalışan herkes himaye ediliyor
Yozgat’ta Cumhurbaşkanlığı Sistemi Halk Oylaması Kampanyası Tanıtım Toplantısına katılan Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, insan hakları, demokrasi ve hukukun üstünlüğüne karşı yapılan bütün aşırılıklara ve saldırılara karşı hep birlikte mücadele edilmesi gerektiğini söyledi. Bakan Bozdağ, “Türkiye’yi insan hakları konusunda suçlayanlar Almanya’yı suçlamıyorlar. Almanya’nın başbakanı bize yapılan işten dolayı belediyeyi suçlamıyor. Yanlış yaptılar demiyor. İnsan haklarına aykırıdır demiyor. İfade hürriyeti engellenmiştir Almanya’da herkesin ifade özgürlüğü vardır, bunlar engellenmişlerdir kınıyoruz demiyorlar. Bir tane eleştiri yok ama Türkiye’ye gelince Türkiye’de terör örgütünün propagandasını yapmaktan tutuklanmış birisi ifade hürriyeti engellendi bir gazeteciye oralarda onun lehine konuşmalar yapılıyor. Çok net söylüyorum Türkiye aleyhine çalışan herkes maalesef himaye ediliyor. PKK’nın FETÖ’nün teröristleri, darbe yapan alçaklar ne kadar Türk milleti ve devleti aleyhine çalışan varsa orada himaye ediliyorlar. Bunu şu nedenle anlattım. Oralarda referandum sürecinin nasıl algılandığını da yakından gördük. Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin bu milletin varlığı bekası ve devletimizin daima huzur, güvende ve güçlü olması için ne kadar önemli olduğuna sizler gibi yürekten inanıyorum. Ama orada gördüm ki Almanya’da başkası da bu referandumdan hayır çıkmasını istiyorlar. Bir milletin lehine olumlu bir karar çıkmasın diye algı operasyonları yapılıyor. Önümüzdeki günlerde pek çok uluslar arası örgüt Türkiye’nin ve bu sistemin aleyhine raporlar yayınlayacak görüşler açıklayacaklar” dedi.
“Milletin iradesini engelleyenlere evetlerle en büyük cevap verilecek”
Bozdağ, “Herkes Türkiye’nin menfaatini düşünmeye başladı. Türk milletinin lehine düşünmeye başladı. Ben de o zaman diyorum ki ey Almanya ey Avrupa birliği ülkeleri siz Türkiye’nin menfaatini o kadar düşünüyorsanız o zaman şu PKK’lı teröristleri bize bir verin ki menfaatimizi düşündüğünüze inanalım. FETÖ’cü teröristleri bize verin Türkiye’nin menfaatini düşündüğünüzü görelim. Hem Bürüksel’de hem de Strasbourgd’a terör örgütleri stant açmış orada duruyor, kapatılmıyor ama referandum söz konusu olunca Türk milletinin çıkarları bunların aklına düşüyor. Bunların aklına düşen şey zayıf Türkiye’dir. İstikrarsız Türkiye’dir. Yönetilemez bir Türkiye’dir. Avrupa’ya IMF’ye dilenci bir Türkiye’dir. Onun için de sistem değişikliğini istemiyorlar. Onun için diyorum ki buradan bütün Türkiye’nin hayrına düşündüğünü söyleyip onun için Türk milletine hayır propagandası değişik algılarla yapan milletin iradesini engelleyenlere çalışanlara evetlerle büyük bir cevabı hep beraber vereceğiz. Yozgat inşallah evet diyecek. Türkiye evet diyerek bütün bunlara en büyük cevabı vermeye hazır mı? Merkel duymadı hazır mıyız? Eminim duymuştur, sandıkları evetlerle doldurduğunuzda onlar bir kez daha duyacaklar duymazlarsa oyların gücü ile kulakları patlayacak” şeklinde konuştu. -

Vali Yurtnaç: Teknolojiyi üretiyorsanız başarılı ve gelişmiş bir toplum oluyorsunuz
Vali Kemal Yurtnaç, Bozok Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Salih Karacabey ile birlikte 9 Ar-Ge, 3 ön kuluçka firmasıyla çalışmalarına devam eden Bozok Teknoparkta incelemelerde bulundu.
Türkiye’de faaliyette bulunan ve 52 Teknoparktan biri olan 2015 yılında kurulan ve Türkiye’nin en genç Teknoparklarından biri olma özelliğine sahip Bozok Teknopark, kurulduğu yıldan bu güne başta Yozgat olmak üzere ülke teknolojisine önemli katkı sağlamaya devam ediyor.
Teknoparklarda üründe ve üretimde yeni teknolojiyi yakalamak, katma değeri yüksek ürünleri elde etmek ve o bölgeye sermaye akışını sağlamak, istihdamı artırmak, ülke sanayisini rekabet edilebilir ihracata dönük bir hale getirmek amaçlanıyor.
ÜNİVERSİTE BİR
ŞEHİR İÇİN ÇOK ÖNEMLİ
Vali Kemal Yurtnaç, İncelemeler sonrası yaptığı açıklamada üniversitelerin bir şehir için çok önemli olduğunu söyledi. Yurtnaç, “Ben üniversiteleri hiçbir zaman şehirlere sıcak kaynak sağlayan yerler olarak görmüyorum sadece. Bu maksatla küçük ilçelerimize bile üniversitenin bir birimi açılsın isteniyor ama asıl önem verilmesi gereken şey ARGE’ye verilen önemdir. Bozok Üniversitesi 11 yıllık bir üniversite olmasına rağmen Teknoparkta çok güzel çalışmalar yapmışlar. İşte bu ARGE faaliyetleri tarımdan sanayiye, sağlık hizmetlerinden çevre temizliğine kadar tüm Türkiye’ye örnek olacak çalışmalar” dedi.
TEKNOPARK
DESTEKLENİP
TANITIMI
YAPILACAK
Teknopark’ın desteklenip tanıtımının yapılacağını belirten Vali Yurtnaç, “Burada dolaşırken geniş kapsamlı bir ARGE merkezinde dolaşıyor gibi hissettim kendimi. Bizim amacımız da hem burayı desteklemek hem de tanıtımını yapmak. Dışarıdan Yozgat’a bakış açısını değiştirmek istiyoruz. Belki burada yapılan bir tane faaliyet bile dışarıda ki Yozgat algısını değiştirecektir. Buralar teknolojiyi üreten yerler. Teknolojiyi üretiyorsanız başarılı ve gelişmiş bir toplum oluyorsunuz. Aksi takdirde teknoloji üretiliyor tüketiciye yüklü miktarlarla satılıyor. Buraların gelişmesi ve büyümesi demek Türkiye’nin gelişmesi ve büyümesi demektir” diye konuştu.
YAPILAN
FAALİYETLERLE ÖNEMLİ
ADIMLAR ATILDI
Bozok Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Salih Karacabey ise, Bosok Üniversitesinin genç bir üniversite olması ve teknoparkın yeni olmasına rağmen Türkiye’de ki teknoparklar içerisinde iyi bir noktada olduklarını ifade etti. Karacabey, “Kısa bir süre içerisinde daha iyi bir noktaya geleceğimize inanıyorum. Şu anda teknoparkımızda yer alan şirketler yaptıkları faaliyetlerle çok önemli adımlar attı. Kısa sürede bu ülke genelinde duyulacaktır. Üniversitemiz ayrıca bilimsel araştırmalar açısından da ön sıralarda yer alıyor. Bozok Üniversitesi olarak bizim için gurur vericidir. Bu başarıyı artırarak devam ettirmeyi hedefliyoruz” ifadelerini kullandı.
Vali Kemal Yurtnaç daha sonra Bozok Teknoparkta bulunan firmaları ziyaret ederek yaptıkları çalışmalar hakkında bilgi aldı. -

Akgül’den engelli vatandaşa akülü araba
Geçtiğimiz aylarda yapılan Ak Parti İl Danışma Meclisi Toplantısında akülü araba ihtiyacını Akgül’e ileten Fuat Çetiner isimli vatandaşa Milletvekili Akgül beraberinde Ertuğrul Soysal ve Yusuf Başer’le birlikte Ak Parti İl Teşkilatı önünde akülü aracını armağan etti.
Akülü aracını milletvekillerinden alan bedensel engelli Fuat Çetiner’in mutluluğu gözlerden kaçmadı. Çetiner, ‘Bugün en mutlu anım diyebilirim. Milletvekilimize bu ihtiyacımı dile getirdim.
Sağolsun o da bunu gerçekleştirdi. Kendisine bir kez daha teşekkür ediyorum.” dedi.
Milletvekili Abdulkadir Akgül’de Engellilerin toplumun birer gerçeği olduğunu belirterek, “ Onların hayatını kolaylaştıracak adımları her birimiz elimizden geldiğince atmalıyız.
Hükümetimizin de bu hususta ciddi adımları var. Bugün engelli bir kardeşimizin daha yüzünü güldürmek beni bahtiyar kıldı.” diye konuştu. -

iki Vali yardımcısı görevden uzaklaştırıldı
Yozgat Valiliği tarafından yapılan yazılı açıklamada vali yardımcılarının soruşturmaların selameti açısından görevden uzaklaştırıldığı bildirilerek şu ifadelere yer verildi.
“Olağanüstü Hal Kapsamında alınan tedbirlere ilişkin KHK kapsamında milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen Fetullahçı Terör Örgütü’ne aidiyeti, iltisakı ve irtibatı olabileceği değerlendirilen Yozgat Valiliğinde görevli vali yardımcıları E.E. ve D.E. haklarında yürütülen soruşturmaların selameti açısından İçişleri Bakanlığınca 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 137 ve devamı maddeleri uyarınca görevden uzaklaştırılmışlardır. -

Çeyiz sandıklarında sararan işlemeler modern hale dönüştürülüyor
Halide Edip Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi bünyesinde düzenlenen nakış kursunda eğitim gören 18 kursiyer kadın, yıllardır sandıklarında sakladıkları çeyizlerini işleyerek modern tasarımlar elde ediyorlar. Kadınlar tekrardan gün yüzüne çıkardıkları el emeği göz nuru ürünlerini kursta öğrendikleriyle pike, yatak örtüsü, hurç, seccade ve bohça gibi çeyiz ürünlerine dönüştürüyorlar.
Modası geçmiş çoğunlukla çiçek ve kuşlardan oluşan motifler, kadınlar tarafından tekrar işleniyor. İşlenen ve modern hale gelen ürünlerin pazarlamasını yapan kadınlar hem aile bütçelerine destek oluyor hem de hoş vakit geçiriyor.
Halide Edip Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Müdürü Ayşe Yaşar,”El Sanatları ve nakış bölümünde bayanlar sandıklarındaki çeyizlerini, el emeklerini telef olmaması için alıp kursumuza geliyorlar. Öğretmenlerimizin takibi doğrultusunda çeyizlerini daha farklı kombinelerle tekrar gündelik hayatta kullanmak için yeni ürünlere dönüştürüyorlar. Kursiyerlerimiz kurslarımızda hem aile bütçelerine katkıda bulunuyorlar hem de zamanlarını dolu dolu geçiriyorlar”dedi.
Çeyizinden kalma ürünleri tekrardan işlediğini söyleyen kursiyer Bediha Tuncer,”Elimdeki işlemeler çeyizimden kalma ürünler. Bunları kızlarımın çeyizlerine vereyim dediklerinde kızlarım kabul etmemişlerdi. Kursta bunları yastık olarak, nevresim olarak işlediğimde ikisi de ürünleri beğendi ve istemeye başladı. Hem çocuklarıma hediye oldu hem de bu eskiyen işlemeleri değerlendirmek adına çok güzel oldu. Eski işlemeler nevresim ve yastık olarak daha modern bir şekilde bana geri döndü” diye konuştu.
59 yaşındaki kursiyer Turna Selvi ise,”Annemizden, babaannemizden kalan el işlerimizi kursa gelerek değerlendiriyoruz. Sandıklarımızda kullanmadığımız işlemeleri seccade, yastık kılıfı gibi ürünlere dönüştürüyoruz” şeklinde konuştu. -

Kayseri Şeker çiftçi eğitimleri yapıldı
2017-2018 kampanya döneminin eğitim konusu çiftçinin pancar tarımından daha çok kazanması yanında milli ekonomiye de katkı sağlamak adına şeker pancarının sökümü ve söküm sonrasındaki pancardaki şeker oranının silolarda bekleme anında yanıp kaybolmasını engellemek için randevulu söküm ve tesellüm oldu. Hafta sonunda Yenipazar, Yenifakılı ve Çandır bölgelerinde yapılan eğitim toplantılarına çiftçilerin yanı sıra ilçe protokolleri ve STK temsilcilerinin de yoğun ilgileri oldu. Kayseri Şeker tarafından Çandır Bölgesindeki Çiftçi Eğitim Seminerinde konuşan Çandır Kaymakamı Ahmet Vezir Baycar; “Tarımı gelişen tekniklere uygun yapmak suretiyle dünyada ithal eden ülke değil ihraç eden ülke haline gelmeliyiz” dedi. Baycar konuşmasını şöyle sürdürdü;
“Bölgemiz tarım bölgesi, bu bizim kaderimiz. Bunu nasıl yapacağımız bizim elimizde olan bir şey. Yıllarca maalesef tarım ülkesi olmamıza rağmen tarımı alelade yaptık. Çandır Boğazlıyan, Çayıralan bölgesinde verimli topraklar olmasına rağmen çok verimli teknikler kullanılmadığı için verimli bir ürün elde edilemedi. Fakat son yıllarda işi en güzel teknikleri ile yapmaya başladık. Arazilerimizin toprak analizi yaptırmak suretiyle uygun gübre yanında sulama tekniklerinin de en gelişmiş yöntemlerini uygulamak suretiyle tarımda 2023 vizyona sahip olarak dünyada söz sahibi olabilir, hatta tarımda ithal eden değil ihraç eden bir ülke olabiliriz. Bu noktada Kayseri Şeker Fabrikası ve Kayseri Pancar Kooperatifine büyük görev düştüğü inancındayım. Bölgemizde tarımsal hasılatın Kayseri Şeker’in girişimleri ile birlikte etkin olacağını düşünüyorum. Şeker pancarı tarımına yoğun ilgi gösterilen bölgemizde münavebe yıllarında ekilecek nohut vb. ürünlerle ilgili olarak Kayseri Şeker tarafından çalışma başlatılmasından dolayı da memnuniyetlerimizi bildirirken, ürün çeşitliliği konusunda devletimizin bütün imkanları ile çiftçimizin ve bu konuda gayreti olan her kurum, kuruluşun yanında olduğumuzu bildiririm.”
Kayseri Pancar Ekicileri Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Akay ise, pancar sökümü ve tesellümü hakkında yapılan çalışmaları anlattığı konuşmasının sonrasında Kayseri Şeker’in yüzde 10’luk hissesinin Varlık Fonuna devrolunması ile ilgili olarak “Varlık Fonu Kayseri Şeker’in gücüne güç katmıştır” dedi. Başkan Akay ayrıca Kayseri Pancar Kooperatifi ve Kayseri Şeker Fabrikası olarak 63. Kampanya Dönemi ile ilgili olarak başlatılan çalışmalar hakkında da çiftçileri bilgilendirdi.
Çiftçi Bilgilendirme Toplantılarına; Kayseri Pancar Kooperatifi Başkanı Hüseyin Akay, Kayseri Şeker Fabrikası Yönetim Kurulu Başkanı Turhan Özer, Pancar Kooperatifi Başkan Vekili Avni Hokkaömeroğlu, Yönetim Kurulu Üyeleri İlhan Argun, Harun Halıcı, Nizamettin Çatak, Denetim Kurulu Üyeleri Mehmet Güntay, Menderes Baran, Kayseri Şeker Fabrikası Yönetim Kurulu Başkan Vekili Atilla Yalçın, Yönetim Kurulu Üyeleri; Hurşit Dede, Turan Kaya, Abdulkadir Güneş, Halis Lektemur, İsmail Avşar, Kayseri Şeker Fabrikası Genel Müdürü Tayafun Öner, Genel Müdür Yardımcıları Osman Canıtez, İsmail Gedik, Hulusi Yüksel ve diğer yetkililer de katıldı. -

Şehit Devrilmez’in adı kütüphanede yaşatılacak
Yozgatlı gençler şehidini unutmayarak harekete geçti. Üniversite öğrencisi gençler, şehit Polis Memuru Mustafa Kemal Devrilmez’in adını yaşatmak için bir kütüphane kurma kararı aldı.
Sarıkaya Halk Eğitim Merkezi binasında tahsis edilen bir odayı kütüphaneye çevirmek isteyen gençler harekete geçti.
Gazi Üniversitesi, Kırıkkale Üniversitesi ve Eskişehir Üniversitesi’nde okuyan gençler kitap toplama kampanyası başlatarak Yozgatlı vatandaşlardan kitap talebinde bulundu.
Kampanyaya öncülük eden üniversiteli gençlerden Merve Yılmazer, Kağan Aslaner şehidin adını yaşatmak için kurulacak kütüphaneye kitap ihtiyacı olduğunu duyurarak kitap istediler.
Gençler, Sarıkaya ilçesinde kitapların Halk Eğitim Merkezi’ne teslim edilebileceğini ifade ederken, Yozgat’ta da kampanyaya sahip ve destek çıkacak gönüllüler aradıklarını dile getirdiler. -

Yozgat, Roma hamamı ve Ben yoruldum hayat’la tanıtılıyor
Birçok sanatçı tarafından da seslendirilen ‘Ben Yoruldum Hayat’ şarkısı ile büyük bir çıkış yakalayan Mümin Sarıkaya, önceki gün İstanbul’da Taksim CVK Park Bosphorus Hotel’de, Topaloğlu Vakfı tarafından düzenlenen 2016 yılının EN’leri ödül töreninde yılın en iyi çıkış yapan şarkısı ödülünü aldı. Sarıkaya’nın, seslendirdiği “Ben Yoruldum Hayat’ şarkısı 7’den 70’e herkesin beğenisini kazanırken, evlerde, iş yerinde ve araçlarda da en fazla dinlenen şarkıların başında yer aldı. Sarıkaya önceki gün düzenlenen ödül töreninde ve daha önceki çıktığı bütün programlarda Yozgat adını hep ön planda tutmasıyla hemşerilerinin sevgisini kazandı.
ROMAM HAMAMI TANITIM FİLMİ
Sarıkaya’da bulunan Tarihi Roma Hamamında yapılan kazı çalışmaları ile tarihi değerlerin gün yüzüne çıkarılması Yozgat tanıtımına büyük katkı sağladı. Vali Kemal Yurtnaç’ın Tarihi Roma Hamamı ve kentin diğer zenginlikleri konusunda Türkiye Tanıtım Platformuna verdiği röportaj ulusal kanallarda yayınlanlanması Yozgat’ın tarihi değerlerini bir kez daha gözler önüne serdi.
Öte yandan Yozgatlı hemşehrimiz Hürriyet Gazetesi Yazarı Ahmet Hakan Coşkun’da zaman zaman kaleme aldığı yazılarında şehrimizi ön planda tutarak Yozgat’ın tanıtımına ayrıca katkı sağlıyor.
YAPILABİLECEK 10 ŞEY
Coşkun, Hürriyet Gazetesindeki köşesinde; Yozgat’ta yapılabilecek en güzel 10 şey” başlıklı yazısında şehrin kültürel değerlerini maddeler halinde sıraladı.
Coşkun, kendi özlemlerinden oluşturduğu Yozgat’ı şöyle anlattı: “
TESTi KIRMAK
Yozgat’ın meşhur testi kebabını herkes bilir… Yapımı bayağı zahmetli ve eziyetli olan testi kebap, sofraya gelmeden önce inceden bir törenle kırılır…
Ayıptır söylemesi, ben bu testi kırma işinde bayağı iyiyim… Tek vuruşta bitiriyorum işini testinin… İşin ustaları, “Kırk yıllık testi kebapçıyız, böyle kırış görmedik” diyorlar… O derece yani.
ÇAMLIK’TA PİKNİK
Türkiye’nin ilk milli parkı olan, türkülerde geçen, göreni hayran bırakan, insana yaşama sevinci aşılayan bir park bu… Doğallığından asla taviz vermez… Piknikçilere sıcak bir yuva olur… Gösterişli olduğu halde asla kibirli değildir… Hyde Park ya da Central Park görse kıskanır… O derece yani.
AYNALI KAHVE
“Hocalar Kahvesi” gibi Yozgat’ın otantik kahvelerinden biridir… Bu kahvede Yozgat’a ait feminist türkülerden biri olan “Aynalı Körük” eşliğinde Yozgat usulü menengiç kahvesi yudumlamanın keyfini, ancak ve ancak Boğaz’da balık yemek falan karşılayabilir… O derece yani.
PARMAK ÇÖREK
Sabahın erken saatlerinde herhangi bir Yozgat fırınına gittiğinizde sıcacık Parmak Çörek karşılar sizi… Sabah kahvaltısında içine azıcık yine Yozgat usulü çömlek çökeleği konularak yendiğinde tadına doyum olmaz… Canan Karatay Hocamız, “Sakın yeme onu, bırak hemen, zararlı o zararlı” falan diye korkunç bir şekilde parmak sallasa bile yenir… O derece yani.
BÜYÜK CAMİ
Anadolu’nun tam ortasında asırlar önce yapılmış bu muhteşem yapı, bir mimari şaheseridir. Dışı ayrı güzeldir, içi ayrı güzeldir. Tek bir eksiği, tek bir
fazlası yoktur. Estetik harikasıdır. Vakurdur. Etkileyicidir. Öyle bir uhrevi hava yayar ki… Adamı namaza başlatır. O derece yani.
CADDE’DE VOLTA ATMAK
Yozgat’ın İstiklal Caddesi olan Lise Caddesi, tam anlamıyla bir piyasa yeridir… Özellikle akşamüzerleri Lise Caddesi’nde volta atmanın keyfine doyum olmaz… Yozgat insanının kendini gösterme alanıdır… Gezip tozarken kendinizi Şanzelize’de gibi hissedersiniz. O derece yani.
SÜRMELİ DİNLEMEK
Yozgat’ta dolaşırken “Ben yoruldum hayat” adlı muazzam şarkının sahibi büyük sanatçı Mümin Sarıkaya’yla karşılaşabilirsiniz. Kendisinden “Ben yoruldum hayat” istersiniz, hiç üşenmez, söyler… Sonra “Abi bize bir de Sürmeli söyle, ne olur” diye ricada bulunursunuz. O da resmen döktürür, “Dersini almış da ediyor ezber” diye… Resmen mest olursunuz. O derece yani.
ÇARŞI HAMAMI
Anadolu’daki hamam kültürünü en canlı şekilde yaşatır Yozgat… Şehirdeki en eski ve en güzel hamam meşhur “Çarşı Hamamı”dır. Bütün tellakları Tokatlı olan bu hamam, sakinliği ve iddiasızlığıyla muhteşemdir. Bin tane Fin hamamına değişmem. O derece yani.
KÖY SÜTÜ İÇMEK
Büyük Cami’nin oradan geç… Sarı Çeşme’den sola dön… Karşına bir avlu çıkacak… İşte orada bir açık hava kahvesi göreceksin… Sakın şaşırma! Otur oraya… Garsona “Buranın sıcak köy sütü meşhurmuş, bir tane versene yeğenim” de… Gelen sıcak köy sütünü başla yudumlamaya… “Hadi gel köyümüze geri dönelim” demezsen sütün parası benden… O derece yani.
TANDIR YEMEK
Tandır çok yaygın bir yemek… Anadolu’da tandırı olmayan şehir yok gibi bir şey… Bunun farkındayım. Ama iddia ediyorum: Yozgat tandırı bir başka! Herkesin tandırı kendine güzel ama Yozgat’ınki hakikaten müstesna.
Mesela Büryan kebap hastası Siirtli İhsan Süreyya Hocamız, bir kere Yozgat tandırı yese anında hastası olur… O derece yani.” -

Bozdağ Boğazlıyan Çiftçi Eğitim Seminerine katıldı
Boğazlıyan Bölge çiftçilerinin şeker pancarı tarımında randevulu söküm ve tesellüm eğitim programları çerçevesinde Boğazlıyan Şeker Fabrikası toplantı salonunda gerçekleştirilen eğitime yaklaşık 700 çiftçi katıldı.
Eğitim seminerinde konuşan Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Kayseri Şeker Fabrikası Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Akay’a çiftçileri eğitim semineri vesilesi ile bir araya getirmesinden dolayı teşekkür etti.
Bakan Bozdağ, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Boğazlıyan İç Anadolu’muzun Adanası’dır. Buradaki imkanlar neredeyse oradaki imkanlara denktir. Türkiye’deki şeker pancarı ve buğday üretiminin büyük bir kısmı Boğazlıyan, Sarıkaya ve Yenipazar Bölgelerimizden karşılanmaktadır. Yozgat, Türkiye’de en çok şeker pancarı üretilen yerlerin başında geliyor.
Kayseri Şeker ve Boğazlıyan Şeker şimdi daha iyi bir noktada, eminim ki yarın daha iyi bir noktada olacaktır. Varlık Fonu’na yüzde 10’unun devredilmiş olması buradaki sıhhatin ve bereketin göstergesidir. Gücün göstergesidir.”
Başkan Akay ise Varlık Fonu’nun Kayseri Şeker’in gücüne güç kattığını söyledi.
Boğazlıyan Çiftçi Eğitim Toplantısına Yozgat Valisi Kemal Yurtnaç, Yozgat protokolü, Kayseri Şeker Fabrikası Yönetim Kurulu üyeleri ve çiftçiler katıldı.