Kategori: CEMİL MERMERTAŞ

  • KOP YENİ BİR PROJEYE DESTEK VERİYOR

    KOP YENİ BİR PROJEYE DESTEK VERİYOR

    Kısa adı KOP olan Konya Ovası Projesi kuruluna Yozgat yeni katıldı. Buradan ciddi projelere destek almak zor değil, çünkü bu tür kuruluşların amacı faydalı projeleri destekleyerek, toplum yararına faydalı hale getirmektir.

    Yozgat’ın bu kuruluştan da faydalanacağını düşünüyorum. Şimdi KOP İdaresi tarafından yürütülen “Güneş Pillerinin Ülkemizde Üretilebilmesine Yönelik Etüt Çalışmaları Projesi”nde sona yaklaşıldı. Güneş Enerjisi, geleceği ve kullanımı Konya’da düzenlenecek olan ulusal ölçekli bir panelle masaya yatırılıyor.

    Bu konuda yapılan açıklamayı kısaca özetleyecek olursak, şöyle; Konya Ovası Projesi (KOP) Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığının desteği ile TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezince (MAM) yürütülen, Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) ve Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi’nin katkı verdiği “Güneş Pillerinin Ülkemizde Üretilebilmesine Yönelik Etüt Çalışmaları Projesi”nin sonuçları Konya’da düzenlenecek bir panelle açıklanacak.
    Türkiye’nin 2023 hedefleri doğrultusunda, yerli ve milli üretim ilkesine uygun olarak kullanılacak teçhizat ve teknolojilerin ülkemizde üretilebilmesi, enerji maliyetlerinin düşürülebilmesi ve dışa bağımlılığın en aza indirilmesi için yürütülen proje kapsamında, Türkiye’deki güneş panelinin üretim süreçlerini ve yapılacak yatırımlar için gerekli ihtiyaçları araştırıldı. Bu amaçla KOP İdaresi desteğiyle TÜBİTAK işbirliğinde Orta Doğu Teknik ve Niğde Ömer Halisdemir Üniversitelerinin de katkıları ile “Güneş Pillerinin Ülkemizde Üretilebilmesine Yönelik Etüt Çalışmaları Projesi” yürütüldü. Yaklaşık bir yıl süren fizibilite çalışmasının ardından elde edilen sonuçlar 12 Ekim Perşembe günü saat 10’da Dedeman Otel’de düzenlenecek panel ile kamuoyu ile paylaşılacak.
    Enerjide büyük ölçüde dışa bağımlı olan Türkiye’nin en önemli cari açığının enerji ithalatından kaynaklandığını belirten KOP İdaresi Başkanı İhsan Bostancı, son 14 yılda dünya ortalamasının üzerinde bir büyüme performansı sergileyen ülkemizin enerji talebinin de yılda ortalama yüzde 7 oranında artmasına neden olduğunu söyledi.
    Türkiye’nin 2023 yılı hedeflerine ulaşabilmek için enerji arz güvenliğini sağlamak ve enerji üretimini çeşitlendirmenin gerekliliğine değinen Başkan Bostancı proje ile ilgili şunları söyledi:
    “Proje kapsamında; KOP Bölgesi illerinde yer alan Enerji İhtisas Endüstri Bölgeleri (EİEB) ve Yenilenebilir Enerji Kaynakları(YEKA)arazilerinde planlanan büyük ölçekli Güneş Enerjisi Santralleri için uluslararası geçerliliği bulunan bir takım analizler yapıldı. Farklı kurulum kapasitelerinde uygun yazılımlar kullanılarak yapılan hesaplamalarda bölge illerinde yer alan EİEB ve YEKA arazilerinin geçmiş 15 yıla ait sıcaklık, yağış, rüzgâr hızı, rüzgâr yönü basınç gibi meteorolojik verileri ışığında bu arazilerde bilgisayar ortamında farklı güneş pili teknolojilerine ait kurulumlar yapılarak gelecek yıllarda üretebilecekleri elektrik enerjisinin büyüklüğü hesaplandı.
    Bu bölgelerimize belirlenen hedeflere ulaşmak için gerekli ve uygun güneş paneli teknolojileri belirlendi. Ülkemizde güneş pillerinin verimli üretilebilmesi ve muhtemel yatırımcılara yol göstermesi için fotovoltaik değer zincirinde yer alan ingot, güneş pili, güneş paneli üretim tesislerinin farklı üretim kapasitelerinde yatırım ve işletme hesaplamaları çıkartıldı.
    Yaklaşık bir yıldır süren proje ile elde edilen sonuçları, geniş katılımlı bir panel ile kamuoyuna açıklanacak.

     

     

     

  • TARIM İL MÜDÜRÜ BU HABERİN PEŞİNE DÜŞMELİDİR

    TARIM İL MÜDÜRÜ BU HABERİN PEŞİNE DÜŞMELİDİR

    Gazeteler genetiği bozulmamış sebze üretimi yapıldığını duyurdu… Bu devirde genetiği bozulmamış bir şey kalmadığını düşünmekten yolduğumuz zamanda böyle bir haberin paylaşılmış olması büyük bir gelişmedir.

    Gazeteler bu haberi vereceği kadar verdi ama konu çok önemli, savsaklamamak gerektiğini düşünüyorum bu bakımdan ben yine de tekrar etmek isterim…

    Haberin girişi şöyle: Yozgat’ta bulunan 3 bin 500 yıllık Damlalı Vadisi’nde, genetiği bozulmamış 50 yıllık domates, biber, salatalık ve turp gibi sebze tohumları bulunarak gün yüzüne çıkartıldı. Bu tohumlardan ürün elde edildi.

    Haberin devamında ise şu bilgiler yer aldı: Kültür ve Turizm Bakanlığı Geleneksel El Sanatları ve Mağazalar İşletme Müdürü Soner Yalçın, Yozgat’ın Yenifakılı ilçesine 8-10 km uzaklıkta bulunan 3 bin 500 yıllık Damlalı Vadisi’nde, genetiği bozulmamış 50 yıllık domates, biber, salatalık ve turp gibi sebze tohumlarını bularak gün yüzüne çıkardı ve bu tohumları doğal bir ortamda yetiştirerek ürün elde etti.
    Yozgat’ın Yenifakılı ilçesi sınırları içerisinde bulunan Damlalı Vadisi’nde ‘Atalık tohumları’ ismini verdiği; salatalık, domates, biber, turp gibi çok sayıda meyve ve sebze tohumuna ulaşan Yalçın, vadide ilk kez gerçekleştirdiği deneme ekiminden büyük verim elde etti.
    İlçe halkının 40-50 yıllık özlemine son vermeyi düşündüğünü söyleyen Yalçın, “Amacımız insanların doğal beslenmelerini özendirmek ve bu sayede birçok hastalığın önüne geçmek” dedi.
    Yüksek verim elde etti
    Yenifakılı ilçesindeki kanser vakaları oranının büyük şehirlerden daha yüksek olduğuna ve bunun sebeplerinin birisinin de doğal ürünler olduğunu belirten Yalçın, ilçede tandır başlarında, ören yerlerde bulduğu domates, biber, salatalık, turp gibi sebzelere ait tohumları yine doğal bir ortamda yetiştirdiğini söyledi. Genetiği bozulmamış tohumların hem lezzet, hem de aroma olarak diğerlerinden çok farklı ve kaliteli olduğuna vurgu yapan Yalçın, “Bulduğumuz tohumları ilçenin gizli bahçesi olarak bilinen Damlalı Vadisi’nde yine doğal ortamlarda yetişmesini sağladık ve hiç beklemediğimiz kadar büyük verim elde ettik” şeklinde konuştu.
    Geleneksel tohumlar korunacak
    Yalçın, “Yaklaşık 50 yıldır kullanılmayan ve hiç ilaç barındırmayan alüvyon topraktaki yetişen ürünler, Ekim ayına girilmesine rağmen çiçek açtı. Tohum istasyonu kurduk ve bu tohumları tohum takas merkezine vereceğiz. Atalık tohumlar dediğimiz geleneksel tohumlarımızı korumayı düşünüyoruz. İlanlar verdik, arkadaşlara haber saldık. Sonuçta öğrendik ki, gizli tohum meraklıları varmış halk arasında. Hepsi kendisine has bir tohum bankası oluşturmuş. Bunların evlerine misafir olup, tohumların hikayelerini öğrendik. Sonuçta bulduklarımızı bir tohum istasyonu kurarak, bu yıl bir tohum almayı düşündük. Bu tohumu alırsak profesyonel tohum takas merkezleriyle görüşüp dağıtımını onlara yaptıracağız. Ve isimlerini koyacağız” ifadelerine yer verdi.
    1970’li yılların sonunda üretimi sona eren bu vadide yeniden meyve sebze ekimini başlatmak istediklerini açıklayan Yalçın, “Bunu bir ölçüde halk kabullendi. Üç çeşit salatalık var.
    Bunları hiç bir yerde görmedik. Aroması bir kaç saat sizde kalıyor. 5 çeşit domates, bize ait olanları tasnifleyeceğiz, tohumlarını aldık. Amacımız kaybettiğimiz değerleri yeniden kazanmaktır. Tohumlarımızda ilaç kullanmadım. Bu topraklar da ilaç görmedi. Elde ettiğimiz ürünler gayet bereketli oldu” dedi.

  • MÜFTÜLERİN NİKÂH KIYMA YETKİSİ!

    MÜFTÜLERİN NİKÂH KIYMA YETKİSİ!

    Türkiye’nin bir süreden beri gündemini meşgul eden bu konu üzerindeki tartışmalar halen devam ediyor…

    Hükümet tartışmaları sonlandırmak maksadıyla her ne kadar bir sorun yok, yapmış olduğumuz düzenleme bir şeyi alıp yerine başka bir şey koymak gibi algılanmasın dese de, ana muhalefet partisi mensupları hükümetle aynı düşünmüyor.

    Hükümet yapmış olduğumuz çalışma aslında laiklik ilkelerine ters düşmemektedir derken, ana muhalefet mensupları bu çalışmanın yapılmasının nedeni laiklik ilkeleri yok sayıldığını savunmaktadırlar.

    Bu konuya tekrar döneceğim ama bir hususa dikkatleri çekmek isterim. Dünya üzerindeki güçlü ülkeler, sistemini daha güçlü sürdürmenin uğraşı içinde değiller mi?

    Bu konuda hemfikir olduğumuzu tahmin ediyorum. Peki, dünya kurulduğu günden bu yana yaşayan milyarlarca insanın sorunu bitmiş mi? Sistem kuranlar, kanun koyucular, sorunları çözmüş mü?

    Bütün bunlar bir tarafa halen insanlık suçu işlenirken, kan ve gözyaşı devam ederken, iktidar ve ana muhalefet mensuplarının tartıştıkları konulara ne demeli?

    Türkiye’de sistem onarma işi her zaman sancılı olmuştur. Hükümetlerin sistemi doğru veya yanlış her zaman ana muhalefet ya da muhalefet kesimleri tartışılmasından yana olmuşlar.

    Bugünde aynı sorun devam ediyor. Asıl konumuza tekrar dönüyorum ve bu konuda evvelsi gün ana muhalefet partisinin yapmış olduğu basın açıklamasına kısaca yer vermek istiyorum.

    Merkez İlçe Kadın Kolları Başkanı Gülay Aydın müftülere nikah kıyma yetkisi ile hukuk devleti olma ilkesi, kanun önünde eşitlik ilkesi, devrim yasalarının değiştirilmemesi ve laikliği koruma ilkesinin ihlal edildiğini savundu. Söz konusu tasarının kabulüyle anayasa suçu işlendiğini söyleyen Aydın, “Cumhuriyet bir hukuk devrimine dayanmaktadır. Cumhuriyetin kuruluşunun harcında hukuk vardır ve kadınların özgürlüğü, eşitliği, birey olmaları cumhuriyetle teminat altına alınmıştır” dedi. Cumhuriyet kadınlarının hukuku savunarak, devrim yasaları ve Mustafa Kemal Atatürk’ü savunup yollarına devam edeceklerini vurgulayan Gülay Aydın, “Ülkemize getirilmek istenen İslam devleti olma dayatmasına karşı, kadın yurttaş kimliğimiz ile mücadelemizi asıl iş olarak önümüze koyacağız” diye konuştu.

  • SATIŞINA KARAR VERİLEN TAŞINMAZLAR…

    SATIŞINA KARAR VERİLEN TAŞINMAZLAR…

    İl Genel Meclisi, mülkiyeti İl Özel İdaresine ait bazı taşınmazların satışına onay verdi. Hangi taşınmazlar satılacak, hangileri satılmayacak bunları konuşacağız ama önce böyle bir karar neden alındı?

    Belediyeler ve İl Özel İdareleri, ellerindeki taşınmazları durduk yere satan kurumlar değildir. Mutlaka bir nedeni vardır. Aklıma gelen ilk neden yeni düzenlemeler!

    Peki, nedir bu yeni düzenlemeler. Bilindiği üzere 2019 yılında Özel İdareler Valiliklerin emrinden alınacak, belediyelere bağlanacak.

    Büyük Şehirler ve Bütün Şehirler yasası kapsamında yapılacak çalışmalar içerisinde İl Özel İdarelerin Belediyelere geçmesi demek, iki büyük kurumun süreç tamamlandıktan sonra tek çatı altında hizmet vermeye devam etmesi demektir.

    Yani bugün Yozgat’ta İl Özel İdaresinin yapmış olduğu işlerin tamamı aksi bir durum olmazsa 2019 yılından sonra Belediye tarafından yürütülecektir.

    Anlaşılan O ki şimdiden yapılan çalışmalar kapsamında toparlanma işleri hız kazandı. Meclis Başkanı

    “Toplumun veya vatandaşın yararına olan yerlerin satışa çıkarmayacağımızdan emin olabilirsiniz. Vatandaşın ortak kullanım alanı olan vatandaşı rahatsız edecek yerler için satışa çıkmayacağız” demiş olsa da, bana göre asıl sebep bu olmalı.

    Peki, Mecliste neler konuluşdu, hangi kararlar alındı birde buna bakalım. Karara göre merkezde bulunan İş hanı, lojman ile bazı arsalar satışa çıkarılacak. Belediye tarafından restorasyonu yaptırılan büyük sinema kültür ve sanat merkezi ise satılmayacak.

    Ayrıca Meclis tarafından satışına onay verilen taşınmazlar ise şöyle; “Büyük sinema iş hanı komple olarak, Paşaoğlu fidanlığındaki 9 adet arsa, Köseoğlu Mahallesinde bulunan 40 adet sobalı lojmanlar, Şefaatli ilçesinde bulunan iş hanı, Sorgun İlçesinde bulunan iş hanı, Sorgun ilçesine bağlı Bahadın Kasabasında bulunan bir adet arsa, Sorgun Karakız kasabasında bulunan bir adet arsa, Çekerek ilçesinde bulunan iş hanı, Yenifakılı İlçesinde bulunan hizmet binası, Akdağmadeni İlçesinde bulunan iki adet işyeri”

    İl Genel Meclis Başkanı Halil Şahbaz, mecliste alınan karar ile satış yetkisi verdiklerini söyledi.
    Şahbaz, “Toplumun veya vatandaşın yararına olan yerlerin satışa çıkarmayacağımızdan emin olabilirsiniz. Vatandaşın ortak kullanım alanı olan vatandaşı rahatsız edecek yerler için satışa çıkmayacağız” dedi.
    Şahbaz, “Bir kasabada bir tarla var. Bu tarlayı bir kişi ekiyor, 90 kişi o kişiye cephe alıyor. Bu gibi yerlerin satışında fayda var. Daire de ki arkadaşları biz bunun için görevlendiriyoruz. Rastgele alıp, satsınlar diye görevlendirmiyoruz. Dairede ki arkadaşlarımızda kamuya faydası olan araziyi tutsun, faydası olmayanların yatırıma dönüştürsün” diye konuştu.
    Öte yandan meclis üyeleri kasaba, belde ve köylerde kullanılmayan sağlık evi ve lojmanı ile okul gibi binaların araştırılıp tespitinin yapılması talep etti.
    Bunun özerine ilgili komisyonlar merkez, ilçelerde ve köylerde kullanılmayan binaların tespitini yapacak.
    572 köyün alt ve üst yapısında kullanılmak için 30 milyon lira borçlanma talebi için meclisten yetki istendi. Meclis, talebi plan ve bütçe komisyonuna havale etti

  • HASTANEDE DİJİTALLEŞME DÖNEMİ

    HASTANEDE DİJİTALLEŞME DÖNEMİ

    Türkiye’nin ilk şehir hastanesi olan Yozgat Şehir Hastanesi, Türkiye’nin en iyi bilgi teknolojileri (IT) uygulamaları ve inovasyona dayalı çözümlerinin akredite edildiği Sağlık Bilgi ve Yönetim Sistemleri Topluluğu Türkiye’den (HIMSS Türkiye), Seviye 6 sertifikasyonu almaya hak kazandı. Hastane, bu sertifikayı alarak dünyanın saygın dijital hastaneleri arasına girdi.

    Her ne kadar yol çalışması bitmediği için ulaşımda sorunlar devam ediyor, bu konuda  yaklaşan kış mevsimi öncesi vatandaş kara kara düşünmeye devam etse de, diğer taraftan hastane bünyesindeki güzel hizmetler vatandaşın moralini düzeltiyor.

    Artık röntgenler, raporlar, kan testleri elden ele dolaşmıyor. Doğrudan doktorların önüne geliyor. Hastanenin dijitalleşmesi yolundaki çalışmalar sonuç verdi.

    Bu konuda Turkcell açıklamasına göre, T.C. Sağlık Bakanlığı, Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu, Medipol Üniversitesi ve HIMSS iş birliğinde yürütülen dijital hastane değerlendirme çalışmaları kapsamında, Medipol Üniversitesi temsilcileri tarafından Yozgat Şehir Hastanesi’ne yerinde değerlendirme ziyareti yapıldı.

    Ziyaret sonucu dijital altyapısının tamamı Turkcell tarafından sağlanan, Türkiye’nin ilk şehir hastanesi Yozgat Şehir Hastanesi, EMRAM Seviye 6 kriterlerini karşılayarak, Seviye 6 hastanesi olarak tanınmaya hak kazandı. HIMSS Türkiye tarafından verilen 6 akreditasyonu sayesinde Yozgat Şehir Hastanesi’nin dünyanın saygın dijital hastaneleriyle aynı hizmeti verdiği onaylandı.

    Sağlık bilişimi alanında dijital hastane konseptine uygun mimarisi, ileri teknolojik uygulamaları, akıllı sistemler ve yeni teknolojilerin kullanıldığı Yozgat Şehir Hastanesi kağıtsız hastane olma yolundaki tüm süreçlerini de yeniden tasarladı.

    Konu ile ilgili bir açıklamada Yozgat Şehir Hastanesi Yöneticisi Op. Dr. Aziz Ahmet Surel yaptı. HIMSS 6 Dijital Hastane Akreditasyonu hakkında, “HIMSS 6 Akreditasyonu sayesinde dünyanın saygın dijital hastaneleri ile eş değer hizmet verdiğimiz tescillendi. Bu sertifika, teknolojinin sağlık hizmetlerinde daha ileri seviyede kullanılmasıyla hasta ve çalışan güvenliğini en yüksek düzeye çıkarılmasını sağlamaktadır. Yozgat Şehir Hastanesi’nde hasta güvenliği ve doğru tedavinin uygulanmasını destekleyen bu sistem, hastalarımızın ve çalışanlarımızın memnuniyetini daha üst seviyelere taşıyacaktır” dedi.

  • BEBEK VE ANNE DOSTU OLMAK

    BEBEK VE ANNE DOSTU OLMAK

    İnsana yatırım, “Sağlık” ve “Eğitim” ile yol alır. Bu konuda her gün karşımıza yeni gelişmeler çıkmaya devam ediyor. Şimdi sistem değişikliğine bir yenisi daha eklenmektedir.

    Sağlık Bakanlığı yeni düzenlemelerle yol almaya devam ederken, bağlı kurumlarda da insan odaklı çalışmalar sürdürülmektedir.

    Yozgat birçok İl gibi eğitim ve sağlık alanında çok ihmal edildi. Şimdi ise, bu boşluk yapılan çalışmalarla doldurulmak istenmektedir.

    Gelişmeler vatandaşı sevindirmektedir. Bu konuda geride kalan bir yıllık dönem içinde vatandaşın hizmetine sunulan Şehir hastanesi sağlık alanında bir milat oldu.

    Şimdi ise, Yozgat’ta devlet hastanelerinde ‘Anne Dostu Hastane’ projesi için çalışmalar başladığını öğrendik.

    hastane yönetiminden yapılan açıklamalara baktığımızda şu bilgilere ulaşıyoruz: Türkiye’de 15 hastanenin sahip olduğu ‘Anne Dostu Hastane’ unvanı için, Yozgat’ta merkez ve ilçe hastanelerinde çalışmalar başlandı. Sağlık Bakanlığı tarafından kurulan ‘Anne Dostu Hastane Eğitim Ekibi’ Yozgat Şehir Hastanesi Konferans Salonunda sağlık personeline iki gün süren eğitim verdikten sonra, katılımcılara sertifikaları verildi.

    Yozgat Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreteri Op.Dr. İsmail Kurca Anne Dostu Hastane uygulamasıyla kaliteli doğum hizmetleri sunumunun niteliğini ve niceliğini artırarak anne adaylarının güvenli, kaliteli doğum hizmetine ulaşmalarını sağlanması amaçlandığını belirterek anne, bebek ve aile dostu modelde, mahremiyete dayalı tek kişilik doğum ünitelerinin oluşturulmasının esas alındığını ifade etti.

    Kurca,”Normal doğumu özendirmek, müdahale oranlarını azaltmak hedeflerimiz arasındadır. Yanında uygun bir refakatçi ile gebeler kendilerini rahat, ev ortamında hissedebilmeli, hareket özgürlüğü sağlanabilmelidir. Bebek Dostu Hastane çalışmalarımızın yanı sıra Anne Dostu Hastane çalışmalarımıza da başlamış bulunmaktayız. Türkiye’de sadece 15 hastanenin sahip olduğu ‘Anne Dostu Hastane’ unvanına Yozgat’ta bizim de alıyor olmamız gurur verici” dedi.

  • YOZGAT’I İHYA EDECEK HİZMETLER!

    YOZGAT’I İHYA EDECEK HİZMETLER!

    AK Parti Yozgat’a hizmet etmedi diyemeyiz. Yozgatlıda AK Partiye destek vermedi denilemez. Bu ikiliyi bir terazinin gözüne koydunuz da hangisi daha ağır basıyor, bunu bilmek lazım. Vatandaşın desteğimi daha fazla, yoksa Ak Partinin hizmetlerimi daha fazla.

    Olaya buradan bakmak lazım, böyle baktığımızda doğru neticeyi bulmuş oluruz. İlçe kongrelerini kazasız belasız atlatan AK parti, geçtiğimiz hafta sonu da merkez ilçe başkanlık kongresini yaptı. Büyük Sinema salonunda yapılan Merkez İlçe 6. Olağan Kongresinde konuşan Milletvekili Yusuf Başer, Yozgat Merkez, ilçeleri ve köylerine yapılan hizmetleri anlattı.
    Sayın Başer’in konuşmasını verelim sonra zaman kalırsa üzerinde konuşalım: Geçmişte iktidarların müstakil üniversite hayalini gerçekleştiremediğini, Yozgatlının 30 yıllık hayalini kendilerinin gerçekleştirdiğini ifade eden Başer, “Geçmişteki havaalanının yerinde hayvanlar otlatılıyordu. Yozgat’ın yıllardan beri hayali olan Bozok havaalanın temelin attık. Hayırlı uğurlu olsun. Yine aynı şekilde hep Yozgat milliyetçiliğinden bahsederler. Biz AK Parti olarak eser, hizmet milliyetçiliği yapıyoruz. Soruyorum sizlere, bizden önceki iktidarlar ‘yeni hastaneler yaptı da, Yozgatlı niye yaptınız mı?’ dedi. Ama Tayyip Erdoğan ve arkadaşları Türkiye’nin ilk Şehir Hastanesini Yozgat’ta hizmete açtılar. Yine bir iki ay içinde Tıp Fakültesi Hastanemizi Yozgatlıların hizmetine sunacağız. Adına türküler yaktığımız, Türkiye’nin merkezinde olan Yozgat’ımıza Hızlı Treni de 2019 yılında inşallah Yozgatlıların hizmetine sunacağız. Sayın Bakanımıza, milletvekili olarak değil, bir Yozgatlı olarak teşekkür etmek istiyorum. Yozgat’ımıza Diyanet Eğitim Merkezi’ni, Adalet Eğitim Merkezini, Adli Tıp Kurumunu hediye etti. İşte AK Parti hizmet anlayışı, milliyetçilik anlayışı eser ve hizmet milliyetçiliğidir” dedi.
    2019 yılında yatırımların çoğunun tamamlanacağını ve yozgat’ın çehresinin değişeceğini söyleyen Başer, “2019 yılından sonra Yozgat’ı hiç kimse tanıyamayacak. Yozgat coğrafi olarak Türkiye’nin merkezinde. Bozok Havaalanı, Bozok OSB, Hayvan Hastanesi, Çevre Yolu ile Yozgat’ı nüfusu 100 binin üzerinde olan bir şehir haline getireceğiz. Çünkü bizim Yozgatlıya vefa borcumuz var. Yozgat’ın üç tane girişi var. Ana girişinden baktığınızda, Ankara’dan geldiğinizde sizi adalet sarayı selamlıyor. Yanı başında Üniversite hastanemiz sizi selamlıyor. Eksiklerini tamamladığımız zaman Yozgat’ın ana geçişi adete cıncık gibi olacak. Eğer siz Sorgun istikametinden gelmek istiyorsanız sizi, temelini atacağımız Bozok OSB sizi selamlayacak. Kayseri üzerinden geldiğiniz de size Bozok Üniversitesi selamlayacak” diye konuştu.
    Yatırımcıların sosyal alan da istediğini belirten Yusuf Başer, bu hususta da “Spor vadisi” çalışmalarını örnek gösterdi. Spor vadisi bittiğinde Yozgat cazibe merkezi olacak. Hızlı tren tamamlandığı zaman başta Ankara ve diğer illerde yaşayanlar hafta sonunu Yozgat’ta geçirmek için adeta birbirleri ile yarışacaklar” dedi.

    Merak ettiğim bir husus var, bu hizmetlerin elbette hepsi güzel ve hoş fakat Yozgat halen neden gelişmiyor, neden kalkınmıyor, neden göç veren iller sıralamasında başı çekiyor?