DEVA Partisi İstanbul Milletvekili Elif Esen’in, emekli maaşlarının yetersizliğine dikkat çektiği bir konuşma sırasında AK Parti sıralarından bir milletvekilinin kahkaha atması büyük tepki çekti. O anlarda oturumu yöneten TBMM Başkanvekili Bekir Bozdağ’ın müdahalesi ise muhalefet sıralarından alkış aldı.
CHP Yozgat İl Başkanı Abdullah Yaşar, yaşananlara ilişkin yaptığı açıklamada; milletin geçim sıkıntısının alaya alınamayacağını belirterek kahkaha atan milletvekiline sert sözlerle tepki gösterdi. Yaşar, hemşehrisi olan Meclis Başkanvekili Bekir Bozdağ’ın müdahalesini ise “takdire şayan” olarak değerlendirdi.
“TOPLUM VİCDANINI YARALAMIŞTIR”
Yaşar, “Ülkemizin dört bir yanında olduğu gibi Yozgatlı emeklilerimiz de ay sonunu getiremiyor. Açlık sınırının altında yaşam mücadelesi veriyorlar. Bu kadar ciddi bir sorun Meclis’te gündeme geldiğinde, kahkaha atan bir vekil görmek sadece saygısızlık değil, halkın acısıyla alay etmektir. Bu tutum toplum vicdanını derinden yaralamıştır.”dedi.
“SAYIN BOZDAĞ DOĞRU BİR DURUŞ SERGİLEMİŞTİR”
Başkan Yaşar, oturumu yöneten Bekir Bozdağ’ın “Burası kahkaha atılacak yer değildir. Kahkaha atan milletvekilimizi dışarıya davet ediyorum” sözlerine de destek verdi: Yaşar, “Sayın Bozdağ’ın bu müdahalesi yerinde ve doğrudur.
Sorumluluk bilinciyle hareket etmiş, Meclis’in ciddiyetine ve halkın hassasiyetine yakışan bir tavır sergilemiştir. Kendisine bu doğru duruşu için hemşehrileri adına teşekkür ediyoruz.”diye konuştu.
“MECLİS HALKIN SORUNLARINA ÇÖZÜM YERİDİR”
Açıklamasının sonunda tüm siyasi partilere çağrıda bulunan Yaşar, Meclis’in çözüm üretme yeri olduğunu vurguladı. Yaşar, “Meclis kürsüsü şov yapılacak bir yer değil, milletin derdine çare aranan yerdir.
Emekli maaşları gibi milyonları ilgilendiren meseleler konuşulurken gösterilen bu sorumsuzluk, milletvekilliği sorumluluğu ile bağdaşmaz. CHP olarak halkın yanında durmaya ve bu tür duyarsızlıkların takipçisi olmaya devam edeceğiz.”şeklinde konuştu.
Yaşar, kamuoyunun haklı tepkisinin dikkate alınması ve Meclis çatısı altındaki üslubun daha sorumlu bir zemine çekilmesi gerektiğini ifade etti. / Haber Merkezi
Kategori: Siyaset
-

Yaşar’dan TBMM’deki “Kahkaha” olayına tepki
-

Başkan Kandemir’den Srebrenitsa Soykırımı mesajı
Kandemir, mesajında, 1995 yılında Bosna-Hersek’in Srebrenitsa bölgesinde yaşanan insanlık dışı katliamın hem Bosna halkına hem de tüm insanlığa karşı işlenmiş büyük bir suç olduğunu vurguladı.
Başkan Kandemir, BM tarafından “güvenli bölge” ilan edilen Srebrenitsa’da, 8 bin 372 masum Boşnak erkek ve çocuğun sistematik şekilde katledildiğine dikkat çekerek, bu acının unutulmaması gerektiğini ifade etti.
Kandemir açıklamasında, Bosna-Hersek’in ilk Cumhurbaşkanı merhum Aliya İzzetbegoviç’in , “Ne yaparsanız yapın, soykırımı unutmayın. Çünkü unutulan soykırım tekrarlanır.” sözlerine de yer verdi.
AK Parti Yozgat İl Başkanlığı olarak Srebrenitsa’da hayatını kaybeden kardeşlerimizi rahmetle andıklarını belirten Kandemir, acılı ailelerin ve Bosna halkının yanında olduklarını bir kez daha dile getirdi.
Mesajında, bu katliamın sadece geçmişe dair bir hatırlatma olmadığını, bugün de adalet, insan hakları ve barış mücadelesinin önemine işaret ettiğini kaydeden Kandemir, Türkiye Cumhuriyeti ve AK Parti’nin mazlumun sesi olmaya, zulme karşı durmaya devam edeceğini vurguladı.
Hiçbir masum insanın bu tür acılar yaşamasını önlemek için küresel vicdanın diri tutulmasının ortak sorumluluk olduğuna dikkat çeken Kandemir, sözlerini şu ifadelerle tamamladı: “Bir daha hiçbir coğrafyada, hiçbir masum insan böyle acılar yaşamasın diye güçlü bir sesle haykırıyoruz: Unutmadık, unutmayacağız.”
/ Haber Merkezi -

Başkan Kandemir’den 10 Temmuz Hukuk Günü Mesajı
İl Başkanı Hasan Kandemir mesajında, AK Parti’nin kuruluşundan bu yana adaleti merkeze alan bir anlayışla hareket ettiğini belirterek, “‘İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’ düsturuyla, yargının bağımsızlığı, adaletin güçlendirilmesi ve vatandaşların hakkaniyetli yargıya erişimi noktasında 22 yıldır tarihi reformlara imza attık.” dedi.
“SİVİL, ÖZGÜRLÜKÇÜ ANAYASA İHTİYACI AÇIKÇA ORTADA”
AK Parti olarak vesayetçi anlayışlara karşı kararlı bir duruş sergilediklerini belirten Kandemir, güncel anayasa tartışmalarına da değinerek şu ifadeleri kullandı: “Bugün millet iradesinin hâkim olduğu, demokratik, sivil ve kuşatıcı bir hukuk düzeni için mücadelemizi sürdürüyoruz. Yeni anayasa ihtiyacı, halkımızın özgürlükçü ve çağdaş bir hukuk sistemine verdiği önemi bir kez daha göstermektedir.”
“YARGININ GÜCÜ, MİLLETİN GÜCÜDÜR”
Yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığının sadece hukukçuların değil, tüm milletin ortak meselesi olduğuna dikkat çeken Başkan Kandemir, “Hukukun üstünlüğü, sadece bir görev değil; gelecek nesillere bırakacağımız en kıymetli mirastır.” diyerek sözlerini şöyle sürdürdü: “AK Parti olarak bundan sonra da adalet sistemimizin güçlenmesi ve milletimizin hukuk beklentilerinin karşılanması adına her türlü adımı atmaya devam edeceğiz.”
TÜM HUKUK CAMİASINA TEŞEKKÜR
Mesajının sonunda, adaletin tesisi için emek veren tüm hukukçulara teşekkür eden Başkan Kandemir, “Hakim, savcı, avukat ve tüm hukuk çalışanlarının Hukuk Günü’nü kutluyorum. Türkiye Yüzyılı vizyonumuz doğrultusunda, ‘Güçlü Adalet, Güçlü Türkiye’ hedefiyle yolumuza kararlılıkla devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı. / Haber Merkezi -

Aydoğmuş: “Kota kesintisi derhal durdurulmalı”
Kota kesintisinin çiftçiyi perişan ettiğini vurgulayan Aydoğmuş, yetkililere çağrıda bulundu: “Bu adaletsizlik derhal durdurulmalı.”
“VERİLEN KOTA YARISINA İNDİRİLDİ, ÇİFTÇİ ŞOKTA”
Aydoğmuş, çiftçilerin yılbaşında kendilerine verilen pancar ekim kotalarıyla üretime başladığını ancak şimdi bu kotaların hiçbir gerekçeye dayanmadan yarıya indirildiğini ifade etti. Açıklamasında, “500 ton kota verilen çiftçiye şimdi yalnızca 250 tonluk alım yapılacağı söyleniyor. 200 ton kota verilen üreticiye 100 ton, 50 ton kota sahibi çiftçiye ise sadece 25 tonluk alım yapılacağı bildirildi,” diyen Aydoğmuş, bu durumun çiftçiyi büyük bir ekonomik zararla karşı karşıya bıraktığını söyledi.
“ÇİFTÇİ KONUŞAMIYOR, AMA BİZ SUSMAYACAĞIZ”
Aydoğmuş, çiftçilerin yaşadığı baskı ve korku nedeniyle seslerini kamuoyuna duyuramadıklarını dile getirerek, “Çiftçimiz konuşamıyor çünkü korkuyor. Ancak biz susmayacağız. Çiftçimizin sesi olacağız,” dedi. Yozgat Valisi Mehmet Ali Özkan ve AK Parti Yozgat İl Başkanı Hasan Kandemir’e çağrıda bulunan Aydoğmuş, “Bu zulme, bu adaletsizliğe bir an önce son verin. Çiftçimizin yanında olun, alın terine sahip çıkın” ifadelerini kullandı.
“KOTA SÖZLEŞMEYLE VERİLDİ, GERİ ALMAK KABUL EDİLEMEZ”
Gelecek Partisi İl Başkanı, çiftçilere verilen kotaların sözleşmelerle belirlendiğini ve yapılan bu keyfi kesintilerin hukuka ve vicdana sığmadığını belirtti. “Çiftçimiz bu kota doğrultusunda tarlasına gübre attı, ilaç kullandı, su verdi. Şimdi emeğinin yarısı tarlada kalacak. Bu kabul edilemez,” şeklinde konuşan Aydoğmuş, kota uygulamasında yaşanan bu ani ve keyfi değişikliklerin tarımsal üretimi bitirme noktasına getireceğini vurguladı.
“TARIM BİTERSE TÜRKİYE AYAKTA DURAMAZ”
Açıklamasının sonunda tüm yetkilileri göreve çağıran Aydoğmuş, şu ifadeleri kullandı: “Bu toprakların bereketi çiftçimizin alın teriyle mümkün. Eğer biz bugün pancar üreticisini yalnız bırakırsak, yarın bu ülke gıda krizine sürüklenir. Tarım biterse Türkiye ayakta duramaz. Çiftçiye sahip çıkmak, geleceğe sahip çıkmaktır.
Bu haksız kota kesintisi derhal iptal edilmeli, çiftçimizin ürettiği her ürün eksiksiz alınmalıdır.”
/ Haber Merkezi -

Taştan: “Ülkenin gerçek gündemi ekonomi ve adalet”
Taştan, yaptığı yazılı açıklamada sert eleştirilerde bulunarak, özellikle son dönemde muhalefet belediyelerine yönelik yapılan operasyonların iktidarın çifte standartlı adalet anlayışını ortaya koyduğunu belirtti.
Türkiye’nin birçok ilinde olduğu gibi Yozgat’ta da vatandaşların ciddi ekonomik sıkıntılarla boğuştuğunu ifade eden Taştan, iktidarın halkın yaşadığı bu gerçek sorunlara kayıtsız kaldığını vurguladı. Başkan Taştan, “23 yıllık AK Parti iktidarı boyunca belediyelerin büyük çoğunluğu kendi yönetimlerindeydi. Ancak milletimiz, özellikle son yerel seçimlerde, ekonomideki kötü gidişat ve adalet sistemine olan güvensizlik nedeniyle AK Parti’ye sandıkta net bir mesaj verdi.” dedi.
“VATANDAŞLARIMIZ AY SONUNU GETİREMİYOR”
Yozgat’ta ilçe ve köy gezilerine devam ettiklerini aktaran İl Başkanı Taştan, sahada karşılaştıkları tabloyu şu sözlerle anlattı:“Vatandaşlarımızla birebir görüşüyoruz. Emeklilerimiz geçinemediğini, asgari ücretliler ve dar gelirli vatandaşlarımız ay sonunu getiremediklerini söylüyor. Çiftçilerimiz ise girdi maliyetlerinin yüksekliği nedeniyle tarımı ve hayvancılığı bırakmak zorunda kalıyor. Memurundan işçisine herkes geçim mücadelesi veriyor. Ancak iktidarın gündeminde bu gerçekler yok.”
“ADALET HERKESE EŞİT UYGULANMALI”
Adalet sistemine duyulan güvenin giderek azaldığını belirten Başkan Taştan, muhalif belediyelere yönelik operasyonlara değindi. “Eğer bir yolsuzluk varsa, kim yaparsa yapsın üzerine gidilmeli,” diyen Taştan, şöyle devam etti:“Yolsuzluk kendi belediyelerinde yaşanırsa görmezden gel, muhalefet belediyesi söz konusu olunca hemen operasyon başlat. Böyle bir uygulama adil değildir. Bu çifte standart, vatandaşın adalete olan inancını yerle bir ediyor. Adaletin kişiye, kuruma veya siyasi partiye göre değiştiği bir sistem kabul edilemez.”
İktidarın dikkatleri başka yönlere çekmeye çalıştığını söyleyen Taştan, Türkiye’nin çözüm bekleyen asıl sorunlarının unutturulmaya çalışıldığını ifade etti. Başkan Taştan, “Bugün ülkemizde insanlar hayat pahalılığı karşısında çaresiz, gençler umutsuz, üretici tükenmiş durumda. Ama ne yazık ki iktidarın gündemi bunlar değil.” dedi.
İYİ Parti olarak vatandaşın sesi olmaya devam edeceklerini vurgulayan Taştan, “Biz Yozgat’ta ve Türkiye’nin dört bir yanında vatandaşlarımızın sesine kulak veriyoruz. Halkımızın ekonomik refahını artırmak, adaleti yeniden tesis etmek için çalışıyoruz. Çünkü bu ülkenin en büyük ihtiyacı; adil bir düzen, güçlü bir ekonomi ve huzurlu bir toplumdur.”ifadelerini kullandı. / Haber Merkezi -

Karaca: “Yasa toplumun özünden uzak”
Karaca, söz konusu yasanın yalnızca çevre politikaları değil, aynı zamanda bireysel özgürlükler, üretim hakları ve yerli sanayinin geleceği üzerinde doğrudan etkili olabilecek maddeler içerdiğini ifade etti.
İl Başkanlığı olarak yasaya karşı kamuoyunda yükselen eleştirilerin görmezden gelindiğini belirten Karaca, “Yasa ne halktan doğmuştur, ne de halkın lehinedir. Toplumun özünden uzak, dışa bağımlılığı artıran bir içerik taşıyor” dedi.
“ADI YERLİ, İÇERİĞİ DAYATMACI”
Karaca, İklim Kanunu’nun kamuoyuna “yerli ve millî” bir çerçevede sunulmasına rağmen, içeriği itibarıyla küresel regülasyonların yerli kıyafet giymiş bir uzantısı olduğunu söyledi.
Açıklamasında şu ifadelere yer verdi:“Millî olan, milletin menfaatini koruyandır. Bu yasa, halkın iradesine değil, dış kaynaklı projelere dayanıyor. Yerli sanayiye yük, üreticiye baskı, vatandaşa sınırlama getiriyor.”
İL BAŞKANLIĞI’NDAN 9 MADDELİK SORGULAMA
Anahtar Parti Yozgat İl Başkanlığı, kamuoyu adına yetkililere 9 maddeden oluşan önemli sorular yöneltti. İşte açıklamada öne çıkan başlıklar:
Karbon ayak izi gerekçesiyle bireylerin ulaşım ve tüketim tercihlerinin izlenmesi ve sınırlandırılması bir yaşam tarzı müdahalesi midir?
Emisyon Ticaret Sistemi, sanayi üzerinden vatandaşa dolaylı vergiye dönüşecek midir?
İklim uyumlu tarım kriterleriyle küçük üretici sistem dışına mı itiliyor?
Hayvancılık faaliyetleri, metan salımı bahanesiyle kısıtlanırken, yapay et üretimi mi teşvik ediliyor?
Paris Anlaşması, kırsal alanları karbon ticaretine açarak yerli üreticinin tasarruf hakkını elinden mi alıyor?
Kömür ve petrol gibi yerli enerji kaynakları, yatırım ve finansman kısıtlamalarıyla adım adım işlevsiz mi bırakılıyor?
Farklı görüşlerin cezalandırılması, ifade özgürlüğünü tehdit etmiyor mu?
Karbon puanı, vatandaşın krediye, sigortaya ve ulaşıma erişimini engelleyen yeni bir sınıflandırmaya mı dönüşecek?
“DOĞAYI DEĞİL, DAYATMALARI SORGULUYORUZ”
Karaca, çevreyi korumanın, halkın haklarını sınırlamakla değil, halkla birlikte ve halk için yapılması gerektiğini vurguladı. İl Başkanı Karaca, “Biz çevrenin değil, dayatmaların karşısındayız.
Bu yasa; doğayı koruma bahanesiyle vatandaşa zam, üreticiye kota, sanayiciye yük getiriyor” diyerek eleştirilerini sürdürdü.
“YASAYA HALK DESTEĞİ YOK, BİLGİLENDİRME YETERSİZ”
Yasa hakkında kamuoyuna yapılan açıklamaların yüzeysel ve geçiştirme amaçlı olduğu belirten Karaca, yetkililerden kapsamlı ve bağlayıcı bir bilgilendirme yapılmasını istedi.
Karaca, “Vatandaşın özgürlüğü, üreticinin toprağı, sanayicinin emeği tehdit altındayken, yalnızca teknik ifadelerle halkı ikna etmeye çalışmak kabul edilemez.
Bu yasa kamuoyunun taleplerine kapalı, küresel sistemin çıkarlarına açık bir metindir.”diye konuştu.
“MİLLETİN YANINDA DURMAYA DEVAM EDECEĞİZ”
Karaca, Anahtar Parti Yozgat İl Başkanlığı olarak, İklim Kanunu’nun tüm yönlerini titizlikle takip ettiklerini belirterek açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Bu yasa, bir iklim meselesinden öte bir gelecek ve özgürlük meselesidir. Milletimizin haklarının, üretim gücünün ve ifade hürriyetinin savunucusu olmaya kararlılıkla devam edeceğiz.”
/ Haber Merkezi -

MHP Boğazlıyan KAÇEP’e yeni başkan
Bu atama, hem MHP teşkilatı içinde hem de Boğazlıyan halkı arasında memnuniyetle karşılandı. Görevine resmen başlayan Bilgen Hatip Altuntaş, yaptığı ilk açıklamada Türk aile yapısını korumanın, kadınların sosyal yaşamda daha etkin rol almasının ve çocukların milli-manevi değerlerle yetiştirilmesinin temel öncelikleri olacağını vurguladı.
“Türk milletinin temel yapı taşı olan aileyi korumak, kadınlarımızın gücünü ortaya çıkarmak ve çocuklarımızı milli ve manevi değerlerle yetiştirmek için gece gündüz çalışacağız,” diyen Altuntaş, MHP’nin ülkücü çizgisine bağlı kalarak sosyal projeler ve eğitim faaliyetleriyle Boğazlıyan’da fark oluşturacaklarını ifade etti.
MHP Boğazlıyan İlçe Başkanı ve teşkilat üyeleri, Altuntaş’ın atamasını memnuniyetle karşılarken, KAÇEP’in sadece bir kadın kolları birimi değil, aynı zamanda aile, toplum ve gelecek inşa etme sorumluluğu taşıyan bir yapı olduğuna dikkat çekti.
Sosyal medya ve çeşitli platformlar üzerinden çok sayıda tebrik mesajı alan Altuntaş’a duyulan güven, yeni döneme dair beklentileri de artırdı.
YENİ DÖNEMDE SOSYAL PROJELER ÖN PLANDA
Altuntaş’ın liderliğinde hayata geçirilmesi planlanan KAÇEP projeleri arasında:
Kadınlara yönelik mesleki eğitim kursları,
Aile içi iletişim ve dayanışmayı güçlendirecek danışmanlık seminerleri,
Çocuklara milli ve manevi değerleri kazandıracak sosyal-kültürel etkinlikler,
Dezavantajlı gruplara yönelik destek çalışmaları yer alıyor.
/ Haber Merkezi -

Aydoğmuş: “Acımız ortak, yasımız ortaktır”
Aydoğmuş, “Vatan uğruna canlarını feda eden aziz şehitlerimize Allah’tan rahmet, kederli ailelerine sabır ve başsağlığı, milletimize metanet diliyorum. Kahraman evlatlarımızın acısı yüreğimizi dağladı. Türk Silahlı Kuvvetlerimize ve tüm Türkiye’ye geçmiş olsun” ifadelerine yer verdi.
Mesajında şehitlerin fedakârlığının unutulmayacağını belirten Aydoğmuş, şöyle devam etti:
“Ülkemizin birliği, toprağımızın bütünlüğü ve bağımsızlığımız için canlarını ortaya koyan kahraman Mehmetçiklerimizin fedakârlığı hiçbir zaman unutulmayacaktır. Bu milletin her ferdi, şehitlerimize ve onların emanetine sonsuz bir sadakatle bağlıdır. Aziz şehitlerimize olan vefa borcumuz, ülkemize daha sıkı sarılmaktır.”
Yaşanan acının yalnızca şehit ailelerinin değil, 85 milyon vatandaşın ortak yarası olduğunu vurgulayan Başkan Aydoğmuş, “Bu zor günleri yine birlikte, dayanışma içinde atlatacağız. Millet olarak yasımız ortaktır, şehitlerimizin emaneti hepimizindir. Ruhları şad, makamları ali olsun” dedi.
Açıklamasını “Türk milletinin başı sağ olsun. Kahramanlarımıza minnet borçluyuz” sözleriyle tamamlayan Aydoğmuş, teröre karşı verilen mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceğini belirtti.
/ Haber Merkezi -

Yaşar: “Milletimizin başı sağ olsun”
Arama-tarama faaliyetleri esnasında metan gazına maruz kalan 19 askerden 12’si şehit oldu. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Yozgat İl Başkanı Abdullah Yaşar, yaşanan acı olay dolayısıyla bir taziye mesajı yayımladı.
Askerî kaynaklardan edinilen bilgiye göre, bölgede yapılan kazı ve arama çalışmaları sırasında yoğun metan gazı birikmesi nedeniyle zehirlenen askerlerden 12’si tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Acı haber, Türkiye’nin dört bir yanında derin bir üzüntüyle karşılandı.
CHP Yozgat İl Başkanı Abdullah Yaşar, yaşanan elim olayın ardından yayımladığı mesajda, şehit düşen Mehmetçiklere Allah’tan rahmet, kederli ailelerine ve Türk milletine başsağlığı diledi. Yaşar mesajında şu ifadelere yer verdi:“Pençe-Kilit Operasyonu bölgesinde görevlerini büyük bir özveri ve kahramanlıkla sürdüren Mehmetçiklerimizden 12’sinin, metan gazı zehirlenmesi sonucu şehit olduğunu derin bir teessürle öğrenmiş bulunmaktayız. Her biri, vatan toprağı uğruna canını hiçe sayarak görev yapan kahraman evlatlarımızdır. Bu elim olayda hayatını kaybeden aziz şehitlerimize Allah’tan rahmet, acılı ailelerine, silah arkadaşlarına ve aziz milletimize sabır ve başsağlığı diliyorum. Milletimizin başı sağ olsun.”
İl Başkanı Yaşar, “Şehitlerimizin aziz hatıraları önünde saygıyla eğiliyoruz. Türk milleti, bu fedakârlıkları asla unutmayacaktır” ifadelerini kullandı.
/ Haber Merkezi -

Yaşar: ‘Kanlı Darbe’ demek, Atatürk’e hakarettir”
Yaşar, Cumhuriyet’in kanla, canla kurulduğunu belirterek, “Cumhuriyeti ‘kanlı darbe’ diye nitelemek, bu milletin şanlı tarihine, Atatürk’e ve kurucu değerlerimize hakarettir” ifadelerini kullandı.
Ahmet Hamdi Çamlı’nın sosyal medya hesabından yaptığı ve 1923’teki Cumhuriyetin ilanını “kanlı darbe” olarak niteleyen paylaşımı kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. Çamlı, söz konusu paylaşımında, “Kadim bir geçmişe sahip Aziz Millet ve Büyük Devlet, kanlı 1923 darbesiyle hesaplaşmadan ve helalleşmeden yeni Terörsüz ve Büyük Devlet yolunda ilerleyemez. Bir düdük çalıp yeni, onurlu ve beyaz bir sayfa açılmalıdır” ifadelerine yer verdi.
CHP Yozgat İl Başkanı Abdullah Yaşar, yaptığı yazılı açıklamada; Çamlı’nın açıklamalarının Cumhuriyet’in meşruiyetine açık bir saldırı olduğunu belirtti. Yaşar açıklamasında şu ifadelere yer verdi:“1923 yılı, Türk milletinin bağımsızlık ve egemenlik onurunu dünyaya haykırdığı gündür. Bu topraklarda bir daha padişahlık, saltanat, biat ve kulluk olmasın diye, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde millet iradesi hâkim kılınmıştır. Cumhuriyet’in temeli milletin iradesiyle atılmıştır. Bu kutlu kuruluşu ‘kanlı darbe’ diye nitelemek, ya derin bir cehaletin ya da bilinçli bir karşı devrim niyetinin göstergesidir.”
Yaşar, açıklamasının devamında söz konusu ifadelerin sadece Cumhuriyet’e değil, aynı zamanda şehitlerin kanıyla yazılan İstiklal Mücadelesine de saygısızlık olduğunu vurguladı. CHP örgütlerinin, bu tür söylemlerin karşısında dimdik duracağını kaydeden Yaşar şöyle devam etti: “Hiç kimse unutmasın ki; bu millet, 100. yılını geride bırakmış Cumhuriyetine göz dikenlere asla geçit vermez. 1923 ruhu, bu milletin özgürlük ve bağımsızlık mührüdür. Bu mühür, kıyamete kadar silinmeyecektir.”
Cumhuriyet’e sahip çıkmanın sadece bir siyasal sorumluluk değil, aynı zamanda tarihî ve vicdanî bir görev olduğunu vurgulayan Yaşar, “Cumhuriyetimizi savunmaya, Atatürk’ün izinde yürümeye devam edeceğiz” şeklinde konuştu.
/ Haber Merkezi -

Aydoğmuş’tan sert tepki
Aydoğmuş, söz konusu açıklamanın yalnızca bireysel bir sorumsuzluk değil, yıllardır beslendiği açıkça görülen Cumhuriyet karşıtı bir zihniyetin yansıması olduğunu belirtti.
“1923, Türk milletinin emperyalizme karşı verdiği onurlu Kurtuluş Savaşı’nın ve halkın iradesiyle kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nin tarihidir,” diyen Başkan Aydoğmuş, bu tarihi bir darbeyle özdeşleştirmenin hem aziz şehitlerin hatırasına hem de Cumhuriyet’in temel değerlerine açık bir hakaret olduğunu vurguladı.
Aydoğmuş, “Bu ifadeler sadece tarihi çarpıtmakla kalmaz, aynı zamanda toplumda ayrışma ve kutuplaşmayı da derinleştirir. Tarihimize ve milli birlik ruhumuza kasteden bu anlayışa karşı sessiz kalmak, bu zihniyetin cesaret bulmasına zemin hazırlar. Biz sessiz kalmayacağız,” diye konuştu.
Başkan Aydoğmuş, yargı makamlarına da çağrıda bulunarak, “Bugün sosyal medya paylaşımları nedeniyle soruşturma başlatan yargının, Cumhuriyetimize açıkça hakaret eden bu ifadeler karşısında da re’sen harekete geçmesini bekliyoruz. Aynı şekilde, bu kişiyi kendi bünyesinde barındıran siyasi partinin de bu açıklamayı kamuoyu önünde açıkça kınaması gerekir.” ifadelerine yer verdi.
Cumhuriyetin dimdik ayakta olduğunu ve sonsuza dek ayakta kalacağını vurgulayan Aydoğmuş, “Cumhuriyetimize, Atatürk’ün emaneti olan milli iradeye ve şehitlerimizin aziz hatırasına uzanan hiçbir dil ve el amacına ulaşamayacaktır” dedi. / Haber Merkezi -

Yozgat’a 22 yeni doktor müjdesi
Sosyal medya hesaplarından açıklamalarda bulunan milletvekilleri, Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan atamaların Yozgat merkez ve ilçe hastanelerine önemli katkı sağlayacağını vurguladı.
Milletvekilleri Akgül ve Şahan yaptıkları açıklamalarda şu ifadeleri kullandı:
“Sağlık Bakanlığı tarafından Yozgat ve ilçe hastanelerine ‘123. Dönem Devlet Hizmet Yükümlülüğü’ kapsamında; Yozgat Merkez ve ilçelerimizde görevlendirilmek üzere 16 Uzman, 6 Pratisyen Hekim olmak üzere toplam 22 doktorun kadro tahsisi gerçekleştirilmiştir. Şehrimize ve hemşehrilerimize hayırlı olsun.”
Atanan hekimlerin, Yozgat’ın sağlık altyapısını güçlendireceği ve özellikle uzman doktor ihtiyacının karşılanmasına katkı sağlayacağı ifade ediliyor. Kadro tahsisi yapılan doktorların; iç hastalıkları, çocuk sağlığı, kadın hastalıkları ve acil tıp gibi branşlarda görev yapması bekleniyor.
Milletvekilleri Akgül ve Şahan, sürece katkı sağlayan Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu ve Bakanlık yetkililerine teşekkür ederek, Yozgat’ın sağlık alanındaki gelişiminin süreceğini ve yeni hizmetlerle destekleneceğini ifade ettiler. / Osman Tolga YILMAZ -

Devlet köye dönmeli, üreticiyle el ele vermelidir
Tarımın yalnızca teşvik ve desteklerle değil, üreticiyle birlikte sahada yürütülecek gerçekçi politikalarla gelişebileceğini vurgulayan Karaca, “Devlet köye dönmeli, üreticiyle birlikte üretim yapmalıdır” ifadelerini kullandı.
“TARIM VE HAYVANCILIK DESTEKLENMEYE MUHTAÇ DEĞİL, ORTAK ÜRETİM ANLAYIŞIYLA YÜRÜTÜLMELİ”
Türkiye genelinde yaklaşık 2,5 milyon üreticiye karşılık, elde edilen kârın büyük kısmının sadece 50 bin civarındaki aracı, sanayici ve perakendeci arasında paylaşıldığını belirten Karaca, bu dengesizliğin üreticiyi üretimden uzaklaştırdığını kaydederek, “Son 10 yılda 1 milyondan fazla çiftçimiz üretimi bıraktı. Bu tablo sürdürülebilir değildir. Devlet, üreticiyi yalnız bırakmamalı; kooperatifleşme ile üreticinin haklarını korumalı, üretim maliyetlerini düşürmelidir.” dedi.
SANAYİCİYE ÇAĞRI: “KOOPERATİFTEN AL, PLANLA ÜRET”
Sanayicilere de seslenen Karaca, doğrudan kooperatiflerden ürün alımının hem sanayici hem de üretici için avantaj sağlayacağını dile getirdi.
Başkan Karaca, “Sanayici, ürününü kooperatiften alırsa, hasat döneminde ne ödeyeceğini bilir. Bu durum fiyat belirsizliğini ortadan kaldırır; sanayici üretime, Ar-Ge’ye ve ihracata odaklanır. Üretici de istikrarlı bir gelir elde eder, planlama yapabilir.”dedi.
PERAKENDECİYE MESAJ: “ARACISIZ SATIŞLA FİYATLAR DÜŞER”
Karaca, perakende sektörünün de bu sistemde rahatlayacağını belirterek, “Ürün doğrudan kooperatiften geldiğinde fiyatlar makul olur, gıda enflasyonu kontrol altına alınır. Haksız rekabet ve şaibe ortamı da ortadan kalkar.” dedi.
ÜNİVERSİTELERE DAVET: “TARIM ARAZİLERİ EĞİTİM SAHASI OLMALI”
Tarım politikalarında üniversitelerin daha aktif rol alması gerektiğini belirten Karaca, uygulamalı eğitim ve araştırma faaliyetlerinin artırılması gerektiğini vurguladı. Karaca,
“Tarım arazileri, meralar ve besihaneler üniversiteler tarafından eğitim ve Ar-Ge alanı olarak kullanılmalıdır. Böylece gençler sahada yetişir, sanayicinin ihtiyaç duyduğu teknik iş gücü üniversitelerden çıkar.”şeklinde konuştu.
GENÇLERE UMUT: “KÖYLER CANLANACAK, GÖÇ DURDURULACAK”
Karaca, gençlerin yeniden üretime katılması için çağrıda bulunarak, “Köylerde üretim yeniden artarsa, gençler göç etmek zorunda kalmaz. Devlet bu konuda gençlere umut verecek politikalar geliştirmelidir,” diye konuştu.
“KOOPERATİFLER ŞEFFAF VE DEVLET DENETİMİNDE OLMALI”
Karaca, çözümün kooperatif sisteminde yattığını belirterek, bu yapıların şeffaf, üretici odaklı ve devlet denetiminde olması gerektiğini ifade etti.
Karaca, “Fındık, kayısı gibi ürünlerde kâr Avrupa’ya değil, Türk çiftçisine kalmalı. Kooperatifler, doğal afetler sonucu oluşan zararları da telafi etmeli, çiftçinin yanında yer almalıdır.”dedi.
“BİR ÇİVİ BİR VATANI KURTARIR”
Açıklamasının sonunda Karaca, tarımın stratejik bir sektör olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:“Bir çivi bir vatanı kurtarır. Devlet, üreticisiyle birlikte üretime dönmelidir. Köylerde huzur, şehirde refah istiyorsak, üretime omuz vermeliyiz. Tarımda yeniden ayağa kalkmak için üreticiye güvenmeli, birlikte yol almalıyız.” / Haber Merkezi -

Aydoğmuş: “Başbağlar katliamı milletimizin ortak acısıdır”
Aydoğmuş, “Başbağlar’da yaşanan zulüm, sadece bir köyün değil, bu toprakların vicdanında kapanmamış bir yaradır” ifadeleriyle olayın hâlâ toplumun hafızasında derin izler taşıdığını belirtti.
“TERÖRE KARŞI KARARLI DURUŞ ŞART”
Aydoğmuş, terörün her türüne karşı net ve kararlı bir tutum sergilenmesi gerektiğine dikkat çekerek, şu değerlendirmede bulundu:“Başbağlar’da toplanarak katledilen masum insanların hatırası, milletimizin birlik çağrısının en güçlü sebebidir. Bu çatışmalarla, birliğimize kast eden her girişime karşı kenetlenmeliyiz.”
“ADALETİN EKSİKLİĞİ GÜVENİ ZEDELER”
Katliamın üzerinden 32 yıl geçmesine rağmen faillerin tam anlamıyla adalet önünde hesap vermemiş olmasının toplumsal hafızada derin yaralar bıraktığını belirten Aydoğmuş, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:“Adaletin eksik kaldığı her vaka, milletin devletine olan güvenini zedeler. Başbağlar gibi acı olaylarda sorumlular net şekilde belirlenmeli, gerçek adalet gecikmeden tecelli etmelidir.”
“TOPLUMSAL BARIŞ, GEÇMİŞLE YÜZLEŞMEDEN GEÇER”
Toplumsal huzurun, geçmişle yüzleşilerek sağlanabileceğini ifade eden Aydoğmuş, gerçek bir anmanın sadece anma törenlerinden ibaret olmaması gerektiğini vurguladı.
Aydoğmuş: “Anmak, yalnızca dualar okumak demek değildir. Gerçek bir anma; hakikatlerin aydınlanması, hukukun işlemesi ve toplumun çözüme yönelmesiyle mümkündür. Geleceğe umutla bakmak için geçmişi doğru okumalı, ders almalıyız.”
“ADALET VE BİRLİK EN GÜÇLÜ CEVAPTIR”
Açıklamasının sonunda Aydoğmuş, milli birlik ve toplumsal dayanışmanın önemine dikkat çekerek şu sözlerle mesajını tamamladı: “Bu karanlık geceyi aydınlatacak en güçlü ışık; adalet, bir arada yaşama iradesi ve milli birliktir. Başbağlar’da yitirdiğimiz her can, bize bu yolu göstermektedir.” /Haber Merkezi -

Anahtar Parti’den kamu işçilerine destek
Yapılan açıklamada, kamu işçilerinin ülke genelinde büyük bir fedakârlıkla çalıştığına dikkat çekilerek, adil, hakkaniyetli ve insanca yaşam koşullarını sağlayacak ücret artışlarının temel bir hak olduğu ifade edildi. Anahtar Parti İl Başkanlığı açıklamasında; “Birçok alanda emek veren işçilerimiz, ülkemizin kalkınmasında büyük pay sahibidir. Onların alın terinin karşılığını alması, hem sosyal adalet hem de çalışma barışının sürdürülebilirliği açısından hayati önem taşımaktadır.” ifadelerine yer verdi.
“TÜRK-İŞ VE HAK-İŞ’İN MÜCADELESİNİ DESTEKLİYORUZ”
Anahtar Parti Yozgat İl Başkanlığı, TÜRK-İŞ ve HAK-İŞ’in yürüttüğü müzakere sürecine tam destek verdiklerini belirterek, bu sürecin işçilerin lehine sonuçlanması yönündeki temennilerini şu ifadelerle paylaştı: “Anahtar Parti Yozgat İl Başkanlığı olarak, işçilerimizin yanında olduğumuzu açıkça beyan ediyor; toplu sözleşme sürecinin emekçilerin yüzünü güldürecek şekilde tamamlanmasını diliyoruz.” / Haber Merkezi -
Adıgözel: “Sandık 2026 ilkbaharında gelmeli”
Adıgözel, hükümetin ekonomi politikalarının yoksullaşmayı derinleştirdiğini belirterek, “Bu millete yapılacak en büyük hayır, 2026 ilkbaharında sandığı milletin önüne koymaktır” dedi.
“ZAMLAR GELMEDEN ERİDİ, HAYAL KIRIKLIĞI DERİNLEŞTİ”
Temmuz ayında açıklanan maaş zamlarının beklentileri karşılamadığını belirten Adıgözel, özellikle SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin büyük bir hayal kırıklığı yaşadığını söyledi:
Adıgözel,“Yoksulluk sınırı 80 bin lirayı aşmışken, emekliye verilen maaş artışı çoktan eridi. Doğal gaz zammı, daha maaşlar yatmadan geldi. Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu? Emekli, memur, asgari ücretli; hepsi perişan.”dedi.
“SABİT GELİRLİ YAŞAM MÜCADELESİ VERİYOR”
Adıgözel, sabit ücretli çalışanların artık temel ihtiyaçlarını bile karşılayamadığını vurgulayarak, şu ifadelere yer verdi:“Güçlü devlet, memurunu ve emeklisini güçlü kılar. Bugün gelinen noktada sabit gelirli vatandaşlarımız için yaşam standartı kalmamıştır. Milletimizde sabır da metanet de tükenmiştir.”
“ÇİFTÇİ, ESNAF, BORÇ YÜKÜ ALTINDA EZİLİYOR”
Ekonomik sıkıntının yalnızca maaşlı kesimle sınırlı olmadığını, üreticiden esnafa kadar herkesin darboğazda olduğunu belirten Adıgözel:“Çiftçi traktörüne, hayvanına haciz gelmesin diye mücadele veriyor. Esnafı artan maliyetler, fahiş vergiler, banka borçları boğuyor. Elektrik, doğalgaz, kira zamları zaten cabası.”diye konuştu.
“İŞSİZLİK YUNANİSTAN NÜFUSUNU AŞTI”
İşsizlik oranlarının alarm verdiğini ifade eden Süleyman Adıgözel, “Geniş tanımlı işsizlik %32’ye ulaşmış durumda. Türkiye’de işsiz sayısı 13 milyona dayandı. Bu, Yunanistan nüfusundan daha fazla. 42 milyonu aşkın bireysel kredi borçlusu var. 4,4 trilyon liralık kredi borcu yükü, kişi başına 105 bin lirayı geçti.”dedi.
“EKONOMİ GERÇEKLERLE YÖNETİLMELİ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, “2025 yılı 2024’ten daha iyi olacak” şeklindeki açıklamasını hatırlatan Adıgözel, şu değerlendirmeyi yaptı:“Ekonomide kötü günlerin geride kaldığını söylemek gerçeklerle bağdaşmıyor. Ortada devasa bir borç-faiz sarmalı, icralık olmuş milyonlarca insan var. Sayın Erdoğan sabır istiyor ama milletin sabrı da, dayanacak gücü de kalmadı.”
“SANDIĞI GETİRİN, MİLLİ GÖRÜŞ İKTİDARA GELSİN”
Yeniden Refah Partisi olarak çözümün milli kaynak paketi ve üretim odaklı ekonomi olduğunu vurgulayan Adıgözel, açıklamasını şu çağrıyla tamamladı:“Bu millete yapacağınız en büyük iyilik, 2026 ilkbaharında seçim sandığını getirmektir. Milletin umudu olan Milli Görüş iktidara gelmeli ve Türkiye’yi borç-faiz cenderesinden kurtarmalıdır. Artık söz millete bırakılmalı.”/Haber Merkezi -

Aydoğmuş: “Acıyı unutmayacağız”
Aydoğmuş, o karanlık günün insanlık vicdanında kapanmayan derin bir yara olduğunu vurgularken, kamuoyunda sıkça dile getirilen haksız ithamlara karşı net bir duruş sergiledi.
“Madımak sadece bir yangın değil; insanlığın yüzleşmesi gereken büyük bir acıdır” diyen Aydoğmuş, 33 canın düşünceleri ve sanatlarıyla bu topraklara değer kattığını ancak göz göre göre katledildiğini ifade etti.
Olayın sadece mezhep ya da ideoloji çatışması olarak görülmesinin büyük bir yanılgı olduğuna dikkat çeken Aydoğmuş, “1993, ülkemizin en karanlık yıllarındandı. Derin yapılar ve karanlık odaklar, milleti birbirine düşürmek için planlar yapıyordu. Madımak katliamı da bu kirli oyunların bir parçasıdır” diye konuştu.
Başkan Aydoğmuş, kişisel anısına da yer vererek, merhum Muhsin Yazıcıoğlu’nun katliam anındaki tutumuna işaret ederek, “Yangının çıktığı anda, Yazıcıoğlu’nun talimatıyla partimizin Sivas İl Binası açılmış ve mahsur kalanlara yardım eli uzatılmıştır. Bu gerçek, o dönemde orada bulunan sanatçılar ve tanıklarca da doğrulanmıştır. Bazı çevrelerin bu elim olayı milliyetçi-ülkücü camiaya mal etmesi insafsızlıktır.”şeklinde konuştu.
Madımak katliamının istismar edilmeden, gerçekçi ve adaletli bir şekilde ele alınması gerektiğini vurgulayan Aydoğmuş, suçluların kim olduğuna bakılmaksızın hesap vermesinin ortak talep olduğunu belirtti.
Başkan Aydoğmuş, “Bu insanlık suçunun gerçekleri ortaya çıkarılmalı, ancak masum insanlar ve camialar bu olay üzerinden karalanmamalıdır. Gerçeğin savunucusu olmaya devam edeceğiz. Vicdanı olan herkesi, hem bu acıyı yaşatmaya hem de tarihî gerçekleri çarpıtmamaya davet ediyorum. Bu vesile ile hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet diliyorum. Madımak’ı unutmayacağız ancak siyasi istismara da asla boyun eğmeyeceğiz” ifadelerini kullandı. / Haber Merkezi -

Milletvekili Şahan’dan Bakan Kacır’a Yozgat dosyası
Ankara’daki temaslarında sadece projeleri değil, Yozgat’ın ekonomik, sosyal ve kültürel gelişimi için yoğun gayret sar feden Milletvekili Şahan, şehre yakışır yatırımları kazandırmak için gece gündüz demeden çalışmaya devam ediyor.
Gerçekleştirilen görüşmede, Yozgat’ın yatırım potansiyeli, sanayi bölgelerinin gelişimi, organize sanayi altyapısının güçlendirilmesi, genç istihdamı ve yerel kalkınmayı destekleyecek projeler detaylı olarak ele alındı. Milletvekili Şahan, hem sanayiciye hem de yatırımcıya yönelik desteklerin artırılması gerektiğini vurgularken, özellikle Bozok Organize Sanayi Bölgesi başta olmak üzere il genelinde devam eden yatırımların hızlandırılmasını talep etti.
TAKİP EDEN, UNUTMAYAN, UNUTTURMAYAN VEKİL: SÜLEYMAN ŞAHAN
Yozgatlıların gönlünde mütevazılığı, çözüm odaklı yaklaşımı ve sahadaki aktifliğiyle ayrı bir yer edinen Milletvekili Şahan, sadece TBMM kürsüsünde değil, Ankara’nın bakanlık kapılarında da memleketinin sesi olmaya devam ediyor. Bakanlık ziyaretlerini rutin bir protokol adımı olarak değil, Yozgat’a hizmet getirmek için bir görev ve sorumluluk bilinciyle sürdüren Şahan, bu özverili çalışmalarıyla hemşehrilerinin takdirini topluyor.
Milletvekili Şahan, görüşme sonrası gazetemize yaptığı açıklamada, “Yozgat’ın kalkınması, sanayisinin gelişmesi, gençlerimizin iş bulabileceği istihdam alanlarının çoğalması için elimizi değil gövdemizi taşın altına koymaya devam ediyoruz. Sayın Bakanımıza şehrimiz adına ilettiğimiz taleplerin olumlu karşılanmasından büyük memnuniyet duyduk. İnşallah hep birlikte Yozgat’ımız için güzel hizmetlere imza atacağız,” dedi.
Şahan, “Nazik misafirperverlikleri için Sayın Bakanımıza teşekkür ediyor, çalışmalarında üstün başarılar diliyorum.”ifadelerini kullandı. / Ömer ERTUĞRUL -

Kandemir: Bu saldırı insanlık vicdanına ihanettir
“Bu çirkinliğe imza atan zihniyeti ve buna göz yuman anlayışı en sert şekilde kınıyor ve lanetliyoruz” diyen Başkan Kandemir, mizah adı altında servis edilen nefret içerikli bu yayınların toplumda kin ve düşmanlığı körüklemeye yönelik organize bir provokasyon olduğunu vurguladı.
“HİÇBİR ÖZGÜRLÜK ANLAYIŞI BU AHLAKSIZLIĞI MEŞRULAŞTIRAMAZ”
Başkan Kandemir, “Hiçbir özgürlük anlayışı, bir milletin peygamberine, inancına ve kutsal değerlerine yöneltilen böylesi seviyesiz bir saldırıyı meşrulaştıramaz. Bu hadsizliğe karşı başlatılan adli süreci destekliyor; sorumluların hukuk önünde hesap vermesini milletimizin vicdanı adına bir zorunluluk olarak görüyoruz.” dedi.
“PEYGAMBER SEVGİSİ KİRLİ KAMPANYALARLA GÖLGELENEMEZ”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Peygamberimizi her şeyden çok sevmeyi, ona hürmet etmeyi inancımızın ve imanımızın bir gereği olarak görüyoruz” sözlerini hatırlatan Kandemir, Türk milletinin asırlardır Peygamber sevgisini büyük bir sadakatle taşıdığını, hiçbir karalama kampanyasının bu sevgiyi zedeleyemeyeceğini ifade etti.
“BU, SİYASİ DEĞİL, İNANÇ MESELESİDİR”
AK Parti Yozgat İl Başkanlığı olarak bu tür nefret içerikli saldırılara karşı hem hukuki hem de vicdani mücadeleyi sürdüreceklerini belirten Kandemir, sözlerini şöyle tamamladı: “Peygamber Efendimize uzanan her dil, bu milletin imanına ve tarihi misyonuna çarparak kırılmaya mahkûmdur. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, kutsal değerlerimize sahip çıkmaya, milletimizin inançlarını her platformda savunmaya devam edeceğiz. Bu bizim için yalnızca siyasi bir sorumluluk değil, aynı zamanda inanç ve sadakat meselesidir.”/Haber Merkezi -

AK Parti’de değişim rüzgarı
Edinilen bilgilere göre, mevcut İlçe Başkanı Necmettin Kaya’nın yerine yeni bir ismin atanması planlanıyor. Yozgat Teşkilatı ve milletvekillerinin görüşleri doğrultusunda yapılacak bu değişimin, parti genel merkezi tarafından kısa süre içerisinde netleştirilmesi bekleniyor.
AK Parti’ye yakın kaynaklardan edinilen bilgilere göre, yeni ilçe başkanının belirlenmesinde teşkilatın saha performansı, kamuoyu görüşü ve uyum gibi kriterler göz önünde bulundurulacak. / Haber Merkezi -

Akgül:“Bu edepsizliğin hesabı yargı önünde sorulmalıdır”
Akgül, söz konusu yayını “edepsizliğin dergi kılığına bürünmüş hali” olarak nitelendirerek, bu tür girişimlerin sadece dini değerlere değil, milletin tüm mukaddesatına yönelik bir saldırı olduğunu vurguladı.
“BU, 85 MİLYONUN İMANINA SALDIRIDIR”
Akgül yaptığı açıklamada, Leman Dergisi’nde yayımlanan karikatürün, 85 milyon vatandaşın inancına, haysiyetine ve tarihine yönelmiş bir düşmanlık göstergesi olduğunu ifade ederek şunları söyledi: “Bu ülkenin ekmeğini yiyip suyunu içen, bu toprakların güvenliğinde yaşayan hiç kimse, Türk milletinin mukaddesatına hakaret etmeyi basın özgürlüğü sanmasın. Bu bir özgürlük değil, doğrudan şerefsizliktir.”
“TÜRK GENÇLİĞİ BU TERBİYESİZLİĞİ SİNEYE ÇEKMEZ”
Ülkücü Türk gençliğinin inançlarına sahip çıkmaya devam edeceğini belirten Akgül, “Peygamberimize yapılan bu saldırıyı hiçbir Türk genci sineye çekmez. Biz, inancıyla yoğrulmuş, davasıyla beslenmiş bir nesiliz. Bu terbiyesizliğin hesabının yargı önünde sorulmasını istiyoruz” dedi.
“DEVLET YETKİLİLERİNE ÇAĞRIMIZ NETTİR”
Akgül, bu hakaretin cezasız bırakılmaması gerektiğini vurgulayarak devlet yetkililerine şu çağrıda bulundu: “Bu edepsizliğe karşı millet olarak tek yürek, tek ses ve dimdik ayaktayız. Devlet yetkililerinden beklentimiz, bu hakareti cezasız bırakmamaları ve milletin yüreğini soğutmalarıdır. Bu mesele bizim için bir namus meselesidir. Sükût etmek acizlik, sessiz kalmak ihanettir.”
Akgül, “Bu milletin Peygamber sevdası, sizin kin çukurunuzu gömecek kadar büyüktür. Bu topraklarda ihaneti hatırlayan, ama asla unutmayan bir nesil olduğunu unutmayın” ifadelerini kullandı./Haber Merkezi -

Yaşar: “Yozgat’ta sessizlik yerini cesarete bırakıyor”
Yaşar, artan destekle birlikte Yozgat’ta siyasi atmosferin değişmeye başladığını vurguladı.
CHP İl Başkanlığı tarafından yürütülen kampanyada ilk ayda 13 bin 751 imza toplanırken, üçüncü ayın sonunda bu sayı 21 bin 175’e ulaştı. Böylece imza sayısında yüzde 54’lük bir artış kaydedildi.
Kampanyanın 25 bin imza hedefi için son aşamaya gelindiği bildirildi.
İLÇELERDE KATILIM YÜKSEK
Yozgat genelinde kampanyaya en fazla destek Yozgat Merkez’den geldi.
4 bin 151 imza ile ilk sırada yer alan merkez ilçeyi, 3 bin 840 imza ile Çayıralan ve 3 bin 338 imza ile Akdağmadeni takip etti.
Diğer ilçelerde de çalışmalar hız kesmeden sürdürülüyor.
İlçelere göre imza dağılımı şu şekilde gerçekleşti:
Yozgat Merkez: 4.151
Çayıralan: 3.840
Akdağmadeni: 3.338
Boğazlıyan: 3.180
Sorgun: 1.959
Yerköy: 1.200
Çekerek: 780
Şefaatli: 716
Yenifakılı: 669
Kadışehri: 433
Sarıkaya: 398
Çandır: 220
Aydıncık: 178
Saraykent: 113
“BU İMZALAR,
DEMOKRASİYE
ATILAN
MÜHÜRDÜR”
CHP İl Başkanı Abdullah Yaşar yaptığı açıklamada, “Yozgat’ta yıllardır süren sessizlik artık yerini cesarete ve değişim arzusuna bırakıyor. Halkımız, hukuksuzluğa karşı adaletin yanında duruyor.
Bu imzalar sadece birer rakam değil; aynı zamanda özgürlük, adalet ve demokrasiye atılan mühürlerdir” ifadelerini kullandı.
Yaşar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2023 seçimlerinde Yozgat’ta yaklaşık yüzde 73 oy aldığına dikkat çekerek, bu güçlü tabloya rağmen CHP’nin kampanyasına gösterilen ilginin “toplumsal bir uyanışın işareti” olduğunu belirtti. / Haber Merkezi -

Başkan Adıgözel’den sert açıklama
Adıgözel, merhum Necmettin Erbakan’ın yıllar önce dile getirdiği “İslam kardeşliği ve ümmet bilinci” vurgusunu hatırlatarak, etnik kimlikler üzerinden yapılan ayrımcılığın, Siyonist güçlerin ekmeğine yağ sürdüğünü ifade etti. “Sen Türkçülük yaparsan, o Kürtçülük yaparsa, öbürü Arapçılık yaparsa paramparça oluruz ve Siyonizm’e yem olmaktan kurtulamayız.” dedi.
“GAZZE VE İRAN SALDIRILARI İSLAM DÜNYASINA YAPILMIŞ AÇIK BİRER TEHDİT”
İsrail’in Gazze’de gerçekleştirdiği soykırımın neredeyse iki yıla yaklaştığını belirten Adıgözel, son olarak İran’a yönelik saldırının da bölgede tehlikenin büyüdüğünü gösterdiğini söyledi. ABD’nin İsrail’e verdiği sınırsız desteği eleştiren Adıgözel, “Büyük Şeytan Amerika ve uşağı Siyonist İsrail, Arz-ı Mev’ud hayaline ulaşmak için dur durak bilmiyor. Adalet, hukuk, insan hakları tanımıyorlar. Üçte ikisi kadın ve çocuk olan 55 bin Müslüman’ı şehit ettiler, 131 bin kardeşimizi sakat bıraktılar. Gerçek kayıplar ise bu rakamların çok daha üstünde” ifadelerini kullandı.
“MİLLİ GÖRÜŞ UYARILARINI YILLAR ÖNCE YAPTI”
Açıklamasında Milli Görüş hareketinin yıllardır bu tehditlere karşı uyardığını hatırlatan Adıgözel, “Milli Görüş, İsrail’in sıradaki hedefinin Türkiye olduğunu defalarca söyledi. İsrail, sadece laftan değil, güçten anlar. İran’ın füze saldırısı karşısında Tel Aviv’de yaşanan panik, bunun en net göstergesidir” dedi.
“BUGÜN ŞAHSİYETLİ DIŞ POLİTİKA ZAMANIDIR”
Kıbrıs Barış Harekâtı, İncirlik Üssü’nün kapatılması ve Çekiç Güç’ün Türkiye’den çıkarılması gibi tarihi adımların Milli Görüş iradesiyle gerçekleştiğini vurgulayan Adıgözel, “Bize bugün de Erbakan Hoca’nın çizdiği o şahsiyetli dış politika anlayışı lazım. O gün ‘Bana ne Amerika’dan’ diyen Milli Görüş vardı. Bugün de iktidardan laf değil, icraat bekliyoruz.” ifadelerini kullandı. / Haber Merkezi -

Aydoğmuş:”Emeklilik, devletin sosyal adalet sınavıdır”
Aydoğmuş, artan hayat pahalılığı ve ekonomik belirsizlik ortamının, özellikle sabit gelirli emekli vatandaşları derinden etkilediğini belirtti. Yozgat’ta olduğu gibi Türkiye genelinde de emeklilerin sağlık, barınma ve temel ihtiyaçlarını karşılamakta büyük zorluk yaşadığını ifade eden Aydoğmuş, “Yozgat’ta birçok emekli, artan kira ve gıda fiyatları karşısında ciddi şekilde zorlanmakta. Sosyal destek mekanizmalarının yetersizliği, sosyal devlet ilkesiyle bağdaşmamaktadır.” dedi.
Gelecek Partisi’nin emeklilere yönelik yaklaşımını da paylaşan Aydoğmuş, emekliliği toplumla bağların güçlendiği, bilgi ve tecrübenin aktarıldığı aktif bir dönem olarak gördüklerini ifade etti. Aydoğmuş, “Emeklilik; birikimin genç kuşaklara aktarıldığı, sosyal katılımın sürdüğü onurlu bir evredir. Biz, emeklilerimizin yaşam kalitesini artıracak kalıcı çözümler üretmeye kararlıyız.” diye konuştu.
30 Haziran’ın yalnızca sembolik bir kutlama değil, emeklilerin sorunlarının gündeme taşındığı ve çözüm için adım atılması gereken bir gün olması gerektiğini vurgulayan Aydoğmuş, tüm emeklilerin Emekliler Günü’nü kutlayarak sağlık, huzur ve refah dolu bir ömür diledi. / Haber Merkezi
