Kategori: Siyaset

  • Şahan: “Yerel yönetimlerin temeli muhtarlardır”

    Şahan: “Yerel yönetimlerin temeli muhtarlardır”

    Akdağmadeni Muhtarlar Derneği tarafından düzenlenen şenlik programına katılan Milletvekili Süleyman Şahan, mahalle ve köy muhtarlarıyla bir araya geldi. Samimi bir ortamda gerçekleşen buluşmada Şahan, muhtarların talep, öneri ve sorunlarını dinledi.
    Programda konuşan Milletvekili Süleyman Şahan, “Muhtarlarımız, devletin vatandaşla en güçlü temas noktasıdır. Onların sesi bizim sesimiz, onların derdi bizim derdimizdir.
    Akdağmadeni’mize ve tüm Yozgat’ımıza daha iyi hizmet sunmak adına muhtarlarımızla istişare halinde çalışmaya devam edeceğiz. Bu anlamlı programa emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.” ifadelerini kullandı.
    Programa; Akdağmadeni Kaymakamı Cafer Kaymakçı, İl Genel Meclis Başkanı Adnan Ünal, İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Nazif Yılmaz, AK Parti Yozgat İl Başkanı Hasan Kandemir, Tarım Kredi Kooperatifleri Merkez Birliği Başkanı Adem Darımla, MÜSİAD Yozgat Kurucu Başkanı Feridun Daştan, Akdağmadeni Muhtarlar Derneği Başkanı Hakan Özdemir, mahalle muhtarları ve vatandaşlar katıldı.
    Milletvekili Şahan, toplantının ardından muhtarlarla birebir görüşerek çözüm odaklı yaklaşımını bir kez daha ortaya koydu. / Ömer ERTUĞRUL

  • Ömer Aydoğmuş’tan uluslararası çağrı

    Ömer Aydoğmuş’tan uluslararası çağrı

    Yaptığı açıklamada uluslararası topluma çağrıda bulunan Aydoğmuş, “Bir öğretmeni, sadece yetim çocuklara umut olduğu için hedef almak; hiçbir gerekçeyle izah edilemeyecek açık bir insanlık suçudur” dedi.
    “EĞİTİMİ HEDEF ALMAK, VİCDANI SUSTURMAK DEMEKTİR”
    Gazze’de Türk Eğitim ve Araştırma Merkezi tarafından yürütülen ve Yozgatlı hemşehrimiz Yakup Tufan öncülüğünde gerçekleştirilen projede görev alan gönüllü öğretmen Manal Kuday Süleyman’ın gözaltına alınmasının kabul edilemez olduğunu ifade eden Aydoğmuş, “Eğitim, savaş ortamlarında dahi korunması gereken en temel insan haklarından biridir. Gazze’de çatışmaların ortasında çocuklara kalem uzatmaya devam eden bir öğretmeni susturmak, tüm insanlığın vicdanını susturmak demektir” ifadelerini kullandı.
    “İSRAİL’İN TUTUMU VAHŞETTİR, TERÖRDÜR”
    Açıklamasında İsrail’in sistematik saldırılarına da değinen Ömer Aydoğmuş, “Hastaneleri, okulları, eğitim yuvalarını bombalayan; doktorları, öğretmenleri, çocukları hedef alan bu vahşi tutumu en sert şekilde kınıyorum. İsrail bir terör devletidir!” dedi. İsrail’in eğitim emekçilerini bile hedef aldığına dikkat çeken Aydoğmuş, “Bu gerçeği her fırsatta dile getirdiğimizde ‘abartıyorsunuz’ diyenler şimdi daha iyi görsün: Eğitimi hedef alan, öğretmeni esir alan bir zihniyetin adı sadece terördür” açıklamasını yaptı.
    “MANAL ÖĞRETMEN YALNIZ DEĞİLDİR”
    Başta Birleşmiş Milletler olmak üzere tüm uluslararası kurum ve kuruluşları göreve çağıran Aydoğmuş, Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı’nı da bu hukuksuzluğa karşı diplomatik adımlar atmaya davet etti. “Manal Kuday Süleyman derhal ve koşulsuz olarak serbest bırakılmalıdır” diyen Aydoğmuş, “Bir öğretmenin özgür olmadığı bir coğrafyada insanlıktan, adaletten ve medeniyetten söz edilemez” sözleriyle açıklamasını sonlandırdı. / Haber Merkezi

  • Başkan Adıgözel ekonomik sıkıntılara dikkat çekti

    Başkan Adıgözel ekonomik sıkıntılara dikkat çekti

    Açıklamasında Türkiye’de milyonlarca memur, işçi ve emeklinin gözünü Temmuz ayında açıklanacak enflasyon oranlarına çevirdiğini ifade eden Başkan Adıgözel, “Dünya ülkeleri içerisinde, Türkiye’de çalışanlar ve Emekliler ne kadar zam alacağı konuşulmakta.
    Ne kadar konuşularsa konuşulsun değişen bir şey olmuyor. İktidar bildiğini okuyor, Çalışan ve emeklilerin sorunlarını görmezden geliyor.
    Milyonlarca işçi emeklisi, memur ve memur emeklisi gözünü,kulagını haziran enflasyonuna çevirdi. Temmuzda işçi ve Bağ-Kur emeklilerine 6 aylık enflasyon oranında artış ne kadar olacak diye düşünmekte.
    Haziran enflasyonu yüzde 1 olursa: SSK ve Bağ-Kur emeklileri: yüzde 16,24 zam
    Memur ve memur emeklileri: yüzde 9,6 enflasyon farkıyla birlikte toplamda yüzde 15,14 zam almaları ön görülmekte.” dedi.
    “Unutmayın çaresizseniz çare yine sizsiniz.”
    Enflasyon karşısında, bu hayat pahalılığında bu rakamlarla geçinebilmek asla mümkün olmadığına dikkat çeken Adıgözel, “İktidarın,2024 yılını Emekliler Yılı ilan etmesi, Emeklinin yüzünü o günde güldürmedi bugünde güldürmeyecek. Enflasyonun düşmesi fiyatların düşmesi ya da artmaması anlamına gelmiyor.
    Türkiye de vergi yükü çalışan ve emekliler üzerindedir. Memur, işçi ve emeklinin gelir vergisi maaşından kesildikten sonra, gündelik hayatına devamı etmekte. Çünkü ÖTV ve KDV gibi dolaylı vergileri, sabah gözünü açtığı an ödemeye başlıyor.
    Kamudan en fazla ihale alan şirketlerin kurumlar vergisi ödememesi için, vergi muafiyeti uygulandığını biliyor musunuz.
    Hangi şart altında olursa olsun; “Yaşanabilir bir Türkiye”, “Yeniden büyük Türkiye” ve “Yeni bir Dünya” sevdamızdır.” diyerek sözlerini tamamladı. / Haber Merkezi

  • HAK-İŞ’ten siyasi partilere protokol ziyareti

    HAK-İŞ’ten siyasi partilere protokol ziyareti

    Ziyaretlerde, HAK-İŞ Konfederasyonu Yozgat İl Başkanı Ferman Zararsız tarafından, kamu işçilerini ilgilendiren taleplerin yer aldığı bilgi notu parti temsilcilerine sunuldu. Görüşmelerde, protokol sürecinin çalışanlar lehine ivedilikle sonuçlandırılması için destek talep edildi.
    Zararsız, toplu iş sözleşmesi müzakerelerinin uzun süredir sürdüğünü belirterek, “Başından bu yana yaklaşımımız; çalışanların geçim koşullarını iyileştirecek, adil ve hakkaniyetli bir sözleşmeyle sürecin tamamlanması yönünde olmuştur” dedi.
    HAK-İŞ Konfederasyonunun talepleri arasında, yürürlük süresinden kaynaklı yevmiye farklarının giderilmesi, taban ücretin 1.800 TL’ye yükseltilmesi, kıdem zammının ücrete dâhil edilmesi ve ilk altı ay için yüzde 50 oranında ücret artışı uygulanması yer alıyor.
    Sunulan mevcut zam teklifinin beklentilerin gerisinde kaldığını ifade eden Zararsız, “TÜHİS tarafından sunulan yüzde 16’lık artış teklifi, mevcut enflasyon ve ekonomik koşullar karşısında yetersiz kalmıştır. Kamu işçilerinin ekonomik ve sosyal refahını sağlayacak, yeni ve kapsayıcı bir teklifin sunulması büyük önem taşıyor” ifadelerini kullandı.
    Ziyaretler sonunda, sürecin uzatılmadan tamamlanması ve çalışanların beklentilerini karşılayacak bir protokolün hayata geçirilmesi için siyasi destek beklentisi dile getirildi. / Haber Merkezi

  • Bir saatte bir yıllık emek yok oldu

    Bir saatte bir yıllık emek yok oldu

    Kayalar, tarımın dünyada giderek önem kazandığını vurgulayarak, Türkiye’de bu konuda rasyonel ve akılcı politikaların bugüne dek hayata geçirilmediğini belirtti. Tarımdaki sıkıntılara iklim değişikliklerinin de eklendiğini ifade eden Kayalar, çiftçilerin son yıllarda sık sık afetlerle karşı karşıya kaldığını söyledi.
    Planlı üretimin olumlu bir adım olduğunu ancak gerekli altyapı hazırlıkları yapılmadan uygulamaya geçildiğini dile getiren Kayalar, “Ümit ediyoruz ki önümüzdeki dönemde bu eksiklikler tamamlanır” dedi.
    “BİR SAATTE BİR YILLIK EMEK YOK OLDU”
    Konuşmasında son aylarda yaşanan don olaylarına da değinen Kayalar, Türkiye genelinde 60’ı aşkın ilde üreticilerin büyük zarar gördüğünü belirtti. Ancak asıl sorunun yalnızca üreticilere ait olmadığını vurgulayan Kayalar, “Bu aslında ülkemizin sorunudur” ifadelerini kullandı.
    Yozgat’ta da 5 gün önce yaşanan dolu felaketine dikkat çeken Kayalar, “Yozgat Merkez, Yerköy, Sarıkaya, Çayıralan ilçeleri ve elli köyümüzü kapsayan, bir saat içinde bir yıllık emeğin tamamen yok olduğu bir dolu felaketi yaşandı” dedi. Tarım ve TARSİM yetkililerinin incelemelerinin sürdüğünü belirten Kayalar, geçtiğimiz yıl da benzer bir afetin yaşandığını ancak alınması gereken önlemlerin hayata geçirilmediğini vurguladı.
    “ÇİFTÇİ BAŞ BAŞA BIRAKILDI”
    Geçen yılki felaketin ardından yapılan çağrıların yanıtsız kaldığını ifade eden Kayalar, “Çiftçimiz yaşadığı felaketle baş başa bırakıldı” diyerek, bu yıl yaşanan afetin ardından gerekli tespitlerin yapılması gerektiğini ancak tespitlerin yeterli olmadığını belirtti. Kayalar, söz konusu elli köyün afet kapsamına alınması ve mevzuatın buna göre düzenlenmesinin elzem olduğunu söyledi.
    BORÇLAR FAİZSİZ ERTELENSİN, DESTEK UZUN VADELİ OLSUN
    Tarım Kredi Kooperatifleri, Ziraat Bankası ve diğer finans kurumlarına olan çiftçi borçlarının faizsiz olarak ertelenmesi gerektiğini dile getiren Kayalar, aynı şekilde elektrik ve sulama kooperatiflerine olan ödemelerin de ertelenmesinin şart olduğunu vurguladı. Dolu felaketiyle tarlasında ürün bekleyen çiftçilerin gelirinin sıfırlandığını söyleyen Kayalar, yeni ekim sezonu için tohum ve gübre desteklerinin uzun vadeli şekilde yapılması gerektiğine dikkat çekti.
    TARSİM SİSTEMİNİ ELEŞTİRDİ
    Konuşmasında TARSİM sigortasına da değinen Kayalar, uygulamada ciddi sorunlar yaşandığını belirtti. Miras, icara verme gibi hukuki sorunların sigorta yapılamamasına neden olduğunu, ayrıca eksperlerin düşük bedel belirlemesi nedeniyle çiftçinin mağdur edildiğini ifade etti. “TARSİM’in yeniden ele alınması gerekiyor” diyerek sistemi sert şekilde eleştiren Kayalar, çiftçinin gerçek zararını karşılayacak bir yapı kurulması gerektiğini söyledi.
    Milletvekili Lütfullah Kayalar’ın konuşması, tarım sektörünün içinde bulunduğu zorlukları bir kez daha gündeme taşırken, özellikle Yozgat’ta yaşanan afetin ardından atılacak adımların aciliyetini vurguladı. / Haber Merkezi

  • Meclis’te Yozgatlı Çiftçiler için destek çağrısı

    Meclis’te Yozgatlı Çiftçiler için destek çağrısı

    Sedef, Yozgat’ın yüzde 60’tan fazlası tarım arazisi olan bir il olduğunu hatırlatarak, “Bu verimli topraklar hem Yozgatlı hemşerilerimize ekmek kapısı olmakta hem de ülkemizin gıda arz güvenliğine önemli katkı sunmaktadır” dedi. Bölgede başta buğday, arpa, nohut ve ayçiçeği olmak üzere birçok ürünün yetiştirildiğini, ayrıca büyükbaş ve küçükbaş hayvancılığın da yaygın olduğunu belirtti.
    Çiftçilerin artan girdi maliyetleri, TMO alım süreçleri, kooperatifleşme eksikliği ve genç nüfusun üretimden uzaklaşması gibi birçok sorunla karşı karşıya kaldığını vurgulayan Sedef, sürdürülebilir üretim için kapsamlı teşvik modellerine ihtiyaç olduğunu ifade etti.
    Konuşmasında kuraklık, dolu, sel ve iklim değişikliği gibi afetlerin Yozgat tarımına ciddi zararlar verdiğini söyleyen Sedef, “Yozgat Merkez, Yerköy, Çandır, Sarıkaya ve Boğazlıyan ilçelerinde meydana gelen felaketler ürün kaybına ve çiftçimizin borç yükünün artmasına yol açmıştır. Ancak zarar gören alanların sadece yüzde 25’i TARSİM sigortası kapsamındadır” açıklamasında bulundu.
    Devlet desteği olmadan çiftçilerin bu yükün altından kalkamayacağını belirten Sedef, TBMM’yi afet yaşanan bölgelerin resmi olarak afet kapsamına alınması için sorumluluk almaya çağırdı.
    Sedef, konuşmasının sonunda “Yozgatlı çiftçimiz toprağına sadık, üretmeyi seven insanlardır.
    Milliyetçi Hareket Partisi olarak her zaman onların yanındayız” diyerek destek mesajı verdi. / Osman Tolga YILMAZ

  • Milletvekili Şahan’dan MHP’li Belediyelere Bitüm Desteği

    Milletvekili Şahan’dan MHP’li Belediyelere Bitüm Desteği

    Şahan’ın talebiyle, söz konusu belediyelere bitüm desteği sağlanması Bakan Bayraktar’ın makamında gerçekleştirildi.
    Yozgat’ın her alanda gelişmesi ve halkın yaşam kalitesinin yükseltilmesi adına çalışmalarını sürdüren Milletvekili Şahan, Cumhur İttifakı’nın dayanışma ruhunu ön planda tutarak hizmet anlayışının parti ayrımı gözetmeksizin sürdüğünü ifade etti.
    Belediyelerin hizmet üretmesini kolaylaştırmak adına her türlü desteği sağlamaya hazır olduklarını dile getiren Şahan, “Yozgat’ımızda görev yapan tüm belediyelerimizin yanında olmaya devam edeceğiz. Vatandaşlarımızın beklentilerine cevap verecek hizmetlerin gerçekleşmesi için gayretle çalışıyoruz” dedi.
    Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’a destekleri ve misafirperverliği için teşekkür eden Şahan’ın girişimiyle sağlanacak bitüm desteğinin, özellikle kırsal mahallelerde devam eden yol yapım çalışmalarına önemli katkı sunması bekleniyor. / Ömer ERTUĞRUL

  • Ömer Aydoğmuş’tan Muharrem ayı mesajı

    Ömer Aydoğmuş’tan Muharrem ayı mesajı

    Aydoğmuş, Kerbela’nın mesajının bugün hâlâ insanlık vicdanında yankı bulması gerektiğine dikkat çekti.
    “KERBELA, ZULME BOYUN EĞMEMENİN EVRENSEL BİR İFADESİDİR”
    Başkan Aydoğmuş açıklamasında, Hz. Hüseyin’in Kerbela’da ortaya koyduğu duruşun sadece bir tarihî olay değil, her çağda geçerli bir adalet ve vicdan çağrısı olduğunu belirtti:
    “Hz. Hüseyin’in verdiği mücadele; makam, çıkar ve korku karşısında değil, hakkın ve hakikatin yanında saf tutmanın en yüksek ifadesidir. Bu duruş, insanlığa her dönemde yol gösterecek kadar güçlü ve ilham vericidir.”
    “MUHARREM, SADECE YAS DEĞİL, DERİN BİR AHLAKİ UYANIŞTIR”
    Aydoğmuş, açıklamasının devamında Kerbela’nın mesajının toplumların ahlaki temelini güçlendiren ve yön veren bir pusula niteliği taşıdığını ifade etti: “Muharrem, geçmişe hüzünle bakmanın ötesinde; bugüne ve geleceğe karşı sorumluluk hissiyle yaşanmalıdır. Toplumsal adaletin yara aldığı, değerlerin örselendiği bir çağda Kerbela, doğruyu savunma cesaretidir.”
    “YOZGAT, ADALET VE VEFA ÜZERİNE KURULU BİR ŞEHİR  GELENEĞİNE SAHİPTİR”
    Yozgat’ın tarihi ve kültürel mirasına da değinen Aydoğmuş, bu şehrin her zaman haklının yanında yer aldığını vurguladı:
    “Yozgat halkı, adaletin ve dayanışmanın ne demek olduğunu bilen, bunu hayatının her alanına yansıtan bir bilinçle yoğrulmuştur. Muharrem’in ruhunu yaşatmak, işte bu bilinci diri tutmakla mümkündür.”
    “TÜM HEMŞEHRİLERİMİN MUHARREM AYI’NI HÜRMETLE SELAMLIYORUM”
    Gelecek Partisi olarak adalet, ahlak ve toplumsal huzur ilkeleri doğrultusunda hareket ettiklerini belirten Ömer Aydoğmuş, açıklamasını şu ifadelerle tamamladı:
    “Muharrem Ayı’nın Yozgat’ımıza, ülkemize ve tüm İslam coğrafyasına hikmet, birlik ve feraset getirmesini temenni ediyorum. Hz. Hüseyin Efendimizi ve Kerbela şehitlerini rahmetle yâd ediyor; bu mübarek ayın tüm insanlık için hakikatin ışığını yeniden alevlendirmesini diliyorum.” / Haber Merkezi

  • Bakan Ersoy Kültür ve Turizm toplantısına başkanlık etti

    Bakan Ersoy Kültür ve Turizm toplantısına başkanlık etti

    Ziyarette, Vali Özkan, Yozgat’ın kültürel ve turistik potansiyeline ilişkin bir sunum gerçekleştirerek, yürütülen ve planlanan çalışmalar hakkında Bakan Ersoy’a bilgi verdi.
    Valilik ziyaretinin ardından, Kültür ve Turizm Koordinasyon Toplantısı düzenlendi. Bakan Ersoy’un başkanlığında gerçekleşen toplantıya Yozgat Valisi Mehmet Ali Özkan, AK Parti Yozgat Milletvekili Süleyman Şahan, il, ilçe ve belde belediye başkanları katıldı.
    Toplantıda belediye başkanları kendi bölgelerinde hayata geçirilen ve planlanan turizm projelerine ilişkin bilgi paylaşımında bulundu. Yozgat’ın tarihi ve kültürel mirasının tanıtılması, turizm altyapısının güçlendirilmesi ve yerel kalkınmanın desteklenmesi amacıyla yapılan çalışmalar masaya yatırıldı. / Haber Merkezi

  • Başkan Yaşar: “Yozgat Çiftçisine Acil Destek Şart!”

    Başkan Yaşar: “Yozgat Çiftçisine Acil Destek Şart!”

    Hafta sonu Yozgat’ta etkili olan dolu yağışı, merkez başta olmak üzere Yerköy, Sarıkaya, Çayıralan ve Boğazlıyan ilçelerinde yaklaşık 50 köyde ciddi tarım zararlarına yol açtı. Hasada günler kala tarlasını biçime hazırlayan çiftçi, dolu felaketiyle bir kez daha yıkıma uğradı. CHP Yozgat İl Başkanı Abdullah Yaşar, yaşanan afet sonrası yaptığı açıklamada, çiftçinin yalnız bırakılmaması ve acil devlet desteği sağlanması gerektiğini belirtti.
    “TOHUMLUK DAHİ KALMADI, UMUTLAR SÖNDÜ”
    Dolu yağışıyla birlikte birçok çiftçinin tarlasında ürün kalmadığını ifade eden İl Başkanı Abdullah Yaşar, “Çiftçimiz bu yıl ikinci kez dolu felaketiyle karşı karşıya kaldı. Tarlada tohumluk dahi ürün kalmadı. Hasada günler kala dolu çiftçimizin tarlasını vurdu. Umutlar tamamen söndü. Bu saatten sonra çiftçimize verilecek destek sadece geçici bir yardım değil, tarımın ayakta kalması için hayati bir zorunluluktur” dedi.
    “SADECE TARSİM YETMEZ, BORÇLAR ERTELENMELİ”
    CHP Yozgat İl Başkanı Yaşar, yalnızca TARSİM sigortası kapsamında yapılacak yardımların yetersiz kalacağını ifade ederek, şu açıklamalarda bulundu:
    “Sadece TARSİM sigortasıyla bu iş geçiştirilemez. TARSİM’li veya TARSİM’siz ayrımı yapılmaksızın tüm zarar gören çiftçilerin borçları ertelenmeli, faizsiz destek paketleri açıklanmalı, tohum ve gübre desteği acilen sağlanmalıdır. Mazotun 60 liraya dayandığı bir ortamda çiftçiye destek olunmazsa, Yozgat tarımı bu yılı değil, belki de gelecek yılları da kaybedecektir.” / Haber Merkezi

  • Çiftçilere ücretsiz sebze fidesi desteği

    Çiftçilere ücretsiz sebze fidesi desteği

    Yozgat Zafer Partisi, geçtiğimiz günlerde etkili olan dolu yağışı nedeniyle zarar gören Yozgat merkeze bağlı köylerdeki çiftçilere önemli bir destek sağlıyor. Parti yetkilileri, kişi başı 50 ila 70 adet arasında değişen toplam yaklaşık 40 bin sebze fidesinin ücretsiz olarak çiftçilere dağıtılacağını duyurdu.
    Fide dağıtımı, 25 Haziran 2025 Çarşamba günü saat 10.30’da Yozgat Cumhuriyet Meydanı’nda gerçekleştirilecek. Zafer Partisi temsilcileri, bu destekle çiftçilerin yaşadığı mağduriyetin azaltılmasının hedeflendiğini belirtti. / Haber Merkezi

  • Başkan Adıgözel: Bir millet çıldırıyor mu?

    Başkan Adıgözel: Bir millet çıldırıyor mu?

    Adıgüzel, hiç kimsenin birbirine hakaret etme hakkına sahip olmadığını belirterek, bu durumun ahlaki olmadığını ifade etti. Ancak, Cumhurbaşkanına hakaret suçlamalarının neden sürekli arttığı ve Türkiye Cumhurbaşkanı’nın dünyada en çok hakarete uğrayan devlet başkanı olmasının nedenleri üzerinde durdu. Başkan Adıgözel açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

    “Bir millet çıldırıyor mu?

    Şunu ifade edelim ki hiç kimse, bir birine hakaret etme hakkına sahip değildir. Bu ahlaki de değildir.

    Ne oldu da Cumhurbaşkanı’na hakaret suçlamaları sürekli artıyor.

    Ne oldu da Türkiye’nin Cumhurbaşkanı, dünyada en çok hakarete uğrayan devlet başkanı.

    Çaldırmış değiliz. Bu ülkenin her vatandaşı Cumhurbaşkanlığı makamına saygı duyar.

    Eskiden Cumhurbaşkanları tarafsız ve bağımsız olmak durumundaydılar. Anayasa’ya göre devletin ve milletin birliğini temsil ediyordu. Sorumsuzdu, eylem ve işlemleri nedeniyle vatana ihanet dışında bir suçlamaya muhatap olamazdı.

    Onun için de yasalar Cumhurbaşkanı’nı koruyordu, Cumhurbaşkanına hakaret, devletin ve milletin birliğine, manevi şahsiyetine hakaret olarak değerlendirilebiliyordu.

    Şimdi Cumhurbaşkanı hem partili hem de icranın başı. Partili olarak diğer siyasi parti liderlerinden ne farkı var? Hiç bir farkı yok. Sayın Erdoğan ne zaman partisini temsil ediyor ne zaman Türkiye Cumhuriyeti’ni temsil ediyor, bunu ayırt edebilmek artık çok zor.

    Bu davaların artış sebebi budur: Muhalif görüştekileri sindirmek, ceza tehdidi altında tutmak.

    Bu eleştiri sınırlanıyorsa, ifade özgürlüğü sınırlanıyor demektir. Bu konuda bir ceza tehdidi varsa, bu düşünce özgürlüğünü tehdit ediyor, düşüncenin açıklanmasını kısıtlıyor demektir.

    Suçun sınırlarının çok net olarak çizilmesi lazım, Her eleştiriyi hakaret diye algılayıp ayağa fırlamak doğru değil. Sayın cumhurbaşkanı, kendisi herkes için aklına ilk gelen sıfatı kullanmaktan da geri durmuyor.

    Muhalefete söylediği sözlerin bazılarını vatandaş söylese veya siyasi parti lideri söylese başına ne gelir siz düşünün. Misal, Cumhurbaşkanı Erdoğan, TÜSİAD’ın ekonomi ve hukuk başta olmak üzere hükümete yönelttiği eleştiriler için “Hadlerini aştılar” ifadelerini kullanması gibi.

    Eleştiri hakkını, tehdit olarak görülemez. AK Partinin, Yıllar sonraya bırakacağı miras bu olmamalı.

    Cumhurbaşkanlarının Döneminde Açılan Cumhurbaşkanına Hakaret Dava Sayıları: Kenan Evren: 340, Turgut, Özal: 207, Süleyman Demirel: 158, Ahmet Necdet Sezer: 163, Abdullah Gül: 848, Recep Tayyip Erdoğan: 53.060, korkunç rakam. Demek oluyor ki çıldırmak üzereyiz.

    Siyasi parti liderlerine, yapılan tehdit ve hakarete varan söylemlerin, atılan yumrukların, müeyyidesi ne oldu. Milletvekillerine yapılan tehdit ve hakaretlere, TBMM Başkanlığı hangi soruşturmayı açtı.

    Siyasi parti başkanlarına, milletvekillerine karşı işlenen suçlarda ivedelikle karşılık bulmasını bekleriz. Belediye başkanlarımıza ve hatta her vatandaşa onur kırıcı söz ve davranış karşılığında ceza olmalı.

    Devlet, cumhurbaşkanını koruduğu gibi, Siyasi parti genel başkanını, milletvekilini belediye başkanını ve hatta halkını, vatandaşını bir birine karşı korumalıdır.”

    Süleyman Adıgözel, konuşmasını “Değerlerimiz bize sevgiyi, saygıyı, şefkati, merhameti, izzeti ikramı hatırlatıyor” sözleriyle tamamladı.

  • Sınav maratonunda ailelere destek

    Sınav maratonunda ailelere destek

    Milletvekili Şahan, sınav heyecanı yaşayan ailelerle tek tek sohbet ederek onlara moral verdi ve çocuklarına başarı dileklerini iletti. Aileler, bu nazik jestten duydukları memnuniyeti dile getirerek, yanlarında olan Milletvekili Şahan ve AK Parti teşkilatına teşekkür ettiler.

    Etkinlik, sınav maratonunun getirdiği stresi bir nebze olsun hafifletmeyi ve bu süreçte ailelere destek olmayı amaçladı. Milletvekili Süleyman Şahan, yaptığı açıklamada, “Evlatlarımız geleceğimizin teminatıdır. Onların bu önemli sınav sürecinde gösterdikleri çabaya ve ailelerinin fedakarlığına her zaman destek olmaya devam edeceğiz. Bugün burada ailelerimizle bir araya gelerek onların heyecanına ortak olmak, onlara küçük de olsa bir nebze destek olabilmek bizler için çok değerli,” ifadelerini kullandı.

  • Başkan Karaca: “Enflasyonla Mücadelede Şeffaflık Şart”

    Başkan Karaca: “Enflasyonla Mücadelede Şeffaflık Şart”

    Karaca, halkın giderek artan geçim sıkıntısıyla karşı karşıya kaldığını belirterek, “Bugünkü ekonomik tablo sürdürülebilir değildir” dedi.
    Av. Karaca, 2020-2023 yılları arasında uygulanan düşük faiz politikalarının ekonomik istikrarı zedelediğini, dövize olan talebi artırarak vatandaşın alım gücünü ciddi şekilde düşürdüğünü ifade etti. Bugün hem faiz oranlarının yükseldiğini hem de döviz kurunun baskılandığını belirten Karaca, bu yöntemin kalıcı bir çözüm sunmadığını vurguladı.
    Artan enflasyonun toplumun geniş kesimlerini olumsuz etkilediğini dile getiren Karaca, “Mayıs 2023’te yıllık enflasyon %39,59 seviyesindeydi. Bugün %37,86’ya düşmüş görünse de bu geçici bir rahatlamadır. Gıda, kira ve ulaşım gibi temel ihtiyaçlara gelen zamlar halkı ezmektedir. Yoksulluk sınırı 81 bin TL’ye, açlık sınırı ise 24 bin TL’ye ulaşmıştır. Bu rakamlar geçim sıkıntısının ne denli büyük olduğunu gözler önüne seriyor” dedi.
    Gelir dağılımındaki adaletsizliğe dikkat çeken Karaca, “Gelir dağılımındaki adaletsizlik derinleşirken, hükümetin etkisiz kalan politikaları vatandaşın hükümete olan güvenini zedelemektedir” ifadelerini kullandı.
    ANAHTAR PARTİ’DEN 5 MADDELİK EKONOMİ PLANI
    Karaca, Anahtar Parti olarak krizden çıkış için şeffaf, adil ve üretim odaklı bir ekonomi programı önerdiklerini belirtti. Açıklamasında şu adımlara yer verdi:
    Şeffaflık ve Hukukun Üstünlüğü: Ekonomi yönetiminde hesap verilebilirlik sağlanmalı, tüm uygulamalar kamuoyuyla açık şekilde paylaşılmalı.
    Faiz ve Kur Politikalarının Yeniden Yapılandırılması: Spekülatif hareketlere karşı önlemler alınarak, sanayi üretimini destekleyecek şekilde kademeli faiz indirimi planlanmalı.
    Vergi Adaleti: Gelir adaletsizliğiyle mücadele için yüksek gelir gruplarının daha adil vergilendirilmesi ve kamuda tasarruf sağlanması gerektiği vurgulandı.
    İhracatın Artırılması ve İthalatın Azaltılması: Yerli üretimin teşvik edilerek dış ticaret açığının azaltılması hedefleniyor.
    Üretim Reformları: Tarım, sanayi ve hizmet sektörlerine yönelik yapısal dönüşümle sürdürülebilir kalkınma hedefleniyor.
    “DAHA İYİSİ MÜMKÜN”
    Karaca, “Anahtar Parti olarak, enflasyonla mücadelede halkın yanındayız. Üretimi artıracak, adil bir gelir dağılımı sağlayacak ve Türkiye’yi dirençli bir ekonomi yapısına kavuşturacağız. Halkımızın umudunu yeşerten ‘daha iyisi mümkün’ anlayışıyla yolumuza devam edeceğiz” dedi. / Haber Merkezi

  • Adıgözel İktidara seslendi

    Adıgözel İktidara seslendi

    Açıklamasında “Yeniden Refah Partisi, halka hizmet, hakka hizmettir anlayışıyla siyaset yapanların partisidir” diyen Adıgözel, mevcut ekonomik sistemin toplumda derin bir adaletsizliğe neden olduğunu vurguladı. Türkiye’de halkın yüzde 80’inin yoksulluk sınırının altında yaşadığını belirten Adıgözel, açlık sınırının da 26 bin lirayı geçtiğini kaydetti.
    İktidara da seslenen Adıgözel, “Bu ekonomik sıkıntılarla ilgili adımlara mevcut anayasa mı engel oluyor? Elinizi, kolunuzu tutan mı var? Önce millet anlayışıyla milletin alım gücü ve refah seviyesini artıracaksınız da buna anayasa mı engel oluyor? Bir anayasa gündemi çıkarmışlar, gece, gündüz, varsa, yoksa anayasa…” ifadelerini kullandı.
    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Kötü günler geride kaldı” söylemine atıf yapan Adıgözel, açıklamasını şöyle sürdürdü:
    “Sayın Cumhurbaşkanı her fırsatta 2025’in 2024’ten daha iyi olacağını söylüyor. Ancak elimizdeki veriler ve halkın yaşadığı durum ortada.“
    Adıgözel, Yeniden Refah Partisi olarak çözümün “parlamenter demokrasinin yeniden tesisi” ve toplumun tüm kesimlerinin refaha erişmesiyle mümkün olabileceğini dile getirdi. / Haber Merkezi

  • Şahan: “Yozgat’ımız için takipteyiz, çalışıyoruz”

    Şahan: “Yozgat’ımız için takipteyiz, çalışıyoruz”

    Göreve geldiği ilk günden bu yana sergilediği çalışkan, vizyoner ve çözüm odaklı duruşuyla Yozgat halkının gönlünde yer edinen Milletvekili Şahan, bu kez de İstihdam Uyum Programı (İYUP) kapsamında sağlanan büyük bir kazanımı memleketine kazandırdı.
    Milletvekili Süleyman Şahan, yalnızca meclisteki yasama faaliyetleriyle değil, aynı zamanda sürekli sahada olması, bakanlıklarla birebir temas kurması ve Yozgat’ın her köşesine dokunan hizmet vizyonuyla takdir topluyor. Tarım, sağlık, ulaşım, eğitim ve istihdam gibi temel alanlarda sürdürdüğü girişimler sayesinde Yozgat’ın kalkınma hamlelerine öncülük ediyor.
    Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Vedat Işıkhan’ı makamında ziyaret eden Şahan, Yozgat’a tahsis edilen 1000 kişilik İYUP kontenjanı dolayısıyla teşekkür etti.
    “YOZGAT İÇİN NE GEREKİYORSA YAPIYORUZ”
    Ziyarete ilişkin gazetemize açıklamalarda bulunan Şahan, her fırsatta Yozgat’ın taleplerini ilgili bakanlık ve kurumlara taşıdıklarını belirterek şu ifadeleri kullandı:“Yozgat’ımızın ihtiyaçları doğrultusunda her platformda, her makamda sesimizi duyuruyor, gerekli adımları atıyoruz. Sayın Bakanımızla yaptığımız son görüşme neticesinde, İstihdam Uyum Programı kapsamında ilimize 1000 kişilik bir kontenjan kazandırdık. Bu, özellikle gençlerimiz, kadınlarımız ve mesleki beceri kazanmak isteyen hemşehrilerimiz için önemli bir fırsattır. Hemşehrilerimiz adına Sayın Bakanımıza şükranlarımı sunuyorum.”
    “YOZGAT’A HİZMET BOYNUMUZUN BORCUDUR”
    “Yozgat’a hizmet boynumuzun borcudur” diyen Milletvekili Şahan, “Bizler milletimizin hizmetkârıyız. Yozgat’a hizmet etmek, bu güzel şehre katkı sunmak boynumuzun borcudur. Allah’ın izniyle bundan sonra da gece gündüz demeden çalışacak, şehrimizi her alanda daha ileri taşıyacağız. Bu vesile ile nazik ev sahipliği ve samimi misafirperverliği için Sayın Bakanımıza teşekkür ediyor, çalışmalarında kolaylıklar ve başarılar diliyoruz.”ifadelerini kullandı. / Nazife EKİCİ

  • Yozgat-Ağrı arasında gönül köprüsü

    Yozgat-Ağrı arasında gönül köprüsü

    Ziyaretin ardından Başkan Aydoğmuş, buluşmaya ilişkin bir teşekkür mesajı yayımlayarak birlik ve dayanışma vurgusunda bulundu.
    Ziyaretin yalnızca bir protokol buluşması olmadığını belirten Aydoğmuş, “Gelecek Partisi Ağrı İl Başkanımız Sayın Murat Gök ve değerli yönetimini Yozgat’ta ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyduk. Bu anlamlı ziyaret, gönüller arasında kurulan samimi bağların, ortak ideallerin ve adil bir Türkiye mücadelesinin güçlü bir tezahürüdür,” ifadelerini kullandı.
    Aydoğmuş, Türkiye’nin dört bir yanında büyüyen umutları ve dayanışma ruhunu temsil eden bu tür buluşmaların partinin vizyonunu daha da güçlendirdiğini belirtti. Başkan Aydoğmuş, “Ağrı’dan Yozgat’a uzanan bu gönül köprüsü, adaletin, hakkaniyetin ve ortak geleceğimizin sesi olmaya devam edeceğimizin en güzel göstergesidir. Sayın Murat Gök’e ve kıymetli yol arkadaşlarına bu nazik ziyaretleri için en içten teşekkürlerimi sunuyorum. İyi ki varsınız, iyi ki birlikteyiz,” diyerek duygularını dile getirdi./Haber Merkezi

  • Başkan Ekinci: “Su sorununu kalıcı olarak çözüyoruz”

    Başkan Ekinci: “Su sorununu kalıcı olarak çözüyoruz”

    Yaşanan su sıkıntısının yalnızca teknik bir problem olmadığını belirten Başkan Ekinci, “İlçemizde yaşadığımız su sorununu çözmek için tüm teknik ve idari imkânlarımızı seferber etmiş durumdayız. Bu mesele sadece altyapısal ya da teknik bir konu değildir. Aynı zamanda doğup büyüdüğümüz bu güzel memlekete olan vefa borcumuzun önemli bir parçasıdır” dedi.
    Göreve geldikleri günden bu yana Sorgun halkına hizmet etmeyi kutsal bir sorumluluk olarak gördüklerini ifade eden Ekinci, “Rabbim bizlere bu aziz memlekete hizmet etme fırsatını nasip etti. Biz de bu emaneti en güzel şekilde taşımak ve bu sorumluluğun hakkını vermek için gece gündüz demeden çalışıyoruz. Su sorunu da inşallah kısa süre içinde kalıcı çözüme kavuşacak” diye konuştu.
    CİHANŞARLI’DAN 5.450 METRE MESAFEDEN SU GETİRİYORUZ
    Başkan Ekinci, yürütülen projeler hakkında da bilgi verdi. Yaklaşık 20-25 gün içerisinde Cihanşarlı bölgesinde açılan yeni su kuyularının Sorgun’a ulaştırılacağını söyleyen Ekinci, “Nazik kısmet olursa, bu kuyuları 5.450 metre mesafeden Karşıyaka Mahallesi’ndeki depoya ulaştıracağız. Bu hat sayesinde Aydınlıkevler ve Yenidoğan Mahallelerini de önemli ölçüde rahatlatacağız” dedi.
    Su hatlarının mahalleler bazında ayrıştırılmasıyla birlikte suyun daha dengeli dağıtılacağını ifade eden Ekinci, “Karşıyaka ve Yenidoğan Mahallelerini birbirinden ayırarak Aydınlıkevler ile Yenidoğan’daki su miktarını otomatik olarak artırmış olacağız. Bu bizim üçüncü havzamız. Daha önce Dişli mevkisinden ikinci havzayı bağlamıştık.
    Şimdi Cihanşarlı’dan gelen hattı üçüncü havza olarak sisteme dahil ediyoruz. Birazdan Yeşilöz Mahallesi’nde dördüncü havzayı da devreye alacağız” diye konuştu.
    “İKİ AY İÇİNDE SORUNU BİTİRECEĞİZ”
    Sorgun’un dört ayrı su havzası üzerinden beslenmeye başlayacağını ifade eden Başkan Ekinci, “Biz bu işe azmettik. Mücadele ediyoruz. Allah’ın izniyle inşallah iki ay içerisinde su problemini tamamen bitirmiş olacağız. Suyu akmayan hemşerilerimiz müsterih olsun. Şikâyetleri, serzenişleri elbette duyuyor ve anlıyorum. Bu konudaki mücadeleyi en yüksek fedakârlıkla sürdürüyorum” şeklinde konuştu.
    “BOŞ SÖZLE DEĞİL, GERÇEK YATIRIMLA YOLA DEVAM”
    Tüm bu çalışmaların ciddi maliyetlerle yürütüldüğüne dikkat çeken Başkan Ekinci, “Bu yatırımlar boş sözle olmuyor. Hepsi parayla yapılıyor. Belediyemizin tüm kaynaklarını halkımızın hizmetine sunuyoruz. Konuşmak kolay ama biz laf değil, iş üretiyoruz” dedi.
    “ŞEFFAFLIK, HESAP VEREBİLİRLİK VE HALKLA İSTİŞARE ÖNCELİĞİMİZ”
    Sorgun halkının yaşam kalitesini artırmakta kararlı olduklarını vurgulayan Başkan Ekinci, tüm çalışmaların şeffaf, hesap verebilir ve halkla istişare içerisinde sürdürüldüğünü vurgulayarak, Sorgun için gece gündüz demeden çalışmaya devam edeceklerini ifade etti. / Ömer ERTUĞRUL

  • AK Parti’de yeni görevlendirmeler

    AK Parti’de yeni görevlendirmeler

    AK Parti’nin millet odaklı siyaset anlayışı, istikrarlı yönetim vizyonu ve güçlü teşkilat yapısıyla Türkiye’ye hizmet eden büyük bir dava olduğuna dikkat çeken İl Başkanı Av. Hasan Kandemir, yapılan görevlendirmelerin teşkilatın kurumsal kapasitesini artıracağına ve sahadaki dinamizmi daha da pekiştireceğine inandıklarını belirtti.
    Yeni Görevlendirmeler Şu Şekilde Gerçekleşti:
    Bilim ve Teknoloji Başkanlığı’na: Eren Akbuğa
    Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanlığı’na: İbrahim Doğan
    Kültür ve Sanat Politikaları Başkanlığı’na: Halil İbrahim Baykan
    Sağlık Politikaları Başkanlığı’na: Nejla Sarıtaş Arslan
    AK Parti Yozgat İl Başkanı Hasan Kandemir, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: “AK Parti’nin temelini oluşturan teşkilat yapısı, sadece seçim dönemlerinde değil, yılın her gününde sahada olan, halkla doğrudan temas kuran, çözüm üreten ve değer inşa eden bir anlayışa sahiptir. Yapılan bu görevlendirmelerle birlikte, teşkilat içi işleyişimiz daha güçlü ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşacaktır. Yeni görevlerine başlayan yol ve dava arkadaşlarımıza üstün başarılar diliyor, bu atamaların Yozgat’ımız ve partimiz adına hayırlı olmasını temenni ediyorum.”
    2028 HEDEFLERİNE KARARLILIKLA İLERLENİYOR
    Kandemir, AK Parti teşkilatlarının 2028 hedeflerine ulaşma yolunda daha kapsayıcı, daha üretken ve daha dinamik bir yapıyla çalıştığını vurgulayarak, “AK Parti olarak milletimizin emrinde, liderimiz ve Genel Başkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın izinde Türkiye Yüzyılı vizyonuna katkı sunmaya kararlılıkla devam edeceğiz. Birlik, beraberlik ve dava şuuru içerisinde azimle ve inançla yolumuza devam ediyoruz” dedi. / Haber Merkezi

  • Karaca: “Bu Tehlikeye Karşı Hep Birlikte Durmalıyız”

    Karaca: “Bu Tehlikeye Karşı Hep Birlikte Durmalıyız”

    Başkan Karaca, yaptığı yazılı açıklamada, sanal bahis adı altında yürütülen yasa dışı yapıların sadece bireysel değil, aynı zamanda aile kurumunu, gençleri ve genel toplum yapısını tehdit eden çok boyutlu bir suç zincirine dönüştüğünü vurguladı.
    “SADECE BİREYSEL DEĞİL, TOPLUMSAL BİR YIKIM”
    Karaca açıklamasında, “Sanal bahis sistemleri özellikle gençlerimizi hedef almakta, maddi kayıpların yanı sıra bağımlılığa, suça bulaşmaya ve ciddi psikolojik sorunlara yol açmaktadır. Bu, sadece bir güvenlik meselesi değil, aynı zamanda ahlaki ve toplumsal bir sorumluluktur” ifadelerine yer verdi.
    Toplumun tüm kesimlerini bu konuda farkındalık geliştirmeye davet eden Karaca, “Vatandaşlarımızdan ricamız, bu yapılarla mücadelede sessiz kalmamalarıdır. Yasa dışı bahis tuzağına düşen bireylerin dışlanması değil, desteklenmesi gerektiğine inanıyoruz. Yetkili mercilere yapılacak her bildirim, bu karanlık ağlara karşı en güçlü silahtır” dedi.
    “SIFIR TOLERANS POLİTİKASI UYGULANMALI”
    Anahtar Parti olarak, emniyet ve ilgili kurumların bu konudaki kararlı duruşunu desteklediklerini belirten Karaca, “Sanal bahis çetelerine karşı sıfır tolerans politikası izlenmeli, bu yapılar kökten temizlenmelidir. Temiz bir toplum, güvenli bir dijital dünya ve sağlıklı bir gelecek için hep birlikte mücadele etmeliyiz” çağrısında bulundu.
    Açıklamasının sonunda Yozgatlı hemşehrilerine seslenen İl Başkanı Karaca, Anahtar Parti’nin temiz toplum ve şeffaf dijital alan ilkelerinden taviz vermeden, bu mücadelede halkın yanında olmaya devam edeceğini vurguladı. Karaca, “Bu toplumsal sorunla ancak dayanışma içerisinde baş edebiliriz. Hemşehrilerimizi bu konuda duyarlılığa davet ediyor, sesimizi birlikte yükseltmekten onur duyacağımızı ifade ediyorum.”diye konuştu. / Haber Merkezi

  • Süleyman Demirel, Vefatının 10. Yılında Yozgat’ta Anıldı

    Süleyman Demirel, Vefatının 10. Yılında Yozgat’ta Anıldı

    Allıoğlu mesajında, “Merhum genel başkanımız ve Cumhurbaşkanımız Süleyman Demirel, Türk demokrasisine damga vurmuş, ülkesine ve milletine büyük hizmetlerde bulunmuş bir devlet adamıdır. Görev yaptığı her kademede halkla iç içe olmuş, devlet tecrübesiyle Türk siyasetinde iz bırakmıştır. Vefatının üzerinden 10 yıl geçmiş olmasına rağmen kendisi hâlâ hatırlanmakta, hizmetleri saygıyla anılmaktadır,” ifadelerine yer verdi.
    Süleyman Demirel, 13 Mayıs 2015 tarihinde böbrek yetmezliği, kalp yetmezliği ve akut solunum yolu enfeksiyonu nedeniyle Ankara’daki özel bir hastaneye kaldırılmış, 17 Haziran 2015 günü saat 02.05’te hayatını kaybetmişti.
    Siyasi kariyeri boyunca birçok kez başbakanlık görevinde bulunan Demirel, 1993-2000 yılları arasında Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı olarak görev yapmıştı. “Barajlar Kralı” olarak da anılan Demirel, özellikle altyapı ve kalkınma projeleriyle anılan liderler arasında yer aldı.
    Yozgatlı eski partililer ve vatandaşlar, merhum liderin Yozgat’a olan ilgisini ve ziyaretlerini hâlâ hatırladıklarını dile getirirken, onun demokrasiye olan bağlılığının ve devlet tecrübesinin örnek alınması gerektiğini ifade ettiler. / Haber Merkezi

  • Aydoğmuş: “Mursi, direnişin adıdır”

    Aydoğmuş: “Mursi, direnişin adıdır”

    Aydoğmuş, Mursi’nin yalnızca bir lider değil, ümmetin özgürlük ve adalet mücadelesinde bir sembol olduğunu vurgulayarak, “Mursi, direnişin adıdır”dedi.
    “MURSİ’NİN ŞEHADETİ, ÜMMETİN KALBİNE SAPLANAN BİR HANÇERDİR”
    Açıklamasında Mursi’nin ölümünü sadece fiziksel bir son değil, aynı zamanda bir direniş çağrısı olarak niteleyen Aydoğmuş, şu ifadelere yer verdi: “Bugün, Mısır’ın halk oyuyla seçilmiş ilk Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’nin şehadetinin yıl dönümündeyiz. Onun şehadeti sadece bir insanın ölümü değil, ümmetin kalbine saplanan bir hançerdi. Mursi, milletin iradesine sırt çevirmediği, zalime boyun eğmediği için susturuldu, zindana atıldı ve sonunda mahkeme salonunda can verdi. Ancak onun suskunluğu, aslında çağları aşan bir haykırıştı: ‘Zulme rıza, zulümdür!’”
    SİSİ REJİMİNE SERT ELEŞTİRİ: “SİYONİZMİN MAŞASI, EMPERYALİZMİN TAŞERONUDUR”
    Darbeci Sisi yönetimini sert bir dille eleştiren Aydoğmuş, Mursi’ye yönelik zulmün yalnızca Mısır halkına değil, bütün İslam ümmetine yönelmiş bir saldırı olduğunu belirtti. Açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Mursi’yi alaşağı eden, halkın iradesini tankların paleti altında ezen Sisi, sadece bir darbeci değil; siyonist emellerin Ortadoğu’daki maşası, emperyalizmin taşeronudur. Mısır’ı özgürleştirmek yerine zincire vuran, halkını refaha kavuşturmak yerine yoksulluğa mahkûm eden bu diktatör, bugün Batı’nın ve siyonizmin alkışlarıyla ayakta tutulmaktadır.”
    “ZULÜM SONSUZ DEĞİLDİR, HAK ER GEÇ GALİP GELECEKTİR”
    Aydoğmuş, Sisi rejiminin adalet, onur ve halk iradesini hiçe sayarak Mısır’ı bir karanlık döneme mahkûm ettiğini ifade ederken, bu zulmün ebedî olmadığının altını çizdi:
    Aydoğmuş, “Sisi’nin iktidarı; namusun, onurun, adaletin ve halk iradesinin ayaklar altına alındığı bir dönemin adıdır. Onun darbesi sadece Mısır’a değil, tüm ümmete yapılmış bir saldırıdır. Fakat unutulmamalıdır ki, hiçbir darbe ebedi değildir. Hiçbir zulüm kalıcı değildir.”dedi.
    “EY MURSİ, SEN KAZANDIN; ZALİMLER KAYBETTİ”
    Mursi’nin mirasının direnişin ilham kaynağı olduğunu vurgulayan Aydoğmuş, “Ey Mursi, sen tanklara karşı secdeyle direndin. Biz biliyoruz ki sen kazandın, zalimler kaybetti. Çünkü tarih, şehitleri yazar; zalimleri değil. Rabbim seni peygamberlere komşu eylesin. Şehadetin ümmete izzet, zalimlere ise ebedî bir utanç olsun.” ifadelerini kullandı. / Haber Merkezi

  • Alperen Ocakları Kongresi yoğun katılımla yapıldı

    Alperen Ocakları Kongresi yoğun katılımla yapıldı

    Kongreye; Alperen Ocakları Teşkilatlardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Çıtak, BBP Yozgat İl Başkanı Osman Çiftçi, Yozgat Alperen Ocakları İl Başkanı Musa Seyda Şahin, teşkilat mensupları, delegeler ve çok sayıda davetli katıldı.
    Kongrede yapılan seçimde güven tazeleyen Fatih Koçer, yeniden Alperen Ocakları Sorgun İlçe Başkanlığına seçildi. Koçer, yaptığı açıklamada katılımcılara ve destek veren herkese teşekkür ederek, yeni dönemde daha kararlı ve yoğun bir çalışma temposuna gireceklerini vurguladı.
    “Kaldığımız yerden devam ediyoruz” diyen Başkan Koçer, “Yeni yönetimimizle birlikte çalışmalarımıza hız verecek, halkımızla iç içe olmaya devam edeceğiz. Tüm köy ve mezralarımıza kadar ulaşarak vatandaşlarımızın sorunlarını dinleyecek, ilgili mercilere iletip çözüm sürecini takip edeceğiz” ifadelerini kullandı.
    “BBP’nin kapısı tüm vatandaşlarımıza sonuna kadar açıktır” diyen Koçer, herkesin düşüncelerini, sorunlarını ve taleplerini çekinmeden paylaşabileceğini belirterek, kongreye katılım sağlayan tüm misafirlere teşekkür etti. / Osman Tolga YILMAZ

  • Adıgözel: “Siyonist tehlikeye karşı milli duruş şart”

    Adıgözel: “Siyonist tehlikeye karşı milli duruş şart”

    Adıgözel, “Siyonizm azgınlaştı, şımardı ve haddini fazlasıyla aştı. Merhum Erbakan Hocamızın 40 yıl önce yaptığı uyarılar bir bir gerçekleşiyor” dedi.
    Yazılı bir basın açıklaması yapan Adıgözel, Ortadoğu’da yaşanan gelişmelerin bölgesel değil, küresel bir planın parçası olduğuna dikkat çekerek, şunları söyledi: “Önce Irak’ı işgal ettiler, ardından Suriye’ye yerleştiler, şimdi İran’a saldırıyorlar. Çünkü asıl hedef Türkiye’dir. İran’a saldırma cüretinde bulunanlar, Türkiye’ye de saldırmayı göze almış demektir.”
    Siyonist rejimin bölgedeki petrol kaynaklarına ulaşma, Müslüman ülkeleri bölme ve parçalama planına karşılık Türkiye’nin acilen harekete geçmesi gerektiğini belirten Adıgözel, şu çağrılarda bulundu:İncirlik Üssü Türk Silahlı Kuvvetleri kontrolüne alınmalı, Malatya’daki Kürecik Radar Üssü kapatılmalı, Azerbaycan’dan çıkan petrolün Türkiye üzerinden İsrail’e ulaştırılmasına son verilmelidir.”
    “İsrail’in asıl amacı Türkiye’yi parçalamak ve Büyük İsrail hedefini gerçekleştirmektir” diyen Adıgözel, açıklamasının devamında şu ifadelere yer verdi:“Barbar İsrail hazırlıklarını yıllardır yapıyor. Türkiye’ye Sevr’i yeniden dayatacaklar. Güneydoğu’yu koparıp İsrail’e bağlayacaklar, Ermenileri ve Pontus’u yeniden gündeme taşıyacaklar. Tüm bu planlar, bizim milli menfaatlerimize ve devletimizin bekasına açıkça tehdit oluşturmaktadır.”
    Milli birlik ve beraberliğe her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyulduğunun altını çizen Adıgözel, aynı kıbleye yönelen insanların artık ayrışmaması gerektiğini vurgulayarak, “Devletin bekası, milletin geleceği için artık vakit birlik olma vaktidir. Bu planlara karşı hep birlikte, kararlı ve milli bir duruş sergilemeliyiz.”ifadelerini kullandı. / Haber Merkezi