Kategori: Yaşam

  • Bugün 3 Aralık Dünya Engelliler Günü

    Bugün 3 Aralık Dünya Engelliler Günü

    Her 100 kişiden 11’nin engelli olduğu ilimizde; bugünü fotoğraflarla, demeç ve mesajlarla geçiştiremez, engellileri görmezden gelemezsiniz. Yüzünüze ve sosyal medya paylaşımlarınıza yansıyan tebessümler, bu şehrin insanına dair çekilen sancının yansıması ise buyurun gerçekleştirin bu projeyi.

    Engelli Eğitim Rehabilitasyon ve Yaşam Merkezi

    Yozgat, eksik ve günü birlik planlanmış yatırımların ardı ardına atıl ve şehrin ihtiyaçlarına cevap vermede yetersiz kalma gerçeği ile yüzleşmeye devam etmektedir.
    Şehrin gerçeklikleri dikkate alınmadan, döneminin ötesinde bir şehir kurgusuna ve ufkuna sahip olunmadan yapılan yatırımlar; kısa vadede karar vericilerin hanesine kar olarak yazılırken şehrin önünü tıkaması, kaynakların verimsiz kullanımı ve yapılan yanlışların düzeltilmesi için yeniden maliyetlere katlanılması gibi telafisi zor sonuçlar doğurmaktadır.
    Son 40 yılda yapılan ve bugün yapımına başlanılmış pek çok “proje” için benzer cümleleri kurabilir ve üst cümlemiz için de örnekleyebiliriz. Lakin bugünkü konumuz bunlardan biri olan Termal Aqua Park ve Spor Merkezi’dir.
    “Sosyal ve sportif alanlar noktasında zayıf” olduğu düşünülen “şehrimizde yaşayan her bir ferdin yaşam kalitesini artırmayı” amaçlayan aynı zamanda da “ilçelerde yaşayan kadınlarımızın da Yozgat’a gelmesine bir vesile olacağı, bu sayede merkez ve ilçeler arasında yokluğu hissedilen kaynaşmayı sağlayacağı” düşünülerek yapımı gerçekleştirilen Termal Aqua Park ve Spor Merkezi yapımı için 10 milyon TL harcanarak 2017 yılı Mart ayında hizmete açıldı. Yıllar içerisinde farklı işletmecilere kiralanan tesis 4’üncü yılını tamamlamadan atıl duruma geçti.
    Yeniufuk Gazetesi olarak, Termal Aqua Parkın çok daha işlevsel, şehrin sosyal ve ekonomik hayatına katkı yapacak şekilde kullanılabileceği kanaatindeyiz. İşte bugün bu faydayı sağlayacak önerimizi siz Yozgat kamuoyu ile paylaşıyoruz.

    TÜİK verilerine göre ilimizde yaşayan her 10 kişiden 1’i engellidir. Yozgat nüfusu baz alındığında bu rakam yaklaşık 40 bindir. Görme, duyma, dil ve konuşma, zihinsel, ortopedik, spastik engelliler, ruh ve duygusal hastalığı, süreğen hastalığı, dikkat ve hiperaktivite bozukluğu olanlar ve özgül öğrenme güçlüğü ana başlıkları ile ifade edilebilecek olan engel türlerinden biri ya da bir kaçına sahip kişiler engelli tanımına girmektedirler.
    Bu tanıma giren her bir bireyin bireysel yaşantısını devam ettirebilmesi, sosyal hayata uyum sağlaması, iş hayatında tutunabilmesi için kendi özel şatlarına uygun bir takım eğitimleri almaları gerekmektedir. Bu eğitimlerle elde edecekleri bilgi, beceri ve kazanımlarla bir başkasına ihtiyaç duymadan yaşayabilmelerinin yolu açılacaktır. İlimizin ekonomik ve sosyal şartları itibariyle de binlerce engellimiz hayatını başkasının desteğine muhtaç şekilde ve hayattan kopuk devam ettirmektedir.
    Önerimiz; Termal Aqua Park ve Spor Merkezi yanında bulunan ve Hazineye ait olan 8.791 m2 alanın Engelli Yaşam Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi olarak planlanmasıdır. Bu, öncelikle ilimizde yaşayan 40 bin engelliye karşı bir sorumluluğumuzdur diğer tarafı ile de engelli bir bireyle yaşama, onun ihtiyaçlarını giderme ve sosyal hayatla buluşturma imkânından yoksun/yetersiz olan hemşerilerimize karşı da borcumuzdur.
    Yaptığımız araştırmalara göre ülkemiz genelinde kompleks yapıda çok az rehabilitasyon merkezi bulunmaktadır ve bunlar ağırlıklı olarak batı illerindedir. Devlet ve özel olmak üzere var olan merkezler de önerimizin gerisinde kalmaktadır. Şöyle ki;
    Önerimize konu Engelli Yaşam Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi teorik eğitim sınıfları, beceri ve meslek atölyeleri, fizyoterapi ve spor merkezi (kapalı ve açık bireysel ve takım spor alanları dahil), sebze bahçesi, ev ve bahçe bitkileri yetiştirme alanları, kümes, evcil ve küçükbaş hayvan bakım alanları, atlı terapi alanı, oyun-eğlence havuz ve alanları, ev yaşamı ve sosyal yaşam eğitim sınıf, alan ve parkurları, misafirhane vb. imkanları barındıran yukarıda sıraladığımız tüm engelli türlerinin ihtiyacına cevap verebilecek bir tesistir. Termal Aqua Parkın imkânları ile birleştirildiğinde emsalsiz bir tesisin meydana gelmesi kaçınılmazdır.
    Özetle; engelli bir bireyin bir başkasının yardımına ihtiyaç duymadan yaşamını idame ettirebilmesinin yolunu açacak bilgi, beceri ve gelişimi kazandırabileceğimiz her türlü imkânın sunulacağı bir merkezdir.
    Bu merkezin bir diğer özelliği ise yatılı olmasıdır. Engelli bireyler 1’er haftalık periyodlarla bu merkezde yatılı olarak kalacaklar bu süre içerisinde eğitim ve rehabilitasyon süreçlerinde süreklilik sağlanıp gelişmeleri yakından takip edilebileceği gibi sosyalleşmeleri de hızlandırılmış olacaktır. Bir diğer önemli faydası ise şudur; engelli bireylerin ailelerine bu bir haftalık yatılılık sürecinde nefes alma, dinlenme imkânı tanınmış olacaktır. Burada öğrenecekleri meslekler üzerinden istihdam edilebileceklerdir. Ayrıca bu merkezde engelli ailelerine de eğitimler vermek, onların da engelli bireyle yaşarken karşılaştıkları ruhsal ve duygusal sıkıntılarına çözüm olmak mümkündür. Yine bu merkez aracılığı ile ailelere verilebilecek eğitimler ve beceri kursları ile engellilere burada kazandırılan becerilerin sürdürülebilmesi sağlanacak hem de engelli bireyle yaşamaya dair manevi güçleri artmış olacaktır.
    Üstelik Termal Aqua Park’ın inşa amacına uygun faaliyetleri kısıtlamadan bu hizmetleri sunmak mümkündür.
    Burada şu soruya da cevap verelim. “Bu bize ne kazandıracak?”
    1- 40 bin engellinin “kimsesi” olacaksınız.
    2- Engelli bir bireyle yaşama, onun ihtiyaçlarını giderme ve sosyal hayatla buluşturma imkânından yoksun/yetersiz olan binlerce hemşerinizi bu imkânla buluşturacaksınız. Onların sevgilerini, dualarını alacaksınız. 40 bin engelli ailesinin derdine ortak ve çözüm olacaksınız.
    3- Termal Aqua Parkı atıl olmaktan çıkarıp, daha işlevsel bir şekilde şehrin faydasına sunacaksınız.
    4- Merkezin kapasitesine göre 150 ila 300 kişinin istihdam edilmesinin yolunu açmış olacaksınız.
    5- Bu yapıdaki bir merkezin sunduğu hizmetler sayesinde ile göç alma imkânı oluşacaktır.
    6- Türkiye’de çok az sayıda bulunan belki de gerçekleşmesi ile birlikte ilk 5’e girecek bu tesis Yozgat’ın prestij değerine katkı yapacaktır.
    Bu katkıları çoğaltmak mümkündür.
    Neredeyse tamamı, projelendirecek kurumdan bir kuruş dahi çıkmadan yapılabilecek ve işletme maliyetleri konusunda da yük getirmeyecek bilakis iyi işletildiğinde kazanç sağlayacak bu tesisi; projelendirmek ve yapmak Yozgat Belediyesi’ne yakışır.
    Kamu kurumları içerisinde halkla iç içe ve halka en yakın kurumdur belediye. Belediye başkanları diğer kamu görevlileri gibi tayinci değildir. Bu şehrin insanlarıdırlar ve bu şehirde yaşayacaklardır. Elbette ki, bu şehrin insanlarının dertlerine ortak olanlar da onlardır. Belki ailelerinde engelli yoktur ama çarşıda, pazarda, mahallede karşılaştıkları her bir engelliyi tanırlar ve engelli ailelerinin neler yaşadıklarına birebir şahittirler. Bu şehrin insanı ile ağlar yine onlarla gülerler. Sevinçlerimiz ve acılarımız ortaktır.
    Dolayısıyla, atıl bir tesisi şehrin hizmetine sunmak, on binlerce engelli ve ailelerine kol kanat germek, gerek engellilerin gerekse ailelerinin moral güçlerini arttırıp hayata tutunmalarını sağlamak, bilgi, beceri ve kazanımlarını arttırıp hayatın için çeken el olmak, yüzlerce insana istihdam ve şehre yeni bir gelir kapısı açmak, Yozgat’ı bu alanda Türkiye’de sayılı iller arasına sokmak gibi bir fırsatı Yozgat’ın kazanç hanesine yazmak belediyenin hakkıdır. Bazı belediyelerin hayvanlar için dahi fizik tedavi ve terapi merkezleri kurdukları çağımızda insanımıza karşı bu sorumluluk bir an önce üstlenilmeli, insan öncelikli belediyecilik anlayışı sorumluluğunu yerine getirmelidir.
    Gerçekleştiği taktirde projelendiren kurum ve şehre prestij katacak bu önerimiz, ortak bir akılla detaylandırılıp, tanımı ve hedefleri doğru belirlendiğinde şehrimize uzun yıllar katkı yapacak ve adından söz ettirecek bir proje olacaktır.
    Bu, içinde yaşadığımız topluma ve şehrimize karşı bir borcumuzdur/borcunuzdur.
    Bekir Çaylak/Savaş Uyar

     

  • Artık yeter, siyaset  yapacağız diye çiftçi bitti

    Artık yeter, siyaset yapacağız diye çiftçi bitti

    Yozgat Ziraat Odası Başkanı İsmail Açıkgöz, tarım ve hayvancılık girdi maliyetlerindeki fahiş artışlara tepki göstererek, “Geçen yıl bir ton üre gübresi 2850 TL iken bu yıl 14 Bin TL oldu. Aynı şekilde bir torba hayvan yemi geçen yıl 70-80 lira iken bu yıl 200 TL oldu. Artık yeter, siyaset yapacağız diye çiftçi bitti.”dedi.

    Yozgat Ziraat Odası Başkanı İsmail Açıkgöz, beraberinde yönetim kurulu üyeleri ile birlikte düzenlediği basın toplantısında tarım ve hayvancılıktaki artan maliyetlerin tarım ve hayvancılığı bitirme noktasına getirdiğini dile getirdi.
    GEÇEN YIL 2850 TL’YE ALDIĞIMIZ GÜBRENİN TONU ŞUAN 14 BİN TL OLDU
    Başkan Açıkgöz, “2021 yılı ekim sezonunda zor şartlarda ekim yaptık. Dekara 20 kilogram gübre atmamız gerekiyorsa 5 kilogram attık. Çiftçi zor şartlarda da olsa hayvanlarını sattı gerektiğinde 3-5 kilogram gübre almak kaydıyla ekim yaptı. 2022 yılının Mart ayında ekim alanlarımıza atacağımız taban gübresi bizi şaşırttı. 2 Bin 850 TL’ye aldığımız üre 14 Bin TL Şuan gerek stokçulardan dolayı gerekse ithalat ihracattan dolayı gübre yok deniyor. 14 Bin TL’ye 1 kilogram gübre alınmış olsa, bir dönüme 15 kilo atmış olsa, 3 dönümde 50 kiolgram gübre kullanılır. 50 Kilogramlık 1 torba gübre. 700 TL’ye geliyor. 1 dönüm maliyeti çıkaracak olursak, dönüm başına 230 TL’ye gübreyi çiftçi nasıl atacak. Ziraat Odamızda yaptığımız toplantıda 21 çiftçimizle toplantı yaptık. Hiç birimiz bu maliyetlerle ekim alanlarımıza gübre atma şansı göremiyoruz. 1 dönüme 230 TL’ye sadece üst gübre atarsak, 120 TL’ye de taban gübresi atılacak. Bunun biçer döveri, mazotu maliyetin üzerine biniyor. Mazotun fiyatının geldiği yer belli. 4 yıldır İç Anadolu’da kuraklık var. Yağmur 3’de 1’e düştü. Çiftçi en az nasıl zarar ederim hesabını yapar hale geldi. Gübresiz, ilaçsız ekim yaparak ne kadar maliyeti düşürür onun hesabını yapıyoruz.”diye konuştu.

    21 MİLYON TON BUĞDAY ÜRETİMİ 12-13 MİLYON TON’A DÜŞECEK
    “Ülkemizde yıllardır 21 Milyon ton buğday üretilir. İç Anadolu Bölgesi’nde kuraklık olması ile birlikte bu üretim 16-17 Milyon Ton civarına düştü. Bu üretim 12-13 Milyon Ton’a düşecek böyle giderse.” diyen Başkan Açıkgöz, “Gübre attığımız halde kuraklıktan dolayı üretim düşmüştü. Güneydoğu’nun yüzde 50’si sulu yüzde 50’si kıraç. Bizim yüzde 12’miz sulu yüzde 88’imiz kıraç. Yetkililerimizin bunları şimdiden düşünerek önlem alması lazım. Çiftçi tarlasından, hayvancı mandırasından çıkmadan bunlara önlem alınması lazım.”şeklinde konuştu.
    ÇKS DESTEKLERİ ÜRETİCİYE VERİLMELİDİR
    Desteklerin üreticiye verilmesi gerektiğini vurgulayan Başkan Açıkgöz, “Bugün destek veriliyor. Bin 500, 2 Bin dönüm eken çiftçilerimiz var. Bunun ortalamada 500 dönümü kendinin bin dönümü kiralıktır. Kiralık olan kısımlarda yarın verilen destekler ödenince kime gidecek orasına bakmak lazım. Şahsım adına konuşacak olursa 2 Bin dönüm alan eken bir çiftçiyim. Tarım İl Müdürlüğü kayıtlarında 370 dönüm ÇKS kaydım var. Dönüme 50 TL para verilse 2 Bin dönüm için bana 100 Bin TL para verilecekti. Üretimi yapan ben olduğum için. ÇKS kaydı ile bana para ödenince 370 dönümlük kısmın parası bana verilecek. Kalan kısım ise Beyoğlu’nda ki sarrafa, Çankaya’da ki tuhafiyeye, Ankara’da yaşayan vatandaşa gitti. İlimizin ekimn alanlarının yaklaşık yüzde 60’ı kira sözleşmeli. Köyde ki çiftçinin yaş ortalaması 60. Genç çiftçimiz yok. 5 yıl sonra bu konuda da sıkıntıya düşeceğiz. Bu gidişle çiftçi, çiftçilik yapamaz. Ürettiğinin karşılığını alamıyor. Ekim alanlarının kiralanmasında toprak sahibi ile anlaşma yaparken 40-45 kg kira bedeli ödemek üzere anlaşıyoruz. Arsa sahibine ben ödemeyi yapmışım. 250-300 Kg arası ürün alacakken kuraklıktan dolayı 80-100 Kg arasında mahsul almışım bide buradan ÇKS ödemesini toprak sahibi alıyor. Tarım İl Müdürlüğü köylerde tespit yapıp eken kişiye bu parayı ödeseydi daha iyi olurdu. ÇKS den alınan para çiftçinin en azından mazot parası çıkardı.”diye konuştu.
    ARTIK YETER, SİYASET YAPACAĞIZ DİYE ÇİFTÇİ BİTTİ
    “Artık yeter. Siyaset yapacağız diye çifti bitti.” diyen Yozgat Ziraat Odası Başkanı İsmail Açıkgöz, “Üretici 8 kez traktörle tarlaya gidiyor. Konuşulurken bütçenin yüzde 1’i veriliyor. Üreticiye yansıyan yüzde 0,4 bile değil. Bu çiftçi uşak değil. Uşak olmayacak. Kazandığı sürece çiftçilik yapar. Kazanmadığı zaman kontağı kapatır. Çiftçi çalışıp emek verip lisanslı depoculara hizmet mi edecek? Tarım politikası şuan bitik vaziyette. Bu tarım politikası düzelmedikçe, çiftçinin hakkı ödenmedikçe çiftçi tarlasına gitmez. Pandemi döneminde Rusya ay çekirdeği vermedi. Benim halkıma yetecek kadar var diye. Yarın buğdayda da aynısı yaşanacak. Bugünden tedbir alınması lazım. Gıda hiçbir şeye benzemez. İnsan arabasız, telefonsuz yaşayabilir. İnsan aç kalamaz. Hayvancılıkta hüsran. Girdi maliyetleri çok yüksek. Satışa gelince fiyatlar taban. Hayvancılık yapan vatandaş masraflarını karşılayamazsa nasıl işine devam edecek. 1 saatlik toplantımız bitene kadar yem fiyatlarına 20 TL zam geldi. Bizim girdi maliyetlerimiz düştüğü zaman ülke genelinde rahatlama olur.”ifadelerini kullandı. Ferhat ÖZER

  • Türkçe kursları devam ediyor

    Türkçe kursları devam ediyor

    Yozgat İl Milli Eğitim Müdürü Yusuf Yazıcı, Halk Eğitim Merkezi, tarafından göçmenlere yönelik Türkçe kurslarının devam ettiğini söyledi.
    İl Milli Eğitim Müdürü Yazıcı, Halk Eğitim Merkezlerinin Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğüne bağlı olarak faaliyet gösterdiğini belirterek, bu kapsamda genel müdürlükleri bünyesinde 73 Kurs alanında, 3 Bin 753 kurs açılabildiğini kaydetti.
    Kursların, merkez binanın dışında çeşitli okullar ve kurumlarda (KADEM, Yozgat İl Göç İdaresi Müdürlüğü, Yozgat Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüklerinde devam ettiğini vurgulayan Yazıcı, “Açılan kurslarda toplamda 487 kursiyere ulaşılmış olup, Afganistan, Irak, İran, Fas, Suriye ve Filistin uyruklu kursiyerlerimiz kurslarımıza katılıp Türkçe öğrenmektedir.”dedi. Cemil MERMERTAŞ

  • Karbonmonoksit zehirlenmelerine karşı uyarı

    Karbonmonoksit zehirlenmelerine karşı uyarı

    Yozgat İl Sağlık Müdürü Dr Fatih Şahin, ülke genelinde halk sağlığı sorunu haline gelen Karbonmonokist zehirlenmelerine karşı vatandaşları uyardı.
    İl Müdürü Fatih Şahin yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: “Mevsim itibariyle önümüzdeki günlerde karbonmonoksit zehirlenmelerinde artış olabileceği düşünülerek özellikle lodoslu günlerde gerekli tedbirlerin alınarak halkın bu konuda bilgilendirilmesi ve bilinçlendirilmesi amacıyla Sağlık Müdürlüğümüz tarafından bastırılan afiş ve broşürlerin halkın yoğun olarak bulunduğu yerlere asılması ve dağıtılması,Covid-19 önlemleri kapsamında halka konuyla ilgili eğitim verilmesi,Yerel yönetimlerle işbirliğine gidilerek özellikle lodos rüzgarının estiği günlerde halkı ikaz edici anonsların yapılması ve basın yayın organlarında gerekli açıklamaların yapılmasını sağlayarak, alınacak tedbirlerle karbonmonoksit zehirlenmesine bağlı önlenebilir ölümlerin azaltılması konusunda çalışmalarımıza devam etmekteyiz Ülkemiz genelinde önemli bir halk sağlığı sorunu olan karbonmonoksit zehirlenmeleri; bilgisizlik,,yanlış kullanım ve ihmal yüzünden her yıl kış aylarında sobaların, kombilerin ve şofbenlerin yanmasıyla birlikte özellikle alçak basınçlı havalarda tehlikeli boyutlara ulaşmakta ve Ülkemizin hemen her bölgesinden çok sayıda karbonmonoksit zehirlenmesi haberleri medyaya yansımakta ve tüm sezon boyunca hemen her gün bu haberleri okumaktayız. Nice ocaklar sönmekte ve aile boyu facialar yaşanmaktadır. Yüzlerce vatandaşımız hayatını kaybetmekte, bir o kadarı da sakat kalmaktadır. Karbonmonoksit renksiz, tatsız, kokusuz, yanıcı zehirli bir gazdır. Vücuda solunum yolu ile girer ve doğrudan kana geçerek oksijen alımını engeller, zehirlenme ve ölüme neden olur. Karbonmonoksit zehirlenmeleri sıklıkla; kapalı ortamlarda açık ocaklar, bacası çekmeyen soba, şofben, bacasız gaz sobalarında yakıtın iyi yanmaması nedeniyle meydana gelir. Karbon monoksitle meydana gelen zehirlenmelerde kısa süre içerisinde tıbbi müdahale yapılmaz ise ölümle sonuçlanabilmektedir.”diye konuştu. Haber Merkezi

  • Engellilerimizin hayatındaki  engelleri kaldıralım

    Engellilerimizin hayatındaki engelleri kaldıralım

    DEVA Partisi Yozgat Merkez İlçe Başkanı Mustafa Bulut, toplumsal alanlarda yada bir şehirde bireylerin bir uçtan diğer uca sağlıklı bir şekilde gittiği gibi engelli vatandaşlarında gidebilmelerine imkan sağlanması gerektiğini belirterek, “Engellilerimizin hayatındaki engelleri kaldıralım.”dedi.
    Kendisi de engelli olan DEVA Partisi Merkez İlçe Başkanı Mustafa Bulut, 3 Aralık Dünya Engelliler Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada; engelli vatandaşların yaşadıkları sorunlara dikkat çekerek çözüm önerilerinde bulundu.
    Engellilerin sorularını; Fiziksel, sosyal, ekonomik sorunlar olarak sıralayan Başkan Mustafa Bulut, “Dünyada 600 milyonun üzerinde engelli var bu da dünya nüfusunun neredeyse 10/1 ‘i demek, bu yüksek bir rakam. 600 milyon insanı sırf hareket kabiliyeti kısıtlı diye toplumdan soyutlamak son derece yanlış ve utanç verici bir durum. Bu konuda en hızlısından önlemler almak ve bunları yasalarla uygulanabilir kılmak gereklidir. Engellilerin özellikle evinden dışarı çıkabilen engellilerin karşılaştığı temel sorunlardan başlıcası altyapı ve üstyapı sorunlarıdır. Altyapı ve Üstyapı sorunları deyince anlamamız gerekenler konaklama, barınma, tatil, yollar park ve bahçeler vb alanlardır. İlk olarak Engelli bireylerin de engeli olmayan bireyler gibi doğuştan birtakım haklar getirdiklerini artık anlamamız lazımdır. Belediye başkanı şehrin bir ucundan diğer ucuna rahatlıkla gidebiliyorsa bunu engelli vatandaşımız da yapabilmelidir. Bunun için tavsiyem Belediye başkanının ya da görevlendireceği kişinin tekerlekli sandalye ile yola çıkmasıdır! Evet, bu gerçekten yapılmalıdır. O zaman ortaya gerçek sorunlar çıkacaktır. Yüksek kaldırımlar, Bölünmüş geçişi olmayan yollar, umursamaz insanlar tüm bunlar karşılaşacağımız sorunlardan bazılarıdır. Öncelikle tekerlekli sandalye kullanan tüm engellilerin kimseye ihtiyaç duymadan hareket edebilmeleri için tüm kaldırımlara rampa konulmalıdır. Parklar ve bahçeler engellilerin kullanabileceği şartlarda oluşturulmalıdır. Hatta birçok belediye engelli çocuklar için engelli parkları oluşturmakta ve çok güzel sonuçlar almaktadırlar. Bu konuda destek almak isteyenler Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ile irtibata geçebilirler. Park ve bahçeler insanları dinlendiren mekanlardır ve inanın her engelli doğaya âşıktır. Çünkü tek istekleri doğal olmak ve öyle kabul edilmektir. Yapılan her kamu binası, her umumi tuvalet ve umuma açık her yer engellilerin kullanımına uygun olmalıdır.”diye konuştu.
    KAMUYA AİT HER YAPI ENGELLİYE UYGUN OLMALI
    “Kamuya ait her yapı engelliye uygun olmalı,”diyen Bulut, “ Özel kişilere ait her yapının da 8/1’i engelliye uygun olmalıdır.” Bu ne demektir biraz açayım eğer Müteahhit isen ev yapıyorsan 8-10 evinden birini engelli vatandaşlarımıza uygun dizayn etmelisiniz! Umumi tuvaletlerde en az 1 adet engelli lavabosu bulunmalı, Devlete ait her kurum ise engellilere uygun olmalıdır. Orayı sadece 3-5 engelli kullanacak olsa bile. Çünkü bu bir haktır. Tatil köyünüz varsa Engellilerin kullanabileceği odalar ve yollar inşa etmelisiniz. Engellilerin en büyük sıkıntılarından biri de otobüsler. Engellileri taşımak için gereken rampa ya da asansörlerin bulunduğu otobüs sayısı o kadar az ki bunlarla yolculuk yapmak için önce o otobüsleri bulmak lazım. En kısa sürede sayısı arttırılmalı. Engelli araçlarını almak satmak değiştirmek oldukça zor bu konuda yasal düzenlemelerin derhal yapılması gerekir. Taksi Odaları Başkanları, taksi şoförlerini uyarmalı ve engellileri arabalarına almayan şoförler olursa ceza kesileceğini şoförlere bildirmeli bu kararlar oda karar defterlerine yazmalı ve bu cezaları tahsil etmelidir
    ENGELLİ MAAŞLARININ İYİLEŞTİRİLMESİ GEREKİR
    Engelli maaşlarının iyileştirilmesi gerektiğini vurgulayan Başkan Bulut, “Ülkemizde birçok aile engelli bir evlada sahiptir. Şunu herkes kabul ediyor engelli bir evlat büyütmek çok zor. Engelliler de bunun farkındalar ve birçoğu sonsuz şükran duyuyorlar ailelerine ama tüm aileler böyle karşılıklı sevgi ve şefkat hisleri ile dolu değil. Bu noktada ailelerin engelli bireyler için ayırdıkları bütçe engelli bireylere yetmeyebiliyor. Çözüm engelli maaşlarının iyileştirilmesidir. Tüm engelliler için Devlet garantisi, yüksek maaş, pozitif ayrımcılık, yeterli ulaşım konaklama ve barınma imkânları sağlanabilir. Örnekleri ile açıklamaya çalıştık zor ama yapılabilecek şeyler eğer yapılırsa Türkiye Engellilerin topluma kazandırılması konusunda örnek ülke olacaktır. Beyinlerimizdeki engeli kaldıralım engelsiz bir dünya için el ele verelim.”ifadelerini kullandı. Yusuf BAĞCI

  • Ayrımı asla kabul etmiyoruz

    Ayrımı asla kabul etmiyoruz

    Sağlık Sen Yozgat Şube Başkanı Atakan Erciyas, Yozgat Şehir Hastanesi önünde Sağlık Sen Üyelerinin katılımı ile düzenlenen basın açıklamasında, hekimlere verilen zam kararını desteklediklerini belirterek, Bakanlığa bağlı 1 Milyon sağlık çalışanına karşı yapılan ayrımı asla kabul etmediklerini söyledi.
    Sağlık Sen Yozgat Şube Başkanı Atakan Erciyas,bugün Türkiye’nin 81 ilinde ortak basın açıklaması yapıldığını dile getirerek sağlık çalışanları arasında yapılan bu ayrımcılığın sağlık hizmetlerine destek değil köstek olduğunu ifade etti.
    Başkan Erciyas: “Uzman ve pratisyen hekimlere yapılacak olan 5000 ve 2500 liralık zammı yerinde buluyoruz ve destekliyoruz.Hekimlerimiz Avrupa’daki meslektaşlarına göre 10 kat daha fazla çalışıp 10/1 kazanıyor.Bu sebeple verilen kararı destekliyoruz.Ancak Türkiye’mizde Sağlık Bakanlığına bağlı hastanelerde yaklaşık 1 milyon sağlık çalışanı görev yapıyor.Bu 1 milyonun içerisinde hemşirede var,doktorda var,ebede var,sağlık teknikeride var,Tıbbi sekreterde var, şoförde var,Temizlik görevlisi de var,yani bir orduda olması gereken insan gücünün tamamı ülkemizin sağlık ordusunda fedakarca görev yapıyor.
    Bunu herkes biliyor da Sağlık Bakanlığı bürokratları ve üst düzey yetkilileri bilmiyor mu.Evet iyi güzel Hekim arkadaşlarımız alsın,hatta daha fazlasını hak ediyorlar,alsınlar.Peki ya geride kalan 100 binlerce sağlık çalışanı.Onların suçu,günahı ne? Bu ayrımcılıkla sağlık hizmetlerine köstek olduğunuzun farkındamısınız.?diye sordu.
    SAĞLIK BAKANLIĞI SAĞLIK SİSTEMİNİ UÇURUMDAN AŞAĞI YUVARLAYACAK BİR KARAR ALIYOR
    Sağlık Bakanlığı’nın sağlık sistemini uçurumdan aşağı yuvarlayacak bir karar aldığını öne süren Erciyas, “Hekimlerimizin ücretlerinde iyileştirilmesi elbet te elzemdir.Ancak bu iyileştirmelerden hekimlerin dışındaki Sağlık çalışanlarının faydalanmaması kabul edilecek bir durum değildir.Bu konuda sağlık sistemini bitirecek,çalışma barışını yok edecek her türlü kararın karşısında olduğumuzu, sistemin bütün emekçilerinin mutlu olmasını sağlayacak şekilde çalışanlarımızın yanlarında olacağımızın bilinmesini isteriz. Biz bu işin emekçisiyiz.Alın terimizin karşılığını istiyoruz.Bize bunu çok gören insanların vicdanına sesleniyoruz.SağIık çalışanları 7 gün 24 saat çalışıyorsa,toplumun genelinin 10 katı oranında COVİTE yakalanmışsa ,500 üzerinde sağlık çalışanı kardeşimizi bu yüzden kaybetmiş isek bunları istemek en doğal hakkımız.”diye konuştu.
    SİYASETİN ,BÜROKRASİNİN SAĞLIK ÇALIŞANLARINI YOK SAYMASINA İTİRAZ EDİYORUZ
    “Siyasetin ,bürokrasinin Sağlık çalışanlarını yok saymasına itiraz ediyoruz” diyen Erciyas, “Sağlık-Sen teşkilatı olarak, Sağlık çalışanları için sendikacılık anlamında ne gerekiyorsa yapacağız..Biz Türkiye’nin içinde bulunmuş olduğu pandemi sürecinde,nezaketimizden dolayı dilimize pranga vurduk.Ama biz herşeye rağmen ülkenin geleceğinin daha iyi olabilmesi için aklı selim cümleler kuruyoruz;Ama biz siyasi iradeden de, bakanlıktan da aklı selim adımlar atmasını bekliyoruz.Bir iş yaparken bir tarafı yıkmak asla doğru değil,
    Sağlık çalışanları 1 milyon, 1 milyonluk birbirine kenetlenmiş bir ekip, bir kesimi yok sayarak yapmış olduğunuz bütün iş ve işlemler çalışma barışını allak bullak ediyor.
    Genel merkezimizin Bakanlıkla yapmış olduğu bütün görüşmelerde, toplu sözleşmelerde yaptığımız görüşmelerde’ Allah için söylenmesi gereken bütün sözleri sonuna kadar söyledik.Genel Merkez yetkililerimiz yeri geldi masayı terk etti ,yeri geldi alttan aldı, bütün cüssesi ile dik durdu ve sonuç almayı başardık. Buradaki insanların bu kadar desteği ile Genel Merkezimizin emeği ile alınan hakların bu kadar değersizleştirilmesine kimsenin hakkı yok.
    Bu teşkilat bizim, Türkiye’nin her bir coğrafyasına 84 milyona hizmet veren insanlar ;Her gün yüzlerce, binlerce, milyonlarca insanla yüz göz olan insanlar;Bu insanların yüzü gülerse Türkiye’nin yüzü güler dedik yanlış mı söyledik. Bizim hekim camisına sahip çıktığımız kadar, hekim camiası da birlikte çalıştığı sağlık personeli arkadaşına sahip çıksın bugün.
    Hakkaniyet çerçevesinde:Bu uygulama Tabib dışı personelide kapsayacak şekilde düzenlenmeli Sağlık Bakanlığı tüm Sağlık çalışanlarının sorunlarına deva olmalıdır.” ifadelerini kullandı.
    Alpaslan DEMİR

  • Doğalgaz çalışmaları tamamlandı

    Doğalgaz çalışmaları tamamlandı

    Boğazlıyan Fuat Oktay Organize Sanayi Bölgesi’nde yatırımcıların daha rahat ve daha ekonomik ısınma ve enerji ihtiyacını karşılayacak olan doğalgaz altyapı çalışmaları tamamlandı.
    Boğazlıyan Belediye Başkanı Gökhan Coşar, Fuat Oktay Organize Sanayi Bölgesi (OSB)’de altyapı çalışmalarını inceledi.
    Yaklaşık 2 ay önce başlayan ve hummalı bir çalışmayla önceki gün mutlu sona ulaşılan doğalgaz boru hattı Organize Sanayi Bölgesi’nde incelemelerde bulunan Belediye Başkanı Gökhan Coşar, çalışanlara ikramlarda bulunarak teşekkür etti.
    Belediye Başkanı Gökhan Coşar, ilçeye ekonomik ve sosyal anlamda büyük katkılar sağlayacak olan Fuat Oktay OSB’de çalışmaların bütün hızıyla devam ettiğini belirtti.
    Başkan Coşar, “9 kilometre uzunluğundaki doğalgaz altyapı çalışmaları tamamlanmıştır. Bölgemizde kurulacak olan üretim tesisleri için kullanıma hazır hale getirilmiştir. Fuat Oktay Organize Sanayi Bölgemize ait altyapı projeleri kapsamında alanımızda devam eden toplamda 9 km uzunluğundaki doğalgaz altyapı çalışmalarımız tamamlanmış olup; bölgemizde kurulacak olan üretim tesisleri için kullanıma hazır hale gelmiştir. Doğalgaz hattımızın ilçemize, bölgemize ve yatırımcılarımıza hayırlı uğurlu olmasını diliyorum” diye konuştu. Alpaslan DEMİR

  • Kuraklık riskiyle karşı karşıyayız

    Kuraklık riskiyle karşı karşıyayız

    Dünyayı Kurtar: Temiz Çevrenin Bilimsel Sırları” ve “Çevre Sorunlarında Bilinmeyen 100 Bilimsel Gerçek” kitaplarının yazarı olan Dr. Emrah Akyüz, Yozgat ve çevre illerde kuraklık sorununu gündeme taşıyarak, “Kuraklık riskiyle karşı karşıyayız.”dedi.
    Dr. Emrah Akyüz, yaptığı açıklamada; son yıllarda etkilerini daha fazla arttıran İklim değişikliğinin tüm dünyayı tehdit ettiğini belirterek. “Türkiye, iklim değişikliğinden en fazla etkilenecek ülkelerden bir tanesi. Türkiye’nin özellikle İç Anadolu Bölgesi iklim değişikliğinin neden olduğu kuraklık riskiyle karşı karşıya. Kuraklık sorunundan en fazla etkilenecek illerden bir tanesi ise Yozgat’tır. Artık tüm insanlık kabul etmektedir ki, iklim değişikliği içinde yaşadığımız dönemin en önemli çevre sorunudur. Sanayi Devrimi ile başlayan iktisadi ve toplumsal dönüşüm sera gazlarının salınımının kontrol edilemez boyutlara ulaşmasına neden olarak, iklimlerin kısa süre içerisinde ani şekilde değişmesini tetiklemektedir. İklim değişikliğinin şiddetinin ilerleyen dönemlerde daha da artması ile küresel ölçekte alarm verici boyutta çevre sorunları daha yoğun ve sık görülmeye başlanacaktır. Hem insanlar hem bitkiler hem de hayvanlar iklim değişikliğinin neden olduğu ekolojik yıkım sebebiyle yok olma riski altındadır. Tüm canlıları tehdit eden iklim değişikliği, ekolojik dengenin bozulmasına neden olmaktadır. İnsan eylemleri nedeniyle sera gazlarının salınımının artmaya devam etmesi, iklim değişikliğinin etkilerini daha fazla arttıracağını göstermektedir.”dedi.
    “KURAKLIK YOZGAT’IN EKONOMİSİNİ DERİNDEN ETKİLEYECEK”
    Kuraklığın Yozgat ekonomisini derinden etkileyeceğini vurgulayan Akyüz, “Yozgat’ın en önemli ekonomik faaliyeti tarımcılıktır. Yozgat’ta çalışan nüfusun önemli bir kısmı tarım sektöründe istihdam edilmektedir. İklim değişikliğinin neden olduğu kuraklık nedeniyle Yozgat ve çevre illerde su kaynakları azalmakta ya da yok olmaktadır. Su olmadan tarımsal faaliyetlerin yürütülmesi mümkün değildir. Bu nedenle kuraklık sorunu şiddetini arttırdıkça tarımsal faaliyetlerde de azalma meydana gelecektir. Bu sorun ise beraberinde işsizliğin artmasını tetikleyecektir.”diye konuştu.
    “KURAK RİSKİNE KARŞI SÜRDÜRÜLEBİLİR ÇEVRE
    POLİTİKALARINA
    İHTİYAÇ VAR”
    İklim değişikliğinin küresel bir sorun oldğunu kaydeden Akyüz, “İklim değişikliği ancak küresel ölçekte sürdürülebilir çevre politikalarının hayatta geçirilmesi ile önlenebilir. Fakat Türkiye’nin iklim değişikliği ile mücadelede bölgesel politikaları hayata geçirmesi gerekmektedir. Türkiye’nin iklim değişikliğinin neden olduğu kuraklık sorunu ile mücadele atması gereken adımları üç başlık altında özetlemek mümkündür. Birincisi, mevcut tatlı su kaynaklarının korunması ve bunların rasyonel bir şekilde kullanılmasıdır. Temel ihtiyaçlar dışında tatlı su rezervlerinin kullanımının kısıtlanması gerekmektedir. İkincisi, iklim değişikliği hakkında toplumun daha fazla bilinçlendirilmesi gerekmektedir. Toplumun iklim değişikliğinin neden olduğu riskler ve bu risklere karşı yapılması gerekenler hakkında bilinçlendirilmesi, iklim değişikliğine neden olan sera gazlarının salınımın azaltılmasına katkı sağlayabilir. Üçüncüsü, tarımsal faaliyetlerde daha az suya ihtiyaç duyan tarım ürünlerinin tercih edilmesi gerekmektedir. Tatlı su kaynaklarının önemli bir kısmı tarımsal faaliyetlerde kullanılmaktadır.”ifadelerini kullandı.
    Cemil MERMERTAŞ

  • Engelsiz bir yaşamı hak etmektedirler

    Engelsiz bir yaşamı hak etmektedirler

    Hizmet-İş Sendikası Yozgat Şube Başkanı Hak-İş İl Başkanı Ferman Zarasız, her sağlıklı insanın bir engelli adayı olduğunun unutulmaması gerektiğini belirterek, engelli vatandaşların engelsiz bir yaşamı hak ettiğini söyledi.
    Başkan Ferman Zararsız ve Hizmet-İş Sendikası Engelliler Komite Başkanı Bekir Aksoy, 3 Aralık Dünya Engelliler Günü ile açıklamalarda bulundu.
    Başkan Zararsız, “Engelli bireylerin hem çalışma hayatına hem de sendikal harekete katılmaları, toplumla bütünleşmeleri, değer üretebilmeleri, yeteneklerini ve kapasitelerini kullanmaları için önemli bir imkandır. HAK-İŞ olarak engelli bireylere istihdam alanlarının açılmasını ve mesleki eğitim imkanları sunularak sosyal ve ekonomik dışlanma risklerinin ortadan kaldırılmasını istiyoruz Ülkelerin önemli bir kesimini oluşturan engelli bireylerin toplumla bütünleşmeleri, çalışma hayatına ve sendikal harekete katılmaları önem arz etmektedir. Engelli bireyler çalışmak, üretmek ve işgücü piyasasında yer almak istemektedirler. HAK-İŞ olarak engelli bireylere istihdam alanlarının açılmasını ve mesleki eğitim imkanları sunularak sosyal ve ekonomik dışlanma risklerinin ortadan kaldırılmasını istiyoruz. Engellinin karşılaştığı ‘engelin’ temelinde, sahip olunan ‘özür’ değil; toplumun engelliye karşı geliştirdiği ‘engelleyici tutumlar’ yatmaktadır. Engelliler engelsiz bir yaşamı hak etmektedirler. Bunun için toplumsal yaşama tam katılımın önündeki her türlü engel kaldırılmalı ve eşitlik ilkesi gereğince yaşamın tüm alanlarında desteklenmelidirler. “Kimsenin yarın engelli olmayacağının garanti edilemeyeceği” gerçeğinin sık sık anımsatılması üzerine bina edilen, korkuya dayalı davranışlar yerine; başkalarına karşı da sorumlu olduğumuz bilinci konulmalı ve bu bilincin gereği olan kamusal sorumluluklar yerine getirilmelidir.Engellilerin asıl destekçisi toplum olacaktır. Bu nedenle bir yandan engellileri toplumla uyumlaştırmaya çalışırken diğer yandan da engelli olmayanlara, engellilerin dünyası, koşulları, ihtiyaçları tanıtılmalıdır. Uyum, iki yönlü olursa başarı sağlanabilecektir. Sorun; toplum olarak, devlet olarak, işveren olarak, işçi olarak, sivil toplum olarak, aile olarak, engelli olarak hepimizin sorunudur.”diye konuştu.
    Engelliler Komite Başkanı Bekir Aksoy’da3 Aralık’ın kutlamalarla değil, engellilerin sorunlarının konuşulacağı ve çözüm yollarının aranacağı bir gün olmasını dileyerek, “HİZMET-İŞ Sendikası olarak bulunduğumuz “Genel İşler” işkolunda çalışan Engellilerimize doğrudan sahip çıkabilmek, onlarla birlikte “ortak duyarlılık oluşturmak”, toplumumuzdaki genel duyarlılığa ilaveten Yerel Yönetimlerde ve Sendikamız üyelerinde “özel duyarlılık” oluşturmalıyız.”ifadelerini kullandı. Yusuf BAĞCI

  • Sorgun’da Hilal  evleri açıldı

    Sorgun’da Hilal evleri açıldı

    Sorgun Belediye Başkanlığı tarafından inşa edilen Hilal Evleri düzenlenen törenle hizmete açıldı. Kadınlara dikiş nakış kursu başta olmak üzere çeşitli kursların düzenleneceği Hilal Evlerinde çocuklara yönelikte, oyun sınıfı, etüt sınıfları, kütüphane ve robotik kodlama etkinlikleri olacak.
    Karşıyaka Mahallesi ve Yenidoğan Mahallesinde inşa edilen Hilal Evleri açılışına; Sorgun Kaymakamı Halil İbrahim Kazar Belediye Başkanı M.Erkut Ekinci, ve KOP Başkanı Mahmut Sami Şahin ve vatandaşlar katıldı.
    Sorgun Belediye Başkanı M Erkut Ekinci, Hilal Evleri’nin hizmete girmesiyle ilçenin büyük bir eksiğini daha gidermenin mutluluğunu yaşadıklarını söyledi.
    Hilal Evlerinin, Sorgun halkına ekonomik ve sosyal anlamda önemli katkılarının olacağını vurgulayan Başkan Ekinci, “. Hilal Evlerimizde çocuklarımıza yönelik etkinlikler ve kadınlar için kurslar verilecek. Kadınların istihdamda yer alabilmesi ve ev ekonomisine katkı sağlayabilmesi için; dikiş nakış, cam işleme, sepet örme, çini kurslarımız olacaktır. Çocuklarımıza yönelik; oyun sınıfı, derslerine yardımcı olmak için etüt sınıflarımız, kütüphane, robotik kodlama etkinlikleri olacaktır. Aynı zamanda kaliteli bir aile hayatı için rehberlik hizmeti ve aile danışmanlığı hizmetlerimiz olacaktır.Bu vesile ile Hilal Evlerinin Sorgun’umuza hayırlı ve uğurlu olmasını diliyorum.”diye konuştu. Haber Merkezi

     

  • Güven, adaylığını açıkladı

    Güven, adaylığını açıkladı

    Yozgat ilinde 30 yıldır elektrik sektörü içerisinde faaliyet gösteren ve EMA Elektrik firma sahibi Hüseyin Güven önümüzdeki aylarda gerçekleşecek olan Yozgat YESOB (Elektrikçiler Elektronikçiler ve Sıhhi Tesisatçılar Odası) seçimlerinde aday olduğunu açıkladı.
    Yozgat Elektrikçiler Elektronikçiler ve Sıhhi Tesisatçılar Odası Başkanlığı’na adaylığını açıklayan Hüseyin Güven, “Odamız karma bir Meslek Odası olması sebebi ile birçok sektörü içerisinde barındırıyor. İçerisinde barındırdığı iş kollarında faaliyet gösteren her meslekten bir arkadaşımızı ekimize alarak bir yönetim oluşturduk. Gerek üyelerimize gerekse ilimize en iyi şekilde hizmet etmeyi hedefliyoruz. Odamız üyelerinin ihtiyaçları doğrultusunda; çözüm odaklı, katkı sağlayan, proje ve fikir üreten, ürettiği projeleri ivedilikle hayata geçiren bir yapıya kavuşturmayı hedefliyoruz. Özellikle üyelerimizin finansal kaynaklara daha kolay erişmesi, mesleki ve teknik anlamda gelişimini sağlamak, ihtiyaç duyulan iş gücü ve çırak yetiştirmek gibi konularda ciddi projeler hazırlıyoruz. Ayrıca Odamızı ilimiz genelinde tanınan, saygı duyulan ve kurumsal bir yapıya kavuşturacağız. İçinde bulunduğumuz pandemi ve ekonomik koşulların ağırlığı altında zorlanan esnaf ağabeylerimiz ve kardeşlerimizin her türlü derdine ortak olacağız. Üyelerimizin derdi bizim derdimiz olacak. Kamu Kurum ve Kuruluşları ile üyelerimiz arasında ki bağı güçlendirecek çalışmalar yapıp, Yozgatlı esnafımızın yapması gereken işleri il dışlarına kaçırmayacağız. Odanın yalnızca aidat ödenip evrak alındığı bir konumdan çıkarıp, Oda üyelerimizin verdiği her kuruşu onlara hizmet olarak dönmesini sağlayacağız. Allah nasip eder göreve gelirsek gerek şahsım gerekse yönetim üyesi arkadaşlarım ve bize her zaman yoldaşlık edecek paydaşlarımızla hak yolunda hizmet edeceğiz” diye konuştu. Haber Merkezi

  • Başkan Yılmaz: “Hepimiz birer engelli adayıyız”

    Başkan Yılmaz: “Hepimiz birer engelli adayıyız”

    Yerköy Belediye Başkanı Ferhat Yılmaz, Her sağlıklı bireyin, birer engelli adayı olduğunu ifade eden Başkan Yılmaz, ‘3 Aralık Dünya Engelliler Günü’ dolayısıyla bir mesaj yayımladı.
    Başkan Yılmaz, engellilik, yalnızca engellileri ve onların ailelerini değil, toplumun tamamını ilgilendiren bir konu olduğunu söyledi.
    Birleşmiş Milletler tarafından 3 Aralık Dünya Engelliler Günü olarak kabul edildiğini ifade eden Başkan Yılmaz, engelli vatandaşlarımızın sorunlarına ve ihtiyaçlarına dikkat çekmek ve farkındalık oluşturmak açısından önemli bir gün olduğunu belirtti.
    Yılmaz, “Engelli vatandaşlarımızın toplumsal yaşama katılımlarını kolaylaştırmak, desteklemek, önlerindeki tüm engelleri kaldırmak, onlara hak ettikleri sevgi ve saygıyı göstermek hepimizin sosyal sorumluluklarından biridir. Bu görevi yerine getirirken en büyük desteğimiz, milli ve manevi değerlerine bağlı, dayanışma duygusuna sahip bir toplumun varlığıdır. Asla unutmamalıyız ki, engelli bireyin yaşadığı sorunlar sadece kendisinin değil, ailelerinin, çevrenin, toplumun, kısacası insanlığın ortak sorunudur. Bu sorunun etkin bir şekilde çözümü de toplumun bütün kesimlerinin vereceği destek, göstereceği duyarlılık ile gerçekleşir. Onların hayatlarını kolaylaştırmak için büyük, küçük bütün bireylerin yapabileceği pek çok şey var. Bize düşen en önemli şey, engelli bireylerimizi topluma kazandırmaktır. Engelli bireylerimize toplum olarak daha çok sahip çıktığımız güzel günleri görmek dileğiyle tüm engelli hemşerilerimizin 3 Aralık Dünya Engelliler Günü’nü kutluyor, tüm engellilerimize sağlıklı, mutlu ve engelsiz bir yaşam diliyorum. ” dedi. Alpaslan DEMİR

  • Rektör Karadağ’dan ziyaret

    Rektör Karadağ’dan ziyaret

    Bozok Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Karadağ, Samsun’a gerçekleştirdiği ziyaret kapsamında ilk olarak Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Rektörü Prof. Dr. Yavuz Ünal’ı makamında ziyaret etti.
    Rektörlük makamında gerçekleştirilen ziyarette, On dokuz Mayıs Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yavuz Ünal ile bir araya gelen Rektör Karadağ, her iki üniversite arasındaki iş birliği alanları ve olanakları ile ortak yürütülebilecek muhtemel projelere ilişkin fikir ve değerlendirmelerde bulundu.
    Rektör Ünal, Rektör Karadağ’ı konuk etmekten duyduğu memnuniyeti belirterek her iki üniversite arasında yürütülecek ortak projelerin ülkemizin gelişmesi ve ilerlemesine katkı sağlayacağını ifade etti. Rektör Karadağ ise misafirperverliklerinden dolayı Rektör Ünal’a teşekkür etti.
    Ziyaret, günün anısına hediye takdimi ile tamamlandı.
    Rektör Karadağ daha sonra Samsun Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mahmut Aydın’ı makamında ziyaret etti.
    Rektörlük Şehir Ofisinde gerçekleşen ziyarette, Rektör Karadağ Samsun Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mahmut Aydın ile bir araya geldi.
    Karşılıklı fikir alışverişinin gerçekleştirildiği görüşmede iki üniversite arasında ortaklaşa yapılabilecek projeler ele alınırken, üniversitelerin gelişimi konuşuldu.
    Ziyaret karşılıklı hediye takdimi ile tamamlandı. Cemil MERMERTAŞ

     

     

  • Derbi hazırlıkları devam ediyor

    Derbi hazırlıkları devam ediyor

    Bölgesel Amatör Lig 5. Bölge 3. Grupta yer alan temsilcimiz Yozgatspor 1959 FK ligin 6’ncı haftasında Pazar günü deplasmanda karşılaşacağı Sorgun Belediyespor maçının hazırlıklarını sürdürüyor.
    Anteranman sonrası bir açıklama yapan Polat Özkan, Sorgun Belediyespor ile karşı karşıya gelmenin kendilerini üzdüğünü vurgulayarak, ‘’Daha farklı şartlarda, daha farklı ortamlarda karşılaşmak isterdik. Daha üst liglerde olup hiç oynamamak ta isterdik. Hem duygusal bir müsabaka olacak, hem de iki takımında bu maçta üç puana ihtiyacı olacak. Bir maç eksiğimiz var. Halen avantajımız çok büyük. Bu müsabakayı yenerek bu avantajımızı tekrar kullanacağız. Sorgun Belediyespor camiasına da sevgilerimi sunuyorum, başarılar diliyorum’’ dedi.
    Alpaslan DEMİR

  • Gübre’nin tonu  13 Bin 884TL’ye çıktı

    Gübre’nin tonu 13 Bin 884TL’ye çıktı

    Tarım Kredi Kooperatifleri, 1 Aralık 2021 yılından geçerli olmak üzere 1 ton Üre gübresi fiyatına 3 Bin Lira zam yaptı. 10 bin 800 liradan satılan üre gübresi, kooperatiflere gönderilen yeni fiyat listesine göre taban fiyat 13300 TL/Ton, tavan fiyat ise 13884 TL/Ton olarak satılacak.

    Tarım Kredi Kooperatifleri gübre fiyatları için yeni zam yaptı. Üre gübresi fiyatı tonda 3 bin lira zamlandı. Gübre fiyatı zamları bugünden itibaren kooperatiflere gönderildi.
    Dolar kuru artışı devam ettikçe zam üstüne zam gelmeye devam ediyor. Tarım Kredi Kooperatifleri gübre fiyatları bugün bir kez daha zamlandı. Sürekli zamlanan gübre fiyatları karşısında çiftçiler artık gübre alamıyor, ekim yapamıyor. Üre gübresi fiyatı zamlandı. Çiftçi kuruluşu olarak bilinen Tarım Kredi Kooperatifleri üre gübresinde tonda 3 bin lira zam yaptı. Gübrede zamlı fiyatlar kooperatiflere gönderildi.
    GÜBRE FİYATLARI 3 BİN LİRA BİRDEN ZAMLANDI
    Tarım sektörünün önemli ürünü olan gübre fiyatları zamlarla çiftçinin belini bükmeye devam ediyor. Türlü türlü bahaneler öne sürülerek gübre fiyatları astronomik bir şekilde artarken şimdi de dolar kurundaki yükselişten dolayı gübreye günlük zamlar gelmeye devam ediyor. Tarım Kredi Kooperatifleri, bugünden geçerli olmak üzere 1 ton üre gübresi fiyatına 3 bin lira zam yaptı. 10 bin 800 liradan satılan üre gübresi, kooperatiflere gönderilen yeni fiyat listesine göre taban fiyat 13300 TL/Ton, tavan fiyat ise 13884 TL/Ton olarak satılacak. Haber Merkezi

  • Milli Eğitim ve Müftülükten iş birliği

    Milli Eğitim ve Müftülükten iş birliği

    Yozgat Milli Eğitim Müdürlüğü ve İl Müftüğü tarafından yürütülen “Değerlerimiz Özümüzdür” Projesi kapsamında İmam Hatip Lisesi Meslek Dersleri öğretmenleri ve Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenlerimizin katılımı ile toplantı yapıldı.
    Milli Eğitim ve Müftülük arasında imzalanan ” Eğitimde İşbirliği Protokolü ” kapsamında yapılan ve yapılacak çalışmaların da değerlendirildiği toplantıya İl Müftüsü Ali Gülden ve İl Milli Eğitim Müdürü Yusuf Yazıcı başkanlık yaptı.
    İl Milli Eğitim Müdürü Yusuf Yazıcı, yaptığı konuşmada; ailenin önemini vurgulayarak “Değerlerimizle ilgili çalışmaların ailelerle birlikte yürütülmesi, insana, insan olmasının gereği olarak değer verilmesinin gerekir. Değerlerimizin öğretiminde sevgi dilinin önemsenmesi lazım. Bu vesile ile İl Müftümüz ve ekibine , eğitim camiamıza, katılımcılara , eğitime destek ve emek veren herkese teşekkür ederim.”dedi.
    İl Müftüsü Ali Gülden’de, bilgi ve davranışlar arasında çelişki olmasının olumsuz etkileri ve sonuçlarından bahsederek, hayata taalluk eden konulara ağırlık verilerek değerlerimizin içselleştirilmesi ve davranışa dönüşmesinin önemini vurguladı.
    Buna yönelik çalışmalar devam edeceklerini ifade eden Müftü Gülden, katılımcılara ve emek veren herkese teşekkür etti.
    Toplantıda katılımcıların görüş ve önerileri alınarak çalışmalarla ilgili değerlendirmeler yapıldı. Cemil MERMERTAŞ

  • Motorinden sonra benzine de indirim geldi

    Motorinden sonra benzine de indirim geldi

    Enerji Petrol Gaz İkmal İstasyonları İşveren Sendikası’nın (EPGİS) yaptığı duyuruda motorine gelen 44 kuruşluk indirimin ardından 2 Aralık Perşembe gününden geçerli olmak üzere benzine de litre satış fiyatına 58 kuruş indirim yapıldığı bildirildi.
    Dolar/TL kuru ile petrol fiyatlarındaki artış, akaryakıt fiyatlarında da üst üste gelen zamları beraberinde getirdi.
    Fiyat indiriminin ardından motorinin litre satış fiyatı ortalama 9.74 liradan 9,30 liraya, düştü.
    90 KURUŞ İNDİRİM YAPILMASI BEKLENİYORDU
    Bazı haber sitelerinde yer alan bilgilere göre akaryakıt ürünlerinden motorin ve benzine 90 kuruş indirim yapılması bekleniyordu. Son yapılan açıklamaya göre motorine 44 kuruş, benzine ise 58 kuruşluk indirim geldi. Haber Merkezi

  • Belediye’den “annenin rolü” semineri

    Belediye’den “annenin rolü” semineri

    Yozgat Belediyesi tarafından kadınlara özel ‘Bağımlılıkla Mücadele Konusunda Annenin Rolü’ semineri düzenlendi.
    Eski Askerlik Şubesinde düzenlenen seminere Yozgat Valisi Ziya Polat’ın eşi Filiz Polat, Yozgat Belediye Başkanı Celal Köse’nin eşi Nagihan Köse, çok sayıda kadın katıldı.
    Yozgat İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından katılımcılara KADES, UYUMA ve HAYDİ uygulamaları konusunda bilgiler verildi. Yeşilay çalışanları tarafından ise bilgiler verildi. Alpaslan DEMİR

     

  • Kadına yönelik şiddetle mücadele semineri

    Kadına yönelik şiddetle mücadele semineri

    Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından yürütülen ‘Kadına Yönelik Şiddetin Önlenmesi’ projesi kapsamında, Sarıkaya Halk Eğitim Merkezinde seminer düzenlendi.
    Yozgat Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürü Taner Yıldız, yaptığı konuşmada; Kadına Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetle ilgili mevzuatta düzenlemeler, aile içi şiddetin ve kadına yönelik şiddetin önlenmesinde kurumlar arası işbirliği, kadına yönelik şiddet ve aile içi şiddet ile ilgili Ulusal Hukuktaki Düzenlemeler” gibi konular üzerinde durulduğunu belirtti.
    Yıldız, “İŞKUR olarak kurs ve programlarımızdan çoğunlukla kadınlarımızı faydalandırıyor çalışan annelere yarım çalışma ödeneği ile destek oluyoruz İşkur her zaman kadınların yanındadır.” dedi. Haber Merkezi

  • Kolaylı: Medya kuruluşları kapanmanın eşiğinde

    Kolaylı: Medya kuruluşları kapanmanın eşiğinde

    Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu Genel Başkanı Nuri Kolaylı, Koronavirüs salgını, döviz krizi, enerji ve akaryakıt fiyatlarındaki artış gibi birbiri ardına yaşanan krizlerin, medya kuruluşlarını kapanmanın eşiğine getirdiğini söyledi.
    Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu Genel Başkanı Nuri Kolaylı tarafından, medya sektörünün içinde bulunduğu darboğaza dikkat çekmek amacıyla yapılan yazılı açıklamada, krizden çıkış için alınması gereken önlemler sıralandı.
    Yaşanan krizlerin yüzlerce yerel medya kuruluşunun kapanmasına, binlerce medya çalışanının işsiz kalmasına yol açabilecek büyüklükte olduğuna dikkat çekilen açıklamada, gazete okuma oranlarının düştüğü, gazete maliyetlerini oluşturan kâğıt, kalıp, mürekkep başta olmak üzere tüm malzeme fiyatlarının döviz cinsinden fiyatlarının arttığı, SGK ve vergi giderlerinin dayanılmaz hal aldığı vurgulandı.
    Bu sorunların üstüne döviz kurlarında yaşanan artışın girdi maliyetlerini katladığı, aynı paralelde akaryakıt ve enerji giderlerinin de arttığına dikkat çekilen açıklamada, zaman geçirilmeden alınması ve belli bir eylem planı çerçevesinde yaşama geçirilmesi gereken önlemler şöyle sıralandı:
    “1) Basın İlan Kurumu resmi ilanları yerel gazeteler için yaşamsal önem taşıyor. Ancak, Hükümet kanadının 12 temsilcisi atanmadığından, Basın İlan Kurumu Genel Kurulu yaklaşık bir yıldır toplanamıyor. Genel Kurul en kısa sürede toplanmalıdır. Genel kurulun toplanamaması halinde de, hak kaybı yaşanmaması için yeni fiyat tarifesini BİK yönetim kurulu belirlemeli ve Cumhurbaşkanlığına sunmalıdır.
    Artış kararı verilirken, dolar artışı ve enflasyon oranı dikkate alınarak fiyat yükseltilmeli, yeni fiyatlar yılbaşı itibariyle uygulanmalıdır. Bu konuda önerimiz, resmi ilan fiyat tarifesi sütun santim fiyatının satış sayısı 50 binin altındaki gazeteler için en az 30 TL olması, satışı 50 binin üzerinde olan gazeteler için de bunun paralelinde fiyat belirlenmelidir.
    2) Acil önlemler kapsamında başta gazete kâğıdı olmak üzere sektörde kullanılan tüm sarf malzemelerinde KDV sıfırlanmalı, uzun vadede Türkiye kâğıtta dışa bağımlılıktan kurtulmalı ve SEKA gibi kâğıt fabrikaları yeniden kurulmalı.
    3) Medya sektöründe faaliyet gösteren gazete, televizyon, radyo ve kurumsal internet haber siteleri için kamu bankalarınca “kredi” sağlanmalı. Medya
    kuruluşlarına banka sicil durumuna bakılmaksızın faizsiz kredi verilmelidir. Ayrıca KOSGEB, İŞKUR veya Hazine tarafından zor durumdaki medya kuruluşlarına hibe verilmelidir.
    4) Medya kuruluşlarının birikmiş SGK ile diğer vergilerinde indirim yapılmalı, indirim sonrası hesaplanacak borç taksitlendirilmeli.
    5) Gazete, televizyon, radyo ve kurumsal internet haber sitelerinde görev yapan basın çalışanlarına ve diğer basın kartı sahibi gazetecilere faizsiz kredi verilmeli.
    6) Yargı Paketi kapsamında TBMM’de yapılan değişiklik geri alınmalı, icra ve iflas ilanlarının eskiden olduğu gibi tam kapsamlı yayınlanması ve icra müdürlerinin keyfiyetine bırakılmaması için Adalet Bakanlığınca genelge yayınlanmalı ve ardından yasal düzenleme yapılmalı.
    7) Televizyon kuruluşlarından alınan uydu bedellerinde indirim yapılarak TL’ye çevrilmeli, taksitlendirilmeli, RTÜK payları düşürülerek, bir süre alınmamalı. Zorunlu yayınlanan kamu spotları ücretlendirilmeli.
    8) Yerel basın kuruluşları, belediyeler ve kamu kurumları tarafından ilan ve reklamlarla desteklenmeli; THY, Vakıfbank, Ziraat bankası ve kamu ilanları yerel medyaya yönlendirilmeli, ayrıca bakanlıklar ücretli Kamu Spotu ve zorunlu yayın desteği vermeli. Bu kapsamda, yerel yönetimlerin meclis tutanaklarının tüm il ve ilçelerde yerel gazetelerde yayınlanması sağlanmalı.
    9) Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nde yer alan tasarruf tedbirleri kapsamında kamu kurumlarına getirilen yerel basına abone olunmama uygulamasına son verilmeli, reklam ve ilan verme kısıtlaması kaldırılmalıdır.”
    Haber Merkezi

  • Yozgat’ta Ekmek 2 lira oldu

    Yozgat’ta Ekmek 2 lira oldu

    Yozgat’ta Eylül ayından itibaren 1 lira 75 kuruştan satılan 200 gram ekmek, 1 Aralık tarihinden itibaren 2 liradan satılmaya başladı.
    1 Aralık 2021 tarihi itibariyle 25 kuruş zam gelen 200 gram ekmeğin satış fiyatı 2 liraya yükseldi.
    Yozgat Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Sinan Çelik, yaptığı açıklamada; dolar kurunun hızlı artışı sonrası son 2 haftada 50 kiloluk un fiyatının 200 TL’den 350 TL’ye yükseldiğini söyledi.
    Başkan Çelik, “Yine bu süre içerisinde ekmek üreten fırıncılarımız ciddi manada zarar içindelerdi. Yozgat TSO olarak elbette vatandaşın ekmeği pahalı yemesini istemeyiz ama il genelinde binin üzerinde fırında istihdam söz konusu. Bu zam fırınlarımızı bir süre daha ayakta tutacak bir zam. Bu zammın verilmesi gerekiyordu, yani mecburi bir durum. Bu zam oranı dahi maliyetin altında kalmıştır. Fırıncılarımız yine fedakarlık yapmaktadır. Zarar etmeden maliyetine olsun ayakta durmak için mücadelelerine devam ediyorlar. İnşallah içinde bulunduğumuz ekonomik sorunlardan kurtuluruz ve bir daha bu tür zamlar yaşamayız.”ifadelerini kullandı. Haber Merkezi

  • Yerli arpa çeşitlerinin ekimi yapıldı

    Yerli arpa çeşitlerinin ekimi yapıldı

    Yozgat’ta en çok üretilen ürünlerinden olan Arpa ürününde, çiftçilere yeni yerli çeşitleri tanıtmak amacıyla yeni arpa çeşitlerinin ekimi yapıldı.
    Tarım ve Orman İl Müdürlüğü teknik personeli kontrolünde gerçekleştirilen ekim çiftçilerle birlikte yapıldı.
    Yapılan arpa çeşit demonstrasyonu ekimleri ile ilgili olarak İl Müdürü Tanju Özkaya, şunları söyledi: “Bakanlığımız Araştırma kuruluşlarınca son yıllarda yeni ve daha verimli tohum geliştirme çalışmaları yoğun bir şekilde devam etmekte olup bunun sonucunda dayanıklı ve yüksek verimli çeşitler geliştirilmektedir. İl Tarım ve Orman Müdürlüğü olarak Bakanlığımız Araştırma kuruluşlarınca geliştirilen yerli çeşitleri İlimiz şartlarında deneyerek İlimiz ekolojik şartlarına uyum sağlayan yüksek verimli yerli çeşitlerimizi çiftçilerimize tanıtmak ve yaygınlaştırmak amacıyla yeni yerli tohumlarla yoğun demonstrasyon çalışmaları yürütmekteyiz.
    Bu kapsamda Ankara Tarla Bitkileri Merkez Araştırma Enstitüsünce geliştirilmiş olan Arpa çeşitlerinden Akar – Anka06 – Bozlak – Misket – Sayım40 – Cirit çeşitleriyle kavuzsuz arpa çeşidi Yalın ve özel bir firma tarafından geliştirilerek tescili yapılmış olan Mizgin çeşidi 2 İlçemize bağlı 4 köyde çiftçilerimizle birlikte demonstrasyon amaçlı ekildi. Bunlardan ilk defa geçen yıl deneme ekimini yaptığımız Yalın çeşidine ayrıca değinmek istiyorum. Bu arpa çeşidimiz kavuzsuz arpa çeşididir. Kavuzu olmaması nedeniyle bakıldığında buğday görünümü vermektedir. Bu özellikle hayvancılık ve un sanayiinde aranan bir çeşit olacağı kanaatindeyiz.” Cemil MERMERTAŞ

     

     

     

  • Perinçek, Yozgat’ta protesto edildi

    Perinçek, Yozgat’ta protesto edildi

    Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, Yozgat’ın Boğazlıyan İlçesinde bir kişi tarafından Doğu Türkistan zulmüne dikkat çeken maske ile protesto edildi.
    Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, Boğazlıyan’da partisi tarafından düzenlenen ‘Boğazlıyan Üretim Devrimi Kurultayı’na katıldı.
    Perinçek konuştuğu sırada yüzünde maske ile salona girip oturan Yusuf Emre Budak isimli vatandaş tarafından protesto edildi.
    Yüzünde, Çin’in Doğu Türkistan üzerindeki zulmünü simgeleyen maske bulunan Budak ile partililer arasında tartışma yaşandı. Protestocu, polis tarafından salondan çıkartıldı.
    Yunus Emre Budak, Doğu Türkistan’ın yalnız olmadığını göstermek için eylemi gerçekleştirdiğini belirtti.
    Budak, “Sayın Doğu Perinçek ilçemizde bulunan bir toplantıya katıldı. Ayın Doğu Perinçek önceki konuşmalarında Doğu Türkistan Türklerinin mücadelelerine terörist yaftası vurmaya kalktı. Bir Türk olarak bundan rahatsızlık duydum. Bu rahatsızlığımı dile getirmek için Doğu Türkistan’daki zulmü dile getirmek istedim. Sayın Perinçek de onlara ‘terörist’ dediğini kabul etti, ben de toplantıyı terk ettim. Amacımız Doğu Türkistan’daki kardeşlerimizin yalnız olmadığını göstermektir.”diye konuştu. Alpaslan DEMİR

  • Uçar: Cumhur ittifakına oy verenler mutlu değil

    Uçar: Cumhur ittifakına oy verenler mutlu değil

    DSP Yozgat İl Başkanı Nevzat Uçar, geçtiğimiz seçimlerde Cumhur İttifakına oy verenlerin bugün hiç mutlu olmadığını öne sürdü.
    DSP İl Başkanı Uçar, yaptığı açıklamada; Cumhur İttifakını eleştirdi. Uçar, şunları kaydetti: “Milletimizin ne Recep Tayyip Erdoğan’a ne de ortaklarına güveni kalmamıştır. Cumhur İttifakı, milletin gözünden gönlünden düşmüştür. Bugün 50+1 barajından şikâyetlerinin sebebi de budur. Ama artık hangi seçim sistemi gelirse gelsin, baraj nereye inerse insin Cumhur İttifakını kurtaramaz. Çünkü; ülkemizde derin bir yoksulluk var. Gerçekten çok dramatik insan manzaraları var. Derin yoksulluğun yaygınlaşması asıl en büyük tehlikedir. Madem faiz istemiyorsunuz, o zaman sıfırlayın. Elinizi tutan mı var? Döviz artışı her gün memleketin canına okurken, enflasyon yüzde 40’ları aşmış, her gün undan akaryakıta, vatandaşın belini büken zamlar geliyor. Halk çok zor durumda. Esnaf bir süre daha nasıl ayakta kalırım diye kara kara düşünüyor. Çiftçi zaten batmış durumda. Halkımıza ve esnafımıza kış aylarında acilen destek verilmelidir. Gıda ürünlerindeki % 8’lik KDV en azından yaz aylarına kadar kaldırılmalıdır. Bugün yaşanan her türlü sonucun sorumlusu 19 yıldır devlet yönetimini elinde bulunduran işbaşındaki AK Parti hükümetidir. Bütün olumsuzlukların sebebi tek adam rejimidir. Sorunların özellikle son üç yıl içinde kronik bir hal almasının temelinde, daha çok siyaset kurumunun merkezi sayılması gereken TBMM’nin demokratik işlevselliğinden uzaklaştırılmış olması yatmaktadır.” Yusuf BAĞCI