Kategori: Yaşam

  • HEM’de mahremiyet eğitimi düzenlendi

    HEM’de mahremiyet eğitimi düzenlendi

    Yozgat Sosyal Hizmet Merkezi Meslek elemanı Sosyolog Merve Er tarafından Yerköy Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğünde “Mahremiyet Eğitimi” semineri düzenlendi.
    Halk Eğitim Merkezi toplantı salonunda düzenlenen ‘’Mahremiyet Eğitimi’ programına kursiyerler ve vatandaşlar katıldı.
    Sosyolog Merve Er, yaptığı konuşmada; çocuğa yönelik ihmali ve istismarı önlemenin temel unsurlarının ailede kazandırılacağını belirtti.
    Er, bu temel unsurların aile içinde saygı ve sevgi temelli, çocuğun bireyselliğini kabul eden, kendini ifade etmesine fırsat tanıyan bir iletişimin kurulması ve çocuğun kendilik algısının oluşturulması olduğunu ve bunun aile içinde nasıl sağlacağına yönelik bilgilendirmede bulundu.
    Merve Er, konuşmasında Çocuklara doğrudan verilmeye çalışılan mahremiyet eğitimleri çocukların duygusal ve sosyal ilişkilerini hayat boyu zedelemektir. Bu nedenle çocukları istismardan korumak için ailelerin aile içi ilişikleri yeniden düzenleyerek çocuğun kendinin farkına varması ve kendini korumaya yönelik temel becerileri kazandırılması öneminden bahsetti. Ferhat ÖZER

  • Neşeli: İşsizlik ve istihdam en önemli sorundur

    Neşeli: İşsizlik ve istihdam en önemli sorundur

    Yozgat Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Abdullah Neşeli, “Günümüzde işsizlik ve istihdam, sonuçları açısından toplumların en önemli sorunlarından birini oluşturmaktadır.”dedi.
    Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü ile Konya Ovası Projesi (KOP) idaresi işbirliğiyle KOP SOGEB projesi kapsamında Kadın istihdamını arttırmaya yönelik ‘Öz Bakıma Destek Elemanı’ yetiştirme projesinin tanıtım toplantısı düzenlendi.
    Valilik konferans salonunda düzenlenen tanıtım toplantısına KOP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanı Mahmut Sami Şahin, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Abdullah Neşeli, daire müdürleri katıldı.
    Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Abdullah Neşeli, yaptığı açılış konuşmasında şunları kaydetti: “Günümüzde işsizlik ve istihdam, sonuçları açısından toplumların en önemli sorunlarından birini oluşturmaktadır. Toplumsal refah ve kalkınma açısından istihdamın önemi gittikçe artmaktadır. İstihdam sorunundan etkilenen kadının çalışma hayatına dahil edilmesi, toplumsal kalkınmada önemli bir etkendir. Bu nedenle İl Müdürlüğümüz İlimizde kadın işgücünün istihdamının artırılması için KOP SOGEP mali destek çağrı programları kapsamında “KOP İle Öz Bakıma Destek Elemanı Eğitimi Projesi”ni hazırlamıştır. KOP tarafından uygun görülen ve 264 bin TL bütçeye sahip Öz Bakıma Destek Elemanı Eğitimi Projesi ile İl Müdürlüğümüzden sosyo-ekonomik destek alan 18-45 yaş arası 60 kadın kursiyer, mesleki eğitim faaliyeti kapsamında, yaşlı ve hasta ihtiyaçlarına cevap verebilecek şekilde yeteneklerinin yeniden yapılandırılması yoluyla öz bakıma destek elemanı olarak yetişecek ve yüzde 15’i iş hayatına dahil olacaktır. Bugün tanıtımı yapılan Öz Bakıma Destek Elemanı Eğitimi Projesine dahil edilen 60 kadınımızdan ilk grubun eğitimi 29 Aralık’ta tamamlanarak diğer grubun eğitimi 8 ayda tamamlanacaktır.”
    KOP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanı Mahmut Sami Şahin’de KOPSOGEP ile şimdiye kadar toplam 106 proje için 22.729.500 TL ödenek aktarıldığını söyledi.
    Şahi,“ Bilindiği üzere; KOP İdaremiz, görev alanı olan Aksaray, Karaman, Konya, Niğde, Kırıkkale, Kırşehir, Nevşehir ve Yozgat illerimizde bölge kalkınması yönünde kamu yatırımlarının koordinasyonunu sağlamak, ağırlığı kamu yatırım, proje ve faaliyetlerinde olmak üzere Kalkınma Ajanslarıyla iş birliği içinde eylem planlarını hazırlamak, bu planların uygulanmasını izlemek ve koordine etmek, bölge için öncelikli gördükleri alanlarda destek programları tasarlamakta ve uygulamaktadır. KOP, bölgenin başta sulama ve temel altyapı ihtiyaçlarının karşılanmasını, ekonomik kalkınması ve sosyal gelişmesinin hızlandırılmasını hedefleyen sürdürülebilir ve insan odaklı bir kalkınma süreci olarak kurgulanmıştır.Bu kapsamda 2017 yılından itibaren uygulamakta olduğumuz KOPSOGEP kapsamında dezavantajlı grupların ekonomik ve sosyal hayata adaptasyon sürecini kolaylaştırmaya yönelik bölgemizdeki kamu kurum ve kuruluşları aracılığıyla projeler desteklenmektedir.KOPSOGEP ile şimdiye kadar toplam 106 proje için 22.729.500 TL ödenek aktarılmıştır.Bu projeler sayesinde kırsal alandan kent merkezine yapılan göçün önüne geçmeyi, bölgede yeni bir iş sahası oluşturmayı,ekonomik hayatta aktif olarak yer almayan özellikle gençlerimiz ve kadınlarımız olmak üzere yerel halkımızın üretimde yer almasını sağlamayı hedefliyoruz. Bu çerçevede Yozgat Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü tarafından yürütülen KOP ile Özbakıma Destek Elemanı Eğitimi projesi ile İl Müdürlüğünden sosyoekonomik destek hizmeti alan 18-45 yaş arası kadınlar arasından belirlenecek 60 kadın kursiyer, mesleki eğitim faaliyeti kapsamında, yaşlı ve hasta ihtiyaçlarına cevap verebilecek şekilde yeteneklerinin yeniden yapılandırılması yoluyla öz bakıma destek elemanı olarak yetiştirilecektir.Eğitim alan en az 9 kişi kurum bünyesinde istihdam edilecektir. Projemizin başta Yozgat halkımız olmak üzere ilimize ve bölgemize hayırlı olmasını temenni ediyorum.Sözlerime son vermeden önce tekrar değerli katılımlarınız için şükranlarımı iletiyor bu organizasyonda emeği geçen herkese teşekkür ederim.” diye konuştu.

    Alpaslan DEMİR

     

     

     

  • Bir aylık bebeği vahşice öldürdü

    Bir aylık bebeği vahşice öldürdü

    Yozgat’ın Çandır ilçesine bağlı Büyükkışla Köyünde, psikolojik sorunları olduğu ileri sürülen kadın, 1 aylık bebeğini sobada yakarak vahşice öldürdü.
    Çandır ilçesine bağlı Büyükkışla köyünde meydana gelen olayda, 25 yaşındaki F.B., komşularına bebeğini öldürüp sobada yaktığı itirafında bulundu. Eve giden komşular, sobada bebeğin cesedi ile karşılaştı. Durumun bildirilmesiyle köye giden jandarma ekipleri, kadını gözaltına alındı. Bebeğin cesedinin önce bıçakla kesildiği, ardından yakıldığı tespit edildi.
    Korkunç cinayeti işleyen kadının psikolojik sorunları olduğu iddia edildi. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı. Haber Merkezi

  • Sorunumuz ekonomik değil…

    Sorunumuz ekonomik değil…

    Dövizi yükseltip ihracatı güçlendirelim derken maalesef kontrolsüz gelişen durumlar karşısında ülkemiz yine zorlu bir sürecin ortasında… Bu haftaki konumuz ekonomi. Konuğumuz ise Yeminli Mali Müşavir Ali Rıza Şehitoğlu.

    SİZİ TANIYABİLİR MİYİZ?
    Adım Ali Rıza Şehitoğlu, 1973 doğumluyum. 1993’den bu yana muhasebe sektöründeyim ve 2021 yılı itibariyle de yeminli müşavir olarak çalışmaktayım. Memleketim Osmaniye, Düziçi. Yozgatlı değilim ama eşim Yozgatlı. Gerek işim gerekse Yozgat’ı sevdiğim için 1995’den bu yana Yozgat’ta ikamet etmekteyim. Evliyim ve iki çocuğum var.
    EKONOMİ NEDİR?
    Ekonomi, bilimsel olarak üretim, dağıtım, tüketim, ithalat ve ihracattan oluşan insani bir etkinliktir.
    Genel olarak ekonomi, insanların parasal alanda mal ve hizmet alımları ile ilerleyen değişiminden doğan bir harekettir.
    Ekonomiye yön veren faktörler nelerdir?
    Ekonomiye yön veren faktörleri; Para, emek, sermaye, mal ve hizmet hareketleri olarak özetleyebiliriz.
    EKONOMİ NASIL YÖNETİLİR?
    Ekonomiyi tek başına yönetmek mümkün değildir.
    Her kim ekonomiyi “ben” yönlendiriyorum derse o kişi yalan söylemiş olur. Çünkü ekonominin birden fazla boyutu vardır.
    Örneğin para boyutu vardır.
    Mal ve hizmet boyutu vardır.
    Bu mal ve hizmetin piyasaya gelebilmesi için üretim boyutu vardır.
    Aynı zamanda istihdam ve sermaye boyutu vardır.
    İNSANLARIN YAŞAMINDA EKONOMİNİN YERİ VE ÖNEMİ NEDİR?
    İdealist olarak cevaplamam gerekirse ekonominin insan yaşamında birinci sırada yer almaması lazım.
    Çünkü insanın “insan” olma önceliği parasal değildir, başka şeylerdir.
    İşin içinde para olduğu zaman maalesef o insan, insan olmaktan çıkıyor.
    Realist olmak gerekirse ekonominin gereği birinci sırada.
    İyi bir ekonomik durumunuz yoksa çoğu zaman etrafınızda ki insanlar bile olmuyor.
    EKONOMİK ÖZGÜRLÜĞÜMÜZ YOKSA İNSAN OLMA HAKKIMIZDA YOK, DİYEBİLİR MİYİZ?
    Maalesef. Ekonomik özgürlüğünüz yoksa bir bakıma köleleşmiş oluyorsunuz. Hal böyle olunca da insan olmanın dışına çıkıyorsunuz.
    Çalışmak kimseyi köle yapmaz. Kölelik hak edilenin alınmamasıdır ya da verilmemesidir.
    SİZE GÖRE İNSANLAR KÖLE OLMAMAK İÇİN Mİ ÇALIŞIR?
    İnsanların çalışmasında ki en önemli etken karınlarını doyurmak içindir. İnsanca ve hakça yaşamak içindir. Gerçekte ekonomi insanlar için birinci derecede önemlidir. Ama benim gönlümde ekonominin birinci sırada olması tercihim değil.
    Benim için ekonominin sosyal yönü daha önemlidir. İnsanlar arası yardımlaşma gibi.
    Bu sosyal yön devletler içinde çok önemlidir.
    Devletler sosyal yönü ihmal edip işi ekonomik olarak değerlendirirlerse o zaman devlet, devlet olmaktan çıkar, ticarethaneye dönüşür.
    ŞU AN TÜRKİYE’DEKİ EKONOMİ YÖNETİMİNİ NASIL BULUYORSUNUZ?
    Aslında çok fazla yanlışları yok diyebilirim. Ama mutlaka eksiklikler vardır. Bir bakıma Türk insanının yapısından da kaynaklanıyor bu.
    Mevcut iktidar ilk geldiğinde ülkenin içinde bulduğu finansal krizi çözebilmek için 2021 krizinin ortasında buldu kendini. Bunu da çözebilmesi için ülkenin acilen nakit ihtiyacı doğdu.
    Uluslararası Finans kuruluşları Türkiye’nin bulunduğu konum itibariyle fon yağdırmaya başladı. Bu da ülkeyi bir anda sıcak para cenneti haline getirdi. 2013/2014 yılına kadar bu böyle devam etti. Bu da ülkede insanların aşırı derecede borçlanmasıyla sonuçlandı.
    BU FONLARDAN DOĞRU ŞEKİLDE KULLANILMAMASI ÜLKEYE FAYDA YERİNE ZARAR VERDİ DİYEBİLİR MİYİZ?
    Tabi ki. Çünkü bu parayı verenler öncelikle tüketim endeksli yani sıcak parayı kısa vadeli verip ülkeden ayrıldılar.
    Yani para piyasası için geldiler ve yine para için ülkeyi terk ettiler.
    FIRSATTAN İSTİFADE Mİ EDİLDİ?
    Hayır. Bu bir ticarettir. Ama çokta doğru olduğunu söyleyemeyiz.
    O dönem zarfında ülkede ki kaynakların bir miktarı ve sermaye hareketlerinin bazıları yabancılara geçmesiyle sonuçlandı.
    Finans sektörünün %65 gibi büyük bir kısmı borsanın, sermaye piyasasının ve finans piyasalarının eline geçti.
    PEKİ DEVLET BU KARARLARI ALIRKEN SONUÇLARININ NE OLACAĞINI BİLMİYOR MUYDU?
    Biliyordu ama o andaki Türkiye’ye gelecek fon ihtiyacı birinci öncelikti. Durum bunu gerektiriyordu.
    Herkes 2001 krizinin neticelerinden bir an önce kurtulmak istedi.
    BU DURUMUN BEKLENEN SONUÇLARINA YÖNELİK TEDBİRLER ALINMADI MI?
    Alındı. Benim gözlemlediğim kadarıyla 2013/2014 yılında finans piyasalarında ki kredi koşulları ağırlaştırıldı.
    Sonra tüketimi zorlaştıracak önlemler alındı.
    Banka kredi kartları, kredi vadelerinin sınırlandırılması gibi.
    Ülke, aynı zamanda şöyle bir krizle de karşı karşıya kaldı.
    36 ay vadeli 48 ay vadeli kredi kartlarında vadeler düşmeye başladı.
    İnsanların ceplerinde yani gelirlerin çok çok üstünde kredi limitleri oluşmaya başladı.
    İnsanlar kazanamayacağı, ödeyemeyeceği bir paranın altına girdiler.
    İlk önce buna müsaade edildi ama devlet sonuçta insanını ve halkını korumak zorundaydı. 2013/2014 yılı içerisinde buna müdahale ettiler.
    Çünkü Türkiye’nin devlette dahil şahısların toplam borcu 2 trilyon TL’nin üzerindeydi.
    Eğer buna müdahale edilmemiş olunsaydı geçmişte Amerika’nın yaşadığı mortgage krizinden daha büyük bir krizle karşı karşıya kalırdık.
    Alınan doğru kararların uygulanmasıyla bunun önüne geçtiler ve gözlemlediğim kadarıyla başarılıda oldular.
    Şu an da piyasalarda Finans kaynaklarına ulaşmada nispeten de olsa bir zorluk yaşanıyor.
    Bunu birinci nedeni faizlerin çok yüksek olması.
    İkincisi ise devletin uyguladığı politika.
    MEVCUTTA BİR EKONOMİK KRİZ VAR MI?
    Ekonomik krizin olduğunu düşünmüyorum.
    Şu an da bir ekonomik krizin varlığından kimse söz edemez. Tabi bu benim şahsi fikrim. Benim kanaatime göre ekonomik kriz var diyebilmemiz için; -Devletin yükümlülüklerini yerine getirmemesi,
    -Uluslararası fon piyasalarından fon bulamaması,
    -Cari açığın anormal derecede ülkeyi dar boğaza sürüklemesi gibi durumların mevcut olması lazım.
    ŞU AN DA TÜRKİYE’DE BUNLARDAN HANGİSİ MEVCUT?
    Eğer Türkiye’de ki ekonomi kötü olsaydı borsada artış olmazdı.
    Şu an borsada da artış var. Önceki sistemde döviz artarsa borsada düşüş olurdu. Çünkü vatandaş borsadaki parasını çekip dövize yatırırdı. Geçen yıl yaşanan Pandemi’den ülkenin etkilenmemesi mümkün değil.
    DÖVİZDE Kİ AŞIRI ARTIŞIN NEDENİ NEDİR VE YAKIN TARİHTE NORMAL SEVİYELERE İNER Mİ?
    Dövizin artışı 2020 yılı başından bu yana dünyada var olan pandemiden dolayı tüm ülkelerde üretim seviyeleri anormal şekilde azaldı.
    Bunun yanında öngörülemeyen bir şekilde enerji fiyatlarının artması neticesinde üretim maliyetleri arttı. Üretim miktarının talebi karşılayamaması sebebiyle artan enflasyon ülkelerin para birimlerinin değer kaybetmesine sebep oldu.
    2022 yılı ilk yarısına kadar döviz fiyatlarının gerileyeceğini düşünmüyorum.
    SİZE GÖRE EKONOMİK KRİZ YOK AMA BİR BORÇ KRİZİNİN VARLIĞI AŞİKAR DEĞİL Mİ?
    Hayır, bunu da kabul etmiyorum. Bana göre devletin ve vatandaşın şu an yönetemeyeceği bir borç sorunu yok.
    2014 yılında şahısların bankalara olan borcu 2 trilyonun üzerinde olduğunu söylemiştim.
    Bugün o borç 600 milyar TL’nin altına düştü. Ve bunun ağırlıklı kısmı şirketlere ait. Şahısların o kadar büyük sıkıntısı kalmadı. Eskiden herkes kredi kullanıyordu.
    Faizler yükseldikçe insanlarda kredi kullanma ihtiyacı ya da hevesi azaldı. Faizden uzak durmaya başladılar.
    Türkiye tarihine baktığımız zaman dünyada ki en büyük kriz 1929 krizidir.
    Bu krizi dünya üzerinde hiç kimse hatırlamak istemez. Çünkü o zamanlar insanlar Amerika’da bile aç kalmışlar. 1929 krizinin nedenlerinden birincisi İspanyol gribi.
    İkincisi ise 1. Dünya savaşından çıkan ülkelerin tamamen çökmüş vaziyette olması.
    Türki’ye Cumhuriyet tarihinde ilk defa 1946 da devalüasyona gitmek zorunda kaldı. Daha sonra 1974/1980 de ki petrol krizi ile birlikte ülke ekonomik olarak daha kırılgan bir yapıya sahip oldu.
    Arada yaşanan diğer krizler ve 2001 yılındaki kriz bu zincire yeni halkalar eklemeye devam etti. Bunların hepsini incelediğimizde Türkiye’deki en büyük sorun, ülkenin fon bulamaması ve mevcut fonların ise yetersiz kalması idi.
    Mevcut fonlar ülkenin giderlerini veya ihtiyaçlarını karşılayacak yeterlilikte olmadığı için o zamanki şartlarda çok büyük sıkıntıydı.
    Ülkenin içinde bulunduğu siyasi krizler sonuçta ekonomiyi de etkilemişti. 70 sente muhtaç denilen ülkede döviz açığı oluştu.
    Günün sonunda Türkiye, IMF ile yapılan Stand-by anlaşması ile nefes alabildi. Krizden kurtulduk mu diye sorarsanız, hayır! Sadece zaman kazandık.
    DÖVİZ EKSİKLİĞİNİN ÜLKEYE ZARARI NEDİR?
    Döviz eksikliğinin ülkeye zararı şudur.
    Ödeyeceğiniz döviz yükümlülüklerinin hiçbirini yerine getiremezsiniz.
    O zaman ülkeye olan güven sarsılır.
    1 liraya alınan borç karşılığında daha yüksek faizlerle borçlanmak zorunda kalırsınız.
    EKONOMİDEKİ DALGALANMALAR NEYE GÖRE OLUŞUYOR?
    Kabul etmek gerekir ki Türkiye ekonomisi global bir ekonomi. Bazı ülkelerde zaman zaman meydana gelen ekonomik sorunlar dönüyor Tsunami etkisiyle Türkiye’yi de bazen etkiliyor. Bu durum bazen bizde de oluyor. Ekonomiyi doğru yönetemediğimizden kaynaklanan sorunlar kendi içimizde krize yol açıyor.
    ÖZELLEŞTİRMELER HAKKINDA NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ?
    Özelleştirmeye geçiş sürecinde devlet kendini garantiye alacak şartları oluşturuyor, takiplerini yapıyor, gerekli kontrolleri sağlıyor.
    Birde bunların ağır cezaları ve yaptırımları var yani. Örneğin şeker fabrikası. Şekerin bir üst kurulu var. Mesela enerji piyasası. Eskiden tüm enerji devletin kontrolündeydi. Şu anda ise EPDK dedikleri enerji piyasası düzenleme kurumu var.
    Size göre özelleştirme, ülke açısından bir dezavantaj değil. Eskiden denilen şuydu; Bu işletmeler şahıslar yerine devlete geçerse daha iyi olur.
    Kapitalist piyasada da bunun yerine şahıslar olursa daha iyi olur.
    İşletmelerin yönetiminde devletin biraz hantal kalınacağı düşünülüyordu. Bu iki alternatifin iyi örnekleri de var kötü örnekleri de. Mesela Çin’de şu anda komünizm hala ayakta ama piyasa canlı. Devletin yönettiği sayısız işletme var Çin’de. Devlette olursa amaç hizmet, şahısta olursa yegâne amaç kârdır.
    Bir kamu hizmetinden herkesin yararlanması için devlet onu her yere ulaştırmak zorundadır.
    Örneğin: Belediyelerin işlettiği su, bir devlet kurumudur.
    Özel sektör, falanca köyde 3 kişi yaşıyor ben buraya su götüremem derken, devlet ise oraya su götürmek zorunda.
    Vatandaşına suyu ulaştırmak ve bu hizmetten istifade ettirmek zorunda.
    Bu duruma cep telefonunu da örnek gösterebilirim. Bazı köylerde cep telefonu çekmiyor. Ama her köyde telefon var.
    GSM ŞİRKETLERİ NEDEN HİZMET GÖTÜRMÜYOR?
    Çünkü kar amacı güdüyor. Devlet ise oraya telefon götürmek zorundayım diyor. Buradaki vatandaş dünya ile iletişimini sağlamak zorundadır diyor. Türkiye’deki ekonominin bir zamanlar ağırlıklı kısmı kamunun elindeydi. Kamunun elinde olunca bu defa farklı sorunlar gelişti.
    Doğru yönetememe gibi, aşırı istihdam gibi.
    Son olarak okuyucularımıza ekonomi ile ilgili ne söylemek istersiniz?
    Bu dönemde döviz ve faizle ilgili borçlanmaktan ya da alım yapmaktan uzak durulması lazım.
    Mümkün olduğu kadar öz sermaye ile hareket edilmesini ve sabit fiyatla neticelenecek alış veriş yapılmasını tavsiye ediyorum. İnşallah bu olumsuz süreç bir an önce sonlanır ve vatandaşlarımız bu olumsuz süreçten çok fazla etkilenmez.
    En büyük temennimde budur. Türkiye güçlü bir devlete güçlü bir millete sahiptir. Ülke olarak bu güç sayesinde bunun da üstesinden geleceğiz. / Gülşah BOZAN

  • Motorin’e 44 kuruş indirim geldi

    Motorin’e 44 kuruş indirim geldi

    Enerji Petrol Gaz İkmal İstasyonları İşveren Sendikası’nın (EPGİS) yaptığı duyuruya göre, bu gece yarısından itibaren (01/12/2021) geçerli olmak üzere motorinin litre satış fiyatına 44 kuruş indirim yapıldığı bildirildi.

    Dolar/TL kuru ile petrol fiyatlarındaki artış, akaryakıt fiyatlarında da üst üste gelen zamları beraberinde getirdi.

    Fiyat indiriminin ardından motorinin litre satış fiyatı ortalama 9.74 liradan 9,30 liraya, düşecek.

    90 KURUŞ İNDİRİM YAPILMASI BEKLENİYORDU

    Bugün bazı haber sitelerinde yer alan bilgilere göre akaryakıt ürünlerinden mazot (motorin) ve benzine 90 kuruş indirim yapılması bekleniyordu. Son yapılan açıklamaya göre mazota 44 kuruş indirim geldi. Haber Merkezi

     

  • İl Başkanı Başer’den esnaf ziyareti

    İl Başkanı Başer’den esnaf ziyareti

    AK Parti Yozgat İl Başkanı Yusuf Başer, ilde esnaf ziyaretlerinde bulundu.Esnaflarla sohbet eden İl Başkanı Başer, sorun ve talepleri dinledi.
    Başkan Başer,” Esnaf ziyaretlerimize hız kesmeden devam ediyoruz. Esnaflarımız şehrimizin lokomotifleridir.Ak Parti olarak her zaman esnafımızın yanındayız. Çay eşliğinde samimi sohbetleri ile içimizi ıstan tüm esnaf kardeşlerime teşekkür eder, hayırlı bereketli kazançlar dilerim.”diye konuştu. Cemil MERMERTAŞ

  • Belediye’den  örnek uygulama

    Belediye’den örnek uygulama

    İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi, karar özetlerinin; resmi ilan yayınlama hakkı bulunan İstanbul merkezli gazetelerde duyurulmasına ilişkin teklifi oybirliği ile kabul edilmesi diğer illere de örnek teşkil ediyor.

    İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi, karar özetlerinin; resmi ilan yayınlama hakkı bulunan İstanbul merkezli gazetelerde duyurulmasına ilişkin teklifi AK Parti ve MHP’li üyelerin oybirliği ile kabul edilmesi diğer illere de örnek teşkil ediyor.
    Yozgat’ta faaliyetini sürdüren Resmi İlan Yayınlama hakkı bulunan gazetelerin imtiyaz sahipleri; “İBB Meclisinin oy birliği ile almış oldukları meclis karar özetlerinin gazetelerde yayınlanmasının İstanbul’daki gazetelere büyük katkı sağlayacak. Bu uygulama ekonomik anlamda zor ve sıkıntılı bir süreç yaşayan Yozgat ve diğer illerde faaliyetini sürdüren gazetelere de örnek teşkil etmektedir. Yozgat Belediyesi Meclis Üyeleri de böyle bir uygulamada bulunması Yozgat’ımızdaki gazetelere ekonomik anlamda büyük katkı sağlayacaktır. Bu vesile ile Yozgat Belediyesi Meclis Üyelerine çağrıda bulunarak mecliste alınan karar özetlerinin Yozgat’taki gazetelerde de yayınlanmasına yönelik bir çalışmayı hayata geçirmelerini istiyoruz.”diye konuştu.
    İBB MECLİSİNDEN
    GAZETELERE BÜYÜK DESTEK
    İstanbul basınında yer alan İBB Meclisinden gazetelere büyük destek başlıklı haberde şu ifadelere yer verildi: “İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi Kasım Ayı Olağan Toplantısı Beşinci Birleşimi Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayında gerçekleştirildi. Ağırlıklı olarak bütçe görüşmelerinin gerçekleştirileceği toplantının başında, Hukuk Komisyonu ve Plan-Bütçe Komisyonunun Meclis karar özetlerinin kamuoyuna duyurulmasına ilişkin rapor ele alınarak oylamaya sunuldu.
    Komisyon görüşünde, 5393 Sayılı Belediye Kanununun 14’üncü maddesine göre belediye hizmetlerinin, vatandaşlara en yakın yerlerde ve en uygun yöntemlerle sunulmasının belediyenin görevleri arasında olduğuna dikkat çekilerek, aynı Kanunun 23’üncü maddesinin de kesinleşen meclis kararlarının yedi gün içinde halka duyurulması hükmünü taşıdığı belirtildi. Komisyon raporunda, bu gerekçeler ile İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi karar özetlerinin resmi ilan yayınlama hakkı bulunan İstanbul merkezli yaygın, bölgesel ve yerel gazetelerde duyurulmasının uygun görüldüğü kaydedildi.
    Eylül Ayı Olağan Toplantısında AK Parti ve MHP gruplarının teklifi ile Meclis gündemine alınan ve iki komisyonun olumlu görüşü doğrultusunda oylamaya sunulan öneri tüm partilerin desteği ile kabul edildi. Bu karar ile bir taraftan özellikle pandemi döneminde zor günler geçiren yazılı basının nefes alması sağlanırken diğer taraftan da Meclis kararlarının şeffaf şekilde halka duyurulması öngörülüyor. Öte yandan İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi, benzer bir karara 2019 yılı içinde imza atmıştı”
    Haber Merkezi

  • Şiddetli rüzgar çatıları uçurdu

    Şiddetli rüzgar çatıları uçurdu

    Yozgat’ta gün boyu etkisini sürdüren şiddetli rüzgar nedeniyle evlerin çatıları uçtu.
    Yozgat’ta dün gece başlayan ve gün boyu etkisini sürdüren şiddetli rüzgar Karatepe Mahallesinde bir şantiyenin ve bir binanın çatılarını uçurdu. Çatıdan düşen parçaların her hangi bir can kaybına yol açmaması sevinçle karşılandı. Vatandaşlar, rüzgarın etkili olduğunu belirterek, “İlimizde ilk defa bu kadar uzun süreli rüzgarla karşılaştık. Marketten alışveriş yaptım eve doğru giderken birden yolumun üzerine çatı parçaları düştü. Allah korudu. İnşallah tez zamanda rüzgar kesilir ve can ve mal kayıplarına yol açmaz.”ifadelerini kullandı. Alpaslan Demir

  • Keven’den çağrı: Staj  mağduriyeti giderilmelidir

    Keven’den çağrı: Staj mağduriyeti giderilmelidir

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Yozgat Milletvekili Ali Keven, meslek lisesi ve çıraklık eğitiminde yapılan staj dönemi sigortalarının emeklilik ve malullük primleri kapsamında olması gerektiğini belirterek, staj mağduriyetinin biran önce giderilmesini istedi.
    Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu Üyesi de olan Milletvekili Ali Keven, daha önce verdiği staj sigortası hakkındaki kanun teklifinin 14 Mayıs 2019 tarihinde AKP ve MHP grubu tarafından hızla reddedildiğini hatırlatarak staj sigortasının emekliliğe esas olmasını ve mağdurlara borçlanma hakkı verilmesini talep etti.
    Keven, “Şuan AKP grubu tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulan bir torba kanun teklifi var. 287 sıra sayılı bu kanun teklifinin maddeleri arasında mesleki eğitim kurumlarında 12. sınıfta öğrenim gören öğrencilerin aldıkları ücretin asgari ücretin yüzde 30’undan yüzde 50’sine çıkarılması gibi bir değişiklik önerilmektedir. Bu teklif emek sömürüsünü önleyecek bir şekilde düzenlenmeli ve bu dönemde tamamen iş başında olan bu öğrencilere asgari ücretin tamamı ödenmelidir. Ayrıca bu kanun teklifine staj sigortası ile ilgili de acil olarak bir madde eklenmelidir. Bu şekilde fiilen hayatlarının önemli bir dönemini çalışma hayatı içinde geçiren meslek lisesi ve çıraklık eğitim öğrencilerinin staj döneminde yapılan sigortalarının emekliliğe esas olacak şekilde yani malullük, yaşlılık, ölüm sigorta primlerinin yatırılması bu gençlerimiz için bir güvencedir. Şuan milyonlarca meslek lisesi ve çıraklık mezunu staj sigortası dönemlerinin sigorta başlangıcı sayılmasını ve o dönem için borçlanma hakkı istiyor. Bu düzenleme eğer gerçekleşirse toplumda yaşanan büyük bir mağduriyet giderilmiş olacaktır.” diye konuştu.
    Cemil MERMERTAŞ

  • Anne adaylarının mezuniyet sevinci

    Anne adaylarının mezuniyet sevinci

    Yozgat Şehir Hastanesi Gebe Okulu anne adayları mezuniyet sevinci yaşadı.
    2017 yılında açılan İlk Şehir Hastanesi olarak Türkiye’nin ilk Anne Dostu, Bebek Dostu unvanına sahip hastanede gebe okulundan mezun olanlara düzenlenen törenle sertifikaları verildi.
    Programa; Hastane Başhekimi Uz Dr Mustafa Kozan, Sağlık Bakım Hizmetleri Müdürü Elif Tinel, Müdür Yardımcısı Fatih Erdem ve Gebe Okulundan mezun olan anne adayları katıldı.
    Alanında deneyimli ve eğitimli Ebe Habibe Başaran, Ebe Demet Civan, Fizyoterapist Ümmügülsüm Köken Gül tarafından 5 haftalık eğitim sürecinde, anne adayları, gebeliğin oluşumu ve fizyolojisi, gebelikte tehlike belirtileri ve önlemler, gebelikte günlük yaşam, beslenme, doğum süreci ve doğum ağrısı ile ilaçsız baş etme yöntemleri konularında bilgi ve beceri kazanarak mezun oldular.
    Eğitim sonunda doğum odaları gezdirilen ve ebelerle tanıştırılan anne adaylarına katılım belgeleri takdim edildi. Eğitim alan anne adayları, bu eğitimler ile kendilerini daha güvende hissettiklerini ve daha bilinçli olduklarını belirterek, gebelikte ne yapacaklarını bildikleri için kendilerini daha rahat hissettiklerini ifade etti.
    Anne adayları, gebe okulu çalışanlarına ve hastane yönetimine teşekkür etti.
    Hastane Başhekimi Uz. Dr Mustafa Kozan, amaçlarının tüm gebelerin bu bilinçle hareket ederek anneliği ve babalığın farkındalığını hissetmesini sağlamak olduğunu söyledi.
    Kursa katılımın ücretsiz olduğunu vurgulayan Başhekim Kozan, “Bu yüzden Yozgat Şehir Hastanesi olarak hastanemize başvuran tüm gebelerimizi gebe okuluna davet ediyoruz. Başvuru için gebe okuluna gelebilir veya 444 20 66’dan 5085’i arayarak bilgi alabilirler.”diye konuştu. Yusuf BAĞCI

  • Şehit Osman Paşa’nın ismi caddeye verildi

    Şehit Osman Paşa’nın ismi caddeye verildi

    Yerköy Belediye Başkan Ferhat Yılmaz, Bitlis’in Tatvan ilçesinde kaza kırıma uğrayan askeri helikopterde şehit olan 8. Kolordu Komutanı Osman Erbaş, isminin Yerköy’de bir caddeye verildiğini söyledi.
    Başkan Yılmaz, 50 yıldır Belediye Caddesi olarak geçen caddenin adının değiştirilerek, Şehit Korgeneral Osman Erbaş caddesi olarak değiştirildiğini belirtti.
    Aziz şehitler için ne yapılsa az olduğunu ifade eden Başkan Yılmaz, şu açıklamalarda bulundu:
    “Bitlis-Tatvan kırsalında askeri helikopter düşmesi sonucu Yerköylü hemşerimiz 8. Kolordu Komutanı Osman Erbaş şehit olmuştur. Yerköy Belediyesi olarak Osman Paşamızın adını yaşatmak için Haşim Kılıç Mahallesinde bulunan 50 yıllık olan Belediye Caddesinin adını, alınan kararla Şehit Korgeneral Osman Erbaş Caddesi olarak değiştirmiş bulunmaktayız. Bizler bu vatan toprağının bölünmez bütünlüğü için canlarını hiçe sayan aziz şehitlerimiz ve gazilerimiz için ne yapsak azdır. Özgür, güçlü bir devlet oluşumuz, kahraman şehitlerimiz ve gazilerimizin sayesinde olmuştur. Bu duygu ve düşünceyle, vatanımızı kanları, canları pahasına koruyan, onurumuzu, bağımsızlığımızı tehdit eden, birlik ve bütünlüğümüze kasteden her türlü kalkışmaya karşı çıkıp bu uğurda canını feda eden tüm şehitlerimize Allah’tan rahmet, gazilerimize ise sağlık diyorum.” Cemil MERMERTAŞ

  • Kızıl Şahin tedavi altına alındı

    Kızıl Şahin tedavi altına alındı

    Boğazlıyan’da duyarlı vatandaşlar tarafından bulunan yaralı yavru Kızıl Şahin tedavi altına alındı.
    Vatandaşlar tarafından bulunan ve uçamayan yaralı Kızıl Şahin, muhafaza altına alınarak, durum Doğa Koruma Milli Parklar (DKMP) Yozgat İl Müdürlüğü ekiplerine bildirildi. Bölgeye gelen DKMP ekipleri yaralı kızıl şahini vatandaşlardan alarak Yozgat’a tedavi götürerek burada tedavi altına alındı. İlk muayenesi yapılan kızıl şahinin yüksek gerilim hattına çarpma sonucu kanatlarında zedelenme olduğu tespit edildi. Tedavisine başlanan yavru kızıl şahin, tedavisi tamamlandıktan sonra doğal ortamına bırakılacak.” Alpaslan DEMİR

  • Neşeli: 3 Bin 646 engellimize  62 Milyon TL ödeme yapıldı

    Neşeli: 3 Bin 646 engellimize 62 Milyon TL ödeme yapıldı

    Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Abdullah Neşeli, il genelinde 3 Bin 646 engelli vatandaşa 2021 yılı içerisinde 62 Milyon TL ödeme yapıldığını söyledi.
    İl Müdürü Abdullah Neşeli, 3 Aralık Dünya Engelliler Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, engelli vatandaşların ve ailelerinin sorunlarına dikkat çekilmesi, engelli bireyler için yapılması gerekenlerin gündeme getirilmesi ve çözüm yollarının bulunması açısından önemli bir günü olarak değerlendirildiğini kaydetti.
    Neşeli, “Şüphesiz engelli insanlarımız sadece özel gün ve haftalarda değil her gün hatırlanmalı, kamu ve toplumsal imkanlar her zaman için seferber edilmelidir. Önemli olan, engelli vatandaşlarımızı sosyal ve kültürel anlamda toplumla kaynaştırmak, onları unutmamaktır.
    İlimiz nüfusunun yüzde 10,79’u engelli olarak temel aktivitelerde sürekli zorluk yaşamaktadır. 2021 Yılı içerisinde 3350 kişi engelli sağlık kurul raporu için başvuruda bulunmuştur. İl Müdürlüğü olarak toplumun dezavantajlı bireyleri için gerçekleştirdiği tüm çalışmalarda, toplumun bütününü kucaklayan; engelli vatandaşlarımızın toplumsal hayata tam katılımlarını sağlamak, ayrımcılığa maruz kalmayan, fırsat eşitliğinden yararlanan, haklarını kullanabilen kişiler olmalarına imkan tanımak için yoğun çaba sarf etmektedir. İl Müdürlüğümüz doğuştan veya sonradan herhangi bir nedenle oluşan engeli ortadan kaldırmak veya engelliliğin etkilerini mümkün olan en az düzeye indirmek, engelliye yeniden fiziksel, zihinsel, psikolojik, ruhsal, sosyal, mesleki ve ekonomik yararlılık alanlarında başarabileceği en üst düzeyde yetenekler kazandırarak; evinde, işinde ve sosyal yaşamında kendine ve topluma yeterli olabilmesi ve engellinin toplum ile bütünleşmesi, ayrımcılığa karşı tüm tedbirlerin alınması amacıyla rehabilitasyon hizmeti vererek zor anlarında yanlarında olmaya devam edecektir.”dedi.
    “Bu kapsamda kuruluş bakımına ihtiyaç duyan engellilerimize 18 yaş üstü 3 kuruluşumuzla 594 kişi kapasiteli 280 personel ile ruhsal, bedensel ve zihinsel engelliye bakım ve rehabilitasyon hizmeti verilmektedir.” diyen Neşeli, “Ayrıca Umut evi Projesi ile apartman dairesinde engelliye bakım hizmeti sunularak ilimizde engelliye verilen hizmet çeşitliliği artırılmıştır.”diye konuştu.
    ENGELLİ VATANDAŞLARA 2008 YILINDAN BUGÜNE 500 MİLYON TL ÖDEME YAPILMIŞTIR
    Engelli vatandaşlara 2008 yılından bu zamana kadar 500 Milyon TL ödeme yapıldığını vurgulayan Neşeli, “Bakanlığımız tarafından kurum bakımı hizmeti yanında 2007 yılından itibaren evde bakım hizmeti desteği verilmekte ve bu güne kadar ilimizde ailesi yanında bakılan 3646 engelliye evde bakım hizmetini sunarken, 2021 yılında 62 milyon ödeme yapılmıştır.2008 yılından bu güne kadar ise 500 milyon ödeme yaparak engellilere destek olmayı amaç edinmiştir.
    Ayrıca 2017 yılında engellilerin toplumsal yaşama tam ve eşit katılımını sağlamak, kamu ve özel sektör alanlarında erişilebilirliğin hayata geçirilmesi ve yapılı çevrenin engelsiz hale getirilmesi amacıyla resmi ve özel kurumlara erişilebilirlik raporu düzenlenmiştir.
    Bizler bu çalışmalar ile Valiliğimiz Yerel Yönetimler ve sivil toplum örgütleri tarafından uygulamaya konulacak projeler ile ’Yozgat’ta engelleri kaldırmayı amaçlamaktayız.
    İl Müdürlüğümüz engelliye tanınan hakların kullanımını ayrıca takip ederek 2021 yılında 267 toplamda 5008 kişiye engelli kartı düzenlemiş ve ücretsiz veya indirimli seyahat kartları yönetmelik gereği engellilerin şehir içi toplu taşım araçlarından ücretsiz faydalanmalarına olanak sağlayarak sosyal hayatın içinde olmalarına imkan sağlamıştır.
    Bu kapsamda Ücretsiz Seyahat Kapsamında Yapılacak Gelir Desteği Ödemesine İlişkin Usul Ve Esaslar Hakkında Yönetmelik gereği İlimizde engelli kart sahiplerine şehir içi ulaşım sağlayan Sorgun ve Yozgat’ta şehir içi ulaşımındaki 75 toplu taşıma araçları için aylık 800 TL. 2015 yılı Nisan ayından beri ise 603 bin TL ödeme yaparak bu hizmeti sunanlara destek olmuştur.
    Ayrıca Bakanlığımızca 1235 kişiye 2022 Sayılı Kanun kapsında engelli aylığı, 1163 kişiye elektrik kullanım desteği verilmiştir.”ifadelerini kullandı. Alpaslan DEMİR

  • Asgari ücret insanca yaşamaya  yetecek ücret olmalıdır

    Asgari ücret insanca yaşamaya yetecek ücret olmalıdır

    Hizmet İş Sendikası Yozgat Şube Başkanı ve Hak iş İl Başkanı Ferman Zararsız, 2022 yılından itibaren geçerli olacak asgari ücretin insanca yaşamaya yetecek ücret olması gerektiğini söyledi.
    Üç İşçi Konfederasyonu’nun ortak görüşünü dile getiren Başkan Zararsız, “2022 yılında geçerli olacak asgari ücreti belirlemek üzere ilk toplantı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının çağrısıyla 1 Aralık 2021 Çarşamba günü sosyal tarafların katılımıyla yapılacaktır. Asgari ücret, işçi ve ailesinin günün ekonomik ve sosyal koşullarına göre insanca yaşamasını mümkün kılacak, insanlık onuruyla bağdaşacak bir ücrettir. Bu yönüyle asgari ücret, insanın yaşaması ve varlığını sürdürebilmesi için gerekli olan asgari gelir kaynağıdır. Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) Anayasası’nın girişinde, “işçinin ve ailesinin yalnızca geçimini temin eden ücret, insanca yaşamaya yeterli bir ücret değildir. Hâlbuki işçinin insanca yaşaması için yeterli ücrete sahip olması gerekir” ifadesine yer verilmiştir. Üç İşçi Konfederasyonu “insan onuruna yaraşır bir asgari ücret” belirlenmesi taleplerini bir araya gelerek ortaklaştırmıştır. Özellikle sendikasız işçilerin önemli bir bölümünün temel sorunu olan asgari ücretin, belirlediğimiz ve savunduğumuz ilkeler doğrultusunda karara bağlanması büyük önem taşımaktadır.”dedi.
    ÜCRETLİ ÇALIŞANLARININ YARISI ASGARİ ÜCRET DÜZEYİNDE GELİR ELDE ETMEKTEDİR
    “Ücretli çalışanların yarıya yakını asgari ücret ve civarında bir gelir elde etmektedir.”diyen Zararsız, “Sosyal güvenlik primine esas ortalama kazanç da asgari ücretin biraz üzerindedir. Asgari ücret belirleme çalışmaları sadece ücretli kesimi değil toplumun tümünü yakından ve doğrudan ilgilendirmektedir. Sadece asgari ücret alanlar değil; asgari geçim indirimi, işsizlik ödeneği, kısa çalışma ödeneği, engelli ve yaşlılık aylığı ile bakım yardımı, genel sağlık sigortası, bireysel emeklilik, sosyal güvenlik borçlanması, sosyal güvenlik alt ve üst primlerinin belirlenmesi gibi çok geniş bir alanı kapsamaktadır. Ekonomide özellikle son dönemde döviz kurlarında yaşanan olağanüstü dalgalanma ve başta gıda ve kira olmak üzere temel mal ve hizmet fiyatlarında görülen artışlar, emeğinden başka hiçbir geliri olmayan ücretli çalışanların satın alma gücünü geriletmiştir. Bu nedenle, 2022 yılında geçerli olacak asgari ücretin, ekonomide yaşanan gelişmeler de dikkate alınarak, insana yakışır bir yaşam düzeyini sağlayacak şekilde tespit edilmesi gereği ortak düşüncemizdir. Asgari ücret, emeğe gösterilen saygının bir ölçüsüdür. Sosyal devlet anlayışı çerçevesinde, gelir dağılımında adaleti ve iyileştirmeyi temel alan, refahın geniş kitlelere yayılmasını amaçlayan bir yaklaşımla tespit edilmesi toplumsal huzur ve iş barışının sağlanması için gereklidir. Tüm ücret gelirlerinde, asgari ücrete denk gelen kısmına kadar olan tutarın vergi dışı bırakılması yönünde sosyal taraflar arasında görüş birliği oluşmasına rağmen şimdiye kadar herhangi bir düzenleme yapılmamıştır. İşverenin sosyal güvenlik primi düşürülmesine ve buradan doğan milyarlarca liralık gelir kaybı Hazine tarafından karşılanmaktadır. Ancak işçilerin sosyal güvenlik priminde bir indirim yapılmamıştır. Sosyal devletin koruyucu vasfı öncelikle düşük gelirli olan ücretli çalışanlar için olmalıdır.”ifadelerini kullandı. Yusuf BAĞCI

  • ‘Ellerimizle ses  oluyoruz’ etkinliği

    ‘Ellerimizle ses oluyoruz’ etkinliği

    Boğazlıyan Halk Eğitimi Merkezi İşaret Dili Kursu Eğitmeni Ayla Çetintaş, 3 Aralık Dünya Engelliler Günü dolayısıyla, “Ellerimizle Ses Oluyoruz” farkındalık etkinliği düzenleneceğini söyledi.
    Dünya Engelliler Günü için farkındalık oluşturmak, işitme engellilerle anlaşmak ve empati yönünü geliştirmek adına temel seviyede bir işaret dili eğitimi düzenlemek amacıyla Gençlik Merkezi’nde kurs açan Çetintaş, “Engelli vatandaşlarımızı anlamak, fert ve toplum olarak bu kardeşlerimize karşı duyarlı olmak, gereken ilgiyi göstermek ve her konuda yardımcı olmak hepimizin görevidir. Ellerimizle size ses olmaya çalışıyoruz ve her zaman yanınızdayız ’’ dedi.
    3 Aralık Engelliler Günü’nün farkındalık yaratma adına Boğazlıyan Kültür Merkezi’nde; İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, Gençlik Merkezi Müdürlüğü ve Özel Tuba Rehabilatasyon Merkezi işbirliği ile etkinlik düzenlediklerini kaydeden Çetintaş, 3 Aralık günü Belediye Kültür Merkezi’nde saat 14:00’te sunacağımız ve müzik dinletisi, sinevizyon gösterimi, kısa film gösteriminden oluşan etkinliğimize tüm Boğazlıyan halkımız davetlidir” diye konuştu. Haber Merkezi

  • KOP Bölge Kalkınma Programı Kırıkkale’de Tanıtıldı

    KOP Bölge Kalkınma Programı Kırıkkale’de Tanıtıldı

    KOP Bölgesinin 2021-2023 yılları arasını kapsayan ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından onaylanarak yürürlüğe giren KOP Bölge Kalkınma Programı; valilik, kamu kurum kuruluşları ile koordineli şekilde düzenlenen toplantıyla Kırıkkale’de tanıtıldı.
    Sanayi ve Teknoloji Bakanlığına bağlı Konya Ovası Projesi (KOP) Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığını oluşturan; Aksaray, Karaman, Kırıkkale, Kırşehir, Konya, Nevşehir, Niğde ve Yozgat illerinin 2021-2023 yılları arasını kapsayacak KOP Bölge Kalkınma Programı, Kırıkkale Üniversitesi Kongre Merkezi’nde düzenlenen tanıtım toplantısı ve KOP Destekleri Bilgilendirme Çalıştayı ile duyuruldu.
    Kırıkkale Valisi Bülent Tekbıyıkoğlu, KOP İdaresi Başkanı Mahmut Sami Şahin, Kırıkkale Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ersan Aslan ile ilçe kaymakamları, belediye başkanları, kurum müdürleri ve sivil toplum kuruluşları temsilcilerin yer aldığı programda, katılımcılara 2014-2018 yılları arasında yürütülen KOP Eylem Planı hakkında genel değerlendirmeler aktarılırken, 2021-2023 yılları arasını kapsayacak olan KOP Bölge Kalkınma Programı hakkında da bilgiler verildi. Haber Merkezi

  • Taşkın: 3600 ek gösterge  tereddütleri giderilmelidir

    Taşkın: 3600 ek gösterge tereddütleri giderilmelidir

    Anadolu Sağlık Sen Genel Başkanı Necip Taşkın, kamu çalışanlarının 3600 ek göstergelerinin maaşlarda ciddi bir artış sağlayacağını belirterek, 3600 ek gösterge tereddütlerinin giderilmesi gerektiğini söyledi.
    Anadolu Sağlık Sen Genel Başkanı Necip Taşkın, konuya ilişkin şunları kaydetti: “3600 ek göstergenin kimlere verileceği konusunda ciddi karışıklık var! Resmi açıklamalar öğretmen, hemşire, din görevlisi ve polislere verileceğini söylerken, daha sonra yöneticilere de verileceği ifade edildi. Biz, 3600 ek göstergenin tüm sağlık çalışanlarına verilmesinden yanayız. Bundan tüm memurların yararlanabilmesi için kademeli olarak bir düzenleme yapılmalıdır. 3600 ek göstergenin kimlere verileceği konusundaki belirsizlik ise bir an önce giderilmelidir. Ayrıca ek gösterge artışı yasa değiştiği için 2008 ve sonrasında memuriyete başlayanlarda etkili olmayacak, gibi basına düşen bilgiler var. Bunlar çeşitli tereddütlere neden oluyor, bunların giderilmesini istiyoruz. Kamu Personeli Danışma Kurulu’nun oluşturacağı teknik komisyon 3600 ek göstergenin mali, sosyal güvenlik, kadro ve sosyal taraflarıyla ilgili çalışma yapacak, ancak biz şimdiden yapılacak çalışmanın tüm kamu çalışanlarını memnun edecek bir düzenlemeyi kapsamasını istiyoruz. Pandeminin başladığı tarihten bu güne kadar sağlık çalışanlarının çektiği sıkıntılar ortada. Sağlık çalışanlarının ekonomik sıkıntılarının dikkate alınmasını istiyoruz. Bu kapsamda nöbet ücretlerinin ve giyim kuşam yardımının günün şartlarına göre düzenlenmesini istiyoruz. En önemlisi ise sağlık çalışanlarının tamamını kapsayacak şekilde kalıcı bir ücret politikasına geçilmesini talep ediyoruz. Ek ödemenin yine herkesi memnun edecek şekilde düzenlenmesi ve sistemin adil ve hakkaniyetli olmasını istiyoruz.” Yusuf BAĞCI

  • OkuYoz birincisinden  Yazıcı’ya ziyaret

    OkuYoz birincisinden Yazıcı’ya ziyaret

    Yozgat Valiliği himayelerinde hazırlanan Yozgat İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından yürütülen OkuYoz Projesi kapsamında Kasım Ayı Cengiz Aytmatov’un Cemile adlı eseriyle ilgili yapılan yarışmada birinci olan Osman Paşa Ortaokulu 7. Sınıf öğrencisi Amine Asmin Dursun İl Milli Eğitim Müdürü Yusuf Yazıcı’yı ziyaret etti.
    Milli Eğitim Müdürü Yazıcı’da ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, 7. sınıf öğrencisi Amine Asmin Dursun’u tebrik ederek, başarılar diledi. Cemil MERMERTAŞ

  • Metruk binalara adres bildirimine izin verilmeyecek

    Metruk binalara adres bildirimine izin verilmeyecek

    İçişleri Bakanlığı tarafından 81 İl Valiliğine gönderilen genelgede; valilik ve belediyelerce metruk bina olduğu tespit edilen yapıların, tespit tarihinden sonra yerleşim yeri olarak gösterilmesine müsaade edilemeyecek.
    İçişleri Bakanlığı tarafından valiliklere gönderilen genelgede, kamu düzeni ve güvenliğinin muhafazası, kent estetiğinin sağlanması, çevre kirliliğinin önlenmesi, uyuşturucu/uyarıcı madde temini ve kullanımı başta olmak üzere suç ve suçlu ile mücadelede kapsamında ülke genelindeki metruk binaların tespit edilmesi, iyileştirilmesi/rehabilite edilmesi, yıkılması ve bu binaların kullanımının engellenmesine yönelik tedbirler alındığı hatırlatıldı.
    Bu kapsamda bugüne kadar tespiti yapılan 106.792 metruk binanın yüzde 66,06’sı yani 70.546 yıkıldığı, yüzde 15,55’i yani 16.608’i rehabilite edildiği ve güvenlik tedbiri alındığı, ülke genelindeki metruk binaların toplam yüzde 81,61’ine (87.154) işlem yapıldığı, geriye kalan yüzde 18,39’luk 19.638 binanın ise yıkılma/iyileştirme çalışmalarının halen devam ettiği ifade edildi.
    3194 sayılı İmar Kanununun Yıkılacak derecede tehlikeli yapılar başlıklı 39’uncu maddesinde yapılan değişiklikle, genel güvenlik ve asayiş bakımından tehlike arz ettiği valiliklerce tespit edilen metruk yapıların; tebliğinden itibaren yapı sahibince 30 gün içinde ortadan kaldırılması gerektiği, bu yapılmadığı takdirde tehlikenin giderilmesi için belediye veya valilikçe yıkım işlerinin yapılması ve bu masrafın %20’den fazlasının yapı sahibinden tahsil edilmesinin hüküm altına alındığı belirtildi. Genelgede ayrıca 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunun 3’üncü maddesinde yerleşim yeri adresi sürekli kalma niyetiyle oturulan yer olarak tanımlandığı, mezkur Kanunun Adres bilgisi ve güncellenmesi başlıklı 49’uncu maddesinde il özel idareleri ve belediyelerin sorumluluk alanlarındaki adresleri bu adres standardına uygun olarak tanımlayıp adres bilgilerini oluşturmakla yükümlü oldukları hatırlatıldı.
    OKUL KAYDI İÇİN METRUK BİNALAR YERLEŞİM YERİ GÖSTERİLEMEYECEK
    Metruk binaların, usulüne uygun tebligat yapılmasından kaçınanlar ile okul kaydı vb. özel sebepler nedeniyle yerleşim yeri adresi olarak gösterilmesine son verilmesi için valiliklere gönderilen genelgede şu hususlar belirtildi. Valilik veya belediye tarafından metruk bina olduğu tespiti yapılan yapıların, yerleşim yeri adresi olarak bildirilmesine (tespit tarihinden sonra) müsaade edilmeyecek. “Bu doğrultuda Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünce, Mekânsal Adres Kayıt Sistemi (MAKS) ve Adres Kayıt Sisteminde (AKS) yapı ve bina katmanlarına “Metruk Bina” kayıt ve açıklama alanı eklendi. Böylelikle metruk bina olduğu tespit edilen yapılara ilişkin bilgiler yetkili idarelerce (il özel idaresi ve belediye), MAKS ve AKS üzerinden gecikmeksizin Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğüne bildirilmesi sağlanacak. Valilikler ve belediyeler tarafından yapının metruk olduğu bilgisinin MAKS ve AKS’ye işlenmesiyle, Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünce metruk yapılara adres bildiriminin yapılması elektronik ortamda engellenecek.” Haber Merkezi

  • Türkiye’de 8.si Yozgat’a yapılıyor

    Türkiye’de 8.si Yozgat’a yapılıyor

    Türkiye’de 7 tane olan ve 8.si, Yozgat Bozok Üniversitesi Rektörlük binası bahçesinde bulunan ve eskiden kütüphane olarak kullanılan müstakil binanın bebek kütüphanesine dönüştürülmesi için tadilat ve yenileme çalışmaları başlatıldı.
    İl Kültür ve Turizm Müdürlüğüne tahsisi yapılan binada restorasyon çalışmaları 6 ay sonra tamamlanacak ve bebek kütüphanesi, ebeveyn ile çocuklarına hizmet vermeye başlayacak.
    İl Kültür ve Turizm Müdürü Hüseyin Çiftçi, Türkiye’de 7 tane olan bebek kütüphanesinin 8.sinin Yozgat’a kurulacağını söyledi.
    Çiftçi, “Bebek kütüphaneleri projesi, Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğünce hayata geçirilen çok özel bir proje. Bu projenin ilimize kazandırılmasında emeği geçen Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’a çok teşekkür ediyorum. Proje kapsamında çocukların erken yaşlarda kitapla tanışmasının sağlanmasının dışında ebeveynleriyle ilişkilerini güçlendirerek aile arasında okumanın desteklenmesi de amaçlanıyor. Tamamen çocuklar ve aileleri düşünülerek özel olarak hazırlanan bir projeden ilk etapta 0-3 yaş arası çocuklar ve ebeveynleri yararlanacak” dedi.
    Kütüphanenin bebekler ve çocukların ebeveynleriyle olan ilişkilerini güçlendireceğini de söyleyen Çiftçi, “Biz burada bebeklerin ve çocukların ebeveynleri ile olan ilişkilerini güçlendirerek anne ve çocukları arasında etkileşimli okumayı da destekleyerek aslında anneyi de bir kütüphane kullanıcısı okur yapmayı hedefliyoruz. Burası bebeğin gözünden bakıldığında oyun alanı, annenin gözünden bakıldığında ise bir kütüphane olacak” şeklinde konuştu.
    Bebek kütüphanesi bünyesinde ebeveynlere yönelik danışmanların da olacağını belirten Çiftçi, “Yozgat Bozok Üniversitesi, Milli Eğitim Müdürlüğü ile Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğünde görevli eğitmenlerimiz, bebek kütüphanemize gelecek ve annelere yönelik haftalık eğitimleri olacak. Annelerimiz merak ettikleri konuları uzmanlarımıza sorup öğrenebilecekler. Bu proje ile küçük çocuğu olan annelere biz yaşam alanı oluşturmak istedik. Anneler oraya geldiğinde nefes almış olacaklar.”diye konuştu. Alpaslan DEMİR

  • Akdağmadeni eko-turizmin merkezi olacak

    Akdağmadeni eko-turizmin merkezi olacak

    Akdağmadeni Belediye Başkanı Uz Dr Nezih Yalçın’ın girişimleri ile doğal bitki örtüsü ve ormanlarının değerlendirilerek eko-turizmine kazandırılması için başlatılan çalışmalar devam ediyor.

    Çalışmalar kapsamında Belediye Başkanı Uzm.Dr.Nezih Yalçın öncülüğünde; Kırsal Turizm Uzmanı İsmail Şahinbaş, Bozok Üniversitesi Akdağmadeni Meslek Yüksek Okulu Müdürü İlker Kılınç, Orta Anadolu Kalkınma Ajansı (ORAN) Yozgat İl Koordinatörü Doğu Sezen ve ORAN Kalkınma Ajansı Turizm Uzmanı Eda Esma Şahin, ülkemizin sahil şeridi dışında turizm alt yapısının en güçlü olduğu Marmara Bölgesi’nde incelemelerde bulunuldu. Oluşurulan ekip, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’ne ait “ Diriliş Gençlik Kampı” ve “Ormanya” başta olmak üzere Yuvacık, Sapanca ve Abant’ta birçok özel işletme ve kamp merkezlerini ziyaret ederek Akdağmadeni’ne uygulanması mümkün projelerin olumlu ve olumsuz yönlerini değerlendirdi.
    Belediye Başkanı Nezih Yalçın, yaptığı açıklamada sadece İlçenin değil Yozgat Turizminin gelişmesine katkı sunacak, projenin birçok yatırıma yön vereceğini ve oluşturacağı alt sektörler ile ilçede kırsal kalkınmanın temellerini atacakları eko- turizm çalışmalarına başladıklarını söyledi.

    Başkan Yalçın, “Yıllardır dile getirilen “Akdağmadeni Ormanları”nın değerlendirilerek turizme kazandırılması hayallerini bir adım daha öteye taşıyoruz. İçerisinde çeşitli tesislerinin ve sosyal aktivite alanlarının olduğu doğal tabiat zenginliklerimizin Akdağmadeni halkına ve ülke turizmine sunulması için artık somut adımlar atılmasının zamanı geldiğine inanıyoruz.”dedi.
    Covid-19 Pandemisinin yaşam alanları konusunda yeni bir anlayışı oluşturduğunu söyleyen Başkan Yalçın, “Bu anlayışa göre, kurulacak yeni dünya düzeni insanı huzur ve sükunete erdirecek mekanlarla şekillenecektir. Akdağmadeni Belediyesi olarak hemşerilerimize, bölge halkımıza, milletimize ve tüm doğa severlere hizmet edecek bir tesis kurulumu için mücadelemize devam ediyoruz. İç Anadolu’nun tek kümeli orman alanı olan ve yaklaşık 220 km2 alana sahip ormanlarımız, çeşitli turizm tesisleri ve turizm faaliyetlerine ev sahipliği yapabilecek kıymettedir. Bozkırın ortasında adeta bir yeşil vaha olan Akdağmadeni Ormanları’nın potansiyelinin değerlendirilmesi artık bir hayalin ötesine geçmelidir. İlçemize uygulanacak eko turizm modelinin ülke genellinde cazibe merkezi olabilmesi için her yönü ile özgün olması önem arz ediyor. Bu hedefimiz doğrultusunda, alanında uzman arkadaşlarımızın yer aldığı bir ekip oluşturduk. Edinilmiş tecrübelerden yararlanarak Akdağmadeni’nde hedeflediğimiz alanın sağlam bir alt yapıya sahip olması için bir dizi ziyaret ve incelemelerimiz oldu. Ekibimizde yer alan kıymetli arkadaşlarıma, Güney Marmara Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Mustafa Çöpoğlu Bey’e, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanımız nezdinde bizlere refakat eden görevli arkadaşlarımıza, misafir olduğumuz ve ziyaret ettiğimiz İşletme sahibi ve çalışanlarına teşekkür ediyorum. Söz verdiğimiz gibi makamda oturup zaman öldüren değil, gece gündüz demeden memleketimiz için koşturan bir anlayışla; alışıla gelmiş belediyecilik hizmetleri kalıbı dışına çıkarak, ortak akılla, farklı bir vizyon ve misyonla, eksiksiz ve sağlam temelli planlamayla memleketimize değer katacak projeler için çalışmaya devam edeceğiz.”diye konuştu. Haber Merkezi

     

     

     

     

     

  • Toprak işlemsiz tarım yaygınlaştırılıyor

    Toprak işlemsiz tarım yaygınlaştırılıyor

    Yozgat Tarım ve Orman İl Müdürlüğü ekipleri, il genelinde toprak işlemsiz tarımın yaygınlaştırılması amacıyla çalışmalarını sürdürüyor.
    Toprak işlemesiz tarımın yaygınlaşması Tarım Müdürlüğü ekipleri gözetiminde; Sarıkaya İlçesine bağlı Bağlıca Köyünde 6. yıl ekimi, Sorgun İlçesine bağlı Doğankent Beldesinde ise 2. yıl ve ilk uygulama arpa ve buğday ekimi yapıldı.
    Ekimler, İl Müdürlüğü teknik personelleri kontrolünde İl ve İlçe Müdürlüklerine ait doğrudan ekim mibzerleri kullanılarak yapıldı.

    Yapılan demonstrasyon ekimleri ile ilgili olarak İl Müdürü Tanju Özkaya, şunları söyledi;
    “Toprak işlemesiz tarım; toprağı herhangi bir toprak işleme aleti ile işleme yapmadan ekip biçmek ve tarımsal faaliyete devam etmektir. Bu şekilde tarlada normal tarımsal faaliyetlere devam edilmekte olup toprak işleme ile uğraşılmadığından çiftçi açısından zaman, işgücü ve önemli girdilerden olan mazottan tasarruf sağlanmaktadır. İl Tarım ve Orman Müdürlüğü olarak Toprak İşlemesiz Tarımı çiftçilerimize göstermek amacıyla değişik İlçe ve köylerimizde; sürdürülebilirliğini göstermek amacıyla da daha önceki yıllarda uygulanan yerlerde aynı sistemle ekime devam edilmektedir. Bu kapsamda Sarıkaya İlçemize bağlı Bağlıca köyünde 6. yıl ekimi, Sorgun İlçemize bağlı Doğankent beldemizde ise 2. yıl ve ilk uygulama ekimleri teknik personellerimiz nezaretinde yapıldı.”dedi.
    UYGULAMA İLE TOPRAKTAKİ MEVCUT NEMİN KORUNMASI SAĞLANMAKTADIR
    Uygulama ile topraktaki mevcut nemin korunmasının da sağlandığını vurgulayan Özkaya, “Son yıllarda yaşadığımız iklim değişikliği ve kuraklık nedeniyle çevrenin, toprağın ve nemin muhafazası önem kazanmıştır. Bu sistemde daha az akaryakıt kullanımı, toprağın, çevrenin ve topraktaki mevcut nemin korunması sağlanmaktadır. Ayrıca bu sistemde anızları toprak üstünde bıraktığımızdan dolayı toprağın organik madde seviyesi artmakta, toprak erozyonu azalmaktadır.
    İlimizde 5,5 Milyon dekar alanda kuru tarım yapılmaktadır. Bu sistemde dekardan 5 Litre yakıt tasarrufu sağlanmakta ayrıca toprak işleme aletlerine yapılan masraflar, işgücü ve amortisman maliyetleri de en aza inmektedir. Bu sistem yaygınlaştığında tarımda akaryakıt kullanımı azalacaktır. İlimizdeki kuru tarım alanlarımızın yarısında bu sistemi uygulandığında yılda yaklaşık olarak 13 Milyon Litre yakıt tasarrufu sağlayabiliriz. Bu sistemde dikkat edilecek hususlar tarlaya her yıl farklı üretim çeşidinden ürün ekilmesi ve konu uzmanlarından teknik bilgi ve yardım alınmasıdır. İl Müdürlüğü olarak biz bu konuda her zaman çiftçimize teknik destek be bilgi vermeye hazırız.”ifadelerini kullandı. Yusuf BAĞCI

  • Eslem bebek için yardım konseri

    Eslem bebek için yardım konseri

    Yozgat Ülkü Ocakları İl Ortaöğretim birim Başkanlığı tarafından SMA hastası Eslem Fatma bebek için 2 Aralık’ta yardım konseri düzenlenecek.
    Ülkü Ocakları Yozgat İl Başkanı İrfan Şahbaz, yaptığı açıklamada; 2 Aralık Perşembe günü saat 19:00’da Belediye Büyük Sinema Salonunda SMA hastası Fatma Bebek için yardım konseri düzenleyeceklerini söyledi.
    KONSER GELİRİNİN TAMAMI FATMA BEBEK İÇİN BAĞIŞLANACAK
    Yardım konserinin tamamını SMA hastası Fatma bebek için bağış yapılacağını vurgulayan Başkan Şahbaz, “Atılan her bir adım, edilen her bir yardım Fatma bebeğimizin sıhhatine kavuşacağı yolda umut olacaktır SMA hastası Eslem Fatma bebek için Yozgat Ülkü Ocakları Ortaöğretim birim başkanlığı olarak yardım konseri düzenleyeceğiz ve konser gelirinin tamamını hasta bebeğimiz için bağışlayacağız. Bu vesile ile Ülkücü camia başta olmak üzere tüm hemşehrilerimizden desteklerini bekliyoruz.” dedi. Cemil MERMERTAŞ

  • YOBÜ’den Pakistan işbirliği

    YOBÜ’den Pakistan işbirliği

    Yozgat Bozok Üniversitesi ile Pakistan’ın Government College Lahore Üniversitesi (GCU) arasında yapılacak karşılıklı işbirliğine ilişkin mutabakat zaptı imzalandı.
    Bozok Üniversitesi ile Lahor Üniversitesi arasında gerçekleştirilen çevrimiçi imza törenine Rektör Prof. Dr. Ahmet Karadağ, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Şenol Akın, Government College Lahore Üniversitesi (GCU) Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Asghar Zaidi, Government College Lahore Üniversitesi Endüstriyel Biyoteknoloji Enstitüsü Direktörü Prof. Dr. Muhammad Nauman Aftab, Lahor Başkonsolosu Emir Özbay ve Lahor’daki Yunus Emre Enstitüsü Türk Kültür Merkezi Müdürü Ulaş Ertaş katıldı.
    Rektör Prof. Dr. Ahmet Karadağ, Yükseköğretim kurumlarının uluslararasılaşma hedefleri doğrultusunda yapılan bu tür işbirlikleri önem arz ettiğini söyledi.
    Pakistan Government College Lahore Üniversitesi (GCU) arasında yapılan mutakabat zaptı ile iki üniversite arasında akademisyen değişimi, ortak araştırma projeleri, ortak öğretim ve/veya öğrencilerin gözetimi, çalıştaylara veya konferans günlerine ortak katılım, öğrenci hareketliliği ve olası öğrenci değişimi ve öğrencilerin her kurumun ev sahipliği yaptığı Yurtdışı Eğitim programlarına katılımını kapsadığını belirten Rektör Karadağ, “Yozgat Bozok Üniversitesi’nin uluslararası arenada görünürlüğünün arttırılması adına önemli bir mutabakat imzaladık. Üniversitemiz uluslararasılaşma konusunda bir süredir yürüttüğü faaliyetlere yeni açılımlar getirerek devam etmektedir. İmzalanan mutabakatla birlikte dünyanın köklü üniversitelerinden biri olan Lahor Üniversitesi ile her alanda ciddi bir işbirliği ve alıveriş olacaktır. İmzalanan mutabakatın her iki taraf için de hayırlı olmasını diliyorum” dedi.
    Alpaslan DEMİR