Hastalık hakkında detaylı bilgilendirme yapan Dr. Bulut, Parkinson hastalığının yavaş ilerleyen bir beyin hastalığı olduğunu ve yaşlılarda daha sık görüldüğünü ancak sadece yaşlıları etkilemediğini vurguladı.
Dr. Bulut, yaptığı açıklamada, hastalığın yaşlılıkla sınırlı olmadığını belirterek, bazı vakalarda hastalık belirtilerinin 40 yaşından önce başladığını, hatta özel ailevi durumlarda 20 yaşından önce başlangıç gösterebildiğini ifade etti.
Parkinson hastalığının temelinde dopamin üreten hücrelerin kaybının yattığını dile getiren Dr. Bulut, bu kayıp nedeniyle vücut hareketlerinin düzeninin bozulduğunu ve belirtiler arasında titreme, eklem katılığı ve hareketlerde yavaşlama gibi durumların öne çıktığını belirtti. Ayrıca, hastalığın başlangıcında semptomların genellikle tek taraflı olduğunu, ancak zamanla diğer vücut yarısına da yayılabildiğini açıkladı.
Hastaların doktora başvurmasını gerektirecek motor belirtiler başlamadan önce, beyindeki hücre kaybı ve dopamin azalmasının ortalama 6-8 yıl önce başladığını belirten Dr. Bulut, bu süreçte dirençli depresyon, kabızlık, koku duyusunda azalma gibi belirtilerin ortaya çıkabileceğine dikkat çekti.
Tedavide ilk tercihin azalan dopamine dönüşen veya dopaminin görevini yapan ilaçların kullanımı olduğunu ifade eden Dr. Bulut, hastanın yaşına, belirtilerine ve eşlik eden hastalıkların varlığına göre uygun ilaç tedavisinin seçileceğini kaydetti. İlaç tedavisinin yetersiz kaldığı durumlarda ise beyin pili takılması veya cilt altına ya da bağırsak içine ilaç verilmesi gibi yöntemlerin kullanılabileceğini belirtti.
Son olarak, düzenli fiziksel aktivitenin Parkinson hastalığı riskini azaltmanın ve hastalığın ilerlemesini engellemenin en önemli faktörlerinden biri olduğunu vurgulayan Dr. Bulut, hastaların yaşam kalitesini artırmak için düzenli egzersizin önemine dikkat çekti./ Nazife EKİCİ
Kategori: Sağlık
-

Nöroloji Uzmanı Dr. Bulut Parkinson hastalığına değindi
-

Başhekim Kozan’dan beslenme uyarısı
Yozgat Şehir Hastanesi Başhekimi Mustafa Kozan, bayramda aşırı yiyecek tüketiminin sağlık açısından riskler taşıdığını vurgulayarak, özellikle Ramazan ayının düzenli oruç tutulan günlerinden sonra ani ve aşırı yeme alışkanlığının sıkıntılara yol açabileceğini belirtti.
Ramazan ayı boyunca vücudun belirli bir denge oluşturduğunu ifade eden Başhekim Kozan, bu dengenin ani değişikliklerle bozulmasının çeşitli sağlık sorunlarına yol açabileceğine dikkat çekti. Hipertansiyon, kalp-damar hastalıkları, şeker hastalığı, karaciğer yağlanması gibi rahatsızlıkların aşırı yeme alışkanlığının bir sonucu olarak belirginleşebileceğini vurgulayan Kozan, bayramda beslenme konusunda dikkatli olunması gerektiğini belirtti.
Özellikle bayramda tüketilen tatlıların vücutta yağ olarak depolanabileceğini vurgulayan Başhekim Kozan, diyabet ve obezite hastalarının şekerli yiyecekler yerine mevsim meyvelerini tercih etmeleri gerektiğini söyledi. Ayrıca, şeker içeren çikolata, hazır meyve suları, gazlı içecekler gibi besinlerden uzak durulması gerektiğini ifade etti.
Beslenme sürecinin kısır bir döngüye girmemesi için en az üç öğün yemek yenilmesi gerektiğini vurgulayan Başhekim Kozan, kızartmalar yerine ızgara, fırında veya haşlama yöntemiyle pişirilmiş yemeklerin tercih edilmesi gerektiğini ifade etti. Ayrıca, yemeklerin yavaş yavaş yenmesi ve iyi çiğnenmesinin önemine değindi.
Sıvı alımına da dikkat edilmesi gerektiğini söyleyen Kozan, günlük olarak yaklaşık 2-3 litre su tüketilmesi gerektiğini belirtti. Gazlı içecekler yerine limonata, ayran, taze sıkılmış meyve suyu gibi sağlıklı içeceklerin tercih edilmesinin daha uygun olacağını vurguladı.
Başhekim Mustafa Kozan, bayram süresince sağlıklı beslenme alışkanlıklarına dikkat edilmesi gerektiğini ve aşırı yiyecek tüketiminden kaçınılması gerektiğini sözlerine ekledi. / Haber Merkezi -

Başhekim Kozan, Kadir Gecesini kutladı
Yozgat Şehir Hastanesi Başhekimi Uz. Dr. Mustafa Kozan ve Sağlık Bakım Hizmetleri Müdür Yardımcısı Fatih Erdem, İdari ve Mali İşler Müdür Yardımcısı Mehmet Küçükaslan servisleri ziyaret ederek personellerin yaklaşan Ramazan Bayramı’nı ve Kadir gecelerini kutladı.
Hasta ve hasta yakınlarına her zaman en iyi en güzel hizmeti sunmanın gayretinde olduklarını vurgulayan Başhekim Uz Dr Mustafa Kozan “Hastanemizde yatan hasta ve hasta yakınları ile personellerimizi ziyaret ederek yaklaşan Ramazan Bayramlarını ve Kadir Gecelerini kutladık. Hasta yakınlarıyla görüşmelerimizde varsa sıkıntılarını dinledik. Bin aydan daha hayırlı olduğu yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim’de müjdelenen mübarek Kadir Gecesi’ne kavuşmuş olmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Rabbim tutmuş olduğumuz oruçlarımızı yapmış olduğumuz ibadetleri kabul etsin.Ramazan Bayramı’nın da müjdecisi olan Kadir Gecesi’nin hastalarımıza, çalışanlarımıza ve tüm insanlığa sağlık, mutluluk ve hayırlar getirmesini yürekten temenni ediyorum” dedi. / Ferhat ÖZER -

Hasta yakınlarına özel etkinlik
Yozgat Şehir Hastanesi, hasta yakınlarının moralini yüksek tutmak ve onlara destek olmak amacıyla düzenlediği etkinliklerle adından söz ettiriyor.
Hastane Başhekimi Uz. Dr. Mustafa Kozan, Sağlık Bakım Hizmetleri Bakımı Müdür Yardımcısı Fatih Erdem, İdari ve Mali İşler Müdür Yardımcısı Mehmet Küçükaslan ve palyatif servis personelinin katılımıyla gerçekleşen etkinlikte, Ramazan Ayı temasına uygun olarak Hacivat Karagöz karakterlerinin yanı sıra çeşitli desenler boyandı.
Gerontolog Ceren Kurnaz Şen, etkinlik hakkında şunları söyledi: “Palyatif servisindeki hasta yakınları için daha önce benzer bir etkinlik düzenlemiştik ve olumlu geri dönüşler almıştık. Bu sefer Ramazan ayı dolayısıyla özel bir etkinlik planladık. Mandala boyama etkinliği sırasında geçmiş bayramları ve anıları konuşarak hem birlikte vakit geçirdik hem de moral desteği sağladık.”
Başhekim Uz. Dr. Mustafa Kozan ise hasta ve hasta yakınlarına her zaman gereken önemi verdiklerini belirterek, “Palyatif serviste uzun süreli tedavi gören hastaların yakınlarının psikolojik durumlarını göz önünde bulundurarak, moral ve motivasyonlarını yükseltmek için çeşitli etkinlikler düzenliyoruz. Mandala boyama etkinliği de bu amaçla gerçekleştirildi ve hasta yakınlarının moralini artırmada etkili oldu. Onların yanında olmaya devam edeceğiz ve moral desteklerini sürdüreceğiz.” şeklinde konuştu. / Nazife EKİCİ -

Otizm merkezi, çevre illere de hizmet veriyor
Yozgat Şehir Hastanesi bünyesinde kurulan ve çevre illerde olmayan Otizm Merkezinde 2 yıldır hasta kabulü yapılıyor. Dünya otizm farkındalık gününde Yozgat Şehir Hastanesi Otizm Merkezini ziyaret eden Başhekim Uz. Dr. Mustafa Kozan birçok hastanede böyle bir programın olmadığını ifade etti.
Başhekim Kozan,“Şehir Hastanemizde en büyük amaçlarımızdan birisi sevk eden bir il değil, sevk alan bir il haline getirmektir. Bunu da çevre illerde olmayan çeşitli merkezler açarak hizmet vermeye çalışıyoruz. Bunlardan biri si de yine çevre illere de hizmet eden Otizm Merkezimizdir. Merkezimizde özellikle 3-6 yaşları arasındaki otistik hastaların tedaviyle sürekli olarak ilgiyle, sürekli bir eğitimiyle hem kendi hastalarımızın hem de ailelerinin eğitimiyle daha tedavi edilebilir hale gelmesini sağlayabilmektir. Otizm merkezimizde çocuk otizm eğitimi almış bir Çocuk Gelişim Uzmanı ve daha çok psikiyatri uzmanlarımızla birlikte tedavilerini sağlıyoruz. 2 yılı aşkın bir süredir hem Yozgat için hem de çevre illere hitap etmekteyiz.”dedi.
BİR YILDA 2400 SEANS
Yozgat Şehir Hastanesi Otizm Merkezi’nde yılda yaklaşık 100 hastaya tedavi sunulduğunu söyleyen Başhekim Uz. Dr. Mustafa Kozan açıklamasında şunları söyledi: “Yılda 100 hastamıza tedavi sunduk. Bir hastamıza tedavi süresi boyunca 24 seans verilmektedir. Bu rakam da yılda 2400 seans oluyor. Hastamız 24 seans boyunca hastanemizden en iyi sağlık hizmetini alıyor. Çevre İl’lere de hizmet vermekteyiz. Hastalarımızı sağlığına kavuşturmak için tüm personellerimizle birlikte özveriyle çalışmaya devam edeceğiz” / Haber Merkezi -

Uz. Dr. Yalvaç: Tek başına otizm tanısı koyduran bir test yoktur
Yozgat Şehir Hastanesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı Hekimi Uz. Dr. Çiğdem Toklu Yalvaç, Otizm spektrum bozuklukları (OSB) sosyal–iletişimsel alanda yetersizlikler ile sınırlı, tekrarlayıcı davranışlar ve ilgi alanları ile karakterize nörogelişimsel bir bozukluk olduğunu ve tek başına otizm tanısı koyduran bir test olmadığını söyledi.
Şehir Hastanesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı Hekimi Uz. Dr. Çiğdem Toklu Yalvaç 2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü dolayısıyla bilgilendirmede bulundu.
Dr. Yalvaç, açıklamasına şöyle devam etti : “Gelişiminde genetik faktörler ve çevresel faktörler rol oynamaktadır. Özellikle ileri anne-baba yaşı ve gebelikte D-vitamini eksikliğinin risk oluşturduğu görülmektedir. Aşılar kesinlikle otizme neden olmaz! Sıklığı son yıllarda 1/36 olarak bildirmiştir. Erkeklerde daha fazla görülmektedir. Tek başına otizm tanısı koyduran bir test yoktur. Aileden alınan bilgi ve çocuğun gözlemlenmesi ile tanı konulur.”
Uz. Dr. Çiğdem Toklu Yalvaç 2 yaştan küçük çocuklarda pek çok belirtiyi görmek ve değerlendirmenin mümkün olduğunu ifade ederek, “0-1 yaş arası: Göz teması kurmama, gülümseme ve seslenmeye kısıtlı yanıt, kucağa alınmakla mutlu olmama, yalnız kalmaktan rahatsız olmama, yabancı kaygısının olmaması, ismine bakmama görülebilir, 6 aylıkken agulama, 9 aylıkken heceleme, 1 yaşında anlamlı kelime yok veya seyrektir. 2-3 yaş arası: En sık başvuru yaşıdır, genelde şikayet konuşma gecikmesidir. Taklit yapamama, yalnızlığı tercih etme, yaşıtlarına ilgi duymama, erişkinlerin ilgisini çekmede isteksizlik, başka çocuklar gibi oynamama, oyuncakla amacına uygun oynamama, ismine bakmama görülür, göz teması ve sosyal gülümseme az veya yoktur, yüz ifadesi donuktur, 2 yaşındaki çocuktan beklenen iki kelimelik cümle kurma, komutları anlama, yaşına uygun kelime dağarcığı gelişmemiştir. Konuşma bozuklukları (kelime ve cümle tekrarı), stereotipiler (el çırpma, parmak ucunda dönme), işlevsel olmayan nesnelere ilgi (dönen nesneler, elektronik eşya, araba plakaları vs), komut alma problemi, kokuya, sese, tada az veya aşırı duyarlılık görülür. Aileden alınan bilgi ve çocuğu gözlemleyerek tanı konulur. Temel tedavi uygun eğitsel yaklaşımdır.”diye konuştu. Haber Merkezi
-

Dr. Şahin: Erken teşhis hayati öneme sahip
Yozgat İl Sağlık Müdürü Dr. Fatih Şahin, kanser hastalıklarında erken teşhisin hayat kurtardığını vurguladı. Şahin, kanserin önlenebilir ve erken teşhis ile tedavi edilebilir bir hastalık olduğunu belirterek, toplumun kansere yönelik bilincinin arttırılması ve farkındalık oluşturulması için 1-7 Nisan’ın Ulusal Kanser Haftası olarak belirlendiğini ifade etti.
Dr. Şahin, yaptığı açıklamada şunları kaydetti: Teknolojinin gelişmesi ve tıbbın ilerlemesiyle elde edilen sonuçların daha etkin kullanılması, kanserle mücadelede önemli bir yer tutuyor. Dünya Sağlık Örgütü’nün öngörülerine göre, 2040 yılında kanser vakalarının ciddi bir artış göstereceği ve bu durumun özellikle düşük ve orta gelirli ülkeleri etkileyeceği belirtiliyor.
Türkiye’de kanserin ölüm sebepleri arasında ikinci sırada olduğunu ve her 6 ölümden birinin kanser nedeniyle gerçekleştiğini belirten Şahin, Türkiye’de yaklaşık 223.087 kişiye her yıl yeni kanser teşhisi konulduğunu ifade etti. Bu bağlamda erken teşhisin öneminin altını çizen Şahin, kanser risk faktörlerinden kaçınılması ve tarama programlarının düzenli olarak yapılmasının hayati olduğunu vurguladı.
Kanserle mücadelede toplumun bilinçlendirilmesi ve koruyucu önlemlerin alınması gerektiğini vurgulayan Dr. Şahin, kanserin belirtilerinin ve bulgularının bilinmesinin önemine dikkat çekti. Bu noktada, Sağlık Bakanlığı bünyesinde faaliyet gösteren kurumların kanser tarama ve eğitim merkezlerinin önemine değinen Şahin, toplumun kanserle ilgili yanılgılarının ortadan kaldırılması ve bilinç düzeyinin artırılması için çalışmaların sürdürülmesi gerektiğini ifade etti.
Son olarak, 1-7 Nisan Ulusal Kanser Haftası’nın temasının “Kanseri Birlikte Yenebiliriz!” ve “Kanserden Korunabiliriz.” olarak belirlendiğini aktaran Dr. Şahin, kanserle mücadelede halkın bilinçlendirilmesinin en önemli avantaj olacağını vurguladı. Haber Merkezi
-

Başhekim Kozan, personeli ile toplantıda bir araya geldi
Yozgat Şehir Hastanesi Başhekimi Uz. Dr. Mustafa Kozan ve İdari Ekibi, bu hafta hastane personeliyle gerçekleştirdikleri konseylerde, hastane içinde yürütülen faaliyetler ve işlemler hakkında detaylı bir fikir alışverişi gerçekleştirdi.
Hastane yönetimi tarafından düzenlenen konseyler, hastane personelinin katılımıyla gerçekleşti. Başhekim Uz. Dr. Mustafa Kozan liderliğinde yapılan bu toplantılar, hastane içindeki işleyişin daha verimli hale getirilmesi, hizmet kalitesinin artırılması ve personel memnuniyetinin sağlanması amacıyla düzenlendi.
Konseylerde, hastane bünyesinde yürütülen faaliyetlerin detaylı bir şekilde ele alındığı ve personelin görüşleri doğrultusunda değerlendirmeler yapıldı. Personelin karşılaştığı sorunlar ve öneriler, başhekim ve idari ekip tarafından titizlikle dinlendi ve çözüm yolları arandı.
Başhekim Uz. Dr. Mustafa Kozan, yapılan konseylerin hastane içindeki iletişimi güçlendirmek ve personel arasında işbirliğini artırmak adına son derece önemli olduğunu belirtti. Kozan, “Personelimizin görüş ve önerileri, hastanemizin daha etkin ve verimli bir şekilde çalışmasına katkı sağlayacaktır. Bizler, personelimizin memnuniyetini ve motivasyonunu en üst seviyede tutarak hastane hizmetlerini daha da ileriye taşımayı hedefliyoruz.” şeklinde konuştu. Haber: Nazife EKİCİ
-

Farkındalık standı açıldı
Yozgat Şehir Hastanesi’nde Kadına Şiddete Karşı farkındalık oluşturmak amacıyla stant açıldı.
Yozgat Şehir Hastanesi’nde Başhekim Uz.Dr. Mustafa Kozan, idare ekibi, eğitim birimi ve psikolog eşliğinde “Kadına Şiddete” karşı farkındalık oluşturulmak amacıyla açılan stantta broşür dağıtarak vatandaşlar bilgilendirdi.
Başhekim Uz. Dr. Mustafa Kozan yaptığı açıklamada: “Yozgat Şehir Hastanesi olarak Kadına Şiddete hayır diyoruz. Bugün ilkini başlattığımız farkındalık çalışmamız her ay devam edecek, hastanemize gelen vatandaşları broşür ve afişlerle bilgilendirme yapacağız.”
Yozgat Şehir Hastanesininin Yozgat’ın en hareketli kapalı mekanı olduğunu söyleyen Başhekim Kozan : “Vatandaşlarımızı bilgilendirmemiz diğer günlerde de devam edecek. Konuyla ilgili bazı polikliniklerimize gelen vatandaşlar ayrıca “Kadına Şiddete Hayır” konulu bilgilendirme broşürlerimiz verilecek. Unutmamalıyız ki şiddet sadece fiziksel olmuyor. Psikolojik, cinsel ve ekonomik şiddet de bu kapsamda yer alıyor” şeklinde konuştu.
Hastane ilgili bir çok kişiye broşür ile bilgilendirme yapılırken konuyla ilgili bilgi almak isteyen vatandaşlar, Bakanlığın 183 nolu sosyal destek hattından 7 gün 24 saat bilgi alabiliyorlar. Haber Merkezi
-

Dr. Şahin, Tüberküloz hastalığını anlattı
Yozgat İl Sağlık Müdürü Dr. Fatih Şahin, tüberküloz (verem) hastalığının belirtileri ve önemi hakkında vatandaşları bilgilendirdi. Tüberküloz hastalığının belirtilerinin genel yakınmalar ve akciğere özgü yakınmalar olmak üzere iki grupta toplandığını ifade eden Dr. Şahin, hastalığın akciğer dışı diğer organlara da yayılması durumunda o organa özgü belirtiler görülebileceğini söyledi.
GENEL YAKINMALAR VE AKCİĞERE ÖZGÜ BELİRTİLER
Genel yakınmaların başında özellikle akşama doğru yükselen ateş, gece terlemesi, kilo kaybı, iştahsızlık ve halsizlik gibi belirtilerin geldiğini belirten Dr. Şahin, akciğerdeki özgü yakınmaların ise iki-üç haftadan uzun süren öksürük, balgam çıkarma, değişken miktarlarda kan tükürme, göğüs ve sırtta ağrı, nefes darlığı ve ses kısıklığı şeklinde kendini gösterebileceğini aktardı.
ERKEN TANI VE TEDAVİ ÖNEMLİ
Hastalığın yakınmalarının genellikle hafif başladığını ve yavaş ilerlediğini belirten Dr. Şahin, hastaların bu yakınmaları başka nedenlere bağlayarak doktora geç başvurabileceğini ve bu durumun hastalığın daha çok yayılmasına ve organın daha fazla tahrip olmasına sebep olabileceğini vurguladı. Dr. Şahin, hastaların en kısa zamanda en yakın sağlık kuruluşuna başvurması gerektiğini ve iki haftadan uzun süren öksürük, ateş, gece terlemesi, kilo kaybı gibi şikayetlerde bulunanların vakit kaybetmeden muayene olmaları gerektiğini ifade etti.
ÖNLEME VE TEDAVİ
Tüberküloz hastalığının önlenebilir ve tedavi edilebilir bir hastalık olduğunu belirten Dr. Şahin, hastalığın erken teşhis edilmesi ve tedavi edilmesinin önemine dikkat çekti. Tedavi sürecinin titizlikle yürütülmesi gerektiğini ve hasta çevresine bulaş riskini en aza indirmek için tedavi sürecinin tamamlanması gerektiğini vurguladı. Haber Merkezi
-

Yozgat Şehir Hastanesinde yaşlılara özel ilgi
Yozgat Şehir Hastanesinde 18-24 Mart Yaşlılar Haftasında bir dizi etkinlik düzenlendi.
Yaşlı nüfus artış hızına paralel olarak yaşlılık ve yaşlı sağlığı konularında farkındalık yaratmak amacıyla “18–24 Mart Yaşlılar Haftası” olarak anılmakta ve bu tarihlerde etkinlikler yapılmakta olduğunu söyleyen Başhekim Uz. Dr. Mustafa Kozan : “Gerek hastanemizde tedavi alan gerekse evde sağlık hizmeti alan yaşlılarımızın en iyi sağlık hizmeti alması gerektiği bilinciyle çalışmalarımızı sürdürmekteyiz” dedi.
Yozgat Şehir Hastanesinde yapılan etkinliklerde Servislerdeki yaşlı hastaların günleri kutlandı. Poliklinik girişinde açılan standda Gerentoloji ve Eğitim Birimi ile birlikte yaşam kalitesini arttırıcı bilgilendirmelerin bulunduğu broşürler dağıtılarak yaş gruplarının kronikleşen rahatsızlıkları konusunda muayene sıklığı anlatıldı.
Başhekim Uz. Dr. Mustafa Kozan, Evde Sağlık hizmeti ekibiyle tedavi hizmeti alan hastayı evinde ziyaret ederek genel sağlık durumu konusunda bilgi aldı. Ziyarette görevli personel hastanın sağlık durumunu kontrol ederek sağlık durumunun ilerleyişi kayıt altına aldı.
Ziyarette konuşan Başhekim Uz.Dr. Kozan : “Yaşlılar bizim önceliğimiz. Bizlere katmış oldukları manevi değerler ve tecrübeleri sayesinde gelecek nesillere de ışık tutmaktadır. Hastanemizde oluşturduğumuz sistemle tedavilerini en hızlı şekilde tamamlıyoruz. Her zaman yanlarındayız, kapılarımızın her zaman açık olduğunu belirtmek isterim. Rabbimden tüm hastalarımız için acil şifalar diliyorum” dedi.
Başhekim Kozan Yaşlılar Haftasının çeşitli etkinliklerle devam ettiğini söyledi. Haber Merkezi
-

Başhekim Demir, sağlık çalışanlarının bayramını kutladı
Mesajında, sağlık çalışanlarının insan sağlığına adanmış emekleri ve fedakarlıkları üzerinde duran Başhekim Ali Demir, tüm sağlık çalışanlarının Tıp Bayramı’nı tebrik etti.
Başhekim Ali Demir, “Sağlık çalışanlarının gayreti ve özverisi, insan sağlığı için gösterdikleri çabaların temelini oluşturuyor. Özellikle son dönemde yaşanan pandemi sürecinde sağlık çalışanlarının gösterdiği özveri ve fedakarlık, toplumun sağlığını korumak adına ne kadar önemli olduklarını bir kez daha gözler önüne serdi.Bu vesile ile bir kez daha tüm sağlık çalışanlarımızın Tıp Bayramını kutluyorum.”şeklinde konuştu. / Nazife EKİCİ -

Dr. Berke: Dünya’da, 850 milyon kişide böbrek hastalığı var
Şehir Hastanesi Nefroloji Hekimi Uz. Dr. İlay Berke,14 Mart Dünya Böbrek Günü Dolayısıyla Nefroloji bilgilendirmede bulundu
Dr. Berke, açıklamasında şunları kaydetti: “Dünya Böbrek Günü’nün amacı; bütün dünya da böbrek sağlığı ve hastalıkları hakkında bir farkındalık yaratmak ve bu hastalıkların kişi ve toplum sağlığı bakımından önemini kavratmaktır. Ülkemizde ve Dünya da her on erişkinden bir kişide süreğen bir böbrek hastalığı vardır. Tüm dünyada halen 850 milyon kişi herhangi bir derecede böbrek hastasıdır. Böbrek hastalıklarının kişi ve toplum sağlığı için oluşturdukları bu yük giderek artmaktadır.
Yapılan tahminlere göre; 2040 yılının en önemli ölüm nedenleri arasında, beşinci sırada böbrek hastalıkları olacaktır.
Sağlık harcamalarının en önemli nedenlerinden birisini bu kalem oluşturmaktadır.”dedi.
BÖBREK HASTALIKLARI ENGELLENEBİLİR
“Böbrek hastalıkları engellenebilir, var olanların da ilerleyip tam böbrek yetmezliği haline dönüşümü geciktirilebilir.”diyen Berke, “ Özellikle yüksek riskli toplum kesimlerinde Şeker Hastalığı ve Hipertansiyonu olan lipid metabolizması bozukluğu olan şişman metabolik sendromlu hasta gruplarında basit tanı ve erken dönem tedavileri kişinin yaşamını bir kabus haline getiren bu hastalığı insanlığın da bir baş belası olmaktan çıkarabilir.Dünya Böbrek Günü’nde her yıl küresel çapta bir ana konu belirlenmekte ve bu ana konuyu vurgulayan sloganlar medya ve sosyal medyada işlenmektedir.Dünya Böbrek Günü’nün 2024 yılı için belirlediği “Herkes için böbrek sağlığı” sloganıyla şunu vurgulamaktadır: İdeal böbrek bakımına ulaşmak, dünya bölgeleri arasındaki farklılıkları göz önünde bulundururken çeşitli düzeylerdeki engellerin üstesinden gelmeyi gerektirir. Bunlar arasında erken tanıdaki boşluklar, evrensel sağlık hizmeti veya sigorta kapsamının olmaması, sağlık çalışanları arasında düşük farkındalık ve ilaç maliyeti ve erişilebilirliği ile ilgili zorluklar yer almaktadır. Böbrekleri, kalpleri ve hayatları kurtarmak için çok yönlü bir strateji gereklidir.”ifadelerini kullandı.
/ Nazife EKİCİ -

Bozok’ta Tıp Bayramı kutlandı
Erdoğan Akdağ Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen etkinliğe Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yusuf Hıdır, Üniversite Genel Sekreteri Doç. Dr. Mustafa Kocakaya, Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Fatih Erkoç, fakülte dekanları öğretim elemanları ve çok sayıda öğrenci katıldı.
Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan programda Tıp Fakültesi öğrencileri adına konuşan Tıp Fakültesi dönem 3 öğrencisi Şule Abak şunları söyledi: “Bizler yeryüzüne şifa dağıtmaya talip bir topluluğuz. Hem sanatın hem bilimin incelikleriyle meşgulüz. Şartlar ne olursa olsun elimizden gelenin en iyisini yapmak için çabalayacağız. Hekimler ve hekim adayları olarak güçlü bir dayanışma ile hekimliğin itibar kaybetmesine asla müsaade etmeyeceğiz”.
Asistan Hekimler adına konuşan Acil Tıp Anabilim Dalı Dr. Mehmet Şahin ise “Tıp insanlığın en değerli miraslarından biridir. Sağlık çalışanları her gün insan sağlığını korumak ve iyileştirmek için fedakârca çalışmaktadır. Bu kutlu mesleği icra eden her bir kişi insanlığa insanlığa hizmet etmenin onurunu taşımaktadır. Bugün bu onuru paylaşmak ve bu değerli mesleği daha da yüceltmek için buradayız” ifadelerine yer verdi.
Öğretim Üyeleri adına konuşan Genel Cerrahi Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Rıza Haldun Gündoğdu Türk tıp tarihine ilişkin önemli anekdotlar paylaştı. Doktor olmanın heyecanını ve gururunu yaşadığını dile getiren Prof. Dr. Gündoğdu bu haklı gururun yanında her yıl 14 Mart Tıp Bayramı’nda hekimlerin yaşadığı paradokslardan söz etti. Prof. Dr. Gündoğdu konuşmasının devamında iş yükü, hasta başına düşen hekim sayısının azlığı, mesleki saygınlık, ekonomik anlamdaki yetersizlik, hekime yönelik yapılan şiddete değindi.
Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Fatih Erkoç konuşmasında tıp eğitiminin ömür boyu süren bir süreç olduğuna değinerek özverili, aynı zamanda saygın ve eşsiz bir meslek icra ettiklerini dile getirdi. Prof. Dr. Erkoç konuşmasında geleceğin hekimlerine seslenerek şunları söyledi: “Tıp ve sağlık hizmeti bir ekip işidir. Hekimlikte pardon deme hakkımız yoktur. Dolayısıyla tecrübeler çok pahalıdır. Bu nedenle henüz yetişmekte ve olgunlaşma döneminde olan siz genç meslektaşlarımıza en ucuz tecrübe olan başkalarının tecrübelerinden faydalanmanızı öneririm” / Haber Merkezi -

Pulmoner Rehabilitasyon Haftası
Yozgat İl Sağlık Müdürü Dr. Fatih Şahin, pulmoner rehabilitasyonun, uzun süreli solunum problemleri olan hastaların sağlık durumunu iyileştirmeyi hedefleyen kapsamlı bir yaklaşım olduğunu belirtti. Mart ayının 10-16 tarihleri arasında kutlanan Pulmoner Rehabilitasyon Haftası dolayısıyla Dr. Şahin, bu önemli konuda açıklamalarda bulundu.
Pulmoner rehabilitasyonun, nefes darlığı, günlük aktivitelerde kısıtlanma ve egzersiz kapasitesinde azalma gibi semptomları ciddi şekilde yaşayan kronik solunum hastalığı olan bireylere uygulandığını vurgulayan Dr. Şahin, programın doğrudan solunum hastalığına veya eşlik eden hastalıklara bağlı semptomlar için etkili olduğunu söyledi.
Kimlerin Pulmoner Rehabilitasyondan Yararlanabileceğini Sıraladı
Dr. Şahin, pulmoner rehabilitasyonun, başta KOAH olmak üzere astım, bronşektazi, interstisyel akciğer hastalıkları, kistik fibrozis, akciğer kanseri ve COVID-19 sonrası akciğer tutulumu gibi birçok hastalıkta başarıyla uygulandığını belirtti. Ayrıca, pulmoner rehabilitasyonun, akciğer nakli öncesi ve sonrası, pulmoner hipertansiyon, obstrüktif uyku apnesi, obezite ilişkili tüm akciğer hastalıkları ve yoğun bakımda ventilatöre bağlı olarak uzun süre yatan hastalarda da etkili olduğunu ifade etti.
Pulmoner Rehabilitasyonun Amaçları ve İçeriği Hakkında Bilgi Verdi
Pulmoner rehabilitasyonun amaçlarını sıralayan Dr. Şahin, hastalığın ilerlemesinin önlenmesi, günlük yaşam aktivitelerinde yeterliliğin artırılması, egzersiz toleransının ve fiziksel aktivite düzeyinin artırılması gibi önemli hedefler olduğunu dile getirdi. Programın içeriğinde egzersiz eğitimi başta olmak üzere, hasta ve ailesinin eğitimi, komorbidite yönetimi, beslenme desteği, psikososyal destek gibi unsurların yer aldığını belirtti.
Solunum Hastalıklarında Egzersizin Önemini Vurguladı
Dr. Şahin, solunum hastalıklarında egzersiz yapmanın önemine de değinerek, egzersiz toleransındaki azalmanın, uzun süreli solunum hastalığı olan bireylerin temel şikayetlerinden biri olduğunu ifade etti. Egzersiz eğitimi ile kas kuvveti ve dayanıklılığının arttığını, kalp ve akciğer fonksiyonlarının iyileştiğini ve enfeksiyonlardan korunmanın sağlandığını belirtti.
Pulmoner rehabilitasyon programına başvurmanın yollarını anlatan Dr. Şahin, göğüs hastalıkları hastaneleri, şehir hastaneleri, üniversite hastaneleri ve eğitim-araştırma hastanelerinde bulunan pulmoner rehabilitasyon ünitelerine başvurulabileceğini belirtti. Uzun süreli solunum hastalığından dolayı yaşanan nefes darlığı, çabuk yorulma ve güçsüzlük gibi durumlar yaşayan bireylerin, göğüs hastalıkları uzmanına başvurarak pulmoner rehabilitasyon programlarından yararlanabileceklerini vurguladı. Haber Merkezi
-

Dr.İçöz, Göz tansiyonuna dikkat çekti
Yozgat Şehir Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Şule Gökçe İçöz, Glokom, göz tansiyonu olarak da bilinen göz hastalığına karşı bir dizi uyarılarda bulundu.
Uz. Dr. Şule İçöz, yaptığı açıklamada; tüm dünyada ve türkiye’de Mart ayının ikinci haftası glokom hastalığına dikkatleri çekmek ve farkındalığı arttırmak için glokom haftası olarak belirlendiğini söyledi. Dr İçöz, “Göz tansiyonu ile sistemik hipertansiyon hastalığını birbirine karıştırmamak gerekir. Sistemik hipertansiyon (kol tansiyonu) bütün vücudu ilgilendiren dolaşımsal bir hastalık iken glokom göz yapılarını ilgilendiren tanı ve tedavisi tamamen farklı bir hastalıktır.Göz Tansiyonu kalıcı görme kaybına neden olur. Glokom sinsi ilerleyen ve kalıcı görme kaybına neden olan sık görülen bir hastalıktır. Göz tansiyonunda ani ve belirgin bir tansiyon yükselmesi olmadığı sürece hastada şikayet oluşturmadığı için yıllarca sinsi seyredebilir ve hastalık hasta tarafından fark edilir düzeye geldiğinde ne yazık ki geri döndürülemez kayıplar oluşmaya başlamıştır. Bu nedenle şikayeti olmasa bile hastaların yıllık göz kontrollerini aksatmaması çok önemlidir. Glokom hastalığı çoğunlukla göz tansiyonu yüksekliği ile seyretse de, göz tansiyonu yüksekliği olmadan da gelişebilmektedir. Bu nedenle sadece göz tansiyonu ölçümü ile değil hastaların düzenli aralıklarla tam bir göz muayenesi ile değerlendirilmesi gerekmektedir.”diye konuştu.
GÖZ TANSİYONU İÇİN KİMLER RİSK TAŞIR?
Göz tansiyonunun kimler için risk taşıdığına ilişkin Dr İçöz, şöyle devam etti: “Özellikle yakın akrabalarında glokom hastalığı olanlar, göze travma öyküsü olanlar, kırk yaş üstü olanlar, diyabet hastalığı olanlar glokom açısından riskli grubu oluşturmaktadır. Glokom hastalığı ömür boyu takip ve tedavi gerektiren bir hastalıktır. Hastaya ve hastalığın şiddetine göre ilaç tedavisi, lazer tedavisi ve cerrahi tedavi seçenekleri mevcuttur. Hastanemizde glokom tanı ve takibi için yeterli ekipman mevcut olmakla birlikte gerektiğinde glokom cerrahileri de yapılmaktadır. Erken tanı görmenizi korur ve kurtarır! Bu nedenle tüm halkımızı yıllık kontrollerini aksatmamaya davet ediyoruz. ağlıklı günler dileriz.”ifadelerinin kullandı. Haber: Nazife EKİCİ
-

Dr.Şahin, Tarama ve erken teşhisin önemini vurguladı
Yozgat Sağlık İl Müdürü Dr. Fatih Şahin, sağlık konusunda farkındalık ve bilinçlendirme kampanyaları kapsamında Mart Ayı’nın “Kalın Bağırsak Kanseri Farkındalık Ayı” olarak belirlenmesinin önemine vurgu yaparak, kanser taramaları ve erken teşhisin önemini vurguladı.
Kalın bağırsak kanserinin yaşamları etkileyen önemli bir hastalık olduğunu belirten Dr. Şahin, erken teşhis ve bilinçlendirme faaliyetlerinin bu alanda büyük önem taşıdığını ifade etti. Mart ayının, sağlığa öncelik verme ve taramaların ve önleyici tedbirlerin önemini duyurma fırsatı sunduğunu dile getiren Dr. Şahin, bu ayın kalın bağırsak kanserine odaklanarak önleme, erken teşhis ve tedavi seçeneklerine dikkat çekmek için bir fırsat olduğunu belirtti.
Dünya genelinde kalın bağırsak kanserinin yaygın olduğunu ve her yıl milyonlarca yeni vakaya ve ölüme neden olduğunu ifade eden Dr. Şahin, Avrupa, Kuzey Amerika, Rusya, Avustralya ve Yeni Zelanda gibi bölgelerde görülme sıklığının diğer bölgelere göre daha yüksek olduğunu belirtti. Bu coğrafi farklılığın beslenme alışkanlıkları, çevresel faktörler ve genetik yatkınlık gibi etkenlerle ilişkilendirildiğini ifade etti.
Dr. Şahin, kalın bağırsak kanserinin genellikle 50 yaş ve üzerinde görüldüğünü ve ülkemizde erkeklerde ve kadınlarda üçüncü sırada yer aldığını belirtti. Bu kanser türünün erken evrede teşhis edildiğinde büyük ölçüde tedavi edilebilir olduğunu ve tarama programlarının bu alanda büyük önem taşıdığını vurguladı.
Kalın bağırsak kanserlerinin taranmasının temel amacının, kanser öncesi dönemde poliplerin erken evrede tespit edilmesi olduğunu belirten Dr. Şahin, bu sayede invaziv kanser sıklığının azaltılabileceğini ve karmaşık tedavilerin önüne geçilebileceğini ifade etti. Bu nedenle, düzenli tarama programlarının uygulanmasının önemine değindi.
Sağlık İl Müdürü Dr. Fatih Şahin, kalın bağırsak kanseri farkındalık ayı kapsamında yapılan bilinçlendirme ve tarama faaliyetleri, hastalığın erken teşhis edilmesi ve tedavi edilebilirliğinin önemini vurguladı. Haber: Nazife EKİCİ
-

Bilal Şahin’den hastaneye son teknoloji Lazer Cihazı
Yozgat’ın önde gelen Hayırsever İş İnsanı Bilal Şahin, Bozok Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine Prostat ve Böbrek Taşı Cerrahisinde Kullanılmak Üzere Son Teknoloji Lazer Cihazı bağışladı.
Yozgat’ta eğitim başta olmak üzere çok sayıda hayır hizmetinde bulunan Hayırsever iş insanı Bilal Şahin, prostat ve taş kırma ameliyatlarında kullanılmak üzere bağışta bulunduğu son teknoloji lazer cihazı ilk kez Üniversite Araştırma ve Uygulama Hastanesi’nde kullanılmaya başlandı.
Günümüzde yaygın olarak kullanılan lazer tekniklerine göre çok daha fazla avantaja ve konfora sahip olan lazer cihazı ile ameliyat sırasında daha fazla prostat dokusu çıkarılması, daha az kanama, daha kısa süre hastanede yatış, ameliyat sonrasında sondanın daha erken çekilmesi ve günlük hayata daha hızlı dönülmesi gibi avantajları bulunuyor. Thulium fiber lazer cihazı, prostat cerrahisi dışında, mesane ve üst üriner sistem tümörlerinin endoskopik rezeksiyonunda ve böbrek taşlarının endoskopik tedavisinde kullanılacak.
Üniversitemiz Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hastanesine hayırsever iş insanı Bilal Şahin tarafından bağışlanan lazer cihazı, Yozgat Kraft Torba Anonim Şirketi Genel Müdürü Bilal Şahin, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yusuf Hıdır, Genel Sekreter Doç. Dr. Mustafa Kocakaya ve Üniversite Araştırma ve Uygulama Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Levent Albayrak’ın katılımı ile teslim alındı.
Hayır, işleri ve hizmetlerde Yozgat’ın lokomotifi konumunda olan ve her zaman Bozok Üniversite’sinin ve öğrencilerin yanında olan iş adamı Bilal Şahin, “Yozgat Bozok Üniversitemize hizmet, halka hizmet demektir. Dün olduğu gibi bugün ve yarın da imkanlarım ölçüsünde Üniversitemize katkı sağlamaya devam edeceğim. Üniversite Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hastanesinde eksiliği hissedilen son teknoloji lazer cihazının alımını yaparak hastanemize bağışladım. Prostat ve böbrek taşı ile ilgili rahatsızlığı olan hemşehrilerim artık kendi memleketinde tedavi olabilecek. İlimize ve Üniversitemize hayırlı olsun” dedi.
Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Rektör Prof. Evren Yaşar, dünyada lazer teknolojisi sistemlerinden bir tanesinin Üniversite Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hastanesine kazandırılmasından mutluluk duyduğunu söyledi.
Modern tıbbın bütün imkânları kullanılarak bölge halkına kaliteli sağlık hizmeti sunmayı amaçladıklarını belirten Rektör Yaşar , “Göreve geldiğimiz günden bu güne Tıp Fakültemiz ve hastanemiz özelinde önemli çalışmalar gerçekleştirdik. Bir taraftan Öğretim Üyesi atamaları ile eksik branşlardaki kadrolarımızı tamamlarken, diğer taraftan da tıbbı cihazların bakımı ve alımı ile ilgili de eksiklileri tamamlanın gayreti içerisinde olduk. Bugün de bir çok sağlık merkezinde bulunmayan son teknoloji lazer cihazı hastanemize kazandırılmış oldu. Günümüzde artık ürolojinin bir çok ameliyatı lazer teknolojisi aracılığı ile yapılıyor. Lazer teknolojisinin geldiği son noktanın Yozgatımıza ve Üniversitemize kazandırılması çok önemliydi. Prostatla ilgili sorun ve komplikasyonların az olduğu ve daha az ağrı ile tedavinin sonuçlandığı bu teknoloji hastanemizde kullanılmaya başlandı. Üroloji Anabilim Dalı Başkanlığı ekibinin yapacağı cerrahi operasyonlarında hizmet vermeye başladı. Özellikle yaşlı nüfusumuz için önemli olan ürolojik problemler, prostat ve böbrek taşı problemleri hayırsever iş insanı Bilal Şahin tarafından alınan ve hastanemize bağışlanan lazer cihazı ile tedavi süreçleri ağrısız ve acısız bir şekilde gerçekleştirilecek. Bu vesile ile hayırsever iş insanı Bilal Şahin’e minnettarız. Hastalarımız ve Üniversitemiz adına çok teşekkür ederim” diye konuştu. Haber Merkezi
-

İlk kez derin planla yüz germe ameliyatı yapıldı
Yozgat Şehir Hastanesi Plastik Rekonstruktif ve Estetik Cerrahi Polikliniğimize yüzde sarkma, boyun, gıdı bölgesinde kalınlaşma ve yüzde kırışıklıklar şikayetiyle başvuran 53 yaşındaki hasta Op. Dr. Ferhat Kargalıoğlu’nun başarılı ameliyatıyla şikayetlerinden kurtuldu. Bu ameliyatla birlikte Yozgat’ta ilk kez derin planla tam yüz germe operasyonu olarak gerçekleştirildi.
Op. Dr. Ferhat Kargalıoğlu, “Hastamız 53 yaşında bir kadındı. Şikayetlerini değerlendirdik ve gerekli tetkiklerin ardından ameliyat kararı aldık. Yüzde ve boyunda sarkma, kırışıklıklar ve gıdı bölgesinde yağlanma olan hastalar, tam yüz germe ameliyatı için uygun adaylardır. Ameliyat, saçlı deride, kulak arkasında ve kulak önünde kulak katlantısına oturacak şekilde kesiler yaparak yüz ile boyunda derin katmana ve cilde germe işlemi yapılır. Aynı ameliyatta boyun bölgesine liposuction yapılarak elde edilen yağlardan, yüzde hacim kaybı olan bölgelere kök hücre ile yağ dolgusu işlemi de yapılır. Ameliyat sonrası hasta normal günlük yaşantısına 15-20 günde dönerken 6 ayda ameliyata bağlı izler neredeyse tamamen görünmez hale gelir” diye konuştu.
Yozgat Şehir Hastanesi Başhekimi Uz. Dr. Mustafa Kozan’da hastanelerinin her geçen gün hizmet kalitesini daha da artırarak sürdürdüğünü ifade etti.
Başhekim Kozan,”Hastanemizde ilk kez derin planla yüz germe ameliyatı gerçekleştirildi. Plastik Rekonstruktif ve Estetik Cerrahi Hekimi Op. Dr. Ferhat Kargalıoğlu başarılı ameliyatlarına bir yenisini daha ekledi. Hastanemiz, teknik altyapı olarak çevre illerde olmayan birçok cihazla hastaları sağlıklarına kavuşturmaya devam edecektir. Hekimimize ve emeği geçenlere teşekkür ediyorum” dedi. Haber Merkezi
-

Uyum Eğitimi büyük ilgi gördü
İl Sağlık Müdürlüğü’nde, 2023-2024 Kamu İç Kontrol Standartlarına Uyum Eylem Planı kapsamında destek hizmetlerine bağlı İç Kontrol Birim Sorumlusu Elif Şimşek ve İdari Birim personeli Aziz İsrafil Arslan tarafından düzenlenen eğitim, büyük ilgi gördü.
İç Kontrol Sistemi İşleyişi ve Standart Dosya Planı konularında sunulan eğitim, İl Sağlık Müdürlüğü personelinin katılımıyla gerçekleşti. Eğitimde, kamu iç kontrol standartlarına uyumun önemi vurgulanırken, iç kontrol sisteminin işleyişi ve standart dosya planı oluşturulması konuları detaylı bir şekilde ele alındı.
Eğitimde, İç Kontrol Birim Sorumlusu Elif Şimşek, iç kontrol sistemlerinin etkin bir şekilde yönetilmesi için gerekli olan prensipleri ve uygulamaları katılımcılara aktardı. Ayrıca, İdari Birim personeli Aziz İsrafil Arslan, standart dosya planının hazırlanması ve uygulanmasının önemini vurgulayarak, bu sürecin nasıl yürütüleceği konusunda pratik bilgiler sundu. Eğitim sonunda katılımcılar, iç kontrol standartlarına uyumun sağlanması ve kurum içinde daha etkin bir yönetim sistemi oluşturulması konusunda daha donanımlı hale geldi. İl Sağlık Müdürlüğü yetkilileri, bu tür eğitimlerin düzenli aralıklarla devam edeceğini belirterek, personelin sürekli olarak güncel bilgilerle donatılmasını sağlayacaklarını ifade etti. Haber Merkezi
-

Çekerek TSM yeni binasına kavuşacak
Yozgat Valiliği, Çekerek’te yapımına başlanan Toplum Sağlığı Merkezi ve 9 Aile Hekimliği Biriminin (Aile Sağlığı Merkezi) bulunduğu binaların inşaatının tüm hızıyla devam ettiğini belirtti.
Yozgat Valiliği’nden yapılan açıklamada:
“Bu hizmetin ilimize kazandırılmasında desteklerini esirgemeyen, başta Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere, Sayın Bakanımıza, Milletvekillerimize ve emeği geçen herkese şükranlarımızı sunuyoruz. Yiğitler Şehri Yozgat’ımıza hayırlı olsun” ifadelerine yer verildi. Haber Merkezi
-

Yozgat İl Sağlık Müdürlüğünden, İlkyardım Eğitimi
Yozgat İl Sağlık Müdürlüğü, il ve ilçe jandarma komutanlıkları ile il emniyet müdürlüğü personellerine yönelik bir eğitim gerçekleştirdi. 06-07 Mart 2024 tarihlerinde düzenlenen eğitimde, Acil Sağlık Hizmetleri Birimi tarafından eğitmenler ATT Hüseyin Körkoca ve AABT Halime Nur Erden tarafından Temel İlkyardım Eğitimi verildi.
Eğitim, katılımcılara acil durumlarda temel ilkyardım teknikleri konusunda bilgi ve beceri kazandırmayı amaçladı. İlkyardımın önemi vurgulanarak, doğru müdahalelerin hayat kurtarıcı olabileceği üzerinde duruldu. Eğitimin içeriği; bilinç kaybı, solunumun durması, kalp durması, yaralanmalar, kanama kontrolü, yanıklar, zehirlenmeler ve benzeri acil durumlarda yapılması gereken temel müdahaleleri kapsadı.
Eğitim sonunda başarılı olan katılımcılara, İlkyardım Eğitimi Sertifikası verildi. Haber Merkezi
-

217 öğretmene katılım belgesi verildi
Yozgat İl Sağlık Müdürlüğü tarafından düzenlenen Okulda Diyabet Programı etkinlikleri kapsamında 217 öğretmene katılım belgesi takdim edildi.
Müdürlük personellerinden Endokrinoloji ve Metabolizma Uzmanı Dr. Abdulkadir Bozbay, Diyetisyen Nuray Yücel Akkaya ve Diyabet Hemşiresi Şehri Arslan tarafından Milli Eğitim Müdürlüğü öğretmenlere diyabet, tanı, tedavi, beslenme ve hipoglisemi yönetimi konularında eğitim verildi.
Toplam 217 öğretmenin katıldığı eğitimde, diyabetin tanı ve tedavisi, uygun beslenme alışkanlıkları ve hipoglisemi yönetimi gibi konular detaylı bir şekilde ele alındı. Ayrıca, glukagon uygulaması konusunda da öğretmenlere bilgi verildi. Eğitimin sonunda katılımcılara katılım belgeleri takdim edildi. Haber Merkezi
-

Hekim kadrosu büyütmeye devam ediyor
Yozgat Şehir Hastanesi’ne son olarak 2 uzman hekim daha katıldı.
Yozgat Şehir Hastanesi’nde Göz Hastalıkları Hekimi Op. Dr. Şule Gökçe İçöz ve Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hekimi Uz. Dr. Yasemin Erken, poliklinik hizmeti vermeye başladı.
Yozgat Şehir Hastanesi Başhekimi Uz. Dr. Mustafa Kozan, hekim kadrosunu güçlendirmeye devam edeceklerini belirtti. Yozgat ve çevresine sunulan sağlık hizmetinin kalite ve çeşitliliğini her geçen gün arttırmayı amaçladıklarını ifade eden Başhekim Kozan, “Göz Hastalıkları özellikle toplumun çoğunu ilgilendiren bir sağlık sorunu. Kadromuzu güçlendirerek daha çok hastaya hizmet vereceğiz” dedi.
Ruh sağlığı ve Hastalıkları uzmanı göreve başladığını da hatırlatan Başhekim Kozan; “Her iki hekimimizden ve diğer hekimlerimize muayene olmak isteyen vatandaşlar 182 Merkezi Hekim Randevu Sistemi (MHRS)’i kullanarak gerek randevu talebi oluşturabilir, başka hastanelere gitmeden Yozgat Şehir Hastanesinden sağlık hizmetinden faydalanabilirler” dedi. Haber Merkezi













































