Dünya Otizm Farkındalık Günü etkinlikleri kapsamında Sağlıklı Hayat Merkezi bünyesinde görev yapan Çocuk Gelişimi Uzmanı Şeyma Örs tarafından sağlık personellerine yönelik kurumiçi eğitim düzenlendi. Eğitim sonrasında otizme farkındalığa mavi ışık yakmak maksatlı pano süslemesi yapıldı.
Otizm Nedir
Otizm genellikle ilk 3 yaşta başlayan ve hayat boyu devam eden, kişinin etrafıyla sözel ve sözel olmayan şekilde uygun ilişki kuramaması şeklinde ifade edebileceğimiz gelişimsel bir bozukluktur. Günümüzde basit testler ile tanısı erken konulabilmektedir. Haber Merkezi
Kategori: Sağlık
-

Sağlık personeline Otizm eğitimi
-

Kansere dikkat çektiler
Kahramanmaraş merkezli meydana gelen deprem felaketlerinin ardından güvenli bölgelerde kalan depremzedelere yönelik Yozgat İl Sağlık Müdürlüğü tarafından kanser farkındalık eğitimi verildi. Yozgat Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’ne bağlı Bozok Yurdu ve Yozgat Şehit İbrahim Yılmaz Dini İhtisas Merkezi’nde kalan depremzedelere yönelik düzenlenen eğitimde kanser hakkında depremzedeler bilgilendirildi. 1-7 Nisan Ulusal Kanser Haftası farkındalık ayı etkinlikleri kapsamında Yozgat İl Sağlık Müdürlüğü Merkez Toplum Sağlığı Merkezi personellerinden Uzman Dr. Damla Sebhan Bozbay ve Hemşire Canan Şener tarafından Yozgat Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü Bozok Yurdu ve Yozgat Şehit İbrahim Yılmaz Dini İhtisas Merkezi’nde konaklayan depremzede vatandaşlara yönelik kanser farkındalık çalışmaları düzenlen. Katılımcılara sık görülen kanserler, kanserden korunma yöntemleri ve kanser taramaları hakkında bilgiler verilerek isteyen vatandaşlara taramaları yapılmak üzere KETEM’de randevuları oluşturuldu. Haber Merkezi
-

“Sınav ücreti düşürülsün, mağduriyet giderilsin”
Sağlık Bakanlığı Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Sınavı için başvuru tarihi açıklandı. 5 Nisan 2023 tarihinde başlayacak olan sınav 12 Nisan 2023 tarihinde saat 17.00’de sona erecek. Sağlık Bakanlığı Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğü sınav kaydı başvurusu Ankara Üniversitesi Açık ve Uzaktan Eğitim Fakültesi (ANKUZEF) tarafından alınacak. 20 Mayıs 2023 Cumartesi günü tek oturumda gerçekleşecek olan sınav 5 seçenekli olacak ve 50 soru sorulacak. Sınava giriş ücreti 500 lira olarak belirlendi.
Konuyla ilgili açıklama yapan Anadolu Sağlık Sen Genel Başkanı Necip Taşkın, sınava giriş ücretinin fazla olduğuna dikkat çekerek, bugünkü ekonomik koşullarda sınava girmeye çalışan kamu görevlilerinin bu ücreti ödeyemeyecek durumda olduklarına vurgu yaptı.
Sağlık çalışanlarının mağdur edildiğine dikkat çeken Necip Taşkın, şunları söyledi:
“Öncelikle şunu ifade etmek isterim ki sınav konularında 1 Ocak 2023 tarihinden sonra ilgili mevzuatta yapılan değişikliklerin dikkate alınmayarak 1 Ocak 2023 tarihine kadar olan mevzuatın esas alınacak olması sevindirici. Ancak 500 lira sınav ücreti alınacak olması, sınava girecek olan kamu görevlilerini zorlayacağından kaygı verici! Bugünkü ekonomik koşullarda fahiş fiyat alınacak olmasını kabul etmiyoruz. Sağlık Bakanlığı ve sınavı yapacak olan kurum hiçbir şekilde fahiş sınav ücretinin açıklamasını yapamaz. Sınava girecek kamu görevlileri için bu rakam çok ciddi bir rakamdır. Sağlık Bakanlığı, kendi personelinin başka bir kurum tarafından fahiş fiyat ile sınava tabii tutulmasını nasıl kabul edebiliyor? Bakanlık, kendi personeline karşı büyük bir haksızlık yapıyor. Bugünkü ekonomik koşullarda sağlık çalışanlarına karşı bir zulümdür. Sağlık Bakanlığı maalesef kendi personelinin mağdur edilmesine göz yumuyor! Bunu kabul edemeyiz. Sağlık Bakanlığı, sınava girecek personellerinin mağdur edilmemesi için sınavı yapacak olan kurum ile görüşmeli ve fiyatı aşağı çektirerek personelinin mağduriyetini önlemelidir.
Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Sınavına girecek olan Sağlık Bakanlığı merkez ve taşra teşkilatlarında çalışanların yüksek fiyattan sınav ücretiyle karşı karşıya bırakılmasına sessiz kalan ve göz yuman yetkili sendika ise maalesef çalışanların ekonomisini düşünmek yerine sahada üye kazanma peşinde koşuyor! Milleti için gecesini gündüzüne katan, yoğun şekilde çalışan, emeğinin karşılığını alamadığı gibi haksız ve adaletsiz uygulamalarla baskılara boyun eğdirilmeye çalışılan sağlık personelleri mağdur edilmemeli; sağlık çalışanları bunları hak etmiyor. Yetkili sendika, sağlık personellerini düşünüyorsa onların ekonomik şartlarını dikkate alarak girişimdi bulunmalıdır.
Anadolu Sağlık Sen olarak, sağlık teşkilatlarında çalışanlardan istenen 500 lira sınav ücretinin çok fahiş olduğunu, günün ekonomik koşulları dikkate alındığında sınava girecek olan memurların ekonomik durumlarının dikkate alınmadan mağdur edildiğine inanıyoruz. Sınav ücreti olarak talep edilen 500 liranın eşitlik ve adalet ilkeleriyle bağdaşmadığını düşünüyoruz. Bu nedenle sağlık çalışanlarının mağduriyetinin önlenmesi açısından gerekli girişimlerde bulunacağız.” / Haber Merkezi
-

Şerbetli tatlılardan uzak durun
Yozgat Şehir Hastanesi Diyetisyeni Buse Ünsal, ramazanda açılan orucun ardından şerbetli tatlılar yerine, 1-2 saat geçtikten sonra sütlü tatlılar veya meyve kurularının tercih edilmesinin hem besin değeri, hem de kalori açısından daha sağlıklı olacağını belirtti. Ramazan ayı ile birlikte tatlı tüketiminde ciddi şekilde bir artış olduğuna değinen Ünsal, uzun süren açlığın kan şekeri düşüklüğüne neden olduğunu bu nedenle de tatlı krizlerinin yaşanmasının normal olduğunu söyledi. Vatandaşların oruçlarını açarken hurma ile açmalarının hem kan şekerini dengeleyeceğini hem de iftar sonrası tatlı krizlerinin yaşanmasına engel olacağının altını çizen Ünsal, ‘’Bu dönemde tatlı tüketiminin artması fizyolojik bir durum. Çünkü uzun süreli açık sebebiyle kan şekerimiz düşme eğilimine geçiyor ve tatlı krizleri yaşayabiliyoruz. Bu tatlı krizleriyle baş etmemiz için de tatlı tercihlerimizi özellikle şerbetli ve hamur tatlıları yerine sütlü tatlılar ve meyveli tatlılardan yana kullanmamız önemlidir. Güllaç, sütlaç, muhallebi gibi veya dondurma gibi sütlü tatlıları tercih etmemiz hem besin değeri açısından önemli hem de kalori açısından da daha sağlıklı bir tercih olacaktır. Aynı zamanda Ramazan’ın vazgeçilmezi hurma, kuru meyvelerle birlikte zenginlik ve mineral içeriğiyle de Ramazanda sıklıkla tercih edilmesi gereken bir tatlı alternatifidir. İftarda orucumuzu 2 adet hurma ile açmamız hem kan şekerimizi dengeleyecek hem de iftardan sonraki tatlı krizlerimizi engellemeye yardımcı olacaktır. Yemekten en az 1-2 saat sonra tatlı tüketimimizi yapmamız önemli. Şerbetli tatlılar ve hamur işi tatlıların sıklığı çok az olması gerekiyor, özellikle şerbetli tatlı canımız çektiğinde özellikle ev tatlısı olmasına, dışarıdan alınmış baklava gibi şerbetli tatlıların olmamasına özen göstermeliyiz. Çünkü içerisinde bulunan glikoz şurubu bizim için büyük bir risk faktörü oluşturuyor. Tatlı tüketimimiz haftada iki kez ile sınırlandırılmalı ve tatlı tüketmediğimiz zamanlarda özellikle iftarda az şekerli meyve kompostoları tercih etmemiz önemli’’ dedi. Haber Merkezi

‘HASİDE TATLISI’ KIŞIN YOZGATLILARI ISITIYOR -

ASKOM toplantısı yapıldı
Yozgat İl Sağlık Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, ‘’Müdürlüğümüz Acil Sağlık Hizmetleri birimince her ay düzenlenen Acil Sağlık Hizmetleri Koordinasyon Komisyonu Toplantısı ( ASKOM) gerçekleştirildi. Müdürlüğümüz Başkanları, Başkan Yardımcıları, Birim Sorumluları, 112 Başhekimi, Komuta Kontrol Merkezi Sorumlu Hekimi, İlimizde bulunan Kamu- Üniversite Hastaneleri Başhekimleri, Başhekim Yardımcıları, Acil Servis Sorumlu Hekimlerinin katılımları ile gerçekleştirilen toplantıda Mart Ayı içinde yapılan il içi ve il dışı hasta nakilleri incelendi’’ denildi. Haber Merkezi
-

Başhekim Kozan’dan hastalara moral ziyareti
Başhekim Kozan, yaptığı açıklamada; kanser hastalarının iyileşmesindeki önemli faktörlerden birinin de moral ve motivasyonu yüksek tutmak olduğunu söyledi.
Her yıl 1-7 Nisan Kanser Haftasında farkındalık oluşturulduğunu söyleyen Kozan, “Kemoterapi hastalarımız tedavi gördükleri süre içerisinde çok hassas günler yaşıyorlar.Bu yüzden moral ve motivasyon yönünden kuvvetli olmalılar” dedi.
Tüm hastalara geçmiş olsun dileklerinde bulunan Başhekim Kozan, Yozgat Şehir Hastanesi olarak tüm hastalara olduğu gibi onkoloji tedavisi gören hastalarında bu süreçte yanlarında olduklarını ifade etti.
Başhekim Kozan, “Bugün kemoterapi alan hastalarımızla onları yormadan kısa bir süre sohbet ettik. Moral verdik. Zor bir süreçten geçtiklerini kendileri ve aileleri de biliyor. Bu süreçte hasta yakınlarına da çok büyük görev düşüyor. Tedavilerini en iyi şekilde biz burada veriyoruz. Ama hastalarımızın morali bir o kadar önemli. Bu bilinçle daha hassas davranışlar içerisinde olunmalıdır. Kemoterapi merkezi personellerimize de özverili çalışmalarından dolayı teşekkür ediyorum. Kemoterapi merkezimizde görevli personellerimiz büyük bir özveriyle çalışmaya devam ediyorlar. Hastalarımızın hassasiyetinin en çok da onlar bilincinde. Tüm çalışanlarıma bu hassasiyetlerinden dolayı teşekkür ediyorum.”diye konuştu.
KANSER TARAMALARI ÜCRETSİZ
Belli yaş dönemlerinde kanser konusunda tarama testlerinin yaptırılmasının önemli olduğunu söyleyen Başhekim Kozan, Kanser’de erken teşhisin hayat kurtardığı ve KETEM’de taramaların ücretsiz olduğu vurgusunu yaptı. Ferhat ÖZER -

Nöbetçi personel ile sahur yaptı
Başhekim Uz. Dr. Mustafa Kozan, sahur programına katılan hekimler, hemşireler ve süpervizörler ile tek tek sohbet ederek kolaylıklar diledi. Kozan, ‘’Gece gündüz demeden vatandaşlarımızın sağlığı için fedakarca çalışan personellerimize çok teşekkür ediyorum. Böylesi günlerde aynı sofrayı paylaşmak bizlerin daha sıkı sıkıya bağ kurmamıza önemli bir vesile oluyor. Tüm çalışanlarımıza Hayırlı Ramazanlar diliyorum’’ dedi. Haber Merkezi
-

Enflasyon, gelir adaletsizliğine neden oluyor
TÜİK’in Mart ayı enflasyonunu açıkladığını ve enflasyonun Mart ayında da 2.29 oranında artış gösterdiğini söyleyen Taşkın, Tüketici fiyatlarındaki (TÜFE) değişimin 2023 yılı Mart ayında bir önceki aya göre %2,29, bir önceki yılın Aralık ayına göre %12,52, bir önceki yılın aynı ayına göre %50,51 ve on iki aylık ortalamalara göre %70,20 arttığına dikkat çekerek, memur ve emeklinin her geçen yoksullaştığına vurgu yaptı. Enflasyon yükseldikçe zenginin daha zengin, dar ve sabit gelirli kamu çalışanlarının ve emeklilerin ise yoksullaştığını belirten Taşkın, şu ifadeleri kullandı:
“Enflasyonun yükselmesi dar ve sabit gelirli kamu çalışanları ile emeklileri yoksullaştırıyor. Gelir adaletsizliğine neden oluyor. Yapılan araştırmalara göre zengin daha zenginleşirken yoksul daha da yoksullaşıyor. Dar ve sabit gelirli vatandaşların toplam gelirden aldığı pay iyice düşmüş durumda. Böyle olumsuz verilerin ortaya çıktığı toplumlarda mutsuzluk artar, barış ortamı bozulur ve temel toplumsal sorunlara yol açar. Gelir dağılımı adaletsizliğini önlemek için toplumun her alanında ve her konuda adalet, eşitlik ve hak kavramları yer almalı ve sağlanmalı, gelir dağılımı adaletsizliği önlenmelidir.
Sendika olarak, gelir dağılımındaki adaletsizliğin önlenmesini ısrarla istiyoruz. Enflasyon hız kesmeden artıyor ve iğneden ipliğe her şeye zam geliyor. Dar ve sabit gelirli memure ve emekli maaşıyla geçinemiyor. Enflasyon yükseldikçe cebinden gidiyor. Bu da adaletsizliğe neden oluyor. Kamu çalışanları ile emeklilerin maaşlarına yapılan zam adaletsizliği, kamu çalışanları arasında 3600 ek göstergenin uygulanmasında yaşanan adaletsizlik, enflasyonun maaşla birlikte her ay verilmesi yerine 6 ayda bir verilmesi, dar ve sabit gelirli kamu çalışanları ile emeklilerin vergi dilimi ve vergi oranındaki adaletsizlik vb. pek çok konuda yaşanan adaletsizlik toplumda hoşnutsuzluğa ve mutsuzluğa neden olurken, çalışanlar arasında meydana gelen gelir adaletsizliği çalışma barışını bozuyor. Bu nedenlerle tekrarlıyoruz; memur ve emekliye 3.000 lira seyyanen zam yapılmalı, memura 3000 lira bayram ikramiyesi verilmeli, az kazanandan az, çok kazanandan çok vergi alınacak şekilde adil bir ücret ve vergi politikası uygulanmalıdır.” / Yusuf BAĞCI
-

“TürKomp” oruç tutanlara rehberlik edecek
Tarım ve Orman Bakanlığının, Türkiye’nin ilk gıda kompozisyon veri tabanı olarak kullanıma sunduğu, tek bir tuşla cepten de ulaşılabilen “TürKomp” uygulaması, ramazan süresince yeterli ve dengeli beslenmek isteyenlerin adresi olacak.
Yeterli ve dengeli beslenebilmek için tüketilen gıdaların hem bileşen hem de kalori açısından içeriğinin bilinmesi gerekiyor.
Ramazan ayında, sağlıklı bir oruç için tüketilmesi gereken gıdalar ve miktarlarının bilinmesi büyük önem taşıyor.
Temel gıda bileşenleri ve enerji değerleri bakımından alınması gereken günlük oranlar “TürKomp” verileriyle kolaylıkla hesaplanabiliyor. Mobil uygulamayla işlenmiş-işlenmemiş tarım ürünlerinin kalorisinden vitaminine, proteininden su oranına kadar tüm içeriklere tek bir tuşla ulaşılabiliyor.
Ülkemiz coğrafyasında üretilen ve tüketilen, işlenmiş-işlenmemiş tarımsal ürünlere ait enerji değerleri ve besin öğelerini içeren TürKomp’a; www.turkomp.gov.tr adresi ya da mobil uygulamalar üzerinden erişim sağlanabiliyor.
Türkomp” mobil uygulaması; App Store, Google Play ve AppGalery mobil mağazalarından indirilebiliyor.
TürKomp’ta, 14 gıda grubundan, 645 gıda ve 100 gıda bileşenine ait 63 bin civarında enerji ve besin öğeleri ile ilgili veri bulunuyor.
Türkçe ve İngilizce olarak hizmet veren TürKomp’ta yer alan tüm veriler analiz sonuçlarına dayalı, ulusal ve uluslararası standartlarda güvenilir nitelik taşıyor. Gıdaya, bileşene ve beslenme şekline göre arama yapılabiliyor. Gıdaları karşılaştırma özelliği ve beslenme çantası uygulaması da bulunuyor.
Uygulamada yer alan özellikler şöyle:
Gıdaya Göre Arama: Aranılan gıda maddeleri, alfabetik listeden seçilerek ya da arama kutusuna yazılarak bulunduktan sonra enerji değerleri ve besin öğeleri verilerine ulaşılabiliyor.
Bileşenlere Göre Arama: Aranılan gıda bileşeni alfabetik listeden seçilerek ya da arama kutusuna yazılarak bulunur. Açılan sayfada aranılan bileşenini içeren gıda maddeleri, içerdiği bileşen miktarına göre çoktan aza doğru sıralı olarak görüntüleniyor.
Beslenmeye Göre Arama: Bu uygulamada analiz sonuçlarına göre, düşük enerjili, az yağlı, yağsız, yüksek lifli ve yüksek proteinli şeklinde sınıflandırılmış olan gıdalar arasından arama yapılabiliyor.
Beslenme Çantası: Bu uygulama, seçilen birden fazla gıdanın toplam enerji değerleri ve besin öğelerine ulaşılmasına imkan sağlıyor.
Gıdaları Karşılaştırma: Gıdaları karşılaştırma uygulaması, seçilen iki gıda maddesinin, besin öğeleri ve enerji değerleri açısından kıyaslanabilmesine olanak veriyor. Haber Merkezi -

Her çocukta farklı belirtiler görülebilir
Otizm konusunda farkındalığın artırılması ile erken teşhis ve tedavinin yaygınlaştırılmasının hedeflendiğini söyleyen Şuheda Kılıç, ““Otizm Spektrum Bozukluğu; belirtileri yaşamın ilk üç yılı içinde ortaya çıkan nörogelişimsel bir bozukluktur. Erkeklerde kızlardan 3-4 kat daha fazla görüldüğü bilinmektedir. Otizmin sebebi hala bilinmemekle birlikte genetik faktörler ile birlikte çevresel faktörlerinde rolü olabileceğini göstermektedir. Otizm ismi aynı olsa bile her çocukta farklı belirtilerle görülebilir. En etkili tedavi yöntemi otizme yönelik bir eğitimdir. Her birey farklı olduğu için verilen eğitimlerde bireyin öğrenmesine, sosyalleşmesine ve iletişimine katkıda bulunacak şekilde farklı olmalıdır. Yozgat Şehir Hastanemiz bünyesinde 2022 Ekim ayında hizmete açılan Otizm Merkezimizde, otizm şüphesi olan ya da otizm tanısı almış bireylerle etkileşim temelli erken müdahale programı uygulanmaktadır. Bu program kapsamında otizm tanısı almış çocuk ve ailesine 6 ay içerisinde toplam 350 saati geçen bir eğitim desteği uygulanmıştır. Erken müdahale programımıza talep, ihtiyaç dahilinde artarak devam etmektedir. Bu hizmeti vermemiz için Çocuk Gelişim Uzman’larına desteğini esirgemeyen Sayın Başhekimimiz Uz. Dr. Mustafa Kozan’a teşekkür ederiz. Otizm eksiklik değil farklılıktır, farklılıkları birlikte fark edelim.” ifadelerini kullandı./ Yusuf BAĞCI
-

“Manevi Destek Birimi” açıldı
Hastane Başhekimi Uz Dr Mustafa Kozan, yaptığı açıklamada; hastanenin fiziki ve genel durumu bakımından gelişimini sürdürmeye devam ettiğini belirtti.
Amaçlarının vatandaşlara en iyi sağlık hizmeti sunmak olduğunu vurgulayan Başhekim Kozan, “Bütün çalışan personelimizle vatandaşımıza daha kaliteli sağlık hizmeti sunmanın gayreti içerisindeyiz. Bunun yanı sıra hastanemize Manevi Destek Birimi açarak hasta ve hasta yakınları ile hastane personelimiz yanında olmak ve manevi ihtiyaçlarını gidermek üzere danışmanlık ve rehberlik yapmaktadır.”dedi.
Başhekim Kozan oluşturulan birimin amacını şöyle sıraladı: “Musibet, hastalık, afet gibi şeylerin arkasında hikmeti buldurmak. Hastalıkta veya hastane ortamında ibadetlerin yerine getirilmesinde rehberlik etmek. Musibet, hastalık, ölüm, kader ve tevekkül gibi konularda inanç desteği sağlamak. Kişilerin musibetler karşısında dinen başa çıkmalarına yardımcı olmak. Hastaların tıbbi tedavi süreçlerinde manevi destek açısından destek olmak
• Hayat yolculuğunun iniş çıkışlarında zorlukları birlikte kucaklamak ve dini değerler ışığında danışmalık yapmaktır. Hasta, hasta yakını ve hastane personelinin dini sorularına cevap ve sorunlarına çözüm bulmak. Dengesi bozulan hisleri Nasslar(Ayet-Hadis) ile dengelemektir.
Manevi Destek Almak ve Sorularınıza Cevap Bulmak İçin; 4.kat Palyatif Bakım Servisimizde bulunan Manevi Destek Birimimize müracaat edebilir veya 444 20 66’yı arayıp 2308 dahilisinden bizlere ulaşabilirsiniz.” Nazife EKİCİ -

Dr. Oruç: Kanser genetik faktörlere bağlı gelişiyor
Uz. Dr. Kerem Oruç, yaptığı açıklamada kanser hastalığının önemli bir halk sağlığı problemi olduğunu söyledi.
Dr Oruç, “Kanser, dünyada ve ülkemizde sebebi bilinen ölümler arasında kalp ve damar hastalıklarından sonra ikinci sırada yer alan önemli bir halk sağlığı problemidir. Oysa erken teşhis edildiğinde tedavinin mümkün olduğu ve yaşam kalitesinin artırılabildiği kanser türleri olduğu düşünülürse korunmanın önemi daha da artmaktadır. Teknolojinin ve tıbbın ilerlemesi ile elde edilen sonuçların daha etkin kullanılması ve halkı farkındalık kazandırma çalışmalarına yoğunluk verilmesi amacıyla “1- 7 Nisan Kanser Haftası” kanser mücadelesinde oldukça önemli bir yer tutmaktadır.”diye konuştu.
KANSER HASTALIĞI DÜNYA ÇAPINDA HER GEÇEN GÜN ARTIŞ GÖSTERMEKTEDİR
Kanser hastalığının dünya çapında her geçen gün artış gösterdiğini vurgulayan Dr.Oruç,
“Dünya genelinde her 5 erkekten birinde ve her 6 kadından birinde hayatları boyunca kanser gelişmesi beklenirken her 8 erkekten birinin, her 11 kadından birinin ise kanser sebebiyle hayatını kaybedeceği ön görülmektedir. Yine gelecek yıllarda dünya nüfusunun artması, yaşlanması ve kansere yol açabilecek risk faktörlerine daha çok ve uzun süre maruz kalması ile birlikte gerek tanı konacak kanser olgu sayısının gerekse bahsi geçen hastalığa bağlı ekonomik, sosyolojik ve psikolojik yükün artması beklenmektedir.”şeklinde konuştu.
Erken teşhisin çok önemli olduğunu ifade eden Oruç, Kanser tarama ve teşhis merkezlerindeki işlemlerin ücretsiz olduğuna dikkat çekti.
Oruç, şöyle devam etti: “Yüzde 90 çevresel, yüzde 10 oranında ise genetik faktörlere bağlı olarak gelişmekte olan kanserlerin, çevresel faktörler arasında yer alan; tütün kullanımı, alkol tüketimi, fazla kilolu ve/veya obez olma ve enfeksiyonlara maruziyetin engellenmesi yolu ile günümüzde yüzde 30 yüzde 50 oranında önlenebileceği bilinmektedir. Bu nedenle erken teşhis oranlarında herhangi bir düşüş yaşanmaması için; Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezleri (KETEM), Toplum Sağlığı Merkezleri (TSM), Sağlıklı Hayat Merkezleri (SHM), Aile Sağlığı Merkezleri (ASM) ve Mobil kanser tarama araçlarında; 40-69 yaş arası kadınlara 2 yılda bir meme kanseri taraması, 30-65 yaş arası kadınlara 5 yılda bir rahim ağzı kanseri taraması, 50-70 yaş arası kadın ve erkeklere 2 yılda bir kalınbağırsak kanseri taramaları Ücretsiz olarak yapılmaktadır.” Ferhat ÖZER -

Acil çalışanları ile buluştu
Acil servis personeli ile sahur programında buluşan Başhekim Kozan, çalışanları ile sohbet edip dertlerini dinledi. Yozgat Şehir Hastanesi Başhekim Uz. Dr. Mustafa Kozan, Acil Servisi çalışanları ile sahur yaptı. Başhekim Uz. Dr. Kozan, sahur programına katılan Acil Servisi çalışanlarımız ile tek tek sohbet etti. Yozgat Şehir Hastanesi’nin önemli görevler üstlendiğini, sağlık çalışanlarının da fedakârca gece gündüz demeden halkın sağlığı için çalıştığını belirten Başhekim Kozan, ‘’Tüm çalışanlarımıza Hayırlı Ramazanlar diliyorum. Yoğun çalışma tempolarında da ayrıca kolaylıklar dilerim’’ dedi. Haber Merkezi
-

Necip Taşkın: “Alınacak sözleşmeli personel sayısı yetersiz”
Ortaöğretim, ön lisans ve lisans düzeyinde sözleşmeli sağlık personeli alımı yapılacağını belirten Taşkın, özellikle ortaöğretim düzeyinde eğitim görenler arasından sözleşmeli sağlık personeli pozisyonları sayısının az olduğuna dikkat çekerek, her yıl binlerce mezun veren Sağlık Meslek Liselerinin işlevinin azaldığını ve bu okullardan mezun olanların gelecek umutlarının kalmadığına vurgu yaparak şunları dile getirdi:
“Sağlık teşkilatlarında personel eksikliği nedeniyle artan yoğunluğun hafifletilmesi ve iş yükünün azaltılması amacıyla yeterli sayıda istihdamın sağlanmasına yönelik çağrımızı sürekli tekrarlıyoruz. Nitekim Sağlık Bakanlığınca 31.600 sözleşmeli sağlık personeli alımına ilişkin olarak ilan edilen pozisyonları incelediğimizde lisans ve ön lisans düzeyinde eğitim gören sağlık yönetimi, hemşire, ebe, diğer sağlık personeli, anestezi, çevre sağlığı, laboratuvar, röntgen, ameliyat, diyaliz, ilk ve acil yardım teknisyen ve tekniker sayılarının yetersiz olduğunu görüyoruz. OECD ülkeleri arasında kişi başına düşen söz konusu pozisyonların ülkemizde yetersiz olduğu ayrıca değerlendirilmelidir.
Sözleşmeli sağlık personeli alımında ortaöğretim düzeyinde eğitim görenlerin sayılarının çok az olması eleştirilebilir. Kamu ve özel Sağlık Meslek Liselerinden her yıl binlerce gencimiz mezun oluyor. Bu mezunlar uzun yıllar atanamıyorlar ve başka alanlara yöneliyorlar. Hem kendilerinin hem de ailelerinin umutları ve hayalleri sönüyor. Bunlara yazık! Bunlar atanamayacaklarsa neden bu okullar kapatılmıyor? Nitekim bu okulların sayısının fazla olması yetersiz, etkili denetim ve planlama mekanizması oluşturulmaması nedeniyle iyi eğitim almış sağlık personeli yetişmesini engellemektedir. Yakın gelecekte büyük bir sorun olarak karşımıza çıkması ihtimal dahilindedir.
Ülkemiz, Avrupa ülkeleri arasında yaş ortalaması en genç nüfusa sahip olan bir ülkedir. Eğer devlet iş imkânı yaratır, istihdam planlamasını reel olarak ülke şartlarına göre yaparsa bu genç nüfusumuz sağlık sektöründe işgücü, finansman ve insan kaynakları açısından büyük bir avantaj sağlayabilir.
Sözleşmeli sağlık personeli alımına ilişkin açıklanan 31.600 kişi sayısı yetersizdir. Sağlık teşkilatlarında çalışanların iş yoğunluğunu giderecek; sağlık çalışanlarının işini ve işyerini severek, isteyerek, benimseyerek ve mutlu olduğu bir işyeri olarak değerlendirecek düzeyde istihdam yapılması gerekir. Hem sağlık çalışanlarının hem de halkımızın sağlık sorunlarının giderilebilmesi açısından sağlık politikalarının gerçekçi, akılcı ve kalıcı çözüm getirilerek mutlu ve sağlıklı bir toplum oluşturulabileceği unutulmamalıdır.” / Yusuf BAĞCI
-

“Mevzuat karmaşası giderilsin”
1 Ekim 2008 öncesinde memur değil de sözleşmeli olarak çalışanların hizmet ve yaş bakımından 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine tabii olabildiğini, bunlara bağlanacak emekli aylığının ise 5510 sayılı Kanuna göre düzenlendiğini belirten Taşkın, bunların emekli aylıklarının diğerlerinkinden daha düşük olabileceğini, mevzuattaki bu karışıklığın giderilerek 2008 öncesinde sözleşmeli olarak çalışanların mağduriyetinin giderilmesi gerektiğine vurgu yaparak şunları söyledi:
“1 Ekim 2008’den önce 657 sayılı yasanın 4/B statüsünde sözleşmeli memur olarak çalışanlar hakkında 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu hükümleri uygulanmakta; bunların emeklilik yaş ve emeklilik hizmeti, emekli aylığı, emekli ikramiyesi, ek gösterge, makam tazminatı gibi haklarının hesaplanmasında tamamıyla 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu hükümleri esas alınmaktadır.
Bu tarihten önce 4/B sözleşmeli olan, işçilik, esnaflık süreleri olanlardan 2008 yılı Ekim ayından sonra Devlet memurluğu kadrosuna geçenler hakkında 5510 sayılı Kanun hükümleri uygulanmaktadır.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun yürürlük tarihinden önce Devlet Memurluğu hizmeti, Bağ-Kurlu, SSK.lı hizmeti olmayan ve ilk defa 1 Ekim 2008 tarihinden sonra sigortalılık kapsamına giren kişilerden Devlet Memurluğuna geçmek isteyenler hakkında hizmet, yaş, emekli aylığı gibi tüm hükümleri ile 5510 sayılı Kanun esas alınıyor.
SGK yayınladığı 2011/55 sayılı genelgeyle 1 Ekim 2008 öncesinde 657 sayılı Kanunun 4/B’li statüsünde sözleşmeli çalışmış olan kadroya geçecek sözleşmelileri 5434 sayılı Kanun’a göre kesenekleri kesilmiş kamu çalışanlarından saymış, böylece sigortalılık ve prim kesenekleri bakımından mağdur olmalarının önüne geçilmişti.
Sendika olarak değerlendirmemiz bu şekildedir. Bu mağduriyetin giderilmesine yönelik acil yasal düzenleme gerekmektedir. 2008 öncesinde sözleşmeli Devlet Memuru olarak çalışan veya Devlet Memurluğunda çalışmayıp sigortalı, Bağ-Kur’lu çalışanların ayırt edilmeksizin tek bir yasa çatısı altında değerlendirilmesi bu mağduriyeti yaşayanlar tarafından talep edilmektedir. Sendika olarak biz de bu mağduriyetin giderilmesi açısından düzenleme yapılmasını istiyoruz.” / Haber Merkezi -

Tedavi edilmezse bulaşır
Her yıl 24 Mart’ın Dünya Tüberküloz Günü olarak farkındalık oluşturmak ve bilinçlendirmelerde bulunmak için anıldığını ifade eden Gıdık “24 Mart Dünya Tüberküloz Günü’nün amacı, hastalığı ve bu hastalıkla mücadele konusunda toplumun ve sağlık çalışanlarının bilinçlendirilmesi ve dikkatin çekilmesidir” dedi.
Gıdık, yaptığı açıklamada şunları söyledi; “Tüberküloz tüm dünyada ilk on ölüm sebebi arasında yer almaktadır ve küresel bir halk sağlığı sorunudur. Tüberküloz, dünya genelinde en çok ölüme yol açan 10 nedenden birisidir. Türkiye’de verem hastalığının görülme sıklığı her yıl yaklaşık %5-7 oranında azalmaktadır. Tüberküloz erkeklerde kadınlardan daha sık görülmektedir. Veremin etkeni “Mycobacterium tuberculosis” isimli bir bakteridir. Verem basilinin kaynağı, tedavi görmemiş veya düzenli tedavi görmeyen aktif akciğer ve gırtlak veremi olan hastalardır. Basil hava yolu ile bulaşır. Hasta insanlardan öksürme ve hapşırma ile ortama yayılan mikrobun solunum yolu ile alınması sonucu bulaşır. En çok hastanın aile bireylerine ve yakın çalışma arkadaşlarına bulaşma olur. Tedavi edilmeyen her hasta yılda 10-15 kişiye hastalığı bulaştırır Tedavi ile basil sayısı çok kısa sürede azalır. Hastaların çoğunda ortalama 2-3 haftada bulaştırıcılık yok olur. Halsizlik, iştahsızlık, kilo kaybı, çocuklarda kilo alamama, gece terlemesi, öksürük, balgam, öksürükle kan tükürme, göğüs-sırt-yan ağrısı, nefes darlığıdır. Gırtlak veremi ses kısıklığı yapabilir. İki-üç haftadan uzun süren ve tedaviye yanıt alınamayan öksürükte verem hastalığından şüphelenmek gerekir. Verem hastalığının tanısı, hastanın belirtileri ve röntgen bulguları, balgamda verem mikrobunun gösterilmesi ile konulur. Verem Savaşı Dispanserlerinde (VSD) veremin teşhis ve tedavisi yapılmaktadır. Veremin tedavisi standarttır. 6 aylık tedavi uygulanmaktadır. Tedavide verilen ilaçlar tamamen ücretsizdir. İlaçların düzenli içilmesi çok büyük önem taşır. Çünkü hastaların bir kısmı tedaviyi terk etmekte ve toplumda basil saçmayı sürdürmektedirler. Hastanın ilaçlarını içtiğinden emin olmak için her doz ilacı bir sağlık personelinin veya başka bir görevlinin gözetiminde içirtmek en uygun yoldur. Tedavinin dispanserde ya da hastanede başlanması gerekir. Aylık takiplerinin de dispanserde yapılması uygundur. Ülkemizde BCG aşısı doğumdan sonra 2. ayını bitiren bebeklere aile sağlığı merkezlerinde ücretsiz olarak yapılmaktadır. Aşı zamanı geçirilirse, 6 yaşa kadar yapılabilir, ancak bu durumda önce tüberkülin deri testi (TDT- PPD) yapılması gerekir. Hedefimiz Veremsiz Bir Türkiye! Korkma, saklama, tedavi ol!” Haber Merkezi -

Şehir Hastanesi’nde başarılı operasyon
Daha çok tekme kullanılan spor dallarıyla uğraşan sporcuların el ve ayak başparmaklarında oluşan kırıklara verilen ve çok nadir görülen “Pinckney Kırığı” ile gelen hastanın ameliyatı 15 dakika sürdü.
11 yaşındaki hastanın ameliyatını gerçekleştiren Yozgat Şehir Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji doktoru Op.Dr. Hakan Başar “Pinckney Kırığı daha çok el başparmağında görülen bir kırık şekli. Hastamızın ayak başparmağında oluşu bizi çok şaşırttı’’ dedi.
Başar, ‘’Hastamız 11 yaşında erkek çocuğumuz tekvandocu. Tekvando eğitimi sırasında sol ayak başparmağını duvara vurmuş yanlışlıkla. Parmağında çok nadir görülen bir kırığı vardı. Literatürde Pinckney kırığı olarak geçiyor. Ameliyat etme durumunda kaldık ve bir tane tel ile kırığını düzelttik, tutturduk. Sonrasında yarım alçıyla bir müddet takip edeceğiz ve iyileşmesini bekleyeceğiz. Ameliyat toplam 15 dakika sürdü. İşlem olarak çok zor bir işlem değil. Ancak çok nadir bir kırık olduğu için bizde şaşırdık. Literatürde birkaç tane keysreport var, biz de keysreport yapmayı düşünüyoruz. Pinckney kırığı daha çok tekme kullanılan spor dallarıyla uğraşan sporcularda görülen bir kırık. Ayak başparmağının distal falanks dediğimiz en uç kısmının büyüme planının ayrılmasıyla gelişiyor. Elde görülen daha sık muadilleri var ama ayakta görülmesi biraz daha nadir bir kırık. Özel bir ismi olduğu için Pinckney Kırığı olarak biliniyor literatürde. Ameliyattan sonra inşallah şifa bulacak çocuğumuz.
Tamamen iyileşmesi ortalama 3 hafta sonra tellerini sökmeyi düşünüyoruz. Tabi röntgen kontrolü sonrası, sonrasında da yavaş yavaş ön ayağına yük vermeye başlayacağız’’ diye konuştu.
TEDAVİ İÇİN TANI DOĞRU OLMALI
Yozgat Şehir Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji doktoru Op. Dr. Mehmet Okan Atahan ise nadir görülen bu vakanın tanısının konmasıyla doğru tedaviye ulaşıldığını belirtti. Op. Dr. Atahan mesai arkadaşı Op.Dr. Hakan Başar’ı koyduğu tanıdan dolayı tebrik ederek şöyle konuştu :
“Bu tür kırıkların aslında tanı ve tedavisi burada tanı daha zor tedaviden ziyade. Hakan arkadaşımız tanısını gayet iyi koydu. Bu tür durumlarda eğer tanı atlanabilirse kolay bir tedavili hastalıkta beklenmedik ya da hastanın hayatını ömür boyu etkileyecek bir travma olabiliyor. Bu yüzden tanı kısmında özellikle atlamamak adına hastayı iyi dinlemeli iyi muayene etmenin önemini bir kez daha görmüş olduk.” Haber Merkezi -

Çocuklara göz taraması
Akdağmadeni Belediyesi öncülüğünde Kaymakamlık, Yozgat Bozok Üniversitesi Akdağmadeni Sağlık Yüksek Okulu, Akdağmadeni Devlet Hastanesi ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ile ortaklaşa yürütülen proje ile Akdağmadeni’ndeki tüm öğrenciler göz sağlığı taramasından geçerek saptanamayan görme kusurlarının tanısı konup tedavisi yapılıyor.

YAKLAŞIK 2 BİN ÖĞRENCİ KONTROL EDİLECEK
Çocuklardaki göz sağlığı sorunlarının erken teşhisinin çok önemli olduğunu vurgulayan Belediye Başkanı Nezih Yalçın, ”Çocuklarımızda görme kusurları ağrıyla veya başka bir şekilde kendini sık belli etmediği için gözden kaçabilir ve ilerleyen yaşlarda görme bozuklular oluşturabilir.Bu anlamda önleyici bir sağlık hizmeti olarak ilçemizde yaklaşık 2 bin çocuğumuzu Akdağmadeni Kaymakamlığı, Bozok Üniversitesi, Akdağmadeni Sağlık Yüksek Okulu ve Akdağmadeni Devlet Hastanesi işbirliği ile gerçekleştirdiğimiz proje sayesinde detaylı göz taramalarını ve muayenelerini yapıyoruz. Akdağmadeni Devlet Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Op.Dr. Mehmet Canleblebici Hocamız büyük bir özveri ve gayretle çocuklarımızı tek tek en detaylı şekilde inceleyerek göz muayenelerini tamamlıyor. Bu süreçte çocuklarımızdaki kırma kusurları, göz kayması, göz tembelliği ve diğer görme bozuklukları varsa saptanıp erken teşhis yapılmış oluyor. Çok verimli ve bizler için önemli bir proje oldu. İnşallah çocuklarımızın muayeneleri tamamlandıktan sonra varsa göz bozuklukları tedavilerine erken yaşta başlanarak ilerleyen yaşlardaki olumsuzlukların önüne geçmiş olacağız’’ dedi.
Projenin gerçekleşmesi ve öğrencilerin ayrıntılı şekilde göz muayenelerinin yapılmasında büyük emeği olan Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Mehmet Canleblebici, yapılan muayeneler sonucunda çocuklarda görme bozukluğu tespit edildiği andan itibaren tedavilerine başlandığını vurguladı. Canleblebici ”İlçemizde paydaş kurumlarımız ile birikte ilkokul çocuklarımıza göz taraması programı başlattık. Bu programımız neticesinde çocukların görmeleri, detaylı refraksiyon muayeneleri ve göz arkası muayeneleri yapılmaktadır.Yapılan muayeneler sonucunda görme kaybı veya kusuru tespit ettiğimiz öğrencilerin hızlı bir şekilde tedavisine başlamaktayız. Kendi hastanemizde tedavi edemeyeceğimiz durumdaki çocuklarımızıda ilgili büyük hastanelere yönlendirmekteyiz” diye konuştu.
ÇOCUKLARIMIZ İÇİN GÜÇ BİRLİĞİ OLUŞTURDUK
Akdağmadeni Sağlık Yüksek Okulu Müdürü Suzan Tekayaz ise ‘’Çocukların sağlığının korunması ve geliştirilmesi için kurumlarımız ile birlikte çok önemli bir adım attık. İlk aşamada çocuklarımızın göz muayenelerine başlayıp sonrasında diğer sağlık taramalarını yapmayı hedefliyoruz. Bu süreçte Belediye Başkanımız ve İlçe Kaymakamımızın desteği çok önemliydi. Ayrıca İlçe Milli Eğitim Müdürlüğümüzün gayretleri ve Göz Hastalıkları Uzmanı Mehmet hocamızın gönüllü olması bu projeyi tüm kurumlarımızla gerçekleştirmemizi sağladı’’ şeklinde konuştu.
Belediye tarafından oluşturulan takvimle her hafta farklı okullardan öğrenciler hastaneye servislerle getirilerek tüm işlemleri yapıldıktan sonra tekrardan öğretmenleriyle birlikte okullarına bırakılıyor. Sağlıklı Kentler Birliğine Yozgat bölgesinde üye olan tek kurum olan Akdağmadeni Belediyesi vatandaşlarına söz verdiği gibi sağlık alanında da halkın faydasına projeler gerçekleştirmeye devam ediyor. Haber Merkezi -

İtalya’daki Staj hareketliliği tamamladı
Sorgun Nene Hatun Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Çocuk Gelişimi alanından 4 öğrenci Casa Dei Bambini Virgilitio okulunda 2 hafta süren staj faaliyeti, 1 öğretmen de aynı okulda işbaşı gözlem faaliyetine katıldı. Ayrıca Sorgun Gevher Nesibe Mesleki ve Teknik Lisesinden 5 öğrenci ise yine aynı şehirde bulunan Pronto Medico Srl adlı sağlık merkezinde 2 haftalık staj faaliyeti ve 1 öğretmen de aynı kurumda işbaşı gözlem faaliyetine katıldı. İki okulun da stajlarını başarı ile tamamlayarak sertifikalarını alıp okullarına dönüş yaparak orada elde ettikleri bilgi ve tecrübeleri okullarındaki arkadaşlarına aktardılar. Haber Merkezi
-

Eğitime yoğun katılım
Yozgat Şehir Hastanesinde yoğun bir katılımın gerçekleştiği ve 2 gün süren eğitimde sağlık personellerine ‘Temel ilk yardım, Kardiyo Pulmoner Resusitasyon (cpr)’ konuları Acil Tıp Uzmanı Dr. Yasin Doğan ve hemşire Ömer Kelle tarafından teorik ve uygulamalı olarak anlatıldı.
Yozgat Şehir Hastanesi konferans salonunda düzenlenen eğitim 2 gün sürdü. 480 sağlık çalışanının katıldığı eğitimde herhangi bir kaza veya yaşamı tehlikeye düşüren bir durumda, sağlık görevlilerinin yardımı sağlanıncaya kadar, hayatın kurtarılması ya da durumun kötüye gitmesini önleyebilmek amacı ile olay yerinde, tıbbi araç gereç aranmaksızın, mevcut araç ve gereçlerle yapılan ilaçsız uygulamalar anlatıldı.
Yetişkin ve Çocuklarda Kardiyopulmoner Resusitasyon (CPR)’un nasıl yapıldığı Defibrilatör ve Acil Çantası içinde yer alan aletler tanıtılarak hangi durumda, ne zaman, nasıl işe yaradığı teorik ve uygulamalı olarak anlatıldı. Katılımcılardan gönüllüler mankenler üzerinde Heimlich manevrası ve kalp masajı yaptılar.
Haber Merkezi -

7 bin 490 kişiye hizmet verdi
Yozgat Şehir Hastanesine kurulduğu günden bugünü polikliniklerdeki hasta muayenesinde en yüksek hasta kabulü gerçekleştirildiği öğrenildi. Yozgat Şehir Hastane polikliniklerine başvuran hasta sayısı 7 bin 490 oldu.
Başhekim Uz. Dr. Mustafa Kozan, ” Yozgat için çalışmaya dün olduğu gibi bugünde devam edeceğiz. Amacımız hastalarımızı Yozgat dışına göndermemektir. Bugün aktif çalışan 100 polikliniğimize tedavi için başvuru yapan hasta sayısı 7 bin 490 olmuştur. Bunda en büyük etken, Sağlık personellerimizin de görev alması ve MHRS sisteminden randevu almış ve sonrasında gelemeyen hastaların randevularını iptal etmesiyle yeni hastaların tedavi alma şansı bulmuştur. Hastanemizin kuruluşundan bugüne en çok günlük muayene yapılan günü geride bıraktık. Hastanemiz kapasite olarak daha da yüksek hasta kabulü sağlayabilecek kabiliyettedir. Yozgat Şehir Hastanesi olarak tüm hastalarımıza her zaman olduğu gibi en iyi ve hızlı şekilde hizmet vermeye devam edeceğiz, randevular 182 MHRS üzerinden alındığı gibi, ayakta hasta kabulü de devam ediyor. Emeklerini esirgemeyen tüm personelimize teşekkür ederim’’ dedi. Haber Merkezi -

3 çeşit Down sendromu var
Çilsal, Down Sendromu, bir kromozom anomalisi olduğunu vurgulayarak, ‘’Sıradan bir insan vücudunda bulunan kromozom sayısı 46 iken Down Sendrom’lu bireylerde ki kromozom sayısı 47’dir. Hücre bölünmesi sırasında yanlış bölünme sonucu 21. kromozom çiftinde fazladan bir kromozom yer alması ile meydana gelir. Bu sebepten dolayı Down Sendromu Trisomy 21 diye de bilinmektedir.
Down Sendromunun oluşmasında; ülke, milliyet, sosyo-ekonomik statü farkı yoktur. Down Sendromuna sebep olduğu bilinen tek etmen hamilelik yaşıdır, hamilelik yaşı ilerledikçe risk artar. Ülkemizde, doğum öncesi dönemde anne adaylarının, Down Sendromu gibi fetal anomaliler ve kromozomal bozukluklara yönelik tarama testleri ve USG incelemeleri hakkında bilgilendirilmeleri sağlanarak gerekli yönlendirmeler yapılmaktadır. Ortalama her 800 doğumda bir görülür. Tüm dünyada 6 milyon civarında Down Sendromlu birey yaşamaktadır. Trisomy 21, Translokasyon ve Mozaik olmak üzere 3 tip Down Sendromu vardır. Down Sendromu tanısı doğumdan hemen ya da kısa bir süre sonra konulur. Down Sendromlularda görülen bazı fiziksel özellikler; çekik küçük gözler, basık burun, kısa parmaklar, kıvrık serçe parmak, kalın ense, avuç içindeki tek çizgi, ayak başparmağının diğer parmaklardan daha açık olması tipiktir. Down Sendromlu bireyler bazı rahatsızlıklara daha yatkındırlar. Bu yüzden sağlık kontrollerinin aksatılmadan ve zamanında yapılması önemlidir. Down Sendromlu bebeklerin fiziksel ve zihinsel gelişimi yaşıtlarına göre daha geridedir. Ancak uygun eğitim programları ile toplum hayatına başarı ile uyum sağlayabilmektedirler’’ dedi. Haber Merkezi -

4’üncü Yozgat’ta dünyaya getirdi
6 Şubat tarihinde Kahramanmaraş depremine Elbistan’da yakalanan anne adayı depremzede, depremden bir ay sonra Yozgat Şehir Hastanesinde doğum yaparak sağlıklı bir kız çocuğu dünyaya getirdi. Başhekim Uz. Dr. Mustafa Kozan ve Sağlık Bakım Hizmetleri Müdürü Elif Tinel, depremzede anneyi ziyaretinde anneyi tebrik ederek sağlıklı uzun ömürler dilediler.
Başhekim Kozan, ‘‘Yozgat Şehir Hastanesi’nde depremzede hastamızı misafir ediyoruz. Kendisi sağlıklı bir kız çocuğu dünyaya getirdi. Hastanemizde bir süre bakımı devam edecek. Gerek duyduğu tüm eksiklerini tamamladık. Servis görevlisi çalışanlarımız da gereken desteği sağlamaya devam edecek. Kendisini tekrar geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. Bebeğimize de Allah’tan sağlıklı uzun ömürler dileriz’’ dedi.
Depremzede anne ise Başhekim Kozan ve servis çalışanlarına teşekkür ederek, 4’üncü çocuğunu Yozgat Şehir Hastanesi’nde sağlıklı bir şekilde kucağına almanın mutluluğunu yaşadığını söyledi. Haber Merkezi -

Sertifikalarını aldılar
Yaklaşık bir ay süren programa çevre illerde ve Yozgat’a görev yapan hemşireler katıldı. Türkiye’nin ilk Şehir Hastanesi olarak fiziki alt yapı, teknik donanım ve edinilmiş başarılı tecrübelerle eğitime ve sertifikalaşmaya destek veren Yozgat Şehir Hastanesi, emeğini hiç bir zaman esirgemeyen ve özveriyle çalışan personelleri ile daha kaliteli hizmet vermek amacıyla Yozgat halkına 7/24 hizmet veriyor. Başhekim Uz. Dr. Mustafa Kozan, Sağlık Bakım Hizmetleri Müdürü Elif Tinel, İdari ve Mali İşler Müdürü Sencer Çiçek, Yoğun Bakım Koordinatör Hemşire Aynur Koçak ve Sertifika Programı Eğitimcileri tarafından kursiyerlere sertifikaları verildi. Başhekim Uz. Dr. Mustafa Kozan, “Hastanemiz Yoğun Bakım Koordinatör Hemşiresi Aynur Koçak ve ekibi tarafından büyük bir özveriyle düzenlenen programa birçok ilimizde görev yapan hemşire arkadaşlarımız katılmıştır. Amacı; koruyucu, geliştirici rehabilite edici girişimlerle bireyin fiziksel, psikolojik ve sosyal olarak güçlenmesini sağlayan, hasta ve aileleri ile terapötik iletişim kuran, sağlık bilimi ve teknolojisindeki gelişmelere, yeni tedavi ve bakım yöntemlerine uyum sağlayabilen, acil, kritik ve karmaşık hasta bakım gereksinimlerini karşılayabilecek yetkinliğe sahip sorun çözme becerisi gelişmiş yoğun bakım hemşireleri yetiştirmek olan eğitim sonrasında teorik eğitimleri ve uygulamalı görevlerini başarı ile tamamlayan kursiyerlerimize meslek hayatlarında başarılar temenni ediyorum. Bu eğitimde katkısı olan tüm çalışma arkadaşlarıma da çok teşekkür ediyorum” dedi. Haber Merkezi















