Kategori: CEMİL MERMERTAŞ

  • Yerli ve Milli Ses Tarık Buğra

    Yerli ve Milli Ses Tarık Buğra

    Tarım ve Köy İşleri Eski Bakanı Sami Güçlü’nün bir grup üniversite öğrencisiyle başlattığı, Milli Eğitim Bakanlığı ile işbirliği içinde yürütülen “Anadolu Mektebi Yazar Okumaları” projesi kapsamında Yozgat’ta ‘Edebiyatımızın Yerli ve Milli Sesi Tarık Buğra’ paneli düzenlendi.

    Anadolu Mektebi; Yozgat Valiliği ve Yozgat İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile müştereken “Doğumunun 100. Yılında Edebiyatımızın Yerli ve Milli Sesi Tarık Buğra” konulu program düzenledi.

    Önce Tarık Buğra kimdir? Kendisini kısaca bir tanıyalım sonra düzenlenen panel haberini paylaşalım;

    Süleyman Tarık Buğra, Roman, hikaye, oyun ve fıkra yazarı, gazetecidir. Cumhuriyet dönemi Türk Edebiyatının tanınmış yazarlarındadır. Çok yönlü bir yazar olan Buğra, özellikle romanlarıyla tanınır. 1991’de Devlet Sanatçısı unvanını almıştır.  2 Eylül 1918 Akşehir doğumlu olan Buğra, 26 Şubat 1994 yılında vefat etmiştir.

    Panelde anlatılan Buğra’yı bir de katılımcılardan dinleyelim. Eski Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Prof. Dr. Sami Güçlü, 2016’da ismini Anadolu Mektebi olarak belirlediği bu faaliyette hedeflerinin gençlerin kendilerini erken tanımaları, özgüven kazanmaları, kendilerine en uygun yüksek öğretim alanını belirlemeleri, kültürel yönden kendilerini yetiştirmeleri olduğunu belirterek, “Ayrıca çevresine ve kendilerine faydalı olmaları gibi gayelerin yanı sıra çalışkan ve doğru sözlü olmak, bir ideale sahip olmak, aile bağlarını güçlendirmek, hayatta kimseye zarar vermemek gibi temel erdemleri öğrencilerimize kazandırmaktır” dedi.

    Panel programında Türkiye Yazarlar Birliği Başkanı Musa Kâzım Arıcan da bir değerlendirme konuşması yaptı.

    “Anadolu Mektebi bünyesinde faaliyet gösteren öğrencilerin oldukça donanımlı olduklarını gördüm. Bu yaşta böyle analiz yapabilmeleri çok başarılı. Kültüre, bilime, sanata ve bunların gelişmesine mütevazı kişiliğiyle katkıda bulunan Sayın Sami Güçlü’ye teşekkür ederim.” sözleriyle faaliyetleri destekleyen Arıcan, gençlere; “Doğru bir noktadasınız. Bu yolculuğunuza devam etmelisiniz” diye mesaj verdi.

  • CHP, Merkez’de aday gösterecek mi?

    CHP, Merkez’de aday gösterecek mi?

    Yozgat’ta mahalli idareler seçim öncesinde vatandaşın en çok konuştuğu konuların başında; MHP halen ne’yi bekliyor sorusu olsa da, diğer sorulara arasında CHP Merkezde aday gösterecek mi? Bu aday kim olacak? Soruları var.

    Şu gün oldu partiler bu soruların henüz bir cevabını vermiş değiller. Fakat CHP camiasından kamuoyuna yansıyan haberlere baktığımızda Cumhuriyet Halk Partisinin İl Başkanı Abdullah Yaşar yaptıkları yerel seçim çalışmaları hakkında verdiği bilgilerden Boğazlıyan, Çayırlan ve Çandır İlçe Belediye Başkan adaylarının netleştiğini öğreniyoruz.

    Geçtiğimiz gün yerel bir gazeteye açıklamalarda bulunan İl Başkanı Yaşar, diğer ilçelerde çalışmaların devam ettiğini belirterek, İlde çalışmalarımız devam ediyor. Aday olmak isteyen arkadaşlarımız var. Değerlendirme aşamasındayız. Süreç içerisinde tüm adaylarımızı netleştireceğiz. İddialı bir şekilde kamuoyunun karşısına çıkacağız” dedi.

    Genel seçimlerle yerel seçimler arasında bir kıyaslama yapan Başkan Yaşar, yerel seçimlerin atmosferinin çok farklıdır. Genel seçimlerde insanlar partilerine oy verseler de, yerel seçimlerde aday daha ön plana çıkar. Elimizden geldiğince ciddi çalışmalar yapıyoruz. Adaylarımızı gözden geçirip, kamuoyunun karşısına nasıl bir adayla çıkarsak başarılı oluruz. Bunların çalışmasını yapıyoruz. Türkiye’de olduğu gibi Yozgat’ta da büyük sıkıntılar var. Yerel seçimler genel seçimlerden daha önemlidir. Yerel seçimlerde ki siyaset o ilin, o ilçenin kalkınmasına, gelişmesine değer veren önem veren bir yapı olması gerektiğinde bu yapı ülkenin genel siyasetine yön veren bir yapı olacağını” söyledi.

    Başkan Abdullah Yaşar açıklamasında şu görüşlere yer veriyor; Araştırmalarda en başarılı çıkan belediyelerin CHP belediyelerdir. En başarılı belediyeler olarak yapılan araştırmalarda ortaya çıkan 30 belediyenin 20 tane CHP’li belediyelerdir. CHP’li belediyelerde sosyal aktiviteler çok daha farklı. Bizim belediyecilik anlayışımızda götürüp vatandaşın kapısının önüne kömür bırakmak gibi bir tutum yok. Sağ elin verdiğini sol el görmeyecek şeklinde çalışmalarımız var. Yozgat’tan örnek verecek olursak, Bahadın Belediyemiz örnek belediyedir. Alt yapısı, parkı, bahçesi birçok projesi ile birçok açıdan ilçe belediyelerinden bile iyi durumdadır.

    İnsanlara yetkiyi vermeden ne yapacağını bilemezsiniz. Ali Keven milletvekili seçildikten sonra her kesimden insan, oy veren, vermeyen herkes takdir etmeye başladı. Keşke bunu 16 yıl önce yapsaydık denildi. Ali bey devamlı sahada. Siyasetçi halkla birlikte olursa bir anlamı var. Ali Keven’in halk içine katılarak çalışmalarının çok ciddi katkısı oldu. 16 yıldır milletin sorunlarını dinlemeyen milletvekilleri halkın içine karışmaya başladı. Ali Beyin bu çalışmaları yerel seçimlerde de CHP’ye güveni sağlıyor. Buda çok ciddi bir güç katacak bize.
    Son olarak kendisinin adaylık düşüncesi olmadığını söyleyen Yaşar,”Ben şahsım adına bir adaylık düşüncesi içerisinde değilim. Bu konuda değerlendirdiğimiz arkadaşlarımız var. Birçok arkadaşımız aday olmak istiyor. İsim açıklamak için erken. Adaylarımızı yakın zamanda açıklayacağız.  Ciddi bir ekiple seçim öncesi Yozgatlıların karşısına çıkacağız.”

  • Vali Çakır’dan birlik, beraberlik mesajı

    Vali Çakır’dan birlik, beraberlik mesajı

    Yozgat’ta Valilik görevine başladığı daha ilk gün açıklamasında “Birlik ve beraberlik” mesajı veren Vali Kadir Çakır, İstanbul’da ve Hollanda’da katıldığı törenlerde de aynı mesajı verdi…

    Yozgat’ın gelişmesi ve kalkınması için ve Yozgatlıların en çok ihtiyaç duyduğu değerlerden olan ancak bir türlü sağlanamayan “Birlik ve beraberlik” her alanda aşılmaz dağlar misali şehrin ve insanların karşısında set oldu…

    Cumhurbaşkanı Yardımcımız Fuat Oktay’ında yaptığı açıklamaların temelini oluşturan “Birlik ve beraberlik” mesajından hareketle Sayın Oktay, Yozgat’ın gerçek manada bir zihniyet değişimine ihtiyacı olduğunu ifade etmişti…

    Yozgat’ın belli başlı alanlarda üterim yapmaya ihtiyacı olduğunu katma değer üreten iş insanlarımızın uzmanlaşması gerektiğini Yozgat Organize Sanayi Bölgesinde istihdam sağlayan yatırımcılarla yaptığı toplantıda ifade eden Vali Çakır, Yozgatlılar ve toplum olarak önce ihtiyacımız olan “Birlik ve beraberliği” kendi içimizde sağlamalıyız dedi.

    Hollanda’da geçtiğimiz hafta Federasyon’un kuruluş yıl dönümü etkinliği kapsamında işadamlarımız tarafından düzenlenen yemeğe katılan Vali Çakır burada yaptığı konuşmada; “Bizim için Avrupa’da sahip olduğumuz en kıymetli değer, insan kaynağımızdır. Sizlerin buralarda birlik ve beraberlik içerisinde, kendi kültür ve değerlerinizi yaşatan örgütlü toplum olmanız, bizim için paradan puldan, maldan mülkten çok daha kıymetli ve çok daha değerlidir. Sizleri buralarda Anadolu’nun kültür ve medeniyetini yaşatan kültür elçileri olarak görüyorum. Her şeyden önce bizi biz yapan değerlerimizden taviz vermeden, işadamlarımız, sivil toplum örgütlerimiz ve Türk kökenli siyasetçilerimizle birlikte, içerisinde yaşadığınız toplumun bir üyesi olarak birlikte yaşama ve birlikte yönetme talebinizin demokratik hak ve talepleriniz kabul edilmesinden memnuniyet duyduğumu da belirtmek isterim. Ayrıca içerisinde yaşadığınız toplumların sosyal, kültürel, ekonomik hayatına sağladığınız katma değeri görmüş olmaktan da çok mutlu olduğumu ifade etmek istiyorum” dedi.
    Vali Çakır, işadamlarından tatil için Türkiye’ye geldiklerinde memleketleri Yozgat’ı ziyaret etmeleri tavsiyesinde bulundu.
    Çakır’ın gurbetteki tüm Yozgatlılara mesaj niteliği taşıyan konuşması şöyle: “Burada çok önemli gördüğüm bir hususu da dile getirmek isterim. Sılay-ı rahim etmenizi çok önemsiyorum. Tatil için Türkiye’ye geldiğinizde çoluk çocuğunuzla, torunlarınızla birlikte Yozgat’ı mutlaka ziyaret etmenizi tavsiye ediyorum.
    Birikimlerini Yozgat’ta yatırıma dönüştürmek isteyen işadamlarımıza her türlü kolaylığı ve yatırım imkanları sağlamayı vaat ediyorum. Yozgatlı olsun olmasın sermaye sahibi işadamlarımızı Yozgat’ımıza yatırım yapmaya davet ediyorum.
    Konuşmamın başında da söylediğim gibi, bizim için en değerli kaynak insan kaynağımız olduğuna tekrardan dikkat çekerek bütün hemşerilerimizi saygı, sevgi ve muhabbetlerimle selamlıyorum.”

  • Bu seçimlerin sonucunu tahmin etmek zor olacak

    Bundan önceki seçimlerinin büyük çoğunluğunu az ya da çok hatırladığımızda hemen hepsinde Ak Partinin en favori parti olduğunu için neticeyi tahmin etmek daha kolaydı…

    Yani bunun için fal baktırmaya ya da kâhin olmaya ihtiyaç yoktu. En kötü tahmin dahi birkaç puan eksik ya da fazla neticeyi tayin ediyordu.

    Bugün ise, önümüzdeki yıl yapılacak Belediye Başkanı, İl Genel Meclisi veya Belediye Meclisi seçimleri öncesinde hangi parti bu yarışı önde tamamlayacak tahmin etmek kolay değildir.

    Bu tespiti yaparken, tabiî ki genel seçimlerle yerel seçimleri aynı tutmak, aynı değerlendirmemek gerektiğini bilerek, konuşuyorum.

    Her ne kadar genel politikaların yerel seçimlere çok büyük etkisi olmasa da, etkileyeceği tarafları görmezden gelmemek gerekiyor…

    Yerel seçimlerde en önemli faktör her ne kadar adayın kendisi olsa da, genel merkez politikaların etkili olduğu kısımlar neticeyi değiştirmek kudretindedir.

    Dolayısıyla son dönemlerde gerek dış politika kaynaklı gerekse iç politikanın eseri olarak topluma yansıyan maddi ve manevi sıkıntıların faturası ilk seçimler de en çok iktidar partisine kesilecektir.

    Yani her geçen gün etkisini cebimizdeki eksilen paralardan hissettiğimiz ya da alım gücümüzün düşmeye devam ettiği piyasalardaki krizden dolayı iktidar partisi ve adayı bu durumdan en çok etkilenecek taraftır.

    Muhalefet partilerine baktığımızda henüz bir hareketlilik hissettirmesiler de özellikle Büyük şehirlerde bu durumdan iktidar tahminlerin üzerinde bir sıkıntı ile karşı karşıya kalabilir.

    Yozgat’ta yaklaşan yerel seçimler öncesi hangi vatandaşa sorsanız ekonomik sıkıntıların içinde çaresiz bir şekilde yaşam mücadelesi vermeye zorlandıklarını çekinmeden söylemektedirler. Tabi bu sorunların dünden bugüne yansıdığını söylemeyiz ama bugün yaşanan ekonomik sıkıntıların sebebi şimdiye kadar uygulanan politikaların bir karşılığı olduğunu vatandaş çok iyi biliyor.

    Dolayısıyla bu durum yaklaşmakta olan yerel seçimler öncesi iktidar partisine karşı muhalefet partilerin ortaya koyacağı politikalar neticesinde daha net bir şekilde ortaya çıkacaktır.

    Son söz olarak Yozgat’ta Ak Partinin Belediye Başkanı adayı Celal Köse olarak ilan edilmiş olmasına karşı henüz MHP’nin, Belediye Başkanı adayı belli olmadı.

    Buna karşın Yozgat’ta CHP aday çıkartacak mı?

    Ya da hangi partiyi destekleyecek?

    İYİ Parti, CHP ve Saadet Partisi yerelde ittifak yapacak mı?

    Bu soruların cevabını görmeden, neticeyi tahmin etmek şimdilik kolay değil.

  • Ak Parti adayı Köse, davamızda, derdimiz de Yozgat

    Ak Parti adayı Köse, davamızda, derdimiz de Yozgat

    Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 2 yıl önce İl Başkanı olarak atanan Celal Köse, yapılan bir genel seçimden sonra önümüzdeki yıl 31 Mart’ta yapılacak mahalli idareler seçimleri öncesinde Belediye Başkanı adayı gösterildi.

    Bilindiği üzere gelinen noktanın neticesi kamuoyu ve parti içi çalışmaların değerlendirilmesi sonucu Belediye Başkanı adayı olarak atanan Celal Köse, Başkan adayı olduktan sonra Basın ile ilk yaptığı toplantıda dikkat çeken açıklamalarda bulundu…

    Dolayısıyla buradan hareketle Başkan adayı Celal Köse’nin toplantıda yaptığı açıklamadan bir bölüm aktararak, devam edelim; Seçimlerin bir değişimin ve dönüşümün de habercisi olduğunu vurgulayan Köse,”Her seçim bir değişimi ve dönüşümü de beraberinde getiriyor. Vatandaşlarımızın da beklentisi bu yöndedir.”diye konuştu. Köse, şöyle devam etti: “ Şuana kadar 60 ilimizin belediye başkan adayları açıklandı. Bu adaylarımızdan 11 tanesi mevcut başkanlarımızdan, 49 tanesi ise seçilememiş veya yenilerden hep yeni isimlerden vatandaşımızda ve tüm halkımızda tüm Türkiye’de bir değişim ve dönüşüm beklentisi var. İnşallah bu beklenti Yozgat’ımız ve ilçelerimizde de olacak gibi hissediyoruz. Çünkü vatandaşımıza rağmen, milletimize rağmen siyaset yapmanın bir mana ifade etmediğini önceki seçimlerde hep birlikte gördük.

    Vatandaşımızın değişim ve dönüşüm isteklerine kulaklarımızı tıkarsak ve görmezden gelirsek biz yanılgıya ve yenilgiye düşmüş oluruz. Bunun bilinci ile inşallah partimizi en iyi şekilde temsil edebilecek, beldesinde, ilçesinde en fazla oyu alabilecek ve en iyi hizmeti verebilecek kişilerden ilçe belediye başkanlarımızı önümüzdeki hafta açıklayarak bu süreci devam ettirmiş olacağız. Sonrasın da da belde belediye başkanlıklarımız var. Bu anlamda 22 tane beldemiz var. 22 beldenin 22’si de AK Parti belediyemizdir. Buralarda da çıtamız çok yüksektir. Orada da teşkilatımızdaki arkadaşlarımız gerekli çalışmaları yapıyorlar.

    Buralarda da en iyi sonucu alabileceğimiz şekilde hazırlığımız yaparak çalışmamızı tamamlamış olacağız. İlimiz coğrafi konumu itibariye yerleşim açısından zor bir kentimizdir. Engebeli arazisi yapısı dolayısıyla yapılan hizmetler yeterince sergilenememektedir. Bundan sonraki süreçte imar planını düzgün ayarlayarak binaların yerleşimi görüntü estetiği ön plana çıkararak yeni bir şehircilik anlayışıyla yapmayı planlıyoruz.

    Bu konuda yeni bir ekip oluşturduk. Ekibimiz içerisinde mimar, çevre mühendisi olan arkadaşlarımız var. Onlarda şimdiden çalışmaya başladılar, inşallah önümüzdeki ayın sonunda yeni projelerle kamuoyunun karşısına çıkacağız.

    Biz el birliği ile şehrimizi geliştirmenin gayreti içerisinde olacağız. Bu süreçte basınımızın da katkısına ihtiyacımız olacak. Çünkü herkesin görüşünü düşüncesini dikkate alarak çalışma içerisinde olacağız. Şehrimizi hep birlikte yöneterek kalkındıracağız.”

     

  • Asıl sorun ne Üniversite ne Öğrenciler

    Asıl sorun ne Üniversite ne Öğrenciler

    Dün yerel gazetelerde çıkan bir haber vardı… Bu haberde Yozgat Bakkallar Esnaf Odası Başkanı Atilla Saygı, üniversite öğrencilerinin kente ekonomik katkısının olmadığını belirterek, öğrencilerin adeta şehirden uzaklaştırıldığını söyledi.
    Haberin devamında ise, Yozgat’ta Kredi Yurtlar Kurumu’na bağlı öğrenci yurtlarının şehir dışına yapılması esnafı olumsuz etkiledi. Son yıllarda öğrencilerin barınma sorununun giderilmesine yönelik başlatılan çalışmalar esnafa katkı getirmediğine dikkat çekiliyor…

    Bu konu daha önce de birkaç defa yazıldı… Haberin özeti bu şekilde buradan hareketle şunu ifade edeyim…

    Bozok Üniversitesi Yozgat’ın önemli bir lokomotifidir. Bu konuda bir kimsenin en küçük bir kuşkusu yoktur.

    Burada Yozgat Bakkallar Esnaf Odası Başkanı Atilla Saygı’yı savunmak ya da Üniversiteyi eleştirmek niyetinde hiç değilim.

    Gerçek olan şu ki; Yozgat’ın geleceğe yönelik planlamasında ciddi sıkıntılar yaşanmış, yaşamaya da devam ettiği için ortaya böyle bir sorun çıkmıştır…

    Yozgat’ta Üniversite Öğrencilerinin sayısını düşündüğümüzde Yurtlarda barınma oranı yüzde 70’ler seviyesindedir. Ancak başka şehirlere baktığımızda bu oran tam tersinedir. Mesela Kayseri’de 50 bin öğrenciye karşılık Yurtlaşma oranı yüzde 30’lar seviyesindedir.

    Devlet elbette Üniversitelerde okuyan öğrencilerimizi düşünerek, yurtlaşma kapasitesini artıracaktır. Fakat Yozgat’ta yapılan yurtların genel duruma bakıldığında hepsinin şehir dışında olması ister istemez, öğrenciyi şehirden uzaklaştırmaktadır.

    Bu durum karşısında bir de üstüne üstlük şehir ile kampus arasındaki ulaşımın her zaman olduğu gibi halen sorunlu oluşu sıkıntıları daha da katmerleştirmektedir.

    Dolayısıyla Bozok Üniversitesi Erdoğan Akdağ Kampusu çevresinde inşa edilen yurtlarda barınan öğrencilerin ulaşımda yaşadıkları sorunlar sebebiyle istedikleri, temel ihtiyaçlarını şehirden karşılamaz, istedikleri zaman şehre gelip gidemez bir durumdadırlar.

    Bakkallar Esnaf Odası Başkanı Atilla Saygı görevi gereği haklı olarak diyor ki; üniversitelerin kentin ekonomik, sosyal ve kültürel gelişiminde lokomotif görevi üstlenmesi gerekirken, Yozgat’ta bunun aksi bir durumun söz konusudur.

    İşte bu durumda Yozgat’ın asıl sorunu şehir ile kampus arasındaki ulaşımdan kaynaklı sorunlardır. Yoksa öğrencilerin yurtlara en son giriş saatleri gece 22.00 veya 23.00’e kadar müsaadesi vardır.

    Her ilde olduğu gibi Yozgat’ta da eğitim gören öğrenciler gece 10 ve 11’e kadar şehirde olmak isterler. Buna Üniversite yönetimi de karşı olduğunu düşünmüyorum. Fakat ulaşımda yaşanan olumsuz durumların şehrin yöneticileri tarafından olumlu hale getirilmemesinin sıkıntısını ne Üniversite yönetimine ne de öğrenciye fatura etmek doğru değildir. Sonuç itibariyle asıl sorun Yozgat’ın yönetiminden kaynaklıdır.

  • Erdemir gelmez, gelse de olmaz

    Erdemir gelmez, gelse de olmaz

    MHP’nin 31 Mart’ta yapılacak mahalli idareler seçimleri ile ilgili başlattığı aday adaylık süreci olanca hızlı ile devam ediyor…

    Bildiğim kadarıyla şuana kadar MHP’de resmi müracaat yapan Enver Kayalı ve Türk Yerel Hizmet Sen Şube Başkanı Uğur Sağlamer, oldu.

    Ayrıca aldığım duyumlardan hareketle konuşacak olursak, uzun zamandır gündemde olan Sarıkaya Belediye Başkanı Ömer Açıkel’in Yozgat’ta MHP’nin aday adayı olacağı yönünde sesler bir hayli yüksekten gelmeye devam ediyor.

    Ömer Başkan Sarıkaya’da başarılı bir belediye başkanlığı dönemi geçirdi… Bu görevi sürdürürken, Yozgat ile bağlarını hep sıkı tuttu. Hem partisinin hem de şehrin faaliyetlerinde yer aldı.

    Ömer Başkanın birden fazla artıları olduğunu peşinen söylemek isterim… Genç ve dinamik bir kişiliğe sahip olması ve sosyal kişiliği ile avantajlarını başkanlık makamında doğru bir şekilde değerlendirdi.

    Yine bir süre önce siyasi kulislere düşen bir başka konu Yozgat eski Belediye Başkanı Mehmet Erdemir ile ilgili bir çalışmadan bahsedilmektedir.

    Mehmet Erdemir ile ilgili aldığım duyumlara baktığımızda MHP’ye bir müracaatı olmadı. Partinin üst düzey yönetimi ile bir görüşmesinin olmadığını biliyorum.

    Dolayısıyla Parti genel merkezinden Mehmet Erdemir’e bu konuda bir davet gitmedikçe Erdemir’in kendiliğinden gidip, ben aday ya da aday adayı olmak istiyorum diyeceğini pek düşünmüyorum.

    MHP’nin şuan itibariyle Belediye Başkanı aday adayı olarak en ciddi çalışan tek isim Enver Kayalı olduğunu belirtmek isterim.

    Yozgat’ta uzun zaman teşkilat yöneticiliği yapmasının avantajlarını adaylık başvurusu sırasında yapmış olduğu çıkış ile ortaya koydu.

    Parti genel merkezine yapmış olduğu adaylık başvurusunu ayrıca Yozgat teşkilatına da kalabalık bir taraftar kitlesi ile birlikte giderek yaptı.

    Enver Kayalı, adaylık başvurusunu yaparken, önemli birkaç açıklaması oldu. MHP’nin Yozgat’ta seçim kazanacak bir güce sahip olduğunu, bu gücü birlik ve beraberlik içerisinde yeniden kazanarak, birlikte seçim yarışından başarı ile çıkacaklarına inandığını söyledi.

    MHP, Yozgat’ta 24 Haziran seçimleri ile yeniden halk gözünde değer bulan bir parti konumuna geldiğini söyleyebilirim.

    Dolayısıyla önümüzdeki yıl 31 Mart’ta yapılacak olan mahalli idareler seçimlerde MHP iyi bir ekip kurduğu takdirde seçimlerin en iddialı partisi olacağını tekraren ifade etmek isterim.

  • Ulaşım sorunu ve bunların çözümü üzerine

    Ulaşım sorunu ve bunların çözümü üzerine

    Bir yerden bir başka yere gitmek için kullandığımız araçlarla yaptığımız yolculuklar da yaşadığımız en önemli sıkıntı ulaşım sorunudur…

    Günlük yaşam içinde ulaşım sorunu sadece Yozgat’ın tek başına yaşadığı bir sorun olmadığını biliyoruz. Türkiye’nin birçok vilayetinde aynı sorun yaşanmaktadır. Bu sorunları çözmenin tek yolu şehrin yönetiminde söz sahibi olan yerel yönetimlerin ileriye dönük yapacağı projelerden geçmektedir.

    Dolayısıyla bu konuda Yozgat’ta uzun yıllardan beri devam eden ulaşım sorunu yerel yönetimlerin maalesef birinci önceliği ulaşımda yaşanan sorununu çözmek olmadığı için bugün sıkıntılar devam etmektedir.

    Bilindiği üzere Yozgat’ın ulaşımda yaşadığı sorunlar tek başlık altında gibi görünse de bu sorun ikiye ayrılmaktadır…

    Birinci Şehir içi ulaşım diğeri şehir merkezinden geçmekte olan doğu illerini batı illerine bağlayan devlet karayolundaki sorunlardır.

    Devlet karayolundaki sorunların çözümü için ilk çalışma 15 yıl önce başlatılmış olmasına karşın bugün halen devam etmektedir. Yozgat İl sınırları içindeki yollarlın iyileştirilmesi bakımından yapılan çalışmalarda belli bir mesafe kat edilmiş olsa da, bugün trafiğe açılan yollarda gerekli önlemler alınmadığı için kazalar meydana gelmektedir.

    Mesela geçtiğimiz hafta Anadolu Lisesi kavşağında bir bayan hemşerimiz yolu karşıdan karşıya geçmek isterken, meydana gelen kazada hayatını kaybetmiştir.

    Burada ilginç olduğu kadar dikkat çeken en önemli nokta ise, aylar önce tamamlanması gereken çalışmalar kazadan hemen sonra yeniden başlamıştır.

    Dolayısıyla Yozgat’ta ulaşım sorununu çözmek için öncelikle hem şehir içinde hem de şehirlerarası alternatif yol çalışmalarına ihtiyaç vardır…

    Mesela yıllardır konuşulan ancak bir türlü netice alınamayan Çevre yolu ile ilgili bir çalışma söz konusu mu, değil mi, bunu dahi bilen yoktur.

    Şehir içinde ise, zaten sıkıntılı olan ara yolların önemli bir bölümünde son dönemde yapılan bölünmüş yol çalışmaları alt yapısı önceden hazırlanmadığı için hem vatandaşı hem de araç sürücülerini sıkıntıya düşürmüştür.

    Sonuç itibariyle Yozgat’ta bu sorunların çözülmesi için genel bir çalışma yaparak, öncelikle şehrin alt yapısı sorunu çözülmekle birlikte bahsettiğim yollarda yeniden bir düzenleme yapılmak zorundadır.

  • Gönül belediyeciliği ve değişim

    Gönül belediyeciliği ve değişim

    AK Parti her seçim öncesinde yeni bir slogan üreterek, seçim çalışmalarını ürettiği sloganlar üzerinden kazandı…

    AK Parti 16 yıldır iktidarda. 2004’ten bu yana belediyeleri yönetiyor. Önce “yaşanabilir şehirler” sloganı ile yola çıkmışlardı. Sonra “marka şehirler” dediler.

    Şimdi ise “gönül belediyeciliği” demeye hazırlanıyorlar. Daha çok değer temelli olan ve gönüllere girilmesinin esas alındığı bir belediyecilik döneminin başlatılması hedefleniyor.

    AK Parti’nin ilan ettiği belediye başkan adaylarıyla ilgili dikkat çeken en önemli noktalardan birisi değişim oldu.

    Açıklanan Listelere büyük ölçüde değişim ve yenileşme damgasını vurdu. Daha önceki açıklamalardan ve araştırmalardan da anlaşıldığı üzere millet değişim istiyor. Nüfusu az olan ve yönetim anlamında çok sorunu olmayan yerlerde değişimi esas alarak, genç adaylar listelerde yer aldı.

    Henüz Yozgat ile ilgili öteden beri yapılan çalışmalar şuana kadar bir netice vermemiş olsa da, kulis bilgilerine bakıldığında Yozgat adayının da bugün yarın açıklanacağı ifade edilmektedir.

    Daha önce de yazılarımda ifade ettiğim gibi Yozgat’ta bu seçim başta Ak Parti olmak üzere bütün partiler açısından oldukça çekişmeli geçecek.

    Dolayısıyla seçim önce siyasi partiler de bir taraftan aday belirleme bir taraftan seçim stratejisi üzerine çalışmalar devam ederken, vatandaş cephesine baktığımızda ise, halkın seçimlerden uzakta geçim sıkıntısı çektiği dikkatleri çekmektedir.

    Vatandaş, günlük yaşam mücadelesinden arta kalan zamanda siyasi çalışmaları göz ucuyla ancak takip edebilmektedir.

    Fakat Ak Partinin Yozgat Belediye Başkanı adayı belli olmadığı için hemen her gün yeni bir isim gündeme gelmektedir…

    Mesela son günlerde siyasi kulislerde adı en çok geçen isimlerden bir tanesi de Yozgat eski Milletvekili Dr. Ertuğrul Soysal’dır.

    Yozgat gündeminde Soysal ismi elbette durduk yere konuşulmuyor… Ak Partinin açıklanan Belediye Başkanı adaylarına baktığımızda aralarında çok sayıda eski Milletvekilleri de yer aldığı için siyasi gündem ister istemez yön değiştirebilmektedir.

    Sonuç olarak bugün Yozgat adayı açıklandığı takdirde şimdiye kadar konuşulan bütün kulis bilgileri güncellenerek, vatandaşa yenisi sunulacaktır.

  • OKUL-MAHALLE SPOR KULÜPLERİ       

    OKUL-MAHALLE SPOR KULÜPLERİ       

    Eğitim konusunda sorunlar henüz bir çözüme kavuşturulmamış olsa da, bu konu ülkemizde her zaman ön planda tutulmuştur. Eğitimin önemli bir parçası olarak öngörülen spor faaliyetleri okul-mahalle spor kulüpleri ile yürütülmesi şuan da Bakanlığın öncelikli hedefleri arasından yer aldığını yapılan açıklamalardan öğreniyoruz.

    Okulun çevresi ile bütünleşmeyi amaçladığı bu çalışma, geçmişte de  okul spor kulüpleri ile denenmiş fakat sürdürülememiştir. Aslında bu sistem devam ettirilebilseydi. Geçmiş yıllarda Yozgat’ta istisnasız her okulun birden fazla takımı vardı, sporun her alanında faaliyetler olurdu.

    Bugüne baktığımızda halen mahalle spor kulüplerinin yaşadığı problemleri  bilmeden okul yönetimlerine bir de spor kulübü yükünü yüklemek, yeni sorunlar ortaya çıkaracaktır.

    Ülkemizde spor faaliyetlerinin sağlıklı yürütülmesi için spor tesisi mülkiyeti ve işletilmesi sorunlarının çözülmesi gerekmektedir. Kaldı ki  mevcut okullarımızın spor tesis imkanı çok sınırlıdır. Açık spor alanları, kapalı spor sahası  olan  okul sayılarımız ortadadır. Semt sahalarına baktığımızda durum farklı değildir.      

    Spor faaliyetlerimde finans daha büyük bir sorundur. Kulüp vize ücreti, filiz lisans ücreti, katılım ücreti, spor malzemesi ücreti, konaklama ücreti ve seyahat ücretleri, sağlık giderleri v.b daha sayılabilecek birçok ücretin nereden karşılanacağı düşünülmelidir.

    Okul idarelerinin bu bütçeyi oluşturması imkansızdır. Ülkemizde sponsor yoluyla bu ücretleri karşılamakta nerededeyse imkansızdır. Bu bütçe ancak  yerel yönetimler ve genel  bütçeden sağlanacak imkânlarla çözülebilir. Aksi taktirde bu okul mahalle kulüpleri açılır ancak kısa zaman içerisinde kapanır.       

    Okul-mahalle spor kulüplerinde öğretmen-antrenör ihtiyacını okulların beden eğitimi öğretmeni ile de karşılamak mümkün değildir. Spor kulübü çalışmaları uzmanlık gerektirir, bu nedenle bu alanda Gençlik Spor Bakanlığı insan kaynağı ve Halk Eğitim Merkezi imkanları okul-mahalle kulüplerinin hizmetine sunulmalıdır.

    Milli Eğitim Bakanlığında 18 milyon öğrencinin olduğunu düşündüğünüzde bu kadar büyük bir organizasyonun ve koordinasyonun zorluğunu görmek lazım… Sağlıklı ve başarılı bir nesil için öğrencilere spor yapabilecekleri her türlü imkanı vermek ve onları desteklemek devletimizin görevidir. Bunu yaparken binlerce sorunla uğraşan okul yöneticilerine mali desteği vermeden okul-spor kulüplerini açma zorunluluğunu getirmek, okullarda daha büyük sorunların ortaya çıkmasına neden olacaktır.

    Öğrencileri sadece akademik yönden başarıya ulaştırmak yetmez, ruh ve beden sağlığı için spor etkinliklerini verimli, etkin kılacak şekilde planlanmalı ve eğitim süreci içerisinde uygulanmalıdır.

  • Asbestli borular ve su sorunu…

    Asbestli borular ve su sorunu…

    Milletvekili Ali Keven, Meclis’te düzenlediği basın toplantısında, “Devlet’in, Yozgat’ın bir takım sorunlarını çözün diye gönderdiği paraların başka işler için kullanıldığını, sorunların ise, çözülmediğini” anlattı…

    Milletvekili Ali Keven, daha önce de Yozgat’ın sosyal ve ekonomik yönden sıkıntılarını gündeme taşıyarak, bu sorunların giderilmesi konusunda ilgili Bakanlara soru önergeleri vererek, Yozgat insanının hak etmediği bir yaşama mahkûm edildiğini belirtmişti.

    Hükümet, Yozgat’a 15 yıllık iktidar döneminde toplamda 15 katrilyon para aktardığını bizzat Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yozgat ziyaretlerinde kalem kalem anlatmıştı…

    Yozgat’ın özellikle ulaşım, alt yapı, sosyal donatılar ve içme ve kullanma sularının kullanımı için gönderilen bu paraların başka kalemler için kullanıldığı şimdi bir kez daha gündem oldu.

    Bu ve başka konularda bir açıklama yapan Milletvekili Ali Keven, “Yozgat’ın yıllardır ihmal edilmesi 418 bin nüfusa düşmemize sebep oldu. Yapılan birkaç bina ile nüfus göçünü engelleyebileceklerini sanıyorlar ne yazık ki. Köylerde nüfus azalıyor. İlçelerimizde nüfus azalıyor. Çünkü o insanlara nitelikli altyapı, sağlıklı içme suyu, nitelikli eğitim ve sağlık hizmeti sunulamıyor. Önce ki yılların Sayıştay raporlarına da yansıdığı üzere sadece geçen yılın raporunda Köylere Hizmet Götürme Birliği’nin köylerin altyapısı için ayrılan 1 milyon 400 bin liralık ödeneği ilçelerde kaymakamlık lojmanı tadilatında, valilikte araç kiralama vb. işlerde kullanıldığı ayan beyan ortada. Bunun sadece 620 bin liralık kısmı Valiliğe araç alımında kullanıldı. Kaldı ki Yozgat’ta içme suyu olmayan, asfalt yolu olmayan köylerimiz var. Asbestli boru kullanan yerleşim yerleri var. Bu ödenekler mesela asbestli boruların yenilenmesinde kullanılabilirdi” diye konuşan Keven, Bahadın Kasabası’nın günümüzde hala asbestli boru kullandığını ve bunun değişimi için acilen ödeneğe ihtiyaç olduğunu belirtti.

    İlgili bürokratlara ve İller Bankası Genel Müdürü’ne siz çocuklarınıza asbestli borudan su içirir misiniz diye soran Keven,
    “Sorgun ilçemize bağlı Bahadın Kasabası’nın içme suyu ana hat borusu kanserojen asbestli boru olup uzunluğu 6500 metredir. Bahadın Belediyesi’nin kendi imkânlarıyla bu boruyu yenileme gücü bulunmamaktadır. İLBANK tarafından bu boruların acilen değiştirilmesi lazım. Belediyenin yazılı talebi de var. Ancak henüz bir gelişme yok! Kayseri Bölge Müdürlüğü’ne 10.02.2017 tarih ve 416 sayılı yazı ile bu proje sunuldu. Halk sağlığını tehdit eden asbestli boruların acilen yenilenmesi gerekmektedir. Bu konuda bir duyarlılık gösterilmeli ve ilimizde değişimi yapılmayan asbestli borular tespit edilerek bir bütçe ayrılmalı ve yurttaşlarımız sağlıklı bir altyapıya acilen kavuşturulmalıdır” dedi.
    Çekerek Süreyyabey Barajı’nda ki kirliliğe de dikkat çeken Keven, ilçeye acilen bir arıtma tesisi yapılması konusunda Sn. Bakan’dan ilgi gösterilmesini istedi.
    “Çekerek ilçemizde bulunan Süreyyabey Barajı kirlilik alarmı veriyor. Balıklar ölüyor. Halk sağlığı büyük tehlike altında. Sebebi bu baraj gölüne ilçe merkezi ve köylerin kanalizasyonunun herhangi bir arıtmaya tabi olmadan bırakılmasıdır. Bu konuda da hassasiyet bekliyoruz. Çekerek Belediyesi’nin bu arıtma tesisini yapacak gücü bulunmamaktadır. Eğer bu arıtma tesisi yapılmazsa barajda balıkçılıkla geçimini sağlayan vatandaşlarımız zor durumda kalacak. Burada katma değer sağlayan balıkçılık sektörü başlamadan bitecek. Ve barajın ömrü kısalacağından kamunun milyonlarca lirası heba olacaktır”

  • MHP’li Vekil Sedef, esnafın hâli hiç iyi değil dedi

    MHP’li Vekil Sedef, esnafın hâli hiç iyi değil dedi

    Önümüzdeki yıl 31 Mart’ta yapılacak olan mahalli idareler seçimlerinin Ak Parti açısından oldukça zor geçeceğini daha önceki yazılarımda da ifade ettim…

    Neden zor geçecek?

    Bu soruya aradığımız cevapların arasında en başta yer alan ekonomik sıkıntıların olduğunu ifade ederken, başta esnafın, işçinin, çiftçinin, köylünün hülasa katma değer üreten insanların zor durumda olduğunu söyledim…

    Bugün Türkiye’de her yerde yaşam şartları zor geçiyor olabilir ama Yozgat’ta yaşayan insanların daha zor bir yaşam sürdüğünü görmezden gelmemek gerektiğini bugün siyasetçiler dahi konuşmaya başladı…

    Geçtiğimiz gün Milliyetçi Hareket Partisi Yozgat Milletvekili Ethem Sedef, Mecliste MHP Grubu adına yaptığı konuşmada Yozgat esnafının içinde bulunduğu duruma değinerek, Yozgat esnaf ve sanatkarının acilen desteklenmesi gerektiğini söyledi.
    Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi hakkında Milliyetçi Hareket Partisi adına söz alan Milletvekili Ethem Sedef, Yozgat esnaf ve sanatkarının sorunlarına değindi.
    “Seçim bölgem olan Yozgat’ta bulunan esnafın hâli hiç iyi değil. Esnaflık mesleği neredeyse ortadan kalkacak duruma geldi.” diyen Sedef, “ Ben de bir esnaf ve bir esnaf çocuğu olarak konuya yakından şahitlik ediyorum. Esnaf ve sanatkârlarımız acilen desteklenmez ise yakın zamanda “esnaflık mesleği” diye bir şey kalmayacak. Örneğin Yozgat’ta esnafımıza kredi veren esnaf kefalet kooperatifleri, örnek veriyorum, vereceği 100 bin TL’lik destekleme kredisi için öncelikle ev, araba gibi ipotekler istemekte. Çaresizlikten, alacağı kredinin çok üzerinde para eden evini ipotek veren esnafımızdan bir de ikinci kez kefil istenmekte hatta memur kefil bulması istenen esnaflarımız da bulunmaktadır. Anlaşılacağı üzere, esnafımız ipotek verdiği hâlde bir de kefil bulmak için kapı kapı geziyor olması, bu yanlış uygulamadan da acilen dönülmesi gerektiğini düşünüyorum.
    Alım gücü düşen insanımız daha az alışveriş yapıyor, sonucunda siftah yapamayan esnafımız aldığı malların ödemesini yapamıyor, ardından toptancı ve üretici firmalara yansıyan zincirleme etki, ülke ekonomisinin daha da geriye gitmesine sebep oluyor.
    Emin olun, Yozgat’ta bir tek esnaf yoktur ki kredi borcu olmasın, bir tek esnaf yoktur ki ay sonları çek ve senet ödemelerini rahatlıkla yapabilsin. Esnafımız, artık, bırakın evini geçindirmeyi, iş yerlerinin kiralarını ödeyemiyor. Esnafımız dağlar gibi borcun altında ezilmekte. Her yıl yüzlerce esnaf kepenk kapatıyor ve borçlarını bir heybe gibi sırtına yükleyip insan içine çıkamaz hâle geliyor. Esnafımıza sahip çıkmak bizlerin boynunun borcudur. “diye konuştu.
    Yozgat’ta sadece esnafın değil, benzer sıkıntıları çiftçilerinde yaşadığını vurgulayan Sedef, “Çiftçilerimiz topraklarını ekmekten vazgeçiyor, gençlerimiz köylerini, yurtlarını, yuvalarını, memleketlerini bırakarak büyük şehirlere iş, aş derdi için göç etmek zorunda kalıyorum. Durum acil, durum vahim, artık yok olan bir Yozgat var ve bu sayede -Yozgat’ın değil, bütün çiftçilerimizin kaderi hâline geldi- üretici çiftçilikten vazgeçme noktasında. Ektikleri ürünlerin karşılığını alamayan ve tarım kredi kooperatiflerine, Ziraat Bankası ve diğer özel bankalara borcu olmayan bir tek çiftçi yok. En sıkıntılı olan ise borçlarını ödeyemiyorlar, her birinin tarla ve toprakları ipotekli; bir bir satılıyor ve yok oluyorlar. Çiftçimiz artan girdi ve diğer maliyetlerden dolayı tarlasına gübre atamaz duruma geldi. Bunu seçim bölgemizde karşılaştığımız çiftçilerimiz bizzat söylüyorlar, “Gübre atmayacağız.” diyorlar.

  • ÇEDAŞ, teknolojiye yatırım yaptı

    ÇEDAŞ, teknolojiye yatırım yaptı

    Çamlıbel Elektrik Dağıtım Şirketi, Yozgat’ın yer altı ve yer üstü enerji nakil hatlarını tamamıyla yeniledi…

    Yozgat ile birlikte Sivas ve Tokat’ta da aynı hizmetleri kesintisiz sağlayan kurum, her gün biraz daha hissetmeye başladığımız kış mevsimi ile ilgili de bütün hazırlıkları tamamlamış durumda.

    Bölgede ağır geçen kış şartlarında kesintisiz enerji teminini sürdürmek için tüm önlemler aldığı bildiren kurum yetkilileri tarafından geçtiğimiz günlerde bir açıklama yapıldı… Bu açıklamada kışa hazırlık çerçevesinde 4 bin kilometre hattın bakımı yapıldı ve 650 direk, 50 bin armatör, 200 trafo ve 300 panonun değişimi ve montaj işlemleri tamamladı.

    Ekim ayı sonu itibarıyla tüm hat güzergahlarının kontrolü tamamlanarak, hatlara temas eden ağaçlara yönelik budama işlemleri yapıldı, ayrıca göçmen kuşların zarar görmemesi ve kanatlı hayvanların temasından kaynaklı arızaların önüne geçebilmek için hatlarda izolasyon çalışması gerçekleştirildi.

    Bölgede kış şartlarının sert geçmesi nedeniyle saha, arıza bakım ve onarım personeline de takviye yapıldı. Bu doğrultuda 25 kişilik bir ekip kademeli olarak arıza onarım görevine destek vermek üzere görevlendirildi, aynı zamanda saha personel sayısında yüzde 15’lik bir artışa gidildi.

    Kış aylarında 3 paletli kar aracı, 3 motosikleti, 3 kablo test aracı, 35 adet sepetli platform, 1 adet 4×4 hidrolik platform, 98 adet 4×4 arazi aracı ve 12 mobil vinç ile hizmet veren şirket, tüm araçlarının kışlık bakımlarını yaparak teçhizatları ile hazır hale getirdi.

    Tüm kar araç ve ekipmanlarının bakımını yapan ÇEDAŞ, ayrıca olumsuz hava koşullarında oluşacak acil durumlara karşı pilot bölgelerdeki destek ekiplerini görevlendirdi.

    ÇEDAŞ, kışa hazırlık önlemleri kapsamında hava şartlarının çok daha sert geçtiği bölgeleri ise özel olarak güçlendirdi. Bu kapsamda Sivas’ın Divriği, Kangal, İmranlı, Zara ve Suşehri, Tokat’ın Reşadiye, Almus ve Zile ilçeleri, Yozgat’ın Akdağmadeni ve Kadışehri ilçelerinde kış mevsiminde şiddetli hava muhalefeti yaşandığı için bu bölgelerde ekstra tedbirler alındı.

    Söz konusu ilçeler de dahil olmak üzere tüm hatlarda meydana gelebilecek arızaları, malzemelerin deformasyonunu önceden tespit etmeyi sağlayan ve arızalara erken müdahale imkanı tanıyan termal kamera, korona kamera ve kısmı deşarj cihazlar da kış mevsiminde aktif olarak kullanılmak üzere hazır duruma getirildi.

    ÇEDAŞ Genel Müdürü Niyazi Kıvılcım da konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede, teknolojiye yaptıkları yatırımların, kış aylarında arıza ve kesintilere müdahaleleri çok daha hızlı hale getirdiğini belirtti.

    “SCADA yani uzaktan kontrol ve kumanda merkezimize hava tahminleri raporları 15, 5 ve günlük olarak alınıyor. Bu raporlar doğrultusunda olağanüstü durumların ön görülmesi halinde SCADA merkezinde kriz masası oluşturarak ekiplere gerekli uyarılar yapılıyor. Gerekli görülmesi halinde vardiyalar düzenlenerek ekip sayıları artırılıyor. Hava tahmin raporları doğrultusunda paletli kar araçları ve kar motosikletlerinin konumlandırılması yapılarak enerji timleri hazır bekletiliyor.”

  • Cadde esnafının nihayet sesi çıktı!

    Cadde esnafının nihayet sesi çıktı!

    Meydan yeri araç trafiğine kapandı… Üzerinden sadece bir kış geçti diye hatırlıyorum! Bilirsiniz şehirlerin bir takım özentileri vardır…

    Mesela;

    -Kayseri’de varda Yozgat’ta neden olmasın… 

    -Kırşehir yapmış, vatandaş memnun olduğu gibi esnafta halinden şikâyetçi değil…

    -Çorum’da daha iyisi yıllar önce yapılmış, çokta güzel olmuş, şehre farklı bir hava katmış…

    Yozgat’ta meydan yeri araç trafiğine kapatılacağı günlerde hemen herkes böyle konuşuyordu. Fakat yapılan işin yanlış olduğunu bilenler ise, kalabalık arasında kaybolup gitmişlerdi.

    * * * *

    Yozgat’ta bazı işler yapılırken, maalesef ki, günü birlik düşünceden kurtulup, gelecek kurgulanmadığı için bu sıkıntılar meydana gelmektedir.

    O zaman da bu işin doğru olmadığını söyledim, şimdide aynı düşünce üzerine olduğumu ifade etmek isterim…

    Bu konuda dün gazetelerde bir haber vardı… Sanırım esnaf kendi arasında bir anket yapmış (!) Netice hemen herkes, caddenin tekrar araç trafiğine açılmasını istiyoruz demişler.

    Şimdi her yerde giderek derinleşen kriz etkisi Yozgat’ta da esnaflarımızı etkileme başladı… Bu kriz ile birlikte işleri düşen, hatta bitme noktasına gelen esnaf, can sıkıntısı yüzünden yakın tarihte yapılan bazı çalışmaların doğru olmadığını söylemeyi şimdi akıl edebildi.

    * * * *

    Gazetelere konu olan haberi inceledim… Esnaflar tarafından yapılan açıklamalara baktığımızda farklı serzenişler olsa da, genel itibariyle ortak sorun bir takım sebep ve etkenler yüzünden işlerin kötüye gitmesidir.

    Esnaflar arasında yapılan ankette, ifade edildiği üzere esnafın büyük çoğunluğu caddenin yeniden trafiğe açılmasını istiyor…

    Gerekçe olarak, “Daha önce müşterilerin büyük çoğunluğu araçla gelerek, uygun yere park edip, alışveriş yapabiliyordu. Şimdi ise, caddemiz araç trafiğine kapandığı için tanıdık, bildik, eş ve dost müşteri dışında gelen olmuyor.”

    Böylesine hassas bir konunun bana göre en ilginç tarafı ise, 4 ay sonra yapılacak yerel seçimler arifesinde gündeme gelmesidir.

  • Turizm amaçlı tanıtım toplantısı yapıldı

    Turizm amaçlı tanıtım toplantısı yapıldı

    Yozgat’ın öteden beri üzerinde durmasına karşın bir türlü beklentilerine karşılık bulamadığı çalışmalardan birisi “tanıtım” sorunun üstesinden gelememektir.

    Bu konuda şimdiye kadar hemen her yol denendi, il içinde il dışında hatta yurt dışında dahi çalışmalar yapıldı… Buradan heyetler gitti, davet yapıldı, festivaller ve fuarlara katılım sağlandı.

    Bu konuda çalışmalar durmadı, artarak devam ediyor, bu çalışmalardan bir yenisi ise, geçtiğimiz günlerde geniş katılımcı eşliğinde tekrar yapıldı.

    Buluşmaya il dışından ve il içinden 133 katılımcı iştirak etti. Üç gün boyunca devam eden buluşmada katılımcılar, Roma Hamamı’nın tanıtımı ve buraya neler yapılabileceği konusunda sunumlar yaptı. Roma Hamamının çevresinin açılarak uluslararası düzeyde bir kültür merkezi haline getirilmesiyle, Sarıkaya’nın bir kaplıca şehri olabileceği vurgusu yapıldı. Programın son gününde yapılan sunumların ardından, yatırım altyapısı, akademik yaklaşım, tanıtım ve sağlık turizmi başlıkları adı altında dört madde halinde sempozyum sonuç bildirgesi taslağı yayınlandı.

    Yatırım altyapısı ile ilgili hava kirliliği ve lojistik konularına değinildi. Lojistik açıdan konuşma yapan katılımcıların tamamına yakını, Ankara-Sivas hızlı tren hattının ve Havalimanının kullanıma açılmasıyla birlikte, Yozgat’a ulaşımın daha rahat olacağını belirtmişlerdir. Dünya ve Avrupa’da olduğu gibi, Türkiye’de de butik tarz otel ve kırsal turizmin katma değerinin yüksek olmasından dolayı tercih edildiği ifade edilerek, Sarıkaya özelinde de butik otellerin yapılabileceği ve daha yerel tarzda aktivitelerin düzenlenebileceği üzerine vurgu yapıldı. Basilica Therma’nın yer aldığı alanın Kuzey Kapadokya olarak yeniden tarif edilmesinin önemi üzerine değerlendirmelerde bulunuldu.

    Akademik anlamda, tam anlamıyla tarihlendirme yapılabilmesi için, kazı çalışmalarının özellikle Bölge Üniversiteleri nezaretinde başlanması gerektiği vurgulandı. Kazı çalışmaları hakkında her sene sonunda raporlar yayımlanması, bu çalışmalarda herhangi bir bulgu çıkarılması halinde bülten şeklinde haber haline getirilerek medyaya periyodik olarak sunulmasıyla, eserin sürekli gündemde tutulması gerektiği vurgulandı. Tarihi Roma Hamamı için, akademik yaklaşımın sadece sanat tarihi ve arkeoloji açısından değil, eş zamanlı olarak kırsal turizm ve gastronomi alanlarında da geliştirilmesi, bütüncül bir anlayış ile kalkınmaya katkı sağlayacağı fikrine varıldı. Kültür yolları ve destinasyon oluşturulması açısından, gerek tur operatörleri ve gerekse Turizm pazarlaması işletmelerine yön verecek somut bilgiler sunan akademik çalışmaların yapılması tavsiyesinde bulunuldu. Buraya yapılacak çevre düzenlemesinde, termali kullanacak olan ileri yaş turizmi göz önüne alınarak, gezi yoları, yeşil alanlar, çevrenin uyumlu hale getirilmesi ve uzun süre konaklama yapılacak şekilde bazı aktivitelerin yapılması gerektiği belirtildi.

    Tanıtım için hem yatırım hem de akademik yaklaşım altyapısı başlığı altında Tarihi Sarıkaya Roma Hamamı’na vurgu yapılacak odak noktasının belirlenmesi ve buna göre pazarlama planı oluşturulması konusunda görüş birliğine varıldı. Ayrıca, tanıtım açısından yurt içi ve yurt dışı örneklerin yerinde incelenmesine, tanıtım için senaryo yazılarak, etkileyici bir hikaye oluşturup, dikkatlerin bu bölgeye çekilmesine faydalı olacağı kanısına varıldı.

  • MHP’nin büyük iddiası, imkânsız değil…

    MHP’nin büyük iddiası, imkânsız değil…

    En son 24 Haziran Milletvekilliği seçimlerinde Yozgat’ta vatandaş, bir taraftan MHP bir taraftan da CHP’ye birer Milletvekili çıkartma imkânı sunarken, Ak Parti’ye de ayrıca bir mesaj verdi…

    Vatandaşın vermiş olduğu bu ince mesaj partiler tarafından henüz nasıl algılandı, bunu ilerleyen zaman içinde daha net görme imkânımız olacak…

    Şöyle ki; 31 Mart 2019 tarihinde yapılacak olan Mahalli İdareler seçimlerinde partiler tarafından gösterilecek adaylar noktasında göreceğiz…

    MHP’nin 24 Haziran seçimlerinde olduğu gibi 31 Mart mahalli idareler seçimlerinde de oldukça iddialı olduklarını şimdilerde yapılan açıklamalardan görmek mümkündür…

    Geçtiğimiz günler de MHP İl başkanının bu konuda büyük bir iddiası vardı… “Yozgat’ta 14-0 yapacağız, bütün çalışmalarımız bu yönde” dedi…

    Dolayısıyla Milliyetçi Hareket Partisinde aday adaylığı başvuru süreci başladı. Belediye Başkanı, Belediye Meclis Üyesi ve İl Genel Meclis üyesi olmak isteyen aday adayları partinin İl ve İlçe Başkanlıklarına müracaat edebilecek. Başvurular 15 Aralık tarihinde sona erecek.
    İl Başkanı Ferhat Altan ise aday adaylarının partilerine büyük teveccüh gösterdiğini söyledi.
    Altan Yozgat’ta her seçimde oylarını arttırdıklarını hatırlatarak, “Yozgat ve tüm ilçelerini MHP’li belediye başkan adaylarımız alacak. 14-0 yapacağız” dedi.
    Belediye Başkanlığı, Belediye Meclisi, İl Genel Meclisi için aday adaylık sürecinin 15 Aralık’ta sona ereceğini dile getiren Ferhat Altan, “Adayların açıklanacağı tarih ise Genel Merkezimiz tarafından açıklanacak. Adayların belirlenme sürecince ise üç yol izlenecek. Önce İl ve İlçe teşkilatlarının görüşleri alınacak. Daha sonra genel merkez tarafından bir anket çalışması yapılacak. Son olarak da aday belirleme komisyonunun da görüşü alınacak” dedi.
    Aday adaylarının partiye büyük teveccüh gösterdiğini vurgulayan Ferhat Altan, “Şuana kadar resmi olarak müracaat eden Yozgat için bir kişi. Onun dışında hem Yozgat’ta hem de ilçelerde en az 3 en fazla 7 aday adayı var. Bu isimlerinde dün itibari ile başlayan süreçte partimize müracaat etmesini bekliyoruz” diye konuştu.
    Parti tarafın yapılan anketlerde oy oranlarının yüksek çıktığına vurgu yapan Ferhat Altan, “AK Parti ile Yozgat’ta aramızda 7 bin oy var. Bu kapatılmayacak bir rakam değil. 3 bin 500 oyu siz aldığınız zaman diğer taraftan da aynı oranda oyu eksiltmiş oluyorsunuz. Yerel yönetimlerde avantajımız şu; İl genelinde her seçimde 5 bin oy artırıyoruz.  İyi bir ivme yakaladık. 30 binlerden 35 binlere çıkardık. Türkiye’de başarılı olan illerden bir tanesiyiz. Bunu yerel yönetimlere de yansıtacağız. Tam saha çalışacağız inşallah. Teşkilatlarımız buna hazır” şeklinde konuştu.
    Gösterecekleri adayların hizmet erbabı olacağını kaydeden Ferhat Altan, “Halkı ile kucaklaşan, şehrin sorunlarını çözen, particilikten ziya de hizmet eden, hizmet erbabı bir belediye başkanı adayımız olacak” dedi.

    Yerel seçimlerde Yozgat ve bütün ilçe belediyelerine alacaklarını ifade eden Ferhat Altan, “Bizim için iki yer çok önemli. Birisi Yozgat diğeri de Sorgun. Bu iki yeri alan dengeyi değiştirebiliyor” ifadelerini kullandı.
    Yerel seçimlerde kendisinin aday olmadığını söyleyen Ferhat Altan, “Ben aday değilim. Biz yeni bir görev aldık. Bu görevimi sürdüreceğim. Biz daha teşkilatlarda devam edeceğiz” dedi.
    Altan ayrıca, üç hilali tekrar Yozgat’ın semalarında dalgalandıracaklarını sözlerine ekledi.

  • Yaşam şartları giderek zorlaşıyor…

    Yaşam şartları giderek zorlaşıyor…

    Son bir yıldır piyasalar üzerinde oynanan bir takım oyunlar ve siyasi istikrarsızlık nedeniyle deyim yerindeyse iğneden ipliğe yapılan zamlar, toplumun her kesimini etkiledi…

    En son yapılan bir açıklamada şuana kadar 356 firmanın konkordato ilan ettiği ve yine birçok firmanın da zarar açıkladığı bilgisi yaygın ve görsel kanallar tarafından kamuoyuna duyuruldu…

    Şimdiye kadar yaşanan oyunlar sebebiylen çok etkilenen büyük şehirlerin ardından yaşanan ekonomik sıkıntılar küçük şehirleri etkisi altına almaya başladı.

    Hemen her gün farklı sektör temsilcilerinden iş hayatlarının olumsuz yönde etkilendiği açıklamalarına geçtiğimiz gün bir yenisi Yozgat’ta faaliyet gösteren nakliyeci esnaf temsilciliğinden geldi…

    Yozgat S.S. Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifi Başkanı Nazım Altan, mazot fiyatlarındaki artışlardan dolayı sıkıntı yaşadıklarını belirterek, bu yılın hububat ve pancar hasadında ise yeterince iş yapamadıklarını söyledi.
    Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifi Başkanı Nazım Altan, yaptığı açıklamada, nakliyeci esnafının zor ve sıkıntılı bir sezon geçirdiğini belirterek, mazottaki fiyat arışının nakliyeci esnafını sıkıntıya sevk ettiğini kaydetti.
    Altan, “Bu yıl bölgemizde hububat ürünlerinde verim düşüklüğü yaşandı. Bu durumdan biz nakliyeci esnafı da azda olsa etkilendi. Pancar fabrikaları özelleştirildi. Bu özelleşme ile fabrikayı alan firma nakliye ücretini bizim taleplerimizin çok altında karşılanması istemesi haliyle bizleri sıkıntıya soktu. Çünkü geçen yılla bu yıl arasında mazot fiyatlarında ciddi bir artış yaşandı. Yine araçlarımızın; lastik ve diğer masrafları da arttı.

    Buna rağmen nakliye ücretlerinin sabit ve daha altında çalışmamızın istenmesi kamyoncu esnafımızı sıkıntıya düşürdü.”dedi.
    Kooperatiflerinde 110 üyelerinin bulunduğunu söyleyen Başkan Altan, “Kooperatifimize kayıtlı üye sayımız 110’nun üzerindedir. Hepsinin tek geçim kaynağı bu kamyonlardır. İş yaparlarsa evlerine ekmek götürüyor, yapamazlarsa evlerine ekmek götüremezler. Yani sezonluk çalışıyoruz. Yılda toplam 3- 4 ay çalışıp geri kalan 8 ayda bu kazandığımız parayla geçinmek durumundayız.

    Bu yıl çiftçiler gibi bizlerde zor bir sezon geçirdik. Şuan üyelerimizden çoğu kamyonetlerini satma arayışı içine girdi. Bazıları ise farklı sektörlerde iş yapmayı planlıyor. Kamyoncu esnafımız zor durumda. Devlet büyüklerimizden özelikle çiftçi ve bizlerin olmazsa olmazı olan mazot’ta indirim yapmalarını istiyoruz. Nasıl ki gemilerde vergi indirimi varsa bize de aynı şekilde uygulanmasını istiyoruz. Aksi takdirde pek çok kamyoncu esnafımız iş yapmayarak kamyonunu satmak ve başka iş arayışlarına gireceklerdir”dedi.

  • Önceliğimiz Tarım ve Üretim olmalıdır

    Önceliğimiz Tarım ve Üretim olmalıdır

    Önce CHP Milletvekili Ali Keven, bu konuyu gündeme bir kez daha getirdi… Köylünün ve çiftçi kesimin sorunlarını Meclis’e taşıyarak, ilgili Bakanlıklara soru önergesi verdi…

    Şimdide MHP Milletvekili Ethem Sedef, aynı konu üzerinde ısrarla durarak, Yozgat’ta tarım ve hayvancılığın bitme noktasına geldiğini TBMM’de Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’ye verdiği soru önergesinde çiftçilerin sorunlarını 4 ana maddede sıralayarak bakanlığın harekete geçmesini istedi…

    Milletvekili Sedef’in bu konudaki açıklamasına geçmeden önce birkaç noktaya dikkat çekmek istiyorum…

    Yozgat’ın, tarım ve hayvancılık şehir olduğu herkes tarafından kabul görürken, bu konuda yerel yönetimlerin çalışmalarına baktığımızda ne tarım ne de hayvancılık alanlarında şimdiye kadar vatandaşı teşvik edecek, sorunları çözecek bir icraat görmek mümkün olmadı.

    Hâlbuki geçmiş yıllarda merkeze bağlı köylerdeki vatandaşlar şehre en az bir kez gelir, ilin ekonomisine önemli katkı sunardı…

    Şimdi ise, merkez köylerin büyük bir kısmı bu tercihini çevre illerin ilçelerine giderek yapıyor… Mesela merkeze bağlı Çadırardıç bölgesindeki köyler tercihini Sungurlu ilçesinden yana yapıyor…

    Bakınız Yozgat’ta tarım ve hayvancılığın ne duruma geldiğini MHP Milletvekili verdiği soru önergesinde şu sözlerle izah etti:

    Sedef,” Çiftçimiz tarlasına gübre atamaz hale gelmiştir. Önlem alınmadığı taktirde tek geçim kaynağı tarım ve hayvancılık olan Yozgat çiftçisi köylerini terk edip, arazilerini boş bırakmak zorunda kalacaktır.”dedi.
    Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Yozgat Milletvekili İbrahim Ethem Sedef, Yozgat çiftçisinin sorun ve beklentilerine ilişkin Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’ye soru önergesi verdi. Tarım ve hayvancılık yaparak geçimini sağlayan Yozgatlı çiftçilerin sorunlarını 4 ana maddede toplayan Sedef, bunların çözümü için Bakanlığın harekete geçmesini istedi.
    Özellikle gübre, mazot, ilaç, elektrik ve su giderlerinin yüksekliği sebebiyle Yozgat tarımının yüzde 70’ler oranında gerilediğine dikkat çeken Sedef, ” Çiftçimiz tarlasına gübre atamaz hale gelmiştir. Önlem alınmadığı taktirde tek geçim kaynağı tarım ve hayvancılık olan Yozgat çiftçisi köylerini terk edip, arazilerini boş bırakmak zorunda kalacaktır. Bu durum her geçen gün göç veren şehrimizin en büyük sıkıntısı haline dönüşmektedir” dedi.
    Yozgat çiftçisinin Türkiye’de yaşanan piyasa manipülasyonları ve son dönemde ortaya çıkan ekonomik sıkıntılardan da olumsuz etkilendiğini vurgulayan Sedef, elektrik, su, akaryakıt, gübre, ilaç gibi maliyet giderlerinin her geçen gün arttığını, Yozgat çiftçisinin, gelen zamlar sonrası neredeyse yok olma noktasına geldiğini belirtti. Sedef, yazılı olarak cevaplandırılması kaydıyla, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’ye şu soruları yöneltti:
    Hububat ekimi yapan çiftçinin girdi kalemleri için ayrı ayrı belirtilmek suretiyle, dönüm başına harcaması nedir? Ne kadardır?
    Tarımsal üretimde kullanılan Akaryakıt, Elektrik, Gübre, İlaç, Sulama giderleri üzerindeki KDV ve ÖTV yükü nedir ve ne kadardır? Bu oranların düşürülmesi için Hazine ve Maliye Bakanlığı ile bir çalışmanız var mı? Yoksa böyle bir çalışma yapmayı düşünüyor musunuz?
    Arazi toplulaştırma ve sınırsız köy projelerini hızlandırma ve yaygınlaştırma konusunda hangi çalışmalar yapılmaktadır?
    TMO tarafından görevlendirilen uzman inceleme (ekspertiz) hizmeti veren personelinize fiyatlama konusunda, ilan edilen fiyatlar dışında bir fiyat sınırlaması getirilmekte midir?

  • İLÇELERDE ADAY ADAYI YOĞUNLUĞU

    İLÇELERDE ADAY ADAYI YOĞUNLUĞU

    Yerel seçimler yaklaşırken, Yozgat merkezde partilere müracaat eden aday sayısı beklenenin çok altında kalırken, bu durum ilçelerde yoğun bir şekilde yaşanıyor…

    İlçelerin büyük çoğunluğunda geçmiş yıllarda olduğu gibi şimdide en çok aday başvurusunun Ak Partide olduğu dikkatleri çekiyor…

    Ak Partide 5 Kasım’da başlayan aday adaylık başvuru süresi bir kez daha uzatılmazsa yarın mesai bitiminde sona erecek.

    Ak Partiden aday adayı olarak önemli isimler vitrine çıktı… Bunlar arasında en çok dikkat çeken ise, Yozgat’ta uzun yıllar SGK Müdürlüğü görevinin ardından Çorum SGK İl Müdürlüğü yapan Duran Cesur, AK Parti’den Sarıkaya Belediye Başkan Aday Adaylığı müracaatını yaptı.
    Kalabalık bir grup eşliğinde AK Parti Sarıkaya İlçe Teşkilatına gelen Duran Cesur, müracaat dosyasını İlçe Başkanı Bülent Doğan’a teslim etti.
    Cesur, Aday Adaylığı müracaatı sonrası yaptığı konuşmada; aziz şehitlere Allah’tan rahmet yakınları için başsağlığı dileğinde bulundu. Cesur, “31 Mart 2019 da mahalli idareler seçimleri olacak ilçemizde de belediye başkanlığı aday adaylığı için bu gün müracaatımızı sizlerin huzurunda yapıyoruz. Allah nasip ederse bize de bu görev verilirse elimizden geldiği kadar çalışacağız. Şuan ilçemizde aday adaylığı müracaatı 10 kişiden fazla oldu. Ben bütün arkadaşlarımıza başarılar diliyorum. Kim başarılı olacaksa ilçemiz için Cenab-ı Allah ona nasip etsin. Duran Cesur olarak ben aday gösterilirim ya da gösterilmem. O mesele değil her hangi bir arkadaşımız aday olduğu zamanda biz onun yanında olacağız. “dedi.
    Yozgat’ta daha önce SGK İl Müdürü olarak görev yaptığını hatırlatan Cesur, “Bu görev süresince mutlaka herkese hizmet edebilmişizdir. Kimsenin kalbini kırdığımızı zannetmiyorum. Görevler makamlar çok ağırdır.2008 yılında SGK birleşirken bizi İl Müdürü olarak atadıkların da tabi orada bir hizmet binasının ve ilçelere şube açabilirsiniz denilince ilk önce aklımıza kendi ilçem Sarıkaya geldi. Yozgat ta görev yaptığım da ilk şubemizi buraya Sarıkaya ya açtık. Sorgun, Boğazlıyan, Akdağmadeni Yerköy, Çekerek gibi diğer ilçelere de açtık. Daha sonra Çorum SGK İl Müdürü olarak 6 yıldır orada görev yaptım. Orada da elimizden geldiği kadar yeni bir hizmet binası içlerde şubeler açtık. Bunu partimizin milletvekillerimizin de desteği ile katkılarıyla biz bu işleri başardık ”diye konuştu.

    Belediyeciliğin zor bir görev olduğunu vurgulayan Cesur, “ Belediyecilik işinin çok zor bir görev olduğunu biliyorum. İnsanlara hizmet etmenin de çok güzel bir şey olduğunu da biliyorum. Hz Ömer Halife seçildiğinde demiş ki “Ateşten gömleği sırtımıza giydik. Bu iş başkan olunca ateşten bir gömlektir, vebali de çoktur onu da biliyoruz. Ama insanlara hizmet etmek halka hizmet etmek Hakka hizmet etmektir.”şeklinde konuştu.

  • Akdağmadeni’nde belediye ticareti geliştirecek proje hazırladı

    Akdağmadeni’nde belediye ticareti geliştirecek proje hazırladı

    Belediyeler, bir ilin, ilçenin, beldenin en önemli değerleridir. İl, ilçe, belde Belediyelerin yaptığı hizmetlerle hem gelişir, hem kalkınır… Belediyeler, gelişmenin ve kalkınmanın yada gelişmemenin ve geri gitmenin kilit noktasıdır.

    Yozgat bu konuda yıllardır talihsizlikler yaşadı… Yozgat’ta ticari hayat bugün durma noktasına gelmişse, şehirde birçok esnaf bugün kaybolmuşsa sebebi bellidir…

    Dolayısıyla şehirde sosyal ve kültürel hayatın olup olmadığına bakmak için önce yerel yönetimlerin icraatları ve faaliyetleri incelenmesi gerekir.

    Mesela konumuzla direkt ilgili dün gazetelerde bu konuda güzel bir haber vardı… Akdağmadeni ilçemizde Belediye tarafından hazırlanan bir çalışma dikkatimi çektiği için sizlerle paylaşmak istedim…

    Akdağmadeni Belediyesi ilçenin yeni vizyonunu oluşturan projeleri hayata geçirmek amacıyla önemli 4 projenin adımlarını attı. Proje bedelinin 200 Milyon TL olduğu belirtildi.

    Belediye Başkanı İrfan Coşgun, yaptığı açıklamada, Akdağmadeni Turizm Merkezi Projesi, Fındıklı Göleti Projesi, Atık su Arıtma Tesisi Projesi ve Vahşi Depolama Alanı ıslah projelerine start vererek projelerin gerçekleştirilmesi noktasında ilk adımların atıldığını söyledi.

    Coşgun, “Özellikle Akdağmadeni’nde ticari hayatı geliştirecek projeler üzerinde duruyoruz. Turizm kümelenme alanlarının tesisi, projelendirilmesi ve hayata geçirilmesi noktasında büyük emek harcamıştır.

    Aynı zamanda Fındıklı Bölgesinde ilçemizin 50 yıllık su ihtiyacını karşılayacak, bölgeye hareket kazandıracak, kültür balıkçılığını geliştirecek, orman yangınlarında kullanılacak ve mesire alanları ile Akdağmadeni’ne yeni bir rekreasyon alanı kazandıracak bir göletin inşasına önem veriyoruz.

    Bunun yanında Akdağmadeni bölgesi için ciddi çevre sorunlarına orta ve uzun vadede çözüm bulmak adına ıslah projelerini de başlattık.

    Atık su arıtma tesisi ise çevre kirliliğine sebep olan ve mevcut su varlıklarını kirleten bölgenin önemli bir sorununa çözüm olacaktır.4 projenin toplam yatırım maliyetinin eklentileri ile birlikte 200 milyon TL’yi geçeceği öngörülmektedir. Projeler ile ilgili detaylar yakın zamanda kamuoyuyla paylaşılacağız” dedi.

  • Meclis yeni yılın  bütçesini hazırladı…

    Meclis yeni yılın bütçesini hazırladı…

    Yozgat İl Genel Meclisi yoğun sürecek 2019 yılı yatırım, çalışma ve performans görüşmeleri öncesinde tahmini bütçeyi belirledi.
    Merkez köyleri başta olmak üzere, ilçeler ve bağlı köyler, belde ve beldelere bağlı köylerin yol,su, kanalizasyon ve benzer alt yapı işlerinin yapımı ile alakalı olarak önceki dönem olmak üzere, geçtiğimiz yıl yoğun bir çalışma programını yapan İl Genel Meclisi, dönem sonu çalışmaları bir kez daha masaya yatırdı…
    2018 yılının genel bir değerlendirmesini yapan Meclis, 2019 yılı ile ilgili yapılması gereken çalışmaların hazırlığını tamamladı.
    Yaklaşan yerel seçimler öncesi kırsalda yaşayan vatandaşların beklentilerini karşılamak üzere yılbaşında hazırlanan bütçenin verimli kullanıldığı genel bir görüş olarak kabul gördü.
    Bu konuda genel bir açıklama yapan İl Genel Meclisi Başkanı Halil Şahbaz, 2018 çalışma sezonunun devam ettiğini belirterek, planlanan hedeflere ulaştıklarını söyledi. Şahbaz, 2019 yılı mali bütçe taslağı üzerinde çalışmalar yapıldığını ve 113 milyon TL olan 2018 yılı bütçesinin 2019 yılı için 125 milyon olarak belirlendiğini açıkladı.
    Şahbaz, bütçenin hem stratejik plana, hem de gelirlere uygun olduğu için şişirilmiş değil, gerçekçi bir bütçe olduğunu ifade etti.
    İl Genel Meclisi olarak hedeflerinin her konuda hizmetleri tamamlanmış sorunsuz köyler oluşturmak olduğuna değinen Şahbaz, Yozgat’ımız ciddi yatırımları aldı.
    Artık susuz köyümüz kalmadı. Yine köy yolları konusunda önemli mesafeler alındı ve köy grup yolları sıcak asfaltla kaplandı. İnşallah yeni dönemde de hızlılıkla bu altyapı hizmetlerine devam edeceğiz. Hedefimiz altyapı da sorunsuz köy bırakmamak dedi.
    Meclis Başkanı Şahbaz, 2019 yılı yatırım ve çalışla programına yönelik çalışmaların devam ettiğine dikkat çekerek, genel bütçeden yatırıma ayrılan payın 50 milyon TL olduğunu kaydetti.
    Meclis üyelerinin birlik ve beraberlik içerisinde çalışarak, Yozgat’ın çıkarları doğrultusunda kararlar aldığının altını çizen Şahbaz kamu kurumlarının 2019 yılı performans programının ay sonuna kadar sürecek toplantılarla programa alınacağını ifade etti.
    Şahbaz, “İl Genel Meclisi, sahip olduğu bütçe doğrultusunda aldıkları yatırım kararları ile köylerimize hizmet götürmektedir. İl Genel Meclisimiz, gerek köylerimize hizmet götürülmesi noktasında gerek eğitim, sağlık, tarım vb. alanlarda ilimiz ihtiyaçlarının giderilmesi konusunda kurumlarımıza büyük destek vermektedir” dedi.
    Yozgat’a hizmet için ayrılan kaynağın doğru ve yerinde kullanılması için projeler yapılacağını dile getiren Şahbaz, ihtiyaç planlaması doğrultusunda hizmetlerin götürüleceğini belirtti.

  • Organlarımız, yepyeni yaşamlara birer umuttur

    Organlarımız, yepyeni yaşamlara birer umuttur

    Sağlık Müdürlüğü görevlileri, Organ bağışı kampanyası çalışmasıyla toplumda farkındalık oluşturmak için adeta atağa geçti…

    İl Merkezi ve İlçelerimizde kurum tarafından görevlendirilen ekipler, vatandaşı görsel ve yazılı broşürlerle bilgilendirirken, vatandaşında merak ettiği sorulara aklıda kalıcı cevaplar verdiler

    Cumhuriyet meydanında stant kuran ekiplerin yanından geçerken, bir hanımefendi tarafından “buyurun siz de almaz mısınız” sözü üzerine uzatılan broşürü aldım… Ayaküstü inceledikten sonra “Hadi bende bağışta bulunayım” dedim…

    Kurulan stantta sadece tanıtım yapıldığını, organ bağışlama işleminin ilgili kurumlar tarafından yapıldığını öğrendim.

    Buradan ilan ediyorum kampanyaya ilk fırsatta iştirak edeceğim… Sizlere de tavsiye ediyorum… Bu konuda yaptığım küçük bir araştırmada uzmanlar her gün organ bağışı bekleyen üç kişinin hayatını kaybettiğini söylüyor…

    Dolayısıyla organlarımızla bizden sonraki hayatlara umut olmak kadar yeryüzünde güzel başka bir şey aklıma gelmiyor. Organ bağışlamanın inancımıza göre bir sakıncası da olmadığına göre, yapılacak en güzel ve hayırlı olan biran evvel bu görevi yerine getirmektir.

    Bu yıl “Organ Bağışı Haftası” kapsamında “Hayatım Hayatın Olsun” sloganı ile hastanelerde, okullarda organ bağışına dikkat çekmeye yönelik çeşitli etkinlikler yapılmaya devam ediyor. Yozgat Cumhuriyet Alanı’nda Videolarla Farkındalık çalışması yapılarak, vatandaşlara broşürlerin dağıtımı sürüyor. Ekipler, vatandaşları duyarlı olmaya davet ederken, sosyal medya üzerinden yaptıkları paylaşımlarla da dikkat çekmeye çalışıyor.

    Benzer çalışmalar ilçelerimizde de halen devam ediyor. Mesela Sorgun İlçe Sağlık Müdürlüğü ve Sorgun Devlet Hastanesinin organize ettiği Organ Bağışı Farkındalık Eğitimi, okullarda öğrenci ve öğretmenlere verildi. Yozgat’ta ise Organ ve Doku Nakli İl Koordinatörü Mehmet Duman tarafından Yozgat Şehitler Fen Lisesi’nde öğrenci ve öğretmenlere Organ Bağışında En Çok Merak Edilenler ve Farkındalık Eğitimi verildi.

    Organ Bağışı Haftası etkinlikleri kapsamında, Yozgat İl Sağlık Müdürlüğü, ‘Bağışlanan her organ filizlenen bir hayattır’ radyo programı da düzenledi. Programda Yozgat Organ ve Doku Nakli İl Koordinatörü Mehmet Duman vatandaşların merak ettiği soruları cevapladı. Yozgat İl Sağlık Müdürü Dr. Fatih Şahin, “Sağlıklı olan her vatandaşın, gelecekte bir gün kendisi ya da bir yakını için organ nakli gerekebileceğini göz önünde bulundurarak, organ bağışında bulunması ve farkındalığın artırılması önemlidir. Ülkemizde 25 binden fazla organ bekleyen hasta var. Maalesef ki, o yoğunlukta organ bağışı yapılmıyor. Farkındalık çalışmalarıyla sayıların artığını da görmekteyiz. Ölümden sonra toprakta çürümeye terk edilen organlarımız, aslında yepyeni yaşamlara birer umuttur. Hastanelerimizde, okullarda stantlar açarak, eğitim verdik, yine şehrimizin meydanında videolar eşliğinde vatandaşlarımıza broşür dağıtıp, bilgi verdik, radyo programı düzenleyerek ilçe, köylerdeki vatandaşlarımıza ulaşabilmek için de çalışmalarımız oldu” dedi.

  • Proje merkezi ve kursiyer denetimi

    Proje merkezi ve kursiyer denetimi

    Merkez ve ilçeleri dikkatli takip ettiğimizde çok çeşitli faaliyetler göze çarpıyor… Bunlardan iki örnek vererek, sohbeti sürdürelim istiyorum…

    Önce Akdağmadeni Belediyesi tarafından yürütülen bir projeden bahsedeceğim… İlçede hizmetlerin daha profesyonel ve faydasal yürütülmesi adına Akdağmadeni Belediyesi bünyesinde proje birimi oluşturularak yeni hizmet binasında hizmet vermeye başladı.

    Birim bünyesinde çeşitli bakanlıklarla ve kamu kurumları ile olan projeler yürütüleceği gibi, vizyoner projelerin oluşturulması, etkin ve yerinden uygulamaların hayata geçirilmesi faaliyetlerinin yürütülmesi planlandığı belirtildi. Belediye Başkan İrfan Coşgun oluşturulan birimin Akdağmadeni ilçesine yeni projeler kazandırılması ve özellikle esnaflarımıza kamudan sağlanan hibelerin daha etkin ve verimli bir şekilde ulaştırılması adına bu birime ihtiyaç olduğunu vurgulamıştır. Birimin temel hedef ve görevleri ise öncelikle yeni projelerin hayata geçirilmesi, KOSGEB ve İŞKUR faaliyetlerinin yürütülmesi, istihdam oluşturucu faaliyetlerin gerçekleştirilmesi, Avrupa Birliği projelerinin ve Tarımsal Kalkınmayı Destekleyici projelerinin danışmanlığının yapılması, ORAN Kalkınma Ajansı ile koordinasyonun sağlanması, UNDP ve benzeri uluslararası kurumlarla diyalogunun geliştirilmesi olarak belirlenmiştir. Kurum aynı zamanda Akdağmadeni Kaymakamlığı ve Akdağmadeni Belediyesi birlikteliği ile yürütülecek projeler konusunda da ortak birim olarak hizmet verecektir

    İkinci örnek ise Yozgat Çalışma ve İş Kurumu ve İl Müdürlüğü Yozgat Halk Eğitim Merkezindeki Alçı Şekillendirme Kursunu ve Rehabilitasyon Merkezindeki Şapka Dikim Kursunu denetlemek amacıyla ziyaret etti.

    Konu hakkında açıklamalarda bulunan Yozgat Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürü Taner Yıldız, İl Müdürlüğü olarak işbirliği kapsamında açtığımız Mesleki Eğitim Kurslarımızı denetim ekibimizdeki görevli personellerimiz rutin olarak denetliyor dedi. Yıldız, denetim ekibinin Alçı Şekillendirme ve Şapka Dikim Kurslarını denetlediği bilgisini vererek, denetim sırasında hem kursiyerlerle hem de kurs öğreticisi ile görüşmeler yapılarak kurs sürecinin takip edildiğini söyledi. Yıldız, denetimlerimizden kursiyerlerin memnun olduklarına dair geri dönüşler almak bizleri sevindiriyor açıklamasında bulundu.

    İl Müdürlüğü olarak Mesleki Eğitim Kurslarına azami derece önem verildiğini ifade eden Yıldız, işgücü piyasasındaki nitelikli personel ihtiyacını karşılamada Mesleki Eğitim Kurslarının çok faydalı olduğunu söyledi.

    Bu çalışmalar basit gibi düşünülebilir belki. Fakat topluma yeni bir şeylerin kazandırılması bakımından yapılan bu çalışmalar zamanla daha da geliştirilerek ve dönüştürülerek, toplum bilincinin artırılmasına ve farkındalık duygusunun çoğalmasına vesile olacaktır.

  • Toplum bilinci ve lösemi haftası

    Toplum bilinci ve lösemi haftası

    2-8 Kasım tarihleri Lösemili Çocuklar Haftası olarak kabul edilmektedir. Bu tarihler süresince okullar ve çeşitli kurumlarda lösemi ve lösemili çocuklarla ilgili bilgiler verilmektedir.
    Bilindiği gibi lösemi, tedavisi güç olan bir hastalıktır. Lösemili çocuklar gerçekten çok zo süreçlerden geçmektedir. Bu süreçleri o körpecik bedenleri ile tek başına aşmaları çok zordur. Bu yüzden gerek aileleri tarafından gerekse de toplumun geneli tarafından psikolojik veya ekonomik destek görmeleri çok önemlidir.

    Hastalıkların tedavisinde psikolojik desteğin önemi büyüktür. Özellikle lösemi gibi hastalıklarda, hastaların sürekli iyi bir psikolojiye sahip olması, toplumla iç içe olması çok önemlidir. Onlara gösterilen en ufak bir sevgi veya ilgi bile mucizeler yaşanmasına sebep olabilir. Bu yüzden toplumu oluşturan bireyler olarak hepimiz bu konuda bilinçli olmalı, insanlık örneği sergileyerek lösemili çocuklara hem ekonomik açıdan hem de psikolojik açıdan destek çıkmalıyız.

    Bu konuda Yozgat’ta geçmiş yıllarda olduğu gibi bugün de toplum arasındaki dayanışmayı sağlamak, dertlere ortak olmak ve paylaşarak, acıları azaltmak maksadıyla çeşitli etkinlikler düzenlenmektedir.

    Yozgat Merkez Ortaokulunda 2-8 Kasım Lösemili Çocuklar Haftası dolayısıyla toplumda farkındalık oluşturmak amacıyla etkinlik düzenlendi.
    Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü öncülüğünde İl Milli Eğitim ve Eğitim Bir Sen ortaklığında Lösemili Çocuklar Haftası dolayısıyla bir program düzenlendi.

    Yozgat Merkez Ortaokulu’nda düzenlenen programda Yozgat Vali Yardımcısı Faruk Ekiz, İl Milli Eğitim Müdürü Yusuf Yazıcı, Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Abdullah Neşeli, Yozgat Eğitim Bir-Sen Şube Başkanı Kenan Şerefli lösemi hastası çocuklar ve aileleriyle bir araya geldi.

    Programa katılan protokol, farkındalık oluşturmak amacıyla öğrenciler ve katılımcılar Tarih dersini maske takarak dinlediler. Daha sonra katılımcılar sınıfları gezerek öğrencilere maske ve lösemiyi anlatan broşür dağıttılar.
    Program sonrası bir açıklama yapan İl Milli Eğitim Müdürü Yusuf Yazıcı, lösemili hastaların yaşadıkları sorunlara karşı empati geliştirmek için öğrencilerle bir araya geldiklerini söyleyerek “Öğrencilerimizin lösemi hastalarıyla empati geliştirme sürecine dahil olmaları ve onları daha iyi anlayabilmeleri ve lösemili hastaların hayatlarını kolaylaştırma noktasında kurumsal olarak böyle bir etkinlik düzenledik” dedi.
    2-8 Kasım Lösemili Çocuklar Haftası dolayısıyla İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve Yozgat Eğitim Bir-Sen ile birlikte ortaklaşa program düzenlediklerini dile getiren Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Abdullah Neşeli, Lösemili hastalar için bir farkındalık eğitimi planladık ve Merkez Ortaokulunda lösemili aile ve çocuklarıyla bir araya geldik.

    Yozgat’ta Aile Çalışma Ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü olarak 100 tane lösemili çocuğu takip ediyoruz. Bunlarla tedavi süresinden sonra kendilerine destek olabilmek amacıyla ‘Umut Yolcuları’ projesini geliştirdik. Bu projeyle biz bugüne kadar birçok aileye ziyarette bulunduk. Onların mutlu olmaları moral ve motivasyonlarını yükseltmek için kendilerine sosyo kültürel faaliyetler düzenledik. Hep birlikte olduk ve lösemi konusuna Yozgat’ta dikkat çekmeye çalıştık dedi.