Kategori: Köşe Yazıları

  • UYARILARI GÖRMEZDEN GELMEYİN

    UYARILARI GÖRMEZDEN GELMEYİN

    Toplumun can ve mal güvenliğini tehdit eden bir takım unsurlar hakkında kurum ya da kuruluşlardan zaman zaman yetkililer, uzmanlık alanları ile ilgili bilgi paylaşımında bulunarak bir takım uyarılar yaparlar…

    Bu uyarılar kimi zaman bir tehlikeyi önler, kimi zaman da hayat kurtarır. Fakat birçok önemli uyarı kimi zaman dikkate alınmadığı için telafisi mümkün olmaz, can ve mal kayıpları yaşanır.

    Malum mevsim kış, bu aylarda en çok soba zehirlenmeleri söz konusu olduğu için ilgili kurumlardan hemen hergün bir uyarı yapılmaktadır.

    Bu konuda Yozgat Belediyesi İtfaiye Müdürü Eyüp Albayrak, vücuda girdiğinde 30 saniye ile 3 dakika arasında insanların ölümüne sebep olabilen karbonmonoksit gazına karşı vatandaşlara uyarılarda bulundu.

    Yozgat Belediyesi İtfaiye Müdürü Eyüp Albayrak, havaların soğumasıyla beraber soba ve kombilerden kaynaklı zehirlenme vakalarının arttığını belirterek, soba, baca ve kombilerin kullanımı konusunda vatandaşları daha hassas ve dikkatli olmalarını tavsiye etti.

    Bu açıklamanın devamında ise şu bilgiler yer aldı: “Aynı zamanda renksiz ve kokusuz oluşu ve 5 duyu organı ile fark edemeyeceğimiz bir gazdır. Sobaları yakarken özellikle kovanın 3’te 2’sini doldurmamız gerekiyor ki 3’te 1’lik hava boşluğu kalsın. Halk arasında yanlış bir anlayış var. Boruları ne kadar çok dolaştırırsak oda o kadar ısınır mantığı yanlıştır. Bacanın iyi çekebilmesi için tek dirsek ve yakın bir mesafe ile sobamızı bağlamamız gerekiyor. Eğer bu doğalgaz ise temizlememiz gerekiyor. Baca boruları gözden geçirilmelidir. Eğer bu ihmal edilirse, baca borularında kuşlar yuva yapabiliyor. Eğer böyle bir şey olursa çok sağlıklı bir yanma oluşmaz ve dolayısıyla doğalgazın içeriye karbonmonoksit verme ihtimali yükselir. Soba bacaları yetkili kişilerce temizletilmeli ve katı yakıt yakılıyorsa yılda iki sefer periyodik olarak temizletilmeli. Ticari işletmeler, özellikle lokantalar ve fırınlar bunu 3 ayda bir tekrar etmeliler. Yangın çıkış sebeplerinden bir tanesi de baca yangınlarıdır. Bacaların o açıdan izolesi ve temizlenmesi önemlidir” dedi.

    Doğalgazda çoklukla ihmal edilen menfez konusuna de değinen Albayrak, “Menfezler, zorunlu olarak açılmasına rağmen vatandaşlarımız tarafından kapatılıyor. İçeriye soğuk hava gelir diye koli bandıyla menfezleri kapatıyorlar. Bu çok tehlikelidir. Hem doğalgaz kaçırmasında hem de karbonmonoksit gazı havadan hafif olduğu için yukarıda birikecek ve siz menfezleri kapatırsanız bunun tahliyesini engellemiş olacaksınız. Uyur vaziyette buna maruz kalınırsa ve yeterli konsantrasyon olursa kişinin ölüm riski artmaktadır. Karbonmonoksit gazını hissedemediğimizden dolayı kana karışır ve havada yeterli konsantrasyon varsa 30 saniye ile 3 dakika içerisinde kişi hayatını kaybedebilir. Öyle bir duruma maruz kalındığında oda derhal havalandırmalı ve hasta yere yakın düzeyden dışarı çıkarılmalı. Hasta temiz bir ortama alınmalı ve üşümemesi için üzeri örtülmeli. Bunun yanında özellikle bölgemizde elektrikli ısıtıcılar daha çok kullanılmakta ve dolayısıyla bu ısıtıcılar eğer gevşek prizlere bağlı ise bir prize yükünden fazla elektronik cihaz bağlanmış ise elektrik kontakları ve ısıtıcılardan kaynaklı yangınlara rastlamaktayız dedi.

  • KÜÇÜK VE ÖNEMLİ DOKUNUŞLAR…

    KÜÇÜK VE ÖNEMLİ DOKUNUŞLAR…

    Küçük şehirlerde atılan bazı adımlar, toplum için son derece önemlidir… Birazdan vereceğim örnek bir çalışmayla ne demek istediğimi daha iyi anlatmış olacağım ama önce toplumun yaşam biçimini değiştirmek ya da alışkanlıkları sürdürmelerini sağlamak şehrin yöneticilerinin sevaplarını ya da günahlarını artırmak ya da eksiltmekle aynı değerlere sahiptir.

    Sarıkaya İlçemizi bilirisiniz… Burada son yıllarda yapılan önemli çalışmalar olduğunu duymayan yok, sosyal medya ve yerel medya bu konuda üzerine düşeni fazlasıyla yaparak, ilçedeki çalışmalara katkı sunmaktadır.

    Şimdi bir örnekle sohbete devam edelim… Sarıkaya Belediyesi tarafından bina önlerine konulan çöp kutularına vatandaşlar bayat ekmekleri doldurarak barınakta bulunan hayvanların beslenmesine ortak oluyor.

    Sarıkaya Belediyesi tarafından bina önlerine konulan çöp kutularına vatandaşlar bayat ekmekleri doldurarak barınakta bulunan hayvanların beslenmesine ortak oluyor. Sarıkaya Belediyesince kısa bir süre önce başıboş sokak köpekleri için hayata geçirilen hayvan barınağında hayvanların beslenmesi için bina önlerine bırakılan çöp kutularına vatandaş ekmek bırakarak burada bulunan hayvanların beslenmesine yardımcı oluyor.
    Başkanı Açıkel, hayvan sevgisinin önemine vurgu yaparak herkesin imkanları ölçüsünde barınakta yaşayan hayvanların beslenmesine katkı yapabileceğini belirtti. Başkan Açıkel, “İlçemizde hayata geçirdiğimiz barınak içerisine sokak köpekleri toplanarak bakımları yapılmaya başlandı. Barınağa getirilen köpeklerin aşıları, kısırlaştırma operasyonları ve gerekli uygulamalar Belediyemiz Veteriner Hekimi Basri Cankur tarafından titizlikle yapılıyor. Bu kapsamda bizlerde İlçemizde hayata geçirdiğimiz Hayvan Barınağında bulunan köpeklerin beslenmeleri için hemşerilerimizin evlerindeki atık ekmekleri çöp kutularına atmaları yerine özel olarak yaptırmış olduğumuz kutulara atmalarını rica ederiz. Yardıma muhtaç durumda olan hayvanlar için lütfen duyarlı bir şekilde bayat ve atık ekmeklerimizi bu kutulara atalım. Bu kutuları şimdilik ilçemizde yerleşimin yoğun olduğu bölgelere yerleştirmiş bulunmaktayız. İleride ilçemizin çeşitli noktalarına da bu kutulardan yerleştirilecektir” dedi.

    Bahsettiğim bu çalışma belki başkaları için çok önemli olmayabilir ama söze başlarken ifade ettiğim gibi, küçük şehirlerin hassas noktaları vardır, bu noktalara bilerek ve hissederek dokunmasını bildiğiniz de hem toplum hem de şehir faydasını görecektir.

     

  • İŞ DÜNYASI YENİ YILDAN NELER BEKLİYOR?

    İŞ DÜNYASI YENİ YILDAN NELER BEKLİYOR?

     

    Koskoca bir yıl geride kaldı, gerçek şu ki, bu zaman zarfından iyi olan her şeyi tekrar yaşamak, kötü olan hiçbir şeyi bir daha yaşamamak adına yeni yıldan toplumun beklentileri oldukça fazladır.

    Bu anlamda ekonominin deyim yerindeyse sigortası veya bel kemi olarak nitelendirilen iş dünyası gelecek adına yeni yıldan faydalı ve olumlu çok şey beklemektedir.

    Bu konuda iş dünyasının temsilcileri ortak noktası aynı olmak kaydıyla peş peşe açıklamalar yaparak, bu beklentilere karşılık vereceklerin dikkatlerini çekmeye çalışıyor…

    Bu konuda Yozgat Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Taylan Alakoç 1 Ocak 2018 tarihinde yürürlüğe girecek olan 7036 Sayılı İş mahkemeleri Kanunu’nu ile iş uyuşmazlıklarında dava şartı haline gelen arabuluculuğun iş dünyasına olan etkilerini değerlendirdi.

    Önce Sayın Alakoç ne demişti bunu bir daha hatırlayalım sonra konuşalım; “Arabuluculuk görüşmeleri sonunda anlaşmaya varan işçi ve işverenin, üzerinde anlaşılmış olan hususları tekrar dava konusu yapmasının mümkün olmadığını belirtirken, düzenlemenin iş dünyası için önemli bir zamandan tasarruf sağlayacağını belirtti. “İşçi de işveren de ihtiyacını karşılarken bu sorunla uğraşmayı bırakacak, enerjisini, potansiyelini ve zamanını başka işler için kullanabilecektir.” dedi.
    Arabuluculuk sürecindeki gizlilik emsal kararlar oluşmasını engelleyecek. Yani, “Klasik yargılama usulleri ile iş dünyası için büyük sorun haline gelen emsal kararlar; işçi ve işverenin aralarında yapacağı arabuluculuk anlaşma metni gizli olacağından ve tüm taraflar ve arabulucu bu gizliliğe uymak zorunda olduğundan bir sorun olmaktan çıkacak ve emsal oluşturmayacaktır.”

    Dolayısıyla bu değişikliklerin iş dünyası tarafından ayrıntılarıyla öğrenilmesi gerekmektedir. Uzun yargılama süreleri nedeniyle yıllarca uğraşılan iş davalarının arabuluculuk ile son bulacağını düşündüğünü dile getiren Taylan Alakoç “Vakit nakittir” sözünün iş dünyasındaki işlerliğinden bahsetti.
    Arabuluculuğun genel avantajlarının yanı sıra iş dünyasına olan büyük etkilerinin bu kadarla da kalmadığını belirten Taylan Alakoç, “Arabuluculuk sürecinde işçi ve işverenin çözüm üretemediklerinin ortaya çıkması halinde arabulucunun bir çözüm önerisi getirmesi gerekmesini bekleriz.
    Taylan Alakoç yeni düzenlemeler ışığında sistemi şöyle özetledi; “İşçi işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talepli iş uyuşmazlıklarında arabuluculuğun dava şartı haline gelmesi ile birlikte taraflar artık ilk oturumda arabuluculuk yolunu deneyecekler, arabuluculukta anlaşılmaması halinde mahkemeye başvurabilecekler. Sistem adliyelerdeki arabuluculuk büroları üzerinden işleyecek. Arabulucu yapılan arabuluculuk başvurusunu 3 hafta içinde sonuçlandıracaktır. Tarafların anlaşamaması halinde ilk iki saatlik ücret Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak. Taraflardan birinin ilk toplantıya katılmaması sebebiyle arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi durumunda toplantıya katılmayan taraf, son tutanakta belirtilecek ve bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulacaktır.”

    Son cümle olarak anlaşılan o ki, yeni yılda da bu konu üzerinde taraflar olarak biraz daha durulacak gibi görünmektedir.

  • EĞİTİMDE YENİ DÖNEM

    EĞİTİMDE YENİ DÖNEM

    Yozgat’ın eğitim konusunda bugüne kadar kaç yazı yazdım hatırlamıyorum… Yıl içinde bu konu üzerine yazdığım yazılarımın tamamında boşluklar olduğunu her defasında belirttim.

    Bugün tekrar yapmayacağım ama bir hususun altını özellikle çizmem gerekecek… Yozgat’a atandığı günden bu yana gecesini gündüzüne katarak, Eğitimdeki boşlukları kapatmaya çalışan İl Milli Eğitim Müdürü Yusuf Yazıcı’dan Yozgat’ın çok hizmet beklediğini özellikle vurgulamak isterim…

    Sayın Yazıcı en son açıklamasında; İl genelinde 5-12.nci sınıfta okuyan öğrencileri kapsayan ve kendi alanları doğrultusunda belirledikleri alanlarda araştırma yaparak hazırladıkları projelerin 111 okulda TUBİTAK 4006 Bilim Fuarı Sergisi açacağını söyledi.

    Çocuklarımızın Devletin imkânlarından en iyi şekilde faydalanmalarını sağlayacak bu çalışmaların meyvesi bir zaman sonra ortaya çıkacaktır.

    Dolayısıyla İl Milli Eğitim Müdürü Yusuf Yazıcı, yaptığı açıklamada, 2016-2017 Eğitim Öğretim dönemi, Yozgat’tan 54 okulun TÜBİTAK 4006 Bilim Fuarları kapsamında desteklenmeye hak kazandığını ve bu rakamın 2017-2018 Eğitim ve Öğretim döneminde 111 okul sayısına ulaştığını ifade etti. Yazıcı, bu okulların TUBİTAK’tan 5 Bin TL, toplamda ise 555 Bin TL hibe desteği elde ettiğini belirtti.
    Yazıcı, şunları kaydetti: “TÜBİTAK Bilim Fuarları, 5-12. sınıfta okumakta olan öğrencilerimiz eğitim-öğretim programı çerçevesinde ve kendi ilgi alanları doğrultusunda belirledikleri konular üzerine araştırma yaparak, araştırmalarının sonuçlarını sergileyebilecekleri, öğrencilerimizin ve izleyiciler için eğlenerek öğrenebilecekleri bir ortam oluşturmayı amaçlamaktadır. Bilim Fuarları, Milli Eğitim Bakanlığımız ile Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu arasında “TÜBİTAK’’ tarafından desteklenen Bilim Fuarlarına Dair İşbirliği Protokolü” kapsamında gerçekleşmiş ve 111 Okulumuz TÜBİTAK 4006 Bilim Fuarı sergisini açmaya hak kazanmıştır. Mucitlerin Yetiştiği Platform; TÜBİTAK 4006 Bilim Fuarları sayesinde öğrencilerimiz ortaya koyduğu projelerini sergilemenin yanı sıra kendini de keşfederek farkına varamadığı mucit ruhun ortaya çıkmasını sağlamakta, özgüven kazanmakta, sunum yetenekleri gelişmekte ve eğlenerek, görerek, yaparak öğrenmeleriyle birlikte hayata projeci bakış açısıyla bakma alışkanlıkları kazanmaktadırlar. İl Milli Eğitim Müdürlüğü olarak TÜBİTAK 4006 Bilim Fuarlarına oldukça önem vermekte ve destek olmaktayız” dedi.

    Son cümle olarak Eğitimde kalıcı bir başarı elde etmek için zamana ihtiyaç olduğunu unutmamak gerekir, ayrıca başarılı olmak için birlik ve beraberlik içinde çalışmaya ihtiyaç vardır… Burada Anne ve Baba olarak ailelere büyük görevler düşmektedir.

     

  • ODA SEÇİMLERİ ÜZERİNE…

    ODA SEÇİMLERİ ÜZERİNE…

    Esnaf Odaları Birlik Başkanı Latif Altın, bir açıklamasında Yozgat’ta bir tabuyu yıkmak gerektiğini belirterek, Oda seçimlerinde Birlik Başkanı olarak taraf olmayacağını, seçilen yönetimlerle birlik ve beraberlik içinde daha iyi çalışmalar yapmakla mükellef olduklarını vurgulamıştı…

    Bu açıklama zamanlama olarak son derece doğru ve yerinde bir açıklama olduğunun öncelikle altını çizmek isterim…

    Birlik Başkanı Latif Altın Bey’i henüz bir dönemi tamamlamamış başkan olarak yapmış olduğu çalışmaları dikkate aldığımda da başarılı bulduğunu buradan belirtmekte yarar görüyorum…

    Kaleme aldığım bazı yazılarda “Marifet İltifata Tabidir” sözünü sık kullanan biri olarak, bu memlekette taş üstüne taş koyan her kim olursa olsun hakkı teslim etmek gerektiğine inanırım.

    Sonuç ne olursa olsun seçimler her zaman yenilenmektir ve yeni işler için atılan ilk adım anlamına gelir.

    Şu sıralar yapılan sohbetlerin başını hiç şüphesiz Esnaf ve Sanatkârlar, Kredi ve Kefalet Kooperatif Başkanlığı seçimi üzerine açılan konular oluşturmaktadır.

    Bu konuda en yetkili isim Esnaf ve Sanatkârlar, Kredi ve Kefalet Kooperatif Başkanı Uğur Bektaş, kooperatif seçimlerinin 20 Ocak Cumartesi günü yapılacağını açıkladı.

    Bu açıklamanın devamında ise şu bilgiler yer aldı. Denetim kurulu üyeleri ile birlikte basın toplantısı düzenleyen Uğur Bektaş, olağan kongrede yeniden aday olacağını söyledi.
    2017 yılında esnafa 30 milyon kredi desteği sağladıklarını belirten Uğur Bektaş, “Şu an itibari ile İşyeri edindirme kredisine müracaat eden Esnaf ve Sanatkarlarımıza kısa sürede kredileri kullandırma gayretindeyiz.
    Aynı zamanda sıfır araç edinme kredisine müracaat eden Esnaf ve Sanatkarlarımıza kredilerini sorunsuz olarak kullandırarak yeni araç almalarını sağlamanın mutluluğu içerisindeyiz . Kredi Başvuruları müracaat, İstihbarat, ipotek alımı onay aşaması ve ödemesi normal şartlarda 15 gün ile sonuçlandırılırken, Deneyimli Yönetici kadromuz ve Personellerimizle Kooperatifimiz tarafından bu süre müracaat süresi sonrasında 3 iş günü ile gerçekleştirilmektedir. Esnaf ve Sanatkarlar Kredi Kefalet Kooperatifi olarak, kredi talebinde bulunan ve gerekli şartları taşıyan bütün Esnaf ve Sanatkarlarımıza en kısa sürede kredilerini kullandırmaya devam ediyoruz
    ” dedi.
    Plasman konusunda sıkıntı yaşamadıklarını vurgulayan Bektaş, “Plasman konusunda bizlerden yardımlarını eksik etmeyen Türk Esnaf ve Sanatkarının sesi ve sahibi Yozgat’ımızın büyük şansı olan TESKOMB Genel Başkanımız Abdulkadir Akgül Bey’e Esnaf ve Sanatkarlarımız ve Kooperatifimiz, aynı zamanda şahsım ve yönetim kurulumuz adına sonsuz teşekkürlerimizi sunuyorum” diye konuştu.
    2018 yılında 60 milyon kredi kullandırmayı hedeflediklerini ifade eden Bektaş, “2018 yılında yönetim olarak 60 milyon lira kredi kullandırmak hedefiyle Esnaf ve Sanatkarlarımızın hizmetinde olarak faydalanmaları için her zaman olduğu gibi yönetim kurulumuz ile tüm gayretimizle çalışacağız. 2018 yılında yapılacak olan kongremiz 20 Ocak 2018 Cumartesi günü Saat 11:00 ‘ de Yozgat Şoförler ve Otomobilciler Odamızın düğün salonunda yapılacaktır. Üyemiz olan Esnaf ve Sanatkarlarımıza kanunda belirtildiği üzere davet mektuplarımızı posta yolu ile göndererek bildirdik. Sizlerin aracılığı ile tekrar beyan ediyor ve davet ediyorum.
    Bu vesile ile TESKOMB Genel Başkanımız Sayın Abdulkadir Akgül Bey’e , Halkbank Yozgat Şube Müdürümüz Sayın İdris Dişli Bey ve personellerine , varlığını ve güçlerini her zaman üzerimizde hissettiğimiz kıymetli Esnaf ve Sanatkarlarımıza sonsuz saygı sevgi ve şükranlarımı sunuyorum” dedi.

     

  • Kamu binalarının yüzde 90’ı sorunluymuş!

    Kamu binalarının yüzde 90’ı sorunluymuş!

    İnşaat Çalıştay’ında konuşan İlimiz valisi Kemal Yurtnaç, Yozgat’ta 1.5 yıldan beri çalışıyorum. Girdiğim tüm kamu inşaatının yüzde 90’ında sıkıntı var derken, İl’in en acı veren yarasından birine tuz bastı.

    Peki, Yozgat’taki kamu binalarının yüzde 90’ı söylendiği gibi sorunluysa, bu sorunun sebebi kim? Yozgatlılar değil herhalde değil mi?

    Mevzu derin, ortaya çıkan yarayı daha kaşımak derdinde değilim. Çünkü bahsedilen kamu binalarını yapanda, yaptıranda, denetleyende, teslim alanda Yozgatlı değil…

    Yozgat’ta onca kamu binası var, hangisini Yozgatlı müteahhit yaptı… Kaldı ki Yozgat’ta kamu binası yapacak kadar güçlü kaç tane müteahhit var!

    Belki birkaç istisna vardır, bunlarda şimdi zaten müteahhitlik yaptığını düşünmüyorum. Neyse meseleyi daha derinlere çekmek değil maksadım, şu çalıştaydan biraz bahsedelim istiyorum…

    Malum İnşaat Çalıştay’ı Yozgat’ta ilk kez düzenlendi… Çalıştayların durumu pek iç açıcı olmadı. Bu çalıştay aynı duruma düşmez…

    Bu çalıştayın yapılmasına vesile öğrendiğim kadarıyla TÜMSİAD Yozgat Şubesi oldu. Üniversite ile işbirliği içinde yapılan çalıştayda Başkan Ali Çatar, inşaat sektörünün Yozgat açısından en önemli sektörlerden biri olduğunu belirterek, “Yapmış olduğumuz bu çalıştayın amacı şehir ve insan hayatına yönelik yerel, ulusal ve uluslar arası çalışmalar yapan sivil toplum kuruşlarının, benzer alanlarda diğer sivil toplum kuruluşlarıyla ilişki kurmalarına, işbirliği kurmalarında destek olmak, ortak projelerin geliştirilmesini, bu projenin hayata geçirilmesi çalışmalara teşvik etmek, bilgi ve deneyimlerini karşılıklı olarak artırılmasına olanak sağlayan bir platform oluşturabilmek. Bu çalışmaların Yozgat’a ve bölgemize ekonomik açıdan geri dönüşüm sağlamasını temenni” etti.

    SonraTÜMSİAD Genel Sekreteri Osman Kapıcıoğlu ve Bozok Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Salih Karacabey birer konuşma yaptılar…

    Daha sonra çalıştaya katılan ve burada konuşma yapan Vali Kemal Yurtnaç, Yozgat’ta bu tür bir çalıştayın yapılmasının memnuniyet verici olduğunu söyledi.

    Yozgat’ta 1.5 yıldan beri çalışıyorum. Girdiğim tüm kamu inşaatının yüzde 90’ında sıkıntı var. Bu çalıştayda onun için önemli. Sadece mal satmak mal almak piyasaya girmek için değil, bize düzgün işini yapan demir bağlayan insan lazım. Demirci ustası lazım, bize kalıpçı lazım, düzgün sıvacı, boyacı ve parkeci lazım. Türkiye’de sorun bunlar ama özelikle Yozgat’ta çok daha büyük sorun. Çayıralan’da kapalı spor salonu yapılıyor. Çayıralan’a gelen ödenekle Antalya, İzmir, İstanbul’a giden ödenek arasında hiçbir fark yok. Ama onu yapan insanlar arasında fark var. Bakıyorsun bir köyde yaşasan köyde bu kadar kötü sıva yapılmaz. Granit fayansı döşüyorsun, bakıyorsun içi boş, mühendis veya inşaatçı değilim ama 30 yıldan beri inşaat yaptırıyoruz o kadarda biliyoruz. Yerköy’de yeni yapılmış okulumuza gittik. Tuvaletin kapısını açtık alafranga tuvalete değiyor. Mühendis mimar hiç mi buna bakmadı. Hadi bunlar kağıt üstünde bakıyorlar bunu yapan usta bu yanlış oluyor hiç mi demez. Sonra Yozgat’ta hizmetler kalitesiz. Gözümü yumarım vazifemi yaparım mantığı kötüdür, devlet memurunda da kötü özel sektörde de kötü. Vazifeye geldiğim andan itibaren Yozgat için bir şeyler yapmaya gayret ediyoruz. Eğitimde, sağlıkta, güvenlikte, devlet kurumlarında kalite olacakta özel sektörde kalite olmayacak mı?  Özel sektörde de olacak. Bu şehir göç vermiş, sermaye gitmiş, nitelikli ustalar gitmiş. Bize düşen yeni ustaların buraya gelmesini sağlamak. Bunun için üniversite, halk eğitim, meslek odaları, iş adamları ile beraber bu insanları yetiştirmemiz gerekiyor. Her inşaata gidiyorum her inşaatta problem var. Parkeye bakıyorsun parke kalkmış, genelge yazdım inşaatlar tamamen bitmeden geçici kabul diye bir şey alınmayacaktır. Geçici kabul nedir, bura tamamen bitti, kullanımdan dolayı bir problem olursa ben onu bu süre zarfında ikmal edeceğim demektir. Ama kapıyı takmadıysan geçici kabul olmaz, kapıyı takmazsanız tazminat ödemeye mahkumsunuz. Kimse müteahhidi korumak zorunda değildir. Müteahhide verdiğimiz para sizlerin vergilerinden topladığımız, fakir fukara parasıdır. Bunlara dikkat edeceğiz.”

     

  • AK PARTİ’DE KONGRE HAZIRLIĞI

    AK PARTİ’DE KONGRE HAZIRLIĞI

    İl Başkanı Celal Köse, Basın ve kamuoyunu bilgilendirme amaçlı yaptığı açıklamada, bu ay içerisinde yapılması planlanan İl Başkanlığı kongresinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yoğun programı nedeniyle 14 Ocak Pazar günü gerçekleştirileceğini ifade etti.

    Bu haberin devamında yer alan bilgiler şu şekildeydi: Yozgat halkını 14 Ocak Pazar günü Saat 15:00’de Rıza Kayaalp Spor Salonunda yapılacak kongreye davet eden Başkan Köse, “Sayın Cumhurbaşkanımız ilimize ayrı bir önem veriyor. Kongreye katılacak olması bizleri oldukça mutlu etti.

    Ülkemizin de içinde olduğu coğrafya üzerinde oynanmak istenen oyunlar herkes tarafından açık ve net bir şekilde görülmekte.15 Temmuz FETÖ hain darbe girişimi ve öncesinde de hainler ülkemizin istikrarını bozarak bir kaos ortamı yaratmaya çalıştı. Bütün oynanan bu oyunların amacı ülkemizi bir Suriye, Mısır, Irak haline getirmekti.

    Sayın Cumhurbaşkanımızın öngörüsü ve tecrübesi ile hainler amaçlarına ulaşamadı ve hiçbir zaman ulaşamayacaktır. ABD’nin Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak gördüklerini ilan etmesi ve sonrasında Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın çizdiği politika sayesinde ABD ve İsrail Birleşmiş Milletler tarafından da yalnız bırakılmıştır.

    Bu bir Türkiye siyaseti değil dünya siyaseti başarısıdır. Bütün dünya ülkeleri bunu Cumhurbaşkanımızın başarısı olarak görürken ülkemizde hangi görüşten olursa olsun bu durumu takdirle karşılaması ve destek olması gerekir. Bütün bu yoğunluğa rağmen Sayın Cumhurbaşkanımızı Yozgat’ta ağırlayacak olmanın heyecanı içerisindeyiz. Bu vesile ile tüm halkımızı kongremize davet ediyorum.”

    Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın Yozgat’a karlı ayrı bir sevgisi olduğunu biliyoruz… Bu bakımdan Sayın Erdoğan Yozgat iyi ve kaliteli hizmet görsün isterken, halen devam eden çarpık yapılaşmalar memleketin sorunlarını artırmaya devam ediyor.

    Sayın Recep Tayyip Erdoğan 14 Ocak tarihinde Yozgat’ı havandan incelediğinde özellikle Şehir Hastanesi bölgesi ve Kent Park bölgesindeki yeni yapılaşmaları göründüğünde buna sebep olanlar nasıl hesap verecek çok merak ediyorum.

    Farkında değiliz belki ama Yozgat son beş yıl içinde ciddi yatırımlar kazandı… Birkaç örnekle hatırlayacak olursak; Diyanet Eğitim Merkezi, Adalet Eğitim Merkezi, 3 bin kişilik kapalı ve açık ceza evi, havaalanı gibi…

    Daha önceden başlayan ve devam eden yatırımların en başında gelen Yüksek Hızlı Tren çalışmaları, bu yatırımlar tamamlandığında Yozgat beklendiği ölçüde gelişmesini ve kalkınmasını tamamlayacaktır.

     

  • EKONOMİ SAVAŞLARI

    EKONOMİ SAVAŞLARI

    Türkiye geliştikçe, büyüdükçe, dikleştikçe, hedefe konuyor.

    Ve her türlü yolu deneyenler, bu ülkeye ve millete diz çöktüremeyenler, oyunu değiştirerek, dönüştürerek, yeniden karşımıza dikilmeye, devam ediyorlar.

    Şimdi oyun paraya dönecek, her haneye dokunmanın, Türkiye’yi cezalandırmanın yolu, onlara göre ekonomik…

    İşte bu nedenle, Hükümetin aldığı tedbirler çok önemli, Kredi Garanti Fonu piyasalara ilaç gibi geldi, ardından diğer tedbirlerde gelince, büyümemiz sekteye de uğramamış oldu.

    Yakında başka tedbirler de göreceğiz, savaş, ekonomiler üzerinden dönecek… Artık KOBİ borsalarının kurulması şart… Finansman için şirketlere ve girişimcilere, banka kapısından başka alternatifler oluşturmak zorundayız.

    Bu konuda uzman görüşlerini kısaca özetleyeyim. Şirket bonoları konusunda daha kolaylaştırıcı tedbirler alınmaya başlamalı… Barter sistemini devlet güvencesinde bir noktaya oturtabilirsek, bu da çok ciddi bir katkı sağlayacaktır ekonomimize.

    Zaten hali hazırda firmalar kendi aralarında bu konuda çalışmalar yapıyorlar…

    Bu anlamda konuya Yozgat özelinde bakarsak… Yozgat Valiliği, Odalar, Meslek birlikleri, ilgili İl müdürlükleri, çok daha yoğun bir araya gelmeliler.

    Yol haritaları belirlenmeli, bunlar tekrar gözden geçirilmelidir. Ve göstermelik eylemlerle zaman artık kaybedilmemeli.

    Sektör çalışma grupları oluşturulmalı, istihdam için iş dünyasının önü açılmalı… Kısacası atık Yozgat daha önce de dediğim gibi üretmeli…

    Coğrafik konum artık mazeret olarak sunulmamalıdır, bu mazeretlerle şimdiye kadar kaybedilen zamanı telafi etmek için Siyasetçi, Sivil toplum, kurum ve özel kuruluşlar el ele vermek durumundadır.

    Dünya gelişirken, ülkeler arasındaki haritalarda bir takım değişimler yaşanırken, bunları ülke olarak Yozgat olarak görmezden gelemeye devam edemeyiz, tükettiğimizin en az iki kat fazlasını üretmenin hep birlikte mücadelesini vermek için bugün bir adım atmalıyız.

  • TARIM ÇALIŞMALARI DEĞERLENDİRİLDİ

    TARIM ÇALIŞMALARI DEĞERLENDİRİLDİ

    Yozgat Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü İlin 2017 yılı tarım çalışmalarını değerlendirmek üzere toplantı düzenlediğini dün gazetelere yansıyan haberlerden öğrendim.

    Yozgat, İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürü Ziyaattin Özdemir Bey’in de işaret ettiği gibi “Yozgat’ın coğrafi konumu itibariyle tarım ve hayvancılık açısından büyük bir öneme sahip” Fakat, tarım ve hayvancılık alanındaki gelişmeler neden yetersiz bir düzeyde?

    Bu toplantı da keşke böyle bir soru gündeme gelmiş olsaydı ve cevabı aransaydı… Maalesef toplantı ile ilgili haberin detayına bakıldığında şu bilgiler vardı:

    İl Müdürlüğü toplantı salonunda düzenlenen toplantıya, İl Müdürü Ziyaattin Özdemir, İl Müdür yardımcıları, Şube müdürlerimiz ve 13 İlçe Müdürleri katıldı.
    İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürü Ziyaattin Özdemir, yaptığı konuşmada, Yozgat’ın coğrafi konumu itibariyle tarım ve hayvancılık açısından büyük bir öneme sahip olduğunu vurguladı.
    Toplantıda Yozgat tarımının nasıl daha ileri seviyelere taşınacağı, Yozgat çiftçisine nasıl daha iyi hizmet ve imkanlar sunulacağı ve çiftçilerin gelirini nasıl daha da artırılacağı konuları değerlendirildi.
    İlçe müdürlerinin yaptıkları çalışmaları anlatan sunumun ardından İl Müdürü Özdemir’de 2017 yılında yapılan çalışmalara değindi.
    Özdemir, “ Bu yıl içerisinde 3 adet mikrobiyal gübreli mercimek, nohut ve macar fiği demonstrasyonu, 5 adet mikoriza mantarlı buğday, şeker pancarı ve soğan demonstrasyonu, 4 adet korumalı (toprak işlemesiz) tarım buğday ve macar fiği demonstrasyonu, 2 adet soya fasulyesi demonstrasyonu, 2 adet yerli hibrit ayçiçeği çeşit demonstrasyonu, 1 adet yerli hibrit çerezlik kabak demonstrasyonu, 1 adet yeni çeşit yem bitkisi ryegrass (İtalyan çimi) demonstrasyonu, 1 adet susam demonstrasyonu ve 1 adet yerli çeşit silajlık mısır demonstrasyonlarının sunumları yapılmıştır.”dedi.
    Konuşmaların ardından katılımcılara yaptıkları çalışmalardan dolayı teşekkür eden Özdemir, 2018 yılı için başarı dileklerinde bulundu.

    Son olarak şunu belirtmek isterim ki; Yozgat’ta tarım ve hayvancılığın gelişmesi ve kalkınması için tarıma dayalı sanayi yatırımlarına şiddetle ihtiyaç vardır.

    Yine tarım v hayvancılığın gelişmesi ve kalkınması için İl’de bulunan Et ve Süt Kurumu çiftçiler için bilgilendirici ve eğitici çalışmalara öncülük etmesi gerekiyor.

     

     

  • GENÇLİĞİ ÖNEMSEYEN ÇALIŞMALAR…

    GENÇLİĞİ ÖNEMSEYEN ÇALIŞMALAR…

    İstatistikler, Türkiye’deki nüfusun her geçen gün yaşlandığını işaret etmiş olsa da, ülke genelinde olduğu gibi Yozgat’ta da çeşitli çalışmaların genç nüfusa sosyal, kültürel, eğitimsel ve sağlık alanlarında devam ettiğini göstermektedir.

    Bu konuda Yozgat’ta bir süreden beri kamu kurum ve özel kuruluşlar tarafından çeşitli çalışmalar yapılmaktadır.

    Bu çalışmalardan bir tanesi yine Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü bünyesinde yapılmaya devam ediyor…

    Bugün yukarıda bahsettiğim husus üzerine birkaç gün evvel gençlik üzerine düzenlenen toplantıdan bahsedeceğim…

    İl Koordinasyon Toplantılarının daha verimli ve sonuca ulaşması için bu tür programlara katılımın yeterli düzeyde olması gerektiğini belirten Yozgat Valisi Kemal Yurtnaç, sivil toplum kuruluşları ve çeşitli meslek örgütlerinin de koordinasyon toplantısına katılması gerektiğini söyledi.
    Çocuklar bizim geleceğimizdir’ diyen Vali Yurtnaç, “İl Koordinasyon Toplantısına katılımda bazı noksanlıklar var. Bu şekilde aldığımız kararların yasal olarak bir etkinliği vardır ama bunun meşruiyetinin toplum tarafından kabullenilmesinin de çok daha önemli olduğunu düşünüyorum. Bu maksatla kamu görevlileri dışında buraya sivil toplum kuruluşları, meslek örgütleri, sendikalar, üniversiteler katılacak.
    Çocuklarımızın bu problemleri; toplumumuzun, Türkiye’nin, Yozgat’ın problemi. Bu şehirde yaşayan burayı temsil eden insanları buraya getirmemiz lazım. Yoksa bir sonuca ulaşamayız. Biz bunları yapmadığımız takdirde sadece Bakanlık için toplantı yapmış oluruz.
    Yapılan çalışmaları küçümsemiyorum ama eğer biz halkın içerisinde çalışmalar yapıyor ve halkı bu karar sürecine katıyorsak o zaman başarmış olacağız. Bakanlık daha da memnun olacak yaptığımız çalışmalardan. Eğer onlar olmazsa toplantılarımızın bir ağayı noksan demektir. Bu toplantıların daha verimli olması ve sonuca oluşması için STK’ları ve meslek örgütlerini buraya katmalıyız” dedi.
    Yozgat’ta 55 tane koyucu ailenin olduğunu ve bu ailelerin sayısını artırmak gerektiğini de söyleyen Vali Yurtnaç, dezavantajlı çocukları aile ortamında sevgi, şefkat ve ilgi içerinde yetiştirmenin gerekliliğine değindi.
    Yozgat Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürü Abdullah Neşeli ise İl Koordinasyon Toplantısı’nın yılda 6 defa yapıldığını hatırlatarak amaçlarının dezavantajlı çocukları koyup, haklarını güvence altına almak ve yaşam kalitelerini artırmak olduğunu söyledi.
    Çalışma hedefleri içerisinde bünyelerinde bulunan çeşitli kurumlarda kalan 128 çocuğa hizmet verdiklerini de belirten Neşeli, toplantıda çocukların yaşadıkları sorunları slayt eşliğinde katılımcılara anlattı. Konuşmaların ardından ise Vali Kemal Yurtnaç ve kurum müdürleri Sevgi Evleri’nde barınan çocukları ziyaret ederek bir süre sohbet etti.

  • YENİ GİBİ SUNULAN TEŞVİKLER

    YENİ GİBİ SUNULAN TEŞVİKLER

    İş Dünyası Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açıkladığı yeni istihdam teşvikleri “hiç yoktan iyidir” düşüncesinden hareketle sevindirici buldu…

    Bu konuda en net açıklamayı çiçeği burnunda Yozgat Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Taylan Alakoç yaptı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açıkladığı yeni istihdam teşvikinin iş dünyasını sevindirdiğini belirterek, “2018 yılında devletimizin bize verdiği teşvik ve ekonomimizdeki büyümeden aldığımız güçle üretmeye ve ülkemizi var gücümüzle kalkındırmaya devam edeceğiz” dedi.

    Açıklamanın devamı şöyle; İstihdam teşvikinin üretimi daha da arttıracağına vurgu yapan Başkan Alakoç, “Geçtiğimiz günlerde istihdam seferberliği Ödül töreninde Sayın Cumhurbaşkanımızın söylediği gibi, biz milletimizle, iş dünyamızla, esnafımızla, sanatkârımızla, çalışanlarımızla el ele verir Allah’ın izniyle önümüzdeki tüm engelleri aşarak hedeflerimize ulaşırız. Yeni teşvikler de iş dünyasının bu mücadelesinde büyük güç verecektir. Önümüzdeki yıl, 3 veya daha az çalışanı olan işletmelerimize sağladıkları her ek istihdam için ödedikleri maaş, prim ve verginin, bir ayını kendileri, bir ayını da devlet ödeyecek. Yani imalatçılarımıza, esnaflarımıza, küçük işletmelerimize devletimiz ‘bir ay senden, bir ay bizden’ sözünü vermiştir. Bu teşvik 12 ay süreyle geçerli olacaktır. Bu uygulamayla her işletmeleri rahatlatacak hem de işsiz gençlerimize umut olacaktır. İnanıyorum ki bundan sonraki süreçte tüm üyelerimiz daha fazla kişiyi istihdam edebilmek için çaba sarf edecektir. Mesleki Eğitim ve Beceri Geliştirme Projesi kapsamında işveren örgütleriyle iş birliği hâlinde mesleki eğitim ve işbaşı eğitim programlarını birlikte düzenleyen bir sistem hayata geçirilecek. Yeni sistemde mesleki eğitimin içeriği, işverenlerin talebine göre oluşturulacak. İş gücü piyasasının nitelikli eleman ihtiyacını karşılamak için teoriği ve pratiği birleştiren yeni bir modele geçilecek. Bu sistemin uygulamaya geçmesiyle kalifiye elaman açığının hızla giderileceğine inandığını” söyledi.
    Türkiye’nin 11.1’lik büyüme rakamına ulaşmasının, 1.5 milyon ilave istihdam sağlanmasının devletin çok büyük katkılarıyla olduğunu vurgulayan Alakoç, “Sayın Cumhurbaşkanımız başta olmak üzere Başbakanımıza, tüm bakanlarımıza ve üst kuruluşumuz olan TOBB Başkanı Sayın M. Rifat Hisarcıklıoğlu’na bir kez daha teşekkür ediyoruz” dedi.

    Elbette bu teşvikler iş dünyasınca sevinçle karşılanacaktır. Fakat Türkiye’deki kalkınma hızının yükselmesi için daha çok küçük ve orta ölçekteki esnaf desteklenmeye ihtiyacı vardır.

    Çünkü bahsettiğim kesimin büyük çoğunluğu günübirlik kazançlarla ayakta durmaya çalışırken nefes almanın mücadelesindedir.

    Ayrıca çok sayıda küçük ya da orta ölçekteki esnaf kesimi banka başta olmak üzere birçok yere borçlu olduğu için daha önceki teşvikler dahil şimdi çıkan teşviklerden de kolay şekilde faydalanma şansı pek bulunmamaktadır.

    Sonuç olarak hatırlatmak isterim ki, verilen destekler ve çıkan teşviklerden bahsettiğim üzere küçük ve orta ölçekteki esnaf kesimini de faydalandıracak adımlar atılmalıdır.

  • BU İŞLETME İŞSİZLİĞE CAN SUYU OLUR

    BU İŞLETME İŞSİZLİĞE CAN SUYU OLUR

    İşsizlik ve göç olayı Yozgat’ın her zaman birinci öncelikli sorunu oldu, bundan sonrası için aynı düşünceyi tekrar paylaşmak istemem ama zaman ne gösterecek birlikte öğreneceğiz.

    İşsizlik ve istihdam konusunda uzunca zamandır bir takım çalışmalar yapıldı… Neydi bu çalışmalar kısaca hatırlayacak olursak; İki defa kısa aralıklarla üst üste İşadamları zirvesi toplantısı yapıldı.. Bu toplantılarda Yozgat’ın potansiyeli ortaya konuldu…

    Bu toplantılara katılan işadamları Yozgat’ta kendilerince bir potansiyel görmüş olacak ki; bir şeyler yapma lüzumunda bulundular…

    İşte bunlardan birisi şuan hayata geçiyor… Bu konuda  İstanbul’da dev tesislerde çorap üretimi yapan ve kendi alanında Türkiye’de ilk 10 firma arasında gösterilen Dönsa Tekstil ikinci fabrikasını Yozgat Organize Sanayi Bölgesine kurma kararı aldı.
    Vali Kemal Yurtnaç arsa tahsis sözleşmesini imzalamak üzere Yozgat’a gelen firma ortaklarından Mahmut Babayiğit ve Erol Güzelocak’ı makamında kabul etti.
    İmzanın ardından Vali Yurtnaç dev yatırımı yapmak için Yozgat’ı seçen fabrika ortaklarına teşekkür etti.
    20 bin metre kare arsa üzerinde 10 bin metre kare kapalı alan yapmayı amaçlayan firma Yozgat’ta ürettiği çorapları başta Avrupa olmak üzere dünyanın dört bir köşesine ihraç edecek. Hafriyat çalışmalarını 2018 yılına girmeden bitirmeyi hedefleyen firma Nisan ayı ile birlikte üretime başlayacak. İlk etapta 300 kişiye istihdam sağlayacak olan firma ilerleyen yıllarda kapasiteyi artırarak 700 kişiye istihdam sağlamayı amaçlıyor.
    Firma ortaklarından Mahmut Babayiğit Yozgat’a yatırım yapmaları konusunda Vali Kemal Yurtnaç’ın talimatı ile oluşturulan girişimci heyetinin etkili olduğunu söyledi.
    Yozgat Organize Sanayi Bölgesi’nin 5’inci bölge teşviklerinden yararlanmak istediklerine değinen Babayiğit, “İstanbul’da üretime devam eden ve şuanda 300 kişinin çalıştığı bir tesisimiz var. Sürekli kendimizi geliştirmeye ve yenilemeye yönelik çalışmalarımız devam ediyor. Fabrikamızı büyütme, bu alanda daha fazla söz sahibi olma düşüncemiz vardı. Ancak mevcut yerdeki arsa pahalılığı önümüzde büyük bir engeldi. Bir gün ziyaretimize Yozgat’tan bir heyet geldi. Bize Yozgat’ın fırsat ve avantajlarını anlatarak yatırım için elverişli bir zemin olduğunu söylediler. Yatırımcı işadamları ile bu kadar ilgili ve illerine yatırım yapılması noktasında istekli olmaları bize doğru kararı almamız noktasında yardımcı oldu. Bizde fabrikamızı büyütme, yeni yatırımlar yapma planlarımızdan kendilerine bahsettik. Bizleri Yozgat’a davet ettiler. Yozgat Valimiz Sayın Kemal Yurtnaç’ın destekleri ile bugün Yozgat Organize Sanayi Bölgesinden 20 bin metre kare arsa aldık. Hafriyat çalışmalarımız yıl bitmeden bitecek ve 4’üncü ayda inşallah fabrikamızda üretim başlayacak. Bizlere bu fırsatları sununa Yozgat Valimize ve Yozgat Organize Sanayi Bölgesi yöneticilerine teşekkür ediyorum. Yeni fabrikamızı Yozgat’ta Yozgatlılar ile birlikte kurup, birlikte büyüteceğiz” dedi.

    Bundan sonrası için umut edelim ki; başka şirketler de Yozgat’ta yatırım yapsın, şehir gelişsin ve kalkınsın, daha önemlisi ise, birlik ve beraberlik içerisinde olmak durumundayız.

     

     

  • TAŞERON YASASINI KONUŞTUK

    TAŞERON YASASINI KONUŞTUK

    Bir milyona yakın insanı yakından ilgilendiren ve öteden beri bazı şeyler gibi seçimlerde malzeme olarak kullanılan taşeron yasası bir daha gündeme gelmeyecek şekilde rafa kaldırıldı…

    Gerçekler, gerçekten böyle mi? Bu konularda en tecrübeli sendikacı hemşerimiz ile sohbet etme fırsatı bulduk…

    Şöyle ki, geçen hafta Hak-İş Konfederasyonu Genel Başkan Yardımcısı ve Öz Orman-İş Sendikası Genel Başkanı hemşerimiz Settar Aslan’ın Yozgat’a geleceğini öğrenince gündemdeki konuları konuşmak üzere bizim için iyi bir fırsat oldu

    Hak-İş Konfederasyonu Genel Başkan Yardımcısı ve Öz Orman-İş Sendikası Genel Başkanı hemşerimiz Settar Aslan sorularımıza karşılık şunları anlattı, “Çalışma hayatı içindeki 900 bin kişinin kamuda istihdam edilmesini bir devrim olarak görüyorum. Yıllardan beri çözümlenmesi gereken bir sorundu. Bu sorunu Sayın Cumhurbaşkanımız parmak basarak işçiler kamuda istihdam edildi. Taşeron işçiliği aynı zamanda bir sömürü aracı olarak kullanılıyordu. Çünkü kişi başı taşeron ihale ile eğer 5 bin lira alıyorsa bunun bin 500, 2 bin lirasını işçiye veriyor diğer tarafını Sayın Cumhurbaşkanının dünkü toplantısında dediği gibi komisyonculara gidiyordu. Bu komisyonculuğa son verildi. Bu önemli bir adım kamuda istihdam edilmesi ve arkadaşlarda 900 bin kişi hakikaten yıllardan beri sömürülüyordu. Bu sömürüye son verildi kamuda istihdam edildi önemli bir adım. Çok şükür hep beraber mutlu sona ulaştık. Hükümet mutlu, işçi mutlu, iş veren mutlu”
    Sonra Aslan,mevsimlik orman işçilerinin çalışma süresinin de 4 ay uzatılarak 9 ay 29 güne çıkarıldığını belirterek, “Taşeron işçileri 12 ay çalışıyorlardı, bizdeki çalışan işçi arkadaşlarımızda 5 ay 29 gün çalışıyorlardı, bu 10 aya çıkartıldı, arada 2 ay boşluk kaldı. Bu tasarının yasalaşması için Meclis süreci var. Meclis sürecinde bu iki aylık süreyi, bir kısım temaslarla 12 aya çıkarılacağını ümit ediyorum. Bu konuda sanırım bir iletişim arızası meydana geldi. Bu iletişim ağını da kurarak bu Meclis süreci içerisinde buraya müdahale edeceğiz inşallah sonuca götürürüz” dedi.

    Özel güvenlikler için bir çalışma yapıldığını ve özel güvenliğin ayrı bir yasası olduğunu anlatan Aslan, “ Şuanda da bunlarla ilgili Antalya’da pazartesinden itibaren 5 günlük İçişleri Bakanlığının yürüttüğü bir çalışma devam ediyor. Özel güvenlik önemli, çünkü geçtiğimiz yıllarda birçok yabancı Fransızları, İngilizlerin ellerine geçti. Bunlar sonuçta silahlı bir güç. Bunlar aynı zamanda istihbarı bir güç. Hükümet burada yeni bir düzenleme yaparak bunları tamamen yerli millileştirmeye çalışıyor. Özel güvenliklere ayrı bir iş kolu, kamuda çalışanlar kadroya giriyor. ” dedi.
    Kitlerde çalışan taşeron işçilerde sıkıntının devam ettiğine değinen Aslan, 900 bin kişiye kadro veren hükümetin kitlerde çalışan 40-50 bin kişiyi göz ardı etmeyeceğini düşündüğünü söyledi. Aslan, “Bununla ilgili de Meclis süreci içerisinde bir çalışma yapılacağı ifade ediliyor. Bunların da sayıları 40-50 bin arasında, 900 binin içerisine baktığınızda bu hiçbir şey değil.
    Bunlar çalışma esnasındaki sanırım bir iletişim kazaları, iletişim kopukları oldu, yoksa 900 bin kişiye kadro veren, kitlerde çalışan 40 bin kişiyi mi göz ardı edecek. İyi bir iletişim, iyi bir çalışma ve iyi bir kulisle bu işin çözüleceği kanaatindeyim. Sendika olarak bu konuda da üzerimize düşeni yapacağız, inşallah başarıya gideriz diye ümit ediyorum” dedi.

  • İŞSİZLİK VE YOZGAT

    İŞSİZLİK VE YOZGAT

    Yozgat’ta işsizlik ve istihdam ile ilgili rakamlar iç kararmaya devam etmiş olsa da genel rakamlar daha iyimser görünmeye devam etmektedir.

    Bu konuda Yozgat’ta tükettiğimiz umutları Türkiye İstatistik Kurumu, 2017 yılı Eylül ayı işgücü istatistiklerine bakınca bulmak mümkündür.

    Buna göre, Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştakilerde işsiz sayısı 2017 yılı Eylül döneminde geçen yılın aynı dönemine göre 104 bin kişi azalarak 3 milyon 419 bin kişi oldu. İşsizlik oranı 0,7 puanlık azalış ile yüzde 10,6 seviyesinde gerçekleşti. Aynı dönemde; tarım dışı işsizlik oranı 0,9 puanlık azalış ile yüzde 12,8 olarak tahmin edildi. Genç nüfusta (15-24 yaş) işsizlik oranı 0,1 puanlık artış ile yüzde 20 olurken,15-64 yaş grubunda bu oran 0,8 puanlık azalış ile yüzde 10,8 olarak gerçekleşti.
    İstihdam edilenlerin sayısı 2017 yılı Eylül döneminde, bir önceki yılın aynı dönemine göre 1 milyon 233 bin kişi artarak 28 milyon 797 bin kişi, istihdam oranı ise 1,1 puanlık artış ile yüzde 47,9 oldu. Bu dönemde, tarım sektöründe çalışan sayısı 197 bin, tarım dışı sektörlerde çalışan sayısı 1 milyon 36 bin kişi arttı. İstihdam edilenlerin yüzde 20,3’ü tarım, yüzde 18,8’i sanayi, yüzde 7,7’si inşaat, yüzde 53,1’i ise hizmetler sektöründe yer aldı. Önceki yılın aynı dönemi ile karşılaştırıldığında tarım sektörünün istihdam edilenler içindeki payı 0,2 puan, sanayi sektörünün payı 0,3 puan azalırken, hizmet sektörünün payı 0,4 puan arttı, inşaat sektörünün payı ise değişim göstermedi.
    İşgücü 2017 yılı Eylül döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre 1 milyon 128 bin kişi artarak 32 milyon 215 bin kişi, işgücüne katılma oranı ise 0,8 puan artarak yüzde 53,6 olarak gerçekleşti. Aynı dönemler için yapılan kıyaslamalara göre; erkeklerde işgücüne katılma oranı 0,6 puanlık artışla yüzde 73,1, kadınlarda ise 1 puanlık artışla yüzde 34,5 olarak gerçekleşti.
    Eylül 2017 döneminde herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna bağlı olmadan çalışanların oranı, bir önceki yılın aynı dönemine göre 0,2 puan artarak yüzde 34,8 olarak gerçekleşti. Tarım dışı sektörde kayıt dışı çalışanların oranı ise bir önceki yılın aynı dönemine göre değişim göstermeyerek yüzde 22 oldu.
    Mevsim etkilerinden arındırılmış istihdam bir önceki döneme göre 137 bin kişi artarak 28 milyon 488 bin kişi olarak tahmin edildi. İstihdam oranı 0,1 puanlık artış ile yüzde 47,4 oldu. Mevsim etkilerinden arındırılmış işsiz sayısı bir önceki döneme göre 10 bin kişi azalarak 3 milyon 410 bin kişi olarak gerçekleşti. İşsizlik oranı 0,1 puanlık azalış ile yüzde 10,7 oldu. Mevsim etkilerinden arındırılmış işgücüne katılma oranı bir önceki döneme göre 0,1 puanlık artış ile yüzde 53,1 olarak gerçekleşti. Ekonomik faaliyete göre istihdam edilenlerin sayısı, tarım sektöründe 68 bin, hizmet sektöründe 107 bin kişi artarken, sanayi sektöründe 16 bin, inşaat sektöründe 22 bin kişi azaldı.

  • İŞ DÜNYASI ARTI 2 İSTİHDAM İÇİN SEFERBER

    İŞ DÜNYASI ARTI 2 İSTİHDAM İÇİN SEFERBER

    Türkiye’de işsizlik sorununu ortadan kaldırmak amacıyla İş Dünyası seferber oldu. Bir taraftan bu seferberlik artarak sürdürülürken, küçük ve orta ölçekteki işletme sayısının artması ve işletmelerin gelişmesini sağlayan destekler devam ediyor…

    Önce artı 2 istihdam konusunda neler yaşanıyor bunu bir konuşalım… Artı 2 İstihdam konusunu ilk kez gündeme getiren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Beştepe’de düzenlenen İstihdam Şurası’nda önemli açıklamalar yaptı. İstihdam Seferberliği sayesinde sadece 2017 yılında 1.5 milyon kişiye yeni istihdam sağlandığını belirtti.

    ‘’ Bu bir rekordur’’ diyen Erdoğan’ın ‘’Artı 2 İstihdam büyümeyi genişletir’’ sözlerine TÜMSİAD Başkanı Yaşar Doğan’ın da destek vermesi çalışmalara farklı bir boyut kazandırdı.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çağrısı üzerine TÜMSİAD üyelerine tarihi bir çağrı yaptı. Doğan, ‘’TÜMSİAD 12 bini aşkın üyesiyle Türkiye’nin en güçlü iş örgütlerinin başında geliyor. Ve tüm üyelerimize ‘Artı 2 istihdam sağlayın’ çağrısı yapmak bizim için bir görev olmuştur’’ dedi.

    Türkiye’nin üçüncü çeyrekte 11.1 büyüme sağlaması tüm dünyada büyük yankı uyandırırken; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Erdoğan, Beştepe’de düzenlenen İstihdam Şurası’nda iş dünyasına önemli mesajlar verdi. Daha önce başlatılan ‘istihdam Seferberliği’ sayesinde 2017 yılında 1.5 milyon yeni istihdam sağlandığını vurgulayan Erdoğan, ‘’Bizim için büyümenin en önemli göstergelerinden biri de istihdam. İstihdama katkı sağlamayan bir büyüme tabana yayılmıyor demektir. Büyüme oranımızı ikiye katladığımıza göre artı 2 istihdam sağlarsak bu büyümeyi daha da genişletecek, daha da yayacak ve bu ülkeyi kıskananları çatlatacaktır. Buradan iş adamlarımıza sesleniyorum. Var mıyız?’’ dedi.

    Bir taraftan bu şekilde gelişmeler devam ederken, Yozgat’ta da küçük ve orta ölçekteki işletmlere hem destekler hem de eğitimler verilmektedir.

    Bu konuda Bozok Üniversitesi Sosyal Bilimler Meslek Yüksekokulu salonunda düzenlenen seminerde öğrencilere KOSGEB’ in yeni uygulamaya koyduğu destekler ve girişimcilik hakkında bilgiler veren KOSGEB Yozgat Müdürü Mustafa Işık, girişimciliğin istihdam sorununa en büyük katkıyı sağladığını, girişimciliğin tüm ekonomiler açısından önemli bir kavram olduğuna değindi. Ülke ekonomilerinin kalkınmasında girişimciliğin vazgeçilmez bir unsur olduğunu dile getiren Işık,  “ KOSGEB tarafından yeni uygulamaya konulan ve Türkiye’deki Ar-Ge sonucunda ortaya çıkan yenilikçi projelerin ekonomiye kazandırılmasını sağlayacak “Kobi Tekno Yatırım Programı” ile yurt dışından ithal ettiğimiz ara ürünlerin yerli ve milli üretimini destekleyecek “Stratejik Ürün Destek Programı”   hakkında öğrencilerimize bilgiler aktardık. Yeni geliştirilen Stratejik Ürün Destek Programı ile ithal ara malların yerli üretimi desteklenecek. Programa başvuracak projelere, işletme başına 5 milyon liraya kadar yüzde 70’i geri ödemesiz olmak üzere yüzde 100 destek sağlanacak.” dedi. Seminer, öğrencilerin KOSGEB destekleriyle ilgili sorularının cevaplandırılmasıyla sona erdi.

  • POMEM MEZUNLARI

    POMEM MEZUNLARI

    Yıllarca “Polis Okulu” bildik…

    Yozgat’ta ilk yılları dün gibi hatırlarım…

    Şehre ve ekonomiye ciddi katkısı olduğunu inkâr etmemek gerekir, bugün daha iyi durumda olduğu kabul etmeliyiz.

    Çünkü bugün ile dünü kıyas ettiğimiz de kapasite farkı ve şeklen daha verimli olduğunu unutmamalıyız.

    Polis Okulu, bugün Polis Meslek Eğitim Merkezi olarak 20’nci dönem mezuniyet töreninde, vatanına, milletine ve bayrağına saygılı bin 20 polis adayı yemin ederek emniyet teşkilatına dahil oldu.

    Bu konuda birkaç bir şeyler söylemek gerekirse, 5 buçuk ay süren eğitimlerini tamamlayan bin 20 polis adayı için düzenlenen mezuniyet töreni, polis adaylarının tören yürüyüşü ile başladı.

    Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından törenin açılış konuşmasını yapan Yozgat POMEM Müdürü Şaban Kütükoğlu Yozgat Polis Okulunun 1997 yılında kurulduğunu hatırlatarak, “Okulumuz kurulduğu yıldan bu yana Emniyet teşkilatına sayıları 10 binleri bulan, ülkesinin bölünmez bütünlüğüne inanan, gözünü kırpmadan, ülkesi, için, bayrağı için, devleti için şehit olan polis memurları yetiştirmiştir. Türkiye Cumhuriyeti var olduğu sürece de yetiştirecektir. Yozgat POMEM olarak 20’nci dönem 1020 vatan evladını mezun etmenin haklı gururunu yaşıyoruz” dedi.

    Yozgat Valisi Kemal Yurtnaç ise yaptığı konuşmada, “Eğitim gördüğünüz süre zarfında polis adaylarımızın duygusal zekalarının yüksek olduğunu gördük. Duygusal zekası ileride olan insanların topluma karşı algıları da açık olur ve hissederler. Heyecan duyarlar. Sevgili gençler, hukukun üstünlüğü prensibini aklınızdan çıkarmayacaksınız. Adaleti sağlayarak bu vatana hizmet edeceğinize yürekten inanıyorum. Milletimizi sizlere emanet ediyoruz. Hizmet ettiğiniz halkın, anneniz, babanız, kardeşiniz olduğunu düşününün. Eğer böyle yaparsanız hiçbir zaman başarıdan, güzellikten uzak kalmazsınız. Vazifenizi hissederek heyecanla yaparsınız ve hayat boyu millete, devlete hizmet edersiniz” dedi.

    Konuşmaların ardından dereceye giren 10 öğrenci çeşitli hediyelerle ödüllendirildi. Öğrencilerin hep birlikte yemin etmesiyle devam eden mezuniyet töreni öğrencilerin keplerini havaya atıp birbirleriyle kucaklaşmasıyla tamamlandı. Mezuniyet sevinci yaşayan öğrenciler, aileleriyle hasret giderirken bazı aileler de gözyaşlarını tutamadı.

    Tören sorası polis adayları tarafından resim sergisinin açılışı yapılarak gezildi. Polis adaylarının yakınlarının yoğun ilgi gösterdiği tören güzel görüntülerle hafızalardaki yerini aldı.

    Kısa bir sürenin ardından Yozgat’ı tanımaya yeni öğrenciler gelecek, yine törenler yapılacak, süreç durmadan devam edecek.

     

     

  • İNSAN HAKLARI KURULU DAHA AKTİF OLMALI

    İNSAN HAKLARI KURULU DAHA AKTİF OLMALI

    İnsan Hakları günü bu yıl Yozgat’ta biraz daha aktif geçti.10 Aralık Dünya İnsan hakları gününün toplumda pek fazla karşılığı olmadığı görülse de, bu konuda yapılan önemli çalışmalar olduğunu unutmamak gerekir.

    İnsan Haklarının asıl anlamı kul hakkıdır. Dinimizde kul hakkının affı yoktur. İnsanların karşılıklı olarak haklarına ve yaşamlarına saygı duymak zorunda olduklarını unutmamak gerekir.

    Bir bireyin özgürlüğünü karşısındakinin özgürlüğünü kısıtlar bir durumda olmaması gerekir. Bu anlamda Yozgat’ta 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü dolayısıyla Yozgat Valiliği İl İnsan Hakları Kurulu tarafından düzenlenen program da anlatılanlar oldukça dikkat çekiciydi.

    İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’nde düzenlenen programa Av. Murat Kurnaz konuşmacı olarak katıldı.
    Av. Murat Kurnaz, insan hakları hakkında katılımcılara konferans verdi.

    Bu konuda Vali Kemal Yurtnaç ise, konuşmasında insan haklarının önemine değindi. Vali Yurtnaç, “İnsan hakları öyle bir şey ki, hem teoriği hem de pratiği var. Av. Murat Kurnaz’da bu gün burada bizlere insan haklarının hem teoriğini hem de pratiğini çok güzel bir şekilde anlattı. İnsan hakları konusunda aklınızda belki birçok şey kalacak ama asıl aklınızda kalması gereken en önemli şey şudur, insan hakları mevzu bahis olduğunda devlet refleksi kör olur. Nerede görüyoruz bu adalet refleksini, adalet binalarının önündeki kadın heykelinden. Elinde bir terazi vardır ve gözleri bağlıdır.
    Çünkü adaleti tesis ediyorsunuz. Kadın erkek, genç yaşlı, fakir zengin bunun hiçbir önemi yoktur adaletin önünde. Dünya adalet üzere kurulmuştur. Önemli olanda adaleti gerçekleştirmektir. Bizler 600 yıl boyunca dünyaya adaletle hükmetmiş bir milletin torunlarıyız. Bundan sonra da bu böyle olacak.
    O nedenle biz Türk Milleti olarak mazlumların sesiyiz, sesi olmaya da devam edeceğiz. Sizler hayatta hiçbir zaman adaletten ayrılmayın” dedi.
    İnsan Hakları Kurulunu Yozgat’ta daha aktif ve etkin bir şekilde çalıştıracaklarını belirten Vali Yurtnaç, “İnsan hakları konusunda farkındalık oluşturacağız.
    Bir yerde insan hakları kurulunun etkin çalışması orada insan haklarının ihlalinin çok olduğu anlamına gelmez. Biz sadece okullarımızda öğrencilerimize, vatandaşlarımıza haklarının ne olduğu ile ilgili, haklarını etkin kullanmaları ile ilgili çalışmalar yapacağız” diye konuştu.
    Konuşmaların ardından 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü nedeniyle düzenlenen şiir, kompozisyon ve resim yarışmasında dereceye giren öğrenciler ödüllendirildi.

    Yozgat’ta İnsan hakları üzerine söylenecek aslında çok şey olduğu muhakkaktır. Özellikle yaşam koşullarının bir hayli ağır olduğu İlimizde bireylerin haklarına karşı ciddi düzenlemelere ihtiyaç vardır. Dolayısıyla özellikle yerel yönetimlere bu konuda daha çok görevler düşmektedir.

  • SİYASET YENİ BİR RENK KAZANDI

    SİYASET YENİ BİR RENK KAZANDI

    Siyasette bir boşluk var mı, yok mu? Bu durum ayrıca tartışılabilir ama şunu peşinen söylemek gerekirse Türk siyasetine yeni bir renk geldi…

    İYİ Parti adıyla siyasette varlığını devam ettiren Meral Akşener, bundan sonra bir partinin genel başkanı olarak halka daha çok yakın duracaktır.

    İyi partinin ülke genelinde teşkilatlandığını Yozgat’taki çalışmalardan hepimizi biliyoruz.

    2018 ya da 2019’da yapılacak olan genel ve yerel seçimlere hazırlanan İYİ Parti Yozgat’ta da kısa sürede teşkilat yapısını tamamladı.

    Yozgat’ta kurucu İl Başkanı Metin Özışık ile yola koyulan İYİ partililer bu konuda bir hayli iddialı olduklarını gazetemize yaptıkları ziyarette bir kez daha gözlemlemiş oldum.

    Başkan Özışık, Gazetemiz Sahibi Bekir Çaylak’a partisinin Yozgat’taki teşkilatlanma çalışmalarını anlatarak yaşanan süreci değerlendirdi.
    İYİ Partiye halkın yoğun ilgisi ve desteğinin olduğunu anlatan Özışık, bunun önümüzdeki yıl yada 2019’da yapılacak ilk seçimlerde sandığa yansıyacağını söyledi.
    İYİ Partinin iktidara yürüdüğünü iddia eden Özışık, “Ben inanıyorum ki ilk seçimlerde partimiz iktidar olacak. Bu kanıya nerden varıyorsunuz diye düşünecek olursak, Genel Başkanımız Sayın Meral Akşener’e halkımızın yoğun bir teveccühü var. AK Parti’nin raf ömrünü tamamladığını düşünüyoruz.”dedi.
    Yozgat’ta 9 ilçede başkanını belirlediklerini ve bu ayın sonuna kadar da 5 ilçe başkanını belirleyerek Yozgat’ta teşkilat yapılanmasını tamamlayacaklarını ifade eden Özışık, “Vatandaşlarımızdan büyük destek alıyoruz. Bu nedenle talep ve ilgi çok olunca ister istemez değerlendirmelerimiz de biraz zaman alıyor. Merkez ilçe başkanlığına bayan bir arkadaşımızın olmasını düşünüyoruz. Farklı bir çalışma içerisindeyiz. Bir siyasi parti çalışmalarından ziyade ekibimizle ortak çalışma içerisindeyiz. Bu kapsamda Yozgat’ımızın geleceği ile ilgili ciddi bir çalışma yürütüyoruz. İYİ Parti iktidarı döneminde yapacağımız çalışmaları planlıyoruz. Benim TSO Başkanlığı döneminde çok arzu ettiğim fakat bazı nedenlerden dolayı gerçekleştiremediğimiz hayvancılık Özel İhtisas OSB kurulması idi. Bunu inşallah partimizin iktidara gelmesi ile gerçekleştireceğiz. Bu proje Yozgat’ın ekonomik ve sosyal anlamda kalkınmasına büyük katkı sağlayacak. Biz bunu başaracağız. Çünkü Türkiye’nin en fazla göç veren iliyiz. Devletine en sadık ve en az yatırım alan iliz. İlimizi cazibe merkezi haline getirebilecek stratejik öneme sahip ve yüksek katma değeri olan yatırımlar, Jeotermal enerji kaynaklarının etkin kullanılması, organik tarım ve tıbbi aromatik bitkiler üretimi projeleri biz gerçekleştireceğiz. Şuan bunlarında çalışmasını yapıyoruz” dedi.

  • ÖRNEK KÖY PROJESİ…

    ÖRNEK KÖY PROJESİ…

    Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Eşref Fakıbaba, TBMM’deki sohbetinde, “Haydi köyümüze dönelim” projesini anlattı.

    Bu haber çok sayıda haber siteleri tarafından kapış kapış edildi…

    Bakan Fakıbaba, Yozgat ziyaretlerinde de aynı konudan uzun uzun bahsetmişti… Salonda bulunan herkes konuyu can kulağı ile dinlemiş, kimileri “olmaz” derken, kimileri de “neden olmasın” demişti.

    Bir şeyi iyi anlamak lazım Türkiye üretim ülkesi olmak istiyorsa, bunun başka çaresi yok… Tüketim hastalığını biran evvel terk etmek durumundayız.

    Bu bakımdan  “2018’de fitili ateşleyeceğiz, köyle şehir hayatı yarışacak” diyen Fakıbaba, örnek köy projesiyle 2018’den itibaren şehirlerden köylere tersine göçün yaşanacağını öne sürdü. Türkiye genelinde 250 örnek köy kurulacağını açıklayan Sayın Fakıbaba, “Her ile üç köy yapacağız. Model örnek köyler oluşturulacak” dedi.

    Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Eşref Fakıbaba, TBMM’deki sohbetinde şunları söyledi: “Kırsala, köylerimize yönelik, ‘Haydi köyümüze geri dönelim’ diyoruz, bu slogan gerçek olacak. Yeni bir proje olacak. 2018’de tersine dönüş için fitil ateşlenecek. 250 köy yapacağız. Her ile üç köy örnek köy olacak. Model köyler oluşturacağız; hayvancılıksa hayvancılık, tarımsa tarım, meyvecilikse meyvecilik. Çalışan kadınlar sigortalı olacak.”

    Yozgat’ı örnek gösterdi; “Ecevit’in Köy-Kent projesiyle de hiçbir ilgisi yok. Bunun ilk örneği Yozgat’ta yapılmaya çalışıldı. Kabalı diye bir köy var, gidin görün. Bu köyü örnek alacağız. Haydi köyümüze dönelim. Niye olmasın? Ben de varım. 1 Ocak 2018’den itibaren 50 ve altında büyükbaş hayvanı olan yerli üreticilere hayvan başına 250 lira kesim desteği ödemesi yapılacak. 2018 tarım ve hayvancılık yılı olacak.

    Meyvecilik konusunda model olacak bir yatırım projesi Yozgat’ın Kabalı köyünde başlatıldı. İlk kez Kamu-Özel Sektör-Üretici işbirliğiyle yaşama geçirilen, “Deveci Havzası Meyvecilik Entegrasyon Projesi” hayata geçirildi. 5 bin 640 dekar alanda bahçe kurulumu, çevre düzenlemesi, sulama sistemi tamamlandı, 25 yıllığına bir şirkete kiralandı. Dikilen fidanlar 3 yaşına geldi. Önümüzdeki yıldan itibaren ilk ürün alınacak.

    Yozgat’ta yapılan bu proje Türkiye’de ilk olduğuna göre ve Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Eşref Fakıbaba’nın dediği gibi, örnek alınacak bir projenin artık yenilerine ihtiyaç olduğu muhakkaktır.

  • KUDÜS’Ü SAVUNMAK…

    KUDÜS’Ü SAVUNMAK…

     

    Kudüs yüzyıllardır olduğu gibi yine dünyanın bir numaralı gündem maddesi… Üzerinde her dinin, her medeniyetin ayak izlerini taşıyan Kudüs niçin bu kadar değerli? Bunu anlamak için Kudüs tarihindeki belirgin izleri bilmek için tarihi vesikalara birlikte bakalım istiyorum…

    Yüce Allah tarafından, etrafıyla birlikte kutsal kılınan Mescid-i Aksâ’nın bulunduğu kutlu şehir. Yeryüzünün en eski ikinci ve en mukaddes üçüncü mescidinin mekânı. Semâvi dinlerin, semâlara uzanan nebîlerin, bağrında dinlenen velîlerin beldesi. Her karış toprağında, nice peygamberlerin hâtırâsını ve izlerini taşıyan kutsal belde Kudüs.

    2) Üç dinin atası Hz İbrahim, hanımı Hz Sârâ ile Kudüs yakınlarındaki Sebu’da yaşamıştı. İkinci oğlu Hz İshak burada doğdu ve 160 yaşında Kudüs yakınlarında vefât etti. Babası Hz İbrahim’in el-Halil kasabasındaki mezarının yanına defnedildi. İshak, Yakup, Yusuf peygamberlerin ve Sârâ Annemizin kabirleri de burada.

    3) Hz Lut’un gençliği, Hz İbrahim’le birlikte Kudüs’te geçmiş, daha sonra Lut Gölü yakınındaki kavme elçi olarak görevlendirilmişti.

    4) Hz Musa ve Hz Harun israiloğullarıyla Mısır’dan çıkıp Kızıldeniz’i geçince Yüce Allah, Kudüs’e gitmelerini emretti. Hz Muhammed Mekke’den Medine’ye, Hz Musa ve Hz Harun Kâhire’den Kudüs’e hicret etmişti. Hz Musa, mezarının Mescid-i Aksâ’ya yakın olması için niyazda bulunmuş ve duâsı kabul olunarak Mescid-i Aksâ yakınlarında vefât etmişti.

    5) Hz Davut, sapanıyla zâlim Câlut’u öldürdü. Muzaffer bir asker olarak şehre girdi. ( Günümüzde de Filistinliler İsrâil’e karşı sapanla mücâdele veriyorlar ) Hz Süleyman, cinlerden ve insanlardan oluşan ordusu ile kurduğu hâkimiyeti, muhteşem bir saraydan yönetiyordu. Babasından aldığı taht şehrini yeryüzünün başkenti yaptı.

    6) Hz Süleyman’ın devâsâ mâbedi, Hz. Süleyman’ın emriyle cinler tarafından inşâ edildi.

    7) Hz Süleyman’ın mâmur ettiği bu kutlu şehir, Bâbil kralı Nabukadnezar tarafından yakıldı, yıkıldı, yağmalandı, talan edildi. Yıllarca isyanlara, işgallere, ihtilâllere ve kanlı savaşlara mâruz kaldı. Halkı sürgüne gönderildi defalarca.

    8) Hz Zekeriya testerelerle doğrandı Kudüs’te, Hz Yahya’nın başı kesildi.

    9) Hz Meryem, Mescid-i Aksâ’nın doğu tarafındaki hücresinde îtîkâfa çekildi. Odasındaki mihrapta Rabbinin meleklerle gönderdiği cennet meyvelerinden rızıklandı.

    10) Hz İsa, komşu kent Beytüllahim’de bir mucize olarak babasız doğdu, daha bebekken konuştu. Evvelâ Celile’de sonra Kudüs’te insanları hak dine dâvet etti. Hem bedenlere, hem gönüllere hekim oldu. 33 yaşına gelince de tıpkı Resûlü Ekrem’in mîrâcı gibi O’da bu kutlu şehirden semâlar ötesine, Rabbinin katına yükseldi. Demek ki Rabbin makâmına yükseliş şehri Kudüs’tü.

    Bu şekilde devam eden 40 madde sayılmaktadır. Bugün ABD Kudüs için bütün gücünü ortaya koyacak ama Müslüman alemi de birlikte bu güce karşı gerekeni yapmalıdır.

     

     

     

     

  • HAYATTA YAPMAMAMIZ GEREKENLER

    HAYATTA YAPMAMAMIZ GEREKENLER

    Teknolojinin ilerlemesiyle birlikte cep telefonları başta olmak üzere, tablet, diz üstü ve masa üstü bilgisayarları artık hayatımızın vazgeçilmezi oldu. Ancak elimizden adeta düşüremediğimiz bu cihazlar hatalı kullanıldıklarında baş ağrısından göz hastalıklarına kadar çeşitli sağlık problemlerine neden olabiliyorlar. Üstelik uzun dönemde boyun ve bel fıtıkları gibi çok daha önemli sorunlara da yol açabiliyorlar. Bu cihazlardan cep telefonları ve tabletler özellikle boynumuzu etkilerken, kucağa alınarak veya yüzüstü yatılarak kullanılan dizüstü bilgisayarlar da belimizi fazlaca zorluyor. İşte bu noktada hemen herkesin aklına şu soru takılıyor; teknolojik cihazları kullanırken hangi hataları yapıyoruz? Neler yapmalı, nelerden kaçınmalıyız?

    Yozgat’ta yaşadığımıza göre, bu soruların cevabını bulmak biraz zor olduğunu düşünüyorum. Dolayısıyla olaya uzman gözüyle bakmakta fayda olacağını düşünüyorum. Bu bağlamda yukarıdaki sorulara ve daha aklımıza takılan soruları uzmanlar nasıl cevaplandırıyor…

    Dikkat! Bel ve boyun fıtığı yapıyor

    Cep telefonu, tablet ve bilgisayarları hatalı bir pozisyonda kullanmak uzun dönemde omurgayı destekleyen kasları ve bağları fazlaca zorladığı gibi, omurlar arasındaki disklerde erken dejenerasyona neden olabiliyor. Böylece hem disk yapısı bozulabiliyor, hem de zaten bozuk olan yapıyı destekleyecek kas-bağ dokusu yetersiz kalabiliyor.

    Bunun sonucunda‘fıtık’ olarak bilinen, diskin bulunduğu yerden arkaya veya yana kayması durumu oluşabiliyor” uyarısında bulunuyor.

    Hata: Cep telefonuyla konuşurken telefonu kulakla omuz arasında sıkıştırarak uzun süreli konuşmalar yapmak

    Doğrusu: Telefonla konuşurken mümkünse kulaklık kullanın. Kulaklık kullanmıyorsanız telefon konuşmanızı mümkün olduğu kadar kısa tutun.

    Hata: Cihazın ekranına uzun süre eğilerek bakmak

    Doğrusu: Ekrana 20 dakikadan daha uzun süre eğilerek bakmayın. Bu pozisyonda çalışmak zorundaysanız boyun kaslarınızı esnetecek olan ve masa başında yapılabileceğiniz egzersizleri tekrarlayın.

    Hata: Sırt eğik ve desteksiz bir şekilde oturmak

    Doğrusu: Teknolojik cihazları kullanırken sırtınız dik pozisyonda ve bir yastıkla desteklenmiş şekilde oturun. Ayaklarınız yere tam değmeli, koltuğunuzun veya sandalyenizin yüksekliği diz ile kalçanız 90 derece duracak pozisyonu sağlayacak şekilde olmalı. Diz üstü bilgisayar kullanırken fazlaca öne eğilmeyi önlemek için masa üstünde ve altında cihazı yükselten bir destek kullanın.

    Hata: Cihazı yere veya yatağa koyup yüz üstü yatarak kullanmak

    Doğrusu: Cihazları yüz üstü yatarak değil, oturur pozisyonda kullanmanız çok önemli.

    Çünkü bu pozisyon boynu geriye doğru fazlaca zorlayarak bu bölgedeki bağ ve kapsüllerin gerilmesine neden oluyor. Bu da uzun dönemde omur biyomekaniğinin bozulmasına ve fıtıklara yol açabiliyor.

    Hata: Göz hizasının altında tutmak

    Doğrusu: Cihazı göz hizasının altında tutmak da yaptığımız hatalardan biri. Tıpkı boynun fazla arkaya doğru zorlanması gibi öne doğru zorlanması da omurgayı destekleyen yumuşak dokuları zedeleyerek dizilimi bozabiliyor. Bu nedenle cihazın ekranı tam karşıda ve yüksekliği göz seviyenizde olmalı.

    Hata: Uzun süre hareketsiz bir şekilde kullanmak.

    Doğrusu: Teknolojik cihazları kullanırken mola vermeyi ihmal etmeyin. Her saat başı 5-10 dakikalık germe-esneme egzersizleri, 5 dakikalık kısa ofis içi yürüyüşü dönüşümlü olarak yapmayı alışkanlık haline getirin. Teknolojik cihazların kullanımı dışında kalan saatlerde boyun-sırt-bel omurlarınızı destekleyen, kasların esneklik ve gücünü arttıran egzersizler uygulamayı ihmal etmeyin.

     

  • BAŞKAN GİBİ BAŞKAN

    BAŞKAN GİBİ BAŞKAN

    Örnek insan olmak için bir takım sıfatları taşımak gerekir…

    Mesela;

    Doğru olmak, paylaşmak…

    Paylaşımcı olmak, akil olmak…

    İnsanları bir araya getirmek…

    Ayrıştırıcı olmamak…

    İstişareye önem vermek ve en önemlisi ben merkezi düşünce sahibi olmamak… Elbette daha eklenmesi gereken birçok kriter mutlak surette vardır.

    Fakat bu saydıklarımızı dahi üzerinde taşıyan her insan örnek insandır. Birde İdareci sıfatıyla bu davranışlara sahip bir insan toplumun örnek alacağı insandır.

    Bu konuda çalışkanlığı ve yaptığı güzel işler vesilesiyle Sarıkaya Belediye Başkanı Ömer Açıkel, çalışma azmi ve yaptığı hizmetlerle adından söz ettirse de vatandaşlarla olan samimi diyalogu ilçe halkının takdirini topluyor.

    Sayın Açıkel’i örnek göstermek yerinde bir davranış olacağını düşünüyorum. Çünkü, Sarıkaya’da başkanlık görevini devraldığı günden bu yana önemli projeleri hayata geçiren Belediye Başkanı Ömer Açıkel, sosyal belediyecilik anlayışının bir gereği olarak halkın sorunları ile de yakından ilgilenmeyi ihmal etmiyor.

    Tam bir “Şehriemin’dir” Esnaf ziyaretlerini sürdüren Başkan Açıkel, esnafların sorun ve isteklerini dinleyerek sorunların giderilmesi noktasında çözüm üretiyor.

    Esnafın önünü tıkamıyor, ilçe esnafının daha da güçlü hale gelmesi için gayretleri takdire şayandır.

    Dolayısıyla haftanın belirli günlerinde kurulan semt pazarını da ziyaret eden Başkan Açıkel’in burada ortaya koyduğu en son yaptığı bir davranış örnek vermek gerekirse, geçen hafta ilçede yaşlı, karı koca bir esnafın tezgâhına misafir olması sosyal medyada beğeni rekoru kırdı.
    Domates kasası üzerine serilen kağıt üzerinde domates, peynir türü şeylerle kahvaltıyı yapan Başkan Açıkeli, cep telefonu ile çeken bir başka pazarcı esnafı bunu sosyal paylaşım sitesinde paylaşması takipçilerinin beğenisini kazandı.
    Vatandaşlar fotoğrafın altına yaptıkları yorumlarda, “İşte başkan, halkıyla hem hal olan, Anadolu insanı örnek başkan” diye mesajlar yazarak Başkan Açıkel’e övgüler yağdırdı.

    Şimdi konuyu sonlandırmadan son cümle olarak ilave yapacak olursam; Sarıkaya Belediye başkanı Ömer bey gerek kişiliği gerekse yaptığı hizmetler bakımından örnek alınmalıdır.

    Bir Belediye başkanı yaptığı hizmetlerle birlikte vatandaşa ve esnafa karşı yaklaşımlarıyla toplumda iz bırakabilmişse, elbette örnek alınarak, hatırlanacaktır.

  • KOP EYLEM PLANI ÜZERİNE…

    KOP EYLEM PLANI ÜZERİNE…

    Tarım sektörü gündeme geldiği vakit Yozgat’ın çayır ve mera hariç tarım alanıyla Türkiye tarım alanlarının önemli bir kısmında yer aldığı bilinmektedir.

    Bu konuda şimdiye kadar bir takım çalışmalar yapıldı, yapılmaya devam ediyor. Yozgat’ta nüfusun önemli bir kısmı tarım ve hayvancılık sektöründen geçimini sağladığı için Devlet destekleri başta olmak kaydıyla çeşitli Birliklerin destekleri de çiftçi kesimini teşvik ediyor.

    Yine bu konuda son zamanlarda yapılan en önemli çalışmaların başında Konya Ovası Projesi geldiğini söylemek isterim. Dolayısıyla bu konuda kısa zaman önce önemli bilgiler aktaran Türkiye Ziraat Odaları Birliği Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Konya Ovası Projesi’nin (KOP) tamamlanınca tarımda parlayan yıldız olacağını bildirerek, “KOP’ta, sulama yatırımları tamamlanır, nadas bitirilirse üretim patlar” demişti.

    Bayraktar, yazılı açıklamasında, KOP kapsamında Konya, Yozgat, Niğde, Kırşehir, Nevşehir, Aksaray, Karaman, Kırıkkale olmak üzere 8 İl’in 46 bin 276 kilometrekare çayır ve mera hariç tarım alanıyla Türkiye tarım alanlarının yüzde 19,5’ine sahip olduğunu hatırlattı.

    Bu illerin yüzölçümlerinin yüzde 48,7’sinin tarım alanlarından oluştuğuna işaret eden Bayraktar, KOP Eylem Planı kapsamında bu illerdeki yatırımların hızla tamamlanması gerektiğini vurguladı.

    Bayraktar, Türkiye’de sulanabilir alanların yüzde 17’si bu bölgede olduğunun altını çizerek, şunları kaydetti:

    “Buna karşın ülkemizin su kaynaklarının ancak yüzde 4’ü Konya kapalı havzasında bulunmaktadır. Su kaynakların kısıtlı olduğu bölgede sürdürülebilir bir tarım için su tasarrufundan azami ölçüde faydalanılması gerek. Bölgedeki tüm alanlar hızla yüzde 60’lara varan oranda su tasarrufu sağlayan basınçlı sulama sistemlerine geçirilmelidir. Eskimiş, su kaybına neden olan sulama altyapısı modernize edilmelidir.

    KOP tamamlanınca tarımda parlayan yıldız olacak. KOP’ta, susuzluktan tarım alanlarının yüzde 27,1’i nadasa ayrılıyor. Sulama yatırımları tamamlanır, nadas bitirilirse üretim patlar.”

    Bayraktar, yapılan gölet ve sulama tesislerinin, hem verimliliği artıracağını hem de yöre halkının getirisi yüksek olan ürünlere yönelmesini sağlayacağını belirterek, bu sayede bölgede tarımsal üretiminin artmasının, yöre halkının gelir düzeyinin yükselmesinin mümkün olacağını ifade etti.

  • DOLUDOLU GEÇEN ÖZEL BİR GÜN…

    DOLUDOLU GEÇEN ÖZEL BİR GÜN…

    Geçen yıl…

    Ya da bir önceki yıl neler yaşandı pek aklımda değil ama bu yıl 3 Aralık Dünya Engelliler Günü Yozgat’ta yoğun yaşandı.

    İlk program Sorgun ilçemizde yapıldı…

    Yozgat Engelliler Basketbol takımı ile Amasya Engelliler takımı arasında kıyasıya bir mücadele oldu.

    Bu maçı izlemeye gelen herkes bütün engelleri aşarak, görmezden gelen iki takımın sahadaki mücadelesini zevkle izleme fırsatı buldu.

    Bu konuda Valilik, Sorgun Belediyesi ve Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü gereken her türlü hizmeti eksik ve en küçük bir noksan olmadan yerine getirdiler.

    Bu arada Yozgat Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü tarafından görülmeye değer ciddi programlar vatandaşlarla paylaşıldı.

    Peki, bu programlarda neler vardı, biraz da bunlardan bahsedelim istiyorum… Kent Orkestrası Konseri büyük ilgi gördü.

    Sonra İç Anadolu Ortopedik Engelliler Derneği Başkanlığı ve Sorgun Engelliler Umut Derneği Başkanlığı’nın da katılımı ile Yozgat Belediyesi Büyük Sinema Kültür ve Sanat Merkezi Salonunda gerçekleştirilen etkinlikte engelli vatandaşlar ve davetliler gönüllerince eğlendi.

    Bu programda Belediye Başkan Yardımcısı Talip Karslıoğlu, yaptığı açıklamada Belediye Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen programa katılarak engelli vatandaşlarla aynı coşku ve mutluluğu paylaşmaktan dolayı duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Karslıoğlu, Yozgatlı engellilerimize muhteşem bir gece yaşatmanın mutluluğunu yaşadık. Konuk Başkanlarımız Sorgun Engelliler Umut Derneği Başkanı Süleyman Özdemir ve İç Anadolu Ortopedik Engelliler Derneği Başkanı Hamide Taşarslan Erdil’e teşekkür ediyorum. Ayrıca bu güzel etkinliğin gerçekleşmesini sağlayan Yozgat Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürü Fadime Solmaz’a da ayrıca teşekkür ediyorum. Bugün engelli kardeşlerimizle birlikte olmaktan ve ufakta olsa bir moral vermekten dolayı çok mutlu olduğunu söyledi.