Kategori: Köşe Yazıları

  • İYİ BİR EĞİTİM BÜTÜN SORUNLARI ÇÖZER

    İYİ BİR EĞİTİM BÜTÜN SORUNLARI ÇÖZER

    Eğitim önemli… En önemlisi ise aile içi eğitim olduğunu kabul edenlerdenim. Çünkü aileden başlayan eğitim toplumun her katmanını kuşattığını düşünürüm…

    Bu bakımdan temelden başlayan kaliteli bir eğitim insan hayatını yönlendirdiği gibi toplumu da yönlendirmektedir.

    Bu konuda geçtiğimiz hafta iki önemli haber dikkatimi çekti… Bu haberlerden birisi Boğazlıyan Cumhuriyet İlkokulu ve Ortaokulu’nda Okul Rehberlik Öğretmeni Gülbahar Bıyıklı tarafından öğrenci velilerine yönelik olarak “Aile İçi İletişim” konulu seminerdir.

    Bir diğer ise Sorgun’da “Bir oyuncak, bir gülümseme” sloganı üzerinden verilen eğitim çalışmasıdır…

    Önce Boğazlıyan’dan başlayalım, burada düzenlenen semineri öğrenci velileri tarafından ilgiyle dinlendi. Gülbahar Bıyıklı tarafından velilere aile içi iletişimin nasıl sağlıklı hale getirilebileceği anlatıldı. Bıyıklı için aile bireylerine düşen görevler, fertlerin birbirlerini daha iyi anlamaları için neler yapılması gerektiğini dile getirdi. Samimi bir ortamda gerçekleştirilen programda veliler kendi yaşantılarındaki örnekleri de anlatarak bunlarla ilgili sorularına cevap buldular.
    Rehberlik Öğretmesi Gülbahar Bıyıklı öğrencinin eğitiminde ailenin önemini bildikleri için bu çalışmayı başlattıklarını ifade etti. Bıyıklı,”Bireyler olarak aile kıymetini bilmeliyiz. Evlatların baba ve anne ile iletişimi çok zayıf. Bireyler eve gidince uzanıp saatlerce televizyon izliyorlar. Aile iletişimi bu yüzden çok zayıf kalıyor. Bireyler olarak televizyon ile çok zaman geçiriyoruz, internetle çok zaman öldürüyoruz. Bundan dolayı sohbete zaman kalmıyor.” dedi.

    Sorgun’da ise Agahefendi İlkokulu öğrencileri tarafından başlatılan ‘Bir Oyuncak Bir Gülümseme’ projesi kapsamında Ahmetfakılı İlkokulunda eğitim gören öğrencilere oyuncak hediye edildi. Öğrencilerin birbirleriyle hediyeleşme anında büyük mutluluk yaşandı.

    Okul Müdürü Ömer Kahramanoğlu amaçlarının öğrencilerin paylaşma, yardımlaşma kültürünü geliştirmek olduğunu belirterek,”Bir Oyuncak Bir Gülümseme projesi kapsamında 2/A sınıfı öğrencilerinin satın aldıkları ya da en sevdikleri kendi oyuncaklarını Ahmetfakılı İlköğretim Okulu öğrencilerine hediye ettiler. Öğrencilerin hediyeleşme anında yaşadıkları mutluluk görülmeye değerdi. Hem oyuncak hediye eden öğrenciler, hem de hediye alan öğrenciler, büyük mutluluk yaşadı. Çocuklarımıza bu yaşta öğretmemiz gereken en önemli şey paylaşım olduğunu, paylaşmanın insana huzur ve mutluluk verdiğini öğretmemiz gerekiyor. Bu yapılan uygulamada öğrencilerimiz arasındaki kardeşlik bağları güçlendirilerek, onların birbirleriyle kaynaştırmalarını sağladık.
    Biz eğer bugün çocuklarımıza bu ruhu, bu düşünceyi kazandırmazsak, bundan sonraki hayatında bir daha kazandıramayız.” dedi.
    Kahramanoğlu konuşmasının devamında şunları söyledi:
    “Özellikle 2/A sınıfı öncülüğünde gerçekleştirilen bu etkinlikte paylaşım ve hediyeleşme noktasında, çocuklarımıza daha iyi bir kazanım vermiş olduğumuza inanıyoruz.
    Öğrenciler arasında tanışma ve hediyeleşmeden sonra öğrenciler okul bahçesinde hep birlikte oyun oynayıp daha sonra köy tandırında yapılan gözlemelerin tadına baktılar. Ahmetfakılı İlköğretim Okulunda yapılan çeşitli etkinliklerle programımız bu şekilde sona erdi.”

     

  • MESLEK SAHİBİ OLMAK VE MEMLEKET MESELESİ

    MESLEK SAHİBİ OLMAK VE MEMLEKET MESELESİ

    Milli Eğitim Bakanlığı, Okul-İşletme eşleştirme modeli üzerine daha önce İş dünyası ile ortak bir çalışma yaptı…

    Faydalı bir çalışma olduğunu biliyorum. Bu konudan daha önce bahsettim, ülkemizin ve meslek gruplarının yaşaması ve ekonomik olarak gelişmesi ve kalkınması bakımından sanat ve zanaatkarların sayısının çoğalması gerekmektedir.

    Proje kapsamında, şirketler ile alanlarında eğitim veren meslek liseleri arasında eşleştirme sağlanarak, bir yandan gençlerin istihdam edilebilirliğinin artırılması, diğer yandan da işletmelerin ihtiyaç duyduğu nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesine katkıda bulunulması amaçlandı.

    Gerçekleştirilen eşleştirmeler, zaman içerisinde okullar ve işletmelerin ihtiyaç ve olanaklarına bağlı olarak meslek lisesi öğrencilerine burs, staj ve gönüllü koçluk desteği sağlanmasından okullarda eğitimin altyapısı ve içeriğinin iyileştirilip günümüz teknolojileri ile uyumlu hale getirilmeleri için müfredat, malzeme ve laboratuar desteğine kadar geniş bir alana yayıldı.

    Şimdide benzer bir çalışmanın Yozgat İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından başlatılan çalışma ile ildeki Mesleki ve Teknik Anadolu Liselerinden Organize Sanayi Bölgesi ve küçük sanayi işletmelerinin en fazla ihtiyaç duyulan bölümlerine göre personel yetiştirileceği belirtilirken, ihtiyaç duyulmayan alanların kapatılacağı ifade edildi.

    İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Danyal Kocabeyoğlu Başkanlığında, Mesleki Eğitim’den sorumlu Şube Müdürü Ayşe Yaşar ve meslek liseleri müdürlerİ, İşkur ve ilgili oda temsilcilerinin katılımı ile Milli Eğitim Müdürlüğü Salonunda toplantı düzenlendi. Toplantıda, Yozgat OSB ve Küçük Sanayi Bölgelerindeki işletmelerin Mesleki Eğitimle ilgili talepleri ve alanlara ara göre 2018-2023 yılları arasındaki personel ihtiyacının belirlenmesi ve buna göre saha çalışmasının yapılması planlandı.
    İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Danyal Kocabeyoğlu, toplantıda yaptığı konuşmasına meslek liselerinden mezun olmuş, önemli işletmelerde müdür ve yönetici olarak görev yapan tanıdığı kişilerden örnekler vererek başladı.
    Meslek liselerinin önemine değinen Kocabeyoğlu, “Eskiden Meslek Liselerine girmek için yüksek puanlamalar olurdu. Günümüzde ise durum çok farklı bir duruma geldi. Ailelerimiz çocuklarının eğitimde başarılı olamayacağı kanısına vararak çocuklarını meslek liselerine yönlendiriyor. Bizde bu doğrultuda geniş kapsamlı bir çalışma içerisine girerek ilimiz OSB ve küçük sanayi sitelerinde faaliyet gösteren işletmelerin ihtiyaç alanlarına göre tespitler yaparak, 2018-2023 yılları arasında iş alanlarında personel ihtiyacı belirleme, eğitim alacak personelde aranacak özellikleri, Yozgat’ımızın mevcut ihtiyaç duyduğu fakat il dışındaki hizmet alanlarının belirlenmesini sahada çalışarak belirleyeceğiz.
    Bu doğrultuda meslek liselerimizdeki alanlar belirlenecek, ihtiyaç duyulmayan alanlar ise kapatılacaktır.”diye konuştu.
    İl Milli Eğitim Müdürlüğü Mesleki Eğitim’den sorumlu Şube Müdürü Ayşe Yaşar’da meslek liselerinde okuyan öğrencilerin mezun olduklarında bir meslek sahibi olmalarını sağlayacak ciddi bir çalışma içerisine girdiklerini belirtti. İlgili oda ve okul müdürlerinden fikir ve görüş aldıklarını sahada yapılacak çalışma ile birkaç yıl içerisinde bu konuda önemli gelişmenin sağlanacağını ifade etti.
    Yaşar, Bu tür toplantılarının yapılan çalışmalar doğrultusunda belirli günlerde geniş katılımla devam edeceğini sözlerine ekledi.

     

  • ENGELİ VE ENGELİNİ SANATLA AŞIYOR

    ENGELİ VE ENGELİNİ SANATLA AŞIYOR

    Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi’nin adeta sanata açılan yüzünü temsil ediyor… Zaman zaman yaptığı çalışmalarla kamuoyunun gündeminden düşmeyen sanatçımız yine güzel ve örnek bir çalışma yaparak kendini gündemde tutmayı başardı.

    Sanırım kimden bahsettiğimi tahmin etmişsinizdir.

    Bilindiği üzere Yozgat Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi’nde kalan 54 yaşındaki Narin Işık, ellerini kullanamadığı için ağzıyla yaptığı yağlı boya tablolarından oluşan bir sergi açtı. Açılan sergide 5 bin lira gelir elde eden Işık bu parayı Mehmetçiğe bağışladı.

    Konu ile ilgili haberimizi önce okuyalım…Türk Silahlı Kuvvetleri’nin gerçekleştirdiği Zeytin Dalı Harekatı’na destek vermek amacıyla açılan ve 15 gün süren sergide tablolarını satışa sunan Işık, sergiden 5 bin lira gelir elde etti. Narin Işık, Yozgat Valisi Kemal Yurtnaç’ı ziyaret ederek sergiden elde ettiği geliri Türk Silahları Kuvvetleri Güçlendirme Vakfı’na bağışlanması için Yozgat Valisi Kemal Yurtnaç’a teslim etti.

    Narin Işık’a gösterdiği özverili davranış dolayısıyla teşekkür eden Vali Yurtnaç, “İlimizde yaşayan Narin Işık hanım, bedensel engelli olmasına rağmen tablo yapıyor. Bu tablolardan bir sergi açtı. Bu sergiden elde ettiği 5 bin liralık geliri Türk Silahları Kuvvetleri Güçlendirme Vakfı’na teslim edilmek üzere valiliğimize verdi. Burada önemli olan şey ordumuza Mehmetçiğe verilen destektir. Ülkenin engellisinden sağlam insanına kadar herkesin ordumuzun Mehmetçiğimizin yanında olduğunu ifade ediyor.” dedi. Narin Işık ise,”Ben ordumuzun başarılı olmasını istiyorum. Bu bağışı yaparken şöyle düşündüm. Bir kurşunda bir mermi de benden gitsin. Vatanım için bedenimle çalışamıyorum ama yüreğimle çalışmak istedim. Yaptığım tablolarımı Mehmetçiklerimize bağışlamak istedim. 30 tablo vardı sergide 5 bin lira topladım. Bana bu katkıyı sağlayıp destek oldukları için herkese teşekkür ediyorum. Afrin’deki askerlerimize başarılar diliyorum. Yüreğim kalbim onlarla” dedi.

    TİYATROYA DOYAMADIK

    Sosyal faaliyet içerikli etkinliklerin yetersiz olduğundan zaman zaman yakınırız… Daha çok faaliyet yapılmasını isteriz. Fakat az diye dertlendiğimiz etkinliklerin ne kadar takipçisi olduğumuzu ya da olmadığımızı hiç sorgulayana rastlamadım.

    Geçtiğimiz günlerde güzel bir etkinlik sahne aldı… İlgi çok yüksek olmasa da sahnede görev alanların alkışı yüzleri güldürecek kadar vardı…

    Gençlik ve Spor Bakanlığı-İl Gençlik Merkezlerinin düzenlemiş olduğu Hayallerini Sahneye Taşı Tiyatro Yarışmasına ‘’Tank Paletlerine Çomak Sokmak ‘’adlı oyunla katılıp, İl Birincisi olan Sorgun Osman Çavuş Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğretmen ve öğrencileri, İl Milli Eğitim Müdürü Yusuf Yazıcı’yı makamında ziyaret etti.

    Tiyatro oyununa katılım sağlanması ve başarılı olmasından dolayı öğretmen ve öğrencileri tebrik eden Yazıcı: “Her bir öğrencimizin bireysel farklılıkları eğitimde zenginlik demektir. Sizlerde bu zenginliklerden biri olan tiyatro yeteneğine sahipsiniz. Bizler her öğrencimizin bu çeşit kültürel ve sosyal alanlarda kendilerini göstermelerini destekliyor ve arzuluyoruz. Tiyatrolar, geçmişten günümüze öğrencilerin eğitiminde ve kişisel gelişimlerinde çok önemli ve güvenilir bir yere sahip olmuştur. Birkaç saatlik zaman dilimi içerisinde ,  farklı dünyaların kapılarını açıp , eleştirel düşünme becerisi ,özgüven duygusu, kendini ifade edebilme, uyum sağlama  ve cesaret gibi konularda kendilerini geliştirmeye yardımcı olur.

    Sizler de oynadığınız tiyatro oyunuyla haince yapılan 15 temmuz saldırısını konu alan bir oyunu  sahnede seyircilere sundunuz. Bu sayede izleyenlerde Vatan ve Millet bilincinin önemini vurgulayıp, Milletimizin Vatanına, Bayrağına ve kök değerlerine kendini tankın altına atarcasına sahip çıktığını ortaya serdiniz. Öncelikle böylesine anlamlı bir konuyu kaleme alıp sahnelediğiniz için emeği geçen herkese teşekkür eder. Bölge finallerinde başarılarınızın devamını dilerim.” dedi.

     

  • Akılcı Eğitimlerin Topluma yansıması olacak mı?

    Akılcı Eğitimlerin Topluma yansıması olacak mı?

    Türkiye genelinde sağlık kurumlarının fiziki yapısı daha güçlü hale getirilirken, bu haberleri okuduğumda ne yalan söyleyeyim aklıma sürekli çalışan sağlık personellerinin  hizmet içi eğitimde ihmal edildiğini düşünürdüm…

    Söz konusu sağlık olunca bir birey olarak bütün çalışmalara dikkat kesilirim… Çünkü insanı en yakından ilgilendiren kurumların en başında geldiğini bilirim.

    Bu bakımdan Sağlık Bakanlığı son yıllarda yaptığı çalışmaları uygulamaya dönüştürürken, pilot il projesi kapsamında bu çalışmaları yürütmektedir.

    Dolayısıyla Sağlık Bakanlığınca başlatılan Akılcı İlaç Kullanımıyla ilgili çalışmalar Yozgat’ta başladığını öğrendiğimde sevindim.

    Konu ile ilgili hazırlanan bu haberi tekrar okuyalım üzerine sonra konuşalım: Yozgat İl Sağlık Müdürlüğü antibiyotik kullanımıyla ilgili vatandaşların dikkatini çekmek için birçok projeyi hayata geçirerek çeşitli çalışmalar ile akılcı ilaç kullanımı konusunda farkındalık oluşturuyor. Billboardlara asılan afişlerin yanı sıra, halkın ulaşabileceği yerlerde de stantlar açılarak bilgilendirme yapılıyor. Akılcı İlaç Kullanımı kapsamında vatandaşlarımızın bilgilendirilmesiyle birlikte hız kesmeden devam eden çalışmalarımıza bir yenisini daha ekleyerek aile hekimlerine de Akılcı İlaç Eğitimi düzenlendi. Yozgat İl Sağlık Müdürlüğü Akılcı İlaç Kullanımı İl Koordinatörlüğü Ekibi tarafından düzenlenen eğitim, İl Sağlık Müdürlüğü Konferans Salonunda gerçekleşti. Bozok Üniversitesinde görev yapan Doç. Dr. Çiğdem Kader tarafından, aile hekimlerine verilen eğitim beş gün sürdü.
    Geçtiğimiz günlerde Sağlık Bakanlığı tarafından Antalya’da düzenlenen 2018 Yılı Değerlendirme Toplantısına katılan Yozgat İl Sağlık Müdürü Dr. Fatih Şahin, toplantıda akılcı ilaç çalışmalarının gündemde olduğunu, Bakanlığın bu çalışmaları önemsediğini belirtirken şunları söyledi; “ Yozgat’ta Akılcı İlaç çalışmalarımız hızla devam ediyor. Her zaman gündemimizde olan konu, Bakanlık yıl değerlendirme toplantısında da vurgulanarak, hedefler belirlenmiştir. 2022 yılına kadar Türkiye’de antibiyotik bulunan reçete yüzdesi %20’ye kadar düşürülmesi planlanmaktadır.
    İlaçların nasıl kullanıldığı, hangi dozda, hangi sıklıkta ne kadar süre ve saklama koşulları hakkında hasta bilinçlendirilmelidir. Doğru uygulamada ise aç veya tok kullanımı, kullanım süresi, kullanım zamanı, doz değişikliği önem kazanmaktadır. Ayrıca her ilacın dozaj şekli kullanım yolu aynı değildir. Kimi ilaçlar kırma, çiğneme yoluyla kimileri de suda ya da başka bir sıvıda eritme şeklinde olabilir. Bunlara dikkat ederek ilacın alımı sağlanmalıdır. Uygun şekilde kullanılmayan ilaçlarda etkinlik azalabilir, istenmeyen bozulma ürünleri oluşabilir, zehirlenme meydana gelebilir, yan etki görülme sıklığı veya şiddeti artabilir. Halk arasında yapılmakta olan en büyük hatalardan bir tanesi de kişinin kendi tedavisi için kullandığı ilacı yakınlarına tavsiye etmesidir.
    İlaçların yararları olduğu gibi pek çok da zararları var. Gereksiz ilaç kullanımı ilerleyen zamanlarda iç organlarımızı tahrip edebilir. Unutmayalım ki hiç bir ilaç masum değildir. Hekim yazmadığı sürece antibiyotik kullanmamak gerekir.
    Hekim yazdıktan sonra eczacılarımızın, ilaç kullanımı ile ilgili verdikleri bilgiler doğrultusunda ilaçlarımızı almalıyız. En çok yapılan hatalardan bir tanesi de, üç gün ilaç kullandıktan sonra, doktorun söylediği gün sayısı kadar kullanmayıp, ilacı kullanmayı bırakmaktır” dedi.

     

  • ÖZELLEŞTİRME HANGİ SORUNU ÇÖZECEK!

    ÖZELLEŞTİRME HANGİ SORUNU ÇÖZECEK!

    Cumhuriyetin kuruluşu ile sosyal hayata ve ekonomiye yön veren hükümetler, özel sektörün daha çok önünü açmak için uyguladığı bir takım politikalardan zaman içinde vazgeçti…

    Özellikle 80’li yıllardan sonra hızla artan özelleştirme çalışmaları hükümetlerin uyguladığı politikalar arasında adeta birinci öncelik haline geldi…

    Enerji, Toplu Ulaşım araçları arasında en başı çeken köprüler, iletişim ve Tekel gibi önemli işletmelerin özelleştirilmesi ile devam eden süreç şimdide Şeker Fabrikalarının üzerinde uygulanmaktadır…

    Hükümet dışında bütün kesimlerin karşı olduğu bu politikadan hükümet vazgeçer mi bilemiyorum ama başlayan süreç hızla işliyor…

    Yozgat’ta da son günlerin en önemli konusu Şeker Fabrikalarının özelleştirilmesidir… Bu konuda İşçi Sendikaları, İşçiler, bu işin yanlış olduğunu söylemeye devam ediyor.

    Dolayısıyla 4 bin 500 işçinin işsizler ordusuna katıldığı Şeker Fabrikaları’nın özelleştirilmesi, bu sektörden nemalanan yaklaşık 50 bin kişinin de hayatını alt üst etmiştir.

    Enflasyon hedeflerinin tutturulamaması gerçeğini ekonomiyi idare eden kurmaylarda itiraf etmiştir.

    Cumhurbaşkanı ve Başbakan  enflasyonun tek hanelere indirilmesi gerektiğini ifade etmektedir. Ancak enflasyon özelleştirmeler ile değil ancak üretmek ile hedeflenen rakamlara inecektir.

    Şeker fabrikalarının özelleştirilmesi sadece ekonomik perspektifle değerlendirilmemelidir. Nişastalı şeker insanlarda kanser riskini artıracaktır.

    Ülkemizdeki özelleştirmelerin arkasında yatan gerçekler ülkenin içinde bulunduğu ekonomik yetersizliklerden ziyade uluslararası kartellerin baskılarının had safhada olduğu bilinmelidir.

    Bu görüşler çerçevesinde sağlıksız özelleştirmeler ki arlarında kar eden kuruluşlarda vardır, geleceğimizi satmak anlamını taşır.

    Büyümede rekor kırdık ama cari açığımız yükseldi. Borcu olan insan arabasını evini satarak borcunu öder. Borçsuz insan ne evini ne de aracını satar.

    Devlet de mallarını sattığına göre borçludur. Yani açıklamaların aksine dünyada şu sıralardayız. Ekonomide güçlüyüz gibi açıklamalar tamamen iç siyasete dönüktür. Reel değildir.

     

  • AÇIKEL BİR DAHA BAŞKAN OLMALI…

    AÇIKEL BİR DAHA BAŞKAN OLMALI…

    Şehirler, İlçeler, Beldeler ve Köyler için önemli olan hizmettir. Hizmetin nereden ya da kimden geldiğine bakmadan düşünmek ve değerlendirmek gerektiğine inanlardanım. Dolayısıyla Yozgat bugün ne kaybettiyse “benim adamım olsun” ya da “senin adamın olmasın” düşüncesini ön plana çıkardığı için kaybetti.

    Zira Yozgat bugün göç veriyorsa, işsizlik ve istihdam alanlarında sorun yaşıyorsa, gelişme ve kalkınma gibi konularsa gerekli adımlar atılamamışsa sebebi biraz önce söylediğimden kaynaklıdır…

    Dün yerel gazeteler yine Sarıkaya Belediye Başkanı Ömer Açıkel’den bahsettiler… “Sarıkaya’yı hizmetle tanıştırdı” başlıklı haberde şunlar anlatıldı:

    Göreve geldiği ilk günden itibaren hummalı çalışmalar yürüten Sarıkaya Belediye Başkanı Av. Ömer Açıkel ilçede gerçekleştirilen hizmetleri ve inşaatı süren terminal hakkında bilgi verdi.

    Açıkel, ilçenin en büyük eksikliklerinden biri olan terminal inşaatının devam ettiğini ilçeye bambaşka bir hava kazandıracağını söyleyerek: “İlçemiz için her geçen gün daha çok çalışmaya devam ediyoruz. Gece gündüz demeden elimizden geldiğinin daha fazlasını yapabilmek için çalışıyoruz. Her anlamda Sarıkaya’nın eksiğini kapatmaya çalışıyoruz. İlçe halkına söz verdiğimiz gibi doğalgazı getirdik. Halkımız bu durumdan oldukça memnun. Onların destekleri sayesinde Sarıkaya her geçen gün adından daha fazla söz ettirmeye başladı.” dedi.

    Sarıkaya’nın Yozgat’a turizm anlamında da büyük katkısı olması için Roma Hamamı’nın ününü her yere duyurmak için çalıştıklarını söyleyen Açıkel: “Roma Hamamı bizim için çok değerli bir miras. En az 2.000 yıl öncesine dayanan banyodaki doğal sıcak su ile dünyadaki iki yapıdan bir tanesi dir. Roma hamamının önünde yarı olimpik havuzlar var. Burası geçmişte kapatıldı ve üzerinde binalar vardı. Ancak kazı havuzları ortaya çıkardı. Antik çağlardan beri biçimini koruyor. Su sıcaklığı yaklaşık 50-51 derece Celsius “diye ekledi.

    Son olarak terminal inşaatı hakkında bilgi veren Açıkel: “Terminal ilçemiz için büyük bir eksiklikti. Bizde bu büyük eksikliği gidermek için kolları sıvadık. İlçemize bambaşka bir hava kazandıracak. İlçemizin girişinde böyle bir şey olması ziyaretçileri çekeceğinden eminim. İlçemiz her şeyin en güzeline layık destekleri sayesinde daha güzel olacak. Şimdiden de hayırlı uğurlu olsun.”

    Sonuç olarak Sayın Açıkel daha bir dönemi tam manasıyla tamamlamış değil… Sarıkaya’da iktidar partisine karşı girdiği mücadeleyi açık ara kazanarak, oturduğu Belediye Başkanı görevinde 4 yıl tamamlanırken, yapmış olduğu birçok hizmet saymakla tükenmeyecek kadar fazladır.

    Sarıkaya halkı Başkan Açıkel’i sevdiği gibi Ömer Başkan’da Sarıkaya’yı sevmeye devam ediyor, küçük çaplı daha önce yaptığım araştırmada Sarıkaya halkı Ömer Bey’i tekrar başkan görmek istiyor, devam eden hizmetlerin artarak devamından yanalar. Sözle başlarken dediğim gibi önemli olan İl, İlçe, Belde ve Köylerin aldığı hizmettir, bu hizmetlerin kimden ya da nereden geldiği pek önemli değildir.

     

  • SORGUN’DA İŞÇİ İSTİHDAM SAYISI ARTACAK

    SORGUN’DA İŞÇİ İSTİHDAM SAYISI ARTACAK

    İşsizlik ve istihdam sorunu her İl’de olduğu gibi potansiyeli zayıf İlçelerde de yaşanan sorunların en başında gelmektedir.

    Bu sorunun daha fazla yaşanmaması ya da bir kriz haline dönüşmemesi için tedbir amaçlı çalışmalar devam ediyor…

    Üretimin olmadığı bir yerde en önemli sorun kabul etmek gerekir ki, tüketimdir. Tüketime bağlı olarak işsizlikten doğan istihdam sorunu bazen başkaca sorunları da tetiklemektedir.

    Bu bağlamda daha fazla sorun yaşanmaması için istihdam sorunu çözmek için Sorgun’da ciddi başlatılan çalışmalar dikkatleri çekiyor…

    Sorgun’da kurulduğu günden bu yana İlçenin sorunlarını çözmek, çözüm yolları bulmak için gereken her şeyi yapmayı kendine görev sayan Sorgun Ticaret ve Sanayi Odası 2013 yılından itibaren başladığı uygulamalı girişimcilik eğitimleri ile iş dünyasına yeni girişimciler kazandırmaya devam ediyor.

    Bu konuda zaman zaman kamuoyunu bilgilendiren Oda Başkanı Üzeyir Arslan, sorunların üstesinden gelen başka İl’lerle kurduğu iletişimlerden edindiği tecrübeleri İlçede hayata geçirerek, sorunlara çözüm yolu buluyor.

    İşte bunlardan birisi olan KOSGEB Yozgat Müdürlüğü ile ortaklaşa düzenlediği eğitim kurslarıyla bugüne kadar bir çok girişimciye iş imkanı sağlayan Sorgun Ticaret ve Sanayi Odası’nın girişimci adaylara yönelik olarak 32 saat sürecek olan Şubat ayı Uygulamalı Girişimcilik Eğitimi başladı.

    Sorgun Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Üzeyir Arslan, amaçlarının girişimcilik kültürünü yaygınlaştırarak, başarılı işletmelerin kurulmasını sağlamak olduğunu söyledi. Hedeflerinin daha çok istihdam olduğunu söyleyen Başkan Üzeyir Arslan, 2017 yılında Sorgun Ticaret ve Sanayi Odası olarak toplam 196 kişiye eğitim verildiğini ve 7 girişimci adayının iş planını yazarak KOSGEB desteğinden faydalanarak işletmesini kurduğunu belirtti.

    “Girişimci adaylarının her zaman desteklenmesi gerekiyor, verilen desteklerle iş dünyasına yeni  patronlar, yeni istihdamlar kazandırılmasının, üretim ve ekonominin canlanmasına katkı sağlayacaktır” diyen Arslan, 2018 yılı programı çerçevesinde planladığımız girişimcilik kurslarının ilkini Şubat ayında başlattık. Eğitmenlik yeterliliğine sahip olan Genel Sekreterimiz Sami Erdoğan tarafından verilen bu kurslarda girişimcilerimize; girişimcilik, girişimcinin özellikleri, iş fikri geliştirme süreci, yapılabilirlik (fizibilite), pazar araştırması, pazarlama planı geliştirme, üretim planı geliştirme, yönetim planı geliştirme, finansal plan geliştirme ve iş planı hazırlama konularında bilgiler verilmektedir” dedi.

    Uygulamalı Girişimcilik Eğitimi ile;  girişimcilik kültürünü yaygınlaştırmak, girişimcileri iş planı kavramı ile tanıştırarak başarılı işletmelerin kurulmasını sağlamak, eğitim sonunda girişimci adaylarının kendi iş fikirlerine yönelik iş planlarını hazırlayabilecek bilgi ve deneyimi kazanmaları amaçlanıyor.

  • STK BAŞKANLARI NE DEDİ…

    STK BAŞKANLARI NE DEDİ…

    Geçmişten günümüze hükümetlerin en çok yaptığı yanlışların ya da hataların en başında alt yapısını tamamlamadan yapılan özelleştirmeler geliyor…

    Özelleştirme kapsamında kaybolan veya yok kurumların Yozgat’a verdiği zararın tarifi mümkün değildir.

    Şimdi yeniden gündeme gelen özelleştirme meselesi üzerine Sorgun Şeker Fabrikasını bekleyen tehlike karşısında Sivil Toplum Örgüt temsilcileri endişe dolu açıklamalarda bulundu.

    Gazetemizin dünkü sayısında geniş yer bulan bu haberi bir kez daha paylaşmak istedim…

    Hükümet tarafından aralarında Yozgat’ın da bulunduğu 14 Şeker Fabrikasının özelleştirilecek olması Yozgat’ta ki STK’ların da dikkatini çekti. STK temsilcileri yaptıkları açıklamalarda özelleştirmeye karşı olmadıklarını belirterek, özelleştirme sonrası fabrikanın kapatılabileceği endişesi taşıdıklarını dile getirdi.

    Yozgat Ziraat Odası Başkanı İsmail Açıkgöz, özellikle çiftçi açısından hayati önem taşıyan fabrikanın özelleştirme sonrası yine faaliyetini sürdürmesi gerektiğini vurguladı.
    Açıkgöz, “Sorgun ilçemizde bulunan Yozgat Şeker Fabrikasının özelleştirilecek olması çiftçilerimizi yakından ilgilendirmektedir. Sadece şeker pancarı üreticilerini değil bütün çiftçilerimizi de kapsamaktadır. Çünkü hayvan üreticilerinin de burada bulunan fabrikadan küspesini almakta nakliyeciler de buradan geçimini sağlamaktadır. Bizi en fazla endişelendiren özelleştirme sonrası fabrikanın durumu olacaktır. Eğer ki fabrika özelde de faaliyetini sürdürecekse bir itirazımız olamaz fakat özelleştirme sonrası tıpkı Yozgat Bira Fabrikası gibi kapatılacaksa işte o zaman hem şehrimiz hem de çiftçimiz ekonomik anlamda büyük sıkıntı çekmesine sebep olur. Ayrıca Türkiye’de üretilen şeker pancarının yüzde 12’sini Yozgat karşılamaktadır. Hal böyle iken fabrikanın özelleştirme sonrası kapatılması halinde hem ülke ekonomisi hem de Yozgat ekonomisi büyük zarar görür. ”diye konuştu.
    Yozgat Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) Başkanı Taylan Alakoç’ta benzer ifadeler kullanarak şunları kaydetti: “Yozgat ekonomisine ekonomik anlamda büyük katkısı olan Yozgat Şeker Fabrikasının özelleştirme sonrası faaliyetine devam edeceğini ümit ediyoruz. Aksi takdirde sadece çiftçimiz açısından değil ilimiz ve bölgemiz açısından büyük kayıp olarak değerlendirmek durumunda kalacağız. Şeker fabrikası, çiftçimiz, hayvan üreticilerimiz, nakliyecilerimiz ve çalışan personeli de kattığımız zaman ilimiz açısından önemini daha iyi kavrayabiliriz.”
    Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Latif Altın, Yozgat’ın tarım hayvancılık açısından büyük bir öneme sahip olduğunu belirtti. Altın, “Yozgat Şeker Fabrikası devletimizin ilimizdeki tek fabrikasıdır. Buranın özelleştirme sonrası da çalıştırılması garantisi ile faaliyetine devam etmesi gerekir. Aksi takdirde Yozgat çiftçisine ve bölgemize yazık olur. Biz Yozgat Şeker Fabrikasının kesinlikle kapatılmamasını faaliyetine devam etmesini istiyoruz.”dedi.
    Sorgun Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifi Başkanı Erdoğan Kaygusuz’da Yozgat Şeker Fabrikasının özelleştirme sonrası Yozgat Tekel Bira Fabrikası gibi kapatılması endişesi taşıdığını söyledi.
    Özelleştirmeye karşı olmadıklarını anlatan Başkan Kaygusuz, “Yozgat Şeker Fabrikası, Çorum ve Turhal’a 120 kilometre, Boğazlıyan’a 80 kilometre mesafededir. Bu fabrikaların tam ortasında bulunan Yozgat Şeker Fabrikasının ben çalıştırılacağını düşünmüyorum. Eğer kapatılma gibi bir durum olursa Yozgat çiftçimize, nakliyecilerimize ve çalışanlarına yazık olur. Bugün bakıyorsunuz yıllık 33 Trilyon zarar eden fabrika özelleştirilmiyor ama Yozgat Şeker Fabrikası özelleştiriliyor. Bence özelleştirme işlemi zarar eden fabrikaları kapsaması gerekirdi.”diye konuştu.
    Yozgat Şeker İş Başkanı Turgut Gözübüyük ise Şeker Fabrikasının özelleştirilmesine karşı olduklarını vurgulayarak, şunları kaydetti: “İstihdam ve toplum sağlığı için önceliği üzerinden politika üretmesi gereken devletin şeker stratejik bir alanı özelleştirme çerçevesinde önceliği kar maksimizasyonu olan özel sektöre terk etme kararı, her şeyden önce toplumun sağlığını sermayenin vicdanına ısmarlanmasıdır. Yıllık Yozgat ekonomisine 157 Milyon TL katkı sağlayan 500 kişinin istihdam edildiği dolaylı yollardan 30 Bin kişiyi istihdam eden fabrikamızın özelleştirilmesi durumunda ilimizde göçün giderek artacağı istihdamın azalacağı, Yozgat ve Sorgun ekonomisinin felç olacağı yarınlarımız olan çocuklarımıza iş istihdamının kalmayacağı için fabrikamızın özelleştirilmemesine her kesim tarafından destek bekliyoruz.”şeklinde konuştu.
    Aralarında Yozgat Şeker Fabrikasının da bulunduğu ve bu hafta içinde çıkılacak ilanlarla, Afyon, Ağrı, Bor, Burdur, Çorum, Elbistan, Erzincan, Erzurum, Ilgın, Kastamonu, Kırşehir, Muş ve Turhal fabrikaları için ihale süreci başlayacak. Varlık satışı şeklinde yapılacak ihalelerin, iki ay gibi bir sürede tamamlanması hedefleniyor.

    Özelleştirme sürecindeki tartışmaları en aza indirmek için, ihale şartnamelerine bazı maddelerin konulması planlanıyor. Bu kapsamda fabrikaların özelleştirildikten sonra, bulundukları ilde üretime devam etmesine yönelik olarak, şartnamede hükümlerin yer alması bekleniyor.
    Ayrıca fabrikalara satış yapan çiftçiler, özelleştirmeden sonra, satış yapmaya devam edebilecek. Şartnamelerde çalışanların durumu da yer alacak. Buna ilişkin olarak, çalışanların fabrikada devam edebileceği veya 4B kadrosuna geçiş yapabileceği ifade ediliyor.

     

  • EĞİTİMDE REHBERLİK DESTEĞİ ÖNEMLİDİR

    EĞİTİMDE REHBERLİK DESTEĞİ ÖNEMLİDİR

    Rehberlik nedir, nasıl tanımlanır ve rehberlik ne değildir gibi sorulara bu yazıda cevap bulabilirsiniz. Rehberlik hizmeti, bireyin kendini gerçekleştirme sürecinde karar almada, sorunları çözmede, kendini tanımada yardım almasıdır.

    Bu aşamada özünü gerçekleştirebilmesi için bireyden kendini ve çevresini göz önünde bulundurarak kendisi için en doğru kararı vermesi beklenir.

    İnsanlar hayatı boyunca pek çok konuda her an karar verme içerisindedirler ve bazı kararlar vardır ki hayatımızı etkileyecek derecede önemlidir. Örneğin; meslek seçimi, eş seçimi vb. Böyle dönemlerde insanlar kaygı ve bunalım içinde olabilir ve psikolojik desteğe ihtiyaç duyabilirler. Rehberlik de bireylere bu desteği sağlamaya çalışır. Burada bir ayrıntıya da dikkat çekmek istiyorum.

    İnsanlar genelde rehberlik ve psikolojik danışma kavramlarını birbirinin yerine veya aynı kavrammış gibi kullanabilirler; oysa psikolojik danışma, rehberlik hizmetlerinin bir bölümünü oluşturur. Rehberlik hizmetleri verilirken psikolojik danışma anlayış ve yaklaşımı temel alınır, alınmalıdır.

    Rehberlik konusunun ne kadar önemli olduğunu öğrendiğimize göre, bu cümleden hareketle Yozgat’ta rehberlik eğitimleri ne durumda bir de bunu öğrenelim.

    Yozgat İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından öğrenci, veli ve öğretmen işbirliğinin artırılması ve sorunların daha kısa sürede çözüme kavuşturulması için rehberlik öğretmenlerine yönelik 5 günlük eğitim semineri düzenlendi.

    Programda MEB’e bağlı okullarda çalışan okul psikolojik danışmanlarına, sıklıkla karşılaştıkları problem alanları olan, sosyal kaygı, problemli internet kullanımı, kendini kabul ve kriz konularında bilişsel davranışçı terapi yaklaşımına dayalı müdahale teknik ve stratejilerinin, probleme dayalı öğrenme yaklaşımı ve yaşantısal tekniklerle kazandırılmasının amaçlandığı belirtilerek, Okul psikolojik danışmanları, öğrenci, veli ve diğer öğretmenler tarafından özellikle öğrencilerle ilgili ortaya çıkan sorunlar konusunda ilk sırada başvurulabilecek yardım kaynağı olarak görüldüğü ifade edildi.
    Yozgat Rehberlik ve Araştırma Merkezi (RAM)’da düzenlenen eğitim seminerde Anadolu Üniversitesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Aydoğan Aykut Ceyhan’ın yürütücülüğünü yaptığı, PDR Uzmanı Uzm. Psk. Danışman Ömer Özer’in koordinatörlüğünde gerçekleştirilen Proje 4004-Doğa Eğitimi ve Bilim Okulları Programı 20 rehberlik öğretmenin katılımı ile 5 gün sürdü.
    Program kapsamında ilk grup eğitimleri 12-16 Şubat 2018 tarihleri arasında Yozgat il merkezinde gerçekleştirildi.
    Proje Rehberlik Araştırma Merkezlerinin okul psikolojik danışmanlarının karşılaştıkları problemler ve ihtiyaç alanlarına ilişkin yapılan, bilgi almaya yönelik görüşmeler ve proje ekibinin önceki proje deneyimine dayanarak geliştirildi.
    Proje ile, bilişsel davranışçı terapi kapsamındaki müdahale becerilerinin geliştirilmesinin yanında kalabalık okullarda aynı anda birden çok öğrenciye yardım etme olanağı sağlayan grupla psikolojik danışma programlarını geliştirebilme, yürütebilme ve değerlendirebilme becerilerinin de geliştirilmesi hedeflendiği belirtildi.

     

  • SOSYAL FAALİYETLER VATANDAŞA NEFES ALDIRIYOR

    SOSYAL FAALİYETLER VATANDAŞA NEFES ALDIRIYOR

    Yozgat, örf adet, gelenek, görenek, sosyal ve kültürel faaliyetlerin son yıllarda dibe vurduğu yerin adı oldu. Fakat güzel olan şu ki, bu sorunlar tespit edilerek ortadan kaldırmak amacıyla öncelikli olarak kurumsal çalışmalar ışığında olumlu gelişmeler yaşanmaktadır…

    Her ne kadar sosyal amaçlı faaliyetlerin toplum ile paylaşılmasını sağlamak, sergilenmesine vesile olması bakımından yeterli ölçüde tesisler yok gibi görünse de, imkanlar ölçüsünde güzel gelişmeler yaşanmaktadır.

    Geçtiğimiz günlerde vatandaşın yoğun katılımı ile Ankara Devlet Türk Halk Müziği Gençlik Korosu tarafından sergilenen ‘Bekleyiş’ adlı müzikal drama gösterisi Yozgat İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’nde sahnelendi.

    Ankara Seymenler Kulübü Derneği, Çınar Gençlik Kulübü Dansçıları ve Bozok Tiyatro Topluluğu sanatçılarından oluşan ekip izleyicilere duygu dolu anlar yaşattı. Şefliğini Hasan Basri Dumlupınar’ın oyun yönetmenliğini ise Habib Çoşkunsoy’un yaptığı gösteride, Yozgat’ın Battal Köyü’nden Çanakkale Savaşı’na ve ardından diğer cephelere katılan Hüseyin oğlu Abdurrahman’ın şahadet haberinin arkasından çocuğuyla ortada kalan hanımının çaresizlikten başka biriyle evlenmesi ve Kurtuluş Savaşı verildikten sonra çıkıp gelen Abdurrahman’ın ibretlik hikâyesi farklı bir sanatsal üslupla müzikal drama olarak anlatıldı. Yaşanmış bir hikayenin kurgusu olarak hazırlanan ‘Bekleyiş’ adlı müzikal drama izleyiciler tarafından büyük beğeni topladı. Gösteriye Yozgat Valisi Kemal Yurtnaç, Bozok Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Salih Karacabey, İl Jandarma Alay Komutanı Bilgihan Yeşilyurt ve çok sayıda davetli katıldı.
    Gösterinin ardından açıklamalarda bulunan Yozgat Valisi Kemal Yurtnaç, müzikal dramanın izleyicileri eski günlere götürdüğünü söyleyerek “Sanatçı arkadaşlara katılımları için teşekkür ediyoruz. Koro bizi tarihten aldı bugünlere getirdi. Önce hüzünlendik sonra eğlendik. Sonra düşündük dedik ki bu millete kahramanlık yakışıyor. Ordumuzun yüzde birlik kısmı bile değil. Sınırlarımızın dışındayız.
    Çünkü birileri kıpırdanmaya başladı. Bilsinler ki bu milletin 80 yaşındaki insanları bile askerlik için şubelere başvuruyor. İnsanların ülkesine devletine bayrağına nasıl sahip çıktığını hepimiz gördük. Kahramanlık bizim milletimizin genlerinde var. Yüce rabbim bize şahadet ve kahramanlık duygusunu vermiş. Yeri geldiğinde kadınıyla erkeğiyle çocuğuyla bir ve beraber olarak bu ülke için bu bayrak için hepimiz şahadet şerbeti içmeye hazırız” dedi.
    Yozgat’ın nüfusuna oranla en fazla şehit veren il olduğunu da söyleyen Vali Yurtnaç, “Bu maksatla tüm Türkiye olarak sağcısıyla, solcusuyla alevisi, sünnisiyle biz bir ve beraberiz. Ölüme şahadete yürekleriyle musikiyle giden milletin evlatlarıyız. Bu millet, bu devlet ilelebet payidar kalacaktır. Bu tür gösterileri Yozgat’ta daha fazla çok daha güzel bir şekilde sizlere göstereceğiz ve gençlerimizi ruhu dimdik bir şekilde hayata hazırlayacağız” şeklinde konuştu.

     

  • Tasarruflu Toplum Olmanın Faydaları

    Tasarruflu Toplum Olmanın Faydaları

     

    İnsan oğlu hayatını kolaylaştırmak ve yaşam biçimine dönüştürmek için her yola başvurmuştur…

    Tarihe bakıldığında birçok icatlar bu tespiti desteklemektedir. Öyle buluşlar var ki kimi gerçekten de insanlığın yararına. Evinizde var olan küçük eşyalarla siz de harikalar yaratabilir, günlük yaşantınızda kolaylık sağlayabilirsiniz. İşte gündelik sorunlarınıza en pratik çözümler…

    Bu konuda enerjinin ne kadar önemli olduğunu sanırım biliyorsunuzdur. Enerji, Su ve toprak insanlığın vazgeçilmezlerindendir.

    Toplum olarak bu konuda yeteri kadar bilgiye sahip olmadığımızı kabul etmesek de, günümüzde yapılan önemli çalışmalara katılım göstermeye başladığımızı söylemeliyim.

    Bugünkü sohbetimiz enerjide tasarruftur. Enerjiyi verimli kullanma konusunda tüketicilerde farkındalık yaratmayı hedefleyen CK Çamlıbel Elektrik’in ‘Tasarruf Ediyorum’ projesinin kazananları belli oldu. 2016 yılına göre 2017’de en çok tasarrufu sağlayan Sivas, Tokat ve Yozgat’taki ilk 10’ar aileye toplam 12 bin kWh bedava elektrik ödülü verildi.

    Sivas, Tokat ve Yozgat’ta ortaokul öğrencilerine yönelik ‘Enerjide Tasarruf ve Yöntemleri’ konulu eğitim seminerleri düzenleyerek enerji tasarrufu bilincini genç nesillerden başlatmayı amaçlayan CK Çamlıbel Elektrik’in aileleri de teşvik etmek ve enerjinin gereksiz yere kullanımını engellemek amacıyla başlattığı ‘Tasarruf Ediyorum’ projesinin ödül töreni düzenlendi. Proje kapsamında 2016 yılına oranla 2017 içerisinde konutlarında en fazla oranda elektrik tasarrufu yapan Sivas, Tokat ve Yozgat’taki toplam 30 öğrenci ailesine ödülleri takdim edildi. Proje kapsamında CK Çamlıbel Elektrik, 3 ilde 12 bin kWh ücretsiz elektrik dağıttı.
    Her ilin ilk 10’u arasında birincilere 1.000 kWh, ikincilere 750 kWh, üçüncülere 500 kWh, diğerlerine ise 250 kWh elektrik hediye edildi. ‘Tasarruf Ediyorum’ projesinin enerjiyi verimli kullanmak adına çok önemli bir çalışma olduğuna işaret eden CK Çamlıbel Elektrik Perakende Satış A.Ş. Genel Müdürü İbrahim Yalçın Tekin, enerji tasarrufunun mili ve sosyal bir sorumluluk olarak görülmesi gerektiğini söyledi. Enerji tasarrufunun günlük yaşam konforundan ödün vermeden enerjiyi etkin ve verimli kullanmak anlamına geldiğini hatırlatan Tekin, “Enerji tasarrufuna yönelik çalışmalar ve projeler bir yandan kendi bütçemize katkı sağlarken diğer yandan ise milli ekonomimize destek olmakta. Projemize dâhil olarak tasarruf eden ailelerimi tebrik ediyoruz. Hem enerji faturalarını düşürdüler, hem de 2018 yılı için bizden ücretsiz elektrik alma hakkına sahip oldular” diye konuştu.
    CK Çamlıbel Elektrik tarafından enerji verimliliği konusunda tüketicilerde farkındalık yaratmak için başlatılan Tasarruf Ediyorum projesi çerçevesinde düzenlenen yarışmaya başvurular 1 Aralık 2017- 5 Ocak 2018 tarihleri arasında kabul edildi. Projeye katılan tüketiciler Nisan 2017 ayı dâhil olmak üzere Eylül 2017’ye kadar olan dönem içerisindeki 6 aylık elektrik tüketimlerini ibraz ederek başvuruda bulundular.

     

  • ÖNCELİK EĞİTİM VE ÇOCUK…

    ÖNCELİK EĞİTİM VE ÇOCUK…

    Çocuklar geleceğimiz derken, çevre çalışmalarını da ihmal etmeden sürdürmek gerekiyor… Türkiye’nin hemen her bölgesindeki hakim görüntü yeşil alandır, sağlıklı toplumların oluşmasına vesile olmak için bu anlamda atılan adımlar son zamanlarda çoğalmaya başladı…

    Bu konuda kurumlar arası yapılan çalışmalar dikkatleri çekerken Okul bahçelerini ağaçlandırmak için  Yozgat İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve Orman İşletme Müdürlüğü işbirliğiyle Merkez ve 11 ilçede eğitim gören toplam 65 bin 862 öğrenci tarafından fidan dikimi yapılacak.

    Sevgi hatıra ormanı oluşturulması planlanırken, öncelik olarak fidanlar, okulların bahçesine dikilecek. Yozgat İl Milli Eğitim Müdürü Yusuf Yazıcı, Okula dikilen fidanlar sayesinde öğrenciler, yeşillikler içerisinde doğayla iç içe bir mekânda eğitim göreceğini söyledi.

    Yazıcı, öğrencilere tabiatı sevme ve koruma bilinci kazandırılacağını ifade ederek,“ Peygamberimizin (s.a.v) ‘’Kıyametin koptuğunu görsen bile elinde yeşil bir dal varsa dik’’ hadis-i şerefinde de belirtildiği üzere ağaç dikmenin ve tabiatı koruyup güzelleştirmenin önemi anlaşılmaktadır. Bizlerde bu düsturla hareket edip öğrencilerimize bu davranış biçimini aşılamamız ve çevremizi daha da yaşanabilir bir hale getirebilmek için gayret göstermemiz gerekmektedir. Ağaçlar, çevremizdeki en görkemli canlılardan bir tanesidir. Yalnızca iki ağaç, dört kişilik bir ailenin ömür boyu gereksinim duyduğu miktarda oksijeni üretmek için yeterli olup yüzlerce farklı canlı türüne ev sahipliği yapıyor, havadaki zehirli gazları emip yaşam kaynağımız olan oksijeni yayarken, bizi olumsuz hava koşullarından da koruyorlar. Ağaçları sevmemizin en büyük nedeni muhteşem görüntüleri ve havadaki oksijen miktarını artırmaları olsa da dikilen her bir ağacın dünyamıza, çevresel, sosyal ve toplumsal onlarca faydası var. Öğrencilerimiz bu proje sayesinde bu faydalardan ziyadesiyle yararlanmış olacaklar. Orman Genel Müdürlüğümüze, İlimiz Orman Şube Müdürlüğüne ve bu projede emeği geçen herkese teşekkür ederim” dedi.

    Bu çalışmaların paralelinde okul ziyaretlerini aksatmazken, tek tek sınıflara giren Yazıcı öğrenciler ile sohbet ederek onların taleplerini dinledi. Okulların ihtiyacı olan malzemelerin temini için gerekli talimatları veren Yazıcı, öğretmenlerle toplantı yaparak il eğitimi ve okullarda yürütülen çalışmalar hakkında istişarelerde bulundu.

    Yazıcı, öğretmenlerle yapılan toplantıda; öğrencilerin bireysel farklılıklarının gözetilmesi, kazanım ve hedeflerle ders anlatım metotlarının uyumlu ve verimli olması gerektiği, her ders sonunda ve nota dayalı değerlendirmelerde derslerin içeriğine göre gözlem, uygulama veya ölçekler kullanarak ölçme – değerlendirme işleminin bilimsel metotlara göre yapılması, her öğrencinin hem akademik hem de duygusal gelişiminin izlenmesi, elde edilemeyen kazanımlarla ilgili yeni karar süreçlerini başlatarak tam öğrenmenin gerçekleşmesinin sağlanması gerektiğini söyledi. Ölçmenin değerlendirmeye esas verileri elde etmek için yapılması ve ölçme sonuçlarına göre öğrencilerle birlikte öğretmenin de kendi performansı ile ilgili değerlendirme yapmasının gerekliliğini vurgulayan Yazıcı, bilimsel ölçme-değerlendirmenin bu zeminde yapılmasının önemini vurgulayarak öğrencilerin kazanımları elde edip etmediğini takip edilmesini ve Milli Eğitim Müdürlüğü olarak bu hususların takibinin yapılacağını belirtti.

    Veli eğitimine gerekli önemin verilmesi ve velilerin talepleri doğrultusunda gerekli eğitim faaliyetlerinin yapılmasını isteyen Yazıcı, ‘’Öğrenci Koçluğu’’ sisteminin titizlikle yürütülmesi gerektiğine dikkat çekti. 2017-2018 ikinci dönem eğitim-öğretim yılının hayırlı bir şekilde geçmesini dileyen Milli Eğitim Müdürü Yazıcı, yönetici, öğretmen ve diğer çalışanlara teşekkür ederek ziyaretini sonlandırdı.

     

  • AFRİN’E DESTEK DEVAM EDİYOR

    AFRİN’E DESTEK DEVAM EDİYOR

    Türk Silahlı Kuvvetlerimizin Afrin için başlattığı “Zeytin Dalı” harekatının üzerinden neredeyse bir ay olacak…

    Bunun adı her ne kadar “savaş” değilse de, yıllardır olduğu gibi şimdide gizli devam eden bir savaşın içindeyiz. Millet olarak Afrin operasyonuna tam destek veriyoruz… Bu destekler maddi ve manevi şekilde devam ediyor.

    Bu konuda çeşitli kurum ve kuruluşların da devam eden destekleri var.  Bu konuda Türk Eğitim-Sen Şube Başkanı Mahmut Kabayel, her şart altında Mehmetçiğin yanında olduklarını söyledi.

    Türkiye Kamu Sen, sendika üyeleri ile birlikte Cumhuriyet Meydanında düzenledikleri basın açıklamasında Zeytin Dalı Harekatına destek açıklaması yaptı.
    Türk Eğitim Sen Yozgat Şube Başkanı Mahmut Kabayel, yaptığı açıklamada şunları kaydetti: “Zeytin Dalı harekatının 22. gününde operasyonlarda 9, düşen helikopterimizde ise 2 askerimizle birlikte toplam 11 şehit haberi yüreklerimizi yaktı. Şehitlerimize yüce Allah’tan rahmet, Türk milletine baş sağlığı diliyoruz. “Türk milletinin bekası, birliği ve dirliği için Afrin’e yönelik olarak devam eden Zeytin Dalı operasyonu başarıyla sürerken bugün gelen şehit haberleri yüreklerimizi bir kez daha yakmıştır. Teröristlere yönelik operasyonlarda 9, düşen helikopterimizde ise 2 Mehmetçiğimiz bu vatan için şehadet şerbeti içmiş ve şehitlik makamına erişmişlerdir. Bütün dualarımızla, milletimizin bekası, ülkemize yönelik tehditlerin bertaraf edilmesi için cansiperane mücadele eden tüm Mehmetçiklerimizin yanında olduğumuzu bir kez daha kararlılıkla ifade ediyoruz. Türkiye Kamu-Sen olarak 400 bin üyemizle, duamızla, varlığımızla, ruhumuzla ve bütün benliğimizle askerimizin yanındayız. “Her şart altında Mehmetçik’le beraberiz. Acımız da, sevincimiz de bir” sloganıyla başlattığımız hareket,Yozgat’ta olduğu gibi tüm illerimizde deyapılacak basın açıklamasıyla devam edecektir. Birlik ve beraberliğimze nifak tohumları ekmek isteyenlere karşı gücümüzü bir kez daha göstermek için burdayız. Askeriyle, milletiyle bir ve bütün olarak devletimizin ve devlet büyüklerimizin yanında, alacakları her kararın sonuna kadar arkasında olduğumuzu dost düşmana göstermek için burdayız. 80 milyon Türk milleti tek yürek, tek bilek kahraman Mehmetçikle birlikte Afrin’e yürümeye hazırdır. Birlik ve beraberliğe en çok ihtiyaç duyduğumuz bir dönemdeyiz. Yüce Türk halkının da destekleriyle yürütülen Afrin Harekatı için dualarımız Mehmetçiklerimizledir. Bu yüzden “Afrin Operasyonuna Destek, Şehide Saygı” amacıyla , Türkiye Kamu-Sen camiası adına, bu vatan için kara toprağa düşen tüm şehitlerimize yüce Allah’tan rahmet, aileleri, yakınları ve necip Türk milletine baş sağlığı diliyorum. Şehitlerimiz yüreklerimizde ve dualarımızda ebediyyen yaşayacaktır. Mekanları cennet olsun. Ne Mutlu Türk’üm Diyene”

     

  • Kanser Hastaları İçin İyi Bir Gelişme

    Kanser Hastaları İçin İyi Bir Gelişme

    Hatırlarsınız Yozgat Şehir hastanesi hizmete girmesinin üzerinden tam tamına 1 yıl geçti… Kuruluşunun birinci yılını öğrendiğim kadarıyla geçtiğimiz günlerde pasta keserek kutlamışlardı…

    Açıldığı ilk günlerde çok şikayet vardı buranın hizmetlerinden deyim yerindeyse vatandaş kendi arasında “dağ fare doğurdu” demeye getirmişti mevzuyu… Ama çabuk toparladılar, eksik ya da noksanlar tez elden tamamlandı.

    Şimdi yine bir noksan daha tamamlandı… Vatandaş artık yaşadığı birçok sağlık sorunu için İl dışına gitmiyor, sevklerin zaman içinde hiç olmamasını temenni ediyorum.

    Bir noksanını daha tamamlayan bu kurumda Onkoloji Uzmanının başlamasıyla kemoterapi uygulamaları hız kazandı.

    Yozgat Şehir Hastanesinde, Onkoloji Uzmanının başlamasıyla kemoterapi uygulamaları hız kazandı. Hastalar, kemoterapi veyahut kontroller için il dışına gitmek zorunda kalmayacak.

    Yozgat Şehir Hastanesinde görevli Tıbbi Onkoloji Uzmanı Dr. Halis Yerlikaya yaptığı açıklamada kanserin yaşam tarzı değişiklikleri ve tarama yöntemlerinin etkin kullanılması ile önlenebilir ve erken teşhis edilebilir bir hastalık olduğunu, tedavi alanındaki birçok gelişme sayesinde kansere karşı çaresiz olunmadığını söyledi.

    Dr. Yerlikaya,”Tüm dünyada kalp damar hastalıkları sonrasında en önemli hastalıklardan biri olan kansere dünyada her yıl yaklaşık 14 milyon kişi yakalanıyor. Kanserin tek bir hastalık olmadığı gibi, 100 den fazla çeşidi mevcut ve birçok kanserde uygulanan tedaviler sonrasında ya tamamen kür sağlandığında ya da hastalarının yaşamlarına çok önemli katkılar ekleniyor. Tedavi süreci bir takım zorluklar içerse de en başta hastaların azim ve iradeleri, hekimler, sağlık çalışanları ve hasta yakını ve ailelerin desteği ile kanser hastalığının üstesinden gelmenin mümkün. Kanser hastalığı, halk arasında ürkütücü ve ölümcül bir hastalık olarak biliniyor, ama bu hastalığı karşı çaresiz olmadığımızı, korkuların yersiz olduğunu, ameliyat, radyoterapi ve kemoterapi ile bir çok kanser hastasının artık tamamen iyileşmesi mümkün olduğunu biliyoruz. Son yıllarda onkoloji alanında akıllı ilaçlar olarak bilinen hedefe yönelik tedaviler; geleneksel kemoterapi ilaçlarından farklı olarak vücudun bağışıklık sistemini harekete geçirip, kanserin üstesinden gelmemizi sağlayan İmmuno-onkoloik ilaçların uygulanması ile bir çok kansere karşı başarılıdır.” dedi.

    Kanserden değil tedaviye geç kalınmaktan korkulması gerektiğini vurgulayan Dr. Yerlikaya, şöyle devam etti:

    “Kanserde erken tanının hayat kurtardığını bunun için özellikle sık görülen kanserlerden Meme kanseri, kalın bağırsak kanseri ve rahim ağzı kanserleri için belirlenen yaşlarda önerilen taramaları yapmanın çok önemli olduğunu, böylelikle kanserin daha erken dönemde bir takım belirtileri ortaya çıkmadan ve vücutta yayılmadan saptamanın mümkün olacağını belirtmek isterim. Kanserin oluşmasında genetik bir takım faktörlerin yanı sıra; sigara, alkol, kötü beslenme, şişmanlık ve sedanter yaşam denilen hareketsiz kalmanın risk faktörlerini oluşturduğunun altını çizmek isterim. Özellikle başta akciğer kanseri olmak üzere birçok kanserin oluşmasına neden olan içerisinde 4000 den fazla vücuda zararlı zehirli maddenin bulunduğu sigaranın hiç içilmemesi gerekli, içenlerin de bir an önce bırakmalarının sağlıklı yaşam için çok önemli bir ilk adım olacaktır. Kanser tedavisi sürecinde etkinliği bilimsel araştırmalarla kanıtlanmış, bu konuda uzun süre eğitim almış alanında uzman kişilerin uyguladıkları ve önerdikleri tedaviler dışındaki tedavilere rağbet edilmemesi gerektiği, bir takım ticari kaygılarla otlar gibi içerisinde ne olduğunu bilmediğimiz, vücutta zarar verme potansiyeli yüksek maddelerin kullanılmaması gerektiğini, bilimsel etkinliği kanıtlanmış, başarılı tedavilerin yerine içerisinde ne olduğunu ve nasıl elde edildiğini bilmediğimiz bir takım ürünlerin alınmasının fayda yerine zarar verdiğini bilmeliyiz.”

     

  • Afrin Şehitlerimizi uğurlarken…

    Afrin Şehitlerimizi uğurlarken…

    Afrin bundan 20 gün önce başlayan “Zeytin Dalı” harekatı tüm hızıyla devam ediyor… Devam eden operasyonlar sırasında şehitler verdik, Yozgat iki evladını Afrin için şehit verdi…

    Operasyon tüm hızıyla devam ederken, düşman kuvvetleri sinsi şekilde karşılık veriyor, bunlarında PKK’dan hiçbir farkı yok. Türk Milletinin kaderi bu, yıllarca karşımızda bir ülke olmadan savaştık, her ne kadar savaş kelimesi bir ülkeye karşı verilen mücadele gibi görünse de, şuan devam eden sinsi savaş sırasında yine şehitler verdik.

    Memleketin dört bir yanına acı haberler düştü…

    Düşen helikopterdeki Kara Pilot Yüzbaşı Mehmet İlker Karaman,

    Kara Pilot Üsteğmen Erdem Mut,

    Ayrıca çatışmalarda Piyade Astsubay Üstçavuş Hasan Kuş,

    Uzman çavuşlar Oğuzcan Ekiz,

    Enes Sarıaslan,

    Halis Koca,

    Burak Akalın,

    Serdar Ege,

    Hüseyin Şahin,

    Koray Karaca,

    Ve uzman onbaşı Hamza Karacaoğlu  şehit oldu.

    Ateş düştüğü yeri yakıyor… Birileri bu acıyı daha derinden yaşadı…

    Kimi babasını, kimi kardeşini…

    Birileri eşini, birileri oğlunu…

    Kimimiz arkadaşını, kimimiz komşusunu…

    Hepimiz birden vatan evlatlarını ebediyete uğurladı…

    Şehitlerimizin ardından ortaya çıkan vasiyetler… Aslında askerlerimizin ne kadar şehitliğe hazır olduğunu gösteriyor…

    Vatan için arkalarında sevdiklerini bırakırken, kelimelere döktükleri hepimiz için ders niteliğinde… Ama bu topraklarda yaşayan hainler ve satılmışlar ise, hiçbir fırsatı kaçırmıyorlar, en acı günümüzde bile bu millete, değerlerine saldırmaktan geri de durmuyorlar…

    Eski Genelkurmay Başkanı Emekli Orgeneral İlker Başbuğ’un Afrin tartışmaları üzerine söylediklerine bir daha bakalım… Ve kendimize çeki düzen verelim…  “Afrin’de Mehmetçik çatışıyor, askerimiz çatışıyor, şehit oluyor. Asker çatışırken, şehit olurken siyasidir falan gibi söylemlerin tartışılma zamanları değil” En acı günlerinde bile şehit yakınlarının ortaya koyduğu tavır ortadayken, Birileri durumu değerlendirme derdine düşmüş görünüyor… Ama bu devlet bizim ve bu millet de bu devletin kıymetini, hep bildi, hep  bilmeye de devam edecek…

     

  • SİGARAYI BIRAKTIM…

    SİGARAYI BIRAKTIM…

    Sigarayı bıraktım… İl Sağlık Müdürü Dr. Fatih Şahin ve Yeşilay Yozgat Şube Başkanı Halil İbrahim Coşkun’un dediği gibi, içmeyeceğim, içmemek için gereken mücadeleyi vereceğim…

    Tesadüf ama bilindiği gibi, “9 Şubat Dünya Sigarayı Bırakma Günü” sigarayı bırakmama vesile oldu. Bu konuda Yeşilay Yozgat Şube Başkanı Halil İbrahim Coşkun, sigara bağımlıları için 9 Şubat Dünya Sigarayı Bırakma Günü’nün bir dönüm noktası olabileceğini söyledi.
    Yeşilay Şube Başkanı Halil İbrahim Coşkun, “9 Şubat Dünya Sigarayı Bırakma Günü”nü dolayısıyla yaptığı açıklamada sigaranın insan sağlığına verdiği zararlara değindi.
    Dünya genelinde 1,2 milyar insanın sigara kullandığını vurgulayan Coşkun, Tütünden hastalıklar sebebiyle her yıl 6 milyon insanın yaşamını yitirdiğini belirtti. Sigaranın hem kişiye hem çevresine verdiği zararlara dikkat çeken Yeşilay Yozgat Şube Başkanı Halil İbrahim Coşkun; sigara bağımlıları için 9 Şubat Dünya Sigarayı Bırakma Günü’nünbir dönüm noktası olabileceğini ifade etti.
    Coşkun, “Dünya Sağlık Örgütü, dünyada en büyük sağlık sorunun sigara olduğunu açıkladı. İstatistiklere göre sigara içmek dünya çapında bir problem ve tahminen her 3 yetişkinden biri sigara kullanıyor. Sigara, fiziksel, sosyal ve ekonomik bakımdan yıkıcı sonuçlara yol açan ciddi bir bağımlılıktır. Ülkemizde her yıl 100 binden fazla insanımızı sigardan dolayı kaybediyoruz. Bunun yanında pasif etkilenimden doğan hastalıklar ve zararlar da ayrı bir acı tablo. Önemli bir halk sağlığı sorunu olan sigara kullanımı aynı zamanda birey ve ülke ekonomisini olumsuz yönde etkileyen bir bağımlılık.” dedi.
    Sigaradan kurtulmanın mümkün olduğunu vurgulayan Coşkun; “Sigara size ve sevdiklerinize zarar veriyor. 9 Şubat Dünya Sigarayı Bırakma Günü bu anlamda bırakmak isteyenle riçin bir fırsat.Bu konuda tüm vatandaşlarımızdan hassasiyet rica ediyoruz. Kullananların bırakmasını, kullanmayanların da daha bilinçli olarak kendileri ve sevdikleri için model olmasını, çevreye karşı da uyarıcı olmasını istiyoruz” diye konuştu.
    Sigara ihlallerini kolay bir şekilde bildirmek amacıyla Yeşilay ve Sağlık Bakanlığının hayata geçirdiği Yeşil Dedektör, mobil uygulamasının 130 bin kullanıcıya ulaştığını ifade eden Coşkun, “ Yeşil Dedektör, kapalı mekânlarda tütün mamülleri kullanımını ihlal eden işletme ve müşterilerin ihlallerini azaltmayı amaçlıyor. Uygulama, 2008 yılında yürürlüğe giren kapalı mekânlarda tütün mamulleri kullanım yasağına uyulmasını sağlamak, ihlallere karşı toplumda farkındalık oluşturarak tütün mamulleri kullanmayan vatandaşlarımızın haklarını korumak ve yasal hakları konusunda bilinçlendirmek amacıyla geliştirildi. Uygulama ile kullanıcı ihlal bildirimini, tek tıkla konum belirleyerek ve mekân adı seçerek bildirebiliyor. İhlal bildirimi sonrasında bildirim, Sağlık Bakanlığı’nın Yeşil Dedektör için ayırmış olduğu sisteme düşüyor ve oradan de saha ekiplerine ulaşıyor. Saha denetim ekipleri ihlal bildiriminin yapıldığı mekâna ulaşarak ihlal olup olmadığını denetleyip ve gerekli işlemi yapıyor.
    Bu kapsamda tütün mamulleri kullanmayan müşterilerin hakkının korunması, yasağa uyumun sağlanması yoluyla ihlallerin asgariye indirilmesi sağlanıyor. Alanında tek uygulama olan bu çalışmayla tütün ürünleri kullanmayanların hakkının korunması, yasağa uyumun sağlanması, ihlallerin asgariye indirilmesi hedefleniyor. Uygulama Appstore ve Google Play platformlarından ücretsiz olarak indirilebiliyor.
    Yeşilay Sağlık Bakanlığıyla birlikte sigarayı bırakmaya yönelik olarak “Sigarayı Bırak, Hayatı Bırakma” kampanyasını hayata geçirdi. Bilimsel alt yapılı, uzman kadrolarla hazırlanan bu kampanyada bilhassa dijital medya kanalları ve kamu spotları kullanılarak sigara bağımlılığına yönelik bilinçlendirme çalışmaları yapılıyor. Sigarayı bırakmak isteyenlere özel programların hazırlandığı bırakabilirsin.org sitesi yanı sıra kamu spotları da sigara bağımlısı ve sigarasız yaşam üzerinden mesajlarını veriyor.”şeklinde konuştu.

  • EĞİTİM YAKIN MARKAJ ALTINDA…

    EĞİTİM YAKIN MARKAJ ALTINDA…

    Eğitim konusunda Yozgat’ta geçmişten günümüze yansıyan bir takım eksik ve noksanlıkların olduğunu bildiğimiz için zaman zaman bu konularda sohbetlerimiz oldu…

    Türkiye’de Eğitim sisteminde hemen her dönem bir takım değişikliklerin yaşanması ve bu değişikliklere ayak uyduramadığımızdan kaynakları yaşanan alt yapı sorunları adeta kör düğüme sebep oldu…

    Yozgat’ta bir başka önemli sıkıntı ise, hemen her yıl olmasa dahi iki yılda bir Yozgat’ta değişen Milli Eğitim Müdürünü atama sistemidir.

    Sık sık değişen Müdürlük makamında kurum içindeki birimlerde yapılan değişiklikler de İl genelinde eğitimdeki başarı oranını düşürmektedir.

    Bu konuda bir süreden beri kalıcı bir takım çalışmalar nihayet yapılmaya başlandı. Okulların fiziki yapıları yeniden düzenlenmektedir. İkili eğitim sistemi kaldırılıp, tekli sistem üzerinde çalışmalar yoğunlaşmıştır.

    Dolayısıyla son zamanlarda yapılan çalışmalara gelince biraz da bunlardan şu şekilde bahsedebiliriz… Yozgat İl Milli Eğitim Müdürü Yusuf Yazıcı, okul ziyaretleri kapsamında Sürmeli Anaokulu ile Hüseyin Saffet Coşkun İlk ve Ortaokulunu ziyaret ederek okul müdürlerinden okullarınfiziki ve genel durumu hakkında bilgi aldı. Sınıfları da gezen Yazıcı, öğrencilerin istek ve taleplerini dinleyerek eğitim üzerine sohbet edip, idealleri hakkında nasihatlerde bulundu.

    İl Milli Eğitim Müdürü Yazıcı, okulların ihtiyacı olan malzemelerin temini için gerekli talimatları vererek takip edilmesini istedi. Öğretmenlerle de toplantı yapan Yazıcı, Yozgat eğitimi ve okullarda yürütülen çalışmalar hakkında istişarelerde bulundu.
    Toplantıda; öğrencilerin bireysel farklılıklarının gözetilmesi, kazanım ve hedeflerle ders anlatım metotlarının uyumlu ve verimli olması gerektiği, her ders sonunda ve nota dayalı değerlendirmelerde derslerin içeriğine göre gözlem, uygulama veya ölçekler kullanarak ölçme ve değerlendirme işleminin bilimsel metotlara göre yapılması, her öğrencinin hem akademik hem de duygusal gelişiminin izlenmesi, elde edilemeyen kazanımlarla ilgili yeni karar süreçlerini başlatarak tam öğrenmenin gerçekleşmesinin sağlanması gerektiği konuları üzerinde duruldu.
    Ölçmenin değerlendirmeye esas verileri elde etmek için yapılması ve ölçme sonuçlarına göre öğrencilerle birlikte öğretmenin de kendi performansı ile ilgili değerlendirme yapmasının gerekliliğini vurgulayan Yazıcı, Bilimsel ölçme-değerlendirmenin bu zeminde yapılmasının önemli olduğunu öğrencilerin kazanımları elde edip etmediğinin takibini Milli Eğitim Müdürlüğü olarak yapılacağını belirtti.
    Yazıcı, “Sayın Valimizin himayelerinde gerçekleştirilen ‘’Öğrenci Koçluğu’’ sisteminin titizlikle yürütülmesi gerekir. Ayrıca veli eğitimine de gerekli önemin verilmesi ve velilerimizin talepleri doğrultusunda gerekli eğitim faaliyetlerinin yapılması gerekir.”dedi.

     

  • Pilot Bölge Projesi Yakın Takibe Alınmalı

    Pilot Bölge Projesi Yakın Takibe Alınmalı

    Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Eşref Fakıbaba, köylüye 300 damızlık koyun müjdesini verdi. Bu konu oldukça önemli bir konu olmakla birlikte işin üstünde durulur ve takip edilirse Yozgat’ın bu ve diğer sorunlu olan yönlerine çözüm olacağı gibi kurtuluşuna vesile olur…

    Ayrıca bakanlık tarafından yapılan çalışmalar ve hazırlanan yeni projeler biran evvel yakın takibe alınması gerekiyor… Bilindiği gibi Yozgat göç veren İl’lerin en başında geliyor, İl genelinde üretim kanalları tıkanmış bir halde olduğu için Yozgat’ta iki türlü göç yaşanmaktadır, bir kesim köyden ilçe ya da şehir merkezine taşınırken, kalan kesim başka şehirlere göç etmeyi tercih ediyor…

    Yozgat aynı zamanda kırsal bölge olmasının dezavantajını yaşarken, karşı karşıya kaldığı sorunları çözmekte ne yapacağını bilmez bir duruma gelmiştir. Bugün Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı projeleri kapsamında Yozgat Ziraat Odası Başkanı İsmail Açıkgöz’ün birkaç gün evvel ifade ettiği gibi projenin uygulanması sırasında Yozgat’ın pilot İl’ler arasında yer almasıyla şehrin ekonomik sorunları dahil birçok problemi çözüm bulacaktır. Konu ile ilgili açıklamaları tekrar kısaca hatırlayalım:

    Sözleşmeli hayvancılık modelini Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Eşref Fakıbaba’nın Yozgat ziyaretinde dile getirdiklerini söyleyen Açıkgöz, projede katkılarının olduğunu açıkladı.

    Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Eşref Fakıbaba, köyden kente göçü engellemek için her çiftçiye 300 damızlık koyun verileceğini söyledi. Üstelik buna ek olarak da asgari ücretten sigortası ve maaşı da yatacak.  Fakıbaba, bu devlet desteğini “Müthiş bir sosyal ve sürü artırma projesi” olarak tanımladı ve slogan olarak da “Köyden şehre gitme. Hem maaşını al hem kendi işinin patronu ol” dedi.

    Her aileye 300 damızlık koyun müjdesini veren Fakıbaba, detayları şu şekilde anlatmıştı: “Her bir aileye 300 tane damızlık koyun vereceğiz. 300 damızlık koyunu alan ayrıca asgari ücret alacak. Sigortasını da yapacağız. Yem, ilaç, veteriner eksiği varsa onu karşılayacağız. Sadece köyde arazi tapusunu ipotek olarak alacağız. 300 koyun 300 yavru verecek. Bu yavruların tamamı da işletmemizin sahibine ait olacak. Geri ödeme 300 tane doğacak yavru ile başlayacak. Bu yavrular bir kaç ay sonra 700-800 liraya satılabilir. Bir senede 210 bin lira eder.” 

    Ziraat Odası Başkanı İsmail Açıkgöz, projede Yozgat’ın pilot bölge olması gerektiğini söyledi. Açıkgöz, “Türkiye’nin hayvancılıkta kurtuluşu sözleşmeli hayvancılık modelidir. Toplumda hayvancılık yapmak isteyen ama imkanı olmayan bir sürü insan var. Ama şehirden köye göçecek diye de bu işten anlamayan vatandaşlara hayvanları teslim etmenin bir anlamı yok. Bu işi erbabına teslim etmeleri gerekiyor. Devletin vermiş olduğu bu imkan işin erbabına teslim edilirse yurt dışından hayvan almaya gerek yok. Milli üretim şarttır. Kendi insanımız üretsin. Biz Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanımıza bu modeli teklif ettiğimizde çok beğenmişti. Şimdi bu proje uygulanıyor. Bunun da mutluluğu içerisindeyiz.  Türkiye’de aile boyu hayvancılığın bitmesi ülkemizi çok etkiledi. Avrupa’da sistem zaten bu şekilde. Şuan verilen 300 koyun en az 3 kişiyi istihdam eder. Eşi, gelini herkes bunlardan faydalanır. Sayın bakanımızı tebrik ediyoruz. Umarım proje hedefine ulaşır. Hayvanlar verilsin de biz sigortayı kendimiz yaparız. Değeri ile bu hayvanlar alınıp verilirse proje tutar. Projenin bizden çıkması bizi de gururlandırıyor. Eğer proje buradan çıktı diye pilot bölge Yozgat olursa çok seviniriz. Bu konuyu bürokratlarımıza götüreceğiz. Pilot bölge biz olmak istiyoruz. Bizim kurtuluşumuz tarım ve hayvancılıktır. Bu da bizim hakkımız. Türkiye’de ilk 5’e gireriz” diye konuştu.

     

  • ÖRNEK ESNAFLIK VE HİZMET…

    ÖRNEK ESNAFLIK VE HİZMET…

    Bazı hizmetler vardır ki, parayla satın almak mümkün olmaz… Bu konuda gerek ülkemizde gerekse Yozgat’ımızda insanlar arasındaki yardımlaşma, dayanışma ve paylaşım en önemli özelliğimizdir.

    Vatana sahip çıkmak duygusu başta olmak üzere, düşküne, müşküle, ihtiyaç sahibine destek olmak gibi önemli özelliklere sahip toplumuz için birçok sıkıntıyı yaradanın izni ve yardımıyla atlatıyoruz.

    Yozgatlı olmayıp da burada yaşayanların büyük çoğunluğu eğitim, kültür ve davranış konularında sorun yaşadıklarını duymuşsunuzdur. Birçok zaman esnafın müşteriye davranış şeklinin yanlışlarla dolu olduğu söylenir…

    Fakat ortada bir yanlış söz konusu dahi olsa esnafın tümünün de vicdan vardır, eksiği ya da kusuru yaptığı işin eğitimini görmemesinden kaynaklıdır.

    Dün haberlerde okudum, önemli olduğu için buradan tekrar paylaşmayı uygun buldum. Örnek teşkil edeceğini düşünerek, bugünkü sohbetin konusu olarak seçtim… Yozgat’ta faaliyetini sürdüren OBA İşitme Merkezi, Şehit ve Gazi yakınlarının yanı sıra tüm asker ailelerine ücretsiz işitme cihazı vererek işitme sorunu olan şehit, gazi yakınları ve tüm asker ailelerine kapılarını açtı.

    OBA İşletme sahibi Hamdi Erciyas, yaptığı açıklamada, vatan uğruna canlarını feda eden şehit ve gazi yakınlarının haklarının hiçbir şekilde ödenemeyeceğini belirterek, onlara bir nebze destek olma amacıyla böyle bir uygulama başlattıklarını söyledi.
    Erciyas, “Öncelikle tüm şehitlerimize Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyorum.
    Vatanımızın birlik ve bütünlüğü için devam eden Irak’ta, Suriye’de tüm Türkiye’de ve Zeytin Dalı Harekatına katılan ordumuza başarılar diliyorum. Bizler bir olduğumuz sürece zafer kaçınılmazdır. Ordumuzun başarısı için dua ediyoruz. Bu süreçte herkes asker ve yakınlarına elinden gelen tüm yardımları az çok demeden yapmak zorundadır. Bizde bu kapsamda OBA İşitme Merkezi olarak işyerimizin kapısını şehit yakınlarına, gazi ve yakınlarına ve tüm asker ailelerine ücretsiz işitme cihazı vererek açıyoruz.”dedi.
    İhtiyacı olan gururlu, şanlı insanlara hizmet vermenin kendilerini onurlandıracağını söyleyen Erciyas, “Allah ordumuzu tüm tehlikelerden korusun. Canımızla malımızla ordumuzun yanında ve arkasındayız. 15 Temmuz’da olduğu gibi Türk milleti kendi destanını yazmak zorundadır. Terör Türkiye’de tek partinin meselesi değil, tüm Türkiye’nin meselesidir. Terörü destekleyenler bilsinler ki biz bir olduğumuz sürece vatanımızı bölemezler. Bizlere doğrulttukları namlular bir gün kendilerine dönecek ve kendi kanlarında boğulacaklardır ”dedi.

    Bir örnek davranış daha paylaşmak isterim… Evvelsi gün Kadışehri İlçemize bağlı köylerde çobanlık yapan 36 vatandaşımız, Türk Silahlı Kuvvetlerince başlatılan “Zeytin Dalı” harekatına destek vermek amacıyla kendi aralarında topladıkları 41 küçükbaş kurbanlık koyunları örf ve adetlerimize uygun olarak kınalayarak, cephede bölücü terör örgütüne karşı mücadele eden askerlerimize ulaşması için Hatay’a gönderdiler…

    Sözümün başında da ifade ettiğim gibi bu dayanışma ve yardımlaşma duygusu başka milletlerde bulunmadığı için Türk Milletini özel kılan ve başka milletlerden ayırmaktadır.

     

     

     

  • UYUŞTURUCUYA KARŞI BİRLİKTE MÜCADELE EDİLMELİ

    UYUŞTURUCUYA KARŞI BİRLİKTE MÜCADELE EDİLMELİ

    İnsanları “yasak”lar her daim cezp etmiştir, bu bakımdan yeteri kadar bilinçlenmeyen kesimler, farkında olmadan kendini çeşitli olayların ortasında bulabilmektedir.

    Toplumun “yasak”lara karşı ve sağlık problemleri ile karşı karşıya kalacak olaylar karşısında bilgilendirmek veya bilinçlendirmek maksadıyla son yıllarda olumlu adımlar atılmaya başlandı.

    İşte bunlardan birisi olan “uyuşturucu” ile mücadele çalışmalarıdır. Burada asıl değinmek istediğim husus çalışmalardan bahsederken, hem dikkatinizi çekmek hem de çalışmalara katkı sunmaktır. Dolayısıyla Yozgat’ta bir süreden beri kurum ve kuruluşların bu konuda ortak çalışma yürüttüklerini öncelikle belirtmek isterim. Birkaç gün evvel yapılan toplantıda Valimiz Kemal Yurtnaç, gençleri hedef alan uyuşturucu ile mücadeleye büyük önem verdiklerini belirterek, gençleri uyuşturucu satıcılarının hedefi olmamaları konusunda uyardı.

    Vali Kemal Yurtnaç, 2017-2018 eğitim öğretim yılı ikinci yarıyıl açılışında Sürmeli Lisesi öğrencileri ile bir araya geldi.
    Vali Kemal Yurtnaç, burada öğrencilere hitaben yaptığı konuşmada öğrencilerin aileleri ve kendileri için çok önemli olduklarını söyledi.
    Hayatın bir yarış olduğunu ve bu yarışta gayretli olan kişilerin ipi göğüslediğini belirten Vali Yurtnaç, “Gayreti olmayan ve çevresi ile iyi ilişkileri olmayanlarda bu yarışta dökülürler. Bu maksatla sizlerle zaman içerisinde birlikte olacağız. Sizlere gurup gurup kurumları ziyaret ettireceğiz. Bütün bunlar sizi hayata motive etmeye yönelik çalışmalar. Biz hiçbir zaman şunu demiyoruz, sabah başlayın akşama kadar çalışın. Yok, böyle bir şey. Hayatınızı planlayacaksınız. Çalışma zamanı çalışacaksınız, eğlenme zamanı eğleneceksiniz, dinlenme zamanı dinleneceksiniz. Bütün bunları dengeli bir şekilde yürütmek lazım. Eğlenin, gezin, cep telefonu ile bilgisayar ile oynayın ama bunu dengeli yapın. Bunu dengeli yaparsanız kazanırsınız. Çalışırsanız, gayret ederseniz, sabrederseniz güzel sonuçlar alırsınız. Neden sizlerde ilerde bir vali, kaymakam, savcı, hakim olmayasınız. Bunların hepsi sizin için birer açık kapıdır” dedi.
    Bağımlılığın sadece alkol, sigara uyuşturucu ile sınırlı olmadığını ifade eden Vali Yurtnaç, “Teknoloji de bir bağımlılıktır. Teknolojiyi prensipsiz bir şekilde kullanırsanız bu sizin için en büyük tehdittir. Bilgi kaynağı olarak kullanırsanız bu sizin için bir fırsattır. Bazı şeylerin bizim için fırsat mı yoksa tehdit mi olduğunu bizim onu nasıl kullandığımıza bağlıdır. Teknoloji sizi yönetmesin, siz teknolojiyi yönetin” dedi.
    Sigara, alkol ve uyuşturucu konusunu oldukça önemsediklerini kaydeden Vali Yurtnaç, “Sizler genç olarak ya o tarafa koşup hayatınızı zehir edeceksiniz ya bu tarafta kalıp sağlıklı bir şekilde hayatınızı sürdüreceksiniz. Uyuşturucu satıcılarına dikkat edin. Belki canınız sıkkındır, ailenizde bir probleminiz vardır, birisi gelir al şunu iç iyi gelir diyebilir. O verdiği uyuşturucu madde sizin hayatınıza mal olabilir. Tanımadığınız, güvenmediğiniz insanlardan uzak durun. Sizi bu illete alıştırana kadar çok cüzi bir miktara belki ücretsiz bile verebilirler. Ama alıştırdıktan sonra hayatınızı karartırlar. Bunları sizin bilmeniz lazım. Okul çevresinde durumundan şüphelendiğimiz kişiler varsa bunu gerekli kolluk kuvvetlerine, okul idaresine ve öğretmenlerimize bildireceğiz. Bu bir yardımlaşmadır ve bu konuda ortak çalışma yaparsak bu art niyetli insanları ortadan kaldırabiliriz. Burada hedef kitle gençlerimiz. Uyuşturucu satıcılarının hedefi olmayın” dedi.
     

  • STK’LAR YOZGAT İÇİN NE YAPAR…

    STK’LAR YOZGAT İÇİN NE YAPAR…

    Bir İl’in hem gelişmesi hem kalkınması hem sosyal hem de kültürel faaliyetlerin artması bakımından bir takım lokomotif vardır…

    İşte bunların en başında Sivil Toplum Kuruluşlar gelir… Dernekler, Odalar, Birlikler, Vakıflar ve Siyasi, iktisadi kurular gelir…

    Bu konuda Yozgat’ta kısa bir süre önce kuruluşunu tamamlayarak, bulunduğu konum itibariyle çalışmalarını sürdüren MÜSİAD adeta ziyaretçi akınına uğruyor…

    Bu durumu olumlu bir gelişme olarak görüyorum, bu yüzden sivil toplum örgütlerinin çalışmalarını her zaman önemsediğimi daha önce de yazmıştım.

    Dolayısıyla bugün hem ziyaretlerden hem çalışmalardan hem de MÜSİAD Başkanı Feridun bey açıklamalarını paylaşacağım…

    MÜSİAD Yozgat Şube Başkanı Feridun Daştan, geçmişten günümüze süre gelen göç sorunu başta olmak üzere şehrin gelişimine katkıda bulunacak en önemli faktörün ‘üretim’ olduğunu belirterek; “Yozgat’ın derdiyle dertlenen, sorunları ile hemhal yöneticilerimizle her zaman aynı amaç çerçevesinde çalışıp, üzerimize düşen ne varsa yerine getireceğiz” dedi.

    Yozgat Belediye Başkanı Kazım Arslan ve AK Parti İl Başkanı Celal Köse, kısa bir süre önce kuruluşunu tamamlayan MÜSİAD Yozgat Şubesi’ni ziyaret etti. Ziyarette ağırlıklı olarak ‘Yozgat’ konuşuldu.
    İlk ziyaret AK Parti İl Başkanı Celal Köse tarafından gerçekleşti. Samimi bir ortamda gerçekleşen ziyarette ana gündem maddesi Yozgat oldu.
    İl Başkanı Köse, MÜSİAD gibi ulusal ve uluslararası statüde önemli etkisi olan bir kuruluşun Yozgat’ta şube olarak görev yapmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
    Köse, Yozgat’a katma değer kazandıracak, ekonomik ve sosyal gelişimine katkı sağlayacak her türlü faaliyet ve projenin destekçisi olduklarını söyledi.
    MÜSİAD’ın kısa sürede Yozgat’ta teşkilatlanarak uyum sağlamasının memnuniyet verici olduğunu kaydeden Köse, MÜSİAD Şube Başkanı Ferudun Daştan’a hem teşkilatlanma hem de şehrin geleceğine katkı sağlamak adına gösterdiği gayretli çalışmalarından ötürü teşekkür etti.
    MÜSİAD Şube Başkanı Ferudun Daştan da, gösterdiği destekten dolayı Köse’ye teşekkür ederek, yeni görevinin hayırlı olması temennisinde bulundu.
    Yozgat Belediye Başkanı Kazım Arslan da ziyaretinde Yozgat’ın geleceğine hitap eden projelerden bahsetti.
    Hizmette ciddi bir merhale kat ettiklerini belirten Arslan, “Projelerimizi şehrin geleceğini düşünerek planlıyoruz. Hizmette ciddi bir merhale kat ettik. Hizmetlerimizi daha da ileriye götürmek, Yozgat’ı yaşanabilir bir kent haline dönüştürmek istiyoruz. Yozgat halkı hizmetlerimizden memnun. Amacımız bu memnuniyeti daha da ilerilere taşımak. MÜSİAD gibi bir kuruluşun Yozgat’ta bulunması bu anlamda hizmet ettiğimiz şehre artı bir değer kazandırıyor. Ayrıca bu durumdan da memnuniyet duyuyor, çalışmalarınızda başarılar diliyorum” şeklinde konuştu.
    Ferudun Daştan da, ziyaretinden dolayı Arslan’a teşekkür ederek, Yozgat’ta sanayileşmenin istenilen seviyeye ulaşmasında, üreten bir Yozgat’ın inşa edilmesinde MÜSİAD olarak her zaman taşın altına elini koyan bir kuruluş olacaklarını söyledi.
    ‘Yozgat’ın kalkınmasında olmazsa olmazı üretimdir’ diyen Daştan; “Ortak derdimiz, ortak paydamız Yozgat. ‘Yozgat’a ne yapabiliriz’ noktasında MÜSİAD her zaman sorumluluk alacak, kentin yöneticisi, işadamları, sivil toplum kuruluşları başta olmak üzere tüm aktörleri ile birlik, beraberlik ve uyum içerisinde çalışacaktır. Yaşadığımız şehrin 30 yıllık problemi olan göçün durdurulması noktasında üretimi artıracak projeler ve yeni istihdam alanları oluşması için MÜSİAD her zaman üzerine düşen sorumluluğu yerine getirecektir. Bu noktada şehrimizin yöneticileri, siyasetçilerinin gösterdiği ilgi ve destekten ötürü de ayrıca teşekkür ediyorum” diye konuştu.

     

  • HADİ İNŞALLAH DEDİĞİN GİBİ OLUR

    HADİ İNŞALLAH DEDİĞİN GİBİ OLUR

    Yozgat Milletvekilleri seçim bölgelerinde sık sık görmeye alışıklığımız olduğu için birkaç gün görmesek gözlerimiz yollarda kalıyor…

    Dalga geçmiyorum ve şaka da yapmıyorum, gerçek böyle… Çünkü Yozgat’ın ve Yozgatlıkların başka umutlanacak elinde bir şeyleri yok, olmayınca çare Milletvekilleri oluyor…

    Bu bağlamda geçen hafta AK Parti Yozgat Milletvekili ve Seçim İşleri Başkan Yardımcısı Yusuf Başer Yozgat sokaklarında dolaştı, programda yer alan yerleri ziyaret etti…

    Peki, Sayın Başer nereye gitti, kimleri ziyaret etti, gittiği yerlerde neler konuştuğuna bir bakalım…

    Yozgat’ın gelişmesi ve kalkınmasına yönelik hazırlanan projelere büyük önem verdiklerini belirterek, bu anlamda gerek müteşebbislerin gerekse kurumlar tarafından hazırlanan projeleri yakından takip ettiklerini ve desteklediklerini söyledi.

    Yusuf Başer, Yozgat Damızlık Koyun ve Keçi Yetiştiriciler Birliğini ziyaret ederek Birlik Başkanı Nevzat Yıldırım’la hayvancılığın gelişmesine yönelik atılacak adımlarla ilgili fikir alışverişinde bulundu.

    Yozgat Damızlık Koyun ve Keçi Yetiştiriciler Birliği Başkanı Nevzat Yıldırım, hazırladıkları “Akkaraman ve Kıl Keçisi Islahı Projesi”nin Milletvekili Yusuf Başer’in büyük çaba ve gayretleri ile bakanlık tarafından kabul edildiğini söyledi.

    Burada önemli bir noktaya değinen Milletvekili Başer, Yozgat’ın konumu itibari ile tarım ve hayvancılıkta önemli bir potansiyele sahip olduğunu belirterek, AK Parti iktidarlarının her zaman tarım ve hayvancılığa önem verip üreticilere büyük destekler sağladığını vurguladı. TKDK hibe destekleri ile çiftçi ve üreticilerin Avrupa standartlarında modern tesislerde hayvancılık üretimi yaptığını söyleyen Başer, yakın bir gelecekte Yozgat’ın tarım ve hayvancılık sektöründe önemli bir konuma geleceğini ifade etti.

    Tarım ve hayvancılığın gelişimine yönelik hazırlanan projeleri yakından takip ettiklerini ve gereken hür türlü desteği verdiklerini dile getiren Başer, “Damızlık koyun keçi yetiştiriciler birliğimiz daha önce hazırladıkları 3 akkaraman bir kıl keçisi ıslahı projesi bakanlığımız tarafından kabul edildi. İnşallah bu proje ile hem hayvan ıslahı gerçekleşecek, hem de üreticimiz desteklerden daha fazla yararlanmış olacak. Bu birliğimiz, 2 proje daha hazırladı inşallah bu projelerinde kabul edilmesiyle daha fazla üreticimiz desteklenmiş olacak” dedi.

    İl genelinde 300 bin civarında küçükbaş hayvan bulunduğunu ifade eden Yozgat Damızlık Koyun ve Keçi Yetiştiriciler Birliği Başkanı Yıldırım, Birlik olarak ilimizdeki bu hayvanların ıslahını yapıp üreticimizin daha fazla verim almasını, daha fazla gelir elde etmesini istiyoruz. Akkaraman ırkının bölgeye uyumlu ve verimi yüksek olduğunu belirterek, şu bilgileri verdi: “Bizim şuanda 4 projemiz kabul edildi. Bu projede 25 bin 200 küçükbaş bulunuyor. Bakanlık her koyun için 25 lira destek verirken, bu projede yer alan elit sürü için koyun başına 140 lira, taban sürü için ise koyun başına 70 lira destek sağlıyor. Yine proje içinde bulunan her koç için ise 200 lira destek veriyor.” Hazırladıkları 2 projenin de kabul edilmesiyle daha fazla üreticinin bu desteklerden yararlanacağını vurgulayan Yıldırım, “Ülkemizde hayvancılığın geliştirilmesi gerekiyor. Verilen bu desteklerle üreticilerimizi hayvancılığa yönlendiriyor.”

     

  • GÖÇ YAVAŞLADI AMA DURMADI

    GÖÇ YAVAŞLADI AMA DURMADI

    Yozgat, nüfus göç’ünde yine başı çeken İl’lerin başında yer aldı… Daha önceki yıllarda olduğu gibi geçen yıl da başka şehirlere devam eden nüfus göçü bu kez yavaşladı ama durdurmayı başaramadık.

    Her yıl ortalama bir İlçe büyüklüğünde göç veren Yozgat, merkez nüfusunda kısmen çoğalma olurken, ilçeler bazında bir beldeyi oluşturan nüfus kadar göç verdi…

    Yozgat’a yıllardır yapılan (!) yapıldığı söylenen yatırımlar ve hizmetler nüfus göçünü durdurmaya yetmedi gibi ancak göçün hızını yavaşlattığını görebildik.

    Bu konuda Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre Türkiye’nin ve illerin 2017 yılı adrese dayalı nüfus sonuçlarını açıkladı. Buna göre Yozgat’tan geçen yıl 2 Bin 391 kişi başka illere göçtüğü belirlendi.

    TÜİK’nin verilerine göre, 2016 yılı toplam nüfusu 421 041olan Yozgat’ın nüfusu yine geçen yıl yoğunlaşan göç nedeniyle 2391 kayıpla 418 650’ye düştü.2016 yılında ilimize gönderilen yaklaşık 5 bin Suriyeli ve ıraklı mülteci nedeniyle nüfusu 2016 sonu itibariyle 1601 artış gösterilen Yozgat’ta göçün hız kesmeden 2017 yılı boyunca da devam etmesi kamuoyunda üzüntüyle karşılandı.
    Yozgat Valisi Kemal Yurtnaç’ın geçen yıl Ağustos ayında Yozgat’ta düzenlenen göçmen sorunları toplantısında yaptığı açıklamaya göre, halen 7 Bin 600 göçmenin de yaşadığı Yozgat’ta 2017 yılında toplam köy nüfusunun 3 Bin 401 azaldığı, öte yandan ise il ve ilçe merkez nüfuslarının ise bütünüyle birlikte toplamda 1010 arttığı TÜİK tarafından açıklandı.
    Yozgat’ta devam eden insan göçünün önümüzdeki yıllarda da gerekli önlemlerin alınıp durdurulamaması halinde Yozgat’ın il nüfusunun Cumhuriyetin 100.yıldönümüne rastlayan 2023 yılında 400 binin altına, 2033 yılında ise 300 binin altına düşmesinden endişe ediliyor.

    İADEYİ ZİYARET

    İl Kongresinin ardından geçen hafta AK Parti yeni İl yönetimi ile tanışmaya gelen Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ’a önceki gün İl Başkanı ve Yönetim kurulu üyeleri iadeyi ziyaret yaptı… Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bekir Bozdağ, AK Parti Yozgat İl Başkanı Celal Köse ve beraberinde İl Yönetim Kurulu üyelerini Çankaya Köşkünde kabul etti. Ziyarette AK Parti Yozgat İl teşkilatına Yozgat milletvekilleri Ertuğrul Soysal ve Yusuf Başer’de eşlik etti.

    Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, ziyaretlerinden dolayı AK Parti Yozgat İl Başkanı Celal Köse ve ekibine teşekkür ederek, yeni görevlerinde başarılar diledi. Yozgat’ın AK Partiye her seçimde büyük destek verdiğini ve bu desteğin sürekli artarak devam ettiğini vurgulayan Bozdağ, “Sizlere ve bizlere büyük görevler düşüyor. Yapılacak seçimler ülkemiz ve Yozgat’ımız için hayati önem taşıyor. Bu bakımdan özellikle sizlere bizlere büyük görevler düşüyor. Bu bakımdan gece gündüz demeden çalışmalıyız.”diye konuştu.
    İl Başkanı Köse, ekibi ve milletvekilleri Başer ve Soysal’la ile de istişarelerde bulunan Başbakan Yardımcısı Bozdağ, Yozgat’a yapılan, yapımı devam eden ve yapılması planlanan yatırımları değerlendirdi.

     

  • ESNAFIN GERÇEK DESTEĞE İHTİYACI VAR

    ESNAFIN GERÇEK DESTEĞE İHTİYACI VAR

    Günümüzde gelir kalemleri her gün biraz daha azalırken, gider kalemlerinin artmasıyla küçük esnaf diye tabir ettiğimiz kesim kalmadı…

    Küçük esnafı tüketen aynı sıkıntıların hızla artmaya devam etmesi yanında birkaç kişiyi istihdam eden esnaf kesimi de yok olmak tehlikesiyle karşı karşıyadır…

    Dolayısıyla küçük ve orta ölçekteki KOBİ’lerin sayısının her geçen gün azalmasıyla Yozgat’ta bir taraftan işsizlik bir taraftan da istihdam sıkıntı çekilmektedir.

    Son yıllarda politik olarak küçük ve orta ölçekteki işletmelerin desteklenmesi konusunda artış sağlandığı ileri sürülse de, gerçek sıkıntı içinde olan küçük ya da orta ölçekteki KOBİ çevresi bu destelerden faydalandırılmadı.

    Holding ve benzer durumdaki kurumsal firmaların dışında kalan kesim, kendi istihdamını zor şartlarda sağladığı için yanında bir başkasını çalıştırmaz duruma gelmiştir.

    Bu konuları kapsayan Yozgat Valiliği bir çalışma yaptığını kamuoyu ile paylaştı… Yapılan açıklamanın özünden anlaşıldığı üzere bu çalışmanın asıl amacının Devleti iş kapısı algısından kurtarmayı amaçlayan bir çalışma olmasıdır.

    Bu projenin tüm Türkiye’de uygulanması için gayret edeceğiz. Alanda gördüğümüz sorunların ortadan kaldırılması ve firmaların desteklenmesi açısından bu çalışmayı başlattık. Programı ikiye ayırıyoruz. Bir teknik kadro destek programı, ikincisi idari kadro destek programı. Amacımız Devlet’i tek işveren kapısı algısından kurtarmak. Aynı zamanda esnafları kurumsallaştırmak. Esnafın yanında çalışan personelleri sigortalı hale getirmek. Kurumlarımızda TYP’den çalışan kişilerin olduğu kadar, Esnafın yanında çalışsın. Devlet bunun sigortasını yatırsın, maaşının üçte ikisini versin. Devlet bu yöntemle üçte bir de kar etmiş olacak. Bunu olgunlaştırıyoruz. Bununla birlikte Tezgahtardan, ara yöneticilere kadar bir çalışma olacak. İdari kadro destek noktasında da esnafları kurumsallaştırmak orta kademe yönetici olacak. Bunları da İŞKUR’a sunacağız. Bunlar sadece 4.5. ve 6. Teşvik bölgelerinde uygulansın istiyoruz. Çünkü işsizlik daha çok buralarda. Biz bu proje ile kamu kurumlarında çalışma algısını alıp özel sektöre yönlendireceğiz” dedi.
    Artı istihdam konusunda Yozgat’ın üç bin sayısını hedeflediğini hatırlatan Vali Kemal Yurtnaç, artı istihdamın 9 bin 46’yı bulduğunu söyledi.
    İşadamları zirvesi toplantısının çalışmalarının sürdüğünü kaydeden Vali Kemal Yurtnaç, “4 tane firma ile sözleşme imzaladık. Bu 4 tane firma bin 200 kişilik bir istihdam sağlayacak. Mevcut  Organize Sanayi Bölgemize. Bu zamana kadar Organize Sanayi Bölgemizde çalışan eleman sayısı bin 730 kişi. Şu yaptığımız toplantılar neticesinde bin 200 kişi ilave istihdam toplantısı oluşturmuş oluyoruz” dedi.